EMİRDAĞ YÖRESİ AĞITLARI * Dr. Doğan KAYA

Benzer belgeler
TÜRK EDEBİYATININ DÖNEMLERİ

İslam medeniyetinde Türk Edebiyatı

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ÇUKUROVA ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI ANABİLİM DALI

TÜRK HALK ŞİİRİ EDB305U KISA ÖZET

İnci Hoca YEDİ MEŞALECİLER

MUĞLA TÜRKÜLERİ * Dr. Doğan K A Y A

İ.Ö 100 Temel Eser. Kategori: Şiir Salı, 11 Ağustos :32 tarihinde yayınlandı. Gösterim: / 7 Phoca PDF. Çanakkale içinde aynalı çarşı

ERAY AKSIN ATAR FİKİR VE SANAT ESERLERİ HUKUKUNDA YAYMA HAKKI VE KORUNMASI

TÜRK EDEBİYATI 10. SINIFLAR 17 Nisan 2015

* Yayımlandığı yer: Uluslararası Türk Dünyası Halk Edebiyatı Kurultayı (Mersin, Mayıs 2000)'da tebliğ olarak sunulmuştur.

İslamiyet Öncesi Türk Edebiyatı

10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 12. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

HALK EDEBİYTI IV AŞIK EDEBİYATINDA ÜSLUP

Şiir Anadan Örnekler. Köyden ayrılalı nice yıl oldu Yıkıldı evimiz selinen doldu Hani bacı kardeş nerede kaldı özlüyorum ben seni güzel Alvar

O, hiçbir sözü kendi arzularına göre söylememektedir. Aksine onun bütün dedikleri Allah ın vahyine dayanmaktadır.

İÇİNDEKİLER. KISALTMALAR...xv GİRİŞ...xvii BİRİNCİ BÖLÜM SORUMLULUK VE ZARAR KAVRAMLARINA GENEL BAKIŞ

TÜRK DİLİ-1. Yrd.Doç.Dr.Öğ.Yb. Ertan EROL

Siirt'te Örf ve Adetler

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım

İDARENİN TAKDİR YETKİSİ VE YARGISAL DENETİMİ

2. Sınıf Kazanım Değerlendirme Testi -1

Hayalindeki Kadını Kendine Aşık Etmenin 6 Adımı - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

Gemi Alacaklısı Hakkı ve Gemi İpoteği Hakkında 1993 Cenevre Sözleşmesi ve Yeni Türk Ticaret Kanunu

SEVGİ USTA VELAYET HUKUKU

BANKA VEYA KREDİ KARTLARININ KÖTÜYE KULLANILMASI

ŞULE ARSLAN YABANCILARIN TÜRKİYE DE İKAMET VE SEYAHAT HAKKI

Dr. MERVE ACUN MEKENGEÇ AYNÎ HAKLARDAN DOĞAN UYUŞMAZLIKLARDA UYGULANACAK HUKUK VE YETKILI MAHKEME

BİREYSELLEŞTİRİLMİŞ ÖĞRETİM PROGRAMI

GÜNEŞ KAROL IŞIKLAR 2002 ATİNA SÖZLEŞMESİ ÇERÇEVESİNDE DENİZ YOLU İLE YOLCU TAŞIMALARINDA ZORUNLU SORUMLULUK SİGORTASI

-Rubai nazım şekli denince akla gelen ilk sanatçı İranlı şair.. dır.

Dr. MUHAMMED GÖÇGÜN İDARİ İŞLEMİN KONU UNSURU

DESTAN DÖNEMI TÜRK EDEBIYATI. Destan Dönemi

İçindekiler. Önsöz...7. Kısaltmalar Giriş Birinci Bölüm TEMEL KAVRAMLAR I. GENEL OLARAK İL PARA DEĞERİ KAVRAMI...

ÖNCESİNDE BİZ SORDUK Editör Yayınevi LGS Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Yeni Tarz Sorular Nasıl Çözülür? s. 55

DELİ KIZIN TÜRKÜSÜ Seçme Şiirler. Gülten Akın

1908 tarihinden sonra Ziya Gökalp, RızaTevfik ve Fuat Köprülü sayesinde halk edebiyatı terimini kullanmaya başladık.

Dünyayı Değiştiren İnsanlar

Sevgili dostum, Can dostum,

Okul Başarısı Anne Babalardan Dualar İster (2) Perşembe, 06 Aralık :11. Dualar Beddualar

I. Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. ÖNEMLİ BİR DERS

SAHİP OLDUKLARIMIZI KORUMANIN 4 RUHSAL ADIMI

PROF. DR. MESERRET DĐRĐÖZ

SADETTİN ÖKTEN İÇİMDE AVM VAR!

ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ REHBERLİK POSTASI 4

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 12. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI... ANADOLU LİSESİ 10. SINIF TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Kayıp, Ölüm ve Yas Süreci. Prof. Dr. Sibel ERKAL İLHAN

1.Açılış ve yoklama, yeni gelen emir, genelge ve tebliğlerin incelenmesi,

Üç nesil Anneler Günü

KARACA0ĞLAN4IN ŞİİRLERİNDE TEKNİK

İLETİŞİM BECERİLERİ. Doç. Dr. Bahar Baştuğ

HALK EDEBİYATINA GİRİŞ-II KISA ÖZET

IX. HAFTA HİN 412 KLASİK SANSKRİT EDEBİYATINDAN SEÇMELER

İçindekiler Sahifo AÇIKLAMA 1

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

HALKBİLİMİNE GİRİŞ I DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

Birbirimize anlatacağımız ne çok şey var; düşündünüz mü? İşte bu yazma nedenlerimden biri. İlki...

SĠVAS'TA SÖYLENMĠġ HARP AĞITLARI Dr. Doğan KAYA *

OYUNCAK AYI. Aysel çok mutluydu. Çünkü bugün doğum. Annesi Elvan a oyuncak bir ayı aldı. Elvan. günüydü. Babası Aysel e hediye aldı.

Kusurlu İfa İmkânsızlığı

Ali Rıza Malkoç. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ KARADENİZ ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ

İnci. Hoca DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ II (BENTLERLE KURULANLAR)

OKUMA ANLAMA ANLATMA. 1 Her yerden daha güzel olan yer neresiymiş? 2 Okulda neler varmış? 3 Siz okulda kendinizi nasıl hissediyorsunuz?

OYUNCAK AYI. ayının adını Yumoş koydu. Halasına oturmaya. giderken Yumoş uda götürdü. Halasının kızı. Sorular: 1- Annesi Elvan a hangi hediyeyi aldı?

BEP Plan Hazırla T.C Ceyhan Kaymakamlığı ALTI OCAK MESLEKİ VE TEKNİK ANADOLU LİSESİ Müdürlüğü Edebiyat Dersi Bireyselleştirilmiş Eğitim Planı

Mehmet Akif Ersoy; Sana dar gelmeyecek makberi kimler kazsın? Gömelim gel seni tarihe desem, sığmazsın! Mısralarını şehitlerimize, gazilerimize, en

Hacı Bayram-ı Velî nin Torunlarından Şair Ahmed Nuri Baba Divanı ndan Örnekler, Ankara Şehrengizi ve Ser-Güzeşt i

İÇİNDEKİLER SÖZ BAŞI...5 MEHMET ÂKİF ERSOY UN HAYATI VE SAFAHAT...9 ÂSIM IN NESLİ MEHMET ÂKİF TE GENÇLİK... 17

Evren Nağmesinde Bir Gelincik Tarlası

Kazak Hanlığı nın kuruluşunun 550. yılı dolayısıyla Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümümüzce düzenlenen Kazak

ENVER NACİ GÖKÇEN BEHÇET KEMAL ÇAĞLAR TÜRK DİL KURUMU YAYINLARI

Filmin Adı: Şaban Oğlu Şaban. Oyuncular: Kemal Sunal, Halit Akçatepe, Adile Naşit, Şener Şen. Filmin Yönetmeni: Ertem Eğilmez. Senaryo: Sadık Şendil

TÜRK VE DÜNYA EDEBİYATINDA NAZIM BİÇİMLERİ. işledikleri konulara ve ilgili oldukları alanlara göre de nazım türlerine ayrılırlar.

BİRİNCİ KISIM GENEL HÜKÜMLER

Kültür Nedir? Dil - Kültür İlişkisi

ANONİM ORTAKLIKTA AYRILMA HAKKI

Metin Edebi Metin nedir?

İÇİNDEKİLER. Birinci Bölüm KAVRAM-TANIM, KART ÇEŞİTLERİ, TARİHİ GELİŞİM, GENEL BİLGİLER

Dr. Tamer BOZKURT SİGORTA HUKUKU

LYS 3 DENEME-5 KONU ANALİZİ SORU NO LYS 3 TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI TESTİ KAZANIM NO KAZANIMLAR. 26/05/2014 tarihli LYS-3 deneme sınavı konu analizleri

T.C. İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce ve Türkçe Tıp Programları

Cerrahpaşa Tıp Fakültesi İngilizce ve Türkçe Tıp Programları

Aile Hukukumuzda Mal Rejimleri ve Eşin Yasal Miras Payı

* Yayımlandığı yer: Türk Yurdu, S. 269, Ocak 2010, s

İSLÂM TARİHİ VE SANATLARI BÖLÜMÜ. Doç. Dr. HÜSEYİN AKPINAR Türk Din Mûsikîsi Anabilim Dalı

BY BYY DEMET ÖĞRETMENİM

TOPLUMSAL İLETİŞİMDE DİLİN GÜCÜ. Uzm. Pedagog Yıldız KONAL SÜSLÜ

Metin: Toplumsal Davranış: El Öpme Edimindeki Göstergelerin Çözümlenesi, Göstergebilime Giriş, Fatma Erkman Akerson, Bilge Kültür Sanat, 2016

TÜRK MİTOLOJİSİ DR.SÜHEYLA SARITAŞ 1

Yrd. Doç. Dr. A. KÜRŞAT ERSÖZ İLAÇ HUKUKU BAĞLAMINDA İDARENİN SORUMLULUĞU

1) Eğer tartı eksik gelmişse, bu benim hatam değil, onun hatasıdır.

Gümrük Tarifeleri. Gümrük Tarifesi Esasları. Gümrük Tarifelerinin Geleneksel Amaçları

Çocuğunuzun uyumu, öğrenimi ve gelişimi

Emrah URAN TÜRKİYE DEKİ BAĞIMSIZ İDARİ OTORİTELERİN İDARİ YAPTIRIM YETKİSİ

Transkript:

1 EMİRDAĞ YÖRESİ AĞITLARI * Dr. Doğan KAYA Ağıtların ortaya çıkışının temel sebebi ayrılıktır. Bu bakımdan ağıtları; ayrılığın doğurduğu ıstırap sebebiyle ortaya konulan lirik ürünler olarak algılarsak, herhalde hatalı davranmış sayılmayız. İnsanlar, başta ölüm olmak üzere çeşitli sebeplerle sevdiklerinden ayrılmak durumunda kalırlar. Bugüne kadar ölüm şiirleri olarak sayılan ağıtları, salt bu çerçevede ele almamak gerekir. Kişilerin hastalanması, evden gelinin çıkması, delikanlının askere gitmesi, ülke toprağının düşmanın eline geçmesi veya düşman tarafından tarumar edilmesi, kaza, hasret, tabiî afet, sevilen hayvanların kaybı veya ölümü üzerine söylenen şiirler ve nağmeler de ağıt türünden eserlerdir. Bütün bunlardan hareketle ağıt; "İnsanoğlunun ölüm karşısında veya canlı-cansız bir varlığını kaybetme, korku, telaş ve heyecan anındaki üzüntülerini, feryatlarını, isyanlarını, talihsizliklerini, düzenli-düzensiz söz ve ezgilerle ifade eden türküler " olarak tarif edilmiştir 1. Ağıtlar, tıpkı dua, beddua, dilek ve öğütler gibi insanların bir arada yaşamaya başladığı ilk devirlerden itibaren var olan sözlü ürünlerdir ve insanlığın ortak özelliklerinden biridir. Çünkü insanlar, hangi inanç, hangi ırk ve hangi dilden olurlarsa olsunlar ilk çağlardan beri ağıt söylemiş, böylelikle ıstırabını teskin etmek yoluna gitmiştir. Bazen de şahsi duyguların dile getirilmesinin yanında fanilik, toplumun dertleri, birtakım istenmeyen olaylar, düşmanlıklar ve bunların gereksizliği vs. gibi konulara da yer verildiği olmuştur. Bu cümleden olarak Türklerde de ağıt söyleme geleneği, ilk çağlardan beri var olan ve tarihin çeşitli devirlerinde, çeşitli Türk boyları tarafından günümüze kadar yaşatılan bir gelenektir. * IV. Afyonkarahisar Araştırmaları Sempozyumunda (Afyonkarahisar 29-30 Eylül 1995) bildiri olarak sunulmuştur. 1 Şükrü ELÇİN, Halk Edebiyatına Giriş, Kültür ve Turizm Bakanlığı Yayınları, Ankara, 1986, s.290.

2 Türkler, acılı hallerinin ve iç dünyalarının tabii tezahürü olarak, ağıtları yanık ezgilerle söyler. Bu, insanlar üzerinde şüphesiz fazla etki bırakır ve böylelikle, ortaya konulan esere kalıcılık sağlanmış olur. Sözlü ve ezgili bir edebî ürünün ortaya çıkabilmesi ve yaşayabilmesi için dört faktörün mevcut olması gerekir. Bunlar; söz, yaratıcı, musikî ve dinleyici çevredir 2. Bir sözlü ürünün günümüze kadar gelebilmesi için, eserdeki sözlerin kuvvetli, bunu ortaya koyanın, olayı ve durumu ele alış tarzında, tasvirlerde, benzetmelerde ve söz oyunlarında başarı sağlamış olması lâzımdır. Bunun yanında söylenen ezgi kalbin derinliklerinde etki bırakacak tarzda olmalı. Nihayet, eldeki metni beğenip nesilden nesle ulaştıracak bir tabii çevre bulunmalı. Bu eserler, daha ziyade uzun hava ve maya tarzında söylenen ezgilerdir. Çinliler, Türklerin bu şekilde okudukları parçaları tuhaf bulmuş, kurt ulumasına benzetmiştir 3. Anadolu'nun hemen hemen bütün yörelerinde -bazı ayrılıklarla da olsa- ölünün arkasından, asker uğurlanırken, geline kına yakılırken yahut gelin evden çıkarken ağıt söyleme geleneği vardır. Ağıt, aslında bir türküdür ve bunların ortak özelliği yanık bir ezgi ile terennüm edilmeleridir. Ölü için söylenen ağıtlar, ferdi karakterde olan ürünlerdir. Ölüye, yakınlarının ağlaması tabiî bir hadisedir. Bunlar, ana, baba, kardeş, oğul, karı veya koca, nişanlı genç, gelin, torun, komşu, akraba veya arkadaştır. Bazı yörelerde ölüye ağlaması için, bu işi meslek edinmiş ve büyük çoğunluğu kadın olan "ağıtçı " denilen kimseler davet edilir. Ağıtın, ölünün başında söylenmesi yaygın bir gelenektir. Sözler, o anda ağıtı söyleyen şahsın ruh halini yansıtan ifadelerdir ve coşkun bir lirizmle doludur. Diğerleri ise (yani, kına ve askerleri uğurlama türküleri), sözleri bütün yöre halkı tarafından bilinen kolektif eserlerdir. Ağıt söyleme geleneği Anadolu'nun hemen her yöresinde yaşatılan bir gelenektir. Bunların ortak tarafı; başta yakınları olmak üzere, ölü evinde topluca gözyaşı dökmektir. Söylenen ağıtlarda ölenin 2 Doç. Dr. Dursun YILDIRIM, Orta-Asya Bozkırlarından Urum'un Eline -Türk Sözlü Şiir Sanatının Yayılması Üzerin -, III. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, C. II, Ankara 1986, s.441-458. 3 Dr. Bahaeddin ÖGEL, Türk Mitolojisi, Selçuklu Tarih Medeniyeti Enstitüsü Yayınları, Ankara, 1971, s.18.

3 iyi vasıfları, mutsuzluğu, yokluğunun bırakacağı derin izler gibi hususlar dile getirilir. Ölü evine ağlamaya gelenler, ağıtlarında, acıklı ortamın da etkisiyle; hasretlik, dert, umutsuzluk, kimsesizlik, felaketler ve talihsizlik gibi hususlara da yer verirler. Diğer taraftan ölüm haricinde kadınların bulgur çekerken, tarlada çalışırken, evde el işi yaparken, güzel sesli kişilerin köy köy dolaşıp türkülerin yanısıra ağıt okudukları da bilinmektedir. Yeri gelmişken ağıt türü içinde değerlendirebileceğimiz şiirlerin tasnifinin verilmesinin uygun olacağı kanaatindeyim. Burada ilk defa tanıtacağımız tasnifin, nihai bir şekil olduğunu söylememiz fazla iddialı olur. Yüzlerce ağıtın gözden geçirilmesiyle vardığımız bu sonuca, yeni örneklerin ortaya çıkmasıyla birtakım eklemelerin yapılabileceğini yahut tasnifin bazı değişikliklere uğrayabileceğini kabul etmek durumundayız. A.Kişiler için söylenen ağıtlar 1.Hastalık üzerine söylenen ağıtlar 2.Ayrılık üzerine söylenen ağıtlar 3.Ölen kimseler için söylenen ağıtlar a.çocukların ölümleri üzerine söylenen ağıtlar b.gençlerin ölümleri üzerine söylenen ağıtlar c.yetişkinlerin ölümleri üzerine söylenen ağıtlar d.şehitler için söylenen ağıtlar 4.Kayıp kişiler için söylenen ağıtlar B.Ölen hayvanlar için söylenen ağıtlar 1.Yabani Hayvanlar için söylenen ağıtlar 2.Evcil hayvanlar için söylenen ağıtlar C.Belde ve tabiat parçalarına söylenen ağıtlar 1.Ağaçlar için söylenenler 2.Sular için söylenenler 3.Mekânlar için söylenenler 4.Afetler için söylenenler D.Kına gecesi türküleri

4 E.Asker uğurlama türküleri Ağıt türü üzerine verdiğimiz bu ön bilgilerden sonra tebliğimizin konusu olan Emirdağ Yöresi ağıtlarından söz etmek istiyoruz. Bu çalışmayı yaparken değerli halkbilimci Ömer Faruk YALDIZKAYA'nın büyük emekler sarfederek ortaya koyduğu "Emirdağ Yöresi Türkmen Ağıtları " 4 adlı çalışmasındaki örnekleri esas aldığımı belirtmek istiyorum. Sözü edilen eserde 58 ağıda yer verilmiştir. Ağıtlar yapı itibariyle farklı özelliktedirler. Bunları şöyle gruplandırabiliriz: I. Müstakil üçlüklerden kurulu ağıtlar, II. Müstakil dörtlüklerden kurulu ağıtlar, III. Koşma düzeninde söylenmiş ağıtlar, IV. Bentlerden Kurulu ağıtlar, V. Karşılıklı söylenmiş ağıtlar. Bu başlıklara göre ağıtları incelediğimizde şu özellikleri görürüz. I. Müstakil üçlüklerden kurulu ağıtlar Mevcut üç ağıt (s. 55, 77, 82) on bir heceli şiirlerdir. Mısralar kendi aralarında kafiyelidir. Şiir her ne kadar üçlükle kurulmuşsa da iki örnekte (s.77, 82) birer adet dörtlük de bulunmaktadır. II. Müstakil dörtlüklerden kurulu ağıtlar Bilindiği gibi halk şiirinde birim dörtlüktür. Duygular, fikirler, arzular dörtlük çerçevesinde ele alınır, dörtlüklerle ortaya konulur. Emirdağ yöresi ağıtlarının çoğu bu tarzda ortaya konulmuştur. Elimizdeki örneklerin tamamı on bir hece ile söylenmiştir (s.42, 46, 47, 49, 51, 54, 58, 60, 75, 79, 84, 86, 89, 99, 101). Ne var ki, dörtlüklerin tamamında, kafiyelerde başarı sağlandığını söylememiz mümkün değildir. Müstakil dörtlüklerle söylenmiş ağıtlarda şu tip kafiye düzenlerine rastlarız: aaaa, aaab, aaba, aabc. 4 Ömer Faruk YALDIZKAYA, Emirda Yöresi A ıtları, zmir 1992

5 Örnek: Ceylan'ın saçları hacı tozağı -a Al kan olmuş sırtındaki kazağı, -a Edem kimler ile etmiş gezeği, -a Saat onda kuruldu mu tuzağı? -a(s.75)... Dudu şalvar giyer ince dikişli, a Ağır oturuşlu yeğni kakışlı, a Kapıdan gelene pel pel bakışlı, a Ölesiye çıkmaz benim aklımdan. b (s.46)... Bizim alnımıza böyle yazıldı, a Arkadaşlarla gurubumuz bozuldu, a Zalim polis nasıl sürdü bilmedim, b Kanepe sıkıştı kolum ezildi. a (s.86)... Bir eli direm de biri terazi, a Eşim de görmedi evlat murazı, a Kurbanlar olurum kibar eşime, b Biri sağda biri solda ölenim. c (s.84) III. Koşma düzeninde söylenmiş ağıtlar Ağıtlar, bir aşığın elinden çıkmışsa koşma tipinde yani; abab (abxb veya aaab), cccb, dddb, eeeb.. Şeklinde olabilmektedir. Bu şiirler dönerayak veya tekayak olabilmektedir. Elimizdeki on üç ağıt ( (s.36, 45, 64, 65, 74, 78, 80, 84, 85, 94, 97, 108, 110) bu tarzda ortaya konulmuş örneklerdir. Dörtlük sayıları iki (s.45) ila on altı (s.94) arasında değişmektedir. Bunlardan sadece birinde son dörtlükte şairin adı (Yoksul Derviş, s.94-96) bulunmaktadır ve şiirde döner ayak kullanılmıştır. Altı ağıtta da (s.45, 84, 85, 97, 108 ve 110) tek ayak kullanılmıştır. Şiirlerde ilk üç mısra kendi arasında kafiyelenmiş olmakla beraber, bunların kusursuz olduğunu söylememiz mümkün değildir. IV. Bentlerden Kurulu ağıtlar

6 Emirdağ yöresinde en fazla ağıt örneğinin ortaya konulduğu bu tarzda, şimdilik yirmi beş ağıt tespit edilmiştir (s.30, 35, 37, 40, 41, 43, 44,48, 53, 56, 57, 62, 63, 66, 68, 72, 73, 81, 83, 87, 88, 93, 100, 103, 107). Bunlar kendi aralarında çeşitlilik gösterir. A.Bentleri üçlük, kavuştakları iki mısra olan ağıtlar Kafiye düzenleri iki şekildedir. Birinci şekil; aaa bb, ccc dd, eee ff...( s.35, 48, 57, 83, 100, 106 ), ikincisi ise; aaa bb, ccc bb, ddd bb...( s.37, 40, 41, 43, 44, 53, 56, 62, 63, 66, 68, 72, 73, 81, 87, 88, 93 ) şeklindedir. Şurasını belirtmemiz lazım gelir ki, bazı ağıtlarda (bb) olarak gösterdiğimiz aynen tekrarlanan kavuştak olan sözler konunun akışı içerisinde, yerini, kavuştak olarak niteleyebileceğimiz başka sözlere bırakmıştır. Bu ağıtların tamamı on bir hece ile dile getirilmiştir. B. Bentleri dörtlük kavuştakları iki mısra olan ağıtlar Elimizde bu tipe örnek olabilecek iki ağıt bulunmaktadır (s.103). Birincisinin kafiye düzeni; aaba cc, dded ff, gghg ıı... şeklindedir. Dörtlük olan kısımlar yedi hecelidir. İlave kısımlarda ise hece bütünlüğü yoktur. Diğer ağıt ise, kına türküsüdür (s.30).yalnız dört bentten oluşan bu türkünün birinci ve ikinci bentleri beşlik, üçüncü ve dördüncü bentleri altılıktır. Kafiye düzeni şöyledir: aaa bb, ccc bb, ddde bb, ffgg bb. Türkü sekiz hecelidir. V. Karşılıklı söylenmiş ağıtlar Emirdağ yöresi ağıtları içinde bu şekilde söylenmiş iki ağıt tespit edilmiştir. İlki Topakkız (Gülsüm Köse) ile kızının karşılıklı söylediği ağıttır (s.20). Ağıt bentler şeklindedir. On br hece ile söylenmiş bu ağıtın kafiye düzeni aaa bb, ccc bb, ddd bb... Şeklindedir. Diğer ağıt da yine ana ile kızın müşterek söylediği ağıttır (s.67). Ağıt dörtlüklerle söylenmiştir. Ağıtın tamamı üç dörtlük olup tespit edilen metne göre ana iki, kız ise bir dörtlük söylemiştir. On bir heceli bu ağıtın kafiye düzeni; aabb, cccc, dddb şeklindedir. Tebliğimi bir ağıt örneğiyle bitirmek istiyorum. Davulga kasabasından olan Nufal Kızıltoprak, askerlik vazifesini yapmakta iken ölür. Ölümü ailesinde derin acılar bırakır. Nufal'ın annesi bu acılar içinde aşağıdaki ağıdı söyler. Eller ile saldıyıdım askere,

7 Çabucaktan aldı geldi tezkire, Oğlan bekledim de oldu kız gene, Gelinim gelinim allı gelinim, Nufal'ın yerleri belli gelinim. Evimizin önü bir dönüm arpa, Durgüzel genç kaldı Döndü de körpe, Felek yolumuzu düşürdü sarpa, Nufal'ım Nufal'ım algın Nufal'ım, Albayrak içinde geldin Nufal'ım. Nufal'ın öldüğü mevsim güz idi, O bir oğlan değil sanki kız idi, Bu ayrılık Durgüzel'e tez idi, Fit de Nufal'ını bul da öyle gel, Askerler içinde onu al da gel. (s.100) İzmir. Kaynakça: ELÇİN, Şükrü (1986), Halk Edebiyatına Giriş, Ankara. ÖGEL, Bahaeddin (1971), Türk Mitolojisi, Ankara. YALDIZKAYA, Ömer Faruk (1992), Emirdağ Yöresi Ağıtları, YILDIRIM, Dursun, (1986) Orta-Asya Bozkırlarından Urum'un Eline-Türk Sözlü Şiir Sanatının Yayılması Üzerine, III. Milletlerarası Türk Folklor Kongresi Bildirileri, C.II, Ankara.