PROF. DR. SERKAN YILMAZ

Benzer belgeler
HAYVANSAL HÜCRELER VE İŞLEVLERİ. YRD. DOÇ. DR. ASLI SADE MEMİŞOĞLU RESİM İŞ ZEMİN KAT ODA: 111

Hücre. 1 µm = 0,001 mm (1000 µm = 1 mm)!

Hücre canlının en küçük yapı birimidir.

BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS HÜCRE

ADIM ADIM YGS-LYS 37. ADIM HÜCRE 14- ÇEKİRDEK

ADIM ADIM YGS-LYS 32. ADIM HÜCRE 9- SİTOPLAZMA

HÜCRE #6 HÜCRE İSKELET ELEMANLARI ÇEKİRDEK SELİN HOCA

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı

HÜCRE. Yrd.Doç.Dr. Mehtap ÖZÇELİK Fırat Üniversitesi

Bütün hücrelerin olmazsa olmazları. Plazma zarı Yarı-sıvı sitosol Kromozom Ribozom

HÜCRE FİZYOLOJİSİ Hücrenin fiziksel yapısı. Hücre membranı proteinleri. Hücre membranı

HÜCRE FİZYOLOJİSİ PROF.DR.MİTAT KOZ

SİTOPLÂZMA HÜCRE ORGANELLERİ. * Maddelerin taşınması için kanal, sentezi yapılmış maddeler için de toplanma bölgeleridir.

Çekirdek 4 bölümden oluşur Çekirdek zarı: karyolemma Kromatin: Chromatin Çekirdekcik: Nucleolus Çekirdek sıvısı: karyolymph

Hücre Fizyolojisi Yrd.Doç.Dr. Önder AYTEKİN

Hücre ve Hücre Organelleri Üniversite Hazırlık Konu Anlatımları

SİTOPLAZMA VE ORGANELLER

PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER

Mikroskobun Yapımı ve Hücrenin Keşfi Mikroskop: Robert Hooke görmüş ve bu odacıklara hücre demiştir.

ADIM ADIM YGS-LYS 34. ADIM HÜCRE 11- SİTOPLAZMA 3

KOCAELİ ÜNİVERSİTESİ. KOCAELİ SAĞLIK YÜKSEKOKULU Dr. Sibel Köktürk HÜCRE

ADIM ADIM YGS-LYS 33. ADIM HÜCRE 10- SİTOPLAZMA 2

BİTKİ BİYOKİMYASI (I.HAFTA)

HÜCRE. Dicle Aras. Hücre, hücre yapısı ve şekilleri

Canlıların en küçük yapı birimine HÜCRE denir. Tüm canlılar hücrelerden oluşmuşlardır. Tarihte birçok bilim adamı hücre ile ilgili çalışmalar

Hücreler: Yaşamın işleyen birimleri

Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir

Hücre zarında madde taşınım yolları Sitoplazma ve organeller

Şekil 1. Mitoz bölünmenin profaz evresi.

Bitkilerin ve bitki organlarının temel yapı maddesi diğer canlılarda olduğu gibi HÜCREdir.

Hücre Nükleusu, Nükleus Membranı, Nükleus Porları. Doç. Dr. Ahmet Özaydın

Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2

BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2

Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi

Hücre çekirdeği (nucleus)

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #18

İLK DEFA 1665 YILINDA ROBERT HOOK, MANTAR DOKUSUNU İNCELEMİŞ GÖZLEMLEDİGİ YAPILARDA KÜÇÜK BOŞLUKLAR GÖRMÜŞ VE GÖRDÜĞÜ BU BOŞLUKLARA İÇİ BOŞ ODACIKLAR

Hücre zarının yapısındaki yağlardan eriyerek hücre zarından geçerler.fazlalıkları karaciğerde depo edilir.

Adı ve Soyadı : Sınıfı ve Numarası : 1- DNA molekülünün görevlerini yazınız? * * 2- ATP molekülünün görevini açıklayınız?

Hücre. Amip. Bitki Kök. Bacteri. Eritrosit. Sinir hücresi

BELKİDE BİYOLOJİNİN EN TEMEL KONUSU EN ZEVKLİ KONUSUNA BAŞLAYALIM ARKADAŞLAR!!!

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #13

Dr. Yasemin Sezgin. yasemin sezgin

HAYVAN HÜCRESİ BİTKİ HÜCRESİ

*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir.

Fen Bilimleri Kazanım Defteri

HÜCRE= Canlıların, canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. Hücre; prokaryot ve ökaryot hücre olmak üzere ikiye ayrılır.

Eğer 8000 hücre zarını üst üste koyarsak sadece kitaptaki bir sayfa kalınlığına ulaşabiliriz. Vücudumuz her saniye 2 milyon alyuvar hücresi üretir.

NOT: Ökaryot bir hücrenin sitoplazmasında DNA bulunmaz.

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji ABD Prof. Dr. Filiz Aydın

Biyoloji Hücre yılında Robert Hooke (Rabırt Huk) şişe mantarından kesit alıp incelendiğinde, hücre adını verdiği boş odacıkları görmüştür.

HÜCRE ve HÜCRE YAPISI

Canlılarda mitoz, amitoz ve mayoz olmak üzere üç çeşit bölünme görülür.

1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10

Hücrenin yapısı ve çeşitleri. Öğr. Gör. Nurhan Bingöl

-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.

BİYOLOJİK MEMBRANLAR. Prof.Dr. Kadir TURAN V 1

KALITSAL MOLEKÜLÜN BİÇİMİ ve ORGANİZASYONU PROF. DR. SERKAN YILMAZ

Mayoz Bölünmenin Oluşumu

CANLILARIN YAPISINDA BULUNAN TEMEL BİLEŞENLER

CANLININ İÇ YAPSINA YOLCULUK

HÜCRE ZAR SİSTEMLERİ. Yüzey (plazma) zarı: Tüm hücrelerde var. İç zar: Ökaryotik hücrelerde var.

HÜCRE ZARINDA TAŞIMA PROF. DR. SERKAN YILMAZ

9. Sınıf Biyoloji Öğrenci Çalışma Kitabı

Mitoz bölünme, hücredeki kalıtım maddesinin yavru hücrelere eşit miktarda bölünmesini sağlayan karmaşık bir olaydır.

CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ

HÜCRE BÖLÜNMESİ VE ÜREME. Mitoz Bölünme ve Eşeysiz Üreme 1

13 HÜCRESEL SOLUNUM LAKTİK ASİT FERMANTASYONU

HÜCRENİN YAŞAM DÖNGÜSÜ

Epitel hücreleri glikokaliks denen glikoprotein örtüsü ile çevrilidir. Epitel hücrelerinin birbirine yapışmasını sağlar. Epitel hücrelerinin üzerine

ISPARTA HALIKENT ANADOLULİSESİ ÖĞRETİM YILI 9 A-B-C-D-E SINIFLAR BİYOLOJİ DERSİ 2. DÖNEM 3. YAZILI SINAVI RAKAMLA YAZIYLA PUAN

aşağıda verilenlerin hangisi bulunmaz? A) Pinositoz cebi B) Ribozom C) Lökoplast D) Çekirdekçik E) Selüloz çeper

MİTOKONDRİ Doç. Dr. Mehmet GÜVEN

HÜCRE VE HÜCRE ORGANELLERİ

Atatürk Üniversitesi Veteriner Fakültesi Histoloji Embriyoloji Anabilim Dalı. Histoloji I Hücre. Doç.Dr. Nejdet ŞİMŞEK

Test-1. Hücre. 4. Kompleks yapılı bitki hücrelerinde aşağıdaki organel çeşitlerinden hangisi birlikte bulunmaz? 1. Hücrelerde gözlenen;

Membran Organizasyonu

ADIM ADIM YGS-LYS 43. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-3 BAKTERİLER ALEMİ

BAKTERİLER ALEMİ SELİN HOCA

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #19

HÜCRE FİZYOLOJİSİ DOÇ.DR.MİTAT KOZ

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #22

00220 Gıda Biyokimyası

Organik bileşikler; karbonhidratlar, lipidler, proteinler, vitaminler ve nükleik asitler olmak üzere beş gruba ayrılır.

Biyolojik zarların genel yapısı sıvı mozaik modelle açıklanır.

HÜCRE İÇİNDE YOCULUK

Hücre membranının biyolojik özellikleri. Doç. Dr. Çiğdem KEKİK ÇINAR

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #6

Sitoplazmik membran periferal integral

DİKKATİNİZE: ÖZETİN TAMAMININ HÜCRE KİMYASI KISAÖZET KOLAYAOF

LİZOZOMLAR Doç. Dr. Mehmet Güven

BİYOLOJİ DERS NOTLARI YGS-LGS YÖNETİCİ MOLEKÜLLER

ÜNİTE 5:HÜCRE ZARI VE MADDE GEÇİŞMESİ

Akıllı Defter. 9.Sınıf Biyoloji. vitaminler,hormonlar,nükleik asitler. sembole tıklayınca etkinlik açılır. sembole tıklayınca ppt sunumu açılır

BÖLÜM I HÜCRE FİZYOLOJİSİ...

5. Bitki hücrelerinde yer alan kofullar ile ilgili,

KAS DOKUSU. Kontraksiyon özelliği gelişmiş hücrelerden oluşur Kas hücresi : Fibra muskularis = Kas teli = Kas iplikleri

HÜCRE. Dicle Aras. Hücre bölünmesi, madde alışverişi ve metabolizması

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #23

2006 ÖSS BİYOLOJİ SORULARI VE CEVAPLARI

Transkript:

PROF. DR. SERKAN YILMAZ

Hücre canlının en küçük temel birimidir. Hücre tanımı ilk defa 1965 lerde Robert Hooke tarafından yapılmış ve günümüze kadar mikroskobun gelişmesine paralel olarak hakkında çok geniş bilgiler elde edilmiştir.

Hücreler değişik şekil, büyüklük, renk, viskozite ve sayıda olabilirler. Bu durum hücrenin fonksiyonu ve bulunduğu yer ile ilişkilidir. Örneğin hareket etme zorunluluğu olmayan yumurta hücresi oval iken, sperm hücresi hareketli olduğu için kamçılıdır. Yine duruma göre şekil değiştiren hücrelere örnek olarak mesane hücreleri verilebilir. Bu hücreler kese idrarla dolu olduğunda yassı, boşaldığında ise yuvarlaktır.

Hücre büyüklüğü farklılık gösterir. Örneğin bir beyin hücresi 2-5µm, eritrositler 7-7,5µm, insan ovum hücresi 200µm kadar iken bir sinir hücresi uzantıları ile birlikte 100 cm kadar olabilmektedir. Hücreler genelde renksizdir. Ancak bazı hücreler taşımış oldukları pigmentler nedeniyle renklidir. Örneğin saç hücreleri, domates hücreleri ve havuç hücreleri.

Prokaryot Hücre

Hücreler değişik viskositeye sahip olup bu durum içerdikleri su, organik ve inorganik maddelerden ileri gelir. Hücre sayısı da canlılar arasında değişiklik gösterir. Bir insan ortalama 100 trilyon hücrenin bir araya gelmesiyle oluşur. Bir canlının yaşaması için gerekli tüm faaliyetleri çok muntazam bir şekilde üstlenen hücre yapı itibariyle zar ve protoplazmadan oluşur. Protoplazma ise sitoplazma ve nükleus olarak 2 bölümde incelenir.

Hooke un mikroskobu ve sonrasında hücreyi keşfi ve yıllar içerisinde mikroskopların hızlı gelişimiyle birlikte hücrenin bir zarla çevrili olduğu ve bu zarın yaklaşık 75-80 angöstrom kalınlığında ve sıvı mozaik tipte olduğu belirlenmiştir. Lipid ve protein molekülleri mozaik bir yapıda zarda dağılım göstermektedirler. Lipidler genellikle fosfolipid halinde olup (lipid+fosfor grubu) hidrofilik ve hidrofobik uçlara sahiptir.

Hidrofilik olan kısımları zarın dış kısmına, hidrofobik olan kısımları ise zarın iç kısmına bakmaktadır. Zar yapısında bulunan proteinler globüler ve α-helix yapıda olup integral (membran içi) ve periferik (yüzeysel) olarak bulunurlar. İntegral proteinlerin de hidrofilik ve hidrofobik kısımları bulunmaktadır.

Zarın yapısındaki periferik proteinler membranın üst ve alt yüzeyinde yer alırlar. Lipit ve protein moleküllerinin bu şekildeki sıralınışı zara seçici geçirgen (semipermeabl) bir özellik verir. Bunlara ilaveten kolestrol molekülleri fosfolipidlerin arasına girerek onların sıkıca bir arada kalmasını, dolayısıyla zarın dayanıklılığını sağlar. Yine polisakkaritler protein ve lipitlere bağlanarak glikoprotein ve glikolipidleri, bunlarda glikokaliksi oluşturur. Glikokaliks hücre zarına antijen özelliğini verir. İki hücre hiçbir zaman birbirine tam anlamıyla bitişik olmayıp aralarında 80-200 angöstromluk interselüler alan denilen bir boşluk bulunur. Bu alan içerisinde çeşitli iyonlar vs bulunan hücreler arası sıvı ile doludur.

Sıvı mozayik zar modeli Glikoprotein Ekstraselüler sıvı Glikolipit Karbohidrat Kolesterol İntegral Protein Periferal protein Hücre iskeleti filamentleri Sitoplazma

Hücre dışı matriks filamentleri Glikoprotein Karbohidrat Ekstraselüler sıvı Glikolipit Hücre iskeleti filamentleri Kolesterol Periferal protein İntegral protein Sitoplazma Hayvan hücre zarının enine kesiti (Şematik)

Zarlardaki proteinlerin görevleri Taşıma: a. Zar boyunca yer alan bazı proteinler hidrofilik kanal teşkil ederek seçici olarak bazı maddelerin taşınmasında rol oynar. b. Bazı taşıma proteinleri ATP yi hidrolize ederek zar boyunca maddeleri pompalar. Enzim aktivitesi: Zarda bulunan bir protein enzim olarak görev yapabilir. Bazı durumlarda bir zar üzerindeki birçok enzim metabolik yolda bir takım gibi davranabilir. Sinyal iletimi: Zarlardaki bazı proteinler hormonlar gibi birinci haberci moleküllerin (sinyal molekülleri) bağlanmasını sağlar. Proteinde meydana gelecek bir değişiklik mesajın hücre içine iletilmesini sağlar.

Hücreler arasında bağlanma: Zar proteinleri çeşitli tip bağlantılarla komşu hücreleri birbirine bağlar. Hücrenin-hücreyi tanıması: Karbohidrat zinciri taşıyan bazı glikoproteinler diğer hücreler tarafından hücrenin tanınmasını sağlarlar. Hücre dışı matrikse tutunma: Hücre iskeletinin mikroflament ve diğer elemanlarının hücre dışı matrikse bağlanmasında proteinler rol oynar.

Hücre Zarında Taşıyıcı proteinler Bu proteinler zarın bir tarafından diğer tarafına uzanmaz. Bunlar molekülleri bağlar ve zarın bimoleküler tabakasının bir tarafından diğer tarafına götürür, karşı kısımda bırakırlar. Hücre zarında Kanal proteinleri Hücre zarında Simport Bazen kanal proteinleri pasif bir por görevi yapar. Moleküller diffüzyonla konsantrasyonu fazla olan taraftan düşük olan tarafa doğru rastgele bir şekilde açıklıktan geçerler. Bu olay enerji gerektirmez. Simport da bir tür diffüzyondur. Burada bir molekül diffüzyonla hücre içine girerken diğer bir molekülü de birlikte sürükler. Glukozun hücreye sodyumla girişi gibi.

Hücre zarında ATP kullanan Proteinler Hücre zarında Belirleyici Proteinler Hücre zarında Almaç Proteinler Bazı proteinler Na/K pompasında olduğu gibi hücre zarında diffüzyona ters yönde düşükten yüksek konsantrasyona doğru molekülleri taşırken ATP den enerji kullanırlar. Burada fosfat bağındaki enerji Na (Kırmızı) atomlarının K la (Sarı) değiştirilmesinde kullanılır. Bu proteinler zarı bir taraftan diğer tarafa kadar geçer. Hücreyi tanımada rol oynar. Bağışıklık sistemi kendine ve yabancılara ait hücreleri tanımada bu proteinleri kullanır. Organ naklinde önemli rol oynar. Bu proteinler hücrelerarası haberleşmede kullanılır. Bu bağlanmayla hücre içinde bir hareketin veya olayın başlatılması için bir sinyal verilmiş olur.

Hücre zarında serbest yüzey farklılaşmaları birkaç çeşit olup bunlar sırasıyla; A) Mikrovilluslar: Barsak epitel hücreleri, safra kesesi mukoza epiteli gibi hücrelerde gelişerek madde absorbsiyonunun yeterince olmasını sağlayan çıkıntılardır. Milimetre karede 3000-4000 mikrovillus bulunur.

Mikrovillüsler Plazma zarı

Mikrovillüslerin boyuna ve enine kesitleri

B) Titrek Tüyler (Cilia): Üst solunum yolu hücrelerinde ve tuba uterina gibi organlarda bulunarak tozların solunum yollarından uzaklaştırılmasını, ovumun uterusa itilmesini vb. sağlayan 5-10 mikron boyunda hareketli uzantılardır.

C) Sabit Tüyler (Stereocilia): Epididiymis kanalının iç yüz epiteli ve iç kulakta işitme reseptör hücrelerinde bulunan hareketsiz uzantılardır. Absorpsiyon yaptıkları düşünülmektedir. D) Kamçı (Flagel): Erkek üreme hücrelerinde görülen yapıdır.

Özellikle epitel hücrelerinde bulunur. Hücrelerin temas ve haberleşmesini sağlarlar. Terminal tıkaç, dezmozom, geçit bölgesi (nexus) bu gruba örnektir.

Kaderin Tutunma proteinleri Sitoplazmik plağa bağlanmış keratin iplikler Epidermiste dezmozom Hücreler arası aralık Hücrelerin zarları

Hücre zarı ile çevrili ve kolloid yapıda olan bu bölge sitoplazma ve nükleus olmak üzere 2 bölümde incelenir. Sitoplazma ve Organeller Kolloid yapıda olan sitoplazma ortalama % 70 su, suda erimiş tuzlar, karbonhidrat, yağ ve protein gibi makromolekülleri taşır. Hücre yapısında bulunan organeller;

Endoplazmik retikulm, golgi cisimciği, ribozom, mitokondri, lizozom, peroksizom, sentriol, koful, plastitler vb şeklinde sıralanabilir. Endoplazmik Retikulm: Memeli eritrositleri ve bakteriler hariç diğer hücrelerde bulunan ve hücre zarından çekirdeğe kadar devamlılık arz eden bir zar sistemidir. Yapısında bulunan enzim ve ribozomlar nedeniyle çok çeşitli kimyasal olayların cereyan ettiği bir zar sistemidir. 2 tipi vardır.

1. Granüllü Endoplazmik Retikulm (GER): Üzerinde granüler halde ribozomlar bulunur. Protein sentez kapasitesi yüksek olan karaciğer hücreleri, pankreasın enzim salgılayan hücreleri vs de zengin bir ağ şeklinde bulunur. 2. Düz Endoplazmik Retikulm (DER): Üzerinde ribozom taşımayan kanalcık ve kesecikler sistemidir. Özellikle steroid salgılaması yapan hücrelerde bol miktarda bulunur. Ayrıca, çizgili kas kasılmasında, karaciğerde toksik olaylar, kolestrol, safra yapımı ve glikojen değişiminde, barsak epitel hücrelerinin lipid metabolizmasında yer alır.

Çekirdek kılıfı Çekirdek Ribozomlar Granüllü ER Düz endoplazmik retikulum

GER

Ribozomlar: Sitoplazmada serbest veya endoplazmik retikulma bağlı olarak bulunan 120-200 angöstrom çapındaki yapılardır. ER de bulunanlar hücre dışına salınacak proteinlerin yapımından, sitoplazmada bulunanlar ise yapısal proteinlerin yapımından sorumludur. Ribozom ağırlığının % 60 kadarı rrna, geri kalanı ise çeşitli proteinlerdir. İki alt birimden oluşur. Ökaryotlarda büyük alt birim 60S, küçük alt birim ise 40S dir (Svedberg birimi). Ribozomlar protein sentezinin gerçekleştirildiği en önemli organellerden birisidir. Hücrede tek tek (monozom) veya gruplar (polizom) halinde bulunurlar.

Büyük alt birim Ribozom alt birim şekilleri. İki alt birimin şekilleri birbirine benzemez ve düzgün değildir. Küçük alt birim

Büyük alt birim Küçük alt birim Ribozom Ökaryot hücrelerinin sitoplâzmasındaki ribozomların çökme katsayısı (S) 80 S dir. Büyük 60 S, küçük alt birim 40 S dir. Prokaryot hücrelerde bu değerler daha düşüktür. Bakterilerin ribozomları 70 S olup büyük alt birim 50 S, küçük alt birim 30 S olarak ölçülmüştür.

Ribozomlar Flagellum DNA Sitoplazma Hücre duvarı Hücre zarı Bakteride ribozomlar (Şematik)

Poliribozomlar ve oluşturduğu şekiller

Serbest ve granüllü endoplazmik retikulum üzerinde ribozomlar

Golgi Kompleksi: EM de incelendiğinde uçları yuvarlak yassı, birbirine paralel keseler şeklinde görülür. Özellikle salgı yapan hücrelerde bol bulunur. GER de oluşturulan proteinler DER aracılığıyla golgi aygıtına gelir ve burada bu proteinlere karbonhidrat ve sülfat gibi maddelerin eklenmesiyle glikoproteinler, mukopolisakkaritler ve kollajen gibi maddeler sentezlenir.

Golgi keseleri Lümen Kesecikler (Veziküller) Golgi kompleksi

Sekonder lizozom Primer lizozom Golgi kompleksi Lizozom teşekkülünde Golgi kompleksinin rolü

Lizozomlar: Eritrositler hariç diğer hücrelerde bulunan lizozomlar taşıdıkları hidrolitik enzimler sayesinde hücre içinde sindirim sistemi olarak görev yapar. Hücre dışından fagositoz yoluyla alınan yabancı maddeler birim zarla çevrilerek fagozomları oluştururlar. Primer lizozomlar bu fagozomlarla birleşerek heterolizozomları oluştururlar ve yabancı maddeyi sindirirler. Ayrıca hücre içinde yaşlanan, bozulan hücre elemanlarının sindirimi de lizozomlar aracılığıyla gerçekleştirilir

Hücre zarı GER Lizozomlar Heterofaji-Otofaji Geçit elemanı Golgi cihazı Besin Fagositoz Besin kofulu Lizozomlar Otofaji Heterofaji Sindirim

Primer lizozom Lipit Atık yapı Çekirdek

Lizozomlar

Peroksizomlar: Metabolik aktivitesi fazla olan karaciğer, böbrek ve kalp kası gibi hücrelerde fazla bulunur. Katalaz, ürik asit oksidaz ve d- aminoasit oksidaz gibi peroksidaz enzimlerini taşırlar. Bu enzimler yardımıyla oksidasyonredüksiyon olaylarına katılırlar. Pürin bileşiklerinin yıkılmaları, karaciğerde etanölün oksidasyonu gibi önemli olaylarda rol alırlar.

Peroksizom Peroksizom Lizozom

Mitokondriler: Memeli eritrositi, bakteri ve mavi-yeşil algler dışında tüm hücrelerde bulunurlar. Şekilleri çubuk veya küremsi olmakla birlikte, fonksiyonları ile ilgili olarak şekil değiştirebilir, büyüyüp küçülebilirler. Örneğin pankreas hücrelerinde salgının birikme fazında iplik, salgı boşaltma fazında tanecik şeklindedirler. Yine basedow hastalığında (tiroid bezinin çok çalışması) iplik, miksödem hastalığında (tiroid bezinin az çalışması) yuvarlak tanecikler halinde bulunurlar.

Mitokondri matrixi çift zarla sarılıdır. Dış zar düz, iç zar ise krista adı verilen çıkıntılar taşır. Mitokondri yapısında %60 protein, %40 a yakın lipid ve A, C, E vitaminleri, enzimler ve çok az da olsa RNA ve DNA bulunur. DNA ve ribozomlar iç zara tutunur. Hücrenin enerji depoları olduklarından solunum ve fosforilizasyonla ilgili çok çeşitli enzimlere sahiptir. Krebs enzimleri matrikste, oksidatif fosforilasyon enzimleri ise iç zarda yer alır.

Kalıtım şekli oldukça ilginçtir. Mitokondriyel DNA maternal kalıtım tipi örneği gösterir. Yani annenin mitokondriyel DNA sı tüm yavrulara aktarılırken, babanınkiler aktarılmaz. Mitokondriler spermin kuyruk kısmı, kalp kası hücreleri gibi yerlerde çok sayıda bulunur. Hücre çekirdeğinden farklı olarak bir DNA taşır. Bu sayede çekirdek DNA sından bağımsız olarak çoğalabilir. DNA polimeraz, rrna, mrna ve trna taşıdığı için protein sentezi de yapabilirler.

Dolayısıyla annenin mitokondrilerinde gelişen mutasyonlar tüm yavrulara aktarılır. Parkinson, bazı sağırlıklar ve Pearson sendromu (Pankreatik yetmezlik, karaciğer fonksiyon bozukluğu) örnek olarak verilebilir.

Sentriol: Nöron, olgun ovum hücresi, çizgili kas hücreleri hariç tüm hayvan hücrelerinde bulunur. Bitkilerde ise sadece alg ve mantar hücrelerinde görülür. Hücre sitoplazmasında birbirine dik olarak bulunan ve matriksle çevrili olan sentriol çiftleri sentrozom adını alır. Sentrioller enine kesitte dairesel olarak dizilmiş 9 fibrilden oluşur. Her fibril de 3 subfibrilden (mikrotubulus) oluşur. Sentrioller hücre bölünmesi sırasında çoğalıp birer çift halinde hücrenin her iki kutbuna giderek aster denilen iğ ipliklerinin oluşumunu sağlarlar. İğ iplikleri hücre bölünmesi sırasında kromozomların kutuplara göçünden sorumludur.

Sentrozom Sentriyol çifti Mikrotüpçük Sentriyolün boyuna ve enine kesidi (EM ile ve şematik) Bir çift sentriyol, mikrotüpçük düzenlenmesi

Sentriyoller Sentriyol İğ iplikleri Kromozomlar Bölünmekte olan hücrede sentriyol çiftleri

Mikrotübüller: Yaklaşık 250 angöstrom çapında ve birim zarla çevrili olmayan demetler halinde ince borucuklardır. Hücre içi madde iletiminde ve hücre şeklini muhafaza etmede rol oynarlar. Ayrıca hücre bölünmesinde de görevlidirler. Koful: Bir zar yapısıyla çevrili olan bu yapılar daha ziyade bitki hücrelerinde görülür. Vakuol zarına tonoplast, vakuol sıvısına tonoplazma denir. Genç bitki hücrelerinde sayıca az ve küçük, yaşlı hücrelerde ise sayıca çok ve büyüktürler. Besin vakuolleri sindirim, kontraktil vakuoller ise su dengesini sağlamada rol oynar.

Sentriyol ve aster iplikleri (mikrotüpçükler) Vakuoller

Plastitler: Bitki hücrelerinin hemen hemen tamamında bulunan renkli taneciklerdir. Renksiz olanları lökoplastlar olarak isimlendirilir. Lökoplastlar bitkinin depo organlarında şekerin nişastaya çevrilip depolanmasını sağlar. Renkli plastitlerden kloroplastlar fotosentez olayını yürütürler. Yapısında klorofil-a, klorofil-b, karoten, lipid, protein, enzim ve DNA-RNA bulunur. Klorofil-a sayesinde güneş enerjisi absorbe edilir ve CO2 nin redüklenmesinde kullanılır. Meyve ve çiçeklerin rengini oluşturan plastitler ise kromoplast olarak isimlendirilir. Karoten, ksantofil bunlara örnektir.

Nükleus: Genellikle hücrenin orta kısmına yakın bir yerde konumlanmıştır. Her hücrede 1 tane bulunmakla birlikte, bazı hücrelerde sayıları daha fazladır. Örneğin karaciğer hücreleri, böbrek üstü bezi kabuk (korteks) hücreleri, testiste Leydig hücreleri verilebilir. İnterfaz aşamasındaki bir hücre nükleusunda 4 bölge ayırt edilir. Bunlar; çekirdek zarı, çekirdek sıvısı, kromatin ağı ve çekirdekçikdir.

Tespit edilmiş hücrede çekirdek şeması

Değişik şekilli çekirdekler

Çekirdek Zarı (Karyoteka): Çekirdek zarı birim zar yapısındadır, yani çift tabakalıdır. İç ve dış zar arasında 400-700 angöstrom kadar bir aralık bulunur ki bu aralığa perinüklear aralık denir. İç zar düz, dış zar ise ribozomları taşıdığından granüllü görülür. Zarda belli aralıklarla 85-600 angöstrom çapında porlar bulunur. Porlar sitoplazma ile nükleus arasında giriş-çıkışı sağlarlar. Örneğin RNA molekülleri, polipeptidler, tuzlar, enzimler, koenzimler, ATP ve şekerler porlardan rahatça geçerler.

Çekirdek kılıfında porlar

Çekirdek por yapısı

Çekirdek Sıvısı (Karyoplasma): Sitoplazmadan daha yoğun olup çekirdekçik ve kromatin ağını kuşatan homojen görünümlü bir yapıdır. İçerisinde RNA, protein, lipid ve organik tuzlar bulunur. Kromatin Ağı: Hematoksilen, metilen mavisi gibi bazik boyalarla boyanan uzun ağ şeklindeki ipliklere kromatin iplikleri veya kromonema denir. Kromatin ipliğinin koyu boyanan kısımları heterokromatin, açık boyanan kısımları ise ökromatin adını alır. Heterokromatin transkripsiyonel olarak inaktif, ökromatin ise aktiftir.

Kromatin DNA, histon, histon olmayan proteinler ve RNA dan yapılmıştır. Bunlardan histonlar bazik, histon olmayan proteinler ise asidiktir.

Çekirdekçik (Nükleolus): Yoğunluğu nükleusdan daha fazla olmasına rağmen belirgin bir zarı yoktur. Sayıları bir yada daha fazladır ve bazik boyalarla kolay boyanır. Hücre için çok gerekli olan rrna nın oluşturulduğu bölgedir. Hücre bölünmesi sırasında kaybolurken, bölünmeden sonra kromozomların NOR bölgesinden yeniden teşekkül eder. Nükleolus NOR

Bölünmekte Olan Hücre Nükleusu: Hücrede bölünme gerçekleşeceği zaman kromatin ağı kısalıp kalınlaşır. Bu kısalıp kalınlaşmalar en ileri boyutta kromozom halinde gözlenirler. Kromozomlar üzerinde bu kısalmalar sırasında ince kalmış ve boyama yapıldığında daha az boyanan iki bölge kalmıştır. Bunlar primer ve sekonder boğumlardır. Primer boğum; sentromer olarak isimlendirilir. Sekonder boğum ise NOR olarak isimlendirilir. Bu kısım aynı zamanda satellit olarak da isimlendirilmektedir. İnsanda 13, 14, 15, 21 ve 22 nolu kromozomlarda satellit denilen yapı bulunmaktadır.

Hayvan hücresinde bölünme

Hücre ve çekirdek şekilleri

Kopyalanmamış bir kromozom Bir DNA molekülü Kopyalanmış bir kromozom Bir kromatit Sentromer Bir kromatit Bir kromozomun yapısı

İnsan Lenfosit kromozomları (Metafaz)

İnsan Lenfosit kromozomlarında kardeş kromatid değişimleri (Metafaz)