KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER

Benzer belgeler
SOMUT VE SOYUT NEDİR?

Dil olgusu :DEĞİŞMEYENLER Dil dışı olgu : DEĞİŞENLER ARABA. Aynı değişimi soyut olarak şöyle formülleştirebiliriz:

METİNDE KATILANLAR (ACTANTS) NASIL BULUNUR? -BİR UYGULAMA-

BİR METİN ANALİZİ MODELİ

kaza, hükmetmek, Terim anlamı ise kaza, yaratılması demektir.

Bernard Pottier e göre Dilbilimsel İşaret: Sem, Semem, Klasem:

Önermelerin doğru veya yanlış olabilmesine doğruluk değerleri denir.


Yahut İLETİŞİMİN TEMEL ELEMENTLERİ

II.Ünite: KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI)

II) Hikâye Dışı düzlemi

ELİŞİ (haftalık ders sayısı 1, yıllık toplam 37)

İÇİNDEKİLER. Bölüm I GİRİŞ. Bölüm II EĞİTİMİN KELİME ANLAMLARI VE FARKLI AÇILARDAN GÖRÜNÜŞÜ

ANLAM, BAĞINTILARDAN DOĞAR

Matematikte Sonsuz. Mahmut Kuzucuoğlu. Orta Doğu Teknik Üniversitesi Matematik Bölümü İlkyar-2017

TÜRKÇE DERSĠ NASIL ÇALIġILIR?

AÇIKLAMA Bu yıllarda ilaç endüstrisiyle araştırmacı, danışman ve konuşmacı olarak ilişkim olmamıştır.

A- Ferdinand Saussure e göre İŞARET

STATİK. Prof. Dr. Akgün ALSARAN - Öğr. Gör. Fatih ALİBEYOĞLU -3-

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A

İLKNUR HATİCE ÖNAL HALİKARNAS BALIKÇISI T.C. KÜLTÜR BAKANLIĞI

Baleybelen Müfredatı

FARABİ DE BEŞ TÜMEL. Doktora Öğrencisi, Sakarya İlahiyat Fakültesi, İslam Felsefesi Bilim Dalı,

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A

ÖZEL EVRİM OKULLARI ORTAOKUL İHTİYAÇ LİSTESİ

Tüm S-olmayanlar, P dir önermesini temsil eden bir Venn diyagramı çiziniz.

Prof. Dr. Rıza FİLİZOK SEM (SÉME)

Atlas-Sözlük grubu ürünlerin fiyatları ve iskonto oranları aşağıdaki gibidir. Siparişlerinizi bekler hayırlı işler dileriz.

Tel: / e-posta:

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri


Sayı Kavramı ve Sayma

Prof. Dr. Münevver ÇETİN

EDEBİYAT. Edebiyat okumak bakmak ve görmek arasındaki hassas çizgiyi anlamayı sağlayan bir yolculuğa çıkmaktır. (By Oleg Shuplyak)

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A

İSLAM KURUMLARI VE MEDENİYETİ

GÖRSEL SANATLAR DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI NIN GENEL AMAÇLARI

Sunum İçeriği. Programlamaya Giriş

Ders 2: RP 1 ve RP 2 - Reel izdüşümsel doğru ve

BAĞLI SÖZCE ve KOPMUŞ SÖZCE

Sunum ve Sistematik 1. BÖLÜM: ÖNERMELER

1 TEMA OKUMA KÜLTÜRÜ SÖZCÜKTE ANLAM

SOSYOLOJİSİ (İLH2008)

BULANIK MANTIK DENETLEYİCİLERİ. Bölüm-4 Bulanık Çıkarım

Seviye 1 Ünite 4 Çalışma Planı

GENEL İNGİLİZCE KULLANIM KILAVUZU. 1. Seviyeler 2. Genel İngilizce Kurslarının Yapısı 3. Rehber Öğretmenin Rolü 4. Sanal Dil Okulu

Her gün etrafımda ülkem ve dünya ile ilgili olaylar gerçekleşiyor. Ben bunların bazılarını duyarım, bazılarını okurum, bazılarını gözlemlerim.

Selahittin Tolkun, Özbekçede Fiilimsiler, Dijital Sanat Yayıncılık, Kadıköy, İstanbul, 2009, s. 269.

TÜRKÇE 6. sınıf Haftalık ders sayısı 5, yıllık toplam 90 ders saati (öğrenim 18 haftada gerçekleşecektir)

T I M U R K A R A Ç AY - H AY D A R E Ş C A L C U L U S S E Ç K I N YAY I N C I L I K A N K A R A

Dilin Tanımı DİLİN TANIMI, ÖZELLİKLERİ / DİL-MİLLET İLİŞKİSİ

Ödev 1. Ödev1: 600N luk kuvveti u ve v eksenlerinde bileşenlerine ayırınız. 600 N

İzmir Ekonomi Üniversitesi Yabancı Diller Yüksekokulu na hoş geldiniz.

KAVRAMLAR TUTUMLAR BECERİLER

Yetişkinler için Oryantiring Nermin Fenmen, 2013

PROF. DR. AHMET BURAN IN TÜRKLÜK BİLİMİ TERİMLERİ SÖZLÜĞÜ ADLI ESERİ ÜZERİNE

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

ALİ ÖRNEK 29 Haziran 2015 YETKİLİ KULLANICI STANDART RAPOR GENEL MUHAKEME TESTİ. Yetenek. Adapt-g. Psychometrics Ltd.

KLASİK MANTIK MNT402U KISA ÖZET

NİÇİN EVLENMEDEN ÖNCE İNSANIN KENDİNİ TANIMASI ÇOK ÖNEMLİDİR? YA DA KENDİNİ TANIMAK NEDİR?

ÇÖZÜMLÜ ÖRNEK 3.5 ÇÖZÜM

Nesbitt Eşitsizliğine Farklı Bir Bakış

Genel Programlama II

1.4. KISMİ SIRALAMA VE DENKLİK BAĞINTILARI

Bir fabrika nasıl çalışır? Örneğin; HAMMADDENİN İŞLENEREK ÜRÜNE DÖNÜŞMESİ (İŞLEM) ÜRÜNÜN ÇIKIŞI (ÇIKIŞ) HAMMADDE GİRİŞİ (GİRİŞ)

Eyup AKŞİT. arapcadersi.com

Ve Brahman bir felsefedir ve o çeşit anlamlarıyla felsefi ve edebi yazılarda kullanılır.

ÇÖZÜMLEYİCİ OKUMA İÇİN. İLK ADIMLAR 1

Bir önermenin anlamlı olması onun belli bir doğruluk değeri taşıması demektir. Doğru bir önerme de yanlış bir önerme de anlamlıdır.

LSI Keywords İle Sitenizin Sıralamasını Ve Trafiğini Arttırın

İSMAİL TAŞ, MEHMET HARMANCI, TAHİR ULUÇ,

MATEMATİK ve DOĞA. Ayşe AYRAN Prof. Dr. Neşet AYDIN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi, Fen Edebiyat Fakültesi, Matematik Bölümü

7.Ünite: ESTETİK ve SANAT FELSEFESİ

1) Okuma 1.1. Okumanın Öğeleri:

Sayı Kavramı ve Sayma

Murabaha Nedir? Murabahalı Satış Ne Demek?

Seviye 1 Ünite 3 Çalışma Planı

MIT Açık Ders Malzemeleri Bu materyallerden alıntı yapmak veya Kullanım Koşulları hakkında bilgi almak için

Bodrum da Can Arif Semineri

Sınıf Yönetimi etkinlikleri

YABANCI DİL ULUSLAR ARASI MIDIR? BAŞARILI BİR HAREKETLİLİK İÇİN ÖN ŞART MIDIR?

KÜMELER 05/12/2011 0

Kavramsal Tasarım - II

Seviye 1 Ünite 1 Çalışma Planı

BILGI FELSEFESI. Bilginin Doğruluk Ölçütleri

Öğrenme 10/1/15. Öğrenme nedir? Öğrendiğimizi nasıl biliyoruz? Matematik nedir? Matematik öğrendiğimizi nasıl biliyoruz? Doç. Dr. Güney HACIÖMEROĞLU

HİKÂYE ETME BİLİMİ 1 :

İleri Diferansiyel Denklemler

B. ÇOK DEĞERLİ MANTIK

Seviye 3 Ünite 3 Çalışma Planı

MİT VE DİN İLİŞKİSİ. (Kutsal Metinlerle İlişkisi) DR. SÜHEYLA SARITAŞ 1

BÖLÜM 1. İLETİŞİM, ANLAMA VE DEĞERLENDİRME (30 puan) Metni okuyunuz ve soruları cevaplayınız. MUTLULUK HİKAYESİ

YABANCI DİLLER YÜKSEKOKULU İNGİLİZCE DERS İÇEREKLERİ

Bulanık Mantık Denetleyicileri

Farkındalık Okuma öncesinde kullanılan stratejiler Okuma sırasında kullanılan stratejiler

«Kendini tanıma, başkalarını anlamanın yolu»

BAYRAM DALKILIÇ, HÜSAMETTİN ERDEM,

4.4. Hazır bir veritabanı kullanılarak amacına yönelik sorgulama yapar ve yorumlar.

TÜRKÇE SÖZCÜKTE ANLAM

Transkript:

KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER Rıza FİLİZOK Kastım odur şehre varam Feryad ü figan koparam Yunus Emre Büyük dilbilimci Saussure ün dilin bir sistem olduğunu ve anlamın karşıtlıklardan (mukabil/opposition) doğduğunu söylediği günden beri bilim adamları ve eğitimciler, bu sihirli kelimenin peşine düştüler ve her türlü düşünce faaliyetlerinde ondan yararlandılar. Karşıtlıkların incelenmesi adeta düşünmenin temel kiplerinden birisi oldu. Kavramlar, kelimeler, düşünceler dünyasında karşıtlıkların incelenmesi, aslında onlar arasındaki farkların incelenmesidir; farkların incelenmesi ise bilimin ta kendisidir. Türk-İslâm bilginleri bunu biliyordu ve bilimi farkın fark edilmesi olarak tanımlıyordu. Çağımızda bu tarihî yöntem yeniden canlandı. Kavramlar dünyasında terimler, çok nadir olarak tek başlarına bir anlam ifade ederler. Kavramların anlamlarını karşıtı olan terim belirler. Aydınlık kelimesi karanlık kelimesiyle karşıt bir çift oluşturur ve karanlık anlamını ve tanımını aydınlık kelimesinden alır. Analiz kelimesi aynı şekilde sentez kelimesiyle karşıt bir çift oluşturur. Karşıt kelimeler nasıl bir sistem oluştururlar? Bunu anlamak için canlı / cansız karşıtlığı üzerinde biraz düşünelim: İlk fark edeceğimiz şey, bu iki kelimenin bir açıdan farklı, bir açıdan benzer olduğudur: 1) Bu iki kelimenin anlamları birbirine zıt olduğundan farklıdır. 2) Bu iki kelime aynı teme bağlıdır: Her iki kelimeyi de varlık kategorisi altında toplayabiliriz, varlık olma açısından benzerdirler.

Bu ikinci nokta oldukça önemlidir, bu karşıtlar çiftinin nasıl doğduğunu bize izah eder. Varlık lar önce bir bütün olarak düşünülmüş sonra can a sahip olup olmama ilkesine göre iki sınıfa ayrılmıştır: Varlık Canlı Cansız Kısacası, bu iki kavram, varlık olma açısından benzer, canlılık ilkesine göre farklıdır. Giriştiğimiz bu küçük tecrübe, bize karşıt çiftler hakkında önemli şeyler öğretmektedir: 1) Gördük ki, karşıtlık, aslında basit bir sınıflandırma, basit bir tasniftir. (Terimin, tanımın, tasnifin, bu üç şeyin bilimsel düşüncenin temelini oluşturduğunu düşünürsek, her karşıtlık sisteminin bir tasnif içerdiğini fark etmemiz, bilimsel düşüncemizin gelişmesi için önemli bir adımdır.) 2) Gördük ki, karşıtlık bir ilke çerçevesinde doğmaktadır ve bu ilke bir karşıtlık ekseni yaratmaktadır. 3) Gördük ki, karşıtlık, hem benzerliği, hem zıtlığı içermektedir. Fakat, ayrıca şunu da belirtmeliyiz: İlkeyi değiştirdikçe karşıtlığı oluşturan çiftin ikinci kavramı da değişebilmektedir: Canlı kavramı varlık ilkesine göre canlı / cansız çiftini yaratır. Canlı kavramı hayvan ilkesine göre canlı / ölü çiftini yaratır. Canlı kavramı renk ilkesine göre canlı / donuk çiftini yaratır. Canlı kavramı TV Yayını ilkesine göre canlı / banttan çiftini yaratır. Bu söylediklerimizi bir tablo halinde şöyle gösterebiliriz:

cansız hayvan varlık Ölü Canlı bant renk Donuk TV Yayını Bu tecrübeden çıkaracağımız sonuç ise şudur: Bir kavramın sadece bir karşıtı yoktur. İhtiyaca göre ve ilkeye göre her kavramın birçok karşıtı vardır. Bundan dolayı, günlük dili ve bilim dilini doğru kullanabilmek için kelimelerin eş anlamlılarıyla yapılmış tanımlarını bilmemiz kadar, onların yarattığı karşıtlık sistemlerini de bilmemiz gerekmektedir. Atalarımız ve Batılılar tarafından geliştirilmiş olan bilimleri tam ve doğru olarak anlamak için onların kullandığı terimleri eşanlamlılık ve karşıt anlamlılık sistemleri içinde kavramamız gerekmektedir. Bilim terimleri, karşıtları bilinmedikçe açıkça ve yeterince anlaşılamaz. Bir terimin anlamını eş anlamlılarından çok, karşıt anlamlıları aydınlatır. Bu hal, ilk bakışta oldukça tuhaf görünmesine rağmen doğrudur. Terimlerin yarattığı karşıtlık sistemini daha iyi anlamak için aşağıdaki şu terimlere ve eşanlamlılarına bir göz atalım: TDK nun Felsefe ve Gramer Terimleri 1 sözlüğünde aşağıdaki terimlere şu karşılıklar verilmiştir: 1 Felsefe ve Gramer Terimleri, TDK, İstanbul, 1942.

Universel : Küllî, Tümel, Evrensel Général : Umumî, küllî, genel Particulièr : Has, cüz i, özel, tikel Singulier : Müfret, ferdî, tekil Fransızca terimlerin karşısında bulunan Türkçe eşanlamlı kelimeler, bize bu kavramlar hakkında bir bilgi vermektedir. Ancak eş anlamlılık yoluyla verilen bu bilgiler, bu terimleri yeterince anlamamız için yeterli değildir: Böyle bir sözlük bilgisinden yola çıkan bir araştırmacı, her iki kavram da küllî kelimesiyle karşılandığından kolayca universel ile général in aynı anlama geldiğini düşünecek, yahut tümel ile umumî kavramlarının da aynı anlama geldiğini sanacak ve bu terimleri birbirinin yerine kullanabilecektir. Bu ise bilimin tükenmesi anlamını taşır. Ayrıca özel ile ferdî kelimeleri arasındaki farkı da anlamayacak ve onları -günlük hayatımızda her gün yaptığımız gibi- eşanlamlı kelimelermiş gibi birbirinin yerine kullanacaktır. İşte ülkemizin bilim hayatını durduran en önemli sorun budur, aynı şekilde insanlarımızın birbirini anlamalarını engelleyen ve toplumsal huzursuzluklar yaratan şey de budur. Terimler arasındaki farklar kavranmadan hiçbir bilimin gelişmesi imkanı yoktur. Şimdi bu kelimeleri kurdukları karşıtlık sistemi içinde kavrayalım: Bilim hayatımızda bir türlü doğru kullanılamayan bu dört kavramın, bu dörtlü ayırımın ne kadar basit bir düşünceyi yansıttığını ve ne kadar basit bir karşıtlık sistemi oluşturduğunu görelim: Örneklerimizi tekrar hatırlayalım: Universel : Küllî, Tümel, Evrensel Général : Umumî, küllî, genel Particulièr : Has, cüz i, özel, tikel Singulier : Müfret, ferdî, tekil Önce, tümel, genel, tikel, tekil kelimelerinin nasıl bir ihtiyaçtan doğduğunu kavrayalım: Bu dört kelime şu dörtlü düşünce sınıflandırılmasına dayanır: 1) Bir varlık kümesinin tamamına ne diyelim?: -tümel. 2) Bir varlık kümesinin büyük bölümüne ne diyelim?: -genel.

3) Bir varlık kümesinin küçük bölümüne ne diyelim? -tikel. 4) Bir varlık kümesinin tek bir üyesine ne diyelim? -tekil. Olgu ne kadar basit değil mi? Düşünce sistemini ve ayırımın ilkesini kavrayınca tümel, genel, tikel, tekil yahut Universel, Général, Particulièr, Singulier kavramlarının anlamlarını kolayca kavrayabilmekteyiz. Şimdi bu bilgiyi daha somut hale getirelim: Örnek olarak papatya ların oluşturduğu varlık kümesini ele alalım : (Not: Bu örnekte cins, tür meselesi göz ardı edilecektir. Amaç, ayırımın ilkesidir.) 1) Bütün papatyalar: Tümel 2) Papatyaların büyük bir çoğunluğu: Genel 3) Papatyaların birkaçı: Tikel 4) Tek bir papatya: Tekil Tümel Genel Tikel Tekil

İlkeyi ve sınıflandırmanın mantığını böylece kavramış olduk. Şimdi artık bu kavramların oluşturabileceği şu karşıtlıkları da kolaylıkla anlayabiliriz: 1) 1) Tümel/genel 2) 2) Tümel/tikel 3) 3) Tümel/tekil 4) 4) Genel/tikel 5) 5) Genel/tekil 6) 6) Tikel/tekil Şimdi öğrencilerimin can sıkıntısı içinde yaptıkları itirazları duyar gibi oluyorum : Peki, bütün bu zahmetlerimiz bilim hayatımızda bize ne kazandıracak? Bilim, sabır işidir: Örneklerimizi bir daha hatırlayalım: Universel : Küllî, Tümel, Evrensel Général : Umumî, küllî, genel Particulièr : Has, cüz i, özel, tikel Singulier : Müfret, ferdî, tekil Birçok bilim adamımız, işte bu zahmetlere girmediği için Tümel ile Genel i, özel ile ferdî yi, karşıt kavramlar olduğu halde, eşanlamlı imiş gibi kullanıyorlar. Böyle olunca da bilim, bilginin paylaşılabileceği bir alan olmaktan çıkıyor. Herkes ancak kendi söylediğini anlıyor. Bu kelimeler, artık tayin edildikleri (vaz ) anlamların dışında kullanılır olmuşlardır. Dil gelişimi yönünden bu hadise normal bir olgudur, ama bilimde asla. Has karşılığı olarak atanan özel kelimesini müfret yerine yahut ferdî yerine kullanıyoruz. Peki has a ne diyoruz acaba? Türk bilim hayatının has/müfret yahut ( Particulièr / singulier) ayırımı yapmaya ihtiyacı yok mu? Dilbilgisi bilmeyenler dili nasıl rahatlıkla kullanabiliyorlarsa, karşıt kavramları da aynı şekilde rahatlıkla kullanabilirler. Fakat bilimle uğraşanlar nasıl dilbilgisini bilmek zorundaysa,

karşıtlıkların nasıl bir sistem içinde yer aldığını da aynı şekilde bilmek zorundadırlar. http://www.ege-edebiyat.org