Ö renciler için haz rlanm. Divan Edebiyat nda kullan lan NAZIM EK LLER, TER MLER SAN AT TÜRLER. Mehmet Fatin Baki B RKAÇ SÖZ



Benzer belgeler
23 Nisan Şiirleri. 23 Nisan. Sanki her tarafta var bir düğün. Çünkü, en şerefli en mutlu gün. Bugün yirmi üç nisan, Hep neşeyle doluyor insan.

BİR ÖMRÜN HİKÂYESİ. Erkek Öğrenci. Yıl 1881 Ilık rüzgarlar esiyordu Selanik ovalarında ; Dağ başka, sokaklar başka başka ;

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

Cimcime yemek masasına kurulmuş, ödev yapıyordu.

Walt Whitman. - şiirler - Yayın Tarihi: Yayınlayan: Antoloji.Com Kültür ve Sanat

-gi de ra yak- se ve bi lir sin... Öl mek öz gür lü ğü de ya şa mak öz gür lü ğü de önem li dir. Be yoğ lu nda ge zer sin... Şöy le di yor du ken di

B02.8 Bölüm Değerlendirmeleri ve Özet

Cümlede Anlam İlişkileri

ELAZIĞ - TUNCELİ ZİYARETİ

MÜDÜR YARDIMCILARI HİZMET İÇİ EĞİTİMİ

Ertesi gün hastaneden taburcu olma vakti gelmi ti. Annesi odaya gelerek Can haz rlarken, babas hastane lemlerini yap yordu. Vitaboy hastaneden ç kman

Dil ve Oyun. Günlük İşlerinizi Yaparken Konuşma ve Oynama

Ramazan Manileri // Ramazan Manileri. Editors tarafından yazıldı. Cuma, 25 Eylül :55

Gök ler. Uçak lar la gi di lir an cak ora la ra. İn san gök ler de do la şa bil se. Bir ak şa müs tü, ar ka daş la rıyla. Bel ki ora la ra uçak lar

Pelitcik ve Sarıkavak Köyleri-Çamlıdere (04 Ekim 2009) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı (huseyinsari.net.tr)

Kızlarsivrisi (3070 m) (27-28 Haziran 2015) Yazı ve fotoğraflar: Hüseyin Sarı

Yeni Sınav Sistemi (TEOGES) Hakkında Bilgilendirme

Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu

TOPLANTI BİLGİLERİ MUTLU GÜNLERİMİZ

Okulumuz Bilgisayar Programcılığı Bölümü öğrencilerinden Gizem COŞKUN Çanakkale Şehitlerine adlı şiiri okudu.

1.Temel Kavramlar 2. ÆÍlemler

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

BAŞINI BİRAZ DAHA YUKARI KALDIR

Yanlış Anlaşılan Faizci

ya kın ol ma yı is ter dim. Gü neş le ısı nan top rak üze rinde ki çat lak la rı da ha net gö rür düm o za man. Bel ki de ka rın ca la rı hat ta yağ

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

OKUL ÖNCESİ KİTAPLARI - 7. PARMAKKIZ Andersen ISBN

Başkan Kocadon Muğla basınını Bodrum da ağırladı

33. BÖLÜM İLK VE SON SORUŞTURMA İNŞAAT SAHİBİNE PARA CEZASI İNŞAATA YIKIM KARARI VE BU KARARIN İPTALİ SUÇLAMA; KARARA İTİRAZ ETMEMEK!


VATAN İŞLERİNDE CÜR ETKARLIKLARIM

ETE KEMĐĞE BÜRÜNMÜŞ ŞĐĐRLER: OSMANLININ GÖRSEL ŞĐĐRLERĐ

Ali Hadi ORHUN (1949 mezunu)

Rafet El Roman. Amerika. Rafet El Roman. A memo. Burasý New York Amerika. Evler karýþtý bulutlara. Nasýl bir zaman. Nasýl bir yaþam.

M i m e d ö ğ r e n c i p r o j e l e r i y a r ı ş m a s ı soru ve cevapları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

19 ARALIK 2011 PAZARTESİ

Bu doğrultuda ve 2104 sayılı Tebliğler dergisine göre Türkçe dersinde şu işlemlerin yapılması öğretmenden beklenir.

TEKNOLOJİ VE TASARIM

İçinde x, y, z gibi değişkenler geçen önermelere açık önerme denir.

Tasarım Raporu. Grup İsmi. Yasemin ÇALIK, Fatih KAÇAK. Kısa Özet

Öncelikle mübarek KURBAN BAYRAMINIZ kutlu olsun.

AKICI OKUMA TEKNİKLERİ. Özkan ÇAĞLAR-Rehber Öğretmen

Topoloji değişik ağ teknolojilerinin yapısını ve çalışma şekillerini anlamada başlangıç noktasıdır.

Kur an ın Bazı Hikmetleri

KON O U N ŞMA M ZEVKĐ K peuters&kleuters@2008

İslam da İhya ve Reform, çev: Fehrullah Terkan, Ankara Okulu Yayınları, Ankara 2006.

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

ANALOG LABORATUARI İÇİN BAZI GEREKLİ BİLGİLER

Beck depresyon ölçeği

DEVLET KATKI SİSTEMİ Devlet katkısı nedir? Devlet katkısı başlangıç tarihi nedir? Devlet katkısından kimler faydalanabilir?

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

STAJ ARA DÖNEM DEĞERLENDİRMESİ AYRINTILI SINAV KONULARI

Minti Monti. Kızak Keyfi. Kızak Bir Kış Eğlencesi KIŞIN SOKAK Yeni Yıl Kartı Hazırlayalım Kar Hakkında Neler Biliyorsun?

Bu feryadımı askeriyeden atılan subayların feryadına bir tercüman olması hasebiyle dile getiriyorum.

FOTOĞRAF SANATI KURUMU 4. ÇAMLIDERE KÖY GEZİSİ 5 Nisan 2009

SEKTÖR UYGULAMASI STAJ DEFTERİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

KASIM AYI VELİ BÜLTENİ

KİM OLDUĞUMUZ. Bireyin kendi doğasını sorgulaması, inançlar ve değerler, kişisel, fiziksel, zihinsel, sosyal ve ruhsal sağlık, aileleri,

Türkiye`nin yeni ve genç caz festivali Bursa Nilüfer Uluslararası Caz Tatili Festivali`nden ilk notlar Burak Sülünbaz`ın kaleminden yayında.

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

OSMAN HAMDİ BEY ÜLKEMİZE MÜZECİLİK

Türkçe Dil Bilgisi B R N C BÖ LÜM SES B L G S. a b c ç d e f g h i j k l m n o ö p r s t u ü v y z TÖMER. Gazi Üniversitesi 17

ÖLÜMÜNÜN B R NC YILDÖNÜMÜNDE BAHT YAR VAHAPZADE SEMPOZYUMU

Fevzi Pafla Cad. Dr. Bar fl Ayd n. Virgül (,) 2. Baz k saltmalar n sonuna konur.

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

DERS 1. Ben de Varım! Farklılıkları Gözetmek. DÜZEY: 3. Sınıf

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

AİLE DİNİ REHBERLİK BÜROSU

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

METEOROLOJİ SEMİNERİ

YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

YÜZEY ETKĐSĐNDE UÇUŞ

MART AYLIK EĞİTİM PLANI

Gümrük Müsteşarlığından: GÜMRÜK GENEL TEBLİĞİ (ULUSLARARASI ANLAŞMALAR) (SERİ NO: 7)

PROJE TEKLİF FORMU. Haydi birlikte harika bir iş çıkartalım.

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI ANTALYA SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ SAĞLIK YATIRIMLARI

KAMU İHALE KANUNUNA GÖRE İHALE EDİLEN PERSONEL ÇALIŞTIRILMASINA DAYALI HİZMET ALIMLARI KAPSAMINDA İSTİHDAM EDİLEN İŞÇİLERİN KIDEM TAZMİNATLARININ

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Çocuklar için Kutsal Kitap sunar. 60. Hikayenin 22.si.

KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI)

Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber


İstek Özel Kemal Atatürk Anaokulu. Kanaryalar Sınıfı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

EDEBİYAT BİLGİ VE TEORİLERİ 2

TEŞEKKÜR Bizler anne ve babalarımıza, bize her zaman yardım eden matematik öğretmenimiz Zeliha Çetinel e, sınıf öğretmenimiz Zuhal Tek e, arkadaşımız

Danışma Kurulu Tüzüğü

Ye aya Gelece i Görüyor

Anaokulu /aile yuvası anketi 2015

TÜRKİYE DE HASTANEDE YATAN HASTALARIN AKILCI İLAÇ KULLANIMINA YÖNELİK BİLGİ VE DAVRANIŞLARINI DEĞERLENDİRME ÇALIŞMASI

Derleyenler FERYAL SAYGILIGİL - BEYHAN UYGUN AYTEMİZ Gülebilir miyiz Dersin?

MEGEP (MESLEKİ EĞİTİM VE ÖĞRETİM SİSTEMİNİN GÜÇLENDİRİLMESİ PROJESİ)

0 dan matematik. Bora Arslantürk. çalışma kitabı

AKSARAY ÜNİVERSİTESİ. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

TÜRKİYE SERMAYE PİYASALARINDA MERKEZİ KARŞI TARAF UYGULAMASI 13 MAYIS 2013 İSTANBUL DR. VAHDETTİN ERTAŞ SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ

"Demiri demirle dövdüler; biri sıcak biri soğuktu, insanı insanla kırdılar; biri aç biri toktu."

Bülten Başlığı. Birincil Yazı Başlığı. İkincil Yazı Başlığı. İş Adı. İlgi çeken özel konular: Bu sayıda:

Transkript:

Ö renciler için haz rlanm Divan Edebiyat nda kullan lan NAZIM EK LLER, TER MLER ve SAN AT TÜRLER Mehmet Fatin Baki B RKAÇ SÖZ

Bu kitap ad ndan da anla laca gibi ö renciler için haz rlanm Divan Edebiyat nda kullan lan san at ve terimleri tan tmak isteyen bir k lavuzudur. Ba ka bir iddias yoktur. Bir taraftan Divan Edebiyat nda kullan lan Arapça ve Farsça kelimelerin okullarda ö retilmemesi ve di er taraftan çabuk geli en ve Türk diline yerle tirilen yeni kelimelerle Latince den dilimize giren kelimelerin, halk m z taraf ndan hazmedilmeden, geli mesi dolay sle ortaya ç kan bir ihtiyac kar lamak için haz rlanm t r. Divan Edbiyat nda edebi san atlar göstermek için kullan lan st lahât n (terimlerin) ço unun kar l bugünkü dilimizde yoktur. Bulabildiklerimizi kelimenin yan nda parantez içinde dercettik. San atta kesin kurallar olmad için sadece san at n tarifini yapt k, nerelerde ve nas l kullan ld klar n göstererek bol bol örnekler verdik. Aruz bizi maziye s k s k ba layan kültür zincirlerden biridir. Tarihimiz, kahramanl klar m z, efsânelerimiz, ne eli ve s k nt l günlerimiz aruzla yaz lm manzumelerle bize aktar lm t r. Aaruz bilgileri Milli E itim Bakanl müfredat nda mevcut oldu u halde, okullar m zda bu konuya ehemmiyet verilmemesinin sebeplerini ara t rmak gerekir. Günlük hayat m zda serbest hareket etti imizi zannetsek bile yemek, içmek, uyumek gibi hareketlerimizi bir ahenk ve nizam içinde yapar z. Yürüyü ümüzde, ad mlar m z atmam zda dahî bir ritm, usul ve ekil vard r. Nas l ki yer çekiminin te siri alt ndan kurtulam yorsak, inanc m z ne olursa olsun, ahenkli bir ilahî dü üncenin tesirinden de azade de iliz. te bu ritm ve nizam aruz veznindeki ahenkte daha bariz olarak görebiliriz. Aruzda bu vas f vard r. iir yazmada yeni nesil bilinen geleneklerden ayr lm,

Divan Edebiyat geli melerine bigâne kalm t r. Baz genç airler gelene i yorumlama ad alt nda iiri yenile tirme e yönelen çal malar yapmaktad rlar. Onlar alk lar z. airin iir yazmak için kulland malzeme konu tu u dilde kelime hazinesi ve onlar n kullan lacaklar yerleri bilmesidir. air ne kadar çok kelime biliyorsa dü üncelerini ve duygular n o kadar kolay ifade eder. Bu kelime hazinesine bir ö renci, denemelerinde ifade tarz, usul ve edebi san at bilgilerinden baz lar n da ilave ederse ba ar l bir ekilde manzumeler yazabilece ine inan yoruz. Divan Edebiyat nda muntazam bir ekilde olgunla an nâz m ekillerini derslerimizde basitle tirerek bir nizam içinde takdim etme e çal t k. Manzumeleri beyit esas na ve bend esas na göre ikiye ay rd k. Beyit esas na göre olanlar da tek kafiyeli ve çok kafiyeli diye ikiye böldük. Tek kafiyelilerde Gazel, Kaside, Müstezad, K t a, ve çok kafiyelilerde Mesnevi yi inceledik. Bend esas na dayanan manzumelerde Rubaî, Murabba, Musammat, Terci-i bend ve Terkib-i bend diye s n fland rd k. Bunlar n haricinde birbirinin içine kar m ark, Semai, Tuyu, Destan, Mani, gibi di er manzume tiplerini de s n fland rd m z guruplar n birinin içinde tetkik edebildik. Edebi San atlar n s n fland r lmas n da ekil bak m ndan Vezin, Kafiye ve Redif ; söz bak m ndan da iki veya daha fazla söz tekrarlamalar ; ses bak m ndan iki m sra aras nda ses ahengini yaratmak maksad yle Paralelizm ve Armoni yi izah etme e çal t k. Aruz veznindeki kal plar as rlar boyunca devaml bir ekilde de i ikli e u ram, bilhasssa Tanzimattan sonra yeni vezinler ve yeni nâz m ekilleri, denemeler hal nde bile olsa, ortaya ç kma a ba lam t r. Abdulhak Hamid in yapt denemelerinde üç aç k heceyi bir araya getirenler de vard r. Bu de i ikliklere ilaveten biz de bugünkü Türkçe kurallar na uyabilmek için, mevcut düz ve

kar k aruz kal plar aras nda olmayan ve aç k hecelere daha fazla yer veren baz yeni kal plarla denemeler yapt k. Mesai arkada lar m z n ve ö rencilerin yard m ile meydana gelen bu kitapç kta eksiklikler ve göremedi imiz yanl l klar olabilir. Bu eksiklikleri gören okuyucular m z n bizi uyarmalar n cesaretlendirmek isteriz. Böylece ilerideki bask larda daha mükemmel bir eser yay nl yabiliriz. Bu kitapla Divan Edebiyat iirlerinde yap lan edebî san atlar ö renmek isteyen Lise ve yüksek okul ö rencilerine bir kolayl k sa l yabilirsek bahtiyar oluruz.. Ba ar lar dile iyle, Mehmet Fatin Baki A ustos 2006 Sönmez seher-i ha re kadar i r-i kadîm Bir me aledir devredilir elden ele. Yahyâ Kemâl Beyatl 5 A ustos 1942 Tut kandili sen, sarfederek cehd-i selîm Her vezn-i aruz i ri kal r lem-yezele. Mehmet Fatin Baki 5 A ustos 2006 A

ABARTMA, Bir eyi oldu undan a r bir derecede göstererek anlatmek veya olmas mümkün olmayan bir eyi olmu gibi tahayyül etmek san at na denir. (Bak Mübala a) Gece rü yamda meleklerle berâber bunu yazd k Yüce Rabb âhidim olsun ki selâmet var içinde. Meleklerle beraber oturup bir kaside yazmak bir abartmad r. AÇIK HECE, (Ünlü hece) Sesli bir harfle biten hecelere aç k hece denir. a, bo, ke, mi, su gibi. Bu heceler aruz vezni ile yaz lm manzumelerde k sa bir ekilde okunur ve vezin kal plar nda bir nokta ile gösterilir. (.) Temamile aç k hecelerden yaz lm bir iir yoktur. Divan Edebiyat nda böyle bir durumu ifade edcek bir kal p olmamas na ra men, bugünkü Türkçemize uydurabilmek için, denemeler yapmak maksad yla, aç k heceleri çok olan baz manzumeler yaz lm t r. (...... /) Seni atam yorum Cana katam yorum, Hiç unutam yorum. Adanal Fadimem. Gözüme su doluyor Ac kay b oluyor Gene beni buluyor. Adanal Fadimem. Köz odu ile yanan Öpücü üne kanan.

Benim o adam, inan. Adanal Fadimem, kimize de, elim e ara verelim Gel. Uzaya gidelim Adanal Fadimem. (. /... /) Ne da nede belen çin keder eder Giden veya gelen Ne iyd nede ölen çin keder eder K ral veya kölen Ne don nede kefen çin keder eder Kalan veya ölen, AÇIK ST ARE, stiare bir benzetmedir. Aç k istiarede yal n z benzetilen ey söylenir, benzeyen söylenmez. Adam gibi, Aslana benzer, Cennet misâlî gibi. (Bak: stiare). Sana gerdanl k yapt m onu kimse göremez Kuyumcuda yap lmaz bahçelerde türemez Öyle bir gerdanl k ki benzemez hiç bir eye Ben kendimde saklad m zayi olmas n diye Otuz üç tanesini ard ard na dizdim

Gözlerimi kapay p renkli resmini çizdim Göz ya mla silerek p r l p r l parlatt m Yüre imin en ücra bir kö esine att m te orda kalacak sen dönünceye kadar Veya içimde yanan kor sönünceye kadar Ben göçmeden gelirsen gerdan na takar m Gerdanl kla gerdana ha re kadar bakar m Burada öpücükler bir gerdanl n boncuklar na ve bu boncuklar yan yana dizilerek bir gerdanl a benzetilmi. A IT, Bir kimsenin ölümünden sonra sa kalanlar n ac hislerini ve ölenin iyi hallerini belirtmek için yaz lan bir iir türüdür. A ta SAGU da denir. (Bak Mersiye, Türkü) ÂHENK, (Uyum, harmoni) iir okundu u zaman, musikide oldu u gibi, bir tempo ve na me meydana ç karmas na denir. Divan iirinde musikinin ahengini görmek hiç te zor bir ey de ildir. Aruz vezni, kafiyeler ve redifler yan nda söz ve ses tekrarlamalar, eda ve selaset bu na meyi ve ritmi temin eder. M sralara dilin konu malar nda oldu u gibi ak c l a yer vermek ve bilinen atasözlerin yan nda deyimler kullanmak ta bu ahengi terennüm etma e yard m eder. (Bak Söz Tekrar ) (Na meyi terennüm etmek için y ld zlarda biraz durakl yarak okuyunuz) Kâinattan*feyz alan her* eyde vard r*bir nizâm Ger nizâm ek*sikse aslen*derc olur bir*den kiyâm. Nazmda aruz *bir vezindir,* farzolan s rf *anane

Çok denenmi * bir makamd r* mûsikîden* fark ne. Veznden âri* dengesiz meb*nî binâ lar*var de il Ölçüsüz â*hengi yok his*si kelâm â*sar de il. Bir iirden *na ne gelmi * ark da â*henk gibi Bir makâmdan* bir makâma *fâilâtün *denk gibi. Her beyitten* ses gelirken* ho lan r dört *zâviye Muttarid ritm*ler saçar her* k t ada tüm *kâfiye. Özlü sözler*den yap lm *her veciz m s*ra ya ar Vezni âruz,* na me mevcut * i re tüm dün*yâ a ar. Böyle bir vezn*kullan lm *alt yüz y l *muttas l Böyle makbul *vezni âir *kullan r bin*lerce y l. AHENG- SELASET, (bak Armoni) AKROST, (Uçlama) Bir iirde m sralar n ilk kelimelerin ba harflerinden meydana gelen bir isim veya bir kelime yapma san at d r. Buna Muva ah ve stihraç ta denir. (Bak Muva ah, stihraç) Y llarca güzel resmine bakmakla yetindim Irmaktan akan sel gibi co tum ve sevindim. Lâkin seni ahsen görebilmek var emelde Dürrât kadar ahterle bulu mak yaban elde. Isrâra ne hâcet, kaderin yazd buysa Zevkyâb oluruz gökteki mahtâb bizi duysa. Bu iirde m sra lar n ba harfleri yan yana getirildi inde

YILDIZ kelimesi ç kar. AKS, AK S, Bir beyitte kelime ve kelime topluluklar n n yerini de i tirmek suretiyle yap lan bir söz san ad t r. (Bak Aks-i müfret, Paralelizm) De il sözle, de il dille anla al m, hissedelim. Sevgimizin heybetini k skanacak hemrah m z Hissedelim, anla al m dille de il sözle de il Hemrah m z k skanacak sevgimizin heybetini. Dille de il, sözle de il - de il sözle, de il dille Hissedelim, anla al m - anla al m, hissedelim Herah miz k skanacak - k skanacak hemrah m z AKS- MÜFRET, Bir kelimeharflerinin sondan ba a do ru yaz lmas ba ka bir mana ifade etmesine denir. Asuman*namusa, Be * eb, Enin*nine, Felah*halef, Naz*zan, Sakat*takas, Mey*yem, Rah*har, Âfak*kafa, Anam*mana, Ayak*kaya, Yer*rey, Yolak*kolay, Ham*mah, Sabit ki* iktibas, Koç*çok, Naz*zan, Baki kab gibi. hsân edilen s hhate ükranlar ma ruf Gurbetzede BAK ye KÂB eyleme yâ Rabb. Baki-ikab aks-i müfrettir. ALEGOR, Temsili bir istiaredir. Herhangi bir konu normal manalar n ta yan kelimelerin yerine ba ka kelimelerle anlat lma a çal l r. (Bak stiare)

Söyle tabib. Ayr l n derdine var mi çözüm Sönmedi, yetmi yedi y ldan beri yand közüm. Avdete az kald zaman der bana gizli sözüm Sa kula m ç nlad dün, imdi se irdi gözüm. Mechul olan hiss-i derûn ba ka neler biliyor Kaç senedir gâib olan dost mu bugün geliyor Belki ketûm duygular m son günü müjdeliyor Sa kula m ç nlad dün, imdi se irdi gözüm. Burada ölümden bahsedilmiyor fakat AYRILIK, AVDET ve SON GÜN kelimeleri yaradana dönü ü ya ni ölümü kasdediyor. AL TERASYON, Beyitte bir ses uyumu ve ahenk olu turmak dü üncesiyle m sra ba nda ve içinde ses benzerli i olan kelimeleri kullanma a ve bunlar n s k s k tekrarlanmas na denir. (Bak Tekrarlama, Söz tekrar ) Seksen sene esrar m sultan ma sundum. Burada S sesinin tekrarlanmas aliterasyon yap yor. Anadan do ma bebekler gibi ben de Arar m kabre kadar kendimi bende Ne zaman benlik için eytana uysam Yap yor bencili im hep beni bende. Ömürüm bitse dahî köhne bedende Yine nefs eyleyecek bendeni bende. Yal n z küflü kemik kalsa kefende Bu kemik sa layacak nâ m bende

Arasam hür kö e ben kendi içimde Beni nefsim yapacak kendine bende. Bu iirde K ve B harfleri s k s k geçiyor. ANA KAF YE, Bir gazelde veya bir Kasidede beyit sonlar ndaki kafiyelerdir. (Bak gazel, Kaside) Pejmürde, perî ân dola an bir sürü gümrâh, Sanmakta mezardan kaçacak dün göçen ervâh. Tuttuklar yollar ne yaz k selvete ç kmaz Külhanda yat p g ybet eden müfsid e kem râh. Zâhid geçinip wa z vererek zenb eden e hâs Bilsin ki güzergâh cehennem yolu billah. Bir do ru tarîk hangisidir bilmeden insan Nefsiyle berâber kan yor eytana gâh gâh. Hem sinn-i kebir hem daha genç hem ya pencâh Aff isteyen insanlara yard mc d r Allâh. Bu iirde gümrâh, ervâh, râh, billâh, gâh, Allah ana kafiyedir. Ya ad m bilmeyerek hilkatimin hikmetini Harcad m bo yere ilk gençli imin k ymetini te y llarca dola t m gülerek kâm alarak Almadan hiç bu acâip fele in himmetini Günbegün zillete düçâr bile kalsam yine hor

Göremem hilkatin ihsân hayat nimetini Bir an inkâr edemem çok seneler geçse dahi Peri anl k günü tüm dostlar m n hizmetini Ho ça kal sen demeden dostlar m ayr ld çabuk Umarak görmeyi ukbâda Hüdâ rahmetini Geçti günler seneler, geldi ömür son demine Ba lad m görme e ya lanman n âlâmetini Sevinir ho nut olur en giderim âhirete Kazan rsam ben e er dostlar m n hürmetini Burada hikmet, k ymet, himmet, nimet, hizmet, rahmet, alâmet ve hürmet ana kafiyedir, ini de bu kafiyelere ektir. Foto-albümdeki sûrette hayâlin görürüm O geçen ne eli günlerdeki hâlin görürüm Kuru bir çift duda n yand bir ehvet ile Küçücük bûse için k rm z lâlin görürüm Yal n z kald m ak amlar n avcunda bile Yedi katmer gö ün üstünde hilâlin görürüm Kara k gelmeden evvel bahar n cilvesi var Güle baksam bile her yanda nihâlin görürüm Ya asam senden uzak beldede her leyl ve nehâr Gecenin kapkara göksünde zühâlin görürüm

Gece durgun göle baksam göremem ba ka kamer Suda yaln z yüzen ay yüzlü cemâlin görürüm Burada Hayâlin, hâlin, lâlin, hilâlin, nihâlin, zühâlin, cemâlin kelimeleri ana kafiye ve görürüm ise rediftir. ARMON, Ses ve söz san atlar ndan biridir. Bir veya birkaç m srada seslerin birbirine uymas na denir. Bu san at ayni harflerle yaz lm kelimelerin manal bir ekilde gelmesiyle temin edilir. (Bak Aliterasyon, Paralelizm) Seksen sene saadeti sultan ma sundum Sultan m n esrar n canan ma sundum. S harfinin tekrarlanmas ses uyumununu temin ediyor. ARUZ HATALARI, (Kök yanl lar ) M sra içindeki hecelerin baz lar n n vezindeki hecelerin aç kl k ve kapal l klar yle uyu may na denir. (Bak: mâle (uzatma), ve Zihaf (k saltma), vasl (ulama) ARUZ VEZN, (Kök ölçüsü) Aruz vezni sistemi aç k hecelerin k sa ve kapal hecelerin uzun oknu lar esas na dayanan bir naz m ölçüsüdür. Kelimelerin yap ld hecelerin sesleri, tempoyu ve na meyi temin ederler. Hece kümeleri, kli e halinde cüzler, veya Tef ile dedikleri kal plar meydana getirirler. Bu kal plar Arapça FAALA kökünden türetilmi tir. (Bak Aruz vezni kal plar n n parçalar, Tef ile) Divan edebiyat airleri taraf ndan kullan lan aruz vezni bahirleri (guruplar halinde) unlard r: 1- Hezec (Ne 'e) : a) Mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün, mefâîlün.

b) Mefâîlün, mefâîlün, feûlün. c) Mefâîlün, feûlün, mefâîlün, feûlün. d) Mef'ûlü, mefâîlün, mef'ûlü, mefâîlün. e) Mef'ûlü, mefâîlü, mefâîlü, feûlün. g) Mef'ûlü, mefâîlü, feûlün. 2- Recez (Titrek):a) Müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün müstef'ilün. b) Müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün, müfte'ilün. c) Müfte'ilün mefâilün, müfte'ilün, mefâilün. d) Müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün. e) Müstef'ilâtün, müstef'ilâtün. f) Mefâilün, mefâilün, mefâilün, mefâilün. 3- Remel (Ko an):a) Fâilâtün fâilâtün fâilâtün fâilâtün Fâilâtün, fâilâtün, fâilâtün, fâilün. b) Fâilâtün, fâilâtün, fâilün. c) Feilâtün (2), feilâtün, feilâtün, feilâtün. Feilâtün (2), feilâtün, feilâtün, feilün (1) d) Feilâtün (2), feilâtün, feilün (1). 4- Münserih (Ak c ): a) Müfte'ilün, fâilün, müfte'ilün, fâilün. b) Müstef'ilün, feûlün, müstef'ilün, feûlün. 5- Muzari' (Benziyen): a) Mef'ûlü, fâilâtü, mefâîlü, fâilün. b) Mef'ûlü, fâilâtün, mef'ûlü, fâilâtün. 6- Müctes (Kopmu ): a) Mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilâtün. b) Mefâilün, feilâtün, mefâilün, feilün (1). 7- Seri' (Çabuk): a) Müfte'ilün, müfte'ilün,.müfte'ilün, müfte'ilün, Müfte'ilün, müfte'ilün,.müfte'ilün, Müfte'ilün, müfte'ilün, fâilün. 8- Hafif: a) Feilâtün (2), mefâilün, feilün (1)

9- Mütekarib (Yak n): a) Feûlün, feûlün, feûlün, feûlün. b) Feûlün, feûlün, feûlün, feûl. 10 - Kâmil: a) Mütefâilün, mütefâilün, mütefâilün, mütefâilün. b) Mütefâilün, feûlün, mütefâilün, feûlün. Uzun okunan hecelerin fazlal dolay siyle baz vezinlerde (1) feilün (fa lun), ve (2) feilatün (fâilâtün) olarak kullan lmas ho görülüyor. Bugünkü Türkçeye en çok uygun gelen aruz kal plar ndan baz lar: 1 - mef ü lü, me fâ i lü, me fâ i lü, fe ü lün ( / /. ) (. / /. ) (. / /. ) (. / /) 2 - fe i lâ tün, fe i lâ tün, fe i lâ tün, fe i lün (.. / /) (.. / /) (.. / /) (.. /) 3 - fâ i lâ tün, fâ i lâ tün, fâ i lâ tün, fa lun ( /. / /) ( /. / /) ( /. / /) ( / /) 4 - me fâ i lün, fe i lâ tün, me fâ i lün, fe i lâ tün (. /. /) (.. / /) (. /. /) (.. / /) 5 - müf te i lün, müf te i lün, müf te i lün, fâ i lün ( /.. /) ( /.. /) ( /.. /) ( /. /) Yukaridaki kal plara ilave edilmesi mümkün olan yeni tef ileler: Fe (. ) bu mef ü lü ( /.. ) gel me si, yak ma l mef û lâ tün ( / / / / ) s tan bul dan, (az kullan lan bir tef ile) me fe i lün (... / ) ge li yo rum, (az kullan lan bir tef ile) ARUZ VEZN KALIPLARININ PARÇALARI, Bunlara TEF LE denir. (BaK Tef ile., Takti )

Tek heceli parçalar Fâ ( / ) bay, den, bir Fe (. ) ve, ki, ya. (Böyle bir tef ile yoktur fakat eklenebilir) ki heceli paeçalar fe ûl veya fe il (. /) ge lir, ci han, ka lem, fâ lûn ( / /) gel dim, â lem, r f at Üç heceli parçalar fe i lün (.. /) Ge le cek, u ke lâ, ko ru yan, va ta n m, fâ i lün ( /. /) gel me sin, a la d m, maksad m, fe û lün (. / /) ge lir sin, ni hâ yet, ne müm kün, mef û lü ( / /. ) gel mez mi, mer dâ ne, mef ü lü ( /.. ) gel me si, yak ma l (Bu tef ile yoktur fakat eklenebilir) mef û lün (/ / /) gel mez sin, in sâ ni, Dört heceli parçalar fe i lâ tün (.. / /) ge le cek sin, ne fe nâ ey. ni çi nol maz, fâ i lâ tü (/. /. ) gel mi yor mu, hâ li miz ne, gitmiyordu, fâ i lâ tün, ( /. / /) gel mi yor mu, im ti han dan, me fâ i lün (. /. /) ge lir mi sin, ha yâ t m n, gü nâ h d r, me fâ î lü (. / /. ) ge lir ler mi. Ni hâ yet te, me fâ î lün (. / / /) ge lir ler mi, ci han gör mü, müf te i lün ( /.. /) gel mi ye cek, pür he ye cân, al t da bir, müs tef i lün ( / /. /) gel mez mi sin, câ nâ n m n, mef û lâ tün ( / / / / ) s tan bul dan, (az kullan lan bir tef ile) me fe i lün (... / ) ge li yo rum, (az kullan lan bir tef ile) Be heceli parçalar mü te fâ i lün (.. /. /) ge le cek mi sin, he ye can l d r, müs tef i lâ tün ( / /. / /) gel mez mi bil mem, müf te lâ tün ( /.. / /) Tür ki ye miz den

mû fâ a la tün ( / /.. / ) Os man l la r n M sra sonundaki hece aç k (k sa) bile olsa kapal (uzun) say lacakt r. ARUZ VEZN NDEN ÖRNEKLER, 1- DÜZ KALIPLARA ÖRNEKLER Failâtün failâtün failâtün. / / /. / / /. / / / Bir y n ben kimsesiz bir mâl- metrûk Do du um köyden baid tenhâda kald m. Mâl- metrûk = sahipsiz, terkrdilmi mal Baid = uzak Tenhâ = bo yer Failâtün failâtün failâtün failâtün. / / /. / / /. / / /. / / / Elli y ld r genç okuttun t fl a yol gösterdin ammâ Hâla ümmîsin Fatin sen, zât nâ mekteb bulunmaz. T fl = küçük çocuk Ümmî = anadan do ma cahil Feilâtün feilâtün feilâtün.. / /.. / /.. / / Senelerdir ne arar hiç te sorulmaz Fatin in sanc l feryâd da bo tur. Feilâtün feilâtün feilâtün feilâtün.. / /.. / /.. / /.. / / Senin ahvâlini, ey sevgili, rüzgâra dan t m.

Dola rken garip ellerde de, küffâra dan t m. 2- KARI IK KALIPLARA ÖRNEKLER Failâtün failâtün failâtün failün. / / /. / / /. / / / /. / Nazmda aruz bir vezindir, farzolan s rf anane Çok denenmi bir makamd r mûsikîden fark ne. Böyle bir vezn kullan lm alt yüz y l muttas l Böyle makbul vezni âir kullan r binlerce y l. Muttas l = devaml Feilâtün feilâtün feilâtün feilün.. / /.. / /.. / /.. / Gam sor kendine, esbâb n sen serde ara. Gama derman veren edviyyeyi ki verde ara. Esbâb n = sebeplerini Ser = ba, kafa Edviyye = ilaçlar Ki ver = memleket, ülke Mefâîlü mefâîlü mefâîlü feilün. / /.. / /.. / /... / Seksen ya a dek, çok ükür, âlemde duyulmu Mehmet Fatin in, merhemi yok, yâresi yoktur. Müfteilün müfteilün müfteilün failün /.. / /.. / /.. / /. /

Derd ile kasvet dolu meyhânede sen her ak am Sermest olan dostlar bir kez daha mest edersin. Failün, feilün, feûlün, feûl bazan yer de i tirebiliyor. 3- YEN DENEME ARUZ KALIPLARINDAN ÖRNEKLER Fei fei feilün...... / Seni atam yorum Cana katam yorum, Hiç unutam yorum. Adanal Fadimem. Feûlü feilün. /... / Ne da nede belen çin keder eder Giden veya gelen Ne don nede kefen çin keder eder Kalan veya ölen Feilâtü feilün fei fei feilün.. /... /...... / Kuru gövdeyi beyaz kefene sar yorum Bedenimle yal n z mezara var yorum.

Kara ta na. Kanayan yüre imin yaras na dokunup Koyacak ba m ben bir omuz ar yorum. Bo u bo una. Mütefeilün feilün.... /.. / Is ramad m eli Öpece im, öpece im. Diye sanan, Yeremiyece im el i Övece im, övece im. Diye kanar. A K, (Sevgi, muhabbet) Divan edebiyat nda a k mefhumu iki yönde incelenebilir. Biri A k- mecazi dedikleri nefis ve ehvet tebli eden fani duygulara, di eri A k- hakiki dedikleri kâmil kimselerin Allaha olan sevgilerini ve ona ba l l klar n gösteren bir muhabbetlere denir. ATA SÖZLER, Halka malolmu fikirlerin öz bir ekilde k saca söylenmesine denir. (Bak Darb- mesel ve Berceste.) Çekicin k ymeti artmaz k zarak dövsede zerri De er alt n da kal r. Dengeli k ymet var içinde. Kederin söyleme hiç, dostlar gam-yâb edersin Ama, yekten kamu dü manlar kam-yâb edersin.

artlar hak gösteren, kem sözün varsa bile Dü mana çok sövme kim, gün gelir dostun olur. Kelb-i vefâkâr da müfîd bir köpek amma Etmesin Allâh bizi pest itlere mühtaç. AZADE, (Özgür) Birinci deyimle manal ve ölçülü tek m sradan ibaret olan eserlere denir. (Bak Berceste). Uçsada toz göklere dek, avdet eder topra a. dâma mahkûm olmadan ölüm dahî güzel gelir. kinci deyimle uzun m sralara ba lanan baz k sa m sralara da bu ad verilir. (Bak Müstezad) Sana ben söyleleyim sevgili dost. Sevgi çal nmaz. Sevilen pulla al nmaz. Uzakelden birinin varsa e er sevdi i dilber Ac gurbette kal nmaz. K namaz kimse severken sevenin sevdi i kalbi Sevilen kimse al nmaz. Yol al rken gözünün gördü ü yollarda sevenler Sonu yok râha sal nmaz. Uçu an renkli böcekler gibi ilk gördü ü anda Yar mest a ka dal nmaz. K sa m sralar Azadedir. Olsayd e er toplulu un verdi i ahkâm, Sâdece ma kûl.

Yapmazd hatâ, meclis-i millet denen avâm, Böylece mebzûl. Sâkî bana dün dans ederek sundu arâb Unutturdu harâb Hat rlatt turâb. Sâkî gene en ark ile çald rebâb Ç kartt rd nikâb Unutturdu hicâb. B BEND, Ba ndan sonuna kadar ayni vezinli belli say da (üç ile on be aras ) beyitlerin te kil ettikleri demetlere denir. Gazel tarz nda kafiyelenir. (Bak: Musammat, Terc-i bend ve Terkib-i bend.) BENZETME, (Te bih), Bir eyin nitelikli ini bilinen ba ka bir eyin niteli ini örnek olarak göstermek suretiyle izah etme san at d r. Divan iirlerinde çok kullan lan söz san atlar ndan biridir. Benzeyen, benzetilen, benzetme yönü ile benzetme edat ndan ibarettir. Te bihte bu özeliklerden biri, veya ikisi eksik olabilir. (Bak stiare) Gece rakseyledi in meskene meyhâne demi ler Kimi meyhâne de il zevk da tan hâne demi ler Ço u gurbetzede olmu bu harâretli mekanda Sana meftûnlara, dil-beste-i pervâne demi ler Gözucundan yeni hayranlara bakt kça yak ndan Eminim, sendeki gök gözlere mestâne demi ler

Bize mecliste hakîkatleri nakleyledi in gün Yak k hüsn-i mekâl zikrine, efsâne demi ler Yar mahzûn birinin kavline aldanma sak n sen Fatin in i rine onlar, lafz- divâne demi ler. meskene= meyhâne, meftûn=pervâne, gök gözlere= mestâne, zikrine= efsâne, Fatin in i rine = lafz- divâne ye benzetilmi. Tenbeldeki haslet kedilerden mi bula m Mâhî yemek ister tüyün slatmadan aslâ. Bi-cehd inan r kendine bir bah i ula m Mülk toplamak ister bir emek katmadan aslâ. Kedi=tenbel insan, Bal k tutmak=mülk toplama a benzetilmi. Felekte ne e veren ses güzin rübab gibidir Ölüm rahatl ukbâda tatl hab gibidir Uzun ya ant umumun talebi olsa bile Geçinme kay gs hiç bitmeyen azab gibidir K l ç misali kesen sözlerin saç ld yer K z l dudakla a z, süslü bir kirab gibidir Sevenlerin çabucak sislenen gözündeki nem Firuze gökteki rat p gezen sehab gibidir Nihâni meclise her geldi inde sevgilinin Hafif s cak nefesi çölde bir serab gibidir. Baharda bahçivan n bahçesinde gül kokusu Gülen kad n didesinden gelen gülab gibidir A armayan gecenin zulmetinde gaybubetin Kederli kalbimi örten siyah hicab gibidir Mahalleden gelerek mâ uku ve mâ ukay Çeki tiren ki iler havlayan kilab gibidir

Küçük iken gelin olmu bekar ve bakireler Kütüphanemde okunulmam kitab gibidir Uzunca tatl ömür muhubeyle bir ya amak Zamanla eskiyip k ymetlenen arab gibidir. Acuzlar n ya hakk nda kim ne derse Fatin Senin bu günlerin eyyâm- -e - ebab gibidir BERCESTE, (Ertin) Bir eserin en kuvvetli ve ince anlaml, latif, m sra na M sra- berceste denir. Dilden dile dola an baz beyitler ata sözü halinde ezberlenir. Manzumede en kuvvetli beyte beyt-i berceste denir. (Bak Atasözleri, Darb- mesel, Azade) dâma makkum olmadan ölüm dahi güzel gelir, Do al bir ekilde ölmek, idam edilmekten daha iyidir Zannetmeki cennetle cehennem çok uzakta Beklenmedik an mevt bizi bekler bu tuzakta. A yara çuvald z sokacaksan, daha evvel Kendin dene bir kez, kanat r i ne bat nca Bir esb sanacaks n ne vakit nefsimi görsen Hem tekme atar hem de san r kendini tevsen Bir defa rü vet alan n, çarp c dan fark nedir? Nân fakirden çalan n, ismine sârik mi denir? Bu gün ölsem bu benim mâzimin en son günüdür Ya ya arsam bu gün istikbâlimin, ilk dünüdür

Serbâz meyi içtikçe de küfretme e ba lar. Bundan yana insanl a k ymet veriyorsan Öksüz ve yetimlerle de payla ne yiyorsan Baz dü man baz eytan seni etmi peri an Sonu gelmez kibirindir sana güçlük ç karan Fatin in ark lar beste de erli Baz m ra lar berceste de erli. Fayda vermez çok direnmek sâbir ol sen, gam yeme Kimse dünyâ hanesinden sa ve sâlim ç kmad. Kara toprak bile bilmez, ölümün verdi i vehm Kaz lan kabre inen sand n uzlet var içinde. Mah erde ç k p kimleri mes ul tutar z biz Dünyâda bizim yapt m z kirli çamurdan. Ma sum yalan n te siri hiç yok mu san rlar Artt kça dürû sözleri her zikr utan rlar. Müfidse e er kelb ile it nef i demektir Tâhir ve temiz sâd k it in hepsi köpektir. Sahte bir eyler yaparken do ru söz gelmez dile Do rulur mârân dahî bir kez girerken menzile. Vezn-i âruzla iir yazmas derdim zor olay Dediler cevheri yerden ç kar m çok mu kolay. BEY T, (Dizik) Ayni vezinde ardarda dizilmi iki m sral k demetlere denir.her eser beyit say s yle ölçülür. Genel olarak her

beyit müstakil bir mana taml halindrdir. (Bak: Gazel ve Kasidede ah beyit, Byetül gazel, Beytül kasid, Musarra, Matla, Makta - Tac beyit.) BEYTÜL GAZEL, Gazelin en güzel beytine denir. Buna bazan ah beyit te denir.. (Bak gazel, Kaside) Bu gün ölsem bu benim mâzimin en son günüdür Ya ya arsam bu gün istikbâlimin, ilk dünüdür Bir esb sanacaks n ne vakit nefsimi görsen Hem tekme atar hem de san r kendini tevsen Gam yemem, kalbim k r lmaz füc eten göçsem bile Zira son y llarda sonsuz sevgi sundun sen bana Hükemâ! Her ne kadar yoksa müsâvât zamanda Var e it rütbe mezarl ktaki hâkî mekanda. Hem sinn-i kebir hem daha genç hem ya pencâh Aff isteyen insanlara yard mc d r Allâh. Bu beyitler gazellerin güzel beyitlerinden baz lar d r. BEYTÜL KAS DE, Kasidenin kastetti i en güzel beytine denir. (Bak Kaside ve Bercesteler) Yüce meclisteki k rkbe senelik sevgili ûh Küçücük k z gibi ya haddini nihân edecek

Sorar m gökteki mehtâba ve y ld zlara hergün. Hem uçan ku lara, hem yerde yatan mâra dan t m. Müte air geçinirken latin elfâz çalanlar Feilâtün le yaz lm zarif e âr unutmu. Nice ins ba sokacak hâne ararken Bir evin varsa e er, hamd ü senâ et. Gerçek kaderin yazd s hhatl bir insan Yüz y l ya ar ammâ, ölümün çâresi yoktur Bu beyitler Kas delerin güzel beyitlerinden baz lar d r. B LE K HECELER, Baz heceler Arapça ve Farsça kelimelerden geldi i için biraz uzunca okunur ve aruz vezninde bir aç k ve bir kapal hece k ymetinde hesaplan r (/.), fakat bu günkü Türkçemizde bu bile ik kelimeler Türkçe söyleni lerine göre vezinle mutabakat yap l r. Bile ik kelime olan Rûz (/.) gâr (/.)r kelimesi bugün rüz (/) gar(/) ve a k (/.) kel mesi bugün a k (/) sabr (/.), kelimesi bugün Sab r (. /) veya sabr (/) sabr m yaz l sa (/ /) fakat sab r m yaz l rsa (/. /) olarak kullan lmaktad r. Nefs (/.) Kelimesi bugünkü Türkçede ne-fis (. /) olur

B LMECE, Bir eyin ad n anmadan vas flar n üstü kapal bir ekilde söyleyerek o eyin ne oldu unu sorma san at d r. (Bak Muammâ, Lûgaz) B KR, (Bekar) Hiç dokunulmam demektir. Güzel kelimelerle yeni bir söyleyi tarz na Elfaz- bikr ve ilk defa ortaya at lan yeni bir fikirleri dercetme e Efkâr- bikr denir. Geleceksin, göreceksin, gideceksin denecek. Direnirsen bile, bir gün kara toprak yenecek. Ar yorsan sözü, mânâs derin bir k sa lâf iirin vezni aruz, fikri kavî, lehçesi sâf, Oku, elfâz n ö ren, lugat n fark n bil Yan l p sanma sak n bâkire efkâr, güzâf. C - Ç CEVAP, Baz hallerde airler birbirlerinin iirlerine nazireler yazmakla beraber k sa dörtlükler halinde cevap verdikleri de görülmü tür. (Bak Nazire) And k seni, yâd eyledik i rini üstâd Cennete de Hakk eyleyecek Tal at âd Makberde ükür feyz ile yatt kça ecdâd Dünya kalacak böylece tab na mûtâd. Üsküdarl Tal at a airlerin ünvân ma âbit gibidir Yazd klar insanl a âit gibidir

efkat da tan kalbi büyük yolda m n Lutf NCE leyen dostlu u SAB T gibidir Sabit nce ye Hemen MDÂD a cevap, zevk-i zarâfetle geldi K sa bir sözdü fakat harfleri âfâk deldi. San r m, ben gibi gurbetçiye gönderdi in lafz, Vecîz olmakla berâber dizelerden GÜZELD Mehmet Bardakç ya Beni z mnen k nayan dostlara bir tatl sözüm var Utan p pi man olanlar küçücük z ndana gelsin. Bir Dost a Kader evlatlar insanlar için haz dolu gün var. Büyüyen gençlere bayram, deliren dosta dü ün var. Arayan kimseye e lencelerin her türü mevcut Ama çok ne eli günlerde dahî bizde hüzün var. iirlerimin çok karamsar oldu unu söyleyen talebeme. Kendim gibi ahret suçu fâillerine S r köprü ç kar geçme e mevt illerine. Göçtükte bu ten postac bey lutfederek Gönder geri mektuplar mürsillerine. Postac ya C NAS, (Benzeyi ) Yaz l ve söyleyi i ayni olan fakat mana bak m ndan ayr sözleri birbirine yak n bir ekilde kullanma san at d r. Bu san at Divan Edebiyat nda çok kullan lm t r. (Bak Cinasl kafiyeler)

Al-al Aks rmas - ak s rmas Asmaya-asmaya Ay neye- ayneye Bahane- bahe ne Baltas -bal tas Bende-bende Bir bende-bir bende Bir yüzden-biryüzden Bu seni-bûseni Bo mas -bo mas Budar günde-bu dar dünde Da da yand -da dayand Derdim yar-derdim yâr Deri ne-derine Dilince-dil ince Dü te gör-dü te gör El ba na-el ba na Elmas -elmas Gazel-gazel Gönderi-gön deri Gülen az- güle naz Günah-gün ah Güzel oya-güzel o ya ncidir-inci dir Kanarya-kanar ya Kanay m-kanay m Karadan-kara dan Karagözü-kara gözü K r-k r Kuleden-kul eden Ku a -ku a Kuzusu-kuzu su Maltas -mal tas Nem al r-nemal r Oda yanmez-o dayanmaz O ya-oya Sürüne-sürü ne Ter sinemi-tersine mi Tokat -tokat Yakamaz-yakam az Yakar nca-ya kar nca Yal n z-yal n z Yar asar-yara sar Yara bir-yâra bir Yaradan-yara dan Yaramaz-yaram az Yay lan-ya y lan Yay n -yay n Yer-yer Y karlar-y karlar Yüzden-yüzden Yüz e er-yüze er

C NASLI KAF YE, (Cinasl uyak) Ma nâca (anlamlar ) ayr fakat ses ve yaz l lar ayni olan kelimelerden yap lm kafiyelerdir. (Bak Cinas) Bütün âlemdeki gül bahçelerinden gülü soldurdu isek Emin ol sen güzelim, râihan n verdi i bû, sende kal r. Ne ç kar kem fele in verdi i üç be günü doldurdu isek Duyulan zevkle berâber duda n ho tad bûse nde kal r. Pâk bir hayât ya ad m hem da da hem yaz da, Lâkin ehir kirletti ak da beyaz da. K gibi ya ad m bahar da yaz da S d rd m bir k t aya dört m sral k yaz da. u fâni vücudunda kemik nedir, deri ne? Kimse de er vermiyor kemi ine derine. Be para etmedi dün, be para etmez yar n, Gömülünce vücûdun, iki metre derine. Bütün âlem geçecek râh- kurdan O h yâbân koca yoldur duran yok. Görünür her gece hem-vâre burdan Kara tâbût gidiyor durduran yok. Kalbur alt na dü tüm. S dk ü hakk ele beni Gizli kalmad s rr m, verdi nefs ele beni Gam keder dolu yetmi y ld r a ka tutuldum Olmas n diye vuslat, sürdü baht ele beni.

Gece rü yamdaki âb-hufte ya ya mur veya karm, Fakat âb-nâr ile iblis bedi evrâk yakarm. Bu fecî cürmüne pi mân olan iblîs ile nefsim, Suçunun aff için nâfile Allâha yakarm. Mü tak m ben bûsene Güz gelmeden gelsene Deryâlar a arak Gelemezsen bu sene Bekliyorum gel sene Eyub sabr m ta arak Seninçin bir gül ald m Dikenini paklad m Bana f rsat verirsen Sama gülü vereyim. Gülü ünü dün çald m Haf zamda saklad m Bana f rsat verirsen Sana gülüvereyim. Kimbilir ben nerdeyim, yâhut kimim yâ ben neyim Asgar imkân belli bir leyl üflenilmi benneyim. Dal de il, yaprak de il, ya bir kütük kalm gibi Girdi im külhanda seksen y l yanan bir nesneyim. ÇAPRAZ KAF YE, Tek say l m sralar ve çift say l m sralar kendi aralar nda kafiyelidir. Abab, cdcd, efef, gibi. Bütün âlemdeki gül bahçelerinden gülü soldurdu isek Emin ol sen güzelim, râihan n verdi i bû, sende kal r.

Ne ç kar kem fele in verdi i üç be günü doldurdu isek Duyulan zevkle berâber duda n ho tad bûse nde kal r. Hiç kimsenin umrunda de il gelse vefât n Mescitte iken sâdece dostlar bilecekler. Gelmez geri ömründe biten senevât n Akranlar n n bâz s Eyvâh diyecekler. Rahmet dileyip kabre gömüldükte memât n Evlâd ü iyâl hât ralardan silecekler. Sevgim artt gittikçe Bunda bir maharet yok Fitre ihsân ettikçe Verdi Allâh m pek çok Gençleri e ittikçe Bilgim artt. Gönlüm tok Bütün âlem geçecek râh- kurdan O h yâbân koca yoldur duran yok. Görünür her gece hem-vâre burdan Kara tâbût gidiyor durduran yok. D DARB-I MESEL, (Bak Ata sözleri, Berceste) DESTAN, Kelime anlam hikaye, masal demektir. Ciddi hadiselerin sava, isyan, kahramanl k, felaket, yang n seyyahat ve bazan da gülünç mevzular uzun uzaduya anlatan bir naz m eklidir. Mevzuu bazan tememen hayali olup efsane eklinde masallar da olabilir. Destanlar ferdi de il içtimaidir. Cemiyetin

çe itli duygular i lenir. Mesnevi tip nde yaz l r. Göktürk Destanlar ve Battal Gazi Destan gibi. (Bak Hikaye, Masal, Efsane) Bundan yetmi sene evvel bahçemizde bir me e A ac nda körpe yaprak bak yordu güne e O, a ac n tepesinde görüyordu her yeri Etraf n seyrederdi bir ileri bir geri Gözlerini alamazd ormanlardan, da lardan Derelerden, tepelerden o güzelim ba lardan Ruzgarlarla zarif yaprak dans ederdi bütün gün Her geçen gün onun için hem bayramd hem dü ün Dala konan ku lar ile konu urdu durmadan Yüksek yerde gün geçmezdi güzel hayal kurmadan Gündüzleri bütün vakti türkülerle dolmu tu Geceleri karanl kta aya a k olmu tu Ays z gece yaln zl kendisini s kard Tüylerini ya murlar n damlalar y kard Bulutlar gözetlemek gözlerini yorard Fakat yine hiç b kmadan birkaç soru sorard te böyle gams z geçti otuz sene aradan Ye il yaprak gürbüzle ti kuvvet verdi yaradan Fakat neden sonra gördü etraf nda büyüyen Genç yapraklar ba ka dallar asker gibi yürüyen Yeni dallar ve yapraklar engelliyor güne i Gölgeli in ç kartt üzntünün yok e i Ruzglar kesiyordu ufuklar kap yor Ya murlar n damlalar ba ka yere sap yor Bu günlerde uçan dostlar daha seyrek geliyor Bir taraftan kurt böcekler vücudunu deliyor Geceleri sevgilisi ay görmez olunca

Feryad ile isyan etti hemen sabr dolunca Ne yaz k ki elden bir ey gelmiyordu. Ne çare? A l yordu, s zl yordu kimsesizdi biçare Neden sonra bu yepyeni hayat na al t Elde olan nimetlerden zevkalma a çal t Etraf nda ba ka dallar ço ald kça ço ald Kom ularla geçinmesi samimi ve do ald Otuz sene daha sonra art k yaprak olgundu Bilgisinin ha metiyle akl zihni dolgundu Hareketsiz ya ay etti onu az i man Gençli inde yapt ndan oluyordu çok pi man Sevgilisi dolunay görmedi i geceler Rüyas nda y ld zlar n adlar n heceler Vücudunda a r s z e it dengi dengine Koyu ye il rengi döndü aç k sar rengine Hiç bir yard m beklemedi ne a adan ne de beyden li kisi çoktan beri kesilmi ti her eyden Titriyordu bütün beden ufac k bir ruzgardan Ayr lman n zaman d r bu a açtan bu yardan Toplad yetmi be y l saklad bir kozdu En sonunda elde kalan üstündeki bir tozdu Zay f yaprak kopacak bir hale geldi dal ndan stemedi bir ey me e a ac n n mal ndan Neticede dü ecekti erken veya biraz geç Kendi dedi kendisine Gömülecek yeri seç Fatin, sana o kadar çok benziyor ki bu yaprak Ne dü tüyse gökten kabul eylemedi bu toprak? D DAKT K R, Ö retme amac yla yaz lm manzumelere denir. (Bak Ö üt, Nutuk) Pek ikâyet etme kim senden de dûn bin ki i var. Çok böbürlenmek te bo tur. Kimse vermez i tibar.

ç güzellik d güzellikten de evlâd r, Fatin Mûteberdir gösterirsen kendini dengin kadar. Akranlar n ergeç ba ederler seni Dâvut Mâzîdeki önderleri ders/örnek al rsan Lâkin göremezsin büyüyen gölgeni Dâvut Bir ba kas n n gölgesi alt nda kal rsan. Oku o lum. Oku yaz. Her eyi bilmen gerekir Ne kadar zor sorular sorsa da Münkir ve Nekir Acaip dünyadas n. Ba kas tutmaz kolunu Okumazsan kölelik mesle i bekler yolunu. Çok varsa gücün âlemi bir karmakar yap Gâyen ödül almaksa rakiplerle yar yap Sarhos, dolu meyhanede zevk almak için sen Nefsinle bo u san bile kom unla bar yap. DI SAN ATLAR, (Bak Nâz m türleri, Vezin, Kafiye, Redif) D VAN, Herhhangi bir Divan airinin bütün iirlerinin topland kitaba denir. Tertipli bir divanda Kasideler, Tarihler, Gazeller, Musammatlar, K t alar, ark lar, Beyitler, M sralar, Müfretler, Bercesteler, Lugazlar ve di er iirler s ras yle yer al rlar. Birçok airlerin divanlar air öldükten sonra tertiplenmi tir. Küçük divanlara Divançe denir. D VAN EDEB YATI, 12 ci as rdan sonra Arapça bilim dili ve Farsça da kültür ve san at dili olarak benimsenme e ba lanm ve Lehce-i Osmanî denilen bir karma dil ortaya ç km t r. Bu dille

yaz lan manzum ve mensur eserlere Divan Edebiyat eserleri denir. Divan Edebiyat n n özünü te kil eden ve tesir alt nda kald bilgi malzemeleri çok çe itlidir. Bunlar aras nda Dini inançlar, slam dini ilimleri, Tarih, Tasavvuf, Mitoloji, Efsaneler, Peygamberler, Milli kültür, Ata sözleri, Türkçe yan nda Arapçça ve Farsça dillerinin özellikleri vard r. DÖRTLÜK, Dört m sradan ibaret olup bir fikri veciz bir ekilde ifade etme e çal r. Rubai, K t a ve Tuyuk ekilleri vard r. (Bak Rubai, Tuyu, Murabba ) 1975 te: Resmimde ne ku var ne de lâle Ammâ, yok esef, yok kötü nâle Yetmi be i a k n Fatin amcan, El-hamd-ü-lillah, erdi kemâle. 1976 da: Bu y l da geçti Fatin, yetm alt mutlu bahar Bu mutluluk ne kadar çok devam eder, ne kadar? Azald eldeki dermân, ço ald ba taki kar Kaderde varsa e er, bir kaç y l iyd-kebir daha var. 1977 de: On yedi Temmuz iki bin dört görünür Bir yazar n yazd defter dürülür Amca Fatin dostlara manzum dil ile Der ki Bir insan gibi bir y l gömülür. 1978 de:

Yetmi sekizin Temmuzu bitti Sevmek te sevilmek te e itti. Bir lahza dal p göz kapay nca, Çok ne eli bir y l daha gitti. 1979 da: Varsa ger bimar beden, yorgun ba n Baki yâ yetmi dokuz y ld r ya n Dercedilmi bir kaderden beklenen Gün gelir dostlar diker makber ta n. RAMAT K R, nsanlar n ac ma ve trajik duygular na hitab eden mevzular içine alan manzumelerdir. DUA, (Allaha yalvar ve yakar ) Allaha ükretmek için yaz lan bu konu ayr ayr iirler halinde i lendi i gibi kasidelerin son k sm nda da Münâcât ad alt nda yer al r. (Bak Münâcât) Merhametli efkatli yaradan n ismiyle Dünyan n âhiretin tüm âlemin cismiyle, Mah er günü maliki bizler sana tapar z Senden yard m umar z emrinizi yapar z Sap tanlara de il sevdi in insanlara Lutfetti in düz yolu göster bize bir ara. Ne do ar ne do urur e iti yoktur diye Varl klar aras nda benzemez hiç bir eye. Gelin mü min karde ler Allah tektir diyelim Varl na nan p O nu tekbirliyelim. Sana s nd k Yâ-Rabb eytan n amelinden Gece karanl ndan, mücrimlerin elinden Kurtar bizi Allah m, kullar n z biz senin

K skançl k h slerinden hased eden kimsenin Varl klar n sahibi, insanlar n Allâh Ancak sensin dü enin en son ilticagâh eytan kötülü ünden, müfsitlerin elinden Ara açan fitneci insanlar n dilinden. Kazan l nca zafer, insanlar birer birer Allah n yard m yla slâm dinine girer Öyleyse Fatin Baki O na yalvar af dile tiyakla dua et, ömrün az kalsa bile. Sana her gün sunulan nîmeti fâd l Bulabildiysen e er, hamd ü senâ et. Tadarak zevkini ömrün bu kadar y l Ya abildiysen e er, hamd ü senâ et. Nice ins ba sokacak hâne ararken Bir evin varsa e er, hamd ü senâ et. Ço unun kâr getiren mesle i yoktur Bir i in varsa e er, hamd ü senâ et. Bulamaz beldede can yolda herkes E inin kadrini bil hamd ü senâ et. ki milyar ki i bir lokmaya muhtaç Doyuyorsan bu günen hamd ü senâ et. Giyecek çul bulamazken ço u halk n Caketin var diye sen hamd ü senâ et. Kara zulmette kalan kör, kötürüm çok

Bakarak yol yürüsen hamd ü senâ et. Kimi müste fede bîmâr, kimi mecnun Bu gün akl n var iken hamd ü senâ et. Bize gurbette keder, derd mi bulunmaz Ya asan gamdan uzak hamd ü senâ et. O kadar çok ki i var tahsili noksan Okuyorsan bunu sen, hamd ü senâ et. Dîn-i islâm bilen kalmad art k K l yorsan namaz n hamd ü senâ et. Ana, karda, baba, dost mevt ile gitti Uyan rsan bu sabah hamd ü senâ et. Yalvarmalar Allâha temâmiyle vakûrdu. Mescitte duâm savt m Mevlâya duyurdu. Meçhûle gidenler, bana, Allâh n ad yle, Ikra dedi Kur ân. Resul böyler buyurdu. Kurtar beni nefsimden azâb eyleme yâ Rabb Affeyle kabâheti, gazâb eyleme yâ Rabb Cismiyle ve nefsiyle günah i leyen âciz, Abid kulu geç ya ta turâb eyleme yâ Rabb Mü minlerin ahfâd na yard m hevesiyle rfan dolu bir kalbi harâb eyleme yâ Rabb hsân edilen s hhate ükranlar ma ruf

Gurbetzede BAK ye KÂB eyleme yâ Rabb. DURAK, Hece vezniyle yaz lm iirlerde m sralar n belli bölümlere ayr ld yerlere denir. Aruz veznindeki takti ler gibi. Okurken o noktalarda hafifçe duraklama yap l r. (Bak Hece vezni, Durgulama, Tef ile, Takti ) 6 + 5 = 11 Do du un diyara - dönmezsen geri Söyle bana RUZGAR - geldi in yeri Denizde karada - bilirler seni Tan rlar tad nca - ölüm buseni Belli birçok ismin - unvan n vard r Dü manlar n kadar - hayrân n vard r Üstüne biçilmez - bir ân n vard r Bin çe it hayat n, - bin can n vard r Gezdi in yerlerden - biri Hindistan Oradaki ismin - insafs z TUFAN Amerika denen - yerlerde iken Senin yeni ad n - olur HÜRRIKEN Baz günler olup - deli FIRTINA Yüklersin a ac - evi s rt na Y kars n bentleri - suyu ta r p Basars n kentleri - köprüler y k p Fakat bugün vard r - ba ka bir hâlin Birini sevme e - vard r mecâlin Ak am YEL i gibi - odama girdin S cak duda n - bana de irdin

Oturduk sabaha - kadar diz dize Bak t k, gülü tük - yaln z biz bize Sar l p dola p - hudut a madan Öpü tük, sevi tik - hiç konu madan Fakihi afakta - uykuya dald HAVA n n sevgisi - ask da kald. 4 + 3 = 7 Mü tak m ben - bûsene Güz gelmeden - gelsene Deryâlar - a arak Gelemezsen - bu sene Bekliyorum - gel sene Eyub sabr m - ta arak 4 + 4 = 8 Mevt Allâh n - emri derler A k ta böyle - de il midir? Yas tutarlar - gam ederler A k ta böyle - de il midir?, Evde gelir - handa gelir Tende gelir - canda gelir Beklenmedik - anda gelir A k ta böyle - de il midir? Mekân bilmez - zaman bilmez Kazâ gibi - aman bilmez Hatâ etsen - affeylemez A k ta böyle - degil midir?

Gündüzleri - gece olur Kelimeler - hece olur Basit sözler - bilmecolur A k ta böyle - degil midir? Havadisler - haber vermez Dost melekler - kanat germez Ermi lerin - akl ermaz A k ta böyle - de il midir? Pusudad r - sessiz durur Ne ahlâk var - ne de gurur Masumlara - sille vurur A k ta böyle - de il midir? Hem a lat r - hem güldürür Hislerimi dört - böldürür Benim ya ta - pir öldürür A k ta böyle - de il midir? 4 + 4 + 4 + 4 = 16 Muammâd r - bu cihanda - gülen de var - a layan da Keder, hüzün - içimizde, - ne e varken - öte yanda Ebeveynim - gülüyordu, - a l yarak - gelirken ben Evlatlar m - h çk racak - bu dünyadan - giderken ben Kader budur, - gelen gider, - do an ölür - geç ya erken Teker teker - göçece iz - son nefeste - Hudâ derken Mefaki der - hiç de i mez - gülsen de bir - a lasan da

Birkaç sene - kirac yken - ya sarayda - ya da handa 7 + 7 = 14 Pak olmak gereklidir - temiz ahsiyet pek az Bütün renkler içinde - çabuk kirlenir beyaz Mecliste ra bet görür - kazan r çok imtiyaz Bütün renkler içinde - çabuk kirlenir beyaz yilik yapan insan - mumla aran r fakat Aleyhinde söylenen - sözler geli ir on kat Ele tirilir her an, - sa dan soldan yer tokat Bütün renkler içinde - çabuk kirlenir beyaz Öksüz, yetim yoksula - Mefaki yard m eder Gece gündüz çal r - a lmad k yol gider yilikler yapt kça - gece gündüz dayak yer Bütün renkler içinde - çabuk kirlenir beyaz DURGULAMA, M sra n durgu dedi imiz baz bölümlere ayr larak orada hafifçe durma ameliyesine denir. Mesela: 4+4+4 veya 6+5 Bu duraklar m sra n okunu unda tabii lüzumlu bir duraklamadan daha uzun sürmez. K sa m sralar n ço u durgusuzdur veya buna tek durgulu denir. (Bak Hece Vezni, Durak) Duraks z 7 ' li Erken ba lad tela Büyüdü yava yava Ana, baba, bac( )karda Köyde dü ün var bugün Bazlamalar aç ld

Sofralara geçildi Üste ayran içildi Köyde dü ün var bugün Davulla zurna çals n Oynayacaklar gelsin Seyirciler halka olsun Köyde dü ün var bugün (Ertesi gün) Mefaki dün çok yoruldun Yataklara serildin Sabahleyin dirildin Köyde dü ün vard dün 4 + 4 + 4 + 4 = 16 Muammâd r* bu cihanda *gülen de var* a layan da Keder, hüzün* içimizde,* ne e varken *öte yanda Ebeveynim * gülüyordu, * a l yarak * gelirken ben Evlatlar m* h çk racak *bu dünyadan* giderken ben Kader budur,* gelen gider,* do an ölür* geç ya erken Teker teker* göçece iz * son nefeste* Hudâ derken Mefaki der *hiç de i mez *gülsen de bir *a lasan da Birkaç sene* kirac yken* ya sarayda* ya da handa.. 6 + 5 = 11 Ayr ld m köyümden * ederek merak Dola t m illeri* bir eyler için Bu merak götürdü* beni çok rak

Yerlere: Hint, Japon,* Burma, Tibet, Çin Acaip ellerde* dola r iken Gurbette tükettim* hayat m ben Domuzla köpekle* dala r iken Temanen unuttum* memât m ben Yapt m eylerin* edebi vard Bunca iyilikler* bo a gitmez ki Ne eyledi isem *sebebi vard Hepsini yapma a *ömrüm yetmez ki Füc eten ölürsem *görmeden seni Vatan m. HAKKINI* HELAL ET derim Garipler gömmeden* mezara beni Dostlar namaza *davet ederim Mefaki ilm için *Çine de gittin E rildi bü rüldü *ilk bildiklerin Y llarca gençleri *ö dün e ittin Billahi sevapt r* eylediklerin. DÜZ KAF YE, Her beyit kendi aras nda kafiyeli naz m eklidir. Aa, bb, cc, dd, gibi. Buna mesnevi eklinde kafiyeleme de denir. (Bak Mesnevi, Destan, Hikaye,) Ben ne bir kahraman m ne de bir kabaday Senelerce dola t m Kuzey Amerikay Her gitti im ehirde Türklerle kar la t m Birkaç yla anla t m, birkaç yla dala t m Ço u muhacir gelmi Orta Anadoludan

Kimisi Kayseriden kimisi de Boludan Baz s doktor olmu baz s olmu di çi Talebelerden ba ka ekserisi de i çi Bir gün geldim Texas a tan t m Ahmet ile ngilizcesi zay f yabanc s d r dile Uzun uzun konu tuk sonra arkada olduk Kalbini açt bana sanki biz karda olduk Saz çalar ark söyler bazan da iir yazar Yazd iirlerden okudu azar azar Dosyas n aç nca ah çekti derin derin öyle bir k t a vard sayfas nda defterin Hasretim köyüme geldim geleli Do um yerim benim Konya Ere li Bir güzel k z sevdim burya gelmeden Ad Ay e asl da Darendeli. Uzuncad r boyu incedir beli Herkes onu san r dünya güzeli Ni anlanacakt k köyden ç kmadan Ad Ay e asl da Darendeli. Gözleri ya ar nca ba ka bir ey demedi Bana öyle geldi ki okumak istemedi Neden sonra do ruldu uzun oturu undan Ben de hafiften ald m konu tuk bundan undan Plan nda yok imi Amerikaya gelmek Ne Okyanosu a mak ne kaderini çelmek ans onu gezdirmi tayfa iken vapurda Dola t rm kendini Burma da Singapur da Yük dolusu gemisi Miami ye gelince Vapurdan atlamay dü ünmü ince ince Bakmadan neticeye kara veya zarara Neden sonra ula m maceral karara

Texas sahillerine gemisi yakla t kça Yüre i yan yormu binalara bakt kça Vapur demirleyince kendini suya atm Yüzüp sahile gelmi gece kumlarla yatm Ertesi gün sabahtan Houston sokaklar nda Dola m aç olarak havayla su var kar nda Rastlam istasyonda muhtaç ekme e a a Az c k Türkçe bilen bir ran l dinda a Doyurmu onu o gün yat rm hanesinde Ertesi gün bir Türkle tan m sayesinde Orada benzin satan o Türk i vermi ona Bir yatak odas na ve kar n toklu una Çal m onbe saat etmeden hiç ikayet Allaha ükür etmi istememi inayet Be ay önce burdaki fabrikada i bulmu ngilizce ö renip sefaletten kurtulmu imdi ye il kart almak için u ra yormu Kendisinden beklenen limiti a yormu Sigaras n yakt nefes çekti bir iki Yava sakin bir sesle çekinerek dedi ki imdi ba m derttedir köydeki sevgiliyle Cevap alam yorum mektupla e-mail ile Bundan bir müddet önce bir gün ço ald derdim Çok sevdi im Ay eye u kyt ay gönderdim Sevgili Ay e, ben burda kalacam Pek yak nda sana para salacam Hükümetten ye il kart al nca Uçak ile seni burya alacam. te tam düne kadar karanl klarda kald m Ne bir mektup ne haber nede e-mail ald m Sabahleyin erkenden çrvirdim telefonu

Birkaç saat içinde s k s k arad m onu Her nedense Ay ecik telefona gelmedi Onun küçük karde i de bir ey söylemedi Nihayet bir arkada cevap verdi telime te u telgrafta yazm birkaç kelime Ahmet. i ten geçti. Tela etmen nafile Ay e evlendi. diyor köyün muhtar ile. Saz n ald Ahmet ve unlar söyledi Kendi kendime ettim imdi ben bittim dedi. Kader ekerdi bald Beni gurbete sald Bu çekilmez gurbetin Ac s bana kald. Onu böyle söyleten içindeki mihnetti Saz n b rakmadan unu ilave etti. Kalbimi Ay e çald Ay emi muhtar ald Ay e gelin olunca Ac s bana kald. Ahmedin defterine bir defa daha bakt m Kalbi k r k Ahmed i kederiyle birakt m. DÜZ KALIPLAR, (Bak Aruz vezni) Feilâtün feilâtün feilâtün, feilâtün, Mefâilün, mefâilün, mefâilün, mefâilün, Müstefilün, müstefilün, müstefilün,

Müstefilâtün, müstefilâtün, gibi DÜZ YAZI, Divan edebiyat nda airler iire ehemmiyet vermekle beraber, Nesir dedikleri düz yaz ile de yazanlar çoktur. Bu yaz lar amaçlar na göre üç k s mda incelenebilir. 1- Süslü yaz, Bu tür yaz lar airin ustal n göstermek için yaz l r iir gibidir. Buna san atl nesir, N A da denir. 2- Orta yaz, Bu tür yaz lar genellikle tarih kitaplar nda olaylar ve vak alar tasvir eden yaz lard r. Baz hallerde a r dil de kullan ld görülmü tür. 3- Sade yaz, airin san at n göstermek maksad yle de il, bir konuyu iyice anlatabilmek için yaz lan nesirlerdir. (SÜSLÜ NES R - N Â) Örnek bir mektup: (*) Ans z n bana bir gün gelirsen (1) seni nas l kar l yaca m planl yorum. Nasl kar l yaca m ve seni nas l kucak layaca m tahayyül ediyorum. Seni görmeyeli çok zaman oldu. (2). Kim bilir, eski günlerde oldu u gibi ve duvarlar mdaki resimlerin kadar güzelsin. (3). Sanki bir put.(4). Belki daha da güzelle tin.(5). Beklenmedik bir anda bana gelirsen evimde en güzel kö eyi sana ay raca m. En lezzetli yemekleri teklif edece im, kavalt n yatakta yapabilmen için erken kalk p kahveni istedi in biçimde yapaca m. Ben senden ö rendim bunlar. Bir gün bana gelirsen ellerim ellerine de er diye hayeller kuruyorum. Etraf nda kelebekler gibi (6) ne eyle dola mak istiyorum. Durmadan uçuyor gibiyim. (7). En nadide duygular m sana sakl yorum. Ans z n gelirsen a r r m diye de korkuyorum. Ya dilim tutulur heyecendan kekeleme e ba larsam diye içime bir havf geliyor. Uzun bir zamand r görü emedik. Birdenbire bana gelirsen, beraber geçirdi imiz yal n z iyi günleri hayalleyece im. Rüyalar m var

sana dair. Çok oldu görü müyeli. Senden ayr lmak kolay olacak san yordum. Sensiz kal nca sanki gök yüzü karard y ld zlar n a rl n omuzlar mda h ssettim (8). Seni bilmem amma ben epey de i tim. Bendeki de i iklikleri, ho görülü oldu umu, mülayimle ti imi ve ba ar lar m sana nas l anlataca m dü ünüyorum. Hakikatlerin uza nda abart l olarak söylediklerimi itiraf edecek miyim? (9). Etmeli miyim? diye çeli mezliklerle doluyum. Henüz kestiremedim. Ya sen. Ya sen bana bir gün gelirsen ne yapacaks n? Bana neler söyliyeceksin? (10). H rç nl m, huysuzlu umu, geçimsizli imi ve hatalar mla beraber daha neler neler (11) yapt klar m bir anda a z ndan kusarcas na (12). ç karacak m s n? te bildi im budur. Bildi im seninle geçinmenin zor oldu udur. (13). Dur. Gelmesen iyi olur. (14) (*) Bu mektup ö rencilerden Recep in ayr ld kar s na yazd bir in â denemesidir. Notlar: 1 - Tekrarlama = Ans z n bana bir gün gelirsen defalarca söyleniyor 2 - Palalelizm = Seni görmeyeli çok oldu. 3 - Benzetme = Duvardaki resimler kadar güzelsin. 4 - Mazmun = Sanki bir put. Put güzellik semboloudur. 5 - ltifat = Beklki de daha güzelsin. 6 - Te bih = Kelebekler gibi 7 - stiare = Uçuyor gibiyim. 8 - Abartma = Y ld zlar n a rl n omuzlar mda hissettim. 9 - Tecâhül-i ârif = Bildi i halde bimemezlikten gelme san at. 10- stfhâm. = Soru turma 11 - Kinaye = Çabuk konu may kusmak kelimesiyle ifade ediyor. 12 - Ha v (Doldurma), H rç n, huysuz, geçimsiz, kusurlu ve daha neler neler. 13 - Terdit = Sonunda beklenmedik bir karara vararak okuyucuyu hayrette b rakmak..