SEÇİM SİSTEMLERİ SUNUŞU Erol Tuncer TESAV Vakfı Başkanı 26 Ekim 2013 (Ülke Politikaları Vakfı nın düzenlediği Açık Oturum) I.TARİHÇE İki dereceli seçim sistemi: 1877 den 1943 seçimlerine kadar Tek dereceli sisteme geçiş: 5 Haziran tarih ve 4918 sayılı Kanun Çok partili dönemde uygulanmış olan seçim sistemleri: 7 adet. Osmanlı Döneminden Günümüze Kadar Uygulanmış Olan Seçim Sistemleri Seçim Sistemleri ÖZEL SEÇİM YÖNTEMLERİ (*) İKİ DERECELİ SİSTEMLER TEK DERECELİ SİSTEMLER Çoğunluk Sistemi Liste Usulü Çoğunluk Nispi Temsil Sistemi Uygulandığı Seçimler 1877 1. Devre, 1877 2. Devre Mebus Seçimleri / 1920 Mebus Seçimleri 1908, 1912, 1914, 1918, 1923, 1927, 1931, 1935, 1939, 1943 Mebus Seçimleri 1946, 1950, 1954, 1957 Milletvekili Seçimleri 1961 Cumhuriyet Senatosu Seçimleri Çevre Barajlı d Hondt Milli Bakiye Barajsız d Hondt Çifte Barajlı d Hondt Çifte Barajlı d Hondt + Kontenjan Ülke Barajlı d Hondt 1961 Milletvekili / 1964 Cumhuriyet Senatosu Seçimleri 1965 Milletvekili / 1966 Cumhuriyet Senatosu Seçimleri 1969, 1973, 1977 Milletvekili Seçimleri 1968, 1973, 1975, 1977, 1979 Cumhuriyet Senatosu Seçimleri 1983 Milletvekili Seçimleri 1987, 1991 Milletvekili Seçimleri 1995, 1999, 2002 Milletvekili Seçimleri 1
II. SEÇİM SİSTEMİNİN ETKİLERİ / YANSIMALARI Siyasi sistemin üç temel ayağı: Anayasa / Siyasi Partiler sistemi /Seçim sistemi Seçim sistemi anayasalar kadar önemli: Ülkeyi kimin yöneteceğini / Anayasaları yapacak çoğunluğu belirliyor. Siyasi partiler sistemini etkiliyor (Liste usulü çoğunluk ve ülke barajlı sistemler ülkeyi iki partili sisteme götürüyor, barajsız sistemlerde TBMM ye giren parti sayısı artıyor). Seçim Tarihleri Seçim Sistemi Meclise Giren Parti 1950, 1954, 1957 Liste usulü çoğunluk 3 Parti 1961 Çevre barajlı d Hondt 4 Parti (*) 1965 Milli Bakiye 6 Parti 1969, 1973, 1977 Barajsız d Hondt 8 7 6 Parti 1983 Çifte barajlı d Hondt 3 Parti (*) 1987 Çifte barajlı d Hondt + Kontenjan 3 Parti 1991 Çifte barajlı d Hondt + Kontenjan 5 Parti 1995, 1999 % 10 Ülke Barajlı d Hondt 5 Parti 2002 % 10 Ülke Barajlı d Hondt 2 Parti 2007, 2011 % 10 Ülke Barajlı d Hondt 3 Parti (*) Askeri müdahaleler sonrasında yapılan seçimler Seçmenin oy verme davranışını etkiliyor: Seçmen dilediği partiye değil oyunun zayi olmayacağına inandığı partiye oy vermek zorunda kalıyor. Seçmen oylarının önemli bölümü TBMM de temsil edilemiyor: Örneğin 2002 seçimlerinde oyların yarıya yakını (% 46,3) TBMM dışında kalmıştır. Siyaset sürecini etkiliyor: Bununla ilgili olarak siyasi tarihimizden iki çarpıcı örnek verilebilir: 2
1957 seçimi sonucu DP: 424, Muhalefet: 186, aradaki fark: 238 Seçim Barajsız d Hondt sistemiyle yapılsaydı: DP: 313, Muhalefet: 297, aradaki fark yalnızca: 16 olacaktı. Sonuç: Ülkeyi 1960 askeri müdahalesine götüren ortam oluşmayabilirdi. 1977 seçimi sonucu 1977 seçimi (Barajsız d Hondt sistemi) CHP: 213 mv. Bu sayı tek başına iktidar olabilmek için gerekli olan 225 mv. nin altındaydı. Seçim % 10 Ülke barajlı sistemle yapılsaydı CHP: 237 mv., Çoğunluk sistemiyle yapılsaydı CHP: 269 mv. almış olacaktı. Sonuç: Böylece CHP nin tek başına iktidarı denenmiş olacaktı. 3
III. SEÇİM SİSTEMİ TERCİHLERİNİN NEDENLERİ Çoğunluk sisteminin adaletsiz sonuçlarına karşı oluşan tepkilerden ötürü 1960 sonrasına nispi temsile geçilmiştir. % 10 Baraj, 1970-80 dönemindeki koalisyonlara karşı oluşan tepkiler nedeniyle getirilmiştir. Barajın indirilmesine karşı çıkanların bir gerekçesi de belli bir etnik kökene dayanan partilerin TBMM ye girmesinin bu yolla engellenmesidir. Oysa bu partiler, barajı bağımsız adaylar yoluyla aşmasını bilmişlerdir. Diğer partinin önünü kesme isteği: Milli Bakiye, AP nin tek başına iktidarını engellemek amacıyla getirilmiş ve 1965 seçimlerinde uygulanmıştır. Seçim şansını arttırma isteği: ANAP Genel Başkanı Turgut Özal, 1987 seçimlerine girerken, partisinin seçim şansını arttırmak amacıyla, Çifte barajlı d Hondt + Kontenjan sistemini getirmiş ve % 36,3 oy oranıyla TBMM de % 64,9 oranında sandalye elde etmiştir. Seçim sistemi, iki kez Anayasa Mahkemesi kararıyla belirlenmiştir: 1968 yılında yapılan yasa değişikliği ile Çevre barajlı d Hondt sistemine geçilmiş, ancak çevre barajı Anayasa Mahkemesince iptal edildiği için Barajsız d Hondt sistemine dönülmüştür. 1995 yılında yapılan değişiklikle çevre barajları yeniden düzenlenmiş, ancak çevre barajı yine Anayasa Mahkemesince iptal edildiği için % 10 Ülke barajlı d Hondt sistemine dönülmüştür. 4
IV.ÇİFTE STANDARTLI DAVRANIŞLAR Siyasetçiler, kendi koşullarına uygun sistem arayışı peşinde. 1946 Seçim Kanunu: CHP çoğunluk, DP nispi temsil öneriyor. Seçim Kanunu: CHP DP Çoğunluk, MP Nispi temsil istiyor. 1959 İlk Hedefler Beyannamesi: CHP Nispi temsili savunuyor. 1961 Temsilciler Meclisi: CHP çoğunluk sistemini savunuyor ve Millet Meclisinde nispi temsil, Senatoda çoğunluk sistemini getiriyor. 1964: CHP Milli bakiye sistemini getiriyor. 1987 Özal: Çifte baraj + kontenjan. DYP Genel Başkanı Tansu Çiller ve CHP Genel Başkanı Deniz Baykal, kendi partilerine yarayacağı inancıyla % 10 barajda ısrar ettiler: (Ancak 1999 da CHP, 2002 de DYP baraj altında kaldı.) 5
V.(% 5 BARAJ + DARALTILMIŞ BÖLGE) ÖNERİSİ İktidar Partisi, bugüne kadar, % 10 barajı indirmeye yanaşmadı. Şimdi barajı bazı nedenlerle % 5 e indirmeye razı görünüyor, ama Daraltılmış bölge uygulanması koşuluyla.. Barajın indirilmesinden doğan kayıplarını böylece telafi etmeyi öngörüyor, hatta 2011 sonuçlarına göre kazançlı da çıkabilecek.. Barajın düşmesi elbette iyi olur. Daraltılmış bölgenin de haklı gerekçeleri var: Seçmen ile seçilenlerin bağları güçlenir. (Burada dikkat edilecek husus, seçim çevreleri sınırlarının belirlenmesinde objektif kurallar konulması olmalıdır.) Mevcut uygulamada, çıkaracağı milletvekili sayısı: 19-35 arasında olan iller, 2 seçim çevresine, 36 ve daha fazla olan iller, 3 seçim çevresine bölünmektedir: Halen İstanbul (87 mv.) 3, Ankara (32 mv.) 2 ve İzmir (26 mv.) 2 seçim çevresine bölünmüştür. Sistemin kaygı yaratmasının esas nedeni, iktidar ve anamuhalefet arasındaki oy farkının büyüklüğüdür. Bu ölçüsüzlük, iktidarın milletvekili sayısının daha da artmasına ve muhalefetin milletvekili sayısının azalmasına yol açıyor. Böylece iktidar ve muhalefet arasında zaten var olan güç farkı daha da artıyor. Bu da iktidarın demokrasiden giderek uzaklaşan uygulamalarından şikayetçi olan toplum kesimlerinde haklı kaygılara yol açıyor. 6