PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT) El Kitabı
Teknolojik gelişmelerin çok hızlı gerçekleştiği günümüzde bu gelişmelerin en çok gözlendiği alanlardan birisi tıp bilimidir. Tıp alanları içerisinde de özellikle genetik biliminde her geçen gün farklı bilgiler ortaya konmakta ve bu bilgiler tanı ve tedavi amacıyla hastalarda kullanılmaya başlanmaktadır. Genetik alanında ortaya konan yeniliklerin ve gelişmelerin çok hızlı olması nedeniyle özellikle hastaların bu konudaki bilgilere ulaşması ve takip etmesi son derece güç hale gelmiştir. Kaldı ki biz doktorların dahi güncel gelişmeleritakip etmesi ve bilgilerini yenilemesi artık çok kolay değildir. Genetik biliminde gelişmelerin gözlendiğien önemli alanlardan bir tanesi de tüp bebek hastalarında laboratuvar ortamında oluşturulan embriyoların anne adayına transfer edilmesinden önce genetik incelemelere tabi tutularak sağlıklı embriyoların transfer edilmesi amacıyla uygulanan Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) işlemidir.pgtamacıylakullanılan teknikler sürekli geliştirilmekte ve buna bağlı olarak embriyolarda yapılabilen genetik incelemelerin genişliği ve hassasiyetleri artmaktadır. Bu kitapçık, sağlık profesyonellerine ve tüp bebeğe başvuran çiftlerepreimplantasyon genetik tanı ile ilgili güncel bilgileri aktarmak ve önemli noktalara dikkat çekmek amacıyla merak edilen konular veya sıkça sorulan sorular göz önünde bulundurularak hazırlanmıştır. Anlaşılır olduğu kadar yeterli derecede de bilgilendirici olacak şekilde hazırlamaya çalıştığımız bu kitapçığın sizlere faydalı olması dileğiyle GENETİKS
GENETİK HASTALIKLAR GENETİK NEDİR? İnsan vücudunu oluşturan hücrelerde yer alan ve çekirdek adı verilen oluşumlar içerisinde vücudumuzun sağlıklı gelişmesi ve çalışması için gerekli olan yapılar mevcuttur. Bu yapılara genetik yapı, bu yapılarda meydana gelen değişimler sonrasında oluşan hastalıklara da genetik hastalıklar adı verilmektedir. GENETİK HASTALIKLAR NELERDİR? Genetik hastalıkları 2 ana başlıkta toplamak mümkündür. Bunlar, kromozom ve tek gen hastalıklarıdır. Kromozomal hastalıklar, normalde 23 çift (46) olan ve kromozom adı verilen yapıların sayısında eksiklik/fazlalık olması veya kromozomlardan birisinde yapısal eksiklik/fazlalık bulunması durumunda gözlenirler. Sayılarıyirmibinigeçen tek gen hastalıkları ise, kromozomlar üzerinde yer alan ve gen adı verilen yapılarda meydana gelen genetik değişimler (mutasyon) sonrasında ortaya çıkar. Ayrıca, genetik ve çevresel faktörlerin etkileşimi ile ortaya çıkan multifaktöriyel hastalıklarileyine hücre içerisinde bulunan ve mitokondri adı verilen yapıların içerisinde bulunan ayrı bir DNA üzerindeki genetik değişimler sonrasında oluşan hastalıklarda bu gruptadır. Kromozomal Hastalıklar Kromozom adı verilen yapılardaki sayısal eksiklikler ve fazlalıklar gebelik döneminde sıklıkla düşükle sonuçlanmaktadır. Doğuma kadar ulaşması durumunda ise bebeklerde zekâ geriliği ve fiziksel bozukluklara neden olmaktadır. Bunlardan en iyi bilineni, Down Sendromu olup sayısal kromozomal bozukluklar içinde en hafif düzeyde seyreden ve bu nedenle de sıklıkla doğuma kadar ulaşan bir hastalıktır. Benzer olarak, kromozomlarda meydana gelen yapısal eksiklik ve fazlalıkların birçoğu doğum sonrasında zekâ geriliği ve ciddi fiziksel bozukluklar ile seyretmektedir. Ayrıca, bebeğin anne karnında ölmesine veya gebeliğin düşükle sonuçlanmasına neden olmaktadır. Yapısal kromozom hastalıkları ile ilgili en büyük sıkıntı ise yüzbinlerle ifade edilebilecek farklı türünün olması ve bunların saptanmasındaki tıbbi zorluklardır. Bebeklerde görülen bu tür kromozom hastalıklarının, anne veya babada bulunan sayısal veya yapısal bir kromozom bozukluğundan kaynaklanabileceği gösterilmiştir. Ancak, bebeklerde gözlenen kromozom hastalıkların çok büyük bir kısmında problemin kaynağının anne babadaki kromozom bozukluğu olmadığı belirlenmiştir. Aksine; anne ve baba adayının kromozomları normal olmasına rağmen, bu kişilerin üreme hücrelerinde meydana gelen kromozom bozukluklarından kaynaklandığı saptanmıştır. Tek Gen Hastalıkları Gen adı verilen kromozomlar üzerindeki bu küçük genetik yapılardaki değişimlerden kaynaklanan tek gen hastalıklarının sayısı günümüzde yirmi binden fazladır. Bu hastalıklar, DNA hastalıkları olarak da ifade edilmekte olup hala birçoğu için doğum sonrasında dahi genetik test yapılabilmesi mümkün değildir. Ancak; Akdeniz Anemisi (Talasemi), Kistik Fibrozis, Spinal Musküler Atrofi (SMA), Hemofili A, Fenilketonüri ve Akdeniz Ateşi (FMF) sık gözlenen tek gen hastalıklarından bazıları olup genetik testler ile saptanabilmeleri mümkündür. Bu tür DNA hastalıklarından herhangi birisi için çiftlerde taşıcılık saptanması veya ebeveynlerden birisinin bir genetik hastalığa sahip olması durumunda ailenin doğacak bebeklerinde genetik hastalık görülme ihtimali %25-50 arasında değişmektedir. Bu yüksek risk nedeniyle, 2000 li yıllardan önce çiftlere gebelik döneminde genetik tanı önerilmekteydi. Günümüzde ise bu tür çiftlere PGT ile birlikte uygulanacak tüp bebek yöntemi seçenek olarak sunulabilmektedir. www.genetiks.com.tr
PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT) PGTNedir? Genetik bilimindeki son yıllardaki gelişmeler; tüp bebek yöntemiyle geliştirilen embriyolarda genetik incelemeler yapılmasına imkân tanımaktadır. Bu yönteme embriyoda genetik tanı (Preimplantasyon Genetik Tanı - PGT) adı verilmektedir. Gebelik öncesi genetik tanı adı da verilen bu işlem; yumurta ve sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında döllenmesi sonucunda gelişen embriyolardan alınan hücre(lerde) gerçekleştirilmektedir. Alınan bu hücrelerde özel yöntemler kullanılmakta ve doğacak bebekteki sayısal ve yapısal kromozom bozuklukları ile tek gen hastalıklarının (Akdeniz anemisi, orak hücreli anemisi, KistikFibrozis gibi) tanısı yapılabilmektedir. Böylece sağlıklı embriyoların anne adayına transferi ile sağlıklı bebeklerin doğması sağlanmaktadır. PGT nin Amacı Nedir? Bireylerin; taşıdıkları kalıtsal hastalığı değişik oranlarda çocuklarına aktarma riskleri nedeniyle genetik hastalıkların bireylerde ve embriyolarda belirlenmesi çiftlerin sağlıklı çocuk sahibi olabilmesi için önemlidir. Günümüzde; farklı teknikler kullanılarak,birçok kalıtsal hastalığın tüp bebek aşamasında embriyolar ana rahmine konmadan önce tanımlanması mümkün hale gelmiştir. Preimplantasyon Genetik Tanının amacı, öncelikle genetik hastalıkların gebelik öncesi dönemde yani henüz embriyo aşamasında tanımlanmasıdır. Ayrıca, kısırlık problemi nedeni ile tüp bebek tekniklerinin uygulanacağı çiftlerde embriyolarda oluşması muhtemel genetik bozukların tanımlanması için kullanılmaktadır. PGT Hangi Durumlarda Önerilmektedir? PGT, genetik bir hastalığı olan veya kalıtsal bir hastalık için taşıyıcılık saptanmış ve sağlıklı çocuk sahibi olmak isteyen çiftlere önerilmektedir. Özellikle, tek gen hastalıkları veya kromozom bozukluğu saptanmış çiftlerin çocuklarında hastalık riski yüksek olduğu için günümüzde sıkça uygulanmaktadır. Benzer olarak, ailesel kanser sendromlarına neden olan genetik değişikliklerinsaptandığı çiftlerde de kullanılabilmektedir. PGT önerilen durumlar Genetik bir hastalık taşıyıcılığı Genetik bir hastalık bulunması Genetik hastalık saptanmış bir çocuk bulunması Talasemi, lösemi vb. hastalıklarda HLA tiplemesi Kanser vb. predispozisyon hastalıklarında Tüp bebek denemeleri sırasında İleri anne yaşı Tekrarlayan gebelik kayıpları Başarısız tüp bebek denemeleri Şiddetli erkek kısırlığı Nedeni açıklanamayan kısırlık Ayrıca, kendilerinde bir genetik problem bulunmamasına rağmen infertilite nedeniyle tüp bebek tekniklerinin uygulanacağı ailelerde de PGT önerilmektedir. Özellikle; ileri anne yaşı (37yaş ve üstü), tekrarlayan gebelik kayıpları ve tekrarlayan tüp bebek denemelerinde başarısızlık bulunan çiftlerin gebeliklerinde kromozomhastalıklarının görülme riski yüksek olduğu içinpgt uygulanmaktadır. PGT nin Avantajları Nelerdir? Ailelerin sağlıklı çocuk sahibi olmaları sağlanmaktadır. Gebelik kayıpları azaltılmaktadır. Ailenin gebe kalma şansı arttırılmaktadır. Aile, gebelik sonlandırılmasına bağlı tıbbi ve psikolojik travmalardan korunmaktadır. Talasemi vb. hastalıklarda doku tiplemesi ile hasta çocuk için tedavi imkânı sağlanmaktadır. PGT; gebelik kayıpları nedeniyle ailelerin yaşadığı sıkıntılar ve doğan hasta çocukların yaşam boyu karşılaştıkları sağlık problemleri, hastalıkların tedavisindeki güçlükler ve yüksek tedavi maliyetleri ile karşılaştırıldığında çok daha faydalı ve ucuz bir tanı yöntemidir.
PREİMPLANTASYON GENETİK TANI (PGT) PGT da Kullanılan Yöntemler Nelerdir? Çiftin tüp bebek tedavisine alınmasından sonra yaklaşık 10-12 günlük tedavinin ardından yumurta hücreleri toplanarak her biri ayrı bir sperm hücresi ile döllenir. Döllenen ve iyi gelişen hücrelerden (embriyo) 3. günde blastomer biyopsisi ile bir adet hücre veya 5. günde trofoektoderm biyopsisi ile 4-5 tane hücre alınır. Daha sonra; FISH, ArrayCGH, PCR, DNA dizi analizi adı verilen farklı tekniklerden bir veya birkaçı kullanılarak bu hücrelerde genetik inceleme yapılır. Preimplantasyon genetik tanıda kullanılan yöntemler Kromozomal Hastalıklar Floresan in situ hibridizasyon (FISH) Komperatif genomik hibridizasyon (CGH) DNA fragman analizi Array CGH Tek Gen Hastalıkları Polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) DNA dizi analizi (sequencing) DNA fragman analizi DNA bağlantı (linkage) analizi PGTile Hangi Hastalıklar Tanımlanabilmektedir? Günümüzde, bazı özel durumlar dışında hemen hemen tüm genetik hastalıklarda preimplantasyon genetik tanı (PGT) işlemi uygulanabilmektedir. PGT işleminin uygulanabilmesi için en önemli koşul ailede bulunan genetik hastalığın tanımlanmış olmasıdır. Aksi durumda, PGT aşamasına geçilebilmesi için öncelikle hastalık tanısının konması gereklidir. Kromozomal Hastalıklar PGT ile tanımlanabilen kromozomal hastalıklar, sayısal ve yapısal olarak iki ana gruba ayrılmaktadır. Klinefelter ve X kromozom mozaisizmi gibi sayısal kromozom bozukluklarının saptandığı çiftlerde FISH ve Array CGH yöntemleri ile PGT uygulaması uzun zamandır kullanılan bir yöntemdir. Translokasyon, inversiyon vb. yapısal kromozom değişikliklerinin gözlendiği çiftlerde ise saptanan hastalığa özel bir PGT işlemi uygulanarak genetik olarak sağlıklı embriyolar seçilebilmektedir. Yine, yapısal kromozomal anomaliler grubunda olan marker kromozomlar ile özel bir translokasyon tipi olan insersiyonel translokasyonlarda daha önceden PGT yapılması mümkün olmamasına rağmen günümüzde bu tür durumlarda acgh ile sağlıklı embriyolar tanımlanabilmektedir. Kromozom analizleri normal olan çiftlerde de PGT işlemi önerilebilmektedir. İleri anne yaşı, tekrarlayan gebelik kayıpları ve tekrarlayan başarısız tüp bebek denemeleri gibi durumlarda üreme hücrelerinden kaynaklanansayısal kromozom bozukluklarının saptanabilmesi için en sık farklı kromozomları içeren PGT panelleri kullanılmaktadır. Tek Gen Hastalıkları Tek gen hastalıklarının embriyo aşamasında tanımlanması kromozomal hastalıklara göre daha güç olup bunun için daha farklı teknikler ve gelişmiş cihazlar gereklidir. PGT işleminin uygulanabilmesi için en önemli koşul hastalığa neden olan ve mutasyon olarak adlandırılan DNA değişikliğinin önceden saptanmış olmasıdır. DNA hastalıklarının embriyo aşamasında incelenebilmesi için, setup aşaması olarak adlandırılan ve genellikle 1-2 ay süren bir ön hazırlık aşaması gereklidir. Hazırlık aşaması; PGT yapılacak ailede, hastalığa neden olan gen bölgesindeki mutasyona özel yapılır. Ayrıca, embriyo aşamasındaki testlerin tek bir hücrede yapılmasından kaynaklanan yanlış tanı riskinin azaltılabilmesi için aileye özgü olan informatif marker ların belirlenmesiişlemi demutlaka gerekli olup ön hazırlık aşamasında yapılır. Hastalık tanısının konamadığı, klinik olarak tanı konulup genetik testlerin yapılmadığı veya yapılamadığı veya DNA testlerinin normal olarak saptandığı çiftlerde ön hazırlık aşamasının yapılamaması nedeniyle PGT işleminin de uygulanması teknik olarak mümkün değildir. www.preimplantasyongenetiktani.com
EMBRİYOLARDA FISH İLE KROMOZOMAL HASTALIK TARAMASI (PGS) SAYISAL KROMOZOM BOZUKLUKLARI Cinsiyet kromozomları dışındaki diğer kromozomların sayısal eksiklikleri ve fazlalıkları genellikle yaşamla bağdaşmaz veya ağır fiziksel ve zekâ bozuklukları nedeniyle kişilerin evlenme çağına ulaşmasına, ulaşması durumunda daevlenebilmesine engel olur. Bu nedenle, hastalarda saptanan sayısal kromozom hastalıklarının tamamına yakını cinsiyet kromozomlarında görülmekte olup bu bozuklukların üreme hücreleri ile bebeğe aktarılması olasılığı mevcuttur. Bu tür hastalarda, belirli kromozomları içeren panellerin kullanılması nedeniyle ön hazırlık yapılması gerekli değildir.sayısal kromozom bozuklukları nedeniyle PGT önerilen hastalarda, embriyolardan 3. günde bir tane hücre alınarak floresan in situ hibridizasyon (FISH) yöntemi ile genetik inceleme yapılmaktadır. Bu inceleme sayesinde, kromozomal bozukluktaşımayan embriyolar seçilerek gebelik şansı arttırılmakta vegebelik kaybı ile hasta bir bebeğin doğma ihtimali azaltılmaktadır. Preimplantasyon genetik tanı (PGT) aşamaları Kullanılacak PGT panelin belirlenmesi Preimplantasyon genetik tanı (PGT) Embriyo transferi YAPISAL KROMOZOM BOZUKLUKLARI Translokasyon, inversiyon, marker kromozom vb.yapısal kromozom bozukluğu saptanan çiftlerin embriyolarında genetik bozuklukların görülme oranının hayli yüksek olması (%50-85) nedeniyle yardımcı üreme teknikleri uygulanması durumunda mutlaka PGT önerilmektedir. Bu tür hastalarda;pgt yapılmaması durumunda, genetik yapısı dengesiz olan bir yumurta veya sperm oluşumuna bağlı olarak tekrarlayan gebelik kayıpları gözlenebilir veya zekâ ve fiziksel anomaliye sahip çocuk doğumu olabilir. Dengeli translokasyon ve inversiyon taşıyıcısı gibi yapısal kromozom bozuklukları saptanan kişilerde her zaman gerekli olmamakla birlikte PGT öncesinde kan alınarak ön hazırlık çalışması yapılması gerekli olabilir. Bu durumda, yaklaşık 15 günlük bir süre gerekli olup aile ön hazırlık sonrasında tüp bebek tedavisine alınmaktadır. Daha sonrasında da,iyi gelişen embriyolardan 3. günde bir tane hücre alınarak genetik inceleme yapılmakta ve kromozom yapısı dengeli olan sağlıklı embriyolar seçilmektedir. Preimplantasyon genetik tanı (PGT) aşamaları Gerekli probların belirlenmesi için setup (gerekli olması durumunda) Preimplantasyon genetik tanı (PGT) Embriyo transferi ANÖPLOİDİ TARAMASI İnfertilite nedeniyle yardımcı üreme teknikleri uygulanan ve kromozom analizleri normal bulunan çiftlerin bir kısmına FISH yöntemi ile anöploidi taraması (PGS) yapılması önerilmektedir. Özellikle, 37 yaş ve üzeri kadınlarda, tekrarlayan düşükleri bulunan çiftlerde, birçok kez yardımcı üreme teknikleri uygulamasına rağmen gebelik sağlanamayan çiftlerde ve şiddetli erkek infertilitesi durumundaembriyolarda kromozom bozuklukların varlığı söz konusu olabilmektedir. Sayısal kromozom bozukluklarının saptanması amacıyla uygulanan PGT işlemi için ön hazırlık gerekli değildir. Bu amaçla yapılacak genetik incelemelerde kullanılabilecek farklı paneller bulunmakta olup genellikle 5 farklı kromozomu içeren iki panelden (13,18,21, X ve Y veya 13,16,18, 21 ve 22) birisi önerilmektedir. Bazı hastalarda,7 veya 9 kromozomu (13,16,18,21,22, X ve Y+15,17) içeren paneller uygulanır.
EMBRİYOLARDA ARRAY CGH İLE24 KROMOZOM TARAMASI (PGS) Kullanımı 1998 yılında yaygınlaşan PGT işlemi ile ilk zamanlarda FISH yöntemi kullanılarak sadece beş farklı kromozom incelenebilmekte iken bu sayı daha sonra dokuz kromozoma kadar yükselmiştir. Son yıllarda yapılan çalışmalar sonrasında FISH yönteminin yanı sıra mikroarray (Array CGH-aCGH)adı verilen ikinci bir teknik daha geliştirilmiştir. Aslında, klasik CGH, uzun yıllardır hem anne karnındaki bebeklerin hem de doğum sonrasında genetik hastalık saptanan bireylerin incelenmesinde hatta kanser hastalarında kullanılan bir yöntemdir. Bu yöntem, zamanla mikroarray teknolojisine adapte edilerek (acgh) daha fazla kromozom bozukluğunun hızlı ve daha güvenli olarak saptanabilmesi sağlanmıştır. Yaklaşık iki yıl önce bu yöntem bir adım daha ileri taşınarak tüp bebek hastalarında da kullanılmaya başlanmıştır ve embriyolar transfer edilmeden önce 24 kromozomun sayısal olarak incelenmesi mümkün hale gelmiştir. acgh ile 24 kromozom incelemesinin aşamaları 1 adet hücre alınması (3. günde) 3-4 adet hücre alınması (5. günde) Tüm genetik yapının PCR ile çoğaltılması acgh uygulanması Özel bir cihaz ile analiz sonuçlarının değerlendirilmesi Sayısal ve yapısal kromozom bozukluklarının tanımlanması Preimplantasyon genetik tarama (PGS) adı verilen bu yöntem ile tüp bebek hastalarında normal kromozom sayısına sahip embriyolar saptanabilmekte ve bu embriyoların transferi ile ailelerin sağlıklı çocuk sahibi olma şansları ciddi oranlarda artırılmaktadır. Ayrıca, gebelik kaybı riski azaltılarak aileler psikolojik ve fiziksel travmalardan da korunabilmektedir. acgh ile 24 kromozom incelemesinin avantajları Yüksek gebelik oranı Azalmış düşük oranı Doğumaulaşan gebelik oranlarında artış Tek embriyo transferine bağlı çoğul gebeliklerde azalma Son yıllarda bu alanda yeni teknolojilerin geliştirmesi ile embriyoların genetik yapısı ile ilgili çok daha fazla bilgi edinmeyi sağlayan test kitleri üretilmeye başlanmıştır. Son olarak; Oxford Gene Technology(OGT) tarafından 2014 yılında embriyoda genetik tanı için yeni kitler geliştirilmiştir. CytoSure EmbryoScreen Array adı verilen bu kitler 60k lık çözünürlüğe sahip uzun oligonükleotidarray ler olup şu anda dünyada embriyoların genetik yapısının incelenmesinde kullanılanlar içerisinde en fazlagenetik bilgiye ulaşmamızı sağlayan kitlerdir. Bu kitler yardımıyla, sayısal kromozom bozukluklarının yanı sıra genetik materyalde eksilme ve artış gibi olası birçok yapısal kromozom bozuklukları da belirli ölçülerde saptanabilmektedir. Bu nedenle, hem sayısal kromozom bozukluğu hem de translokasyon, inversiyon, marker kromozom vb. yapısal kromozom bozuklukları bulunan çiftlerde kullanılabilmektedir. acgh kitlerinin karşılaştırılması CytoSure Embryo Screen Array (OGT) 24sure (BlueGnome) 24surePlus (BlueGnome) Prob Tipi Oligonükleotid Array Bac Array Bac Array Çözünürlük 60k 6k 12k Anöploidi Taraması + + + Yapısal Anomali Taraması Delesyon ve duplikasyon Yapısal Kromozom Anomalisi Saptanmış Çiftlerde Kullanabilme Translokasyon/inversiyon/marker kromozom + - + + - + www.preimplantasyongenetiktani.com
EMBRİYOLARDA TEK GEN HASTALIĞI TANISI (PGT) Bireylerin; taşıdıkları kalıtsal hastalığı değişik oranlarda çocuklarına aktarma riskleri nedeniyle, genetik hastalıkların kişilerde belirlenmesi sağlıklı çocuk sahibi olabilmeleri açısından önemlidir. Günümüzde, farklı DNA analiz teknikleri kullanılarak çok sayıda kalıtsal hastalığın hem doğum sonrası hem degebelik döneminde tanımlanabilmesi mümkün hale gelmiştir. Genetik bilimindeki son yıllardaki gelişmeler, tüp bebek yöntemleriyle geliştirilen embriyolarda genetik incelemeler yapılmasına imkân tanımaktadır. Bu yönteme embriyoda genetik tanı (Preimplantasyon Genetik Tanı-PGT) adı verilmektedir. Gebelik öncesi genetik tanı adı da verilen PGT işlemi, yumurta ve sperm hücrelerinin laboratuvar ortamında döllenmesi sonucunda gelişen embriyolardan bir adet hücre alınması ile gerçekleştirilmektedir. Alınan hücrelerde özel yöntemler kullanılmakta ve doğacak bebekteki sayısal ve yapısal kromozom bozuklukları ile tek gen hastalıklarının tanısı yapılabilmektedir. Böylece sağlıklı embriyoların anne adayına transferi ile sağlıklı bebeklerin doğması sağlanmaktadır. Bu amaçla; 2000 li yıllardan itibaren Akdeniz anemisi (Talasemi), Kistik Fibrozis, Spinal Musküler Atrofi (SMA), Hemofili, Duchenne/Becker Kas Distrofisi gibi birçok genetik hastalık için sıklıkla PGT yapılmaktadır. Tek gen hastalıkları olarak ifade edilen DNA hastalıklarından birisi için çiftlerde taşıcılık saptanması veya ebeveynlerden birisinin bir genetik hastalığa sahip olması durumunda ailenin doğacak bebeklerinde genetik hastalığın görülme ihtimali %25-50 arasında değişmektedir. Mevcut olan bu yüksek risk nedeniyle çiftlere PGT önerilmektedir. Bu işlemin asıl amacı, aileyi gebelik sonlandırılmasına bağlı tıbbi ve psikolojik travmalardan korumak ve sağlıklı çocuk sahibi olmalarını sağlamaktır. Günümüzde, tek gen hastalıklarının neredeyse tamamı embriyo aşamasında tanımlanabilmektedir. Burada önemli olan nokta, hasta çocukta veya çiftlerde daha önceden yapılmış olan DNA testleri ile hastalığa neden olan genetik değişimin (mutasyon) saptanarak hastalık tanısının kesinleştirilmiş olmasıdır. Ancak; uygulanan PGT işlemi, embriyonun tüm genetik hastalıklar açısından taranmasını değil sadece daha önceden tanımlanmış olan genetik hastalığa ilişkin bir incelemeyi kapsamaktadır. PGT işlemi, kan vb. örneklerden yapılan standart genetik testlere göre çok daha zor ve zahmetlidir. Bunun en büyük nedeni de incelemenin embriyodan alınan tek bir hücre (blastomer) üzerinde gerçekleştirilmesidir. Bu nedenle; PGT öncesinde, genellikle 1-2 ay süren ve setup adı verilen bir ön hazırlık yapılması zorunludur. Çalışmanın; tek bir hücreden, dolayısıyla da çok az miktarda DNA örneğinden yapılmasından kaynaklı sonuç alamama (amplifikasyon kaybı) ve yanlış tanı gibi riskler ortaya çıkmaktadır. Hazırlık aşamasında, bu sorunların minimum düzeye indirilmesi için hem kullanılacak malzemelerin tek hücrede optimum düzeyde çalışıp çalışmadıkları önceden kontrol edilir hem de embriyoda incelenecek gen bölgesine yakın olan ve aileden aileye değişiklik gösteren informatif marker lar belirlenir. Daha önceden başka bir merkezde tanımlanmış mutasyonların kanda doğrulanması, PGT işleminde kullanılacak hastalığa özgü malzemenin tek hücreden yapılacak çalışmaya uygun şekilde dizayn edilmesi ve tek hücre üzerinde denenmesi, hata payını azaltmak için aileye özgü olan informatif marker ların belirlenerek denenmesi sonrasında hazırlık aşaması tamamlanmış olur. Tek gen hastalığı/taşıyıcılığı bulunan ve preimplantasyon genetik tanı (PGT) işlemi için bir IVF merkezine başvuran çiftler ancak hazırlık aşaması tamamlandıktan sonra tüp bebek tedavisine alınabilirler. Setup aşaması sonrasında anne adayı ortalama 10-12 gün süren bir hormon tedavisine alınarak çok sayıda yumurta elde edilmeye çalışılır. Elde edilen yumurta hücreleri içerisinden olgun (matür) olanlar seçilerek her birisi ayrı bir sperm hücresi ile mikroenjeksiyon işlemine alınır. İşlem sonrasında döllenen yumurtalar (embriyo) laboratuvar ortamında yaklaşık 5 gün bekletilir ve sonrasında anne adayına transfer edilir. PGT işlemi ise embriyolar transfer edilmeden önce 3. günde iyi gelişen embriyolardan (7-8 hücreli) alınan bir hücre (blastomer) üzerinde uygulanır ve IVF prosedürünü geciktirmez.
EMBRİYOLARDA DOKU (HLA) TİPLEMESİ (PGT) DOKU TİPLEMESİ (HLA) Lösemi hastalığına sahip çocukları bulunan ailelerde, Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) tanı yöntemi kullanılarak embriyolarda HLA (doku) tiplemesi işlemi yapılabilmektedir. Bu tür ailelerde HLA tiplemesi amacıyla embriyolarda yapılan PGT işlemi, kan ve doku örneklerinden yapılan standart HLA tiplemesinden farklı olup çok daha zor ve zahmetli bir işlemdir. Bunun en büyük nedeni, PGT işleminin tek bir hücre üzerinde uygulanmasıve HLA bölgesinin kişiden kişiye çok fazla farklılık göstermesidir. Bu nedenle; tüp bebek aşamasında HLA tiplemesi yapılmadan önce bir ay süren bir ön hazırlık yapılması zorunludur. Ön hazırlık aşamasında; anne, baba ve hasta çocuktan alınan örneklerde HLA bölgesi için testler yapılarak doku tipi belirlenir. Böylece, hem embriyolardaki olası HLA tipleri önceden tahmin edilebilir hem de hasta çocuk ile uyumlu olan ve bulunması durumunda anneye transfer edilecek HLA tipi belirlenmiş olur. Hazırlık sonrasında aile tüp bebek tedavisine alınır. Yaklaşık 10-12 günlük bir hormon tedavisinin ardından yumurta hücreleri toplanarak her biri ayrı bir sperm hücresi ile döllenir. Döllenen ve iyi gelişen hücrelerden (embriyo) 3. günde bir tane hücre alınarak genetik inceleme yapılır. Bu inceleme sonrasında, HLA tipi hasta çocuk ile uyumlu olan embriyolar seçilerek anne adayına transfer edilir. Preimplantasyon genetik tanı (PGT) aşamaları Embriyolarda doku tiplemesi yapılabilmesi içinsetup Preimplantasyon genetik tanı (PGT) Embriyo transferi DOKU TİPLEMESİ (HLA) + TEK GEN HASTALIĞI Talasemi, Orak hücre anemisi ve bağışıklık sistemi yetmezliği gibi hastalıklardapgtile sağlıklı embriyoların saptanmasının yanı sıra doku tiplemesi işlemi de aynı anda uygulanarak embriyoların doku tipi belirlenebilmektedir. Bu tür tek gen hastalıklarına sahip çocukları bulunan ailelerde, hem Talasemi vb. hastalığa neden olan mutasyonlar hem de HLA tiplemesi için ön hazırlık yapılır. Daha sonra, çift tüp bebek tedavisine alınarak embriyo adı verilen yapılar dış ortamda oluşturulur. Bu embriyolardan, 3. günde alınan birer adet hücrede genetik incelemeler yapılarak sağlıklı ve HLA tipi hasta çocukla uyumlu olanlar saptanır. Uygun olan embriyolardan bir veya iki tanesi anne adayının rahmine yerleştirilir. Preimplantasyon genetik tanı (PGT) aşamaları Embriyolarda hastalık tanısı ve doku tiplemesi yapılabilmesi içinsetup Preimplantasyon genetik tanı (PGT) Embriyo transferi Kordon kanı ve kemik iliği nakli ile tedavi şansı olan Talasemi vb. hastalıklara sahip çocukları olan çiftlerin embriyolarında HLA (doku) tiplemesi yapılması ile bu ailelerin hem sağlıklı çocuk sahibi olmaları hem de hasta çocuk için bir tedavi imkânı sağlanmaktadır. Ayrıca, aile gebelik sonlandırılmasına bağlı tıbbi ve psikolojik travmalardan korunmaktadır. Bu amaçla uygulanan PGT; Talasemi vb. hastalıklara sahip kişilerin yaşam boyu karşılaştıkları sağlık problemleri, hastalıkların tedavisindeki güçlükler ve yüksek tedavi maliyetleri ile karşılaştırıldığında çok daha faydalı ve ucuz bir tanı yöntemidir. www.preimplantasyongenetiktani.com
EMBRİYOLARDA RH UYUŞMAZLIĞI (PGT) Rh uyuşmazlığı,gebeliklerde sık karşılaşılan bir durum olup anne adayının Rh(-) baba adayının ise Rh(+) olduğu durumlarda söz konusudur. Bu durumda, bebeğin Rh(+) olma ihtimali söz konusu olduğu için gerekli önlemlerin alınması gereklidir. Rh uyuşmazlığında en büyük sıkıntı Rh(+) bir baba adayının anne ve babasından aldığı Rh tipinin biyokimyasal olarak belirlenmesinin mümkün olmamasıdır. Bu nedenle, Rh(+) olduğu bilinen bir kişinin RH genotipinin (+/+) veya (+/-) olup olmadığı bilinememektedir. Özellikle; (+/+) genotipine sahip bir Rh(+) babanın bulunduğu çiftlerde tüm gebeliklerin Rh(+) olması beklenir. Günümüzde, gerekli önlemlerin alınmadığı veya alınan önlemlere rağmen sorunların gözlendiği çiftlerin yeni gebeliklerinde tüp bebek yöntemi uygulanması durumunda embriyo aşamasında bebeğin Rh tipi belirlenebilmekte ve Rh(-) embriyolar seçilebilmektedir. Bu tür çiftlerde, PGT öncesinde anne ve baba adayından alınacak kan örneklerinde ön hazırlık yapılması gereklidir. Tek gen hastalıklarındaki PGT öncesi hazırlığın aksine burada sadece Rh bölgesi için anne ve baba adayında informatif marker lar belirlenmektedir. Teknik olarak Rh(+) bir babanın kan örneğinde Rh genotipinin ortaya konamaması nedeniyle bu amaçla bir ön hazırlık yapılmamakta ve tüm ailelerde daha önceden hazırlanmış ve tek hücrede çalıştığı bilinen standart Rh(+) ve Rh(-) primer ları adi verilen malzemeler kullanılmaktadır. Daha sonra, çift IVF tedavisine alınmakta ve 3. günde embriyolardan alınan bir adet hücrede Rh genotipine bakılmaktadır. Yapılan işlemde, bebeğin Rh(-) olabilmesi için gerekli olan -/- genotipine sahip embriyolar seçilmektedir. Diğer bir deyişle analizler, varsa Rh(-) embriyoların tanımlanması amacıyla yapılmaktadır. Ancak; yapılan en az iki IVF denemesinde yeterli sayıda embriyo incelenmesine rağmen tüm embriyoların Rh(+) bulunması durumunda, baba genotipinin +/+ olma ihtimali ve buna bağlı olarak da bu tür çiftlerin Rh(-) bir bebeğe sahip olma şanslarının olmayabileceği mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır. PGT İŞLEMLERİNDE DİKKAT EDİLMESİ GEREKEN ÖNEMLİ NOKTALAR Kromozomal Bozukluklar Sayısal kromozom bozukluğu bulunan veya standart anöploidi taraması planlanan çiftlerde, FISH veya acgh ile yapılacak olan PGT işlemi öncesinde ön hazırlık gerekli değildir. Translokasyon, inversiyon vb. yapısal kromozom bozukluklarında FISH ile PGT öncesinde, gerekli olan probların mevcut olup olmadığının kontrol edilmesi ve kullanılacak prob kombinasyonunun belirlenebilmesi için önceden genetik laboratuvarına mutlaka bilgi verilmelidir. Translokasyon, inversiyon vb. yapısal kromozom bozukluklarında acgh ile PGT öncesinde, kromozom analizi raporunda belirtilen kırık bölgelerinin ve yer değiştiren kromozom parçalarının büyüklüklerinin değerlendirilerek acgh ile saptanıp saptanamayacağının kontrol edilmesi gereklidir. Tek Gen Hastalıklar, HLA ve Rh Uyuşmazlığı Tek gen hastalıklarında PGT yapılabilmesi için o ailede hastalığa neden olan genetik değişimin (mutasyon) DNA analizi ile daha önceden tanımlanmış olması gereklidir. Tek gen hastalıkları, HLA tiplemesi ve Rh uygunsuzluğu gibi durumlarda PGT işlemi öncesinde kan ve/veya doku örneklerinde 1-2 ay süren ön hazırlık çalışmasının yapılması gerekmektedir. HLA tiplemesi için yapılacak olan PGT işlemi öncesinde, eğer hasta bireye kan transfüzyonu yapılmış ise bu kişiden kan örneğine ilave olarak ağız içerisinden alınacak hücre örneğinin de (bukkal swap) gönderilmesi ön hazırlığın doğru yapılabilmesi için gereklidir. PGT işleminin güvenilirliğinin arttırılması için embriyolarda STR marker ları kullanılarak yapılan ve linkage(bağlantı) analizi adı verilen ikinci bir kontrol mekanizması kullanılmaktadır.
GENETİKS GENETİK HASTALIKLAR TANI MERKEZİ Genetik alanında son yıllarda izlenen gelişmeler sonrasında birçok kalıtsal hastalık; gebelik sonrası dönem ile prenatal ve preimplantasyon dönemde saptanabilmektedir. Genetiks Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi, bu gelişmeleri dünya ile aynı anda uygulamak ve sunmak amacıyla 2006 yılı içerisinde kurulmuştur. Genetik yapıda meydana gelen kalıcı değişiklikler sonucu oluşan genetik hastalıkların sonraki nesillere aktarılma riski vardır. Genetik hastalıkların tanısı, gerekli stratejilerin uygulanabilmesi ve tedavi sağlayıcı yöntemlerin geliştirilebilmesi için önemlidir. Alanında uzmanlaşmış personeli ile kaliteli ve güvenilir hizmet vermeyi amaçlayan ve sürekli kendini geliştiren merkezimizde, genetik hastalıkların tanımlanabilmesi için gerekli olan kromozom, FISH ve DNA analizleri uygulanmaktadır. Ayrıca, bilimsel çalışmalara ve projelere destek verilmektedir. MİSYONUMUZ Hizmet Alanlarımız Klinik Genetik Genetik Danışma Sitogenetik Moleküler Sitogenetik (FISH) Moleküler Genetik Kanser Genetiği Farmakogenetik Preimplantasyon Genetik Tanı (PGT) Genetik hastalıkların doğru ve hızlı tanımlanabilmesi için, bilimsel çalışmalar ışığında günümüz teknolojisinin ulaştığı en son gelişmeleri etik kurallar çerçevesinde uygulayan, hasta haklarına saygılı olmayı ilk planda tutan, kaliteli ve güvenilir hizmet vermeyi amaçlayan ve kendini sürekli geliştiren öncü bir kurum olmak. VİZYONUMUZ Gerekli olan stratejilerin uygulanabilmesi ve koruyucu&tedavi edici yöntemlerin geliştirilebilmesi noktasında gerekli olan genetik hastalıkların tanısı için, dünyadaki bilimsel çalışmaları yakından takip etmek ve bunlara katkıda bulunmak, yeni teknolojileri ülkemizde ilk uygulayan olmak ve genetik alanındaki en son gelişmeleri dünya ile eş zamanlı olarak hastalara sunmak. LİSANSLAR Merkezimiz, 1998 yılında yürürlüğe giren "Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi Yönetmeliği" içerisinde yer alan yükümlülükleri yerine getirerek Sağlık Bakanlığı tarafından ruhsatlandırılmıştır. Genetik Hastalıklar Tanı Merkezi kalıcı ruhsatına sahip olan merkezimiz aşağıdaki alanlarda çalışmaya hak kazanmıştır. Sitogenetik Moleküler Sitogenetik Moleküler Genetik SERTİFİKALAR Genetik test sonuçlarının doğru ve güvenilir olup olmadığının ölçülmesi konusunda (eksternaldış kalite kontrolü)ülkemizde yetkili bir mercii olmaması nedeniyle bu konuda yurtdışında hizmet veren UKNEQAS, EMQN, CF Network, ESP gibi saygın kurumlarla işbirliği yapmış olan merkezimiz yine bu kuruluşlar tarafından sertifikalandırılmıştır. Kromozom ve FISH analizi DNA dizi analizi (DNA-SEQ full) Mutasyon taraması (MSCAN) Kistik Fibrozis analizi BRCA analizi (BRCA full genotype) KRAS analizi
Detaylı bilgi için lütfen www.preimplantasyongenetiktani.com adresini ziyaret ediniz. Genetiks Sağlık Hizmetleri Tic. Ltd. Şti Gayrettepe Mah. Bahar Sok. No 4A Beşiktaş 34349, İstanbul - TÜRKİYE T: +90 (212) 275 70 20 pbx F: +90 (212) 275 70 08 www.genetiks.com.tr info@genetiks.com.tr