VURGULAMA İŞLEVLİ DİL BİRİMLERİ ÜZERİNE

Benzer belgeler
Ders Adı : TÜRK DİLİ II: CÜMLE VE METİN BİLGİSİ Ders No : Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3. Ders Bilgileri.

DİL BİLGİSİ KAYNAKLARINA GÖRE TÜRKİYE TÜRKÇESİNİN ÜNLÜ VE ÜNSÜZLERİ Çalışma Taslağı 6 Kasım 2008

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE TARİH İFADE ETMEK İÇİN KULLANILAN YAPILARIN SÖZ DİZİMİ BAKIMINDAN İNCELENMESİ *

Türkçede -DAn biri Yapılı Kelime Grupları Üzerine * 1 Leylâ Karahan **2. The Word Groups Constructed With -DAn biri In Turkish Language

TÜRKİYE TÜRKÇESİ VE TATAR TÜRKÇESİNİN KARŞILAŞTIRMALI SÖZ DİZİMİ

CÜMLE ÇEŞİTLERİ. Buna yükleminin türüne göre de denebilir. Çünkü cümleyi yüklemine göre incelerken yüklemi oluşturan sözcüklerin türüne bakılır.

Ancak ve Yalnız Kelimeleri Üzerine

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

REŞAT NURİ GÜNTEKİN İN ÇALI KUŞU ROMANINDAKİ SIFAT TAMLAMALARININ DERİN YAPISI VE ÖĞRETİMİ ÜZERİNE

Pekiştirilmiş / Pekiştirmeli Özne Üzerine

+(y)la (< ile) EKİNİN CÜMLE ÖĞELERİ OLUŞTURMADAKİ YERİ. Özgür AY *

» Ben işlerimi zamanında yaparım. cümlesinde yapmak sözcüğü, bir yargı taşıdığı için yüklemdir.

Türkiye Türkçesinde Dakikalı Saat İfadeleri ve Saat Grubu

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

Konumuz CÜMLENİN ÖĞELERİ çocuklar.

Dil Araştırmaları, Sayı 2, Bahar 2008

İlmî Araştırmalar, S. 23 (Bahar), ss

Selahittin Tolkun, Özbekçede Fiilimsiler, Dijital Sanat Yayıncılık, Kadıköy, İstanbul, 2009, s. 269.


TÜRK DİL BİLGİSİ ÖĞRETİMİNDE ÜNLÜLERİN SINIFLANDIRILMASINA YÖNELİK ELEŞTİREL BİR DEĞERLENDİRME. 2. Araştırmanın Kapsamı ve Kaynakları

EDATLARIN SINIFLANDIRILMASI

Tek başına anlamı ve görevi olmayan ancak kendinden önce gelen sözcükle öbekleşerek anlam ve görev kazanan sözcüklerdir. Edatlar şunlardır:

Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.

SÖZCÜK ÖBEĞİ OLARAK CÜMLE VE BİR ÖBEK ÖNERİSİ

CÜMLENİN ÖGELERİ YÜKLEM / ÖZNE

TÜRKÇEDEKİ TAMLANAN EKİ /+TA+/ > */+TI+/ > /+si+/ > /+zi+/ > */+ri+/ > */+yi+/ > /+øi+/ > /+øø+/ ÜZERİNE

EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI 6. SINIF TÜRKÇE DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU KAZANIMLARI VE TESTLERİ

YAPI BAKIMINDAN CÜMLE SINIFLANDIRMALARI ÜZERİNE- Prof Dr. Leyla KA.RAHAN

TÜRKÇE CÜMLE BİL- GİSİ TDE 203U

6. SINIF TÜRKÇE DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

PENTRU DISCIPLINA LIMBA ŞI LITERATURA TURCĂ MATERNĂ

ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI:

GÖKTÜRK HARFLİ YAZITLARDA gali EKİ ÜZERİNE

Ölçme Yöntemleri 1) Dilbilgisi ve dil bilimin temel kavramlarını tanır. 1,2 1,2

ZAMİRLER(ADILLAR) Zamir sözcük türlerinden biridir. Zamiri yapmak için cümleyi çok çok iyi anlamak gerekir

V. ULUSLARARASI TÜRK DİL KURULTAYI

T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ

TÜRKĐYE TÜRKÇESĐNDE ÖZNE DURUM BĐÇĐMBĐRĐMĐ ALABĐLĐR MĐ?

YANIT İFADE EDEN EVET, HAYIR VE BENZERİ SÖZCÜKLER ÜZERİNE

REŞAT NURİ GÜNTEKİN İN ÇALI KUŞU ROMANINDAKİ İSİM TAMLAMALARININ DERİN YAPISI VE CÜMLEDEKİ GÖREVLERİ

Türk-Alman Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi ve Kamu Yönetimi Bölümü Ders Bilgi Formu

Örn: İddiamı ispat için, bu odanın duvarlarına gül. yazdırdım. Yüklem

(saat/hafta) Teorik anlatım, tartışma, soru-cevap. Hacettepe TÖMER Öğretim Elemanları

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS ARAPÇA I DKB

c. Yönelme Hâli: -e ekiyle yapılır. Yüklemin yöneldiği yeri, nesneyi ya da kavramı gösterir.

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

Konu: Zamirler Ders: Bilgisayar I Akdeniz Üniversitesi İsmail Kepek

CÜMLENİN ÖĞELERİ. Özne Yüklem Tümleç Nesne

CJ MTP11 AYRINTILAR. 5. Sınıf Türkçe. Konu Tarama Adı. 01 Sözcük ve Söz Gruplarında Anlam - I. 02 Sözcük ve Söz Gruplarında Anlam - II

CÜMLENİN ÖGELERİ. YÜKLEM Cümlede anlatılan iş, olay, duygu, düşünce ya da yargıyı içeren temel öğeye yüklem denir.

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE YARDIMCI SÖZLER HAKKINDA YAYIMLANMIŞ MAKALELER: BİR BİBLİYOGRAFYA DENEMESİ

Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS MESLEKİ Y.DİL DKB

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET.

Adlar ADLAR (İSİMLER) Bütün sözcük türleri,iki gruba ayrılarak değerlendirilir. A)Ad Soylu Sözcükler: 1)Ad (İsim) 2)Sıfat (Önad) 3)Zamir (Adıl)

Satıcı burnu havada, kendini beğenmiş biri. Yaklaşık beş yıl kadar bu Edirne'de oturduk.

Cümle, bir düşünceyi, bir dileği, bir haberi ya da duyguyu tam olarak anlatan, bir veya birden çok sözcükten oluşmuş anlatım birimidir.

EDAT VE ZARF ÜZERĐNE BAZI DÜŞÜNCELER

İNGİLİZCE HAZIRLIK PROGRAMI SEVİYE 4 DERS MÜFREDATI

TÜRKÇEDE BAGLAYICI (YARDIMCI) SES KONUSU ÜZERİNE

TÜRKÇEDE ZARFLAR ÜZERİNE

Türkiye Türkçesi ve Türkmen Türkçesinde Cümle Dışı Unsur

5. SINIF TÜRKÇE DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Cümle Bilgisi I (Söz Dizimi I)

Giriş. Ad öbekleri nasıl yorumlanır?

Terimlerde Kapsam Sorunu: Zarf Örneği

İDV ÖZEL BİLKENT ORTAOKULU SINIFLARINA KONTENJAN DAHİLİNDE ÖĞRENCİ ALINACAKTIR.

CÜMLE TÜRLERİ(TÜMCE ÇEŞİTLERİ) Cümle türleri diğer ismiyle tümce çeşitleri basit bir YGS konusudur. Kolaylıkla yapılabilir.

-DE, -DA VE -Kİ NİN YAZIMI

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE TEKRARLI BAĞLAÇLARIN OLUŞTURDUĞU BAĞLAMA GRUPLARININ SÖZ DİZİMİNDEKİ KULLANIMLARI ÜZERİNE

Zamir: İsmin yerini geçici olarak tutabilen, isim gibi kullanılabilen, isim soylu kelimelerle bazı eklere zamir denir.

YÜKLEM, YALNIZ ÖZNEYİ Mİ İÇİNDE TAŞIR?

ÖZNE YÜKLEM UYUMU BAKIMINDAN FARKLI BĐR CÜMLE TĐPĐ

EDAT-BAĞLAÇ-ÜNLEM. Edat, bağlaç ve ünlem sözcük türlerinden olan bir konudur. Bu konu ezberin çok olduğu bir

EKSİK OLAN DİL BİLGİSİ TERİMLERİMİZ ÜZERİNE Mehmet ÖZMEN

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE CÜMLEDE TÜMLEÇLER ÜZERİNE. On the Sentence Complements in Turkey Turkish

ÖZNESİ GÖSTERİLMEYEN BİR CÜMLE TİPİ DAHA. Selma GÜLSEVİN

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

MUHARREM ERGİN E GÖRE KELİME GRUPLARI 1. Taslak (23 Şubat 2010) Dr.Mustafa Altun

Bu gerçeği bilen Atatürk, Türk Dil Kurumunu kurdu. ( Aşağıdaki ilk üç soruyu parçaya göre cevaplayın.)

BAĞLAMA EDATLARIYLA BAĞLANAN CÜMLELER BAĞLAMA GRUBU OLUŞTURABİLİR Mİ? DO THE SENTENCES COMBINED WITH LINKING POSTPOSITIONS MAKE LINKING GROUPS?

Dil Gelişimi. temel dil gelişimi imi bilgileri

Danışman: Prof. Dr. H.Ömer KARPUZ

Sosyal Bilimler Dergisi 1

Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Selçuk Üniversitesi Y. Lisans Türk Dili ve Edebiyatı Cumhuriyet Üniversitesi

VI. ULUSLARARASI TÜRK DİLİ KURULTAYI BiLDİRİLERi

KKTC de ilkokulda zihin engelli öğrencilere okuma öğretiminde uygulanan yöntem cümle çözümleme yöntemidir. Bu yöntem Türkiye deki Eğitim Uygulama

İŞLEVSEL DİL BİLGİSİNİN TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDEKİ YERİ

İŞLEVSEL DİL BİLGİSİNİN TÜRKÇE ÖĞRETİMİNDEKİ YERİ Atatürk Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 2007, sayı:1,s:

EDAT VE ZARF ÜZERĐNE BAZI DÜŞÜNCELER

CÜMLENİN ÖĞELERİ. Cümlenin öğeleri önemli bir YGS konusudur. Dikkat edilmesi gereken en önemli şey kelime

-sa Ekinin İşlevleri ve Dilek-Şart Ayrımı

Cümle Bilgisi II (Söz Dizimi II) 5İ Ortak Dersler TÜRK DİLİ II. Yrd. Doç. Dr. Mediha MANGIR

SONRA, ÖNCE KELİMELERİNİN EDAT KATEGORİSİ İÇİNDEKİ DURUMU *

DEDE KORKUT. Özne Türleri mi, Öznenin Özellikleri mi? The Types Of The Subject Or The Features Of The Subject. Salim KÜÇÜK * - Ülkü ÜNAL

BASICS OF ENGLISH SENTENCE STRUCTURE

Ağrı İbrahim Çeçen Üniversitesi

Cümle Bilgisi (Söz Dizimi) 5İ Ortak Dersler TÜRK DİLİ II. Yrd. Doç. Dr. Mediha MANGIR

MÜNEVVER ÖZTÜRK ORTAOKULU EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 5. SINIF SINAV TARİHLERİ VE KONULARI

Transkript:

VURGULAMA İŞLEVLİ DİL BİRİMLERİ ÜZERİNE Leylâ KARAHAN Türkçe söz diziminde özne, nesne, zarf ve yer tamlayıcısı gibi yüklemle doğrudan bağlantılı olan ögelerin dışında yüklemle bağlantısı olmayan ancak çeşitli bakımlardan anlamı etkileyen birtakım yardımcı dil birimleri vardır ki bunlar da söz diziminin önemli parçalarıdır. Bu yardımcı dil birimleri, işlevlerine göre çeşitli kategoriler oluştururlar. Meselâ Ali gelmiş, ama ben görmedim cümlesindeki ama kelimesi bağlama işlevli, Lütfen buraya gel cümlesindeki lütfen, kiplik/kip belirleme işlevli ve Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü cümlesindeki sadece vurgulama işlevli bir dil birimidir. Buna seslenme, açıklama işlevli başka dil birimleri de eklenebilir. değinilecektir. Bu bildiride, vurgulama işlevli dil birimleri ile ilgili bazı yaklaşım ve değerlendirme sorunlarına Türkçede, bir ögeyi öne çıkarma, sınırlandırma, kuvvetlendirme, ilişkilendirme vb. anlamlar çerçevesinde vurgulama işlevi yapan sadece, yalnızca, yalnız, ancak, bilhassa, özellikle, bari, hiç olmazsa, hele, da, dahi, bile, ise, mi gibi çeşitli kelimeler vardır. Bu kelimeler, herhangi bir ögenin başında veya sonunda yer alarak cümlenin anlam değerini etkiler. Sadece Ali, kardeşini sinemaya götürdü, Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü, Ali kardeşini sadece sinemaya götürdü, Ali kardeşini sinemaya sadece götürdü cümleleri arasındaki farklı anlam değerleri, sadece kelimesinin cümlede konumlandığı yer ile ilgilidir. Vurgulama işlevli dil birimlerinden da, dahi, bile, ise ve mi, vurgulanacak ögenin sonunda yer alır. Yalnız, yalnızca, sadece, bilhassa, özellikle, ancak kelimelerinin yeri ise genellikle ögenin başıdır. Bu kelimelerin yeri özellikle konuşma dilinde değişiklik gösterebilir. Bari kelimesinin yeri ise Ali bari kardeşini sinemaya götürsün, Ali kardeşini bari sinemaya götürsün örneklerinde olduğu gibi ögenin başı veya sonudur. Bu örneklerde bari nin ait olduğu ögenin anlaşılması için bağlam veya vurguya ihtiyaç vardır. Ali kardeşini olsun sinemaya götürsün, Ali hiç olmazsa kardeşini sinemaya götürsün örneklerindeki olsun ve hiç olmazsa, anlam yükü bakımından aynı olmamasına rağmen bari ye yakın olan vurgulama işlevli kelimelerdendir. Hele kelimesi de bari gibi ögenin başında veya sonunda yer alabilecek bir hareketlilik gösterir. Şu iki örnekte hele kelimesi, nerede bulunursa bulunsun ögeyi önceki cümlenin İstanbul Kültür Üniversitesi Uluslararası Türk Dili ve Edebiyatı Kongresi, UTEK 2007, 27-28 Ağustos 2007, C.1, s.313-322, İstanbul Kültür Üniversitesi, İstanbul 2009. Prof. Dr., Gazi Eğitim Fakültesi Öğretim Üyesi. 1

eş görevli ögesiyle ilişkilendirmektedir: Ali hele kardeşini hiç sinemaya götürmez, Ali kardeşini hele hiç sinemaya götürmez. Ögenin başında bulunan vurgulayıcılar, o ögeyi düşüncede veya dilde var olan genellikle sonraki, bazen de baştaki cümlenin eş görevli ögesiyle ilişkilendirir. Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü, başka kimseyi götürmedi cümlelerinin nesneleri arasında sadece kelimesiyle sağlanan ileriye doğru bir ilişki vardır. Ancak birinci cümle ikinci cümlenin anlam yükünü kısmen taşıdığı için ikinci cümleye ihtiyaç duyulmayabilir. Ali başka kimseyi sinemaya götürmedi, sadece kardeşini götürdü söz dizisinde ise ilişki geriye doğrudur ve bu dizide ikinci cümle birinci cümleye bağlı bir açıklama cümlesidir. Öge sonunda bulunan vurgulayıcılar ise o ögeyi genellikle önceki, bazen de sonraki cümlenin eş görevli ögesiyle ilişkilendirir. Ali herkesi sinemaya götürdü, kardeşini bile sinemaya götürdü cümlelerinde bile kelimesiyle, iki cümle arasında geriye doğru bir ilişki sağlanmıştır. İkinci cümle, birinci cümlenin anlam yükü hakkında ipucu verdiği için çoğu zaman birinci cümle kullanılmaz. Bile, da, dahi gibi ögenin sonunda yer almasına rağmen soru kelimesi mi nın ilişki yönü ileriye doğrudur. Aslında vurgulama işlevli dil birimlerinden olan ancak ikili kullanımlarıyla diğerlerinden ayrılan hem hem, ya ya ve da da gibi kelimeler, hem ayrı cümlelerdeki ögeler arasında ilişki kurma hem de ilişkili ögeleri tek cümlede birleştirebilme özelliğine sahiptir. Ali arkadaşını da sinemaya götürdü, kardeşini de sinemaya götürdü veya Ali arkadaşını da sinemaya götürdü, kardeşini de cümleleriyle anlatılan bağlantıyı, Ali arkadaşını da kardeşini de sinemaya götürdü şeklinde bir cümle ile de anlatmak mümkündür. Vurgulama işlevli dil birimlerinin yeri sadece cümle ögelerinin başı veya sonu değildir. Bunlar daha çok isim veya sıfat tamlaması kuruluşundaki bazı ögelerde tamlayanın sonunda veya tamlananın önünde yer alarak o cümleyi aynı yapıdaki başka bir cümleyle ilişkilendirir. Onun evi var, senin de evin var; İki kitap aldım, üç de defter aldım; Bunun sadece rengi güzel (Bunun başka bir yeri güzel değil); Bunun mu rengi güzel? (Şunun mu rengi güzel?) örneklerinde bu kullanımlar görülmektedir. Vurgulama işlevli dil birimlerinin her biri cümleye farklı anlam değerleri yüklediği için genellikle biri diğerinin yerine kullanılmaz. Meselâ işlevce birbirine çok yakın olmasına rağmen Ali bile kardeşini sinemaya götürdü cümlesi ile Ali de kardeşini sinemaya götürdü cümlelerinin anlam değerleri aynı değildir. Türkçede kelimelerle yapılan vurgulama, kelime sırası değiştirerek yapılan vurgulamaya göre dile daha geniş anlatım imkânları sunar. Meselâ kelime sırası değiştirilerek yapılan vurgulamalarda ilişki yönü sadece ileriye doğru iken, kelime ile yapılan vurgulamalarda ilişki yönü hem ileriye hem de geriye doğrudur. Kelime sırası değiştirilerek yapılan vurgulamanın söze kattığı anlam değeri sınırlıdır. Halbuki öge vurgulayıcı her kelime söze farklı anlam değerleri kazandırır. Meselâ bari, hiç olmazsa kelimeleri yetinme, temenni, razı olma; yalnız, yalnızca, sadece kelimeleri sınırlandırma anlamıyla ögeleri vurgular. 2

Vurgulama işlevli dil birimlerinin söz diziminde bundan başka işlevleri de vardır. Meselâ Ali gelmiş de haberimiz olmamış, Çalıştı, ancak başarılı olamadı örneklerinde de ve ancak kelimeleri öge vurgulayıcısı değil, iki cümleyi doğrudan birbirine bağlayan birer cümle bağlayıcısıdır ve üzerinde durulan konunun dışındadır. Vurgulama işlevli dil birimlerinin kelime kategorileri içindeki yeri Kullanım özelliklerinden söz ettiğimiz vurgulama işlevli bu dil birimlerinin bazı monografik çalışmalarda ve özellikle gramerlerde farklı farklı kategorilerde değerlendirilmesi, bu kelimelerle ilgili bir tür sorununun varlığını göstermektedir. Bazı araştırmalarda öge sonunda kullanılan da, dahi, bile gibi kelimeler bağlaç veya edat, öge başında kullanılan sadece, yalnızca, özellikle gibi kelimeler zarf, bazı araştırmalarda da bunların tamamı bağlaç veya bağlama edatı olarak kabul edilmiştir. Şu örnekler konuyla ilgili karışıklığı göstermede yeterli olabilir: Ancak kelimesi Hacıeminoğlu na göre Dün biz ancak Üsküdar a gittik. örneğinde cümle başı edatıdır (1974: 119). Korkmaz (2003: 512), Demircan (1978: 161), Aksan (1976: 110), Deny (1941: 268) Lewis (1967: 211) ve Kononov (1956: 662) a göre zarf(belirteç)tır. Bari kelimesi Hacıeminoğlu na göre Bir işi yapacaksan bari lâyıkıyla yap örneğinde cümle başı edatıdır(1074:124). Kononov a göre modal kelimedir (1956: 721). Deny ye göre bu ve benzer anlamdaki hiç olmazsa kelimesi zarftır (1941:281). Bile kelimesi Hacıeminoğlu (1974:129, 219) ve Özmen e göre bağlama ve kuvvetlendirme edatı (2007: 150), Korkmaz (2003: 1116) ve Gencan a göre bağlaç (1975: 415), Banguoğlu na göre üsteleme bağlamı (1990: 391), Demircan a göre : ilgeç(edat) (1978-79: 161), Deny (1941: 270) ve Lewis e (1967: 197) göre zarf, Kononov a göre modal kelimedir (1956 721). Bilhassa, özellikle kelimeleri Korkmaz a göre cümle bağlayıcıları (2003: 1096, 1123, 1129), Deny ye göre ise birer zarftır. Benzer işlevdeki hususiyle kelimesi, Hacıeminoğlu na göre kuvvetlendirme görevi de yapan bir bağlama edatıdır (1974: 159). Göksel-Kerslake, bu kelimeleri particular kabul eder (2005 : 525). Dahi, Ergin (1962: 337), Hacıeminoğlu (1974: 195, 240) ve Özmen e göre bağlama ve kuvvetlendirme edatı (2007: 150), Korkmaz (2003: 1116), Gencan (1975: 415) ve Kononov a göre bağlaçtır (1956: 731). Deny, diğerlerinden farklı olarak cümleleri bağlayan dahi nin bağlaç, öge sonuna gelen dahi nin ise zarf olduğunu kaydeder (1941: 258, 260). 3

Da/de, Ergin (1962: 337), Hacıeminoğlu (1974: 192-237) ve Özmen e göre bağlama ve kuvvetlendirme edatı (2007: 150), Korkmaz (2003: 1115), Gencan (1975: 411), Kononov (1956: 731) ve Lewis e (1967: 206) göre bağlaç, Banguoğlu na göre üsteleme bağlamı (1990: 391), Demircan a göre edattır( 1978-79 161 ). Deny, cümleleri bağlayan da yı bağlaç, öge vurgulayan da yı ise zarf kabul eder (1941:258, 260). mi, Hacıeminoğlu(1974:275) ve Demircan a göre edat (1978-79, 161), Deny ye göre zarftır (1941:274). Kornfilt bu kelimeyi particle kabul eder (1997: 191). Sadece, Hacıeminoğlu na göre cümle başı edatı (1974: 189), Korkmaz a göre zarf (2003: 512), Kornfilt e göre particle dır (1997: 191). Yalnız kelimesi, Korkmaz (2003: 512), Lewis (1967: 211), Demircan (1978-79: 161), Kononov (1956: 662) ve Aksan a göre zarf (1976: 110), Gencan a göre edattır (1975: 398). Peki, vurgulama işlevli bu dil birimleri nedir? Zarf mı, edat mı, bağlaç mı? Kelime kategorilerinin belirlenmesinde elbette bakış açısı çok önemlidir. Türkçede sıfat, zarf, zamir, edat, bağlaç, ünlem ve hatta -ancak çekimle kullanılış alanına çıkabildiği için- fiil kabulleri, söz dizimi merkezli ve işlev/görev esaslı bir yaklaşıma dayanır. Söz dizimi içinde var olabilen bu türler, yüklemle bağlantılı ögelerde veya söz dizimi içindeki bağlama, seslenme, kiplik/kip belirleme, açıklama, vurgulama işlevli yardımcı ögelerde görev alırlar. Bu yaklaşıma göre vurgulama işlevli yalnız, yalnızca, sadece, bilhassa, özellikle, ancak, hele, bari, da, dahi, bile ve mi gibi yardımcı ögelerin bir türe ait olması gerekir. Bu tür, zarf olabilir mi? Söz diziminde fiili zaman, tarz, miktar, yön vb. bakımlardan tamamlayan, fiillerin ve sıfatların derecesini belirten birimler, zarf kabul edilir. Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü cümlesinde kardeşini ismi önünde bulunan sadece kelimesi, bu kabule aykırıdır. Örnekte sadece kelimesi bir ismi, kardeşini ismini vurgular, nitelemez. Kaldı ki bu kelimeler sadece isimleri değil zarfları, hatta fiilleri, yani türü ne olursa olsun bütün ögeleri vurgulayan kelimelerdir. Meselâ Ali kardeşini sinemaya sadece götürdü cümlesinde sadece kelimesi yüklemi vurgular; tarz bildiren bir zarf değildir. Ali kardeşini hemen sinemaya götürdü cümlesindeki hemen zarfı ile götürdü yüklemi arasındaki ilişki, sadece kelimesi ile götürdü yüklemi arasındaki ilişkiden çok farklıdır. Vurgulama işlevli dil birimlerini edat kabul etmek mümkün müdür? 4

Bu terim ile çekim edatları kastediliyorsa elbette hayır. Çekim edatları, kelimeden sonra gelir ve zarf veya sıfat olarak kullanılan kelime grupları oluşturur. Halbuki vurgulama işlevli dil birimleri, ögelerin sadece sonunda değil başında da kullanılır ve eklendikleri ögelerin söz dizimindeki görevlerini değiştiremez. Ali kardeşini sinemaya götürdü cümlesinde nesne olan kardeşini kelimesi, Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü ve Ali kardeşini de sinemaya götürdü cümlelerinde de sadece ve de kelimesi ile birlikte yine nesnedir. Bu birimler bağlaç/bağlama edatı olabilir mi? Bir kelimenin bağlaç olabilmesi için kelimeleri, kelime gruplarını veya cümleleri bağlama özelliğine sahip olması gerekir. Meselâ ile, cümleleri değil kelimeleri ve kelime gruplarını; ki, cümleleri; fakat, ama, lâkin genellikle cümleleri, bazen kelime ve kelime gruplarını; ve, veya bütün dil birimlerini birbirine bağlar. Bağlantı yönü her bağlaca göre farklılık gösterir. Çünkü bağlacının bağlantı yönü geriye doğru iken, mademki bağlacının ileriye doğrudur. Vurgulama işlevli dil birimleri de birlikte kullanıldıkları ögeyi öncelikli öge hâline getirirken var olan veya var olabilecek önceki veya sonraki cümlenin eş görevli ögesiyle ilişkilendirir. Bu ilişkilendirme de bir tür bağlamadır. Meselâ Ali kardeşini sadece sinemaya götürdü cümlesi, söylense de söylenmese de sonraki bir Ali kardeşini başka bir yere götürmedi cümlesini çağrıştırabilir. Bu çağrışımı sağlayan sadece kelimesidir. Ali kardeşini sinemaya da götürdü cümlesinin çağrışımı ise kendisinden önceki Ali kardeşini her yere götürdü cümlesi veya benzer bir başka cümle olabilir. Bu çağrışımı da kelimesi sağlamıştır. O hâlde sadece, yalnızca, ancak, bilhassa, özellikle, bari, hiç olmazsa, da, dahi, bile, ise, mi gibi vurgulama işlevli kelimeler birer bağlaç(bağlama edatı)tır. Fakat, ama, lâkin, çünkü, mademki gibi bağlaçlar cümlenin tamamını bir başka cümleye bağlarken, vurgulama işlevli kelimeler cümleler arasında bağlantıyı, vurguladıkları ögeyi, başka bir cümlenin eş görevli ögesiyle ilişkilendirerek sağlarlar. Bağlama, birinde doğrudan gerçekleşirken diğerinde dolaylı olarak gerçekleşir. Birinde bağlanan cümlelerin her biri genellikle düşünceden dile yansırken, diğerinde bağlantı çoğu zaman dile yansımaz. Bir bağlaç, öge başında yer alabilir mi? Evet, alabilir. Nasıl, fakat, ama gibi bağlaçlar bir dil birimi olan cümlenin başında yer alabiliyorsa, sadece, yalnızca gibi bağlaçlar da başka bir dil birimi olan ögenin başında yer alabilir. Cümle başında kullanılan bağlaçlarla öge başında kullanılan kelimeler arasındaki bu ortak özellikler her iki grup kelimenin de aynı kategoride değerlendirilebilmesi için birer delil sayılmalıdır. Vurgulama işlevli dil birimlerini bağlaç kabul eden araştırmacılar, bunları diğer bağlaçlardan ayırmak için sınırlandırma, pekiştirme veya kuvvetlendirme bağlaçları/edatları terimlerini kullanmışlardır. Vurgulama işlevli dil birimlerinin cümle ögeleri içindeki durumu Vurgulama işlevli dil birimleri ile ilgili başka sorunlar da vardır. Bu kelimelerin yer aldığı ögelerin yüklemle olan ilişkileri konusundaki farklı görüşler, bir başka sorunun habercisidir. Meselâ Ali sadece 5

kardeşini sinemaya götürdü cümlesinde nesne sadece kardeşini mi, yoksa kardeşini mi veya Ali kardeşini de sinemaya götürdü cümlesinde nesne kardeşini de mi, yoksa kardeşini mi? Şimşek, böyle ögelere pekiştirmeli özne, nesne, belirteç tümleci; pekiştirmeli dolaylı tümleç, sınırlama belirteci tümleçleri gibi isimler vererek ögelerle vurgulama işlevli kelimeleri bir bütün kabul eder (Şimşek 1987: 83, 84, 111, 127, 146, 155). Konuyla ilgili yazısında öge sonunda kullanılan da, dahi, bile, ise kelimelerinin kendilerinden önce gelen dil birimleriyle bir kelime grubu oluşturduğunu ileri süren Tören in bu görüşü onun da, vurgulama işlevli kelimeleri ögelerden ayrı tutmadığını gösterir (Tören 2002: 176). Farklı çıkış noktalarına rağmen Demircan ın da bu kelimeleri ögelerden ayrı tutmadığı görülmektedir (Demircan 2000: 8). Özmen ise Bağımsız Tümleçler başlıklı yazısında vurgulama işlevli kelimelerin ögelerden ayrı düşünülmesi gerektiğini belirterek bu kelimelerin birer bağımsız tümleç olduğunu ileri sürer (Özmen 2007:150). Bu noktada öge ve kelime grubunun söz diziminde ayrı ayrı kavramlar olduğunu hatırlamak gerekir. Kelime grubu, öge olarak kullanılmasa da dilde var olan bir dil birimidir. Türkçede birçok kavram kelime grubu ile karşılanmıştır. Öge ise yüklemle çeşitli bakımlardan bağlantısı olan kelime veya kelime grubudur. Vurgulama işlevli dil birimleri, bu kelime veya kelime grubunun yani bir ögenin başında veya sonunda yer alarak onu başka bir cümlenin eş görevli ögesiyle ilişkilendirir. Nasıl fakat bağlacı ile başlayan meselâ Fakat Ali kardeşini sinemaya götürdü cümlesinin cümle olarak varlığını fakat kelimesi ile birlikte kabul ediyorsak, sadece ile başlayan veya bile ile biten bir ögenin varlığını da sadece ve bile ile birlikte kabul etmek zorundayız. Bu kelimeler bağımsız değil tersine ögeye bağımlı kelimelerdir. Sadece ve dahi gibi kelimeler ögenin içinde, ancak kelime veya kelime gruplarının dışındadır. Yani Ali kardeşini de sinemaya götürdü cümlesinin nesnesi kardeşini de, Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü cümlesinin nesnesi de sadece kardeşini dir. Hattâ Ali kardeşini sinemaya sadece götürdü cümlesinin yüklemi de sadece götürdü olmalıdır. O hâlde yükleme bağlı ögeler belirlenirken vurgulama işlevli dil birimlerini bu ögelerden ayırmamak gerekir. Vurgulama işlevli dil birimleri taşıyan cümle ögelerinin yapısı Vurgulama işlevli dil birimleri ile ilgili bir başka sorun, bu kelimelerin de içinde bulunduğu ögelerin yapısıyla ilgilidir. Bu yapıya, söz dizimi ile ilgili çalışmalarda pek değinilmemiştir. Vurgulama işlevli bir dil birimi taşıyan ögenin kelime grubu olup olmadığı veya nasıl bir grup olduğu konusunda farklı görüşler vardır. Ali sadece kardeşini sinemaya götürdü cümlesinde nesne olan sadece kardeşini, bir kelime grubu mu? Ali kardeşini de sinemaya götürdü cümlesindeki kardeşini de bir kelime grubu olabilir mi? Bu soruyu tartışmadan önce kelime grubu kavramı ile kastedilen yapının ne olduğunu açıklamak ve tartışmayı bu kabulün sınırları içinde tutmak faydalı olacaktır. Çünkü dil çalışmalarında kelime grubu, kelime öbeği, sözcük öbeği gibi terimlerle anlatılmak istenen yapıların -yaklaşım farklılıklarından dolayı- her zaman aynı kavramı işaret etmediği anlaşılmaktadır (Konuyla ilgili terim, tanım ve tür karışıklığı ile ilgili olarak bkz. Koç 1996: 3-9). Burada kastedilen, birden fazla 6

kelimeden meydana gelen veya tek kelime ile karşılanmayan kavram, nitelik, durum ve hareketleri karşılayan ya da kavram, nitelik, durum ve hareket bildiren kelimelerin anlamlarını genişletmek, nitelemek, belirtmek, pekiştirmek üzere oluşturulan yapılardır. Birden fazla kelimeden meydana gelen bir ögenin mutlaka kelime grubu olması, bazı araştırıcıları tabii olarak sadece Ali, kardeşi de gibi yapıları da bir kelime grubu saymaya yöneltmiştir. Demircan, bu tür yapıları odak öbeği olarak adlandırmakta, Yalnızca Özge kuşlara yem attı cümlesindeki Yalnızca Özge yi kelime ile, Kuşlara yemi Özge attı cümlesindeki Özge attı yı da dizimsel olarak yapılan odak öbeği kabul etmektedir. Demircan ın öbek anlayışı, yukarıda açıklanan grup anlayışından farklıdır (Demircan 2000 : 8). Vurgulama işlevli dil birimlerinin içinde bulunduğu yapıları sıfat tamlaması olarak değerlendirenler de vardır. Sadece kardeş gibi bir yapı, ilk bakışta sıfat tamlaması izlenimi bırakıp bu konuda belki bir tereddüde yol açsa da bu kelimelerin her öge ile kullanıldığı, hatta yüklemle birlikte meselâ sadece götürdü şeklinde sıfat tamlamasına hiç de benzemeyen bir yapı oluşturduğu unutulmamalıdır. Tören konuyla ilgili yazısında, öge sonunda kullanılan da, dahi, bile, ise nin bağlandıkları ögelerle birlikte bir kuvvetlendirme grubu oluşturduklarını ileri sürer. Ona göre bu yapı kelime grubu olma şartlarını haizdir. Çünkü sona gelen edatlar kendilerinden önceki kelimelerle ilgi kurar ve bu kelimelerle birlikte yapı ve anlam bakımından söz diziminde bir bütün olarak kullanılır (Tören, 2002, 176). Tören, yazısında benzer işlevli sadece, yalnız, yalnızca gibi kelimelerle kullanılan ögelerin durumundan ise söz etmez. Halbuki aynı durum öge başında kullanılan sadece, yalnızca gibi kelimeler için de söz konusudur. Bu yapıların söz diziminde öge olarak bir bütün olduğu doğrudur. Öge olarak bir bütün olan böyle yapılar, kelime grubu olarak bir bütünlük arz etmez. Yani da, dahi, bile gibi kelimeler kendilerinden önce gelen kelimelerle bir grup oluşturmaz. Sen de gibi bir yapıyı kelime grubu kabul etmek doğru değildir. Çünkü burada de, ögeler arası bir görev yapmaktadır ve birlikte kullanıldığı ögenin yapısını değiştirmez. De kelimesini cümleden çıkardığımızda ögenin anlamı ve konumu değişmeyecek, sadece ögeler arası bağlantı ortadan kalkacaktır. Özmen de bu yapıları kelime grubu kabul etmez. Ona göre, bir yönüyle bağlama, diğer yanıyla kuvvetlendirme edatı görevinde kullanılan bu kelimeler, anlam olarak kendisinden önce gelen unsurlarla ilişkili olmakla birlikte, bu unsurlarla bir yapı birliği oluşturmazlar. Bunların cümleden çıkarılmaları durumunda, cümlede, anlam genişlemesi dışında herhangi bir değişiklik olmamaktadır. Oysa, yapı birliği oluşturan diğer cümle ögelerinin herhangi bir unsurunun cümleden veya kelime grubundan çıkarılabilmesi mümkün değildir (Özmen 2007:150). Ancak Özmen, bu birimleri ögelerin de dışında tutar ki bu görüşün eleştirisi yukarıda yapılmıştır. Sonuç: 7

Vurgulama işlevli dil birimleri veya bir başka deyişle öge vurgulayıcılar, ister öge başında, ister öge sonunda olsun zarf veya edat değildir. Bu kelimeler, vurgulama/bağlama işlevleriyle en fazla bağlaç türünün özelliklerini taşımaktadır. Yüklemle bağlantılı ögeler belirlenirken vurgulama işlevli kelimeler ögeyle birlikte düşünülmelidir; çünkü bunlar ögeye ait vurgu ve bağlantı kelimeleridir. Bir ögenin yapısıyla ilgili hüküm verilirken ise nasıl o ögenin taşıdığı hâl eki dikkate alınmıyorsa vurgulama işlevli kelimeler de dikkate alınmamalıdır. KAYNAKLAR AKSAN, Doğan, N. Atabay, İ. Kutluk, S. Özel (1976) Sözcük Türleri I, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara. BANGUOĞLU, Tahsin (1990) Türkçenin Grameri, Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara DEMİRCAN, Ömer (1978-1979) Türkiye Türkçesinde Vurgulama ve Odaklama, Türk Dili Araştırmaları Yıllığı-Belleten, s.157-163 (2000) Odak Bağımlı Sözdizimi, Türk Dili Dergisi, Sayı 78, Yıl 13 Cilt 13 Mayıs-Haziran, s. 14-18. (2000) Türkçede Odak Öbeği, Çağdaş Türk Dili, Cilt 13, Sayı 154 Aralık s.6-8. DENY, Jean (1941) Türk Dili Grameri, Çev: Ali Ulvi Elöve, Maarif Matbaası, İstanbul. ERGİN, Muharrem (1962) Türk Dil Bilgisi, İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Yayınları, İstanbul. GENCAN, Tahir Nejat (1975) Dilbilgisi, Türk Dil Kurumu Yayınları, İstanbul. GÖKSEL, Aslı, Celia Kerslake (2005) Turkish, A Comprehensive Grammar, Roudledge, London and New York. HACIEMİNOĞLU Necmettin (1974) Türk Dilinde Edatlar, Milli Eğitim Basımevi, İstanbul. KOÇ, Nurettin (1996 ) Türk Dilinde Öbek, Çağdaş Türk Dili, C.IX, 3-9. KONONOV, A. N. (1956) Grammatika Sovremennogo Turetskogo Literaturnogo Yazıka, Akademiya Nauk SSSR, Moskva-Leningrad. KORKMAZ, Zeynep (2003) Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), Türk Dil Kurumu Yayınları, Ankara. KORNFİLT, Jaklin (1997) Turkish, London. LEWİS, Geoffrey L. (1967) Turkish Grammar, Oxford. ÖZMEN, Mehmet (2007) Bağımsız Tümleçler Üzerine, Tunca Kortantamer İçin, Ege Üniversitesi Yayınları, İzmir, s. 141-186. ŞİMŞEK, Rasim (1987) Örneklerle Türkçe Sözdizimi, Trabzon. 8

TÖREN, Hatice (2002) Sona Gelen Edatlarla Teşkil Edilen Bir Kelime Grubu: Kuvvetlendirme Grubu, İlmî Araştırmalar, Sayı 13, İstanbul, s.175-182. 9