İSTİKRAR MI, İSTİKRARSIZLIK MI? TÜRKİYE DE ÜÇÜZ AÇIK ANALİZİ



Benzer belgeler
tepav Mart2011 N POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Tasarruf kamudan başlar Nisan2012 N DEĞERLENDİRMENOTU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

Ekonomide Uzun Dönem. Bilgin Bari İktisat Politikası 1

HAM PETROL FİYATLARININ BİST 100 VE BİST ULAŞTIRMA ENDEKSLERİ İLE İLİŞKİSİ

Dr. Ünzüle KURT Ardahan Üniversitesi, Iktisadi Ve Idari Bilimler Fakültesi,

Avrasya Ekonomik Birliği Elektrik Piyasası Entegrasyonu Kapsamında Kırgızistan ın Enerji Tüketim Projeksiyonu

Türkiye'de Üçüz Açık Hipotezinin Geçerliliği Üzerine Ampirik Bir Çalışma

SORU SETİ 2 TOPLAM HARCAMALAR VE DENGE ÇIKTI

İthalat 5 birim olduğuna göre, toplam talep kaç birimdir?

2012 Nisan ayında işsizlik oranı kuvvetli bir düşüş ile 2012 Mart ayına göre 0,9 puan azalarak % 9 seviyesinde

GRAFİKLERLE FEDERAL ALMANYA EKONOMİSİNİN GÖRÜNÜMÜ

Giriş İktisat Politikası. İktisat Politikası. Bilgin Bari. 28.Eylül.2015

BÜTÇE AÇIĞI - CARİ İŞLEMLER AÇIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( )

SORU SETİ 7 IS-LM MODELİ

EKONOMİK BÜYÜME, İŞSİZLİK VE ENFLASYON ARASINDAKİ İLİŞKİNİN VAR MODELİ İLE ANALİZİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( ) (*)

ÖZET. SOYU Esra. İkiz Açık ve Türkiye Uygulaması ( ), Yüksek Lisans Tezi, Çorum, 2012.

İkiz Açık Hipotezinin Geçerliliği: Türkiye Örneği ( )

alphanumeric journal The Journal of Operations Research, Statistics, Econometrics and Management Information Systems

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE SERMAYE HAREKETLERİ, DÖVİZ KURU, ENFLASYON VE FAİZ ARASINDAKİ ETKİLEŞİMLERİN KÜRESEL EKONOMİ POLİTİK ÇERÇEVESİNDE ANALİZİ

CARİ İŞLEMLER DENGESİ VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ ( )

ENFLASYON VE PARA İKAMESİ İLİŞKİSİ: TÜRKİYE EKONOMİSİ İÇİN EKONOMETRİK BİR ANALİZ (1994: :12)

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

ÜÇÜZ AÇIK SORUNU VE ÜÇÜZ AÇIK BİLEŞENLERİNİN EKONOMİK BÜYÜME ÜZERİNE ETKİSİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ *

MAKROEKONOMİK ANALİZİN ALTYAPISI: TEMEL MAKROEKONOMİK İLİŞKİLER

Vol. 4, No. 1, 2017, pp Bütçe Açığının, Cari Açık, Ekonomik Büyüme ve Enflasyon Üzerindeki Etkileri: Türkiye Örneği a

PETROL FİYATLARINDA KAYDEDİLEN DEĞİŞİMLERİN MAKROEKONOMİK BÜYÜKLÜKLER ÜZERİNDEKİ ETKİLERİNİN İNCELENMESİ

E- VİWES 8 EKONOMETRİK MODELLEME ÇALIŞMASI

EKONOMİK GÖRÜNÜM MEHMET ÖZÇELİK

Türkiye de Ar-Ge, Patent ve Ekonomik Büyüme İlişkisi ( )

Türkiye deki Ar-Ge Faaliyetlerinde Son Durum

Dersin Amacı: Bilimsel araştırmanın öneminin ifade edilmesi, hipotez yazımı ve kaynak tarama gibi uygulamaların öğretilmesi amaçlanmaktadır.

TÜRKİYE DE ENERJİ TÜKETİMİ, EKONOMİK BÜYÜME VE CARİ AÇIK İLİŞKİSİ

2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması

TÜRKİYE DE FELDSTEİN HORİOKA HİPOTEZİNİN GEÇERLİLİĞİNİN SINANMASI: ADL EŞİK DEĞERLİ KOENTEGRASYON TESTİ ÖZET

DOI: /kauiibfd

TÜRKİYE DE KISA VADELİ SERMAYE HAREKETLERİNİN EKONOMİK BÜYÜME ve REEL DÖVİZ KURU İLE İLİŞKİSİ

VAR ANALYSIS OF THE FINANCIAL VARIABLES INFLUENCING THE FINANCIAL VARIABLE BALANCE IN TURKEY

İçindekiler kısa tablosu

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

IS-MP-PC: Kısa Dönem Makroekonomik Model

ENERJĠ VE EKONOMĠK BÜYÜME ĠLĠġKĠSĠ: TÜRKĠYE ÖRNEĞĠ

İHRACATTA VE İTHALATTA TL KULLANIMI

2010 OCAK MART DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

BÖLGELERE GÖRE DEĞİŞMEKLE BERABER İŞSİZLİK ORANI YÜZDE 30 U AŞIYOR

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

MAKROEKONOMİ - 2. HAFTA

RUS TÜRK İŞADAMLARI BİRLİĞİ (RTİB) AYLIK EKONOMİ RAPORU. Rusya ekonomisindeki gelişmeler: Aralık Rusya Ekonomisi Temel Göstergeler Tablosu

Türkiye Ekonomisi 2014 Bütçe Büyüklükleri ve Bütçe Performansı Raporu

A Y L I K EKONOMİ BÜLTENİ

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (NİSAN 2015)

gerçekleşen harcamanın mal ve hizmet çıktısına eşit olmasının gerekmemesidir

SAĞLIK HARCAMALARINDA SON DURUM

DERS NOTU 09 DIŞLAMA ETKİSİ UYUMLU MALİYE VE PARA POLİTİKALARI PARA ARZI TANIMLARI KLASİK PARA VE FAİZ TEORİLERİ

TÜRKİYE DE AR GE YATIRIMLARI VE EKONOMİK BÜYÜME ARASINDAKİ İLİŞKİNİN VAR MODELİ İLE ANALİZİ

Büyüme Değerlendirmesi : Çeyrek

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

A Y L I K EKONOMİ BÜLTENİ

İKİZ AÇIK TEOREMİ VE TÜRKİYE UYGULAMASI ( )

AÇIKLANAN SON EKONOMİK GÖSTERGELERDE AYLIK DEĞERLENDİRME RAPORU

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

AVRUPA BİRLİĞİ ÜLKELERİNDE İKİZ AÇIK HİPOTEZİNİN GEÇERLİLİĞİ

Ders Notları Dr. Murat ASLAN. Bu notlar; Prof. Dr. ABUZER PINAR ın MALĠYE POLĠTĠKASI ders kitabından faydalanılarak hazırlanmıştır.

Jell Sınıflandırması: Q 20, Q42, 047, C22

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 EKİM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

Cari Denge Tanımı. Dr.Dilek Seymen

PARA, FAİZ VE MİLLİ GELİR: IS-LM MODELİ

MAKROİKTİSAT BÖLÜM 1: MAKROEKONOMİYE GENEL BİR BAKIŞ. Mikro kelimesi küçük, Makro kelimesi ise büyük anlamına gelmektedir.

1 TEMEL İKTİSADİ KAVRAMLAR

Büyümeyi Sürdürmek: Yurtiçi Tasarrufların Önemi

2010 ŞUBAT AYI HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

İktisat Anabilim Dalı- Tezsiz Yüksek Lisans (Uzaktan Eğitim) Programı Ders İçerikleri

MAKROEKONOMİK GELİŞMELER 2011

TÜRKİYE, KURU İNCİR İHRACATININ EKONOMETRİK ANALİZİ. AN ECONOMETRIC ANALYSIS OF DRIED FIGS EXPORT in TURKEY

OCAK 2019-BÜLTEN 12 MARMARA ÜNİVERSİTESİ İKTİSAT FAKÜLTESİ AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

Tablo 7.1: Merkezi Yönetim Bütçe Büyüklükleri

TÜKETİCİ KREDİLERİ VE CARİ AÇIK ARASINDAKİ İLİŞKİ: TÜRKİYE ÖRNEĞİ. Alınış Tarihi: 16 Ocak 2015 Kabul Tarihi: 15 Mart 2015

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

ORTA VADELİ PROGRAM

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

Finansal Piyasa Dinamikleri. Yekta NAZLI

Ekonometri ve İstatistik Sayı: TÜRKİYE EKONOMİSİNDEKİ İSTİHDAMSIZ BÜYÜMENİN EKONOMETRİK ANALİZİ * Ömür URAS **

KONU 1: TÜRKİYE EKONOMİSİNDE ( ) İŞGÜCÜ VERİMLİLİĞİ ve YATIRIMLAR İLİŞKİSİ (DOĞRUSAL BAĞINTI ÇÖZÜMLEMESİ) Dr. Halit Suiçmez(iktisatçı-uzman)

Ekonomi Bülteni. 15 Ağustos 2016, Sayı: 32. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

ORTA VADELİ PROGRAMA İLİŞKİN DEĞERLENDİRME ( )

2010 OCAK NİSAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

Faiz Döviz Kuru İlişkisi Üzerine Ampirik Bir Çalışma

Sayı: / 13 Aralık 2012 EKONOMİ NOTLARI. Akım Verilerle Tüketici Kredileri Defne Mutluer Kurul

MAKROEKONOMİK TAHMİN ÇALIŞMA SONUÇLARI

Büyüme Değerlendirmesi : Çeyrek

Ekonomi Bülteni. 14 Kasım 2016, Sayı: 44. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Maliye Politikası ve Bütçe

2012 yılı merkezi yönetim bütçesine bakış

HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2017 KASIM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği. Hazırgiyim ve Konfeksiyon Ar-Ge Şubesi.

ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ. Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Siyasal Bilgiler Fakültesi / Ankara Üniversitesi 1992

2010 OCAK HAZİRAN DÖNEMİ HALI SEKTÖRÜ İHRACATININ DEĞERLENDİRMESİ

Türkiye Ekonomisi 2000 li yıllar

Transkript:

İSTİKRAR MI, İSTİKRARSIZLIK MI? TÜRKİYE DE ÜÇÜZ AÇIK ANALİZİ ÖZET Doç.Dr. Zeynep KARAÇOR * Yrd.Doç.Dr. Volkan ALPTEKİN ** Arş.Gör. Tuba AKAR *** Öğr.Gör. Gökhan AKAR **** Bu çalışma, ekonominin genel dengesini oluşturan bütçe dengesi, yatırım tasarruf dengesi, cari işlemler dengesinin birbiri ile etkileşimi olarak adlandırılan üçüz açık olgusunu Türkiye açısından incelemeyi amaçlamaktadır. Çalışmada 1980-2010 dönemlerini kapsayan veriler yardımıyla Türkiye ekonomisinde üçüz açık olgusu Vektör Otoregresif Model (VAR: Vector Autoregressive Model) analizi ve Granger Nedensellik Testi ile analiz edilmiştir. VAR sonuçlarına göre cari açık artış en çok KKBG(Kamu Kesimi Borçlanma Gereği) üzerinde hissedilmiştir. Bu iki değişken bileteral biçimde (iki yönlü) birbirini etkilemektedir. Dolayısıyla kamu açıkları cari açığı, cari açıklar kamu açığını artırmakta, iki yönlü bir ilişki görülmektedir. Söz konusu değişkenler arasında tutarlı kısa dönemli bir Granger nedenselliğin varlığından bahsetmek mümkün olmamaktadır. Anahtar Kelimeler: İç ve dış denge, Üçüz açık, Türkiye ekonomisi Jel Kodları: F40, F41, F14 ABSTRACT STABILITY OR INSTABILTY? TRIPLET DEFICIT ANALYSIS IN TURKEY This paper aims to review the phenomenon of triplet deficit which is called interaction of budget balance that make up the overall balance of the economy,investment savings balance and current accounts balance in terms of Turkey. In this paper, triplet deficit state in Turkish * Selçuk Üniversitesi, İ.İ.B.F. İktisat Bölümü, e-mail: zkaracor@selcuk.edu.tr ** Selçuk Üniversitesi, İ.İ.B.F. İktisat Bölümü, e-mail: valptekin@selcuk.edu.tr *** Karamanoğlu Mehmetbey Üniversitesi, İ.İ.B.F. İktisat Bölümü, e-mail: ttunen@kmu.edu.tr **** Selçuk Üniversitesi, Hadim Meslek Yüksek Okulu, Dış Ticaret Bölümü, e-mail: gakar@selcuk.edu.tr 1

economy has been analyzed with Vector Autoregressive Model and Granger Causality test using data covering the period of 1980-2010. According to VAR results, current accounts increase is perceived on public sector borrowing requirement. These two variables influence each other bilaterally. Therefore, current accounts increases public deficit on the other hand public deficit increases current accounts. It is not possible to mention about the existence of a short-term Granger causality between variables at issue. Key Words: Internal and External Deficit, Triplet Deficit, Turkey Economy Jel Kodları: F40, F41, F14 1. GİRİŞ Son yıllarda yaşanan durgunluk ve krizler, dış dengede görülen bir açığın iç dengenin sağlanması ve sürdürülmesi üzerindeki etkisini daha da önemli hale getirmiştir. ABD ekonomisinde 1990 lardan sonra ülkeye giren uluslararası sermayenin artması nedeniyle, bütçe açıklarının kapanmaya başlamasına rağmen cari işlemler açığının büyümeye devam etmesi yurtiçi tasarruf yatırım dengesinde de bir artış meydana getirmiştir. Bu ise ikiz açık hipotezinde pasif konumunda olan tasarruf yatırım dengesinin önemi ortaya çıkarmış ve üçüz açık olgusu gelişmiştir. Üçüz açık olgusu ekonominin genel dengesini oluşturan bütçe dengesi, tasarruf-yatırım dengesi ve cari işlemler dengesinin birbirleriyle olan etkileşimini ortaya koyması açısından son derece önemlidir. Çünkü ekonomi politikasının temel amacı iç ve dış dengenin birlikte sağlanmasıdır. Bu dengenin bozulması ise ekonomide makro ekonomik değişkenler üzerinde çeşitli etkiler yaratmaktadır. Bir ekonomide yaşanan cari açık sorunu işsizlik, fiyat istikrarı ve büyüme gibi makro ekonomik büyüklükler üzerinde sorunlar ortaya çıkarmaktadır. Bütçe açıkları ile cari açık arasındaki ilişki birçok amprik çalışmaya konu olmaktadır. Ancak yatırım tasarruf dengesizliğinin analize katılarak incelendiği az sayıda çalışma mevcuttur. Bu çalışma ikiz açıklar olarak adlandırılan analize yatırım tasarruf dengesizliğini de ekleyerek Türkiye de üçüz açık olgusunu incelemesi açısından önem taşımaktadır. Çalışmanın amacı 1980-2010 dönemlerini kapsayan veriler yardımıyla Türkiye ekonomisinde üçüz açık olgusunu incelemektir. Bu çerçevede çalışmada ilk olarak teorik açıdan iç ve dış denge ele alınacaktır. İkinci olarak ise bu konuda yer alan çalışmalara yer verilerek literatür özeti yapılacaktır. Daha sonra ise Türkiye de bahsi geçen dönemler itibariyle derlenen veriler yorumlanacak ve uygulanacak VAR analizi ve Granger Nedensellik Testi ile iç ve dış denge arasındaki ilişki analiz edilecektir. En son olarak analiz sonucundan 2

elde edilen bulgulara göre Türkiye ekonomisi açısından bir değerlendirme yapılacak ve ekonomi politikaları için önerilere yer verilecektir. 2. TEORİK ÇERÇEVE Devletin ve dış ticaretin bulunduğu bir ekonomide toplam talep ile üretilen ve satılan hasıla arasındaki ilişkiyi I.I deki gibi tanımlamak mümkündür ( Yıldırım vd., 2010: 101) Y C+I+G+NX (I.I) I.I de Y hasılanın değerini, C tüketim harcamalarını, Y yatırım harcamalarını, G kamu kesiminin mal ve hizmet alımlarını, NX ise ihracat ve ithalat farkını yani net ihracatı göstermektedir. Bu denklemde halen fiili yatırımlar söz konusudur. Hasıla ile harcanabilir gelir arasındaki ilişki ise I.II de görülmektedir. YD Y+TR- TA (I.II) I.II de YD harcanabilir geliri, TA devletin aldığı sigorta primleri dahil tüm vergileri, TR ise devletin özel sektöre transfer ödemelerini göstermektedir.harcanabilir gelir (YD), milli gelirden vergilerin çıkarılması ve transferin eklenmesi ile bulunan değerdir. Harcanabilir gelir tüketim ve tasarruf için kullanılır: YD C+S (I.III) Son iki özdeşliği (I.II) ve (I.III) bir arada ele alırsak: C+S YD Y+TR-TA veya C= YD-S= Y+TR-TA-S (I.IV) I.IV. de tüketim için bulunan formül, geliri harcamalara eşitleyen özdeşlikte yerine koyulursa Y C+I+G+NX Y (Y+TR-TA-S)+ I+G+NX S-I (G+TR-TA)+ NX (I.V) I.V. özdeşlik tasarruf, yatırım, bütçe ve dış ticaret değişkenlerinin ilişkisi açısından önemli bir konumdadır. Burada (G+TR-TA) devletin gelirlerini aşan harcamalarını ölçen kamu bütçesi 3

açığıdır. Bu özdeşliğin yanında yer alan ikinci cep terim ise net ihracattır. I.V. de yer alan özdeşlik özel kesim hesapları ile (S-I) kamu kesimi hesapları (G+TR-TA) ve dış kesim arasında önemli bir ilişkiyi ortaya koymaktadır. Özel sektörün tasarruf fazlası (yatırımları aşan tasarruflar), kamu bütçesi açığıyla net ihracatın toplamına eşittir. Buna göre örnek vermek gerekirse özel kesim tasarruf ve yatırımları eşitse, bütçe açığı aynı tutarda bir dış açık ile kapanacaktır. Genel denge denkleminin sol tarafında yer alan özel kesim tasarruf-yatırım dengesi ile bütçe dengesi ikisi birden açık veriyor ve cari işlemler dengesi de açık veriyor ise ekonomide üçüz açıklar söz konusudur. Üçüz açık olgusu ekonominin genel dengesini oluşturan üç ayrı dengenin birbiriyle yakın ilişki içerisinde olmasını ifade etmektedir. Ekonomide bütçe denkliği, açığı veya fazlası ile birlikte tasarruf-yatırım denkliği, açığı veya fazlası olduğunda; aynı zamanda cari işlemler denkliği, açığı veya fazlası olabilir. Yani bu üç olgu eş zamanlı olarak ortaya çıkabilir (Dücan, 2008: 63) 3. LİTERATÜR TARAMASI İktisatçıların bir bölümü cari açığın, kamu gelir gider dengesinin açık vermesinden kaynaklandığı ve cari açığın da dönüp kamu gelir gider açığını beslediği görüşündedir. Bu neden sonuç ilişkisine ikiz açık hipotezi adı verilmektedir. İkiz açık kısaca iç ekonomik dengeyi oluşturan dengelerden özel kesimin tasarruf yatırım dengesi (S I) ya da kamu kesimi gelir gider dengesi (T G) tek başına açık veriyorken buna dış ekonomik denge yani cari denge (X M) açık vererek eşlik etmesidir. Eğer iç ekonomik dengelerin ikisi de açık veriyor ve cari denge de bunlar kadar açık veriyorsa o zaman üçüz açık söz konusu demektir (Eğilmez, 2006). Yazın taramasına bakıldığı zaman genelde ikiz açık konusundaki çalışmaların fazlalığı ön plana çıkmaktadır. Ancak üçüz açık konusunda yapılan az sayıda çalışma mevcuttur. Hem ikiz açık hem de üçüz açıkla ilişkili olan çalışmalardan bazıları şu şekildedir: Piersanti (2000), OECD ülkelerinin 1970 1997 dönemindeki verilerini, panel veri analizi kullanarak dış ticaret açıklarının nedenlerini incelemiştir. Bu analizde Türkiye, İsviçre, Portekiz, İzlanda, Belçika ve Y. Zelanda için tutarlı veriler bulunmadığı gerekçesi ile bu ülkeler analiz dışında tutulmuştur. Analiz sonucunda, 1970-1997 döneminde dış açığın bütçe açıkları ile pozitif yönde ilişkili olduğu sonucuna ulaşılmıştır. 4

Utkulu (2003), ikiz açık hipotezinin Türkiye için geçerliliğini ekonometrik zaman serisi yöntemleri ile test etmiştir. Çalışmada ekonometrik yöntem özellikle koentegrasyon, hata düzeltme modeli ve nedensellik analizlerine dayanmaktadır. Uygulama bulguları Keynezyen ikiz açık hipotezini destekler yöndedir. Koentegrasyon analizi bulguları bütçe açıkları ve dış ticaret açıkları değişkenlerinin uzun dönemde zaman içerisinde beraberce hareket ettiklerini göstermekte olup, aralarındaki teorik bağın varlığını ampirik olarak da doğrulamaktadır. Hata düzeltme modeli ve nedensellik bulguları iki değişken arasındaki uzun dönem nedenselliğin iki yönlü olduğuna işaret etmektedir. Yani, bütçe açıklarındaki artış, dış ticaret açıklarındaki artışın nedeni olup, bunun tersi de geçerlidir. Ay vd.(2004), Bu çalışma ile 1992 2003 dönemi aylık verileri doğrultusunda iki açık arasındaki ilişki analiz edilmiştir. Analizde Granger nedensellik testi ve regresyon analizi kullanılmıştır. Nedensellik testi sonuçları, iki açık arasında karşılıklı bir etkileşim bulunduğunu dolayısıyla ele alınan dönem itibariyle Türkiye için de geçerli olduğunu göstermiştir. Salvotore (2006), G-7 Ülkeleri nin 1973-1980 ve 1981-2005 dönemine ait verilerini kullanarak korelasyon ve regresyon modeline göre bütçe açıkları ve cari açıklar arasındaki ilişkiyi incelemiştir. Analiz sonucunda her yedi ülke ve en önemli sanayi ülkeleri (Amerika, Japonya, Almanya, İngiltere, Fransa, İtalya ve Kanada) için bütçe açıkları ile cari açıklar arasında doğrudan bir ilişki olduğu tespit edilmiş, bu ilişkinin ise gecikmeli olarak yani bütçe açıklarının bir veya daha fazla yıl boyunca cari açığı etkilediği sonucuna ulaşılmıştır. Kim ve Roubini (2008), ABD ekonomisi için 1973 2004:1 dönemini kapsayan çalışmalarında esnek döviz kuru uygulandığı dönemde, cari işlemler ve reel kur üzerinde bütçe açıklarının etkilerini VAR (Vektör Oto Regresyon) modeline göre incelenmiştir. Araştırma sonucunda ABD de, genişletici bir maliye politikası nın veya bütçe açıklarının cari açığı arttırdığı ve reel döviz kurunu kayba uğrattığı sonucuna ulaşılmıştır. Erdinç (2008), Türkiye ekonomisi için 1950-2006 dönemini yıllık veriler ışığında ikiz açık hipotezini Eşbütünleşme analizi ve Granger Nedensellik testi kullanarak incelemiştir. Analiz sonucunda, bütçe açığı ve cari açık arasında uzun dönemli bir ilişki olduğu sonucuna varılmaktadır. Ayrıca bütçe açıkları ile cari açık arasındaki ilişkinin yönünün bütçe açıklarından cari açıklara doğru olduğu sonucuna varılmıştır. 5

Peker ve Hotunoğlu (2009), Türkiye de cari işlemler açığının nedenlerini 1992: 01 ve 2007-12 dönemi aylık verileriyle, VAR yöntemi yardımıyla analiz etmiştir. Analiz sonucunda reel döviz kurunun, reel faiz oranının, İMKB de ortaya çıkan değişmelerin Türkiye de cari açığın belirleyicilerini açıklayan önemli değişkenler olduğu bulgusuna ulaşılmıştır. Aksu ve Başar (2009), 1994:09-2008:09 dönemine ait veriler ışığında sınır testi analizini uygulayarak Türkiye deki bütçe açıklarının kronik dış ticaret açıkları üzerindeki etkilerini araştırmışlardır. Araştırmanın sonucunda, Türkiye deki bütçe açıkları dış ticaret açıklarının artmasında gerek uzun gerekse kısa dönemde önemli bir rolünün bulunmadığını, dış ticaret açıklarının kendi kendini besleyen bir yapı sergilediğini, faiz oranlarındaki artışların dış ticaret açıkları üzerinde azaltıcı bir etkiye sahip olduğunu, döviz kurunun ise dış ticaret açıkları üzerinde herhangi bir etkiye sahip bulunmadığı şeklindeki bulgulara ulaşılmıştır. Altınbaş ve Taban (2010), yaptıkları çalışmada Türkiye de 1974-2007 dönemine ait yıllık veriler yardımıyla ikiz açık teorisini incelemişlerdir. Cari işlemler dengesi, bütçe dengesi ve sabit sermaye yatırım değişkenleri için ARDL sınır testi yaklaşımının kullanıldığı çalışmada değişkenler arasında uzun dönemli ilişki bulunduğu ve nedensellik testlerinde ikiz açık hipotezinin varlığı doğrulanmıştır. Tunçsiper ve Sürekçi (2011), Türkiye de ikiz açık hipotezinin geçerliliğini 1987:01-2007:03 dönemi için VAR (Vektör Otoregresif) modelini kullanarak test etmişlerdir. Araştırmanın sonucunda incelenen dönem ve uygulanan yönteme bağlı olarak ikisi arasında bir etki olmadığı sonucuna varılmış ve Ricardiyan Denklik Hipotezi desteklenmiştir. Bolat vd.(2011), 1998:1-2010:4 döneminde Türkiye de bütçe açığı ve cari işlemler açığı arasındaki kısa ve uzun dönem ilişkisini sınır testi yaklaşımı ile incelemişlerdir. Araştırmanın sonucunda uzun dönemde bütçe açığı ve cari işlemler açığı arasında bir ilişkinin olmadığını fakat kısa dönemde bütçe açığı ve cari işlemler açığı arasında kuvvetli bir pozitif ilişki bulunduğu sonucuna ulaşmışlardır. Sürekçi (2011), Türkiye ekonomisi için 1987:1-2007:3 dönemine ait çeyrek yıllık verilerle VAR analizi yardımıyla kamu dengesi, yatırım tasarruf dengesi ve cari açık arasındaki ilişkileri incelemiştir. Çalışma sonucunda kamu açıkları ve cari açık arasında ilişkinin varlığı desteklenirken, yatırım tasarruf oranı ve cari açık arasında Granger nedensellik ilişkisi bulunmamıştır. 6

4. TÜRKİYE EKONOMİSİNDE 1980-2010 DÖNEMİNE AİT EKONOMİK GÖSTERGELER Bu bölümde çalışmanın amacına uygun olarak 1980-2010 yılları arasındaki iç ve dış dengede yaşanan gelişmeler ele alınmıştır. Bu verilerden ilki bütçe dengesinin göstergesi olarak Kamu kesimi borçlanma gereğidir (KKBG). Şekil 1: KKBG ve Faiz Dışı KKBG deki Değişimler Kaynak: DPT (Devlet Planlama Teşkilatı), 2011 Şekil 1 de 1980-2010 dönemini kapsayan kamu kesimi borçlanma gereği (KKBG) ve faiz dışı kamu kesimi borçlanma gereğindeki değişimler GSYİH ya (Gayri Safi Yurt İçi Hasıla) oranları bazında gösterilmiştir. 1980 yılında KKBG/GSYİH oranı %6,2 iken daha sonraki yıllarda bu oranda bir düşüş yaşandığı gözlenmektedir. 1991 yılında bu oranın tekrar yükseldiği ve %7,5 oranına çıktığı, 1999 yılında ise %11,6 ya yükseldiği görülmektedir. 2001 yılında ise Türkiye de yaşanan ekonomik kriz dolayısıyla bu oranın bahsi geçen 30 yıllık süre zarfında en yüksek oranına, %12,1 e yükseldiği görülmektedir. Bu süre zarfında ilk olarak 2005 yılında -0,1 düşen bu oranının, 2010 a gelindiğinde %2,3 e yükseldiği görülmektedir. Faiz dışı KKBG verilerine bakıldığı zaman ise 1980 li yıllarda KKBG ile aynı düzeylerde seyrederken özellikle 1990 lardan sonra farkın iyice açıldığı görülmektedir. Bu verinin en düşük seyrettiği yıl -%8,1 ile 2006 yılı olduğu görülmektedir. 7

Şekil 2: : Yurt İçi Tasarruflar ve Sabit Sermaye Yatırımlarında Değişimler Kaynak: DPT, 2011 Şekil 2 de yurt içi tasarrufların (YİT) ve Sabit Sermaye Yatırımlarının(SSY), GSYİH ya oranlarında yaşanan değişimler görülmektedir. Yurt içi tasarrufların değişimine bakıldığı zaman bu dönem zarfında en yüksek oran 1988 yılında yaşanan % 29,1 olmuştur. En düşük oranın ise %12,8 ile 1980 yılında yaşandığı görülmektedir. 2010 yılına gelindiğinde ise %13,9 olduğu görülmektedir. Sabit sermaye yatırımlarındaki değişimlere bakıldığı zaman bu dönem zarfında genelde aynı oranlarda seyrettiğini söylemek yanlış olmayacaktır. 1980 yılında %20,3 iken 2010 yılına gelindiği zaman %19,1 olduğu görülmektedir. Şekil 3: Cari Denge'de Görülen Değişimler Kaynak: DPT, 2012 Şekil 3 de 1980-2010 yılları arasında Cari dengenin GSYİH ya oranındaki değişimler görülmektedir. Bu tabloya göre cari denge sadece 1998 ve 2001 dönemlerinde fazla vermiştir. 8

Diğer dönemlerde cari denge hep açık vermiştir. Cari dengenin GSYİH ya oranlarına bakıldığında ise seneler itibariyle değişiklikler yaşadığı görülmektedir. Bu oran sadece 1998 ve 2001 yıllarında pozitif bir duruma geçmiştir. Bu oranın en yüksek olduğu yıl ise %1,9 olarak 2001 yılında görülmektedir. 5. EKONOMETRİK YÖNTEM Bu çalışmada Türkiye de üçüz açık analizi ekonometrik olarak incelenmektedir. Analizlerde 1980-2010 dönemlerine ait yıllık veriler kullanılmıştır. Araştırmada kullanılan veriler tablo 1 de özetlenmiştir. Tablo 1: Veri Seti Veri Açıklama Kaynak CA Cari işlemler dengesinin www. dpt.gov.tr GSYİH ya oranıdır. KKBG Bütçe açığı göstergesi Kamu www. dpt.gov.tr kesimi borçlanma gereğinin GSYİH ya oranıdır. YİT Yurtiçi tasarrufların GSYİH ya www. dpt.gov.tr oranıdır. SSY Sabit sermaye yatırımlarının GSYİH ya oranıdır. www. dpt.gov.tr Türkiye de üçüz açık analizini araştırmak amacıyla seçilen değişkenler ilgili literatürdeki bazı çalışmalar referans alınarak belirlenmiştir. Değişkenler arasındaki ilişkinin yönünü ve derecesini belirleyebilmek üzere çalışmada Vektör Otoregresif Modeller (VAR) kullanılmıştır. VAR analizini gerçekleştirmeden önce ilk olarak serilerin durağanlıkları Genişletilmiş Dickey Fuller (ADF), Phillips Perron testleri ve KPSS Birim Kök Sınaması yardımıyla sınanmıştır. 9

Tablo 2: ADF Birim Kök Testi Sonuçları ADF Birim Kök Sınaması Değişkenler Augmented Dickey Fuller Test İstatistiği Mac Kinnon Kritik Değerleri %1 %5 %10 Düzey değerler Birinci farklar CA -3.717908 0.0365-4.296729-3.568379-3.218382 KKBG -1.878029 0.6408-4.296729-3.568379-3.218382 YİT -2.119104 0.5149-4.296729-3.568379-3.218382 SSY -2.269050 0.4369-4.296729-3.568379-3.218382 CA -6.438130 0.0001-4.323979-3.580623-3.225334 KKBG -4.930165 0.0004-3.679322-2.967767-2.622989 YİT SSY -3.146905 0.0344-5.615207 0.0001-3.679322-2.967767-2.622989-3.679322-2.967767-2.622989 Tablo 2 de ADF birim kök testi sonuçlarına göre değişkenlerin düzeyde %1 anlam düzeyinde durağan olduğu görülmektedir. Dolayısıyla birim kök yoktur. % 5 anlam düzeyinde ise değişkenlerden yalnızca CA değişkeninin durağan olmadığı görülmektedir. %10 anlam düzeyinde ise yine sadece CA değişkeninin durağan olmadığı görülmektedir. Birincil farkları alındığında ise YİT değişkeni dışında diğer değişkenlerin hepsinin durağan olmadıkları görülmekteyken, YİT değişkeni durağandır. 10

Tablo 3: Phillips Perron Birim Kök Sınaması Phillips Perron Birim Kök Sınaması Değişkenler Phillips - Perron Test İstatistiği Mac Kinnon Kritik Değerleri %1 %5 %10 Düzey değerler Birinci farklar CA -3.618577 0.0450-4.296729-3.568379-3.218382 KKBG -2.128522 0.5099-4.296729-3.568379-3.218382 YİT -2.111352 0.5190-4.296729-3.568379-3.218382 SSY -2.399976 0.3721-4.296729-3.568379-3.218382 CA -7.940108 0.0000-4.323979-3.580623-3.225334 KKBG -4.930165 0.0004-3.679322-2.967767-2.622989 YİT -5.580478 0.0001-3.679322-2.967767-2.622989 SSY -5.769918 0.0000-3.679322-2.967767-2.622989 Tablo 3 de Phillips Perron Birim Kök Sınaması sonuçlarına göre ise sadece CA değişkeninin % 5 anlam düzeyinde durağan olmadığı görülmektedir. Birincil farklar alındığında ise değişkenlerin durağan olmadıkları görülmektedir. 11

Tablo 4: KPSS Birim Kök Sınaması KPSS Birim Kök Sınaması Değişkenler KPSS Test İstatistiği Mac Kinnon Kritik Değerleri %1 %5 %10 Düzey değerler CA LM ist 0.154167 0.216000 0.146000 0.119000 KKBG LM ist 0.119624 0.216000 0.146000 0.119000 YİT LM ist 0.166893 0.216000 0.146000 0.119000 Birinci farklar SSY CA LM ist 0.128866 LM ist 0.149782 0.216000 0.146000 0.119000 0.739000 0.463000 0.347000 KKBG LM ist 0.080293 0.739000 0.463000 0.347000 YİT LM ist 0.363247 0.739000 0.463000 0.347000 SSY LM ist 0.108898 0.739000 0.463000 0.347000 Tablo 4 te değişkenlerin KPSS kök birim testi sonuçları gösterilmiştir. Buna göre değişkenlerin düzeyde %1 anlam değerinde durağan olmadıkları görülmektedir. Bu aşamadan sonra VAR analizine geçmek mümkündür; Modele dahil edilecek olan değişkenlere bakıldığında tümünün aynı dereceden yani birinci derecen durağan olduğu görülmektedir ki; bu durum da VAR analizi ile birlikte kointegrasyon analizinin yapılmasına imkan vermektedir. VAR modeli kurulurken en önemli koşul bilgi kriterleri tarafından belirlenen VAR gecikme uzunluğunun doğru tahmin edilmesidir. Bununla birlikte modele dahil edilecek olan değişkenler aynı dereceden kointegre oldukları için VAR analizinde bu değişkenlerin seviyeleri kullanılmaktadır. Bununla ilgili olarak VAR gecikme uzunluğu tablo 5 aracılığıyla verilmektedir. 12

Tablo 5: VAR Gecikme Uzunluğunun Belirlenmesi Tablo 5 den de açıkça görülebildiği üzere; FPE (Final Prediction Error), AIC (Akaike), SC (Schwarz) ve HQ (Hannan Quinn) bilgi kriterleri 1 gecikmeyi işaret etmektedir. Yani VAR gecikme uzunluğu (1) olarak belirlenmiştir. Bir gecikmeli VAR modelinin istikrarlı olup olmadığı aşağıdaki testler tarafından sınanmaktadır. Tablo 6: AR Karakteristik Polinomunun Ters Kökleri Tablo 6 aracılığıyla da görülebileceği üzere; hiçbir modülüs değeri referans aralığının dışında değildir. Bu durumda kurulan VAR modelinin istikrarlı olduğunu göstermektedir. Aynı analizi şekil ile yorumlamaya imkan veren şekil 1 deki AR karakteristik Polinomunun Ters Köklerini birim çember analizinde değerlendirmek gerekmektedir. Şekil 4: AR Karakteristik Polinomunun Ters Kökleri Hiçbir AR kökünün birim çemberin dışında yer almaması kurulan VAR modelinin durağan olduğunu en açık şekilde desteklemektedir. Kurulan VAR modelini LM testi ile sınamaya devam etmek yerinde olacaktır. 13

Tablo 7: Serisel İlgileşim LM Testi LM testinde olasılık değerleri incelendiğinde; seride serisel ilgileşimin olmadığı yönündeki boş hipotez reddedilememektedir. Tablo 8: Normallik Testi Component Jarque-Bera df Prob. 1 2.094312 2 0.3509 2 2.350756 2 0.3087 3 1.415548 2 0.4927 4 3.502664 2 0.1735 Joint 9.363279 8 0.3126 Normallik testi değişkenlerin birlikte normal dağıldığını modelin istikrarlı olduğunu vurgulamaktadır. Tablo 9: Değişen Varyanslılık Testi Joint test: Chi-sq df Prob. 73.08687 80 0.6950 14

Modelde değişen varyanslılığın olmadığı yönündeki sıfır hipotezi reddedilememektedir. Bu açıdan modelin istikrarlılığı bir başka açıdan da test edilmiştir. VAR modelinin yapısal olarak tutarlı olduğu yönündeki analizi tamamladıktan sonra, kointegrasyon analizine geçmek gerekmektedir. Tablo 10: Kointegrasyon Analizi Tablo 10 daki Kointegrasyon analizinden de net bir şekilde görülebildiği üzere; Özdeğer ve İz İstatistikleri modelde 0 adet kointegre vektör bulunduğunu raporlamaktadır. Değişkeler arasında uzun dönemli ilişkilerin olmadığı bu şekilde raporlandıktan sonra kısa dönemli ilişkiyi özellikle Granger Nedensellik Testi aracılığıyla incelemek mümkündür. Bu aşamada etki tepki analizini yorumlamak gerekirse; Şekil 5: Etki Tepki Analizi 15

Şekil 5 te her değişkenin birbirine ve diğer tüm değişkenlere uygulanan bir birim şok karşısındaki tepkileri ölçülmeye çalışılmıştır. Buna göre şekilden de görülebileceği üzere, cari işlemler açığı değişkeninde meydana gelen bir standart sapmalık şokun en değerli etkisi tahmin edilebileceği üzere kendisi üzerinde gerçekleşmektedir. Aynı değişken üzerindeki bir standart sapmalık şokun kamu kesimi borçlanma gereği üzerindeki etkisi aynı yönlü olarak gerçekleşmekte ve modeldeki değişkenler açısından değerlendirildiğinde cari işlemler açığında meydana gelen bir standart sapmalık şok en çok kamu kesimi borçlanma gereği üzerinde hissedilmektedir. Özellikle bir standart sapmalık şok sonucu 1. dönemde kamu kesimi borçlanma gereği üzerinde 1.09 puanlık (+) karakterli bir etki meydana gelmektedir. Cari işlemler açığındaki şoka aynı yönlü etki veren diğer bir değişken de yurtiçi tasarruflardır. Yurtiçi tasarruflardaki trend oldukça ilginç bir seyir izlemektedir şöyle ki; bir standart sapmalık şokun yurtiçi tasarruflar üzerindeki etkisi 1. dönem 0.46 iken 2. dönem söz konusu büyüklük 1.21 puana çıkmaktadır. Giderek daha az tepki veren yurtiçi tasarruflarda yaklaşık olarak 7 dönem sonra etki kaybolmaktadır. Cari işlemler açığındaki bir standart sapmalık şok sabit sermaye yatırımları üzerinde ilk olarak -0.69 puanlık bir tepkiye neden olurken 2. dönem söz konusu tepki yerini (+) karakterli bir seyire bırakmış ve özellikle 3. dönemde tepe noktasına ulaştıktan sonra azalarak 8. Dönemde etkisini kaybetmiştir. Kamu kesimi borçlanma gereği (KKBG) değişkenindeki bir standart sapmalık şokun modelde yer alan değişkenler üzerinde önemli etkileri tespit edilmiştir. Buna göre özellikle kendisi ve cari işlemler açığı üzerinde aynı yönlü bir etkiye sahip olan KKGB değişkenindeki bir standart sapmalık şok ilk olarak cari işlemler açığı üzerindeki etkisi 1. dönemde yaklaşık olarak 0.99 birim kadardır. Buradan sonra aynı yönlü olan bu özellik ilk 5 dönem devam etmiş ve özellikle 5. Dönem etkisini kaybederek yerini (-) yönlü bir trende bırakmıştır. KKGB değişkenindeki bir standart sapmalık şok, sabit sermaye yatırımları üzerinde (-) bir etkiye sahiptir. 1. dönemde bir standart sapmalık şok 1.03 puanlık bir tepkiye neden olmuş ve söz konusu etki 10. dönemden sonra etkisini kaybetmiştir. KKBG değişkeni ile (-) yönlü bir ilişki içinde olan diğer bir değişken de yurtiçi tasarruflardır. Etki açısından karşılaşıldığında sabit sermaye yatırımlarından daha uzun süre etkilenmiştir. Etki azalarak devam etmiş yaklaşık olarak 12. Dönemde etki tamamen ortadan kalkmıştır. Sabit sermaye yatırımlarında meydana gelen bir standart sapmalık şok, en çok yurt içi tasarruflar üzerinde etkili olmuş 1. Dönem 1.19 olarak gerçekleşen tepki yaklaşık olarak 13. Dönemden sonra yok olmuştur. Sabit sermaye yatırımlarındaki bir birimlik şok, cari işlemler 16

açığı ve KKBG üzerinde ters yönlü bir değişime neden olmuştur. Tepkinin şiddeti ile ilgili olarak bir kıyaslama yapıldığında KKBG değişkeni üzerinde meydana gelen etki çok daha fazla olmaktadır. Cari işlemler üzerindeki etki 3 dönem istikrarlı olarak devam etmiş daha sonra özelliğini yitirmiştir. Aynı şekilde Kamu kesimi borçlanma gereği üzerindeki etkisi ise 4 dönem devam ettikten sonra yok olmuştur. Yurtiçi tasarruflar değişkeninde meydana gelen bir standart sapmalık şokun en çok sabit sermaye yatırımlarında etkili olduğu görülmektedir. Söz konusu kuvvetli etki 4-5 dönem sonra etkisini yitirmektedir. Aynı şekilde yurtiçi tasarruflarda meydana gelen bir birimlik şok aynı yönde cari işlemler açığını etkilemiş ve azalan bir ivme azalma trendine girmiştir. Yurtiçi tasarruflarda ortaya çıkan bir birimlik şokun KKBG üzerindeki etkisi (-) yönlü olarak gerçekleşmiştir. Bu etki 2 dönem devam etmiş daha sonra etkisini kaybetmiştir. Bu açıdan bakıldığında cari işlemler açığını açıklamada birinci dönem en büyük etki KKBG (0.98) olurken 2. Olarak sabit sermaye yatırımları (- 0.76) ve son olarak yurtiçi tasarruflar (0.36) şeklinde sıralanmaktadır. Aynı şekilde modelde yer alan değişkenlere göre Kamu Kesimi Borçlanma Gereğini açıklamada en başarılı cari işlemler açığı (1.09), ikinci sırada sabit sermaye yatırımları (- 1.24), üçüncü sırada ise yurtiçi tasarruflar (-0 68) olmaktadır. Sabit sermaye yatırımlarını açıklamada en etkili değişken (-1.03) ile KKBG olurken, bunu (0.85) ile yurtiçi tasarrufla, (- 0,69) puan ile cari işlemler açığı izlemektedir. Yurtiçi tasarrufları modele göre en iyi açıklayan sabit sermaye yatırımları olurken (1.19), KKBG (- 0.79), cari işlemler açığı ise 0.46 olarak açıklamaktadır. Etki tepki analizini yorumladıktan sonra bir birini desteklemek üzere sonuçlar vermesi beklenilen bir diğer analiz olan Varyans Ayrıştırması analizine geçilmelidir. 17

Şekil 6: Varyans Ayrıştırması Varyans ayrıştırması, bir değişkende ortaya çıkan gelişmeleri modelde kullanılan hangi değişkenin daha çok açıkladığını ifade etmesi bakımından oldukça dikkate değer bir analiz olarak karşımıza çıkmaktadır. Sonuçlarını şu şekilde yorumlamak mümkündür; Varyans ayrıştırması sonuçlarına göre cari işlemler açığındaki değişmeler; modelde yer alan değişkenlere göre en çok sırasıyla, yurtiçi tasarruflar, kamu kesimi borçlanma gereği ve sabit sermaye yatırımları tarafından açıklanmaktadır. Kamu kesimi borçlanma gereğindeki değişmeler aynı şekilde en çok sırasıyla; çok kuvvetli bir şekilde cari işler açığı, sabit sermaye yatırımları ve yurtiçi tasarruflardaki değişmelerle açıklanmaktadır. Sabit sermaye yatırımlarını açıklamada; KKGB ilk sırayı alırken onu cari işlemler açığı ve diğerlerine göre oldukça önemsiz olmakla birlikte yurtiçi tasarruflar izlemektedir. Modelde yer alan değişkenlerden en çok yurtiçi tasarruflar oldukça önemli ve birbirine yakın bir şekilde diğerleriyle açıklanmaktadır. Buna göre yurtiçi tasarrufları açıklama anlamında; KKGB ilk sırada yer 18

alırken ikinci sırada sabit sermaye yatırımları üçüncü sırada ise cari işlemler açığı yer almaktadır. Bu aşamada Granger Nedensellik sınaması yapmak mümkün olmaktadır. Burada özellikle Granger Nedensellik sınamasının kısa dönemli nedensellik ilişkisini ölçmeye yönelik olduğu unutulmamalıdır. Tablo 11: Granger Nedensellik Testi Bağımlı Değişken: (CA) Bağımsız Serbestlik Ki-Kare İst. Değişkenler Derecesi Olasılık Değ. (KKGB) 0.090395 1 0.7637 (SSY) 0.200747 1 0.6541 (YİT) 1.009104 1 0.3151 Tümü 1.463731 3 0.6907 Bağımlı Değişken: (KKGB) (CA) (SSY) (YİT) Tümü (CA) (KKGB) (YİT) Tümü (CA) (KKGB) (SSY) Tümü 0.019488 1 0.8890 0.002862 1 0.9573 1.252867 1 0.2630 3.956409 3 0.2662 Bağımlı Değişken: (SSY) 1.952210 1 0.1623 1.765760 1 0.1839 0.132506 1 0.7158 4.501404 3 0.2122 Bağımlı Değişken: (YİT) 4.058519 1 0.0439 0.424864 1 0.5145 1.498930 1 0.2208 4.160415 3 0.2447 Değişkenler arasında % 5 anlam seviyesinde tutarlı bir kısa dönemli nedensellik ilişkisi yalnızca cari işlemler açığından yurtiçi tasarruflara şeklinde raporlanmıştır. Bunun dışında % 1 ve % 10 anlam düzeylerinde söz konusu değişkenler arasında tutarlı kısa dönemli bir Granger nedenselliğin varlığından bahsetmek mümkün olmamaktadır. 19

6. SONUÇ Üçüz açık olgusu ekonominin genel dengesini oluşturan bütçe dengesi, tasarruf-yatırım dengesi ve cari işlemler dengesinin birbirleriyle olan etkileşimini ortaya koyması açısından son derece önemlidir. Ancak yapılan çalışmalar daha çok cari işlemler açığı ve bütçe açıkları arasındaki ilişkiye yoğunlaşmıştır. Son zamanlarda ise tasarruf yatırım açığının önemi öne çıkmaktadır. Türkiye de 1980-2010 döneminin ele alınarak üçüz açık analizinin yapıldığı bu çalışmada elde edilen sonuçları şu şekilde özetlemek mümkündür. 1. Cari işlemler açığında meydana gelen bir standart sapmalık şok en çok kamu kesimi borçlanma gereği üzerinde hissedilmektedir. 2. Cari işlemler açığını açıklamada birinci dönem en büyük etki KKBG 3. Kamu Kesimi Borçlanma Gereğini açıklamada en başarılı cari işlemler açığı 4. Sabit sermaye yatırımlarını açıklamada en etkili değişken ile KKBG olurken 5. Yurtiçi tasarrufları modele göre en iyi açıklayan sabit sermaye yatırımları olmuştur. Buna göre örneğin madde1 deki yorum teorik olarak da desteklenebilmektedir. Öyle ki; cari işlemler açığında meydana gelen artış elbette kamu kesiminin bir mali yıl içerisindeki giderlerinin o yıl içerisindeki olağan kamu gelirleri ile karşılanamaması anlamına gelen kamu kesimi borçlanma gereğini artıracaktır ki VAR sonuçlarına göre cari açık artış en çok KKBG üzerinde hissedilmiştir. Hatta bu iki değişken öyle ki bileteral biçimde (2 yönlü) birbirini etkilemektedir. Dolayısıyla kamu açıkları cari açığı, cari açıklar kamu açığını artırmakta, iki yönlü bir ilişki görülmektedir. Sabit sermaye açıkları model de en çok kamu açıkları ile açıklanmış yani burada da kamu açıklarının önemli boyutlarda seyretmesi bunların özellikle faiz harcaması olabileceği ve kaynağın yatırımlardan öte faiz harcamalarına giderek optimalitenin sağlanamadığını gösteriyor diyebiliriz. Çünkü kamu açıklarının artmasının özellikle faiz harcaması anlamında artmasının en olumsuz etkisi yatırım harcamalarına yeterli kaynağının aktarılamaması sonucudur ki bu da çalışmada desteklenmiştir; yani kamu açıkları kaynağın prodüktif olmayan alanlara (faiz gibi) aktarıldığı ve yatırıma yeterli miktarda gitmediği sonucunu çıkarmaktadır. Yurtiçi tasarruflarla kamu açıkları arasındaki ilişki dikkat çeker düzeydedir. Özellikle kamu açıklarının artması yurtiçi tasarrufları yükseltmiş bu da şöyle açıklanabilir; kamunun borçlanma gereksinimi faiz oranları üzerinde bir artış etkisi yaratır faiz oranlarının artmasının iktisadi birimler üzerindeki en önemli etkisi bugünkü tüketimin azaltılarak yarınki tüketime ağırlık verilmesidir. Bu da cari dönem tasarruflar üzerinde artış etkisi yaratır ki çalışma bunu desteklemektedir. Burada dikkat edilmesi 20

gereken husus, cari açığın bütçe açığını etkileyerek yurt içinde yatırımları azaltmasıdır ki buda Türkiye yi yabancı yatırımcıya bağlı kılmaktadır. Dış kaynak kullanımı ülke açısından risk taşıdığı için gerçekleştirilen yatırımların finansmanında iç tasarrufların kullanılması gerekmektedir. Ancak çalışmada Türkiye de tasarrufların çok düşük düzeyde olduğu görülmektedir. Bu yüzden yurt içinde tasarrufların ve yatırımların artırılmasına yönelik ekonomik önlemlerin alınması ve politikaların bu düzlemde hayata geçirilmesi son derece önem arz etmektedir. KAYNAKÇA Aksu, Hayati ve Başar, Selim, (2009), Türkiye için ikiz açıklar hipotezi nin tahmini: bir sınır testi yaklaşımı, Ankara Üniversitesi, SBF Dergisi, 64-4.s. 1-14. Altıntaş, Halil ve Taban Sami (2010), Türkiye de İkiz Açık Sorunu ve Feldstein-Horioka Hipotezi: ARDL Yaklaşımı ve Nedensellik Araştırması, Turgut Özal Uluslar arası Ekonomi ve Siyaset Kongresi- I, Küresel Krizler ve Ekonomik Yönetişim, 15,16 Nisan 2010, Malatya, s. 1704-1734 Ay, Ahmet, Karaçor Zeynep, Mucuk Mehmet ve Erdoğan Savaş, (2004), Bütçe Açığı-Cari İşlemler Açığı Arasındaki İlişki: Türkiye Örneği (1992-2003), Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 12.s75-83. Bolat, Süleyman, Belke, Murat ve Aras, Ozan, (2011), Türkiye de İkiz Açık Hipotezinin Geçerliliği: Sınır Testi Yaklaşımı, Maliye Dergisi, 161, s.347-364. Eğilmez, Mahfi, (2006), Üçüz açık, Radikal, 30 Mayıs 2006. http://www.radikal.com.tr/haber.php?haberno=188787, Erişim Tarihi 10.11.2011). Dücan, Engin (2008), Türkiye ekonomisinde tasarruf-yatırım dengesizlikleri ve üçüz açıklar sorunu, Sakarya Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitüsü, İktisat A.B.D. Yüksek Lisans Tezi. Erdinç, Zeynep, (2008), İkiz açıklar Hipotezinin Türkiye de 1950-2005 yılları arasında eşbütünleşme analizi ve granger nedensellik testi ile incelenmesi, Anadolu Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 8, s. 209-222. Kim, Soyoung and Roubini, Nouriel, (2008), Twin deficit or twin divergence? Fiscal policy, current account, and real Exchange rate in the U.S., Journal of International Economics, 74. s. 362,383. 21

Peker, Osman ve Hotunoğlu Hakan, (2009), Türkiye de Cari Açığın Nedenlerinin Ekonometrik Analiz Atatürk Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, 23-9, s.221-237. Piersanti, Giovanni, (2000), Current account Dynamics and expected future budget deficits: some international evidence, Journal of International Money and Finance, 19, s. 255-271. Salvatore, Dominick, (2006), Twin Deficits in the G-7 countries and global structural imbalances, Journal of Policy Modeling, 28,s. 701-712. Sürekçi, Dilek, (2011), Türkiye de üçüz açıklar olgusunun analizi: dinamik bir yaklaşım, Yönetim ve Ekonomi, 18-1. s.51-69. Tunçsiper, Bedriye ve Sürekçi, Dilek (2011), Türkiye de ikiz açıklar hipotezinin geçerliliğinin zaman serisi analizi. Anadolu üniversitesi sosyal bilimler dergisi 11-3. s.103-120. Utkulu, Utku, (2003), Türkiye de bütçe açıkları ve dış ticaret açıkları greçekten ikiz mi? Kontegrasyon ve nedensellik bulguları. D.E. İ.İ.B.F. Dergisi, 18-1. s.45-61 Yıldırım, Kemal, Karaman, Doğan ve Murat Taşdemir, (2010). Makro Ekonomi: Seçkin Yayıncılık DPT (Devlet Planlama Teşkilatı), 2011. http://www.dpt.gov.tr/portaldesign/portalcontrols/webicerikgosterim.aspx?enc=83d5a6ff 03C7B4FCA4781AFB16189036083F239D24768693A2F910AC764FA886, Erişim Tarihi 10.11.2011 22

EKLER Grafik 1: CA'nın Zaman Yolu Grafiği Grafik 2: CA İlgileşim Çiziti Grafik 3: Birinci Farkı Alınmış d(ca) Serisinin Grafiği Grafik 4: Birinci Farkı Alınmış d(ca) Serisinin otokorelasyon grafiği 23

Grafik 5: KKBG nin Zaman Yolu Grafiği Grafik 6: KKBG İlgileşim Çiziti Grafik 7: Birinci Farkı Alınmış D(KKBG) Serisinin Grafiği 24

Grafik 8: (SSY) nın İlgileşim Çiziti Grafik 9: Birinci Farkı Alınmış d(ssy) Serisinin Grafiği Grafik 10: d(ssy) nın İlgileşim Çiziti 25

Grafik 11: (YİT) in Zaman Yolu Grafiği Grafik 12: YİT nın İlgileşim Çiziti Grafik 13: Birinci Farkı Alınmış d(yit) Serisinin Grafiği 26