ALT KONKA HÝPERTROFÝSÝNDE RADYOFREKANS ÝLE KONKA REDÜKSÝYONU RADIOFREQUENCY TISSUE REDUCTION OF THE INFERIOR TURBINATES Dr.Yücel ANADOLU * Dr.Ozan B. ÖZGÜRSOY* Dr.Arzu URAL TATLIPINAR* ÖZET Bu klinik çalýþmadaki amaç radyofrekans ile alt konka hipertrofisinin sebep olduðu nazal obstrüksiyonun tedavisinden elde edilen güvenilirlik ve etkinlik derecesinin prospektif olarak araþtýrýlmasýdýr. Alt konka hipertrofisi olan ve medikal tedaviye cevap vermeyen nazal obstrüksiyonlu 19 hasta çalýþmaya dahil edilmiþtir. Alt konkanýn medial, inferior ve posterior bölümlerine nazal endoskopi altýnda radyofrekans ile redüksiyon uygulanmýþtýr. Hastalar preoperatif ve postoperatif 1, 4, 8. haftalarda deðerlendirilmiþtir. Hastalarýn subjektif yakýnmalarý kaydedilmiþ ve akustik rinometri ile objektif deðerlendirmeleri yapýlmýþtýr. Postoperatif 8 hafta sonunda hastalarýn tümünün ( % 100) subjektif olarak yakýnmalarý azalmýþ, peri-postoperatif bir komplikasyon görülmemiþtir. Akustik rinometri ölçümleri ile de 8. Haftanýn sonunda konka hipertrofisinin belirgin derecede azaldýðý izlenmiþtir. Radyofrekans ile alt konka redüksiyonu, hastalarda önemli bir morbidite olmaksýzýn uygulanabilecek güvenli bir yöntemdir. Anahtar Sözcükler : Alt Konka, Nazal Obstrüksiyon, Radyofrekans, Akustik Rinometri SUMMARY The objective of this clinical trial was prospectively evaluation of the safety and effectivity of radiofrequency tissue ablation for the treatment of nasal obstruction secondary to inferior turbinate hypertrophy. Nineteen patients with nasal obstruction and associated inferior turbinate hypertrophy refractory to medical treatment were enrolled. Radiofrequency tissue ablation was performed under endoscopic guidance with three punctures in each turbinate (medial wall, inferior wall and posteriorly through the tail of the turbinate). Patients were evaluated before and one week, four weeks and eight weeks after the surgery. An analoque patient questionnare was registered to grade patients satisfaction, and degree of nasal obstruction. In addition, acoustic rhinometry measurements were performed preoperatively and postoperatively at the same weeks. All patients (%100) were subjectively improved after eight weeks. No perioperative and postoperative adverse effects were encountered (except minimal crusting). Acoustic rhinometry measurements showed that turbinate hypertrophy was significantly reduced after 8 weeks. Radiofrequency tissue ablation is a safe procedure capable of reducing turbinate volume without discomfort for the patient and causing minimal adverse effects. Key Words : Inferior Turbinate, Nasal Obstruction, Radiofrequency, Acustic Rhinometry *Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Kulak Burun Boðaz Anabilim Dalý - ANKARA Çalýþmanýn Yapýldýðý Klinik(ler) : Ýbni Sina Hast. KBB Kliniði - ANKARA Çalýþmanýn Dergiye Ulaþtýðý Tarih : 01.09.2001 Çalýþmanýn Basýma Kabul Edildiði Tarih: 16.11.2001 Yazýþma Adresi : Dr.Yücel Anadolu, A.Ü. Týp Fakültesi, Ýbni Sina Hastanesi K.B.B. A.B.D. 06100 Samanpazarý - ANKARA e-posta : yucelanadolu@hotmail.com 129
ALT KONKA HÝPERTROFÝSÝNDE RADYOFREKANS ÝLE KONKA REDÜKSÝYONU GÝRÝÞ Alt konka hipertrofisi kronik nazal obtrüksiyonun sýk rastlanan nedenlerinden birisidir. Alt konka hipertrofisi genellikle septum deviasyonunun kompenzasyonuna, allerjik rinite, vazomotor rinite ya da kronik sinüzite sekonder olarak geliþmektedir. Alt konka hipertrfisine yaklaþýmda ilk seçenek medikal tedavidir. Bu amaçla antihistaminikler, topikal veya sistemik dekonjestanlar, intranazal kortikosteroidler kullanýlmaktadýr. Ancak uzun dönemde medikal tedavinin nazal obstrüksiyon semptomlarý üzerindeki etkisi yetersiz olmaktadýr. Medikal tedaviye dirençli kronik alt konka hipertrofili olgular için eksizyon, outfraktür, submüköz rezeksiyon,, elektrokoterizasyon, kriyocerrahi, submüköz diatermi, lazer ve argon plazma cerrahisi gibi çeþitli cerrahi tedavi yöntemleri kullanýlmaktadýr(3,13). Radyofrekans ile doku hacmi küçültme yöntemi, uzun zamandýr nöroþirurji, üroloji, kardiyoloji ve onkoloji alanýnda uygulanmaktadýr(4,5,6,7,10.). Bunun yanýsýra deney hayvanýnda dil ve insan yumuþak damaðýnda denenen uygulamalarda radyofrekans enerjisi ile doku hacminde küçülme tespit edilmiþtir(8.9). Radyofrekans uygulamasý ile submukozal termal lezyon oluþmakta ve bu lezyonun fibrozis ve yara kontraksiyonu ile iyileþmesi sonucu doku hacminde küçülme saðlanmaktadýr(2). Teorik olarak radyofrekans enerjisinin, hipertrofik alt konkalarýn küçülmesinde faydalý olabileceði düþünülebilir. Bu klinik çalýþmanýn amacý radyofrekans enerjisi ile hipertrofik alt konkalarý küçültmek ve bu yöntemin efektivitesi hakkýnda bilgi sahibi olmaktýr. YÖNTEM -GEREÇ Ankara Üniversitesi Týp Fakültesi Kulak Burun Boðaz Hastalýklarý Anabilim Dalý na baþvuran yeterli medikal tedaviye raðmen nazal obstrüksiyon semptomlarý geçmeyen, uni-bilateral alt konka hipertrofisi saptanan hasta grubuyla yapýlmýþ prospektif, non-randomize olan çalýþma Ocak 2001 ile Eylül 2001 tarihleri arasýnda yapýldý. Çalýþma ve Kontrol Grubu Çalýþmaya medikal tedavi ile nazal obstrüksiyon þikayetleri düzelmeyen 16-48 yaþlarý arasýndaki ondokuz hasta dahil edildi. Çalýþma grubunun 17 si kadýn, 2 hasta erkekti. Yaþ ortalamasý 28.2 di. Nazal endoskopik muayenede alt konka hipertrofisi tespit edilen hastalarýn hiçbirinde ciddi nazal septal deviasyon yoktu. Daha önce konka cerrahisi geçirmiþ veya radyoterapi uygulanmýþ olan, nazal polip ya da tümörü, nazal valf kollapsý, ciddi nazal septum deviasyonu tespit edilen ve sistemik hastalýðý olan hastalar çalýþma dýþýnda býrakýldý. 130 Kontrol grubu: Saðlýklý, burun týkanýklýðý þikayeti olmayan ve rinoskopik muayenede septum deviasyonu, konka hipertrofisi ve rinojenik baþka patolojisi olmayan 15-60 yaþlarý arasýnda, 15 erkek, 5 kadýndan oluþan 20 kiþilik bir kontrol grubu oluþturuldu. Semptom Analizi Tüm hastalar için, ameliyat öncesi ve ameliyat sonrasý, burun týkanýklýðý ve memnuniyetlerini deðerlendirmek amacýyla bir soru formu dolduruldu. Hastalar burun týkanýklýðý için; tamamen açýk: 0, tamamen týkalý: 10 ve operasyondan memnuniyet için; kesinlikle memnun deðil: 0, tamamen memnun: 10, olmak üzere 0 ile 10 arasý puan verdiler. Bunun yanýsýra hastalarýn preoperatif ve postoperatif nazal endoskopik görüntüleri deðerlendirmenin objektif olabilmesi için kaydedildi. Akustik Rinometri Bütün hastalarda ayný hekim tarafýndan akustik rinometri incelemesi yapýldý. Akustik rinometri ölçümleri, Ecovision Acoustic Diagnostic Imaging, Hood Laboratories Inc, USA ekipmaný ile yapýldý. Ýnceleme, hastanýn hekimin karþýsýnda dik olarak oturur pozisyonda iken ve nefesini alýp tuttuðu periodda yapýldý. Hastanýn burun deliðine uygun aplikatör seçilip burun deliðinden içeri birkaç milimetre mesafede tutularak ve aplikatör ile yatay düzlem arasýnda 45 derecelik bir açý olacak þekilde akustik uyarý verildi. Bütün hastalarýn her iki nazal kaviteleri için preoperatif ve postoperatif birinci, ikinci, dördüncü ve sekizinci haftalarda akustik rinometrik ölçümleri yapýldý. Ölçümler burun içinde MCA:minimal cross sectional area: cm2 ve V: volum:cm3 deðerinden hesaplandý. Operasyon Tekniði Cerrahi müdahalelerin tamamý ayný cerrah tarafýndan uygulandý. Tüm operasyonlar lokal anestezi altýnda, önce her iki burun deliðine ikiþer kez xylocain püskürtülmesi ve ardýndan her iki alt konkaya yaklaþýk 4 ml. jetokain enjekte edilmesi þeklinde anestezi uygulamasý sonrasýnda gerçekleþtirildi. Operasyonlarda radyofrekans enerjisi, Ellman International Inc, NY, USA cihazýndan saðlandý.(resim 1). Cihazdan saðlanan enerji, alt konkalara tek kullanýmlýk, 8 cm. lik bir kýlýf ile kaplý proksimal segmenti, 2 cm. lik kýlýfý olmayan distal aktif segmenti olan Ellman vari-tip elektrod ile aktarýldý. Yüksek frekanslý( 4 Megahertz) radyo dalgalarý nazal endoskopi altýnda 50 Watt enerji ile kesme- koagülasyon karýþýk modda her seferinde 20 saniyelik periodlarla submukozal olarak her konka için medial duvar, inferior duvar ve konka kuyruðu bölgesinden olmak üzere üç yerden uygulandý. Operasyon sonrasý hastalar, birkaç saatlik istirahat sonrasý herhangi bir nazal tampon uygulamasý olmaksýzýn, yalnýzca analjezik tedavi ile taburcu edildiler.
Dr. Yücel ANADOLU ve Arkadaþlarý 7.15+1.95 cm3, Postoperatif 8.Hafta MCA 0.68+0.16 cm2 ve V: 7.80+1.98 cm3, olarak saptandý. Kontrol grubu bulgularý: MCA: 0.60+0.14 cm2 ve V: 8.02+2.24 TARTIÞMA Kronik nazal obtrüksiyonun sýk rastlanan nedenlerinden birisi olan alt konka hipertrofisi genellikle septum deviasyonunun kompenzasyonuna, allerjik rinite, vazomotor rinite ya da kronik sinüzite sekonder olarak geliþmektedir. Alt konka hipertrofisinde primer olarak sorumlu olan yapý, alt konkada bol miktarda bulunan erektil yapýdýr(1). Yumuþak doku komponenti yanýsýra kemik komponent de daha az sýklýkla konka hipertrofisinden sorumlu olabilmektedir(12). RESÝM 1: Ellman Radyofrekans Cihazý. SONUÇLAR Hastalarýn iþlem öncesindeki burun týkanýklýðý dereceleri subjektif olarak 0-10 arasýnda hazýrladýðýmýz skala ile ortalama 7.8 olarak saptandý. Postoperatif deðerlendirmede bu deðer ortalama 3.2 olarak saptandý.. Subjektif deðerlendirme kriterlerinden hasta memnuniyeti postoperatif dönemde ortalama 7.6 puan olarak deðerlendirildi. Hastalarýn preoperatif ve postoperatif intranazal görüntüleri rijid endoskoplarla tespit edilerek kaydedildi. (Resim 2,3,4) Objektif kriter olarak çalýþýlan akustik rinometri bulgularý ise preoperatif dönemde çalýþma grubunda MCA: 0.25 + 0.15 cm2 ve V : 4.85+ 1.76 cm3 olarak saptandý Postoperatif 1. Hafta MCA: 0.48+0.14 cm2 ve V: 6.72+1.30 cm3, Postoperatif 4. Hafta MCA: 0.49+0.15 cm2 ve V: Konka hipertrofilerine temel yaklaþým öncelikle predispozan faktörlerin eliminasyonu ve medikal tedavi uygulanmasýdýr. Medikal tedaviye yanýt vermeyen olgular için cerrahi giriþim söz konusu olabilir. Alt konka hipertrofisine cerrahi yaklaþýmda; eksizyon, outfraktür, submüköz rezeksiyon,, elektrokoterizasyon, kriyocerrahi, submüköz diatermi, lazer ve argon plazma cerrahisi gibi yöntemler (14). Alt konkalar nazal fizyoloji için önemli yapýlardýr. Erektil özelliðe sahip konkalar solunan havanýn filtrasyonunda, nem ve ýsý kontrolünde, havanýn burun içerisinde yönlendirilmesinde rol oynamaktadýr. Bütün bunlar göz önüne alýndýðýnda alt konkalara uygulanacak olan ideal cerrahi yöntemin nazal fizyolojiye verdiði zarar az, postoperatif iyileþme süreci kýsa, komplikasyon ve morbidite oraný düþük ve uygulanmasý kolay olmalýdýr. Cerrahi yöntemin tercihi, cerrahýn tecrübesinin fazla olduðu yöntem ve eldeki teknik olanaklara göre deðiþebilir. Radyofrekans enerjisi, submukozal termal lezyon oluþ- RESÝM 2 : Preoperatif intranazal endoskopik konka görüntüsü RESÝM 3 : Postoperatif 1. Hafta intranazal endoskopik konka görüntüsü RESÝM 4 : Postoperatif 8. Hafta intranazal endoskopik konka görüntüsü 131
ALT KONKA HÝPERTROFÝSÝNDE RADYOFREKANS ÝLE KONKA REDÜKSÝYONU turarak fibrozis ve yara kontraksiyonu ile doku hacminde küçülme yoluyla etkisini göstermektedir. Powell ve arkadaþlarý, deney hayvanlarýnda radyofrekansa doku cevabýný incelemiþler ve uygulamadan 10 gün sonra doku hacminde küçülmenin baþlayýp 21. Güne kadar sürdüðünü tespit etmiþlerdir. Radyofrekans cihazý yüksek frekanslý radyo dalgalarý ile çalýþmasý nedeniyle dokuda koter, lazer gibi cihazlarýn sebep olduðu ýsý hasarý ve karbonizasyona sebep olmamakta, düþük ýsý nedeniyle submukozal bir fibrozis oluþturarak doku hacminde küçülmeye sebep olmaktadýr. Olgularýmýzýn hiçbirinde postoperatif dönemde karbonizasyona rastlanmamýþtýr. Yine olgu grubumuzda konka üzerinde minimal kabuklanma olmuþ ve hastalarýn þikayetlerinde 8 haftalýk izlem periodunun sonunda ondokuz hastanýn tamamýnda burundan nefes almada subjektif rahatlama tespit edilmiþtir. Literatürde bildirilen postoperatif atrofik rinit komplikasyonuna rastlanmamýþtýr. Akustik rinometri, nazal kavitenin kesit alaný ve hacmini ölçmek için yansýyan ses dalgalarýnýn ölçülmesidir(11). Nazal kavitenin dar ve bireysel olarak deðiþken olmasý, görüntülemenin dýþýnda objektif deðerlendirme kriterlerinin zor ve karmaþýk olmasýna sebep olmaktadýr. Bütün nazal kavitenin ölçümünde yeterli olmamakla birlikte belli düzeylerin kesit alanlarýnýn ve hacimlerinin ölçülmesinde oldukça objektif bir yöntem olan akustik rinometri kullanýlmaktadýr. Çalýþmamýzda hastalarýn subjektif yakýnmalarýnýn deðerlendirilmesine ek olarak preoperatif ve postoperatif dönemlerde akustik rinometri ölçümleri ile objektif takip ve deðerlendirmeleri yapýldý. Preoperatif dönemde oldukça düþük olan kesit alaný ve hacimler, postoperatif dönemde birinci, dördüncü ve sekizinci haftalarda belirgin derecede artmýþ ve kontrol grubu deðerlerine yaklaþmýþtýr.(tablo 1) Konka cerrahisinde nazal epitelyal fonksiyonun postoperatif korunabilmesi önemlidir. Yapýlan çalýþmalarda radyofrekans ile konka redüksiyonunun epitelyal hasara sebep olmadýðý ve transmisyon elektron mikroskobi ile yapýlan deðerlendirmelerde epitelin silya ve goblet hücrelerinde bir kayýp olmadýðý saptanmýþtýr(2). Submüköz konka rezeksiyonlarý haricinde uygulanan diðer cerrahi yöntemlerin nazal epiteli ve fonksiyonunu radyofrekans kadar koruyamadýðý bildirilmektedir (2). Konka cerrahisinde hangi yöntem uygulanýrsa uygulansýn major epitelyal fonksiyon olan ve hava yolunun ilk defans hattýný oluþturan mukosiliyer klirensin korunmasý esas amaç olmalýdýr. Radyofrekans uygulanmasý sonrasý nazal fonksiyonlardaki deðiþikliklerin net olarak anlaþýlabilmesi için daha detaylý çalýþmalara ihtiyaç vardýr. SONUÇ Radyofrekans alt konka hacmini azaltmak için yüzey epitele zarar vermeyen, epitel bütünlüðünü ve fonksiyonunu bozmayan bir yöntemdir. Hasta konforu ve morbidite düþünüldüðünde bu amaçla kullanýlan diðer cerrahi yöntemlere bir alternatif olarak deðerlendirilebilir. TABLO 1 : Preoperatif, postoperatif hastalar ve kontrol grubu akustik rinometri ölçüm deðerleri. MCA (cm 2) HACÝM (cm 3) PREOPERATÝF 0.25 + 0.15 4.85 + 1.76 POSTOPERATÝF 1. HAFTA 0.48 + 0.14 0.49 + 0.15 2. HAFTA 0.68 + 0.16 6.72 + 1.30 3. HAFTA 7.15 + 1.95 7.80 + 1.98 KONTROL 0.60 + 0.14 8.02 + 2.24 Alt konka hipertrofilerine cerrahi yaklaþýmda radyofrekans enerjisi kullanýmý efektif ve güvenli bir yöntemdir. Mukozal yüzey korunduðu için nazal fizyolojiye verdiði zarar azdýr. Hasta konforu açýsýndan deðerlendirildiðinde bu cerrahi yöntemin, operasyon sýrasýnda uygulanmasý kolay, hýzlý ve aðrýsýz olmasý, intraoperatif kanamanýn olmamasý, postoperatif dönemde tampon gerektirmemesi ve kabuklanmanýn lazer cerrahisine oranla daha az olmasý gibi avantajlarý tercih nedeni olabilir. 132
Dr. Yücel ANADOLU ve Arkadaþlarý KAYNAKLAR 1. BRAIN D. The nasal septum. In: Kerr AG, GROVES J, eds. Scott-Brown s Otolaryngology: London, Butterworths, 5. Baský, 4.Cilt, 154-79,1987. 2. COSTE A, YONA L, BLUMEN M, LOIS B, ZARAH F, RU- GINA M, PEYNEGRE HARF A, ESCUDIER E. Radiofrequency is a safe and effective treatment of turbinate hypertrophy. Laryngoscope 111:894-899,2001. 3. FUKAZAWA K, OGASAWARA H, TOMOFUJI S, Fujii M, SAKAGAMI M. Argon plasma surgery for the inferior turbinate of patients with perrenial nasal allergy. Laryngoscope 111: 147-151,2001 4. ISSA M, OESTELING J. Transurethral needle ablation (TU- NA): An overview of radiofrequency thermal therapy for the treatment of BPH.Curr Opin. Urol.6:20-27,1996 5. JACKMAN WM, WANG XZ, FRIDAY KJ, et al. Cahteter ablation of accesorry pathways (WPW Syndrome) by radiofrequency current. N Eng J Med. 324:1605-11,1991 6. LeVEEN H, WAPNICK S, PICCONE V et al. Tumour eradication by radiofrequency therapy:response in 21 patients. JA- MA 253:2198-200, 1976 7. Li KK, POWELL NB, RILEY RW, TROLL RJ, GUILLEMI- NAULT C. Radiofrequency volumetric tissue reduction for treatment of turbinate hypertrophy: A pilot study. Otolarngol Head Neck Surg 119: 569-73,1999. 8. POWELL NB, RILEY RW, TROELL RJ, et al. Radiofrequency volumetric reduction of the tongue. Chest 111:1348-55,1997 9. POWELL NB, RILEY RW, TROELL RJ, et al. Radiofrequency volumetric tissue reduction of palate in subjects with sleep disorder breathing.chest 113:1163-74,1998. 10. SWEET W, WESPIC J. Controlled thermocoagulation of trigeminal ganglion and rootlets for differential destruction of pain fibers: I. Trigeminal neuralgia. J Neurosurg 3:143-156,1974. 11. URAL A, Septum deviasyonlarýnýn standardizasyonu ve preoperatif-postoperatif dönemde akustik rinometrik incelenmesi. Uzmanlýk tezi. AÜTF 2001. 12. USLU SS, ÝLERÝ F, KÖYBAÞIOÐLU A, AKYÜREK N, YIL- MAZ M, ATAOÐLU Ö. ND-Yag lazer ile tavþan maksillo-turbinat mukoza arasýndaki doz-histolojilk yanýt iliþkisi. Türkiye Klinikleri KBB 1(1):27-32,2001. 13. UTLEY DS, GOODE RL, HAKÝM I. Radiofrequency energy tissue ablation for the treatment of nasal obstruction secondary to turbinate hypertrophy. Laryngoscope 109: 683-689,1999 14. UZUN L, KÜÇÜK B. Alt konka hipertrofilerinde Nd-Yag Lazer ile Turbinektomi. Kulak Burun Boðaz ve Baþ- Boyun Cerrahisi Dergisi 8(3):172-176,2000. 133