Veteriner Hekimler Derneği Dergisi BİLİMSEL MAKALELER Türkiye de Kaz Yetiştiriciliğinin Ekonomik Önemi ve Kaz Ürünlerinin Değerlendirilme Olanağı Yılmaz ARAL*, Erol AYDIN** ÖZET: Bu çalışmanın amacı kazların verim özellikleri, modern kaz yetiştiriciliği ve bu üretim alanının Türkiye hayvancılığı için ekonomik önemi hakkında bilgi sunmaktır. Kazlar üretim açısından diğer kanatlı hayvanlara nazaran birçok doğal fizyolojik avantajlara sahip bulunmaktadır. Ayrıca kazlar çok amaçlı olarak yetiştirilip üretilmekte olup; etleri gıda olarak, yüksek kalitedeki tüyleri soğuktan korumada yalıtım maddesi olarak ve zorlamalı besi olarak bilinen yemleme tekniği ile elde edilen yağlı karaciğer vb. birçok yüksek değerli ürün elde etme amacıyla da kullanılabilmektedir. Sonuç olarak, farklı ticari verim özeliklerine sahip bulunan kazların ülkemiz şartlarında özellikle kaz eti, tüy ve yağlı karaciğer üretimi bakımından sözleşmeli besi ve yetiştiriciliğinin kurulacak entegrasyonlar vasıtasıyla büyük ölçekte, karlı ve modern işletmecilik anlayışı ile yapılması, ihracata dönük pazar araştırmalarının yanı sıra üreme ve verim özelliklerinin iyileştirilmesine yönelik genetik ıslah çalışmalarının yürütülmesi hayvancılık ve ulusal ekonomi açısından da büyük önem taşımaktadır. Anahtar kelimeler: kaz, entegrasyon, kaz eti, kaz tüyü, yağlı karaciğer. The Economic Importance of Goose Breeding and Assessment Possibility of Goose Products in Turkey ABSTRACT: The objective of this study is to provide the knowledge about yield characteristics of geese, modern goose breeding and its economic importance for animal husbandry in Turkey. Geese have a number of natural physiological advantages for production with regard to other domestic birds. Furthermore, geese have been used from the start as a multi-purpose animal: for their meat as food and for their high quality feathers as insulation against the cold. Geese can also be used to produce another very high quality product, fatty liver with feeding technique called force feeding or cramming. Consequently, geese which have different commercial yield characteristics with regard to the goose meat, feather and fatty liver production particularly contracted fattening and breeding do by means of the integrations to establish large scale, profitable and modern business management intelligence in our country conditions, genetic improvement researches related to increasing reproduction and yield features, besides performing market investigations intended for exportation has great importance in terms of livestock and national economics. Key words: goose, integration, goose feather, goose meat, fatty liver. 1. Giriş Türkiye de kanatlı sektöründe; tavukçuluk alanında 1970 li yıllarda başlayan profesyonel anlamdaki gelişme çabaları, 1980 li yıllara gelindiğinde yüksem verim özelliklerine sahip ırk ve * Araş. Gör. Dr., Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Hayvan Sağlığı Ekonomisi ve İşletmeciliği AD, 06110, Dışkapı-ANKARA. ** Araş. Gör., Ankara Üniversitesi Veteriner Fakültesi, Hayvan Sağlığı Ekonomisi ve İşletmeciliği AD, 06110, Dışkapı-ANKARA. 31
BİLİMSEL MAKALELER Veteriner Hekimler Derneği Dergisi melezlerinin üretimde kullanılması ile büyük bir ivme kazanmış ve 1990 lı yıllardan günümüze kadar geçen süreçte, üretimin tüm ara basamaklarını ve yürütülen hizmetleri (kuluçkahane, damızlık işletmeleri, yetiştirme kümesleri, kesimhane, yem fabrikası vs.) bünyesinde barındıran ve pazarlama alt yapısını hazırlayan modern entegrasyonların kurulması sonucunda büyük ölçüde bir başarı sağlanmıştır. Bu süreçte, kurulan entegrasyonların entansif üretime başlamaları ile yurt içinde üretim ve kapasite artışı sağlanmış, bunun yanı sıra günümüzde kişi başına tüketilen piliç ve hindi eti miktarı da sırasıyla 13 kg/yıl ve 0,7 kg/yıl seviyelerine ulaşmıştır. Sadece 2000 2005 yılları arasındaki dönemde ülkemizde piliç ve hindi eti üretimindeki yükseliş sırasıyla %45 ve %130 düzeyinde gerçekleşmiştir (2,3). Kanatlı sektöründe yakalanan bu başarılara karşın, dünyada birçok ülkede yoğun şekilde üretimde bulunulan, ekonomik değer açısından birden çok verim özelliği taşıyan, özellikle tüy ve yağlı karaciğer gibi hayvansal kaynaklı ürünler bakımından uluslararası ticarette önemli ihracat imkânlarına sahip olan kazların üretimi ve yetiştiriciliği konusunda belirli bir ilerleme kaydedilememiştir. 2. Türkiye de Kanatlı Hayvan Varlığı ve Kaz Üretimindeki Değişim Türkiye de 1996 2006 yılları arasında bazı kanatlı hayvanların (tavuk, hindi ve kaz) varlığındaki değişimi gösteren tablo 1. aşağıda sunulmuştur (12,13). Tablo 1. Türkiye de Tavuk, Hindi ve Kaz Varlığındaki Değişim Yıllar Broyler Tavuk (Bin Baş) Yumurta Tavuğu (Bin Baş) Hindi (Bin Baş) Kaz (Bin Baş) 1996 99.074 100 53.883 100 3.064 100 1.642 100 1997 104.871 106 61.402 114 5.328 174 1.795 109 1998 167.275 169 69.722 129 3.805 124 1.771 108 1999 167.863 169 71.885 133 3.763 123 1.671 102 2000 193.459 195 64.709 120 3.682 120 1.497 91 2001 161.899 163 55.676 103 3.254 106 1.398 85 2002 188.637 190 57.139 106 3.092 101 1.400 85 2003 217.133 219 60.400 112 3.994 130 1.337 81 2004 238.102 240 58.774 109 3.902 127 1.251 76 2005 257.221 260 60.276 112 3.697 121 1.067 65 2006 286.121 289 58.699 109 3.227 105 830 51 Tablo 1 incelendiğinde, ülkemizde 1996 2006 yılları arasındaki periyotta broyler, yumurta tavuğu ve hindi sayısında sırasıyla %189, %9 ve %5 oranında artış gerçekleştiği, ancak kaz varlığının bu dönemde %49 oranında azaldığı gözlenmektedir. Ayrıca, tablodan ekstansif koşullarda üretimin yoğun olduğu hindi ve kaz sayısında özellikle 2005 ve 2006 yıllarında kaydedilen düşüş dikkat çekici bulunmaktadır. 32
Veteriner Hekimler Derneği Dergisi BİLİMSEL MAKALELER Türkiye de tavuk yumurtası, tavuk, hindi ve kaz eti üretiminin 1996 2006 yılları arasındaki seyrini gösteren tablo 2. aşağıda verilmiştir (12,13). Tablo 2. Türkiye de Bazı Kanatlı Hayvan Ürünleri Üretimi Yıllar Tavuk Yumurtası (Milyon Adet) Tavuk Eti (Bin Ton) Hindi Eti (Bin Ton) Kaz Eti (Ton) 1996 9.787 100 421 100 1 100 464 100 1997 12.089 124 471 112 0.4 40 97 21 1998 13.888 142 487 116 0.7 70 106 23 1999 14.090 144 597 142 13 1.300 24 5 2000 13.509 138 643 153 19 1.900 13 3 2001 10.575 108 615 146 15 1.500 13 3 2002 11.555 118 696 165 30 3.000 13 3 2003 12.667 129 872 207 33 3.300 21 5 2004 11.056 113 877 208 38 3.800 51 11 2005 12.052 123 937 223 43 4.300 5 1 2006 11.734 120 910 216 17 1.700 9 2 Tablo 2 de görüleceği üzere, Türkiye de 1996 2006 yılları arasındaki dönemde tavuk yumurtası ve tavuk eti üretiminde sırasıyla %20 ve %116 oranında bir artış, hindi eti üretiminde ise özellikle 2000 li yıllarda başlayan 17 kat düzeyinde önemli bir yükseliş gerçekleşmiştir. Yine tablodan, aynı dönemde Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) resmi üretim rakamlarından yola çıkarak kaz eti üretiminin %98 lik bir düşüşle 464 ton dan 9 ton seviyesine kadar indiği belirlenmektedir. Türkiye de ilk defa 2005 yılı Ekim ayında patlak veren kuş gribi (Avian influenza) salgını, insan ölümleri, bunun devamında kanatlı sektöründe oluşan kriz ve kanatlı et ürünleri tüketiminin azalması sonucunda, 2006 yılı itibariyle bu et türlerinin üretiminde bir düşüş meydana geldiği, burada Tarım ve Köyişleri Bakanlığı nca (TKB) hastalığın eradikasyonu temelinde özellikle mihrakların saptandığı bölge ve illerde yapılan imha ve itlaf çalışmalarının da büyük ölçüde etkili olduğu düşünülmektedir. Türkiye de kaz yetiştiriciliği yoğun olarak Kars, Ardahan ve Muş başta olmak üzere Doğu Anadolu Bölgesi (DAB) illerinde ve özellikle kırsal alanlarda yapılmakta olup, küçük ölçekteki aile işletmelerinin açıkta otlatma şeklinde sürdürdüğü bu geleneksel üretim yapısı; toplumun belirli kesimlerince oldukça lezzetli bulunan kaz etinin sadece bölgesel ve yöresel ev yemeklerinde kullanılmasına ve ülke genelinde yeterince tanınmamasına neden olmakta ve dolayısıyla yurt içi tüketim talebi yanında dış satım imkânlarını da sınırlandırmaktadır. 33
BİLİMSEL MAKALELER Veteriner Hekimler Derneği Dergisi Türkiye de kaz yetiştiriciliğinin yoğunlaştığı iller ve Türkiye toplam kaz varlığı içindeki paylarına ilişkin tablo 3. aşağıda sunulmuştur (12,13). Tablo 3. Türkiye de Kaz Yetiştiriciliğinin Yoğunlaştığı İller ve Türkiye Toplam Kaz Varlığı İçindeki Payları (2004 ve 2006 Yılı) İller Kaz Varlığı (Adet) 2004 Yılı 2006 Yılı Türkiye Toplam Kaz Varlığı İçindeki Payı (%) Kaz Varlığı (Adet) Türkiye Toplam Kaz Varlığı İçindeki Payı (%) Ardahan 148.000 11,83 90.642 10,92 Ağrı 36.000 2,88 3.630 0,44 Bingöl 11.100 0,89 10.130 1,22 Erzurum 37.960 3,04 15.389 1,85 Kars 139.644 11,17 136.560 16,45 Muş 120.950 9,67 57.059 6,87 Van 19.535 1,56 325 0,04 DAB İlleri Toplam 545.582 43,62 330.255 39,79 Bolu 40.060 3,20 6.868 0,83 Şanlıurfa 35.400 2,83 34.050 4,10 Yozgat 75.845 6,06 38.069 4,59 Türkiye Toplam 1.250.634 100,00 830.081 100,00 Tablo 3 incelendiğinde, Doğu Anadolu Bölgesi nin 2004 2006 yılları arasında Türkiye toplam kaz varlığı içinde aldığı payın %43,62 den %39,79 a gerilediği, DAB genelinde kaz sayısının %39,47 oranında azaldığı, ülke genelinde ise kaz varlığının 2004 2006 yılları arasındaki dönemde %33,63 oranında bir düşüşle 830 bin adet seviyesine indiği görülmektedir. Kaz varlığındaki azalış, özellikle Van, Ağrı, Erzurum, Muş ve Bolu illerinde daha belirgin olarak meydana gelmiştir. 3. Kazlarda Ticari ve Ekonomik Yönden Önemli Verim Özellikleri Kazlar ilk evcilleştirilen kanatlı hayvanlardır. Kazlar diğer kanatlılardan farklı verim özelliklerine sahip olup, selüloz içeriği yüksek yem maddeleri, otları ve hatta yabani bitkileri sindirebilen, sert hava koşullarına ve hastalık etkenlerine dayanıklı, barınak gereksinimi az olan, besi kabiliyeti yüksek bir kanatlı türü olmasına karşın üretim, pazarlama ve ticareti dünya genelinde tavuk kadar gelişme kaydedememiştir (6). Kaz yetiştiriciliği faaliyeti sonucunda üretilen et, tüy ve yağlı karaciğer gibi ürünler, Fransa, ABD ve Japonya başta olmak üzere dünya genelinde oldukça önemli düzeyde bir pazar potansiyeli ve ihracat imkânına sahip bulunmaktadır. 3.1. Kaz Eti Dünyada son yıllarda kaz eti üretiminde hızlı bir yükseliş trendi görülmektedir. Dünya genelinde kaz eti üretimi 1991 yılında toplam 0.76 milyon ton iken 2003 yılında bu rakam 3.2 milyon ton seviyesine ulaşmıştır (5). Türkiye de kaz üretimi; Doğu Anadolu Bölgesi, Orta Anadolu ve İç Ege Bölgesi başta olmak üzere, tarım ve hayvancılıkla uğraşan ailelerce özellikle kış aylarında aile içi tüketime yönelik olarak yapılmakta olan, ek bir hayvansal üretim faaliyetidir (17). DAB illerinde kazlar ilkbaharda civciv üretimini takiben bir aylıktan itibaren mera ve hasat mevsiminden sonrada anızla doğal 34
Veteriner Hekimler Derneği Dergisi BİLİMSEL MAKALELER şartlarda beslenmektedir. Sonbaharda bir aylık süre zarfında, tane yem ile besi olgunluğu sağlandıktan sonra kesimi yapılmaktadır. Büyük çoğunluğu ucuz ve temini kolay bir ürün olarak aile tüketiminde kullanılmakta, üretim fazlası olanlar ise mahalli pazarlarda canlı ve karkas olarak satılmaktadır (11). Entansif şartlarda yürütülen kaz besiciliğinde yüksek enerji ve protein içerikli rasyonlar ile beslenen hayvanlarda besi süresi yaklaşık olarak 14 hafta kadar sürmektedir. Ticari işletmeler tarafından bu şekilde büyütülen kaz palazları 8. hafta sonunda 4 kg, 14 hafta içerisinde ise 6 kg ağırlığa ulaşabilmektedirler. Kazlarda 10 haftalık yaşa kadar haftalık ağırlık kazancı yaklaşık olarak 450 gram düzeyinde olup, kesim sonrası karkas randımanı ise ortalama %70 75 dolayında bulunmaktadır (15, 17). Kaz etinin kompozisyonu incelendiğinde; sakatat, deri ve yağı hariç kaz etinin protein ve enerji içeriği sırasıyla %22,3 ve 153 kalori/100 gr düzeyinde olup tavuk etine göre (%20,6 ve 126 kalori/100 gr) daha yüksek değerlere sahip bulunmaktadır (16,17). Türkiye de kazlarda kesim ve karkas özellikleri ile ilgili yapılan bir çalışmada, 26. haftalık yaşa kadar beslenen ve bu yaşta kesilen kazlarda sıcak karkas, but, kanat, göğüs eti, karaciğer ve abdominal yağ ağırlıkları ortalama olarak sırasıyla; 3343 gr, 693 gr, 475 gr, 894 gr, 72 gr ve 317 gr düzeyinde tespit edilmiştir (16). Kazlar et için beslendiklerinde diğer kanatlı türlerine göre düşük FCR (Yem Dönüşüm Oranı) ile birlikte yüksek bir canlı ağırlık artışı göstermekte olup, örneğin; bir tavuk 8 haftalık olduğunda yaklaşık 1.8 kg ağırlığa sahip iken, Embden ırkı bir kaz ise aynı süre zarfında 4.5 kg dolayında bir ağırlığa ulaşabilmektedir (5). Kazlarda kış mevsiminde oluşan yağlanma nedeniyle kaz eti bu dönemde daha lezzetli bulunmakta ve daha çok talep görmektedir. Kaz eti kırmızı et ürünlerine alternatif nitelikte bir hayvansal protein kaynağı olup, üretiminin ve bu alana yapılacak yatırımların teşvik edilmesinde yarar görülmektedir. Türkiye de ticari amaçlı bir kaz işletmesi bilindiği kadarıyla mevcut değildir. Ülkemizde Kars ilinde devlet tarafından 1988 yılında kurulan kazcılık üretim istasyonunun faaliyetleri TKB tarafından 1997 yılında sonlandırılmış olup bu üretim alanında önemli bir boşluk oluşmuştur (14). İsrail de entegre bir kaz eti üretim işletmesinde yapılan çalışmada, işletme karlılığını etkileyen genetik ve ekonomik faktörler arasında; et üretiminde ölçek, palaz sayısı ve pazarlama ağırlığının değişmediği varsayımından hareketle, birim kg kaz üretim maliyetini düşürücü olarak, yumurta verimindeki artışın, büyüme periyodundaki kısalmanın, mortalite oranı ve FCR daki düşüşün, fertilite/kuluçkadan çıkma oranının, vücut yağ içeriğinin ve yem giderini minimize etmenin etkili olduğu vurgulanmıştır. Aynı araştırmada yapılan ekonomik değerlendirmeler sonucunda, kaz eti entegre üretim işletmesi için beside minimum üretim maliyetini sağlayan 56. gün optimum pazarlama yaşı olarak saptanmış olup, tüy değeri ve bundan sağlanacak gelir göz ardı edildiğinde en uygun kesim yaşının 42. gün olduğu ifade edilmiştir. Besi döneminde kesim yaşının 70 günden 56 güne çekilmesinin üretim maliyetlerinde %12 lik bir azalmayı da beraberinde getireceği, kazların merada otlatılmasının ise konsantre yem tüketiminde yaklaşık %30 oranında tasarruf sağlayacağı belirtilmiştir (9). Doğu Avrupa ülkelerinde değişik verim özelliklerine dönük olarak yapılan kaz yetiştiriciliği, arka bahçe üretiminin yanı sıra sözleşmeli üretim modeli uygulaması kapsamında kaz kesimhaneleri ile entegre şekilde de gerçekleştirilmektedir. Polonya ve Macaristan kaz etinde Doğu Avrupa Bölgesindeki en büyük dış satımcı ülkeler olup, bu 2 ülke özellikle Almanya nın yıllık kaz eti talebinin neredeyse tamamını tek başına karşılamaktadır. Polonya da toplam kanatlı üretim değeri içinde %5-6 pay alan kaz üretimi, kanatlı ürünleri ihracatı içinde ise %50-52 paya sahip bulunmaktadır (7). 35
BİLİMSEL MAKALELER Veteriner Hekimler Derneği Dergisi Yıl/Year: 2007, Cilt/Volume: 78, Sayı/Issue: 3, Sayfa/Page: 3.2. Yumurta Soğuğa ve hastalıklara dayanıklı olan, yüksek adaptasyon yeteneği ve çok sayıda verim özelliğine sahip bulunan kazların, üreme ve kuluçka performansları ise değişken ve mevsime bağlı bir seyir göstermektedir (18). Kazların yumurta verimi Ocak-Şubat ayında başlayıp Haziran-Temmuz aylarına kadar devam etmekte olup, bu periyot ırklara göre değişmekle birlikte yaklaşık 130 gün sürmektedir (5). Irklarına göre değişmekle birlikte kazlar bir sezonda 15 60 adet yumurta verebilmektedir. Kazlarda yumurta verimi, ilk yıllarda sonraki yıllara göre daha fazla olup, yumurta üretiminde 10 yaşına kadar verimli olarak kullanılabilmekte ve yumurtaların ağırlıkları yaklaşık olarak 200 grama kadar çıkabilmektedir (15,16). Türkiye de halk elinde yetiştirilen yerli kaz ırklarında yumurta verimi kaz başına ortalama 15 adet/yıl olup, yerli kazların yumurta verim özellikleri birçok yabancı kaz ırkına göre daha düşük değerlere sahip bulunmaktadır. Örneğin; Kars yöresinde yapılan bir çalışmada 1 ve 2 yaşlı yerli kazlarda yumurta verimi sırasıyla ortalama 8.10 ve 12.20 adet/yıl, yumurta ağırlığı, döllülük oranı ve kuluçka randımanı ise sırasıyla 144.20 gr, %60,47 ve %22,20 olarak tespit edilmiştir (1). Dünya genelinde kazlarda yumurta verimi mevsime bağlı olarak değişmekte olup, ilk 3 4 yıllık yaşta ortalama 40 50 arasında seyreden yumurta verimi bu yaştan sonra önemli ölçüde düşmeye başlamaktadır. Entansif yetiştiricilikte damızlık dişi kazların 5 6 yıl yerine 3 yaşındayken elden çıkarılması ve değiştirilmesinin işletme karlılığı üzerinde olumlu yönde etkide bulunacağı bildirilmiştir (9). Genelde bu yaşa kadar olan dönemde ortalama %70 lik döllülük oranı ve suni kuluçka ile bir dişi kazdan yaklaşık 25 28 adet palaz elde edilebilmektedir (6). Kars ve çevresinde yapılan bir başka araştırmada, Türkiye de kazlarda ekstansif üretimin esas olduğu kaz yetiştiriciliğinde kaz başına üretilen yumurta sayısının 20 30 adet/yıl olduğu, ancak uygun ve yeterli şekilde bakım, barındırma ve besleme yapılmak koşuluyla doğru bir seleksiyon ve melezleme çalışmasının bu bölge kazlarının yumurta özelliklerinin iyileştirilmesinde yararlı olabileceği vurgulanmıştır (8). 3.3. Kaz Tüyü Kazlardan elde edilen ekonomik değeri yüksek ürünlerden birisi de tüydür. Kaz tüyleri; kışlık giysi, mont, yatak, yastık, yorgan, koltuk üretimi vb. alanlarda kullanılabilmektedir. Kazın karın ve göğüs altı tüyleri ile yumuşak vücut tüyleri çok değerlidir. Kaba tüylerin değeri yumuşak tüylere göre biraz daha düşük olup, yetişkin bir kaz palazından yaklaşık 100 gr kuru tüy elde edilebilmektedir. Bu karışımın %15-25 ini ise yumuşak tüyler oluşturmaktadır (5). Dünya kaz tüyü dış ticaretinde ihracatta Çin sahip olduğu %35,2 lik oran ile başı çekerken, ABD ise %27,7 lik oran ile başta gelen ithalatçı ülke konumunda yer almaktadır (4). Türkiye de iklim ve mera yapısının uygun olması nedeniyle; Doğu Anadolu Bölgesi illeri ticari amaçlı kaz tüyü üretim faaliyeti için önemli bir potansiyele sahip bulunmaktadır. Sadece Ardahan ilinde mevcut haliyle yıllık 25 ton civarında kaz tüyü üretimi gerçekleştirilebileceği belirtilmektedir (11). İsrail de yapılan bir çalışmada, kaz tüylerinin 8 haftalık yaştan önce toplanılmadığı, 4 kg lık bir kaz için tüy veriminin 95 gr (%15-22 si değerli tüy) ve satış gelirinin 0.61 US$ olduğu belirtilmiştir (9). 3.4. Kaz Yağlı Karaciğeri Kazlarda yağlı karaciğer üretimi, 9 25 haftalık yaşta bulunan kazların 14 21 gün süreyle ve değişik metotlar vasıtasıyla zorla beslemeye (force feeding-cramming) tabi tutulması sonucunda gerçekleşmektedir. Bu süreçte başlangıç ağırlığı ortalama 80 gr olan karaciğerin ağırlığı 600 1000 gr a kadar çıkmaktadır. Bu üretim dalına en uygun nitelikteki kaz ırkları; 36
Veteriner Hekimler Derneği Dergisi BİLİMSEL MAKALELER sessiz ve yumuşak huylu karakteri ile günde 5 6 defaya kadar beslenmeye hazır bulunan ve yoğun mısır içerikli besi yemi ile karaciğer ağırlık artışını en iyi şekilde sağlayan Landes ve Toulouse ırkları olup, sıklıkla tercih edilmektedir. Kesimhaneler, kaz yetiştiriciliği ve yağlı karaciğer üretimi amaçlı sözleşmeli besi sistemi içerisinde parçalama, işleme ve pazarlama bakımından genellikle odak alınan nokta konumunda yer almaktadır (4). Yağlı karaciğer üretiminde kullanılan geleneksel yöntemde; tüm tane mısır ve %2 oranında yağ içeren pişirilmiş yem karışımı ile 13-14 günü aşmayacak şekilde ve 12-14 kg mısır sarfiyatı ile yoğun bir besi yapılabilmektedir. Son yıllarda pratikte daha çok kullanım alanı bulan yeni besleme yönteminde, %35 i öğütülmüş, %30 u tüm tane mısır ve geri kalanı su olmak üzere akışkan bir yem karışımı elektrikli otomatik yemleme aleti ile verilmekte, tavsiye edilen besleme sıklığı olan günde 4 kez hayvanlar yemlenmektedir. Yeni metotla 18 21 güne kadar uzayan besi periyodu ve 17 20 kg düzeyine çıkan mısır kullanımına karşılık, hayvan refahına yönelik durum ve kaygılarla FAO (Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü) tarafından pratikte onaylanmayan ancak AB tarafından geleneksel olarak kabul edilerek sadece belirli bölgelerde yapılmasına izin verilen bu üretim daha insancıl koşullarda yapılabilmektedir (4). Çin Halk Cumhuriyeti nde 2004 yılı itibariyle kanatlı sektöründe faaliyet gösteren özel bir şirket tarafından yaptırılan fizibilite çalışmasında; dünyanın yıllık olarak sadece toplam yağlı kaz karaciğeri talebinin 18.000 ton civarında olduğu, şirketin kurulması planlanan 10.000 baş kapasiteli 5 adet kaz çiftliği, yem üretim ve kesim tesisleri için 10.12 milyon US$ ı işletme sermayesi olmak üzere toplam 17.38 milyon US$ lık bir yatırım tutarına ihtiyacı bulunduğu, buna karşılık şirketin kapasiteye göre üretilebilecek yıllık 7.200 ton kaz eti ve 1.080 ton yağlı kaz karaciğerinden, 31.48 milyon US$ satış geliri ve 7.98 milyon US$ kar elde edebileceği belirtilmiştir (10). Uluslararası yağlı karaciğer piyasasında, üretimde Macaristan %60 lık, Fransa %23 lük ve İsrail %9 luk pay ile ilk üç sırada yer alırken, tüketimde ise sırasıyla Fransa %70, Japonya %12 ve Macaristan %5 oranında pay almaktadır (4). 4. Sonuç ve Öneriler Sonuç olarak, farklı ticari verim özeliklerine sahip bulunan kazların ülkemiz şartlarında özellikle kaz eti, tüy ve yağlı karaciğer üretimi bakımından sözleşmeli besi ve yetiştiriciliğinin kurulacak entegrasyonlar vasıtasıyla büyük ölçekte, karlı ve modern işletmecilik anlayışı ile yapılması, ihracata dönük pazar araştırmalarının yanı sıra üreme ve verim özelliklerinin iyileştirilmesine yönelik genetik ıslah çalışmalarının yürütülmesi hayvancılık ve ulusal ekonomi açısından da büyük önem taşımaktadır. Türkiye de çayır ve meraları değerlendirme imkanına da sahip bulunan kazlarda yapılacak ıslah çalışmaları, çevre, bakım ve besleme koşullarındaki iyileştirmeler neticesinde kaz besisinde yemden yararlanmayı artırarak, yem gideri başta olmak üzere maliyeti oluşturan masraf unsurlarında önemli ölçüde düşüş sağlamak, verim özelliklerini optimum düzeylere çıkarmak, bununla birlikte işletme karlılığı ve verimliliğini yükseltmek şansıda mevcut bulunmaktadır. Kaz yetiştiriciliğinde, ürün bazında pazara yönelik yığınsal halde üretim yapan işletmeleri teşvik edici teknik ve ekonomik önlemler alınmalı, müteşebbislere kredi ve finansman kaynakları yeterli miktarda ve uygun koşullarla sağlanmalıdır. Kaz ve kaz ürünlerinin karlı ve rasyonel şekilde üretimine dönük olarak; üretim-sanayi entegrasyonunun sağlanması, üreticilerin eğitimi, ürün işleme, pazarlama altyapısının kurulması ve organizasyonunun etkinliğinin artırılması gibi hususlarda önem arz etmektedir. Kaz üretimi ülkemizde kırsal alanda istihdam ve gelir artışı sağlayacak önemli bir alternatif üretim faaliyeti olarak ele alınmalı ve değerlendirilmelidir. 37
BİLİMSEL MAKALELER Veteriner Hekimler Derneği Dergisi Kaynaklar 1. Arslan, C., Saatçi, M. (2003). Kars Yöresi Yerli Kazlarının Yumurta Verimi ve Kuluçka Özellikleri. Turk J Vet Anim Sci., (27) 1361-1365. 2. Akman, K. (2000). Türkiye de Beyaz Et ve Yumurta Üretimi, İç Tüketim ve Dış Satım Sorunları ve Önlemler. Türkiye 2000 Hayvancılık Kongresi, Ankara Ticaret Borsası, Sayfa:162-170, Kızılcahamam, Ankara. 3. Besd-Bir. (2007). Türkiye Kanatlı Eti Üretim Miktarları. Erişim:[http://www.besd-bir.org]. Erişim tarihi: 26.05.2007. 4. Buckland R. and Guy G. (2002). Geese For Meat Production, Feather and Down Production, Fatty Liver or Foie Gras Production. Goose Production, FAO Animal Production and Health Paper No:154. Chapter 9-11, (45-62), Italy. 5. Çelik, B. (2007). Muş Yöresi Yerli Kazlarında Kesim ve Karkas Özellikleri. Kocatepe Üniversitesi, Sağlık Bilimleri Enstitüsü, Zootekni Anabilim Dalı Yüksek Lisans Tezi, Afyon. 6. Labatut, M. C. (2002). Goose Production in Chile and South America. Goose Production, FAO Animal Production and Health Paper No:154. Invited Papers (page:94-109), Italy. 7. Rosinski, A. (2002). Goose Production in Poland and Eastern Europe. Goose Production, FAO Animal Production and Health Paper No:154. Invited Papers (page:124-137), Italy. 8. Saatçi, M., Yardımcı, M., Kaya, İ., Poyraz, Ö. (2002). Kars İli Kazlarında Bazı Yumurta Özellikleri. Lalahan Hay. Araşt. Enst. Derg., 42 (2) 37-45. 9. Shalev, B. A., Pasternak, H. (1999). Genetic-Economic Evaluation of Traits in a Goose Meat Enterprise. British Poutry Science, (40): 221-226. 10. Shandongbusiness. (2007). Good Staingeese breeding and Goose fatty-liver Production Project. Erişim: [http://www.shandongbusiness.gov.cn/english/php/show.php?id=1263]. Erişim tarihi: 23.04.2007. 11. TKB. (2007). Ardahan İlinde Kaz Üretimi. Ardahan Tarım İl Müdürlüğü. Erişim:[www.ardahantarim.gov.tr/Kaz. htm]. Erişim Tarihi: 14.05.2007 12. TÜİK. (2006). Tarım-Hayvancılık İstatistikleri, Veri-Bilgi. T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu. Ankara. Erişim: [http://www.tuik.gov.tr/preistatistiktablo.do?istab-id=]. Erişim Tarihi: 27.12.2006. 13. TÜİK. (2007). Hayvancılık İstatistikleri Veri Tabanı. T.C. Başbakanlık Türkiye İstatistik Kurumu, Ankara. Erişim: [www.tuik.gov.tr] Erişim Tarihi: 19.07.2007. 14. Ünal, Y., Kaya, İ., Saatçi, M., Yıldız, S., Öncüer, A. (2005). Farklı Protein Düzeylerinde Beslemenin Kazlarda Besi Performansına Etkisi. Lalahan Hay. Araşt. Enst. Derg., 45 (1) 33-39. 15. Tilki, M., İnal, Ş. (2004). Türkiye de Yetiştirilen Değişik Orijinli Kazların Verim Özellikleri-II. Büyüme Özellikleri. Turk J Vet Anim Sci., (28) 157-163. 16. Tilki, M., İnal, Ş. (2004). Türkiye de Yetiştirilen Değişik Orijinli Kazların Verim Özellikleri-III. Kesim ve Karkas Özellikleri. Turk J Vet Anim Sci., (28) 165-171. 17. Tilki, M. (1999). Kaz Yetiştiriciliği. Doktora Semineri, Selçuk Üniversitesi, Konya. 18. Yuwanta, T. (2002). Goose Production in Indonesia and Asia. Goose Production, FAO Animal Production and Health Paper No:154. Invited Papers (page:112-122), Italy. 38