PİYASAYA BAKIŞ 24 Temmuz 2013 RİSKİN İŞTAHI KAÇARSA Bernanke nin Mayıs ayı içerisinde yaptığı açıklama ile başlayan riskten kaçınma eğilimi 19 20 Haziran FED toplantısı ile doruğa ulaştı. FED in 85 milyar USD tutarındaki aylık alımlarını Eylül ayı itibari ile azaltıp 2014 yılı ortasında sonlandıracağı yolundaki piyasa algılaması, parasal genişlemeden en çok nasiplenen enstrümanları vurdu. Öncelikle para politikası açısından FED in baktığı en öncelikli 2 göstergeden istihdam verilerine bakalım, zira enflasyon orta vadede çok önemli bir sorun teşkil etmemekte. İşsizlik oranı %7,6 da sabit kalsa bile işgücüne katılım oranında %63,5 ten %63,6 ya yükseliş 220 bin civarında bir tarım dışı istihdam rakamına denk geliyor. Kısaca söylemek istediğimiz işsizlik oranı sabit kalsa bile işgücüne katılım ve tarım dışı istihdam verilerindeki olumlu gelişme FED i harekete geçirebilir. FAİZ CEPHESİ Amerikan 10Y faizler %1,6 seviyelerinden %2,7 seviyelerine kadar yükseliş gösterdi (112 bps). Aynı dönemde gelişmekte olan ülke bonolarının Amerikan faizlerine olan farkı (spread) 120 bps yükseldi. Buradan hareketle gelişen ülke faizlerinde ortalama yükseliş %2,3 olarak gerçekleşti. Aşağıdaki grafikten de görüleceği üzere aynı dönemde TL bazındaki 10Y faizler %3,44 puan yükseldi. Hazine Mehmet Taylan mtaylan@a1capital.com.tr +90 (212) 371 18 22
HİSSE SENETLERİ Hisse senedi endekslerine baktığımızda 2008 krizinden (2009 Mayıs dibine göre) 2013 Mayıs ortasına kadar olan süreçte MSCI TR endeksine dahil olan hisse senetleri MSCI Gelişen piyasa ortalamasına göre 2,2 kat (%116 vs. %265) hızlı hareket etmiş olup, Mayıs ortasından itibaren ise 3 kat (%6 vs. %18) hızlı bir şekilde gerilemiş durumda.
SONUÇ Türk varlıkları parasal genişleme döneminde diğer gelişen ülke varlıklarına göre hızlı bir şekilde değerlenmiştir. Bu hızlı harekette yatırım yapılabilir ülke senaryosunun gerçekleşmesi, makro ekonomik ve siyasi istikrar gibi unsurların global risk iştahı ile birleşmesi önemli rol oynamıştır. FED in parasal genişlemeyi azaltma, sona erdirme ve parayı geri çekme dönemine gireceği (çok büyük bir gelişme olmazsa örn: 9/11 olayı vs) önümüzdeki 1 2 yılda risk iştahının azalacağını öngörmekteyiz. Risk iştahının azaldığı dönemlerde yapılan olumsuz etkilenecekler listelerinin baş aktörleri genelde cari açığı yüksek, finansmanı dış yatırıma bağlı ülkeler oluyor (bkz:türkiye). Bunu da son dönemde gelen raporlarda görmeye başladık. Hepsinin ana özeti cari açık fazla, yükselen petrol fiyatları enflasyonu ve cari açığı olumsuz etkiliyor, faiz ve kurun yükselmesi banka fiyatlamalarını kötü etkiliyor (%1 faiz yükselmesi banka değerlemelerini %12 aşağı çekiyor), banka ağırlığının çok fazla olması BİST değerlemelerini çok aşağı çekiyor. Bunun yanında Mayıs sonunda başlayan olayların etkisinin fiyatlarda sınırlı olduğunu düşünüyoruz. Risk iştahının tavan yaptığı parasal genişleme döneminde öteki gelişen piyasalara göre daha pozitif ayrışan Türk varlıklarının risk iştahının azalacağı dönemde negatif ayrışma göstereceğini düşünüyoruz. Kısa vadeli düzeltmeler yaşansa da orta vadede risk iştahının azalacağını düşünmekteyiz. Özellikle olumlu gelecek istihdam ve öncü büyüme (PMI, Tüketici Güveni, Perakende Satışlar vs) verileri hızlı hareketlere yol açabilir. QE SONLANDIRILMASI VE PİYASA TEPKİLERİ JAPON MERKEZ BANKASI 2006 ÖRNEĞİ Küçük çaplı bir gösterge olarak 2006 yılı Japonya Merkez Bankası nın (BoJ) QE yi sona erdirdiği dönem gelişmeleri aşağıdaki grafiklerde bulabilirsiniz. Bugüne ders çıkarılırken BoJ tarafından çekilen tutarın yaklaşık 600 milyar USD olduğu, 2008 krizi sonrası merkez bankaları tarafından yaratılan parasal büyüklüğün bu rakamın 5 katı seviyesinde olduğu göz önünde bulundurulmalıdır.