YENİDEN YAPILANMANIN EŞİĞİNDE KUR AN KURSLARI

Save this PDF as:
 WORD  PNG  TXT  JPG

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "YENİDEN YAPILANMANIN EŞİĞİNDE KUR AN KURSLARI"

Transkript

1 YECDER KİTAPLARI 4 YENİDEN YAPILANMANIN EŞİĞİNDE KUR AN KURSLARI YECDER IV. ULUSAL DİN GÖREVLİLERİ SEMPOZYUM BİLDİRİLERİ (27 NİSAN İSTANBUL)

2 YECDER / YENİDEN YAPILANMANIN EŞİĞİNDE KUR AN KURSLARI Copyright Yecder, 2014 Bu eserin tüm yayın hakları Yunus Emre Camii Külliyesi Eğitim ve Kültür Derneği ne aittir. Eserde yer alan metin ve resimlerin Yunus Emre Camii Külliyesi Eğitim ve Kültür Derneği nin önceden yazılı izni olmaksızın elektronik, mekanik, fotokopi ya da herhangi bir kayıt sistemi ile çoğaltılması, yayımlanması ve depolanması yasaktır. Kitabın Sahibi Mehmet Keskin / Sarıgazi Yunus Emre Camii İmam Hatibi Yayına Hazırlayan Şadettin Göksu /DKAB Öğretmeni Redaksiyon Ayşe Umurbek/DKAB Öğretmeni Görsel Tasarım Yüksel Yücel ISBN: Yayın Numarası: 3 Basım Tarihi: Nisan 2014 Basım Yeri: Armoni Nüans Görsel Sanatlar ve İletişim Hizmeti San. ve Tic. A.Ş. Yukarıdudullu, Bostancı Yolu Cad. Keyap Çarşı B- 1 Blk. N.24 Ümraniye/İstanbul Tel.: pbx Faks : YECDER Sarıgazi Yunus Emre Camii Külliyesi Eğitim ve Kültür Derneği Meclis Mahallesi, Cemal Gürsel Caddesi, Yunus Sk. No: 2 Sarıgazi Sancaktepe / İSTANBUL Tel:

3 160 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 3. KUR AN KURSLARINDA OKULÖNCESİ İHTİYACI Süheyla YILDIRIM 79 Özet Okul öncesi eğitim dönemine yönelik verilmesi amaçlanan din eğitimi ve din öğretimi etkinlikleri planlanırken çocukların yaşlarının ve bütün gelişim alanlarının düşünülmesi ve desteklenmesi gerekmektedir. Çünkü bu öğrencileri aynı zamanda okula hazırlama yükümlülüğümüz de bulunmaktadır. Asıl olan çocukların sadece bir yönünü geliştirmek değil, bütün yönlerine hitap etmektir. Her bir süreç, her bir eğitim içerikli öğrenme birbiriyle yakından ilişkilidir. Eğitim alanları; ahlak, değer, karakter, akademik eğitim ve din eğitimi ne birbirinin yerine geçebilir, ne birbirinin yerlerini doldurabilir, ne de görmezden gelinebilir. Bu eğitim alanlarının her biri, çocuğun ve insanın genel gelişiminin, genel eğitiminin parçalarındandır. Her bir alana yönelik uygulama için bilimsel veriler, eğitim bilimleri ve diğer disiplinlerle iç içe çalışmalar neticesinde planlamalar yapılması gerektirmektedir. Bu ve daha özel amaçlar 2006 yılı itibariyle geliştirilmiş ve son hâlini almış olan okul öncesi eğitim programı ile sağlanmaktadır. Eğitici öğretim ve öğretici eğitimin farkındalığı önem arz etmektedir. Okul öncesi eğitimi, karakter, davranış, din eğitimi olarak bölmek eğitimin doğasına uygun düşmez. Hepsi bir saatin çarkları gibi birbirine bağlı ve etkileşim hâlinde olan dallardır. Bu sebeple okul öncesi eğitim veren, verebilecek ve vermesi planlanan her kurum bütün bu alanların içinde olduğu, gelişim alanlarının gözetildiği amaç ve kazanımlarla desteklenmiş eğitim programları planlayabilir ve uygulayabilir. Giriş Bu çalışmada problem alanları ve amaç doğrultusunda eğitimin bütüncül olması gerektiği ilkesinden yola çıkarak, gerekli temelleri oluşturtabilmek için şu hususlara değinilmiştir: Konu ve önemi, problem, amaç, yöntem. Okul öncesi dönemi gelişim özellikleri, inanç gelişimi, dinî duygu ve düşünce gelişimi, okul öncesi eğitim programı öğretim ilişkileri ve eğitici öğretim, okul öncesi eğitimin yararları, okul öncesi dönem eğitiminin temel 79 Kur an Kursu Öğreticisi, Rize

4 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 161 ilkeleri, okul öncesi dönem dinî eğitim, okul öncesi dönem eğitiminin temel özellikleri, özel öğretim yöntemleri, günlük programda yer alan temel etkinlikler. Kurumlarımızda okul öncesi eğitiminin planlanması, öğretmen ve yardımcı öğretmen rolleri, sınıflarda bulunması gereken ilgi köşeleri, din eğitimi kapsamına giren kavramların uygulama örnekleri, etkinlik planı ve günlük plan örneği, sonuç ve önerilerdir. Konu ve önemi Çocuklar her şeyi öğrensin, her şeyi bilsinler, bilgi küplerine dönüşsünler, kitapların, kütüphanelerin, bilginin kaynaklarında yatıp kalksınlar. Eğitimciler; mükemmel öğreticilere dönüşsün. Amaçlarımız gerçekleşirken çocuklarımız, kim ve nasıl olsunlar? Onlara nasıl yol gösterelim? Rehberliğimizi hangi usul ve esaslara göre gerçekleştirelim? Her şeyi öğretmemiz, onların mutlu ve iyi insanlar olmaları için yeterli olabilecek mi? Öğrenmeler kalıcı öğrenmeye ve davranışa nasıl dönüşecek? Eğitim ve öğretim aynı kavramlar mıdır? Bu ikiliden anladığımız nedir? Birbirinin yerine kullanılabilir mi? Bu müşküller hayatın her döneminde karşımıza çıkmaktadır. Ve insan var oldukça da sorular-sorunlar devam edecektir. Çünkü eğitim ve öğretim hayat boyu devam eden, gelişmelerden ve değişimden etkilenen bir süreçtir. Erken çocukluk dönemi (0-6 yaş) bütün bir hayatı şekillendirmektedir. Eğitim ve öğretimin görevi, genç insanları doğru tasarımlarla besleyerek, ahlaken sağlam karakterli ve erdemli kişiler yapmaktır. 80 Başka bir ifadeyle insanın potansiyel yeteneklerini en geniş ölçüde kullanabilmesi için onun gelişmeye elverişli veya gelişmesi gereken bütün yönleriyle birlikte terbiye edilmesi, eğitilmesi gerekmektedir. 81 Bu alanda istenilen değişimin ve etkinin ortaya çıkabilmesi için; gelişim bilgilerinin, okul öncesi eğitimi yöntem, ilke ve kavramlarının, öğretimle ilgili temel bilgilerin edinilmesi ve uygulamalarda buna dikkat edilmesi gerekmektedir. Çocuğun gelişim düzeyine uygun olmayan, ilgi ve ihtiyaçlarına cevap vermeyen bir program yalnızca eğitimi ve öğretimi 80 Kemal Aytaç, Avrupa Eğitim Tarihi Antik Çağ dan 19. Yüzyılın Sonlarına Kadar. Phoenix Yayınevi, Ankara 2012, s Kerim Yavuz, Eğitim Psikolojisi, Kayseri 1991, s. 15, 16

5 162 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları başarısız kılmakla kalmaz aynı zamanda çocuğun gelişimini de büyük ölçüde etkiler. Okul öncesi eğitimde iyi hazırlanmış eğitim programları aracılığıyla verilen okul öncesi eğitim, çocuğun sağlıklı kişilik geliştirmesini sağlayarak çevreye uyumunu kolaylaştırır ve onu gelecekteki yaşamına hazırlar. 82 Din eğitimi ve öğretimine ne zaman başlanmalıdır? İlk çocukluk yılları din eğitim ve öğretimi açısından önemli yaşlardır dediğimizde, bu yıllar doğrudan doğruya bir din eğitim ve öğretimi için en uygun yıllardır demek istemiyoruz. Bu yaşların önemi, ileride elde edilecek dinî anlayışa bir hazırlık dönemi olmasından kaynaklanmaktadır. İlk yaşlardaki tecrübeler ilerideki tecrübelere temel oluşturacaktır. Dinî gelişim isteniyorsa bu ancak eğitimle mümkündür. 83 Genel gelişim ve dinî gelişim ilkelerini incelediğimiz takdirde, din eğitimi için önemli olan dinî gelişim ve inanç gelişiminin boyutlarını, verilerini bilmezsek, dinî eğitim ve öğretim uygulamalarının gerçekleştirilmeye çalışılmasında sakıncalar ortaya çıkar. 84 Din eğitimi uygulamaları planlanırken dinî gelişim ve inanç gelişimi temellerinin de atılması gerekmektedir. Araştırmanın Problemi: 1-Okul öncesi çocuklarının ilgi, ihtiyaç ve kabiliyetleri nelerdir? 2- Çocukların dinî duygu ve düşüncelerinin gelişimi nasıldır? 3- Çocuklar gelişimlerinin farklı basamaklarında nasıl bir din öğretimine hazırdır? 4-Çocukların ruh ve zihin sağlıklarını yıpratmadan hazıroluş düzeylerine uygun din öğretiminin yöntem ve muhtevası nasıl seçilmelidir? 85 Bunun yanında; 82 Neriman Aral, Adalet Kandır, Münevver Can Yaşar; Okul Öncesi Eğitim 1. YA-PA Yayınevi, İstanbul 2003, s Mualla Selçuk; Çocuk Eğitiminde Dinî Motifler (Okul Öncesi Çağ), İslami Araştırmalar Cilt: 4, Sayı: 2, Nisan 1990, s Cemil Osmanoğlu, Basamak Teorileri Açısından Dinî Gelişim İnanç Gelişimi ve Eğitimi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayımlanmamış L. Tezi), İstanbul 2007, s Mualla Selçuk; Çocuk Eğitiminde Dinî Motifler (Okul Öncesi Çağ),İslami Araştırmalar Cilt: 4, Sayı: 2, Nisan 1990, s

6 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 163 Mevcut okul öncesi eğitimi veren kurum ve kuruluşların uygulamalarına baktığımızda; birçoğunun etkinlikleri içerisinde çocuğun temel gelişim ihtiyaçlarının karşılanmadığını görmekteyiz. Çünkü çocuğun fıtratında bulunan dinî, milli, manevi duygu ve gelişim ihtiyacını bir bütün olarak sağlamaktan yoksundurlar. Çocuklara yapılan etkinlikler içerisinde kendi kültür, inanç ve değerlerimizin kazandırılması üzerinde durulamamaktadır, programlarda da yer verilememektedir. 86 Taramamız sırasında karşılaştığımız bu tespitler, üzerinde duracağımız problemle örtüşmektedir. Ahlaki eğitimle iç içe olan karakter eğitimi, değer eğitimi, inanç gelişimi, dinî duygu ve düşünce gelişimi alanları din eğitiminin parçalarındandır. Bu süreçlere yönelik şuuraltı müktesebatının oluşması için okul öncesi eğitimi elbette ki avantajlı bir dönemdir. Fakat bütün eğitim alanları ve gelişim özellikleri bilgisinin rehberliğinde, eğitimöğretim programı-planı hazırlamak ve uygulamak konusunda yeterli örneklere sahip değiliz. Ayrıca eksik ve yanlış bilgiler, eğitim ve öğretimin; eğitimciler nezdinde bu dönem için içeriklerinin farklı algılanması ve beklentilerin bu algılara göre belirlenmesi üzerinde çalışılması gereken hususlardır. Özellikle okul öncesi dönem çocuklarının Kur an kurslarında din eğitimine yönelik yaygın eğitim programları kapsamına girmiş olmalarına rağmen neyin, nasıl, neden, ne zaman, kime ve kim tarafından verilmesi gerektiği konuları problemimizin temellerindendir. Okul öncesi eğitiminin bütüncül olması ilkesi gereğince bütün eğitim alanları ile birlikte dinî eğitim (inanç gelişimi, dinî duygu ve düşünce gelişimi) alanının da içinde olduğu etkinlik planı ve günlük plan uygulamaları hakkında uygulama örneklerinin olmadığı ve yöntem eksikliği tespit edilmiştir. Amaç Okul öncesi formal eğitim programı-alanları ile inanç gelişimine yönelik din eğitimi alanları, içerikleri birleştirilerek, uygun ve uygulanabilir bir örnek ortaya çıkarmak amaçlanmıştır. Erken çocukluk döneminin gelişimsel özellikleri dikkate alınarak, gelişim alanlarına göre inanç gelişiminin, dinî 86 İsmail Sağlam, Okul Öncesi Eğitimi, Hedef ve Etkinlikler Acısından, Batı ve İslam Eğitiminin İncelenmesi, Uludağ Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, (Yayımlanmamış Y. Lisan Tezi); Bursa 1995, s. 2

7 164 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları kavramların, diğer din eğitimi alanlarının nasıl ve hangi etkinlikler yardımı ile verilmesinin daha uygun olacağı ele alınacak ve yöntemler geliştirilmeye çalışılacaktır. Yöntem Çalışma yapılırken bu alanda yapılan lisansüstü ve akademik çalışmalar taranmış, elde edilen bulgular analiz edilerek problem konularını tanımlamaya ve çözüm bulmaya çalışılmıştır. Benimsenen bu yöntem tarama modelinde betimsel bir araştırma niteliği taşımaktadır. A-Okul Öncesi Dönemi Gelişim Özellikleri Psikomotor, bilişsel, dil, sosyal-duygusal alan gelişimi ve öz bakım becerilerinin kazandırılması tamamen birbirine bağlı, birbiriyle etkileşim içinde bulunan, daha doğrusu etkileşim içinde olması gereken alanlardır. Okul öncesi dönem çocuklarının eğitim ve öğretiminde bütünlük ilkesi önemli bir husustur. Bu sebeple çocuklara uygulanacak her türlü eğitim öğretim programı ve planı anasınıfı, anaokulu, yaygın eğitim kurumları fark etmemek üzere bütünlüğü bozmadan, program çocuğun gelişim alanlarını geliştirir mahiyette olmalıdır. Bu dönemde yalnızca bilişsel gelişime ya da dil gelişimine dayalı uygulamalar sürecin sadece tek boyutuna yönelik olacaktır. Sadece inanç gelişimine yönelik, psikomotor alan oyun etkinlikleri bulunmayan, sosyal duygusal gelişimini destekleyemeyen eğitim-öğretim uygulanması çocuğun dünyasında, kalıcı olmayacak, gelir geçer olacak, dinî duygu ve düşüncelerinde iz bırakmayacak, hayattan kopuk bir dizi etkinlik olarak kalmaya mahkûm olacaktır. Okul öncesi çocuğuna genel eğitim içinde bulunan bütün eğitim süreçlerinin (değer eğitimi, ahlaki eğitim, karakter eğitimi, inanç ve din eğitimi, akademik eğitim ) uygulanabilmesi için gelişimin genel özelliklerinin, erken çocukluk döneminin (3-6 yaş) özelliklerinin bilinmesi gerekmektedir. Gelişim, kalıtım, hormonlar (troid bezi, paratroid bezi, hipofiz bezi, pankreas bezi, böbrek üstü bezleri ve cinsiyet salgı bezleri), çevre gibi etmen-

8 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 165 lerin etkisindedir.87 Büyüme, olgunlaşma, öğrenme, hazırbulunuşluluk ve eğitim kavramlarının88 belli aşamalarından oluşan ve her bir aşamanın bir öncekinden devraldığı birikim üzerine şekillenen bir süreçtir. Dolayısıyla bir evvelki süreci yaşamadan bir sonraki sürece geçme söz konusu değildir. 89 Bilişsel ve zihinsel gelişimi tamamlanmamış bir çocuğa kurallı oyun öğretmek mümkün değildir. Veya soyut işlemler dönemine gelmemiş çocuk neden-sonuç düşüncesinin ana prensiplerini ve soyut kavramları anlayamaz.90 Allah, melek, cennet, cehennem gibi kavramlar çocuğun hayal dünyasında anlamını bulamaz. Çocuğa bu dönemde hazır olmadığı bilgilerin verilmemesi gerektiği gibi, bilmesi uygun olmayan bilgilerin de verilmesi doğru değildir. Gelişim evreleri birbiri ile ilgili ve sürekli temas hâlindedir. Ki bu kavramlar birbirine çok yakın olmasına rağmen aynı içeriklere sahip değildir, bu sebeple sıklıkla birbirinin yerine kullanılır, karıştırılır. Gelişimin büyüme yerine, öğretimin eğitimin yerine kullanılması gibi Okul öncesi çocuğunun (3-6 yaş) psikomotor gelişimi: Çocuğun hareketliliğinin üst seviyelerde olduğu, adeta yerinde duramadığı dönemlerdir. Kaba motor gelişimleri adım adım tamamlanmıştır. Özellikle 4-5 yaştan itibaren ince kasları (kalem tutma, makas tutma, çizgi üzerinden geçme, alanı taşırmadan boyama, top atma-tutma, kâğıdı katlama, müziğe uygun oynama, ip atlamaya çalışır gibi ) hızlı bir şekilde gelişmektedir. 5-6 yaş çocukları ise mekanik yönde etkili, uyumlu, kontrollü ve gelişmiş hareketler sergilerler. Kaba motor hareketlerini rahatlıkla yapabilirler. Küçük kaslarını rahatlıkla kullanabilirler. 91 Bilişsel (zihinsel) gelişimi: Piaget e göre 2-7 yaş dönemini kapsayan bu dönem işlem öncesi dönemdir. Nesnelerin adlarını söyler. Sembolik oyun dönemi bu süreçte gerçekleşir. Bir sopayı at olarak kullanır ya da kendini anne yerine koyar bebeğini besler, taklit ettiği şeyin anlamını bulmaya çalışır. Bu evreden sonra somut işlemler dönemine geçilir. Kardeşinin ismi 87 Ceyhan, E. (Ed.). Ceyhan, E. (Ed.). (2009). Erken Çocukluk Döneminde Gelişim. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayını No:1859. s Ceyhan, E. (Ed.). (2009). Erken Çocukluk Döneminde Gelişim. Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Yayını No: s Neriman Aral, Gülen Baran Şenay Bulut, Serap Çimen. Çocuk Gelişimi 1; İstanbul s Neriman Aral, Gülen Baran Şenay Bulut, Serap Çimen. age. s Neriman Aral, vd s

9 166 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları Ahmet ise o yaştaki bütün erkek çocukların ismi Ahmet tir. Kendisini başkasının yerine koyamadığı için onun bildiğini herkesin bildiğini, gördüğünü zanneder. Egosantrik (benmerkezci) düşünce92 hâkimdir. Cansız nesnelere canlıymış gibi davranır.93 Dinî duygu gelişiminde soyut kavramlar yetişkinin dünyasında bulduğu karşılığı bulamayacağı gibi bu dönemde çocuğun öğrendiği kavramlar henüz din sayılmaz. 94 Fakat kavramlar ilgisini çeker, onları algılar, duyar, dikkat eder, hatırlar, sorular sorar ve modellerini takip eder. Dil gelişimi: 3-4 yaş duygularını düşüncelerini ve ilişkilerini anlatır. Kendine yönelik konuşma yapar, benmerkezci konuşma görülür. Cümleleri dilbilgisi ve söz dizimi kurallarına uygundur. Çekim kuralları görülmeye başlar. Üç yaşından sonra olumsuz edilgen cümleler kullanabilir. Çocuk anne babasının ses perdesini taklit eder. 5-6 yaş, yetişkin gibi konuşmaya başlar. Konuşma artar, söyledikleri anlaşılır biçimdedir. Yetişkinleri daha az taklit eder. Çekim kuralları ve kişi zamirlerinin çekimi de doğru olarak kullanılır. En az beş sözcükten oluşan daha uzun da olabilen cümleler kullanır. Erkekler kızlara göre konuşmayı daha geç öğrenirler. 95 Din eğitiminde bu dönem çocuklarının ifade etmekte zorlanmayacakları dua ve ezberler bilişsel ve dil alanının gelişimine katkı sağlar. Öğrendiğini tekrarlama, hatırlama ve dil gelişimine paralel, ifade edebilme önemli bir süreçtir. Bilişsel gelişim-dil gelişimi birbiriyle uyumlu ve paralel ilerleyen alanlardır. Kişilik gelişimi: Kişilik; bireye özgü olan onu diğer bireylerden ayırt eden ve bireyin uyum tarzını içeren tutarlı olarak gösterdiği duygu, düşünce ve davranış örüntüleridir. Girişimciliğe karşı suçluluk (Erikson kuramı); 3-6 yaş dönemidir. Sosyal ilişkilere daha çok katılmaya ve olup bitenlerle daha çok ilgilenmeye, merak etmeye başlar. Bu dönemde cinsiyet farklılıklarını keşfetmeye, bu konuyu merak etmeye başlarlar. Soruları yüzünden azarlanması gibi tepkilerle karşılaşması bunun bir suç olduğunu 92 Bknz detaylı bilgi için: ÇOCUK, okul öncesi, 2-6 yaş arası dönemde benmerkezci (egosantrik) bir düşünce yapısına sahiptir Ali Çankırılı; Kişilik Gelişiminde Ene ve Zerre nin İki Yüzü Egosantrizim ve Egoizm. Zafer Dergisi, Sayı. 372 ( nin-iki-yuzu-egosantrizm-ve-egoizm.html) 93 Neriman Aral, vd S Kerim Yavuz; Çocukta Dinî Duygu v Düşüncenin Gelişmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı No: 213, 1987, s Neriman Aral vd s.136

10 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 167 düşünmesine suçluluk duymasına sebep olur. Başarısızlıkları sonucunda etrafından yetersizlik hissettirildiğinde suçluluk duyguları gelişebilir.96 Bu dönem inanç gelişiminde yapılacak yanlışlıklar, yanlış uygulamalar çocuğun kendini ifade edememesine yol açabilmekte, sahip olmadığı duygulara sahipmiş gibi görünmesine sebep olabilmektedir. Soru sormak çocuk dünyası için önemli bir metottur. Dinî duygu ve inanç gelişimine yönelik çocuğun sorduğu, sorabileceği sorulara karşı verilen tepkiler çocuğa değersizlik hissi vereceği gibi, yanlış bir şey yaptığını da düşündürecektir. Ya artık soru sormayarak, ilgisini tatmin edemeyeceği gibi ilgisini ve merakını da kaybedebilecektir. Ya da inanç sahibi ve ritüellerini uygulayan insanların arasında ayırt edilmemek için düşünce ve duygularını ifade edemeyeceği gibi, uyumlu bir görünüş de sergileyecektir. Bunun anlamı şudur; çocuğun yaradılışında olmayan yanlış kişilik özelliklerini farkında olmadan empoze etmiş olacağız. Kişilik gelişimine yönelik hatalar gece başka gündüz başka, içi başka dışı başka fertlerin yetişmesi manasına gelmektedir. Ahlak gelişimi; çok erken yaşlarda çocuk sosyal dünyaya ayak uydurabilmek için gerekenleri anlamaya, yanlış ve doğruya ilişkin toplumsal kuralları-rolleri öğrenmeye başlar.97 Çocuğun etrafındakilerle kurduğu ilk ilişkiler ile ahlak gelişimi; karakter ve kişilik gelişiminin bir parçasıdır. Erikson un girişimcilik ve suçluluk evresi olarak bilinen 3-6 yaş dönemine göre; toplumsal değerler, kurallar aktarılmaya ve süper ego gelişimi oluşmaya başlamıştır. Yapmak istedikleriyle, çevresindekilerin yaptıkları arasındaki farkı görmeye başlamıştır. Çocuk toplumda kabul görmüş kazanımlara farkında olmadan yönelir.98 Çocuğun ahlak gelişimi sahip olduğu kişilik, karakter gelişiminin parçasıdır. Parçaların birbiri üzerinde tamamlayıcılığı, etkisi söz konusudur. Okul öncesi dönem çocuğun inanç gelişiminde, ahlaki gelişiminde önemli bir yer tutmaktadır. 96 Can, G. (Ed.). (2008). Psikoloji ve Eğitim Psikolojisi. Anadolu Üniversitesi Yayını No: s Münire Erden, Yasemin Akman; Eğitim Psikolojisi- Gelişim-Öğrenme-Öğretme. Arkadaş Yayınları, Ankara 1997, s Sena İpşirli. 3-6 Yaş Çocuğun Genel ve Din Eğitiminde Temel Değerler. Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü,(Y. Lisans Tezi). 2011, s. 48

11 168 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları B-Okul Öncesi İnanç Gelişimi (Dinî Duygu ve Düşünce Gelişimi) Gelişim büyüme kavramından farklı olarak bireyde meydana gelen biyolojik gelişmeyi, psikolojik ve psişik gelişmeyi ve nihayet sosyal ahlaki gelişmeyi içine alan geniş ve kapsamlı bir kavramdır. Bir süreç olarak gelişim doğum öncesinde başlar ve bireyin ölümüne dek sürer. Bu süreçte kişi, biyolojik, psikolojik, sosyal ve ahlaki açıdan gelişme kaydederken aynı zamanda dinî olarak da bir gelişim seyri içerisindedir. 99 İnsanın gelişimini tamamlayabilmesi, potansiyel yeteneklerini gereği gibi kullanabilmesi için gelişmeye elverişli, gelişmesi gereken her yönüyle terbiye edilmesi, eğitilmesi söz konusudur. 100 Kişilik oluşumunda vazgeçilmez olan dinî duygu, inanca yol açan dinî ilgi, istek ve arayışları yöneten kaynak ve kapasite olarak tanımlanır. 101 Zihinsel, duygusal ve bedensel olgunlaşmalar ile irtibatlı olarak gelişmeler kaydeder ve bu anlamda vazgeçilmez bir unsur olur. William James e göre duygu, dinin ilk ve derin kaynağıdır ve pek çok Müslüman ilim adamı da bu şekilde düşünmektedir. 102 Sevgi, korku, güven, bağlılık/bağımlılık gibi duygu durumlarının tecrübe edilerek benliğe mâl edildiği bu dönemde dinî eğitim, zihinsel odaklar yerine daha ziyade duygu dünyasına hitap etmelidir. Çocukların her şeyi duyularıyla-duygularıyla gördüklerini söylesek mübalağa etmiş olmayız. Çocuğun bu dinamiklerinin, gelişiminin gözlemlenmesi ile Din, öğretilenlerden ziyade çevreden kapılan şeylerdir 103 şeklinde bir tanım geliştirilmiştir. Burada çocuk için öğrenme-öğretilme ilişkisinde rol-model etkileşiminin önemi ortaya çıkmaktadır. Çocuğa ağır gelmesi kuvvetle muhtemel olan itikadi gerçekler sözel olarak değil bir yaşayış ve duyma biçimi olarak sunulmalıdır. Dinî düşünce diğer düşünce şekilleri gibidir ve genel gelişimin formlarına tabidir. 104 Her 99 Cemil Osmanoğlu, agl. Tezi, s Kerim Yavuz, Eğitim Psikolojisi, Kayseri 1991, s. 15, Hayati Hökelekli, Din Psikolojisi, Türkiye Diyanet Vakfı Yay. Ankara 2001, s Cemil Oruç; Okul Öncesi Dönemde Dinî Duygunun Kökenleri ve Gelişimi, Dinbilimleri Akademik Araştırma Dergisi, 2010, Cilt 10, Sayı 3, s Cemil Oruç. age, s Sena İpşirli, 3-6 Yaş Çocuğun Genel ve Din Eğitiminde Temel Değerler, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yayımlanmamış Y. Lisans Tezi, İstanbul 2011

12 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 169 bir evrenin sağlıklı bir süreç geçirmesi kendinden bir önceki evrenin gelişimini doğru tamamlamasına bağlıdır. Bu dönem çocuğu dinin mahiyeti, prensipleri ve esasları hakkında henüz zihninde bu kavramlara yer açabilecek, anlayabilecek gelişim sürecine ulaşamamıştır. Onun dünyasının, algılarının ve dikkatinin dinamikleri, hareket noktası, ihtiyacı çeşitlilik arz eder. Din konusunda da çocuğun düzeyi düşünülerek hareket edilmelidir. Din konularını zamanından önce ya da sonra yanlış öğretirsek, hangi yaşta olursa olsun çocuğa veya yetişkin insana iyilik yerine kötülük yapmış oluruz. 105 Erikson, Kirkpatrick, Ribot, Russel ve Bayraklı gibi uzmanlar; dinî duygunun kökenlerini 0-1 ve 0-3 yaş döneminde anneyle çocuk arasında gelişen güven duygusunda bulur. Güveni insandaki dinî duygunun en önemli temellerinden biri olarak görürler. Güven duygusu bireyin ilerleyen zamanlarda Allah ile olacak ilişkisi, inancı ve genelde dinî yaşantısı açısından önemli bir dönemdir yaş dolaylarında Allah hakkında fikir yürütmeye başlar. Bu dönemde antropomorfizm ve animizm söz konusudur. 107 Çocukların Allah tasavvuru; soyut zekâları gelişmediğinden, gelişim özelliklerine ve zihinsel kapasitelerine uygun olarak Allah ı insana benzetme, O nu insani vasıflarla düşünme şeklindedir. (Haluk Yavuzer) Çocuk yetişkinlerin karşısına çıkardığı bütün soyut kavramları (cennet, cehennem, Allah, melek, ölüm, peygamberler) zihninde somutlaştırır ve kişileştirir. Ona göre sırlı, gizemli olan bu dünya ilgisini iyice çeker ve çocuk etrafındaki bu gizemleri anlayabilmek için din hakkında sorular sormaya başlar. 4 yaş çocuğunun din ile ilgili sorabileceği ve merak içeren cümlelerden bazı örnekler: Allah ın boyu ne kadar? Allah ın arkadaşları var mı? Her şeyi Allah mı yapıyor? Allah ı neden göremiyoruz? Biz de Allah olamaz mıyız? Keşke biz de Allah olsaydık. Allah ı gördün mü? Çocuğun kafasında güçlü ve büyük sıfatlarıyla özdeşleştirdiği ve çevresinde bu sıfatları taşıyan kişilerle somutlaştırdığı bir Allah tasavvuru oluşur. Çabası Allah ı somutlaştırmaya 105 Halis Ayhan, Din Eğitimi ve Öğretimi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, no: 254 Ankara 1985, s Ali Köse, Ali Ayten; Din Psikolojisi. İstanbul, 2012, s Kerim Yavuz; Çocukta Dini Duygu v Düşüncenin Gelişmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı No: 213, 1987, s. 41

13 170 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları yöneliktir. Çocukların bu soruları sorması ve merak etmesi onun gelişim evrelerinin rutin seyri ile ilgilidir. Bilgin in ifade ettiği gibi; çocuğun gelişimine uygun cevaplar ile din duygusu gelişmekte, soruları dikkate alınmazsa, yozlaşma ve körleşme ortaya çıkmaktadır. 108 Çocuğa hazır olmadığı bir bilgiyi vermek basamak teorilerini altüst ederek, bütün dünyasını yıkabilir. 5 6 yaşlarındaki çocukların kafalarındaki tanrı düşüncesi bir evre önceki gelişim basamağındaki düşüncelerinin izlerini taşır. Allah ı insan gibi tasavvur etseler de onun diğer insanlardan farklı olması gerektiğine ilişkin gizli bir inanç da taşırlar. Allah nerede, erkek mi, kolları var mı, babamdan büyük mü, Süpermen gibi mi? Çocuğun tasavvuruna göre Allah, insan gibi olsa da, en büyük insan olmalı, diye düşünebilirler. Bu dönem; çocuğun gelişimine uygun din öğretimi modeli geliştiren Selçuk un ifadeleriyle; okul öncesi dinî ilginin yoğun olduğu fakat dinî düşüncenin teşekkül etmediği dönemdir. Yapılması gereken de kendi kendine dua etmelerine imkân hazırlamak, çocukların bazı konuları soru hâline getirebilmelerine fırsat tanımaktır.109 Okul öncesi dönemde özel öğrenme yöntemleri uygulandığı takdirde dil ve zihinsel gelişimine uygun olarak çocuklara Kur an, dua, ayet, şiirler ve en temel ibadet bilgileri öğretilebilir, onlarla Hz. Peygamber den ve peygamberler tarihinden kesitler paylaşılabilir. Ve çocuklar bunların doğruluğuna içtenlikle inanırlar.110 Çevrelerinden gördükleri ve öğrendikleri dinî yaşantıları taklit ederler. Rasyonel akıl yürütmenin gelişmediği bu dönemde çocuğun din dünyasını çevresinden edindiği dinî içerikli kavramlar ve yaşantılar oluşturur. Bu kavramlar içinde Duanın çocuğun inanç dünyasında önemli bir yeri bulunmaktadır. Dua; dinin duygu boyutunun yoğun yaşandığı en önemli süreçtir. Ezberleyebileceği uzunlukta bazı dua ve ayet kalıplarının öğretilmesi, onda derin etkiler bırakacaktır. Mümkün olduğunca erken olmak üzere serbest duaya geçilmelidir. Çocuğa kendi kelimeleriyle istediği gibi dua etmesi için izin verilmeli, denemeler yaptırılmalıdır.111 Özellikle bir arada bulunulan ortamlar ve rutinler değerlendirilerek (sofra, 108 Mustafa Köylü, Nurullah Altaş, (Ed.). (2012). Din Eğitimi, Ankara: Gündüz Eğitim ve Yayıncılık, s Mualla Selçuk; a.g.e, s Ali Köse, Ali Ayten; a.g.e, s Beyza Bilgin, Çocuğun Manevî Eğitimi, Din Öğretimi Dergisi, Sayı: 6, Ankara 1986, s. 36.

14 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 171 yemek, ezan, hastalık) çocuğun amin demesi, besmele çekmesi ve şükretmesi ile dinî ve sosyal gelişimi açısından önemli bir olay gerçekleşecektir.112 Dinî duygu ve dinî gelişim sürecinde çocuk ilahî bir varlığın emniyetini, himayesini hissedecektir. Bu süreçte dikkat edilmesi gereken husus; çocuğun, isteklerine ulaşmak için duayı vasıta bilmek gibi bir tehlikeye de düşebileceğidir. Yaptığı her duanın hemen karşılığını alabileceğini hayal eden çocuklardan biri; duasının kabul edilmediğini görünce de uzun yıllar dua etmeyi terk etmiştir. 113Bu dönemde çocuklara duanın sahip olduğumuz nimetler için Allah a bir teşekkür anlamı taşıdığı yaklaşımının benimsetilmesi daha uygundur.114 Dinî menkıbeler, masallar, hikâyeler, çocuğun büyük ilgisini çeker ve inanma ile ilgili dinî hayal gücünü, din duygusunu uyandırır.115 Okul öncesi eğitim kurumları için uygulanabilecek, hem dinî eğitim hem de değer eğitimine etki edecek, yön gösterilecek bu yöntemler, önemli materyallerdendir. Kişinin gelecekteki dinî hayatı büyük oranda bu duygusal içeriklere bağlıdır. C-Okul Öncesi Eğitim Programı-Öğretim ilişkileri ve Eğitici Öğretim Okul öncesi dönem eğitiminin örgün ve yaygın eğitim modeli şeklinde iki ayrı türü bu dönemin doğasından ötürü bulunmamalıdır. Dolayısı ile örgün için ayrı, yaygın için ayrı ilkeler, metotlar, yöntemler ya da stiller geliştirmeye, icat etmeye gerek yoktur. Eğitim ve öğretime tabi tutulacak grubun kendine has alanları, özellikleri ve kendine has eğitim modeli mevcuttur. Dolayısı ile eldeki okul öncesi ve eğitim-öğretim programları, alan bilgileri ortaktır. Her kurumda ve eğitimcileri tarafından uygulanmak zorundadır. Ortak olan genel bilgiler, içerikler, eğitimcilere yol göstermektedir. Eğitim; bireyde kendi yaşantıları yoluyla davranış değişikliği meydana 112 Doğan Karacoşkun; Okul Öncesi Dönem Çocuklarında Dua. Cumhuriyet Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2005, Cilt IX/1, s Mualla Selçuk; a.g.e. s Mualla Selçuk; a.g.e, s Kerim Yavuz, Çocukta Dini Duygu v Düşüncenin Gelişmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı No: 213. Ankara s. 40

15 172 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları getirme sürecidir. 116Öğrenme; eğitim kurumlarında gerçekleştirilen planlı, denetimli ve örgütlenmiş etkinliklerdir. Eğitim gelişime ait kavramlardan olduğu gibi, öğretim de eğitim kavramının içindeki organlarındandır. Bu kavramların kendi içinde bir hiyerarşisi, düzeni bulunmaktadır. Eğitim programı; genel olarak öğretim programı ve örtük programdan117oluşmaktadır. Öğretim programı; bilgi kategorilerinden oluşan ve bir kısım okullarda beceriye ve uygulamaya ağırlık tanıyan, bilgi-becerinin planlı bir şekilde kazandırılmasına dönüktür. Öğretim programının içinde ders programları, ünitelendirilmiş ders planları, günlük ders planları, laboratuvar planları, gezi-gözlem planları gibi planlar yer almaktadır. Örtük programın içinde yer alacak etkinliklerin bazılarının amacı önceden bilinir. Bazılarının kapsam ve amacı önceden bilinmez ve bu etkinlikler genellikle öğretme-öğrenme süreci içinde tesadüfen ortaya çıkar. Örtük program akademik eğitimin dışında kalan kişilik, karakter, ahlak ve değer hatta din eğitimine yönelik pek çok fırsatları karşımıza çıkarabilmektedir. Okul öncesi dönemde eğitim uygulamaları sırasında örtük programın içeriğine uyan pek çok süreçle karşılaşmaktayız. Bu dönemin eğitim programlarının temel ilkelerine göre uygulamada esnek olunmalıdır. Dolayısı ile uygun ortam, ilgi, ihtiyaç, merak, istek gibi unsurlar ortaya çıktığı anda hedeflenen etkinliğin dışına rahatlıkla çıkılmalıdır. Fröbel 2-6 yaş döneminde çocuğun üzerine yapılacak etkilemeleri, dar anlamda eğitim olarak adlandırır. Çünkü ona göre bu eğitimde, özellikle kalp ve ruhun şekillendirilmesi söz konusudur. 118 Asıl olan okul öncesi dönem için öğretim etkinliği sonucunda elde edilecek sonuçlar değil, çocuğun nitel ve nicel gelişimini desteklemektir. Ve eğitim sonucu ancak süreçte ortaya çıkmaktadır. Eğitim, zaman ve mekân yönünden kapsamlı, sürekli ve çok boyutludur. Her an, her yerde gerçekleşebilir, tecrübîdir ve bu sebeple tesadüfi olabilir. 116 Gürkan, T. (2006). Eğitim, Öğretim ve Programla ilgili Temel Kavramlar, Öğretimde Planlama ve Değerlendirme (Ed: Mehmet Gültekin). Eskişehir: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Yayınları No: 716, ss Bilgi sadece kelimeler değildir. Bundan fazlasıdır. Edinilen deneyim ve yapılan pratikler bu durumda önemli rol oynar. örtük program terimini sosyolog Phillip Jackson (1968) tarafından ortaya atılmıştır. Hümeyra Türedi; Örtük Programın Eğitimde Yeri ve Önemi. Sakarya Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Bilimleri (Y. Lisans Tezi) s Kemal Aytaç, age, s. 272

16 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 173 Öğretim ise güdümlüdür, belli bir plan ve program ister. Gerek eğitim ve gerekse öğretim için gelişimsel özellikler bilinmelidir. 119 Öğretimde zaman ve mekân kadar öğretmenin, ailenin, öğrencinin beklentileri önem taşır. Her öğretim faaliyeti eğitim etkinliğidir fakat her öğretim eğitim etkinliği değildir. Eğitimcilere göre öğretimsiz bir eğitim tasarlanmadığı gibi, tersine olarak, eğitmeyen bir öğretim de olmaz. 120 Öğretim, doğrudan doğruya çok yönlü ilgiler yaratmayı ve ahlaki amacı gerçekleştirmeyi hedef edinir. Bu nedenle de Herbart, eğitici öğretim terimini kullanır. 121 Aynı anda hem eğitim süreci hem de öğretim süreci gerçekleştirilebilmelidir. Okul öncesi dönem eğitim ve öğretim programlarının planlanması eğitim ve öğretime verdiğimiz anlama göre şekillenmektedir. Her ne kadar bu iki kavramın birbirinden farklı olduğunu bilsek de uygulamalarda ve beklentilerde öğretim kazanımlarının genelde öne çıktığı görülmektedir. Erken çocukluk dönemi öğretim etkinliklerinden çok eğitim etkinliklerinin yoğun bir şekilde uygulanması gereken dönemdir. Bilgi elde etmek, ilmi kazanmak eğitimin amacı değildir. Bilgi ruhi kuvvetlerin elverişli olarak geliştirilmesine yarayan bir vasıtadır (Pastelozzi). 122 Bu dönem çocuğun pek çok bilgiyi veya kavramı ezberlemesi, öğrenmesi gereken dönem değildir. Dolayısı ile öğrenme de eğitim süreci için planlanır fakat buradaki öğrenme yine aynı şekilde çocuğun bütün gelişim alanlarını (bilişsel, ahlak, kişilik, duygusal, dil ) destekler ve geliştirir mahiyette olmalıdır. Okul öncesi için hedef-sonuç öğrenmenin nicel boyutu, nihai amacı değildir. Ayrıca eğitici öğretim sürecinde öğrenimin gerçekleşmesi, aslında araçtır. Ezberlerin, duaların, şarkıların, şiirlerin, parmak oyunları ve tekerlemelerin ve benzer etkinliklerin amacı öğrenmek, bilmek, edinmek, sahip olmak değildir. Çocuğun gelişimini desteklemek, zihnine, çocuk tabiatına kavramları duyurmak, tanıtmaktır. Çocuğun ruhuna yerleştirilen dinî eğilimler ve duyguların Neriman Aral, Gülen Baran, Şenay Bulut, Serap Çimen; Çocuk Gelişimi 1; İstanbul, 2001 s Halis Ayhan; Din Eğitimi ve Öğretimi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, no: 254. Ankara 1985, s Kemal Aytaç; Avrupa Eğitim Tarihi Antik Çağ dan 19. Yüzyılın Sonlarına Kadar. Phoenix Yayınları, Ankara 2012, s Halis Ayhan; Din Eğitimi ve Öğretimi, Diyanet İşleri Başkanlığı Yayınları, no: 254. Ankara s Kerim Yavuz; Çocukta Dinî Duygu v Düşüncenin Gelişmesi, Diyanet İşleri Başkanlığı No: 213, 1987, s. 39

17 174 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları sağlıklı bir metotla gelişimine katkı sağlamak, kendini bu vesileyle toplumuna, kültürüne yakın hissettirmektir. Eğitici öğretim ve öğretici eğitim etkinliklerin bir arada planlanması en doğrusudur. Okul Öncesi Dönem Eğitiminin Temel İlkeleri: Bu dönemde din eğitimi, akademik eğitim, değer eğitimi şeklinde eğitim programlarının ayrılması eğitimin bütüncül olması ilkesine uygun düşmemektedir. Okul öncesi eğitimin evrensel ilkelerinin belirlenmesinde, Aristo, Quintilianus, Comeninus gibi eski çağlarda yaşamış düşünürler ile Dewey, Montessori, Fröebel, Steiner, Piaget, Vygotsky gibi çağımız eğitimcilerinin görüşleri etkili olmuştur. Her ülkenin evrensel ilkelerden yararlanarak kendisi için gerekli olan temel ilkeleri ortaya koyması olanaklıdır. Ayrıca bu ilkeler arasında Türkiye için özel önemi olduğu düşünülen ilkelere de yer verilmiştir: 124 Her çocuk farklı bir bireydir. Okul öncesi dönem yaşamın; doğum öncesi aylar ile 0-6 yaş arasındaki dönem, insan yaşamının temelidir (Bloom 125, öğrenmelerin önemli bir bölümünün bu dönemde gerçekleştiğini ifade etmektedir). Çocuğun gelişiminde özel alıcı dönemler bulunmaktadır. Eğitim çocuğun gereksinimlerine duyarlı olmalıdır. Eğitim çocuğun bütünlüğünü gözetmelidir. Eğitimde çocuğun etkin katılımı ve ilgisi önemlidir. Öğrenme çocuğun bildiklerinden başlamalı ve kendi kendine öğrenme desteklenmelidir. Eğitim çocuğun kendi kendini denetlemesine olanak sağlamalıdır. Oyun çocuğun en önemli öğrenme yöntemidir. Çocuğun gelişiminde çevresindeki çocuk ve yetişkinlerle kurduğu ilişkiler, sağlıklı bireylerin yetiştirilmesinde duygu ve tutumlar önemlidir; Çocuğun eğitiminde kalıtım, çevre ve bilgi etkileşim hâlindedir. 126 Bu ilkeler örgün eğitim ve yaygın eğitim kurumları ve öğretmenleri için bir rehber niteliğindedir ve gözetilmelidir. Okul Öncesi Eğitimin Yararları: Her şeyden önce bu dönem için en önemli ortam ailedir. Fakat günümüzdeki sosyo-kültürel problemler, çocuk- 124 Yaşar, Ş. (Ed). age. s Benjamin Samuel Bloom (21 Şubat Eylül 1999). Amerikan Eğitim psikoloğu: Tam öğrenme modelini geliştiren Bloom a göre; insanlar arasında zihinsel güçler bakımından doğuştan gelen bazı farkların bulunduğu inkâr edilemez. Ancak bunlar eğitimin ürünü olarak sonradan meydana getirilmekte olanların yanında hemen hemen bir hiçtir Yaşar, Ş. (Ed). age. s. 72

18 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 175 ların aile dışı ile çok fazla etkileşim içinde olmaları, popüler kültürün tesiri, yanlış uygulamalar gibi pek çok etken sebebiyle çocukların ihtiyaçları doğru kanallardan karşılanmamaya başlamıştır. Bu sadece çalışan annelerin çocuklarına yönelik bir bakım değildir, çocuğunun eğitim ve terbiyesinde yeterli olamayan aileler de bu eğitimi talep etmeye başlamışlardır. Bu talepler arttıkça örgün eğitim kurumlarının yanında artık yaygın eğitim kurumlarında da erken çocukluk dönemi eğitimi gündeme gelmiştir. Dolayısı ile okul öncesi eğitim verilen kurumlarda eğitim programının çocuğa şu faydaları sağlaması gerekmektedir: Çocuğun birey olarak kendisinin farkında olmasını, çocukta duygusal güvenin oluşmasını sağlamalıdır. Çocuğun sosyal becerilerinin gelişimine olanak tanımalı, çocuğun iletişim becerilerini geliştirip, çeşitlendirmeli, çocuğun algısal ve devinimsel becerilerinin gelişimini desteklemelidir. Çocuğun kişilik gelişimine olanak sağlamalı, çocuğun öğrenme becerilerini geliştirmeli, çocuğu ilköğretime hazırlamalıdır. Çocuğun kendi kültürünün ve diğer kültürlerin farkında olma becerilerinin gelişmesine yardımcı olmalıdır. 127 D-Okul Öncesi Dönem Dinî Eğitim Din eğitimi-din öğretimi, dinî duyu ve düşünce eğitimi, dinî gelişim, değerler, karakter ve ahlaki eğitimin, varmak istediği hedefler genel gelişimin öğelerindendir. Eğitim ve öğretimin genel tanımlarından, ödevlerinden yola çıkıldığında din öğretiminin, din eğitiminin varmak istediği sonuç olarak algılanmasının sakıncaları anlaşılır. Din eğitimi yalnızca din öğretimi değildir. Din öğretimi ile ulaşılmak istenen nihai hedef her yönüyle geliştirilmesi gereken çocuğun ve genelde insanın eğitim ile öğretiminin, öğretim ile eğitiminin gerçekleşmesidir. Bu hususa örnek teşkil etmesi bakımından; okul öncesi etkinliklerinde Türkçe dil etkinliklerini uygularken, peygamberler tarihinden veya İslam tarihinden bir kesit kullanılabilir. Uygulama sırasında dil gelişimi, bilişsel gelişim desteklenir ayrıca amaç ve kazanımlar ile beklenilen eğitim süreci gerçekleşmiş olur. Müzik etkinliği sırasında dinî kavramlara yönelik seçilen 127 Yaşar, Ş. (Ed). Okul Öncesi Eğitime Giriş. Anadolu Üniversitesi Yayını No: , s

19 176 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları ezginin (yemekten önce Bismillah; uyku duası gibi ezgiler) sözlerinden yola çıkılarak çocukların dikkatlerini çekmek istediğimiz hususları fark ettirebiliriz. Ve sık sık yapacağımız geri dönüşlerle bu farkındalığın öğrenmeye dönüşmesi gerçekleşir. Aynı zamanda müzik etkinliği ile planladığımız sosyal duygusal ve dil gelişim alanına yönelik amaç ve kazanımlarımız gerçekleşmiş olur. Amaç ve kazanımlar eğitimin manasından anladığımız içeriği oluşturmaktadır. Selçuk; hayatın ilk yıllarındaki din eğitimi ve öğretiminin, dinî bilgileri bütünü ile çocuğa aktarmak demek olmadığını, ruh ve zihin kabiliyetlerini işleterek onun vahyi anlamaya hazırlanması gerektiğini, çocuğun kabiliyetlerinin erken yaşlarda geliştirilirse ileride bir yetişkin olarak kendisi için gerekli olan öğretimi devam ettirip, Müslüman olmanın ne demek olduğunu anlayabileceğini, 128 ifade etmiştir. Toplumu ve bireyler arası ilişkileri düzenlemekte kullanılan ahlaki değerlerin kazanılması için kimi zaman kendiliğinden gözlemleme süreci ile gelişen, kimi zaman da aile, yakın çevre, mahalle gibi unsurların özel çabalarıyla verilen bir eğitimin parçasıdır; din eğitimi. Çocuk önce etkileşim içinde olduğu çevresinden, büyüklerinden, dinini, dilini öğrenmeye başlar. Öğrendiği kavramlar henüz din sayılmaz, nitekim çocuğun aile ve çevresinden edindiği dinî kavramlar çocukla bizim aramızdaki ilahî ortak isimlerdir. Onun bu kavramlara hangi anlamları yüklediğini, neyi kastettiğini bilemiyoruz. Çocuk bunların yardımıyla kendine has dinî dünyasını kurar. 129 Mustafa Öcal a göre, ilk çocuklukta ailede ve yakın çevrede başlayan din eğitimi, ailenin çocuğuna verdiği eğitimin ve disiplinin önemli bir parçasıdır. Zira ailelerin dine bakışı ve yorumlayışı, kendi ahlaki değerleri ile paralellik içerisindedir ve bu değerlerin çocuklara geçmesi konusunda dinî öğretiler ve pratikler önemli bir rol oynar. Öcal a göre dinî değerler ve toplumun genel ahlakı da birbiri ile ilişki içindedir. Bu nedenle, din eğitimi toplumda yaygınlaştırılması istenilen genel ahlaki değerleri içeren önemli bir süreçtir Mualla Selçuk, Okul Öncesi ve Okul Çağında Çocuğun Eğitiminde Dini Motifler, Ankara Üniversitesi, Sosyal Bilimler Enstitiüsü, (Doktora Tezi). (bölüm, özet ve öneriler) Kerim Yavuz, a.g.e. s Mustafa Öcal; Din Eğitimi ve Öğretiminde Metotlar. Ankara: Doğuş Matbaası, 1990, s.19.

20 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 177 Hz. Peygamber in; Anne ve baba, çocuklarına güzel terbiyeden daha faziletli bir hediye veremez, sözü toplumumuzda her daim yankı bulmuştur. Bu manada eğitim ve öğretim ihtiyacını gidermek maksadıyla evlerde gönüllü annelerin, gönüllü din eğitimcilerinin ferdî gayretleri devam etmiştir. Ev okulu 131 uygulamaları ailelerin ve eğitimcilerin uyarlayabildiği kadar kısmen modellenmiştir. İslam eğitim tarihinde Küttap geleneğinin devamı olan Türkler in mektep adını verdiği sıbyan mektepleri idi. 132 Osmanlılarda eğitim dinî temellere dayanmaktaydı. Bu sebepten sıbyan mekteplerinde dinî eğitime ağırlık verilmekteydi. 133 Çocukların temel eğitimlerinin yapıldığı kurumların öğretim programlarında Cumhuriyet in başlarına kadar, din dersleri ile birlikte Kur an öğretimi daima yer almıştır. 134 Ülkemizde sıbyan mektepleri uygulamaları, genel eğitim-gelişim ilkelerinden haberdar olunabildiği kadarıyla modellenmeye ve uyarlanmaya çalışılmaktadır. İhtiyaç devam ettikçe özel anaokullarında sevgi dersleri, değerler eğitimi, ahlak ve davranış dersleri adı altında dinî eğitim ihtiyacı giderilmeye çalışılmıştır. Bu yöntemlerin önemli ortak noktası; özellikle okul öncesi dönem çocuklarının din eğitimi ihtiyacını karşılamak gayesiyle gerçekleşmeleridir. 131 Ev okulu 1:Bir kişinin, çocuğunu mevcut eğitim sürecinin ve geleneksel bir okulun sınırları dışında tutması ve tamamen çocuğun ilgi ve yetenekleri ile belirlenen bir öğrenme yaklaşımının izlenmesini içermektedir. Bu hareketin ilk aşamalarında pek çok aile Çocuk merkezli öğrenme felsefesini kabul etti. Daha sonra güçlü dinsel inanışları olan pek çok aile de ev okulu uygulamasının devam etmesi ve uygulamacıların bir araya gelmelerinde merkezi bir rol üstlenmiştir. Hande Açık; Ev Okulu Uygulaması. Ankara Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü, Yayımlanmamış (Y. Lisans Tezi), Ankara 2006, s Ev Okulu 2:Ev Okuma Programı (Evop); çocuklarımızın şahsiyet gelişimine katkıda bulunmak amacıyla, rehber bir eğitimci gözetiminde, haftada bir gün kendi evlerinde bir araya gelerek, dinî-ahlaki içerikli sohbet ve okumalar yaptıkları eğitim destek programının adıdır. php?git=althaberdetay&id= İslam ın ilk dönemlerinden beri çocukların eğitim ve öğretimiyle ilgilenilmiştir. Hicretten bir asır sonra çocukların öğretimi için oluşturulmuş okulların ortaya çıktığı görülmektedir. İslam dünyasında ortaya çıkan ve çocuklara yönelik öğretim yapan ilk kurumun adına küttap denmiştir. Türkler Müslüman olduklarında bu kurumları hazır buldular. Çocuklarını bu okullara göndererek gerekli bilgileri almasını sağladılar. Türkler bu yerlere mektep adını verdiler. Osmanlılar döneminde adına daru t-ta lim, taş mektep, mahalle mektebi, sıbyan mektebi gibi adlar verilen bu okulların çok yaygın olduğu bilinmektedir. Her Müslüman aile, çocuğunu bu okullara göndermeyi bir dinî vecibe olarak kabul etmiştir. Çünkü çocuk dinî yaşantısını sürdürebilecek temel bilgileri almak durumundadır. Adına daha çok sıbyan mektebi denen bu kurumlar temel dinî bilgilerin verildiği yerlerdir. Çocuklar bu okulda Kur an-ı Kerim i okumayıöğrenir, ibadette okuyacağı yeteri kadar sure ve dua ezberler ve adına genel bir ifadeyle ilmihal denen İslam ın iman, ibadet ve ahlak esaslarını öğrenirlerdi. Sıbyan mekteplerinde bunlara ek olarak yazı öğretildiği de olurdu. Abbas Çelik; Hatıralarla Sıbyan Mektepleri, Atatürk Üniversitesi İlâhiyat Fakültesi Dergisi, sayı: 27, Erzurum, s Şadiye Yılmaz; Osmanlıdan Cumhuriyete Sıbyan Mekteplerinde Yenilik ve Gelişmeler. Selçuk Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İlköğretim Anabilim Dalı, (Y. Lisans Tezi) s Salih Zeki Zengin; Cumhuriyet Döneminde Türkiye de Kur an Kurslarının Kurulması ve Gelişimi. Çukurova Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, 2011, 11(2), s. 2

21 178 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları Okul Öncesi Eğitim Programının Temel Özellikleri: Örgün eğitimde okul öncesi dönem eğitim etkinlikleri bu programlar ile sağlanmaktadır. Bu dönem eğitim ve öğretim uygulamaları yapmayı planlayan yaygın eğitim kurumlarının da aynı ortak dili kullanmaları, aynı bilimsellikten istifade etmeleri gerekmektedir. Ülkemizde 2002 programı geliştirilerek 2006 yılında uygulamaya konulan eğitim programı ile yapılan araştırmalar ve program geliştirme çalışmaları sonucunda konu ve ünite tabanlı programlardan vazgeçilerek, yapılandırıcı eğitim yaklaşımı 135 ve çocuk merkezli eğitim 136 uygulamalarına geçilmiştir. 137 Programın en büyük özelliklerinden birisi olan konu ve ünite tabanlı programından vazgeçilmesi; eğitim ve öğretim alanında yapılan araştırmalar, bilimsel çalışmalar neticesinde gelinen bu nokta yaygın eğitim kurumlarında da baz alınarak, konu ve öğretilerin hedefe alınmaması gerekmektedir. Amaç çocuğun gelişimini desteklemek, geliştirmek ve çocuğu gelecekte içinde olacağı her türlü öğreneme ortamına hazırlamaktır. Bu program aylık çocuklara yöneliktir. Çocuk merkezlidir. Amaçlar ve kazanımlar esastır. Gelişim özellikleri her yaş grubu için ayrı olarak düzenlenmiştir. Konular amaç değil araçtır. Üniteler yer almamaktadır. Esnektir, öğretmene özgürlük tanır. Yaratıcılık ön plandadır. Öğretmenin planlı çalışmasını gerektirir. Çocuğun özgürce deneyimler kazanabilmesine olanak tanıyan ortamlar önemlidir. Problem çözme ve oyun, temel etkinliklerdir. Günlük yaşam deneyimlerinin ve yakın çevre olanaklarının eğitim amaçlı kullanılması teşvik edilmektedir. Öğrenme yaşantılarının çeşitlen- 135 Yapılandırmacı yaklaşım, öğrenmeyi, deneyimden anlam oluşturmayla eşleştiren bir teoridir. İnsanoğlu, bilgiyi doğrudan almanın aksine, onu kendisi oluşturur. Bu, öğrenmenin ancak mevcut bilgilere, deneyimlere dayalı olarak gerçekleşebileceği anlamına gelmektedir. Bir bilgi ne kadar iyi sunulmuş olursa olsun, öğrenciler bir takım süreçlerde kişisel olarak bu bilgileri kullanmadıkça, geçmiş deneyimleriyle ilişkilendiremedikçe onları gerçekten öğrenmiş olmamaktadırlar Öğrenci merkezli eğitimde, öğrencilerin ilgi alanlarını, becerilerini ve yeteneklerini ortaya çıkaracak rehberlik hizmetleri etkin bir şekilde okul içi ve dışı uygulanacak. Uyulama sonucu aile, öğrenci ve öğretmen işbirliğinin daha çok güçlenmesi sağlanacak. Temel eğitimin, okul öncesi döneminden başlayarak öğrencinin yaşamı boyunca destekleyici ve yönlendirici eğitim sisteminde aile, öğrenci ve öğretmenin işbirliği ile belirlenecek eğitim hedefine yönelik çalışma geçekleştirilecek. net/ogrenci%20merkezli%20egitim/ogrencimerkezliegitim.html 137 Duygu S. Güler Öztürk; Türkiye de Uygulanan Okul Öncesi Eğitim Programlarındaki Yönelimlere Bakış: Gelişimsel mi Yoksa Akademik mi? 1. Ulusal Eğitim Programları ve Öğretim Kongresi (Tebliğ).

22 Yeniden Yapılanmanın Eşiğinde Kur an Kursları 179 dirilmesi önemsenmektedir. Aile katılımı önemlidir. Değerlendirme süreci çok yönlüdür (Çocuğun ve programın değerlendirilmesi, öğretmenin kendini değerlendirmesi gibi). Belirli gün ve haftalar yaş grubunun çeşitli özellikleri dikkate alınarak belirlenmiştir. Eklerde yer alan çizelgeler-formlar yalnızca birer örnektir. Program geliştirilmeye açıktır. 138 Kurumlarımızda Uygulanabilecek Okul Öncesinde Özel Öğretim Yöntemleri: Düz anlatım: Bu yöntem öğretmen merkezlidir ve öğretmenin kontrolünde olan, onun vereceği bilgilerin aktarılmasını baz alan bir uygulamadır. Soru cevap yöntemi: Okul öncesinde en fazla kullanılan yöntemlerdendir. Gösterip yaptırma yöntemi: Okul öncesinde gerçekleştirilen pek çok etkinlik bu yönteme dayanır. Özellikle özbakım becerilerini kazandırmada etkilidir. Örnek olay yöntemi: Bu yöntem ile daha çok kavrama ve üstündeki bilişsel davranışların kazandırılması sağlanır. Ayrıca ahlaki eğitim ve değerler eğitimi için de etkilidir. Rol oynama yöntemi: İstenildiği anda yaşanılamayacak olayların ve hayalî olayların öğrencilerin kendileri tarafından yaşanarak temsil edilmesidir. Rol oynama yönteminde eğitim konusu ile ilgili bir tutum, durum, sorun ya da olay iki ya da daha fazla öğrenci tarafından dramatize edilir. Oyun oynama: Oyunlar problem çözme, karar verme gibi becerilerin öğretilmesinde kullanılır. Çeşitli oyun oynama etkinlikleri ile bazı becerilerin ve somut kavramların öğrencilere kazandırılması ve bilgilerin tekrar edilerek, pekiştirilmesini sağlar. Öğretmen ortamı düzenler, yapılandırır. Danışılan ve yol gösteren bir tutum sergiler. Kurumlarımızın Günlük Programında Yer Alması Gereken Temel Etkinlikler: Çalışmamızın bu başlık altındaki temel bilgileri; Okul Öncesi Eğitimi 139 kaynak kitabının aynı isimli bölümü incelenerek kullanılmıştır. Rutin etkinlikler, Serbest zaman etkinlikleri ve Grup etkinlikleri: a-rutin Etkinlikler: Okula geliş-gidiş, toplanma ve temizlik, kahvaltı 138 T.C. Milli Eğitim Bakanlığı Okul Öncesi Eğitimi Genel Müdürlüğü. Okul Öncesi Eğitim Programı (36-72 Aylık Çocuklar İçin) s Neriman Aral, Adalet Kandır, Münevver Can Yaşar; Okul Öncesi Eğitim 1. YA-PA Yayınları, İstanbul s