fiç - K TLE GAZETES YIL: 2 SAYI: 10 F YATI 1 TL. MAYIS 2011 Yeni Parlamento ve Yeni Anayasa Hiçbir Sorunumuzu Çözmeyecek!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "fiç - K TLE GAZETES YIL: 2 SAYI: 10 F YATI 1 TL. MAYIS 2011 Yeni Parlamento ve Yeni Anayasa Hiçbir Sorunumuzu Çözmeyecek!"

Transkript

1 Bütün Ülkelerin flçileri Birleflin! fiç - K TLE GAZETES YIL: 2 SAYI: 10 F YATI 1 TL. MAYIS 2011 Herkesin Yetene inden, Herkese htiyac na Göre! Yeni Parlamento ve Yeni Anayasa Hiçbir Sorunumuzu Çözmeyecek! - Bir kez daha, bofl vaatler, ç lg n rant projeleri, burjuva partileri aras nda flantajlar, komplolar, kasetler, belden afla vurufllarla klasik bir burjuva seçimine gidiyoruz. - Burjuva partileri birbiri ard na umut fakirin ekme i anlay fl yla hayalî 100. y l (2023) öngörülerini gururla aç kl yor. Hepsi ayn fleyleri söyledi i için hangimiz di erinden çald tart flmas na batmalar da kaç n lmaz oluyor. Buna karfl n Türkiye nin 2050 projeksiyonunu yapan uluslararas ekonomik kurulufllar, mevcut politikalarla devam edilirse (yani daha kötüleri uygulanmazsa, ki küçük bir ihtimal) Türkiye geliflmekte olan ülkeler diye adland r lan di er ülkelerle birlikte önemli bir ekonomik geliflme kaydedecek, nüfusu (her aile üç çocuk yapmasa bile) 97 milyona ç kacak, birçok ülkeyi geride b rakacak, ama bu geride b - rakt klar dahil belli bir geliflme seviyesindeki ülkeler içinde ortalama yaflam beklentisi olarak en geri s - ralarda (40 ülke aras nda 33. s rada) yer alacak, e itimde ise ayn ülkeler aras nda sadece Endonezya ve Hindistan geçerek sondan üçüncü olacak. K sacas, Türkiye mevcut kapitalist yolda yürümeye devam etti i takdirde küçük bir az nl k en geliflmifl ülkelerin refah seviyesine ç karken en genifl emekçi ve yoksul y - nlar n durumunda ciddi bir iyileflme olmayaca gibi birçok aç dan gerileme olacak. Kapitalizm y k lmad sürece, burjuva politikac lar n n her zaman dedi i gibi hepimiz ayn gemide olaca z, tek sorun, biz küreklere as lmaya devam ederken onlar n temsil etti i s n flar günefl banyosu yapmaya devam edecek. - Peki yeni anayasa tart flmalar iflçiler ve emekçiler için ne ifade ediyor? Bilindi i gibi TÜS AD bu yak nlarda Anayasa tart flmalar çerçevesinde bir kez daha demokrasi üst limiti mizi aç klam fl bulunuyor. Yeni TÜS AD raporunu haz rlayanlardan (ki bunlar daha önce AKP nin anayasa tasla n haz rlayanlarla ayn isimlerden oluflmaktad r) Prof. Serap Yaz c diyor ki: Benim ufkumun alabildi ine göre, görebildi im gelecekte bir sermaye s n f ve bir çal flan s n f olmaya devam edecek. Sermaye yat r m yapma iste inden, kâr motivasyonundan yoksun b rakacak ortam olmamal ki yat r m yapmaya ve istihdam yaratmaya devam etsin. TÜS AD n, ufku kapitalizmden ötesini asla almayan insanlara Anayasa taslaklar haz rlatmas nda flafl lacak hiçbir fley yok. TÜS AD 90 l y llardan bu yana, Bülent Tanör, Süheyl Batum vb. lerinin raporlar yla 12 Eylül ün kan n elinden olmasa bile imaj ndan silebilmek için (ne de olsa imaj ça nda yafl yoruz) bu yöntemi uyguluyor. TÜS AD n gönüllü hizmetkâr liberal profesör tak m, askeri ve bürokratik vesayetten rahats zl k duymaktad r, ama çal flan s n flar üzerinde mutlak sermaye vesayetinden en ufak bir rahats zl k duymalar na dar dünya görüflleri asla el vermemektedir. - Baflbakanl k taraf ndan haz rlanan resmi bir rapora göre 2010 y l nda örtülü ödenekten bütçede öngörülenin 698 kat (!) harcama yap larak - ileri demokrasi ye emin ad mlarla geçifl sürecinde- 5 y l n en yüksek örtülü harcama yap lm flt r. Yaln zca 2010 y l nda örtülü ödene e harcanan para yar m milyon asgari ücretlinin ald maafl n toplam na eflit. Örtülü harcaman n patlama yapmas na neden olan kalemlerden biri de Gaz Bombas al mlar d r. Yine bu yak nlarda bas na yap lan aç klamalara göre üniversite odakl olaylar ve protestolar n, KPSS ve YGS deki kopya iddialar nedeniyle yurt genelinde bafllayan gerginlik ve toplu eylemler ile Güneydo- u daki geliflmelerin düflünülenin üzerinde müdahaleyi gerektirmesi sonucunda, bir önceki y ldan fazla fazla al nm fl olunmas na ra men, polisin gaz bombas stoklar erken bitince yaklafl k 170 bin gaz bombas, gaz solüsyonu, yang n söndürme aparat ve savunma tüfek mühimmat n n acele al nmas için Baflbakanl k örtülü ödene inden yaklafl k 2.3 milyon lira aktar lmas gerekmifltir. Görüldü ü gibi polisi demokrasinin en önemli güvencesi, adeta garantisi olarak gören hükümetimiz halk n ileri (polis) demokrasisinin tad na tam anlam yla varabilmesi için hiçbir masraftan kaç nmamaktad r. - Bir yanda patlayan cari aç k, öbür yanda borçlu olmayan tek bir vatandafl n kalmamas, yeni ekonomik krizlerin ve sadece cop ve gazla bast r lamayacak sosyal patlamalar n çok da uzakta olmad n n habercisi oluyor. - En geliflmifl ve gerçekten ileri olanlar da dahil olmak üzere hiçbir kapitalist demokraside en önemli devlet iflleri parlamentolarda de il borsa ve bankalar ve bunlara binlerce ba la ba l olan kulislerin ard ndaki daireler, özel kalem odalar, genel kurmaylar taraf ndan yap l r. Parlamentolarda sadece laklak edilir, hem de "s radan halk" kafese koymak özel amac yla. (Lenin) Belli aral klarla parlamentoda halk yönetici s n f n hangi üyesinin temsil edece i ni ve ayaklar alt na alaca n kararlaflt rmak için (Marx) yap lan seçimler ve bu seçimlerin sonucunda oluflan parlamentolarda verilecek mücadele asla iflçi s n f n n ve emekçi y nlar n kurtulufl mücadelesinin bafll ca veya en önemli araçlar ndan biri olamaz. Yine de iflçi s n f n n seçim hesaplaflmas nda oynad rol, onun kapitalist devletlerdeki olgunluk ve örgütlülük derecesini ölçmeyi sa layan önemli bir gösterge olabilir. Milyonlarca iflçinin bulundu u Türkiye de hemen hemen bütün burjuva ve küçükburjuva s n flar n kendi partileri vard r, ancak proletarya hem siyasal hem de sendikal olarak büyük ölçüde örgüt- Devam s. 8 de BU SAYIDA 1 May s tan Notlar s. 2 Yüz Y ll k S n f Mücadelesi Tarihimizden - IV- s. 3 Gerici Rejimlere Karfl Her Türlü taatsizlik Meflrudur s. 4 Direnifl Ve Eylemlerden s flçi Kurultaylar ndan s. 8 Libya Savafl nda Türk Politikas s. 9 Libya da Emperyalist Rekabet s. 10 Büyüyen Türkiye Manzaralar s. 10 D fl Borçlar Ve ç Borçlar Birbirini Nas l Tamamlar? s. 11 Okurlardan s Ç lg n Kentsel Projelerin Kayna s. 14 Karl Marx Biyografi s. 15 1

2 S n f Ve Politika - Bu 1 May s ta da iflçiler taraf ndan bir kez daha lay k olduklar tarzda kürsüden indirilmek istemeyen Mustafa Kumlu ve di er konfederasyon baflkanlar kürsüden söz almaya ve vatan-millet-cumhuriyet-flehit-gazi söylemlerini bir kez dillendirmeye cesaret edemediler. "Bizi kürsüden indirenlerden hesap soraca z" vb. tehditler savuranlardan Sami Evren, Salim Uslu gibilerden hiçbiri ortal kta görünemedi. Taksim'i ben kazand m iddias nda olan Bay Süleyman Çelebi kürsüye ç karak burjuva bas n nda dillendirdi- i gibi "K l çdaro lu Türkiye'nin üzerine bir günefl gibi do du, vizyonumuz TÜS AD'la ayn, oylar CHP'ye" diyemedi. - 1 May s'ta düzenin icazet oyununu bozmaya dönük anlaml ç k fllar da yafland. Kürt emekçilerinin tafl d klar afifllerde bütün milliyetlerden devrimcilerin resimleri, kapitalist sömürüye karfl sloganlar emekçilerin özlemlerinin düzen s n rlar na s k flt r lamayaca n gösteriyordu. Grup Yorum emekçileri de Dursun Karatafl' n dev bir resmini kürsüye asarak, "1 May s'a biz izin verdik, bizim iznimizle Taksim'desiniz" diyen ileri polis demokrasisine, bu meydan n devrimcilerin mücadelesiyle zorla al nd - n bir kez daha kan tlayan oldukça a r ve anlaml bir mesaj verdi. Özellikle M. Kemal heykeline BDP bayra as lmas belli çevreleri çileden ç karsa da, seçimlere kadar "ileri demokrasi" imaj n n korunmas için "flimdilik" kayd yla burjuva medyas al fl ld k olana göre daha az intikam ç l klar atmay tercih etti. Öte yandan demokrasi türküleri ç ran burjuva medyada asla gündeme gelmeyen bir gerçek de bu sahte l ml l k görüntüsünün ard nda devrimci kurumlara dönük sald r lar n ve çok say da devrimcinin tutuklanmas n n 1 May s' n hemen öncesinde oldu u gibi sonras nda da hiç h z kesmeden devam etti iydi. Nitekim k sa süre sonra Grup Yorum üyelerinin de içinde oldu u 1 May s a kat lan çok say da devrimci, terörist TMY kapsam ndaki kan t gerektirmeyen suçlamalarla göz alt na al nacakt. - Sendikal konfederasyonlar n ortak olarak haz rlad 1 May s afiflinde "1 May s'ta 1 milyon kifliyle Taksim'deyiz!" deniyordu, 1 Milyon "kifli"den söz etmek çok kolayd ama üç konfederasyonun toplam "iflçiyle" 1 May s a gelece iz diyecek cesareti yoktu. Sendikalar n büyük bölümünün 1 May s'a - getirdikleri kadar yla- iflçileri getirmesi de her zamanki gibi âdeta yasaksavarca bir tarzda oluyordu. Dolmabahçe'de Türk- fl'e ba l sendikalar neredeyse temsili düzeyde gelmiflti. Disiplinsiz, da n k bir hava vard. Kula m za sendikalar n ço unun sadece iflyeri temsilcilerini ve flube baflkanlar n alana getirdi i de çal nd. Bunlar her zaman oldu u gibi iflçileri ulusalc cenah n koruyuculu unda alana sokup, sak ncal unsurlara hiç temas ettirmeden, program bafllad ktan hemen sonra bir an evvel servislerle alandan kaç rma derdindeydi. Görüfltü ümüz baz deneyimli iflçi arkadafllar iflçileri alana getirmek için tek bafllar na bütün bir sendikadan daha fazla çaba sarf ettiklerini söylüyordu. - Kimi devrimci geçinen kortejlerdeki kendi gruplar n n imzas n tafl mayan herhangi bir bildiriyi al p okunmas kati suretle yasaklanm fl olan gençlerin (böyleleri gençleri kendi beyinleriyle düflünen gerçek devrimciler olarak de il, birer tarikat müridi olarak yetifltirme derdindeydi) aksine, en geri sendikalardaki iflçiler bile ço u zaman kendilerine uzat lan bildirileri okumaktan hatta kimileri bizimle ve arkadafllar yla eksik ve fazlalar n tart flmaktan korkmuyordu. Bir maden iflçisi bildirimizin ilk cümlesini yan ndaki arkadafllar n n da duyaca biçimde yüksek sesle okudu ve ard ndan iflçi s n f n n asl nda bu 1 May s'ta da polis teröründen kurtulamad n, polis taraf ndan metal kafese al nman n, sivil polislerle neredeyse iç içe olman n da dolayl bir terör oldu unu söyledi. - Bu iflçi arkadafl tamamen hakl yd. stanbul'da ve di er büyük illerde "polis çevrede olacak, heryerde olacak ama görünmeyecek" denildi, öyle de oldu. Aç kland na göre stanbul'daki eylemde polis yer ald, bunun büyük bir bölümü Mübarek'in "sivil" k l kl ordular gibi tedbili k yafet olarak meydandayd. Kameral kaskl polisler ise yüzbinlerce kifliyi 1 May s tan Notlar tek tek fiflleyebilen sistemleriyle girifl kap lar ndaki yerini al yordu. Polis devlet "siz e lenin, ben nas l olsa hepinize flah damar n zdan bile yak n m" mesaj - n vermek istiyordu. Ancak "kitlenin zoru oyunu bozar" diyenler polisin kontrol çemberini yer yer geri ad m att rarak alana girmeyi baflard lar. - 1 May s bildirimizi hasbelkader ellerine geçiren kimi HKP'li ve P'lilerin çileden ç kmalar ise özellikle seyirlik bir manzara oluflturuyordu. Kimi flef taslaklar kortejdeki bir gencin elindeki bildiriyi al p h fl mla parçalarken (neme lâz m, bu bildiriyi okursa kendi beyniyle düflünüp içinde bulundu u siyasetin 1 May s' n gerçek anlam ndan ne kadar uzak oldu unu fark edebilirdi!!), kimisi de üzerine kendince bir fleyler yazarak yere at p çi nemeyi tercih ediyordu. Onlar n kendilerini ifade etme biçimi de buydu. flbirlikçi tekelci sermayenin ordusunun ve bürokrasisinin gönüllü uflakl na soyunmay "anti-emperyalizm" sanan böylelerinin, 1 May s'ta burjuva s n f içi hesaplaflmalar n gündemlerine karfl iflçi s n f n n bütün sömürücü s n flara karfl enternasyonal devrimci mücadelesinin ç karlar n n gündeme gelmesini savunanlara gösterdi i düflmanl k bizim için birer iltifatt. - 1 May s kürsüsüne "bar fl, demokrasi" vb. düzen içi sloganlar n damgas n vurma anlay fl na karfl, özellikle Agire Jiyan müzik grubunun söyledi i flark - larda ve Kürtçe olarak yapt konuflmalarda emekçi halklar n yaln zca ulusal bask ya karfl mücadelesinin de il ayn zamanda kapitalist-emperyalizme karfl mücadele, sosyalizm, devrim özlemlerinin yer almas da anlams z de ildi. Ancak 1 May s günü bir aç k hava konseri havas na büründürülmemeliydi. - Bu 1 May s'ta, "Birlikte Yaflama" (tabii tüm dillerin ve uluslar n hak eflitli inin sözünü bile etmeden ve ettirmeden "birlikte yaflama") MHP'nin, "12 Eylül'ün, May s' n n ac s n belleklerden silme" (sermayenin azmettiricili ini unutturmak ve düzeni aklamak için toplumsal bellek y kama) sloganlar gibi y llard r 1 May slar n enternasyonal devrimci gündemini unutturmak için Çelebi Süleymanlar n ve benzerlerinin a z nda art k posas ç kar lm fl belli bafll liberal sloganlar da AKP'nin "kutlama mesajlar na" yar olacakt (!) Hey "ileri demokrasi", sen nelere kadirsin dememek iflten bile de ildi! - flçi s n f na ihanet ederek burjuva kariyerlerini yükseltenler mücadeleci iflçilerin, s n f bilinçli iflçilerin 1 May s kürsülerinden söz almas n da istemiyordu. Y l n 363 günü, Devrim ve Sosyalizm mücadelesiyle, s n f mücadelesiyle hiçbir ilgisi olmayan kimilerinin "günün anlam ve önemine binaen" ve ille de burjuva gündemlerle harmanlayarak lafzen dillendirdikleri "iflçi, devrim, sosyalizm" edebiyat na sonuna kadar aç k olan kürsüler, devam eden direnifllerdeki mücadelelerini anlatmak ve hakl taleplerini dillendirmek isteyen iflçiler taraf ndan bir kere daha ancak en son s rada ve o da zorla, istemeye istemeye kulland r labildi. Polisin pasif kalmay tercih etti i ortamda "kürsü güvenli ini (iflçilerden) korumak" ad na polislik görevi bir kez daha küçükburjuva "demokrasi ve özgürlük" flampiyonlar na düflmüfltü. En "ileri" burjuva demokrasisinin kimler için demokrasi oldu unu ve kimler için olmad n iflçilere her "serbest" 1 May s'ta bir kez de onlar göstermek istiyordu. - "Ulusalc sol" cenah, olmas gerekti i gibi CHP'yle yan yana ve omuz omuza salt AKP karfl tl - na endekslenmifl sloganlar yla 1 May s'a kat ld. Önceki y llarda stanbul da 1 May s'a kat l(a)mayan " flçi" Partisi ve onun gençlik uzant s TGB de, CHP, (ve asla bunlar teflhir ve tecrit etmek gibi bir sorunu olmayan) HKP ve "TKP"cilik oynayanlar n aras nda yer alman n rahatl yla Do u Perinçek'in piflmifl kelle gibi s r tan bir resmi ve nasyonal-"sol" sloganlar yla meydanda sembolik yerini alabildi. Bunlardan ayr duran Halkevlerinin gündemleri de onlarla ayn konulardan olufluyordu. - Perinçekçiler daha cesur olduklar Ankara'da ise her eylemde yapt klar gibi provokasyon yaratarak devrimcilere sald rmaktan geri durmayacaklard. Onlarcas n n tek bafl na k st rd klar bir gencin üzerine çullan rkenki görüntüsü tv'lerde "marjinal radikal gruplar aras ndaki çat flma" olarak yans t ld. Tv kanallar ndan birinde 1 May s'tan sonra konuflan günümüzde ulusalc cenahta konaklam fl "solcu eskisi" bir gazeteci flöyle diyordu: "bizim zaman m zda da sol içi kavgalar olurdu, ama böylesine kalleflçe, onlarca kiflinin tek bir kiflinin üzerine çullan p, onu âdeta öldürmek istercesine linç etmeye kalkt n ben hiç hat rlam yorum..." Bu gazeteci han mefendinin bilmedi- i sözkonusu linççilerin sergiledi i gözü dönmüfl manzaran n gerçekte bir "sol içi çat flma" sahnesi de- il, kendisinin saflar nda bulundu u ulusalc neo-faflistlerin difl biledikleri devrimcilere bir sald r s ndan ibaret oldu uydu. - BDP korteji en kitlesel kortejlerden biri olmas na ra men Newroz'lardaki kitleye oranla oldukça sembolik bir kat l m gösteriyordu. Fakat BDP kortejinin ço unlu u iflçi, emekçi ve gençlik kitlesinden olufluyordu. Bu kortejin Mahir, Deniz, bo, Che, Agit ve Zilan' n resimlerinden oluflan bir pankart tafl mas da Kürt emekçilerinin gerçek özlemlerini ifade eden anlaml bir mesajd. - 1 May s'ta kimileri önümüzdeki seçimlerde "emek, demokrasi, bar fl blo u" adaylar için, kimileri ise silivri sakinleri için destek, kimileri de cengaver aray fl na devam etti. Devrimci ve Komünist cenah n ise önümüzdeki seçimler için iflçi ve emekçi kitlelere önerecek gerçek bir politikas yoktu. - Ontex, PTT, Canbebe, zmir Konak Belediyesi'ndeki direniflleri temsil eden iflçier " flimizi geri istiyoruz", "tafleron çal flma yasaklans n", "sendikalar direnifllere sahip ç k n", "demokratik seçim, demokratik sendika" gibi hakl taleplerini her türlü yöntemle burjuva gündemlere sat n al nm fl iflçi aristokrasisi ve sendika bürokrasisinin a z n n tad n bozmak pahas na gündeme getirecekti. - Her renkten burjuva ve küçükburjuva ak m ve sloganlar n çok yönlü kuflatma ve ablukas na ra men May s' da öncekiler gibi iflçilerin, emekçi halklar n ve gençli in hakl talep ve özlemlerini büyük bir kitlesellikle ve her dilden sloganlar, pankartlar ve marfllar yla dillendirdikleri, özlenen halklar demokrasisini yaln zca proletaryan n kurtulufl mücadelesinin yaratabilece ini bir kez daha kan tlayan bir gün olmufltur. - Tek bir "1 May s Marfl " vard r, o da Enternasyonal Marfl d r. "Baflka âlem" isteyenlerin ve ona hangi yoldan gidilece inin bilincinde olanlar n özledi i 1 May s'lar da "baflka"d r. Herfleye ve kütlesel ç k fllar n Proletaryan n Devrimci Partisi nin Kurmayl ndan yoksun olmas na ra men, her 1 May s s n f bilinçli proletarya için kurtulufl mücadelesinde önemli derslerle dolu bir gündür. Geçmiflte çok daha ileri 1 May slar yaratm fl olan bütün milliyetlerden Türkiye proletaryas n n 12 Eylül'ün ölü topra n üzerinden at p kendi ba ms z s n f bayra alt nda daha da ilerilerini yarataca n, 1 May slar n devrim ve kurtulufl mücadelesinde gerçekten nas l kullan laca n dosta düflmana gösterece ini bizler çok iyi biliyoruz! - Bu 1 May s'ta da bir kez daha, emek ad na daha çok burjuvan n ve küçükburjuvan n liberal ve "demokratik" emek sömürüsü üzerinde duran kapitalist düzen içi gündemleri söz ald, elbette proletaryan n ba ms z s n f ç karlar n n savunulmas n n, sosyalizmin damgas n vuraca devrimci 1 May s'lar da mutlaka olacakt r! 2 flçi s n f n n kurtuluflu, bizzat kendi eseri olacakt r. (Marx)

3 ( Gazetemiz in 9. Say s ndan Devam) D SK in Kuruluflu Ve 1968 e Kadar flçi Hareketleri Tarih Bilinci 100 Y ll k S n f Mücadelesi Tarihimizden - IV - Zonguldak Maden iflçilerinin an lan direnifli karfl s nda Türk- fl yöneticilerinin devletin yan ndaki tutumu, yönetim kadrosunda görüfl ayr l klar n n ç kmas na neden oldu. Türk- fl cra Kurulu, Yönetim Kurulunu toplamadan, diledi i gibi konfederasyonu yönetiyordu. Türk- fl deki bu ayr l klar daha önceden de belirmifl, Ulafl- fl Federasyonu, Türk- fl karfl s nda yeni bir konfederasyon kurulmas na öncülük etmifl, ancak bu giriflim baflar ya ulaflamam flt. Bu kez, yedi sendika 1965 Mart nda Türk- fl e karfl Türkiye flçi Sendikalar Dayan flma Konseyi ad alt nda birlefltiler. Ancak bu giriflim de baflar l olamad. Türk- fl içindeki bu huzursuzluk giderek artt. Sonuçta, 1 fiubat 1966 da bafllayan Paflabahçe fiifle-cam fabrikalar grevi üzerindeki görüfl ayr l klar ve Türk- fl yöneticilerinin bu grevde de sürdürdükleri iflçi haklar na ayk r tutumlar, ayr l doru unu ç kartt. Bu grevdeki görüfl ayr l neden gösterilerek üç üye sendikan n Türk- fl ten geçici olarak ihrac yoluna gidilmek istendi. Bu yolla egemen s n flarla birlikte iflçi s n f n n ekonomik mücadelesini önlemek amac ndaki Türk- fl yöneticileri, kendilerine karfl çok önceden beri geliflen hareketi yok etmek istiyorlard. Bunun üzerine Türk- fl ten geçici olarak ihraç edilen Lastik- fl, Maden- fl ve Bas n- fl sendikalar, Ba ms z G da- fl ile de anlaflarak 1966 Temmuzunda Sendikalar Dayan flma Konseyi (SADA)y oluflturdular. Türk- fl ten geçici olarak ihraç edilen üç sendika 12 fiubat 1967 de yapt klar Genel Kongrelerinde Türk- fl ten kesin olarak ayr lma ve D SK i kurma karar ald lar. Ba ms z G da- fl Sendikas da kongresini yaparak bu yolda karar ald. Zonguldak daki Türkiye Maden flçileri Sendikas Genel Yönetim Kurulu da ayn nitelikte bir karar al nca, befl sendika kurucu üye olarak Devrimci flçi Sendikalar Konfederasyonu (D SK) nu oluflturdular. D SK in ana tüzü ü 13 fiubat 1967 tarihinde stanbul valili ine verildi ve resmen kurulmufl oldu Anayasas n n k s tl da olsa getirdi i-getirmek zorunda oldu u burjuva demokratik hak ve özgürlük ortam nda baz örgütler kuruldu. Bunlar aras nda Türkiye flçi Ve Çiftçi Partisi ile devlet icazetli Alaaddin Tirido lu nun Sosyalist Partisini sayabiliriz. Bu dönemde sendikac lar aras nda da politik örgütlenme konusunda görüfl birli i vard. Türk- fl Genel Baflkan Seyfi Demirsoy ve baz CHP li sendikac lar Yön Dergisi kurucular ile birleflerek de Türkiye Çal flanlar Partisi ni kurmaya girifltiler. Ancak bu parti, çal flmalar n n bafllamas yla kendini feshetmesi bir oldu. Çünkü s n f mücadelesinin bilinçli kadrolar n n bask s - na dayanamayarak Mart 1961 de parti, Sosyalist Partiye kat lma karar alarak feshedildi. Ayn tarihlerde özelliklede Maden- fl ve Lastik- fl sendikalar yöneticilerinin de aralar nda bulundu u, dönemin sosyalist kadrolar n n da destekledi i, 13 fiubat 1967 de Türkiye flçi Partisi (T P) nin kuruldu unu görüyoruz. Günahlar ve sevaplar ile ülkemizin politik hayat nda bugüne kadar legal alanda kurulan örgütlerin en etkinlerinden biri olan T P in, ilk Genel Baflkan Avni Erakal n (Daha sonra, T P seçimlere kat lamay nca, YTP den milletvekili aday yap ld ), Genel Baflkan vekili ise, o zaman da Maden- fl Sendikas Baflkan olan Kemal Türkler, Genel Sekreteri de fiaban Y ld z d. T P, bilindi i gibi 12 Mart 1971 den sonraki dönemde Anayasa Mahkemesinde aç lan dava sonunda kapat ld. Anayasa Mahkemesi, T P i kapatmaya iliflkin 20 Temmuz 1971 tarihli karar nda, 4. Büyük Kongrede al nan kararlarla, partinin ülkede bölücülük yapt n kabul etmekte ve kapatma karar n 648 say l Siyasi Partiler Kanununun 89 ve 111/2 maddelerine dayand rmaktayd. Anaysa Mahkemesinin bu karar üzerine Parti Merkez yöneticileri hakk nda Ankara S k yönetim Komutanl Askerî Mahkemesinde TCK n n 141. maddesini ihlâl iddias yla dava aç ld. Sonuçta parti yöneticileri TCK n n 141. maddesine göre 15 y la kadar varan a r cezalara çarpt r ld lar. Anayasa Mahkemesinin karar ile S k yönetim mahkemesi karar aras nda büyük çeliflki vard. Türk- fl ile D SK aras ndaki görüfl ve anlay fl farkl l klar n n neler oldu una gelince, bu konudaki temel sorun; Türk- fl in s n f mücadelesini hâkim gerici s n flar n -devletin- yan nda yer alarak engellemek, bu mücadeleyi bilimin gösterdi i yolun d fl na ç karmak biçimindeki tutum ve davran fllar d r. Bunlar örneklersek: Paflabahçe flçileri Taksim de Türk- fl Ana Tüzü ünde yaz l ilkeleri ve kongrelerinde al nan kararlar uygulama gücünü tümden yitirmifltir. - Sendikalar Kanunu na göre ç kar lan flkolu Yönetmeli inin haz rlan fl nda uluslararas normlar n bir kenara itilmesini ve iflkollar n n parçalanarak iflçilerin güçsüz kalmas na yol açm flt r. - Türk- fl, iflçi s n f n sömürücülere teslim eden bir politika ile iktidarlar n paralelinde bir yol izlemifltir. - Türk- fl ayn zamanda iflçi s n f n ve kitleleri avutucu, aldat c bir yola gitmifl, Türk toplumunun gerçeklerine ayk r ve sosyal s n flar inkâra varan bir politika izlemifltir. - Türk- fl yönetici kadrosu uzlaflmac ve gerici ideolojik-s n fsal aidiyetleri uzant s nda, birbirleriyle çeliflen ve birbirleriyle sahte dostluklar kuran kiflilerden oluflmufltur. Tük- fl bu nedenle önemli demokratik ve ekonomik ilkeleri savunmamakta, gerçekleflmelerine çal flmamaktad r. - Türk- fl Amerikan yard mlar yla yaflayan Amerikanc bir kurulufltur. - Türk- fl e itim programlar n da Amerikan Hükümetinin Türkiye de uygulatmak istedi i sendikac l k politikas na göre düzenlemekte ve iflçi s n f n n gerçekten e itilmesine engel olmaktad r. - Türk- fl tam ba ms z, kiflili i olan bir d fl politika izlenmesini isteyenlere daima karfl ç km fl, yaln zca Amerikan ç karlar na uygun bir politika izlenmesini sa lamak yolunda hareket etmifltir. - Türk- fl bütün hakl grevlere karfl ç km fl, iflçi s n f karfl s nda patronlarla birlikte çal flm flt r. - Türk- fl mevcut yasalar n iflçiler aleyhine yorumlanmas n sa lam fl, kanunsuz ifllerin pefline düflmüfltür. - Türk- fl yöneticileri, iflçilerin topluca iflten ç kar lmalar ve sefaletin kuca- na itilmeleri demek olan lokavt savunmufl ve buna karfl ç kanlar suçlam fllard r. - Türk- fl, iflçi s n f n n gerçek sendikalar içinde birleflmesini önlemifl ve sar sendikalar n kurulmas ve iflçilerin parçalanmas için çaba sarf etmifltir. - Türk- fl iflçi ve emek karfl t burjuva politikalar n n yan nda, 100 y ll k s n f mücadelesinde, özellikle de 1946 stanbul Sendikalar Birli i gibi önemli sendikal birlik deneyimlerinin d fl ndaki bir yola girmifltir. flçi s n f n n siyasal ve sendikal mücadelesi için kavga verenlerin önü bir yandan TCK, di er yandan çeflitli ifl yasalar mevzuatlar, beri yandan devletin keyfî-fiilî bask lar yla önlenmek istenmifltir. D SK in oluflumunu iflte bu süreç tahrik etmifltir. (Devam edecek) * Bu yaz, S rr Öztürk ün kaleme ald, Sorun Yay nlar taraf ndan yay mlanan ve 1976 da 1. Bask s, 2001 de 2. Bask s yap lan fiç SINIFI SEND - KALAR VE 15/16 HAZ RAN -Olaylar-Nedenleri-Davalar-Belgeler-An lar-yorumlar isimli çal flmas ndan yararlan larak haz rland. S n f bilincinin büyük bölümü tarih bilincidir. (Lenin) 3

4 Ulusal Sorun Gerici Rejimlere Karfl Her Türlü " taatsizlik" Meflrudur Günümüzde Türkiye'deki "liberalizm salg n n" kayna nedir? Lenin 1905 devriminden sonra burjuvazinin genifl y nlar yönetme taktiklerindeki de iflimi flöyle aç kl - yordu: "Rusya'da, özellikle en ak ll burjuvalar n ç plak zorun tek bafl na çare olmad n aç kça gördükleri 1905 y l ndan sonra, bütün "ilerici" burjuva partileri ve gruplar taraf ndan, iflçilerin, iflçi s n f n n mücadelesini zay flatan çeflitli burjuva fikir ve ö retilerle parçalanmas yöntemi gittikçe daha çok kullan l r oldu. Göze ve kula a en hofl gelen bahanelerle örne in "ulusal kültür"ün, "ulusal özerkli in ya da ba ms zl - n" vs. ç karlar n korumak bahanesiyle proletaryan n ayr l p parçalanmas n vaazeden ince milliyetçilik de bu fikirler aras ndad r." (Lenin, flçilerin nce Milliyetçilikle Demoralize Edilmesi, s. 198) Gerçi Türkiye'de 12 Eylül'ün ölü topra n silkip atacak, 1905 Rusya Devrimi gibi bir devrim flimdiye kadar gerçekleflmifl de ildir. Ne var ki, 12 Eylül den bu yana sermayenin "en ak ll " temsilcilerinin ç plak zorun giderek ifllevini yitirdi ini, bunun daha ince, daha aldat c, daha "bar flç " yöntemlerle tamamlanmas gerekti ini iyice anlamaya iten birçok geliflme olmufltur. Burjuvaziyi sözkonusu gerçe i anlamaya zorlayan fleylerin bafl nda da bölgedeki emekçilerin ulusal kurtulufl u runa mücadelesinin, çifte bask ya ve çifte sömürüye karfl mücadelesinin, 30 y l aflk n bir süredir kesintisiz olarak uygulanan ve hala da devam eden devlet terörüne (ki asl nda TC'nin kuruluflundan beri demek daha do ru olur) ra men bir türlü yokedilememesi ve teslim al namamas gerçe inin yer ald - n söylemek hiç de yanl fl olmaz. flte tam da bu noktada "en ak ll burjuvalar n" temsilcisi olarak liberaller ve liberalizm ak m gittikçe daha iddial biçimde devreye girmekte veya sokulmaktad r. Liberalizm gerçi hala ba ms z bir parti haline gelmifl de ildir. Ama liberalizm ak m geleneksel sa partilerin çok önemsiz bir eklentisi durumundan ve liberal yazar-çizer tak m da büyük burjuva bas n n egzantrik köfle süsleri olmaktan kendi ba ms z (en az ndan k smen ba ms z) yay n organlar na sahip olacak, etkilerini giderek bütün büyük burjuva partilerine yayacak konuma gelmifltir. Liberalizm ak m n n etkilerini sadece liberal olarak tan nan baylar n ve bayanlar n dolays z etkisiyle ve varl yla s n rlamak da do ru de- ildir. Tam tersine, deyim yerindeyse genel bir "liberalizm salg n ndan" söz etmek hiç de yanl fl olmaz. Düne kadar Kürt dilinin bile varl n tan mayan bir devletin hükümet baflkan olarak baflbakan n Diyarbak r'da yapt seçim konuflmas n, ismini liberal bas ndan ö rendi i Ehmedê Xanî'den al nt larla süslemesi her halükarda dikkate de er bir olgudur. O Ehmedê Xanî ki hakl olarak sadece Kürt dilinin Dante'si olarak de il, Kürtlerin ulusal birli i düflüncesinin Makyavellisi olarak görülmüfltür. Gerçi baflbakan, Xanî'den al nt larla süsledi i ayn konuflmay "Tek Millet, Tek Devlet, Tek Bayrak" diyerek bitirmeyi de baflarm flt r(!) Asl nda böylece baflbakan m z liberal sahtekârl n iyi bir ö rencisi oldu unu kan tlamaktan baflka bir fley yapmamaktad r. Y llarca ezdi iniz ve bütün varl n inkar etti iniz bir halk n a z na "Türk a abeylerinin" onlar n varl n sözümona art k inkar etmedi ine dair bir parmak tatl sözle bal çal n ve sonra da uluslar n ve dillerin hak eflitsizli inin asla de iflmeyece ini daha yüksek sesle ilan edin! 80 küsur y ll k CHP bile "benim neyim eksik" diyerek yavafl yavafl bu sahtekârl a ortak olman n al flt rmalar n yapmaya bafllam flt r.yine baflbakan n "Kürt sorunu bitmifltir, art k sadece Kürt vatandafllar n n sorunlar vard r" beyan da yine lastik gibi her yere çekilebilir ve sözde herkesi kand ran liberalizmden esinlenilmifl, "inceltilmifl" politik flarlatanl n mükemmel bir örne idir. En ak ll burjuvalar n genifl emekçi kitleleri kontrol alt nda tutman n daha ak ll ve daha ince yöntemlerini bulmaya zorlanmalar n n alt nda yatan nedenlerden biri de çürüyen bir rejime karfl yönelen bütün ilerici ve devrimci dinamiklerin birbiriyle buluflmas olas l ndan duyulan korkudur. Asl nda burjuvazinin en çok korktu u "senaryo" budur. Ve bu senaryonun gerçe- e dönüflmesini engellemek için onun "tart flamayaca " hiçbir fley, lafta da olsa tan mayaca hiçbir hak yoktur. Örne in, 2010 y l nda yaflanan tarihi önemdeki bir iflçi eylemi olan TEKEL direniflinde iflçilerin pankartlar nda gururla tafl d klar sloganlardan birisi de fluydu: "Türk'ün Sabr, Kürd'ün nad, Laz n Coflkusuyla Kazanaca z!" Yaln zca bu slogan bile biraz olsun düflünmesini bilen herkes için, bütün milletlerden en genifl emekçi y nlar n her türlü sömürüden ve her türlü, gerek s n fsal ve gerekse de ulusal bask n n bütün biçimlerinden kesin olarak kurtulufl mücadelesine sadece yine bütün milliyetlerden modern proletaryan n önderlik edebilece ini kan tlamaya yeter. Polis devletinin bu tarihsel direnifle öylesine ac - mas zca sald rmas n n ve sermayenin "iflçi dostu" hatta "sosyalist" geçinen uzant lar n n onu içeriden kuflat p bofla ç karmak için elinden gelen her fleyi yapmas n n esas derin kayna n tam da burada aramak gerekir. Sermaye devletinin bütün milletlerden iflçilerin ve emekçilerin gerici rejime karfl tek bir yumruk, tek Hükümet sözcüleri her f rsatta hapishanelerde "Kürtçe konuflmaya izin vermekle" övünüyor. Fakat ayn hapishanelerde yaln zca 1979 y l nda al nan bir karara dayanarak Komünist Manifesto de il, Kültür Bakanl 'n n yak nlarda büyük reklamlar yaparak yay nland Ehmedê Xanî nin ünlü eseri Mem û Zîn de tutsaklara "yasak kitap" oldu u gereçeksiyle verilmiyor. Göstermelik ve seçmeli "ileri demokrasi" demek ki böyle oluyor... bir mücadele birli i olarak birleflmesini engellemek için yapamayaca hiçbir fley yoktur. Kaba polis terörüne baflvurulur ve bu yetmedi inde de bir yanda ezen ulus iflçilerini ve emekçilerini en i renç flovenizmle zehirlemeye devam ederken, ezilen ulus emekçilerine de sahte umutlar ve aç l mlarla umut verilerek, hatta gerekti inde "bölünme bile tart flabilir" (çünkü burjuvazi ulusal sorunda sadece iki fl kk tan r: ya ulusal kölelik ya da bölünme, ama asla tüm uluslar n ve tüm dillerin tam hak eflitli i temelinde gönüllü birli ini sa lamak de il) gibi söylemlerle en ince bir liberal tarzda milliyetçilik politikas yla birbirlerinden yal t lmalar ve uzaklaflt r lmalar için sistem s n rlar içinde mümkün olan bütün yöntemleri denemekten kaç nmaz. Proletarya bütün demokratik taleplerin en ileri savunucusudur, ve tam da bu yüzden tüm uluslar n ayr lma ve ayr l p kendi devletini kurma hakk dahil tam hak eflitli ini ve tüm dillerin hak eflitli ini, zorunlu bir resmi dilin gereksizli ini, anadilde e itim hakk n kay ts z flarts z savunan yaln zca ve yaln zca gerçek proletarya sosyalistleridir, yani komünistlerdir. Tam da bu yüzden komünistler yaln zca devlet taraf ndan bask yla karfl lanmakla kalmaz, gerek demokrasi flampiyonu geçinen liberaller, gerek sosyalist geçinen burjuva kuyrukçular, gerekse de ezen ulus burjuvazisiyle s k bir iliflki içinde olan ezilen ulus burjuvazisinin çeflitli renklerdeki ve çeflitli partilerdeki temsilcileri taraf ndan (bunlar n ulusalc liberal mi yoksa liberal ulusalc e ilimde mi olmalar na ba l olarak ortaya ç kan ufak tefek nüanslarla) s kça "so uk savafl dönemini hat rlatan son derece köhne ve demode bir formülü savunmak" veya "halklar n kendi kaderini tayin sorununu bölücü veya ayr l kç tarzda yorumlayarak ayr - l kç l körüklemek" gibi suçlamalara (ve hatta bazen de her iki suçlamaya birden) maruz kalmaktad r. Farkl partilere da lm fl bütün bu burjuva güçlerin hepsinin de son moda "liberalizm" veya ayn anlama gelen "sivil-demokratik-bar flç l çözüm", yani aç k veya örtülü olarak düzen-içi, burjuva, devrimci olmayan tarzda sözde "çözüm" bayra alt nda toplanm fl olmalar hiç flüphesiz bir tesadüf de ildir. Ayn flekilde gerici rejimin liberal ak l vericilerinin Kürt burjuvazisinin "entegrasyon" derecesini Türk devletinin Kürdistan'daki en önemli ve asl nda elinde kalan en son tutama olarak görmesi de ayn flekilde bofluna de ildir. Bir "demokratik sosyalist"in faflistten bozma bir liberal taraf ndan takdir edilen görüflleri bu aç dan son derce karakteristik ve bir o kadar da ö reticidir: "Tar k Ziya Bey i yirmi y ld r tan r m lar n bafl nda, terörü tasvip etmeyen baz Kürtler Kürt Ayd n nisiyatifi ad yla sivil bir platform oluflturmufllard. Birkaç defa ben de kat l p konuflma yapm flt m. Tar k Ziya Bey, herkesin sayg gösterdi i, bilge davran fll bir insand.... Dün de bugün de demokratik sosyalist oldu u için Kürt meselesine etnik milliyetçilik de il, sosyalist felsefe aç s ndan bak yor: Kürt burjuvazisi Türkiye ye entegre olmufltur, ayr lmay amaçlayan görüfller gerçekçi de ildir. Çözüm ço ulcu, demokratik, çok kültürlü bir yaklafl mla mümkün olabilir... Bu görüfllerini 1997 de Vatandafll k Aç s ndan Kürt Sorunu Ve Bir Çözüm Önerisi ad yla kitaplaflt rm flt. Yeni ç kan Lice den Paris e An lar m henüz okumad m; içindekilere bakt m, hem Türkiye deki sosyalist hareket hem Kürt hareketi hakk nda önemli bilgiler veriyor. Okuyaca m muhakkak. Tar k a abeye sayg lar sunuyorum, sa l k ve esenlik diliyorum." (Taha Akyol, Sosyalist Bir Kürt, Milliyet, 27 Nisan 2011) Böylesine "bilge davran fll ", ak ll ve uslu bir "sosyalist felsefe"ye ve "Kürt hareketine" hangi ak ll burjuva sa l k ve esenlikler dilemez ki! Ne var ki kimilerinin sa l k ve esenlik dilekleri bu tür bir "sosyalist felsefe"nin ve "Kürt hareketinin" ömrünün, bunlar n tap nd gerici ve çürümüfl sermaye diktatörlü ünün ömrüyle birlikte oldukça k salm fl oldu u gerçe ini ortadan kald rm yor. Bizzat rejimin kendisi ve onun gerici hükümetleri bu tür bar flç, "sivil" (siz burjuva okuyun) "çözüm" hayallerinin ne kadar gerçe e dönüflebilece i konusunda emekçi y nlar n gün be gün sert bir politik e itimden geçirmektedir. Tam da bu yüzden Türk burjuvazisi Kürt emekçilerinden umudunu her geçen gün biraz daha kesiyor ve "bölge"de son tutama olarak umutlar n "Kürt burjuvas n n (Türk devletine ve Türk burjuvazisine) entegreli ine" ba lamak zorunda kal yor. Bir baflka örnek. Son dönemde hükümete yak n yay n organlar nda bir Kürt sorunu uzman olarak öne ç kan flair Bejan Matur diyor ki: "Yeni bir Kürt s n f olufltu. Kentlileflme art yor. Bu sosyoloji er ya da geç siyasete yans yacak. Ama flu anda seçim baraj buna engel oluyor." Bu da önümüzdeki süreçte "bölgede" BDP'ye alternatif olabilecek bir burjuva siyasal güç oluflturabilmek için seçim baraj n n düflürülmesinin düflünülebilece ini göstermektedir. fiairden al haberi! Özü itibariyle kapitalist geliflmenin toplumdaki bütün çeliflkileri yumuflataca na ve çözece ine dair çocukça bir düflünceden ibaret olan ve bu yüzden de liberal flairlerin bile birer sosyolog edas yla kolayca aç klayabildi i liberal sosyoloji çok hofltur ama bir o kadar da tek yanl l ktan muzdariptir. "Yeni Kürt s n f n n" bir baflka temsilcisi olan slamc liberallerden Altan Tan ise - emekle pek iliflkisi olmamas na ve o da palazlanan Kürt burjuvazisini bir garanti olarak görmesine ra men- bölge gerçekli inden ve burjuvalaflman n kaç - n lmaz öteki yüzü konusunda biraz daha haberli görülüyor: "Bölgede bir orta s n f gelifliyor, her yerde lüks konutlar yükseliyor, büyük caddelerle lüks arabalar dolafl yor, vs... Öte yanda da fuhufl, uyuflturucu, lümpenleflme art yor. Bu koflullarda devlet ve AKP buray art k Afganistan gibi, PKK ve BDP de Arnavutluk gibi (sosyalist bir ülke gibi demek istiyor) yönetemeyece ini anlamal." BDP'nin öncülük etti i genifl "Emek, Demokrasi, Özgürlük" blo u içindeki slamc Kürt burjuvazisinin görüflü de böyle. Gerçekte kapitalist iliflkilerin geliflti i bir yerde, bir uçta küçük bir az nl k için zenginli in, refah n, lüksün, öte uçta da genifl y nlar için sefaletin, yozlaflman n, proleterleflmenin (ve lümpen-proleterleflmenin) birikmemesi mümkün de ildir. Bu sorunlar kal c olarak ortadan kald rma anlam nda bat daki en geliflmifl kentlerde hiçbir fley yapamayan ve yapamayacak olan burjuva hükümetlerin bölgeyi emperyalizmin Afganistan' yönetmeye çal flt gibi yönetmekten vazgeçse bile yapabilecek hiçbir fleyi ol- Devam s. 9 da 4 Baflka bir ulusu ezen uluslar asla özgür olamaz. (Marx)

5 Direnifl Ve Eylemlerden Sendikal olduklar için iflten ç kar lan Casper Bilgisayar iflçileri 21 fiubattan bu yana Ümraniye deki iflyeri önünde direnifllerine devam ediyorlar. flçiler flöyle konufltu: Legal bir hak için gizli örgütlenme yapt k. May s ta örgütlenme çal flmalar - na bafllad k. Aral k ta yetki baflvurusu yapt k. Ocak ta Bakanl k Birleflik Metal fl sendikas n n yetkisini tan d. Patron fiubat ortalar nda yetkiye itiraz etti ve iflten ç karmalar bafllad. fiu ana kadar 21 kifli ç kar ld. fiirketin ak l dan flmanl n Avukat Bülent Vural n yapt n belirten iflçiler, onun önerileri do rultusunda sendikal lara ayr mc l k yap ld anlafl lmas n diye iflçilerin farkl tarihlerde birer ikifler ç kar ld n belirttiler. flten ç karmalar n esas nedenini gizlemek için henüz sendikaya üye bile olmam fl geçiçi iflçiler aras ndan da iflten ç kar lanlar oldu. flyerinde henüz bir ayd r çal flan bedensel engelli bir arkadafl m z, biraz bu nedenle biraz da bizi k flk rtmak için kurban edildi. Patronlar her yerde oldu u gibi burada da örgütlenmenin bafl n çeken, öncülük yapan iflçileri önce ay kl yor. flten atma gerekçesi ise ekonomik daralma olarak gösteriliyor. Ancak direniflteki bir iflçi, iflten at ld klar günün akflam na mesai kondu unu söyleyerek bununla alay etti. Ekonomik daralma nedeniyle iflçi ç kard ktan sonra, kadar tafleron iflçi getirtilerek onlar çal flt r lmaya bafllanm fl. 15 fiubat 2011 tarihli Radikal gazetesinde ç kan röportajda ödülleri s - ralanarak reklam yap lan Casper Yönetim Kurulu baflkan Altan Aras Fak l, flirketin krizde daha da büyüdü ü anlatm flt. Ekonomik daralma bahanesiyle ilk iflten ç karmalar ise 17 fiubatta, yani iki gün sonra bafllam flt. Hakk n arayan iflçilere ise terörist, paragöz, sendikan n ajan gibi sözlerle hakaret edildi i, üyelikten istifa etmeleri için çal flmaya devam eden iflçiler üzerinde yo un bask lar n oldu u ancak iflçilerin istifay reddettikleri belirtiliyor. çerideki iflçiler tüm bask lara ra men direniflteki arkadafllar na destek oluyorlar. flçiler maafllar na zam yap lmad - Casper flçileri Direniflte n, adil davran lmad n, türlü sosyal haklardan yararlanmalar n n engellendi ini, 6 y l öncesine göre al m güçlerinin fazlas yla düfltü ünü belirtiyorlar. flyerinde sabah 9 dan akflam a kadar çal fl l yor. Ancak y l n alt ay her gün akflam e kadar çal fl ld da oluyor. Cumartesi günleri saat 2 ye kadar çal fl l yor. Fazla mesai ücretleri ise gerekti i gibi ödenmiyor. 30 dakika yemek molas var. Yemek molas sendika üyelikleri artt ktan sonra 45 dakikaya ç km fl. fiirket avukat, fazla çal flmalar kapatmak için Cuma günleri yemek molas n 80 dakika yap vermifl! Normalde en az iki haftal k izin hakk olan iflçiler aldat larak en fazla bir hafta izin kullanacaklar na dair tamamen yasad fl belgeler imzalamak zorunda b rak lm fllar. Direniflteki Ontex iflçilerinin kendilerine destek verdi ini anlatan bir Casper iflçisi, Ontex in flu an verdi i mücadelenin olmas gereken mücadele oldu unu belirtti. flçiler Patron un hükümetle aras çok iyi, avukat n Tayip Erdo an n dostu oldu u söyleniyor. Ankara ile aralar iyi. 12 Nisan da yetki davam z var. Ancak dosya Ankara ya giderse patron lehine sonuçlanabilir. Patron hükümetten ihaleler ald. flyeri Vestel in ayn zamanda hem üreticisi hem de sat c s ayr ca diyerek endiflelerini dile getiriyorlar ve flunlar söylüyorlar: (Mahkeme sürecine) bakmam z, mahkeme ile yetinece imiz anlam na gelmiyor. Bu ifli mahkemenin çözmeyece ini anlad k. Sen daha önce nerede durursan dur, direnifl seni e itiyor. Daha önce bu ifllere düflmanca bakan bir iflçiyi bambaflka bir noktaya getiriyor. Bireysel destek zaten var: Di er iflyerlerindeki iflçiler, siyasi gruplar. Ancak ihtiyac - m z olan fley, örgütlü kitlesel destek. Ümraniye deki siyasi partilere destek istemek için gittiklerinde hepsinin kendi menfaatlerine gömüldü ünü görmüfller. AKP ye gittiklerinde Allah yard mc n z olsun diyerek kendileriyle alay edilmifl. flçiler sermaye bas n na ise çok öfkeliler: Buraya bas ndan, TV 8 den, Kanal D den geldiler. Reklamlar m z geri çekeriz tehdidi ile yay n n önü kesildi. 3 Nisan daki Ankara mitinginde özellikle bizim grubun görüntüleri sansürlendi. Geri ad m att racak eylemlili in yoksa istedi in kadar çad rda bekle. Bir iflçi, sözlerini flöyle bitirdi: Gazeteciler yürüyor ya, ben bazen iyi oldu diyorum. Senin paral bas n oldu unu herkes biliyor. Onurlu gazetecilik mi? Bunlar para derdinde. Ayd n olan insan, toplumun her kesimiyle ilgilenir. Bunlar sadece kendileriyle ilgililer kifliye att k: Bas n, ayd nlar, siyasi partiler. Hani nerede? Yok. Adam diyor ki: Benim param var, ben bas na ne dersem onu yazar. Ben bunu burada ö rendim. Pek ilgim yoktu daha önce. Ontex i de daha önce duymam flt m ama Ontex iflçileri bana ö retti. Daha önce ne demek polisle çat flmak? derdim, polisle çat flanlara k zard m, flimdi gelse gözüm görmez. Polise, bas na, adalete duydu um güven sars ld. Patronlar iflçilerin örgütlü olmas n istemiyorlar ama kendilerinin MESS i var, dahas TÜ- S AD ve MÜS AD ne? Casper Bilgisayar da iflten at lan iflçilerden L SEL LERE AÇIK MEKTUP Direniflteki Casper iflçilerinin YGS skandal na karfl eylem yapan gençlere hitaben kaleme ald klar afla daki anlaml mesaj, iflçi s n f n n mücadele içindeki di er toplumsal kesimlerin mücadelesine vermesi gereken deste in örnek bir ifadesi oldu unu düflündü ümüz için burada tekrar yay nlama ihtiyac duyduk. Sizler, genç yafl n zda gecenizi gündüzünüze katt n z, ailelerinizin binbir zorlukla denklefltirdi i paralarla dershanelere giderek kazanmak için y llarca emek verdi iniz üniversite s navlar nda bir büyük haks zl a u rad n z. S navlara kar flan hile ile eme inizi, gelece inizi çalmaya kalkt lar. Biz öncelikle bu haks zl a sessiz kalmad n z için, Türkiye nin her yerinde sorumlulardan hesap sormak ad na soka a döküldü ünüz ve böylelikle bir kez daha bu ülkenin gelece i ve umudu oldu unuzu gösterdi iniz için sizlere teflekkür ediyoruz. Bizler, belki de birço unuzun evinde bulunan Casper Bilgisayar üreten iflçileriz. Bizler de, yüzbinlerce iflçi kardeflimizin maruz kald bir haks zl, hukuksuzlu u yafl yoruz. Anayasal hakk m z olan sendikalaflmam z engelleniyor. Bizler, Casper Bilgisayar çal flanlar olarak uzun y llard r yaflad m z haks zl klar önlemek ve hayat m z n patronun iki duda n n aras nda olmamas, flirket içerisinde ve çal flma yaflam m zdaki keyfi uygulamalar n son bulmas için D SK e ba l Birleflik Metal- fl Sendikas nda sendikalaflt k. Ancak Casper Bilgisayar, sendikalaflmam z engellemek için bugüne kadar toplam 21 iflçiyi iflten att. flçi ç kar lmas na devam edilece i ise iflyeri yönetimi taraf ndan duyuruldu. Biliyorsunuz Casper Bilgisayar reklamlar nda sürekli gençlere hitap ediyor. Siz, en genifl müflteri kitlesi olarak görülüyorsunuz. Bu mektubumuzla bizler de siz lise ö rencileriyle Casper Bilgisayar da yaflananlar paylaflmak istedik. Sizlerden Casper Bilgisayar iflçilerine deste inizi göstermenizi bekliyoruz. 21 fiubat 2011 tarihinden itibaren stanbul Ümraniye deki Casper Plaza önünde kurdu umuz çad rla direnifle geçmifl bulunuyoruz. Casper da yaflananlar kamuoyuna duyurmaya çal fl yoruz. leride belki birlikte iflyerlerinde çal flaca z. Belki de birlikte bir iflyerinde sendikal çal flmak için mücadele yürütece iz. Bugün ise ortaklaflt m z nokta sizlerin de bizlerin de haks zl a karfl sessiz kalmamam zd r. Sizler YGS ile bizler iflten ç karmalar ile gelece imizi çalanlara karfl mücadele ediyoruz. letiflim için bizlere adresinden ulaflabilirsiniz. Sosyal paylafl m sitesi adresinde Sendika Düflman Casper Bilgisayar adl sayfay ziyaret edebilirsiniz. Kitleler ancak eylem içinde örgütlenirler. (Stalin) 5

6 Direnifl Ve Eylemlerden KAMPANA DER de Direnifl Sürüyor Kampana Deri fabrikas nda Deri fl e üye olduklar için iflten ç kar lan 16 iflçinin fabrika önündeki direnifli sürüyor. lk olarak 21 Mart ta iki kad n iflçiyi kad n iflçilerin iflyerinde fazla olmas bahanesiyle iflten ç karan, ard ndan performans düflüklü- ü sebebiyle 14 iflçinin daha ifline son veren Kampana Deri patronu, direnifli k rmak için tafleron firmay kullanarak içerideki ve d flar daki iflçilere fiilî sald r larda bulunuyor. Direnifl s ras nda fabrikaya tafleron firma taraf ndan yeni iflçi getirilmesi üzerine fabrikadaki iflçiler tafleron iflçileri içeri sokmam fl ve 5 gün boyunca üretimi durdurmufltu. Kampana Deri de üye ço- unlu unu sa layan ve yetki baflvurusunda bulunan Deri- fl Sendikas bu sald r üzerine iflverene dava açarak fabrikan n 6 ay süresince yeni iflçi al - m yapmas n engelledi. Bafllang çta fabrikada çal flan bütün iflçiler direnifle destek verirken bir süre sonra patron bask s yüzünden aktif desteklerini kesmek zorunda kald klar n belirtiyorlar. Çevre fabrikalarda çal flan iflçiler ö le tatillerinde Kampana Deri Fabrikas n n önüne gelerek direnifle destek veriyorlar. Bas n- fl, Tekg da- fl, Hava- fl, Haber- fl, Limter- fl, Tezkoop- fl, Petrol- fl, Belediye- fl, Deri- fl ve Tümtis sendikalar da direnifle destek veren sendikalar aras nda yer al yor. MAS-DAF MAK NE flçileri Direniyor Birleflik Metal- fl Sendikas na üye olduklar için iflten ç kar lan Mas-Daf iflçileri, 4 Nisan da Düzce Organize Sanayi Bölgesi ndeki fabrikan n önünde bafllatt klar direnifli Ataflehir de bulunan genel merkezin önünde de sürdürüyorlar. Sendikalaflma çal flmalar patron taraf ndan fark edildi inde fabrika yönetimi sendikay tan mad n aç klam fl, bunun üzerine iflçiler ifl yavafllatma eylemi bafllatm fllard. Ard ndan yönetim sendikay kabul etmek için iflçilerden 3 ayl k bir süre isteyince ifl yavafllatma eylemi de sona ermiflti. Patronun bu süreyi iflçileri oyalamak için kulland anlafl l nca iflçiler fabrikay iflgal etmifl, ancak 2 saat süren iflgal asker müdahalesiyle son bulmufltu. flgalin ard ndan Mas-Daf yönetimi fabrikadaki 120 iflçinin tamam n n ifline son vererek yeni iflçi al m yapt ve üretime geçti. Direniflteki iflçiler, yönetimin sendikalaflma sürecinde sab kal ve maganda tipli yeni iflçileri çal flt rmaya bafllamas n, iflçi direniflini k rmak isteyen patronlar aras nda s kça uygulanan bir yöntem olarak görüyorlar. Patronlar n n baflka patronlar taraf ndan madden ve manen desteklendi ini belirten Mas-Daf iflçileri yaflad klar n n yaln zca patron dayan flmas n de il, AKP-sermaye dayan flmas n da gözler önüne serdi ini dile getiriyorlar. Direniflçi Mas-Daf iflçileri çevre fabrikalarda çal flan iflçilerin gözlerinin üzerinde oldu unu ve dolay s yla bu direnifli sonuna kadar götüreceklerini söylüyorlar y l nda hisselerinin tamam n n Amerikan bir firma (Corelab) taraf ndan sat n al nmas yla fazla mesai ücretleri ödenmeyen ve ikramiyeleri verilmeyen Saybolt iflçileri, Petrol- fl Sendikas nda örgütlenme yoluna gitti. Petrol- fl 2010 y l n n Haziran ay nda yetki belgesi baflvurusunda bulundu. Çal flma ve Sosyal Güvenlik Bakanl n n 2 ayl k incelemesinin ard ndan 15 Eylül 2010 tarihinde sendikaya toplu ifl sözleflmesi yapma yetkisi verildi. 1 Kas m 2010 tarihinde T S görüflmeleri bafllad. Uzun süren görüflmeler sonras nda herhangi bir sonuç al namay nca Saybolt iflçileri 7 Nisan 2011 günü için grev karar ald ; ama 7 Nisan günü grev gerçekleflmedi. 15 Nisan ile 4 May s aras nda görüflmeler yeniden bafllad. Son görüflmelerden de herhangi bir sonuç al namay nca 4 May s 2011 günü Saybolt iflçileri grevin yolunu tuttu y l ndan bu yana yeterli ölçüde zam alamayan Saybolt iflçileri, T S sürecinde zamlar ve mesai ücretleri konusunda anlaflmaya var ld n ; Saybolt Grevi ama ikramiyeler konusunda anlaflmaya var lamad n söylediler. Bir iflçi arkadafl: Asl nda di er maddelerde patron kazand diyerek di er konularda patrona taviz verildi ini belirtti. Senede iki ikramiye talep eden Saybolt iflçileri, patronun yaln zca bir ikramiye direnciyle karfl laflm fllar. Patronun sebep olarak kötü gidiflat göstermesi üzerine Saybolt iflçileri, ilk y l için bir, ikinci y l için iki, üçüncü y l için ise üç ikramiye önerisini getirmifller. Ancak bu da patron taraf ndan kabul edilmemifl. Saybolt 50 farkl ülkede faaliyet gösteriyor. Sadece Türkiye de zmit, Samsun, Trabzon, Antalya, Mersin ve K rklareli nde flubeleri bulunuyor. Saybolt iflletmesinin müflterileri aras nda Tüprafl, Petkim, Total, Opet gibi büyük firmalar bulunuyor. Saybolt bu firmalara gözetim ve kalite kontrol hizmeti veriyor. Konufltu umuz iflçi arkadafllardan birinin, Saybolt un bu firmalarla anlaflmas gere i grev gibi özel durumlarda, müflterinin sözleflmeyi fesh etme hakk var. Ama onlar Saybolt patronuyla dayan flma gösteriyorlar demesinin ard ndan bir baflka iflçi arkadafl: Çünkü Saybolt bu piyasada iyi bir yer tutuyor. Saybolt un bitmesi rekabetin azalmas anlam na gelir. Bu da onlar n ifline gelmez dedi. Bu fabrikada grev olaca akl m z n ucundan bile geçmezdi diyen Saybolt iflçileri, taleplerini kabul ettirmek ve haklar n almak için grev silah yla mücadele ettiler. Bu grev 10 May s ta sendikayla patronun anlaflmaya varmas yla sona erdi. Türkmen Temizlik Tafleron flçilerinin Direnifli A ao lu, Varyap ve fiira nflaat firmalar na ba l Türkmen Temizlik tafleron flirketinin Ça layan Adliyesi inflaat nda çal flt rd 85 iflçi, ücretlerinin ödenmesi için Nisan ay ndan beri mücadele ediyor. Ça layan Adliyesinin inflaat bittikten sonra iflçilerin maafllar n ödemeden kay plara kar flan Türkmen Temizlik flirketinin sahibi Hikmet Türkmen, Kartal Adliyesinin temizlik iflini al p burada yeni iflçiler çal flt rmaya bafllad. Ücretleri ödenmeyen 85 iflçi ise 4 May s 2011 günü Kartal Adliyesi önüne gelerek bas n aç klamas yapt. Aç klama s ras nda orada bulunan Hikmet Türkmen ve yan ndakiler iflçilere sopa ve b çaklarla sald rd. Adliyenin güvenli inde çal flan iflçiler de patrondan yana tav r alarak sald r ya kat ld. Sald r dan sonra Hikmet Türkmen iflçilere avukatlar arac l yla birkaç gün içinde ödeme yapaca n bildirse de henüz herhangi bir ödeme yap lmad belirtildi. Türkmen Temizlik iflçileri maafllar tümüyle ödenene kadar Ça layan ve Kartal Adliyeleri önünde bas n aç klamalar, eylemler yapmaya devam edecekler. Bizler, direniflçi PTT ve ONTEX iflçileri olarak Türkmen Temizlik iflçilerinin mücadelesine destek olaca z. Bu yaz direniflteki bir PTT iflçisi arkadafl m z taraf ndan haz rlanm flt r. 6 Gerçek yarg ç tarihtir - ve infazc s da proletarya olacakt r. (Marx)

7 Direnifl Ve Eylemlerden ONTEX Direniflinden Notlar Patron- Sendika iflbirli ine karfl ç kt klar için iflten at lan 15 Ontex iflçisinin 21 fiubat ta fabrika önünde bafllatt klar direnifl devam ediyor. Ontex ile Selüloz- fl aras nda imzalanan T S sürecinde talepleri sendika taraf ndan dikkate al nmayan, a r koflullarda çal flan ve maafllar asgari ücretin alt nda olan iflçiler, T S sonras nda sözleflmeye itiraz ettikleri, sendikan n iflyeri temsilcisi ve flube baflkan n n de iflmesi talebinde bulunduklar için 17 fiubat ta iflten ç kar ld. Ontex iflçileri kendi taleplerini dile getiren T S tasla n n dikkate al nmad n, sözleflmenin sendika ile patron aras nda gizlice imzaland n belirtiyor. flçiler, yüzde 25 lik zam talebini destekler gibi yapan sendikan n sözleflmede zam oran n yüzde 15 olarak belirledi ini ve buna itiraz ettiklerinde flube baflkan vekili Hüseyin Canbal dan imza yetkisi bende, size mi soracakt m! karfl l n ald klar n bildirdiler. Sendikan n iflyeri temsilcisinin atama yoluyla göreve geldi ini ve 15 y ld r de iflmedi ini ifade eden iflçiler, flube baflkan n n da 20 y ld r ayn kifli oldu unu ve her zaman iflveren a z yla konufltu unu dile getirdiler. Selüloz- fl direnifli deste e gelen devrimci gruplar terörist diye niteliyor. Burjuva bas n yan na al p direnifl çad r na deste e gelen Chp nin iflçilere birer torba kömür, odun b rakmas ise gülünç bir flovdan ileri gitmiyor. Direnifllerine bizi dinlemedikleri için destek olmuyoruz, diyen Selüloz fl Genel Baflkan Vekili Hüseyin Canbal, iflçilere tazminatlar n n verildi ini; ama onlar n almad klar n söylese de iflçiler bu ifadelerin do ru olmad n, tazminats z, ihbars z bir biçimde kap önüne konulduklar n belirtiyorlar. Dört ayd r direnen Ontex iflçileri 29 Nisan da direniflteki PTT iflçileriyle birlikte Türk- fl stanbul 1. Bölge Temsilcili ini iflgal ettiler. flgal s ras nda bas n aç klamas yaparak sendikalar n demokratik bir iflleyifle kavuflmas, iflyeri temsilcilerinin atama yerine seçim yoluyla göreve gelmesi; iflten at lmalar - na sebep olan Selüloz- fl stanbul fiube Baflkan, Ontex fabrika bafl temsilcisi ve iflyeri temsilcilerinin istifas ; Türk- fl in tafleronlaflmaya karfl mücadele ve eylem plan oluflturmas ; 1 May s kürsüsünün bu günün tarihine yak flan bir mücadele kürsüsüne çevrilmesi ve kürsünün s n fa ihanet edenlere de il, direniflçi iflçilere aç lmas taleplerini dile getirdiler. Türk- fl stanbul 1. Bölge Temsilcili i direniflçi iflçilerin taleplerini önce kulak ard edip iflgali sivil polis deste iyle sonland rmaya çal flsa da sonunda bu talepler üzerine görüflmeyi kabul etti. flgalin ikinci gününde sendika binas na gelen Türk- fl yöneticileri iflçilerle ortak bir bas n toplant s yapt. Toplant ya Türk- fl Teflkilatland rma Sekreteri C Bak nd, Türk- fl stanbul 1. Bölge Temsilcisi Faruk Büyükkucak ve Deri- fl Genel Baflkan Musa Servi kat ld. Bak nd, bas n toplant s nda direnifllere maddi ve manevi destek sunacaklar n, uluslararas bir dayan flma kampanyas bafllatacaklar n ve 4 May s günü direnifl çad r n destek ziyareti örgütleyeceklerini bildirdi. flçi Birli i okurlar olarak kat ld m z bas n toplant s nda sendika yetkililerinin Ontex iflgalini ciddiye alm yormufl gibi yap p bunu bir ziyaret olarak nitelendirmesi dikkatimizi çekti. Toplant öncesi sendika binas na girmek isteyen sivil polisin iflçiler taraf ndan engellenmesi üzerine: Ben buraya 95 ten beri geliyorum, buras benim de yerim, ifadesini kullanmas ise düflündürücüydü. Bir iflgal s ras nda sendika yetkilisinin, iflçilerin itirazlar na ra men polisin içeri girmesine hiçbir sak nca görmeden izin vermesi o sendikan n kimin ç karlar n korudu u sorusunu ak llara getiriyordu. Bas n toplant s nda verilen vaatler üzerine iflçiler iflgali sona erdirdi. 4 May s ta Bak nd, Servi ve Büyükkucak, direnifl çad r n ziyaretin ard ndan Ontex yönetimiyle bir görüflme yapt ve görüflme sonunda yönetimin blokaj eylemlerinden ve boykot ça r s ndan rahats zl k duydu unu, iflyeri temsilcisinin de direniflçi iflçileri ifle geri istemedi ini belirttiler. flyeri temsilcisinin direnifl boyunca fabrikadaki iflçilere, d flar daki iflçilerle konuflmamalar n, onlar n telefonlar n n dinlendi ini söyledi i de biliniyor. Ontex iflçileri tüm talepleri gerçeklefltirilene kadar direnifllerini sürdüreceklerini belirtiyor ve kendilerine destek olmak isteyenlere Ontex firmas taraf ndan üretilen ürünleri boykot ça r s nda bulunuyorlar. Metal Grevi: Grev Bitti Ama Mücadele Bitmedi Metal sektöründe MESS ve Birleflik Metal- fl Sendikas aras nda tarihinde bafllayan ve grevle devam eden Toplu fl Sözleflmesi görüflmeleri sonuçland. Türk Metal ile MESS, da anlaflmaya varm flt. mzalanan Toplu fl Sözleflmesi ile iflçilerin saat ücretlerine ilk alt ay için iflyeri ortalamas - n n yüzde 5,35 i oran ndaki miktarda maktu ücret zamm ; ikinci alt ay için iflyeri ortalamas n n tarihleri aras ndaki TÜ K TÜ- FE art fl oran miktar nda maktu ücret zamm ; üçüncü ve dördüncü alt ay için ise TÜ K TÜFE art fl oran nda zam yap lmas kararlaflt r lm flt. Ayr ca sosyal haklarda %10 ve %15 aras nda, sözleflmenin ikinci y l nda ise TÜ K-TÜFE oran nda art fl yap lmas kararlaflt r lm flt. Çelik- fl ve Birleflik Metal- fl sendikalar n n MESS ile yapt görüflmelere arabulucu atand. Birleflik Metal- fl arabulucunun tayin edici bir etken olmad n atama sürecinin bafl nda duyurmufltu, dolay s yla üçüncü aflamaya geçeceklerini ve grev yapacaklar n, Çelik- fl de geri ad m atmayaca n duyurmufltu. Daha sonra Çelik- fl 4 fiubat 2011 tarihinde anlaflma tutana- n MESS ile imzalad. Anlaflmaya göre; iflçilerin saat ücretlerine ilk 6 ay için iflyeri ortalamas - n n %5,35 i oran ndaki miktarda maktu ücret zamm yap lacakt. kinci 6 ay için yine iflyeri ortalamas n n tarihleri aras ndaki enflasyon art fl oran miktar nda maktu ücret zamm, üçüncü ve dördüncü alt ayl k dönemlerde ise enflasyon art fl oran nda ücret zamm yap lmas karara ba land. Ayr ca, Grup Toplu fl Sözleflmesi nde yer alan sosyal haklara iliflkin maddelerde yüzde 10 ila 15 aras nda bir art fl sa land. Bu rakamlar n sözleflmenin ikinci y l nda enflasyon oran nda artt r lmas kararlaflt r ld. Birleflik Metal- fl Sendikas n n örgütlü oldu u ve grev karar ald 33 iflyerinden 29 u MESS e ba l yd. zmir Delti Fabrikas ve Çemafl Döküm MESS ten ayr l nca bu say 27 e düfltü. 27 iflyerinden 14 ünde grev oylamas na gidilmedi, dolay s yla bu iflyerleri greve direkt olarak kat ld lar. 13 iflyerinde grev oylamas yap ld ve 7 iflyeri greve evet dedi. Böylece 21 iflyerinde grev uygulanacakt. Ancak grev sürecinin bafllamas n n hemen ard ndan, iflyerlerinin önemli bir bölümünde ek protokol imzalanarak patronla anlaflma sa land ve greve ç kan ya da ç kmaya haz rlanan iflçiler iflbafl yapt. Grev pankart as lan fabrikalar ise flunlar oldu: 22 Mart 2011 Eskiflehir Süsler Doruk, 24 Mart 2011 Kocaeli Standart Depo, 8 Nisan 2011 Gebze Arfesan. Gebze Kroman Çelik te, MESS in itiraz n de erlendiren mahkeme, 28 Martta bafllat lmas planlanan grevi erteledi. Di er iflyerlerinde protokol imzalanmas yla sadece 3 iflyerinde grev karar fiilen uyguland ve üçünde de kazan mla sonuçland : Eskiflehir Süsler Doruk grevi 11. gününde protokol imzalanmas yla sona erdi ve iflçiler iflbafl yapt lar. Kocaeli Standart Depo da grev 7. gününde protokol imzalanmas sonucu bitti. Gebze Arfesan grevi de 8. gününde anlaflma imzalanmas yla son buldu. 15 Nisan 2011 tarihinde MESS ile Birleflik Metal- fl Sendikas anlaflma imzalad. Birleflik Metal- fl yönetimi ve D SK e yak n kaynaklar MESS ile var lan anlaflmaya göre yüzde 5,35 olarak öngörülen zamm n yükseltildi ini sosyal haklarda da iyilefltirme sa land - iddia ettiler. Bu anlaflmaya göre Türk Metal ve Çelik-ifl bünyesinde çal flan iflçilerin saat bafl na ücretleri 30 kurufl civar nda artarken Birleflik Metal- fl bünyesindeki iflçilerin saat bafl na ücretlerinin kurufl artt belirtildi. Daha önce iflyeri ortalamas kriterine iflçileri bölece i için aç kça karfl ç kan ve % 5,35 zamm da az bulan D SK, niye bu koflulu kabul etti ini belirtmedi i gibi burada % 82 lik art fl sa lad klar n söylemek d fl nda net bir aç klama yapmad. MESS ise aç klamas nda di er sendikalarla yap lan anlaflmadan çok farkl bir anlaflmaya var lmad n gösteren rakamlar verdi, flöyle duyurdu: MESS ile Birleflik Metal- fl Sendikas aras nda 14 Eylül 2010 tarihinde bafllayan dönemi Grup Toplu fl Sözleflmesi görüflmeleri anlaflmayla sonuçland dönemine iliflkin Grup Toplu fl Sözleflmesi, Birleflik Metal- fl Sendikas ile 15 Nisan 2011 tarihli Anlaflma Tutana na istinaden imzaland dönemi MESS-Birleflik Metal- fl Grup Toplu fl Sözleflmesi ne göre; iflçilerin saat ücretlerine ilk alt ay için iflyeri ortalamas n n %5,35 i oran ndaki miktarda maktu ücret zamm ; ikinci alt ay için iflyeri ortalamas na tarihleri aras ndaki TÜ K TÜFE art fl oran miktar nda maktu ücret zamm ; üçüncü ve dördüncü alt ay için ise TÜ K TÜ- FE art fl oran nda zam yap lmas kararlaflt r ld. Ayr ca sosyal haklarda %10 ve %15 aras nda, sözleflmenin ikinci y l nda ise TÜ K TÜFE oran nda art fl yap lmas nda mutabakata var ld. Sendika yetkilileri kamuoyuna ezber bozuyoruz demifllerdi. Ama bir ezber bozulmad. Türkiye deki sendikalar n ücret sendikac l n bile beceremedikleri bir kez daha ortaya ç kt. flçiler devede kulak 51 kuruflluk zamm bile yine kendileri, sendikalar n birlikte mücadeleye zorlayarak ald lar. Onlar n as l kazanc buydu. Türk kapitalizminin savafl örgütü MESS ise, neredeyse hiç maddî zarar görmedi i ve do ru dürüst taviz bile vermedi i halde, sadece iflin paras nda de ildi. flçilerin, de il kurufl, 1 kuruflu bile mücadele ederek kazand klar na inanmalar n, kendilerine güvenmelerini istemiyordu. Bu nedenledir ki anlaflmadan sonra grev kapsam ndaki Standart Depo da 4, Bekaert te de 9 iflçinin ifline son verildi. Bekaert te iflten ç kar lmalara bahane olarak fazla izin ve istirahat gösterildi. Ancak edinilen bilgiye göre MESS yetkilileri, görüflmeler s ras nda sendika temsilcilerini aç kça anlaflma sonras için tehdit etmifltir ve iflten ç karmalar n zam fark n n de il, mücadelenin intikam oldu u patronlar taraf ndan hiçbir çekince gösterilmeksizin itiraf edilmektedir. MESS son sözünü söylememifl olabilir. Ama sendikan n beceriksizli ine ra men iflçiler de son sözlerini söylemifl de iller. Erhan Yolcu Burjuva mahkemeleri para torbalar n n ç karlar n koruman n araçlar d r. (Lenin) 7

8 Burjuvalar Ve Proleterler stanbul daki flçi Kurultaylar ndan 3 Nisan 2011 de stanbul da üç farkl yerde flçi Kurultaylar yap ld. Bu kurultaylara biz de flçi Birli i gazetesi olarak çal flan ve okur düzeyinde kat ld k. Gazetemiz okuru ve çal flan iflçi ve emekçilerin gözlemleri afla daki gibiydi: Ça layan da EMEP taraf ndan düzenlenen Tekstil flçileri Kurultay nda, düzene karfl tüm elefltiriler AKP elefltirisine indirgendi. Evrensel gazetesi d fl nda farkl çizgiye sahip bir yay n organ n n da t m söz konusu de ildi. flçiler de bu ortamda kendi s k nt lar n dile getirmeye çal flt - lar. Ancak taleplerle çözüm önerileri, asgari ücretin art r lmas gibi sistem içi k r nt larla, reform talepleriyle s n rl yd. Parti olmak iddias ndaki bir çevre taraf ndan düzenlenen bu kurultay n semtine dünyada mevcut siyasi ve ekonomik mücadele deneyimlerinin, geçmiflteki ve günümüzdeki sosyalizm deneyimlerinin iflçilere ciddi olarak aktar lmas ve tart fl lmas u ramad. En sonunda bir KOB sahibinin, kürsüye ç k p, büyük firmalar n rekabeti nedeniyle iflçileri neden sigortas z ve asgari ücretle çal flt rmak zorunda kald klar n anlatmas, adeta Sömürüyoruz ama hele bir dinleyin neden? demesi, hepsinin üzerine tüy dikti. Yine EMEP taraf ndan düzenlenen, Tek G - da- fl, Haber- fl ve E itim-sen gibi sendikalar n destek verdi i Ba c lar Kültür Merkezi ndeki Güneflli- kitelli-yenibosna flçi Kurultay nda da manzara pek farkl de ildi. flçiler, ö renciler ve çeflitli sendika yöneticileri konuflma yapt lar ancak bir konuflmac bile siyasi mücadelenin önemini yeterince vurgulamad veya vurgulayamad. Söz isteyen iflçi arkadafllar, samimi olarak kendi çal flt klar fabrika ve iflyerlerindeki uzun çal flma saatlerini, güvencesiz, sigortas z çal flma koflullar n anlatt lar. Bir iflçi, siyasi çevre gözetmeksizin her eylem ve direnifle kat ld n, çünkü grev ve direnifllerin kazan mla sonuçlanmas halinde yar n kendi kazan m haline gelece ini belirterek s n f duyarl l n ortaya koydu. Bir baflka iflçi söz olarak, kurultayda sendikalar n dönüfltürülmesinden bahsedildi ini, oysaki sendikalar n ekonomik mücadele araçlar oldu unu, iflçi s n f n tüm ülkede ve Kürt bölgesinde temsil edebilecek, sorunlar n kayna olan kapitalist sistemi alafla edecek bir s n f partisinin olmas gerekti ini, hasta tutsaklara sahip ç k lmas n n, kad nlar m z n, gençli in, Kürt ulusal hareketinin taleplerinin, Alevi insanlar m z n sorunlar n n düzen partilerine b rak lmamas n n iflçi s n f n n görevi oldu unu, 1 May s ta milli marfl yerine enternasyonal marfl n n söylenmesi gerekti ini belirtti. S n f n gerçek ahlak ve siyasetinin ilkelerini bu flekilde ortaya koyan iflçilere karfl n, kurultay yönetimi, Evrensel gazetesi d fl nda, gazetemiz de dââhil baflka bir yay n organ n n da t lmas n ne yaz k ki çeflitli gerekçelerle kabul etmedi. S n f bilinçli iflçilerin gerçek düflünce ve taleplerini dile getirmeye çal flan di- er yay n organlar gibi gazetemiz de TEKEL direniflinde, EMEP ve Evrensel yönetimiyle Polis korumas na s nm fl, h rs zl ktan yarg lanan direnifl k r c iflçi düflman Tek G da- fl yönetimi aras ndaki iflbirli ini, bizzat TEKEL iflçilerinin a z ndan aktarmaya çal flm flt. öyleyse kurultay yönetiminin bu tavr ancak, kendi dar grup siyasetlerine güvenemediklerinin, buna karfl n yine de k r nt lar için mücadele politikas n, iflçileri saf çocuk yerine koymay, ba ms z s n f politikas n n gelifltirilmesinden üstün tuttuklar n n itiraf olabilirdi. Sonuncu kurultay ise Topkap flçi Derne i baflta olmak üzere öncü iflçilerin giriflimiyle Ba- ms z Devrimci S n f Platformu bünyesinde E itim-sen 4 No lu fiube de gerçeklefltirilen Gaziosmanpafla-Topkap flçi Kurultay yd. Bu etkinli e baflta direniflteki PTT ve Ontex iflçileri olmak üzere sendikal mücadelede ve örgütlenmede öncü rol oynayan s n f bilinçli iflçiler, çeflitli ifl kollar ndan y llarca mücadele etmifl tecrübeli iflçiler ve genç iflçiler do rudan kat ld, yönetti ve söz ald. Polisin bu toplant y taciz etme giriflimi bir ifle yaramad. flçilerin günlük sorunlar na, afl r ve kay t d fl çal flt rmaya, düflük ücret, tafleronlaflmaya yer verildi. Mevcut sendika yönetimlerinin tutumuna tepki olarak Ontex te öncü iflçilerin kurdu u taban örgütlenmelerinin sendika bürokrasisi karfl s ndaki gereklili i baflar l bir flekilde anlat ld. Kat l mc iflçilerin elefltirileri sayesinde sendikalarla iflçi derneklerinin karfl l kl konumunun ne olmas gerekti i gibi tart flma bafll klar ortaya ç kt. Ancak üzerinde yeterince durulmad. örgütlenmeye ve sendikal bürokrasi yenilmeden sendikal birli in kurulamayaca- na yap lan vurgu ciddi ve samimiydi. Ama öncü iflçilerin kat ld bir toplant da bu mücadelenin ve örgütlenmenin gereklili i zaten bilindi i için, bunun nas l gerçekleflece i tart flmas daha da ilerletilebilirdi. Ekonomik ve siyasi mücadelenin birli inin zorunlu oldu u, Arap ayaklanmalar örnek verilerek anlat lmaya çal fl ld ancak bu konuda da zay f kal nd. Tüm eksiklerine ra men bu sonuncu kurultay, hiç flüphe yok ki, önceki ikisinden daha ciddiydi. Çünkü samimi bir iflçi kitle çal flmas yaparak güven kazanan kadrolarca düzenlendi i aç kt. flçiler mensubu olduklar çevrelerin d fl ndan gelen bilimsel komünizm temelindeki görüfl ve elefltirilere, yay nlar na daha aç kt, s n rlama yoktu. Elbette yerel bir giriflimden her fleyi çözmesini beklemek bilim d fl bir tutum olacakt r. Ama bu tür yerel inisiyatiflerin varl, s n fsal birlik mücadelesinin gelece i için önemli ve anlaml d r. T SK: Madem Örgütlendiniz, O Halde Maafl n z Düflürelim! T SK in (Türkiye flverenler Sendikalar Konfederasyonu nun) iki ayda bir yay nland flveren adl derginin Ocak 2011 say s nda örgütlü kesimin ald - asgari ücretin iflletmelere verdi i zarardan flikayet ediliyor. flçilerin baz iflyerlerinde örgütlü olmas haks z rekabet yarat yormufl! Burjuvalar m z flu tespiti yap yor: Toplu ifl sözleflmesi uygulamayan iflyerleri aç - s ndan asgari ücretle çal flan bir iflçinin iflletmeye ayl k maliyeti 924 TL düzeyinde iken, toplu ifl sözleflmesi uygulanan iflyerleri aç s ndan bir iflçinin iflletmeye ayl k maliyeti yaklafl k ortalama TL olmaktad r. Ve bu yüzden de: Bu fiili durum toplu ifl sözleflmesi uygulayan ve uygulamayan iflyerleri aras nda ciddi bir haks z rekabet yaratmaktad r. Sevgili patronlar, siz aran zda kavga etmeyin, bu iflin basit bir çözümü var: Toplu fl Sözleflmesi, tüm iflletmelerde zorunlu hale gelsin, böylece haks z rekabetin de önüne geçilmifl olunur. Ama hiç olur mu? Bizim uyan k patronlar m z n haks z rekabeti önlemek için farkl bir çözümleri var. Diyorlar ki: Toplu ifl sözleflmesi uygulayan ve uygulamayan iflyerleri için farkl düzeyde asgari ücret belirlenmeli. Ya da: Toplu ifl sözleflmesi uygulayan iflyerlerinde yasal asgari ücret uygulanmamal. Ey iflçi, madem ki örgütlendin ve önüme haks z rekabet gibi bir sorun ç - kard n, gel de senin ücretini keselim ki bize maliyetin örgütlenmeyen iflçilerden fazla olmas n! Tebrikler, ne kadar adilce, haks z rekabete nas l da son veriliyor. Ama küçük bir nokta unutulmufl: iflçiler tam da bu ücret gasp na karfl örgütlendiler. Patronlar yay n organlar nda bu görüflleri hiç çekinmeden yay nlayabiliyorlarsa, bunda iflbirlikçi sendikalar n hiç pay yok mu acaba? 1. sayfadaki Yeni Parlamento ve Yeni Anayasa Hiçbir Sorunumuzu Çözmeyecek! yaz s n n devam süz durumdad r. Seçimlerde iflçi s n f politikas ad - na fiilen hiçbir mücadelenin olmamas, bu iddiayla ortaya ç kan partilerin toplam olarak bile iflçi s n f - n n politik potasiyelinin binde birini ortaya ç karacak bir rol oynayamamalar, bunun en çarp c kan tlar ndan biridir. Böyle bir ortamda iflçi politikas n hala benim iflçim, benim köylüm, benim emekçim, benim yoksulum diye söze bafllayan, iflçi ve emekçi oylar n babalar n n tapulu mal olarak gören burjuva partileri yapabilmektedir. Biz gazetesi olarak elimizdeki bütün imkanlar m z ve güçlerimizle, iflçi s n f ve emekçi y nlar n ba ms z mücadelesine öncülük etmekle sorumlu olan komünist ve devrimci güçlere aylar öncesinden s n f n ç karlar n dar grup ç - karlar n n önüne koyan böyle bir takti in nas l uygulanabilece ini önererek sorumlulu umuzu yerine getirmifl olman n, bir yandan hakl l n, öte yandan da bunun cenah m za alg lat lamamas nda ve bir kez daha meydan n burjuva ve liberal-ulusalc kuyrukçu sözde sol ak mlara b rak lmas nda birer mazeret olmayan imkans zl k ve eksikliklerimizin ciddi s k nt s n duyuyoruz. Elbette bu bizim hareketin eninde sonunda iflçi s n f ve emekçi y nlar ilgilendiren bütün politik gündemlerde bu tür bir ba- ms z s n f takti ini uygulamay ö renmek zorunda oldu una, bu tür bir takti i gündeme getiremeyenlerin eninde sonunda toplumsal mücadelenin gerisinde ve giderek d fl nda kalmaya mahkum olaca- na dair kesin inanc m z bir nebze olsun azaltmamaktad r. Bütün ezilen ve sömürülen y nlar n gerçek kurtuluflu,yeni burjuva parlamentolar ve anayasalar ndan de il, örgütlü proletaryan n öncülü ündeki ba ms z devrimci mücadeleden geçmektedir. flçi s n f n n siyasal ve sendikal birli i için mücadeleyi yükseltelim! 8 Kapitalistleri iktidarda tutan sihir, iflçiler aras ndaki bölünmedir. (Marx)

9 Dünyadan Libya Savafl nda Türk politikas M s r da halk hareketi karfl s nda, Mübarek ten deste ini çekip daha bask c ve iflbirlikçilikte daha ileri M s r ordusunun ifle el koymas n destekleyen, ABD ve AB, Libya da sald r ya geçti. Önce Fransa aç gözlülükle sald rd ve 10 Mart itibar yla Bingazi deki isyanc Libya Geçici Ulusal Konseyi ni Libya n n meflru hükümeti olarak tan d. Almanya ise BM de çekimser oy kullanmas na ra men operasyona fazla karfl ç kmad. 11 Martta AB liderleri Kaddafi ye çekilme uyar s nda bulundular. Fransa seçilmifl hedeflerin bombalanmas n önerdi. Fransa ve ngiltere nin teklifiyle, 17 Mart ta BM Libya hava sahas n uçufla yasak bölge ilan etti. 19 Mart ta Frans z uçaklar ve ABD füzeleri Libya y bombalamaya bafllad. BM karar ndan hemen sonra Fransa, ABD, talya, Kanada ve ngiltere operasyona ilk kat lan ülkeler oldular. AB politikas (Afrika dan kaynak akmal ama göçmen akmamal ) böylece, Afrikal ve Arap göçmenlere karfl rkç -faflist politikalar yla bilinen Sarkozy nin a z ndan bu caniyi (daha dün silah satt klar ve misafir ettikleri Kaddafi yi) indirmeye dönüfltü. Emperyalizmin hala ciddi tahlilini yapabilen kaynaklarca, Libya savafl - n n asl nda Almanya n n Rusya ile daha s k ba lant kurmas n ve Do u Avrupa da yay lmas n tescillemek, buna karfl l k AB nin daha küçük orta- di er k demli emperyalist Fransa n n Kuzey Afrika da elini serbest b rakmay, böylece giderek güçlenen Çin rekabetine karfl AB nin Afrika ya daha kolay aç lmas n da amaçlad, Almanya n n Akdeniz i Frans zlara b rakt belirtilmektedir. Muhalif Libya Ulusal Konseyi nin önemli üyelerinin Kaddafi nin o lu Seyfülislam n eski arkadafllar olmas, bu konseyin petrolden sorumlu kiflilerinin de daha önce uluslararas petrol flirketleriyle koordine olarak ülke petrollerini sömürten Libya Ulusal Petrol fiirketi nin görevlileri olmas da Libya isyan n n M s r ve Tunus takinden fark n göstermektedir. Bu savafl bir paylafl m savafl d r. Türkiye, müdahaleye, önce birinci a zdan (Baflbakan n a z ndan) sözümona karfl ç kt. NA- TO nun orada ne ifli var? diye at p tuttuktan sonra emperyalist blo a destek verdi. Erdo an da AB liderlerinin ard ndan, Cidde de Kaddafi yi koltu u terk etmeye davet etti. Libya gözyafl dökerken biz duramay z sözü, emperyalist patronlar n Kaddafi ye muht ralar n n sosa bulanm fl tekrar yd. Libya da yat r m olan her ülke sermayesinin birbiriyle didiflerek, NATO ile veya NATO d fl nda bir Libya daki Kaddafi karfl t halk hareketinin ilk günlerinden bir manzara: Yabanc müdahalesine hay r, Libya halk kendi iflini kendisi görebilir! fleyler kapmaya çal flt bir zamanda, NATO üyesi Türk sermayesinin, paras Libya da kan a larken seyirci kalmas elbette beklenemezdi! Baflbakan, hiçbir ülke üzerinde gizli hesaplar m z olamaz dedi. Do ruydu çünkü sermayenin hesaplar gayet aç kt : ENKA, Tav, Tefken, gibi büyük inflaat firmalar n n iflleri milyar dolarlar buluyordu. Türk-Libya fl Konseyi baflkan Ersin Takla, iptali beklenen projelerin 9 milyar dolar buldu unu söylüyordu. Son befl y lda 120 nin üzerinde Türk flirketi Libya da çal flmaya bafllam fl, kimilerine göre 15 milyar dolarl k proje üstlenilmiflti. Türk Müteahhitler Birli i nden (TMB) Erdal Eren, bat l firmalar n ifl üstlenmedi i yerlere kendilerinin gönderildi ini çünkü güçsüz olduklar n, kay plar n Rusya pazar yla telafi edeceklerini söylüyordu. ABD elçisi Ricciardone de daha önce Afganistan da da ifl alan Türk müteahhitlerinin May s ay bafl ndaki gecesine kat larak onlar n bu hizmetlerini övmekte kusur etmedi ve teselli (!) etmeye çal flt Türk iflçisi de Libya da (ço u elbette güvencesiz, sigortas z olarak) çal flt r l yordu. Onlar ise elbette ifl kazalar ndan ve isyanlardan canlar n kurtard klar na flükredeceklerdi. Baflbakan n, NATO, Libya n n Libyal lara ait oldu unu tespit için oraya gitmeli. Yoksa yer alt kaynaklar, zenginliklerin da t m için de il! demesi, alkol ba ml s n n Vallahi bir daha bu z kk m içmeyece im deyip içmeye haz rl k yapmas na benziyordu. Erdo an da, Libya kadehini zehir z kk m olsa bile sermaye aflk na içmeye raz yd ama u raflmas gerekecekti. Tribünden seyirci olmayaca z ( ) Türkiye asla ve asla Libya halk na silah do rultan taraf olmayacak gibi sözlerle, nihayetinde ise onlarca milyar dolarl k insani gerekçelerle, daha tezkere mecliste görüflülmeden Akdeniz de bulunan iki f rkateyn Libya aç klar na ulaflt. 24 Mart ta kabul edilen tezkere ile toplamda Türkiye nin asla silah do rultmak için yap lmam fl (!) 4 f rkateyni, bir denizalt s ve bir destek gemisiyle emperyalist koalisyonun hat r say l r hizmetkârlar ndan biri olaca ortaya ç kt. Ayr ca NATO üstlerinde di er ülkelerle birlikte Türk savafl uçaklar n n da konufllanaca bildirildi. Yine insani gerekçelerle zmir deki NATO üssünün kullan lmas gündeme geldi. Bu savafl merkezinin kapat lmas na, daha önce Lizbon daki NATO zirvesi s ras nda yine bizzat Türk hükümetinin karfl ç kt tekrar hat rland. Di er sermaye partileri, sosyal demokrat yeni CHP ve MHP, AKP hükümetine destek verdiler. Bütün bunlar bir hafta içinde oldu. 27 Nisan tarihli gazetelerde Egemen Ba fl Baflbakan NATO nun Libya da ne ifli var demese BM karar olmadan NATO girecekti ( ) kendileri yine öne atlayacakt ve Biz NA- TO yuz diyeceklerdi dedi. Bu asl nda Türkiye nin derdinin Libya pastas ndaki pay n bir nebze olsun korumak için manevra yapmak ve zaman kazanmak oldu unun itiraf yd. 6 Nisan da Meclis, ayaklanma, savafl ve iç kar fl kl k gibi durumlarda zarar gören yat r mc lar n uluslararas güvenceye kavuflmas n sa layan Türkiye ve Libya aras ndaki bir anlaflmay yine jet h z yla onaylad. Türkiye nin bu politikas tesadüf de ildi. TMB eski Baflkan Erdal Eren, görevini Emin Sazak a devretmeden önce yapt aç klamalarda Libya l lar n Türkiye aleyhine gösterilerinden Fransa y sorumlu tuttu. Hükümetin krizin bafl nda izledi i tutum, beklentilerimizi karfl lamak içindi. Kaddafi orada bizim patronumuz konumunda. 102 firmam z n 17 milyar dolarl k ifli var. Son 3 4 y lda, y lda 5 milyar dolarl k ifl almaya bafllam fl z. O gün itibar yla alaca m z 1,4 milyar dolara yükselmifl. 814 milyon dolarl k makine park m z orada. fiantiyelerimizin bedeli milyon dolar. Bankalardan ald m z teminat mektubu miktar 1,5 milyar dolar. Dedi. Eren, bu nedenlerle Libya ya müdahalenin Türkiye nin ç karlar na müdahale oldu unu savundu ve NATO nun komutay devralmas n n umutlar n art rd n belirtti! Girecekse BM karar yla NATO girsin demek, hani bana? demenin baflka flekliydi. Marx kapitalist için kiflileflmifl sermaye diyordu. Hükümet üyeleri de kiflileflmifl, a z, b y k ve dile kavuflmufl burjuva ç karlar yd. flte Erdo an n sözde Arap dostu insani yard m demagojisinin ard nda yatan s n fsal gerçek buydu. Necati Özgüç 4. sayfadaki Gerici Rejimlere Karfl Her Türlü " taatsizlik" Meflrudur yaz s n n devam mad n asl nda bay Altan Tan da çok iyi bilmektedir. Yaln zca stanbul'da sokakta yaflayanlar n say s n n 7 bin ila 10 bin kifli aras nda oldu u tahmin edilmektedir ki. Türkiye genelinde büyük bölümü stanbul ve di er geliflmifl metropollerde olmak üzere 40 binden fazla çocuk sokakta çal flt r lmaktad r. En geliflmifl kapitalist ülkelerde bu say lar hiç de farkl de ildir - örne in Fransa'da sokakta yaflayanlar n say s n n 100 bin kifli oldu u, 1 milyona yak n insan n da sürekli ikamet edece i bir konuta sahip olmad saptanm flt r. Bay Tan' n be enmedi i eski sosyalist ülkelerde ise iflsiz, evsiz, aç insan say s fiilen s f rd. Günümüzde kapitalist "özgürlü e" kavuflan bu ülkelerde nas l bir sefalet ve toplumsal çöküfl yafland n ise çocuklar bile biliyor. Bu tür aç klamalar ndan da anlafl ld gibi Altan Tan' n BDP'nin önderlik etti i blok taraf ndan aday gösterilmesi onun liberallerin Kürt hareketine s kça getirdikleri "Stalinistlik", "eski Marksist so uk savafl ideolojisinden kopamam fll k", vb. elefltirileri terketmesini ve yeri geldi inde tekrar etmemesini gerektirmemektedir. fiu da var ki, Kürt hareketi ne yaparsa yaps n bu konuda liberalleri ikna etmesi mümkün görünmüyor. Bu hareket taban nda, gittikçe palazlanan "entegre Kürt burjuvazisine" de il de büyük ölçüde yoksul emekçi milyonlara dayand ölçüde, harekette Marksizmin kal nt lar gibi görünen en ufak bir belirti bile liberallerin kulaklar nda "eski so uk savafl günlerinin" dehfletli bir ça r fl m gibi yank lanmaktad r. ki dilli yaflam, demokratik özerlik, okul boykotlar vb. örneklerinin her birinde Kürt hareketi liberal cenahtan daima ayn elefltiriyle karfl laflm flt r. BDP'nin bölgedeki kitlesel eylemlerini herkesi tatmin edecek sihirli bir formül gibi görülen bir "sivil itaatsizlik" çerçevesiyle s n rlayaca n aç klamas bile liberalleri ikna etmeye yetmemifltir. Liberal profesörler diyor ki: "elbette görece bar flç l eylemleri benimseyece- inizi aç klaman z iyidir, elbette bunlar terör yöntemlerini desteklemekten çok daha iyidir ama yapt n z eylemler, kitaptaki ve Gandi'nin uygulad "sivil itaatsizlik" çerçevesine kesinlikle uymuyor. Sivil itaatsizlik, varolan yasalar ve devlet iktidar n reddetmeyi de il onlar asla çi nemeden, onlara körü körüne itaat ederek ve kendini s k s k ya yüzde yüz bar flç, yüzde yüz edilgen yöntemlerle s n rlayarak mücadele etmek demektir", vb. vb... Onlar ezilen ve sömürülen kitleler için yaln zca böyle bir "mücadele yöntemi"ni meflru ve kabul edilebilir olarak gördüklerini, asl nda sivil hükümetlere yalvarma, onlar n vicdanlar na seslenme yolu d fl ndaki tüm yollar gayri-meflru ve y k c bulduklar n gizlemiyorlar. Gerçi liberaller lafta T.C. devletinin öteden beri halk y nlar na karfl bask c bir karaktere sahip oldu unu kabul ediyorlar. Ama tam da bunu kabul ettikleri için ezilen ve sömürülen y nlar n kendi kafalar ndaki alabildi ine daralt lm fl s n rlar n ötesine geçen her ç k fl na karfl konumlar, eflinden sürekli ve her bahaneyle fliddet gören bir kad na karfl "k z m neden çorban n tuzunu fazla koydun" veya "neden seni daha az dövmesi için öteki yana n dönmedin" diyerek sözümona ona yard mc olmaya çal flan kay nvalidenin ya da mahalle imam n n konumunu and rmaktad r. Seçimler arifesinde YSK oyunundan sonra yaflananlar n da kan tlad gibi bu tür rejimlerin anlad tek dil "hak verilmez al n r" ve "kitlelerin zoru oyunu bozar" dilidir. Kürt sorunu uzman liberal flair-sosyolo- umuz baflka bir yerde flöyle diyor: "Ortado u'da insanlar twitter'la, facebook'la devrim yap yor, domino etkisinden söz ediliyor. Bu koflullarda silah hala geçerli olabilir mi?" Gerçekte hayal aleminde, twitter'da veya facebook'ta yaflamayan insanlar n Tunus'ta, M - s r'da, Yemen'de, Bahreyn'de ve di er güncel örneklerde gördü ü tek fley gerici rejimlerin varl klar n tehdit alt nda gördüklerinde silahs z kitlelere karfl en ac - mas z flekilde silah kullanmaktan asla çekinmedi i ve kitlelerin hareketi ne kadar genifl olursa olsun kendisini salt bar flç denilen yöntemlerle s n rlad sürece en fazla bir gerici hükümetin y k l p yerine yenisinin kurulabildi ini ama asla rejimin kendisinin y k lamad n kan tlamaktad r. Liberal kocakar lar neyi vaaz ederse etsin, bir avuç seçkin az nl n bütün ezilen ve sömürülen kitlenin zarar na zenginleflmesini ve refah n garanti alt na alan gerici rejimlere karfl bar flç ya da bar flç olmayan her türlü "itaatsizlik" ve itaatsizli in ötesinde bu rejimleri lay k olduklar tarihin çöplü üne atmak için bütün milliyetlerden proletaryan n örgütlü önderli inde her türlü devrimci kitle mücadeleleri sonuna kadar meflrudur ve yak c bir ihtiyaçt r. Yusuf Çelik Savafllar n kaç n lmazl n ortadan kald rmak için, emperyalizmi ortadan kald rmak gerekir. (Stalin) 9

10 Dünyadan Libya ile ilgili çok say da Amerikan diplomatik belgesi mevcut. Bunlarda yer alan Kaddafi rejimi hakk ndaki baz bilgiler, bugünkü Libya Savafl n ve bu savafla çeflitli ülkelerin verdi i tepkileri anlamak için önemlidir tarihli belgelere göre, Libya da ABD ve yabanc yat r mlar (o ul Seyfülislam Kaddafi nin bafl nda oldu u) Kaddafi Kalk nma Fonu yla görüflmeler arac l yla gerçeklefltirilebiliyor. Resmi kanallar ihale ba lamak için pek ifle yaramayabiliyor! Aç kça söylenmese de belgelerden anlafl ld kadar yla Ulusal Petrol fiirketi gibi önemli kurumlar, rüflvet da t m n n tasdik makam görevini görüyor. Yine de Amerikan flirketleri Libya da liman ihalesi için o zamanki D fliflleri bakan Rice n ziyaretine muhtaç. Libya, petrolün yan s ra 100 milyarlarca dolarl k altyap ve inflaat ihalelerinin oldu u bir pazar. ABD, Alman, Rus, Frans z, talyan firmalar ve Çinliler birbiriyle rekabet halinde. Türk Müteahhitler Birli i mensubu firmalar n da önemli inflaat-alt yap yat r mlar var. TPAO destekli Türk firmalar petrol ç karmada teknik yard m sunuyor tarihli belgeye göre Kaddafi ye yak n ifl adamlar n n Kaddafi nin o ullar n n özel birlikleri için (çünkü Libya da M s r ve Türkiye nin aksine resmi ordudan daha güçlü özel birlikler hakim) ngiltere den silah al m na arac l k etmeleri söz konusu. Elbette bu destek karfl l ks z de ildir. 2 Mart 2008 de Kaddafi nin yeniden yap lanma ve radikal özellefltirme politikalar n savunan konuflmas ABD lilerce be enilmektedir. Kaddafi, burada aç kça Devlet hiçbir fleye sahip olmamal demektedir. Petrol gelirine ba- ml ülkede, Kaddafi, 2008 Eylül ünde, petrol gelirini do rudan halka da tmay, devleti yeniden yap land rmay vaat etmektedir, yapt konuflmalarda durmadan memurlar yozlaflmayla suçlamaktad r. Amerikal diplomatlar, bir bakan n (El savi), her Politik-Ekonomi 31 Mart 2011 tarihinde Türkiye statistik Kurumu nun (TÜ K) aç klad verilere göre gayrisafi yurtiçi has la (GSYH) 1 trilyon 105 milyar 101 milyon liray (735 milyar 828 milyon dolar ) bulmufltu. Bu, Türkiye ekonomisinde yüzde 9.2 oran nda bir büyüme anlam na geliyordu ve böylesi bir büyüme 2004 ten beri yakalanmam flt y l nda kiflibafl gayr safi millî has la ise 10 bin 79 dolara ulaflm flt. Sanayi üretim verileri önemli bir yükselifli ifade ediyordu: Sanayi Üretim Endeksi, fiubat ay nda bir önceki y l n ayn ay na göre yüzde 18,1 oran nda artm flt. Rakamlar aç kland ktan sonra Baflbakan Erdo- an partisinin grup toplant s nda bir konuflma yapt. Bu tabloyu gurur ve umut verici buluyordu. Sanki iflçi-patron yan yana üretim yap p al nteri döküyor, sonra bu ürünü kardeflçe paylafl yormufl gibi iflçisinden sanayicisine, ihracatç s ndan çiftçisine, memurundan esnaf na kadar bu büyümede al nteri bulunan tüm vatandafllar tebrik etti. Asl nda daha bu rakamlar aç klanmadan önce hem Erdo an hem K l çdaro lu seçimler öncesi kendilerini patronlara be endirmek için vaat yar fl - na ç km fllard bile. 24 Mart ta Erdo an Türkiye hracatlar Meclisi ndeydi. Burada yapt konuflmada millî geliri art rmay taahhüt ediyordu: 230 milyar dolardan ald m z millî gelir, 6 y lda yine üç kat n üzerinde bir art flla 730 milyar dolara ulaflt. 6 y lda 3 kat n üzerinde artan millî gelir, 12 y lda pekala 3 kat artabilir ve 2 trilyon dolara ulaflabilir Aç k art rman n di er taraf K l çdaro lu, Ekonomi Gazetecileri Derne i (EGD) üyeleriyle yedi i yemekte partisince haz rlanan ekonomi raporunun reklam n yapt : GSYH y 2023 te 2,6 trilyon dolara, kifli bafl na geliri 31 bin 500 dolara ç karmay hedefliyoruz. Libya da Emperyalist Rekabet alanda özellefltirmenin önemine de inmesine karfl n bunun s radan Libya l larda yaratt korkuyu not etmektedirler. Onlara göre, Libya l seçkinler, Dubai gibi petrol zengini körfez ülkelerinden ifl ö renmeye çal flmaktad r. Libya l bir baflka yetkili ise Amerikal lara kamu sektöründeki çal flan say s - n 1 milyondan e indirmeyi planlad klar n belirtmektedir. Libya Ticaret ve Yat r m bakan Sarkaz a göre, hedefleri Avrupa ve Afrika aras nda köprü olmakt r! Kitlelerin iktidar Cemahiriye yerine Kaddafi, art k Amerikal generallere korsanl a ve terörizme karfl birlikte çal flmalar gerekti ini söyleyen, askeri iflbirli i anlaflmalar imzalayan bir üçüncü dünyac d r bahar nda Libya özel sektörü ve Kaddafi, 1969 dan önceki (yani devrimden önceki) fleylerin do al düzenine dönülmesini savunuyor. Özellefltirme istenmekle birlikte Trablus ticaret odas n n üyeleri ve baflka baz seçkinler ise bunda acele edilmesini istemiyorlar. Bu de iflimin nedeni ise ABD lilere göre Sovyetlerin da t lmas ve 1990 lar sonras süreç. Çin in ABD ile rekabeti ise önem tafl yor: Kaddafi, Çinlilerin Amerikal lara göre daha kal c olduklar n, çünkü iç ifllerine kar flmad klar n, Amerikal lar n yüzlerine karfl söylemektedir. Gerçekten Çin, milyarlarca dolarl k demiryolu ihalesi al yor. talya ile Libya n n ithalat-ihracat hacmi ise 14 milyar euroya ulafl yor. Kaddafi talya n n Akdeniz deki orta. 30 A ustos 2008 de talya ve Libya 20 y lda tamamlanacak 5 milyar dolarl k bir altyap yat r m anlaflmas imzal yor. talyanlardan kurtulufl günü talya ile dostluk günü yap l veriyor. 22 Ocak 2009 tarihli bir baflka belgeye göre ise, uluslararas finans krizi, petrol fiyatlar n n düflmesine, Libya n n halka gelir da tma politikas n ve özellefltirmeleri ertelemesine neden olmufltur. Libya n n e itim ve sa l k sisteminin son k r nt lar n n Büyüyen Türkiye Manzaralar temizlenmesi de yoksul Libyal lar korkutmaktad r. 30 Ocak 2009 tarihli belgeye göre, Kaddafi, h zla düflen petrol fiyatlar n gerekçe göstererek petrol üretimini millilefltirebileceklerini (hem de Amerikal - lara) aç kl yor. Bunun üzerine Libya hükümetinin has adamlar ise asl nda böyle bir niyetleri olmad - n Avrupal lara ve Amerikal lara anlat yorlar. Millilefltirme hayaleti daha çok taktik bir ad m olarak kullan l yor: Amaç, uluslararas petrol flirketleriyle yap lan pazarl klarda kendine avantaj sa lamak, petrol fiyat n yükseltmek, yükseltilmifl fiyatlarla altyap projelerini finanse etmektir. Libya Ulusal Petrol fiirketi de hâlihaz rdaki kontratlar nda petrol (geliri) pay n art rmak ve masraflar daha çok yabanc lara yüklemek istiyor. Kaddafi nin, herkesin görebilece i flekilde Bat l lara sald rmas n n amac, manevra için kendisine alan b rakmakt r. Kaddafi, ba ms z Filistin i de istemiyor. Örnek Gazze olaylar d r. Bu olaylarla ilgili Amerikal lar n gözlemi flöyledir: Cemahiriye Haber Ajans, Arap ülkelerini gönüllü savaflç lara s n r kap lar n açmaya davet ediyor ama kendi insanlar n gönüllü olmaya ça rm yor, söyledi inden daha az yard m yap yor! Amerikal lar, aynen M s r gibi Libya n n da Filistin konusunda görünüflü kurtarmaya çal flt n düflünüyorlar. Libya devleti, Berberilere ve baflka ulusal gruplara karfl bask uygulayan, arada bir halka sahte anti-emperyalist söylemler eflli inde sus pay veren, sonradan görmelerden oluflan bir avanta çark görüntüsü arz ediyor. Bu çark n içinde ç karlar birbiriyle çat flan veya iç içe geçen ifl adamlar var. Krallar kral olarak tan t lan ve Afrika Birli i nde talya taraf ndan desteklenen Kaddafi ve ailesi, sadece bu çark n görünen k sm ndaki arac figürler olarak bir eliti temsil ediyor. Sadece yüksek yüzdeyle ifl görüyor. Vedat Özgür K l çdaro lu birkaç gün sonra Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i ni ziyaret edecek ve yüzde 9.5 lik büyüme için sektörün hayal edemedi i ölçüde teflvik politikas uygulayacaklar n söyleyecekti. Gayrisafi millî has la verilerinin aç klanmas n n ard ndan piyasalar tam moral ve güven kazanm flt ki, TÜ K in birkaç gün sonra verdi i cari aç k (ülkeye giren dövizle ülkeden ç kan döviz aras ndaki fark) rakamlar madalyonun di er yüzünü unutanlara hat rlatt. Buna göre, ihracat bu y l n fiubat ay nda bir önceki y l n ayn ay na göre yüzde 22,2 oran nda artarak 10 milyar 109 milyon dolar bulmufltu bulmas na ama ithalat da al p bafl n gitmifl, yüzde 48,7 artarak 17 milyar 516 milyon dolara dayanm flt. Gayrisafi yurtiçi has la, 2009 a göre milyar dolar artsa da, cari aç k da 48.6 milyar dolara ulaflm flt. Yani 2010 da millî gelir 100 birim art yorsa bu art fl n 41 birimi ithalat aç ndan do uyordu. Daha uzun bir zaman dilimini ele al rsak: GSYH, döneminde yüzde art flla milyar dolardan milyar dolara ç km flt ama ayn dönemde cari aç k 77 kat artm flt. Peki bu aç k nereden do uyordu? Bu kadar ithalat kim yap yordu? thalat rakamlar na bakt m zda ithalat n yüzde yetmiflinin ara mallar denilen üretim araçlar ve hammaddelerden olufltu unu görüyoruz. TÜ K in aç klad fiubat ay rakamlar ndan örnek verirsek: mineral yak tlar ve ya lar (3 milyar 741 milyon dolar), kazanlar, makine ve cihazlar, aletler ve bunlar n aksam parçalar (1 milyar 716 milyon dolar), demir ve çelik (1 milyar 590 milyon dolar), motorlu kara tafl tlar (1 milyar 266 milyon dolar), elektrik makine ve cihazlar, bunlar n aksam parçalar (1 milyar 239 milyon dolar). K sacas, ihracat kahraman burjuvalar m z, üretim yapabilmek dolay s yla ihracat yapabilmek için üretim araçlar n n, hammaddenin ve enerjinin önemli bir k sm n ithal etmektedirler. Ortaya ç kan muazzam cari aç k ise k sa vadeli borçla ( s cak parayla ) finanse edilmektedir. Y llard r uygulad yüksek faiz, düflük kur politikas yla bu sürece destek veren Merkez Bankas bu ürkütücü gidiflat durduramasa da, yavafllatmak istedi. Zorunlu karfl l k oranlar n (bankalar n Merkez Bankas nda tutmak zorunda olduklar para miktar n ) art rd. Böylece bankalar n kredi vermesi zorlaflacak, ekonomi so uyacak ve cari aç n art fl yavafllayacakt. Bankalar n bu karara verdi i sert tepkiye karfl - l k veren Baflbakan Yard mc s Ali Babacan n yan - t s n f disiplinine uymak istemeyen tek tek kapitalistler üzerinde burjuva devletin bir bask s olarak yorumlanabilir: Hiçkimse ayn gemide olup da bu geminin selameti beni ilgilendirmez, ben geminin üzerindeki al flveriflimle nas l para kazan r m, gemi batm fl ç km fl, alt nda delik varm fl, bu beni ilgilendirmez diyemez. flte son iki ay n büyüyen Türkiye manzaralar... Sanayiciler, bankac lar, uluslararas tekeller millî gelirden (siz iflçi s n f n n üretti i art -de er diye okuyun) daha fazla pay kapmak için birbirleriyle k - yas ya kavga ederken, yüksek enerji, hammadde ve ara mal maliyetlerine ra men yurt d fl ndaki rakipleriyle rekabet etmelerini sa layacak tek güç olan iflçi s n f na yönelik sald r lar n art rmaktan çekinmeyeceklerdir. Mehmet nce 10 Kapitalizmdeki özgürlük köle sahipleri için özgürlüktür (Lenin)

11 Politik-Ekonomi D fl Borçlar Ve ç Borçlar Birbirini Nas l Tamamlar (Ve Her kisi flçinin S rt na Nas l Bindirilir) Hazine Müsteflarl Nisan ay nda Türkiye nin 2010 y l itibar yla d fl borcunu aç klad : milyar dolar. Bunun yüzde 65 i, yani milyar dolar özel sektöre, yüzde 30 u yani 89 milyar dolar devlete ait. Borcun geri kalan belediyeler ve di er yerel idare birimlerinin s rt nda. D fl borç 2001 y l nda 89 milyar, 2005 y l nda 169 milyar 872 milyon dolard. Son aç klanan rakamlardan anlafl ld kadar yla d fl borç 5 y lda yüzde 70,9, son 10 y lda %325 artm fl. D fl borcun art fl büyük oranda özel sektörden kaynaklan yor sonunda özel sektörün 84 milyar 35 milyon dolar borç tutar 2010 y l sonunda 189 milyar 601 milyon dolara ulaflt. Yapt ihracat n yüzde yetmifli ithalat kalemlerine dayanan burjuvalar m z n d fl borcu befl y lda yüzde 125 oran nda artm fl. Sanayi verileri Türkiye de ekonominin afl r üretim krizinden ç kt n gösteriyor. fiubat 2009 da dibe vuran sanayi üretimi, o tarihten beri belli aylardaki düflüfllere ra men art fl e ilimi gösteriyor. Bu art fl, üretim araçlar, hammadde ve enerjide d fla ba ml burjuvazinin daha fazla ithalat yapaca n, bu ithalat masraf n karfl layabilmek için daha fazla borç alaca n göstermektedir. Benzer bir süreç, sanayi üretiminin yüzde 8.7 oran nda küçüldü ü 2001 afl r üretim krizinden sonra üretimin sürekli artt bolluk y llar nda da görülmüfl, d fl borç birkaç y lda iki kat na ç km flt. Sanayi üretiminin yeniden yükselifle geçece i bu dönemde borçlar n böylesine artmas nas l bir toplumsal etki yapacakt r? Al nan bu borçlar geri ödeyebilmek ya da en az ndan borç almaya devam edebilmek için patronlar içerideki üretim maliyetlerini mümkün oldu unca k smak (buna özelikle son ç kan yasalarda iflçi s n f na ve emekçi kitlelere sald r lar biçiminde flahit oluyoruz) ve ürettikleri mallar satmak zorunda. Ama genifl kitlelerin al m gücü üretim art fl n karfl layamayacak oranda düflük. Patronlar üretim maliyetlerindeki art fl sat fl fiyatlar na yans tmaya henüz cesaret edemiyorlar. (Y ll k Tüketici Fiyatlar Endeksi (TÜFE) yüzde 4.9 a inerken y ll k ÜFE Üretici Fiyatlar Endeksi (ÜFE) yüzde 10.8 i buldu.) Bu yüzden, tüketici kredilerinde ve kredi kullan m nda bir art fl öngörebiliriz. Bir bankan n aç klad veriye göre daha flimdiden Türkiye de 22 milyon kifli kredi kart sahibi. Bankalar bu dönemde bu say y art rman n yollar n ar yorlar. Bir bankan n genel müdürü, yak n zamanda yapt aç klamada amaçlar n n 2023 te cebinden kimsenin nakit ç karmad bir ülke olmak, darphaneleri müze yapmak oldu unu söyledi. Bu aç klaman n, kredi kart borçlar n n 44 milyar 244 milyon liray buldu u bir dönemde yap l yor olmas dikkat çekici. TÜ K verilerine göre 2002 sonunda 2,3 milyar lira olan tüketici kredileri bu y l fiubat ay itibariyle 129 milyar liraya ulaflt. Demek ki, Türkiye ekonomisi büyüme dönemlerinde hem üretimi, hem de tüketimi sürdürmek için borçlan yor. Türkiye de üretim ne kadar artarsa, borçlanma da o oranda art yor. Kriz dönemleri ise bu süreç sadece yavafll yor. Türkiye burjuvazisi zenginleflirken üretim sürecinde iflçi s n f n sömürerek elde etti i art - de erin önemli bir k sm n yabanc bankalara faiz biçiminde teslim ediyor. Sermaye çevrimini tamamlamak, üretilen meta sermayeyi para sermayeye çevirmek için genifl kitleleri borçland r yor. Genifl kitlelerin borçlanmas, bu kitlenin zaruri geçim araçlar n alma gücü azald kça art yor. Mehmet nce Emperyalizm ABD den Türkiye ye istihbarat deste i: Anlamayana Ricciardone Az Sermayenin piyasaya sürdü ü demagoglar, sözümona Türkiye yi bölmek isteyen, PKK ye destek ç kan ABD den her daim bahsederler. Burjuvazinin bu ikiyüzlü palavrac lar seçim meydanlar nda herhalde o kadar ileri gitmifl olacaklar ki patronlar ndan azar iflitmeleri gerekti. Geçti imiz günlerde ABD elçisi F. J. Ricciardone, bas na yapt aç klamada ABD ye yöneltilen Türkiye ye karfl terörü destekliyor suçlamalar na k zarak flöyle dedi: Detaylar n vermem söz konusu olamaz ama en önemli iflbirli- i alan m z istihbaratt r. ABD afl r derecede de erli ve bir o kadar da pahal özel yeteneklere sahiptir. Bunlar ( ) Türk kuvvetlerinin hizmetine sunduk. Sundu umuz bu yetenekler sadece dolarla ölçülemez, de eri kaç Türk insan n n (siz bunu sermayenin ve burjuva çetelerinin diye okuyun) hayat n n kurtar ld yla ölçülebilir. Elbette bir maddi de eri de var, bedeli günde bir milyon dolar n üzerindedir, y ll k maliyeti 400 milyon dolara yak nd r ve bu uygulama birkaç y ld r sürüyor, buna hiç bir fley denemez. Böylece Kürt ulusal hareketine karfl, iflçi hareketine ve devrimci harekete karfl Türk sermayesine, devlet adamalar na, polis ve ordusuna daima ak l hocal yapt klar n saklamam fl oldu. Türk egemen s n flar n n ve politikac lar n n ihanet ve terör demagojilerinin hangi gerçe i saklamaya yarad, uluslararas sermaye ile ba lar n n ne denli kuvvetli oldu u, M T ve di er Türk istihbarat birimlerinin patronunun kim oldu u, bir kere daha ortaya ç km fl oldu. ABD elçisi bilinen bir gerçe i söyledi: Sizden deste imizi çekersek, ayakta kalamazs - n z. Ricciardone Türk istihbarat n n flecaatini (yi- itli ini) iflte böyle arz etti. Arif Yaman S n f Ve Politika Çelebi Süleyman n Utanc Çelebi Süleymanlar n, Uslu Salimlerin kendilerini iflçi kolu baflkan zannettikleri burjuva partilerinden adayl klar n aç lamalar na kimse (s n f bilinçli kimse) flafl rmad. CHP adaylar n n bas na aç kland toplant dan ilginç bir sahne: Ergenekon san klar ndan Mustafa Balbay n ismi aç klan yor ve bir alk fl tufan kopuyor. Heyecanla alk fllayanlar n en önünde tan d k bir sima göze çarp yor: Bu bizim Çelebi Süleyman d r. Peki Mustafa Balbay kimdir? Di er Mustafa n n (Türk Metal Sendikas ruhani lideri Mustafa Özbek in) Balbayc m d r. Özbek in iflçilerin paras yla finanse etti i çok say da fantezisinden biri olan Avrasya TV de ikisinin yapt klar programda s kça ifadesini bulan yak n dostluk ve sevgi, sadece rkdafll ktan (her ne kadar Özbek buna çok önem verse de) kaynaklanm yor olsa gerekti. Gangster ve kafatasç sendikac l n ülkemizdeki bafl temsilcisi, ayr ca Ayd nl k savaflç s, iflçi ve emekçi dostu Cumhuriyet gazetesinin bir çok giriflimlerinin de finansörüydü. Tehlikenin fark nda olanlar n iflçilere lay k gördü ü ayd nl k buydu. Peki Bay Çelebi, hararetle alk fllad Balbayc m n bu sevgili a abeyinin D SK hakk ndaki görüfllerini acaba hat rlar m? Hat rlam yorsa biz yard mc olal m: ( ) D SK denilen yönü ve ideolojisi belli sözde iflçi kuruluflunun çat s alt na girme bahts zl ile karfl karfl ya kalm fl iflçilerimizi de bu vatan hainleri kirli emellerinin tahakkukuna alet etmek istemektedirler. Maalesef bu konuda yak n geçmiflte baflar l da olmufllar, aldatt klar masum iflçilerimize ekmek yedikleri iflyerlerini yak p y kt rm fllard r. (7 Temmuz 1980 de Bursa daki konuflmas ndan, Görüfllerimiz 2 s. 100, Türk Metal Sendikas yay nlar ). flçilerin mücadelesini CHP ye pazarlamakla meflgul olanlardan elbette utanma beklemiyoruz. Zira böylelerinin, iflçilerin al nterini kendi faflizan fantezilerini finanse etmek için kullanan ayd nl k savaflç lar yla ayn batakl kta buluflmalar n n, s n f gerçekli inin kaç n lmaz bir sonucu oldu unu çok iyi biliyoruz. Oportünizm: flte bafl düflman m z! (Lenin) 11

12 Okur Mektuplar Kad n Zirvesinde Sömürüye Ödül 5-7 May s 2011 tarihlerinde stanbul da gerçeklefltirilen ve 80 ülkeden devlet baflkan yard mc lar, bakanlar ve flirketlerin üst düzey kad n yöneticilerinin kat ld 21. Küresel Kad n Zirvesi düzenlendi. Zirvenin Türkiye de fl Yapma konulu oturumunda TÜS AD Baflkan Ümit Boyner Türkiye nin krizi f rsata dönüfltüren nadir ülkelerden biri oldu- una vurgu yapt. Maliye Bakan Mehmet fiimflek ise Türkiye de 6 günde flirket kurulabildi ini, Hindistan da bu sürenin 29, Çin de 38 gün oldu unu söyleyerek Zirve Baflkan Irene Natividad n Türkiye yi iyi tan tan sat fl eleman övgüsüne mazhar oldu. Zirvenin kapan fl nda Türkiye Kad n Liderlik Ödülü nü, TOBB Kad n Giriflimciler Kurulu Baflkan, HEY Grup flirketlerinin sahibi Aynur Bektafl ald. Bektafl n, kariyeri boyunca Anadolu kad nlar na ifl imkân sa layacak inisiyatifler gelifltirmek ve destek olmak için yapt giriflimler nedeniyle ödüle lay k görüldü ü belirtildi. Büyük sermaye ve devlet asl nda neyi ödüllendiriyordu? Ödüle lay k görülen Bektas biraz daha yak ndan tan yal m: Bektafl, son iki ayda stanbul Mahmutbey deki fabrikas nda 70 e yak n iflçiyi küçülmeye gidiyoruz bahanesiyle; Çank r daki fabrikas nda 450 iflçiyi, devletten ald teflvik primi bitti i için önce süresiz izne ç kar p sonra da mazeretsiz olarak ifle gelmedikleri gerekçesiyle iflten att. Bugüne dek tekstil, d fl ticaret, turizm ve biliflim sektörlerindeki flirketlerinin hiçbirine sendika sokmam fl, sendikal faaliyet yürütüldü ünü duyar duymaz iflçi k y m na gitmifltir. Üretim bölümündeki iflçilerle idari kadrodaki iflçilerin maafllar aras nda uçurum yaratarak iflçileri bölmeyi baflarm flt r. Krizi bahane ederek son üç y ld r ikramiyeleri ödemeyen, iflçilerin ald raporlu izinleri hem ödemedi i maafllardan hem de sigortadan kesen Bektafl, sermayenin gözünde elbette ödüle lay k bir lider olacakt r. Bektafl a verilen bu ödül, Boyner in krizi f rsata dönüfltüren ülke vurgusunu destekleyen ve zirveye kat lan yabanc flirketlerin a z n suland racak bir örnektir. Okuru Bir Tekstil flçisi Bir nsan Neden Bakan ya da Belediye Baflkan Olmak ster Ki? Bir flirketin d fl ticaret departman nda çal flan bir flçi Birli i okuruyum. Geçen hafta yapt m bir ifl görüflmesinde karfl taraftan bir yöneticinin söylediklerini çok ö retici buldu um için sizlerle paylaflmak istedim. Uluslararas yat r m yapan bir inflaat flirketinin üst düzey bir yöneticisiyle toplant yap yorduk. fiirket bir ülkede yat r m yapmak istiyor ama bu ülkedeki bürokratlar n al nacak ihalede birtak m kolayl klar sa lamalar karfl l nda istedikleri komisyon oran - n n yüksekli inden flikayet ediyordu. fiirketin komisyona (siz rüflvete diye okuyun) herhangi bir itiraz yoktu. Tek itirazlar bu oran n fazlal yd. Rüflvetin do all n flirket yöneticisi flöyle aç klad : Ben 25 y ld r d fl ticaretle u rafl r m. Asya n n, Afrika n n, Orta Do u nun ve hatta Latin Amerika n n pek çok ülkesiyle ifl yapt m. Bu ülkelerin üst düzey yöneticileriyle bire bir görüflmelere kat ld m. Bu ifllerin nas l yürüdü ünü çok iyi bilirim. Do al olarak, devlet bürokrasisinde y llarca t rna yla kaz ya kaz - ya yükselmifl bir kifli bir ihale aç laca, bir yasa ç kar laca ya da ifllerin h zland r laca zamanlarda kendine düflen pay alma hakk na sahiptir. Bu onun hakk d r. Zaten, bir insan neden bir Bakan ya da bir Belediye Baflkan olmak ister ki? Hizmet aflk yla yand için de il herhalde. Ald klar resmi maafl, bürokrat n ulaflmak istedi i mevkiye gelene kadar, kendisiyle ayn konuma gelmek isteyen nice rakibini alt etmek için kurdu u kumpaslar n masraf n n onda birini bile karfl lamaz. As l hedefleri ifl bafl na geldikten sonra alacaklar rüflvettir. Bu rüflveti alman n da vermenin de binbir ayr nt s ve yaz l olmayan kural vard r. Devlet bürokrasisinde mevki yükseldikçe bu rüflveti vermenin yöntemleri de karmafl klafl r, hatta art k bu ifli halletmekle görevli, bu incelikleri bilen kifli ve flirketler devreye girer. Bu iflin kurallar vard r. Fütursuzca ve aç ktan aç a rüflvet isteyemezsiniz. Bu yüzden ben böylesine usulsüzce ve edepsizce istenen fahifl rüflveti bu flekilde vermeyi kabul etmiyorum! Belli ki bunlar yeni, iflin inceliklerini ö renirler. Bu konuyu iflçi arkadafllarla özellikle paylaflmak istedim. Devlet büyüklerimiz denilen adamlar n mesailerini kimlerle harcad n, kimlerle görüfltü ünü, kimlere çal flt n iyi düflünmelerini öneriyorum. Ankara dan bin okuru Emile Zola EMEK Bir flçinin Roman De erlendirmesi Emile Zola n n Emek adl eseri (Engin Yay nc - l k, Bas m Y l : 1994) insanlar n en detay davran fllar n ve eserde geçen insanlar n maddi yaflam koflullar n güzel bir betimleme ile anlat yor. Özellikle iflçi s n f ve burjuvazinin yaflam tarzlar güzel anlat lm fl. Bir fabrika kurucusu Jeremo Qurigmo nun muzaffer bir önder olarak tan t lmas ve bu önderin çok mütevaz bir yaflam sürmesi söz konusu. Yazar - m z ona içinde on ailenin yaflayaca küçük bir flato yapt rm fl. Do rudur, bir burjuvan n sömürerek kazand muazzam paran n ufak bir k sm n kendisine harcam fl ne olmufl? Fabrika müdürü olan Devaleau nun çal flan iflçilere ev yapt rmas ve çocuklar n n okul masraflar n n karfl lamas yla yazar n büyük burjuvalara iyi bir ders vermek istedi ini seziyorum. Yazar m z iflçilerden bir hayli dramatik bahsetmifl. Gittikçe fakirleflen iki bin iflçi açl a art k dayanamaz hale geliyor, bütün esnaf bundan flikayetçi oluyor, iflçilere bask yap yorlar, gidin çal fl n art k lütfen, açl ktan öleceksiniz diyorlar. H rs zl k art - yor, küçük bir çocuk ekmek çal yor ve iyi, melek yüzlü f r n sahibi ekmek çalan çocu u ba fll yor. Bir de grev var tabii, bu da yazara göre kötü bir fley. flçiler ifle bafllad klar gibi meyhanelerde ald klar avanslar içiyorlar. Ay p be, ay p, o kadar aç yafl yoruz diyerek ücretlerin artmas için grev yapt - n z ama flimdi de içiyorsunuz der gibi yazar m z. Bu eser bir iflçi olarak beni anlatm yor, anlatamaz da. Roman n sonlar na do ru flu ö üdü vermekten de geçemiyor: asl nda patron da iflçi de iyi insanlard r, sadece birbirlerini anlayamamalar söz konusudur. Sorun her ikisinin de afl r tüketim ve lüks tutkunu olmas ndan kaynaklanmaktad r. Yazar aç ktan bunu söylemese de alaca m z ders budur. Salim Ç nar nin notu: Emile Zola iflçi s n f n n yaflam koflullar n baflar l bir biçimde anlatmas na ra men küçük burjuva bak fl aç s n aflamay p Paris Komünü ne karfl ç km flt r. Buna ra men iflçi s - n f Zola ya sahip ç km fl, eserlerine de er vermifltir. Aç a Ç kan Sadece fiifre Mi? 27 Mart 2011'de 1,7 milyon ö rencinin girdi i Yüksekö retime Geçifl S nav (YGS) cevap anahtar n n flifreleme yöntemiyle s zd r l fl n n ortaya ç kmas ard ndan onlarca ilde on binlerce lise ö rencisi sokaklara dökülüp protesto gösterileri düzenledi. ÖSYM Baflkan Ali Demir, has ralt etmeye çal flt flifre skandal na iliflkin önce tamamen as ls z ve gerçek d fl ifadesini kullan p sonra matbaan n acemili i diyerek ifli üstünden atmay denediyse de bu aç klamalardan yaln zca Cumhurbaflkan, Baflbakan ve birkaç bakan tatmin oldu. Baflbakan Erdo an isyan eden gençlere provakatör damgas vurmay, ard ndan bu gençleri meydanlarda karfl lar na befl bin, on bin genç koymakla aç kça tehdit etti. lerici gençlik örgütleri, Kesk, E itim-sen, E itim- fl sendikalar ve ö renci velileri, baflta MEB ve ÖSYM baflkanlar olmak üzere skandala kar flan tüm sorumlular n istifas ve s nav sisteminin kald r lmas gibi taleplerini meydanlarda dile getirdiler. Sistemden ümidini kesmeyen kimi sol gruplar ise çareyi s nav n iptali için imza kampanyas düzenlemekte buldu. fiifre skandal burjuva partilerinin seçim vaatlerine de malzeme oldu. Bahçeli iktidara geldi inde s nav kald raca na, K l çdaro lu da YÖK ü ve harçlar kald raca na söz verdi. Tüm bu protestolarda burjuva partilerle reformist solun ortak hedefi Akp hükümeti oldu. YGS tart flmalar sürerken Nevflehir ve Mersin de iki genç flifre skandal yüzünden bunal ma girerek intihar etti. Adana'da bir lise ö rencisi protestolar s - ras nda okulu boykot etti i için okul yönetiminin bask s yla okulu terk etmek zorunda b rak ld. Liseli Ö renci Birli i'nden alt genç s nav sisteminin karartt hayatlar protesto etmek için ÖSYM bürosu önünde açl k grevine bafllad. Devam s.13 de 12 Proletarya diktatörlü ü ancak emekçi kad nlar n aktif kat l m yla gerçeklefltirilebilir. (Clara Zetkin)

13 Okurlardan fiifresiz Ö renciler Sokaklara Ç kt Yüksek Ö retime Geçifl S nav na giren 1.7 milyon ö renci flifre skandal ile sars ld. S nava giren flifresiz ö renciler hükümete ve ÖSYM Baflkan Ali Demir e tepkilerini geciktirmedi ve üst üste protesto eylemleri, okul ve dershane boykotlar örgütlediler. Sosyal paylafl m sitesi Facebook ta örgütlenen lise ve dershane ö rencileri binler olarak sokaklara döküldü ve emeklerine, al n terlerine sahip ç kt lar. Ö rencilerin tepkisinin gün geçtikçe büyüdü ünü ve art k hukuki yollarla haklar n aramaya çal flt n gören sorumlular; s nav n hemen ertesinde flifrelerin sözünü ettirmezken, tepkilerin alt nda ezilmeye bafllay nca flifre düzenbazl n türlü k vrakl klarla hata olarak nitelendirmeye çal flt lar. Ali Demir kitapç klarda tesadüfen(!) flifre oldu u, bu tesadüfen koyulan flifreli kitapç klar n sadece bas - na verildi i gibi komik aç klamalara baflvurdu. Türkiye genelinde ö rencilerin hakl talepleri oldukça artt ve protesto eylemlerine dönüfltü. stanbulda düzenlenen eylemlerde 7 ile 10 bin aras nda de iflen kitlelerle soka a ç k ld. Bu eylemler medyada genifl yank buldu. Eylemleri organize edenler aras nda örgütsüzlü ü örgütlemeye çal flan, apolitik söylemlerde bulunan, kitleyi apolitikli e sürükleyenlerin yan nda kitleye av misali bakan, kitleden bir kepçe almaya bakan örgütler de vard. Ancak bekledikleri gibi olmad. Kitle ilk eylemlerde Kemalist fliarlarda bulunurken gün geçtikçe ve eylemlerin çizgisi keskinlefltikçe bu durum son buldu. Apolitik söylemlerde bulunanlar flifre skandal n n, s nav sistemlerinin adaletsizli inin politikadan ba- ms z düflünülemeyece ini anlad lar. Bütün bu geliflmeler yaflan rken YGS ye iki liseli arkadafl m z kurban gitti. Nevflehirde kendisini kablo ile bo an smail Paslanmaz; notunda flifrelerden b kt m. dedi. Mersin in Erdemli ilçesinde yaflayan lise son s n f ö rencisi arkadafl m z S d ka Soydan, YGS s nav ndan düflük puan ald için kendisini ast. Bu gereksiz ve adaletsiz s navlar geçmiflten günümüze kadar ölümleri beraberinde getirdi. Peki s navdaki flifrelere tesadüf k l f n geçirenlere, sorumlular n savunmas na tatmin oldum diyenlere biz liseliler olarak soruyoruz; Bu ölümler de mi tesadüftü Peki flimdi tatmin oldunuz mu? Ö renci düflman politikalar intihara sürüklerken kimilerini kodese t kt rd. Baflbakan n 14 Mart 2010 tarihinde stanbul da yapt Roman Çal fltay konuflmas s ras nda iki üniversite ö rencisi Ferhat Tüzel ve Berna Y lmaz Paras z e itim istiyoruz. Alaca z yaz l pankart aç p slogan atm flt. Gözalt na al nan iki ö renci silahl terör örgütüne üye olmak suçundan tutuklanm flt. Gözalt na al - nan ö rencilerin arkadafllar tutuklu arkadafllar n n posterlerini duvara asarak Ferhat Tüzel ve Berna Y lmaz n serbest b rak lmas için imza kampanyas da bafllatm flt. Yapt m z eylem ve bas n aç klamalar nda bu arkadafllar n serbest b rak lmas içinde ça r yapmal, Türkiye deki e itim sisteminin tam da bu kadar faflist oldu unu kamuoyuna duyurmal y z. Bu güne kadar gerçeklefltirdi imiz protestolarda taleplerimizi b kmadan, yorulmadan ve bütün engelleme giriflimlerine ra men dile getirdik. Bu talepler; türlü oyunlar dönen YGS nin iptali ve bu flifrelere türlü k l flar uyduran baflta Ali Demir ve di er bütün sorumlular n istifas ve yarg lanmas idi. Ancak bizler biliyoruz ki YGS iptal edilse de sorumlular istifa etselerde bizim derdimiz s nav sistemi nin ta kendisiyledir. Bizlerin ortak ve as l talebi s nav sisteminin ortadan kalkmas d r. Bu nedenle düzenledi imiz her protesto eyleminde, her boykotta, her bas n aç klamas nda Paras z e itim, s navs z üniversite. talebimizi dile getirdik, getirece iz. Hatalar sadece YGS ile s n rl kalmad. ALES te hatal kitapç klar adaylara verilirken, Devlet Paras z Yat l l k ve Bursluluk S nav nda 6. S n flara 9. S n f kitapç klar da t ld. ÖSYM Baflkan YGS ma durlar n n evlerine -içlerinin rahat etmesi gerekçesiylegönderdi i mektuplar, ALES ma durlar na elektronik posta fleklinde ulaflt rd. Bu durum ÖSYM Baflkan n n iflini ne denli ciddiyetsiz ve disiplinsiz yapt n bir kez daha gözler önüne serdi. Yap lan bu flifreli s navda ve di er s navlardaki haks zl k yetmiyormufl gibi bir de YGS puan hesaplamalar nda hata oldu u ortaya ç kt. Bu geliflmelerin hiçbirinin tesadüf olmad, sorumlular n iflini bafltan savma yapt ve yandafllar na bir parmak bal de il bal kovan n n ta kendisini verdi i, bizlerin gelece inden en ufak kayg duymad klar aç k ve nettir. Bütün bu olaylar yaflan rken Baflbakan n salt biz ö rencilere tepki vermesi, bize provakatör damgas vurmas ve bizlerin karfl s na 10 bin genç ç karaca n söylemesi ayr bir tart flma konusudur. Baflbakan Erdo an n karfl m za ç karaca gençler bizim gibi iflçi,emekçi çocuklar de il; bu e itim sisteminden yararlanan, önü aç lan kiflilerdir. Baflbakan 10 bin tane Jaguarl ö renciyi bulabiliyorsa, karfl m za ç kars n. Bu faflist e itim sisteminde devletin kimi kay rd n, kimi flifrelerle, kopyalarla kand rd ortad r. Yapt m z en son eylem ise 1 May s a ça r eylemiydi. Okudu umuz bas n aç klamas nda; Kapitalizmin kaç n lmaz koflulu olan emek sömürüsüne bizler de dur diyece imizi, 1 May sta emeklerine sahip ç kan onurlu iflçilerle biz de eme imize sahip ç kaca m z belirttik. Gelece imizi çalanlara sessiz kalmayaca m z söyledik ve di er liseli arkadafllar m za ça r da bulunduk. Taleplerimizi gerçeklefltirene kadar, sorumlular n kulaklar n sa r edinceye kadar eylemlerimize devam edece iz. Okuru Bir Lise Ö rencisi 12. sayfadaki Aç a Ç kan Sadece fiifre Mi? yaz s n n devam YGS protestolar yla 2011 y l elemeye dayanan e itim sisteminin genifl ö renci kitleleri taraf ndan en fazla sorguland y l oldu. Bu olaylar gençli in sistemden beklentisinin giderek azald n, düzenin onlara tehdit, flantaj ve bask dan baflka verecek bir fleyi olmad n göstermifltir. Eyleme kat lan okurlar - m z n gözlemlerine göre, daha önce politik bir e ilimi olmayan baz ö renciler flifre skandal n protesto sürecinde politik bir bilinçlenme yaflam fl, e itim sistemindeki bu haks zl k ve eflitsizlikten hareketle, sorunun kapitalist sistemden kaynakland n anlamaya bafllam fllard r. flçi s n f n n bilinçli kesimlerinin sisteme yönelik bir memnuniyetsizli i ifade eden bu tür eylemlere destek vermesi toplumsal muhalefetin farkl taleplerinin tek bir çat da toplanmas, yolunda önemli bir ad m olacakt r. Okuru Bir E itim Emekçisi Burjuvazinin as l amac, okullar kullanarak itaatkar ve sad k uflaklar yetifltirmektir. (Lenin) 13

14 Yaflayan Marksizm "Ç lg n" Kentsel Projelerin Ç lg n Olmayan Kayna ma azalar vb. için iflhanlar n n yükselmesi, ifl trafi i, lüks arabalar, tramvaylar vb. için caddelerin geniflletilmesi, yoksullar gittikçe daha da kötü ve daha da kalabal k kenar mahallelere sürer." (Karl Marx, Kapital, Cilt 1) Rantsal Dönüflümde CHP de AKP'yle Ayn zin Peflinden Gidiyor: Sermayenin Direktifleri " flçi s n f n n en çok çal flan tabakalar n n çekti i açl k sanc lar yla, zenginlerin, temeli kapitalist birikimde yatan, kaba ya da rafine savurgan tüketim aras ndaki yak n ba lant y anlayabilmek için ekonominin yasalar n n bilmek gereklidir. "Yoksullar n ev sahibi olmas " meselesinde durum tamamen farkl d r. Üretim araçlar n n belli ellerde merkezileflmesi ne kadar fazlaysa, emekçilerin belli bir mekanda üstüste y lmalar n n o ölçüde artt n, tarafs z her gözlemci rahatça görebilir; iflte bu yüzdendir ki kapitalist birikim ne kadar keskinse, iflçi nüfusun bar nd klar yerler de o kadar sefil ve perifland r. Servetin art fl yla birlikte kentlerde görülen "imar hareketleri", eski yap mahallelerin y k lmas, bankalar, CHP, seçim bildirgesinde, belediyeleri ve kaynaklar n güçlendireceklerini ve yerel yönetimlerin yetkilerini art racaklar n söyledikten sonra (s ), s. 110 da, konut projeleri ve kentsel dönüflüm konusuna giriyor. fiöyle diyor: lk kez sosyal demokrat belediyelerce gelifltirilmifl ve uygulamaya konulmufl olan kentsel dönüflüm modeline h z verece iz. Büyük kent alanlar nda yap lar n toplulaflt r lmas ve yükseltilmesini esas alaca z. Kentsel dönüflüm ve kentsel yenilenme projeleriyle arsa fiyatlar n n konut maliyetleri içindeki pay n düflürece iz. Yurttafllar m z n örgütlenmeleri ve temsilcileri arac l yla kentsel dönüflüm projelerinin karar süreçlerine do rudan kat lmalar n sa layaca z (Siz kat l n, A ao lu gibiler de karar versin!). Ayn bildirgede sanayi altyap s ndan ve desteklerden bahsediyor. TÜS AD taraf ndan Mart ay nda yay nlanan daha genel nitelikli fl Dünyas n n Yeni Yasama Dönemine liflkin Beklentileri bafll ndaki emir ve direktiflerde de sanayi stratejisi ba lam nda ele al nabilecek devlet yard mlar ile ilgili önce sanayi ve teknolojinin gelifltirilmesinin devletçe desteklenmesinden bahsedildikten sonra bu yard mlar sektör ve bölge ayr m gözetmeksizin özellikle befleri ve fiziki altyap ya yönelik ola- anüstü yüksek yat r m gerektiren proje desteklerini kapsamal d r diyor. S n f Ve Politika CHP Seçim Bildirgesinden nciler Seçim bildirgesinin en bafl nda CHP nin cumhuriyeti kurdu u ve egemenli i halka verdi i söyleniyor. Daha bafltan bu özgür Türkiye ve halk iktidar n n bahfledilmifl bir fley oldu u anlafl l yor. Peki, sat r aras nda ne bahflediyor? ncilerden baz lar flunlar: - flsizlik oran n n % 6 ya indirilece i, her y l çal flabilir nüfusa kat lan 800 bin kifliye istihdam sa lanaca vaat ediliyor. flsizli in azalt lmas için istihdam n üzerindeki kamu yüklerinin kald r lmas ve yat r m ortam n n teflvik edilmesi de vaatler aras nda. Di er yandan aile sigortas n n yan nda hediye edilece i söylenmeyen, istihdam n üzerindeki yüklerin azalt lmas bafll alt nda de inilmeyen, ancak CHP veya AKP nin hangisi gelirse gelsin gündeme gelecek olan ise bölgesel asgari ücret uygulamas d r. Özel sektörde kad n istihdam n n art r lmas, (her halde kad nlara evde çal flma ve geçici iflçilik dayat larak) öngörülüyor. - Yaflam boyu ö renme ve ifl bafl nda e itim gibi daha önce de denenmifl fl-kur destekli sözde kalifiye ucuz emek politikas yla yaflam boyu asgari ücret (ya da belki do rusu bölgesel asgari ücret!) garanti ediliyor. - Dahas kalifiye iflgücü bahanesiyle daha önce Kürt bölgesinde asimilasyon, dayak ve çocuk istismar ile gündeme gelen Yat l Bölge Okullar örne ine benzer bir uygulamaya gidiliyor. Bu sefer organize sanayi bölgelerinde gençler için Yat l Mesleki E itim Birimleri kurularak yaflam boyu sömürü anlay fl yla çocuk sömürüsünün yayg nlaflt r lmas ve a rlaflt r lmas gündeme getiriliyor. Ne cennet vaadi ama! K sacas CHP nin seçim bildirgesinde benimsedi i sürdürülebilir büyüme, TÜS AD n fl Dünyas n n Yeni Yasama Dönemine liflkin Beklentileri direktifindeki süründürülebilir kalk nma modelinin, uluslararas sermaye kurulufllar n n raporlar ndaki esneklik ve bölgesel asgari ücret (ya da s f r asgari ücret) dayatmalar n n flekere bulanm fl kopyas d r. Bu bildirge, halkç l k sosuna bulansa da asl nda sat r aras nda sermayeye ve onun diktas na bir taahhüttür. Ulusal Sorun Ulusal Sorunda Beton Teorisi! Kürt sorununda beton teorisini hükümet kalemflorlar ndan biri flöyle aç kl yor: Ergenekon sürecinde suçlularla devlete hizmet edenleri çok iyi ay rdetmemiz laz m. Yoksa bu devlete hizmet edecek kimseyi bulamayabiliriz. Bu davay sadece geçmiflin reddi üzerine kurmamam z laz m. Çünkü on befl y l sonra biz geçmifl olaca z. Türkiye de yetmifl-seksen millet var. Bunlar bir arada tutan çimento da dindir. Çimento olmadan kum bir arada duramaz. Çimento bozulursa beton da sa lam olamaz. Ulusal sorunda beton teorisi ileri demokrasi de din çimentosu art r larak geçerlili ini koruyor. 14 Ancak insanlar n tümü, tüm insanlar için üretiyorsa, insanlar n tümü özgür olur. (Bertolt Brecht)

15 KARL MARX flçi s n f n n büyük ö retmeni Karl Marx n 193. do um y l dolay s yla onun yaflam n ana hatlar yla anlatan bu k sa biyografiyi yay nl yoruz. Bilimsel komünizmin dahi kurucusu, dünya proletaryas n n büyük ö retmeni ve lideri, I. Enternasyonal in (Uluslararas flçi Birli i nin) öncüsü ve kurucusu. Karl Marx, 5 May s 1818 de Almanya n n Trier kentinde do du. Babas avukatt. Trier de okulu bitirdikten sonra Marx önce Bonn a daha sonra Berlin e üniversite okumaya gitti. Daha sonra Marx, Sol Hegelciler ad ndaki devrimci görüfllere sahip grupla iliflkiye geçti. Üniversiteyi bitirirken doktora tezini Demokritos ile Epikuros un Do a Felsefelerindeki Ayr m konusunda yazd. Bu eseri yazd nda Marx henüz idealistti. Tezini baflar yla savunup diplomas n ald ktan sonra Bonn a döndü ve Ren Gazetesi nin bafl redaktörü oldu. Bu gazete Ren in radikal burjuvazisinin yay n organ yd. Marx n Ren Gazetesi ndeki çal flma dönemini Lenin idealizmden materyalizme geçiflin iflaretlerinin görüldü ü dönem olarak karakterize eder y l n n bafllang c nda Ren gazetesi Marx n yönetiminde devrimci demokratik bir çizgi izledi, sansüre u rad ve kapat ld y l n n Haziran ay nda Marx çocukluk arkadafl Jenny Von Westphalen le evlendi. Aral k ay nda Paris e geçti. Burada Arnold Ruge yle birlikte Alman-Frans z Y ll klar n ç kard. Bu dergide Marx n Hegel in Hukuk Felsefesinin Elefltirisine Girifl, Avrupa Sorunu Üzerine gibi çok önemli makaleleri yay nland. Lenin bu makalelere çok büyük önem verir. Marx n bu dergideki makaleleri art k onun varolan her fleyin ac mas zca elefltirilmesini ve özellikle de silahlar n elefltirisini savunan, kitlelere ve proletaryaya ça r yapan bir devrimci oldu unu göstermektedir (Lenin) y l n n Eylül ay nda Paris te Engels le tan flt. Bu, iflçi s n f davas için birlikte yapt klar savafl n bafllang c d r. Birlikte Kutsal Aile adl kitab kaleme ald lar. Bu kitap Genç Hegelcilerin öne ç kan isimleri olan Bruno Bauer ve kardefline karfl yaz lm flt r. Bilimsel komünizmin teorisi Marx ve Engels taraf ndan ilk defa Alman deolojisi kitab nda formüle edilmifltir. Marx bu dönemde Ekonomi Politik ve Frans z Devrimi tarihini çal flmaya bafllad. Ayn zamanda büyük devrimci çal flmas n da b rakmad.1845 y l nda Prusya yönetiminin bask s alt nda ona tehlikeli devrimci deniyordu - Paris ten sürgün edildi, Brüksel e geçti. Burada 1847 y l nda Felsefenin Sefaleti adl eserini yazd. Bu eseri Marx, anarflist ve küçük burjuva sosyalisti Proudhon un Sefaletin Felsefesi kitab na karfl kaleme alm flt r. Brüksel de Marx gizli propaganda örgütü Komünistler Birli i ne girdi ve örgütün ikinci Kongresinde yönetime seçildi. Marx ve Engels bu Birli in program n yazd lar. Ünlü Komünist Parti Manifestosu böyle do mufltur. Manifesto, 1848 y l n n fiubat ay nda gün fl na ç kt. Marx Belçika ya döndükten sonra Prusya yönetimiyle mücadeleye devam etti. Fransa da 1848 fiubat devrimi bafllad nda Belçika yönetimi kendi ülkelerinde de halk hareketlerinin bafllamas ndan korkarak Marx sürgüne, Fransa ya gönderdi. Marx, Paris e geldi Mart devriminden sonra Almanya n n Köln kentine gittikten sonra Yeni Ren Gazetesini ç kard. Almanya da karfl devrimin zaferinden sonra Marx yarg land ve ülkeden sürgün edildi. Tekrar Paris e döndü ama 1849 Haziran ayaklanmas ndan sonra oradan da sürgün edildi ve Londra ya geçti, ölene kadar orada yaflad. Fransa daki hükümet darbesinden sonra Marx, Louis Bonaparte n 18 Brumaire ini yazd. Bu kitapta y llar ndaki devrimleri de- erlendirdi. Devrim sonras y llar Marx için en büyük eseri Kapital in yaz lmas na ayr ld. Marx n y llar boyu yapt ekonomik çal flmalar n ilk meyvesi 1859 y l nda bas lan Ekonomi Politi in Elefltirisine Katk adl eserdi. Bu eser, Marx n para doktrini de dahil olmak üzere, de er teorisinin ilk sistematik aç klamas n içerir (Engels). Sekiz y l sonra, 1867 y l nda Hamburg da Kapital in Birinci Cildi bas ld. Marx, en büyük eseri olan [Kapital in] Birinci Cildinde, sosyalist ekonomik kavray fl n n temellerini, varolan topluma, kapitalist üretim tarz na ve onun sonuçlar na yönelik elefltirisinin temel unsurlar n ortaya koyar (Engels). Marx n Kapital adl eserini yazd y llar ayn zamanda çetin bir devrimci pratik içinde bulundu u y llard. flçi hareketlerinin 1860 l y llarda güçlenmesiyle Marx, proleteryan n savafl n n takti ini tek elden yürütme fikrini gerçeklefltirmeye koyuldu y l nda Londra da Uluslararas flçi Birli i (Birinci Enternasyonal) kuruldu. I. Enternasyonal in lideri ve fikirsel yöneticisi Marx t. Marx, I. Enternasyonal in aç l fl konuflmas da dâhil olmak üzerine onun en önemli dökümanlar n kaleme ald. I. Enternasyonal in kuruluflu proletaryan n sosyalizm için uluslararas mücadelesinin temellerini att (Lenin). Enternasyonali yöneten Marx, iflçi s n f hareketinin da n kl na son vermek için çal flt. Enternasyonal, sosyalist ya da yar sosyalist sektlerin yerini iflçi s n f n n mücadelesini yürütecek gerçek bir iflçi s n f örgütünün almas için kuruldu (Marx). Marx, iflçi s n f içerisinde oportünizme karfl Proudhoncularla, Bakunincilerle ve proleter olmayan sosyalizmin di er temsilcileriyle mücadele ederken iflçi s - n f mücadelesinin devrimci taktiklerini gelifltirdi y l nda Marx, ünlü kitab Fransa da ç Savafl yazd. Bu kitapta Paris Komünü deneyiminin dâhice bir analizini yapt, Paris Komünü nü Lenin in deyifliyle son derece derin, sade, parlak, etkin ve devrimci bir biçimde de erlendirdi. Paris Komünü nün düflmesiyle bafllayan gericilik nedeniyle, I. Enternasyonal in Hague Kongresi nin ald - kararla, Enternasyonal bir süreli ine Amerika ya tafl nd, sonra da ld n ilan etti. Hague Kongresi nden sonra Marx, yo un bir biçimde Kapital i bitirmek için çal flt. Marx bu eserin tamamlanmas na proletarya devriminin gerçekleflmesi için ve uluslaras iflçi s n f na faydal olmas aç s ndan büyük önem veriyordu. Bilim Marx için tarihsel olarak harekete geçirici, devrimci bir güçtü... Marx her fleyden önce devrimciydi (Engels). Marx, bilimsel araflt rmalar na devam ederken proletaryay örgütleme çal flmalar na yo un bir biçimde devam ediyordu. O, dünyadaki devrimci kuvvetlerin a rl k merkeziydi. Gerici hükümetlerin düzenli olarak baflvurdu u sürgün cezas, ömrü boyunca peflini b rakmayan ve Engels in maddi deste iyle k smen azalt labilen korkunç yoksulluk, proleter olmayan ve proletarya karfl t e ilimlere karfl amans z mücadele ve a r teorik çal flmalar Marx yorgun düflürdü. 14 Mart 1883 te, dünya tarihini köklü bir biçimde de- ifltirecek olan, insanl n en ilerici s n f olan proletaryan n beyni ve kalbi olan bu büyük dahi hayat n kaybetti. Ve Sibirya dan California ya, Avrupa n n ve Amerika n n her taraf nda bulunan milyonlarca devrimci iflçi taraf ndan sevilmifl, onlar n sayg s n kazanm fl ve onlar taraf ndan yas tutulan [Marx] öldü (Engels). Marx proleter devrimin teori ve taktiklerinin kurucusudur. Engels le birlikte proletaryan n devrimci dünya görüflünü diyalektik materyalizmi oluflturmufltur. Eski filozoflar n aksine Marx ve Engels sadece felsefi bir okulun kurucular de il, her gün büyüyen ve güçlenen proletarya hareketinin (Stalin) liderleridir. Yeni dünya görüflünü toplum tarihinin incelenmesine do ru geniflleten Marx toplumun geliflme yasalar n n, s n f mücadelesinin yasalar - n n bilimi olan tarihsel materyalizmi oluflturmufltur. Diyalektik ve tarihsel materyalizmin oluflturulmas felsefe tarihinde gerçek bir devrim olmufltur. Dünya tarihine iliflkin en derin bilgiyi ifade eden diyalektik ve tarihsel materyalizm silah yla, burjuva toplumunun ekonomik ve politik yaflam n her yönüyle inceleyen Marx, kapitalizm sürecini, onun geliflim e ilimlerini ve yok olufl koflullar n dahice aç klad. Marx, kapitalizmin tarihsel olarak geçici karakterini gösterdi ve yeni sistemin, komünist toplumsal formasyonun zaferinin kaç n lmaz oldu unu kan tlad. Proletarya ve burjuvazi aras ndaki s n f ç karlar n n uzlaflt r lamayaca gerçe inden hareket ederek kapitalizmin mezar kaz c s ve yeni, komünist toplumun yarat c s olarak proletaryan n tarihsel misyonunu ortaya koyan Marx kapitalizmden sosyalizme devrimci dönüflümün bir arac olarak proletarya diktatörlü ü fikrini gelifltirdi. Proletarya diktatörlü ü ö retisi Marksizmin özü ve temelidir. Marx, çeflitli ütopik sosyalizm teorilerine karfl bilimsel komünizmin temellerini atm flt r. Marx n ö retisindeki her unsur kopmaz biçimde birbirine ba l d r. Marx n ö retisi herfleye kadirdir, çünkü gerçektir. Kendi içinde bütünlüklü ve uyumludur, insanlara, hiçbir bat l inançla, hiçbir gericilikle, hiçbir burjuva köleli inin savunulmas yla uzlaflmayan bütünlüklü bir dünya görüflü verir (Lenin). Marx n ö retisi ölümsüzdür. Marx ve Engels in ölümünden sonra bu ö reti, emperyalizmin ve proleter devrimler ça n n Marksizmi olan Leninizm de daha ileri do ru bir geliflme kaydetti. Kaynak: Kratkiy Filosofski Slavar (Rusça) Küçük Felsefe Sözlü ü 1952 Çeviri: Devrimler tarihin lokomotifidir. (Marx) 15

16 Faflizme Karfl Zaferin Anlam 9 May s 1945 te Nazi Almanya s teslim oldu. nsanl k Alman Nazi faflizminden, emperyalist sald rganl n ve faflizmin en ac mas z ve vahfli örne inden kurtuluflunu baflta ve öncelikle Sovyetler Birli i ne borçludur. Sovyet proleterleri ve emekçileri, bu savaflta en a r bedeli ödedi. Sadece Sovyetler Birli- i nde 3 milyon Komünist Parti üyesi ve toplamda 20 milyondan fazla Sovyet vatandafl, Büyük Yurtsever Savafl denilen aras savaflta hayat - n kaybetti. Yaln zca pazar açl içindeki Alman sermayesi de il, Bat Avrupal emperyalistler ngiltere ve Fransa ile ABD de, Hitler in iktidara geliflini desteklemifl, ülkeyi Almanya n n komünist ve iflçi hareketinden ar nd rarak uluslararas iflçi s n f n n sosyalist anavatan SSCB ye karfl bir sald r üssü haline getirmeye çal flm fllard. Bununla da yetinmeyip SSCB nin Hitler e karfl iflbirli i ça r lar na kulak t kayarak 1938 de Münih te Nazilerle anlaflm fllar ve onlara do uda serbestlik ve yeni sömürge alanlar tan m fllar, böylece SSCB ye do ru yay larak nihayetinde onu tamamen yok etmelerini ummufllard. Sovyet ve dünya proletaryas n n büyük önderi Stalin bu hileyi seziyordu. SSCB nin uzun vadede sald r ya u rayaca n y llar öncesinden ortaya koymufltu. Ama SSCB nin savafla haz rlanmas için kazanaca fazladan her bir günün bir kazan m oldu unu da çok iyi biliyordu. Bu amaçla Bat l emperyalistlerin hesaplar n tersine döndürdü: Almanya yla 1939 da bir sald rmazl k anlaflmas yaparak onun aç gözlülü ünü geçici olarak Bat ya yöneltmesini sa lad. 22 Haziran 1941 de bask n tarz ndaki Alman sald r s, SSCB yi önce sarst. Ama güçlü parti örgütü rehberli inde, proletarya diktatörlü ü alt nda gelifltirilen sosyalist ekonomi, güçlü bir sanayi alt yap s yaratm flt ve sonunda Nazi savafl makinesinin yok edilmesinde Sovyet halk n n direnme azmiyle birlikte bafll ca rolü oynad. Nazi faflistleri, Sovyet halk n n komünistlerce bask alt nda tutuldu- unun propagandas n yap yorlar ve özgürlü ü getirdiklerini iddia ediyorlard. Ald klar yan t a r oldu fiubat ndaki Stalingrad zaferiyle birlikte savafl n seyri tersine dönmeye bafllad. Di er ülkelerin faflizme karfl direnen halklar n n da deste ini alan Sovyet proletaryas n n öncülü ünde, sosyalizm, Alman Nazi faflizmini ve emperyalizmini a r bir yenilgiye u ratt ve zaferi tüm insanl a arma an etti. nsanl n kurtuluflu için verilen bu Kutsal Savafl ta yaflamlar n sak nmayan bütün milletlerden anti-faflist savaflç lar n ve partizanlar n fl kl an lar önünde sayg yla e iliyoruz. KARA TOPRAK Sen ey eflkâli meçhul katil Sen ey karaya z ecel Ey karatoprak çözül! Çözül ve hesap ver bak! nice y ld zlar kayd yolunda bak nice ç narlar çöktü u runda kurudu döküldü savruldu savruldu bozuk saatlar n zaman na savruldu ç l klar n en derin k vr m na savruldu... sonsuzlu a... Çözül! ey kara toprak bak nice tarih yaz c lar tarihten kovuldu bak nice toplumlar yurtsuz kald nice halklar uyruksuz nice yaral nice dilsiz seni nankör seni kan emici yarasa çözül! bak! nice sevdalar mavzerlere dadand nice bedenler kellesiz kald nice cesetler kefensiz nice kefensiz nice mezars z nice garip bak! çocuklar n ellerine yak flm yor karanfil ve gözlerinde devfliren çocukluktan flimdi nefret f flk r r be! yeter! yeter art k çözül ey kara toprak kuca ndaki sevdalar n aflk na koynundaki yi itlerin bafl na ve çocuklar n ellerindeki karanfillere andolsun u runda ölümler sundu umuz teninde çocuklar n elleriyle göndere k z l bayraklar sürece iz! M.Çiftçi fiç -K TLE GAZETES YIL : 2 SAYI : 10 MAYIS 2011 e-posta : web : Süresi: fiimdilik 2 Ayda Bir Yay nlan r Fiyat : 1 TL Sahibi ve Yaz flleri Müdürü: S rr Öztürk Yönetim Yeri ve letiflim: Akb y k De irmeni Sok. No:33/B Sultanahmet -Eminönü - stanbul Telefon: (0212) Fax: (0212) Posta Çeki No: Banka Hesap No: fl Bankas Ca alo lu fiubesi (1095) Abone: Yurtiçi y ll k: 6 Say 10 TL Yurtd fl : Üç kat Yay n ilkelerimizle ba daflmayan ilanlar kabul edilmez. Yay n Kurulu yazarlar ve ilkelerimiz d fl nda yaz kabul edilmez. Yaz l metinler kaynak gösterilerek kullanabilir. Teknik Büro: Sorun Teknik Büro Bask : Mutlu Bas m Yay n Davutpafla Cad. Güven Sanayi Sitesi C Blok No: 264 Topkap / st. Tel: (0212) Yay n Türü: Yerel Süreli ISSN:

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER

KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor

Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Türk İşaret Dili sistemi oluşturuluyor Ekim 14, 2011-2:43:35 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin, ''Bedensel, işitme ve görme özürlüler kendi içinde sınava tabi tutulacak. 2012 yılının ilk çeyreğinde

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK

JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Otopsi Cengiz Özak nc JOHN DEWEY DEN ATATÜRK E Ö RENC ANDI VE YURTTAfiLIK Amerikan And : Herkes için adalet ve özgürlükle bölünmez tek ulusa dayanan Cumhuriyet e ve bayra ma ba l olaca ma and içerim. Yer

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

Özet şeklinde bilgiler

Özet şeklinde bilgiler Kurzhinweise in türkischer Sprache TR İşçi Temsilciliği seçiminin açılışı ve yapılış usulü hakkında Özet şeklinde bilgiler Bu nedenle yakında İşçi Temsilciliğinin seçimi yapılacaktır. Şu an okumakta olduğunuz

Detaylı

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu

30 > 35. nsan Kaynaklar. > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu 30 > 35 nsan Kaynaklar > nsan Kaynaklar Yönetimi > Personel E itimleri > Personel Otomasyonu > nsan Kaynaklar Personele Göre fl De il, fle Göre Personel. stanbul Büyükflehir Belediyesi, Personele Göre

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.

OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r.

ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) YAT 1/11/85. Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. ENST TÜ SAVAfi VE GREV KLOZLARI (Yard mc tercüme metin) 1/11/85 YAT Bu sigorta ngiliz Yasa ve Uygulamas na ba l d r. 1. TEHL KELER Bu sigorta, her zaman burada gönderme yap lan istisnalara ba l olarak,

Detaylı

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan

www.besiktas.com.tr Günlük Kent Gazetesi 4/c'yi de kaldır!.. cümlelerine yer verildi. Basın açıklamasında özetle; Kamuda çalıştırlan 11 NİSAN 2013 0 212 260 23 60-0 212 260 52 29 %50 ye varan indirimler 4/C'lilerin eylemi TÜRK Büro-Sen öncülüğünde, 4/C'lilerin haklarının iadesi amacıyla ülke çapında eylemler düzenlenmeye başlatıldı.

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı

Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Bodrum da hafriyat atıkları geri kazanım tesisi hizmete başladı Büyükşehir Belediyesi tarafından yatırımı gerçekleştirilen çevreci yatırım;

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi :

2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ. Anayasa nın 49. Maddesi : 2.000 SOSYOLOG İLE YAPILAN ANKET SONUÇLARINA DAİR DEĞERLENDİRMEMİZ Anayasa nın 49. Maddesi : A. Çalışma Hakkı ve Ödevi Çalışma, herkesin hakkı ve ödevidir. Devlet, çalışanların hayat seviyesini yükseltmek,

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir

Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Devleti Yönetecek Güç Sandıktan Çıkan İradedir Kahramanmaraş Ticaret ve Sanayi Odası (KMTSO) Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Karaküçük: Devleti Yönetecek Güç

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI

Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI Otopsi Cengiz Özak nc 8 Türkiye Cumhuriyeti ne YAHUD SOYKIRIMI SUÇLAMASI 71 Y l Sonra Dünyada ve Türkiye de lk Kez T pk Bas m ve Tam Metin 24 fiubat 1942 Struma Facias nda Türkiyenin Suçsuzlu unu Kan tlayan

Detaylı

İşletme Gelişimi Atölye Soruları

İşletme Gelişimi Atölye Soruları İşletme Gelişimi Atölye Soruları Şemsettin Akçay Satış Pazarlama ve İnovasyon Mühendisi İşletmenizi Başarıya Götüren 50 Soru! Bir gün küçük kızımız Lara (o zaman 3.5 yaşındaydı): Baba deniz gölgesi nedir,

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL

Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri

Detaylı

Toktamış Ateş'i kaybettik

Toktamış Ateş'i kaybettik Toktamış Ateş'i kaybettik Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş felsefesi ve Atatürk üzerine çalışmaları olan Prof. Dr. Toktamış Ateş yaşamını yitirdi. Ateş, İstanbul Üniversitesi ve değişik kurumlarda ders

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

YARGITAY 6. HUKUK DA RES

YARGITAY 6. HUKUK DA RES YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES

Detaylı

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları.

alternatif cevabı olabilir fakat anlatmak veya vurgulamak istediğim konu insanların alışveriş merkezlerine ihtiyacı olsun olmasın gitme durumları. HASTA İŞİ İnsanların içlerinde barındırdıkları ve çoğunlukla kaçmaya çalıştıkları bir benlikleri vardır. O benliklerin içinde yaşadıkları olaylar ve onlardan arta kalan üzüntüler barınır, zaten bu yüzdendir

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği

DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği DEVRİM KOLEKTİF DEHADIR Toplumda her gün tekrarlanan, olup biten olaylara yüzeysel bakmak yaygındır, neredeyse bir düşünce sistemi özelliği kazanmıştır. Özel mülkiyet ilişkilerine dayalı düşünce biçimi

Detaylı

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2

20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 20 EKİM 2009 SALI IMF DÜNYA BANKASI TOPLANTILARI SAYI 2 Devlet Bakan ve Baflbakan Yard mc s Sn. Ali Babacan, IMF ye güvenmedik demedim IMF ye güvenmedi imiz için anlaflma imzalamad k fleklinde baz bas

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1

FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1 FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 1 FERROLI6.qxd 10/10/06 3:37 PM Page 2 De erli arkadafllar m, Düzce deki üretim tesislerimizin temel atma törenini, 20 Eylül 2006 tarihinde gerçeklefltirece imizi bildirmekten

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler

Endüstri Mühendisliğine Giriş. Jane M. Fraser. Bölüm 2. Sık sık duyacağınız büyük fikirler Endüstri Mühendisliğine Giriş Jane M. Fraser Bölüm 2 Sık sık duyacağınız büyük fikirler Bu kitabı okurken, büyük olasılıkla öğreneceğiniz şeylere hayret edecek ve varolan bilgileriniz ve belirli yeni becerilerle

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek

29 Ekim coflkusu. 25-29 Ekim 2008. Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek 25-29 Ekim 2008 Maritim Pine Beach Resort Antalya - Belek PDF 28 Ekim 2008 Sal Kongrenin perde arkas Çukurova Patoloji Derne i'nin Patoloji Dernekleri Federasyonu ile ortaklafla düzenledi i kongrenin perde

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER

14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 14- TMMOB/ODALARI, SENDİKALAR VE DİĞER DEMOKRATİK KİTLE ÖRGÜTLERİYLE İLİŞKİLER, EYLEM VE ETKİNLİKLER 23 dönem Çalışma Programında; Oda etkinliklerinin TMMOB örgütlülüğü ile ilişkilendirilerek ortak alanlar

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE

MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE Sayı :2010/800/ 25.11.2010 Konu : Yönetici ve Öğretmenlerin Ders ve Ek Ders Saatlerine İlişkin Kararla ilgili görüşlerimiz hk. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI PERSONEL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ NE İlgi: 9.11.2010 gün ve

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması

Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması 23 Aralık 2008 Akaryakıt Fiyatları Basın Açıklaması Son günlerde akaryakıt fiyatları ile ilgili olarak kamuoyunda bir bilgi kirliliği gözlemlenmekte olup, bu durum Sektörü ve Şirketimizi itham altında

Detaylı

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)

TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel

Detaylı

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar ATILIM ÜNİVERSİTESİ KALİTE GÜVENCESİ YÖNERGESİ Amaç BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönergenin amacı Atılım Üniversitesinin eğitim-öğretim ve araştırma faaliyetleri ile idarî

Detaylı

STRATEJ K V ZYON BELGES

STRATEJ K V ZYON BELGES STRATEJ K V ZYON BELGES BEYAZ K TAP S UNUfi Sivil toplum; demokrasi, insan haklar ve hukuk devleti kavramlar n n yerleflmesiyle ilgili taleplerden ekonomiyle ilgili endiflelere kadar sosyal yaflama dair

Detaylı

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir?

TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? Sık Sorulan Sorular? TEDAŞ Dışında Bir Elektrik Tedarikçisinden Elektrik Almak İçin Hangi Koşullar Gerekmektedir? TEDAŞ dışında elektrik alabilmeniz için Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu'nun belirlediği

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES

5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES 5510 SAYILI KANUN ÇERÇEVES NDE S GORTALILARIN PR M ÖDEME GÜN SAYILARI LE EKS K GÜN VE fiten ÇIKIfi NEDENLER N N SOSYAL GÜVENL K KURUMUNA B LD R LMES Yunus YELMEN * I-Girifl Sosyal güvenlik mevzuat uygulamas

Detaylı

Yanlış Anlaşılan Faizci

Yanlış Anlaşılan Faizci Yanlış Anlaşılan Faizci Aslam Effendi Başka bir gün Tota 1, faizci Sherzad ile karşılaştım. Bu herif hasta olmalı. Düşünsene, para ödünç vererek faiz temin ediyor. Din bu işi yasaklıyor ama yine de aramızda

Detaylı

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN

NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN NİSAN 2013 SAYI:16 ŞEHİRLER ÇOCUKLARIMIZA GÖRE OLSUN S Ö Y L E Ș İ Avrupa Birliği Yatırımları Daire Bașkanı Okuyucularımız için Avrupa Birliği Yatırımları Dairesi Bașkanlığı hakkında bilgi verebilir misiniz?

Detaylı

Bir Ülke Bir Bayrak. Temel Kaynak 5. Toplum Hayat m z

Bir Ülke Bir Bayrak. Temel Kaynak 5. Toplum Hayat m z SOSYAL B LG LER Temel Kaynak 5 Bir Ülke Bir Bayrak Toplum Hayat m z Toplum, bireylerden oluflur. Toplum içinde bireyler sürekli birbirleriyle iletiflim hâlindedirler. liflkileri düzenleyen yaz l ve yaz

Detaylı

U ygulama ve ö retide, 1475 say l kanunda gösterilen fesih hallerinden birinin

U ygulama ve ö retide, 1475 say l kanunda gösterilen fesih hallerinden birinin KIDEM TAZM NATINA DAH L OLAN ÖDEMELER VE KIDEM TAZM NATI TAVAN TUTARI Resul KURT Sigorta Müfettifli I. GENEL B LG LER U ygulama ve ö retide, 1475 say l kanunda gösterilen fesih hallerinden birinin bulunmas

Detaylı

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar

Cep Yönderi Dizisi. Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar Koçluk Cep Yönderi Dizisi Cep Yönderi Dizisi yöneticilerin ifl yaflam nda her gün karfl laflt klar en yayg n meydan okumalara ivedi çözümler öneriyor. Dizi içinde yer alan her kitapta, güçlü ve zay f yanlar

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR

AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR SEÇ LM fi TÜRK YE F NANSAL RAPORLAMA STANDARTLARI AÇIKLAMALAR VE UYGULAMALAR Prof. Dr. Cemal B fi (Marmara Üniversitesi) Doç. Dr. Yakup SELV ( stanbul Üniversitesi) Doç. Dr. Fatih YILMAZ ( stanbul Üniversitesi)

Detaylı

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi

TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR. Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 1 2. B Ö L Ü M TMS 19 ÇALIfiANLARA SA LANAN FAYDALAR Yrd. Doç. Dr. Volkan DEM R Galatasaray Üniversitesi Muhasebe-Finansman Anabilim Dal Ö retim Üyesi 199 12. Bölüm, TMS-19 Çal flanlara Sa lanan Faydalar

Detaylı

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER

Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER Beynimizi Nas l De ifltiriyor? Çeviri: DEN Z BENER nternet, her fleyi de ifltirdi Hat rlamak ve zihnimizi kullanmak konusunda, geleneksel yöntemlerimizden h zla uzaklafl yoruz. Be endi imiz bir yeme in tarifini,

Detaylı

YARGITAY 13. HUKUK DA RES

YARGITAY 13. HUKUK DA RES YARGITAY 13. HUKUK DA RES E: 2006/4967 K: 2006/7878 T: 15.05.2006 HAKSIZ AZ L AZ L TAR H NDE GEÇERL OLAN ÜCRET TAR FES ÜZER NDEN HESAPLAMA YAPILACA I (Avukatl k K. m. 164/4) Özet: Haks z olarak azledildi

Detaylı

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin

Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin Dünyan n En Zeki nsan Matematikçilere Karfl Amerika Birleflik Devletleri nde dikkatimi ilk çeken her fleyin büyüklü ü oldu. Arabalar, binalar, Coca Cola lar, al flverifl merkezleri, insanlar... Her fley

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

Ýstanbul hastanelerinde GREV!

Ýstanbul hastanelerinde GREV! Ýstanbul hastanelerinde GREV! Onaylayan Administrator Wednesday, 20 April 2011 Orijinali için týklayýn Doktorlar, hemþireler, eczacýlar, diþ hekimleri, hastabakýcýlar, týp fakültesi öðrencileri ve taþeron

Detaylı

Eczacılık Günü Etkinlikleri

Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri TÜRK ECZACILARI BİRLİĞİ II. BÖLGE www.aeo.org.tr Ankara Eczacı Odası 14 Mayıs Eczacılık Günü Etkinlikleri

Detaylı

Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi

Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi KARADENİZ TEKNİK ÜNİVERSİTESİ Tıp Fakültesi Dönem Temsilcileri Grubu Yönergesi Amaç MADDE 1 Bu yönergenin amacı, Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi ne kayıtlı öğrencilerin eğitim, sağlık, spor

Detaylı

TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI

TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI TMMOB HKMO ANKARA ŞUBESİ 11. DÖNEM ÇALIŞMA PROGRAMI 1. GENEL TMMOB Harita ve Kadastro Mühendisleri Odası Ankara Şubesi üyelerinin görüşlerine açılarak hazırlanmış olan program yaklaşımları, ilkeler, önermeler

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ

2464 BELED YE GEL RLER KANUNU BELEDİYE GELİRLERİ 2464 BELED YE GEL RLER KANUNU 213 BELEDİYE GELİRLERİ KANUN N N ESK fiekl KANUN N N YEN fiekl 41 ÇEVRE TEM ZL K VERG S : (5035 Say l Kanun ile de iflen madde. Yürürlük Mükerrer Madde 44--3914 say l kanunun

Detaylı

BÖLÜM 7. BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes

BÖLÜM 7. BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes BÖLÜM 7 BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes ULUSAL VE YEREL BASINDA M MARLAR ODASI ZM R fiubes GAZETELER 19/2/04 Milliyet Ege Tasar geri çekilsin mektubu 19/2/04 Haber Ekspres Memurlar, halk reformu istedi

Detaylı

Ak ld fl AMA Öngörülebilir

Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Ak ld fl AMA Öngörülebilir Kararlar m z Biçimlendiren Gizli Kuvvetler Dan Ariely Çevirenler Asiye Hekimo lu Gül Filiz fiar ISBN 978-605-5655-39-6 2008, Dan Ariely Orijinal ad

Detaylı

Kuruluşumuz. Ocak 2011

Kuruluşumuz. Ocak 2011 Kuruluşumuz Ocak 2011 Hürriyet Yönetim Kurulu Başkanı Vuslat Doğan Sabancı nın çağrısıyla bir araya geldik. Kısa bir süre sonra, toplam üye sayılarıyla 100.000 e yakın kadını temsil eden 40 tan fazla sivil

Detaylı