BASKIDA. İlk Atak Depresyon Hastalarında Azalmış Frontal Korteks Hacimleri. Türk Psikiyatri Dergisi 2010; 21( )

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "BASKIDA. İlk Atak Depresyon Hastalarında Azalmış Frontal Korteks Hacimleri. Türk Psikiyatri Dergisi 2010; 21( )"

Transkript

1 Türk Psikiyatri Dergisi 2010; 21( ) İlk Atak Depresyon Hastalarında Azalmış Frontal Korteks Hacimleri BASKIDA Mustafa Melih BİLGİ 1, Özgün ÖZALAY 2, Dr. Mehmet ÇAĞDAŞ EKER 3, Dr. Ömer KİTİŞ 4, Dr. Erol OZAN 5, Dr. Özlem EKER 6, Dr. Fatma ŞİMŞEK 1, Dr. Damla İŞMAN HAZNEDAROĞLU 1, Dr. Ali Saffet GÖNÜL 7,8 Özet / Abstract Amaç: Beyin görüntüleme çalışmalarında depresif hastaların frontal alanlarında hacim küçüklüğü ve işlev kaybı olduğu bildirilmiştir. Tespit edilen bu hacim küçüklüğüne hastalığın yineleyici doğasının ve antidepresan ilaç kullanımının etkisi net olarak bilinmemektedir. Bu çalışma frontal lob hacim farklarının hastalığın başlangıcından beri var olabileceği varsayımını sınamak amacıyla ilk atak ve ilaçsız hastalarda gerçekleştirilmiştir. Yöntem: Çalışmaya ilk atak, psikotrop ilaç kullanmamış, Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (DSM IV) kriterlerine göre major depresif bozukluk tanısı konulan 23 depresyon hastasıyla; yaş ve cinsiyet dağılımı bakımından denkleştirilmiş 28 sağlıklı kontrol olgusu alınmıştır. Kraniyal manyetik rezonans (MR) görüntüleri 1,5 Tesla MR cihazıyla elde edilmiştir. Gri ve beyaz madde hacimlerinin ölçümlerinde Medical Image Processing, Analysis, and Visualization (MIPAV) adlı bilgisayar yazılımı kullanılmıştır. Bulgular: Depresyon hastalarında kontrol grubuna göre frontal gri madde hacmi daha küçük bulunmuştur. Beyaz madde ve toplam kafa içi hacmi her iki grupta da benzer çıkmıştır. Bağlantı analizlerinde küçük frontal gri madde hacmiyle hastalığın süresi ve şiddeti arasında ilişki bulunmamıştır. Sonuç: Bu çalışmanın sonuçları ilk atak depresyon hastalarında frontal lob gri madde hacminin hastalık süresinden ve şiddetinden bağımsız bir şekilde küçük olduğunu göstermektedir. Bu sonuç, frontal loptaki değişikliğin depresyonun klinik belirtilerin izlenmesinden önce başlamış olabileceğine işaret etmektedir. Anahtar Sözcükler: Depresyon, serebral korteks, frontal lob, MR SUMMARY: Small Frontal Gray Matter Volumes in the First Episode Depression Patients Objective: In the brain imaging studies, it was shown that depressed individuals suffer from inadequate frontal lobe functions vis a vis smaller frontal lobes. The effects of recurrent nature of the disease and being on continuous antidepressant treatment are not known definitely. This study aimed to examine the hypothesis whether frontal lobe volumetric differences are present at the onset of clinical depression by including first episode drug naive depression patients. Method: The study included first episode drug free 23 patients who met major depression criterion of Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders (DSM IV) and 28 healthy control cases with similar age and sex distribution. The cranial magnetic resonance (MR) images of both groups were obtained by 1.5 Tesla MR. Volumes of gray and white matters of frontal lobes were measured with a computer software; Medical Image Processing, Analysis and Visualization (MIPAV). Results: The frontal gray matter volumes of the patients were smaller than those of the control group. The white matter and total intracranial volumes were similar in two groups. There was not any correlation between small gray matter volumes neither with illness severity nor with duration of the episode. Conclusion: The results of this study suggest that smaller frontal lobe gray matter volume of depressed patients is present at the first episode of the illness and independent from both illness severity and duration. This result indicates that the observed changes at frontal lobe could have happened before the clinical symptoms of depression. Key Words: Depression, cerebral cortex, frontal lobe, MRI Geliş Tarihi: Kabul Tarihi: Asis., Ege Ü Tıp Fak., Psikiyatri AD., 2 Lisans Öğrencisi. Ege Ü Diş Hekimliği Fakültesi, Diş Hekimliği, 3 Uzm., Ege Ü Tıp Fak., Psikiyatri AD., 4 Doç., Ege Ü Tıp Fak., Radyoloji AD., İzmir. 5 Yrd.Doç., Atatürk Ü Tıp Fak., Psikiyatri AD., Erzurum. 1 Uzm., Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Bl., 1 Doç., Ege Ü Tıp Fak., Psikiyatri AD., İzmir. 7,8 Doç., Mercer Üniversitesi Tıp Fak., Psikiyatri ve Davranış Bilimleri, Macon, Georgia, ABD. Mustafa Melih Bilgi, e-posta: 1

2 GİRİŞ Majör depresif bozukluk (MDB), Dünya Sağlık Örgütü nün öngörülerine göre, yeni önleyici ve tedavi edici yöntemler bulunmaması durumunda 2020 yılında en fazla iş gücü kaybına yol açan ikinci hastalık olacaktır (WHO 2001). Bu kadar yaygın bir hastalık olmasına rağmen depresyon etyolojisi halen tam olarak bilinmemektedir. Hastalığın aile içinde kümeleşme göstermesi genetik faktörleri akla getirmektedir. Ancak, yapılan çalışmalarda hastalığa neden olacak tek bir gen bulunamamış, pek çok genin hastalıkla ilişkili olduğu ileri sürülmüştür (Levinson 2006). Bununla beraber, erken dönem yaşam örselenmelerinin ve son 12 ayda yaşanan stres verici hayat olaylarının da depresyonun ortaya çıkışında rol oynayabileceği gösterilmiştir (Caspi ve ark. 2003, Goodyer ve Altham 1991). Son yıllarda genetik veya çevre faktörlerinin tek başlarına değil de etkileşim halinde hastalığa yol açabileceği ile ilgili kuvvetli veriler elde edilmiştir (Charney ve Manji 2004, Monroe ve Reid 2008). Gen ve çevrenin etkileşimi hayatın ilk yıllarından itibaren başlamaktadır. Ancak, MDB, klinik olarak genellikle erken erişkinlik döneminde ortaya çıkmaktadır. Bu nedenle hastalığın klinik belirtileri öncesindeki süreç önem kazanmaktadır. MDB hastalarıyla yapılan lezyon, yapısal ve işlevsel çalışmalar limbik, kortikal, striatal, pallidal, talamik nöral devrelerin hastalıktan sorumlu olabileceğini göstermektedir (Drevets ve ark. 2008, Koolschijn ve ark. 2009). Bu devre içindeki frontal lob ve limbik sistem üzerinde en fazla durulan alanlardır. Bu bulguların ne kadarının hastalık öncesi var olduğu, hastalığın yineleyici doğasının ve ilaç kullanımının bu bulgular üzerindeki etkisinin ne olduğu halen net bir şekilde açıklığa kavuşturulmamıştır (Monkul ve Özerdem 2003). Bu konuda iki farklı yaklaşım benimsenebilir. Birinci yaklaşım yüksek risk taşıyan kişilerin çalışma grubu olarak seçilmesi ve eğer mümkünse izlenmesidir. Bu konuda yapılan çalışmalarda genetik risk taşıyan kişilerde özelikle hipokampus ve sağ frontal kortekste işlevsel ve yapısal değişiklikler gösterilmiştir (Gatt ve ark. 2009, Peterson ve ark. 2009). Bu yaklaşımın en önemli kısıtlılığı risk taşıyan bireylerin önemli bir kısmının hastalanmıyor olmasıdır. Bu durumda bulguların hastalığın kliniği ile ne kadar ilişkili olduğu sorusu ortaya çıkmaktadır. Diğer bir yaklaşım ise ilk atak depresyon hastalarının çalışma grubu olarak alınmasıdır. Bu sayede yineleyici atakların ve ilaç kullanımının etkisini en aza indirmek olasıdır. MDB de ilk atak çalışmaları sınırlıdır ve bu çalışmaların bulguları depresyon hastalarında limbik sistemin bir uzantısı olan ön singulat, hipokampus ve orbitofrontal korteks hacimlerinin küçük olabileceğini işaret etmektedir (Kaymak ve ark. 2009, Tang ve ark. 2007, Zhang ve ark. 2009). İlk atak depresyondaki hipokampus bulguları ise başka bir yazıda tartışılmıştır (Eker ve Gönül 2009). Bu çalışmaya ilk atak ve ilaçsız depresyon hastaları alınarak frontal lob hacim farkının hastalığın başlangıcından itibaren var olabileceği varsayımı sınanmaya çalışılmıştır. Frontal lobun ilgi alanı olarak seçilmesinin nedeni, bu alanın limbik-kortikal-striatal-pallidal-talamik nöral devrelerinin önemli bir parçası olması ve pek çok işlevsel çalışmada patoloji göstermesidir (Drevets 2007, Drevets ve ark. 2008). Frontal lob, birbiri ile ilişkili pek çok işlevsel alandan meydana gelmektedir ve bu alanların sınırları halen tartışmalıdır. Bu nedenle ayrım yapılmadan frontal lobun tamamı ölçülmüştür. YÖNTEM Örneklem: Bu çalışmaya Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Polikliniği ne başvuran ve Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal El Kitabı (Diagnostic and Statistical Manual of Mental Disorders-IV Text Revision, DSM-IV TR) kriterlerine göre MDB tanısı almış, sağ elini kullanan, 23 hasta alınmıştır. Hastalar ilk poliklinik değerlendirilmelerinin sonrasında bir psikiyatri uzmanı tarafından ayrıntılı olarak yeniden muayene edilmiş ve çalışma hakkında bilgilendirilip, onam formunu imzaladıktan sonra tanıya kör bir psikiyatri son sene asistanı tarafından hastalara DSM Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme Anketi (Structured Clinical Interview for DSM IV, SCID) yapılmıştır (First ve ark. 2001). Çalışmaya Alınma ve Çalışma Dışı Bırakma Ölçütleri: Çalışmaya alınma kriterlerinin ilki, ayrıntılı psikiyatrik muayene yapan psikiyatrist ile SCID sonucunda elde edilen teşhisin MDB, tek atak olması ve hastanın diğer bir eksen I tanısı olmamasıdır. Kontrol grubu ise mümkün olduğunca yaş ve cinsiyet yönünden denkleştirilmiş, eksen I tanısı olmayan sağ elini kullanan 28 gönüllüden oluşturulmuştur. Hasta ve kontrol grubunun homojenliğini artırmak için iki grupta da birinci derece akrabalarında bipolar veya psikotik bozukluk (şizofreni, sanrılı bozukluk, şizoaffektif bozukluk) tanısı olanlar çalışmaya alınmamıştır. Ayrıca fizik bakı, laboratuvar bulguları ve kişilerden alınan öyküsünde sürekli sistemik bir hastalığı, bilinç kaybıyla sonuçlanan kafa travması ve antisosyal kişilik özellikleri tespit edilen bireyler çalışma dışı kalmıştır. Çalışmaya alınan hastaların 18 i daha önce hiç antidepresan almamıştır. Kalan beş tanesi ise en az 20 gündür herhangi bir psikotrop ilaç kullanmamışlar- 2

3 a b c d ŞEKİL 1. MIPAV İle Görüntü Analizi; A) Orijinal Görüntü b) BET Işlevi İle Beyni Kafatasından ve Duradan Ayırma c) Talariach Atlasa Göre Maskı Yerleştirme D) Segmente Edilmiş Görüntü ve Mask İçindeki Alanda Gri ve Beyaz Maddenin Hesaplanması. dır. Bu beş hastanın öykülerinden kısa süreli ve düzensiz antidepresan kullanımı (ortalama: 4 ± 8 hafta) olduğu öğrenilmiştir. Hastalara MR çekimi öncesi aynı gün depresyon şiddetini değerlendirme açısından Hamilton Depresyon Ölçeği (HDÖ) uygulanılmıştır (Hamilton 1960). MR çekimi sonrası hastaların depresyonlarına yönelik tedavileri düzenlenilmiştir. İzlemlerinde hastaların % 86 sı (20/23) ilk veya ikinci kullandıkları antidepresana yanıt vermiştir. Araçlar DSM IV Eksen I Bozuklukları İçin Yapılandırılmış Klinik Görüşme (Structured Clinical Interview for DSM IV): First ve ark. (1997) tarafından geliştirilmiş tanı koydurucu bir ölçektir. Türkçe geçerlilik güvenilirlik çalışmaları Özkürkçügil ve ark. (1999) tarafından yapılmıştır. Hamilton Depresyonu Değerlendirme Ölçeği: Depresif belirtilerin şiddetinin değerlendirilmesinde, yapılandırılmış görüşme olan Hamilton Depresyonu Değerlendirme Ölçeği (HDÖ) kullanılmıştır. Ölçeğin Türkçe güvenilirlik ve geçerlilik çalışması Aydemir ve ark. (2006) tarafından yapılmıştır. MR Çekimi ve Görüntü Analizi: Hastaların MR çekimleri 1.5 T Siemens MR cihazı ile yapılmıştır. Görüntüler daha sonra Medical Image Processing, Analysis, and Visualization (MIPAV) isimli bilgisayar programı ile analiz edilmiştir (Şekil 1). Analiz işleminden önce yazılan bir program ile ön komisür koordinatları belirlenildi ve bu nokta x, y, z koordinatlarının 0 başlangıcı kabul edildi. Analiz işlemleri sırasıyla kafatasının soyulması, segmentasyon, Talairach transformasyon matrisinin elde edilmesini içermektedir. Segmente edilen görüntüler Talairach Atlasa göre normalize edildikten sonra görüntünün frontal lob sınırları Talairach Atlas kullanılarak belirlendi (Talairach ve Tournoux 1988). Bu sınırların belirlenmesi sonrası görüntüler Talairach transformasyon matrisinin tersi ile çarpıldı ve ölçümler yapıldı. Frontal lob, santral sulcustan başlayarak beynin kortikal dokusunun yaklaşık 1/3 ünü oluşturmaktadır. Postero-lateral sınırını lateral sulkus meydana getirmektedir. Ventral komşuluğunu kafa kaidesinin orbital kıs- 3

4 TABLO 1. Hasta ve Kontrol Grubunun Klinik ve Sosyodemografik Verileri. Depresyon grubu (N=23) Ortalama ± SS Kontrol grubu (N=28) Ortalama ± SS Karşılaştırma Yaş (yıl) 30.4 ± ± 7.4 t=0.45 df=49 p>0.05 Cinsiyet (E/K) 5/18 11/17 X 2 =1.80 df=1 p>0.05 Hastalık süresi (hafta) 48 ± Hastalık başlama yaşı 28.4 ± Hamilton depresyon ölçeği skoru 25.5 ± Frontal gri madde (cm3) Sağ Sol Frontal beyaz madde (cm3) Sağ Sol ± ± ± ± t=1.81 df=49 p=0.07 t=2.38 df=49 p=0.021* 77.2 ± ± ± ± t=0.83 df=49 p>0.05 t=1.02 df=49 p>0.05 Toplam kafa içi hacim (cm3) ± ± 143 t=0.8 df=49 p>0.05 *: Her iki hemisferin ayrı ayrı ölçülmesinden dolayı p değerinin in altında olması anlamlı kabul edildi. mı ve arka sınırını ise singulat sulkus oluşturmaktadır. Toplam kafa içi hacim; gri madde, beyaz madde ve sulkusları kaplayan bos (beyin omurilik sıvısı) dahil olacak şekilde hesaplanmıştır. İstatistiksel Analiz: Hasta ve kontrol grubunun sosyodemografik verileri T ve ki kare testleri ile karşılaştırıldı. Her iki hemisferdeki frontal lob değerleri ayrı ayrı ölçüldü ve T testi ile karşılaştırıldı. Yaş ve cinsiyet açısından gruplar denkleştirildiği için bu karıştırıcı değişkenlerin ayrıca sınanmasına gerek duyulmadı. Asimetri İndeksi={2 (sağ-sol)/(sağ+sol)x100} formülü ile hesaplandı. Klinik veriler ile frontal lob verileri arasındaki ilişki Pearson Bağlantı Katsayısı ile araştırıldı. P değeri frontal lob karşılaştırmalarında sağ ve sol lob ayrı ayrı değerlendirildiği için den küçük olması anlamlı kabul edilirken diğer karşılaştırmalarda ve bağlantı analizlerinde p değerinin 0.05 den küçük olması anlamlı kabul edildi. BULGULAR Çalışmaya alınan hastalar ve kontroller arasında yaş ve cinsiyet açısından fark bulunmadı (Tablo 1). Yapılan psikiyatrik görüşme sonucunda iki hastada çocukluk dönemine ait fiziksel ve cinsel istismar öyküsü tespit edildi. Hasta ve Kontrol Gruplarında Frontal Lob Hacminin Karşılaştırılması: Hastalar ve kontroller arasındaki frontal lob gri ve beyaz madde hacim farkları ayrı ayrı değerlendirildi. Sol frontal lob gri madde hacmi depresyon hastalarında anlamlı olarak daha küçük bulundu (t=2.38 df=49 p=0.021; Cohen d=0.68) (Tablo 1, Şekil 2). Sağ frontal lob gri madde hacmi, sol tarafa benzer şekilde depresyon grubunda daha küçük olmasına rağmen sonuç istatistiksel anlamlılığa ulaşmadı (t=1.81 df=49 p=0.07; Cohen d=0.51). Bir hastanın sağ frontal lob gri madde hacminin gruptaki diğer hastalara göre ortalamadan iki standart sapma daha büyük olduğu gözlendi. Bu hasta analizden çıkarıldığında yapılan karşılaştırmada sağ frontal lob gri madde hacmi de depresyon hastalarında kontrollere göre belirgin küçüktü ve etki büyüklüğü sol taraf ile aynı idi (t=2.36 df=48 p=0.022; Cohen d=0.68) (Şekil 2). Her iki hemisferde de frontal lob beyaz madde hacim farkı izlenmedi (t=0.83 df=49 p>0.05 sağ; t=1.02 df=49 p>0.05 sol). Beyaz ve gri madde asimetri indeksi depresyon hastaları ve kontrol grupları arasında fark göstermiyordu (p<0.05). Klinik Değişkenlerle Frontal Lob Hacimleri Arasındaki Bağlantı Analizleri: Yapılan bağlantı analizlerinde Tablo 1 deki klinik değişkenler (yaş, hastalık başlama yaşı, hastalık süresi ve HDÖ skorları) ile frontal lob gri ve beyaz madde hacimleri arasında anlamlı bir ilişki tespit edilemedi (Tablo 2). Bu nedenle doğrusal ilişki dışında logaritmik ve eksponansiyel ilişki de sınandı ancak istatistiksel olarak anlamlı bir sonuç elde edilemedi. (Şekil 3). 4

5 Depresyon Grubu Kontrol Grubu Gri Madde Hacmi cm SAĞ SOL ŞEKİL 2. Hasta ve Kontrol Gruplarında Frontal Lob Gri Madde Hacim Farkları (Istatistik Değerlendirme Tablo 1 de Verilmiştir). Hastalardan 8 (%34) tanesinin hastalık süresi bir yıldan daha uzundu. Hastalık süresinde gördüğümüz geniş varyansı azaltmaya yönelik süre değerlerinin log10 tabanına göre alınması da bağlantı sonuçlarını değiştirmedi. Farklı bir analiz ile bir yıldan uzun ve kısa süre depresyonda olduğunu belirten hastalar ayrı ayrı kümeleştirilip yapılan bağlantı analizlerinde de sonuçlarda değişiklik tespit edilemedi (hastalık süresi >52 hafta sağ gri madde: r=0.021 p>0.05, sol gri madde: r=0.043 p>0.05; hastalık süresi <52 hafta sağ gri madde: r=-0.09 p>0.05, sol gri madde: r=-0.29 p>0.05). Benzer şekilde bir yıldan uzun süre hasta olan ve olmayan hastaların frontal lob hacimleri karşılaştırıldığında yine gri madde farkı gözlenmedi (Mann Whitney testi sağ için U=54 p>0.05, sol için U=44 P>0.05). TABLO 2. Klinik Değişkenler İle Frontal Lob Hacimlerinin Korelasyon Matrisi. Sağ frontal gri madde Sol frontal gri madde Sağ frontal beyaz madde Sol frontal beyaz madde Hamilton skoru r= p=0.528 r= p=0.873 r=0.116 p=0.599 r=0.042 p=0.849 Hastalık başlama yaşı r=0.021 p=0.923 r= p=0.588 r=0.184 p=0.400 r=0.157 p=0.475 Hastalık süresi (hafta) r= p=0.545 r= p=0.174 r= p=0.721 r= p=

6 ŞEKİL 3. Hastalık Süresi İle Sol Frontal Lob Gri Madde Hacmi Arasındaki İlişki Analizleri. Sol Frontal Lob Gri Madde Hacmi (cm 3 ) Hastalık Süresi (Hafta) Linear _. _ Logaritmik --- Eksponansiyel Model özeti Parametre tahminleri R1 F dfl df2 Sig. Sabit bl Linear Logaritmik Eksponansiyel TARTIŞMA Bu çalışmanın verileri ilk ataklarını yaşayan depresyon hastalarının frontal gri madde hacminin kontrol grubuna göre daha küçük olduğunu göstermiştir. Bu bulgu her iki hemisferde de izlenmektedir. Beyaz madde hacminde ise gruplar arasında fark tespit edilemedi. Hastalık süresi ve şiddeti ile gri ve beyaz madde hacmi arasında herhangi bir ilişki yoktu. Hastaların önemli bir kısmının daha önce hiç ilaç almamış olması, diğerlerinin çok kısa süreli ilaç kullanmış olmaları ve çalışma sırasında ilaçsız olmaları bulgularımızın ilaç etkisinden bağımsız olduğunu göstermektedir. Son yıllarda majör depresif bozukluğun etyolojisini açıklamaya yönelik birbirini tamamlayıcı iki temel varsayım sınanmaktadır. Bunlardan ilki hipotalamo-pituiter eksenin normalin üstünde çalışması ve yüksek glukokortikoid düzeylerinin beyindeki nöron devrelerine zarar vermesidir (Pariante 2006). Diğer hipotez ise nöronal plastikliğin ve nörogenezin bozulmasıdır (Schmidt ve Duman 2007). İkinci hipotezde yer alan en temel moleküller serotonin ve beyinden kaynaklı nörotrofik faktördür. Her iki hipotezde yer alan sistemlerin hatalı çalışmasının beyin işlevleri ve yapısına zarar verdiği düşünülmektedir. Varsayımların sınanmasının en önemli adımlarından bir tanesi söz konusu hasarın ölçülmesinden geçmektedir. MR tekniklerinin ilerlemesi beynin yapısının milimetrik düzeyde incelenmesine izin vermektedir. Bu tekniklerle yapılan pek çok görüntüleme çalışmasında limbik ve frontal yapıların hacimleri sağlıklı 6

7 kontroller ile karşılaştırılmıştır. Hipokampus, her iki teoride de en fazla etkilenecek çekirdek olduğu düşüncesi ile üzerinde en fazla çalışılan alan olmuştur (Eker ve Gönül 2009). Bu çekirdek, hipoksi ve yüksek glukokortikoid düzeyleri (yüksek miktarlarda reseptör bulundurması nedeniyle) gibi olumsuz şartlara en hassas yapılardan biridir. Aynı zamanda depresyonda bozulmuş olduğu tespit edilen bir kısım bilişsel işlevlerden sorumludur (Kaymak ve ark. 2009). Beyinde hipokampustan sonra en fazla glukokortikoid reseptörleri frontal kortikal yapılarda bulunmaktadır (Patel ve ark. 2000). Koolschijn ve arkadaşları (2008, 2009) depresyon hastalarında şimdiye kadar yapılmış yapısal MR araştırmalarını gözden geçirdikleri çalışmalarında prefrontal, ön singulat ve orbitofrontal kortekste izlenen küçülmenin hipokampustakinden daha fazla olduğunu tespit etmişlerdir. Bu bulgu frontal lob yapılarının ve singulat korteksin, en az hipokampus kadar depresyon patofizyolojisinde rol oynayabileceği ve/veya etkilenebileceğini göstermektedir. Frontal lobu oluşturan prefrontal korteks ve premotor/motor korteks arasındaki sınırlar anatomik çalışmalarda belirlenmeye çalışılmış ama bireysel farklılıklar nedeniyle bu alanların sınırlanmasında net bir görüş birliği oluşmamıştır (Crespo-Facorro ve ark. 1999, Nachev ve ark. 2008, Nachev ve ark. 2009, Rademacher ve ark. 1993, Ramnani ve Owen 2004). Frontal kortekste diğer ilgi çeken alanlar ise orbitofrontal korteks ve medial prefrontal kortekstir. Bu iki alan da işlevsel ve anatomik açıdan sınır bölgelerinin ayrılması zor alanlardır (Crespo-Facorro ve ark. 1999). Bu nedenlerden dolayı çalışmamızda sınırları iyi belirlenmemiş ve işlevsel sınırlanması tartışmalı alanların ayrılması yerine, birleştirilerek tek bir ilgi alanını (frontal lob) ölçme yaklaşımı benimsendi. Alanların birleştirilmesindeki ikinci neden ise bahsi geçen alanların birbiri ile yakın ilişki halinde depresyonda izlenen klinik belirtilere (devinim, değer atfetme, bilişsel işlevler, anhedoni, dürtüsellik) yol açmasıdır (Drevets 2007, Drevets ve ark. 2008). Yapılan literatür taramalarında frontal lobun tamamının ölçüldüğü tek bir çalışma olduğu tespit edilmiştir. Bu çalışmada depresyon hastalarında frontal lob sağlıklı kontrollere göre %7.2 daha küçük bulunmuştur (Coffey ve ark. 1993). Çalışmamızdaki sonuçlar (yaklaşık %8.6 küçülme) ile bu çalışmadaki veriler uyuşmakla beraber, bizim hasta ve kontrol gruplarımızdaki yaş ortalaması daha küçüktür. Coffey ve arkadaşlarının (1993) çalışmaya dahil ettiği depresyon hastaları elektrokonvülsif tedavi için merkezlerine sevk edilen, uzun süredir farmakolojik sağaltım görmelerine rağmen yanıt vermeyen hastalardan oluşmaktadır. Daha genç ve sağaltıma dirençli olmayan hastalarda bu bulgunun tekrarlanması, daha sonra ayrıntılı olarak tartışılacak olan hacimsel değişikliklerin hastalık süresinden bağımsız olduğu yönünde değerlendirilebilinir. Çalışmalar arasındaki diğer bir fark ise kullanılan ölçüm yöntemleridir. Coffey ve arkadaşları (1993) çalışmalarında segmentasyon yapmamışlardır. Segmentasyon yapılmadığı için beyaz-gri madde hacmindeki farklılıklar hassas bir şekilde değerlendirilememiştir. Orbitofrontal ve ön frontal bölgelerdeki azalmanın daha çok yaşlı hastalarda belirgin olduğu düşüncesi yaygın olmak ile beraber genç erişkin yaş gruplarında da bu bulgular rapor edilmiştir (Koolschijn ve ark. 2009, Ballmaier ve ark. 2004, Lai ve ark. 2000, Taylor ve ark. 2003). Yaşlılarla yapılan bir çalışmada izlenen orbitofrontal atrofinin toplam beyin omurilik sıvısının hacmini arttırmaması nedeniyle bu durumun gelişimsel olabileceği ve hastalık süresinden bağımsız olabileceği iddia edilmiştir (Ballmaier ve ark. 2004). Peterson ve arkadaşları (2009) üç nesil takip ettikleri depresyon açısından yüksek risk taşıyan bireylerde özellikle sağ frontal alanlarda kortikal kalınlıkta azalma tespit etmiştir. Her ne kadar risk grubunda, depresyona giren bireyler bulunmaktaysa da yapılan analizlerde bulgular depresyona girmekten çok, taşınan risk ile ilişkilendirilmiştir. Lezyon çalışmalarında, sol frontal lopta gelişen inmelerin depresyona yol açtığı en sık bildirilen bulgulardan biridir (Drevets ve ark. 2008, Narushima ve ark. 2003). Sol frontal lob yapılarının, limbik sistem ve hipotalamus işlevleri üzerindeki kontrol etkisi dikkate alındığında sol taraftaki hasarların depresyona daha fazla yol açtığı iddia edilmektedir (Drevets ve ark. 2008, Narushima ve ark. 2003). Yukarıdaki bilgileri dikkate aldığımızda çalışmamızda elde ettiğimiz küçük sağ frontal lob hacmi genetik yük ile ilişkili ve/veya endofenotipik bir belirleyici olabilir. Sol hemisferde izlediğimiz fark ise hem lezyon çalışmalarının hem de diğer gri madde de azalma gösteren çalışmalar ile uyumludur (Drevets ve ark. 2008). Bununla beraber verilerimizin hastalık süresi ile ilişkili olmaması her iki bölgedeki tespit edilen farkların hastalık belirtilerinin yaşandığı dönemdeki süreç ile sınırlı olmadığını düşündürtmektedir.. Hastalık süresi ile ilişki analizlerin yorumlanması sırasında bazı kısıtlılıklara dikkat çekmek istiyoruz. Öncelikle bu çalışmaya dahil olan hastaların, hastalık süreleri kendi bildirimleri dikkate alınarak hesaplanıldı. Bireysel bildirimlerde her zaman hatalar olabileceği akıllarda tutulmalıdır. Grup içinde çok daha kısa süre hasta olan bireyler ile bir yıldan daha uzun süre hasta olan bireylerin yer alması nedeniyle hastalık süresinde geniş bir varyans elde edildi. Bu varyans bağlantı hesaplamalarında avantaj sağlamasına rağmen grup homojenite- 7

8 sini bozduğu düşünülebilinir. Hastaların bu kadar uzun süre tedavi almamasının nedeni yaşadıkları belirtileri bir psikiyatrik hastalığa bağlamamaları idi. Kişi bildirimine dayalı hesaplamaların hatalı olabileceği düşünülerek bir yıldan uzun süre depresyonda olduğunu belirten hastaları çıkararak yapılan bağlantı analizlerinde de sonuçlarda değişiklik tespit edilemedi. Hacim analizlerinde akla gelen diğer bir konu, grupta baştan beri dirençli hastaların olabileceği ve onlarda hacim değişikliğinin daha önce ve daha fazla gelişebileceğidir (Frodl ve ark. 2008). Bu düşüncenin çalışmamız için geçerli olması olası görünmemektedir. Çünkü hastaların izleminde ilk yada ikinci antidepresan tedaviye yanıtının %80 in üzerinde olması tedaviye dirençli hastaların çalışma grubunda olmadığını göstermektedir. Depresyon hastalarında yapılan post-mortem araştırmalarda frontal alanlarda nöron ölümü gösterilememekle beraber nöropil sayında azalma gösterilmiştir (Cotter ve ark. 2001). Nöron atrofisine glial hücre kaybı da eşlik etmektedir (Cotter ve ark. 2002). İzlenen hücresel değişikliklerin yüksek kortizol düzeylerine veya azalmış nörotrofik faktörlere bağlı olduğu ileri sürülmektedir (Cerqueira ve ark. 2005). Glukokortikoid reseptörlerini kodlayan genler, çevresel etkenlerin etkisi altında işlevsel değişiklikler göstermektedir ve bu işlevsel değişikliklerin hipokampus gibi beyin yapılarının üzerinde etkili olabileceği gösterilmiştir (McGowan ve ark. 2009, Zobel ve ark. 2008). Yüksek kortizol düzeylerinin beyne olan etkisi incelendiğinde hipokampusun nörogelişimin ilk yıllarında daha fazla etkilendiği; frontal lobun hasara en açık olduğu dönemin ise en fazla değişim gösterdiği ergenlik yılları olduğu anlaşılmıştır (Pruessner ve ark. 2009). Son yıllarda yapılan çalışmalarda depresyon kliniği göstermeyen ama ailesel yük nedeniyle risk taşıyan ergenlerde kortizol düzeylerinde yükselme tespit edilmiştir (Goodyer 2008, Rao ve ark. 2009). Bu bulgu frontal lopta izlenen hasarın ergenlik döneminde meydana gelebileceği fikrini desteklemektedir. Değişikliklerin ergenlik döneminde olduğunu düşündüren bir diğer veri ise toplam kafa içi hacimlerin gruplar arasında fark göstermemesidir (Tablo 1). Kafatası ve beyin, altıncı yaşın sonunda erişkin hacminin %90 ına ulaşır (Giedd ve ark. 2006). Sonraki dönemdeki büyüme çok sınırlı olur. Depresyon hastalarında kontrollere göre toplam kafa içi hacminde fark saptanmaması beyinde bu yaşlara kadarki gelişimde belirgin bir fark olmadığına işaret etmektedir. Frontal kortikal kalınlaşma ise yaş arasında en yüksek seviyesine ulaşır (Giedd ve ark. 2006). Frontal gri madde normal fizyoloji sürecinde bu yaşlardan itibaren azalmaya başlar. Bu bilgiler ışığında ilk atak depresyon hastalarındaki kontrol grubuna göre daha fazla gri madde azalmasını frontal lobun değişime en hassas olduğu ergenlik dönemindeki yüksek kortizole bağlı geliştiği iddia edilebilinir. Bu iddia klinik belirtilerin sendromal düzeyde başlangıcını açıklamaktan çok klinik öncesi dönemi açıklamaktadır. Bunun yanında risk taşıyan bireylerde hassas dönemde belirgin olan gri madde kaybı sonraki dönemlerde daha az olmakla beraber devam ediyor ve belli bir aşamada depresyon kliniği ortaya çıkıyor olabilir. Bu aforizma, bu çalışmada elde edilen hastalık süresi ile gri madde kaybı arasında doğrusal bağlantı bulunamamasını açıklayabilir. Ancak, bu çalışmanın verileri bu düşünceyi doğrudan sınayabilecek güçte değildir. Çalışmaya alınan hasta grubunda sadece iki bireyde çocukluk dönemi örselenmesi tespit edildi. Depresif bireylerde örselenme öyküsünün yüksek olduğunu iddia eden yazarlar olmakla beraber, örselenme yaşayan bireylerde eş tanı yüksekliği olduğu da bilinmektedir. Alım ölçütlerimizin eş tanıya izin vermemesi bu grup hastayı çalışmadan dışlamış olabilir. Sadece iki hastada örselenme öyküsünün olması, bulgularımızın çocukluk dönemi örselenmesinden bağımsız olduğunu düşündürtmektedir. MR görüntülemede beyaz madde patolojilerini tespit etmek üzere geliştirilen difüzyon yöntemlerinde depresif hastaların beyaz maddelerinde patoloji olabileceği rapor edilmiştir. (Li ve ark. 2007, Ma ve ark. 2007). Bizim verilerimiz bu bulgular ile paralel değildir. Bizim çalışmamızda kullanılan yöntem gri madde ölçümü için geliştirilmiş olup beyaz madde için güvenilirliği ve hassasiyeti daha düşüktür. Bu durumu dikkate aldığımızda beyaz madde ile ilişkili bulgularımızın gri madde ölçümünde elde ettiğimiz veriler kadar güvenilir olmadığını düşünüyoruz. Fark bulamamızın diğer bir nedeni ise beyaz maddenin gri maddeye göre daha fazla hastalık süresi ile ilişkisi olabileceği ve bizim aldığımız ilk atak hastalarında bu değişimlerin daha gelişmemiş olabileceğidir. Sonuç olarak, bu çalışmada ilk atak depresyon hastalarında frontal lob gri madde hacminin hastalık süresinden bağımsız bir şekilde küçük olduğu tespit edilmiştir. Bu sonuçlar depresyon hastalarında küçük olduğu bildirilen ön singulat korteks ve hipokampus dışında frontal lobun da depresyon gelişim sürecinden etkilendiğini göstermektedir. Etyolojiye yönelik teori geliştirilmesi sırasında bu çalışmanın verileri dikkate alınmalı ve frontal lobun değişimini inceleyecek yeni araştırmalar planlanmalıdır. 8

9 KAYNAKLAR Amerikan Psikiyatri Birliği (1994) Mental Bozuklukların Tanısal ve Sayımsal Elkitabı, Dördüncü Baskı (DSM IV) (Çev. Ed.: E. Köroğlu) Hekimler Yayın Birliği, Ankara, Aydemir Ö, Deveci A, İçelli İ ve ark. (2006) Hamilton Depresyonu Değerlendirme Ölçeği yapılandırılmış Görüşme Kılavuzu Mevsimsel Duygudurum Bozukluğu Versiyonu nun Güvenilirlik ve Geçerliliği Türkiye de Psikiyatri, 8: Ballmaier M, Toga AW, Blanton RE ve ark. (2004) Anterior cingulate, gyrus rectus, and orbitofrontal abnormalities in elderly depressed patients: an MRI-based parcellation of the prefrontal cortex. The Am J Psychiatry, 161: Caspi A, Sugden K, Moffitt TE ve ark. (2003) Influence of life stress on depression: moderation by a polymorphism in the 5-HTT gene. Sci (New York), NY 301: Cerqueira JJ, Pego JM, Taipa R ve ark. (2005) Morphological correlates of corticosteroid-induced changes in prefrontal cortex-dependent behaviors. J Neurosci, 25: Charney DS, Manji HK (2004) Life stress, genes, and depression: multiple pathways lead to increased risk and new opportunities for intervention. Sci, STKE 2004:re5. Coffey CE, Wilkinson WE, Weiner RD ve ark. (1993) Quantitative cerebral anatomy in depression. A controlled magnetic resonance imaging study. Arch Gen Psychiatry, 50:7-16. Cotter D, Mackay D, Chana G ve ark. (2002) Reduced neuronal size and glial cell density in area 9 of the dorsolateral prefrontal cortex in subjects with major depressive disorder. Cereb Cortex, 12: Cotter DR, Pariante CM, Everall IP ve ark. (2001) Glial cell abnormalities in major psychiatric disorders: the evidence and implications. Brain research bulletin, 55: Crespo-Facorro B, Kim JJ, Andreasen NC ve ark. (1999) Human frontal cortex: an MRI-based parcellation method. NeuroImage, 10: Çorapçıoğlu A, Aydemir A, Yıldız M ve ark. (1999) DSM IV Eksen I Bozuklukları için Yapılandırılmış Klinik Görüşme. Hekimler Yayın Birliği. Drevets WC (2007) Orbitofrontal cortex function and structure in depression. Ann N Y Acad Sci, 1121: Drevets WC, Price JL, Furey ML ve ark. (2008) Brain structural and functional abnormalities in mood disorders: implications for neurocircuitry models of depression. Brain struct & funct, 213: Eker C, Gönül AS (2009) Volumetric MRI studies of the hippocampus in major depressive disorder: Meanings of inconsistency and directions for future research. World J Biol Psychiatry, 10:1-17. First MB, Spitzer RL, Gibbon M ve ark. (1997) Structured clinical interview for DSM IV Axis I Disorders (SCID I). Clinical Version. American Psychiatric Press, Washington DC and London. Frodl T, Jager M, Smajstrlova I ve ark. (2008) Effect of hippocampal and amygdala volumes on clinical outcomes in major depression: a 3-year prospective magnetic resonance imaging study. J Psychiatry Neurosci, 33: Gatt JM, Nemeroff CB, Dobson-Stone C ve ark. (2009) Interactions between BDNF Val66Met polymorphism and early life stress predict brain and arousal pathways to syndromal depression and anxiety. Mol Psychiatry, 14: Giedd JN, Clasen LS, Lenroot R ve ark. (2006) Puberty-related influences on brain development. Mol Cell Endocrinol, : Goodyer IM (2008) Emanuel Miller Lecture: early onset depressions- -meanings, mechanisms and processes. J Child Psychol Psychiatry, 49: Goodyer IM, Altham PM (1991) Lifetime exit events and recent social and family adversities in anxious and depressed school-age children and adolescents--ii. J Affect Disord, 21: Hamilton M (1960) A rating scale for depression. J Neurol Neurosurg Psychiatr, 23: Kaymak SU, Demir B, Senturk S ve ark. (2009) Hippocampus, glucocorticoids and neurocognitive functions in patients with first-episode major depressive disorders. Eur Arch Psychiatry Clin Neurosci 20/10/2009 tarihinde fulltext.pdf adresinden indirildi. Koolschijn PC, van Haren NE, Hulshoff Pol HE ve ark. (2008) Hypothalamus volume in twin pairs discordant for schizophrenia. Eur Neuropsychopharmacol, 18: Koolschijn PC, van Haren NE, Lensvelt-Mulders GJ ve ark. (2009) Brain volume abnormalities in major depressive disorder: A meta-analysis of magnetic resonance imaging studies. Hum Brain Mapp, 30: Lai T, Payne ME, Byrum CE ve ark. (2000) Reduction of orbital frontal cortex volume in geriatric depression. Biol Psychiatry, 48: Levinson DF (2006) The genetics of depression: a review. Biol Psychiatry, 60: Li L, Ma N, Li Z ve ark. (2007) Prefrontal white matter abnormalities in young adult with major depressive disorder: a diffusion tensor imaging study. Brain Res, 1168: Ma N, Li L, Shu N ve ark. (2007) White matter abnormalities in firstepisode, treatment-naive young adults with major depressive disorder. Am J Psychiatry, 164: McGowan PO, Sasaki A, D Alessio AC ve ark. (2009) Epigenetic regulation of the glucocorticoid receptor in human brain associates with childhood abuse. Nat Neurosci, 12: Monkul ES, Ozerdem A (2003) Structural magnetic resonance imaging (MRI) studies in bipolar disorder. Turk Psikiyatri Derg, 14: Monroe SM, Reid MW (2008) Gene-environment interactions in depression research: genetic polymorphisms and life-stress polyprocedures. Psychol Sci, 19: Nachev P, Kennard C, Husain M ve ark. (2008) Functional role of the supplementary and pre-supplementary motor areas. Nat Rev, 9: Nachev P, Kennard C, Husain M ve ark. (2009) The functional anatomy of the frontal lobes. Nat Rev, 10:829. Narushima K, Kosier JT, Robinson RG ve ark. (2003) A reappraisal of poststroke depression, intra- and inter-hemispheric lesion location using meta-analysis. J Neuropsychiatry Clin Neurosci, 15: Pariante CM (2006) The glucocorticoid receptor: part of the solution or part of the problem? J Psychopharmacol, 20: Patel PD, Lopez JF, Lyons DM ve ark. (2000) Glucocorticoid and mineralocorticoid receptor mrna expression in squirrel monkey brain. J Psychiatr Res, 34: Peterson BS, Warner V, Bansal R ve ark. (2009) Cortical thinning in persons at increased familial risk for major depression. Proc Natl Acad Sci U S A, 106: Pruessner JC, Dedovic K, Pruessner M ve ark. (2009) Stress regulation in the central nervous system: evidence from structural and functional neuroimaging studies in human populations Curt Richter Award Winner. Psychoneuroendocrinology. Rademacher J, Caviness VS, Steinmetz H ve ark. (1993) Topographical variation of the human primary cortices: implications for neuroimaging, brain mapping, and neurobiology. Cereb Cortex, 3: Ramnani N, Owen AM (2004) Anterior prefrontal cortex: insights into function from anatomy and neuroimaging. Nat Rev, 5: Rao U, Hammen CL, Poland RE ve ark. (2009) Risk markers for depression in adolescents: sleep and HPA measures. Neuropsychopharmacol, 34: Schmidt HD, Duman RS (2007) The role of neurotrophic factors in adult hippocampal neurogenesis, antidepressant treatments and animal models of depressive-like behavior. Behav Pharmacol, 18:

10 Tang Y, Wang F, Xie G ve ark. (2007) Reduced ventral anterior cingulate and amygdala volumes in medication-naive females with major depressive disorder: A voxel-based morphometric magnetic resonance imaging study. Psychiatry Res, 156: Talairach J, Tournoux P (1988) Co-planar stereotaxic atlas of the human brain. Thieme, New York. Taylor WD, Steffens DC, McQuoid DR ve ark. (2003) Smaller orbital frontal cortex volumes associated with functional disability in depressed elders. Biol Psychiatry, 53: WHO (2001) The world health report. Chap 2,4. Zhang Y, Yu C, Zhou Y ve ark. (2009) Decreased gyrification in major depressive disorder. Neuroreport, 20: Zobel A, Jessen F, von Widdern O ve ark. (2008) Unipolar depression and hippocampal volume: impact of DNA sequence variants of the glucocorticoid receptor gene. Am J Med Genet B Neuropsychiatr Genet, 147B:

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK

Açıklama 2008 2009. Araştırmacı: YOK. Danışman: YOK. Konuşmacı: YOK Açıklama 2008 2009 Araştırmacı: YOK Danışman: YOK Konuşmacı: YOK SİLAHLI ÇATIŞMA İLE İLİŞKİLİ TRAVMA SONRASI STRES BOZUKLUĞUNDA DİĞER BİYOLOJİK TEDAVİ SEÇENEKLERİ Dr. Cemil ÇELİK Sunumun hedefleri Silahlı

Detaylı

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU

Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek. Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Suç işlemiş bipolar bozukluklu olgularda klinik ve suç özellikleri: BRSHH den bir örnek Dr. Tuba Hale CAMCIOĞLU Kurum ve kuruluşla ilişki bildirimi Bulunmamaktadır. Şiddet ve Suç Saldırganlık Şiddet Bireyin

Detaylı

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi

Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Obsesif KompulsifBozukluk Hastalığının Yetişkin Ayrılma Anksiyetesiile Olan İlişkisi Dr. SiğnemÖZTEKİN, Psikolog Duygu KUZU, Dr. Güneş CAN, Prof. Dr. AyşenESEN DANACI Giriş: Ayrılma anksiyetesi bozukluğu,

Detaylı

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL.

Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. Dr Ali Bozkurt Clayton P, Desmarais L, Winokur G. A study of normal bereavement. Am J Psychiatry 1968;125:168 78. Clayton PJ, Halikes JA, Maurice WL. The bereavement of the widowed. Dis Nerv Syst 1971;32:597

Detaylı

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M.

Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. DEPRESYON-ANKSİYETE BOZUKLUKLARI İLE ALKOL BAĞIMLILIĞI ARASINDAKİ İLİŞKİNİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Yılmaz S., Serez M., Beyazyürek M. ÖZET Alkol bağımlılığı ve diğer psikiyatrik

Detaylı

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler 46.ULUSAL PSİKİYATRİ KONGRESİ, 2010 Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler Dr.Canan Yücesan Ankara Tıp Fakültesi Nöroloji Anabilim Dalı Akış Sitokinler ve depresyon Duygudurum bozukluklarının

Detaylı

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ* İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Sürekli Tıp Eğitimi Etkinlikleri 25 TÜRKİYE DE SIK KARŞILAŞILAN PSİKİYATRİK HASTALIKLAR Sempozyum Dizisi No:62 Mart 2008 S:25-30 PSİKİYATRİK BOZUKLUKLARIN EPİDEMİYOLOJİSİ*

Detaylı

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi

Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Koç Üniversitesi Hemşirelik Yüksekokulu 2015-2016 Güz Dönemi Dersin Adı ve Kodu: Psik 302 Psikopatoloji Dersin ön koşulları: Yok Ders yeri(sınıf): 312 nolu sınıf Ders Günü ve Saati: Salı: 08:30-11:20 Kredisi:

Detaylı

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır.

Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Son 2 yıl içinde ilaç endüstrisiyle kongre sponsorluğu dışında bağlantım olmamıştır. Lohusalık döneminde ruhsal hastalıklar: risk etkenleri ve klinik gidiş Doç.Dr. Leyla Gülseren 25 Eylül 2013 49. Ulusal

Detaylı

Yard. Doç. Dr. Kaan Yücel

Yard. Doç. Dr. Kaan Yücel Yard. Doç. Dr. Kaan Yücel Lisans: Tıpta Uzmanlık Alanı: Yan Dal Uzmanlık Alanı: Yüksek Lisans: Doktora: Email: Site: Özgeçmiş Adı Soyadı: Şefik Kaan Yücel Doğum Tarihi: 22 Şubat 1970 Öğrenim Durumu: Derece

Detaylı

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ

EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Kriz Dergisi 2(1): 235-240 EĞİTİM VEREN BİR DEVLET HASTANESİ PSİKİYATRİ POLİKLİNİĞİNE BAŞVURAN HASTALARIN TANI GRUPLARINA GÖRE SOSYODEMOGRAFİK ÖZELLİKLERİ Erol ÖZMEN, M.Murat DEMET, İlkin İÇELLİ, Gürsel

Detaylı

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım

hükümet tabibi olarak görev yaptıktan sonra, 1988 yılında Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi nde başladığım 1961 yılında Malatya da doğdum. İlk-orta ve lise öğrenimimi Malatya da tamamladım.1978 yılında girdiğim Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi'ni 1984 yılında bitirdim. 1984-1987 yılları arasında Çanakkale ve

Detaylı

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD

BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD BİRİNCİ BASAMAKDA PSİKİYATRİ NURAY ATASOY ZKÜ TIP FAKÜLTESİ AD Çalışmalarda birinci basamak sağlık kurumlarına başvuran hastalardaki psikiyatrik hastalık sıklığı, gerek değerlendirme ölçekleri kullanılarak

Detaylı

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY

AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY AĞRIİLE HUZUR EVİ OLUR MU? DR. FİLİZ ŞÜKRÜ DURUSOY GİRİŞ Yaşlılık Dünya Sağlık Örgütü tarafından 65 yaş ve üzeri dönem olarak tanımlamakta; Fiziksel görünüm, güç ve rol kaybı yaşanılan, yaşlılık dönemindeyeti

Detaylı

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK

PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR. PSİ154 - PSİ162 Doç.Dr. Hacer HARLAK PSİKOLOJİK BOZUKLUKLAR BU DERSTE ŞUNLARı KONUŞACAĞıZ: Anormal davranışı normalden nasıl ayırırız? Ruh sağlığı uzmanları tarafından kullanılan belli başlı anormal davranış modelleri nelerdir? Anormal davranışı

Detaylı

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE

Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Bir Üniversite Kliniğinde Yatan Hastalarda MetabolikSendrom Sıklığı GŞ CAN, B BAĞCI, A TOPUZOĞLU, S ÖZTEKİN, BB AKDEDE Psikiyatrik hastalığı olan bireylerde MetabolikSendrom (MetS) sıklığı genel popülasyona

Detaylı

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü

İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü İnfertil çiftlerde bağlanma ve mizaç özellikleri tedavi başarısını etkiler mi? Stresin aracı rolü Dr. Fatma Fariha Cengiz, Dr. Gülhan Cengiz, Dr. Sermin Kesebir Erenköy RSHEAH, İstanbul 29 Mayıs Hastanesi,

Detaylı

İLAÇ KULLANMAYAN DEPRESYON HASTALARINDA KORPUS KALLOSUM BOYUTU BİTİRME TEZİ. Stj. Dişhekimi: Özgün ÖZALAY

İLAÇ KULLANMAYAN DEPRESYON HASTALARINDA KORPUS KALLOSUM BOYUTU BİTİRME TEZİ. Stj. Dişhekimi: Özgün ÖZALAY T.C. Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalı İLAÇ KULLANMAYAN DEPRESYON HASTALARINDA KORPUS KALLOSUM BOYUTU BİTİRME TEZİ Stj. Dişhekimi: Özgün ÖZALAY Danışman Öğretim Üyesi: Prof. Dr. Ali

Detaylı

KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol

KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol KULLANILAN MADDE TÜRÜNE GÖRE BAĞIMLILIK PROFİLİ DEĞİŞİKLİK GÖSTERİYOR MU? Kültegin Ögel, Figen Karadağ, Cüneyt Evren, Defne Tamar Gürol 1 Acibadem University Medical Faculty 2 Maltepe University Medical

Detaylı

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI İZMİR KATİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ AİLE HEKİMLİĞİ KLİNİĞİ KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem V Psikiyatri Staj Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Yrd. Doç. Dr. Baran GENCER Yrd. Doç. Dr. Oğuz GÜÇLÜ Yrd. Doç. Dr.

Detaylı

Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi. Evaluation of psychiatric office studies for six years in Samsun

Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi. Evaluation of psychiatric office studies for six years in Samsun 154 Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi Samsun da altı yıllık bir psikiyatri muayenehane çalışmasının değerlendirilmesi Ömer BÖKE, 1 Servet AKER, 2 ÖZET Amaç:

Detaylı

DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI. Editörler. Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip. Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları

DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI. Editörler. Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip. Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları DEPRESYON SAĞALTIM KILAVUZU KAYNAK KİTABI Editörler Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları Olcay Yazıcı E. Timuçin Oral Simavi Vahip Türkiye Psikiyatri Derneği Yayınları

Detaylı

(İnt. Dr. Doğukan Danışman)

(İnt. Dr. Doğukan Danışman) (İnt. Dr. Doğukan Danışman) *Amaç: Sigara ve pankreas kanseri arasında doz-yanıt ilişkisini değerlendirmek ve geçici değişkenlerin etkilerini incelemektir. *Yöntem: * 6507 pankreas olgusu ve 12 890 kontrol

Detaylı

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD

Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD Prof.Dr. Hatice ÖZYILDIZ GÜZ Ondokuz Mayıs Üniversitesi Psikiyatri ABD İÇERİK ALT TİPLENDİRMEDEKİ SORUNLAR KLİNİĞE YANSIMASI ÇEKİNGEN KİŞİLİK BOZUKLUĞUNUN ETKİSİ Tanısal bakı Sosyal fobi DSM-I de "Fobik

Detaylı

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI

ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI ACİL OLARAK PSİKİYATRİ KLİNİĞİNE YATIRILAN HASTALARDA MADDE KULLANIMI TARAMASI -ÖN ÇALIŞMA- Dr. Nasibe ÜNSALAN*, Dr. Özkan PEKTAŞ**, Dr. Ayhan KALYONCU**, Dr. Devran TAN*, Dr. Hasan MIRSAL**, Dr. Mansur

Detaylı

Yatarak Tedavi Görmüş Geriyatrik Unipolar Depresyon ve Bipolar Bozukluk Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Karşılaştırılması

Yatarak Tedavi Görmüş Geriyatrik Unipolar Depresyon ve Bipolar Bozukluk Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Karşılaştırılması DOI: 10.5455/NYS.20151221025259 10.5455/NYS20160314054530 Yatarak Tedavi Görmüş Geriyatrik Unipolar Depresyon ve Bipolar Bozukluk Hastaların Klinik ve Sosyodemografik Özelliklerinin Karşılaştırılması Ender

Detaylı

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya

Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya Þizofrenide Prodromal Belirtiler Prof. Dr. Ýsmet KIRPINAR* Þizofreninin klinik özelliklerini anlatan kitap ya da yazýlarýn çoðu; þizofreninin heterojen bir sendrom olduðunu, bu hastalýk için hiçbir patognomonik

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Y. Lisans Tıp İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp 1997. Fakültesi

ÖZGEÇMİŞ. Derece Alan Üniversite Yıl. Y. Lisans Tıp İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp 1997. Fakültesi ÖZGEÇMİŞ 1. Adı Soyadı : Aziz Mehmet GÖKBAKAN 2. Doğum Tarihi : 01.01.1973 3. Unvanı : Yardımcı Doçent 4. Öğrenim Durumu : Derece Alan Üniversite Lisans Tıp İstanbul Üniversitesi, İstanbul Tıp 1995 Fakültesi

Detaylı

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER

TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER TİP 2 DİYABETLİ BİREYLERDE UYKU KALİTESİ, GÜNDÜZ UYKULULUK HALİ VE İLİŞKİLİ FAKTÖRLER Doç.Dr. Belgüzar Kara*, Özge KILIÇ** *GATA Hemşirelik Yüksekokulu, **GATA Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Detaylı

YASLANMA ve YASAM KALİTESİ

YASLANMA ve YASAM KALİTESİ YASLANMA ve YASAM KALİTESİ Tufan Çankaya İzmir, 2003 Giriş: Doğal süreç; Doğum, büyüme-gelişme, üreme, ölüm Ölüm, yaşamın hangi döneminde meydana geliyor? Genç ölüm - Geç ölüm Dünya topluluklarına bakıldığında:

Detaylı

Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü 1

Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü 1 Analan ve ark. 5 Majör depresif bozukluğun tedavisinde folik asitin rolü 1 Enver Analan, 2 Orhan Doğan, 3 Gamze Akyüz 4 ÖZET Amaç: Depresif belirtiler folik asit eksikliğinin en yaygın nöropsikiyatrik

Detaylı

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results: ÖZET Amaç: Bu araştırma, üniversite öğrencilerinin akılcı ilaç kullanma davranışlarını belirlemek amacı ile yapılmıştır. Yöntem: Tanımlayıcı-kesitsel türde planlanan araştırmanın evrenini;; bir kız ve

Detaylı

14 Aralık 2012, Antalya

14 Aralık 2012, Antalya Hamilelerde Uyku Bozukluğunun Sorgulanması ve Öyküden Tespit Edilen Huzursuz Bacak Sendromunda Sıklık, Klinik Özellikler ve İlişkili Olabilecek Durumların Araştırılması A Neyal, G Benbir, R Aslan, F Bölükbaşı,

Detaylı

Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar

Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar Olaya Ġlişkin Potansiyel Kayıt Yöntemleri Kognitif Paradigmalar Prof. Dr. Sacit Karamürsel İstanbul Tıp Fakültesi, Fizyoloji Anabilim Dalı sacit@istanbul.edu.tr Elektroansefalogram (EEG), merkezi sinir

Detaylı

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi

Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Kahramanmaraş 1. Biyokimya Günleri Bildiri Konusu: Romatizmal Mitral Darlığında Fetuin-A Düzeyleri Ve Ekokardiyografi Bulguları İle İlişkisi Mehmet Aydın DAĞDEVİREN GİRİŞ Fetuin-A, esas olarak karaciğerde

Detaylı

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler

DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU. Dahili Servisler DİKKAT EKSİKLİĞİ HİPERAKTİVİTE BOZUKLUĞU Dahili Servisler Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHP) Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB), her 10 çocuktan birinde görülmesi, ruhsal, sosyal

Detaylı

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem VI Ön Hekimlik Psikiyatri (Seçmeli) Uygulama Dilimi Eğitim Programı Eğitim Başkoordinatörü: Dönem Koordinatörü: Koordinatör Yardımcısı: Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç. Dr. Erkan Melih ŞAHİN Doç.

Detaylı

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk

BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk BİPOLAR YAŞAM DERNEĞİ http://www.bipolaryasam.org/ Bipolar II Bozukluk Doç. Dr. Sibel Çakır İstanbul Tıp Fakültesi, Psikiyatri A.D Duygudurum Bozuklukları Birimi Açıklama 2012-2013 Araştırmacı: ELAN Danışman:

Detaylı

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department

The Study of Relationship Between the Variables Influencing The Success of the Students of Music Educational Department 71 Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Eğitim Fakültesi Dergisi, Yıl 9, Sayı 17, Haziran 2009, 71-76 Müzik Eğitimi Anabilim Dalı Öğrencilerinin Başarılarına Etki Eden Değişkenler Arasındaki İlişkinin İncelenmesi

Detaylı

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU. Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD

OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU. Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD OTİZM SPEKTRUM BOZUKLUĞU Prof. Dr. Berna Özsungur Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD 58. Türkiye Milli Pediatri Kongresi 25 Ekim 2014 TANIM Otizm Spektrum

Detaylı

Bipolar Bozukluk ve Hipotalamo pituiter pituiter adrenal sistem Doç. Dr. Vesile Şentürk Ankara Ü.T.F. Psikiyatri A.D Janssen Astra Zeneca Hipotalamo pituiter pituiter son organ Hipotalomo Hipotalomo pituiter

Detaylı

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse

ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse ACOG Diyor ki! HER GEBE TAKİP SÜRECİNDE EN AZ BİR KEZ PERİNATAL DEPRESYON AÇISINDAN TARANMALIDIR. Özeti Yapan: Dr. Semir Köse Perinatal Depresyon gebelik süresince veya gebeliği takip eden ilk 12 ay boyunca

Detaylı

Sizofrenide Yasam Kalitesi. Prof. Dr. Köksal Alptekin, Dokuz Eylül Univ. Tip Fak. Izmir-TURKEY (SAYKAD 2004)

Sizofrenide Yasam Kalitesi. Prof. Dr. Köksal Alptekin, Dokuz Eylül Univ. Tip Fak. Izmir-TURKEY (SAYKAD 2004) Sizofrenide Yasam Kalitesi Prof. Dr. Köksal Alptekin, Dokuz Eylül Univ. Tip Fak. Izmir-TURKEY (SAYKAD 2004) Sizofreni: Temel Belirti Kümeleri Pozitif Sanri Varsani Dezorganize konusma Katatoni Sosyal/Mesleksel

Detaylı

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar

Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Cinsiyet Hormonları ve Nörogelişimsel Bozukluklar Geç-dönem Bozukluklar Depresyon Kaygı Bozuklukları Yeme Bozuklukları Travma Sonrası Stres Bozukluğu Nörogelişimsel Bozukluklar Otizm Dikkat Eksikliği Hiperaktivite

Detaylı

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi Ana başlıklar Demans nedenleri Normal yaşlanma bulguları Radyolojik görüntüleme yöntemleri Demansta radyolojik belirleyici bulgular

Detaylı

BİLİŞSEL GELİŞİM GERİLİĞİ VE OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARDA SERUM PROGRANULİN DÜZEYLERİ

BİLİŞSEL GELİŞİM GERİLİĞİ VE OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARDA SERUM PROGRANULİN DÜZEYLERİ BİLİŞSEL GELİŞİM GERİLİĞİ VE OTİSTİK SPEKTRUM BOZUKLUĞU OLAN ÇOCUKLARDA SERUM PROGRANULİN DÜZEYLERİ Fatma Betül ÖZGERİŞ, Nezahat KURT, İlknur İBİLİ UCUZ, Kübra KOÇAK YILMAZ, Atilla ÇAYIR, Onur Burak DURSUN,

Detaylı

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ

NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ NAZOFARENKS KARSİNOMUNDA CLAUDIN 1, 4 VE 7 EKSPRESYON PATERNİ VE PROGNOSTİK ÖNEMİ Dinç Süren 1, Mustafa Yıldırım 2, Vildan Kaya 3, Ruksan Elal 1, Ömer Tarık Selçuk 4, Üstün Osma 4, Mustafa Yıldız 5, Cem

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tıp Fakültesi Trakya Üniversitesi 1999 Tıpta Uzmanlık Psikiyatri Anabilim Dalı Kocaeli Üniversitesi 2006

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tıp Fakültesi Trakya Üniversitesi 1999 Tıpta Uzmanlık Psikiyatri Anabilim Dalı Kocaeli Üniversitesi 2006 ÖZGEÇMİŞ VE ESERLER LİSTESİ ÖZGEÇMİŞ Adı Soyadı: Eylem Özten Doğum Tarihi: 22 KASIM 1975 Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Tıp Fakültesi Trakya Üniversitesi 1999 Tıpta Uzmanlık

Detaylı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı

T.C. Hitit Üniversitesi. Sosyal Bilimler Enstitüsü. İşletme Anabilim Dalı T.C. Hitit Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme Anabilim Dalı TURİZM PAZARLAMASINDA TÜKETİCİLERİN TURİSTİK SATIN ALMA KARARI ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN WEB SİTESİ TASARIM ÖZELLİKLERİNİN NÖROGÖRÜNTÜLEME

Detaylı

Eksiklik Sendromu Olan ve Olmayan Şizofreni Hastalarında Gri Madde Değişiklikleri

Eksiklik Sendromu Olan ve Olmayan Şizofreni Hastalarında Gri Madde Değişiklikleri Türk Psikiyatri Dergisi 2012;23(4):237-47 Eksiklik Sendromu Olan ve Olmayan Şizofreni Hastalarında Gri Madde Değişiklikleri Dr. Halil İbrahim ÖZDEMİR 1, Dr. Mehmet Çağdaş EKER 2, Dr. Burçak ZENGİN 3, Dr.

Detaylı

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD.

Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Obezitede Anksiyete Bozuklukları ve Depresyon Şebnem Pırıldar Ege Psikiyatri AD. Açıklama 2008 2010 Araştırmacı: Sanofi Danışman: Teva, BMS Konuşmacı: Lundbeck Obezite giderek artan bir toplum sağlığı

Detaylı

Özkıyım girişimi nedeni ile acil servise başvuran hastalarda hazırlayıcı etkenler 1

Özkıyım girişimi nedeni ile acil servise başvuran hastalarda hazırlayıcı etkenler 1 Kekeç ve ark. 157 Özkıyım girişimi nedeni ile acil servise başvuran hastalarda hazırlayıcı etkenler 1 Zeynep KEKEÇ, 2 Cuma YILDIRIM, 2 İbrahim İKİZCELİ, 3 Ali Saffet GÖNÜL, 4 Erdoğan M. SÖZÜER, 5 ÖZET

Detaylı

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ

PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ PSİKOZ İÇİN RİSK GRUBUNDA OLAN HASTALARDA OBSESİF KOMPULSİF VE DEPRESİF BELİRTİLERİN KLİNİK DEĞİŞKENLER VE BİLİŞSEL İŞLEVLERLE İLİŞKİSİ Ahmet Zihni SOYATA Selin AKIŞIK Damla İNHANLI Alp ÜÇOK İ.T.F. Psikiyatri

Detaylı

DENEYSEL RATLARDA ATOMOKSETİN VE OMEGA 3 ÜN SERUM ÇİNKO VE BAKIR DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mevlüt Sait KELEŞ

DENEYSEL RATLARDA ATOMOKSETİN VE OMEGA 3 ÜN SERUM ÇİNKO VE BAKIR DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİSİ. Prof. Dr. Mevlüt Sait KELEŞ DENEYSEL RATLARDA ATOMOKSETİN VE OMEGA 3 ÜN SERUM ÇİNKO VE BAKIR DÜZEYLERİ ÜZERİNE ETKİSİ Prof. Dr. Mevlüt Sait KELEŞ GİRİŞ Dikkat Eksikliği Hiperaktivite Bozukluğu (DEHB); hiperaktivite, dikkatsizlik,

Detaylı

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi

EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Spor Bilimleri Dergisi Hacettepe 1. ofsport Sciences 2004, 15 (1),49-64 Dave/li Derleme EGZERSiziN DEPRESYON TEDAVisiNDEKi YERi VE ETKiLERi Ziya KORUÇ, Perlearı BAYAR Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri

Detaylı

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi

İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi İnfertilite ile depresyon ve anksiyete ilişkisi Y R D. D O Ç. D R. M İ N E İ S L İ M Y E TA Ş K I N B A L I K E S İ R Ü N İ V E R S İ T E S I TIP FA K Ü LT E S İ K A D I N H A S TA L I K L A R I V E D

Detaylı

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet

Çekirdek belirtileri açýsýndan duygulaným alanýnda. Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme. Özet Birinci Basamakta Depresyon: Tanýma, Ele Alma, Yönlendirme Doç. Dr. Levent KÜEY* Özet Depresyon psikiyatrik bozukluklar arasýnda en sýk karþýlaþýlan hastalýklardan biridir. Depresif hastalarýn önemli bir

Detaylı

EŞIK-ALTI DEPRESYON VE DEPRESİF BOZUKLUK: GENEL MEDİKAL VE MENTAL SAĞLIĞA ÖZGÜ HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ*

EŞIK-ALTI DEPRESYON VE DEPRESİF BOZUKLUK: GENEL MEDİKAL VE MENTAL SAĞLIĞA ÖZGÜ HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ* Kriz Dergisi 2(2): 334-339 EŞIK-ALTI DEPRESYON VE DEPRESİF BOZUKLUK: GENEL MEDİKAL VE MENTAL SAĞLIĞA ÖZGÜ HASTALARIN KLİNİK ÖZELLİKLERİ* Kıs. Çev.: M. Emin TUNCA* Özet: Amaç: Yazarlar, ayaktan hasta örnekleminde,

Detaylı

01.02.2013. Statistical Package for the Social Sciences

01.02.2013. Statistical Package for the Social Sciences Hipotezlerin test edilip onaylanması için çeşitli istatistiksel testler kullanılmaktadır. Fakat... Her istatistik teknik her tür analize elverişli değildir. Modele veya hipoteze uygun test istatistiği

Detaylı

H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü BBY 208 Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri II (Bahar 2012) SPSS Ders Notları II (19 Nisan 2012)

H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü BBY 208 Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri II (Bahar 2012) SPSS Ders Notları II (19 Nisan 2012) H.Ü. Bilgi ve Belge Yönetimi Bölümü BBY 208 Sosyal Bilimlerde Araştırma Yöntemleri II (Bahar 2012) SPSS Ders Notları II (19 Nisan 2012) Aşağıdaki analizlerde lise öğrencileri veri dosyası kullanılmıştır.

Detaylı

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK

RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ. Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK RATLARDA ANNE YOKSUNLUĞU SENDROMUNA ZENGĠNLEġTĠRĠLMĠġ ÇEVRENĠN ETKĠSĠ Serap ATA, Hülya İNCE, Ömer Faruk AYDIN, Haydar Ali TAŞDEMİR, Hamit ÖZYÜREK Hayatın erken döneminde ebeveyn kaybı veya ihmali gibi

Detaylı

Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005.

Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005. Her ne kadar doğum yapan kadınların mutlu olmaları beklense de, çoğu depresyondadır. Brockington I. Lancet; 2004. Gavin NI. Obstet Gynecol; 2005. Postpartum blues (PPB) Puerperal dönemde disfori (üzüntü,

Detaylı

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005

KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 KARŞILAŞTIRMA İSTATİSTİĞİ, ANALİTİK YÖNTEMLERİN KARŞILAŞTIRILMASI, BİYOLOJİK DEĞİŞKENLİK Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2005 1 Karşılaştırma istatistiği Temel kavramlar: Örneklem ve evren:

Detaylı

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları

Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Palyatif Bakım Hastalarında Sık Gözlenen Ruhsal Hastalıklar ve Tedavi Yaklaşımları Doç. Dr. Özen Önen Sertöz Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri AD Konsültasyon Liyezon Psikiyatrisi Bilim Dalı Ankara,

Detaylı

GİRİŞ İki uçlu bozukluk: Manik episod Depresif episod Ötimi (iyilik hali) Kronik gidişli Kesin ilaç tedavisi gerektirir (akut episod ve koruyucu

GİRİŞ İki uçlu bozukluk: Manik episod Depresif episod Ötimi (iyilik hali) Kronik gidişli Kesin ilaç tedavisi gerektirir (akut episod ve koruyucu ÖTİMİK BİPOLAR HASTALARDA ve AİLELERİNDE YAŞAM KALİTESİ: DİYABETİK HASTALAR ve NORMAL KONTROLERLE KAŞILAŞTIRMALI BİR ÇALIŞMA A. Özerdem a, B. Çakaloz a, Ş.Topkaya a, A. Koçyiğit b, M.Yılmaztürk b, B.B.

Detaylı

Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi

Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi Türk Psikiyatri Dergisi 2007; 18(3):223-230 Doğum Ardı Psikoz Tanısı Konulan Hastaların Uzun Süreli İzlemi Dr. Cebrail KISA 1, Dr. Çiğdem AYDEMİR 2, Dr. Aydın KURT 3, Dr. Sema GÜLEN 4, Dr. Erol GÖKA 2

Detaylı

Major Depresyon Tanýsý Alan Hastalarda Somatik Belirtilerin Yoðunluðunun Ýntihar Düþüncesi, Davranýþý ve Niyetine Etkisi

Major Depresyon Tanýsý Alan Hastalarda Somatik Belirtilerin Yoðunluðunun Ýntihar Düþüncesi, Davranýþý ve Niyetine Etkisi ARAÞTIRMA Major Depresyon Tanýsý Alan Hastalarda Somatik Belirtilerin Yoðunluðunun Ýntihar Düþüncesi, Davranýþý ve Niyetine Etkisi Ozan Pazvantoðlu 1, Tuncer Okay 2, Nesrin Dilbaz 3, Cem Þengül 1, Göksel

Detaylı

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu

Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu ARAÞTIRMA Birinci Trimester Gebelerde Depresyon ve Anksiyete Bozukluðu Depression and Anxiety Among First Trimester Pregnancies Pýnar Yücel 1, Yasemin Çayýr 2, Mehmet Yücel 3 1 Uz.Dr., Siyavuþpaþa Aile

Detaylı

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK

Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK Siirt Üniversitesi Eğitim Fakültesi Yrd. Doç. Dr. H. Coşkun ÇELİK Arş. Gör. Barış MERCİMEK EYLÜL-2013 Bilgisayar, uzun ve çok karmaşık hesapları bile büyük bir hızla yapabilen, mantıksal (lojik) bağlantılara

Detaylı

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU

GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME FORMU Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Ruh Sağlığı ve Hastalıkları AD GAZİOSMANPAŞA ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ RUH SAĞLIĞI VE HASTALIKLARI KLİNİĞİ YATAN HASTA DEĞERLENDİRME

Detaylı

Genel tıbbi bir duruma bağlı psikotik bozukluk: Araknoid kist ve şizofreni benzeri psikoz - vaka sunumu

Genel tıbbi bir duruma bağlı psikotik bozukluk: Araknoid kist ve şizofreni benzeri psikoz - vaka sunumu 246 Genel tıbbi duruma bağlı psikotik bozukluk... Genel tıbbi bir duruma bağlı psikotik bozukluk: Araknoid kist ve şizofreni benzeri psikoz - vaka sunumu Erdal Vardar, 1 Cengiz Tuğlu, 1 Seyfullah Tekin

Detaylı

2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması

2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması 2001 ve 2008 Yılında Oluşan Krizlerin Faktör Analizi ile Açıklanması Mahmut YARDIMCIOĞLU Özet Genel anlamda krizler ekonominin olağan bir parçası haline gelmiştir. Sıklıkla görülen bu krizlerin istatistiksel

Detaylı

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi

Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Okul Öncesi (5-6 Yaş) Cimnastik Çalışmasının Esneklik, Denge Ve Koordinasyon Üzerine Etkisi Kadir KOYUNCUOĞLU, Onsekiz Mart Üniversitesi, Beden Eğitimi ve Spor Yüksek Okulu, Çanakkale, Türkiye. koyuncuoglu45@gmail.com

Detaylı

Deneysel Araştırmalarda Uygun Örneklem Büyüklüğü Ve İstatistiksel Güç Analizi. Doç Dr. Nurhan DOĞAN AKÜ Tıp Fak. Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim AD

Deneysel Araştırmalarda Uygun Örneklem Büyüklüğü Ve İstatistiksel Güç Analizi. Doç Dr. Nurhan DOĞAN AKÜ Tıp Fak. Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim AD Deneysel Araştırmalarda Uygun Örneklem Büyüklüğü Ve İstatistiksel Güç Analizi Doç Dr. Nurhan DOĞAN AKÜ Tıp Fak. Biyoistatistik ve Tıbbi Bilişim AD Giriş Yeterli Örneklem Büyüklüğü Neden Önemlidir? Özel

Detaylı

Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri

Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri Psikiyatride Şiddeti Önlemenin Klinik Önlemleri Kürşat Altınbaş Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Tıp Fakültesi Psikiyatri Anabilimdalı 49.Ulusal Psikiyatri Kongresi 27 Eylül 2013, İzmir Açıklama 2012-2013

Detaylı

Handan Tanyıldızı 1, Nami Yeyin 2, Aslan Aygün 2, Mustafa Demir 2, Levent Kabasakal 2 1. İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Nükleer Fizik ABD 2

Handan Tanyıldızı 1, Nami Yeyin 2, Aslan Aygün 2, Mustafa Demir 2, Levent Kabasakal 2 1. İstanbul Üniversitesi, Fen Fakültesi, Nükleer Fizik ABD 2 Yttrium-90 mikroküre tedavisinde radyasyon kaynaklı karaciğer hastalığı (RILD) analizi ve terapötik aktivite miktarı ile karaciğer fonksiyonu arasındaki ilişkinin incelenmesi Handan Tanyıldızı 1, Nami

Detaylı

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri

Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Bölüm: 11 Manik Depresyona Özel İlaç Fikri Lityum psikiyatri 1950 1980lerde lityum bazı antikonvülzanlara benzer etki Ayrı ayrı ve yineleyen nöbetler şeklinde ortaya çıkan manik depresyon ve epilepsi Böylece

Detaylı

Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı

Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı 292 Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Dergisi, 18 (2012) 292-297 KİTAP İNCELEMESİ Sosyal Bilimler İçin Veri Analizi El Kitabı Editör Doç. Dr. Şener BÜYÜKÖZTÜRK Dilek SEZGİN MEMNUN 1 Bu çalışmada,

Detaylı

BASKIDA. Major Depresyonda Prefrontal Korteks Nörokimyasal Metabolit Düzeyleri ve Sağaltımın Etkileri: Bir 1 HMRS Çalışması

BASKIDA. Major Depresyonda Prefrontal Korteks Nörokimyasal Metabolit Düzeyleri ve Sağaltımın Etkileri: Bir 1 HMRS Çalışması Türk Psikiyatri Dergisi 2013;24( ): Major Depresyonda Prefrontal Korteks Nörokimyasal Metabolit Düzeyleri ve Sağaltımın Etkileri: Bir 1 HMRS Çalışması BASKIDA Dr. Nalan Kalkan OĞUZHANOĞLU 1, Dr. Gülfizar

Detaylı

Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen

Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen Zeynep Eras, Gözde Kanmaz, Banu Mutlu, Fuat Emre Canpolat, Evrim Durgut Şakrucu, Uğur Dilmen ZTB Kadın Sağlığı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Gelişimsel Pediatri Ünitesi Obstetrik tahminlerdeki belirsizliklere

Detaylı

Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konan bir grup hastada deksametazon supresyon testi 1

Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konan bir grup hastada deksametazon supresyon testi 1 Kuloğlu ve ark. 13 Obsesif kompulsif bozukluk tanısı konan bir grup hastada deksametazon supresyon testi 1 Murat Kuloğlu, 2 Murad Atmaca, 2 Ömer Geçici, 3 A.Ertan Tezcan 4 ÖZET Amaç: DSM-IV'de anksiyete

Detaylı

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Tıpta Doktora Farmakoloji Marmara Üniversitesi 1989

Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl. Tıpta Doktora Farmakoloji Marmara Üniversitesi 1989 Adı Soyadı: Mehmet Emin Ceylan Doğum Tarihi: 25 08 1956 Unvanı: Öğrenim Durumu: Derece Bölüm/Program Üniversite Yıl Lisans Diploması Lisans Eğitimi Sivas Tıp Fakültesi Hacettepe Tıp Fakültesi Cumhuriyet

Detaylı

Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim

Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim İçerik Sosyal Beyin, Zihin Kuramı ve Evrim Dr. Muzaffer Kaşar Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi BARİLEM Deneysel ve Evrimsel Psikiyatri Grubu Evrim sürecinde insan beyni Ayna nöronlar, dil ve

Detaylı

Psikoz için Risk Altýndaki Bireyler: Tanýma, Önleme ve Tedavi Konusunda Neredeyiz?

Psikoz için Risk Altýndaki Bireyler: Tanýma, Önleme ve Tedavi Konusunda Neredeyiz? Psikoz için Risk Altýndaki Bireyler: Tanýma, Önleme ve Tedavi Konusunda Neredeyiz? Alp Üçok 1 1 Prof.Dr., Ýstanbul Üniversitesi, Ýstanbul Týp Fakültesi Psikiyatri Anabilim Dalý, Ýstanbul GÝRÝÞ Psikoz ve

Detaylı

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ

YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ YETİŞKİNLERDE MADDE BAĞIMLILIĞI DOÇ. DR. ARTUNER DEVECİ CELAL BAYAR ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ A.D. Madde deyince ne anlıyoruz? Alkol Amfetamin gibi uyarıcılar Kafein Esrar ve sentetik kannabinoidler

Detaylı

Sınavlı ve Sınavsız Geçiş İçin Akademik Bir Karşılaştırma

Sınavlı ve Sınavsız Geçiş İçin Akademik Bir Karşılaştırma Sınavlı ve Sınavsız Geçiş İçin Akademik Bir Karşılaştırma Öğr. Gör. Kenan KARAGÜL, Öğr. Gör. Nigar KARAGÜL, Murat DOĞAN 3 Pamukkale Üniversitesi, Honaz Meslek Yüksek Okulu, Lojistik Programı, kkaragul@pau.edu.tr

Detaylı

Nuran DEMİR*, Zehra TOPAL*, Basri KÖYLÜ**, Evren TUFAN***, Umut Mert AKSOY**** *Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH AD **Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak.

Nuran DEMİR*, Zehra TOPAL*, Basri KÖYLÜ**, Evren TUFAN***, Umut Mert AKSOY**** *Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH AD **Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. Nuran DEMİR*, Zehra TOPAL*, Basri KÖYLÜ**, Evren TUFAN***, Umut Mert AKSOY**** *Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH AD **Arş. Gör. Dr., AİBÜ Tıp Fak. Psikiyatri AD *** Yrd. Doç. Dr., AİBÜ Tıp Fak. ÇERSAH

Detaylı

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI

ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI ALKOL BAĞIMLILIĞINDA TEDAVİYE BAŞVURU SÜRECİNDE ALKOL KULLANIM ÖZELLİKLERİ VE KLİNİK ÖZELLİKLER ARASINDAKİ İLİŞKİLERİN ARAŞTIRILMASI Kalyoncu A., Pektaş Ö., Mırsal H., Şatır T., Pektaş A., Mırsal N., Yılmaz

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

Beyin Korteksi. Prof. Dr. Y. Ziya Ziylan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı

Beyin Korteksi. Prof. Dr. Y. Ziya Ziylan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Beyin Korteksi Prof. Dr. Y. Ziya Ziylan İstanbul Tıp Fakültesi Fizyoloji Ana Bilim Dalı Serebrum, Gri ve ak maddeden oluşan alanlar içerir. Longitudinal fissur ile sağ ve sol olmak üzereiki hemisfere

Detaylı

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu Ass. Dr. Toygun Tok İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Psikiyatri Kliniği

Detaylı

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi)

Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi. (Nöro-Onkolojik Cerrahi) Beyin Omurilik ve Sinir Tümörlerinin Cerrahisi (Nöro-Onkolojik Cerrahi) BR.HLİ.018 Sinir sisteminin (Beyin, omurilik ve sinirlerin) tümörleri, sinir dokusunda bulunan çeşitli hücrelerden kaynaklanan ya

Detaylı

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37

İÇİNDEKİLER. BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1. BÖLÜM 2 Frekans Dağılımları 37 İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 Değişkenler ve Grafikler 1 İstatistik 1 Yığın ve Örnek; Tümevarımcı ve Betimleyici İstatistik 1 Değişkenler: Kesikli ve Sürekli 1 Verilerin Yuvarlanması Bilimsel Gösterim Anlamlı Rakamlar

Detaylı

Atrial Fibrilasyon dan Gerçek Kesitler: WATER (Warfarin in Therapeutic Range) Registry den İlk Sonuçlar

Atrial Fibrilasyon dan Gerçek Kesitler: WATER (Warfarin in Therapeutic Range) Registry den İlk Sonuçlar Atrial Fibrilasyon dan Gerçek Kesitler: WATER (Warfarin in Therapeutic Range) Registry den İlk Sonuçlar 1. Ege Üniversitesi İlaç Geliştirme Ve Farmakokinetik Araştırma-Uygulama Merkezi (ARGEFAR) 2. Central

Detaylı

HEMODİYALİZ HASTALARINDA ÖĞRENME TARZLARI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ

HEMODİYALİZ HASTALARINDA ÖĞRENME TARZLARI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ HEMODİYALİZ HASTALARINDA ÖĞRENME TARZLARI VE ETKİ EDEN FAKTÖRLERİN İNCELENMESİ Şengül Özdemir¹Esma Iravul¹,Ayşegül Temizkan Kırkayak¹,Fatma Kaban²,Filiz Akdeniz ²,Tevfik Ecder²,Asiye Akyol³ 1-Diaverum

Detaylı

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması

hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması hs-troponin T ve hs-troponin I Değerlerinin Farklı egfr Düzeylerinde Karşılaştırılması Tuncay Güçlü S.B. Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Biyokimya Bölümü 16-18 Ekim 2014, Malatya GİRİŞ Kronik

Detaylı

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ PSİKİYATRİ ANABİLİM DALI 2012-2012 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM V PSİKİYATRİ STAJ DERS PROGRAMI STAJ DÖNEMİNDE EĞİTİM VE ÖĞRETİMDEN SORUMLU ÖĞRETİM ÜYELERİ:

Detaylı

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette

Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette Siklotimik Bozukluk Yrd. Doç. Dr. Adnan CANSEVER*, Prof. Dr. Aytekin ÖZÞAHÝN* Siklotimik bozukluk, hipomani ve hafif þiddette depresyon dönemlerinin sýk aralýklarla yer deðiþtirdiði, kronik bir duygudurum

Detaylı

Parametrik Olmayan Testler. İşaret Testi-The Sign Test Mann-Whiney U Testi Wilcoxon Testi Kruskal-Wallis Testi

Parametrik Olmayan Testler. İşaret Testi-The Sign Test Mann-Whiney U Testi Wilcoxon Testi Kruskal-Wallis Testi Yrd. Doç. Dr. Neşet Demirci, Balıkesir Üniversitesi NEF Fizik Eğitimi Parametrik Olmayan Testler İşaret Testi-The Sign Test Mann-Whiney U Testi Wilcoxon Testi Kruskal-Wallis Testi Rank Korelasyon Parametrik

Detaylı