2008/09 FİYATI 1,00 YTL (KDV DAHİL) ISSN X126

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "2008/09 FİYATI 1,00 YTL (KDV DAHİL) ISSN 1302-692X126"

Transkript

1 Karkerên jin û mêr! Ji xeynî zencîrên we tiştekî we yê wendakirinê tune! Hûn dikanin cîhanekê nu wergirin! Kadın ve erkek işçiler! Zincirlerinizden başka kaybedecek birşeyiniz yok! Kazanacağınız yeni bir dünya var! Ekim 2008/09 FİYATI 1,00 YTL (KDV DAHİL) ISSN X126 AYLIK SİYASİ GAZETE SAYI l HEJMAR Emperyalist dünyayı sarsan mali kriz... Sendika ağalarının ihaneti ve işçiler Ekim devrimi ve kadın Su yok, arsenikli su verelim!

2 editörden - içindekiler Editörden... Değerli okuyucu, tarihte kapitalizmin birçok vahşetine sahne olan Eylül ayını geride bırakıp, tarihin en şanlı olaylarından birinin, işçi sınıfının tarihte ilk defa iktidarı ele geçirip uzun süre elinde tuttuğu Ekim Devriminin yaşandığı Ekim ayına giriyoruz. "91. yılında Ekim Devrimi, Ulusal Sorun ve Kafkaslar" ve "Ekim devrimi kadın sorununda da yolumuzu aydınlatıyor!" yazılarımızı bu konuya ayırdık. Emperyalistlerarası rekabetin kızıştığı ve büyük uluslararası mali krizin yaşandığı bugünlerde, şanlı Ekim Devrimi emperyalist cehennemden çıkış yolunu da pırıl pırıl gösteriyor. Onun parlayan yıldızı her zaman dünya işçi sınıfının olduğu gibi ülkelerimiz işçi ve emekçilerinin de yolunu aydınlatmaya devam edecek. Egemenler bir yandan Erdoğan- Doğan savaşı olarak da adlandırılan karşılıklı yolsuzluk suçlamalarıyla devam ederken, işçilere ve Kürt halkına yönelik saldırılar hız kesmeden devam ediyor. Bölgede artarak süren savaşa paralel olarak, DTP kapatma davası, günlük gazetelerin arka arkaya kapatılması ve en son Balıkesir'de yaşanan vahşet, devletin Kürt halkı üzerindeki şahin politikasının yumuşaması şöyle dursun bütün hızıyla devam ettiğini göstermektedir. İşçi sınıfı ve tüm okurlarımız Kürt halkı üzerindeki saldırılar karşısında sessiz kalmamalı, Kürt halkının özgürlüğü için mücadele etmelidir. Buradan bir kez daha tüm okurlarımıza ve dostlara bir çağrıda bulunmak istiyoruz. Yeni Dünya İçin Çağrı gazetesi milyonlarca YTL'lik imkanlarla çıkan burjuva medyasının karşısında işçi sınıfı ve tüm ezilenlerin haklarını savunmak için çıkmaktadır. Ve tamamen çalışanlarının ve okurlarının desteğiyle çıkmaktadır. Bizim reklam vb. gibi başka bir gelirimiz yok. Dolayısıyla tüm dostları YDİ Çağrı gazetesini maddi olarak ta desteklemeye çağırıyoruz. Bu konuda azami hassasiyetin ve gayretin gösterileceğine inanıyoruz. Yeni sayımızda tekrar birlikte olmak umuduyla. * Yeni Dünya İçin ÇAĞRI İçindekiler GÜNDEM Deniz Feneri gölgesinde, Er-Doğan kavgası Al birini vur ötekine! HALKLARIN KARDEŞLİĞİ İÇİN Maç diplomasisi-diplomasi maçı GÜNDEM Emperyalist dünyayı sarsan mali kriz üzerine yılında Ekim Devrimi, Ulusal Sorun ve Kafkaslar YENİ KADIN DÜNYASI Ekim devrimi kadın sorununda da yolumuzu aydınlatıyor! Kadınlar Savaş paneli örgütledi Emine Arslan la dayanışma YENİ İŞÇİ DÜNYASI Sendika ağalarının ihaneti ve işçiler EK:1 Yol-İş Sendikası nda yolsuzluk: Gitti Barın, geldi Ağar! EK:2 Esnek çalışmayı kabul etmek, işçi sınıfına yapılmış en büyük ihanettir!.ek:3 Açlık sınırı değil, ölüm sınırı! EK:4 İzmir Platformu ndan basın açıklaması EK:4 Basına ve Kamuoyuna EK:5 Kadıköy Belediyesi çalışanları greve başladı EK:5 Metal işçisi tepkisini sokağa taşıdı! EK:5 Emek ve Demokrasi Mitingi yapıldı EK:6 Bursa da şoförlerin direnişi 114. gününde! EK:6 Hapishanelerde saldırılar sürüyor EK:7 Polis hakkında soruşturma açılmasına izin verilmedi EK:7 Olimpiyatlar ve burjuvazinin sahte spor anlayışı EK:8 PANORAMA PAKİSTAN - Başkan değişti, sorunlar kaldı! ANGOLA - Sonunda seçimler yapıldı! YAŞAMA TEMELLERİNİ KORUMA MÜCADELESİ Su yok, arsenikli su verelim! Çevreciye bak, çevreciye! Ormanlar neden yanıyor? GÜNCEL L Tipi hapishaneleri üzerine notlar Tehlikeli tırmanışa devam Eylül Dünya Barış Günü'ne onbinler katıldı Eylül 28. yılında lanetlendi! YENİ DÜNYA GENÇLİĞİ Proletarya devrimi için komünist partinin mutlak gerekliliği ÇAĞRI Basın Yayın Ltd. Şti Adına Sahibi: Aziz Özer Sorumlu Yazıişleri Müdürü: İlyas Emir Yönetim Yeri ve Adresi: Hüseyin Ağa Mah., Balo Sok. No: 29/5 Beyoğlu - İstanbul Tel. /Fax: (0212) Banka Hesap: Türkiye İş Bankası Galatasaray-İstanbul, Hesap No: Sayı: 126 Ekim 2008 ISSN X126 Fiyatı: Türkiye: 1,00 YTL (KDV DAHİL) Türkiye Dışı: 2,50 Euro Baskı: Uğur Matbaacılık Tel.: (212) Litros Yolu 2. Matbaacılar Sitesi 6. Kat A Blok 4 NA Topkapı - İstanbul Yayın Türü: Yaygın Süreli 2

3 gündem Deniz Feneri gölgesinde, Er-Doğan kavgası Al birini vur ötekine! Yukarıda, eğemenler arasında kavga hiç eksik olmuyor! Bugünlerde Deniz Feneri Derneği yolsuzluğu ve diğer yolsuzluklar konusunda AKP ile CHP arasında, AKP ile medya patronu Doğan grubu arasında kavga had safhada. Polemik, kavga şerefsiz lik temelinde oldukça düzeyli (!!) yürüyor! Sorun ne? Nisan 2007 tarihinde, Deniz Feneri Derneği ve Kanal 7 Almanya Temsilciliği ne Alman polisi tarafından bir baskın yapıldı. Bilgisayarlara, dosyalara, belgelere, muhasebe kayıtlarına, banka dekontlarına el konuldu. Dernek ve Kanal 7 Almanya yöneticileri olan Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan, Firdevsi Ermiş tutuklandı. 1 Eylül 2007 tarihinde başlayan dava maratonu tamamlandı. Mehmet Gürhan, Mehmet Taşkan, Firdevsi Ermiş hapis cezaları aldı. Mahkeme hakimi Deniz Feneri davasında asıl sorumluların Türkiye de olduğuna işaret etti. İddia esas olarak, Deniz Feneri Derneği tarafından yardım amacıyla toplanan 41 milyon avronun 18 milyonunun amaç dışı kullanıldığı, bu paranın bir bölümünün tutuklanan şahısların kurdukları şirketlerine aktarıldığı, paranın bir bölümünün kuryelerle Türkiye ye gönderildiği, harcamalarda usulsüzlük yapıldığı vb. şeklindedir. İddianameden yola çıkılarak, Toplanılan paranın bir bölümünün elden Başbakanlığa gönderildiği, RTÜK Başkanı Zahit Akman ın kuryelik yaptığı, soruşturma, dava süresince Türk Hükümeti tarafından Alman makamlarına siyasi baskı yapıldığı, Kanal 7 sahibi ve yöneticilerinin işin içinde olduğu vb. iddiaları Eylül ayı başlarında, CHP tarafından yoğun olarak dile getirildi. Bu iddialar Doğan medya grubu tarafından yayınlanmaya başladı. Başbakan Erdoğan 7 Eylül de AKP Güngören İlçe Kongresi nde CHP tarafından dillendirilen, Doğan grubunun yayınladığı iddialara sert yanıt verdi. Erdoğan esas olarak, Aydın Doğan ın kendisinden yapmak istediği kimi işler bağlamında ayrıcalık istediğini, bunları kabul etmeyince, asılsız iddiaların gündeme getirildiğini söyledi. Hilton arazisi, Ceyhan a rafineri, CNN nin karasal yayın başvurusunu, bu duruma örnek olarak vererek, bu işlerin ne olduğunu Aydın Doğan ın açıklaması için Aydın Doğan a bir hafta süre verdi. Aydın Doğan aynı gün kendi kanalı olan Kanal D üzerinden Erdoğan ın suçlamalarına karşı cevap verdi. Erdoğan ile Doğan arasında kavga, yapılan karşılıklı açıklamalarla bir süre sürdü. Kavga o denli sertleşti ki, Erdoğan Doğan grubunun gazetelerini almama çağrısı bile yaptı. Medyanın yüzde 40 ını elinde bulunduran Doğan grubu, sadece medya alanında değil sanayinin çeşitli alanlarında da faaliyet göstermektedir. Sermayenin amacı olan daha fazla kar, doğan grubunun da amacıdır. Bu gurubun yapacağı kimi işler için ayrıcalık talep etmesi, sermayenin yapısı gereğidir. Doğan gurubu da temiz bir grup değildir. POAŞ ın özelleştirme süreci içerisinde yolsuzluk yapılması, Doğan grubu gazetelerinde çalışan sendika üyesi olan işçilerin işten atılması, Niğde de DİTAŞ da Birleşik Metal İş Sendikası na üye olan işçilerin işten atılması vb. temiz olmama örnekleridir. Bu gurubun Erdoğan ın suçlamaları karşısında, basın özgürlüğünü savunuyor pozisyonuna girmesi sahtekarlıktır. Sermaye basını özgür değildir! Bu basın sermayenin çıkarlarını savunmaktadır. Kendi aralarındaki çatışmada, birbirlerinin kirli çamaşırlarını ortaya çıkarmaları, basın özgürlüğünü savundukları anlamına gelmiyor. CHP tarafından son dönemde yoğun olarak dillendirilen yolsuzluk iddiaları, AKP yi yıpratma, hizaya getirme çalışmasının bir parçası olsa da, yurtdışında ve ülke içinde insanların dini duygularının kullanılarak, yardım toplandığı, toplanan yardımların amaç dışı kullanıldığı doğrudur. Geçmiş yıllarda yurtdışında kar ortaklığı adı altında binlerce kişiden milyonlarca avro toplandığını, bu paralarla ülke içinde çeşitli holdingler kurulduğunu, yatırım yapıldığını, bu holdinglerin bir bölümünün zamanla battığını, batmayanların aldıkları paraları geri ödeyemez duruma geldiklerini bu duruma örnek olarak verebiliriz. AKP yi yolsuzluk iddiaları ile köşeye sıkıştırmaya çalışan CHP nin kendisi de bu konuda temiz değildir. CHP nin hükümet kurduğu ya da koalisyon ortağı olduğu dönemlerde rüşvet, yolsuzluk çarkının parçası olduğu unutulmamalıdır. Daha dün CHP nin bütçesinde bir dizi usulsüzlük olduğu, sahte faturaların düzenlendiği, harcamaların yüksek gösterildiği vb. basına yansıdı. AKP ile CHP arasında yolsuzluk konusunda yer yer sert yürüyen kavga, kayıkçı kavgasıdır. Oldukça düzeysiz yürüyen kavgada, işçilerin emekçilerin tercih edecekleri bir parti yoktur. Bu partilere verilecek yanıt, ikinize de hayır! İkiniz de birbirinizden betersiniz! Yolsuzluk düzeninizin doğal sonucudur! tavrı olmalıdır. Belediyelerde, hükümet olan partiler içerisinde, bürokraside yiyicilik, rüşvet, yolsuzluk yapılmaktadır. Bizzat kendileri iş takibi yapan vekillerin, kendisi hakkında bir dizi yolsuzluk iddiası olanların bu çarka karşı çıkması, tutarlı mücadele etmesi mümkün değildir. Yiyicilik bu ülkede tarih boyunca hep var olmuştur. Öyle ki, bu durum devletin malı deniz, yemeyen domuz! özlü sözüne de yansımıştır! Rüşvet, yiyicilik, yolsuzluk vb. daha fazla kar temelinde üretim yapan, insanın insan tarafından sömürülmesine dayanan bu düzenin, kapitalist sistemin yol arkadaşlarıdır. Bu düzen olduğu sürece, bu çark da kimi zaman az, kimi zaman çok hep var olacaktır. Rüşvete, yiyiciliğe, yolsuzluğa son vermenin yolu, kapitalist düzeni yıkmaktan, insanı ve ihtiyaçlarını karşılamayı temel alan yeni bir dünya yaratmaktan geçmektedir. Dalaşın, kavganın gölgesinde kalanlar AKP ile CHP, Erdoğan ile Doğan dalaşırken, kavga ederken işçilerin, emekçilerin özsel sorunları medyada yer bulmadı. İşsizlik artıyor. Milyonlarca insan açlık sınırında yaşam savaşı veriyor. Milyonlarca işçi, sigortasız, sendikasız çalıştırılıyor. Sendikalaşan işçiler işten atılıyor. Elektriğe zam yapıldı. Otomatiğe bağlanan elektrik zammı, faturalara yüzde 20 ile 30 arasında yansıtılacak. Zamlar sürüyor. Sendikalaştıkları için işten atılan işçilerin hak mücadelesi, Yörsan da, Desa da, Unilever de, E Kart ta, Marport ta sürüyor. DTP nin üzerindeki kapatma baskısı sürüyor. 16 Eylül de DTP Anayasa Mahkemesinde sözlü savunma yaptı. DTP kapatılmaması için, gerekçelerini mahkeme üyelerine sözlü olarak aktardı. Eğemenler işlerini iyi biliyor! Yapay gündemlerle işçilerin, emekçilerin gerçek sorunlarının gündeme gelmemesi, onların uyanmaması için ellerinden geleni yapıyorlar. İşçiler, emekçiler uyanmasın, mücadele etmesin, örgütlenmesin diye her türlü araç kullanılarak uyutuluyorlar. Bu düzende afyon çok! Afyon sadece din değil! Futbol da, pembe diziler de birer afyon! Afyonlara rağmen, devrimi gerekli kılan tüm çelişmeler olduğu yerde duruyor. Çelişmeler devrimle çözülmeyi bekliyor. Ezen-ezilen, emek ile sermaye, üretimin toplumsal niteliği ile üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet vb. çözülmeyi bekliyor. Burjuvazi istediği gibi yapay gündemlerle, büyük insanlığı uyutmaya devam ettiğini sansın! Uyuyan dev süreç içinde uyanacak, üretenlerin sahip olması gereken iktidarı da alacaktır. İşçilerin, köylülerin, emekçilerin devrimi ile! 26 Eylül

4 halkların kardeşliği için Maç diplomasisi-diplomasi maçı 4 Türkiye Cumhuriyeti devletinin Ermenistan ile resmi diplomatik ilişkileri yok. İki devlet arasındaki sınırlar kapalı. Bunun böyle olması Ermenistan yönetiminin değil, Türkiye yönetiminin tavrının sonucudur. Türk devletinin bu tavrı ise, esas olarak Azerbaycan dan yana olması tavrının sonucu En azından kamuoyuna yansıtılan gerekçe, Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki savaşta Ermenistan ın Dağlık Karabağ ı işgal etmesidir. Türk devleti Ermenistan ile resmi diplomatik ilişkileri dondurup sınırı kapatırken, çatışmalı taraflar olan Ermenistan ve Azerbaycan arasında diplomatik ilişkiler de, devlet yetkilileri arası ilişkiler de sürmektedir. Böylesi bir durumda insan ister istemez, Türk devletinin bu tavrının sadece Dağlık Karabağ meselesiyle ilişkin olmadığını, aynı zamanda Ermenilere yönelik soykırım bağlamında Ermenistan ın tavrının da önemli bir etken olduğunu düşünme durumunda kalmaktadır. Türkiye nin Ermenistan a yönelik bu yaklaşımı özellikle son yıllarda hem ABD hem de AB tarafından eleştirilen bir yaklaşım olmuştur. Emperyalistler iki ülke arasındaki ilişkilerin geliştirilmesi için diyaloğun başlatılmasını, sınır kapılarının açılmasını talep etmektedirler. Türk devletinin Ermenistan a yönelik tavrı ve ilişkileri aynı zamanda AB ye üyelik tartışmalarında da önemli yer almaktadır. Bunların yanısıra, Türkiye de özellikle Orta Asya ya açılmak, Kafkaslarda etkisini geliştirmek için Gürcistan dışında Ermenistan a da ihtiyaç duymaktadır. Yani sınır kapılarının açılması, Ermenistan ile diplomatik ilişkilerin başlatılması hem Türk devletine hem de Ermenistan a yaramaktadır. Devlet yetkilileri bunun bilincinde ama, Türk devletinin Ermenilere yönelik soykırım bağlamındaki paranoyası, Ermenistan ın ve Ermenilerin Türkiye nin en büyük düşmanı olarak gösterilmesi; soykırım gerçekleşmiştir diyenlerin düşman ilan edilmesi ve bu temelde halklar arasında körüklenen düşmanlık, bugüne kadar Türk devletinin siyaseti olmuştur. Ermenistan ile ilişkiler gündeme geldiğinde, hemen her zaman soykırım meselesi, Türkiye nin devlet sınırlarının Ermenistan tarafından resmen kabul edilmesi ve Dağlık Karabağ meselesi öne sürülmektedir. Devletin bu konulardaki resmi siyaseti Türkiye ile Ermenistan arasında diplomatik ve dostluk ilişkileri kurmasının en büyük engeli olmuştur. İster toplumsal gelişmelerde olsun, Örneğin soykırım bağlamında Türk devletinin tavrı özde değişmemiştir. Ama soykırım üzerine tartışmaların yoğunluğu, genişliği, bu konudaki kitap ve belgelerin yayınlanması gözle görülür biçimde değişmiştir. Bu konuda bugünkü durum, bırakın 10 sene öncesini, 5 sene öncesinden de değişiktir. isterse de devletler arası ilişkilerde olsun aynı tavır sonsuza dek hakim olamıyor. Özellikle toplumsal gelişme ve uluslararası gelişmeler, bunların üzerine bir de ekonomik ve siyasi çıkarları ekleyin, devletin resmi siyasetinde değişikleri dayatmaktadır. Bunun ne kadar uzun süreceği önemli değil. Önemli olan var olan gelişmeler er ya da geç, gündeme kimi değişiklikleri hem de zorunlu olarak dayatmaktadır. Türk-Ermeni ilişkilerinde de süreç, ya da gelişmeler Türk devletinin Ermenilere ve Ermenistan a yönelik siyasetinden kimi değişiklikler yapmasını dayatmıştır, dayatmaktadır. Özellikle AB ye üyelik için yapılan müzakere sürecinde dayatılan uyum yasaları ve azınlık hakları bağlamındaki uyarılar vb. bu konudaki siyaseti değiştirmeye yönelik dayatma sürecini hızlandırmıştır. Örneğin soykırım bağlamında Türk devletinin tavrı özde değişmemiştir. Ama soykırım üzerine tartışmaların yoğunluğu, genişliği, bu konudaki kitap ve belgelerin yayınlanması gözle görülür biçimde değişmiştir. Bu konuda bugünkü durum, bırakın 10 sene öncesini, 5 sene öncesinden de değişiktir. Kuşkusuz ki bu durum, kimi solcu kesimlere bile soykırım hakkındaki tarihi gerçekleri anlatmak zorunda kalma durumundan iyidir. Bu yönlü gelişmeler hem kendi etnik kökenini, kimliğini inkar etmek zorunda kalanların cesaretlenip açıkça kimliğini ilan etmesine; hem soykırımın tarihi bir gerçeklik olduğunu düşünüp susanların seslerini yükseltmesine ve hem de resmi ideoloji ile tarihi gerçeklik arasında sallanan kimilerinin evet soykırım yapılmıştır, biz yıllarca bu konuda aldatılmışız deyip gerçekleri görmesine hizmet etmiştir. Süreç sancılı da olsa, bu konuda 80 yılı aşkın resmi tavır giderek daha fazla sorgulanmaya başlanmıştır. Halkların kardeşliğinin sağlanması için yeterli değil ama, oraya varmak için yolların açılması bağlamında önemli bir gelişmedir bu. Bunu güçlendiren bir gelişme de, Ermenistan- Türkiye milli futbol takımlarının Dünya Kupası Elemeleri nde eşleşmesi ve ilk maçın öncesi ve sırasında yaşananlardı. Gül ün Ermenistan a davet edilmesi ve kimi tavırlar... F I FA y ı l ı n d a G ü n e y Afrika da yapılacak Dünya Futbol fiampiyonası nın elemelerinde çektiği kura ile Türkiye ve Ermenistan ı aynı gruba düşürdü. Küba ve ABD nin de aynı biçimde bir gruba düşmeleri, siyasetle ilgilenen kimi insanları, FIFA nın kura çekiminde siyaset yaptığı değerlendirmesine götürdü. FIFA nın bunu bilinçli mi, bilinçsiz mi (yani tesadüfen mi) yaptığı belgelenme durumunda değil. Bunda önemli olan Türkiye ve Ermenistan milli futbol takımlarının tarihte ilk kez karşı karşıya gelmesi ortamının oluşmasıydı. Böylesi bir eşleşmenin önemi, maçtan daha çok siyasiydi Ermenistan-Türkiye maçı öncesi ve sırası süreçte yaşananlar da bunu belgeliyordu. Kamuoyu önünde Ermenistan- Türkiye maçı ya da maç diplomasisi, Ermenistan Başkanı Serj Sarkisyan ın The Wall Street Journal gazetesinde yayınlanan ve 9 Temmuz 2008 tarihli yazısında Türkiye Cumhurbaşkanı Gül ü 6 Eylül de Erivan da yapılacak maça davet etmesiyle başladı. Türkiye de gazeteler bu haberi 10 Temmuz da yayınladı. Aynı gün Radikal gazetesi ise Sarkisyan ın yazısını Türkçe yayınladı. Bu haberler üzerine neredeyse iki ay sürece medyada tartışmalar yürüdü. Gül Ermenistan a gidecek mi? Gül ün Ermenistan a gitmesi doğru mu? vb. sorulara ağzı olan konuşuyor dercesine yanıtlar verilmeye çalışıldı. Bu tartışmalarda CHP Genelbaşkanı Baykal ve MHP Genelbaşkanı Bahçeli ırkçı, faşist yüzlerini, Ermenilere düşmanlığı bir kez daha sergileyen siyasetçiler arasında başı çektiler. Bunların en yakın destekçileri ise İP çilerdi Talat Paşa Hareketi taraftarlarıydı. Medyaya yansıyan haberlere göre ABD yönetimi de AB yetkilileri de Gül ün Ermenistan a gitmesini, Sarkisyan ın davetine olumlu yanıt vermesini istiyorlardı. Başta Cumhurbaşkanı Gül olmak üzere Türk devlet yetkilileri ise durumu deeğerlendireceklerini, gelişmelere göre karar vereceklerini kamuoyuna duyurdular. Sonradan Gül ün açıklamalarından da ortaya çıktığı kadarıyla, aslında Gül ün Erivan a gitmesi yönlü karar, kamuoyuna açıklanmadan çok önce verilmiş, ama güvenlik nedeniyle açıklanmamıştı. Gül ün gidip gitmemesi üzerine tartışmaların başlayıp yoğunlaştığı ortamda, medyaya 8 Temmuz da, İsviçre nin Başkenti Bern de Türkiye- Ermenistan arasında gizli görüşmelerin yapıldığı haberi yansıdı. Böylece Sarkisyan ın yazısında Türkiye ile görüşmelere hazır olduklarını yazması, Gül ü davet etmesi, ardından da Gül ün Erivan a gitmesi durumunda ilişkilerdeki olumlu havanın kalıcı olacağını dillendirmesinin perde arkası da aralanmış oluyordu. Sarkisyan ın bu davet adımı, aslında iyi bir diplomatik adım attığını da gösteriyordu. fiöyle ki, Türk devleti yetkilileri hep diyaloğa hazır olmayan tarafın Ermenistan olduğunu anlatıp duruyordu, kendilerini de barış isteyen, komşularıyla barış içinde yaşamaktan yana olan taraf olarak lanse edi-

5 yordu. Sarkisyan ın bu daveti, Türk tarafını pratik olarak da diyaloğa zorlayan bir davetti. Gül ün daveti kabul etmemesi durumunda Türk devletinin gerçek yüzü ortaya çıkacaktı. Gitmemeyi izah etme imkanı yoktu. Her iki taraf da bunun bilincindedir. Hürriyet gazetesi, Ermenistan yetkililerinin Gül ü davet etmekle Türkiye karşısında 1-0 öne geçtiği haberini veriyor, kimi Türk devlet yetkilileri de topun Türkiye de olduğunu söyleyerek diplomasi maçı yapıyordu. Gül ise Sarkisyan ile konuşmasından sonra gazetecilere yaptığı açıklamada: Aslında bu daveti yaparak topu bizim sahamıza bırakmışlardı. Bu geziyle birlikte top bizim sahamızda kalmamış oldu. (Hürriyet, 8 Eylül 2008) diyerek maç diplomasisindeki rolünü gösteriyordu: Top yeniden Ermenistan sahasına atılmıştı Maça birkaç gün kalana kadar Gül ün gidip gitmeyeceği kamuoyu için soru işaretiydi. Bu arada Ermenistan ile güvenlik meseleleri üzerine görüşmeler yapılmış, sonuçları esas olarak maç günü ya da maç sonrası basına yansımıştı. Kimi medya kesimince kamuoyuna öyle bir resim verilmeye çalışıldı ki, sanki Ermeniler suikastçi ve katil Hatta Habertürk televizyonu, Asala nın Orly eylemini gerçekleştiren teröristin Gül ile protokol tribününde oturacağı yönlü haber veriyordu. Güvenlik meselesi öne sürülerek FIFA dan maçı üçüncü bir Stad da oynatması talep edildiği ve bunun için çaba gösterildiğini ise Başbakan Erdoğan açıkladı. FIFA nın bu talebi reddetmesiyle, Gül ün Erivan a gitmekten kurtulması engellenmişti AKP, seçimlerde kendisine karşı kullanılır gerekçesiyle milletvekillerinin maça gitmesine izin vermedi. Sonuçta Gül Erivan a maç seyret- arasındaki görüşmeler maçtan yaklaşık bir hafta sonra yine Bern de gerçekleşti. Sarkisyan ın Gül ü davet etmesinden maça kadar ve maç sonrasından bugüne kadar medyaya yansıyan tavırların bir bölümü, Gül ün Erivan a gitmesini doğru bulan, iki devlet arasındaki ilişkiler için bu adımın bir başlangıç olmasını dileyen ve destekleyen tavırlardı. Bu, takınılan tavırlar arasında ılımlı olanıydı. CHP ve MHP gibi partilerin tavırları ise açık ırkçı, şimdiye kadarki resmi çizginin yobazca savunulmasıydı. Gül ün Erivan a gitmesini doğru bulanların büyük çoğunluğu ise, iki devlet ve halk arasındaki ilişkilerin yumuşatılması, geliştirilmesi düşüncesini savunma noktasında olumlu bir yana sahip iken, tavırlarının geneli içinde Türk şovenizminden kurtulamayan, ilişkilerin kurulmasını bile milliyetçi çıkarlar temelinde savunan; sonuç itibariyle Türk şovenizminin inceltilmiş halinin temsilicileri olduklarını gösterdiler. Hepsi aynı şovenizmin hamuruyla yoğrulmuş, kimi ekşiyip iyice şişmiş, kimi de ekşimeye başlamıştır ama daha şişmemiş Başbakan Erdoğan ın bu konuda spor ayrı, siyaset ayrı bir olay (Hürriyet, 5 Eylül 2008) demesine de aldanmayın! Bu somutta da görüleceği gibi, spor başından sonuna kadar siyaset yüklü Başbakan açıkça kitleleri kandırmaya çalışıyor. Bunun temelinde yatan gerçeklik ise, Türkiye de, kitlelerin, bizzat devlet siyasetiyle Ermenilere, Ermenistan a düşman edilmesidir. Erdoğan şimdiden seçim hesapları yapmakta ve muhalefetin Ermeni ve Ermenistan düşmanlığı temelinde AKP nin oylarını almasının önünü kesmeye çalışmaktadır. Buna rağmen ama Sarkisyan ın Gül ü davet etmesi ve Gül ün de Emperyalist dünya ABD de de başlayan mali krizle sarsılıyor. Borsalar düşüyor. Döviz yükseliyor. Faizler artıyor. Bankalar batıyor, el değiştiriyor. Merkez bankaları, bankalara el koyuyor, piyasalara para akıtıyorlar vb. Kriz nasıl başladı? Emperyalist gündem dünyayı sarsan mali kriz üzerine larının iflasına yol açtı. Bir dönem allanan-pullanan mortgage sistemi çöktü, çöküyor. İflas eden bankalar, el değiştiren bankalar yanında, kimi bankalara da Fed (ABD Merkez bankası) el koydu. ABD de krizin seyri ve dünyaya yansıması meye gitti Sarkisyan ile görüştü. Ayrıca Dışişleri Bakanları görüşmelerde bulundu. Gül Sarkisyan ı 14 Ekim 2009 tarihindeki Türkiye- Ermenistan maçına davet ederken, Dışişleri bakanları Türkiye- Ermenistan arasındaki görüşmelerin devam etmesine karar verdiler. Hürriyet gazetesinin 19 Eylül tarihli nüshasında İkinci tur gizli görüşme diye adlandırdığı Türkiye ile Ermenistan Dışişleri Bakanlıkları Erivan a gitmesi ve bu dönemde ortaya çıkan atmosfer, Türk-Ermeni ilişkileri bağlamında yeni bir gelişmedir. Bu gelişme, her iki devletin yöneticilerinin hesaplarından, siyasi tavırlarından bağımsız olarak, pratikte Ermeni ve Türk halkının birbiriyle ilişkilerini geliştirmesi için önemlidir. Aradaki setler, duvarlar, tabular yıkıldıkça halkların kardeşliğine biraz daha yaklaşılmış olacaktır. 25 Eylül 2008 ABD de yatırım bankaları, döneminde 7 trilyon dolarlık konut ve tüketici kredilerine yatırım yaptı. Bu krediler, 1999 daki miktarın iki katından fazlaydı. Yatırım bankaları, konut sektörünün büyüdüğü, hazine kağıdı kadar güvenilir olduğu sanılan mortgage sistemine dayalı menkul kıymetleri aldıkları dönemde rekor karlar elde ettiler. ABD de faiz oranlarının yüzde 1 den yüzde 5.35 e yükseldiği 2004 ve 2006 yılları arasındaki iki yıllık süreden sonra, konut fiyatları düşmeye, konut kredilerini ödemeyenlerin sayısı artmaya başlamasıyla kriz geliyorum demeye başladı. İhtiyaç fazlası konut yapılması, konutların satılamaması, konut fiyatlarının düşmesi, verilen kredilerin geri dönmemesi, ABD de ki mali krizin esas nedenleridir. ABD de, 1,5 yıl önce konut piyasasında kullanılan kredilerin geri dönmemesiyle başlayan, giderek tüm dünyayı etkilemeyen başlayan mali kriz, ABD nin dev yatırım banka- Nisan 2007 de mortgage kuruluşu New Century Financial iflas başvurunda bulundu. ABD de ki mortgage piyasasındaki çöküş dünyada diğer bankaları da etkilemeye başladı. Diğer ülkelerdeki merkez bankaları, krizin yükünü hafifletmek için piyasaya para pompalamaya başladılar. JP Morgan Chase bankası, hisse senetlerinin değeri hızla düşen ve iflas eden Bear Stearns ı, Fed in de desteğiyle 1 milyar dolara satın aldı. Bear Stearns ın 2007 yılında değeri 32 milyar dolardı. ABD nin Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu olarak kabul edilen Federal Deposit Insurance Corp (FDIC), konut sektöründeki kredi krizinden etkilen ve varlıkları 32 milyar dolar, toplam mevduatı 19 milyar dolar olan IndyMac bankasına el koydu. ABD yönetimi, zordaki konut kredisi şirketleri Fannie Mae ve Greddie Mac e el koydu. Bu iki şirket yaklaşık 5 trilyon dolar değerinde krediye sahip bulunuyor. 5

6 gündem 6 Yatırım bankası Lehman Brothers iflas etti. Bank of America ünlü yatırım bankası Merrill Lynch i 50 milyar dolara satın aldı. ABD nin dev sigorta şirketi American International Group a (AIG) ABD hükümeti el koydu. Yatırım bankası Lehman Brothers arkasında 613 milyar dolar (neredeyse Türkiye nin 1 yıllık gayri safi yurt içi hasılası kadar) zarar bırakarak iflas etti. Mali krizin başlangıcı olarak kabul edilen Ağustos 2007 tarihinden bu yana ABD de batan banka sayısı 13 e ulaştı. Mali kriz giderek derinleşerek, doğal olarak diğer ülkelere yansıyor. AB ülkelerinde yatırım bankaları da batıyor. Örneğin İngiltere de gayrimenkul finansman şirketi Bradford Bingley e el konuldu. Almanya da batmak üzere olan, ikinci büyük mortgage finansman şirketi Hypo Real Estate Holding i kurtarmak için 35 milyar avro ayrıldı. Belçika, Hollanda, Lüksemburg, mali sıkıntı içindeki Fortis i kısmen kamulaştırma kararı aldı. Merkez bankaları piyasaya bol para akıtıyorlar. Hükümetler zor durumda olan bankalara el koyuyor. Krizden en az zararla kurtulmaya çalışıyorlar. Ama nafile.. Kriz giderek derinleşiyor. Batık bankaların zararı, mali krizin zararları trilyonlarca dolar ile ölçülüyor. ABD yönetimi, mali sıkıntıdaki bankaların ve finans kuruluşlarının batık kredilerin devralması için hazineye 700 milyar dolar harcama yetkisi veren yasa tasarısını senatoya gönderdi. Krizin etkileri Başbakan Erdoğan ın Türkiye nin güçlü bir ekonomiye sahip olduğu, krizden etkilenmeyeceği yönlü açıklaması dilek ve temenniden öte bir anlam ifade etmemektedir. Türkiye emperyalizme bağımlıdır. Bağlı olunan emperyalist ülkelerdeki her önemli gelişme, çok daha ağır sonuçlarla Türkiye ye yansımaktadır. Bu yansıma önümüzdeki süreçte giderek artacaktır. Her kriz döneminde olduğu gibi egemenler krizin yükünü işçilerin, emekçilerin sırtına yüklemeye çalışacaklardır. Krizin yükünün sırtlarına bindirilmesinin oranın ne kadar olacağını, işçilerin, emekçilerin mücadelesi belirleyecektir. Dünyada mali krizin boyutlarının büyümesi, borsa krizlerinin artması, spekülatif sermaye akınında "küçük"lerin tasfiyesiyle sonuçlanacak çalkantıların büyümesi de önümüzdeki dönemde gündemi belirlemeye devam edecektir. Emperyalist ülkelerde batan ya da batma tehlikesi olan bankalar, diğer büyük kapitalistlerin eline geçmektedir. Kriz dönemlerinde büyük ler daha da büyümektedir. Önümüzdeki dönemde gelişme, özellikle bağımlı ülkelerde yalnızca mali alanla sınırlı kalmayacak, ekonominin tüm alanlarını etkisi altına alacaktır. Mali krizin gelmekte olan devrevi ekonomik krizle birleşme ihtimali yüksektir. Krizin işçi sınıfı ve emekçilere yansıması; işsizliğin, mutlak ve görece yoksulluğun artması biçiminde olacaktır. İşçi sınıfı ve diğer ezilen emekçi kitleler açısından emperyalist sistemin içine düştüğü bu mali kriz, onun daha da zayıflaması için daha geniş olanaklar sunmaktadır. Bu olanağın ne ölçüde imkan haline dönüşeceğini sınamanın alanı bilinçli ve örgütlü savaşımdır. Marksist kriz teorisi İçinde yaşadığımız çağ emperyalizm ve proleter devrimler çağıdır. Kapitalizmin en son ve en yüksek aşaması olan emperyalizm (tekelci kapitalizm) kapitalizmin yasalarını kaldırmamıştır. Emperyalizmde de devrevi aşırı üretim krizleri yasası geçerlidir. Marx ın devrevi aşırı üretim krizleri ne ilişkin teorisi bugün de geçerlidir. Onun teorisi, bugünün ekonomik gelişmelerini tahlil etmekte bize yol göstermektedir. Bu teori kısaca şu unsurları kapsamaktadır: Makineli büyük sanayinin ortaya çıkışından beri, genişletilmiş kapitalist yeniden üretimin seyri periyodik olarak ekonomik krizler tarafından kesintiye uğratılır. Kapitalist krizler aşırı üretim krizleridir. Kriz kendisini her şeyden önce, metaların, satın alma güçleri iyice kısıtlanmış olan esas tüketicilerin halk kitlelerinin satın alabileceğinden çok meta üretilmiş olduğu için sürüm bulamamasında ifade eder. Meta fazlaları depolarda yığılır. Kapitalistler üretimi daraltır, işçileri sokağa atarlar. Birçok işletme iflas eder, kapatılır. Kentte ve kırda pek çok küçük üretici yıkıma uğrar. Üret i l miş meta la r ı n sü r ü m imkânının olmaması, ticaretin çökmesine yol açar. Kredi ilişkileri bozulur. Kapitalistler büyük bir nakit para sıkıntısı çekerler ve vadesi gelmiş öde meleri yapamazlar. Borsa çöker, hisse senetlerinin ve diğer değerli kâğıtların kurları hızla düşer, bir iflas dalgası sanayi işletmelerini, ticaret firmalarını ve bankaları vurur. Büyük firmalar için kural olarak azami kârların geçici olarak gerilemesi ve bir başka kesim için, küçük ve orta kapitalistler için kural olarak iflas demek olan ekonomik kriz, her şeyden önce emek çileri vurur. Kriz emekçi kitleler için işsizliğin muazzam artması, yoksulluğun muazzam artması demektir. Kapitalist sistemin aşırı üretim krizleri, emekçiler için yetersiz tüketim demektir. Borsa krizleri elbette devrevi krizler sonucunda ortaya çıkabilirler veya devrevi krizleri tetikleyebilirler. Fakat, borsalardaki kısa vadeli değer artışlarının veya kayıplarının reel ekonomiyi pek etkilememesi de pekâlâ mümkündür. Emperyalizm kriz demektir! Emperyalizm kapitalizmin en yüksek ve son aşamasıdır. Emperyalizm kapitalizmin çelişkilerini son sınırına kadar derinleştirip şiddetlendirir ve kapitalizmin temel çelişkisinin, toplumsal üretim ile üretim araçları üzerindeki özel mülkiyet arasındaki çelişkinin kaldırılmış olduğu yeni bir sisteme geçişin objektif temellerini yaratır. Lenin şöyle der: Tekeller, oligarşi, özgürlük eğilimi yerine egemenlik eğilimi, sayıları gitgide artan küçük ya da zayıf ulusların, zengin ya da güçlü birkaç ulus tarafından sömürülmesi bütün bunlar emperyalizme, onu ASALAK ve ÇÜRÜYEN KAPİTALİZM olarak nitelememize yol açan özellikler Başbakan Erdoğan ın Türkiye nin güçlü bir ekonomiye sahip olduğu, krizden etkilenmeyeceği yönlü açıklaması dilek ve temenniden öte bir anlam ifade etmemektedir. Türkiye emperyalizme bağımlıdır. kazandırmıştır. Burjuvazisinin artan ölçüde sermaye ihracından gelen kazançlar ve»kupon kırpmak«la yaşadığı»rantiye devlet«, tefeci devlet, giderek daha belirgin biçimde, emperyalizmin eğilimlerinden biri olarak ortaya çıkmaktadır. Ancak bu çürüme eğiliminin, kapitalizmin hızlı gelişmesini dışladığını sanmak yanlış olur; durum kesinlikle böyle değildir. Emperyalist dönemde bazı sanayi kolları, burjuvazinin bazı kesimleri, bazı ülkeler, bu eğilimlerden kâh birini kâh ötekini, küçük ya da büyük ölçüde gösterirler. Genel olarak kapitalizm, eskiye göre çok daha büyük bir hızla gelişmektedir, ne var ki bu gelişme sadece genelde gittikçe daha eşitsiz hale gelmekle kalmıyor, eşitsiz gelişme kendisini, sermaye bakımından en zengin güçlerin (İngiltere) çürümesinde de özellikle gösteriyor. ( Emperyalizm, Lenin Seçme Eserler, Cilt 5, İnter Yayınları, s. 126) Emperyalizmin çürüyen, asalak, can çekişen kapitalizm olarak adlandırılmasının önemli nedeni, emperyalizmin sistem olarak üretici güçlerin sınırsız gelişmesinin önünde engel olması, kapitalizmin ötesinde proleter dünya devrimi olan son aşama olmasıdır. Emperyalizmin asalaklığının diğer bir ölçütü ise şudur: Bugün dünyada, para sermayenin sadece yaklaşık yüzde 15 i doğrudan üretimde veya üretimle bağıntılı hizmetler sektöründe kullanılırken, yaklaşık yüzde 85 i borsa işlemlerinde yer almaktadır. Bu, reel ekonomi den, yani sınai ve tarımsal üretim ve bunlarla bağıntılı hizmet sektörlerinden kopuk, hiçbir gerçek değer yaratmayan ve esas olarak spekülasyon üzerine kurulu ikinci bir ekonominin var olmasını beraberinde getirmektedir. Sırayla birbirini izleyen, spekülasyonla yüzlerce milyarın kazanıldığı ve yitirildiği borsa boom ları ve borsa krizleri, reel ekonomideki durumdan bağımsız olarak da gittikçe daha sık gündeme gelmektedir. Bu durum emperyalist ekonominin ne kadar asalak olduğunu göstermektedir. Emperyalistler krizleri sürekli olarak hem kendi ülkelerindeki hem de bağımlı ülkelerdeki emekçilerin sırtından aşmaya çalışmaktadırlar. Bağımlı ülkelerde de devrevi krizler vardır ve özellikle de bunlar metropollerdeki devrelerle çakıştıklarında, emekçiler için bunların sonuçları, çalışanların büyük kütlesi için hâlâ onların yoksulluk içine düşmesini engelleyen birtakım sosyal programların olduğu emperyalist metropollerdekinden çok daha derin olmaktadır. Dünya ekonomisi açısından, az sayıdaki emperyalist büyük güçte meydana gelen değişiklikler, dünya ekonomisinin gelişmesi için tayin edici olmaktadır. Bu emperyalist güçler arasında ABD hala başrolü oynamaktadır. Kapitalist ekonomi ister kriz içinde olsun, ister ekonomik canlanma veya kalkınma aşamasında bulunsun, işçiler ve emekçiler açısından yapılacak tek şey vardır: Ücretli emek sömürüsü sisteminin, sömürü üzerine kurulu kapitalist sistemin bütün temelleriyle yıkılması için mücadele! Sömürüsüz yeni bir dünya için, sosyalizm için mücadele! İşçilerin, emekçilerin, emekleriyle yarattığı değerlere el koyarak büyüyen, gelişen asalaklar, kapitalistler olmadan da işçiler, emekçiler yaşayabilir. Hem de çok daha iyi yaşayabilir. Yapılacak şey onların el koyduğu, işçilerin, emekçilerin yarattığı değerleri onların elinden alıp, tüm emekçilerin, ihtiyaçları için kullanıma sunmaktır! Kapitalistler işçiler, emekçiler olmazsa, onlar üretmezse, onlar değer yaratmazsa hiçbir şeydir! Onların zenginliği işçilerin, emekçilerin emeğinin, alınterinin, sömürülmesi üzerine kuruludur. Bunu kavradığımızda, bunu kavrama temelinde örgütlü mücadeleye atıldığımızda, işte o zaman burjuvazinin ölüm çanları çalmaya başlayacaktır! Görev budur. Haydi, görev başına! 30 Eylül 2008

7 gündem 91. yılında Ekim Devrimi, Ulusal Sorun ve Kafkaslar Ekim devrimi sonrası süreçte, Kuzey Kafkasya da halkların ana dillerinde eğitim yapmaları sağlandı. Yok denecek kadar az olan okuma yazma oranları süreç içinde yüzde yüze çıkarıldı. Ana dillerden oluşan basın, tiyatro, kültür ve eğitim kurumları yaratıldı. Kültürel alanda muazzam ilerleme kaydedildi. Eski Rus takvimine göre 25 Ekim 1917, yeni takvime göre 7 Kasım 1917, Rusya... Paris Komünü deneyimi dışta tutulduğunda dünyada ilk kez işçi sınıfı, Bolşevik Parti önderliğinde silahlı bir ayaklanma ile merkezi devlet iktidarını devirdi. Artık buz kırılıp yol açılmış, emperyalizm ve proleter devrimleri çağı başlamıştı... Bu yazıda Ekim Devrimi nin muazzam önemi, kazanımları üzerine durmayacağız. Ulusal sorunun çözüm yöntemini pratikte gösteren, Ekim Devriminin Kafkaslardaki sonuçları üzerine durma ile kendimizi sınırlayacağız. Gürcistan ın Güney Osetya ya saldırısı ile başlayan savaş, bitti görünse de sorun olduğu yerde duruyor. Çeşitli ulusların, milliyetlerin yan yana yaşadığı Kafkaslar, emperyalistlerin dalaş alanı olduğu için barut fıçısı görünümünde. Kafkaslar yeni savaşlara gebe! Çarlık Rusya sı bir halklar hapishanesiydi. Rus olmayan onlarca ulus ve milliyet her türlü haktan yoksundu. Çarlık rejimi, uluslar arasında düşmanlığı körüklüyor, ulusları birbirine saldırtıyor, Yahudi katliamları, Kafkasya da Tatar-Ermeni katliamları düzenliyordu. Rus olmayan uluslar ve milliyetler üzerinde ulusal baskı uygulanıyordu. Ulusal dillerde gazete, kitap yayınlamak, okullarda ana dilde eğitim yapmak yasaktı. Çarlık rejimi, ulusal kültürlerin her türlü gelişmesini boğmaya çalışıyor, Rus olmayan ulusları zorla Ruslaştırmaya çalışıyordu. Çarlık, Rus olmayan halkların celladı ve işkencecisiydi. Kafkaslar'da karmaşık ulusal bir yapı vardı. Aynı zamanda Kafkaslar ulusal çatışmaların yer yer yaşandığı, uluslar arasında karşılıklı güvensizliğin had safhada olduğu bir alandı. Büyük-Rus olmayan bu 65 milyon sakinden şu ya da bu oranda sanayi kapitalizmi dönemini yaşamış olan Ukrayna, Byelo-Rusya, Azerbaycan ın önemsiz bir kısmının ve son olarak Ermenistan ın nüfusu çıkarılırsa, geriye, kapitalist gelişmeden geçmeye zaman bulamamış, hiç, ya da yok denecek kadar az sanayi proletaryasına sahip, çoğunlukla hayvancılık üzerine kurulu bir ekonomiye sahip ve ataerkli gens düzenini koruyan (Kırgızistan, Başkıristan, Kuzey Kafkasya) ya da yarı-ataerkli yarı feodal yaşam tarzının ilkel biçimlerinin dışına çıkamamış (Azerbaycan, Kırım ve diğerleri), fakat Sovyetik gelişmenin genel dalgası içine çekilmiş bulunan, ağırlıklı olarak 25 milyon dolaylarında bir Türk nüfus kalır (Türkistan, Azerbaycan ın çok büyük bir bölümü, Dağıstan, Dağlı halklar, Tatarlar, Başkırlar, Kırgızlar ve diğerleri). (Stalin, Marksizm, Ulusal Sorun ve Sömürge Sorunu, İnter yayınları, Sayfa 117) Kuzey Kafkasya da yaşayan halklar; Tatarlar, Başkırlar, Çeçenler, Kabartaylar, Ossetler, Çerkezler, İnguşlar, Karaçaylılar, Kalmuklar, Karelyalılar, Avarlar, Çuvaşlar, Mariler, Hiva lılar, Darginler, Kazikumuhlar, Kurinler, Yakutlar vb. kapitalizm öncesi dönemde yaşıyorlardı. Parti nin, bu halkların çalışan kitleleri karşısındaki görevi (madde 1 de belirtilen görevin yanı sıra), onların ataerkil feodal ilişkilerin kalıntılarını tasfiye etmelerine ve emekçi köylü Sovyetleri temelinde Sovyet ekonomisinin inşasına katılmalarına yardım etmektir. (a.g.k. Sayfa 118) görevi, Bolşevik Parti nin tespit ettiği görevlerinden bir tanesi idi. Ekim devrimi sonrası süreçte, Kuzey Kafkasya da halkların ana dillerinde eğitim yapmaları sağlandı. Yok denecek kadar az olan okuma yazma oranları süreç içinde yüzde yüze çıkarıldı. Ana dillerden oluşan basın, tiyatro, kültür ve eğitim kurumları yaratıldı. Kültürel alanda muazzam ilerleme kaydedildi. Mahkemeler, yönetim organları, ekonomi organları, tek kelime ile yönetim aygıtı (halkın dilini konuşan yerlilerden oluşması anlamında) ulusallaştırıldı. Kapitalist gelişme ile tanışmayan bu halklar, Ekim Devrimi sayesinde ekonomik, siyasi, kültürel alanda muazzam ilerleme kaydettiler. Ekim devrimi öncesinde halklar hapishanesi olan Rusya da, devrimden sonra, Lenin in deyimiyle bir vuruşla ulusal baskıya, yasal eşitsizliklere son verildi. Ekim Devrimi sonrasındaki süreçte, yasal eşitsizliklerin ortadan kaldırılmasıyla kalınmadı. Sovyet iktidarı değişik uluslar ve milliyetler arasında gerçek yaşamda var olan eşitsizlikleri ortadan kaldırmak için sürekli ve sistemli bir siyaset yürüttü; bu doğru siyaseti pratiğe geçirerek ekonomik ve kültürel vb. alanlarda aradaki farklılıkları büyük oranda kapattı. Ekim Devrimi'nin hemen ertesinde, 2 (15) Kasım 1917 tarihinde yayınlanan "Rusya Halklarının Hakları Bildirgesi" ile ezilen ulus ve milliyetlerin üzerindeki ulusal baskıya son verildi. Ulusların özgür iradeleriyle kendilerinin nasıl yaşayacaklarına, yani kendilerinin ayrı devlet kurup kurmamaya ya da birlikte yaşamak isteyip istememeye özgürce karar verecekleri koşullar yaratıldı. Söz konusu bildirgede ulusal sorunun çözümü için dayanılacak ilkeler şunlardı: "1) Rusya'daki halkların eşitliği ve egemenliği. 2) Rusya'daki halkların, ayrılma ve bağımsız devletler kurma hakkı dahil olmak üzere kendi kaderlerini özgürce belirleme hakkına sahip olmaları. 3) Ulusal ve ulusal-dinsel her türlü ayrıcalık ve sınırlamanın kaldırılması. 4) Rusya'nın sınırları içinde yaşayan ulusal azınlıkların ve etnik grupların özgürce gelişmesi. Milliyetler Kurulu kurulur kurulmaz bu ilkelere uygun somut kararlar alınacaktır." Bu kararlar, ulusların ve tüm milliyetlerin özgür gelişmesinin yolunu açan, zoraki birliğin geçerli olmadığını merkezi hükümet adına açıklayan, bu noktada eski Rusya devlet yapısını parçalayan kararlardı. Halk Komiserleri Konseyi ayrılmak istediğini referandumla belirleyen Finlandiya somutunda, ayrı bir devlet kurmak isteyen Ukrayna somutunda bu kararları tanımakta tereddüt göstermeyerek kararlarını nasıl uygulamaya koyduğunu da gösterdi. Ekim devrimi ile emperyalist burjuva hükümeti devrildikten sonra, bir dizi kenar bölgede Menşevik- Sosyal Devrimci yönetimler varlığını sürdürüyordu. Emperyalist burjuva hükümetinin devrilmesi, Bolşeviklerin iktidarı ele geçirmesi, kenar bölgeler açısından da bağımsız devletler olarak ortaya çıkma anlamına geliyordu. Bu bölgelerin bağlı bulunduğu merkezi devlet artık yoktu. Kenar bölgeleri zora dayanarak bir devlet çatısı altında tutan otorite parçalanmış, merkezi devlette iktidarı ele geçiren Bolşevikler ilk işlerden biri olarak ezilen ulusların ayrılma hakkını tanıdıklarını ilan etmişlerdi. Pratikte bu Bolşeviklerin güçlü olmadıkları tüm alanlarda, burjuvazinin önderliğinde ayrı ulusal devletlerin ortaya çıkması anlamına geliyordu. Kafkaslarda da böyle oldu. Gürcistan da, Azerbaycan da, Ermenistan da bağımsız gerçekte emperyalist müdahalecilerin desteklediği devletler ortaya çıktı. Bolşeviklerin Güney Kafkasya daki siyasetleri, Ermenistan, Azerbaycan ve Gürcistan ı bir Transkaf kasya 7

8 gündem 8 Sosyalist Sovyet Cumhuriyetleri Federasyonu içinde birleştirmeye yönelikti. Bu Kafkasya uluslarının birlikte gelişebilmesi, Kafkasya daki ulusal düşmanlıkların yerini dostluğun alması, emperyalist müdahaleye karşı ortak mücadele için en uygun yoldu. Gerek iktisadi gelişme açısından, gerekse askeri saldırılara karşı korunma açısından Transkafkasya Federasyonu en akılcı çözümdü. Lenin bu çözümü mutlak doğru, mutlaka gerçekleştirilmesi gereken çözüm olarak görüyordu. Kuzey Kafkasya da yaşayan halklar, Tatarlar, Başkırlar, Dağıstanlılar, Kabardaylar, Kuzey-Osetler, Adigeler, Çerkezler vb. özerk cumhuriyet, özerk bölge, özerk çevre halinde Rusya Sovyet Sosyalist Federatif Cumhuriyeti içerisinde yer aldılar. 30 Aralık 1922 tarihinde, Rusya Sov yet Sosyalist Cumhuriyeti, Transkafkasya SSC, Beyaz Rusya SSC, Ukrayna SSC birleşerek, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliğini (SSCB) kurdular. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin kurulması, ezen ulusla ezilen ulusların olmadığı, tüm ulus ve milliyetlerin tam hak eşitliğine sahip olduğu çok uluslu bir devletin dünya tarihindeki ilk örneğidir. Trans Kafkasya SSC ni oluşturan cumhuriyetler, 1936 Anayasası ile birlikte, Azerbaycan SSC, Gürcü SSC, Ermenistan SSC adlarını alarak, ayrı birlik cumhuriyetleri olarak SSCB nin parçaları haline geldiler. Azerbaycan SSC içinde Nahcivan özerk cumhuriyet, Dağlık Karabağ özerk bölge olarak yer aldı. Gürcistan SSC içinde, Abaza özerk cumhuriyet, Acara özerk cumhuriyet, Güney- Osetya özerk bölge olarak yer aldı. Sovyetler Birliği nde uluslar, milliyetler arasındaki siyasi ve ekonomik eşitsizliklerin ortadan kaldırılması için atılan muazzam adımlar, bu alanda yaşanılan çok olumlu gelişmeler, 1956'da yapılan SBKP 20. Parti Kongresi'nde Kruşçev önderliğindeki modern revizyonizmin iktidarı tümüyle ele geçirmesiyle kapandı. Modern revizyonizmin iktidara gelmesinin ardından ulusal sorundaki siyasette de, Marksist-Leninist siyasetten uzaklaşıldı. Rus şovenisti bir siyaset izlendi. Ulusal bölgelerde yerel milliyetçilik gelişti. Süreç içinde yeniden ulusal çatışmalara yol açacak temeller yaratıldı. Ulusal sorunun bütünüyle çözüldüğü, ulusal eşitsizliklerin tümüyle ortadan kaldırıldığı tespitleri yapıldı. SSCB ni oluşturan cumhuriyetlerin ayrılma hakkı ortadan kaldırıldı. Bunların sonucu olarak sosyal-emperyalist devletin çöküşü sürecinde ulusal çatışmalar yaşandı. Bu ulusal çatışmaların bir bölümü, sayı 125 de yayınlanan, Burjuvazinin çanak yalayıcıları işbaşında! başlıklı yazımızda şöyle ortaya konulmuştu: Tarihi olgulardan biri, daha SSCB dağılmadan ve Gürcistan ın da SSCB den ayrılmasından önce, 10 Kasım 1989 tarihinde Güney Osetya Yüksek Sovyeti, Güney Osetya Özerk Sovyet Cumhuriyeti kurma kararı alır. Gürcistan SSC nin Yüksek Sovyet Başkanlığı ise 16 Kasım 1989 tarihinde sözkonusu kararın geçersiz olduğunu açıklar. Böylece Güney Osetya ve Gürcistan arasında ilk çatışma başlar. Gürcü milliyetçiler Zchinwali yi kuşatma altına alır Ocak 1990 a kadar çatışmalar sürer. 20 Eylül 1990 tarihinde Güney O s e t y a D e m o k r a t i k S o v y e t Cumhuriyeti olarak bağımsızlığını ilan eder. Gürcistan askeri bölgeye girer ve çatışma gerçek anlamıyla savaşa dönüşür Osetyalı öldürülür, kadar Güney Osetyalı Kuzey Osetya ya, yani Rusya SSC ye kaçar kadar da Gürcü Gürcistan a kaçar. Gürcistan yönetimi tarafından Aralık 1990 da Güney Osetya da olağanüstü hal ilan edilir. 9 Nisan 1991 tarihinde Gürcistan SSCB den ayrıldığını ilan eder. Gürcistan yönetimi aynı zamanda Güney Osetya nın özerk bölge statüsüne de son verir. 1 Eylül 1991 de ise Güney Osetya yeniden bağımsızlığını ilan eder ve kendisini Güney Osetya Cumhuriyeti diye tanımlar. Bu dönem hâlâ resmen SSCB dağılmamıştı. Fakat Güney Osetya ile Gürcistan arasındaki çatışmalar, Gürcistan yönetiminin Güney Osetya nın, başta özerk cumhuriyet istemini, ardından da bağımsızlık talebini reddetmesi ve Güney Osetya ya karşı saldırıya geçmesiyle başlamıştır. Aynı konu Abhazya bağlamında da yaşanmıştır. Gürcistan ın SSCB vaş ancak 1994 yılında sağlanan ateşkes ile durmuştur. Dağlık Karabağ ın statüsünün ne olacağı, paylaşımı iki ülke arasında sorun olmaya devam ediyor Ekim Devrimi nden Kruşçev modern revizyonizminin egemen hale geldiği dönem arasında, sosyalizm sürecinde Sovyetler Birliği nde ulusal sorun izlenilen doğru siyaset temelinde çözülmüştü. Kafkasların yeniden ulusal çatışmaların yaşandığı bir alan haline gelmesinin nedeni, Lenin-Stalin döneminde ulusal sorunda izlenilen si- döneminde imzalanan anlaşmaları iptal etmesi ve Abhazya nın özerk cumhuriyet statüsünü iptal etmesi, Abhazya nın kendisini bağımsız devlet ilan etmesini beraberinde getirmiştir. Bu ilan ise yine Gürcistan yönetimi tarafından şiddetle bastırılmaya çalışılmıştır. Gürcistan ın Güney Osetya ile savaşı 24 Haziran 1992 tarihindeki ateşkesle durmuştur. Bu arada ama 1992 Ocak ayında yapılan bir referandumda Güney Osetyalıların %90 ı Kuzey Osetya ile birleşmekten yana tavır takınmıştır. Gürcistan ın Abhazya ile savaşı ise 14 Ağustos 1992 de başlamış yine Gürcü ordusu Abhazya ya saldırmıştır 14 Mayıs 1994 tarihindeki ateşkesle durmuştur. Kuşkusuz ki bu ateşkesler sonrası dönemde de değişik biçim ve düzeylerde çatışmalar yaşanmıştır. Günümüze dek gerçekte savaş bitmemiştir. (YDİ Çağrı Sayı 125) Azerbaycan ile Ermenistan arasında, Dağlık Karabağ nedeniyle 1988 yılında başlayan çatışmalar, sayaset değildir. Hele hele burjuva kalemşorlarının, kimi sosyalist maskeli revizyonistlerin iddia ettikleri gibi Stalin ve Stalin önderliğinde Bolşevik Parti nin izlediği siyaset hiç değildir. SB nin yozlaşma sürecinde ulusal sorundaki siyasette de, komünist siyasetten uzaklaşıldığı, Rus şovenizminin ve yerel milliyetçiliğin yeniden halklar arasındaki kardeşliği zedeleyen, hatta yozlaşmış SSCB nin dağılma sürecinde karşılıklı çatışmalar düzeyine vardığı olgudur. Kafkaslar, bu bölgede bulunan enerji kaynakları açısından emperyalistlerin dalaş alanıdır. Emperyalistler enerji kaynaklarına sahip olma mücadelesi yürütüyor. ABD ve AB emperyalistleri, Rus emperyalizminin arka bahçesi olarak gördüğü Kafkaslara yerleşerek, Rus emperyalizmini zayıflatma mücadelesi yürütüyorlar. Bu mücadele içinde milliyetçilik geliştiriliyor. Uluslar birbirine karşı kışkırtılıyor. Birbirlerine düşman ediliyor. Birbirleriyle savaştırılıyor. Bu durum Stalin in; Sermaye egemen olduğu sürece, üretim araçlarında özel mülkiyet sürdükçe ve sınıflar var oldukça, ulusların eşitliği güvencelenemez; sermayenin iktidarı sürdükçe ve üretim araçlarına sahip olmak için savaşıldıkça, ulusların eşitliği ve ulusların emekçilerinin işbirliği sağlanamaz. Tarih, ulusal eşitsizliklerin yok edilmesi, ezilen ve ezilmeyen ulusların emekçilerinin kardeşçe işbirliği rejiminin kurulması için tek çarenin, kapitalizmin tasfiye edilmesi ve Sovyet düzeninin kurulması olduğunu söylemektedir. (a.g.k. Sayfa 126) tespitini bir kez daha doğrulamaktadır. Ezilen ulus ve milliyetlerin gerçek kurtuluşunun ancak sosyalizmde mümkün olduğunu, bizzat SSCB örneği ispatlamıştır. Kafkasya da da ezilen ulus ve milliyetlerin kurtuluşu, yeni Ekimlerle, sosyalizmle mümkündür. Ekim devrimi, proleter devrimin gerçekleşebileceğini, sosyalizmin ütopyadan çıkıp bir gerçekliğe kavuştuğunu göstermekle kalmadı, peşpeşe yapılan devrimlerle dünyanın üçte biri sosyalist kampta birleşti. Sosyalizm dünya işçi sınıfına tek ve gerçek alternatifin kendisi olduğunu gösterdi. Emperyalist barbarlığın kâr uğruna dünyayı yıkıma götürdüğü, emperyalizmin uluslararası işçi sınıfına ve ezilen halklara karşı saldırılarını artırdığı günümüzde, işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin gerçek kurtuluşunun yolu yeni Ekimlerin yaratılmasından geçmektedir! Dünyaya yeni Ekimler gerek! 2000'li yılları devrimin, sosyalizmin, komünizmin yılları yapmak, sınıfsız, sömürüsüz yeni bir dünya yaratmak için haydi mücadeleye! Haydi, proleter devrim cephesine! Haydi, yeni Ekimleri yaratmaya! 26 Eylül 2008

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır!

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Kapitalist Sömürü Sistemini Yıkmak için Örgütlenme ve Mücadelenin adıdır! Clara Zetkin haklı olarak Kadının özgürlüğünün, tüm insanoğlunun özgürlüğü gibi, emeğin sermayenin

Detaylı

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000) 14.08.2014 SIRA SIKLIK SÖZCÜK TÜR AÇIKLAMA 1 1209785 bir DT Belirleyici 2 1004455 ve CJ Bağlaç 3 625335 bu PN Adıl 4 361061 da AV Belirteç 5 352249 de

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu: Gezi Parkından dünyaya yansıyan ses daha fazla özgürlük, daha fazla demokrasi sesidir. Tarih : 15.06.2013 Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu Türkiye de görev yapan yabancı

Detaylı

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2

ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013. Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 ÜLKE RAPORLARI ÇİN HALK CUMHURİYETİ 2013 Başkent Pekin Yönetim Şekli Marksist-Leninist Tek Parti Devleti Yüzölçümü 9,7 milyon km 2 Nüfus 1,35 milyar GSYH 8,2 trilyon $ Kişi Başına Milli Gelir 9.300 $ Resmi

Detaylı

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ!

DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA DA BARIŞ İSTİYORUZ! DÜNYA BARIŞININ GÜVENCESİ İŞÇİ SINIFIDIR! HAKSIZ, GERİCİ VE EMPERYALİST SAVAŞLAR EMPERYALİST KAPİTALİST DEVLETLER TARAFINDAN SÜRDÜRÜLMEKTEDİR! EMPERYALİST SÖMÜRÜ SİSTEMİ İŞÇİ

Detaylı

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012

İşten Atılan Asil Çelik İşçilerinin okuduğu basın açıklaması: 15/03/2012 15 Mart 2012 Perşembe günü işlerinden atılan Asilçelik işçileri Bursa nın Orhangazi ilçesi cumhuriyet meydanında basın açıklamasıyla İşimizi İstiyoruz talebini dile getirdikleri ve işlerine geri dönene

Detaylı

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir.

Haziran 25. Medya ve Güven. Gündem. Tüm hakları gizlidir. Haziran 25 Medya ve Güven 2013 Tüm hakları gizlidir. Gündem 1. Yöntem Bu araştırma Xsights Araştırma ve Danışmanlık, bu konu hakkında online araştırma yöntemiyle, toplamda 741 kişi ile bir araştırma gerçekleştirmiştir.

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katından Fazla Parayı 10,5 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili

Detaylı

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014

Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye-Kürdistan Ekonomik ilişkileri. 02 Temmuz 2014 Erbil Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Dara Celil Hayat ile Türkiye ile Kürdistan arasındaki ekonomik ilişkiler son yılların en önemli rakamlarına ulaşmış bulunuyor. Bugünlerde petrol anlaşmaları ön plana

Detaylı

SAYIN BASIN MENSUPLARI;

SAYIN BASIN MENSUPLARI; SAYIN BASIN MENSUPLARI; BUGÜN TÜM TÜRKİYE DE, BAŞTA ULUSLARARASI SENDİKALAR KONFEDERASYONU İLE TTB OLMAK ÜZERE FİLİSTİN KATLİAMININ DURDURULMASI İÇİN ÇEŞİTLİ ETKİNLİKLER DÜZENLENMEKTEDİR. İsrail ordusunun

Detaylı

Araştırmanın Künyesi;

Araştırmanın Künyesi; Araştırmanın Künyesi; Araştırma; 05 06 Nisan 2008 günleri Türkiye nin 7 coğrafi bölgesinde, 26 il ve 68 ilçede bunlara bağlı 81 mahalle ve köyde, 18 yaş ve üstü seçmen nüfusunu temsil eden 724 ü kadın

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ

ESP/SOSYALİST KADIN MECLİSLERİ BASINA VE KAMUOYUNA Erkek egemen kapitalist sistemde kadınların en önemli sorunu 2011 yılında da kadına yönelik şiddet olarak yerini korudu. Toplumsal cinsiyetçi rolleri yeniden üreten kapitalist erkek

Detaylı

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK?

KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? KAPİTALİZMİN İPİNİ ÇOK ULUSLU ŞİRKETLER Mİ ÇEKECEK? Dünyada mal ve hizmet hareketlerinin uluslararası dolaşımına ve üretimin uluslararasılaşmasına imkan veren düzenlemeler (Dünya Ticaret Örgütü, Uluslararası

Detaylı

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ

TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ TÜRKİYE DE SİYASET VE DEMOKRASİ 12 Eylül Darbesi 1973 seçimlerinden 1980 yılına kadar gerçekleşen seçimlerde tek başına bir iktidar çıkmadığından bu dönem hükümet istikrarsızlığı ile geçen bir dönem olmuştur.

Detaylı

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ

KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ DÜNYA EKONOMİSİNDE ÇÖKÜŞ VE KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 26 Şubat 2009 İstanbul Petrol-İş Kapitalizm Kapitalist ekonominin iki temel özelliği; Sermayenin çıkarı olarak üretim Piyasanın anarşik yapısı - Çok

Detaylı

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER Modern Siyaset Teorisi Dersin Kodu SBU 601 Siyaset, iktidar, otorite, meşruiyet, siyaset sosyolojisi, modernizm,

Detaylı

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10

www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Pratik - 1 2-10 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk 1 İçindekiler Milletlerarası Hukuk Çift-İ.Ö. 2. Dönem - Part 5 Konu sayfa Pratik - 1 2-10 1 www.salthukuk.com facebook.com/salthukuk twitter.com/salt_hukuk

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti

Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Kafkasya ve Türkiye Zor Arazide Komfluluk Siyaseti Leyla Tavflano lu Çok sıklıkla Azerbaycan, Ermenistan ve Gürcistan a gittiğim için olsa gerek beni bu oturuma konuşmacı koydular. Oraların koşullarını

Detaylı

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi

21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi 21.05.2014 Çarşamba İzmir Gündemi Doğu Akdeniz de Son Gelişmeler ve Kıbrıs, İKÇÜ de Ele Alındı İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Çelebi Avrupa Birliği Merkezi nin

Detaylı

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı.

1.- GÜMRÜK BİRLİĞİ: 1968 (Ticari engellerin kaldırılması + OGT) 2.- AET den AB ye GEÇİŞ :1992 (Kişilerin + Sermayenin + Hizmetlerin Serbest Dolaşımı. TÜRKİYE AB İLİŞKİLERİ HAFTA 2 Roma Antlaşması Avrupa Ekonomik Topluluğu AET nin kurulması I. AŞAMA AET de Gümrük Birliğine ulaşma İngiltere, Danimarka, İrlanda nın AET ye İspanya ve Portekiz in AET ye

Detaylı

Hamdi Akın TÜVTURK hisselerini Bridge Point'e

Hamdi Akın TÜVTURK hisselerini Bridge Point'e satıyor Hamdi Akın TÜVTURK hisselerini Bridge Point'e Akfen Holding, araç muayene istasyonlarındaki işletme hakkını 2004 yılında açılan ihaleyle 20 yıllığına alan TÜVTURK'teki yüzde 33'lük payını satışa

Detaylı

Cumhuriyet Halk Partisi

Cumhuriyet Halk Partisi 1 Cumhuriyet Halk Partisi AB Konseyi Başkanı Herman Van Rompuy Türkiye de temaslarına CHP Lideri Kılıçdaroğlu ile görüşerek başladı. Görüşmeye katılan Loğoğlu açıklamalarda bulundu ve soruları yanıtladı.

Detaylı

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi

Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Yeni bir dönem açılıyor: Mali çöküş, depresyon, sınıf mücadelesi Devrimci Marksizm Yayın Kurulu Uzun vadede bu felâket konusunda suçun nasýl daðýtýlacaðý çok þeyi belirleyecektir. Ýþte bu, önemli bir entelektüel

Detaylı

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU

ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU DAĞLIK KARABAĞ SORUNU DAR ALANDA BÜYÜK OYUN ULUSLARARASI STRATEJİK ARAŞTIRMALAR KURUMU Avrasya Araştırmaları Merkezi USAK RAPOR NO: 11-07 Yrd. Doç. Dr. Dilek M. Turgut Karal Demirtepe Editör Eylül 2011

Detaylı

Endi eli yimserlik Kamuoyu Beklentilerinde Pozitif Trend Devam Ediyor Genel Seçim Sürecine AKP Önde Giriyor, CHP Takipte de Bahar Havasý Türkiye nin LoveMarklarý Arçelik-Adidas-Nokia-LCWaikiki-Beko Türkiye

Detaylı

Technology. and. Machine

Technology. and. Machine Technology and Machine Cezayir Teknoloji İthal Etmek İSTİYOR Kuzey Afrika nın en geniş yüzölçümüne, 35 milyona yakın nüfusa ve büyük petrol ve doğal gaz rezervlerine sahip olan Cezayir, ekonomik veriler

Detaylı

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman

Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman Oy vermek bir şeyleri değiştirseydi yasaklanırdı Emma Goldman SEÇİMİ BOYKOT ET! SOSYALİST DEVRİMİ ÖRGÜTLE! [B SÖMÜRÜ DÜZENİNE KARŞI ÇIKMAYAN HİÇ BİR PARTİYE VE KİŞİYE OY YOK 7 Haziran da genel seçimler

Detaylı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı

AKOFiS ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN. Halkla İlişkiler Başkanlığı ÖDEME VE MENKUL KIYMET MUTABAKAT SİSTEMLERİ, ÖDEME HİZMETLERİ VE ELEKTRONİK PARA KURULUŞLARI HAKKINDA KANUN Halkla İlişkiler Başkanlığı TA K D İ M Değerli; Ana Kademe, Kadın Kolları, Gençlik Kolları MKYK

Detaylı

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR

PAZAR BÜYÜKLÜĞÜ YATIRIM MALĐYETLERĐ AÇIKLIK EKO OMĐK VE POLĐTĐK ĐSTĐKRAR FĐ A SAL ĐSTĐKRAR FDI doğrudan yabancı yatırım, bir ülke borsasında işlem gören şirketlerin hisselerinin bir diğer ülke veya ülkelerin kuruluşları tarafından satın alınmasını ifade eden portföy yatırımları dışında kalan

Detaylı

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar.

Şimdi fazla ileri gitmiş bu gerici diktatörlüğü terbiye etmek, mümkünse biraz değiştirip halka kabul ettirmek istiyorlar. Boyun eğmeyenler bu yana BU DÜZENİ SIFIRLA AKP eliyle sürdürülen gerici diktatörlük Türkiye'nin kaderi değildir. Bu diktatörlük bir kaza veya arızanın sonucu ortaya çıkmış da değildir. Sömürü düzeni kendini

Detaylı

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi

8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi 1 8. Türkiye Avrupa'nın en önemli ülkesi Kamuoyuna Galatasaray'la yaptığı ortaklıkla gelen American Finans kuruluşu AIG'nin Türkiye Genel Müdürü Paolo Zapparoli,

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011

TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ. Dr.Süleyman Yaşar. 17 Nisan 2011 TÜRKİYE EKONOMİSİNDE YAŞANAN GELİŞMELER VE 2011 YILI EKONOMİK BEKLENTİLERİ Dr.Süleyman Yaşar 17 Nisan 2011 AMERİKAN MALİ KRİZİNİN Düşük faiz politikası (2002-5) NEDENLERİ Risklerin önemsenmemesi Hesap

Detaylı

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011

2000 li Yıllar / 8 Türkiye de Eğitim Bekir S. GÜR Arter Reklam 978-605-5952-25-9 Ağustos-2011 Ömür Matbaacılık Meydan Yayıncılık-2011 Seri/Sıra No 2000 li Yıllar / 8 Kitabın Adı Türkiye de Eğitim Editör Bekir S. GÜR Yayın Hazırlık Arter Reklam ISBN 978-605-5952-25-9 Baskı Tarihi Ağustos-2011 Ofset Baskı ve Mücellit Ömür Matbaacılık Ömür

Detaylı

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ?

TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? TÜRK KONSEYİ EKONOMİK İLİŞKİLERİ YETERLİ Mİ? Dr. Fatih Macit, Süleyman Şah Üniversitesi Öğretim Üyesi, HASEN Bilim ve Uzmanlar Kurulu Üyesi Giriş Türk Konseyi nin temelleri 3 Ekim 2009 da imzalanan Nahçivan

Detaylı

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz

Konut Satışları Temmuz 2014. Konut Satışları Temmuz Konut Satışları Temmuz Gülay Dincel TSKB Ekonomik Araştırmalar dincelg@tskb.com.tr Ağustos 2014 1 Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) Konut Satış İstatistikleri ne göre 2014 yılının Temmuz ayında konut satışları

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN. 23 Eylül 2008. Piyasa Verileri

GÜNLÜK BÜLTEN. 23 Eylül 2008. Piyasa Verileri 1 Piyasa Verileri Para Piyasaları : GÜNLÜK BÜLTEN 23 Eylül 2008 $/YTL : 1,2370/1,2390 /YTL : 1,8325/1,8372 FX Piyasası : Pariteler : /$ : 1,4808/1,4810 $/YEN : 105,31/105,35 $/ZAR : 7,94/8,01 $/BRL : 1,7917/1,7922

Detaylı

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler...

3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... 3 Kasım 2002 Seçimlerine Doğru: Senaryolar ve Alternatifler... Seçime Doğru Giderken Kamuoyu: 3 Kasım 2002 seçimlerine bir haftadan az süre kalmışken, seçimin sonucu açısından bir çok spekülasyon bulunmaktadır.

Detaylı

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI

KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI KÜRESEL KRİZ VE TÜRKİYE EKONOMİSİ K. ÖNDER ERGÜN MALİYE UZMANI SUNUM PLANI 1 KÜRESEL KRİZİN GELİŞİMİ 2 KÜRESEL KRİZİN TÜRKİYE YE ETKİLERİ 3 4 TÜRKİYE NİN KONUMU KRİZDE SON DURUM KÜRESEL KRİZ 1929 DÜNYA

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 04 Nisan 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER Fitch, Türkiye nin kredi notu ve görünümünü korudu Fitch, Türkiye'nin kredi notunu BBB- olarak korurken, kredi notunun Durağan olan görünümü de değiştirmedi.

Detaylı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı

Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Hüsnü Özyeğin; YİSAD da konuştu Türk yöneticiler her yerde başarılı Türkiye nin topal ayağı eğitimdir diyen Özyeğin, düşük eğitim düzeyi ile ekonominin gelişmesini mucize olarak yorumladı. Cari açığın

Detaylı

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET

ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ. 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı. Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 SĠYASET ODTÜ G.V. ÖZEL LĠSESĠ SOSYAL BĠLĠMLER ZÜMRESĠ 2011-2012 Eğitim-Öğretim Yılı Ders Adı : Siyaset ÇalıĢma Yaprağı 13 Adı Soyadı : No: Sınıf: 11/ SĠYASET Siyaset; ülke yönetimini ilgilendiren olayların bütünüdür.

Detaylı

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu..

Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. 28 Nisan 2014 Basın Toplantısı Metni ; (Konuşmaya esas metin) Hükümet in TSK İçinde Oluşturduğu Paralel Yapılar; Cumhurbaşkanı ve AYİM nin Konumu.. -- Silahlı Kuvvetlerimizde 3-4 yıldan bu yana Hava Kuvvetleri

Detaylı

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ DERİ VE DERİ MAMULLERİ SEKTÖRÜ 2014 NİSAN AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU İİTKİİB GENEL SEKRETERLİİĞİİ AR & GE VE MEVZUAT ŞUBESİİ Mayııs 2014 2014 YILI NİSAN AYI TÜRKİYE DERİ VE DERİ ÜRÜNLERİ İHRACATI DEĞERLENDİRMESİ

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim

1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim 1999 dan 2007 ye Seçmen Tercihleri ve Değişim Türkiye de 2007 genel milletvekili seçimlerine ilişkin değerlendirme yaparken seçim sistemine değinmeden bir çözümleme yapmak pek olanaklı değil. Türkiye nin

Detaylı

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014

GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 GÜNLÜK BÜLTEN 23 Mayıs 2014 ÖNEMLİ GELİŞMELER ABD de işsizlik başvuruları ve imalat sektörü PMI beklentilerin üzerinde gelirken, ikinci el konut satışlarında 4 aylık aradan sonra ilk kez artış yaşandı

Detaylı

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu)

2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI. (40 Test Sorusu) ZİRAAT BANKASI 2012 SINAVLARI İÇİN GÜNCEL EKONOMİ ÇALIŞMA SORULARI (40 Test Sorusu) 1 ) Aşağıdakilerden hangisi bir kredi derecelendirme kuruluşudur? A ) FED B ) IMF C ) World Bank D ) Moody's E ) Bank

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 23.07.2014 Jak ESKİNAZİ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Seçim maratonu devam ediyor Cumhurbaşkanlığı Seçimi, ülkenin en sıcak gündemi 10 Ağustos'ta

Detaylı

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu

TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu v TBMM İnsan Haklarını İnceleme Komisyonu ÖNSÖZ Yirmi birinci yüzyılı bilgi teknolojisi çağı olarak adlandırmak ne kadar yerindeyse insan hakları çağı olarak adlandırmak da o kadar doğru olacaktır. İnsan

Detaylı

Yeni gerçekler karşısında finans sistemi kendini ne şekilde revize ediyor, etmeli?

Yeni gerçekler karşısında finans sistemi kendini ne şekilde revize ediyor, etmeli? Yeni gerçekler karşısında finans sistemi kendini ne şekilde revize ediyor, etmeli? Yeni ABD Düzenlemesi: Dodd-Frank Yasası T. Sabri Öncü Kadir Has Üniversitesi NYU-Stern Finans Sektörü Reformları Çalışma

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ocak 2014, No: 83 i Bu sayıda; 2013 Kasım Kısa Vadeli Dış Borç; TCMB Rezervlerinin son durumu değerlendirilmiştir. i 1 Kısa Vadeli Dış Borçdaki Hızlı Artışa

Detaylı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı

Güncel Bilgiler. y a y ı n l a r ı DÜNYA - SİYASET 2012 yılının Şubat ayında Tunus ta yapılan Suriye nin Dostları Konferansı nın ikincisi Nisan 2012 de İstanbul da yapıldı. Konferansta Esad rejimi üstündeki uluslararası baskının artırılması,

Detaylı

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar

Dar Kapsamlı Sermaye Piyasası Mevzuatı ve Etik Kurallar 1. Belli miktarda bir mal veya kıymetin ve bunların karşılığı olan paranın işlemin ardından el değiştirmesini sağlayan piyasalara ne ad verilir? A) Swap B) Talep piyasası C) Spot piyasa D) Vadeli piyasa

Detaylı

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME

Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME Ayşegül DEDE / Etüd Araştırma Servisi / Uzman 2009 YILI TÜRKİYE-AB İLİŞKİLERİ GENEL DEĞERLENDİRME 2009 yılı, Türkiye-AB ilişkileri için son derece önemli bir dönüm noktasıdır. 2008 yılı AB açısından verimli

Detaylı

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER

TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER Merve Nur Bulut, Kübra Sezgin www.improkul.impr.org.tr facebook.com/improkul @improkul improkul@gmail.com SURİYE KRİZİ VE TÜRKİYE DE BULUNAN SURİYELİ MÜLTECİLER 2011

Detaylı

İktisat Tarihi II. XI. Hafta

İktisat Tarihi II. XI. Hafta İktisat Tarihi II XI. Hafta 19. yy da Ekonomik Gelişmeler 19. yy Avrupa da, sanayinin bir hayat tarzı olarak kesin zaferine şahit oldu. 19. yyda uluslararası ekonomik ilişkilerde ve devletlerin ekonomik

Detaylı

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015

R A P O R. Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL. Mayıs 2015 R A P O R 1 Doç. Dr. Fatih YARDIMCIOĞLU Arş. Gör. Furkan BEŞEL Mayıs 2015 Sunuş 4.264 kişi ile yüz yüze görüşme şeklinde yapılan anket bulgularına dayanan bu rapor, Mart- Nisan 2015 tarihinde Sakarya ilinin

Detaylı

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org

Azerbaycan Enerji Görünümü GÖRÜNÜMÜ. Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi. www.hazar.org Azerbaycan Enerji GÖRÜNÜMÜ Hazar Strateji Enstitüsü Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi EKİM 214 www.hazar.org 1 HASEN Enerji ve Ekonomi Araştırmaları Merkezi, Geniş Hazar Bölgesi ne yönelik enerji,

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş IX. Kurumsal Yönetim Zirvesi Açılış Konuşması 14 Ocak 2016

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş IX. Kurumsal Yönetim Zirvesi Açılış Konuşması 14 Ocak 2016 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş IX. Kurumsal Yönetim Zirvesi Açılış Konuşması 14 Ocak 2016 Sayın başkanlar, iş dünyamızın ve basınımızın değerli temsilcileri, yurt dışından gelen kıymetli

Detaylı

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015

Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 2015 Ekonomik Görünüm ve Tahminler: Nisan 215 BÜYÜME DÜŞMEYE DEVAM EDİYOR Zümrüt İmamoğlu* ve Barış Soybilgen ** 13 Nisan 215 Yönetici Özeti Mevsim ve takvim etkisinden arındırılmış Sanayi Üretim Endeksi (SÜE)

Detaylı

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI

AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP ye Soruyoruz CHP EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI AKP, Kendinden Önceki 42 Hükümetin, 56 Yılda Kullandığı Paranın 2 Katını 10 Yılda Kullandı Türkiye de, çok partili yaşamın başından

Detaylı

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ

TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ TÜRKİYE NİN AVRUPA BİRLİĞİ İLETİŞİM STRATEJİSİ 1 AB İLETİŞİM STRATEJİSİ (ABİS) NEDİR? Türkiye - AB müzakere sürecinin üç ayağı: 1- Siyasi reformlar 2- AB yasal düzenlemelerinin kabul edilmesi ve uygulanması

Detaylı

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA

SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA SORU SETİ 11 MİKTAR TEORİSİ TOPLAM ARZ VE TALEP ENFLASYON KLASİK VE KEYNEZYEN YAKLAŞIMLAR PARA Problem 1 (KMS-2001) Kısa dönem toplam arz eğrisinin pozitif eğimli olmasının nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Detaylı

frekans araştırma www.frekans.com.tr

frekans araştırma www.frekans.com.tr frekans araştırma www.frekans.com.tr FARKLI KİMLİKLERE VE YAHUDİLİĞE BAKIŞ ARAŞTIRMASI 2009 Çalışmanın Amacı Çalışma Avrupa Birliği tarafından finanse edilen Türk Yahudi Cemaati ve Yahudi Kültürünü Tanıtma

Detaylı

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden

https://www.garantiemeklilik.com.tr/fon-ile-ilgili-duyurular.aspx internet adreslerinden GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTERNATİF STANDART EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak

Detaylı

Baharın müjdecisi Nevruz da kuş cıvıltısına dahi tahammülü kalmayan Erdoğan, kaybetmeye mahkum.

Baharın müjdecisi Nevruz da kuş cıvıltısına dahi tahammülü kalmayan Erdoğan, kaybetmeye mahkum. Umut Oran Basın Açıklaması 23.03.2014 AKP kendi istikrarı için halkı borca mahkum etti Baharın müjdecisi Nevruz da kuş cıvıltısına dahi tahammülü kalmayan Erdoğan, kaybetmeye mahkum. AKP iktidara geldiğinde

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı. Dr. Vahdettin Ertaş. Finansal Erişim Konferansı. Açılış Konuşması. 3 Haziran 2014 Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Dr. Vahdettin Ertaş Finansal Erişim Konferansı Açılış Konuşması 3 Haziran 2014 Sn. Hazine Müsteşarım, Sn. BDDK Başkanım, Dünya Bankasının ülke direktörü Sn. Raiser, yurtiçinden

Detaylı

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer)

(Resmî Gazete ile yayımı: 11.12.1992 Sayı : 21432 Mükerrer) 25 Kamu Hizmetinde Örgütlenme Hakkının Korunmasına ve İstihdam Koşullarının Belirlenmesi Yöntemlerine İlişkin 151 Sayılı Sözleşmenin Onaylanmasının Uygun Bulunduğuna Dair Kanun (Resmî Gazete ile yayımı:

Detaylı

kadın sosyalizmle özgürleşir!

kadın sosyalizmle özgürleşir! kadın sosyalizmle özgürleşir! işçi-emekçi kadın komisyonları broşür dizisi / 3 1 2 Özel mülk edinmenin ve sınıfların ortaya çıkışıyla başlayan kadının cins olarak ezilmişliği, günümüz kapitalist toplumunda

Detaylı

Bu Hafta Piyasalarda

Bu Hafta Piyasalarda 06 Nisan 2015 Bu Hafta Piyasalarda Geçtiğimiz hafta yurtiçinde beklenen 2014 büyüme rakamı %2,9 dördüncü çeyrek için ise %2,6 olarak açıklandı. Piyasa beklentisinin üzerinde gelen rakamlar Türkiye gibi

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme

Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme economicpolicyresearchinstitute ekonomipolitikalarıaraştırmaenstitüsü Mali İzleme Raporu Eylül 2005 Ön Değerlendirme Yönetişim Etütleri Programı uğur mumcu caddesi 80/3 g.o.p ankara türkiye tel: +90 312

Detaylı

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli

İÇİNDEKİLER. 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli MEDYA VERİLERİ 2015 İÇİNDEKİLER 1... Teknik veriler 2... Dergi profili 3... ½ milyon okuyucu 4... Erişim alanı : Ülke geneli 5... Hedef kitle : Türk okuyucu 6... Almanya da yaşayan Türk nüfusu 7... Sayıca

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. BÜYÜME AMAÇLI HİSSE SENEDİ EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2007 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu ABD de başlayan ve ardından tüm gelişmiş ülke piyasalarına

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar

Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Bölüm 1 Firma, Finans Yöneticisi, Finansal Piyasalar ve Kurumlar Yatırım (Sermaye Bütçelemesi) ve Finanslama Kararları Şirket Nedir? Finansal Yönetici Kimdir? Şirketin Amaçları Finansal piyasalar ve kurumların

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.

Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org. Ekonomik Rapor 2011 I. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ 67. genel kurul 5 6 1. MAKRO BÜYÜKLÜKLER AÇISINDAN DÜNYA EKONOMİSİNE GENEL BAKIŞ Küresel ekonomiyi derinden etkileyen 2008

Detaylı

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL

A N A L İ Z. 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi. Furkan BEŞEL A N A L İ Z 7 Haziran dan 1 Kasım a Seçim Beyannameleri: Metin Analizi Furkan BEŞEL Ekim 2015 7 HAZİRAN DAN 1 KASIM A 7 Haziran 2015 te yapılan 25. Dönem milletvekili genel seçiminde 53.741.838 kayıtlı

Detaylı

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015

İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 İZMİR TİCARET ODASI MECLİS TOPLANTISI 30.09.2015 Ekrem DEMİRTAŞ İzmir Ticaret Odası Yönetim Kurulu Başkanı Her gün gelen şehit haberlerine YETER İki yıldır bitmeyen seçim maratonuna YETER Siyasetçilerin

Detaylı

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi

Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Türkiye de Sivil Toplumu Geliştirme ve Sivil Toplum-Kamu Sektörü Diyaloğunu Güçlendirme Projesi Uluslararası Konferans Sivil Toplum-Kamu Sektörü İşbirliği 25-26 Nisan 2013, İstanbul 2 nci Genel Oturum

Detaylı

işçiokulu FASİKÜL 22:

işçiokulu FASİKÜL 22: Emperyalizm nedir? Emperyalizm dünya üzerinde uluslararası sermayenin tek tek ülkelerdeki emekçileri sömürmesi ve baskı altına almasının adıdır. Bütün yeraltı ve üstü zenginliklere el koyma, pazarı ele

Detaylı

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR

AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR AĞUSTOS 2015 GÜNDEM ARAŞTIRMASI NA DAİR Marpoll Kamuoyu Araştırma Şirketi, kamuoyunu yani halkın kanaatlerini karar alıcıların ve uygulayıcıların meşruiyetini sürdüren önemli bir faktör olarak görmektedir.

Detaylı

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI

II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI II. MALİ SEKTÖRÜN GENEL YAPISI Türk mali sektörü 27 yılının ilk altı ayında büyümesini sürdürmüştür. Bu dönemde bankacılık sektörüne yabancı yatırımcı ilgisi de devam etmiştir. Grafik II.1. Mali Sektörün

Detaylı

HAFTALIK BÜLTEN 12 EKİM 2015 16 EKİM 2015

HAFTALIK BÜLTEN 12 EKİM 2015 16 EKİM 2015 12 EKİM 2015 16 EKİM 2015 HAFTANIN ÖZETİ Küresel piyasalarda bu hafta ABD den gelen olumsuz veriler sonucu Fed faiz artırımı beklentisinin ötelenmesi ile Çin verileri etkili oldu. Fed in uzun süredir piyasada

Detaylı

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar

* EL KAZANDI BİZ ÖVÜNÜYORUZ *BORSA 2012 DE DE YABANCIYA ÇALIŞTI *İstanbul da kazanıp, New York ta, Londra da şampanya patlattılar Umut Oran Basın Açıklaması 06.01.2013 Yarın Aydın-Söke de pamuk üreticileriyle bir araya gelecek olan CHP Genel Başkan Yardımcısı, İstanbul Milletvekili Umut Oran ın, yazılı açıklaması şöyle: * EL KAZANDI

Detaylı

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli?

Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Kafkaslarda Barýþa Giden Yol Savaþtan mý Geçmeli? Dr. Ali Asker (*) AGÝT Minsk Grubu = AGÝT Turizmi Son birkaç aydan beri Azerbaycan siyasi terminolojisine yeni bir terim dahil edilmiþtir: AGÝT Turizmi.

Detaylı

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından:

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasından: Mevduatın Vade ve Türleri ile Katılma Hesaplarının Vadeleri Hakkında Tebliğ (Sıra No: 2002/1) (29 Mart 2002 tarih ve 24710 sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır)

Detaylı

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV.

DİNÇEROĞLU AVUKATLIK BÜROSU A V U K A T HÜSEYİN ENİS DİNÇEROĞLU & ESRA AKKOÇ YAREN AHMET ŞEREF UYANIK & ELİFCAN TEKELİ STJ. AV. İZMİR BARO BAŞKANLIĞI NA Strasburg da yapılacak olan Doğu PERİNÇEK AİHM davasında yönetim kurulumuzun kararı ile temsilci olarak görevlendirildim. Bir çok kişi ve kuruluşun yanı sıra hukukçu olarak TÜRKİYE

Detaylı

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!

İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ! İNSANİ GELİŞMEYİ SÜRDÜRMEK:! EĞİTİM VE İŞGÜCÜ PİYASASI GÖSTERGELERİ İTİBARİYLE TÜRKİYE NİN PERFORMANSININ DEĞERLENDİRİLMESİ!! IŞIL KURNAZ" GAZİ ÜNİVERSİTESİ UNDP 2014 İNSANİ GELİŞME RAPORU# TÜRKİYE TANITIM

Detaylı

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI

TMMOB Elektrik Mühendisleri Odası İstanbul Şubesi 37. Dönem Çalışma Raporu. BASIN ÇALIġMALARI BASIN ÇALIġMALARI BASIN AÇIKLAMALARIMIZ 5 Mayıs 2010 Özelleştirme Karşıtı Platform İstanbul Bileşenleri nin Taksim BEDAŞ önünde gerçekleştiği basın açıklaması yoğun bir katılımla yapıldı. Şubemiz üye ve

Detaylı

FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER

FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER 27.01.2014 FOREKS GÜNLÜK BÜLTEN İÇİNDEKİLER Genel Bakış EUR/USD ( Euro / Dolar ) Teknik Analiz GBP/USD ( Sterlin / Dolar ) Teknik Analiz USD/TRY ( Dolar / Lira ) Teknik Analiz XAU/USD ( Altın / Dolar )

Detaylı

İşsiz Kapıcılara AB Parasıyla Boya Badana Kursu Verilecek 26 Ocak 2005 Büyükşehirlerde doğalgazın yaygınlaşmasıyla apartmanların ısınma sorununun ortadan kalkması sonucu işinden olan kapıcı sayısı hızla

Detaylı

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU

BASIN BİRİMİ GÜNLÜK YAYIN RAPORU Sayfası :11. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :7. Syf Sayfası :6. Syf Sayfası :8. Syf Sayfası :3. Syf Sayfası :5. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :1-10. Syf Sayfası :İnternet Sitesi Selvitopu

Detaylı

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü

2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü 2001 2013 Döneminde Türk Bankacılık Sektörü Prof. Dr. Sudi Apak Beykent Üniversitesi İçerik 2 Slayt 1 - Türk Bankalarında kurum riski bulunmaktadır. 140,00% Türk Bankacılık Sektörünün Aktif Büyüklüğü /

Detaylı