Ġġ GÜVENLĠĞĠ. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 367

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Ġġ GÜVENLĠĞĠ. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi 14-16 Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 367"

Transkript

1 Ġġ GÜVENLĠĞĠ 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 367

2 MOTORLU TESTERE OPERATÖRLERĠNĠN Ġġ GÜVENLĠĞĠNE ĠLĠġKĠN BĠLGĠ DÜZEYLERĠNĠN BELĠRLENMESĠ Muvaffak Osman ENGÜR Y. Doç. Dr., Ġstanbul Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü Bahçeköy- Ġstanbul, e-posta : ÖZET Motorlu testere ile ağacı kesip devirme iģleri tüm dünyada en tehlikeli iģlerden birisi olarak bilinmekte ve bu süreçte diğer orman iģleriyle karģılaģtırıldığında daha çok iģçi yaralanmakta ya da ölmektedir. Bu çalıģmada, Türkiye nin en çok odun üretimi yapılan bölgelerinde motorlu testere kullanan orman iģçilerinin bir kontrol listesi ile iģ güvenliği bilgi düzeyleri ortaya konulmuģtur. Bunun için 20 sorudan oluģan bir kontrol listesi hazırlanmıģtır. Operatörler haberli ve habersiz olarak gözlenmiģ ve çalıģmaları görsel olarak kayıt altına alınmıģtır. Soruların bazıları operatörlerle yapılan görüģmeler ile bazıları ise gözlemler ve kayıtların ofis ortamında incelenmesi ile yanıtlanmıģtır. Operatörlerin bilgi düzeyi, iģi güvenli olarak gerçekleģtirmek için gerekli olan kiģisel koruyucular ve çalıģma alanında güvenli davranıģlar konusunda düģük iken, testere güvenlik parçaları konusunda orta seviyededir. Ayrıca operatörlerin %96 sının yaptıkları iģ ile ilgili teknikler, güvenlik ve sağlık tehlikeleri, testere kullanımı ve bakımı konularında mesleki eğitim almadıkları, % 4 ünün ise temel ya da ileri seviyede bir eğitim aldıkları belirlenmiģtir. Anahtar Kelimeler: 1. Motorlu testere, 2.Operatör, 3. ĠĢ güvenliği, 4. Bilgi düzeyi DETERMINATION OF KNOWLEDGE LEVEL OF CHAINSAW OPERATORS REGARDING CURRENT WORK SAFETY ABSTRACT Tree felling operations with chainsaws are well known in the world as one of the most dangerous tasks and in these processes more workers are injured or died when compared to other forestry operations. In the present study, the work safety knowledge levels of chainsaw operators were revealed in Turkey s most wood harvesting regions using a check-list method. A check-list of 20 questions was prepared. The chainsaw operators were observed by preinforming and without informing and their operations were recorded visually. Some questions were responded by interviews with operators while other questions were answered by observations and evaluation of the visual data in the office. The knowledge levels of the operators were low on personal protection equipments required to carry out the operations safely and also on safe acts in working environments. However, their knowledge levels are at medium level on chainsaw safety parts. Moreover, 96 % of the workers were found not 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 368

3 having previous vocational training on work techniques, safety and health hazards, chainsaw usage and maintenance techniques, while 4% of the workers had basic or advanced training. Key words: 1. Chainsaw, 2. Operator, 3. Work safety, 4. Knowledge level 1.GĠRĠġ Ormanlar çalıģmak için oldukça tehlikeli yerlerdir. Özellikle odun üretiminin her aģamasında iģçiler birçok farklı sebepten dolayı tehlikelere maruz kalırlar. Motor-manüel tekniklerle ağaç devirme, dal temizleme ve boylama odun üretim iģlerindeki en tehlikeli aģamalardır (Parker vd., 1994). Ormancılıkta en büyük risklere maruz kalanlar motorlu testereyle ağaçları kesen ve boylayan orman iģçileridir. Bunun nedeni motorlu testerenin bugüne kadar icat edilmiģ en tehlikeli araçlardan birisi olmasıdır. Kullanılabilir ilk motorlu testere Ġsveçli bir mühendis olan A. Von Westfeld tarafından 1918 yılında geliģtirilmiģtir. Uzmanlar motorlu testerenin o zamandan beri ormanlarda anahtar bir tehlike olarak kalmaya devam ettiğini belirtmektedir (ILO, 1997). Motorlu testere ile yapılan iģlerde oluģan kazalar genellikle çok ağır olmakta ve operatörü uzunca bir süre iģinden alıkoymaktadır. Amerika da ĠĢ Ġstatistikleri Bürosu ağaç kesim iģini en tehlikeli meslek olarak belirlemiģtir.1997 yılında tüm meslekler için ortalama ölüm oranı 4.7 iken, her ağaç kesim iģçisi için bu oran 129 dur (BLS, 2004). Ağaç kesiminde oluģan yaralanma veya ölümlerin % 60 ı kesim iģlerinde (devirme, dal temizleme ve boylama) motorlu testerenin kullanıldığı süreçte ortaya çıkmaktadır. Bu durumu diğer geliģmiģ ve geliģmekte olan ülkelerdeki istatistikler de doğrulamaktadır (FRA, 2001). Kanada da yapılan bir araģtırmada yılları arasında orman iģlerinde meydana gelen tüm ölümcül kazaların % 40 ının doğrudan motorlu testere ile iliģkili ağaç kesim aktivitelerinde olduğu ortaya konulmuģtur (Conners, 1996). Farklı meslek gruplarıyla karģılaģtırılmaların yapıldığı diğer bir araģtırmada ise, motorlu testere kullanan bir ağaç kesim iģçisinin ormancılık dıģında iģlerde çalıģanlardan 65 kat ve diğer orman iģlerinde çalıģanlardan ise 3-5 kat daha fazla ölümcül bir kazaya maruz kaldığı vurgulanmıģtır (OR-FACE, 2007). Avusturya da motorlu testere kazalarında pozitif geliģmelerin meydana gelmesi ormancılıkta yüksek güvenlik standartları oluģturulmasına, daha iyi eğitim olanakları sağlanmasına ve kiģisel koruyucuların yaygınlaģtırılmasına bağlanmaktadır (Stadlmann, 1996). Kanıtlar ortaya koymaktadır ki motorlu testere kullanımında bilgisizlik veya beceri eksikliği ölüm ve yaralanmalarla sonuçlanmaktadır. 2. MATERYAL VE METOD Bu çalıģma, Türkiye de en çok odun üretimi yapılan Kastamonu ve Bolu Orman Bölge Müdürlüğüne bağlı alanlarda çalıģan iģçilerle gerçekleģtirilmiģtir. Bu çalıģmada, motorlu testere kullanan 204 orman iģçisinin (motorlu testere operatörünün) bir kontrol listesi ile iģ güvenliği bilgi düzeyleri ortaya konulmaya çalıģılmıģtır. Bunun için dört ana baģlık altında 20 sorudan oluģan bir kontrol listesi hazırlanmıģtır (Tablo 1). Kontrol listesinde bulunan sorular; eğitim, kiģisel koruyucu ekipmanlar, motorlu testere güvenlik donanımı ve güvenli davranıģlar olmak üzere 4 baģlık altında toplanmıģtır. Hazırlanan kontrol listesi, aynı zamanda orman iģletmelerinin kazaların önüne geçebilmesine olanak tanıyan tedbirlerin alınmasına ve iģ güvenliğine yönelik eğitimlerde konu baģlıklarının 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 369

4 oluģturulmasına da yardımcı olacaktır. Kontrol listesinde bulunan sorular ülkemizde ve diğer ülkelerde geçerli yasa, yönetmelik ve standartlar temel alınarak oluģturulmuģtur. Farklı odun üretim alanlarında operatörler haberli ve habersiz olarak gözlenmiģ ve çalıģmalar görsel olarak kayıt altına alınmıģtır. Soruların bazıları operatörlerle yapılan yüz yüze görüģmeler ile bazıları ise gözlemler ve görsel kayıtların ofis ortamında analizi ve incelenmesi ile yanıtlanmıģtır. Hazırlanan kontrol listelerinde soruların cevapları ve alınan notlar ile elde edilen veriler yüzde (%) olarak değerlendirilmiģtir. AraĢtırmada hedeflenen diğer bir nokta ise hazırlanan kontrol listelerinin geliģtirilerek orman mühendislerinin (Ģeflerinin) sahadaki denetimleri gerçekleģtirmeleri ve gerekli notları alacağı bir belgelendirme sistemine dönüģtürülmesidir. Tablo 1. Motorlu Testere ile Güvenli ÇalıĢmada Kontrol Listesi Eğitim Evet Kısmen Hayır 1. Motorlu testere operatörü testere kullanımı/ bakımı ve güvenli ağaç kesimine yönelik mesleki bir eğitim almıģ mı? KiĢisel Koruyucu Ekipmanlar (KKE) 2 Motorlu testere operatörü gerekli kisisel koruyuculara sahip midir? Tehlike durumuna göre aģağıdakilere ihtiyaç duyulmaktadır: Baret (1) Kulaklık (2) Göz ve yüz koruma (3) Vücuda uygun ve rahat ormancı montu/ gömleği ( dikkat çekici renkte)(4) Testere korumalı iģ pantolonu ya da bacak kalkanı (5) Ġs eldivenleri (6) Kaymayı önleme tabanlı, uç kısmı güçlendirilmiģ testere korumalı botlar (7) Ġlk yardım seti (8) 3 KiĢisel koruyucular motorlu testere kullanılan iģlerde her zaman kullanılıyor mu? Motorlu Testere ve Güvenlik Donanımı 4 Motorlu testere gerekli güvenlik donanımlarına sahip mi? Motorlu testerenin güvenlik donanımı aģağıdakileri kapsamaktadır: Ön el koruyuculu zincir freni (1) Gaz kilidi (2) Zincir yakalayıcı (3) Arka (sağ) el koruyucu (4) Antivibrasyon sistemi (5) Durdurma (stop) düğmesi (6) Susturucu (7) Emniyetli zincir (8) Zincir kılıfı (9) 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 370

5 Arka el freni (üçüncü fren) (10) 5 Motorlu testereye yakıt doldururken (benzin ve yağ) güvenli olması için emniyetli dolum baģlığı olan ikili (kombine) bidon kullanılıyor mu? 6 Bakım isleri için kombine anahtar, yassı eğe, yuvarlak eğe, bileme mastarı, mengene gibi uygun aletler kullanılıyor mu? 7 Motorlu testere operatörü motorlu testere kullanım kılavuzunu okumuģ mu? Güvenli DavranıĢlar 8 Motorlu testereye yakıt ikmali sırasında sigara içiliyor mu? 9 Motorlu testere doğru çalıģtırılıyor mu (yerde veya bacakların arasında sabitlenmiģ Ģekilde- 3 noktadan temasla)? 10 Motorlu testere yakıt dolumu yapılan alandan en az 3 metre uzakta çalıģtırılıyor mu? 11 Acil durum telefonları (ambulans, hastane, itfaiye, orman iģletmesi vb) biliniyor mu? 12 Motorlu testere operatörü ağaç devrilmeye baģladığında kaçıģ yolunda güvenli bir mesafeye uzaklaģıyor mu? (ağaç dibinden minimum 6 metre) 13 Devirme alanında motorlu testere operatörü ile diğer bir operatör arasındaki güvenlik mesafesine (en az 2 ağaç boyu) her zaman dikkat ediliyor mu? 14 Motorlu testere operatörü devirme sürecinde sesli uyarıda bulunuyor mu? 15 Motorlu testere ile omuz hizasının üzerinde kesim yapılıyor mu? 16 Motorlu testere operatörü devirme yönüne göre devirme oyuğu kesiklerini oluģtururken testere üzerinde arpacık rolü üstlenmiģ parça ya da iģaretleri kullanıyor mu? 17 Motorlu testere operatörü kesilecek ağaçta devirme teorisine uygun güvenli kesim profili oluģturuyor mu? (oyuk derinliği/ kopma Ģeridi/ eģik) 18 Motorlu testere operatörü devirme/boylama kesimleri sırasında levha üst ucunu kullanıyor mu? (geri tepme riski) 19 Motorlu testere operatörünün ilk yardım eğitimi var mı? 20 Devirme yönüne eğik ağaçlarda saplama kesiģ tekniği uygulanıyor mu? 3. BULGULAR VE TARTIġMA Motorlu testerenin kullanıldığı iģlerde iģ güvenliği kurallarından, doğru kullanım ve bakım tekniklerinden habersiz olmak önemli riskler ve maliyetli sonuçlar ortaya çıkarmaktadır. Orman iģlerinde iģ güvenliği konusunda iyi eğitilmiģ, temel bilgileri uygulayan ve tecrübeli iģçilerin çalıģtırılması ekonomik ve ekolojik kayıpları azaltacak, iģgücünün korunmasını sağlayacaktır. Dünyanın en tehlikeli iģlerinden birisini yapan motorlu testere operatörlerinin mesleki olarak eğitilmesi ve sertifikalandırılması zorunludur. Bu eğitimlerde kapsamlı bir iģ güvenliği eğitim programı oluģturmak, yazılı iģ güvenliği programı hazırlamak, periyodik güvenlik toplantıları düzenlemek, kazaları ve yaralanmaları tartıģmak, iģçilere güvenli çalıģma alıģkanlıkları kazandırmak ve ilk yardım eğitimi vermek gereklidir. Buradan hareketle araģtırma alanında durum tespiti yapmak ve orman iģçilerinin iģ güvenliği bilgisi yönünden düzeyini ortaya koymak için hazırlanan kontrol listesi soruları ve elde edilen bulgular aģağıda sunulmuģtur: 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 371

6 AraĢtırmada, motorlu testere operatörü testere kullanımı/ bakımı ve güvenli ağaç kesimine yönelik mesleki bir eğitim almıģ mı? sorusuna operatörlerin yalnızca %4 ü evet cevabını vermiģtir. Bu operatörler Orman Bölge Müdürlüğü kapsamında ya da ormancılık kooperatiflerin organize ettiği ulusal ya da uluslar arası bazı projelerde (Türk Alman Projesi, ORKOOP-DGRV Projesi vb.) kısa süreli eğitime tabi tutulmuģlar ve eğitime katıldıklarına dair belge almıģlardır. Hayır cevabı veren operatörler (%96) ise soruda belirtilen konularda herhangi bir resmi eğitim almamıģtır. Bu operatörler yaptıkları iģle ilgili bilgileri aile/arkadaģ yaklaģımı bilgilenme ile öğrenmiģlerdir. Dolayısıyla bu kiģilerin motorlu testere kullanımı, iģi güvenli ve uygun teknikleri kullanarak yapma, problemleri değerlendirme ve çözüm üretme konularında deneyimleri ancak iģi öğreten kiģinin bilgisi ve görgüsüyle sınırlı kalmaktadır. Ġyi eğitilmiģ iģçilerin güvenli çalıģma metotları ve güvenlik kurallarına daha yatkın oldukları görülmüģtür ( Poschen,1994). Almanya da orman iģçilerinin kiģisel koruyucuları kullanımı ile eğitim düzeylerinin yakından iliģkili olduğunu ortaya konmuģtur (Meier, 1993). Bir çok AB ülkesinde orman iģçilerinin beceri ve kabiliyet kazanmaları açısından temel eğitim 3 yıl gibi bir zaman süreci gerektirir. Daha ileri eğitim için ise bundan daha fazla zaman harcanır. ĠĢçiler bu eğitimlerde iģ güvenliği konularında da bilgilendirilirler (Moser vd., 1996). Operatörlerin kullandıkları testereler ve güvenlik donanımları (9+1 adet) ile ilgili olarak oluģturulan motorlu testere gerekli güvenlik donanımlarına sahip mi? sorusu %69 evet, % 31 kısmen olarak yanıtlanmıģtır. Sorunun hayır hanesi boģ kalmıģtır. Operatörlerin kullandıkları testerelerin önemli bir çoğunluğunun güvenlik donanımı tamdır. Kısmen cevabı alınan operatörlerin motorlu testerelerinde ise bazı çok önemli donanımların olmadığı ya da operatör tarafından söküldüğü, devre dıģı bırakıldığı ya da onarılmadığı görülmüģtür. Kısmen yanıtında eksik olan güvenlik donanımları genellikle zincir freni, zincir yakalayıcı, susturucu, titreģim emiciler ve zincir kılıfı olmuģtur. Bu soruda verilen donanım seçeneklerinden sonuncusu olan arka el freni (üçüncü fren) değerlendirmeye alınmamıģtır. Bu seçenek oldukça yeni ve birkaç yıllık bir teknoloji olduğu için sadece bu güvenlik paketini içeren bir testereyi kullanan operatörleri ya da bu teknolojinin varlığını operatörlerin bilip bilmedikleri tespit edilmeye çalıģılmıģtır. Fakat üçüncü fren teknolojisine sahip bir motorlu testereyi henüz kullanan ve varlığını bilen bir operatöre rastlanmamıģtır. Motorlu testereye yakıt doldurulurken (benzin ve yağ) güvenli olması için emniyetli dolum baģlığı olan ikili (kombine) bidon kullanılıyor mu? sorusuna ise yalnızca iki operatör evet cevabı vermiģtir. Bu soruda %1 evet cevabına karģılık operatörlerin % 99 u güvenli dolum baģlığı olan yakıt kapları kullanmamaktadır. Bu nedenle yakıtın etrafa saçılma, deriyle temas, sıcak motorla temas ve yangın riski olasılığı bulunmaktadır. Bakım iģleri için kombine anahtar (buji anahtarı), yassı eğe, yuvarlak eğe, bileme mastarı ve mengene gibi uygun aletler kullanılıyor mu? sorusu %2 Evet, %94 kısmen ve %4 hayır olarak cevaplanmıģtır. Bu soruda beģ seçenekten hepsinin iģaretlenmesi evet, üç veya dört seçeneğin iģaretlenmesi kısmen, iki veya bir seçenek iģaretlenmesi hayır olarak değerlendirilmiģtir. %94 ile en yüksek oranı alan kısmen cevabında operatörlerin tümünün bileme mastarı ve büyük çoğunluğunun ise levha sabitleyici mengene kullanmadıkları tespit edilmiģtir. Bu durum testere bakımının tam yapılmadığını göstermektedir. Ġyi bakım yapılmamıģ bir zincirle seri, güvenli ve verimli çalıģma gerçekleģtirilemediği gibi, operatöre yönelik yorgunluk ve kaza riskleri ortaya çıkmaktadır. Bileme açılarının oluģturulması tamamen içgüdüsel ve el becerisine bağlı olarak yapılmaktadır. Bu da zincir üzerinde bulunan birçok diģin farklı açıda ve derinlikte olduğunu göstermektedir. Güvenli ve verimli çalıģmanın temel Ģartlarından birisi olan testere el kitapçığının okunmasıyla ilgili olarak motorlu testere operatörü motorlu testere kullanım kılavuzunu 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 372

7 okumuģ mu? sorusuna operatörlerin sadece %2 si evet yanıtı vermiģlerdir. Hayır cevabını veren operatörlerin (%98) önemli bir kısmı buna gerek duymadıklarını belirtirken diğer bir kısmı da kılavuzların testereyi satın aldıklarında kendilerine verilmediğini ya da kullanım kılavuzlarının yabancı dilde yazılmıģ olduğunu öne sürmüģlerdir. Sağlık ve güvenlik ile ilgili tehlikeleri yok etmeye veya kontrol etmeye yönelik tüm olası çabalar iģe yaramadığında, kiģisel koruyucu ekipmanların kullanılması zorunlu olmaktadır. Ormanda odun üretim iģlerinde güvenliğin olmazsa olmazlarından birisi kiģisel koruyucu ekipmanlardır (Engür, 2011). Bununla ilgili olarak araģtırma deneklerine yöneltilen motorlu testere operatörü gerekli kisisel koruyuculara sahip midir? sorusuna tüm koruyucuların kullanımına karģılık gelen evet cevabı hiç yoktur. Bu soruda kiģisel koruyucuların hiçbirini kullanmayarak hayır cevabını veren operatörlerin oranı %94 olmuģtur. 13 operatörde (%6) ise eldiven ve çelik burunlu bot gibi bazı koruyucular bulunmakta diğer koruyuculardan hiç birisi bulunmamaktadır. Ama bunlarında iģin gerektirdiği uluslararası standartlarda olmadığı görülmüģtür. Bugün Türkiye de motorlu testere kullanan orman iģçileri arasında baret, göz ve kulak koruyucu, eldiven, kesilmelere karģı testere korumalı pantolon, yüksek görünürlüklü mont ve güvenli ayakkabı/bot gibi kiģisel koruyucuların bilinirlik ve kullanım oranı çok düģüktür. Bu koruyucuları ithal eden kuruluģların satıģ rakamları da bunu doğrulamaktadır. Bu durumda ağaç kesim iģlerinde gürültü, titreģim, keskin zincir, uçan ve fırlayan parçalar gibi tehlikeli faktörlerin birçoğunun düzeltilemez veya ortadan kaldırılamaz olduğu bir gerçektir. Ormanda motorlu testere ile çalıģmada güvenli davranıģları ortaya koymak için hazırlanan sorulara alınan yanıtlar, opratörlerin mesleki olarak eğitimsiz olduğunu desteklemektedir. Buna karģılık bazı sorularda ise çok çarpıcı iyi örneklerde görülmüģtür. Örneğin motorlu testereye yakıt ikmali sırasında sigara içiliyor mu? sorusu %100 lük bir oranla hayır olarak yanıtlanmıģtır. Motorlu testere yakıt dolumu yapılan alandan en az 3 metre uzakta çalıģtırılıyor mu? sorusuna karģılık, operatörlerin çalıģma alanında %89 unun bu konuda güvenlik ihlali yapmadıkları görülmüģtür. Operatörler bilinçli olarak veya bilmeden sadece çalıģma alanı özelliklerinden dolayı bu güvenlik kuralındaki asgari uzaklığa dikkat ettikleri görülmüģtür. 23 operatörün (%11) ise bu konuda 3 metre kuralı ihlali yaptıkları, yakıt doldurma alanı ve bidonları civarında testereyi çalıģtırdıkları tespit edilmiģtir. Bu iki soruya alınan cevaplarda operatörlerin yakıt ikmali ve sonrasında azami dikkati gösterdikleri görülmüģtür. Bu bölümdeki cevapların arkasında güvenli yakıt bidonu kullanmamanın getirdiği bir sorumlulukla daha fazla dikkat ve özenin gösterilmesi Ģeklinde yorumlanabileceği gibi, benzinin parlayıcı ve yanıcı olduğu konusundaki genel kamu bilinci düzeyine de bağlanabilir. Motorlu testere doğru çalıģtırılıyor mu (yerde veya bacakların arasında sabitlenmiģ Ģekilde- 3 noktadan temasla)? sorusunda operatörlerin dağılımı %69 u evet doğru çalıģtırıyor, % 6 sı kısmen doğru çalıģtırıyor ve %25 ise hayır yanlıģ çalıģtırıyor Ģeklinde olmuģtur. Özellikle araģtırmaya konu her dört operatörden birisi motorlu testereyi havada ve güvensiz bir hareketle çalıģtırmaktadır. Kısmen cevabını oluģturan operatörler ise ya motorlu testereyi bir kaya veya kütük üzerine koymakta ya da testere arka kolu üzerine ayağı ile temas olayını gerçekleģtirmemektedir. Motorlu testere operatörlerinin baģına gelen kazaların bir çoğu kestikleri yada komģu bir ağacın tepesinden düģen dalların ya da kozalak, kabuk gibi diğer sert cisimlerin baģlarına ve diğer vücut kısımlarına çarpması nedeniyle oluģmaktadır. Bazen devirme iģleminin planlandığı gibi gitmemesi ve kesilen ağacın kesen kiģinin tarafına yani operatöre doğru hareket etmesi de söz konusu olmaktadır. Bu gibi olaylardan korunmak için yapılması 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 373

8 gereken en uygun hareket, ağacın dibinden, önceden planlanan kaçıģ yoluna ya da diğer bir söyleyiģle yaģam yoluna derhal kaçmak olmalıdır. Bu bilgiler ıģığında oluģturulan ve önemli bir güvenlik bilgisi içeren motorlu testere operatörü ağaç devrilmeye baģladığında kaçıģ yolunda güvenli bir mesafeye (minimum 6 metre) uzaklaģıyor mu? sorusuna %8 evet, %93 hayır cevabı verilmiģtir. Bu durum en temel iģ güvenliği kuralının ihmal edildiği Ģeklinde yorumlanabilir. Öte yandan bu 6 metrelik asgari mesafeye operatörün uymadığı, bilmediği ya da önemsenmediği yorumuda yapılabilir. Operatörler tarafından bu kuralın uygulanması ve kafaya baret takılması kesim alanında ortaya çıkabilecek ciddi yaralanma ve ölümlü kazaları azaltacak önemli bir önlemdir. AraĢtırmaya konu olan operatörlerin %100 ünün baret takmaması ve %93 ünün kaçıģ yolunda güvenli bir mesafeye uzaklaģmaması ciddi kazalara ve ağır yaralanmalara davetiye çıkarmaktadır. Operatörleri kesim alanında devrilen ağaçların ve fırlayan parçaların çarpmasından koruyan bir baģka güvenlik önlemi ile ilgili olarak devirme alanında motorlu testere operatörü ile diğer bir operatör arasındaki güvenlik mesafesine (en az 2 ağaç boyu) her zaman dikkat ediliyor mu? sorusu oluģturulmuģtur. Operatörlerden alınan sözlü cevaplar, arazi çalıģmalarında da teyit edilmeye çalıģılmıģtır. Bu soru %28 evet, %72 hayır cevabı almıģtır. ĠĢ güvenliği konusunun mesleki eğitime entegre edildiği bir çok ülkedeki iģçi eğitimlerinde en temel bilgilerin baģında gelen bu kural ülkemiz ormancılık çalıģmalarında ciddi olarak ihmal edildiği görülmektedir. Bu cevap dağılımının ülkemizde oluģan bir çok ölümlü iģ kazasının da açıklaması Ģekline yorumlanabilir. Gruplar (iģçi postaları) halinde çalıģmaya giden operatörlerin kesim alanında aralarındaki 2 ağaç boyu mesafeyi korumaları bunun için sesli ve görsel iletiģimi mutlaka sağlamaları gerekmektedir. Motorlu testere operatörü devirme sürecinde sesli uyarıda bulunuyor mu? sorusunda ise evet cevabı %85, hayır cevabı ise %15 oranını almıģtır. Bu oran operatörlerin çoğunun düģen ağaca karģı çevredekileri korumak için sesli iletiģimi kurmaya çalıģtığını göstermektedir. Ormanda sesli uyarının ağaç kesilmeye baģlanmasından önce ve ağaç kesilerek düģmeye baģladığı anda olmak üzere iki kez verilmesi gerekmektedir (Yıldırım, 1989; Engür, 2011). Fakat bu sesli yani bağırarak gerçekleģtirilen uyarının ülkemizdeki orman iģçilerin büyük bir bölümü tarafından sadece bir kez yapıldığı arazi çalıģmaları sırasında gözlenmiģtir. Motorlu testere ile omuz hizasının üzerinde kesim yapılıyor mu? sorusu ise %9 evet, %91 hayır olarak cevaplanmıģtır. Geri tepme sırasında meydana gelebilecek ciddi bir kazayı, statik iģ yükünü ya da ağırlık nedeniyle ortaya çıkabilecek bir incinmeyi ortadan kaldıran önemli bir güvenlik kuralına operatörlerin uyduğu görülmektedir. Saha tecrübeleri ile bilinçli ya da bilinçsiz olarak geliģtirdikleri bu güvenli davranıģ Ģekli olumlu olarak en yüksek yüzdeye oluģan yanıtlardan birisi olmuģtur. Motorlu testere operatörü devirme yönüne göre devirme oyuğu kesiklerini oluģtururken testere üzerinde arpacık rolü üstlenmiģ parça ya da iģaretleri kullanıyor mu? sorusu ise operatörler tarafından %1 evet, % 99 hayır olarak yanıtlanmıģtır. Bu da operatörlerin kontrol listesinin 4. sorusu ile ilgili olarak kullanım kılavuzunun %98 oranında okunmadığını destekleyen önemli bir soru olmuģtur. Motorlu testeredeki iģaret ve parçalar devirme yönü doğruluğuna katkı sağlayan elemanlardır. Eğer bunlara dikkat edilerek devirme iģlemi gerçekleģtirilirse ağaç belirlenen düģme yönüne gideceği için iģ güvenliği yanında hammadde kalitesi ve çevreyle ilgili olumsuzlukların ortaya çıkması da engellenecektir. Bu soruda operatörlerin bilgi düzeyinin çok düģük çıkması hem makinelerini tam tanımamaları hem de devirme yönüne ağacı düģürmenin çok önemli bir beceri olduğunu kavramamaları olarak yorumlanabilir. Bu bilginin eksikliği ise çok önemli güvenlik problemlerine ve ekonomik zararlara yol açmaktadır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 374

9 Ağacı devirme aģamasında en önemli unsurlardan birisi iģçinin devirme teorisini bilmesi ve gerekli ölçülere göre bunu gerçekleģtirmesidir. ĠĢçinin devirme teorisini doğru uygulama becerisi doğrudan iģ güvenliğini etkilemektedir. Bütün ağaçlarda çapa orantılı bir devirme oyuğunun açılması ve ağacın arkasından yapılan devirme kesiģinin devirme oyuğu tabanı seviyesinden yüksekte olması önemlidir. Burada dikkat edilecek detaylar gövdenin geri kaymasını ve gövdenin çatlamasını dolayısıyla operatörün yaralanmasını önleyecektir. Bunun yanında devirme oyuğu ve devirme kesiģi arasında yeterli bir parçanın (kopma Ģeridi) bırakılması gerekir. Bu parça ağacın geri tepmesini ve ağacın düģme yönünü kontrol etmeyi sağlar (Engür, 2011). Devirme teorisi doğruluğunun kontrolü kesim sırasında kütük ve kesilen gövdede yapılan incelemelerle ortaya konulmaya çalıģılmıģtır. Bu amaçla motorlu testere operatörü kesilecek ağaçta devirme teorisine uygun güvenli kesim profili (oyuk derinliği/ kopma Ģeridi/ eģik) oluģturuyor mu? sorusunun cevabı araģtırılmıģtır. Bu soru 123 iģçi için evet (%60), 81 iģçi için hayır (%40) Ģeklinde cevaplandırılmıģtır. Devirme teorisini doğru uygulamayan operatörlerin özellikle devirme kesiģi ve devirme oyuğu arasındaki kopma Ģeridine dikkat etmedikleri görülmüģtür. Ġncelenen kütük kısımlarında bu Ģeridin bırakılmadığı ya da yeterli miktarda olmadığı tespit edilmiģtir. MenteĢe olarak da adlandırılan bu Ģeridin bırakılmaması kesim güvenliğini tehlikeye atmakta ve ağaç kontrolsüz hareket etmektedir. Acil durum telefonları (ambulans, hastane, itfaiye, orman iģletmesi vb) biliniyor mu? sorusuna evet Ģeklinde alınan cevapların oranı %9 iken, kısmen %45, hayır ise %46 olmuģtur. Odun üretimi gibi dünyanın en tehlikeli ve ağır iģlerinden birisinde çalıģan operatörlerin kısmen ve hayır cevaplarının toplamı %91 ise, bu konuda ciddi bir acil durum eksikliğinin söz konusu olduğu yorumu yapılabilir. Bu tip çalıģmalarda operatörlerin yardım çağrısına hazırlıklı olması ve önemli telefonları not etmesi acil durum senaryolarının zorunlu bir parçasıdır. Tüm çalıģanlar en yakın hastane, doktor ve ambulans telefonu veya telsiz sinyali konusunda bilgilendirilmelidir (Engür, 2011). Motorlu testere operatörünün ilk yardım eğitimi var mı? sorusunu hayır olarak yanıtlayan operatörlerin oranı %91 iken, evet cevabı verenlerin oranı %9 olmuģtur. Evet cevabı verenlerin ise resmi bir ilk yardım belgesine sahip olmadıklarını sadece ehliyet ya da katıldıkları mesleki eğitime yönelik kurslarda bunun bilgisini aldıklarını belirtmiģlerdir. Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) nün hazırladığı ormancılıkta sağlık ve güvenlik kuralları kapsamında, her orman çalıģanının temel ilk yardımı öğrenmesi zorunlu tutulmaktadır (ILO, 1998). Aynı kurallar bu eğitimin açık yara, kırık ve bayılma tedavilerini içermesi yanında kimyasallar veya dumanla zehirlenme, örümcek, böcek, yılan ısırığı veya diğer zararlıların riskini içeren çalıģmaların yapıldığı yerlerde, ilk yardım çalıģmalarının kalifiye kiģi veya organizasyonlarla ortaklaģa yaygınlaģtırılması gerektiğini belirtmektedir. Ġlk yardım konusunda araģtırmanın yapıldığı bölge çalıģanlarında ciddi bir açık olduğu söylenebilir. Operatörlerin ilk yardım eğitimini bir kez almıģ olması da yetmez, bilgilerin ve tecrübelerin unutulmaması için sık sık tazeleyici eğitimler alması gerekir. Motorlu testerenin geri tepmesi bireysel olarak en kolay tanımlanabilen ve kazalar arasında önde giden yaralanma sebeplerinden birisidir. Vücudun kazaya uğradığı en çok bilinen dört bölgesi ayak, el, bacak ve koldur. Sol ayak geri tepme sırasında %78 oranında kazaya uğrayan kısımdır (Parker vd., 1994). Bu tip kazalarda testere korumalı pantolon ya da botlar giyilmemiģse ağır sonuçlara yol açan yaralanmalar oluģmaktadır. Geri tepme olayının oluģmasına neden olan en büyük sebep ise motorlu testere levha üst ucunun kullanılmasıdır. Motorlu testere operatörü devirme/boylama kesimleri sırasında levha üst ucunu kullanıyor mu? sorusuna operatörlerin %97 si hayır cevabını verirken sadece %3 ü evet cevabı vermiģlerdir. Motorlu testere operatörleri levha üst ucunu kullanmamama kuralını alan 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 375

10 çalıģmalarında yaģayarak öğrenmektedir. Dolayısıyla bu soruda hayır yanıtının büyük bir çoğunluğu temsil etmesi normal bulunmuģtur. Öte yandan levha ucu genellikle saplama kesiģ tekniğinde kullanılmaktadır. Bu nedenle bu tekniğin kullanıldığı durumun araģtırmada ortaya konması amacıyla operatörlere devirme yönüne eğik ağaçlarda saplama kesiģ tekniği uygulanıyor mu? sorusu yöneltilmiģtir. Operatörler arasında sadece iki operatörün saplama kesiģ kullanması diğerlerinin kullanmaması ortaya %99 gibi yüksek oranda hayır cevabı çıkartmıģtır. Bunun nedeni bu tekniği bilmemeleri ve dolayısıyla uygulamamalarıdır. Bu durum devirme yönüne eğik ağaçların kesiminde bir taraftan önemli güvenlik problemleri, diğer taraftan ciddi hammadde kaybı dolayısıyla ekonomik kayıplar ortaya çıkarmaktadır. Eğik ağaçların kesiminde saplama kesiģin kullanılmaması ağacın erken düģmesi, berber sandalyesi oluģumu, dip çatlağı ve lif kopmaları oluģması, ağaç dip tarafının geri fırlaması ve kaçıģ zamanının daralması gibi güvensiz olaylara neden olur. Bunların her biri baģlı baģına birer tehlikedir. Saplama kesiģin hemen hiç kullanılmaması yaralanmalara açık kesimler uygulandığı sonucu çıkarmaktadır. 4. SONUÇ VE ÖNERĠLER Motorlu testereler büyük çoğunlukla orman iģletmelerinde olmak üzere, farklı sektörlerin Ģantiyelerinde, kereste ve levha endüstrisinde, park, bahçe, peyzaj iģlerinde, inģaat sektöründe ve belediyelerde olmak üzere diğer çalıģma alanlarında da kullanılmaktadır. Bu makinelerin kullanımında ortaya çıkan tehlikelerin ortadan kaldırılması; iģin gerektirdiği kiģisel koruyucu ekipmanların kullanılması, güvenlik kurallarının uygulanması ve güvenlik donanımlı testerelerin seçilmesi ise mümkün olabilir. Yapılan araģtırmada ise operatörlerin bilgi düzeyi, iģi güvenli olarak gerçekleģtirmek için gerekli olan kiģisel koruyucular ve çalıģma alanında güvenli davranıģlar konusunda ortalama bir seviyenin altında kalmıģtır. AraĢtırmanın yapıldığı orman bölgelerinde tam takım olarak kiģisel koruyucu kullanan bir operatöre rastlanmamıģtır. KiĢisel koruyucuların bazılarını kullananların oranı %6 ve hiç birini kullanmayanların ise %94 oranında olması gerçekten büyük bir güvenlik sorununa iģaret etmektedir. ĠĢçilerin testere güvenlik parçaları konusunda ise bilgileri orta seviyededir. Bu durumun ortaya çıkmasının en büyük nedeni ise orman iģçilerinin mesleki bir eğitimi olmamasına bağlanabilir. Nitekim araģtırma bölgesindeki operatörlerin %96 sının yaptıkları iģ ile ilgili teknikler, güvenlik ve sağlık tehlikeleri, testere kullanımı ve bakımı konularında mesleki eğitim almadıkları, % 4 ünün ise temel ya da ileri seviyede bir eğitim aldıkları belirlenmiģtir. Orman iģçileri ülkemizde ne tam olarak eğitilmiģ nede riskler ve bunları değerlendirme konusunda gereğince bilinçlidirler. Güvensiz iģçi hareketleri ise risklerin ortaya çıkıģını kolaylaģtırmaktadır. Kazaları ve yaralanmaları kabul edilebilir sınırlara çekmek güvenlik kurallarına uyulmasına ve önleyici tedbirlerin alınmasına bağlıdır. Ağaç kesme ve boylama faaliyetlerinde güvenlik birinci öncelik olmak zorundadır. Ġyi eğitilmiģ iģçilerin güvenli çalıģma metotları ve güvenlik kurallarına daha yatkın olacağı bir gerçektir. Bu gerçekten hareketle aģağıdaki çalıģmalar yapılmalıdır: Orman ve Su ĠĢleri Bakanlığı ilgili kurumlarla iģ birliğine giderek ormancılıkta güvenlik için yasal ve kurumsal yapının taslağını oluģturmalıdır. Orman iģletmeleri ve eğitim kurumlarınca motorlu testere kullanımına yönelik kurslar düzenlenmeli ve iģ güvenliği eğitimleri (periyodik ve tazeleyici) verilmelidir. KiĢisel koruyucular için orman iģletmeleri ve kooperatiflerce kaynak yaratılmalıdır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 376

11 Odun üretim çalıģmalarında kiģisel koruyucuların kullanılması ve denetimi ile ilgili olarak yönetmeliklerde gerekli değiģiklikler yapılmalıdır. Motorlu testere ithal eden firmalar ise operatörlerin gerekli kiģisel koruyuculara kolay ulaģması ve satın alabilmesi için her türlü desteği vermelidir. Ülke çapında yaygın bayi ve temsilcileri aracılığı ile kampanyalar, tanıtımlar, broģürler ve yayınlar konusunda projeler geliģtirmelidir. KAYNAKLAR BLS (2004) Lost-worktime Injuries and Illnesses: Characteristics and Resulting Days Away From Work, Bureau of Labor Statistics.News Release. March 25,2004. Conners J.G. (1996) Certification of Forestry Workers in Ontorio: Our Experience, our challenge for the future. Safety and Health in Forestry are Feasible Seminar and Workshop Proceedings, 7-11 October 1996, , Konolfingen, Switzerland. Engür M.O. (2011) Odun üretiminde ÇalıĢanlar Ġçin El Kitabı. Bolu Orman Bölge Müdürlüğü, ISBN , Bolu. Engür M.O. (2011) Sürdürülebilir Odun Üretim Teknikleri ve ĠĢ Güvenliği. Kastamonu Orman Bölge Müdürlüğü, ISBN , Kastamonu. ILO (1998): Safety and health in Forestry Work: An ILO Code of Practice. International Labour Office, Geneva. Meier D. (1993) Analyse von Einflussfaktoren auf das Unfallgeschehen bei der Waldarbeit, Forstwirtschaftliche Fakultat, Freiburg. Moser U., Strehlke B. (1996) Professions, skills and training in forestry. FAO/ECE/ILO Committee on Forest Technology, Management and Training, Results of an Inquiry among Member Countries of the joint Committee. Swiss Federal Office of Environment, Forests and Landscape, Berne. OR-FACE (2007) Fallers Logging Safety. Oregon Fatality Assessment and Control Evaluation, 47 p, Oregon Health & Science University. Parker R., Gaskin J.E., Kirk P.M. (1994) Contribution of Protective Equipment in Reducing Injury. The Proceedings of the Seminar on Clothing and Safety Equipment in Forestry, June 27-July ,p , Kuopio University Printing Office, Finland. Poschen P. (1994) The evaluation of Working Clothes and Personal Protective Equipment. The proceedings of the Seminar on Clothing and Safety Equipment ın forestry, June 27- July , p 80-90, Kuopio, Finland. Stadlmann H. (1996): The Accident situation in Austrian Forestry, with Particular reference to farm Forests. The Proceedings of the Seminar on Safety and Health in Forestry are Feasible, 7-11 October 1996, p ,konolfigen, Switzerland. Yıldırım M. (1989) Ormancılık ĠĢ Bilgisi. Ġstanbul Üniversitesi Yayın No:3555, Orman Fakültesi Yayın No:404, ISBN , Ġstanbul. ILO (1997) New Forest Code Aims to Project Loggers and The Environment. hhtp.//www.ilo.org/public7english/bureau/inf/pr/1997/21.htm (son eriģim tarihi ). 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 377

12 BORU ENDÜSTRĠSĠNDE BĠR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ ANALĠZĠ: DĠLME ĠġĠ Mahmut EKġĠOĞLU 1, Ali ĠġERĠ 2, Emre Özcan 3, Muammer BAHÇECĠOĞLU 3, Fırat KÜÇÜKER 3, Aral ÜNLÜ 3 1 Boğaziçi Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Ġstanbul e-posta : 2 Fatih Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Ġstanbul 3 Boğaziçi Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Ġstanbul ÖZET ĠĢ sağlığı ve güvenliği ile ilgili sorunlar Türkiye deki diğer imalat sektörleri gibi boru endüstrisini de fazlası ile meģgul etmektedir. Daha önceki bir çalıģmanın devamı niteliğindeki bu çalıģmada, Ġstanbul daki bir boru fabrikasının iģ sağlığı ve güvenliği sorunları yeniden araģtırıldı. Önceki çalıģmada kazaların çoğunun kaynak holü, çekme ve boru düzeltme bölümlerinde meydana geldiği tespit edilmiģ ve çözüm önerilerinde bulunulmuģtu. Bir yıl aradan sonra yapılan Ģimdiki çalıģmada, bahsedilen iģlerdeki kaza ve iģgünü kaybı sayılarında önemli derecelerde azalmalar olduğu görüldü. ġirketin iģ sağlığı ve güvenliği birimi gereken tedbirleri uygulamaya koymuģ ve bazı olumlu sonuçlar da almıģtı. ġimdiki çalıģmanın yapıldığı 2009 yılı fabrika kaza istatistiklerine göre, 30 kaza ve 215 iģgünü kaybı olmuģtu. Dilme Bölümü, bu kazaların en sık ve iģ kayıplarının en fazla olduğu bölüm olarak tespit edildi. Bu bölümde görülen kaza ve iģkaybı sorunlarına ait detaylar belirlenerek problemleri ortadan kaldırmaya veya azaltmaya yönelik mühendislik ve idari çözümler önerildi. Anahtar Kelimeler : ĠĢ sağlığı ve güvenliği, kaza, boru endüstrisi, hata ağacı analizi ABSTRACT Piping industry, like many other manufacturing industries in Turkey, are being kept busy with the occupational safety and health related issues. As a continuation study, the present study re-investigated the health and safety related issues in a piping factory in Ġstanbul. In the previous study, it was determined that most of the accidents were occurring in the welding hall, drawing and pipe rectification departments. Present study results indicated that there was reduction in number of accidents and lost work times for the mentioned departments during the past year. It seemed that the safety unit of the factory had implemented the some of the previously made recommendations and started getting positive results. According to the factory safety statistics of the year (2009) the present study was performed, there were 30 accidents and 215 work lost days. Most of these occurred at the slicing department. The present study determined the accident and lost work times related issues in this department and developed engineering and administrative measures for prevention. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 378

13 Key words : Occupational health and safety, accident, pipe industry, fault tree analysis 1. GĠRĠġ ĠĢ sağlığı ve güvenliği, iģgücüne güvenli-sağlıklı ve rahat bir çalıģma ortamı sağlamak için yapılan çalıģmalar bütününü kapsar. Ana hedefi ölümlere, yaralanmalara ve ekonomik kayıplara neden olan kazaları ve hastalıkları azaltmaktır. Önceleri iģveren için sadece iģ kanunlarına uymak ve iģ sağlığı ve güvenliği denetimlerinden geçmek için yapılan zoraki iģ sağlığı ve güvenliği çalıģmaları, biliçlenme ile birlikte Ģimdilerde iģ ve iģgücü kaybını önlemek için yapılmaya doğru gitmektedir. Bu çalıģmalar sonucu, kazalar ve hastalıklar nedeniyle iģ ve iģgünü kayıplarından doğan maliyetler azalmakta, ve çalıģanların memnuniyetleri ve iģ performansları da artmaktadır. ÇalıĢmada incelenen boru fabrikası 1958 yılında kurulmuģ olup faaliyetlerine halen Ġstanbul Halkalı daki, metrekaresi kapalı alan olan, metrekarelik tesislerinde devam etmektedir. Firmanın çalıģma sahası plastik borular, kaynaklı çelik boru ve profillerdir. Fabrikanın yıllık üretim kapasitesi ton olup firmanın Halkalı tesislerinde 380 çalıģan bulunmaktadır. Firmada üretilen ürünler otomotivden mobilyaya, bisiklet sektöründen beyaz eģya sektörüne kadar geniģ bir yelpazede kullanılmaktadır. Bu çalıģmada kaza raporları kullanılarak kazalara ait sıklık ve Ģiddet oranları çıkartılmıģtır. Bu oranlara ve yapılan istatistiksel çalıģmalara göre en problemli bölüm dilme bölümü olarak tespit edildi. Sonuç olarak, firmadaki bu iģ sağlığı ve güvenliği çalıģmasında, bu bölümdeki iģler ayrıntılı olarak incelendi ve kazaları azaltacak çözümler üretildi. 2. METOD 2.1 Kaza Sıklık ve ġiddet Oranlarının Belirlenmesi Fabrika kaza raporlarına göre birçok kaza ve buna bağlı olarak yaralanmalar ve maddi kayıplar olmaktadır. Son beģ yılda firmada her yıl ortalama 80 kaza meydana gelmiģ ve bu kazalar sonucunda ortalama 604 iģgünü kayıp ortaya çıkmıģtır. Kaza sıklık oranı yıllık veya aylık 100 çalıģan baģına düģen ortalama kaza sayısıdır (Bkz. EĢitlik 1). Kaza şiddet oranı ise yıllık veya aylık 100 çalıģan baģına düģen ortalama iģgünü kaybıdır (Bkz. EĢitlik 2). Bu iki oran firmaya durumunu diğer firmalara veya standartlara göre karģılaģtırma imkânı verir. Ayrıca bu oranlar kullanılarak firma kendi içerisindeki kaza eğilimini de inceleyip geçmiģle karģılaģtırmalar yapabilir veya ay faktörlerini inceleyebilir. (EĢitlik 1) (EĢitlik 2) Tablo 1, arasındaki dört yıllık dönemde fabrikadaki kaza sıklık ve Ģiddet oranlarını 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 379

14 göstermektedir. Bu tabloda 2006 yılından 2009 yılına gelene kadar kaza sıklık oranlarının düģtüğü görülmektedir. Ancak kaza Ģiddet oranlarında böyle bir eğilim görülmemektedir. Ayrıca firmanın kaza sıklık oranları ABD standartlarına göre çok yüksektir. ABD ĠĢgücü Tablo Dört Yıllık Dönemine ait Kaza Sıklık ve ġiddet Oranları Yıl Sıklık oranı ġiddet oranı ,9 198, ,7 131, ,7 264, ,2 93,5 Ġstatistikleri Bürosunun raporlarına göre ABD deki çelik sektöründeki ortalama kaza sıklık oranı 13,8 dir (Bureau of Labor Statistics, 2003). 2.2 Problemli Bölümlerin Tespiti Fabrikadaki kazalar açısından en problemli bölümleri tespit edebilmek için ki-kare testi ve Pareto analizleri yapılmıģtır. Yapılan ki-kare testlerinde bazı bölümlerin diğer bölümlerden kaza sayısı ve iģgünü kaybı bakımından anlamlı Ģekilde farklı olduğu tespit edilmiģtir. Bunu takiben yapılan Pareto analizleri sonucu, problemli birimler kaza sıklığına göre sıralandı. Tablo 2 de Pareto analizinde kullanılan veriler gösterilmiģtir. Bu verilere göre kazaların %70 i kaynak holü, çekme, boru doğrultma ve dilme bölümlerinde meydana gelmiģtir. Ancak sadece kaza sayılarına bakmak yanıltıcı olabilir. Bu nedenle kazaların büyüklüğünü ölçmek için kazalar sonucu ortaya çıkan iģgünü kayıplarını da incelemek gerekir. Tablo 3 te dört yıllık dönemindeki bölümlerde ortaya çıkan kazalar sonucundaki iģgünü kayıpları gösterilmiģtir. Bu verilere göre iģgünü kayıplarının yüzde 70 i kaynak holü, çekme ve boru doğrultma bölümlerinde oluģmuģtur. Tablo 2 ve Tablo 3 teki verilere bakıldığında öncelikli incelenmesi gereken bölümlerin kaynak holü, çekme ve dilme bölümleri olduğu açıkça görülmektedir. Ancak kaynak holünde ve çekme bölümlerinde yapılan iģ sağlığı ve güvenliği çalıģmaları sonucunda bu bölümlerde 2009 yılında meydana gelen kaza sayıları ciddi oranda azalmıģtır (Kaynak holünde yapılan çalıģmaların ayrıntıları için, bkz. EkĢioğlu vd., 2010). Bu nedenle bu çalıģmada, 2009 yılında en çok kazanın meydana geldiği ve iģgünü kayıplarının %57 sine neden olan bölüm olan dilme bölümü iģ sağlığı ve güvenliği açısından incelendi. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 380

15 Tablo Dört Yıllık Dönemdeki Bölümlere Ait Kaza Sayıları Bölüm Kaza sayısı Yüzdesi Kümülâtif Yüzdesi 2009 daki Kaza Sayısı Kaynak Holü 94 33,45 33,5 7 Çekme 40 14,23 47,7 2 Dilme 34 12,10 59,8 8 Boru Doğrultma 30 10,68 70,5 2 Mekanik Atölye 13 4,63 75,1 2 Sevkiyat 10 3,56 78,7 2 Fosfatlama 10 3,56 82,2 1 Mekanik Bakım 8 2,85 85,1 2 Boru Tav 7 2,49 87,5 0 EC-Test Final Kontrol 7 2,49 90,0 0 Kalite Kontrol 6 2,14 92,2 0 Hadde 6 2,14 94,3 2 Özel Boru Paketleme 5 1,78 96,1 2 Elektrik Bakım 4 1,42 97,5 0 Bant Tav - SKP 4 1,42 98,9 0 Arıtma 1 0,36 99,3 0 Profil Doğrultma 1 0,36 99,6 0 Isıl ĠĢlem 1 0,36 100,0 0 Buhar Kazanı , Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 381

16 Tablo Dört Yıllık Dönemindeki Bölümlerde Ortaya Çıkan Kazalar Sonucundaki ĠĢgünü Kayıpları Bölüm ĠĢgünü Kaybı Yüzdesi Kümülâtif Yüzdesi 2009 daki ĠĢgünü Kaybı Kaynak Holü ,9 42,9 72 Çekme ,8 58,8 2 Dilme ,3 73,0 124 Boru Doğrultma 201 9,8 82,8 7 Mekanik Atölye 107 5,2 87,9 5 Boru Tav 46 2,2 90,2 0 Bant Tav - SKP 33 1,6 91,8 0 EC-Test Final Kontrol 31 1,5 93,3 0 Sevkiyat 30 1,4 94,7 5 Mekanik Bakım 30 1,4 96,1 0 Hadde 22 1,1 97,2 2 Isıl ĠĢlem 17 0,8 98,0 0 Arıtma 11 0,5 98,5 0 Kalite Kontrol 11 0,5 99,1 0 Elektrik Bakım 8 0,4 99,4 0 Fosfatlama 6 0,3 99,7 0 Özel Boru Paketleme 5 0,2 99,9 0 Profil Doğrultma 1 0,1 100,0 0 Buhar Kazanı 0 0,0 100, En Sık Meydana Gelen Kaza Ve Yaralanma ÇeĢitlerinin Tespiti Hangi kazaların daha sık yaģandığını ve bu kazalar sonucunda daha çok hangi tip yaralanmaların ortaya çıktığını anlamak, kazaların nedenlerini tespit etmek ve bu nedenleri ortadan kaldırmak adına çok önemlidir. Bu nedenle en sık meydana gelen kazaları ve bu kazalar sonucunda en sık meydana gelen yaralanma tiplerini ortaya çıkartmak için dilme bölümündeki kazalar üzerinde Pareto analizleri yapıldı. Tablo 4 te yıllarına ait dilme bölümünde meydana gelen kaza tipleri gösterilmiģtir. Hangi kaza tipinin daha önemli olduğunu anlamak için sadece kaza sayılarına bakmak yeterli olmayabilir, çünkü nispeten az rastlanan bir kazanın sonuçları çok ciddi boyutlarda olabilir. Bu nedenle kaza sayılarıyla birlikte kazalar sonucunda ortaya çıkan iģgünü kayıplarına da bakmak gerekmektedir. Tablo 5 de yıllarına ait dilme bölümünde meydana gelen kazalar sonucu ortaya çıkan iģgünü kayıpları gösterilmiģtir. Tablo 4 ve Tablo 5 te görüleceği üzere en önemli kaza tipleri kaza sayısına ve iģgünü kaybına 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 382

17 göre değiģmektedir. Örneğin, kaza sayısına baktığımızda bir nesnenin kesmesi %26,5 ile en önemli kaza nedeni gibi gözükse de, bu kaza sebep olduğu iģgünü kayıpları açısından %13 lük oran ile dördüncü sırada yer almaktadır. Tüm bu Pareto analizleri sonucunda aģağıdaki kazalar ilk olarak incelenmesi gereken önemli kazalar olarak belirlenmiģtir: Kesilmeler Ġki nesne arasına sıkıģma ÇalıĢanın düģmesi Tablo Yıllarına Ait Dilme Bölümünde Meydana Gelen Kaza Tiplerinin Sayıları Kaza Tipi Kaza Sayısı Kümülâtif Yüzde Kesilmeler 9 26,5 Bir nesnenin çalıģanın üzerine düģmesi 4 38,2 ÇalıĢanın düģmesi 3 47,1 ÇalıĢanın üzerine çapak sıçraması 3 55,9 Dönme 3 64,7 Bir nesnenin batması 3 70,6 Ġki nesne arasına sıkıģma 2 76,5 Silindirin devrilmesi 2 82,4 Bir nesnenin çarpması 2 88,2 Hareketli bir nesnenin çarpması 2 91,2 Kas zorlanmaları 1 94,1 Kayma 1 97,1 Göze malzeme sıçraması 1 100,0 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 383

18 Tablo Yıllarına Ait Dilme Bölümünde Meydana Gelen Kazalar Sonucu Ortaya Çıkan ĠĢgünü Kayıpları Kaza tipi ĠĢgünü Kaybı Kümülâtif Yüzde Ġki nesne arasına sıkıģma 71 24,2 Dönme 60 44,7 ÇalıĢanın üzerine çapak sıçraması 53 62,8 Kesilmeler 38 75,8 Silindirin devrilmesi 30 86,0 Bir nesnenin çalıģanın üzerine düģmesi 20 92,8 ÇalıĢanın düģmesi 9 95,9 Bir nesnenin çarpması 6 98,0 Bir nesnenin batması 3 99,0 Kayma 3 100,0 2.4 Hata Ağacı Analizleri (HAA) En önemli kaza tiplerini tespit ettikten sonra, bu kazaların nedenlerini anlamak ve çözüm önerileri sunmak için her kaza tipi için hata ağacı analizleri (HAA) yapıldı. Hata ağacı metodolojisi, iģgüvenliğinde kullanıldığı Ģekliyle, bir kazaya neden olabilecek karmaģık ve birbirleri ile karģılıklı iliģki içinde olası tüm olumsuz alt olaylar zincirini yukarıdan aģağıya belirlemede ve bu olaylara olasılık değerleri atamada kullanılan tümdengelimli mantığa dayanan bir yöntem olarak tanımlanabilir. (HAA ile ilgili ayrıntılı bilgi için, bkz.: US Nuclear Regulatory Commission, 1981; Özkılıç, 2005). Ana raporda tüm kazaların HAA diyagramları oluģturuldu. Bu çalıģmada ise sadece dilme bölümünde meydana gelen ve iģçilerin genellikle el ve kollarında olmak üzere vücutlarının çeģitli yerlerinde oluģan kesilmelerin HAA diyagramına yer verildi (ġekil 1). 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 384

19 ġekil 1. Kesilmeler Kazasına Ait Hata Ağacı 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 385

20 Bu hata ağacında zirve olay (T) dilme bölümünde meydana gelen tüm kesilmeleri içermektedir. 2. seviye olaylar ise bu zirve olayın alt baģlıklarını içermektedir; örneğin bıçak bloğunu taģırken (T1) veya bıçağı ayarlarken meydana gelen kesilmeler (T2) veya silindiri yerleģtirirken veya çıkartırken (T3) veya dilinmiģ metali silindire yerleģtirirken (T4) veya çapak nedeniyle (T5) ortaya çıkan kesilmeler. Bu hata ağacı analizinde ayrıca Boolean matematiği kullanılarak hata ağacının indirgenmesi sağlanmıģtır. Böylece minimal cut setler ortaya çıkartıldı. Bir minimal cut set zirve olayının meydana gelmesine neden olan asgari hata ağacı grubudur. Bunun bulunması için zirve olaya T, alt olaylara ise T1 den baģlamak üzere isimler verildi. Esas olaylar ise A harfinden baģlanarak isimlendirildi (ġekil 1). Daha sonra aģağıda gösterildiği üzere, Boolean mantığı ile minimal cut setler bulunarak hata ağacı ġekil 2 deki haline indirgendi. T11 = C+F T9 = A.E.T11 = A.E.(C+F) = A.E.C+A.E.F T7 = B+C+D T6 = B+C T1 = T2 = T3 = T8 = T10 = A.T6 = A.(B+C) =A.B+A.C T5 = T8+T9+T10 = A.(B+C)+A.E.C+A.E.F+A.(B+C) = A.B+A.C+A.E.C+A.E.F+A.B+A.C = A.B+A.C+A.E.F T4 = A.T7 = A.(B+C+D) = A.B+A.C+A.D T = T1+T2+T3+T4+T5 = A.B+A.C+A.B+A.C+A.B+A.C+A.B+A.C+A.D+A.B+A.C+A.E.F = A.B+A.C+A.D+A.E.F = A.(B+C+D+E.F) Minimal cut setler: {A.B, A.C, A.D, A.E.F} 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 386

21 ġekil 2. Kesilmeler Kazasına ait ĠndirgenmiĢ Hata Ağacı 3. PROBLEMLER VE ÇÖZÜM ÖNERĠLERĠ Kazalar için yapılan HAA sonuçlarından yola çıkarak aģağıdaki çözüm önerilerinde bulunuldu. 1. Eski bıçak bloğunu boģ bir alana taģırken, görsel destek olmadığı için, çalıģan baģka bir çalıģana çarpabilir veya kendini sıkıģtırabilir veya ellerini kesebilir. Bunu engellemek için iģ baģka bir çalıģanın rehberliğinde yapılmalı, ahģap çubuklar ve uygun kiģisel koruyucu donanım (KKD) kullanılmalıdır. 2. Yeni bıçak bloğu makineye taģınırken ve takılırken, görsel destek olmadığı için çalıģan baģka bir çalıģana çarpabilir veya kendini sıkıģtırabilir veya ellerini kesebilir. Bunu engellemek için taģıma iģi baģka bir çalıģanın rehberliğinde yapılmalı. Bunun yanında bıçak bloğunu takma iģlemi sırasında çalıģan ellerini sıkıģtırabilir veya çalıģanda bel sorunları oluģabilir (bkz. ġekil 3). Bunları engellemek içinse, çalıģanın uygun eldiven giymesi sağlanmalı ve bıçak bloğunun takıldığı yer daha yükseğe yerleģtirilerek belden öne bükülme (bel fleksiyonu) önlenmelidir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 387

22 ġekil 3. Bıçak Bloğunun Makineye TakılıĢı 3. Bıçak bloğunun ayarlanması yapılırken (Bkz. ġekil 4.a), bloktaki kesici uçlar çalıģanın ellerini kesebilir. Bununla ilgili olarak uygun eldivenler giyilmeli. Ayarlama iģlemi sırasında çalıģanın ellerinin boģluğa sıkıģmaması için sıkıģma kazalarıyla ilgili uyarı ve talimatlar uygun yerlere yerleģtirilmeli ve operatör eğitilmelidir. Ayrıca çalıģanda bel ağrısı oluģmaması için bıçak bloğunun takıldığı yer daha yükseğe yerleģtirilmelidir. 4. ÇalıĢanlar çelik sacı elleriyle çekip makineye yerleģtirirken (bakınız ġekil 4.b), çelik saç çalıģanın ellerini kesebilir veya çalıģanın elleri bıçak bloğuna sıkıģabilir. Ayrıca çelik saç çekilirken aniden elden kayıp çalıģanların vücudunu kesebilir. Bunları engellemek için uygun kiģisel koruyucu donanım kullanılmalı ve çelik sacı çekme iģlemi için mekanik bir araç kullanılmalı. 5. Çapakları boyutlarına göre elle ayırma ve makineye taģıma esnasında iletiģim eksikliği nedeniyle kesme iģlemi bitmeden çapak kontrolü yapılırsa, çapak iģçinin elini ve kolunu kesebilir. Ayrıca çalıģanın elleri bıçak bloğuna sıkıģabilir. Bunları engellemek için çalıģan uygun kiģisel koruyucu donanım kullanmalı, çapağı elle kontrol etmek yerine pense veya benzeri aletler kullanmalı, talimatlara uymalı ve kesme iģlemi bitmeden çapak kontrolü yapılmamalıdır. 6. Kesme iģlemi sırasında çapağın çıktığı kısım açık olduğu için bu kısımdan sıçrayan çapak çalıģana zarar verebilir. Makinenin bu kısmına koruyucu bir muhafaza yerleģtirilmelidir. ġekil 4. (a) Bıçak Bloğunun Ayarlanması, (b) Çelik Sacın Ellerle Çekip Makineye YerleĢtirilmesi 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 388

23 4. SONUÇ Bu çalıģmada Türkiye deki büyük bir boru firmasında yapılan bir iģ sağlığı ve güvenliği uygulaması genel hatlarıyla sunuldu ve bu gibi çalıģmalarda izlenebilecek yöntemler hakkında fikir verilmeye çalıģıldı. Bu amaçla, fabrikada kazaların en sık görüldüğü dilme bölümündeki iģlerde meydana gelen kazaların olası nedenleri hata ağacı analizi ile araģtırıldı ve takibinde belirlenen problemler için çözümler öerildi. Önerilen çözümlerin hayata geçirilmesi ile kazalarda ve iģ ve iģgünü kayıplarında görülecek azalmalarla Ģirketin hem çalıģan memnuniyeti ve hem de ekonomik açılarndan kazançlı çıkacağı söylenebilir. KAYNAKLAR Bureau of Labor Statistics, U.S. Department of Labor (2003) EkĢioğlu, M., ĠĢeri, A., Çevik, M., Can, H., Akhmetzhanov, A. (2010). Boru Endüstrisinde Bir ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Analizi: Kaynak Holü Ve Boru Doğrultma, 16. Ulusal Ergonomi Kongresi, Hitit Üniversitesi, Çorum. U.S. Nuclear Regulatory Commission, Fault Tree Hanbook (NUREG-0492). National Technical Information Service, Springfield, VA Özkılıç, Ö. (2005) ĠĢ sağlığı ve güvenliği, yönetim sistemleri ve risk değerlendirme metodolojileri. TĠSK yayınları, Yayın no: Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 389

24 BĠR MOBĠLYA FABRĠKASINDA ÇALIġANLARIN MAKĠNALARA YATAY VE DĠKEY ġekġlde PARÇA TAġIMASINDAN DOLAYI KAYNAKLANAN ZORLANMALARIN ENGELLENMESĠ VE ÇALIġMA VERĠMLĠLĠĞĠNĠ ARTTIRICI YÖNTEM SEÇĠMĠ Onur ÜLKER¹, Haldun Ender ERDEM² ¹Öğr.Gör., Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Malzeme ve Malzeme ĠĢleme Teknolojileri Bölümü YahĢihan/Kırıkkale, e-posta: ²Öğr.Gör., Kırıkkale Üniversitesi Kırıkkale Meslek Yüksekokulu Malzeme ve Malzeme ĠĢleme Teknolojileri Bölümü YahĢihan/Kırıkkale, e-posta: ÖZET Mobilya sektöründe üretim, makine parkı ve insan gücüne dayanmaktadır. Mobilya sektöründe insan gücü kullanımı parça taģımanın yanı sıra makineye parça verme, makineden parça alma, kaldırma indirme iģlemlerini kapsamaktadır. Bu süreçteki taģıma ve kaldırma iģlerinin ergonomik koģullara uygunsuzluğu iģ kazalarına ve meslek hastalıklarına yol açmaktadır. Buna bağlı olarak iģletmede iģ gücü kaybı yaģanmakta, üretim aksamakta ve iģletme açısından maliyetler artmaktadır. Bu çalıģmanın amacı, ergonomik faktörlere uygun çalıģma ortamını hazırlayacak makine ve teçhizatın nasıl olacağını ve nerede kullanılacağını görsel ve mantıksal olarak açıklamaktır. ÇalıĢmada zorlanma sınır değerlerinin ölçümü için mevcut yöntemler araģtırılmıģ. Federal Almanya ĠĢ Güvenliği ve ĠĢ Hekimliği Kurumu (BAUA) nun geliģtirmiģ olduğu yönteme dayalı hesaplamalar yapılmıģtır. AraĢtırma sonuçları ile, mobilya üreten iģletmelerde, iģ kazalarının ve meslek hastalıklarının engellenebileceği düģünülmektedir. Bu Ģekilde mobilya üretim tesislerinin çalıģma standardının yükselmesi ve verimliliğin artırılması sağlanabilir. Anahtar Sözcükler: 1.ergonomi, 2.taĢıma ve kaldırma iģlemi,3.makineye parça verme ve parça alma, 4.üretim verimliliği, 5.mobilya üretimi ABSTRACT Furniture production is always depents on workers and woodworkin machines. In furniture industry workers not only carrying wood but also feeding the machines, taking wood fram machines, hold up and putting up wood for the machine. At this working process carrying and feeding machine charm does not suitable for ergonomic condutions. For this reaoson workers become industrial accident. By this way companies loose man power and money. The purpose of this study is researching How machine and workers can work with ergonomic factors and also explain with pictures and tables. Ġn this study BAUA standarts used. With 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 390

25 BAUA technichs and standarts, we calculate to risk factors of workes when they are carriying wood fort he process of working. It is thought that research results will be useful in to embarrass industrial accidents and illness of wood workers. So furniture production companies can be efficient and safety. 1.GĠRĠġ KüreselleĢme süreciyle birlikte teknolojide yaģanan hızlı geliģmeler, teknolojik yoğun sanayi kullanımını arttırmaktadır. Bu durum, günümüzde iģ hayatında makine-insan iliģkisinin ivme kazanmasına katkı sağlamaktadır. Üretimin en önemli unsurlarından olan makine-insan iliģkilerindeki bu süratli geliģme, iki unsur arasındaki iliģkiyi düzenleme gerekliliğini ortaya çıkarmıģtır. ĠĢte insan-makine ve çevre arasındaki iliģkiyi optimize etme çalıģmaları sonucunda ergonomi bilimi doğmuģtur. Son yıllardaki sanayi hamlesi ile birlikte insanmakine ve çalıģma ortamı arasındaki iliģkiyi koordine eden ergonomi bilimine daha çok ihtiyaç duyulur olmuģ, verimliliğin arttırılabilmesi için ergonomik uygulamaların gerekliliği açıkça ortaya çıkmıģtır. Kaya (2008) ĠĢ ortamında elle yapılan kaldırma taģıma, itme ve çekme hareketlerinin özellikle bel bölgesindeki iskelet ve kas yapısıyla ilgili rahatsızlıkların artıģıyla ilgisi olduğu bilinen bir gerçektir yılında Amerikan Ulusal Güvenlik Konseyince tüm endüstriyel rahatsızlıkların %27 sinin el ile yapılan taģıma ve kaldırma iģlerinden kaynaklandığı tahmin edilmektedir. Salvendy (1987) yılında ise Amerika çalıģma bakanlığı (US Department of Labor) el ile yapılan malzeme kaldırma iģi ile ilgili 906 bel rahatsızlığı içeren bir rapor yayınlanmıģtır. Raporda, çalıģma ortamında karģılaģılan rahatsızlıkların %20sini bel ve sırt ağrılarının oluģturduğu belirtilmiģtir. Yine bu çalıģmanın verilerine göre kaldırmaya tüm bel rahatsızlıklarının %42 si üretim sektöründe meydana gelmiģtir. Helander (1995) GeliĢmekte olan ülkelere baktığımızda hiç kuģkusuz iģ güvenliği ve sağlığının sanayileģmiģ ülkelere nazaran çok daha kötü durumda olduğu görülmektedir. Uluslar arası ÇalıĢma Örgütü (ILO) tarafından yapılan araģtırmalara göre, iģletmeler büyüdükçe kaza sayısı azalmakta, buna karģın küçük ve orta ölçekli iģletmelerde kaza oranları daha yüksek bulunmaktadır. Yatay taģıma iģlemi, çalıģan iģçinin, imalathane içinde ki, malzemelerin bir makineden baģka makineye taģımasıdır. Dikey taģıma iģlemi ise ara stoklardan malzemenin alınıp makineye parça verme iģlemidir. Mobilya sektöründe her iki taģıma yöntemi de uygulanmaktadır. Ġmalat esnasında, iģçilerin ve çalıģanlar yatay ve dikey taģıma esnasında, malzeme kütlelerinin ağırlığından dolayı kas ve iskelet sistemi zorlanmaları yaģamaktadır. Türkiye de faaliyet gösteren mobilya sektörü iki ayrı üretim yöntemine dayalı çalıģmaktadır. Birinci yöntem, tekil makinelerle küçük ve orta ölçekli atölyelerde yapılan üretim, ikinci yöntem CNC tezgâhlarla bilgisayar kontrollü üretim Ģeklidir. Söz konusu taģıma ve makineye parça yükleme iģlemi her iki üretim Ģeklinde de mevcuttur. ĠĢ güvenliğine ve çalıģma standartlarına önem veren firmalar ikinci gruba giren üreticilerdir. Bu firmalar üretim hatlarına otomatik taģıyıcı, kaldırıcı ve indirici makineler eklemekte ve verimliğini arttırmaktadır. Bununla birlikte çalıģanlarda yatay ve dikey taģıma esnasında oluģabilecek sakatlanmaların riskini en aza indirgemektedir. Bu çalıģmada amaç, birinci gruba giren iģletmelerde iģ güvenliğini ve üretim verimliğini artırmaktır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 391

26 2.YÜKLEME VE ZORLANMA KAVRAMLARININ TANIMI Yüklenme nesnel bir kavram olup iģi yapandan kesinlikle bağımsızdır. Yüklenme, iģi yapan kiģi üzerinde birtakım etkiler de oluģturmaktadır. Yüklenmenin iģi yapanda doğurduğu bu değiģimlere zorlanma denilmektedir. Yüklenmenin aksine zorlanma öznel nitelikte bir kavramdır. ĠĢi yapanın kiģisel özelliklerine bağlıdır. Aynı yüklenme iki farklı kiģi üzerinde farklı zorlanmalara yol açabilir. Zorlanma kiģide yorgunluk, monotonluk veya uyku gibi etkilere neden olmaktadır. Kaya (2008) Zorlanmanın en aza indirilmesi amacıyla iģlerin planlanması aģamasında dikkat edilmesi gereken hususlar bulunmaktadır. Bunlar: ĠĢyerinin Düzenlenmesi: Kaldırma ve taģıma iģleri planlanırken, yeterli bir hareket alanının bırakılmasına dikkat edilmelidir. Özellikle hareket alanı içerisinde taģımayı güçleģtirici engeller ortadan kaldırılmalıdır. Yükün Büyüklüğü: Kaldırılacak veya taģınacak bir yükün sadece ağırlığı değil, aynı zamanda boyutları, uygun tutacak yerlerinin bulunup bulunmaması, kolay zarar görebilmesi, iģ güvenliği açısından tehlikeli olması ve ağırlık merkezinin durumu iģ görenin zorlanması etkilemektedir. GörüĢ Sahası: Bir çalıģanın taģınacak yükün boyutlarını etkileyebilmesi ve değiģtirebilmesi genellikle olanaksızdır. Hareketlerin Uygunluğu: Kaldırılacak veya taģınacak yükler doğru kasların uygun Ģekilde kullanımı ile çalıģanın tüm gücünü sarf etmeden hareket ettirilmelidir. Tutma Yerleri: Büyük hacimli ve elin eriģme mesafesine uymayan yüklerin taģınmasında uygun tutma yerleri bulunmalıdır. ġekil 1- Bayan ve erkek için yük sınırları (www.phy.cam.ac.uk ) 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 392

27 90/269/EEC say ılı Avrupa Birliği Konsey Direktifi çerçevesinde uyumlaģtırılmıģ Elle TaĢıma ĠĢleri Yönetmeliği ne göre; Ġtme ve çekme iģlerinde çalıģan iģçiler bütün vücut kaslarını çalıģtıracak biçimde düzenlenmiģ bir hareketler grubunu sistemli olarak yapmayı alıģkanlık haline getirmelidirler. Ġtme ve çekme iģlemleri sırasında oluģacak ani kas, eklem ve bel ağrılarında ayrıntılı bir hekim değerlendirmesi yapılmalıdır. Ġtme ve çekme iģlemleri sırasında ağırlık bele değil dizlere verilmelidir. Ġtme ve çekme iģlerinde çalıģacak iģçiler eğitilmelidir. Eğitimde omurganın özellikleri, sağlıklı duruģ biçimleri, uygun itme ve çekme teknikleri temel konular arasında yer almalıdır. ÇalıĢma ortamında bir görevi yerine getirirken, faaliyetin kendisinden veya çevre koģullarından kaynaklanan ve insanı etkileyen etmenlerin tümü yüklenme olarak tanımlanmaktadır. Felekoğlu vd (2006) Yüklenme; F = Yüklenme ġiddeti + Yüklenme Süresi Zorlanma; Yüklenmeye bağlı insan vücudunun tepkisini yansıtır. F= Bireyin kiģisel özellikleri + Bireyin yetenek ve becerisi KiĢisel özellikler farklı olduğu için aynı yüklenme farklı bireylerde farklı zorlanma değeri verebilir. (Felekoğlu vd,2006) ĠĢ yerindeki iģ aktiviteleri, ergonomik düzenlemelere ve çalıģma koģullarına bağlı olarak geliģen kas iskelet sistemi hastalıkları, iģ ile ilgili sağlık sorunları arasında önemli bir yer tutmaktadır. Yapılan iģin özelliğine göre kiģide; bel, sırt, boyun, kol ve bacakları tutan ağrı, uyuģma, güçsüzlük, hareket ve fonksiyon kısıtlılığı gibi sorunlar ortaya çıkabilmektedir. ÇalıĢanlarda kas-iskelet hastalıklarının engellenebilir olması, maliyeti tedaviye oranla çok daha düģük olan korunma eğitimi ve iģ yerinde ergonomik düzenlemeler ile kas iskelet hastalıkları ve sakatlıklarından korunmak çok büyük oranda mümkün olacaktır. 3.TAġIMA VE KALDIRMA ĠġLERĠNDE ZORLANMA SINIR DEĞERLERĠNĠN BELĠRLENMESĠNE YÖNELĠK YÖNTEMLERĠN KARġILAġTIRILMASI Literatürde pek çok yöntem olduğunu görüyoruz. Bu yöntemler aģağıda ki gibidir, Burand (1978) REFA için geliģtirdiği yönteminde, azami yük kaldırma sınırının hesaplanmasını iki aģamalı olarak ele almıģtır. Birinci aģamada azami yük kaldırma gücünün, ikinci aģamada ise azami yük kaldırma sınırının belirlenmesi amaçlanmaktadır. Felekoğlu vd (2006) Amerikan Ulusal ĠĢ Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsü (NIOSH 1981) tarafından geliģtirilen ve ILO ca kabul edilen yöntemde ise kiģinin kaldırma yeteneğinin mekanik ve metebolik etmenlerden kaynaklandığı tesbit edilmiģtir. Bu yöntemde kadın erkek ayrımı olmaması ve bedenin dönme hareketinin olmaması büyük bir eksiklik doğurmuģtur. Bu eksikliği telafi etmek için NIOSH tarafından tavsiye edilen ağırlık sınırları RWL yöntemi geliģtirilmiģtir. Babalık (2005) 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 393

28 Federal Almanya ĠĢ Güvenliği ve ĠĢ Hekimliği Kurumu (BAUA) tarafından 1999 yılında yeni bir yöntem geliģtirmiģtir. Bu yöntemle, kaldırma, tutma, taģıma, iģlemlerinde çalıģan personelin ne kadar zorlandığını belirlemek mümkündür. Yukarıda bulunan yöntemleri incelediğimizde, en uygun yöntemin Almanya tarafından geliģtirilen yöntem olduğunu görüyoruz, bu sebepten dolayı BAUA yöntemi tercih edilmiģtir. 4.ARAġTIRMA ĠÇĠN SEÇĠLEN YÖNTEMĠN AÇIKLANMASI BAUA yönteminin amacı, elle yapılan taģıma iģlemlerinde zorlanma sınırının iģ bilimsel ölçütlere göre saptanmasında pratiğe yönelik, basit yasal, zorunlulukları yerine getiren ve çok boyutlu bir değerlendirmeye imkân sağlamaktadır. Bu yöntem tıbbı ve iģbilimsel bakıģ açılarının yanı sıra çalıģma koģullarının sosyal ve iģ yasalarına uygunluğunun saptanmasında yardımcı bir yöntemdir. Yöntem üç adımdan oluģmaktadır. 1. Adım: Yüklenmenin günlük çalıģma süresi içindeki tekrarlanma sıklığına göre zaman aralığının belirlenmesi, 2. Adım: Kaldırılan yük, vücudun duruģ Ģekli ve çalıģma koģullarına göre zorlanma ağırlıklarının belirlenmesi, 3. Adım: Değerlendirme Kaldırma ve Yer DeğiĢtirme (<5s) ÇalıĢma süresindeki tekrar sayısı Tablo -1 Zaman Aralığının Belirlenmesi BAUA, (2001) Zaman ağırlığı Tutma (>5s) Günlük çalıģmada toplam tutma süresi Zaman ağırlığı TaĢıma (>5m) Günlük çalıģmada toplam taģıma mesafesi Zaman ağırlığı <10 1 <5 dak 1 <300m 1 10 dan 40 a kadar dak. arası 2 300m ile 1 km arası 2 40 dan 200 e kadar 200 den 500 e kadar 500 den 1000 e kadar 4 15 dak. 1sa. arası 4 1 km ile 4km arası sa. Ġle 2 sa.arası 8 2.sa ile 4 sa. Arası 6 4km ile 8km arası 6 8 8km ile 16km arası 8 >= >=4 sa. 10 >=16km Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 394

29 Tablo- 2 Kaldırılan Yükün Ağırlıklandırılması BAUA, (2001) Erkekler için etkili yük Yük ağırlığı (katsayısı) Kadınlar için etkili yük Yük ağırlığı (katsayısı) <10kg 1 <5kg 1 10kg den 20kg ye kadar 20kg den 30kg ye kadar 30kg den 40kg ye kadar 2 5kg den 10kg ye kadar 4 10kg den 15kg ye kadar 7 15kg den 25kg ye kadar >=40kg 25 >=25kg Tablo-3 Vücut DuruĢ ve Yük Konumlarının Ağırlıklandırılması BAUA, (2001) Belirgin vücut duruģları ve yük konumları Bedensel duruģ, yükün konumu *Üst gövde dik ve dönmemiģ Ģekilde *Yük vücutta *Üst gövde hafif öne veya yanlara eğik *Yük vücutta veya vücuda yakın *Üst gövdenin aģağıya veya öne eğilmesi fazla *Vücut hafif öne eğik ve dönük konumda *Yük vücuttan uzakta veya omuz yüksekliğinde *Vücudun öne eğilmesi fazla ve gövde dönük konumda * Yük vücuttan uzakta *Ayakta ve tutma stabilitesi zor *Çömelerek veya dizüstü durma Vücut duruģunun ağırlığı Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 395

30 Tablo-4 ĠĢ Ġstasyonu ÇalıĢma KoĢullarının Ağırlıklandırılması BAUA, (2001) ÇalıĢma KoĢulları Ġyi ergonomik koģullar, örneğin yeterli ve engelsiz çalıģma alanı, yeterli aydınlatma, taģınan nesnenin kolay tutulabilirliği Hareket etme serbestliği kısıtlı, kötü ekonomik koģullar, örneğin çalıģma alanının 1.5m² den az olması, alçak tavan, uygunsuz zeminin yol açabileceği sendeleme ve düģme tehlikesi Hareket etme serbestliğinin çok kısıtlı olması, taģınan yükün ağırlık merkezinin değiģken olması Ağırlığı Risk grubu Tablo-5 Risk Faktörüne Göre Risk Grubunun Belirlenmesi BAUA, (2001) Risk faktörü değeri Açıklama 1 10 dan düģük Yüklenme az, yüklenmenin vücut sağlığını bozma olasılığı yok ile 25 arasında 25 ile 50 arasında 50 den yüksek Yüklenme biraz fazla, yüklenme kapasitesi düģük personel için vücudun zorlanma olasılığı yüksek, bu personel tipi için iģ düzenlemesinde iyileģtirme önlemleri alınmalı Yüklenme oldukça fazla, normal yüklenme kapasitesine sahip personel için vücudun zorlanma olasılığı yüksek, iģ düzenlemesinde iyileģtirme önlemleri alınmalı Yüklenme aģırı fazla, vücudun zorlanma olasılığı çok yüksek, iģ düzenlemesinde mutlaka iyileģtirme önlemleri alınmalı AraĢtırmada, Melaminli Yonga Levha kullanılarak (Suntalam) yatak odası takımı yapılması incelenmiģtir. 1. AĢama 210x280 Melaminli Yonga Levhanın TaĢınarak daire testere verilmesi, 2. AĢama Daire Testerede kesim iģlemi, 3. AĢama Kesilen Parçaların Ġstifi, 4. AĢama Ġstifte bulunan parçaların PVC çekilmesi, 5. AĢama Parçaların istifi 6. AĢama Delik deleme makinesinde iģleme sokma, 7. AĢama Delinen Parçaların istifi, 8. AĢama Aksesuar Montajı 9. AĢama Nakliye için ambalajlama 10. AĢama Nakliye için istifleme 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 396

31 ĠĢlem Süreci Tablo-6 ĠĢlem süreci ve ağırlıklandırma tablosu BAUA, (2001) Kaldırılan Vücut DuruĢ Yükün Yük Konumu Ağırlıklandırılması Ağırlıklandırılması Zaman Aralığı ĠĢ Ġstasyonu ÇalıĢma KoĢ. Ağırlıklandırılması Yukarıda bulunan iģ istasyonlarından geçen parçalar için zaman ağırlığı ortalaması 2,8 puandır. Yukarıda bulunan iģ istasyonlarına göre, Kaldırılan yükün ağırlık puanı 19,6 puandır. Yukarıda bulunan iģ istasyonlarına göre, Vücut duruģları ve Yük konumlarının ağırlıklandırılması puanı 5,6 puandır. ĠĢ istasyonu çalıģma koģullarının ağırlıklandırılması puanı 1 puandır. Bu puanlama değerleri BAUA standartlarına göre yapılmıģtır. 4.1 Risk Faktörünün Hesaplanması Değerlendirme iģlemi için Risk Faktörü formülü aģağıdaki gibidir. = ( Yük ağılığı, Vücut duruģunun ağırlığı, ÇalıĢma KoĢullarının Ağırlığı) x Zaman Ağırlığı = 73,36 puan Son iģlem risk faktörüne göre Risk Grubu belirlenir. BAUA standartlarına göre 4 farklı risk gurubu vardır. Bunlar; 10 dan düģük,...yüklenme az, 10 ile 25 arasında,.yüklenme biraz fazla, 26 ile 50 arasında,..yüklenme oldukça fazla, 50 den yüksek,..yüklenme aģırı fazla, 5.SONUÇ Ergonominin temel amacı olan Ġnsan- Makine- Çevre uyumluluğu çerçevesinde önemli bir yer teģkil eden Ġnsan-ĠĢ arasındaki iliģkiyi insanın özelliklerine uygun Ģekle getirmektir. Mobilya atölyelerinde ve fabrikalarında imalat iģlemini insan yapısına uygun hale getirilmesi gerekmektedir. Örnek iģletmede BAUA hesaplamasına göre mobilya atölyesinde çalıģanın sağlığını tehdit edecek derece yüklenme olduğu tespit edilmiģtir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 397

32 Burada yapılması gereken taģıma ve kaldırmadan dolayı kaynaklanan zorlanmaları, ortadan kaldıracak düzenek seçilmesi veya tasarlanmasıdır. Bu Ģekilde hedeflenen risk gurubu 1 veya 2 numaralı risk gurubudur. Hedeflenen risk guruplarında puan standardını sağlamak için, istiflerde sabit veya hareketli konveyör kullanılmalı, daire testerede yükleme sırasında makaslı kalkıp inebilen mekanizmalar veya vakumlu mekanizmalar kullanılmalıdır. Ambalajlama iģleminde ise bantlı konveyör kullanılmalıdır. Sonuç olarak gerekli düzenlemeler yapıldığında Risk faktörünün 27 ye düģtüğü görülmüģtür. ĠĢ güvenliği, iģçi sağlığı ve üretim verimliliği için küçük ve orta çaplı iģletmelerde mutlaka iyileģtirme yapılmalıdır. Böylelikle ülke ekonomisinde de pozitif yönde geliģme olacaktır. Bununla birlikte iģ yerlerinde maliyeti tedaviye oranla çok daha düģük olan korunma eğitimi ve ergonomik düzenlemelerin tam olarak uygulanması; çalıģanlarda kas-iskelet hastalıklarından rahatsızlanmalarını engelleyebilmektedir. Aynı zamanda kas iskelet hastalıkları ve sakatlıklarından korunmak çok büyük oranda mümkün olabilmektedir. AĢağıda bulunan tabloda taģıma iģlemini kolaylaģtıracak sistemleri görebilirsiniz. Vakumlu TaĢıma Sistemi (Dikey TaĢıma) Tablo-7 TaĢıma ĠĢlemi Ġçin Önerilen Makineler Dikey taģımalarda kullanılır, iģlenecek malzemeye göre, (Kereste, Suntalam, MDF, Yonga Levha) iģçi kumanda aleti ile mekanizmayı taģınacak malzemenin üzerine getirerek vakumlama yöntemi ile malzemenin kaldırıp taģıma iģlemini yapar. Vakumlu TaĢıma Sistemi (Yatay-Dikey) Yatay taģımalarda kullanılır, iģlenecek malzemeye göre, (Kereste, Suntalam, MDF, Yonga Levha) iģçi kumanda aleti ile mekanizmayı taģınacak malzemenin üzerine getirerek malzemenin istiften alınıp makineye verilmesini sağlar. Makaslı Konveyör Yatay ve dikey taģımalarda kullanılır, iģlenecek malzemeye göre, (Kereste, Suntalam, MDF, Yonga Levha) iģçi manuel mekanizmayı kullanarak iģlenmiģ malzemeyi 1. iģlem sürecinden 2. iģlem sürecine taģınmasını sağlar. Daire Testere Hidrolik Besleme Robotu Yatay ve dikey taģımalarda kullanılır, iģlenecek malzemeye göre, (Kereste, Suntalam, MDF, Yonga Levha) iģlenmiģ malzemeyi 1. iģlem sürecinden 2. iģlem sürecine taģınmasını sağlar. Forklift mantığında taģıma yapılır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 398

33 KAYNAKLAR BAUA (Bundesanstalt für Arbeitschultz und Arbeitsmedizin) (2001) Leitfaden Sicherheit und Gesundheitsschultz bei der manuellen Handhabung von Lasten Kaya, S, (2008) Ergonomi ve ÇalıĢanların Verimliliği Üzerine Etkileri, Ġzmir Ticaret Odası AR-GE yayınları, Ġzmir Teker E, Gölçubuk A, Felekoğlu B, (2006) Bir Seramik Fabrikasında ÇalıĢanların TaĢıma ve Kaldırma iģlerinden Kaynaklanan Yükleme ve Zorlanmalarının Saptanması ve ÇalıĢma YaĢamını KolaylaĢtırıcı Düzenek Seçimi, 12.Ulusal Ergonomi Kongresi Bildiriler Kitabı 2006,Kardelen Ofset Ltd ġti, Ankara Babalık, FC, (2005) Mühendisler Ġçin Ergonomi-ĠĢ Bilim, Nobel Yayın Dağıtım, Ankara Helander, M 1995 A Guide to the Ergonomics of Manucaturing,Taylor-Francis, London Slavendy G, 1987 Handbook of Human Factors Jhon Wiley Sons, Newyork İnternet Adresleri: BAUA (Bundesanstalt für Arbeitschultz und Arbeitsmedizin) University of Cambridge Lifting and Handling 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 399

34 Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠNDE RĠSK DEĞERLENDĠRME ĠÇĠN ALTERNATĠF BĠR YÖNTEM ÖNERĠSĠ Gökhan ÖZÇELĠK 1, Metin DAĞDEVĠREN 2, Mustafa KURT 3 1 ArĢ. Gör., Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Kanuni YerleĢkesi, Trabzon, e-posta: 2 Doç. Dr., Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Maltepe Ankara, e-posta: 3 Prof. Dr., Gazi Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Maltepe Ankara, e-posta: ÖZET ĠĢ sağlığı ve güvenliğinde (ĠSG) risk değerlendirme sürecinin amacı, iģ sisteminin tüm elemanlarından (görev, girdi, çıktı, iģ akıģı, çalıģan, üretim aracı, çalıģma koģulları) kaynaklanabilecek riskleri, sistematik bir yolla ortaya çıkarmak, mümkünse ortadan kaldırmak ya da kabul edilebilir seviyeye düģürmektir. Uygulamada risk değerlendirme süreci için birçok yöntem kullanılmakta olup, bu yöntemler kalitatif ve kantitatif risk değerlendirme yöntemleri olmak üzere iki ana baģlık altında değerlendirilmektedir. Sahada yapılan çalıģmalar, alternatif yöntemlerin hiçbirisinin tüm iģletmelerde uygulanabilecek bir yapıda olmadığını göstermektedir. Bununla birlikte risk değerlendirme için tek bir yöntemin kullanılmasının çoğu durumda yeterli olmadığı da bilinmektedir. Bu çalıģmada, ĠSG de risk değerlendirme süreci için Yapısal EĢitlik Modelleme (YEM) ve Analitik Ağ Süreci (AAS) yöntemlerini kullanan alternatif bir yöntem önerilmiģtir. Önerilen yöntemde ilk olarak risk faktörleri belirlenmiģ ve YEM ile bir araģtırma modeli oluģturularak faktörler arası iliģkiler analiz edilmiģtir. Böylece AAS de bağımlılıkların belirlenmesi için daha hassas bir analiz yapılmıģ ve analiz sonucu elde edilen iliģkilere göre AAS ağ yapısı oluģturulmuģtur. OluĢturulan ağ yapısına bağlı olarak risk faktörlerine iliģkin ağırlıklar belirlenmiģ ve risk faktörleri belirlenen bu ağırlıklar ile beģli skala kullanılarak değerlendirilmiģtir. Önerilen yöntemin kullanılması gerçek bir iģ sistemi üzerinde yapılan uygulama ile gösterilmiģ ve bu iģ sisteminde farklı alanlarda oluģabilecek tehlikelere bağlı riskler önerilen yöntem ile değerlendirilmiģtir. Anahtar Kelimeler: ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği, Risk Değerlendirme, Yapısal EĢitlik Modelleme, Analitik Ağ Süreci ABSTRACT The aim of the risk assessment process in the Occupational Health and Safety (OHS), risks arising from all the elements (task, input, output, workflow, working, production tool, working conditions) of business systems uncover in a systematic way, if possible, eliminate or reduce to an acceptable level. In practice, many methods are used for risk assessment process, these methods are qualitative and quantitative risk assessment methods are as evaluated under two main headings. Studies in the field, none of the alternative methods shows that applicable to all enterprises, there is not a structure. However, in most cases the use of risk assessment is not sufficient for a single method is also known. In this study, an alternative method which uses Structural Equation Modeling (SEM) and Analytic Network Process (ANP) methods was proposed for risk assessment in the OHS. Firstly, risk factors were identified in the proposed 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 400

35 method. Later, created a research model with SEM, was analyzed the relations between the factors. Thus, a more precise analysis was carried out for the determination of dependencies in ANP. Later, according to the relations obtained analysis, network structure (ANP) was formed. Depending on the generated network structure, weights related to risk factors were determined, and risk factors were evaluated with these weights using five scale. Proposed method was shown with the application made on a real business system and a risk that may occur in different areas of this business system was evaluated by the proposed method. Key words: Occupational Health and Safety, Risk Assessment, Structural Equation Modeling, Analytic Network Process 1. GĠRĠġ ĠĢyerlerindeki çalıģma Ģartları, makine ve tesisat, kullanılan hammaddeler, insan ve organizasyon hatalarından kaynaklanan tehlikeler de dikkate alınarak çalıģanların sağlık ve güvenliklerini etkileyebilecek tüm unsurların belirlenerek değerlendirilmesi ve risklerinin kontrol altına alınması gerekmektedir. Ortamda bulunan faktörlerin değerlendirilmesi anlamına gelen risk değerlendirilmesi bir dizi teknik çalıģmayı gerektirmektedir. Bu çalıģmada daha hassas analize imkan sağlayan, risk değerlendirme sürecinde kullanılabilecek yeni bir yöntem önerilmiģtir. AAS de faktörler arası bağımlılıkların belirlenmesi karar verme sürecinin kritik evrelerinden biridir ve bu iliģkilerin belirlenmesi tamamen karar vericinin bilgi, tecrübe ve deneyimlerine dayalıdır. AAS nin bu dezavantajını ortadan kaldırmak amacıyla bu iliģkiler YEM de bir araģtırma modeli yardımıyla irdelenmiģtir. Önerilen yöntemde, ilk olarak risk değerlendirme sürecinde ele alınabilecek bütün risk faktörleri ortaya konulmuģtur. Daha sonra, uygulamanın yapılacağı evren, örneklem ve örneklem hacmi belirlenmiģ ve elde edilen risk faktörleri soru Ģekline dönüģtürülüp belirlenen örnekleme anket uygulanmıģtır, elde edilen verilere öncelikle normal dağılım testi uygulanmıģ daha sonra bu faktörler için faktör analizi çalıģması yapılarak faktör indirgemesi ve bu faktörlerin gruplandırılması sağlanmıģtır. Gerekli güvenilirlik ve geçerlilik analizleri de yapıldıktan sonra doğrulayıcı faktör analizi yardımıyla oluģturulan ölçüm modeliyle değiģkenlerin gerçekten bağlı oldukları değiģkeni açıklayıp açıklamadıkları ölçülmüģtür. Daha sonraki adımda, aralarında yüksek ihtimalle iliģki olabileceği düģünülen faktör grupları arasındaki iliģkiler, hipotez kurularak test edilmiģ ve modelin eldeki veriye uyumu değerlendirilmiģtir. Bu analizden elde edilen iliģkiler yardımıyla ağ modeli oluģturulmuģ, modeldeki tüm alt faktörler için ikili karģılaģtırmalar yapılmıģtır. ÇalıĢmanın sonunda önerilen modelin gerçek bir iģ sistemi üzerinde uygulaması yapılmıģ ve elde edilen sonuçlar yorumlanmıģtır. 2. YÖNTEMLER 2.1. Yapısal EĢitlik Modelleme (YEM) YEM; gözlenen ve gizil değiģkenler arasındaki nedensel ve karģılıklı iliģkilerin bir arada bulunduğu modellerin test edilmesi için kullanılan kapsamlı istatistiksel bir yaklaģımdır (Yılmaz vd., 2009). YEM, ilk olarak sosyal bilimlerde (özellikle psikoloji ve sosyoloji) geliģtirilmiģtir. Ancak eğitim, pazarlama ve tıp (epidemiyoloji, görüntüleme ve diğer biyolojik bilimler) gibi çeģitli disiplinlerde de yararlı bir araç olarak ele alınmaya baģlanmıģtır. Yapısal eģitlik modellerinin bilimsel çalıģmalarda çokça kullanılıyor olmasının temel nedeni, verilen bir modeldeki gözlenen değiģkenlere (hem bağımlı hem bağımsız) iliģkin ölçüm hatalarını açıkça hesaba katan bir yöntem olmasından kaynaklanmaktadır. Yapısal eģitlik modellerinin aksine geleneksel regresyon analizinde açıklayıcı değiģkenlerdeki olası ölçüm hataları göz 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 401

36 ardı edilmektedir. Bu nedenle de regresyon analizi sonuçları yanlıģ ve yanıltıcı sonuçlar verebilmektedir. Ölçüm hatalarının üstesinden gelmesinin yanı sıra yapısal eģitlik modelleri ayrıca araģtırmacıların çok değiģkenli kompleks modeller geliģtirmesi, tahmin etmesi ve test etmesine de olanak sağlamakta ve verilen modeldeki değiģkenlerin direkt ve dolaylı etkilerini de dikkate almaktadır (Bayram, 2010) Analitik Ağ Süreci (AAS) AAS, Analitik HiyerarĢi Süreci (AHS) yönteminin daha genel bir Ģekli olan, karar verme ölçütleri arasında ve kendi içlerinde geri besleme ve bağımlılığa olanak tanıyan, dolayısıyla karmaģık karar problemlerinin daha doğru bir Ģekilde modellenebildiği bir yöntemdir (Keçeci, 2006). Birçok karar problemi hiyerarģik bir biçimde yapılandırılamaz, çünkü problemde üst seviyedeki elemanların alt seviyedeki elemanlarla etkileģimleri ve karģılıklı bağımlılıkları söz konusudur. HiyerarĢik düzende olduğu gibi yalnızca ölçütlerin önemlerine göre seçeneklerin önemleri belirlenmez, seçeneklerin önemlerine göre ölçütlerin önemleri de belirlenebilir (Saaty ve Vargas, 2006). AAS tüm bunlara imkan sağlayan ve literatürde karmaģık karar problemlerinin çözümünde kullanılan etkin bir yöntemdir. 3. UYGULAMA Yapılan literatür araģtırmaları ve iģ güvenliği konusunda uzman çeģitli kiģilerin görüģleri alınarak risk değerlendirme kullanılacak 23 faktör belirlenmiģ ve belirlenen faktörler Tablo 1 de verilmiģtir. F1. Gürültü Tablo 1. Risk Değerlendirmede Kullanılacak Faktörler F13. Uygun olmayan duruģ ve çalıģma pozisyonları F2. Aydınlatma F14. Tekrarlı elle kaldırma ve taģıma iģlemleri F3. Ġklim (Sıcaklık, nem,rüzgar) F15. Uzun süreli oturarak ya da ayakta çalıģmayı gerektiren iģleri yapmaya maruz kalma F4. Hava kirliliği F16. TitreĢime maruz kalma F5. Kimyasal madde kutularının uygunsuz muhafazası F17. Radyasyona maruz kalma F6. Kimyasal malzeme bilgi form eksikliği F18. Acil eylem planının olmaması F7. Uygunsuz muamele F8. ÇalıĢma ve sorumluluğun net olmaması F9. ĠĢ stresi F10. Makine bakım onarım planlarının yetersizliği F11. Elektrikli aletlerle çalıģma konusunda gerekli önlemlerin alınmaması F12. Yangın ile ilgili gerekli önlemlerin alınmaması F19. ĠĢletmede iģ güvenliği mühendisinin çalıģmıyor olması ve bu iģi baģkasının üstlenmiģ olması. F20. ĠĢ güvenliği levhalarının, kiģisel koruyucuların ve makine koruyucularının yetersizliği ya da bu konuda çalıģanın bilinçlendirilmemesi F21. ÇalıĢma ortamının, tuvaletlerin, duģ alma yerlerinin temizlenmemesi ve hastalıklara yol açması F22. Ġstenmeyen insan davranıģları (kavga, dikkatsizlik, anlama güçlüğü, yorgunluk) F23. Bina güvenliğinin yetersiz olması 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 402

37 ÇalıĢmada evren, Türkiye de özel sektörde Endüstri Mühendisi olarak çalıģanlar ve bu konu ile ilgili çalıģan akademisyenlerin tümü olarak belirlenmiģtir. Daha sonra örneklem ve örneklem hacmi olarak Ankara ilinde bu niteliği taģıyan 300 kiģi rassal olarak seçilmiģtir. Ancak 247 kiģiden sağlam veri elde edilmiģtir. Örneklem hacmi için literatürde çeģitli pratik kurallar vardır. Bunlardan biri, örneklem hacminin modeldeki değiģkenlerin sayısından en az 8 kat daha fazla olmasıdır (Bayram, 2010). Verilerin elde edilmesi için öncelikle bir anket formu oluģturulmuģtur. Bu anket formumdaki sorular amaca uygun bir Ģekilde hazırlanmıģtır, soruların anlaģılabilir ve kısa olmasına özen gösterilmiģtir. Uygulama için Likert Tipi beģli veri toplama skalası kullanılmıģtır. Anket ölçeğinde dilsel terimler kullanılmıģtır. Faktörlerin, çok az derecede riskli, az derecede riskli,, orta derecede riskli, fazla derecede riskli ve çok fazla derecede riskli Ģeklinde değerlendirilmesi istenmiģtir. Yukarıdaki faktörlerin her biri açık bir soru Ģekline dönüģtürülüp kiģilere ulaģtırılmıģtır. Son olarak bu adımda elde edilen veriler gerekli analizlerin yapılması için SPPS 17 programına aktarılmıģtır. Analize geçmeden önce verilerin normal dağılıma uyup uymadıklarının araģtırılması gerekmektedir. Bunundan dolayı, verilerin çarpıklık ve basıklık değerlerinin %5 güven aralığı için ±2.58, %1 güven aralığı için ise ±1.96 olması beklenmektedir (Yücenur vd., 2011). SPSS 17 programı yardımıyla değiģkenler için normal dağılıma uygunluk test edilmiģtir. DeğiĢkenler için çarpıklık değerleri -0,931 ile 0,168 arasında, basıklık değerleri ise -0,925 ile 1,122 arasında çıkmıģtır. Dolayısıyla tüm değiģkenlerin çarpıklık ve basıklık değerleri %5 güven aralığı için istatistik değer aralığında (±2.58) çıktığından verilerin normal dağılıma uygun olduğu belirlenmiģtir. Faktör analizine geçmeden önce örneklem uygunluğunun test edilmesi gerekmektedir. Bunun için Bartlett Sphericity ve Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) testleri yapılır. Verilerin faktör analizine uygunlugu için KMO 0,50 den yüksek ve Bartlett testinin anlamlı çıkması gerekmektedir (Kalaycı vd., 2008). Ölçekteki değiģkenleri belirlemek amacıyla SPSS 17 programı yardımıyla faktör analizi yapılmıģtır. Faktör analizine geçebilmek için yapılan testlerde; Kaiser-Meyer-Olkin (KMO) örneklem yeterliliği testi değeri çıkmıģtır ve Bartlett testinde ki-kare değeri, p <0,05 olduğu için anlamlı bulunmuģtur. Dolayısıyla çalıģmanın faktör analizine uygun olduğuna karar verilmiģtir. Temel bileģenler analizi ve varimax dikey döndürme tekniği kullanılarak faktörlerin indirgenmesi sağlanmıģ, 5 faktör ve 23 değiģken elde edilmiģtir. DeğiĢkenlerin faktör yükü 0.50 den büyük çıktığı için hepsi analize dahil edilmiģtir. Sonuç olarak; özdeğerleri 1 in üzerinde olan bu 5 faktörün, toplam varyansın % ini açıkladığı görülmüģtür. Güvenilirlik katsayısının (Cronbach Alfa Katsayısı) 0.70 den büyük olması güvenilirliğin bir göstergesidir (Eroğlu, 2004). Ayrıca faktörlerin toplam açıklanan varyans oranlarına bakılmakta ve 0.50 ve üzeri olan toplam açıklanan varyans oranı geçerlilik için iyi bir oran olarak kabul edilmektedir (KurtuluĢ ve OkumuĢ, 2006). Faktör yapısı oluģturulduktan sonra oluģan bu yapılara iliģkin güvenilirlik analizi için Cronbach Alfa değerleri incelenmiģtir. Bu değerin 0,70 den büyük olup olmadığı ve herhangi bir değiģkenin analizden çıkarıldığında Cronbach Alfa değerinin artıp artmadığı kontrol edilmiģ ve faktör gruplarının açıkladıkları varyans oranlarına bakılmıģtır. Daha sonra oluģan faktör türleri dikkate alınarak gruplanan faktörlere genel bir baģlık verilmiģtir. Yapılan bu iģlemler Tablo 2 de özetlenmiģtir. Yapılara iliģkin güvenilirlik ve geçerlilik analizleri yapıldıktan ve gerekli Ģartlar sağlandıktan sonra ölçüm modeli oluģturularak her bir gizil değiģkene ait ilgili değiģkenlerin gerçekten bağlı oldukları gizil değiģkeni açıklayıp açıklamadığı ölçülmüģtür. Ölçüm modeli, gösterge 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 403

38 değiģkenlerle gizil değiģkenler arasındaki yapısal korelasyonları belirlemek amacıyla AMOS 18 programı yardımıyla oluģturulmuģ ve bu durum ġekil 1 de gösterilmiģtir. Ölçüm modelinde χ 2 : 1060,598 df: 199 p: ve CMIN/DF: 5,330 olarak bulunmuģ ve modeldeki diğer uyum iyiliği indeksleri de kötü çıktığı için modelde modifikasyonlara gidilmiģtir. Ġlk olarak e1-e4 arasında daha sonra e17-e19 arasında korelasyonlara izin verilmiģ ve ölçüm modelinin eldeki veriye daha iyi uyum sağladığı görülmüģtür. Bu iģlemler Tablo 3 de özetlenmiģtir. Risk Değerlendirme Ölçütleri Fiziksel Çevre Risk Faktörleri Kimyasal ve Biyolojik Risk Faktörleri Psiko-sosyal Risk Faktörleri Kas ve Ġskelet SistemineYapılan Baskının OluĢturduğu Risk Faktörleri Ġdari Risk Faktörleri Tablo 2. Faktörlere ĠliĢkin Güvenilirlik ve Geçerlilik Sonuçları DeğiĢkenle r F1 F2 F3 F16 F17 F21 F6 F4 F5 F7 F8 F9 F22 F13 F14 F15 F11 F12 F18 F19 F20 F23 F10 Güvenilirli k (Cronbach Alfa) DeğiĢken Silindiğinde Cronbach Alfa Geçerlilik (%Toplam Açıklanan Varyans) 0,967 _ 88,307 0,849 69,675 0,910 _ 78,942 0,833 _ 75,092 0,983 F10 değiģkeni silindiğinde 0,986 Sistemin Toplam Cronbach Alfa Katsayısı: 0,877 93, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 404

39 ġekil 1. Ölçüm Modeli Ölçüm modelinden sonra aralarında yüksek ihtimalle iliģki vardır dediğimiz ya da aralarında iliģkinin olabileceğini düģündüğümüz faktörler arasında hipotezler kurularak araģtıracağımız iliģkilere göre yapısal model oluģturulmuģ ve ġekil 2 de gösterilmiģtir. Kurulan hipotezler Ģu Ģekildedir: H 01 : Fiziksel çevre risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 11 : Fiziksel çevre risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 02 : Kim. ve biy. risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 12 : Kim.ve biy. risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 03 : Ġdari risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 13 : Ġdari risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 04 : Kas-isk. sis. risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 14 : Kas-isk. sis. risk faktörlerinin psiko-sosyal(stres) risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 05 : Ġdari risk faktörlerinin kas-isk. sistemi risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 15 : Ġdari risk faktörlerinin kas-isk. sistemi risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 06 : Ġdari risk faktörlerinin fizikselçevre risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 16 : Ġdari risk faktörlerinin fiziksel çevre risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 07 : Ġdari risk faktörlerinin kim. ve biy. risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 17 : Ġdari risk faktörlerinin kim. ve biy. risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. H 08 : Fiziksel çevre risk faktörlerinin kim. ve biy. risk faktörleri üzerinde etkisi yoktur. H 18 : Fiziksel çevre risk faktörlerinin kim. ve biy. risk faktörleri üzerinde etkisi vardır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 405

40 Tablo 3. Ölçüm Modeli Sonuçları DFA Faktör Yükleri Standardize Regresyon Ağırlıkları Korelasyon Tahminleri Kovaryans Tahminleri F1<----Fiz. Risk 0,772* Fiz. Risk<--->Kim.Biy. Risk 0,112 0,050 F2<----Fiz. Risk 0,999* Fiz. Risk<--->Pis.-Sos. Risk 0,192 0,125* F3<----Fiz. Risk 0,993* Fiz. Risk<--->Kas.-İsk. Risk 0,02 0,006 F16<----Fiz. Risk 0,781* Fiz. Risk<--->Ġdari Risk 0,182 0,103* F17<----Fiz. Risk 0,974* F7<----Pis.-Sos. Risk F8<----Pis.-Sos. Risk F9<----Pis.-Sos. Risk F22<----Pis.-Sos. Risk F13<----Kas.-Ġsk. Risk F14<----Kas.-Ġsk. Risk F15<----Kas.-Ġsk. Risk 0,915* Pis.-Sos. Risk<--->Kim.Biy. Risk Kas.-İsk. Risk<--->Kim.Biy. Risk 0,240 0,123* 0,022 0,005 0,765* Ġdari Risk<--->Kim.Biy. Risk 0,181 0,080* 0,809* F11<----Ġdari Risk 1,001* F12<----Ġdari Risk 0,985* Pis.-Sos. Risk<--->Kas.-İsk. Risk 0,069 0,025 0,905* Pis.-Sos. Risk<--->Ġdari Risk 0,270 0,175* 0,793* Kas.-İsk. Risk<--->İdari Risk 0,058 0,018 0,881* e1<--->e4 0,936 0,356* 0,703* e17<--->e19 0,851 0,085* Model Uyum Değerleri F18<----Ġdari Risk 0,954* χ2: 234,285 df: 197 p: F19<----Ġdari Risk 0,906* CMIN/DF: 1,189 F20<----Ġdari Risk 0,949* GFI: 0,925 F23<----Ġdari Risk 0,930* AGFI: 0,903 F4<----Kim.Biy. Risk F5<----Kim.Biy. Risk F6<----Kim.Biy. Risk F21<----Kim.Biy. Risk Not: * p<0,05 0,664* NFI: 0,970 0,902* CFI: 0,995 0,739* RMSEA: 0,028 0,786* SRMR: 0, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 406

41 AraĢtırma modeli AMOS 18 programında koģturularak uyum iyiliği değerleri sonuçları ve hipotezlerin anlamlı çıkıp çıkmadıkları kontrol edilmiģtir. Yapılan analiz sonucunda H 14, H 15 ve H 18 hipotezleri p değeri 0,05 den büyük çıktığı için reddedilmiģtir yani bu iliģkiler istatistiksel olarak anlamsız bulunmuģtur. Bunun dıģındaki H 11, H 12, H 13, H 16 ve H 17 hipotezlerinin p değeri 0,05 den küçük veya eģit çıktığı için bu hipotezler ile ilgili kurulan iliģkiler istatistiksel olarak anlamlı bulunmuģtur. Anlamlı bulunan bu hipotezler, değiģkenler arasında kurulan iliģkileri doğrulamaktadır. Sonuç olarak H 11, H 12, H 13, H 16 ve H 17 hipotezleri, analitik ağ yapımızda kurabileceğimiz iliģkileri göstermektedir. Ayrıca modelin eldeki veriye iyi uyum sağladığı görülmüģtür. Daha sonraki aģamada, kabul edilen hipotezlere göre analitik ağ yapısı oluģturulmuģtur. Ayrıca faktör analizi ile aralarında yüksek iliģki bulunan değiģkenler kümelendiği için tüm faktör gruplarında iç bağımlılık olduğu varsayılarak ağ yapısı tamamlanmıģ ve ġekil 3 de gösterilmiģtir. ġekil 2. Yapısal Model (AraĢtırma Modeli) Kim.Biy Risk Fiz. Risk Pis-Sos. Risk Kas-Ġsk. Risk Ġdari Risk ġekil 3. Modelin Ağ Yapısı 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 407

42 Modeldeki ana faktöre bağlı olan her bir alt faktör grubu için kendi aralarında Saaty 1-9 tablosundaki sayısal değerler kullanılarak ikili karģılaģtırma matrisleri oluģturulmuģ ve tüm alt faktör ağırlıkların (lokal ağırlıklar) hesaplanmasında Super Decision paket programı kullanılmıģtır. Global ağırlıkları elde etmek için öncelikle ana faktörler arasında bir ikili karģılaģtırma matrisi oluģturulmuģ ve ana faktörler için ağırlıklar (iç bağımlılık olmadan) elde edilmiģtir. Daha sonra, önceki aģamalarda yapılmıģ olan doğrulayıcı faktör analizi sırasında elde edilen ana faktörler arasındaki korelasyon tahminleri kullanılarak ana faktörlere iliģkin bir iç bağımlılık matrisi oluģturulup normalize edilmiģtir. Elde edilen bu matris bir önceki adımda elde edilen ağırlıklar ile çarpılarak iç bağımlılık ağırlıkları hesaplanmıģtır. Sonuçlar Tablo 4 de özetlenmiģtir. Tablo 4. Alt Faktörlere ĠliĢkin Global Ağırlıklar Faktörler Ġç Bağımlılık Ağırlığı Fiziksel Çevre Risk Faktörleri 0,121 Kimyasal ve Biyolojik Risk Faktörleri 0,203 Psiko-sosyal Risk Faktörleri 0,219 Kas ve Ġskelet SistemineYapılan Baskının OluĢturduğu Risk Faktörleri 0,135 Ġdari Risk Faktörleri 0,323 Alt Faktörler Lokal Ağırlıklar Global Ağırlıklar F1 0,137 0,017 F2 0,094 0,011 F3 0,115 0,014 F16 0,326 0,039 F17 0,326 0,039 F4 0,418 0,085 F5 0,27 0,055 F6 0,12 0,024 F21 0,19 0,039 F7 0,112 0,024 F8 0,268 0,059 F9 0,452 0,099 F22 0,166 0,036 F13 0,332 0,045 F14 0,139 0,019 F15 0,527 0,071 F11 0,138 0,045 F12 0,323 0,104 F18 0,061 0,020 F19 0,241 0,078 F20 0,157 0,051 F23 0,078 0, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 408

43 Önerilen modelin uygulanması otomotiv sektöründe hizmet veren bir iģletmedeki kaynak istasyonunda yapılmıģtır. Uygulamada yapılan iģ ve iģyeri çevresi analiz edilerek değerlendirme yapılmıģtır. Burada derecelendirme çok düşük risk (ÇDR), düşük risk (DR), orta risk (OR), yüksek risk (YR), çok yüksek risk (ÇYR) dilsel değiģkenleri ile yapılmıģ ve çok düģük risk ifadesi 0.2, düģük risk ifadesi 0.4, orta risk ifadesi 0.6, yüksek risk ifadesi 0.8 ve çok yüksek risk ifadesi ise 1.0 değerine karģılık olarak kullanılmıģtır. Yapılan uygulama Tablo 5 de verilmiģtir. Bu çalıģma ile otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir iģletmenin kaynak istasyonundaki risk seviyesi olarak bulunmuģtur. 0 ila 1 arasında değer alan risk seviyelerine göre, bu iģ sisteminde ortalamanın üzerinde bir risk seviyesi olduğu sonucuna ulaģılmıģtır. Belirlenen bu risk seviyesi çalıģma ortamında oluģması muhtemel riskleri engellemek için yapılması gereken çalıģmalara yön verebilir. Bu çalıģma ile lük risk seviyesinin lük kısmının iģletmenin idari yapısından kaynaklandığının ve elektrikli aletlerle çalıģmadan doğacak risklere karģı gerekli önlemlerin alınmamasından, bina güvenliğinin yetersiz olmasına kadar pek çok risk faktörünün etkili olduğu sonucuna ulaģılmıģtır. Bununla birlikte iģletme ortamındaki hava kirliliği, iģ stresi, uzun süreli ayakta ya da oturarak çalıģma, iģletmede iģ güvenliği mühendisinin çalıģmıyor olması ve yangın ile ilgili gerekli önlemlerin alınmaması gibi risk ölçütleri de risk seviyesinin yüksek olmasına neden olan risk ölçütleridir. 4. SONUÇ Yapılan bu çalıģma ile risk değerlendirme süreci için YEM ve AAS yöntemlerinin entegrasyonuyla yeni bir model önerilmiģtir. Önerilen bu model otomotiv sektöründe faaliyet gösteren bir iģletmenin kaynak atölyesinde bir iģ sistemi üzerinde uygulanmıģ, bu iģ sisteminde, her bir risk ölçütü için risk seviyesi belirlenmiģtir. Sonuç olarak bu çalıģma, her bir risk ölçütü için hesaplanan risk seviyelerine bağlı olarak iģletmelerin nasıl hareket edeceklerini netleģtiren, amaçlarına uygun bir risk eylem planı geliģtirmelerine imkan sağlayacaktır. Böylece modelin uygulama etkinliği de artırılmıģ olacaktır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 409

44 Tablo 5. Önerilen Modelin Uygulanması Alt Faktörler Global Ağırlıklar Skala Skala Değeri Alt Faktör Risk Puanı F1 Gürültü 0,017 OR 0,6 0,0102 F2 Aydınlatma 0,011 OR 0,6 0,0066 F3 Ġklim (Sıcaklık, nem,rüzgar) 0,014 YR 0,8 0,0112 F16 TitreĢime maruz kalma 0,039 DR 0,4 0,0156 F17 Radyasyona maruz kalma 0,039 DR 0,4 0,0156 F4 ÇalıĢma ortamında hava kirliliği 0,085 ÇYR 1 0,0850 F5 Kim. madde kutularının uygunsuz muhafazası 0,055 DR 0,4 0,0220 F6 Kimyasal malzeme bilgi form eksikliği 0,024 DR 0,4 0,0096 F21 ÇalıĢma ortmamının, tuvaletlerin, duģ alma yerlerinin temizlenmemesi ve hastalıklara yol açması 0,039 YR 0,8 0,0312 F7 Uygunsuz muamele 0,024 DR 0,4 0,0096 F8 ÇalıĢma ve sorumluluğun net olmaması 0,059 YR 0,8 0,0472 F9 ĠĢ stresi 0,099 YR 0,8 0,0792 F22 Ġstenmeyen insan davranıģları (kavga, dikkatsizlik, anlama güçlüğü, yorgunluk) 0,036 YR 0,8 0,0288 F13 Uygun olmayan duruģ ve çalıģma pozisyonları 0,045 ÇYR 1 0,0450 F14 Tekrarlı elle kaldırma ve taģıma iģlemleri 0,019 YR 0,8 0,0152 F15 F11 Uzun süreli oturarak ya da ayakta çalıģmayı gerektiren iģleri yapmaya maruz kalma Elektrikli aletlerle çalıģma konusunda gerekli önlemlerin alınmaması 0,071 ÇYR 1 0,0710 0,045 YR 0,8 0,0360 F12 Yangın ile ilgili gerekli önlemlerin alınmaması 0,104 YR 0,8 0,0832 F18 Acil eylem planının olmaması 0,020 ÇYR 1 0,0200 F19 F20 ĠĢletmede iģ güvenliği mühendisinin çalıģmıyor olması ve bu iģi baģkasının üstlenmiģ olması ĠĢ güvenliği levhalarının, kiģisel koruyucuların ve makine koruyucularının yetersizliği ya da bu konuda çalıģanın bilinçlendirilmemesi 0,078 YR 0,8 0,0624 0,051 YR 0,8 0,0408 F23 Bina güvenliğinin yetersiz olması 0,025 DR 0,4 0,0100 Hesaplanan risk seviyesi 0, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 410

45 KAYNAKLAR Bayram N., (2010) Yapısal EĢitlik Modellemesine GiriĢ, Amos Uygulamaları, 1.Baskı, Ezgi Kitabevi, Bursa, Eroğlu, E., (2004) Küçük ve Orta Ölçekli ĠĢletmelerdeki Kalite Güvence Uygulamalarının Bütünsel ĠĢletme Performansı Üzerine Etkilerinin Ġncelenmesi, İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü Yönetim Dergisi, 15 (49) : Kalaycı, ġ., Albayrak, A. S., Eroğlu, A., Küçüksille, E., Ak, B., Karaatlı, M., Keskin, H.Ü., Çiçek E. U., KayıĢ, A., Antalyalı Ö.L., Uçar, N., Demirgil, H., ĠĢler, D. B., Sungur, O., (2008) SPSS Uygulamalı Çok DeğiĢkenli Ġstatistik Teknikleri, 3. Baskı, Asil Yayın Dağıtım Ltd.Şti, Ankara, KurtuluĢ, K., OkumuĢ, A., (2006) Fiyat Algılamasının Boyutları Arasındaki ĠliĢkilerin Yapısal EĢitlik Modeli ile Ġncelenmesi, İstanbul Üniversitesi İşletme İktisadı Enstitüsü Yönetim Dergisi, 17 (53) : Saaty, T.L., Vargas, L.G., (2006) Decision Making with the Analytical Network Process; Economic, Political, Social, and Technological Applications with Benefits, Opportunities, Costs and Risks,Springer Science + Business Media, LLC, New York, Yılmaz, V., ÇatalbaĢ, G. K., ve Çelik, E., (2009) Kredi Kartı Kullanma Niyetini Etkileyen Faktörlerin Yapısal EĢitlik Modeliyle AraĢtırılması, Bankacılar Dergisi, Sayı: 68, Keçeci, U., (2006) Tedarikçi Seçim Probleminde Analitik Ağ Süreci, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Ankara, 31. Yücenur, G.N., Demirel, N.Ç., Ceylan, C., Demirel, T., (2011) Hizmet Değerinin MüĢterilerin DavranıĢsal Niyetleri Üzerindeki Etkisinin Yapısal EĢitlik Modeli ile Ölçülmesi, Doğuş Üniversitesi Dergisi, 12(1) : Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 411

46 ORMANCILIK FAALĠYETLERĠNDE RĠSK ANALĠZĠ Saliha ÜNVER 1, H.Hulusi ACAR 2 1 Yrd. Doç. Dr. KTÜ Orman Fakültesi, Trabzon, e-posta: 2 Prof. Dr. KTÜ Orman Fakültesi, Trabzon, e-posta: ÖZET Ormancılık faaliyetleri büyük bölümü tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanan ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğine ĠliĢkin Risk Grupları Listesi Tebliğ inde 4. ve 5. risk gruplarında yer almaktadırlar. Ayrıca aynı resmi gazetede iģ sağlığı ve güvenliğine iliģkin Avrupa Birliği (AB) mevzuatı uyumlaģtırma çalıģmalarının yapılması da gündeme getirilmiģtir. Bu kapsamda AB nin 89/391 sayılı çerçeve direktifi ve ülkemizce kabul edilen 155 ve 161 sayılı Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) sözleģmeleri dikkate alınarak 4857 sayılı iģ kanunu hazırlanmıģtır. ĠĢ kanunun 78. maddesine göre çıkarılan yönetmeliklerde iģverenler iģ yerinde risk değerlendirmesi yapmakla sorumlu tutulmuģtur. Risk değerlendirmesi, yapılan iģ sırasında çalıģma ortamı, iģin doğası ya da dıģ kaynaklı olası tehlikelerin ortaya konulması, tehlike durumlarının oluģma sıklığı ve Ģiddeti belirlenerek risklerinin hesaplanması ve alınabilecek önlemlerin ortaya konulması olmak üzere üç ana aģamadan oluģmaktadır. Ormancılık iģlerinin büyük bölümü ihale ile ormancılık sektöründe yaptıkları iģlerle ilgili herhangi bir sosyal güvenceye sahip olmayan geçici/mevsimlik iģçilere yaptırılmaktadır. Bu durum iģçilerin orman iģleri sırasında ne sıklıkta ve ne Ģiddette kazalar geçirdiği hakkında sağlıklı bilgilere ulaģılmasını ve risk değerlendirmesi yapılmasını zorlaģtırmaktadır. Bu çalıģmada, risk değerlendirmesinin aģamaları anlatılmıģ, ormancılık faaliyetleri için risk değerlendirmesinin birinci aģaması olan olası tehlikeler belirlenmiģ ve diğer aģamaların gerçekleģtirilebilmesinde izlenecek yollar açıklanmıģtır. 28 orman mühendisi ve 36 orman iģçisi ile görüģmeler yapılarak ormancılık faaliyetlerinin taģıdığı olası tehlikeler ortaya konulmuģtur. Belirlenen olası tehlikeler; fiziksel, kimyasal, biyolojik, psiko-sosyal, iģ kaynaklı ve iģçi kaynaklı olarak sınıflandırıldı. Anahtar Kelimeler: Ormancılık faaliyetleri, Risk analizi, Olası tehlikeler, ĠĢ sağlığı, ĠĢ güvenliği ABSTRACT The majority of forestry activities are located in the 4th and 5th risk groups on the Safety of Labor Occupational Health and Risk Groups List Declaration published in the Official Gazette No dated Moreover, labor health safety health the European Union (EU) legislation has been making affords to discuss for harmonization in the official gazette. In this regard, Labor law No was prepared taking into account the EU the framework directive 89/391 and 155 and 161 conventions of the International Labor Organization (ILO) accepted by Turkey. According to the labor law 78 article, employers 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 412

47 were responsible to carry out risk assessment in the workplace. Risk assessment consists of three main stages; (a) definition of the potential dangers as workplace, the structure of the work or possible external dangers, (b) calculations of risks by determining the frequency of occurrence and severity of dangers, (c) determination of measures. Most of the forestry activities are employed temporary/seasonal workers without any social security in connection with forestry with tender. This makes it more difficult to attain of correct information about forest workers how often and severe accidents during forestry activities, and risk assessment done. In this study, we described the stages of risk assessment, the potential dangers in forestry activities were determined which is the first step in risk analyze, and it was explained how to perform other stages of the risk analysis to forestry activities. The possible dangers in forestry activities were carried in consultation with 28 forest engineer and 36 forest workers. Determined the potential dangers were classified as physical, chemical, biological, psychosocial, work-oriented and workers- oriented. Keyword: Forestry activities, Risk analysis, Potential dangers, Occupational health, Occupational safety 1. GĠRĠġ Bütün sanayi kollarındaki her türlü iģ; yapılarına, kullanılan araç-gereçlere, iģçilerin özelliklerine ve çalıģma ortamına bağlı olarak değiģik potansiyel tehlikeler taģımaktadır. Genel olarak tehlike, çalıģma ortamında mevcut olan ya da dıģarıdan gelebilecek, kapsamı belirlenmemiģ, iģçiye, iģyerine ve çevreye zarar verme potansiyeli bulunan kaynak durum olarak tanımlanır. Yapılan faaliyetlerin taģıdığı bu tehlikelerin gerçekleģme olasılığı ise iģ kazası ya da meslek hastalıklarının oluģma riski olarak kabul edilir (Özkılıç, 2005). TS e göre risk; tehlikeli bir olayın veya maruz kalma durumunun meydana gelme olasılığı ile olay veya maruz kalma durumunun yol açabileceği yaralanma veya sağlık bozulmasının ciddiyet derecesinin birleģimidir (TS 18001, 2008). Risk analizi ise sonucu itibariyle güvenlik ihlallerine neden olan risklerin ortaya konması ve yorumlanması iģlemidir. Hiçbir iģte risklerin tamamen ortadan kaldırılması durumu söz konusu olmayıp olası tehlikeler ortaya konularak bunların etkilerini olabildiğince minimize edecek önlemler alınması mümkün olabilir. Bunun yapılması ancak risk büyüklüğü tahmin edilerek bu riskin minimize edilip edilemeyeceği konusunda karar verilmesini sağlayacak iyi bir risk analizinin yapılması ile mümkün olabilir (Atılgan, 2008). Avrupa Birliği (AB) nin 89/391 sayılı çerçeve direktifi ve ülkemizce kabul edilen 155 ve 161 sayılı Uluslararası ÇalıĢma Örgütü (ILO) sözleģmeleri dikkate alınarak hazırlanan 4857 sayılı yeni iģ kanunu tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe girmiģtir. Kanunun 77. maddesinde ĠĢverenler iģyerlerinde iģ sağlığı ve güvenliğinin sağlanması için gerekli her türlü önlemi almak, araç ve gereçleri noksansız bulundurmak, iģçiler de iģ sağlığı ve güvenliği konusunda alınan her türlü önleme uymakla yükümlüdürler. ĠĢverenler iģyerinde alınan iģ sağlığı ve güvenliği önlemlerine uyulup uyulmadığını denetlemek, iģçileri karģı karģıya bulundukları mesleki riskler, alınması gerekli tedbirler, yasal hak ve sorumlulukları konusunda bilgilendirmek ve gerekli iģ sağlığı ve güvenliği eğitimini vermek zorundadırlar hükümleri yer almaktadır. Bu yasanın 78. maddesine çıkarılmıģ olan yönetmeliklerde iģveren, iģyerinde risk değerlendirmesi yapılmasından sorumlu tutulmuģtur (Uğur, 2004). 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 413

48 tarihli ve sayılı resmi gazetede yayımlanan ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğine ĠliĢkin Risk Grupları Listesi Tebliğinde verilen ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği ile ilgili hükümler beģ risk sınıfında toplanmıģ ve ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğine iliģkin AB mevzuatı uyumlaģtırma çalıģmaları gündeme getirilmiģtir. Ormancılık faaliyetlerinin ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğine ĠliĢkin Risk Grupları Listesi Tebliğinde verilen 5 risk grubundan; 3. (ağaç dikimi, bakım ve silvikültürel müdahaleler vb.), 4. (odun hammaddesi üretimi, transport vb.) ve 5. (yangın, orman yol yapımında patlatma faaliyetleri, vb.) risk gruplarında yer almaktadır (URL-1, 2011). Riskli gruplarda yer alan ormancılık faaliyetlerinin risk analizlerinin yapılması ve bunlara göre önlemlerin alınması iģ sağlığı ve iģçi güvenliği bakımından büyük önem taģımaktadır. AB uyum çalıģmaları çerçevesinde hazırlanan 17 ana baģlık altındaki yönetmeliklerin yaklaģık yarısı ormancılık faaliyetleriyle bağlantılıdır (iģ sağlığı ve güvenliği yönetmeliği, titreģim yönetmeliği, gürültü yönetmeliği, yapı iģleri, patlayıcı tehlikeleri ile çalıģanların korunması yönetmeliği, kiģisel koruyucu donanım yönetmeliği, koruyucu donanımların iģyerinde kullanılması hakkında yönetmelik, elle taģıma iģleri yönetmeliği, iģ ekipmanlarının kullanılmasında sağlık ve güvenlik Ģartları yönetmeliği). Ormancılık faaliyetleri; açık hava koģullarında gerçekleģtirilmesi, yapılan iģin zorluğu, çalıģma sahasının geniģ ve dağınık olması, kullanılan mekanizasyon araçları, iģlerin çoğunlukla farklı organizasyon ve iģ disiplinine sahip çeģitli gruplar tarafından ihale usulü gerçekleģtiriliyor olması gibi birçok özellik bakımından diğer iģ kollarındaki faaliyetlerden önemli farklılıklar gösterir (Ünver ve Acar, 2007). Yapılan bir çalıģmaya göre dünyada ormancılık sektöründe çalıģan yaklaģık her 4-10 iģçiden biri, ülkelere göre oranı değiģmekle birlikte, her yıl ağır bir kaza geçirmektedir. Bu oran, ormancılık faaliyetlerinde değiģik nedenlerden kaynaklanan önemli riskler olduğunu iģaret etmektedir (URL-2, 2011). Bu nedenle ormancılık faaliyetlerinin; çalıģma ortamları, fiziksel, kimyasal, biyolojik ve psiko-sosyal açıdan taģıdıkları olası tehlikeler her yönüyle değerlendirilip dikkatli bir Ģekilde ortaya konulmalıdır. Tehlike kaynakları ortaya çıkartıp, bunlardan oluģabilecek riskler kontrol altına alınabilirse, iģ kazaları azaltmıģ ve tehlikeli ortamlar ortadan kaldırmıģ olur. Bu çalıģmanın amacı; risk analizinin gerekliliği ve aģamalarını tanıtmak, ormancılık faaliyetlerinde bulanık mantık yöntemiyle risk analizinin yapılmasında izlenecek yolu ortaya koymaktır. Ormancılık faaliyetlerinde çalıģan orman iģçileri ve uygulamadaki orman mühendislerinin görüģleri alınarak ormancılık faaliyetleri için tehlike durumlarını ortaya koymak ve sonraki aģamalarda izlenecek yolun ortaya konulması amaçlanmıģtır. 2. RĠSK ANALĠZĠ Risk analizi, herhangi bir tehlike ortaya çıkmadan önce bu tehlikenin ortaya çıkarabileceği Ģiddetin büyüklüğünü ve ortaya çıkma olasılığını tahmin etme iģlemidir (Özkılıç, 2008). Risk analizi; bir iģin yapılmasındaki tehlikelerin tanımlanması, olası tehlikelerin boyutları ve olasılıklarını belirleyerek riskin hesaplanması ve risklerin kontrol altına alınması olmak üzere baģlıca üç aģamadan oluģmaktadır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 414

49 2.1 Tehlikelerin Tanımlanması Bir iģin taģıdığı olası tehlikelerin tanımlanmasına yönelik en sistematik yaklaģım, değiģik nedenlerden kaynaklı olarak iģçilerde oluģabilecek tehlikeleri ortaya koymaktır. Bu amaçla özellikle çalıģma ortamında iģ kaynaklı olarak ölüme, hastalığa, yaralanmaya, hasara veya diğer kayıplara neden olabilecek tüm istenmeyen olası tehlikelerin değerlendirilmesi gereklidir. Böylece riski tanımak kolaylaģacak ve riske karģı nasıl önlemler alınabileceği rahatlıkla ortaya konulabilecektir (Harmankaya, 2011). Bir iģin taģıdığı tehlikelerin en doğru Ģekilde tanımlanabilmesi; iģin tüm safhalarının çalıģma ortamında ayrıntılı olarak incelenmesi, iģle bağlantısı olan iģçiler ve iģverenlerin görüģlerinin alınmasıyla mümkün olur. 2.2 Risk Derecesinin Tespiti Yapılan iģe ve çalıģma ortamına bağlı olarak gerçekleģebilecek olası tehlikeler ortaya konulduktan sonra riskin tespit edilebilmesi için bu tehlikelerin ciddiyet derecesi ve ortaya çıkma sıklıkları tespit edilmelidir. Tehlikelerin oluģturacağı zararın ciddiyet derecesi, iģ ortamında saptanan ve çalıģanların maruz kaldıkları zararın düzeyidir. Tehlike olasılıklarının ciddiyet derecelerinin değerlendirme sınıflaması Tablo 1 de verilmiģtir. Tablo 1. Tehlike Olasılıklarının Ciddiyet Derecesi Sınıfları (Baripoğlu, 2001) Ciddiyet Derecesi Açıklama Sınıflama 5 Çok ciddi Ölüm ya da iģ göremezlik raporu 4 Ciddi Büyük yaralanma, meslek hastalığı 3 Orta En az üç gün istirahat gerektiren yaralanmalar 2 Hafif Ġlkyardım gerektiren küçük yaralanmalar 1 Çok Hafif Yaralanmaya neden olmayan, iģ saati kaybı olmayan Bir tehlikeye bağlı olarak meydana gelecek zarar olasılığı; tehlikelere kaç kiģinin maruz kaldığına, güvensiz koģul ve durumların hangi sıklıkla var olduğuna, kiģisel koruyucuların ve makina koruyucularının etkin olarak kullanıp kullanılmadığına, makina ve malzeme hatalarına göre artar ya da azalır. Olası tehlikelerin gerçekleģme olasılığı Tablo 2 de verilen risk derecelendirme basamakları sınıflamasına göre belirlenir. Tablo 2. Risk Olasılıkları Derecelendirme Basamakları Olasılık Derecesi Açıklama Sıklık 5 Çok yüksek Her gün 4 Yüksek Haftada bir 3 Orta Ayda bir 2 DüĢük Üç ayda bir 1 Çok düģük Yılda bir 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 415

50 Risk değerlendirmesinde tehlikenin ciddiyet derecesi ile gerçekleģme olasılığı belirlendikten sonra risklerin ölçülebilmesi için risk skoru belirlenir. Risk skoru, riskin kazanın ortaya çıkma olasılık değeri ile ortaya çıktığında meydana getireceği zararın ciddiyet derecesi değerinin matematiksel olarak çarpılması ile hesaplanır. Risk = GerçekleĢme olasılığı x Kazanın Ģiddeti [1] Bu aģamayı risk skorlarının değerlendirilmesi ve sınıflandırması takip eder. Bu adımda ciddiyet dereceleri ve olasılık sınıfları olmak üzere iki boyuttan oluģan L tipi matris kullanılır. Matris, 1 ile 5 arasındaki sayısal rakamlarla ifade edilebildiği gibi derecelendirme basamaklarına göre de ifade edilebilir (Tablo 3). Tablo 3. L Tipi Matris (Andaç, 2002) Olasılık Ciddiyet Derecesi Çok Hafif (1) Hafif (2) Orta (3) Ciddi (4) Çok Ciddi (5) Çok DüĢük (1) Anlamsız (1) DüĢük (2) DüĢük (3) DüĢük (4) DüĢük (5) DüĢük (2) DüĢük (2) DüĢük (4) DüĢük (6) Orta (8) Orta (10) Orta (3) DüĢük (3) DüĢük (6) Orta (9) Orta (12) Orta (15) Yüksek (4) DüĢük (4) Orta (8) Orta (12) Yüksek (16) Yüksek (20) Çok Yüksek (5) DüĢük (5) Orta (10) Orta (15) Yüksek (20) Kalıcı (25) 2.3 Risklerin Kontrol Altına Alınması Yapılacak faaliyetlerin risk derecelendirme matrisindeki Ģiddet sınıfı belirlendikten sonra bu risklerin kontrol altına alınmasını sağlayacak önlemlerin belirlenmesi aģamasıdır. Risklerin kontrol altına alınması; riskin kaynağının tamamen ortadan kaldırılması, daha az riskli olan baģka bir alternatifin kullanıma konulması ya da riskin derecesini azaltacak önlemler alınması olmak üzere üç Ģekilde yapılabilir. Riskin azaltılması, riskin olasılığını ve/veya etkisini en aza indirgeyerek riski kabul edilebilir hale getirmek için risk boyutunun küçültülmesi durumudur (Meulbroek, 2002). 3. ORMANCILIK FAALĠYETLERĠNDE RĠSK ANALĠZĠ Ağır ve zor iģler sınıfında bulunan ormancılık faaliyetleri, canlı ve cansız öğeleriyle kendine has bir dengeye sahip canlı bir varlık olan ormanlarda gerçekleģtirilir. Bu nedenle ormancılık faaliyetlerinin gerçekleģtirilmesi sırasında hem çalıģma ortamından hem de iģin doğasından kaynaklanabilen birçok risk söz konusudur. 3.1 Ormancılık Faaliyetlerindeki Olası Tehlikelerin Tanımlanması Ormancılık faaliyetlerindeki olası tehlikeler; literatür taraması (Poshen, 1998; Gökbayrak, 2005; Üçüncü, 2005) ile 36 orman iģçisi ve uygulamada çalıģan 28 orman mühendisi ile 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 416

51 yapılan karģılıklı görüģmeler ile ortaya konulmuģtur (Tablo 4). Olası tehlikeler fiziksel koģullar, kimyasal etmenler, biyolojik etmenler, psiko-sosyal etmenler, yapılan iģ ve iģçilerin kiģisel yapıları kaynaklı taģıdıkları riskler baģlıkları altında sınıflandırılmıģtır. Tehlike Kaynakları Tablo 4. Ormancılık Faaliyetlerinin TaĢıdığı Olası Riskler Fiziksel KoĢullara Bağlı Tehlikeler Eğim ve engebelilik Dengede kalmaya yoğunlaģma Basınç farkı Çok soğuk Çok sıcak Fazla rüzgar Fazla nem Düzensiz ve dağınık çalıģma ortamı Kimyasal Etmenlere Bağlı Tehlikeler Makinelerin yakıt ve yağları Böcek ve zararlılarla mücadele ilaçları Toz ve duman Patlama Biyolojik Etmenlere Bağlı Tehlikeler Yaban hayatı Alerji Psiko-Sosyal Etmenlere Bağlı Tehlikeler ĠĢ güvencesinin olmaması Olası Sonuçlar Takılma ya da kayma sonucu düģme Kafa yorgunluğu ve dikkat kaybı Solunum problemi, denge kaybı ÜĢüme, el ve beden becerilerinin azalması, soğuk algınlığı, verim düģüklüğü, kas ve eklem rahatsızlıkları, bezginlik ve konsantrasyon kaybı Terleme, tuz ve sıvı kayıpları, sıcak çarpması, baģ dönmesi ve tansiyon problemi Ciltte yanma ve göze toz girmesi Solunum güçlükleri, terin buharlaģmasını engellediği için beden ıslaklığı, üģüme ve huzursuzluk Üretim atıkları, dal, kabuk gibi materyallerin bulunduğu ortamda yürüme zorluğu, kayma riski, çarpma sonucu yaralanmalar Zehirlenme, cilt sorunlarının oluģması ve yangın riski Ġlaçlama yapılırken ya da ilaçlanmıģ materyallere temas sonucu zehirlenme ve cilt hastalıkları Üst solunum ve akciğer rahatsızlıkları, iģ gücü ve iģ kapasitesinin azalması, göze kaçması sonucu dikkat kayması ve göz yanması Kullanılan patlayıcıların kimyasal içerikleri, patlatma sonucunda oluģacak toz bulutları ve hatalı planlama sonucunda oluģacak beklenmedik durumların oluģturacağı önemli riskler Hayvan ve bitkilerden geçen çeģitli enfeksiyon ve hastalıklar, yaban hayvanlarının saldırısına maruz kalma Bitki ve polenlerden kaynaklı alerjiler Gerilme, iģ stresi ve strese bağlı rahatsızlıklar 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 417

52 Sosyal ortamlardan uzakta çalıģma Kamp koģulları Akıllarının ailelerinde kalması KiĢisel alıģkanlıklara yoğunlaģmak Yapılan ĠĢe Bağlı Tehlikeler Gürültü TitreĢim Rahatsız iģ duruģları Sürekli ayakta durma Çarpma riski ĠĢ yükü, taģıma ve itme Monotonluk ve tekrarlı iģler Hatalı istifleme Yetersiz ya da uygun olmayan makine kullanımı ĠĢçiye Bağlı Tehlikeler KiĢinin fiziksel yapısının iģe uygun olmaması KiĢinin yetenekleri ve istekleriyle iģ uyumunun az olması ĠĢçinin yaptığı iģ ve iģçi sağlığı Stres ve can sıkıntısı Sağlıksız beslenme, öğün atlama ve yetersiz hijyenin oluģturduğu sağlık sorunları Konsantre eksikliği, dalgınlık Sigara, alkol, kahve gibi alıģkanlıklara yoğunlaģma Genel bir huzursuzluk ve sinirlilik, dikkat kaybı, denge kaybı, bezginlik ve hırçınlık, duyma kayıpları, baģ ağrısı, yorgunluk ve kazalara yatkınlık Beyaz parmak hastalığı, dokunmada hissizlik, kol kaslarında güç kaybı, eklem ve iç organlarda zedelenmeler, sinirlerde duyarlılık kayıpları, denge kaybı ve el parmaklarında dolaģım bozukluklarının oluģması ĠĢin gereği uzun süre eğilme, uzanma ve zorlanmanın oluģturduğu stres, sırt, bel ve omuz ağrıları, uzun dönemde iģ hevesi ve verimlilik kayıpları Varis gibi ayak ve bacak rahatsızlıkları Devrilen ağaç ya da sürütülen odun gibi ağır malzemelerin çarpması sonucu oluģacak ölüm ve yaralanmalar Ġskelet-kas sistemine gereğinden çok yüklenme, genel yorgunluk, eklem sakatlıkları, kas ve omurlarda zedelenmeler, disk kayması ve fıtığı, sırt ve omuz ağrıları, aģırı enerji harcanması, solunum ve dolaģımda zorlanmalar, yorgunluk, sakatlanmalara yatkınlık Durgunluk, dikkat azalması, genel huzursuzluk, iģ hevesi kaybı, yorgunluk, bezginlik ve bitkinlik Odun hammaddesinin hatalı istiflenmesi istifin devrilip odunların yuvarlanmasına ve çalıģma ortamında bulunan iģçilerde yaralanma ve ölümler Zorlanma, yorgunluk, iģ veriminin azalması Yetmezlik hallerinde aģırı zorlanma, telaģ ve gereksiz gerginlikler, heyecan ve utanma hissi Hiperaktivite, isyankarlık, güven kaybı ve psikolojik sorunlar Her türlü yaralanmalara sebep olabilecek kazaların 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 418

53 iģ güvenliği konularında eğitimsizliği Koruyucu ekipman kullanılmaması Operatör ve sürücü hataları ĠletiĢim eksikliği olması El, göz, diz, kulak gibi uzuvlarda yaralanmaların oluģması Yeterli ikaz vermeden araçların çalıģtırılması veya durdurulması sonucu iģçilere çarpma, ürünlerin devrilmesine ve iģçilere çarpmasına neden olur Vinç ya da hava hattı ile taģıma gibi geniģ alanlarda yürütülen iģlerde iģçiler arasındaki haberleģmenin zor olması yaralanma ve uzun süreli iģ göremezliğe neden olabilir Ülkemizde ormanlık alanlar; yanlıģ arazi kullanımı, plansız yerleģim ve daha birçok nedenle büyük oranda eğimi yüksek, engebeli ve yerleģim alanlarından uzak alanlara kaymıģtır. Orman iģçileri ve uygulayıcılar ile yapılan görüģmelerde çalıģma ortamından kaynaklı olarak yaģanan sıkıntıların; zor topoğrafya üzerinde sürekli ayakta durmak ya da hareket etmek, uzun süre sabit iģ duruģlarının olması, monoton ve tekrarlı iģler yapılması, gürültü ve titreģime maruz kalması, ağır iģ yükünün olması ve fazla konsantrasyon gerektirmesi Ģeklinde belirlenmiģtir. Orman iģçileri ayrıca dıģ hava koģullarına açık bir alanda çalıģılması nedeniyle yağmur, kar, rüzgar, güneģ, nem, basınç farkı gibi iklimsel faktörden kaynaklanan zorluklar yaģadıklarını ifade etmiģlerdir. Sosyal yaģam alanlarından uzakta olan ormanlarda çalıģan iģçiler, çeģitli yaban hayvanlarının saldırısına, arı ya da böcek ısırması gibi risklerden tedirginlik duyduklarını belirtmiģlerdir. Ayrıca kısmen de orman içerisinde yetiģen bitkilerden, mantarlardan ya da çeģitli çiçeklerin polenlerinden kaynaklanan alerji ya da zehirlenmeler söz konusu olabildiği ifade edilmiģtir. Orman yollarının inģası gibi faaliyetlerde kayalık alanların geçilmesinde patlatma teknikleri kullanılmaktadır. Patlatma çalıģmalarında gerek kullanılan patlayıcı maddelerin kimyasal yapıları gerekse yanlıģ ya da plansız patlatma sırasında oluģabilecek aksilikler nedeniyle önemli riskler meydana gelebilmektedir. Orman iģçileri kullandıkları motorlu testere ve mekanizasyon araçlarının oluģturduğu toz ve dumanlardan çok rahatsızlık duymaktalar. ÇalıĢma alanının yerleģim yerlerinden çok uzak olması ya da iģin niteliği gereği iģçilerin orman içerisinde çadır, baraka ya da karavanlarda konaklamakları gerekebilmektedir. Böyle durumlarda iģçilerin akılları ailelerinde kalmakta ve sosyal hayattan uzakta olmalarından dolayı bazı bunalmalar yaģayabilmekteler. Ayrıca uzun süren ormancılık faaliyetlerinde iģçilerin alkol, kahve ya da sigara gibi kiģisel alıģkanlıkları yoğunlaģmaktadır. ĠĢçilerin konakladıkları kamp alanının hijyen durumu ve kamp süresince beslenmelerinde oluģan olumsuzluklar bazı sağlık problemlerine neden olabilmektedir. Ormancılık sektöründe çalıģan iģçiler daimi ve mevsimlik/geçici iģçiler olarak sınıflandırılırlar. Mevsimlik iģçiler, yılda yaklaģık 4-5 ay çalıģan, birim fiyat üzerinden ücretlendirilen ve bu iģler kapsamında bir sosyal güvenliği olmayan iģçilerdir. Ormancılık faaliyetlerinden üretim iģleri orman kanununun 40. maddesi gereği üretimin yapıldığı alana en yakın orman köylerinde yaģayan köylülere ya da orman köylerini kalkındırma kooperatiflerine yaptırılmaktadır. Bu durum, yaptıkları iģ ya da taģıdığı riskler konusunda eğitimli iģçilerin çalıģtırılması ihtimalini azaltmakta olup iģin daha çok deneme yanılma yolu ile iģi öğrenmiģ kiģilerce yapılmasına neden olmaktadır. Geçici iģçilerde iģ güvenliğinin 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 419

54 olmaması ve yaptıkları iģ bittikten sonra ne yapacakları konusunda endiģeler taģımaktadır. Bu durum iģçilerde stres, konsantrasyon eksikliği ve tedirginliğe neden olabilmektedir. ĠĢçiler kullandıkları araçların yaptıkları iģ için uygun ya da yeterli olup olmadığına bakmaksızın ellerindeki araçları kullanmaktadır. Ayrıca mevsimlik iģçiler belirlenirken fiziksel ya da psikolojik açıdan iģi yapmaya yeterli olup olmadığına bakılmamaktadır. Ayrıca bu orman iģçileri gelir durumlarının düģük olması ve iģ sırasında zorluk çıkarmaları nedeniyle eldiven haricinde koruyucu ekipman genellikle kullanmazlar. 3.2 Ormancılık Faaliyetlerindeki Risk Derecelerinin Tespiti Bir iģin taģıdığı tehlike risklerine bağlı olarak oluģan kazaların sıklığı ve Ģiddet derecesinin belirlenmesinde; yaģanmıģ iģ kazası ve olay raporları, ortam ölçüm raporları, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü (ĠSGGM) yıllık faaliyet raporları ya da Türkiye Ġstatistik Kurumu (TÜĠK) kayıtları gibi değiģik kaynaklardan yararlanılabilmektedir. Ancak ormancılık faaliyetlerinde çalıģan iģçilerin büyük bölümünün mevsimlik iģçi olması ve yaptıkları iģle ilgili herhangi bir sağlık güvencelerinin olmaması nedeniyle iģ kazaları hakkında sağlıklı ve yeterli kayıtlara ulaģmak mümkün olamamaktadır. Bu gibi durumlarda söz konusu iģlerle ilgili en doğru bilgilere bu iģ kolunda çalıģan iģçiler, iģverenler ve konunun uzmanı olan kiģilerle görüģmelere yapılarak elde edilebilmektedir. Bu çalıģmanın devamında risklerin Ģiddet ve sıklıkları Tablo 4 te verilen ormancılık faaliyetlerindeki olası tehlikelerin Tablo 1 ve Tablo 2 de verilen sınıflamalar baz alınarak; daimi ve mevsimlik odun üretim iģçileri, yangın iģçileri, orman yol yapım faaliyetlerinde çalıģan iģçiler ve operatörlere, uygulamada çalıģan orman mühendisleri ve orman Ģefleri tarafından değerlendirilmeleri sağlanacaktır. Böylece elde edilen veriler her bir iģ grubu için ayrı ayrı değerlendirilerek ormancılık iģlerindeki kaza sıklıkları ve Ģiddetleri belirlenecektir. Her bir olası tehlike için ortaya konulacak meydana gelme olasılığı ile Ģiddetlerinin matematiksel çarpımları hesaplanarak riskleri hesaplanacaktır. 3.3 Ormancılık Faaliyetleri Ġçin Risklerin Kontrol Altına Alınması Risklerin kontrol altına alınması; riskin kaynağının tamamen ortadan kaldırılması, daha az riskli olan baģka bir alternatifin kullanıma konulması ya da riskin derecesini azaltacak önlemler alınması olarak üç Ģekilde yapılır. Ormancılık faaliyetlerinde fiziksel koģullar (çalıģma ortamının topoğrafik yapısı, iklim elemanları), kimyasal etmenler ve biyolojik etmenlerden (bitki, yaban hayvanları, böcekler gibi) kaynaklanan risklerin tamamen ortadan kaldırılması söz konusu değildir. Böyle durumlarda riskin derecesini en aza indirecek önlemler geliģtirilmelidir. Yapılan iģe ve çalıģan iģçiye bağlı tehlikelerde ise alternatif yöntemler geliģtirme ve riski en aza indirecek önlemlerin geliģtirilmesi yöntemleri kullanılabilir. KAYNAKLAR Andaç, M. (2002) Risk Analiz ve Yönetimi, ĠSG, Mayıs-Haziran 2002, s. 14. Atılgan, H. (2008) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinin Temel Prensipleri, Son eriģim tarihi:1 Eylül Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 420

55 Baripoğlu, Ö. (2001) Risk Analizleri, ÇalıĢma Ortamı Dergisi, ġubat 2001, Gökbayrak, ġ., (2005) Orman ĠĢçilerinin ÇalıĢma KoĢullarından Kaynaklı Risk Faktörleri Üzerine Bir Ġnceleme. Son eriģim tarihi: 25 Ağustos 2011 Harmankaya, D.B. (2011) Risk Yönetimi ve ĠĢletmelerde Uygulanabilirliği. MPM Kalkınmada Anahtar Verimlilik Dergisi, Yıl: 23, Sayı: 268, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğine ĠliĢkin Risk Grupları Listesi Tebliği ( tarih ve sayılı Resmi Gazete). Meulbroek, L. (2002). The Promise And Challenge Of Ġntegrated Risk Management. Risk Management & Insurance Review. Volume 5, Özkılıç, Ö. (2008) ĠĢ Sağlığı Ve Güvenliğinde Risk Değerlendirmesi, 5. Uluslararası ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı, ĠSGGM, Kasım 2008, Ġstanbul. Özkılıç, Ö. (2005) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği, Yönetim Sistemleri ve Risk Değerlendirme Metodolojileri, TĠSK Yayınları, 219 s., Ankara. Poschen,P. (1998) General Profile, Encyclopaedia of Occupational Health And Safety, Vol:III, ILO. TS (2008) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Yönetim Sistemleri Standardı-ġartlar, TSE. Uğur, Ġ. (2004) 4857 Sayılı ĠĢ Kanunu ve Ġlgili Yönetmelikler, Detam Yayınları, Ankara. URL-1, Son eriģim tarihi: 25 Eylül URL-2, d=52. Son eriģim tarihi: 25 Eylül Üçüncü, K. (2005) Ergonomi ve ĠĢ Etüdü, Karadeniz Teknik Üniversitesi Orman Fakültesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü, Ders Notları No: 77, Trabzon, 267 s. Ünver, S. ve Acar, H.H. (2007) Odun Hammaddesi Üretiminde ĠĢçi Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği, 13. Ulusal Ergonomi Kongresi Bildiriler Kitabı, Erciyes Üniversitesi, 6-8 Aralık 2007, , Kayseri. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 421

56 HAYVANCILIK SEKTÖRÜNDE Ġġ GÜVENLĠĞĠ ve MUHTEMEL RĠSKLERĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ Erdal ÖZ 1, Fazilet N. ALAYUNT 2 1 Yrd. Doç. Dr., Ege Üniversitesi Ege Meslek Yüksekokulu Tarım Makineleri Programı Ġzmir, e-posta : 2 Prof. Dr., Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Tarım Makineleri Bölümü,35100 Ġzmir, e-posta : ÖZET Hayvancılık iģletmelerinin, çalıģma yoğunluğu, uzun çalıģma saatleri ve yüksek düzeyde risk içeren uygulamalara sahip olması, bu sektörün ergonomi ve iģ güvenliği yönü ile incelenip, değerlendirilmesini zorunlu hale getirmektedir. Tarımın modernleģmesine paralel olarak hayvancılık endüstrisindeki birçok uygulama mekanize olsa da gerek ergonomik açıdan ve gerekse iģ güvenliği açısından çalıģanların sağlığını etkileyebilecek çok sayıda unsuru içinde bulundurmaktadır. Hayvancılık iģletmeleri temelde bir endüstri dalı olmakla birlikte diğer endüstrilerden tipik farklılıklar gösterir. Bunların baģında çalıģılan materyalin canlı bir varlık olması gelmektedir. Hayvanlar ses, ıģık, gürültü vb. çevresel etmenlere duyarlı ve bunlara farklı tepkiler verebilen canlılardır. Hayvanların doğasında var olan bu tepkilerin bazıları insan sağlığı açısından son derece tehlikeli, hatta ölümcül olabilir. Bu açıdan bu iģletmelerde çalıģan kiģilerin potansiyel tehlike ve risklere karģı bilinçli olması son derece büyük önem taģımaktadır. Bu çalıģmada hayvancılık iģletmelerinde çalıģan kiģilerin güvenliğini ve sağlığını tehlikeye atabilecek unsurlar ve bu unsurlara karģı alınabilecek önlemler irdelenmiģtir. Bunun yanı sıra gerek güvenlik açısından ve gerekse ergonomik açıdan risk analizi yapılarak önerilerde bulunulmuģtur. Anahtar Kelimeler: iģ güvenliği, hayvan, hayvancılık iģletmeleri, ABSTRACT It is a necessity to evaluate of livestock enterprises in terms of working safety and ergonomics due to intensive, long working periods and applications that have higher risks. There are a lot of factor that affect the workers health respect to both ergonomic and working safety although many applications be mechanized parallel to technological developments. Livestock enterprises is mainly an industrial branch, but it have typical differences from the others. The main difference is that the material which working with it is a living creature. Animals are sensitive to enviromental factors such as light, sound, noise, etc. and may react different responds. Some of these responds may extremely dangerous and even fatal for 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 422

57 workers. In this respect, to be conscious of the workers about hazards and risks is quite important. In this study, it was evaluated that the factors that affect safety and health of the workers and measures identified. Also recommendations were made by making risk analyse in terms of safety and ergonomic. Keywords; safety, animals, livestock enterprises 1. GĠRĠġ Tarımdan söz edildiğinde pek çok kiģinin aklına açık alanlarda gerçekleģtirilen tarla ve bahçe tarımı gelmektedir. Ne var ki; tarımsal faaliyetler sadece açık alanlarda yürütülmemektedir. Günümüzde pek çok üretici tarla tarımı ile birlikte kapalı alanlarda çalıģılmasını gerektiren seracılık ve hayvancılık faaliyetlerini de gerçekleģtirmektedir. Bu faaliyetler içerisinde insanoğlunun gereksinim duyduğu proteini karģılama konusunda eģsiz bir kaynak olan ve binlerce yıldır sürdürülegelen hayvancılık ön plana çıkmaktadır. Tarımın modernleģmesi hayvancılık iģletmelerini de etkilemiģ, bu iģletmeler günümüzde bir endüstri dalı haline dönüģmüģtür. Bu bağlamda insan gücü ile gerçekleģtirilen faaliyetlerin bir kısmı mekanize hale gelmiģtir. Tüm geliģmelere karģın hayvancılık; gerek ülkemizde ve gerekse dünyanın pek çok ülkesinde yoğun çalıģma gerektiren, düzensiz ve uzun çalıģma saatleri içeren, aynı zamanda çalıģma güvenliği açısından yüksek düzeyde risklere sahip bir çalıģma alanı olarak tanımlanmaktadır. Hayvancılık iģletmeleri diğer endüstri dallarından tipik farklılıklar gösterir. Bunların baģında çalıģılan materyalin canlı bir varlık olması gelmektedir. Hayvanlar ses, ıģık, gürültü vb. çevresel etmenlere duyarlı ve bunlara farklı tepkiler verebilen canlılardır. Hayvanların doğasında var olan bu tepkilerin bazıları insan sağlığı açısından son derece tehlikeli, hatta ölümcül olabilir. Buna ilave olarak iģletmelerin çalıģanın sağlığını tehlikeye atabilecek makineler, gübre, toz, kaygan zemin vb. unsurlarla donatılmıģ olması söz konusu sektörü iģ güvenliği açısından oldukça riskli bir hale sokmaktadır. Isaacs vd. (2008), tarımsal iģ güvenliği ile ilgili çalıģmaların genellikle traktör ve makinelerden kaynaklanan kazaları önlemeye yönelik olduğunu, buna karģın hayvancılık alanında gözlenen kaza oranlarından daha yüksek olduğunu ifade etmektedir. Yazarlar hayvanların tarımsal alanda yaģanan kazaların 4. ana nedeni olduğunu belirtmektedirler. Karttunen ve Rautiainen (2011), tarımsal çalıģmalarda, özellikle hayvancılık faaliyetlerinde çiftçilerin yaralanma, kalıcı sakatlık ve mesleki hastalıklara yol açan çeģitli unsurlara maruz kaldıklarını, bunların erken emeklilik ve yaģam kalitesinde kayba neden olduğunu belirtmektedirler. Yazarlar modern teknolojinin yardımına rağmen hayvan yetiģtirme iģlemlerinin hala uzun süreli tekrarlamalı hareketler, yorucu çalıģma pozisyonları ve ağır çalıģma koģulları içerdiğini ifade etmektedirler. Nogalski vd. (2007), hayvan yaralanmalarının medikal boyutunu incelediği kapsamlı araģtırmasında hayvanlardan dolayı yaralanma olaylarında genellikle hayvanın suçlu olarak gösterildiğini, buna karģın insanların uygun olmayan davranıģlarının, hayvan üzerinde uygun kontrol tekniklerinin uygulanmamasının ve çocuklara göz kulak olunmamasının ciddi bir kaza potansiyeli yarattığını ortaya koymuģlardır. Yazarlar, özellikle büyükbaģ hayvan yaralanmalarında hastane desteği gereksiniminin çok daha yüksek olduğunu belirtmektedirler. Bean (2008), hayvan yetiģtirme uygulamalarının genellikle ailede nasıl öğrenildi ise öyle devam ettirildiğini, bu alıģkanlığın sıklıkla güvenli 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 423

58 Kör Alan olmayan uygulamaların gerçekleģtirilmesine neden olduğunu ifade etmektedir. Gerberich vd. (2001), Amerika BirleĢik Devletleri nin 5 eyaletinde gerçekleģtirdikleri çalıģmada hayvanların çocuk ve gençler arasında tarımsal iģlemlerden kaynaklanan yaralanma nedenlerinin baģında olduğunu belirtmiģlerdir. Bir baģka araģtırmada ise ABD de yaģanan tarımsal kazaların beģte birinin hayvanlardan kaynaklandığı, bu kazalara karıģan kiģilerin %40 ından fazlasının 10 yaģının altında çocuklar olduğu ortaya konmuģtur (Hendricks ve Adekoya, 2001) Bu noktadan hareketle bu çalıģmada hayvancılık iģletmelerinde güvenlik ve sağlık açısından risk oluģturan unsurlar irdelenmiģ ve önerilerde bulunulmuģtur. 2. Ġġ GÜVENLĠĞĠ AÇISINDAN HAYVANCILIK ĠġLETMELERĠ 2.1. Hayvana Bağlı Faktörler Hayvancılık iģletmelerinde iģ güvenliğinin temelini hayvan davranıģları hakkında bilgi sahibi olmak oluģturmaktadır. Bilinçli bir yetiģtirici öncelikle hayvanların tehlike alanının ne olduğunu bilmek durumundadır. BüyükbaĢ hayvanlar (süt ve besi sığırları, boğa, öküz vb.) panaromik bir görüģ açısına sahiptirler. Bu özellikleri etraflarındaki nerdeyse herģeyi görmelerini sağlar. Ancak keskin görüģ açıları oldukça sınırlıdır ( ). GörüĢ açılarının dıģındaki alanlarda ancak hareketleri algılayabilirler. Bunun yanısıra arka kısımlarında göremedikleri ve büyüklüğü hayvanın kafasının aģağıda yada yukarıda olmasına göre değiģen kör bir alan söz konusudur. Tüm bunlar bir hayvanın tehlike alanı olarak tanımlanır (ġekil 1). ġekil 1. BüyükbaĢ hayvanlarda tehlike alanı (Stafford, 2005) Hayvanların keskin görüģ açısı dıģında kalan alanlardaki ani değiģimler hayvanı ürkütebilir. Aynı Ģekilde kör alandan yaklaģan bir kiģi hayvanın korkmasına neden olabilir. Kallienoniemi vd. (2011), hayvanların idaresindeki gösterilecek zayıflığın hayvanın insandan korkmasına neden olduğunu, korkmuģ bir hayvanın beklenmeyen davranıģlar sergileyebileceğini ve bu nedenle tehlikeli olabileceklerini belirtmiģlerdir. KorkmuĢ bir hayvan genellikle arka ayağını geriye ve yana doğru savurmak sureti ile tekme atarak tepki 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 424

59 verir (ġekil 2). Besicinin yada sağımcının özellikle kör alan içerisinde bulunması ciddi Ģekilde yaralanmasına neden olabilir. ġekil 2. BüyükbaĢ hayvanlarda tekme alanı BüyükbaĢ hayvanlarda tekme atarak tepki verme olayı hayvanın yaralanması yada süt sığırlarında olduğu gibi memelerinin iltihaplanması durumunda da ortaya çıkabilir. Bu durumda hayvan canının yandığı kısıma doğru tekme savurur. Bakıcı yada sağımcının bu durumun farkına vararak ters yönde pozisyon alması kendi güvenliği açısından oldukça önemlidir. BüyükbaĢ hayvanların bakımında önemli bir diğer unsur ise kaçıģ bölgesidir. Çoğu hayvan insana alıģkın olmak ve kendisine dokunulmasına izin vermekle birlikte belirli bir mesafeden sonra insandan kaçmaya meyillidir. Bu mesafeyi kapsayan alan kaçıģ bölgesi olarak adlandırılır (ġekil 3). KaçıĢ bölgesi hayvanların güvenli bir Ģekilde idare edilmeleri açısından önem taģır. Bu bölgeye yapılan hızlı giriģler hayvanın panik yapmasına, kafasının karıģmasına, dolayısıyla kontrolsuz bir Ģekilde hareket etmesine neden olur. Hayvanın harekete geçmesi durumunda bakıcının sakince denge noktası yada yakınına ilerlemesi stresin azaltılmasına yardımcı olur. Durdurmak için 45 0 Hareket ettirmek için 90 0 Denge Noktası ġekil 3. BüyükbaĢ hayvanlarda kaçıģ bölgesi (Stafford, 2005) 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 425

60 Çiftlik hayvanları çoğunlukla renk körüdür ve sınırlı bir algıya sahiptirler. Bu özellikleri gürültüye olan aģırı hassasiyetleri ile birleģtiğinde tehlikeli durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Ani ve yüksek sesler hayvanları korkutabilir yada ürkütebilir. Bu durumda hayvan içgüdüsel olarak gürültüden kaçmaya çalıģır. Bu esnada etrafındakilere bilinçsizce çarpıp fırlatabilir. Böyle bir hayvana yakın olan bir kiģi kolaylıkla hayvan tarafından yere düģürülerek ezilebilir. Hayvan davranıģları ile ilgili göz önünde tutulması gereken diğer bir unsur ise hayvanın cinsiyetidir. Buna göre erkek hayvanlar potansiyel olarak tehlikeli kabul edilmektedir. Bunun yanısıra yeni doğum yapmıģ hayvanlar da annelik içgüdüsünün etkisi ile bakıcısına karģı saldırgan davranabilir. AraĢtırmalar, hayvanların yukarıda sözü edilen özelliklerinin ciddi anlamda yaralanmalara yol açtığını ortaya koymaktadır. Bu araģatırmaların sonuçlarına göre medikal bakım gerektiren büyükbaģ hayvan kaynaklı yaralanma olaylarında saldırma ve boynuzlamanın oldukça yaygın olduğu (Nogalski vd., 2007), yaralanma nedenleri arasında hayvan saldırılarının ilk sırada yer aldığı ve önemli oranda hayvan altında ezilme olaylarının yaģandığı belirlenmiģtir (Virtanen vd., 2003) ÇalıĢma Ortamına Bağlı Faktörler ĠĢletmelerin yapısal özellikleri çalıģma güvenliği açısından önem oluģturan bir unsurdur. Uygun koģullara sahip bir iģletme hayvanların kolaylıkla kontrol edilebilmesine, güvenliği tehdit edebilecek davranıģların en aza inmesine olanak sağlamaktadır. Kallioniemi vd. (2011), hayvan refahı için yapılacak yatırımların hayvanların daha sakin olmasını sağladığını, bu koģulların çalıģanların daha güvenli bir ortamda iģini sürdürmelerine yardımcı olduğunu belirtmektedirler. Hayvana bağlı faktörlerde açıklandığı gibi hayvanların ürkme ve korkmasına neden olacak çevresel faktörlerin uygun hale getirilmesinin güvenli bir çalıģma ortamı sağlamasının yanısıra hayvan verimini de arttırdığı bilinmektedir. Hayvancılık iģletmelerinden ortamdan kaynaklanan nedenlerden dolayı en sık rastlanan yaralanma türü kayma ve düģmedir. Kaustell vd. (2007), Finlandiya koģullarında hayvancılık iģletmelerinde meydana gelen kazaların yaklaģık %15 inin kayma ve düģmeden kaynaklandığını, ortalama iģ görememezlik süresinin 26 güne kadar çıkabildiğini ortaya koymuģlardır. Yemleme, sulama, buharlaģma, dıģkılar vb. faaliyet ve nedenlerle iģletmelerin zemini çoğunlukla kirli ve ıslak olmaktadır. Yukarıda sözü edilen kaza türlerinin önüne geçilebilmesi için özellikle çalıģanların gezindikleri alanların kaymayı engelleyecek bir döģeme ile kaplanması, çalıģanların da kaymayı önleyici tabana sahip ayakkabılar giymesi büyük önem taģımaktadır. Ortama bağlı diğer bir unsur ise tozlar ve gazlardır. Özellikle yemleme sırasında ortaya çıkan tarımsal tozlar astım, bronģit, akciğer kanseri gibi rahatsızlıklara yol açabilmektedir. Gübrelerin depolanması sırasında ortaya çıkan CO, CO 2, Metan, Amonyak ve Hidrojen Sülfür gibi tehlikeli ve zararlı gazların insan sağlığını olumsuz etkilememesi açısından iģletme içinde etkin bir havalandırma sağlanmalıdır ÇalıĢana Bağlı Faktörler Hayvancılık iģletmelerinde güvenli bir çalıģma ortamının yaratılmasında çevresel faktörler kadar çalıģanların tutumunun büyük önemi söz konusudur. Bakıcıların/sağımcıların kendi güvenliği açısından göz önünde bulundurması gereken unsurlar Ģöyle sıralanabilir; 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 426

61 Hayvandan korkmamalıdır. Hayvanlar korkuyu algılayabilir ve buna göre savunma geliģtirebilirler. Hareketlerinde sakin ve kararlı olmalıdır. Çiftlik hayvanlarının özellikle sığır ve boğaların büyüklüğünün farkında olmalıdır. YetiĢmiĢ hayvanlar korkuya kapıldıklarında kolaylıkla etrafındaki bariyerleri yıkabilir yada üzerinden atlayabilirler. Asla hayvanlara bağırmamalı ve vurmamalıdır. Bu davranıģlar hayvanda korku geliģmesine, kaçınmak için beklenmedik hareketler sergilemesine neden olabilir. Hayvanlardan geçebilecek hastalıkların söz konusu olabileceğini hatırdan çıkarmamalı, kiģisel koruyucuları mutlaka kullanmalıdır. Hayvanların idaresi sırasında doğrudan hayvanların arasında yer almak yerine kiģsel emniyetini sağlayacak bir pozisyon almalıdır. Tehlike anında kaçabilecek bir aralık yada kapı bulunması güvenlik açısından oldukça gereklidir (ġekil 4). ġekil 4. Emniyetli çalıģma pozisyonları ve acil kaçıģ kapısı (Stafford, 2005) 3. ERGONOMĠK YÖNDEN HAYVANCILIK ĠġLETMELERĠ Modern teknolojinin geliģmesi ile tarımın her alanında olduğu gibi hayvancılık alanında da önemli geliģmeler yaģanmıģtır. Bu kapsamda beden gücü gerektiren pek çok iģlem mekanize hale gelmiģ ve çalıģanların yükü azaltılmıģtır. Bu geliģmelere rağmen hayvancılık halen ergonomik açıdan ciddi riskler içeren, özellikle kasiskelet sistemi rahatsızlıklarının yoğun görüldüğü bir endüstri dalı olarak tanımlanmaktadır. Bunun temelinde ülkemizde dahil olmak üzere (TUĠK, 2001) dünyanın bir çok ülkesinde iģletmelerin küçük çaplı aile iģletmelerinden oluģması yatmaktadır. Bu durum özellikle süt sığırcılığı iģletmelerinde gerçekleģtirilmesi gereken çok sayıda iģlemin az sayıdaki çalıģan tarafından yürütülmesine neden olmaktadır. Söz konusu durum öncelikle bireyleri uzun ve belirsiz zaman dilimleri içerisinde çalıģmak zorunda bırakmaktadır. Bu da yorgunluk ve uykusuzluk gibi çalıģma performansını etkileyecek olumsuzluklara neden olmaktadır. Kolstrup ve Hultgren (2011), küçük çaplı iģletmelerde yüksek çalıģma yoğunluğundan dolayı çalıģanlarda uykusuzluk ve yorgunluğun yaygın olduğunu, kiģilerin daha fazla fiziksel maruziyet ve semptomlarla karģı karģıya kaldığını belirtmiģlerdir. Karttunen and Rautiainen (2011), hayvancılık iģletmelerinde yetersiz 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 427

62 uyku ve dinlenme ile mental mola eksikliğinin temel risk faktörleri olduğunu ifade etmektedirler. Süt sağım iģlemi ergonomik sorunların en yoğun gözlendiği iģlemlerden birisini oluģturmaktadır. Günümüzde elle sağım yerine makineli sağıma geçilmiģ olsa da sağım iģlemi kas-iskelet sisteminde bazı olumsuzluklara yol açabilmektedir. Bu durum temelde uygun olmayan çalıģma poziyonlarından kaynaklanmaktadır (ġekil 5). ġekil 5. Seyyar tip süt sağım makineleri ile süt sağım iģleminde beden pozisyonları Seyyar tip süt sağım makineleri küçük ölçekli iģletmelerde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu makinelerle çalıģma Ģekilden de görüleceği gibi bedenin belli noktalarında zorlanmaya neden olmaktadır. Günde en az iki kez gerçekleģtirilen bu iģlem zaman içinde çalıģanların özellikle bilek, omuz, bel ve dizlerinde kronik sorunlar oluģmasına neden olmaktadır. AraĢtırmalar bu tür sağım iģletmelerinde el ve önkolun uygunsuz pozisyonu nedeniyle bilek ve ellerde yaralanma riskinin yüksek olduğunu (Stal vd., 2000), bel ve diz rahatsızlıklarına sık rastlandığını ortaya koymaktadır (Kauke vd., 2010). Modern sağım sistemlerinin diğer bir deyiģle sabit sağım sistemlerinin geliģtirilmesi yukarıda sözü edilen rahatsızlıkların kısmen önüne geçmiģ olsa da tamamen ortadan kaldırmamıģtır. Bu sistemlerde bireylerin ayakta çalıģabilmesi beline gelen yükü azaltmıģ, ancak hayvan sayısının artmasına da bağlı olarak omuz ve ellerinde baģka sorunlar ortaya çıkmasına neden olmuģtur (ġekil 6). ġekil 6. Modern sağım sistemlerinde iģlem aģamaları (Stal vd., 2000, Pinzke vd., 2001) 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 428

63 AraĢtırmalar daha fazla sayıda hayvan sağılabilmesine olanak sağlayan bu tip sağım sistemlerinde çalıģanların kaslarındaki statik yüklenmenin artıģ gösterdiğini, kasların dinlenmesine zaman kalmadığını, hızlı ve tekrarlı hareketlerin el ve kollarda yaralanmaya yol açtığını, sağım baģlıklarının ağırlığının özellikle kadın çalıģanların dirseklerinde yüksek düzeyde gerilme yarattığını, kısa ve uzun boylu çalıģanlarda uzanma yada eğilmenin zaman içinde rahatsızlıklara yol açtığını ortaya koymuģtur (Stal vd., 2000; Pinzke vd., 2001; Jacob vd., 2009) 4. SONUÇ ve ÖNERĠLER Sahip olduğu yüksek düzeyli güvenlik ve ergonomik riskler hayvancılığı tehlikeli bir tarımsal faaliyet olarak ortaya çıkarmaktadır. ÇalıĢma materyalinin beklenmedik tepkiler verebilecek canlılar olması baģta olmak üzere çalıģanların sağlığını tehlikeye atabilecek pek çok unsur söz konusudur (Tablo 1). Tablo 1. Hayvancılık iģletmelerinde karģılaģabilecek baģlıca tehlikeler Tehlike Nedenleri Olası Riskler Gerekli Önlemler Beklenmeyen Hayvan DavranıĢları Kayma, Takılma ve DüĢme Yüksek Konsantrasyonlu Zehirli Gazlar Gürültü Kimyasallar Ürkme ve Korku, Hastalık, Cinsiyet özellikleri. Hayvan dıģkıları, Çamur, Nem, Keskin nesneler, Sıvılar (kimyasallar, süt vb.), Düzensiz çalıģma. Hayvan dıģkıları, Gübre temizleme, depolama Kullanılan makineler, Sağım tesisleri.. Çiftlik gazları (amonyak, metan, CO, CO 2, vb.), Temizlik kimyasalları (hayvan), Silaj katkıları. Yaralanma, Kalıcı sakatlıklar. Yaralanma, Kalıcı sakatlıklar. Zehirlenme. ĠĢitme kaybı. TahriĢ (göz, burun, cilt), Egzama,.Solunum felci, tahriģ. Farkındalık (Hayvan davranıģları), Sakin davranıģlar Kaymayı önleyecek zemin ve ayakkabılar, Düzenli temizlik, Düzenli iģletme. KiĢisel koruyucular, Yeterli havalandırma, Ortak çalıģma.. KiĢisel koruyucular, Düzenli bakım. KiĢisel koruyucular, Farkındalık (Kimyasallar) Biyolojik Küflü saman, silaj, Çiftçi ciğeri hastalığı, KiĢisel koruyucular, 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 429

64 Tehlikeler Organik tozlar (yem, altlık, saman vb.) Hayvanlardan geçen hastalıklar (Zooneses). Organik Toz Toksitesi Sendromu Astım, bronģit, TahriĢ (Göz) Uygun havalandırma, Efektif yönetim. Egzama. Ergonomik Faktörler Belirsiz çalıģma saatleri, Kötü çalıģma pozisyonları, Tekrarlı hareketler, Ağır yük kaldırma, Stres. Ağrı (sırt, bel omuz, bilek, diz), Kas iskelet sorunları, Azalan çalıģma etkinliği, Uykusuzluk, yorgunluk, Mental yorgunluk. Mekanizasyon, Düzenli mola, Fiziksel eksersizler. Günümüzde özellikle süt sığırcılığı iģletmeleri giderek artan oranda mekanize olmakta, buna paralel olarak büyümektedir. Mekanizasyonun getirdiği rahatlık ve kolaylık yadsınamaz. Bununla birlikte teknolojik geliģmeler ile yukarıda sözü edilen risklerin tamamen ortadan kalktığını söylemek mümkün değildir. Bu risklerin en alt düzeye indirilebilmesi için çalıģanların farkındalığı büyük önem taģımaktadır. ĠĢletmelerde yapılacak yerinde ve uygun düzenlemelerle çalıģanların fiziksel yükünü azaltmak risklerin büyük oranda azaltılmasına yardımcı olacaktır. KAYNAKLAR Bean, T.L. (2008) Working Safely With Livestock, The Ohaio State Extension, Fact Sheet, AEX , 3p. Gerberich, S.G., Gibson, R.W:, French, L.R., Renier, C.M., Lee, T:Y., Carr. W.P. ve Shutske, J. (2001) Injuries among children and youth in farm households: Regional Rural Injury Study-I, Injury Prevention, 7: Hendricks, K.J. ve Adekoya, N. (2001) Non-fatal animal related injuries to youth occurring on farms in the United States, 1998, Injury Prevention, 7: Isaacs, S.G., Powers, L.A., Lineberry, G.T. ve Scharf, T. (2008) Enhancing Cattle Handling Safety with the Work Crew Performance Model, Journal of Agricultural Safety and Health 14(3): Jacob, M., Liebers, F. ve Behrendt S. (2009) The Influence of Varying Working Heights and Weights of Milking Units on the Body Posture of Female Milking Parlour Operatives, Agricultural Engineering International: the CIGR Ejournal. Manuscript MES Vol. XI. 10 p. Kallienoniemi, M.K., Raussi, S.M., Rautiainen, R.H. ve Kymalainen (2011), Safety and Animal Handling Practices among Women Dairy Operators, Journal of Agricultural Safety and Health 17(1): Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 430

65 Karttunen, J.P. ve Rautiainen, R.H. (2011), Risk Factors and Prevalence of Declined Work Ability among Dairy Farmers, Journal of Agricultural Safety and Health 17(3): Kauke, M., Korth, F., Savary, P. ve Schick, M. (2010) Workload in Modern Dairy Farms Assessment from the User s Perspective, 17th World Congress of the International Commission of Agricultural Engineering, 9 p. Kaustell, K.O., Mattile, T.E.A. ve Rautiainen, R.H. (2007) Safety Performance of Animal Confinement Floors: Slip, Trip, and Fall Injuries in Finland, Journal of Agricultural Safety and Health 13(4): Kolstrup, C.L. ve Hultgren, J. (2011) Perceived Physical and Psychosocial Exposure and Health Symptoms of Dairy Farm Staff and Possible Associations with Dairy Cow Health, Journal of Agricultural Safety and Health 17(2): Nogalski, A., Jankiewicz, L., ģwik, G., Karski, J., ve Matuszewski, L. (2007) Animal Related Injuries Treated at The Department of Trauma and Emergency Medicine, Medical University of Lublin, Ann Agric Environ Med., 14, Pinzke, S., Stal, M. ve Hansson, G.A. (2001) Physical Workload on Upper Extremities in Various Operations During Machine Milking, Ann Agric Environ Med, 8, Stafford, K.J. (2005) Cattle Handling Skills, ISBN ACC 517, New Zealand, 56p. Stal, M., Hansson, G.A., ve.moritz, U. (2000), Upper extremity muscular load during machine milking International Journal of Industrial Ergonomics TUĠK (2001), Tarımsal ĠĢletme Yapı AraĢtırması, ĠĢletme Büyüklüğü ve ĠĢletme Tipine Göre ĠĢletme, ĠĢletmenin Tasarrufunda Bulunan Arazi ve Hayvan Varlığı, Son eriģim tarihi: 27 Eylül 2011 Virtanen, S.V., Notkola, V., Luukkonen, R., Eskola, E. ve Kurppa, K. (2003) Work Injuries Among Finnish Farmers: A National Register Linkage Study , American Journal of Industrial Medicine, 43: Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 431

66 ELEKTRĠK ÜRETĠM TESĠSLERĠNDE MEYDANA GELEN Ġġ KAZALARININ ANALĠZĠ Mustafa KURT 1, Hüseyin CEYLAN 2 1 Prof. Dr., Gazi Üniversitesi, Müh. Mim. Fak. Endüstri Mühendisliği Bölümü, 06570, Ankara, e-posta: 2 Yrd. Doç. Dr., Kırıkkale Üniversitesi, Kırıkkale Meslek Yüksekokulu, 71450, Kırıkkale, e-posta: ÖZET Günümüzde, elektrik üretim tesisleri büyük öneme sahiptir. Mevcut teknoloji, büyük bir oranda elektrik enerjisi kullanımına bağımlıdır (Turgut 2009). Bu nedenle; bu tesislerde meydana gelebilecek bir kaza, tesisin tekrar devreye girmesine kadar, bu ünitelerden beslenen endüstriyel kuruluģların üretimlerinin durmasına, Ģehirlerin aydınlatılamamasına ve diğer birçok maddi zararlara sebep olmaktadır. Yani, bu kazaların çoğu zaman dolaylı maliyetleri doğrudan maliyetlerine göre çok daha fazladır yıllarına ait kaza verileri incelendiğinde, bu dönemde EÜAġ (Türkiye Elektrik Üretim A.ġ.) a ait Termik ve Hidrolik Santrallerde 813 iģ kazasının meydana geldiği ve bu kazaların önemli bir kısmının sonuçları itibariyle büyük kazalar olduğu görülür. Son sekiz yılda vuku bulan 813 kazanın %71,7 si ya ölümle ya da ağır yaralanmalarla sonuçlanmıģtır (EÜAġ ĠĢ Kazası Raporları, ). Bu değer Türkiye geneli için % 3,9 civarındadır ( Ġstatistik Yıllıkları, SGK). Bu durum, elektrik üretim sektöründe ĠĢ Güvenliği çalıģmalarının ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. Gerek etkilerinin büyük olması, gerekse bu kazaların dolaylı maliyetlerinin çok yüksek olması, elektrik kazalarının özellikle incelenmesi gereğini ortaya koymaktadır. Bu çalıģmada yılları arasında EÜAġ da meydana gelen kazalara ait kaza raporlarından hareketle, elektrik kazaları analiz edilmiģtir. Özel sektöre ait diğer elektrik üretim tesislerinde meydana gelen kazalar bu çalıģmanın kapsamı dâhilinde değildir. Ayrıca, SGK (Sosyal Güvenlik Kurumu) ve EÜAġ verilerinden hareketle, Türkiye genelinde meydana gelen kazalar ile EÜAġ kazaları, uluslararası kaza istatistikçilerin de kullandığı, çeģitli parametreler açısından kıyaslanmıģtır. Anahtar Kelimeler: ĠĢ Kazaları, ĠĢ Güvenliği, Elektrik Üretim Tesisleri, EÜAġ. ABSTRACT At present, electrical power plants are of great importance. The current technology depends on the use of a large percentage of electrical energy. For this reason, an accident which occurs in these plants, until the plant is put into service again; stops the production of industrial enterprises related to these plants, cities can not be illuminated and it also causes other financial damage. That is, most of the time, indirect costs of these accidents are much higher 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 432

67 compared to the direct costs. When the accident data between the years is analyzed, it s seen that 813 occupational accidents occurred during this period at thermal and hydraulic power plants of EÜAġ (Turkish Electricity Generation Company) and a significant percentage of these accidents are the major accidents in terms of their results. 71,7 percent of 813 accidents that have occurred in the recent eight years, resulted in death or serious injuries. This value is about 3,9 % for whole Turkey. This situation reveals how important the study of occupational safety for electricity generation sector is. Both large effects and also high indirect costs of these accidents indicate a special necessity of a study on electrical accidents. In this study we have analyzed the electrical accidents with regard to the accident reports of EÜAġ between the years The accidents occurred within the different electricity generation systems which belong to private sectors are out of the consideration of this study. The electrical accidents in EÜAġ and the accidents throughout Turkey have also been compared using the data of SGK (Social Security Institute) and EÜAġ in terms of various parameters used by the statisticians all over the world. Key words: Occupational Accidents, Job Safety, Electrical Power Plants, EÜAġ. 1. GĠRĠġ ĠĢ kazası, önceden planlanmamıģ, çoğu zaman ölümlere, yaralanmalara, makine ve teçhizatın zarara uğramasına veya üretimin bir süre durmasına yol açan, gerekli tedbirler alındığında çoğunlukla önlenebilen olaylar Ģeklinde tanımlanabilir. ĠĢ güvenliği ise, iģ ortamında sağlıklı ve güvenli çalıģma koģullarını oluģturarak; iģ kazaları ve meslek hastalıklarını en alt düzeye indirmek böylece maddi ve manevi kayıpları önleyerek verimliliği artırmak Ģeklinde ifade edilebilir (Ceylan 2000, 2011). Dünyada ve Türkiye de iģ kazaları çok ciddi bir problem olarak karģımıza çıkmaktadır. ĠĢ kazaları, bütün ülkelerin ortak sorunu olmasına rağmen, gerekli önlemlerin alınmasıyla beraber belli oranlarda azaltılabilir. Bu önlemlerin alınmasında yetersiz kalan ülkeler kazalardan daha fazla etkilenmektedir (Ceylan 2011, 2011, Eurostat, ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü). ĠĢ kazalarının en önemli sonucu, çalıģanların ölmesi, yaralanması veya ömür boyu sakat kalmasıdır. Bunun yanında çok ciddi maddi kayıplar da iģ kazalarının diğer önemli bir sonucudur. Türkiye de iģ sağlığı ve iģ güvenliği hususunda çok ciddi ilerlemeler kat edilmesine rağmen, bu konuyla ilgili olarak yapılması gereken çok Ģeyin olduğu da yadsınamaz bir gerçektir. Son yıllarda çalıģan kiģi sayısına düģen kaza miktarları azalmaktadır. Ancak, son altı yılın kaza istatistikleri incelendiğinde hâlâ ülkemizde yılda ortalama iģ kazası olmakta ve bu kazalarda 1103 çalıģanın hayatını kaybettiği görülmektedir. Ayrıca bu kazaların ülkemize getirdiği maddi kaybın da 45 milyar TL/yıl civarında olduğu tahmin edilmektedir ( Ġstatistik Yıllıkları, ILO). Elektrik; çağdaģ yaģamın en yaygın enerji kaynaklarından birisidir. Gerek sanayide gerekse insanların günlük yaģantısında pek çok kullanım alanı vardır. Evlerin aydınlatılması, elektrikli süpürge, bulaģık makinesi gibi ev aletlerinin çalıģtırılması, hatta yemek piģirme ve kapalı mekânları ısıtma gibi pek çok amaç için elektrik enerjisinden yararlanılır. Fabrika ve iģyerlerindeki makineler ile bilgisayarlar, telefon, radyo, televizyon yayınları gibi iletiģim sistemleri için gerekli olan enerji gene elektrikten sağlanır. Motorlu taģıtlardaki ateģleme 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 433

68 sistemini ve marģ motorunu besleyen enerji kaynağı da akümülatörlerde depolanmıģ olan elektriktir. Öte yandan elektrikli trenler ve otomobiller gibi bazı taģıtlar tümüyle elektrik enerjisiyle yol alır. Kısacası elektrik insanların en vazgeçilmez ihtiyacı haline gelmiģtir (Turgut 2009). Günümüzde, elektrik üretim tesisleri büyük öneme sahiptir. Mevcut teknolojinin büyük bir oranda elektrik enerjisi kullanımına bağımlı olması, kaza Ģiddetinin ve kazaların dolaylı maliyetlerinin yüksek olması, elektrik kazalarının özellikle incelenmesi gereğini ortaya koymaktadır[8,9,10]. Bunun için, bu çalıģmada yılları arasında EÜAġ da meydana gelen kazalara ait kaza raporlarından hareketle; elektrik kazaları analiz edilmiģtir. Ayrıca, Türkiye genelinde meydana gelen kazalar ile EÜAġ kazaları, uluslararası kaza istatistikçilerin de kullandığı, çeģitli parametreler açısından kıyaslanmıģtır. 2. TÜRKĠYE DE ELEKTRĠK ENERJĠ SĠSTEMĠNĠN YAPISI, ELEKTRĠK ÜRETĠMĠ 1970 li yıllardan itibaren, Türkiye de elektrik üretimi, iletimi ve dağıtımı Türkiye Elektrik Kurumu nca (TEK) tek elden yönetilirken, 1994 yılında TEK in yapısında değiģikliğe gidilerek Türkiye Elektrik Üretim-Ġletim A.ġ. (TEAġ) ve Türkiye Elektrik Dağıtım A.ġ. (TEDAġ) olmak üzere iki farklı iktisadi devlet teģekkülü olarak yeniden yapılandırılmıģtır de ise TEAġ; Elektrik Üretim Aġ (EÜAġ), Türkiye Elektrik Ġletim Aġ (TEĠAġ) ve Türkiye Elektrik Ticaret ve Taahhüt Aġ (TETAġ) unvanlarında, anonim Ģirket statüsünde, üç ayrı iktisadi devlet teģekkülü Ģeklinde teģkilatlandırılmıģtır[7]. Günümüzde, elektrik üretiminde tekelleģme kaldırılarak özel sektörün de elektrik üretimine girmesi sağlanmıģtır. Halen EÜAġ ülkemiz elektrik üretiminin yaklaģık % 45 i gibi çok büyük bir kısmını üretmektedir (EÜAġ, TEDAġ, TEĠAġ). Elektrik santrali, elektrik üretecek bir fabrikayı meydana getiren tesislerin tümü olarak tanımlanabilir. Elektrik üretiminde temel ilke mekanik enerjinin elektrik enerjisine dönüģtürülmesidir. Elektrik enerjisinin üretilmesi için kullanılan enerji veya yakıt türüne göre santraller değiģik isimler almaktadır. Bunlar; hidroelektrik, termik, nükleer, doğalgaz çevrim, jeotermal, rüzgâr, gel-git ve güneģ enerjisi santralleridir. Hangi türde olursa olsun, her elektrik santrali, bir enerji kaynağı, bir motor, bir jeneratör (alternatör) ve bir transformatör merkezinden oluģur. Yukarıda bahsedilen doğal enerji kaynaklarından biri ile beslenen motor jeneratörü çalıģtırır ve elektrik üretilir. Transformatör, jeneratörün ürettiği elektrik akımının gerilimini, ulusal veya uluslararası genel bağlantı Ģebekesini beslemek üzere uygun bir değere yükseltir. Türkiye de elektrik üretiminin çok büyük kısmını (yaklaģık % 78) hidroelektrik ve termik santraller sağlamaktadır (EÜAġ). Hidroelektrik santrallerde yüksek bir noktadan çarka düģen su bir dönme hareketine neden olmaktadır. Bu hareket elektrik üreten bir jeneratöre iletilerek elektrik üretimi sağlanır. Barajlar gerekli su yüksekliğinin sağlanmasında kullanılırlar. Termik Santrallerde de elektrik enerjisi dönen bir çark yardımıyla üretilir. Fakat bu sefer çarkı döndüren su değil kaynayan bir sıvının buharıdır. Genellikle kaynama noktası düģük sıvılarla oluģturulan yüksek basınçlı buhar türbinin (çarkın) hareket etmesini sağlar. Sıvının ısıtılmasında linyit, doğalgaz gibi yakıtlar kullanılır. Elektrik santral tipinin seçimi, enerjinin birim maliyetini belirleyen ilk yatırıma, iģletme ve bakım masraflarına bağlıdır. Termik santralin kuruluģ masrafları, aynı güçteki hidroelektrik santrale oranla iki veya üç kat daha düģüktür. Buna karģılık, hidroelektrik santralin iģletme masrafı çok azdır. Termik santralde, daima pahalı yakıt kullanıldığından iģletme masrafı çok 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 434

69 yüksektir. Hidroelektrik santralde amortismanın yüksek olmasına rağmen, birim maliyet termik santrale oranla daha düģüktür. EÜAġ, enerji piyasasında elektrik üretimi alanında aktif rol oynamakta olup, personeli ile kamuya ait Termik ve Hidroelektrik santrallerin iģletilmesi, bakım, onarım ve rehabilitasyonlarının yapılması faaliyetlerini yürütmektedir (EÜAġ). Kamuya ait santrallerin iģletilmesi ve elektrik üretiminden sorumlu kuruluģu EÜAġ, 2010 yılsonu itibariyle MW olan kurulu gücü ile Türkiye Kurulu gücünün % 49 unu ve Türkiye elektrik enerjisi üretiminin % 45,2 sini karģılamıģtır. EÜAġ ayrıca, termik ve hidrolik santrallerde verimi yükseltmek ve üretim kapasitesini artırmak için rehabilitasyonlar yapmaktadır (EÜAġ). EÜAġ ın mülkiyetinde 2010 yılsonu itibarıyla, 19 adet termik, 106 adet hidrolik santral bulunmaktadır. Kurulu güç MW ı termik, MW ı hidrolik santral olmak üzere toplam MW dır. EÜAġ ın elektrik üretimi, termik santrallerde 54 GWh, hidrolik santrallerde 42 GWh olmak üzere toplam 96 GWh olup; bu üretim miktarı ile EÜAġ, ülkemizin toplam elektrik üretiminin yaklaģık % 45,2 sini karģılamıģtır yılsonu itibariyle üretimin kaynaklara göre dağılımı kömür % 34,7, doğal gaz % 22,0, hidrolik % 43,2, sıvı yakıt % 0,1 olarak gerçekleģmiģtir (EÜAġ). 3. METOD VE BULGULAR Bu çalıģmada yılları arasında EÜAġ da meydana gelen 813 kaza, kaza raporlarından faydalanılarak analiz edilmiģtir. Elde edilen bulguların anlaģılır olması için, Türkiye genelinde meydana gelen kazalar ile EÜAġ kazaları, uluslararası kaza istatistikçilerin de kullandığı, genel kaza sıklığı ve kaza ağırlık hızı ölçütleri kullanılarak kıyaslanmıģtır. 3.1 EÜAġ da ĠĢ Kazalarının Genel Görünümü EÜAġ iģ kazalarının yıllara göre sonuçları itibariyle dağılımı Tablo 1 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). Tablo 1. EÜAġ ĠĢ Kazalarının Yıllara Göre Sonuçları Ġtibarıyla Dağılımı Kaza Sayısı İş Kazası Sonucu Toplam % Ölüm ,5 Ağır Yaralanmalı ,2 Hafif Yaralanmalı ,0 Yaralanmasız ,3 Toplam Bu tablo incelendiğinde, EÜAġ da meydana gelen kazaların önemli bir kısmının sonuçları itibariyle büyük kazalar olduğu görülür. Son sekiz yılda vuku bulan 813 kazanın %71,7 si ya ölümle ya da ağır yaralanmalarla sonuçlanmıģtır. Bu değer son sekiz yılda Türkiye geneli için 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 435

70 % 3,9 civarındadır. Bu durum, Elektrik sektöründe ĠĢ Güvenliği çalıģmalarının ne denli önemli olduğunu ortaya koymaktadır. EÜAġ için elde edilen verilere göre, yıllara göre çalıģan sigortalı sayıları, iģ güvenliği eğitimi almıģ personel sayıları, iģ kazası sayıları, ölümlü iģ kazası sayıları, yıllık çalıģma saatleri, iģ göremezlik gün sayıları ve kazaların doğrudan maliyetleri Tablo 2 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). Yıllar Tablo 2. EÜAġ ĠĢ Kazalarının Yıllara Göre Genel Görünümü İşçi Sayısı Eğitilen Eleman Sayısı (İSG) İş Kazası Sayısı Ölümlü İş Kazası Sayısı Yıllık Çalışma Saatleri İş Görmezlik Gün Sayısı Kaza Maliyeti (TL) Bu tablodan da anlaģılacağı üzere, EÜAġ da her yıl çalıģan personelin yaklaģık % 15 i ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği (ĠSG) konusunda eğitilmektedir. Son yıllarda EÜAġ da meydana gelen iģ kazası sayılarında, iģ göremezlik gün sayılarında ve doğrudan kaza maliyetlerinde, tedrici bir azalma olmuģtur. ĠĢ göremezlik gün sayısı hesaplanırken, her bir ölüm vakası için 7500 iģ gününün kaybedildiği varsayılmaktadır. Bu nedenle, 2009 yılında 4 ölümlü kaza meydana geldiği için, iģ göremezlik gün sayıları ve kaza maliyetleri yüksek çıkmıģtır. Ancak, kaza istatistikleri sadece bu verilere bakılarak kıyaslanamaz. Bunun için, genel kaza sıklığı ve kaza ağırlık hızı gibi değiģik kıyaslama ölçütlerine bakmak daha sağlıklı olacaktır. EÜAġ iģ kazalarının yıllara göre nedenleri itibariyle dağılımı Tablo 3 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 436

71 Tablo 3. EÜAġ ĠĢ Kazalarının Yıllara Göre Nedenleri Ġtibarıyla Dağılımı Kaza Sayısı İş Kazası Nedenleri Toplam % Kişisel Hatalar ,7 Ergonomik Uygunsuzluk ,25 Güven. Teçh. Kullanmamak ,69 Bilgi Eksikliği ,48 Organizasyon Bozukluğu ,60 Haberleşme Eksikliği ,11 İmalat ve Malzeme Hata ,06 Trafik ,86 Diğer Nedenler ,29 Toplam Bu tablo incelendiğinde, kiģisel hatalar (tedbirsizlik, dikkatsizlik, dalgınlık vs.) % 74 e yakın bir oranla en önemli kaza sebebi olarak görülmektedir. ÇalıĢma ortamı ve kullanılan teçhizatın çalıģana uyumunu sağlayarak, hem çalıģanı iģ kazaları ve meslek hastalıklarına karģı korumayı hem de verimliliği artırmayı hedefleyen ergonominin, EÜAġ gibi kurumsallaģmıģ bir kurumun kaza raporlarına 2010 yılına kadar geçmemesi de dikkat çekici bir durum olarak değerlendirilmektedir yılında trafik kazasının görülmemesinin sebebi, kaza raporlarında böyle bir seçeneğin olmayıp, bu neden gurubunun diğer nedenler baģlığı altında değerlendirilmesinden kaynaklanmaktadır. EÜAġ iģ kazalarının kazazedelerin öğrenim durumlarına göre dağılımı Tablo 4 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). Tablo 4: EÜAġ ĠĢ Kazalarının Kazazedelerin Öğrenim Durumlarına Göre Dağılımı Kaza Sayısı Öğrenim Durumu Toplam % İlköğretim ,69 Lise ,44 Endüstri Meslek Lisesi ,01 Yüksekokul ,86 Toplam EÜAġ da yürütülen faaliyetlerin büyük bir oranda elektrik ve mekanik olmak üzere teknik iģler olmasına rağmen, kazaların % 38,13 üne hiçbir teknik eğitim almayan Ġlköğretim ve Lise mezunu çalıģanların maruz kalması dikkat çekicidir. Bu durum ergonominin temel prensiplerinden olan iģe uygun eleman seçimi noktasında bir zafiyeti iģaret etmektedir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 437

72 EÜAġ iģ kazalarının kazazedelerin ĠSG eğitimi alıp-almama durumlarına göre dağılımı Tablo 5 de verilmiģtir. Tablo 5. EÜAġ ĠĢ Kazalarının Kazazedelerin ĠSG Eğitimi Alıp-Almama Durumlarına Göre Dağılımı İşçi Sağlığı ve Güvenliği Eğitimi Alma Durumu Kaza Sayısı Toplam % Eğitim Almış ,99 Eğitim Almamış ,40 Belirtilmemiş ,61 Toplam EÜAġ da her yıl çalıģan personelin yaklaģık % 15 i düzenli olarak ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği (ĠSG) konusunda eğitilmektedir. Bununla beraber, kazaya maruz kalan çalıģanların yaklaģık % 85 inin daha önceden ĠSG eğitimi almıģ olmaları düģündürücü bir sonuçtur. Bu durum, hem EÜAġ da hem de ülkemizde verilen ĠSG eğitiminin niteliği üzerinde tekrar düģünülmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır. Bilindiği üzere Lisans düzeyinde ülkemizde ĠSG eğitimi verilmemekte, ĠSG uzmanları çeģitli konularda eğitim görmüģ lisans mezunlarının toplam 120 saatlik bir eğitimden geçirilmesi suretiyle yetiģtirilmektedirler. Ayrıca elektrikle veya mekanikle hiç alakası olmayan insanlar bu kurs sonucunda ĠSG uzmanı olmakta, onların verdiği eğitimlerde yukarıdaki görülen tabloyu doğurmaktadır. EÜAġ iģ kazalarının kazazedelerin yaģ durumlarına göre dağılımı Tablo 6 da hizmet sürelerine göre dağılımı Tablo 7 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). Tablo 6. ĠĢ Kazalarının YaĢ Durumuna Göre Dağılımı Kaza Sayısı Yaş Grupları Toplam % , , , ,6 41 ve sonrası ,6 Toplam Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 438

73 Tablo 7. ĠĢ Kazalarının Hizmet Sürelerine Göre Dağılımı Kaza Sayısı Hizmet Süresi (Yıl) Toplam % , , , ,2 21 ve sonrası ,5 Toplam Bu iki tablo beraber değerlendirildiğinde, EÜAġ için en uygun çalıģan, yaģ aralığında, 5-15 yıl arasında bir tecrübeye sahip, hem belirli bir düzeyde tecrübesi olan hem de dikkati ve refleksleri azalmamıģ dinç kiģiler olarak görülmektedir. Bir taraftan, elektrikte anlık hatalar bile tolere edilemediği için, yaģı ilerleyen çalıģanlar çok tecrübeli olsalar bile iģ kazaları açısından risk gurubunda iken; diğer taraftan elektrik akımı gözle görülen fiziksel bir olgu olmadığı için, genç çalıģanların refleks ve dikkatleri üst düzeyde olsa bile tecrübesiz oldukları için risk gurubundadırlar. EÜAġ iģ kazalarının aylara göre dağılımı Tablo 8 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). Tablo 8. ĠĢ Kazalarının Aylara Göre Dağılımı Kaza Sayısı Aylar Toplam % Ocak ,42 Şubat ,21 Mart ,64 Nisan ,00 Mayıs ,98 Haziran ,96 Temmuz ,13 Ağustos ,75 Eylül ,77 Ekim ,24 Kasım ,00 Aralık ,90 Toplam Yukarıdaki tablodan, EÜAġ da Ocak, Şubat ve Haziran aylarında diğer aylara oranla biraz daha fazla kaza olduğu görülmektedir. Bu aylarda elektrik üretiminin fazla olması dolayısıyla çalıģılan toplam iģ saatinin fazla olması bu aylardaki iģ kazaları açısından yoğunlaģmayı açıklamaktadır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 439

74 EÜAġ iģ kazalarının haftanın günlerine göre dağılımı Tablo 9 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları). Tablo 9: ĠĢ Kazalarının Günlere Göre Dağılımı Kaza Sayısı Günler Toplam % Pazartesi ,39 Salı ,21 Çarşamba ,65 Perşembe ,10 Cuma ,48 Cumartesi ,74 Pazar ,38 Toplam Yukarıdaki tablodan, EÜAġ da Pazartesi ve Çarşamba günlerinde daha fazla kaza olduğu görülmektedir. Genel olarak haftanın ilk iģ günü iģ kazaları açısından en riskli gündür. ÇalıĢanın hafta tatilinden sonra tekrar çalıģmaya adapte olmakta zorlanması bu sonucu doğurmaktadır. Dolayısıyla Pazartesi bu açıdan anlaģılabilir, ancak Çarşamba günü üzerinde kurum iģ güvenliği uzmanların düģünmesi gerekmektedir. 3.2 EÜAġ ĠĢ Kazalarının Hidrolik ve Termik Santraller Bazında Ġncelenmesi EÜAġ ın mülkiyetinde 2010 yılsonu itibarıyla, 19 adet termik, 106 adet hidrolik santral bulunmaktadır. Termik santrallerde 54 GWh, hidrolik santrallerde 42 GWh elektrik üretilmektedir. EÜAġ da çalıģan sayılarının, kaza sayılarının, kaza sonucu ölüm vakası sayılarının ve iģ göremezlik gün sayılarının birimler bazında dağılımı sırasıyla Tablo 10, Tablo 11, Tablo 12 ve Tablo 13 de verilmiģtir. Tablo 10. EÜAġ ÇalıĢan Sayılarının Dağılımı Çalışan Sayısı Merkez Hidrolik Santraller Termik Santraller Toplam Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 440

75 Tablo 11. EÜAġ ĠĢ Kazası Sayılarının Dağılımı Kaza Sayısı Toplam % Merkez Hidrolik Santraller Termik Santraller Toplam Tablo 12. EÜAġ ĠĢ Kazası Sonucu Ölüm Vakası Sayılarının Dağılımı Ölüm Sayısı Toplam % Merkez Hidrolik Santraller Termik Santraller Toplam Tablo 13. EÜAġ ĠĢ Kazası Sonucu ĠĢ Göremezlik Gün Sayılarının Dağılımı İş Göremezlik Gün Sayısı Toplam % Merkez 2 2 Hidrolik Santraller Termik Santraller Toplam Bu dört tablo beraber değerlendirildiğinde; termik santrallerde çalıģanların sayısı hidrolik santrallerde çalıģanların yaklaģık 3,5 katı olmasına karģın toplam kazaların % 90 ının termik santrallerde olması bu santrallerdeki kaza sıklığının daha fazla olduğunu göstermektedir. Bununla beraber, iģ kazası sonucu ölümlerin % 42 sinin ve iģ göremezlik gün sayılarının % 40 ının hidrolik santrallerde olması bu santrallerdeki kazaların Ģiddet bakımından çok daha büyük kazalar olduğunu ortaya koymaktadır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 441

76 3.3 KarĢılaĢtırma Ölçütleri Genel Kaza Sıklığı ve Kaza Ağırlık Hızı parametreleri uluslararası kaza istatistikçileri tarafından iģ kazalarını karģılaģtırmak için kullanılan parametrelerden iki tanesidir. Genel Kaza Sıklığı değeri, bir yılda 100 çalışan başına düşen iş kazası sayısı olarak tanımlanmaktadır. Kaza Ağırlık Hızı değeri ise, bir yılda çalışılan saat başına düşen kayıp iş günü sayısı olarak tanımlanmaktadır yılları için elde edilen verilere göre, Türkiye geneli ve EÜAġ nın termik ve hidrolik santrallerinde meydana gelen iģ kazaları için hesaplanan, Genel Kaza Sıklığı ve Kaza Ağırlık Hızı değerleri sırasıyla Tablo 14 ve Tablo 15 de verilmiģtir ( EÜAġ iģ Kazası Raporları, Ġstatistik Yıllıkları). Tablo 14. Genel Kaza Sıklığı Tablo 15. Kaza Ağırlık Hızı YIL Türkiye Geneli Termik Santraller Hidrolik Santraller YIL Türkiye Geneli Termik Santraller Hidrolik Santraller ,38 0, ,36 1,40 0, ,07 0,79 0, ,01 0,81 0, ,95 0,90 0, ,83 1,05 0, ,71 0,80 0, ,10 0, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 442

77 Tablo 14 incelendiğinde, EÜAġ ın termik santrallerinde meydana gelen ortalama kaza sayısının Türkiye ortalamasına yakın, hidrolik santrallerde ise Türkiye ortalamalarının çok altında olduğu görülmektedir. Ancak son yıllarda alınan iģ güvenliği tedbirlerine paralel olarak Türkiye genelinde kaza sayısında sürekli bir iyileģme sağlanırken, termik santrallerinde meydana gelen kazalarda dalgalı bir değiģim görülmektedir yılından itibaren termik santrallerdeki kaza sıklığın Türkiye ortalamasının üzerine çıkması dikkat çekicidir. Kaza ağırlık hızı, kayıp iģ günü sayısına bağlı olan bir parametredir. Her bir ölüm vakası bu hesaplamada 7500 kayıp iģ günü olarak değerlendirildiğin kaza ağırlık hızı parametresini ciddi bir Ģekilde etkilemektedir. Bunun için ölüm vakası sayıları termik ve hidrolik santrallerdeki bu parametrenin dalgalı bir Ģekilde değiģimine sebep olmaktadır. EÜAġ geneli değerlendirildiğinde kayıp iģ günü sayısı Türkiye ortalamasından daha yüksek çıkmaktadır. Buda EÜAġ da meydana gelen kazaların maddi kayıplar açısından çok daha ağır sonuçlar doğurduğu göstermektedir. 4. SONUÇ VE ÖNERĠLER Bu çalıģmada yılları arasında EÜAġ da meydana gelen kazalar analiz edilmiģ, kazaların yıllar içerisindeki değiģimi araģtırılmıģtır. AraĢtırma sonucunda aģağıdaki bulgular elde edilmiģtir: * EÜAġ da meydana gelen kazaların önemli bir kısmı (%71,7) ölümle veya ağır yaralanmalarla sonuçlanan, etkileri itibariyle büyük kazalardır. * KiĢisel hatalar (tedbirsizlik, dikkatsizlik, dalgınlık vs.) % 74 e yakın bir oranla en önemli kaza sebebi olarak görülmektedir. * EÜAġ da yürütülen faaliyetler büyük bir oranda teknik iģler olmasına rağmen, kazaların % 38 ine hiçbir teknik eğitim almayan Ġlköğretim ve Lise mezunu çalıģanların maruz kalması dikkat çekicidir. * EÜAġ da kazaya maruz kalan çalıģanların yaklaģık % 85 inin daha önceden ĠSG eğitimi almıģ olmaları düģündürücü bir sonuçtur. Bu durum, hem EÜAġ da hem de ülkemizde verilen ĠSG eğitiminin niteliği üzerinde tekrar düģünülmesi ihtiyacını ortaya koymaktadır. * EÜAġ da Ocak, Şubat ve Haziran aylarında diğer aylara oranla daha fazla kaza olduğu görülmektedir. * EÜAġ da Pazartesi ve Çarşamba günlerinde diğer günlere oranla daha fazla kaza olduğu görülmektedir. * EÜAġ için en uygun çalıģan, yaģ aralığında, 5-15 yıl arasında bir tecrübeye sahip, hem belirli bir düzeyde tecrübesi olan hem de dikkati ve refleksleri azalmamıģ dinç kiģiler olarak görülmektedir. * Termik santrallerdeki kaza sıklığı daha fazla iken, hidrolik santrallerdeki kazalar Ģiddet bakımından çok daha büyük kazalardır. * EÜAġ ın termik santrallerinde meydana gelen ortalama kaza sayısının Türkiye ortalamasına yakın, hidrolik santrallerde ise Türkiye ortalamalarının çok altında olduğu görülmektedir. Ancak son yıllarda alınan iģ güvenliği tedbirlerine paralel olarak Türkiye genelinde kaza sayısında sürekli bir iyileģme sağlanırken, termik santrallerinde meydana gelen kazalarda dalgalı bir değiģim görülmektedir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 443

78 KAYNAKLAR Ceylan H. (2000) Ġmalat Sistemlerindeki ĠĢ Kazalarının Tahmini Ġçin AğırlıklandırılmıĢ Ortalamalardan Sapma Tekniği, Gazi Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, YayınlanmamıĢ Doktora Tezi, Ankara. Ceylan H. ve Avan M. (2011) Analysis Of Occupational Accidents According To The Sectors In Turkey, XIX. World Congress on Safety and Health at Work, Istanbul, TURKEY. (Sunulacak) Ceylan H. (2011) Türkiye deki ĠĢ Kazalarının Genel Görünümü ve GeliĢmiĢ Ülkelerle Kıyaslanması, KU IJARED. (Basımda) Ceylan H. ve Özkan V. (2011) Analysis of Occupational Accidents At Electrical Distribution Systems In Ankara And Peripheral Cities, XIX. World Congress on Safety and Health at Work, Istanbul, TURKEY. (Sunulacak) Ceylan H. ve Ergüzen A. (2011) A Software To Estimate Work Accidents In Production Systems, XIX. World Congress on Safety and Health at Work, Istanbul, TURKEY. (Sunulacak) Dizdar E. N., Ceylan H. ve Kurt M. (1997) A cost efficient method for preventing accidents in electrical distribution systems and peripheral equipment. Contemporary Ergonomics Annual Conference, Stoke Rachford Hall, Lincolnshire, England, Taylor & Francis Publish, pp Kurt M., Dizdar E. N. ve Ceylan H., A low cost approach for reducing accident risk in substation of electrical transmission systems, International Ergonomics Association 13 th Triennial Congress (IEA 97), Tampere, Finland, pp , (1997). Turgut E., Selçuk K., Elektrik Enerjisi Üretimi ve Dağıtımı, Detay Yayıncılık, Yılları EÜAġ ĠĢ Kazası Raporları. SGK, Ġstatistik Yıllıkları, SGK Yayını, Ankara, Eurostat, European Statistics on Accidents At Work (ESAW) Son eriģim tarihi: Eylül 2011 EUAS Son eriģim tarihi: Eylül 2011 ILO (International Labour Office) Son eriģim tarihi: Eylül 2011 ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Genel Müdürlüğü, Son eriģim tarihi: Eylül 2011 TEDAġ Son eriģim tarihi: Eylül 2011 TEĠAġ Son eriģim tarihi: Eylül Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 444

79 HAVACILIK KAZALARINDA UÇUġ EKĠBĠ FAKTÖRÜNÜN ANALĠZĠ Emel KIZILKAYA AYDOĞAN 1, Cevriye GENCER 2, Ertuğrul ALTUN 3 1 Yrd. Doç. Dr, Erciyes Üniversitesi Müh. Fak. Endüstri Mühendisliği Bölümü Kayseri, e-posta : 2 Prof. Dr., Gazi Üniversitesi Müh. Mim. Fak. Endüstri Mühendisliği Bölümü Ankara, e-posta : 3 Kara Harp Okulu, Savunma Bilimleri Enstitüsü, e-posta : ÖZET Halen dünyada en güvenilir ve en hızlı ulaģım sisteminin havayolu taģımacılığı olduğu bilinen gerçektir. Ancak ne kadar güvenli olursa olsun risk faktörünün yüksek olduğu bu ortamda, birçok kazalar meydana gelmektedir. Kazaların sebepleri incelendiğinde, kaza zincirindeki ortak halkanın insan faktörleri olduğu, insan faktörleri içerisinden de ana sebebin uçuģ ekibi olduğu görülmektedir. Yapılan çalıģmada havacılık kazaları incelenerek bu kazalara etki eden uçuģ ekibi faktörü üzerine odaklanılmıģ; insan faktörleri inceleme modellerinden, insan faktörleri analizi ve sınıflandırılması sistemine uçuģ ekibi faktörü uyarlanmıģtır. Uyarlanılan sistem ile kazalara etki eden uçuģ ekibi faktörlerinin daha etkin ve doğru bir Ģekilde tespit edilerek, bu sayede kaza oranlarının azaltılabileceği değerlendirilmektedir. Anahtar Kelimeler : Ġnsan Faktörü, Kaynak Yönetimi, Havacılık Kazaları, Ergonomi 1.GĠRĠġ Ġnsan faktörü, havacılık kazalarında önemli bir yere sahiptir. Havacılıkta insan faktörü, insan fizyolojisi ve insan psikolojisinin çalıģma alanları ile etkileģim halindedir ve uçuģ ortamını oluģturan parçaları tek tek veya bir bütün olarak ele almak zorundadır. Yapılan çalıģmalar, havacılık kazalarının yaklaģık %70 inin sebebinin insan hatası olduğunu göstermektedir (KoldaĢ, 2006). Ġnsan faktörü kavramı ilk kez 1969 yılında ortaya konulmuģ olup, uçak kazalarına neden olan insan hatalarının ortaya çıkarılmasına yönelik ilk teģebbüs olarak yorumlanmıģtır (http://www.uted.org, 1999) yılında, iki adet Boeing 747 uçağının hava alanında çarpıģması sonucunda da, insan faktörü üzerinde daha ciddi Ģekilde durulmaya ve sorun alanlarını belirleyip çözümlerine yönelik adımlar atılmaya baģlanılmıģtır. Ġnsan faktörü, insan performansının optimize edilmesi ve insan hatasının en aza indirilmesine yönelik çok disiplinli bir alandır. Ġnsan performansının optimize edilmesi; performansın, çeģitli yöntemlerle (eğitim, tecrübe, teknoloji gibi) artırılarak içinde bulunulan zamanın Ģartlarında en uygun seviyeye ulaģtırılmasını hedefleyen ve değiģen Ģartlara paralel olarak süreklilik gerektiren bir döngüsel faaliyetler bütünüdür (Federal Aviation Administration, 1995) 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 445

80 Ġnsan faktörü, havacılık kazalarının önlenmesinde önemli bir bakıģ açısını oluģturur. Hava araçlarını kullananlar; çok karmaģık bir yapıya sahip olan havacılık sistemlerinin kullanılmasını öğrenen, bakımını gerçekleģtiren, iģletimini sağlayan birçok insana yani bu sistemi oluģturan birçok sistem elemanına güvenmek zorundadır. Ġnsanların fonksiyonel bir sistem elemanı olarak hata yapabileceği bilinen bir gerçektir. Hata miktarı yapılan iģin tekrar sayısı ve yoğunluğu ile bir iliģki içerisindedir. Ġnsan hatası, uçuģ ekibinin performans grafiği görevin gerektirdiği standartların altına doğru bir sapma gösterdiğinde, yani görevin gereğini yerine getiremediğinde uçak kazalarının meydana gelmesine neden olan alt yapıyı hazır hale getirir. Yapılan çalıģmalar göstermiģtir ki, havacılık kazalarının büyük bir bölümünü insan hataları oluģturmaktadır. Ġnsan ihtiyaçlarını karģılayacak mal-hizmet üretmek ve sunmak için faaliyette bulunan bir örgüt olarak var olan organizasyonlarda, gerek sivil havacılıkta, gerekse bir kamu hizmeti olan askeri havacılıkta ekip kaynak yönetiminin (EKY) en kritik kaynağı ekiplerdir. Bir uçakta mürettebat olarak tanımlanan uçuģ ekibini temel olarak kokpitte uçağı uçurmakla görevli pilotlar ve onlara yardımcı olan uçak ve görev tipine göre diğer personel oluģturur. Kokpitte bulunan pilotlar uçağı uçurma görevini üstlenmiģ olmalarına rağmen tek baģlarına görevin yapılabilmesi için yeterli değillerdir. EKY bir uçuģun baģarıyla gerçekleģmesi için katkıda bulunan herkesi ekip kavramının içine dâhil etmektedir. Gerek çift kiģilik uçaklarda gerekse tek kiģilik uçaklarda bulunan tüm pilotların kokpit dıģında bulunanlarla, kokpitin dıģındakilerin ise kokpit ile uyum içinde olmaları gerekmektedir. Bir uçuģ görevinin icrasında; uçakta bulunan pilotlar dıģındaki diğer mürettebat ile, uçuģ öncesi, uçuģ esnası ve uçuģ sonrasını içeren tüm safhalarda pilotlara yardımcı olan, dolaylı ya da dolaysız olarak uçuģ görevinin baģarısını etkileyen uçuģ planlayıcıları, hava trafik kontrolörleri, kule personeli, radar kontrolörleri, bakım ekipleri, uçuģ emniyet görevlileri, sağlık ekipleri ve aileler havacılıkta ekibin bir parçasıdır. Meydana gelen kazalara ait raporlar doğrultusunda elde edilen kaza sebepleri ve bunların kazaya etki yüzdeleri dikkate alınarak oluģturulan değerler ıģığında ortaya çıkan ana sebepler incelendiğinde kazaların %55 inin uçuģ ekibinden kaynaklandığı anlaģılmıģtır (Boeing Report, 2006). Ancak bu noktadan hareketle, kazaların asıl sorumlularının, uçuģ ekibini oluģturan kiģiler olduğu Ģeklinde bir genellemeye gidilmesi çok yanlıģ bir yaklaģım ile sonuçlanabilir. Çünkü kaza oluģmadan önce ortaya çıkan anormal durumları bertaraf eden, ya da edecek olan kiģilerin çoğunluğunu da uçuģ ekibi oluģturmaktadır. Bu çalıģmada, bir zincir en zayıf halkası kadar güçlüdür gerçeğinden yola çıkılarak insan faktörleri içerisinden uçuģ ekibi faktörü incelenmeye ve analiz edilmeye çalıģılmıģtır. 2. ĠNSAN FAKTÖRLERĠNĠN ANALĠZĠ VE SINIFLANDIRMA SĠSTEMĠ Genellikle kazanın en bariz nedeni bizzat kazadan önce yapılan emniyetsiz davranıģtır. Yapılan bir emniyetsiz hareket kaza/yaralanma sonucunu doğurur. Ancak ortaya çıkan bu sonucu önlemek için sadece görünen sebeplere yönelik tedbirler almak yeterli değildir. Kazalar önlenmek isteniyorsa kazaya neden olan aktif ve pasif tüm faktörler dikkate alınmalıdır (Reason, 1990). 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 446

81 KURUMSAL ETKİLER Kaynak Yönetimi Kurumsal Atmosfer Operasyonel İşlemler EMNİYETSİZ YÖNETİM Yetersiz Yönetim Uygun Olmayan Planlı Faaliyetler Problem Çözmede Başarısızlık Yönetici İhlalleri EMNİYETSİZ DAVRANIŞ ÖNCESİ ŞARTLAR Kullanıcıların Standart altı Şartları Kullanıcıların Standart altı Uygulamaları Kötü Ruh Hali Kötü Fizyolojik Haller Fiziksel/ Zihinsel Kısıtlamalar Kötü Uçuş Ekibi Kaynak Yönetimi Kişisel Hazırlık Hatalar EMNİYETSİZ EMNİYETSİS DAVRANIŞLARE MNİYETSİZ DAVRANIŞLAR İhlaller Beceri Hataları Karar Hataları Algısal Hatalar Rutin İstisnai ġekil 1. Ġnsan faktörlerinin sınıflandırılması Bu durumda havacılıkta insan kaynaklı kazaları önlemek için yapılması gereken iki faaliyet, insan hatalarını ve bu hatalara neden olan faktörleri en kapsamlı titiz bir Ģekilde incelemektir. Ancak böyle bir inceleme yardımıyla emniyeti arttırmak için düzeltici tedbirler alınabilir. Ġnsanın hata yapacağı gerçeği değiģtirilemeyeceğine göre yapılması gereken, insanın hatayı yaptığı Ģartları değiģtirmektir. Ġsviçre peyniri pek çok yönden kaza incelemelerinde devrim niteliğindedir. Ne yazık ki modelin gerçek durumlara nasıl uydurulacağına dair çok az detay mevcuttur. Bir baģka deyiģle model en azından günlük kullanımda peynirdeki deliklerin gerçekte ne olduğunu açıklamaz. Hâlbuki sistem aksaklıklarının veya bu deliklerin neler olduğu kaza inceleme ekiplerince bilinirse, o zaman kazaların önüne geçmek daha kolay olacaktır. Bu çalıģmada peynirdeki deliklerin neler olduğu tanımlanmaya çalıģılmıģtır. Tanımlama için ABD Donanma Güvenlik Merkezi nden alınan 300 deniz havacılığı kazası verisinden yararlanılmıģtır (Shappell, 1997). Daha sonra da diğer askeri ve sivil organizasyonların verileri kullanılarak tam yapı elde edilmiģtir. Bunun sonucunda da Ġnsan Faktörleri Analizi ve Sınıflandırma Sistemi (ĠFASS) ortaya çıkmıģtır. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 447

82 2.1. Ġnsan Faktörlerinin Analizi ve Sınıflandırma Sisteminin UçuĢ Ekibine Uyarlanması ġekil 1. de de görüldüğü gibi ĠFASS, dört seviyeden oluģmaktadır. ÇalıĢmada, aģağıdan yukarı her seviye ve alt seviyelerine uçuģ ekibi faktörünü etkileyen hususlar ilave edilmiģtir. Bu seviyelerden ilk ikisi uçuģ ekibini doğrudan etkileyen yönetim kademesi ile ilgili, diğer seviyeler ise bizzat uçuģ ekibi ile ilgilidir Emniyetsiz davranıģlar Emniyetsiz davranıģlar iki baģlık altında incelenebilir; hatalar ve ihlaller (Reason, 1990, 2000). Genel olarak hata kiģinin kendisinden beklenen psikolojik ya da fiziksel davranıģı gösterememesi demektir. Hata insanın doğasında vardır ve çoğu kazanın temelinde bu hatalar yatmaktadır. Ġhlaller ise, uçuģ emniyeti kural ya da düzenlemelerine uyulmaması demektir. Tüm organizasyonlarda bu kötü ve önüne geçilebilir davranıģların öngörüsü ve önlenmesi yönetici ve araģtırmacılar için uzak görünmektedir. Emniyetsiz davranıģ seviyesinde uçuģ ekibi tarafından yapılabilecek hatalar ve ihlaller Tablo 1. de gösterilmiģtir Emniyetsiz davranıģ öncesi Ģartlar Pilotaj hatası tüm havacılık kazalarının %55 iyle bağlantılıdır. Ancak sadece pilotun emniyetsiz davranıģlarına bakmak, hastalığın altında yatan nedene bakmadan sadece yüksek ateģle ilgilenmek gibidir. Dolayısıyla araģtırmacılar emniyetsiz hareketleri doğuran nedenleri derinlemesine incelemelidirler. Ġlk adım olarak iki kategori üretilmiģtir; standartların altındaki durumlar ve standartların altındaki uygulamalar. Emniyetsiz davranıģ öncesi Ģartlar seviyesinde uçuģ ekibinin standart altı Ģartları ve standart altı uygulamaları Tablo 2. de gösterilmiģtir Emniyetsiz yönetim Pilot / operatörlerin neden olduğu olaylara ilave olarak komuta zincirinin de bir takım olaylara sebebiyet verdiği görülmüģtür. Emniyetsiz yönetimin dört kategorisi; yetersiz yönetim, uygun olmayan planlı faaliyetler, problem çözmedeki baģarısızlık ve yönetici ihlalleridir. Emniyetsiz yönetim seviyesinde uçuģ ekibini doğrudan etkileyen yönetim ile ilgili hususlar Tablo 3. de gösterilmiģtir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 448

83 Tablo 1. Emniyetsiz pilot davranıģları HATALAR ĠHLALLER Beceri Hataları Görsel referansın kaybolması Dikkat önceliğini tespit edememe UçuĢ kumandalarını dikkatsiz kullanma Uygulamada adım atlama Çeklist kullanımında madde atlama Zayıf teknik Hava aracının kontrolünü kaybetme Karar Hataları YanlıĢ uygulamalar Acil durumu yanlıģ teģhis etme Acil duruma yanlıģ tepki verme AĢırı kabiliyet Uygun olmayan manevralar Zayıf muhakeme Brifinge bağlı kalmamak Radar altimetresini kullanmamak OnaylanmamıĢ bir yaklaģma yapmak AĢırı saldırgan manevralar yaparak uçmak UçuĢ için uygun Ģekilde hazırlık yapmamak OnaylanmamıĢ bir uçuģ için brifing yapmak Görev için yeterli ehliyete sahip olmamak Bilerek hava aracının limitlerini aģmak Görerek Ģartlarda devamlı alçak irtifa uçuģu yapmak Ġzinsiz olarak derin vadide devamlı alçak uçuģ yapmak Algısal Hatalar Mesafe/irtifa/hava hızını yanlıģ değerlendirme Uzaysal oryantasyon bozukluğu Görsel yanılgılar 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 449

84 Tablo 2. Emniyetsiz mürettebat durumları Kullanıcıların Standart altı ġartları Kötü Ruh Hali Fiks olma Kendini rahat hissetme Dikkatin dağılması Zihinsel yorgunluk TelaĢ, acelecilik Durumsal farkındalığın kaybı YanlıĢ motivasyon Görev isteksizliği Kötü Fizyolojik Haller Zayıf fizyolojik durum Ġlaç bağımlılığı Fizyolojik yetersizlik Fiziksel yorgunluk Kullanıcıların Standart altı Uygulamaları Kötü UçuĢ Ekibi Kaynak Yönetimi Desteklemede yetersiz kalma ĠletiĢim ve koordinasyonda yetersizlik Eksik brifing yapma Uygun kaynakları kullanmada yetersizlik Trafik çağrılarını yanlıģ yorumlama KiĢisel Hazırlık AĢırı fiziksel eğitimler Kendi kendine ilaç kullanma Mürettebata olan güvensizlik Fiziksel/Zihinsel Kısıtlamalar Yetersiz reaksiyon zamanı Görsel kısıtlamalar Zıt zekâ/yetenek Yetersiz fiziksel kapasite 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 450

85 Tablo 3. Emniyetsiz yönetim durumları Yetersiz Yönetim Rehberlik sağlamada baģarısız olma Görevsel doktrini sağlamada baģarısız olma Resmi sorumluluğu sağlamada baģarısız olmuģ Eğitim sağlamada baģarısız olma Nitelikleri izlemede baģarısız olma Performansı izlemede baģarısız olma Uygun Olmayan Planlı Faaliyetler Doğru verileri sağlamada baģarısız olma Uygun brifing zamanını sağlamada baģarısız olma Uygunsuz adam eģleģtirmesi Yönetmelik ve kurallarla görevin bağdaģmaması Mürettebatın dinlenmesi için uygun fırsatlar sağlanmaması Problem Çözmede BaĢarısızlık Doğru dokümanın kullanılmaması Uçucu için olabilecek riski tanıyamama Doğru hareketi baģlatmada baģarısız olma Emniyetsiz eğilimleri rapor etmede baģarısız olma Yönetici Ġhlalleri Gereksiz yere risk almak Kuralları ve yönetmelikleri kabul ettirmede baģarısız olma Niteliksiz mürettebatı uçuģta yetkilendirmek Kurumsal etkiler Daha önce de değinildiği gibi, en üst seviyedeki idarenin hatayla aldığı kararlar, yöneticilerin uygulamalarını direk olarak etkilediği gibi, kullanıcıların/pilotların Ģartlarını ve davranıģlarını da etkiler. Maalesef bu gibi organizasyonel hatalar, uçuģ ve yer emniyetinden sorumlu personel tarafından, onları denetleyen temiz bir yapının eksikliğinden dolayı çoğunlukla göz ardı edilmektedir. Genelde ortaya çıkarılması güç olan bu gizli baģarısızlıklar, kaynak yönetimi, kurumsal süreçlerde meydana gelmektedir. Kurumsal etkiler seviyesinde uçuģ ekibini doğrudan etkileyen yönetim/kurum ile ilgili hususlar Tablo 4. de gösterilmiģtir 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 451

86 Tablo 4. Kurumsal etkiler Kaynak/Kazanç Yönetimi Ġnsan kaynakları o Seçim o Personel sağlamak/adam paylaģımı o Eğitim Para/bütçe kaynakları o AĢırı fiyat düģüģü o Finanse etme eksikliği Malzeme/kolaylık kaynakları o Fakir dizayn o Uygunsuz araçların satın alınması Kurumsal atmosfer (ortam) Bünye (yapı) o Emir komuta zinciri o Sorumluluğun devri o HaberleĢme o Eylemlerden doğan resmi sorumluluk Politikalar o Kovmak o Terfi o Ġlaç ve alkol Kültür o Standartlar ve kurallar o Değerler ve inançlar o Organizasyonun adaleti Operasyonel iģlemler Görevler o ĠĢ temposu o Zaman baskısı o Ürün kotaları o TeĢvikler o Ölçme ve değer biçme o Programlar o Yetersiz planlama Prosedürler o Standartlar o Kesin tanımlanmıģ objeler o Belgeler o Talimatlar Resmen sorumlu olmak o Risk yönetimi o Emniyet programları 3. SONUÇ VE DEĞERLENDĠRME UçuĢ ekibinde yer alanların bireysel ve toplu davranıģları, kokpitteki faaliyetlerin Ģekline etki eder. Ekip koordinasyonu, kokpit iletiģimi ve karar alma süreçlerinin tümü kokpitteki uyumun en somut göstergesidir. Ekip üyeleri, sık sık kendilerinin ve kendileri dıģındakilerin dikkatlerini baģka yöne çekebilen ve yaptıkları görevlerle hiçbir ilgisi olmayan meseleleri kokpite taģıyabilirler. ĠFASS ile yapılan kaza incelemeleri göstermiģtir ki, uçuģ ekibi kaynaklı kazaların büyük bir çoğunluğunu beceri hataları oluģturmaktadır. Beceri hatalarının yanında, karar hataları ve uçuģ ekibi koordinasyonunda yapılan yanlıģlar ve iletiģim problemleri de kazalarda önemli bir yer tutmaktadır. Bu gerçekten hareketle, pilotların ve hava aracında bulunan uçuģ ekibinin yaptığı hataları en aza indirmek için pilot seçim prosedürlerinin yeniden gözden geçirilmesi ve uçuģ ekibi eğitim uygulamalarının geliģtirilmesi alınabilecek baģlıca önlemlerdir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 452

87 Organizasyonların çalıģma felsefesi kokpitteki baskın davranıģ modellerini etkiler. Bireysel faktörler sık sık duruma müdahil olur. KiĢilik uyuģmazlıkları bazı bireyler tarafından kontrol altında tutulamaz. Uçağın genel durumu, hava trafik kontrol ünitesi, meteorolojik Ģartlar, havadaki ve yerdeki iletiģimin istenen sonucu verebilme yeteneği gibi önemli bilgilerin elveriģliliği uçuģ ekibinin çalıģmasını etkileyebilir. Organizasyonel ve alt yapısal sistemler kritik durumlarda uçuģ ekibinin karar alma sürecini güçlendirmek ve karar birliğini en üst düzeye çıkartmak için uçuģ ekibine yeterli eğitim, yönlendirme, bilgi ve yardım desteği sağlamalıdır. Bu olmaz ise; meydana gelecek hatalar emniyet sınırlarını aģındırarak kaza riskini artıracaktır. Bu risk; uçak ve uçaktakilerle birlikte tüm sisteme ve sistem ile etkileģim içindeki diğer unsurlara yansıyacaktır. ĠFASS, havacılık kazalarının sebeplerini ortaya çıkarmada ve bunları sınıflandırmada uçuģ emniyet personeline temel bir yardımcı araç olmakla birlikte, teori ve pratik arasındaki boģluklara da iyi bir köprü oluģturmaktadır. Ancak, daha önce de belirtildiği üzere ĠFASS nin ana çatısı oluģturulurken daha çok askeri havacılık kazalarının verileri kullanıldığından, sivil havacılıkta kullanımı henüz tam anlamıyla denenmemiģtir. Bundan sonra yapılması gereken, ĠFASS nin ana çatısının bu haliyle sivil havacılık kazalarını oluģturabilecek insan kaynaklı tüm hataları kapsayıp kapsamadığına karar verilmesi, diğer bir ifadeyle; insan hatalarına yönelik tüm verilerin bu çatı altında bir yere girip girmediğinin tespit edilmesidir. Eğer ĠFASS nin bazı insan kaynaklı hataları kapsamadığı değerlendirilirse, sınıflandırmanın ortaya çıkan bu yeni sonuca göre yeniden düzenlenmesi gerekebilecektir. KAYNAKLAR Boeing Report, Aviation Safety Boeing Commercial Airplanes, Statistical Summary of Commercial Jet Airplane Accidents Worldwide Operations, , Boeing Report, Seattle, Washington, 3-17 (2006). Federal Aviation Administration, Workshop on Flight Crew Accident and Incident Human Factors, Office of System Safety, (1995). Ġnternet : UçuĢ Güvenliği Açısından Ġnsan Faktörünün Önemi, (2005) KoldaĢ H., 2006.Havacılık Kazalarında Ġnsan Faktörünün Analizi, Gazi Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, Yüksek Lisans Tezi, Ankara. Reason, J., Human Error : models and management, British Medical Journal, 320 (7237),pp Reason, J., Human Error, Cambridge University Press, New York, Shappell, S.A., and Wiegmann, D.A., 1997a. A Human Error Approach to Accident Investigation : The Taxonomy of Unsafe Operations, The International Journal of Aviation Psychology, 7, pp Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 453

88 HAZIR GĠYĠM ÜRETĠMĠNDE Ġġ KAZALARI RĠSK FAKTÖRLERĠNĠN ÇALIġAN GÖRÜġLERĠNE GÖRE DEĞERLENDĠRĠLMESĠ: Örnek Bir Uygulama Nurgül KILINÇ 1, Ayçin TAġOLUK 2 1 Yrd.Doç.Dr., Selçuk Üniversitesi, Mesleki Eğitim Fakültesi, Alaaddin Keykubat Kampusü, Giyim End. ve Giyim San. Eğitimi Bölümü, 42075, Konya. E-posta: 2 Uzman, 14081, Mudurnu. E-posta: ÖZET Bilim ve teknolojinin hızla geliģmesi üretim süreçlerinin daha karmaģık bir hal almasına ve çalıģma hayatında yeni risklerin ortaya çıkmasına ve var olan bazı risklerin ortadan kaldırılmasına neden olmuģtur. ÇalıĢma hayatındaki iģ kazası risk faktörlerinin neler olduğunun ortaya konulması iģ kazalarının azaltılmasına önemli bir katkı sağlayacaktır. Bu araģtırmanın amacı, hazır giyim üretiminde depo&kesimhane, üretim(dikim), ütü, paket&sevkiyat bölümlerinde iģ kazalarına neden olabilecek risk faktörlerini belirlemek ve bu faktörlerin risk skorlarını çalıģanların görüģlerine dayalı olarak ortaya koymaktır. AraĢtırmanın örneklemini Sakarya Organize Sanayi Bölgesinde faaliyet gösteren bir hazır giyim iģletmesindeki depo ve kesimhane bölümünde 30, üretim bölümünde 50, ütü bölümünde 30, paket ve sevkiyat bölümünde 30 çalıģan oluģturmaktadır. AraĢtırmanın verilerinin toplanmasında anket formundan yararlanılmıģtır. Risk faktörleri iģ kazasının meydana gelebileceği üretim bölümlerine göre sınıflandırılmıģtır. Her bir risk faktörü için risk değerlendirme metotlarından 5x5 L tipi matris yöntemi uygulanarak risk skorları belirlenmiģtir. Anahtar Kelimeler: Hazır giyim, ĠĢ sağlığı ve iģ güvenliği, ĠĢ kazaları, Risk analizi ve değerlendirmesi THE ASSESSMENT OF RISK FACTORS OF OCCUPATIONAL ACCIDENTS IN THE READY-MADE CLOTHING PRODUCTION ACCORDING TO THE VIEWS OF THE WORKERS: A Model Application ABSTRACT Rapid development of science and technology has caused to become complicated the production processes and to occur new risks in the work life and to be removed the existing risks. To be 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 454

89 presented what are the risk factors of occupational accidents in the working life makes a significant contribution to be reduced the occupational accidents. The aim of this research it to determine the risk factors which might cause to the occupational accidents in the departments of storage & cutting, production (sewing), ironing, packet & delivery of ready-made clothing and to present risk scores of these factors pursuant to the views of workers. The sample of my research includes 30 workers in the storage and cutting department, 50 workers in the production department, 30 workers in the ironing department, 30 workers in the packet and delivery department, who work in a ready-made clothing business, which is in service in the Sakarya Organized Industry Zone. The questionnaire form has been used for gathering the data of research. Risk factors have been classified according to the production departments where the occupational accidents might occur. Risk scores have been determined for each risk factor by being applied the 5x5 type matrix method from the risk assessment methods. Key words: Ready-Made Clothing, Occupational Health and Occupational Safety, Occupational Accidents, Risk Analysis and Assessment. 1. GĠRĠġ Tekstil ve hazır giyim sektörü Türkiye ekonomisine sağladığı katma değer, istihdam ve ihracata katkısı nedeniyle en önemli sektörlerden biridir. Türkiye, 2006 yılı verilerine göre, dünya tekstil ihracatındaki %3,5 luk payı ile tekstilde 8. büyük ihracatçı konumundadır (SGM, 2010). Tekstil ve hazır giyim sektörü sadece dıģ ticaret dengesi açısından belirleyici bir sektör olmayıp, aynı zamanda emek yoğun yapısı nedeniyle önemli bir istihdam kaynağıdır. Sektör istihdamı, toplam istihdamda %13,6, toplam imalat sanayi istihdamı içinde %23,9 luk bir paya sahiptir (Alüftekin ve diğerleri, 2009). ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın Ekim 2009 ÇalıĢma Ġstatistiklerine göre, hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren adet iģyerinde kayıtlı iģçi çalıģmaktadır. Kayıt dıģında kalma durumunun yüksek olması nedeniyle çalıģan konusunda kesin bir sayı vermek mümkün olmasa da eldeki verilerle 1,5 milyon kiģinin bu sektörde çalıģtığı tahmin edilmektedir (SGM, 2010). Hazır giyim sektörü, geliģmiģ olan teknolojik yeniliklere rağmen üretimde emek yoğun özelliğini hala koruyan bir sektördür (AfĢar, 2007). Hazır giyimde üretim iģlemleri yoğun iģgücü gerektirmesi ve sektörde çalıģan sayısının yüksek olması bu sektörde iģ sağlığı ve güvenliği konusundaki çalıģmaları zorunlu kılmıģtır (Benli, 2008; IĢık, 2007). ĠĢ sağlığı ve iģ güvenliği kavramı, çalıģanlar üzerindeki bedensel, ruhsal ve sosyal etkileri göz önüne alınarak, çalıģanların sağlığının korunması ve çalıģma koģullarının geliģtirilmesi üzerine yapılan çalıģmaları kapsamaktadır (Durdu, 2006). Bu kavram, sistemli ve bilimsel yöntemlerle tehlikelerin ve risklerin belirlenmesi ve bu tehlike ve risklere yönelik önlemlerin alınması gibi çalıģmaları içinde barındırmaktadır (Sarıkaya ve Ofluoğlu, 2005). ĠĢ sağlığı ve güvenliğinin temel amacı, çalıģanın çalıģma sırasında sağlığına zarar verecek koģullardan ve güvenliğini tehlikeye düģürecek durum ile davranıģlardan korumaktır (Yücel, 2007). ĠĢ sağlığı ve iģ güvenliğine yönelik çabalar aynı zamanda maliyetlerin düģmesini ve ürün düzeyinde artıģı da beraberinde getirecektir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 455

90 Dünya Sağlık Örgütü (WHO) tarafından iģ kazaları, önceden planlanmamıģ, kiģisel yaralanmalara, makinelerin araç ve gereçlerin zarara uğramasına, iģletmelerde üretimin bir süre durmasına yol açan olaydır Ģeklinde tanımlanmıģtır (Yılmaz, 2006). ĠĢ kazalarının nedenleri araģtırıldığında, yaklaģık % 80 nin insan faktörüne, % 20 sinin ise çevre, makine ve donanım faktörlerine bağlı olarak ortaya çıktığı görülmüģtür (Durdu, 2006). Tekstil iģletmelerinde ise iģ kazalarının % 54 ü yanlıģ davranıģtan, % 38 i yanlıģ organizasyondan ya da hiç organizasyon olmamasından kaynaklanırken % 8 i teknik nedenlerden oluģmaktadır (Petermann, 2009). Hazır giyim üretiminde iģ kazaları risk faktörlerinin neler olduğu ve iģyeri ortamında hangi düzeyde bulunduğu, iģyerinde kaç kiģiyi etkilemekte olduğu, olasılığı ve Ģiddeti gibi özelliklerin ortaya konması ilk adım olarak yapılması gerekenler arasındadır (Bilir, 2005). Bu amaçla mevcut risklerin tespiti, öncelik arz eden risklerin tanımlanması ve uygun iyileģtirme önerilerin belirlenmesi ve bu önlemlerin hangilerinin öncelikle alınması gerektiğine karar verilmesi gerekir (Boyle, 2002). ÇalıĢma ortamında belirlenen risklerin analizi yapılır ve riskler nitel veya nicel risk değerlendirme metotlarından uygun olanları kullanılarak değerlendirilir. Değerlendirilen riskler önem derecesine göre sıralanarak alınması gereken önlemler belirlenir (Tezcan, 2008). Hazır giyim iģletmeleri için yapılan iģ güvenliği uygulamaları ile oluģturulan güvenli çalıģma ortamı, sektördeki istihdamın yüksek oranda olması nedeniyle çok sayıda çalıģanı etkileyecek, çalıģanlara daha fazla koruma sağlayacak ve sonuç olarak iģ verimliliğinin artması ve kaliteli üretim olarak iģletmelere geri dönecektir (Düzen, 2008). Bu araģtırmanın amacı; Hazır giyim üretiminin depo ve kesimhane, üretim(dikim), ütü, paket ve sevkiyat bölümlerinde iģ kazalarına neden olabilecek risk faktörlerini belirlemek ve bu faktörlerin risk skorlarını çalıģan görüģlerine dayalı olarak ortaya koymaktır. 2. YÖNTEM Bu araģtırmada çalıģanların karģılaģabilecekleri iģ kazaları risklerini ve risk skorlarını ortaya koymak amacıyla tarama modelinden yararlanılmıģtır. ÇalıĢma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı nın 2010 yılı kayıtlarına göre Türkiye de hazır giyim sektöründe faaliyet gösteren iģletme sayısı dür. Sektörde faaliyet gösteren çok sayıda iģletme bulunması ve her iģletmenin çalıģma koģullarının birbirinden çok farklı olması nedeniyle sadece büyük ölçekli bir iģletme araģtırma verilerinin toplanması için seçilmiģtir. Bu yönüyle bu araģtırmanın diğer iģletmelere örnek bir uygulama olması amaçlanmıģtır. AraĢtırma verilerinin toplanması için Sakarya Organize Bölgesi nde faaliyet gösteren erkek, bayan ve çocuk giysi üretimi yapan 600 çalıģanı olan büyük ölçekli bir hazır giyim iģletmesi seçilmiģtir. AraĢtırma verileri depo ve kesimhane bölümünde 30, üretim (dikim) bölümünde 50, ütü bölümünde 30, paket ve sevkiyat bölümünde 30 olmak üzere toplam 140 çalıģandan anketler yoluyla toplanmıģtır. AraĢtırma verileri her bir bölüm için, o bölüm çalıģanlarının yaptıkları iģ, kullandıkları makine, donanım ve malzemeler dikkate alınarak ayrı ayrı hazırlanan anket formları ile toplanmıģtır. Anket formlarının geliģtirilmesinde yapılan literatür taramalarından ve çalıģanlarla yapılan ön görüģmelerden yararlanılmıģtır. ĠĢletmeden toplanan veriler bölümlere göre sınıflandırılarak risk değerlendirme metotlarından 5x5 L tipi matris yöntemi uygulanmıģtır. Ġki ya da daha fazla boyut arasındaki iliģkiyi tespit etmek amacıyla L tipi matrisi kullanılmıģtır. ĠĢ kazalarının olasılığı ve Ģiddetinin çarpımı ile her bir risk faktörü için risk skorları belirlenmiģtir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 456

91 3. BULGULAR AraĢtırma kapsamında yer alan hazır giyim iģletmesinin depo&kesimhane, üretim, ütü, paket&sevkiyat bölümünde olabilecek iģ kazası risk faktörlerinin, risk skor değerleri L tipi matrislerle belirlenmiģtir. Ġncelenen risk faktörlerinde L tipi matriste en çok frekansa sahip olan risk skorlarına tablolarda yer verilmiģtir. Tablo 1. Depo&Kesimhane Bölümü Risk Değerlendirme Sonuçları Risk Faktörleri Tehliken in Açığa Çıkma Olasılığı ġiddet Dereces i RĠSK SKORU Etkin Önlem Var mı? KumaĢ serimi ve kesimi sırasında oluģan el parmak kesikleri ya da kayıpları Orta Ciddi Orta (12) Yetersiz ÇalıĢma sırasında oluģan küçük kesikler Orta Ciddi Orta (12) Önlem yok KumaĢ serimi sırasında oluģan el, parmak sıkıģmaları Orta Ciddi Orta (12) Önlem yok ĠĢ yerinde düģme ya da ayak kayması sonucu oluģan yaralanmalar Az Hafif DüĢük (4) Yeterli ÇalıĢanın kumaģ topu veya aksesuar taģıması esnasında aģırı yüke maruz kalması ile oluģan zedelenme Çok Az Ciddi DüĢük (4) Yeterli Top/kumaĢ ve aksesuarların taģınması sırasında çalıģanın üzerine düģmesi ile oluģan yaralanmalar Çok Az Hafif DüĢük (3) Yeterli Malzeme veya yük kaldırırken oluģan incinmeler Çok Az Hafif KumaĢ serimi ve kesimi sırasında oluģan elektrik çarpmaları Kesicinin ısınması sebebiyle oluģan yanıklar KumaĢ serim makinesinin çarpması sonucu oluģan ezilme ve kırıklar Çok az Çok az Çok az Çok hafif Çok hafif Çok hafif DüĢük 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR (2) DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) Yeterli Yeterli Yeterli Yetersiz 457

92 Tablo 1 incelendiğinde depo&kesimhane bölümü iģ kazalarından KumaĢ serimi ve kesimi sırasında oluģan el parmak kesikleri ve kayıpları, ÇalıĢma sırasında oluģan küçük kesikler ve KumaĢ serimi sırasında oluģan el, parmak sıkıģmaları orta (12) risk skoruna sahip risk faktörleri olarak görülmektedir. Diğer risk faktörleri düģük (4, 3, 2, 1) risk skorlarına sahiptir. ÇalıĢanlar ayrıca iģletmede çalıģma sırasında oluģabilecek küçük kesikler ve kumaģ serimi sırasında oluģan el ve parmak sıkıģmaları için önlem bulunmadığını, kumaģ serim ve kesimi sırasında oluģan el ve parmak kesikleri ve kayıpları ile kumaģ serim makinesinin çarpması sonucu oluģan ezilme ve kırıklar için ise bulunan önlemlerin yetersiz olduğunu belirtmiģlerdir. Tablo 2. Üretim Bölümü ĠĢ Kazalarının Risk Değerlendirme Sonuçları Risk Faktörleri DikiĢ iğnesinin batması sebebiyle oluģan yaralanmalar Tehlikeni n Açığa Çıkma Olasılığı Orta ġiddet Dereces i Orta DikiĢ makinesinden madde fırlaması sebebiyle oluģan yaralanmalar Orta Orta DikiĢ makinesindeki baskı ayağına parmak sıkıģması ile oluģan yaralanmalar Uzvun makineye veya iki eģya arasına sıkıģması sonucu oluģan yaralanmalar ÇalıĢan makineye uzuv kaptırılması sonucu oluģan yaralanmalar Makine bıçaklarının neden olduğu kesikler Çarpmalardan kaynaklanan travmalar DikiĢ makinesinde ısınan makine parçaları sebebiyle oluģan yanıklar ĠĢyerinde düģme ya da ayak kaymaları DikiĢ makinesinin sebep olduğu elektrik çarpmaları Çok az Çok az Çok az Çok az Çok az Çok az Çok az Çok az Çok hafif Çok hafif Çok hafif Çok hafif Çok hafif Çok hafif Çok hafif Çok hafif RĠSK SKORU Orta (12) Orta Etkin Önlem Var mı? Önlem yok (8) Yetersiz DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) DüĢük (1) Yeterli Yeterli Yeterli Yeterli Önlem yok Yeterli Yeterli Yeterli 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 458

93 Tablo 2 incelendiğinde üretim (dikim) bölümü iģ kazalarının dikiģ iğnesinin batması sebebiyle oluģan yaralanmalar orta (12) risk skoru ve dikiģ makinesinden madde fırlaması sebebiyle oluģan yaralanmalar orta (8) risk skoruna sahip risk faktörleri olarak belirlenmiģtir. Diğer risk faktörleri düģük (1) risk skorlarına sahiptir. DikiĢ iğnesinin batması sebebiyle oluģan yaralanmalar ve çarpmalardan kaynaklanan travmalar için iģ yerinde önlem alınmadığı ve dikiģ makinesinden madde fırlaması sebebiyle oluģan yaralanmalar için alınan önlemlerin ise yetersiz olduğu çalıģanlar tarafından belirtilmektedir. Tablo 3. Ütü Bölümü ĠĢ Kazalarının Risk Değerlendirme Sonuçları Risk Faktörleri Preste bulunan hareketli parçalar nedeniyle oluģan sıkıģmalar Tehlikeni n Açığa Çıkma Olasılığı Az ġiddet Derecesi Ciddi Ürünün ütülenmesi sırasında oluģan yanıklar Az Ciddi Buhar hortumunun çıkması ile oluģan yanıklar Ütünün çalıģanın üzerine düģmesi sebebiyle oluģan yaralanmalar Az Az Orta Orta Elektrik çarpmaları Çok az Çok hafif RĠSK SKOR U Orta (8) Orta (8) DüĢük (6) DüĢük (6) DüĢük (1) Etkin Önlem Var mı? Yetersi z Yetersi z Yetersi z Önlem yok Yeterli Tablo 3 incelendiğinde ütü bölümü iģ kazalarının dikiģ preste bulunan hareketli parçalar nedeniyle oluģan sıkıģmalar orta (8) risk skoru ve ürünün ütülenmesi sırasında oluģan yanıklar orta (8) risk skoruna sahip risk faktörleri olarak belirlenmiģtir. Buhar hortumunun çıkması ile oluģan yanıklar ve ütünün çalıģanın üzerine düģmesi sebebiyle oluģan yaralanmalar düģük (6) risk skora sahip risk faktörleri olarak belirlenmiģtir. Elektrik çarpmaları risk faktörü ise düģük (1) risk skorlarına sahiptir. Ütünün çalıģanın üzerine düģmesi sebebiyle oluģan yaralanmalar, ürünün ütülenmesi sırasında oluģan yanıklar ve buhar hortumunun çıkması ile oluģan yanıklar için iģ yerinde önlem alınmadığı ve preste bulunan hareketli parçalar nedeniyle oluģan sıkıģmalar, için alınan önlemlerin ise yetersiz olduğu çalıģanlar tarafından belirtilmektedir. 17. Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 459

94 Tablo 4. Paket&Sevkiyat Bölümü ĠĢ Kazalarının Risk Değerlendirme Sonuçları Risk Faktörleri Tehliken in Açığa Çıkma Olasılığı ġiddet Dereces i RĠSK SKOR U Etkin Önle m Var mı? Ürünlerin taģınması sırasında düģme ya da ayak kayması nedeniyle yaģanan yaralanmalar Orta Hafif DüĢük (6) Yeterl i Çarpmalardan kaynaklanan travmalar Çok az Çok hafif DüĢük (1) Yeterl i Forkliftin çalıģanlara çarpması sonucu oluģan kırık ve yaralanmalar Çok az Çok hafif DüĢük (1) Yeterl i Kolilerin taģınması sırasında oluģan yaralanmalar Çok az Çok hafif DüĢük (1) Yeterl i Tablo 4 incelendiğinde paket ve sevkiyat bölümü iģ kazalarının Ürünlerin taģınması sırasında düģme ya da ayak kayması nedeniyle yaģanan yaralanmalar düģük (6) risk skoru ve Çarpmalardan kaynaklanan travmalar, forkliftin çalıģanlara çarpması sonucu oluģan kırık ve yaralanmalar ve kolilerin taģınması sırasında oluģan yaralanmalar düģük (1) risk skoruna sahip risk faktörleri olarak belirlenmiģtir. Paket ve sevkiyat bölümü çalıģanları tüm risk faktörleri için alınan önlemlerin yeterli olduğunu belirtmektedirler. 4. SONUÇ VE ÖNERĠLER Hazır giyim üretim süreçlerinden depo ve kesimhane bölümü iģ kazalarında en yüksek risk skorlarını kumaģ serimi ve kesimi sırasında oluģan el, parmak sıkıģmaları, kesikleri ya da kayıpları, üretim bölümünde en yüksek risk skorlarını dikiģ makinesinden madde fırlaması sebebiyle oluģan yaralanmalar, dikiģ iğnesinin batması sebebiyle oluģan sıyrık ya da delinmeler, ütü bölümünde en yüksek risk skorlarını ürünün ütülenmesi sırasında oluģan yanıklar veya presteki hareketli aksam nedeniyle el, parmak yanıkları oluģturmuģtur. Paket ve sevkiyat bölümünde iģ yerinde düģme ya da ayak kaymaları en yüksek risk skorlarını almıģtır. ĠĢ kazalarının önlenmesinin temel Ģartı iģyerlerinde tehlike kaynaklarını ortaya çıkartıp oluģabilecek riskleri kontrol altına almaktır. Türkiye de yaklaģık 1,5 milyon kiģinin hazır giyim sektöründe çalıģtığı tahmin edilmektedir. AraĢtırma sonucunda pek çok risk faktöründe düģük risk skorları belirlenmiģ olsa da bazı risk faktörleri çok sayıda çalıģanı ilgilendirmesi açısından sektöre uğratacağı kayıplar büyüktür. Bu araģtırma verileri büyük ölçekli kurumsal bir iģletmeden toplanmıģtır. Türkiye de bu üretimin çoğunlukla küçük orta büyüklükteki iģletmeler tarafından uygun olmayan üretim ortamlarında yapıldığı da bir gerçektir. Bu nedenle her iģletmenin kendi fiziksel ortamına, kullandığı makine ve diğer donanımlara, çalıģanların eğitim durumuna göre farklı risk faktörleri ve risk skorları ortaya çıkacaktır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 460

95 ĠĢletmelerde risk değerlendirme çalıģmalarının rutin bir Ģekilde tekrarlanması da önemlidir. Çünkü iģletme içinde tehlike yaratan riskler için iģ güvenliği önlemlerinin alınmasından sonra da tekrar yeni tehlikelerin oluģma ihtimali bulunmaktadır. KAYNAKLAR Alüftekin, N., Yüksel, Ö., TaĢ, A., Çakar, G. ve Bayraktar, F. (2009) Küresel Krizden ÇıkıĢta Kümelenme Modeli: Tekstil ve Hazır Giyim Sektörü Örneği, Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi, 5 (10), AfĢar, B. (2007) Tekstil Sektör Raporu, Konya Ticaret Odası Etüt AraĢtırma Servisi, Benli, Caner (2008) Türkiye nin Tekstil ve Hazır Giyim Sektöründe DeğiĢen Dünya Pazarlarına Uyum Süreci, Yüksek Lisans Tezi, Gazi Üniversitesi Eğitim Bilimleri Enstitüsü DıĢ Ticaret Eğitimi Anabilim Dalı, Ankara. Bilir, N. (2005) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliğinde ÇağdaĢ Bir YaklaĢım, Risk Değerlendirmesi ve Risk Yönetimi, ĠSG Dergisi, 4. Uluslar Arası ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı, Mayıs/Haziran 25 (5). Boyle, T. (2002) Health and Safety: Risk Management, IOSH Services Limited, Londra. Durdu, A. (2006) ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Düzenlemeleri ile Ġlgili ĠĢ Görenlerin Tutumlarını Belirlemeye Yönelik Bir AraĢtırma, Yüksek Lisans Tezi, Ġstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ĠĢletme Anabilim Dalı Ġnsan Kaynakları Yönetimi Bilim Dalı, Ġstanbul. Düzen, B. (2008) Hazır Giyim Sektöründe ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Uygulamalarının Kalite Ġle ĠliĢkisi, Yüksek Lisans Tezi, Dokuz Eylül Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü ÇalıĢma Ekonomisi ve Endüstri ĠliĢkileri Ana Bilim Dalı Ġnsan Kaynakları, Ġzmir. IĢık G., ġahin N.M. (2007) TitreĢim, ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Açısından Etkileri Riskleri Kontrolü ve Uygulamalar, (5-6 Ekim) ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Sempozyumu, Petermann, O. (2009) Tekstil ĠĢletmelerinde Enformasyonel ve Emniyetli ĠĢ ġekillendirme. ĠSG Dergisi, 42 (1), SGM (2010) Tekstil, Hazır Giyim, Deri ve Deri Ürünleri Sektör Raporu, TC Sanayi ve Ticaret Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürlüğü, Son eriģim tarihi: Sarıkaya, G., Ofluoğlu, G. (2005) OHSAS ĠĢ Sağlığı ve ĠĢ Güvenliği Yönetim Sistemi. Kamu-ĠĢ, 8,(3). Son eriģim tarihi: Tezcan, E. (2008) Hazır Giyim Sektöründe ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Tehlikeleri. 5.Uluslar Arası ĠĢ Sağlığı ve Güvenliği Bölgesel Konferansı. Yücel, S. (2007) KOBĠ nin Tanımı, ĠSG Dergisi,36(1), Yılmaz, G. (2009) ĠĢ Kazalarının Nedenleri ve Maliyeti, Mühendis ve Makine Dergisi, 50 (28), Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 461

96 THE IMPACT OF LAPTOP AND DESKTOP COMPUTER WORKSTATIONS ON HUMAN PRODUCTIVITY Orhan KORHAN 1, Amir Hossein Habibi Onsorodi 2 1 Yrd. Doç. Dr., Doğu Akdeniz Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Gazimağusa KKTC, e-posta: 2 Doğu Akdeniz Üniversitesi, Endüstri Mühendisliği Bölümü, Gazimağusa KKTC, e-posta: ABSTRACT Occupational injuries pose a major problem in workplaces where computers are widely used. Although increasing popularity of the laptop computers, desktop computers still dominate in the office workstations. The aim of this study is to investigate the development of the workrelated musculoskeletal disorders (WRMSDs) and their effect on productivity of office workers in laptop computer workstations and desktop computer workstations. A questionnaire was developed to analyze and understand the ergonomic risk factors which affect the human productivity. Surface electromyogram (semg) was also used to measure the muscle activities of office workers at their critical body regions; neck, shoulders, upper back, lower back, forearm, and wrist. The significance of this study to the industry is to provide guidance by designing an optimal computer workstation setup for solving costly health problems and lost productivity in offices where computers are frequently used. Keywords: 1. work-related musculoskeletal disorders, 2. productivity, 3. laptop and desktop computers 1. INTRODUCTION Use of computers in the offices has become a necessity for business purposes. Thus, computers are available almost in every office. Occupational injuries pose a major problem in workplaces where computers are widely used. Increase in the number of employees working with computer coincides with an increase of work-related musculoskeletal disorders. Workrelated musculoskeletal symptoms occur when there is a mismatch between the physical requirements of the job and the physical capacity of the human body. These are the injuries that result from repeated motions, vibrations and forces placed on human bodies while performing various job actions. The causes of musculoskeletal disorders in the workplace are diverse and poorly understood. Moreover, intensive, repetitive and long period computer use results in costly health problems (direct cost), and lost productivity (indirect cost). Today, portable computers (laptops) are used not only by professionals who need to travel and work in different places with a computer system, but due to that they offer high technology performance in a compact, light, self-sufficient (battery provided), and occupying less space; 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 462

97 laptop computers are preferred in the office workstations as well. In spite of increasing popularity of the laptop computers, desktop computers still dominate in the office workstations. The aim of this study is to investigate the development of the work-related musculoskeletal disorders and their effect on performance of office workers in laptop computer workstations and desktop computer workstations. The significance of this study to the industry is to provide guidance by designing an optimal computer workstation setup for solving costly health problems and lost performance in offices where computers are frequently used. 2. LITERATURE REVIEW The U.S. Federal Bureau of Labor Statistics (BLS) defined musculoskeletal disorders (MSDs) as injuries and disorders to muscle, nerves, tendons, ligaments, joint, cartilage and spinal discs. It is a condition where a part of musculoskeletal system is injured over time. Work- Related of Musculoskeletal Disorders (WRMSDs) are disorders that caused by a work place activity. According to Eurostat figures on recognized occupational diseases (EODS), (Schnider et al., 2010) musculoskeletal disorders are also the most common occupational disease. Musculoskeletal disorders are the most common work-related health in Europe. Musculoskeletal disorders account for nearly 70 million physician office visits in the United States annually, and an estimated 130 million total health care encounters including outpatient, hospital, and emergency room visits (US Commission on Behavioral and Social Sciences and Education, 2000). There are two types of costs related to WRMSDs; Direct cost and indirect cost. Direct cost or visible cost includes insurance, compensation, medical and administrative cost. Indirect cost (hidden cost) include productivity loss, hiring and training of new employees, the reduce performance levels, the effects on production and quality of work. The German Federal Institute for Occupational Safety and Health (BAuA) estimated the productivity loss due to WRMSDs at 0.59% of the GNP in 2002 and 0.4% both in 2004 and According to Sicherhit und Gesundheit bei der Arbit-German Association for safety and health at work- (SUGA, 2006) the costs of musculoskeletal diseases were about 23.7% of days lost (95 million days lost), and 23.9 billion EUR or in other terms, 1.1% of the GNP in lost productivity and gross value were added. In France, in 2006, WRMSDs have led to seven million workdays lost, about 70 million EUR of enterprises contributions (OSHA Europa, 2009). In another researched by bureau of U.S. Department of Labor (2009), the result shows that 28.1% of the workers were away from work for 31 or more days. 18.3% of the workers involved in lost productivity cases of 3-5 days away from work. Growing industrial technology caused to human need to use of computer more and more. The number of personal computer in use worldwide exceeded 900 million in U.S.A has more personal computers in use than people in five to six years (Computer Industry Almanac, 2006). In Australia 89% of businesses used computer in the year to June 2005 (Australian Bureau of Statistics, 2006) and in the U.K. approximately 13.9 million households could access the internet from home in early 2006 (National Statistics UK, 2006). 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 463

98 More than half of the working population (both males and females) in the European Community use computers in their daily work. Increased computer use time for work purposes leads to an increased incidence of work-related musculoskeletal disorders among computer users. High prevalence of health disturbances has been associated with constrained posture, poor ergonomic design of the work place, exclusive use of input devices as well as of stress related factors (Editorial, 2002). Intensive computer use is associated with an increased risk of neck, shoulder, elbow, wrist and hand pain, paresthesias and numbness. Repetition, forceful exertions, awkward positions and localized contact stress are associated with the development of upper limb cumulative trauma in computer users. The repetitive computer use such as typing on the keyboard and dragging the mouse overload neck, shoulder, arm and hand muscles and joints. As they continue to be overworked cumulative trauma happens (Ming and Zaproudina, 2003). Szeto et al. (2005) compared the electromyographic (EMG) changes and discomforts experienced by a symptomatic and an asymptomatic group of workers when they were challenged by the physical stressors of increased typing speed and increased typing force. They divided the respondents into 2 groups, 21 female office worker in the Case Group, and 20 in the Control Group. The respondents were asked to participate a typing test for 20 minutes in 3 conditions; normal, faster, and harder. The Case group showed trends for higher muscle activities in all three conditions in both upper trapezius and cervical erector spinae muscles. There were greater increases in muscle activities in both groups under faster condition, implying that increasing the typing speed was a more difficult demand. They further divided the Case Group into High and Low groups. They realized that it was mainly the High group that showed the greatest changes in terms of muscle activities and discomforts. Dennerlein and Johnson (2006) studied the differences in biomechanical risk factors across different computer tasks: typing text, completing an html-based form with text fields, editing text within a document, sorting and resizing objects in a graphics task and browsing and navigating a series of intranet web pages through participation of 30 touch-typist adults (15 females, and 15 males). Their results indicated that keyboard-intensive tasks were associated with less neutral wrist postures, larger wrist velocities and accelerations and larger dynamic forearm muscle activity. Mouse-intensive tasks (graphics and web page browsing) were associated with less neutral shoulder postures and less variability in forearm muscle activity, larger range of motion and larger velocities and acceleration of the upper arm. Additionally, their results suggested that comparing different types of computer work demonstrates that mouse use is prevalent in most computer tasks and is associated with more constrained and non-neutral postures of the wrist and shoulder compared to keyboard use. Samani et al. (2009) evaluated effects of active and passive pauses and investigate the distribution of the trapezius surface electromyographic (SEMG) activity during computer mouse work. Twelve healthy male subjects performed four sessions of computer work for 10 min in one day, with passive (relax) and active (30% maximum voluntary contraction of shoulder elevation) pauses given every 2 min at two different work paces (low/high). Bipolar SEMG from four parts of the trapezius muscle was recorded. The relative rest time was higher for the lower parts compared with the upper of the trapezius (p < 0.01). The centroid of exposure variation analysis (EVA) along the time axis was lower during the computer work with active pause compared with passive one (p < 0.05). The results of this study revealed (i) lower rest time for the upper parts of trapezius compared with the lower parts, in line with previous clinical findings, (ii) active pauses contributed to a more variable muscle activity 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 464

99 pattern during computer work that might have functional implications with respect to workrelated musculoskeletal disorders. 3. METHODOLOGY This research is divided into two parts; a questionnaire study and an experimental study. The questionnaire utilized for this particular research consisted of a self-administered by a nonprobability, convenience sample from people who use computers for work purposes. Two well-known questionnaires, the Nordic Musculoskeletal Questionnaire and the U.S. National Institute for Occupational Safety and Health (NIOSH) Symptoms Survey were addressed to develop a new questionnaire on WRMSDs in computer users. The questionnaire was distributed to 100 people from different countries and different occupation and working environment. The questionnaire was also uploaded on the Internet at social networks Facebook and Linkedln for making it accessible to everyone in different work environment. Only those users were allowed to fill this questionaries who were working continuously with the computers in their working environment. The questionnaire was designed to include 3 sections; a prologue, a series of classification questions, and a core questions of the study. In the first section, the questions were selected to identify the nature and severity of self-rated musculoskeletal symptoms. Therefore, the questionnaire included items asking about the experience of musculoskeletal problems in nine body areas (neck, shoulder, elbow, wrist, hand, upper back, lower back, hips\tights, knees and ankles\feet) over the past year. The second section included the detailed information about musculoskeletal disorders (MSD), such as problems have been prevented from carrying out normal activities (e.g. job, house works and hobbies). The third section of the questionnaire was more focused on symptoms and side effects of muscles activities and investigates the illness symptoms on different area of the body including aching, burning, cramping, loss of color, numbness, pain, swelling, stiffness, tingling, weakness on the above mentioned body regions (neck, shoulder, elbow/forearm, hand/wrist, upper back, and lower back). The significance of this questionnaire is that, it investigated the time of starting the muscular phenomenon and the duration that these MSDs make the person suffering. Moreover, the lost efficiency of each person during the impact of the MSDs was investigated through this questionnaire as well. In order to estimate the amount of pressure put on computer users, an experiment was designed to measure the pressure on muscles by a surface electromyogram (semg) during their work with computers and laptops. In the semg experiment, data were collected from 6 body regions; hand/wrist (flexor retinaculum), elbow/forearm (flexor carpi radialis), neck (posterior upper trapezius), shoulder (posterior deltoid), upper back (rhomboideus major), and lower back (sacropinalis). The semg device (MyoTrac Infiniti, model SA9800) has 2 channels, which means the device allows to collect data from two muscle groups at a time. Therefore, the experiment was repeated three times to collect data for each muscle group. Five people with no background of previous MSDs were invited to take a part in this experiment (3 men and 2 women). All the experiments were taken place at the Ergonomics labs of the Department of Industrial Engineering of the Eastern Mediterranean University. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 465

100 The procedure for the experimentation is as follows; 20 minutes typing exercise was given to each respondent at a time. Data were collected at 5th, 10th, 15th, and 20th minutes of the experimentation. The mean value of the collected data for 30 seconds is then calculated and taken into consideration. Correlation analysis was performed to find out relationships among the variables determined form the questionnaire data and the experimental (semg) data. Logistic Regression was constructed to identify a statistically significant factor which contributes formation of the WRMSDs. Analysis of Variance (ANOVA) was applied at the end to the data collected by semg experiment to reveal the factors which causes WRMSDs and would determine which computer station provides better performance. 4. RESULTS AND DISCUSSIONS 4.1. Questionnaire The result showed that from 100 people who filled the questionnaire, 54 percent of them were male and 46 percent of them were female. More than half of the respondents (58%) were between 26 and 35 years old. Most of the male height were between 1.71 cm and 1.90 cm and for the female height were between 1.51cm and 1.70 cm. Most of the respondents were between 51 and 90 kilograms, where only 8 respondents stated that they were more than 90 kilograms and 6 respondents stated that they were less than 50 kilograms (figure 1). Figure 1. Demographic Structure of the Respondents 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 466

101 Regular keyboard (Q-type) used by most of the respondents (90%) and only 9 persons used of ergonomic (with wrist support) keyboard. It was found that 54 persons (54%) have been using computer more than 10 years and 37 persons of them have been using of computer between 5 and 9 years the others persons reported between 1 and 4 years. Further 20% of the respondents used of computer more than 8 hours per day and most of the respondents (24%) used of computer between 7 and 8 hours daily. About 22 respondents used of computer between 5 and 6 hours per day. The rest of the respondents stated that they used computer less than 5 hours per day (figure 2). Figure 2. Computer Use Statistics During the last 12 month 54% of the respondents had trouble in neck, 44% of them had trouble in shoulder. Amongst the respondents, 37% had trouble in their hand\wrist, and 29% stated that they experienced discomfort at their fingers. Upper back and lower back trouble reported respectively 37% and 35%. Elbows, hips\thighs\buttocks, knees and ankles\feet have been reported as a region with minimum pain (table 1). 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 467

102 Response count Weakness Tingling Stiffness Swelling Pain Numbness Los of Color Cramping Burning Aching Table 1. Type of Discomfort Discomfort Region Neck Shoulder Elbows Wrist\Hands Finger Upper Back Lower Back Hips\Tights\ Buttocks Knees Ankles\Feet Total Percent 43% 11% 11% 0% 2% 44% 0% 9% 6% 13% Total Percent 27% 11% 14% 2% 5% 52% 5% 2% 5% 23% Total Percent 24% 5% 0% 0% 29% 38% 0% 5% 5% 38% Total Percent 32% 11% 8% 3% 19% 49% 0% 11% 5% 35% Total Percent 28% 7% 3% 0% 28% 34% 0% 14% 3% 21% Total Percent 32% 22% 8% 0% 5% 51% 0% 8% 3% 16% Total Percent 34% 14% 11% 0% 9% 71% 0% 17% 0% 23% Total Percent 23% 9% 18% 0% 36% 36% 5% 5% 0% 18% Total Percent 27% 13% 13% 7% 10% 57% 13% 7% 10% 27% Total Percent 19% 11% 19% 0% 11% 33% 15% 15% 11% 22% Table 1 also shows pain was the most prevalent discomfort type, which was followed by aching. Feelings of weakness and numbness were also among the most observed discomforts. On the other hand, swelling and loss of color (lowest) were the least observed discomforts among the respondents. The users were asked to indicate the number of the day that they have been experience restriction or light duties during the last year. On an average, each person has been encounter to small muscular problems for almost 7 days. The maximum number reported working days was 90 days and the minimum one has been zero. Also the number day ask by users as medical care permission has been reported 5 days on an average, the most number it has been 20 days and the least number of it has been zero days Logistic Regression Logistic regression analysis was used to develop and to determine a meaningful and statistically significant relationship exists between work-related musculoskeletal disorders and 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 468

103 computer use as a risk assessment model. The logistic regression was used because many of independent variables were qualitative and the normality of residuals cannot be guaranteed. The dependent variable is Medical treatment, and the independent variables were selected from 129 variable factors from the questionnaire. Table 2 illustrates the list of the significant risk factors which contribute to the formation of WRMSDs. Table 2. Significant Predictors of WRMSDs Significant Predictor p Odds ratio 95% CI Age Having trouble in knees Experiencing problem at shoulder Experiencing problem at upper back Knee pain EMG Experiment Data were collected from six body regions; hand/wrist (flexor retinaculum), elbow/forearm (flexor carpiradialis), neck (posterior upper trapezius), shoulder (posterior deltoid), upper back (rhomboideus major), and lower back (sacropinalis). The semg device (MyoTrac Infiniti, model SA9800) has two channels, which means that the device can collect data from two muscle groups at a time. Therefore, the experiment was repeated three times to collect data for each muscle group. Figure 3 shows muscle activities (µv vs. time) for all respondents during 20 min of typing with desktop computer keyboard and laptop computer keyboard. It was observed that the pressure on respondents hands during typing with the desktop keyboard is more than when the respondent typing with laptops keyboards. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 469

104 μv Figure 3. EMG Activity at the Hand Unlike the output result of studding the amount of pressure on desktop computer users hands, the studies shows the amount of pressure on elbow muscles in laptop users were more than desktop users. It is shown in all of the users that the amount of pressure on elbow muscles in laptop users has been significantly more than computer users (figure 4) μv Figure 4. EMG Activity at the Elbow 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 470

105 The pressure on the neck was observed to be more in laptop computer users than the desktop computer users (figure 5). μv Figure 5. EMG Activity at the Neck In studding the shoulder muscles it is not possible to determine significant which type of computer use takes more pressure. Generally both groups suffer pressure on shoulder region (figure 6). μv Figure 6. EMG Activity at the Shoulder 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 471

106 Except one respondent, it was shown that the pressure on lower back while working with laptop computer was significantly more than that the lower back discomfort while working with desktop computer (figure 7). Even about that exceptional case after a period of time, the pressure on the lower back during the work with desktop computer and laptop computer approached to a close level. μv Figure 7. EMG Activity at the Lower Back Similarly as in the neck discomfort, the pressure on upper back of laptop users was observed to be more than that in desktop users (figure 8). Significantly by studying the time factor and the effect of time on upper back muscles, it was found that the diagram of the activities and pressure on upper back muscles of the laptop users shows more fluctuation comparing to desktop users. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 472

107 μv Figure 8. EMG Activity at the Upper Back 4.4. Analysis of Variance (ANOVA) In order to test the hypothesis (H o ) that mean musculoskeletal strain (in time) of the 6 body region does not differ, ANOVA was applied for each respondent s readings, based on the computer type used. It was observed that working with both desktop computer and laptop computer significantly contribute to musculoskeletal discomfort on 6 different body regions in all respondents (tables 3 and 4). 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 473

108 Test Group Subject Table 3: ANOVA Result for Respondents Using Desktop Computers Source of Variation SS df MS F P-value F 0.05,5,18 Between Groups E Significant Within Groups Total Between Groups E Significant Within Groups Total Between Groups E Significant Within Groups Total Between Groups E Significant Within Groups Total Between Groups E Significant Within Groups Total Table 4: ANOVA Result for Respondents Using Laptop Computers Test Group Subject Source of Variation SS df MS F P-value F 0.05,5,18 Between Groups E Significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 474

109 However, another hypothesis test should be constructed, with the same data, in order to check whether the type of computer used contributes to musculoskeletal discomfort at each body region. Tables 5 and 6 shows that using both desktop computers and laptop computers contribute to the musculoskeletal discomfort on all 6 body regions, except that on the shoulder while using desktop computers. Table 5: ANOVA Result for Desktop Computers on 6 Body Regions Body Region Hand Elbow Neck Shoulder Upper Back Lower Back Source of Variation SS df MS F P-value F 0.05,4,15 Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups not Within Groups significant Total Between Groups significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 475

110 Body Region Hand Elbow Neck Shoulder Upper Back Lower Back Table 6: ANOVA Result for Laptop Computers on 6 Body Regions Source of Variation SS df MS F P-value F 0.05,4,15 Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups E significant Within Groups Total Between Groups significant Within Groups Total CONCLUSIONS AND RECOMMENDATIONS The results show that working with computers is a constant cause of muscle problems. Pressures of working with computers on the neck, shoulders and back muscles more than other areas is likely to damage the muscles in the long run. Our statistics showed that ache and pain are the most common types of discomfort among users. The regression analysis shows that age, knee trouble, shoulder problem, upper back problem and knee pain are the factors found to be significant predictors of medical treatment. Studies on 5 users who participated in this study showed that working with a laptop computer leaves a significant impact on the area of the hands, elbow, neck, shoulders, upper back, and back. Moreover, working with both desktop and laptop computers significantly contributes to the musculoskeletal discomfort on 6 body regions, except on the shoulder region while using desktop computers. Many people are using computers in their work and our statistics showed that over 46% of them are using desktop and laptop at the same time. Using the computers in long run hurts the muscles and can cause WRMSDs and it will decrease the efficiency of the person in the work and increase the direct and indirect cost. Since the laptop users are limited in posture, their muscles take more pressure than the desktop users. Especially the neck muscles would take a heavy pressure during the work. Also 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 476

111 it is highly important to mention that using laptop computers at various places in different postures can cause much heavier damage to the muscles. One of the disadvantage of laptops in the inability of separating the monitors, so the user should been his/her neck in order to get the appropriate position and it course more pressure on the neck muscles. New monitor designs and ideas are required to study the effect of those in human performance. Some samples are designed for laptops with screens of the devices were separated. They are called ergonomic laptops. The models with the ability temperate the monitor is able to solve the problem of non-adjustable height of the laptop without changing the normal algorithm of the laptops. REFERENCES Dennerlein, J. T., Johnson, P. W., Different computer tasks affect the exposure of the upper extremity to biomechanical risk factors. Ergonomics 49 (1), Editorial, Muscular disorders in computer users: introduction. International Journal of Industrial Ergonomics 30, Jensen, C., Finsen, L., Søgaard, K., Christensen, H., Musculoskeletal symptoms and duration of computer and mouse. International Journal of Industrial Ergonomics 30 (4-5), Korhan, Orhan. Work-Related Musculoskeletal Disorders due to Computer Use: A Literature Review. Lambert Academic Publishing, Germany ISBN: Ming, Z., Zaproudina, N., Computer use related upper limb musculoskeletal (ComRULM) disorders. Pathophysiology 9, Samani, A., Holtermann, A., Søgaard, K., Madeleine, P., Active pauses induce more variable electromyographic pattern of the trapezius muscle activity during computer work. Journal of Electromyography and Kinesiology, Vol. 19 (6), Shuval, K., Donchin, M., Prevalence of upper extremity musculoskeletal symptoms and ergonomic risk factors at a High-Tech company in Israel, International Journal of Industrial Ergonomics, 35: , Szeto, G. P. Y., Straker, L. M., O Sullivan, P. B., The effects of speed and force of keyboard operation on neck-shoulder muscle activities in symptomatic and asymptomatic office workers. International Journal of Industrial Ergonomics 35, Thorn, S., Søgaard, K., Kallenberg, L. A. C., Sandsjö, L., Sjøgaard, G., Hermens, H. J., Kadefors, R., Forsman, M., Trapezius muscle rest time during standardised computer work A comparison of female computer users with and without self-reported neck/shoulder complaints. Journal of Electromyography and Kinesiology, Vol. 17 (4), Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 477

112 ÇAY TAġIYAN KADINLARDA KAS ĠSKELET SĠSTEMĠ MARUZĠYETĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ Birsen ÇELĠK 1, M. Tamer SUSMUġ² 1 ĠĢ HemĢiresi, Madenli ÇamlıcaMah.Rize, e-posta : ² ĠĢyeri Hekimi, Anagold Madencilik A.ġ. Erzincan e-posta : ÖZET Rize nin Çayeli ilçesi Madenli beldesinde çay taģıyan 30 kadın üzerinde yapılan araģtırmada, Kas Ġskelet Sistemi Maruziyeti LMM 1 ( Leitmerkmalmethode zur Beurteilung von Heben, Halten, Tragen ) ve LMM2 yöntemleri ( Leitmerkmalmethode zur Beurteilung von Ziehen, Schieben ) ile değerlendirilmiģtir. Leitmerkmalmethode 1 yöntemi, kaldırma, tutma, taģıma iģlerinin değerlendirildiği metottur. Birim ağırlığı 5 kg ve daha yüksek olan malzemelerin kaldırılması, tutulması ve taģınması iģlerinde uygulanmaktadır. Leitmerkmalmethode 2 yöntemi, itme - çekme iģlerinin değerlendirildiği metottur. Her iki yöntemin de, akseptans, reliabilite ve validitesi yüksek tespit edilmiģtir. Bu yöntemler, Uluslararası literatürde KIM ( Key Indicator Methods ) adıyla tanımlanmaktadır. LMM1 yöntemi ile yapılan değerlendirmede 20 puanlık risk skoru ile artmıģ yüklenme, LMM2 yöntemi ile yapılan değerlendirmede bayan çarpanı da dikkate alınarak 54,6 puanlık risk skoru ile aģırı yüklenme tespit edilmiģtir.lmm1 ve LMM 2 sonuçları eģleģtirilerek, elde edilen veriler ıģığında çözüm önerileri geliģtirilmiģtir. Çözüm önerileri içinde, LMM1 ile yapılan çalıģmada, yük ağırlık puanına ve LMM2 ile yapılan çalıģmada zaman ağırlık puanına müdahalenin risk skorunu düģüreceği tespit edilmiģtir. Sonuç olarak, çalıģan sağlığına uygun malzemelerin kullanılması ve çalıģanların bilinçlendirilmesi dahilinde çay taģıma iģleri kabul edilebilir seviyede ergonomik risk skoruna ulaģacaktır. Anahtar Kelimeler: Leitmerkmalmethode 1, Leitmerkmalmethode 2, Çay TaĢıyan Kadınlar ABSTRACT In this study conducted on 30 women, who pick tea in Madenli, Cayeli of Rize; the musculoskeletal system exposure was evaluated by the employment of LMM 1 (Leitmerkmalmethode zur Beurteilung von Heben, Halten, Tragen ) and LMM2 (Leitmerkmalmethode zur Beurteilung von Ziehen, Schieben ) methods. Leitmerkmalmethode 1 method serves for the evaluation of lifting, grabbing and picking works, and is applicable for the works of the lifting, grabbing and picking of materials with unit weights equal to or over 5 kg. The method is referred as KIM ( Key Indicator Method ) 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 478

113 within the international literature. Leitmerkmalmethode 2 method, on the other hand, is employed for the evaluation of pushing pulling works. Both are proven methods for acceptance, reliability and validity. The evaluation performed by the employment of LMM1 elded to the finding of increased loading with some 20 point risk score, while the one performed by the employment of LMM2 elded to the finding of overloading with some 54.6 point risk score as the female factor was also taken into account. Subsequently, the LMM1 and LMM2 outcomes were matched and sundry solutions were developed to be offered under the light of the data obtained. In that context, it was found out that the risk score could be decreased if the load-weight point is intervened as a consequence of the evaluation through LMM1 and if the time-weight point is intervened as a consequence of the evaluation through LMM2. Consequently, the tea picking work may be maintained at an acceptably ergonomic risk score in the event the materials selected are not harmful for health and the awareness of the workers is raised as necessary. Key words: Leitmerkmalmethode 1, Leitmerkmalmethode 2, Women Who Pick Tea 1.GĠRĠġ Bu çalıģmaya rize ili, çayeli ilçesi, madenli beldesi, çamlıca ve aloğlu mahallelerinde 18 ila 60 yaģ arası çay toplayan 30 kadın dahil edilmiģtir. Toplam çalıģma süreleri, 5 ila 45 yıl arasında değiģen kadınların çay toplama, toplanan çayın çuvalını itme/çekme ve çay çuvalını taģıma olmak üzere 3 farklı çalıģma Ģekli mevcuttur. Bu değerlendirme, çay taģıma ve çay çuvalını itme/çekme iģini kapsamaktadır. Objektif yöntemlerle hesaplanan risk skorları, toplam yüklenmenin iki parçasını yansıtmaktadır. 2.YÖNTEM ÇalıĢma 3 adımda gerçekleģtirilmiģtir. 1- Objektif, gözleme dayanan bir metot olan LMM 1 yöntemi ile taģıma kapsamlı ergonomik riskler değerlendirilerek, risk skoru tespit edilmiģtir. 2- Yine objektif metotlardan LMM 2 yöntemi ile itme/çekme kapsamlı ergonomik riskler değerlendirilerek, risk skoru tespit edilmiģtir. 3- LMM 1 ve LMM 2 yöntemlerinde elde edilen sonuçlar birarada incelenerek, çözüm önerileri geliģtirilmiģtir. LMM 1 yöntemi (Leitmerkmalmethode zur Beurteilung von Heben, Halten, Tragen), birim ağırlığı 5 kg ve daha yüksek olan malzemelerin kaldırılması, tutulması ve taģınması iģlerinde uygulanmaktadır. Bu iģlerin ayakta veya oturarak yapılıyor olması yöntem tercihini etkilemez. Objektif ve dual olmayan bir yöntem olması sebebiyle, gözlem ve elde edilen verilerin değerlendirilmesi yöntemin uygulanması için yeterli olacak, ihtiyaç halinde önlem/düzeltici faaliyet tarif edilecektir. Bu yöntem Avrupa Birliği direktifleri uyarınca göz önünde bulundurulması gereken Süre, tekrar sayısı, birim ağırlık, postür ve çevresel koģulları sorgulamaktadır. LMM 2 yöntemi, (Leitmerkmalmethode zur Beurteilung von Ziehen, Schieben) 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 479

114 Yardımcı araçla (dört teker, el arabası, transpalet, kulplu-kulpsuz arabalar, balanser v.b.) veya çıplak elle (rulo, koli, sandık v.b.) yapılan itme çekme iģlerinde uygulanır. Objektif ve dual olmayan bir yöntem olması sebebiyle, gözlem ve elde edilen verilerin değerlendirilmesi yöntemin uygulanması için yeterli olacak, ihtiyaç halinde önlem/düzeltici faaliyet tarif edilecektir. Bu yöntem Avrupa Birliği direktifleri uyarınca göz önünde bulundurulması gereken Süre, tekrar sayısı, araçlı ve araçsız birim ağırlık, postür ve uygulama koģullarını sorgulamaktadır. 3.UYGULAMA 3.1 LMM 1 Değerlendirme 2011 yılının birinci ve ikinci çay sürümlerinde, Madenli beldesi, Çamlıca ve Aloğlu mahalleleri çay arazilerinde çay taģıyan 30 kadın gözlemlenerek, ergonomik risk değerlendirme yöntemi Leitmerkmalmethode 1 uygulanmıģtır. Yapılan iģle ilgili 4 kriter incelenmekte ve tablolardan koģula uygun puanlar tespit edilmektedir. Kriterler; a) Zaman ağırlığı: Mesai boyunca iģ kaç kez yapılıyor ya da ne kadar süreyle ağırlık tutuluyor ya da ağırlık ne kadar mesafe taģınıyor? b) Yük ağırlığı: TaĢınan yükün birim ağırlığı; mesai boyunca farklı ağırlıklar söz konusu ise ortalama alınır. c) Postür: Yapılan iģ sırasında vücudun hangi pozisyonda bulunduğu değerlendirilir. d) Ergonomik koģullar: Yeterli çalıģma alanı, sağlam zeminden, aydınlatma, gürültü, iklime kadar uzanan tüm çevresel koģullar değerlendirilir. Değerlendirme sonucunda her adımda elde edilen puanlar formüle oturtularak ergonomik risk puanı tespit edilir ve ana tablodan gerekli öneriler doğrultusunda çalıģma koģulları gözden geçirilir Zaman ağırlık puanının belirlenmesi Yapılan iģin Ģekline göre değiģen üç farklı değerlendirme yöntemi vardır. 5 saniyenin altında bir süre ile sınırlı kaldırma, indirme, bir yerden baģka bir yere koyma iģlemlerinde; mesai süresince bu iģin kaç kez yapıldığı ölçülerek ağırlık puanı belirlenir. Bu uygulamaya örnek olarak, inģaatlarda tuğla dizme, montaj bantlarında bir makinenin içine bir parçanın yerleģtirilmesi ve bir sandıktan çıkartılan malzemenin yürüyen banta konması sayılabilir. 5 saniyenin üstünde bir süre ile tutulması gereken ağırlıkların değerlendirilmesinde, mesai boyunca bu ağırlığın toplam kaç saat tutulduğu ölçülerek ağırlık puanı belirlenir. Matkap kullanımı ve bir malzemenin taģlanması, zımparalanması bu uygulamaya örnek gösterilebilir. Son değerlendirme yöntemi, bir yükün taģınmasını kapsar ve 5 metrenin üzerinde yol katetme ile sınırlandırılmıģtır. Burada ağırlık puanı belirlenirken, çalıģanın mesai boyunca taģıma iģlemini gerçekleģtirdiği toplam mesafe ölçülür. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 480

115 Kaldırma veya bir yerden baģka bir yere koyma ( < 5 saniye) Tablo 1. Zaman ağırlık puanı ( 1.adım ) Tutma ( > 5 saniye) TaĢıma ( > 5 metre) Günlük adet Günlük süre Günlük yol Zaman ağırlık puanı < 10 < 5 dk < 300 m < 40 5 dk - < 15 dk 300 m - < 1 km < dk - < 1 s 1 km - < 4 km < s - < 2 s 4 km - < 8 km < s - < 4 s 8 km - < 16 km s 16 km 10 Zaman ağırlık puanı belirlenmesinde ara puanlar kullanılmasında sakınca yoktur. Örneğin bir malzemenin mesai süresince tam 1 saat tutuluyor olması 5 ağırlık puanı olarak değerlendirilebilir. Burada önemli olan, aynı iģletmede aynı uygulamaya baģka kiģilerin 4 veya 6 ağırlık puanı değil, 5 ağırlık puanı vermeleri, yani ortak dilin kullanılmasıdır Yük Ağırlık Puanının Belirlenmesi Burada değerlendirme ölçeği erkek ve bayan çalıģanlar için farklıdır. Bir defada kaldırılan, indirilen, tutulan veya taģınan yükün ağırlığı söz konusudur. Günlük mesai boyunca farklı ağırlıklar devreye giriyor ise, yapılan değerlendirmede ortalama ağırlık hesaplanmalıdır. Tablo 2: Yük ağırlık puanı ( 2.ci adım A ) ERKEK KADIN Yük Ağırlık Puanı < 10 kg < 5 kg 1 10 kg - < 20 kg 5 kg - < 10 kg 2 20 kg - < 30 kg 10 kg - < 15 kg 4 30 kg - < 40 kg 15 kg - < 25 kg 7 40 kg 25 kg 25 Bu tablodaki puanlama ile ilgili ara değerler seçilmesi de söz konusu olabilir. Tek değiģmez kural: Erkek için 40 kg ve bayan için 25 kg üstündeki tüm ağırlıklar kesinlikle 25 yük ağırlık puanı olarak değerlendirilmek zorundadır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 481

116 3.1.3 DuruĢ ve Yük Pozisyonu Ağırlık Puanının Belirlenmesi Bu konu ile ilgili ağırlık puanlarının ölçülmesinde tablo 3 te görülen duruģ Ģekillerinden yararlanılmalıdır. Değerlendirme yapılırken, arada bir görülen duruģ pozisyonları değil, gün boyunca ağırlıklı olarak görülen pozisyonlar dikkate alınmalıdır. Tablo 3: DuruĢ ve yük pozisyonu ağırlık puanı ( 2.ci adım B ) Üst beden dik,dönüģ yok, yük bedene yakın 1 Hafif öne eğilme veya dönme, yük bedene yakın ya da bedene yapıģık 2 AĢağı eğilme veya ileri uzanma, hafif öne uzanma ile birlikte dönme,yük bedenden uzak ya da omuz hizasında 4 Ġleri uzanma ile birlikte dönme, yük bedenden uzakta, sağlam duruģta kısıtlılık, çömelme veya dizlerin üzerine çökme Uygulama ve Ortam Ağırlık Puanının Belirlenmesi (c) Değerlendirme yapılırken, çalıģma konforunu anlık bozabilen etkenler dikkate alınmamalı, mesai süresince ağırlıklı olarak çalıģanı etkileyen ortam ve uygulama koģulları puanlandırılmalıdır. Yine de zaman zaman ortaya çıkan, tehlike ve/ veya risk olarak değerlendirilen konular not edilerek, rapora eklenmelidir. Tablo 4: Uygulama ve ortam ağırlık puanı ( 2.ci adım C ) Uygulama ve Ortam KoĢulları Ergonomik koģullar uygun ( yeterli hareket alanı,iģ istasyonunda engel yok, düz-kaymaz zemin, yeterli aydınlatma, tutuģ Ģartları iyi) Ergonomik koģulların yetersizliği ( hareket alanı < 1.5m², alçak mekan, yumuģak-engebeli zemin ) Ağırlık puanı Hareket alanı çok kısıtlı, yükün ağırlık noktası değiģken Bu adımda 2 puan için en tipik örnek, bir yaralının sedye ile taģınmasıdır. Ġçi sıvı dolu bir varilin taģınması sırasında da yükün ağırlık noktasının değiģebileceği unutulmamalıdır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 482

117 3.1.5 Değerlendirme Ergonomik risk puanı hesaplanırken kullanılacak formül : 1.ci adım X 2.ci adım( A+B+C ) = Ergonomik Risk Puanı Diğer bir deyiģle, 2.ci adımdaki iģgücü puanlarının toplamı zaman ağırlık puanı ile çarpılarak ergonomik risk puanı elde edilmektedir. Tablo 5: Risk değerlendirme tablosu Risk Alanı Risk Puanı Değerlendirme 1 <10 Hafif yüklenme,sağlık tehdidi yok < 25 Yüklenme artmıģ,hedef çalıģanda problem yaģanabilir, önlem alınmalıdır < 50 AĢırı yüklenmeye aday, tüm çalıģanlar için önlem gereklidir 4 50 AĢırı yüklenme,kas-iskelet sistemi hastalıkları beklenmektedir,acil önlem gereklidir Tablo 5 te sözü edilen hedef çalıģan, 21 yaģın altı, 40 yaģın üstü, bu iģ istasyonunda yeni çalıģmaya baģlamıģ, özürlüler ve önceden kas iskelet sistemi hastalığı geçirmiģ olan çalıģanlardır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 483

118 Tablo 6: LMM 1 Ergonomik Risk Değerlendirme Sonucu 20 puan seviyesindeki risk skoruna ulaģılmasına yol açan faktörler, değerlendirme formunun adımları incelendiğinde katkı payı önceliğine göre Ģu Ģekilde sıralanabilir: a) Yük Ağırlık puanı Dolu çay çuvalının ıslanmamıģ hali, 20kg dır. Bu nedenle 7 puan verilmiģtir. b) Zaman ağırlık puanı ÇalıĢma süresi boyunca taģıma iģlemi metre, 2 puan verilmiģtir. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 484

119 c) DuruĢ ve yük pozisyonu ağırlık puanı Yükün bedene yakın olması ve hafif öne eğilme olduğundan; 2 puan olarak değerlendirilmiģtir. 3.2 LMM 2 Yöntemi Ġle Ġtme/Çekme ĠĢlerinin Değerlendirilmesi Ġlk yöntemde olduğu gibi ( bu kez ) 5 kriter incelenmekte ve tablolardan koģula uygun puanlar tespit edilmektedir. Kriterler; a) Zaman ağırlığı: Mesai boyunca kısa mesafeli itme-çekme iģi kaç kez yapılıyor ya da mesafe 5 m üzerindeyse, toplam kaç km itme-çekme iģi yapılıyor? b) Yük ağırlığı: Kullanılan yardımcı araçların ağırlığı yüke dahildir. c) YerleĢtirme keskinliği: Yol güzergahı ve yerleģtirme noktasının keskinliği dahildir. d) Postür: Yapılan iģ sırasında vücudun hangi pozisyonda bulunduğu değerlendirilir. e) Uygulama: Kritik adım, uygulama koģulları daima iyi olmalıdır. Değerlendirme 3 adımda gerçekleģmektedir. Birinci adımda hesaplanan zaman ağırlık puanı, ikinci adımda hesaplanan 4 farklı iģ gücü puanının toplamıyla çarpılıp, elde edilen sonuç üçüncü adımda değerlendirilerek genel durum tespit edilmekte ve hangi alanda düzeltici faaliyete ihtiyaç olduğu görülebilmektedir Zaman Ağırlık Puanı 1 defada 5 metreden kısa ya da sık sık durarak itme çekme iģleri yapılıyorsa, bu iģin mesai süresince kaç kez yapıldığı hesaplanarak puan tespit edilir.1 defada 5 metreden uzun mesafe katedilerek itme çekme iģleri yapılıyorsa, mesai süresince toplam kaç metre-kilometre yol yapıldığı hesaplanarak puan tespit edilir. Tablo 7: Zaman ağırlık puanı Kısa mesafeli itme-çekme Bir defada 5m üzeri itme-çekme Günlük adet Puan Günlük toplam mesafe Puan < 10 1 < 300 m < < 1 km < km - < 4 km < km - < 8 km < km - < 16 km 8 > >16 km Ağırlık ( Yük ) Puanı (a) Bu adımda 1 defada itilen-çekilen yükün ağırlığı tespit edilip puanlanmaktadır.ġģ yuvarlayarak yapılıyorsa büyük tablo,sürterek yapılıyorsa küçük tablo kullanılır.büyük tabloda ilk kolonda yükün kendisi itilip çekilmekte,sadece yükün ağırlığı hesaplanmaktadır.2-3 ve 4.cü kolonlarda yardımcı araç kullanımı söz konusudur;burada yük ve yardımcı aracın toplam ağırlığı 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 485

120 hesaplanmalıdır.son kolonda yine sadece yükün ağırlığı hesaplanır ( 2.ci kolonda 2 tekerlekli yardımcı araçlar,3.cü kolonda 4 tekerlekli kulpsuz araçlar,4.cü kolonda 4 tekerlekli kulplu araçlar ve transpaletler,5.ci kolonda balansör ile yapılan iģler değerlendirilir. Tabloda görülen gri alanlar ( örneğin el arabasıyla 250 kg yük taģımak ) kritik bölgelerdir çünkü iģi yapanın yeteneği ve gücüne bağımlı bir iģ yapıldığı uyarısını vermektedir. Ergonomiye modern yaklaģım,iģin insana uygun olarak tasarlanması olduğuna göre,ve verilen örnekte olduğu gibi gri alan içindeki iģleri her insan yapamayacağına göre, iģi bu koģullarda yapmaktan kaçınılmalıdır.tabloda kırmızı renkte görülen alanlar ( örneğin kulpsuz 4 tekerlekli bir araç ile 700 kg itip çekme ) yasak alanlardır çünkü yapılan iģ sırasında ihtiyaç duyulacak güç maximum fiziksel kapasiteyi kolaylıkla aģabilir. 2.ci Adım : A - Ağırlık Puanı tespiti Tablo 8: Ağırlık (yük) puanı (a) HAREKET TAŞIMA ARAÇLARI EKİPMANLARI ETTİRİLECEK KÜTLE (Yuvarlanarak ) < 50 kg 0,5 0,5 0,5 0,5 0,5 50 kg - < 100 kg kg - < 200 kg 1, , kg - < 300 kg kg - < 400 kg kg - < 600 kg kg - < 1000 kg 5 5 > 1000 kg KAYDIRARAK < 10 kg 1 Gri alanlar kritik,çalışanın yetenek ve gücüne bağımlı 10 kg - < 25 kg 2 25 kg - < 50 kg 4 Kırmızı alanlar uygulama harici tutulmalı,kolaylıkla max.bedensel gücü aşabilir > 50 kg 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 486

121 3.2.3 YerleĢtirme Puanı (b) Bu adımda aģağıdaki tablodan yararlanılarak, yerleģtirme kesinliğinin düģük-yüksek, yol güzergâhının tanımlı olup olmadığı, itme çekme iģi sırasındaki yürüyüģ hızına göre puan verilir. Bilindiği gibi ortalama yürüme hızı 1 m/s dir. Tablo 9: YerleĢtirme puanı (b) 2. Adım B: YerleĢtirme Keskinliği Hız Hız yavaģ < 0,8 m/s hızlı 0,8-1,3 m/s DüĢük: Güzergâh tanımlı değil Yük yuvarlanmaya bırakılabilir ya da çarparak durabilir 1 2 Yüksek: Yük tanımlanmıģ noktaya uygun pozisyonda 2 4 yerleģtirilmeli, güzergah kesin tanımlı, sık yön değiģikliği Not : Ortalama yürüme sürati 1 m/s 'dir Postür Puanı (c) Bu adımda aģağıdaki tablodan yararlanarak, çalıģanın itme çekme iģi sırasında vücudunun pozisyonunun hangi Ģekle yakın olduğu tespit edilerek puan verilir. Dikkat edilmesi gereken husus, arada bir ortaya çıkan vücut pozisyonları değil, ağırlıklı olarak görülen durumun değerlendirilmesidir. 2.ci Adım C : Vücut Postürü Tablo 10: Postür puanı (c) Gövde dik, ve düz dönüş yok Gövde hafif öne eğik, veya hafif dönük, çevrilmiş (tek-taraflı Çekiş) 1 Vücudun hareket yönünde kuvvetli eğimi Çömelme, Eğilme, Dizlerini bükme 4 Eğilme ve dönüşün kombinasyonu Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 487

122 3.2.5 Uygulama Puanı (d) Yine tablodan yararlanarak, zemin, yol- güzergâh, yardımcı aracın tekerleklerinin durumu değerlendirilir ve uygun puan tespit edilir. Bu adım değerlendirmenin kritik adımıdır. Yüksek puanları düģürmek için planlanacak düzeltici faaliyetlere önce bu adımdan baģlanmalıdır. Hatta kabul edilebilir risk puanlarında bile bu adımda elde edilen puan 0 değilse, düzeltici faaliyet planlanmalıdır, yani uygulama koģulları her zaman < iyi > olmalıdır. Tablo 11: Uygulama koģulları puanı (d) 2.ci Adım D: Uygulama KoĢulları Zemin temiz, düz, kuru, eğim yok, harekete engel yok 0 ĠYĠ Yuvarlanmak, sürmek, itmek kolay, tekerlekler kolay dönmekte Zemin kirli, hafif engebeli, yumuģak 2' kadar eğimli KISITLI Çevresinden dolaģılması gerektiren engeller var 2 Araba tekerlekleri pislenmiģ, kolay hareket etmiyor Zemin çok bozuk, satıh engebeli, çok kaygan ZOR 2' ila 5' eğim, tekerlekler pis, çok zor hareket etmekte 4 Basamaklar, merdivenler, yükseltiler, eğim >5 KARMAġIK Yukarıdaki zor ve kısıtlı uygulama koģullarının kombinasyonu Değerlendirme Ġlk iki adımda hesaplanan puanlar aģağıdaki formüle oturtularak ergonomik risk skoru tespit edilir. ĠĢi yapan bayan ise ayrıca 1,3 lük bir katsayı ile çarpılarak sonuç elde edilir. 3.cü Adım : Değerlendirme Tablo 12: Değerlendirme (e) Ağırlık Puanı + Yerleştirme Puanı + Postür Puanı + Uygulama Puanı = Toplam X Zaman ağırlık puanı X 1,3 ( Bayan çarpanı ) Sonuç 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 488

123 Risk puanı1.ci alanda ise; sağlık tehdidi olmadığı, aynı koģullarda çalıģmaya devam edilebileceği sonucu çıkmaktadır. Risk puanı 2.ci alanda ise; sağlıklı çalıģanlar için bir tehdit olmamakla birlikte hedef çalıģanlarda sıkıntı yaģanabilir.( 40 yaģ üstü,21 yaģ altı, bedensel özürlü, önceden kas iskelet sistemi hastalığı olan çalıģanlar hedef çalıģan olarak tanımlanmaktadır ). Risk puanı 3.cü alanda ise; puanları düģürecek önlemler araģtırılıp planlanmalıdır. Risk puanı 4.cü alanda ise; aģırı yüklenme olduğu anlaģılacağından acil önlem alınması gereklidir. Mümkünse önlem alınana kadar iģ durdurulmalıdır. Tablo 13 : Risk değerlendirme tablosu Risk Alanı Risk Puanı Değerlendirme 1 <10 Hafif yüklenme,sağlık tehdidi yok < 25 Yüklenme artmıģ,hedef çalıģanda problem yaģanabilir, önlem alınmalıdır < 50 AĢırı yüklenmeye aday, tüm çalıģanlar için önlem gereklidir 4 50 AĢırı yüklenme,kas-iskelet sistemi hastalıkları beklenmektedir,acil önlem gereklidir Düzeltici Faaliyetler Yüksek Zaman ağırlık puanı: Organizasyonel önlemler, rotasyon, iģçi sayısının arttırılması gibi Yüksek yük ağırlık puanı: Yükün hafifletilmesi ya da daha uygun yardımcı araç kullanımı Yüksek yerleģtirme puanı: Mümkünse yükün bırakılacağı alana darbe filtreleyici Yüksek postür puanı: Tasarımda iyileģtirme Uygulama koģulları daima iyi olmalıdır ( 0 puan ) 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 489

124 Tablo 14a : LMM 2 Ergonomik Risk Değerlendirme Sonucu 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 490

125 Tablo 14b : LMM 2 Ergonomik Risk Değerlendirme Sonucu devamı LMM 2 yöntemiyle elde edilen 54,6 puanlık risk skoru, aģırı yüklenmeye iģaret etmektedir. Bu, teknik ve/veya organizasyonel önlemlere ihtiyaç olduğu anlamına gelmektedir. Yüksek risk skoruna etki eden ve müdahale edilebilecek faktörterlerin baģında, Zaman Ağırlık Puanı gelmektedir. Kritik bir faktör olmasına rağmen, iģin doğası gereği uygulama koģullarına ve 1,3 lük bayan çarpanına müdahale etmek mümkün değildir. 4. ÇÖZÜM ÖNERĠLERĠ LMM 1 yönteminde 7 puanlık yük faktörü, dolu ağırlığı kg seviyelerini geçmeyecek boyutta yeni çay çuvallarının temin edilmesiyle 4 puana inecektir. Burada dikkat edilmesi gereken konu ( birim yük azalınca çuval taģıma sayısı artacağından ) toplam günlük taģıma mesafesinin 1 km seviyesinin altında kalacak Ģekilde planlama yapılmasıdır. Bu konu, çay serme alanlarının çaylığa mümkün olan en yakın yere çekilmesiyle çözülebilir. Böylece zaman ağırlık puanı 2 puan seviyesinde kalacak, yükselmeyecektir. Sonuç olarak skor 20 puandan 14 puana inmiģ olacaktır. Bu sonuç risk seviyesinde önemli bir iyileģme sağlamamıģ görünse de, bir yandan ek yükü azaltması, öte yandan LMM 2 skorunun düģmesine katkıda bulunması nedeniyle çok değerlidir. LMM 2 yönteminde atak edilmesi gereken, öncelikli olarak zaman ağırlık puanıdır. Çay toplayan kadınlara, çay sürümü dıģında kalan zamanlarda bel okulu benzeri eğitim kursları düzenlenmesi ile ilgili olarak, Çay toplayan Kadınlarda Kas Ġskelet Sistemi Maruziyetinin Değerlendirilmesi (19. Dünya ĠSG Kongresi bildiri sunumumuz) konulu çalıģmamızda öneri 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 491

126 getirmiģtik. Kadınlarımız, günlük çay çuvalı çekme sıklığını, biraz daha uzağa yürüyerek, azaltabilirler; bu durum statik konumda kalma süresini azaltacak, dinamik konumu arttıracaktır. Sonuç olarak çekme iģlemi günde 200 seviyesinin altına indirildiğinde zaman ağırlık puanı 6 yerine 4 olacaktır. LMM 1 yönteminde sözü edilen yeni çay çuvalları temin edildiğinde, çekilen birim yük ortalaması da takriben 6 kg seviyesine inecektir. Dolayısı ile ağırlık ( yük ) puanı 2 yerine 1 olacaktır. Sonuç olarak 54,6 seviyesindeki risk skoru 31,2 puana yani kademe olarak 1 seviye aģağı çekilmiģ olacaktır. 5. SONUÇ Kadınlarımızın asıl iģi olan, günde 6 saatten fazla zaman harcadıkları çay toplama iģi LMM 3 yöntemi ile değerlendirilmiģ ve yüksek risk skoru nedeniyle çeģitli önlemler tarif edilmiģtir ( 19. Dünya ĠSG Kongresi bildirimiz ). Burada değerlendirilen ise, kadınlarımıza ek yük getiren, çay taģıma ve çay çuvalı çekme iģlemleridir. Her biri kas iskelet sistemi maruziyetini arttıran bu yüklenmelere yönelik olarak alınabilecek her önlem, her bilgi, her tavsiye yüklenmeyi azaltacak küçük bir katkı sağlayabilirse, bu iģi severek yapan kadınlarımızın iģ sağlığı kapsamında var olan sorunlarının çözümüne bir adım daha yaklaģılmıģ olacaktır. KAYNAKLAR 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 492

127 MONTAJ ĠġÇĠLERĠNDE GÖRÜLEN FĠZĠKSEL RAHATSIZLIKLAR VE RĠSK FAKTÖRLERĠ ÜZERĠNE BĠR ÇALIġMA Banu GÜNER 1, Servet HASGÜL 2 1 ArĢ.Gör., Anadolu Üniversitesi Müh. Mim. Fak. Ġkieylül YerleĢkesi Endüstri Mühendisliği Bölümü EskiĢehir, e-posta : 2 Yrd. Doç. Dr., EskiĢehir Osmangazi Üniversitesi Müh. Mim. Fak. MeĢelik YerleĢkesi Endüstri Mühendisliği Bölümü EskiĢehir, e-posta : ÖZET Emek yoğun üretimin olduğu montaj hatlarında iģçiler yoğun fiziksel sıkıntılarla karģı karģıya kalmaktadırlar. ĠĢçiler sırt, boyun ağrıları çekmekte, bilek, kol, bacak ve göz rahatsızlıkları görülmektedir. ĠĢ yükünün dengeli olarak atanmaması sonucunda ortaya çıkan fiziksel rahatsızlıklar ve uzun vadede oluģan meslek hastalıkları yalnızca iģçiyi etkilememekte montaj hatlarının üretim hızı ve ürün kalitesi gibi göstergelerini de olumsuz etkilemektedir. Bu çalıģmada, montaj iģçilerinin maruz kaldıkları iģ yükünün iģçiler ve üretim üzerindeki olumsuz etkileri hakkında bir görüģ kazandırabilmek için literatür taraması ve çözüm önerileri sunulmaktadır. ÇalıĢma, montaj hattı iģçilerinde görülen fiziksel rahatsızlıkları ve bunlara sebep olan risk faktörlerini ortaya koymaktadır. Anahtar Kelimeler: montaj hatları, ergonomi ABSTRACT The workers encounter intensive physical pressure in the assembly lines that have laborintensive production. Because of this pressure, workers may suffer from backache, neck ache, wrist, arm, leg and eye trouble. Production rate and quality is affected negatively by the reason of assigned over workload to the workers. Also, as a result of the unbalanced workload occupational disease may occur over the long term. In this study, a literature review and recommended are presented for the purpose of gain vision about the negative effects of unbalanced workload on the workers and production. This study also reveals the physical troubles of the assembly workers and the reason of the risk factors that arise dependent on those troubles. Key words: assembly lines, ergonomics 1. GĠRĠġ Üretim sistemlerinde önemli bir birim olan montaj hatları, bünyesinde bir veya daha çok iģlem yapılan ve birbiri ardına dizilmiģ olan iģ istasyonlarından oluģur. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 493

128 Montaj hatlarını dengelerken ortaya çıkan istenmeyen durumlar, iģ istasyonlarında artan iģ yükünün getirdiği sorunlar ve ergonomik faktörler dikkate alınmamaktadır. Hattın dengelenmesinde genellikle tek bir amaç benimsenmektedir, bu da iģ istasyonu sayısını azaltmak olmaktadır. Bu tek amaç insan faktörünü göz ardı etmektedir. Ġstasyon sayısını azaltmaya çalıģırken iģçiye taģıyabileceğinden fazla yük atanmaktadır. Bu atama iģçide oluģacak yorgunluğu artırmaya sebep olacak, bu da iģçide görülebilecek fiziksel rahatsızlık riskini artıracaktır. Ġnsan faktörünün dikkate alınmamasından kaynaklanacak problemleri ortadan kaldırmak amacıyla, yapılan çalıģmada montaj iģçilerinde görülebilecek fiziksel rahatsızlıklar için bir literatür taraması yapılmıģ, fiziksel rahatsızlıkları azaltmaya yönelik çözüm önerileri yapılmıģtır. 2. MONTAJ ĠġÇĠLERĠNDE GÖRÜLEN FĠZĠKSEL RAHATSIZLIKLAR Montaj hattı iģleri gibi monoton görevler sırasında uzun süre ayakta kalmak artan yorgunluk, ağrı ve aktif kaslarda sertlikle kas-iskelet hastalıklarına yol açabilir. Sabit ayakta durma, kaslara kan akıģını azaltır, yorgunluğun ortaya çıkmasını hızlandırır, bacak, sırt ve boyun kaslarında ağrıya neden olur. Kaslar, tendonlar, diskler ve diğer yumuģak dokuları tutarak kalıcı ağrı, rahatsızlık ve özürlülük ile seyreden mesleki kas iskelet hastalıkları (MKĠH), iģe bağlı sakatlığın en önde gelen nedenlerindendir. ĠĢ yerinde ani tek bir hareketten ziyade tekrarlamalı, zorlamalı hareketlerin ve yanlıģ vücut mekaniklerinin kullanımının birikimli etkisine ve yetersiz ergonomik koģullara bağlı oluģan MKĠH nın en sık görülenleri bel ağrısı, boyun ve üst ekstremite hastalıklarıdır. Boyun çevresindeki kaslar baģın kontrolünü ve stabilitesini sağlar. Boyun ağrısı ile en sık boynun uzun süreli aynı postürde olmasını gerektiren iģlerde veya kötü boyun postürü ile çalıģılarak yapılan iģlerde karģılaģılmaktadır. Endüstriyel çalıģma ortamında boyun ağrısı en sık kasların aģırı kullanımına bağlı yorgunluk geliģmesinden kaynaklanır. Boyun ağrısı en sık bir masada veya bir montaj hattında uzun süreli sabit postürde olmasını gerektiren iģlerde çalıģanlarda görülmektedir. Boyun yakınmaları ile ilgili en önemli etken postür gibi görünmektedir. Postür bozukluğunun düzeltilmesi tedavinin en önemli parçasıdır. Temel hedef aģırı boyun ekstansiyon veya fleksiyonuna neden olan postürleri engellemektir. MKĠH risk etkenleri iģle ilgili ve kiģisel olarak ikiye ayrılmaktadır: 1) ĠĢle Ġlgili Risk Etkenleri a) Fiziksel risk etkenleri: Tekrarlamalı, zorlamalı ve aģırı güç harcamalı hareketler, statik vücut pozisyonları, kötü postür, vücudun ve kolların yanlıģ vücut mekanikleriyle kullanımı, alıģılmamıģ iģ aktiviteleri, lokalize temasa bağlı streslerdir. b) Ergonomik risk etkenleri: ĠĢ istasyonunda, oturma yerinin, masanın çalıģana uygun olmaması, aydınlatma ve sıcaklığın yetersiz olması gibi etkenlerdir. c) Psikososyal risk etkenleri: ĠĢ memnuniyetsizliği, iģ monotonluğu, yetersiz denetçi ve iģ arkadaģı desteği, ağır iģ yükü, sorumluluğu ve baskısı altında çalıģma, yetersiz iģ organizasyonu gibi etkenlerdir. 2) KiĢisel Risk Etkenleri: MKĠH oluģumunda cinsiyet, yaģ, kondisyon ve sigara içimi gibi kiģisel etkenlerdir. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 494

129 ĠĢe bağlı kas iskelet sistemi hastalıkları, Repetitive Strain Injury (RSI), Kümülatif Travma Rahatsızlıkları terimleri aynı anlamlarda kullanılagelmektedir. Bu rahatsızlıklar çalıģma hayatında iģ verimi, maliyet ve çalıģanların yaģam kaliteleri üzerinde oldukça önemli etkiler yaratmaktadır. ĠĢe bağlı kas iskelet sistemi hastalıkları kabaca üst ekstremite hastalıkları ve bel hastalıkları olmak üzere iki gruba ayrılmaktadır. Tüm rahatsızlıkların önlenmesinde ve tedavisinde iģyerinin ergonomik olarak düzenlenmesi oldukça önemli yer tutmaktadır (Özcan, 2007). Sıklığı giderek artmakta olan üst ekstremite iģe bağlı kas iskelet hastalıklarından korunmak iģ yerinde doğru vücut mekaniği ilkelerinin uygulanması, ayrıca konforlu ve ergonomik çalıģma ortamının sağlanması ile mümkündür. ÇalıĢanlarda ergonomi bilincini oluģturmak bireylerde davranıģsal değiģikliklere ve vücudu doğru pozisyonlarda kullanmaya sebep olmaktadır. Ayrıca ergonomi giriģimi kapsamında iģ yerinde gerçekleģen ergonomi düzenlemeleri iģ istasyonunu çalıģana uygun hale getirmektedir. Amerika BirleĢik Devletleri ÇalıĢma Bakanlığı mesleki kas iskelet hastalıklarını (MKĠH) çalıģma ortamındaki risk etkenlerine maruz kalma sonucu geliģen kas, sinir, tendon, eklem, kıkırdak ve spinal disklerin hasarı veya hastalığı olarak tanımlamaktadır. Bu hastalıkların ortak özelliği, çalıģma nedeniyle ortaya çıkması veya çalıģmaya bağlı olarak Ģiddetlenmesidir. Üst Ekstremite MKĠH (ÜE-MKĠH), boyun, omuz, dirsek, ön kol, el bileği ve/veya elde lokalize olan geniģ bir yelpazedeki semptomları ve hastalıkları kapsayan genel bir terimdir. Bu semptomlar ekstremitede ağrı, ĢiĢlik, tutukluk, uyuģma, karıncalanma, güçsüzlük, koordinasyon bozukluğu, iģlev kaybı, deride renk ve ısı değiģikliklerini içermekte ve iģ ortamında veya iģ dıģı aktivitelerde kısıtlanmalara yol açabilmektedir. Tanım gereği bu hastalığın geliģiminin ve kronikleģmesinin, iģ yerindeki fiziksel aktiviteler ve/veya çalıģma postürlerinden etkilendiği kabul edilmektedir. ÜE-MKĠH vücudun bir veya daha fazla bölümünün tekrarlayan hareketlere maruz kaldıktan sonra veya uzun süre sabit pozisyonda kalarak çalıģtıktan sonra ortaya çıkan, yük ve fiziksel kapasite arasındaki dengesizlik olarak tanımlanmaktadır. Günümüzde MKĠH, özellikle ABD ve Avrupa da olmak üzere dünyanın endüstrileģmiģ ülkelerinde iģe bağlı hastalıkların en yaygın sebebi olmaya devam etmektedir de NIOSH (The National Institute of Occupational Safety and Health-ABD Ulusal ĠĢ Güvenliği ve Sağlığı Enstitüsü), tekrarlanan hareketler, kuvvet kullanımı, postür ve titreģim gibi iģe bağlı aktivitelere maruz kalım ile üst ekstremite mesleki kas iskelet semptomları (ÜE- MKĠS) arasında iliģki olduğuna dair bazı kanıtlar göstermiģtir. Tablo 1 de ÜE-MKĠH ile ilgili fiziksel risk etkenleri görülmektedir. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 495

130 Tablo 1.ÜE-MKĠH ile ilgili fiziksel risk etkenleri Tekrarlama Zorlama Statik postür Kötü postür Dinamik etkenler (vücudun ve kolların yanlıģ vücut mekanikleriyle kullanımı) AlıĢılmamıĢ iģ aktiviteleri Lokalize temas Mekanik sıkıģma TitreĢim ĠĢ yeri tasarımının çalıģana uygun olmaması Çevresel etkenler (aydınlatma, nem, sıcaklık, gürültü) Boyun ağrısı geliģimi ile iģe bağlı fiziksel risk etkenleri arasında pozitif iliģki mevcuttur. Boyun fleksiyonu, kolun zorlanması, kolun duruģ Ģekli, oturma süresi, gövdenin bükülmesi veya eğilmesi, el-kol titreģimi ve iģ yerinin tasarımının ÜE-MKĠH geliģimi için risk oluģturduğu belirtilmiģtir (Ariens vd., 2000). Fiziksel etkenleri ile birlikte, iģe bağlı psikososyal etkenlerin ÜE-MKĠH geliģiminde rol oynadığı kabul edilmektedir. Bu etkenler Tablo 2 de görülmektedir. Tablo 2. ÜE_MKĠH ile ilgili psikososyal risk etkenleri ĠĢ memnuniyetsizliği ĠĢ monotonluğu Amir ve iģ arkadaģı desteğinin yetersizliği Sorumluluk ve zaman baskısı altında çalıģma Ağır veya değiģken iģ yükü Yetersiz iģ organizasyonu ĠĢ kaybı korkusu Karar verme inisiyatifinin sınırlanması ÇalıĢanın mesleki geleceği ile ilgili belirsizlik ĠĢe bağlı fiziksel ve psiko sosyal etkenlerle bağlantılı olarak, kiģisel özellikler de ÜE-MKĠH geliģimine katkıda bulunabilmektedir. Bu özellikler de Tablo 3 tedir. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 496

131 Genetik Risk Etkenleri Vücut boyutları(antropometri) Fizyolojik ve yapısal özellikler Cinsiyet Tablo 3.ÜE-MKĠH ile ilgili kiģisel risk etkenleri Edinsel Risk Etkenleri Fiziksel kondisyon YaĢam biçimi(alkol ve sigara tüketimi, kilo ve psikolojik direnç) Geçirdiği hastalıklar YaĢlanma ĠĢ teknikleri ve beceri düzeyi ÜE-MKĠH oluģumu ile risk etkenlerinin iliģkisi temel alınarak, korunma ve ergonomi eğitimini verilmesi, ÜE-MKĠH sıklığını azaltabilir. Kaslar, tendonlar, diskler ve diğer yumuģak dokuları tutarak kalıcı ağrı, rahatsızlık ve özürlülük ile seyreden mesleki kas iskelet hastalıkları, iģe bağlı sakatlığın en önde gelen nedenlerindendir. EndüstrileĢmiĢ ülkelerde, mesleki kas iskelet hastalıkları, meslek hastalıklarının %50 sinden fazlasını oluģturmaktadır. ĠĢ yerinde ani tek bir hareketten ziyade tekrarlamalı, zorlamalı hareketlerin ve yanlıģ vücut mekaniklerinin kullanımının birikimli etkisine ve yetersiz ergonomik koģullara bağlı oluģan mesleki kas iskelet hastalıklarının en sık görülenleri bel ağrısı, boyun ve üst ekstremite hastalıklarıdır (Özcan vd., 2007). Montaj iģçilerinde görülen fiziksel rahatsızlıklara yönelik yapılmıģ çalıģmalara özet olarak değinecek olursak; Bao vd., (1997) Çin ve Ġsveç teki benzer montaj hatlarında, görevlerin operatörlerde meydana getirdiği omuz-boyun rahatsızlıklarını incelemiģ ve farklılıkları ortaya koymuģlardır. Duquette vd., (1997) uçak montaj operatörlerinin sırtla ilgili görevleri zorluk açısından algılamalarına yönelik bir çalıģma yapmıģlardır. ÇalıĢmalarında iģin süresi, içeriği, iģ postürü ve harcanan güç faktörlerini dikkate almıģlardır. Hakkanen vd., (1997) römork montaj operatörleri üzerinde yaptığı incelemeyle, sırt ve üst gövdenin maruz kaldığı kassal zorlanma yükünün hangi görevler için daha fazla olduğunu ortaya koymuģtur. Zetterberg vd., (1997) bir montaj hattında çalıģan operatörlerin yaģadığı boyun ve kol problemlerinin sebeplerini iģ memnuniyeti, fiziksel yük ve cinsiyet açısından incelemiģlerdir. Potvin vd., (2000) otomotiv döģemesi montajında tekrarlı el görevlerinin kabul edilebilir limitleri için iki farklı grup üzerinde bazı ergonomik faktörleri dikkate alan bir psikofiziksel çalıģma yapmıģlardır. Wartenberg vd., (2004) bir otomotiv endüstrisinde montaj noktaları için verilen toleransların (alan olarak) operatörlerin hızı, duruģsal (postural) davranıģları ve hareketleri üzerinde güçlü etkisi olduğunu ortaya koyan bir çalıģma yapmıģlardır. Kazmierczak vd., (2005) bir otomobil demontaj hattında çalıģan operatörlerin mevcut fiziksel iģ yüklerini ve iģler için harcanan süreleri incelemiģ ve demontaja değer katan görevlerin mekanikleģtirilmesiyle operatörlerin maruz kalacağı fiziksel yüklerin azaltılabileceği sonucuna varmıģlardır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 497

132 Lin vd. (2007), çalıģmalarında kas iskelet sistemi risk faktörlerinin ve kas iskelet sistemi semptomlarının azaltmasına ergonomik iģ istasyonu tasarımının etkisini değerlendirmiģlerdir. Landau vd. (2008), yaģlı ve genç montaj iģçileri üzerinde kas iskelet sistemi hastalıkları için bir araģtırma yapmıģlardır. Balasubramanian vd. (2009), çalıģmalarında sabit ve dinamik ayakta duruģları (postür) analiz etmiģlerdir. Montaj hattı görevleri gibi monoton uzun süre ayakta yapılan görevlerin artan yorgunluğa, aktif kaslarda ağrı ve sertliğe neden olduğunu ileri sürmektedirler. Sabit ayakta çalıģmanın kaslara kan akıģını azalttığını, yorgunluk baģlangıcını hızlandırdığını ve bacak, sırt ve boyun kaslarında ağrıya sebep olduğunu vurgulamıģlardır. 3. ÇÖZÜM YAKLAġIMLARI Montaj iģçilerinin tekrarlı iģler yüzünden maruz kaldıkları fiziksel yükleri daha dengeli atayarak iģçilerin aģırı iģ yükü altında kalması engellenmelidir. Fiziksel ve zihinsel yorgunluğun sebep olacağı sorunların baģında iģçi açısından meslek hastalıkları ve iģ kazaları gelmektedir. Sistem açısından bakılacak olursa da kalite problemleri, iģlerin gecikmesi sayılabilir. Montaj iģlerinin ergonomik tasarımı tek baģına iģçi yüklerini azaltmaya yetmeyecektir. Montaj hatları dengelenirken görevlerin ihtiyaçları da göz önünde bulundurularak atama yapılmalıdır. Örnek olarak, bir istasyonda gruplanmıģ görevler operatörün sürekli aynı kas grubuna yüklenmesine neden olabilir. Bu durumda operatör zamanla bu kas grubunda rahatsızlık hissetmeye baģlayacaktır. Bir süre sonra oluģacak yorgunluk sebebiyle görevi yapıģ süresi ve kalitesi değiģecek, kaslarındaki zorlanma meslek hastalığı riskini artıracaktır. Bu nedenlerle zorlanmanın iģlerin taģıdığı niteliklere göre operatörlere dengeli dağıtılması ve bu yükün insanın kaldırabileceği sınırlar içinde kalması sağlanmalıdır. Bu da ancak hat dengelenirken ergonomik faktörlerin dikkate alınması ile mümkün olabilir. Hat dengelenirken insan faktörünü dikkate alan çalıģmalar son yıllarda yavaģ yavaģ artmaktadır. Bunlara örnek çalıģmaları aģağıdaki gibi listeleyebiliriz. Gunther vd. (1983), hat dengelemeye iliģkin oluģturulan amaç ve kısıtların pek çok gerçek hayat problemi için yetersiz kaldığını göstermiģlerdir. Ġnsan faktörünü dengeleme sırasında dikkate alan çalıģmalardan biri de ÖzgörmüĢ e (2007) aittir. ÇalıĢmasında düz hat dengeleme için iģlerin zorluk derecelerini, risk ve monotonluk düzeylerini dikkate almıģtır. Zorluk derecesi, risk ve monotonluk düzeylerini bulanık olarak tanımlamıģtır. GeliĢtirdiği yaklaģımla montaj iģçilerine görevlerin risk zorluk ve monotonluk düzeylerini dengeli dağıtmaya çalıģmaktadır. Corominas vd. (2008), çalıģmalarında, talepteki mevsimsel değiģikliklere uyum sağlayabilmek amacıyla geçici iģçi çalıģtıran iģletmelere yönelik bir tamsayılı doğrusal programlama modeli sunmuģlardır. Modelde geçici iģçilerin kadrolu iģçilere göre görevleri yapmak için daha uzun süreye ihtiyaç duyacakları göz önünde bulundurulmakta böylece geçici iģçilere kaldırabileceğinden fazla yük atamanın önüne geçilmeye çalıģılmaktadır. Kara vd. (2008), tek modelli düz ve U-Tipi montaj hattı dengeleme için ergonomik kısıtları içeren 0 1 tamsayılı programlama modelleri önermiģlerdir. Önerilen modeller, bir operatöre atanan görevlerin zorlanma derecelerinin toplamının belirli bir üst sınırı aģmasını engellemeye yöneliktir ve montaj hattındaki görevlerin gerçekleģtirilmesi esnasında ortaya çıkan çalıģma duruģlarının (postür) analiz edilmesini ve her görevin toplam duruģsal puanlarının belirlenmesini öngörmektedir. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 498

133 Choi (2009), iģlerin tekrar etme sıklığı ve ağırlığından, çevresel sebeplerden ve uygunsuz duruģlardan(postür) kaynaklanan risk faktörlerini dikkate alarak karma modelli montaj hatları için hedef programlama yaklaģımı ile çözüm aramıģtır. Hasgül ve Güner (2009), iģçilerin standart davranıģlar sergilediği varsayımına karģı heterojen iģçi kavramını ortaya koymuģ ve U-tipi montaj hatlarının dengelenmesi için heterojen iģçilerin farklı niteliklerini dikkate alan bir model önerisi yapmıģtır. Güner (2011), çalıģmasında U-tipi montaj hattı dengeleme problemi için ergonomik faktörleri dikkate alan farklı matematiksel model önerileri yapmıģtır. ÇalıĢmasında önerdiği matematiksel modellerden farklı niteliklere sahip iģçiler için geliģtirilmiģ olanı izleyen Ģekildedir: Model, U tipi montaj hattı dengeleme probleminde iģçi niteliklerinin etkisini göz önünde bulundurmaktadır. ĠĢçilerin farklı özelliklerinden biri olan, iģi yerine getirme süreleri dikkate alınmaktadır. Her iģçinin farklı performans değerine sahip olduğu kabulüyle hattaki iģçilere performans düzeylerine göre atama yapılmaktadır. Model enerji düzeyi ve uyumsuz görevler kısıtlarını da içermektedir. Enerji düzeyi kısıtı ile görevlerin yapısına göre ihtiyaç duyacağı enerji düzeyleri dikkate alınarak iģçilere sürekli performans sınırlarını aģmayacak Ģekilde atama yapılmaktadır. Uyumsuz görevler kısıtı ile de iģçiye ekstra yük getirerek yorulmayı artıracak ikili görevlerin aynı istasyona atanması engellenmektedir. U-tipi montaj hattı dengeleme problemi için geliģtirilen modelde kullanılan notasyon izleyen Ģekildedir; k : görevler indisi, : istasyonlar indisi, : operatörler indisi, : i görevinin standart süresi ( ) : toplam görev sayısı, : enbüyük iģ istasyonu sayısı, :teorik olarak ihtiyaç duyulan enküçük iģ istasyonu sayısı, : çevrim süresi, : k operatörüne ait performans değeri, :öncelik iliģkilerini yansıtan düzenlenmiģ iģ çiftlerinin kümesi (, iģlemi iģleminden hemen önce gelmektedir), : i görevi için saniyede ihtiyaç duyulan enerji miktarı, : her bir istasyona atanabilecek toplam enerji düzeyi için bir sınır değer olmak üzere; : uyumsuz iģlerden oluģan ikili görevler kümesi, 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 499

134 Model: (1) Kısıtlar; (2) (3a) (3b) (4a) (4b) (5a) (5b) (6) (7a) (7b) 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 500

135 (7c) (8) Önerilen modelin amacı gerekli iģ istasyonu sayısını enküçüklemektir. (2) numaralı kısıt her bir görevin tek bir istasyona atanmasını sağlar; (3a) ve (3b) kısıtlarıyla istasyon sürelerinin çevrim süresini aģması engellenirken, ilgili istasyona atanan operatörün performans değerinin göz önünde bulundurulması sağlanır; (4a) ve (4b) görevler arasındaki öncelik koģullarını sağlar; (5a) ve (5b) istasyonlara atanan görevlerin ihtiyaç duyacağı enerji düzeyleri toplamının operatörün sürekli performans sınırında kalmasını garantiler; (6) ikili görevler arasındaki uyumsuzluk koģullarını sağlar; (7a), (7b) ve (7c) kısıt kümesi ise bir operatörün yalnızca bir istasyona atanmasını garanti etmektedir; (8) değiģkenlerin 0-1 tamsayı niteliğini ifade eder. 4. SONUÇ Montaj hattı dengelemede operatörlerin görevleri yerine getirirken maruz kaldıkları zorlanma istasyonlara dengeli bir Ģekilde dağıtılmalıdır. ĠĢçilere kaldırabileceklerinden fazla yük atanması, zaman içinde iģçinin yorulmasına, dikkatinin dağılmasına hatta iģ kazalarına ve meslek hastalıklarına sebep olabilir. Montaj hatlarını ergonomik olarak tasarlamanın yanında hat dengelenirken de ergonomik faktörler dikkate alınmalıdır. Böylece montaj iģçisine atanacak yükler daha dengeli olur. Bu da iģçide oluģabilecek yorgunluğu ve fiziksel rahatsızlıkları enazlar. KAYNAKLAR Ariens, GA, van Mechelen, W., Bongers, PM, Bouter, LM ve van der WAL, G., 2000, Physical risk factors for neck pain, Scand J Work Environ Health;26(1):7-19. Balasubramanian, V., Adalarasu, K. ve Regulapati, R., 2009, Comparing dynamic and stationary standing postures in an assembly task, International Journal of Industrial Ergonomics, 39, Bao, S., Winkel, J., Mathiassen, S.E. and Shahnavaz, H., (1997), Interactive effect of ergonomics and production engineering on shoulder-neck exposure- A case study of assembly work in China and Sweden, International Journal of Industrial Ergonomics, 20, Choi, G., (2009), A goal programming mixed-model line balancing for processing time and physical workload, Computers&Industrial Engineering, 57, Corominas, A., Pastor, R. and Plans, J., (2008), Balancing Assembly Line with Skilled and Unskilled Workers, Omega, 36, 6, Duquette, J., Lortie, M. and Rossignol, M., (1997), Perception of difficulties for the back related to assembly work: general findings and impact of back health, Applied Ergonomics, 28, 5/6, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 501

136 Esmaeilzadeh, S., 2008, Bilgisayar Kullanıcılarında Üst Ekstremite ĠĢe bağlı Kas Ġskelet Hastalıklarından Korunmada Ergonomi GiriĢiminin Etkinliği, Uzmanlık Tezi, Ġstanbul Üniversitesi, Ġstanbul Tıp Fakültesi, Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı. Gunther, R.E., Johnson, G.D. and Peterson, R.S., (1983), Currently Practiced Formulations For the Assembly Line Balance Problem, Journal of Operations Management, 3, 4, Güner, B., 2011, U-Tipi Montaj Hatlarının Sürdürülebilir Üretim AkıĢı Ġçin Ergonomik Kısıtlar Altında Dengelenmesi, Doktora Tezi, EskiĢehir Osmangazi Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü Häkkänen, M., Viikari-Juntura, E. and Takala, E.P., (1997), Effects of changes in work methods on musculoskeletal load. An intervention study in the trailer assembly, Applied Ergonomics, 28, 2, Hasgul, S. and Guner, B., (2009), " Balancing U type assembly lines with heterogeneous workers", 23rd European Conference on Operational Research EURO XXIII, Bonn, 07/07/2009. Kara, Y., Peker, A. ve Atasagun, Y., Basit Düz ve U-Tipi Montaj Hattı Dengeleme Problemleri için Ergonomik Kısıtlı Modeller, Yöneylem AraĢtırması ve Endüstri Mühendisliği 28. Ulusal Kongresi, Ġstanbul, Kazmierczak, K., Mathiassen, S.E., Forsman, M., and Winkel, J., (2005), An integrated analysis of ergonomics and time consumption in Swedish 'craft-type' car disassembly, Applied Ergonomics, 36, Landau, K., Rademacher, H., Meschke, H., Winter, G., Schaub, K., Grasmueck, M., Moelbert, I., Sommer, M. ve Schulze, J., 2008, Musculoskeletal disorders in assembly jobs in the automotive industry with special reference to age management aspects, International Journal of Industrial Ergonomics, 38, Lin, R. ve Chan, C., 2007, Effectiveness of workstation design on reducing musculoskeletal risk factors and symptoms among semiconductor fabrication room workers, International Journal of Industrial Ergonomics 37, Özcan, E., Esmaeilzadeh, S. ve BölükbaĢ, N., 2007, Bilgisayar Kullananlarda Mesleki Kas Ġskelet Hastalıklarından Korunma ve Ergonomi, Nobel Medicus, 3(1), ÖzgörmüĢ, E., (2007), Ergonomik KoĢullar Altında Montaj Hattı Dengeleme, Yüksek Lisans Tezi, Pamukkale Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, 87 s. Potvin, J.R., Chiang, J., Mckean, C. and Stephens, A., (2000), Apsychophysical study to determine acceptable limits for repetitive hand impact severity during automotive trim installation, International Journal of Industrial Ergonomics, 26, Wartenberg, C., Dukic, T., Falck, A.C. and Hallbeck, S., (2004), The effect of assembly tolerance on performance of a tape application task: A pilot study, International Journal of Industrial Ergonomics, 33, Zetterberg, C., Forsberg, A., Hansson, E., Johansson, H., Nielsen, P., Danielsson, B., Inge, G. and Olsson, B.M., (1997), Neck and upper extremity problems in car assembly workers. A comparison of subjective complaints, work satisfaction, physical examination and gender, International Journal of Industrial Ergonomics, 19, Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 502

137 OWAS METODU ĠLE ÇALIġMA DURUġLARININ ĠNCELENMESĠ ETĠKET VE MATBAACILIK SEKTÖRÜNDE BĠR UYGULAMA Umut H. ĠNAN 1, Cenk KARACĠN 2, Alper A. YILDIRIM 2, Cansu YILMAZ 2 1 Yrd. Doç. Dr., Haliç Üniversitesi Müh. Fak. Bomonti YerleĢkesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Ġstanbul, e-posta : 2 End. Müh. Öğrencisi, Haliç Üniversitesi Müh. Fak. Bomonti YerleĢkesi Endüstri Mühendisliği Bölümü Ġstanbul ÖZET Önce insan! sloganı ile çalıģmalarını geniģ bir yelpazede sürdüren Ergonomi biliminin amaçlarından biri de çalıģma duruģlarının iyileģtirilmesiyle, çalıģanın yetenekleri ve iģ gerekleri arasında bir denge sağlanması; böylelikle iģçi sağlığı ve iģ güvenliğinin en yüksek düzeyde temini ile sistemin toplam verimliliğinin iyileģtirilmesinin sağlanmasıdır. Bu çalıģmada, çalıģma duruģunun tanımı, çalıģma duruģlarının sağlık güvenlik ve verimlilik üzerindeki önemi, yanlıģ çalıģma duruģlarının sebep olduğu meslek hastalıkları, çalıģma duruģu tekniklerinden OWAS (Ovako Working Postures Analysing System) yöntemi ve bu yöntemin etiket ve matbaacılık sektöründe üretim yapan bir firmada serigraf iģ istasyonuna uygulanmasına yönelik bir uygulamaya yer verilmiģ ve çalıģma duruģlarının bu iģ istasyonunda nasıl iyileģtirebileceğine yönelik alternatif metotlar sunulmuģtur. Anahtar Kelimler: 1. Ergonomi, 2. ÇalıĢma duruģu, 3. OWAS, 4. Antropometrik tasarım ABSTRACT The science of ergonomics run studies in a wide range with Human first slogan. One of the goals of the science of ergonomics is; increase overall productivity of the system with providing maximum employee health & security and a balance between employee abilities and task requirements with improvement of working postures. In this study; definition of working posture, the importance of working posture over health security and productivity, occupational diseases whose are originated from awkward working posture, one of the working posture techniques OWAS ( Owako Working Postures Analysing System ) method were mentioned and an OWAS application in screen printing work station in a company which manufactures in label and printing industry were introduced. Suggestions to improve working postures and alternate methods in that working station were also presented. Keywords: 1.Ergonomy, 2. Working posture, 3. OWAS, 4. Anthropometric design 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 503

138 1. GĠRĠġ Günümüzde hızlı bir büyüme yaģayan üretim sektörü içerisindeki Ģirketler, küreselleģen pazar ile dünyanın farklı ülkelerinden Ģirketlerle rekabet halindedir. Bu doğrultuda üreticilerin rekabet güçlerini ellerinde tutabilmeleri için, sürekli iyileģtirme felsefesini benimsemiģ olmalarının bir zorunluluk olduğu düģünülmektedir. Bu iyileģtirmeler, üretim proseslerinin irdelenerek, yöntemlerin sorgulanmasının yanında, çalıģma alanlarının yeniden düzenlenerek iģgörenlerin antropometrik yapısına uygun bir hale getirilmesini de kapsar. Yoğun insan gücü kullanılan üretim alanlarında ergonomik faktörlerin rolü göz ardı edilemez. ĠĢgörenleri stres, zorlanma ve kazalardan uzak tutarak, minimum insan gücü ile maksimum kalite ve ürün elde etmenin anahtarlarından biri de ergonomik düzenlemelerdir. Uygunsuz çalıģma duruģlarının, kısa vadedeki sonuçları, maksimum kaliteden uzak, verimsiz üretim iken uzun vadedeki sonuçları iģgörenlerde oluģabilecek kas ve iskelet sistemi rahatsızlıklarıdır. Bu çalıģmada; çalıģma duruģlarının tanımları, uygun çalıģma duruģları, hatalı çalıģma duruģlarının etkileri, çalıģma duruģları üzerine yapılabilecek iyileģtirme yöntemleri incelenmiģ ve çalıģma duruģu inceleme tekniklerinden biri olan OWAS kullanılarak yapılan bir incelemeye yer verilmiģtir. 2. METOT ĠĢgörenin, üretim basamakları içindeki görevini icra ederken maruz kaldığı fiziksel duruģların ergonomik açıdan incelenerek düzenlenmesinin, iyileģtirilmesinin verimlilik açısından önemi büyüktür. Bu incelemeyi yapabilmek için de, öncelikle çalıģma duruģlarına ve OWAS metoduna iliģkin genel bir inceleme yapılması gerekir ÇalıĢma DuruĢları Genel bir tanımla duruģ; insan vücudunun duruģu ve çeģitli amaçlar için alınan pozisyonlar olarak açıklanabilir. ÇalıĢma duruģu kavramı ise, iģgörenin verdiği hizmet süresince; baģ, gövde, kol ve bacaklarının konumudur. Uygun çalıģma duruģlarının önemini, Ramazzini 1713 yılında yaptığı çalıģma ile düzensiz hareketlerin ve doğal olmayan duruģların insan vücuduna zararlı sonuçlarını göstererek ortaya çıkartmıģtır. Ramazzini nin araģtırmasına göre çeģitli kas-iskelet sistemi rahatsızlıkları, statik görevlerde çalıģan iģgörenlerde daha sık görülmektedir ve bu durum uzun vadede ciddi rahatsızlıkların oluģmasına sebep olmaktadır. Uygun ÇalıĢma DuruĢları Omuz ve Kollar - Omuzlar rahat bir durumda olmalıdır. - Dirsekler gövdeye yakın durmalıdır. - ÇalıĢma alanı dirsek seviyesinde olmalıdır. - Baş ve Boyun - Boyun çevrilerek ve öne, arkaya, sağa veya sola bükülerek çalıģılmamalıdır. Eller ve Bilekler - Eller kolun ön kısmı ile aynı hizada durmalı ve çevrilmesinden kaçınılmalıdır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 504

139 - Bilekler, sert veya keskin kenarlı düzlemler üzerinde baskıya maruz kalmamalıdır. Sırt - Vücut herhangi bir yöne bükülmeden ya da döndürülmeden, düz bir duruģa sahip olmalıdır. - DuruĢ değiģikliklerine uyum sağlayabilecek bir oturak sağlanmalıdır. - Oturarak çalıģan iģgörenlerin sandalyeleri sırt destekli olmalıdır. Bacaklar ve Ayaklar - Ayakların üzerine konabileceği konforlu bir destek tahsis edilmelidir. - Uzanmaları azaltmak için tezgahların ön kısımlarına ayak boģlukları konulmalıdır. - Uzun vakit ayakta çalıģan iģgörenlerin bacak ve sırtlarındaki stresi azaltmak için yorgunluk önleyici paspas tahsis edilmelidir Kas ve Ġskelet Rahatsızlıkları Amerika BirleĢik Devletleri nde yayımlanan bir makaleye göre, toplam nüfusun %60 ı ile %80 i arasının hayatlarının bir döneminde bel ağrısı çektiği öngörülmektedir ve nüfusun %30 una yakın bir kısmı devamlı bir bel ağrısı çekmektedir. Guo et al ın aktardığına göre 22,4 milyon bel ve sırt ağrısı vakası bir yıl içinde Amerika nüfusunun %17.6 sını etkilemektedir ve bu vakaların %65 i iģ ile bağlantılıdır. Sırt ağrısı 1993 yılında Amerika nın bir numaralı iģ sağlığı ve güvenliği sorunu olmuģtur. Yapılan çalıģmalar incelendiğinde, sırt ağrısının Amerikan ekonomisine getirdiği direkt ve dolaylı maliyetlerin yıllık 100 milyar dolar büyüklüğünde bir rakam olduğu öngörüsüne ulaģılmaktadır. Kanıtların çoğu; aģırı güç, yüksek tekrar ve uygunsuz duruģlardan oluģan ergonomik risk faktörlerinin kol ve sırttaki kasiskelet sistemi rahatsızlıklarının baģlangıcına neden oluģturduğunu ortaya çıkartmaktadır OWAS Metodu OWAS(Ovako Working Posture Analysis System), çalıģanın kas-iskelet sistemindeki yüklenmeyi ve sistemin neden olduğu kötü duruģları belirlemeye yarayan gözleme dayalı bir çalıģma duruģu analiz metodudur. OWAS metodu, iģ etüdü yapanlara hizmet etmeye yarayan bir analiz aracı olarak tasarlanmıģ olup, iģ yapılırken oluģan duruģlara dayalı bir iģ örneklemesi aracıdır. Bu analiz metodunda ağır sanayinde iģgörenlerin çalıģma esnasındaki fotorafları çekilmiģ ve Ģematik olarak ifade edilmiģtir. OWAS metodu kötü duruģların ve faaliyetlerin tespit edilmesi, iģgücünün harcadığı güce göre farklı sistemlerin karģılaģtırılması ve optimal iģ metotlarının tahmin edilmesine imkan verir. Ayrıca, iģ yerinin verimlilik, konfor ve mesleki sağlık açısından değerlendirilmesini, insan-makine ara kesitinin sistematik bir biçimde incelenmesini sağlar. Bu metoda göre duruģlar sınıflandırılır ve iģgöreni rahatsız edici unsurları ortadan kaldırmak amacı ile tasarıma yönelik sistematik çalıģmalar yapılır. Bu sistemde, analist gözlemler yoluyla sırt, kollar, bacaklar ve yükün, dört dijital kod yardımıyla kaydını tutar (bkz: Tablo 1 ve 2 ). Her bir duruģ için harcanan zaman ve o duruģun görülme sıklığı değerlendirilir. Değerlendirmede, duruģların kaydedilmesi aģamasında videokamera da kullanılabilir ve görüntüler incelenen iģe göre farklı zaman aralıkları ile değerlendirilir. Analiz aģamasında uzun süreli faaliyetlerde 15 saniye, daha küçük zaman 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 505

140 diliminden oluģan faaliyetlerde ise 5 saniye ara ile çalıģma duruģunun kaydedilip değerlendirilimesi önerilmektedir. Tablo 3. Owas Kodlama Yapısı Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 4. Tespit Çizelgesi ġeması Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 506

141 S I R T (1) (2) (3) (4) K O L (1) (2) (3) B A ġ ) (1 ) (2 ) (3 (4 ) (5) B A C A K (1) (2) (3) (4) (5 ) (6) (7) ġekil 1. DuruĢlar OWAS metodunun uygulama basamakları Gözlemler sonucunda ulaģılan bilgiler istenen ölçütlere göre kodlanır, Bu kodlar yüklenme ve zorlanma derecelerine göre Tehlike Kategorileri olarak sınıflandırılır. Yüklenme ve zorlanmalar sonucu oluģan kritik duruģlar tespit edilir ve bu duruģlara neden olan etkenleri ortadan kaldıracak iyileģtirme ve geliģtirmeler sağlanır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 507

142 OWAS metodunda tehlike seviyeleri Gözlenen duruģ kombinasyonları OWAS metoduna göre derecelendirilmiģ tehlike kategorilerine ayrılır. Bu ayırım uzmanların çalıģma duruģları ve duruģ kombinasyonlarının kas-iskelet sisteminde meydana getirebileceği sağlık problemleri üzerine yaptıkları bilimsel çalıģma ve tahminlerine dayanmaktadır. Tüm duruģlar daha önce açıklanan kodlama yapısı kategorilerinden birine aittir. Bu tehlike kategorileri Ģunlardır: C1 (Kategori 1) : Normal duruģ, ergonomik düzenleme gerekmez. C2 (Kategori 2) : Zorlanma fazla değil, ergonomik düzenleme yakın bir gelecekte yapılmalıdır. C3 (Kategori 3) : Yüklenme ve zorlanma fazla, ergonomik düzenleme mümkün olduğunca erken yapılmalıdır. C4 (Kategori 4) : Yüklenme ve zorlanma çok fazla, ergonomik düzenleme hemen yapılmalıdır. 3. BULGULAR VE TARTIġMA Matbaacılık ve Etiket Sektörü, geliģen teknoloji ile birlikte çok sayıda yarı ve tam otomatik makinelere kavuģmuģtur ancak halen el tezgâhları sektörde belirli bir yere sahiptir. Çok sayıda tekrarlı hareketin yapılması gerekliliği iģgörenlerin kas-iskelet yapısında yüklenmeye sebep olmaktadır. Yeterli ergonomik uygunluğa ve antropometrik tasarıma sahip olmayan el tezgâhları ve iģ istasyonları uzun vadede ağrılara, kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına ve sakatlıklara yol açmaktadır. OWAS Metodu kullanılarak yapılan çalıģmada; Matbaacılık ve Etiket Sektörü nde üretim yapan bir firmanın Serigrafi Departmanı nda Ģikâyetlerin, rahatsızlıkların önüne geçmek ve verimliliği arttırmak adına çalıģma duruģları incelenerek alternatif metotlar sunulmuģtur. Serigrafi; bir çerçeve üzerine gergin olarak sabitlenmiģ, boya geçirgenliği olması istenen yerlerin ıģık ile pozlandırıldığı sentetik ya da doğal kumaģların üzerinden, ragle adı verilen keskin kenarlı bir kauçuk parçasının basınç ile geçirilerek kalıba konan boyayı kalıbın altındaki düz materyale nakleden bir baskı sistemidir. Bir yarı otomatik makine ve iki el tezgahı operatörü rastgele günlerde, rastgele zamanlarda seçilmiģ ve üretim faaliyetleri 60 ar dakika video kamera ile kaydedilmiģtir. Bu görüntüler analiz edilerek riskli çalıģma duruģları tespit edilmiģtir ve iģ istasyonlarında riskleri azaltacak ergonomik iyileģtirmeler belirlenmiģtir Tespit Edilen Uygunsuz ÇalıĢma DuruĢları Tezgâhın dirsek seviyesinden alçak olması Mevcut iģ tezgâhı hiçbir yükseklik ayarlama tertibatına sahip değil. Bu da departmandaki çoğu iģgören için dirsek seviyesinden alçak durumda olan tezgâhın, uzun çalıģmalarda iģgörenler üzerinde yorucu bir etki bırakmasının yanı sıra yüklenme ve zorlanmaya sebebiyet vermesine neden oluyor. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 508

143 No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 5. Tespit Çizelgesi (Mevcut) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C3 DuruĢ incelendikten sonra hazırlanan yüksekliği ayarlanabilir tezgâhlar sayesinde sırt duruģu 2 durumundan, 1 durumuna dönüģtürüldü. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 6. Tespit Çizelgesi (Önerilen) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C Tezgâhların önünde ayak desteği olmaması Ayakta çalıģması gereken iģgörenler gün içinde ara mola zamanları olmasına rağmen yorulmakta ve dikkatlerini en üst seviyede tutamamaktadır. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 7. Tespit Çizelgesi (Mevcut) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C2 DuruĢ incelendikten sonra, tezgâhların önüne yerleģtirilen, harekete engel teģkil etmeyecek metal yükseltiler sayesinde, ayakta çalıģan iģgörenin, sırasıyla ayaklarını dinlendirme pozisyonuna alabilmesi sağlandı. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 8. Tespit Çizelgesi (Önerilen) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C Ürünlerin kurumaya bırakıldığı kurutma tezgâhlarının eğilme ve uzanma hareketlerine yol açması Bir konveyöre sahip UV ve IR kurutma sistemlerine giremeyen iģlenmiģ materyallerin tellerden oluģan raflara serilerek kurutulması gerekmektedir. SipariĢi fazla miktarda gelen ufak parçalı üretimler için rafların alt ve üst bölümleri, iģgörenleri eğilme ve uzanma hareketi yapmaya mecbur bırakmaktadır. 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 509

144 No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 9. Tespit Çizelgesi (Mevcut) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C4 Mevcut durumda kullanılan tezgâhların, dirsek seviyesinden aģağıda olan rafları kaldırıldı. Ve tezgâh sayısı arttırılarak aynı kurutma tezgâhı raf sayısına ulaģıldı. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 10. Tespit Çizelgesi (Önerilen) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C Yarı otomatik serigrafi makinesinin pedalının küçük ve uygun seviyeden yüksek olması Makine operatörünün ayakta çalıģtığı ve bu sırada bir ayak pedalı ile makineyi kullandığı tespit edilmiģtir. Ayrıca makine pedalının uygun ölçütlerden uzak olması; bacak ve ayak kaslarının sürekli kasılı kalarak iģgörende rahatsızlıklar ortaya çıkarabileceği gibi muhtemel iģ kazaları ve verimlilik düģüģüne sebebiyet verecektir. Üstelik belirtilen pedalın gün içerisinde yaklaģık 5000 kez kullanıldığı tespit edilmiģtir. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 11. Tespit Çizelgesi (Mevcut) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C4 ÇalıĢma alanı incelenmiģ ve çözüm olarak, makine operatörünün bir platform üzerine yerleģtirilen bel desteği olan bir sandalyede oturarak çalıģması sağlanmıģtır. Mevcutta kullanılan ayak pedalı ise operatörün daha rahat kullanacağı büyüklüğe getirilmiģ ve oturma pozisyonuna uygun bir noktaya monte edilmiģtir. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 12. Tespit Çizelgesi (Önerilen) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C2 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 510

145 3.1.5 Yarı otomatik serigrafi makinesinin yardımcı masasının yükseklik ayarlı olmaması ĠĢlem görmemiģ materyallerin istiflendiği yardımcı masada bir yükseklik ayar tertibatının olmaması sandalyede oturan iģgörenin, iģlem görecek materyallerin azalmasıyla yana doğru eğilerek uzanma zorunluluğu doğurmaktadır. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 13. Tespit Çizelgesi (Mevcut) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C4 Mevcutta kullanılan yardımcı masaya, yüksekliğin kontrol edilebileceği bir kol monte edilmiģtir. Bu sayede ürün azaldıkça çevrilen kol, yardımcı masanın yüksekliğini arttırarak eğilmeyi en aza indirmiģtir. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 14. Tespit Çizelgesi (Önerilen) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C Yarı otomatik serigrafi makinesinin bel ve sırt destekli bir sandalyeye sahip olmaması Uzun vakitler oturarak çalıģan iģgörenlerin bel ve sırt destekli bir sandalyeye sahip olmaması, uzun vadede kas-iskelet sistemi rahatsızlıklarına yol açabilecek ciddi bir eksikliktir. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 15. Tespit Çizelgesi (Mevcut) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C2 Mevcut sandalye, ergonomik olarak iģgörenin sırtını destekleyecek bir sandalye ile değiģtirilmiģtir. No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Tablo 16. Tespit Çizelgesi (Önerilen) Ağırlık ve Güç Ġsrafı Bacak DuruĢu Kategorisi C1 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 511

146 3.2. ÇalıĢma öncesi ve sonrası verilerin karģılaģtırılması ÇalıĢmadan önce tespit edilen durumlarla ilgili verileri içeren bir tablo hazırlanmıģ ve tabloya göre genel bir durum raporu hazırlanmıģtır. Tablo 17. Mevcut Durumdaki DuruĢlar No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Ağırlık ve Bacak Güç Ġsrafı DuruĢu Kategorisi C C C C C C2 Tablo 18. Önerilen Durumdaki DuruĢlar No Sırt DuruĢu Kol DuruĢu Ağırlık ve Bacak Güç Ġsrafı DuruĢu Kategorisi C C C C C C1 ġekil 2. Tehlike Seviyeleri KarĢılaĢtırması 17.Ulusal Ergonomi Kongresi Ekim 2011 ESKĠġEHĠR 512

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir.

MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ sağlığı ve güvenliği eğitimlerinin usul ve esaslarını düzenlemektir. ÇALIġANLARIN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ EĞĠTĠMLERĠNĠN USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELĠK BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin amacı; çalıģanlara verilecek iģ

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS. Dersin Adı Kod Yarıyıl T+U AKTS İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ANABİLİM DALI TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ 1. Yıl - GÜZ DÖNEMİ ZORUNLU DERSLER İş Sağlığı Epidemiyolojisi ISG701 1 3 + 0 6 İş sağlığı ve epidemiyoloji kavramlarının

Detaylı

.. ALT YÜKLENICI POLITIKASI

.. ALT YÜKLENICI POLITIKASI .. ALT YÜKLENICI. POLITIKASI. FUV Mühendislik, alt yüklenicilik hizmeti alması gereken durumlarda kendi çalışma prensiplerini paylaşan firmaları tercih eder. Alt yüklenici firma seçimi, kalite yönetim

Detaylı

BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ. Dilek OLUT

BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ. Dilek OLUT BĠR DEVLET HASTANESĠNDE ÇALIġANLARIN HASTA VE ÇALIġAN GÜVENLĠĞĠ ALGILARININ ĠNCELENMESĠ Dilek OLUT Tıp biliminin ilk ve temel prensiplerinden biri Önce Zarar Verme ilkesidir. Bu doğrultuda kurgulanan sağlık

Detaylı

Av. Füsun GÖKÇEN. TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU

Av. Füsun GÖKÇEN. TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU TÜRK ÇĠMENTO SEKTÖRÜNÜN Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KONUSUNDA AB KATILIM MÜZAKERELERĠNDEKĠ KONUMU Av. Füsun GÖKÇEN Çimento Endüstrisi İşverenleri Sendikası 4857 sayılı ĠĢ Kanunu MADDE 77 ĠġVERENLERĠN VE ĠġÇĠLERĠN

Detaylı

KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLAR (KKE) EĞİTİMİ

KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLAR (KKE) EĞİTİMİ KİŞİSEL KORUYUCU EKİPMANLAR (KKE) EĞİTİMİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİNİN GENEL PRENSİPLERİ İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ? ÇALIŞANI KORUMAK ÜRETİM GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK İŞLETME GÜVENLİĞİ SAĞLAMAK. KİŞİSEL KORUYUCU

Detaylı

ĠġÇĠ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ DERSĠ

ĠġÇĠ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ DERSĠ 15.11.2013 ĠġÇĠ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ DERSĠ Egemen Avcu Dr. Makine Mühendisi Ford Otosan İhsaniye Otomotiv Meslek Yüksek Okulu Makine Resim ve Konstrüksiyon Programı Ders içeriği GiriĢ ĠĢ Kazaları ĠĢ yerinde

Detaylı

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi

ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ. Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi ORMANCILIK İŞ BİLGİSİ Hazırlayan Doç. Dr. Habip EROĞLU Karadeniz Teknik Üniversitesi, Orman Fakültesi 1 Kesim İşlerinde Kullanılan Bazı Alet ve Makineler Baltalar Kesim baltaları Yarma baltaları Geniş

Detaylı

2010 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ

2010 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ MADEN TETKĠK VE ARAMA GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Sondaj Dairesi Başkanlığı 21 Yılı Ocak-Haziran Dönemi Faaliyet Raporu 21 YILI OCAK-HAZĠRAN DÖNEMĠ 1 ÜST YÖNETĠM SUNUMU SONDAJ DAĠRESĠ BAġKANLIĞI 21 YILI 1. 6 AYLIK

Detaylı

ISGIP 3T RISK ASSESSMENT

ISGIP 3T RISK ASSESSMENT Türkiye de İşyerlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği Koşullarının İyileştirilmesi Projesi (www.isgip.org) This project is co-financed by the European Union and the Republic of Turkey Improvement of Occupational

Detaylı

AVUKAT BÜROSU RİSK DEĞERLENDİRME FORMU

AVUKAT BÜROSU RİSK DEĞERLENDİRME FORMU AVUKAT BÜROSU RİSK DEĞERLENDİRME FORMU İşveren Büro Adresi Yapılan İş Çalışan Sayısı Toplam: Hukuki Danışmanlık, Dava ve İcra İşlemleri Takibi Erkek Kadın Çocuk Stajyer Öğrenci RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMASININ

Detaylı

ĠġVERENLERE ÖNEMLĠ UYARILAR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNLARI ĠLE GELEN YAPTIRIMLAR

ĠġVERENLERE ÖNEMLĠ UYARILAR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNLARI ĠLE GELEN YAPTIRIMLAR ĠġVERENLERE ÖNEMLĠ UYARILAR Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ KANUNLARI ĠLE GELEN YAPTIRIMLAR Yeni iģ sağlığı ve güvenliği konusundaki yasalar iģverenlere birçok yükümlülükler getirmektedir. Bu yükümlülüklerin yerine

Detaylı

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ

DOĞAL GAZ SEKTÖRÜNDE PERSONEL BELGELENDĠRMESĠ Türk Akreditasyon Kurumu Personel Akreditasyon Başkanlığı Akreditasyon Uzmanı 1 Ülkemizde ve dünyada tüm bireylerin iģgücüne katılması ve iģgücü piyasalarında istihdam edilebilmeleri için; bilgiye dayalı

Detaylı

Çalışan Sağlığının Korunmasında Kişisel Koruyucu Donanımın Yeri ve Önemi. Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Çalışan Sağlığının Korunmasında Kişisel Koruyucu Donanımın Yeri ve Önemi. Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Çalışan Sağlığının Korunmasında Kişisel Koruyucu Donanımın Yeri ve Önemi Prof. Dr. Nazmi Bilir Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Sunum planı İş Sağlığı ve Güvenliği (İSG) kavramı Çalışanların sağlığının

Detaylı

GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU

GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU GENEL RİSK DEĞERLENDİRMESİ ÖRNEK FORMU Risk Değerlendirme No: Tarih: İşveren: İşyeri Adresi: Yapılan İş Nedir? (Kısaca açıklayınız) İşçi sayısı: Erkek Kadın Çocuk Çırak Öğrenci RİSK DEĞERLENDİRMESİ YAPILMASININ

Detaylı

ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI

ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI ÖĞR.GÖR.DR. FATĠH YILMAZ YILDIZ TEKNĠK ÜNĠVERSĠTESĠ MESLEK YÜKSEKOKULU Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ PROGRAMI Dünya da her yıl 2 milyon kiģi iģle ilgili kaza ve hastalıklar sonucu ölmektedir. ĠĢle ilgili kaza

Detaylı

Daima Çözüm Ortağınız!!!

Daima Çözüm Ortağınız!!! Ses3000 CNC Neden Ses3000 CNC? Daima Çözüm Ortağınız!!! Ses3000 CNC, isminin getirdiği sorumluluk ile SatıĢ, Eğitim ve Servis hizmetlerini kurulduğu 1994 yılından beri siz değerli sanayicilerimize sağlamayı

Detaylı

"ÖRNEKTİR" 16.07.2007 Tarihinden 20.07.2007 Tarihine kadar bir haftalık çalıģma

ÖRNEKTİR 16.07.2007 Tarihinden 20.07.2007 Tarihine kadar bir haftalık çalıģma 16.07.2007 Tarihinden 20.07.2007 Tarihine kadar bir haftalık çalıģma Pazartesi ġirket Tanıtımı ve Fabrika Oryantasyonu 1 5 9 Salı Fabrika Bilgileri / YerleĢim Planı 5 7 9 ÇarĢamba Fabrika Bilgileri / Organizasyon

Detaylı

KARAYOLU TASARIMI RAPORU. Ek 1. Kavşak Tipi Seçimi ile ilgili olarak Önerilen Esaslar

KARAYOLU TASARIMI RAPORU. Ek 1. Kavşak Tipi Seçimi ile ilgili olarak Önerilen Esaslar KARAYOLU TASARIMI RAPORU Kavşak Tipi Seçimi ile ilgili olarak Önerilen Esaslar Haziran 2000 İçindekiler Sayfa 1 Giriş 2 1.1 Amaç 2 1.2 Hemzemin kavģakların sınıflandırılması 2 1.3 Ġçerik 2 2 Önerilen seçim

Detaylı

ÇATI YATAY YAŞAM HATTININ İYİLEŞTİRİLMESİ

ÇATI YATAY YAŞAM HATTININ İYİLEŞTİRİLMESİ ÇATI YATAY YAŞAM HATTININ İYİLEŞTİRİLMESİ Yükseklik kavramı Yükseklik kavramı göreceli olup kişiden kişiye değişir.genel olarak ise yükseklik ; adım atarak çıkamayacağımız ya da inemeyeceğimiz yerler olarak

Detaylı

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ

167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ 167 SAYILI İNŞAAT İŞLERİNDE GÜVENLİK VE SAĞLIK HAKKINDA ILO SÖZLEŞMESİ NİN İNŞAAT SEKTÖRÜNÜN VERİMLİLİĞİ ÜZERİNE ETKİSİ Yrd. Doç. Dr. Barış ÖZTUNA Çankırı Karatekin Üniversitesi Çalışma Ekonomisi ve Endüstri

Detaylı

Yrd.Doç.Dr. Ömer Faruk Usluoğulları İnşaat Mühendisliği Bölümü

Yrd.Doç.Dr. Ömer Faruk Usluoğulları İnşaat Mühendisliği Bölümü Yrd.Doç.Dr. Ömer Faruk Usluoğulları İnşaat Mühendisliği Bölümü Yapı İşlerinde İş Sağlığı ve Güvenliği AMAÇ ve KAPSAM AMAÇ:, Kazaların en sık görüldüğü iş kollarından biri olan İNŞAAT SEKTÖRÜNDE, meydana

Detaylı

ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI ÖZEL BAHÇELİEVLER İHLAS İLKÖĞRETİM OKULU TRAFİK VE İLK YARDIM DERSİ

ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK DERS PLANI ÖZEL BAHÇELİEVLER İHLAS İLKÖĞRETİM OKULU TRAFİK VE İLK YARDIM DERSİ EYLÜL EKİM 1. 2. 3. (19 EYLÜL- 07 EKİM) 3 SAAT 1. ÜNİTE 1: TRAFİK TEŞKİLATI 1.Trafik teģkilatı hakkında temel bilgileri 2. Trafik düzenini sağlayan unsurları TRAFĠKLE ĠLGĠLĠ KURULUġLAR VE GÖREVLERĠ 1.

Detaylı

www.ankaraisguvenligi.com

www.ankaraisguvenligi.com I.BÖLÜM www.ankaraisguvenligi.com TEHLİKE: İşyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek, çalışanı veya işyerini etkileyebilecek zarar veya hasar verme potansiyeli. (6331 sayılı İSG Kan.) TEHLİKE: Bir

Detaylı

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ

NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ NEVġEHĠR ÜNĠVERSĠTESĠ BOLOGNA SÜRECĠ ÖĞRENME ÇIKTILARI HAZIRLAMA VE ÖĞRENCĠ Ġġ YÜKÜ HESABI FUNDA NALBANTOĞLU YILMAZ Eğitim Öğretim Planlamacısı Ekim, 2011 GĠRĠġ Bologna Süreci kapsamında, yükseköğretim

Detaylı

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU

HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ. SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU HĠTĠT ÜNĠVERSĠTESĠ SÜREKLĠ EĞĠTĠM UYGULAMA VE ARAġTIRMA MERKEZĠ FAALĠYET RAPORU 2012 ĠÇĠNDEKĠLER ÜST YÖNETĠCĠ SUNUġU I- GENEL BĠLGĠLER A- Misyon ve Vizyon.. B- Yetki, Görev ve Sorumluluklar... C- Ġdareye

Detaylı

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY

SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ. MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY SAĞLIK ORTAMINDA ÇALIġANLARDA GÜVENLĠĞĠ TEHDĠT EDEN STRES ETKENLERĠ VE BAġ ETME YÖNTEMLERĠ MANĠSA ĠL SAĞLIK MÜDÜRLÜĞÜ HEMġĠRE AYLĠN AY GİRİŞ ÇalıĢmak yaģamın bir parçasıdır. YaĢamak nasıl bir insan hakkı

Detaylı

Kullanıcı Hesabı ve Şifre Yönetimi

Kullanıcı Hesabı ve Şifre Yönetimi 1. Amaç Bu prosedürün amacı BĠLGĠ bünyesinde veya yan kuruluģlarda çalıģan ve BILGINETWORKS alanına dahil olan kullanıcıların Ģifrelerinin azami ölçüde güvenlikli ve sağlam bir yapıda oluģturulmasını,

Detaylı

3T Risk Değerlendirmesi

3T Risk Değerlendirmesi This project is co financed by the European Union and the Republic of Turkey 3T Risk Değerlendirmesi ECBOHS PROJESİ ERDEMİR ÇALIŞTAYI 29-30.9.2011 Doç. Dr. Heikki Laitinen ME S S 1 İşyerinde 3 Seviyede

Detaylı

AHMET DEMİR ÖRTÜN GENEL RİSK DEĞERLENDİRME RAPORU FULYA MAH.MEVLUT PEHLİVAN.SOK.NO8/1 D.10 ŞİŞLİ-İSTANBUL

AHMET DEMİR ÖRTÜN GENEL RİSK DEĞERLENDİRME RAPORU FULYA MAH.MEVLUT PEHLİVAN.SOK.NO8/1 D.10 ŞİŞLİ-İSTANBUL Risk Değerlendirme No: 1 S.M.M.M AHMET DEMİR ÖRTÜN GENEL RİSK DEĞERLENDİRME RAPORU Tarih: 31.12.2012 İşveren: Risk Değerlendirilmesinin Geçerlilik Tarihi İşyeri Adresi: Yapılan İş Nedir? AHMET DEMİR ÖRTÜN

Detaylı

TEHLİKELİ ENERJİNİN KONTROLÜ. ETİKETLEME ve KİLİTLEME SİSTEMLERİ. Kaynak: Forum Media Yayıncılık; İş Sağlığı ve Güvenliği için eğitim Seti

TEHLİKELİ ENERJİNİN KONTROLÜ. ETİKETLEME ve KİLİTLEME SİSTEMLERİ. Kaynak: Forum Media Yayıncılık; İş Sağlığı ve Güvenliği için eğitim Seti TEHLİKELİ ENERJİNİN KONTROLÜ ETİKETLEME ve KİLİTLEME SİSTEMLERİ Kaynak: Forum Media Yayıncılık; İş Sağlığı ve Güvenliği için eğitim Seti NEDEN ENERJİNİN KONTROLÜ? Kontrolsüz Enerji Ölümcüldür! TEHLİKELİ

Detaylı

TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM

TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM TOBB VE MESLEKĠ EĞĠTĠM Esin ÖZDEMİR Avrupa Birliği Daire Başkanlığı Uzman 15 Ocak 2010, Ankara 1 ĠÇERĠK Türk Eğitim Sisteminin Genel Yapısı Sorunlar Türkiye de Sanayi/Okul ĠĢbirliği TOBB ve Eğitim Oda

Detaylı

RİSKİ HESAPLANACAK ÖRNEK

RİSKİ HESAPLANACAK ÖRNEK yol kenarına istiflenmiş kargoların taşınmasını istiyor. RİSKİ HESAPLANACAK ÖRNEK 1. Depoda forklift ve yaya yolu mevcut 2. Köşelerde ayna konulmamış 3. Forklift bakımlarında formlar doldurulmuyor 4. Çalışma

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ RİSK ANALİZİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ RİSK ANALİZİ OBA CROWN RESORT SİTESİ OBA KASABASI FABRİKA CD. NO:18/ ALANYA / ANTALYA İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ RİSK ANALİZİ GEÇERLİLİK TARİHİ OCAK-019 HAZIRLAYAN Taner Aybek OSGB Saray Mah. Güzelyalı Cd. Kahyaoğlu Apt.

Detaylı

7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ

7.Hafta: Risk ve Risk Analizi. DYA 114 Çevre Koruma. BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ 7.Hafta: Risk ve Risk Analizi DYA 114 Çevre Koruma BÜRO YÖNETİMİ ve YÖNETİCİ ASİSTANLIĞI PROGRAMI Yrd.Doç.Dr. Sefa KOCABAŞ RİSK ve RİSK ANALİZİ Risk Belirli bir tehlikeli olayın meydana gelme olasılığı

Detaylı

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir. ÖZET Üniversite Öğrencilerinin Yabancı Dil Seviyelerinin ve Yabancı Dil Eğitim Programına Karşı Tutumlarının İncelenmesi (Aksaray Üniversitesi Örneği) Çağan YILDIRAN Niğde Üniversitesi, Sosyal Bilimler

Detaylı

Müfredat özeti International General Certificate in Occupational Health and Safety

Müfredat özeti International General Certificate in Occupational Health and Safety Müfredat özeti International General Certificate in Occupational Health and Safety Mart 2011 Müfredat özeti - NEBOSH International General Certificate in Occupational Health and Safety (Mart 2011 spesifikasyonlarına

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? CEVAP:

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR. 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? CEVAP: İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEMEL EĞİTİMİ SIKÇA SORULAN SORULAR 1 İş Sağlığı ve Güvenliği Eğitiminin Temel Amacı Nedir? 1 İş Sağlığı ve Güvenliğinin Tanımı. 2 İş Sağlığı ve Güvenliği faaliyetlerinin yürütülmesi.

Detaylı

Revizyon Tarihi: 04.04.2015

Revizyon Tarihi: 04.04.2015 Revizyon Tarihi: 1 Bu dökümanda GAB 2014 ve Revize GAB 2014 (rev_05) arasındaki farklar yer almaktadır. 2 www.tuad.org.tr Tüm kılavuzları www.tuad.org.tr adresinden indirebilirsiniz. ESOMAR kod ve yönetmeliklerini

Detaylı

Halil CANTÜRK İbrahim Halil NURDAĞ. Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü

Halil CANTÜRK İbrahim Halil NURDAĞ. Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Halil CANTÜRK İbrahim Halil NURDAĞ Yıldız Teknik Üniversitesi Gemi İnşaatı ve Gemi Makineleri Mühendisliği Bölümü Genel olarak kaynak teknolojisinden, bina kurulmasından, cihaz onarımlarına, ağır sanayiden

Detaylı

ĠġYERĠ HEKĠMLERĠ ĠÇĠN YENĠ Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU EĞĠTĠM SEMĠNERLERĠ SEMĠNER 3

ĠġYERĠ HEKĠMLERĠ ĠÇĠN YENĠ Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU EĞĠTĠM SEMĠNERLERĠ SEMĠNER 3 ĠġYERĠ HEKĠMLERĠ ĠÇĠN YENĠ Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU EĞĠTĠM SEMĠNERLERĠ SEMĠNER 3 6331 SAYILI Ġġ SAĞLIĞI VE Ġġ GÜVENLĠĞĠ KANUNU NA GÖRE RĠSK ANALĠZĠ- Ġġ SAĞLIĞI MÜFETTĠġ DENETĠMLERĠ VE ĠġYERĠ HEKĠMLĠĞĠ

Detaylı

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN

SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI ÖMER MURAT PAMUK REHBER ÖĞRETMEN REHBER ÖĞRETMEN SINIF ÖĞRETMENLĠĞĠ SOSYAL BĠLGĠLER ÖĞRETĠM PROGRAMI 1 BECERĠLER 2 Beceri Nedir? ġimdiye kadar bilgi edinme, yaģam ve okulun temel amacı olarak görülmüģtür. Günümüzde ise bilgiye bakıģ değiģmiģtir. Bilgi;

Detaylı

Program AkıĢ Kontrol Yapıları

Program AkıĢ Kontrol Yapıları C PROGRAMLAMA Program AkıĢ Kontrol Yapıları Normal Ģartlarda C dilinde bir programın çalıģması, komutların yukarıdan aģağıya doğru ve sırasıyla iģletilmesiyle gerçekleģtirilir. Ancak bazen problemin çözümü,

Detaylı

ÇELĠK TEKNE SANAYĠ VE TĠCARET A.ġ. Ticari Gizlidir

ÇELĠK TEKNE SANAYĠ VE TĠCARET A.ġ. Ticari Gizlidir ÇELĠK TEKNE SANAYĠ VE TĠCARET A.ġ. Ticari Gizlidir KURULUġ Çelik Tekne San. ve Tic.A.ġ. 1972 yılında kurulmuģtur Ġlk olarak Haliç Sütlüce mevkiinde faaliyete geçmiģ ve 1980 yıllarına kadar bu bölgede faaliyetine

Detaylı

EĞİTİCİ EĞİTMENLİK PROGRAMI

EĞİTİCİ EĞİTMENLİK PROGRAMI 2016 EĞİTİCİ EĞİTMENLİK EĞĠTĠCĠ EĞĠTMENLĠK Ġçindekiler Tablosu 1.Acil Durum Kriz Yönetimi Eğitici Eğitimi... 2 2.Yüksekte ÇalıĢma Eğitici Eğitimi...3-4 3.1. Seviye Yangın Eğitici Eğitimi...5-6 4.2. Seviye

Detaylı

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ. SSP900 Sosyal Sorumluluk Projesi Genel Sınav Raporu

T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ. SSP900 Sosyal Sorumluluk Projesi Genel Sınav Raporu T.C. BÜLENT ECEVİT ÜNİVERSİTESİ JEOLOJİ MÜHENDİSLİĞİ SSP900 Sosyal Sorumluluk Projesi Genel Sınav Raporu ZONGULDAK 2015 ÖNCE EMNİYET SSP900 SOSYAL SORUMLULUK PROJESİ GENEL SINAV RAPORU Yöneten: Yrd. Doç.

Detaylı

MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ TTK, TMS/ TFRS ve KOBĠ TFRS ĠLE ĠLGĠLĠ GENEL GÖRÜġLERĠ: ERZĠNCAN ÖRNEĞĠ

MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ TTK, TMS/ TFRS ve KOBĠ TFRS ĠLE ĠLGĠLĠ GENEL GÖRÜġLERĠ: ERZĠNCAN ÖRNEĞĠ MUHASEBE MESLEK MENSUPLARININ TTK, TMS/ TFRS ve KOBĠ TFRS ĠLE ĠLGĠLĠ GENEL GÖRÜġLERĠ: ERZĠNCAN ÖRNEĞĠ OPINIONS OF ACCOUNTANTS ABOUT TURKISH TRADE LAW, TURKISH ACCOUNTING STANDARDS-TURKISH FINANCIAL REPORTING

Detaylı

KOCAELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ KARAMÜRSEL MESLEK YÜKSEKOKULU

KOCAELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ KARAMÜRSEL MESLEK YÜKSEKOKULU Staj Komisyonu Onay Sıra No Tarih KOCAELĠ ÜNĠVERSĠTESĠ KARAMÜRSEL MESLEK YÜKSEKOKULU STAJ DEFTERĠ GEMĠ ĠNġAATI ADI SOYADI OKUL NO STAJ DEFTERĠ BELGE NO STAJ DEFTERĠ ÇIKIġ TARĠHĠ KARAMÜRSEL / KOCAELĠ KOCAELĠ

Detaylı

SEPETÇĠ REHABĠLĠTASYON-KIZILĠNLER VE ERENKÖY AĞAÇLANDIRMA PROJE SAHALARINDA ĠġÇĠ GÜCÜ ĠLE FĠDAN BAKIMI

SEPETÇĠ REHABĠLĠTASYON-KIZILĠNLER VE ERENKÖY AĞAÇLANDIRMA PROJE SAHALARINDA ĠġÇĠ GÜCÜ ĠLE FĠDAN BAKIMI İhale Şehri Eskişehir İş Şehri Eskişehir Kurum Çevre Ve Orman Bakanlığı Eskişehir İl Çevre Ve Orman Müdürlüğü İşin Adı/Konusu/Cinsi Ağaçlandırma Proje Sahalarında İşçi Gücü İle Fidan Bakımı Hizmeti Alınacaktır

Detaylı

KİŞİSEL GELİŞİM ASİSTANI

KİŞİSEL GELİŞİM ASİSTANI AR-GE MERKEZLERİ İYİ UYGULAMA ÖRNEKLERİ PAYLAŞIM TOPLANTISI GİRİŞİMCİLİK KİŞİSEL GELİŞİM ASİSTANI Türk DemirDöküm Fabrikaları A.ġ SUNUM PLANI 1. UYGULAMANIN KISA AÇIKLAMASI 2. UYGULAMANIN YENĠLĠKÇĠ VE

Detaylı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ. Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı

RİSK DEĞERLENDİRMESİ. Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı RİSK DEĞERLENDİRMESİ Necati İLHAN Makina Mühendisi A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı YASAL DAYANAK İşyerinde Çalışanların Sağlık ve Güvenliklerini İyileştirmeye Yönelik Tedbirler Alınmasına İlişkin 12.06.1989

Detaylı

Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR

Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR Risk Yönetimi ve Değerlendirmesi ALIŞTIRMALAR Aşağıdakilerden hangisi iş sağlığı ve güvenliği açısından en uygun tehlike tanımıdır? a) Büyük zarara yol açabilecek durum b) Malın, malzemenin ya da işyeri

Detaylı

EV TĠPĠ KURUTMALI ÇAMAġIR MAKĠNELERĠNĠN ENERJĠ ETĠKETLEMESĠNE ĠLĠġKĠN TEBLĠĞ / TRKGM: 2002/06 (96/60/AT)

EV TĠPĠ KURUTMALI ÇAMAġIR MAKĠNELERĠNĠN ENERJĠ ETĠKETLEMESĠNE ĠLĠġKĠN TEBLĠĞ / TRKGM: 2002/06 (96/60/AT) EV TĠPĠ KURUTMALI ÇAMAġIR MAKĠNELERĠNĠN ENERJĠ ETĠKETLEMESĠNE ĠLĠġKĠN TEBLĠĞ / TRKGM: 2002/06 (96/60/AT) Yayımlandığı R. Gazete Tarihi: 20/8/2002 Sayısı: 24852 BĠRĠNCĠ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç Madde 1-

Detaylı

Kaynak ve ilgili işlemlerde kullanılan koruyucu giyecekler için aranması gereken standart EN ISO 11611:2007 dir.

Kaynak ve ilgili işlemlerde kullanılan koruyucu giyecekler için aranması gereken standart EN ISO 11611:2007 dir. KAYNAK VE ERİMİŞ METAL SIÇRAMALARINA KARŞI KORUYUCU GİYSİLER Kaynak işlemi, birleştirilecek materyallerin dokunma yerlerinin ısı etkisiyle eritilerek birbirine kalıcı bir şekilde birleştirilmesi işlemidir.

Detaylı

ASBESTLE ÇALIġMALARDA ÖNLEMLERĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK

ASBESTLE ÇALIġMALARDA ÖNLEMLERĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI Ġġ SAĞLIĞI VE GÜVENLĠĞĠ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ASBESTLE ÇALIġMALARDA SAĞLIK mad men VE season GÜVENLĠK 6 episode 10 ÖNLEMLERĠ HAKKINDA YÖNETMELĠK Aslıcan GÜLER İSG Uzman

Detaylı

Cephe İskelelerinin Kurulum ve Söküm Aşamalarında Güvenli Çalışma Yöntemleri

Cephe İskelelerinin Kurulum ve Söküm Aşamalarında Güvenli Çalışma Yöntemleri Cephe İskelelerinin Kurulum ve Söküm Aşamalarında Güvenli Çalışma Yöntemleri Gaziantep, Kahramanmaraş, Adana, Mersin 2014 Sunum Amacı Cephe iskelelerinin güvenli bir şekilde kurulum ve söküm işlerinin

Detaylı

ĠġLETME MÜDÜRLÜĞÜ YÜKSELTĠCĠLĠ PLATFORM. TEKNĠK ġartname DĠĞER HUSUSLAR

ĠġLETME MÜDÜRLÜĞÜ YÜKSELTĠCĠLĠ PLATFORM. TEKNĠK ġartname DĠĞER HUSUSLAR .. ĠġLETME MÜDÜRLÜĞÜ YÜKSELTĠCĠLĠ PLATFORM TEKNĠK ġartname I. KONU II. KAPSAM III. ISTENEN ÖZELLIKLER IV. NAKLİYE V. MUAYENE VE KONTROL VI. GARANTİ DĠĞER HUSUSLAR I. KAPSAM II. TEKLİF EKİNDE VERİLECEK

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ

AR&GE BÜLTEN 2010 ġubat EKONOMĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ ĠZMĠR FĠNANS ALTYAPISI VE TÜRKĠYE FĠNANS SĠSTEMĠ ĠÇĠNDEKĠ YERĠ Erdem ALPTEKĠN Türk finans sistemi incelendiğinde en büyük payı bankaların, daha sonra ise sırasıyla menkul kıymet yatırım fonları, sigorta

Detaylı

Yüksek (Gelecek yılda meydana gelme olasılığı %100) için 4,

Yüksek (Gelecek yılda meydana gelme olasılığı %100) için 4, OKUL AFET VE ACİL DURUM YÖNETİMİ PLANI HAZIRLAMA KILAVUZ^. Oluş Sıklığı için; Yüksek (Gelecek yılda meydana gelme olasılığı %100) için 4, Bazen (Gelecek yılda meydana gelme olasılığı %10-100 veya gelecek

Detaylı

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları

Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Ġnternet ve Harekât AraĢtırması Uygulamaları Cihan Ercan Mustafa Kemal Topcu 1 GĠRĠġ Band İçerik e- Konu\ Mobil Uydu Ağ Genişliği\ e- e- VoIP IpV6 Dağıtma Altyapı QoS ticaret\ Prensip Haberleşme Haberleşme

Detaylı

TOPLUM SAĞLIĞI AÇISINDAN İLK YARDIM EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Dr.Alpaslan Türkkan

TOPLUM SAĞLIĞI AÇISINDAN İLK YARDIM EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Dr.Alpaslan Türkkan TOPLUM SAĞLIĞI AÇISINDAN İLK YARDIM EĞİTİMİNİN ÖNEMİ Dr.Alpaslan Türkkan İlkyardım Hastalık ya da kaza ile sağlığı tehlikeye girmiş kişi ya da kişilere; Hayati tehlikeyi ortadan kaldırmak, Yaralının durumunun

Detaylı

GÜNDEM. Risk Analizi Yasal Durum Adım Bazlı Risk Analizi Rutin Olmayan İşler için Risk Analizi

GÜNDEM. Risk Analizi Yasal Durum Adım Bazlı Risk Analizi Rutin Olmayan İşler için Risk Analizi 1 GÜNDEM Risk Analizi Yasal Durum Adım Bazlı Risk Analizi Rutin Olmayan İşler için Risk Analizi 2 RİSK ANALİZİNDE YASAL DURUM 6311 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, Risk değerlendirmesi, kontrol,

Detaylı

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi

TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE. Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi TEMAKTĠK YAKLAġIMDA FĠZĠKSEL ÇEVRE Yrd. Doç. Dr. ġermin METĠN Hasan Kalyoncu Üniversitesi ÇOCUK ÇEVRE ĠLIġKISI Ġnsanı saran her Ģey olarak tanımlanan çevre insanı etkilerken, insanda çevreyi etkilemektedir.

Detaylı

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ORMANCILIK AĞAÇ KESME VE BOYLAMA MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı karşıya olması

Detaylı

DİYARBAKIR METAL İŞLERİ YAPI KOOPERATİFİ

DİYARBAKIR METAL İŞLERİ YAPI KOOPERATİFİ DİYARBAKIR METAL İŞLERİ YAPI KOOPERATİFİ Baver AYDIN 28.06.2011 S.S. DĠYARBAKIR METAL ĠġLERĠ KÜÇÜK SANAYĠ SĠTESĠ (K.S.S) YAPI KOOPERATĠFĠ 1. Meslek Gruplarının SiteleĢmesi ve Kooperatifin KuruluĢ AĢaması

Detaylı

FĠL FĠLTRE LTD. ġtġ. TANITIM 2011

FĠL FĠLTRE LTD. ġtġ. TANITIM 2011 2011 FABRĠKA & MERKEZ ( COĞRAFĠ KONUM ) FABRĠKA & MERKEZ ( COĞRAFĠ KONUM ) FABRĠKA & MERKEZ ( COĞRAFĠ KONUM ) FABRĠKA & MERKEZ ( GĠRĠġ FOTOĞRAF ) Güzelçay Mah. ġehit Cahit Tütüncü Cad. No: 8 P.K. 108 31200

Detaylı

4 10 MAYIS 2011 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI SEMİNERLERİ. Mesleki Risklerin Yönetimi. Altan ÇETİNKAL MESS İSG Müdürü

4 10 MAYIS 2011 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI SEMİNERLERİ. Mesleki Risklerin Yönetimi. Altan ÇETİNKAL MESS İSG Müdürü 4 10 MAYIS 2011 İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HAFTASI SEMİNERLERİ Mesleki Risklerin Yönetimi Altan ÇETİNKAL MESS İSG Müdürü 4857 Sayılı İş Kanunu Madde 77: «İşverenler işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği

Detaylı

YAPAY SİNİR AĞI İLE HAVA SICAKLIĞI TAHMİNİ APPROXIMATION AIR TEMPERATURE WITH ARTIFICIAL NEURAL NETWORK

YAPAY SİNİR AĞI İLE HAVA SICAKLIĞI TAHMİNİ APPROXIMATION AIR TEMPERATURE WITH ARTIFICIAL NEURAL NETWORK YAPAY SİNİR AĞI İLE HAVA SICAKLIĞI TAHMİNİ Hande ERKAYMAZ, Ömer YAŞAR Karabük Üniversitesi / TÜRKĠYE herkaymaz@karabuk.edu.tr ÖZET : Bu çalıģmada Yapay Sinir Ağları (YSA) ile hava sıcaklığının tahmini

Detaylı

Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Uygulanmakta Olan Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması GeniĢletildi.

Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Uygulanmakta Olan Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması GeniĢletildi. Döviz Kazandırıcı Faaliyetlerde Uygulanmakta Olan Damga Vergisi ve Harç Ġstisnası Uygulaması GeniĢletildi. Nesrin Yardımcı SARIÇAY Raporumuzda; konuya iliģkin yeni düzenlemeler, eski (1 Numaralı) ve yeni

Detaylı

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ

NAZİLLİ DEVLET HASTANESİ RİSK ANALİZİ PROSEDÜRÜ Sayfa 1 / 6 1. AMAÇ 2. KAPSAM Nazilli Devlet Hastanesinde bölüm bazında risk değerlendirmeleri yaparak çalışanların çalıştıkları alanlardan kaynaklı risklerini belirlemek ve gerekli önlemlerin alınmasını

Detaylı

TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ

TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ TEHLİKELİ KİMYASAL MADDELERİN OLUŞTURDUĞU RİSKLER İÇİN GENEL ve ÖZEL ÖNLEME YÖNTEMLERİ Dr. Fatma IŞIK COŞKUNSES İSG Uzmanı / İSGÜM Kimyasal maddeler sanayimizin ve günlük yaşantımızın içinde bir çok alanda

Detaylı

Ambalaj Sektörümüze Genel Bakış. Tehlikeli Maddelerin Ambalajlanması

Ambalaj Sektörümüze Genel Bakış. Tehlikeli Maddelerin Ambalajlanması Ambalaj Sektörümüze Genel Bakış ve Tehlikeli Maddelerin Ambalajlanması Aslıhan Arıkan Araştırma ve Bilimsel Konular Yöneticisi Ambalaj Sanayicileri Derneği 1 Dünya ambalaj endüstrisi 2007 yılında 530 Milyar

Detaylı

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Mevzuatta Yüksekte Çalışma ve Cephe İskeleleri

T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Mevzuatta Yüksekte Çalışma ve Cephe İskeleleri T.C. ÇALIŞMA VE SOSYAL GÜVENLİK BAKANLIĞI İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Mevzuatta Yüksekte Çalışma ve Cephe İskeleleri Sabit Yasin BOSTANCI İSG Uzman Yardımcısı Gaziantep, 2014 Sunum İçeriği

Detaylı

3-TEHLĠKELĠ SAHA Patlayıcı hava, gaz buhar ve toz karıģımının bulunduğu ve bulunma olasılığının olduğu yerlerdir.

3-TEHLĠKELĠ SAHA Patlayıcı hava, gaz buhar ve toz karıģımının bulunduğu ve bulunma olasılığının olduğu yerlerdir. GĠRĠġ PATLAYICI ORTAMLAR ve ELEKTRĠK CĠHAZLARI Yanıcı gazların, katıların ve sıvıların üretildiği, taģındığı depolandığı ve kullanıldığı endüstriler ve diğer ortamlar elektrik enerjisinin denetim dıģı

Detaylı

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025

ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 ÜRETĠM TESĠSLERĠ BÖLGESEL BAĞLANTI KAPASĠTE RAPORU 2020-2025 31.07.2015 İçindekiler Ġçindekiler... 2 Amaç ve Kapsam... 7 1. Yöntem... 8 2. Bölgelerin Değerlendirmeleri ve Sonuçlar... 10 2.1. Akdeniz...

Detaylı

TEKSTÝL FABRÝKALARINDA GÜRÜLTÜ DÜZEYÝ VE ETKÝLERÝ*

TEKSTÝL FABRÝKALARINDA GÜRÜLTÜ DÜZEYÝ VE ETKÝLERÝ* Öðr. Gör. Fikri EGE Arþ. Gör. Ç.Ü. Mühendislik ve Mimarlýk Fak. Endüstri Müh. Bölümü Sarp Korkut SÜMER Öðr. Gör. Ç.Ü. Mühendislik ve Mimarlýk Fak. Endüstri Müh. Alaettin SABANCI Prof., Ziraat Fak. Tarým

Detaylı

SERİ B CİLT 56 SAYı 2 2006. İSTANBUL ÜNİvERSİTESİ. ORMAN FAKULTESı DERGISI F.1

SERİ B CİLT 56 SAYı 2 2006. İSTANBUL ÜNİvERSİTESİ. ORMAN FAKULTESı DERGISI F.1 SERİ B CİLT 56 SAYı 2 2006 İSTANBUL ÜNİvERSİTESİ tt ORMAN FAKULTESı DERGISI F.1 RÜZGAR DEVRİKLERİNİN TEMİzLENMESİNDE iş GÜVENLiCi Yrd. Doç. Dr. M. Osman ENGÜR 1 ) Kısa Özet Şiddetli rüzgarlar veya fırtınalar

Detaylı

İşyeri Risk Değerlendirmesi için Prosedürler ve Araçlar

İşyeri Risk Değerlendirmesi için Prosedürler ve Araçlar Risk Değerlendirmesi ve İSG-YS konulu İSGİP Semineri 1 9 Temmuz 2010, Ankara İşyeri Risk Değerlendirmesi için Prosedürler ve Araçlar Heikki Laitinen Tehlike, kaza ve hastalıklara örnekler Yaralanma/hastalığın

Detaylı

Kod: ISG_TGE_02 GENEL AÇIKLAMA Bu bilgilendirme notu İSG İş Güvenliği Temel Eğitim Seti nin bir parçası olan Kazaların Önlenmesi konulu eğitim kapsamında hazırlanmıştır. Eğitimin CD üzerinde kayıtlı ya

Detaylı

YÖNETMELİK. a) Dağıtıcı: LPG dağıtım yetkisi olan ve lisanslarına iģlenmesi halinde depolama, dolum, taģıma iģlemleri yapabilen sermaye Ģirketini,

YÖNETMELİK. a) Dağıtıcı: LPG dağıtım yetkisi olan ve lisanslarına iģlenmesi halinde depolama, dolum, taģıma iģlemleri yapabilen sermaye Ģirketini, 16 Aralık 2012 PAZAR Resmî Gazete Sayı : 28499 Enerji Piyasası Düzenleme Kurumundan: YÖNETMELİK SIVILAġTIRILMIġ PETROL GAZLARI (LPG) PĠYASASI EĞĠTĠM VE SORUMLU MÜDÜR YÖNETMELĠĞĠ BĠRĠNCĠ BÖLÜM Amaç, Kapsam,

Detaylı

Kişisel Koruyucu Ekipman

Kişisel Koruyucu Ekipman STANDARD LME-12:001908 Utr Dzl. A İçindekiler 1 Giriş... 3 2 Tanımlar... 3 3 Gereksinimler... 4 3.1 Genel Gereksinimler... 4 3.2 Zorunlu PPE kullanımına genel bakış... 4 3.3 Düşme Önleyici Ekipman... 6

Detaylı

MONTAJ HATLARINDA ÇALIŞMA DURUŞLARININ REBA YÖNTEMİ İLE ANALİZİ VE ERGONOMİK RİSK DEĞERLENDİRMESİ

MONTAJ HATLARINDA ÇALIŞMA DURUŞLARININ REBA YÖNTEMİ İLE ANALİZİ VE ERGONOMİK RİSK DEĞERLENDİRMESİ MONTAJ HATLARINDA ÇALIŞMA DURUŞLARININ REBA YÖNTEMİ İLE ANALİZİ VE ERGONOMİK RİSK DEĞERLENDİRMESİ Doç. Dr. Yakup KARA Arş. Gör. Yakup ATASAGUN Prof. Dr. Ahmet PEKER (A Sınıfı İş Güvenliği Uzmanı) (Endüstri

Detaylı

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ

HAFTA 2. SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK. SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ SAĞLIK MEVZUATINA GĠRĠġ HEDEFLER Bu üniteyi çalıģtıktan sonra; Sağlık hukukuna iliģkin Anayasal bilgileri edinecek, SAĞLIK MEVZUATI VE HEMġĠRELĠK Sağlık hukukuna iliģkin yasal mevzuatı öğrenmiģ olacaksınız.

Detaylı

MASA ÜSTÜ CNC FREZE TEZGÂH TASARIMI VE PROTOTİP İMALATI

MASA ÜSTÜ CNC FREZE TEZGÂH TASARIMI VE PROTOTİP İMALATI Araştırma Makalesi / Research Article MASA ÜSTÜ CNC FREZE TEZGÂH TASARIMI VE PROTOTİP İMALATI Ahmet KOLERĠ a ve Kerim ÇETĠNKAYA b, * a K.Ü.Teknik Eğitim Fakültesi, Karabük, Türkiye, ahmet_koleri42@hotmail.com

Detaylı

MODEL RTM925 TANITMA VE KULLANIM KILAVUZU

MODEL RTM925 TANITMA VE KULLANIM KILAVUZU ELEKTRİKLİ ÇİT BUDAMA MODEL RTM925 TANITMA VE KULLANIM KILAVUZU TEKNİK ÖZELLİKLER -RTM925- VOLTAJ 230V~50HZ GİRİŞ GÜCÜ 710W BIÇAK UZUNLUĞU 530MM DEVİR HIZI 1600 R/MİN DİŞ ARALIĞI 20MM MAX KESİLECEK ÇALI

Detaylı

MANİSA DA KAMU KURUMLARINDA ÇALIŞAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİ NİN MESLEKİ MEMNUNİYET DURUMU 1

MANİSA DA KAMU KURUMLARINDA ÇALIŞAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİ NİN MESLEKİ MEMNUNİYET DURUMU 1 Celal Bayar Üniversitesi CBÜ SOSYAL BİLİMLER DERGİSİ Yıl : 2013 Cilt :11 Sayı :1 MANİSA DA KAMU KURUMLARINDA ÇALIŞAN ÖZEL GÜVENLİK PERSONELİ NİN MESLEKİ MEMNUNİYET DURUMU 1 Yrd. Doç. Dr. Vedat BAL Celal

Detaylı

BOYAHANE - CİLAHANE İŞLETME KRİTERLERİ

BOYAHANE - CİLAHANE İŞLETME KRİTERLERİ BOYAHANE - CİLAHANE İŞLETME KRİTERLERİ Murat EVLİCE ÇEVRE MÜHENDİSİ İŞ GÜVENLİĞİ UZMANI TEL: 0507 179 80 98 0553 293 87 62 E- POSTA: murate@kayalarosgb.com muratevlice@gmail.com BOYAHANE - CİLAHANE İŞLETME

Detaylı

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri

Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Örnekleme Süreci ve Örnekleme Yöntemleri Prof. Dr. Cemal YÜKSELEN Ġstanbul Arel Üniversitesi 4. Pazarlama AraĢtırmaları Eğitim Semineri 26-29 Ekim 2010 Örnekleme Süreci Anakütleyi Tanımlamak Örnek Çerçevesini

Detaylı

Ürün Olarak Konut Kavramı ve Türkiye deki Konut SatıĢlarının Ürün Hayat Eğrisi YaklaĢımıyla Değerlendirilmesi

Ürün Olarak Konut Kavramı ve Türkiye deki Konut SatıĢlarının Ürün Hayat Eğrisi YaklaĢımıyla Değerlendirilmesi 291 Ürün Olarak Konut Kavramı ve Türkiye deki Konut SatıĢlarının Ürün Hayat Eğrisi YaklaĢımıyla Değerlendirilmesi Murat Anbarcı 1, Ömer Giran 2, Yusuf Sait Türkan 3, Ekrem Manisalı 4 Özet Konut; en genel

Detaylı

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÖNETİM KURULU KARARLARI

T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ YÖNETİM KURULU KARARLARI Toplantı Tarihi : 02.08.2013 Toplantı Sayısı : 019 T.C. AFYON KOCATEPE ÜNİVERSİTESİ YÖNETİM KURULU KARARLARI KARAR 2013/019-01: Enstitümüz disiplinler arası İş Güvenliği Tezsiz Yüksek Lisans İkinci Öğretim

Detaylı

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN)

T.C. BĠNGÖL ÜNĠVERSĠTESĠ REKTÖRLÜĞÜ Strateji GeliĢtirme Dairesi BaĢkanlığı. ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) ÇALIġANLARIN MEMNUNĠYETĠNĠ ÖLÇÜM ANKET FORMU (KAPSAM ĠÇĠ ÇALIġANLAR ĠÇĠN) Düzenleme Tarihi: Bingöl Üniversitesi(BÜ) Ġç Kontrol Sistemi Kurulması çalıģmaları kapsamında, Ġç Kontrol Sistemi Proje Ekibimiz

Detaylı

GENEL OLARAK ÇELİK. Dünya da halen genel olarak çelik üretimi

GENEL OLARAK ÇELİK. Dünya da halen genel olarak çelik üretimi Dünya da halen genel olarak çelik üretimi GENEL OLARAK ÇELİK Entegre tesislerde demir cevheri ve kok kömürü ile veya Elektrik Ark Ocaklarında hurdanın ergitilmesi ile gerçekleştirilmektedir. Çelik ürünleri:

Detaylı

ŞİDDET ŞİDDETİN DERECELENDİRME BASAMAKLARI

ŞİDDET ŞİDDETİN DERECELENDİRME BASAMAKLARI ŞİDDET ŞİDDETİN DERECELENDİRME BASAMAKLARI ÖZEL KARAMAN MÜMİNE HATUN HASTANESİ AMAÇ: Hastane hizmetlerinin sunumu esnasında meydana gelebilecek riskleri belirlemek ve ortadan kaldırmak için gerekli yöntemleri

Detaylı

İş Sağlığı ve Güvenliği

İş Sağlığı ve Güvenliği İş Sağlığı ve Güvenliği Sunanlar: Cem Taşkın Öktem 1133022 Büşra Duman 1133024 Sunum Tarihi: 06.03.2014 İrem Bengisu Ay 1133016 Kübra Yaman 1133036 İş Sağlığı ve İş Güvenliğinin Gelişimi Geçmişi daha eskiye

Detaylı

Klavye Kullanıcı Kılavuzu

Klavye Kullanıcı Kılavuzu PCD MALTRON Ergonomik Klavye Uzmanları Klavye Kullanıcı Kılavuzu TEK PARMAK veya BAġ/AĞIZ ÇUBUK KLAVYESĠ VE TUġ KORUYUCUSU PCD Maltron Klavyeler Satış & servis için önemli iletişim bilgileri: Üretici &

Detaylı

CERRAHİ ALETLERİN ÖN YIKAMA VE PAKETLEME TALİMATI Doküman No:ENF-TL-19 Yayın Tarihi:01.04.2013 Revizyon No:00 Revizyon Tarihi:00 Sayfa No: 1 / 5

CERRAHİ ALETLERİN ÖN YIKAMA VE PAKETLEME TALİMATI Doküman No:ENF-TL-19 Yayın Tarihi:01.04.2013 Revizyon No:00 Revizyon Tarihi:00 Sayfa No: 1 / 5 Doküman No:ENF-TL-19 Yayın Tarihi:01.04.2013 Revizyon No:00 Revizyon Tarihi:00 Sayfa No: 1 / 5 1. AMAÇ Dezenfeksiyon ya da sterilizasyon öncesinde cerrahi aletlerin ön yıkama ve paketlenmesinde standart

Detaylı