Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası"

Transkript

1 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası Hakan Olgun Özet: Bu çalışmada, Margaret Thatcher döneminde Britanya da uygulanan yeni sağ politikaların konut sektörü üzerindeki etkileri ele alınmaktadır. Bu ülkede konut sektörü, II. Dünya Savaşı nın bitiminden 1970 li yılların sonlarına kadar büyük ölçüde devlet müdahalesiyle şekillenmiştir. Ancak bu dönemden sonra, yeni sağ ideolojinin yükselişiyle birlikte, konut politikası büyük bir dönüşüme uğramıştır. Bu dönüşüm sürecinde konut sektörüne devletin müdahalesi azaltılmış, sosyal konutların özelleştirilmesi yoluna gidilmiş ve sektörde özel sermaye yatırımları teşvik edilmiştir. Hükümetin en temel önceliği sektörde kamu harcamalarını azaltmak ve konut sahipliğini teşvik etmek olmuştur. Anahtar Kelimeler: Thatcher, yeni sağ, sosyal devlet, konut politikası, özelleştirme. The ew Right and the Welfare State: Housing Policy in Britain in the Thatcher Era Abstract: This study deals with the effects of the new right policies on housing in Britain in the Thatcher era. The housing sector in Britain had been drastically determined by the state intervention from the end of the Second World War to the end of the 1970 s. After this period, the housing policy was largely transformed by the new right ideology. In this transformation process the government reduced the state intervention, implemented a housing privatization program and promoted the private investments in the housing sector. The two main priorities of the government were to cut back on public spending and to encourage home ownership. Key Words: Thatcher, new right, welfare state, housing policy, privatization. GĐRĐŞ Đkinci Dünya Savaşı nı takip eden yirmi beş yıl, Avrupa da uzun vadeli bir ekonomik büyüme ile karakterize edilir (Malpass, 1996: 460). Bu dönemin en önemli özelliği, ekonomide uygulanan Keynesci politikalarla birlikte sosyal refah devletinin yükselişe geçmesidir. En basit tanımıyla sosyal refah devleti; devletin piyasaya müdahale ederek, sosyal güvenlik, eğitim ve sağlık gibi hizmet alanlarında aktif bir rol oynadığı ve vatandaşların asgari geçiminin teminat altına alındığı bir sistemi ifade etmektedir (Briggs, 2006: 16). Bu dönemde hükümetler, etkili bir vergi mekanizmasıyla gelirin daha adil bir biçimde yeniden bölüşümünü sağlamış, toplumun ihtiyaç duyduğu pek çok hizmeti kamusal so- Arş. Gör., Gazi Üniversitesi, ĐĐBF, Kamu Yönetimi Bölümü, 06500, Beşevler/Ankara/Türkiye. Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46, Sayı 3, Eylül 2013, s

2 90 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 rumluluk bağlamında değerlendirerek, piyasanın işleyişine bırakmaktan kaçınmışlardır. Bu süreçte piyasanın işleyişine terk edilmeyen alanlardan birisi de konut hizmetleri olmuş, hükümetler gerek konut sunumunu doğrudan üstlenerek gerekse de kira denetimi gibi araçlarla özel konut piyasasına müdahale ederek, sektörde son derece aktif bir rol oynamışlardır. Söz konusu dönem itibariyle, devletin konut sektöründe en aktif rol oynadığı ülkelerin başında Britanya gelmiştir. Bu dönemde konut politikası, konutun hem sosyal hem de bireysel yararlar sağlayan temel bir insan hakkı olduğu fikri üzerinde yükselmiş ve özellikle konut sıkıntısının söz konusu olduğu durumlarda, konut sunumunun sadece piyasanın insafına bırakılması fikrine şiddetle karşı durulmuştur (Roistacher, 1984: 485). Dahası, Muhafazakâr Parti ve Đşçi Partisi arasında, devletin konut sektörüne müdahalesi hususunda bir mutabakat söz konusu olmuş, aralarındaki derin ideolojik farklara rağmen her iki parti de, bu müdahaleyi onaylayan bir siyaset gütmüşlerdir. Dolayısıyla Đkinci Dünya Savaşı nın sonundan 1970 li yıllara kadar olan dönemde, her ne kadar hane halklarının büyük kısmı konut ihtiyaçlarını özel sektörden sağlamış olsalar da, konut sektörüne devlet müdahalesi artarak devam etmiş (Anderson, 2004: 372) ve savaş sonrasında ciddi boyutlara ulaşan konut sorunu büyük ölçüde ortadan kaldırılmıştır. Ne var ki, 1970 li yıllardan itibaren dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizler, sosyal refah devletinin krizi olarak nitelenmiş, uygulanan sosyal politikaların ciddi kamu açıklarına neden olduğu ve yüksek vergi oranlarının özel sermaye yatırımlarını engellediği ileri sürülmüştür. Dolayısıyla Keynesci politikalara ve devletin ekonomiye müdahalesine duyulan güven büyük ölçüde sarsılmış ve devletlerin yeni sağ ideolojiye göre yeniden yapılandırılması süreci başlamıştır. Britanya da Margaret Thatcher in öncülüğünde gerçekleştirilen bu dönüşüm sürecinin en radikal biçimde etkilediği alanlardan biri ise hiç kuşkusuz sosyal konut politikası olmuştur. Böylece, Thatcher in göreve geldiği 1979 yılına kadar büyük ölçüde kamu müdahalesiyle şekillenen konut sektörü, bu dönemden sonra özelleştirmeye ve özel sermaye yatırımlarına konu olmuş, hükümetin konut politikası konut sahipliği nin teşvik edilmesi üzerine temellenmiştir. Bu çalışmanın amacı söz konusu dönüşüm sürecini analiz etmektir. Böyle bir analiz iki açıdan önem taşımaktadır. Bunlardan ilki; söz konusu dönüşüm sürecinin, 1970 li yıllardan sonra pek çok ülkenin kendi özgül şartları çerçevesinde tecrübe ettiği, ancak nihayetinde devletin, refah hizmetlerinden çekilmesiyle karakterize edilen bir dönemin radikal bir örneği olması, ikincisi ise; Britanya nın konut politikası tarihi açısından etkileri günümüze kadar süren bir dönüm noktası hüviyetini taşımasıdır. Gerçekten de dönemin konut politikalarının en önemli unsurlarından biri olan kamu mülkiyetindeki konutların özelleştirilmesi uygulaması, üzerinde kimi değişiklikler yapılmakla birlikte, hükümetlerin ideolojik kimliklerinden bağımsız olarak, günümüze kadar sürdürülmüştür.

3 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 91 Çalışmanın ilk bölümünde Thatcher dönemi ( ) öncesinde yürütülen sosyal konut politikasının kısa bir değerlendirmesi yapılacak, ardından söz konusu dönüşüm sürecinin ideolojik arka planını anlamak açısından, Muhafazakâr Parti nin sosyal konut a bakışına yer verilecektir. Çalışmanın ilerleyen bölümlerinde ise sosyal konut sektöründe yaşanan dönüşüm, yapılan kanuni düzenlemeler çerçevesinde analiz edilecek ve son kısımda ise uygulanan politikalara ilişkin genel bir değerlendirme yer alacaktır. THATCHER DÖ EMĐ Ö CESĐ DE SOSYAL KO UT SEKTÖRÜ Ü GE EL GÖRÜ ÜMÜ Konut sektörüne devletin müdahalesini savunanlar, konutun toplumsal fayda sağlayan temel bir insan hakkı olduğu düşüncesinden hareket ederler ve toplumda yaşayan herkesin ulaşabileceği bir hizmet olması gerektiği kanısındadırlar. Bu yaklaşıma göre piyasa mekanizmasının birkaç sebepten ötürü toplumda yaşayan herkesin konut ihtiyacını tatmin etmesi mümkün değildir. Konut piyasasındaki arz açığı, mülk sahiplerinin kiracılar üzerindeki gücü ve konutun toplumun ortalama gelirine göre pahalı bir mal olması gibi sebepler, konutun piyasanın eline terk edilmemesi gerektiğini açıkça ortaya koymaktadır (Whitehead, 1983: 15). Britanya da Thatcher Hükümeti dönemine kadar konut sorununa yaklaşım bu ilke doğrultusunda gelişmiş, hükümetler konut sektöründe oldukça aktif bir rol oynamışlardır. Kamu kesiminin konut sektöründe ağırlığını artırması özellikle Đkinci Dünya Savaşı ndan sonra gerçekleşmiştir. Savaş süresince ülkede 200 bin konutun yıkılması, 250 bin tanesinin ise oturulamayacak duruma gelmesi, öte yandan ülkenin kentleşme sürecine erken girmiş olması nedeniyle birçok kentte eski ve yıpranmış konutların bir kentsel yenileme gerektirmesi, kamu kesiminin öncü bir rol üstlenmesinin nedenleridir. Dolayısıyla savaş sonrası dönemde yerel yönetimlerin başrolü üstlendiği büyük bir inşaat programı yürürlüğe konmuştur (McCrone - Stephens, 1995: 140). Bu dönemde konut sorunu en önemli siyasi gündem maddelerinden biri olmuş, gerek Muhafazakâr Parti gerekse de Đşçi Partisi hükümetleri, her parlamento döneminde konut politikasıyla ilgili önemli kanuni düzenlemeler gerçekleştirmişlerdir (Malpass - Murie, 1994: 65). Gerçekten de Thatcher hükümetinin göreve geldiği 1979 yılına kadar sosyal konut sektörü, tüm hane halklarının yüzde 31 inin iskânını sağlamıştır. Bu dönemde kendi konutunda ikamet edenlerin oranı yüzde 55, özel kiralık konutlarda ikamet edenlerin oranı ise yüzde 14 olmuştur (Malpass - Murie, 1994: 73) yılında özel kiralık konut sektörünün toplam konut stokundaki yüzde 90 lık payının 1979 yılına gelindiğinde yüzde 14 e düşmüş olması, konut sektöründe kamu kesiminin ağırlığını açıkça ortaya koymaktadır (Roistacher, 1984: 485).

4 92 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 Britanya da kiralık sosyal konut üretimi ve idaresinde en büyük paya yerel yönetimler sahip olmuşlardır. Nitekim 1980 yılı itibariyle ülkedeki tüm kiracıların yaklaşık yüzde 70 i, ikamet ettiği konutu bir yerel yönetimden kiralamıştır (Power, 1993: 217). Sektörde ikinci büyük pay Konut Birlikleri ne (Housing Associations) aittir. Büyük bir kısmı dayanışma derneği olarak örgütlenen, bir kısmı da hayır kurumu statüsünde kurulan Konut Birlikleri, kâr amacı gütmeyen kuruluşlardır. Bu birlikler sosyal konut sektöründe yerel yönetimlerin yanında tamamlayıcı bir rol oynamış, özellikle yaşlılar için konut sunumu veya merkezî kent bölgelerindeki eski konutların yenilenmesi gibi işlerde uzmanlaşmışlardır (Bramley vd., 2004: 41) yılı itibariyle Britanya daki tüm konutların yüzde 29 u yerel yönetimlerce, yüzde 2 si ise Konut Birlikleri nce sağlanmış (Maclennan - More, 2001: 109), her iki konut tedarikçisinin sorumluluğundaki kiralık sosyal konut sayısı yaklaşık 6,5 milyon olarak gerçekleşmiştir. Thatcher dönemi öncesinde sosyal konut sektörü ile ilgili belirtilmesi gereken en önemli hususlardan biri, gerek yerel yönetimlerin gerekse de Konut Birlikleri nin sektörde yaptıkları harcamaların tamamının kamu harcaması niteliğinde olmasıdır. Bu dönemde her iki konut tedarikçisinin de özel finans sektörü ile herhangi bir bağlantıları olmamıştır (Maclennan - More, 2001: ). Devlet, sosyal konut sektöründe yapılan yatırım harcamalarını desteklediği gibi, sosyal konutlarda ikamet eden kiracılara kira indirimi yoluyla yardımda bulunmuştur. Söz konusu yardım, kiracıların gelir düzeylerinden bağımsız olarak yararlanabildikleri genel bir yardımdır yılı fiyatlarıyla değerlendirildiğinde, dönemindeki sosyal konut harcamaları 13 milyar pound olarak gerçekleşmiştir. Bu rakam resmî sosyal konut programına ilişkin rakam olup, kiracılara sağlanan konut yardımını ve ipotekli konut kredisi (mortgage) faizlerine uygulanan vergi indirimini içermemektedir (Hills, 1991: 26-27). Aynı dönemde kiracılara ödenen konut yardımı tutarı 2,3 milyar pound (Coleman, 1992: 123), ipotekli konut kredisi faizlerine uygulanan vergi indirimi tutarı ise 1 milyar 450 milyon pound olarak gerçekleşmiştir (Malpass - Murie, 1994: 109) li yıllar, tüm dünyayı etkisi altına alan ekonomik krizlerle birlikte, uygulanan konut politikası ile ilgili tartışmaların yoğunlaştığı bir dönem olmuştur. Konut politikasına yöneltilen eleştirilerin başında sistemin son derece masraflı olması ve kamu kaynaklarının yerel yönetimlerce etkin ve verimli bir şekilde yönetilememesi geliyordu (McCrone - Stephens, 1995: 141). Kamu sektörü birçok yerde ciddi bir konut açığıyla karşı karşıya kalırken, kimi yerlerde de bir konut fazlalığından söz etmek mümkündü (Roistacher, 1984: 488). Sosyal konutlara sağlanan kira indirimi imkânından hak etmeyen kiracılar da yararlanıyor, kiralar yerel seçim yatırımı olarak düşük tutulduğu gibi, çoğu zaman da etkili bir biçimde toplanamıyordu. Bu nedenle tamirat ve bakım işleri yapılamıyor, dolayısıyla konut standartları gün geçtikçe düşüyordu. Yerel yönetimler

5 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 93 sektörde adeta tekel hâline geldiklerinden, kiracıların tercih hakları son derece kısıtlıydı. Dolayısıyla sosyal konutlara karşı büyük bir memnuniyetsizlik söz konusuydu (Coleman, 1992: 113). Gerçekten de 1970 lerin sonunda yapılan bir kamuoyu araştırması, sosyal konutlardaki kiracıların yüzde 20 den az bir kısmının bu konutlardan memnun olduğunu, yüzde 59 unun ise adeta mecbur olduğu için bu konutlarda ikamet ettiğini ortaya koyuyordu (Lund, 2006: 39). Dolayısıyla Britanya da sosyal konut sektörünün ciddi bir reform programına ihtiyacı olduğu açıktı. Thatcher döneminde hayata geçirilen bu reform programının ayrıntılarına geçmeden önce, sektördeki dönüşümü mümkün kılan ideolojik arka plana bakmakta yarar vardır. MUHAFAZAKÂR PARTĐ VE SOSYAL KO UT Britanya da Muhafazakâr Parti nin, henüz iktidara gelmeden önce, 1976 yılında yayımladığı Sağ Yaklaşım (The Right Approach) başlıklı belge, muhafazakârların devletin konut sağlaması meselesine nasıl baktıklarını özetlemektedir. Bu belgede kiralık sosyal konut, sosyalist düzenin bir tezahürü olarak ele alınmakta, sosyalizm ise Đngiliz parlamenter sistemini tehdit eden ve bir an önce kurtulunması gereken bir tehlike olarak değerlendirilmektedir (King, 2010: 52). Muhafazakârlara göre sosyal konutlar, Đşçi Partisi nin güttüğü sınıf siyasetinin en önemli bileşenlerinden biriydi. Muhafazakârlar, bölünme olarak niteledikleri bu sınıf siyasetine karşı, haklar ve görevler üzerinde temellenen bir denge siyasetinin savunuculuğunu yapıyorlardı. Onlara göre insan hem bireysel hem de sosyal bir varlıktı. Dolayısıyla muhafazakârlık bu ikisi arasında her zaman bir denge imkânı sunmuştu. Thatcher döneminde bireysel özgürlüklere daha fazla vurgu yapılmasının nedeni, sosyalizmin bu dengeyi birey aleyhine bozmuş olmasıydı (Conservative Party, 1976: 54-57). Kuşkusuz Muhafazakâr Parti her zaman sosyalizm karşıtı bir duruş sergilemiştir. Fakat belirtilmelidir ki, partinin güttüğü konut sahipliği politikası, muhafazakârların on dokuzuncu yüzyılın sonlarıyla yirminci yüzyılın başlarında sosyalist saldırıya karşı yaymaya çalıştıkları mülk sahibi olma fikriyle daha da örtüşmektedir. Nitekim Thatcher ve taraftarları, savaş sonrası ardı ardına gelen muhafazakâr hükümetlerin, sosyal demokrasi fikriyle uzlaşarak güttükleri politikalarla bu muhafazakâr geçmişi adeta sulandırdıklarını ileri sürüyor, kendi güttükleri politikayı ise eski ve katıksız muhafazakâr düşünceye geri dönüş olarak niteliyorlardı (King, 2010: 53). Muhafazakârlara göre özel mülkiyetin hem kişisel sorumluluğu hem de özgürlüğü artıran bir niteliği vardı. Özel mülkiyet bir yandan gücü iktidardan topluma dağıtarak, diğer yandan da bireylere tercih imkânı sağlayarak özgürlüğün önemli bir kaynağı oluyordu (Conservative Party, 1976: 57-58). Böylelikle, ev

6 94 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 sahibi olmak, hem aileleri güçlendiren hem de onları kiracı olmaya kıyasla daha mutlu kılan bir nitelik arz ediyordu. Dahası, insanları ev sahibi olmaya teşvik etmek, vergi mükelleflerinin de lehine bir durum yaratıyordu. Nitekim yeni inşa edilen bir sosyal konut için ilk yıl sağlanan ortalama devlet yardımı 1300 poundu bulurken, ipotekli konut kredisi faizlerine uygulanan vergi indirimi 300 poundda kalıyor, dolayısıyla vergi mükelleflerinin yükünü hafifletme imkânı doğuyordu (Conservative Party, 1976: 51). Görüldüğü üzere, Thatcher önderliğindeki Muhafazakâr Parti nin sosyal konut olgusuna bakışını şekillendiren temel faktör; bir yandan piyasa ekonomisinin gerektirdiği şekilde devletin ekonomik hayattaki rolünün en aza indirilmesini (Harrison - Boyd, 2003: 190), diğer yandan da istikrarlı ve düzenli bir toplumun temeli olarak aile nin güçlendirilmesini (Campbell, 2004: 136) salık veren yeni sağ ideolojiydi. Bilhassa özel mülkiyetin teşvik edilmesi bağlamında piyasanın ima edilmesi, bireylere sağlanmak istenen tercih özgürlüğü, vergi yükünün hafifletilmesi ve konut sahipliği aracılığıyla ailenin güçlendirilmesi gibi vurgular, yeni sağ ideolojinin hem yeni liberal hem de yeni muhafazakâr kanadından motifler taşıyordu. Bütün bunları, Thatcher hükümeti döneminde, kamu mülklerinin özelleştirilmesi ilkesi gereğince sosyal konutların özelleştirilmesi de izleyecekti yılında iktidara gelen Thatcher hükümeti, sosyal konut sektöründe bu ilkeler doğrultusunda büyük bir reform programı uygulamış ve bu doğrultuda birçok kanuni düzenleme gerçekleştirmiştir. Bu düzenlemelerin bir listesini Tablo 1 de görmek mümkündür. Tablo 1. Thatcher Hükümeti Döneminde Temel Konut Politikası Kanunları Kanun Getirilen Yenilik 1980 Konut Kanunu Satın Alma Hakkı Kiracı Hakları Yeni Konut Yardım Sistemi Kira Kanunu nda değişiklikler 1982 Sosyal Güvenlik ve Bireysel Konut Yardımı Sistemi Konut Yardımları Kanunu 1986 Yapı Kooperatifleri Kanunu Yapı Kooperatiflerinin konut sektörüne doğrudan yatırımının ve diğer finansal kuruluşlarla rekabetinin sağlanması 1986 Konut ve Planlama Kanunu Satın Alma Hakkı indirimlerinin artırılması 1988 Konut Kanunu Özel kiralık konut sektörünün deregülasyonu Konut Birlikleri için yeni mali düzenlemeler Kiracının Tercih Hakkı Konut Ajansları 1989 Yerel Yönetim ve Konut Kanunu Yerel yönetim konutları için yeni kira ve mali yardım sistemi Kaynak: Malpass - Murie, 1994: 106 dan ilgili döneme uyarlanmış ve sadeleştirilmiştir.

7 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası ARASI DÖ EMDE KO UT POLĐTĐKASI Margaret Thatcher önderliğindeki Muhafazakâr Parti 1979 yılında iktidara geldi ve 1987 yıllarında yapılan genel seçimleri de kazanarak 1990 yılına kadar iktidarda kaldı. Bu süreci, uygulanan konut politikaları açısından kabaca iki döneme ayırarak analiz etmek mümkündür. Bu dönemlerden ilki, konut sahipliğinin teşvik edildiği, sektördeki kamu harcamalarını azaltma yoluna gidildiği ve özel konut sektörünün canlandırılmaya çalışıldığı arası dönem, ikincisi ise piyasa imkânlarının sektörde daha etkin kullanımının öngörüldüğü 1987 sonrası dönemdir. Đlk dönemde uygulanan politikalarla ilgili birçok yasal düzenleme hayata geçirilmiş olmakla birlikte bunlardan en önemlisi 1980 yılında çıkarılan Konut Kanunu dur (Housing Act). Sosyal konutlara uygulanan yardım sisteminden kiralamalara kadar bir dizi konuda yeni hükümler içermekle beraber, kanunun getirdiği en önemli yenilik, sosyal konutların satışını düzenleyen Satın Alma Hakkı dır (Right to Buy). Bir Özelleştirme Programı Olarak Satın Alma Hakkı Satın Alma Hakkı, yerel yönetimlerin ve Konut Birlikleri nin sorumluluğundaki sosyal konutların, bu konutlarda ikamet eden kiracılara belli şartlar dâhilinde satılmasını öngören bir özelleştirme programıdır. Aslına bakılırsa yerel yönetimler bu dönemden önce de stoklarındaki konutları satma hakkına sahip olmuşlardır. Örneğin 1936 Konut Kanunu, yerel yönetimlere hükümetin onayına bağlı olarak ellerindeki kamu konutlarını satma hakkını vermiştir (Murie, 1975: 7). Ancak Thatcher dönemi öncesinde bu satışlardaki inisiyatif büyük ölçüde yerel yönetimlerde olmuş, dolayısıyla etkin bir özelleştirme programı izlenememiştir. Ancak bu dönemde çıkarılan 1980 Konut Kanunu nun, kiracılara, bu konutları satın almaları hususunda açıkça tanımlanmış bazı haklar tanımasıyla etkili bir özelleştirme programı yürürlüğe konmuştur. Gerçekten de bu satışlar, Thatcher döneminde gerçekleştirilen tüm özelleştirme programının en büyük kesimini oluşturmuştur. Kuşkusuz böylesine büyük bir özelleştirme programı büyük tartışmalara yol açmış, özellikle büyük belediyelerin yönetimini elinde bulunduran Đşçi Partisi nin tepkisini çekmiştir. Zira Toulouse (1991: 59) a göre, Thatcher in kentsel stratejisinin önemli amaçlarından biri de, ulusal politikaların uygulanmasında yerel özerkliği en aza indirmek ve konut politikasında yaptığı değişiklikle Đşçi Parti li belediyelerin gücünü kırmaktır. Bu bağlamda, yerel meclislerin sosyal konutların satışına direnmeleri ihtimaline karşı hükümet, politikanın eşgüdüm içinde uygulanabilmesi amacıyla Devlet Bakanlığı nı görevlendirmiştir. Bu tartışmalarda konutların satışı lehinde görüş bildirenlerin ileri sürdüğü argümanları Balchin (1995: ) şöyle sıralamıştır:

8 96 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 Yerel yönetimlerin yaptığı sosyal konut harcamaları, özellikle de konut yapımı maliyetleri son derece yüksektir. Bu maliyetin telafisi ancak sosyal konutların fahiş bedellerle kiraya verilmesi ile mümkündür. Örneğin Londra da bir sosyal konutun inşası için 1975 rakamlarıyla 50 bin 800 poundluk bir harcama yapılmakta, bunun telafisi içinse bu konutun haftalık 120 pound karşılığında kiraya verilmesi gerekmektedir. Bu rakam, dönemin haftalık poundluk kira bedeliyle kıyaslandığında, mevcut politikanın sürdürülemez olduğu anlaşılmaktadır. Konutların, kiracılık sürelerine bağlı olarak değişen vadelerle, ipotekli konut kredisi kullandırılarak satılması durumunda yaklaşık 500 milyon poundluk bir konut yardım maliyeti tasarruf edilecektir. Bu tasarruf hem emlak vergilerinde belli bir düşüşe yol açacak hem de başka politika amaçları için kullanılabilecektir. Sosyal konut kiraları piyasa düzeyinin altında olmakla birlikte, uzun vadede değerlendirildiğinde, kira ödemek yerine ipotekli konut kredisi taksiti ödeyerek ev sahibi olmak daha rasyonel bir davranıştır. Ev sahibi olmak; bağımsızlık ve kendini güvende hissetme duygusunu, oturulacak bölgeyi seçebilme hakkını ve konutunu istediği gibi dekore etme özgürlüğünü beraberinde getirmektedir. Konutların özel mülkiyete geçmesi, kamu mülkiyetindeyken uğradıkları suistimallere son verecek, konutlar nesilden nesle aktarılarak, mahalle topluluklarını bir arada tutmak gibi bir işleve sahip olacaklardır. Bu satışlar, özel konut piyasasındaki baskıyı hafifleterek, konut fiyatlarının istikrarını sağlayacaktır Konut Kanunu na göre, Satın Alma Hakkı ndan yararlanabilmek için sosyal konutlarda en az 3 yıl süreyle kiracılık yapmak gerekiyordu. Kanun, konutlara değer biçilirken kiracılık sürelerine bağlı olarak birtakım indirimler öngörüyordu. Buna göre kiracılar 3 yıllık bir kiracılık sürecinin sonunda yüzde 33 lük bir indirimle Satın Alma Hakkı ndan istifade edebileceklerdi. Bu indirim oranının, 3 yıllık kiracılıktan sonraki her bir yıl için yüzde 1 oranında artarak en fazla yüzde 50 lik bir orana ulaşması öngörülüyordu yılında satın almaya hak kazanma süresi 2 yıla düşürülmüş ve satın alınacak konutun değerinde yapılan en yüksek indirim oranı yüzde 60 a kadar çıkarılmıştır da çıkarılan Konut ve Planlama Kanunu (Housing - Planning Act), en düşük indirim oranını yükselterek yüzde 44 e çıkarmış ve kiracılık süresinin uzadığı her yıl yüzde 2 lik bir artış öngörerek bu oranın yüzde 70 e kadar çıkabileceğini belirtmiştir. Bu son değişiklikte, satışlarda müstakil konutların daha çok tercih edilmesi ve apartman dairesi satışlarının istenen düzeyde gerçekleşmemiş olması nedeniyle, bu konut satışlarını daha cazip kılabilme düşüncesi etkili olmuştur (Bramley vd., 2004: 34; King, 2010: 60; Lund, 2006: 40).

9 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 97 Kanunla sağlanan diğer bir yenilik, kiracıların ipotekli konut kredisinden yüzde 100 oranında yararlanmaları imkânıydı. Buna göre kiracıların, satın almak istedikleri konutun değerinin tamamı tutarındaki meblağı ipotekli konut finansman sisteminden temin edebilmelerinin önü açılmış oluyordu. Ayrıca kiracının satın almayı ertelemek istemesi durumunda, konutun belirlenen değeri iki yıla kadar dondurulabilecekti (King, 2010: 60). Satın Alma Hakkı kapsamında, Thatcher döneminde 1 milyon 350 binden fazla sosyal konut satılmıştır. Bu süreçte satışa konu olanlar genelde iyi durumdaki konutlar olmuş, düşük gelirli aileler düşük kalitedeki konutlarda yaşamaya devam etmişlerdir (Oxley - Smith, 1996: 113). Đlgili dönemdeki yıllık satış rakamları Tablo 2 de görülmektedir. Tablo 2. Satın Alma Hakkı Kapsamında Sosyal Konut Satışları Yıl Satış Adedi Toplam Kaynak: King, 2010: 67. Konut Sektöründe Kamu Harcamalarının Azaltılması Hükümetin uyguladığı kamu harcamalarını azaltma politikası, kamu borçlarını ve enflasyonu kontrol altına almak için uygulanan makro ekonomik stratejinin kaçınılmaz bir sonucuydu. Merkezi hükümet harcamalarını kısmanın zorluğu karşısında, dikkatler yerel yönetim harcamalarına çevrildi. Dahası, sermaye harcamalarını azaltmak cari harcamaları azaltmaktan daha kolay olduğundan ve yerel yönetim sermaye harcamalarının büyük kısmını da konut harcamaları oluşturduğundan, öncelikli olarak bu harcamaları azaltma yoluna gidilmiştir (Kleinman, 1996: 23). Örneğin hükümet, Satın Alma Hakkı kapsamında elde edilen sermaye gelirlerinin 1, satılan konut stokunun yerine yeni konutların inşa 1 Thatcher döneminde Satın Alma Hakkı kapsamında yapılan konut satışlarından elde edilen yıllık ortalama sermaye geliri yaklaşık 1 milyar 800 bin pound olarak gerçekleşmiştir (Jones - Murie, 2006: 178).

10 98 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 edilmesi için kullanılması yönünde yapılan baskılara direnmiş, yerel yönetimleri yeniden borçlandırarak kamu harcamalarını artıracağı gerekçesiyle buna karşı çıkmıştır (Wilson, 1999: 11). Böylelikle yerel yönetimlerce gerçekleştirilen sosyal konut inşaatı faaliyetlerinde çok büyük bir düşüş gerçekleşmiştir. Sektör bazında, yeni inşaat faaliyetlerinde meydana gelen sayısal değişimi Tablo 3 te görmek mümkündür. Tablo 3. Sektör Bazında Yeni Konut Đnşaatları, Yerel Yönetimler Konut Birlikleri Özel Sektör Yıl Sayı % Sayı % Sayı % Toplam , , , , , , , , , , , , , , , Kaynak: Bramley vd., 2004: 20. Öte yandan 1980 Konut Kanunu, merkezi hükümet bütçesinden yerel yönetimlere aktarılan konut yardımlarını azaltan hükümler içermektedir. Buna göre, yapılacak konut yardımının belirlenmesinde, yerel yönetimlerin sektörde yaptıkları harcamaları ve elde ettikleri gelirleri hesaba katan rasyonel bir sistem uygulanması öngörülmüştür 2 (Housing Act, 1980: 74). Hükümet yerel yönetimlere yapılan konut yardımlarını azaltarak, bu yönetimleri, sosyal konut kiralarını hükümetin konut politikalarıyla uyumlu bir düzeye yükseltmesi doğrultusunda teşvik etmiştir (Lund, 2006: 40). Kuşkusuz bunun anlamı, kiraları yükselterek, konut sahibi olmayı daha cazip hâle getirmektir yılında çıkarılan Sosyal Güvenlik ve Konut Yardımları Kanunu (Social Security and Housing Benefits Act) ise, genel konut yardımı sisteminden bireysel konut yardımına (Housing Benefit) geçişi sağlamıştır. Yeni sisteme göre, sosyal konut kiracıları için uygulanacak kira yardım ve indirim düzeylerinin belirlenmesinde kiracıların gelir durumunun ve hane halkı büyüklüklerinin hesaba katılması öngörülmüş (Malpass - Murie, 1994: 98), böylelikle bir yandan kamu harcamalarının azaltılması diğer yandan da kira yardımı uygulamasında ortaya çıkan adaletsizliklerin giderilmesi hedeflenmiştir fiyatlarıyla sosyal konut harcamaları dönemindeki 13 milyar pounddan döneminde 5,8 milyar Poun da gerilemiştir. Bu rakamlara bireysel konut yardımı ve ipotekli konut kredisi faizlerine uygulanan vergi indirimi dâhil değildir. Ancak bireysel konut yardımı masraflarının dâhil edilmesi bile, sosyal konut harcamalarında 1976 yılından sonra yaşanan sürekli düşüş gerçeğini değiştirmemektedir (Hills, 1991: 26-27). Nitekim Sistemin detayları için Bkz. Housing Act, 1980: 74.

11 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 99 döneminde kiracılara toplam 2,3 milyar pound yardım yapılmışken, bu rakam döneminde ancak 4,6 milyar pounda yükselmiştir. Özel kiralık konutlarda ikamet eden kiracıların yüzde 45 i, yerel yönetim konutlarında ikamet edenlerin yüzde 60 ı ve Konut Birlikleri konutlarında ikamet edenlerin yüzde 70 i olmak üzere, 1988 rakamlarıyla toplam 5,2 milyon hane halkı, kiralarının tamamını veya bir kısmını karşılamak için bireysel konut yardımından yararlanmışlardır yılı itibariyle, sadece sosyal konut kesiminde konut başına yıllık ortalama yardım tutarı 680 Pound olarak gerçekleşmiştir (Coleman, 1992: 123). Bu dönemde ipotekli konut kredisi faizlerine uygulanan vergi indirimi tutarı, kredi faiz oranlarına bağlı olarak dalgalanma eğiliminde olmuş, bu indirimden kaynaklanan masraf dönemindeki 1 milyar 450 milyon pounddan, döneminde 7 milyar 700 milyon pounda yükselmiştir (Malpass - Murie, 1994: 109). Sosyal konutların satışında uygulanan indirimler ise, yılları arasında sadece Đngiltere ve Galler de 2,9 milyar pound olmuştur döneminde yüksek indirimler ve yüksek konut değerleri nedeniyle sadece bir yıl içinde indirim maliyeti 7 milyar pound olarak gerçekleşmiştir (Malpass - Murie, 1994: 109) arası dönemde ipotekli konut kredisi geri ödemeleri için, sosyal güvenlik sisteminin bir parçası olan gelir desteği uygulamasından yararlanmak isteyenlerin sayısı 4 kat artmış ve 500 bin kişiye ulaşmıştır. Dönemin başında gelir desteği uygulamasının maliyeti 100 bin poundun altındayken, dönemin sonunda 353 milyon pounda ulaşmıştır (McCrone - Stephens, 1995: 172; Malpass - Murie, 1994: 109). Görüldüğü üzere bu dönemde gerek sosyal konut satışlarında, gerekse de ipotekli konut kredisi gelirlerine uygulanan vergilerde yapılan indirimler önemli bir artış göstermiştir. Dolayısıyla, konut sahipliğini teşvik eden bu politika araçları, dolaylı kamu harcamalarında bir artışla sonuçlanmıştır. Buna karşın, her ne kadar bireysel konut yardımlarında bir artış gözlense de, doğrudan yapılan sosyal konut harcamaları toplamında, dönem sonu itibariyle kayda değer bir düşüş görülmektedir. Özel Konut Sektörünün Teşvik Edilmesi Bu dönemde özel konut sektörüne canlılık kazandırmak amacıyla yapılan düzenlemeler daha çok kiralık konutlarla ilgili olmuştur Konut Kanunu, piyasadaki kira düzeylerinin belirlenmesinde kira denetiminin gevşetilmesine ve kiraların piyasa koşullarınca belirlenmesine hükmetmiştir. Öte yandan ev sahibi-kiracı ilişkilerinde ev sahibinin elini güçlendiren bazı tedbirler söz konusu olmuştur (Roistacher, 1984: 489). Bu bağlamda Kanun, güvenceli kiracılık (assured tenancy) ve kısa süreli kiracılık (protected shorthold tenancy) uygulamalarını devreye sokmuştur. Güvenceli kiracılık; ev sahibi ve kiracının, kira bede-

12 100 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 lini serbestçe anlaşarak belirledikleri fakat kiracının konutta ikamet hakkına ilişkin bir süre sınırlamasının olmadığı bir sistemi ifade etmektedir. Buna göre kiracı, kiralamaya ilişkin kuralları ihlal etmediği sürece konutta ikamet etme hakkına sahiptir. Kısa süreli kiracılık uygulamasında ise en uzun kiralama süresi beş yıl, en kısa kiralama süresi ise bir yıl olarak belirlenmiştir. Bu uygulama; kiracının sözleşmede belirtilen sürenin ötesinde bir ikamet garantisinin olmadığı, kira bedellerinin yine piyasadaki kiralar temel alınarak belirlendiği, fakat kiracının, uygun bir kira tutarının belirlenmesi için bağımsız Kira Takdir Kurulu na başvurabildiği bir uygulamadır (Balchin, 1995: 114). Ayrıca ilk defa olmak üzere vergi kanununda, kiralık konut yapımında kullanılan sermayenin vergi indirimine konu edilmesi yoluna gidilmiştir (Roistacher, 1984: 489). Bu dönemde konut sahipliği politikasını geliştirmek için yapılan diğer bir önemli düzenleme ise 1986 da çıkarılan Yapı Kooperatifleri Kanunu dur (The Building Societies Act). Bu kanun, Yapı Kooperatifleri nin 3 teminatsız konut kredisi sağlama konusunda bankalarla eşit şekilde rekabet edebilmesinin önünü açmıştır (Lund, 2006: 40). Aslına bakılırsa kooperatifler, 1980 li yıllarda gerçekleşen deregülasyondan önce, konut finansı alanında oldukça etkiliydiler. Bankalara uygulanan bileşik oranlı vergi, kooperatiflere bankalar karşısında önemli bir avantaj sağlıyordu (Clark, 2001: 76). Bunun yanında, bankaların sağladığı ipotekli konut kredisi tutarlarına sınırlama uygulanıyor ve büyük ölçekli kredi kullandırmaları mümkün olmuyordu. Fakat 1980 den sonra bankaların kredileri üzerindeki kontroller kalkınca, ticari bankalar, denizaşırı bankaların şubeleri ve sigorta şirketleri ipotekli konut kredisi piyasasına dâhil olmuşlar ve kooperatifler karşısında üstünlüğü ele geçirmişlerdir (McCrone - Stephens, 1995: 144). Dolayısıyla bu kanun, ipotekli konut finansmanı piyasalarında rekabetin önünü açarak tüketicilerin ihtiyaçları olan fonu temin edebilecekleri, kısıtlamalardan kurtulmuş bir piyasa yaratmış ve konut sahibi olmayı teşvik etmiştir (Lund, 2006: 40) SO RASI DÖ EMDE KO UT POLĐTĐKASI Thatcher in 1987 yılındaki üçüncü seçim zaferinden sonra, konut politikasında bir revizyona gidilmesi gündeme gelmiştir. Bu dönemde, konut politikası ile ilgili bir hükümet raporunda, 1979 dan itibaren uygulanan konut sahipliği politikasının bir sınırı olduğu ifade ediliyor ve nüfusun en az yüzde luk bir kesiminin kiracı olacakları gerçeği kabul ediliyordu. Raporda hükümet, yeni dönemde uygulayacağı konut politikası için dört önemli hedef belirlemiştir (Kleinman, 1996: 24): 3 Yapı Kooperatifi, bankacılık ve özellikle de ipotekli konut kredisi gibi alanlarda hizmetler sunan finansal bir kuruluştur.

13 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 101 Konut sahipliği politikasını ve ipotekli konut kredisi faizlerine uygulanan vergi indirimini devam ettirmek, Konut Birlikleri ne ve özel kiralık konut sektörüne canlılık getirmek, Yerel yönetimlerin sosyal konut sektöründeki tedarikçi rolünü sona erdirmek ve sektörde yönlendirici olmaya teşvik etmek, Yerel yönetimler için sıkı bir mali çerçeve çizerek kıt kamu kaynaklarını daha verimli kullanmak ve Konut Ajansları nı oluşturarak sisteme özel sermaye girişini temin etmek. Bu dönemde, söz konusu ilkeler doğrultusunda yapılan düzenlemelerden ilki 1988 yılında çıkarılan Konut Kanunu (Housing Act), diğeri ise 1989 yılında çıkarılan Yerel Yönetim ve Konut Kanunu dur (Local Government and Housing Act). Konut Birlikleri nde Özel Sermayenin Teşvik Edilmesi Bu dönemden önce Konut Birlikleri, uygulayacakları konut projeleri ile ilgili teklifleri Konut Korporasyonu na 4 (Housing Corporation) sunuyorlar, proje tamamlandığında da bağımsız Kira Takdir Kurulu nca konutlar için uygun kiralar belirleniyordu. Konutların idari giderleri ve bakım masrafları, sağlanan kira akışından mahsup ediliyor, arta kalan gelir Milli Kredi Fonu ndan sağlanan kredinin geri ödenmesinde kullanılıyordu. Fazladan gerçekleşen proje maliyetiyle bu kredi tutarı arasındaki fark ise Konut Korporasyonu nun sağladığı hibe ile kapatılıyordu. Konut Birlikleri Yardımı (Housing Association Grants) olarak anılan bu sistem, proje maliyetlerinin ortalama olarak yüzde 85 ini karşılamış ve Konut Birlikleri nin faaliyetleri için son derece yararlı olmuştu. Bu olumlu tabloya, Konut Korporasyonu nun birlik faaliyetlerine artan bir şekilde finansman sağlaması da eklenince, 1970 lerin sonu itibariyle birlikler, yıllık 50 bin konutluk proje gerçekleştirebilmişlerdi (Langstaff, 1992: 30). Fakat belirtmek gerekir ki, birliklerin yaptığı yatırım harcamalarının tamamı kamu harcaması niteliğindeydi Konut Kanunu bu durumu değiştirmek için Konut Birlikleri nin kullanacakları kredilerin özel sektörden sağlanması hükmünü getirmiştir. Bu yeni uygulama, Konut Birlikleri nin fon teminini serbestleştirmiş ve bu birlikleri yerel yönetimlerin tabi olduğu finansal denetimden kurtararak, kredi kullanabilmelerini ve yatırım yapabilmelerini mümkün kılmıştır. Dolayısıyla bu birlikler, yeni konut yatırımı yapma hususunda yerel yönetimlere göre daha avantajlı bir konum elde etmişlerdir (Haffner vd., 2009: 42). 4 Đlk defa 1964 Konut Kanunu yla kurulan Konut Korporasyonu dar gelirliler için konut yapımını finanse eden ve Konut Birlikleri nin faaliyetlerini düzenleyen yarı özerk bir kamu kuruluşudur.

14 102 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 Kanunla getirilen diğer bir yenilik, birliklere sağlanan mali yardımla ilgilidir. Buna göre, birliklere sağlanan mali yardım, kamu hazinesinin yükünü hafifletmek amacıyla projenin sonradan ortaya çıkan maliyetine göre değil, proje tekliflerine göre ayarlanmıştır. Kanun ayrıca, bu birliklerdeki kiracılıkları, özel konut sektöründeki ev sahibi-kiracı ilişkilerini düzenleyen hukuki sistemin içinde değerlendirmiştir. Böylelikle kiracılıklar güvenceli ve kısa süreli kiracılıklara dönüştürülmüş, kısa süreli kiracılıklar için öngörülen minimum süre altı aya indirilmiştir. Kredi verenleri teşvik etmek amacıyla, birlik konutlarının kiralarını belirleme yetkisi Kira Takdir Kurulu ndan alınarak birliklerin idare kurullarına aktarılmıştır. Öte yandan bu tip konutlarda ikamet eden yeni kiracıların Satın Alma Hakkı ndan yararlanma imkânı ortadan kaldırılmış, böylelikle Konut Birlikleri nin özel sektör yatırımları için daha cazip hâle gelmesinin önü açılmıştır. Yine bu kanunla beraber Konut Korporasyonu nun birlikler üzerindeki denetim yetkisi artarken, Konut Birlikleri yle kredi verenler arasında köprü olmaları da öngörülmüştür (Lund, 2006: 40-41; Maclennan - More, 2001: ). Bununla beraber, bu politikaların önemli bir sonucu Konut Birliği kiralarının ciddi ölçüde artması olmuştur. Genel olarak değerlendirildiğinde, hükümetin önceliği konut sahipliğini teşvik etmek olduğundan, Thatcher döneminin büyük bölümünde Konut Birlikleri nin ihmal edildiği söylenebilir. Fakat yine de hükümet, yerel yönetimlere karşı takındığı olumsuz tavrı Konut Birlikleri ne karşı takınmamış ve yatırımlar açısından bu birlikleri yerel yönetimlere tercih etmiştir (Langstaff, 1992: 30). Bu bağlamda, özellikle 1988 Konut Kanunu yla beraber önemli gelişmeler yaşanmıştır. Gerçekten de 1980 yılında birliklerin inşa ettiği konut sayısı yaklaşık 15 bin iken, 1988 de 11 bine düşmüş, bu tarihten sonra ise hızlı bir yükseliş göstererek 1991 de 22 binin üzerine çıkmıştır (Bramley vd., 2004: 20). Sektörde Yerel Yönetimlere Alternatif Uygulamalar Daha önce de belirtildiği üzere Thatcher Hükümeti nin temel amaçlarından biri, sosyal konut sektöründe yerel yönetimlerin hâkimiyetini sona erdirerek hem kamu harcamalarının azaltılmasını sağlamak hem de kiracıların tercih özgürlüğünü artırmaktı. Bu bağlamda hükümet özellikle 1988 den sonra yerel yönetimlerin konut sağlayıcısı olma niteliğinin tamamen değiştirilmesi yönünde net bir tavır koymuş ve bunların Konut Birlikleri ile beraber hareket ederek, yetki alanlarında gerçekleşen konut arzının denetimi ve gözetimi işiyle meşgul olmalarını salık vermiştir. Böylelikle yerel yönetimlerin sosyal konut alanında sundukları hizmetin niteliğinde ciddi bir dönüşüm gerçekleşmiş ve bu hizmet daha profesyonel bir görünüm almaya başlamıştır. Bu dönemde, yerel yönetimlerde ve Konut Birlikleri nde üye bulunduran kimi örgütlerin uyguladığı eğitim programlarıyla konut hizmetlerinin iyileştirilmesi amaçlanmış, kiracıların bilinçlendirilmesi ve sahip oldukları hakların farkında olmalarının sağlanması gibi

15 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 103 hususlar önem kazanmıştır (Oxley - Smith, 1996: ). Bu amaçla yerel yönetimlere alternatif olarak gündeme gelen uygulamalar; Tercih Hakkı (Tenants Choice), Konut Ajansları (Housing Action Trusts) ve Büyük Ölçekli Đradi Devirler dir (Large Scale Voluntary Transfers). Tercih Hakkı Tercih Hakkı; 1988 Konut Kanunu ile gelen ve kamu konutlarında ikamet eden kiracılara kendi ev sahiplerini tercih etme hakkı getiren bir düzenlemedir. Buna göre yerel yönetimlerin konut sahipliği altında daha fazla ikamet etmek istemeyen kiracılar, alternatif konut sahibi edinebileceklerdi. Konut sahipliği yapacak alternatif kuruluşların Konut Korporasyonu na tescil edilmeleri gerekiyordu. Aslına bakılırsa yerel yönetimleri sistemin dışına itmek için yapılan bu düzenleme, kiracılar arasında ciddi bir rahatsızlığa yol açtı. Alternatif ev sahiplerinin, konutların kalitesini artırmak karşılığında kiraları özgürce belirleyecekleri endişesi kiracıların kararlı muhalefetini beraberinde getirmiş, dolayısıyla proje büyük ölçüde başarısız olmuştur (Power, 1993: 220). Konut Ajansları Bu dönemde gündeme gelen diğer bir girişim Konut Ajansları nın kurulmasıdır. Ajansların amacı, belirli bölgelerde sosyal konutların sorumluluğunu üstlenmek ve bu konutları yeniledikten sonra Konut Birlikleri, Kiracı Kooperatifleri veya onaylı özel mülk sahipleri gibi farklı idari mekanizmalara devretmekti (Tiesdell, 2001: 363). Ajansların idari kurullarının, yerel yönetimler devre dışı bırakılarak, Devlet Bakanı nca atanması öngörülmüştü (Kleinman, 1996: 37). Konut Ajansları uygulaması muhalefetteki Đşçi Partisi, yerel yönetimler ve kiracıların büyük muhalefeti ile karşılaşmıştır. Bu politikaya yöneltilen eleştiriler, konutların iyileştirildikten sonra yerel yönetimler dışında başka idari mekanizmalara devredilmesi üzerine odaklanıyordu. Đtiraz sahipleri, bu uygulamanın konut ve kiracıların özelleştirilmesi anlamına geldiğini, konut yenilemenin de bu özelleştirmeyi mümkün kılan bir araç olduğunu ileri sürüyorlardı (Tiesdell, 2001: 363). Đtirazlar üzerine düzenlemede değişikliğe giden hükümet, ajansların faaliyet sürecine yerel yönetimleri de dâhil etmiştir. Kiracılara ikamet ve kira düzeyleri gibi konularda güvence sağlamanın yanında, yeni uygulamadan memnun kalmayanlara yerel yönetim kiracılığına geri dönebilme hakkı da tanınmasına rağmen bu proje de büyük ölçüde başarısız olmuştur (Power, 1993: ). Büyük Ölçekli Đradi Devirler 1988 Konut Kanunu yla gündeme gelen bir diğer politika aracı Büyük Ölçekli Đradi Devirler dir. Bu uygulamayla, yerel yönetimlerin elindeki konut stokunun, kiracıların da rızası alınarak, Konut Birlikleri ne devredilmesi amaçlan-

16 104 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 mıştır. Uygulama, hem yerel yönetimlerin istekli davranmaları, hem de kiracılara verilen garanti ve teşvikler sayesinde büyük ölçüde başarılı olmuş, Tercih Hakkı ve Konut Ajansları uygulamalarından daha iyi bir netice vermiştir (Power, 1993: 222). Özellikle konut hizmetlerinden kaynaklanan borçlarını azaltan, mevcut konut stoku için kullandığı kredileri büyük ölçüde ödemiş olan yerel yönetimler için bu devirler, yeni sosyal konut yatırımları da dâhil olmak üzere, kendi yatırım önceliklerini hayata geçirebilmeleri için beklenmedik bir gelir fırsatı sunmuştur (Bramley vd., 2004: 38) in başı itibariyle 16 ayrı yerel yönetimin elinde bulunan konut stokunun 100 bin birimlik kısmı devredilmiş, bu devirler Konut Birliklerinin yüzde 20 oranında büyümesini sağlamıştır (Power, 1993: 222). Bu devirlerin Hazine yi ilgilendiren yönü ise konut yardımlarının artışına sebep olması ve birliklerden sorumlu olan Konut Korporasyonu nun bütçesinde baskı yaratmasıydı. Bu durum yeni bir düzenlemeyi zaruri kılmış, hükümet bir yıl içinde yapılacak devir sayısını sınırlayan ve bu devirlerden elde edilen gelirlerden bir kısmının konut yardımı finansmanına aktarılmasını öngören hukuki önlemler almıştır (McCrone - Stephens, 1995: 159). Đş Genişletme Projesi Bu dönemde özel kiralık konut sektörünü teşvik etmek amacıyla gündeme gelen uygulama Đş Genişletme Projesi dir (Business Expansion Scheme). Đlk defa 1983 yılında küçük ölçekli işletmeleri vergi indirimi teşvikleri yoluyla yatırım yapmaya yönlendirmek için başlatılan bu projeye, 1988 yılında çıkarılan Finans Kanunu yla emlak şirketleri de dâhil edilmiş, böylece şirketlerin sunacakları güvenceli kiralık konutlarla özel kiralık konut sektörünün canlandırılması hedeflenmiştir. Proje, şirket bünyesindeki her bir bireysel yatırımcıya, tabi olduğu en yüksek gelir vergisi oranında vergi indirimi uygulamayı taahhüt ediyordu. Projenin, vergi indirimine konu olan bireysel sermaye yatırımı limiti yıllık 40 bin pound, şirketin yıllık sermaye artırımı limiti ise 5 milyon pounddu (Hughes, 1995: 20). Proje sayesinde 1991 yılına kadar 280 yeni emlak şirketi kurulmuş, şirketlerin özel kiralık konut sektörüne yaptığı yatırımlarda nispi bir artış gerçekleşerek 1990 yılında 461 milyon pounda ulaşmıştır. Bu kapsamda arz edilen toplam konut sayısı dönem itibariyle 9700 olmuştur. Kuşkusuz bu, özel kiralık konut sektöründe dönem itibariyle mevcut bulunan yaklaşık 2 milyon konut göz önünde tutulduğunda oldukça küçük bir rakamdır (Coleman, 1992: 113) Kanunu ve Mali Disiplin 1980 li yıllarda sosyal konut alanında yapılan son önemli düzenleme 1989 Yerel Yönetim ve Konut Kanunu dur. Bu kanun, yerel yönetimleri mülk sahibi olarak yeniden tanımlayan ve sınırlayan hükümler içermektedir. Britanya da birçok yerel yönetim, merkezi hükümetten gelen yardımların azalmasının, kira-

17 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 105 lar üzerindeki etkisini hafifletmek için, kendi genel bütçelerinden Konut Gelir Hesapları na aktarımlar yapmıştır. Fakat bu durum, hükümetin kiraları artırma politikasıyla çeliştiğinden, çıkarılan bu kanunla Konut Gelir Hesapları koruma altına alınmıştır (McCrone - Stephens, 1995: 166). Kanunun asıl amacı, Konut Gelir Hesabı aracılığıyla yerel yönetimlerin sosyal konutlara dair sorumluluklarını diğer sorumluluklarından ayırmaktı. Diğer bir deyişle, bu düzenlemeyle yerel yönetimlerin genel bütçesinden konut hizmetlerine, kira gelirlerinden de konutla ilgili olmayan harcamalara kaynak aktarımının önü kesilmiştir. Böylelikle hükümet sosyal konutların kira ve harcama düzeyleri üzerinde önemli bir kontrol imkânı elde ederken, kiraların da yükselmesine neden olmuştur. Kanun ayrıca, yerel yönetimlere sosyal konut faaliyetleriyle ilgili olarak ilk defa performans denetim raporu hazırlama zorunluluğu getirmiştir (Power, 1993: ). Kanunun getirdiği diğer bir yenilik, konut yatırımları da dâhil olmak üzere tüm yerel yönetim yatırımlarıyla ilgili yeni bir sermaye kontrol sistemidir (Wilcox, 1994: 45). Buna göre, yerel yönetimlerin konut satışlarından elde ettikleri sermaye gelirlerinin yüzde 75 inin borç ve kredi geri ödemeleri için Hazine ye aktarılmasına hükmedilmiş, bu zorunluluğun ancak borçlar ödendikten sonra ortadan kalkabileceği belirtilmiştir. Geriye kalan yüzde 25 lik kısmın ise diğer yerel hizmetlerin gerektirdiği harcamalar için kullanılabileceği öngörülmüştür (Wilson, 1999: 11). DÖ EM SO U ĐTĐBARĐYLE POLĐTĐKA SO UÇLARI A GE EL BĐR BAKIŞ Yukarıda da belirtildiği üzere Britanya da 1980 li yıllar, sosyal konut sektörüne desteğin azaldığı, sektörde Konut Birlikleri nin yerel yönetimlere tercih edildiği ve konut sahipliğinin teşvik edildiği bir dönem olmuştur. Bu politikanın toplam konut stoku kompozisyonuna yansımasını Tablo 4 te görmek mümkündür. Tablo 4. Sektör Bazında Konut Stoku Değişimi, (bin) Sosyal Konut Sektörü Özel Konut Sektörü Konut Yerel Mülk Konut Kiralık Konut Birlikleri Yönetimler Toplam ,171 2, ,115 6, ,660 2, ,655 6, ,162 2, ,966 5,667 Kaynak: Bramley vd., 2004: 19. Bu dönemde konut sahipliğinin artmasında üç faktör etkili olmuştur. Bunlar; gerçek gelirlerdeki artış, ipotekli konut kredisi piyasalarının deregülasyonu ve kiralık konut alternatiflerinin sınırlı oluşudur. Fakat konut sahipliğinde yaşanan

18 106 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 bu büyük artış bir dizi sorunu da beraberinde getirmiştir. Bu sorunlar; aşırı borçlanma, konut değerinin kullanılan kredi değerinin altında kalması, kullanılan kredilerin geri ödenmesinde yaşanan zorluklar ve bu zorlukların yol açtığı ipotekli konuta el konulması olarak sıralanabilir (Mullins - Murie, 2006: 44-45) lerin başında yaşanan ekonomik durgunluk, konutların gerçek fiyatlarında yüzde 10 luk bir düşüşe neden olurken, ortalarında başlayıp sonuna kadar süren ekonomik canlılık konut sektörüne de yansımış ve arası dönemde konutların gerçek fiyatlarında yüzde 90 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Ancak dönemin sonuna doğru enflasyonu kontrol altında tutma politikası sonucu kredi imkânları daralmış ve faiz oranları yükselmiştir. Dolayısıyla ipotekli konut kredisi faizleri de hızlı bir biçimde artmış ve yüzde 15 i geçmiştir. Sonuç olarak konut piyasasında ciddi bir düşüş yaşanmış ve yılları arasında konutların gerçek fiyatlarında yüzde 25 lik bir düşüş gerçekleşmiştir. Enflasyonun düşmeye başlamasıyla beraber konut fiyatları nominal anlamda da düşmüş, yaklaşık yüzde 10 oranında gerçekleşen bu düşüş Đngiltere nin güneyinde yüzde 20 ye kadar yükselmiştir (Holmans vd., 2007: ) da ipotekli konut kredisi kullananların üçte ikisi konut değerinin yaklaşık yüzde 90 ını, geri kalanlar ise tamamını kredi olarak kullanmışlardır. Bu yüksek kredi oranları; konut fiyatlarının düşme eğilimine girmesi, işsizlik oranlarında meydana gelen artış ve yüksek faiz oranlarıyla birleşince istenmeyen sonuçlar doğurmuş, bir milyondan fazla ev sahibi, konutun değerinin kredi borcunun altında kalması gibi bir durumla karşı karşıya kalmıştır. Bu durumun ortaya çıkardığı fark toplamı 1992 de 6 milyar poundu bulmuştur. Öte yandan kredi geri ödemelerinde yaşanan sıkıntı büyük boyutlara ulaşmış ve 1993 itibariyle 600 bin hane halkı bu konuda ciddi bir sıkıntı içine düşmüştür (Kleinman, 1996: 32). Bu dönemde konut arzının, toplam ihtiyacı karşılayacak düzeyde artmadığı görülmektedir. Konut ihtiyacı ve konut talebi düzeyleri demografik ve ekonomik bir dizi faktöre bağlıdır. Britanya da 1980 lerdeki nüfus artışı, 1960 lardakine göre oldukça yavaş seyretmiş, fakat hane halkı sayısındaki artış, nüfus artış hızının üzerinde gerçekleşmiştir. Bu durum, hane halklarının kişi sayısı bazında küçüldüğü anlamına gelmektedir yılında hane halkı başına 2,7 kişi düşerken, 1991 de bu rakam 2,5 kişiye gerilemiştir. Kuşkusuz bu değişimde, evlilik oranlarının düşmesi ve boşanma oranlarının artması, buna bağlı olarak da geleneksel evli çiftlerin ve çekirdek ailelerin yerini yalnız yaşayan ebeveynlerin ve yaşlıların almaya başlaması etkili olmuştur. Bunun sonucunda sadece Đngiltere de, yalnız yaşayan hane halklarının tüm hane halklarına oranı, 1991 yılında yüzde 26 olarak gerçekleşmiştir. Bu gelişmelerin yanında, konut arzının ne yönde ilerlediğine bakmak gerekir lerin başında yıllık toplam 220 bin konut inşaatı gerçekleşirken, 1980 lerin ikinci yarısında bu rakam 250 bin civarında gerçekleşmiştir. Bu toplam içinde özel sektörün inşa ettiği konut

19 Yeni Sağ ve Sosyal Devlet: Thatcher Dönemi Britanyası nda Konut Politikası 107 sayısı 1980 de yıllık 100 bin rakamının altında iken, 1988 de 220 bin rakamına ulaşmış, 1990 ların başında tekrar düşüş gözlenmiştir. Yerel yönetimlerin inşa ettiği konut sayısı ise son derece düşük bir düzeyde kalırken, Konut Birlikleri nin inşa ettiği konut rakamı ise yıllık 10 bin ila 20 bin arasında gerçekleşmiştir. Dolayısıyla 1980 li yıllar boyunca konut stokunun, hane halkı sayısındaki artışı karşılayacak şekilde artmadığı görülmektedir yılları arasında sadece Đngiltere de hane halklarının sayısı 1,7 milyonun üzerinde bir artış gösterirken, konut artış sayısı 1,65 milyonda kalmıştır (Kleinman, 1996: 35, 44-45, 47). Konut arzındaki bu toplam daralma, evsizlik oranlarını da artırmıştır. Britanya da bu sorun, dönem boyunca iki katından fazla artmış, bu artış Đngiltere de yüzde 165, Galler de yüzde 110 ve Đskoçya da yüzde 115 olarak gerçekleşmiştir (McCrone - Stephens, 1995: 170). Evsiz olarak kabul edilen ve yerel yönetimlerce bir konuta yerleştirilen hane halklarının sayısı 1979 da 70 bin iken, 1992 de 180 bine yükselmiştir. Öte yandan kanunen evsiz olarak kabul edilen ve yerel yönetimlerce geçici ikametgâh sağlanan hane halklarının sayısı aynı dönemde 5 binden 63 bine çıkmıştır (Kleinman, 1996: 47) yılında hükümet, evsizlere kalabilecekleri bir konut sağlamak amacıyla yerel yönetimler eliyle 177 milyon pound, Konut Korporasyonları eliyle de 73 milyon pound olmak üzere toplam 250 milyon poundluk bir kaynak ayırmak zorunda kalmıştır (Malpass - Murie, 1994: 118). Piyasada kiralık konut arzının yetersiz olması ve mevcut konutların masraflarının da bu kimselerce karşılanamaması gibi hususlar, sosyal konutlara talebi ciddi ölçüde artıran etkenler olmuştur. Dolayısıyla 1980 li yılların sonuna doğru, yoksul kimseleri barındırma gereği ile özelleştirme politikaları arasında ciddi bir krizin ortaya çıktığı görülmektedir (Power, 1993: 231). Öte yandan bu dönemde uygulanan, sosyal konutların özelleştirilmesi programının da bazı istenmeyen sonuçlar doğurduğu söylenebilir. Başlangıçta bu özelleştirme, alt sınıflar için göreceli olarak düşük bir bedelle kiracılıktan konut sahipliğine terfi etmek, mülk edinmek ve servet artışı anlamına gelmiştir. Ancak süreç bir kez tamamlandığında, özellikle merkezi bölgelerde konut spekülasyonlarının egemen olmaya başladığı, düşük gelirli kesimlerin gerek rüşvetle gerekse de güç kullanılarak Londra gibi kentlerde kentin dış mahallelerine doğru itildikleri ve bir zamanlar işçi sınıfının ikamet ettiği merkezi konut bölgelerinin yoğun bir soylulaştırma hareketine tabi tutulduğu görülmüştür. Bu bölgelerdeki konutların maliyetleri düşük gelirliler için artık karşılanamaz hâle geldiğinden, birçokları için ciddi bir evsizlik sorunu baş göstermiştir (Harvey, 2007: 38). Bununla beraber, kötü durumdaki konutlar neredeyse hiç satışa konu olmadığından, Satın Alma Hakkı politikasının sosyal kutuplaşmayı daha da artırdığı ileri sürülmektedir. Zira bu politika, devletin sağladığı bu imkânla ev sahibi olmuş, kendini güvende hisseden ve hâlinden memnun bir kitleyle, buna heves edip başaramayan azınlıkların, işsizlerin, tek ebeveynli ailelerin ve genç insan-

20 108 Amme Đdaresi Dergisi, Cilt 46 Sayı 3 ların düşük nitelikli konut bölgelerinde oluşturduğu büyük bir kitle arasında sosyal ve mekânsal bir bölünmeye neden olmuştur (Power, 1993: ). Son olarak konut yardım sistemine değinmekte yarar vardır. Yüksek maliyetine rağmen bu sistemin bazı ciddi yetersizliklerle malul olduğu söylenebilir. Bu yetersizliklerden ilki, ipotekli konut kredisi kullanarak ev sahibi olanların, kredi geri ödemelerinde yararlandıkları ve genel sigorta sisteminin bir parçası olan Gelir Desteği sisteminin yeterince kapsayıcı olmamasıdır. Sistemden yararlanabilmek için tam zamanlı bir işte çalışmama, alternatif bir gelir kaynağına sahip olmama ve sahip olunan servetin 8 bin poundu aşmaması gibi kıstaslar gerekmekteydi. Fakat bu kıstasları taşımamakla birlikte yine de düşük gelir grubundan olan ve ipotekli konut kredisinden yararlanarak ev sahibi olmuş pek çok hane halkının bu sistemden yararlanamaması adaletsiz bir durum yaratmıştır (McCrone - Stephens, 1995: 172). Đkinci olarak sistem, yoksulların durumunu daha da kötüleştiren bir nitelik arz etmiştir yılında yapılan yeni düzenlemeye göre, konut yardımını belirlemek için net gelir üzerinden yapılan hesaplamada kullanılan oran yüzde 50 den yüzde 65 e çıkarılmıştır. Buna göre, net gelirin asgari geçim düzeyinden arta kalan kısmının yüzde 65 inin kira bedelinden çıkarılmasıyla elde edilen rakam Bireysel Konut Yardımı na eşittir. 5 Yaklaşık olarak 200 ila 300 milyon poundluk bir tasarruf sağlayacağı hesap edilmiş olan bu değişiklik (McCrone - Stephens, 1995: 172), kira düzeylerindeki yükselme de hesaba katıldığında, dar gelirlilerin aleyhine bir durum yaratmıştır. SO UÇ Britanya da Thatcher döneminde uygulanan konut politikası, yeni sağ ideolojinin en iyi uygulama örneklerinden birini sunmaktadır. Gerçekten de bu dönemde hükümet, konut sektörüne devletin müdahalesini en aza indirmeye çalışmış, sektörde özel sermaye kullanımını ve konut sahipliğini teşvik eden politikalar uygulamıştır. Sektörde kamu harcamalarının azaltılması politikası başarılı olmuş, sosyal konutların özelleştirilmesi ise bu dönemden sonra da devam ederek, uygulanan konut politikalarının değişmez bir özelliği hâline gelmiştir. Thatcher Hükümeti göreve gelmeden hemen önce, konut politikasının bir reforma ihtiyacı olduğu hususunda genel bir mutabakattan söz edilebilirse de, bu dönemdeki uygulamalar konut politikasında radikal bir dönüşüme neden olmuş, kamunun konut sektöründeki rolü, tedarikçilikten yönlendiriciliğe doğru bir dönüşüm sürecine girmiştir. 5 Bu hesaplamayı şu şekilde daha anlaşılır kılmak mümkündür: Net Gelir in 40 birim, Asgari Geçim Düzeyi nin 20 birim ve Kira nın da 25 birim olduğunu varsayalım. Buna göre Bireysel Konut Yardımı hesaplanırken önce Net Gelir(40)-Asgari Geçim Düzeyi(20)=20 birim sonucuna ulaşılır. Bu elde ettiğimiz 20 birim in yüzde 65 i 13 birime tekabül etmektedir. Bu rakamı kira bedelinden düştüğümüzde ise Bireysel Konut Yardımı tutarını elde ederiz: Kira(25)-13=12. Dolayısıyla 40 birim gelir elde eden bir kişinin 25 birimlik bir kira bedeli için alacağı yardımın tutarı 12 birimdir. Bu hesap, eski düzenlemedeki yüzde 50 oranı üzerinden yapılsaydı, elde edilen Bireysel Konut Yardımı tutarı 15 birim olacaktı.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002.

C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. C.Can Aktan (ed), Yoksullukla Mücadele Stratejileri, Ankara: Hak-İş Konfederasyonu Yayını, 2002. DEVLET PLANLAMA TEŞKİLATI NIN GELİR DAĞILIMINDA ADALETSİZLİK VE YOKSULLUK SORUNUNA YAKLAŞIMI (SEKİZİNCİ

Detaylı

AvivaSA CEO su Meral Eredenk: Bireysel. Emeklilik, Destekle Vites Yükseltecek

AvivaSA CEO su Meral Eredenk: Bireysel. Emeklilik, Destekle Vites Yükseltecek 4 Haziran 2012, Pazartesi AvivaSA CEO su Meral Eredenk: Bireysel Emeklilik, Destekle Vites Yükseltecek Uzun vadeli tasarrufları artırmak amacıyla Bireysel Emeklilik Sistemi ne getirilen teşviklerin sektörün

Detaylı

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi

2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi 2015 2017 Yılları Bütçesinin Makroekonomik Çerçevede Değerlendirilmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi Kıvanç

Detaylı

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri

Bankacılık sektörü. 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Bankacılık sektörü 2011 değerlendirmesi ve 2012 yılı beklentileri Şubat 2012 İçerik Bankacılık sektörünü etkileyen gelişmeler ve yansımalar 2012 yılına ilişkin beklentiler Gündemdeki başlıca konular 2

Detaylı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı

Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı Sayı: 2009/18 Tarih: 09.08.2009 Aileler krize borçlu yakalandı; sorunu işsizlik katladı - Ekonomik krizin şiddeti devam ederken, krize borçlu yakalanan aileler, bu dönemde artan işsizliğin de etkisi ile

Detaylı

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ

2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ TÜRKİYE EKONOMİ KURUMU TARTIŞMA METNİ 2003/6 http://www.tek.org.tr 2002 HANEHALKI BÜTÇE ANKETİ: GELİR DAĞILIMI VE TÜKETİM HARCAMALARINA İLİŞKİN SONUÇLARIN DEĞERLENDİRİLMESİ Zafer Yükseler Aralık, 2003

Detaylı

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ

TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ TÜRKİYE İŞ ve İNŞAAT MAKİNALARI ALT SEKTÖRÜ SANAYİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Ocak 2010 1 İÇİNDEKİLER 1. GİRİŞ... 3 2. MEVCUT DURUM... 4 2.1. Dünya İş Makinaları Pazarı... 4 2.2. Sektörün Türkiye deki Durumu... 4

Detaylı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı

tepav Mart2011 N201139 POLİTİKANOTU Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı POLİTİKANOTU Mart2011 N201139 tepav Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Sarp Kalkan 1 Politika Analisti, Ekonomi Etütleri Cari Açığın Sebebini Merak Eden Bütçeye Baksın Cari açık, uzun yıllardan

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş PARA PİYASASI LİKİT EMEKLİLİK YATIRIM FONU(KAMU) YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Para Piyasası Likit Emeklilik Yatırım Fonu(KAMU) Emeklilik Yatırım Fonu nun

Detaylı

Sabit Kıymet Yatırımlarının Finansmanı

Sabit Kıymet Yatırımlarının Finansmanı Sabit Kıymet Yatırımlarının Finansmanı M. Vefa TOROSLU SMMM & Bağımsız Denetçi ROTA Bağımsız Denetim ve Danışmanlık A.Ş. 18.12.2014 Tanım Sabit kıymetler; işletme faaliyetlerinde kullanılmak üzere edinilen

Detaylı

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi

GENEL MUHASEBE. KVYK-Mali Borçlar. Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi GENEL MUHASEBE KVYK-Mali Borçlar Yrd. Doç. Dr. Serap DURUKAN KÖSE Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi KAYNAK KAVRAMI Kaynaklar, işletme varlıklarının hangi yollarla sağlandığını göstermektedir. Varlıklar,

Detaylı

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ

KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ KAMU FİNANSMANI VE BORÇ GÖSTERGELERİ HAZIRLAYAN 21.05.2014 RAPOR Doç. Dr. Binhan Elif YILMAZ Araş.Gör. Sinan ATAER 1. KAMU FİNANSMANI Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi, 2013 yılı sonunda 18.849 milyon TL açık

Detaylı

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit)

GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN (Bütçe - Anapara - Kredi) FINANCING IN ENTREPRENEURSHIP (Budget - Capital - Credit) GİRİŞİMCİLİKTE FİNANSMAN Girişimcinin finansman ihtiyacı: Finansman ihtiyacının karşılanmasında

Detaylı

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü

DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015. Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer. Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU TEMMUZ 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer Uluslararası İlişkiler Müdürlüğü DÜNYA BANKASI TÜRKİYE DÜZENLİ EKONOMİ NOTU Temmuz ayı içerisinde Dünya Bankası Türkiye

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU

SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SERMAYE PİYASASI KURULU İKİNCİ BAŞKANI SAYIN DOÇ. DR. TURAN EROL UN KAMU ALTYAPI YATIRIMLARININ SERMAYE PİYASALARI ARACILIĞIYLA FİNANSMANI KONULU SPK 7. ARAMA KONFERANSI NDA YAPTIĞI KONUŞMA METNİ 26 ARALIK

Detaylı

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ İÇİN YENİ NESİL FİNANS ARAÇLARI. 28 Mayıs 2013

GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ İÇİN YENİ NESİL FİNANS ARAÇLARI. 28 Mayıs 2013 GAYRİMENKUL SEKTÖRÜ İÇİN YENİ NESİL FİNANS ARAÇLARI 28 Mayıs 2013 Bankaların Sermaye Yeterliliği ve Konut/İnşaat Kredilerinin Gelişimi Sermaye Yeterliliği Rasyosunun Gelişimi Bankaların sermaye yeterliliği

Detaylı

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI

GENEL DEĞERLENDİRME TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI GENEL DEĞERLENDİRME Küresel kriz sonrası özellikle gelişmiş ülkelerde iktisadi faaliyeti iyileştirmeye yönelik alınan tedbirler sonucunda küresel iktisadi koşulların bir önceki Rapor dönemine kıyasla olumlu

Detaylı

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ HAZİRAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 13 Ağustos Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı ikinci çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası

Detaylı

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010

Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010. PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Sayı: 2010 27 31 Mayıs 2010 PARA POLİTİKASI KURULU TOPLANTI ÖZETİ Toplantı Tarihi: 18 Mayıs 2010 Enflasyon Gelişmeleri 1. Nisan ayında tüketici fiyat endeksi yüzde 0,60 oranında yükselmiş ve yıllık enflasyon

Detaylı

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ

BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ BANKPOZİTİF KREDİ VE KALKINMA BANKASI ANONİM ŞİRKETİ 31 Mart 2009 ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2009 31.03.2009 Bankanın Ticaret Ünvanı : Bankpozitif Kredi ve Kalkınma

Detaylı

ZİRAAT HAYAT ve EMEKLİLİK A.Ş. ALTERNATİF KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

ZİRAAT HAYAT ve EMEKLİLİK A.Ş. ALTERNATİF KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR ZİRAAT HAYAT ve EMEKLİLİK A.Ş. 6 AYLIK RAPOR Bu rapor Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş Alternatif Katkı Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2014-30.06.2014 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon Kurulu tarafından

Detaylı

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi

Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Kıvanç Duru 2015 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Programı Değerlendirmesi Ankara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İktisadi ve Mali Analiz Yüksek Lisansı Bütçe Uygulamaları ve Mali Mevzuat Dersi 2015 YILI

Detaylı

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md.

Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. Kentsel Dönüşümde Finans Aktörleri ve Beklentileri Doç. Dr. Erk HACIHASANOĞLU Araştırma, İş ve Ürün Geliştirme Grup Md. 8 Ekim 2013 Ajanda 1- Finansal Aktörler: Güncel Durum A- Güncel Durum: Birincil Konut

Detaylı

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013

Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 Konut Sektörü Değerlendirme Sunumu Şubat 2013 İnşaat Sektörünün Ekonomiye Katkısı GSYH Payı 5,7% İstihdam Payı 7,0% 94,3% 93,0% Diğer Sektörler İnşat Diğer Sektörler İnşat İnşaat sektörü istihdamın yaklaşık

Detaylı

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ

2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ 2005 YILI İLERLEME RAPORU VE KATILIM ORTAKLIĞI BELGESİNİN KOPENHAG EKONOMİK KRİTERLERİ ÇERÇEVESİNDE ÖN DEĞERLENDİRMESİ TEPAV EPRI Dış Politika Etütleri AB Çalışma Grubu 9 Kasım 2005 Ankara Zeynep Songülen

Detaylı

BİR KOBİ'NİN NESİ VAR, İKİ KOBİ'NİN SESİ VAR. 2007 yılı yaz aylarında ABD konut kredilerine ilişkin geri ödeme güçlükleri nedeniyle finans

BİR KOBİ'NİN NESİ VAR, İKİ KOBİ'NİN SESİ VAR. 2007 yılı yaz aylarında ABD konut kredilerine ilişkin geri ödeme güçlükleri nedeniyle finans BİR KOBİ'NİN NESİ VAR, İKİ KOBİ'NİN SESİ VAR Zihni KARTAL 1 I. GİRİŞ 2007 yılı yaz aylarında ABD konut kredilerine ilişkin geri ödeme güçlükleri nedeniyle finans piyasalarında başlayan dalgalanmalar, 2008

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Ağustos 2012, No: 38 i Bu sayıda; Haziran Ayı Ödemeler Dengesi Verileri, Haziran Ayı Kısa Vadeli Dış Borç Stoku Verileri değerlendirilmiştir. i 1 Cari açığı

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Eylül 2013, No: 73 i Bu sayıda; 2012 Gelir Dağılımı ve Yaşam Koşulları Anket sonuçları değerlendirilmiştir. i 1 Gelir düşerken, gelirin dağılımı düzelir mi?

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran İstanbul Türkiye Merkez Şubesi 1 OCAK 31 MART 2010 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 İ Ç İ N D E K İ L E R I. GENEL BİLGİLER 1. Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi 2. Şubenin Sermaye

Detaylı

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015

INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 INTERNATIONAL MONETARY FUND IMF (ULUSLARARASI PARA FONU) KÜRESEL EKONOMİK GÖRÜNÜM OCAK 2015 Hazırlayan: Ekin Sıla Özsümer AB ve Uluslararası Organizasyonlar Şefliği Uzman Yardımcısı IMF Küresel Ekonomik

Detaylı

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr

01.01.2012. www.konutkredisi.com.tr Türkiye'nin ilk konut çöpçatanı Tüketici ile bankaların arasını bulan bir çöpçatan gibi çalışıyor. Türkiye de büyüme potansiyelinin en yüksek olduğu piyasalardan biri de şüphesiz konut. Dünyada 2008 de

Detaylı

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ NİSAN ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 15 Haziran Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

KONUT PİYASASINDA TÜRKİYE DEKİ SON DURUM BİLGİ RAPORU Emre YILMAZ

KONUT PİYASASINDA TÜRKİYE DEKİ SON DURUM BİLGİ RAPORU Emre YILMAZ 1. TÜRKİYE DE KONUT PİYASASINA GENEL BİR BAKIŞ Türkiye de son yılların en hızlı büyüyen sektörlerinden bir tanesi inşaat sektörü olmuştur. Bu büyümenin temel nedeni de Türkiye ekonomisinin her geçen yıl

Detaylı

ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI

ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI ARACI KURUMLARIN KONSOLİDE MALİ TABLOLARI Bu bölümün sonunda yer alan sektörün mali tabloları 123 aracı kurumdan alınan veriler konsolide edilerek oluşturulmuştur.

Detaylı

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu

Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu Marmara Üniversitesi Finans Sektöründe Yabancı Sermaye Sempozyumu (14 Aralık 2007, İstanbul) Nevzat Öztangut Başkan, Türkiye Sermaye Piyasası Aracı Kuruluşları Birliği Değerli konuklar, Aracı Kuruluşlar

Detaylı

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ

2015 MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ MAYIS ÖZEL SEKTÖRÜN YURT DIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİ BORCU GELİŞMELERİ 14 Temmuz Özel Sektörün Yurt Dışından Sağladığı Kredi Borcuna ilişkin yılı Mayıs verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) tarafından

Detaylı

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013

KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 KONUT SEKTÖRÜNÜN VERGİ YÜKÜ VE ÖNERİLER 07.05.2013 A) ÖRNEK BİR KONUT PROJESİ BAZINDA VERGİ YÜKÜ Aşağıdaki çalışmada, örnek olarak 100 konutluk bir gayrimenkul projesi belirli varsayımlarla ele alınarak,

Detaylı

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri

Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri www.pwc.com.tr. 12. Çözüm Ortaklığı Platformu Ekonomik Göstergeler Neyi Gösteriyor? 2013 e Bakış ve 2014 Beklentileri İçerik 1. 2013 Nasıl Geçti? 2. 2014 e İlişkin Beklentiler 3. Makroekonomiyle Vergi

Detaylı

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER

ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası FĐNANSAL EĞĐTĐM VE FĐNANSAL FARKINDALIK: ZORLUKLAR, FIRSATLAR VE STRATEJĐLER Durmuş YILMAZ Başkan Mart 2011 Đstanbul Sayın Bakanım, Saygıdeğer Katılımcılar, Değerli Konuklar

Detaylı

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545

Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi. Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler ve Türkiye Deneyimi Nazlı Çalıkoğlu 11103567 Aslı Kazdağlı 10103545 Finansal Krizler İkinci Dünya Savaşı ndan sonra başlayıp 1990 sonrasında ivme kazanan ulusal ve uluslararası finansal

Detaylı

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI

BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BANKALARLA KARŞILAŞTIRMALI OLARAK HUKUKİ YÖNDEN ÖZEL FİNANS KURUMLARI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ I. ÖZEL FİNANS KURUMLARI HAKKINDA GENEL BİLGİLER A. Kavram ve Kurum Olarak Özel Finans Kurumları 1. Kavramın Ortaya

Detaylı

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN

SERMAYE PİYASASI KURULU BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN BAŞKANI SN. DOÇ. DR. TURAN EROL UN ADNAN MENDERES ÜNİVERSİTESİ NAZİLLİ İİBF İKTİSAT BÖLÜMÜ VE AVRUPA ARAŞTIRMALAR MERKEZİ TARAFINDAN DÜZENLENEN GÜNCEL EKONOMİK SORUNLAR KONGRESİ NDE YAPACAĞI Açılış Konuşmasının

Detaylı

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ

MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ MALİYE BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN MAKROEKONOMİK GELİŞMELER İLE 2010 YILI OCAK- HAZİRAN DÖNEMİ MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇE GERÇEKLEŞMELERİNİ DEĞERLENDİRMEK ÜZERE DÜZENLEDİĞİ BASIN TOPLANTISI KONUŞMA METNİ

Detaylı

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK

KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ. Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ VE YENİ FİNANSAMAN YÖNTEMLERİ Öğr. Gör. Aynur Arslan BURŞUK KÜÇÜK İŞLETMELERDE FİNANSMAN İŞLEVİ Finansman, işletmelerin temel işlevlerini yerine getirirken yararlanacakları

Detaylı

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR

109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR -1- 109 MİLYAR DOLARLIK YABANCI PORTFÖYÜ VAR Yabancıların, 8 Haziran itibariyle Türkiye de 53 milyar 130 milyon dolarlık hisse senedi, 38 milyar 398 milyon dolar devlet iç borçlanma senedi (DİBS) ve 407

Detaylı

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar

Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Türkiye de Dünya Bankası: Öncelikler ve Programlar Dünya Bankası Grubu Hakkında Dünya Bankası nedir? 1944 te kurulan Banka, kalkınma desteği konusunda dünyanın en büyük kaynağıdır 184 üye ülke sahibidir

Detaylı

SEDEFED REKABET KONGRESİ Büyüme Dinamikleri Üzerine Bir Tartışma

SEDEFED REKABET KONGRESİ Büyüme Dinamikleri Üzerine Bir Tartışma SEDEFED REKABET KONGRESİ Büyüme Dinamikleri Üzerine Bir Tartışma Panel: Özel Sektörün Büyümeye Yaklaşımı, Şirketler Kesiminden Uygulama Örnekleri İstanbul 8 Kasım 2007 Ülkemiz son 5 yılda hızlı bir büyüme

Detaylı

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR

FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM VE FİNANSAL PİYASALAR FİNANSAL SİSTEM Fon talep edenler, fon arz edenler, fon akımını sağlayan araçlar, kuruluşlar ve piyasanın işleyişini düzenleyen hukuki ve idari kurallardan oluşan

Detaylı

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ

inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ 2014 EKİM SEKTÖREL inşaat SEKTÖRÜ 2015 YILI ÖNGÖRÜLERİ Nurel KILIÇ OECD verilerine göre, 2017 yılında Türkiye, Çin ve Hindistan dan sonra en yüksek büyüme oranına sahip üçüncü ülke olacaktır. Sabit fiyatlarla

Detaylı

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008

MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008 MAHALLİ İDARELER FİNANSMANI MAYIS 2008 MAHALLİ İDARELERİN FİNANSMANI İÇERİK 1. BORÇLANMA NEDENİ 2. BORÇLANMA ÇEŞİTLERİ VE KAYNAKLARI 3. KREDİ HACMİ VE VAKIFBANK UYGULAMASI 4. YURT DIŞI FARKLI UYGULAMALAR

Detaylı

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012

Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Orta Vadeli Program 2013-15: Bir AKP Masalı Ekim 2012 Faik Öztrak Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkan Yardımcısı Tekirdağ Milletvekili 1 Temel Sorunlarımız- Yeni Riskler Sıcak paraya yaslanan büyüme modeli

Detaylı

Bakanlar Medya A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 2. Değerlendirme Raporu

Bakanlar Medya A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 2. Değerlendirme Raporu Bakanlar Medya A.Ş. Halka Arz Fiyat Tespit Raporuna İlişkin 2. Değerlendirme Raporu Neta Yatırım Menkul Değerler A.Ş. 28.04.2014 1. Değerlendirme Raporu nun Amacı Sermaye Piyasası Kurulu nun ( SPK ) 22.06.2013

Detaylı

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013

Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program. 22 Kasım 2013 Dünya ve Türkiye Ekonomisindeki Gelişmeler ve Orta Vadeli Program 22 Kasım 201 Büyüme Tahminleri (%) 4, 4,1 Küresel Büyüme Tahminleri (%) 4,1,2,0 ABD Büyüme Tahminleri (%) 2,,,,,,1,6,6 2,8 2,6 2,4 2,2

Detaylı

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: KONUT FİNANSMANI KURULUŞLARINCA VERİLECEK SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK

Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: KONUT FİNANSMANI KURULUŞLARINCA VERİLECEK SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK Sanayi ve Ticaret Bakanlığından: KONUT FİNANSMANI KURULUŞLARINCA VERİLECEK SÖZLEŞME ÖNCESİ BİLGİ FORMU USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNETMELİK (Resmi Gazete nin 31 Mayıs 2007 tarih ve 26538 sayılı nüshasında

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Haziran 2015, Sayı: 16. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 16 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank

Detaylı

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti

Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti Cari işlemler açığında neler oluyor? Bu defa farklı mı, yoksa aynı mı? Sarp Kalkan Ekonomi Politikaları Analisti TEPAV Değerlendirme Notu Şubat 2011 Cari işlemler açığında neler oluyor? Ekonomide gözlemlenen

Detaylı

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU BANK MELLAT Merkezi Tahran-İran Türkiye Şubeleri 1 OCAK 31 MART 2009 ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU 1 GENEL BİLGİLER Şubenin Gelişimi Hakkında Özet Bilgi Şube Tahran İran da kurulu Bank Mellat ın Türkiye de

Detaylı

Ev yardımı geri ödenilmeyen, aylık alınan bir para yardımıdır ve bir yıl süreyle ödenir. Bu yardım ile ev giderlerinin azaltılması hesaplanmıştır.

Ev yardımı geri ödenilmeyen, aylık alınan bir para yardımıdır ve bir yıl süreyle ödenir. Bu yardım ile ev giderlerinin azaltılması hesaplanmıştır. EV YARDIMI Ev yardımı geri ödenilmeyen, aylık alınan bir para yardımıdır ve bir yıl süreyle ödenir. Bu yardım ile ev giderlerinin azaltılması hesaplanmıştır. Bu yardımdan kim yararlanabilir? Devlet kredisinden

Detaylı

GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. ALTIN EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2013 YILI 6 AYLIK FAALİYET RAPORU 1-Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi 2013 ü genel olarak bir toparlanma dönemi olarak geride bıraktı.

Detaylı

Konut Kredisi Piyasasına Bakış

Konut Kredisi Piyasasına Bakış Konut Kredisi Piyasasına Bakış Türkiye Konut Kredisi İstatistikleri (Kasım 2010 - Ekim 2011) Kasım 2011 Uyarı: Bu raporda sunulan istatistiklerin bir kısmı Konutkredisi.com.tr web sitesinin ziyaretçilerinin

Detaylı

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24

Banka Bilançosunun Özellikleri Pazar, 26 Aralık 2010 18:24 Ticari bir işletme olarak bankaların belirli bir dönem içerisinde nasıl çalıştıklarını ve amaçlarına dönük olarak nasıl bir performans sergilediklerini değerlendirebilmenin yolu bankalara ait finansal

Detaylı

Banka kredilerinde teminat sorunu çeken KOBİ lere hazine desteği kapsamında verilecek kredi garanti fonu kefaletleri

Banka kredilerinde teminat sorunu çeken KOBİ lere hazine desteği kapsamında verilecek kredi garanti fonu kefaletleri Banka kredilerinde teminat sorunu çeken KOBİ lere hazine desteği kapsamında verilecek kredi garanti fonu kefaletleri GİRİŞ; 1. KOBİLERİN FİNANSMAN SORUNLARI KOBİ lerin sorunları arasında finansal sorunlar

Detaylı

EKONOMİK GÖSTERGELER

EKONOMİK GÖSTERGELER EKONOMİK GÖSTERGELER 1. özel SEKTÖRÜN YURTDIŞINDAN SAĞLADIĞI KREDİLER 2. HANE HALKI İŞGÜCÜ İSTATİSTİKLERİ 3. KISA VADELİ DIŞ BORÇLARIN GELİŞİMİ 4. SANAYİ ÜRETİM ENDEKSİ Dr. Adem KORKMAZ 1. ÖZEL SEKTÖRÜN

Detaylı

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROLBANK 2011 YILI ÜÇÜNCÜ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU ORTAKLIK YAPISI VE SERMAYEYE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Bankamızın 30.09.2011 itibarıyla ortaklık yapısı ve paylarında herhangi bir değişiklik gerçekleşmemiştir.

Detaylı

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni

Maliye Bakanı Sayın Mehmet Şimşek in Konuşma Metni GSO-TOBB-TEPAV Girişimcilik Merkezinin Açılışı Kredi Garanti Fonu Gaziantep Şubesi nin Açılışı Proje Değerlendirme ve Eğitim Merkezi nin Açılışı Dünya Bankası Gaziantep Bilgi Merkezi Açılışı 23 Temmuz

Detaylı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ. Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı KÜÇÜK İŞLETMELERİN YATIRIMLAR İÇİN DEVLET DESTEKLERİNDEN ETKİN vev VERİMLİ BİR ŞEKİLDE YARARLANMALARI AMACI İLE: HAZİNE MÜSTEŞARLIĞI - KOSGEB KOBİ TEŞVİKLERİ PROJESİ Mehmet Atilla Söğüt Başkan Danışmanı

Detaylı

Bu Hafta Piyasalarda

Bu Hafta Piyasalarda 06 Nisan 2015 Bu Hafta Piyasalarda Geçtiğimiz hafta yurtiçinde beklenen 2014 büyüme rakamı %2,9 dördüncü çeyrek için ise %2,6 olarak açıklandı. Piyasa beklentisinin üzerinde gelen rakamlar Türkiye gibi

Detaylı

ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01 OCAK 2014-30 HAZİRAN 2014 DÖNEMİNE AİT YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU

ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01 OCAK 2014-30 HAZİRAN 2014 DÖNEMİNE AİT YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş. 01 OCAK 2014-30 HAZİRAN 2014 DÖNEMİNE AİT YÖNETİM KURULU FAALİYET RAPORU I-GİRİŞ: 1- Raporun Dönemi : 01.01.2014 30.06.2014 2- Ortaklığın Unvanı : ZİRAAT PORTFÖY YÖNETİMİ A.Ş.

Detaylı

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010

TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU. Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 TEB MALİ YATIRIMLAR A.Ş. 2010 YILI 1. ARA DÖNEM KONSOLİDE FAALİYET RAPORU Raporun Ait Olduğu Dönem : 01.01.2010 31.03.2010 Şirketin Ticaret Ünvanı : TEB Mali Yatırımlar A.Ş. Genel Müdürlük Adresi : Meclis-i

Detaylı

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014

İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 İDARE MERKEZİ ANKARA, 28 Ocak 2014 Cevaplarda şu işaretlerin tekrarını dileriz: B.02.2.TCM.0.00.00.00- Sayın Ali BABACAN BAŞBAKAN YARDIMCISI ANKARA Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (Merkez Bankası) Kanunu

Detaylı

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 12.03.2014 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ocak ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi olan -5,2 Milyar doların altında -4,88 milyar dolar olarak geldi. Ocak ayında dış ticaret açığı geçen yılın aynı ayına göre

Detaylı

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA)

DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) DEVLET BAKANI SAYIN MEHMET ŞİMŞEK İN YAPISAL REFORMALARIN MAKROEKONOMİK ETKİLERİ KONFERANSI AÇILIŞ KONUŞMASI (26 EKİM 2007 ANKARA) Değerli Katılımcılar, Değerli Konuklar, Türkiye, yapısal reformlar ile

Detaylı

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4

FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 FİNANSAL SERBESTLEŞME VE FİNANSAL KRİZLER 4 Prof. Dr. Yıldırım Beyazıt ÖNAL 6. HAFTA 4. GELİŞMEKTE OLAN ÜLKELERE ULUSLAR ARASI FON HAREKETLERİ Gelişmekte olan ülkeler, son 25 yılda ekonomik olarak oldukça

Detaylı

ZİRAAT HAYAT ve EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR

ZİRAAT HAYAT ve EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR ZİRAAT HAYAT ve EMEKLİLİK A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU 6 AYLIK RAPOR Bu rapor Ziraat Hayat ve Emeklilik A.Ş Katkı Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2014-30.06.2014 dönemine ilişkin gelişmelerin, Fon

Detaylı

Finans Sektöründe Tüketici Hukuku ve Uygulama Alanları Sempozyumu. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye Bankalar Birliği

Finans Sektöründe Tüketici Hukuku ve Uygulama Alanları Sempozyumu. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye Bankalar Birliği Finans Sektöründe Tüketici Hukuku ve Uygulama Alanları Sempozyumu Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Türkiye Bankalar Birliği İstanbul 6 Aralık 2012 Sayın Bakanım, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumunun

Detaylı

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un

Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Sermaye Piyasası Kurulu Başkanı Doç. Dr. Turan EROL un Şirket Finansmanı ve Halka Açılmada Yeni Yol Haritası: Girişim Sermayesi ve Özel Sermaye Şirketleri Panelinde Yaptığı Konuşma 21.03.2008 Oditoryum,

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü. Toplantının Konusu:

T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü. Toplantının Konusu: T.C. MALİYE BAKANLIĞI Muhasebat Genel Müdürlüğü Toplantının Konusu: 5018 sayılı Kanunun Geçici 11 inci maddesine istinaden döner sermayeli işletmelerin yeniden yapılandırılmasına ilişkin hazırlanmakta

Detaylı

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ

11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ 11.12.2013 CARİ İŞLEMLER DENGESİ Ekim ayı cari işlemler açığı piyasa beklentisi 2,9 Milyar dolar eksiyken, veri beklentilere paralel 2,89 milyar dolar açık olarak geldi. Ocak-Ekim arasındaki 2013 cari

Detaylı

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor

TOPLUMSAL RAPORLAR YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor TOPLUMSAL RAPORLAR 15 YATIRIM TEŞVİKLERİ VE İSTİHDAM - 2010 (05.12.2010) Yatırımlar büyürken istihdam küçülüyor 10 yıllık dönemler itibariyle teşvik sisteminin istihdama etkisi Yıllık Yıllık Yıllık Yıl

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GRUPLARA YÖNELİK GELİR AMAÇLI KAMU BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gruplara Yönelik Gelir Amaçlı Kamu Borçlanma Araçları

Detaylı

1. KONU: 2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 2.1. Vergi Mevzuatında Yer Alan Düzenlemeler:

1. KONU: 2. KONUYLA İLGİLİ YASAL DÜZENLEMELER: 2.1. Vergi Mevzuatında Yer Alan Düzenlemeler: ŞİRKETİN AKTİFİNDE KAYITLI GAYRİMENKULÜN SAT-GERİ KİRALAMA YÖNTEMİ İLE FİNANSAL KİRALAMA ŞİRKETİNE DEVRİNDEN SAĞLANAN FİNANSMANIN GRUP ŞİRKETİNE AYNEN KULLANDIRILMASININ VERGİSEL BOYUTU 1. KONU: Bilindiği

Detaylı

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR

ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş. Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 01.01.2008-31.12.2008 dönemine ilişkin

Detaylı

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ

TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ TÜRKİYE AÇISINDAN EURO NUN ROLÜ GAZİ ERÇEL BAŞKAN TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI 6. Uluslararası Finans ve Ekonomi Forumu VİYANA, 9 KASIM 2000 Euro ile ilgili görüşlerimi sizlerle paylaşmak üzere, bu

Detaylı

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU

NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU NUROL YATIRIM BANKASI A.Ş. 2013 YILI BİRİNCİ ÇEYREK ARA DÖNEM FAALİYET RAPORU DÖNEM İÇERİSİNDE BANKANIN YÖNETİM KURULU ÜYELERİNE İLİŞKİN DEĞİŞİKLİKLER Dönem içerisinde Bankamız ortaklık yapısında değişiklik

Detaylı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı

Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı Tarih: 16.01.2011 Sayı: 2011/01 Yurtdışına kâr transferi 8 yılda 54 milyar doları aştı 2003-2010 yıllarını kapsayan 8 yılda, şirketlerin kâr aktarımı, faiz ödemeleri ve portföy yatırımları aracılığıyla,

Detaylı

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları)

Finansal Kesim Dışındaki Firmaların Yurtdışından Sağladıkları Döviz Krediler (Milyon ABD Doları) Bankalardan sağlanan dövizli kredilerde vergisel maliyetler Melike Kılınç I. Giriş Şirketlerin yurtdışı ithalat ihracat işlemleri, döviz cinsinden pozisyon tutmak istemeleri, nihai ürünlerini ya da hizmetlerini

Detaylı

Bütün bu nedenlerin 2007 yılı için doğal sonucu ise, düşen büyüme ve katılaşan enflasyon eğilimi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bütün bu nedenlerin 2007 yılı için doğal sonucu ise, düşen büyüme ve katılaşan enflasyon eğilimi olarak karşımıza çıkmaktadır. 2007 YILI ĐTĐBARI ĐLE TÜRKĐYE EKONOMĐSĐNĐN GENEL DEĞERLENDĐRMESĐ SÜREYYA SERDENGEÇTĐ TEPAV Đstikrar Enstitüsü Direktörü TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Görevlisi-Mütevelli Heyeti Danışmanı

Detaylı

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ

BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ BANKA KREDİLERİ EĞİLİM ANKETİ OCAK - MART 216 8 NİSAN 216 İstatistik Genel Müdürlüğü Reel Sektör Verileri Müdürlüğü İÇİNDEKİLER Sayfa ANKET SONUÇLARININ GENEL DEĞERLENDİRMESİ i TABLOLAR Tablo 1 İşletmelere

Detaylı

http://acikogretimx.com

http://acikogretimx.com 2009 S 4421- SERMYE PiYSSı VE FiNNSL KURUMLR 1. Birikim açığı olan ekonomik birimlerle birikim fazlalığı olan ekonomik birimlerin karşılaştığı ve finansal varlıkların alınıp satıldığı piyasalara ne ad

Detaylı

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015)

TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER. (Temmuz 2015) TÜRKİYE EKONOMİSİ MAKRO EKONOMİK GÖSTERGELER (Temmuz 2015) İstihdam (Mart 2015) Sigortalı ücretli sayısı Mart 2015 de geçen yılın aynı dönemine göre %4,9 artarak; 13 milyon 328 bin olmuştur. Yaz mevsiminin

Detaylı

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR

YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR YENİ TEŞVİK SİSTEMİ VE DİYARBAKIR Mart 215 Hikmet DENİZ i İçindekiler Tablo Listesi... iii Grafik Listesi... iii 1. Giriş... 1 2. Türkiye'de Teşvik Belgesine Bağlı Yatırımlar... 1 3. Yatırımların Bölgesel

Detaylı

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar:

Kadın Dostu Kentler Projesi. Proje Hedefleri. Genel Hedef: Amaçlar: Kadın Dostu Kentler Projesi İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğünün ulusal ortağı ve temel paydaşı olduğu Kadın Dostu Kentler Projesi, Birleşmiş Milletler Nüfus Fonu-UNFPA ve Birleşmiş Milletler

Detaylı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı

Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü. Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme, Tasarruf-Yatırım ve Finansal Sektörün Rolü Hüseyin Aydın Yönetim Kurulu Başkanı Büyüme: Yatırım ve Tasarrufun Fonksiyonu Büyüme : Büyümenin Temel Unsuru : Üretimin Temel Faktörleri : Üretimin Diğer

Detaylı

BAKANLAR MEDYA ANONİM ŞİRKETİ. Halka Arzdan Elde Edilen Fonların Kullanımına Dair II. Yönetim Kurulu Raporu

BAKANLAR MEDYA ANONİM ŞİRKETİ. Halka Arzdan Elde Edilen Fonların Kullanımına Dair II. Yönetim Kurulu Raporu BAKANLAR MEDYA ANONİM ŞİRKETİ Halka Arzdan Elde Edilen Fonların Kullanımına Dair II. Yönetim Kurulu Raporu 10.03.2014 Raporun Konusu: Bakanlar Medya Anonim Şirketinin (raporda kısaca Şirket olarak da ifade

Detaylı

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü

Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Küresel Kriz Sonrası Türkiye de Finansal Sistem Bankacılık Sektörü Ekrem Keskin Mayıs 2010 Sunum Uluslararası gelişmeler Türkiye deki gelişmeler Bankacılık sektörüne yansıma Sonuç 2 Yapılanlar Ortak çaba:

Detaylı

GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ İNCELENMESİ

GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ İNCELENMESİ GRUP ŞİRKETLERİ ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ SERMAYE YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 5 GRUP ŞİRKETLERİ (*) ARASINDAKİ KREDİ İLİŞKİLERİNİN ÖRTÜLÜ SERMAYE YÖNÜNDEN İNCELENMESİ 1 - GİRİŞ Bu çalışmamızda 5520

Detaylı

Merkez in 2016 Para ve Kur Politikası..! Kararlı para politikası duruşu enflasyonu düşürmekte temel belirleyici olmuştur..!

Merkez in 2016 Para ve Kur Politikası..! Kararlı para politikası duruşu enflasyonu düşürmekte temel belirleyici olmuştur..! TCMB Mevcut Duruşu: Enflasyon görünümüne karşı sıkı Döviz likiditesinde dengeleyici Finansal istikrarı destekleyici niteliğini korumaktadır. Kararlı para politikası duruşu enflasyonu düşürmekte temel belirleyici

Detaylı

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir.

Genel Görünüm. ABD, Euro Bölgesi, İngiltere ve Japonya merkez bankaları da kısa dönemde faiz artırımı yapmayacaklarının sinyalini vermişlerdir. Genel Görünüm 2008 yılı son çeyreğinde tüm dünya ekonomilerini ve finans piyasalarını derinden etkileyen küresel kriz, tüm ülke hükümetlerinin aldıkları mali ve para politikası önlemleri ile 2009 yılı

Detaylı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı

Ekonomi Bülteni. 22 Ağustos 2016, Sayı: 33. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomi Bülteni, Sayı: 33 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni

Detaylı