ANTALYA TARIM MASTER PLANI

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "ANTALYA TARIM MASTER PLANI"

Transkript

1 Kapak TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI ANTALYA TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ ANTALYA TARIM MASTER PLANI ARALIK 2002

2 T. C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Araştırma Planlama ve Koordinasyon Kurulu Başkanlığı Antalya Tarım İl Müdürlüğü Alâaddin Yüksel Vali Bekir Sıtkı Hanlıoğlu Vali Yardımcısı Bedrullah Erçin İl Müdürü Sefer Aydın İl Müdür Yardımcısı Antalya Tarım Master Plan Hazırlama Ekibi Süleyman Kelten Baki Karaçay Sevcan Ünal (Sebzecilik-Süs Bitkileri) Emine Yazgan (Meyvecilik) Zerrin Kumlu (Hayvancılık) Demet Yapıcı (Tarla Bitkileri) Mehmet Sezer (Su Ürünleri, Haritalar) Özlem Bahar Çelik (İlin Özellikleri) Gülay Öğüt (İstatistik) Alt Çalışma Grupları Tülin Küçük (Sebzecilik-Süs Bitkileri) Fazilet Sarı (Meyvecilik) Musa Toros (Hayvancılık) Haki Ergül (Meyvecilik) Muharrem Karadağ (T. Destekleme) Ahmet Bakartepe (Özel İdare Projeleri) Antalya Tarım İl Müdürlüğü Web Sitesi: 2

3 TEŞEKKÜR 2. Paydaş toplantımızı onurlandıran Antalya İli Vali Yardımcısı Sayın Alev Akcura ya ve Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Aziz Özmerzi ye Bu projenin başlangıcından itibaren Paydaş Toplantılarımızda ve Ekip çalışmalarımızda verdikleri destekden dolayı, Dönemin Tarım İl Müdürü Nurettin Demirkol a ve Proje İstatistik Şube Müdürü Hatice Ulukaya ya Antalya İl Tarım Master Planının hazırlanmasında Ekibimizle çalışmayı kabul eden ve görüşlerini bizimle paylaşarak katkılarını esirgemeyen Akdeniz Üniversitesi öğretim görevlilerinden, Bu işbirliğinin kurulmasına önderlik eden Ziraat Fakültesi Dekan Yardımcısı Prof. Dr. İbrahim Akıncılar ile Tarımsal Üretim Trendleri bölümünü hazırlayan Yrd. Doç. Dr. Orhan Özçatalbaş a (Tarım Ekonomisi Bölümü); Akademik Danışmanlar Prof. Dr. Lami Kaynak a (Bahçe Bölümü) Prof. Dr. İbrahim Baktır a (Bahçe Bölümü) Prof. Dr. Kenan Turgut a (Tarla Bitkileri Bölümü) Doç. Dr. Osman Karagüzel e (Peyzaj Mimarlığı Bölümü) Doç. Dr. Fehmi Gürel e (Zootekni Bölümü); Kitabımızın son kısmında isim listesi bulunan, 1. ve 2. Paydaş Toplantılarımıza iştirak ederek, gerek verilerin derlenmesi, gerek projelerin tamamlanması konularında eleştiri ve öneriliyle çalışmalarımıza destekte bulunan, Bakanlığımız bünyesindeki Kuruluşlar yanısıra İldeki Kamu Kuruluşları ile Özel Kurum ve Kuruluşların yöneticileri ve bunların atadıkları Destek Temas Personeline, 2. Paydaş Toplantımızdaki sunumlarımızı, hazırladığı slaytlarla renklendiren Mustafa Özkan a, Ekibimizle görüş alış-verişinde bulunan, çalışmalarımızda bizimle işbirliğini esirgemeyen, dökümanımızın gerek tamamlanmasında bilgi akışı sağlayan ve gerekse metin yazımında ve tashihinde yardımcı olan İl Müdürlüğümüzde görevli tüm mesai arkadaşlarımıza, Ve ismini burada sayamadığımız, gerek yayınladıkları Kaynak Kitapları ve gerekse Web Sayfalarıyla bilgi akışını kolaylaştıran; İlimize, Ülkemize ve insanlığa, tarımsal üretimimizin ve tarımsal kalkınmamızın gerçekleşmesi yolunda hizmet veren meslektaşlarımıza ve tüm çalışan bireylere, TEŞEKKÜR EDERİZ. 3

4

5 İÇİNDEKİLER İÇİNDEKİLER... 5 KISALTMALAR...11 TABLOLAR...13 GRAFİKLER...17 SUNUŞ...19 ÖNSÖZ...21 BÖLÜM 1. GİRİŞ İl Tarım Master Planı Nedir Master Planının Hazırlanma Nedeni Master Planın Amacı Master Planın Özellikleri Planlamanın Kapsamı Master Planın İçeriği Master Plan Hazırlama Programı...26 BÖLÜM 2. PLANLI KALKINMA VE TARIM TARIMSAL KALKINMANIN GEREKLİLİKLERİ Tarımsal Kalkınmanın Gerekliliği Türkiye İçin Tarımsal Kalkınmanın Gerekliliği Antalya İlinde Tarımsal Kalkınmanın Gerekliliği TARIMSAL PLANLAMA SÜRECİ Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Yeri Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Tarım Mevcut Durum Amaçlar, İlkeler ve Politikalar Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler TARIM POLİTİKALARI VE UYGULAMALAR Uygulanan Tarım Politikaları ve Tarıma Olan Etkileri Dünyadaki Tarım Politikaları Aşırı Müdahaleci Tarım Politikaları Uygulayan Ülkeler Müdahaleci Tarım Politikaları Uygulayan Ülkeler Asgari Müdahaleci Tarım Politikaları Uygulayan Ülkeler Uluslararası Tarım Politikasının Ulusal Tarım Politikamıza Etkileri Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması İle İlgili Yükümlülükler Türk Tarımının Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikasına Uyumu IMF Niyet Mektubu Türkiye de Tarım Politikaları

6 Türkiye de Uygulanmakta Olan Destekleme Politika Araçları Destekleme Alımları Yoluyla Yapılan Pazar Fiyat Desteği Doğrudan Ödemeler (Prim Ödemesi, Doğal Afet Ödemesi) Girdi Desteği Diğer Teşvik ve Destekler Genel Hizmetler Türkiye de Tarım Politikalarında Reform Doğrudan Gelir Desteği Uygulaması Hububat Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) Şekerpancarı Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi (TŞFAŞ) Tütün TEKEL Yaş Çay Yaprağı (ÇAYKUR) Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerine Özerklik Verilmesi Girdi Sübvansiyonlarının Kademeli Olarak Kaldırılması Prim Uygulaması (Kütlü Pamuk, Soya, Yağlık Ayçiçeği, Kanola) Tarımsal amaçlı KİT lerin özelleştirilmesi Tarım Politikaları Doğrultusunda Uygulanan Projeler Nadas Alanlarının Daraltılması Araştırma ve Yayım Projesi İkinci Ürün Araştırma ve Yayım Projesi Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi Alternatif Ürün Projesi İLDE UYGULANAN TARIMSAL PLAN VE PROGRAMLAR Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi Çayır Mera Yem Bitkilerini Geliştirme Projesi Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Projesi Hayvan Hastalık ve Zararlıları İle Mücadele Projesi Önsoykütüğü ve Soykütüğü Sistemini Geliştirme Projesi Su Ürünleri Üretimini Geliştirme Projesi Bitki Hastalık ve Zararlıları İle Mücadele Projesi Gıda Denetim Hizmetlerini Geliştirme Projesi Su Ürünleri Kirlenme ve Koruma Kontrol Hizmetleri Projesi Kooperatif Survey Projesi Sayılı Mera Kanunu Kapsamında Yapılan Çalışmalar İl Özel İdare Destekli Yürütülen Projeler...52 BÖLÜM 3. İLİN ÖZELLİKLERİ BİYO-FİZİKSEL ÖZELLİKLER

7 İlin Coğrafik Yerleşimi ve Özellikleri Agro-Ekolojik Alt Bölgeler İlin Topografyası Dağlar Ovalar Yaylalar Göller Akarsular Yeraltı Su Kaynakları İlin İklimi Kıyı Kesimi (I - II ve III. Agro-Ekolojik Alt Bölgeler) İklimi İç Batı Kesimi (IV. Agro-Ekolojik Alt Bölge) İklimi İç Doğu Kesimi (V. Agro-Ekolojik Alt Bölge) İklimi Bitki Örtüsü Ormanlar Çayır ve Meralar Antalya İli Arazi Dağılımı SOSYO-EKONOMİK YAPI Nüfus Sağlık Ulaşım Eğitim Ekonomi Gelir ve Büyüme Kişi Başına Gelir Altyapı Ticaret Turizm Mevcut Altyapı Yatırımları İlde Tarımla İlgili Uluslararası, Ulusal ve Mahalli Faaliyetler TARIMSAL ÜRETİM SİSTEMİ Tarımsal İşletme Faaliyetleri Tarımsal Arazinin Kullanımı Tarımsal İşletme Büyüklükleri Tarımsal İşletmelerde Arazinin Faaliyetlere Dağılımı İldeki Tarım Alanlarının Dağılımı Alt Bölgelerde Tarım Alanlarının Kullanım Şekli Tarımsal İşletmelerde Arazi Tasarruf Şekilleri

8 Tarımsal Girdiler Tarımsal Mekanizasyon Gübre Kullanımı Zirai İlaç Kullanımı Tarım Sigortaları ve Tabii Afet Desteklemeleri Diğer Tarımsal Girdiler Gıda Endüstrisi Tarımsal Piyasalar Tarımsal Pazarlama Sistemi Sebze Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Meyvecilik Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Tarla Bitkileri Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Süs Bitkileri Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Hayvancılık Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Su Ürünleri Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Tarımsal Hizmetler İlde Tarıma Hizmet Sağlayan Kuruluşlar BÖLÜM 4. DOĞAL KAYNAK ENVANTERİ YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR YENİLENEMEYEN KAYNAKLAR TARIM ALANLARININ ALT BÖLGELERE DAĞILIMI TOPRAK YAPISI İl Arazilerinin Kullanma Yetenek Sınıfları İldeki Toprak Gruplarının Dağılımı SU POTANSİYELİ Tarım Alanlarının Sulanma Durumu İldeki Su Kaynakları BÖLÜM 5. TARIMIN PERFORMANSI TARIM SEKTÖRÜNÜN GSYİH YA KATKISI Tarımın İl Ekonomisindeki Yeri Tarımın GSYİH İçindeki Payı Tarımda Büyüme Hızı Tarımın İstihdamdaki Yeri Tarımsal Dış Ticaret Tarımsal Verimlilik Göstergeleri TARIMSAL ÜRETİM Bitkisel Üretim Sebze Üretimi

9 Kültür Mantarcılığı Meyve Üretimi Tarla Bitkileri Üretimi Süs Bitkileri Üretimi Doku Kültürü Çalışmaları Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Organik Tarım Hayvansal Üretim İlin Mevcut Hayvan Varlığı Hayvansal Ürünler Su Ürünleri İstihsal ve Üretimi TARIMDA VERİMLİLİK Bitkisel Üretimde Verimlilik Hayvansal Üretimde Verimlilik ÜRETİM TRENDLERİ SEBZECİLİK Tarla Sebzeciliği Açıkta Domates Üretimi Açıkta Hıyar Üretimi Örtü-Altı Sebzecilik Örtü-Altı Domates Üretimi Örtü-Altı Biber Üretimi Örtü-Altı Hıyar Üretimi MEYVECİLİK Portakal Muz Ceviz Badem Nar Elma Çilek TARLA BİTKİLERİ Buğday Pamuk Pamuk Alış Fiyatlarındaki Gelişmeler SÜS BİTKİLERİ Karanfil ve Gerbera HAYVANSAL ÜRETİM

10 Sığır Koyun ve Keçi Arıcılık ve Bal Üretimi İLDE VE ALT BÖLGELER BAZINDA ÜRETİM DEĞERLERİ Antalya İl Geneli Toplam Üretim Değerleri Birinci Alt Bölge Üretim Değerleri İkinci Alt Bölge Üretim Değerleri Üçüncü Alt Bölge Üretim Değerleri Dördüncü Alt Bölge Üretim Değerleri Beşinci Alt Bölge Üretim Değerleri Su Ürünleri İstihsal Değerleri ÖNEMLİ ÜRÜNLERİN ÜRETİM DEĞERLERİ SIRALAMASI BÖLÜM 6. PROBLEMLER POTANSİYELLER VE KISITLAR PROBLEMLER Sosyo-Ekonomik Problemler Doğal Kaynak Problemleri Çevresel Problemler Sektör ve Belirgin Alt Sektörlerin Problemleri Pazarlama Problemleri POTANSİYELLER VE KISITLAR BÖLÜM 7. AMAÇ VE STRATEJİLERİN OLUŞTURULMASI AMAÇLARIN BELİRLENMESİ BÖLÜM 8. PROJE VE PROGRAMLARIN BELİRLENMESİ İLDE YEREL İDARELER TARAFINDAN UYGULANAN PROJELER İLDE UYGULANAN T.K.B. KAYNAKLI ÜLKESEL PROJELER İLDE UYGULANAN SULAMA PROJELERİ Mevcut Sulama Suyu Yatırımları STRATEJİLER DOĞRULTUSUNDA PROJE ÖNERİLERİ Birleştirilmiş Proje Önerileri Sıralaması Tarımsal Üretim Projeleri Tarımsal Sanayi Projeleri Tarımsal Organizasyon ve Örgütlenme Projeleri Tarımsal Destek Projeleri Tarımsal Üretim Projeleri Tarımsal Sanayi Projeleri Tarımsal Organizasyon Ve Örgütlenme Projeleri Tarımsal Destek Projeleri

11 KISALTMALAR da: Dekar (1.000 m 2 ) ha: Hektar ( m 2 ) FAO: Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü DTÖ: Dünya Ticaret Örgütü IMF: Uluslararası Para Fonu (International Monetary Fund) AB: Avrupa Birliği GSYİH: Gayri Safi Yurtiçi Hasıla BYKP: Beş Yıllık Ulusal Kalkınma Planı DPT: Devlet Planlama Teşkilatı EFTA: (İsviçre, Norveç, İzlanda, Liechenstein) OTP: Ortak Tarım Politikası GATT: Tarifelendirme ve Ticaret Anlaşması (Agreement on Tariffs and Trade) FIVIMS (Gıda Güvencesizliği ve Hassasiyeti Bilgi ve Haritalama Sistemi), TŞFAŞ: Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi TSKB: Tarım Satış Kooperatifleri Birliği FIVIMS: Gıda Güvencesizliği ve Hassasiyeti Bilgi ve Haritalama Sistemi KGTM: Köy Grup Tarım Merkezi IFOAM: Uluslararası Organik Tarım hareketleri Federasyonu IUCN: Uluslararası Doğa Koruma Birliği 11

12

13 TABLOLAR Tablo 1. Türkiye de Uygulanan Hayvancılık Politikalarından Örnekler...39 Tablo 2. Antalya İlinin Agro-Ekolojik Alt Bölgeleri ve İlçeleri...54 Tablo 3. Antalya daki Önemli Ovalar ve Özellikleri...57 Tablo 4. Antalya İli Aylık Meteorolojik Ölçüm Ortalama Sonuçları (1998)...61 Tablo 5. Antalya İli Agro-Ekolojik Alt Bölgeleri Bazı İklim Özellikleri...63 Tablo 6. Antalya İli Sahil ve Yayla Kesimi Bazı Meteorolojik Ölçüm Sonuçları...66 Tablo 7. Alt Bölgeler ve İlçelere Göre Antalya İli Genel Arazi Dağılımı (da)...67 Tablo 8. Antalya'da Yıllık Nüfus Artış Hızları ( )...70 Tablo 9. Türkiye'de Yıllık Nüfus Artış Hızları...71 Tablo 10. Antalya İl Nüfus Tahminleri...71 Tablo 11. Antalya İli Alt Bölgelerine Göre Nüfus ve Yoğunluk Dağılımı (2000)...72 Tablo 12. Antalya İli Belde ve Köy Dağılımı ile Çiftçi Aile Sayısı (2000)...73 Tablo 13. Türkiye Karşılaştırmalı Olarak Antalya'da Gelir ve Büyüme (2000)...76 Tablo 14. Antalya İli GSYİH Sıralaması...76 Tablo 15. Türkiye-Antalya GSYİH Gelişme Hızı (%-Sabit Fiyatlarla)...77 Tablo 16. Yıllar İtibariyle Antalya İli Dış Ticaret Verileri...78 Tablo 17. Antalya Serbest Bölgesi Ticaret Hacminin Sektörlere Dağılımı (2001-US$)..79 Tablo 18. Antalya Organize Sanayi Bölgesindeki Tesislerin Sektörel Dağılımı...80 Tablo 19. Antalya İlinde Geleneksel Olarak Kutlanan Tarım Günleri...82 Tablo 20. Antalya İlinde Tarımsal İşletmelerin Büyüklüklerine Göre Dağılımı...83 Tablo 21. Antalya İlindeki Tarımsal İşletmelerin Arazi Miktarlarına Göre Dağılımı...83 Tablo 22. Antalya İli ve Türkiye Geneli Tarım Alanları Dağılımı Karşılaştırması (2000).86 Tablo 23. Alt Bölgeler Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı (2000)...88 Tablo 24. Antalya İlinde Tarımda İşletme Büyüklüğü ve Arazi Edinim Biçimi...92 Tablo 25. Türkiye ve Antalya da Tarımsal Mekanizasyon Dereceleri (1999)...93 Tablo 26. Antalya İlinde Tarım Alet ve Makine Varlığı...93 Tablo 27. Antalya İli Alt Bölgelerinde Traktör Verileri (2001)...94 Tablo 28. Antalya İlinde Gübre Kullanımı...94 Tablo 29. Antalya ili ve Türkiye Gübre Tüketimi (2000)...95 Tablo 30. Antalya İlinde Zirai İlaç Tüketimi (kg)...96 Tablo 31. Antalya İlinde Alt Bölgelere Göre Zirai İlaç Kullanım Yüzdeleri...96 Tablo 32. Yıllar İtibariyle Antalya İlinde Tabii Afetlerden Görülen Zararlar...97 Tablo 33. Gıda İşletmelerinin Sayısal Dağılımı (2001) Tablo 34. Soğuk Hava Depolama ve Paketleme Tesisleri (2001) Tablo 35. Antalya B. Şehir Belediyesi Toptancı Hali Sebze ve Meyve Satışı (ton) Tablo 36. Toptancı Hali Aylık Sebze Satışları (1999) Tablo 37. Toptancı Hali Aylık Meyve Satışları (1999) Tablo 38. B. Belediyesi Toptancı Hal Kompleksi İşlem Miktar ve Tutarları (2001) Tablo 39. Antalya İli Sebze Üretimi ve Pazarlaması (SWOT Analizi) Tablo 40. Portakal Üretim ve Pazarlaması SWOT Analizi Tablo 41. Muz Üretimi ve Pazarlaması SWOT Analizi Tablo 42. Nar Üretimi ve Pazarlaması SWOT Analizi Tablo 43. Pamuk Üretimi ve Pazarlaması SWOT Analizi Tablo 44. Antalya İli Kesme Çiçek Üretim ve Pazarlaması (SWOT Analizi) Tablo 45. Tarımsal Organizasyonların Fonksiyonları ve Sorumlulukları Tablo 46. Yenilenebilir Kaynaklar Tablo 47. Yenilenemeyen Kaynaklar Tablo 48. Antalya İli Arazilerinin Arazi Kullanma Yetenek Sınıfları Tablo 49. Antalya İli Arazilerinin Profil Derinliğine Göre Arazi Dağılımı Tablo 50. Antalya İlinde Tarım Arazilerinin Sulanma Durumu (2000) Tablo 51. Antalya İlinde Su Kaynakları Tablo 52. Antalya İli Su Yüzeyleri Tablo 53. İnşaatı Tamamlanmış Göletler Tablo 54. İnşaatı Devam Eden Göletler

14 Tablo 55. Barajlar Tablo 56. Tarımın GSYİH daki Payı (%) (1987 Üretici Fiyatlarıyla) Tablo 57. Tarımda Büyüme Hızı (%) (1987 Üretici Fiyatlarıyla) Tablo 58. Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Tablo 59. Tarımsal Dış Ticaret - Antalya/Türkiye Karşılaştırması (Milyon Dolar) Tablo 60. GSYİH İçinde Sektörlerin Payları (1987 Fiyatlarıyla -%) Tablo 61. Sivil İstihdam İçinde Sektörlerin Payları Tablo 62. Ana Sektörler İtibariyle İstihdam İndeksi Tablo 63. Ana Sektörler İtibariyle İşgücü Verimliliği İndeksi (1992=100) Tablo 64. Ana Sektörler İtibariyle Göreli Verimlilik Düzeyleri Tablo 65. Dünya Sebze Üretimi (2001) Tablo 66. Alt Bölgelerde Toplam Sebze Üretim Alanlarının Dağılımı (2000) Tablo 67. Antalya İli Alt Bölgelerinde Toplam Sebze Üretim Miktarları (ton) (2000) Tablo 68. Yıllar İtibariyle Örtü-altı Alanların Antalya ve Türkiye Genelinde Dağılımı Tablo 69. Alt Bölgelerde Örtü-altı Sebze Ekiliş Alanlarının Dağılımı (2000) Tablo 70. İlçeler Bazında Örtü-altı Sebze Ekiliş Alanları ve Üretimleri (2000) Tablo 71. Alt Bölgeler Açık Tarla Sebze Ekiliş Alanlarının Dağılımı (ha) (2000) Tablo 72. Açık Tarlada Yetiştirilen Sebze Üretim Miktarları (ton) (2000) Tablo 73. Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları (2000) Tablo 74. Antalya İli Alt Bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları-I (2000) Tablo 75. Antalya İli Alt Bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları-II (2000) Tablo 76. Antalya da Yıllar İtibariyle Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları ve Alanları Tablo 77. Yıllar İtibariyle Türkiye Yaş Sebze İhracat Miktarları Tablo 78. Ürünler itibariyle Ülkemiz Yaş Sebze İhracatı Tablo 79. Ürün Bazında İhracat Miktarları ve Değerleri Tablo 80. İşlenmiş Sebzelerin İhracat Miktarları ve Değerleri Tablo 81. Türkiye Sebze İhracatı Miktarları ve Değerleri (2001) Tablo 82. Alt Bölgelerde Mantar Üretim Alanları ve Üretim Miktarları Tablo 83. Yıllar İtibariyle Doğal Mantar İhracat Miktarı ve Değeri Tablo 84. Antalya İlinden Yapılan Mantar İhracatı ( ) Tablo 85. Dünya Meyve Üretimi (2001) Tablo 86. Antalya-Türkiye ve Dünyada Meyve Üretimi (2000) (ton) Tablo 87. Antalya Meyve Üretiminin Alt Bölgelere Dağılımı (2000) Tablo 88. Meyve Gruplarına Göre Ağaç Sayıları ve Üretim Miktarları (2000) Tablo 89. Antalya Alt Bölgelerinin Türkiye Meyve Üretimindeki Payları (2000) (ton) Tablo 90. Antalya İli ve Türkiye de Narenciye Çeşitleri Üretimi (2000) Tablo 91. Antalya İlinin Meyve İhracatı ve FOB Değerleri (2000) Tablo 92. Narenciye İhracat Değerleri Tablo 93. Türkiye de, AB nde ve Dünyada Tarla Bitkileri Ekilişi (2000) Tablo 94. Türkiye, AB ve Dünya Tarla Bitkileri Üretim Değerleri (2000) Tablo 95. Türkiye ve Antalya İli Tarla Bitkileri Ekilişi (2000) Tablo 96. Tarla Bitkileri Alanlarının Oransal Dağılımı (2000) Tablo 97. Antalya İli Alt Bölgelerinde Tarla Bitkileri Ekilişleri (2000) Tablo 98. Türkiye ve Antalya da Tarla Bitkileri Üretim Değerleri (ton) Tablo 99. Alt Bölgelerde Bazı Tarla Bitkileri Üretim Miktarları (2000) (ton) Tablo 100. Türkiye ve Antalya İli Pamuk Üretim ve Ekiliş alanları Değerleri (2000) Tablo 101. Antalya İlinde Pamuk Üretiminin Gelişimi ( ) Tablo 102. Türkiye ve Antalya da Süs bitkileri Üretim Alanları (da) Tablo 103. Antalya nın Yıllar İtibariyle Süs Bitkileri Üretim Alanları (da) Tablo 104. Antalya İli Alt Bölgelerine Göre Süs Bitkileri Üretim Alanları (2001) Tablo 105. Antalya İlinde En fazla Üretimi Yapılan Kesme Çiçek Türleri Tablo 106. Türkiye den İhraç Edilen Süs Bitkileri Miktarları ve Değerleri Tablo 107. Ülkeler Bazında Antalya İlinden Yapılan Kesme Çiçek İhracatı Tablo 108. Türkiye İç ve Dış Mekan Süs Bitkileri Üretim Alanı (2001) Tablo 109. AB ve Türkiye Organik Ürün Üretim Alanı ve İşletme Sayısı (2000) Tablo 110. Antalya İli Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Varlığı (2001) Tablo 111. Antalya İlinde Büyükbaş Hayvan Varlığı (2001)

15 Tablo 112. Antalya İlinde Küçükbaş Hayvan Varlığı (2001) Tablo 113. Antalya İli Kanatlı Hayvan Varlığı (2001) Tablo 114. Yıllar İtibariyle Antalya ve Alt Bölgeleri Kovan Varlığı (2001) Tablo 115. Alt Bölgelerde Hayvansal Ürünlerin Üretim Miktarları (2001) Tablo 116. Antalya İli Alt Bölgelerinde Yıllar İtibariyle Süt Üretimi (kg) Tablo 117. Alt Bölgeler ve Yıllara Göre Yumurta Üretimi Tablo 118. Antalya İlinde Yıllar İtibariyle Bal Üretimi Tablo 119. Antalya İlinde Üretilen Diğer Hayvansal Ürünler (2001) Tablo 120. Antalya İli Alt Bölgeler Bazında Balıkçı ve Tekne Dağılımı Tablo 121. Boylarına Göre Antalya ili Tekne Dağılımı Tablo 122. Alt Bölgeler Bazında Antalya İli Kültür Balıkçılığı Proje Kapasite Dağılımı Tablo 123. Antalya İli Orkinos (Ton Balığı) ve Çipura-Levrek Üretimi SWOT Analizi Tablo 124. Bazı Ürünlerde Antalya, Türkiye, AB ve Dünya da Verimlilik (2000) Tablo 125. Antalya Domates Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 126. Antalya Hıyar Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 127. Antalya da Örtü-Altı Domates Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 128. Antalya da Örtü-Altı Biber Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 129. Antalya da Örtü-Altı Hıyar Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 130. Portakal Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 131. Muz Dikim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 132. Ceviz Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 133. Badem Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 134. Nar Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 135. Elma Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 136. Çilek Dikim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 137. Buğday Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 138. Pamuk Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 139. Antbirlik Pamuk Alış Fiyatları (2000) Tablo 140. Antalya İlinde Bazı Süs Bitkileri Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Tablo 141. Antalya İlinde Sığır Varlığı Projeksiyonu Tablo 142. Antalya İlinde Koyun ve Keçi Varlığı Projeksiyonu Tablo 143. Antalya İlinde Arı Kovanı Varlığı ve Bal Üretimi Projeksiyonu Tablo 144. Antalya İl Geneli Tarımsal Üretim Değerleri (2000) Tablo 145. Antalya İli I. Alt Bölge Üretim Değerleri (2000) Tablo 146. Antalya İli II. Alt Bölge Üretim Değerleri (2000) Tablo 147. Antalya İli III. Alt Bölge Üretim Değerleri (2000) Tablo 148. Antalya İli IV. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri (2000) Tablo 149. Antalya İli V. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri (2000) Tablo 150. Antalya İli Su Ürünleri İstihsal Değerleri (2001) Tablo 151. Kültür Balıkçılığı Üretimi ve Değerleri (2001) Tablo 152. Bazı Tarımsal Ürünlerin Üretiminin Alt Bölgeler Bazında Karşılaştırılması Tablo 153. Master Plan Stratejilerinin SWOT Analizi Tablo 154. Suni Tohumlama Desteklemeleri Tablo 155. Çayır Mera Yem Bitkileri Desteklemeleri Tablo 156. Besi Hayvanı Desteklemeleri Tablo 157. Damızlık Hayvan Desteklemeleri Tablo 158. Süt Teşvik Desteklemeleri Tablo 159. Pamuk Destekleme Prim Uygulamaları Tablo 160. ÇKS ve Doğrudan Gelir Desteği Gerçekleşme Değerleri Tablo 161. Büyük Su İşleri Tablo 162. Küçük Su İşleri Tablo 163. Yeraltı Sulamaları

16

17 GRAFİKLER Grafik 1. Antalya İlinde Aylara Göre Sıcaklık Değerleri...62 Grafik 2. Aylara Göre Ortalama Yağış Miktarları...64 Grafik 3. Ortalama Günlük Güneşlenme Süreleri...65 Grafik 4. Ortalama Yağışlı Gün Sayısı...65 Grafik 5. Genel Arazi Dağılımı...68 Grafik 6. Arazi Dağılım Oranları Antalya ve Türkiye Karşılaştırması...68 Grafik 7. Alt Bölgelerin Toplam Alanları ile Tarım Alanları...69 Grafik 8. Alt Bölgelerde Tarım Alanlarının Payları...69 Grafik 9. Nüfus Artışının Yıllara Göre Seyri...71 Grafik 10. İlin Nüfusunun Alt Bölgelere Dağılımı (2000)...72 Grafik 11. Alt Bölgelere Göre Köy Sayısı Dağılımı...74 Grafik 12. Türkiye Karşılaştırmalı Olarak Antalya'da Gelir ve Büyüme...76 Grafik 13. Antalya İli Türkiye Karşılaştırmalı GSYİH Gelişme Hızları...77 Grafik 14. Faaliyet Alanlarına Göre Tarımsal İşletmeler...83 Grafik 15. Tarımsal Faaliyetlerin Arazi Miktarlarına Göre Dağılımı...85 Grafik 16. Antalya İli Tarım Alanlarının Türkiye Geneli İçerisindeki Payı...85 Grafik 17. Türkiye Genelinde Tarım Alanlarının Dağılımı...86 Grafik 18. Antalya İlinde Tarım Alanlarının Dağılımı...87 Grafik 19. Alt Bölgeler Tarım Alanlarının Kullanımı Açısından Karşılaştırması...87 Grafik 20. Antalya İli I. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı...88 Grafik 21. Antalya İli II. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı...89 Grafik 22. Antalya İli III. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı...89 Grafik 23. Antalya İli IV. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı...90 Grafik 24. Antalya İli V. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı...90 Grafik 25. Örtü-altı Alanların Miktar Karşılaştırması ( )...91 Grafik 26. Örtü-altı Alanların Sera Yapılarına Göre Dağılımı ( )...91 Grafik 27. Yıllar İtibariyle Gübre Tüketim Miktarları...95 Grafik 28. Pamuk Alım Fiyatlarının Yıllara Göre Seyri Grafik 29. Tarım Alanlarının Alt Bölgelere Dağılımı Grafik 30. İlin Arazilerinin Kullanım Yetenek Sınıflarına Göre Dağılımı Grafik 31. İlin Arazilerinin Toprak Profil Derinliğine Göre Dağılımı Grafik 32. Sulanan Alanların Alt Bölgelere Dağılımı Grafik 33. Alt Bölgelerde Sulanan Alanlar Grafik 34. Alt Bölgelerde Sulama Şekilleri Grafik 35. Antalya İli ve Türkiye de Tarımın GSYİH'daki Payı Grafik 36. Antalya İlinde Sektörlerin GSYİH Payları (%) Grafik 37. Ana Sektörlerin GSYİH Paylarının Gelişimi (% - Cari Fiyatlarla) Grafik 38. Antalya İlinde Tarımda Büyüme Hızı (%) Grafik 39. Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Grafik 40. Antalya İlinde Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Grafik 41. Sebze Üretim Alanlarının Oransal Dağılımı (2000) Grafik 42. Antalya da Üretilen Sebze Gruplarının Türkiye Üretiminde Payları (2000) Grafik 43. Meyvesi Yenen Sebzelerin Alt Bölgelere Göre Oransal Dağılımı (2000) Grafik 44. Yıllar İtibariyle Üretim Yapılan Örtü-Altı Alanların Gelişimi Grafik 45. Yapısına Göre İlin Örtü-altı Alanları ( ) Grafik 46. Alt Bölgelerde Örtü-altı Ekiliş ve Üretim Oranları (2000) Grafik 47. Alt Bölgeler Örtü-altı Sebze Üretimi Grafik 48. Bazı Sebze Türlerinin Üretim Miktarları Grafik 49. Bazı Sebzelerin Alt Bölgeler Bazında Üretim Miktarları (2000) Grafik 50. Bazı Sebzelerin Yıllar İtibariyle Üretim Miktarları Grafik 51. Türkiye de Meyve, Zeytin ve Bağ Alanlarının Dağılımı (2000) Grafik 52. Alt Bölgelerde Meyve, Zeytin ve Bağ Alanlarının Dağılımı (2000) Grafik 53. Antalya İlinde Üretilen ve Türkiye Üretiminde Önemli Payı Olan Meyveler Grafik 54. Alt Bölgelerde Üretilen Meyve Gruplarının Dağılımı (2000)

18 Grafik 55. Meyve Veren Ağaçların Oransal Dağılımı (2000) Grafik 56. İlde Mevcut Meyve Ağacı Varlığı (2000) Grafik 57. Alt Bölgeler Bazında Meyve Veren Ağaçların Oransal Dağılımı (2001) Grafik 58. Antalya ve Türkiye de Narenciye Üretimi Grafik 59. Antalya İlinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Grafik 60. Antalya İlinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Grafik 61. Tarla Bitkileri Ekiliş Oranları (2000) Grafik 62. Tarla Bitkileri Üretiminin Dağılımı Grafik 63. Buğday, Pamuk ve Mısır Üretim Değerleri (2000) Grafik 64. Susam, Nohut ve Yonca Üretim Değerleri (2000) Grafik 65. Tarla Bitkileri Üretiminin Oransal Dağılımı (2000) Grafik 66. Antalya İli Pamuk Üretiminin Türkiye deki Payı (2000) Grafik 67. Yıllar İtibariyle Süs Bitkileri Üretim Alanları Grafik 68. Antalya İlinde Üretilen Kesme Çiçek Türlerinin Alan Dağılımı (2002) Grafik 69. İlin Toplam Ruminant Hayvan Varlığı (2001) Grafik 70. Alt Bölgelerde Büyükbaş Hayvan Varlığı Grafik 71. Yıllar İtibariyle İldeki Sığır Sayısı Grafik 72. Yıllar İtibariyle İldeki Keçi Sayısı Grafik 73. Yıllar İtibariyle İldeki Koyun Sayısı Grafik 74. Yıllar İtibariyle Süt Üretimi Grafik 75. Yıllara Göre Et Üretimi Grafik 76. Alt Bölgeler Balıkçı ve Tekne Sayıları Grafik 77. Su Ürünleri Kültür Üretimi Kapasite Dağılımı (2001) Grafik 78. Su Ürünleri Mevcut Proje Kapasiteleri Grafik 79. Bazı Tarla Ürünleri Verimlilik Karşılaştırmaları (2000) Grafik 80. Bazı Sebze ve Meyvelerde Verimlilik Karşılaştırmaları (2000) Grafik 81. Domates Ekim Alanının Yıllara Göre Artış Projeksiyonu Grafik 82. Domates Üretiminin Yıllara Göre Artış Projeksiyonu Grafik 83. I. ve II. Alt Bölgelerde Örtü-Altında Domates Üretim Projeksiyonu Grafik 84. I. ve II. Alt Bölgelerde Örtü-Altı Biber Üretimi Projeksiyonu Grafik 85. Meyve Veren Nar Ağacı Sayısı Projeksiyonu Grafik 86. Yıllara Göre Elma Ağaç Sayısındaki Azalış Grafik 87. Antalya İli Pamuk Ekim Alanlarındaki Dramatik Azalış Grafik 88. Antalya İlinde Pamuk Alım Fiyatlarının Yıllara Göre Seyri Grafik 89. Süs Bitkileri Ekim Alanlarının Gelişimi Grafik 90. Antalya İlinde Yıllara Göre Hayvan Varlığında Azalma Projeksiyonu Grafik 91. Antalya İli Üretim Değerleri Payları Grafik 92. İlin Üretim Değerleri Toplamının Alt Bölgelere Dağılımı Grafik 93. I. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Grafik 94. II. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Grafik 95. III. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Grafik 96. IV. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Grafik 97. V. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Grafik 98. İlde Önemli Ürünlerin Üretim Değerleri Karşılaştırması

19 SUNUŞ Coğrafi konumu, doğal kaynakları ve ekolojisi ile tarımsal üretim açısından Dünya da önemli bir yere sahip olan Ülkemiz, iç tüketimi karşılayabilecek ve uluslararası pazara yönelik olarak üretim yapabilecek bir potansiyele sahiptir. İl Tarım Master Planları hazırlanmasının amacı; tarımsal kaynakların belirlenmesi (toprak, su, ekoloji, iş gücü ve teknik bilgi düzeyi vb.), kısıtların ortaya konulması (üretim tekniği, örgütlenme, yatırım gereksinimi, işgücü ve pazarlama problemleri gibi), tarımsal kaynak ve potansiyelin değerlendirilerek tarımda verimliliğin ve çiftçi gelirlerinin artırılması, ürün arzında sürekliliğin sağlanması yanında, tarımın çevre, sanayi, turizm gibi diğer sektörlerle ilişkilerinin belirlenmesi, doğal kaynakların ve çevrenin korunmasıdır. Tarımsal kalkınma, planların hazırlanması ve bu planların bir disiplin içinde uygulanması ile mümkündür. Master Planların hazırlanmasında, kamu kurum kuruluşları ile üniversite, sivil toplum örgütleri ve özel sektör temsilcilerinin katılımları sağlanmıştır. Bu bağlamda, planların yerel olarak hazırlanması anlamına da gelen İl Tarım Master Planları ile, tarımsal ve kırsal kesimi sadece talep eden değil, aynı zamanda planlayan ve yetki kullanan konuma getirmek hedeflenmiştir. Yapılacak planlarla; bir yandan sınırlı kaynakların daha etkin ve verimli kullanılması sağlanırken, diğer yandan da yöre insanının gerçek sorunlarına yönelik çözümler daha kısa sürede üretilebilecektir. Bölge halkının refah düzeyini artırmaya yönelik olarak hazırlanan ve bölgenin gerçek ihtiyaçları ile bunların çözüm yollarının ortaya konulmaya çalışıldığı bu değerli dökümanın, kamu ve özel sektör girişimcilerine yol gösterici ve faydalı olmasını temenni ediyorum. Prof. Dr. Sami GÜÇLÜ Tarım ve Köyişleri Bakanı 19

20

21 ÖNSÖZ Son yirmi yılda yayınlanmış gazeteleri taradığımızda, Türkiye nüfusunun yarısının yaşamakta olduğu tarım kesimi ile ve özellikle bu kesimin geçim kaynağını teşkil eden tarım sektörü ile ilgili bilgi ve haber bulmamız güçtür. Tarımla ilgili rastladığımız haberlerin ise, daha çok büyük şehirlerde yaşayan tüketicinin günlük yaşamını etkileyici olabildiği sürece gazete sayfalarında veya diğer medyada yeralabildiğini görmekteyiz. Bu çarpıcı gösterge, bir anlamda, tarım kesiminin kendisini yeterince ifade edememesinin; bununla birlikte, tarım alanında etkin planlamanın, hedeflemelerin ve de bilginin yoğun kullanımına odaklı çalışmanın olmayışının sonucudur. Öte yandan, ülke gündemini ne kadar farklı konular işgal ederse etsin, aynı ekonomik ve sosyal koşulları paylaştığımız her kademedeki insanımız, Memleketimizin sahip olduğu doğal kaynakların zenginliğinin ve güçlü tarımsal potansiyelin varlığından haberdardır. Bu sebeple, tarımın mühendisleri ve tarımla ilgili meslek sahiplerinden, tarımsal kalkınmamız konusunda, bugün, her zamankinden daha fazla, planlama, program, bilgi ve hizmet beklenmektedir. Tarımsal kaynaklarımızın zenginliği ve bunun yanısıra gelir düzeyi düşük, tarımda istihdam edilen kalabalık nüfusumuz gözetildiğinde, ekonomik olarak güçlenmemizde, tarımsal kalkınmamızın gözardı edilemeyeceği açıkça görülmektedir. Kalkınmış toplumlarla entegrasyonumuzun tamamlanabilmesinin temel koşulu da, mevcut kaynaklarımızı, sürdürülebilirliğini muhafaza ederek doğru ve etkin bir şekilde değerlendirmeyi başarmamızdır. Sadece üretmek ve toplamaktan, bilgi odaklı çalışmaya ve planlı üretime geçiş, modern insanın eriştiği bir evrim ve bilinçlenme sürecidir. Planlamasız üretimle, sadece kaynaklar tüketilerek hayatta kalma başarısı elde edilir, ancak günümüz dünya standartlarında rekabet şansı elde edilemez ve reel anlamda kalkınma asla gerçekleşmez. Bilgiye, bilgi üretene, bilgiyi yoğun ve etkin kullanana, bilgi merkezli üretim faaliyetine önem ve değer veren bir süreç içerisine girmiş bulunuyoruz. Kalkınabilmemiz için, tarımsal üretimi, bilgi ve teknoloji merkezli konuma; ayrıca, istatistik, plan, proje ve organizasyona dayalı bir faaliyet durumuna getirmek zorundayız. Bu bilinçle, İl Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturulan Master Plan Hazırlama Ekibimiz, 2002 yılı içerisinde çalışmalarını sürdürmüş ve elinizdeki bu dökümanı hazırlamıştır. Hazırladığımız Master Plan, bu anlamda, tarımda yerel düzeyde bilginin yoğun kullanımına bir ilk adımdır. Bunlar yanısıra, ortaya konan hedeflerle, Antalya ilinde yerel düzeyde tarımsal planlamanın önemli bir kilometre taşını oluşturmaktadır. Master Plan hazırlamada tek bir yöntem ve format sözkonusu olmadığı için, bu çalışmamız hazırlanırken, Antalya ilinin kendine has koşulları ve özellikleri göz önünde bulundurularak, mevcut tarımsal profilini yansıtacak ve bu koşullar üzerine geliştirilecek tarımsal kalkınmada rehber niteliği taşıyabilecek bir veri tabanı oluşturulmasına çalışılmıştır. Bu dökümanda, İlin tarımsal kaynakları, kısıtları ve İlde tarımın performansı ortaya konarak, İlin tarımsal kalkınma koşulları belirlenmekte ve ardından, bu kalkınma koşulları ışığında geliştirilen strateji ve amaçlar doğrultusunda öngörülen hedeflemeler ve projeksiyonlar yeralmaktadır. Yaptığımız çalışmanın, Antalya ili tarımının 2010 yılında oluşacak resmine katkıda bulunmasını temenni ediyoruz. 21

22

23 BÖLÜM 1. GİRİŞ Planlama, kalkınmanın ilk basamağıdır. Hedefe ulaşmak için planlama şarttır. Türkiye de 1963 yılında ulusal düzeyde planlı dönemin başlamasıyla birlikte, Beş Yıllık Kalkınma Planları içerisinde tarımsal planlama da yer almaya başlamıştır ve böylece tarımsal planlamada merkezi planlamanın yönlendirmesi etkinlik kazanmıştır. Ancak, VII. Beş Yıllık Kalkınma Planında ulusal düzeyin altındaki düzeylerde yerinden planlamaya yönelik bir strateji değişikliğinin işaretleri görülmektedir. Bu değişiklik, il özel idarelerinin etkin hale getirilmesi ve yerel kurumların güçlendirilmesini içine alan kapsamlı yapısal reform için genel bir altyapı oluşturmaktadır İL TARIM MASTER PLANI NEDİR Tarımla ilgili mevcut durum ve yürütülen çalışmaların tespitinin yanısıra; ilin özelliklerinin, ildeki potansiyellerin ve kısıtların analiz edilmesi suretiyle gelecek 10 yıllık süre için hedeflemelerin ortaya konmasıdır MASTER PLANININ HAZIRLANMA NEDENİ 1995 yılında Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Tarım Anlaşmasının imzalanması ve Avrupa Gümrük Birliği Anlaşması, Türk tarımının geniş ölçüde iyileştirilmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Tüketicilerin tarımsal ürünlere daha kolayca erişebilmeleri ve tarıma verilen iç desteklerdeki zorunlu azalmalar karşısında Türk çiftçilerinin uluslararası pazarlarda başarılı olabilmeleri için bu iyileştirme gereklidir yıllarını kapsayan VII. Beş Yıllık Ulusal Kalkınma Planı, kalkınma stratejisini merkezi planlama yerine, yerinden planlama sürecine kaydırmaktadır. Bu sürecin önemli bir özelliği yerel kurumların güçlendirilmesi ve il idaresinin kolaylaştırılması; bir diğer özelliği ise hükümetin 81 ilin her birinde, on yıllık dilim içerisinde 2010 yılına kadar tarımsal master planlarının hazırlanma kararıdır yıllarını kapsayan VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı, kırsal kalkınma projelerinin yerel tarım üreticileri tarafından belirlenmesi ve hazırlanmasında daha fazla sorumluluklar verilmesi de dahil olmak üzere bölgesel kalkınma girişimlerine daha fazla önem vermiştir. İl seviyesinde entegre kalkınma planlaması Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) tarafından halen iki ilde pilot olarak uygulanmaktadır (Düzce ve Mersin). Bu uygulama bütün önemli ekonomik sektörleri (tarım, sanayi, madencilik, enerji ve hizmet sektörleri) kapsamaktadır. Aynı zamanda sosyal, ekonomik ve ölçümsel boyutları ilin genel kalkınma planı içerisinde entegre etmeyi öngörmektedir. İl tarım master planları, bu entegre yerinden planlama sürecinin önemli bir tamamlayıcısı durumundadır MASTER PLANIN AMACI İl Tarım Master Planının amacı; kaynakların belirlenmesi (toprak, su, ekoloji, işgücü ve teknik bilgi düzeyi), kısıtların ortaya konulması (üretim tekniği, örgütlenme, yatırım gereksinimi, işgücü, pazarlama problemleri vb.), tarımsal kaynak ve potansiyelin değerlendirilerek tarımda verimliliğin ve çiftçi gelirlerinin artırılması, ürün arzında sürekliliğin sağlanması; tarımın çevre, sanayi, hizmet, turizm gibi diğer sektörlerle ilişkilerinin belirlenmesi, doğal kaynakların ve çevrenin korunması olarak ifade edilebilir. 23

24 Tarımsal Master Planın İlimizde hazırlanması; tarımsal planlamanın yöreselleştirilmesi anlamına gelmektedir. Tarımsal ve kırsal kesimi sadece talep eden değil, aynı zamanda planlayan ve yetki kullanan konumuna getirmektedir. İlin kendi yöre halkının kalkınma vizyonlarını, isteklerini, amaçlarını ve stratejilerini, ulusal planlara yansıtmaları için önemli bir fırsat yaratmaktadır. Ayrıca, hazırlanan Master Plan, yoğunlukla gündeme gelen e-tarım, e-devlet projelerinde yerini almak üzere Antalya ilinin tarımsal potansiyeli ve durumu ile ilgili geniş bir veritabanı sağlaması yönüyle önemli bir kaynak teşkil etmektedir MASTER PLANIN ÖZELLİKLERİ İl Tarım Master Planı, tutarlı ve uygulanabilir içeriği olan, teknik anlatımları az ve dolayısıyla farklı gruplar tarafından kolayca okunup anlaşılabilen, il ile ilgili doğru, geçekçi ve anlaşılabilir bilgilere dayanan bir dökümandır. İl Tarım Master Planı, kalkınma amaçlarını ve bu amaçlara ulaşma araçlarını; bunun yanısıra, kalkınma amaçlarına bağlı olarak, projeler, programlar ve politikaları gerçekleştirebilecek planları ortaya koyacak ve bu amaçların elde edilmesi için belirli bir süre rehberlik edecek şekilde hazırlanmıştır. Eldeki imkânların ve kısıtların, bunla birlikte kalkınma potansiyellerinin ve sorunlarının anlaşılması için, İlin biyo-fiziksel ve sosyo-ekonomik koşullarının sistematik analizine yer verilmiştir. Bunun için, master planın hazırlanması, yalnızca teknokratbürokrat uygulaması olarak değil, resmi, özel sektör ve gönüllü kuruluşlar arasında ortak bir öğrenme ve değerlendirmeye dayalı bir uygulama olarak ele alınmıştır. İlde bulunan halkın ortak isteklerini ve geleceğe yönelik vizyonlarını göstermesi amacıyla, çalışmalara muhtelif resmi kurumlar, özel sektör ve yerel tarım üreticilerinin aktif katılımı sağlanmaya çalışılmıştır. Master Plan çalışmamızda takip edilen uygulamalar şu hususları içermektedir: Katılımcıların ve yöre halkının uyumunun sağlanması; Kamu ve özel sektör arasında etkin bir işbirliğinin geliştirilmesi; Diğer sektörlerle kurulacak iletişim sayesinde bir sistemler perspektifinin belirlenmesi; Tarım ve kırsal kalkınmada sürdürülebilirliğe önem verilmesi; Planlamanın ilgili kalkınma faaliyetlerinin bir süreci olarak ele alınması; Yönetim kurallarına bağlı kalınması. gibi hususlara dikkat edilerek, açık ve net, sosyal adaleti ve kanun hakimiyetini gözetir biçimde hazırlanmıştır PLANLAMANIN KAPSAMI Planlamanın kapsamı tarım sektörü ile sınırlı olması nedeniyle, yönetim sorumluluğu Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ndadır. Bununla beraber, İlde hizmetleriyle tarım sektörünü doğrudan veya dolaylı şekilde etkileyen diğer kuruluşlarla işbirliğine önem verilmiştir. Master plan yıllarını kapsayan on yıllık dönem için hazırlanmış olup; kalkınma amaçları, bu amaçlara ulaşmada stratejiler ve bu stratejilerin desteğinde muhtemel program ve projeleri içermektedir. Master Plan hazırlık çalışmalarının başında ildeki kamu kurumları, özel sektör ve 24

25 sivil toplum örgütü temsilcileri ve çiftçi temsilcilerinin katılımı ile Haziran ayının son haftasında il düzeyinde paydaşlar (stakeholder) toplantısı yapılmıştır. Antalya ili biyo-fiziksel ve sosyo-ekonomik koşullar bakımından tekdüze bir yapıya sahip olmayıp, farklılıklar göstermektedir. Bu durum göz önüne alınarak, il beş agroekolojik alt bölgeye ayrılmıştır. Her alt bölgede yer alan ilçelerin, tarım ilçe müdürlerinin katıldığı toplantılarda alt bölgenin problemleri, potansiyelleri, fırsatları ve kısıtları tartışılmış ve ayrıca, ilçe müdürlükleri kendi ilçelerinde faaliyet gösteren tarımla ilgili kurum ve kuruluşlarla birer toplantı yaparak sonuçlarını bir rapor halinde sunmuşlardır. Master Planın ilk beş bölümünün hazırlanmasının ardından ilk yapılan paydaş toplantısına iştirak eden kişilere ilaveten, daha geniş katılımlı İkinci Paydaş Toplantısı yapılmış ve bu toplantıda ekibimizin yaptığı çalışmalarda tespit edilen problem, potansiyel ve bunlara yönelik olarak önerilen muhtemel program ve alt programlar üzerinde mutabakata varılmıştır MASTER PLANIN İÇERİĞİ Master Planın hazırlanmasının tek bir doğru yolu ve hazırlanacak Master Planın tek bir şekli bulunmamaktadır. Master plan, kendi çerçevesi içerisinde, il ile ilgili özellikleri ve irdelenen konuları, ilçeler bazında değil, agro-ekolojik koşulların ve idari yapının şekillendirdiği alt bölgeler bazında ele alan bir dökümandır. Hazırladığımız master plan şu ana hususları içermektedir. Mevcut durum ve ilin ihtiyaçları; (kalkınma politikaları, planlar) İmkânlar ve kısıtlar, plan oluşumundaki analitik süreçler; Planlama dönemi için amaçlar ve kalkınma teklifleri. Bu ana hususlara ilaveten aşağıdaki konular da Master Planın içeriğinde yer almaktadır: İlin kalkınma koşullarının gözden geçirilmesi; Biyo-fiziki ve sosyo ekonomik olarak ilin ana özelliklerinin tanımlanması; Tarımsal üretimin ve pazarlamanın gerçekleştiği koşulların tanımlanması; Alt-bölgeler arasındaki farklılıkların ortaya konması; Zaman içerisindeki trendlerin analiz edilmesi; İlin yenilenebilen ve yenilenemeyen tarımsal ve diğer ana kaynaklarına önem verilerek doğal kaynak envanterinin çıkarılması; Alt-sektörler ve ürün gruplarına göre ilin tarım sektörü performansının gözden geçirilmesi; Tarımsal kalkınmada Antalya iline özgü problemler ve potansiyeller ile imkanlar ve engellerin analiz edilmesi; Tarımsal master plan için kalkınma hedeflerinin ve amaçlarının ortaya konması ve bunların elde edilmesine yönelik alternatif stratejilerin değerlendirilmesi; Her program alanı için hazırlanan uzun ve kısa proje listeleri ile beraber stratejik program alanlarının belirlenmesi; Planın koordinasyonu, izlenmesi ve değerlendirilmesine yönelik düzenlemelerinin ve yöntemlerinin değerlendirilmesi. Master planın bölüm ve konu başlıkları da mümkün olduğu ölçüde yukarıda bahsedilen içeriğe uygun şekilde hazırlanmıştır. 25

26 Antalya ili tarım master planı sekiz bölümden oluşmaktadır. Master Planın hazırlanma nedeni, amacı, kapsamı ve yönetimi birinci bölümde; tarımsal kalkınmanın gerekliliği, tarımsal planlama süreci ve politikalar ise ikinci bölümde sunulmaktadır. Üçüncü bölümde; ilin biyo-fiziksel, sosyo-ekonomik özellikleri, üretim sistemleri, pazarlama sistemleri ve tarım hizmetlerini içine alan il yapısına yer verilmiştir. Dördüncü bölümde; ilin doğal, fiziksel, insan ve kurumsal kaynak boyutunu içine alan tarımsal kaynak envanteri tanımlanmıştır. Beşinci bölümde; tarımın performansı (yerel ekonomiye katkısı, üretim ve verimlilik, bölgesel ve ulusal ekonomi ile bağlantılar) ele alınmıştır. Altıncı bölümde ise; ilin kalkınmasıyla ilgili problemleri, potansiyelleri ve sınırlılıkları incelenmiştir. Yedinci bölümde; kalkınma amaçları ve stratejiler formüle edilmiştir. Sekizinci bölümde; program ve projeler tanımlanmış olup program ve projeleri içeren birleştirilmiş kalkınma önerileri belirlenmiştir. Bunlara ilaveten ayrıntılı analizler ve bulgular (tablolar ve grafikler dahil), planlama verilerine ait dökümanlar (ve diğerleri) ile idari yapıyı bozmadan belirlenmiş agro-ekolojik haritası, ulaşım, fiziki coğrafya (arazi yapıları, nehirler ve göller), toprak ve toprak yapısı, bitki örtüsü ve ürün desenleri konulu haritalar ek olarak yeralmıştır MASTER PLAN HAZIRLAMA PROGRAMI Uygulama Hazırlıkları: Master planın etkin biçimde uygulanabilmesi ve süratle sonuç alınabilmesi için iyi bir planlama ve organizasyon gereklidir. Bu itibarla ilk aşamada İl Müdürlüğümüz Proje ve İstatistik Şubesi bünyesinde yetkin ve konusunda birikim sahibi elemanlarımızın katılımıyla Master Plan Hazırlama Ekibi teşkil edilmiştir. Ekibin teşekkülünü müteakiben Master Plan hazırlık çalışmaları için gerekli faaliyet çizelgesi hazırlanarak Haziran-Aralık 2002 takvimi üzerinden bir yol haritası belirlenmiştir. Zamanlamanın bu şekilde tespit edilmesinin ardından iş bölümü ve planlama yapılmıştır. Birinci Paydaş Toplantısı: Bu toplantıya, Bakanlık İl Müdürü başkanlığında, tüm Şube Müdürleri, Tarım İlçe Müdürleri yanısıra, tarımla doğrudan veya dolaylı etkileşim içinde bulunan İldeki kuruluşların tamamına yakını ile sivil toplum örgütlerinin katılımları sağlanmıştır. Toplantıda, İl Tarım Master Planının tanımı, önemi, içeriği ve hazırlanması hakkında bilgi verilmiş, katılımcıların önerileri ve düşünceleri dinlenerek izlenmesi gereken yol konusunda fikir alışverişinde bulunulmuş, ayrıca ilgili kuruluşlardan bilgi almak için Master Plan Hazırlama Ekibine destek verecek personel belirlenmiştir. Verilerin Toplanması: Paydaş toplantısında destek grupları belirlendikten sonra verilerin toplanma çalışmalarına başlanmıştır. Bu çalışmalarımız sırasında ilgili kurum yetkilileri bizzat ziyaret edilerek kaynak temin edilmiştir. Bunun yanısıra, özellikle resmi kurumların ve paydaşların internet üzerinden sundukları web sitelerindeki kaynaklardan azami derecede istifade edilmiştir. Alt Bölgelerin Tespiti: Verilerin toplanması çalışmalarında, ilk adım olarak özellikle klimatolojik veriler, topografik bilgiler, arazi yapısı ve toprak yapısı ile ilgili veriler incelenerek, idari yapı bölünmeden, Antalya ili için beş agro-ekolojik alt bölge tespit edilmiş ve İlçe Müdürlerinin iştiraki ile yapılan toplantıda Master Plan hazırlama çalışmalarımızda bu bölgelerin esas alınması konusunda mutabakata varılmıştır. Alt bölgelerin belirlenmesinden sonra İlçe Müdürlüklerimizce örnekleme usulüyle belirlenen köylerde incelemeler ve anket çalışmaları yapılmış ve yine İlçe Müdürlüklerimiz bünyesinde, kendi mahallerindeki tarımla ilgili kurum, kuruluş ve çiftçi temsilcilerinin katılımıyla birer toplantı düzenlenmiştir. Bu toplantılar sonucunda İlçe bazında tespit edilen, potansiyeller, kısıtlar, problemler ve çözüm önerileri rapor edilmiştir. Analiz ve Değerlendirme: Tali ve asli verilerin toplanmasını müteakiben verileri analiz ve yorumlama çalışmaları başlatılmıştır. Bu aşamada, yine İl Müdürlüğümüz bünyesinde oluşturulan alt çalışma gruplarınca verilerin derlenmesi, değerlendirilmesi ve taraflarla istişare çalışmalarına hız verilmiştir. 26

27 Tarımın performansıyla ilgili olarak, Meyvecilik, Sebzecilik, Süs bitkileri, Hayvancılık, Su ürünleri ve Tarla bitkileri konularında geçici raporların ve ürün değerlerini gösterir tabloların hazırlanması sonrasında; üretim trendlerinin, gelecek 10 yıllık dönemi kapsayan arz ve talep projeksiyonlarının şekillenebilmesi ve ayrıca amaç ve stratejiler ile hedeflemelerin belirlenebilmesi gayesiyle Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesinden çalışmalarımıza katılan Akademik Danışman Heyeti ile toplantılar ve istişareler yapılmıştır. Geçici Raporların Hazırlanması: Nihai rapor taslağının hazırlanması öncesinde, ekip üyeleri, kendi sahalarında sonuçlandırdıkları çalışmalarını rapor etmişlerdir. İkinci Paydaş Toplantısı: Hazırlanan dökümanlar üzerinden, konular bazında yapılan çalışmalar ve tespitlerle ilgili paydaşlara bir sunum yapılmış, elde edilen veriler dahilinde tespit edilen potansiyeller, engeller, sorunlar ve çözüm önerileri, amaçlar, stratejiler ve hedeflemeler katılımcılara anlatılmış ve görüşleri alınarak hazırlanan Master Planın içeriği üzerinde ilgili kişi ve kuruluşlar ile mutabakata varılmıştır. Nihai Raporun Hazırlanması: Pilot il olan Sivas ve İzmir Master Planları örnek alınarak Antalya ili Tarım Master Planının hazırlama çalışmalarının dokümantasyonu sonuçlandırılmıştır. Antalya ili Tarım Master Planının hazırlanması çalışmalarına 2001 yılı bitiminde başlandığı için genellikle elde bulunan veya diğer kurumlardan edinilen 2001 yıl sonu verileri kullanılmış, ancak tüm üretim alanlarıyla ilgili verilerin bir arada değerlendirildiği kısımlarda entegrasyon ve üniformitenin sağlanabilmesi için çoğunlukla 2000 yıl sonu verileri esas alınmıştır. Güncel verilerin her zaman ilk tercih olmasının gözardı edilemez bir husus teşkil etmesi ile birlikte, master planın, güncel bir rapor olma niteliği taşımaktan çok, planlamanın yapılabilmesi için ilin kalkınma koşullarını ve ilin potansiyelleri yanısıra kısıtları ile mevcut profilini ortaya koyması bakımından bir gösterge teşkil etmesi hususları gözetildiğinde, uyguladığımız bu yöntem bir sorun teşkil etmemiştir. 27

28

29 BÖLÜM 2. PLANLI KALKINMA VE TARIM Tarımda kalkınmanın gerekliliğinin yanısıra, tarımsal kalkınma planları ve politikaları ile yürütülen çalışmalar aşağıda sıralanmıştır TARIMSAL KALKINMANIN GEREKLİLİKLERİ Tarımsal kalkınmanın gerekliliği, genel anlamda, ülkemizde ve Antalya ilinde olmak üzere 3 ana başlık altında incelenmektedir Tarımsal Kalkınmanın Gerekliliği Tarımdaki yoğunlaşmaya karşılık, günümüzde dünyanın hemen her yöresinde açlık ve beslenme bozukluğu sorunu devam etmektedir. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü nün (FAO) 10 Haziran 2002 tarihli açıklamasına göre, dünyada, halen 300 milyonu çocuk olmak üzere açlık sorunu yaşayan 800 milyon insan vardır ve her gün 24 bin kişi açlıktan ölmektedir. Bu sayı her saat başında 1000 insanın açlık sebebiyle yaşamını yitirmesi demektir. Dolayısıyla, dünya nüfusunun sekizde biri halen ciddi açlık tehlikesiyle karşı karşıya bulunmaktadır. Bu nedenle gıda sektörü 21. yüzyılın stratejik sektörü durumundadır. Tarım ürünlerinin, temel ihtiyaç maddeleri oluşu, bu ürünlerin stratejik önemlerini sürdürmelerini sağlar. Bu itibarla, tarım sektörü, ekonomik, sosyal, politik ve teknik yönleriyle diğer sektörlerden farklı özellikleri olan ve vazgeçilmez öneme sahip bir sektördür. Dünya nüfusunun artışına paralel olarak artan gıda ve tekstil ihtiyacının karşılanabilmesi ve bununla birlikte yaşam standartlarının iyileştirilebilmesi, tamamen üretim yeterliliğine ve bu da tarımsal kalkınmada başarıya bağlıdır. Gerek bol ürün elde etmek ve gerekse gelişmiş toplumlarda hedeflenen kalite ve ürün standartlarına ulaşabilmek, tarımsal kalkınmanın sağlanmasıyla mümkündür. Tarımsal kalkınma en basit anlamda üretim yetersizliğinin giderilmesi olarak algılanabileceği gibi, gelişmişlik sürecine bağlı olarak verimin ve ürün kalitesinin iyileştirilmesi, ürün dağıtımı ve güvencesinin temini, doğal kaynakların muhafazası gibi konuları da içerir. İnsan ihtiyaçları karşılanırken, temel doğal kaynaklar olan toprak, su ve havanın ekolojisinin bozulmadan korunmasının temini de yine tarımsal kalkınma düzeyinde mümkün olabilir Türkiye İçin Tarımsal Kalkınmanın Gerekliliği Bir ülkenin kalkınmasını tamamlayabilmesinin ve toplumun yaşam standardını yükseltebilmesinin temel koşulu, öncelikle kendi doğal kaynaklarını etkin biçimde değerlendirebilmeyi başarabilmesidir. Bu doğal kaynaklar, kimi coğrafya için petrol veya diğer yeraltı zenginlikleri olabildiği gibi, kimisi için yerüstü zenginlikleri, ormanları, su kaynakları veya turizm merkezleri, doğası, kimi için ise kalabalık nüfusu ve işgücü gibi insan kaynakları olabilir. Önemli olan, isabetli bir stratejinin yanısıra, tutarlı bir organizasyon ve planlama ile doğru hedeflemeler yaparak bu kaynakları etkin olarak ve muhafazasını sağlayarak rantabl yöntemlerle değerlendirebilmeyi başarabilmektir. Zengin toprak ve su kaynakları ile değişik ekolojik özelliklere sahip olan Ülkemizin tarımsal potansiyeli oldukça yüksektir. Bunun bir göstergesi olarak, Türkiye, dünya tarımında kültüre alınmış birçok bitkinin gen merkezi, birçok tarımsal ürünün de dünyada önde gelen üreticisi konumundadır. Ancak bugün itibariyle tarımsal geliri aynı paralelliği göstermemektedir. Ekonomimizin sanayi toplumlarıyla yarışacak düzeyde olmaması, mevcut 29

30 durumda doğal kaynaklarımızı en iyi şeklide değerlendirebilmemizi daha fazla gerekli kılmaktadır. Diğer taraftan, nüfusumuzun kalkınmış ülkelerle karşılaştırıldığında tarımsal alanlarda yoğun olmasının, o ülkelere nispetle tarımsal kaynaklarımızın zenginliğinin doğal sonucu olduğu hususu da göz ardı edilmemelidir. Zira, kalkınmış bir toplum olabilmek için, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçişi hızlandırmak ile ülkenin tarımsal kaynaklarına duyarsız kalmak ve hatta yanlış stratejilerle bu kaynakları kaybetmek arasındaki eşiğin doğru tespit edilebilmesi son derece önemlidir. Türkiye de tarım sektörü 1999 yılı itibariyle GSYİH içindeki payı %15 olmasına karşılık, tarımsal sivil istihdam içindeki payı %45,1 dir. Görülmektedir ki nüfusun önemli kısmı halen geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır. Bununla birlikte, tarım sektöründe istihdam edilenlerin gelirleri diğer sektörlere göre daha düşüktür. Bunun sonucu ortaya çıkan kır-kent farklılığı, köyden kente yoğun göçe sebep olmuştur. Göç ile başlayan sosyal sorunların çözümlenebilmesi de ancak tarımsal kalkınma ile mümkündür. Türkiye nin 1963 yılında Avrupa Topluluğu na üyelik başvurusuyla birlikte, günümüze kadar hızlı sanayileşmeye dayalı büyüme ve gelişme stratejileri uygulamaya konulmuştur. Bu stratejilerde tarım iki önemli rol üstlenmiştir: Sanayileşmeye destek olacak hammadde yaratma ve gıda üretimi. Ancak geride kalan 40 yıla rağmen, Türkiye, tarımsal kalkınmasında önemli sayılabilecek bir gelişme sağlayabilmiş değildir. Türkiye nin tarımsal nüfusu, toplam nüfusu 6 misli fazla olan Avrupa Birliği nin tarımsal nüfusundan daha fazladır. 370 milyon nüfuslu birliğin 15,6 milyonu, yani %5 inden daha az bir kesimi tarımda istihdam edilirken, Türkiye de 68 milyon nüfusun %35 i tarım sektöründe istihdam edilmektedir. Bu itibarla, üyelik aşamasında diğer sektörlerdeki gelişim kadar tarım sektöründe de kalkınmanın gerçekleşebilmesi gözardı edilemez bir faktördür. Tarım, potansiyel olarak ulusal büyüme ve gelişmeye dört tip katkıda bulunabilir: ürün katkısı, pazar katkısı, kaynak katkısı ve döviz katkısı. Tarım sektörü, üretimindeki girdi kullanımına bağlı olarak yan sanayi sektörlerine de hareketlilik kazandıracaktır. Gelişen iletişim imkanlarının hızlandırdığı dünya pazarında söz sahibi olabilmek ve bu pazarda dünya standardında ürünlerle pay alabilmek; modern tekniklerin paralelinde üretim tekniklerinin geliştirilebilmesi ve yan sektörler ile yeni istihdam alanlarına imkan açılması; kırsal yaşam şartlarında iyileşmenin sağlanması; nüfus artışı ve kentlere göç gibi sosyolojik oluşumların düzenlenebilmesi ve de sonuçta entegre bir kalkınmanın temini için tarımsal kalkınma Ülkemiz için vazgeçilmez bir amaçtır Antalya İlinde Tarımsal Kalkınmanın Gerekliliği Kıyı bandında Turizm sektörünün baskısını yaşamakta olan İlin sosyo-ekonomik yapısı incelendiğinde, yoğun göç alması nedeniyle tarımsal ürünlere talebin her geçen gün artmakta olduğu görülmektedir. Bu talep artışının getirdiği zorunluluğun yanısıra, ekolojik koşullarının uygunluğu, üretim ve verim potansiyeli ile gıda talebinin zenginliği gibi hususlar dikkate alındığında, ildeki kaynakların tutarlı ve rantabl bir şekilde değerlendirilebilmesi halinde, Antalya ili kalkınmasında tarımın yerinin önde geldiği görülecektir. Antalya nın toplam tarım alanı varlığı Hollanda nın toplam tarım alanının 1/5 i kadardır. Ancak, Hollanda nın tarım ürünleri ihracatının 47,2 milyar Dolar olduğu dikkate alındığında, doğal koşulları tarımsal üretim için daha uygun olan Antalya ilinin tarımsal ihracat potansiyeli ve Antalya nın tarımsal üretim bakımından bir ihracat üssü olmasının gerekliliği ortaya çıkmaktadır. İlde üretilen kaliteli tarım ürünlerinin ANTALYA markasıyla sunulacak şekilde yapılandırılması için ihtiyaç duyulan çalışmaların yerine getirilmesi ve bu yönde politikalar üretilmesi gereklidir. Bu girişim, turizm sektörüyle tanınan Antalya nın tarımsal potansiyelinin kullanılmasına ve en az turizm kadar il ve ülke ekonomisine sosyal ve ekonomik katkıda bulunmasına ortam hazırlayacaktır. Dolayısıyla 30

31 Antalya nın tarımsal potansiyelini olumsuz etkileyecek girişimlerin önüne geçmek (turizm, konut vb. yapılaşma, işletme yapısı düzenlemeleri vb.) ve bir devlet politikası şeklinde tarım potansiyelinin bir an önce değerlendirilmesi üzerinde çalışılmalıdır. Antalya nın agro-ekolojik koşulları, tropik ve sub-tropik iklim yapısı, ürün arzında zenginlik ve çeşitlilik sağlamaktadır. Antalya hal kompleksinde dört mevsim boyunca 182 çeşit tarımsal ürün işlem görmektedir. İlin alt bölgeleri düzeyinde, ürünler bazında hazırlanmış olan Tarım Master Planı sayesinde en uygun ve karlı ürünlerin üretiminde ürün desenlemesine gidilerek sektörde karlılığın artırılması sağlanacaktır. Her yerde her ürünü üretmek yerine her bir bölgede belirli ve desteklenebilir ürün desenlerinin yerleştirilmesi, yetiştirici organizasyonlarının daha kolay kurulmasına yardımcı olacaktır. Girdi temininden, pazarlamaya kadar ürünler bazında oluşturulacak organizasyonlar, kırsal kesimde yaşayan insanların yerinde ikametini ve kalkınmalarını sağlayacaktır TARIMSAL PLANLAMA SÜRECİ 1963 yılında planlı dönemin başlamasıyla birlikte, ulusal düzeydeki tarımsal planlama, Beş Yıllık Kalkınma Planları içinde yer almaya başlamıştır. Böylece tarımsal planlamada merkezi planlamanın yönlendirmesi artmıştır. Bununla birlikte, VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı nda ulusal düzeyin altındaki düzeylerde yerinden planlamaya yönelik bir strateji değişikliğinin işaretleri görülmektedir. Bu değişiklik, il özel idarelerinin etkin hale getirilmesi ve yerel kurumların güçlendirilmesini içine alan kapsamlı yapısal reform için genel bir altyapı oluşturmaktadır. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planı nda ise İl planlama ve koordinasyon birimleri güçlendirilecektir ve Tarım sektörü ile ilgili her türlü konuda, her aşamada ve düzeyde katılımcı proje planlaması ve yönetim esas alınacaktır ibarelerine yer verilmiştir Tarımın Türkiye Ekonomisindeki Yeri Tarım, Türkiye ekonomide her zaman önemli bir sektör olmuştur. Tarım, sektör olarak 2000 yılı itibarı ile GSYİH nın %14,3 ünü oluştururken, nüfusun %37,6 sı kırsal alanda yaşamakta olup, çalışan nüfusun %45 i tarımda istihdam edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfusun oranı, bu ülkelerin tarımsal kaynaklarının kısıtlılığına da bağlı olarak %5, tarımın GSYİH içerisindeki payı ise %2-4 tür. Ülkemizin fındık, kuru incir, çekirdeksiz kuru üzüm, kuru kayısı, tütün, zeytinyağı, turunçgil gibi tarımsal ürünlerde dünya pazarında önemli bir yeri vardır. Son yıllarda tarım ürünlerinin dış ticareti, giderek işlenmiş ürünlere doğru kaymaktadır. Örneğin, 1960 lı yıllarda tarımın toplam ihracat içindeki payı %80 lerde iken sanayileşme ile işlenmiş tarım ürünleri ticareti önem kazanmaya başlamış, bu oran giderek düşmüştür. Bugün için tarımın toplam ihracatımızdaki payı %11 e kadar düşerek azalmış ve tarım ürünlerinin ithalat oranı artmıştır. Son yıllarda tarım ürünleri ithalatının toplam ithalat içindeki payı %6 ya kadar çıkmıştır. Türkiye bazı tarım ürünlerinde, özellikle yağlı tohumlar, yem bitkileri, pirinç, buğdayda ithalatçı ülke durumuna düşmüş, son yıllarda özellikle yağlı tohumlar ithalatı, parasal değer bakımından akaryakıt ithalatından sonra 2. sırada yer almaya başlamıştır. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planının uzun dönem stratejilerinde, tarımsal nüfusun %10 a düşürülmesi fakat göreceli olarak da tarımsal gelirin artırılması hedeflenmiştir. Tarımın GSYİH içerisindeki payı 1960 lı yıllarda %38 iken, bu pay gittikçe düşerek 2000 yılında %14.3 olarak gerçekleşmiştir. Tarım sektöründeki büyüme hızı ise yıllar itibariyle dalgalanmalar göstermektedir. 31

32 Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planında Tarım Tarım konusu, VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planında mevcut durumu, amaç ilke ve politikaları, hukuki ve kurumsal düzenlemeleri ile yer almıştır Mevcut Durum Geçmişte uygulanan destekleme politikaları ile üretici gelirlerinde istikrar sağlanamamış, dünya fiyatları üzerindeki destekleme alım fiyatları bazı ürünlerin ekim alanlarının aşırı genişlemesine, üretim fazlası oluşmasına ve devletin fazla alım yaparak yüksek stok maliyetine katlanmasına sebep olmuştur. Bu olumsuzlukları kısmen gidermek üzere, yeni bir tarımsal destekleme aracı olarak; 2000 yılında Çiftçilere Yönelik Doğrudan Gelir Desteği uygulaması yönünde pilot proje uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bu proje 2001 yılından başlamak üzere 5 yıllık süre ile ülke genelinde uygulanmaya başlanmıştır. Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşmasının ilgili hükümleri çerçevesinde Ülkemiz yükümlülüklerini yerine getirmeye devam etmektedir. VII. Kalkınma Planı döneminde, 4342 sayılı Mera Kanunu çıkarılmıştır. Tarımda Yeniden Yapılandırma ve Destekleme Kurulu oluşturulmuştur sayılı Kanun ile Ürün Borsalarında vadeli işlemler yapılabilmesi imkanı sağlanmıştır. Ayrıca, 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname (KHK) çıkarılmış, 4367 sayılı Kanunla söz konusu KHK nin bazı maddeleri değiştirilmiş ve ilgili mevzuatta düzenlemeler yapılmıştır sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birlikleri Hakkında Kanun 1 Haziran 2000 tarihinde TBMM Genel Kurulunda kabul edilmiştir. Ancak, VII. Beş Yıllık Kalkınma Planı döneminde, Tarımsal Politikalar ile ilgili Yapısal Değişim Projesi çerçevesinde öngörülen Tütün Tarımının Yeniden Düzenlenmesi, Ürün Sigortası, Türkiye Ziraat Odaları Birliği, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının Yeniden Organizasyonu Kanunları çıkarılamamıştır Amaçlar, İlkeler ve Politikalar Türkiye, kendi tarım politikası ihtiyaçları, dünya tarımındaki gelişmeler ve Türk tarımının Ortak Tarım Politikasına uyumu zorunluluğunu göz önünde bulundurarak VIII. Beş Yıllık kalınma Planında aşağıdaki amaç, ilke ve politikaları belirlemiştir: Kaynakların etkin kullanımı ilkesi çerçevesinde ekonomik, sosyal, çevresel ve uluslararası gelişmeler boyutunu bütün olarak ele alan örgütlü, rekabet gücü yüksek, sürdürülebilir bir tarım sektörünün oluşturulması temel amaçtır. Gıda güvenliği ilkesi çerçevesinde artan nüfusun dengeli ve yeterli beslenmesi esas alınacaktır. Piyasa fiyat oluşumu üzerinde olumsuz etkileri olan ürün fiyatlarına devlet müdahaleleri yerine, üretimin piyasa koşullarında talebe uygun olarak yönlendirilmesini sağlayacak politika araçları devreye sokularak, üretici gelirlerinin artırılması ve istikrarlı bir yapıya kavuşturulması esas alınacaktır. Üretim maliyetlerini azaltıcı ve teknolojik gelişimi hızlandırıcı tedbirler uygulamaya konulacaktır. Tarım Politikalarının Esasları, DTÖ Tarım Anlaşmasının öngördüğü yükümlülükler ile AB'ne tam üyelik sürecine girerken AB Ortak Tarım Politikasında ve uluslararası ticaretteki gelişmeler çerçevesinde belirlenecektir. İnsan kaynakları başta olmak üzere, üretim faktörlerinin daha etkin kullanılması, verimliliğin artırılması, tarımla ilgili kuruluşlarda kurumsal kapasitenin güçlendirilmesi, kurumsal hizmet akışında gözlenen sorunların giderilmesi, sektör içi kaynak dağılımında etkinlik ve rasyonel kullanımın sağlanması, üretici örgütlerinin güçlendirilmesi, tarımsal işletmelerin rekabet 32

33 güçlerinin artırılması ve pazarlama ağlarının geliştirilmesine ağırlık verilecektir. Çiftçi Kayıt Sistemi, Tapu-Kadastro Sistemi, Coğrafi Bilgi Sistemi ve Çiftlik Muhasebe Veri Ağının geliştirilmesi sağlanacaktır. Tarımsal veri tabanını kullanan Tarım Bilgi Sistemi kurulacaktır. Üretici ve üretim düzeyini risklere karşı korumak amacıyla risk yönetimi araçları geliştirilecektir. Bu çerçevede; tarım ürünlerine yönelik sigorta sistemi, vadeli işlemler borsası, sözleşmeli tarım ve stok yönetimi araçlarının geliştirilmesi, yaygınlaştırılması ve etkin şekilde uygulamaya konulması sağlanacaktır. Tarımsal gelişmede bölgesel nitelikli programların önemi nedeniyle Tarımda Sorunlu ve Öncelikli Üretim Alanlarının Tespit Çalışmaları çerçevesinde bölgesel özel programlar geliştirilecektir. Tarım sektörü ile ilgili her türlü konuda, her aşamada ve düzeyde katılımcı proje planlaması ve yönetimi esas alınacaktır. Üreticilerin katılımını ve sorumluluğunu esas alan ve doğrudan üreticilere finansman sağlayan kırsal kalkınma projelerine ilişkin çalışmalar sürdürülecektir. Bu çerçevede, gerçekleştirilmekte olan ve kırsal kesimdeki gelir seviyesini artırmayı amaçlayan Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi halen 11 ilde uygulanmaktadır. Kırsal alanda tarım-dışı sektörlere destek verilmesi ve kırsal sanayinin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Tarımdan çekilecek nüfusa yeni istihdam imkanları yaratacak projeler geliştirilecektir. Tarımsal araştırma kurumları etkili bir yapıya kavuşturulacak, çeşitli kurum, kuruluş ve üniversiteler tarafından yapılan araştırma faaliyetlerinde koordinasyon sağlanacaktır. Tarımsal araştırma önceliklerinin belirlenmesinde üretici talepleri dikkate alınacak ve uygulamaya yönelik araştırma projelerinin geliştirilmesi ve uygulanmasında üreticilerin katılımı ve katkısı esas alınacaktır. Tarım-sanayi entegrasyonunun geliştirilmesi, tarımsal ürünleri işleme sanayiinin rekabet edebilirliğini artırıcı nitelikte uygun ve kaliteli hammaddenin temini ile tarımsal sanayiye dönük sözleşmeli üretimin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin kooperatifçilik ilkeleri doğrultusunda özerkleştirilmesi sağlanırken, söz konusu kurumların yeniden yapılandırılması durumunda sürdürülebilirliği sağlayıcı gerekli önlem ve politikalar uygulamaya konulacaktır. Kamu tarafından yapılmakta olan bir kısım görevler üretici organizasyonlarına devredilecektir. Doğal kaynak kullanımında havza bazında katılımcı proje planlaması ve yönetimi benimsenecektir. Doğal kaynakların sürdürülebilir biçimde kullanılması, gen kaynakların korunması ve saklanması sisteminin kurulması sağlanacaktır. Tarımsal politikalar doğrultusunda dengeli ve çevreyle uyumlu tarımsal kalkınmanın sağlanmasına yönelik olarak tarımsal altyapı yatırımlarının her aşamasında yatırımdan faydalananların her türlü katılımı sağlanacak, mevcut altyapının etkin kullanımı ve yeni yatırımların gerçekleştirilmesinde kaynakların rasyonel kullanımı temin edilecektir. Detaylı toprak etütlerinin ve toprak haritalarının yapılması ile toprakların kullanım ve korunmasına ilişkin bir Kanunun çıkarılması, kadastro 33

34 çalışmalarının tamamlanması ve toprak veri tabanının oluşturulması sağlanarak Arazi Kullanım Planı hazırlanacaktır. Bölünemeyecek en küçük parsel anlamında optimum işletme büyüklükleri bölgelere göre tespit edilecek, belirlenecek ekonomik işletme büyüklüklerine bağlı özendirici tedbirler geliştirilecektir. Hayvansal ürünler üretimi geliştirilecek, toplumun hayvansal protein bakımından dengeli ve yeterli beslenebilmesini sağlamak amacıyla hayvan ıslahı, hayvan hastalık ve zararlılarıyla mücadele ile kaliteli kesif yem ve yem bitkileri üretiminin artırılmasına, meraların ıslahına ve yayım hizmetlerine ağırlık verilecektir. Su ürünlerinde sürdürülebilir üretimin artırılması amacıyla; doğal kaynakların rasyonel kullanımı sağlanacak, yetiştiricilik ve açık deniz balıkçılığı geliştirilecek, araştırma ve geliştirme faaliyetlerine önem verilecek ve kamuda etkin kurumsal bir yapının oluşturulması için gerekli düzenlemeler yapılacaktır. Ormanlar, toplumun ormancılık sektörü ürün ve hizmetlerine olan gereksinimlerini, sürdürülebilir ormancılık, biyolojik çeşitlilik ile yaban hayatını koruma ve çok yönlü yararlanma ilkeleri doğrultusunda ekonomik, sosyal, çevresel ve ergonomik kriterler çerçevesinde yönetilecek, işletilecek ve korunacaktır. Türkiye de ormansızlaşma, çölleşme, toprak erozyonu, sel, heyelan ve çığ gibi afetleri önlemek amacıyla; ağaçlandırma, erozyon kontrolü, mera ıslahı ve sosyal ormancılık faaliyetleri geliştirilecek, gerçek ve tüzel kişilerin orman yetiştirme etkinlikleri desteklenecektir Hukuki ve Kurumsal Düzenlemeler Tarım sektörü ile ilgili konuları bir bütünlük içinde ele alan Çerçeve Tarım Kanunu çıkarılacaktır. Ziraat Odalarının etkin olarak faaliyetlerini sürdürmeleri ve geliştirilmeleri yönünde düzenlemeler yapılacaktır. Kamudan bağımsız bir yapıda üreticilere üretimden pazarlamaya kadar olan safhalarda hizmet vermek üzere kar amacı gütmeyen organizasyonlar oluşturmaya yönelik Üretici Birliklerine ilişkin bir kanun tasarısı hazırlanmış olup, Başbakanlığa sunulmuştur. Örgütlü çiftçi kesiminin desteklenmesi ve bu yönde teşvik önlemlerinin uygulamaya geçirilmesi sağlanacaktır. Söz konusu örgütlerde denetimin özerkleştirilmesi yönünde düzenlemeler yapılacaktır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile tarımsal nitelikli Kamu İktisadi Teşebbüsleri yeniden yapılandırılacaktır. Tarımsal Ürün Sigortaları Kanununun ve buna ilişkin eylem planının hazırlanmasına ilişkin çalışmalar tamamlanacaktır TARIM POLİTİKALARI VE UYGULAMALAR Uygulanan Tarım Politikaları ve Tarıma Olan Etkileri Tarım, tarihin ilk çağlarından itibaren insan topluluklarının yaşamlarını sürdürebilmeleri için zorunlu bir faaliyet olmuştur. Günümüzde tarımsal ürünlerin üretiminde kendi ihtiyacını karşılayamayan ülkeler yoksul ve geri kalmış ülkeler olup, artan dünya nüfusunun dengeli ve yeterli beslenmesi için tarım büyük önem taşımaktadır. Tarımsal faaliyet, insanların besin ihtiyacını karşıladığı gibi ekonomide yarattığı istihdam, milli gelire olan katkısı ve diğer sektörlerin hammadde ihtiyacını karşılaması ve 34

35 onlardan da girdi talebinde bulunması nedeniyle de ülke ekonomisi içinde büyük bir öneme sahiptir. Ekim 1996 tarihinde FAO tarafından Roma da yapılan ülkelerin devlet başkanlarının katıldığı Dünya Gıda Zirvesi sonucunda gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkelerde beslenme konusunun önemli olduğu dünyanın bazı bölgelerinde ise açlık probleminin ciddi boyutlara ulaştığı, ilk kez bu düzeyde tespit edilmiştir. Zirvenin ardından tüm dünya ülkelerini kapsayan dünyadaki açlığın azaltılması yönünde bir eylem planı yapılması kararlaştırılmıştır. Türkiye nüfusu kronik açlık tehlikesi ile karşı karşıya olmayan dünyanın az sayıdaki, şanslı ülkelerinden biri olmasına rağmen, ülkemizde tarımsal üretimde verimliliğin yükseltilmesi, kalitede standardizasyonun ve ürün çeşitliliğinin artırılması, üretim planlaması yapılması, ıslah çalışmalarının yeterli seviyeye ulaştırılması konularında karşılaşılan problemlerin çözülmesi büyük önem taşımaktadır. Sürdürülebilir tarım, çevre ve tarımsal faaliyet ilişkisi özellikle çevrenin korunması açısından önemli olmaktadır. Tarımsal girdi kullanımındaki fazlalık, sanayi ve evsel atıklar ve kontrol altına alınamayan doğal olaylar (erozyon, sel, aşırı sulama nedeniyle tuzluluk) neticesinde tarım alanlarının giderek azalması, çevre ve dünyadaki ekolojik dengelerin korunmasını güçleştirmektedir. Tarım alanlarının tarım dışı amaçlarla kullanımı dünyadaki ekolojik dengeyi tehdit etmektedir Dünyadaki Tarım Politikaları Yukarıda belirtilen önemi dolayısıyla, tarım sektörü; gelişmiş ve gelişmekte olan tüm ülkeler tarafından desteklenmektedir. Özellikle gelişmiş ülkeler tarafından (AB, ABD gibi) tarım sektörünün uzun yıllar sürekli olarak desteklenmesi, pek çok tarım ürününde üretim fazlası stoklarının oluşmasına neden olmuş, bu durum ekonomiye yük getirmeye başlamıştır. Gelişmiş ülkelerde tarımda istihdam edilen nüfus oranı düşüktür ve tarımsal işletmelerin arazi yapısı parçalı olmayıp, alanları büyüktür. Ayrıca, üreticiler güçlü bir şekilde örgütlenmişlerdir ve tarım sanayi entegrasyonu gerçekleşmiştir. Gelişmekte olan ülkeler için ise, tarımda istenilen verimlik artışı sağlanamamış, girdi ve mekanizasyon uygulamaları istenilen seviyeye ulaşamamıştır. Tarımda istihdam edilen nüfus fazla ve örgütsüz olup, tarım işletmeleri küçük ve parçalı yapıdadır. Tarım sanayi entegrasyonu gerçekleşmemiştir. Dünyada uygulanan tarım politikalarını 3 grup altında incelemek mümkündür Aşırı Müdahaleci Tarım Politikaları Uygulayan Ülkeler Bu politikanın uygulanmasına örnek olarak AB, EFTA (İsviçre, Norveç, İzlanda, Liechtenstein), Japonya gibi ülkeler verilebilir. AB nde uygulanan Ortak Tarım Politikası, aşırı müdahaleci bir tarım politikasıdır. Bu politikanın uygulanışı ülkeden ülkeye değişmekle beraber genel özellikleri şunlardır: Yüksek gümrük vergileriyle dışarıdan düşük fiyata tarım ürünü girişi engellenir; Üretimin talebi aşması durumunda üretici fiyatlarının düşmesini önlemek amacıyla müdahale kuruluşları devreye girerek piyasadan alım yaparlar; İhracat sübvansiyonlarla desteklenir; Ayrıca bazı ürünlerde doğrudan gelir desteği verilerek telafi edici ödemelerle üretici sürekli desteklenir ve korunur. AB nde bütçenin 1985 yılına kadar %70 i tarıma ayrılmaktaydı. Dünya Ticaret Örgütü yaptırımları ile bu oran 1998 yılında %55 e (yaklaşık 45.5 milyar ECU) düşmüştür. Ancak AB bütçesinin büyüklüğü düşünüldüğünde bu rakam gene de oldukça yüksektir. 35

36 Bugün AB, tarım sektörünün bütçeye yapmış olduğu yükü azaltmak ve DTÖ taahhütlerine uymak amacıyla, Ajanda 2000 ile birlikte tarım sektöründe reforma gitmiştir. Ajanda 2000 doğrultusunda AB de 2006 yılına kadar tarımda uygulanan desteklerde azalma söz konusu olup, desteklemenin tahıllar, sığır eti ve dan itibaren süt için doğrudan ödemeler şeklinde olması öngörülmüştür. Hububat gibi bazı ürünlerde müdahale fiyatları düşerken, telafi edici ödemeler artırılmıştır. Proteinli bitkiler ve yağlı tohumlarda ise telafi edici ödemeler azaltılmıştır. Zorunlu olarak uygulanan set-aside programı için yapılan ödemelerde ise azaltmaya gidilmiştir. Ayrıca, süt gibi bazı ürünlerde kota uygulamasına başlanılmıştır Müdahaleci Tarım Politikaları Uygulayan Ülkeler ABD, Kanada gibi ülkelerde uygulanmaktadır. Bu ülkelerden ABD, her beş yılda bir yürürlüğe konulan Tarım Kanunları ile tarım politikalarını yönlendirilmekte olup, telafi edici ödemeler ve müdahale fiyatlarıyla tarımsal ürünleri desteklemektedir. Türkiye de bu grup ülkeler içinde değerlendirilebilir Asgari Müdahaleci Tarım Politikaları Uygulayan Ülkeler Cairns grubunu oluşturan 17 tarımsal ürün ihraç eden ülkede (Arjantin, Avustralya, Bolivya, Brezilya, Kanada, şili, Kolombiya, Kosta Rika, Guatemala, Endonezya, Malezya, Yeni Zelanda, Paraguay, Filipinler, Güney Afrika, Tayland ve Uruguay) uygulanmaktadır. Bu ülkeler arasında Avustralya örnek olarak alınacak olursa, bütçeden tarıma kaynak transferi olmayıp, tarımsal üretimi geliştirmek amacıyla yapılan araştırmalar desteklenmektedir. Üreticilerin doğrudan desteği özel durumlarda söz konusu olmaktadır Uluslararası Tarım Politikasının Ulusal Tarım Politikamıza Etkileri Türkiye de 1990 lı yılların ikinci yarısında başlatılan tarım politikalarının yeniden şekillendirilmesine ilişkin yoğun arayışta, uluslararası kuralların yönlendirmesinin etkisi büyüktür. Son yıllarda ülkemiz tarım politikaları, Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Tarım Anlaşması, AB ile imzalanan 1/95 sayılı Ortaklık Konsey Kararı ile kabul edilen Gümrük Birliği Anlaşması ve IMF ile imzalanan Stand-by Anlaşması sonucunda yeniden gözden geçirilerek tarım sektöründeki devlet müdahalelerinin azaltılması ve destekleme sisteminde buna yönelik değişiklikler yapılması gündeme gelmiştir. Bu çerçevede ülkemizin üstlendiği yükümlülükler şu başlıklar altında sıralanabilir: Dünya Ticaret Örgütü Tarım Anlaşması İle İlgili Yükümlülükler Dünya tarım ürünleri ticaretinin serbestleşmesini hedefleyen DTÖ Tarım Anlaşması, üzerinde yoğunlaştığı alanlar açısından üçlü bir yapıya sahiptir: Tarifelendirme ve Tarife İndirimi (Pazara Giriş) Tarifelendirme gereği Türkiye, tarife dışı engellerin tamamını tarifeli hale getirmiştir. Hayvansal ürünleri de kapsayan koruma oranları en üst düzeye çekilmiştir. Genelde damızlık hayvan, yumurta ve diğerleri için işlenmiş ürünlere göre daha düşük oranlı tarifeler öngörülmüştür. Tarife indirimi yapılması, hayvancılık için önemli bir sorun oluşturmamıştır. Hayvansal ürünler için dışalım gereksinimi nedeniyle taahhüt edilenden daha aşağı gümrük tarifeleri uygulanmaktadır. İç tüketimin %4 ü kadar dışalım yapılmasının zorunlu kılınması Türkiye için bir problem yaratmamıştır. Türkiye, ekonomik liberalizasyon süreci içerisinde birçok üründe koruma yöntemi olarak gümrük vergilerini kullandığı için, tarifelendirme konusunda fazla sorun yaşamamıştır. Anlaşma çerçevesinde Türkiye nin, 2004 yılına kadar gümrük tarifelerinde ortalama %24, her bir üründe ise %10 oranında indirim gerçekleştirmesi gerekmektedir. 36

37 İhracat Sübvansiyonları Türkiye, yılları arasında verilen sübvansiyonları tavan olarak bildirmiş, gelecekte ihracat sübvansiyonu verilmesi gerekir ise, on yıl içinde eşit taksitler halinde kaynak tahsisinde %24, sübvansiyonlu mal miktarlarında %16 indirim yapacağını taahhüt etmiştir. Son yıllarda bu kapsamda tarım ürünleri ihracatının da desteklenmesi azaltılmıştır. Bu nedenle, Türkiye nin tarım ürünleri ihracatına uygulanan sübvansiyonlarla ilgili yükümlülükleri, bu alanda ciddi politika değişikliğinin ortaya çıkmasına neden olmayacaktır İç Destekler Ülkelerin ulusal tarım politikaları çerçevesinde sağladıkları iç destekler de dünya ticaretini dolaylı yoldan olumsuz etkilemektedir. Bu çerçevede, iç destekler ticaret üzerinde yarattıkları olumsuz etkiye göre kırmızı kutu, mavi kutu ve yeşil kutu uygulamaları olmak üzere üç kategoriye ayrılmıştır. Kategorilerin belirlenmesinde ilgili sübvansiyonun üretimi hangi ölçüde teşvik ettiği esas alınmıştır yılları arasında destekler, yılları baz alınarak, değer olarak %24, miktar olarak ise %14 oranında azaltılacaktır. Ancak yeşil kutu kriterleri olarak belirtilen araştırma, yayım, kontrol, alt yapı, pazarlama sistemlerinin iyileştirilmesi, gıda güvenliği stokları, ürün sigortaları, doğal afet yardımları, yurtiçi gıda yardımları, gelir desteği, yapısal uyum, çevre programları, üretimden bağımsız gelir desteği uygulamaları alanlarında indirim taahhüdünde bulunulmayacaktır. İç desteklerin indirimi konusundaki diğer bir istisna da de minimis uygulamasıdır. Türkiye gelişmekte olan ülkeler için uygulanan asgari destek (de minimis) kuralı uyarınca, destekleme düzeyi, üretim değerinin %10 unun altında olduğundan, iç desteklerle ilgili herhangi bir taahhütte bulunmamıştır. Bu çerçevede, DTÖ nezdinde 2004 yılına kadar iç desteklerin indirimi ile ilgili bir taahhüdümüz bulunmamakla birlikte, bu taahhütle gelecekte de hiç bir ürün için %10 luk desteğin üzerinde bir destek verilmemesi taahhütü altına girilmiştir. DTÖ Tarım Antlaşmasıyla Türkiye nin üstlendiği yükümlülükler Türk tarım politikalarında belli düzenlemeleri gerektirdiği gibi, bunun doğal sonucu olarak Antalya ili tarımında da belirli etkiler yaratacaktır Türk Tarımının Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikasına Uyumu Genel olarak, Türkiye nin Ortak Tarım Politikasına uyumu, Tarım sektöründe fiyat ve pazar mekanizmalarının yakınlaştırılması, yapısal politikaların uyumlaştırılması ve mevzuatın yakınlaştırılması olmak üzere üç ana başlık altında değerlendirilebilir. AB nde fiyat desteği ağırlığının giderek azaldığı, Türkiye de ise halen tarımsal destekleme politikasının esas unsuru olarak fiyat desteğinin kullanıldığı görülmektedir. Ancak, Türkiye 2000 yılı içerisinde doğrudan gelir desteği için pilot uygulamalar başlatmış olup ve bu uygulamayı 2001 yılından itibaren 5 yıllık süreye yaygınlaştırarak uygulamaya girilmiştir. Türkiye nin uyguladığı ikinci önemli destek olan girdi desteği OTP çerçevesinde hiç kullanılmamaktadır. Türkiye de yıllarında uygulanan gübre desteği sabit tutulup, 2002 yılında kaldırılmıştır. Türkiye nin yapısal uyum açısından da önemli eksikleri bulunmaktadır. AB kırsal kalkınma adı altında bütünleştirilmiş bir yaklaşım belirleyerek, kırsal alanlarda tarım faaliyetlerinin turizm, küçük ölçekli sanayi, el sanatları ve benzeri ekonomik faaliyetlerle desteklenmesi için çaba göstermektedir. Avrupa Birliği Ortak Tarım Politikasına uyum amacıyla 1/95 sayılı Ortaklık Konsey Kararının 8. Maddesi ile Türk mevzuatında ticaretin önündeki teknik engellerin 5 yıl içinde kaldırılması öngörülmüştür. 8 Kasım 2000 yılı içinde AB ile imzalanan Katılım Ortaklığı 37

38 Belgesini (KOB) takiben 24 Mart 2001 yılında yürürlüğe giren Ulusal Programda Türkiye tarımında kısa ve uzun vadede yapılması gerekenler belirlenmiştir. Kısa vadede çiftçi kayıt sistemi, hayvan kimlik sistemleri ve bitki sertifikası oluşturulması, pazar piyasa sistemlerinin düzenlenmesi, çevresel, yapısal ve kırsal kalkınma önlemlerinin uygulanması konularını kapsamaktadır. Orta vadede ise tarımsal ve kırsal kalkınma politikalarında AB müktesebatına uyumun tamamlanması, gıda işleme tesislerinin AB normlarında modernize edilmesi, balıkçılıkta toplam kalite ve güvenirliliğin geliştirilmesi hedeflenmiştir. AB tarım politikalarının, Gündem 2000 doğrultusunda tahıllar, sığır eti ve 2005/2006 dan itibaren süt için doğrudan ödemeler şeklinde olması öngörülmüştür. Kısa vadede yapılan uygulamalar çerçevesinde; Türkiye de 2000 yılı içinde tarımsal destekleme aracı olarak üretimden ve girdi kullanımından bağımsız şekilde, Doğrudan Gelir Desteği pilot uygulamasına 4 il (Ankara, Antalya, Adıyaman ve Trabzon) 7 ilçede başlanılmış ve dekar başına 5 ABD Doları verilmiştir. Ancak 2001 yılındaki uygulamada 200 dekardan büyük araziye sahip çiftçiler sadece 200 dekar için ödemeden yararlanmıştır yılı uygulamasında bu sınır 500 dekara çıkartılmıştır. Her yıl dekar başına yapılan destek ödemesi hükümet programı çerçevesinde güncelleştirilmektedir. Üretim fazlası olan ürünlerde ise Alternatif Ürün Projesi gündeme gelmiştir. Proje ile üretim fazlası olan ve destekleme alımları nedeniyle bütçeye büyük yük getiren fındık, tütün ve şeker pancarı gibi ürünlerde üretim alanlarının azaltılması yoluyla kazanılan tarım alanlarında, üretim açığı olan ürünlerin (yağlı tohumlu bitkiler ve yem bitkileri) ekilişinin yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Hayvancılık AB de belirtilen düzenlemelere dönük finansa destek Tarımsal Garanti ve Yön Verme Fonu ndan (FEOGA) karşılanmaktadır. AB bütçesinin yaklaşık %50 si FEOGA na ayrılmakta ve bunun da %90 ı garanti bölümü için kullanılmaktadır. Hayvansal ürünlere yönelik finansmanın toplam FEOGA içerisindeki payı %22,5 toplam garanti harcamalarındaki payı ise %25 tir. Türkiye de AB deki gibi et ve süt ürünlerine yönelik piyasa düzenlemesi yoktur. Desteklemeler genelde girdi ağırlıklı olup, doğrudan ödeme ve yardım yöntemi ise oldukça yenidir. Finanssal kaynaklar çeşitli olup, aktarılan kaynaklar konusunda sağlıklı veri bulunmamaktadır. İşletmelerde kayıt sistemi yetersiz ve ihtisaslaşma zayıftır. Önlemler genelde kısa vadeli acil çözüm amaçlıdır. Yapısal sorunların çözümü devam etmektedir. AB nde üretim fazlalığı sorununu; Türkiye de ise üretim yetersizliği sorununu çözmeye yönelik politikalar hakimdir IMF Niyet Mektubu Türkiye nin IMF ile imzalamış olduğu Stand-by anlaşması (anti-enflasyon programı) çerçevesinde verilmiş olan ülke taahhütleri aşağıda verilmektedir: Doğrudan Gelir Desteği Uygulanması Mevcut destekleme politikalarının kademeli olarak kaldırılması yerine yoksul çiftçiye yönelik DGD uygulanması gerçekleştirilmiş ve bu konudaki uygulama yukarıda açıklanmıştır. Bundan sonra da ürün bazında desteklemeye geçiş öngörülmektedir Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerine Özerklik Verilmesi Konuyla ilgili olarak 16 Haziran 2000 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kanun ile TSKB özerk ve mali yönden bağımsız bir yapıya kavuşturulması hedeflenerek Yeniden Yapılandırma Kurulu oluşturulmuştur. 38

39 Girdi Sübvansiyonlarının Kademeli Olarak Kaldırması Bu konuda yıllarında gübre desteği sabit tutulup, 2002 yılında tüm girdi destekleri kaldırılmıştır. Tarımsal amaçlı kredilerde de faiz oranlarının düşürülmesi öngörülmüştür Tarımsal Amaçlı KİT lerin Özelleştirilmesi Tarımsal amaçlı KİT lerin bu doğrultuda yeniden yapılandırılması çalışmaları devam etmektedir. TEKEL, TŞFAŞ, ÇAYKUR için özelleştirme gündemde olup, TMO nin 2001 yılında küçülerek, stratejik ve olağanüstü hal stoku bulundurması ve 2002 yılında borsada oluşan fiyat ile alım yapması planlanmıştır. Türkiye de tarım ürünleri pazarlama sistemi kamu, özel ve kooperatifler olmak üzere üç kurumsal yapıda yer almaktadır. Pazarlama sistemi içinde kamu kurumları; hububat (TMO), şeker pancarı (TŞFAŞ), çay (ÇAYKUR) ile tütün, tuz ve alkol (TEKEL) ürünlerinin pazarlanmasında aktif olarak yer almakta ve fiyat oluşumunda satın aldıkları ürün miktarının üretim miktarına oranı kadar etkili olmaktadırlar. Türkiye Hükümeti ile IMF arasında imzalanan Stand-by anlaşmasında yer alan tarım reformu kapsamında bu kurumların bazılarının özelleştirilmesi öngörülmektedir Türkiye de Tarım Politikaları Ülke ekonomisindeki önemi nedeniyle, tarım sektörü Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren devlet tarafından desteklenmiştir. Türkiye de 1920 li yıllardan itibaren kendi kendine yeterlilik ve dış satıma dayalı sanayileşme modeli benimsenmiştir yılları arasında Kamu İktisadi Teşekkülleri kurulmuş, 1960 lı yıllarda liberal ekonomi benimsenerek planlı döneme geçilmiş ve tarıma yapılan destek devam etmiştir yıllarında tarımsal girdi kullanımının teşviki ve sulama alanlarındaki büyük yatırımlar ile tarımda verim artışı sağlanmıştır li yıllara gelindiğinde dışa açılma politikası uygulama alanı bulmuş, ihracat teşvik edilmiş, fiyat desteği yapılan tarım ürünü sayısı 24 e çıkarak destekleme en yüksek seviyeye ulaşmıştır. Ancak değişmeyen ulusal politika her alanda olduğu gibi tarımda da kendi kendine yeterlilik temeli üzerine oturtulmuştur li yıllara gelindiğinde desteklenen tarım ürün sayısı dokuza indirilerek (buğday, arpa, mısır, çavdar, yulaf, çeltik, haşhaş, tütün ve şekerpancarı) fiyat desteği uygulaması devam etmiştir. Günümüze kadar tarımın desteklenmesi bazı ürünlerde fiyatlara, ya doğrudan müdahale yoluyla, ya da girdi ve kredi desteği yoluyla devam etmiştir. Hayvancılık Politikaları İşgücü istihdamı, doğal kaynakları değerlendirme ve özellikle insan beslenmesinde son derece değerli besin maddelerinin üretmedeki rolü nedeniyle her ülkede olduğu gibi Türkiye de de hayvancılığın geliştirilmesine çalışılmıştır. Kuruluşunun ilk yıllarında özel sektörün çok güçsüz olması nedeniyle Türkiye Cumhuriyeti Devleti hayvancılık alanında yalnızca plânlama, yönlendirme gibi faaliyetleri değil, girdi üretimi ve sağlama, üretme, ürün işleme ve pazarlama alanlarında da yoğun çaba harcamıştır. Diğer bir anlatımla Türkiye de devlet, gelişmekte olan ülkelerin çoğunda olduğu gibi, hayvancılık sektörüne yoğun bir şekilde müdahalede bulunmuştur. Tablo 1. Türkiye de Uygulanan Hayvancılık Politikalarından Örnekler Tarih Politikalar 39

40 Tarih Politikalar 1926 Islahı Hayvanat Kanunu nun yürürlüğe girmesi 1931 Tarım Bakanlığı nın (Ziraat Vekaleti) kurulması 1933 Ankara Yüksek Ziraat Enstitüsü nün kurulması 1943 Türkiye Zirai Donatım Kurumu nun (TZDK) kurulması 1950 Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğü nün kurulması 1952 Et ve Balık Kurumu nun (EBK) kurulması 1956 Yem Sanayi Türk Anonim Şirketi nin kurulması 1963 Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu nun (TSEK) kurulması 1970 Yetiştirici inisiyatifinin geliştirilmesi (HAYGEL Projeleri nin uygulanması) 1985 Tarım ve Köyişleri Bakanlığı nda (TKB) yeniden yapılanma ve Özelleştirmenin başlaması / Özel sermayenin teşvik edilmesi 1987 Dışa açılım (ithalat rejimi) 1995 Kamu kuruluşlarının özelleştirilmesi; TKB hizmetlerinin bedelli olması ve ıslah amaçlı yetiştirici birliklerinin kurulması 1996 İthalatın yasaklanması 1998 Mera Kanunu nun uygulanmasına başlanması 1999 Ulusal Islah Programı nın uygulamaya konulması 2000 Ön Soy Kütüğü Projesi nin uygulanması; Tohumlama ve damızlık satış desteklemeleri Kaynak:Hayvancılık Örgütleri kitabı, Prof. Dr. S. Kumlu, Ankara, 2000 Tarihsel süreç içinde sıralanmış olan örneklerden anlaşılacağı üzere, Cumhuriyet in kuruluşundan kısa bir süre sonra hayvan varlığının ıslah edilmesine yönelik 904 sayılı Islahı Hayvanat Kanunu (Hayvan Islahı Yasası) adı altında bir yasa yürürlüğe konulmuştur. Hayvancılık politikalarını geliştirme ve uygulamadan da sorumlu olan ve Ziraat Vekaleti (bugünkü adıyla Tarım ve Köyişleri Bakanlığı) 1931 yılında ayrı bir bakanlık olarak kurulmuştur. Küçük ölçekli ve güçsüz işletmelere girdi sağlamak amacıyla 1943 yılında Türkiye Zirai Donatım Kurumu (TZDK) ve 1956 yılında Yem Sanayi Türk Anonim Şirketi kurulmuştur. Her iki kurum, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı na bağlı birer genel müdürlük olarak hizmete girmişlerdir. Üretilen et ve sütün alımı, işlenmesi ve pazarlanmasını düzenlemek amacıyla 1952 de Et ve Balık Kurumu ile 1963 yılında Türkiye Süt Endüstrisi Kurumu ayrı birer genel müdürlük şeklinde TKB içinde örgütlendirilmiştir. Modern işletme örneği oluşturmak ve damızlık gereksinimini karşılamaya yardımcı olmak amacıyla Devlet Tarım İşletmeleri kurulmuş ve bu işletmeler 1950 yılında Devlet Üretme Çiftlikleri Genel Müdürlüğü adı altında TKB na bağlı işletmeler haline dönüştürülmüştür. Türkiye de uygulanan tarım politikalarında amaç; Artan nüfusun beslenme ihtiyacının karşılanması, Üretim düzeyinin ve verimliliğin artırılması, Tarımsal gelirin artırılması, Tarım ürünleri ihracatının artırılması, Kırsal kalkınma, 40

41 Doğal kaynakların korunması ve sürdürülebilir tarım, olarak özetlenebilir. Bugün; uygulanmış olan tarım politikaları sonucunda üretim artışı sağlanırken bazı ürünlerde üretim fazlası olmuştur. Örneğin Dünya fiyatları üzerinde yapılan destekleme alımları bazı ürünlerde (fındık, tütün, şeker pancarı) üretim fazlasına yol açarken bazı ürünlerde de (yağlı tohumlar ve yem bitkileri) üretim eksikliğine yol açmıştır. Özellikle tarımsal ithalatımız içerisinde yağlı tohumların tuttuğu yer önemli bir seviyeye ulaşmıştır Türkiye de Uygulanmakta Olan Destekleme Politika Araçları Destekleme Alımları Yoluyla Yapılan Pazar Fiyat Desteği Pazar fiyat desteğinin uygulandığı ürünler, stratejik öneme sahip, fazla sayıda üreticiyi ilgilendiren, yaygın olarak üretimi yapılan ve depolanma özelliği olan ürünlerdir. Ürün fiyatı, Bakanlar Kurulu aracılığı ile belirlenerek ürünü almakla sorumlu kuruluş (tarımsal amaçlı KİT'ler, ÇAYKUR, TEKEL, TİGEM, TŞFAŞ, TMO gibi) görevlendirilir. Zarar meydana gelmesi durumunda Hazine zararı karşılar. Söz konusu desteğin tahıllar ve haşhaşta uygulanması durumunda Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), şeker pancarı için TŞFAŞ, tütün ve tuz için TEKEL, çay için ÇAYKUR alım yapan kuruluş olarak görevlendirilmiştir. Pamuk, kuru incir, kuru üzüm, zeytin, zeytinyağı, soya, ayçiçeği,fındık, antep fıstığı alımlarında ise Sanayi ve Ticaret Bakanlığına bağlı olarak görev yapan Tarım Satış Kooperatifleri Birliği (TSKB) görevlendirilmiştir. TSKB kuruluş kanununa göre üreticiler ait özel kuruluşlardır. Ürün fiyatlarına müdahale ettikleri gibi hemen hepsinde ürün işleme tesisleri vardır. TARİŞ, FİSKOBİRLİK, ÇUKOBİRLİK, TRAKYABİRLİK ve Antalya da bulunan ANTBİRLİK başta olmak üzere toplam 16 adet TSKB bulunmaktadır. Bunlar kendilerine bağlı kooperatiflerle faaliyette bulunurlar. Örneğin, FİSKOBİRLİK, 65 kooperatifle en fazla kooperatifin üye olduğu birliktir. Süt üretiminde müdahale edici kuruluş olarak görev yapan SEK 1994 yılında özelleştirilmiş olup, aynı yıl özelleştirilmesine başlanan Et ve Balık Kurumuna (EBK) ait bazı kombinalar özelleştirilmiş, kalanların ise önümüzdeki yıllarda özelleştirilmesi öngörülmüştür Doğrudan Ödemeler (Prim Ödemesi, Doğal Afet Ödemesi) Prim uygulaması ilk olarak 1993 yılında pamukta başlamış olup, 1998 yılında kütlü pamuk, zeytinyağı ve yaş ipek kozasında uygulanmıştır yılında ise pamuk, ayçiçeği ve soyada devam etmiştir yılında prim ödemesi adı altında çiftçiye pamuk, soya ve ayçiçeği için fark ödemesi yapılmıştır yılında ise çiftçilerimize, kilogram başına kütlü pamuk için 0.09 ABD Doları (9 cent), soya fasulyesi ve kanola için 8 cent, zeytinyağı için 28 cent ve yağlık ayçiçeği için 6 cent doğrudan ödeme yapılmıştır Girdi Desteği Tarımda uygulanan girdi destekleri aşağıda sıralanmıştır: Gübre Desteği Türkiye de ürün özelliklerine göre değişmekle birlikte ürün maliyeti içinde gübre bedeli %10-20 arasında değişen oranda pay almaktadır. Kimyevi gübrede 1961 yılından itibaren başlayan destek, TZDK aracılığı ile yapılmıştır tarihinden sonra TZDK görevine son verilmiş, gübre desteği çeşitlerine göre destekleme üretici firmalara yapılmıştır yılında bir değişikliğe gidilerek gübre desteği fatura bedelinin belli yüzdesi alınarak doğrudan üreticiye yapılmış, ancak 1997 yılından sonra değiştirilerek üretim yapan fabrikalara, ithalatçı ve dağıtıcı kuruluşlara 41

42 yapılmaya başlanmıştır yılından itibaren gübrede destekleme kaldırılmıştır. Tohum ve Fidan Desteği Sertifikalı tohum ve fidan desteği şeklindeki destek uygulaması 1985 yılında başlamış ve 2001 yılına dek devam etmiştir. Bu uygulamayla, çeltik, hibrit ayçiçeği, soya, delinte edilmiş pamuk, patates, yem bitkileri tohumları yanısıra aşılı meyve fidanları, çelikten meyve fidanı, klon anaçlı meyve fidanları da desteklenmiştir. İlaç Desteği Tarımsal ilaç desteği 1987 yılından beri fatura bedelinin %20 si olarak üreticiye yapılmaktadır tarihinden itibaren ise ilaç desteği, içerdikleri zehirli madde çeşit ve oranına göre fatura bedelinin %0-30 olarak üreticiye yapılmaktadır. Sulama Yardımları Sulama yatırımları devlet tarafından yapılmakta olup, sulanan alanlarda üretim yapan üreticiler, bakım ve işletme masrafları dışında sulama suyu için herhangi bir ödeme yapmamaktadırlar. Elektrik Enerjisi Desteği Tarımsal sulama için kullanılan elektrik fiyatı daha ucuz olup, 1997 tarihinden itibaren kültür balıkçılığı ve kümes hayvanları yetiştiriciliğinde kullanılan elektrik enerjisinde indirim uygulanmaktadır. Halen, kooperatif mülkiyetindeki soğuk hava depolarının elektrik enerji masrafları %40 indirimli tarifeden tahsil edilmektedir. Kredi Desteği Tarıma yönelik kredi mekanizmasında çok sayıda banka ve finans kurumu yer almakla birlikte, kredilendirme ağırlıklı olarak T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleri aracılığı ile yapılmaktadır. Şekerbank gibi finans kuruluşları da tarıma finansman sağlamaktadırlar. Kredi kullanımında görülen en önemli olumsuzluk, kullandırılan toplam kredi hacminde orta ve uzun vadeli yatırım kredilerinin payının düşük olmasıdır. Bu tip krediler tarım işletmelerinin gelişimi ve teknolojik tarım işletmelerinin oluşturulmasına yönelik olmaları nedeniyle sektör için önem taşımaktadır. Tarımsal faaliyetlerde bulunan üreticiye T.C. Ziraat Bankası tarafından değişik kalemlerde ve değişik faiz oranlarında kredi verilmektedir. Normal ticari faiz oranları % seviyesindeyken üreticiye %50-70 gibi düşük faiz oranıyla kredi kullandırılmıştır. Ayrıca Tarım Satış Kooperatiflerine ürünü alabilmesi için Hazine tarafından %50 basit faizli kredi kullandırılmaktadır. TSK leri müdahale alımlarında bulunabilmek için devletten düşük faizle kredi almaktadırlar. Tarım Satış Kooperatiflerinin toplam kredi kullandırmadaki payı %15 tir. Karma Yem Desteği 1985 yılından itibaren karma yem kullanan üreticilere fatura bedelinin %20 si olarak uygulanan destek, 1989 yılında uygulamadan kaldırılmıştır. İthal Damızlık ve Kültür Irkı Süt İneği Desteği Damızlık ve kültür süt ineği ithalatında teşvik uygulaması, 1987 yılında başlamış olup, 1994 yılında ithal edilen süt sığırının CIF fiyatının %25 i oranında destekleme yapılmıştır. Bu uygulamaya 1996 yılında son verilmiştir. Türk-Anafi projesi kapsamında yetiştirilen saf ırk sertifikalı damızlık düveler ve daha önce ithal edilmiş olan kültür ırklara ait yavruların alımında Bakanlıkça belirlenen CIF bedelinin %35 i oranında destekleme 42

43 yapılmıştır. Bu uygulama da 1999 yılında son bulmuştur. Çayır Mera Yem Bitkileri ve Hayvancılığı Geliştirme Projesi Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından hali hazırda hayvancılık konusunda, 2000/467 sayılı Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkında Bakanlar Kurulu Kararı gündemde olup, bu kanun ile hayvancılığa verilmiş olan teşvikler aşağıda belirtilmektedir: Yem Bitkileri Desteği o o Tek yıllık yem bitkileri için gerekli olan girdi, tarımsal alet ve ekipmanların masrafların %20 si kadar, Çok yıllık yem bitkileri için gerekli olan girdi, tarımsal alet ve ekipmanların masrafının %30 u kadar destekleme ödemesi yapılmaktadır. Suni Tohumlama Desteği Suni tohumlama bedelinin kalkınmada öncelikli illerde soy kütüğüne kayıtlı işletmelerde %50 si, diğer iller ve işletmelerde ise %25 i suni tohumlama primi olarak ödenecektir. Bu destekleme 5 yıl sürecek olup, bu süre içinde suni tohumlamadan yararlanan inek sayısı en fazla 10 milyon Baş olacaktır. Damızlık Teşviki Yurt içinde çiftçi veya TİGEM tarafından yetiştirilen veya Bakanlıkça yada Bakanlık tarafından yetki verilmiş kuruluşlarca damızlık sertifikası veya sertifika verilmiş damızlık gebe düveleri alanlara, damızlık belgesi veya pedigriye sahip süt sığırları için her yıl ırk bazında hayvan fiyatının %30 u, saf ırk sertifikasına sahip kültür ırkı için bu fiyatın %15 i ödenir Diğer Teşvik ve Destekler Tarım Ürünleri İhracat Desteği ve İthalattaki Korumalar Özellikle gelişmiş ülkeler tarafından ihracatı artırmak amacıyla uygulanmakta olan önemli bir politika aracıdır. Ülkemizin de taraf olduğu Dünya Ticaret Örgütü (DTÖ) Anlaşması çerçevesinde 44 adet tarım ürünü ihracatına belli miktarda ihracat desteği verilmektedir. İthalatta ise gümrük vergileri ile yurtiçi üretim korunmaktadır. Ancak burada da koruma oranları ülkemizin DTÖ Anlaşması hükümlerince belirlenmiştir. Et Teşvik Primi Uygulaması Et teşviki EBK kombinaları ve 2687 sayılı Kanuna göre kurulmuş özel sektör kombinalarında kesilen hayvanlar için yılları arasında uygulanmıştır. Süt Teşvik Primi Uygulaması Çift cidarlı kazan, pastörizatör veya UHT sistemine sahip olan işletmelere süt satan işletmelere litre başına TL süt teşviki verilmektedir. Süt teşvikine ilaveten soy kütüğüne kayıtlı veya birliklere üye işletmelere ilave olarak litre başına TL verilmektedir. Çayda Budama ve Tütünde Kota Tazminatı Çay ve tütün için 1993 yılında uygulamaya konulan söz konusu tazminat ödemeleri ile üreticinin zararı telafi edilmeye çalışılmıştır. Çayda budama tazminatı ile 5 yıl boyunca çay bahçelerinin 1/5 i budanmaktadır. Tütünde ise yeni yasa ile kota uygulamaları devam etmekte ve Tekel in özelleştirilmesi gündeme gelmektedir. 43

44 Suni Tohumlama Desteği Hali hazırda 2000/467 sayılı yasada belirtilen hükümler doğrultusunda uygulanan suni tohumlama desteği 1987 yılında başlamış olup, 1990 yılından sora ise özel ve tüzel kişiler tarafından yapılan suni tohumlama da destekleme kapsamına alınmıştır. Yatırımı Destekleyici Yardımlar Tarım yatırımlarında uygulanan teşvikler, gümrük vergi indirimleri, tercihli krediler ve 1995 yılında uygulamasına son verilen Kaynak Kullanımı Destekleme Fonundan yapılan yardım ve destekler bu kapsamda yer almaktadır Genel Hizmetler Yukarıda belirtilen tarım politikası araçlarından ayrı olarak genel hizmetler çiftçi desteklenmesinde önemli bir araç olmaktadır. Bu amaçla tarım sektöründe uygulanmakta olan hizmetler aşağıda verilmektedir: Araştırma, eğitim ve yayım hizmetleri, Denetim ve kontrol hizmetleri, Hastalık ve zararlılara karşı koruma hizmetleri, Altyapı ve yapısal iyileştirme hizmetleri Türkiye de Tarım Politikalarında Reform Tarım politikalarında birinci amaç toplumun dengeli ve yeterli beslenmesinin sağlanmasıdır. Halihazırda ülkemizde yeterli ve dengeli beslenme konusunda düşük gelir gruplarında ve kırsal alanda sıkıntılar söz konusudur. Ancak FAO rakamlarına göre ülkemizde gıda güvencesi konusunda, gelişmiş ülkeler düzeyinde olup, açlık tehlikesindeki nüfus, toplam nüfusun %2.5 u düzeyindedir. FAO tarafından yapılan FIVIMS (Gıda Güvencesizliği ve Hassasiyeti Bilgi ve Haritalama Sistemi), Türkiye de hassas grupların belirlenmesi ve gıda güvencesi konusundaki hassasiyet oluşturulması konularında KKGM ile ortak bilgilendirme workshopları düzenlemiştir. Buna rağmen ülkemizde gıda maddeleri talebi sürekli olarak artış göstermektedir. Ülke nüfusunun artışı (yıllık ortalama %1,5 dolaylarında) gıdaya olan talebi artırmaktadır. Ayrıca kentleşme, nüfus yaş piramidindeki değişme, ülkemize gelen turist sayısındaki artış gibi faktörler de gıdaya olan talebi etkilemektedir. Önümüzdeki yıllarda tarımsal üretimde artış sağlanamadığında yukarıda belirtilen nedenlerle oluşan talep artışının ithalat yoluyla sağlanması gündeme gelecektir. Ülke nüfusunun sağlıklı-dengeli beslenmesi ve gelecek nesillerin de sağlıklı olması, çevre ve biyolojik çeşitliliğin korunarak sürdürülebilir bir ekonomik kalkınmanın sağlanması, iç ve dış piyasada rekabet gücü yüksek ürünlerin üretilmesi ile çiftçilerin gelirinin artırılması, çevreye zarar vermeden veya en az zararla kaynakların rantabl kullanılması ve tarımsal alt yapının iyileştirilmesi için gerekli olan politika araçlarının belirlenerek uygulanması giderek daha fazla önem taşımaktadır. Ayrıca Türkiye de son yıllarda sektörel veya bölgesel düzeyde kalkınmayı önemseyen yaklaşımlar önem kazanmaktadır. VIII. Beş Yıllık Kalkınma Planında ( ) öngörülen doğrultuda, Devlet Planlama Teşkilatı da, Düzce ve Mersin pilot illerinde olduğu gibi, taşrada faaliyet gösterecek birimler şeklinde yeniden bir yapılanmaya gitmektedir. Daha önceki bölümlerde belirtilen ülke taahhütlerinin yerine getirilmesi için aşağıda belirtilen konularda reform paketi hazırlanmıştır. 44

45 Doğrudan Gelir Desteği Uygulaması Doğrudan Gelir Desteği uygulamasının başlangıcı ile ilgili bilgi Türk tarımının Avrupa ortak tarım politikasına uyumu konu başlığı ile verilen kısımda verilmiştir. Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği ödemeleri ve ülke çapında uygulama başlatılmasına ilişkin 21 Haziran 2001 tarihinde çıkan uygulama tebliği doğrultusunda çiftçiye işlediği tarım arazisi dikkate alınarak, 200 dekara kadar olan tarım arazisi için dekar başına 10 Milyon TL ödenmesi, 5 dekarın altındaki tarım işletmeleri için toplam 50 Milyon TL ödenmesi karara bağlanmıştır yılı uygulamasında ise, bir dekardan 500 dekara kadar olan tarımsal işletmeler için dekar başına TL destekleme ödemesi yapılmıştır yılından itibaren tüm çiftçilerin kayıt altına alınması ve diğer desteklerin en aza indirilmesi hedeflenmiştir Hububat Toprak Mahsülleri Ofisi (TMO) Hububat fiyatları dünya fiyatlarına endekslenecek olup, hükümet tarafından açıklanan hububat destekleme fiyatı ile dünya fiyatı arasındaki fark 2000 yılında en fazla %35 olacak daha sonraki yıllarda ise bu fark azaltılacaktır. Navlun miktarı ABD Doları/ton olması; 2001 yılında hububat fiyatları CIF fiyatının en fazla %35 i olması; 2002 yılında destekleme fiyatı açıklanmaması; TMO nin 2001 yılında küçülerek sadece olağanüstü hal stoku ve stratejik stok tutması; TMO nun 2002 yılında borsada oluşan fiyatlardan alım yapması, kararlaştırılmıştır Şekerpancarı Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi (TŞFAŞ) 2000 yılında şekerpancarı destekleme fiyatının enflasyon oranına göre belirlenmesi, 2000 yılı içinde TŞFAŞ nin görev zararı 42 trilyonu aşmaması hedeflenmiştir. 04/04/2001 tarihinde Şeker Kanunu çıkarılmıştır yılında şeker fabrikaları envanterinin çıkarılarak 2001 yılından itibaren özelleştirilme çalışmalarına başlanmıştır Tütün TEKEL 2000 yılında açıklanacak tütün fiyatının enflasyon oranına göre artırılması; 2001 yılında 2000 yılı tütününün açık artırma ile satılması; TEKEL fabrikalarının 2001 yılından itibaren özelleştirilmesi; Tütün ekim alanlarında alternatif ürün projesi uygulanması, hedeflenmiştir Yaş Çay Yaprağı (ÇAYKUR) 2000 yılında alımın budanmış çaylıklardan yapılması ve alım miktarının tonun üzerine çıkmaması; 2000 yılında açıklanacak çay fiyatının enflasyon oranına göre artırılması; Gümrük ve sınır kontrolleri yoluyla ucuz çay girişinin önlenmesi ve özel sektörün çay alımına girmesinin sağlanması; Çay budama tazminatlarının T.C. Ziraat Bankası tarafından değil, bütçeye konulacak ödenekle yapılmasının sağlanması; 45

46 2001 yılında özelleştirme çalışmalarına başlanıp, 2002 yılında tamamlanması; 2001 yılı çay budama tazminatı ödemelerinin azaltılması, hedeflenmiştir Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerine Özerklik Verilmesi Tarım Satış Kooperatifleri Birliklerinin özerkleştirilmesinin sağlanması gayesiyle, 16 Haziran 2000 tarih ve sayılı Resmi Gazetede yayınlanan kanun ile TSKB nin özerk ve mali yönden bağımsız bir yapıya kavuşturulması hedeflenerek Yeniden Yapılandırma Kurulu oluşturulmuştur. Birliklerin alım yapmış oldukları arz fazlası olan ürünler için alternatif ürün projesi uygulamasının sağlanması hedeflenmiştir Girdi Sübvansiyonlarının Kademeli Olarak Kaldırılması Bu konuda yıllarında gübre desteği sabit tutulup, 2002 yılında kaldırılmıştır. Tarımsal amaçlı kredilerde de faiz oranlarının düşürülmesi hedeflenmiştir Prim Uygulaması (Kütlü Pamuk, Soya, Yağlık Ayçiçeği, Kanola) 2001 yılında prim miktarının düşürülmesinin sağlanması; Prim ödemesi yerine, orta vadede doğrudan gelir desteğine geçilmesi; 2002 yılında prim sisteminin kaldırılarak, DGD ödemelerine geçilmesi, hedeflenmiştir Tarımsal amaçlı KİT lerin özelleştirilmesi Tarımsal amaçlı KİT lerin bu doğrultuda yeniden yapılandırılması çalışmaları devam etmektedir. TEKEL, TŞFAŞ, ÇAYKUR için özelleştirme gündemde olup, TMO nun 2001 yılında küçülerek, stratejik ve olağanüstü hal stoku bulundurması ve 2002 yılında borsada oluşan fiyat ile alım yapması hedeflenmiştir. Türkiye de yukarıda belirtilen tarım politikalarında değişikliğe gidilirken yapılan yasal düzenlemeler ise şunlardır: 4342 Sayılı Mera Kanunu 1998 yılında yürürlüğe girmiştir. Tarımda Yeniden Yapılanma ve Destekleme Kurulu oluşturulmuştur. 552 Sayılı Yaş Meyve ve Sebze Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri hakkında Kanun Hükmünde Kararname çıkarılmıştır (4367 sayılı Kanunla söz konusu KHK de değişiklikler yapılmıştır) Sayılı Tarım Satış Kooperatifleri ve Birliklerinin Özerkleştirilmesiyle ilgili Kanun yürürlüğe girmiştir. Şeker ve tütün üretiminde devlet müdahalelerinin kaldırılmasını amaçlayan Şeker ve Tütün Kanunları hazırlanmış olup, Şeker Kanunu 4 Nisan 2001 tarihinde yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Tütün kanunu ise 20 Haziran 2001 tarihinde çıkmıştır. Tarımda yukarıda belirtilen yasalara ilave olarak tarım politikalarında değişikliklerinin yapılabilmesi Ulusal Programda da yer alan aşağıda belirtilen düzenlemelerin yapılmasına ihtiyaç duyulmaktadır. Bunlar; Üretici Birlikleri Yasası, Tarım Sigorta Yasası, Toprak Koruma Kanunu, Tarım Çerçeve Kanunu, Tarım Hizmetlerinin Düzenlenmesi, 46

47 Tarımda Yeniden Yapılanma ve Destekleme Kurulunun İşlevinin Artırılması, Toprak Sulama ve Tarım Reform Kanunu, Tarım Bilgi Sistemi Kurulması ile ilgili düzenlemeler. Ayrıca, tarım politikaları belirlenirken çevresel ve doğal kaynakların korunması, sürdürülebilir tarımın önemi dikkate alınmaktadır. Bu çerçevede ülkesel biyo-güvenlik sisteminin kurulması gündemdedir. Transgenik kültür bitkilerinin alan denemeleri, transgenik kültür bitkilerinin tescili ve üretilmesi, pazara sürülmesi kapsamında çalışmalar yapılmakta olup, transgenik kültür bitkilerinin alan denemeleri konusunda Mayıs 1998 tarihinde yönetmelik çıkmış ve mevzuat çalışmaları devam etmektedir Tarım Politikaları Doğrultusunda Uygulanan Projeler Ülke çapında tarım politikaları doğrultusunda uygulanmış ve uygulanması düşünülen projeler irdelendiğinde, tarımda üretim artışına yönelik olarak 1980 li yıllarda Tarım ve Köyişleri Bakanlığı tarafından ülke çapında uygulanan tarla ürünleri arzını etkileyen projeden bahsetmek mümkündür. Bunun dışında, Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği ile Alternatif Ürün Projeleri önem taşımaktadır Nadas Alanlarının Daraltılması Araştırma ve Yayım Projesi 1982 yılında Güneydoğu Anadolu Bölgesinde 33 ilde ve geçit bölgelerinde uygulamaya konulmuş ve 8 milyon hektar civarında olan nadas alanları 1994 yılı itibari ile 5,2 milyon hektara indirilmiştir yılında biten proje 1995 yılında revize edilerek İç Anadolu Bölgesindeki yeni illere kaydırılmıştır. Burada nadas alanlarının yemeklik ve yemlik baklagil ekimi ile değerlendirilmesi amaçlanmış ve proje ile mercimek, korunga, fiğ ve nohutta büyük üretim artışları sağlanmıştır İkinci Ürün Araştırma ve Yayım Projesi Bu proje ile ekolojisi uygun olan ve sulanabilir tarım alanlarında aynı tarladan ikinci ürün alınması hedeflenmiştir. Proje ilk olarak 18 ilde uygulanmıştır. Ege, Akdeniz, Çukurova ve GAP Bölgesinde yazlık olarak mısır, soya, ayçiçeği, yer fıstığı, susam, çeltik, kuru fasulye ekimi ve kışlık olarak ise macar fiği, taze patates, taze bakla üretimi önerilmiştir. Uygulama sonucunda özellikle soya ve hibrit mısır üretiminde artış sağlanmıştır yılında proje revize edilerek 15 ilde daha uygulamaya konulmuştur yılı rakamlarına göre, Türkiye çapında hektar arazide ikinci ürün ekimi yapılmaktadır Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi Daha önce bahsi geçen Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi 2001 yılından itibaren ülke çapında uygulamaya konmuştur Alternatif Ürün Projesi Üretim fazlası olan ürünlerde ise Dünya Bankası desteğinde Alternatif Ürün Projesi gündeme gelmiştir. Proje ile üretim fazlası olan ve destekleme alımları nedeniyle bütçeye büyük yük getiren fındık, tütün yerine alternatif ürün olarak yem bitkisi ve yağlı tohumlar üretilmesi, şeker pancarında kota uygulamasıyla üretim alanlarının azaltılması yoluyla kazanılan tarım alanlarında üretim açığı olan yağlı tohumlu bitkiler ve yem bitkiler ekilişinin yaygınlaştırılması amaçlanmaktadır. Tütünde kota uygulaması ile tütün ekili alanlara alternatif ürün önerilmesini gündeme getirmektedir. Hali hazırda tütün yetiştiriciliği yapılan araziler kıraç veya taban arazi olup, burada yetiştirilecek ürün çeşidinin belirlenmesini zorlaştırmaktadır. Ayrıca alternatif ürün için pazarlama çalışması alt yapısı da araştırılmalıdır. Tütün kotası 47

48 uygulanan alanlarda çiftçinin ancak %17 sinin alternatif ürün yetiştiriciliği yapması bu konudaki çalışmaların önemini artırmaktadır İLDE UYGULANAN TARIMSAL PLAN VE PROGRAMLAR Antalya ilinde halen uygulanan ve 2001 yılına kadar yıllık yatırım programlarında yeralan projeler aşağıda sıralanmıştır Bitkisel Üretimi Geliştirme Projesi Bitkisel üretimi geliştirme projeleri kapsamında; hububat, mısır, yağlı tohum, bağ bahçe, süs bitkileri, virüsten ari fidan ve çöğür üretimi yanısıra yabani ağaç aşılama, zeytin alanlarının haritalandırılması, Bombus arı kolonisi alımı, tohum temizleme gibi çalışmalar yürütülmektedir Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi Doğu Anadolu Su Havzası Rehabilitasyon Projesi kırsal fakirlik ve doğal kaynakların bozulması (aşınması) sorunlarını ele almıştır. Proje, toprak aşınmasını azaltma, toprak verimliliğini ve kırsal geliri artırma yoluyla, mikro havzalarda mera ve ormancılık faaliyetleri ile tarımsal faaliyetleri iyileştirmeyi, sürdürebilir hale getirmeyi amaçlamaktadır. Dünya Bankası ile Orman Bakanlığı, Köy Hizmetleri Genel Müdürlüğü, Tarım ve Köyişleri Bakanlığının birlikte yürüttüğü bir projedir. Projenin amacı; Doğal kaynakların doğru biçimde kullanımı sağlamak, bu kaynakların üzerindeki baskıyı azaltmak, Birinci amacı gerçekleştirmek için köylülere alternatif geçim kaynakları sunmak, Orman, mera ve tarım alanlarında bitki örtüsünü muhafaza ederek erozyonu önlemek, Genç nüfusu köyde tutarak göçü önlemek ve istihdam yaratmak, Kırsal kesimin gelirini artırmak, Havzadaki su kaynaklarını değerlendirerek, sulu tarım ve meyveciliği geliştirmek, Kurslar düzenlemek suretiyle kovan dağıtılarak arıcılığı alternatif gelir kaynağı olarak köylülere benimsetmek. Proje 1977 yılında Doğu illerinde başlamış olup, 1998 yılında Antalya, Isparta, İçel, Gaziantep ve Şanlıurfa illerinin katılımıyla mikro havza projesindeki il sayısı 11 e çıkmıştır. Proje, Antalya nın Korkuteli ve Akseki ilçelerine bağlı 3 mikro havzada seçilen 10 köyde uygulanmıştır. Toplam rehabilite edilecek alan hektar olarak düşünülmüş olup, bu alanda yaklaşık çiftçi aile sayısı olarak tespit edilmiştir. Yapılan çalışmalar aşağıdaki şekilde sıralanabilir: Tarla Bitkileri Çalışma ve Uygulamaları: Korkuteli-Kızılcadağ ve Akseki- Değirmendere mikro havzasında buğday, arpa, nohut, yeşil mercimek tohumları çiftçilerimize dağıtılarak ekim yaptırılmıştır. Bağ Bahçe Çalışmaları: Kızılcadağ ve Değirmendere mikro havzalarında bağ, 48

49 badem, ceviz, kiraz, vişne, yarı bodur elma, erik, şeftali, kayısı tesisleri kurulmuş, ayrıca tarla sınırı ağaçlandırması ile de kavak dikimi yapılmıştır. Yem Bitkileri Tohum Dağıtımı: Kızılcadağ ve Değirmendere mikro havzalarında korunga, yonca, silajlık mısır ve sudanotu tohumu dağıtımı yapılmıştır. Hayvancılık Uygulamaları: Değirmendere, Aygırdere ve Kızılcadağ mikro havzalarında toplam 50 çiftçiye 1000 adet arılı kovan dağıtımı yapılmıştır. Projede yeralan suni tohumlama ise Antalya da özel sektörün bu konuda ihtiyacı karşılaması sebebiyle uygulanmamıştır. Bu projenin 30 Eylül 2001 tarihinde bitmesi planlanmış, ancak bir kısım çalışmaların tamamlanamaması sebebiyle süre uzatılmış olup uygulama kısmen devam etmektedir Çiftçi Kayıt Sistemi ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi Tarımsal Destekleme Politikaları kapsamında "Çiftçi Kayıt Sistemi Oluşturulması ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi" uygulamasında, Antalya da gerçekleştirilen 2001 yılı uygulamaları kapsamında dekar arasındaki tarımsal alanlara dekar başına TL üzerinden ödeme yapılmış, toplam kişiye TL ödenmiştir yılı uygulamalarıyla ise dekar arasındaki tarımsal alanlara dekar başına TL üzerinden toplam kişiye TL ödeme yapılmıştır Çayır Mera Yem Bitkilerini Geliştirme Projesi Bu proje kapsamında, yonca, korunga, fiğ, sorgun sudan otu, macar fiği, silajlık mısır, yem pancarı üretimini geliştirme alt projeleri ile çayır mera ıslahı ve silaj yapımı çalışmaları yürütülmektedir. Ayrıca, 2000/467 Sayılı Hayvancılığın Desteklenmesi Hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararnamesi kapsamında, çok yıllık ve tek yıllık yem bitkileri üretimine ve yapay mera tesisine yönelik öz sermayeye dayalı projeli yatırımlar devlet desteklemesinden yararlandırılmıştır yılı içerisinde Çayır Mera ve Yem Bitkileri Projesi Desteklemesinden yararlanmak için Antalya ilinde toplam 133 çiftçinin projesi hazırlanarak onaylanmış, TL hak ediş hazırlanmıştır Sığır Cinsi Hayvanların Tanımlanması, Tescili ve İzlenmesi Projesi 2001 yılında başlamış olan bu proje, Avrupa Birliğine uyum çalışmaları çerçevesinde yürütülmekte olup, 2002 yılı içerisinde il genelinde işletmede adet Büyükbaş (BB) hayvan kayıt altına alınmıştır Hayvan Hastalık ve Zararlıları İle Mücadele Projesi Bu proje içerisinde İl genelinde Büyükbaş şap aşılaması, Brucella, Melitensis, Kuduz ve New Castle gibi yapılan aşılamalar aşağıda sıralanmaktadır. Şap: İlde 2001 yılında 1 mihrakta (Gazipaşa-Yeşilyurt) şap hastalığı çıkmış olup O Tipi olduğu tespit edilmiştir. Hastalık genellikle gebelikleri nedeniyle aşılanmamış hayvanlarda görülmüştür. Mihrakta toplam 200 adet Büyükbaş, 1200 adet Küçükbaş (KB) hayvan sirayete maruz kalmıştır. Zamanında yapılan müdahalelerle ölümler nedeniyle bir ekonomik kayba sebebiyet verilmeden hastalık mihraklarında söndürülmüştür. Çıkan şap hastalığı çok sınırlı seyretmiş olup alınan fenni ve idari tedbirler sonucu yayılması önlenerek hastalık tamamen söndürülmüştür. Brucella Melitensis: İlde 10 mihrakta (Merkez-Çığlık, Serik-Çakallık, Elmalı- Geçit, Elmalı-Tavullar, Korkuteli-Kızılcadağ, Korkuteli-Mamatlar, Manavgat-Çeltikçi, 49

50 Manavgat-Gündoğdu, Manavgat-Yeniköy, Manavgat-Doğançam) Brucella Melitensis hastalığı çıkmış olup, 10 mihrakta hastalık tamamen söndürülmüştür. Kuduz Hastalığı: İlde tarihinde Merkez-Ahatlı mahallesinde çıkan kuduz hastalığı alınan idari ve fenni tedbirler sonucu tarihinde tamamen söndürülmüştür. Mavidil Hastalığı: İlde Çalkaya ve Yurtpınar Beldelerinde aşılanmamış ve dışardan gelen koyunlarda hastalık 2000 yılında ortaya çıkmıştır. Hastalık iki beldede de tarihinde söndürülmüştür. Ruam Hastalığı: İlde 2000 yılı içinde ek olarak program başlatılmış olup mücadeleye 2001 yılında da devam edilmiştir. Toplam 8382 tek tırnaklı taramadan geçirilmiş, hastalık tespit edilen 5 mihrakta (Merkez-Akkoç, Varsak Beldesi, Yurtpınar Beldesi, Alanya-Kestel ve Serik-Haskızılören) 6 adet tek tırnaklı hayvan tazminatlı olarak itlaf edilerek TL tazminat olarak ödenmiştir. Hayvan Hareketleri ve Karantina Çalışmaları Pazar Denetimleri: İlde hayvan pazarı bulunmadığından pazar denetimleri yapılmamaktadır. Başta Büyükşehir Belediyesi olmak üzere diğer belediyelerle hayvan pazarı kurulması konusunda gerekli girişimlerde bulunulmuş, geçici olarak ANET bünyesinde hayvan pazarı kurulması konusunda çalışma yapılmaktadır. Yol Kontrolleri: Hayvan sağlık zabıtası komisyon kararı alınarak İl Jandarma Komutanlığına ve Emniyet Müdürlüğüne yazı yazılarak kontrollerin yapılması istenmiştir. 23 Şubat 2001 tarihinde Bakanlığımız emirleri doğrultusunda özel uygulama yapılmıştır Önsoykütüğü ve Soykütüğü Sistemini Geliştirme Projesi İlde Antalya İli Holstein Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 18 Ekim 1995 tarihinde kuruluşunu tamamlayarak faaliyetine başlamış ve Merkez Birliğinin de kurucuları arasında yer almıştır. Önsoykütüğü Sistemi, İlde, İl Müdürlüğümüz, İlçe Müdürlüklerimiz, Antalya Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Özel Suni Tohumlama yapan Veteriner hekimlerin ortak çalışmalarıyla yürütülmektedir. Soykütüğü ve Önsoykütüğü faaliyetleri Birliğin kendi elemanı olan bir Zooteknist Ziraat Mühendisi ve Tarım İl Müdürlüğünün görevlendirdiği üç Zooteknist Ziraat Mühendisi, üç Veteriner Sağlık Teknisyeni tarafından, gene aynı Müdürlüğün bu hizmetler için tahsis etmiş olduğu iki binek otomobil ile İl Müdürlüğü kampüsü içerisinde ki binada yürütülmektedir. Birliğe 5 tanesi kooperatif tüzel kişiliği olmak üzere toplam 55 işletme üyedir. Bu İşletmelerde mevcut olan 1952 Baş dişi, 741 Baş erkek hayvan Soykütüğü sistemine kayıtlıdır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Merkez Birliği tarafından uygulamaya konulan Önsoykütüğü Projesi kapsamında Antalya ili Holstein Irkı Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Tarım İl Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereğince İl Bilgi İşlem Merkezi (İLBİM) kurularak çalışmalara başlanmıştır. Bu proje ile Antalya da işletmede Baş hayvanın kayıt altına alınması plânlanmıştır. Bu güne kadar işletme ve Baş dişi, Baş erkek olmak üzere Baş hayvan Önsoykütüğü sistemine kaydedilmiştir. Bu proje dışında, İlde Akseki, Gündoğmuş, İbradı ilçeleri ve Merkez Üçoluk Vadisinde Büyükbaş Islah Projesi uygulanmaktadır Su Ürünleri Üretimini Geliştirme Projesi Bu proje çerçevesinde 1982 yılından buyana İlde su ürünleri üretimini artırmak 50

51 amacıyla müracaat eden üreticilerin gerekli izinleri alınmakta; iç su ve denizde kültür balıkçılığı projeleri hazırlanıp yürütülmektedir. Hali hazırda kurulu proje kapasitesi 765 ton/yıl olan iç su ürünleri yatırım ve işletme projeleri ile 2350 ton/yıl olan deniz su ürünleri yatırım ve işletme projeleri faaliyettedir. Ayrıca, gayri faal durumda 240 ton/yıl kapasiteli karides yetiştiriciliği işletmesi mevcuttur Bitki Hastalık ve Zararlıları İle Mücadele Projesi 2002 yılı içerisinde 4 adet entegre mücadele ve 9 adet sürvey çalışmalarının yanısıra 96 adet çeşitli hastalık ve zararlılarla yönetimli çiftçi mücadelesi, süne zaralısına karşı devlet mücadelesi, yerli çekirgelere karşı devlet yardımı mücadelesi olmak üzere toplam 111 konuda çalışma yapılmıştır. Devlet Mücadelesi: Süne mücadelesi ile ilgili olarak Merkeze bağlı 3 köy ile Korkuteli İlçesine bağlı 26 köyde toplam dekar alanda kıymetlendirme ve takiben parazitoit ve nimf sürveyleri yapılmış; parazitlenme oranı yüksek, nimf oranı düşük olduğundan kimyasal mücadele yapılmamıştır. Devlet Yardımlı Çekirge Mücadelesi: 2002 yılında yerli çekirgelere mücadelesi yoğun olarak İbradı İlçesi Eynif Ovası ve Görenci mevkiinde toplam dekar alanda kimyasal mücadele, kalan kısımlarda Özel İdare bütçesinden temin edilen adet hindi ile biyolojik mücadele şeklinde sürdürülmüş ve 30 gün devam etmiştir. Ayrıca Merkez - Akseki- Alanya- Gazipaşa- Gündoğmuş ve Manavgat İlçelerinde de kimyasal mücadele yapılmıştır. Yönetimli Çiftçi Mücadelesi: Birinci altı aylık değerlendirme 23 konuda tamamlanan çalışmaların uygulama raporları Bakanlık Makamı ile ilgili Enstitüye gönderilmiş olup, bu dönemde kullanılan pestisitler ve uygulama alanları aşağıda verilmiştir. 31 Aralık 1999 tarihi itibariyle mücadelesi tamamlanan hastalık ve zararlılara karşı ilaçlanan saha, ağaç miktarı ile kullanılan ilaç miktarları bitki guruplarına göre aşağıdaki şekilde gerçekleşmiştir. Elmada Karalekesi ve Elma İç Kurduna Karşı Tahmin Uyarı Projesi: Korkuteli ilçesinde 4, Elmalı ilçesinde 5, Kaş ilçesinde 2 adet olmak üzere toplam 11 adet bilgisayarlı Tahmin-Uyarı İstasyonu ile sürdürülmektedir. İç Karantina Çalışmaları: 2002 Yılı içerisinde 33 adet fidan üreticisi ile 17 adet fide üreticisine bitki yetiştirme ruhsatı verilmiş olup başlangıçtan bugüne ruhsatlandırılan fidelik ve fidanlık sayısı 264'e ulaşmıştır. Ayrıca 2002 yılı içerisinde yapılan kontrollerde İç Karantina Mevzuatına aykırı bulunan adet fidan imha edilmiştir. Zirai İlaç-Alet ve Bayi Çalışmaları: İl genelinde 2002 yılı Kasım ayı itibari ile 503 adet perakende, 52 adet toptancı Zirai İlaç Bayii, 2 adet Zirai Mücadele Aletleri İmalathanesi ve 24 adet Zirai Mücadele Aletleri Bayii bulunmaktadır. Bunların periyodik kontrolleri sürdürülmekte olup ilgili yönetmelik hükümlerine aykırı davranan bayilerden 2002 yılı içerisinde 32 adedine birer ay süreyle kapatma cezası uygulanmıştır Gıda Denetim Hizmetlerini Geliştirme Projesi Gıda Denetim Hizmetleri: 560 sayılı KHK ve buna dayalı olarak çıkartılan yönetmelikler çerçevesinde gıda ve gıda ambalajı üreten işyerlerinin denetimleri yapılmaktadır. Gıdaların kalite ve hijyenle ilgili özelliklerini katkı maddelerini, aroma maddelerini, pestisit ve veteriner ilaç kalıntılarını, ambalaj ve işaretleme, depolama ve taşıma kurallarını, numune alma, analiz metotlarını kapsayan Türk Gıda Kodeksi 16 Kasım 1997 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe girmiştir. Bu yönetmeliğin amacı üretici ve tüketici menfaatleri ile halk sağlığını korumak, gıda maddelerini tekniğine uygun ve hijyenik üretime hazırlama, işleme, muhafaza, depolama, taşıma ve pazarlanmasını sağlamak 51

52 üzere gıda maddelerinin özelliklerini belirlemektir. Ayrıca tüketiciye güvenilir gıdanın arzı, tüketicinin daha iyi bilgilendirilmesi, gıda endüstrisinin geliştirilmesi ve ticaretinin iyileştirilmesi ile ilgili hizmetler yürütülmektedir. Bu kapsamda İlde faaliyet gösteren gıda ve gıda ambalajı üreten işyerleri denetlenerek Gıda Siciline kaydolarak, imal ettikleri ürünlerin bileşiminde bulunan maddeleri tescil ettirerek üretim izni almaları sağlanmaktadır. Et ve et ürünleri Gayri Sıhhi Müesseselerdir. Bu işletmelerin denetim ve ruhsatlandırma işlemleri 560 Sayılı KHK nin 18. maddesine dayalı olarak çıkarılan 23 Haziran 1996 tarih ve Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Kanatlı Hayvan Eti ve Et Üretim Tesislerinin Kuruluş, Açılış, Çalışma ve Denetleme Usul ve Esaslarına Dair Yönetmelik gereği denetimler ve Ruhsatlandırma İşlemleri Tarım ve Köy işleri Bakanlığı ve Taşra teşkilatınca yapılmaktadır. Bu kapsamda İlde çalışma ve üretim izni almaları hususunda denetim, eğitim ve diğer hizmetler yapılmaktadır. Yem ve Tohum Denetim Hizmetleri: 1734 Sayılı Yem Kanunu ve buna bağlı yönetmelikler çerçevesinde hayvansal ve bitkisel kökenli yem hammaddesi üreten kuruluşların ve yem satışı yapan yem bayilerinin kontrolleri yapılmaktadır. 308 Sayılı Tohumlukların tescil ve sertifikasyonu hakkında kanun ve bu kanuna bağlı yönetmelikler tohum üreticisi ve dağıtıcı ve tohum satışı yapan bayilerin denetimi yapılmakta, tohum yetiştiriciliği yapan kuruluşlara yetiştiricilik belgesi verilmektedir Su Ürünleri Kirlenme ve Koruma Kontrol Hizmetleri Projesi Bu proje kapsamında Antalya yöresinde, su ürünlerini ve ekolojik dengeyi korumaya yönelik olarak, denizler, iç sular ve sanayi kuruluşlarının arıtma tesisleri ile kum-çakıl olacaklarında, düzenli olarak denetimler yapılmaktadır. Ayrıca, su ürünleri sağlığı ile ilgili olarak kültür balıkçılığı tesislerinde rutin olarak su ürünleri sağlık denetimleri yürütülmektedir Kooperatif Survey Projesi Bu proje kapsamında 2002 yılı sonu itibariyle 270 adet Tarımsal kalkınma Kooperatifinin idari, mali, hukuki yönden denetimi, projeleri genel kurulları, eğitimi, gerekli görülenler için fesh işlemleri yapılmıştır Sayılı Mera Kanunu Kapsamında Yapılan Çalışmalar 4342 Sayılı Mera Kanunu gereğince 2002 yılı sonu itibariyle dekar alanda tahdit ve dekar alanda tespit çalışmaları tamamlanmıştır İl Özel İdare Destekli Yürütülen Projeler Bu projeler 8. Bölümde İlde Yerel İdareler tarafından uygulanan projeler başlığı altında incelenmiştir. 52

53 BÖLÜM 3. İLİN ÖZELLİKLERİ Mevcut kaynaklar tanınmadan doğru yönlendirme yapılması imkansızdır. Dolayısıyla, bu bölümde Antalya ilinin coğrafik yapısı, topografik yapısı, doğal alanları, su kaynakları ve iklimi gibi fiziksel özelliklerine genişçe yer verilmeye çalışılmıştır. İlin biyo-fiziksel ve sosyo-ekonomik özelliklerinin tanınması, kalkınma koşullarının doğru tespit edilebilmesi için gereklidir. Bu tespitler Master Planda mevcut durumun ve ileriye yönelik hedeflerin ortaya konabilmesine alt yapı oluşturur BİYO-FİZİKSEL ÖZELLİKLER İlin biyofiziksel özellikleri içerisinde coğrafik, topografik, klimatolojik özellikleri yanısıra, su kaynakları incelenmektedir İlin Coğrafik Yerleşimi ve Özellikleri Antalya ili, Anadolu'nun güneybatısında Türkiye nin Akdeniz kıyısında 29 20' ' doğu boylamları ile 36 07' ' kuzey enlemleri arasında yer alır. Yüzölçümü 2051 km 2 olup, Türkiye yüzölçümünün %2.6'sını kaplar. İl, Antalya Körfezini km 2 lik bir alanla çevreler. İlin büyük bir bölümü (%76 sı) Toros Dağları ile kaplıdır. İlin kara sınırlarını Kuzeyde Toros Dağları çevrelemektedir. İlin güneyinde Akdeniz, doğusunda İçel, Konya ve Karaman, kuzeyinde Isparta ve Burdur, batısında ise Muğla illeri yer alır. İlin kıyılarının uzunluğu; girinti, çıkıntı dahil 640 km, düz hat olarak 500 km'dir. İl arazisinin ortalama olarak %77,8'i dağlık, %10,2'si ova, %12'si ise engebeli bir yapıya sahiptir. İl alanının 3/4'ünü kaplayan Torosların yaklaşık 10 tepesi deniz seviyesine göre 2500 m ve daha fazla, iki tepesi de 3000 m ve daha yüksektir. Batıdaki Teke yöresinde geniş platolar ve havzalar yer alır. Çoğunlukla kireçtaşlarından oluşmuş bu dağlar ve platolarda, kireçtaşlarının erimesiyle oluşmuş mağaralar, düdenler, su çıkaranlar, dolinler, uvalalar ve daha geniş çukurluklar olan polyeler, büyüklü-küçüklü karst şekilleri çok yaygındır. İlin topografik yönden gösterdiği değişkenlik gerek iklim, gerek tarımsal ve gerekse demografi ve yerleşme yönünden farklı ortamlar yaratmaktadır. Ayrı özellik gösteren bu alanlar, sahil ve yayla bölgesi olarak tanımlanır. Sahil kesimi ilçeleri; I, II ve III. Alt Bölgeleri teşkil eden Merkez, Gazipaşa, Alanya, Manavgat, Serik, Kemer, Kumluca, Finike, Kale ve Kaş'tır. Bu ilçe merkezlerinin denizden yüksekliği 5-44 m arasındadır. IV ve V. Alt Bölgeleri oluşturan yayla kesimi ilçeleri ise; Korkuteli, Elmalı, Gündoğmuş, Akseki ve İbradı'dır. Bu ilçelerin denizden yüksekliği m arasındadır. Arazinin yaklaşık %60 ı çam ormanları ve Akdeniz bitkileri ile kaplıdır. İlde dağlardan denize ulaşan birçok bağımsız ırmak vardır. Ovalar alüvyonlu topraklar ile verimli tarım arazisi karakteri taşımaktadır. 640 km lik sahil bandının 290 km si doğal kumsallardan oluşmaktadır. İlin güney sınırları boydan boya Akdeniz kıyı şeridini oluşturmaktadır. İlin Doğu kesiminde dağların denize paralel uzanması, dağlarla deniz arasında Antalya'dan başlayıp Gazipaşa yakınlarına kadar uzanan geniş bir sahil ovası oluşumunu sağlamıştır. 53

54 Agro-Ekolojik Alt Bölgeler Agro-ekolojik bölgelendirme; arazinin çevresel özellikleri, potansiyel verim ve topografik uygunluğu, yerleşim bölgelerinin sosyo-kültürel ve ekonomik yapıları dikkate alınmak suretiyle, bölgenin benzer özellikler arz eden alt alanlara bölünmesini ifade eder. Bir agro-ekolojik alt bölge, idari bütünlük içinde, iklim, arazi formu, toprak yapısı ve/veya bitki örtüsüne göre belirlenir. Bu kapsamda Antalya ili 5 agro-ekolojik alt bölgeye ayrılmış ve haritalandırılmıştır. Antalya ilinde alt bölgeleri oluşturan ilçeler aşağıdaki tabloda belirtilmektedir. Tablo 2. Antalya İlinin Agro-Ekolojik Alt Bölgeleri ve İlçeleri I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Finike Merkez Alanya Elmalı Akseki Kale Kemer Gazipaşa Korkuteli Gündoğmuş Kaş Serik İbradı Kumluca Manavgat I. Alt Bölge (Kaş-Kale-Finike-Kumluca Alt Bölgesi) Arazi yapısı deniz seviyesinden başlayarak iç kesimlerde 1000 m ye kadar yükselir. Bu alt bölgedeki ilçe merkezleri sahil kuşağında yeralır. Yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı tipik Akdeniz iklimi hüküm sürer. Yıllık yağış toplamı 1500 kg/m 2 nin üzerindedir. Ekstrem maksimum sıcaklık yaz aylarında 40 o C ye kadar çıkarken, yıllık ortalama sıcaklık 20 o C civarındadır. Sahil kesiminde narenciye bahçeleri ve seralar, yayla kesiminde ise elma bahçeleri ve zeytinlikler, yer yer kamelya tipi bağcılık görülmektedir. Bu bölgenin dağ köylerinde hayvancılık ve hububat tarımı yapılır. Kıyı turizminin yaygın olduğu bir bölgedir. II. Alt Bölge (Kemer-Merkez-Serik-Manavgat Alt Bölgesi) Arazi, deniz seviyesinden başlayarak iç kesimlerde 800 metreye kadar yükselir. İlçelerin tamamının idari yapılanması sahil kuşağındadır. Tipik Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü II. Alt Bölgede ekstrem maksimum sıcaklık yaz aylarında 44 o C ye kadar çıkar. Yıllık ortalama sıcaklık ise 19 o C civarındadır. Bu bölge, geniş ve sulanabilir ovalara sahiptir. Teknolojik tarım yaygındır. Açık tarla ve örtü-altı sebze yetiştiriciliği yanında süs bitkileri yetiştiriciliğinin de yoğun olarak yapıldığı bir bölgedir. İkinci ürün olarak susam ve mısır yetiştiriciliği yaygındır. Tarımsal ürünler için pazar imkanının en iyi olduğu alt bölgedir. Yurtdışı bağlantı noktaları (liman ve havaalanı) II. Alt Bölgede olduğu için, özellikle ihracata dönük tarımsal üretim için avantajlı bir konumdadır. Bunun yanısıra, İlde nüfusun en yoğun olduğu ve İlin en fazla göç alan bölgesidir. Bölgenin sahil bandı turizme tahsis edilmiştir. Merkez ilçe ve Manavgat ta son yıllarda tıbbi ve ıtri bitki yetiştiriciliği de önem kazanmaktadır. III. Alt Bölge (Alanya-Gazipaşa Alt Bölgesi) Arazi, deniz seviyesinden başlayarak iç kesimlere doğru yükselir. Yerleşim bölgesi yoğunlukla sahil kuşağındadır. Tipik Akdeniz ikliminin hüküm sürdüğü bu alt bölgede ekstrem maksimum sıcaklık yaz aylarında 40 o C, yıllık ortalama sıcaklık ise 20 o C civarındadır. 54

55 Kıyıda, tropik iklim meyvesi olan muz yetiştiriciliğinin yanısıra örtü-altı sebze yetiştiriciliği de önem arz etmektedir. Yamaç platoda ise nar ve badem yetiştirilir. Yayla kesimlerinde yabani çiçek soğan üretimi yapılmaktadır. Bu alt bölgenin sahil bandında turizmin baskısı hissedilmeye başlanmıştır. IV. Alt Bölge (Elmalı-Korkuteli Alt Bölgesi) Topografik olarak 1000 metrenin üzerinde yükseklikte Batı Toroslarda yeralan, su kaynaklarının zengin olduğu plato özelliği taşıyan bir bölgedir. Bu alt bölgedeki yerleşim yerleri yayla kuşağındadır ve denize sahili yoktur. İklimsel özellikler bakımından sahilde yer alan diğer alt bölgelerden farklı olarak daha çok karasal bir iklim hüküm sürer. Bu bölgede yıllık ortalama sıcaklık o C civarında olup, kış aylarında sıcaklık 17 o C civarına kadar düşebilmektedir. Bununla birlikte, yılda 55 gün dona rastlanabilmektedir. Bu bölgede yağış, kıyı kesimine göre oldukça azalmakta ve 500 kg/m 2 civarında kalmaktadır. Yağış, genellikle kış aylarında yağmur ve zaman zaman kar şeklinde olmakta ve ortalama olarak gün süreyle yerde kar örtüsü kalabilmektedir. Ancak sahil kesiminde yer alan I, II ve III. Alt Bölgelerde görülen şiddetli yağış ve fırtınalar bu bölgede görülmez. Toplam arazi yüzeyi içinde tarım alanı miktarı diğer alt bölgelere nispetle en yüksek olan bölgedir. Hububat ve meyve yetiştiriciliği yaygındır. Son yıllarda yaylada kesme çiçek yetiştiriciliği de yaygılaşmaya başlamıştır. Ayrıca, mantar ve kompost üretiminde özellikle Korkuteli İlçesi Türkiye pazarında merkezi bir konuma gelmiştir. Çok az miktarda olmakla birlikte, bu bölgede anason ve şekerpancarı yetiştiriciliği de yapılmaktadır. Açık tarla sebze yetiştiriciliğinde ekolojik tarım uygulamalarına bu bölgede başlanmıştır. İlde hayvancılığın en yoğun olarak yapıldığı bölgedir. Hayvancılığa bağlı olarak, yem bitkileri ekiliş sahası bakımından da diğer alt bölgelerden öndedir. V. Alt Bölge (İbradı-Akseki-Gündoğmuş Alt Bölgesi) Torosların yüksek platosunu oluşturan ve dağlık arazi yapısına sahip bu bölge, tarım arazisi bakımından kısıtlıdır ve ormanlık alanlarla kaplıdır. Yerleşim yerleri yayla kuşağındadır ve denize sahili yoktur. Denizden yüksekliği 800 metreden başlayıp 1300 metreye kadar çıkar. İklim bakımından sahilde yer alan diğer alt bölgelerden, yağışlar yönünden ise iç ve batı bölgelerden ayrıcalıklar gösterir. Daha karasal bir iklim hüküm sürer. Bu bölgede yaz aylarında o C civarına çıkan sıcaklık, kış aylarında 17 o C ye kadar düşebilmekte ve zaman zaman bölgede şiddetli don olayları görülebilmektedir. Yıllık ortalama sıcaklık 18 o C civarında seyretmektedir. Bu bölgede yağış, kıyı kesimine göre önemli bir farklılık göstermemekte ve 1350 kg/m 2 civarında gerçekleşmektedir. Kış aylarında en fazla 15 gün süreyle yerde kar örtüsü kalabilmektedir. Şiddetli yağış ve fırtınalara rastlanmaz. Teknik tarımın minimum düzeyde yapıldığı, sosyo-ekonomik yapı itibarı ile değerlerin ilin ortalamalarının altında kaldığı ve tarımsal gelirin en düşük olduğu alt bölgedir. Bununla birlikte, organik tarıma elverişli topraklara sahiptir. Bölge, tamamen Toros dağlarının üst platosunda yerleşiktir. Bu bölgede hayvancılık ve kerestecilik yapılır. Doğal florasında çiçek soğanları ve tıbbi bitkiler yoğun olarak bulunmaktadır İlin Topografyası Dağlar Antalya doğudan batıya yüksek dağlarla çevrilidir. Önemli dağları, Akdağ, Susuz Dağları, Alacadağ, Bey Dağları, Tahtalı Dağı ve Geyik Dağlarıdır. En yüksek zirveler, Kızlar Sivrisi (3086 metre) ve Akdağ dır (3024 metre). Akdağ: Elmalı Ovasının güneybatısında yeralan Akdağ, Muğla il sınırına kadar uzanır. Yüksek ve toplu bir dağ kabarığıdır. Düzensiz bir kubbe şeklinde uzanan sivri ve 55

56 keskin sırtlı tepeler üzerinde verimli çayırlar, karstik ya da buzul çukurlar vardır. At Kuyruk Sallamaz Tepesi (Uyluk) denen doruğun yüksekliği yaklaşık 3024 m'dir. Eteklerine doğru düzgün şekilde alçalan Akdağ'ın bu kesimleri orman örtüsü ile kaplıdır. Susuz Dağlar: İç Batı kesimde, Kıbrık Deresi'nin doğusundan başlayarak doğuda Avlan Gölü'ne kadar uzanan bu dağlar toplu ve geniş bir dağ kütlesidir. Sivri olmayan tepelerin arası çanak biçimindedir. Bunların birçoğunda ilkbaharda su birikir ve belirli bir süre sonra çekilir. Bu nedenle dağın üst kısımları kuru ve susuzdur. Bitki örtüsü seyrek otlardan oluşur. Kuzeybatı ve Güney yüzlerinin etekleri ise geniş ormanlık alanlarla kaplıdır. Güneyinde Kohu Dağı (240 m) bulunmaktadır. Alaca Dağ: Kohu Dağı'ndan başlayarak güneye doğru uzanıp Finike ile Kaş'ı birbirinden ayıran dağdır. En yüksek tepesi 2336 m ile Toylak Karlığı Tepesi'dir. Alaca Dağ'ın tüm etekleri ormanlarla kaplıdır. Bey Dağları: Tam anlamıyla düzgün bir sıra dağ olan Bey Dağları güney -kuzey doğrultusunda uzanmaktadır. İl Merkezinin Kuzeybatısında, Batı Toroslar serisinde Tekeli Yaylasının doğusunda yer alır. Kıyı sıradağları ve asıl Bey Dağları adını alan birbirinden farklı ve paralel sıra dağlardan oluşmuştur. Asıl Bey Dağları kalker oluşumludur. Düzenli bir vadi görmek olanaksızdır. Kıyı sıradağları, Alakır Çayı ile Antalya Körfezi arasında uzanır. Deniz kıyısından birden bire yükselen dik görünüme sahiptir. Dünyada nadir bulunan sedir ormanları bu dağlarda yer almaktadır. Tahtalı Dağı: Bir çadır biçiminde yükselen Tahtalı dağları kıyı sıradağlarının en yüksek olanıdır ve Güneyde yeralır. Göynük çayının kuzeyinde yer alan Sarıçınar Dağı'nın yüksekliği 1811 m'yi bulur. Denize dik yamaçlar halinde iner ve büyük ölçüde çam ormanlarıyla kaplıdır. Geyik Dağları: Antalya ilinin doğusunda Taşeli Platosu üzerinde kuzeybatı - güneydoğu doğrultusunda uzanırlar. Kuzeye bakan kısımlarda yaz aylarında bile kar bulunur. Bu dağlar dizi halinde Konya, Karaman ile Antalya arasında sınır çizerler. Akdenize bakan kısımları, kar sınırının altından itibaren ovaya kadar ormanla kaplıdır Ovalar Antalya ili ovalarında Akdeniz iklimine uygun Turunçgiller ve Sera tarımı yapılır. Kıyıda Kumluca, Finike, Tekirova, Manavgat, Alanya, Gazipaşa ovaları, iç kesimlerde ise Tekeli ve Taşeli Platoları, Elmalı, Müğren, Kızılcadağ, Korkuteli ovaları yer alır. Antalya topraklarının %12'sini ovalar kaplamaktadır. Bunların içinde en önemli olanları Antalya Ovası, Finike Ovası, Alanya Ovası, Kasaba Ovası, Demre Ovası ile Tekirova'dır. Antalya Ovası: Batı Toros dağlan ile Alanya arasında kıyı boyunca uzanır ve üçgen biçimindedir. Yapı bakımından farklı iki bölümden oluşur. Batıda Bey Dağları dibinden Aksu'ya ve kuzeyine doğru olan bölümleri yatay kalker türden oluşmuştur. Kıyıda m yükseklikteki dik yarlarla başlayıp, basamak basamak üç taraça halindedir. Kıyıdan itibaren hafif eğimli düzlükler oluşturan bu taraçalar, Toroslar'dan kireç taşlarını eriterek gelen yeraltı sularının ve Düden Çayı'nın çökeltileri travertenlerden oluşur. Antalya ovasının doğu bölümü ise Aksu, Köprüçay, Manavgat Irmağı gibi akarsuların kıyıda yığdığı yer yer bataklık, alüvyal düzlükler ve bunlar arasında alçak tepelikler halindedir. Ovanın bir bölümü İlin tarım bakımından en verimli kısmını oluşturmaktadır. Finike Ovası: Finike Körfezinden başlar. Büyük bir düzlük görünümündedir. Birkaç akarsuyun kollarını birleştirerek oluşan ova, alüvyonlu, içinde taş olmayan oldukça verimli, siyah topraklardır. Kasaba Ovası: Yaklaşık 15 km uzunluğunda ve 4-5 km genişliğinde olan ovanın üç tarafı dağlarla çevrilidir. Deniz iklimi egemendir. Kış ve yaz ayları genellikle sisli geçmektedir. Su bakımından zengin değildir, ancak kış aylarında su bulunmaktadır. Alanya Ovası: Ova km 2 'lik bir alanı kapsamaktadır. Dim Çayı ve Oba Çayı teknesi olmak üzere iki bölümden oluşmuştur. Alanya ovasının iklimi Antalya ovasına 56

57 oranla daha yumuşaktır. Demre Ovası: Demre Çayının getirdiği alüvyonlarla oluşmuştur. 20 km 2 'lik bir alanı kapsamaktadır. Toprak oldukça verimlidir. Demre Ovası da su bakımından pek zengin değildir. Tekirova: 10 km 2 'lik bir alanı kapsar. Tahtalı Dağlarından inen suların ve Bağırsak deresinin getirdiği alüvyonlardan oluşmuştur. Alara Ovası: Toprağı orta verimlilikte, Alanya-Manavgat arasında yeralan bir ovadır. Alara Çayı ile sulanır. Tablo 3. Antalya daki Önemli Ovalar ve Özellikleri OVANIN ADI Bulunduğu Yer (İlçe) Yüzölçümü (km 2 ) İl Yüzölçümüne Oranı (%) Denizden Yükseklik (m) Boğaçayı Merkez 24,10 0,12 30 Döşemealtı Merkez 440,32 2, Kurşunlu Merkez 61,01 0, Varsak Merkez 133,21 0, Aksu Merkez-Serik 300,71 1, Sedre Alanya 107,60 0,52 30 Alara Alanya- Manavgat 61,14 0,30 60 Elmalı Elmalı 264,22 1, Finike- Kumluca Finike- Kumluca 119,46 0,58 20 Gazipaşa Gazipaşa 39,76 0,19 30 Eynif İbradı 20,39 0, Hububat Demre Kale 18,05 0,09 20 Kasaba Kaş 36,55 0, Hububat Kumluova Kaş 11,84 0,06 50 Ovagölü Kaş 35,77 0,17 30 Korkuteli Korkuteli 47,35 0, Beşkonak- Belhasan- Karabük Özellikleri (Yetiştiricilik ve Sulama) Sera-Sebze-Narenciye (Halk Sulaması) Sebze-Pamuk-Buğday-Meyve (Halk Sulaması) Sebze-Pamuk-Buğday- (Halk Sulaması) Sebze- Meyve -Pamuk- (DSİ ve Halk Sulaması) Sera-Sebze-Tarla -Pamuk- (DSİ ve Halk Sulaması) Sera-Sebze-Narenciye -Muz-(DSİ ve Halk Sulaması) Sera-Sebze-Meyve-Tarla -Pamuk- (DSİ ve Halk Sulaması) Hububat-Meyve-Bağ-Şeker pancarı (DSİ ve Halk Sulaması) Sera-Sebze-Narenciye -(DSİ ve Halk Sulaması) Sera-Sebze-Meyve Muz-Yer fıstığı (Halk Sulaması) Sera-Sebze-Narenciye -(DSİ ve Halk Sulaması) Sebze- Tarla -Pamuk- (DSİ Sulaması) Sebze- Tarla -Pamuk- (DSİ Sulaması) Meyve-Hububat Şeker Pancarı- Patates (DSİ ve Halk Sulaması) Manavgat 13,99 0, Sebze- Tarla (Halk Sulaması) Manavgat Manavgat 162,24 0, Serik Serik- Manavgat 405,07 1, Sera-Sebze-Hububat Pamuk (DSİ ve Halk Sulaması) Sera-Sebze-Hububat Pamuk (DSİ ve Halk Sulaması) 57

58 OVANIN ADI Bucak-Aktaş- Karataş Bulunduğu Yer (İlçe) Yüzölçümü (km 2 ) İl Yüzölçümüne Oranı (%) Denizden Yükseklik (m) Serik 17,29 0, Özellikleri (Yetiştiricilik ve Sulama) Sebze-Hububat Pamuk (Halk Sulaması) Kaynak: Çevre İl Müdürlüğü, Antalya İli Çevre Durum Raporu Yaylalar Antalya ilinde iki büyük yayla vardır. Bunlar, Batıda Tekeli, Doğuda Taşeli yaylalarıdır. Yerel olarak isimlendirilmiş Batı daki küçük ölçekli yaylalar Ördübek, Uçarsu, Gömbe, Gödene, Yeşilyayla, Taşkesik adlarıyla; Doğudaki küçük ölçekli yaylalar ise Akçaalan, Kesikbel, Avason, Gücer, İkiz, Dumanlı, Derme, Alıç, Topalceviz, Beloluk, Güğlenpınarı, Geriş, Güzelsu, Meşat, Sülek, Dereköy, Mahmutseydi, Pınarbaşı, Gedevet adlarıyla tanınırlar. Tekeli Yaylası: İl topraklarının batı sınırlarıyla Antalya Körfezi ve Antalya Ovası arasında kalan bölgedir. Yaylada güney batı - kuzey doğu doğrultusunda sıra dağlar ve bunların arasında çukurluklar bulunmaktadır. Tekeli yaylası birdenbire yükselen, ortası geniş, kapalı tekneleri içerir. Yayla birbirinden çok az farklı küçük coğrafik birimlere ayrılmıştır, bu yayla Girdev Yaylasının, Korkuteli Düzlüğünü, Aksu ve Köprüçay ile Manavgat Çayının teknelerini de içine almaktadır. Ördübek, Uçarsu, Gömbe, Gödene, Yeşilyayla, Taşkesik yaylaları batıda yer almaktadır. Taşeli Yaylası: Antalya Körfeziyle Mersin ili sınırı arasındaki bölgeye yayılmıştır. Burada Akseki'nin doğusundan Mersin ili sınırlarına doğru geniş bir kıyı şeridi bulunmaktadır. Üzerinde Yedikaza Yaylaları yayılmıştır. Bu yaylalar arasında Sülek ve Merdiven Yaylaları ile Gevni Yaylası sayılabilir. Güney doğuda ise Gazipaşa Yaylası bulunmaktadır. Akçaalan, Kesikbel, Avason, Gücer, İkiz, Dumanlı, Derme, Alıç, Topalceviz, Beloluk, Güğlenpınarı, Geriş, Güzelsu, Meşat, Dereköy, Mahmutseydi, Pınarbaşı, Gedevet doğuda yer alan diğer yaylalardır. Saklı Yaylası: Antalya kent merkezine 50 km uzaklıkta olup rakımı 2547 metredir. Kışın kayak merkezi, yazın da yayla olarak hizmet vermektedir. Ocak, Şubat ve Mart aylarında sürekli, Aralık ve Mayıs aylarında genellikle parçalı şekilde karla kaplıdır cm arası değişen kar kalınlığı yukarı kesimlerde artmaktadır. Kemer Yaylaları: Kemer halkı yaz aylarında genellikle Gödene Yaylası gibi yüksek kesimlere çıkmaktadır. Yeşil Yayla ve Söğütcuması Torosların (Beydağları) üzerinde kurulmuş olup yaz aylarında sahilde ikamet eden insanların rağbet ettiği yazlık konaklama yerleridir. Kaş Yaylaları: Kaş ve civarı ormanlarla kaplıdır. Yüksek dağlar ve etekleri, çam, sedir, selvi ve diğer Akdeniz bitki örtüleri ile kaplıdır. Gömbe ve Sütleğen yaylaları bunların en bilinenleridir. Akdağ eteklerinde kurulmuş bulunan ve yaz aylarında çok soğuk olan bu yaylaların soğuk suları ve pınarları dikkati çeker. Uçarsu ve Yeşil Göl, soğuk su kaynaklarıdır. Buralarda birçok meyve ağaçları vardır. Manavgat Yaylaları: Köprüçay Vadisinin ikiye ayrıldığı Torosların üzerinde birçok yayla bulunmaktadır. En önemlileri Gülenpınar ve Beloluk Yaylaları, Dumanlı Yaylası, Topalceviz, Alıç ve Demre Yaylaları, Dumanlı Yaylası ile Bezburun dağı eteklerindeki İkiz Yaylasıdır. Manavgat'ın dağlık bir arazi yapısına sahip olması ve bu nedenle tarım arazilerinin azlığı, dağ köylerinde yaşayan halkın hayvancılığa yönelmesinie sebep olmuş ve sürüler halinde kıl keçisi yetiştiriciliği önemli geçim kaynağı durumuna gelmiştir. Bu sebeple, köy halkının %90'ı yaz aylarında hayvanları ile birlikte yaylalara göçerler Göller Antalya'da göller genellikle ilin batı bölümünde yer almaktadır. Bunlar alan olarak küçüktür ve çoğunlukla yaz aylarında kururlar. Karagöl senenin 8-10 ayında; Avlan Gölü 58

59 ise senenin 6-7 ayında su dolarak göl halini alırlar. İldeki başlıca göller, Söğüt Gölü, Karagöl Sazlığı ve Avlan Gölü'dür. Söğüt Gölü: Söğüt Gölü İlin Kuzey batısında yeralan ve kuru olduğu dönemlerde göl zemininde tarım yapılan geniş bir ova görünümündedir. Karagöl: Devamlı su altında bulunup, göl durumunu koruyan saha 24,5 km 2 dir. Avlan Gölü: Göl durumunu koruyan saha 8,5 km 2 dir. Bu gölün çevresi taşkın arttığı zaman bataklık halini alır. Ancak suları çekildiği zaman tarıma elverişli hale gelir. Kırkgöz Kaynakları Gölü: Bu alanda devamlı anlamda göl yoktur. Ancak Kırkgöz kaynaklarının yayıldığı ve kaynak debisine bağlı olarak yayılım gösteren bataklık alanı vardır. Göl alanının büyük kısmı sazlık ve kamışlıktır. Ekonomik değere sahip balık yetiştiriciliğine elverişli değildir Akarsular İlin akarsuları, daha çok dere ve çaydan oluşur. İlin önemli akarsuları arasında Manavgat Irmağı, Köprü, Aksu, Düden, Dim, Kargı, Alara, Karpuz, Başgöz, Karaman ve Korkuteli Çayları yer alır. Yazları sıcak ve kurak geçtiği için bu akarsuların debisi çok azalır, birçoğu kurur. Dere ve çayların sonbahar yağmurları ile su seviyesi yükselir. İlkbaharda Toros Dağlarındaki karların erimesiyle en yüksek seviyeye ulaşır. Dere ve çayların kaynakları Toros dağlarıdır. Bunlar denize inerken arazinin fazla eğimli olması nedeniyle hızlı akarlar ve toprak erozyonuna neden olurlar. Boğa Çayı: Karaman, Doyran ve Çandar isimli üç çaydan oluşmaktadır. Yaklaşık boyu 48 km dir. Boğa Çayı nın suyu tuzluluk bakımından ikinci, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Arapsuyu Çayları: Büyük Arapsu ve Küçük Arapsu olarak Boğa Çayı nın birkaç kilometre doğusundaki düzlükten çıkarlar. Kuvvetli karstik kaynaklar tarafından beslenirler. Düden Çayı: Kırkgöz mevkiindeki kaynaklardan çıkıp, birkaç kilometre sonra Bıyıklı Düden inde kaybolur. Antalya nın kuzeyinde tekrar yüzeye çıkarak 300 m uzunluğunda dar ve dik yamaçlı oyuk içerisinde aktıktan sonra Düden Batığı nda tekrar kaybolur. Antalya nın 8 km kuzeyinde Düden Başı nda Düden Çayı adı altında tekrar yüzeye çıkar. Düden Çayı nın suyu tuzluluk bakımından üçüncü, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Aksu Çayı: Antalya havzasının büyük çaylarından biridir. Yaklaşık 117 km uzunluğundadır. Suyu tuzluluk bakımından ikinci, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Köprüçayı Irmağı: Eğridir Gölü nün Güneydoğusundaki Anamas Dağları ndan çıkar. Bir çok pınarla birlikte yaklaşık boyu 156 km'ye ulaşır. Köprüçay Irmağının suyu tuzluluk bakımından ikinci, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Manavgat Irmağı: Cevizli bucağının batısındaki pınarlarla kuzeyden gelen Şahap Deresinin birleşmesi ile teşekkül eder. Pek çok dereyi ve kaynağı içine alır. En önemli kolu Aygır Deresi dir. Manavgat ilçesinin 6-7 km güneyinde Çayağzı mevkiinde denize dökülür. Yaklaşık 82 km uzunluğundadır. Irmağın suyu tuzluluk ve alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Çağlayanı ile bilinen Manavgat Irmağının derinliği ilçe yakınlarında 2-7 metreyi bulur. Bu ırmak üzerinde Oymapınar Barajı kurulmuştur ve belirli yerlerde kültür balıkçılığı (Alabalık) yetiştiriciliği yapılmaktadır. Karpuz Çayı: Yaklaşık 50 km uzunluğundadır. Çayın suyu tuzluluk bakımından ikinci, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Alara Çayı: Yaklaşık 80 km uzunluğundadır. Çayın suyu tuzluluk bakımından ikinci, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. 59

60 Kargı Çayı (Deliçay): Yaklaşık 43 km uzunluğundadır. Çayın suyu tuzluluk bakımından ikinci, alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Oba Çayı: Alakilise ve Merdiven Dereleri nin birleşmesinden meydana gelir. Alanya ovasında yaralan Oba köyünün Güneyinde denize dökülür. Yaklaşık boyu 14 km uzunluğundadır. Dim Çayı: Akdağ eteklerinden doğar, Bucak yakınlarında Uçurmak Deresi ile birleşir. Alanya ilçesinin 5 km doğusunda denize dökülür. Yaklaşık uzunluğu 30 km dir. Bu çayın suyu tuzluluk ve alkalilik bakımından birinci sınıf sulama suyu niteliğindedir. Ayrıca Sapa, Bıçkıcı, Delice, Alakır, Akçay, Derme, Eşen Çayları bölgenin önemli yer üstü sularıdır. Bölgenin sulak alanlarından biri de, akarsu boylarında yer alan ve yılın büyük kısmında su altında kalan ince şeritlerdir. Bu alanlar hektar büyüklüğündedir. Yine sulak alanlardan alüvyal sahil bataklıkları, deniz kıyısında yer alan, deniz ve yüzey akışların etkisi ile devamlı veya yılın büyük bir bölümünde yaş yada bataklık durumunda olan topraklardır. Tuzlu ve sodikliğin her tür ve derecesinde olabilirler. Bu arazinin tarımsal değeri yoktur. 519 hektar alan kaplamaktadır Yeraltı Su Kaynakları Antalya, yeraltı suyu yönünden oldukça zengin bir ilimizdir. İlin su ihtiyacının karşılanmasında ve sulamada bu yeraltı su kaynaklarından yararlanılmaktadır. Antalya'daki yeraltı su kaynakları; Kırkgöz Kaynakları: Toros dağlarından çıkan bir kaynaktır. Gürkavak Kaynağı: Şehrin su temin ettiği en eski kaynaklardan biri olan "Gürkavak Kaynağı" Antalya'nın kuzeybatısında Düzlerçamı Milli Parkı içerisinde bulunmaktadır. Mağara Kaynağı: Konyaaltı Plajının karşısındaki falezlerden çıkan bu kaynak, şehre en yakın kaynak olup, şehrin içme suyu buradan karşılanmaktadır. Duraliler Kaynağı: Duraliler Köyü'nün yerleşim ve tarım alanları içerisinde bulunan bu kaynaktan sulamada yararlanılmaktadır. İskele kaynağı (Mescid Alanı): Yat limanındaki mescit alanından çıkan bu kaynaktan mahalli içme suyu ihtiyacı karşılanmaktadır. Hurma Pınarları: Antalya'nın batısında Hurma Köyü içerisinde bulunan ve çok kaliteli suya sahip olan bu kaynak, yakın zamana kadar şehrin içme suyu ihtiyacının karşılanmasında kullanılmıştır. Ancak son yıllarda yaşanan kuraklığın tesiri ile şimdi bakımsız ve terk edilmiş durumdadır. Arapsuyu Kaynakları: Antalya'nın batısında bulunan Arapsuyu l ve II kaynakları 2 km kadar yüzeyde aktıktan sonra denize ulaşırlar. Boğaçayı Keson Kuyuları: Boğaçayı havzasındaki alüvyonlarda bulunmakta, içme ve kullanma suyu ihtiyacının karşılanmasında kullanılmaktadır. Düden Şelalesi Kaynağı: Düden Şelalesinin altından çıkmaktadır. Duraliler Kuyusu: Duraliler Köyü'nün kuzeyinde, yerleşim ve tarım alanlarının dışında bulunan bu kuyular sulamada kullanılmaktadır. Meydan Kuyuları: Antalya'nın Meydan semtinde bulunan bu kuyular, yerleşim alanlarının ortasında kalmıştır. Şehir içme suyunun bir kısmı buradan sağlanmaktadır İlin İklimi Antalya nın sahil ve yayla kesimi arasında iklim ve dolayısıyla bitki örtüsü bakımından önemli bir farklılık göze çarpar. Sahil kesimi Muz ve Narenciye gibi tropik ve 60

61 sub-tropik iklim bitkilerinin yetiştirilmesine ve sera tarımı yapılmasına uygundur. Yayla kesimi ise soğuğa dayanıklı elma, armut, ayva gibi mutedil iklim meyve türlerinin yetişebilmesi için elverişlidir. Antalya ili iklimi, genelde yazları sıcak ve kurak, kışları ılık ve yağışlı olarak ifade edilen Akdeniz iklimi içerisinde mütalaa edilmekte ise de, ilde meteorolojik eleman değerleri yönünden oldukça farklılık gösteren üç iklim tipi görmekteyiz. Tablo 4. Antalya İli Aylık Meteorolojik Ölçüm Ortalama Sonuçları (1998) Günlük Güneşlenme En En Ortalama Ortalama Ortalama en çok süresi Ort. Ort. Yüksek Düşük Oransal yağış Aylar Sıcaklık yağış (saat ve yağışlı donlu ( o Sıcaklık Sıcaklık Nem miktarı C) ( o C) ( o miktarı dakika/gü gün gün C) (%) (mm) (mm) n) sayısı sayısı Ocak 9,9 23,9-4, ,5 247,5 5,09 12,9 1 Şubat 10,5 25,9-4, ,8 170,9 6 11,1 0,5 Mart 12,6 27,7-1, ,2 94,1 6,55 8,9 0,1 Nisan 16,2 32,8 3, ,4 43,3 8,11 6,4 Mayıs 20,4 38, ,4 28,5 10,04 5,2 Haziran 25 41,5 11, ,1 9,7 11,42 2,5 Temmuz 28,1 44,7 14, ,8 2,4 12,16 0,5 Ağustos 27,9 44,6 13, ,6 2,1 11,48 0,5 Eylül 24,7 42,5 10, ,7 11,5 10,18 1,6 Ekim 19,9 39,6 2, ,1 62,6 8,12 5,7 Kasım 15, ,2 123,7 6,34 7,6 Aralık 11,5 23,6-1, , ,58 12,5 0,2 Yıllık 18,5 44,7-4, ,5 1052,3 8,34 75,4 1,8 Ortalama karla örtülü gün sayısı sıfırdır. Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Kıyı Kesimi (I - II ve III. Agro-Ekolojik Alt Bölgeler) İklimi Sahil kesiminde görülen ve Akdeniz ikliminin tanımına uyan, yazları sıcak ve kurak, kışları ise ılık ve yağışlı iklimdir. Bu iklimin hüküm sürdüğü kıyı kesimi olan I, II ve III. Agro-Ekolojik Alt Bölgelerin yüksek olmayan kesimleridir. Ortalama Sıcaklık: Yıllık olarak 17.6 o C ile 20 o C, kış aylarında 8.5 o C ile 14.1 o C ve yaz aylarında 24.2 o C ile 28.3 o C arasında seyretmektedir. Ortalama Yüksek Sıcaklık: Yıllık olarak 22.4 o C ile 24.6 o C, kış aylarında 14.2 o C ile 18.3 o C ve yaz aylarında 28.2 o C ile 34.4 o C arasında bulunmaktadır. Ortalama Düşük Sıcaklık: Yıllık olarak 11.4 o C ile 16.6 o C, kış aylarında 3.8 o C ile 11.5 o C ve yaz aylarında 17.1 o C ile 24.7 o C arasında rasat edilmektedir. En Yüksek Sıcaklık: En yüksek sıcaklık değerleri 39.0 o C ile 44.7 o C arasında değişmektedir.kış aylarında bile bu kesimde 27.8 o C ulaşan sıcaklıklar görülmektedir. En Düşük Sıcaklık: Bu kesimde şimdiye kadar rasat edilmiş en düşük sıcaklık değerleri 0.3 o C ile 4.7 o C arasında görülmektedir. Kaş ilçesinde sıcaklık 0.0 o C nin altına hiç düşmemekte, diğer yörelerde ise sıcaklık ortalama olarak yılda ancak birkaç gün 0.0 o C nin altında seyretmekte ve bu sıcaklık süresi oldukça kısa olmaktadır. Nisbi Nem: 70 yıllık nisai nem ortalaması yörelere göre %51 ile %70 arasında değişmekle beraber ortalama olarak %64 tür. Yağış: Yıllık ortalama yağış bu kesimde mm ile 1277 mm arasında değişmektedir. Bu alt bölgedeki ilçelerin en az yağış alan yeri Gazipaşa, en fazla yağış alan yeri ise Kemer ve civarıdır. Bu kesimde yıllık yağışın %60-70 i kış aylarında vuku 61

62 bulmakta olup, yağışlar çok şiddetli şekildedir. Antalya da bir günde mm ve Kemer de ise mm yağış rasat edilmiştir. Bu kesimde kar yağışlarına nadir olarak rastlanır ve yerde uzun süreli bir kar örtüsü görülmez. Güneşlenme Müddeti: Antalya ili kıyı kesimi Türkiye de güneşlenme müddetinin en yüksek olduğu yerlerden biridir. Yıllık ortalama güneşlenme müddeti, Antalya da 8 saat 39 dakika, Alanya ilçesinde ise 8 saat 28 dakikadır. Yaz aylarında bu süre Antalya da 12 saat 41 dakikaya, Alanya da ise 12 saat 28 dakikaya çıkmaktadır. Deniz Suyu Sıcaklığı: Antalya ilinin kıyı kesimi deniz suyu sıcaklıkları yönünden Türkiye nin en yüksek deniz suyu sıcaklığına sahiptir. Kıyılarda ortalama deniz suyu sıcaklığı 21.0 o C ile 21.7 o C arasında değişmekte, yaz aylarında ortalama 27 o C ile 28 o C arasında bulunmakta, zaman zaman da 30 o C ile 31 o C ye ulaşmaktadır. Rüzgar: Hakim rüzgarlar kıyı kesimin batı bölümünde kuzey yönlerden, doğu bölümünde ise güney yönlerden esmektedir. Kuvvetli rüzgarların ise bütün kesiminde ki hakim yönü güney olmaktadır. Kuvvetli rüzgarların çok etkili olduğu bu kesimde rüzgar hızı bilhassa kış aylarında yüksek değerlere ulaşmakta ve bu kesimde hızı 140 km/saat e ulaşan rüzgarlara rastlanmaktadır. Grafik 1. Antalya İlinde Aylara Göre Sıcaklık Değerleri İç Batı Kesimi (IV. Agro-Ekolojik Alt Bölge) İklimi İlin iç batı kesiminde görülen iklim tipinde, kıyı kesiminde olduğu gibi çok sıcak ve kurak olmadığı gibi kış aylarında da ılık olmayıp oldukça soğuk geçmekte ve gene bu kesimde çok şiddetli yağışlar görülmektedir. Ortalama Sıcaklık: Yıllık olarak 12.2 o C ile 12.9 o C, kış aylarında 2.1 o C ile 4.4 o C ve yaz aylarında ise 19.6 o C ile 24.1 o C arasında seyretmektedir. Ortalama Yüksek Sıcaklık: Yıllık olarak 19.1 o C ile 19.9 o C, kış aylarında 7.1 o C ile 10.6 o C ve yaz aylarında 27.1 o C ile 31.5 o C arasında bulunmaktadır. Ortalama Düşük Sıcaklık: Yıllık olarak 5.5 o C ile 6.3 o C, kış aylarında 2.3 o C ile 0.3 o C ve yaz aylarında ise 10.5 o C ile 15.4 o C arasında değişmektedir. En Yüksek Sıcaklık: Bu bölgelerde şimdiye kadar yapılmış rasatlar neticesinde elde edilmiş en yüksek sıcaklıklar yörelere göre 37.4 o C ile 40.0 o C arasında değişmektedir. 62

63 En Düşük Sıcaklık: Değerleri bölgelere göre 16.0 o C ile 18.6 o C arasında görülmekte, yılda ortalama olarak 60 gün sıcaklık 0.0 o C altında seyredebilmekte ve şiddetli don olabilmektedir. Ayrıca bu bölgelerde Mayıs ayında bile sıcaklığın 0.7 o C ye kadar düştüğü tespit edilmiştir. Nisbi Nem: Yıllık nisai nem ortalaması %56 ile %63 arasında değişmektedir. Yağış: Bu bölgelerde yağış, kıyı kesimine göre oldukça az olup, mm ile mm arasında değişmektedir. Bu kesimin en fazla yağış alan yerleri ise bölgenin kıyı bölgelerine komşu olan yöreleri olmaktadır. Haziran aylarında olmak üzere az miktarda da olsa yaz aylarında yağış görülmektedir. Ancak ne kış ne de yaz aylarında kısa süre de çok yağış bırakabilen şiddetli yağışlara burada rastlanmaz. Şimdiye kadar ölçülmüş günlük en çok yağış miktarı 80.4 mm olmuştur. Bu bölgede yılda ortalama olarak gün kar yağışlı olarak geçer. Ortalama olarak gün yerde kar örtüsü bulunur. Rüzgar: Hakim rüzgarlar topografik duruma göre yer yer değişmekle beraber genellikle kuzey veya güney yönlerden esmektedir İç Doğu Kesimi (V. Agro-Ekolojik Alt Bölge) İklimi V. Agro-Ekolojik Alt Bölgenin yer aldığı İlin iç doğu kesiminin iklimi ise bütün meteorolojik eleman değerleri bakımından kıyı kesiminden, yağışlar yönünden ise iç batı bölgelerden ayrıcalıklar gösterir. Bu kesimde: Ortalama Sıcaklık: Yıllık olarak 11.7 o C ile 13.2 o C, kış aylarında 1.3 o C ile 5 o C ve yaz aylarında ise 19.3 o C ile 24.1 o C arasında seyretmektedir. Ortalama Yüksek Sıcaklık: Yıllık olarak 18.4 o C ile 18.6 o C; kış aylarında 7.0 o C ile 9.4 o C ve yaz aylarında 26.3 o C ile 30.3 o C arasında olmaktadır. Ortalama Düşük Sıcaklık: Yıllık olarak 5.7 o C ile 9.0 o C; kışa aylarında 2.7 o C ile 2.2 o C ve yaz aylarında ise 11.5 o C ile 19.0 o C arasında seyreder. En Yüksek Sıcaklık: Bu bölgede şimdiye kadar rasat edilmiş en yüksek sıcaklıklar yörelere göre 36.7 o C ile 37.2 o C arasında değişmektedir. En Düşük Sıcaklık: Şimdiye kadar yapılmış rasat sonucunda bu bölgeden elde edilmiş en düşük sıcaklık değerleri o C ile o C arasında görülmektedir. İç batı bölgede olduğu gibi bu bölgede de şiddetli don olayları olmakta ve sıcaklık Mayıs ayında bile 0.7 o C e kadar düşebilmektedir. Nisbi Nem: Bu bölgenin yıllık nisai nem ortalaması %60 tır. Yağış: Bu bölgede yağışlar, gerek şiddet, gerek miktar ve gerekse yağışlı gün sayısı bakımından kıyı kesim ve iç batı kesimle büyük farklılık göstermektedir. Bu bölgede yıllık ortalama yağış mm ile mm arasındadır. Bu bölgenin en fazla yağış alan yöreleri Aydınkent ve Güzelsu çevreleri olup, bu yörelerde yıllık yağış miktarı 2000 mm nin üzerindedir. Yaz yağışlarına az da olsa bu bölgede de rastlanır. Yağışların yoğun olduğu aylar diğer bölgelerde olduğu gibi kış aylarıdır. Yıllık ortalama yağışlı gün sayısı bazı yörelerde 100 günün üzerindedir.bu bölgede de kar yağışları mevcuttur ve yağan kar yılda ortalama olarak gün yerde örtü bırakır. Rüzgar: İç batı bölgede olduğu gibi bu bölgede de hakim rüzgar yönü, yörenin topografik durumuna göre yer yer değişmekle beraber, genellikle kuzey ve güney yönündedir. Tablo 5. Antalya İli Agro-Ekolojik Alt Bölgeleri Bazı İklim Özellikleri İLÇELER Ortalama Sıcaklık En Yüksek Sıcaklık En Düşük Sıcaklık Uzun Yıllar 2001 Yılı Uzun Yıllar 2001 Yılı Uzun Yıllar 2001 Yılı I. Alt Bölge Finike 18,4 19,8 42,0 41,6-2,1 4,0 63

64 (mm) Ortalama Sıcaklık En Yüksek Sıcaklık En Düşük Sıcaklık İLÇELER Uzun Yıllar 2001 Yılı Uzun Yıllar 2001 Yılı Uzun Yıllar 2001 Yılı Kale 17,8 19,0 38,0 40,0-4,0 0,7 Kaş 19,8 19,8 40,5 38,4 0,3 3,0 Kumluca II. Alt Bölge Merkez 18,3 18,9 44,7 43,3-4,4 1,4 Kemer Manavgat 18,5 19,5 43,6 37,9-2,0 1,0 Serik 16,9 43,5-4,8 III. Alt Bölge Alanya 20,1 20,5 41,9 34,3-3,0 2,4 Gazipaşa 17,6 18,9 39,0 35,8-3,2 0,0 IV. Alt Bölge Elmalı 12,9 14,0 40,0 37,4-18,4-8,5 Korkuteli 12,3 13,6 37,4 37,5-16,2-7,5 V. Alt Bölge Akseki 11,2 17,2 37,0 38,6-12,0-5,3 Gündoğmuş İbradı İl Ortalaması Gri kapalı alanlar istasyon olmadığını veya çalışmadığını ifade eder. Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Grafik 2. Aylara Göre Ortalama Yağış Miktarları Antalya İlinde Aylara Göre Yağış Miktarları Günlük en çok yağış miktarı ( m m ) Ortalama yağış m i k t a r ı ( m m ) Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Antalya ilinde Aralık ve Ocak aylarında aylık ortalama yağış miktarı 250 mm civarındadır. Yaz aylarında ise bu miktar 50 mm nin altına düşmektedir. 64

65 (saat) Grafik 3. Ortalama Günlük Güneşlenme Süreleri Antalya İlinde Aylara Göre Ortalama Günlük Güneşlenme Süresi Güneşlenme süresi (saat ve dakika/gün) 2 0 Ocak Şubat Mart Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Grafik 4. Ortalama Yağışlı Gün Sayısı Antalya ili en fazla yağışı Aralık, Ocak ve Şubat aylarını kapsayan kış mevsiminde almaktadır ve çok sık olmamakla birlikte bu aylarda sel ve taşkınlar meydana gelebilmektedir. Türkiye de ölçülmüş en şiddetli yağışlardan bir çoğu Antalya ilinde gerçekleşmiştir. Örneğin, 4 Kasım 1995 tarihinde 12 saatte 428 mm yağış gerçekleşmiştir yılından sonraki süreçteki yağışlar incelendiğinde, Merkez İlçe Duraliler, Yeniköy, Lara-Güzeloba Beldelerinde, Kale ilçesi Beymelek beldesinde, Kumluca ilçesi Mavikent-Beykonak Kasabaları ile Manavgat Çayı ile Eşen Çayında taşmalar olmuş, tarım alanlarında zararlara sebebiyet vermiştir. İl, en fazla güneş ışığını ise Haziran, Temmuz, Ağustos aylarını kapsayan yaz aylarında almaktadır. Ocak ayında yağışlı gün sayısı 12 yi bulurken, Temmuz ayında günlük güneşlenme süresi 12 saate ulaşmaktadır. 65

66 Tablo 6. Antalya İli Sahil ve Yayla Kesimi Bazı Meteorolojik Ölçüm Sonuçları Ölçümler Sahil Kesimi (I II ve III. Alt Bölgeler) Yayla Kesimi (IV. ve V. Alt Bölgeler) Alanya Finike Elmalı Korkuteli Ortalama Sıcaklık ( C) 20,5 19,8 14,0 13,6 Max. Ortalama Sıcaklık ( C) 24,2 25,4 20,8 20,9 Min. Ortalama Sıcaklık ( C) 17,2 14,7 7,6 7,2 Extrem Max. Sıcaklık ( C) 34,3 41,6 37,4 37,5 Extrem Min. Sıcaklık ( C) 2,4 4,0-8,5-7,5 Donlu Gün Sayısı (Gün) 0,0 0,0 54,0 57,0 Nisbi Nem Ortalaması (%) 57,2 70,2 46,6 55,9 Yıllık Yağış Toplamı (kg/m²) 1558,4 1553,0 400,3 588,8 Yağışlı Gün Sayısı (gün) 103,0 79,0 55,0 81,0 Ortalama Rüzgar Hızı (m/sn) 0,9 1,6 1,6 0,8 Kaynak: Devlet Meteoroloji İşleri Genel Müdürlüğü Bitki Örtüsü Antalya ilinin bitki örtüsü ormanlar ve çayır meralar diye 2 alt başlık halinde incelenmiştir Ormanlar Antalya ilinde toplam ormanlık alan hektardır. Ormanların niteliklerine göre de yaklaşık hektar normal koru alanı, hektar bozuk koru alanı, hektar bataklık orman alanı bulunmaktadır. Antalya ilindeki ormanlık alanların dağılımında, Manavgat ilçesi yaklaşık hektar ile ilk sırada Kaş ilçesi hektar İle 2 sırada, merkez ilçe hektar alanla 3. sırada yer alır. Bu ilçeleri sırasıyla, Akseki, Alanya ve Korkuteli takip eder. İbreli ağaç türlerine göre, Kızılçam, Karaçam, Sedir, Ardıç, Fıstık çamı ormanları; yapraklı ağaç türlerine göre meşe, defne, okaliptüs ormanları yaygındır Çayır ve Meralar Antalya ilinin toplam yüzölçümünün yaklaşık %5 ini, hektarını çayırmeralar oluşturmaktadır. Geçit bölgelerindeki mera arazileri genelde kıraç arazilerdir ve bunlar 4 ve 5. sınıf tarım arazileridir. Sahile yakın kesimlerdeki mera arazileri ise 2. ve 3. sınıf tarım arazileridir. Taban arazilerdeki meralar üzerinde genelde polikültür tarım yapılmaktadır veya yapılaşma suretiyle işgal edilmişlerdir. Bölgedeki çayır ve mera arazilerinde önemli sayılabilecek alkalilik, tuzluluk veya erozyon problemine rastlanmamaktadır. Fiilen mera olarak kullanılan arazilerde aşırı ve düzensiz otlatma, uzun süren kuraklık vb. nedenlerle bitki örtüsü bozulmaya başlamış ve meraların değerli bitki türleri zamanla yok olarak yerlerini daha düşük kaliteli bitki türlerine bırakmaya başlamışlardır. Yüksek kaliteli bitki türlerinin azalmasıyla mevcut meraların durumları iyiden, orta ve zayıfa doğru değişmiştir. 66

67 Antalya İli Arazi Dağılımı Antalya ilinin toplam yüzölçümü dekardır. Bu alanın ancak %20,16'lik bölümü olan dekarını Tarım Alanları, %4,98 ile dekarını çayır-mera, %55,12 ile dekarını Orman ve Fundalıklar, %0,25 ile dekarını Su Yüzeyi ve %19,49'luk oran ile dekarını da Tarım Dışı Alanlar ve Yerleşim Alanları oluşturmaktadır. Tablo 7. Alt Bölgeler ve İlçelere Göre Antalya İli Genel Arazi Dağılımı (da) İLÇELER Tarım Alanı Çayır- Mera Alanı Orman ve Fundalık Su Yüzeyi Tarım Dışı Alan Toplam Yüzey I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı Kaynak: TKB Antalya İl Müdürlüğü İstatistikleri 67

68 Grafik 5. Genel Arazi Dağılımı Antalya İli Genel Arazi Dağılımı Tarım A l a n ı Çayır-Mera Alanı 5 % Orman ve Fundalık 5 6 % 2 0 % Tarım Dışı A l a n 1 9 % Su Yüzeyi 0,3% Antalya ili genel arazi dağılımında %56 lık oranla Orman ve Fundalık alanlar birinci sırada, %20 lik oranlar Tarım Alanları 2. sırada, %19 luk oranla Tarım Dışı Alanlar 3. sırada ve %5 lik oranla Çayır ve Mera alanları 4. sırada yer almaktadır. Su Yüzeyi ise %0.3 lük bir orana sahiptir. Grafik 6. Arazi Dağılım Oranları Antalya ve Türkiye Karşılaştırması Tüm Türkiye ve Antalya İli Genel Arazi Dağılım Oranları Karşılaştırması 60% 50% Antalya TÜRKİYE 40% 30% 20% 10% 0% Tarım Alanı Çayır-Mera Alanı Orman ve Fundalık Su Yüzeyi Tarım Dışı Alan İlin arazi dağılım oranları Türkiye genelindeki oranlarla karşılaştırıldığında, Antalya ilinde Orman ve Fundalık alanlar ile Tarım Dışı Alanların Türkiye ortalamasının önemli düzeyde üzerinde, bunun yanısıra ildeki Tarım Alanlarının ve Çayır Mera alanlarının ise Türkiye ortalamasının altında olduğu görülmektedir. 68

69 (da) Grafik 7. Alt Bölgelerin Toplam Alanları ile Tarım Alanları Antalya İli Alt Bölgelerinde Tarım Alanları ve Toplam Yüzeyler Karşılaştırmalı Miktarları Tarım Alanı Toplam Yüzey I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Alt bölgeler bazında tarım alanı miktarları sıralandığında, IV. Alt Bölge 1. sırada yer almaktadır. Bunu sırasıyla, II, I, III ve en son V. Alt Bölge takip etmektedir. Grafik 8. Alt Bölgelerde Tarım Alanlarının Payları Antalya İli Alt Bölgelerinde Tarım Alanlarının Alt Bölge Toplam Yüzeyine Oranları (%) I. Alt Bölge 12,56% II. Alt Bölge 22,40% III. Alt Bölge 16,33% IV. Alt Bölge 39,56% V. Alt Bölge 6,73% Alt bölgeler bazında tarım alanlarının, alt bölge toplam yüzeylerine oranları dikkate alındığında, IV. Alt Bölge 1. sırada yer almakta, bu bölgeyi sırasıyla, II, III, I ve en son V. Alt Bölge takip etmektedir SOSYO-EKONOMİK YAPI İlin sosyo-ekonomik yapısı konusu içerisinde; Nüfus, Sağlık, Ulaşım, Eğitim, İlin Genel Ekonomisi, Altyapı, Ticaret, İlde Yürütülen Yatırımlar gibi konular incelenmiştir Nüfus 2000 yılı nüfus sayımı sonuçlarına göre Antalya ilinin toplam nüfusunun (bulunulan yere göre) olduğu tespit edilmiştir. Nüfusun 'u şehirlerde, 'i 69

70 köylerde yaşamaktadır. Antalya ilinde, Merkez ilçe dahil 15 ilçe, 103 belde, 545 köy mevcuttur. Antalya'da son yıllarda nüfus artışı hızlanmış yıllık artış oranı %41,79 olmuştur. Bu oran şehir nüfusunda %44,13, köy nüfusunda ise %39,07 olarak gerçekleşmiştir. Toplam nüfusun %54,44'u şehirlerde, %45,55'i köylerde yaşamaktadır ve ilde km² başına 83 kişi düşmektedir. Yıllık Nüfus Artış Hızları Antalya da İl ve ilçeler bazında nüfusla ilgi veriler aşağıdaki tablolarda görülmektedir. Tablo 8. Antalya'da Yıllık Nüfus Artış Hızları ( ) Yıllar Nüfus Yıllık Nüfus Artış Hızı Dönemi Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) , , , , , , , ,46 Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı (%0) Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı (%0) ,79 44,13 39,07 Kaynak: DİE, 2001 En yüksek yıllık nüfus artışı %47,88 lik düzey ile yılları arsında gerçekleşmiş, takip eden yıllarda ise bu oranda düşüş görülmesine rağmen, yine de %40 ın üzerinde seyretmeye devam etmiştir. Türkiye de yıllık nüfus artışı 2000 yılı nüfus sayımına göre binde 18,28 iken Antalya da bu oran binde 41,79 düzeyinde gerçekleşerek Türkiye ortalamasının 2 katından fazla bir değere ulaşmıştır. 70

71 (kişi sayısı) Grafik 9. Nüfus Artışının Yıllara Göre Seyri Antalya İli Yıllık Nüfus Artışları Antalya da 1985 yılından sonra nüfus artışında belirgin düzeyde hızlanma meydana gelmiştir. Bu artışın önde gelen sebepleri arasında, turizm yatırımlarının 80 li yıllarda bölgede artmasıyla birlikte sektörde çalışanların bu bölgeye göçü, ilin elverişli iklimi nedeniyle emekliler tarafından yerleşim bölgesi olarak tercih edilmesi ve Anadolu nun çeşitli yerlerinden ve özellikle Doğu ve Güneydoğu illerinden göç alması sayılabilir. Bunların dışında, son yıllarda ÖSYM sınav sonuçlarına göre Türkiye sıralamasında il olarak 1. sıraya yerleşmiş olan Antalya, çocuklarının daha iyi eğitim almasını amaçlayan ailelerin göçüne maruz kalmıştır. Tablo 9. Türkiye'de Yıllık Nüfus Artış Hızları Yıllar Nüfus Yıllık Nüfus Artış Hızı (%0) Yıllık Şehir Nüfus Artış Hızı (%0) Yıllık Köy Nüfus Artış Hızı (%0) ,28 26,81 4,21 Antalya İl Nüfusundaki Gelişmeler Antalya ili en fazla göç alan illerin başında yer almaktadır. Özellikle 1990 sonrasında göçün etkisi belirgin olarak yıllık nüfus artış hızına yansımıştır döneminde Antalya ili nüfusu 7,6 kat artmıştır. Antalya ilinin 2000 yılı nüfusu esas alındığında 2005 yılında 2 milyon 704 bine ulaşması beklenmektedir. Tablo 10. Antalya İl Nüfus Tahminleri Yıllar Nüfus (kişi) P = Po (1 + r)e (Po = Başlangıç yılı; r = Yıllık nüfus artış hızı (%); n = Yıl sayısı) 71

72 (kişi) Aynı nüfus artış hızı devam ettiği takdirde 2010 yılında nüfusun 3 milyon 881 bine ulaşması tahmin edilmektedir. Nüfusun Alt Bölgeler İle Köy ve Şehirlere Dağılımı Grafik 10. İlin Nüfusunun Alt Bölgelere Dağılımı (2000) Antalya İli ve Alt Bölgeleri Köy ve Şehir Nüfus Dağılımı Şehir Nüfusu Köy Nüfusu Toplam I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı Grafikten görüldüğü üzere, nüfus, daha çok sahil kesimine yeralan I, II ve III. Alt Bölgelerde yoğunlaşmış olup, bu bölgeler, diğer illerden ve IV ve V. Alt Bölgelerden göç alan bir durum arzetmektedir. Tablo 11. Antalya İli Alt Bölgelerine Göre Nüfus ve Yoğunluk Dağılımı (2000) Alt Bölgeler Şehir Nüfusu Köy Nüfusu Toplam Nüfus Yüzölçümü (km 2 ) Şehir Nüfus Yoğunluğu (kişi/km 2 ) Köy Nüfus Yoğunluğu (kişi/km 2 ) I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı

73 Alt Bölgeler Şehir Köy Toplam Yüzölçümü Şehir Köy Nüfus Korkuteli Nüfusu Nüfusu Nüfus (km ) Nüfus 7 Yoğunluğu 14 Yoğunluğu (kişi/km 2 ) V. Alt Bölge (kişi/km 2 6 ) 13 Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı Kaynak: DİE, 2000 Genel Nüfus Sayımı Türkiye de km 2 başına 88 kişi düşmekte iken Antalya ilinde nüfus yoğunluğu km 2 başına 83 kişi (şehirde km 2 başına 45, köyde 38 kişi) olarak tespit edilmiştir. Türkiye de olan toplam nüfusun ü (%64,9) şehir, ü (%35,1) köy nüfusudur. Antalya da ise olan toplam nüfusunun u (%54,4) şehirde (ilçe merkezlerinde), i (%45,6) köylerde yaşamaktadır. Antalya daki köy nüfusunun toplam nüfusa oranı, Türkiye ortalamasın %1 oranında üzerindedir. Tablo 12. Antalya İli Belde ve Köy Dağılımı ile Çiftçi Aile Sayısı (2000) Alt Bölgeler Belde Sayısı Köy Sayısı Çiftçi Aile Sayısı I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı Kaynak: DİE Antalya ilinde toplam 103 belde, 545 köy yerleşim birimi mevcuttur ve buralarda çiftçi ailesi ikamet etmektedir. 73

74 Grafik 11. Alt Bölgelere Göre Köy Sayısı Dağılımı Antalya İli Alt Bölgelerinde Köy Sayısı Dağılımı (2000) V. Alt Bölge 12% I. Alt Bölge 17% IV. Alt Bölge 17% II. Alt Bölge 34% III. Alt Bölge 20% Köylerin büyük bölümü %34 lük oranla II. Alt Bölgede yeralmakta, onu III. Alt Bölge takip etmektedir. I. ve IV. Alt Bölgelerde çiftçi sayısı yaklaşık, V. Alt Bölgede ise en azdır Sağlık İlde sağlık hizmetleri Sağlık Bakanlığına bağlı 24 Hastane, 3 Sağlık Merkezi, 146 Sağlık Ocağı, 730 Sağlık Evi, 8 Dispanseri ile yürütülmektedir. İl genelinde yataklı tedavi kurumlarındaki toplam yatak sayısı iken yatak başına düşen kişi sayısı 505 tir. İlde toplam hekim sayısı ve hekim başına düşen hasta sayısı dür. İl genelinde hemşire, ebe ve 537 eczane bulunmaktadır. İl Merkezinde ikinci bir Devlet Hastanesine, Çocuk Hastalıkları Hastanesine, Doğumevi Hastanesine ve Sağlık Müdürlüğü Hizmet Binasına ihtiyaç vardır Ulaşım Antalya da ulaşım karayolları yanısıra deniz taşımacılığı ve hava yolları tarafından sağlanır. Karayolları Antalya nın diğer illeriyle bağlantısı hava, kara ve deniz yolları ile sağlanmaktadır. Burdur-Afyon-Ankara karayolu (E-24) kenti ülkeye bağlayan en önemli karayoludur. Önem bakımından ikinci sırada Isparta yolu gelmektedir. Bunlar yanısıra, ilin Doğu ve Batı ile bağlantısını sağlayan Antalya-Mersin ve Antalya-Kaş-Muğla karayolları bulunmaktadır. İl merkezini yakın çevreye bağlayan Varsak, Çakırlar ve Lara karayolları da işlek yollar arasında yeralmaktadır. Şehirlerarası otobüs terminali Ankara karayolunun Dumlupınar ve Sakarya Bulvarı ile kesiştiği kavşağın batı tarafında yer almaktadır. Bu alanda, bazı kent içi minibüs ve otobüs hatları da terminal yapmaktadır. 74

75 Demiryolları Antalya da tren istasyonu yoktur. Raylı sistem olarak sadece 1999 yılında hizmete giren ve 5 km uzunluğunda şehiriçi tek hatta çalışmakta olan tramvay mevcuttur. İlin çevreyle demiryolu bağlantısının olmayışı, yatırımlar ve ucuz taşımacılık açısından en büyük eksiğidir. Deniz Taşımacılığı Antalya da deniz taşımacılığı konusunda hizmet veren Alanya, Antalya ve Finike de üç liman mevcuttur. Bunlar dışında marina türü turizm amaçlı kullanılan küçük çaplı birkaç liman bulunmaktadır. Antalya Limanı 2974 gemi/yıl gemi kabul ve toplam ton/yıl elleçleme kapasitelidir (üç vardiya çalışma varsayımına göre). Ayrıca ton/yıl kapalı, ton/yıl yanıcı, ton/yıl açık, ton/yıl soğuk hava deposu depolama kapasitesine sahiptir. Manavgat ırmağı, yatak olarak düz akışlı olduğundan denizle ilçe merkezi arasında mavna türü teknelerle taşımacılık yapmaya müsaittir. Havayolları Kentin doğusunda Antalya-Alanya karayolu üzerinde Antalya hava limanı yeralır. Antalya hava limanı 1960 yılında hava trafiğine, 1985 yılında da uluslararası trafiğe açılmış I. sınıf bir hava limanıdır. Yılda üç milyon yolcu kapasiteli iç ve dış hatlar, terminal binası, m uzunluğunda bir pist, boyutlarında takriben m 2 alanlı bir apron bulunmaktadır. Bu alanın yetersiz kalması nedeniyle 400 hektara yakın bir alan daha ilave edilmiştir yılında yeni dış hatlar terminali hizmete açılmıştır. Böylece havalimanı yaklaşık olarak iç hatlar için 3 milyon yolcu/yıl, dış hatlar için 5 milyon yolcu/yıl kapasiteye ulaşmıştır Eğitim öğretim yılında Antalya ili sınırları içinde ana sınıfından her türlü liselere kadar özel okullar dahil toplam okul sayısı 1.387'dir. Bu okullardaki derslik sayısı 8.924, okuyan öğrenci sayısı ve öğretmen sayısı da şehirlerde ve köylerde olmak üzere toplam dır. 20 okul, öğrenci azlığı nedeniyle kapalıdır. İlde ilköğretim kurumlarında derslik başına düşen öğrenci sayısı 34, genel liselerde 32 ve meslek-teknik liselerde 26 dır. Taşımalı öğretim nedeniyle yılı öğretim döneminde taşımalı kapalı okul sayısı 346, derslik sayısı dur Ekonomi Tarımsal potansiyelinin zenginliği ve ekolojik koşulların uygunluğu sebebiyle tarım Antalya ekonomisinin temel sektörü olma niteliğini taşımaktadır. Özellikle son yirmi yılda yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak tarımda kendi yapısında önemli değişimlere ve gelişimlere sahne olmuştur. Antalya turizm sektöründeki gelişme ve hızlı kentleşme sonucu özellikle son yıllarda tarımsal ürün talebinde önemli artışlar gerçekleşmiştir. Gerek Antalya ilindeki gayri safi hasıla payı, gerek aktif nüfus içersinde tarımda istihdam edilen nüfusun yeri ve gerekse Antalya ili dış ticaretindeki ağırlığı nedenleriyle, tarım, Antalya da önemli bir sektör olarak yerini korumaktadır. Bu gelişmeler tarım sektöründe gerek üretim biçimleri ve gerekse kültür paternleri üzerinde önemli değişimlere sebep olmuştur. Bunun sonucu olarak tarımsal üretimde entansif yöntemlerin kullanımı hızlanmış ve talep yapısındaki gelişmelere bağlı olarak ürün desenlerinde çeşitlilik artmıştır. İlin ekonomik yapısı hakkında büyüme ile kişi başına gelir miktarları açısından veriler aşağıda incelenmiştir. 75

76 Gelir ve Büyüme Antalya da 1999 yılında cari fiyatlarla Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 2 katrilyon TL ve gelişme hızı %41,7; sabit fiyatlarla (1987 yılı) Gayri Safi Yurtiçi Hasılası 2,8 katrilyon TL ve gelişme hızı %-6,7 olarak tespit edilmiştir. Tablo 13. Türkiye Karşılaştırmalı Olarak Antalya'da Gelir ve Büyüme (2000) Cari fiyatlarla (1999) Sabit Fiyatlarla (1987) GSYİH (katrilyon TL) Gelişme Hızı % GSYİH (katrilyon TL) Gelişme Hızı % TÜRKİYE 124,6 118,7 7,4 Antalya 3,1 2,9 4,4 Kaynak: Temel Ekonomik Göstergeler, DİE Aynı yılda Türkiye de Gayri Safi Yurtiçi Hasıla cari fiyatlarla 77,4 katrilyon TL, cari fiyatlarla gelişme hızı %48,2, sabit fiyatlarla (1987 yılı) Türkiye Gayri Safi Yurtiçi Hasıla 110,6 katrilyon TL, sabit fiyatlarla gelişme hızı %-4,7 olmuştur. Grafik 12. Türkiye Karşılaştırmalı Olarak Antalya'da Gelir ve Büyüme Türkiye Karşılaştırmalı Olarak Antalya'da Gelir ve Büyüme (1987 Üretici ve 1999 Cari Fiyatlarıyla) 120,0 100,0 80,0 60,0 40,0 20,0 0,0 TÜRKİYE ANTALYA GSYİH (katrilyon TL) Gelişme Hızı % GSYİH (katrilyon TL) Gelişme Hızı % Kişi Başına Gelir Türkiye genelinde 1999 yılı Cari Fiyatlarla Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi Hasıla Dolar ve gelişme hızı %46,2 olarak gerçekleşmiştir. Antalya da cari fiyatlarla Kişi Başına Gayri Safi Yurt İçi Hasıla 1999 yılında Dolar ve gelişme hızı %36,7 olarak gerçekleşmiştir. Antalya %4 oranındaki artışla Türkiye ortalamasının (2.847 ABD Doları) üzerindeki düzeyini korumuştur. Ancak Türkiye sıralamasında 22. sıraya düşmüştür. Tablo 14. Antalya İli GSYİH Sıralaması Kişi Kişi Kişi Kişi Türkiye Türkiye Türkiye Türkiye Başına Başına Başına Başına Sıralaması Sıralaması Sıralaması Sıralaması GSYİH ($) GSYİH ($) GSYİH ($) GSYİH ($)

77 (%) Kaynak: ATSO, 2001 Ekonomik Rapor 1995 yılından itibaren, Antalya'nın Türkiye sıralamasındaki yerinde düşüş gözlenmiştir. Sıralamada Marmara illeri ilk sıralara yerleşirken, Kocaeli'nin Dolarla başta olduğu sıralamada Antalya; İstanbul, Yalova, İzmir, Muğla ve Ankara gibi illerin gerisinde kalmıştır. Tablo 15. Türkiye-Antalya GSYİH Gelişme Hızı (%-Sabit Fiyatlarla) Antalya 3,6 0,5 9,4 5,9 6,6 8,2 7,1 8,1 2,4-6,7 4,4 Türkiye 9,3 0, ,5 7,2 7 7,5 3,1-5 7,4 Akdeniz 8,8-3 6,3 9,5-4,4 7 4,6 9 2,3-3,9 3,8 Kaynak: DİE Antalya GSYİH gelişme hızının, 1994 yılı ekonomik krizi sırasında da seviyesini koruyabildiği, ancak 1999 yılında yaşanan ekonomik kriz sırasında Türkiye ortalamasının altına düştüğü gözlenmektedir. Grafik 13. Antalya İli Türkiye Karşılaştırmalı GSYİH Gelişme Hızları Antalya-Türkiye GSYİH Gelişme Hızı Antalya Türkiye Kaynak: ATSO 2001 Ekonomik Rapor Altyapı Karayoları tarihi itibarıyla İl sınırları içindeki 868 km si devlet ve 821 km si il yolu olmak üzere toplam karayolu ağı km dir. İl yolunun 744 km si asfalt, 35 km si stabilize, 34 km si toprak ve 8 km si de geçit vermez niteliktedir. Devlet yollarının tamamı asfalttır. Köy Yolları 2001 yılı itibarıyla İl sınırları içindeki toplam köy yolu ağı km olup km si asfalt (%39,8), km si tesviye aşamasında (%39,6), km si stabilize 77

78 (%17) ve 294 km si de ham yol (%3,6) niteliğindedir. Köy İçme suyu İlde 2001 yılı itibarıyla suyu olmayan 38 köy bulunmaktadır. Buralarda su kaynağı veya yer altı suyu bulunmamaktadır. Bu köylere su temini çalışmaları sürdürülmektedir. Elektrik İlde, 1987 yılı sonu itibariyle elektriksiz köy kalmamıştır. Ancak köy yerleşim yerlerinden uzakta bulunan mahalle ve küçük yerleşim yerlerinin elektrifikasyon çalışmaları imkanlar ölçüsünde devam etmektedir. Haberleşme - İletişim Antalya ilinde telefonsuz köy bulunmamakla beraber 545 köyden 5 adedi otomatik telefondan yararlanamamaktadır. 355 adet santralın çalışan abone sayısı dir. Telefon yoğunluğu otomatikleşme oranı ise %98 dir yılında kablo TV kapasitesinin abonesi bulunmaktadır Ticaret Ticaret kesiminde en önemli sektör turizmdir. Ulaştırma sektöründe çalışanların payı genelde ilin temel ekonomik faaliyetlerinden olan meyvecilik, çiçekçilik ve sebzeciliğin yarattığı canlılığın yanısıra, yine turizme bağlı taşımacılığın sağladığı iş olanaklarından etkilenmektedir. Antalya'da sanayi mamulleri ile tarım ürünlerinin ve küçük el sanatları ürünlerinin pazarlaması her geçen gün gelişmektedir. İlin çok zengin bir tarım potansiyeline ve hareketli bir ticari boyuta sahip olması kentin diğer illerle ticari münasebetlerinin gelişmesine neden olmuştur. Kent bölge ölçeğinde idari ve teknik hizmetler, sağlık ve eğitim, toptan ve perakende ticaret hizmetleri gibi işlevleri yüklenmiştir. Serbest Bölge ve Organize Sanayi Bölgesinin faaliyete geçmesi ile kentte ticari faaliyetler önemli ölçüde artmıştır. İhracat - İthalat Antalya gümrüklerinden 2000 yılında Dolar ihracat ve Dolar ithalat gerçekleştirilmiştir. Dış ticaret hacmi Dolar olup, dış ticaret dengesi Dolar ithalat lehine gelişmiştir. İldeki gümrük kapılarından yapılan ihracat ve ithalatın Türkiye karşılaştırması aşağıdaki tabloda gösterilmiştir. Tablo 16. Yıllar İtibariyle Antalya İli Dış Ticaret Verileri Yıllar İhracat (bin $) İthalat (bin $) Dış Ticaret Hacmi (bin $) Dış Ticaret Dengesi (bin $) Kaynak: ATSO, Rakamlarla Antalya Ekonomisi,

79 Antalya Serbest Bölgesi 3218 Sayılı Serbest Bölgeler Kanunu ile kurulmuş olan Antalya Serbest Bölgesi, m 2 alana sahip olup, 14 Kasım 1987 tarihinde resmen açılmış ve alt yapı çalışmaları tamamlanarak kullanıcı firmaların hizmetine sunulmuştur. Net olarak m 2 'lik kiralanabilir alana sahip Antalya Serbest Bölgesi'nin %65'i kiralanmış, %35'i kiraya verilebilir durumdadır. Bölgede tarihi itibarıyla kiraya verilen alanda faaliyet gösteren firma sayısı 112'dir. Bu firmaların 87'si yerli 13'ü yabancı ve 12'si de yabancı ortaklı firmalardır. Bu firmaların 28'i üretim, 48'i alım satım, 18'i kiralama, 5'i de bankacılık - sigortacılık ve 13'ü de diğer (depolama, montaj-demontaj, bakım - onarım, makine parkı vb.) konularla ilgilidir yılı Ocak - Haziran dönemi ticaret hacmi 90,4 milyon Dolardır. Antalya Serbest Bölgesi Ocak-Haziran 2001 Yılı Ticaret Hacminin Sektörlere Göre Dağılımı (ABD Doları) aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tablo 17. Antalya Serbest Bölgesi Ticaret Hacminin Sektörlere Dağılımı (2001- US$) Sektörler Yurt içinden Bölgeye Bölgeden Yurtiçine Yurt Dışından Bölgeye Bölgeden Yurt Dışına Toplam TARIM Maden ve Taşocakçılığı Sanayi Toplam Kaynak: ATSO, Rakamlarla Antalya Ekonomisi, 2000 Organize Sanayi Bölgesi (OSB) 1976 yılında Bakanlar Kurulu Kararı ile 370 hektar alanda kurulmasına karar verilen Antalya Organize Sanayi Bölgesi, 1998 yılında m 2 alana çıkarılmıştır. OSB, kurulacak sanayi yapılarına alt yapısı hazır sanayi arsaları oluşturmak, sanayinin cinsinin, yerinin, işletmesinin kontrollü olarak gelişmesini sağlamak, birbirini tamamlayan organize sanayi topluluğu oluşturmak, imalat maliyetini düşürmek ve çevreyi korumak gibi amaçları taşımaktadır. Antalya da 1975 yılında ATSO'nun önderliğinde başlanan OSB 1. kısımda 1997 yılından itibaren %85'i tahsis edilmiştir. 129 adet sanayi arsası 81 adet işletmeye tahsis edilmiştir. Bunlardan 57 adet tesis yapılıp üretime geçmiş, inşaatı devam eden 17 adet tesis ve 7 adet tesis de proje aşamasındadır. DİE Genel İşyeri Sayımlarına göre, Antalya imalat sanayiine ilişkin olarak DİE 1992 ve 1994 verileri dışında ATSO kapasite raporlarından edinilen bilgiler özellikle küçük işletmeler için son derece sınırlı ve güncelleştirmeye muhtaç kalmaktadır. 1-9 işçi çalıştıran işyerlerine ilişkin DİE 1992 sayısı Antalya genelindeki yaklaşık 3 bin işyerinin temel olarak metal eşya, makine-teçhizat, mobilya, tekstil ve gıda sektörlerine dağıldığını göstermektedir yılı verilerine göre istihdamın %6.3'ünü temsil eden imalat sanayi, Antalya GSYİH içerisinde 1995 yılı itibariyle %4.3 gibi düşük bir paya sahiptir. İmalat sanayiinde (10+işçi) ölçeğindeki firma sayısı DİE 1994 verilerine göre 61'dir. OSB de sektörlerin dağılımı aşağıdaki tabloda verilmiştir. 79

80 Tablo 18. Antalya Organize Sanayi Bölgesindeki Tesislerin Sektörel Dağılımı Sektörü Adet ET 3 Tekstil 9 GIDA 10 Ahşap 6 Plastik 4 Kimya 12 Metal 8 Mermer ve Diğer 12 Tablo, firmaların gıda ve taş, toprağa dayalı sanayinde yoğunlaştığını, ancak katma değerin yaklaşık %60'ını az sayıdaki tekstil firmasının ürettiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, DİE verilerine göre Antalya imalat sanayi işyeri sayısı bakımından 1-9 işçi ölçeğinde Türkiye toplamının %1.5'ini, oysa 10+işçi ölçeğinde %0.6'sını oluşturmaktadır. Türkiye toplamındaki istihdam payı her iki ölçekte sırasıyla %1.2 ve %0.6 oranlarındadır. Bankalar 2000 yılı sonu itibarıyla Türkiye genelinde 68,4 katrilyon TL olan mevduatın 1 katrilyon TL kısmı (%1.6) Antalya ilindeki bankalarda bulunmaktadır. Ayrıca tarihi itibarıyla Türkiye genelinde 34,2 katrilyon TL bankalarca çeşitli krediler şeklinde kullandırılmış ve bunun 470,1 trilyon TL (%1.4) İldeki bankalardan kullanılmıştır. Antalya da 2000 yılında faaliyet gösteren 200 adet banka şubesi mevcuttur Turizm Güneşlenme süresinin uzunluğu ve diğer doğa koşullarının elverişliliği, Antalya ilinin kıyılarını yıl boyunca turizm açısından önemli bir merkez haline getirmiştir. Turizm sektörü çalışanı ve misafiriyle birlikte düşünüldüğünde, tüketici potansiyeli olarak tarım sektörüne artı değer kazandırmak gibi bir etkiye sahiptir. Bunun yanında, tarımda atıl kalan iş gücünün değerlendirilmesi açısından da önem arzeder. Ancak, turizm tesislerinin ilde yaygınlaşmasıyla gelişen bu sektöre işgücü talebi, zaman zaman tarım sektöründe işgücü temini noktasında zorluklarla karşılaşılmasına da sebep olmaktadır. Başka bir açıdan bakıldığında, kırsaldan turizme geçen işgücünün nitelikli işgücü olmaması durumu, sosyal yapıda bazı problemlerin oluşmasına neden olmaktadır Mevcut Altyapı Yatırımları 2001 yılı yatırım programında yer alan önemli yatırımlar aşağıda verilmiştir: Aşağı Aksu II. Merhale Projesi: Toplam hektar sulama sahası bulunan projenin hektarlık bölümü tamamlanarak işin %87 si hizmete açılmıştır. Proje bedeli 82,8 trilyon TL olan yatırımın 2001 yılı ödeneği 1,8 trilyon TL'dir. Projenin başlangıcından 2000 yılı sonuna kadar 66,8 trilyon TL ve tarihi itibarıyla 616,1 trilyon TL harcama yapılmıştır. 80

81 Çayboğazı Projesi: Bu proje ile 55 hm 3 su depolayarak, 13,593 hektar arazinin sulanması öngörülmektedir. Proje iki üniteden oluşmaktadır. Çayboğazı Barajı m 3 dolgusu olan baraj 1985 yılında ihale edilmiş ve keşif artışı ile ihale bedeli 25,5 milyar TL olarak belirlenmiştir yılı içerisinde baraj dolgusu tamamlanmış olup, barajda su tutulmaya başlanmıştır. Elmalı Ovası Sulaması 13,593 hektar arazinin mansap kontrollü sistemle sulanması amacıyla 1997 yılında trilyon TL na ihale edilmiştir. İşin %8 i gerçekleştirilmiştir yılı ödeneği 1,122 trilyon TL dır. Projede genel olarak 2000 yılı sonuna kadar 54,4 trilyon TL ve 2001 Haziran ayı sonu itibarıyla projede toplam 1,7 trilyon TL harcama yapılmıştır. Alanya II. Merhale Projesi ve Dim Barajı ve HES Proje ile 123 GWh/yıl enerji üretilmesi, hektar sahanın sulanması ve Alanya İlçesine yılda 47,5 hm 3 /yıl içme suyu sağlanması ve Dim Çayı taşkınlarının önlenmesi öngörülmektedir yılı sonu itibarıyla derivasyon tüneli, ulaşım tüneli, memba batardosu ve ulaşım yolları işleri tamamlanmış olup ve gövde sıyırma kazısı, enerji tüneli ve dolu savak çalışmaları devam etmektedir yılı sonu itibariyle genel fiziksel gerçekleşme oranı %29 seviyesindedir yılı ödeneği 14,8 trilyon TL dir. Projenin başlangıcından 2000 yılı sonuna kadar 20,4 trilyon TL ve tarihi itibarıyla 5,1 trilyon TL harcama yapılmıştır. Antalya-Alanya Karayolu 1993 yılında programa giren proje, Alanya Çevre Yolu (Alanya Geçişi) dahil yaklaşık 142 km olup proje tutarı 188,8 Trilyon liradır. Projenin başlangıcından 2000 yılı sonuna kadar 57,5 trilyon TL harcanmıştır yılı için dış kredi dahil olmak üzere 19,7 trilyon TL ödenek öngörülmüş olup, tarihi itibariyle yıl içinde 5,1 trilyon TL ve 6,5 milyon Dolar harcanmıştır. Manavgat Irmak Ağzı Düzenlemesi ve Yat Limanı İnşaatı 1994 yılında yapımına başlanan ve 3,4 trilyon TL proje bedeli olan yatırımın, 2001 yıl sonuna kadar bitirilmesi planlanmıştır yılı için 200 milyar TL ödenek öngörülmüştür. Köy Yolları Yapım Çalışmaları 2001 yılı yatırım programında katma bütçeden km ve İl Özel İdaresince de 511 km olmak üzere toplam km tesviye, onarım, stabilize ve asfalt yapımı programlanmış ve 30 Haziran 2001 tarihi itibarıyla köy yolları için Katma bütçeden 896,5 milyar TL ve Özel İdare bütçesinden 495,4 milyar TL harcanmış olup, 403 km uygulama yapılmıştır. Köy İçme Suyu Temin Çalışmaları Köy Hizmetleri 2001 yılı yatırım programında 50 ünite içme suyu, 14 adet terfi makinası, 49 adet sondaj hizmeti için, İl özel İdaresinden 2 trilyon 25 milyar TL, Katma Bütçeden 474 milyar TL olmak üzere, toplam 2 trilyon 499 milyar TL ödeneğin 606,7 milyar TL lik kısmı İl Özel İdaresinden, 302 milyar TL sı da Katma Bütçeden olmak üzere 81

82 toplam 908,7 milyar TL harcama yapılmıştır İlde Tarımla İlgili Uluslararası, Ulusal ve Mahalli Faaliyetler Antalya ilinde geleneksel olarak yapılan tarımla ilgili toplantı, konuşma, sergi, gösteri, yarışma gibi mahalli faaliyetlerinin düzenlendiği belirli yöresel kutlama günleri aşağıda sıralanmıştır. Bunların yanısıra, geleneksel olmayan fuar ve kongre aktiviteleri de yapılmaktadır. Tablo 19. Antalya İlinde Geleneksel Olarak Kutlanan Tarım Günleri Mahalli Kutlama Adı Kutlamanın Yapıldığı Yer Başladığı Tarih Kutlama Tarihi Süre Uluslararası Sera Tarım Ekipmanları ve Çiçek Fuarı Antalya Merkez Fuar Alanı 1988 Mart Nisan aylarında 1 hafta Altın Kiraz Yağlı Güreşleri Korkuteli 1983 Eylül ilk Haftası 2 gün Elmalı Yeşilyayla Güreşleri Elmalı 13. yy. 4, 5, 6 Eylül 3 gün Ibradı Üzüm Bayramı İbradı 1987 Eylül Sonu (Bağbozumu) 3 gün Altın Nar Kemer Festivali Kemer Haziran - 5 Temmuz 6 gün Finike Tarım Festivali Finike Haziran - 1 Temmuz 3 gün Hasyurt Tarım Festivali Finike- Hasyurt Nisan Ayında 1 gün Cevizli Ayran Festivali Akseki 1974 Ağustos ilk Haftası 2 gün Döşemealtı Halı Festivali Yeniköy 1998 Mayıs'ın 3. Hafta Sonu 2 gün Söbüce Yayla Şenlikleri Söbüce Yaylası 1994 Temmuz ayında 2 gün Akpınar Yayla Şenlikleri Akpınar-Taşkesiği Köyü 1995 Temmuz ayında 2 gün Karpuz Festivali Manavgat Belenobası Haziran 1 gün Buzağı ve Altın Sebze Yarışması Serik Mayıs 1 gün Kekik Festivali Manavgat- Beşkonak 2002 Ekim ayında 1 gün 3.3. TARIMSAL ÜRETİM SİSTEMİ Tarımsal üretim sistemleri konusu içerisinde, tarımsal işletmeler, faaliyet alanlarına göre, arazi kullanım durumlarına göre, işletme büyüklüklerine göre ve arazi tasarruf şekillerine göre irdelenmiştir Tarımsal İşletme Faaliyetleri Antalya ilinde tarım işletmelerinin büyük bir kısmı bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapan işletmelerdir. İlde, işletmelerin %72.7'si bitkisel ve hayvansal üretimi birlikte yapmakta iken, yalnız bitkisel üretim yapan işletmelerin oranı %26.4 ve yalnız hayvansal üretim yapan işletmelerin oranı da %0.9'dur. 82

83 Grafik 14. Faaliyet Alanlarına Göre Tarımsal İşletmeler Antalya İlinde Faaliyet Alanlarına Göre Tarımsal İşletmelerin Sayısal Dağılımı Bitkisel ve Hayvansal Üretim Yalnız Bitkisel Üretim Yalnız Hayvansal Üretim Tarımsal Arazinin Kullanımı Tarımsal işletmelerin arazi büyüklükleri gün geçtikçe azalmaktadır. Halen mevcut tarımsal işletmelerin %39 u 50 dekardan küçük, %69 u ise 100 dekardan küçük işletmelerdir. Tablo 20. Antalya İlinde Tarımsal İşletmelerin Büyüklüklerine Göre Dağılımı İşletmelerin Toplam Ortalama İşletme Sayısal İşletme Toplam Arazi Araziye İşletme Büyüklüğü Oranı Sayısı Miktarı Oranı Büyüklüğü (da) (%) (da) (%) (da) 1-50 da , ,6 17, da , ,3 68, da , ,0 129, da , , da , ,0 Toplam ,5 Kaynak: TOBB-BAGEV Antalya-Burdur-Isparta Bölgesel Gelişim Projesi, Tarımsal İşletme Büyüklükleri 1991 tarım sayımı sonuçlarına göre Antalya ilinde toplam işletme sayısı adet, bu işletmelerde işlenen arazi miktarı ise dekardır. İşletmelerin üretim faaliyetlerine göre dağılımı ile arazi büyüklükleri arasındaki ilişki aşağıdaki tablodan irdelenebilir. Tablo 21. Antalya İlindeki Tarımsal İşletmelerin Arazi Miktarlarına Göre Dağılımı Arazi Büyüklüğü İşletme Sayısı Toplam Arazi Miktarı (da) Bitkisel ve Hayvansal Üretim Yapan İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) Yalnız Bitkisel Üretim Yapan İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) Yalnız Hayvansal Üretim Yapan İşletme Sayısı Arazi (da) 83

84 Arazi Büyüklüğü İşletme Sayısı Toplam Arazi Miktarı (da) Bitkisel ve Hayvansal Üretim Yapan İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) Yalnız Bitkisel Üretim Yapan İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) Yalnız Hayvansal Üretim Yapan İşletme Sayısı Arazi (da) Arazisi Olmayan < 5 da > Toplam Kaynak: TOBB-BAGEV Antalya-Burdur-Isparta Bölgesel Gelişim Projesi, 2001 İşletme sayıları ve bunların işledikleri alan karşılaştırıldığında, işletmeler büyüdükçe işletme sayılarının mutlak ve oransal olarak azaldığı görülmektedir. Nitekim, ilde 5-9 dekar genişliğindeki işletmeler sayısal olarak toplam işletmelerin %12.7'sini oluşturdukları halde, toplam işlenen alanın ancak %2,8'ini işlemekte, buna karşılık dekar genişliğindeki işletmelerin sayısal oranı sadece %11 iken, bu gruptaki işletmeler toplam işlenen alanın %7'sini işlemektedir Tarımsal İşletmelerde Arazinin Faaliyetlere Dağılımı Antalya ili, Türkiye'de işlenen arazi varlığının %1,6'sına sahiptir. İlde kendi arazisini işleten işletmelerin dekar olan toplam arazi varlığının %95,7'si işlenebilmektedir. 84

85 Grafik 15. Tarımsal Faaliyetlerin Arazi Miktarlarına Göre Dağılımı Antalya İlinde Tarımsal Faaliyetlerin Arazi Miktarlarına Göre Dağılımı Yalnız Bitkisel Üretim 18,37% Yalnız Hayvansal Üretim 0,00% Bitkisel ve Hayvansal Üretim 81,63% İlde hayvansal üretim yapan işletmelerin aynı zamanda bitkisel üretim de yapmaları sebebiyle, tek başına hayvansal üretim yapan işletmelerin oranının sıfır düzeyinde olduğu görülmektedir İldeki Tarım Alanlarının Dağılımı Antalya ilindeki tarım alanları Türkiye geneli içerisinde önemli bir yer tutmaktadır. Özellikle %4,30 luk yer tutan sebzelik alanlar ile %3 lük yer tutan meyve alanları, ilin tarımsal potansiyelinin belirleyici bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Grafik 16. Antalya İli Tarım Alanlarının Türkiye Geneli İçerisindeki Payı Antalya İli Tarım Alanlarının Türkiye Geneli İçerisindeki Payı 4,50% 4,30% 4,00% 3,50% 3,00% 3,00% 2,50% 2,00% 1,13% 1,44% 1,49% 1,50% 1,00% 0,42% 0,50% 0,00% Nadas Sebzelik Alan Bağlar Meyvelik Zeytinlik Tarla Türkiye geneli yanında Antalya ilindeki tarım alanlarının kullanım şekline göre karşılaştırılabilmesi ve farklılıkların gözlenebilmesi için, mevcut durum, tablo ve grafiklerden izlenebilmektedir. 85

86 Tablo 22. Antalya İli ve Türkiye Geneli Tarım Alanları Dağılımı Karşılaştırması (2000) Tarım Alanlarının Kullanım Şekli Antalya (ha) TÜRKİYE (ha) Antalya İlinin Türkiye İçerisindeki Payı (%) Tarla Bitkileri Alanı ,49 Sebze-Süs Bitkileri Alanı ,86 Bağ Alanı ,42 Meyve-Narenciye Alanı ,44 Zeytinlik Alanı ,44 Diğer (Kavaklık-Nadas-Nadas-Boş) Alan ,13 Toplam Tarım Alanı ,96 Grafik 17. Türkiye Genelinde Tarım Alanlarının Dağılımı Türkiye Geneli Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 19% 2% 5% 2% 3% 69% Tarla Bitkileri Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar Türkiye geneli ile Antalya ilindeki durum karşılaştırıldığında, oransal olarak Antalya da tarla bitkilerine tahsis edilmiş alanların azlığı, bunun yanısıra meyve, sebze ve süs bitkileri yetiştirilen alanların fazlalığı göze çarpmaktadır. Türkiye geneli ile Antalya ili karşılaştırıldığında, en önemli farklılığın, sebze ve süs bitkileri alanlarındaki %8 lik fark olduğu görülmektedir. 86

87 (hektar) Grafik 18. Antalya İlinde Tarım Alanlarının Dağılımı Antalya İli Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 13% 2% 8% 1% 11% 65% Tarla Bitkileri Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar Alt Bölgelerde Tarım Alanlarının Kullanım Şekli Antalya ili agro-ekolojik alt bölgeleri arasındaki tarım alanlarının kullanımı bakımından bir karşılaştırma yapılabilmesi, bölgelerin farklı kalkınma koşullarının tespiti için gereklidir. İldeki tarım alanlarının alt bölgelere dağılımı ve bunun yanısıra her bir bölgedeki tarım alanının ne şekilde kullanıldığı aşağıdaki grafikten incelenebilir. İldeki tarım alanları içerisinde en fazla yeri tarla bitkileri, en az yeri ise bağ ve zeytinlik alanların tuttuğu gözlenmektedir. Zeytinlik alanların hemen tamamı I. ve II. Alt Bölgede yeralmaktadır. Grafik 19. Alt Bölgeler Tarım Alanlarının Kullanımı Açısından Karşılaştırması Antalya İli Alt Bölgelerinde Tarım Alanlarının Dağılımı Diğer (Kavaklık-Nadas- Boş) Alan Zeytinlik Alanı Meyve-Narenciye Alanı I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Bağ Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Tarla Bitkileri Alanı Tarım alanlarının kullanımı bakımından İlin alt bölgeleri karşılaştırıldığında, tarla 87

88 bitkileri alanlarının, en fazla tarım alanına sahip olan IV. ve II. Alt Bölgelerde önemli yer tuttuğu, bunun yanısıra I. ve III. Alt Bölgelerde hem alan olarak ve hem de oransal olarak daha az yer tuttuğu görülmektedir. II. Alt Bölge sebze ve süs bitkileri alanının, IV. Alt Bölge meyvelik alanların en geniş yer tuttuğu bölgelerdir. I. ve III. Alt Bölgeler ise oransal olarak en fazla meyve ve sebze alanlarının bulunduğu bölgelerdir. Tablo 23. Alt Bölgeler Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı (2000) Tarım Alanlarının Kullanım Şekli I. Alt Bölge II. Alt Bölge Alt Bölgeler (ha) III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya İl Toplamı (ha) Tarla Bitkileri Sebze-Süs Bitkileri Bağ Meyve-Narenciye Zeytinlik Alanı Diğer (Nadas-Boş) Toplam Tarım Alanı Grafik 20. Antalya İli I. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı I. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 9% 7% Tarla Bitkileri Alanı 18% 1% 47% Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar 18% Diğer alt bölgelerle karşılaştırıldığında I. Alt Bölgenin özellikle sebze ve süs bitkileri ile meyve ve narenciye alanları bakımından oransal olarak daha zengin olduğu gözlenmektedir. Bu oranların Türkiye geneli ile karşılaştırıldığında, sebze ve süs bitkilerinde 5, meyve ve narenciye alanlarında 3 misli yüksek olması, bu bölgenin tarımsal potansiyelinin bu yönden zenginliğine dikkat çekmektedir. I. Alt Bölge oransal olarak tarla alanlarının en düşük olduğu ilçeleri içine almaktadır. 88

89 Grafik 21. Antalya İli II. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı 19% II. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 9% 3% 4% 0% 65% Tarla Bitkileri Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar II. Alt Bölge sebze ve süs bitkileri alanlarında oransal olarak diğer sahil bölgeleriyle paralellik arzetmekte ise de, meyve alanları bakımından oransal olarak sahil bölgelerinin gerisindedir. Grafik 22. Antalya İli III. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı III. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 13% 13% 0% 2% 54% Tarla Bitkileri Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar 18% Sahil kesiminde yeralan I, II ve III. Alt Bölgelerde sebze ve süs bitkileri alanlarının oransal dağılımı birbirlerine paralellik gösterirken, bu alanların oransal dağılımı iç ve dağlık kesimleri kapsayan IV. ve V. Alt Bölgelerde önemli düzeyde düşmektedir. 89

90 Grafik 23. Antalya İli IV. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı IV. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 13% 0% 9% 0% 2% Tarla Bitkileri Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar 76% Tarla alanlarının genişliğiyle dikkat çeken IV. Alt Bölge, aynı zamanda yumuşak çekirdekli meyve yetiştiriciliğini en yoğun olduğu Korkuteli ve Elmalı ilçelerini içine almaktadır. Grafik 24. Antalya İli V. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Dağılımı V. Alt Bölgede Tarım Alanlarının Kullanım Şekline Göre Dağılımı 45% 49% Tarla Bitkileri Alanı Sebze-Süs Bitkileri Alanı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Nadas ve Diğer Alanlar 0% 1% 3% 2% Tarım alanlarının son derece sınırlı olduğu V. Alt Bölgede, bu alanların çok önemli bir kısmını nadas alanları, diğer önemli kısmını ise tarla alanları teşkil etmektedir. Mevcut durumda bunların dışındaki alanlar il geneli içerisinde kayda değer bir yer tutmamaktadır. Örtü-Altı Alanları Antalya da işlenen araziler içerisinde örtü-altı alanlar önemli bir yer kaplamakta ve bu alanlar her geçen gün daha da artmaktadır. Örtülü alanların %27'lik bölümünde, yılda iki defa ekiliş yapılmaktadır. Örtü-altı alanların önemine binaen bu bölümde ayrıca irdelenmiştir. Antalya ili, Türkiye de örtü-altı yetiştiriciliğinin hem miktar olarak ve hem de oransal olarak en fazla yapıldığı ildir üretim sezonu itibariyle Antalya 90

91 (da) ilindeki dekar olan örtü-altı alanların miktarı, Türkiye deki toplam dekar olan örtü-altı alanlarının %33 ünü teşkil etmektedir. Antalya ili, aynı zamanda Türkiye de en fazla plastik ve cam seranın bulunduğu ildir. Türkiye deki cam sera alanının %83,54 ü, plastik sera alanının %35,90 ı Antalya da bulunmaktadır. Antalya da Örtü-altı alanların %49 unu Plastik Seralar oluştururken, bu oranı %34 ile Cam Seralar takip etmektedir. Grafik 25. Örtü-altı Alanların Miktar Karşılaştırması ( ) Türkiye ve Antalya İli Örtü Altı Alanları Miktar Karşılaştırması ( ) Antalya TÜRKİYE 0 Cam Sera Alanı Plastik Sera Alanı Yüksek Plastik Tünel Alanı Alçak Plastik Tünel Alanı Grafik 26. Örtü-altı Alanların Sera Yapılarına Göre Dağılımı ( ) Antalya İlinde Örtü Altı Alanları Dağılımı ( ) Cam Sera Alanı 34% Plastik Sera Alanı 49% Alçak Plastik Tünel Alanı (da) 10% Yüksek Plastik Tünel Alanı (da) 7% 91

92 Tarımsal İşletmelerde Arazi Tasarruf Şekilleri Türkiye genelinde olduğu gibi Antalya ilinde de işletmelerin büyük bir çoğunluğu kendi mülk arazilerini işlemektedirler. Buna karşılık kira ve ortakçılıkla arazi işleyen işletmelerin sayısı oldukça düşüktür. Son tarım sayımı sonuçlarına göre, Antalya'da bulunan adet tarım işletmesinin 588.2'si kendi mülk arazisini işlemektedir. Mülk araziler ise toplam arazinin %84,6'sını oluşturmaktadır. Tablo 24. Antalya İlinde Tarımda İşletme Büyüklüğü ve Arazi Edinim Biçimi İşletme Büyüklüğü Toplam İşletme Sayısı Toplam Arazi (da) Yalnız Kendi Arazisini İşletenler İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) Başkasından Arazi Tutup Başkasına Arazi Vermeyenler İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) Yalnız Kira ile Arazi İşletenler İşletme Sayısı Arazi Miktarı (da) < 5da > Toplam * , * 911 işletme kendi toprağına sahip değildir, ancak toplam işletme sayılarına dahil edilmiştir. Kaynak: DİE Antalya ilinde toplam adet tarımsal işletmenin adedi sadece kendi arazisini, adeti kendi arazisi yanında ek olarak kiralama yoluyla başkasının arazisini ve adedi de yalnızca kiraladığı araziyi kullanarak tarımsal faaliyetini yürütmektedir. Bunlardan başka (Tabloda yer almadığı halde), dekar arazi üzerinde 403 işletme ortakçılık ile işletmecilik yapmakta ve bunların tamamının işletme büyüklükleri 20 ilâ 50 dekar arasında kalmaktadır. 5 dekar altında büyüklüğe sahip 771 işletme ise toplam dekar arazi üzerinde, 5-10 dekar işletme büyüklüğü aralığında 98 işletme toplam 882 dekar arazi üzerinde diğer şekillerde arazi edinim biçimiyle işletmecilik yapmaktadırlar Tarımsal Girdiler Tarımsal girdilerin yoğunluğu, tarımsal üretim performansını belirleyen temel etkenlerdendir. Antalya tarımında girdi kullanımındaki hızlı gelişmeler, üretim biçimlerinin ve tarımsal üretimin yapısının değişimini sağlayarak üretimi sürekli artırıcı bir rol oynamıştır. Kullanılan temel girdiler bakımından Antalya ilinin Türkiye geneli içerisinde özel bir konumu vardır Tarımsal Mekanizasyon Tarımda mekanizasyona geçilmesiyle birlikte tarımsal nüfusun toplam nüfustaki 92

93 payı giderek azalmakta, bununla birlikte, iş gücünden sağlanan tasarrufla üretim maliyetleri azalmaktadır. Makineleşme düzeyleri tespit edilirken, sahip olunan traktör parkları belirleyici olmaktadır. Özellikle son otuz yıl içerisinde tarımda makine kullanımının artması teknolojik tarıma geçişi hızlandırırken, traktör bunda temel rol oynamıştır. İlde kültür desenlerindeki değişim ve çeşitlenmeler sonucunda 1999 yılında, yağmurlama tesislerinde %12,4; derin kuyu pompalarında ise %10 artış gerçekleşmiştir. Kimyevi gübre dağıtıcılarında %2,3 lük bir artış olmuştur. Bunların yanısıra pancar sökme, mısır silaj makineleri. Mibzer,tırmık, toprak frezesi, balya makinesi ve zirai mücadele aletlerinde hızlı bir artış gözlenmiştir. Bir bölgenin mekanizasyon düzeyini belirlemede üç gösterge kullanılmaktadır. Bunlar, hektara düşen Motor Beygir Gücü, bin hektara düşen traktör sayısı ve traktör başına düşen işlenen alan miktarıdır. Bu kriterlerden hareketle Antalya ilinde tarımsal mekanizasyon düzeyinin Türkiye ortalamasının %54 oranında üzerinde bulunduğu ve tarımsal üretimin son derece mekanize olduğu söylenebilir. Tablo 25. Türkiye ve Antalya da Tarımsal Mekanizasyon Dereceleri (1999) Traktör/1000 ha ha/traktör BG/ha DÜNYA 19 5,2 0,86 TÜRKİYE 40 25,0 1,78 Antalya 67 15,0 2,75 Not: Traktör parkı güç ortalaması Türkiye ve dünya için 45 BG, Antalya için 42 BG olarak alınmıştır. Kaynak: DİE Antalya daki tarımsal işletmelerde kullanılan alet ve makine mevcudu aşağıdaki tabloda çıkarılmıştır. Tablo 26. Antalya İlinde Tarım Alet ve Makine Varlığı Alet ve Makine Cinsi Miktarı Karasaban Hayvan pulluğu Traktör pulluğu Kültivatör Ot yolucu 0 0 Tırmık Toprak frezesi Merdane (yuvar) Sürgü 0 0 Çapa makinesi Ekim makinesi Gübre dağıtıcısı Pulvarizatör Tozlayıcı Atamizör Zirai mücadele helikopteri 0 0 Zirai mücadele uçağı Motopomp Yağmurlayıcı Orak makinesi Biçerbağlar Döven Harman makinesi

94 Alet ve Makine Cinsi Miktarı Sap döver Çim biçme makinesi 0 0 Balya makinesi Selektör Tarım arabası (römork) Traktör Kaynak: DİE Tablodan görüleceği üzere, yıllar itibariyle Antalya da teknik tarım uygulamalarının yoğunlaşmasına bağlı olarak, tarım alet ve makine parkı büyümektedir. Aşağıdaki Tablo da Antalya ili Alt Bölgelerinde mevcut traktör sayıları ile traktör başına düzen tarım alanı miktarları verilmektedir. Tablo 27. Antalya İli Alt Bölgelerinde Traktör Verileri (2001) Alt Bölgeler Traktör Sayısı ha Başına Düşen Traktör Sayısı Traktör Başına Düşen Ortalama Tarım Alanı (ha) Tarım Alanı (ha) Tarım Alanı Dağılımı (%) I. Alt Bölge ,130 7, II. Alt Bölge ,112 8, III. Alt Bölge 726 0,018 56, IV. Alt Bölge ,035 28, V. Alt Bölge 136 0, , İl Toplamı ,300 14, Kaynak: TKB İl Müdürlüğü Alt bölgeler bazında traktör varlığı incelendiğinde, sayısal olarak Merkez İlçenin yeraldığı II. Alt Bölgenin birinci sırada olduğu; traktör başına düşen ortalama tarım alanı dikkate alındığında ise I. Alt Bölgenin en yoğun traktör kullanılan bölge olduğu anlaşılmaktadır. V. Alt Bölge tarımsal mekanizasyonun en az seviyede kaldığı anlaşılmaktadır Gübre Kullanımı Gübre, bitki-toprak-su unsurlarının bileşke potansiyelinin tetikleyici elementidir. Konvansiyonel tarım uygulamalarının çok daha etkin ve yaygın olmasına rağmen Antalya gübre tüketimi Türkiye gübre tüketiminden önemli ölçüde farklı değildir. Tablo 28. Antalya İlinde Gübre Kullanımı Kullanılan Gübre Kullanılan Gübrelerin Fiziki Toplamı (kg/yıl) Yılları Arasındaki Fark (%) Kimyasal Gübreler ,17 Çiftlik Gübreleri ,83 94

95 (ton) Kullanılan Gübre Ekili -Dikili Arazi (da) Kullanılan Gübrelerin Fiziki Toplamı (kg/yıl) Yılları Arasındaki Fark (%) ,48 Tarım Arazisi (da) Ekili-Dikili Alanın Tarım Arazisine Oranı (%) 84,57 83,02 83,88 80, yılı verilerine göre fiziki toplamda gübre tüketimi Antalya için 34.4 kg/da iken Türkiye için kg/da etkili madde (NPK) bazında gübre tüketimi Antalya için kg/da Türkiye için kg/da olarak gerçekleşmiştir. Tablo 29. Antalya ili ve Türkiye Gübre Tüketimi (2000) Tüketilen Gübre Miktarı Fiziki Toplam NPK (kg) Tüketilen Gübre Miktarı Toplam Saf Madde (kg/npk) Birim Alana Tüketilen Gübre Miktarı (kg/da.fiziki ) Birim Alana Tüketilen Gübre Miktarı (kg/da.npk) Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye yılı Tarım Sayımı sonuçlarına göre Türkiye Ekili-Dikili alan Toplamı da, Antalya İl Müdürlüğü verilerine göre 2000 yılı Antalya ili Ekili-Dikili alan Toplamı dekardır. Antalya ilinin yıllara göre ekili-dikili alanları ve gübre tüketimindeki değişmeler Tabloda verilmiştir de kg olan Antalya gübre tüketimi 3 yıl içinde %43,17 oranında azalarak 2001 yılında kg olmuştur. Gübre tüketimindeki düşüş etkili madde ölçeğinde de devam etmiştir. Bu azalmanın nedeni, gübredeki desteklemenin giderek azalması ve 2001 yılı 9. ayında tamamen kalkması, bununla birlikte gübre fiyatlarında hızlı artış olmasıdır. Antalya ilinde özellikle sera alanlarında damlama ve yaprak gübresi tüketilmektedir yılında kg civarında katı, litre civarında sıvı gübre, damlama ve yaprak gübresi olarak kullanılmıştır. Grafik 27. Yıllar İtibariyle Gübre Tüketim Miktarları Yılları Arasında Antalya İli Gübre Tüketimi N P2O5 K20 95

96 Gübre tüketimindeki bu düşüşün, verimliliğe, üretime ve kaliteye yansıması kaçınılmazdır. Gerek yurtiçi gerekse yurtdışı piyasaların taleplerinin karşılanması, verimliliğin artırılarak yurtdışı piyasalarda rekabetin sürdürülmesi ve uluslararası rekabetin önemli kriterleri olan gıda kalitesi, gıda sağlığı tercihlerinin karşılanabilmesi için toprak ve yaprak analizlerine dayalı bitki istemlerine göre yeterli ve zamanında gübrelemenin yapılması önem arz etmektedir. Bu bağlamda Antalya gübre tüketiminin artırılmasına ihtiyaç vardır Zirai İlaç Kullanımı Tarımsal üretimde zararlılarla mücadeleye yönelik ilaç kullanımı ülkemizde olduğu gibi Antalya da da gerekli düzeye ulaşamamıştır yılında Türkiye de ton olan zirai ilaç tüketimi hektar başına sadece 2,3 kg dır. Aynı yıl Türkiye toplam tüketiminin %5,6 sını oluşturan Antalya tarımında ise hektar başına kullanılan tarımsal ilaç miktarı 7 kg kadar olmuş ve tüketim bir önceki yıla göre %15 azalmıştır. İlde 2001 yılı sonu itibariyle 469 adet zirai ilaç bayii, 47 adet Zirai Mücadele İlaçları Toptancısı 21 adet Zirai Mücadele Alet Bayisi ve 2 adet Zirai Mücadele Alet-Makine İmalathanesi vardır yılında 14 Zirai İlaç Bayisi Yönetmeliğimizin değişik hükümlerine muhalefetten 1 ay süre ile geçici olarak kapatılmıştır. Ruhsatsız imalat yapan işletmeden 6 adet Zirai Mücadele aleti müsadere edilmiştir. Bayilerimizde ruhsatsız satılan bazı pestisitler müsadere edilerek imha edilmiştir yılında Methyl-Bromide in (MeBr) tarımda kullanımının azaltılması çalışmalarına önem verilmiş, 184 adet MeBr Satış Belgesi ve 60 adet MeBr Uygulama Belgesi hak sahiplerine verilmiştir. Firma Toptancı ve Bayii denetimleri sıkı bir şekilde yapılmış, MeBr kullanımı bir önceki yıla oranla % oranında azalmıştır. Belgesiz MeBr satışı ve uygulaması yaptırılmamıştır. Yaş Sebze ve Meyvelerde rezidü ile ilgili teknik ve yayım çalışmaları devam etmektedir. Tablo 30. Antalya İlinde Zirai İlaç Tüketimi (kg) İlaçlar İnsektisitler Fungusitler Akarisitler Nematosit ve Fugimantlar Rodendist ve Molisidler Herbisitler Kışlık ve Yazlık Yağlar Bitki Gelişim Düzenleyicileri Diğerler TOPLAM Kaynak: TKB İl Müdürlüğü Bitki Koruma Şubesi Tablo 31. Antalya İlinde Alt Bölgelere Göre Zirai İlaç Kullanım Yüzdeleri Alt Bölgeler % Alt Bölgeler % I. Alt Bölge 37,5 III. Alt Bölge 20 Finike 10 Alanya 10 96

97 Kale 10 Gazipaşa 10 Kaş 2,5 IV. Alt Bölge 5 Kumluca 15 Elmalı 2,5 II. Alt Bölge 37,5 Korkuteli 2,5 Merkez 15 V. Alt Bölge 0 Kemer 2,5 Akseki 0 Manavgat 5 Gündoğmuş 0 Serik 15 İbradı 0 Zirai ilaç kullanım yüzdesinin I. ve II. Alt Bölgelerde yoğunlaştığı, V. Alt Bölgede kullanım miktarının ise istatistiksel olarak önemsiz olduğu görülmektedir Tarım Sigortaları ve Tabii Afet Desteklemeleri Antalya ili afet riski yüksek bir bölge olduğu için ve sigorta primlerinin yüksek olması nedeniyle tarımsal sigorta düzeyi son derece düşüktür. Tabii Afetler Antalya ili tarım alanları, yılın her döneminde iklimsel faktörlerden kaynaklanan dolu, don, kar, aşırı yağış, fırtına, hortum, taşkın, sel, kuraklık, yangın gibi afetlerden önemli ölçüde zarar görmektedir. İlde yılları arasında meydana gelen tabii afetler tarihine kadar 5254 ve 2090 sayılı Kanun, bu tarihten sonrada sadece 2090 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilerek tarihleri arasında tarımsal varlıklardaki zararın boyutları Tabloda verilmiştir. Tablo 32. Yıllar İtibariyle Antalya İlinde Tabii Afetlerden Görülen Zararlar Zarar Gören Aile Sayısı Tarım Alanı (da) Bitkisel Ürünün Parasal Değeri (Milyon TL) Canlı Hayvanın Parasal Değeri (Milyon TL) Tarımsal Tesisin Parasal Değeri (Milyon TL) Diğerlerinin Parasal Değeri (Milyon TL) Varlıkların Toplam Parasal Değeri (Milyon TL) Örtü-altı Zararının Toplam Zarara Oranı (% Parasal Değer) Toplam Zararın Parasal Değeri ($) yıl içinde en düşük zarar 2002 yılında gerçekleşmesine rağmen bunun ekonomik kaybı Dolardır. Afetten dolayı en yüksek zarar 2001 yılında meydana 97

98 gelmiş ve bunun ekonomik kaybı Dolar olmuştur. Beş yıl içindeki ekonomik kayıplar büyük oranda örtü-altı üretimde meydana gelmiş, örtü-altı üretimindeki zararın toplam zarara oranı en düşük 2000 yılında %42,53 ve en yüksek 1998 yılında %86,80 olarak gerçekleşmiştir. Antalya da her yıl ortalama dekar alanda aktif tarım yapılmakta ve 2002 yılı verilerine göre bu alan içindeki örtü-altı alanın miktarı dekardır. Bu verilerle ilde her yıl aktif tarım yapılan alanların yaklaşık %4,5 inde örtü-altı tarımı yapılmasına rağmen tabii afetlerdeki parasal zararlarda tam tersi bir durum yaşanmakta ve bu oran bazı yıllarda %86,80 olarak gerçekleşmektedir. Tabii afetler nedeniyle meydana gelen zararın büyük oranda örtü altı üretime ait olması, örtü-altı üretimin afet etkilerine çok daha açık olduğu anlamına gelmektedir. Elbette tabii afetler tarımsal üretimin tamamı için risk oluşturmaktadır. Ancak, Antalya ilinde mevcut örtü-altı alanlarının çoğunluğunun teknik özelliklerinin ve alt yapılarının yetersiz oluşu bu alanlardaki afet riskini daha da artırmaktadır. Antalya ilinde aşağıda belirtilen beşeri hata ve yetersizlikler tabii afet çarpanlarının etkisini artırarak afet zararının daha fazla olmasına yol açmaktadır. 1. Tarım alanlarının amaç dışı kullanımının yaygınlaşması ve imara açılması nedeniyle özellikle örtü altı alanları ile yerleşim yerlerinin iç içe girmesi. 2. Doğal drenlerin kapatılması, sulama kanallarının ve derelerin bakımının zamanında yapılmaması. 3. Örtü altı alanlarının yapımından önce etüd çalışmasının yapılmaması. 4. Örtü altı alanların teknolojik özelliklerinin yetersiz oluşu. - Sera ve yüksek tünellerin çatı yüksekliğinin, havalandırma elamanlarının yetersiz olması, - Sera camlarının ince (2 mm), darbeye dayanımı düşük olması, - Örtü olarak kullanılan plastik malzemenin direncinin düşük olması ve uzun süre kullanılması, - Seralarda ısıtma işleminin sera atmosferine yönelik ve yetersiz yapılması hatta bazı seralarda ısıtmanın yapılmayışı, - Sera zemininde kod farkının olmaması, - Yüksek tünellerin çoğunda çevre betonunun olmaması. İlde tarımsal üretimi güvence altına almak, afet nedeniyle çiftçinin refah kaybına uğramasını engellemek, piyasada fiyat istikrarını sağlayarak hem üreticinin hem de tüketicinin mağdur olmasını önlemek için öncelikle örtü-altı üretiminde yeterli teknik özellikleri sahip seralarda devlet destekli Ürün Sigortası uygulamasına ihtiyaç vardır. Teknik kriterlere uygun seraların sigorta priminin bir kısmının devletçe karşılanması halinde yukarıda belirtilen sorunların çözümü ile beraber verimliliği artırıcı önlemler kendiliğinden sağlanmış olacaktır. Sigorta hizmetleri özel sektör tarafından Hayvan Sağlık Teknisyeni, Ziraat Teknisyeni, Veteriner, Ziraat Mühendisleri aracılığıyla yürütmeli, Tarım ve Köyişleri Bakanlığı (Devletçe yapılan katkının karşılığında) bu hizmetlerin denetimini yapabilmelidir Diğer Tarımsal Girdiler Tohum, yem, ilaç, kredi, işgücü, diğer tarımsal girdileri içerisinde mütalaa edilmiştir. 98

99 Tohum ve Fidan İl genelinde faaliyet gösteren 298 adet ruhsatlı tohum bayisi ve 13 adet özel sektör araştırma kuruluşu, 9 adet tohumluk yetiştirici belgesi sahibi kuruluş bulunmaktadır. Özel sektör araştırma kuruluşları, sebze tohumluğu konusunda ıslah çalışmaları yapmakta ve bölgeye adapte olan yüksek verimli çeşitler geliştirmektedirler. Tamamı İthalat ve ihracat yetkisine sahiptirler. İlin sebze tohumluğu ihtiyacı bu kuruluşlar tarafından karşılanmaktadır. Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve Boztepe TİM tarafından ilin buğday, pamuk, mısır, susam, soya vb. tarla bitkileri tohumluk ihtiyacı sertifikalı kademede üretilerek karşılanmaktadır. Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü ve Boztepe TİM ve Alanya Meyvecilik Üretme Birimi tarafından virüsten ari narenciye fidanı üretilmektedir. Ayrıca, Tarım İl Müdürlüğü Döner Sermaye işletmesi, Özel İdare bütçesi katkılı ve direkt ücretli satış noktasında çiftçilerin tohumluk ve fidan taleplerini karşılamaktadır. Konsantre Yem İlde tek vardiye 5 ton/saat kapasiteli Organize Sanayi Bölgesinde Selçuklu Yem Fabrikası, 10 ton/saat kapasiteli Korkuteli Yem Fabrikası ile 8 ton/saat kapasiteli Elmalı Yem Fabrikaları olmak üzere 3 adet faal yem fabrikası mevcuttur. Bunların dışında kuruluş aşamasında olan Merkez ilçe sınırları içerisinde bir yem fabrikası bulunmaktadır. Ayrıca, bir adet bitkisel kökenli yem hammaddesi (küspe) üreten Antbirlik yağ Kombinası, kuruluş aşamasında olan Organize Sanayi Bölgesi içerisinde Aylin Yağ Fabrikası ve hayvansal kökenli yem hammaddesi (kan unu ve et-kemik unu) üreten ANET (Antalya Entegre Et Sanayi) bulunmaktadır. İlde toplam ruhsatlı 327 adet yem bayisi bulunmaktadır. Yem ihtiyacı ilde bulunan yem fabrikalarından ve civar illerden temin edilmektedir. Ayrıca T.K.B. İl Müdürlüğünce çiftçiye silaj makinesi temin edilmekte, bu suretle mısır silajı üretimi teşvik edilmektedir. Kredi İlde bulanan tarımsal kredi kuruluşları T.C. Ziraat Bankası ve Tarım Kredi Kooperatifleridir. Ayrıca Antbirlik de kendi üyelerine değişik kalemlerde kredi kullandırmaktadır yılı itibariyle Ziraat Bankasının kullandırdığı tarımsal kredi miktarı lira olarak gerçekleşmiştir. Tarım Kredi Kooperatiflerince kullandırılan kredi miktarı ise liradır. Antbirlik tarafından kendi üyelerine değişik kalemlerde kullandırılan kredi miktarının toplamı ise liradır. İşgücü Antalya da turizmin gelişmiş olması, buradaki işgücü talebi tarımı olumsuz yönde etkilemektedir. Tarımsal faaliyetler sırasında belli dönemlerde artan işgücü talebi çevre illerden karşılanmaktadır. Özellikle sera işletmelerinde işgücü kullanımı İç Anadolu illerinden gelen ailelerin istihdamıyla karşılanmaktadır. Pamuk toplama döneminde Güneydoğu Anadolu illerinden getirilen işgücü kullanılmaktadır Gıda Endüstrisi Antalya ili, sahip olduğu tarımsal potansiyeli ve üretimine rağmen, gıda 99

100 Merkez Akseki Alanya Elmalı Finike Gazipaşa Gündoğmuş İbradı Kale Kaş Kemer Korkuteli Kumluca Manavgat Serik Toplam endüstrisini istenen düzeye geliştirememiştir. Oysa bu bölge güçlü bir gıda endüstrisinin oluşması için gerekli tüm koşullara sahiptir. İlde tarımsal üretimin yoğunlaşmış olduğu alanların gün geçtikçe belirgin hale gelmesi ve bunun yanında kültür paternlerinin zamanla istikrarlı bir profil çizmesi, gıda endüstrisinin geliştirilmesini zorunlu kılmaktadır. Örneğin, ilin domates üretimi anlamlı bir örnek oluşturmaktadır. İlde mevcut gıda endüstrisi tesisleri aşağıdaki tabloda görülmektedir. Tablo 33. Gıda İşletmelerinin Sayısal Dağılımı (2001) İlçeler İşletmeler Un ve Unlu Mamüller Ekmek Fabrikası Bitkisel Yağ ve Margarin Süt ve Süt Ürünleri Fabrikası Et ve Et Ürünleri Sebze ve Meyve İşleme Şekerli Mamüller Alkolsüz İçecekler Gıda Ambalajı Üretimi Tasnif Dışı Gıda İşletmeleri* Toplam *Sebze ve Meyve işleme (zeytin salamurahaneleri, konserve, turşu, meyve suyu konsantresi, konsantreli içecek, yemek fabrikaları) *Şekerli Mamüller (tahin, tahin helva, lokum, meyve özlü toz içecek, küp şeker) *Süt ve süt ürünleri (beyaz, eritme, kaşar, tulum, dil peynirleri, yoğurt, tereyağı, krema, lor, ayran, süt toplama merkezleri) *Un ve unlu mamüller (un fabrikaları, pastaneler, yufka) *Tasnif dışı gıda işletmeleri (sirke, sirke ruhu, salata sosu, bitkisel çay, bakliyat paketleyicileri, baharat, kuruyemiş) İlde bulunan gıda muhafaza tesisleri aşağıdaki tabloda çıkarılmıştır. Tablo 34. Soğuk Hava Depolama ve Paketleme Tesisleri (2001) Soğuk Hava Depoları Paketleme Tesisi İlçeler Meyve Et ve Et Ürünleri Peynir- Mandıra Miktar Kapasite Miktar Kapasite Miktar Kapasite Miktar Kapasite (adet) (ton/yıl) (adet) (ton/yıl) (adet) (ton/yıl) (adet) (ton/gün) Merkez Alanya

101 Soğuk Hava Depoları İlçeler Meyve Et ve Et Ürünleri Peynir- Mandıra Miktar Kapasite Miktar Kapasite Miktar Kapasite (adet) (ton/yıl) (adet) (ton/yıl) (adet) (ton/yıl) Elmalı Paketleme Tesisi Miktar (adet) Kapasite (ton/gün) Finike Kaş Kemer Korkuteli Kumluca Manavgat Serik 1 15 İl Toplamı Gazipaşa İlçesinde 1 adet Muz Sarartma ve Soğuk Hava Deposu olarak kullanılan bir ünite mevcut olup, dal/yıl kapasiteye sahiptir. Antalya da özellikle bitkisel ürünlerin korunması ve pazarlanmasında önemli rol oynayan soğuk zincir ve paketleme tesisleri hızla artmaktadır. Soğuk hava depolarının %50 den fazlası Elmalı ve Korkuteli ilçelerinde yer alırken, paketleme tesislerinin %70 i Finike de bulunmaktadır Tarımsal Piyasalar Antalya da devletçe desteklenen ve belirli kurumlarca alım satımı yapılan birkaç ürün dışında özellikle sebze ve meyve pazarlamasında temel kuruluş Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Halidir yılında hizmete açılan Antalya Toptancı Hal Kompleksi 49 hektar arazi üzerine kurulmuş bir tüketici halidir. Bu kompleks içerisinde değişik ölçeklerde 319 tüccar ardiyesi, 144 komisyoncu yazıhanesi ve 98 adet tarımsal ilaç bayi bulunmaktadır. Toplam işyeri sayısı 682 yi bulan Büyük Şehir Belediyesi Toptancı Hali Türkiye nin en büyük üretici hallerinden birisidir. Tablo 35. Antalya B. Şehir Belediyesi Toptancı Hali Sebze ve Meyve Satışı (ton) Yıllar Sebze Meyve Toplam Tutar (Bin TL) FARK ( ) % ( ) 16,8 20,5 17,4 36,9 Kaynak: Antalya B. Şehir Belediyesi Toptancı Hal Müdürlüğü Web Sitesi ( Toptancı Halinin 1999 yılına ait ürün satış miktarının %83 ünü sebzeler, %17 sini ise meyveler oluşturmaktadır. Sebze ve meyve satışları bir önceki yıla göre sırasıyla %17 ve %20 ye yakın oranlarda artmış, toplam satışlardaki artış ise %17,5 e yükselmiştir. Satış cirosu toplamında ise %40 lık bir artış kaydedilmiştir. Tablo 36. Toptancı Hali Aylık Sebze Satışları (1999) Satış Miktarı (ton) Satış Değeri (Bin TL) Aylar % % Ocak , ,0 101

102 Aylar Satış Miktarı (ton) Satış Değeri (Bin TL) % % Şubat , ,6 Mart , ,0 Nisan , ,8 Mayıs , ,5 Haziran , ,5 Temmuz , ,8 Ağustos , ,9 Eylül , ,9 Ekim , ,3 Kasım , ,4 Aralık , ,6 TOPLAM , ,2 Halde tüm sebze satışlarının %68 ini tek başına domates sağlamakta, onu sırasıyla hıyar (%8,8), patlıcan (%6,4), Biber (%3,9) ve maydanoz (%2) izlemektedir. Satışın, daha çok Mayıs, Haziran ve Temmuz aylarında yoğunlaştığı ve 180 in üzerinde sebze çeşidinin işlem gördüğü tespit edilmiştir. Bu sebzelerden önem sırasına göre ilk 5 i toplam satışların %90 ını, ilk 10 u ise %95 ini teşkil etmiştir yılında halde 83 meyve çeşidi işlem görmüş ve satışlar Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında yoğunlaşmıştır. En çok işlem gören ilk 10 meyve, satışların %83 ünü teşkil etmiştir. Tablo 37. Toptancı Hali Aylık Meyve Satışları (1999) Aylar Satış Miktarı (ton) Satış Değeri (Bin TL) % % Ocak , ,0 Şubat , ,7 Mart , ,0 Nisan , ,0 Mayıs , ,0 Haziran , ,2 Temmuz , ,6 Ağustos , ,2 Eylül , ,7 Ekim , ,5 Kasım , ,6 Aralık , ,6 TOPLAM , ,0 Toptancı Hal Kompleksinde 2001 yılında sebze ve meyvede toplam işlem hacmi bir önceki yıla göre %62 düzeyinde artış göstermiştir. Tablo 38. B. Belediyesi Toptancı Hal Kompleksi İşlem Miktar ve Tutarları (2001) Aylar Miktar (Sebze) (kg) Miktar (Meyve) (kg) Tutar (Sebze) (Milyon TL) Tutar (Meyve) (Milyon TL) Ocak Şubat Mart

103 Aylar Miktar (Sebze) (kg) Miktar (Meyve) (kg) Tutar (Sebze) (Milyon TL) Tutar (Meyve) (Milyon TL) Nisan Mayıs Haziran Temmuz Ağustos Eylül Ekim Kasım Aralık Toplam Kaynak: 103

104

105 3.4. TARIMSAL PAZARLAMA SİSTEMİ Günümüz Türkiye sinde serbest pazar ekonomisi gün geçtikçe daha fazla yaygınlaşmakta ve önemini hissettirmektedir. Bu nedenle pazarlama ülkenin önemli asli sektörlerinden birini oluşturmaktadır. Çünkü üreticinin arazi, emek, sermaye ve girişimcilik gibi üretim faktörlerini kullanarak ürettiği ürün ancak iyi bir pazarlama sistemiyle tüketiciye ulaştığında gerçek ekonomik değerini bulabilmektedir. Böylece hem üreticisine ve hem de tüketicisine yarar sağlamaktadır. Antalya ilindeki tarımsal pazarlama sistemleri, bazı ürünlerde alt başlıklar halinde incelenmiştir Sebze Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme İlde sebze üretimi örtü-altı ve açık alanlarda yapılmaktadır. Örtü-altında üretim genellikle 3-5 dekar olan seralarda aile işletmeciliği şeklindedir. Üretilen sebzenin %95 i yurtiçinde tüketilirken %5 i yurtdışına pazarlanmaktadır. Üreticiler yeni hal yasası ile ürettikleri ürünlerin büyük bir bölümünü belediye sınırları ve mücavir alanlar içindeki toptancı hallerine getirmektedirler. Ürünler hallerdeki komisyonculara verilirken üreticiden ortalama %15 kesinti yapılmaktadır. Küçük üretici bu kesintiden olumsuz etkilenmektedir. Komisyoncular ürünleri yurtiçi perakendecilere ve ihracatçılara vermektedirler. Ayrıca İlde sebze üretiminde hem üretici hem ihracatçı olan firma sayısı gün geçtikçe artmaktadır. Bu firmalar ürünlerini kendi tesislerinde paketleyip tasnifleyerek ihraç etmektedirler. İhraç edilen ürünün büyük bir bölümü yurtdışındaki toptancılara verilmektedir. Çok az bir bölümü de direk süper marketlere gönderilmektedir. Üreticiler ürettikleri ürünün bir bölümünü de il dışından gelip peşin ödeme yapan tüccarlara vermektedirler. İlde sebze üreticilerine teknik ve ekonomik yönden rehberlik edebilecek, ucuz girdi teminini sağlayacak, ürünlerini daha iyi fiyattan pazarlayabilecek ve tarım politikalarının oluşturulmasına önderlik edebilecek tabandan gelen üretici birlikleri halen kurulmamıştır. İhracatçılar Birliği bünyesinde Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ve Akdeniz Yaş Meyve Sebze İşletmecileri Derneği faaliyet göstermektedir. 105

106 Antalya da Sebze Pazarlama Zinciri İhracatçı Üretici Üretici Yurtdışı Toptancı Perakendeci Süper Market Toptancı Hal (Komisyoncu) Toptancı Tüccar Toptancı Haldeki İhracatçı Yurtiçi Perakendeci Tüketici Tablo 39. Antalya İli Sebze Üretimi ve Pazarlaması (SWOT Analizi) Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler 106

107 S E B Z E Ü R E T İ M V E P A Z A R L A M A S I Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler - Sebze üretimi - Üreticilerin eğitim - Ekolojik koşulların - Tarım alanlarının örtü-altı ve açık düzeyinin düşük her türlü sebze imara açılarak tarlada olması, üretimine çok yapılaşmanın yapılmaktadır. uygun olması, artması, - Örtü-altı üretimi tek ürün ve çift ürün yetiştiriciliği şeklindedir. - Sebze üretimi ortalama 3-5 dekarda aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır, - Son yıllarda ihracatçı firmalar sebze üretimi yapmaktadırlar. - İlde Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği ve Akdeniz Yaş Meyve Sebze İşletmecileri Derneği faaliyet göstermektedir. - Üretici birliklerinin bulunmaması, - Miras hukukundan dolayı tarım arazileri parçalanmakta olup, küçük arazilerde üretim yapılarak maliyet artışına neden olması, - Sebze üretiminde kullanılan F1 hibrit tohumlarının ithal edilmesi, - Üretim alanlarında paketleme ve soğuk hava tesislerinin olmaması, - Rezidü laboratuarlarının yetersiz olması dolayısıyla kalıntı analizlerinin standartlara uygun yapılamaması, - Örtü altı tarımın iklim koşullarının uygun olmasından dolayı gelişmesi, - Narenciye ve Seracılık Araştırma Kuruluşunun ve Akdeniz Üniversitesinin bulunması. - Sebze üretim alanlarında yoğun olarak kullanılan pestisit, insan ve çevre sağlığına zarar verirken ihracatı da etkilemektedir. Yoğun gübre kullanımı toprak kirliliğine neden olmaktadır. - Sözleşmeli üretim modelinin uygulanmaması pazarlamada sıkıntı yaratmaktadır. - Üretim planlaması olmaması dolayısıyla pazarda standart ve süreklilik sağlanamaması, - Geleneksel üretim yapılması ile ürün çeşitliliğine girilmemekte, bunun da pazar taleplerini karşılamaması, - Bilinçsiz olarak pestisit ve gübre kullanımı. 107

108 Meyvecilik Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Bahçe bitkilerinin üretiminden çok pazarlanması sorundur. Sorunu çözmek için ürün kalitesinin artırılması, üründe standardizasyona gidilmesi, uygun ambalaj materyallerinin kullanılması, hasat öncesi ve sonrası ürün kayıplarını azaltacak önlemlerin alınması, uygun taşıma sistemlerinin kullanılması, pazarlamada aracıların ortadan kaldırılarak üretici birlikleri ve ürün borsalarının yaygınlaştırılması yoluna gidilmelidir. Üretim dış pazara yönlendirilmeli, değişen pazar istekleri doğrultusunda standartlara uygun kalite geliştirilmelidir. AB ye girilmesi durumunda bazı meyve türlerinin üretiminde sınırlamaya gidileceği düşünülerek, bu pazarlarda ümit vadeden tür ve çeşitlere yönelinmesi gerekmektedir. Antalya da Portakal Pazarlama Zinciri Üretici Narenciye Birlik Özel Alıcı Yaş Sebze Meyve Hali Antalya İhracatçı Birliği Reçel-Meyve Suyu Fabrikası İhracatçı Semt Pazarı Dış Pazar Market Tüketici Ülkemizde meyve ve sebzelerin derim sonrasında genel olarak oluşan ve %30-40 lara varan kayıplar soğuk zincirin çeşitli evrelerindeki (derim öncesi-derim-depolama öncesi işlemler-depolama-taşıma-ambalajlama-pazara sunma) kayıpların tümünü kapsamaktadır. Bu açıdan yaklaşıldığında 2.5 milyon ton olan elma üretiminde bu kayıplar nedeniyle 750 bin ton elmanın sofralarımıza gelmediği düşünülebilir. Bu kayıpların en aza indirilmesi amacıyla alınması gereken önlemlere bahçede üretim aşamasına başlanmalıdır. Ayrıca derimde çeşide ve yöreye özgü en uygun hasat zamanının saptanmasında elma üreticisine başta araştırma kuruluşları ile Bakanlığımızın ilgili örgütlerince yardımcı olunmalı ve böylece maksimum depolama süresinden faydalanılmalıdır. Ülkemizde üretilen elmanın bir kısmı hasattan hemen sonra pazara arz edilirken, bir kısmı da depolanarak değişik dönemlerde piyasaya sürülmektedir. Her iki durumda da 108

109 P O R T A K A L Ü R E T İ M V E P A Z A R L A M A S I pazarlama aşamasında değişik kanallar devreye girmekte ve üreticiden tüketici sofrasına gelinceye kadar pazarlama marjları nedeniyle fiyatlar artmaktadır. Tablo 40. Portakal Üretim ve Pazarlaması SWOT Analizi Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler - Pazarlama problemleri yaşanmaktadır. - İhracat potansiyeli yüksek. - Antbirlik bünyesinde Narenciye Birliği sayesinde üretici ihracatçı bağlantısı sağlanmaktadır. - Marka tescili olmadığı için İlde üretilen yerli çeşitlerin pazarda hak ettiği değeri bulmaması, - Mevcut depolama kapasitesinin yetersizliği nedeniyle derim mevsiminde pazara ihtiyaçtan fazla ürün çıkması, - İhracatta zaman zaman kalite problemi yaşanması, - Bazı yıllarda rastlanan dolu yağışının portakal kalitesinde düşüşe sebep olması. - Portakal ticaretinde önemli rakiplerimiz olan ülkelerde (İspanya, İtalya ve Yunanistan) üretim limitlerine varılmıştır. Ülkemizde ise iyi bir planlama yapılması halinde hala önemli bir potansiyel mevcuttur. - Marka yaratılarak dünyaya Antalya Portakalı tanıtılabilir. - İşlenmiş ürün olarak portakal suyu üretilerek tüketimini artırıcı yayım kampanyalarıyla yurt çapına yaygınlaştırılabilir. - Turizm yatırımlarının artarak devam etmesi ve arazi rantının yüksek olması - Organizasyon ve örgütlenme eksikliği sebebiyle, üreticinin eline geçen fiyatın düşmesi ve üretimden vazgeçmesi - İhracat sırasında uygulanan bürokratik işlemler gereğinden fazla uzayarak zaman zaman meyvenin bozulmasına neden olmaktadır. Turunçgil meyveleri genel olarak ağaç üzerinde tüccara yada ihracatçıya satılmaktadır. Hasat edilen meyveler tüketiciye ulaşıncaya kadar değişik pazarlama kanallarından geçmektedir. Türkiye de üretim genel olarak Ekim-Ocak ayları arasında sıkışmış durumdadır. Üretimi zamana yaymada gerekli olan erkenci ve geççi çeşitler henüz devreye tam olarak sokulamamıştır. Bunun sonucu olarak da depolama sorunu ortaya çıkmaktadır. Bu konu ile ilgili bir çok araştırma yapılmış olmakla birlikte ürünün bol olduğu dönemde depolanıp daha sonra piyasaya sürülmesi durumu özellikle Turunçgil yetiştiricileri arasında yaygınlaşmamıştır. Bu sorun üreticinin ürününü bir an önce elinden çıkarmak zorunda kalması ve depolamanın yararına inanmamasıdır. Nar, muz ve avokado pazarlaması büyük ölçüde üretici toptancı hali kanalıyla yapılmaktadır. Ancak narda son yıllarda ihracatçı doğrudan bahçede meyveyi satın almakta depolayarak birkaç ay içerisinde dış satımı gerçekleşmektedir. Muzlar derim olumunda yeşil olarak pazarlanmakta, büyük toptancı hallerinde yada bazı toptancıların tesislerinde olgunlaştırılarak perakende satışa sunulmaktadır. 109

110 M U Z Ü R E T İ M V E P A Z A R L A M A S I Tablo 41. Muz Üretimi ve Pazarlaması SWOT Analizi Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler - Mevcut üretim, iç - Muz sahalarında piyasa talebini dahi mülkiyet sorunu, karşılamamaktadır. - Bu alanların çoğunluğu orman veya hazine ile davalı olması, - İhracatın üretime oranı çok düşük olması, - Muz üretim alanlarının bulunduğu yerlerde sulama olanaklarının sınırlı olması. - Örtü-altı yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması buna bağlı olarak üretim ve kalitenin artırılması, - Üreticilerimiz İlde bulunan doku kültürü laboratuarlarından muz fidesi sağlanabilmesi, - Ayrıca Üniversitenin bünyesinde de bir doku kültürü laboratuarının bulunması, - Yetişme koşulları sebebiyle, uygun üretim alanlarının çok sınırlı olması, - Üretim alanlarının turizm ile iç içe olması nedeniyle giderek azalması, - Örtü altı yetiştiriciliğinin tekniğine uyulmadan sebze üretimi yapılan seralardan bozulan yerlerde yapılmaya çalışılması. - Üretim artışıyla ithalatın azaltılabilmesi, - Üretimde dikilen fidanların aynı yıl meyveye yatması. 110

111 NAR ÜRETİM VE PAZARLAMASI Tablo 42. Nar Üretimi ve Pazarlaması SWOT Analizi Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler - Nar üretim alanları - İşleme sanayi ve miktarları yakın merkezinin geçmişte artış Antalya da göstermiştir. kurulmamış olması, - İhracat potansiyeli mevcuttur. - Dış pazarın istediği çeşitlerin üretiminin henüz İlde yaygınlaşmamış olması. - Meyve tüketiminin gelişmiş olmasına rağmen Kuzey Yarım Kürede subtropik iklim meyvelerinin yetişmemesi, - Sub-tropik meyvelerin, hem arz eksikliği hem de egzotik görünümleri sonucu yüksek talep görmesi, - Arz şoku ve fiyatların düşmesi - Dış pazarda tıkanma - Nar suyu ve konsantresi sanayilerinde önemli gelişmelerin görülmesi, - Üretime paralel olarak tüketim, dış ticaret ve sanayi gibi alanlarda ekonomiye daha fazla katkı sağlanabilir. - Nar suyu tüketimini artırıcı yayım kampanyaları yaratılabilir Tarla Bitkileri Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Antalya da üretilen tarla ürünlerinden pamuk, tek alıcısı olan Antbirlik e, hububat ise Toprak Mahsülleri Ofisi ne, anason Tekel e, şeker pancarı ise Türkiye Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ne pazarlanmaktadır. Yağ sanayi sektörünün yeterince gelişmemesi yağlı tohumlu bitkilerin pazarlamasında sıkıntılar yaşanmasına neden olmaktadır. Yağlı tohumlu bitkilerin ekimi de yaşanan pazarlama sorunu nedeniyle istenen düzeye gelememiştir. Bunlar dışındaki diğer tarla bitkileri üretimi genelde aile içi tüketime yönelik olup, çok azı da tüccarlar aracılığıyla iç piyasaya sunulmaktadır. Tarla bitkileri üretiminde pazar istekleri doğrultusunda standartlara uygun kalite geliştirilmesi ve pazarlamada aracıların ortadan kaldırılarak Üretici Birlikleri ve Ürün Borsalarının yaygınlaştırılması yoluna gidilmesi pazarlama imkanlarının iyileşmesini sağlayacaktır. 111

112 TL/kg Pamuk Fiyatları ve Pazarlaması Pamuk üreticisi olan her ülkenin farklı pamuk fiyatı oluşturmasına rağmen, Liverpool (CIF) A- Endeks pamuk fiyatı dünya pamuk fiyatı olarak kabul edilir. Bu endeks, uluslararası fiyatların rekabet seviyesini belirten bir gösterge olarak kullanılır. İlde pamuk üreticilerinin büyük bir kısmı pamuklarını ortağı oldukları Antbirlik e satmaktadırlar. Antbirlik 2000/2001 sezonunda bölge rekoltesi olan ton pamuk üretiminin tonunu alarak %96,60 oran ile tek alıcı olduğunu göstermektedir. Grafik 28. Pamuk Alım Fiyatlarının Yıllara Göre Seyri Yılları arasında Pamuk Alım Fiyatlarındaki Değişim Reel fiyatlar / / / / / / / / / /01 Antalya ilinde Antbirlik, 6 adet pamuk satış kooperatifi, 5 adet rollergin, 1 adet sawgin olmak üzere toplam 6 adet çırçır işletmesi, 1 adet yağ kombinası, 1 adet iplik fabrikası ( iğlik), 1 adet toprak ve bitki analiz laboratuarı ve 1 adet tohum hazırlama ünitesi ile faaliyetini sürdürmektedir. Antalya Ticaret Borsası pamuk işlemlerinde istenilen düzeye henüz gelememiştir. Antbirlik pamuk alım fiyatlarını belirlerken İzmir Ticaret Borsasının fiyatlarını baz almaktadır. Tablo 43. Pamuk Üretimi ve Pazarlaması SWOT Analizi Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler 112

113 P A M U K Ü R E T İ M V E P A Z A R L A M A S I Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler - Pamuk Üretimi düşük. - Pamuk ekimi İlde istihdam yaratıyor. - Üretimde verimlilik yüksek. - Pamuk elle toplandığı için maliyeti artırıyor. - Tarım arazileri parçalı. - Pamuk primi üreticilere geç ödeniyor. - Pamuk üreticilerine yönelik hükümet politikalarının olumsuzluğu, fiyatların istikrarsızlığı, - Pamukta girdi fiyatlarının artması, buna karşılık son yıllarda narenciye, seracılık ve mısır gibi pamuğa rakip ürünlerin getirisinin artması, - GAP ın doğal sonucu Güney Doğu Anadolu pamuk üretim alanlarının artmasına bağlı olarak işçi sıkıntısı, - Pamuk veriminin dünya ülkelerine göre yüksek olması, - Ekolojinin pamuk tarımına uygun olması, - Makineli hasada geçilerek, işçi probleminin azaltılabilecek olması, - Tekstil sanayinin krizi aşarak güçlenmesi. - Dünya fiyatlarının çok büyük dalgalanma göstermesi, - Dünya ekonomisi ve Tekstil sektöründe yaşanacak krizlerin iç pazarda fiyatları düşürmesi. - Pamuğa dayalı sektörlerde yaşanan sıkıntılar. 113

114 Antalya da Pamuk Pazarlama Kanalları Üretici Kooperatif (Antbirlik) Tüccar Çırçırlama (Lif Pamuk) Özel Sektör Çırçır Fabrikaları Çiğit Yağ Fabrikası Borsa (Lif Pamuk) İplik İplik Fabrikası Kumaş İhracat Konfeksiyon Tüketici Süs Bitkileri Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Kesme çiçek üretiminin %95 i ihraç edilmekte, %5 i iç piyasada değerlendirilmektedir. Çiçekler iç piyasada kooperatiflerin bünyesinde olan mezatlarda satılmaktadır. İhracatı hem üretici hem de ihracatçı konumunda olan firmalar yapmaktadırlar. Ayrıca ilde bulunan çiçek kooperatifleri de ihracat yapmaya başlamışlardır. Küçük üreticiler firmalara sözleşmeli olarak bağlıdır, üretimin başından itibaren firma denetiminde çiçeklerini yetiştirirler. Hasat zamanı olan Ekim ile Mayıs ayları arasında üreticilerin bağlı oldukları firmalar ihracatı gerçekleştirir. İç ve dış mekan bitkilerinde üretim iç piyasa içindir, ihracat yapılmamaktadır. Son 114

115 yıllarda dış mekan bitkilerinde ihracat yapılmaya başlanmıştır. Turizm sektörünün de gelişmesiyle bu bitkilere olan talep gün geçtikçe artmaktadır. Antalya da Kesme Çiçek Pazarlama Kanalları Küçük Üretici İhracatçı Üretici Kooperatif Mezatı Yurtdışı Toptancısı Yurtdışı Mezat Bölge Toptancısı Yurtdışı Acenta Çiçekçi Perakendeci Süper Marketler Zinciri Tüketici Ülkemizde Doğal çiçek soğanları ile ilgilenen 4 firma bulunmaktadır. İlde ise 2 firma kotaya bağlı kalmak kaydıyla doğadan ve üretim tarlalarından sökülen soğanları ihraç etmektedirler. Firmalar bölge sökücülerine; bölge sökücüleri köylülere ücret karşılığında soğanları söktürür. Sökülen soğanlar ön depoda işlem gördükten sonra ana depodan ihraç edilir. İç ve dış mekan süs bitkileri pazarlaması, genelde üreticiden toptancıya ve oradan Yurtiçi perakendeciye (çiçekçi dükkanları ile pazar ve sokak satıcıları), bazen de direkt Yurtiçi perakendeciye yapılmaktadır. 115

116 Antalya da Çiçek Soğanları Pazarlama Zinciri Üretici (Doğadan söküm) Üretici (Büyütme ve Üretim Tarlalarından Söküm) Bölge Sökücüleri İhracatçı Yurtdışı Toptancı Perakendeci Tüketici Kesme Çiçek Üretim ve Pazarlaması (SWOT Analizi) Tablo 44. Antalya İli Kesme Çiçek Üretim ve Pazarlaması (SWOT Analizi) Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler 116

117 K E S M E Ç İ Ç E K Ü R E T İ M V E P A Z A R L A M A S I Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Tehditler - Kesme çiçek - Üretim - Ekolojik koşulların üretiminin %70 i materyalinde dışa uygun olması, karanfildir. bağımlı olunması, Yetiştirilen - Üretici karanfilin % 95 i İhracatçıların iyi ihraç edilmektedir. örgütlenmiş olması, - Üretici ihracatçıtüketici bağlantısını kuran 2 adet özel pazarlama kuruluşu bulunmaktadır. - Ayrıca Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Derneği ve Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği kurulmuştur. - Merkezleri İstanbul da olan S.S.Çiçek Üretim ve Satış Kooperatifi ve S.S. Flora Çiçekçilik Üretim ve Pazarlama Kooperatifi mevcuttur. - İhracatta zaman zaman kalite problemi yaşanması, - Yoğun olarak İngiltere pazarına ihracat yapılması nedeniyle tek türe bağımlı kalınması, - Uluslararası bir mezatın kurulu olmaması, - İhracatın tam olarak kayıt altına alınamaması, - Uçak ile nakliye bedelinin yüksek ve yetersiz oluşu, - Tır taşımacılığına yönelimin zorunlu olarak artması ve bunun kalite kaybına neden olarak ihracatı olumsuz etkilemesi. - İşçilik maliyetlerinin ucuz olması, - İhracatçı firmaların üretimle iç içe olmaları, - İsrail ve İspanya da maliyetlerin yüksek olmasından dolayı Türk çiçeğine talebin artması, - Rusya ve Romanya gibi ülkelerinin bavul ticareti şeklindeki ithalat taleplerinin çiçek çeşitliliğine katkıda bulunması, -Devletin sektörü teşvik amaçlı desteklemesi, - Üretim materyalindeki dışa bağımlılık ve bunun kalitesiz fide ile üretime neden olması, - Üretici ve ihracatçı firmaların birbirleri ile olumsuz rekabeti sonucunda Türk çiçeği imajının zedelenmesi, - Taşımacılıkta yaşanan problemlerin ihracatı düşürme riskini doğurması, - Diğer ülkeler ile rekabet şansını artırıcı tedbirlerin alınmaması, - Uluslararası mezatın bulunmaması Hayvancılık Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme Hayvan ve hayvansal ürünlerin çağın değişen koşullarına uygun bir biçimde üretim ve kalitesinin artırılması, İlin ekonomisi açısından büyük önem taşımaktadır. Bunun başarılabilmesi ise, büyük ölçüde pazarlama organizasyon ve fonksiyonlarının etkin bir biçimde yerine getirilmesine bağlıdır. Hayvansal üretimin yapıldığı işletmelerde; örneğin yetiştirme ve besi faaliyetlerinde başarıya ulaşılsa dahi, pazarlamada ortaya çıkan problemler çözülmedikçe, üretim ve kaliteyi yükseltmek çoğu zaman güç ve bazen de imkansızdır. Hayvansal ürünlerin pazarlanması, ürünlerin ham maddeden mamul halini alıp, tüketim aşamasına geçme anına kadar devam eder. Bu bakımdan pazarlama, hayvansal ürünlerin imalat safhalarını da kapsamaktadır Et ve et ürünleri Pazarlaması Antalya ilindeki et pazarlama kanalı aşağıdaki şemadan incelenebilir. Antalya da Et ve Et Ürünleri Pazarlama Kanalları 117

118 Üretici Öz tüketim Hayvan Tüccarı Mezbahane Hayvan Pazarı İmalathane Kasap Market Tüketici Süt ve Süt Ürünleri Pazarlaması Antalya ilindeki süt ve süt ürünleri pazarlama kanalları aşağı şemadan incelenebilir. Antalya da Süt ve Süt Ürünleri Pazarlama Kanalları Üretici Öz tüketim Toplayıcı Tüccar Süt Toplama Merkezleri Yerel Pazar (süt ürünleri) Süt Fabrikası Perakende Satış Noktası Tüketici 118

119 Su Ürünleri Sektöründe Pazarlama ve Örgütlenme İlde, kültür balıkçılığı üretim miktarının hemen hemen tamamının yine İl içindeki otel, lokanta, piknik, vb. iç tüketim ile eritildiği, 2002 yılında faaliyete geçmiş bulunan Orkinos işletmelerinin ise ihracata yönelik üretim yaptığından tamamen dış satım gerçekleştirdiği görülmektedir. Deniz ürünlerinde pazarlama kanalları incelendiğinde ülke geneli ile paralellik göstermekte olup balık satışının %90 a yakını komisyoncular (kabzımal, tüccar) tarafından yapılmaktadır. Kalan %10 luk kısmı ise kooperatif ve birliklere, konserve fabrikalarına, direk tüketiciye ulaşmaktadır Tarımsal Hizmetler Tarımsal üretimi destekleme hizmetleri (tarımsal teknoloji, hayvan sağlığı, tohum ve damızlık gibi girdi dağıtımı ve pazarlaması) büyük ölçüde devlet kuruluşları, kooperatifler, sivil toplum örgütleri ve özel sektör kuruluşları tarafından sağlanmaktadır. Antalya da tarıma destek veren kuruluşlar ve sağladığı hizmetler tabloda gösterilmiştir. Tablo 45. Tarımsal Organizasyonların Fonksiyonları ve Sorumlulukları Verilen Hizmetler Yayım Eğitim Araştırma Sulama Orman Köylerini Kalkındırma Veteriner Hizmetleri Suni Tohumlama Damızlık Tarımsal Girdiler (tohum, gübre, zirai mücadele ilaçları) Tarımsal Kredi Ürün Pazarı Canlı Hayvan Pazarı Süt Toplama ve Pazarlama Et İşleme Para Kaynakları İlgili Kurum Tarım İl Müdürlüğü Köy Hizmetleri, Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü, Tarımsal Araştırma Enstitüsü ve T. K. B. Araştırma Enstitüleri (Ankara) DSİ (Büyük ölçekli), Köy Hizmetleri (Küçük ölçekli) Orman Bakanlığı Tarım İl Müdürlüğü ve Özel Veteriner Hekimler, Yetiştirici Birliği Tarım İlçe Müdürlüğü Veterineri, Özel Veterinerler, Yetiştirici Birliği Tarım İlçe Müdürlüğü Veterinerleri, Yetiştirici Birliği ve diğer çiftçiler Özel Şirketler, Tarım İlçe Müdürlükleri, diğer çiftçiler T.C. Ziraat Bankası TMO, Tüccarlar Canlı hayvan pazarları Tarımsal Kalkınma Kooperatifleri, Özel Sektör Özel firmalar T. K. B. Genel Bütçesi, İl Özel İdaresi, Sosyal Yardımlaşma Dayanışma Vakfı, Orman Bakanlığı Orköy İlde Tarıma Hizmet Sağlayan Kuruluşlar Antalya ilinde tarıma hizmet sağlayan, doğrudan ve dolaylı olarak tarımla etkileşim içerisinde olan kurum ve kuruluşlar aşağıya sıralanmıştır. RESMİ KURULUŞLAR T. K. B. İl ve İlçe Müdürlükleri Tarım ve Köyişleri Bakanlığınca hazırlanan plan ve projelerin il ve ilçeler düzeyinde yürütülmesi ve takibi, yeni teknolojilerin hayata geçirilmesi için eğitim, yayım, 119

120 demonstrasyon gibi çalışmaların yapılması, alternatif ürünlerin bölgeye adaptasyonu ile ilgili yeni projelerin hazırlanarak uygulamaya geçirilmesi, ilin arazi envanterinin tutulması, ilin bitkisel ve hayvansal üretimlerinin kontrol edilmesi, hastalıklarla mücadele hizmetlerinin yürütülmesi, pazarlama ve gümrük hizmetlerinin denetlenmesi, çayır mera ve hayvancılığı geliştirme projelerinin uygulanması, tarımsal kooperatifleşmenin yaygınlaştırılması, sivil toplum örgütlerinin desteklenmesi (Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği, Arı Yetiştiricileri Birliği) gıda sanayi, yem sanayi, mezbaha gibi tesislerin denetimi, izin ve ruhsatların verilmesi gibi işlevleri yerine getirir. Zirai Karantina Müdürlüğü Ülkemizin tarımsal kaynaklarının korunması için tarımsal ürünlerle (fide, fidan, aşı gözü, tohum ve gıda gibi) ilgili Antalya gümrüklerinden gerçekleşen ithalat ve ihracatın bitki sağlığı açısından denetlenmesi görevini yerine getirir. Kepez Su Ürünleri Üretme İstasyonu Türkiye akarsuları ve tatlı su rezervuarlarının balıklandırılması projesi çerçevesinde, üretim ünitelerinde yetiştirdiği balık yavrularının balıklandırma amacıyla anılan rezervuarlara nakli, özel sektör taleplerine karşı yavru satışı, ayrıca iç sularda zaman zaman limnolojik etüd uygulamalarını gerçekleştirir. Beymelek Su Ürünleri Üretme ve Geliştirme Merkezi Müdürlüğü Denizde kültür balıkçılığı uygulamalarına ait araştırma geliştirme çalışmaları yapar. Mevcut kuluçkahanesinde çipura, levrek yavruları üretimi yaparak denizde kültür balıkçılığı yapan işletmelere satar. İl Kontrol Laboratuar Müdürlüğü Tarım ürünlerinin yasalarda belirlenen kalite ve standarda uygun olarak üretimini, işlenmesini, muhafaza edilmesini, pazarlanmasını ve değerlendirilmesini sağlamak amacıyla gerekli kontrolleri; su kirliliği ve su ürünlerinin muayenelerini; gıda maddelerinin muayene ve analizlerini; tohumluk numunelerin analizlerini; ithalat ve ihracatta gıda maddeleri, yem ve bunlarda bulunan katkı maddeleri ile zirai ilaç kalıntılarının analizlerini yapar ve hayvanların salgın, bulaşıcı ve paraziter hastalıklarını teşhis eder. Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Modern çağın getirdiği tarımsal gelişmeleri takip etmek, gerekli bilimsel araştırmalar yapmak ve bu bilgileri yerinde uygulayarak, araştırma sonuçlarını ilgili tüm kesime sunmak için kurulmuştur. Enstitü, bilimsel toplantılar, kongre, sempozyum, panel, konferans gibi etkinliklerde bulunmaktadır. Ayrıca, benzer konularda çalışan bilim kuruluşları ile bilgi alışverişinde bulunmaktadır. Enstitü, bugüne kadar bir çok kurs, seminer, staj gibi eğitim programlarını periyodik dönemlerde düzenlemiş ve halen düzenlemektedir. Yapılan faaliyetler ve araştırma sonuçlarından elde edilen bilgi ve bulguların, tarla günleri, kitap, dergi, bülten, radyo, televizyon gibi yayım araçlarıyla kullanıcılara aktarılması sağlanmaktadır. Narenciye Seracılık Araştırma Enstitüsü Bahçe Bitkileri genel başlığı altında toplanabilecek meyveler, sebzeler ve süs bitkileri alanlarında araştırma, eğitim, yayım ve üretim faaliyetlerinde bulunmaktadır. Kuruluş bu üç bitki grubunun şu anabilim dallarında araştırma faaliyetlerinde bulunmaktadır. Bitki Islahı (seleksiyon, kombinasyon, introdüksiyon, yapay mutasyon); Yetiştirme Tekniği (sulama, budama, örtü-altı yetiştiriciliği, topraksız kültür, çoğaltma, çeşitli fizyolojik olayların takibi ve kontrolü, doku kültürü vb.); Bitki Koruma (fitopatoloji, entomoloji, yabancı otlar, biyolojik mücadele, entegre mücadele); Bitki Besleme (toprak, beslenme fizyolojisi, gübreleme); Tarım Ekonomisi (işletme analizi, pazarlama, yayım, istatistik); Gıda Teknolojisi (meyve suyu, konsantre, reçel, marmelat, esans, dondurma, kurutma, meyve tozu); Derim Sonu Fizyolojisi (soğukta ve farklı paketleme tipleriyle depolama koşulları); Moleküler Biyoloji (Moleküler marker oluşturma, hastalıkların 120

121 teşhisi). Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü Tarım ve Köyişleri Bakanlığının teşkilat ve görevleri hakkındaki 3161 sayılı yasa çerçevesinde 9 Nisan 1987 günlü yazısı ile yeniden düzenlenmesi sonucunda kurulmuş olan bir havza araştırma enstitüsüdür. Enstitünün amacı, bitki yetiştiriciliği, tarla bitkileri ve tohum geliştirme ARGE faaliyet alanlarında, bölgenin belli ekonomik özellikleri olan ürün veya ürün gruplarında üretimi sınırlayan problemleri belirleyerek bunlara çözüm getirecek araştırmaları yapmak, gelecekte bölgenin bitkisel üretim desenine girebilecek ürünler üzerinde araştırma yapmak, üzerinde çalışılan ürünlerde yeni çeşitler ve üretim teknikleri belirlemek, yapılan tüm çalışmalarda ve yeniliklerin çiftçiye intikalinde üniversiteler, diğer araştırma kuruluşları ve yayım teşkilatı ile işbirliği yaparak bölge çiftçisine ve ülkeye etkili bir fayda sağlamak, geliştirilen tohumlukların elit ve orijinal kademede çoğaltılması ve üretici kuruluşlara ulaştırılmasını sağlamak ve araştırma sonuçlarını yayınlamaktır. Bunun dışında, tohumluk üretimi (bölgeye uyumlu ve yüksek verimli buğday, pamuk ve mısır tohumu) ve üreticiye pazarlaması ile teknik eleman ve çiftçi eğitimi, pamuk çırçırlama hizmeti yerine getirir. Devlet İstatistik Enstitüsü Antalya Bölge Müdürlüğü Tarımla ilgili sayımların yapılmasını ve istatistiki verilerin teminini sağlar. Devlet Planlama Teşkilatı Antalya Bölge Müdürlüğü Kalkınma planlarını hazırlar ve bu planlarla ilgili komisyon raporlarını inceler, uygulamaları takip eder. Meteoroloji Bölge Müdürlüğü Tarımsal üretimi direkt etkileyen iklim koşullarının takibi ve tahmini noktasında sıcaklık, yağış, vejetasyon süresi, don tarihleri ve gün sayıları, yağış türüne göre yağışlı günlerin sayıları, açık gün sayıları gibi klimatolojik verileri temin eder. Devlet Su İşleri 13. Bölge Müdürlüğü 6200 sayılı kanunla, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı'na bağlı kuruluş olarak 1953 yılında kurulmuş olan Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü (DSİ), Ülkemizde tüm su kaynaklarının planlanması, yönetimi, geliştirilmesi ve işletilmesinden sorumlu, katma bütçeli ve tüzel kişiliği haiz en yetkili kuruluştur. DSİ, İlde barajların, hidroelektrik santrallerin, içme-kullanma suyu temini ve sulama şebekelerinin planlanması, projelendirilmesi, inşa edilmesi ve işletilmesinden sorumludur. İldeki toprak ve su kaynaklarını geliştirme yönündeki amacı kapsamında tarım için sulama suyu temini, hidroelektrik enerji üretimi, büyük şehirler için içme ve endüstri suyu sağlama, su kalitesini iyileştirme, taşkın kontrolü, arazi ıslahı, nehir düzenleme ve kontrolü, rekreasyon, su ile ilgili yapıların dizaynı ve yapı malzemeleri üzerine araştırmalar yapmak gibi görevleri yerine getirir. Su kaynaklarının geliştirilmesi için proje, master plan ve fizibilite raporları hazırlar; yapılan havza etüdleriyle, akım ve meteoroloji, toprak sınıflaması, tarımsal ekonomi, erozyon, haritalama, jeolojik koşullar gibi çeşitli konularda gerekli ana verileri toplar. Köy Hizmetleri 15. Bölge Müdürlüğü ve Antalya İl Müdürlüğü Devlet ve il yolları ağı dışında kalan köyler ve bağlı yerleşim birimlerinin köy yolu ağını tespit etmek, bu yollarla köy içi yollarını ve bu yollar üzerindeki sanat yapılarını yapmak, mevcutlarını geliştirmek; kalkınma plan ve programlarında yer alan ilke ve politikalara uygun bir şekilde, toprak ve su kaynaklarının verimli kullanılması, korunması ve geliştirilmesini sağlamak; baraj, havaalanı, fabrika ve savunma ile ilgili tesislerin yapımı, tarih ve tabiat kıymetlerinin korunması gibi amaçlarla yapılacak kamulaştırmalar nedeniyle, geçim imkanlarını kısmen veya tamamen kaybedecek nüfus ile göçmen ve 121

122 göçebeleri, bulunduğu yerde geliştirilmesi mümkün olmayan orman içi köyleri, mahalle, kom, mezra gibi dağınık yerleşme yerlerini yeni bir yerleşme yerinde toplamak, tarım içi ve tarım dışı sahalarda iskan etmek; köy ve bağlı yerleşim birimlerinin yol, su ve kanalizasyon tesisleri ile askeri garnizonların içme ve kullanma suyu tesislerini yapmak; tarım alanlarının gayesine uygun kullanımını sağlamak, devlet sulama şebekelerinde arazi tesviyesi, tarla başı kanalları, tarla grup yolları ve tarla içi drenaj tesislerini yapmak; kasaba ve köylerin imar planlarını hazırlamak, kendi evini yapana tip proje ve gerekli kredileri vermek ve Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki arazinin tespit, tayin ve hazine adına tescil işlemlerini yapmakla görevlidir. Orman İşletmesi Müdürlüğü Ülkemizdeki ormancılık hizmetlerinin yerine getirilmesi görevi tarih ve 3234 sayılı yasa ile Orman Genel Müdürlüğü ne verilmiştir. Katma Bütçeli Tüzel Kişiliği haiz bir kuruluş olup tarihinden beri Orman Bakanlığı na bağlı olarak görev yapmaktadır. Ormanların geliştirilmesini, usulsüz ve kanunsuz müdahalelere, tabii afetlere, yangınlara, muhtelif zararlılara karşı korunmasını ve gerekli kontrolleri sağlamak; ormanları, devamlılığını sağlayacak şekilde, teknik ve ekonomik icaplara göre idare etmek ve işletmek, asli ve tali orman ürünlerinin üretim, taşıma, depolama, iş ve işlemlerini yapmak ve yaptırmak, bu ürünleri yurtiçinde ve dışında pazarlamak, ormancılık hizmetleri ile ilgili gerekli araç ve gereçleri temin ve tedarik etmek; ormanları imar ve ıslah etmek; orman kadastrosu ve mülkiyetiyle ilgili işlerle, ormanlardaki izin, intifa ve irtifak işlemlerini özel mevzuatına göre yürütmek; hizmetleri ile ilgili her türlü araştırma, envanter, basım, yayım ve tanıtma işleri ile projeleri yapmak, yaptırmak ve tasvip edilenleri uygulamak; üretim, ağaçlandırma yolları ve yangın şeritleri ile ilgili orman ve orman yolları ağını tespit etmek ve etüd proje çalışmalarını yapmak; Bakanlık Makamı'nca tespit edilecek usul ve esaslar dahilinde üretim, ağaçlandırma ve yangın sahalarıyla ilgili ve bu sahalara ulaşılmasını sağlayan işleri yaptırmak görevlerini yerine getirir. Orman ve Köyişleri Genel Müdürlüğü (ORKÖY) Ormanların korunması, geliştirilmesi ve genişletilmesi hedeflerine ulaşılmasını sağlamak amacıyla; 1970 yılında Orman Bakanlığı'na bağlı olarak kurulmuştur. Ormanlar içinde ve bitişiğinde yaşayan köy halkının; ekonomik, sosyal ve kültürel yönden kalkınmalarına katkı sağlayarak ormanlar üzerindeki olumsuz baskılarını en aza indirmek, birinci derecedeki ilgilerini başka gelişim sektörlerine yöneltmek amaçlarıyla, orman köylüsünün, sosyo-ekonomik ve kültürel kalkınmalarına yardımcı olmak, kalkınma havzalarında, etüt ve araştırmaya dayalı kırsal kalkınma plan ve projelerini hazırlamak, her türlü kredi ve yardımları orman köylüsüne yönlendirmek, 2924 ve 4706 sayılı yasalar ile ilgili iş ve işlemleri yürütmek, Bakanlıkça verilecek diğer görevleri yapmak görevlerini yerine getirir. Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü 1958 yılında kurulmuş olan Batı Akdeniz Ormancılık Araştırma Müdürlüğü nün görevleri, ormancılığın çalışma alanına giren çalışmaların yürütülmesinde karşılaşılan sorunların çözülmesi, daha verimli ve ekonomik ormancılık için yörelere uygun ağaç tür ve orijinlerinin bulunması, en verimli ormancılık tekniklerinin saptanması amacıyla bilimsel yöntemlerle araştırmalar yapmak, elde edilen bilgileri uygulayıcının ve bilimin hizmetine sunmaktır. Kuruluşun çalışma alanı, Antalya ve Isparta Orman Bölge Müdürlüklerini kapsamaktadır. Yöredeki göller dahil toplam yüzölçümü km2 olan bu alan içinde Antalya, Burdur ve Isparta illerinin tamamı ile Afyon un Dinar, Dazkırı, Evciler ve Başmakçı ilçeleri bulunmaktadır yılından itibaren doğrudan Orman Bakanlığı na bağlı bir kuruluş olarak görev yapmaktadır. 122

123 Ziraat Bankası Çiftçilere tarımsal yatırım ve işletme kredileri kullandırır. Üniversiteler İlin tarımsal ve sosyo ekonomik yapısıyla ilgili çalışmaları, Master Plan konusunda yapılmış hazırlık ve çalışmalar. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Daire Başkanlığı Antalya Büyükşehir Belediyesi, Toptancı Hal Kompleksinde faaliyeti yürüten Toptancı Hal Daire Başkanlığı; 552 sayılı Yaş Sebze ve Meyve Ticaretinin Düzenlenmesi ve Toptancı Halleri Hakkındaki yasal hükümler çerçevesinde, belediye sınırları ve mücavir alanlar içerisinde yaş sebze ve meyvenin toptan alım ve satımlarının münhasıran Toptancı Hallerde yapılmasını sağlamak amacıyla her türlü önlemi almakla görevli, yükümlü ve yetkilidir. Toptancı Halleri; Büyükşehir Belediyesi, Büyükşehir Belediye teşkilatı bulunmayan şehirlerde Belediyeler ve/veya gerçek ve tüzel kişiler tarafından müzayede, depolama, tasnifleme, ambalajlama, standart ve kalite denetim laboratuarı bölümlerini içeren tip projeler çerçevesinde, İçişleri Bakanlığının görüşü üzerine, Sanayi ve Ticaret Bakanlığının izni ile kurulur. Sanayi ve Ticaret Bakanlığı Toptancı Hallerin kurulmasına izin verirken; fiyatların serbest rekabet şartlarına göre oluşması, tüketicinin ve üreticinin korunması, toptancı hal sayısı, tüketici piyasasının büyüklüğü, ulaşım imkanları ve o yerin coğrafi konumları gibi hususları göz önünde bulundurur. 30 Temmuz 1996 günü yeni yerinde hizmete açılan Antalya Toptancı Hal Kompleksi yaklaşık 480 dönüm arazi üzerine kurulmuş olup 24 saat açık bulundurulmaktadır. Antalya Büyükşehir Belediyesi Toptancı Hal Kompleksi işlem hacmi itibarı ile Türkiye'nin yaş sebze ve meyve ticaretinin %60'ını karşılayan bir üretici halidir. Antalya Çevre İl Müdürlüğü 2872 Sayılı Çevre Kanunu'nun "çevrenin korunması, iyileştirilmesi, kırsal ve kentsel arazinin ve doğal kaynakların en uygun şekilde kullanılması ve korunması, su, toprak, hava ve gürültü kirliliğinin önlenmesi, ülkenin bitki ve hayvan varlığı, doğal ve tarihsel zenginliklerinin korunarak bugün ve gelecek kuşaklara sağlıklı ve dengeli bir çevre bırakmaya özen gösterilerek, ekonomik ve sosyal kalkınma hedeflerinin bu ilkelere göre hukuki esaslarla düzenlenmesini sağlamak" amacına istinaden Çevre Bakanlığı na bağlı olarak kurulmuştur. Yönetmelikler ve Genelgeler (Su Kirliliği Kontrolü, Hava Kalitesinin Korunması, Çevresel Etki Değerlendirmesi, Tehlikeli Atıkların Kontrolü, Katı Atıkların Kontrolü, Tıbbi Atıkların Kontrolü, Gürültü Kontrol) doğrultusunda, İl dahilinde turistik tesisler, sanayi tesisleri ve işletmelerden kaynaklanan, karasal kökenli kirlenmeye maruz kalan dere, göl, baraj ve denize kirlilik veren etkenlerin denetlenerek çevreye zarar verici etkilerinin önüne geçmeye çalışmak yanısıra, korunması gereken doğal zenginliklerimizin ormanlar, çeşitli hayvan-bitki toplulukları (endemik ve koruma altında olan) ve sulak alanların korunmasına yönelik çalışmaları da yürütmektedir. Çevre İl Müdürlüğü, çevre kirliliği ile ilgili olarak mahallinde ölçüm ve tespit yapmak, kurulacak tesisler için Bakanlık ve Valilik makamınca istendiğinde alıcı ortam özelliklerine göre çevre kirliliği yönünden görüş vermek, izlemek ve gerektiğinde müdahale etmek, atıklar ve kimyasallarla ilgili olarak belirlenen esaslara göre verilen görevleri yapmak, kara kökenli kirleticilerin neden olduğu kirliliği önlemek ve azaltmak için alınan önlemleri uygulamak, deniz ve diğer su kaynaklarının ekolojisini bozacak, kirlenmeye neden olacak her türlü faaliyetin kuruluş aşamasından itibaren denetimini yapmak, kuruluşlarca yapılan ve yerel yönetimler tarafından izin verilen tesisler ile yerel yönetimlerce yapılan atık toplama ve deşarj sistemlerinin kontrolünü yapmak, çevreye 123

124 olumsuz etkileri olan her türlü faaliyeti izlemek, denetlemek ve tehlikeli hallerde ya da gerekli durumlarda faaliyetleri durdurmak için gerekli işlemleri başlatmak, Ulusal mevzuat ve uluslararası sözleşmeler ile koruma altına alınan canlı türleri ve alanların korunması için alınan tedbirler doğrultusunda çalışmalar yapmak, İlin doğal zenginliklerinin korunması gerekli görülen alan ve kaynakları tespit etmek görevlerini yürütür. Nüfus İl Müdürlüğü İlin nüfusu, kırsal alanda ve şehirlerde oturan nüfus, tarımda çalışan erkek, kadın, çocuk nüfus oranları, iç ve dış göç durumları hakkında bilgi (15 yıllık). Milli Eğitim İl Müdürlüğü Toprak Mahsülleri Ofisi Antalya Bölge Müdürlüğü Yurtta hububat fiyatlarının üreticiler yönünden normalin altına düşmesini ve tüketici halk aleyhine anormal derecede yükselmesini önlemek, bu ürünlerin piyasasını düzenleyici tedbirler almak ve gerektiğinde Bakanlar Kurulu Kararı ile hububat dışında bakliyat ve yağlı tohumlarla ilgili verilecek görevi yürütmek, afyon ve uyuşturucu maddelere konulan Devlet tekelini işletmek, bu ürünlerin alım-satımını yapmak, gerekli stokların tesisini ve muhafazasını sağlamak amacıyla kurulmuş olup; kuruluş amacının gerçekleşmesi için; Faaliyet alanına giren ürünlerin, her yıl cins, nevi ve mahallerine göre tespit olunacak fiyatlarla, alım ve satışını yapmak, gerekli stok tesisini ve muhafazasını sağlamak suretiyle, bu ürünlerin piyasalarında istikrar sağlamak, gerek görülen durumlarda faaliyet konularına giren ürünleri ve bu ürünlerin mamullerini dış piyasalardan satın almak, Yurt içinden satın aldığı ürünlerin ve bunların mamullerinin dış piyasalarda sürümünü sağlamak için her türlü işlemleri yapmak ve gerekirse bunları yurtdışına satmak, buğdayı Bakanlar Kurulu tarafından verilen görev çerçevesinde, önceden belirlenmiş olan kalite gruplarına göre ilan edilecek fiyatlarla satın almak, faaliyet konusuna giren ürünlerin muhafaza, kurutma, temizleme, ilaçlama ve kalibrasyon işlerini yapmak, silo veya diğer depolama tesislerini işletmek, faaliyet konuları ile ilgili yatırım, etüd, araştırma, fizibilite ve projeler ile gerektiğinde mühendislik ve müşavirlik hizmetlerini yapmak ve/veya yaptırmak, depolama tesisleri kurmak, bakım ve onarımı yürütmek, faaliyet konuları ile ilgili olmak üzere, yurtiçinde ve yurtdışında her türlü alım, satım, nakliyat, imalat, depolama ve muhafaza işleri için şirket ve kooperatifler kurmak veya bu amaçla kurulan ortaklıklara katılmak, dünya hububat üretimi hareketlerini ve fiyatlarını izlemek, değerlendirmek, faaliyet konuları ile ilgili her türlü yayınları yapmak, yurtiçinde ve yurtdışında teşkilat ve tesisler kurmak, işletmek, satın almak, satmak, kiraya vermek veya kiralamak, her yıl Bakanlar Kurulunca kararlaştırılan yerlerde, haşhaş ekimi yapacak olanlara izin belgesi vermek, haşhaş ekimi, afyon ve kapsül üretimini kontrol etmek ve Bakanlar Kurulu nun tespit edeceği fiyattan bu ürünleri satın almak, haşhaş kapsülü, afyon ve tıbbi bitkilerden alkaloidler ve uyuşturucu maddeler ile türevlerini imal edecek fabrikalar ve bunlarla ilgili entegre tesisler kurmak ve kurulmuş olan fabrikaları işletmek, uyuşturucu maddelerin yurtiçi ve yurtdışı pazarlamasını yapmak, bilimsel ve tıbbi amaçlı uyuşturucuları ithal etmek, şeklinde sıralanabilecek görevleri yürütür. İl Özel İdaresi İl Özel İdareleri; İl halkının mahalli ve müşterek mahiyetteki ihtiyaçlarını karşılamakla görevli Kamu Tüzel Kişileridir. İlin eğitim, kültür, sağlık, tarım, yol, içme suyu gibi ortak genel ihtiyaçlarını karşılamak üzere kurulan İlde sosyo ekonomik konularda çalışmalar yapar, tarıma sağladığı projeler bazında kaynaklar, köylere hizmet götürme birliklerinin çalışmaları ile ilgili bilgiler 124

125 İller Bankası Banka Kuruluş Kanununun 1.maddesinde de belirtildiği üzere özel hukuk hükümlerine tabi olarak, ticari esaslara göre faaliyet göstermek üzere kurulmuş, tüzel kişiliği haiz özel bütçeli bir kuruluştur. Ortak idarelerin kredi Kanunları gereğince yapmaya yetkili bulundukları mahalli kamu hizmetleriyle ilgili tesisler alt ve üst yapılar ve diğer işlerin yapılmasını kolaylaştırmak, şehir, kasaba ve köylerin kuruluş ve imarı yolundaki plan ve programların gerçekleştirilmesini desteklemek amacıyla bu idarelere, Bankanın yönetmeliğinde yazılı esas ve usullere göre kredi sağlamak,bu konularda kurulmuş ve kurulacak olan fonlardan tahsis yapmak, ortak idarelerin istemleri halinde harita, proje, keşif ve etüdleri yapmak veya yaptırmak, bu idarelerin vücuda getirecekleri tesis ve yapılardan mahallince yaptırılmasına imkan olmayan veya Banka tarafından toplu olarak yaptırılmasında fayda bulunan içme suyu, kanalizasyon, kalkınma planları esas alınarak hazırlanan Banka yıllık yatırım programlarına girenleri yapmak veya yaptırmak, ortak idarelerin ve diğer kamu kurum kuruluşlarının program dışı işlerini istemleri halinde ve finansmanı bu idarelerce karşılanmak üzere yapmak veya yaptırmak, Bankadan alınacak kredilerle yapılacak işlerden yapım ve denetlemeleri Bakanlığa verilmiş olanlar dışında kalanların, isteme ve imkana göre teknik kontrol ve denetlemesini üzerine almak, ortak idareler için gerekli olan her türlü makine araç, gereç malzeme ve eşyadan temin edebileceklerini bu idarelere istemleri halinde satmak veya kiralamak, ortak idarelerin Banka aracılığıyla sigorta ettirmek isteyecekleri her türlü araç, gereç ve diğer menkuller ile gayrimenkul mallarını sigorta ettirmek, gerekli tesisleri doğrudan doğruya kurmak veya kurulmuş kurulacak olan ortaklıklara gerekirse iştirak etmek, ortak idarelerin ve diğer kurum ve kuruluşların istemleri halinde bunların ve ayrıca kanunlarla kurulmuş fonlardan Bankaya aktarılacak olanların veznedarlık hizmetlerini yapmak, görevlerini yerine getirir. Ziraat Odası 1969 yılında kurulmuş kamu kurumu niteliğinde tüzel kişiliğe sahip bir meslek kuruluşudur. Kuruluşun amacı tarımın geliştirilmesi ve çiftçi refahının artırılabilmesi için üyelerinin menfaatini savunarak baskı gurubu işlevi yapmak ve bu amaçla gerekli faaliyetlerde bulunmaktır yılına kadar Antalya ilindeki çiftçilerin % 13 ü odaya üye iken 2001 yılında başlatılan Doğrudan Gelir Desteği ve Çiftçi Kayıt Sistemi uygulamasına dahil edilmesiyle 2002 yılı sonunda üye sayısı yaklaşık e ulaşmıştır. TARIMSAL KOOPERATİFLER VE BİRLİKLER Tarım Kredi Kooperatifleri Birliği Antalya Bölge Müdürlüğü Bilindiği üzere kooperatifçilik; ortak ekonomik zorluklan yenebilmek için işbirliği yapılması, karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma ilkesine dayanır. Tarım Kredi Kooperatifleri de bu ilke üzerine kurulmuştur. Nitekim, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanununun, Kuruluş ve Kapsam başlığını taşıyan 1. maddesinde de "Bu konuda yazılı hükümlerden faydalanılmak suretiyle üreticiler, aralarında ekonomik menfaatlerini korumak ve özellikle meslek ve geçimleriyle ilgili ihtiyaçlarını sağlamak amacıyla karşılıklı yardım ilkesine dayanan ve tüzel kişiliği olan ve değişir ortaklı, değişir sermayeli Tarım Kredi Kooperatifleri kurabilirler denilmektedir. Memleketimizde bu amaçla kurulan kooperatiflerin çalışma alanları, genellikle köy ve kalkınmasını tamamlamamış ilçeleri kapsamakta olup bu bölgelerin ortak özelliği tarıma dayalı ekonomik faaliyetlerdir. Tarıma dayalı ekonomik faaliyetlere yardımcı olmak üzere; Üreticiler, 1581 sayılı Tarım Kredi Kooperatifleri ve Birlikleri Kanunu ile bu Kanunun bazı maddelerini tadil eden 3223 sayılı Kanun esasları dahilinde, kendi aralarında birleşerek Tarım Kredi Kooperatiflerini, Tarım Kredi Kooperatifleri de birleşerek Bölge Birliklerini; Bölge Birlikleri de en üst kuruluş olan Türkiye Tarım Kredi Kooperatifleri Merkez Birliğini kurmak suretiyle teşkilatlanarak amaçlarının tahakkuku için bir kredi kuruluşu meydana getirmişlerdir. Üreticilerin bu şekilde teşkilatlanmaları ile ortaklar, ihtiyacı olan krediyi, herhangi 125

126 bir kredi kuruluşuna müracaat etmeden kendi kuruluşlarından alma imkanına kavuşmuşlardır. Ortaklar kendilerine tespit edilen kredinin %10'u oranında sermaye taahhüdünde bulunarak bunun ¼ ünü peşin, geri kalanını da 3 eşit taksitte kooperatife ödemektedirler. Kooperatifler, ortaklardan tahsil ettikleri sermayenin ¼ ünü, Bölge Birliklerine; Bölge Birlikleri de,kooperatiflerinden tahsil ettikleri sermayenin ¼ ünü Merkez Birliğine sermaye payı olarak ödemektedirler. Teşkilatın yıl sonlarında da gelirgider müspet farkından ana sözleşme uyarınca muayyen oranlarda yedek akçe ve fonlara aktarma yapılmaktadır. Teşkilat; sermaye, yedek akçe ve fonlarda bu şekilde teraküm eden paralarla, tarıma finansman kaynağı temin etmiş olmaktadır. Bu yolla, tarımda kullanılan modern teknoloji vasıtaları olan tarımsal mekanizasyon araçları, zirai mücadele ilaçlan, suni gübre, tohumluk, damızlık, suni hayvan yemi, yedek parça, sera örtüsü gibi tarımsal girdiler dahilden ve hariçten uygun şartlarla, teknik ve fiziki evsafının kontrolü ve analizi yapılmak suretiyle kaliteli ve vasıflı olarak tedarik edilerek ortaklara ve gerektiğinde diğer üreticilere zamanında ulaştırılmaktadır. Modern teknolojinin gerektirdiği biçimde tarım yapmalarını temin maksadıyla, ortak çiftçilerin mesleki ve teknik yönden bilgi ve görgülerinin arttırılması yolunda önemli çalışmalar yapılmaktadır. Antalya ilinde 6. Bölge Birliğine bağlı 49 adet T.K.K. bulunmaktadır. Ziraat Bankasına aracı olarak üyesi olan çiftçilere değişik kalemlerde işletme kredisi kullandırır. Antbirlik 1952 yılında kurulmuş olan Antalya Pamuk ve Narenciye Tarım Satış Kooperatifleri Birliğine bağlı Antalya, Manavgat, Serik, Yeniköy, Kınık ve Alanya pamuk ve narenciye tarım satış kooperatifi olmak üzere 6 kooperatif ile faaliyetini sürdüren ve bir üst örgüt olan Antbirliğe bağlı toplam pamuk ve narenciye üreticisi ortağı bulunmaktadır. Birliğin çalışma alanı pamuk ve narenciyede limon üzerine yoğunlaşmıştır. Birliğin Aksu da ton/yıl kapasiteli bir iplik fabrikası, ton/yıl kapasiteli ham pamuk yağı üretebilen bir pamuk yağı kombinası, toplam kapasiteleri ton olan 4 adet çırçır ve prese fabrikası, 75 ton/gün kapasiteli narenciye sınıflama-paketleme, sarartma tesisi ve 8 adet zirai ilaçlama uçağı bulunan bir zirai mücadele işletmesi bulunmaktadır. Antbirlik işletmeler fabrikalarından elde ettiği ürünleri iç ve dış piyasalara pazarlamaktadır. SS Yeşil Antalya Su Ürünleri Kooperatifi Denizde avcılık yoluyla su ürünleri istihsal eden üyelerinin girdilerini temin ederek ürünlerini pazarlamalarını organize eder. MESLEK ÖRGÜTLERİ Antalya Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Misyonu, 5590 sayılı kanunun 1. maddesi uyarınca üyelerinin müşterek ihtiyaçlarını karşılamak, mesleki faaliyetleri kolaylaştırmak ve mesleğin genel menfaatlerine uygun olarak gelişmesini sağlamak, mensuplarımızın birbiriyle ve halk ile olan ilişkilerinde dürüstlüğü ve güveni hakim kılmak üzere meslek disiplini, ahlak ve tesanütünü korumak ve Kanunda yazılı hizmetleri yerine getirmek olan Antalya Ticaret ve Sanayi Odası'nın amacı, bireysel girişimciliğin ve pazar ekonomisinin gelişmesine katkı yapmak, kentimizin ticari ve ekonomik hayatını yönlendirmek, kamu yararını ön planda tutarak üyelerinin menfaatlerini korumaktır. Bu bağlamda, ilin tarımsal sanayi tesisleri, kapasiteleri, ekonomik ve sosyal göstergelerle ilgili bilgiler ve ilgili çalışmalarıyla tarıma enformasyon sağlar. ÜRETİCİ BİRLİKLERİ Üretici Birlikleri yasası henüz mecliste yasa tasarısı şeklindedir. Her ürün için üreticiden tüketim ve pazarlamaya kadar çiftçilerin bir araya gelerek güçlenmesi 126

127 hedeflenmiştir. Antalya İli Holstein Damızlık Süt Sığırı Yetiştiricileri Birliği İlde Antalya İli Holstein Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği 18 Ekim 1995 tarihinde kuruluşunu tamamlayarak faaliyetine başlamış ve Merkez Birliğinin de kurucuları arasında yer almıştır. Soykütüğü ve Önsoykütüğü faaliyetleri Birliğin kendi elemanı olan bir Zooteknist- Ziraat Mühendisi ve Tarım İl Müdürlüğünün görevlendirdiği üç Zooteknist-Ziraat Mühendisi, üç Veteriner Sağlık Teknisyeni tarafından, gene aynı Müdürlüğün bu hizmetler için tahsis etmiş olduğu iki binek otomobil ile İl Müdürlüğü kampüsü içerisinde ki binada yürütülmektedir. Birliğe 5 tanesi kooperatif tüzel kişiliği olmak üzere toplam 55 işletme üyedir. Bu İşletmelerde mevcut olan 1952 Baş dişi, 741 Baş erkek hayvan Soykütüğü sistemine kayıtlıdır. Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ve Merkez Birliği tarafından uygulamaya konulan Önsoykütüğü Projesi kapsamında Antalya İli Holstein Irkı Damızlık Sığır Yetiştiricileri Birliği ile Tarım İl Müdürlüğü arasında imzalanan protokol gereğince İl Bilgi İşlem Merkezi (İLBİM) kurularak çalışmalara başlanmıştır. Bu proje ile Antalya da işletmede Baş hayvanın kayıt altına alınması plânlanmıştır. Bu güne kadar işletme ve Baş dişi, Baş erkek olmak üzere Baş hayvan Önsoykütüğü sistemine kaydedilmiştir. Antalya İhracatçılar Birliği Narenciye Birliği Arı Yetiştiricileri Birliği Özel İdare, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu, Köylere Hizmet Götürme Birlikleri Tarımın geliştirilmesi yönünde bitkisel ve hayvansal projelere önemli derecede maddi kaynak sağlayarak destekleme hizmeti vermektedirler. Kesme Çiçek İhracatçıları Derneği SS Çiçek Kooperatifi Başkanlığı SİVİL TOPLUM ÖRGÜTLERİ TMMOB Ziraat Mühendisleri Odası Ziraat Mühendislerinin örgütü olup, ülke tarımın gelişimi için politikalar üretir. üretir. Veteriner Hekimler Odası Veteriner Hekimlerin örgütü olup, hayvan sağlığının iyileştirilmesi için politikalar Türk Ziraat Mühendisler Birliği Ziraat Mühendislerinin örgütü olup, ülke tarımın gelişimi için politikalar üretir. Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım Tekniker ve Teknisyenlerinin örgütü olup ülke tarımın gelişimi için politikalar üretir. 127

128 TEMA Amacı erozyonla mücadele, ağaçlandırma ve doğal varlıkları korumadır. 128

129 BÖLÜM 4. DOĞAL KAYNAK ENVANTERİ İlin doğal kaynaklarının bilinmesi tarımsal ve kırsal kalkınma potansiyellerinin ve kısıtlarının tanımlanması bakımından önemlidir. Doğal kaynaklar yenilenebilir ve yenilenemez kaynaklardan oluşmaktadır. Her ikisi de sürdürülebilir biçimde kullanılmalı, tarım ve tarım dışı kullanımlara uygunluğu ve kayıplarıyla ilgili tehlikeler açısından dikkatli olunmalıdır. Bu bölümde Antalya da bulunan ana doğal kaynakların kısa tanımlamaları, mevcut durumları ve kullanımlarıyla ilişkili potansiyel tehlikeler verilmektedir YENİLENEBİLİR KAYNAKLAR Güneş ve rüzgar enerjisi gibi enerji kaynakları sürekli ve koşulsuz olarak kullanılabilen yenilenebilir kaynaklardır. Tarım ekolojisinde bulunan toprak, bitki örtüsü/ormanlar, flora ve fauna/yaban hayatı ve su eko-sistemleri gibi diğer kaynaklar uygun kullanım koşullarında yenilenebilen, uygun olmayan kullanımlarla tüketilebilirler. Bu önemli kaynakların oluşumları ve büyüklükleri ile ilgili niceliksel ve niteliksel tanımlamalar aşağıda verilmiştir: Tablo 46. Yenilenebilir Kaynaklar Kaynak Tanımlama a) Güneş Yağış ve Rüzgar: Mevcut verilere göre Antalya merkezde yılda 300 gün güneşli geçmektedir. Güneş enerjisinden sera ve su ısıtılmasında faydalanılmaktadır. Yıllık tüketilen güneş enerjisi hakkında her hangi bir çalışma mevcut değildir. Ortalama güneşlenme süresi 8.35 sn/dekardır. İlde en yüksek ortalama sıcaklıklar C ile I. ve II. Alt Bölgelerde görülmesine karşın, IV. ve V. Alt Bölgelerde sıcaklıklar (12-13 C) daha düşük seviyelerdedir. Antalya meteorolojik verilere göre ortalama rüzgar hızı 3,1 m/sn dir. Antalya da genel olarak rüzgarlar çoğunlukla Kuzey ve Güney yönlerden esmektedir. Hakim rüzgar ve yönü Kuzey Batı Karayel, en şiddetli rüzgar ve yönü ise Güney Doğu Keşişleme dir. Yıllık ortalama yağış İl toplamında mm/y iken, IV. Alt Bölgede bu rakam Korkuteli nde 437 mm/yıl a düşmektedir. Uzun yıllar ölçümlerinde (1929/1991) Maksimum yağış (1969), minimum yağış (1990) olarak gerçekleşmiştir. Ortalama nisbi nem %64 civarındadır. b) Tarım Toprakları ve Ekilebilir Arazi İlde pek sık olmamakla beraber Kasım Aralık aylarında yer yer sel olayları ile karşılaşılmaktadır. Tarımsal Topraklar: Antalya havzasında en geniş sahayı hektarlık alan ile kırmızı Akdeniz toprakları kaplar. İkinci sırada hektar ile kahverengi orman toprakları mevcuttur hektarlık alanda kırmızıkahverengi Akdeniz toprakları görülmektedir.bu toprakların büyük kısmı orman, geri kalan kısmı fundalık olarak ve kuru ve sulu tarım mera bağ bahçe olarak kullanılmaktadır. 129

130 Kaynak Tanımlama Antalya da bulunan arazilerin; hektar ile il yüzeyinin %4,3 ünü 1. sınıf, hektar ile il yüzeyinin %5,9 unu 2. sınıf, hektar İle il yüzeyinin %3,7 sini 3. sınıf tarım arazileri meydana getirmektedir. Antalya da toplam hektar alanda tarım yapılmaktadır. c) Su Kaynakları ve Sulama Antalya havzası sulak alanlar bakımından Ülkemizin en zengin bölgelerinden biridir. Bölgenin önemli akarsuları Boğaçayı (48 km), Düden Çayı (14 km), Aksu Çayı (117 km), Köprü Çayı (156 km), Manavgat Irmağı (82 km), Alara Çayı (80 km), Kargı Çayı (43km), Dim Çayı (30 km), Karpuz Çayı (50 km) dir. Bu akarsuların hepsi, tuzluluk ve alkalilik bakımından 1ç. ve 2. sınıf sulama suyu niteliğindedir. Gölet yüzeyleri ise toplam hektar olup, bu göletler Ekşili, Dikenli, Kozağacı, Baranda, Yelten göletleridir. Bunların yanında pek çok yer altı su kaynağı ile içme suyu kaynakları mevcuttur yılı için sulanabilir toplam alan hektardır.Bunun hektarı halk sulaması, hektarı DSİ, hektarı KHGM sulamalarıdır. Hidrolik enerji den yararlanmak amacıyla Oymapınar, Kepez-1, Kepez-2, Manavgat, Karacaören 2 santralleri kurulmuştur. c) Su ve Balıkçılık Kaynakları İlde yüksek debili Manavgat ve Aksu çayları bulunmaktadır. Aksu çayının düzensiz debisi ve su ısısı nedeniyle ancak çevresindeki arazilerde Aynalı Sazan yetiştiriciliğine uygundur. Merkez İlçe Karaöz Beldesinde biri kurulu, biri proje aşamasında toplam 40 ton/yıl kapasiteli 2 alabalık tesisi mevcuttur. Manavgat Çayında ise 6 adet ağ kafeste alabalık yetiştiricilik tesisimiz verimli olarak çalışmaktadır. İlde bir kurutulmuş doğal gölde (Avlan) yeniden su tutma çalışmaları devam etmektedir. Sulama ve enerji amaçlı 2 baraj gölü ve göletlerde her yıl düzenli balıklandırma yapılmakta ve su ürünleri sirküleri çerçevesinde amatör balık avcılığına açılmaktadır. İl, 640 km kıyı şeridine sahip olmasına rağmen deniz balıkçılığı çoğu 5-15 m boyunda olan teknelerle kıyı balıkçılığı şeklinde devam etmektedir. Toplam hektar su yüzeyine sahip İldeki tatlı su kaynaklarının büyük bölümü kültür balıkçılığı işletmelerince değerlendirilmiştir. d) Ormanlar ve Muhafaza Antalya ilinde toplam orman alanı hektardır. Ormanlarda ibreli ağaç türlerine göre; kızılçam, karaçam sedir, ardıç, fıstık çamı, yapraklı ağaç türlerine göre; meşe, defne, okaliptüs yaygındır. 130

131 Kaynak Tanımlama Antalya ilindeki ormanlık alanların dağılımında Manavgat İlçesi yaklaşık 155 bin hektar ile ilk sırada, Kaş İlçesi 140 bin hektar ile 2. sırada, Merkez İlçe 139 bin hektar alanla 3. sırada yeralır. Bu ilçeleri sırasıyla, Akseki, Alanya ve Korkuteli izlemektedir. Orman içi ve civarındaki köyler orman köyleri olarak kabul edilmiş, buralara muhafaza amaçlı özel yardımlar sağlanmıştır. Ancak sık çıkan yangınlar nedeniyle ormanlar tehlike altındadır. e) Diğer Flora ve Fauna Gerek orman arazileri gerekse açık otlaklar ve meralar flora ve fauna bakımından zengindir. Adaçayı, kapari, biberiye, oğulotu, fesleğen, defne, kekik yörede bulunan aromatik bitkilerdir. Yayla balı bu yerel floradan elde edilir. Demre Sivrisi (biber), Alanya Dilimlisi (portakal), Finike Portakalı, Gazipaşa Muzu, Bey Narı yöreye has çeşitlerdir. Doğal çiçek soğanlarından Galanthus elwesii (kardelen), Anemone blanda (yoğurt çiçeği), Eranthis hyemalis (sarı kar çiçeği), Cyclamen cilium bulunmaktadır. Antalya ve çevresinde yaşayan ve halen geleneklerini sürdürmekte olan pek çok Yörük kolu bulunmaktadır. Bu Yörük kollarından birisi olan Honamlı Yörükleri ellerinde mevcut olan keçi ırkını ıslah ederek Honamlı keçisi olarak bulundurmaktadır YENİLENEMEYEN KAYNAKLAR Yenilenemeyen kaynaklar arasında madenler, fosil yakıtlar (gaz/petrol) ve yerel turistik, tarihi ve kültürel yerler bulunmaktadır. Yenilenemeyen kaynaklar tarımda doğrudan kullanılmamalarına rağmen kırsal ekonomi üzerinde bir bütün olarak olumlu ve olumsuz etkileri olmaktadır. Bu kaynaklarla bağlantılı ekonomik faaliyetler tarım gelirlerinin arttırılmasına yardımcı olur ve gerek tarım gerekse tarım dışı kırsal kesimin yararlanabileceği yerel altyapı ve sosyal yapı yatırımlarına katkıda bulunurlar. Ancak bu çalışmalar arazi, su ve tarım işgücü unsurlarıyla rekabet ederek tarım fiyatlarının yükselmesine ve işgücünün tarımdan uzaklaşmasına neden olabilir. Antalya daki yenilenemeyen kaynaklar (madenler, tarihi/turistik mekânlar) aşağıda belirtildiği gibi muhtelif yerel alanlarda bulunurlar: Tablo 47. Yenilenemeyen Kaynaklar Kaynak Madenler Tarihi ve turistik yerler Tanımlama Alanya ve Gazipaşa da Barit, Alanya ve Kaş civarında alüminyum, Gazipaşa da kurşun-çinko, Merkez, Alanya, Korkuteli, Kumluca, Serik ve Gazipaşa da Manganez, Gazipaşa da gümüş, Manavgat ta çimento, Aksu-Serik ve Manavgat ta kum çakıl yatakları bulunmaktadır. Antalya tarihi ve turistik mekanlar bakımından yurdumuzun zengin yerlerindendir. Aspendos, Üçağız, Batıkşehir, Simena, Kalkan, Patara, Faselis, Olimpus (Çıralı yanartaş), Side, Seleukia, Etenna, Perge gibibölge tarihine ışık tutan antik kentler, Alanya 131

132 Kaynak Tanımlama kalesi, Kızıl kule, Yivli Minare, Saat Kulesi, Hadrianus Kapısı, Gilevşan Harabaleri, Aziz Nikola Kilisesi, Alara Han ve Kalesi gişbi tarihi yerler ile Düden, Kurşunlu, Manavgat şelaleleri, Köprülü kanyon, Termessos Milli Parkları, Damalataç ve Karain Mağaraları ve Saklıkent kayak merkezi gibi turistik yerler Bölgemiz için önemlidir TARIM ALANLARININ ALT BÖLGELERE DAĞILIMI Antalya ili tarım arazilerinin alt bölgelere dağılımı incelendiğinde, tarım alanlarının %38 lik kısmı Korkuteli ve Elmalı İlçelerini içeren IV. Alt Bölgede, %33 lük kısmı ise Merkez İlçe ile, Manavgat ve Serik ilçelerini içine alan II. Alt Bölgede bulunmaktadır. Dolayısıyla, bu iki alt bölge tarım arazilerinin yoğunluğu bakımından en önde gelen coğrafyayı içine almaktadır. %13 lük payla I. Alt Bölge ve %10 luk payla III. Alt Bölge bunları takibetmektedir. V. Alt Bölgede ise İlin tarım arazilerinin %6 lık çok küçük bir kısmı bulunmaktadır. Grafik 29. Tarım Alanlarının Alt Bölgelere Dağılımı Antalya İli Tarım Alanlarının Alt Bölgelere Dağılımı V. Alt Bölge 6% I. Alt Bölge 13% IV. Alt Bölge 38% II. Alt Bölge 33% III. Alt Bölge 10% 4.4. TOPRAK YAPISI İl Arazilerinin Kullanma Yetenek Sınıfları Antalya ili oldukça dağlık bir coğrafyada yer alması nedeniyle toplam arazinin ancak %20,8 inde tarım yapılabilmektedir. Bu engebeli topografya içinde etkin ve sürdürülebilir tarımsal üretimin gerçekleştirilmesi, verimliliğin artırılması, mevcut tarım arazilerinin Arazi Kullanma Yetenek Sınıfları na (AKYS) göre değerlendirilmesi ile mümkün olabilecektir. Topraklarımız tarımsal üretimin temel aracı olduğundan kullanım yeteneklerine göre işlenmesi ve bu toprakların özürlerine uygun bitkisel üretim yapılması bizim için olduğu kadar gelecek kuşaklarımız için de önemlidir. 132

133 Tablo 48. Antalya İli Arazilerinin Arazi Kullanma Yetenek Sınıfları Arazi Yetenek Ordoları İşlemeli Tarıma Elverişli İşlemeli Tarıma Elverişli Arazi Toplamı İşlemeli Tarıma Elverişli Olmayan Arazi Yetenek Sınıfları Toplam Alan (da) Tarım Alanı (da) Tarımda Kullanma Yüzdesi (%) I ,6 II ,4 III ,2 IV , ,7 V ,1 VI ,3 VII ,0 Tarım Dışı Arazi VIII İşlemeli Tarıma Elverişli Olmayan Arazi Toplamı ,5 Toplam (İlde) ,2 Grafik 30. İlin Arazilerinin Kullanım Yetenek Sınıflarına Göre Dağılımı Antalya İli Arazisinin Arazi Kullanma Yetenek Sınıflarına Göre Dağılımı VII. Sınıf 55,77% VI. Sınıf 8,09% V. Sınıf 1,51% IV. Sınıf 2,65% III. Sınıf 3,70% II. Sınıf 5,32% I. Sınıf 4,54% VIII. Sınıf 18,43% İlin tarım yapılan arazisi dekar olmasına rağmen, işlemeli tarıma uygun arazi toplamı dekardır. İşlemeli tarıma uygun olmayan toplam dekar arazide işlemeli tarım yapılmaktadır. Özürleri giderilebildiği takdirde büyük çoğunluğu I. ve II. sınıf arazi niteliği kazanabilecek dekar V. sınıf arazi, halen tarım dışıdır. Tablo 49. Antalya İli Arazilerinin Profil Derinliğine Göre Arazi Dağılımı Derinlik Sınıfı Derinlik (cm) Alanı (da) Çok Sığ Sığ

134 Derinlik Sınıfı Derinlik (cm) Alanı (da) Orta Derin Derin > Diğer Arazi Çeşitleri Su Yüzeyi Toplam İlde, Profil Derinliği (PD) bağlamında sıkıntı yaratmayacak arazi miktarı dekardır. Tarım yapılan arazinin dekarında yetersiz PD nedeni ile ciddi sıkıntıların yaşanması muhtemeldir. Tarımda kullanılan arazilerin AKYS ve toprakların profil derinliğine baktığımızda Antalya tarımını uzun vadede tehdit edecek en önemli tehdit unsurlarından birinin erozyon olduğunu söylemek mümkündür. Grafik 31. İlin Arazilerinin Toprak Profil Derinliğine Göre Dağılımı Antalya İli Arazisinin Toprak Profil Derinliğine Göre Dağılımı (%) Çok Sığ (0-20 cm) 76,33% Derin (>90 cm) 7,24% Orta Derin (50-90 cm) 4,54% Sığ (20-50 cm) 11,89% İlin tarım arazilerinin her yıl yaklaşık %14,45-19,74 ü nadasa bırakılmaktadır. Nadasa bırakılan bu alanlar muhtemelen yetersiz profil derinliğine sahip arazilerdir. Yetersiz profil derinliğine sahip tarım arazileri kendilerinden beklenen yağışları yeterince depolama potansiyeline sahip olmadıkları gibi nadasa bırakıldıklarında su ve rüzgar erozyonuna karşı daha da açık hale gelmektedirler. AKYS ve PD değerlerine göre yapılan değerlendirmeler ışığında Antalya da tarım yapılan arazinin yarıdan fazlası, başta hızlandırılmış erozyon olmak üzere, su baskını, sel, yetersiz drenaj, hatalı toprak işleme vs. gibi etkenlerin tehdidi altındadır. Gerekli önlemler alınmadığı takdirde, bu tehditlerin şiddeti daha da artacak ve hedeflenen tarımsal verimlilik gerçekleşmediği gibi tarım alanlarının tarım dışı kalma süreci hızlanarak devam edecektir İklim, topografya, ana madde, bitki örtüsü ve zamanın etkisiyle Antalya ilinde çeşitli büyük toprak grupları oluşmuştur. Büyük toprak gruplarının yanısıra toprak örtüsünden ve profil gelişmesinden yoksun bazı arazi tipleri de görülmektedir. 134

135 İldeki Toprak Gruplarının Dağılımı Antalya ilindeki toprak grupları ve dağılımı şöyledir: Kırmızı Akdeniz Toprakları Antalya havzasında en geniş sahayı hektarlık alan ile kırmızı Akdeniz toprakları kaplar. Havzanın bilhassa Güney ve ortalarında yaygın olup, Kuzeyde Eğirdir gölünün güneyine kadar uzanır.özellikle orta havzada geniş yayılım gösteren kırmızıkahverengi Akdeniz toprakları ile birlik teşkil eder. Bu topraklar yer yer alüviyal ve kolüviyallerle kesilir. Kırmızı Akdeniz topraklarının bulunduğu yerlerde yıllık ortalama yağış mm dir. Bu sebeple profilde bir yıkanma mevcuttur. Bu toprakların ekseriyeti orman ve fundalık, çok az kısmı ise kuru ve sulu tarım, mera veya bağ-bahçe olarak kullanılmaktadır. Kırmızı-Kahverengi Akdeniz Toprakları Antalya ilinde hektarlık alanı kaplayan bu topraklar özellikle orta havzada Eğirdir gölüne kadar toplu bir görünüm arzeder. Başta kahverengi orman toprakları olmak üzere birçok alüviyal ve koliviyallerle kesildiği gibi, kırmızı Akdeniz toprakları ile birlik teşkil eder. Bu toprakların bulunduğu yerlerde yıllık ortalama yağış mm olup, kırmızı Akdeniz topraklarına nazaran biraz daha düşüktür. Buna rağmen, profilde yıkanmayı sağlayacak derecededir. Kırmızı kahverengi Akdeniz topraklarının büyük kısmı orman, geri kalan az bir kısmı da fundalık olarak ve kuru tarımda kullanılmaktadır. Kahverengi Orman Toprakları Antalya havzasında ikinci olarak en büyük sahayı kapsarlar. Kapladığı hektar alan ile büyük toprak grubudur. Havzanın Güney doğusunda Alanya dan başlayarak Kuzey Bat ya doğru Akdeniz toprakları ile rendzinalar arasında yeralmaktadır. Bu toprakların bulunduğu yerlerde ortalama yağış bazen 1000 mm ye erişmekte ise de esas olarak 600 mm civarındadır. BU toprakların tabii bitki örtüsü orman ağaç ve ağaççıklarıdır. Büyük çoğunluğu iyi kapalılıkta olan orman ve fundalık, geri kalan kısmı kuru tarım ve mera alanlarını teşkil eder. Kestane Rengi Topraklar Antalya havzasının önemli topraklarından biri olup hektar alanı kaplamaktadır. Havzanın Batısındaki Korkuteli ile Kuzeyindeki Isparta ve Yalvaç civarında bulunan ondüleli ve hafif dalgalı coğrafyada geniş yayılım gösterir. Daha ziyade kolüviyal topraklarla birlikte bulunur. BU toprakların tabii bitki örtüsü esas olarak yıllık çeşitli otlar, ot-çalı karışığı, seyrek fundalıklar ve kısmen seyrek orman alanlarıdır. Rendzina Toprakları Antalya havzası sahil kuşağının önemli topraklarındandır. İlde hektarlık alanı kaplamaktadır. Antalya-Manavgat arasında ovanın yüksek meyilli araziye birleştiği yerlerdeki dalgalı ve ondüleli topografyada bilhassa kahverengi orman topraklarıyla birlikte bulunur. Tabii bitki örtüsü maki otsu ve kültürleridir. Çoğunlukla fundalık olan u topraklar kısmen kuru tarımda az olarak diğer şekillerde kullanılır. Regosal Topraklar Bu topraklar havzada pek az saha kaplayan topraklardır hektarlık bir alanı kaplarlar. Tabii bitki örtüsü yıllık ot türleri şeklindedir. 135

136 Yüksek Dağ Çayır Toprakları Antalya ilinde 957 hektarlık alanı kaplamaktadır. Havzanın bilhassa Güney- Doğusunda uzanan Akdağ silsilesinin metreden daha yüksek olan bölgelerinde yeralır. Bu toprakların bulunduğu yerler orman hududunun daha yukarıları olduğundan tabii bitki örtüsü orman ve funda, sık çayır otları ve yer yer sazlıklardır. Tuzlu Alkali Topraklar Antalya havzasında çok az bir yer kaplayan bu grup 876 hektarlık bir alanı kaplamakta, Antalya ovasında Serik ilçesinin denize yakın kısımlarında bulunmaktadır. Tuzluluk ve alkalilik kültür bitkisi yetiştirilmesine elvermeyecek derecede yüksektir. Bu sebeple saha yer yer koyu renkli çıplak alanlar arzeder. Bu topraklar üzerindeki meralar çok zayıf ve kalitesizdir. Alüviyal Topraklar Antalya havzasında büyük bir saha kaplamamakla beraber havza tarımında çok önemli yeri olan topraklar grubudur hektarlık alanı kaplamaktadır. Havzada esas olarak akarsular, kısmen de göllerin oluşturduğu bu topraklar zonaliteye sahip olmadığından havzanın her tarafında bulunur. Özel bir iklime ve tabii bitki örtüsüne sahip değildirler. Akarsuların oluşturduğu alüviyal topraklara havzanın ana drenaj ağını teşkil eden Aksu, Manavagat, Köprüçayı, Doyran, Alara, Korkuteli deresi, Onaç çayı, Kocaçay, Yalvaç çayı, Hoyran çayı ve Senirkent çayı ile bunların yan kolları boyunca uzanan ince uzun şeritler veya geniş ovalar halinde rastlanır. Bunlar havzayı esas olarak Kuzey- Güney, kısmen de Batı-Doğu yönünde katederler. Göllerin oluşturduğu alüviyaller ise havzanın Kuzeyindeki Eğirdir, Hoyran, Kovada ile Batısındaki Ketsel Gölünün eski yatakları halinde bulunur. Antalya havzası alüvyonlarının büyük bir kısmı tuzsuzdur. Fazla olmamakla beraber tuzluluk ve alkalilik arzeden topraklara da rastlanır. Tuzluluk ve alkalilik genellikle bozuk drenaj arzeden sahalarda görülür. Havzanın esas olarak sahil bölgesi ve yukarı kısımdaki ovalık ünitesinde yeralan alüviyal topraklarda topografya düz veya düze yakındır. Bu toprakların hemen hemen yarısında sulu tarım, diğer yarısında kuru tarım yapılmaktadır. Bu arada çok az da olsa funda, mera, çayır, bağ-bahçe gibi kullanma şekilleri de mevcuttur. Hidromorfik Alüviyal Topraklar Antalya havzasında kötü drenaj şartlarının olduğu bölgelerde oluşan bu topraklar 1336 hektarlık alanı kaplamaktadır. Akarsular veya göller tarafından oluşturulmuşlardır. Bu toprakların en önemli karakteri, isminden de anlaşılacağı gibi her zaman yaş olmalarıdır. Bu nedenle, genel olarak sürüm yoluyla tarıma elverişli değillerdir. Ancak dikkatli ve entansif tedbirlerle toprak yer yer işlenebilir. Taban suyu yüksektir ve yılın büyük kısmında toprak yüzeyinde göllenme hakimdir. Antalya havzasındaki bu toprakların üçte biri tuzluluk arzeder. Tabii meylin yetersizliği, iç bükey topografya, tuzlu taban sularının yükselmesi, taşkınlar veya buharlaşma sebebiyle ortaya çıkmaktadır. Kolüviyal Topraklar Antalya havzasında çok büyük saha kaplamamasına rağmen, havza tarımında önemli yeri olan diğer toprak grubudur. İlde hektarlık alanı kaplamaktadır. Bu toprakların ekseriyetinde sürülerek tarım yapılmaktadır. Kuru tarım, sulu tarım ve bağbahçe şeklinde kullanılmaktadırlar. Az miktarda çayır-mera, orman ve funda gibi diğer kullanma şekilleri de bulunur. Kireçsiz Kahverengi Orman Toprakları Üzerinde zayıf orman ve çalı örtüsü bulunan bu topraklar ileri derecede 136

137 katmanlaşmış topraklardır. Antalya ilinde hektarlık alanı kaplamaktadırlar. Organik Topraklar Organik topraklar Antalya 3078 hektarlık alanı kaplamaktadırlar. Rengi koyu gri, mavi veya yeşil olup, yaştır. Hava ile temas ettiğinde kahverengiye dönüşür. Sahil Kumulu Kıyı kumulları sahil şeridinde bulunur. Üzerinde çok az sayıda çalı ve ağaç barındırır. Antalya ili hektarlık sahil kumuluna sahiptir. Irmak Yatakları Akarsu boylarında yeralan, yılın büyük kısmında su altında kalan taşlı-çakıllı ince şeritler olup hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Alüviyal Sahil Bataklıkları Deniz kıyısında yeralırlar. Deniz ve yüzey taşkınlarının etkisiyle devamlı yaş ya da bataklık durumunda olan topraklardır. Tarımsal değeri olmayan bu araziler Antalya ilinde 519 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Çıplak Kaya ve Molozlar Çıplak kayalıklarda toprak örtüsü bulunmaz. Antalya ilinde hektarlık oldukça büyük bir alanı kaplamaktadır SU POTANSİYELİ Antalya havzası sulak alanlar bakımından memleketimizin en zengin bölgelerinden biridir. Bölgenin mevcut sulak alanlarının toplamı hektar kadardır. İlin su kaynakları ve kullanımı açısından bölgesindeki diğer illere oranla zengin olduğu görülür. Antalya ilinde bulunan akarsular, rejimleri düzensiz dere ve çaylardan meydana gelmiştir.akarsuların debileri mevsimlere bağlı olarak büyük değişiklikler gösterir. Manavgat Irmağı, Köprüçay, Düden Çayı, Eşen ve Dim Çayları önemli akarsulardır. Ayrıca Oymapınar, Manavgat, Karacaören, Alakır ve Korkuteli Barajları, Korkuteli- Kozağacı Göleti, Korkuteli-Yelten Göleti, Akseki-Cevizli Göleti, Elmalı-Baranda Göleti, Karacaören II Barajı önemli su kaynaklarıdır Tarım Alanlarının Sulanma Durumu DSİ tarafından etüd edilmiş alanlar içinde 201,162 hektar ekonomik sulanabilir alan tespit edilmiş olup, bunun %62 si olan 123,614 hektarlık bölümü fiilen sulamaya açılmıştır hektarlık tarım alanının hektarı (%3,5) Köy Hizmetleri, hektarı (%29,7) DSİ tarafından sulanmakta olup hektar (%17,8) alan ise çiftçiler tarafından kendi olanakları ile olmak üzere toplam hektar sulanmaktadır. İlde sebze ve çiçek yetiştiriciliğine tahsis edilmiş alanların tamamına yakınının sulanabilen alanlar olduğu, bunun yanısıra tarla ürünleri yetiştiriciliği yapılan arazilerde sulanma oranın 1/5 düzeyinde kaldığı görülmektedir. 137

138 Tablo 50. Antalya İlinde Tarım Arazilerinin Sulanma Durumu (2000) Bölgeler Toplam Tarım Alanı (ha) KHGM Sulaması (ha) DSİ Sulaması (ha) DSİ ve KHGM Sulaması Toplamı (ha) Halk Sulaması (ha) Toplam Sulanan Alan (ha) Toplam Tarım Alanı İçinde Sulanan Alan (%) I. Alt Bölge ,44 Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge ,62 Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Böl ,53 Alanya Gazipaşa IV. Alt Böl ,21 Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge ,11 Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı ,38 Sulama şekilleri dikkate alındığında, Antalya ilindeki hektar olan toplam tarım alanının %49 38 i ( ha) sulanabilir olduğu, bu alanların %66 sının devlet tarafından %34 ünün ise halk tarafından sulanan alanlar olduğu görülmektedir. Grafik 32. Sulanan Alanların Alt Bölgelere Dağılımı Antalya İlinde Sulanan Alanların Alt Bölgelere Dağılımı IV. Alt Bölge 19% V. Alt Bölge 1% I. Alt Bölge 16% III. Alt Bölge 11% II. Alt Bölge 53% Antalya ilinde mevcut sulanan hektar tarım alanının yarıdan fazlası (%53) II. Alt Bölgede yeralmaktadır. Bununla birlikte, V. Alt Bölgede ise İldeki sulanan arazilerin yalnızca %1 lik kısmı yeralmaktadır. 138

139 Sulanan Alan (ha) (ha) Grafik 33. Alt Bölgelerde Sulanan Alanlar Antalya İli Alt Bölgeleri Tarım Alanları İçerisinde Sulanan Alanlar Toplam Tarım Alanı (ha) Toplam Sulanan Alan (ha) I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Alt bölgelerin kendi içinde sulanan alanları irdelendiğinde, %83,62 lik oranla II. Alt Bölgenin ilk sırada yeraldığı ve bunu sırasıyla %67,44 oranıyla I. Alt Bölgenin ve %57,53 oranıyla da III. Alt Bölgenin takip ettiği görülmektedir. II. Alt Bölgede sulanan alanların büyük bir kısmı devlet tarafından sulanan alanlardır. Bu bölgede devlet sulamalarının miktarı, halk sulamalarının yaklaşık 5 katı büyüklüğündedir. Diğer bölgelerde ise devlet sulamalarının miktarı, halk sulamalarının altında kalmaktadır. Grafik 34. Alt Bölgelerde Sulama Şekilleri Antalya İli Alt Bölgelerinde Devlet ve Halk Sulamaları Karşılaştırması DSİ ve KHGM S u l a m a l a r ı T o p l a m ı ( h a ) Halk Sulamaları I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge ( h a ) İldeki Su Kaynakları Antalya ili, 365 milyon m³'ü yer altı suyu olmak üzere toplam 16,2 milyar m³/yıl lık su potansiyeli ile Türkiye su potansiyelinin %9'unu teşkil etmektedir. 139

140 Halen inşaatı devam eden ve yatırım programında bulunan saha hektar, planlaması tamamlanıp kesin proje aşamasına gelen saha hektar ve etüdleri devam eden ve etüd edilecek saha ise toplam hektardır. Tablo 51. Antalya İlinde Su Kaynakları Sıra No Yerüstü Su Kaynakları (hm 3 /yıl) 1 Eşen-Karaçay Demre Deresi Finike-Karasu Finike-Başgöz Çayı Finike-Tekke Pınarı Finike-Alakır Çayı Finike-Salur Pınarı Kırkgözler Çayı Düden Çayı Aksu Çayı Köprüçay Manavgat Çayı Karpuz Çayı Alara Çayı Kargı Çayı Dim Çayı Sedre Çayı Bıçkıcı Çayı Diğerleri Toplam Yeraltı su kaynakları 365 Genel Toplam Tablo 52. Antalya İli Su Yüzeyleri Sıra No Su Yüzeyleri (ha) 1 Baraj Göl Alanı Su Yüzeyleri Toplamı Gölet Göl Alanı Su Yüzeyleri Toplamı 126,9 3 Akarsu Su Yüzeyleri Toplamı Toplam Su Yüzeyleri 5.207,9 Göller, Göletler ve Rezervuarlar Elmalı, Akçay ve Derme Ovaları: Genellikle senenin 8-10 ayında göl halini alan Karagöl ile gene senenin 6-7 ayında göl halini alan Avlan Gölü vardır. Bu göllerin çevresi taşkın arttığı zaman bataklık halini alır. Ancak suları çekildiği zaman da ziraata müsaade eder. Tablo 53. İnşaatı Tamamlanmış Göletler Gölet Adı Yeri Sulama Alanı (ha) Cevizli Akseki Kozağacı Korkuteli 555 Dikenli Korkuteli 300 Ekşili Merkez(Ekşili) 127 Yelten Korkuteli

141 Gölet Adı Yeri Sulama Alanı (ha) Baranda Elmalı 500 Tablo 54. İnşaatı Devam Eden Göletler Gölet Adı Yeri Sulama Alanı (ha) Hatipler Merkez 148 Osmankalfalar Korkuteli 842 Yeşilyayla Korkuteli 505 Doyran Merkez 170 Hacıbekar Korkuteli 202 Tablo 55. Barajlar Baraj Adı Yeri Sulama Alanı (ha) Alakır Barajı Kumluca Korkuteli Barajı Korkuteli Oymapınar Barajı Manavgat Çayboğazı Barajı Elmalı Dim Barajı Alanya Hali hazırda DSİ sulamaları olarak işletmeye açılmış sulama projelerinin, toplam hektara hizmet verdiği görülmektedir. İnşaatı devam eden ve etüd planlama çalışmaları devam eden sulama projeleri 8. Bölümde verilmiştir. 141

142 BÖLÜM 5. TARIMIN PERFORMANSI Bu bölümde Tarım Sektörünün GSYİH ya katkısı, Tarımsal Üretim ve Verimlilik, Antalya ili Tarımsal Üretim Değerleri ve Üretim Trendleri incelenmiştir TARIM SEKTÖRÜNÜN GSYİH YA KATKISI Antalya ilinde tarım Sektörünün il ekonomisi içerisindeki yeri, payı, istihdamdaki payı, diğer sektörlerle mukayesesi ve tarımsal verimlilik konuları irdelenmiştir Tarımın İl Ekonomisindeki Yeri Antalya ili ekolojik şartların uygunluğu nedeniyle Türkiye'nin önde gelen tarım merkezleri arasında yer almaktadır. Tarımsal potansiyelinin zenginliği ve ekolojik koşulların uygunluğu sebebiyle tarım, Antalya ekonomisinin temel sektörü olma niteliğini taşımaktadır. Özellikle son yirmi yılda yaşanan hızlı gelişmelere paralel olarak, tarımda kendi yapısında önemli değişimlere ve gelişimlere sahne olmuştur. Turizm sektöründeki gelişme ve hızlı kentleşme sonucu özellikle son yıllarda İlde tarımsal ürün talebinde önemli artışlar oluşmuştur. Gayri safi hasıla payı, gerek tarımda istihdam edilen nüfusun yeri ve gerekse Antalya ili dış ticaretindeki ağırlığı nedenleriyle tarım Antalya da önemli sektör olarak yerini korumaktadır. Bu gelişmeler tarım sektöründe üretim biçimleri ve kültür paternleri üzerinde önemli değişimlere sebep olmuştur. Bunun sonucu olarak tarımsal üretimde entansif yöntemlerin kullanımı hızlanmış ve talep yapısındaki gelişmelere bağlı olarak ürün desenlerinde çeşitlilik artmıştır. İlin, Türkiye'deki toplu ekilebilir-dikilebilir alanların %1,6'sına sahip olmasıyla birlikte, tarımsal üretim değeri bakımından ülkeye yaptığı katkı %4,3 tür. Kentin son 15 yıl içindeki hızlı gelişmesine paralel bir süreç yaşayan tarım sektörü kendi yapısında da derin değişimlere uğramıştır yılı değerleriyle ilin GSYİH'sına ticaretin katkısı %33,2, tarımın %19, sanayi sektörünün %5,6'dır. Entansif tarımın uygulandığı yörede, üretim gelirinin yanında istihdam yaratılması da çok önemlidir. İlin tarımsal üretim yapısı; üretimdeki çeşitlilik ve pazara yönelik üretim açısından dikkat çekicidir. Dış piyasaya yönelik kesme çiçek üretiminden aldığı %90 payla Antalya ili merkez durumundadır. Antalya yöresi tarımsal üretim deseninde yıllardır buğday ve pamuk ürünleri ağırlık taşımıştır. Ancak son yıllarda özellikle pamuk üretim alanında önemli azalışlar yaşanmaktadır. İlde geçmiş yıllarda hektar civarında alana sahip olan pamuk ekilişi, 1998'de hektara kadar düşmüştür. Bu durumun büyük ölçüde pamuktan elde edilen net karın geçmiş yıllara göre azalması ile örtü-altı tarımı ve turunçgil üretiminin pamuğa göre çok daha karlı olmasından kaynaklanmaktadır Tarımın GSYİH İçindeki Payı Tarımın GSYİH içindeki payı 1987 yılı üretici fiyatları baz alındığında; Türkiye genelinde 1990 yılında %16,3 lük olan payı, 2000 yılında %13,9 a gerilemiştir. Tablo 56. Tarımın GSYİH daki Payı (%) (1987 Üretici Fiyatlarıyla) Yıllar TÜRKİYE 16,3 16,1 15,8 14,5 15,3 14,4 14,0 13,3 13,5 13,9 13,9 ANTALYA 21,3 22,1 22,6 22,7 23,1 21,8 21,2 18,6 19,1 20,7 19,1 142

143 Kaynak: Temel Ekonomik Göstergeler, DPT Grafik 35. Antalya İli ve Türkiye de Tarımın GSYİH'daki Payı Tarımın GSYİH' daki Payı (%) (1987 Üretici Fiyatlarıyla) 25,0 20,0 15,0 10,0 TÜRKİYE ANTALYA 5,0 0, Aynı değerlendirme Tablo ve Grafikten görüleceği üzere, Antalya il ekonomisi içerisinde yapıldığında, 1990 yılında %21,3 lük katkı sağlayan Tarım Sektörü, Türkiye genelinde görülen gerilemeye oranla daha az bir kayıpla 2000 yılında %19,1 lik pay ile Antalya il ekonomisine (GSH) katkıya devam etmektedir. Antalya da cari fiyatlarla ana sektörlerin GSYİH paylarının gelişimi incelendiğinde, Tarım Sektörü yaklaşık %20 lik oranlarda seyrederken 1999 yılı sonunda yaşanan ekonomik krizle beraber 2000 yılında sanayi ve inşaat sektörlerinde de görüldüğü gibi GSYİH payları gerilemiştir. Grafik 36. Antalya İlinde Sektörlerin GSYİH Payları (%) Antalya İlinde Sektörlerin GSYİH Payları (%) 40,0 35,0 30,0 25,0 20,0 15,0 10,0 5,0 0,0 Cari Fiyatlarla Sabit Fiyatlarla Tarım Sanayi İnşaat Ticaret Toptan Otel-Rest. Hizmetleri Ulaştırma - Haberleşme Mali Kuruluşlar Konut Sahipliği Devlet Hizmetleri Antalya da turizmin gelişmesine paralel olarak ticaret ve ulaştırma sektörlerinin 1999 yılındaki ekonomik krizden daha az etkilenerek paylarını muhafaza ettikleri ve hatta bir miktar artırdıkları gözlenmektedir. 143

144 Grafik 37. Ana Sektörlerin GSYİH Paylarının Gelişimi (% - Cari Fiyatlarla) Antalya İlinde Ana Sektörlerin GSYİH Paylarının Yıllara Göre Gelişimi ( % - C a r i F i y a t l a r l a ) 40,0 35,0 30,0 25,0 20,0 15,0 Tarım Sanayi Ticaret İnşaat Ulaştırma 10,0 5,0 0, Tarımda Büyüme Hızı Tarımda büyüme hızı 1987 yılı baz alınarak üretici fiyatlarıyla değerlendirildiğinde Türkiye de Tarım Sektörünün yılları arasında zaman zaman %7 ilâ %-6,1 arasında değişim yaşadığı görülmektedir. Tablo 57. Tarımda Büyüme Hızı (%) (1987 Üretici Fiyatlarıyla) Yıllar TÜRKİYE 7,0-0,9 4,3-2,2-0,7 2 4,4-2,3 7,6-5 -6,1 ANTALYA -10,6 4,4 11,9 6,2 8,5 1,9 3,9-4,9 4,9 1,1-3,7 Kaynak: DPT, Temel Ekonomik Göstergeler, Mayıs 1992, Nisan 1997, Haziran 1999 Antalya ili için aynı değerlendirme yapıldığında yılları arasında tarımda büyüme (+) değerler almışken, yıları arasında ise (+) ve (-) değerler arasında değişim yaşamakta olduğu görülmektedir. 144

145 Grafik 38. Antalya İlinde Tarımda Büyüme Hızı (%) Grafik X. Tarımda Büyüme Hızı (%) (1987 Üretici Fiyatlarıyla) ANTALYA TÜRKİYE Kaynak: DPT, Temel Ekonomik Göstergeler, Mayıs 1992, Nisan 1997, Haziran Tarımın İstihdamdaki Yeri Antalya ilinde döneminde toplam istihdam içinde en yüksek paya sahip olan Tarım Sektöründe istihdam edilenlerin payı sürekli olarak azalmaktadır yılında, tarım tek başına Antalya ili istihdamının %57'sini oluşturmaktadır. Bu oran 1970'den bu yana hızlı bir düşüş eğilimi izlemişse de halen Türkiye ortalamasının (%42,5) çok üzerindedir. Üstelik tarımsal aktif nüfus göreceli olarak düşmesine karşın mutlak olarak artmaktadır. Tarım sektöründen sonra toplam istihdam içinde en yüksek paya sahip olan hizmet sektörünün payı döneminde sürekli bir artış göstermiştir. Sanayi sektöründe artış ve azalış olurken inşaat sektöründe istihdam edilenlerin oranında son 10 yılda azalma gözlenmiştir döneminde hizmet, inşaat, sanayi ve tarım sektörlerinde istihdam edilen nüfus sırasıyla %355,3, %175,3, %103,1, %51,7 oranında artmıştır. Tablo 58. Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Yıllar Kaynak: DİE Genel Toplam ANTALYA Tarım (%) Genel Toplam TÜRKİYE Tarım (%) , , , , , , , ,

146 (Çalışan Sayısı) Grafik 39. Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Antalya İlinde ve Türkiye'de Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri ( % ) 90,0 80,0 70,0 60,0 50,0 40,0 30,0 20,0 10,0 0,0 ANTALYA TÜRKİYE Yıllar itibariyle tarımın istihdamdaki yeri irdelendiğinde, yılları arasında Türkiye genelinde %66 dan başlayan oranın gittikçe düştüğü ve %42 düzeyine indiği görülmektedir. Antalya ilinde 1970 yılında çalışan nüfusun %80 e yakını tarımda istihdam edilmekteydi. Bu oran 1990 yılına kadar Türkiye geneline paralel şekilde bir düşüş göstererek %57 düzeyine inmiş ve yılları arasında sabit bir düzeyde kalmıştır. Dolayısıyla Antalya ilinde son 10 yılda çalışan nüfus artarken, tarımda istihdam edilenlerin oranında düşüş olmamıştır. Grafik 40. Antalya İlinde Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Antalya İlinde Tarımın Yıllar İtibarıyla İstihdamdaki Yeri Genel Toplam Tarım Tarımsal Dış Ticaret Tarım yanısıra diğer sektörler itibariyle Antalya ili ihracat ve ithalat verileri Türkiye değerleri ile karşılaştırmalı olarak aşağıdaki Tablo da irdelenmiştir. 146

147 Tablo 59. Tarımsal Dış Ticaret - Antalya/Türkiye Karşılaştırması (Milyon Dolar) SEKTÖRLER İhracat İthalat İhracat İthalat Miktar % Miktar % Miktar % Miktar % Tarım 39,7 14,5 12,9 3,4 60,8 36,6 15,2 11,8 Sanayi 226,4 82,7 358,3 94,1 92, ,1 86,2 Madencilik 7,6 2,8 9,4 2,5 12,3 7,4 2,6 2 Toplam 273, , , ,9 100 Türkiye (Tarım) 1 965, , , ,2 Antalya/Türkiye 0,02 0,006 2,7 0,8 Kaynak: DPT, Temel Ekonomik Göstergeler, DİE Tarımsal Verimlilik Göstergeleri döneminde tarım sektörünün GSYİH içindeki payı %16,4 ten %13,6 ya düşüş gösterirken, sanayi ve hizmet sektörlerinin payları artmıştır. Sektörel Verimlilik Göstergeleri Tablo 60. GSYİH İçinde Sektörlerin Payları (1987 Fiyatlarıyla -%) Sektörler Tarım 16,4 15,0 15,7 15,0 14,6 13,2 13,9 13,9 13,4 13,6 Sanayi 27,1 27,2 27,1 28,3 28,4 29,2 28,9 28,8 28,4 28,4 Hizmetler 56,5 57,8 57,2 56,7 57,0 57,6 57,2 57,3 58,2 58,0 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: DİE Sivil istihdamın sektörel dağılımı açısından da benzer bir gelişmenin yaşandığı; son on yıllık dönemde, tarımın istihdamdaki payının azalırken, diğer iki sektörün paylarının arttığı görülmüştür. Tablo 61. Sivil İstihdam İçinde Sektörlerin Payları Tarım 44,4 45,4 45,7 43,4 42,8 40,8 40,6 41,4 34,9 36,1 Sanayi 16,8 15,7 16,3 16,2 16,7 17,8 17,4 16,7 18,2 18,1 Hizmetler 38,8 38,9 38,0 40,4 40,5 41,7 42,0 41,9 46,9 45,8 Toplam 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 100,0 Kaynak: DİE 1992 yılı baz alınarak oluşturulan indeksler, son on yılda tarım sektöründe yaratılan katma değerde kayda değer artışlar görülmediğine dikkati çekmektedir. Dönem sonu (2001) itibariye tarımsal katma değerde, dönem başına (1992) oranla, yalnızca %2,3 lük bir artış sağlanabilmiştir. Sanayi ve hizmet sektörlerinde bu artış, sırayla %28,5 ve %26,4 olarak gerçekleşmiştir. Aynı dönemde, tarım sektöründe çalışanların %15,6 oranında azaldığı, sanayi ve hizmet kısmında çalışanların ise sırasıyla %11,4 ve %22,4 oranlarında arttığı görülmüştür. Sonuçta, on yıllık dönem boyunca ülkede sağlanan toplam istihdam artışı 147

148 %3,7 düzeyinde kalmıştır. Tablo 62. Ana Sektörler İtibariyle İstihdam İndeksi Tarım 100,0 102,6 106,10 98,4 99,6 94,6 96,5 101,1 81,8 84,4 Sanayi 100,0 93,6 99,5 96,8 102,2 109,0 109,4 107,6 112,2 111,4 Hizmetler 100,0 100,3 100,9 104,9 107,6 110,0 114,4 116,8 125,8 122,4 Toplam 100,0 100,2 103,0 100,6 103,1 103,0 105,6 108,3 104,0 103,7 Kaynak: DİE Tarım Sektöründe Verimlilik Gelişmeleri döneminde dönem sonu itibariyle baz yılına göre, işgücü verimliliğinin tarım sektöründe %21,3, sanayi sektöründe %15,4 ve hizmetler sektöründe %3,3 oranında arttığı hesaplanmıştır. İşgücü verimliliğindeki artış, ekonominin genelinde, %18,7 olarak gerçekleşmiştir. Tablo 63. Ana Sektörler İtibariyle İşgücü Verimliliği İndeksi (1992=100) Sektörler Tarım 100,0 96,2 92,4 101,6 104,8 107,7 114,5 103,7 133,2 121,3 Sanayi 100,0 115,7 102,6 118,3 119,9 124,2 123,7 121,8 123,9 115,4 Hizmetler 100,0 110,3 102,5 104,8 110,0 116,8 115,1 107,6 108,8 103,3 Genel Ekonomi 100,0 107,8 99,2 108,8 113,6 122,3 123,0 114,2 127,8 118,7 Kaynak: DİE Tarım kesiminde, önemli bir üretim artışı gerçekleşmediği halde, çalışan sayısındaki büyük azalma nedeniyle, özellikle son iki yılda işgücü verimliliğinin arttığı anlaşılmaktadır. Tarım sektöründe çalışan kişi başına yaratılan katma değer Türkiye de 3000 Dolar civarında seyrederken, bu rakamın bazı AB ülkelerinde Dolar düzeyinde olduğu görülmektedir yılı itibariyle tarım sektöründe işgücü verimliliğinin, Türkiye ye oranla, Avusturya ve Portekiz de 2, Yunanistan da 3, İtalya da 7, Hollanda da 10 kat fazla olduğu hesaplanabilmektedir. Sektörler Arası Verimlilik Karşılaştırmaları Tablo 64. Ana Sektörler İtibariyle Göreli Verimlilik Düzeyleri Sektörler Tarım 1,00 1,00 1,00 1,00 1,00 1,00 1,00 1,00 1,00 1,00 Sanayi 4,37 5,25 4,85 5,09 5,00 5,04 4,81 5,13 4,07 4,16 Hizmetler 3,94 4,52 4,37 4,07 4,14 4,27 3,96 4,09 3,22 3,36 Genel Ekonomi 2,71 3,03 2,91 2,90 2,94 3,07 2,91 2,98 2,60 2,65 Kaynak: DİE (Tarımsal İşgücü Verimliliği=100) Tarım sektörü verimlilik düzeyleri 1,00 kabul edilerek yapılan hesaplama, geçtiğimiz son on yılın özellikle son iki yılında, göreli verimlik düzeylerinde tarım sektörü lehine bir iyileştirme olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak yine de, tarım sektöründe 148

149 işgücü verimliliği diğer sektörlerin çok gerisinde bulunmaktadır. Dönem boyunca işgücü verimliliği, tarıma oranla; sanayide 5 katı, hizmetlerde 4 katı, ulusal düzeylerde ise 3 katı civarında seyretmiştir. Dönem sonu itibariyle işgücü verimliliği tarıma oranla sanayide 4 katı, hizmetlerde 3,5 katı, ekonominin genelinde 2,5 katı düzeylerine yaklaşmıştır. Bugün için, çalışan kişi başına yaratılan katma değer, tarım sektöründekinin, sanayide 4,2, hizmetler sektöründe ise 3,4 katı düzeyindedir. Ayrıca sanayi ve hizmet sektörlerinin verimlilik düzeyleri arasında da, sanayi sektörü lehine 1,2 katlık bir fark bulunmaktadır. Tarım sektörü ile diğer sektörler arasındaki işgücü verimliliği düzeylerinin çok farklı olması, genelde az gelişmiş ekonomilerin bir özelliği olarak bilinmektedir. Bunun başlıca nedeni de, tarım sektöründe istihdam edilen, daha doğrusu, barınan nüfusun fazlalığıdır. Gelişmiş ülkelerde aktif nüfusun %5 kadarı tarımda istihdam edilirken, Türkiye de bu oran %36 dır. Ama aslında bu oranın yüksekliği, üretime yeterince katılamayan büyük bir kitlenin (gizli işsizler) tarım kesiminde barınmasının bir sonucudur. Çünkü araştırmalar, ülkedeki tarımsal üretim etkinliklerinin, mevcut işgücünün %57 siyle aksamadan sürdürülebileceğini ortaya koymuştur. Dolayısıyla, tarımdaki nüfus fazlalığının ve düşük işgücü verimliliğinin asıl nedeni, tarım dışı kesimlerde yeterince istihdam olanağı yaratılmamasıdır. Bu nedenle tarım sektöründe verimliliği arttırıcı teşvikler özel bir önem taşımaktadır. Hizmet sektöründe ise yeni katılan işgücünün ancak kayıt dışı alanlarda çalışma olanağı bulabilmesi nedeniyle, son yıllarda işgücü verimliliği düşme eğilimine girmiş durumdadır. Ülkelerin gelişmişlik düzeyi yükseldikçe, sektörler arasındaki verimlilik farkları azalmaktadır. Nitekim AB ülkelerinde, sanayi ve hizmet sektörlerinde işgücü verimliliğinin hemen hemen aynı düzeyde olduğu; hatta bazı ülkelerde (örneğin, Lüksemburg ve İrlanda) hizmetler sektörünün verimlilik açısından sanayinin önüne geçtiği görülmektedir. Tarım sektöründeki verimlilik düzeyi ise ortalama olarak, diğer iki sektörün %50 si düzeyindedir. Türkiye de ise tarım ile sanayi arasındaki verimlilik farklı AB ye göre çok fazladır TARIMSAL ÜRETİM Antalya ili tarımsal üretimi Bitkisel ve Hayvansal Üretim başlıkları altında irdelenmeye alınmıştır Bitkisel Üretim Kendi içerisinde sebze, meyve, tarla bitkileri, süs bitkileri üretimleri irdelenmiştir Sebze Üretimi Beslenme ve sağlık üzerinde önemli yeri olan sebzelerin her geçen gün artan dünya nüfusuna paralel olarak ihtiyacı karşılayacak miktar ve kalitede üretilmesi gerekmektedir. Bir taraftan insanların mükemmel besin maddelerinden bütün yıl yararlanmaları için gerekli kültürel tedbirler alınırken, diğer taraftan da üstün nitelikli çeşitli tohumlukların geliştirilmeleri çalışmaları sürdürülmektedir. Tarım sektörü toplam nüfusun %35 ni, ulusal gelirimizin yaklaşık %15 ini istihdamın ise %45 ni oluşturmaktadır. Sektör ülke nüfusunun zorunlu gıda maddeleri ihtiyacını karşılaması, sanayi sektörüne ham madde sağlaması, sanayi ürünlerine talep yaratması, ulusal gelir ve ihracata katkıları ile büyük öneme sahiptir. Dünya sebze üretimi 680 milyon ton civarında olup; ülkemizin dünya sebze üretimi içindeki payı %3,3 dür. Çin in ise dünya sebze üretiminde en büyük paya sahip olduğu görülmektedir. Dünya sebze ihracatı 12 milyar Dolar civarında olup, ülkemiz sebze ihracatı dünya sebze ihracatının %1,2 sini oluşturmaktadır. 149

150 Tablo 65. Dünya Sebze Üretimi (2001) Ülkeler Miktar (ton) Pay (%) Çin ,3 Hindistan ,0 A.B.D ,6 Türkiye ,3 İtalya ,3 Mısır ,1 Japonya ,9 Rusya ,8 Kore ,8 İspanya ,8 Diğerleri ,3 Toplam üretim ,0 Kaynak:FAO Ekolojik yapısının uygunluğu nedeniyle önemli bir tarımsal potansiyele sahip olan ülkemizde 27,7 milyon hektarlık tarım alanının %6,3 ünde meyvecilik, zeytincilik ve bağcılık yapılırken, %1,2 sinde sebzecilik faaliyeti sürdürülmekte olup; yılda yaklaşık 35 milyon ton yaş meyve ve sebze üretilmektedir. Sebze üretimi Türkiye nin hemen her bölgesine yayılmakla birlikte, her bölgenin ekolojik yapısına ve büyüklüğüne bağlı olarak toplam üretim içindeki oranı değişmektedir. Ege, Akdeniz ve Marmara Bölgeleri üretimin en fazla yapıldığı, tür ve çeşit yönünden en zengin bölgeleri oluşturmaktadır. Akdeniz Bölgesi Örtü-altı Sebze Yetiştiriciliği yönünden; Ege ve Marmara bölgeleri ise açıkta sebze yetiştiriciliği açısından önemlidir İlin Mevcut Durumu Antalya da sebze ekilişi 2000 yılı verilerine göre; hektar açık tarlada, hektar örtü-altında olmak üzere toplam ,2 hektar alanda yapılmaktadır. Antalya ve Antalya alt bölgelerinde sebze gruplarına göre toplam sebze (örtü-altı + açık tarla) üretim alanlarının dağılımı tablo ve grafikte gösterilmektedir. Tablo 66. Alt Bölgelerde Toplam Sebze Üretim Alanlarının Dağılımı (2000) Sebze Grupları Meyvesi Yenen Sebzeler Baklagil Sebzeler Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı 8573, ,7 5788, , , , , , Diğer Sebzeler TOPLAM 8986, , , Antalya genelinde sebze ekiliş alanının %52,7 si II. Alt Bölgede, %20,6 sı I. Alt Bölgede, %17,2 si III. Alt Bölgede ve %8,3 ü IV. ve %0,97 si V. Alt Bölgede bulunmaktadır. Antalya ili sebze ekilişinin %85,5 ini meyvesi yenen sebzeler grubu oluşturmaktadır. 150

151 Grafik 41. Sebze Üretim Alanlarının Oransal Dağılımı (2000) Antalya İli Sebze Grupları Ekiliş Alanlarının Dağılımı Baklagil Sebzeler 10,3% Yaprağı Yenen Sebzeler 3,1% Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler 0,9% Diğer Sebzeler 0,2% Meyvesi Yenen Sebzeler 85,5% Antalya genelinde sebzeler içerisinde meyvesi yenen sebzeler grubunun (domates, hıyar, biber, patlıcan, kavun, karpuz vb.) ekiliş alanının %85,5 i baklagil sebzelerinin (taze fasulye, bezelye, bakla vb.) %10,3 yaprağı yenen sebzelerin (lahana, ıspanak, marul, pırasa vb.) %3,1 soğansı yumru ve kök sebzelerin (sarımsak, soğan, turp vb.) %0,9 ve diğer sebzelerin (karnabahar) %0,23 oranında olduğu görülmektedir. Tablo 67. Antalya İli Alt Bölgelerinde Toplam Sebze Üretim Miktarları (ton) (2000) Sebze Üretimi Meyvesi Yenen Sebzeler Baklagil Sebzeler Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler I. Alt Bölge II. Alt Bölge Alt Bölgeler III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya Türkiye Diğer Sebzeler TOPLAM İl toplam sebze üretiminin %47,2 si II. Alt Bölgede; %28,! i I. Alt Bölgede; %19,3 ü III. Alt Bölgede; %4,9 u IV. Alt Bölgede; %0,3 ü V. Alt Bölgede üretilmektedir. Üretimde 1. sırada olan II. Alt Bölgede üretilen sebzenin %96,4 ünü meyvesi yenen sebzeler grubu oluşturmaktadır. 151

152 Grafik 42. Antalya da Üretilen Sebze Gruplarının Türkiye Üretiminde Payları (2000) Antalya'da Üretilen Sebzelerin Türkiye Üretimindeki Payı 12,8% 11,3 % 7,3% 1,5% 1,1% 1,5% Meyvesi Yenen Sebzeler Baklagil Sebzeler Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler Diğer Sebzeler TOPLAM Türkiye toplam sebze üretiminin %11,36 sı Antalya ilinde üretilmektedir. Türkiye deki sebze gruplarıyla karşılaştırıldığında meyvesi yenen sebzelerin %12,8'i, baklagil sebzelerinin %7,3 ü, yaprağı yenen sebzelerin %1,5 i, soğansı yumru ve kök sebzelerinin %1,08 i, diğer sebzelerin ise (karnabahar) %1,5 i Antalya'da üretilmektedir. Grafik 43. Meyvesi Yenen Sebzelerin Alt Bölgelere Göre Oransal Dağılımı (2000) Üretim Miktarına Göre Meyvesi Yenen Sebzelerin Antalya İli Alt Bölgelerine Dağılımı III. Alt Bölge 19,2% IV. Alt Bölge 4,6% V. Alt Bölge 0,3% I. Alt Bölge 28,9% II. Alt Bölge 47,1% İlde yoğun olarak üretimi yapılan meyvesi yenen sebzeler grubu irdelendiğinde ise; %47 sinin II. Alt Bölgede, %29 unun I. Alt Bölgede, %19 unun III. Alt Bölgede, %4,6 sının IV. ve %0,26 sının V. Alt Bölgelerde üretildiği görülmektedir. 152

153 Örtü-altı Sebze Üretimi Antalya da seracılık ilk kez 1940 yılından sonra Merkez İlçenin doğu mahallelerinde kent halkının sebze ihtiyacını karşılamak amacıyla cam seraların kurulması ile başlamıştır yılından sonra Merkez ilçeye bağlı yakın köylerde, Serik ve Alanya ilçelerine bağlı köylerde seracılık yaygınlaşmıştır. Demir konstrüksiyonlu cam örtülü seralar pahalı olması nedeni ile sınırlı sayıda artarken, ahşap konstrüksiyonlu plastik örtülü seralar hızla çoğalmıştır li yıllara kadar tekli, küçük ebatlı cam seralar yapılırken; sonraki yıllarda bir dekarın üzerinde büyük hacimli blok, poliblok cam seralar yapılmıştır. Tarım Bakanlığınca yıllarında uygulanan II. Meyve Sebze İhracatını Geliştirme Projesi, yılları arasında uygulanan Kaynak Kullanımı Destekleme Fonu Projesi ve T.C. Ziraat Bankası nca uygun faiz oranlarında kullandırılan Sera Yatırım ve İşletme kredileri seracılığın gelişmesinde olumlu etki yapan Devlet destekleridir. Bugün İlde cam seralar tekli veya bloklar halinde yapılmaktadır. Cam seralarda iskelet demir, örtü malzemesi camdır. Plastik seralarda ise iskelet boru veya profil demir, örtü malzemesi plastiktir. Yöremizde UV, UV+IR, UV+IR+Antifok+Antibak. katkılı plastiklerin kullanımı da yaygınlaşmıştır. İlde tohum ve fide üretimi yapan firmaların bir kısmı ithal seralar ile işletmelerini kurmuşlardır. Seraların iskelet malzemesi galvanizli boru, örtü malzemesi ise policarbondur. İthal edilen seralar Hollanda, Fransa, İspanya ve İsrail orjinlidir. Örtü-altı yetiştiriciliğin yoğun olarak yapıldığı İlde ithal sera benzeri sera imal eden atölyelerin kurulması dövizimizin yurtiçinde kalmasını sağlayacaktır. Tarteks, İnser, Camser gibi büyük firmalar ithal sera benzeri imalat yapmaktadırlar. İlde örtü-altı yetiştiriciliği tek ürün ve çift ürün olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. Çift ürün yetiştiriciliği ilkbahar ve sonbahar yetiştiriciliği şeklindedir. Örtü-altı sebze üretimi genel olarak küçük aile işletmeleri tarafından yapılmaktadır. Bu işletmeler bu güne kadar mevcut ekolojik koşullardan yararlanarak minimum masraf ile üretim yapmaktadırlar. Seralarda ısıtma maliyetlerinin yüksek oluşu nedeni ile çift ürün yetiştirme sistemi bir noktada zorunlu olarak ortaya çıkmıştır. Bu sistemde yetiştiricilik büyük oranda dış koşullara bağlı kalmakta ve bitkiler oldukça değişken bir ortamda gelişme göstermektedirler. Ayrıca ürün fiyatlarının yüksek olduğu dönemlerde pazar boş kalmakta ve karlılık azalmaktadır. Tablo 68. Yıllar İtibariyle Örtü-altı Alanların Antalya ve Türkiye Genelinde Dağılımı Yıllar Toplam Kapalı Alan Cam Sera Alanı Plastik Sera Alanı Yüksek Plastik Tünel Alanı Alçak Plastik Tünel Alanı (da) % (da) % (da) % (da) % (da) % Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya

154 Yıllar Toplam Kapalı Alan Cam Sera Alanı Plastik Sera Alanı Yüksek Plastik Tünel Alanı Alçak Plastik Tünel Alanı (da) % (da) % (da) % (da) % (da) % Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye İlde üretim döneminden dönemine kadar toplam örtü-altı alanlarda %140 oranında bir artış gerçekleşmiştir. Grafik 44. Yıllar İtibariyle Üretim Yapılan Örtü-Altı Alanların Gelişimi Örtü Altı Alanların Antalya ve Türkiye Genelinde Yıllar İtibariyle Artışı Türkiye Antalya Türkiye örtü-altı alanlarında yılları arasında yükselme görülürken, üretim döneminde alçak tünel alanlarının azalması dolayısıyla toplam alanda ani bir düşüş görülmektedir yılından itibaren alanlardaki artış belirli bir seyir izlemektedir. Son yıllarda Türkiye deki alçak plastik tünel alanları, yüksek plastik tünel ve plastik sera alanlarına kaymıştır. Antalya ilinde ise 1988 yılından itibaren örtü-altı 154

155 (da) alanlarında belirli bir artış görülmektedir. Grafik 45. Yapısına Göre İlin Örtü-altı Alanları ( ) Türkiye ve Antalya Örtü Altı Alanların Karşılaştırması Antalya Türkiye Cam Sera Plastik Sera Yüksek Plastik Alçak Plastik İlde yılı itibariyle örtü-altı alanı dekar iken döneminde dekara yükselmiştir yılında Türkiye cam sera alanlarının %84 ü, plastik sera alanlarının %36 sı, yüksek plastik tünelin %7 si, alçak plastik tünelin ise %46 sıyla birlikte; toplam Türkiye örtü-altı alanlarının %33 ü Antalya da bulunmaktadır. İlde üretim döneminde toplam dekar örtü-altı alanının %95,85 sebze, % 2,23 meyve, % 1,92 inde süs bitkisi yetiştirilmektedir. Tablo 69. Alt Bölgelerde Örtü-altı Sebze Ekiliş Alanlarının Dağılımı (2000) Alt Bölgeler I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı Ekiliş (da) Meyvesi Yenen Sebzeler Baklagil Sebzeleri Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler Diğer Sebzeler Toplam Cam Sera Plastik Sera Plastik Tünel Toplam Cam Sera Plastik Sera Plastik Tünel Toplam Cam Sera Plastik Sera Plastik Tünel Toplam Cam Sera Plastik Sera Plastik Tünel Toplam Cam Sera Plastik Sera Plastik Tünel

156 Alt Bölgeler Ekiliş (da) Meyvesi Yenen Sebzeler Baklagil Sebzeleri Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler Diğer Sebzeler Toplam Toplam İlin I., II., III. Alt Bölgelerinde yoğun olarak, V. Alt Bölgede de çok az miktarda örtü-altında sebze yetiştiriciliği yapılmaktadır. IV. Alt Bölgede (Elmalı, Korkuteli ilçelerinde) seracılık ısıtma probleminden dolayı yaygınlaşmamıştır. Bu bölgemizde 2002 yılında bazı büyük firmalar yaz üretimi için örtü altında kesme çiçek yetiştiriciliğine başlamışlardır. I. Alt Bölgede en fazla üretim alanı plastik serada, II. Alt Bölgede cam serada, III. Alt Bölgede ise yine plastik seradadır. Örtü-altında toplam alanın %97,7 sini meyvesi yenen sebzeler grubu oluşturmaktadır. Meyvesi yenen sebzeler grubundan özellikle domates, biber, patlıcan, hıyar ve sakız kabağı İlde en fazla yetiştirilen sebzelerdir. Soğansı yumru ve kök sebzeler ile diğer sebzeler grubu örtü-altında yetiştirilmemektedir. I. Alt Bölgede plastik sera alanlarının oranı %75,6 iken, cam sera alanının oranı %19,7 dır. II. Alt Bölgede cam sera alanını oranı %55,6 iken plastik sera alanının oranı % 36,9; III. Alt Bölgede ise plastik sera alanlarının oranı % 39, cam sera alanını oranı %30 dur. İldeki örtü-altı ekiliş alanlarının %41, I. Alt Bölgede, %30, II. Alt Bölgede, % 28,6 III. Alt Bölgede ve % 0,17 si V. Alt Bölgede bulunmaktadır. Tablo 70. İlçeler Bazında Örtü-altı Sebze Ekiliş Alanları ve Üretimleri (2000) İlçeler Meyvesi Yenen Sebzeler Ekiliş Alan (da) Üretim (ton) Yaprağı Yenen Sebzeler Ekiliş Alan (da) Üretim (ton) Baklagil Sebzeleri Ekiliş Alan (da) Üretim (ton) Ekiliş Alan (da) İl Toplamı Üretim (ton) I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa V. Alt Bölge Gündoğmuş İbradı Toplam İlde en fazla örtü-altında sebze yetiştiriciliği I. Alt Bölgede yapılmaktadır. Bu bölge içerisinde Kumluca birinci sıradadır. I. Alt Bölgeyi II. ve III. Alt Bölgeler izlemektedir. II. Alt Bölgede Merkez ilçe, III. Alt Bölgede ise Alanya birinci sıradadır. 156

157 (ton) I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa Grafik 46. Alt Bölgelerde Örtü-altı Ekiliş ve Üretim Oranları (2000) Antalya İli Alt Bölgelerinde Örtü Altı Sebze Ekiliş Ve Üretim Oranları 0,45 0,4 0,35 0,3 Ekiliş % Üretim % 0,25 0,2 0,15 0,1 0,05 0 Örtü-altı ekiliş ve üretim miktarına ait grafiği incelediğimizde I. Alt Bölgedeki toplam ekiliş alanının %63 ve üretim miktarının da %53 ü Kumluca ilçesinin, II. Alt Bölgedeki ekiliş alanının ve üretim miktarının %72 Merkez ilçenin, III. Alt Bölgedeki ekiliş alanının %69 ve üretim miktarının %63 ü Alanya ilçesine ait olduğu görülmektedir. Grafik 47. Alt Bölgeler Örtü-altı Sebze Üretimi Antalya İli Alt Bölgelerinde Sebze Üretim Miktarları Meyvesi Yenen Sebzeler Baklagil Sebzeler Yaprağı Yenen Sebzeler Soğansı, Yumru ve Kök Sebzeler Diğer Sebzeler TOPLAM I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Grafik incelendiğinde örtü-altı üretiminin genellikle meyvesi yenen sebzeler grubundan oluştuğu görülmektedir Açık Tarla Sebze Üretimi Antalya ilinde 2000 yılı verilerine göre toplam hektar açık alanda sebze ekilişi yapılmıştır. Bu alan içerisinde en fazla II. Alt Bölgede üretim yapılmaktadır. Özellikle domates, biber, kavun, karpuz, taze fasulye ve patlıcan yoğun olarak yetiştirilmektedir. II. Alt Bölgeyi IV. Alt Bölge izlemektedir. Bu bölgede de en fazla 157

158 domates, karpuz, taze fasulye, kavun, sakız kabağı yetiştirilmektedir. Açık tarlada sebze üretimi yapılan üçüncü yoğun bölgemiz III. Alt Bölgedir. Burada da taze fasulye, domates, bezelye, bakla ve hıyar üretimi yoğunluktadır. Yaz sebzeleri yanında; beyaz lahana, ıspanak, marul, pırasa, kırmızı lahana, soğan en fazla yetiştirilen kış sebzeleridir. Açık tarla sebze yetiştiriciliğinde üretimde standart tohum kullanımı yanında hibrit tohum kullanımı da gün geçtikçe artmaktadır. Ayrıca açık tarla üretiminde örtü-altı tarımıyla devreye giren sulama sistemleri yaygınlaşmıştır. Tablo 71. Alt Bölgeler Açık Tarla Sebze Ekiliş Alanlarının Dağılımı (ha) (2000) I. Alt II. Alt III. Alt IV. Alt V. Alt Sebze üretimi İl Toplamı Bölge Bölge Bölge Bölge Bölge Meyvesi yenen sebzeler Baklagil sebzeleri Yaprağı yenen sebzeler Soğansı yumru ve kök sebzeler Diğer sebzeler Toplam Açık tarlada yetiştirilen toplam sebze ekilişlerinin %70,92'i II. Alt Bölgemizdedir. Bunu %15'lik oranla IV. Alt Bölge izlemektedir. Toplam ekilen alan içerisinde meyvesi yenen sebzelerin oranı % 75,6, baklagil sebzelerinin oranı %16,7, yaprağı yenen sebzelerin oranı %5,5, soğansı yumru ve kök sebzelerinin oranı %1,59, diğer sebzelerin (karnabahar) oranı ise %0,4'tür. Tablo 72. Açık Tarlada Yetiştirilen Sebze Üretim Miktarları (ton) (2000) Sebze üretimi I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı Meyvesi yenen sebzeler Baklagil sebzeleri Yaprağı yenen sebzeler Soğansı yumru ve kök sebzeler Diğer sebzeler Toplam Açık tarlada yetiştirilen toplam sebze üretim miktarına bakıldığında %75,7 oranla II. Alt Bölgenin birinci sırada olduğu görülmektedir. Bunu %16,34 lük oranla IV. Alt Bölge izlemektedir. Meyvesi yenen sebzeler grubu, Antalya da üretimi yapılan açık tarla sebze üretim miktarının % 91 ini oluşturmaktadır. Bunu %5 ile Baklagil sebzeleri, %3 ile yaprağı yenen sebzeler izlemektedir İlde En Fazla Üretimi Yapılan Bazı Sebzelerin İrdelenmesi İlde üretilen bazı sebzelerin üretim miktarları ve alt bölgeler göre dağılımı aşağıdaki tablodan incelenebilir. Tablo 73. Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları (2000) Sebzeler Alt Bölgeler Antalya TÜRKİYE 158

159 (ton) I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Domates Patlıcan Hıyar Biber Kavun Karpuz Kabak (sakız) Fasulye (taze) Bezelye Marul Bakla (taze) Lahana (beyaz) Pırasa Ispanak Soğan Havuç Karnabahar Türkiye domates üretiminin %15,7 si, hıyar üretiminin %27 si, sakız kabağı üretiminin %16,9 u, bakla üretiminin %16,5 u, patlıcan üretiminin %16,sı, biber üretiminin %13,8 i, taze fasulye üretiminin %7,5 u, bezelye üretiminin %3 ü, kavun-karpuz üretiminin %2,8 i,marul üretiminin %1,9 u, lahana üretiminin %1,5 i Antalya ilinde yapılmaktadır. Grafik 48. Bazı Sebze Türlerinin Üretim Miktarları Bazı Sebzelerin Antalya ve Türkiye Üretim Miktarları (2000) Antalya Türkiye DOMATES PATLICAN HIYAR BİBER Türkiye sebze üretiminde önemli bire yere sahip olan Antalya daki domates üretiminin ¾ ü I. ve II. Alt Bölgelerde yapılmaktadır. 159

160 (ton) Grafik 49. Bazı Sebzelerin Alt Bölgeler Bazında Üretim Miktarları (2000) Antalya İli Alt Bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları Domates Patlıcan Hıyar Biber I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge ALT BÖLGELER Toplam il üretimi içinde I. Alt Bölge %69 luk payla biber üretiminde, II. Alt Bölge %60 lık payla domates üretiminde, III. Alt Bölge %61,5 u payla hıyar üretiminde birinci sırayı almaktadır. Ancak I. Alt Bölge kendi içinde irdelendiğinde ise domates birinci sırayı almaktadır. Tablo 74. Antalya İli Alt Bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları-I (2000) İLÇELER Ekilen Alan (ha) Domates Biber Hıyar Üretim (ton) Verim (kg/ha) Ekilen Alan (ha) Üretim (ton) Verim (kg/ha) Ekilen Alan (ha) Üretim (ton) Verim (kg/ha) I. Alt Bölge Kumluca Finike Kaş Kale II. Alt Bölge Kemer Merkez Serik Manavgat III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İL TOPLAMI I. Alt Bölge kendi içinde irdelendiğinde, örtü-altı alanlarının en yoğun olduğu 160

161 Kumluca ilçesinde domates ekiliş alanı fazla olmasına rağmen, hektara verim Finike, Kaş, Kale ilçelerine kıyasla düşüktür. Biberde ise Kumluca ilçesi ön plana çıkmaktadır. Bunun nedenlerinden birisi, yetiştiricilik dönemlerinin farklı olmasıdır. Hıyarda, Kale ve Finike ilçelerinde Kumluca ya göre hektara verim oldukça yüksektir. II. Alt Bölgede Merkez ilçede domates üretim alanı 1. sırayı almaktadır. Ancak açık tarla sebze üretimi yoğun olduğu için hektara verimler düşük olmaktadır. III. Alt Bölgede ise hektara verim açısından domates ve biber üretiminde Alanya, hıyar üretiminde ise Gazipaşa daki yetiştiriciliğin daha verimli olduğu görülmektedir. IV. ve V. Alt Bölgelerimizde özellikle açık tarla sebzeciliği yapılmaktadır. Tablo 75. Antalya İli Alt Bölgelerinde Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları-II (2000) İLÇELER Ekilen Alan (ha) Patlıcan Üretim (ton) Verim (kg/ha) Ekilen Alan (ha) Karpuz Üretim (ton) Verim (kg/ha) I. Alt Bölge Kumluca Finike Kaş Kale II. Alt Bölge Kemer Merkez Serik Manavgat III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İL TOPLAMI Toplam sebze ekiliş alanı olarak; I. Alt Bölgede bulunan Kumluca da meyvesi yenen sebzeler grubundan domates ilk sırayı almakta; bunu biber (Sivri ve Çarliston), patlıcan ve hıyar izlemektedir. II. Alt Bölgede bulunan Merkez ilçe de ise domates, karpuz, patlıcan, biber ve hıyar yetiştirilmektedir. Ayrıca Merkez ilçe örtü-altında kesme çiçek yetiştiriciliği konusunda birinci sıradadır. III. Alt Bölgede yer alan Alanya ilçesinde en fazla yetiştirilen sebzeler arasında hıyar, patlıcan, biber ve domates yer almaktadır. Patlıcan ekiliş alanı olarak Alanya 1. sırada olmasına rağmen hektara verim oldukça düşüktür. Verim açısından Kale 1. sırayı alırken bunu Kumluca, Finike ve Merkez ilçe izlemektedir. Karpuz üretiminde ise Manavgat, Merkez ilçe, Serik ve Elmalı ekim alanında sıralamaya girerken hektara verim açısından Elmalı, Korkuteli ve Kaş ön plana çıkmaktadır. 161

162 Yıllar Tablo 76. Antalya da Yıllar İtibariyle Bazı Sebzelerin Üretim Miktarları ve Alanları Üretim Şekli Domates Biber Hıyar Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) Tarla 6.519, , , Örtü-altı 2.939, , , Toplam 9.458, , , Tarla 6.593, , , Örtü-altı 3.529, , , Toplam , , , Tarla 7.641, , , Örtü-altı 4.171, , , Toplam , , , Tarla 7.243, , , Örtü-altı 4.818, , , Toplam , , , Tarla 7.225, , , Örtü-altı 4.998, , , Toplam , , , Tarla 8.151, , , Örtü-altı 5.569, , , Toplam , , , Tarla 7.380, , , Örtü-altı 6.013, , , Toplam , , , Tarla 8.307, , , Örtü-altı 6.758, , , Toplam , , , Tarla 8.087, , , Örtü-altı 8.214, , , Toplam , , , Tarla 8.406, , , Örtü-altı 9.253, , , Toplam , , , Tarla 8.392, , , Örtü-altı 9.582, , , Toplam , , , yılları arasında önemli ürünlerde yapılan inceleme sonucu en fazla artışın örtü-altı domates üretim alanlarında 226 kat olduğu görülmüştür. Bunu örtüaltında hıyar 177,5 kat ve örtü-altında biber %71,2 oranla izlemektedir. Açık tarlada domates üretim alanlarında %28,7, biber üretim alanlarında %11,8 artışın, hıyar üretim alanında ise %32,1 oranında düşüşün olduğu görülmektedir. 162

163 (ton) Grafik 50. Bazı Sebzelerin Yıllar İtibariyle Üretim Miktarları Antalya İlinde Yıllar İtibariyle Bazı Sebzelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Domates Biber Hıyar yılları arasında domates, biber ve hıyar üretim miktarları üzerindeki değerlendirmede domates üretim miktarının %160, biber üretim miktarının %89 oranında arttığı görülmüştür. Açık tarladaki hıyar ekim alanlarının %32,1 oranında azalmasına karşılık örtü-altı ekim alanlarının artışıyla birlikte hıyar üretim miktarında da %172 lik artış olduğu görülmektedir Sebze Tohumluk Çalışmaları Bir bitkinin ortaya koyduğu verim veya ürün kalitesi o bitkiyi yetiştirmede kullanılan tohumun taşıdığı potansiyel ile yakından ilgilidir. Gübreleme, çapalama, sulama, ilaçlama vb. gibi bitki yetiştirme uygulamalarından hiç birisi üretimi artırmada tohum tarafından belirlenen genetik limitin ötesinde bir katkıda bulunmaz li yılların başına kadar Türkiye de uygulanan tohumluk politikaları çoğunlukla kamu ağırlıklı ve ülke tohumluk ihtiyacının yurtiçi üretimlerle karşılanması yönünde olmuştur li yıllardan sonra uygulanmaya başlanılan serbest piyasa ekonomisi, 1983 yılında tohumluk fiyatlarının ve 1984 de de tohumluk ithalatının serbest bırakılması suretiyle tohumculuk sektörü üzerinde etkisini hissettirmiş ve izleyen yıllarda özel sektör tohumculuğu hızlı bir gelişme imkanı bulmuştur. İlde de sebze üretimde kullanılan tohumluk çalışmalarına 1984 yılında hız verilmiştir. Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü nün tohumluk çalışmalarının yanında özel sektör kuruluşları da modern bilgisayar donanımlı araştırma seraları kurmuş, ıslah ve adaptasyon çalışmalarına başlamışlardır. Sebze üretiminde ağırlıklı olarak hibrit tohum kullanılmakta olup; açık tarla üretiminde ise bir miktar standart tohum da kullanılmaktadır. Kullanılan hibrit sebze tohumluklarının çok önemli bir kısmı ithal yoluyla karşılanmaktadır. Bu sektörde çeşit yenileme veya çeşit değiştirme sürelerinin son derece kısa, yatırım masraflarının çok yüksek olması ve ıslah çalışmalarının uzun yıllar sürmesi özel sektör kuruluşlarının yurtiçi üretimini kısıtlamaktadır. Ayrıca ülkemizde ıslahçı haklarını garanti altına alan Çeşit Koruma Kanunu nun olmayışı, çeşit sahibi yurtdışı kuruluşlarının özellikle hibrit çeşitlerde üretim lisansı verme yerine daha çok her yıl F1 hibrit tohum satmayı tercih etmelerine fırsat vermektedir. İlde sebze tohumluk üretimi, ithalatı ve ihracatı ile uğraşan 21 özel kuruluş mevcuttur. Bu kuruluşlar 284 dekar örtü-altı ve 523 dekar açık tarlada ıslah ve deneme çalışmaları yaparak tohumluk üretimini gerçekleştirmektedirler. Bunun ikisi Hollanda nın büyük tohum kuruluşlarıdır. Serik İlçesinde modern seralar kurarak, ıslah çalışmalarına 163

164 başlamışlardır yılından itibaren İlde sebze tohumu üretim çalışmaları yapan firmalar ürettikleri tohumluklardan ihracatta yapmaktadırlar Hazır Fide Yetiştiriciliği Antalya da hazır fide yetiştiriciliğinin geçmişi eski değildir. İlk çalışmalar yıllarına dayanmaktadır. Başlangıçta bir adet olan firma sayısı yılı itibariyle 16 ya yükselmiştir. Çiftçilerimiz; otomatik, modern makinelerle uzman personel nezaretinde sağlıklı, kalite kontrollü olarak yetiştirilen hazır fideyi tercih etmeye başlamışlardır. İlde bu sektörde faaliyet gösteren firmalar 2002 yılı toplam yıllık kapasiteleri adet fidedir. Firmalar aynı yıl % 66 lık kapasite ile çalışarak adet fide üretmişlerdir. Üretilen fidelerin büyük çoğunluğu il içinde tüketilmekle birlikte bir kısmı ise Ege, Marmara Bölgesi ve çevre illerdeki talepleri karşılamıştır. İlde 1999 yılından beri aşılı fide çalışmaları da başlamıştır. Kök sistemi güçlü, toprak kaynaklı hastalıklara ve nematoda dayanıklı anaçlar üzerine üreticinin yetiştirmeyi arzu ettiği çeşidin mekanik olarak aşılanması ile elde edilen aşılı fide üretimde önemli avantajlar sağlamaktadır Topraksız Kültürde Üretim Dünya nüfusunun hızla arttığı ve tarım alanlarının da aynı hızla azaldığı günümüzde üreticiler yeni üretim teknikleri arayışı içerisine girmişlerdir. Topraksız tarım; su kültürü, perlit, torf, rock vool (kaya yünü), volkanik tüf vs. gibi organik yada inorganik materyallerin ayrı ayrı ya da belirli oranlarda karıştırılması ile elde edilen ortamlarda kontrollu bir şekilde yapılan yetiştiriciliktir. Topraksız tarımda üretimin bilinçli ve kontrollü yapılması her ne kadar üretim aşamasında birim alana harcanan maliyetin yüksekliğini beraberinde getiriyorsa da; verimden elde edilen artış bu yetiştiriciliği karlı kılmaktadır. Özellikle polikültür tarımın yoğun olduğu İlde topraksız tarım üzerine ilk çalışmalar Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü nde başlamıştır. Ayrıca İlde 5 adet özel sektör kuruluşu toplam 220 dekar örtü-altında topraksız ortamda sebze ve kesme çiçek üretimini yapmaktadırlar. Materyal olarak en fazla torf + perlit karışımı, rock vool (kaya yünü), ponza taşı ve volkanik tüf tercih edilmiştir. Topraksız tarımda yetiştiricilik sebze türlerinden salkım domatesi ve renkli dolmalık biber (California wonder) ile başlamıştır. Daha sonra da diğer sebze türleri ve süs bitkilerinden gül, karanfil, gerbera ve anthurinum yetiştiriciliğinde uygulanmıştır Seralarda Bombus Arısı Kullanımı Antalya ilinde geçmiş yıllarda polinasyon amacıyla yoğun olarak hormon kullanımı söz konusuydu. Son yıllarda üreticilerin bilinç düzeyinin yükselmesi ile Bombus arılarının kullanımı hızla artmıştır. Bombus arısı ekonomik olarak bal yapmayan, vücudunda sarı halkalar bulunan iri, tüylü bir yabani koleptel çeşididir, ancak arı diye isimlendirilmesi yerleşmiştir. Seralarda kullanılan bu koleptel türün adı Bombus terrestris tir. Örtü-altında en çok yetiştirilen ve erselik çiçek yapısına sahip olan domates, biber ve patlıcan gibi sebzeler büyük oranda kendine tozlanırlar. Ancak sera içindeki yüksek oransal hava nemi ve sirkülasyonun yetersiz oluşu tozlamada sorun yaratmaktadır. Kabak, kavun gibi monoik çiçekli olan ve arı, böcek gibi tozlayıcılara gereksinim duyan sebze türlerinde ise sera içinde böcek faaliyetinin olmaması yine tozlanma yetersizliğine neden olmaktadır. Bu nedenle yeterli polinasyonu sağlamak, meyve verim ve kalitesini artırmak için hormon yerine Bombus arısı kullanılmaya başlanmıştır. Özellikle tek mahsul ve sonbahar yetiştiriciliğinde tercih edilmektedir. 164

165 İlde seracılığın yoğun olarak yapıldığı I., II., III. Alt Bölgelerde Bombus arısı kullanımı gittikçe artmaktadır. Merkez İlçede 2 adet firma Bombus arısı üretimi, ithalatı ve ihracatı ile ilgilenmektedir. Firmalardan biri sadece ana arı ithalatını yapmakta, koloni üretimini İlde gerçekleştirmektedir. Ayrıca bu firma koloni ihracatına da başlamıştır Sebze İhracatı Tabloda yılları arasında ülkemizden ihraç edilen yaş sebze miktarları ve elde edilen gelir görülmektedir. Tablo 77. Yıllar İtibariyle Türkiye Yaş Sebze İhracat Miktarları Yıllar Miktar (ton) Yaş Sebze Değer (1000 Dolar) Kaynak:DTM 2001 yılı toplam sebze ihracatımız ton olarak gerçekleşmiş; değeri ise yaklaşık 122 milyon Dolar olmuştur yılı toplam sebze ihracatımız 2000 yılı verileri ile karşılaştırıldığında sebze ihracatımızda miktarda %26,5 luk bir artış görülürken, değer olarak da %8 lik bir artış olmuştur. Tablo 78. Ürünler itibariyle Ülkemiz Yaş Sebze İhracatı Ürün Çeşidi 2000 yılı 2001 Yılı Miktar (ton) Değer FOB ($) Miktar (ton) Değer FOB ($) Domates Soğan Biber Havuç Hıyar-Kornişon Pırasa Mantar Diğer sebzeler Toplam Kaynak: DTM 2001 yılında yaş sebze ihracatında en önemli ihraç ürünlerimiz sırasıyla domates, soğan, biber, havuç, hıyar-kornişon olmuştur yılı yaş sebze üretim miktarımız 22 milyon ton olmasına rağmen, ihraç edilen yaş sebze miktarı ton olarak gerçekleşmiştir. Bu da toplam üretim miktarının sadece %2,6 sının ihraç edildiğini göstermektedir. Antalya yaş meyve sebze ihracatçıları birliklerinden alınan yıllık ihracat raporlarına göre; ihracat verileri aşağıdaki tabloya çıkarılmıştır. 165

166 Tablo 79. Ürün Bazında İhracat Miktarları ve Değerleri Ürün Çeşidi 2000 yılı 2001 Yılı Miktar (kg) Değer FOB ($) Miktar (kg) Değer FOB ($) Domates Biber Hıyar-Kornişon Patlıcan Diğer sebzeler Toplam Kaynak:Antalya İhracatçı Birlikleri İlden 2001 yılında ton yaş sebze ihracatı yapılmıştır. Bu miktar, toplam ihracat içinde %16,3 lük bir pay oluşturmaktadır. Tablo 80. İşlenmiş Sebzelerin İhracat Miktarları ve Değerleri İşlenmiş Sebzeler Dondurulmuş Sebzeler Geçici konserve Edilmiş sebze Domates Salçası Kurutulmuş Sebzeler Miktar (kg) 2000 yılı 2001 yılı Değer FOB ($) Miktar (kg) Değer FOB ($) Toplam Kaynak: Antalya İhracatçı Birlikleri İlde tarımsal sanayi kuruluşlarının yetersiz oluşundan dolayı işlenmiş sebzeihracat değerleri düşük kalmıştır. Oysaki Avrupa ve Doğu Bloğu ülkelerinin işlenmiş ürünlere olan talebi her geçen gün artmaktadır. Antalya İhracatçı Birliklerinden alınan verilere göre 2001 yılı itibariyle yaş sebze ihracatı yaptığımız ülkeler aşağıya çıkarılmıştır. Tablo 81. Türkiye Sebze İhracatı Miktarları ve Değerleri (2001) Ülkeler Miktar (kg) FOB ($) Rusya , ,0700 Almanya , ,6719 Romanya , ,7600 Yunanistan , ,4839 Sırbistan , ,0830 Hollanda , ,7106 Makedonya , ,7700 Avusturya , ,4147 Bosna hersek , ,1400 Fransa , ,4130 Diğerleri , ,9383 Toplam , ,

167 Kaynak: Antalya İhracatçılar Birliği Yaş sebze ürünlerinin belli başlı pazarları Avrupa Birliği ve Ortadoğu ülkeleridir. Bu ülkelerden Rusya Federasyonu, Almanya, Romanya, Yunanistan, Sırbistan, Hollanda, Makedonya ve Avusturya en fazla yaş sebze ihracatı yaptığımız ülkelerdir. İldeki üretimde çoğunlukla geleneksel çeşitlere bağlı kalınmaktadır. Bu nedenle üretilen domates çeşitleri sadece Rusya ve Romanya nın talebini karşılamaktadır. Oysa dünya pazar talepleri sık sık değişmektedir. Son yıllarda Avrupa ülkelerinden gelen taleplere göre domates, biber, patlıcan, hıyar çeşitleri farklılaşmıştır. Domateste salkım (kokteyl ve çeri) çeşitleri, biberde macar biberi, yeşil ve kırmızı kapya biberi, california wonder çeşitleri, patlıcanda oval çeşitler, hıyarda kornişon çeşitlerini tercih etmektedirler. Bu çeşitlerin yanında İlde üretimi çok az olan açık tarlada Aysberg Marul, Brokoli, Brüksel Lahanası, Kuşkonmaz ve Enginar gibi sebzelere talep gün geçtikçe artmaktadır. Antalya İhracatçı Birliklerinden alınan bilgilere göre 2001 ve 2002 yıllarında en fazla domates ihracatı Rusya ve Romanya ya, en fazla biber ihracatı Almanya ve Hollanda ya, en fazla hıyar-kornişon ihracatı Almanya ve Rusya ya, en fazla patlıcan ihracatının ise Almanya ve Yunanistan a yapıldığı görülmektedir. Eurepgap Protokolü Ülkemiz, son yıllarda bahçe ürünleri ihracatında özellikle tarımsal ilaç kalıntıları bakımından önemli sorunlar ile karşılaşmaktadır. AB ülkelerindeki büyük perakendeci kuruluşlar (süper ve hiper marketler) kendi toplumlarının sağlıklı tarımsal ürünler tüketimini temin için bu ülkelerde yetiştirilen ve dışarıdan ithal edilen tarımsal ürünlerde aranan minimum standartları yeni bir düzenleme yaparak belirlemişlerdir. Eurepgap adı verilen bu protokol Avrupa Gıda Perakendecileri tarafından 1999 yılında hazırlanmıştır. Bu protokol bugün belli-başlı süper ve hiper market zincirleri tarafından kabul edilmekte ve istenmekte olup, yakın gelecekte özellikle AB ülkelerine ithal edilecek tüm bahçe ürünlerinde uyulması gerekli bir ön koşul haline getirilecektir. Bu protokolün hızlı bir şekilde üreticilerimiz ve ihracatçılarımız tarafından benimsenerek gerekli önlemlerin acilen alınması gerekmektedir. Bütün yetiştiriciler ulusal ve uluslararası yasalara uyduklarını kanıtlayabilmelidirler. Ülkemizde yaş meyve sebze ihracatında büyük paya sahip olan bölgemiz üretici ve ihracatçısının önemli sorunlarına çözüm olabilecek ve bölgemizin Avrupa ülkelerine daha fazla ürün satabilmesine olanak verecek bu protokolün üretici ve ihracatçı tarafından benimsenmesi için gerekli çalışmalar yapılmalıdır. Eurepgap kuralları risk önlenmesi, risk analizi, zararlılarla entegre savaş (IPM) ve entegre ürün yetiştiriciliği (ICM) sayesinde tarımsal üretimin sürdürülmesi ve üretim sistemlerinin geliştirilmesi için mevcut teknolojiyi kullanma esaslarına dayanmaktadır. Eurepgap Protokolü Esaslarına Dayanan Sözleşmeli Üretim Modeli 167

168 5 dekardan küçük olan üreticiler 5-10 da arası olan üreticiler da arası olan üreticiler 100 ve üzeri da olan üreticiler Ürün Bazında Üretici Birlikleri Danışma Büroları Uzman Ziraat Mühendisleri Sertifikalandırılmış Üretim Markalandırılırmış Ürün Rezidü Analiz Laboratuarı Toptancı Hali (Soğuk Hava Deposu, Paketleme Tesisi, Komisyoncu, İhracatçı) Yabancı Alıcı Yurtiçi Tüketim Kültür Mantarcılığı Doğadaki bazı mantarların besin maddesi olarak değerlendirilmesi çok eski yıllara dayanmaktadır. Doğadaki mantarların bir çoğu zehirsiz olup, yöre halkı tarafından tanınan türler toplanarak beslenmede kullanılmakta, taze, kurutulmuş, dondurulmuş veya konserve vb. gibi işlemlere tabi tutularak yurtdışına ihraç edilmektedir. Yemeklik mantarların kültür bitkisi olarak yetiştiriciliği ise oldukça yenidir. Mantarlar klorofil içermedikleri için özümleme yapamazlar. Kendisi için gerekli olan tüm besinleri bulunduğu ortamdan hazır olarak alır. Uygun koşullar sağlandığı takdirde yıl boyu kapalı ortamlarda mantar üretimi yapmak mümkündür. Ülkemizde ilk yetiştiricilik çalışmaları 1960 yılında İstanbul da bir doktor, Ankara da da bir ziraat mühendisi tarafından gerçekleştirilmiştir. Bilimsel yönden mantar üretim çalışmaları da aynı yıllarda başlamıştır. Arz talebe bağlı olarak ülkemizde en çok yetiştirilen mantar Agaricus bisporus ve Pleurotus ostreatus türleridir. Kapalı alanlarda ve kontrollü koşullarda yapıldığı takdirde bütün yıl boyu mantar üretimi mümkündür. Üretim döneminin kısa olması nedeniyle yılda 4-6 kez ürün alınmaktadır. Üretim odalarında 4-5 katlı ranzalarda üretim yapıldığı için birim alandan en iyi şekilde yararlanılmakta olup, yoğun iş gücü gerektirdiği için istihdam yaratmaktadır. İlde, 1990 yılında 1700 ton olan üretim 2001 yılı itibarı ile tona çıkmıştır yılında kişi başına tüketimimiz 30 gr civarında iken, bugün kişi başına 250 gr tüketilmektedir. Mantarcılık sektörü son 10 yılda 10 kat büyümüştür. Avrupa ve gelişmiş Dünya Ülkelerinin kişi başına tüketimleri 2,5 kg/yıl seviyesindedir. Yani Ülkemizde mantarcılık sektörü 8 10 kat daha büyüyebilir. İlde 1989 yılında Korkuteli nde başlayan üretim çalışmaları artarak devam 168

169 Alan (m2) Yıllar Üretim (ton) Alan (m2) Üretim (ton) Alan (m2) Üretim (ton) Alan (m2) Üretim (ton) Alan (m2) Üretim (ton) Alan (m2) Üretim (ton) etmektedir yılından itibaren istatistiki veriler toplanmaya başlanmıştır. Aşağıdaki tabloda İlin yıllar itibariyle mantar üretim alanları görülmektedir. Tablo 82. Alt Bölgelerde Mantar Üretim Alanları ve Üretim Miktarları I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya İl Toplamı yılında m2 olan toplam alan, 2001 yılında m2 ye çıkmıştır yılı itibariyle mantar alanın %90 nı IV. Alt Bölgede (Korkuteli ilçesinde), %6,75 i II. Alt Bölgede, %1,81 i I. Alt Bölgede, %1,19 u V. Alt Bölgede ve %0,23 ü III. Alt Bölgede bulunmaktadır. Tablo üretim miktarı açısından incelendiğinde toplam üretimin %93 ü IV. Alt Bölgede, %7 sinin de diğer bölgelerde olduğu görülmektedir. IV. Alt Bölgede yılları arasındaki üretim alanı %13,4 artarken, üretim miktarı ise %35,2 oranında artış göstermiştir. Bunun nedeni ise bu bölgede yalıtım ve iklimlendirme sistemlerinin daha yaygın olarak kullanılmasıdır. Kültür mantarı üretiminde kullanılan kompostlar Korkuteli nde 9, Akseki de 1 olmak üzere toplam 10 işletmede üretilmektedir. Bu firmalar Ülke genelinde üretilen ton kompostun tonunu üretmektedir. Üretilen ton kompostun tonu diğer İllere pazarlanmakta, kalan ise İl genelindeki m 2 lik üretim odalarında kullanılmaktadır yılı rakamlarına göre ton olan taze üretim TL/kg bedelle satılarak Gayri Safi Milli Hasılaya TL ve üretilen kompost TL/kg dan satılarak TL kazandırılmıştır. Kültür mantarı üretiminin toplam İl bitkisel üretimine TL katkısı bulunmaktadır. Üretilen mantarın %95 i taze olarak tüketilmekte kalan %5 lik kısmı konserve yapılmaktadır. İlde konserve yapan 3, inşaat halinde de 1 firma vardır. Bu firmaların ülke pazarındaki payı %10 civarındadır. Taze üretiminin %45 lik bölümünü gerçekleştiren Antalya ili bu pazardan daha fazla pay almalıdır. Ülkemizdeki büyük konserve firmaları ihtiyacı olan konserve mantarı fiyatı düşük olduğu için yurtdışından ithal etmektedir. Yerli ürünün maliyetinin yarısına ithal edilen bu ürünlerle yerli üretimin rekabet etmesi mümkün değildir. Gelen bu konserve mantarın menşei Çin dir. Çin de insan ayda 10 Dolar ücret ile çalışmaktadır. Ayrıca mantar üretiminde kullanılan tarımsal atıklar (çeltik sapı, domuz gübresi, tavuk gübresi, at gübresi) bol miktarda bulun-maktadır. Çin in iklimi de mantar üretimine son derece uygundur. Isıtma, soğutma yatırımları dahi yapılmadan barakalarda üretim yapılabilmektedir. Ayrıca Çin den ithal edilen konserve mantarların kalibrasyonu iyi, tatları kötüdür. İthalat için istenen laboratuar tahlil sonuçlarının çok iyi gözden geçirilmesi gerekmektedir. İthalata belli sınırlamaların getirilmesi ile yerli üretimin artması ve daha çok istihdam sağlanması mümkündür. Sadece Antalya ilinde mantar üretiminde 3000 kişilik istihdam yaratılmıştır. Bu rakama konserve, kompost, pazarlama, toprak, nakliye, sap, tavuk gübresi, at gübresi teminin de çalışanların yevmiyeleri dahildir. Bu rakamların 8-10 kat büyümesi mümkündür. 169

170 Mantar üretiminin ham maddesi tavuk gübresi, at gübresi, buğday sapı gibi tarımsal atıklarımızdır. Bunlardan hazırlanan komposttan %18 KDV değeri yaratılmaktadır. (1 kg buğday sapından 2 kg kompost elde edilmekte, bundan da TL lik KDV geliri sağlanmaktadır.) Mantar İhracatı Yıllar itibarıyla mantar ihracatı ve değerleri aşağıdaki tabloda görülmektedir. Tablo 83. Yıllar İtibariyle Doğal Mantar İhracat Miktarı ve Değeri Miktar (kg) FOB Değer ($) Tablo 84. Antalya İlinden Yapılan Mantar İhracatı ( ) Kaynak:Antalya Yaş Meyve Sebze İhracatçıları Birliği Ülkeler Miktar (kg) Değer - FOB ($) K.K.T.C İSVİÇRE FRANSA A.B.D ALMANYA İNGİLTERE TOPLAM Tabloda Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyetine ihraç edilen mantar kültür mantarı, diğer ülkelere ihraç edilenler ise doğal mantarlardır. Yurtdışına ihraç edilen doğa mantarlarımızın, doğadaki populasyonlarının belirlenmesi ve toplamaların doğa populasyonlarına zarar vermemesi için gerekli önlemlerin alınması, gerekirse ihracat miktarına sınırlamalar getirilmesi gerekmektedir Ülkemizde kültür mantarının daha iyi tanıtılması, üretiminin yaygınlaştırılması ve gıda değerinin daha iyi anlaşılmasından sonra gıda sanayinde mantar konservesi ve hazır mantar çorbası için kurutulmuş mantara olan talep her geçen gün artmaktadır. Gıda sanayi kendilerine gerekli olan taze ve kurutulmuş mantarı ihtiyaçları olduğu zaman periyodu içerisinde yeterli miktarda yurtiçinden karşılayamadıkları zaman yurtdışından ithal ederek sağlamaktadırlar. Bu nedenle Korkuteli İlçesinde mantar üretim tesislerinin yanında mantar işleme tesislerinin de kurulması gerekmektedir. Türkiye de aile tipi işletmeler şeklindeki yapılar nedeniyle üretici birlikleri veya sektörde hizmet veren kişi veya kuruluşlar arasında ortak amaçlar veya hedeflere yönelik örgütlenmeler henüz oluşmamıştır. Mantarcılık sektörünün de diğer tarım sektörlerine yapılan desteklerden yararlandırılması sağlanmalıdır. Sektörün en büyük problemlerinden biri de yetişmiş eleman yetersizliğidir. Sayı olarak mantarcılık yüksek okulundan mezun olmuş çok fazla gencimiz olmasına rağmen kendini yetiştirmiş ve bu sektörde çalışanların sayısı çok azdır. Her dört yılda bir yapılan yemeklik mantar kongresi 2004 yılında Antalya da yapılacaktır Meyve Üretimi Türkiye birçok meyve türünün ana vatanı ve meyvecilik kültürünün beşiğidir. 170

171 Bugün meyvecilikte önem kazanmış birçok tür (elma, armut, ayva, erik, kiraz, vişne, fındık, antep fıstığı, badem, ceviz, kestane, zeytin, incir, nar, üzüm vb.) hep bu topraklarda ortaya çıkmış ve evrimini burada tamamlamıştır. Ayrıca, Yurdumuzun gerek göç yollarının üzerinde bulunması, gerek tarih boyunca bir çok medeniyetin yaşadığı bir ülke olması ve gerekse sahip olduğu iklim koşulları nedeniyle bugün dünyadaki bahçe bitkileri üreticisi ülkeler içerisinde önemli bir konuma sahiptir. Söz konusu bu husus, ülkemizde yetişen 66 farklı meyve türünün varlığı ile de doğrulanmaktadır. Dünya meyve üretimi yaklaşık 460 milyon ton olup, ilk on ülke toplam üretimin yarıdan fazlasını gerçekleştirmektedir. Ülkemiz söz konusu üretimin %2,3 ünü karşılamakta olup, 9. sırada bulunmaktadır. En fazla üretilen meyveleri üzüm, narenciye, elma, armut, şeftali ve erik olarak sıralamak mümkündür. Tablo 85. Dünya Meyve Üretimi (2001) Ülkeler Ton Pay Çin ,7 Hindistan ,6 Brezilya ,8 ABD ,6 İtalya ,0 İspanya ,3 Meksika ,0 Fransa ,4 Türkiye ,3 İran ,3 Diğer ,1 TOPLAM ,0 Kaynak: FAO Ülkemizin uluslararası meyve üretimindeki önemli konumuna rağmen üretilen pek çok meyve ve sebzenin ne yazık ki sadece az bir bölümü (%1-2) dış ticaret gelirlerimize katkıda bulunmaktadır. Cumhuriyet Döneminden başlayıp 1970 yılına kadar olan süre içerisinde ülkemizden Avrupa, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerine çeşitli sebze ve meyve ihracatı yapılmıştır. Ancak söz konusu bu ihracat sınırlı türlerde ve çok az miktarlarda gerçekleşebilmiştir. Meyve-sebze ihracatındaki ciddi anlamdaki artışlar ise 1980 yılından sonra olmuştur yılındaki verilere göre ihracı yapılan bahçe ürünleri içerisinde ilk sırayı üzümün almakta olduğu bunu limon, portakal ve fındık dışsatımının izlediği anlaşılmaktadır. Dış satıma sunulan ürünlerden elde edilen gelire bakıldığında ise Dolarlık gelirle fındık ilk sırayı almakta bunu Dolarla üzüm, Dolarla limon, Dolarla incir ve Dolarla da portakal izlemektedir. Uluslararası ticari veriler incelendiğinde, tarımsal üretim potansiyeli son derece yüksek olan ülkemizin ihracatta hala arzu edilen düzeylere ulaşamadığı gerçeği ortaya çıkmaktadır. Söz konusu bu olumsuz sonuçların alınmasında pek çok faktör etken olup bunların arasında ülkemizde üretilen ürünlerin ithalatçı ülkelerin isteklerine uygun kalite ve miktarda üretilememesi ve üretimde belli standartların yakalanamamış olması ilk sıraları almaktadır. Son yıllarda ambalajlama konusunda önemli gelişmeler olmasına rağmen hala özellikle standardizasyonda olması gereken düzeylere ve sürekliliğe ulaşılamadığı açık bir gerçektir. Diğer taraftan ulaşım olanaklarındaki çeşitli sıkıntıların varlığı ve ayrıca fiyatların ve taleplerin üst düzeyde olduğu dönemlerde uluslararası pazarlara girmekte gecikilmesi gibi sebeplerden dolayı da ihracat miktarlarında ve 171

172 (ha) (ha) gelirlerinde beklenilen düzeylere ulaşılamamaktadır. Halbuki yukarıda da ifade edildiği gibi ülkemizin meyve üretimi yönünden büyük potansiyellere sahip olduğu bilinen bir gerçektir. Nitekim ülkemiz özellikle kuru fındık, kuru üzüm, kuru incir, kuru kaysı ve antep fıstığı gibi bahçe ürünlerinde ciddi ihracat değerlerine ulaşabilecek ender ülkeler arasında yer almaktadır. Grafik 51. Türkiye de Meyve, Zeytin ve Bağ Alanlarının Dağılımı (2000) Türkiye Geneli Meyve, Zeytin ve Bağ Alanlarının Dağılımı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı Yukarıda yapılan açıklamalar ve yeralan tablolardaki veriler toplu olarak değerlendirildiğinde, ülkemizin cumhuriyetin kuruluşundan bugüne kadarki süreç içerisinde bahçe bitkileri yetiştiriciliği yönünden önemli atılımlar yaptığı sonucu ortaya çıkmakta ancak pek çok ülkede bulunmayan ekolojik koşullara sahip olmamıza rağmen bu avantajdan yeteri kadar yararlanamadığımız da anlaşılmaktadır. Grafik 52. Alt Bölgelerde Meyve, Zeytin ve Bağ Alanlarının Dağılımı (2000) Antalya İli Meyve, Zeytin ve Bağ Alanlarının Alt Bölgelere Dağılımı Bağ Alanı Meyve-Narenciye Alanı Zeytinlik Alanı V. Alt Bölge IV. Alt Bölge III. Alt Bölge II. Alt Bölge I. Alt Bölge İlde, zeytin ile kaplı alanların yoğun olmasına rağmen, zeytin üretimi buna paralel bir seviyede değildir. Bunun sebeplerinden en önemlisi, üreticilerin, daha küçük bir alanda sebze üretimiyle daha yüksek gelir elde etmesi ve bu sebeple zeytin 172

173 yetiştiriciliğine öncelik vermemesidir. Tablo 86. Antalya-Türkiye ve Dünyada Meyve Üretimi (2000) (ton) Ürün Antalya Türkiye Dünya Antalya Türkiye /Türkiye /Dünya Elma ,05 0,04 Armut ,08 0,02 Ayva ,05 0,28 Kayısı ,01 0,19 Kiraz ,01 0,13 Erik ,03 0,02 Şeftali ,02 0,03 Badem ,10 0,03 Fındık ,00 0,60 Antep Fıstığı ,00 0,18 Ceviz ,03 0,10 Muz ,42 0,00 İncir ,02 0,21 Üzüm ,01 0,06 Çilek ,04 0,04 Zeytin ,02 0,13 Portakal ,26 0,02 Mandarin ,04 0,03 Limon ,08 0,05 Greyfurt ,03 0,03 Muşmula ,00 Yeni dünya ,64 İğde ,01 Kızılcık ,01 Vişne ,01 Zerdali ,00 Avokado ,51 Turunç ,06 Kestane ,00 Dut ,01 Keçiboynuzu ,37 Nar ,13 T.Hurması ,01 Tabloda görüldüğü üzere, Dünya da üretilen tüm meyvelerin Antalya ilinde yetiştiriciliği yapılmaktadır. 173

174 Grafik 53. Antalya İlinde Üretilen ve Türkiye Üretiminde Önemli Payı Olan Meyveler Antalya İlinde Üretilen Önemli Meyve Türlerinin Türkiye Üretimindeki Payları Yenidünya Avokado Muz Keçiboynuzu Portakal 0,70 0,60 0,50 0,40 0,30 Nar Badem Armut Limon Turunç Elma Ayva Çilek Mandarin 0,20 0,10 0, Antalya İlinde Meyvecilik Antalya ili, jeolojik ve jeomorfolojik yapı birimleri ve bu birimlerin üzerinde gelişmiş topraklarının özellikleri ile birlikte su kaynaklarının kalite ve kantitesi yanısıra iklimsel özelliklerindeki çeşitliliği nedeniyle çok sayıda meyvenin kaliteli olarak yetişmesine olanak sağlayacak son derece uygun farklı ekosistemlere sahip bir konumda bulunmaktadır. Bu nedenle subtropik ve hatta bazı tropik ve soğuklanma ihtiyacı düşük olan ılıman iklim meyveleri dahil pek çok meyvenin büyük bir rahatlıkla ve kaliteli bir şekilde yetiştirildiği İlin, meyvecilik açısından sayılamayacak kadar fazla avantajları bulunmaktadır. Söz konusu avantajlar şu şekilde özetlenebilir; Dağların denize yakın olduğu yörelerdeki Finike ve Demre gibi kısmen küçük ovalarda kış aylarında en düşük sıcaklık 0 o C nin altına düşmediğinden, meyve ağaçlarının kış ve ilkbahar geç donlarından zarar görmeleri sözkonusu değildir. Genelde Toros Dağları Akdeniz e paralel bir şekilde uzanması, bölgeye iç kısımlardan gelebilecek soğuk hava akımlarına karşı bir duvar görevi yaparak özel iklim adacıklarının ve mikro klimaların oluşmasına neden olmaktadır. Bölgedeki kimi küçük ovalarda muz gibi tropik karakterli meyveler kolayca yetiştirilebilmektedir. Toroslardan inen büyüklü küçüklü çeşitli akarsular, meyvecilik açısından önemli bir değere sahip olan Aksu, Manavgat ve Köprüçayı gibi isimlerle anılan aluviyal arazileri oluşturmuştur. Diğer taraftan yayla kesiminde geçmiş jeolojik devirlerde yaşanmış olan tektonik-karstik olaylar neticesinde yine meyvecilik açısından son derece önemli Elmalı, Korkuteli platoları oluşmuştur. Aynı akarsular ve bu akarsuların bazıları üzerinde kurulan ve kurulmakta olan barajlar, ilin arazilerinin büyük bir bölümünde sulu tarım yapma olanağı sağlamakta, havanın oransal nemini artırmakta ve gece-gündüz arasındaki sıcaklık farklarını azaltmaktadır. Akdeniz bölgesi İspanya, Fransa ve İtalya gibi Akdeniz Ülkelerine göre biraz daha güneyde kaldığından sıcaklık ve güneşlenme gibi iklimsel faktörlerden daha fazla yararlanabilmektedir. Bu durum ise bir yandan fazla miktarda toplam sıcaklık gereksinimi bulunan tropik ve subtropik karakterli meyvelerin bu 174

175 Yumuşak Çekirdekliler Taş Çekirdekliler Üzümsü Meyveler Sert Kabuklular Turunçgiller Tropik- Subtropik Meyveler Toplam (ton) bölgede yetişebilmelerini sağlamakta ve diğer yandan da hemen hemen tüm meyvelerde pazar açısından son derece önemli olan erkenciliğe neden olmaktadır. Toros dağlarının güney yamaçları ve etekleri ise badem gibi soğuklama ihtiyacı kısmen düşük olan ve çok erken çiçek açtığı için ilkbahar geç donlarından büyük ölçüde zarar gören meyveler rahatlıkla yetişebilmektedir Antalya İli Alt Bölgeler Bazında Meyvecilik Hemen her grup meyve üretiminin gerçekleştirildiği Antalya ilinin meyvecilik ile ilgili halihazır durumu altı meyve grubu ve beş alt bölge esas alınarak incelenmiş ve 2000 yılı verilerine göre meyve ağaç sayıları ve meyve üretim miktarları, Türkiye toplam üretim değerleri de dikkate alınarak karşılaştırmalı olarak aşağıdaki tablo ve grafiklerde verilmiştir. Tablo 87. Antalya Meyve Üretiminin Alt Bölgelere Dağılımı (2000) İLÇELER I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İL TOPLAMI Antalya ilinde en fazla üretilen meyve grubu turunçgiller olup, bunu sırasıyla yumuşak çekirdekliler, taş çekirdekliler ve üzümsü meyveler takip etmektedir. Turunçgiller içerisinde en fazla payı portakal, yumuşak çekirdekliler içerisinde elma, taş çekirdeklilerde zeytin, üzümsü meyvelerde ise üzüm almaktadır. 175

176 Turu nçgil Sert kabuklu meyveler Üzümsü meyveler Taş çekirdekli meyveler Yumuşak çekirdekli meyveler (ton) Grafik 54. Alt Bölgelerde Üretilen Meyve Gruplarının Dağılımı (2000) Antalya Meyve Üretiminin Meyve Gruplarına Göre Alt Bölgelere Dağılımı Tropik-Subtropik Meyveler Turunçgiller Sert Kabuklular Üzümsü Meyveler I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Taş Çekirdekliler Yumuşak Çekirdekliler 2000 yılı verileri esas alınarak Antalya ili alt bölgelerine göre meyve ağaç sayıları ve meyve üretim miktarları, Türkiye toplam üretimi karşılaştırmalı olarak aşağıdaki tabloda verilmiştir. Tablo 88. Meyve Gruplarına Göre Ağaç Sayıları ve Üretim Miktarları (2000) Meyve Grupları Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı I. Alt Bölge II. Alt Bölge Alt Bölgeler III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya TÜRKİYE Üretim (ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim (ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim Alanı (ha) Üretim (ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim (ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı

177 Tropik Suptropik Meyveler Meyve Grupları Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı I. Alt Bölge II. Alt Bölge Alt Bölgeler III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya TÜRKİYE Üretim (ton) Meyve Veren Yaşta Ağaç Sayısı Meyve Vermeyen Yaşta Ağaç Sayısı Üretim Alanı (ha) Üretim (ton) Not: Üzümsü meyveler grubunda çilek ve üzüm üretim alanları hektar olarak hesaplanarak ayrı bir satırda gösterilmiştir. Yine aynı şekilde tropik-subtropik meyveler grubunda muz üretim alanı da hektar olarak farklı bir satıra işlenmiştir. Not: Bu tabloda yumuşak çekirdekli meyveler grubunda, armut, elma, Trabzon hurması, muşmula ve yenidünya; taş çekirdekli meyveler grubunda, erik, iğde, kayısı, zerdali, kiraz, kızılcık, şeftali, vişne ve zeytin; üzümsü meyveler grubunda, dut, incir, nar, kivi, üzüm ve çilek; sert kabuklu meyveler grubunda badem, ceviz, kestane, antep fıstığı ve fındık; turunçgiller grubunda limon, portakal, mandarin ve turunç; tropik-subtropik meyveler grubunda keçiboynuzu, avokado ve muz yer almaktadır. Grafik 55. Meyve Veren Ağaçların Oransal Dağılımı (2000) Türkiye ve Antalya'da Meyve Veren Yaştaki Ağaçların Oransal Dağılımı 0,6 0,5 0,4 Antalya Türkiye 0,3 0,2 0,1 0 Yumuşak çekirdekli meyveler Taş çekirdekli meyveler Üzümsü meyveler Sert kabuklu meyveler Turunçgil Tropik suptropik meyveler Antalya ve Türkiye deki toplam meyve ağacı sayıları ile meyve veren ağaç sayılarının kıyaslaması yapıldığında; hali hazırda meyve veren yumuşak çekirdekli meyve ağaçlarının oranının Türkiye de %18 iken, Antalya da %30; taş çekirdekli meyve ağaçlarının oranının Türkiye de %53 iken Antalya da %27; üzümsü meyve ağaçlarının oranının Türkiye de %5 iken Antalya da %4; sert kabuklu meyve ağaçlarının oranının Türkiye de %12 iken Antalya da %3; turunçgil ağaçlarının oranının Türkiye de %10 iken Antalya da %35 ve tropik-subtropik meyve ağaçlarının oranının Türkiye de %0.01 iken Antalya da %1 olduğu görülmektedir. Bu haliyle Antalya ilinin, özellikle yumuşak çekirdekli meyveler, turunçgiller ve tropik-subtropik meyveler açısından ülke ekonomisi içerisinde özel bir yere sahip olduğu ve yine İlin bu üretim modelleri yönünden vazgeçilemez bir önceliğinin olduğu anlaşılmaktadır. Bununla birlikte, Antalya ilindeki turunçgiller ve tropik-subtropik meyveler dışındaki diğer bütün meyve gruplarının ağaç sayılarının, ülke geneli ile kıyaslaması yapıldığında, İlin uygun ekolojik özelliklerine 177

178 Meyve Veren Yaşta Meyve Vermeyen Yaşta Meyve Veren Yaşta Meyve Vermeyen Yaşta Meyve Veren Yaşta Meyve Vermeyen Yaşta Meyve Veren Yaşta Meyve Vermeyen Yaşta Meyve Veren Yaşta Meyve Vermeyen Yaşta Meyve Veren Yaşta Meyve Vermeyen Yaşta rağmen meyve ağacı sayısı yönünden son derece düşük değerlere sahip olduğu görülmektedir. Dolayısıyla Antalya ilindeki söz konusu bu meyve gruplarından özellikle taş çekirdekli ve sert kabuklu meyvelerin, ülkemizin yakın gelecekteki üretimine önemli bir katkısının olamayacağı da açıktır. Grafik 56. İlde Mevcut Meyve Ağacı Varlığı (2000) Antalya İlinde Türlerine Göre Meyve Veren ve Vermeyen Ağaç Sayıları YUMUŞAK ÇEKİRDEKLİ MEYVELER TAŞ ÇEKİRDEKLİ MEYVELER ÜZÜMSÜ MEYVELER SERT KABUKLU MEYVELER TURUNÇGİL TROPİK SUPTROPİK MEYVELER Yine yukarıda verilen ve Antalya ilindeki meyve türlerinin meyve verenleri ile vermeyenleri arasında bir değerlendirme yapıldığında; hemen hemen bütün meyve türlerinin meyve vermeyecek yaşta olan ağaç sayıları, meyve verenlere oranla son derece az olduğu ve bu haliyle de söz konusu meyve gruplarının yakın bir gelecekte gerek bölge ve gerekse ülke üretimine ve dolayısıyla ülke ekonomisine katkılarının olamayacağı anlaşılacaktır. Nitekim meyve vermeye başladıklarında bölge ve ülke ekonomisine katkı sağlaması beklenen meyve vermeyen ağaçların il düzeyindeki oranı yumuşak çekirdekli meyvelerde %11, taş çekirdekli meyvelerde %12, üzümsü meyvelerde %28, sert kabuklu meyvelerde %14, turunçgillerde %8 ve tropik-subtropik meyvelerde de %16 dır. Grafikte görüleceği üzere, özellikle ildeki turunçgil üretiminin yakın bir gelecekte anlamlı bir artış sağlayamayacağı açıktır. Bu husus diğer meyve türlerinde de benzer bir durum arzetmektedir. 178

179 Grafik 57. Alt Bölgeler Bazında Meyve Veren Ağaçların Oransal Dağılımı (2001) Antalya İlinde Meyve Veren Yaştaki Ağaç Sayılarının Alt Bölgelere Oransal Dağılımı 0,90 0,80 0,70 0,60 Yumuşak Çekirdekli meyveler Taş çekirdekli meyveler Üzümsü meyveler Sert kabuklu meyveler Turunçgil Tropik suptropik meyveler 0,50 0,40 0,30 0,20 0,10 0,00 I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İldeki meyveciliğin alt bölgeler bazında meyve veren yaştaki ağaçlar yönünden incelenmesi neticesinde ise; Finike, Kale, Kaş ve Kumluca ilçelerinden oluşan I. Alt Bölgede hakim üretim modelinin başta turunçgiller olmak üzere taş çekirdekli meyveler ile tropik-subtropik meyveler yönünde ağırlık kazandığı dikkati çekmektedir. Antalya merkez, Kemer, Manavgat ve Serik ilçelerinden oluşan II. Alt Bölgedeki bu sıralama üzümsü meyveler başta olmak üzere taş çekirdekli meyveler ve turunçgiller şeklinde, Alanya ve Gazipaşa ilçelerinden oluşan III. Alt Bölgede tropik-subtropik meyveler başta olmak üzere sert kabuklu meyveler ve turunçgiller şeklinde, Elmalı ve Korkuteli ilçelerinden oluşan IV. Alt Bölgede yumuşak çekirdekli meyveler ve sert kabuklu meyveler şeklinde ve Akseki, Gündoğmuş ve İbradı ilçelerinden oluşan V. Alt Bölgede ise üzümsü meyveler ve sert kabuklu meyveler şeklinde bir dağılım göstermektedir. Tablo 89. Antalya Alt Bölgelerinin Türkiye Meyve Üretimindeki Payları (2000) (ton) Meyveler I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge ANTALYA TÜRKİYE Ant./TR Oranı Elma ,05 Armut ,08 Ayva ,05 Tr. Hurması ,01 İğde ,01 Kayısı ,01 Kiraz ,01 Yenidünya ,64 Erik ,03 Şeftali ,02 Zeytin ,02 Nar ,13 İncir ,02 Dut ,01 Çilek ,05 Üzüm ,01 179

180 Meyveler I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge ANTALYA TÜRKİYE Ant./TR Oranı Ceviz ,03 Badem ,10 Portakal ,26 Limon ,08 Mandarin ,04 Altıntop ,03 Turunç ,06 Avokado ,58 Keçiboynuzu ,37 Muz ,43 Yukarıda verilen tablodan yararlanılarak Türkiye, Antalya ve Antalya bölgelerinde bazı meyvelerin üretim miktarları incelendiğinde; Türkiye de üretilen portakalın %26 sı, muzun %43 ü, avokadonun %58 i, narın %12 si, elmanın %5 i, keçi boynuzunun %37 si ve yeni dünyanın da %63 ünün Antalya ilinde üretilmekte olduğu görülecektir. Alt bölgelere göre, I. ve II. Alt Bölgelerde portakal üretiminin, III. Alt Bölgede muz üretiminin, IV. Alt Bölgede elma üretiminin ve V. Alt Bölgede de üzüm üretiminin yaygın olduğu görülmektedir Antalya da En Fazla Üretimi Yapılan Meyvelerin İncelenmesi Antalya ilinin, Türkiye de narenciye üretimi yönünden önemli bir ayrıcalığının ve vazgeçilemezliğinin olduğu bilinmektedir. Bu nedenle ildeki narenciye üretiminin biraz daha detaylı olarak incelenmesine gereksinim bulunmaktadır. Turunçgiller Türkiye de Turunçgil yetiştiriciliği 16 ilde yapılmaktadır. Yapılan üretimin yaklaşık %87 si Adana, İçel, Antalya ve Hatay illerinin içinde bulunduğu Akdeniz Bölgesinden karşılanmaktadır. Antalya ilinin bölge içerisindeki oranı %16,5 dur. İl içerisinde I. Alt Bölgede Kumluca ve Finike de üretim miktarı açısından ilk sırada yer almaktadır. Sıralamada daha sonra Merkez ve Alanya gelmektedir. Turunçgiller içerisinde portakal üretimi 1. sırada yer almaktadır. Finike yerlisi, Alanya dilimlisi gibi yöresel portakal çeşitlerimizi zaman içerisinde korunması gerekmektedir. Turunçgillerde taze tüketim yanında meyve suyu tüketiminin artırılması gerekmektedir. Turunçgillerle ilgili uluslararası kuruluşlardan en önemlisi Akdeniz Ülkeleri Narenciye İşbirliği Komitesi (Commite de Liaison en Agrumicultere Mediterranean) dır. Ülkemizinde üye olduğu bu kuruluşun faaliyetleri, Akdeniz havzasında konu ile ilgili kuruluşlar arasında her konuda koordinasyon oluşturmak, pazarda haksız rekabeti önlemek amacıyla araştırma yapmak ve önerilerde bulunmak, araştırmaları teşvik etmek, desteklemek, koordine etmek, turunçgil tüketimini artırıcı çabalar harcamak gibi amaçlara yönelik çalışmalardır. Antalya ili Türkiye toplam narenciye üretiminin %16,5 ini karşılamaktadır. Yine Türkiye toplam portakal üretiminin yaklaşık %26 sını ise tonluk bir üretim miktarı ile tek başına Antalya ili karşılamaktadır. Bu haliyle portakalın gerek iç ve gerekse dış pazarlar açısından ne denli büyük bir öneme sahip olduğu açıktır. alt Tablo 90. Antalya İli ve Türkiye de Narenciye Çeşitleri Üretimi (2000) I. Alt II.Alt III. Alt IV. Alt V. Alt Ant./TR Narenciye Antalya Türkiye Bölge Bölge Bölge Bölge Bölge Oranı Portakal ,

181 (kg) I. Alt II.Alt III. Alt IV. Alt V. Alt Ant./TR Narenciye Antalya Türkiye Bölge Bölge Bölge Bölge Bölge Oranı Limon ,081 Mandarin ,035 Altıntop ,027 Turunç ,057 İldeki portakal üretiminin ülke genelinde sağladığı avantajı, diğer narenciye türlerinden olan limon, mandarin, altıntop ve turunç üretiminde görmek mümkün değildir. Antalya ili, Türkiye toplam limon üretiminin sadece %0.81 ini, mandarin üretiminin %0.35 ini, altıntop üretiminin %0.27 sini ve turunç üretiminin de %0.57 sini ancak gerçekleştirebilmektedir. Grafik 58. Antalya ve Türkiye de Narenciye Üretimi Antalya İlinde Üretilen Narenciyenin Türkiye Üretimiyle Karşılaştırması Antalya Türkiye Portakal Limon Mandarin Altıntop Turunç İlde çok önemli bir potansiyel olan Turunçgil tarımını, özellikle de portakal üretimini geliştirmek zorunludur. Avokado Avokado üretiminde Meksika, ABD, Brezilya, Dominik Cumhuriyeti gibi Amerika kıtasındaki ülkeler ilk sıralarda yer almaktadır. Bazı Asya ülkeleri, Güney ve kısmen Kuzey Afrika ülkeleri ile Avustralya ve Akdeniz e kıyısı bulunan İsrail ile son yıllarda üretiminde artış görülen İspanya önemli üretici ülkeler arasında bulunmaktadır. Avokado ithal eden ülkelerin başında Batı Avrupa ülkeleri gelmektedir. Diğer ithalatçı ülkeler arasında Japonya, ABD ve Suudi Arabistan bulunmaktadır. Avokado ihraç eden ülkeler, başta İsrail olmak üzere Güney Afrika Cumhuriyeti, İspanya, ABD, Meksika ile bazı Afrika ve Güney Amerika ülkeleridir. Son yılların en fazla prim yapan meyvesi olan Avokado üretiminin %58 inin Antalya ilinde yapılmakta olduğu görülmektedir. İlde en fazla Avokado üretimi III. Alt Bölgede Alanya da yapılmaktadır. Muz Dünyadaki muz üretimi en fazla Asya kıtası ülkelerinde yapılmakta, bu kıtayı sırasıyla Güney Amerika, Orta Kuzey Amerika, Afrika, Okyanusya ve Avrupa ülkeleri izlemektedir. Ülkemizde Anamur, Bozyazı, Alanya, Gazipaşa ve çevresinde, Toros dağlarının koruduğu mikro klimalarla, çok sınırlı olarak yetiştirilmektedir. Bu nedenle üretim miktarı azdır. Yıllık muz tüketimimiz ton olup, üretim ton civarındadır. Bu eksiklik ithalatla giderilmektedir. Üretim örtü-altı yetiştiricilikle arttırılabilir. 181

182 Yine Türkiye muz üretiminin %43 ü gibi büyük bir oranı Antalya dan karşılanmakta olduğu görülmektedir. Muz üretimi son zamanlarda örtü-altı yetiştiriciliği şekline de dönüşmeye başlamış olup söz konusu bu uygulama hızla yaygınlaşmaktadır. Böylece hem üretimde kalite ve kantite artırılmakta ve hem de bitkinin olumsuz çevre koşullarından zarar görmeleri engellenmiş olmaktadır. Keçiboynuzu Akdeniz Bölgesi nin doğal bitkisi olan keçiboynuzu son yıllarda bir hayli talep görmeye başlamıştır. Özellikle meyvelerinin çocuk maması ve çikolata yapımında kakao yerine kullanılması, bu meyvenin ihracatını artırmıştır. Toplam ton olan Türkiye üretiminin tonu Antalya ilinden karşılanmaktadır. En fazla III. Alt Bölgede Alanya İlçesinde üretilmektedir. Diğer taraftan keçiboynuzu, hemen hemen her türlü olumsuz çevre koşullarına oldukça dayanıklı bir meyve ağacıdır. Nar Dünyada en fazla nar üreten ülke Türkiye dir. İran, Afganistan, Türk Cumhuriyetleri, Irak, Suriye, Mısır, İsrail gibi yakın doğu ülkeleri ve Pakistan, Hindistan, Çin gibi Asya ülkeleri diğer nar üretici ülkeleridir. Daha az miktarlarda Uzakdoğu, Kuzey Afrika, Güney Avrupa ve bazı Amerika ülkelerinde nar üretilmektedir. Türkiye ile birlikte İran, Afganistan, Azerbaycan, İsrail ve Mısır, nar ihraç eden ülkelerdir. En önemli ithalatçılar Arap ülkeleri Orta ve Kuzey Avrupa ülkeleri ve sonra yıllarda Japonya ve bazı Uzakdoğu ülkeleridir. Nar uzun yıllar üretici ülkelerde tüketilirken son yılda ve giderek artan ölçüde uluslararası pazara girmiştir. Antalya Antalya ilinde en fazla nar üretimi II. Alt Bölge Merkez ilçede yapılmaktadır. Ayrıca Gazipaşa İlçesinde yöreye özgü çekirdeksiz tatlı nar üretimi yapılmaktadır. Son yıllarda yapılan yayım çalışmalarıyla nar üretimi hızlı bir ivme kazanmıştır. Bu konuda yapılacak çalışmalarla üretim artışı sağlanacaktır. Özellikle nar suyu ve konsantresi ihracatında önemli gelişmeler görülmektedir. Yenidünya Özellikle yenidünyanın sıcaklık isteğinin fazla olması nedeniyle bu üretim modelinin daha ziyade Alanya da ağırlık kazandığı anlaşılmakta ve ayrıca erkenciliği nedeniyle de pazarda iyi fiyatlar bulabilmektedir. Elma Elmalı ve Korkuteli ilçelerinin son derece uygun ekolojik özellikleri gereğince elma ve armut üretimi bu ilçelerde yoğunlaşmış durumdadır. Dünya üzerinde çok geniş yayılma alanı gösteren ve değişik ekolojilerde üretimi yapılabilen bir türdür.bu nedenle Dünya elma üretimi yaklaşık 57 milyon ton civarında gerçekleşmektedir.en fazla üretim 19.5 milyon ton ile Çin de gerçekleştirilmekte, A.B.D 5.1 milyon ton ile ikinci sırada, Türkiye 2.5 milyon ton elma üretimi ile Dünyada üçüncü sırada yer almaktadır.ülkemizde Isparta ili elma üretiminde ilk sırada olup, Antalya ili 4. sırada yer almaktadır. IV. Alt Bölgede yer alan Elmalı ve Korkuteli ilçelerinde toplam ton elma üretimi yapılmış olup, bu değer il toplamının % 87 sini oluşturmaktadır. Dünya elma ihracatında Fransa ilk sırayı alırken, bu ülkeyi ABD, Şili ve İtalya İzlemektedir.Ülkemiz üretim bakımından üçüncü sırada olmakla birlikte ihracatta dünya ülkeleri arasında 21. sırada yer almaktadır. Elma üretimini artırmak ve özellikle dünya elma ticaretinde söz sahibi olabilmek için, birim alandan bol ve kaliteli ürün almak gerekmektedir.bunun için, son yıllarda olumlu sonuçlar veren ve pratiğe de yansıyan bodur-yarı bodur klon anaçları ile kurulan sık dikim bahçelerinin daha da yaygınlaştırılması gerekmektedir. Dolayısıyla önümüzdeki plan döneminde modern meyvecilik gereklerine tam uygunluk gösteren erken yaşta fazla ve kaliteli ürün veren, dekara maliyeti önemli derecede azaltan kültürel uygulamaları daha kolay ve ucuz olduğu, hastalık ve zararlıların daha etkili kontrol edildiği 182

183 pazarlanabilir yüksek kaliteli meyve oranında artma görüldüğü, dekara 6-8 ton elma alınan sık dikim uygulamalarının hızla yaygınlaştırılması ve klasik elma üretim sistemlerinin tamamen terk edilmesi gerekmektedir. İlde elma üretiminin yoğun olduğu IV. Alt Bölge ve I. Alt Bölge içerisinde Kaş ilçesinde elma yetiştiriciliği önemli bir potansiyele sahiptir. Üzüm Özellikle V. Alt Bölgede baskın bir üretim modeli haline gelmeye başlamış olan üzüm yetiştiriciliğinde önemli gelişmelerin sağlanmış olduğu ve özellikle ilin hemen her alt bölgesinde erkenci üzüm yetiştiriciliği için de büyük atılımlar yapılmaya başlanmış durumdadır. Sonuç olarak Antalya ilindeki meyve üretimi genel bir değerlendirmeye tabi tutulduğunda; yenidünya, nar, portakal, avakado, keçiboynuzu, muz ve kısmen de badem üretimi yönünden ilin ülke çapında büyük bir öneme sahip olduğu görülecektir. Ancak yukarıda verilen söz konusu bu meyvelerin dışındaki meyvelerde ise ilin ciddi bir üretim eksiğine sahip olduğu görülecektir. Bu hususlar yukarıdaki tablonun ve aşağıdaki grafiğin incelenmesi neticesinde de açıkça görülecektir. Badem Badem yeşil kabuklu çağla devresinden itibaren tüketilen bir meyve türüdür. Bu haliyle Şubat sonu- Mart başında piyasaya çıkan erken yazlık meyve türü olan badem, daha sonra içinin tam gelişmiş ve sertleşmiş olduğu devredeki tüketimi ile de önem kazanır. Kendisi ve yan ürünlerinin gıda, şekerleme, sanayi ve kozmetik sektöründe kullanılması önemini artıran ve sorunlarına çözüm getirilmesini zorunlu kılan özelliği olmaktadır. İlde badem ağaç sayısı fazla olmasına rağmen üretim düşüktür ve çiftçimiz için önemli bir gelir kaynağı değildir. En fazla badem üretimi III. Alt Bölgede Gazipaşa ilçesinde yapılmaktadır. İl genelinde badem üretiminin artırılması amacıyla, iç randımanı yüksek, bölgemiz ekolojisine uygun kaliteli standart çeşitlerle yeni bahçelerin oluşturulmasına önem verilmelidir.ayrıca mevcut bahçelerdeki ağaçların verimlerini artırmak için İl Müdürlüğümüzce yapılan çeşit değiştirme aşıları devam ettirilmelidir. Bademde ihraç potansiyelimizi artırmak için dış pazara yönelik çalışmalara önem verilmelidir. Çilek Diğer bir çok meyve türünün henüz pazara sürülmediği aylarda pazarda bulunabilmesi, albenisi ve C vitamini içeriğinin oldukça yüksek oluşu bu meyvenin dünyada çok tutulmasına ve yüksek fiyatlarla satılmasına neden olmuştur.lezzetli, vitamin ve mineral maddece zengin, taze tüketimi yanında işlenerek ya da dondurularak kullanılan ve gün geçtikçe aranılan bir meyve olması nedeniyle son yıllarda geniş bir tüketiciye hitap eder olmuştur.ara ziraat olarak yetiştirildiği gibi, diğer ürünlerin sınırlı yetiştiği yamaç ve dağ köylerindeki arazide de yetiştirilebilmektedir.değişik iklim ve toprak karakterleri yönünden ülkemiz çilek yetiştiriciliğinde önemli bir potansiyele sahiptir.çilek ülkemiz için son yıllarda iyi bir ihraç ürünü haline gelmiştir. Antalya da çilek üretimi açık tarla ve örtü-altında yapılmakta olup, en fazla çilek üretilen ilçe Gazipaşa dır. İlin ekolojik yapısı çilek yetiştiriciliğinde önemli bir erkencilik sağlamaktadır. Bu potansiyelin değerlendirilmesi ve tekniğine uygun yetiştiriciliğin hızla yayılması gerekmektedir Antalya daki Meyveciliğin Son On Yıllık Gelişimi ve Değişimi Çok çeşitli meyve türlerinin yetiştirilmesinde büyük ekolojik avantajlara sahip olan Antalya ili aynı zamanda gelişen pazarlama, ulaşım, depolama ve ambalajlama sektörleri ile de diğer tarım ürünlerinde olduğu gibi meyvecilik sektöründe de ticari anlamda büyük 183

184 (ton) atılımlar gerçekleştirmiştir. Ancak yukarıda sözü edilen ticari konularda yılları arasındaki zaman diliminde sağlanan başarılar, ne yazık ki doğrudan meyve üretiminde sağlanamamıştır. Nitekim bu husus aşağıda verilen ve Antalya ilindeki bazı meyvelerin yılları arasındaki üretim miktarı değişimlerini içeren grafiklerden de açıkça görülmektedir. Aşağıdaki grafiğe göre portakal üretimi, on yıllık süreçte üretimdeki küçük sapmalar dikkate alınmaz ise sabit kalmıştır. Elma üretimi yılları arasında hızlı bir artış göstermiş olmasına rağmen yılları arasında bu üretim küçük sapmalar dışında sabitlenmiş ve grafik verilerine göre de yılları arasındaki elma üretiminde ciddi bir azalma yaşanarak 1992 yılındaki seviyelere kadar gerilemiştir. Yine aşağıdaki grafik değerlerine göre muz, üzüm ve zeytin üretim miktarlarında da 1990 ile 2000 yılları arasında herhangi bir artış yaşanmamıştır. Grafik 59. Antalya İlinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Antalya İlinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Portakal Elma Muz Üzüm Zeytin Antalya ilinde üretimi yapılan çilek, nar, ceviz ve badem ile ilgili üretim miktarlarına ilişkin olarak yukarıda yapılan değerlendirmelere benzer şekilde bir değerlendirme yapıldığında; çilek üretiminin 1990 yılından itibaren 1997 yılına kadar az da olsa belli üretim artışlarının gerçekleştiği ancak yılları arasında hızlı bir üretim düşüşü, yılları arasında söz konusu bu düşük üretim miktarlarının devam ettiği ve nihayet yılları arasında ise ortalamaların üzerinde bir üretim artışı sağlandığı görülmektedir. Nar üretiminde ise 1997 yılına kadar küçük artışlar olmaklar birlikte hemen hemen sabit bir değerde süregiden üretim miktarı 1997 yılından sonra sürekli artan bir üretim miktarına dönüşmüştür. Nar üretimine benzer şekilde ceviz üretim miktarı da 1997 yılından sonra ciddi bir artış yaşamış ancak üretim miktarı 1998 yılından itibaren nar üretim miktarından farklı olarak stabil hale gelmiştir. İldeki badem üretimi ise yılları arasında küçük üretim miktarı sapmaları yaşamış olmakla birlikte ne ciddi bir artış ve ne de ciddi bir azalış göstermemiştir. 184

185 (ton) Grafik 60. Antalya İlinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Antalya İlinde Bazı Meyvelerin Üretim Miktarlarındaki Değişimler Çilek Nar Ceviz Badem Meyve İhracatı Ülkemiz yaş meyve üretimi 4 ana grup altında incelenmektedir yılı itibariyle yaklaşık 11 milyon ton meyve üretimi içinde üzümsü meyveler %38 ile en önemli paya sahiptir. Sofralık üzüm bu grubun ticari önemi en fazla olan meyvesidir. İncir bu grubun gerek üretim gerekse ihracat açısından ikinci önemli ürünüdür.yumuşak çekirdekli meyveler yaş meyve üretimimizin %27 sini oluştururken elma bu grubun en önemli meyvesidir. Turunçgil meyveleri, yaş meyve üretiminden %20 pay almaktadır. Taş çekirdekli meyve grubunun meyve üretimi içindeki payı %14 olup kayısı, kiraz,erik ve şeftali bu grubu temsil eden meyveler olarak dikkat çekmektedir. Tablo 91. Antalya İlinin Meyve İhracatı ve FOB Değerleri (2000) 1999 yılı 2000 yılı Mal grubu Miktar (kg) Değer FOB/ USA $ Miktar (kg) Değer FOB/ USA $ Hurma İncir Üzüm Karpuz Kavun Elma Armut Ayva Kayısı Kiraz-vişne Şeftali Erik Kestane Diğer taze meyveler Yaş meyve toplamı Portakal Mandarin Limon Greyfurt Turunçgil toplamı

186 Antalya İhracatçılar Birliği Avrupa Birliği ülkelerinin, taze meyve ithalatının %90-95 ini tropik-suptropik meyveler teşkil etmektedir. Türkiye de turunçgil meyveleri üretici ve ihracatçı geliri yönünden oldukça önemlidir. Yaş meyve üretiminde üzüm ve elmadan sonra 3. cü sırada yer alan turunçgiller ortalama %20 ihracat üretim oranı ile yıllardır 1. ci sırada yer almaktadır. Turunçgil ticaretinde önemli rakiplerimizden olan İspanya, İtalya ve Yunanistan da üretimin marjinal sınırlarına varılmıştır. Ülkemiz ise dış pazarın talep ettiği çeşitlerle Turunçgil tarımına uygun alanlar yönünden önemli bir potansiyele sahiptir. Türkiye yaş meyve ihracatının üretime oranı en iyimser yaklaşımla %5 civarındadır. Oysa Turunçgil meyvelerinin ihracat üretim oranı son yılların ortalaması üzerinden yaklaşık %20 dir. Bu durum Turunçgil meyvelerinin önemini ortaya koymaktadır. Bu meyveler önemli oranda taze olarak ihraç edilmektedir. Turunçgil ihracatında düzenli bir artış görülmemektedir. Düzenli bir pazarlama organizasyonunun olmayışı pazarın istediği çeşitlerin istenilen kalite ve miktarda temin edilmeyişi gibi bir çok faktörün yanısıra iklimsel değişiklikler sonucu üretim miktarında görülen dalgalanmalardan da olumsuz yönde etkilenmektedir. Türkiye de taze Turunçgil ihracatı yanında azda olsa işlenmiş Turunçgil meyveleri ihracatı yapılmaktadır. İhracatta standardizasyona kesinlikle uyulmalı, boylama, ambalajlama ve paketleme işlemleri ile numune alma, muayene değerlendirme ve muayene raporunun hazırlanması gibi hususlara uygun hareket edilmelidir. Türkiye stratejik konumu nedeniyle Turunçgil meyveleri ihracatını artırma açısından önemli bir potansiyele sahiptir. Bir yönden yüksek gelir seviyesine sahip Batı Avrupa ülkeleri, Arap ülkeleri,diğer yanda komşu ülkeler, Türk Cumhuriyetleri potansiyel pazarlardır. AB ülkelerinde yaşayan insanlar belirli bir miktarda meyve yeme yada meyve suyu içme alışkanlığına sahiptir. Dolayısıyla sürekli bir aktif talepten söz etmek mümkündür yılı verilerine göre Antalya nın toplam Narenciye ihracatı ton olup, bunun karşılığı olarak ABD Doları gelir elde edilmiştir. Tablo 92. Narenciye İhracat Değerleri Ülke 1999 Miktar(kg) 1999 FOB ($) 2000 Miktar (kg) 2000 FOB ($) Fransa , ,2900 Belçika , , , ,7100 Norveç , , , ,6500 Hollanda , , , ,8100 İsveç , , , ,5000 Avusturya , , , ,4700 Almanya , , , ,1194 İtalya , ,1000 İngiltere , , , ,8200 Polonya , , , ,9300 Kaynak: Antalya İhracatçılar Birliği Tarla Bitkileri Üretimi İnsanların gereksinim duyduğu gıda maddeleri ile hayvan yemleri ve endüstri hammadde ve ihracat mallarını geniş ölçüde tarla bitkileri tarımı sağlamaktadır. Tarla bitkileri tarımı ülkemiz tarımının belkemiği, tarım işletmelerinin çekirdeği ve zenginliğimizin kaynağıdır. 186

187 Ülkemizde tarla bitkileri tarımı oldukça geniş değişik bir biyolojik yapıya sahiptir. Her ülkede bu kadar geniş çeşitlilik gösteren tarla kültürünü bulabilmek mümkün değildir. Tablo 93. Türkiye de, AB nde ve Dünyada Tarla Bitkileri Ekilişi (2000) Kaynak: DİE Tarla Bitkileri Ekilişleri TÜRKİYE (ha) AB Dünya Tahıllar Baklagiller Endüstri bitkileri Yumrulu bitkiler Toplam Tablo 94. Türkiye, AB ve Dünya Tarla Bitkileri Üretim Değerleri (2000) Üretim Değerleri (ton) Türkiye AB Dünya Tahıllar Endüstri Bitkileri Baklagiller Yumrulu Bitkiler Tarla Bitkileri Kaynak: DİE, Antalya Tarım İl Müdürlüğü Türkiye ve Antalya İli Tarla Bitkileri Üretimi Tarımın önemli bir kolu olan tarla bitkileri üretimi; ekolojik, sosyal ve ekonomik faktörlerden ileri gelen bazı sorunlardan dolayı arzulanan düzeye ulaşamamıştır. Bitkisel üretim yapan işletmelerin büyük bir kısmı küçük işletmeler olup, işletmeler dağınık ve parçalanmış durumdadır. Tarım işletmelerinin giderek küçülmesi sonucu; tarımda makine alet ve ekipman kullanılmadığı gibi, modern teknolojilerin ve tarımsal girdilerin uygulaması da zorlaşmaktadır. Küçük işletmelerde sermeye yok denilecek kadar az olup, bu işletmelerde ekonomik bir üretim gerçekleştirilememektedir. Tarımda iş gücünün pahalı ve zamanında bulunamaması, mekanizasyonun ve teknolojik gelişmelerin yaygınlaştırılamaması sonucu tarla bitkileri üretiminde verim düşmekte birim alan maliyeti yükselmektedir. Ortakçılık ve kiralama yoluyla işletilen tarım topraklarında toprak işleme ve yetiştirme tekniklerine önem verilmemekte, toprak verimliliği korunamamaktadır. Uygulanan fiyat politikaları, arazi konumu ve ekolojik faktörler sonucu tarla bitkileri Üretiminde çeşitlilik azalmakta, ekim nöbeti uygulamaları ihmal edilmektedir. Tüm bunların yanısıra; özellikle son yıllarda bölgemizde narenciye ve seracılık gibi rakip ürünlerin getirisinin artması da tarla bitkileri üretiminin düşme trendine girmesine neden olmuştur. Tablo 95. Türkiye ve Antalya İli Tarla Bitkileri Ekilişi (2000) Tarla Bitkileri Ekilişleri ANTALYA (ha) TÜRKİYE (ha) Tahıllar Baklagiller Endüstri bitkileri Yumrulu bitkiler

188 Tarla Bitkileri Ekilişleri ANTALYA (ha) TÜRKİYE (ha) Yem bitkileri Toplam Kaynak: DİE, Antalya Tarım İl Müdürlüğü Tahıl alanları, hem Türkiye de hem de Antalya da en yüksek paya sahiptir. Tablo 96. Tarla Bitkileri Alanlarının Oransal Dağılımı (2000) Türkiye ve Antalya' da Tarla Bitkisi Alanlarının Oransal Dağılımı (%) 90,0 80,0 70,0 60,0 50,0 Türkiye Antalya 40,0 30,0 20,0 10,0 0,0 TAHILLAR BAKLAGİLLER ENDÜSTRİ BİTKİLERİ YUMRULU BİTKİLER YEM BİTKİLERİ Türkiye'de tarla bitkileri alanları içerisinde tahıl alanlarının oranı %77,9 iken, Antalya'da bu oran %75,5 dir. Türkiye'de endüstri bitkileri %9,7 oranla ikinci sırada yer almakta iken Antalya da % 10,5 oranla üçüncü sırada yer almaktadır. Buna karşın baklagillerin Antalya da oranı %11,4 iken Türkiye'de %7,3 dir. Antalya da tarla bitkileri içerisinde yumrulu bitkiler ve yem bitkileri alanlarının oranının Türkiye geneline göre düşük olduğu görülmektedir Antalya İli ve Alt Bölgelerinde Tarla Bitkileri Üretimi Tablo 97. Antalya İli Alt Bölgelerinde Tarla Bitkileri Ekilişleri (2000) Tarla Bitkileri I. Alt Bölge II. Alt Böl. Alt Bölgeler III. Alt Bölge IV. Alt Böl. V. Alt Bölge Antalya Türkiye Tahıllar Baklagiller Endüstri bitkileri Yumrulu bitkiler Yem bitkileri Toplam Antalya ilinde toplam tarla bitkisi alanlarının en fazla olduğu bölge (%45,49) IV. Alt Bölgedir. 188

189 Bunu sırasıyla II, I, III ve V. Alt Bölgeler izlemektedir. Tahıl (%75,5), baklagil (%11,4) ve endüstri bitkisi (%10,5) alanla diğer alanlara göre daha fazla orandadır. Tahıl ve baklagiller IV. Alt Bölgede, endüstri bitkisi ise diğer alt bölgelere göre II. Alt Bölgede daha yüksek orandadır. Grafik 61. Tarla Bitkileri Ekiliş Oranları (2000) Antalya Alt Bölgelerinde Tarla Bitkilerinin Ekiliş Oranları (%) 50,00 45,00 40,00 35,00 30,00 25,00 20,00 15,00 10,00 5,00 0,00 TAHILLAR BAKLAGİLLER ENDÜSTRİ BİTKİLERİ YUMRULU BİTKİLER I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge YEM BİTKİLERİ TOPLAM Türkiye ve Antalya da Bazı Tarla Bitkileri Üretim Değerleri Tablo 98. Türkiye ve Antalya da Tarla Bitkileri Üretim Değerleri (ton) Ürünler Buğday Antalya Türkiye Pamuk Antalya Türkiye Mısır Antalya (Hasıl) Türkiye Nohut Antalya Türkiye Susam Antalya Türkiye Yonca (Kuru ot) Antalya Türkiye Kaynak: DİE ve Antalya Tarım İl Müdürlüğü Tabloda yer alan ürünler ekiliş alanlarına göre Antalya da üst sıralarda bulunmakta olup, her biri kendi ürün guruplarını temsil etmektedirler. Bu nedenle değerlendirmeye alınmışlardır. Tablo incelendiğinde tarla bitkileri ürünlerinin Türkiye üretiminde büyük bir yer kaplamadığı görülmektedir. 189

190 Grafik 62. Tarla Bitkileri Üretiminin Dağılımı Antalya İlinde Bazı Tarla Bitkileri Üretimlerinin Dağılımı Pamuk 0,07 Susam 0,01 Nohut 0,03 Kuru Yonca 0,00 Hasıl Mısır 0,20 Buğday 0,69 Antalya ili pamuk üretiminde yıllar itibariyle düşüş olmuş, Türkiye genelinde ise, GAP bölgesinin devreye girmesiyle üretimde artış sağlanmıştır. Buğday üretimi Türkiye de ve Antalya da yıllar itibariyle iklim koşullarına bağlı olarak dalgalanmalar göstermektedir. Tahıllar içerisinde en büyük payı buğday almaktadır Hasıl mısır değerleri incelendiğinde, hem Türkiye hem Antalya da doğrusal bir artış gözlenmektedir. Mısır üretim artışında en büyük pay, pamuk ekim alanlarının daralmasının mısıra kaymasından kaynaklanmaktadır. Pamuk üretiminde bariz düşüş olmasına rağmen buğday ve mısır (hasıl) üretiminde artış söz konusudur. Grafik 63. Buğday, Pamuk ve Mısır Üretim Değerleri (2000) Antalya' da Yıllar İtibarıyla Buğday, Pamuk ve Mısır (Hasıl) Üretim Değerleri Buğday Pamuk Mısır(Hasıl) Hayvancılığın, İlde üreticiler tarafından ikinci geçim kaynağı olarak görülmesi nedeniyle yem bitkileri ekilişlerinin yok denecek kadar az olduğu görülmektedir. Son 190

191 yıllarda hayvancılığın geliştirilmesi kapsamında uygulanan projelerle yem bitkileri ekilişleri desteklenerek arttırılmaya çalışılmaktadır. İlde nohut üretimi, aile işgücüne dayalı olarak, üreticiler tarafından kendi ihtiyaçlarını karşılamak ve sulanmayan alanları değerlendirilmek amacıyla yapılmaktadır. Bu nedenle nohut üretimi dalgalanmalarla birlikte değişen olumsuz koşullardan etkilenmemektedir. Nohut, susam ve yonca (kuru ot) ürünlerinin yıllara göre üretim değerleri fazla bir değişiklik göstermemiştir. Nohuttaki dalgalanmalar ekolojik şartlara bağlı olarak gerçekleşmiştir. Susam fiyatlarında meydana gelen dalgalanmalar Türkiye susam ekiliş alanlarının, dolayısıyla üretiminin de düşüş trendine girmesine neden olmuştur. Antalya ilinde ise pamuk ekimlerinin riske girdiği durumlarda, alternatif bitki olarak kullanılmaktadır. Yıllar itibariyle üretimi dalgalanmalar göstermekle birlikte, yerini korumuştur. Grafik 64. Susam, Nohut ve Yonca Üretim Değerleri (2000) Antalya' da Yıllar İtibarıyla Susam, Nohut ve Yonca Üretim Değerleri Nohut Susam Yonca(Kuru ot) Tabloda, Türkiye, Antalya ve Antalya alt bölgelerinde bazı tarla bitkilerinin üretim miktarları verilmiş olup, bu ürünler stratejik önemleri ve diğer tarla bitkilerine göre Antalya da daha fazla üretilmesi nedeniyle seçilmişlerdir. Türkiye' de üretilen susamın %25 i, hasıl mısırın %17 si, pamuğun %2 si, buğdayın %2 si, nohutun %3 ü ve kuru yoncanın %0,2 si Antalya da üretilmektedir. Tablo 99. Alt Bölgelerde Bazı Tarla Bitkileri Üretim Miktarları (2000) (ton) Hasıl Kuru Bölgeler Buğday Pamuk Susam Nohut Mısır Yonca I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya İl Toplamı TÜRKİYE Kaynak: DİE. - Antalya Tarım İl Müdürlüğü 191

192 Grafik 65. Tarla Bitkileri Üretiminin Oransal Dağılımı (2000) Antalya Alt Bölgelerinde Üretilen Bazı Tarla Bitkileri Üretimlerinin Oransal Dağılımı (%) 120,00 100,00 80,00 I. Bölge II. Bölge III. Bölge IV. Bölge V. Bölge 60,00 40,00 20,00 0,00 Buğday Hasıl Mısır Pamuk Susam Nohut Kuru Yonca Pamuk, hasıl mısır, susam, buğday üretimi II. Alt Bölgede daha fazladır. Özellikle pamuğun %99 u, hasıl mısırın %79 u, susamın %69'u ve buğdayın %59'u II. Alt Bölgede üretilmektedir. Yayla kesiminde bulunan IV. Alt Bölgede, nohutun %90'ı ve kuru yoncanın%86'sı üretilmektedir Antalya İlinde Pamuk Üretimi Dünyada en önemli lif bitkilerinden olan pamuk, lifiyle tekstil sanayinin, tohumuyla yağ sanayinin ve küspesiyle de yem sanayinin önemli ham maddesini oluşturmaktadır. Dünyada yaklaşık 32.3 milyon hektar alanda ekilişi yapılmakta ve 18.9 milyon ton lif pamuk üretimi elde edilmektedir. Türkiye de ise hektar alanda ekim yapılmakta ve ton lif pamuk üretilmektedir. Lif verimi yönünde ise Türkiye önemli pamuk üreticisi ülkeler arasında yer almaktadır (Daimi Pamuk Çalışma Gurubu Toplantıları Raporları sezonu verilerine göre). Tablo 100. Türkiye ve Antalya İli Pamuk Üretim ve Ekiliş alanları Değerleri (2000) Antalya Türkiye Yıllar Ekim Alanı (ha) Üretim (kütlü ton) Ekim Alanı (ha) Üretim (kütlü ton) Kaynak: DİE, Antalya Tarım İl Müdürlüğü İstatistikleri 192

193 Antalya Bölgesinde pamuk tarımının ne zaman başladığı bilinmemekle beraber, bölge çiftçisinin çok eskiden beri kendi ihtiyaçlarının karşılamak amacıyla yerli pamuk yetiştirdikleri bilinmektedir. Antalya da pamuğun ekonomik önem taşıyan bir ürün haline gelmesinin başlangıcı 1940 yılına rastlar. Bu yıllarda bölge çiftçilerine parasız tohum dağıtılması ve yeni çeşitlerin bölgeye getirilmesiyle pamuk ekimine büyük önem verilmeye başlanmış, hatta pamuk en önemli ürün olmuştur. Antalya Bölgesi pamuk üretimi açısından Türkiye toplam üretimi içinde küçük bir paya sahip olmakla beraber, rakip ürünlerin fazlalığına rağmen ekim alanı ve üretim olarak uzun yıllar Türkiye toplumunun %4 ünü oluşturmuştur. Grafik 66. Antalya İli Pamuk Üretiminin Türkiye deki Payı (2000) Türkiye Pamuk Üretiminde Antalya İlinin Payı (%) 7,00 6,00 5,00 4,00 3,00 2,00 1,00 0, Üretim maliyetinin yüksek olması, GAP ın doğal sonucu Güneydoğu Anadolu pamuk üretim alanlarının hızla artmasına bağlı olarak, işçi sıkıntısı gündeme gelmiş, bu nedenle de pamuk üretim alanları, işgücü yerine makine gücü, çok işgücü yerine az işgücüyle yapılabilecek daha karlı ürünlere kaymasına yol açmıştır. Son yıllarda bölgemizde fiyatların istikrarsızlığı, çiftçilere yönelik hükümet politikalarının olumsuzluğu ve narenciye, mısır ve seracılık gibi rakip ürünlerin getirisinin artmasıyla düşme trendine girmiştir. Grafikten de izlenildiği gibi Antalya ilinin pamuk üretimindeki payı yıllara göre değişiklik göstermiş olup, 2000 yılında üretim 1990 yılına göre %41 düzeyinde azalmıştır. 193

194 (ton) Tablo 101. Antalya İlinde Pamuk Üretiminin Gelişimi ( ) Pamuk Üretimindeki Gelişme Eğilimi Süs Bitkileri Üretimi Dünyanın bazı ülkelerinde ve Türkiye de bitkisel üretimler arasında süs bitkileri önemli bir yer almaktadır. Pek çok ülkede ekonomiye katkı sağlayan etkili bir sektör olarak kabul edilmektedir. Dünyada 145 ülkede hektar alanda süs bitkileri üretimi yapılmaktadır. Dünyadaki süs bitkileri ticaretinin değeri yaklaşik 50 milyar Dolardır. Bunun içerisinde kesme çiçek 25 milyar Dolar, iç mekan bitkileri 14,3 milyar Dolar, dış mekan süs bitkileri 10 milyar Dolar ve doğal çiçek soğanları 1 milyar Dolar ticaret hacmine sahiptir. Ülkemiz iklim ve toprak özellikleri bakımından süs bitkileri yetiştiriciliğine uygun, aynı zamanda bir çok süs bitkisinin gen kaynağıdır. Kırsal alanlardan kentlere olan göçler sonucu betonlaşmanın artması, eğitim seviyesinin yükselmesi ve çevre bilincinin artmasına paralel olarak süs bitkilerine olan talep artış göstermiştir. Gittikçe artan talep, birim alandan fazla ürün alınarak gelir seviyesinin yükselmesi ve ihracat olanaklarının doğması bir çok ülkede olduğu gibi ülkemizde de bu sektörün hızla gelişmesine neden olmuştur. Süs bitkileri; genel anlamda kesme çiçek, iç ve dış mekan süs bitkileri, yabani soğanlı, yumrulu, rizomlu bitkiler olarak gruplandırılabilir. Süs bitkileri içinde en önemli yere sahip olan kesme çiçekler buket, sepet, çelenk yapımında kullanılmak üzere kesilmiş taze çiçekler olarak tanımlanabilir Türkiye de ve Antalya da Mevcut Durum Yapmış olduğu istatistiki çalışmada, 2001 yılı itibariyle en fazla süs bitkileri üretimi yapılan 26 il içerisinde sırasıyla İzmir, Yalova, Antalya, İstanbul, Eskişehir ve Bursa yer almakta olduu görülmüştür. Bu iller toplam üretim alanı içerisinde %83 paya sahiptir. Söz konusu illerin dağılımında ise; %25 İzmir, %20 Yalova, %17 Antalya, %11 İstanbul, %5 Eskişehir ve %4,8 ile Bursa yer almaktadır. Türkiye ve Antalya ilinin 1999, 2000 ve 2001 yılı toplam süs bitkileri üretim alanları tabloda verilmektedir. Tablo 102. Türkiye ve Antalya da Süs bitkileri Üretim Alanları (da) Süs Bitkisi

195 Türkiye Antalya Türkiye Antalya Türkiye Antalya Kesme Çiçek İç ve Dış Mekan Bitkiler Yabani Soğanlı Yumrulu, Rizomlu Bitkiler Toplam Antalya ilinin, Türkiye toplam süs bitkileri alanları içerisindeki payı 1999 yılında %21, 2000 yılında %21,3 ve 2001 yılında ise %16 dır. Ancak ihracat amaçlı üretilen kesme çiçek yetiştiriciliğinde 1999 yılında %28, 2000 yılında %33 ve 2001 yılında ise %25,5 paya sahip olduğu görülmekle birlikte kesme çiçek ihracatında Antalya birinci sıradadır. Tablo 103. Antalya nın Yıllar İtibariyle Süs Bitkileri Üretim Alanları (da) Üretim Dönemi Kesme Çiçek İç ve Dış Mekan Süs Bitkileri Soğanlı, Yumrulu Rizomlu Bitkiler TOPLAM Antalya ilinde ihracaat amaçlı kesme çiçek üretimine 1985 yılında 70 dekar örtüaltında başlanmış olup; üretim döneminde bu alan dekara yükselmiştir. Toplam süs bitkileri ekiliş alanı da 70 dekardan 4323 dekara çıkmıştır. Bu da gün geçtikçe İlde süs bitkilerinin önemli bir üretim kolu haline geldiğinin göstergesidir. 195

196 Cam Sera Plastik Sera Açık Tarla Cam Sera Plastik Sera Açık Tarla Cam Sera Plastik Sera Açık Tarla Cam Sera Plastik Sera Açık Tarla Cam Sera Plastik Sera Açık Tarla Genel Toplam (da) Grafik 67. Yıllar İtibariyle Süs Bitkileri Üretim Alanları Yıllar İtibariyle Antalya İlinde Süs Bitkileri Üretim Alanlarının Gelişimi 5000 Kesme Çiçek 4500 İç ve Dış Mekan Süs Bitkileri Yabani Soğanlı-Yumrulu-Rizomlu Bitkiler Toplam Kesme çiçek üretiminde yıllarında üretim alanlarındaki artış ile beraber satış fiyatlarının düşmesi bir sonraki yılın üretim alanlarının düşmesine, 2000 li yıllardan sonra ise bilinçli üretim ve pazarlama ağının gelişmesiyle elde edilen net karın yüksekliği üretim alanlarını artırmıştır. İç ve dış mekan süs bitkileri üretim alanlarında 1994 yılından itibaren yavaş bir gelişme, 2000 yılından sonra daha hızlı bir gelişme görülmektedir. Doğal çiçek soğanlarının büyük bir bölümü doğadan sökülmektedir. Sadece üretim ve büyütme tarlaları ekim alanı olarak kayıt altına alınabilmektedir. Bu da doğal çiçek soğanları ekim alanlarının toplam süs bitkileri üretim alanları içerisinde küçük bir paya (%3) sahip olmasına nedendir. Tablo 104. Antalya İli Alt Bölgelerine Göre Süs Bitkileri Üretim Alanları (2001) I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı Süs Bitkileri Kesme Çiçekler İç ve dış Mekan Bitkileri Yabani Soğanlı, Yum. Riz. Bitkiler Genel Toplam Antalya ili alt bölgelerine göre süs bitkileri üretim alanları tabloya çıkarılmıştır. Toplam süs bitkileri üretiminin %84 nü kesme çiçek oluşturmaktadır. Özellikle kesme çiçek üretimi plastik serada yapılmaktadır. Bunu %12 ile iç ve dış mekan süs bitkileri, %3 196

197 ile doğal çiçek soğanları oluşturmaktadır. Toplam üretimin %95 i II. Alt Bölgede yer almaktadır üretim döneminde IV. Alt Bölgede bulunan Korkuteli İlçesinde yaklaşık 80 dekar alanda yaz yetiştiriciliği başlamış olup; tüm yıl boyunca ihracatta süreklilik sağlanması amaçlanmıştır Kesme Çiçek Üretimi Kesme çiçek yetiştiriciliği süs bitkileri sektörü içinde yer alan ve bu sektör içerisinde tüm Dünyada hem üretim hacmi hem de ekonomik değer olarak en geniş paya sahip olan faaliyet alanıdır. Kesme çiçek kavramı bu amaçla yetiştirilen bitkilerin çiçek veya goncalarının taze, kurutulmuş, boyanmış, ağartılmış, dolgu maddeleri ile desteklenmiş veya başka bir biçimde kullanıma sunulmuş durumlarını ifade etmektedir. Dünyada kesme çiçek üretimi en fazla Hollanda da yapılmaktadır. Hollanda üretiminin yanısıra reexport yaptığından Dünya sıralamasında ihracatta da lider ülke konumunda bulunmaktadır. Hollanda ekolojik dezavantajlarına karşın geliştirdiği yüksek teknolojiler ile büyük ilerleme kaydetmiştir. Kolombiya da örtü-altında dünyanın en kaliteli karanfilleri yetişmekte ve yılın on ayında rahatlıkla karanfil hasat edilmektedir. Kenya da büyük arazilerde açıkta kesme çiçek yetiştiriciliği yapılmaktadır. İşçilik ücretlerinin ve sabit tesis yatırımlarının düşük olması nedeniyle pazarda oldukça avantajlı durumdadır. İsrail de ise son yıllarda işçilik maliyetlerinin yükselmesi, su ve nakliye problemlerinin artması kesme çiçek üretiminin azalmasına; bunun yerine yoğun teknoloji kullanımına uygun üretim kollarına geçişe neden olmuştur. Dünya kesme çiçek pazarında önemli konumda bulunan diğer ülkeler ise İspanya, Ekvador, İtalya, Japonya, Almanya ve Tayland dır. İklim özellikleri açısından büyük avantajlara sahip olan ülkemizde ticari anlamda kesme çiçek üretimi 1940 lı yıllarda İstanbul ve Yalova çevresinde başlamış daha sonra Ege ve Akdeniz Bölgelerine yayılmıştır. Kesme çiçek üretim alanı bakımından İstanbul ve İzmir uzun yıllar önde gelmiş olup, sektörün ihracata yönelik olarak hızla gelişmesi ile Antalya ili en önemli üretim merkezi haline gelmiştir. Ülkemiz bugün kesme çiçek üretiminde miktar ve kalite açısından yukarıda saydığımız ülkeler ile rekabet edebilecek düzeye gelmiştir. Tablo 105. Antalya İlinde En fazla Üretimi Yapılan Kesme Çiçek Türleri KESME ÇİÇEKLER Üretim Alanı (da) Üretim Alanı (da) Üretim Alanı (da) Karanfil 1845,7 1835,7 2006,5 Gerbera 357,2 435,2 476,5 Solidago 72,45 82,4 91,4 Gypsophilla 65, Gül Gladiol 34,3 34,3 10,2 Krizantem 14 31,5 19 Diğerleri 70,3 103,9 111,9 TOPLAM ,5 İlde kesme çiçek türlerinden en fazla Sprey ve Standart Karanfil, Gerbera, Solidago, Gypsophilla, Gül, Krizantem ve Gladiol üretilmektedir. Ayrıca son yıllarda Lisianthus, Frezia, Lilium, Statice, Şebboy gibi türler yanında arajmanlarda kullanılmak üzere Okaliptus, Hypericum, Casuarina gibi türler de yetiştirilmeye başlanmıştır. 197

198 Grafik 68. Antalya İlinde Üretilen Kesme Çiçek Türlerinin Alan Dağılımı (2002) Önemli Kesme Çiçek Türlerinin Üretim Alanları Gül 2,3% Gladiol 0,4% Gypsophilla 2,7% Solidago 3,2% Krizantem 0,7% Diğerleri 3,9% Karanfil 70,2% Gerbera 16,7% İlde 2002 yılı kesme çiçek üretim alanında %70 2 lik bir payla karanfil 1. sırayı almakta ve üretilen karanfilin %95'i ihraç edilmektedir. Bunu %16,7 ile Gerbera, %3,2 ile Solidago,%2,7 ile Gypsophilla, %2,3 ile Gül, %0,7 ile Krizantem, %0,4 ile Gladiol gibi türler takip etmektedir. İlde 2000 yılından itibaren büyük firmalar topraksız tarım uygulamalarına geçerek; Gerbera, Gül, Anthirinum, Karanfil ve Gypsophilla gibi kesme çiçek türlerini volkanik tüf, kaya yünü gibi topraksız ortamlarda yetiştirmeye başlamışlardır. Bu üretim şeklinde modern tekniklerle daha kaliteli ürünler elde edilmekte bu da ihracat olanaklarını arttırmaktadır. Üretim Sistemi Antalya ilinde üretim döneminde kesme çiçek üretimi, ithalatı ve ihracatı ile uğraşan 43 firma mevcuttur li yıllarda üretim sözleşmeli üretici modeli ile başlamış, daha sonra ortakçılık sistemi gelişmiş, yılları arasında ise sektördeki karlılığın ve verimliliğin düşmesinden dolayı daha verimli bir model olan dal başı sistemine geçilmiştir. Dal başı sistemine göre ihracatçı firmalar tüm girdileri karşılamakta ve işçi ailesi kaliteli ürettiği dal başına ücret almaktadır. Bu sistem ile kalite ve verimlilik artarak birim alandan ihracata giden dal sayısı yükselmiştir. Ekonomik Önemi Kesme çiçek sektörünün İl için ekonomik önemi büyüktür. Burada örtü-altı ve açık tarlada dekara yıl boyunca 1,5 işçi istihdam edilmektedir. Sektörde yan sanayi kollarıyla beraber ortalama işçi çalışmakta olup; en son üretim teknikleri kullanılmaktadır. Sektörün geçmişi 15 yıl olmasına rağmen; özellikle damlama, yağmurlama ve sisleme teknikleri, yaprak ve sıvı gübre uygulamaları, toprak ilaçlamaları, toprak ve yaprak tahlilleri ve son yıllardaki topraksız tarım uygulamaları gibi modern tarım tekniklerine öncülük etmiş, bu tekniklerin diğer tarım kollarına da yayılmasına yardımcı olmuştur. İlde kesme çiçek genellikle örtü-altında plastik seralarda yetiştirilmektedir. Bundan dolayı sera yapımında kullanılan demir, boya, plastik malzemelere talep her geçen gün artmaktadır. Bunun sonucunda da imalat ve montaj sanayi kolları gelişmiştir. Ayrıca elektrik, makina yan sanayi (hidrofor, dalgıç pompa, soğutucular, jeneratör, sulama, ilaçlama, gübreleme, iklim sistemleri otomasyon aletleri, bilgisayar v.s) ambalajlama, 198

199 paketleme ve nakliye sektörünün de gelişmesine neden olmuştur. Bu sektörlerin gelişmesi ile de iş hacmi artmış ve işçi istihdamı çoğalmıştır. Kesme Çiçek İhracatı Antalya ilinde 1985 yılında 6,5 milyon dal ile başlayan kesme çiçek ihracatı 2001 yılı itibariyle 117 milyon adedi bulmuştur. Kesme çiçek ihracatı 1990 lı yıllara kadar gerek miktar gerekse değer açısından önemli artışlar göstermiştir. Ancak daha sonraki yıllarda miktar ve değer artışları mutlak olarak artmaya devam etmişse de değer artış oranlarında düşme olmuş ve son yıllarda daha fazla ürüne karşılık daha az ihracat geliri elde edilmeye başlanmıştır. Bu durum yılları arasında üretim ve pazarlama sorunlarının ortaya çıktığının göstergesidir. Bunun birçok nedeni olmakla birlikte en önemlilerinden birisi ihracatın tek türe bağımlı olması ve ürün çeşitlendirmenin bugüne kadar yapılamamasıdır. En fazla ihraç edilen kesme çiçek türleri Sprey ve Standart Karanfil, Gerbera, Gül, Gypsophilla, Solidago, Krizantem ve Gladiol dür. Tablo 106. Türkiye den İhraç Edilen Süs Bitkileri Miktarları ve Değerleri Süs Bitkileri Miktar (dal - adet) Değer FOB (USD) Miktar (dal - adet) Değer FOB (USD) Doğal çiçek soğanları Diğer çiçek, yumru, kök vb. sürgün başı, rizomlar Çiçek Soğanları Toplamı Karanfil Gül Krizantem Orkide Gladiol Lilium Begonvil Gerbera Anthurium Viola Gypsophilla Statice Solidago Diğer taze çiçekler Diğer taze olmayan - Kurutulmuş vb. çiçekler Kesme Çiçek Toplamı Çelik ve Fideler Yosun ve Ağaç Dalları Türkiye Genel Toplamı Antalya Kesme Çiçek İhracatı Kaynak: Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği

200 2001 yılı Türkiye kesme çiçek ihracatı dal olup, karanfil 1. sıradadır. İhraç edilen karanfil dal ile %96,5 paya sahiptir. Bunu %1,065 ile gül, %1,042 lik payla gerbera izlemektedir yılı kesme çiçek ihracatında dal ile Antalya (%88,3 ) 1. sıradadır. Aşağıdaki tabloda ülkeler bazında yapılan kesme çiçek ihracat miktarları, elde edilen gelir ve ülkelerin payı verilmektedir. Tablo 107. Ülkeler Bazında Antalya İlinden Yapılan Kesme Çiçek İhracatı Ülkeler Pay (%) Miktar (Dal) Değer (US $) Miktar (Dal) Değer (US $) İngiltere ,1 Hollanda ,2 Romanya ,1 Rusya ,9 Yunanistan ,6 Japonya ,9 Almanya ,85 Bulgaristan ,69 İsveç ,6 Diğerleri ,06 Toplam Kaynak: Antalya Kesme Çiçek İhracatçıları Birliği Kesme çiçek ihracatında en önemli pazarlarımız sırasıyla İngiltere, Hollanda, Romanya, Rusya, Yunanistan ve Japonya dır. Ayrıca İlden bavul ticareti şeklinde yapılan ihracat ile özellikle Standart Karanfil ve Gerbera türleri Rusya, Romanya ve Ukrayna pazarlarına gönderilmektedir. Bavul ticareti kayıt altına alınamadığı için kesme çiçek ihracatından elde edilen gelir de düşük görülmektedir. Antalya ilinde üretilen kesme çiçek türlerinden özellikle karanfilin ek ısıtma ve aydınlatma istemeden yetiştirilebilmesi, tüketiminin İngiltere de yoğun olması ve pazarlama ağının bu hat üzerinde daha düzenli olmasından dolayı ihracatımızın büyük bir bölümü İngiltere ye yapılmaktadır. İlde ihracatçı firmaların birbiriyle rekabetini önlemek ve Türk çiçeği imajının kuvvetlendirilmesi, nakliye ve girdi masraflarının azaltılması, üreticilerin ve ihracatçı firmaların örgütlenmesi amacıyla iki şirket kurulmuş olup; SDŞ (Sektorel Dış Ticaret A.Ş) ve UFE (Uluslararası Çiçek İhracatçıları Birliği) çalışmalarına devam etmektedirler. İlde ayrıca, merkezleri İstanbul da olan 2 adet çiçek kooperatifi bulunmakta olup, özellikle iç piyasa taleplerini karşılamaktadırlar. Son yıllarda her iki kooperatif de ihracat yapmaya başlamıştır. Bölgemizin ekonomik hayatında üretim, tüketim, iç piyasa ve ihracatta büyük önem taşıyan ve alternatif üretim niteliğinde olan süs bitkileri alım satımlarının organize ve disipline edilmesi, üreticilerin ihracata yönelik ürünlerini rahatlıkla satabilmesi, iyi ve kaliteli ürüne yüksek fiyatın ödenmesi, alıcıların firma firma dolaşarak ürün temin etme yerine, ürünlerin bir merkezde kalite kontrollerinden geçerek ve alıcı rekabeti sağlanarak satılmasına imkan veren bir ortam olan MEZAT ile mümkündür. Bu nedenle Antalya ilinde uluslararası mezat kurulması için çalışmalar devam etmektedir İç ve Dış Mekân Süs Bitkileri Antalya ilinde üretilen iç ve dış mekan süs bitkileri yıllarında 11 dekar 200

201 alan ile başlamış üretim döneminde ise 162 dekarı örtü-altında, 652 dekarı açık alanda olmak üzere toplam 814 dekara çıkmıştır. Tablo 108. Türkiye İç ve Dış Mekan Süs Bitkileri Üretim Alanı (2001) İller Alan (da) Yalova İzmir Eskişehir 953 Sakarya 752 İstanbul 654 Ankara 481 Antalya 387 Kocaeli 369 Bursa 352 Diğer iller 801 Toplam İç ve dış mekan süs bitkileri üretim alanlarında Yalova birinci sırayı alırken Antalya yedinci sırada yer almaktadır. Ancak üretim döneminde turizm sektörünün iç ve dış mekan bitkilerine olan talebi dolayısıyla firmaların bu sektöre yatırım yapmalarını sağlamış bu nedenlede üretim alanı artmıştır. İç ve dış mekan süs bitkilerinde istatistiksel çalışmalar yeterince yapılamamaktadır. Ancak iç mekan süs bitkileri üretimi yapan özel kuruluşlardan alınan bilgilere göre; üretimin %80 i yaprağı güzel saksı bitkileri, %15 i çiçekli saksı bitkileri, %5 nin de kaktüs ve etli yapraklı bitkilerin oluşturduğunu belirtmişlerdir. İlde yaprağı güzel saksı bitkilerinden en fazla Ficus, Dieffenbahia, Codiaeum(kroton), Schefflera ve Yucca çeşitleri yetiştirilmektedir. Dış mekan süs bitkilerinde ise; üretimin %40 ı yer örtücüler ve mevsimlik çiçekler, %40 ı çalılar ve ağaççıklar, %20 sini de büyük ağaçlar oluşturmaktadır. İlde en fazla pazar payı olan mevsimlik çiçekler, çalı formunda olan çiçekli bitkiler (begonvil, yasemin, zakkum ) ve iğne yapraklı ağaçcıklardır Doğal Çiçek Soğanları Ülkemiz sahip olduğu iklim ve toprak özellikleri nedeniyle, çok zengin bitki örtüsüne sahiptir. Bu bitki örtüsü içinde doğal çiçek soğanlarının özel bir yeri vardır. Soğanlı bitkiler; deniz seviyesinden oldukça yüksek yaylalar, yamaçlar, kayalıklar, kaya çatlakları, orman altları ve yarı nemli çayırlıklarda yetişebilmektedir. Manavgat, Alanya, Gazipaşa, Akseki, Gündoğmuş ve İbradı İlçelerinin dağ köylerinde, yaylalarında doğal olarak yetişen ve ekonomik önemi olan birçok soğanlı, rizomlu, yumrulu bitki çeşidi mevcuttur. Bu bitkilerden ekolojimizde yoğun olarak bulunan özellikle Galanthus elwesii (kardelen), Eranthis hyemalis (sarı karçiçeği), Anemone blanda (yoğurt çiçeği), Cyclamen cilicium ihracatta en büyük paya sahiptir. Antalya İhracatçı Birlikleri'nden alınan ihracat kayıtlarına göre; Ülkemizden 2001 yılında adet doğal çiçek soğanı ihraç edilmiş ve Dolar gelir elde edilmiştir. Diğer çiçek soğanı, kök, sürgün başı ve rizomlarında ihraç edilmesiyle birlikte toplam çiçek soğanı adet ve elde edilen gelir de Dolardır. Doğal çiçek soğanları ile ilgili olarak; Ülkemiz florasının korunması amacıyla, doğada bulunan soğanlı çiçek neslinin tahrip edilmeden ve tüketilmeden, tohum, soğan ve diğer aksamlarının üretilmesi, büyütülmesi ve depolanması ile ihracatına ait esasları düzenlemek için yayınlanan yönetmelik çerçevesinde işlemler yürütülmektedir. Yönetmelik gereği; Tarım Bakanlığının çağrısı üzerine Danışma Kurulu ve Teknik Komite 201

202 toplantıları yapılarak, çiçek soğanlarının cins, tür, miktar, doğa, büyütme ve üretim kontenjanları, söküm takvimi belirlenmekte ve hazırlanan Doğal Çiçek Soğanı İhracat Listesi her yıl Ekim-Kasım aylarında Resmi Gazetede tebliğ edilmektedir. Bu listenin dışında Teknik Komitenin izni olmadan doğadan ticari amaçlarla çiçek soğanı toplayıp ihraç etmek yasaktır. Doğal çiçek Soğanları Yönetmeliğinde belirtildiği gibi; doğa, büyütme ve üretim tarlalarındaki soğan populasyonunun durumunu tespit etmek amacıyla alt komiteler oluşturulmuştur. Alt Komite temsilcileri soğanların ekim, dikim, büyüme ve hasat zamanlarında teknik geziler düzenleyerek, soğan populasyonları hakkında ilgili makama inceleme ve tespit raporlarını sunmaktadırlar. Serik ilçesi Kayaburnu Mevkii'nde Doğal Çiçek Soğancıları Derneği tarafından yaptırılan bir ön depo mevcuttur. Firmalar kontenjanları oranında doğadan ve üretim tarlalarından söküm yaptırmaktadırlar. Firmalara bağlı olan bölge sökücüleri ve bölge sökücülerine bağlı köylüler, tespit edilen söküm zamanında hasada başlamaktadırlar. Doğa, büyütme ve üretim tarlalarından söktükleri soğanların cins, tür, miktar, menşei ve çevre ölçüleri gibi kayıtları tutularak; ayıklama, yıkama, eleklerde ve tahta kasalarda kurutma işlemlerinden geçirilmektedir. Antalya ilinde ana depo bulunmadığından soğanlar; doğadan alınan ürünler için Orman Bölge Müdürlüklerinden Menşei Belgesi, büyütme ve üretim sahalarından alınan ürünler için İl Müdürlüklerinden alınan Hasat Belgesi ile beraber ihracatın yapılacağı ildeki ana depolara sevk edilir. Doğal çiçek soğanlarına ihraç izni verme yetkisi Tarım Bakanlığı Tarımsal Üretim ve Geliştirme Genel Müdürlüğü'ne aittir. Doğal çiçek soğanlarının sökümü ne kadar kontrollü yapılırsa yapılsın, ihraç büyüklüğü altında kalan bir miktar elek altı materyalin sökülmesi kaçınılmazdır. Ancak söküm aşamasında bilinçli kişilerin söküm yapmasıyla bu oran düşürülebilir. İhraç artığı soğanlar (elek altı soğanlar) tekrar ekolojilerine götürülerek, büyütme tarlalarına ekilmekte, materyalin ihraç boyuna gelmesi sağlanmaktadır Doku Kültürü Çalışmaları Doku kültürü steril ve kontrollü şartlar altında yapılan doku ve organ çalışmalarıdır. Doku kültürü dalları içerisinde pratikte en yaygın olarak kullanılan teknik Meristem kültürü ve sürgün ucu tekniğidir. Meristem kültürü tekniği ile uzun yıllardan beri virüsten ari bitki elde edilmeye başlanmıştır.. Ülkemizde Özel Firmalar, Araştırma Enstitüleri ve Fakülteler bünyesinde faaliyet gösteren bir çok doku kültürü laboratuarı mevcuttur. Antalya ili Serbest Bölgesinde 1998 yılında yaklaşık 2,5 dekar alanda, kapasitesi adet/yıl olan Hollanda ortaklı bir doku kültürü laboratuarı kurulmuş olup, hem yurtiçi hem yurtdışına fide göndermektedir. Başta Gerbera, Hosta, Syngonium, Tradescantia, Hemerocallis, Pulmonaria, Geranium, Kivi, Muz, Krizantem, Enginar gibi olmak üzere yaklaşık 800 türde doku kültürü çalışmaları devam etmektedir. İlde süs bitkileri fide ithalatının yoğun olarak yapılması üretim maliyetini artırmaktadır. Doku kültürü laboratuarlarının desteklenmesi ve kapasitelerinin artırılması ile ithalat azaltılacak ve fide ihracatı yapılabilecektir Tıbbi ve Aromatik Bitkiler Dünya nüfusunun hızla artması, endüstrileşme, her ne kadar, sentetik ilaçların kullanımını ön plana çıkarmaktaysa da, bugün bütün gelişmiş toplumlarda tekrar doğaya dönüş başlamıştır. Doğaya dönüşümün bir slogan haline geldiği günümüz dünyasında tıbbi ve aromatik bitkiler Türkiye de de önemli bir yere gelmiştir. Türkiye pek çok bitkinin gen merkezi olmasının yanında, bazı endemik türlerin de bulunduğu coğrafik bölgeleri içermektedir. 202

203 Türkiye florasında bulunan bitki sayısı yaklaşık olarak 10 bin civarında olup, bunun en az kadarı, tıbbi özellik taşımaktadır. Avrupa florasında 11 bin, Türkiye nin yaklaşık 12 katı bir yüzölçüme sahip ABD de türün bulunduğu dikkate alınırsa bu sayının önemi çok daha iyi anlaşılır. Dünyada yaşam standardı yükseldikçe tüketim de artmaktadır. Bu artış, tıbbi ve aromatik bitkiler için de geçerlidir. Bu bitkilerin tüketim alanı çok geniştir. Tıbbi bitkilerin tüketim alanları çok olduğu gibi tüketim şekilleri de farklıdır. Bazı tüketim alanlarında doğrudan kullanılırken, bazılarında etken maddesi kullanılmaktadır. Tıbbi bitkiler terapide, gıdada, kozmetik ve parfümeride, çay - meşrubat ve boya maddesi olarak kullanılmaktadır. Tıbbi bitkilerin drog denilen kurutulmuş, belirli ölçüde hazırlanmış bitki kısımlarından (kök, kök-sap, yumru, gövde veya odunsu yapı, kabuk, yaprak, çiçek, meyve, tohum ve herba) yararlanılmaktadır. Aromatik bitkiler, daha çok sıcak iklimli bölgelerde yetişmektedir. Tropik ve subtropik bölgelerle, ılıman iklim kuşağının sıcak bölgelerinde de aromatik bitkiler bulunmaktadır. Akdeniz bölgesi, kokulu bitkiler açısından çok zengin bir bölgedir. Aromatik bitkiler, uçucu yağ (eterik yağ) taşıyan bitkilerdir. Doğada yetişen 300 e yakın bitki familyasından yaklaşık 1/3 uçucu yağ içermektedir. Uçucu yağ taşıyan bitkiler ( Nane, kekik, lavanta, anason vb.) koku kaynağı olup, daha çok sıcak bölgelerde yetişmektedirler. Eczacılık ve sanayide kullanılan uçucu yağların çoğu Akdeniz bölgesi bitkilerinden elde edilmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkiler toplama yanında yerleşim yerlerinin genişlemesi, aşırı otlatma, tarla açma, sulak alanların kurutulması, herbisit kullanımının artması, orman yangınları, orman amenajmanı, yeni karayollarının açılması, sanayileşme, baraj ve gölet inşaatları, maden ve taş ocaklarının faaliyetleri doğal bitkilerimizi tehdit etmekte, bir kısmının yok olmasına neden olmaktadır. Tüm dünyada doğal yöntemlerle tedaviye ilgi giderek artmaktadır. Artan bu ilgiye paralel olarak doğal tedavide kullanılan bitkilere talep de yükselmekte hammadde sıkıntısı ile karşılaşılmaktadır. Ayrıca doğadan toplanarak ihraç edilen tıbbi ve aromatik bitkilerin standardizasyonunun sağlanamaması ihracatı olumsuz etkilemektedir. Bu nedenlerden dolayı tıbbi ve aromatik bitkilerin kültüre alınması zorunlu hale gelmiştir. Kültüre alınan tıbbi ve aromatik bitkiler içerisinde kekik başta gelmektedir. Çok değişik kekik türleri bulunmakla birlikte kültüre alınabilen ve en fazla ihracatı yapılan kekik türü halk arasında İzmir kekiği olarak bilinen Origanum Unites (Beyaz çiçekli kekik) tir. Dünyada en çok kekik ihracatı yapan ülke Türkiye dir yılı itibari ile ortalama 8000 ton kekik ihraç edilmiş ve yaklaşık 15 milyon Dolar döviz girdisi sağlanmıştır. Kekik ihracatında Türkiye den sonra Meksika, Yunanistan, İsrail ve Fas gelmektedir. Giderek artan kekik ihracatı yurtiçi üretimini de teşvik etmesi dolayısıyla; İlde Özel İdare Fonundan, 2001 yılında 1250 dekar ve 2002 yılında ise 1300 dekar alanda kekik yetiştiriciliği uygulaması başlatılmıştır. Ekim alanındaki artışlar İlde bu dalda sanayi kuruluşlarının (kekik yağı fabrikası) gelişmesine neden olmuştur. Tıbbi ve aromatik bitkiler grubunda kültüre alınan kekikten sonra kapari (Capparis Spp.) yetiştiriciliği konusunda da İlde çalışmalar başlamıştır. İlin ekolojik yapısında kapari bitkisinin iki çeşidi de yoğundur. Boylu kapari (Capparis spinosa) 2,5 m kadar boylanan, çalı formunda, daha çok deniz seviyesinde ve m rakıma kadar olan yüksekliklerde yetişmektedir. Bodur kapari ise (Capparis ovata) fazla boylanmayan, yatay olarak kümeler halinde gelişmektedir. Sürgünleri bazen cm kadar boylanabilmektedir. Bölgemizin iç kesimlerinde m yüksekliklerde yetişebilmektedir. Kapari bitkisinin dal uçları, çiçek tomurcukları, meyveleri gıda sanayinde; yaprakları, sertleşmiş dalları ve kökleri ilaç, boya ve kozmetik sanayinde kullanılmaktadır. 203

204 Gerek salamura gerekse konserve olarak işlenen tomurcuklar ihraç edilmektedir. Özellikle kapari bitkisinin kurağa dayanıklı olması, çok derinlere kök salması, toprak yüzeyini kaplayan aksamı ile kurak ve eğimli yerlerde ağaçlandırma ve erozyon kontrolü çalışmalarında kullanılmasından dolayı 1996 yılından itibaren İlde Orman Fidanlığında fidan üretimine geçilmiştir. İhracat olanakları açık olan kapari bitkisinin standartlara uygun ve taleplere zamanında ve yeterli miktarda cevap verebilmesi için kültüre alınması gerekliliği doğmuştur. Bu nedenle İlde üretim çalışmaları başlamıştır. Doğal olarak yetişen kaparinin ihracatı Ülkemizden 1990 yılından itibaren yapılmaktadır yılında ihraç edilen kapari tomurcuklarının kilogramı 3-4 Amerikan Dolarıdır. Yılda 3-6 bin ton ihracat yapılmakta bu da Ülkemize her yıl ortalama milyon Dolarlık döviz girdisi sağlamaktadır. Antalya İhracatçı Birliklerinden alınan verilere göre 1997 yılında 140 kg konserve kapari, 1998 yılında 4282 kg geçici konserve kapari ihraç edilmiştir yılından itibaren ise kapari ihracatının diğer İllerdeki gümrüklerden yapıldığı belirtilmiştir. Kaparinin dünya dış ticaret hacmi 10 bin ton kadar tahmin edilmektedir. Geçmiş yıllarda kapari pazarına İspanya, İtalya ve Yunanistan hakim iken bu ülkelerde işgücü maliyetinin artması sonucu kapari pazarında Türkiye söz sahibi olmuş, ancak son yıllarda Fas devreye girmiştir. Ülkemizde şu anda kullanılan tıbbi ve aromatik bitkilerden koruma kullanma dengesi içerisinde yararlanmaya özen gösterilmeli, doğadan yapılan toplamalarda sürdürülebilir ilkesine dikkat edilmelidir. Tıbbi ve aromatik bitkilerden üretim yapacak üreticilerin pazar problemi yaşamamaları için alıcı firmalar ile görüşerek sözleşmeli üretim modeli çerçevesinde üretimlerini gerçekleştirmeleri gerekmektedir. Tıbbi ve aromatik bitkilerden elde edilen döviz, doğal çiçek soğanlarından elde edilenden yaklaşık 20 kat daha fazla olmasına rağmen bu bitkilerin toplanması, üretilmesi ve ihracatı konusunda doğal çiçek soğanlarında olduğu gibi yasal bir yönetmenlik mevcut değildir Organik Tarım Organik tarım, ekolojik sistemde hatalı uygulamalar sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik, insana ve çevreye dost üretim sistemlerini içermekte olup, esas itibariyle sentetik ilaçlar ve gübrelerin kullanımının yasaklanmasının yanında organik ve yeşil gübreleme, münavebe, toprağın muhafazası, bitkinin direncini artırma, parazit ve predatörlerden yararlanmayı tavsiye eden, bütün bu olanakların kapsamlı bir sistemde oluşturulmasını talep eden, üretimde miktar artışını değil ürünün kalitesinin yükselmesini amaçlayan bir üretim şeklidir. Organik ürün pazarı tüm dünyada hızla artarak önemli bir sektör durumuna gelmiştir. Yıllık %20-30 luk büyüme hızı ile önümüzdeki 10 yıl içinde dünya ticaret hacminin 11 milyardan 100 milyar Dolara yükseleceği tahmin edilmektedir. Halen Avrupa Birliği ülkeleri, ABD. ve Japonya ana pazarlar konumundadır. Günümüzde birçok önemli uluslararası kuruluş organik ürün pazarına girmiş durumundadır. Uluslararası Organik Tarım hareketleri Federasyonu (IFOAM) tüm dünyada organik tarım faaliyetlerinin liderliğini yürütmektedir. Ayrıca Birleşmiş Milletler Gıda- Tarım örgütü (FAO), Dünya Ticaret Organizasyonu (WTO), Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) gibi uluslararası kuruluşlarla da ekolojik üretimle ilgili sıkı bir işbirliği yapmaktadır. Avrupa da organik tarım 1900 lü yılların başlarında başlamıştır. Bir çok işletme organik tarım faaliyetine 1960 larda başlamış ve bu faaliyet devlet yardımları ile desteklenmiştir. Avrupa, Kuzey Amerika ve Japonya da Organik ürün talebinin artması nedeniyle Türkiye gibi bir çok ülke bu gelişmelerden etkilenmiştir. Organik tarım tüm Avrupa ülkelerinde 1990 lardan itibaren çok hızlı bir gelişme göstermiştir. 204

205 Aşağıdaki tabloda AB Ülkelerinin ve Türkiye nin organik ürün üretim alanları ve işletme sayısı verilmektedir. Tablo 109. AB ve Türkiye Organik Ürün Üretim Alanı ve İşletme Sayısı (2000) Üretim Alanı İşletme Alanı Ülke Adı Miktar Oran Oran (%) Adet (ha) (%) İtalya , ,97 İngiltere , ,73 Almanya , ,41 İspanya , ,05 Fransa , ,36 Avusturya , ,95 İsveç , ,54 Danimarka , ,50 Finlandiya , ,7 Portekiz , ,65 Hollanda , ,07 İrlanda , ,72 Yunanistan , ,82 Belçika , ,49 Lüksemburg , ,04 Toplam AB Türkiye , ,02 Kaynak: AB ve Türkiye de Ekolojik Tarım Danışmanlık Hiz., Orhan ÖZÇATALBAŞ Akdeniz Üniv. Ziraat Fak. AB Ülkeleri içinde en fazla organik ürün ekiliş alanına sahip ülkeler İtalya, İngiltere, Almanya, İspanya ve Fransa olup, bu 5 ülke AB ülkelerindeki toplam ekiliş alanının %77,6 sına sahiptir. Türkiye de organik ürün üretimi Avrupa ülkelerinin tersine üretici ve tüketici talepleri doğrultusunda tabandan değil, özellikle yabancı firmaların isteği doğrultusunda yukarıdan aşağıya doğru gelişmiştir. Buna göre yerli ve yabancı firmalar gelen talebe bağlı olarak üreticilerle sözleşmeli üretim yapmaktadırlar yılında Organik Tarım Organizasyon Derneğinin kurulmasıyla ilk resmi organik tarım hareketi başlamıştır. Daha sonra Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı ilgili kurum ve kuruluşlarla işbirliği içinde Bitkisel ve Hayvansal Ürünlerin Organik Metotlarla Üretilmesine İlişkin Yönetmeliği hazırlamış ve ilgili yönetmelik 24 Aralık 1994 tarihinde sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Adı geçen yönetmeliğin bazı maddelerinde uygulamada rastlanılan aksaklıkları gidermek amacıyla değişiklik yapılmıştır. Düzeltme metni 29 Haziran 1995 gün sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Avrupa Birliğine uyum çerçevesi de dikkate alınarak hazırlanan Organik Tarımın Esasları ve Uygulamasına İlişkin Yeni Yönetmelik 11 Temmuz 2002 tarih ve sayılı Resmi Gazete de yayımlanmıştır. Türkiye de TKB APK Kurul Başkanlığının başkanlığında ve Bakanlığın Ana Hizmet birimleri ile Dış İlişkiler ve Avrupa Topluluğu Koordinasyon Dairesi Başkanlığı temsilcilerinden oluşan Organik Tarım Komitesi (ETK) tarafından tarım faaliyetlerinin kontrol ve denetimleri yapılmaktadır. Yine Avrupa Birliğindeki yapılanmaya uygun olarak çeşitli kurum ve kuruluş temsilcilerinin yer aldığı Ulusal Yönlendirme Komitesi teşkil edilmiştir. Bu komite Ulusal ve Uluslararası Organik Tarım stratejilerimizi belirlemekte ve aldığı kararları ETK ne iletmektedir. Ayrıca Organik Tarım Ulusal Ticaret Komitesi; organik ürünün yurtiçi ve yurtdışında pazarlanması, organik tarıma girdi temini, uygulamalardaki aksaklık ve kolaylıkların tespiti ve ticaretin geliştirilmesi ile ilgili stratejileri belirler. Organik Tarım Proje ve Araştırmaları Ulusal Komitesi ise; organik tarım konusunda proje 205

206 teklifleri hazırlar ve yapılacak araştırmaları organize ederek sonuçlarını Komiteye ulaştırır. Organik tarım faaliyetlerinin kontrol ve sertifikasyon işlemleri Bakanlığımızdan yetki almış özel sektör kuruluşları tarafından yapılmaktadır. Bakanlığımızda bu kuruluşları denetlemektedir. Bugüne kadar Bakanlığımız adına Türkiye de organik tarımı kontrol etme ve sertifikalandırma yetkisi yedisi İzmir de, biri Mersin de olmak üzere toplam 8 firmaya verilmiştir. Organik tarım faaliyetlerinin Ülkemizde ilk olarak Ege Bölgesinde İzmir de başlamış olması, ürün işleme tesislerinin büyük kısmının İzmir de bulunması ve üretilen ürünlerin büyük kısmının İzmir Limanından ihraç edilmesi nedenleri ile organizasyon kuruluşları, kontrol ve sertifikasyon kuruluşları gibi organik tarım sektörünün hemen tüm kuruluşlarının merkez büroları İzmir de yer almaktadır. Ülkemiz iklim, toprak, su kaynakları, ürün çeşitliliği ve iş gücü bakımından organik tarım için elverişli koşullara sahiptir. Ancak Ülkemizdeki mevcut potansiyelin çok az bir bölümü kullanılmaktadır yılında toplam 313 çiftçi tarafından 8 üründe hektar alanda üretim yapılmakta iken; 2001 yılında çiftçi 95 üründe, hektar alanda, ton üretim gerçekleştirilmiştir. Organik tarım konusunda son 10 yıl içerisinde çok önemli ve hızlı gelişmeler olmuş, kuru meyvelerle başlayan üretim bitkisel ürünler, işlenmiş gıda ürünleri ve diğer tarım ve gıda ürünleri olarak sınıflandırabileceğimiz sektörel yelpazeye ulaşmıştır yılı itibarıyla Türkiye nin organik ürün üretimine bakıldığında; %61 i kurukurutulmuş meyveler, %21 i tarla bitkileri, %5 i üzümsü meyveler, %2 si sebze, %2 si yaş meyve,%2 si tıbbi bitki, %7 si diğer ürünlerdir. Organik tarım ürünleri ihracatının yapıldığı ülke sayısı 20 civarında olduğu ayrıca AB Ülkelerinin de bu ihracatta en önemli pazarlarımızı oluşturduğu görülmektedir.1996 yılında ton ürün ihraç edilerek Dolar gelir elde edilmiştir yılında ise ton ürün ihraç edilerek Dolar gelir sağlanmıştır. Bu rakamlara göre ekolojik tarım ürünleri ihracatındaki artış hem tutar hem de miktar olarak %150 olmuştur. Bu da organik ürün ihracatının hızla geliştiğini göstermektedir. Antalya da Organik Tarım Konvansiyonel tarımın yoğun olarak yapıldığı İlde son yıllarda organik tarım felsefesi hızla yayılmaya başlamıştır. İlde girdi kullanımının yoğunlaşması insan ve çevre sağlığını tehdit eder duruma gelmiştir. Başta örtü-altı yetiştiriciliği olmak üzere tüm bitkisel üretimde yoğun girdinin kontrol altına alınabilmesi önem taşımaktadır. Organik tarımsal üretimin talep ettiği çevre dostu girdilerin belli yörelere girmesi konvansiyonel tarım sistemini sürdüren üreticilerinde o girdileri kullanmasına katkı yapacak, böylece sürdürülebilirlik sağlanmış olacaktır. Organik tarımın yaygınlaştırılması amacıyla Antalya ilinde yıllarında çeşitli panel ve sempozyumlar düzenlenmiştir. Alanya İlçesinde özel bir firma üreticilerine sözleşmeli üretim sistemi ile organik üretim yaptırmakta, Özellikle de kekik yağı, Gül yağı, Gül suyu v.s. İhracatı yapmaktadır. DEFNE ESSENCIA markası ile muhtelif şifalı uçucu yağlar pazarlamaktadır. Bir başka özel firma, maydanoz, fesleğen, nane, kimyon, anason vb. ürünleri sözleşmeli olarak üreticilere ürettirmekte ve bu ürünleri kurutarak ihraç etmektedir. Narenciye ve Seracılık Araştırması bünyesinde 40 dekar alanda starruby çeşidi altıntop ve 20 dekar alanda Washington Navel portakal yetiştiriciliğinde Ekolojik Tarımın Temel Parametrelerinin Saptanması Projesi ile üretim yapılmış ve ürünler pazarlanmıştır. Antalya ilinde ekolojik ürünler satan bir Gıda Şirketi bu konudaki talepleri karşılamaktadır. Bu amaçla doğal ortamlardan (yaklaşık 500 dekar alandan) bitki çayları ve şifalı bitkiler toplatmakta, kurutarak pazarlamaktadır. Ayrıca markette kurutulmuş domates, kereviz, biber gibi ürünler sertifikasız olarak satılmaktadır. 206

207 Korkuteli ve Elmalı İlçelerinde özellikle açık tarla sebze yetiştiriciliği ve elma üretimi organik yetiştiricilik için bir potansiyel oluşturmaktadır. Kemer İlçesi Ulupınar Köyü Çıralı Mahallesinde 30 üretici bir araya gelerek Ulupınar Çevre Koruma, Geliştirme ve İşletme Kooperatifi kurulmuş ve bu kooperatifin 12 üyesi organik tarımsal üretim gerçekleştirmektedir. 15 dekar örtü-altında kabak, biber, hıyar, domates, marul, patlıcan, maydanoz, nane gibi sebzelerin yetiştiriliciliği yanında doğal ortamdan da kekik toplanmaktadır. 22 dekar alanda ise organik portakal, nar, avokado, limon, mandarin yetiştiriciliği yapılmaktadır yılında ürünler BCS firması tarafından sertifikalandırılmıştır. Elde edilen ürünlerin pazarlanmasında bir çeşit adrese teslim pazarlama kanalı kullanılmaktadır. Değişik çeşitlerden ürünler belirli miktarlarda bir kutuya konularak İstanbul da ki toptancıya gönderilmekte oradan da tüketiciye dağıtılmaktadır. Bu bölgedeki organik tarımın bir bölümü de eko-turizme hizmet etmeyi amaçlamaktadır. Organik ürünlerin ticari olarak önem kazanmalarından dolayı çiftçi gelirlerinin arttırılması amacıyla Korkuteli ve Gündoğmuş ilçelerinde organik meyveciliğin geliştirilmesi teşvik edilmelidir. Bu maksatla seçilecek köylerde organik nar, kayısı ve vişne yetiştiriciliği yaygınlaştırılmalıdır Hayvansal Üretim İlin Mevcut Hayvan Varlığı Antalya ilinde yerli sığır cinsi olarak Yerli Kara ve kültür ırkı olarak Holstein yaygındır. Koyunculukta Batı geçit Bölgesinde Dağlıç ve Merinos melezleri, keçi cinsi olarak ta Kıl Keçisi en yaygın ırktır. Tablo 110. Antalya İli Büyükbaş ve Küçükbaş Hayvan Varlığı (2001) Alt Bölgeler Sığır Koyun Keçi Kültür Melez Yerli Toplam Merinos Yerli Toplam Kıl keçisi Tiftik keçisi Toplam I. Alt Böl Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Böl Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Böl Alanya Gazipaşa IV. Alt Böl Elmalı Korkuteli V. Alt Böl Akseki

208 Alt Bölgeler Sığır Koyun Keçi Kültür Melez Yerli Toplam Merinos Yerli Toplam Kıl keçisi Tiftik keçisi Toplam Gündoğmuş İbradı İl Toplamı İlde rakımı yüksek bölgelerde Büyükbaş ve Küçükbaş hayvan yetiştiriciliği ağırlık kazanmaktadır. Sahil kesimlerine doğru inildikçe ve rakım düştükçe hayvan yetiştiriciliği azalmakta bitkisel üretim ağırlık kazanmaktadır. İklimsel çevrenin etkisiyle yüksek yerlerdeki hayvan yetiştiriciliğinde başarı ve karlılık atmaktadır. Grafik 69. İlin Toplam Ruminant Hayvan Varlığı (2001) Antala İlinde Alt Bölgelere Göre Toplam Ruminant Hayvan Varlığı Sığır Koyun Keçi I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İlde en fazla sayıda kıl keçisi yetiştiriciliği yaygındır ve kıl keçisi populasyonu özellikle nüfus yoğunluğu nispeten yüksek olan II. ve IV. Alt Bölgelerde yoğunlaşmıştır Büyükbaş Hayvan Varlığı Tüm alt bölgelerde sığır yetiştiriciliği yapılmasına rağmen, Kültür ırkı veya melezi şeklindeki yetiştiricilik alt bölgeler içerisinde farklılıklar göstermektedir. Tablo 111. Antalya İlinde Büyükbaş Hayvan Varlığı (2001) Kültür Irkı Melez Yerli Toplam I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez

209 Kültür Irkı Melez Yerli Toplam Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı İldeki toplam Büyükbaş hayvan varlığının %19 unu kültür ırkı, %70 ini melez, %11 ini de yerli ırklar teşkil etmektedir. Grafik 70. Alt Bölgelerde Büyükbaş Hayvan Varlığı Antalya İlinde Alt Bölgeler Bazında Büyükbaş Hayvan Varlığı (2001) 4.Alt Bölge 16% 1.Alt Bölge 8% 5.Alt Bölge 4% 3.Alt Bölge 17% 2.Alt Bölge 55% İlde Büyükbaş hayvan varlığının yarından fazlası Merkez ilçeyi içine alan II. Alt Bölgededir. İlin Batı kesimini içine alan ve sahildeki I. Alt Bölge ile İç Doğu kesimindeki İbradı, Akseki ve Gündoğmuş ilçelerini içine alan V. Alt Bölgede sığır sayısı nüfusa oranla daha azdır ve bu yörelerde hayvancılık, aile işletmeciliği şeklinde yapılmaktadır. II. ve III. Alt Bölgelerde, kültür ırkı ve melezi Büyükbaş sayısının diğer bölgelere nispeten daha fazla olmasının nedeni, bu bölgelerdeki pazarlama olanaklarının daha geniş olmasıdır. Nüfus yoğunluğu yanısıra, bu bölgelerde sanayi ve turistik tesislerinin 209

210 bulunması, özellikle de yaz aylarındaki talep artışı, üretimi olumlu yönde etkilemektedir. Grafik 71. Yıllar İtibariyle İldeki Sığır Sayısı Antalya İlinde Yıllar İtibariyle Sığır Varlığı Yıllar itibariyle Antalya ilindeki sığır sayısı incelendiğinde, özellikle 1996 yılından sonra belirgin bir düşüş gözlenmektedir. Bunun başlıca nedeni, girdi fiyatlarının yükselmesine karşın, ürün fiyatlarında çok az bir yükselme olmasıdır. Gerek et ve gerek süt üretiminde maliyetler satış fiyatının üstüne çıktığından bu duruma dayanamayan üreticiler ellerindeki hayvanları kasaba göndermişlerdir. İlde 1989 yılında başlayan ithal damızlık gebe düve girişi 1996 yılında sonlandırılmıştır Küçükbaş Hayvan Varlığı İlde kıl keçisi populasyonu diğer illerimize nispetle oldukça yüksektir. Tablo 112. Antalya İlinde Küçükbaş Hayvan Varlığı (2001) Alt Bölgeler Koyun Merinos Yerli Toplam Kıl Keçisi Keçi Tiftik Keçisi Toplam I. Alt Böl Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Böl Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Böl Alanya Gazipaşa

211 Alt Bölgeler Koyun Merinos Yerli Toplam Kıl Keçisi Keçi Tiftik Keçisi Toplam IV. Alt Böl Elmalı Korkuteli V. Alt Böl Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı Ancak, yine aynı şekilde benzer bir düşüş kıl keçisi varlığında da gözlenmektedir ve bu düşüşün de aynı ekonomik sebeplerden dolayı 1996 yılından sonra hızlandığı gözlenmektedir. Grafik 72. Yıllar İtibariyle İldeki Keçi Sayısı Antalya İlinde Yıllar İtibariyle Keçi varlığı yılında civarında olan İlin keçi sayısının, 2001 yılı rakamlarına bakıldığında 585 bine düştüğü görülmektedir. 211

212 Grafik 73. Yıllar İtibariyle İldeki Koyun Sayısı Antalya İlinde Yıllar İtibariyle Koyun Varlığı Koyun varlığı da yine aynı ekonomik sebeplerden dolayı düşme eğilimi göstermektedir lı yıllarda civarında olan koyun varlığı, 2001 yılı itibariyle civarına inmiştir Kanatlı Varlığı Antalya ilinde kanatlı hayvan varlığı, tamamen aile içi üretim ve genellikle de aile içi tüketim şeklindedir. Tablo 113. Antalya İli Kanatlı Hayvan Varlığı (2001) İLÇELER Broiler (adet) Tavuk Yumurtacı (adet) Toplam tavuk (adet) Finike Hindi (adet) Ördek (adet) Kale Kaş Kumluca I. Alt Bölge Kemer Manavgat Merkez Serik II. Alt Böl Alanya Gazipaşa III. Alt Böl Elmalı Korkuteli IV. Alt Böl Akseki Gündoğmuş İbradı V. Alt Böl İl Toplamı Kaz 212

213 İlde tüketilen beyaz et ve yumurta Türkiye deki tanınmış firmalardan karşılanmaktadır Arı ve Kovan Varlığı Arı yetiştiriciliği tüm bölgelerimizde iklim koşulları ve bitki örtüsünün uygunluğu nedeniyle yayla ve sahil kesimi arasında gezginci arıcılık yapılmaktadır. Tablo 114. Yıllar İtibariyle Antalya ve Alt Bölgeleri Kovan Varlığı (2001) Yılar I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı ile 2001 yılları arasında ilin kovan varlığının civarında oldğu gözlenmektedir Hayvansal Ürünler III. Alt Bölgede üretilen yaş koza dışındaki tüm ürünler İlin bütün bölgelerinde üretilebilmektedir. Tablo 115. Alt Bölgelerde Hayvansal Ürünlerin Üretim Miktarları (2001) Ürün I.Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge Üretim (kg) IV. Alt Bölge V. Alt Bölge TOPLAM Kırmızı Et Beyaz Et Süt Yaş Koza , ,5 Yapağı Keçi Kılı Bal Balmumu Yumurta (ad) Kırmızı et, beyaz et, süt ve yumurta üretimi II. Alt Bölgede, yapağı üretimi IV. Alt Bölgede, keçi kılı üretimi II ve IV. Alt Bölgelerde, bal ve balmumu üretimi I, II ve IV. Alt Bölgelerde en çok yapılmaktadır Süt Üretimi Hayvan varlığındaki azalmaya paralel olarak süt üretiminde de düşüş meydana gelmiştir. Tablo 116. Antalya İli Alt Bölgelerinde Yıllar İtibariyle Süt Üretimi (kg) Yıllar I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İL TOPLAMI 213

214 Yıllar I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İL TOPLAMI Girdi fiyatlarının yüksekliği, yem bitkisi ekim alanlarının sınırlığı, işletme büyüklüklerinin yeterli olmaması, sütünü etkin kanallardan pazarlanamaması, süt alımı yapan firmaların ilde azlığı, iklim koşullarının ve süt toplama yönteminin kaliteli süt elde edilmesini zorlaştırması gibi nedenlerden dolayı süt üretiminde azalma görülmektedir. Grafik 74. Yıllar İtibariyle Süt Üretimi Antalya İli ve Alt Bölgelerinde Yıllar İtibariyle Süt Üretimi (kg) alt bölge 2. Alt bölge 3. Alt bölge 4. Alt bölge 5. Alt bölge İL TOPLAMI Grafik bölgelere göre süt üretiminin yılları arasındaki seyrini göstermektedir Et Üretimi Girdi maliyetinin yüksek olması et üretimini de olumsuz yönde etkilemiştir. 214

215 (kg) Grafik 75. Yıllara Göre Et Üretimi Yıllar İtibariyle Antalya İlinde BB ve KB Et Üretimi Seyri B.BAŞ K.BAŞ yılına kadar süren düşüşün ardından, Büyükbaş besiciliğin ülke genelinde desteklenmesiyle birlikte bir artış trendine geçilmiştir Yumurta Üretimi Aile işletmesi içinde yapılan üretim yine aile içinde tüketilmektedir ve pazara arzı yok denecek kadar azdır. Tablo 117. Alt Bölgeler ve Yıllara Göre Yumurta Üretimi Yıllar I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı Bal Üretimi Bölgenin coğrafi yapısın ve bitki florasının uygunluğu nedeniyle bölge ekonomisinde önemli bir gelir kaynağıdır. Tablo 118. Antalya İlinde Yıllar İtibariyle Bal Üretimi Yıllar I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı

216 Diğer Hayvansal Ürünler Diğer hayvansal ürünler içerisinde yaş koza, yapağı, keçi kılı ve balmumu üretimiyle ilgili veriler aşağıdaki Tabloda görülmektedir. Tablo 119. Antalya İlinde Üretilen Diğer Hayvansal Ürünler (2001) Ürün I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge Üretim (ton) IV. Alt Bölge V. Alt Bölge İl Toplamı Yaş Koza , ,5 Yapağı Keçi Kılı Balmumu Pazara arz edilebilen yapağı, keçi kılı ve balmumu bölge ekonomisine katkıda bulunmaktadır Su Ürünleri İstihsal ve Üretimi Antalya ili, balık yetiştiriciliğinde ülkemize kazandırdığı katma değer açısından önemli bir yere sahiptir.gelecekte bu önemin daha da artması beklenmektedir yılı itibariyle Türkiye de toplam su ürünleri üretimi ton olup, bunun %80 i ( ) deniz balıklarından, %2 si (13.634) diğer deniz ürünleri (Yumuşakça ve kabuklular), %8 i (50.190) iç su ürünlerinden %10 u da (63.000) yetiştiricilik yoluyla elde edilen ürünlerden oluşmaktadır. Akdeniz de üretilen deniz balıklarının Türkiye toplamı içindeki payı ton ile %3 tür. Antalya da 1999 yılında üretilen su ürünleri üretimi içerisinde; avcılık yoluyla deniz balıklarının üretimi oranı %84, kültür balıklarının oranı % 16 dır. Üretim değerlerinin toplam değer içindeki payına bakılacak olursa; %80 i avcılık üretiminden, %20 si kültür balıkçılığından gelmektedir. İlde bulunan Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı iki kuruluş olan Beymelek Su Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Müdürlüğü ve Kepez Su Ürünleri Üretme İstasyonu Müdürlükleri su ürünleri stoklarının korunmasına ve su ürünleri üretiminde üreticiye kılavuz olmaya yönelik faaliyetlerini sürdürmektedir yılında üretime başlayan Beymelek Su Ürünleri Araştırma ve Geliştirme Merkez Müdürlüğü 2002 yılında 1,5 milyon Çipura-Levrek yavrusu üreterek yetiştiricilerimize satmış bulunmaktadır. Kepez Su Ürünleri Üretme İstasyonu Müdürlüğü ise 2002 yılında ürettiği adet Aynalı Sazan yavrusu ile ülke genelindeki iç sularda balıklandırma faaliyetinde bulunmuş, adet Alabalık yavrusunu yetiştiricilerimize satmıştır. İlde ağırlıklı olarak, iç sularda kültür üretimi yapılmakta olup, işletme kapasiteleri 3 ile 40 ton arasında değişmektedir. Denizde kültür balıkçılığına yönelik 6 işletme ruhsatlı olarak faaliyetini sürdürmektedir. Tablo 120. Antalya İli Alt Bölgeler Bazında Balıkçı ve Tekne Dağılımı İLÇELER Balıkçı Sayısı Tekne Sayısı I. Alt Bölge Finike Kale Kaş

217 İLÇELER Balıkçı Sayısı Tekne Sayısı Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa İl Toplamı Tablo 121. Boylarına Göre Antalya ili Tekne Dağılımı Tekne Boyu Adedi 0-5 m m < 5 Grafik 76. Alt Bölgeler Balıkçı ve Tekne Sayıları Antalya İli Alt Bölgelere Göre Balıkçı ve Tekne Sayıları I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge Balıkçı Sayısı Tekne Sayısı Antalya ili batıda Eşen Çayı ile Doğuda Kaladran hudutları arasında 640 kilometrelik bir sahil uzunluğuna sahiptir. İl, bu uzunlukta deniz kıyısına sahip olmakla birlikte, balıkçı teknelerinin kapasitelerinin açık deniz balıkçılığına uygun olmaması (685 adet teknenin 676 adedi 5-15 m uzunluktadır), Akdeniz de yaşayan balık türlerinin çeşitliliğine rağmen populasyonun az, ancak ekonomik değeri yüksek balıklardan oluşması istihsal payının beklenenin altında kalmasına neden olmaktadır. Antalya ili için, Çevre Yerleşim Düzeni Haritalarının yapılamamış olması, denizde kültür balıkçılığını son derece kısıtlamakta, sektörler arası yaşanan çatışmalar bürokratik engelleri aşılamaz kılmaktadır. Antalya ilinde karada faaliyet gösteren kültür balıkçılığı işletmeleri, Orman teşkilatınca yapılan arazi kiralamaları ile Maliye teşkilatınca uygulanan yüksek su kira miktarları nedeniyle karlılıklarını yitirmekte, kapanma tehlikesi ile karşı karşıya kalabilmektedirler. Deniz Kültür Balıkçılığı işletmelerinde, Turizm Bakanlığı nın izin 217

218 konusundaki engellemeleri nedeniyle kiralama yapamayarak faaliyete geçememekte; faal olan işletmeler ise, gerek yüksek su kiraları, gerekse ormandan yapılan karada arazi kiralama taleplerinin karşılanamaması nedeniyle büyük zorluklar içinde faaliyetlerini sürdürmektedirler. Karada arazi kiralamasında ayrı bir engel de Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu ndan izin alamamalarından da kaynaklanmaktadır. Yine kamuoyu tarafından konunun tam olarak bilinmemesi, tesislere çevre kirletici gözüyle bakılmasına, turizm sektörüyle birlikte tesislerin kaldırılması yönünde baskı unsuru oluşmasına neden olmaktadır. Halbuki, tesisler çevre kirliliği yaratmış olsalardı, en önce oldukça hassas olan balıkların ölümüne sebep olmaları gerekirdi. Kültür balıkçılığı faaliyetleri incelendiğinde ekolojinin korunmasına olumlu etkileri olduğu rahatça görülebilir. Tablo 122. Alt Bölgeler Bazında Antalya İli Kültür Balıkçılığı Proje Kapasite Dağılımı İLÇELER Alabalık Orkinos Çipura-Levrek Karides I. Alt Bölge Finike Kale Kaş Kumluca II. Alt Bölge Merkez Kemer Manavgat Serik III. Alt Bölge Alanya Gazipaşa IV. Alt Bölge Elmalı Korkuteli V. Alt Bölge Akseki Gündoğmuş İbradı İl Toplamı Yukarıda belirtilen, su ürünler üretimini olumsuz etkileyen faktörler çözüldüğü takdirde, kültür balıkçılığı üretiminde, Antalya ili için 2010 yılında ton/yıl alabalık, ton/yıl orkinos (ton), ton/yıl çipura-levrek, ton/yıl karides üretimi hedeflenebilir. 218

219 (ton) Grafik 77. Su Ürünleri Kültür Üretimi Kapasite Dağılımı (2001) Antalya İli Su Ürünleri Kültür Üretimi Kapasite Dağılımı 7,2% 22,6% 55,1% 0,3% 14,8% Alabalık A.Sazan Çip.Lev. Orkinos Karides İlde 1995 yılında kurulmuş bulunan 240 ton/yıl kapasiteli bir adet karides yetiştiricilik tesisi faaliyetini durdurmuştur. Denize yakın bataklık ve tarıma elverişsiz arazilerin (koruma alanı içinde olsalar dahi) karides üretim tesisleri için değerlendirilmesi dış satım değeri yüksek olan bu ürünün yetiştirilmesinin yanında, bu bölgelerde sivrisinek mücadelesine de büyük katkıda bulunulacaktır. (Örneğin, Serik-Manavgat arası sahil şeridindeki bataklık araziler). Grafik 78. Su Ürünleri Mevcut Proje Kapasiteleri Antalya İlinde Su Ürünleri Mevcut Proje Kapasitelerinin Alt Bölgelere Dağılımı Alabalık Çipura-Levrek Orkinos Karides I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Antalya İl Toplamı Antalya ilinde halen 2 adet off-shore (açık denizde) orkinos yetiştiricilik tesisi bulunmaktadır. Kemer ilçesi, Beldibi sınırları içerisinde, Akyarlar Tüneli açıklarında 1000 ton/yıl kapasiteli bir tesis 2002 yılında faaliyete geçmiş; Gazipaşa İlçesi sınırları içerisinde, Domuz Burnu Kömürlük Burnu açıklarında 840 ton/yıl kapasiteli bir tesis 2002 yılında faaliyete geçmiş bulunmaktadır. Alanya İlçesi, Uğrak Köyü sınırlarında, Aydap Mevkii açıklarında 500 ton/yıl kapasiteli bir tesis kurulmak üzere müracaatı yapılmış olup, ICCAD tarafından konulan kota nedeniyle projesi Bakanlıkça henüz onaylanamamıştır. İlde, 79 adet su ürünleri kültür yetiştiriciliği işletmesi projesi olup, bunların 60 adedi karada alabalık, 3 adedi alabalık yavru, 6 adedi ağ kafeslerde alabalık, 2 adedi 219

220 aynalı sazan, 5 Adedi denizde ağ kafeslerde çipura-levrek, 2 adedi denizde off-shore orkinos, 1 adedi karada karides yetiştiricilik işletmesidir. Alabalık işletmelerinin bir kısmı inşaat halinde olmasına rağmen, faal tesislerin verimli çalışıyor olmaları nedeniyle İlin yıllık proje kapasitesi şimdiden aşılmıştır. Denizde ağ kafeslerde çipura-levrek işletmelerinden 4 adedi faal ve yarı faal olup, özellikle turizm baskısı ve kiralama problemleri nedeniyle istenen kapasiteye ulaşılamamaktadır. 2 adet orkinos tesisi ise 2002 yılı içerisinde faaliyete başlamış olup, yıl sonu itibariyle, ihracat kotası nedeniyle ancak kapasiteleri dahilinde yetiştirdikleri balıkları Japonya ya ihraç etmişlerdir. Tablo 123. Antalya İli Orkinos (Ton Balığı) ve Çipura-Levrek Üretimi SWOT Analizi 2010 Yılında Tür Hedeflenen Üretim Miktarı (ton) Orkinos İlde halen 2 adet off-shore Orkinos yetiştiricilik tesisi bulunmaktadır. Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Kısıtlar - Kemer ilçesi, Beldibi sınırları içerisinde, Akyarlar Tüneli açıklarında 1000 ton/yıl kapasiteli bir tesis 2002 yılında faaliyete geçmiş; - Gazipaşa İlçesi sınırları içerisinde, Domuz Burnu Kömürlük Burnu açıklarında 840 ton/yıl kapasiteli bir tesis 2002 yılında faaliyete geçmiş bulunmaktadır. - Ülkemizde, deniz kültür balıkçılığı konusunda kamuoyu yeterince bilgiye sahip değildir. Bu konuda ilk faaliyete geçen tesislerin, ilk başta yaptıkları hatalı uygulamalar nedeniyle, tesislerin çevreye zarar verecekleri yönünde yanlış bir kanı hasıl olmuştur. - Kurulan her deniz kültür balıkçılığı işletmesi için, özellikle turizm sektörünce adeta düşmanca tavır takınılarak, bu tesislerin kaldırılması için faaliyette bulunulmakta ve kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. - Kültür balıkçılığı tesisleri için, daha kuruluş aşamasında bir çok kurum ve kuruluştan izin alınmakta, bu izinler bazen bir yılı aşkın sürede tamamlanmaktadır. Bu bürokrasinin tek elden çözülmesi gerekmektedir. - Orkinos (Ton), özellikle Japonya başta olmak üzere ihraç değeri yüksek bir balıktır. Açık denizden avlanarak kafeslere kg ağırlıkta konulan balıklar, taze dondurulmuş balık ile yapılan besleme sonucu %20-25 canlı ağırlık artışı ve dış pazarın istediği et kalitesine ulaştırılarak ihraç edilmektedir. - Antalya ilinde, yetiştiriciliğe uygun alanların bulunmasının yanısıra, Antalya Limanı ve Antalya Atatürk Havaalanı, ihracatı kolaylaştıracak faktörlerdir. - İhracat fazlası ürünleri değerlendirebilece k, konserve fabrikaları, ayrı bir avantaj konumunda olup, ülke protein açığının kapanmasında katkı - Uluslararası Orkinos Koruma Komisyonu (ICCAT) dünyadaki Orkinos stoklarını korumak amacıyla kota koymakta ve bunu yetiştiricilik yapan ülkelere paylaştırmaktadır. Ülkemize 2002 yılı için 2291 ton/yıl kota verilmiş bulunmaktadır. Bu kota İlin 2010 yılı hedefinin 1/5 idir. - Antalya ilinde, Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarınca ilan edilen koruma alanları tesis kurulmasında değerlendirilecek alanları kısıtlamaktadır. İlgili kurullarca bu alanların yeniden gözden geçirilmesi faydalı olacaktır. - Çevre yerleşim düzeni haritalarının henüz yapılamamış olması, uygun alanların değerlendirilmesine engel olmaktadır. 220

221 Tür Çipura- Levrek 2010 Yılında Hedeflenen Üretim Miktarı (ton) İlde 5 adet onaylı Çipura-Levrek yetiştiricilik tesisi projesi bulunmaktadır. Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Kısıtlar - İşletmelerin proje kapasiteleri toplamı 495 ton/yıldır. - İşletmelerden 3 adedi tam faal, 1 adedi yarı faal, 1 adedi kiralama yapamadığından gayri faaldir. - Faal 3 işletmenin proje kapasiteleri toplamı 220 ton/yıl 2001 yılı üretimleri kg Çipura kg Levrek = kg dır yılı üretimlerinin proje kapasiteleri toplamını aşması beklenmektedir. - Faaliyete geçen tesisler için, Maliye teşkilatınca talep edilen deniz yüzeyi kira miktarı karlılığı çok etkileyecek kadar yüksektir. Orkinos Yetiştiriciliğindeki ülkemizin rakipleri durumunda olan Yunanistan ve İspanya da bürokrasi, kiralama kolaylıkları yanında, devlet teşviki uygulanmaktadır. - Ülkemizde, deniz kültür balıkçılığı konusunda kamuoyu yeterince bilgiye sahip değildir. Bu konuda ilk faaliyete geçen tesislerin, diğer illerde ilk başta yaptıkları hatalı uygulamalar nedeniyle, tesislerin çevreye zarar verecekleri yönünde yanlış bir kanı hasıl olmuştur. - Kurulan her deniz kültür balıkçılığı işletmesi için, özellikle turizm sektörünce adeta düşmanca tavır takınılarak, bu tesislerin kaldırılması için faaliyette bulunulmakta ve kamuoyu yanlış yönlendirilmektedir. - Kültür balıkçılığı tesisleri için, daha kuruluş aşamasında bir çok kurum ve kuruluştan izin alınmakta, bu izinler bazen bir yılı aşkın sürede tamamlanmaktadır. Bu bürokrasinin tek elden çözülmesi sağlayacaktır. - Ülkemizde özellikle kış aylarında çok avlanan balıklar, Orkinos yetiştiricilik tesislerinde yem olarak değerlendirilerek israfın önlenmesinin yanısıra, sektöre daha ucuz yerli yem sağlanmış olacaktır. - Çipura-Levrek, lezzet ve porsiyonlama kolaylığı nedeniyle özellikle lokantalar ve turizm sektörünce yoğun talep edilen türlerdir. - Turizm faaliyeti, başta sahil ilçeleri olmak üzere, tüm ile yayılmış bulunmaktadır. Bu nedenle 2010 yılı için hedeflenen kg/yıl kapasite il içerisinde faaliyet gösteren lokanta ve turizm tesislerinde rahatça pazarlanabilecek bir miktardır. - Antalya ilinde, yetiştiriciliğe uygun alanların bulunmasının yanısıra, Antalya Limanı ve Antalya Atatürk Havaalanı, ihracatı kolaylaştıracak faktörlerdir. - Antalya ilinde, Kültür Tabiat Varlıklarını Koruma Kurullarınca ilan edilen koruma alanları tesis kurulmasında değerlendirilecek alanları kısıtlamaktadır. İlgili kurullarca bu alanların yeniden gözden geçirilmesi faydalı olacaktır. - Çevre yerleşim düzeni haritalarının henüz yapılamamış olması, uygun alanların değerlendirilmesine engel olmaktadır. 221

222 Tür 2010 Yılında Hedeflenen Üretim Miktarı (ton) Mevcut Durum Problemler Fırsatlar Kısıtlar gerekmektedir. - Faaliyete geçen tesisler için, Maliye teşkilatınca talep edilen deniz yüzeyi kira miktarı karlılığı çok etkileyecek kadar yüksektir. - Bu problemler nedeniyle son 6-7 yıl içerisinde, bazı projeler, faaliyete geçemeden iptal edilmişlerdir TARIMSAL VERİMLİLİK Bitkisel Üretimde Verimlilik İlin ekonomisinde önemli yer tutan başlıca tarımsal ürünlerde ilk sırayı örtü-altı sebze yetiştiriciliği, ikinci sırayı narenciye ve daha sonra da tarla bitkileri almaktadır. Örtü-altı sebze yetiştiriciliğinde önde gelen ürünler domates, hıyar, biber ve patlıcandır. Bu ürünlerle ilgili yılları arasındaki dönemi kapsayan verilere göre, seraların 1995 te da olan toplam alanı 2000 yılında %64 artışla dekara, üretim miktarı tondan yaklaşık %72 lik artışla tona çıkmıştır. Ekilen alan ürün bazında ele alındığında, en büyük artış %72 ile domateste gerçekleşmiş ve bunu %71 oranla biber, %62 ile hıyar, %28 le patlıcan izlemiştir. Ürün miktarında ise biber 2,5 kat artışla başta olup, onu %82 ile domates, %71 lik artışla patlıcan ve %43 lük oranla hıyar takip etmektedir. Akdeniz Üniversitesinde yapılan bir çalışmaya göre, 2000 yılı fiyatları üzerinden dekar başına net gelir, domateste TL, hıyarda TL, patlıcanda TL, biberde TL olarak gerçekleşmiştir. Bu değerler domatesin diğer örtü-altı ürünlerden çok daha kazançlı olduğunu göstermektedir. Bunu yaratan da hem birim alandan daha fazla ürün elde edilmesi hem de talebin yüksek olmasıdır. Tarımın diğer önemli bir kolu olan narenciye üretiminde yılları arasındaki verilere göre ürün miktarında %4-7 düzeyinde bir artış olmakla beraber, ağaç sayılarında çok ciddi (portakalda %10, limonda %14, mandarinde %6) azalma olduğunu ortaya koymaktadır. Narenciye alanlarındaki daralmanın, bahçelerin sökülerek seralar kurulmasından, kıyı kuşağındaki aşırı ve çarpık yapılaşma ile düzensiz kentleşmeden kaynaklandığı söylenebilir. Ekonomik değerleri bakımından karşılaştırıldığında, narenciye ürünleri içerisinde en yüksek geliri dekar başına lirayla portakalın sağladığı ve onu TL ile mandarinin, lirayla da limonun izlediği görülmektedir. Tarla bitkilerinden Antalya için önem taşıyan buğday ekim alanlarında %5, pamukta %58 lik küçülme görülmektedir. Bunda temel etken yeterince karlı olmayışıdır. Nitekim 2000 yılında dekar başına net gelir buğdayda TL, pamukta TL olarak gerçekleşmiş olup, bunlar çiftçilerin kendi emek ve işgüçlerini karşılayabilecek 222

223 düzeydedir. Buraya kadar sunulan veriler Antalya da en karlı üretim kolunun örtü-altı yetiştiriciliği olduğunu, bunu narenciye ürünlerinin izlediğini göstermektedir. Ayrıca, bu veriler, sera alanları artarken, pamuk ekim alanlarının hızla azaldığını ortaya koymaktadır. Son ekonomik krizlerin tarım sektörü üzerinde gerçekten büyük tahribat yaptığı görülmektedir. Ekonomik kriz ve bununla gelişen döviz fiyatlarındaki artışlar, gübre ve ilaç fiyatlarını arttırmış ve bunların kullanımını düşürmüş olup, bu da maliyetleri yükseltip üretimi olumsuz yönde etkilemiştir. Bu durumda satış fiyatlarının artması beklenirken, ekonomik krizin tüketicilerin alım gücünü kırması sonucu, fiyatlar da düşük kalmıştır. Bunlara dayanarak 2001 yılında üreticilerin gelirlerini önemli şekilde azaldığını söylemek doğrudur. Antalya da tarımın, özellikle son yıllardaki durumunun iç açıcı olmadığı, aksine ciddi sorunlar bulunduğu söylenebilir. Gelecek 10 yıl için, önemli bazı ürünler bazında Antalya ilindeki üretim trendleri, bir sonraki bölümde genişçe incelenmiştir. Bitkisel verim değerleri incelendiğinde, Antalya ili değerlerinin genelde Türkiye ortalamasının üzerinde olduğu görülmektedir. İlde yetiştirilen tarla ürünlerinden nohutun verimi, Dünya, AB ve Türkiye ortalamasının altındadır. Aşağıdaki tabloda bazı seçilmiş bitkisel ürünlerde 2000 yılı içinde Antalya, Türkiye, AB ve Dünya verimlerinin karşılaştırılması yer almaktadır. Tablo 124. Bazı Ürünlerde Antalya, Türkiye, AB ve Dünya da Verim Değerleri (2000) Ürünler Verim (kg/ha) Antalya Türkiye AB Dünya Buğday Pamuk (çiğit) Mısır Nohut Susam Soya Portakal Limon Muz Elma Üzüm Domates Zeytin Yenidünya Nar Avokado Kaynak: DİE, FAO, Antalya Tarım İl Müdürlüğü İstatistikleri Antalya ili mısır, buğday, soya ve pamuk, verim yönünden Dünya ortalamasının üzerinde, AB ortalamasının altındadır. Susamda ise Dünya, Türkiye ve AB ortalamasının üzerindedir. 223

224 Grafik 79. Bazı Tarla Ürünleri Verimlilik Karşılaştırmaları (2000) Antalya İlinde Bazı Tarla Ürünlerde Verimlilik (kg/ha) Antalya Türkiye AB Dünya Buğday Pamuk (çiğit) Mısır Nohut Susam Soya Grafik 80. Bazı Sebze ve Meyvelerde Verimlilik Karşılaştırmaları (2000) Antalya İlinde Bazı Sebze ve Meyvelerde Verimlilik (kg/ha) Antalya Türkiye AB Dünya Portakal Limon Muz Elma Üzüm Domates Zeytin İlde yetiştirilen meyvelerin birçoğunda verim değerleri Dünya ortalamasının üzerinde olmasına rağmen, AB ülkeleri ile Türkiye ortalamasının altındadır. Domates veriminde ise Antalya ili değerleri, Dünya, AB ve Türkiye ortalamasının üzerindedir Hayvansal Üretimde Verimlilik Türkiye genelinde kültür ırkı sığırlarda ortalama süt verimi kg/baş, melezlerde kg/baş ve yerli sığırlarda 816 kg/baş tır. 224

225 Antalya da ise süt üretimi ortalama olarak 2.9 ton/yıl düzeyindedir. Bu oran toplamda 2 ton/yıl olan Türkiye geneli ortalamasının üzerindedir, ancak 5.2 ton/yıl olan AB ülkeleri ortalamasının önemli düzeyde altındadır. Karkas ağırlığı Antalya ilinde 200 kg olup, 175 kg olan Türkiye ortalamasının üzerinde, ancak 312 kg olan AB ülkeleri ortalamasının oldukça altındadır ÜRETİM TRENDLERİ Bu bölümde Antalya ilinde ve Türkiye de seçilmiş bazı ürünlerde ekim alanı ve üretim tahminleri (projeksiyonları) irdelenmiştir SEBZECİLİK Tarla Sebzeciliği Antalya ili sebze yetiştiriciliği tarla sebzeciliği (açıkta) ve örtü-altı üretim olmak üzere incelenmiştir. Ekim alanı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar aşağıda verilmiştir Açıkta Domates Üretimi Antalya ili açıkta domates ekim alanı ve üretimi incelenmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 125. Antalya Domates Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Antalya Tarla Domates (1) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,844 F= 55,

226 (ton) (ha) Grafik 81. Domates Ekim Alanının Yıllara Göre Artış Projeksiyonu Antalya İlinde Domates Ekim Alanı Projeksiyonu Grafik 82. Domates Üretiminin Yıllara Göre Artış Projeksiyonu Antalya İlinde Domates Üretimi Projeksiyonu Açıkta Hıyar Üretimi Antalya ili açıkta hıyar ekim alanı ve üretimi incelenmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 126. Antalya Hıyar Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Antalya Tarla (1) Alan (ha) Üretim (ton)

227 (ton) Yıl Antalya Tarla (1) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,942 F= 81, Örtü-Altı Sebzecilik Antalya ilinde örtü-altı sebzeciliği domates, biber ve hıyar ekim alanı ve üretimi bakımından incelenmiştir. Projeksiyon dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar aşağıda verilmiştir Örtü-Altı Domates Üretimi Antalya ili örtü-altı domates ekim alanı ve üretimi I. ve II. Alt Bölge itibariyle incelenmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 127. Antalya da Örtü-Altı Domates Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl I. Alt Bölge (1) II. Alt Bölge (2) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,929 F=66,314 (2) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,885 F=39,47 Grafik 83. I. ve II. Alt Bölgelerde Örtü-Altında Domates Üretim Projeksiyonu Antalya İli Alt Bölgelerinde Örtü-Altı Domates Üretimi Projeksiyonu Alt Bölge 2. Alt Bölge

228 (ton) Örtü-Altı Biber Üretimi Antalya ili örtü-altı biber ekim alanı ve üretimi I. ve II. Alt Bölge itibarıyla incelenmiştir. Yapılan regresyon analizinde kuadratik model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 128. Antalya da Örtü-Altı Biber Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl I. Alt Bölge (1) II. Alt Bölge (2) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t + b2 t2 Ř2 = 0,802 F= 21,265 (2) Y = bo + b1 t + b2 t2 Ř2 = 0,746 F= 15,706 Grafik 84. I. ve II. Alt Bölgelerde Örtü-Altı Biber Üretimi Projeksiyonu Antalya İli Alt Bölgelerinde Örtü-Altında Biber Üretimi Projeksiyonu Alt Bölge 2. Alt Bölge Örtü-Altı Hıyar Üretimi Antalya ili örtü-altı hıyar ekim alanı ve üretimi III. Alt Bölge itibarıyla incelenmiştir Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 129. Antalya da Örtü-Altı Hıyar Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu III. Alt Bölge (1) Yıl Alan (ha) Üretim (ton)

229 Yıl III. Alt Bölge (1) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,878 F=37, MEYVECİLİK Antalya ili meyve üretiminde önemli yeri olan cinsler üzerinden üretim projeksiyonları irdelenmiştir Portakal Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için portakal ağaç sayısı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tabloda verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal logaritmik ve doğrusal (linear) model esas alınmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 130. Portakal Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Antalya (1) Türkiye (2) Yıllar Meyve Veren Meyve Veren Üretim (ton) Ağaç Sayısı Ağaç Sayısı Üretim (ton) (1) Y = b o + b 1 ln (t) Ř 2 =0,516 F= 22,32 (2) Y = b o + b 1 t Ř 2 =0,963 F=263, Muz Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için muz ekim alanı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo 2 de verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal logaritmik model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. 229

230 Tablo 131. Muz Dikim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıllar Antalya (1) Türkiye (2) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 ln (t) Ř2 =0,538 F=24,32 (2) Y = bo + b1 ln (t) Ř2 =0,422 F=13, Ceviz Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için ceviz ağacı sayısı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal (linear) model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 132. Ceviz Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Antalya (1) Türkiye (2) Yıl Meyve Veren Meyve Veren Üretim (ton) Ağaç Sayısı Ağaç Sayısı Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,585 F=15,071 (2) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,915 F= 216, Badem Gelecek 10 yıl için badem ağaç sayısı ve üretim projeksiyonu Antalya ve Türkiye geneli için dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde kuadratik ve doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 133. Badem Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Antalya (1) Türkiye (2) 230

231 Meyve Veren Meyve Veren Üretim (ton) Ağaç Sayısı Ağaç Sayısı Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t + b2 t2 Ř2 =0,616 F=10,644 (2) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,930 F= 159, Nar Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için nar ağaç sayısı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar aşağıdaki Tablo da verilmiştir. Tablo 134. Nar Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Antalya (1) Türkiye (2) Yıl Meyve Veren Meyve Veren Üretim (ton) Ağaç Sayısı Ağaç Sayısı Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,873 F= 35,524 (2) Y = bo + b1 t Ř 2 = 0,924 F= 148,169 Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. 231

232 Grafik 85. Meyve Veren Nar Ağacı Sayısı Projeksiyonu Antalya İlinde Meyve Veren Nar Ağaç Sayısı Projeksiyonu Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır Elma Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için elma ağaç sayısı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde kuadratik ve linear model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 135. Elma Ağaç Sayısı ve Üretim Projeksiyonu Antalya (1) Türkiye (2) Yıl Meyve Veren Meyve Veren Üretim (ton) Ağaç Sayısı Ağaç Sayısı Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t + b2 t2 Ř2 =0,800 F=41,034 (2) Y = bo + b1 t Ř2 =0,839 F=105,

233 Grafik 86. Yıllara Göre Elma Ağaç Sayısındaki Azalış Antalya İlinde Meyve Veren Elma Ağaç Sayısı Projeksiyonu Çilek Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için çilek ekim alanı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal (linear) model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 136. Çilek Dikim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Antalya (1) Türkiye (2) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,735 F=56,456 (2) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,803 F=82, TARLA BİTKİLERİ Buğday Buğday, ekiliş alanı itibariyle Antalya da tüm ürünler içerisinde birinci sırada yer almaktadır. Üretici için hep sigorta olarak görülmektedir. Tarla bitkileri içerisinde en önemli ürünlerden birisi olması nedeniyle bu üretim projeksiyonu hazırlanmıştır. Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için buğday ekim alanı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. 233

234 Yapılan regresyon analizinde kuadratik model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması (Antalya 2428,4 kg/ha, Türkiye 2098,4 kg/ha) kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 137. Buğday Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Antalya (1) Türkiye (2) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t + b2 t2 Ř2 = 0,546 F= 13,028 (2) Y = bo + b1 t + b2 t2 Ř2 = 0,510 F= 11,413 Ekiliş alanıyla Antalya da tüm ürünler içerisinde birinci sırada yeralan buğday, gelecek on yıllık dönem içerisinde de dalgalanmalar göstererek yerini koruyacaktır Pamuk Tarla bitkileri içerisinde pamuk, uzun yıllar Antalya da ilk sıralarda yer almış, İlde büyük ölçüde istihdam sağlamış ve ekonomik getirisi yüksek olmuştur. Son yıllarda dünya tekstil sanayinde yaşanan sıkıntılar ve ülke ekonomisinde yaşanan olumsuzluklar, pamuk üretim maliyetini yükseltmiş; bu da Antalya nın Türkiye pamuk üretimindeki payını küçültmüştür. Bu nedenlerden dolayı pamuk üretim projeksiyonuna gerek duyulmuştur. Gelecek 10 yıl için Antalya ili ve Türkiye geneli için pamuk ekim alanı ve üretim projeksiyonu Antalya için ve Türkiye için dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 138. Pamuk Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Antalya (1) Türkiye (2) Alan (ha) Üretim (ton) Alan (ha) Üretim (ton) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,749 F= 33,823 (2) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,613 F= 16,

235 (ha) Grafik 87. Antalya İli Pamuk Ekim Alanlarındaki Dramatik Azalış Antalya İlinde Pamuk Ekim Alanları Projeksiyonu Antalya pamuk ekim alanı ve üretim projeksiyonu incelendiğinde gelecek on yıllık dönem içerisinde pamuk ekim alanlarının daralarak 2009 yılından sonra ekonomik olarak ekilemeyeceği, üretiminin de olmayacağı görülmektedir Pamuk Alış Fiyatlarındaki Gelişmeler Antbirlik pamuk satın alış fiyatları TEFE deflatörü kullanılarak reel fiyatlara dönüştürülmüştür. Buna göre reel fiyatlar serisindeki ilk ( ,5 TL) ve son üç yılın ortalaması ( ,3 TL.) esas alındığında 30 yıl öncesine göre pamuk alım fiyatının %9.3 oranında gerilediği görülmektedir. Kısaca reel olarak Antbirlik, dönem başına göre pamuk için % 9.3 daha az fiyat vermektedir. Tablo 139. Antbirlik Pamuk Alış Fiyatları (2000) Yıllar Cari Fiyatlar Reel fiyatlar Önceki Yılın Alım Fiyatına Göre Fark (%) Son Üç Yılın Alım Fiyatı Ortalamasına Göre Fark (%) , , , , , , , , , , , , , , , ,7-2, , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,

236 (TL) Yıllar Cari Fiyatlar Reel fiyatlar Önceki Yılın Alım Fiyatına Göre Fark (%) Son Üç Yılın Alım Fiyatı Ortalamasına Göre Fark (%) , , , , , , , , , , Grafik 88. Antalya İlinde Pamuk Alım Fiyatlarının Yıllara Göre Seyri Antbirlik Reel Pamuk Alım Fiyatlarının İzlenmesi SÜS BİTKİLERİ Karanfil ve Gerbera Antalya ili karanfil ve Gerbera ekim alanı ve üretimi incelenmiştir. Ekim alanı ve üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tabloda verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, ekiliş alanı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 140. Antalya İlinde Bazı Süs Bitkileri Ekim Alanı ve Üretim Projeksiyonu Yıl Karanfil (1) Gerbera (2) Alan (da) Üretim (dal) Alan (da) Üretim (dal)

237 (da) (1) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,810 F= 52,174 (2) Y = bo + b1 t Ř2 = 0,841 F= 64,452 Grafik 89. Süs Bitkileri Ekim Alanlarının Gelişimi Antalya İlinde Süs Bitkileri Ekim Alanları Projeksiyonu Karanfil Gerbera HAYVANSAL ÜRETİM Hayvansal üretim trendleri 3 alt başlık halinde irdelenmiştir Sığır Gelecek 10 yıl için Antalya ili sığır varlığı projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo da verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Tablo 141. Antalya İlinde Sığır Varlığı Projeksiyonu Yıllar Yerli Sığır (BB) (1) Kültür Irkı (BB) (2) Toplam (3) (1) Y = bo + b1 t Ř2 =0,864 F=32,755 (2) Y = bo + b1 t Ř2 =0,872 F= 35,177 (3) Y = bo + b1 t Ř2 =0,527 F= 6, Koyun ve Keçi Gelecek 10 yıl için Antalya ili koyun ve keçi varlığı projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tabloda verilmiştir. 237

238 Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Tablo 142. Antalya İlinde Koyun ve Keçi Varlığı Projeksiyonu Yıllar Koyun KB (1) Keçi KB (2) (1) Y = bo + b1 t Ř2 =0,510 F=11,417 (2) Y = bo + b1 t Ř2 =0,595 F= 15,731 Grafik 90. Antalya İlinde Yıllara Göre Hayvan Varlığında Azalma Projeksiyonu Antalya İlinde Hayvan Sayıları Projeksiyonu Koyun Keçi Yerli Sığır Kültür Irkı Sığır Arıcılık ve Bal Üretimi Gelecek 10 yıl için Antalya ili için kovan sayısı ve bal üretim projeksiyonu dönemi verileri kullanılarak yapılmış ve sonuçlar Tablo 18 de verilmiştir. Yapılan regresyon analizinde doğrusal model kullanılmıştır. Modelin %95 önem düzeyinde anlamlı olduğu ortaya konulmuştur. Çalışmada, kovan sayısı tahmin edildikten sonra, son 5 yıllık bal verim ortalaması kullanılarak üretim tahmini yapılmıştır. Tablo 143. Antalya İlinde Arı Kovanı Varlığı ve Bal Üretimi Projeksiyonu Yıllar Kovan Sayısı (1) Bal Üretimi (kg)

239 Yıllar Kovan Sayısı (1) Bal Üretimi (kg) (1) Y = bo + b1 t Ř2 =0,518 F=11, İLDE VE ALT BÖLGELER BAZINDA ÜRETİM DEĞERLERİ Antalya İl Geneli Toplam Üretim Değerleri Tablo 144. Antalya İl Geneli Tarımsal Üretim Değerleri (2000) Üretim Üretim Üretim ANTALYA İLİ Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı MEYVELER ,00% 15,97% Yumuşak Çekirdekliler ,00% 24,91% 3,98% Armut ,65% 5,39% 0,86% Ayva ,42% 0,60% 0,10% Elma ,35% 17,52% 2,80% Trabzon Hurması ,04% 0,01% 0,00% Muşmula ,00% 0,00% 0,00% Yeni Dünya ,55% 1,38% 0,22% Taş Çekirdekliler ,00% 9,74% 1,55% Erik ,93% 0,77% 0,12% iğde ,05% 0,00% 0,00% Kayısı ,66% 0,65% 0,10% Zerdali ,02% 0,00% 0,00% Kiraz ,46% 1,12% 0,18% Kızılcık ,23% 0,02% 0,00% Şeftali ,52% 1,80% 0,29% Vişne ,76% 0,46% 0,07% Zeytin ,36% 4,90% 0,78% Üzümsü Meyveler ,00% 7,55% 1,21% Dut ,05% 0,08% 0,01% İncir ,37% 1,01% 0,16% Nar ,23% 0,92% 0,15% Üzüm (ha) ,37% 3,50% 0,56% Çilek (ha) ,98% 2,04% 0,33% Sert Kabuklular ,00% 4,59% 0,73% Badem ,89% 1,83% 0,29% Ceviz ,99% 2,70% 0,43% Antep Fıstığı ,33% 0,02% 0,00% Fındık ,33% 0,02% 0,00% Kestane ,47% 0,02% 0,00% 239

240 Üretim Üretim Üretim ANTALYA İLİ Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Turunçgiller ,00% 42,58% 6,80% Limon ,70% 4,98% 0,80% Portakal ,42% 30,41% 4,86% Mandarin ,62% 2,39% 0,38% Altıntop ,50% 0,21% 0,03% Turunç ,76% 4,58% 0,73% Tropik-Suptropik Mey ,00% 10,64% 1,70% Avokado ,97% 0,10% 0,02% Keçiboynuzu ,26% 0,35% 0,06% Muz (ha) ,76% 10,19% 1,63% SEBZELER ,00% 59,25% Meyvesi Yenen Sebzeler ,00% 94,71% 56,12% Domates ,69% 50,85% 30,13% Patlıcan ,02% 7,60% 4,50% Hıyar ,89% 17,89% 10,60% Sakız kabağı ,09% 1,04% 0,61% Biber (dolma) ,99% 1,89% 1,12% Biber (sivri-çarli) ,87% 10,29% 6,10% Biber (salçalık) ,02% 0,02% 0,01% Kavun ,00% 3,78% 2,24% Karpuz ,35% 1,28% 0,76% Balkabağı ,02% 0,02% 0,01% Bamya ,06% 0,06% 0,03% Yaprağı Yenen Sebzeler ,00% 0,50% 0,29% Lahana (beyaz) ,04% 0,15% 0,09% Lahana (kırmızı) ,19% 0,03% 0,02% Enginar ,06% 0,00% 0,00% Kereviz ,54% 0,01% 0,01% Marul(göbekli) ,85% 0,12% 0,07% Marul (kıvırcık) ,91% 0,03% 0,02% Ispanak ,29% 0,06% 0,04% Pırasa ,42% 0,09% 0,05% Tere ,06% 0,00% 0,00% Nane ,49% 0,00% 0,00% Maydanoz ,13% 0,00% 0,00% Roka ,02% 0,00% 0,00% Dereotu ,01% 0,00% 0,00% Baklagil Sebzeleri ,00% 2,77% 1,64% Taze fasülye ,02% 2,46% 1,46% Taze bakla ,30% 0,20% 0,12% Taze bezelye ,30% 0,06% 0,04% Barbunyafasülye ,22% 0,03% 0,02% Börülce ,15% 0,00% 0,00% Soğansı seb ,00% 0,19% 0,12% Sarımsak(taze) ,15% 0,01% 0,00% Soğan(taze) ,05% 0,15% 0,09% 240

241 Üretim Üretim Üretim ANTALYA İLİ Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Havuç ,73% 0,03% 0,02% Turp (bayır) ,82% 0,00% 0,00% Turp (kırmızı) ,25% 0,00% 0,00% Diğer seb ,00% 0,04% 0,02% Karnabahar ,00% 0,04% 0,02% Mantar+Kompost ,00% 1,79% 1,06% SÜS BİTKİLERİ ,00% 2,73% Kesme Çiçek ,00% 100,00% 2,73% Karanfil ,11% 69,11% 1,88% Gül ,86% 3,86% 0,11% Gladiöl ,23% 0,23% 0,01% Gypsophilla ,98% 1,98% 0,05% Gerbera ,51% 12,51% 0,34% Krizantem ,89% 0,89% 0,02% Solidago ,61% 8,61% 0,23% Nergiz ,18% 1,18% 0,03% Frezia ,41% 0,41% 0,01% Statice ,09% 0,09% 0,00% Lilium ,10% 0,10% 0,00% Şebboy ,05% 0,05% 0,00% Aster ,18% 0,18% 0,00% Diğer kesme çiçekler ,80% 0,80% 0,02% TARLA BİTKİLERİ ,00% 13,58% Tahıllar ,00% 60,15% 8,17% Buğday ,36% 38,72% 5,26% Arpa ,82% 8,31% 1,13% Yulaf ,49% 0,90% 0,12% Çavdar ,03% 0,02% 0,00% Mısır (Dane) ,71% 2,83% 0,38% Mısır (Hasıl) ,59% 9,38% 1,27% Darı ,01% 0,00% 0,00% Endüstri Bitkileri ,00% 22,36% 3,04% Pamuk ,16% 12,78% 1,74% Anason ,81% 1,75% 0,24% Susam ,86% 3,32% 0,45% Yerfıstığı ,89% 1,09% 0,15% Ayçiçeği ,06% 0,01% 0,00% Şekerpancarı ,18% 3,39% 0,46% Soya ,03% 0,01% 0,00% Baklagiller ,00% 6,70% 0,91% Bakla (Kuru) ,06% 0,14% 0,02% Börülce (Kuru) ,23% 0,02% 0,00% Nohut (Kuru) ,40% 5,92% 0,80% Fasülye (Kuru) ,28% 0,62% 0,08% Mercimek(Kır.) ,01% 0,00% 0,00% Mercimek(Yeş.) ,02% 0,00% 0,00% 241

242 Üretim Üretim Üretim ANTALYA İLİ Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Yumrulu Bitkiler ,00% 7,57% 1,03% Patates ,46% 3,36% 0,46% Soğan (Kuru) ,11% 2,81% 0,38% Sarımsak (Kuru) ,43% 1,39% 0,19% Yem Bitkileri ,00% 3,22% 0,44% Fiğ (Yeşil Ot) ,30% 0,62% 0,08% Fiğ (Kuru Ot) ,22% 0,26% 0,04% Fiğ (Dane) ,90% 0,16% 0,02% Yonca (Yeşil Ot) ,09% 0,97% 0,13% Yonca (Kuru Ot) ,78% 0,48% 0,06% Korunga(Kuru Ot) ,17% 0,01% 0,00% Korunga (Yeşil Ot) ,31% 0,11% 0,01% Sudan Otu ,22% 0,49% 0,07% Burçak ,61% 0,12% 0,02% Hayvan Pancarı ,39% 0,01% 0,00% SU ÜRÜNLÜERİ ,00% 1,05% Deniz Balıkları ,00% 65,90% 0,69% Diğer Deniz Ürünleri ,00% 7,88% 0,08% Tatlısu Balıkları ,00% 1,45% 0,02% Kültür Balıkları ,00% 24,76% 0,26% Alabalık ,71% 20,98% 0,22% Çipura-Levrek ,29% 3,79% 0,04% HAYVANCILIK ,00% 7,42% BB ve KB Hayvan ,00% 86,14% 6,39% Kırmızı Et ,11% 25,08% 1,86% Süt ,80% 59,27% 4,40% Deri ,89% 0,77% 0,06% Yapağı ,50% 0,43% 0,03% Keçi Kılı ,67% 0,58% 0,04% Gübre ,03% 0,03% 0,00% Kanatlı ,00% 4,39% 0,33% Beyaz et ,16% 0,84% 0,06% Yumurta ,32% 3,74% 0,28% Arıcılık ,00% 6,09% 0,45% Bal ,09% 8,83% 0,66% Balmumu ,13% 0,37% 0,03% Yaş Koza ,09% 0,07% 0,00% İL TOPLAMI ,00% 242

243 (Milyon TL) Grafik 91. Antalya İli Üretim Değerleri Payları Antalya İli Tarımsal Üretim Değerleri Oranları TARLA BİTKİLERİ 13,58% SU ÜRÜNLERİ HAYVANCILIK 1% 7,42% MEYVELER 15,97% SÜS BİTKİLERİ 2,73% SEBZELER 59,25% Grafik 92. İlin Üretim Değerleri Toplamının Alt Bölgelere Dağılımı Antalya İli Tarımsal Üretim Değerlerinin Alt Bölgelere Dağılımı I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge 243

244 Birinci Alt Bölge Üretim Değerleri Tablo 145. Antalya İli I. Alt Bölge Üretim Değerleri (2000) Üretim Üretim Üretim I. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı MEYVELER ,00% 17,46% Yumuşak Çekirdekliler ,00% 5,25% 0,92% Armut ,98% 0,21% 0,04% Ayva ,92% 0,05% 0,01% Elma ,13% 4,57% 0,80% Yeni Dünya ,97% 0,42% 0,07% Taş Çekirdekliler ,00% 4,05% 0,71% Erik ,42% 0,26% 0,05% Kayısı ,17% 0,13% 0,02% Zerdali ,16% 0,01% 0,00% Kiraz ,06% 0,16% 0,03% Şeftali ,42% 0,10% 0,02% Zeytin ,77% 3,40% 0,59% Üzümsü Meyveler ,00% 3,91% 0,68% Dut ,06% 0,00% 0,00% İncir ,97% 0,16% 0,03% Nar ,23% 0,56% 0,10% Üzüm (ha) ,74% 3,20% 0,56% Sert Kabuklular ,00% 1,00% 0,17% Badem ,10% 0,25% 0,04% Ceviz ,02% 0,71% 0,12% Antep Fıstığı ,87% 0,04% 0,01% Turunçgiller ,00% 85,49% 14,92% Limon ,86% 3,30% 0,58% Portakal ,20% 78,82% 13,76% Mandarin ,16% 2,70% 0,47% Altıntop ,77% 0,66% 0,11% Turunç ,02% 0,02% 0,00% Tropik-Suptropik Mey ,00% 0,30% 0,05% Avokado ,38% 0,05% 0,01% Keçiboynuzu ,62% 0,25% 0,04% SEBZELER ,00% 75,26% Meyvesi Yenen Sebzeler ,00% 99,40% 74,80% Domates ,96% 40,72% 30,64% Patlıcan ,07% 13,99% 10,53% Hıyar ,80% 9,74% 7,33% Sakız kabağı ,03% 2,02% 1,52% Biber (dolma) ,29% 3,27% 2,46% Biber (sivri-çarli) ,76% 24,61% 18,52% Kavun ,49% 4,46% 3,36% Karpuz ,58% 0,58% 0,43% Balkabağı ,00% 0,00% 0,00% 244

245 Üretim Üretim Üretim I. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Bamya ,00% 0,00% 0,00% Yaprağı Yenen Sebzeler ,00% 0,02% 0,02% Lahana (beyaz) ,69% 0,00% 0,00% Ispanak ,64% 0,01% 0,01% Pırasa ,66% 0,01% 0,01% Baklagil Sebzeleri ,00% 0,57% 0,43% Taze fasülye ,34% 0,49% 0,37% Taze bakla ,89% 0,06% 0,04% Taze bezelye ,77% 0,03% 0,02% Soğansı seb ,00% 0,00% 0,00% Turp (kırmızı) ,00% 0,00% 0,00% Diğer seb ,00% 0,01% 0,00% Karnabahar ,00% 0,01% 0,00% TARLA BİTKİLERİ ,00% 3,77% Tahıllar ,00% 64,01% 2,41% Buğday ,57% 49,02% 1,85% Arpa ,19% 7,17% 0,27% Mısır (Dane) ,07% 1,96% 0,07% Mısır (Hasıl) ,17% 5,87% 0,22% Endüstri Bitkileri ,00% 17,03% 0,64% Pamuk ,19% 2,59% 0,10% Susam ,81% 14,44% 0,54% Baklagiller ,00% 8,04% 0,30% Bakla (Kuru) ,59% 0,45% 0,02% Nohut (Kuru) ,48% 5,34% 0,20% Fasülye (Kuru) ,93% 2,25% 0,08% Yumrulu Bitkiler ,00% 2,60% 0,10% Patates ,57% 0,80% 0,03% Soğan (Kuru) ,43% 1,81% 0,07% Yem Bitkileri ,00% 8,32% 0,31% Fiğ (Yeşil Ot) ,26% 1,27% 0,05% Fiğ (Kuru Ot) ,80% 2,39% 0,09% Fiğ (Dane) ,92% 2,16% 0,08% Yonca (Yeşil Ot) ,22% 0,02% 0,00% Korunga(Kuru Ot) ,01% 0,08% 0,00% Sudan Otu ,64% 0,72% 0,03% Burçak ,16% 1,68% 0,06% SU ÜRÜNLÜERİ ,00% 0,20% Deniz Balıkları ,00% 40,87% 0,08% Diğer Deniz Ürünleri ,00% 1,46% 0,00% Kültür Balıkları ,00% 57,67% 0,11% Alabalık ,65% 37,86% 0,08% Çipura-Levrek ,35% 19,81% 0,04% HAYVANCILIK ,00% 3,32% BB ve KB Hayvan ,00% 75,36% 2,50% Kırmızı et ,41% 14,63% 0,49% 245

246 I. Alt BÖLGE ÜRETİM DALLARI Ürün Grupları Ürünler Üretim Değeri (1000 TL) Üretim Değerinin Kendi Grubu İçindeki Payı Üretim Değerinin Kendi Üretim Dalı İçindeki Payı Üretim Değerinin İl Toplam Üretim Değeri İçindeki Payı Süt ,01% 58,79% 1,95% Deri ,84% 0,63% 0,02% Yapağı ,58% 0,44% 0,01% Keçi Kılı ,10% 0,83% 0,03% Gübre ,04% 0,03% 0,00% Kanatlı ,00% 8,02% 0,27% Beyaz et ,97% 1,44% 0,05% Yumurta ,03% 6,58% 0,22% Arıcılık ,00% 16,61% 0,55% Bal ,99% 15,62% 0,52% Balmumu ,01% 1,00% 0,03% ALT BÖLGE TOPLAMI ,00% Grafik 93. I. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Antalya I. At Bölge Tarımsal Üretim Değerleri Payları SÜS BİTKİLERİ 0,0% TARLA BİTKİLERİ 3,8% SU ÜRÜNLÜERİ 0,2% HAYVANCILIK 3,3% MEYVELER 17,5% SEBZELER 75,3% 246

247 İkinci Alt Bölge Üretim Değerleri Tablo 146. Antalya İli II. Alt Bölge Üretim Değerleri (2000) Üretim Üretim Üretim II. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı MEYVELER ,00% 8,83% Yumuşak Çekirdekliler ,00% 3,44% 0,30% Armut ,22% 0,42% 0,04% Ayva ,05% 0,07% 0,01% Elma ,54% 2,43% 0,21% Trabzon Hurması ,14% 0,04% 0,00% Muşmula ,07% 0,00% 0,00% Yeni Dünya ,98% 0,48% 0,04% Taş Çekirdekliler ,00% 16,76% 1,48% Erik ,69% 0,28% 0,03% Kayısı ,79% 0,13% 0,01% Kiraz ,62% 0,10% 0,01% Kızılcık ,02% 0,00% 0,00% Şeftali ,18% 2,88% 0,25% Vişne ,06% 0,01% 0,00% Zeytin ,64% 13,34% 1,18% Üzümsü Meyveler ,00% 9,67% 0,85% Dut ,88% 0,28% 0,02% İncir ,97% 2,13% 0,19% Nar ,27% 2,64% 0,23% Üzüm (ha) ,95% 1,35% 0,12% Çilek (ha) ,93% 3,28% 0,29% Sert Kabuklular ,00% 7,52% 0,66% Badem ,30% 1,68% 0,15% Ceviz ,70% 5,84% 0,52% Turunçgiller ,00% 62,39% 5,51% Limon ,14% 7,57% 0,67% Portakal ,72% 30,40% 2,69% Mandarin ,93% 6,20% 0,55% Altıntop ,23% 0,15% 0,01% Turunç ,97% 18,07% 1,60% Tropik-Suptropik Mey ,00% 0,22% 0,02% Avokado ,68% 0,10% 0,01% Keçiboynuzu ,32% 0,11% 0,01% SEBZELER ,00% 58,20% Meyvesi Yenen Sebzeler ,00% 96,60% 56,22% Domates ,45% 68,06% 39,61% Patlıcan ,96% 5,76% 3,35% Hıyar ,64% 8,35% 4,86% Sakız kabağı ,67% 0,64% 0,38% Biber (dolma) ,71% 1,66% 0,96% Biber (sivri-çarli) ,90% 5,70% 3,32% 247

248 Üretim Üretim Üretim II. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Biber (salçalık) ,04% 0,04% 0,02% Kavun ,91% 4,75% 2,76% Karpuz ,61% 1,56% 0,91% Bamya ,10% 0,09% 0,05% Yaprağı Yenen Sebzeler ,00% 0,86% 0,50% Lahana (beyaz) ,98% 0,24% 0,14% Lahana (kırmızı) ,63% 0,03% 0,02% Enginar ,08% 0,00% 0,00% Kereviz ,07% 0,02% 0,01% Marul(göbekli) ,12% 0,23% 0,13% Marul (kıvırcık) ,59% 0,07% 0,04% Ispanak ,75% 0,12% 0,07% Pırasa ,96% 0,15% 0,09% Tere ,07% 0,00% 0,00% Nane ,63% 0,01% 0,00% Maydanoz ,09% 0,00% 0,00% Roka ,02% 0,00% 0,00% Dereotu ,01% 0,00% 0,00% Baklagil Sebzeleri ,00% 2,11% 1,23% Taze fasülye ,68% 1,81% 1,05% Taze bakla ,19% 0,28% 0,16% Taze bezelye ,28% 0,01% 0,00% Barbunyafasülye ,42% 0,01% 0,01% Börülce ,44% 0,01% 0,01% Soğansı seb ,00% 0,35% 0,21% Sarımsak(taze) ,84% 0,01% 0,01% Soğan(taze) ,44% 0,32% 0,19% Turp (bayır) ,24% 0,01% 0,00% Turp (kırmızı) ,48% 0,01% 0,01% Diğer seb ,00% 0,07% 0,04% Karnabahar ,00% 0,07% 0,04% SÜS BİTKİLERİ ,00% 5,96% Kesme Çiçek ,00% 100,00% 5,96% Karanfil ,11% 69,11% 4,12% Gül ,86% 3,86% 0,23% Gladiöl ,23% 0,23% 0,01% Gypsophilla ,98% 1,98% 0,12% Gerbera ,51% 12,51% 0,75% Krizantem ,89% 0,89% 0,05% Solidago ,61% 8,61% 0,51% Nergiz ,18% 1,18% 0,07% Frezia ,41% 0,41% 0,02% Statice ,09% 0,09% 0,01% Lilium ,10% 0,10% 0,01% Şebboy ,05% 0,05% 0,00% Aster ,18% 0,18% 0,01% 248

249 Üretim Üretim Üretim II. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Diğer kesme çiçekler ,80% 0,80% 0,05% TARLA BİTKİLERİ ,00% 16,13% Tahıllar ,00% 65,19% 10,52% Buğday ,23% 41,87% 6,75% Arpa ,52% 3,60% 0,58% Yulaf ,19% 1,43% 0,23% Çavdar ,02% 0,01% 0,00% Mısır (Dane) ,21% 4,70% 0,76% Mısır (Hasıl) ,84% 13,59% 2,19% Endüstri Bitkileri ,00% 29,10% 4,69% Pamuk ,76% 23,21% 3,74% Susam ,53% 4,23% 0,68% Yerfıstığı ,67% 1,65% 0,27% Soya ,04% 0,01% 0,00% Baklagiller ,00% 0,30% 0,05% Bakla (Kuru) ,10% 0,02% 0,00% Nohut (Kuru) ,22% 0,21% 0,03% Fasülye (Kuru) ,68% 0,07% 0,01% Yumrulu Bitkiler ,00% 3,75% 0,60% Patates ,47% 0,58% 0,09% Soğan (Kuru) ,05% 2,78% 0,45% Sarımsak (Kuru) ,47% 0,39% 0,06% Yem Bitkileri ,00% 1,67% 0,27% Fiğ (Yeşil Ot) ,44% 0,52% 0,08% Fiğ (Kuru Ot) ,79% 0,20% 0,03% Yonca (Kuru Ot) ,86% 0,13% 0,02% Sudan Otu ,91% 0,81% 0,13% SU ÜRÜNLÜERİ ,00% 1,27% Deniz Balıkları ,00% 66,92% 0,85% Diğer Deniz Ürünleri ,00% 13,95% 0,18% Tatlısu Balıkları ,00% 2,25% 0,03% Kültür Balıkları ,00% 16,89% 0,22% Alabalık ,16% 11,68% 0,15% Çipura-Levrek ,84% 5,21% 0,07% HAYVANCILIK ,00% 9,60% BB ve KB Hayvan ,00% 93,05% 8,94% Kırmızı Et ,92% 33,42% 3,21% Süt ,32% 57,98% 5,57% Deri ,15% 1,07% 0,10% Yapağı ,21% 0,20% 0,02% Keçi Kılı ,37% 0,34% 0,03% Gübre ,03% 0,03% 0,00% Kanatlı ,00% 3,80% 0,37% Beyaz et - Broiler ,34% 0,74% 0,07% Yumurta ,66% 3,07% 0,29% Arıcılık ,00% 3,15% 0,30% 249

250 Üretim Üretim Üretim II. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Bal ,43% 3,04% 0,29% Balmumu ,57% 0,11% 0,01% ALT BÖLGE TOPLAMI ,00% Grafik 94. II. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Antalya II. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri Payları TARLA BİTKİLERİ 16,1% SU ÜRÜNLÜERİ 1,3% HAYVANCILIK 9,6% MEYVELER 8,8% SÜS BİTKİLERİ 6,0% SEBZELER 58,2% Üçüncü Alt Bölge Üretim Değerleri Tablo 147. Antalya İli III. Alt Bölge Üretim Değerleri (2000) Üretim Üretim Üretim III. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı MEYVELER ,00% 20,39% Yumuşak Çekirdekliler ,00% 7,17% 1,46% Armut ,39% 0,39% 0,08% Ayva ,52% 0,11% 0,02% Elma ,43% 1,11% 0,23% Yeni Dünya ,67% 5,57% 1,14% Taş Çekirdekliler ,00% 5,19% 1,06% Erik ,97% 0,73% 0,15% 250

251 Üretim Üretim Üretim III. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Kayısı ,71% 0,04% 0,01% Kiraz ,55% 0,65% 0,13% Şeftali ,10% 0,94% 0,19% Vişne ,38% 0,02% 0,00% Zeytin ,28% 2,82% 0,57% Üzümsü Meyveler ,00% 7,10% 1,45% Dut ,12% 0,01% 0,00% İncir ,59% 0,26% 0,05% Nar ,22% 0,44% 0,09% Üzüm (ha) ,44% 0,60% 0,12% Çilek (ha) ,63% 5,80% 1,18% Sert Kabuklular ,00% 7,74% 1,58% Badem ,89% 5,88% 1,20% Ceviz ,11% 1,87% 0,38% Turunçgiller ,00% 21,95% 4,48% Limon ,58% 10,67% 2,17% Portakal ,56% 10,66% 2,17% Mandarin ,70% 0,59% 0,12% Altıntop ,15% 0,03% 0,01% Tropik-Suptropik Mey ,00% 50,84% 10,37% Avokado ,61% 0,31% 0,06% Keçiboynuzu ,40% 1,22% 0,25% Muz (ha) ,99% 49,31% 10,05% SEBZELER ,00% 67,59% Meyvesi Yenen Sebzeler ,00% 93,86% 63,44% Domates ,22% 29,30% 19,80% Patlıcan ,29% 4,03% 2,72% Hıyar ,55% 59,65% 40,32% Sakız kabağı ,27% 0,25% 0,17% Biber (dolma) ,01% 0,01% 0,01% Biber (sivri-çarli) ,64% 0,60% 0,41% Kavun ,01% 0,01% 0,01% Yaprağı Yenen Sebzeler ,00% 0,19% 0,13% Marul(göbekli) ,45% 0,11% 0,07% Ispanak ,29% 0,02% 0,01% Pırasa ,50% 0,06% 0,04% Maydanoz ,76% 0,00% 0,00% Baklagil Sebzeleri ,00% 5,95% 4,02% Taze fasülye ,64% 5,39% 3,64% Taze bakla ,61% 0,27% 0,19% Taze bezelye ,75% 0,28% 0,19% TARLA BİTKİLERİ ,00% 5,21% Tahıllar ,00% 79,21% 4,13% Buğday ,85% 68,79% 3,59% Arpa ,21% 7,30% 0,38% Mısır (Dane) ,93% 1,53% 0,08% 251

252 Üretim Üretim Üretim III. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Mısır (Hasıl) ,01% 1,59% 0,08% Endüstri Bitkileri ,00% 3,65% 0,19% Susam ,92% 0,47% 0,02% Yerfıstığı ,08% 3,18% 0,17% Baklagiller ,00% 1,43% 0,07% Bakla (Kuru) ,00% 1,43% 0,07% Yumrulu Bitkiler ,00% 15,71% 0,82% Patates ,54% 1,81% 0,09% Soğan (Kuru) ,73% 13,78% 0,72% Sarımsak (Kuru) ,73% 0,11% 0,01% SU ÜRÜNLÜERİ ,00% 2,36% Deniz Balıkları ,00% 74,01% 1,75% Diğer Deniz Ürünleri ,00% 0,20% 0,00% Kültür Balıkları ,00% 25,79% 0,61% Alabalık ,00% 25,79% 0,61% HAYVANCILIK ,00% 4,45% BB ve KB Hayvan ,00% 82,88% 3,69% Kırmızı Et ,67% 22,11% 0,98% Süt ,27% 59,90% 2,66% Deri ,26% 0,21% 0,01% Yapağı ,33% 0,27% 0,01% Keçi Kılı ,43% 0,36% 0,02% Gübre ,04% 0,03% 0,00% Kanatlı ,00% 5,55% 0,25% Beyaz et ,33% 0,91% 0,04% Yumurta ,67% 4,64% 0,21% Arıcılık ,00% 11,57% 0,51% Bal ,17% 10,55% 0,47% Balmumu ,94% 0,34% 0,02% Yaş Koza ,89% 0,68% 0,03% ALT BÖLGE TOPLAMI ,00% 252

253 Grafik 95. III. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Antalya III. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri Payları TARLA BİTKİLERİ 5,2% SU ÜRÜNLÜERİ 2,4% HAYVANCILIK 4,4% MEYVELER 20,4% SÜS BİTKİLERİ 0,0% SEBZELER 67,6% Dördüncü Alt Bölge Üretim Değerleri Tablo 148. Antalya İli IV. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri (2000) Üretim Üretim Üretim IV. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı MEYVELER ,00% 31,93% Yumuşak Çekirdekliler ,00% 80,23% 25,62% Armut ,33% 19,52% 6,23% Ayva ,56% 2,06% 0,66% Elma ,10% 58,65% 18,73% Taş Çekirdekliler ,00% 11,97% 3,82% Erik ,64% 1,63% 0,52% iğde ,15% 0,02% 0,01% Kayısı ,25% 2,18% 0,70% Kiraz ,36% 3,15% 1,01% Kızılcık ,21% 0,02% 0,01% Şeftali ,64% 3,19% 1,02% Vişne ,52% 1,74% 0,55% Zeytin ,23% 0,03% 0,01% Üzümsü Meyveler ,00% 5,99% 1,91% Dut ,11% 0,01% 0,00% Üzüm (ha) ,36% 5,95% 1,90% Çilek (ha) ,53% 0,03% 0,01% Sert Kabuklular ,00% 1,82% 0,58% 253

254 Üretim Üretim Üretim IV. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Badem ,96% 0,27% 0,09% Ceviz ,04% 1,55% 0,49% SEBZELER ,00% 27,38% Meyvesi Yenen Sebzeler ,00% 60,63% 16,60% Domates ,27% 39,57% 10,83% Patlıcan ,69% 0,42% 0,11% Hıyar ,25% 1,97% 0,54% Sakız kabağı ,40% 1,46% 0,40% Biber (dolma) ,18% 2,53% 0,69% Biber (sivri-çarli) ,32% 2,62% 0,72% Kavun ,14% 4,93% 1,35% Karpuz ,03% 6,69% 1,83% Balkabağı ,37% 0,22% 0,06% Bamya ,34% 0,21% 0,06% Yaprağı Yenen Sebzeler ,00% 1,10% 0,30% Lahana (beyaz) ,94% 0,67% 0,18% Lahana (kırmızı) ,55% 0,19% 0,05% Kereviz ,91% 0,08% 0,02% Marul(göbekli) ,84% 0,03% 0,01% Ispanak ,28% 0,03% 0,01% Pırasa ,48% 0,10% 0,03% Baklagil Sebzeleri ,00% 8,07% 2,21% Taze fasülye ,89% 7,58% 2,07% Barbunyafasülye ,11% 0,49% 0,13% Soğansı seb ,00% 0,54% 0,15% Havuç ,00% 0,54% 0,15% Diğer seb ,00% 0,10% 0,03% Karnabahar ,00% 0,10% 0,03% Mantar+Kompost ,00% 29,56% 8,09% TARLA BİTKİLERİ ,00% 32,26% Tahıllar ,00% 45,69% 14,74% Buğday ,73% 23,18% 7,48% Arpa ,43% 17,10% 5,52% Yulaf ,85% 0,39% 0,13% Çavdar ,07% 0,03% 0,01% Mısır (Dane) ,39% 0,18% 0,06% Mısır (Hasıl) ,54% 4,82% 1,55% Endüstri Bitkileri ,00% 16,53% 5,33% Anason ,88% 5,60% 1,81% Ayçiçeği ,25% 0,04% 0,01% Şekerpancarı ,87% 10,89% 3,51% Baklagiller ,00% 18,39% 5,93% Nohut (Kuru) ,56% 17,02% 5,49% Fasülye (Kuru) ,44% 1,37% 0,44% Yumrulu Bitkiler ,00% 13,88% 4,48% Patates ,94% 9,15% 2,95% 254

255 Üretim Üretim Üretim IV. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Soğan (Kuru) ,94% 0,96% 0,31% Sarımsak (Kuru) ,12% 3,76% 1,21% Yem Bitkileri ,00% 5,51% 1,78% Fiğ (Yeşil Ot) ,73% 0,81% 0,26% Fiğ (Dane) ,07% 0,00% 0,00% Yonca (Yeşil Ot) ,23% 3,04% 0,98% Yonca (Kuru Ot) ,01% 1,27% 0,41% Korunga (Yeşil Ot) ,21% 0,34% 0,11% Hayvan Pancarı ,74% 0,04% 0,01% SU ÜRÜNLÜERİ ,00% 0,10% Tatlısu Balıkları ,00% 15,66% 0,02% Kültür Balıkları ,00% 84,34% 0,09% Alabalık ,00% 84,34% 0,09% HAYVANCILIK ,00% 8,32% BB ve KB Hayvan ,00% 75,12% 6,25% Kırmızı Et ,28% 6,97% 0,58% Süt ,79% 65,20% 5,43% Deri ,20% 0,15% 0,01% Yapağı ,06% 1,54% 0,13% Keçi Kılı ,65% 1,24% 0,10% Gübre ,02% 0,02% 0,00% Kanatlı Beyaz et ,43% 0,68% 0,06% Yumurta ,57% 1,89% 0,16% Arıcılık ,00% 22,31% 1,86% Bal ,93% 21,84% 1,82% Balmumu ,07% 0,46% 0,04% ALT BÖLGE TOPLAMI ,00% 255

256 Grafik 96. IV. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Antalya IV. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri Payları HAYVANCILIK 8,3% SU ÜRÜNLÜERİ 0,1% MEYVELER 31,9% TARLA BİTKİLERİ 32,3% SÜS BİTKİLERİ 0,0% SEBZELER 27,4% Beşinci Alt Bölge Üretim Değerleri Tablo 149. Antalya İli V. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri (2000) Üretim Üretim Üretim V. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı MEYVELER ,00% 24,53% Yumuşak Çekirdekliler ,00% 7,56% 1,85% Armut ,89% 1,58% 0,39% Ayva ,29% 0,55% 0,14% Elma ,82% 5,43% 1,33% Taş Çekirdekliler ,00% 12,80% 3,14% Erik ,35% 3,12% 0,76% Kayısı ,16% 0,02% 0,01% Kiraz ,52% 4,80% 1,18% Kızılcık ,82% 0,87% 0,21% Şeftali ,70% 0,99% 0,24% Vişne ,33% 0,04% 0,01% Zeytin ,11% 2,96% 0,73% Üzümsü Meyveler ,00% 59,49% 14,59% Dut ,44% 0,26% 0,06% İncir ,20% 21,53% 5,28% Nar ,88% 1,12% 0,27% Üzüm (ha) ,49% 36,58% 8,97% 256

257 Üretim Üretim Üretim V. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Sert Kabuklular ,00% 19,59% 4,81% Badem ,60% 3,05% 0,75% Ceviz ,32% 14,16% 3,47% Antep Fıstığı ,47% 0,29% 0,07% Fındık ,40% 0,86% 0,21% Kestane ,22% 1,22% 0,30% Turunçgiller ,00% 0,43% 0,11% Limon ,67% 0,11% 0,03% Portakal ,33% 0,32% 0,08% Tropik-Suptropik Mey ,00% 0,14% 0,03% Keçiboynuzu ,00% 0,14% 0,03% SEBZELER ,00% 16,21% Meyvesi Yenen Sebzeler ,00% 79,49% 12,89% Domates ,52% 46,51% 7,54% Patlıcan ,96% 5,53% 0,90% Hıyar ,00% 20,67% 3,35% Sakız kabağı ,61% 0,48% 0,08% Biber (dolma) ,10% 0,08% 0,01% Biber (sivri-çarli) ,32% 5,82% 0,94% Balkabağı ,36% 0,29% 0,05% Bamya ,13% 0,10% 0,02% Yaprağı Yenen Sebzeler ,00% 0,20% 0,03% Marul(göbekli) ,35% 0,08% 0,01% Ispanak ,38% 0,09% 0,01% Pırasa ,41% 0,03% 0,00% Maydanoz ,86% 0,00% 0,00% Baklagil Sebzeleri ,00% 19,30% 3,13% Taze fasülye ,11% 16,04% 2,60% Taze bakla ,67% 3,02% 0,49% Taze bezelye ,13% 0,22% 0,04% Börülce ,10% 0,02% 0,00% Soğansı seb ,00% 1,02% 0,16% Sarımsak(taze) ,59% 0,02% 0,00% Soğan(taze) ,41% 1,00% 0,16% TARLA BİTKİLERİ ,00% 19,99% Tahıllar ,00% 79,97% 15,98% Buğday ,71% 73,34% 14,66% Arpa ,42% 5,93% 1,19% Mısır (Hasıl) ,53% 0,42% 0,08% Darı ,35% 0,28% 0,06% Endüstri Bitkileri ,00% 2,78% 0,56% Pamuk ,38% 0,09% 0,02% Susam ,71% 2,63% 0,53% Ayçiçeği ,90% 0,05% 0,01% Baklagiller ,00% 11,07% 2,21% Bakla (Kuru) ,16% 0,68% 0,14% 257

258 Üretim Üretim Üretim V. Alt BÖLGE Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Börülce (Kuru) ,40% 0,93% 0,19% Nohut (Kuru) ,92% 8,85% 1,77% Fasülye (Kuru) ,46% 0,49% 0,10% Mercimek(Kır.) ,42% 0,05% 0,01% Mercimek(Yeş.) ,64% 0,07% 0,01% Yumrulu Bitkiler ,00% 3,30% 0,66% Patates ,12% 1,85% 0,37% Soğan (Kuru) ,60% 1,41% 0,28% Sarımsak (Kuru) ,28% 0,04% 0,01% Yem Bitkileri ,00% 2,87% 0,57% Fiğ (Dane) ,42% 0,85% 0,17% Yonca (Yeşil Ot) ,23% 1,13% 0,23% Yonca (Kuru Ot) ,62% 0,56% 0,11% Burçak ,73% 0,34% 0,07% SU ÜRÜNLÜERİ ,00% 2,12% Kültür Balıkları ,00% 100,00% 2,12% Alabalık ,00% 100,00% 2,12% HAYVANCILIK ,00% 37,15% BB ve KB Hayvan ,00% 68,67% 25,51% Kırmızı Et ,20% 9,75% 3,62% Süt ,14% 57,09% 21,21% Deri ,69% 0,47% 0,18% Yapağı ,26% 0,18% 0,07% Keçi Kılı ,69% 1,16% 0,43% Gübre ,02% 0,01% 0,01% Kanatlı ,00% 9,78% 3,63% Beyaz et ,32% 1,11% 0,41% Yumurta ,68% 8,68% 3,22% Arıcılık ,00% 21,55% 8,00% Bal ,93% 19,81% 7,36% Balmumu ,07% 1,74% 0,65% ALT BÖLGE TOPLAMI ,00% 258

259 Grafik 97. V. Alt Bölge Üretim Değerleri Payları Antalya V. Alt Bölge Tarımsal Üretim Değerleri Payları HAYVANCILIK 37,1% MEYVELER 24,5% SU ÜRÜNLÜERİ 2,1% TARLA BİTKİLERİ 20,0% SÜS BİTKİLERİ 0,0% SEBZELER 16,2% SU ÜRÜNLERİ İSTİHSAL DEĞERLERİ Tablo 150. Antalya İli Su Ürünleri İstihsal Değerleri (2001) Deniz balıkları İstihsal Ortalama Satış İstihsal Değeri (kg) Fiyatı (Bin TL/kg) (Bin TL) Akya Avcı Bakalorya Barbunya Berlam Çipura Dil-pisi Dülger Fangri Gümüş Hani İskarmoz İskorpit İsparoz İstavrit-kr İstavrit-ka İşkine İzmarit Karagöz Kayabalığı Kefal Keler Kılıç Kırlangıç Kolyoz

260 Deniz balıkları İstihsal Ortalama Satış İstihsal Değeri (kg) Fiyatı (Bin TL/kg) (Bin TL) Köpek Kupez Levrek Lipsöz Lüfer Melanurya Mercan Mezgit Mırmır Minekop Orfoz Orkinoz Palamut Sardalya Sarıağız Sarıgöz Sarpa Sinagrit Tekir Tirsi Trança Torik Turna Vatoz Zargana Zurna Diğerleri Toplam Diğer deniz Ürünleri İstihsal (kg) Ortalama satış Fiyatı (bin TL/kg) İstihsal değeri (Bin TL) Ahtapot Böcek İstakoz Kalamerye Karides Mürekkep bal Pavurya Yengeç Diğerleri Toplam İçsu balıkları İstihsal Ortalama satış İstihsal değeri (kg) Fiyatı (bin TL/kg) (Bin TL) Akbalık Alabalık Karabalık T.su kefali T.s.levreği Sazan Siraz Yılan Toplam

261 Tablo 151. Kültür Balıkçılığı Üretimi ve Değerleri (2001) Kültür balıkları Üretim Ortalama satış İstihsal değeri (kg) Fiyatı (bin TL/kg) (Bin TL) Sazan Alabalık Çipura Levrek Toplam Genel toplam ÖNEMLİ ÜRÜNLERİN ÜRETİM DEĞERLERİ SIRALAMASI Üretim Üretim Üretim ANTALYA İLİ Değerinin İl Değerinin Değerinin Toplam Üretim Değeri Kendi Ürün Kendi ÜRETİM DALLARI Üretim (1000 TL) Grubu Üretim Dalı Ürün Grupları Değeri İçindeki İçindeki Ürünler İçindeki Payı Payı Payı Domates ,69% 50,85% 30,13% Hıyar ,89% 17,89% 10,60% Biber (sivri-çarli) ,87% 10,29% 6,10% Buğday ,36% 38,72% 5,26% Portakal ,42% 30,41% 4,86% Patlıcan ,02% 7,60% 4,50% Süt ,80% 59,27% 4,40% Elma ,35% 17,52% 2,80% Kavun ,00% 3,78% 2,24% Karanfil ,11% 69,11% 1,88% Kırmızı Et ,11% 25,08% 1,86% Pamuk ,16% 12,78% 1,74% Muz (ha) ,76% 10,19% 1,63% Taze fasülye ,02% 2,46% 1,46% Mısır (Hasıl) ,59% 9,38% 1,27% Arpa ,82% 8,31% 1,13% Biber (dolma) ,99% 1,89% 1,12% Mantar+Kompost ,00% 1,79% 1,06% Armut ,65% 5,39% 0,86% Nohut (Kuru) ,40% 5,92% 0,80% Limon ,70% 4,98% 0,80% Zeytin ,36% 4,90% 0,78% 261

262 (Bin TL) Grafik 98. İlde Önemli Ürünlerin Üretim Değerleri Karşılaştırması Antalya İlinde Üretim Değerlerine Göre Ürün Karşılaştırması Domates Hıyar Biber (sivri-çarli) Buğday Portakal Patlıcan Süt Elma Kavun Karanfil Kırmızı Et Pamuk Muz (ha) Taze fasülye Mısır (Hasıl) Arpa Biber (dolma) Mantar+Kompost Armut Nohut (Kuru) Limon Zeytin 262

263 BÖLÜM 6. PROBLEMLER POTANSİYELLER VE KISITLAR 6.1. PROBLEMLER Antalya ilinin problemleri aşağıdaki belirtilen başlıklar altında özetlenmektedir Sosyo-Ekonomik Problemler Antalya da hızlı gelişen turizm ve sanayileşme nedeniyle arazi rantı yüksektir. Tarım arazilerinin önemli bir kısmı tarım alanı olarak görünmesine rağmen, turizm sektörüne iyi fiyattan satıldığından tarım alanları bu şekilde el değiştirmektedir. Antalya ili 1950 lere kadar göç veren bir il iken 1960 lardan sonra göç almaya başlamıştır. DPT tarafından yapılan araştırmalarda göç edenlerde ücretli oranının yüksek olduğu tarım sektöründe istihdam edildiği, bunu hizmetler sektörünün izlediğini göstermektedir. İlde turizmin gelişmiş olması göç eden nüfus için bu alanda tarım kesimine eşit bir istihdam olanağı sağlamaktadır. İl nüfusundaki artışın, doğal nüfus artışından çok ülke içi göç hareketinden kaynaklandığı ve Antalya nın, Türkiye nin en çok göç alan illerinden biri olduğu bilinmektedir. Diğer yandan da Antalya giderek dış göç alan bir kent olma özelliği kazanmaktadır.ildeki nüfus artışına paralel olarak yoğun konut talebi yüzünden ilde sağlıksız bir yapılaşma ortaya çıkmakta, yeşil alanlar ve tarım alanları azalmaktadır. Antalya da temel tarımsal faaliyetlerin hasat aşamasında sürat ve yoğun emek gereksinimleri mevsimlik işçi talebini yükseltmektedir. Bu talebi dağ köylerinin nüfusu kısmen karşılamakta, talep fazlası ise çevre illerden karşılanmaktadır. Türkiye de olduğu gibi Antalya da da veraset yolu ile araziler parçalanmaktadır. Tarım arazilerinin küçük ve parçalı olması üretimde verim düşüklüğüne ve maliyetlerin yükselmesine neden olmaktadır. Mevcut işletmelerin miras hukuku yolu ile parçalanmasına engel olunmalıdır. Özellikle V. Alt Bölgede bulunan Akseki, Gündoğmuş ve İbradı ilçelerinde istihdam problemi vardır. Bu nedenle bu ilçelerden II. ve III. Alt Bölgelere veya diğer kentlere göç söz konusudur. Genç nüfusun göç etmesiyle köylerde işgücü açığı meydana gelmektedir. Bu da tarımsal faaliyetleri olumsuz etkilemektedir. İl bazında turizm ve tarım her ne kadar yoğun olarak yapılıyorsa da hala dağ köylerine sağlık, eğitim vb. hizmetlerin yeterince götürülemediği görülmektedir. Hayvancılık işletmeleri, ülkemizde genel olarak çok küçük işletmelerdir. Ülkenin genel ekonomik yapısı göz önüne alındığında, yapı, üretim, pazarlama, destekleme, işletme kredileri ve tüketim alanlarında problemler yaşanmaktadır. Bölgemiz de ise; tarımsal üretimin yoğunluğunu bitkisel üretim oluşturmaktadır. Dolayısıyla hayvancılık işletmeleri getirisinden çok tüketimi karşılamaya yönelik olarak faaliyet göstermektedir Doğal Kaynak Problemleri İlde son yıllardaki aşırı yağışlar alt yapı yetersizliği ve derelerin ıslah edilmemiş olması nedeniyle sel felaketlerine yol açmaktadır. Tarım alanları sel felaketleri nedeniyle çok büyük zararlar görmektedir. Ayrıca yoğun rüzgar ve şiddetli fırtınalar sera gibi 263

264 tarımsal yapılara zarar vermektedir. V. Alt Bölge engebeli arazi yapısına sahiptir. Sulu tarımın yapılamadığı gibi, kuru tarımın da toprak verimsizliği ve toprak işleme zorlukları nedeniyle arazilerinin büyük bir kısmı yeteri kadar değerlendirilememektedir. Finike de hayvancılık küçükbaş ağırlıklı yapı arz etmekte, çayır ve mera varlığının çok kıt oluşundan dolayı, hayvancılığın en önemli girdisi olan kaba yem ihtiyacı yeterince karşılanamadığı için gelişme potansiyeli çok sınırlıdır. Mera ve yaylaların azalması, hayvan ve yem kredi faizlerinin artması ile diğer etkenler sonucunda besicilik giderek azalmakta, hayvancılık da giderek yok olmaktadır. Hayvansal ürünlerin daha verimli değerlendirilmesi için, mamül haline getirilerek pazarlanması gerekmektedir. İldeki orman alanlarının mülkiyetinin devlete ait olması nedeniyle orman köylüleri bu kaynaklardan yeterince yararlanamamaktadır. Orman yangınları ve kaçak orman kesimleri bu kaynakların günden güne azalmasına neden olmaktadır. Zeytin alanlarının bir kısmının hiç değerlendirilmiyor olması, bir kısmının etkin kullanılmaması nedeniyle önümüzdeki yıllarda tahrip olmasına sebep olacaktır Çevresel Problemler Tarım sektöründe yapılan bazı yanlış uygulamalar ile tarım alanları ve yer altı sularına verilen zararlar sonucu, son yıllarda önemli bir çevre sorunu gündeme gelmiştir. Özellikle örtü altı yetiştiriciliğinde, gerektiği şekilde toprak ve yaprak analizleri yapılmadan bilinçsizce ve aşırı miktarda uygulanan kimyasal gübrelerin yüzey ve yer altı sularına karışması, tüm canlıların sağlığını tehdit etmektedir. Toprak fümigasyonu amacıyla kullanılan Metil Bromid bir çok ülkede yasaklanmış olmasına rağmen halen ülkemizde kullanılmaktadır. Tarımsal mücadele amacıyla kullanılan kimyasal maddeler ve artıkları da benzer biçimde çevre kirliliğine, dolayısıyla insan sağlığı ve doğal dengenin bozulmasına neden olmaktadır. Bundan dolayı sürdürülebilir tarım tekniklerinin artan oranda sektöre kazandırılması yanında, önemli oranda kimyasal ilaç tasarrufu da sağlanabilecek ve daha verimli, kaliteli üretim mümkün olabilecektir. Genellikle her yıl değiştirilmek zorunda kalınan örtü materyali ve fide kapları olarak kullanılan plastiğin gerçek anlamda geri dönüşümsüz oluşu da önemli bir çevre sorunu doğurmaktadır. Bugüne kadar seralarda üretilen ürünün, don zararından korunması ve bir miktar ısıtma için odunun yakıt olarak kullanılması, birçok bölgede orman alanlarının aşırı derecede tahribine neden olmuştur. Bu konu özellikle basit yapıların yaygınlaştırıldığı yeni bölgeler için tehlike oluşturmaktadır. Antalya merkezde bulunan Boğaçayı Havzasında, mevcut kum-çakıl ve taş ocakları nedeni ile şiddetli yağışlarda denize kadar toprak ve malzeme taşınımı olmakta bu da deniz kirliliğine yol açmaktadır. Ayrıca bazı ocak işletmelerinin gerekli duyarlılığı göstermemeleri nedeniyle dere kenarında bulunun narenciye bahçeleri kamyonların malzeme taşıması sırasında zarar görmektedir. Aynı problemler kum çakıl ocaklarının çoğalmaya başladığı Aksu İlçesinde bulunan ve gelecekte Antalya nın içme suyunun temin edileceği Aksu Çayı içinde geçerlidir. Alanya İlçesinde bulunan Alara Çayı ve Dim Çayı kenarında kurulmuş olan tesisler nedeniyle çevre sorunları yaşanmaktadır. Bu tesislerin bir kısmı gerek atık suları gerekse de katı atıkları ile çevreyi kirletmektedir Sektör ve Belirgin Alt Sektörlerin Problemleri Bitkisel Üretim: Arazilerin miras yoluyla bölünmesi üretim alanlarını küçültmekte 264

265 bu da verimliliği olumsuz etkilemektedir. Sebze ve meyve üretiminin küçük ve dağınık birimlerde gerçekleşmesi nedeniyle finansman sıkıntısı içerisinde olan üreticiler yeni teknolojilerden yararlanamamaktadır. Sera ürünlerinin tüm girdileri yurt dışından dövizle ithal edildiğinden dövize paralel olarak girdi fiyatları artmaktadır. Üreticiler girdilerin yüksekliği ve ürün fiyatlarının düşüklüğü nedeniyle kaliteli ve standartlara uygun üretime yönelememekte ve biyolojik üretim metotlarını kullanamamaktadır. Bu sebeple ihracatçılar dış talepler doğrultusunda standartlara uygun, istenilen çeşit ve miktarda ürün temin edememektedir. Üreticilerin bilinçli olmamasından dolayı üretici birlikleri kurulamamıştır. Ürün bazında üretici birliklerinin bir an önce kurularak üretimden pazarlamaya kadar olan organik bağın kesintisiz akışı sağlanmalıdır. Birliklerin kurulması devlet politikası ile desteklenmelidir. Sebze üretiminde ağırlıklı olarak hibrit tohum kullanılmaktadır. Kullanılan hibrit tohumluklarının büyük bir bölümü ithal yoluyla karşılanmaktadır. Ülkemizde ıslahçı haklarını garanti altına alan Çeşit Koruma Kanunu nun olmayışı çeşit sahibi yurt dışı kuruluşlarının özellikle hibrit çeşitlerde üretim lisansı verme yerine her yıl F1 hibrit tohum satmayı tercih etmelerine neden olmaktadır. Bu nedenle yerli F1 üretimimizi arttıracak ıslah çalışmaları teşvik edilmelidir. Örtü altı yetiştiriciliğinde verim ve kaliteyi etkileyen önemli faktörlerden biri ısıtmadır. Isıtma maliyetlerinin çok yüksek olması pazardaki sürekliliği azaltmaktadır. Bu nedenle ucuz enerjinin seralara götürülmesi, doğal gaz ile ısıtma sisteminin bir an önce devreye girmesi gerekmektedir. Tarım sigorta sisteminin yaygınlaştırılması gerekmektedir. Verimliliğin ve kalitenin arttırılması, planlı üretim ve pazarlamada sürekliliğin sağlanması için sözleşmeli üretim modeli hem üreticiler hem de ihracatçılar tarafından benimsenmelidir. Bu model ile ürünün üretim aşamasından tüketiciye ulaşıncaya kadar ki zincirinin kontrol altında tutulması mümkün olmalıdır. Üretimde gübre ve zirai ilaçların bilinçsiz kullanımı ihracatımızı olumsuz etkilemektedir. İl de kurulmuş olan rezidü laboratuarının kapasitesi artırılarak, daha fazla ürünün analiz edilmesi sağlanmalıdır. Seracılığın yaygın olduğu bölgelerde yeni laboratuarlar kurulmalıdır. Avrupa Gıda Perakendecileri tarafından 1999 yılında EUREPGAP Protokolü hazırlanmış olup, bugün belli başlı süper ve hiper market zincirleri tarafından kabul edilmekte ve istenmektedir. Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edeceğimiz tüm ürünlerde uyulması gerekli bir ön koşul haline getirilerek önlemlerin alınması gerekmektedir. Aksi takdirde bu protokole uyum gösteremeyen üreticilerimiz ve ihracatçılarımız ihraç ürünlerinin ihracatında zorluklarla karşılaşılacak ve ihracat payı büyük oranda azalacaktır. Uluslar arası standartlara ve tüketici tercihlerine uygun üretim yapılmaması,rekabette zorlanmaya neden olmaktadır. Tüketicinin yaş meyve ve sebzeye ödediği ürün bedelinin ancak 1/3 ü üreticinin eline geçmektedir. Meyvecilikle ilgili tarımsal sanayi işletmeleri ilde yetersizdir. Fidan üretimi yapan büyük kapasiteli özel sektör ya da kamu kuruluşunun olmaması, Şekerpancarı üretim kotalarının daraltılmasıyla IV. Alt Bölgedeki üreticilerimiz mağdur olmaktadır. Üreticilerimizin mağduriyetinin telafi edilmesi ve kotaların daraltılmasıyla açılan alanlarda Ülkemizin açığı bulunan ürünlerin (mısır, soya fasulyesi, ayçiçeği, yem bitkisi) ekilişine yöneltmek amacıyla telafi edici önlemlere hız verilmesi gerekmektedir. İlde pamuk üretimi 1995 yılında ton iken 2000 yılında tona gerilemiştir. Özellikle pamuğa yapılan desteklerin yetersiz olması, prim fiyatlarının geç açıklanması, girdi fiyatlarının (mazot-gübre-ilaç-işçilik) yükselmesi ve işçi temininde 265

266 yaşanan güçlükler pamuk ekiliş alanlarını daraltmıştır. Kesme çiçek sektöründe ana üretim materyali olan fide ithal yolu ile temin edilmektedir. Bu da ürün programlama, maliyet ve kayıplarla ilgili bir çok problemleri de beraberinde getirmektedir. Üretim materyalinde dışa bağımlılığı azaltmak için bu konuda çalışacak kuruluşlar (anaçlık ve köklendirme tesisi, doku kültürü laboratuvarı vb.) desteklenmelidir. Yıllardır sprey karanfil dışında yeterli miktarda ürün çeşitleri yetiştirilmemiş ve bunun sonucunda da çoğunlukla İngiltere pazarına ürün gönderilmiştir. Araştırma geliştirme projeleri oluşturularak geleneksel ürün çeşitlerinin yanında, yurt dışı pazarlarda talep gören yeni çeşitlerin ülkemizde denenmesi ve araştırılması sağlanmalıdır. İlde kesme çiçek ihracatı 8 ay ile sınırlı kalmakta, bu da yıl boyu olan talepleri karşılayamamaktadır. Ancak son yıllarda İldeki firmalar ihracatın kesintisiz olabilmesi için Korkuteli ilçemizde ve komşu illerde yayla çiçekçiliğine başlamışlardır. Ülkemizde ekolojik koşulların oldukça elverişli olmasına karşın dış mekan bitkilerinde ithalat oldukça yoğun yapılmaktadır. İlde büyük otellerin peyzaj çalışmalarında ithalat yoluyla temin ettikleri ve ekolojimizde de yetişebilen palmiye, hurma gibi tropik bitkilerin üretim alanları arttırılmalıdır. Ayrıca mevsimlik çiçek tohumları ve çim tohumları da ıslah çalışmalarının yeterli olmaması nedeniyle ithal yoluyla karşılanmaktadır. Araştırma Geliştirme fonları oluşturularak ekolojimize uygun çeşitler üretilmeli, ıslah çalışmalarına ağırlık verilmelidir. Ayrıca çim alanları oluşturulmasında büyük kolaylık sağlamak amacıyla çim parçalarıyla, çim kalıplarıyla ve çim rulolarıyla dikim yöntemleri geliştirilmelidir. İç mekan süs bitkilerinin üretiminde modern teknolojiye ihtiyaç duyulması nedeniyle büyük yatırımlar gerekmekte bu da sektörün gelişmesini sınırlandırmaktadır. İç mekan bitkilerinde kaliteli üretim için mutlaka teknolojiden yararlanmak gerekmektedir. Ancak; ısıtma maliyeti toplam maliyet içerisinde yüksek değer taşıdığı için örtü altındaki üretim için ucuz enerjinin sağlanması gerekmektedir. İç ve dış mekan süs bitkilerin üretimininde ekolojiye uygun çeşitlerin seçilmesinin yanında, ürün bazında ihtisaslaşmaya özen gösterilmelidir. Ayrıca, iç ve dış mekan süs bitkileri üreticilerinin örgütlenmesi gerekmektedir. Doğal ekolojimizde bulunan çiçek soğanları dışında ticari değeri yüksek olan çiçek soğanlarından lale, sümbül, nergiz, lilium, gladiöl, zambak, galla, canna gibi çeşitlerin üretimine önem verilmelidir. Avrupa ülkelerinin soğanlı bitkilere olan talebi gün geçtikçe artmaktadır. İlde örtü-altı sebze ve süs bitkileri yetiştiriciliği yaygın olmasına rağmen sera sabit yatırım malzemelerinin bir standardizasyonunun olmaması, teknoloji gerektiren yatırımların ithal edilmesine neden olmaktadır. Üretim yerlerinde sera konstrüksiyon atölyelerin kurulması gerekmektedir. Hayvansal Üretim: Hayvancılık işletmeleri, ülkemizde genel olarak çok küçük işletmelerdir. Ülkenin genel ekonomik yapısı göz önüne alındığında, yapı, üretim, pazarlama, destekleme işletme kredileri ve tüketim alanlarında problemler yaşanmaktadır. Bölgemizde ise; tarımsal üretimin yoğunluğunu bitkisel üretim oluşturmaktadır. Dolayısıyla hayvancılık işletmeleri getirisinden çok tüketimi karşılamaya yönelik olarak faaliyet göstermektedir. Tarımsal işletmelerde hayvan sayısı azdır. Yem Bitkileri üretim alanları bitkisel üretimde kullanılmaktadır. Hayvansal ürünlerin pazarlanmasında sorunlarla karşılaşılmaktadır. Ürünlerin pazarlanmasında karşılaşılan sorunların aşılmasında gerekli örgütlenmeler zayıftır ve ürün pazarlama koşulları yeterince desteklenmemektedir. İşletme kredileri çok pahalıdır. Yem ve yem bitkileri konusunda destekleme yetersizdir. Üretim ve sanayi entegrasyonunun sağlanmasında problemler vardır. Pazarlamadaki aracı 266

267 sayısının azaltılması ve üretici-tüketici dengesinin korunması gerekmektedir. Su Ürünleri: Kültür Balıkçılığı: Kültür balıkçılığı tesislerinin kullandıkları balık yemleri, hayvan yemi imal eden fabrikalarca üretilmekte ve bu üretimde kalite standardına ulaşılamamaktadır. Özellikle yem muhteviyatı içinde yer alan balık unu vb. hammaddeler ithal edildiğinden ya fiyat istikrarı oluşamamakta ya da fiyat rekabeti oluşturmak için yem kalitesinden ödün verilmektedir.ülkemizde belli dönemlerde yaşanan ekonomik krizlerde, yem fiyatlarının yükselmesi karşısında balık fiyatları düşük kalmakta, bu da karlılığı çok düşürmekte, hatta yok etmektedir. Avcılık: İlin 640 km. kıyı uzunluğuna rağmen, avlanan balık miktarının yeterli olmadığı rahatça görülebilir. Her ne kadar Akdeniz balık populasyonu yönünden en fakir denizimiz olmasına rağmen, faaliyet gösteren balıkçı teknelerinin büyük bölümü 5-10 m.lik, kıyı balıkçılığına uygun küçük teknelerden oluşması istihsali düşürmektedir. Yakınımızdaki Yunanistan, İtalya gibi ülkelerin balıkçı tekneleri açık denize dayanıklı teknelerden oluşmakta ve açık denizdeki pelajik balıkları rahatça avlamaktadırlar. Bu istihsalden yeterli payı alabilmemiz için, avcılık sektörümüz teşvik ve uygun faizli kredilerle desteklenerek, açık denize uygun tekne sayısı artırılmalıdır Pazarlama Problemleri Yaş meyve ve sebzenin çabuk bozulabilir ürünler olması ihracatında bazı zorluları da beraberinde getirmektedir. Ürünlerin ihracatında alt yapı eksiklikleri mevcuttur. Özellikle hasat sonrası ürünlerin muhafazası, paketleme tesislerinin ve soğuk hava depolarının yetersizliği üründe kayıplara yol açmaktadır. Üretim yerlerinde ön paketleme ve soğuk hava tesisleri yapılarak kalite kayıpları önlenmelidir. Paketleme tesislerinde standardizasyonu sağlamak için modern makinaların (ayıklama, tasnifleme, ambalajlama ve vb.) bulundurulması gerekmektedir. Bu tesislerin yapımı teşvik edilmelidir. Ürünlerin pazarlanmasında örgütlenme çok zayıf. Ürün değerlendirilmesi yönünden, özellikle örtü altı bortlarının devreye sokulması için yeni yasalara gereksinim duyulmaktadır. Üretici birlikleri vasıtasıyla kurulacak ve fiyatın üreticinin gözünün önünde oluşacağı MEZAT sisteminin işlerlik kazanması sağlanmalıdır. Yaş meyve ve sebzenin çabuk bozulabilir olması, tüketici taleplerinin işlenmiş ürünlere kayması ve bu ürünlerin katma değerinin yüksek olması dolayısıyla tarımsal sanayinin hızla gelişmesi gerekmektedir. İhracat iadeleri sezonluk kısa vade sorunlarını çözmekte ancak yeni türlerin geliştirilmesi yönünde uzun vadeli planların uygulamaya konulmasını engellemektedir. Bu çerçevede değişik ürünlerin üretilmesi yönünde çalışmaların yapılması zorunludur. Diğer taraftan, alınan ürünlerde başlıca pazarlarımızda tüketici tercihinde yaşanan değişimlere paralel olarak üretim planlaması, sektörün geleceği açısından önem arz etmektedir. Nakliyede soğutma tertibatlı ve hızlı hareket eden (RO-RO) tipi taşımacılık yapacak gemilere ihtiyaç vardır. İhracatın daha ucuza mal olacak şekilde deniz yoluyla yapılması gerekmektedir. Ayrıca ürünlerin kısa zamanda yurt dışındaki pazarlara sevk edilmesi için ucuz tarifeli kargo uçaklarının devreye girmesi çok önemlidir. İlde merkezleri İstanbul da olan iki kooperatifin sahip olduğu mezatların yetersiz oluşu, büyük oranda iç piyasa taleplerini karşılaması, ihracat açısından büyük bir mezatın bulunmayışı diğer ülkelerle olan rekabeti azaltmaktadır. Üretilen üründen daha yüksek kazanç elde edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması, alım satımların organize edilmesi ve kalite kontrollerinin yapılması için büyük bir organizasyona ihtiyaç vardır. Bu nedenle ilde bu sektör ile uğraşan kurumlar uluslararası mezat organizasyonu için çalışmalara başlamışlardır. Bu çalışmaların desteklenmesi gerekmektedir. Hava yolu ile yapılan taşımacılıkta nakliye bedelinin çok yüksek oluşu, üreticileri tır taşımacılığına yöneltmiştir. Ancak kara yolu taşımacılığının süresinin uzun olması ve 267

268 tırlarda teknolojinin yetersiz oluşu kalite ve zaman kaybına neden olmaktadır. İhracatta büyüme hızının sürdürülmesi özellikle hava yolu taşımacılığında sağlanacak teşvik ve katkılarla olacaktır. Sektöre kargo uçaklarının tahsisi veya nakliye bedelinin düşürülmesi sağlanmalıdır. Pazardaki talepleri karşılayacak standardizasyona ve ambalajlama sistemlerinin geliştirilmesi gerekmektedir. İhracat yapan şirketlerimiz ürettikleri veya dahili/harici işleme rejimi kapsamında ürünlerde KDV muafiyeti sağlanmalıdır. Türkiye örtü-altı tarımının %33 ü İlde yapılmasına rağmen Organize Tarım Bölgesi oluşmamıştır. Antalya Tarım İşletmesi Müdürlüğünün 500 dekar veya daha fazla hazine arazisini yatırımcıya açarak organize tarım bölgesi oluşturulması, ilin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesine önemli bir katkı sağlayacaktır. Kendi içinde üretim planlaması ve mezatın oluşturulacağı alanda amaç, üretimin tamamının ihracata yönelik olması ve Ülkemize iş istihdamını sağlamasıdır. İlde yağ bitkileri üretimi geçmişte yaşanan pazarlama sorunları ile istenilen düzeye gelememiştir (soya ve kanola). Yağ bitkilerini işleyen sanayi en kısa sürede kurulmalıdır. Özellikle şeker pancarında uygulanan kota nedeniyle açılan alanlarda üretilecek yağ bitkilerinin değerlendirilmesine yönelik çalışmalara hız verilmelidir. Mısır üretimi yıllara göre artış göstermektedir. İlerde meydana gelebilecek pazarlama problemlerini aşmak için mısır kurutma tesislerinin arttırılması, mevcutların rantabl çalıştırılmasına yönelik çalışmalar yapılmalıdır POTANSİYELLER VE KISITLAR Örtü-Altı Üretim Alanları İlde örtü-altı yetiştiriciliği tek ürün ve çift ürün olmak üzere iki şekilde yapılmaktadır. İlde yılı itibariyle örtü-altı alanı dekar iken döneminde dekara yükselmiştir yılında Türkiye cam sera alanlarının %84 ü, plastik sera alanlarının %36 sı, yüksek plastik tünelin %7 si, alçak plastik tünelin ise %46 sıyla birlikte; toplam Türkiye örtü-altı alanlarının %33 ü Antalya da bulunmaktadır. İlde üretim döneminde toplam dekar örtü-altı alanının %95,85 sebze, % 2,23 meyve, % 1,92 inde süs bitkisi yetiştirilmektedir. İlde en fazla örtü-altında sebze yetiştiriciliği I. Alt Bölgede yapılmaktadır. Bu bölge içerisinde Kumluca birinci sıradadır. I. Alt Bölgeyi II. ve III. Alt Bölgeler izlemektedir. II. Alt Bölgede Merkez ilçe, III. Alt Bölgede ise Alanya birinci sıradadır. Sebze Üretimi Türkiye domates üretiminin %15,7 si, hıyar üretiminin %27 si, sakız kabağı üretiminin %16,9 u, bakla üretiminin %16,5 u, patlıcan üretiminin %16,sı, biber üretiminin %13,8 i, taze fasulye üretiminin %7,5 u, bezelye üretiminin %3 ü, kavunkarpuz üretiminin %2,8 i,marul üretiminin %1,9 u, lahana üretiminin %1,5 i Antalya ilinde yapılmaktadır. Antalya daki domates üretiminin ¾ ü I. ve II. Alt Bölgelerde yapılmaktadır. İlin toplam sebze üretimi içinde I. Alt Bölge %69 luk payla biber üretiminde, II. Alt Bölge %60 lık payla domates üretiminde, III. Alt Bölge %61,5 u payla hıyar üretiminde birinci sırayı almaktadır. Ancak I. Alt Bölge kendi içinde irdelendiğinde ise domates birinci 268

269 sırayı almaktadır yılları arasında önemli ürünlerde yapılan inceleme sonucu en fazla artışın örtü-altı domates üretim alanlarında 226 kat olduğu görülmüştür. Bunu örtüaltında hıyar 177,5 kat ve örtü-altında biber %71,2 oranla izlemektedir. Meyve Üretimi Dünya meyve üretimi yaklaşık 460 milyon ton olup, ilk on ülke toplam üretimin yarıdan fazlasını gerçekleştirmektedir. Ülkemiz söz konusu üretimin %2,3 ünü karşılamakta olup, 9. sırada bulunmaktadır. En fazla üretilen meyveleri üzüm, narenciye, elma, armut, şeftali ve erik olarak sıralamak mümkündür. Antalya ili özellikle tropik ve sub-tropik meyvelerin üretiminin yapıldığı nadir illerimizden birisidir. Narenciye yanısıra muz ve avokado üretiminde önemli bir yere sahiptir. Türkiye de üretilen portakalın %26 sı, muzun %43 ü, avokadonun %58 i, narın %12 si, elmanın %5 i, keçi boynuzunun %37 si ve yeni dünyanın da %63 ünün Antalya ilinde üretilmektedir. Mantar Üretimi İlde, 1990 yılında 1700 ton olan üretim 2001 yılı itibarı ile tona çıkmıştır yılında kişi başına tüketimimiz 30 gr civarında iken, bugün kişi başına 250 gr tüketilmektedir. Mantarcılık sektörü son 10 yılda 10 kat büyümüştür. Avrupa ve gelişmiş Dünya Ülkelerinin kişi başına tüketimleri 2,5 kg/yıl seviyesindedir. Yani Ülkemizde mantarcılık sektörü 8 10 kat daha büyüyebilir. İlde 1989 yılında Korkuteli nde başlayan üretim çalışmaları artarak devam etmektedir yılından itibaren istatistiki veriler toplanmaya başlanmıştır. Aşağıdaki tabloda İlin yıllar itibariyle mantar üretim alanları görülmektedir. Kültür mantarı üretiminde kullanılan kompostlar Korkuteli nde 9, Akseki de 1 olmak üzere toplam 10 işletmede üretilmektedir. Bu firmalar Ülke genelinde üretilen ton kompostun tonunu üretmektedir. Üretilen ton kompostun tonu diğer İllere pazarlanmakta, kalan ise İl genelindeki m 2 lik üretim odalarında kullanılmaktadır. Süs Bitkileri Üretimi İlde ihracaat amaçlı kesme çiçek üretimine 1985 yılında 70 dekar örtü-altında başlanmış olup; üretim döneminde bu alan dekara yükselmiştir. Toplam süs bitkileri ekiliş alanı da 70 dekardan 4323 dekara çıkmıştır. Antalya ilinin, Türkiye toplam süs bitkileri alanları içerisindeki payı 1999 yılında %21, 2000 yılında %21,3 ve 2001 yılında ise %16 dır. Ancak ihracat amaçlı üretilen kesme çiçek yetiştiriciliğinde 1999 yılında %28, 2000 yılında %33 ve 2001 yılında ise %25,5 paya sahip olduğu görülmekle birlikte kesme çiçek ihracatında Antalya birinci sıradadır. Kesme çiçek üretiminde yıllarında üretim alanlarındaki artış ile beraber satış fiyatlarının düşmesi bir sonraki yılın üretim alanlarının düşmesine, 2000 li yıllardan sonra ise bilinçli üretim ve pazarlama ağının gelişmesiyle elde edilen net karın yüksekliği üretim alanlarını artırmıştır. İç ve dış mekan süs bitkileri üretim alanlarında 1994 yılından itibaren yavaş bir gelişme, 2000 yılından sonra daha hızlı bir gelişme görülmektedir. Doğal çiçek soğanlarının büyük bir bölümü doğadan sökülmektedir. Sadece üretim ve büyütme tarlaları ekim alanı olarak kayıt altına alınabilmektedir. Bu da doğal çiçek soğanları ekim alanlarının toplam süs bitkileri üretim alanları içerisinde küçük bir paya (%3) sahip olmasına nedendir. İlde 2002 yılı kesme çiçek üretim alanında %70 2 lik bir payla karanfil 1. sırayı almakta ve üretilen karanfilin %95'i ihraç edilmektedir. Bunu %16,7 ile Gerbera, %3,2 ile 269

270 Solidago,%2,7 ile Gypsophilla, %2,3 ile Gül, %0,7 ile Krizantem, %0,4 ile Gladiol gibi türler takip etmektedir. İlde üretim döneminde kesme çiçek üretimi, ithalatı ve ihracatı ile uğraşan 43 firma mevcuttur. Uygun İklim Koşulları Dağların denize yakın olduğu yörelerdeki Finike ve Demre gibi kısmen küçük ovalarda kış aylarında en düşük sıcaklık 0 o C nin altına düşmediğinden, meyve ağaçlarının kış ve ilkbahar geç donlarından zarar görmeleri sözkonusu değildir. Genelde Toros Dağları Akdeniz e paralel bir şekilde uzanması, bölgeye iç kısımlardan gelebilecek soğuk hava akımlarına karşı bir duvar görevi yaparak özel iklim adacıklarının ve mikro klimaların oluşmasına neden olmaktadır. Bölgedeki kimi küçük ovalarda muz gibi tropik karakterli meyveler kolayca yetiştirilebilmektedir. Toroslardan inen büyüklü küçüklü çeşitli akarsular, meyvecilik açısından önemli bir değere sahip olan Aksu, Manavgat ve Köprüçayı gibi isimlerle anılan aluviyal arazileri oluşturmuştur. Diğer taraftan yayla kesiminde geçmiş jeolojik devirlerde yaşanmış olan tektonik-karstik olaylar neticesinde yine meyvecilik açısından son derece önemli Elmalı, Korkuteli platoları oluşmuştur. Aynı akarsular ve bu akarsuların bazıları üzerinde kurulan ve kurulmakta olan barajlar, ilin arazilerinin büyük bir bölümünde sulu tarım yapma olanağı sağlamakta, havanın oransal nemini artırmakta ve gece-gündüz arasındaki sıcaklık farklarını azaltmaktadır. Akdeniz bölgesi İspanya, Fransa ve İtalya gibi Akdeniz Ülkelerine göre biraz daha güneyde kaldığından sıcaklık ve güneşlenme gibi iklimsel faktörlerden daha fazla yararlanabilmektedir. Bu durum ise bir yandan fazla miktarda toplam sıcaklık gereksinimi bulunan tropik ve subtropik karakterli meyvelerin bu bölgede yetişebilmelerini sağlamakta ve diğer yandan da hemen hemen tüm meyvelerde pazar açısından son derece önemli olan erkenciliğe neden olmaktadır. Toros dağlarının güney yamaçları ve etekleri ise badem gibi soğuklama ihtiyacı kısmen düşük olan ve çok erken çiçek açtığı için ilkbahar geç donlarından büyük ölçüde zarar gören meyveler rahatlıkla yetişebilmektedir. Su Kaynakları Su ürünleri yetiştiriciliği için kıyıları ve iç sularıyla ilde zengin bir kaynak mevcuttur. Hazır Fide Yetiştiriciliği Antalya da hazır fide yetiştiriciliğinin geçmişi eski değildir. İlk çalışmalar yıllarına dayanmaktadır. Başlangıçta bir adet olan firma sayısı yılı itibariyle 16 ya yükselmiştir. Çiftçilerimiz; otomatik, modern makinelerle uzman personel nezaretinde sağlıklı, kalite kontrollü olarak yetiştirilen hazır fideyi tercih etmeye başlamışlardır. İlde bu sektörde faaliyet gösteren firmalar 2002 yılı toplam yıllık kapasiteleri adet fidedir. Firmalar aynı yıl % 66 lık kapasite ile çalışarak adet fide üretmişlerdir. Üretilen fidelerin büyük çoğunluğu il içinde tüketilmekle birlikte bir kısmı ise Ege, Marmara Bölgesi ve çevre illerdeki talepleri karşılamıştır. İlde 1999 yılından beri aşılı fide çalışmaları da başlamıştır. Doğal Çiçek Soğanları Manavgat, Alanya, Gazipaşa, Akseki, Gündoğmuş ve İbradı İlçelerinin dağ 270

271 köylerinde, yaylalarında doğal olarak yetişen ve ekonomik önemi olan birçok soğanlı, rizomlu, yumrulu bitki çeşidi mevcuttur. Bu bitkilerden ekolojimizde yoğun olarak bulunan özellikle Galanthus elwesii (kardelen), Eranthis hyemalis (sarı karçiçeği), Anemone blanda (yoğurt çiçeği), Cyclamen cilicium ihracatta en büyük paya sahiptir. Antalya İhracatçı Birlikleri'nden alınan ihracat kayıtlarına göre; Ülkemizden 2001 yılında adet doğal çiçek soğanı ihraç edilmiş ve Dolar gelir elde edilmiştir. Diğer çiçek soğanı, kök, sürgün başı ve rizomlarında ihraç edilmesiyle birlikte toplam çiçek soğanı adet ve elde edilen gelir de Dolardır. Doku Kültürü Çalışmaları Doku kültürü steril ve kontrollü şartlar altında yapılan doku ve organ çalışmalarıdır. Doku kültürü dalları içerisinde pratikte en yaygın olarak kullanılan teknik Meristem kültürü ve sürgün ucu tekniğidir. Meristem kültürü tekniği ile uzun yıllardan beri virüsten ari bitki elde edilmeye başlanmıştır.. Ülkemizde özel firmalar, araştırma enstitüleri ve fakülteler bünyesinde faaliyet gösteren bir çok doku kültürü laboratuvarı mevcuttur. İlde Serbest Bölgede 1998 yılında yaklaşık 2,5 dekar alanda, kapasitesi adet/yıl olan Hollanda ortaklı bir doku kültürü laboratuvarı kurulmuş olup hem yurt içi hem yurt dışına fide göndermektedir. Başta Gerbera, Hosta, Syngonium, Tradescantia, Hemerocallis, Pulmonaria, Geranium, Kivi, Muz, Krizantem, Enginar gibi olmak üzere yaklaşık 800 türde doku kültürü çalışmaları devam etmektedir. İlde süs bitkileri fide ithalatının yoğun olarak yapılması üretim maliyetini artırmaktadır. Doku kültürü laboratuarlarının desteklenmesi ve kapasitelerinin artırılması ile ithalat azaltılacak ve fide ihracatı yapılabilecektir. Tablo 152. Tarımsal Kaynaklar, Kurumsal Yapı ve Nüfus Tanımlama Mevcut Durum Gelişme Potansiyeli Tablo 153. Tarımsal Ürünler, Tarımsal Yapı ve Pazarlama Tanımlama Mevcut Durum Fark 271

272 BÖLÜM 7. AMAÇ VE STRATEJİLERİN OLUŞTURULMASI 7.1. AMAÇLARIN BELİRLENMESİ Antalya ili, tarımsal üretimde üretim değeri ve verimlilik ortalaması ülke ortalamasının üzerinde olan illerimizden biridir. Ekolojik koşulların uygunluğu sebebiyle ürün çeşitliliği fazla olup, ilde yetiştirilen ürünlerin pazarlama şansı gerek yurtiçi gerekse yurtdışında yüksektir. Örtü-altı sebze ve subtropik meyveler gibi katma değeri yüksek olan ürün üretiminin fazla olması nedeniyle, tarımsal gelir ve tarımın GSYİH içerisindeki payı da ülke ortalamasına nispetle yüksektir. İlde tarımsal pazarlama sistemleri ve örgütlenme yeterli olmasa bile, diğer birçok ile göre daha iyi durumdadır. İlde, Antbirlik, pamuk ve narenciye alımı yapmakta ve aldığı ürünün önemli bir kısmını kendi tesislerinde işlemektedir. İlde tarımın yanında turizm sektörü özellikle son yıllarda önemli gelişme göstermiştir. Bu durum, tarımsal ürünler için bir talep ve pazarlama şansı oluştururken, aynı zamanda tarım ile turizm sektörü arasında özellikle tarım alanlarının kaybı yönünde bir rekabete yol açmaktadır. Ayrıca son yıllarda ilin aldığı göç de önemli boyutlara ulaşmıştır. İlin Alt Bölgeler bazında bazı tarım ürünleri miktarı dikkate alınarak tarımsal potansiyelin değerlendirilmesi sonucunda aşağıda verilen matris hazırlanmıştır. Matris'te: 1=en yüksek üretim miktarı, olmak üzere sırasıyla 2,3,4,5 - : ihmal edilebilir, değerleri ifade etmektedir. Tablo 154. Bazı Tarımsal Ürünlerin Üretiminin Alt Bölgeler Bazında Karşılaştırılması Ürünler I. Alt Bölge II. Alt Bölge III. Alt Bölge IV. Alt Bölge V. Alt Bölge Domates Hıyar Biber Buğday Portakal Patlıcan Süt Elma Kavun Karanfil Kırmızı Et Pamuk Muz (ha) Taze Fasülye Mısır (Hasıl) Arpa Mantar+Kompost Armut Nohut (Kuru) Limon Zeytin

273 Tablo 155. Master Plan Stratejilerinin SWOT Analizi Amaçlar Verimlilik ve Gelir Artışı Strateji Katma değeri yüksek ürünlere öncelik verilmesi Üretimde verimlilik ve kalitenin arttırılması Mevcut Durum Ve Güçlü Yönü - İhracata dönük üretim yapılan örtüaltı alanlarda yılın her dönemi ürün elde edilmesi mümkündür. - Dış pazarın istediği çeşitler konusunda üretim yapılabilecek iklim şartları mevcuttur. - Türkiye de çok sınırlı alanlarda yetiştirilebilen ürünler için uygun agroekolojik koşullar mevcuttur. - İlin iklim koşulları ve toprak yapısı 2. ve hatta 3. ürünün yetiştiriciliği için uygundur. Örtüaltında çift mahsül ürün yetiştiriciliği yapılabilmektedir. - İlde verimlilik değerleri Türkiye ortalaması üzerindedir. Belirli ürünlerde kalite standardizasyonuna erişilmiştir. - Konvansiyonel üretimde hibrit, kaliteli, hastalıklara dayanıklı ve sertifikalı tohumlar önemli ölçüde kullanılmaktadır. - Gen kaynağı Bölgemiz olan ürünler mevcuttur (Finike portakalı, Alanya dilimlisi, Gazipaşa Muzu, Honamlı Keçisi, Toroslarda tıbbi ve aromatik bitkiler, doğal çiçek soğanlarıgalantus vb.). - İlin topografik yapısı daha çok küçük baş hayvan (keçi) yetiştiriciliğine uygundur. - Toroslarda göçer küçükbaş hayvancılık yaygın olarak yapılmaktadır. - İlde sebze tohumluk ıslahı, üretimi yapan kuruluşlar bulunmaktadır. - Hazır fide yetiştiriciliği yapan kuruluşlar çiftçilerin hizmetindedir. Zayıf Yönü - Zirai ilaç ve bitki gelişimini düzenleyici-lerin bilinçsiz kullanılması. - Yayım ve eğitim faaliyetlerinin yeterli olmaması - Özellikle Üreticide verimliliği artırıcı gayret eksikliği - Hayvancılığın ikincil üretim sektörü olarak görülmesi - Çiftçilerin alışkanlıklarından ve geleneksel yöntemlerinden kolay vazgeçmemeleri - Hayvancılık işletmelerinin küçük ölçekli ve dağınık olması sebebiyle hizmetin götürülmesinde güçlüklerle karşılaşılması - Kaliteli kaba yem üretiminin yetersizliği ve kesif yem fiyatlarının yüksekliği - Hayvansal ürünlerde pazarlama ağının zayıflığı - Mera alanlarının yetersizliği - Damızlık üreten işletmelerin yetersizliği - Süt- yem fiyat paritesinin düzensizliği -Özel sektörde hayvancılık konusunda yeterli girişimcinin olmaması - Su ürünleri üretiminde Fırsatlar - Çiftçi eğitimi yapabilecek ve çiftçiyi bilgilendirebilecek özel ve resmi tarımsal kuruluşlar bulunması. - İlde mevcut özel sektör tarım firmaları sayesinde verimli çeşitlerin tohum ve fide temininin kolay olması - Her tür teknoloji transferinin kullanılmaya hazır olması - İlde Ziraat Fakültesi ve Zirai Araştırma Enstitülerinin bulunması - Hayvancılıkta yatırımlar desteklenerek işletme modernizasyonunun sağlanabilmesi - Halen İlde Siyah- Alaca Süt Sığırı Yetiştiriciliği Birliğinin mevcut olması - Etkin örgütlenme ve pazarlama ağının kurulması sayesinde üreticinin istikrarsızlıklardan zarar görmemesi. - Örtü-altında polinasyon amacıyla Bombus arısı kullanımının her geçen gün artması - Bodur anaçların kullanımıyla birim alana daha fazla bitki dikilmesinin mümkün olması ve kültürel işlemlerin kolaylaşması Tehlikeler (Tehditler) - Belirli ürünlerde sınırlı üretim sahalarının giderek tarım dışı kullanıma kayması Konvansiyonel üretimin yoğunlaşması sebebiyle, ürünlerde kimyasal kalıntı düzeyinin artması - Kimyasal kalıntılara bağlı olarak toprak kirliliğinin oluşması - Yem bitkileri ekilişinin azlığı sebebiyle, hayvancılık sektörünün gerilemesi - Örtü-altında ısıtma bedelinin yüksekliği ve ısıtmanın, sadece dondan korunmak amacıyla yapılması - Pazar taleplerine uygun çeşitlerinin sınırlı düzeyde yetiştirilmesi - Eurepgap Protokolünün uygulanması için gerekli mevzuatın çıkarılmamış olması. - Sözleşmeli Üretim Modeli Mevzuatının uygulanabilir halde olmaması. 273

274 Amaçlar Strateji Tarım-sanayi alt yapısının iyileştirilmesi ve entegrasyonunun sağlanması Pazarlama şartların iyileştirilmesi Yeni teknolojilerin kullanılması Mevcut Durum Ve Güçlü Yönü -Tarımsal sanayiye hammadde temini noktasında İlde yeterli üretim vardır. - İlde üretilen ürünlerin büyük çoğunluğu İlçelerde mevcut hal komplekslerinde değerlendirilmektedir. - İlde yaş meyve sebze, süs bitkileri İhracatçı Birlikleri faaldir. - Sektörel dış ticaret ve uluslar arası çiçek ihracatçıları birliği kurulmuştur. - İlde üretim ve ihracat yapan kuruluşlar bulunmaktadır. - İlde rezidü Laboratuarı bulunmaktadır. - İşletme büyüklüklerinin optimal olmaması nedeniyle modern teknolojinin kullanılmasında sıkıntılar vardır. Zayıf Yönü Mevzuatın yoğunluğu ve girdi fiyatlarının yüksekliği - Sera ısıtmalarında daha ucuz maliyetle kullanılmak üzere doğalgazın İle getirilmemiş olması - Örtü-altında girdi maliyetlerinin yüksekliği - Sebze üretiminde kullanılan hibrit tohumların ithal edilmesi - İlde modern teknolojiyi kullanan sanayi tesislerinin azlığı - Pazarlama organizasyonları yetersiz. - İhracat şansı yüksek çeşitlerin (özellikle elmada) çiftçi tarafından kolay kabul görmemesi - Üretici örgütlenmesinin yeterli olmaması - Daha ucuz olan demiryolu taşımacılığı imkanının İlde olmayışı - Markalaşmaya gidilmemiş olması - Ürün bazında Mezatların bulunmayışı - Modern teknoloji maliyetinin yüksek olması Fırsatlar - Tarımsal sanayinde kullanılacak hammaddeler için çeşit zenginliğinin olması. - İlin turizm potansiyelinin yüksekliği sebebiyle pazarlama imkanının genişliği. - Kurulacak olan Üretici ve Pazarlama Birlikleri ile tüm ürünlerde pazarlama ağının iyileştirilmesi. - Belirli sebze ve meyve türlerinde ihracat şansımızın yüksek olması - Hava ve denizyolu taşımacılığına işlerlik kazandırılması. - İhracatçı firmaların yurtdışında bürolarının olması - Yeni Rezidü Laboratuarlarının kurulabilmesi - İlde Rezidü ve doku kültürü laboratuarlarının bulunması. - İlde topraksız tarım uygulamalarının yapılması. -Buharlı toprak sterilizasyonunun fideliklerde yapılabilir olması. - Aşılı fide üretiminin devreye Tehlikeler (Tehditler) - Üretici Birliklerinin yeterli olmaması. - Kesme çiçekçilikte olduğu gibi, yurtdışı pazarlarını belirli kişilerin tekeline geçmesi - Ürünlerin süper marketlere gidememesi 274

275 Amaçlar Strateji Mevcut Durum Ve Güçlü Yönü Zayıf Yönü Fırsatlar girmesi ile nematoda dayalı anaçlar üzerinde üretim yapılabilmesi. Tehlikeler (Tehditler) Sürdürülebilir tarım uygulamaları Organik tarımın yaygınlaştırılması Hayvan sağlığının korunması Bitki-toprakçevre kirliliğinin önlenmesi Doğal kaynakların etkin kullanılması -İlde organik tarım üretimi yapan bir ekoköy ve 11 ortaklı kooperatif mevcuttur. - Konvansiyonel tarımın yaygınlaşmadığı Alt Bölgeler mevcuttur (IV ve V. Alt Bölgeler) - İl dışındaki Kontrol ve sertifikasyon kuruluşları ile üretici arasında güçlü iletişim kurulmamıştır. - İlde mevcut hayvan hareketleri iyi takip edilmektedir. - Havyan aşılama programları etkin şekilde yapılmaktadır. - Soykütüğü ve kayıt sistemleri başarılı bir şekilde yürütülmektedir. - İhbarlı hastalıklar hızlı müdahale ile söndürülmektedir. - İhraç edilen ürünlerde kalıntı miktarının yüksekliği, kontrollü üretimin önemini artırmıştır. - Araziler. kabiliyet ve sınıfları dikkate alınarak kullanılmaya çalışılmaktadır. - Yıllık güneşli gün sayısın fazlalığı günlük güneşlenme süresinin uzunluğuna bağlı olarak örtü-altı üretimi gelişmiştir ve 2. derecede - Pazar imkanının hali hazırda kısıtlı olması - Ürünlerin satış fiyatının pahalı olması - ülkemizde Organik ürün tüketici alışkanlığın yeterli düzeyde olmaması - Örtü-altı yetiştiriciliğinin yaygın olduğu sahil bandındaki bölgelerde kirlenme sebebiyle organik üretim imkanının kısıtlılığı. - İlde Organik tarımla ilgili eğitim ve yayım yetersizdir. -İlde kontrol ve sertifikasyonunun bulunmaması, sertifikasyon bedelinin yüksekliği - Pestisit atık depolama tesislerinin bulunmayışı. - Konvansiyonel tarımda yoğun ilaç ve gübre kullanımı. - Kadastro işlemlerinin tamamlanmaması nedeniyle mera yönetiminin zayıf olması - Modern tarım tekniklerinin kullanılmayışına bağlı olarak ürüne uygun - A.B. Ülkelerinde organik tarım ürünlerine talebin fazla olması - Meraya dayalı yapılan keçi yetiştiriciliğinin Toroslarda yaygın oluşu - Konvansiyonel tarımın girmediği alt bölgelerin tarımsal potansiyelinin değerlendirilmesi. - Hali hazırda organik olarak üretimi yapılan ürünlerin bu etiketle pazara sunulma imkanı elde etmesi ve değer kazanması. - Yatırımcı resmi kuruluşların sulama projeleriyle tarıma sürekli destek vermesi - İlde yüksek debili dere ve akarsuların bulunması - Su ürünleri yetiştiriciliği için uygun deniz - Ürün miktarının düşmesi -Ürünlerin Pazar bulamama riskinin olması. - Organik ürün tüketim alışkanlığının yerleşik olması. - Arazi rantının yüksek olması nedeniyle tarım arazilerinin tarım dışı kullanıma kayması - Doğal kaynakların, 275

276 Amaçlar Kırsal kalkınma Strateji İlin ekolojik yapısıyla ilişkisi Kırsal göçün ve kırsal işsizliğin önlenmesi Kırsal turizmin geliştirilmesi Mevcut Durum Ve Güçlü Yönü kaliteli sulama suyu kaynakları mevcuttur ve sulama sularında alkalilik- tuzluluk problemi yoktur. - İl sulak alanlar bakımından zengindir - İle özgü subtropik ürünler yetişmektedir. - Örtü-altı ve açık alanlar, sebze ve süs bitkisi yetiştiriciliğine uygundur. - Örtü-altı tarımın yoğun yapıldığı yöreler, ucuz işgücü temini için diğer illerden göç almaktadır. - Tarım sektöründe çalışan işçilerin kalifiye olmaması nedeniyle kalitede düşme meydana gelmektedir. - İlde kırsal turizm alanları bulunmaktadır. Zayıf Yönü sulama sistemleri seçiminin yapılamaması - Miras Hukukundan kaynaklanan biçimde tarım topraklarının sürekli parçalanması - Turizmin yaygınlaştığı kıyı bandına turizm sezonu boyunca işgücü kaçışı olması - Turizm Bakanlığının bu konuya ilgi göstermemesi ve yeterince yatırım yapmaması Fırsatlar sahalarının bulunması - Üretiminin artırılması ve sanayisinin geliştirilmesi mümkün ürün çeşidinin bol olması - Yetiştirici organizasyonları ve sözleşmeli üretim modelinin uygulanması ile kırsal istihdam sağlanması. - Tarımsal gelirin artışıyla kırsal göçün önlenmesi. - Eko köylerin oluşturulması Tehlikeler (Tehditler) rantından dolayı tarım yerine turizm sektörüne tahsis edilmesi Tarım topraklarının muhafazası - Tarım arazilerinin tarım dışına kaymasının önlenmesi için tarımsal etüd çalışmaları yapılmaktadır. - Arazi Kullanımı ve Toprak Koruma Kanunun bulunmaması - Miras hukuku ile tarım arazilerinin parçalanması - Tarım arazilerinin imara açılması - Tarım alanlarının turizm sahaları içerisinde kalması sebebiyle arazi değerlerinin çok yükselmesi - Rantın yüksek olması sebebiyle tarımsal faaliyetten vazgeçilmesi - Tarımda verimliliğin artırılması. - Katma değeri yüksek tarımsal ürünlerin yetiştirilmesi. - Yasal değişikliklerle işletmelerin ekonomik büyüklüğünün tesbit edilmesi ve toplulaştırma çalışmalarının yürütülmesi. - Turizm sektörünün baskısı 276

277 BÖLÜM 8. PROJE VE PROGRAMLARIN BELİRLENMESİ 8.1. İLDE YEREL İDARELER TARAFINDAN UYGULANAN PROJELER İl Özel İdaresi desteği ile Antalya Tarım İl Müdürlüğünce İlde yürütülen projeler aşağıda sıralanmıştır. Eğitim ve Yayımı Güçlendirme Projesi Müdürlüğümüzce; Araştırma kuruluşları ve Fakülteler aracılığıyla tarımdaki teknolojik gelişmeleri ilçeye ilçeden KGTM ne ve KGTM lerince de köylerindeki çiftçilere anında aktarabilmek amacıyla görsel ve yazılı bilgi ve belgelerin hazırlanabilmesi için bu malzemelerin alımına ihtiyaç duyulmaktadır. Bu proje kapsamında yılları arasında 22 adet Bilgisayar ve donanımı, 6 adet slayt makinası,18 adet PH ve Ec Metre, 12 adettoprak Tahlil Seti, 12 adet Higrometre ve Termometre ve 1 adet Baskı Makinası alımı yapılarak Bölge üreticilerinin tarımsal alandaki gelişmelerden bilgilendirilmesi sağlanmıştır. Hayvancılığı Geliştirme Projesi İlin özellikle yayla ilçelerinin dağ köylerinde ikamet eden arazi varlığı kısıtlı ve ekonomik durumu iyi olmayan çiftçilerin ekonomik durumlarını iyileştirmek amacıyla Müdürlüğümüzce açılan fenni arıcılık kursunu başarı ile bitiren çiftçilere yılları arasında toplam 5930 adet arılı kovan verilerek bölgemizde teknik arıcılığın gelişmesi sağlanmıştır yıllarında toplam 1810 adet kafkas ırkı ana arı dağıtılarak mevcut arı ırkının ıslahına yönelik çalışma yapılmıştır yılında İbradı İlçesinin Başlar Köyü Eynis Ovasındaki tarım arazilerinde büyük tahribat yapan Çekirgeye karşı yapılan kimyasal mücadeleye ek olarak, Biyolojik mücadele ile de Çekirge zararını Hindi Palazı dağıtımı ile asgariye indirmek amaçlanmış ve 5000 adet Hindi Palazı, 6000 kg büyütme ve geliştirme yemi verilmiştir yılında Merkez İlçe Üçoluk Vadisi, Akseki, ibradı ve Gündoğmuş İlçelerinde, hayvancılığı geliştirme projesi kapsamında mevcut Holstein Irkı Süt sığırlarının tohumlanması ile ilgili olarak yapılan projede kullanılmak üzere 3000 doz dondurulmuş boğa sperması, adet tohumlama eldiveni- Pistole kılıfı ve litre sıvı azot gazı alınarak ıslah çalışmalarında kullanılmaktadır. Bu Proje devam etmektedir yılında Kuzu Semirtme Projesi kapsamında Merkez İlçeye bağlı Ahırtaş ve Üçoluk Köylerindeki üreticilere 3000 kg koyun yemi, 500 kg kuzu başlangıç ve 1000 kg kuzu büyütme yemi ve 9000 kg kuru yonca temin edilerek bölgedeki erken kuzu kesiminin önlenmesi ve döl veriminin artışı sağlanmıştır tarihlerinde 69 adet damızlık teke dağıtılarak, 2001 yılında 100 adet damızlık koç dağıtımı sağlanarak yöredeki mevcut sürü ırkının ıslahına yönelik çalışmalar yapılmış olup bu çalışmalara devam edilmektedir. Yabani Ağaç Aşılama Projesi yıllarında Merkez, Kale, Kaş ve Serik ilçelerinin Köyleri hudutları dahilinde mevcut bulunan zeytin ağaçlarına adet zeytin, yılları arasında adet antep fıstığı ekonomik değeri ve pazar değeri yüksek olan çeşitlerden temin edilen aşı gözü ile aşılanarak üretime kazandırılmıştır. Böylece yöre çiftçisinin ekonomik durumlarının iyileştirilmesi amacıyla, aşı ustası çalıştırılması, aşı gözü ve aşı malzemelerinin alımı programlanıp gerçekleşmiştir. Hayvan Hastalık ve Zararlıları ile Mücadele Projesi Merkez ve diğer ilçelerde mevcut olan Büyükbaş hayvan ile adet 277

278 Küçükbaş hayvanlarda sıkça görülen bulaşıcı hastalıkları kontrol altına almak amacıyla yapılması gereken aşılamalarda kullanılmak üzere hijyenik malzeme, dezenfektan maddesi Antiparaziter ilaç ve aşı alımı programlanmıştır. Ayrıca acil durumlarda ilk müdahale ve tedaviye yönelik de hayvan hastanesi kurulması programlanmıştır.bu proje kapsamında hayvan sağlığında kullanılacak malzeme alınmıştır. Yüksek Sistem Bağ Tesis Projesi İlde 1990 yılından itibaren uygulamaya konulan bu projeli çalışma ile her yıl artan oranda yüksek telli terbiye sistemli kapama bağ tesisleri yapılmıştır yılı sonuna kadar 1654 dekar yüksek sistem telli bağ tesisi kurularak bu sistemin İlde gelişimi sağlanmıştır. Meyve Üretimini Geliştirme Projesi Bu başlık altında 15 ilçe, 238 köyde da. alanda kapama bahçe tesisi için aşılı meyve fidanı alınarak yöre üreticilerine dağıtımı yapılmıştır. Bu çalışmalarla Antalya İlçe ve köylerinde meyveciliği teşvik ve geliştirmek amacıyla ilin meyve üretiminin artırılarak ekonomiye önemli ölçüde katkı sağlanması amacıyla bu proje gerçekleştirilmiştir. Meyve bahçesi tesisi projeleri yeni dönem programında da yer almaktadır yılları arasında Virüssüz portakal fidanı (Washington, Valencia, Karalimon ve İnterdonat çeşitleri) dağıtımı yapılarak toplam 1917 da. sahada narenciye bahçesi tesisi kurulmuştur. Üzümsü Bitkileri Geliştirme Projesi 2001 yılında Akseki, Gündoğmuş, Gazipaşa ve Korkuteli ilçelerinde 10 ar dekar Ahududu ve Böğürtlen bahçe tesisi kurularak küçük aile işletmelerinde fazla yatırıma gerek kalmadan aile işgücüyle iyi bir kazanç sağlanması amaçlanmıştır. Tıbbi ve Itri Bitkiler (Demonstrasyon) Projesi Günümüzde sentetik ilaçların yan etkilerinin insan sağlığını olumsuz yönde etkilemesi tıbbi ve ıtri bitkilerinden Kekik ve Kaparinin önemi günden güne arttırmaktadır. Dünya nüfusunun hızla artması Endüstrileşme her ne kadar sentetik ilaçların kullanımını ön plana çıkarmakta ise de, bu gün bütün gelişmiş toplumlarda doğaya dönüş başlamıştır. Kekik ve Kapari aynı zamanda çok yıllık maki formunda olup, iyi bir örtü bitkisi ve kazık kök sistemine sahip oldukları için de toprak Erozyonunu önlemede kullanılan en önemli bitki türleridir. Bu bitkilerde kaparinin tomurcukları gıda sanayisinde salamura,gerekse konserve olarak işlenerek ihraç edilmektedir.kekik ise ilaç, boya sanayisinde ve değişik aksamlarının ihracat materyali olarak kullanılması sonucu her yıl doğadan bilinçsizce sökülmektedir. Bu da materyalin yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasına neden olmaktadır. Sonuç olarak; Bölgemizde yoğun bir şekilde bulunan bu bitkilerin doğadan kaybolmasını önlemek amacıyla kültüre alınarak üretimlerinin yapılmasının uygun olacağı düşüncesiyle yıllarında dekar kekik ve 2002 yılında 15 dekar alanda kapari tesisi edilerek demonstrasyon çalışması yapılmıştır. Kültür Mantarı Üretimini Geliştirme Projesi Gündoğmuş ilçesinin köylerinde 8 Adet Mantar İşletmesi, 2001 yılında yaşanan ekonomik krizden dolayı bankalardan işletme kredisi temin edemediklerinden, küçük çaptaki bu aile işletmelerinin desteklenmesi için bir defaya mahsus olmak üzere Kompost - Torf alımı yapılarak üreticiye verilmiştir. Yem Bitkileri Üretimini Geliştirme Projesi İlde mevcut olan Büyükbaş ve Küçükbaş hayvanların kaba yem ihtiyaçları çiftçilerimiz tarafından üretildiği zaman daha ekonomik olacağından, ekonomik durumu iyi 278

279 olmayan çiftçilerimize, hayvanlarının kaba yem ihtiyaçlarını karşılamak için, bedelsiz yonca, korunga, adi fiğ, macar fiğ, sudan otu ve silajlık mısır tohumlarının dağıtımı yapılarak dekar tesis kurulmuştur. Köy Halıcılık Projesi Merkez, Gazipaşa ve Gündoğmuş İlçelerinin kırsal kesiminde yaşayan çiftçi ailelerinin ekonomik durumlarını iyileştirmek amacıyla 50 adet halı tezgahı ve ipi verilmiştir. Bitki Koruma Hizmetleri Elmalı, Korkuteli ve Kaş İlçelerindeki meyve ağaçlarının Karaleke hastalığı ve iç kurdu zararlısına karşı mücadelede, 15 adet Bilgisayarlı Erken Uyarı İstasyonu kurulmuştur. Ayrıca, bitki koruma hizmetlerinde kullanılmak üzere, 2000 yılında 25 adet Motorlu Sırt Atomizeri ve 10 adet Sırt Pülverizatörü (mekanik) ve 8 adet Binoküler alınmıştır. Biyolojik Mücadele Projesi Narenciye bahçelerinde sıkça görülen Narenciye Unlu Bitine karşı, Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünde faydalı böcek (Parazitod ve Predatörler) üretiminde kullanılmak üzere yıllarında 47 ton patates (İlano, Granula ve Molfano) alımı sağlanmıştır. Tarımsal Amaçlı Destekleme ve Teşvik Müsabakaları Merkez ve ilçelerin köylerinde projelerin yürütülmesini kolaylaştırmak ve özendirmek için yapılan demonstrasyon çalışmalarının tanıtımı için; üzüm, bal, buzağı, kekik, erken kuzu kesimi konularında tarla günü, sergi, fuar ve festival gibi etkinliklerde düzenlenen müsabakalarda dereceye giren üreticilere ödül olarak çeşitli malzeme yardımı yapılmıştır. Makine ve Techizat Alımı 1996 yılında 1 mısır kurutma makinası, yılları arasında 8 adet tohum temizlemek için Selektör, 2000 yılında 1 kamyon, yılları arasında 11 adet Silaj Makinası, 2000 yılında 1 adet Sap Parçalama Makinası ve 3 adet Toprak Burgusu ve 2002 yılında 1 adet Rotovatör alınarak tarımsal mekanizasyon çalışmalarında kullanılmaktadır. Sonuç olarak; 1991 yılından 2002 yılı sonuna kadar, İl Özel İdaresi kaynağından TL harcama gerçekleşmiştir İLDE UYGULANAN T.K.B. KAYNAKLI ÜLKESEL PROJELER Çayır Mera Yem Bitkileri ve Hayvancılığı Geliştirme Projesi 2006 yılına kadar uygulanması planlanan bu proje 1991 yılında 18 ilde başlamış ve tüm illerde uygulanır hale getirilmiştir. Projenin amacı yem bitkileri ekilişlerinin arttırılarak kaliteli kaba yem açığının giderilmesi ve meralar üzerindeki baskıyı azaltmak için silaj yapımını teşvik etmektir. Ayrıca ıslah programları ile kültür ırkı hayvancılığın teşvik edilmesi planlanmıştır. Uygulama safhasında silaj makinası alımı, boğa barınağı yapımı, damızlık boğa alımı, suni tohumlama uygulamaları ve yem bitkileri tohumu desteği yapılmaktadır. Tablo 156. Suni Tohumlama Desteklemeleri Yıllar Üretici Sayısı Hayvan Sayısı Destekleme Tutarı (Milyon TL) 279

280 Yıllar Üretici Sayısı Hayvan Sayısı Destekleme Tutarı (Milyon TL) Hayvancılığın Desteklenmesi İle İlgili Bakanlar Kurulu Kararı Gereğince Uygulanan Projeler Bu kararnamenin amacı; Türkiye hayvancılığının geliştirilmesi ve hayvansal üretimin artırılması maksadı ile kaliteli kaba yem açığının giderilmesi ve yem bitkileri üretiminin teşvik edilmesi, ayrıca genetik ıslahın yaygın hale getirilmesi, soy kütüğü kayıtlarının tutulması ve belgeli damızlık kullanımının teşvik edilmesidir. İlde yapılan destekler aşağıdaki Tablolardan incelenebilir. Tablo 157. Çayır Mera Yem Bitkileri Desteklemeleri Onaylanan Proje Destekleme Tutarı Yıllar Üretim Alan (da) Sayısı (Milyon TL) Tablo 158. Besi Hayvanı Desteklemeleri Yıllar Üretici Sayısı Hayvan Sayısı Destekleme Tutarı (Milyon TL) Tablo 159. Damızlık Hayvan Desteklemeleri Destekleme Tutarı Yıllar Üretici Sayısı Hayvan Sayısı (Milyon TL) Ön Soy Kütüğü Projesi Bu proje ile tüm sığırların kayıt altına alınması ve suni tohumlama yapılan hayvanların tümünü kayıt altına alması amaçlanmaktadır. Eylül 2000 den itibaren suni tohumlama işleri Holstein Damızlık Sığır Yetiştiricileri birliğine devredilmiştir Özel sektör tarafından yapılmakta olan suni tohumlama faaliyetleri bu proje ile denetlenmektedir yıl sonu itibariyle Antalya ilinde işletmede baş hayvan kayıt altına alınmıştır. Tablo 160. Süt Teşvik Desteklemeleri Destekleme Tutarı Yıllar İşletme Sayısı Süt Miktarı (lt) (Milyon TL) Mera Islahı ve Amenajmanı Projeleri Bu projelerle İllerde Mera Kanunu gereğince tespit ve tahdit işlemleri tamamlanmış olan meraların ıslah edilmesi amaçlanmıştır. Bu projelerin bedelinin tamamı 280

281 Mera Fonu tarafından karşılanmakta olup Antalya İlinde da tahdit ve da alanda tesbit çalışmaları tamamlanmıştır. Pamuk Destekleme Prim Uygulamaları Bu proje ile ilgili değerler aşağıdaki Tablodan irdelenebilir. Tablo 161. Pamuk Destekleme Prim Uygulamaları Yıllar Üretici Sayısı Ekim Alanı (da) Üretim (ton) Prim/kg Ödenen Prim Tutarı cent $ cent $ TL TL ÇKS ve Doğrudan Gelir Desteği Projesi 2000 yılında Çiftçilere Yönelik Doğrudan Gelir Desteği uygulaması yönünde pilot proje uygulanmıştır. Elde edilen sonuçlara göre, bu proje 2001 yılından başlamak üzere 5 yıllık süre ile ülke genelinde uygulanmaya başlanmıştır ve 200 dekardan büyük araziye sahip çiftçiler sadece 200 dekar için ödemeden yararlandırılmıştır yılı uygulamasında bu sınır 500 dekara çıkartılmıştır. Her yıl dekar başına yapılan destek ödemesi hükümet programı çerçevesinde güncelleştirilmektedir. Tablo 162. ÇKS ve Doğrudan Gelir Desteği Gerçekleşme Değerleri Yıllar Çiftçi Sayısı Alan Toplamı (da) Desteğe Tabi Alan Toplamı (da) Destekleme Tutarı (Milyon TL) , , , , İLDE UYGULANAN SULAMA PROJELERİ Mevcut Sulama Suyu Yatırımları DSİ tarafından yapılmış olan ve halen işletmede bulunan sulama suyu projeleri aşağıya listelenmiştir. Tablo 163. Büyük Su İşleri Sıra no Proje Alan (ha) 1 Varsak Projesi Düden Projesi Korkuteli Projesi Aşağı Aksu I. Merhale Projesi Aşağı Aksu II. Merhale Projesi / Aşağı Köprüçay Projesi Manavgat-Ulualan Projesi Manavgat-Sağ Sahil Projesi Alara-Sağ Sahil Projesi Alara-Sol Sahil Projesi Alanya-Dim Projesi Finike Projesi

282 Sıra no Proje Alan (ha) 13 Köprüçay Şebeke İçi Sahası Projesi Gazipaşa Projesi Toplam Tablo 164. Küçük Su İşleri Sıra no Proje Alan (ha) 1 Manavgat Taşağıl Çardak Sulaması Merkez-Yeniköy Sulaması Elmalı Pompaj Sulaması Manavgat-Beşkonak-Değirmenözü Sul Beşkonak-Karabük Sulaması Kemer-Ağva Sulaması Kemer-Tekirova Sulaması Elmalı-Mursal Pompaj Sulaması Manavgat.-Taşağıl,Sağırin Ov. Pom.Sul (*)Kale (Demre) Ovası Sulaması Elmalı-Kışla Köyü. Pompaj Sulaması Elmalı-İslamlar,Baranda Göleti ve Sulaması Korkuteli Kozağacı Göleti ve Sulaması Korkuteli-K.köy Dikenli Göleti ve Sulaması Merkez-Boğaçay Sulaması Kaş Palamut Köyü Pompaj Sulaması Merkez-Ekşili Göleti ve Sulaması Korkuteli-Yeşilyayla Köyü Sulaması Serik-Bucak,Karataş,Akbaş Pompaj Sulaması Korkuteli-Yelten Göleti Sulaması Manavgat-Beşkonak Sulaması Mrk. Kömürcüler, Çıplaklı, Başköy, Odabaşı, Kirişçiler Köyü Sulaması Mekez.Kızıllı Köyü Pompaj Sulaması Kaş-Cavdır Pompaj Sulaması Kaş-Üzümlü Pompaj Sulaması 200/ Manavgat-Değirmenözü Çaltepe Sulaması 200/730 Toplam Tablo 165. Yeraltı Sulamaları Sıra no Proje Alan (ha) 1 Merkez-Kovanlık Sulaması Merkez-Karataş Sulaması Merkez-Ilıca Sulaması Merkez-Çakırlar Sulaması Merkez-Çığlık Sulaması Elmalı-Çobanisa Sulaması Elmalı-Çukurelma Sulaması Elmalı-Geçit Sulaması Elmalı-Kuzköy Sulaması Kale-Alakent Sulaması Kale-Köşkerler Sulaması Korkuteli-Bozova Sulaması Korkuteli-Çomaklı Sulaması Korkuteli Belen Sulaması Korkuteli Garipçe Sulaması Korkuteli Yelten Sulaması Korkuteli Gümüşlü Sulaması

283 Kaynak:// Sıra no Proje Alan (ha) 18 Korkuteli Kızılcadağ Sulaması Manavgat-Karacalar Sulaması Manavgat-Hacıobası Sulaması 70 Toplam STRATEJİLER DOĞRULTUSUNDA PROJE ÖNERİLERİ Öncelikli Kalkınma Amaçları (Stratejiler) 1. Verimlilik ve Gelir Artışı a) Katma değeri yüksek ürünlere öncelik verilmesi b) Üretimde verimlilik ve kalitenin artırılması c) Tarım-Sanayi entegrasyonunun sağlanması d) Tarım-Sanayi altyapısının iyileştirilmesi e) Pazarlama şartlarının iyileştirilmesi f) Yeni teknolojilerin kullanılması 2. Sürdürülebilir Tarım Uygulamaları a) Ekolojik tarımın yaygınlaştırılması b) Hayvan sağlığının korunması c) Bitki-Toprak-Çevre kirliliğinin önlenmesi d) Doğal kaynakların etkin kullanılması e) İlin ekolojik yapısı ile ilişkisi 3. Kırsal Kalkınma a) Kırsal göçün önlenmesi b) Kırsal işsizliğin önlenmesi c) Kırsal turizmin geliştirilmesi d) Tarım topraklarının muhafazası Proje-Program Strateji İlişkisi 0 İlişkisiz 1 Çok az ilişkili 2 Az ilişkili 3 Orta derecede ilişkili 4 İyi derecede ilişkili 5 Çok iyi derecede ilişkili Birleştirilmiş Proje Önerileri Sıralaması Tarımsal Üretim Projeleri Ekonomik Ömrünü Tamamlamış Narenciye Bahçelerinin Sökülerek Virüsten Ari 283

284 Fidanlarla Yeni Tesislerin Kurulması Projesi Tohumculuğu (Sebze) Geliştirme Projesi Örtü Altında Muz Üretimi Projesi Entegre Süt Sığırcılığı Projesi Yem Bitkileri Üretimini Geliştirme Projesi Bombus Arısı Yetiştiriciliği Projesi Bodur Elma Üretimi Projesi Off-shore Orkinos Yetiştiriciliği Projesi Ağ Kafeste Çipura-Levrek Yetiştiriciliği Projesi Kültür Mantarı Üretimini Geliştirme ve Yaygınlaştırma Projesi Bodur Kiraz Üretimi Projesi Dış Mekan Süs Bitkileri Fidan Üretim Projesi Bal Arısı Yetiştiriciliği Projesi Mısır Üretimini Geliştirme Projesi Makarnalık Buğday Üretimini Artırma Projesi Ekmeklik Buğday Üretimini Artırma Projesi Avokado Üretimi Projesi Alabalık Yetiştiricilik Projesi İncir Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Üretimi Projesi Organik Tarımın Yaygınlaştırılması Projesi Organik Keçi Ürünleri Elde Etme Projesi Ceviz Üretimini Geliştirme Projesi Doğal Çiçek Soğanları Üretim Projesi Yayla Çiçekçiliğini Geliştirme Projesi Doğal Meraların Islahı Projesi Tatlı Patates Üretimini Geliştirme Projesi Ahududu, Böğürtlen Üretimini Geliştirme Projesi Kestane Üretimini Geliştirme Projesi Yemlik Ve Maltlık Arpa Üretimini Artırma Projesi İpek Böceği Yetiştiriciliği Projesi Karides Üretim Projesi Tarımsal Sanayi Projeleri Sebze İşleme Sanayinin Kurulması Projesi Narenciye ve Nar Suyu İşleme Tesisi Projesi Tasnif, Paketleme Ve Soğuk Hava Tesislerinin Kurulması Projesi Zeytin Ve Zeytinyağı İşleme Tesisi Projesi Elmada Tasnifleme Ünitesi Tesisi Projesi Cevizli Bademli Tatlı Sucuk İşleme Tesisi Kültür Mantarı İşleme Tesisi Projesi Muz Sarartma Ve Ambalajlama Tesisi Soğuk Hava Depolarının Modernizasyonu Projesi Tıbbi Ve Aromatik Bitkilerin İşlenmesi Projesi Şaraplık Üzüm Üretiminin Ve Sanayisinin Geliştirme Projesi Tarımsal Organizasyon ve Örgütlenme Projeleri Üretici Birliklerinin Kurulmasına Destek Projesi 284

285 Sözleşmeli Üretim Modelinin Yaygınlaştırılması Projesi Uluslararası Süs Bitkileri Mezat Projesi Tarımsal Destek Projeleri EUREPGAP Protokolünün Benimsenmesi Projesi (Bakanlıkça Yönetmeliklerin Çıkarılması ve Taşra Yapılanmasının Sağlanması) Sözleşmeli Üretimde Eğitim Ve Yayım Projesi Rezidü Laboratuarının Geliştirilmesi Projesi Sera Yapım Tekniklerinin Geliştirilmesi Projesi Örtü Altında Bombus Arısı Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesi Ürün Ve Ekolojiye Uygun İlaçlama Tekniğinin Geliştirilmesi Projesi Yağlı Tohumlu Bitkilerin Üretimini Teşvik Etmek Üzere Uygulanan Prim Sisteminin Devam Etmesi Projesi Yağlı Tohumlu Bitkilerin Üretimine Yönelik Çiftçi Eğitim Projesi Organik Tarıma Yönelik Çiftçi Eğitimi Büyükbaş Hayvancılık İşletmelerinin Modernizasyonu (Açıkta Besi Sığırcılığı) Keçi Islahı Projesi Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi Koyun Islahı Projesi Örtü-Altı Kesme Çiçek Anaçlık Ve Köklendirme Tesisi Projesi Yağlı Tohumlu Bitkilerde Araştırma Ve Çeşit Geliştirme Çalışmalarının Desteklenmesi Projesi Doku Kültürü Laboratuarının Kurulması Projesi İl Balık Hali Ve Pazarı Tesisi Süs Bitkileri Araştırma Geliştirme Projesi Bölgemizin Ekolojisine Uygun Yüksek Verimli Pamuk Çeşitlerinin Geliştirilmesi Projesi Pestisit Atık Ve Ambalajlarını Depolama Projesi Balıkçı Barınağı Yapılması Hava Yolu Taşımacılığının Desteklenmesi Projesi Renkli Pamuk Geliştirme İmkanlarının Araştırılması Projesi Buharla Toprak Sterilizasyonunun Teşvik Edilmesi Projesi Topraksız Tarım Uygulamalarının Geliştirilmesi Projesi 285

286 Tarımsal Üretim Projeleri Ekonomik Ömrünü Tamamlamış Narenciye Bahçelerinin Sökülerek Virüsten Ari Fidanlarla Yeni Tesislerin Kurulması Projesi Amaç: Üretimden düşmüş yaşlı bahçelerin gençleştirilerek yeniden üretime kazandırılmasını sağlamak. Uygulama: Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü ile işbirliği yaparak yeni tesis edilecek turunçgil bahçelerinde birim alana verimde önemli artışlar sağlayan yarı sık dikim ve sık dikim teknikleri uygulamaya konulacaktır. İl Özel İdaresi kaynağından %50 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler. Açıklama: Dünya turunçgil ticaretinde önemli rakiplerimiz olan İspanya, İtalya ve Yunanistan da Üretimin marjinal sınırlarına varılmıştır. Ülkemiz ise dış pazarın talep ettiği çeşitlere yönelik yeni plantasyonlar oluşturmada hâla önemli bir potansiyele sahiptir. Bu projeyle, İlde önemli potansiyeli olan turunçgil tarımının, özellikle portakal üretiminin geliştirilmesi ve verimin artırılması sağlanacaktır. Kaynak: İl Özel İdaresi, Özel sektör. Tohumculuğu (Sebze) Geliştirme Projesi Amaç: Sebze üretiminde ağırlıklı olarak hibrit tohum kullanılması, kullanılan bu tohumların ithal edilmesi ve üretimin alt yapısı olması nedeniyle tohumculuk sektörünün desteklenmesi sağlanacaktır. Uygulama: Çıkarılacak Çeşit Koruma Kanunu kapsamında, İldeki firmalar, patent hakkını ödeyerek, hibrit tohum ithali yerine, sadece ana-baba hatlarının ithalini yapacak ve bu suretle tohumluk üretimi yurtiçinde gerçekleştirilecektir. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Tohum ıslah çalışmalarının uzun süreli ve yatırım masraflarının hali hazırda çok yüksek olması, kuruluşların yurtiçi tohum üretimini kısıtlamaktadır. Ülkemizde ıslahçı haklarını garanti altına alan Çeşit Koruma Kanunu nun henüz çıkmayışı, çeşit sahibi yurt dışı kuruluşların özellikle hibrit çeşitlerde üretim lisansı verme yerine daha çok her yıl hibrit tohum satmayı yeğlemelerine neden olmaktadır. Çeşit Koruma Kanunu nun çıkartılması ve patent hakkının korunması için gerekli yasal düzenlemelere hız verilmesi gerekmektedir. Kaynak: T.K.B., Özel Sektör Örtü Altında Muz Üretimi Projesi Amaç: Yurt içi ve yurt dışı talebi karşılayacak verimi yüksek kaliteli muz üretiminin yapılması. Uygulama: III. Alt Bölgede Alanya ve Gazipaşa ile II. Alt Bölgede ekolojisi uygun olan Serik ve Manavgat bölgelerinde teknik şartlara uygun olarak tesis edilecek muz seralarında yapılacak üretimle verim artışı sağlanacaktır. 286

287 Uygulama Alanı: II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Açıkta muz yetiştiriciliği Ülkemizde, İlimizin de içinde bulunduğu yalnızca 200 km2 lik alanda yapılabilmektedir. Mevcut üretim ihtiyacı karşılayamamaktadır ve muz üretiminin yaygın olduğu bölgemizde açıkta muz yetiştiriciliği alanlarının artırılma imkanı kalmamıştır. Alanya ve Gazipaşa nın yanısıra örtü-altında muz üretimi için Serik ve Manavgat önemli bir potansiyel saha olarak değerlendirilebilir. Muz fideleri elimizde mevcut doku kültürü laboratuarında üretilmektedir yılı içerisinde bir üretici firma Serik ilçesinde 80 da örtü-altında dekara 15 ton verim ile muz üretimini başarılı bir şekilde devam ettirmektedir. Kaynak: Özel Sektör Entegre Süt Sığırcılığı Projesi Amaç: Bölgede hedeflenen yem bitkileri üretimiyle elde edilen kaba yem, silaj ve dane yemler değerlendirilerek, kurulacak büyük işletmeler aracılığıyla hayvansal üretimin artırılması. Uygulama: Bölgede mevcut süt ve süt ürünleri açığının kapatılması amacıyla IV. Alt Bölgede Elmalı ve Korkuteli köylerinde, II. Alt Bölgede Varsak, Döşemealtı, Gebiz ve Manavgat köylerinde minimum 100 baş kapasiteli entegre işletmelerin kurulması sağlanacaktır. Açıklama: Yörede yaygın olarak aile işletmeciliği şeklinde yapılan hayvancılıktan daha büyük kapasiteli entegre süt sığırcılığı işletmelerinin yapılanmasına geçilerek, bu sayede bölgenin hayvansal ürün ihtiyacının karşılanmasına katkı sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II ve IV. Alt Bölgeler Kaynak: Özel Sektör Yem Bitkileri Üretimini Geliştirme Projesi Amaç: Hayvancılığı geliştirmek için yem bitkileri üretimini artırmak. Uygulama: Çok yıllık yem bitkilerinde 1. yıl yatırım giderleri ve uygun görülen işletme giderlerinin işletme alanlarıyla uyumlu alet ve ekipman dahil %30, tek yıllık yem bitkilerinin ise % 20 si doğrudan üreticiye destek olarak verilecektir. Çok yıllık yem bitkilerinde en az 10, en çok 500 dekar, tek yıllık yem bitkilerinde en az 25, en çok 1000 da arazi desteklemeden yararlandırılacaktır. Uygulama Alanı: I, II, III ve IV. Alt Bölgeler Açıklama: Sözkonusu bölgelerde yapılan hayvancık kaba yem teminine bağlı olarak gelişme gösterdiğinden, bu projeyle elde edilecek kaba yem hayvansal ürüne dönüştürülecek ve hayvancılığın gelişmesine katkı sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel İdare Bombus Arısı Yetiştiriciliği Projesi Amaç: Bitkisel üretimde kalitenin artırılması amacıyla Bombus arısı koloni üretimini sağlamak. Uygulama: Kraliçe arı ithal edilerek tesis edilecek işletmelerde koloni üretimi yapılacaktır. 287

288 Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Koloni üretimi ile halen yapılmakta olan koloni ithalatının azaltılması ve seracılığın yoğun yapıldığı bu bölgede seralarda Bombus arısının kullanımı artırılacaktır. Kaynak: Özel Sektör Bodur Elma Üretimi Projesi Amaç: Yapılacak faaliyetle birim alandan daha fazla verim ve gelir elde etmek, artan ve değişen pazar ihtiyacını karşılayarak modern meyveciliği geliştirmek. Uygulama: Eğirdir Bahçe Kültürleri Araştırma Enstitüsünde geliştirilen ihracat şansı yüksek M9 anacı üzerine aşılı yeni çeşitlerle minimum 5 dekarlık bahçeler tesis edilecektir. İl Özel İdaresi kaynağından %50 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Tesiste kullanılacak terbiye sistemi üretici tarafından karşılanacak olup teknik destek TKB tarafından sağlanacaktır. Uygulama Alanı: I. Alt Bölgede Kaş ilçesi Gömbe Yaylasında, IV. Alt Bölgede Elmalı İlçesi Karagöl ve Avlan gölü havzasındaki Çukurelma, Çalpınar, Yapraklı, Eskihisar, İslamlar ve Yuva köyleri ile Korkuteli İlçesi Büyükköy, Küçükköy, Bozova, Garipçe, Çaykenarı, Yazır, Yayla, Manay köyleri. Açıklama: Dış pazarda Avrupa ve Amerika da tüketilen elma çeşitleri ülkemizde üretildiği zaman ihracat şansı yükselecektir. Kaynak: Özel Sektör, İl Özel İdaresi Off-shore Orkinos Yetiştiriciliği Projesi Amaç: ICCAD tarafından kota verildiği takdirde çok karlı olan Orkinos yetiştiricilik kapasitesinin ilde ton/yıl a çıkarılması. Uygulama: Yapılan müracaatlar Tarım İl Müdürlüğü tarafından değerlendirilerek, yeni projelerin yapılandırılmasına teknik destek sağlanacaktır. Açıklama: II. Alt Bölgede yetiştiricilik kapasitesi ton/yıla, III. Alt Bölgede ton/yıla çıkarılacaktır. Uygulama Alanı: II ve III. Alt Bölgeler Kaynak: Özel Sektör Ağ Kafeste Çipura-Levrek Yetiştiriciliği Projesi Amaç: Yetiştiricilik kapasitesinin ton/yıl a çıkarılması. Uygulama: I. Alt Bölgede yetiştiricilik kapasitesi ton/yıl a, II. Alt Bölgede ton/yıl a çıkarılacaktır. Uygulama Alanı:1 ve II. Alt Bölgelerdeki deniz kıyı şeridi Açıklama: Yazın denizde av yasağının olduğu dönemlerde turizm sektöründe balık eti tüketiminin, ağ kafeslerde kültür üretimi yapılan Çipura Levrek eti ile karşılanması mümkün olmaktadır. Ayrıca, sağlıklı beslenme için balık etine olan talep giderek artmaktadır. Bu proje, bölgemiz için tüketici taleplerini karşılamaya katkıda bulunacaktır. 288

289 Kaynak: Özel Sektör Kültür Mantarı Üretimini Geliştirme ve Yaygınlaştırma Projesi Amaç: Kültür mantarcılığının geliştirilmesi amacıyla mantar üretim alanlarını artırmak ve bitkisel üretimin sınırlı yapıldığı yörelerde üreticilere ekonomik katkı ve işletme modernizasyonu için teknik destek sağlamak. Uygulama: IV. Alt Bölgede halen mantar üretiminin yaygın yapıldığı Korkuteli ilçesinde ve V. Alt Bölgede yeni kurulacak mantar tesislerinin geliştirilmesi ve modernizasyonu için teknik destek sağlanacak ve çiftçi eğitim-yayım çalışmaları yapılacaktır. Uygulama Alanı: IV ve V. Alt Bölgeler Açıklama: Pazar talebine cevap veren kaliteli ürün elde edilmesi sağlanacaktır. Görsel ve yazılı medya vasıtasıyla yapılacak yayım faaliyetleriyle tüketicinin tüketim alışkanlığı artırılacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel İdare, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı Bodur Kiraz Üretimi Projesi Amaç: Uluslararası pazarda rekabet edebilmemiz için dış pazarın talepleri doğrultusunda ve standartlarında modern fidan, materyal ve çeşitler kullanılarak Europgap prensipleri doğrultusunda üretim uygulamaları gerçekleştirmek. Uygulama: 0900 Ziraat (Napolyon) çeşidi kiraz fidanları uygun tozlayıcılarıyla birlikte dağıtılacaktır. İl Özel İdaresi kaynağından %50 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: I. Alt Bölgede Kaş İlçesi Gömbe Yaylası, Finike İlçesi Yazır, Arif ve Yalnız Köyleri ile Kumluca İlçesi yayla kesimi, IV. Alt Bölgede Elmalı İlçesi Özdemir Köyü ile Korkuteli İlçesi Yeşilyayla, Manay, Çobanhisar, Salur, Yalnızdam ve Kışla Köyleri. Açıklama: Kiraz, ılıman iklim meyve türleri içerisinde, meyvesini en erken olgunlaştıran türlerden birisidir. Bu bakımdan pazarda rakibi yoktur. İç tüketim ve ihracat açısından önü açıktır. Avrupa ülkelerinde Türk kirazına olan talep giderek artmaktadır. Kiraz hasadı, işlenmesi, ambalajlanması ve ihracata hazırlanması çok fazla işçi emeği gerektirmektedir. Dış ülkeler ile kıyaslandığında işçi yevmiyesinin ülkemizde düşük olması uluslararası rekabet gücümüzü artırmaktadır. Kaynak: İl Özel İdaresi, Özel sektör Dış Mekan Süs Bitkileri Fidan Üretim Projesi Amaç: İldeki dış mekan süs bitkileri üretiminin sınırlı olması dolayısıyla fidan ithalatının azaltılarak değişik türlerde üretimin artırılması. Uygulama: Turizm sektörünün peyzaj çalışmalarında kullanılmak üzere hazır bitki talebi karşılanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Ekolojik koşulların oldukça elverişli olmasına karşın dış mekan süs bitkilerinde fidan üretimi çeşit ve miktarca yetersizdir. İlde mevcut Orman Fidanlık Müdürlüğü, Turizm 289

290 sektörünün ihtiyacını karşılayamamaktadır. Bu da Turizm sektörünün peyzaj çalışmalarında kullanmak üzere belirli boy ve çapta bitki (palmiye, hurma vb.) taleplerini ithalat yoluyla karşılamasını gerektirmektedir. Bu nedenle yeni oluşturulacak dış mekan süs bitkisi fidanı üretim tesislerine ihtiyaç vardır. Kaynak: Orman Bakanlığı, T.K.B., Özel Sektör Bal Arısı Yetiştiriciliği Projesi Amaç: Arı ürünleri üretimi ve bitkisel üretimde kalitenin artırılmasını sağlamak. Uygulama: Üreticiye %30 çiftçi katkılı olarak arılı kovan ve ana arı temin edilerek, kışları sahil bandında yazları ise yayla kesiminde gezginci arıcılık şeklinde üretim yapılması sağlanacaktır. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: bölge ekolojisi içinde doğal floradan yararlanılacak, hayvansal ürün elde edilecektir. Kaynak: İl Özel İdaresi Mısır Üretimini Geliştirme Projesi Amaç: Dane mısır yetiştiriciliğinde üretim alanlarının genişletilerek üretim artışı sağlanması. Uygulama: TKB tarafından günün koşullarına göre çıkarılacak maliyet analizleri sonucunda belirlenecek oranlarda dane mısır yetiştiren üreticinin ürününe destek verilecektir. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: İlin ekolojisine ve bölgede kullanılan yüksek teknolojiye bağlı olarak 2. ürün olarak mısır üretiminin yaygınlaşması sağlanacaktır. Birim alandan verimi artıran teknolojinin ve hibrit tohumluk kullanılması, en önemli sorun olan mısır kurduna dayanıklı çeşitlerin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B. Makarnalık Buğday Üretimini Artırma Projesi Amaç: Kaliteli makarnalık buğday üretimini artırmak. Uygulama: TKB tarafından %50 çiftçi katkılı istenen nitelikte makarnalık buğday tohumu dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: IV ve V. Alt Bölgeler Açıklama: Batı geçit yayla bölgesinde kaliteli makarnalık buğday üretiminin artırılması sağlanacaktır.daha yüksek gelir getiren ürünlerin yetiştirilebilmesine tahsis edilmesi gayesiyle arpa ekim alanlarının sahil bölgelerinden bu alt bölgeye kaydırılması sağlanacaktır. Üretim artışı, verim artışıyla sağlanacak ve kaliteli ürün elde edilecektir. Kaynak: T.K.B. Ekmeklik Buğday Üretimini Artırma Projesi 290

291 Amaç: Kaliteli ekmeklik buğday üretimini artırmak. Uygulama: TKB tarafından %50 çiftçi katkısı alınarak tohum dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Bu projeyle, ekmeklik buğday daha çok sahil kesiminde yaygınlaştırılacak, dolayısıyla buğday ekim alanlarının daraltılması sağlanacaktır. Buğdayın çekildiği marjinal alanlara alternatif olarak, korunga, bağ tesisi vb. kurularak üreticilerin gelirlerinin artırılması ve bu sayede toprak erozyonunun önlenmesi hedeflenmiştir.buğday ekim alanı, marjinal alanlardan gerçek ekim alanlarına çekilecektir. Buğday üretimi, verim artışıyla artırılacaktır. Kaynak: T.K.B. Avokado Üretimi Projesi Amaç: İlin ekolojik avantajlarını değerlendirerek dünyada ve ülkemizde sınırlı ve çok özel şartlarda yetiştirilebilen bu subtropik meyvenin üretim alanlarını artırarak dünya pazarında söz sahibi olmak. Uygulama: Avokado yetiştiriciliğine uygun olduğu tesbit edilen yerlerde İl Özel İdaresi kaynağından, üretimin yaygınlaştırılması gayesiyle %30 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: I. Alt Bölgede Finike İlçe Merkezi, II. Alt Bölgede Kemer İlçesi merkezi ve Merkez ilçede ile III. Alt Bölge. Açıklama: Avokado bir çok Batı Avrupa ülkesinde iyi tanınmakta ve giderek tüketimi artmaktadır. İstenilen kalite ve miktarda üretimi yapıldığı taktirde Türkiye nin, Batı Avrupa ülkelerine yakınlığı ihracat için bir avantaj sağlayacaktır. Kaynak: Özel sektör ve İl Özel İdaresi Alabalık Yetiştiricilik Projesi Amaç: Yetiştiricilik kapasitesinin ton/yıl a çıkarılması. Uygulama: Alt Bölgede atıl kaynaklar değerlendirilecektir. Uygulama Alanı: I. Alt Bölge (Finike İlçesi Akçay Deresi) ve V. Alt Bölge (Gündoğmuş İlçesinde, kıyısında tarıma elverişsiz arazilerin bulunduğu yerlerde Alara Çayı). Açıklama: Turizm sektöründe yazın denizde av yasağının olduğu dönemlerde balık eti tüketiminin alabalık eti ile karşılanması mümkün olmaktadır. Ayrıca, sağlıklı beslenme için balık etine olan talep giderek artmaktadır. Bu proje, bölgemiz için tüketici taleplerini karşılamaya katkıda bulunacaktır. Kaynak: Özel Sektör İncir Yetiştiriciliğinin Yaygınlaştırılması Projesi Amaç: İlin ekolojik avantajını kullanarak turfanda incir ile pazarda şans yaratmak. Uygulama: Pazar şansı yüksek erkenci çeşitlerden İl Özel İdaresi kaynağından %50 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: I. Alt Bölge (Kaş) ve II. Alt Bölge (Manavgat) 291

292 Açıklama: Kaş ve Manavgat bölgelerinin ekolojik yapısı turfanda incirde önemli bir erkencilik sağlamaktır. Bu nedenle ihracat potansiyelinin ve standardın korunması gerekmektedir.. Kaynak: İl Özel İdaresi Tıbbi ve Aromatik Bitkilerin Üretimi Projesi Amaç: Doğal dengeyi bozmadan üretimi teşvik etmek, ilin ekolojisinde mevcut olan tıbbi ve aromatik bitkilerin kültür formlarının üretimini artırmak, bununla birlikte, tarım alanlarının dar olduğu taşlık, kayalık yamaçlarda ve meyve bahçelerinde ara ürün olarak yetiştirilmesiyle, gelir seviyesi düşük olan üreticilerimize ekonomik katkı sağlamak. Uygulama: İl Özel İdaresi kaynağından %25 çiftçi katkısı alınarak Kekik tohumu, %50 çiftçi katkısı alınarak Kapari fidesi dağıtımı yapılacaktır. Bunlar yanında Antalya İhracatçı Birlikleri ile işbirliği yapılıp güncel yurtdışı talepleri göz önüne alınarak halen pazar şansının yüksek olduğu çeşitler tesbit edilecek ve bunların üretimi teşvik edilecektir. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: Kekik, Kapari Adaçayı, Defne, Lavanta gibi Bölge ekolojisine uygun Tıbbi ve Aromatik Bitki çeşitlerinin üretimlerinin artırılarak iç piyasa tüketimlerinin yanında ihracatının da yapılması sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel İdare Organik Tarımın Yaygınlaştırılması Projesi Amaç: Ekolojik sistemde hatalı uygulama sonucu kaybolan doğal dengeyi yeniden kurmaya yönelik insana ve çevreye dost üretim sistemlerinin yaygınlaştırılmasının sağlanması ve organik bitkisel üretiminde Antalya markasını oluşturarak iç ve dış pazarda büyük şans yakalamak. Organik ürünlerin ticari olarak değer kazanmalarından dolayı çiftçi gelirlerinin artırılması amaçlanmıştır. Konvansiyonel tarımın yoğun yapılmadığı alanlarda örtü-altında ve açık tarlada organik sebze ve meyve (muz, nar, kayısı, vişne) ve tarla (buğday, pamuk, patates) üretimini artırmak. Uygulama: Organik ürün üretimi yapan üreticilere, işletmelerin sürdürülebilirliğinin sağlanması amacıyla, girdilerin ve uygulamada kullanacakları alet ekipmanın temininde destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: Bölge içerisinde oluşturulacak eko-köyler. Meyvecilik: II. Alt Bölge Kemer İlçesi Ulupınar Köyü; III, IV ve V. Alt Bölgelerde uygun sahalar Örtü-Altı Sebzecilik: II. Alt Bölge Kemer İlçesi Ulupınar Köyü; Açık Tarla Sebzecilik: IV. Alt Bölge Tarla: II ve IV. Alt Bölge Açıklama: Özellikle büyük kentlerimizde ve Avrupa ülkelerinde son yıllarda organik tarım ürünlerini talep eden kararlı bir tüketici kitlesi oluşmakta ve dolayısıyla bu ürünler marketlerde daha yüksek fiyatla özel bir yer edinmektedir. Kemer ilçesinin Ulupınar köyü Çıralı mahallesinde kurulmuş olan Ulupınar Çevre Koruma, Geliştirme ve İşletme Kooperatifine üye 11 işletme halen organik üretim yapmakta ve pazarlamaktadırlar. Özellikle örtü-altı sebze, narenciye, nar, avokado ve kekik gibi çeşitli ürünlerin yetiştiriciliğini yapan üreticilerin teşvik edilmesi ile, İlin doğal kaynaklarının ve ekolojik avantajlarının farklı şekilde 292

293 değerlendirilmesi mümkün olacak ve bu üretim şeklinin diğer bölgelere de yaygınlaşması sağlanacak, konvansiyonel tarımın fazla yaygınlaşmadığı yörelerde bu üretim şeklinin yaygınlaştırılmasıyla ihracat talepleri Bölgemizden karşılanabilecektir. Kaynak: T.K.B. ve Özel Sektör Organik Keçi Ürünleri Elde Etme Projesi Amaç: Getirisi daha yüksek olan organik tarım ürünlerinin elde edilmesiyle yöre çiftçisinin gelirinin artırılması. Uygulama: Bölge ekolojisi kirli olmadığından mevcut doğal şartlarda organik ürün elde etme şansı yüksektir. Uygulama Alanı: V. Alt Bölge köyleri Açıklama: Yöre halkının elde edeceği organik keçi ürünleri uzun vadede ve ihracat taleplerine dönük olarak yaygınlaştırılacaktır. Kaynak: Özel İdare Ceviz Üretimini Geliştirme Projesi Amaç: Verimli ve kaliteli standart çeşitleri yaygınlaştırarak ceviz üretimini artırmak. Uygulama: Kaliteli standart çeşitlerle İl Özel İdaresi kaynağından %50 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: IV. Alt Bölgede Korkuteli İlçesi Yazır, Küçükköy, Kozağacı, Çomaklı, Bayındır, Ahatlı, Avşar, Yakaçiftlik Köyleri ve V. Alt Bölge Açıklama: Ülkemizin ve ilimizin ceviz üretimi ve pazarlama politikasında köklü değişim oluştuğu taktirde gerek tarım ve gerekse tarıma dayalı sanayi ürünü olarak ceviz, önemli bir ihracat ürünü olacak ve döviz girdisinde artış sağlanacaktır. Kaynak: Özel İdare Doğal Çiçek Soğanları Üretim Projesi Amaç: Doğal floranın korunması ve ihracatı yapılan belirli türlerin kültüre alınarak üretimlerinin yapılaması. Uygulama: İhracat talebini, üretim ve büyütme tarlalarında yetiştirilen doğal çiçek soğanlarının pazarlanması sağlanacak ve bölgenin orijinal florası korunacaktır. Uygulama Alanı: III ve V. Alt Bölgeler Açıklama: İlde doğal ortamlarda bulunan endemik türlerin bilinçsizce yapılan sökümlerinin doğurduğu dezavantajlar önlenecek ve doğadan söküm yerine kültür formlarının büyütme ve üretim tarlalarında yetiştirilerek hasat edilmesi ve ihracatının bu alanlardan karşılanması sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel Sektör Yayla Çiçekçiliğini Geliştirme Projesi 293

294 Amaç: 2.Alt Bölgede 8 ayla sınırlı olan kesme çiçek üretiminin tüm yıla yayılarak ihracatın devamlılığının sağlanması. Uygulama: Bu bölgede yaz dönemi boyunca çiçek hasatı yapılabilmesi için bölge üreticilerine çiftçi eğitim yayım çalışmaları yapılacaktır. Uygulama Alanı: IV. Alt Bölgede Korkuteli ilçesinin köyleri Açıklama: Yıl boyu kesintisiz kesme çiçek ihracatı için yaz aylarında üretimin devam etmesi sağlanacaktır. Kaynak: Özel Sektör Doğal Meraların Islahı Projesi Amaç: Küçükbaş hayvancılığın geçim kaynağını teşkil ettiği bu yörede hayvansal üretime katkı sağlayacak doğal kaynakların değerlendirilmesi ve sürdürülebilirliğinin sağlanması ve bu sayede yöre çiftçisinin sosyo-ekomik yapısının iyileştirilmesinin temini. Uygulama: Köylerde Mera Yönetim Birlikleri marifetiyle otlama sisteminin düzenlenmesi ve mera amenajmanı ile yöredeki mevcut meraların ıslahı sağlanacaktır. Uygulama Alanı: V. Alt Bölge Açıklama: İlin diğer bölgelerine nazaran geniş tarım arazilerinin bulunmadığı bu bölgede meraya dayalı küçükbaş hayvancılık yoğun olarak yapıldığından, bu proje ile hayvansal ürünlerin elde edilmesi daha ekonomik hale gelecektir. Kaynak: T.K.B. Tatlı Patates Üretimini Geliştirme Projesi Amaç: İhracata yönelik tatlı patates üretimini artırmak. Uygulama: %50 çiftçi katkılı tohum dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: III, IV ve V. Alt Bölgeler Açıklama: İhracatçı ile üretici arasında koordinasyonun temini ile uygun çeşitleri kullanarak istenilen özelliklerde üretim yapılması sağlanacak, bunun yanısıra üretim teknolojisinin ve çeşitlerin geliştirilmesi sağlanacak, patates üretimine getirilen alternatif ile gelir artışı elde edilecektir. Kaynak: T.K.B. Ahududu, Böğürtlen Üretimini Geliştirme Projesi Amaç: Ekolojik yetiştiriciliğe uygun olan bu meyvenin yaygınlaştırılması ile birlikte aile işgücünün değerlendirilmesi. Uygulama: Bu konuda çiftçi eğitim ve yayım çalışmaları yapıldıktan sonra istekli çiftçilere İl Özel İdaresi kaynağından %50 çiftçi katkısı alınarak fidan dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge (böğürtlen), IV. Alt Bölge (ahududu, böğürtlen) ve V. Alt Bölgede sulama imkânı olan yerler. Açıklama: Kolay çoğalmaları, kısa sürede meyveye yatmaları gibi önemli avantajları 294

295 sebebiyle bu üzümsü meyvelerin yetiştiriciliği, özellikle gelir düzeyi düşük olan küçük aile işletmelerine önemli ekonomik katkı sağlayabilir. Ayrıca, reçel, marmelat, dondurulmuş meyve sanayi için tercih edilen bir hammaddedir. İç ve dış pazarda sürekli talep gören üzümsü meyvelerin İlde üretimini artırmak gerekmektedir. Kaynak: Özel Sektör, İl Özel İdaresi Kestane Üretimini Geliştirme Projesi Amaç: Kestane ağacını orman ağacı niteliğinden çıkarıp kapama bahçelerin standart ve hastalığa dayanıklı çeşitlerle tesis edilmesi ve kalite yanısıra verim düzeyinin artırılması. Uygulama: Yöreye uygun kestane çeşitlerinin korunarak yaygınlaştırılması amacıyla aşılama çalışmalarına Tarım İl Müdürlüğünce başlanarak, konuyla ilgili çiftçi eğitim ve yayım faaliyetleri artırılacaktır. Uygulama Alanı: V. Alt Bölge (İbradı) Açıklama: Yöreye uygun çeşidin geliştirilmesi.ile bu alt bölgede alternatif ürün olarak kestanenin yaygınlaştırılması ve bu sayede ekonomik gücü düşük olan yöre çiftçisinin gelirinin artırılması sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B., Üretici Yemlik Ve Maltlık Arpa Üretimini Artırma Projesi Amaç: Kaliteli yemlik ve maltlık arpa üretimini artırmak. Uygulama: TKB tarafından %50 çiftçi katkılı istenen nitelikte arpa tohumu dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: IV. ve V. Alt Bölgeler Açıklama: Daha yüksek gelir getiren ürünlerin yetiştirilebilmesine tahsis edilmesi gayesiyle arpa ekim alanlarının sahil bölgelerinden bu alt bölgeye kaydırılması sağlanacaktır. Üretim artışı, verim artışıyla sağlanacak ve kaliteli ürün elde edilecektir. Kaynak: T.K.B. İpek Böceği Yetiştiriciliği Projesi Amaç: Mevcut ipek hammaddesi üretiminin artırılması Uygulama: Özel İdare kaynaklı ücretsiz olarak çiftçiye ipek böceği tohumu ve dut fidanı dağıtımı yapılacaktır. Uygulama Alanı: III. Alt Bölgede Alanya ve Gazipaşa nın halen ipek böceği yetiştiriciliğini yapıldığı belirli köyler Açıklama: Yetiştiricilikte kullanılan dut ağacı plantasyonunun artırılarak mevcut üretim potansiyelinin artırılması ve ipek hammaddesi temini ile atıl olan aile işgücünün değerlendirilmesi sağlanacaktır. Kaynak: Özel İdare 295

296 Karides Üretim Projesi Amaç: Yetiştiricilik kapasitesinin ton/yıl a çıkarılarak bataklık arazilerin değerlendirilmesi. Uygulama: Bölgede kıyı bandında atıl su kaynakları ve bataklık arazilerin üretimde kullanılması amacıyla geliştirilecek Karides üretim projelerine Tarım ll Müdürlüğü tarafından teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge (Serik ve Manavgat İlçeleri arasındaki bataklık araziler). Açıklama: Serik-Manavgat arasındaki atıl durumdaki bataklık araziler ihraca dönük üretimde değerlendirilecek ve sivri sinek mücadelesine katkı sağlanacaktır. Kaynak: Özel Sektör Tarımsal Sanayi Projeleri Sebze İşleme Sanayinin Kurulması Projesi Amaç: İşlenmiş ürünlere olan talebin artması dolayısıyla, katma değeri yüksek olan ve İlde üretim fazlası olan ürünlerin değerlendirilmesi. Uygulama: Üretim fazlası ürünlerin bu yönde değerlendirilmesi amacıyla Organize Sanayi Bölgesinde sebze işleme tesislerinin kurulması ile tarımsal sanayiye katkıda bulunulacaktır. Bu projenin uygulanmasıyla, dondurulmuş, konserve edilmiş, kurutulmuş sebzeler ve domates salçası gibi talepler karşılanacaktır. Uygulama Alanı: I. Alt Bölge Bölgesinde) ve II. Alt Bölge (Kurulması halinde Organize Tarım Açıklama: Yaş sebzenin çabuk bozulabilir olması, tüketici taleplerinin dondurulmuş, konserve edilmiş ve kurutulmuş ürünlere kayması ve bu ürünlerin katma değerinin yüksek olması, bu alt bölgelerde tarımsal sanayinin hızla gelişmesini gerekli kılmaktadır. Kaynak: Özel Sektör Narenciye ve Nar Suyu İşleme Tesisi Projesi Amaç: İlde potansiyeli yüksek olan narenciyenin ve özellikle fazlaca üretilen narın, üretim artışıyla birlikte pazar imkanının artmaması durumunda, bu ürünlerin işlenerek değerlendirilmesi, bununla birlikte iç ve dış pazarda aranacak Antalya markası yaratılması. Uygulama: Özel sektör tarafından kurulacak olan işletmelere teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: I. ve II. Alt Bölgeler Açıklama: Narenciyenin ve narın aynı tesiste farklı sezonlarda işleme imkanı mevcut olduğundan, bu amaçla kurulacak tesisler yıl boyu faal olabilecektir. Dünya nar üretiminde birinci sırayı alan Ülkemizde nar suyu ve konsantresi tüketim alışkanlığının kazandırılması amacıyla yapılacak eğitim ve yayım faaliyetleri, yetiştiriciliğin gelişmesini sağlayacak ve bu sektörün güçlenmesiyle birlikte oluşturulacak standart sayesinde dünya pazarlarına ihracat imkanı doğacaktır. Kaynak: Özel Sektör 296

297 Tasnif, Paketleme Ve Soğuk Hava Tesislerinin Kurulması Projesi Amaç: Standartlara uygun tasnifleme, paketleme, ambalajlama ve tüketiciye ulaşıncaya kadar soğuk zincirin sağlanması ve bölgede üretilen sebzelerin Antalya markasıyla yurtiçi ve yurtdışı pazarına sunulması sağlanacaktır. Uygulama: Üretim bölgelerindeki haller bünyesinde kurulacak olan Tasnif, Paketleme Ve Soğuk Hava Tesislerinin makine ve teçhizat donanımı, teknik ve finansman yönünden desteklenecektir. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Bu projeyle, üretim bölgelerinde pazarlama ile ilgili alt yapı (soğuk hava depoları, tasnif ve paketleme evleri) tesislerinin standartlara uygun şekilde yapımı teşvik edilecektir. Kaynak: T.K.B., Özel İdare, Özel Sektör Zeytin Ve Zeytinyağı İşleme Tesisi Projesi Amaç: Bölgede diğer kültür bitkilerinin rekabeti ve turizmin baskısı altında bulunan zeytin alanlarının, kurulacak olan teknik donanımlı zeytin işleme tesisleri sayesinde katma değer kazanmasını ve bu sayede, bölgenin karakteristik yapısına uygun meyvesi olan zeytine, üreticisinin sahip çıkmasını sağlamak. Uygulama: Son yıllarda Özel İdare destekli kapama zeytin bahçeleri tesis edilmekte ve ayrıca yabani ağaç aşılama projeleri ile zeytinciliğe önem verilmektedir. Bölgede, geçmişi de oldukça eski olan zeytin potansiyelinin değerlendirilerek zeytinin işlenmesiyle Antalya markasının oluşması sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge (Merkez) ve III. Alt Bölge (Alanya). Açıklama: 10 yıldan beri her yıl Özel İdare Projeli, Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ve çiftçi katkısıyla dikilen zeytin fidanlarının sayısı i bulmaktadır. Gelecek 5 yıl içerisinde Alanya da zeytin rekoltesinin ton olması hedeflenmiştir. Kaynak: Özel Sektör Elmada Tasnifleme Ünitesi Tesisi Projesi Amaç: Tasnif ve ambalajlama ile pazar şansını yükseltmek. Uygulama: Bölgede bu proje ile ilgili yapılacak girişimlere Tarım İL Müdürlüğünce teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: IV. Alt Bölge Açıklama: Türk malı imajını korumak gayesiyle belirli standartlara sahip paketleme evlerinde üretilen elmanın ambalajlanması sağlanacaktır. Kaynak: Özel Sektör Cevizli Bademli Tatlı Sucuk İşleme Tesisi Amaç: Yörede üretilen üzümün değerlendirilmesi ve marka yaratılması suretiyle çiftçi gelirinin artırılması. 297

298 Uygulama: İbradı bölgesinde üretimi evlerde aile içi işletmecilik şeklinde yapılan cevizlibademli tatlı sucukların üretim tekniğinin geliştirilmesi ve standardizasyonun oluşturulması için çiftçilere teknik destek sağlanacak ve bu ürünün iç piyasaya sunulması konusunda özel sektör girişimcileri teşvik edilecektir. Uygulama Alanı: V. Alt Bölge Açıklama: İlin toplam tarımsal üretim değeri içerisinde payı oldukça düşük olan bu bölgede yaygın bitkisel üretim faaliyeti olarak üzüm, ceviz ve badem yetiştiriciliği yapılmaktadır. Bu projelyle, sözkonusu ürünün pazarda talep bulacak kalite ve standartta üretiminin gerçekleştirilmesi, yöre halkının sosyo-ekonomik bakımdan kalkınmasına yardımcı olacaktır. Kaynak: Özel Sektör Kültür Mantarı İşleme Tesisi Projesi Amaç: Pazar taleplerine uygun olarak konserve ve kurutma gibi işlenmiş mantar ürünlerinin pazarlanması. Uygulama: Kurulacak işletmelere teknik destek sağlanarak üretim fazlası ürünün değerlendirilerek ve işlenmiş mantar ithalatının azaltılması mümkün olacaktır. Uygulama Alanı: IV ve V. Alt Bölgeler Açıklama: Gıda sanayinde mantar konservesi ve hazır mantar çorbası için kurutulmuş mantara talep her geçen gün artmaktadır. Bu nedenle de, konserve ve kurutulmuş mantar talepleri halen ithalat yoluyla karşılanmaktadır. Taze mantar üretiminin yanında pazar isteklerine uygun olarak konserve, kurutma vb. şekilde ürünlerin pazarlanabilmesi için gerekli alt yapıların oluşturulması ve yeni tesislerin kurulmasıyla tüketici taleplerinin karşılanması sağlanacaktır. Kaynak: İl Özel İdaresi, Özel Sektör Muz Sarartma Ve Ambalajlama Tesisi Amaç: Yerli üretimi sürekli pazara sunabilmek için gerekli altyapıyı oluşturmak, kaliteli, standart Marka yaratmak. Uygulama: Özel sektör tarafından kurulacak olan işletmelere teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: III. Alt Bölgeler Açıklama: Yaratılacak marka sayesinde Alanya ve Gazipaşa muzunun pazara arzında sürekliliğin sağlanması. Kaynak: Özel Sektör Soğuk Hava Depolarının Modernizasyonu Projesi Amaç: Mevcut depoların teknolojisinin yenilenmesi, kapasitelerinin artırılması. Uygulama: Özel sektör tarafından kurulacak olan işletmelere teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: IV. Alt Bölge Açıklama: Depolanmış ürünlerin depo çıkışında kalitesinin korunması sağlanacak ve daha yüksek fiyata pazarlama şansı artırılacaktır. 298

299 Kaynak: Özel Sektör Tıbbi Ve Aromatik Bitkilerin İşlenmesi Projesi Amaç: Tıbbi ve aromatik ürünlerin ham veya işlenmiş olarak pazarlanmasını sağlamak. Uygulama: Kekik yağı, kekik suyu, kapari turşu ve salamura yapım tesislerinin inşası sağlanacak ve desteklenecektir. Uygulama Alanı: I ve V. Alt Bölgeler Açıklama: II. ve III. Alt Bölgelerde Kekik Yağı işleme tesisleri mevcut olduğundan, I. ve V. Alt Bölgelerde yeni tesislerin yapılmasıyla katma değeri yüksek olan ürünlerin pazarlanması sağlanacak ve gerek yurtiçi ve gerekse yurtdışı pazarda işlenmiş ürünlere karşı her geçen gün artan talebin karşılanması sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel sektör Şaraplık Üzüm Üretiminin Ve Sanayisinin Geliştirme Projesi Amaç: Çiftçinin mevcut şartlarını değerlendirerek yeni iş sahası açılması. Uygulama: Özel sektör girişimciler tarafından yörenin bu potansiyelini değerlendirmeleri teşvik edilecektir, bu konu eğitim ve.yayım çalışmalarına dahil edilecektir. Uygulama Alanı: V. Alt Bölge Açıklama: Önemli bir potansiyel olarak Gündoğmuş Senir köyünde bulunan ekonomik ömrünü tamamlamış eski bağlar sökülerek yerine aşılı, köklü yeni tesislerin kurulması sağlanacaktır. Bölgede pekmezlik üzüm dışında şaraplık üzüm çeşitlerinin yetiştirilerek değerlendirilmesiyle katma değer artışı sağlanacaktır. Kaynak: Özel Sektör Tarımsal Organizasyon Ve Örgütlenme Projeleri Üretici Birliklerinin Kurulmasına Destek Projesi Amaç: Ürün bazında üretici birliklerinin kurulması, yaygınlaştırılması, güçlendirilmesi ve organizasyonun sağlanması. Uygulama: Birlikler Yasasının çıkarılması sağlanarak, I. Alt Bölgede Yaş Sebze ve Turunçgil Üretici Birliklerinin, II. Alt Bölgede Yaş Sebze, Turunçgil ve Zeytin Üretici Birliklerinin, III. Alt Bölgede Yaş Sebze ve Muz Üretici Birliklerinin, IV. Alt Bölgede Elma Üretici Birliklerinin kurulmasına destek verilecek, üreticilerinin Birlik etrafında örgütlenmeleri sağlanacaktır. Uygulama Alanı: I, II, III ve IV. Alt Bölgeler Açıklama: Bölgedeki önemli sebze ve meyve üretim alanlarının yoğunluğu dolayısıyla ve de bölgede üretim organizasyonunun olmaması, ürün pazarlamasında sıkıntılara neden olmaktadır. Bu sorunun giderilmesi için, ürün bazında belirli sebze ve meyve üretici birliklerinin kurulması önemli bir çözüm teşkil edecektir. Kaynak: T.K.B. 299

300 Sözleşmeli Üretim Modelinin Yaygınlaştırılması Projesi Amaç: Üreticinin, alıcının ve ihracatçının haklarının korunması sağlanacaktır. Uygulama: Yönetmeliğin revize edilerek, denetim ve kontrolün resmi makamlarca yapılması ve böylece üretimde organizasyon sağlanacaktır. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: Üretimde verimliliğin ve kalitenin artırılması, standartlara uygun ürün elde edilmesi, planlı üretim yapılması, üreticilere üretim teknikleri konusunda bilgi aktarılması ve pazarda süreklilik sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B. Uluslararası Süs Bitkileri Mezat Projesi Amaç: Üretilen üründen daha yüksek kazanç elde edilmesi, fiyat istikrarının sağlanması ve alım satımlarının organize edilmesi, ürünlerin kalite kontrollerin yapılarak pazarlanması. Uygulama: İl Müdürlüğümüz, Antalya Ticaret Borsası ve Antalya İhracatçı Birliklerinin ortaklaşa hazırlayacakları proje kapsamında İlde kurulması düşünülen Organize Tarım Bölgesi içerisinde olabilecek Uluslararası Mezat aracılığı ile, ürünün, kalite kontrollerinden geçerek ve alıcı rekabeti sağlanarak iyi fiyatla satılması gerçekleştirilecektir. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Ürün çeşitliliğinin sağlanması, üretilen kaliteli ürüne daha yüksek kazanç elde edilmesi, üretici ihracatçı bağımlılığının sona ermesi, fiyat istikrarının sağlanması, alım satımların organize ve disipline edilmesi, ürünlerin bir merkezde kalite kontrollerinden geçerek ve alıcı rekabeti sağlanarak satılması sağlanacaktır. Ayrıca, Organize tarım Bölgesinde yabancı yatırımcılara yer verilmesi suretiyle yeni teknolojilerin İle transferi sözkonusu olacaktır. Kaynak: T.K.B., İl Özel İdaresi, Özel Sektör, Ticaret Borsası, İhracatçı Birlikleri Tarımsal Destek Projeleri EUREPGAP Protokolünün Benimsenmesi Projesi (Bakanlıkça Yönetmeliklerin Çıkarılması ve Taşra Yapılanmasının Sağlanması) Amaç: Avrupa Gıda Perakendecilerinin tarımsal ürünlerde aradıkları minimum standartların belirtildiği Eurepgap Protokolü esaslarına dayanan üretim sistemini benimsenmesini ve bu suretle ihracatımızda karşılaşılacak sıkıntıların giderilmesi ve pazar kaybının önlenmesini sağlamak. Uygulama: 1 Ocak 2004 tarihinden sonra Avrupa Birliği ülkelerine ihraç edeceğimiz tüm ürünlerde aranacak ve ön koşul haline gelecek olan bu protokolün belirttiği esaslara uyum için üreticilerimizin ve ihracatçılarımızın acilen gerekli önlemleri alması sağlanacaktır. Bunun için Bakanlıkça gerekli mevzuatın vakit geçirilmeden çıkarılması ve taşra teşkilatının bu yönde bilgilendirilerek gerekli yapılanmayı gerçekleştirmesi gerekmektedir. 300

301 Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: Ülkemiz son yıllarda sebze ihracatında özellikle tarımsal ilaç kalıntıları bakımından önemli sorunlar ile karşılaşmaktadır. Avrupa Birliği ülkelerindeki büyük perakendeci kuruluşlar (süper ve hiper marketler) kendi toplumlarının sağlıklı tarımsal ürünler tüketimini temin etmek için bu ülkelerde yetiştirilen ve dışardan ithal edilen tarımsal ürünlerde aranan minimum standartları yeni bir düzenleme yaparak belirlemişlerdir. EUREPGAP adı verilen bu protokol Avrupa Gıda Perakendecileri tarafından 1999 yılında hazırlanmıştır. İyi Tarım Uygulamaları adı verilen bu sistemde Zararlılarla Entegre Savaş (IPM), Entegre Ürün Yetiştiriciliği nin (ICM) esasları benimsenmiştir. Entegre ürün yönetimi ile, sertifikalı tohum, dayanıklı çeşit kullanımı, sulama, gübreleme, budama, toprak işleme gibi kültürel önlemler alınarak bitki veya ürünlerin hastalık, zararlı ve yabancı otlardan korunması sağlanacak, oluşacak zararların kontrol altında tutulması mümkün olacaktır.bu protokol bugün belli başlı süper ve hiper market zincirleri tarafından kabul edilmekte ve istenmektedir. 1 OCAK 2004 tarihine kadar süre tanınmış olup, protokol hızlı bir şekilde hayata geçirilmelidir. Aksi takdirde bölgemizin ihraç ürünlerinin ihracatında zorluklarla karşılaşılacak ve ihracat payı büyük oranda azalacaktır. Kaynak: T.K.B. Sözleşmeli Üretimde Eğitim Ve Yayım Projesi Amaç: Verimliliğin ve kalitenin artırılması, planlı üretim ve pazarlamada sürekliliğin sağlanması için sözleşmeli çiftçiliği yaygınlaştırmak. Uygulama: Sözleşmeli üretimin çiftçi tarafından benimsenmesi ve yaygınlaştırılması amacıyla çiftçi eğitim çalışmaları yürütülecektir. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: Yöre çiftçileri sözleşmeli üretimin maliyeti ve bu uygulama ile çiftçinin ürününe satış garantisi elde edildiği konusunda bilgilendirilecektir. Bu projeyle, şekerpancarında devam eden, patateste ülke genelinde olmasına rağmen İlde olmayan bu uygulamanın yaygınlaşması sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B. Rezidü Laboratuarının Geliştirilmesi Projesi Amaç: Pazara gönderilecek olan ürünlerin kalıntı probleminden kaynaklanan güvesizliğin giderilmesi için uluslar arası standartlara uygun laboratuar analizlerinin yapılması sağlanacaktır. Uygulama: I. Alt Bölgede hizmete girecek olan laboratuarın işlerlik kazanması konularında destek verilecektir. II. Alt Bölgede mevcut Rezidü laboratuarının uluslararası standartlara uygunluğu, III. Alt Bölgede ise uluslararası standartlara uygun yeni bir Rezidü laboratuarının kurulması için gerekli destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Son yıllarda sebze ihracatında tarımsal ilaç kalıntıları bakımından karşılaşılan önemli sorunların yaratığı izlenimin ve pazardaki dezavantajın ortadan kaldırılabilmesi için ürünlerin kalıntı analizlerinin yapılması gerekmektedir. Kaynak: T.K.B., İl Özel İdaresi, Özel Sektör 301

302 Sera Yapım Tekniklerinin Geliştirilmesi Projesi Amaç: İthal sera benzeri imalat yapan atölyelerin anahtar teslimi güvencesiyle, sera sabit yatırım tesislerinde standardizasyon sağlanması. Uygulama: Geliştirilecek olan KKDF benzeri projelerle sera yapım tekniklerinin iyileştirilmesi sağlanacaktır. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama : Sözkonusu projelerin bu bölgelerde uygulanmasıyla, seralarda modernizasyona gidilerek, bölgenin klimatolojik koşullarını dikkate alan sera yapım tekniklerinin yerleşmesi sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel Sektör Örtü Altında Bombus Arısı Kullanımının Yaygınlaştırılması Projesi Amaç: Polinasyon amacıyla büyüme düzenleyicilerin kullanılması yerine Bombus arısı kullanımı konusunda eğitim ve yayım çalışmaları yapılarak üreticilerin bilinçlendirilmesi sağlanacaktır. Uygulama: Yapılacak eğitim çalışmaları yanısıra, Bombus arı desteğinin tekrar devreye girmesiyle üreticilerin hormon kullanımı yerine arıyı tercih etmeleri sağlanacaktır. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Örtü altı sebze yetiştiriciliğinde yeterli polinasyonu sağlayarak, verim ve kaliteyi arttırmak amacıyla büyüme düzenleyicilerin kullanılması yerine Bombus arısı kullanımının yaygınlaştırılması gerekmektedir. Kaynak: T.K.B., Özel İdare Ürün Ve Ekolojiye Uygun İlaçlama Tekniğinin Geliştirilmesi Projesi Amaç: Yetiştirilen tarım ürünlerinin rezidü sorunu olmayan sağlıklı bir gıda olabilmesi için kimyasal mücadelede optimum mekanizasyon tekniklerinin kullanılması Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Uygulama: Doğru pestisit seçimi ve doğru kalibrasyon yapılmış aletlerin kullanılması ile bitki koruma ve üretimi artırma mümkün olacaktır. Kaynak: T.K.B., Özel İdare Yağlı Tohumlu Bitkilerin Üretimini Teşvik Etmek Üzere Uygulanan Prim Sisteminin Devam Etmesi Projesi Amaç: Ülkenin yağ açığının kapatılması. Uygulama: TKB tarafından günün koşullarına göre çıkarılacak maliyet analizleri sonucunda belirlenecek oranlarda ayçiçeği yetiştiren üreticinin ürününe destek verilecektir. Özel İdare tarafından %50 çiftçi katkılı tohum desteği yapılacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge (dane mısır, soya, kolza), 4 ve 5 Alt Bölgeler (ayçiçeği) Açıklama: Bu alt bölgede ayçiçeği yetiştiriciliğinin yaygınlaştırılması sağlanacaktır. 302

303 Kaynak: T.K.B., Özel İdare Yağlı Tohumlu Bitkilerin Üretimine Yönelik Çiftçi Eğitim Projesi Amaç: Yağlı tohumlu bitkilerin üretimini artırmak. Uygulama:. Düzenlenecek toplantılar, dağıtılacak ilan ve broşürlerle çiftçi bilgilendirilecek, seçilen önder çiftçilere girdi ve teknik destek sağlanarak yetiştirilen ürünün her aşaması (pazarlama dahil) diğer çiftçilere tarla günleriyle gösterilecektir. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama : Üreticiler arasında daha önceki yıllarda 2. ürün soya üretiminde yaşanmış olan olumsuzluklardan kalan izlenimlerin ortadan kaldırılması ve çiftçinin yeniden yağlı tohum üretimine girmesi sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B. Organik Tarıma Yönelik Çiftçi Eğitimi Amaç: Organik tarımdaki gelişmeler kontrol ve sertifikasyon, toprak işleme, bitki korumanın genel ilkeleri, ekim nöbeti, biyolojik savaş, ekolojik ürünlerin ihracatı ve pazarlanması konularında üreticilerin bilgilendirilmesi. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Uygulama: İlde bulunan Narenciye ve Seracılık Araştırma bünyesinde çeşitli ürünlerde organik yetiştiricilik deneme çalışmaları devam etmektedir. Bu projelerin sonuçları ve uygulanabilirliği üreticimize aktarılacaktır. Açıklama: Kaynak: T.K.B. Büyükbaş Hayvancılık İşletmelerinin Modernizasyonu (Açıkta Besi Sığırcılığı) Amaç: İşletme büyüklüklerinin artırılarak üretimde uzmanlaşmaya gidilmesi. Uygulama: Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: Yeni teknoloji ile yapılan barınaklar sayesinde hayvansal üretimde artış sağlanacaktır. Kaynak: Özel İdare Amaç: Genetik seviyenin yükseltilmesi. Keçi Islahı Projesi Uygulama: Özel İdare kaynağından her 25 keçisi olan üreticiye 1 damızlık erkek hayvan ücretsiz olarak temin edilecektir. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler 303

304 Açıklama: Genetik seviyenin yükseltilmesi ile hayvansal üretimde artış sağlanacaktır. Kaynak: Özel İdare Amaç: Genetik seviyenin yükseltilmesi. Büyükbaş Hayvan Islahı Projesi Uygulama: Kaliteli sperma temini ve hangi tohumun nerede kullanılacağı konusunda uygulamalar organize edilerek özel veteriner hekimler aracılığıyla ıslah çalışmalarının yapılması sağlanacaktır. Uygulama Alanı: Tüm Alt Bölgeler Açıklama: Bölgede yaygın olan Siyah Alaca ve Yerli Kara ırkı sığırlarda verim artışı sağlanmasına yönelik bir projedir. Kaynak: Özel Sektör, Üreticiler Amaç: Genetik seviyenin yükseltilmesi. Koyun Islahı Projesi Uygulama: Özel İdare kaynağından her 25 koyunu olan üreticiye, yöre daha evvel denenmiş olan Acıpayam ırkı bir damızlık koç ücretsiz olarak temin edilecektir. Uygulama Alanı: IV. Alt Bölge Açıklama: Genetik seviyenin yükseltilmesi ile hayvansal üretimde artış sağlanacaktır. Kaynak: Özel İdare Örtü-Altı Kesme Çiçek Anaçlık Ve Köklendirme Tesisi Projesi Amaç: Değişik türlerde anaçlıkların ve köklendirme tesislerinin oluşturulması. Uygulama: Kurulması planlanan Organize Tarım Bölgesi bünyesinde değişik türlerde anaçlık ve köklendirme tesislerinin kurulmasına teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Hali hazırda kesme çiçek yetiştiriciliğinde kullanılan üretim materyali (fide) ithal edilmektedir. Toplam üretim maliyetinin %30 nu oluşturan fide maliyetinin yüksek oluşu kesme çiçek üreticilerinin fidelerini üretim sahalarından temin etmeye yöneltmiş bu da kalitesiz üretimi ortaya çıkarmıştır. Bu projeyle, kesme çiçek üretiminin yaygın olarak yapıldığı bu bölgede değişik türlerde anaçlıklar oluşturularak fide maliyetinin düşürülmesi hedeflenmektedir. Kaynak: TKB, Özel Sektör Yağlı Tohumlu Bitkilerde Araştırma Ve Çeşit Geliştirme Çalışmalarının Desteklenmesi Projesi Amaç: Yüksek verimli, bölge ekolojisine uygun çeşitlerin elde edilmesi. Uygulama: Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile koordineli olarak 304

305 çalışılacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Verimi az yöresel çeşitler yerine yüksek verimli yeni çeşitlerin bölgeye girmesi sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B. Doku Kültürü Laboratuarının Kurulması Projesi Amaç: Steril ve kontrollü şartlar altında yapılan organ ve doku kültürü çalışmalarının yapılabileceği laboratuarların kurularak yurtiçi ve yurtdışı fide ihtiyacının karşılanmasını sağlamak. Uygulama: Antalya Serbest Bölgesinde kurulu tesisin kapasitesinin artırılması ve yeni tesislerin kurulması için teknik destek sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: İlde süs bitkileri fide ithalatının yoğun olarak yapılması üretim maliyetini artırmaktadır. Doku kültürü laboratuarlarının desteklenmesi ve kapasitelerinin artırılması ile ithalat azaltılacak ve fide ihracatı yapılabilecektir. Hali hazırda İlde mevcut olan adet/yıl kapasiteli Hollanda ortaklı doku kültürü laboratuvarı yurtiçine ve yurtdışına fide göndermektedir. Başta Gerbera, Hosta, Syngonium, Tradescantia, Hemerocallis, Pulmonaria, Geranium, Kivi, Muz, Krizantem, Enginar vb. olmak üzere yaklaşık 800 türde doku kültürü çalışmaları devam etmektedir. Bu projeyle, İlde en fazla üretimi yapılan karanfilin ve diğer türlerin fide ihtiyacı da karşılanabilecektir. Kaynak: TKB, Özel Sektör İl Balık Hali Ve Pazarı Tesisi Amaç: Avlanan balıkların pazarlanması ve halk sağlığının korunması. Uygulama: Antalya Büyük Şehir Belediyesince bu tesisin kurulması için teknik destek verilecektir. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Antalya limanı ve Yat Limanında sabahları kurulan mezat düzenli olmayıp, İlde istihsal edilen deniz ürünleri İl dışından gelen balıklarla beraber pazara düzensiz olarak sunulmaktadır. Balık hali düzenli ve sağlıklı balık pazarlama zinciri için ilk ve en önemli halka olacaktır. Bu projeyle, balıkçılar ve tüketicilerin çıkarları dengelenecek, halk sağlığı korunacaktır. Kaynak: Antalya Büyük Şehir Belediyesi Süs Bitkileri Araştırma Geliştirme Projesi Amaç: Ürün çeşitliliğini artırmak ve pazarda talep gören çeşitlerin yetiştirilmesini sağlamak. Uygulama: Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü ile işbirliği yapılarak ticari değeri yüksek olan kesme çiçek, soğanlı bitkiler, ekolojiye uygun dış mekan süs bitkileri, çim tohumları ve mevsimlik çiçeklerin yeni çeşitlerinin araştırılması, denenmesi ve üreticinin yönlendirilmesi sağlanacaktır. 305

306 Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Yıllardır sprey karanfil dışında yeterli miktarda yeni ürün çeşitlerine girilmemiş; bunun sonucunda da çoğunlukla İngiltere pazarına ürün gönderilmiştir. Araştırma Geliştirme Fonu oluşturularak geleneksel ürün çeşitlerinin yanında, yurt dışı pazarlarda talep gören çeşitlerin yetiştirilmesi sağlanmalıdır. Ayrıca ticari değeri yüksek olan tüm süs bitkilerinin yeni çeşitlerinin araştırılarak, denenmesi ve adaptasyon çalışmaları sonucunda üreticinin yönlendirilmesi gerekmektedir. Kaynak: T.K.B., Narenciye ve Seracılık Araştırma Enstitüsü Bölgemizin Ekolojisine Uygun Yüksek Verimli Pamuk Çeşitlerinin Geliştirilmesi Projesi Amaç: Pamuk üretimini artırmak. Uygulama: Özellikle Antalya pamuğunun iplik olmada yaşadığı problemlerinin giderilerek dokuma sanayinin istediği özelliklerde yüksek verimli çeşitler Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğü ile koordineli olarak çalışılarak çiftçilere sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Daralan alanlarda pamuk üretimi yüksek verimli çeşitlerle sağlanacaktır. Kaynak: T.K.B. Pestisit Atık Ve Ambalajlarını Depolama Projesi Amaç: Zirai mücadelede kullanılan pestisit atık ve ambalajlarının oluşturduğu çevre kirliliğinin önlenmesi. Uygulama: İlde zehirli atık depolama ve imha tesisi bulunmamaktadır. Bu atıkların imhası için ivedilikle bu tesislerin kurulması zorunludur. Uygulama Alanı: I, II, III ve IV. Alt Bölgeler Kaynak: T.K.B., Özel İdare Balıkçı Barınağı Yapılması Amaç: Balıkçı teknelerinin barınması ve balıkçıların teşkilatlanması. Uygulama: Merkez İlçede tekne kapasiteli Balıkçı Barınağı D.L. H. ile koordinasyon kurularak tesis edilecektir. Açıklama: Balıkçı teknelerini düzenli barınması ve balıkçıların örgütlenmesi sağlanacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Kaynak: D.L.H. Hava Yolu Taşımacılığının Desteklenmesi Projesi Amaç: Ürünün tüketiciye kısa sürede ve kaliteli olarak ulaşması ve karayolu taşımacılığından 306

307 dolayı doğabilecek kalite kayıplarının önlenmesi ve bu suretle dış pazarda Türk çiçeği imajının korunmasının sağlanması. Uygulama: Kargo uçakları tahsisi veya nakliye bedelinin düşürülmesi konularında ihtiyaca göre gerekli çalışmalar yapılacaktır. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: II. Alt Bölgede yoğun olarak üretilen kesme çiçeğin %95 i ihraç edilmektedir. Hava yoluyla nakliye bedelinin yüksek olmasından dolayı son yıllarda TIR taşımacılığı gündeme gelmiştir. Bu sistemde ulaşım süresinin uzunluğu ve Gümrüklerde yaşanan problemlerden dolayı taşınan çiçeğin kalite kaybı olmaktadır. Bu proje ile nakliyenin hızlandırılması ve maliyetin azalması sağlanarak diğer ülkelerle pazarda rekabet şansımızın yüksek tutulması gerçekleştirilecektir. Kaynak: T.K.B., Özel Sektör Renkli Pamuk Geliştirme İmkanlarının Araştırılması Projesi Amaç: Alternatif çeşitlerin bulunması ve buna bağlı olarak çiftçi gelirinin artırılması. Uygulama: Akdeniz Tarımsal Araştırma Enstitüsü Müdürlüğünün tespitleriyle üreticiye rehberlik edilecektir. Uygulama Alanı: II. Alt Bölge Açıklama: Gelişen teknolojiye uyum sağlanması ve üreticinin ürününü daha yüksek fiyatla pazarlaması mümkün olacaktır. Kaynak: T.K.B. Buharla Toprak Sterilizasyonunun Teşvik Edilmesi Projesi Amaç: Örtü-altı üretimde belirli sahalarda, toprak fümigasyonunda kullanılan Metil Bromid e alternatif olabilecek buharla sterilizasyon tekniğinin teşvik edilmesi Uygulama: Buharla toprak sterilizasyonu yapacak olan firmalar, üreticilerin talepleri doğrultusunda fideliklerde, anaçlıklarda ve belirli üretim sahalarında bu tekniği uygulayabileceklerdir. Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Örtü-altı üretimde yeni teknolojilerin kullanılması sağlanacaktır. Metil Bromid uygulamasının 2008 yılında yasaklanacak olması ve Eurepgap Protokolünde buharla sterilizasyon, solarizasyon (güneş enerjisinden yararlanma) esaslarının getirilmesi ile torak sterilizasyonunda kimyasal ilaç kullanımının sona ermesi sağlanacaktır. Maliyeti yüksek olan bu projenin uygulanabilmesi için, girdi (LPG) fiyatlarının düşürülmesi gerekmektedir. Kaynak: Özel Sektör Topraksız Tarım Uygulamalarının Geliştirilmesi Projesi Amaç: Toprağın sınırlı ve tuzluluğun arttığı bölgelerde üretim alanları kazanmak. Uygulama: Bu tarım tekniğini uygulamak isteyen üreticilerin teknik yönden bilgilendirilmesi sağlanacaktır. 307

308 Uygulama Alanı: I, II ve III. Alt Bölgeler Açıklama: Yeni tarım tekniklerin uygulamaya konması ile birim alandan daha fazla ürün elde edilecektir. İldeki mevcut uygulamalarda, bu teknikle gülde yaklaşık %50, domateste %200 verim artışı elde edilmektedir. Kaynak: Özel Sektör 308

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR B E L E D İ Y E S İ 205 PERFORMANS PROGRAMI A Entegre Kırsal Kalkınma H3 Tarımsal Atıkların Depolanması Ve Kullanımı Sayısal Verilere Ulaşılması 00 2 Depolama Alanının Ve Kapasitesinin

Detaylı

TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2007 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU

TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2007 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU TARIM ve KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI 2007 YILI KURUMSAL MALİ DURUM VE BEKLENTİLER RAPORU 5018 sayılı Kamu Mali Yönetim ve Kontrol Kanununun 30 uncu maddesinde, Genel Yönetim kapsamındaki idarelerin, ilk altı aylık

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR

TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR TÜRKİYE DE TARIMIN GELECEĞİ ve AVANTAJLAR Halil AGAH Kıdemli Kırsal Kalkınma Uzmanı 22 Kasım 2016, İSTANBUL 1 2 SUNUM PLANI TARIMDA KÜRESELLEŞME TÜRK TARIM SEKTÖRÜ VE SON YILLARDAKİ GELİŞMELER TARIMDA

Detaylı

GIDA ARZI GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ

GIDA ARZI GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ GIDA ARZI GÜVENLİĞİ VE RİSK YÖNETİMİ Bekir ENGÜRÜLÜ Tarım Reformu Genel Müdürlüğü Tarım Sigortaları ve Doğal Afetler Daire Başkanı Haziran 2016 SUNUM PLANI DÜNYADA TARIMIN GÖRÜNÜMÜ TÜRKİYE TARIMINA BAKIŞ

Detaylı

AR&GE BÜLTEN. İl nüfusunun % 17 si aile olarak ifade edildiğinde ise 151 bin aile geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır.

AR&GE BÜLTEN. İl nüfusunun % 17 si aile olarak ifade edildiğinde ise 151 bin aile geçimini tarım sektöründen sağlamaktadır. İzmir İlinin Son 5 Yıllık Dönemde Tarımsal Yapısı Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ İzmir, sahip olduğu tarım potansiyeli ve üretimi ile ülkemiz tarımında önemli bir yere sahiptir. Halen Türkiye de üretilen; enginarın

Detaylı

T.C SİNOP VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı

T.C SİNOP VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı T.C SİNOP VALİLİĞİ İl Gıda Tarım ve Hayvancılık Müdürlüğü Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı 24.10.2017 Tanım Kırsal Kalkınma Yatırımlarının Desteklenmesi Programı, kırsal alanda ekonomik

Detaylı

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR STRATEJİK PLANI

BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR STRATEJİK PLANI BALIKESİR BÜYÜKŞEHİR BEL E D İ Y E S İ 2015 2019 STRATEJİK PLANI Balıkesir Büyük şehir Bel ediyesi 2015-2019 Stratejik Pl an ı 3.4.10 Stratejik Alan 10 : Kırsal Hizmetler A1 Entegre Kırsal Kalkınma H1.

Detaylı

Sağlıklı Tarım Politikası

Sağlıklı Tarım Politikası TARLADAN SOFRAYA SAĞLIKLI BESLENME Sağlıklı Tarım Politikası Prof. Dr. Ahmet ALTINDĠġLĠ Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Bahçe Bitkileri Bölümü [email protected] Tarım Alanları ALAN (1000 ha)

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL I.Bölüm Tarım Ekonomisi ve Politikası Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından

Detaylı

HATAY TARIM VİZYONU

HATAY TARIM VİZYONU HATAY TARIM VİZYONU 2016-2021 2 BİTKİSEL ÜRETİM VİZYONU Zeytin üretiminde Türkiye 3.cüsü olan Hatay da, üretimle birlikte katma değer sağlayacak işleme ve paketleme tesislerinin kurulumuna sağlanan destekler

Detaylı

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI

2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI T.C. BARTIN VALİLİĞİ İL TARIM MÜDÜRLÜĞÜ 2023 E DOĞRU BARTIN TARIMI YUSUF ALAGÖZ İL TARIM MÜDÜRÜ BARTIN DA DEMOGRAFİK YAPI 2009 YILI ADRESE DAYALI NÜFUS TESPİT ÇALIŞMASI SONUCUNDA İLİN TOPLAM NÜFUSU 188.449

Detaylı

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR)

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) ANTALYA DA TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI SÜS BİTKİLERİ VE TIBBİ AROMATİK BİTKİLER ALT SEKTÖRÜ ÇALIŞMA GRUBU

Detaylı

Tarım Sayımı Sonuçları

Tarım Sayımı Sonuçları Tarım Sayımı Sonuçları 2011 DEVLET PLANLAMA ÖRGÜTÜ İstatistik ve Araştırma Dairesi Ocak 2015 TARIM SAYIMININ AMACI Tarım Sayımı ile işletmenin yasal durumu, arazi kullanımı, ürün bazında ekili alan, sulama

Detaylı

T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ. 30 Havza

T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ. 30 Havza T.C. GIDA,TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TÜRKİYE TARIM HAVZALARI ÜRETİM VE DESTEKLEME MODELİ 30 Havza 1 Sunum Planı 1. Tarım havzalarının belirlenmesi 2. Mevcut durum değerlendirmesi 3. Amaç ve gerekçe

Detaylı

1926

1926 1926 1926 2011 YILI BİRİME DESTEK MİKTARLARI ALAN BAZLI DESTEKLEMELER (TL/da) 1 Tütüne Alternatif Ürün Desteği 120 2 Toprak Analizi 2,5 3 Organik Tarım Tarla bitkileri, Sebze, Meyve 25 Hayvancılık,

Detaylı

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar

Yönetmelik. BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Yönetmelik Tarım ve Köyişleri Bakanlığından: Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik Amaç ve kapsam BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Madde 1 Bu Yönetmeliğin

Detaylı

KAHRAMANMARAŞ TARIM MASTER PLANI

KAHRAMANMARAŞ TARIM MASTER PLANI TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI KAHRAMANMARAŞ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ KAHRAMANMARAŞ TARIM MASTER PLANI KAHRAMANMARAŞ 2006 II T.C. TARIM

Detaylı

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI

2013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 013 YILI DESTEKLEME BİRİM FİYATLARI 1 3 MAZOT, GÜBRE VE TOPRAK ANALİZİ DESTEĞİ Mazot Gübre Destekleme Ürün Grupları Destekleme Tutarı Tutarı Peyzaj ve süs bitkileri, özel çayır, mera ve orman emvali alanları,9

Detaylı

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal

Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal Arazi verimliliği artırılacak, Proje alanında yaşayan yöre halkının geçim şartları iyileştirilecek, Hane halkının geliri artırılacak, Tarımsal kaynaklı kirlilik azaltılacak, Marjinal alanlar üzerindeki

Detaylı

Tarımın Anayasası Çıktı

Tarımın Anayasası Çıktı Tarımın Anayasası Çıktı Günnur BİNİCİ ALTINTAŞ Tarım sektörünün anayasası olan 5488 sayılı Tarım Kanunu iki yıllık yoğun bir çalışmanın ardından 18.04.2006 tarihinde kabul edildi. Resmi Gazete de 25.04.2006

Detaylı

FASIL 18 İSTATİSTİK. Öncelik 18.1 ESA 95 e uygun anahtar ulusal hesap göstergelerinin zamanında oluşturulması. 1 Mevzuat uyum takvimi

FASIL 18 İSTATİSTİK. Öncelik 18.1 ESA 95 e uygun anahtar ulusal hesap göstergelerinin zamanında oluşturulması. 1 Mevzuat uyum takvimi FASIL 18 İSTATİSTİK Öncelik 18.1 ESA 95 e uygun anahtar ulusal hesap göstergelerinin zamanında oluşturulması 1 Mevzuat uyum takvimi Bu öncelik altında, bu aşamada herhangi bir mevzuat uyumu çalışması öngörülmemektedir.

Detaylı

/ Ocak Sayı : YÖNETMELİK. Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş. Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM

/ Ocak Sayı : YÖNETMELİK. Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş. Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM 16.01.2005 / 25702 16 Ocak 2005 Resmî Gazete Sayı : 25702 YÖNETMELİK Tarımsal Üretici Birliklerinin Kuruluş Usul ve Esaslarına İlişkin Yönetmelik BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç ve

Detaylı

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi

Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Sürdürülebilir Tarım Yöntemleri Prof.Dr.Emine Olhan Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi TARIMSAL FAALİYETİN ÇEVRE ÜZERİNE ETKİSİ Toprak işleme (Organik madde miktarında azalma) Sulama (Taban suyu yükselmesi

Detaylı

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları

AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları T.C. Başbakanlık Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı Bölgesel Gelişme ve Yapısal Uyum Genel Müdürlüğü AB Destekli Bölgesel Kalkınma Programları Aralık 2004 AB Bölgesel Programları Dairesi Başkanlığı

Detaylı

TÜRKİYE TARIMI, GELİŞMELER ve GENÇ TARIMCILAR

TÜRKİYE TARIMI, GELİŞMELER ve GENÇ TARIMCILAR «GENÇ TARIMCILAR GELECEĞE HAZIRLANIYOR» GÜNÜMÜZ TARIMINDA GERÇEKLER, HEDEFLER VE FIRSATLAR PANELİ TÜRKİYE TARIMI, GELİŞMELER ve GENÇ TARIMCILAR Prof.Dr. Cengiz SAYIN Akdeniz Üniversitesi / Ziraat Fakültesi

Detaylı

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

2013 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER 03 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Suni Tohumlama 3 Hayvan Başı Ödeme 4 Tiftik Üretim 5 Süt Primi( TL/lt) 6 İpek Böceği Sütçü ve kombine ırklar ve melezleri ile

Detaylı

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 07 Mayıs 2013 ESKİŞEHİR

2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 07 Mayıs 2013 ESKİŞEHİR 2014-2023 BÖLGE PLANI SÜRECİ Eskişehir Tarım, Tarıma Dayalı Sanayi ve Ormancılık İhtisas Komisyonu Çalışmaları 07 Mayıs 2013 ESKİŞEHİR İklim değişikliği Biyoçeşitliliğin Korunması Biyoyakıt Odun Dışı Orman

Detaylı

A R A Z İ V A R L I Ğ I ALAN(Ha) PAYI(%) Tarım Arazisi (Kullanılmayan hali Araziler Dahil) (*) 254.960 44,7. Çayır Mera Alanı (*) 65.

A R A Z İ V A R L I Ğ I ALAN(Ha) PAYI(%) Tarım Arazisi (Kullanılmayan hali Araziler Dahil) (*) 254.960 44,7. Çayır Mera Alanı (*) 65. TARIMSAL YAPI 1. İlin Tarımsal Yapısı İlimiz ekonomisinde Tarım ilk sırada yer almakta olup 28.651 çiftçi ailesinden 141.077 kişi bu sektörden geçimini sağlamaktadır. 2013 yılı Bitkisel ve Hayvansal in

Detaylı

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER

2014 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER 04 YILI TARIMSAL DESTEKLEMELER HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Suni Tohumlama Besilik Materyal Üretim Desteği(baş) 3 Hayvan Başı Ödeme 4 Tiftik Üretim 5 Süt Primi( TL/lt) 6 İpek Böceği Sütçü

Detaylı

Bölüm 7. Tarımsal Üretim Faktörleri. Üretim Faktörleri Toprak Sermaye Emek (iş) Girişimcilik (yönetim yeteneği)

Bölüm 7. Tarımsal Üretim Faktörleri. Üretim Faktörleri Toprak Sermaye Emek (iş) Girişimcilik (yönetim yeteneği) Bölüm 7. Tarımsal Üretim Faktörleri Üretim Faktörleri Toprak Sermaye Emek (iş) Girişimcilik (yönetim yeteneği) Tarımsal yapı, toprak (doğa), sermaye, emek ve girişimcilik gibi temel üretim araçlarının

Detaylı

2000 Yılı Sonrası Reformu - I

2000 Yılı Sonrası Reformu - I 2000 Yılı Sonrası Reformu - I 2000 yılı sonrasında reform niteliğinde atılan adımlar: DGD desteklemede ana araç oldu DGD uygulamasına tüm yurtta geçilmesini öngören 2000/2172 sayılı BKK Oluşturulan Çiftçi

Detaylı

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ

2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ 2023 VİZYONU ÇERÇEVESİNDE TARIM POLİTİKALARININ GELECEĞİ SUNUM İÇERİĞİ Türkiye de Tarım Tarımsal girdi politikaları Tarımsal kredi politikaları Tarımsal sulama politikaları Tarımda 2023 Vizyonu 2 TÜRKİYE

Detaylı

BURDUR TARIM MASTER PLANI

BURDUR TARIM MASTER PLANI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI T.C. BURDUR VALİLİĞİ TARIM İL MÜDÜRLÜĞÜ İL TARIM VE KIRSAL KALKINMA MASTER PLANLARININ HAZIRLANMASINA DESTEK PROJESİ IL BURDUR TARIM MASTER PLANI TEMMUZ-2006 T.C. TARIM

Detaylı

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER

Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı 2012 YILI TARIMSAL DESTEKLER A-HAYVANCILIK DESTEKLERİ HAYVANCILIK DESTEKLEMELERİ Hayvan Başı Ödeme Bakanlar Kurulu Kararı MADDE 4- (1) Birime Destek 1 Sütçü ve kombine

Detaylı

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir.

Çaldıran daha önceleri Muradiye İlçesinin bir kazası konumundayken 1987 yılında çıkarılan kanunla ilçe statüsüne yükselmiştir. Çaldıran Tarihçesi: İlçe birçok tarihi medeniyete ev sahipliği yapmıştır. Medler, Bizanslılar, Urartular, İranlılar ve son olarak Osmanlı devleti bu ilçede hâkimiyet sürmüşlerdir. İlçenin tarih içerisindeki

Detaylı

Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı

Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI TARIM REFORMU GENEL MÜDÜRLÜĞÜ Avrupa Birliği Yapısal Uyum Yönetim Otoritesi Daire Başkanı Ali ERGİ[email protected] HAZİRAN-2014 KIRSAL KALKINMA ÇALIŞMALARI

Detaylı

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı

İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı İl başkanlarına hükümetin tarım politikalarını anlattı Mart 08, 2012-7:46:36 Bakan Eker, tarımın zannedildiği gibi sadece üreticilerle değil, gıdadan dolayı toplumun tamamını ilgilendiren bir konu olduğunu,

Detaylı

Bölüm 2. Tarımın Türkiye Ekonomisine Katkısı

Bölüm 2. Tarımın Türkiye Ekonomisine Katkısı Bölüm 2. Tarımın Türkiye Ekonomisine Katkısı Nüfus ve İşgücü Katkısı Üretim ve Verim Katkısı Toplum Beslenmesine Katkı Sanayi Sektörüne Katkı Milli Gelire Katkı Dış Ticaret Katkısı Nüfus ve İşgücü Katkısı

Detaylı

DOÇ. DR. MEHMET BOZOĞLU DOÇ.DR. KÜRŞAT DEMİRYÜREK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 18 EYLÜL 2012 MERZİFON

DOÇ. DR. MEHMET BOZOĞLU DOÇ.DR. KÜRŞAT DEMİRYÜREK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 18 EYLÜL 2012 MERZİFON DOÇ. DR. MEHMET BOZOĞLU DOÇ.DR. KÜRŞAT DEMİRYÜREK ONDOKUZ MAYIS ÜNİVERSİTESİ 18 EYLÜL 2012 MERZİFON Türkiye de Tarımsal Yayım Kamu Yayımı Özel Yayım Tarımsal Yayım Sistemi Tarımsal yayım ve diğer hizmetlerin

Detaylı

TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI

TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI TARIMSAL DESTEKLER DEVLET DESTEKLERİ BİLGİLENDİRME TOPLANTISI Ankara -21 Ekim 2015 TARIMSAL DESTEKLER Sunum Planı 1- Türkiye Tarımı Genel Bilgiler 2- Tarımsal Destekleme Mevzuatı 3- Destekleme Kalemleri

Detaylı

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer

Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI. Dr. Osman Orkan Özer Tarım Tarihi ve Deontolojisi Dersi 14.Hafta SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Dr. Osman Orkan Özer SÜRDÜRÜLEBİLİR TARIM VE GİRDİ KULLANIMI Sürdürülebilir tarım; Günümüz kuşağının besin gereksinimi

Detaylı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI BÜTÜNLEME SINAV PROGRAMI

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI BÜTÜNLEME SINAV PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI BÜTÜNLEME SINAV PROGRAMI Botanik Bahçe Bitkileri Fizyolojisi Proje Hazırlama Tekniği Kimya (ZF306 ) Matematik Toprak Bilgisi (ZF 302) Sert Kabuklu Meyveler (306) Sebze

Detaylı

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU

ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU ADANA İLİ TARIMSAL ÜRETİM DURUMU RAPORU Ağustos 2013, Adana Hazırlayanlar Sabahattin Yumuşak; Adana Güçbirliği Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi Sinem Özkan Başlamışlı; Çiftçiler Birliği Yönetim Kurulu Üyesi

Detaylı

KONYA İLİ TARIM SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN NEDEN

KONYA İLİ TARIM SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN NEDEN KONYA İLİ TARIM SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN KONYA TAM BİR FIRSAT KAPISI KONYA İLİ TARIM SEKTÖRÜ YATIRIMLARI İÇİN 10 NEDEN 1. Genç ve Nitelikli İnsan Kaynağı 2. Stratejik Konum 3. Yatırımcılara Tahsis

Detaylı

TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI

TARIMSAL ARAŞTIRMALAR VE POLİTİKALAR GENEL MÜDÜRLÜĞÜ ORGANİZASYON ŞEMASI BÖLÜM: TAGEM.ORG.01 Yayınlanma Tarihi Revizyon No:05 Revizyon tarihi: 15.11.2016 Tarımsal Araştırmalar ve Politikalar Genel Müdürlüğü Tarla Bitkileri Daire Başkanlığı Bahçe Bitkileri Daire Başkanlığı Bitki

Detaylı

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) DESTEKLERİ

BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) DESTEKLERİ BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (BAKA) TARIM VE KIRSAL KALKINMAYI DESTEKLEME KURUMU (TKDK) DESTEKLERİ Selin ŞEN Eylül 2012 SUNUM PLANI I. SÜT ÜRETEN TARIMSAL İŞLETMELERE YATIRIM II. ET ÜRETEN TARIMSAL İŞLETMELERE

Detaylı

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR)

TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) TR 61 DÜZEY 2 BATI AKDENİZ KALKINMA AJANSI (ANTALYA-ISPARTA-BURDUR) ANTALYA DA TARIM SEKTÖRÜNÜN SORUNLARI VE ÇÖZÜM ÖNERİLERİ ÇALIŞTAYI GIDA ALT SEKTÖRÜ ÇALIŞMA GRUBU RAPORU 6 Eylül 2010, Antalya 1 ANTALYA

Detaylı

SİVAS İLİ TARIM VE HAYVANCILIK RAPORU

SİVAS İLİ TARIM VE HAYVANCILIK RAPORU SİVAS İLİ TARIM VE HAYVANCILIK RAPORU HAZIRLAYAN DOÇ.DR.BERRİN FİLİZÖZ TOBB SİVAS İLİ AKADEMİK DANIŞMANI Sivas İli 28.6 bin metrekarelik toprağı ile ülkemizin toprak büyüklüğü sıralamasında 2. sıradadır.

Detaylı

YENİ EKONOMİ PROGRAMI YAPISAL DÖNÜŞÜM ADIMLARI 2019

YENİ EKONOMİ PROGRAMI YAPISAL DÖNÜŞÜM ADIMLARI 2019 YENİ EKONOMİ PROGRAMI 2019 Yapısal Reformların Önceliklendirilmesi Serbest Piyasa İlkeleriyle Uyumlu İhracatın ve İstihdamın Artırılması Odaklı Sürdürülebilir Büyüme ve Adaletli Paylaşım YENİ EKONOMİ PROGRAMI

Detaylı

SİVAS İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ EKİM-2015 BORSA

SİVAS İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ EKİM-2015 BORSA SİVAS İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ EKİM-2015 BORSA Tar-Yat Birimi Destekler 2014 2003 2015 DGD - 387,2 Milyon TL Mazot 14,9 Milyon TL 152,7 Milyon TL ALAN BAZLI TARIMSAL DESTEKLER Kimyevi Gübre

Detaylı

ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI

ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI ORMAN VE SU ĠġLERĠ BAKANLIĞI ÇölleĢme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü Ulusal Havza Yönetim Stratejisi Yönlendirme Komitesi Toplantısı Ankara, 5 Ekim 2011 TOPLANTI GÜNDEMĠ UHYS sürecinin amacı ve

Detaylı

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ

TKDK DESTEKLERİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ AKSARAY YATIRIM DESTEK OFİSİ ARALIK 2014 101-1 Süt Üreten Tarımsal İşletmelere Yönelik Destekler Tarımsal işletmelerin sürdürülebilirliklerini ve birincil ürünlerin üretiminde genel performanslarını geliştirmek,

Detaylı

Koordinatörler Bilal ZEYTİN, Ertan ÜŞÜMÜŞ, İhsan BİLİCİ, Kadriye USLU, Seher MUĞLA Proje Yönetimi ve Mali Kontrol Daire Başkanlığı

Koordinatörler Bilal ZEYTİN, Ertan ÜŞÜMÜŞ, İhsan BİLİCİ, Kadriye USLU, Seher MUĞLA Proje Yönetimi ve Mali Kontrol Daire Başkanlığı I T.C. Tarı m ve Köyiş leri Bakanlı ğ ı Strateji Geliş tirme Baş kanlı ğ ı Vahdettin ÖZKAN Başkan Enver AKSOY Proje Yönetimi ve Mali Kontrol Daire Başkanı Koordinatörler Bilal ZEYTİN, Ertan ÜŞÜMÜŞ, İhsan

Detaylı

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar;

Türkiye de hayvancılık sektörünün önündeki sorunları iki ana başlık altında toplamak mümkündür. Bunlar; Tarımı gelişmiş ülkelerin çoğunda hayvancılığın tarımsal üretim içerisindeki payı % 50 civarındadır. Türkiye de hayvansal üretim bitkisel üretimden sonra gelmekte olup, tarımsal üretim değerinin yaklaşık

Detaylı

Not: Programda belirtilmeyen dersler var ise öğretim üyesi ile temasa geçilmelidir.

Not: Programda belirtilmeyen dersler var ise öğretim üyesi ile temasa geçilmelidir. BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI SINAV PROGRAMI Matematik Botanik (ZF306 ) Bahçe Bitkilerine Giriş Fizik Toprak Bilgisi Sebze Tohumculuğu Genel Meyvecilik Bahçe Bitkilerinde Hasat ve Muhafaza I I Genel

Detaylı

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI GÜZ YARIYILI BÖLÜM SEÇMELİ DERSLERİ

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI GÜZ YARIYILI BÖLÜM SEÇMELİ DERSLERİ 2018-2019 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI BÖLÜM SEÇMELİ DERSLERİ AÇILAN BAHÇE BİTKİLERİ I KAYITLANAN ÖĞRENCİ SAYISI Meyve Sebze Kurutma Tekniği 19 AÇILDI Bahçe Ürünlerinin Muhafazası ve Pazara Hazırlanması 12 AÇILDI

Detaylı

TARIM - AGRICULTURE. İlkay Dellal. 6 th March 2018, Bilkent Hotel, Bilkent- Ankara 6 Mart 2018, Bilkent Otel, Bilkent Ankara

TARIM - AGRICULTURE. İlkay Dellal. 6 th March 2018, Bilkent Hotel, Bilkent- Ankara 6 Mart 2018, Bilkent Otel, Bilkent Ankara Technical Assistance for Developed Analytical Basis for Formulating Strategies and Actions towards Low Carbon Development Düşük Karbonlu Kalkınma İçin Çözümsel Tabanlı Strateji ve Eylem Geliştirilmesi

Detaylı

TARSUS TİCARET BORSASI

TARSUS TİCARET BORSASI TARSUS TİCARET BORSASI Ülkemizde yetiştirilen tarımsal ürünlerden, tarımsal üretimin bir kısmı doğrudan tüketilirken, bir kısmı sanayide hammadde olarak işlenerek değişik gıdalara dönüştürülmektedir. Tarımsal

Detaylı

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ

ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ ULUSAL HAVZA YÖNETİM STRATEJİSİ Bayram HOPUR Entegre Projeler Uygulama Şube Müdürü Çölleşme ve Erozyonla Mücadele Genel Müdürlüğü www.cem.gov.tr 3. Ulusal Taşkın Sempozyumu- 29.04.2013 İstanbul ULUSAL

Detaylı

İÇİNDEKİLER KISALTMALAR

İÇİNDEKİLER KISALTMALAR İÇİNDEKİLER KISALTMALAR... IV GRAFİKLER...V TABLOLAR... VII AMASYA İLİ TARIM MASTER PLANI... 1 BÖLÜM 1. GİRİŞ... 1 BÖLÜM 2. PLANLI KALKINMA VE TARIM... 3 2.1. TARIMSAL PLANLAMA SÜRECİ... 3 2.2. POLİTİKA

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ BAYINDIR SONUÇ RAPORU Tarih: 4 Ocak 2011 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 65 Katılımcı listesindeki Sayı: 62 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI BÜTÜNLEME SINAV PROGRAMI Salı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI BÜTÜNLEME SINAV PROGRAMI Salı BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ 2017-2018 GÜZ YARIYILI BÜTÜNLEME SINAV PROGRAMI Mesleki Uygulama I Bahçe Bit. Hasat ve Muh. Bahçe Bitkileri Fizyolojisi Proje Hazırlama Tekniği Bitki Fizyolojisi -302 Botanik (Elvan

Detaylı

AB ORTAK PİYASA DÜZENİNE UYUM ÇALIŞMALARI. AB Ortak Piyasa Düzeni

AB ORTAK PİYASA DÜZENİNE UYUM ÇALIŞMALARI. AB Ortak Piyasa Düzeni AB ORTAK PİYASA DÜZENİNE UYUM ÇALIŞMALARI AB Ortak Piyasa Düzeni Ortak Tarım Politikası (OTP) AMAÇLAR Tek Pazar Tarımsal verimliliği artırmak Tarımda çalışanlara adil bir yaşam standardı sağlamak Mali

Detaylı

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği

Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Doç.Dr.Tufan BAL 7.Bölüm Tarımsal Finansman ve Kredi Not: Bu sunuların hazırlanmasında büyük oranda Prof.Dr.İ.Hakkı İnan ın Tarım Ekonomisi ve İşletmeciliği Kitabından

Detaylı

Proje Faaliyetleri ve Beklenen Çıktılar

Proje Faaliyetleri ve Beklenen Çıktılar UNIDO EKO-VERİMLİLİK (TEMİZ ÜRETİM) PROGRAMI BİLGİLENDİRME TOPLANTISI Proje Faaliyetleri ve Beklenen Çıktılar Ferda Ulutaş, Emrah Alkaya Türkiye Teknoloji Geliştirme Vakfı Ankara, 20 Mayıs 2009 KAPSAM

Detaylı

Hüsamettin GÜLHAN T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı

Hüsamettin GÜLHAN T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı Hüsamettin GÜLHAN T.C. Ziraat Bankası A.Ş. Genel Müdür Yardımcısı 1 Kredilerde Son 8 Yılda 54 Kat Artış 2 Tarımsal Kredilerin Sektörel Dağılımı (%) 3 Son 7 Yılda 3,8 Milyon Çiftçiye 39 Milyar TL Kredi

Detaylı

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU

2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU 1 2010-2013 İZMİR BÖLGE PLANI İLÇE LANSMAN SÜRECİ KİRAZ SONUÇ RAPORU Tarih: 20 Aralık 2010 Yaklaşık Katılımcı Sayısı: 55 Katılımcı listesindeki Sayı: 50 Katılımcı Düzeyi ve Profili: 2 3 4 Dağıtılan Belgeler:

Detaylı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I SAAT PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I SAAT PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I Toprak Bilgisi (ZF 301) Matematik (ZF 301) Toprak Bilgisi Toprak Bilgisi Bahçe Bit. Giriş (ZF 301) Toprak Bilgisi Bahçe Bit. Giriş Fizik (ZF

Detaylı

KIRSAL KALKINMA PROGRAMI IPARD (2007-2013)

KIRSAL KALKINMA PROGRAMI IPARD (2007-2013) KIRSAL KALKINMA PROGRAMI IPARD (2007-2013) 101 TARIMSAL İŞLETMELERİN YENİDEN YAPILANDIRILMASI VE TOPLULUK STANDARTLARINA ULAŞTIRILMASINA YÖNELİK YATIRIMLAR 2 101 101-1 Süt Üreten Tarımsal işletmeler 101-2

Detaylı

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu

MEVZUATLAR KANUNLAR. TEBLİĞ, TALİMAT ve KARARLAR YÖNETMELİKLER KANUNLAR. Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu T.C. ANTALYA VALİLİĞİ Tarım İl Müdürlüğü MEVZUATLAR KANUNLAR 6968 Sayılı Zirai Mücadele ve Zirai Karantina Kanunu. 5179 Sayılı Gıdaların Üretimi, Tüketimi ve Denetlenmesine Dair Kanun Hükmünde Kararnamenin

Detaylı

SAMSUN ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT

SAMSUN ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT SAMSUN ORGANİK TARIMDA ÖNCÜ KENT Samsun un coğrafi konumu itibariyle su ve toprağın muhteşem buluşması ile bizlere armağan olan Yeşilırmak ve Kızılırmak nehirlerinin can kattığı, Çarşamba ve Bafra Ovaları

Detaylı

Doç. Dr. Birgül GÜLER 1. DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ

Doç. Dr. Birgül GÜLER 1. DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ Doç. Dr. Birgül GÜLER 1 DÜNYA BANKASI ve TARIM SEKTÖRÜ KREDİLERİ Dünya Bankası, kurulduğu tarihten bu yana çeşitli ülkelerle 9.822 kredi anlaşması imzalamış, Türkiye toplam kredi anlaşmalarının 163'üne

Detaylı

T.C. YUNUSEMRE BELEDİYE BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Müdürlüğü

T.C. YUNUSEMRE BELEDİYE BAŞKANLIĞI Strateji Geliştirme Müdürlüğü BELEDİYE YÖNETMELİĞİ REVİZYON NO: 2 Sayfa 1 / 38 YUNUSEMRE BELEDİYESİ BİRİMLERİNİN TEŞKİLAT, KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK VE ÇALIŞMA ESASLARINA DAİR YÖNETMELİK I. BÖLÜM AMAÇ, KAPSAM, TANIMLAR VE TEMEL

Detaylı

TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI

TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI TÜRKİYE DE TARIM FİNANSMANI KONFERANSI Türkiye de Tarım Finansmanı Konferansı 18 Nisan 2012 İstanbul Dedeman Oteli, Türkiye Bu proje Avrupa Birliği tarafından desteklenmektedir Bu proje EBRD tarafından

Detaylı

TR41 Bursa Eskişehir Bilecik Bölge Planı Hazırlık Çalışmaları BİLECİK TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK BİLGİ NOTU

TR41 Bursa Eskişehir Bilecik Bölge Planı Hazırlık Çalışmaları BİLECİK TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK BİLGİ NOTU TR41 Bursa Eskişehir Bilecik Bölge Planı Hazırlık Çalışmaları BİLECİK TARIM, TARIMA DAYALI SANAYİ VE ORMANCILIK BİLGİ NOTU TR41 BURSA ESKİŞEHİR BİLECİK BÖLGE PLANI HAZIRLIK ÇALIŞMALARI BİLECİK TARIM, TARIMA

Detaylı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I SAAT PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I SAAT PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I Toprak Bilgisi Fizik (ZF 301) Matematik Matematik (ZF 301) Matematik Toprak Bilgisi (ZF 302) Toprak Bilgisi Bahçe Bit. Giriş (ZF 301) Toprak

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ Sayfa 1 Gözden Geçirme Notları 2011 Yılı (1. Tahmin Sonuçlarına göre) Bitkisel Üretim ve Bitkisel Ürün Denge İstatistikleri I. Bitkisel Üretim Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 26/08/2011 tarihinde

Detaylı

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ

TÜRKİYE ODALAR VE BORSALAR BİRLİĞİ BİTKİSEL ÜRETİM BİLGİ NOTU 2. TAHMİN 2016 Türkiye İstatistik Kurumu 28/10/2016 tarihinde 2016 yılı 2. Tahmin Bitkisel haber bültenini yayımladı. 2016 yılında bitkisel üretimin bir önceki yıla göre artacağı;

Detaylı

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ MERSİN GENEL BİLGİLER Nüfus Mersin: 1.705.774 Türkiye: 76.667.864 Okur Yazarlık Oranı (6+Yaş) Mersin: %95 Türkiye: %93 İlçe

Detaylı

ÇANKAYA BELEDİYESİ KIRSAL KALKINMA PROJESİ ONURLU VE DÜZENLİ TOKLUK İÇİN KIR KENT BARIŞI

ÇANKAYA BELEDİYESİ KIRSAL KALKINMA PROJESİ ONURLU VE DÜZENLİ TOKLUK İÇİN KIR KENT BARIŞI ÇANKAYA BELEDİYESİ KIRSAL KALKINMA PROJESİ ONURLU VE DÜZENLİ TOKLUK İÇİN KIR KENT BARIŞI Kent ve Tarım Çalışma Alanı: Akarlar Çavuşlu Evciler Karahasanlı Karataş Kömürcü Yakupabdal Yayla Tohumlar Çevre

Detaylı

Madde 1- KAPSAM. Madde 2- Mera Kanunu nun 18. Maddesi ile Mera Yönetmeliğinin 10. Maddesi gereği yürütülecek çalışmaları kapsar.

Madde 1- KAPSAM. Madde 2- Mera Kanunu nun 18. Maddesi ile Mera Yönetmeliğinin 10. Maddesi gereği yürütülecek çalışmaları kapsar. PROTOKOL 4342 Sayılı Mera Kanunu gereği tespit, tahdit ve tahsisi yapılan mera, yaylak ve kışlaklar ile umuma ait çayır ve otlaklar için uygun ıslah ve amenajman tekniklerinin geliştirilerek verimliliklerinin

Detaylı

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ İZMİR

TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ İZMİR TARIM KREDİ KOOPERATİFLERİ 12.01.2016 İZMİR KURULUŞ KANUNU Tarım Kredi Kooperatiflerinin temelleri 1863 yılında Memleket Sandıkları adı altında Mithat Paşa tarafından atılmıştır. 1972 yılında çıkarılan

Detaylı

T.C. Kalkınma Bakanlığı

T.C. Kalkınma Bakanlığı T.C. Kalkınma Bakanlığı 2023 Vizyonu Çerçevesinde Türkiye Tarım Politikalarının Geleceği- Turkey s Agricultural Policies at a Crossroads with respect to 2023 Vision 2023 Vision, Economic Growth and Agricultural

Detaylı

Arazi Varlığının Dağılımı

Arazi Varlığının Dağılımı KUMLUCA İLÇESİNİN TARIMSAL YAPISI İlçemizin kuruluş tarihinde ekonomisi hububat, hayvancılık ve az miktarda da meyvecilik gelirlerine dayanmakta iken daha sonraki yıllarda Ant Birliğin kuruluşu ile bu

Detaylı

(A) 1-500 Anaç küçükbaş 80-TL/baş (B) 501 ve daha fazla Anaç 72-TL/baş

(A) 1-500 Anaç küçükbaş 80-TL/baş (B) 501 ve daha fazla Anaç 72-TL/baş 2016 YILINDA UYGULANACAK TARIMSAL DESTEKLER BİRİNCİ KISIM Genel Kurallar Amaç ve Kapsam 1. Tarımsal üretimde sertifikalı ve çevreye duyarlı üretimi yaygınlaştırmak, gıda ve yem güvenliğini, erkenciliği,

Detaylı

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU

21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU 21- BÖLGESEL POLİTİKA VE YAPISAL ARAÇLARIN KOORDİNASYONU I- ÖNCELİKLER LİSTESİ ÖNCELİK 21.1 Topluluk standartlarına uygun hukuki ve idari çerçeve ile bölgesel politikaların programlanması, yürütülmesi,

Detaylı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI ARASINAV PROGRAMI

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI ARASINAV PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ 2017-2018 GÜZ YARIYILI ARASINAV PROGRAMI Toprak Bilgisi Sebze Tohumculuğu ZF-301 Bahçe Bit. Giriş -303 Genel Meyvecilik (Elvan ÜSTÜN) -303 Sosyal Seçmeli Dersler: l ve Reklk ZF201-203

Detaylı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı

Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya ve Çek Cumhuriyeti nde Tahıl ve Un Pazarı Polonya da 400-450 un değirmeni olduğu biliniyor. Bu değirmenlerin yıllık toplam kapasiteleri 6 milyon tonun üzerine. Günde 100 tonun üzerinde üretim gerçekleştirebilen

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN DÜZCE Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel gıda

Detaylı

TRB ORTADOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM MASTER PLANI

TRB ORTADOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM MASTER PLANI T.C. TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı TRB ORTADOĞU ANADOLU BÖLGESİ TARIM MASTER PLANI ANKARA 2007 1 T. C. TA R I M V E K Ö Y İ Ş L E R İ B A K A N L I Ğ I S t r a t e j i G e

Detaylı

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023

Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 Orta Karadeniz Bölgesel İnovasyon Stratejisi 2013-2023 İÇERİK Amaç, Vizyon Hazırlık Süreci İnovasyona Dayalı Mevcut Durum Stratejiler Kümelenme ile ilgili faaliyetler Sorular (Varsa) İNOVASYON & KÜMELENME

Detaylı

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER

TÜRKİYE ÇEVRE POLİTİKASINA ÖNEMLİ BİR DESTEK: AVRUPA BİRLİĞİ DESTEKLİ PROJELER Technical Assistance for Implementation Capacity for the Environmental Noise Directive () Çevresel Gürültü Direktifi nin Uygulama Kapasitesi için Teknik Yardım Projesi Technical Assistance for Implementation

Detaylı

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I SAAT PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA

BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I SAAT PAZARTESİ SALI ÇARŞAMBA PERŞEMBE CUMA BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ DERS PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ BÖLÜMÜ-I Toprak Bilgisi Fizik (ZF 301) Matematik Toprak Bilgisi (ZF 302) Toprak Bilgisi Bahçe Bit. Giriş (ZF 301) Toprak Bilgisi Bahçe Bit. Giriş Fizik

Detaylı

TARIMSAL DESTEKLER. Burhan DEMİROK Daire Başkanı

TARIMSAL DESTEKLER. Burhan DEMİROK Daire Başkanı TARIMSAL DESTEKLER Burhan DEMİROK Daire Başkanı İstanbul -18-Aralık-2014 TARIMSAL DESTEKLER Sunum Planı 1- Türkiye Tarımı Genel Bilgiler 2- Tarımsal Destekleme Mevzuatı 3- Destekleme Kalemleri 4- Destekleme

Detaylı

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar

İŞBİRLİĞİ YAPILACAK KURUM/KURULUŞ. Hazine Müstaşarlığı Kalkınma Bakanlığı Maliye Bakanlığı Sosyal Taraflar TARIM SEKTÖRÜ 1. Tarım sektöründe istihdam şartları iyileştirilecektir. 1.1 Tarıma yönelik destekler ihtisaslaşmayı ve istihdamı korumayı teşvik edecek biçimde tasarlanacaktır. Hayvancılık (Tarım Reformu

Detaylı

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR

AR&GE BÜLTEN 2012 EYLÜL SEKTÖREL TARIM KENTİ İZMİR TARIM KENTİ İZMİR Şebnem BORAN Gözde SEVİLMİŞ Küresel iklim değişikliği, gıda fiyatlarındaki yükseliş, dünya nüfusundaki hızlı artış gibi gelişmelerin etkisiyle tarım sektörünün son derece stratejik bir

Detaylı

KONYA İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KERIM MUZAÇ

KONYA İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KERIM MUZAÇ KONYA İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ KIRSAL KALKINMA VE ÖRGÜTLENME ŞUBE MÜDÜRLÜĞÜ KERIM MUZAÇ SUNUM PLANI İL GIDA TARIM VE HAYVANCILIK MÜDÜRLÜĞÜ 1.Kırsal Kalkınma Yatırımları 2. Genç Çiftçi Projesi

Detaylı

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ

Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak. GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ Değişen Dünyada Güçlü İşletmeler Olmak GİRİŞİM EĞİTİM ve DANIŞMANLIK MERKEZİ ANTALYA NIN İÇİNDE BULUNDUĞU EKONOMİK ORTAM 2 ANTALYA GENEL BİLGİLER Nüfus (2017); Antalya: 2.364.396 Türkiye: 80.810.525 Nüfus

Detaylı

ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHAR YARIYILI FİNAL SINAV PROGRAMI

ZİRAAT FAKÜLTESİ BAHAR YARIYILI FİNAL SINAV PROGRAMI BAHÇE BİTKİLERİ ZBB-102 Tar. Meteoroloji ve Ekoloji ZF301 ZBB-306 Örtüaltı Yetiştiriciliği ZİRAAT FAKÜLTESİ 2016-2017 BAHAR YARIYILI FİNAL SINAV PROGRAMI ZBB-318 Mesleki Uygulama II ZBB-106 Hayvan Yetiştirme

Detaylı

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK

2003-2011 T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI 2003-2011 DESTEK BİZDEN, ÜRETİM SİZDEN KARABÜK Türk tarımını kalkındırmadan Türkiye yi kalkındıramayız Recep Tayyip ERDOĞAN Başbakan Ekolojik denge ve küresel

Detaylı