Genç Oftalmologların BİLEP izlenimleri PFV de yeni bir anatomik bulgu! Prof. Dr. Şengül Özdek ve Dr. Ece Özdemir in hazırladıkları çalışmada PersistanFetal Damarlanma (PFV) olgularında 80 li yıllarda vaka takdimi şeklinde bildirilen periferikretinal anomalinin beklenilenden daha sık olduğu bildirildi. Anterior PFV nedeniyle cerrahi uygulanan 12 vakanın 8 inde (%67) periferik muayene sırasında retinanın öne doğru uzanarak lens arkasındaki fibrovaskülermembran ile devam ettiği bildirildi. Prof. Dr. Şengül Özdek: AnteriorPFV de ortaya koyduğumuz bu anatomik bulgu, bu olgularda cerrahi sırasında gelişebilecek retina komplikasyonları açısından daha dikkatli olunması gerektiğini ortaya koymuştur. Röportaj: M. Cüneyt Özmen 9 Kasım 2016 Saat 10.30 Zonguldak Salonu Retina Sözlü Sunumu.
Navilas ( navigasyon laser) ve micropulse laserler Navilas ( navigasyon laser) ve micropulse laserler günümüzün yeni kullanıma girmiş cihazlarıdır. Navilas ile biyomikroskop kullanımından bağımsız, kontakt lens teması olmaksızın, dokunmatik bir ekranla, göz hareketlerini takip sistemi mevcut olan bir sistemle hem renkli fundus, hem infrared görüntüler, hem ffa çekimi yapılmakta, hem de laser yapılması istenilen alanlar belirlenip laser yapılabilmektedir. Laser yapılması istenilmeyen bölgelere bariyer konulabilmektedir. Ekran kullanıldığı için asistan eğitiminde kolaylık sağlamaktadır. Micropulse laser ise termal laserlerden farklı olarak dokuda fotokoagülasyon yapmaz, fotostimülasyon yapar. İntraselüler bölgede faydalı biyolojik faktörlerin salınımı ile etki gösterir. Bu faktörler antianjiojenik, restoratif ve reperatiftir. Pulslar arasında dokunun soğuması için süre vardır. Bu süre duty cycle olarak belirlenir, böylece dokuya verilen hasar daha da azaltılmış olur. TR- BİLEP : Lazerde yenilikler, Hakan Özdemir Derleyen: Arzu S Karatepe Haşhaş Makula cerrahilerinde total vitrektomi yapmak bir zorunluluk mu? Ulusal kongrenin ilk gününde düzenlenen vitreoretinal cerrahi sözlü sunum seansında Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesinden Dr. Enes Kesim, epiretinal membran ve makul a deliği için yapılan vitreoretinal cerrahide total vitrektomi uygulamadıkları çalışmayı s undu. Bu konuda kendisiyle görüşme fırsatı bulduğumuz Prof. Dr. Levent Karabaş, m akula cerrahilerinde total vitrektomi yapılan ve yapılmayan hastalarını karşılaştırdıklar ında, görsel ve anatomik olarak benzer sonuçlar elde ettiğini söyledi. Bu konunun dah a uzun süre tartışma götüreceğinden bahsetti. Abdullah Özkaya
Coats hastalıgında vitreoretinal cerrahi ve minimal invaziv t edavi ne zaman tercih edilmeli? Kongrenin ilk sözlü sunum seansında Prof. Dr. Murat Karaçorlu ve Prof. Dr. Remzi Av cı Coats hastalığı ile ilgili cerrahi tecrübelerini paylaştılar. Kendisiyle görüştüğümüz Prof. Dr. Karacorlu, ortalama yaşı 9 olan ve evre 2-3 Coats hastalarında vitrektomi cerrahisinin sonuçlarını sundu. Özellikle traksiyonel dekolman ı ile seyreden hastlarda vitreoretinal cerrahini gerektiğine vurgu yaptı. Bu hastalarda c errahinin her zaman krioterapi ve lazer fotokoagulasyon ile, zaman zaman da retinekt omi ve subretinal eksuda çıkarılması ile kombine edilmesi gerektiğini söyledi. En öne mli kötü görsel prognostik faktör olarak submakuler fibrozisten bahsetti. Bu hastalarda eksudalar geriledikten sonra gelişen makuler fibrozisin görsel prognozu kısıtladiğını, f akat Coats hastalığında anatomik başarının da çok önemli olduğuna ve bu yöntemlerl e %87 oranında başarı sağlandığını vurguladı. Prof. Dr. Avcı, ise özellikle traksiyonel retina dekolmanının ve epiretinal membranın e şlik etmediği hastalarda uyguladığı minimal invaziv cerrahi metodunu anlattı. Seroz d ekolmanın eşlik ettiği hastalarda sadece 1 adet pars plana insizyon yapıp kanulu takti ğini ve sonrasında limbusa 10 mm uzaklıktan taktiği bir trokar vasıtası ile subretinal sı vıyı boşaltarak başarılı sonuçlar elde ettiğinden bahsetti. Yine Prof. Dr. Avcı da, Prof. Dr. Karacorlu gibi traksiyonel retina dekolmaninin eşlik ettiği hastalarda vitreoretinal c errahi gerektiğini, fakat yoğunlukla seroz dekolmanın ön planda olduğu hastalarda ek sternal drenajın, krioterapi ve lazer fotokoagulasyon ile beraber oldukça başarılı sonu çlar verdiğini bildirdi. Abdullah Özkaya
Bilep TR 2 İmren Akkoyun ROP'ta güncel tedavi ROP'ta güncel tedavi konulu sunumda, standart tedavinin hala laser fotokoagülasyon olduğu, agresif posterior ROP, Zon 1 olgular ve Artı hastalığı durumunda Anti-VEGF tedavinin off-label olmakla birlikte ROP tedavi anlayışını olumlu değiştirdiği bildirildi. Özellikli olgularda ve progresif olgularda tekrarlayan anti-vegf enjeksiyonlarının anatomik ve fonksiyonel başarıyı arttırabileceği, ancak anti-vegf tedavinin etki, yan etki ve sistemik etki profillerinin uzun dönem prospektif randomize çalışmalarla aydınlatılması gerektiği aktarıldı. Sezin Özdoğan Erkul Bilep TR 2 Ayşe Öner Herediter Hastalıklarda Kök Ve Gen Tedavisi Erciyes üniversitesinde ilk kez mezenterik adipoz dokudan elde edilmiş kök hücrenin görme keskinliği 0,05'ten daha düşük olan ve herediter retinopatiye bağlı görme kaybı olan 14 olguda subretinal bölgeye implante edildiği ve takip süresinde görme keskinliğinde artış elde edildiği bildirildi. Sezin Özdoğan Erkul Konu: Hipotoni Cerrahisi Konuşmacı : Prof Dr Gökhan Gürelik Oküler hipotoni oluşturulmuş tavşan gözlerinde allogreft silyer cisim naklini daha önce gerçekleştirmiş Dr Gürelik ve ark. yeni bir deneysel çalışma ile ventrikülovitreal (V-V) şant ile oküler hipotoniyi engellemeyi başardıklarını bildirdiler. Arzu Seyhan Karatepe Haşhaş
12 Günde Limbal Kök Hücrelerden 20mm Lik Doku Üretmek Mümkün! Ko Bilep 1 Konuşmacı: Özlem Barut Selver 1-2mm lik limbal doku alınıp explant kültür yöntemi ile 37 santigrat derecede CO2 inkübatör ile 12-14 gün süre ile inkübe ediliyor, yaklaşık 20mm boyuta gelince fibrovasküler pannus temizliği ve yüzeyel keratektomi yapıldıktan sonra hastaya doku transfer ediliyor ardından kapak travmasına karşı koruyucu amniyotik membran örtmesi ile işleme son veriliyor. Fibrovasküler pannus temizliği Doku transferi Nilüfer Yeşilırmak
VRC -BİLEP Konuşmacılar: Prof. Dr. Levent Karabaş /Prof. Dr Şengül Özdek Geniş subretinal hemorajilerde, ve ileri YBMD olan olgularda Dr. Karabaş maküler translokasyon ile ilgili cerrahi deneyimini paylaşırken, Dr Özdek bu tip olgularda RPE greftlerindeki deneyimi paylaştı. Benzer cerrahi prosedürler içeren (PVP, 360 derece retinotomi) bu işlemlerden maküler translokasyon cerrahisi neticesinde oluşan siklotorsiyon akabinde bir ekstaoküler kas cerrahisi gerektirebilmektedir. Her ektaziye çapraz bağlama yapmayın!!! Sunucu: Prof. Dr. Kâmil Bilgehan Çapraz bağlama tedavisinin ektazik kornea hastalıklarında kullanımı için beklenenler: Progresyonu durdurmalı Refraksiyon düzeltici etkisi olmalı Az ağrılı mümkünse ağrısız olmalı Kolay uygulanabilmeli Çapraz bağlama tedavisini her korneal ektazi hastasına yapmak yerine sadece ilerleme saptanılan hastalara yapılmalıdır. Olguların 3/4 kadarı ilerlememektedir. Melis Palamar Omay
Konu: Retina Protezler Prof. Dr. Emin Özmert Retinaya ArgusII implantı görmeyen tüm gözlere uygulanamaz uygulanabilmesi için hasta 25 yaş üstü olmalı, görme ışık hissi düzeyinde olmalı, kamera flaş testi pozitif olmalı, önceden şekil görebilecek düzeyde görme olmalı, göz implant uygulanabilecek büyüklükte olmalıdır. Eş zamanli kornea problemli hastalarda keratoprotez ile kombine vitreoretinal cerrahi 50. Ulusal Oftalmoloji Kongresinde bu yıl ilk kez düzenlenen BİLEP oturumlarında Prof. Dr. Ziya Kapran, keratoprotezle kombine vitreoretinal cerrahi konusunu anlattı. Cerrahi teknik olarak opak korneanin trepanizasyonunun ardından keratoprotez korneaya dikilmekte. Geniş açılı görüntüleme sistemleri ile beraber keratoprotezle oldukça net ve geniş açılı bir görüntüleme sağlamakta ve böylece vitreoretinal cerrahi yapılmakta. Sonraki aşamada ise keratoprotez donör kornea ile değiştirilerek cerrahi bitirilmekte. Bu üçlü prosedür ile ciddi travmalı hastalarda bile %80 lere varan oranda göz kaybı engellenebilmektedir. Ancak halen %10-30 oranında ftizis görülebilmekte ve ancak %10-20 hastada 0,05 ten daha iyi görme elde edilebilmektedir. Ayrıca Prof. Dr.Kapran sunumunun sonunda Never give up, asla vazgeçmeyin diyerek ağır travmalı hastalarda bu sloganın unutulmamasını ve mücadeleye devam edilmesine vurgu yaptı. Abdullah Özkaya
Oküler Hipotonide Konu: Hipotoni Cerrahisi Konuşmacı: Prof. Dr. Gökhan Gürelik Oküler hipotoni oluşturulmuş tavşan gözlerinde allogreft silyer cisim naklini daha önce gerçekleştirmiş Dr Gürelik ve ark. yeni bir deneysel çalışma ile ventrikülovitreal (V-V) şant ile oküler hipotoniyi engellemeyi başardıklarını bildirdiler. Arzu Seyhan Karatepe Haşhaş Submaküler Hemorajilerde Ve Ybmdde Retina Cerrahileri VRC -BİLEP Konuşmacılar: Prof. Dr. Levent Karabaş /Prof. Dr. Şengül Özdek Geniş subretinal hemorajilerde, ve ileri YBMD olan olgularda Dr. Karabaş maküler translokasyon ile ilgili cerrahi deneyimini paylaşırken, Dr Özdek bu tip olgularda RPE greftlerindeki deneyimi paylaştı. Benzer cerrahi prosedürler içeren (PVP, 360 derece retinotomi) bu işlemlerden maküler translokasyon cerrahisi neticesinde oluşan siklotorsiyon akabinde bir ekstaoküler kas cerrahisi gerektirebilmektedir. Arzu Seyhan Karatepe Haşhaş Argusıı Hasta Seçimi Konu: Retina Protezler Prof. Dr Emin Özmert Retinaya ArgusII implantı görmeyen tüm gözlere uygulanamaz..uygulanabilmesi için hasta 25 yaş üstü olmalı, görme ışık hissi düzeyinde olmalı, kamera flaş testi pozitif olmalı, önceden şekil görebilecek düzeyde görme olmalı, göz implant uygulanabilecek büyüklükte olmalıdır. Arzu Seyhan Karatepe Haşhaş
KO BİLEP 2' den *Tomris Sengör, KO BİLEP 2 Acantomeba keratitinde eşlik eden dacrioadenit, myosit ve orbital enflamasyon olasılığı akılda tutulmalıdır. Literaturde ilk defa kendilerinin tanımlandığı üzere 4 hastanın 2'sinde dacryoadenit varlığı gösterilmiş, enflamasyonun gerilemesiyle birlikte ek tedaviye gerek kalmadan orbital enflamasyonun gerilediği izlenmiştir. *Ömür Ucakhan Gündüz-KO BİLEP 2 PACK-CXL (photo assisted chromophore for Keratitis- corneal cross linking), korneal çapraz bağlama tedavisinin, klinik çalışmalarda herpes hariç tüm mikrobiyal keratitlerde adjuvan olarak etkili olduğu gösterilmiştir. Elif Demirkılınç Biler Kornea Toplantılarından Bildiriliyor- Korneal Highlights KO Bilep-1 Dr. Utine: Kurugöz tedavilerinde Thealoz ve Lifitegrast yeni moleküllerin yanında diquafasol ve rebamipide gibi yeni moleküllerin tedaviye gireceği düşünülüyor. İntranasal lakrimal nörostimulatör ise tedavideki başka bir yenilik Dr. Bozkurt: Topogrofi cihazları sayesinde göz yaşı kırılma zamanı, menisküs yüksekliği, prekorneal gözyaşı film tabakası ve lipid tabakası kalınlığı ölçülebilirken, meibografi (infrared kamera) ile meibomian bezlerin morfolojisi, kayıp bölgeleri ve inflamasyonu gösterebilir. Ön segment OCT ise prekorneal film kalınlığını, menisküs yüksekliğini ve kontakt lens altı göz yaşı kalınlığını gösterir. Dr. Erdem: Özellikle tedaviye dirençli blefariti olan hastalarda oküler demodeks; ten şüphelenilmeli. Tedavide de amaç demodeksin tam ereadikasyonu olmamalıdır. Demodeks enfestasyonunda en etkin ajan çay ağacı yağıdır ancak dirençli olgularda ivermektin kullanılabilir. Dr. Selver: Limbal hücre kültüründe yeni düzenlemelerin geleceğinden bahsederek Xenofree yani hayvan dokuları katılmadan elde edilen koşulların önem kazandığını ve iyi üretim uygulamalarının gelişeceğini bildirdi. Dr Onay: Pterjium tedavisinde cerrahi planlamasının öne alınması ile skartizasyonun azalacağını, elmas matkap kullanımının görme keskinliğini arttıracağını bildirdi. Sütürsüz ve doku yapıştırıcısız otolog kan ile pterjiumun tedavi edilebileceği ancak ilk 24-48 saaatin kritik olduğunu anlattı. Dr. Doğan: Perfore kornea ülserlerinde doku yapıştırıcılarının, amniyon zar transplantasyonunun ve konjunktival flebin uygulanabileceğinden bahsetti.
Dr. Güredal: Nörotrofik ülserlerde NSAI ilaçların korneal hipoesteziyi arttıracağını belirterek kesinlikle kullanılmaması gerektiği konusunda uyardı ve ekledi: İnflamasyon çok yoğunsa çok dikkatli bir şekilde steroid kullanılabilir. Dr. Sertaç Argun Kıvanç Ko Bilep 2 Sunucu: Doç. Dr. Afsun Şahin Mikrobiyal keratitlerde kortikosteroid: gerçekten gerekli mi? Yapılan çalışmalarda kortikosteroidin mikrobiyal keratitlerde görme keskiliği üzerine belirgin etkisinin olmadığı gösterilmiş. Sadece seçilmiş olgularda sınırlı görme keskinliği artışı elde edilmiştir. Peki hangi hastalara kortikosteroid verilmelidir? Görme keskinliği düzeyi 0.1 in altında olanlar Santral yerleşimli ülserler Perforasyon riski olmayanlar Amip, nocardia, mantar dışı kültür pozitif enfeksiyonlarda topikal antibiyoterapi başlandıktan 48 saat sonra Melis Palamar Omay KRC BİLEP1 Beril Küçümen Refraktif cerrahi geçirmiş hastada Biyometri -Santral kornea gücünü hesaplamak için birkaç metod ile ölçüm yapılmalı, en düz k değeri seçilmelidir -Birden fazla ileri jenerasyon formülü kullanarak en yüksek GİL değeri seçilmeli -Onamda operasyon sonrası gözlük, kontakt lens, refraktif cerrahi, GİL değişimi, vs gerekebileceği belirtilmeli *GİL hesaplanması için yararlı link: http://www.doctor-hill.com/iol-main/keratorefractive.com Elif Demirkılıç Biler
Kongrenin Sosyal Haberler Kongre salonunda sunumların yapıldığı alanın üst katında fotoğraf sergisi açıldı. Kongre boyunca bilimsel fotoğraflar sergilenecek. Dr. Sertaç Argun Kıvanç
GL BİLEP 1 Ne zaman cerrahi yapalım? Prof. Dr. Mehmet Okka Glokomda Erken Cerrahi Zamanlama Kriterleri Belirlendi! 1. Açı kapanması glokomunda glokom krizi tekrarlarının ve oluşacak hasarların önlenmesi 2. Açık açılı glokomda GİB nın görme tehdidi oluşturduğu medikal tedavi ile kontrol altına alınamayan vakalar Ancak şu da unutulmamalıdır ki cerrahi karar verilirken risk/yarar oranı göz önünde tutulmalı ve cerrahisiz vizyon kaybı riski, cerrahiye bağlı vizyon kaybı riskinden daha fazla olmamalıdır!!! Son zamanlarda yeni tedavi algoritmalarında önce medikal tedavi sonra cerrahi işlem sırası gözden geçirilmiş ve; Uzun hayat beklentisi olan genç hastalarda irrite edilmemiş ve değişikliğe uğramamış konjonktivada yapılan erken cerrahide başarı oranını yükseltmekte Tanının başlangıcında aşırı yüksek GİB (>50 mmhg) olan hastalarda erken cerrahi ile daha iyi gib kontrolü sağlanmakta Medikal tedavi ile normal gib elde edilmesine rağmen halen görme alanı kaybındaki progresyon devam ediyorsa ve Merkezi görmeyi tehdit eden ileri glokomatöz hasarı olan hastalarda erken cerrahi önerilmektedir!!!
Filtran Cerrahide Modifikasyonlar Prof. Dr. Kuddusi Erkılıç Trabekülektomi de yeni metot tarif etmek isterseniz filtran cerrahinin aşağıdaki basamaklarında modifikasyonlar yapın!!! Anestezi türü Traksiyon sütürleri Konjonktiva flebi Antifibrotik uygulama Skleral Flep Sklerostomi İridektomi Skleral flep ve konjonktvadaki sütürasyon Postop antienflamatuvar ve antifibrotik ajan kullanımı Açıya Yönelik İmplantsız Girişimler Doç. Dr. Zeynep Aktaş Daha az komplikasyonu olan pratik ve aynı zamanda etkili glokom cerrahisi var mı? Mikro-İnvazif Glokom Cerrahisi başlığı altında adlandırılan bu yöntemleri Dr. Zeynep Aktaş sizin için özetledi Temel olarak Internal Filtrasyon yoluyla etki gösteren; Ab eksterno yöntemler: Kanaloplati, Sütür trabekülektomi ile SOLX ve Starflo implantlar Ab interno yöntemler: Trabektom, GATT (Gonyoskopi asiste transluminal trabekülotomi) ile istent, Hydrus ve Cypass şantlar Temel olarak eksternal filtrasyon yoluyla etki gösteren XEN subkonjonktival implant. Ancak bu tür yöntemlere girmeden önce uygun hasta kriterlerini de vurguladı; Gonyoskopide açık açı Erken evre olgu seçimi
Konjonktival yara iyileşmesinde sıkıntı olabilecek hastalar Monoküler olgular Kontakt lens kullanıcıları Ancak şunların da unutulmaması gerektiğini vurguladı: Halen altın standart yöntemin trabekülektomi olduğunu ve bu yeni yöntemlerde tekniğin öğrenme eğrisi olduğunu ve uzun dönem takiplerinin gerektiğinin de altını çizdi. Açıya yönelik implant cerrahileri Prof. Dr. Ümit Aykan Dr. Ümit Aykan açıya yönelik implant cerrahilerinin katarakt cerrahisi ile kombine edildiğinde daha etkili olacağı vurgusunu yaptı ve FDA nın sadece bu durum için onay verdiğinin bilinmesini istedi Özellikle ab interno yaklaşımla gerçekleştirilen minimal invazif yöntemlerde etkinliğin venöz basınç ile sınırlı olduğunu da sözlerine ekledi Seton Cerrahisi Prof. Dr. İclal Yüksel Dr İclal Yüksel Seton Cerrahisinin sıklıkla Aktif neovasküler glokomda başarısız standart trabekülektomi cerrahisinde uygulandığını vurguladı. Özellikle üst temporal bulbar konjonktiva altına yerleştirilen bu implantların diğer kadranlara olan iplantasyonlarında hastalarda diplopi görülme şansının arttığını da sözlerine ekledi. Ne yazık ki seton implant cerrahisi en sık olarak neovasküler glokomlu hastalar uygulanmasına rağmen en başarısız olgular da bu tür glokom olgularında gözlenmekte olduğunun altını çizdi Özellikle gelecekte plakta enkapsülasyon önlemek için yeni dizayn gelişimlerinin olduğunu, yeni materyal arayışlarının devam ettiğini, mevcut implant plaklarına kollajen ve kan elemanlarının yapışmasını azaltan bir materyal arayışının olduğunu ve özellikle ilaç salınımı sağlayan implantların araştımaya devam edildiğini vurguladı.
Siklodestrüktif cerrahi Prof. Dr. Nurşen Arıtürk Primer olarak aköz yapımını azaltmaya yönelik uygulamalrı içeren siklodestrüktif cerrahi yöntemler medikal ve cerrahi tedaviye dirençli kötü görsel potansiyeli olan refraktif glokom olgularına (başlıca neovasküler glokom, afak glokom ve ön kamara iol implante psödofak glokom olguları) uygulanmakta Geleneksel siklodestrüktif cerrahi yöntemler ile hiptoni ve fitizis sürecine gidiş sık görülmekle birlikte son zamanlarda transskleral siklofotokoagulasyon yöntemi ile işlem sırasında ısı artışı az olmakta ve postoperatif hipotoni gibi yan etki nin gözlenmediği bildirilmiştir. Uygun retina hastalarına uygulanan fotodinamik tedavide olduğu gibi non-termal bir lazer ile fotosensitize olan bir ajanın sadece silier cisim bölgesinde aktifleşen ve lokalize hasar oluşturan sistemlerin geliştirilmeye çalışıldığını vurguladı. Pediatrik Cerrahi Prof. Dr Nevbahar Tamçelik Pediatrik glokom cerrahisinde kendi yöntemlerini tanımlayan (visko-gonyotomi ve viskotrabekülotomi) Dr. Nevbahar Tamçelik pediatrik glokom cerrahisine başlamadan önce erken tanının çok önemli olduğunu ve ameliyat sonrası sıkı takibin çok önemli olduğunu vurguladı. Dr. Tamçelik; bebeklerde tıbbi tedaviye yanıtın genelde kötü olması, sınırlı çeşitte ilaç verebildiğimizi ve ilaç tedavisine yetersiz uyumun olduğunu, uygulanan medikal tedavinin sistemik yan etkilerinin ciddi olduğunun yeterince bilinmediğini ve de cerrahi başarı oranının yüksek olması nedeniyle pediatrik glokomda cerrahinin gerekli olduğuna dikkat çekti KRC- BİLEP1 Tamer Takmaz Post katarakt cerrahisi TASS- Endoftalmi ayırımı için en önemli kriterler: TASS'ta 1. Başlangıc genellikle 12-24 saat içindedir 2. Ağrı genellikle yoktur 3. Kornea ödemi lümbustan limbusa uzanır, tüm korneayı tutar 4. GİB aniden yükselebilir 5. Kapak ödemi, kemosis görülmez 6. Genillikle vitre tutulumu yoktur 7. Steroide cevap dramatiktir Elif Demirkılınç Biler
Genç Oftalmologların 10 Kasım Bilimsel Program İzlenimleri Ambliyopi Tanı Ve Tedavisinde Güncelleme Konulu Şaşılık Kurs-2: Ambliyopi patofizyolojisini ayrıntılı şekilde anlatan Prof. Dr.Yıldırım Ambliyopide; binokülarite varlığında, görme keskinliğinin yüksek, stereopsisin iyi ancak kontrast sensitivitelerinin kötü olacağından, binokülarite yokluğunda görme keskinliği ve stereopsisin düşük ancak kontrast sensitivitenin iyi olacağını anlattı. Son dönemde yapılan çalışmalar ile ambliyopide primer görme korteksi dışında ekstrastriate kortikal alanlarda da hasarın mevcut olduğuna değinen Prof Dr Yıldırım, klasik görüşte tek göz etkilendiği için monooküler bir problem olarak değerlendirilen ambliyopinin yeni görüşlerde birçok serebral alanda hasara neden olan binoküler bir problem olarak değerlendirilmeye başlandığını ve tedavisinde ise beyin plastisitesini arttıracak intrakortikal inhibisyonu ortadan kaldıracak ilaçların geliştirilmeye başlandığını anlattı. Bu tedaviler ile erişkinlerde de ambliyopi tedavisi için ümit olduğunu söyledi. Güncel kapama yöntemlerini anlatan Prof Dr Ziylan, gelişmiş ülkelerde de ambliyopi sonucu tek taraflı görme kaybı insidansının %1 ile 3,5 arası olduğunu belirtti. Ambliyopiyi tedavi edebilmek için öncelikle etyolojiyi doğru tespit etmek gerektiğini bundan sonra da sağlam gözden gelen inhibitor sinyallerin engellemesi ile ambliyop olan gözün gelişimini sağlamanın amaçlandığını söyledi. Farklı çalışmalarda 6 saat kapama ile atropin arasında uzun izlem sonucunda farkin bulunmadığı, atropinin tek başına kullanımı ile atropin ve optik penalizasyonun beraber kullanımı arasında da anlamlı fark bulunmadığını ve bir başka çalışmada da 7 ile 17 yaş arasında maksimum gelişmenin sağlam gözün penalizasyonu ile sağlanmış olduğunu bildirdi. Prof Dr Ziylan yedi yaş altında çocukların 4`te 3`ünün
kapama ve atropin ile tedavi olabileceklerini, optik düzeltmenin önemini, kapama ve atropinin orta derece ambliyopide benzer etki yapmakta iken ağır ambliyopilerde kapamanın en etkin olduğunu ve görme keskinliğinde kazanılan artışın tedavinin ani sonlandırılması ile kaybedilebileceğini ekleyerek sözlerine son verdi Likit Kristal ambliyopi kapama gözlüğünü anlatan Yrdç Doç Dr Bayar. Sıvı kristallerin özelliklerinden bahsettiği konuşmasında likit kristal molekülleri nontransmise durumda iken düzgün sıralı olduklarından ışığın geçmesine izin vermediklerini elektrik şarjı ile transmise duruma geçtiklerinde kristallerin 90 derece büküldüğünü ışığın geçebildiğini anlattı. Bu gözlüklerin kullanımında 6 yaş üstünde göz kapama bandı ile kapatılan süreden daha fazla bir süre kapatma önerilmekte iken 6 yaş altında kapama tedavisindeki sürelerinin yeterli olduğu konusunda bilgi verdi. Yeni yayınlanan bir çalışmada 3-8 yaş arasında orta dereceli ambliyopisi olan ve daha önceden tedavi almamış hastalarda 30 saniye açık 30 saniye kapalı cam ile aralıklı kapatmanın bant ile yapılan kapama kadar etikli olduğu konusunda bilgi verdi, ve iletişimi güçlü, aktif çocuklarda özellikle anizometropik ve strabismik ambliyopili olgulara alternative bir yöntem olduğunu belirterek sözlerini noktaladı. Prof Dr. Altıntaş yeni davranışsal tedaviler olan dikoptik tedavi ve video oyunlarını anlattı. Binoküler antremanın ambliyopiye bağlı gelişen görme yetersizliğini azalttığı çalışmadan söz etti. İ-pod bazlı geliştirilen oyunların da görme keskinliğinde artış sağladığını anlatan Prof Dr Altıntaş özel geliştirilmiş dikoptik video oyununun yalnızca görme keskinliğini değil aynı zamanda stereopsis ve motor kabiliyetinde arttığına yönelik bilgi verdi. Yeterli çalışmanın henüz bulunmadığını sözlerine eklerken 5 ile 13 yaş arasındaki 385 hastanın dahil edildiği binoküler ipad oyunu ve yarı zamanlı kapama tedavisinin karşılaştırıldığı çalışmada günde 1 saat oyun oynamanın 2 saat/ gün kapamadan daha iyi olmadığı, ancak 5-7 yaş arasında ve daha önce tedavi almamış hastalarda binoküler tedavinin faydalı olduğunu belirten çalışmaya değinerek sözlerine son verdi. Dr. Sertaç Argun Kıvanç
FFA Kulübü - Dr. Ahmet Murat Sarıcı Retinal astrositik hamartomda OKT'de retina sinir lifi tabakasının kalınlaştığını ve astrositik hamartomda sık görülen optik olarak boş kısımların varlığının tanıda yardımcı olduğunu bildirdi. Özen Ayrancı Osmanbaşoğlu Glokom Tedavisine Yeni Bir Yaklaşim XEN 45 İmplant Son birkaç yıl içerisinde kullanıma giren XEN subkonjonktival ab interno MIGS kongremizde de tartışıldı!!! Dr Şatana Hangi hastalara ne zaman XEN implantı koymamız gerektiğini şu şekilde özetledi: Tıbbi tedaviye uyumsuz düzensiz ilaç kullanan katarakt cerrahi adayı cerrahi geçirmemiş bu skarlanmamış bir konjonktivası olan hastalar. Aday hastaların mutlaka ayrıntılı bir ön muayeneye tutulması gereken Dr Şatana geçirilmiş vitreoretinal cerrahi öyküsü olan hastalara bu implantın uygun olmayacağını belirtti. Bu implant cerrahisi için stabil bir ön kamara derinliğinin şart olduğunu, işlem sırasında trabeküler ağın görülerek implantın içerisinde bulunan guide ın ilerletilerek hedeflenmesi gerektiğini vurgulayan Dr Şatana işleme başlamadan önce ön kamaraya girer girmez pupillanın küçültülmesinin trabeküler ağ görülebilirliğini arttırdığını da sözlerine ekledi. İşlem sonrası mutlaka gonyoskopi ile implantın doğru yerde olduğunun kontrol edilmesinin de çok önemli olduğunu vurguladı.
Sözlü tebliğler kısmında en uzun 10 ay takip ettikleri toplam 8 hastasının sonuçlarını da paylaşan Dr Şatana 4 hastasında işlem sonrası ek topikal oküler hipotansif tedaviye ihtiyaç duymadıklarını belirtti. Sadece bir hastasında 3. Ayda trabekülektomiye döndüklerini sözlerine ekledi. Sonrasında zor vakalarına XEN implantı uygulayan ve vaka tecrübelerini paylaşan Dr Erkılıç bir hastasına üst kadranlardaki konjonktivada skar dokusu olan hastasının alt nazal kadranına implantı uyguladığını belirtti lakin hiçbir zaman ilk yerleşimi olarak bu kadranın kullanılmamasını öcelikle üst temporal kadranın kullanılması gerektiğini de sözlerine ekledi. Bir kısım olgularında açı bölgesine girdikten sonra kanamanın gözlendiğini belirten Dr Erkılıç bu durumun korkutan bir tablo olmadığını kolaylıkla kontrol edilebildiğini durumun geçici olduğunu ve cerrahi başarıyı olumsuz etkilemediğini belirtti. Üveitik glokomlu bir olgusuna üst nazal kadrana bu implantı yerleştirdiğini söyleyen Dr Erkılıç gayet başarılı postoperatif inflamasyonun tetiklenmediği ve gayet iyi bir işlem sonrası GİB kontrolü sağladığını vurguladı. Ali Rıza Cenk Çelebi XEN İmplant Glokom Tedavisinde Yeni Bir Yaklaşım olarak XEN-45 implant Xen implant sunumunda canlı yayında Sn. Ingeborg sunum yaptı ve tecrübelerini paylaştı. Günlük pratiğine Xen in girmesi ile trabekülektomi cerrahi sayılarının yarı yarıya azaldığını belirtti. İmplantın eğitimli cerrahlarda trabekülektomiye göre operasyon süresini yarı yarıya kısalttığı, sütürsüz cerrahi olması nedeniyle hastanın post/operatif cerrahi konforunu belirgin iyileştirdiğini vurguladı. Bleb iğneleme oranını yüzde 20 olarak bildiren Dr. Ingeborg standard tekniğinde Xen'i 10 mikrolitre yüzde 2'lik subkonjonktival MMC ile kombine etmektedir. TR Kurs 1 Prematüre Retinopatisi - Sibel Demirel ROP giriş sunumunda prematüre retinopatisinde neler hedef alınabiliri sıraladı : 1 İlaç yardımı ile HIF- 1 seviyelerinin düşürülmesi 2 İlk fazda rhigf 1 ve rhepo 3 İkinci fazda anti VEGF ajanlar 4 PIGF inhibe eden ajanlar ve gen tedavileri 5 Adenosin reseptör antagonistleri 6 Lokal propranolol ( Dolaşımdaki fazla VEGF' i bloke ederek normal fizyolojik vaskülarizasyonu inhibe etmeden ROP patogenezini durdurmada Önemli bir ajan olabilir. Mehmet Orçun Akdemir
KO Etk Keratoplasti Dr. Ayşe Burcu Limbal dermoid eksizyonu sonrası oluşan korneal doku defekti nedeniyle kullandığı radyasyon ile işlem görmüş kornea (VisionGraft -TBI) dokusunun avantajlarını güzel bir şekilde özetledi: 1 Steril 2 Farklı şekil ve kalınlıkta 3 Raf ömrü oda sıcaklığında bir yıl 4 Cerrahi öncesi hazırlık gerektirmiyor 5 Manipüle ve sütüre edilmesi kolay 6 Graft rejeksiyonu daha az 7 Enfeksiyon riski daha az 8 Histoloji çalışmalarda normal kollajen bulunmuş Mehmet Orçun Akdemir
FFA kulüp "Erken tani hayat kurtarir" Dr. Merih Oray
Retinadaki goruntu purtscher like retinopathy Konjestif kalp yetmezligi olan hastanin bulgulariyla ön tanisi enfektif endokardit Karotis Doppler sonucu karotis diseksiyonu. Ve acil ameliyatla hayati kurtuluyor Bengü Ekinci Nükleofraktis = Oklüzyon - Dr. Mehmet Söyler İyi bir nükleofratisin tek yolu mükemmel bir oklüzyon yapmaktır. "Oklüzyon yapamıyorsanız nukleofraktis yapamıyorsunuz demektir." Konuşmanın devamında "hiçbir şekilde chopper perifere gitmemeli, hiçbir şekilde fako ucu ön kamarada fazla oynamamaiıdır. Küçük pupillerde dahi pupil ekartörü kullanmadan fako cerrahisi başarıyla tamamlayabilirsiniz. Arka polar kataraktta hidrodiseksiyon yapmayın "Arka Polar kataraktlarda hidrodiseksiyon yapmayın ama hidrodeliniasyon da yapmayın. Çok az miktarda sıvıyı kapsül altına push edin ve materyalleri santrale toplayın. Daha sonra materyaller serbestleşince hepsini fako ile aspire edin." Cumali Değirmenci
ŞA KURS-2 : Dikoptik Tedavi Dr. Özgül Altıntaş Sorun: Yetişkinde ambliyopi tedavisi mümkün mü? - Erişkin beyninin nöroplastisitesi sanıldığından daha fazladır - Davranışsal- Dikoptik tedaviler: Farklı kontrastlarda, binoküler uyarılar verilerek iki gözün simultane çalışması ve ambliyop gözdeki supresyonun ortadan kaldırılmasının hedeflenir. Bu konudaki yeni çalışmalar: *Hareket yönüne dayalı binoküler davranışsal tedavi (Mansouri ve ark, Strabismus 2014) *Binoküler ipod home-based tedavi (her iki göze farklı kontrast uyarı gönderen tetris benzeri binoküler video oyunlar ile) *I-Bit (interactive binoküler tedavi): cevresel elemanlardaki ayrıntıların farklı olduğu 3D dikoptik video oyun) *Binoküler ipad oyunu- kontrast dengeli *Dikoptik film izlettirilmesi *"Perseptual learning"gabor yamaları sıkıştırılmış binoküler dikoptik aksiyon oyunları Dikoptik tedaviler ile daha ileri yaşlarda da görme keskinliğinin arttırılabildiği ve bunun kalıcı olduğu ile ilgili veriler mevcuttur. Mevcut çalışmalar az olgu sayılı- geliştirilme aşamasında ve kısıtlı veri mevcut. Fakat erişkin ambliyopi tedavisi ile ilgi umut vaadediyor. BRAVO Çalışması ve PEDIG çalışması devam etmektedir. Elif Demirkılınç Biler ROP'da Indirekt Oftalmoskop Kullanın... - Dr. Selçuk Sızmaz Geniş açı görüntüleme teknolojileri ne kadar gelişmiş olurlarsa olsunlar, stereoskopik görüntüleme avantajı ile indirekt oftalmoskopi fibrovasküler proliferasyonların tanınmasında hala altın standarttır. Arzu Seyhan Karatepe
ŞA KURS-2: Ambliyopinin Patofizyolojisi Dr. Cem Yıldırım Yeni nöroimaging teknikleri ile ambliyopide parvoselüler ve magnoselüler yolakların etkilendiği, başlangıç zamanına göre etkilenme miktarının değiştiği, ambliyopinin tipine göre de, anisometrop ve şaşılık ambliyopilerinde nörolojik defektin farklı olduğu gösterilmiştir. Ambliyopi artık klasik görüşün aksine monoküler bir problem değil, binoküler bir hastalıktır. Global serebellar bir hastalık olarak kabul edilmektedir. Esas problem sağlam gözün ambliyop gözü inhibe etmesidir. Bu alandaki yeni tedavi çalışmaları, interoküler süpresyonu azaltmaya yöneliktir. Epigenetik mekanizmalar üzerindeki çalışmalar ile nöroplastisitenin geliştirilmesi ve kortikal inhibitör/eksitör oranının değiştirilmesiyle ileride erişkin ambliyopi tedavisi mümkün olabileceği düşünülmektedir. Elif Demirkılınç Biler
Genç Oftalmologların 11 Kasım Bilimsel Program İzlenimleri Üveit Görür Görmez Steroid Yapma! Konu: Maskeleyici Sendromlar Moderatör : Prof Dr. İlknur Tuğal Tutkun Üveit ile gelen hastalarda steroid implantlar ve sistemik steroidler tanı kesinleşmeden kesinlikle kullanılmamalıdır. Eğer altta infeksiyöz bir üveit varsa bu alevlenecektir. Malign bir proçes varsa steroid bu hücrelerde atipiyi değiştirerek sonrasında gerekebilecek sitolojik tanıyı zorlaştırır. Arzu Seyhan Karatepe KO Kurs 1 Enfeksiyöz Keratitler Sayın Murat İrkeç'in viral keratitlerle başladığı sunumda, sayın hocamız viral keratitlerde ki ağrının bakteriyel ve fungal keratitlere göre daha az ağrıya neden olduğuna dikkat çekti. Herpes zoster enfeksiyonunda mutlaka sistemik tedavi verilmesi gerektiğini anlattı. Adenoviral keratitlerde ise oftalmologların çok dikkatli olması gerektiğini belirterek epidemileri önlemede bize düşen görevlerden bahsetti. Sayın Elvin Halili'nin bakteriyel keratitlerle devam ettiği sunumda kültür alınmasının önemi ve alınırken dikkat edilmesi gereken önlemler anlatıldı. Son olarak yeni bir oftalmik antibakteriyel ajan olarak besifloksasinden bahsetti. Devamında sayın Zeynep Özbek fungal keratitlerin biyomikroskopik özelliklerini kuru yüzeyden kabarık, tüysü kenarlı, uydu odak bulunması, hipopiyon varlığı, endotelyal plak, mantar topu ve başta minimal nekroz olarak sıraladı. Son olarak sayın Ayşe Yağcı Akantomoeba keratitinin risk faktörleri olarak özellikle kontakt lens kullanımı ve kirli sularla teması belirtti. Tedavisindeki ve tanıdaki zorlukları özetleyerek neler yapılması gerektiğini kendi olgularından örnekler vererek özetledi. Enfeksiyöz keratitlerin mükemmel şekilde özetlendiği bir sunum oldu. Mehmet Orçun Akdemir Kontakt Lens Muayenesinde Püf Noktalar Dr. Ferda Çiftçi - Gözlük muayenesi olan her hastaya muayene sırasında bir alternatif olarak lens önerilmelidir - Kuru göz testleri mutlaka yapılmalıdır - Duokrom testi mutlaka yapılmalıdır - Verteks mesafesi göz önünde bulundurulmalıdır (3 D'ye kadar aynı numara verilir, daha yüksek numaralar için düzeltilerek verilmelidir) - Uygulamalı olarak doktor kontrolünde veya bu konuda tecrübeli bir kişi göstermelidir ve gerekli talimatlar her hastaya mutlaka verilmelidir. Toric KL
- 1 D' nin üzerinde astigmatı olan hastalara önerilmelidir - 10 derecenin üzerindeki aks sapmalarinda görme kalitesi bozulur yeni değer belirlenip verilmelidir - Verteks mesafesi her zaman akılda tutulmalıdır. Özellikle yüksek myoplarda sadece sferik değil aynı zamanda silindirik değerde düşürülmelidir. Düşük silindirik degerlerlerde (<1 D) sferik eşdeğer hesaplanır verteks mesafesine göre yeni değer belirlenerek reçete edilir. - LARS kuralı unutulmamalı ancak aks sapması olan hastalarda sipariş edilen yeni lenste de çizginin saat 6 da değil önceki lensin olduğu hatta olacağı unutulmamalıdır. Yani yeni lens gözde yine aks sapması varmış gibi duracaktır. Cumali Değirmenci ŞA-ORR2 Sözlü Bildiri Onur Sinan Çelik ve ark tarafından yapılan çalışmada, ratlarda deneysel monoküler deprivasyon ambliyopisi modelinde, intraperitoneal uygulanan Roplipram'ın görme, uzaysal ve görsel bellek üzerindeki davranışsal ve vizüel kortikal plastisitesi üzerindeki biyokimyasal etkisi araştırılmıştır. Aslen bir antidepresan olan ve alzheimer, spinal kord yaralanmaları gibi hastalıklardaki yararları üzerine çalışmalar yapılan Rolipram'ın nöroplastisiteyi artırdığı düşünülmektedir. Biyokimyasal analiz için BDNP(brain derived neurotrophic protein) ve CREB(cAMP element bağlayıcı protein) ölçümleri yapılmış; davranış deneylerinde Morris su labirenti testi ve gördel belleğe yönelik yeni obje tanıma testi uygulanmıştır. Rolipram uygulanması ile biyokimyasal ve davranışsal düzelme olduğu gösterilmiştir. Elif Demirkilinc Biler "Primer Açı Kapanması Glokomu'nda Katarakt Olmasa Bile İşler Yolundayken Katarakt Cerrahisi Yapalım" Halil Ateş Prof. Dr. Halil Ateş, primer açı kapanması glokomunda göz içi basıncı (GİB) cerrahiye izin verecek düzeylerde iken katarakt cerrahisi yapmanın GİB'nı %13 düşürdüğünü ve antiglokomatöz ilaç kullanımı ihtiyacını %12 azalttığını vurguladı. Bu hastalarda yapılan lens ekstraksiyonu, glokom testlerinin kalitesini arttırarak güvenli progresyon analizi yapmayı sağlamakta ve ileride gerekebilecek glokom cerrahilerindeki komplikasyon riskini azaltarak güvenliğini arttırmaktadır. Berna YÜCE
Pigment Deşarjı Konu: Maskeyeciyi Sendromlu Moderatör: Prof. Dr. İlknur Tuğal Tutkun Iriste bilateral pigment deşarjı ile giden gözlerde ayırıcı tanıda düşünecek bazı durumlar; - pigment dispersiyon sendromu (periferik iridektomi sonrası ters bowing düzelir), - BADI (pi etkisizdir) - moksifloksasin sonrası - LASİK sonrası ( excimer laser halkasına uyan bölgede) Bu hastalarda suctiona bağlı optik disk ödemi de görülebilir. Arzu Seyhan Karatepe VKH'da Geç/Yanlış Tanı Sebepleri UB panel : Vogt Koyanagi Harada hastalığı Dr. İlknur Tuğal Tutkun Vogt Koyanagi Harada hastalığında geç veya yanlış tanı sebeplerinin başlıca nedenlerinden bahsedildi. Sadece göz bulgularının tanı için yeterli olduğunu, prodromal evrede başağrısı ve bilateral optik disk ödemi varlığında hastaları sadece nörolojinin gördüğünü, nörolojinin de Psödotümör serebri şüphesiyle sadece BOS basıncına dikkat ettiğini ama laboratuar incelemesi yapılırsa lenfositik pleositoz görülebileceğini, bu tip hastalarda ayırıcı tanıda VKH hastalığının da akılda tutulması gerektiği anlatıldı. Bir diğer geç tanı sebebinin erken akut devrede dekolman gelişmeden önceki evrede hasta görüldüğünde tanının atlanabileceği, dekolman yok diye VKH'nın ekarte edilmemesi gerektiği söylendi. Bir başka yanılma sebebinin de sınırlı eksudatif dekolman varlığında hücre olmaması olduğu, çoğu hastada hücre olmayabileceğinin akılda tutulması gerektiği söylendi. Ayrıca kronik rekürran evrede bilateral yoğun ön üveit varlığında da tanının yanlış konulabileceği, arka segment bulguları ve sistemik bulgulara da dikkat edilmesi gerektiği paylaşıldı. Son olarak VKH tanı kriterlerinin güncellenmesi gerektiği ve günümüzde çok kullanılan ve katkı sağlayan yardımcı tanı yöntemleri olan ICG ve OKT'nin de tanı kriterlerine ilave edilmesi gerektiği bildirildi. Sezin Özdoğan Erkul
KO Kurs : Viral keratitten ne zaman şüphelenelim? Prof. Dr. Murat İrkeç İlişkili deri lezyonları ve bunların nüksü Strese bağlı nüksler Bağışıklık sisteminin zayıfladığı durumlar Herpes ile temas öyküsü Minimal konjonktival ve korneal bulguya karşı ağrılı bir göz Kornea duyarlılığının kaybıyla birlikte yüzeyel dendrit mevcudiyeti Melis Palamar KO Panel : Çapraz bağlama kontrendikasyonlarına dikkat! Prof. Dr. Ömür Uçakhan Gündüz Çapraz bağlama yapılmaması gereken durumlar: 18 yaşından büyük ve progresyonu olmayan olgular Yoğun santral korneal skar 400 mikrondan ince kornealar (standart protokol için) HSV keratiti Kollajen doku hastalıkları Otoimmun hastalıklar Ciddi oküler yüzey hastalığı mevcudiyeti Melis Palamar
Genç Oftalmologların 12 Kasım Bilimsel Program İzlenimleri Elektrodiagnostik Birimi Paneli Moderatör: Prof. Dr. Sema Arvas Doç. Dr. Fevzi Şentürk; toksik nedenli görme bozukluklarında elektrofizyoloji ile ilgili yaptığı sunumda metalik intraoküler yabancı cisim tedavisinde cerrahi riski yüksek ise periyodik ERG ile göz içi yabancı cisim takibi yapılabileceğini eğer progresif toksisite saptanırsa cerrahi endikasyonun doğacağını belirtti. Ayrıca sık olarak görülmeyen isotretinoin toksisitesinin taramasının pratik ve gerekli olmadığı semptomatik bulgularda inceleme gerekebileceği ve skotopik ERG azalması tespit edilebileceğini; hidroksiklorokin toksisitesi takibinin 10-2 görme alanı, multifokal ERG, OKT ve FOF ile yapılmasının uygun olduğunu ve antiepileptik vigabatrin kullanan bebeklerde 30 Hz fliker ile takip önerildiğini belirtti. Prof. Dr. Özlem Şahin; ISCEV standartları çalışmasını hatırlatarak optik sinir, görme yolları ve elektrofizyolojik testleri ve standartlarını örnekleriyle anlattı: -Patern ERG: * Kornea elektrodu kullanılmamalı, kontrast yüksek olmalı (%80), pupil büyütülmemeli. *Maküla hastalıkları içeresinde en önemli kullanım alanı Stargart Maküla Distrofisi -VEP *İyi görenlerde patern VEP; nistagmus, az gören ve çocuklarda flash VEP tercih edilebilir. *Patern VEP MRI ya göre demiyelinizasyon değişikliklerini tespit etmede daha spesifik. Prof. Dr. Kemal Gündüz; maküla hastalıklarında elektrofizyolojik testlerinin klinik ile birlikte değerlendirilmesinin önemine vurgu yaptı. *Best (Vitelliform distrofi); ERG normal EOG patolojik *X e bağlı retinosizis; Negatif ERG, PERG patolojik *Leber in konjenital amarozisi; ERG de bütün parametreler çok düşük ve sıklıkla silik *Kon distrofisi; fotopik yitik, skotopik normal *Rod-kon distrofisi;skotopik ve fotopik azalmış Pınar Sultan Behçet Oturumuna Katkı Bugün saat 17:00 Uvea-Behçet sözlü sunum oturumunda; Merih Oray ve İlknur Tuğal Tutkun yaptıkları çalışma ile Behçet Üveitinde koroid kalınlığı ölçümü ve indosiyanin angiografisinin takipte ek bir fayda sağlamadığı, FFA nın altın standart olduğunu vurguladılar. Suzan Güven Yılmaz
TEMP- KURS -1: Cep telefonu ile biyomikroskobik fotoğraflama Dr. Devrim Toslak Cep telefonunu biyomikroskop okülerine entegre ederek ön segmenti fotoğraflamayı başaran Dr Toslak, bu sistemi speküler mikroskop gibi kullanarak endotel hücrelerini de görüntülemeyi de başardı. Arzu Seyhan Karatepe Nörooftalmoloji Kursu : Toksik-Metabolik Optik Nöropatiler Önemli Noktalar Özet Toksik-Metabolik Optik Nöropatiler Dr. İnci Güngör Toksik Optik Nöropatilerde dikkat edilmesi gereken noktalar: - Toksik optik nöropatide görülen çekosantral skotomlara benzeyen bitemporal defisit varlığında kompresif kiyazmal lezyonlar da akla gelmelidir. - Asimetrik görme kaybı varlığında Leber optik nöropati, kompresyon ya da nörit gibi farklı tanılar da akla gelmelidir. - Normal diyeti olan bir hastada tütün-alkol optik nöropati şüphesi varken Leber optik nöropati de düşünülmelidir. - Normal kan sayımı olan bir hastada bu labaratuar bulguları vitamin B12 eksikliğini ekarte ettirmeyecektir, ayrıca tahlil istenmelidir. - Disk ödemi yapan toksik optik nöropatiler papilödem ile karışabilir. - Disk ödemi yapan tek taraflı toksik optik nöropatiler iskemik optik nöropati ile karışabilir. - Metil alkol toksisitesi akut bilateral disk ödemli ya da disk ödemsiz olabilir. Ağır santral sinir sistemi depresyonu yapabilir. ACİL OLARAK tedavi edilmelidir. Tedavide etil alkol %50, hemodiyaliz ve intravenöz kortikosteroidler kullanılabilir. - Ve hastaların kullanmakta oldukları ilaçlar mutlaka dikkatlice sorgulanmalıdır. Sezin Özdoğan Erkul
KRC Etk 2 Refraksiyon Cerrahisi İnteraktif Toplantı Sayın Emrullah Taşındı ve Hanefi Çakır hocalarımızın çeşitli olgularının tartışıldığı toplantıda pellusid marjinal dejenerasyon tedavisi ile ilgili olarak hastalığın seviyesine göre torik IOL, intra-korneal halka ve wedge rezeksiyon tedavi alternatifleri olarak belirtildi. Özellikle merkezi korneası saydam olan olgularda keratoplasti öncesi bu alternatiflerin değerlendirilmesi gerektiği vurgulandı. Keratoplasti sonrası oluşan çok dik kornea ve çok yüksek astigmatizma ile karşılaşılırsa yataktan büyük donör kornea ve ya oval donör kornea akla gelmelidir. Özellikle refraktif cerrahi ile ilgilenen meslektaşlarımız için oldukça verimli bir sunum oldu. Mehmet Orçun Akdemir