HAZİRAN 2014 YIL: 4 SAYI: 2 TÜRKİYE NİN İLK VE TEK PROBİYOTİK PREBİYOTİK BİLİM DERGİSİ BİFİFORM un Sağlık Profesyonellerine Armağanıdır. 1
Probiyotik Prebiyotik Günlükleri Yayım Amacı; Hekim ve diğer sağlık çalışanlarının probiyotik ve prebiyotiklerle ilgili son gelişmelerden haberdar olmalarını, zaman kazanmalarını ve konuyu daha detaylı takip etmelerini sağlamaktır. Ağırlıklı olarak pediatrik ve perinatal alandaki son klinik gelişmeleri tarafsız bir gözle okurlarına aktaracaktır. Bilimsel içeriğin doğru ve uygun olarak verilebilmesi için tüm yazılar, konusunda uzman hekimler tarafından değerlendirilecektir. Klinik çalışmaların değerlendirildiği bölümlerimizin dışında yakın tarihte gerçekleşen bilimsel aktivitelerden ve toplantılarda anlatılan verilerden de bahsedilecektir. Dergideki makalelerde açıklanan görüşlerden yalnız yazarları sorumludur. Okurlarımızın görüş ve önerileri bizler için son derece önemli olup katkılarınız bizlere güç verecektir. Editör Prof Dr Metehan Özen metehanoz@yahoo.com Editör Prof. Dr. Metehan ÖZEN, Danışma Kurulu Prof. Dr. Berkan Gürakan Doç. Dr. Vefik Arıca Prof. Dr. Nur Arslan Prof. Dr. Figen Gürakan Doç. Dr. Şirin Güven Prof. Dr. Sırrı Bektaş Probiyotik Prebiyotik Günlükleri İmtiyaz Sahibi: e-magine Bilişim ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti. adına Akın Uçan Sorumlu Müdür: Belde Gündüz Yönetim Yeri: e-magine Bilişim ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti. Akkirmanlı Sokak No:59/3 Eylül Sanat Galerisi 3. Kat Nişantaşı 34363 Şişli İstanbul Tel. 0 212 291 91 98 Fax: 0 212 291 97 68 Yayın Türü: Yerel -Süreli - Üç ayda bir Basım Yeri: Eray Matbaa Probiyotik Prebiyotik Günlükleri, e-magine Bilişim ve Reklam Hizmetleri Ltd. Şti. tarafından T.C. yasalarına uygun olarak yayımlanmaktadır. Probiyotik Prebiyotik Günlükleri nde yayınlanan yazılar, resim, şekil ve tablolar yayıncının yazılı izni olmadan kısmen veya tamamen alıntı yapılamaz, basılamaz ve çoğaltılamaz. Baskı Tarihi: Haziran 2014 Yıl: 4 Sayı: 2
Editör den Değerli Meslektaşlarım, Türkiye nin ilk ve tek bilimsel probiyotik ve prebiyotik dergisi olan Pro/Prebiyotik Günlükleri yayım hayatına devam etmektedir. Dördüncü yılımızın ikinci sayısında dergimize göstermiş olduğunuz ilgi ve olumlu geri bildirimleriniz için çok teşekkür ederiz. Türkiye nin her köşesinde görev yapmakta olan konusunda uzman meslektaşlarımızla beraber, sizlere rehber olarak kullanabileceğiniz ve keyifle okuyacağınız yeni bir sayı daha hazırladık. Bu sayımızda sizlerle yeni bir gelişmeyi paylaşmak istedim. Pfizer Tüketici Sağlığı nın koşulsuz desteği ile yayım hayatına devam eden dergimiz, bu sayısında yeni bir düzenleme ile görsel olarak daha çarpıcı ve rahat okunur olmuştur. Bu düzenlemenim yayım hayatımızda pozitif etkilerini göreceğimize inanıyorum. Prof. Dr. Berkan Gürakan bu sayımızda bize 1500 gr üzeri preterm bebeklerde probiyotik kullanımı (LGG) üzerine yapılan çok önemli bir çalışmayı yorumladı. Erken dönemde LGG desteği alan yenidoğanlarda ağlama ve kolik benzeri şikayetlerin daha az olduğunu gösteren bu çalışmayı büyük bir dikkatle okuyacağınızı tahmin etmekteyim. İlk kez dergimize yazan Prof. Dr. Figen Gürakan ise son yıllarda giderek artan kistik fibroz çalışmalarından biri hakkında değerli yorumlarını bizimle paylaştı. Kistik fibroz hastalarında bozulmuş intestinal mikrobiyatayı düzeltmek amacıyla LGG kullanımını anlatan bir çalışmayı yorumladı. Düzenli olarak bizlerle beraber olan Prof. Dr. Nur Arslan ise bu sayımızda dünyada popülaritesi giderek artan bir tedavi yöntemi ile ilgili çok ilginç bir çalışmayı bizlerle paylaştı. Pediatrik hastalarda enflamatuvar bağırsak hastalığı gibi rahatsızlıklar için fekal transplantasyonla ilgili ilk çalışmalardan birini merakla okuyacağınızı düşünüyorum Değerli yorumlarını ilk sayımızdan beri bizlerle paylaşan Prof. Dr. Sırrı Bektaş, giderek kullanımı artan bir konudaki çalışmayı bizlerle paylaştı. Diş çürüğü ve plak oluşumunu engellemek amacıyla ülkemizde de mevcut olan bir probiyotik kombinasyonu ile plak oluşumunu azaltılabileceğini gösteren bir çalışmayı yorumladı. Yenidoğan çalışmaları ile tanınan Doç. Dr. Şirin Güven bizler için 32 hafta altındaki preterm bebeklerle ilgili retrospektif bir kohort çalışmasını bizler için yorumladı. Servise yatan tüm bebeklere bir probiyotik kombinasyonu başlanarak yapılan takip sonucunda NEK ve ölüm vakalarını azalttığını bildirmektedir. Bizlerle ilk kez beraber olan Doç. Dr. Vefik Arıca bizler için B. lactis ve yeni bir prebiyotik olan ksilooligosakkaridlerle yapılan bir çalışmayı bizler için hazırladı. Bu makaleye göre sinbiyotik kullanımının insan bağırsağında yol açtığı olumlu etkiler, kişinin bağışıklık sisteminden lipid profilinin düzenlenmesine ve hatta mutluluk parametrelerinin iyileşmesine yardımcı olmaktadır. Bu sayımız sayesinde probiyotik ve prebiyotik desteğini günlük hekimlik sanatınızda daha etkili ve verimli şekilde kullanacağınızı ümit etmekteyiz. Başka bir sayıda buluşana kadar, sağlıklı bir bağırsak florası ve dolayısıyla daha mutlu bir yaşam için probiyotik desteğini ihmal etmeyelim.
08 Preterm Bebeklere Erken Pre/probiyotik Verilmesinin Gastrointestinal Mikroflora, Huzursuzluk ve Ağlama Üzerine Etkileri: Randomize Çift Kör Plasebo Kontrollü Çalışma 10 Ksilo-oligosakkaritlerin yalnız olarak veya bifidogenezisi indükleyen Bifidobacterium animalis subsp. lactis ile birlikte yaptığı sinbiyotik kombinasyon ve sağlıklı erişkinlerdeki immun fonksiyon belirteçlerini hafifleştirmesi: çift kör, plasebo kontrollü, randomize, çapraz faktoriyel bir çalışma 14 Enflamatuvar bağırsak hastalığı olan ve olmayan çocuklarda tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonları için fekal transplantasyon 16 Kistik Fibrozlu çocuklarda bağırsak mikrobiatasında bozulma ve inflamasyon, ve bunların Lactobacillus GG kullanımı ile düzelmesi: Randomize klinik çalışma 20 Kuzey Amerika Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde Probiyotiklerin Kohort Çalışması 22 Lactobacillus rhamnosus GG ve Bifidobacterium animalis subsp. lactis Bb-12 İçeren Oral Pastil Kullanan Sağlıklı Erişkinlerin Tükrüklerindeki Streptokok Mutanları, Plak Sayısı, Gingival İnflamasyon ve Oral Mikrobiyom Üzerine Etkisi
Preterm Bebeklere Erken Pre/probiyotik Verilmesinin Gastrointestinal Mikroflora, Huzursuzluk ve Ağlama Üzerine Etkileri: Randomize Çift Kör Plasebo Kontrollü Çalışma Prof. Dr. Berkan Gürakan Koç Üniversitesi Tıp Fakültesi Neonatoloji Bilim Dalı YORUM Preterm bebeklerde yapılan bu çalışma ile daha önce term bebeklerde gösterilmiş olan gut mikrobiyotası bileşimindeki değişikliklerin kolik nedeni olabileceği (1,2,3) bazı probiyotiklerle gut florasının değiştirilmesinin klinik yarar sağladığı (3,4) şeklindeki sonuçları destekleyen sonuçlar elde edilmiştir. Çok ağlayan grupta daha fazla bulunan lactobacilluslactococcus- enterococcus grup bakterilerinden ikisi (enterococcus ve lactobacillus) maturasyon sürecindeki bağırsak florasını yansıtmakta olup, pretermlerdeki irritabilite nedeni ise bu daha az olgunlaşmış mikrobiyota olabilir (5). Term bebeklerde bifidobakter tiplerinin çok ağlamayla olan ilişkisi daha önce bu araştırmacılarla gösterilmiştir (6). Mevcut çalışmada da B. infantis in geç kolonizasyonunun permeabilite ve immun tolerans üzerindeki olumlu etkilerinden yoksun kalan preterm bağırsağında riskli bir ortam oluşturduğu düşünülmüştür. Clostridium histolytica nın fazla miktarda bulunması, TNF-α gibi pro-inflamatuar sitokinlerin artışı ve pro/ antienflamatuar dengenin bozulması nedenleri ile çok ağlamada önemli bir rol oynayabilir. Probiyotik ve prebiyotik gruplar arasında gut mikrobiyotasındaki bazı farklara rağmen klinik sonuçlarda önemli bir fark bulunmamıştır. Sonuç olarak pretem gut florasının prebiyotik ve probiyotik suplementasyonu ile değiştirilmesinin bu bebeklerin aşırı ağlamasından korumada ve tedavide yararlı olabileceği gösterilmişse de bu düşük vaka sayıları ile yeterli veri sağlandığı ileri sürülemez. Preterm bebeklerde yapılan bu çalışma ile daha önce term bebeklerde gösterilmiş olan gut mikrobiyotası bileşimindeki değişikliklerin kolik nedeni olabileceği (1,2,3) bazı probiyotiklerle gut florasının değiştirilmesinin klinik yarar sağladığı görülmüştür Finlandiya Turku Üniversitesi Pediatri bölümünce yapılan bu çalışmada, preterm bebeklere erken dönemde pre ve probiyotik desteğinin, bebeklerin huzurlu olmaları, ağlamaları, büyümeleri ve gastrointestinal mikrobiyolojik programlanma üzerindeki etkilerinin araştırılması amaçlanmıştır. Çok küçük olmayan (32-36. Gebelik haftalarında ve doğum ağırlıkları 1500 gr ın üzerinde olan) 94 prematüre yenidoğana randomize olarak, 31 ine prebiyotik (ilk ay 600 mgr/gün tek doz; ikinci ay 2x600mgr/gün galaktooligosakkarid ve polidekstroz), 31 ine probiyotik (ilk ay 10 9 cfu/gün, ikinci ay 2x10 9 cfu/gün lactobacillus rhamnosus GG), 32 sine de plasebo verilmiştir. Bu bebekler 1, 2, 4, 6 ve 12. aylarda görülmüştür. Davranışsal patern olarak huzursuzluk, ağlama, irritabilite ve beslenme, kusma, kaka sıklık ve özellikleri ve enfeksiyonlar kaydedilmiştir. Her vizitte ağırlık, boy, baş çevresi ölçülmüştür. Birinci ayda kaka örneklerinde bakteriyel incelemeler yapılmıştır. Üç grupta da anne sütü (tek başına ve toplam süre) ile beslenme süreleri aynı olup, diğer klinik özelliklerde benzerdi. İki aylıkken bebeklerin 27 si (%29) çok ağlayan özellikte olup, pre ve probiyotik grubunda daha az görülmüşlerdir (%19 - %19 vs %47) Birinci ayda kaka sıklığı (>3 kaka/gün) prebiyotik grubunda, diğer iki gruba göre yüksekti (%71 vs %50-%57). Gut florasını etkileyebilecek YDYB bakımı, anne sütü alım süresi, antibiyotik kullanımı gruplar arasında farklı değildi. Gut mikrobiyotasına bakıldığında klostridium histolitica tip bakteri/ total bakteri oranı probiyotik grubunda düşüktü (%8,9; %10,5, %13,9). Lactobacillus-Lactococcus-Enterococcus grupları/total bakteri (%14,5>%10,5 p: 0.005) ve Clostridium histolytica/total bakteri oranlarının (%13,2>%10,4 p: 0.11) çok ağlayan grupta yüksek olduğu görüldü. Bifidobakter suşlarından Bifidobacterium infantis in çok ağlayan grupta daha az olduğu görüldü. (1,3x 10 7 < 2,5 x 10 8 p: 0.035) Pärtty A, Luoto R, Kalliomäki M, Salminen S, Isolauri E.Effects of early prebiotic and probiotic supplementation on development of gut microbiota and fussing and crying in preterm infants: a randomized, double-blind, placebo-controlled trial. J Pediatr. 2013 Nov;163(5):1272-7. Referanslar: 1) Savino F, Cresi F, Pautasso S, and et al. 2004 Jun;93(6):825-9. 2) Rhoads JM, Fatheree NY, Norori J, and et al. J Pediatr. 2009 Dec;155(6):823-828.e1. 3) Savino F, Cordisco L, Tarasco V, and et al. Pediatrics. 2010 Sep;126(3):e526-33. 4) Szajewska H, Gyrczuk E, Horvath A. J Pediatr. 2013 Feb;162(2):257-62. 5) Arboleya S, Binetti A, Salazar N, and et al. FEMS Microbiol Ecol. 2012 Mar;79(3):763-72. 6) Pärtty A, Kalliomäki M, Endo A, and et al. PLoS One. 2012;7(3):e32495 Dr. Berkan Gürakan, 1958 yılında Ankara da doğdu. Deniz Askeri Lisesi nin ardından Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi ni bitirdi. Aynı fakültede 1985 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisasını, 1995 yılında Neonatoloji üst İhtisasını tamamladı. 1995 yılında doçentlik, 2002 yılında profesörlük unvanlarını aldı. 1995-2007 yılları arasında Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi nde Öğretim Üyesi olarak görev yaptı. Prof. Dr. Berkan Gürakan, Ekim 2007 den bu yana Amerikan Hastanesi Pediatri Bölüm Başkanı olarak çalışmaktadır. 8 9
Ksilo-Oligosakkaritlerin Yalnız Olarak veya Bifidogenezisi İndükleyen Bifidobacterium Animalis Subsp. Lactis İle Birlikte Yaptığı Sinbiyotik Kombinasyon ve Sağlıklı Erişkinlerdeki İmmun Fonksiyon Belirteçlerini Hafifleştirmesi: Çift Kör, Plasebo Kontrollü, Randomize, Çapraz Faktoriyel Bir Çalışma Doç. Dr. Vefik Arıca Okmeydanı Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinik Şefi Prebiyotikler, probiyotikler ve sinbiyotikler, sağlığı, mukosal ve sistemik immun fonksiyonları ile bağırsak florasının bileşimini değiştirerek etkileme potansiyeli olan diyet maddeleridir. Bu çalışmada, bir aday prebiyotik (Xylo-oligosakkarid, XOS, 8 g/ gün), probiyotik (Bifidobacterium animalis subsp. lactis, Bi-07, 109 colony-forming units (CFU) / gün) veya sinbiyotik (8 g XOS + 109 CFU Bi-07/ gün) sağlıklı erişkinlere (25-65 yaş arası) 21 gün verildi. Amaç, bu eklerin bağırsak alışkanlıkları, kişilerin ruh hali, bağırsak florası bileşimi, kan lipid konsantrasyonu ve immun fonksiyon üzerine etkisini belirlemekti. XOS eklemeleri, günlük ortalama bağırsak hareketlerini arttırdı (p=0.009), ama şişkinlik, karın ağrısı veya gaz gibi semptomlarda veya maltodextrin eklemeleriyle karşılaştırıldığında belirtilen yan etkilerin oranında değişiklik olmadı. XOS eklemeleri, katılımcıların bildirdiği üzere canlılığı (p=0.03) ve mutluluğu (p=0.034) anlamlı ölçüde arttırdı. Az miktarda bildiride XOS+Bi-07 eklemeleri döneminde ağrı kesici kullanımı gözlenmiştir (p=0.0004). XOS eklemeleri fekal bifidobakteri sayısını (p=0.008) ve açlık plasma HDL konsantrasyonunu (p=0.005) anlamlı derecede arttırdı. Bi-07 eklemeleri fekal B. Lactis içeriğini (p=0.007) anlamlı derecede arttırdı, bütün kan kültürlerinde lipopolisakkaritlerin stimule ettiği IL-4 sekresyonunu (p=0.035) ve tükrüğün Ig A içeriğini (p=0.040) düşürdü ve IL 6 sekresyonunu (p=0.009) arttırdı. XOS ve Bi-07 eklemeleri B hücreleri üzerindeki CD 19 ekspresyonunu azaltırken (XOS + Bi-07, p=0.009), XOS eklemeleri, doğal öldürücü NK T hücreleri üzerindeki CD 16/56 ekspresyonuna (p=0.027) ve IL-10 salgılanmasına daha az neden oldu. Bu çalışma gösteriyor ki, XOS bifidogenesisi indüklüyor, sağlıklı erişkinlerde plasma lipid profilini iyileştiriyor ve immun fonksiyon belirteçlerini hafifletiyor. Sonuç olarak XOS + Bi-07 nin sinbiyotik olarak birlikte kullanılması, Bi-07 nin bağırsak florası ve bağışıklık fonksiyon belirteçleri üzerindeki etkilerinden ötürü daha fazla yarar sağlayabilir. Prebiyotikler, probiyotikler ve sinbiyotikler, sağlığı, mukosal ve sistemik immun fonksiyonları ile bağırsak florasının bileşimini değiştirerek etkileme potansiyeli olan diyet maddeleridir. 10 11
YORUM Bu yazıda yeni bir prebiyotik olan Xylo-oligosakkarid sinbiyotik olarak kullanılmasının olumlu etkileri üzerine yapılan çalışma sunulmuştur. Çalışmayi inceleyecek olursak; 1- Çift kör, plasebo-kontrollü ve randomize bir çalışma olması nedeniyle değerli bir çalışma yapılmıştır. 2- Sağlıklı erişkinlere 3 hafta boyunca birinci grup olarak prebiyotik (ksilo-oligosakkarid, 8 gr/gün), ikinci grup olarak probiyotik (Bifidobacterium animalis subsp. lactis Bi-07, 109 CFU/gün) ve üçüncü grup olarak prebiyotik ve probiyotik birlikteliği sinbiyotik (8 g XOS + 109 CFU Bi-07/gün) verilip etkileri gözlenmiştir. 3- Bu çalışmada sinbiyotik olarak ksilo-oligosakkarid eklemeleri, yan etki profilini etkilememekle beraber ortalama günlük bağırsak hareketini arttırdığı, ilginç olarak sağlıklı erişkin bireylerde canlılığı ve mutluluğu anlamlı derecede arttırdığı, açlık plazma HDL konsantrasyonunu arttırdığı ve immün sistem üzerine olumlu etkileri olduğu sonucu çıkarılmıştır. 4- Bilindiği üzere sinbiyotik kullanımında tavsiye edilen, prebiyotiğin ek etki oluşturmasından çok probiyotikle sinerjistik etki göstererek olumlu sonuçlar çıkarması olduğuna göre yeni bir prebiyotik olan ksilo-oligosakkarid bu çalışmaya göre tanıma uymaktadır. Childs CE, Röytiö H, Alhoniemi E, and et al. Xylo-oligosaccharides alone or in synbiotic combination with Bifidobacterium animalis subsp. lactis induce bifidogenesis and modulate markers of immune function in healthy adults: a double-blind, placebo-controlled, randomised, factorial cross-over study. <http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24661576> Br J Nutr. 2014 Mar 24:1-12. Dr.Vefik ARICA, 1978 yılında Siirt te doğdu. 2001 yılında İstanbul Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirdikten sonra 2006 yılında Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları ihtisasını İstanbul Bakırköy Dr.Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesinde tamamladı. Beş yıl boyunca Hatay Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp Fakültesinde Öğretim Üyeliğinden sonra 2013 yılında Doçent oldu. Beykent Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü İşletme AD Yüksek Lisans (MBA) eğitimi aldı. 62 adet SCI-SCIE kapsamında uluslar arası makale, 76 adet ulusal makale, çok sayıda ulusal ve uluslar arası sunum, 6 adet Türkçe dilinde ve 1 adet yabancı dilde olmak üzere 7 kitap, 6 bilimsel araştırma proje yürütücüsü, 1 adet TÜBİTAK ödülü, 3 adet kongre en iyi sunulan poster birinciliği, MKU Tıp Fakültesi Sağlık Bilimleri Bilimsel yayın Birincilik ödülü, çok sayıda ulusal ve uluslar arası dergide hakemlikleri bulunmaktadır. Halen İstanbul Okmeydanı Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Kliniğinde Eğitim Sorumlusu ve koordinatör olarak çalışmaktadır. 12
Enflamatuvar Bağırsak Hastalığı Olan ve Olmayan Çocuklarda Tekrarlayan Clostridium Difficile Enfeksiyonları İçin Fekal Transplantasyon Prof. Dr. Nur Arslan Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme Bilim Dalı Bu çalışmada, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonunu tedavi etmek amacıyla toplam 10 çocuğa, sağlıklı akraba donörlerden bir defaya mahsus olmak üzere nazogastrik yolla (2 hasta) veya kolonoskopik olarak fekal mikrobiyom transplantasyonu (FMT) yapılmıştır. 10 hastanın 9 unun (%90) tek infüzyondan sonra 1 ay-4 yıl süre ile yakınmaları gerilemiştir. Kısa veya uzun süreli izlemlerde transplantasyonla ilişkili bir yan etki saptanmamıştır. Bu hastalardan 3 tanesinde enflamatuvar bağırsak hastalığı da mevcuttur ve bu hastaların 2 tanesinde (%66) enflamatuvar bağırsak hastalığının şiddetinde bir değişiklik olmaksızın tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonu kontrol altına alınmıştır. Antibiyotiklerle tedavi edilen tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonu olan tüm hastaların enfeksiyona bağlı gastrointestinal semptomları gerilemiştir ve yaşam kalitesi artmıştır. YORUM: Bu çalışmada, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonu olan çocuklara sağlıklı donörlerden alınan fekal örnekler transplante edilmiştir. Öncelikle bu çalışma, fekal transplantasyonun çocukluk yaş grubunda yeni yeni gündeme gelmesi nedeniyle önemlidir. Erişkin yaş grubunda yapılmış olan çok sayıda çalışmada fekal mikrobiyota transplantasyonunun tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarını yaklaşık %90 oranında kontrol altına aldığı gösterilmiştir. Bu konuda çocukluk yaş grubunda az sayıda çalışma yapılmıştır 1. Bu çalışma, tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarının tedavisinde fekal transplantasyonun etkinliğini gösteren az sayıdaki çocukluk çağı çalışmalarından birisi olması nedeniyle önemlidir. Enflamatuvar bağırsak hastalığı olan hastalarda fekal transplantasyon tedavisinin genel olarak hastalık aktivitesi üzerine pozitif etkileri olduğu gösterilmiştir 2-4. Fekal transplantasyonun, hem sağlıklı bağırsak flora bakterilerinin hastaya verilmesiyle, hem bazı dışkı metabolitlerinin nakledilmesiyle, hem de kısa zincirli yağ asitlerinin verilmesiyle hastanın bağırsak florasını iyileştirdiği düşünülmektedir 5-8. Hem enflamatuvar bağırsak hastalığı olan çocuklarda hem de tekrarlayan Clostridium difficile enfeksiyonlarının tedavisinde fekal transplantasyonun etkinliğini araştıran geniş sayıda hasta içeren, kontrollü ve ileriye yönelik çalışmaların sonuçları bu tedavi yönteminin rutin olarak kullanılması konusuna ışık tutacaktır. Fekal transplantasyonun çocukluk yaş grubunda yeni yeni gündeme gelmesi nedeniyle önemlidir. Russell GH, Kaplan JL, Youngster I, Baril-Dore M, Schindelar L, Hohmann E, Winter HS. Fecal transplant for recurrent Clostridium difficile infection in children with and without inflammatory bowel disease. J Pediatr Gastroenterol Nutr. 2014 May;58(5):588-92. Kaynaklar: 1. van Nood E, Vrieze A, Nieuwdorp M, et al. N Engl J Med 2013;368:407 15. 2. Anderson JL, Edny RJ, Whelan K. Aliment Pharmacol Ther 2012;36:503-516. 3. Borody TJ,Warren EF, Leis S, et al. J Clin Gastroenterol 2003;37:42-47. 4. Kunde S, Pham A, Bonczyck S, et al. Safety, tolerability, and clinical response after fecal transplantation in children and young adults with ulcerative colitis. J Pediatr Gastroenterol Nutr 2013;56:597-601. 5. Grehan MJ, Borody TJ, Leis SM, et al. J Clin Gastroenterol 2010;44:551-561. 6. Khoruts A, Sadowsky MJ. Mucosal Immunol 2011;4:4-7. 7. Gustafsson A, Lund-Tonnesen S, Berstad A, et al. Scand J Gastroenterol 1998;33:721-7. 8. Gustafsson A, Berstad A, Lund-Tonnesen S, et al. Scand J Gastroenterol 1999;34:580-6. Dr. Nur Arslan, 1993 yılında İstanbul Üniversitesi İstanbul Tıp Fakültesi nden mezun olmuştur. Aynı yıl Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi nde başladığı Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlığı nı 1998 yılında tamamlamış, aynı kurumda 1998-2002 yılları arasında Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme yandal uzmanlığı yapmıştır. 2005 yılında doçent, 2010 yılında profesör olan Dr. Arslan, Ocak 2012 yılında Biyokimya doktorasını tamamlayarak bilim doktoru (Ph.D.) unvanı almıştır. Temmuz 2012 tarihinde ise Çocuk Metabolizma Hastalıkları yan dal uzmanlığını almıştır. 100 ün üzerinde ulusal ve uluslar arası yayını ve 13 ulusal kitapta bölümü yazarlığı bulunmaktadır. Dr. Nur Arslan, uluslar arası çok sayıda yayın için hakemlik yapmıştır ve uluslar arası bir derginin Editorial Board üyesidir. Halen, Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Gastroenteroloji ve Beslenme Bilim Dalı ve Metabolizma Ünitesi nde çalışmaktadır ve aynı zamanda Dokuz Eylül Üniversitesi Sağlık Bilimleri Enstitüsü Moleküler Tıp Ana Bilim Dalı öğretim üyesidir. 14 15
Kistik Fibrozlu Çocuklarda Bağırsak Mikrobiatasında Bozulma Ve Inflamasyon, ve Bunların Lactobacillus GG Kullanımı İle Düzelmesi: Randomize Klinik Çalışma Prof. Dr. Figen Gürakan İstanbul Amerikan Hastanesi GİRİŞ VE AMAÇ İntestinal inflamasyon Kistik fibrozun (KF) bir özelliğidir. Probiyotik kullanımı intestinal inflamasyonu ve pulmoner alevlenmelerin insidansını azaltabilir. Bu çalışmada KF lu çocuklarda intestinal mikrobiyatanın bileşimi ve bağırsaktaki inflamasyonla ilişkisini araştırdık. Aynı zamanda KF lu olup antibiyotik tedavisi alan ve almayan çocuklarda lactobacillus GG (LGG) kullanımından önce ve sonra mikrofloranın yapısını inceledik. YÖNTEMLER Bağırsak mikrobiyatası, Denaturing gradient gel elektroforez (DGGE), gerçek zamanlı polimeraz zincir reaksiyonu (RT PCR) ve floresans insitu hibridizasyon (FISH) yöntemleriyle incelendi. KF lu çocuklarda intestinal inflamasyon fekal kalprotektin ve rektal nitrik oksit ölçümleriyle çalışıldı ve sağlıklı kontrollerle karşılaştırıldı. Ardından LGG ile küçük bir çift kör randomize klinik çalışma yapıldı. BULGULAR Çalışmaya 22 KF lu çocuk (medyan yaş 7, aralık 2-9 yaş) alındı. sağlıklı kontrollere oranla daha yüksek bulundu (sırasıyla 184+146ug/g vs 52+46 ug/g; 18+15 umol/l NO2 vs 2.6+1.2 umol/l NO2; P<0.01)KF lu çocuklarda bağırsak mikrobiyotası sağlıklı kontrollerden belirgin olarak farklı bulundu. Eubacterium rectale, Bacteroides uniformis, Bacteroides vulgatus, Bifidobacterium adolescentis, Bifidobacterium catenulatum ve Faecalibacterium prausnitzii KF lularda azalmıştı. Bu eğilim KF lu olup antibiyotik kullanan çocuklarda daha da belirgindi. LGG uygulaması fekal kalprotektin düzeylerini düşürdü ve bağırsak mikrobiyatasını kısmen restore etti. İntestinal inflamasyonla mikrobiyal zenginliğin azalması arasında belirgin bir korelasyon saptandı. SONUÇLAR KF intestinal mikrobiyatada kalitatif ve kantitatif değişikliklere yol açar. Bu durum KF un tedavisinde yeni bir terapötik hedef oluşturabilir. Probiyotiklerin kullanımı bağırsak mikrobiyatasını düzeltir, bu da probiyotiklerin intestinal inflamasyonu ve pulmoner alevlenmeleri azaltmadaki etkinliğini destekleyen bir bulgudur. KF lu çocuklarda fekal protektin ve rektal nitrik oksit düzeyleri sağlıklı kontrollere oranla daha yüksek bulundu. KF lu çocuklarda fekal protektin ve rektal nitrik oksit düzeyleri 16 17
YORUM 1-Önceki çalışmalarla, KF lu çocuklarda intestinal inflamasyonun varlığı çeşitli biyobelirteçler ve endoskopi kullanılarak gösterilmiş (6-8). 2- KF da İntestinal floradaki farklılıkları gösteren çalışmalar, tür çeşitliliğinde azalma, tür benzeşmesinde azalma ve farklı bakteriyel türlerin varlığını saptamış. Sağlıklı çocuklarda ortak olarak görülen çekirdek flora, KF lu çocuklarda azalmış ya da hiç bulunamamış (9-12). 3-Araştırmacılar bu durumun intestinal inflamasyonla ilişkisi olabileceği hipotezine dayanarak bu çalışmayı gerçekleştirmişler. KF lu çocuklarda intestinal mikrobiyotayı ve bunun inflamasyonla olan ilişkisini incelemiş ve LGG nin mikroflora ve inflamasyon üzerindeki etkilerini çalışmışlar. 4- Aslında diğer hastalıklarda bağırsak florası değişikliklerinin inflamasyonla olan bağlantısını gösteren başka çalışmalar literatürde mevcut.örneğin Crohn hastalıklı ikizlerden ileal tutulumu olanların bağırsak floraları kolonik tutulumu olanlardan ve sağlıklı kontrollerden farklı bulunmuş. Yine başka bir çalışmada Crohn hastalığı, ülseratif kolit ve tanımlanamamış kolitli hastalarda ileal örneklerdeki bakteroides türleri kontrollere göre azalmış bulunmuş (33). 5- Bu çalışmada da KF lu çocuklarda sağlıklılara göre inflamasyonda artış gösterildiği gibi, diğer çalışmalara benzer biçimde bakteroides azalması, aynı zamanda E rectale azalması saptanmış. Araştırmacılar böylece KF daki intestinal mikrobiyata zenginliği ile intestinal inflamasyon arasında belirgin negatif korelasyonu göstermişler. Özellikle kalprotektin düzeyi>200 olanlarda bakteroideslerdeki azalma daha belirgin bulunmuş, antibiyotik kullanımı bakterileri daha da azaltmış. LGG uygulaması intestinal mikrobiyotanın yapısını sağlıklı çocuklarınkine yaklaştırmış. İnflamasyon belirteci olan kalprotektin ve rektal NO 2 düzeylerini azalttığı gibi, bakteroidesleri de arttırmış, ancak E rectale miktarını değiştirmemiş. Bu sonuçlar, LGG nin daha önce KF lu çocuklarda gösterilmiş olan pulmoner alevlenmeleri, hastane yatışlarını azaltma, solunum fonksiyon testlerini düzeltme etkilerinin (13-14) yanısıra intestinal mikrobiyatayı değiştirdiğini ve bu yolla klinik yarar sağladığını gösteriyor. KF da görülen intestinal mikrobiyatadaki bozulmanın intestinal inflamasyonla ilişkisini ortaya koyuyor 6-LGG kısmi olarak sağlıklı bir flora oluşturarak inflamasyonu azaltıp, KF seyrinde olumlu bir değişiklik yaratabilir. Bruzzese E, Callegari ML, Raia V, and et al. Disrupted intestinal microbiota and intestinal inflammation in children with cystic fibrosis and its restoration with Lactobacillus GG: a randomised clinical trial. <http://www.ncbi.nlm.nih.gov/pubmed/24586292> PLoS One. 2014 Feb 19;9(2):e87796. Dr. Figen Gürakan TED Ankara Koleji ardından, 1981 de Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesini bitirmiş, aynı fakültedeki Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanlık eğitimini 1985 de tamamlamıştır. Yan dal uzmanlık eğitimini Çocuk Gastroenteroloji, Hepatoloji ve Beslenme alanında Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesinde 1994 yılında bitirdikten sonra, aynı fakültede 1997 de doçentlik, 2003 de profesörlük ünvanlarını almıştır. 120 civarında uluslararası yayını, ulusal kitaplarda bölüm yazarlıkları ve kitap editörlüğü bulunmaktadır. 2011 yılından itibaren İstanbul Amerikan Hastanesinde çalışmaktadır. Probiyotiklerin kullanımı bağırsak mikrobiyatasını düzeltir, bu da probiyotiklerin intestinal inflamasyonu ve pulmoner alevlenmeleri azaltmadaki etkinliğini destekleyen bir bulgudur. 18 19
YORUM 1. Yenidoğan bebeğin bağırsakları sterildir. Doğumda term yenidoğan bağırsağı gram pozitif laktobasiller ve bifidobakteriler ile kolonize olurken, prematüre bebekler koliform, enterokok ve diğer bakteroides suşları ile daha yoğun şekilde kolonize olmaktadırlar. 2. NEK ten korunma amacı ile rutin profilaktik probiyotik desteği verilmesi preterm bebeklerde NEK sıklığını, NEK ve mortaliteyi anlamlı şekilde azalttığı gösterilmiştir. 1000 gr altı bebekler için yeterli veri elde edilemediği belirtilmiştir. 3. Kullanılan mikroorganizmalar güvenlidir ve çalışma sırasında olgularda enfeksiyon gözlenmemiştir. 4. Ek olarak, total parenteral beslenme süresinde azalma saptanmış ve hastaların daha erken taburcu olması için kolaylık sağlamıştır. 5. Hastane kaynaklı enfeksiyonlarda azaltmaya yönelik probiyotiklerin Laktoferin ile birlikte kullanımı ile ilgili çalışmalar önerilmektedir. 6. Ucuz bir korunma yöntemi olarak probiyotiklerin kullanımı ile Amerika da her yıl 80.000 prematüre doğan bebekte beklenen 4.800 NEK vakasından 2.500 ü engellenebilir. 7. Kanıta dayalı bu tedavinin daha fazla geciktirilmesine neden yoktur. 8. Farklı suşları ve tedavi sürelerini karşılaştıran randomize kontrollü çalışmaların devamı gerekmektedir. MESAJ Probiyotikler 32 hafta altı tüm prematürelerin rutin profilaktik tedavi seçeneklerinde yer alabilir.1000 gr altındaki bebeklerde karışım, süre ve doz konusunda daha büyük serilere ihtiyaç duyulmaktadır. Kuzey Amerika Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde Probiyotiklerin Kohort Çalışması Doç. Dr. Şirin Güven ÜEAH de Çocuk Kliniği ve YDYB Ünitesi Eğitim Sorumlusu Nekrotizan enterokolit (NEK) prematüre bebeklerde önemli bir mortalite ve morbidite nedenidir. Bu çalışmanın amacı prematürelerde rutin probiyotik kullanımının yan etkilere yol açmadan, NEK insidansını azaltıp azaltmadığını belirlemek. Temmuz 2011 den sonra 32 haftanın altında doğan tüm bebeklere ilk beslenmeden itibaren 0.5 gr 4 bifidobakter (Bifidobacterium breve, bifidum, infantis, longum) ve Lactobacillus rhamnosus GG (2 x109 colony-forming units) içeren probiyotik karışımı başlandı ve 34. haftaya ulaşana kadar devam edildi. Rutin probiyotik kullanımının 17 ay boyunca başvuran bebekler ile uygulamadan önceki son 17 ayda başvuran bebekler komplikasyonlar açısından karşılaştırıldı. 294 bebek probiyotik, 317 bebek kontrol grubunda yer aldı. Probiyotik kullanımı NEK insidansında anlamlı azalmaya yol açtı (% 9.8 den % 5.4 e, p <.02 ). Ölüm oranlarında anlamlı olmayan bir düşüş oldu (%9.8 den %6.8 e). Ölüm ve NEK birlikte değerlendirildiğinde anlamlı bir düşüş oldu (% 17 den % 10.5 e, p<.05 ). Gestasyon yaşı, intrauterin gelişme geriliği ve cinsiyet için yapılan lojistik regresyon analizi sonrasında sonuçlar anlamlılığını korudu (ÖR: NEK, 0.51; 95% CI, 0.26-0.98; OR: ölüm ve NEK, 0.56; 95%CI, 0.33-0.93). Probiyotiklerin hastane kaynaklı enfeksiyonlara bir etkisi olmadı. Sonuç olarak: randomize kontrollü çalışmalarla etkinliği gösterilmiş suşları içeren, mükemmel kalite kontrolü olan ve hazırda Kuzey Amerika da kolaylıkla temin edilebilir olan ürün YDYB ünitelerinde NEK sıklığını ciddi anlamda azaltmaktadır. Janvier A, Malo J, Barrington KJ. Cohort study of probiotics in a North American neonatal intensive care unit. J Pediatr. 2014 May;164(5):980-5 Doç. Dr. Şirin Güven 28.06.1965 yılında Bulgaristan da doğdu. Varna Tıp Fakültesi nde Tıp eğitimini tamamladı. Zeynep Kamil Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi nde Çocuk uzmanlık eğitimini tamamladı. 2006 yılında Ümraniye Eğitim ve Araştırma Hastanesinde Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesini kurdu. Halen ÜEAH de Çocuk Kliniği ve YDYB Ünitesi Eğitim Sorumlusu olarak çalışmaktadır. 20 21
YORUM Probiyotik bakteriler her geçen gün önemi artarak pek çok hastalık ve rahatsızlıklarda kullanılmaktadır. Özellikle LGG diare,atopik egzema ve üst solunum yolu enfaksiyonlarının önlenmsi ve tedavisinde kullanılmakta ve iyi sonuçlar alınmaktadır. BB-12 ise diyare ve solunumyolu enfeksiyonlarında gittikçe artarak kullanılmaktadır. LGG ve BB-12 diş ve diş eti sağlığında koruma ve tedavi amaçlı kullanılması özellikle çocuk ve genç erişkin grubunda çok önemlidir. Ağız sağlığı amacı ile oral pastillerin kullanılması ile ilgili ilk çalışma olması nedeniyle önemli olan bu çalışmada probiyotiklerin bu alanda nasıl ve hangi mekanizma ile e5kili olduğuda değerlendirilmiştir. Buradaki etki muhtemelen immun modulasyon, ağız mikrobiyatasının diş eti ve diş sağlığına yararının artırılması ve zaararlı bakterilerin ortadan kaldırılması şeklindedir. Randomize,kontrollü,çift kör yöntemiyle yapılan bu çalışma önemlidir.oral,gingival sağlığa iyileştirici etkisi gösterilmiştir.oral mikrobiyotayı ise etkilememiştir. Çalışmanın kanımca eksik tarafı denek sayısının yetersizliğidir. Bu konuda başka çalışmalara gereksinim vardır. Lactobacillus rhamnosus GG ve Bifidobacterium animalis subsp. lactis Bb-12 İçeren Oral Pastil Kullanan Sağlıklı Erişkinlerin Tükrüklerindeki Streptokok Mutanları, Plak Sayısı, Gingival İnflamasyon ve Oral Mikrobiyom Üzerine Etkisi Prof. Dr. Sırrı Bektaş Ataköy Özel Bektaş Sağlık Hizmetleri ÖZET Bu çalışmanın amacı,sağlıklı genç erişkinlerde, Lactobacillus rhamnosus GG (LGG) ve Bifidobacterium animalis subsp. Lactis BB12(BB-12) içeren ve boğaz ağız pastili olarak ağızdan verilen ürünlerin tükrükteki mutant streptokoklar(ms),plak sayısı,diş eti inflamasyonu ve oral mikrobiyata üzerine olan etkilerini değerlendirmektir. MATERYEL-METOT Bu çalışma randomize kontrollü,çift kör olarak yapılmıştır. Yirmidokuz sağlıklı gönüllü LGG ve BB-12 içeren ağız boğaz pastili alırken, 31 kontrol grubuna ise probiyotik içermeyen pastil (plasebo) 4 hafta boyunca verilmiştir.çalışmanın sonunda plak indeksi(pi),gingival indeks(gi) değerlendirilmiş, uyarılmış tükrükler toplanmıştır.tükrük mikrobiyatası belirlenmiştir. SONUÇ Probiyotik içeren oral pastil deneklerde periodontal durumu düzeltmiş,oral mikrobiyotayı etkilememiştir. KLİNİK İLGİ: LGG ve BB 12 içeren ürünlerini kısa süreli olarak kullanan deneklerde gingival inflamasyon ve plak miktarının azaldığı gösterilmiştir. Aino Toiviainen, Heli Jalasvuori, Emilia Lahti, and et al. Impact of Orally Administered Lozenges Wıth Lactobacillus Rhamnosus Gg And Bifidobacterium animalis Subsp.lactis Bb-12 On The Number Of Salivary Mutants Streptococci, Amount Of Plaque, Gingival Inflamation And The Oral Microbiome In Healthy Adults; Clin.Oral Invest Do1 10.1007/S00784-014-1221-6 Kaynaklar: 1.Floch MH et al(2011)recommendations for probiotic use-2011 update. J Clinical Gasteoenterology. 45:S168-S171. 2.Kumpu M and et al (2012). Milk containing probioticlactobacillus GG and respiratory illness in children: a randomised,double blind, placebo controlled trial. Eur.J.Clin.Nutr. 66:1020-1023. 3.Kekkonnen RA, and et al (2008). Probiotıc interventionhas strain specific antiinflamatory effect in healthy adults. World J.Gastroenterol.14:2029-2036. 4.Ozen,M. Sağlıklı kalmak için probiyotikler,prebiyotikler. Nobel Tıp Kitabevi, 2011. 22 23