Zeytinburnu Belediyesi ve Denizli Belediyesi işbirliğiyle düzenlenmiştir. İÇİNDEKİLER Merkez Efendi 2-3 Açılış Konuşmaları 6-15 Festival Programı 18-23 Tıbbi Bitkiler Bahçesi 26-29 Seminerler 32-57 Etkinlikler 60-99 DENİZLİ BELEDİYESİ 08-16 HAZİRAN 2013 03-04 MAYIS 2013
MERKEZ EFENDİ HAKKINDA Merkez Efendi Minyatür: Ord. Prof. Dr. A. Süheyl Ünver Merkez Efendi diye meşhur olan Musa Efendi, 1460-1465 yıllarında Denizli nin Buldan ilçesine bağlı Sarımahmutlu Köyü nde doğar. İlk eğitimini babasından aldıktan sonra İstanbul a gelerek medrese tahsili görür. Manevi bir arayış içinde Sümbül Sinan Efendi ye bağlanır. Sümbül Efendi nin, Kudretiniz olsaydı kâinatı nasıl yaratırdınız? sorusunu, Kâinat öyle ahenkli ki her şeyi merkezinde bırakırdım diye cevapladığı için Sümbül Efendi nin kendisine Merkez Efendi dediği rivayet edilir. Merkez Efendi görev aldığı tekkelerde halkı irşada çalışırken, Kanuni Sultan Süleyman ın annesi Hafsa Sultan, Manisa da inşa ettirdiği külliyenin zaviyesi için Sümbül Efendi den bir halifesini göndermesini ister. Sümbül Efendi, Merkez Efendi yi gönderir. göre bir gün surların önünde dolaşırken yer altında bir su sesi duyar. Bağlılara burayı kazdıklarında eski devirlerden kalma bir kuyu ve akarsu kaynağı bulurlar. Bu bölgeye cami, tekke ve hamam inşa ederler. Bölge kısa sürede dolar ve halk arasında Merkez Vilayeti diye anılmaya başlar. 1552 yılında vefat eden Merkez Efendi, Ebussuud Efendi nin kıldırdığı cenaze namazıyla büyük bir kalabalık tarafından toprağa verilir. Türbesi hâla İstanbul un en çok ziyaret edilen yerlerindendir. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali, bitkileri, hayvanları ve insanları hakkıyla seven ve sevgisiyle şifa veren bu yüce gönüllü insanın hatırasından güç alıyor. Bir rivayete göre mesir macununun terkibinde şunlar vardır: Anason, çivid, çöpüçini, çörekotu, darifülfül, hardal, havlican, hıyarşenbe, Hindistan cevizi, Hindistan çiçeği, iksir, kakule, kalanga, kalem-i barid, karabiber, kara halile, karanfil, kebabiye, kırım tartar, kimyon, kişniş, meyan, miri safi simari, portakal, ravend, raziyane, sakız, sarı halile, sinameki, tarçın, tarçın çiçeği, tiryak, topalak, udül kahr, vanilya, yenibahar, zağferan, zencefil, zerdeçal, limon tuzu ve şeker. Merkez Efendi, Manisa da bulunduğu dönemde 41 çeşit baharattan mesir macununu hazırlatır. Şehrin külliye etrafında gelişmesini sağlamak üzere her yıl nevruzda şenlik düzenleyerek, Sultan Camii nin kubbe ve minarelerinden halka mesir macunu dağıttırır. Merkez Efendi, Sümbül Efendi nin hastalanıp vefat etmesi üzerine İstanbul a gelir ve onun yerine geçer. Rivayete 2 3
ACI PELİN Artemisia absinthium L. (Asteraceae) 40-120 santim yükselebilen, açık sarı yeşil çiçekli, yaprakları parçalı, grimsi veya beyazımsı yeşil renkli olan, az tüylü, kuvvetli kokulu, çok yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekli gövdesi tedavide kullanılır. Midevi, kuvvet verici, iştah açıcı, ateş düşürücü ve idrar arttırıcı olarak kullanılır. Bitki, taşıdığı uçucu yağdan dolayı, tehlikeli zehirlenmeler yapabilir. AÇILIŞ KONUŞMALARI DENİZLİ Çiçekli gövdesi keskin kokuludur; haşerata karşı kullanılır.
AÇILIŞ KONUŞMALARI Saygıdeğer Belediye Başkanım, kıymetli sanatçı arkadaşlarımız ve çok değerli sevgili Denizlili hemşehrililerimiz; Hepinizi saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Zeytinburnu Belediye Başkanımız Sayın Murat Aydın, Denizli deki etkinliklere her yıl katılırdı fakat bu yıl bir açılış programı nedeniyle etkinliklere iştirak edemedi. Kendisi sizlere, çok çok saygı ve sevgilerini iletti. Gökhan KASAP Zeytinburnu Belediye Başkan Yardımcısı Zeytinburnulular ve Denizliler arasında çok büyük bir bağ var. O da Merkez Efendi Hazretleri dir. Onun dünyaya teşrifi bu topraklarda olmuş, hayata gözlerini kapayışı da Zeytinburnu nda olmuştur. Şu anda ebedi istirahatgahı da Zeytinburnu nda bulunmaktadır. Sizlerin adınıza bizler kendisini misafir ediyoruz. Onun için de sizlere Zeytinburnulu hemşehrilerimizin de saygı ve sevgilerini iletiyoruz. Bizim için sizlerle burada olmak çok büyük onurdur. Geleneksel Tıp Festivalimizi Zeytinburnu nda Haziran ayında 14 üncüsünü gerçekleştireceğiz. Burada sizler 3 üncüsünü gerçekleştiriyorsunuz ve ortak olarak birlikte gerçekleştiriyoruz. Bu bizi oldukça mutlu ediyor. İnşallah daha nice nice yıllara ulaşmayı diliyoruz. Büyükşehir oluşunuzu da kutluyoruz. İnşallah hayırlı yıllara vesile olur. İnşallah Denizli miz, Başkanımızın önderliğinde nice nice güzel hizmetlere imza atar ve gelişir diye düşünüyorum. Hepinizi Allah a emanet ediyoruz; sevgiler, saygılar 6 7
AÇILIŞ KONUŞMALARI Çok değerli Denizlili hemşehrililerim; Hepinize hayırlı akşamlar diliyorum. Bugün yine coşkulusunuz ve çok güzelsiniz. Biliyorsunuz; bizim öz değerlerimiz ve geçmişten gelen büyük köklerimiz var. Bunlardan bir tanesi de Merkez Efendi dir. Dünyaya gözlerini Denizli de açmış ve biraz önce Başkanımızın da söylediği gibi gözlerini Zeytinburnu nda kapatmıştır. Bu ortak değerimize işbirliğiyle sahip çıkıyor ve tüm Türkiye ye Denizli ye, Zeytinburnu ya bu değerimizi gençlere, çocuklarımıza ve yarınlarımıza taşımak istiyoruz. Denizli de doğduğu için Denizli de, Zeytinburnu nda öldüğü için Zeytinburnu nda gerçekleştirdiğimiz etkinliklerle bu değerimize sahip çıkacağız. İnşallah Merkez Efendi mizin ruhu şad olacaktır. Bu güzellikleri bizlere bırakmış; mekânı cennet olsun diyoruz. Kendisi bugün bile kitaplarda eserleri kaynak olarak gösterilen bir büyüğümüzdür. Biliyorsunuz; Büyükşehir olduk. İnşallah Denizli çok daha büyük hizmetler alacaktır. En güzeli de Büyükşehir imizde yeni bir ilçemiz oluştu. Bir Pamukkale, bir de Merkez Efendi ilçemiz oluştu. İnşallah seneye bugün Merkez ilçemiz kurulmuş olacak ve Merkez İlçe Belediyemiz, inşallah bu etkinliği daha güçlü ve daha anlamlı bir şekilde Zeytinburnu Belediyemiz ile birlikte yapacak. Her zaman bu güzelliklere ve değerlerimize sahip çıkarak, birlikte olabilmek dileğiyle hepinize hayırlı akşamlar diliyor, saygılar sunuyorum. Osman ZOLAN Denizli Belediye Başkanı Bunları bildiğimiz zaman özgüvenimiz artacak. Köklerimizin ne kadar sağlam olduğunu anlayacağız ve ileriye daha sağlam bir şekilde yürüyeceğiz. Geçmişte ecdadımızın koymuş olduğu taşların üstüne bizler yenilerini ekleyerek onlara sahip çıkacağız. Öncelikle Zeytinburnu Belediyesi ne, değerli Başkanı Sayın Murat Aydın a, Başkanvekilimize, bu değerimize sahip çıktıkları, Geleneksel Tıp Günleri ni tertipledikleri için teşekkür ediyor ve kendileri için çok güçlü bir alkış istiyorum. Sonra kendilerine biz ortak olduk. Bu Denizli nin de Zeytinburnu nun da ortak değeridir; bu etkinlikleri birlikte yapalım dedik. Hiç kıskançlık göstermeden etkinlikleri daha güçlü olacağız düşüncesiyle birlikte gerçekleştirmeye başladık ve bugünlere ulaştık. 8 9
FUNDA Calluna vulgaris (L.) Hull (Ericaceae) 1 metreye kadar yükselebilen, sonbaharda pembe renkli çiçekler açan, yaprakları küçük karşılıklı dip kısımları iki kulakçıklı koyu yeşil renk olan herdemyeşil görünüşünde bir bitkidir. Çiçekli gövdesi tedavide kullanılır. İdrar yolları dezenfektanı, idrar söktürücü ve kabızlık engelleyici etkileri bulunmaktadır. Dallarından fırça ve süpürge, sürgünlerinden hasır ve sepet yapılır. Çiçekli gövdesinden sarı boya elde edilir. AÇILIŞ KONUŞMALARI ZEYTİNBURNU
AÇILIŞ KONUŞMALARI Sayın Bakanım, sevgili hemşehrilerim, hanımefendiler, beyefendiler; Hepinizi saygıyla, muhabbetle selamlıyorum; hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Bu yıl Merkezefendi Geleneksel Tıp Günleri nin 14 üncü etkinliğini gerçekleştiriyoruz. Bu etkinlik nedir? Niçin yapılıyor? 14 yıl önce, geleneksel tıpla ilgili bilgi birikiminin toplandığı yer, Merkezefendi olsun diye arzu etmiştik. Niçin Merkezefendi? Denizli de doğmuş, Denizli Belediye Başkan Vekilimiz burada; sonra İstanbul a gelmiş, tıp eğitimi almış, sarayda hekimlik yapmış, şifalı bitkileri kullanmış ve mesir macununu yapmış. Bundan yola çıkarak, Zeytinburnu muz geleneksel tıbbın şifalı bitkilerin kullanım merkezi olsun diye arzu etmiştik. Burada geleneksel tıpla, modern tıp artık kucaklaşıyor diye düşünüyoruz. Zaten onu arzu etmiştik. Batıda olduğu gibi, Almanya da olduğu gibi, hekimlerimiz koruyucu hekimlik noktasında şifalı bitkileri reçeteye yazabilsin diye arzu etmiştik. Bununla ilgili çalışmalar 14 yıldır devam ediyor ve ilk defa bir Sağlık Bakanı bu etkinliğimize geldiler; Sayın Bakanım, hoş geldiniz, sefalar getirdiniz. Ben sizlerin müsaadesiyle mikrofonu saygıdeğer Sağlık Bakanıma arz edeceğim. Hemen arkasından sizlere Merkezefendi nin formülünü ilk defa ortaya koyduğu, Manisa dan getirdiğimiz mesir macununu ikram edeceğiz. Programın sonunda değerli sanatçı kardeşimiz Kıraç sizlerle olmaya devam edecek. Murat AYDIN Zeytinburnu Belediye Başkanı Bundan 9 yıl önce, Türkiye nin ilk ve tek Tıbbi Bitkiler Bahçesi ni Zeytinburnu nda kurduk. Doğaya saygının en üst düzeyde olduğu, Türkiye nin endemik bitki olarak zenginliklerine sahip çıkılan bir ilçedeyiz ve farklı etkinliği birlikte gerçekleştiriyoruz. Hoş geldiniz, sefalar getirdiniz diyorum. Bu 14 üncü etkinliğin çok ama çok önemli bir tarafı da var. Saygıdeğer Bakanımız, Sağlık Bakanımız Sayın Mehmet Müezzinoğlu bizlerle beraber. 12 13
AÇILIŞ KONUŞMALARI Saygıdeğer hanımefendiler, çok değerli beyefendiler; Zeytinburnu muzun çok değerli güzel insanları, çok değerli sanatçımız ve ekibi; öncelikle Zeytinburnu nda 14. Geleneksel Merkezefendi Tıp Festivali nde sizlerle bir arada olmaktan duyduğum memnuniyeti belirterek, hepinize saygılar sunuyorum. insanımıza, sağlık camiamıza hayırlı olmasını ve başarılı geçmesini temenni ederek, tekrar hepinize teşekkür ediyor, saygılar sunuyorum. Bir hekim olarak 14 üncüsü yapılan tıp festivaline önceki yıllarda 3-4 defa gelmiştim. Bu gelişimde de Türkiye Cumhuriyeti Sağlık Bakanı olarak, modern tıpla geleneksel tıbbı bütünleştirebilmek ve geleneksel tıbbın bilimsel boyutunu daha iyi noktaya taşıyabilmek adına geldim. İnşallah geleneksel tıp günlerimizi önümüzdeki dönemlerde de daha bilimsel bir boyutla, sizlerin istifadesine sunmayı ve başarabilmeyi ümit ediyoruz. Dr. Mehmet MÜEZZİNOĞLU Sağlık Bakanı Bu anlamda Zeytinburnu Belediye Başkanımız Sayın Murat Aydın şahsında geleneksel tıp günlerinde, Merkez Efendi ye bu tarihi geçmişimizden gelen zenginliklerle sahip çıkan tüm duyarlı kitleye ve hocalarımıza, öğretim üyelerimize teşekkür ediyorum. Bugünlerde büyük oranda toplumsal ruh sağlığına ihtiyacımız var. Bu manada ruhen ve fiziken sağlıklı olmak hepimizin hakkıdır. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali nin; milli duruşumuzun bütünlük içinde, birlik ve beraberlik içinde yarınlara güçlü taşıyabilmek adına Zeytinburnu muza, 14 15
PEYGAMBER ÇİÇEĞİ Centaurea cyanus L. (Asteraceae) 20-60 Santim yükselebilen, mavi çiçekli, tüylü parçalı yaprakları olan tek yıllık otsu bir bitkidir. Çiçekleri tedavide kullanılır. İshal kesici, kuvvet verici, iştah açıcı ve göğüs yumuşatıcı etkileri bulunmaktadır. Haricen saç kepeklenmesine ve göz hastalıklarına karşı kullanılmaktadır. Çiçeklerinden mavi boya ve mürekkep elde edilir. Tohum ile üretilmektedir. FESTİVAL PROGRAMI ZEYTİNBURNU
FESTİVAL PROGRAMI 08 HAZİRAN CUMARTESİ 17:00 Açılış Programı Açılış Konuşmaları Mesir Macunu Dağıtımı Sergi Açılışı: Sünnet Sergisi Halûk Perk Koleksiyonu 18:00 Konser: KIRAÇ 09 HAZİRAN PAZAR 13:00 Aromatik Bitkilerle Yemekler Atölyesi Şahin KARADAĞ 13:00 Çocuk Programı: Hayallerimin Kuş Yuvası / Dedioatölyeler 15:00 Çocuk Programı: Hayallerimin Kuş Yuvası / Dedioatölyeler 15:30 Organik Ev Atölyesi Mercan ULUENGİN 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 17:00 Seminer: Bitki Sulama Teknikleri Doç. Dr. Yeşim ERDEM 17:00 Çocuk Programı: Hayallerimin Kuş Yuvası / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: CALLIOU Müzikali 18:30 Şerbet İkramı 19:00 Dinleti: Ney-Hanende: İbrahim Suat ERBAY Ud: Osman KIRKLIKÇI 21:00 Konser: İsmail ALTUNSARAY 10 HAZİRAN PAZARTESİ 13:00 Çocuk Programı: Dinozorlar / Dedioatölyeler 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Dinozorlar / Dedioatölyeler 15:30 Çay Demleme Atölyesi Şirin YALVAÇ 17:00 Seminer: Tarımda Vermikompost Kullanımı Yard. Doç. Dr. Korkmaz BELLİTÜRK 17:00 Çocuk Programı: Dinozorlar / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: Yeşim OBÜS İllüzyon Gösterisi 18:30 Şerbet İkramı 19:00 Dinleti: Klasik Kemençe: Canfeda GÜNDÜZ Kanun: Mert DEMİRCİOĞLU 21:00 Merkez Efendi yi Anma Gecesi İlahiler, Kur an-ı Kerim Okunması Celalettin ŞENSOY ve arkadaşları Kur an-ı Kerim: İshak DANIŞ 11 HAZİRAN SALI 13:00 Çocuk Programı: Tahtadan Hayvanlar / Dedioatölyeler 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Tahtadan Hayvanlar / Dedioatölyeler 15:30 Mozaikten Çiçekler Atölyesi Aynur SAVAŞ 17:00 Seminer: Bitki Biyoteknolojisi Prof. Dr. Gül Cevahir ÖZ 17:00 Çocuk Programı: Tahtadan Hayvanlar / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: Müzikli İnteraktif Kukla Gösterisi 19:00 Dinleti: Ney: Emir Murat KÜÇÜK Keman: Samet GÖK Tanbur: Mine YENER Kanun: İnci HORTOĞLU Ses: Ezgi GÖÇERİ Ritim: Romina ARMAN, Gökçe İŞLER 21:00 Konser: Ömer ÇELİK 12 HAZİRAN ÇARŞAMBA 13:00 Çocuk Programı: Ağaçları Seven Zürafa / Dedioatölyeler 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Ağaçları Seven Zürafa / Dedioatölyeler 15:30 Müzikterapi Atölyesi Dr. Adnan ÇOBAN 17:00 Seminer: Bonsai Yapımı Hasan ŞİMŞEK *Gün boyunca Bonsai Sergisi açık olacaktır. 17:00 Çocuk Programı: Ağaçları Seven Zürafa / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: Kaan OBÜS Vantrolog ve Jonklör Gösterisi 18:30 Şerbet İkramı 21:00 Merkezefendi Geleneksel Yöresel Yemek Yarışması 13 HAZİRAN PERŞEMBE 13:00 Çocuk Programı: Neşeli Ağaçlar / Dedioatölyeler 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Neşeli Ağaçlar / Dedioatölyeler 15:30 Doğal Bakım Ürünleri Atölyesi Füsun ARIKAN 17:00 Çocuk Programı: Neşeli Ağaçlar / Dedioatölyeler 17:00 Seminer: Kadın Hastalıklarının Tedavisinde Bitkisel Alternatifler Dr. Fatma Zeydan YILDIZ 18:00 Çocuk Programı: Karagöz ve Hacivat Kukla Gösterisi 18:30 Şerbet İkramı 19:00 Dinleti: Ney: Sühedan ÇETİN Klasik Kemençe: Neva GÜNAYDIN 21:00 Mevlevi Mukabelesi Fatih Sultan Mehmet Vakıf Üniversitesi, Medeniyetler İttifakı Enstitüsü (Yenikapı Mevlevîhanesi) 14 HAZİRAN CUMA 13:00 Çocuk Programı: Bitkilerden Dekoratif Aksesuar Tasarımı / Dedioatölyeler 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Bitkilerden Dekoratif Aksesuar Tasarımı / Dedioatölyeler 15:30 Bayat Ekmekleri Değerlendirme Atölyesi Fatma GÜLTEN 17:00 Seminer: Keşke siz Doğum Hakan ÇOKER / Neşe KARABEKİR 17:00 Çocuk Programı: Bitkilerden Dekoratif Aksesuar Tasarımı / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: Yeşim ÖBÜS İllüzyon Gösterisi 18:30 Şerbet İkramı 19:00 Dinleti: Ney: Ali TÜFEKÇİ Kanun: Turgut ÖZÜFLER Çello: Murat SÜNGÜ 21:00 Konser: Bedirhan GÖKÇE 15 HAZİRAN CUMARTESİ 13:00 Çocuk Programı: Sevimli Rüzgar Gülleri / Dedioatölyeler 13:00 Geleneksel Türk Lokumu Atölyesi Renan YÜCEL 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 El Refleksolojisi Atölyesi Halil TABUR 15:00 Çocuk Programı: Sevimli Rüzgar Gülleri / Dedioatölyeler 17:00 Seminer: Ayurveda Bitkileri Dr. Buğra ÖKTEM 17:00 Çocuk Programı: Sevimli Rüzgar Gülleri / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: Akrobasi Gösterisi 18:30 Şerbet İkramı 19:00 Dinleti: Bağlama: Tanju YILDIZ Klasik Kemane: Mehmet ŞİMŞEK Ritim: Oray YAY 21:00 Konser: Özdemir ERDOĞAN 16 HAZİRAN PAZAR 13:00 Çocuk Programı: Dans Eden Topaçlar / Dedioatölyeler 13:00 Yüz Masajı Atölyesi Aynur TUĞRUL 14:00 Zeytinburnu Kültür Gezisi 15:00 Çocuk Programı: Dans Eden Topaçlar / Dedioatölyeler 15:30 Atık Kağıtları Değerlendirme Atölyesi Oğuzhan TUĞRUL 17:00 Seminer: İnsan Odaklı Yeni Tekstiller Prof. Dr. Bülent ÖZİPEK 17:00 Çocuk Programı: Dans Eden Topaçlar / Dedioatölyeler 18:00 Çocuk Programı: Kaan OBÜS Vantrolog ve Jonklör Gösterisi 19:00 Dinleti: Ney: Bülent ÖZBEK Klasik Kemençe: Özata AYAN 21:00 Konser: Murat GÖĞEBAKAN *Siyahla yazılı programlar Merkezefendi Camii yanındaki festival alanında, *Kırmızı yazılı programlar Tıbbi Bitkiler Bahçesi nde, *Dinletiler Merkezefendi Camii yanındaki Abdülbaki Paşa Kütüphanesi nde gerçekleşecektir. *Zeytinburnu Kültür Gezisi için kayıt yaptırılması gerekmektedir. Müracat: 444 1984 ve festival alanındaki Zeytinburnu Belediyesi standı. *Atölye çalışmaları 20 kişiyle sınırlıdır. Lütfen çalışma günü 08:30'da kayıt yaptırınız. (Tıbbi Bitkiler Bahçesi 664 41 55) 18 19
AYVA Cydonia oblonga Mill. (Rosaceae) 4-5 metre yükselebilen, iri pembe çiçekli, yapraklarının altı tüylü, kırmızı kahverengi gövdeli bir meyve ağacıdır. Yaprak, meyve ve tohumları tedavide kullanılır. Çocuk ishallerine karşı, haricen gargara halinde boğaz hastalıklarında ve deri üzerine tatbik edilerek yumuşatıcı olarak kullanılır. İshallerde başarı ile kullanılır. Ayva yaprağı; uykusuzluk ve sinirlilik hallerinde yatıştırıcı olarak etkilidir. Zayıf bir ateş düşürücü özelliği de vardır. Yaprakları yenir. Meyveleri yenir; pekmez, pestil ve sirke yapılır. Yaprakları; kumaş boyamakta da kullanılmaktadır. Tohum ve çelik ile üretilmektedir. FESTİVAL PROGRAMI DENİZLİ
FESTİVAL PROGRAMI 03.05.2013 03.05.2013 Sabah Oturumları 03.05.2013 Öğle Oturumları 04.05.2013 Sabah Oturumları 20:30 Açılış Programı Konser: Efe Hakan EYİDEN Yeşim DAĞLI ------------------------------------------------------- 10:00-10:30 Op. Dr. Kadir Gökhan SAÇKAN (Denizli Devlet Hastanesi) Kalp Hastalıkları ------------------------------------------------------- 10:30-11:00 Uz. Dr. Serkan DEĞİRMENCİOĞLU (Denizli Devlet Hastanesi) Onkoloji ve Kanser Hastalıkları ------------------------------------------------------- 11:00-11:30 Uz. Dr. Mustafa ÇAM (Denizli Devlet Hastanesi) Felç ve Nörolojik Hastalıklar ------------------------------------------------------- 11:30-12:00 Bilal AYAR (Amasya Müze Koordinatörü) Sabuncuoğlu Şerefeddin, Cerrahiye ve Müzikle Tedavi Uygulamaları ------------------------------------------------------- 14:30-14:50 Faruk Durukan (Kale Ekstrakt Edremit Balıkesir) Ekstratlar, Oleoropin ve Biyolojik Etkileri ------------------------------------------------------- 15:00-15:20 Alaattin ŞEN (Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü) Kaparinin Ems Üzerine Etkileri ve İyileştirilmesi ------------------------------------------------------- 15:30-15:50 Prof. Dr. Gülendam TÜMEN (Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü) Homeopati Nedir Uygulama Sahaları ve Başarı Oranı ------------------------------------------------------- 16:00-16:20 Prof. Dr. Berrin TUNCA (Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı) Tıbbi Öneme Sahip Olduğu Düşünülen Bazı Bitkisel Özütlerin Hücre Düzeyindeki Etkileri ------------------------------------------------------- 16:30-16:50 Prof. Dr. Hulusi MALYER (Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü) Türkiye deki Önemli Allerjenik Bitkiler ------------------------------------------------------- ------------------------------------------------------- 10:00-10:20 Prof. Dr. Ali ÇELİK (Pamukkale Üniversitesi MİAL Müdürü) İncir ve Tıbbi Özellikleri ------------------------------------------------------- 10:30-10:50 Doç. Dr. Mustafa KARATEPE (Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıp Tarihi ve Etik ABD) Mesir Macunu ------------------------------------------------------- 11:00-11:20 Prof. Dr. Ramazan MAMMADOV (Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü) Biyoflavonoidlerin Sağlık Açısından Önemi ------------------------------------------------------- 11:30-11:50 Doç. Dr. Gürkan SEMİZ (Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü) Çam Reçinesi, Bileşimi ve Halk Hekimliğinde Kullanım İmkanları ------------------------------------------------------- 12:00-12:20 Doç. Dr. Sibel TAŞ (Uludağ Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü) Hayvanlarda Diabet Modelleri ve Bitkisel Tedavi ------------------------------------------------------- 12:30-12:50 Fatma YILDIZ (Pamukkale Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Tarih Bölümü) 19. yy.da Anadolu da Salgın Hastalıklar ve Salgınla Mücadele Yöntemleri DENİZLİ BELEDİYESİ 22 23
ENGİNAR Cynara scolymus L. (Asteraceae) 50-100 santim yükselebilen, mor çiçekli, grimsi yeşil dikenli yaprakları olan çok yıllık otsu bir bitkidir. Yaprak, çiçek tabla ve tohumları tedavide kullanılır. İştah açıcı, idrar ve safra söktürücü olarak kullanılır. Taze yapraklardan hazırlanan hulâsalar karaciğer hastalıklarına karşı kullanılmaktadır. Enginar yaprağı hulâsası taşıyan bazı müstahzarlar halen karaciğer ve safra kesesi hastalıklarının tedavisinde kullanılır. Zehirli bileşikler taşımayan iyi bir iştah açıcı ve idrar söktürücüdür. Bazen bu bitkinin kökleri de aynı maksatlar için kullanılmaktadır. Yaprakları ve çiçek tablaları yenir. Yapraklarından gri boya elde edilir. Tohum ve kardeşleri ile üretilmektedir. TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ
TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ ve SAĞLIK ARAŞTIRMALARI MERKEZİ PROJESİ Zeytinburnu Tıbbi Bitkiler Bahçesi, 2005 yılında açılmıştır. 14 dönümlük alanda kurulan Bahçe, Zeytinburnu Belediyesi ile Merkezefendi Geleneksel Tıp Derneği nin yürüttükleri bir proje çerçevesinde geliştirilmektedir. Bahçede halen 650 kadar ekili ve etiketli tıbbi bitki bulunmaktadır. Bitkiler 68 ada, kaya bahçesi, sera ve ada dışı alanlarda sergilenmektedir. Yanlış kullanıma sebebiyet vermemek için, bitki etiketlerinde bitkinin tedavide nasıl kullanılacağı belirtilmemiştir. Zehirli bitkilerin etiketinde uyarı vardır. Bahçede bitki atıkları doğal gübre olarak değerlendirilmekte, sentetik gübre ve ilaçlardan kaçınılmaktadır. Damlama ve yağmurlama yöntemleri ile sulama yapılmaktadır. Büyük sera dünyanın sıcak ve ılıman iklime sahip bölgelerinden gelen bitkilere uygun şartları sağlamaktadır. Yanında küçük bir yetiştirme serası vardır. Bahçe her mevsim gezilirse bitkilerin bütün evreleri görülebilir. Uygun zamanlarda hasat edilen bitkilerimiz, kurutma odasındaki raflara yerleştirilerek kurutulmakta, paketlenip birkaç gün dondurucuda bekletilmekte, etiketlenip drog dolaplarında muhafaza edilmektedir. Çiçekli haldeyken toplanan bitkiler pres yapılarak kurutulmakta, kartonlara yapıştırılmakta, dondurucuda bekletilmekte, etiketlenmekte ve herbarium dolaplarında muhafaza edilmektedir. Biyoçeşitliliğe katkıda bulunmak amacıyla oluşturulan tohum bankasında bahçedeki bitkilerden elde edilen tohumların yanı sıra dünyanın farklı bölgelerinden temin edilen tohumlar yer almaktadır. Laboratuvarda bitkilerin morfolojileri ve anatomileri incelenmekte; uçucu ve sabit yağ elde edilmekte; tentür, merhem, krem, parfüm, kolonya, sabun yapılmakta; kefir üretilmekte; bitki zararlılarına karşı bitki özleri hazırlanmaktadır. Bitkilerin Serüveni panosu, bitkilerin dünyasını fotoğraflarla anlatmaktadır. Kaidesinde 52 haftalık tabiat takvimi, üzerinde güneş saati bulunan yapı orijinaldir. Arka bahçemizin çesitli hayvanlara ev sahipliği yapması, özellikle çocukların tabiatı bir bütün olarak görmelerini kolaylaştırmaktadır. Bahçemizde bazı fidelerin, uçucu ve sabit yağların, hidrolatların satışı yapılmaktadır. Bahçemiz her gün açıktır. Okullar - gruplar, rehber eşliğinde gezmek için mesaj formu veya telefonla başvurabilirler. 26 27
TIBBİ BİTKİLER BAHÇESİ ve SAĞLIK ARAŞTIRMALARI MERKEZİ PROJESİ Ev Tıbbı Seminerleri Fitoterapi Aromaterapi Doğal Bakım Bitki Kimyası - Beslenme Masajterapi (Bayanlara) Refleksoloji Tetik Nokta Masajı Çocuk Programları Köşe Bucak Börtü Böcek Geri Dönüşüm Bahçede Sanat Staj İmkanları Gönüllü Bahçıvanlık Atölye Çalışmaları Bitkileri Tanıma - Yetiştirme Bitki Özleri Ayın Tıbbi Bitkisi Mutfakta Kışa Hazırlık Doğal Reçel Yapımı Bergamot Doğal Kozmetik Doğal Sabun Doğal Parfüm Mantarlar Permakültür Doğal Boyama Geri Dönüşüm Flora Mythologica Bitki Fotoğrafçılığı Bitki Ressamlığı 28 29
ZEYTİN Olea europaea L. var. europaea (Oleaceae) 10-20 metre yükselebilen, beyaz çiçekli, uzunca ve büyük meyveli, beyazımsı yeşil üstü parlak yeşil yaprakları olan, dalları dikensiz bir ağaçtır. Gövde kabuğu, yaprak ve meyveleri tedavide kullanılır. Yapraklar ve gövde kabuğu, iştah açıcı, idrar verici, kabız, ateş düşürücü etkilere sahiptir. Haricen cerahatli yaraların temizlenmesinde ve pansumanında kullanılır. Yağı olgun meyvelerinden sıkma yoluyla elde edilir. Ayrıca vitaminler (A-E) az miktarda fitosterol taşır. Dahilen müshil ve safra söktürücü haricen ise yumuşatıcı ve yatıştırıcı olarak kullanılır. Meyveleri yenir; yağı gıda olarak kullanılır, kozmetikte faydalanılır. Yapraklarından yeşil, meyvelerinden mavi, mor ve siyah boya elde edilir. Tohum ve çelik ile üretilmektedir. SEMİNERLER
SEMİNERLER Bitki Sulama Teknikleri Doç. Dr. Yeşim ERDEM Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Biyosistem Mühendisliği Bölümü Arazi ve Su Kaynakları Anabilim Dalı Ülkemizde toplam tarım üretiminin %73 lük payını tahıllar oluşturmakta, bu grubu yağlı tohumlu bitkiler, pamuk ve kenevir gibi lifli bitkiler, patates ve kuru baklagiller, sebze ve meyve grupları ve nihayet tıbbi ve aromatik bitkiler izlemektedir. Dünya Sağlık Örgütü ne göre yeryüzünde kullanılan tıbbi ve aromatik bitkilerin sayısı 20 000 civarındadır. Bunlardan 4000 i yaygın kullanılmakta, dünyada 2000, Batı Avrupa da ise 500 kadar tıbbi bitkinin ticareti yapılmaktadır. Son yıllarda, dünya bitkisel ilaç ticaret hacmi yıllık 18-20 milyar dolar civarında olup ileriki yıllarda daha da artacağı tahmin edilmektedir (Comtrade, 2009). Dünya yıllık su rezervi 1.36 milyar km 3 gibi büyük bir değere sahip olmasına karşın, bu suyun yaklaşık %97.5 i okyanus ve denizlerde bulunmaktadır ve kullanımı ekonomik görülmemektedir. Tatlı su kaynakları olarak nitelendirilen %2.5 lik kısmın ise, %79 u buzullarda, %20 si yeraltının derin katmanlarında ve %1 i kullanılabilir su olarak bulunmaktadır (Anonymous 2009a). Kullanılabilir su kaynaklarının yeryüzündeki dengesiz dağılımının yanı sıra %1.5 lik dünya nüfus artış hızı, sanayileşme sonucundaki aşırı tüketim ile kirletme, su politikası ve su yönetimindeki yaklaşımlar, verimsiz sulama teknikleri ve küresel iklim değişikliği su 32 33
SEMİNERLER kaynakları üzerindeki rekabeti her geçen gün daha da arttırmaktadır. Mevcut kullanılabilir suyun yaklaşık %70 inin tarımda kullanılması dolayısıyla, bu rekabetin özellikle sulama uygulamalarını önemli düzeyde etkileyeceğine uzmanlar tarafından dikkat çekilmektedir. Tarımda amaç birim alana düşen üretimi, dolayısıyla kişi başına düşen milli geliri yükseltmektir. Üretimi arttırmak için günümüze kadar hedef, birim alandan maksimum verim sağlamaktı. Günümüzde ise, birim sudan maksimum verim sağlamaktır. Araştırmalar, su kaynaklarının optimum kullanımı üzerine yoğunlaşmıştır. Nüfus artışına paralel olarak, ülkemizde yeraltı ve yerüstü yaklaşık 110 milyar m3 kullanılabilir suyun tarıma ayrılan kısmı giderek azalmaktadır. Ülkemizin işlenebilir tarım arazilerinin 8.5 M ha ı ekonomik olarak sulanabilir olmakla birlikte, günümüzde yaklaşık 5.5 M ha arazi sulanmaktadır. Geri kalan kısmın 10 yıl içinde yeni tekniklerle sulamaya açılması hedeflenmektedir. Su kayıplarını azaltan ve sulama etkinliğini arttıran tekniklerin kullanımı yanında; sulamanın profesyonel-bilgili eller, DSİ vb. kurumlar tarafından yapılması da önemlidir. Tarımsal sulama uygulamalarında en büyük su kaybının suyun iletimi ve dağıtımı sırasında buharlaşma ve derine sızma şeklinde gerçekleşmesinden dolayı, açık kanal su iletim sistemleri basınçlı boru sistemlerine, yüzey sulama yöntemleri ise damla ve yağmurlama gibi basınçlı sulama yöntemlerine dönüşmeye başlamıştır. ICID (Uluslararası Sulama ve Drenaj Komisyonu) raporlarına göre, 2009 yılında dünyada sulanan 207 milyon ha alanın yaklaşık 44 milyon ha ı (%21), ülkemizde ise 5.34 milyon ha alanın 136 000 ha ı (%2.5) damla ve yağmurlama sulama yöntemleri ile sulanmaktaydı. Basınçlı sulamaya ayrılan desteklerin artması ile günümüzde yaklaşık 250.000 ha alanın basınçlı sulama yöntemleri ile sulandığı tahmin edilmektedir (Anonymous, 2009b). Kaynaklar Anonymous (2009a). http://www.dsi.gov.tr/topraksu.htm Anonymous (2009b). http://www.icid.org/database.html Comtrade 2009, The 2009 International Trade Statistics Yearbook, Volume II- Trade by Commodity. The International Trade Statistics Yearbook (ITSY) of the United Nations Statistics Division/ Department of Economic and Social Affairs. 34 35
SEMİNERLER Tarımda Vermikompost Kullanımı Yard. Doç. Dr. Korkmaz BELLİTÜRK Namık Kemal Üniversitesi Ziraat Fakültesi Toprak Bilimi ve Bitki Besleme Bölümü Ülkemizdeki tarım alanlarının çoğu yarı kurak olup, toprakların genel olarak organik madde içeriği çok düşüktür. Bunun telafisi kimyasal gübreleme ile karşılanmaya çalışılmaktadır. Ülkemizde petrolden sonra en çok dövizin tahsis edildiği tarımsal girdi kimyasal gübrelerdir. Ülkemizde tarıma tahsis edilecek arazi miktarı sınır noktaya gelmiştir. Tarım alanlarımızın arttırılamaması ve nüfus artarken kırsal nüfusun azalması birim alandan daha fazla ürün alınmasını gerektirmektedir. Organik gübre kullanımı yaygınlaşmaz, kimyasal gübre ve ilaçların aşırı ve bilinçsizce kullanımı sürerse, yeraltı ve yerüstü su kaynaklarımız kirlenmeye devam edecektir (Bellitürk, 2005; Bellitürk, 2008). Tarımda solucanların kullanılmasıyla, özellikle Trakya gibi bazı bölgelerdeki yoğun kimyasal gübre tüketiminin azaltılması hedeflenmektedir. Solucanlar tarafından sindirilen toprak organik maddesi, bitkiler için yüksek değerde kullanılabilir besin maddesine dönüşebilmektedir. Organik atıkların solucanlar tarafından kompostlaştırılması işlemi vermikompost olarak bilinir. Solucan dışkısı, humus gibi, bitkilerin ihtiyaç duyduğu her türlü besini doğrudan kullanıma hazır biçimde sunma özelliğine sahiptir. Solucanlar bulunduğu alanlarındaki toprağın organik madde içeriği, toprak strüktürü, alınabilir bitki besin madde içeriği, porozite, su tutma kapasitesi, infiltrasyon oranı ve toprak yoğunluğu gibi özellikleri toprak lehine değiştirebilme özelliğine sahiptir. Solucanlar hareket kolaylığı sağlamak ve toprakta bulunan milyonlarca zararlı bakteriden etkilenip hastalanmamak için sölom sıvısı salgılar. Sölom sıvısının zararlı organizmalara karşı baskılayıcı özelliği ve omurgalı canlılarda kanser hücreleri üzerindeki etkisi gözlemlenmiş, normal ve anormal 36 37
SEMİNERLER karakterli hücreler üzerine etkilerinin araştırılmasıyla kanser tedavisinde yeni ufuklar açılabileceği düşünülmüştür (Aydilek, 2005). Özellikle Uzakdoğu ülkelerinde tarih boyunca geleneksel ilaç yapımında toprak solucanlarının kullanıldığı bilinmektedir. Toprak solucanları her gün vücut ağırlıklarının %60 ı kadar atığı dışarı atmaktadır. Özellikle üre bakımından zengin olan ve nitrat, fosfor, magnezyum, potasyum ve kalsiyum gibi bitkilerin büyümesi için gerekli elementleri içeren bu atıklar bitkiler için gübre niteliğindedir. Birçok ülke ile birlikte son yıllarda ülkemizde de gübre elde etmek için toprak solucanı çiftlikleri kurulmaktadır (Mısırlıoğlu, 2011). Toprak solucanlarının sığır, koyun, at ve kanatlı gübrelerinin olgunlaşmasını hızlandırma özelliği vardır. Son yıllarda vermikompost üretiminde bu gübreler de kullanılabilmektedir. Toprak solucanlarının organik artıkları kısa zamanda yüksek kalitede ürüne dönüştürebilme kapasitesinin bilinmesi, Avrupa ülkeleri, Hindistan ve ABD de, değişik amaçlar için toprak solucanı kültürünün yapıldığı vermikültür sektörünün doğmasını sağlamıştır (Erşahin, 2007). Vermikompostun ABD deki fiyatı oldukça değişkendir. 2011 yılı piyasa fiyatı ton başına 35-1000 $ arasıdır (Edwards, 2011). Birim alandan elde edilen verimin arttırılmasında, gübreleme diğer bütün faktörlere eş olarak %50 oranına kadar etkili olmaktadır. Ancak kimyasal gübrelerin toprak organik maddesini arttırmada tek çözüm olmadığı, alternatif organik kaynaklı uygulamaların da olduğu bilinmelidir. Bu uygulamaların en önemlilerinden birisi, tarımda toprak solucanlarının kullanılmasıdır. Toprakların besin elementlerince zenginleştirilmesi, fiziksel özelliklerinin iyileştirilmesi, böylece yetiştirilen bitkilerin daha sağlıklı olması için, ekonomik ve çevreci bir materyal olan vermikompostun ülkemizde üretilmesi ve kullanılması önemlidir. Kaynaklar Aydilek S. 2005. Toprak Solucanlarından Elde Edilen Sölom Sıvılarının Çeşitli Hücreler Üzerine Etkisi, Yüksek Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Fen Bilimleri Enstitüsü, Biyoloji Anabilim Dalı, (Genel Biyoloji Programı), İstanbul. Bellitürk K. 2008. Trakya Bölgesi Topraklarının Azot-Fosfor-Potasyum Bakımından İncelenmesi, Hasad (Bitkisel Üretim) Aylık Tarım Dergisi, ISSN 1302-1702, Yıl: 24 (277):102-106, Haziran, İstanbul. Bellitürk K. 2005. Tekirdağ Koşullarında Buğday Yetiştirilen Toprakların Mikro Besin Elementleri ve Ağır Metal İçeriklerinin Saptanması, Türkiye VI. Tarla Bitkileri Kongresi, 5-9 Eylül, Cilt 2, s: 1211-1215, Antalya. Edwards CA. 2011. Introduction, History and Potential of Vermicomposting Technology. Vermiculture Technology (Edited by: Edwards CA, Arancon NQ, Sherman R.) CRC Press, Taylor and Francis Groop, Chapter 1: 1-10. Erşahin ŞY. 2007. Vermikompost Ürünlerinin Eldesi ve Tarımsal Üretimde Kullanım Alternatifleri. G.O.Ü. Ziraat Fakültesi Dergisi, 24 (2):99-107. Mısırlıoğlu M. 2011. Toprağın Sihirbazları Toprak Solucanları. TÜBİTAK Bilim ve Teknik Dergisi, Aylık Popüler Bilim Dergisi (Aralık Ayı), Sayı: 529. 38 39
SEMİNERLER Bitki Biyoteknolojisi Prof. Dr. Gül Cevahir ÖZ İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Botanik Anabilim Dalı Biyoteknoloji, genetik ve moleküler DNA teknikleriyle canlıların genetik haritalarını çıkartmak, çoğaltmak, ıslah etmek, değiştirmek, geliştirmek, yeni ve az bulunan ürünleri yine canlılara (organizma, hücre ve dokulara) ürettirmek veya bunları daha fazla elde etmek için kullanılan teknolojilerin tümüdür. Kamuoyunda biyoteknoloji sadece GDO dan ibaret gibi anlaşılmaya başlanmıştır ve GDO karşıtlığı biyoteknoloji karşıtlığına dönüşmek üzeredir. Halbuki GDO lar biyoteknoloji ile gerçekleştirilen işlemlerden sadece biridir. Mikroorganizmalarca sütün yoğurt ve peynire dönüştürülmesi, sirke yapımı geleneksel biyoteknolojik işlemlerdir. Biyoteknolojik yöntemlerle üretilebilecek bazı ürünler: Süt ürünleri Ekmek, sirke, limon tuzu, alkol ve aseton gibi mayaların ürünleri Penisilin ve türevleri Virüs aşıları Aerobik su arıtımı Deterjanlar için leke çıkarıcı olan enzimler Biyogaz üretimi Hayvan aşıları İnsan insülini Büyüme hormonları Bitki biyoteknolojisinin uygulama alanları: Bitki doku kültürleri Moleküler uygulamalar Genetik mühendisliği Bitkilerin ve hücrelerin çoğaltılması doku kültürüyle, bunların genetik özelliklerinin araştırılması genetik mühendisliğiyle, özelliklerinin değiştirilmesi veya geliştirilmesi de her iki tekniğin birlikte uygulanmasıyla veya bitki ıslahı teknikleriyle yapılmaktadır. Bitki doku kültürleri Aseptik şartlarda yapay bir besin ortamında hücre, doku veya organ gibi bitki kısımlarından (eksplant) kontrollu çevre koşullarında yeni doku, bitki veya bitkisel ürünlerin üretilmesidir. Yeni çeşit geliştirmek ve mevcut çeşitlerde genetik varyabilite oluşturmak, kaybolmakta olan türleri korumak ve çoğaltılması zor olan türleri üretmek için rutin olarak uygulanmaktadır. Bitki ıslahı Bitkilerin genetik yapılarındaki ve doğal yayılışlarındaki varyasyonlardan yararlanılarak kalıtım yoluyla istenilen özelliklere sahip yeni bitkiler elde edilmesine bitki ıslahı denir. Klasik bitki ıslahı yöntemleri, insanlığın temel besin maddesini oluşturan pekçok kültür bitkisinin üretiminde uygulanmaktadır. Örneğin günümüzde öğütülerek un halinde tüketilen buğday tanesinin fındık gibi kabuklu olduğu, yapılan klasik ıslah çalışmalarıyla günümüzdeki halini aldığı ve fındıksı yapının kaybolduğu bilinmektedir. Biyoteknolojik ıslahta klasik ıslaha ek olarak seleksiyon, mutasyon, melezleme ile çeşitli moleküler yöntemler kullanılır. Böylece hastalıklara, zararlılara, abiyotik streslere dayanıklı, herbisitlere toleranslı, hasat sonrası muhafazalı, besin kalitesi değişmiş ürünler elde edilir. Genetik mühendisliği Genetik mühendisliği, biyoteknoloji uygulaması içeren çalışmaları kapsar. Temelini DNA molekülü oluşturur. Bazı canlılarda faydalı işlevleri olan genler basit yapılı canlılara yüklenerek ürünlerinden yararlanılır. Şeker hastalığında kullanılan insülin hormonunu kodlayan geni bir bakteriye aktararak bakteriye bu hormonu ürettirmek veya mikroorganizmalarla çeşitli enzimler, ilaç hammaddeleri, aşılar ve biyoetanol üretmek bu yöntemlerdendir. Tarımda elde edilen transgenik ürünlerle tarımsal ilaç kullanımını azaltma, verimliliği ve besin değerini arttırma, bitkilere uzun ömür kazandırma, uygun olmayan iklim ve çevre şartlarına uydurma, sanayiye yönelik ürün üretebilme mümkün olmaktadır. GDO Gen teknolojisi kullanarak doğal süreçlerle elde edilmesi mümkün olmayan yeni özellikler kazandırılmış organizmalara Genetik Yapısı Değiştirilmiş Organizma (GDO) denir. 40 41
SEMİNERLER Dünyada GDO lu ürün grupları: Sucuk, salam, sosis, köfte, hamburger, et suyu tabletleri, balık Soya Yumurta Fındık, fıstık ezmesi Süt, süt tozu ve süt ürünleri Mamalar Tahıllar, baklagiller ve makarnalar Kahvaltılık gevrekler Fırınlanmış gıdalar Dondurulmuş gıdalar Hazır çorba, sos ve konserveler Çeşniler Atıştırmalık gıdalar ve çerezler Şeker, çikolata ve tatlandırıcılar Sodalar, meyve suları ve diğer içecekler Mısırdan elde edilen nişasta bazlı şekerle üretilen ürünler Dünyada bir milyar insanın aç olması, tarım ürünlerinde yüksek kaliteye ihtiyaç duyulması ve hızlı üretim sağlanması, GDO lu üretimden yüksek miktarda kar elde edenlerin sığındıkları nedenlerdir. Ancak dünya nüfusuna yetecek kadar gıda üretimi yapılmaktadır. Asıl problem bu gıdaların adil dağıtılmamasıdır. Müslümanlar ve Museviler domuz eti ve türevlerini tüketmedikleri için domuz geni karıştırılmış ürünlerden de yemek istemeyeceklerdir. Ayrıca bazı böcek ve hayvan genlerinin kullanıldığı ürünlere karşı da hassastırlar. Vejeteryanlar ise hayvansal gen içeren bitkisel ürünleri tüketmek istemeyecektir. Bu durumda GDO lu ürünlerin etiketlerinde gerekli bilgilerin doğru ve açık bir şekilde verilmesi bir insanlık görevidir. Kaynaklar Demir A, Seyis F, Kurt O. Genetik Yapısı Değitirilmiş Organizmalar: I. Bitkiler, J. of Fac. of Agric., OMU, 2006,21(2): 249-260 Rensburg JBC. First report of field resistance by the stem borer, Busseola fusca Fuller to Bt-transgenic maize, S. Afr. J. Plant Soil 2007, 24(3) http://4uzbk.sdu.edu.tr/4uzbk/poster/hbp/4uzbkp_039.pdf http://www.akuademi.net/usg/usg2007/b/b13.pdf Özcan S, Gürel E, Babaoğlu M. 2003. Bitki Biyoteknolojisi: Genetik Mühendisliği ve Uygulamaları. Selçuk Üniversitesi Vakfı Yayınları Yorulmaz S, Ay R. Genetiği Değistirilmiş Organizmaların (GDO) Entomoloji Alanındaki Uygulama Olanakları, Süleyman Demirel Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dergisi 1(2):53-59, 2006. Höfte H, Whiteley HR. Insecticidal crystal proteins of Bacillus thuringiensis, Microbiol. Rev., 53(2), 242-255, 1989. Macrae TC, Baur ME, Boethelb DJ, Fitzpatrickb BJ, Gaof A, Gamundic JC, Harrison LA, Kabuye VT, Mcphersond RM, Miklos JA, Paradise MS, Toedebusch AS, Viegas A. Laboratory and Field Evaluations of Transgenic Soybean Exhibiting High-Dose Expression of a Synthetic Bacillus thuringiensis cry1a Gene for Control of Lepidoptera, Journal of Economic Entomology 98(2):577-587. 2005 42 43
SEMİNERLER Bonsai Yapımı Hasan ŞİMŞEK Bonsai, Japonca bon (tabak veya tepsi) ve sai (ağaç veya bitki) kelimelerinden meydana gelir. Canlı materyalle yapılan tek sanat dalıdır. 2000 yıl kadar önce Çin de Budist rahiplerce yapılmaya başlanmış, yine rahiplerce Japonya ya taşınmıştır. Günümüzde bütün dünyada yapılmaktadır. Ülkemizde son yıllarda bonsai ye karşı ilgi giderek artmakta, ancak yılda satılan yaklaşık 50 bin adet bonsai nin sadece 1000-1500 kadarı ülkemizde üretilmektedir. Zira bonsai üzerine ciddi olarak çalışanların sayısı oldukça azdır. Bonsai sanatının esin kaynağı doğadaki yaşlı ağaçlardır. Ağaçlar bulundukları yer, çevre şartları ve yaşları sebebiyle belirli şekiller alırlar. Bu şekiller insanlarda saygınlık, sabır, ihtişam, vakar gibi duygular uyandırır. Hemen her kültürde yaşlı ağaçlara saygı duyulur ve bazı anlamlar yüklenir. Bonsai ustaları ağaçların aldığı şekilleri inceleyerek belirli bazı bonsai stilleri oluşturmuşlardır. Bonsai bazen uzakta yalnız yaşlı bir ağaç, bazen orman görüntüsü elde edilmeye çalışılır. Her boyutta bonsai yapılabilir. Yaklaşık 10-15 cm boyutundakiler mame olarak adlandırılır. 25-30 santim boyuta kadar olanlar ise shohin olarak adlandırılır. Yapım ve bakım kolaylıklarından dolayı çoğunlukla bu boylar tercih edilir. Bonsai stilleri: Jin Ağaç dallarından bir veya bir kaçının doğal sebeplerle kurumasının taklit edilmesidir. Kabuk soyularak o bölge kurutulur. Soyulan yüzeye kireç ve kükürt çözeltisi sürülür. Bir süre beklendiğinde beyaz renkli doğal görünümlü kuru dal elde edilir. Shari Kabuk soyma ve kurutma işleminin gövdenin de büyük bir bölümüne uygulanmasıdır. Bonsai malzemeleri: 1. Ağaç 2. Saksı 3. Toprak 4. Makas 5. Tel 6. Belirli işlemler için kullanılan aletler Bonsai de kullanılan ağaç türleri: Teorik olarak bütün odunsu bitkilerden bonsai yapılabilir. Ancak hepsi aynı derecede iyi sonuç vermez. Bu nedenle tür seçimi yapmak başarı şansımızı arttırır ve daha kısa sürede daha iyi bonsai ler yapmamızı sağlar. Tür seçiminde ülkenin iklim şartları da dikkate alınmalıdır. Çam, ardıç, ficus, akçaağaç, açelya ve bunların alt türleri dünyada bonsai yapımında en yaygın kullanılan ağaç türlerindendir. Tür seçimi yapıldıktan sonra yapmayı düşündüğümüz bonsai materyali tespit edilir. Alacağımız ağaç seçtiğimiz stil için uygun şekle sahip bir gövdeye ve dallara sahip olmalıdır. Bonsai sergileme Bonsai nin sergilenmesi de önemlidir. 44 45
SEMİNERLER Dik tarz - Formal upright Kıvrımlı dik tarz - Informal upright - Mayogi Yarım şelale - Semi cascade - Han kengai Şelale - Cascade Kengai Yatık tarz Slanting Çelebi - Literati - Bunjing Rüzgar yatığı Fukinagshi Orman tarzı - Forest - Yoseue Süpürge tarzı Brom Taş üzeri Çift gövde Kıvrımlı - Twisted 46 47
SEMİNERLER 48 49
SEMİNERLER Keşke siz Doğum Op. Dr. Hakan ÇOKER Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Uz. Psk. Neşe KARABEKİR Hamile ve Doğum Psikoloğu Keşke siz doğum, anne baba adayı ve bebek başta olmak üzere doğuma şahit olan herkesin doğum şekli ne olursa olsun o doğumdan keşke siz çıkmasıdır. Anne baba adayı doğum ile ilgili bedensel, zihinsel ve psikolojik bilgileri öğrenir, doğuma hazırlanır. Anne adayı bir hasta değil, gebelik ve doğum da bir hastalık değildir. Dolayısıyla hastane ortamında olunsa bile anne adayına hasta diye hitap edilmemeli ve o şekilde davranılmamalıdır. Anne adayı bebeğine kavuşmak için hastaneyi bir süre kullanacak olan misafirdir. Anne baba adayı tüm tıbbi müdahaleler ve sezaryen operasyonuyla ilgili bilgileri ve anne-baba-bebek dostu kriterlerini öğrenir. Anne baba adayı Türkiye ve bulunduğu il veya bölgenin hastane rutinleri ve standartlarını öğrenir. Anne baba adayı doktoru ile güven üzerine dayalı bir iletişim kurar, bu iletişim doğum boyunca devam eder. Anne baba adayı doğum boyunca birebir destek alacağı ebe veya doula ( doğum destekçisi) seçer ve gebelik boyunca da ondan destek alır. Doğumda hem ebe hem de doula desteği alabilir. Anne baba adayının hem gebelik esnasında hem de doğum anında ve sonrasında çalışacağı hamile ve doğum psikologu vardır. İki fonksiyonu yerine getirir: 1. Hamilelik boyunca anne baba adayına, tüm aileye psikolojik destek verir. Annenin, babanın ve ailenin endişeleri ve kaygıları ile çalışır. Geçmiş travmalar, ailedeki eski blokajlar, anne veya baba adayının kendi doğum travmaları, varsa düşük, kürtaj gibi aile geçmişindeki doğum hikayeleri ile çalışır, doğuma kadar bunların bilinçaltından farkındalığa çıkmasını sağlar. 2. Doğum esnasında anne baba adayının, ailenin ve sağlık personelinin psikolojik iyiliğinden sorumludur. Doğum anında bilinçdışından ortaya çıkıp doğumu tıkayan, engelleyen, erteleyen ve hatta durduran sıkışmışlıklarla anında kısa ve çok derin çalışmalar yaparak psikolojik takılmanın çözülmesine ve doğumun devamını sağlamaya çalışır. Doğum sürecinde anne-baba-bebek dostu doğum ve gerekirse sezaryen ön plandadır. Anne baba adayının doğum tercihleri önemlidir. Bu tercihler anne baba hazır olduğunda gebelikte konuşulmalı ve gerçekleşmesi için ön hazırlıklar yapılmalıdır. Bu tercihlerde doğumun aşamaları tek tek konuşulur ve mesela suda doğum, lotus doğum gibi geleneksel olmayan doğum tercihleri için önceden eğitim ve ayarlamalar yapılır. Sağlık personeli ve tüm doğum destekçilerinin eğitimi ve psikolojik destek alması gereklidir. Doğuma şahit olan doktor, ebe, hemşire, çocuk doktoru, yeni doğan hemşiresi yukarıdaki tüm faktörleri öğrenecekleri teknik bir eğitimden geçerler. Bunun dışında kendi bireysel gelişimleri, psikolojileri, kendi travmaları, kişilik yapıları, ön yargıları ile çalışmaları gereklidir. Empati, iletişim, sözel dışı mesajlar, sezgilerin ön plana çıkarılması, sabır, stres ve zaman yönetimi, zor ve kritik anların yönetimi gibi özel alanların öğretilmesi önemlidir. Anne baba adayının anneleri başta olmak üzere gerekirse aile üyeleriyle de görüşülmesi, doğum yolculuğunda dışarıda kalmamalarının sağlanması önemlidir. Kültürümüzde anneler baskın, yönlendirici ve müdahalecidir. Bu nedenle doğuma olumsuz etkileri en aza indirgenmelidir. Ama dışarıda da hissetmemeleri açısından özel bir çalışma ile sınırlarının belirlenmesi sağlanabilir. Baba adayının doğumda çok özel bir yeri vardır. Gerekli eğitimi alıp doğum destekçisi olabilir. Doğumda babanın sürecin içinde olup olmaması hem kendisine hem de gebenin tercihine bağlıdır. Doğum takımı babanın da keşke siz hissetmesini destekler. İlk doğum değilse ve anne baba diğer çocukların da doğumun bir parçası olmasını isterse gebelik boyunca ona uygun pedagojik çalışmalar yapılması gerekir Doğum sonrası ev ziyaretleri, ebe/doula nın emzirme ve bebek bakımı/ lohusalık bakımı desteği önemlidir. Bu maddeler anne baba adayını hayatlarındaki en önemli olayla ilgili bilinçli, sorumluluk almış, bebeğinin doğum hakkına sahip çıkmış bir aile olmaya götürecektir. Böylece anne baba adayları doğumdan sonra söyle söyleyebileceklerdir: 50 51
SEMİNERLER İyi ki, Keşkesiz doğuma destek programı na gelmişim Doğum tercihlerimi önceden yapmışım Ebe /doula ile doğuma girmişim Doktorumu çok iyi seçmiş ve iyi bir iletişim kurmuşum Hamile ve doğum psikoloğu ile çalışmışım Doğum takımımı seçip kendimi teslim etmişim Bedensel, zihinsel ve psikolojik olarak doğuma hazırlanmışım Eşim/partnerimle beraber çalışmışım Hastanemi doğum tercihlerime göre belirlemişim Anne dostu doğum ve anne dostu sezaryeni öğrenmişim Mümkün olduğunca doğum tercihlerime ulaşabilmeyi kabul etmişim Doğumda hiçbir şeyin garanti olmayacağını öğrenmiş ve akışa bırakmışım Gebelik esnasında geçmiş psikolojik kalıntılarımdan arınmışım Doğum esnasında bile açığa çıkabilecek tüm eski travmalarımla çalışabilecek donanıma sahip olmuşum Bebeğimin kendi doğumuyla ilgili her türlü hakka sahip olduğunu kabul etmiş ve saygı göstermişim Tüm gebelik boyunca bebeğimle iletişim kurmuş ve bu sözel dışı iletişimi doğumda da kullanmışım Doğumun, doğum takımını iyi kurduktan sonra bebeğimle benim işim olduğunu anlamışım Eşimi doğuma dahil etmiş ve bu süreci beraber yaşamışım, böylece onun çaresiz ve işe yaramaz hissetmesini önleyerek babalık duygusu içine daha çabuk girmesini sağlamışım Doktoruma ve doğum takımıma güven verecek olanın ben olduğunu anlayabilmişim ve bu güveni vermişim. 52 53
SEMİNERLER Ayurveda Bitkileri Dr. M. Buğra ÖKTEM Ayurveda Uzmanı Eski Hint dili olan Sanskritçe de Ayur yaşam, Veda bilim ve sanat demektir. Ayurveda yaşam sanatı anlamına gelir. Günümüzden 3000 yıl kadar önce yazılmış olan Caraka Samhita, Ayurveda nın ilk temel yazılı eseridir. Ayurveda, insanın ruh-beden-zihin bütünlüğünü sağlama ve koruma sanatıdır. İnsanın kapsamlı kullanma kılavuzu diyebileceğimiz Ayurveda sadece tıbbi tedavilerle ilgilenmez, yaşamın temel felsefesini ortaya koyar. Ayurveda hekiminin temel görevi, ilham vererek veya yardım ederek insanın kutsal doğasını fark etmesini sağlamaktır. Kişinin farkındalığı arttıkça ruh ve beden sağlığı da mükemmelleşir. Sağlığı bir havuz problemi olarak ele alırsak, batı tıbbı havuzun düzenli tahlillerini yapıp temizlemekle ilgilenir. Ayurveda ise bahçenin ve havuzun filtrelerinin düzenli olarak bakımını yapar ve havuzun kirlenmesini engeller, tedaviye de buradan başlar. Bunun için ilk yapmamız gereken kendi kişisel yapımız (Prakruti) ve ihtiyaçlarımıza uygun özellikte yiyecek maddeleri ile beslenmektir. Ayurveda ya göre her bitki ilaçtır. Bitkinin uygun bölümü, uygun yöntemlerle hazırlanıp uygun dozlarda verilirse tedavi eder. Ayurvedanın bu alt bilimine Dravyaguna denir. Bitkiler de insanlar gibi, kendilerini dış ortamın zararlı etkilerinden korumak için savunma amaçlı bazı kimyasal maddeler üretirler. Bu kimyasal maddeler insanlar için de faydalı olabilir. Modern tıp ve doğu tıbbının ikisi de bunun farkındadır. Aralarındaki temel fark, Ayurveda bitkileri bütün olarak 54 55
SEMİNERLER kullanırken, modern tıp aktif maddeleri ayrıştırır ve onları sentezler. Hatta daha da ileri giderek bu aktif maddelerin sentetik benzerlerini yapar. Bunlar doğa dışı olarak etkileri arttırılarak verildiğinden yan etkiler ortaya çıkar. Bitkisel ilaçların hazırlanması batı tıbbının ilaç hazırlama tekniğinden farklılıklar içerir. Batı tıbbı, bitkinin içinden en önemli etkin maddeyi alarak hastalıklara karşı sihirli bir mermi yapma amacıyla hareket eder. Ayurveda da bitki, içindeki maddelerin en etkili olması için yılın belli döneminde toplanır. Daha sonra bitkinin belli kısımları bütün olarak işlenir. Bazı Ayurvedik ilaç özellikli bitkiler şunlardır: Amalaki, Tulsi, Haritaki, Neem, Nirgumdi, Ginger, Pippali, Marich, Bakuchi Ayurveda hekiminin görevi, kişinin metabolizmasını mükemmel hale getirmek, birikmiş toksinlerinden arındırarak bedenini ve zihnini tam performansla çalıştırmak, sonra da kişisel yapısına uygun yiyecek ve tavsiyelerle uzun ve sağlıklı bir yaşam sürmesini sağlamaktır. 56 57
YULAF Avena sativa L. (Fagaceae) 1,5 metreye kadar boylanabilen bir otsu bitkidir. Tohum ve sapları tedavide kullanılır. Dâhilen stres, uykusuzluk, yorgunluk, hafif sinirsel sorunlar, hafif depresyon, romatizma ve gut tedavisinde kullanılır. Haricen cilt sorunlarının tedavisinde kullanılır. Yulaf, gluten açısından zengin olduğundan çölyak hastaları uzak durmalıdır. ETKİNLİKLER
ETKİNLİKLER - DENİZLİ Konser : Efe Konser : Yeşim DAGLI Zeytinburnu Belediyesi ve Denizli Belediyesi işbirliğiyle gerçekleştirilen 14. Merkezefendi Geleneksel Tıp Festivali, 03-04 Mayıs tarihleri arasında Denizli de, 08-16 Haziran tarihleri arasında da Zeytinburnu nda çeşitli etkinliklerle kutlandı. 60 61
ETKİNLİKLER - DENİZLİ Standlar Standlar Denizli Belediye Başkanı Sayın Osman ZOLAN, Denizlili lere fesleğen dağıtıyor. Panel Panel 62 63
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Mesir Macunu Dağıtımı 64 65
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Sergi: Sünnet Haluk Perk Koleksiyonu Sünnet Sergi Afişi Haluk Perk Koleksiyonu Sünnet Sergisi kataloğu 66 67
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Organik Ev Atölyesi / Mercan ULUENGİN Çay Demleme Atölyesi / Mehmet Şirin YALVAÇ Atölye Çalışmaları: Aromatik Bitkilerle Yemekler Atölyesi / Şahin KARADAĞ Mozaikten Çiçekler Atölyesi / Aynur SAVAŞ 68 69
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Müzikterapi Atölyesi / Uz. Dr. Adnan ÇOBAN Doğal Bakım Ürünleri Atölyesi / Füsun ARIKAN Geleneksel Türk Lokumu Atölyesi / Renan YÜCEL 70 71
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Yüz Masajı Atölyesi / Aynur TUĞRUL El Refleksolojisi Atölyesi / Halil TABUR Atık Kağıtları Değerlendirme Atölyesi / Oğuzhan TUĞRUL 72 73
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Dinozorlar / Dedio Atölye Tahtadan Hayvanlar / Dedio Atölye Çocuk Programları: Hayallerimin Kuş Yuvası / Dedio Atölye Ağaçları Seven Zürafa / Dedio Atölye 74 75
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Bitkilerden Dekoratif Aksesuar Tasarımı / Dedio Atölye Sevimli Rüzgar Gülleri / Dedio Atölye Neşeli Ağaçlar / Dedio Atölye Dans Eden Topaçlar / Dedio Atölye 76 77
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU CALLIOU Müzikali Şerbet İkramı Müzikli İnteraktif Kukla Gösterisi 78 79
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Klasik Kemençe: Canfeda GÜNDÜZ Kanun: Mert DEMİRCİOĞLU Ney: Sühedan ÇETİN / Klasik Kemençe: Neva GÜNAYDIN Dinletiler: Ney-Hanende: İbrahim Suat ERBAY / Ud: Osman KIRKLIKÇI Ney: Emir Murat KÜÇÜK / Keman: Samet GÖK / Tanbur: Mine YENER / Kanun: İnci HORTOĞLU Ses: Ezgi GÖÇERİ / Ritim: Romina ARMAN, Gökçe İŞLER 80 81
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Bağlama: Tanju YILDIZ / Klasik Kemane: Mehmet ŞİMŞEK / Ritim: Oray YAY Ney: Ali TÜFEKÇİ / Kanun: Turgut ÖZÜFLER / Çello: Murat SÜNGÜ 82 83
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Merkez Efendi yi Anma Gecesi 84 85
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU İsmail ALTUNSAY Ömer ÇELİK Konserler: Kıraç Genel Görünüm 86 87
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Bedirhan GÖKÇE Murat GÖĞEBAKAN Özdemir ERDOĞAN Genel Görünüm 88 89
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Geleneksel Merkezefendi Yöresel Yemek Yarışması 90 91
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Mevlevi Mukabelesi 92 93
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Zeytinburnu Kültür Gezi Güzergahı Surlar Tarihi Mezarlıklar Askeri Hastane (Belediye Başkanlığı Binası) Kazlıçeşme Erikli Baba Tekkesi Surp Pırgiç Ermeni Hastanesi ve Bedros Şirinoğlu Müzesi Balıklı Rum Vakfı Hastanesi Yedikule Göğüs Hastalıkları Hastanesi Seyitnizam Camii ve Tekkesi Balıklı Kilisesi ve Ayazması Zeytinburnu Tubbi Bitkiler Bahçesi Yenikapı Mevlevihanesi Panorama 1453 Tarih Müzesi Takkeci İbrahim Ağa Camii Merkezefendi Külliyesi Panorama 1453 Tarih Müzesi Askeri Hastane (Belediye Başkanlığı Binası) Zeytinburnu Kültür Gezisi Surlar 94 95
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Seyitnizam Camii ve Tekkesi Merkezefendi Külliyesi Yenikapı Mevlevihanesi Perişanbaba (Erikli Baba) Tekkesi Takkeci İbrahim Ağa Camii 96 97
ETKİNLİKLER - ZEYTİNBURNU Standlar 98 99
ZERDEÇAL Curcuma longa L. (Zingiberaceae) 0,7 metreye kadar boylanabilen çok yıllık, otsu, tropikal bir bitkidir. Rizomları tedavide kullanılır. Dâhilen sindirim sorunları, eklem iltihabı, egzama, sedef hastalığı ve yüksek kolestrolün tedavisinde ve antioksidan olarak kullanılır. Yüksek zerdeçal dozu, mideyi tahriş edip bulantıya yol açabilir. Kan sulandırıcı ilaçlarla birlikte alınmamalıdır. Safra kanalı tıkanıklığından kaynaklanan safra kesesi rahatsızlıklarında kullanılmamalıdır. Gebeler kullanmamalıdır.