*Serolojik Tepkimeler-Devam *Cerahat İnceleme

Benzer belgeler
İMMUNOLOJİK TANI YÖNTEMLERİ

SEROLOJİK TEPKİMELER

IMMUN PEROKSİDAZ TESTİ (PEROXİDASE LİNKED ANTİBODY ASSAY-PLA)

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

İMMUNİZASYON. Bir bireye bağışıklık kazandırma! Bireyin yaşı? İmmunolojik olarak erişkin mi? Maternal antikor? Konak antijene duyarlı mı? Sağlıklı mı?

VİRUS HASTALIKLARINDA TANI YÖNTEMLERİ

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM I HÜCRE BİLİMLERİ 2 KOMİTESİ. İmmunohistokimya teknikleri ve Kullanım Alanları. Doç.Dr.

VİROLOJİ -I Antiviral İmmunite

IMMUN FLORESAN TESTİ

ORGANİZMALARDA BAĞIŞIKLIK MEKANİZMALARI

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVAR SÜRECİ. Dr. Özcan DEVECİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı

Klinik Mikrobiyoloji de Enzimli İmmün Deney Enzyme Immuno Assay. Dr. Dilek Çolak

Mikroorganizmalara Karşı Organizmanın Direnci ve Bağışıklık

WEİL-FELİX TESTİ NEDİR NASIL YAPILIR? Weil Felix testi Riketsiyozların tanısında kullanılır.

İMMÜNOLOJİK TEKNİKLER. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2004

İnfeksiyon tanısında yeni yaklaşımlar Biyosensörler. Barış OTLU İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, Malatya.

Dr Cemile SÖNMEZ Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Mikrobiyoloji Referans Laboratuvarları Daire Başkanlığı Ankara

MOLEKÜLER BİYOLOJİDE KULLANILAN YÖNTEMLER II. ( WESTERN BLOTTING (WESTERN EMDİRİMİ) ve İMMÜNODETEKSİYON

HAYVANSAL ÜRETİM FİZYOLOJİSİ

Prof Dr Davut Albayrak Ondokuz mayıs üniversitesi Tıp Fakültesi Kan merkezi Ve çocuk hematoloji BD -Samsun

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER

I- Doğal-doğuştan (innate)var olan bağışıklık

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM II. KAN-DOLAŞIM ve SOLUNUM DERS KURULU

Doğal Bağışıklık. İnsan doğar doğmaz hazırdır

LÖKOSİTLER,ÖZELLİKLERİ. ve İNFLAMASYON Dr.Naciye İşbil Büyükcoşkun

3. Bölüme devam VİRUSLERİN ÜRETİLMELERİ Viruslar eskiden deney hayvanları ve embriyolarda üretilirken, artık hücre kültürleri kullanılabilmektedir.

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

ARB BOYAMA NASIL YAPILIR

Ġ.Ü. MÜHENDĠSLĠK FAKÜLTESĠ ÇEVRE MÜHENDĠSLĠĞĠ BÖLÜMÜ

Kanatlı Hayvan Hastalıkları

Hümoral İmmün Yanıt ve Antikorlar

KAN DOKUSU. Prof. Dr. Levent ERGÜN

İMMÜNOBİYOLOJİ. Prof. Dr. Nursel GÜL. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü

Antikorlar, üretimlerini sağlayan antijen ile özgün tepkime veren globülin yapısında proteinlerdir. immunoglobülinler

Yasemin Budama Kılınç1, Rabia Çakır Koç1, Sevim Meşe2, Selim Badur2,3

HEMAGLUTİNASYON (HA)

Kanın bileşimi iki kısımdan oluşur:

ANTİGLOBULİN TESTLER. Dr. Güçhan ALANOĞLU

Prediktör Testler ve Sıradışı Serolojik Profiller. Dr. Dilara İnan Isparta

Kanın Bileşenleri. Total kan Miktarı: Vücut Ağırlığı x0.08. Plazma :%55 Hücreler : %45. Plazmanın %90 su

COOMBS TESTİ NASIL YAPILIR

FİZYOLOJİ LABORATUVAR BİLGİSİ VEYSEL TAHİROĞLU

Hücre Transfeksiyonu

Sonradan Kazandırılan Bağışıklık

ANTİJENLER VE YAPILARI

HEMAGLÜTİNASYON TESTİ

Sağlık Teknikeri -TIBBİ LABORATUVAR

Hücre Proliferasyonu ve Testleri

Antikorlar serumda bulunur.

2. HAFTA MİKROSKOPLAR

İNÖNÜ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU TIBBİ LABORATUVAR TEKNİKLERİ PROGRAMI II DERS İÇERİKLERİ:

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.

Invitro Antijen Antikor Birlesmesi Özellikleri

VİRAL ENFEKSİYONLAR VE KORUNMA. Yrd. Doç. Dr. Banu KAŞKATEPE

GIDA KAYNAKLI HASTALIKLAR. Gıda orijinli hastalıklar gıda zehirlenmesi gıda enfeksiyonu olarak 2 ana gruba ayrılır.

Mikrobiyolojide Moleküler Tanı Yöntemleri. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji A.D

HUMORAL İMMUN YANIT 1

Clostridium. Clostridium spp. Clostridium endospor formu. Bacillus ve Clostridium

ENTERİK BAKTERİLER. Enterik bakteriler barsak florasında bulunan bakterilerdir

Hücrelerde gerçekleşen yapım, yıkım ve dönüşüm olaylarının bütününe metabolizma denir.

Yapay Bağışık Sistemler ve Klonal Seçim. Bmü-579 Meta Sezgisel Yöntemler Yrd. Doç. Dr. İlhan AYDIN

LİYOFİLİZE STANDART DİFTERİ TETANOZ BOĞMACA AŞILARI GELİŞTİRME ÇALIŞMALARI

TOKSOPLAZMA İNFEKSİYONUNUN LABORATUVAR TANISI UZM.DR.CENGİZ UZUN ALMAN HASTANESİ

Bio 103 Gen. Biyo. Lab. 1

Brusellozda laboratuvar tanı yöntemleri

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

Edinsel İmmün Yanıt Güher Saruhan- Direskeneli

Tıbbi Mikrobiyolojide Flow Sitometri. Prof. Dr. Sadi Köksoy Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Mikrobiyoloji AD Temel İmmünoloji BD

BAĞIŞIKLIK. Bağışıklık. 10.Sınıf Enfeksiyondan Korunma BAĞIŞIKLIK. Bağışıklık. Bağışıklık. Bağışıklık. Bağışıklık

PPD (TÜBERKÜLİN-MANTOX) TESTİ UYGULAMASI. Amaç :PPD testini doğru/ uygun teknikle uygulayarak teşhise yardımcı olmak

Laboratuvarda Tularemi Örnekleriyle Çalışma Rehberi

TLERDE SEROLOJİK/MOLEK HANGİ İNCELEME?) SAPTANMASI

FLORESAN İN SİTU HİBRİDİZASYON

Petrifilm Maya ve Küf Sayım Plakalarında maya ve küf kolonilerini birbirinden ayırmak için aşağıda belirtilen genel özelliklere dikkat edin: MAYA

İnfeksiyon hastalıklarının tanısında kullanılan mikrobiyolojik tanı yöntemlerinin özelliklerini

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #21

Savunma Sistemi: İmmün Yanıt

Bacillus anthracis. Hayvanlarda şarbon etkenidir. Bacillus anthracis. Gram boyama. Bacillus anthracis. Bacillus anthracis

Hepatit B Virüs Testleri: Hepatit serolojisi, Hepatit markırları

BAĞIŞIKLIK SİSTEMİ FARMAKOLOJİSİ

ANCA SAPTANMASI VE TANI KRİTERLERİ DR. NİLGÜN KAŞİFOĞLU

Kanın fonksiyonel olarak üstlendiği görevler

YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #22

2)Subatomik parçacıklardan oluşan radyasyon. α, β ışınları

Oksijen tüketimi 1,63-2,17 ml/g/ saat /dk ml/kg / mmhg Eritrosit 7,0-12,5 x 10 6 / mm 3 Hematokrit % ,2-16,6 mg/dl L

ENTEGRE YÖNETİM SİSTEMİ TALİMATLAR

CROSS-MATCH & DAT Testler/Problemler

Çiftlik Hayvanlarında Cinsiyetin Denetimi

ELISA. Dr. Serkan SAYINER -

Bağışıklık sistemi nasıl çalışır?

ORTOPEDİK PROTEZ ENFEKSİYONLARINDA SONİKASYON DENEYİMİ

Viral Hastalıkların Laboratuvar Tanısı. Yrd. Doç. Dr. Banu KAŞKATEPE

GENEL ÖZELLİKLER. Vücudun kendini çeşitli hastalık meydana getirici etkenlere karşı savunması immün sistem (Bağışıklık) tarafından gerçekleştirilir.

6. BÖLÜM MİKROBİYAL METABOLİZMA

ANTRAKS (ŞARBON) septisemik, bulaşıcı, zoonoz

CROSSMATCH ELISA YÖNTEMİ

* Madde bilgisi elektromanyetik sinyaller aracılığı ile hücre çekirdeğindeki DNA sarmalına taşınır ve hafızalanır.

Farmasötik Toksikoloji

Transkript:

*Serolojik Tepkimeler-Devam *Cerahat İnceleme

TOKSİN-ANTİTOKSİN TEPKİMELERİ

Ekzotoksin Bakterinin metabolizması esnasında ortama salgıladığı, çok iyi antijen yapısı gösteren ve girdikleri organizmada hastalandırıcı etki yapan, zehirli, hücre dışı metabolitlere ekzotoksin denir.

Sınırlı ısı (40 C) ve formol ile muamele sonucunda toksin özelliğini kaybeden fakat antijenik özelliği korunan ekzotoksinlerin bu parçasına toksoid ya da anatoksin adı verilir.

Ekzotoksin veya toksoid organizmaya girdiğinde oluşan özgül antikorlara antitoksin, bunları içeren bağışık serumlara da antitoksik serum denir.

İn vivo deneylerde duyarlı deney hayvanlarına tek başına toksin verildiğinde, hayvanın belirli patolojik bulgularla öldüğü görülmüştür. Ancak toksin + antitoksin karıştırılıp bir süre bekletildikten sonra hayvana verildiğinde hiçbir patolojik bulgunun oluşmadığı görülmüştür. Bu nedenle, sağaltım amacıyla antitoksinlerden yararlanılır.

Danyz Olayı Hayvan deneyi ile birbirini tam olarak nötralize eden toksin ile antitoksin miktarları saptandıktan sonra tek seferde karıştırılıp bir süre bekletilerek duyarlı bir hayvana enjekte edilirse hiçbir patolojik bulgu ortaya çıkmaz. Aynı miktar antitoksin üzerine bu kez aynı miktar toksinin önce bir kısmı, bir süre sonra arta kalanı eklenecek olursa toksinin tam olarak nötralize olmadığı ve bu durumda enjekte edildiği hayvanda toksik etkilere bağlı bulguların ortaya çıktığı saptanır.

Bu olayda, parçalı şekilde ilave edilen toksinin ilk kısmı ortamdaki antitoksinin nispeten fazla kısmı ile birleşir. Daha sonra ilave edilen toksin ise ortamda birleşebilecek antitoksin bulamayacağından bir miktar serbest halde kalacak ve etkisini gösterecektir. Bu olay antijen - antikor kompleksinin oluşumunun yavaş olduğunu gösteren bir deneydir.

Toksin-antitoksin birleşmesi antijen-antikor birleşmesi esaslarına benzer. Ancak ekzotoksinler değişken özellik gösterdiklerinden zamanla toksik etkileri azalır, antijen özellikleri değişmez. Bu yüzden liyofilize toz formunda saklanmaları ve her deneyden önce test toksininin titre edilmesi gerekir. Bunun için standart test toksininin bulunması gerekir.

Örn: Difteri için Kopenhag Serum Enstitüsünde bulundurulan Standart Kuru Antitoksin kullanılır. Bunun 0,0628 mg ında bulunan antitoksin miktarına 1 Uluslararası Antitoksin Birimi ( İ.Ü ) adı verilir. Bu standart kuru antitoksinden başlayarak önce test toksini titre edilir. Sonra bu toksin kullanılarak istenilen bir serumdaki antitoksin miktarı belirlenir.

Lt (Ölüm Dozu) Difteri toksini için in vivo çalışmalarda ölçme birimi Lt (Ölüm dozu ) kullanılır. Lt Bir uluslararası antitoksin birimi ( IU ) ile karıştırılıp bir süre bekletildikten sonra 250 gr lık kobayın derisi altına verildiğinde 4 günde belirgin bulgularla ölüme yol açan toksin miktarına Lt (ölüm dozu) denir. Buna aynı zamanda TEST TOKSİNİ de denir. Standart Kuru Antitoksine göre test toksini titre edilir ve istenen serumdaki antitoksin miktarı belirlenir.

Lf ( Flokülasyon Dozu ) Bir uluslararası antitoksin ( IU ) ile karıştırıldığında en çabuk ve belirgin flokülasyon ( presipitasyon ) veren toksin miktarıdır. Deney tüpler içerisinde yapılır ve elde hangi bilinen varsa onunla diğer bilinmeyen titre edilir. Örneğin elde standardize edilmiş bir toksin varsa bundan dizideki tüplere 1 Lf miktarında konur. Her tüpe titre edilecek antiserumdan değişen miktarlarda eklenir. 45 C de bekletildiğinde en erken ve belirgin bulanma ve çökelti oluşan tüpteki serum miktarında 1 uluslar arası antitoksin birim var demektir.

MLD (Minimal Letal Doz) 250 gr lık kobayın derisi altına verildiğinde 4 günde belirgin bulgularla ölüme yol açan en düşük toksin miktarına denir. Lo (Sıfır Sınırı Dozu) Bir uluslararası antitoksin (IU) ile karıştırılarak kobay derisi altına verildiğinde hiçbir etki göstermeyen en fazla toksin miktarına denir. Lr (Reaksiyon Sınır Dozu) Bir uluslararası antitoksin (IU) ile karıştırılarak kobay derisi altına verildiğinde kızarıklık, ödem, sertlik ve nekrozdan ibaret en az tepkimeye yol açan toksin miktarıdır.

Antitoksik Serumların Elde Edilmesi ve Kullanım Alanları Neden önemli!!! Difteri, Tetanus, Botilusmus vb. gibi primer toksik (doğrudan ekzotoksinlerin etkisi ile ortaya çıkan) hastalıkların sağaltımı ve korunmasında antitoksik serumlar başarı ile kullanılır. Bu serumlar hayvanların bağışıklanması ile elde edilirler. En uygun hayvan çabuk, bol, yüksek düzeyde serum eldesi yönünden attır. Ayrıca sığır, keçi, koyun ve tavşanlarda kullanılabilir.

Sağlıklı hayvanlar gittikçe artan dozlarda (gün aşırı) toksoid enjekte edilerek bağışıklanır. Zaman zaman antitoksin titresi ölçülüp, titrenin en yüksek düzeyde bulunduğu zamanda hayvandan bol miktarda kan ya da kanın tamamı alınıp, serum ayrılır. Koruyucu maddeler eklenir. Bir süre karanlık ve soğukta saklanıp antitoksin titresi sabitleşince şişelenip kullanılır. Bugün çeşitli yöntemlerle serumlar arındırılarak (saflaştırılarak) saf immun gamaglobulinleri içeren preparatlar elde edilmekte, daha etkin ve daha az yan etkili olarak kullanıma sunulmaktadır.

Nötralizasyon Deneyleri Genellikle viral ve daha az ölçüde bazı bakteriyel antijenlerin ve antikorların saptanması amacı ile kullanılan deneylerdir. Deney 2 amaca yönelik olarak kullanılabilmektedir: 1. Elde bilinen canlı virüse karşı antikor araştırıp hastalık tanısı koymak, 2. Elde bilinen bağışık serumlarla bilinmeyen virüsleri karşılaştırarak virüsleri tanımak,

Deneyin Esası Virüs inokülasyon ortamları; Deney hayvanları Döletli yumurta Doku kültürü Bu canlı sistemlerdeki virüsler kendilerine karşı elde edilmiş bağışık serumlar ile karıştırılıp, bir süre bekletildikten sonra bu canlı sistemlere verilirse nötralize olacaklarından patolojik olaylar ortaya çıkmaz.

Deney niceliksel yapılır bunun için önce antijen olarak kullanılan canlı virüsün etkinliğinin titre edilmesi gerekir. O virüsa karşı duyarlı olan deney hayvanlarına (gruplar halinde) virüsün değişik sulandırımları enjekte edilir. Daha sonra ölen ve hastalanan hayvan sayısına göre; LD50: Hayvanların % 50 sini öldüren doz (letal doz ) PD50: Hayvanların % 50 sini felç eden doz (paralitik doz) İD50: Hayvanların % 50 sini infekte eden doz (infektif doz) saptanır.

Bu dozlar ölçü olarak kullanılarak; Bir grup hayvana normal serum + virüs Bir gruba da hasta serumu + virüs enjeksiyonları yapılır Sonuçlar karşılaştırılarak hasta serumundaki antikor titresi saptanır. Bu antikor düzeyinin yeterli düzeyde olması ve biri hastalığın başlangıcında, diğeri iyileşmeye yakın alınan iki serum örneğinde bu titrenin 4 kat artması hastalık tanısı için anlamlıdır.

Fluoresanlı Antikor Deneyi (İmmunofluoresans) Fluoresan içeren boyalarla işaretlenmiş antikorlar; lamlar üzerindeki antijenleri ile birleştikten sonra, UV ışınlarıyla ışınlandırılan fluoresans mikroskop altında incelendiklerinde fluoresans verir ve görünür hale gelirler. Bu amaçla en çok floresein izotiosiyanat (FITC) kullanılır. A grup hemolitik streptokoklar, Treponema pallidum, menengokoklar, barsak patojenleri ve diğer bazı patojen bakteriler ve birçok virüslerin antijenlerinin ya da antikorlarının araştırılmasında fluoresans antikor deneyleri kullanılmaktadır.

2 temel yöntem kullanılabilir: Direkt Fluoresans Antikor Testi Doku kesitlerinde viral antijenin saptanması (ör. Enfekte beyin dokusunda kuduz virüsuna ait antijenlerin gösterilmesi) gibi değişik amaçlar için kullanılmaktadır. Doku kesiti veya sürüntü (smear) örneği üzerine eklenen işaretli antikor bir süre bekletildikten sonra yıkanır. Uv ışınlı mikroskop altında incelendiğinde bağlanma olan bölgelerde yeşil renkli ışıma görülür.

İndirekt Fluoresans Antikor Testi Daha çok insan serumlarında belirli antijenlere karşı antikor bulunup bulunmadığının aranmasında kullanılır. Ör. Sifilizin serolojik tanısında. Antijene özgül birincil antikor ve birincil antikora bağlanabilen FITC ile işaretli ikincil antikor (FITC ile işaretli antiglobulin-fluoresanlanmış insan globulini antiserumu) kullanılmaktadır.

İndirekt Fluoresans Antikor Testi Doku örneğinde uygun antijen var ise eklenen birincil antikor yıkamakla uzaklaştırılamaz. Doku örneğinde özgül antijen aracılığı ile bağlanmış 1. antikor, işaretli 2. antikor ile saptanır. Bağlanmanın olduğu yerler yıkama sonrasında fluoresans mikroskopta yeşil renkli ışıma alanları olarak gözlenir.

ELİSA (Enzimli İmmun Deney) Özgül antijen-antikor bağlanmasını göstermek amacıyla; enzimle işaretli konjugat ve enzimin substratı kullanılarak renklendirilmesi esasına dayanır. (Ör. Hepatit, AIDS) Bilinen bir antijen/antikor var ise bununla örnekteki antikor/antijenin varlığını, tipini ve miktarını saptayabiliriz.

Antikor aramak isteniyorsa (İndirekt ELİSA) 1. Katı faz olarak 96 çukurlu, düz tabanlı polistren plaklar kullanılabilir. Katı faza bilinen antijen bağlanır. 2. Antijen bağlı çukurlara serum örnekleri eklenerek oda ısısında veya 37 C de belirli bir süre bekletilir. 3. İnkübasyon sonunda çukurlara eklenmiş serum örnekleri dökülerek çukurlar tamponlanmış sıvı ile yıkanır. (Çukura eklenen serum içerisinde özgül antikor var ise katı fazdaki antijene bağlandığı için yıkama işlemi ile ortamdan uzaklaştırılamaz.) 2 1 3

4. Katı fazdaki antijene bağlanmış Ig yapısındaki antikoru saptamak için çukurlara Fc kısmı enzim ile işaretli anti-ig antikoru eklenir. Konjugat yapısına eklenen enzim genellikle peroksidazdır. Ayrıca alkalen fosfataz, glukoz oksidaz, beta D-galaktozidaz gibi başka enzimlerde işaretleme için kullanılır. İnkübasyon sonunda çukurlara eklenen konjugat dökülür ve tamponlanmış su ile birkaç kez ikinci yıkama işlemi yapılır. 5. Ortamda bağlı kalan konjugatın gösterilmesi amacıyla çukurlara konjugattaki enzime uygun substrat ve reaksiyonun görünür hale gelmesi için kromojen içeren karışım eklenir. 4 5

ELİSA ile antikor aranması 1. Antijen kaplı çukurlar 2. Aranan antikor 3. Antikor varsa antijene yapışır 4. Enzim işaretli (insan) antiglobulin 5. O da komplekse yapışır 6. Enzime uygun kromojen substrat 7. Oluşan renk kolorimetrik olarak ölçülür. Antijen aramak için işlemde prensip aynı ancak yukarıdakinin tersidir.

ELİSA yöntemleri; Kompetetif ve nonkompetetif ELİSA, indirekt ELİSA, sandwich ELİSA, makro ve mikro-elisa, avidin-biyotin ekli ELİSA yöntemi

RIA (Radyoaktifli İmmun Deney) Radioimmunoassay yöntemi özellikle düşük miktarlardaki antijen tayininde spesifitesi çok yüksek bir testtir. Esası; Radioizotop bir madde ile işaretli antijen veya antikor aracılığı ile özgül olan antikor veya antijenin varlığını ve miktarını saptamaktır. RIA tekniklerinde genellikle tritium, carbon 14, iyot 125 gibi radyoizotoplar kullanılır. Daha çok vücut sıvılarında hormonların, enzimlerin, ilaçların ve diğer biyolojik moleküllerin aranması amacıyla kullanılır.

Sandwich yönteminde antijene özgül ve işaretsiz antikor katı faza (tüp) bağlanmıştır. Tüp içerisine eklenen antijen örneği belli bir süre bekletilir. Örnekte aranan antijen var ise katı fazdaki antikora bağlanacaktır. Yıkama işlemi sonrası tüpe aynı antijene özgül ve radioizotop ile işaretli antikor eklenerek bekletilir. İşaretli antikor katı fazdaki antikor aracılığı ile tutulmuş antijene bağlanacaktır ve yıkama işlemi ile uzaklaştırılamayacaktır. İşlem sonrası gama sayacında (dedektör) tüpün verdiği değer serum örneğindeki antijen miktarı ile ilişkilidir.

Kompetisyon mekanizmasında ise varlığı araştırılan antijene özgül antikor katı faza (tüp) bağlanır. Tüp içerisine antijen örneği ve radioizotop ile işaretli antijen eklenir. Örnek içerisinde aranan antijen yok ise katı fazdaki antikora tamamen bizim eklediğimiz işaretli antijen bağlanacaktır ve test sonrası gama sayacında yüksek düzeyde okuma elde edilecektir.

Örnek içerisinde aranan antijen var ise miktarı ile orantılı olarak işaretli antijen yerine katı fazdaki antikora serumdaki işaretsiz antijen bağlanacaktır. İşlem sonrası gama sayacından bir önceki duruma göre çok daha düşük düzeylerde okuma elde edilir. Miktarı bilinen antijenler ile elde edilen standart inhibisyon eğrisi kullanılarak içeriği bilinmeyen örneklerde antijenin varlığı ve miktarı saptanabilir.

Antikor aramak için elde uygun antijen ile kaplı plastik tüp ya da tablalar kullanılarak proses izlenir.

Opsono Sitofajik Test (Opsonik indeks) Hücre zarındaki çok sayıda reseptörün sıra ile hedef parçacığın yüzeyine yapışarak onu çevrelemeleri, hücrenin içine çekmeleri ve adeta bir fermuar gibi kapatılarak hücre içerisinde oluşan bir boşluğa alınmasına Fagositoz denir. Fagositoz yapan hücrelere fagosit denir.

Deneyde normal kimselerden alınan sitratlı kan, santrifüje edilerek ayrılan lökositler fagosit olarak kullanılır.

1 damla lökositli süspansiyon+ 1 damla bakteri süsp. + 1 damla fizyolojik tuzlu su 1 damla lökositli süspansiyon+ 1 damla bakteri süsp. + 1 damla normal serum 1 damla lökositli süspansiyon+ 1 damla bakteri süsp. + 1 damla bağışık serum 37 C de bir süre bekletildikten sonra preparat yapılarak boyanır. Lökositlerin içerisinde tek tük bakteri Lökositler içerisinde birkaç bakteri Lökositler içinde bol sayıda ve kümeler halinde bakteri fagosite edilir.

Fagositozu arttıran etkenin bağışık serumda bulunan antikorlar olduğu saptanmıştır. Fagositozu arttıran antikorlara opsonin denir. Bağışık serumlardaki opsoninler için immun opsonin (bakteriotropin) tanımı kullanılır. Opsoninlerin, fagosite edilecek parçacıkları çevreleyerek fagositoza hazırlamaları olayına opsonizasyon (yemeğe hazırlama) denir. Bağışık serumlarda bulunan opsoninlerin niceliksel olarak ortaya konmasında kullanılan deneye Opsonik İndeks adı verilir. Bu amaçla;

Normal serum+ Normal lökosit+ Etken Bakteri Bağışık serum+ Normal lökosit+ Etken Bakteri 37 C de 20 dk bekletilir ve temiz lamlara yayılarak kurutulup kan boyası ile boyanır. 37 C de 20 dk bekletilir ve temiz lamlara yayılarak kurutulup bir kan boyası ile boyanır. *Her preparattta 50 100 lökosit ve içlerindeki bakteriler sayılır. Bakteri sayısı lökosit sayısına bölünür. Fagositoz endeksi bulunur.

Her preparatta ayrı ayrı sayılan bakterilerin toplamı ve sayılan lökositlerin toplamı hesaplanır. Fagositoz endeksi = Bakteri sayısı / Lökosit sayısı (Bağışık serum ve normal serum için ayrı ayrı hesaplanır.) Opsonik Endeks = Bağışık serum fagositoz endeksi / Normal serum fagositoz endeksi Opsonik indeksin büyüklüğü, bağışık serumun antikor titresi ile doğru orantılıdır.

Bağışık serumda fagositozun hız ve niceliğini artıran; bakteri vb. parçacıkların antijenlerine karşı oluşmuş Ig G türü antikorlar ve komplemanın C 3 parçalarıdır.

CERAHAT- WRIGHT BOYAMA -Preparat ilk olarak 2-3 dak. alkol tankında tespit edilir. Havada kurutulur. -Üzerine 8 damla Wright boyası dökülür. 3-5 dk. beklenir. -Sonra bunun üzerine 8 damla tampon çözeltisi dökülür ve 10 dakikaya tamamlanır. -Su ile yıkanır, kurutulur ve immersiyon objektifi ile incelenir. CERAHAT- GRAM BOYA -Preparat ilk olarak 2-3 dk. metanol tankında tespit edilir ve sonra gram boyama yapılır.

Lökositler çekirdeklerindeki granüllere göre; Granülositler (Parçalı çekirdekli lökositler) Nötrofil % 40-75 Eozinofil % 5 Bazofil % 0.5 Granülsüz lökositler (Tek çekirdekli lökositler) Lenfosit % 20-50 Monosit % 1-5