YERKABUĞUNUN HAREKETLERİ



Benzer belgeler
JEOLOJİ İÇ KUVVETLER

Orojenez (Dağ Oluşumu) Jeosenklinallerde biriken tortul tabakaların kıvrılma ve kırılma olayına dağ oluşumu ya da orojenez denir.

Tabakalı kayaçların dalga şeklindeki deformasyonlarına kıvrım denir. Kıvrımların boyları mm mertebesinden km mertebesine kadar değişir.

GİRİŞ. Faylar ve Kıvrımlar. Volkanlar

5. Aşağıdakilerden hangisi, Dünya nın iç kısmının sıcak. 6. Yer kabuğu mantoyu çevreleyen bir zar gibi olup kıtalar.

TÜRKİYE NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ

Yapısal Jeoloji: Tektonik

TABAKALI YAPILAR, KIVRIMLAR, FAYLAR. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

Hitit Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Antropoloji Bölümü. Öğr. Gör. Kayhan ALADOĞAN

YER KABUĞUNUN HAREKETLERİ. Yer kabuğu, dış şeklini ve iç yapısını değiştiren çeşitli kuvvetlerin etkisi altındadır.

KIVRIMLAR (SÜNÜMLÜ / SÜNEK DEFORMASYON) Kıvrımlanma

YERİN YAPISI VE İÇ KUVVETLER

YER. Uzaklık. Kütle(A) X Kütle (B) Uzaklık 2. Çekim kuvveti= Yaşar EREN-2007

BÖLÜM 16 YERYÜZÜ ŞEKİLLERİNİN GELİŞMESİ

Veysel Işık Türkiye deki Tektonik Birlikler

TÜRKİYE NİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ. ekrem keskin

YERKABUĞUNUN BİLEŞİMİ VE ÖZELLİKLERİ LEVHA TEKTONİĞİ İZOSTASİ

COĞRAFYA DERSİ 9. SINIF 2. DÖNEM 1. YAZILISI SORULARI (1) (CEVAP ANAHTARLI)

Karasu Nehri Vadisinin Morfotektonik Gelişiminde Tiltlenme Etkisi

TEKTONİK JEOMORFOLOJİ NEDİR? SIKIŞMA REJİMİNE ÖZGÜ YÜZEYŞEKİLLERİ ( TÜRKİYE VE DÜNYADAN ÖRNEKLERLE AÇIKLAMA)

TÜRKİYENİN JEOMORFOLOJİK ÖZELLİKLERİ. Türkiye'nin jeomorfolojik Gelişimi (Yer şekillerinin Ana Hatları)

4. FAYLAR ve KIVRIMLAR

X. KIVRIMLAR, FAYLAR VE KAYAÇLARIN DEFORMASYONU

BÖLÜM BEŞ LEVHA SINIRLARI

SENOZOYİK TEKTONİK.

Topoğrafik rölyef. Yaşar EREN-2003

COĞRAFYA YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ 1.JEOLOJİK ZAMANDA OLUŞAN YERLER BU ALANLAR 1. JEOLOJİK ZAMANDA OLUŞTUĞU İÇİN DEPREM RİSKİ EN AZ OLAN YERLERDİR.

5. SINIF SOSYAL BİLGİLER BÖLGEMİZİ TANIYALIM TESTİ. 1- VADİ: Akarsuların yataklarını derinleştirerek oluşturdukları uzun yarıklardır.

BÖLÜM 2 JEOLOJİK YAPILAR

İlk Zaman KAMBRİYEN ÖNCESİ: 3-Hadeyan, 2-Arkeyan, 1-Proterozoik

TOPOĞRAFYA, YÜKSELTİ VE RÖLİYEF

KAFZ genellikle geniş, çok sayıda bazen paralel bazen de saç örgüsü şeklindeki kollardan oluşan bir sağ yönlü doğrultu atımlı faydır.

DERS 10. Levha Tektoniği

İnsanlar var olduklarından beri levha hareketlerinin nedenini araştırıyorlar!!!

YER KABUĞUNUN TARĠHĠ SÜRE- YIL BAŞLICA OLAYLAR ZAMANLAR BUZUL ÇAĞI SONRASI (POSTGLASİYA L) BUZUL ÇAĞI (PLEİSTOSEN)

DENİZ BİYOLOJİSİ Prof. Dr. Ahmet ALTINDAĞ Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Hidrobiyoloji Anabilim Dalı

FAYLARI ARAZİDE TANIMA KRİTERLER TERLERİ TEKTONİK IV-V. V. DERS. Doç.. Dr. Sabah YILMAZ ŞAHİN

DEFORMASYON, DAĞ OLUŞUMU

TABAKALI YAPILAR, KIVRIMLAR, FAYLAR. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

Masifler. Jeo 454 Türkiye Jeoloji dersi kapsamında hazırlanmıştır. Araş. Gör. Alaettin TUNCER

İÇ KUVVETLER

UYUMSUZLUKLAR VE GÖRECELİ YAŞ KAVRAMI

DUMLUPINAR ÜNİVERSİTESİ MÜHENDİSLİK FAKÜLTESİ İNŞAAT MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ GÜZ YARIYILI

KABUK DEFORMASYONU VE DAĞ OLUŞUMU

SENOZOYİK TEKTONİK.

Normal Faylar. Genişlemeli tektonik rejimlerde (extensional tectonic regime) oluşan önemli yapılar olup bu rejimlerin genel bir göstergesi sayılırlar.

Orojenezin nedenlerine ilişkin çeşitli görüşler sözkonusudur:

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

DOĞAL SİSTEMLER İÇ ve DIŞ KUVVETLER

Atoller (mercan adaları) ve Resifler

BÖLÜM 5 JEOLOJİK YAPILAR


DEVONİYEN. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Jeoloji Mühendisliği Bölümü

YERYÜZÜ ŞEKİLLERİ TOPOGRAFYA, YÜKSELTİ VE RÖLİYEF

Akdeniz in Pleyistosen Deniz Düzeyi Değişimlerini Karakterize Eden, Çok Dönemli-Çok Kökenli Bir Mağara: Gilindire Mağarası (Aydıncık-İçel)

DOĞRULTU ATIMLI FAYLAR KIRIKLAR VE FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

Prof. Dr. Ceyhun GÖL. Çankırı Karatekin Üniversitesi Orman Fakültesi Havza Yönetimi Anabilim Dalı

Deprem bir doğa olayıdır. Deprem Bilimi ise bilinen ve bilinmeyen parametreleriyle, karmaşık ve karışık teoriler konseptidir

Soru: Türkiye III. zaman sonu IV. zaman başında epirojenezle toptan yükselmeye uğramıştır. TÜRKİYENİN FİZİKİ ÖZELLİKLERİ JEOLOJİK ZAMANLAR VE TÜRKİYE

2-Maden bakımından zengin olduğu halde endütrisi yeterince gelişmemiş olan bölgemiz hangisidir?

YERİN İÇ YAPISI VE OLUŞUMU

EVREN VE DÜNYAMIZIN OLUŞUMU Evrenin ve Dünyanın oluşumu ile ilgili birçok teori ortaya atılmıştır. Biz bunların sadece ikisinden bahsedeceğiz.

KIRIKLAR VE FAYLAR NORMAL FAYLAR. Yaşar ar EREN-2003

DOĞAL SİSTEMLER. 1. BÖLÜM TOPOĞRAFYA VE KAYAÇLAR

ÇOK EVRELİ KIVRIMLAR. Yaşar EREN-2003 ÜSTELENMIŞ KIVRIMLAR (ÇOK EVRELI KIVRIMLANMA)

Herhangi bir noktanın dünya üzerinde bulunduğu yere COĞRAFİ KONUM denir. Coğrafi konum ikiye ayrılır. 1. Matematik Konum 2.

DOĞRULTU-ATIMLI FAYLAR

BÖLÜM 10 KIVRIMLAR, FAYLAR VE KAYAÇLARIN DEFORMASYONU

TÜRKİYE NİN YERŞEKİLLERİ VE İKLİMİ TEST

VI. KIVRIMLAR (SÜNÜMLÜ / SÜNEK DEFORMASYON) Prof.Dr.Kadir Dirik Ders Notları

OROJENEZİN GELİŞİMİ. 2-Asıl Orojenez( Kıvrılma ve dağ oluşumu) a- Yan basınçlara bağlı olarak dip kıvrımları ve kök oluşumu

ÖABT. SORU BANKASI Tamamı Çözümlü. FEN BİLİMLERİ FEN ve TEKNOLOJİ ÖABT. YER BİLİMİ - ASTRONOMİ ÇEVRE BİLİMİ ve ALAN EĞİTİMİ

VII. KIYILAR. Prof.Dr.Kadir Dirik Ders Notları

TÜRKİYE NİN DÜNYA ÜZERİNDEKİ YERİ

BÖLÜM YE RİN ŞEKİLLENMESİ

VIII. FAYLAR (FAULTS)

Akarsu aşındırma ve biriktirme şekilleri nelerdir?

salınımlar yaparak akmasına. .denir.

BÖLÜM ON TÜRKİYE DE DEPREMSELLİK

Ters ve Bindirme Fayları

LEVHA HAREKETLERĠNĠN ETKĠLERĠ Alfred WEGENER 1915 yılında tüm kıtaların bir arada toplandığını,sonra farklı yönlere kayarak dağıldığını ileri

Yaşar EREN Altınekin-Konya. Altınekin-Konya. Meydanköy-Konya

BÖLÜM YEDİ DEPREM TÜRLERİ

Yerkabuğu Hakkında Bilgi:

NEOTEKTONİK. Doç.Dr. Yaşar EREN DOĞU ANADOLU SIKIŞMA BÖLGESİ

11 MART 2011 BÜYÜK TOHOKU (KUZEYDOĞU HONSHU, JAPONYA) DEPREMİ (Mw: 9,0) BİLGİ NOTU

TOPOÐRAFYA ve KAYAÇLAR

FAYLAR FAY ÇEŞİTLERİ:

KARBONATLI KAYAÇLAR İÇERİSİNDEKİ Pb-Zn YATAKLARI

1- Çevresine göre alçakta kalmış ve vadilerle derin yarılmamış düzlüklere ne denir?

Başlıca Kıyı Tipleri, Özellikleri ve Oluşum Süreçleri

DÜNYA KÖMÜR YATAKLARI GONDWANA KITASI BİTUMLU KÖMÜR YATAKLARI KUZEY AMERİKA VE AVRUPA TAŞKÖMÜR YATAKLARI

MEKANSAL BIR SENTEZ: TÜRKIYE. Türkiye nin İklim Elemanları Türkiye de İklim Çeşitleri

İNM 106 İnşaat Mühendisleri için Jeoloji

INS13204 GENEL JEOFİZİK VE JEOLOJİ

JEM 419 / JEM 459 MAGMATİK PETROGRAFİ DERSİ

Kömür ve Doğalgaz. Öğr. Gör. Onur BATTAL

PERMİYEN. Prof.Dr. Atike NAZİK Ç.Ü. Müh-Mim.

3. TEKTONİK JEOMORFOLOJİ VE FAYLAR

Transkript:

YERKABUĞUNUN HAREKETLERİ Yerkabuğunun hareketsiz bir denge halinde olmadığına dair bir çok kanıt vardır. Başlangıçta aslında yatay konumda olan tabakaların çoğu, bugün kabuğun içinde ezilmiş, eğimlenmiş, bükülmüş, kıvrılmış ya da kırılmıştır. Tüm bu düzensizlikler yerkabuğundaki hareketler neticesinde meydana gelmektedir. İstisnalar olmakla beraber yerkabuğundaki katmanların bir çoğu az ya da çok bir deformasyona maruz kalmışlardır. Yerkabuğu hareketlerini, Hızlı ve Kısa Süreli Hareketler (Depremler) ve Yavaş ve Uzun Süreli Hareketler (Epirojenik ve Orojenik Hareketler) olarak iki gruba ayırmaktayız. Hızlı ve kısa süreli hareketler kabukta; kısa sürede ani ve şiddetli değişimler meydana getirirler. Depremler, kabukta meydana gelen bu tür hareketlerdendir. Buna karşın yavaş ve uzun süreli hareketler; oldukça uzun jeolojik zamanlar içerisinde meydana gelmektedir. Epirojenik (kıta oluşumu) ve orojenik (dağ oluşumu) hareketleri kabukta meydana gelen bu tür hareketlerdendir. 1. Yavaş ve Uzun Süreli Hareketler (Epirojenez ve Orojenez Hareketler) 1.1. Kıta Oluşumu (Epirojenez) Hareketleri Yerkabuğunun belirli bölgelerinde meydana gelen kubbe şeklinde yükselme, tekne şeklinde çökmelere Epirojenik Hareketler denir. Kıta Oluşumu anlamına gelen bu hareketler, aslında litosferde oldukça yavaş meydana gelen düşey hareketlerdir. Tarihsel dönemde deniz diplerinde binlerce metre kalınlıkta ve sığ denizel fasiyeste tortulların birikmiş olması ve bunların daha sonra deniz seviyesi üzerine çıkmış olmaları, yerkabuğunun bu bölgesinde önce yavaş yavaş bir çökmenin ve daha sonra yavaş yavaş bir yükselmenin olduğunu kanıtlamaktadır. Denizlerin karaları örtmesi her zaman karaların çökmüş olmasının bir sonucu olmayabilir, ancak kara yüzeyine mahsus şekillerin yer yer su altında bulunması kara alçalmasının en iyi işaretlerini teşkil eder.

Karaların epirojenik alçalma hareketlerinin işaretleri 1. Şimal Denizi kıyılarında görülen batmış turbalık ve ormanların sular altında bulunması, 2. Akdeniz de, Marsilya yakınlarında Fos Körfezi nde, bugünkü kıyılardan 2 km uzakta 4-7 m su altında, Eski Romalılara ait kiremit ve topraktan yapılmış eşya parçalarının bulunması, 3. Bazı yerlerde yapılan sondajlarda, deniz diplerinde 3. ve 4. yüzyıla ait insan yapıtlarına rastlanması, 4. Atlas Okyanusu na dökülen nehirlerin bir çoğunun, kıta platformu üzerine kazılmış bir denizaltı yatağı ile devam etmesi, bunlar ancak vadilerin kazılmasından sonra kara kenarlarının deniz tarafından örtülmüş olması ile açıklanabilir. 5. Dalmaçya da olduğu gibi, çok girintili çıkıntılı kıyılar da, deniz altında kalmış olarak kabul edilebilmektedir. Dalmaçya da deniz, senklinal vadiler içine girmiştir. 6. Batı Anadolu da Reşadiye vadisi ile bunun güneyindeki yarımada arasında sığ deniz suları altında eski bir şosenin kalıntısı görülür ki, bu olay karanın tarihsel zamanlarda bu bölgede çökmüş olduğunu gösterir. 7. Güney Anadolu da, Fethiye kıyılarında kalker breşleri içerisinde kazılmış eski Likya mezarları vardır. 8. İtalya da Napoli nin yakın batısında Pozzuoli de eski Romalıların pazaryeri kalıntısında (Serapis Tapınağı) üç sütun üzerinde, tabandan 6 m yukarıda Folaslar ın (Taş yiyen bir tür midye) açmış oldukları oyuklar yer almakta ve oyuklardan bazılarının içerisinde Folas kabukları bulunmaktadır. Bu duruma göre Romalılar pazaryerini yaptıktan bir süre sonra, İtalya nın bu kıyısı yavaş yavaş çökmüş ve daha sonra tekrar yükselmiştir. Yükselme ve alçalmalara sebep olan yerkabuğu hareketleri yalnız deniz kıyılarına özgü değildir; kara içlerinde de meydana gelebilmektedir. 1811 den bu yana Missisipi havzasında geniş alanlar eski seviyelerin altına çökmüşler ve bugün göllerle örtülmüşlerdir.

Karaların alçalmasına klasik bir örnek de İstanbul civarında görülür. Burada erozyonlarla kazılmış olan vadiler bugün kısmen denizin altındadır. Deniz, vadi ağızlarına girerek ince ve uzun koylar oluşturmuştur. Haliç, büyük ve Küçükçekmece Gölleri bu şekilde batmış vadi uçlarıdır. Bir kara parçası alçalarak denizin altına girecek olursa, üzerindeki tepeler adalar halinde suyun ortasında kalır. Büyükada, Heybeli Ada ve diğer Kızıl Adalar böyle batmış dağ tepeleridir. Bu dağların etekleri bugün Marmara nın tabanını teşkil eder. Bu alçalma daha da devam edecek olursa, Kayışdağı nın hafif eğimli eteği de sular altında kalacak ve dik tepesi ada halinde denizin üstünde yükselecektir. Bir yerde epirojenik hareketlerin olabilmesi için izostatik dengenin bozulması gerekir. İzostatik Denge: Katı haldeki yer kabuğunun sıvı haldeki manto üzerinde batmadan kalabilmesine denir. İzostatik Dengeyi Bozan Faktörler: 1. Karalarda aşınmanın, denizlerde birikmenin fazla olması, 2. İklim değişmeleri, 3. Dağ oluşumu hareketleridir. Epirojenez yer yüzünü en uzun sürede şekillendiren iç kuvvettir. Epirojenez sonucunda; 1. Jeoantiklinal (Kıta) ve jeosenklinal (okyanus) meydana gelir. 2. Deniz ilerlemesi (Transgrasyon) ve deniz gerilemesi (Regrasyon) meydana gelir. Türkiye de epirojenez sonucunda, Anadolu yarımadası yükselirken; çevresindeki Akdeniz, Ege, Karadeniz çanakları ile Ergene Havzası çökmektedir. Dünya üzerinde ise İskandinavya Yarımadası yükselirken, Almanya ve Hollanda çökmektedir. Deniz ilerlemesinin görüldüğü yerde akarsuyun ağız kısmı deniz suları

altında kalır. Akarsuyun enerji potansiyeli azalır ve biriktirme yapar. Deniz gerilemesi var ise akarsuyun yatak eğimi ve aşındırma gücü artar. Eğer bir yerde akarsu vadisi deniz içinde de devam ediyorsa; deniz ilerlemesinden bahsedilebilir. Kıyı şekilleri yüksekte veya kara içlerinde kalmış ise deniz gerilemesi olmuştur. Epirojenik hareketlerin yeryüzü şekilleri üzerinde büyük etkisi vardır. Kıyı ve akarsu taraçalarının, boğulmuş, su altında kalmış vadilerin oluşumu epirojenik hareketler ile doğrudan ilgilidir. Büyük ölçüdeki horst ve graben yapıları, plato ve havza oluşum ve gelişimleri da uzun süreli yükselip alçalmaların sonuçlarıdır. 1.2. Dağ Oluşumu (Orojenez) Hareketleri Orojenez (dağ oluşumu) adı verilen yavaş hareketler ile; yerkabuğunu oluşturan levha denilen büyük blokların yatay yönde hareketi sonucu arada sıkışan birikim alanları dağları oluşturmuşlardır. Sert yapılı olan birikim alanları kırılmışlardır Alpler, Toroslar ve Himalayalar gibi kıvrımlı sıradağların oluşumu orojenik hareketlerin sonucudur. Bu tür hareketlerle tabakalı tortullar şiddetli deformasyona uğrarlar, kıvrılır, kırılır ve yükselirler. Orojenik hareketler ile yerkabuğunda bir daralma, bazen üst üste binme meydana gelir. Levha tektoniği açısından dağ oluşumu, dalma-batma zonlarında biriken binlerce metre kalınlığındaki sedimentlerin ve magmatik ürünlerin dalma zonunu sınırlayan iki levhanın birbirine yaklaşması ve sonunda birbiri ile çarpışması nedeniyle gerçekleşir ve bu suretle kıvrımlı, kırıklı ve bindirmeli-naplı dağ şeritleri, Alpler ve Toroslar gibi sıradağlar meydana gelir. Orojenik bölgelerde; volkanizma, sıcak su kaynakları ve deprem aktivitesi yüksektir. Bu hareketler okyanus tabanlarında başlar. Dış kuvvetlerin etkisiyle aşındırılarak okyanus tabanlarında biriken tortul tabakalar birbirine doğru hareket eden levhalar arasında kalarak sıkışırlar. Sıkışma sonucunda kıvrılma ve yükselme olur. Böylece kıvrım dağları oluşur. Kıvrılma ile yükselen yere Antiklinal, çukurlaşan yere de

Senklinal denir. Orojenezle kıvrılma özelliği taşımayan sert tabakalar da kırılır. Bu kırılma yerlerine Fay (kırık hattı) hattı denir. Fay hattı boyunca yükselen yerlere horst, çöken yere de graben denir. Dünyanın en uzun graben çukurluğu Doğu Afrika da Mozambik sınırlarından başlar, Yurdumuzda Hatay çukurluğuna kadar uzanır (5000 km). Şekil: Doğu Afrika rift vadisi Türkiye de Horst ve Graben oluşumu en fazla Ege Bölgesinde görülür. Grabenler: Bakırçay, Gediz, B. Menderes, K. Menderes ve Amik ovasıdır. Horstlar: Kaz dağı, Madra dağı, Yunt dağı Bozdağlar, Aydın dağları ve Menteşe dağlarıdır. Dünya üzerindeki başlıca kıvrım dağları III. Zamanda oluşmuş Alp-Himalaya kıvrımları ile Amerika kıtasının batısındaki Kayalık ve And dağlarıdır. Şekil: Kuzey Amerika batısındaki Kayalık ve And dağları

Şekil: Hindistan-Asya çarpışması sonrası meydana gelen Himalayalar ve Tibet yüksek platosu

Şekil: Hindistan-Asya çarpışması sonucunda oluşan Himalayaların uydu görüntüsü Şekil:Hindistan-Asya çarpışmasının öncesi ve sonrası Türkiye deki dağların büyük bir kısmı III. zamanda Alp-Himalaya kıvrımları ile oluşmuştur. Bunlar kuzeyde Kuzey Anadolu Dağları ve güneyde Toros Dağlarıdır. Kısacası Orojenez sonucunda; Kıvrım dağları, Horst-Grabenler ve fay hatları

oluşmuştur. Şekil: Türkiye deki sıradağlar. Şekil: Dünya daki başlıca sıradağlar

Şekil: Alpler

Orojenik hareketlerle meydana gelmiş sıradağların derince bir kökü vardır. Sıradağı oluşturan yapı arasında, açık antiklinal ve senklinallerin yanında sıkışık izoklinal kıvrımlar, devrik ve yatık kıvrımlar, bindirme ve naplar da yer alır. Kıvrım eksenleri az çok sıradağın gidişine az çok paraleldir. 5.1.3. Orojenez Devreleri ve Safhaları Yer tarihinin yaklaşık 700 milyon yıllık yeni zamanlarında dört devrede büyük çapta dağ oluşum hareketleri meydana gelmiş ve her birinde on binlerce km uzunlukta sıradağlar yeryüzünde yükselmişlerdir. Bunlar sırasıyla; Assintik, Kaedoniyen, Hersiniyen ve Alpin orojenezleridir. Assintik Orojenezi: Alt ve Üst Algonkiyen (Proterozoyik) arasında meydana gelmiştir. Kambriyen tabakaları bu formasyonlar üzerinde açılı uyumsuzlukla dururlar. Baltık havzasında, Kanada kalkanında ve Büyük Kolorado Kanyonunda bu diskordanslı durum açıkça görülür. Şekil: Jeolojik zaman cetveli

Kaledoniyen Orojenezi: Silüriyen de ve özellikle bu devrin sonlarına doğru etkinliğini sürdürmüştür. Devoniyen tabakaları Silüriyen üzerinde transgressif ve açılı uyumsuz olarak bulunurlar. İskoçya ve Norveç te, Kuzey Amerika nın Göller Bölgesi nde bu durum gözlenebilir. Hersiniyen Orojenezi: Avrupa da Karbonifer ve Permiyen devirleri boyunca meydana gelmiştir. Triyas tabakaları Üst Paleozoyik oluşuklar üzerinde uyumsuzlukla dururlar. Orta Avrupa masifleri çevresinde ve İrlanda güneyinde durum böyledir. Alpin Orojenezi: Jura da başlayarak Tersiyer sonuna kadar devam etmiş ve kıvrımlanma hareketleri bir çok safhada gerçekleşmiştir. Pliyosen yaşlı tabakalar bile bu devrenin son safhasında deforme olmuşlardır; yalnız Kuvaterner tortulları yatay olarak daha yaşlı formasyonları örter. Şekil: Jeoloji tarihi boyunca önemli orojenez evreleri (Ketin, 1994).

Şekil: Basitleştirilmiş Dünya tektonik Haritası üzerinde farklı orojenez bölgeleri. Siyah kısımlar: Alpin orojenez kuşakları, Yatay çizikli kısımlar: Kaledoniyen ve Hersiniyen orojenik bölgeleri; Noktalı ve rakamlı (1-10) alanlar: Kambriyen öncesi orojenez geçirmiş çekirdek masifleri belirler (E. S. Hııls ten, Ketin, 1994).