KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1205 VI. ve VII. (1991-2001) GENEL TARIM SAYIMI SONUÇLARINA GÖRE TÜRKİYE' NİN TARIMSAL YAPI ve MEKANİZASYON DURUMUNDAKİ DEĞİŞMELER Cihat Yıldız*-İsmail Öztürk**-Yücel Erkmen* Özet Ekonomisi büyük ölçüde tarıma dayanan Türkiye'de, tarım kesimindeki mevcut potansiyeli saptamak ve tarımsal yapıdaki değişimleri belirleyebilmek amacıyla, DİE tarafından belirli periyotlarla yapılan Genel Tarım Sayımlarından (GTS) en son yapılan VII. Genel Tarım Sayımı (2001) ile, bir önceki VI. Genel Tarım Sayımı (1991) sonuçlarının bazı kriterler esas alınarak kıyaslandığı bu çalışmada elde edilen bulgular şu şekilde özetlenebilir. Türkiye genelinde ortalama işletme büyüklüğü VI. GTS' de 59,1 dekar iken VII. GTS' de 61,01 dekara yükselmiştir. Ortalama işletme büyüklüğünde %3'lük artış gözlenmektedir. Son iki GTS' de Türkiye'deki işletmelerin büyük çoğunluğunun (%68) 10-100 dekar arasında değişen arazi varlığına sahip olduğu gözlenirken, bu grup içerisinde 20-49 dekar arazi varlığına sahip işletmelerin oranı %31'dir. Kabiliyetine göre arazi kullanımında en yaygın kullanım, tarla arazisidir. Her iki GTS' de tarıma elverişli arazilerin yaklaşık %67'sinin tarla arazisi olarak değerlendirildiği belirlenmiştir. Ortalama parsel sayısı 1991 GTS sonuçlarına göre 5,44 iken bu değer 2001'de 4,08'e düşmüş, ortalama parsel büyüklüğü ise 10,85 dekar'dan 14,96 dekara yükselmiştir. Türkiye' deki mevcut traktör sayısında geçen 10 yıllık sürede %35'lik bir artış gözlenirken, ortalama traktör gücünde %8 ve mekanizasyon düzeyinde (kw/ha) yaklaşık %50 artış olduğu tespit edilmiştir Giriş Tarım, gelişmekte olan tüm ülkelerde olduğu gibi, ülkemizde de ulusal ekonominin temelini oluşturmaktadır. Tarımın ülkemiz ekonomisine katkısının yanında büyük bir istihdam potansiyeli vardır. 1999 yılı itibarıyla tarımın GSYİH içindeki payı yüzde 15 olmasına karşılık, tarımsal istihdamın toplam istihdam içindeki payı yüzde 45'dir (Anonymous, 2001). Türkiye nüfusunun %65'i şehirlerde yaşarken %35'i kırsal kesimde yaşamakta ve tarımsal üretim yapmaktadır (Anonymous, 2003). Ülkemizde tarımsal üretim içerisinde; bitkisel üretim %71, hayvansal üretim %22, su ürünleri %3 ve orman ürünleri %4 paya sahiptir (Anonymous, 2004 a). Türkiye tarım ürünleri ihracatında, Avrupa Birliği Ülkeleri ve ABD başta olmak üzere bir çok ülkeye fındık, kuru incir, Antep fıstığı, zeytinyağı, pamuk ve bakliyat gibi tarım ürünleri ihraç etmekte ve bu ürünlerin ihracatında dünyanın önde gelen ülkeleri arasında yer almaktadır. Ancak son yıllarda tarımsal ürünlerin genel ihracatında düşüşler görülmektedir. 1970 yılında %79 olan bu pay, sürekli azalarak 2000 yılında %7,3 düzeylerinde gerçekleşmiştir. Tüketim alışkanlıklarındaki değişiklikler, eğitim ve gelir düzeylerindeki artışlar, tarımsal ürünlerin yetiştirme ve pazarlama tekniklerindeki değişiklikler, tarım sektörünün net ihracatçı konumundan, ithalatçı konumuna geçmesine neden olmuştur(anonymous, 2004 a.) Tarım sektörünün ekonomik, sosyal, politik ve teknik yönleriyle diğer sektörlerden farklı özellikleri olmakla birlikte, tarım ürünlerinin temel ihtiyaç maddeleri oluşu, bu sektöre stratejik bir önem kazandırmaktadır. Bu nedenle bütün ülkeler temel tarımsal ürünlerde, kendi kendine yeterli olma çabası içinde olup tarım politikalarını bu hedef doğrultusunda yönlendirmektedir. Türkiye' de tarım kesimindeki mevcut potansiyeli saptamak ve tarımsal yapıdaki değişimleri
1206 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU belirlemek amacıyla DİE tarafından belirli periyotlarla Genel Tarım Sayımları (GTS) yapılmaktadır. İlki 1927' de yapılan I. GTS' den sonra 1950-1963-1970-1980-1991 ve 2001 yıllarında olmak üzere toplam yedi GTS yapılmıştır. Bu çalışmada en son 2001 yılında yapılan VII. GTS sonuçları ile bir önceki 1991 yılında yapılan VI. GTS sonuçları belirli kriterler esas alınarak karşılaştırılmış, aradan geçen on yıllık sürede ülkenin tarımsal yapısındaki ve mekanizasyon durumundaki değişimler incelenmiştir. Tarımsal yapı Türkiye' deki tarım işletmelerin büyük çoğunluğu aile işletmesi şeklindedir. Tarımdaki istihdam, küçük işletmelerde aile bireyleri, orta ve büyük işletmelerde ise mevsimlik olarak sağlanmaktadır. Son yıllarda tarımsal işgücünün diğer sektörlere yönlendirilmesi ile birlikte, toplam istihdam içindeki tarımın payı azalma göstermiştir. Evcim (2003)'e göre; tarım sektöründeki istihdam oranı Türkiye'de %35, Avrupa birliği ülkelerinde %6, ABD'de %3 ve Japonya'da %7'dir. Türkiye'de tarımdaki bu yüksek istihdam oranı, sanayi ve hizmet sektörleri istihdamındaki sağlanacak gelişmelerle en az %10 seviyelerine indiğinde ülkemiz gelişmiş ülkeler seviyesine erişmiş olacaktır. Tarımsal istihdamdaki azalmaya karşın, tarımsal işletme büyüklüğünde küçük de olsa bir artış görülmektedir. 1991 GTS sonuçlarına göre Türkiye'de ortalama işletme büyüklüğü 59,1 dekar iken, 2001 GTS' de ortalama işletme büyüklüğü %3 artarak 61,01 dekara yükselmiştir. Ancak Türkiye genelinde 50 dekarın altında araziye sahip işletmelerin oranı hala %60'ın üzerinde (1991 GTS' de %65, 2001 GTS' de %64) 100 dekarın altında araziye sahip işletmelerin oranı da %80'in üzerindedir. İşletme büyüklüğü olarak, işletmelerin en yoğun olduğu aralık 20-49 dekarın aralığıdır (%31). Dikkat çekici bir başka nokta 500 dekar'ın üzerinde arazi varlığına sahip işletmelerin oranı %1'in altında iken (1991 GTS' de %0,9 ve 2001 GTS' de %0,7) bu işletmelerin sahip oldukları arazinin oranı 1991 GTS' de %17, 2001 GTS' de %11 civarındadır (Tablo 1). Aradan geçen 10 yılda arazisi olmayan işletmeler %30 oranında azalırken, 500 dekar'ın altında arazi varlığına sahip işletmelerin arazi varlıkları yaklaşık %7 civarında artmıştır (Şekil 1). Tablo 1. İşletme büyüklüğüne göre işletme sayısı ve işletmelerin tasarrufunda bulunan arazi varlığı (Anonymous, 1994; Anonymous 2004 b). Tekelioğlu (1983)'e göre, tarımsal yapısında küçük işletmelerin egemen olduğu ülkelerde gerekli örgütlenmeye gidilmezse makine kullanımı oldukça güç ve pahalıdır. İşletme büyüklüklerine göre Batı Avrupa'da 50 dekardan küçük işletmeler çok küçük, 50-100 dekar arası
KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1207 küçük, 100-500 dekar arası orta, 500-5000 dekar arası büyük ve 5000 dekarın üstü çok büyük işletmeler olarak kabul edilmektedir. Faaliyetlerine göre tarımsal işletme tiplerine bakıldığında; Türkiye'deki tarımsal işletmelerin 2/3'si bitkisel ve hayvansal üretimi bir arada yapmaktadır. 2001 GTS' ye göre işletmelerin %67'si bitkisel ve hayvansal üretimi bir arada yaparken, %30'u yalnız bitkisel üretim, %2'si ise yalnız hayvansal üretim yapmaktadır. Bitkisel ve hayvansal üretimi bir arada yapan işletmelerin oranı, aradan geçen 10 yılda %5 azalırken, yalnız bitkisel üretim yapan işletmelerin oranında %6 artma ve yalnız hayvansal üretim yapan işletmelerin oranında %1 azalma olduğu görülmektedir (Tablo 2). Bu işletmelerin tasarrufunda bulunan arazi oranına bakıldığında, bitkisel ve hayvansal üretimi bir arada yapan işletmelerin arazisi %7 azalırken, bu azalma tamamen bitkisel üretim yapan işletmelere yönelmiştir (Şekil 2). Şekil 2. İşletme tiplerine göre işletme oranları İşletmelerin tasarrufunda bulunan araziyi kullanma durumlarına bakıldığında, aradan geçen 10 yılda çok fazla bir değişikliğin olmadığı görülmektedir (Şekil 3). Her iki GTS' de arazinin en yoğun kullanım şekli %67 oranı ile tarla arazisidir. Ancak tarla arazisi 1991 yılından 2001 yılına kadar yaklaşık %1 azalırken, nadas alanları %1 artmış, meyve ve diğer uzun ömürlü bitkilerin ekildiği alanlar %1 artarken, daimi çayır ve otlak arazileri %1 azalmıştır. Tarıma elverişsiz arazilerin oranında %30'luk bir azalma görülmektedir (Tablo 3).
1208 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU Tablo 3. İşletmelerin bünyesinde bulunan tarım alanlarının kullanış şekli (Anonymous, 1994; Anonymous 2004 b). 1991 GTS 2001 GTS Arazinin kullanım şekli Arazi Oranı Arazi (1000 ha) (%) (1000 ha) 15 784 67,32 12 253 3 203 13,66 2 737 1 940 8,27 1 758 521 2,22 371 922 3,93 557 615 2,63 470 196 0,84 94 266 1.14 147 23 447 100 18 387 Tarla arazisi Nadas Meyve ve diğer uzun ömürlü bitkiler Sebze ve çiçek bahçeleri Daimi çayır ve otlak arazisi Tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan arazi Koruluk ve orman arazisi Tarıma elverişsiz arazi Toplam Oranı (%) 66,64 14,89 9,56 2,02 3,03 2,56 0,51 0,80 100 Şekil 3. İşletmelerin tasarrufunda bulunan araziyi kullanış şekli TA : Tarla arazisi N : Nadas MUÖB : Meyve ve diğer uzun ömürlü bitkiler SÇB : Sebze ve çiçek bahçeleri DÇOA : Daimi çayır ve otlak arazisi KA : Tarıma elverişli olduğu halde kullanılmayan arazi KOA : Koruluk ve orman arazisi TEA : Tarıma elverişsiz arazi Mekanizasyon düzeyi 1991 GTS ve 2001 GTS sonuçlarına göre; aradan geçen 10 yılda Türkiye genelindeki tarımsal işletme sayısı %31 azalmıştır. Ortalama işletme büyüklüğü %3 artarken, işletmelerin elinde bulunan parça veya parsel sayısı %34 azalmış, ortalama parça büyüklüğü %38 artmıştır (Tablo 4). Bu durumun değişik nedenleri vardır. En önemli nedenlerden biri olarak kırsal kesimden göç eden işletme sahiplerinin arazilerini, köyde kalıp tarımsal üretime devam eden işletmeler satın almıştır. Özellikle boş kalan arazilerin bitişiğindeki yer sahipleri buraları satın alarak, hem toplam işletme
KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1209 büyüklüklerini hem de parsel büyüklüklerini artırmışlardır. İşletme ve parsel büyüklüğünün artması tarımsal üretimde iş başarısını olumlu yönde etkileyen bir gelişmedir. Tablo 4. İşletmelerin sahip olduğu arazi parça sayısı ve arazi büyüklüğü (Anonymous, 1994; Anonymous 2004 b). - : azalış + : artış İşletmelerin sahip olduğu tarım alet makinalarına bakıldığında geçen 10 yılda önemli gelişmelerin olduğu görülmektedir. Traktör sayısında %35, biçerdöver sayısında %10 artış olmuştur. Traktörle çalıştırılan tarım alet ve makinalarının toplamı 10 yıl içerisinde %39 artmıştır (Tablo 5). Bu hiç de küçümsenemeyecek, önemli bir gelişmedir. Tablo 5. İşletmelerin sahip oldukları tarım alet ve makina sayıları (Anonymous, 1994;Anonymous 2004 b). Tarım alet ve makinaları Traktör Biçerdöver Tarım arabası Pulluk Toprak frezesi Kültivatör Diskli ve diğer tırmıklar Merdane Ot tırmığı Patates dikim makinası Balya makinası Harman makinası Patates sökme makinası Pancar sökme makinası Çayır biçme makinası Silaj makinası Mısır silaj makinası Çapa makinası Mibzer Kimyevi gübre dağıtıcısı Tarla pülverizatörü Traktörle çalıştırılan alet ve makine sayısı Traktör başına düşen alet ve makina sayısı 1991 GTS Alet ve makina sayısı 704 373 10 946 661 618 819213 13 477 283 996 151 856 45 826 62 733 1537 7 280 132214 5 412 3 684 19391 389 216 87 615 232 788 184 989 129 682 2 843 916 4,04 2001 GTS Alet ve makina sayısı 948 416 12 053 926 494 1 074 889 32 203 405 025 188 942 61 201 64 324 10 534 8 562 140 915 15 435 8 721 34 344 1 830 4 068 129 793 322 993 297 725 219 238 3 947 236 4,16 Değişim oranı (%) 35 10 40 31 139 43 24 34 2 585 17 7 185 137 77 370 1 783 48 39 61 69 39 3 Tarımsal üretimde traktörü etkin ve verimli bir şekilde kullanmayı sağlayan, traktörle birlikte kullanılan tarım alet ve makinalarıdır. Bu nedenle traktör başına düşen alet ve makine sayısı
1210 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU önemli bir kriterdir. 1991 yılında traktörle çalıştırılan alet ve makine sayısı 2 843 916 iken, bu rakam 10 yıl içerisinde %39 artarak 2001 yılında 3 947 236 değerine ulaşmıştır. Ancak traktör başına düşen alet ve makine sayısı 1991 yılında 4,04 iken 2001 yılında 4,16 olmuştur. Artış miktarı %3'dür. Traktörle çalıştırılan alet ve makine sayısındaki %39 artışa rağmen, traktör başına düşen alet ve makine sayısının %3 artması, aynı dönem içerisindeki traktör sayısının %35' lik artışıyla izah edilebilir. Bu nedenle alet ve makine sayısındaki artış, traktör başına düşen alet ve makine sayısına direk yansımamaktadır (Şekil 4). Tarımsal üretim, arazi koşullarında ve iklim faktörlerinin etkisi altında yapılır. Tarım yapılan arazi miktarını artıramayacağımız (son 10 yılda %2 azalmıştır) ve iklim faktörlerini değiştiremeyeceğimiz için, tarımsal üretimde elde edilen ürün miktarını artırmak için en uygun yöntem, modern üretim tekniklerini kullanmaktır. Modern üretim teknikleri kullanılarak birim alanda, daha az iş gücüyle daha yüksek iş başarısı ve ürün verimi elde etmek mümkündür. Bu nedenle 1991 yılından 2001 yılına gelinceye kadar tarımsal üretimde kullanılan alet ve makinaların sayısının %39 artması önemli bir gelişmedir. Tablo 5 incelendiğinde, geçen 10 yılda tarım alet ve makinaları içerisinde, en fazla artışı mısır silaj makinasında görülmektedir. İşletmelerin modern üretim tekniklerini kullanma dereceleri, tarımsal mekanizasyon düzeyi ile ifade edilmektedir. Tarımsal mekanizasyon düzeyi ise; sahip olunan arazi varlığı, traktör sayısı, traktör motor gücü ve tarım alet ve makinaları varlığından yararlanılarak belirlenmektedir (Sabancı ve Ay bek, 1990). Tarımsal mekanizasyon düzeyini belirlemek için kullanılan kriterler şunlardır (Anonymous, 2001); birim alana düşen traktör gücü (kw / ha), 1000 hektara düşen traktör sayısı (adet / 1000 ha), bir traktöre düşen alan (ha / traktör) ve bir traktöre düşen alet ve makine (adet / traktör) sayısıdır. Türkiye'nin 1991 ve 2001 yılları arasında tarımsal yapısında ve mekanizasyon düzeyindeki değişimler Tablo 6' da verilmiştir. Tablo 6. Türkiye'nin 10 yıllık dönemde mekanizasyon düzeyindeki değişim (Sabancı ve ark, 2003) BADG: Birim alana düşen traktör gücü (kw/ha) BHTS: 1000 ha alana düşen traktör sayısı (adet/1000 ha) BTDA: Bir traktöre düşen alan (ha/traktör) TDAM: Bir traktöre düşen alet ve makine sayısı (adet/traktör) - : azalış +: artış
KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1211 Türkiye'nin mekanizasyon düzeyine bakıldığında 1991 yılından 2001 yılına kadar aradan geçen 10 yıl içerisinde önemli gelişmelerin olduğu görülmektedir. 1991 yılında birim alana düşen traktör gücü 1,51 kw/ha iken, 2001 yılında bu değer %50 artarak 2,27 kw/ha olmuştur. Bin hektara düşen traktör sayısı %40 artarak 37,56' dan 52,42' ye yükselmiştir. Bir başka mekanizasyon göstergesi olan bir traktöre düşen alan ise traktör sayısındaki artış nedeniyle 26,62 ha' dan %28 azalarak 19,07 ha' a inmiştir. Traktör sayısındaki artışla beraber, ortalama motor gücüde artmıştır. 1991 yılında 40,2 kw olan ortalama motor gücü 2001 yılına kadar %8 artış göstererek 43,3 kw' a yükselmiştir. Tarımsal üretimde kullanılan ve mekanizasyon sistemi içerisinde birbirlerini tamamlayan, traktör ve tarım alet ve makine varlığı ülkelerin en önemli mekanizasyon göstergeleridir. Ancak bu mekanizasyon göstergeleri değerlendirilirken, kullanılan parka (KP) göre mi yoksa ekonomik parka (EP) göre mi, değerlendirmenin yapılması gerektiği cevabının bulunması gereken önemli bir sorudur. Bu çalışmada Türkiye'nin tarımsal mekanizasyon göstergelerinde aradan geçen on yılda önemli gelişmelerin olduğundan bahsedilmektedir. Ancak bu yorum kullanılan parka göre yapılmış bir yorumdur. Ekonomik parka göre durum incelendiğinde, mekanizasyon göstergelerinde yine olumlu gelişmelerin olduğu, ancak bu artışın kullanılan parka göre daha düşük kaldığı görülmektedir. Türkiye şartlarında traktörlerin ekonomik ömrünün 15 yıl ve bir çok tarım alet ve makinasının ekonomik ömrünün 10 yıl olduğu konusunda fikir birliği vardır (Mutaf, 1984; Eren 1991; Akıncı 1997; Sabancı ve ark, 1999). Ancak ülkemizin değişik bölgelerinde yapılan çalışmalar traktör ve diğer tarım alet ve makinalarının ekonomik kullanım sürelerinin üzerinde kullanıldıklarını göstermektedir. Sabancı ve ark (2003), Türkiye'deki traktör parkının değişimlerini esas alarak yaptıkları çalışmada, 1991 ve 2001 yılları arasında geçen on yıl sürede traktör sayısının (EP) %6 (KP - %35), birim alana düşen traktör gücünün %17 (KP - %50) ve 1000 hektara düşen traktör sayısının %10 (KP - %40) arttığını belirlemişlerdir. Görüldüğü üzere geçen on yıllık sürede mekanizasyon göstergelerinde, hem ekonomik hem de kullanılan parka göre artış söz konusudur. Ancak kullanılan parktaki artış, ekonomik parktaki artıştan daha yüksektir. Benzer çalışmalar Türkiye'nin değişik yörelerinde de yapılmış ve özetle şu sonuçlar elde edilmiştir. Yıldız (2002), Erzurum yöresinde yaptığı çalışmada işletmelerin sahip oldukları traktörlerin %36'sının, tarım alet ve makinalarının ise %24'ünün ekonomik kullanım ömürlerini doldurduklarını tespit etmiştir. Ülkemiz şartlarında traktörler için ekonomik kullanım ömrü 15 yıl olarak kabul edilmesine rağmen, yöredeki traktörlerin ortalama hizmet ömrünün 23 yıl kadar olduğunu saptamıştır. Erkmen (1991), Erzurum yöresinde tarımsal etkinliğin belirlenmesi konusunda yaptığı çalışmada, tarımda kullanılan alet ve makinaların %50'sinin ekonomik kullanım ömürlerini doldurmalarına rağmen, maddi yetersizlik nedeniyle zamanında yenilenemediklerini, bu alet ve makinaların daha uzun yıllar kullanıma devam edeceklerini saptamıştır. Bu çalışmada ve daha önce yapılmış olan çalışmalarda da açıkça görülmektedir ki; tarımsal işletmelerin modern üretim tekniklerini kullanma göstergesi olan mekanizasyon düzeyi,
1212 KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU işletmelerde bulunan traktör ve tarım alet ve makine parklarına bağlı olarak, kullanılan veya ekonomik parka göre değişiklik göstermektedir. Sonuç ve Öneriler 1991 ve 2001 GTS sonuçlarının karşılaştırıldığı bu çalışmadan çıkarılabilecek sonuçlar ve ülkemizin tarımsal yapı ve mekanizasyon durumunun iyileştirilmesi hususunda yapılabilecek öneriler şu şekilde sıralanabilir. 1. Tarım sektöründeki istihdam oranı azalmasına rağmen (%35), gelişmiş ülkelere göre (%6), tarımda çalışanların oranı halen daha çok yüksektir. Sanayi ve hizmet sektöründe yaratılacak istihdam artışı ile bu oran aşağılara çekilebilir. 2. Ortalama işletme büyüklüğü %3 artarak 59,1 dekardan 61,01 dekara çıkmasına rağmen gelişmiş ülkelere göre düşüktür. Türkiye'de ki tarımsal işletmelerin büyük çoğunluğu (%80) 100 dekarın altında arazi varlığına sahip, küçük aile işletmeleridir. Bu işletmelerin tek başlarına pahalı tarım alet ve makinalarını satın almaları zordur. Bu nedenle küçük işletmelerde şahsi mülkiyet yerine ortak makine kullanımının teşvik edilmesi ve yaygınlaştırılması önemlidir. 3. Ortalama işletme büyüklüğü gibi parsel büyüklüğünün de artma eğiliminde olması, buna bağlı olarak parsel sayısının azalması tarımsal yapı açısından olumlu gelişme olarak görülmektedir. Bununla paralel olarak arazi toplulaştırılmasına daha fazla önem verilip, bu konunun üreticilere daha iyi anlatılması ve yaygınlaştırılması ülkemizin tarımsal yapısını olumlu yönde etkileyecektir. 4. Tarımsal işletmelerin faaliyetlerine bakıldığında, çok fazla bir değişiklik olmamasına karşın, bitkisel üretim yapan işletmelerin oranında %6 artış olduğu görülmektedir. 5. Arazi sahibi işletme sayısında ciddi bir azalma söz konusudur (%31). Ancak bu azalma büyük oranda 50 dekardan küçük, 500 dekardan büyük işletmelerin sayısındaki azalmalardan kaynaklanmaktadır. Tarımsal işletmeler arasında 50-500 dekar arası arazi varlığına doğru bir yönelme söz konusudur. 6. Kullanılan parka göre, traktörle çalıştırılan alet ve makine sayısında önemli bir artış olmuştur (%39). Ancak traktör sayısındaki artış (%35), traktör başına düşen alet ve makine sayısını istenen düzeye çıkaramamıştır. Ülkemiz tarımında traktör ve diğer alet ve makinaların, ekonomik kullanım sürelerinin sonunda hurdaya ayrılması ve yerlerine yenilerinin temin edilmesi konusunda destek olunması (kredi imkanı, hurda bedelinin satın alma bedelinden düşülmesi, vb imkanlar) bu yenileme sürecini olumlu yönde etkileyeceği muhakkaktır. 7. Mekanizasyon kriterleri önemli artışlar göstermiştir. Ülkemizin mekanizasyon göstergeleri dünya ortalamasının üzerinde olmasına rağmen, gelişmiş ülkeler düzeyine henüz ulaşamamıştır. "
KAHRAMANMARAŞ SEMPOZYUMU 1213 Kaynaklar Akıncı, İ., Topakcı, M., Çanakçı, M., 1997. Antalya Bölgesi Tarım İşletmelerinin Tarımsal Yapı ve Mekanizasyon Özellikleri. Tarımsal Mekanizasyon 17. Ulusal Kongresi Bildiri Kitabı, s 45-58, Tokat. Anonymous, 1994. 1991 Genel Tarım Sayımı, Tarımsal İşletmeler(Hanehalkı) Araştırma Sonuçları, T.C. Başbakanlık Devlet İstatistik Enstitüsü Yayınları, Yayın No: 1691, Ankara. Anonymous, 2001. Sekizinci Beş Yıllık Kalkınma Planı, Tarım Alet ve Makinaları Sanayi Özel İhtisas Raporu, Yayın No; DPT:2546- ÖİK:562, Ankara. Anonymous, 2004 a. Türkiye Tarımına Genel Bakış, Tarım Bakanlığı Internet Verileri (www.tarim.gov.trv Ankara. Anonymous, 2004 b. 2001 Genel Tarım Sayımı, Tarımsal İşletmeler(Hanehalkı) Araştırma Sonuçları Internet Verileri (www.die.org.tr'). Ankara. Eren, Y., 1991. Türkiye'de Traktörlerin Kullanma Süreleri Üzerine Bir Araştırma. Tarımsal Mekanizasyon 13. Ulusal Kongresi Bildiri Kitabı, s 514-519, Konya. Erkmen, Y., 1991. Erzurum İlinin Tarımsal Mekanizasyon Etkinliğinin Belirlenmesi Üzerine Bir Araştırma. Tarımsal Mekanizasyon 13. Ulusal Kongresi Bildiri Kitabı, s 520-530, Konya. Evcim, Ü, 2003. Türkiye'de Tarımsal Nüfus, İşgücü ve İstihdam. Tarımsal Mekanizasyon 21. Ulusal Kongresi Bildiri Kitabı, s. 1107-111, Konya. Mutaf, E., 1984. Tarım Alet ve Makinaları. I. Cilt. Ege Üniversitesi Ziraat Fakültesi Yayınları No:218, İzmir. Sabancı, A., ve Aybek, A., 1990. Ceyhan İlçesinin Tarımsal Mekanizasyon Özellikleri ve Bu Özellikler Arası İlişkiler. 4. Uluslar arası Tarımsal Mekanizasyon ve Enerji Kongresi Bildiri Kitabı, Adana. Sabancı, A., Sümer, S.K., Say, S.M., 1999. Levels and Developments of Agricultural Mechanisationin Turkey and The World. 7 th International Congress on Agricultural Mechanisation and Energy, 26-27 May, 1999, Adana-Türkiye. Sabancı, A., Sümer, S.K., Say, M.S., ve Has, M., 2003. Türkiye'de Ekonomik Traktör Parkı ve Gelişimi. Tarımsal Mekanizasyon 21. Ulusal Kongresi Bildiri Kitabı, s. 125-131, Konya. Tekelioğlu, Y., 1983. Türkiye'de Tarımsal Makinalaşmanın Temel Sorunu: Traktör. Türkiye Zirai Donatım Kurumu Mesleki Yayınları, Ankara. Yıldız, C, 2002. Erzurum İli Pasinler İlçesinde Bitkisel Üretim Yapan İşletmelerde Ortak Makine Kullanımı, Ortak Makine Kullanımında Karşılaşılan Sorunlar, İşletmelerin Sosyal Ve Ekonomik Yapısına En Uygun Ortak Makine Kullanım Modelinin Tespiti. Atatürk Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsü, Tarım Makinaları Anabilimdalı, Yüksek Lisans Tezi (Yayınlanmamış), Erzurum.