Torasik Outlet Kompresyon Sendromunda Cerrahi Tedavi



Benzer belgeler
TOS (Toraksın Çıkım Sendromu)

Torasik Outlet Sendromu (TOS)

TORASİK OUTLET SENDROMU (TOS)

TORASİK OUTLET SENDROMU (TOS)

PAGET-SCHROETTER SENDROMU: 14 HASTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ. Dr. Niyazi GÖRMÜŞ*, Dr. Ömer TANYELİ**, Dr. Z. Işık SOLAK GÖRMÜŞ &

Göğüs Cerrahisi Akın Yıldızhan. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Çocukta Popliteal Tuzaklanma Sendromu Olgusu A Case Report on Popliteal Entrapment Syndrome of a Child Kalp ve Damar Cerahisi

KAFA TRAVMASI VE RADYOLOJİ KRANİOSEREBRAL TRAVMALI HASTALARDA NÖROGÖRÜNTÜLEMENİN TANI, TEDAVİ VE PROGNOZA KATKISI

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Kalp ve Damar Cerrahisi. Anabilim Dalı

BOYUN AĞRILARI

HAMDİ ÖZŞAHİN,GÜRKAN YETKİN,BÜLENT ÇİTGEZ,AYHAN ÖZ, MEHMET MİHMANLI, MEHMET ULUDAĞ

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Torakal çıkış sendromu. Thoracic outlet syndrome. S. Aydın Yücetürk

TUZAK NÖROPATİLER. Doç. Dr. Yüksel ÖZKAN Şevket Yılmaz Eğitim ve Araştırma Hastanesi Ortopedi ve Travmatoloji Kliniği, Bursa

DAMAR HASTALIKLARINDA GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Evre IB1 serviks kanserli hastalarda tedavi sonuçları: Tek merkez deneyimi

Göğüs Cerrahisi Hakan Şimşek. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

MESLEKİ TUZAK NÖROPATİLER DR. AYŞEGÜL ÇUBUK NÖROLOJİ UZMANI TC. SAĞLIK BAKANLIĞI İSTANBUL MESLEK HASTALIKLARI HASTANESİ

RAYNAUD HASTALIĞI. Yrd.Doç. Dr. Celal YAVUZ

TRAFİK KAZALARI, DÜŞMELER, DARP OLGULARI ve İŞ KAZALARINDA ADLİ SÜREÇ ÖRNEK OLGU DEĞERLENDİRMESİ

PELVİS KIRIKLARI. Prof. Dr. Mehmet Aşık

Skolyoz. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

Erken Dönem Kalça Osteoartritinde Tanım ve Etiyoloji. Dr. Çağatay Uluçay Yeditepe Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr. Recep Savaş Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji AD, İzmir

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı.

İlaç ve Vaskülit. Propiltiourasil. PTU sonrası vaskülit. birkaç hafta yıllar sonrasında gelişebilir doza bağımlı değil ilaç kesildikten sonra düzelir.

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

Göğüs Ağrısı Olan Hasta. Dr. Ö.Faruk AYDIN /

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

PERİFERİK ARTER HASTALIKLARINDA SEMPTOMLAR. Dr. İhsan Alur Pamukkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Kalp ve Damar Cerrahisi AD, Denizli

Spondilolistezis. Prof. Dr. Önder Aydıngöz

TORASİK OUTLET SENDROMU NUN CERRAHİ TEDAVİSİNDE TRANSAKSİLLER YAKLAŞIM SONUÇLARI

TEŞHİSTEN TEDAVİYE > ALT EKSTREMİTE ATARDAMARI HASTALIĞI

Gerilim Tipi Baş Ağrısı Nedir? Nasıl Tedavi Edilir? - Genç Gelişim Kişisel Gelişim

24. ULUSAL TÜRK OTORİNOLARENGOLOJİ & BAŞ - BOYUN CERRAHİSİ KONGRESİ

Rejyonel Anestezi Sonrası Düşük Ayak

Periferik Vasküler Yaralanmalarda Deneyimlerimiz

Konjenital Skolyozda Kırmızı Bayraklar

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

ACİL CERRAHİ GİRİŞİM GEREKTİREN ENDOKRİN PATOLOJİLER: ERKEN TANI & HIZLI TEDAVİ

Tedavi. Tedavi hedefleri;

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı 5. Sınıf ders programı:

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

BİR OLGU NEDENİYLE CLEIDOCRANIAL DYSOSTOSIS

Ulusal Akciğer Kanseri Kongresi İleri Evre Küçük Hücreli Dışı Akciğer Kanserlerinde Neoadjuvan Tedavi Sonrası Pulmoner Rezeksiyon Sonuçlarımız

Tamamlayıcı Tiroidektomilerde Gama Dedektör Yardımlı Cerrahinin Rolü

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

TORAKOLOMBER VERTEBRA KIRIKLARI. Prof.Dr.Nafiz BİLSEL VERTEBRA KIRIKLARI 1

Cerrahi Tedavi Uygulanan Spontan Pnömotorakslı Olguların Analizi #

Olgu Sunumu. Olgu yaşında erkek hasta Sağ ayak 1. parmak gangrenöz görünümde

AMNİ YOSENTEZ. Amniyosentez nedir? Bu test nasıl yapılır? Alınan sıvı ile ne yapılır?

TİTREŞİM; Mekanik bir sistemdeki salınım hareketlerini tanımlayan bir terimdir.

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

Foot Drop Gelişen Olguda EMG Tetiklemeli Elektrostimulasyon (Mentamove Metodu) ile Fonksiyonel İyileşme

KOMPARTMAN SENDROMU. Patofizyoloji. KS Nedenleri. Ödem

TORAKS BT PRATİK. Yrd.Doç.Dr. Süreyya YILMAZ

Gelişen en Olguda Mentamove ile Tedavi

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Vaka Eşliğinde Güncel Pratik Yaklaşım: Oligometastatik Meme Kanserine Yaklaşım. Prof. Dr. Feyyaz ÖZDEMİR K.T.Ü Tıbbi Onkoloji B.D.

Vasküler Patolojilerin Cerrahi Tedavisi

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Ders Yılı Dönem-V Göğüs Cerrahisi Staj Programı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

NEVRALJİLER. Dr. Yavuz YÜCEL Nöroloji A.D.

Düşüğe Neden Olan Bir Hipertansif Fibromusküler Displazi Vakası. A Case of Hypertensive Fibromuscular Dysplasia Leading To Abortus

BBCS da Tedavi Seçenekleri. Cerrahi yöntemler. Dr. Cumhur KILINÇER. Trakya Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroşirürji Anabilim Dalı

Cerrahi ve Lenfödem Riski. Prof. Dr. Semih GÖRGÜLÜ

MANİPULATİF TEDAVİ TEKNİKLERİ I AKTS. Dersin Adı Kodu Yarıyıl Teori. Uygulama. (saat/hafta) (saat/hafta) (saat/hafta) FTR. 2.YIL/ 1.

Mediyasten, her iki plevral boşluğun arasında kalan anatomik bütünün adıdır.

Doç.Dr.Berrin Karadağ Acıbadem Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları ve Geriatri

Karaciğerin Kistik Hastalıkları. Prof.Dr.Hasan Besim

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

Periferik arter hastalıklarının tanısını ve yaklaşım stratejilerini öğrenecek.

LOMBER SPİNAL STENOZ TEDAVİSİNDE MİKRO-HEMİLAMİNEKTOMİ veya LAMİNEKTOMİ SEÇENEKLERİ

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

İnvaziv Girişimler. Sunum Planı. SANTRAL VENÖZ KATETER Endikasyonlar. SANTRAL VENÖZ KATETER İşlem öncesinde

KARACİĞER İĞNE BİYOPSİSİ. Doç.Dr. Hakan Erdem Kronik Hepatit Tanı ve Tedavi Kursu

Cinsiyet Eşitliği MALTA, PORTEKİZ VE TÜRKİYE DE İSTİHDAM ALANINDA CİNSİYET EŞİTLİĞİ İLE İLGİLİ GÖSTERGELER. Avrupa Birliği

(RANULA : TEKRARLAYAN BİR OLGU) RANULA : AĞIZ TABANINDA TEKRARLAYAN BİR OLGU ÖZET

FTR 303 Ortopedik Rehabilitasyon. Kalça Artroplastisi. emin ulaş erdem

VERTEBRANIN OSTEOPOROZ VE METASTATİK KIRIKLARININ TEDAVİSİNDE VERTEBROPLASTİ/ KİFOPLASTİ

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Paget-Schroetter Sendromu: Tekrarlayan egzersiz sonrası gelişen üst ekstremite derin ven trombozu

Ön Çapraz Bağ Yırtıkları

BUERGER HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr.Celal YAVUZ

YENİ AÇILAN BİR TIP FAKÜLTESİNDE PARATİROİD CERRAHİSİ DENEYİMİMİZ

OMUZ VE DİRSEK BÖLGESİ YARALANMALARI

KOAH ALEVLENMELERİNDE TANI VE TEDAVİ YAKLAŞIMI

Aft, Farenjit, Adenit İle Birlikte Olan Periyodik Ateş (PFAPA)

Gaziosmanpaşa Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi 2017;9(1): 51-57

TDB AKADEMİ Oral İmplantoloji Programı Temel Eğitim (20 kişi) 1. Modül 29 Eylül 2017, Cuma

Doç.Dr. Mehmet Güngör KAYA

Trikoryonik Triamniyotik Üçüz Gebelikte Monofetal Cantrell Pentalojisi

- Transjügüler intrahepatik porto sistemik shunt. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Transkript:

Torasik Outlet Kompresyon Sendromunda Cerrahi Tedavi Cemal KAHRAMAN, Yiğit AKÇALI, Fahri OĞUZKAYA, Kutay TAŞDEMİR, Mehmed BİLGİN, Atalay ŞAHİN Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Kayseri Torasik "outlet" sendromu (TOS) toraks çıkımında nörovasküler kompresyonla ilgili bir semptom kompleksidir. Tedavi konservatif (fizyoterapi) ve cerrahi girişimlerle gerçekleşir. Biz, cerrahi tedavi uyguladığımız TOS lu hastaları yeniden gözden geçirdik. Anabilim Dalı mızda son on yıllık sürede TOS lu 28 hastayı cerrahi olarak tedavi ettik. Kompresyona yol açan nedenler 10 (% 35.7) olguda yumuşak doku ve 18 inde (% 64.3) osseöz nedenlerdi. Pleksüs brakiyalis basısı % 85.7 oranında gözlendi. Vasküler komplikasyonlar (% 14.3) arteriyel tromboz, arteriyel tromboembolizrn, venöz tromboz ve Raynaud fenomeni idi. Parestezi (% 100) ve ağrı (% 67.8) sık görülen klinik manifestasyonlardı. Üst pleksüs brakiyalis tutulumunda (C5-7) supraklaviküler (% 57.1), alt pleksüs lezyonu (C8-T1) ya da osseöz yapılarla ilgili basılarda transaksiller (% 42.9) yaklaşımda bulunuldu. Postoperatif komplikasyonlar, insizyonel hematom (% 3.5), geçici kuvvet kaybı (% 3.5) ve kozaljiydi (% 3.5). Cerrahi sonrası değerlendirmede şifa % 32.1, kısmi iyileşme % 57.2 ve semptomlarda düzelme olmaması % 10.7 oranında görüldü, iki olguda rekürrens gelişti (% 7} ve bir olguda psödorekürrens gözlendi. TOS un tedavisi seçilmiş olgularda cerrahidir ve % 80 nin üzerine iyileşme sağlar. GKDC Dergisi 1997; 5: 300-305 Surgical approach to thoracic outlet compression syndrome Thoracic outlet syndrome (TOS) is a complex of the symptoms which are related with neurovascular compression in the thoracic outlet area. The management of the TOS are achieved by conservative or nonoperative methods such as physiotherapy and/or surgical interventions. We reviwed the patients who were managed surgically because of TOS. in our department, we managed surgically twenty-eight patients with TOS in the last ten years. The causes of the compression were the soft tissue structures in the cases (37.7 %), and the osseous structures in 18 cases (64.3 %), The compression of the brachial plexus was noted in the rate of 85.7 percent. The vascular complications of the TOS were arterial thrombosis or thromboembolism, venous thrombosis, and Raynaud s phenomenon (14.3 %). Paresthesia (100 %) and pain (67.8 %) were the clinic manifestations which were noted frequently. The supraclavicular approach was used in the involvement of the upper brachial plexus C5-7 (57 %), and the transaxillary one was used in the lesions of lower brachial plexus (i.e, C8-11) or in the compression of the osseous structures (42.9 %). Postoperative complications were incisional hematoma (3.5 %), transient power loss (3.5 %) and causalgia (3.5 %). The postoperative results were good in 32.1 %, fair in 57.2 % and poor 10.7 %, Recurrent TOS developed in two cases (7 %), and was noted pseudorecurrence in one case. The management of the TOS is surgical one in the selected cases, and improvement is over the rate of 80 %. TOS subclavian damarların ve brakiyal pleksüsün "servikoaksiller kanalı" geçerken çeşitli nedenlerle kompresyona uğraması sonucu oluşan nörojenik ve/veya vasküler semptom- ların oluşturduğu sendromların ortak adıdır. Genel popülasyonda % 8 civarında görülür (1). Etyolojik nedenlerin başında osseöz patolojiler gelir. Semptomların başlaması sıklıkla 3.-4. de- 300

C. Kahraman ve ark. Torasik Outlet Kompresyon Sendromunda Cerrahi Tedavi kadlardadır. Pubertedan önce ve 50 yaşın üzerinde nadirdir. Hastalık kadınlarda erkeklere göre üç kez daha fazla görülür. Hastaların yaklaşık %95 inde nörojenik tutulum söz konusudur. Çok nadir görülen vasküler lezyonların büyük çoğunluğunu venöz patolojiler teşkil eder (2). Semptomlar, sıklıkla spontan olarak, travma veya servikal bölgenin cerrahi girişimleri sonrasında görülür. Kompresyon tanısı iyi bir anemnez ve fizik muayene ile konur. Ancak tüm hastaların olası tanılar yönünden değerlendirilmesi gerekir. TOS lu hastaların büyük çoğunluğu konservatif tedavi ile başarıyla tedavi edilir. Cerrahi girişime, kompresyona bağlı komplikasyonların varlığında, tolere edilemeyen ağrı ve ulnar sinir ileti hızının (UNCV) 60 m/sn nin altında olması durumunda başvurulur. Materyal ve Metod Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs ve Kalp-Damar Cerrahisi Anabilim Dalında 1987-1997 yılları arasında, TOS tanısıyla 28 hasta cerrahi olarak tedavi edildi. En genç olgu 27, en yaşlı olgu 45 yaşında olup yaş ortalaması 33.4 idi. Fizik muayene ve kompresyon testleri sonrası TOS ön tanısı ile hospitalize edilen tüm olgulara iki yönlü servikal grafi ve PA toraks grafisi istendi. Nörojenik bası düşünüldüğünde elcktromiyografi (EMG), UNCV ve venöz ve/veya arteriyel patoloji düşünülen olgulara Doppler ultrasonografî (US), venografi veya arteriografik tetkik yapıldı. Magnetik rezonans görüntüleme yöntemi (MRI) son üç olguda kullanıldı. Klinik evreleme elevasyonda parestezi ve/veya ağrı, komplikasyonların varlığı ve UNCV ölçümlerine göre yapıldı. Buna göre elevasyonla kolda yorgunluk ve parastezi oluşması "Evre I", bunlara ilave ağrının bulunuşu "Evre II" ve tolere edilemeyen ağrı, günlük aktivitenin bozulması, komplikasyonların varlığı veya UNCV nın 60 m/sn nin altında olması Evre III olarak değerlendirildi. Tolere edilemeyen ağrı, ilerleyici ve önemli fonksiyon kaybı, kompresyona ait komplikasyonların varlığı ve UNCV ı 60 m/sn nin altında olan olgulara cerrahi girişim planlandı. Preoperatif dönemde elde edilen verilere göre üst pleksüs kompresyonu kanısına varılanlara supraklaviküler, osseöz yapılarla ilgili veya alt pleksüs kompresyonu bulunanlara transaksiller girişimler tercih edildi. Supraklaviküler yaklaşımda skalenektomi (total veya parsiyel), varsa servikal kosta ve 7. servikal vertebranın (C7) uzamış transvers proçesinin eksizyonu yapıldı. Transaksiller girişimle birinci kosta eksizyonu, skalenotomi, varsa servikal kosta eksizyonu veya C7 uzamış transvers proçesi eksize edildi. Fibröz oluşumlar bulunduğunda bunların rezeksiyonu yapıldı. Postoperatif dönemde medikal tedavi ve mutlak istirahat uygulandı. On gün sonra fizik tedavi planlandı. Olguların normal aktivitelerine dönmelerine bir ay sonra izin verildi. Postoperatif bir aylık dönemden sonra semptomlarda tam düzelme varsa şifa, semptomlarda % 50-100 iyileşme gösterenler başarılı ve % 50 nin altında iyileşme ise başarısız olarak kabul edildi. Bulgular Parastezi tüm olgularda ve ağrı olguların % 67.8 (19 olgu) da gözlendi. Müsküler atrofi altı olguda mevcuttu. Adson testi (onaltı olguda) ve efor testi tüm olgularda pozitif bulundu. EMG incelemede UNCV ı 48-62 m/sn arasında değişiyordu. EMG de iki olguda C-5-7 ye ait üst pleksüs kompresyonuna alt bulgular saptandı. Servikal grafide 12 olguda servikal kosta (dördünde bilateral), iki olguda C7 vertebranın uzamış transvers proçesi ve üç olguda klavikula patolojisi (birinde düz klaviküla, 301

diğerlerinde kırığa bağlı anormal kallus teşekkülü) saptandı. Dokuz olguda radyolojik bir patoloji saptanmadı. Semptomların başlaması ile kesin tanı konulması arasında yaklaşık 1-5 yıllık bir süreç geçmişti. Hastalarda nörovasküler basıya neden olan osseoz ve yumuşak dokuya ait patolojiler Tablo l de görülmektedir. İki olguda nörovasküler kompresyon nedeni posttravmatik dönemde klaviküla kırığına bağlı anormal kallus teşekkülü idi. Sol üst ekstremitede aksiller ve distal arter nabızları palpe edilemeyen bir olgunun arteriyografik tetkikinde subklaviyan ve aksiller arterde tromboz ve servikal grafisinde bilateral servikal kosta gözlendi. Bir başka olguda sağ üst ekstremitede axiller bölgeden parmaklara kadar ödem, mor-siyanotik renk değişikliği ve hassasiyet dikkati çekti. Venografik incelemede aksiller-subklaviyan venlerin tromboze olduğu görüldü. Bu olguya medikal tedavi (urokinaz ve heparin, düşük moleküllü dekstran (rheomacrodex), ekstremite elevasyonu ve antienflematuvar tedavi) ve daha sonra dekompresif girişim uygulandı. Bu, trombektomiyle birlikte yaptığımız birinci kaburga rezeksiyonundan ibaretti. Bir olgu elinde ani başlayan ağrı ile beraberinde parmak dibinde hemorajik odaklar ve ekimotik renk değişikliğinden (splinter emboli) şikayetçiydi. Raynaud fenomeni bir olguda gözlendi. Olguların altısı "Evre II" ve 22 si "Evre III" döneminde idi (Tablo 2). Onaltı olguya transaksiller, sekiz olguya supraklaviküler yaklaşımda bulunuldu. Tablo 3 de operatif yaklaşım şekilleri ve yapılan dekompresyonlar gösterilmiştir. Postoperatif dönemde bir olguda inzisyonal hematom ve bir olguda geçici Horner sendromu ve bir olguda kozalji gözlendi. Ortalama hospitalizyon süresi 6 gündü. Dokuz olguda şifa (% 32.1), onaltı olguda iyileşme (% 57.2) gözlenirken üç olgunun semptomlarında % 50 nin altında düzelme saptandı (% 10.7). İki olguda rekürrens gelişti ve bir olguda psödorekürrens gözlendi. Tablo 1. Kompresyona sebep olan anormallikler ve anomaliler Kompresyon nedeni n Kemiğe ait patolojiler Servikal kosta 12 Rudimanter 1. kosta 1 C7 trans. process 2 Düz klaviküla 1 Yumuşak dokuya ait patolojiler M. Skalenus Anterior 3 M. Skalenus Minimüs 1 Fibröz band 7 Tablo 2. Hastalara ait preoperatif semptomlar, fizik muayene bulguları, UNCV ı sonuçları ve evre tayini n % UNCV semp ve bulgular stage 6 21.4 60-62 m/sn 22 78.6 48-5 9 m/sn iki hasta (omuz ve göğüs ağrı) iki hasta fonksiyon kusuru Dört Olgu elevasyonla ağrı altı olgu (adale atrofisi) iki olgu ( nabız alamama) bir olgu (Raynaud Fenomeni) bir olgu (elinde ani başlayan ağrı, ödem ve renk değişikliği) dört olgu (fonksiyon kusuru) bir olgu (parmakta hemorajik odaklar ve trofik bozukluk "splinter emboli" onaltı olgu (elevasyonla ağrı) II III 28 100 Tüm olgularda parastezi mevcuttu. 302

C. Kahraman ve ark. Torasik Outlet Kompresyon Sendromunda Cerrahi Tedavi Tablo 3. Torasik outlet sendromunda cerrahi yaklaşımlar Girişimler spr klv TA TT infklv skalenotomi + C7 tr. çk. rezk 1 skalenotomi + C7 tr. çık. rezk 1 skalenotomi + 1 kosta rezk 1 3 skalenotomi + servikal 5 kosta rezk skalenotomi + 1. kosta+ 7 servikal kosta rezk. klavikülektomi 3 skalenotomi + fibröz band 6 divizyonu + I. kosta rezk torakal sempatektomi (uni) 1 arteriyeltrombek + 1 skcalenotomi Toplam 8 16 1 3 Spr: supraklaviküler, TA: transaksiller, TT: transtorasik, infklv: infraklaviküler Tartışma TOS unda etyolojik nedenler çok çeşitlidir. Konjenital fibromüsküler ve osseöz anomaliler sık görülen nedenleri teşkil eder. Semptomlar sıklıkla boyun cerrahisi/ travma sonucu veya spontan olarak başlar. Tanı konulmadan yaklaşık iki yıl önce semptomların varlığı dikkati çeker. TOS da kompesyon tanısı iyi bir anemnez ve fizik muayene ile konabilir. Hastaların % 95 inde nörojenik tutulum görülür. Nörojenik tutulumda bası nedeni çoğunlukla osseöz anomalilerle ilgilidir. Ancak bazen skalen adaleler bir demet şeklinde birinci kostaya yönlenirken brakiyal pleksüsü penetre edebilirler. Skalenektomi (total) yaptığımız bir hastamızda kompresyon nedeni anterior skalen adalesinin pleksüsü penetre etmesiydi. Vasküler patolojiler (venöz basılanma yaklaşık % 4 ve arteriyel kompresyona bağlı olanlar % l oranlarında) düşük oranlarda görülür (2). Ancak tedavisiz bırakılırsa uzvun hayatiyetini tehdit eder. Hastalarımızın dördünde vasküler patoloji gözlenmiştir. Bu olguların birinde akut arteriyel ebolizm ("splinter emboli") bir başka olguda aksiller-subklaviyan ven trombozu tespit edilmiştir. Tüm hastaların olası tanılar yönünden değerlendirilmesi, gereksiz veya uygun olmayan cerrahi girişimlerden kaçınılması gerekir. Bu amaçla rutin servikal grafide görülemeyen fibröz bandların ve diğer yumuşak doku strüktürlerinin varlığı en iyi magnetik rezonans görüntüleme (MRI) ile anlaşılabilir (3). Biz üç hastamızda fibröz bandların varlığını MRI ile dördünü operasyon esnasında belirledik. Her hasta öncelikle konservatif tedaviye alınır. Hafif semptomlu hastaların çoğu bu tedaviye cevap verir. Orta derecede veya ciddi tutulumu olan hastalar konservatif tedaviye cevap vermez. Bu takdirde en effektif sonuç cerrahi girişimle tüm toraks çıkımının dekompesyonu ile sağlanır. Dekompresyon işlemi birinci kosta ve diğer kemik anomalilerin, fibröz band ve anterior skalen adalesinin divizyonu veya rezeksiyonu ile yapılır (l, 2,4). Sanders ve Urschel transaksiller (TA) yaklaşımla birinci kostanın daha kolay ve daha kolay ve daha emniyetli bir şekilde çıkarılabileceğini, girişimin kolay ve emniyetli olduğunu vurgulamışlardır (l, 5). Aynı görüşü savunan Roos ve Razzuk da bu yaklaşımın ideal olduğunu ve başarılı sonuçların, anatomi ve tekniğe aşina, deneyimli cerrahlarla alınabileceğini belirtmektedirler (l, 4). Buna karşın bazı otörler de supraklaviküler girişimle brakiyal pleksüsün ekspojurunun daha iyi sağlanabileceğini dolayısiyle primer veya sekonder yaklaşımlarda gerek yumuşak doku ve gerekse osseöz anomalilerinin giderilmesinde etkili olduğunu savunmaktadırlar (6, 7). Literatür verilerine göre primer dekompresif girişimlerin başarılı oranları; supraklaviküler yaklaşımda % 80-85 (6), TA girişimde % 80-93 civarında bildirilmiştir (l, 2). Serimizde endikasyon durumlarına göre iki cerrahi girişim de uygulanmış, % 89.2 başarılı sonuç alınmıştır. Yumuşak doku lezyonlarında, pekçok otör dekompresyon için yalnızca parsiyel skalenektomiyi tercih etmekte, sonuçlarının daha iyi ve komplikasyonlarının birinci kosta rezeksiyonu- 303

GKDC Dergisi 1997: 5: 300-305 na göre daha az olduğunu vurgulamaktadırlar (6, 7, 8). Ancak Roos (4), parsiyel skalenektomiye giden hastaların % 19 unda rekürrens gözlerken, birinci kosta rezeksiyonundan sonra bu oranın % 5 olduğunu, Urschell ve Razzuk da (l, 2) skalenektominin yüksek yetmezlik oranları nedeniyle yalnızca üst pleksüs bası varsa yararlı olacağını kabul etmektedirler. TOS için yapılan tüm dekompresif girişimlerde görülen komplikasyonlar, uzun torasik sinir injürisi, pnömotoraks, interkostobrakial nöropati, arter ve vene ait hemorajilerdir. Bunlar içinde pnömotoraks en yaygın komplikasyon olup vaka raporlarında % 10 oranında görülür (2). Vakalarımızda görülen komplikasyonlar insizyonal hematom, geçici kuvvet kaybı ve kozaljiydi. Rekürrens oranları % 15-20 civarında bildirilmiştir (5, 8), Nedeni yetersiz dekompresyon veya skar dokusunun pleksüsü basılamasıdır. Böyle hatalardan sakınmak için preoperatif iyi bir değerlendirme yapmak gerekir. Özellikle servikal grafide nonopak olduğu için görülmeyen fibröz bandların ve yumuşak doku anomalilerinin operasyon esnasında iyi değerlendirilmesi zorunludur. Bizim olgularımızın üçünde (% 10.7) rekürrens gelişmiş ve birinde de (% 3.6) psödorekürrens gözlenmiştir. Rekürrens durumunda öncelikle konservatif tedavi düşünülür. Semptomlarda kötüleşme veya devamlı semptomlar ikinci bir operasyon gerektirir. Reoperasyonda skar nedeni ile disseksiyon güçlükle yapılır. Bu nedenle plevral açılma, lenfatik kaçak, Horner sendromu, laringeal sinir injürisi gibi komplikasyonlar sıklıkla görülebilir. Bu sebeple ikinci operasyonun başarısı % 70-75 düzeyindedir (5). Reoperasyon için supraklaviküler ve TA girişime bir alternatifte brakiyal pleksüs ve sinir köklerinin daha iyi ekspojuruna imkan veren ve nörovasküler injuri riskini azaltan yüksek posterior torakoplasti yaklaşımıdır (l, 2, 9). Bu girişimin tek sakıncası tam bir dekompresyon için aşırı adale dokusunun divizyonu gerektirmesidir. Bu nedenle bazı cerrahlar tarafından uygun görülmemektedir (6, 7). TOS nun nörovasküler önemli komplikasyonlarından birisi de Raynaud fenomenidir. Genellikle dekompresif cerrahi girişimden sonra bu sendromda düzelme gözlenebilir. Bazan da minör bir Raynaud fenomeninde dekompresif girişimle birlikte yapılan periarteriyel sempatektomi genellikle semptomlarda iyileşmeye neden olur (9). Ancak ciddi semptomların varlığında torakal sempatektomi gerekli olur. Bu girişim için değişik yaklaşımlar önerilmektedir (l, 2). Günümüzde video yardımlı torakoskopik girişimle (VATS) torakal sempatektomi daha popülerdir (9). Bu yolla derin lojdaki anatomik strüktürlerin daha iyi görüntüsü temin edilebilir. VATS kullanımı özellikle son yıllarda popüler bir yaklaşım şekli olmuştur. Aksiller-subklaviyan venin trombozu toraksik "outlet" kompresyonuna sekonderdir (l, 2, 10). Venöz tromboz konservatif tedavi ile başarıyla tedavi edilir. Ancak medikal tedaviden sonra rekürrens oranları % 60 gibi yüksek düzeylerde bildirilmiştir (10). Bu nedenle venöz trombüsün lizisinden sonra rekürrenslerin önlemesine yönelik cerrahi dekompresyon yapılmalıdır. İnfraklaviküler (anterior) yaklaşım dekompresyon ve vene daha kolay ulaşma imkanı verdiği için idealdir (11). Sonuç olarak. TOS unda komplikasyonlar gelişmişse ve tıbbi tedavi yetersiz kalıyorsa çok iyi bir preoperatif değerlendirmeden sonra cerrahi girişim planlanmalı, primer girişimle tam bir dekompresyon yapılmalıdır. Tüm girişim şekillerindeki başarı oranlan dikkate alındığında; üst pleksüs tutulumu dışında primer rezeksiyon tercihen TA girişimle, rekürren semptomlar için sekonder operasyon yüksek posterior torakoplasti inzisyonu ile yapılmalıdır. 304

C. Kahraman ve ark. Torasik Outlet Kompresyon Sendromunda Cerrahi Tedavi Kaynaklar 1. Urschei HC and Razzuk MA. Thoracic outlet syndrome. Sabiston DC and Spencer FC; Surgery of the Chest, Philadeiphia WB Saunders Company 1990, pp 536-552. 2. Urschei HC Jr. Thoracic outlet syndrome. Shields TW; General Thoracic Surgery, Williams and Wilkins. Baltimore 1994; pp 564-570. 3. Panegyres PK, Moore N, Gibbon, et al. Thoracic outlet syndromes and magnetic resonance imaging. Brain 116: 823-841, 1993. 4. Roos DB. Experience with first rib resection thoracic outlet syndrome. Ann Surg 173: 429-442,1971. Yazışma Adresi: Dr. Cemal Kahraman, Mustafa Kemal Paşa Bulvarı, No: 23, Hakan Sitesi 38010 Kayseri 5. Sanders RJ, Pearce WH. The treatment of thoracic outlet syndrome. A comparison of different operations. J Vasc Surg 10: 626-634, 1989. 6. Cheng SWK and Stoney RJ. Supraclavicular approach for thoracic outlet decompression. J Vasc Surg 8: 3298-334,1988. 7. Reilly LM and Stoney RJ. Supraclavicular approach for thoracic outlet decompression J Vasc Surg 8: 329-334,1988. 8. Sanders RJ, Haug CE, Pearce WH. Recurrent thoracic outlet syndrome. J Vasc Surg 12: 390-398,1990. 9. Urschei HC Jr. Dorsel syndrome with VATS. Ann Thorac Surg 56: 717-720, 1993. 10. Urschei HC Jr, Razzuk MA? Improved management of the Paget-schroetter syndrome secondary to thoracic outlet compression. Ann Thorac Surg 52:1217-1221,1991. 11. Molina JE. Surgery for effort thrombosis of the subclavian vein. J Thorac Cardiovasc Surg 103: 341-346,1992. 305