Benzer belgeler

Mardin ili ilköðretim okullarýnda 6-15 yaþ grubu öðrencilerde kilo fazlalýðý ve obezite prevalansý

Çocuk Acil Servisine Başvuran Zehirlenme Vakalarının Değerlendirilmesi

Sakarya bölgesinde çocukluk çağı zehirlenmelerinin geriye dönük değerlendirilmesi

Erciyes Üniversitesi Öðrencilerinde Sigara Ýçme Durumunun Yýllarý Arasýndaki Deðiþimi

Çocukluk çağı zehirlenme olgularının demografik özelliklerinin değerlendirilmesi

Larson'un 1960'larda veciz olarak belirttiði gibi,

[Evaluation of preschool period toxicity cases] Okul öncesi dönem zehirlenme olgularının değerlendirilmesi

DÜNYADA VE TÜRKİYE DE KLİNİK TOKSİKOLOJİ

Kemoterapi alan hastalarýn sosyodemografik ve tanýsal özellikleri

GATA Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi'ne yýllarý arasýnda viral hepatit nedenli yatýþlarýn sýklýðý ve daðýlýmý

Çocuk Acil Servisimize Getirilen Zehirlenme Olgularının Değerlendirilmesi


2006 cilt 15 sayý


Týp Fakültesi öðrencilerinin Anatomi dersi sýnavlarýndaki sistemlere göre baþarý düzeylerinin deðerlendirilmesi

1. Nüfusun Yaþ Gruplarýna Daðýlýmý

Yoğun bakım ünitesinde akut zehirlenme tanılı olguların geriye dönük analizi

Lisans ve Lisanüstü Düzeyde Klinik Toksikoloji Eğitimi: Dokuz Eylül Üniversitesi Örneği

Abdülkerim YILMAZ *, F. Mutlu KUKUL GÜVEN **, İlhan KORKMAZ ***, Salih KARABULUT ****

KLİNİK TOKSİKOLOJİ EĞİTİMİNİN ÖNEMİ. Prof. Dr. Arzu Denizbaşı

Antidepresan İntoksikasyonları. Dr Özlem GÜNEYSEL Marmara Ü Acil Tıp AD

Çocuk acil servisine getirilen zehirlenme olgularının değerlendirilmesi

Marmara Medical Journal 2007;20(1);12-20

Sivas Numune Hastanesi Acil Servisine Baþvuran Ýntihar Giriþimlerinin Deðerlendirilmesi

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi'nden Haberler *1 Þubat 2016 tarihinde faaliyetlerine baþlayan Suruç Mülteci Danýþma Merkezi; mülteci, sýðýnmacý ve

TOPLUMSAL SAÐLIK DÜZEYÝNÝN DURUMU: Türkiye Bunu Hak Etmiyor

Ankara Eðitim ve Araþtýrma Hastanesi Saðlam Çocuk Ünitesinde Ýzlenen Olgularýn Deðerlendirilmesi

FÝYATLAR A. FÝYATLARDAKÝ GENEL GÖRÜNÜM

Simge Özer Pýnarbaþý

Çocuk Psikiyatri Hastalarýnda Yatýþ Süresine Etki Eden Faktörler


Dicle Üniversitesi Týp Fakültesi acil servisine organofosfat zehirlenmeleri ile baþvuran hastalarýn demografik özellikleri

Çocukluk çaðý baþ aðrýlarýnýn prospektif deðerlendirilmesi

Türkiye de Mezuniyet Öncesi ve/veya Sonrasý Psikiyatri Eðitimi ve Hizmeti Veren Kurumlarýn Özellikleri

TÜSAD İnfeksiyon Çalışma Grubu

Retrospective Evaluation of Emergency Service Patients with Poisoning: a 20 Month Study

Özgün Araştırma / Original Article. Özet. Abstract. DOI: /haseki.1766


Çocuklarda karýn aðrýsý nedenlerinin deðerlendirilmesi


Doðu Anadolu ve Güneydoðu Anadolu bölgelerinde haþlanma ve alev yanýklarýnýn epidemiyolojik özellikleri

Siirt Verem Savaþ Dispanserinde tüberküloz tanýsýnda hatalý radyolojik yaklaþýmlar

.:: TÇÝD - Tüm Çeviri Ýþletmeleri Derneði ::.

Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Araştırma ve Uygulama Hastanesinin Beş Yıllık ( ) Kansere Bağlı Ölüm Kayıtlarının Değerlendirilmesi

Cukurova Medical Journal


Yoğun Bakıma Kabul Edilen Zehirlenme Olgularının Analizi

Altý-onbir yaþ grubu çocuklarýn aðýz-diþ saðlýðý yönünden deðerlendirilmesi

Yaþa Baðlý Makula Dejenerasyonunda Risk Faktörleri

ÝSTANBUL'DA ÝLKÖÐRETÝM ÇAÐI ÇOCUKLARINDAN ALINAN BÝR KESÝT ÝLE BU YAÞ GRUPLARINDA OBEZÝTEYE ÝLÝÞKÝN DURUM TESPÝTÝ

ERHAN KAMIŞLI H.Ö. SABANCI HOLDİNG ÇİMENTO GRUP BAŞKANI OLDU.

BÝRÝNCÝ BASAMAK SAÐLIK HÝZMETLERÝ: Sorun mu? Çözüm mü?


ÝÞ KAZASI NEDENÝYLE YILLARI ARASINDA AÜTF ADLÝ TIP ANABÝLÝM DALINA BAÞVURAN OLGULARIN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ*

Batman'da Çocuk Psikiyatrisi Polikliniðine Baþvuran Hastalarda Belirti ve Taný Daðýlýmlarý

AYDIN DA ZAMANINDA VE PREMATÜRE DOÐAN BEBEKLERÝN AÐIRLIK, BOY,

Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi İlaç ve Zehir Danışma Merkezine Bildirilen Mantar Zehirlenmeleri

Ovacýk Altýn Madeni'ne dava öncesi yargýsýz infaz!

Kadýnlarýn Pap smear yaptýrma durumlarý ile bunu etkileyen faktörlerin belirlenmesi

Toplantý ve Kongre Takvimi

Dr. Selma Çetinkaya*, Dr. Seher Arslan**, Dr. Naim Nur ***, Dr. Ömer Faruk Demir**, Dr. Levent Özdemir****, Dr. Haldun Sümer*****

Dövize Endeksli Kredilerde KKDF

Dr. Ünal Ayrancý*, Dr. Nedime Köþgeroðlu**, Dr. Çýnar Yenilmez***, Fatma Aksoy****

Dr. Emel Ege**, Msc. Sermin Timur***, Msc. Handan Zincir**** yeterince hizmet götürülemeyen kesimdir

Çocuk acil servisine başvuran zehirlenme vakalarının demografik özelliklerinin incelenmesi

STAJ BÝLGÝLERÝ. Önemli Açýklamalar

Çocukluk Çağı Zehirlenmelerinin Geriye Dönük Olarak İncelenmesi

TÜRKİYE DEKİ ÜÇ TIP FAKÜLTESİNİN SON ÜÇ YILDAKİ YAYIN ORANLARI THE THREE-YEAR PUBLICATION RATIO OF THREE MEDICAL FACULTIES IN TURKEY

Erciyes Üniversitesi Hastanesi nde Yatan Hastalarýn Hasta Haklarý Konusundaki Bilgi Düzeyi

Psikiyatri Hastalarýnda Týp Dýþý Çare Arama Davranýþý: Türkiye'de ve Almanya'da Yaþayan Türkler Arasýnda Karþýlaþtýrmalý Bir Ön Çalýþma

VIII MALÝ PÝYASALAR 125

Çocuk Yoğun Bakım Ünitesinde Takip Edilen Zehirlenme Olgularının Geriye Dönük Değerlendirilmesi

Diyabetik hastalarda retinopati sýklýðý ve risk faktörleri

T.C SAĞLIK BAKANLIĞI MÜMİNE HATUN HASTANESİ

Kayseri Ýl Merkezinde Görev Yapan Öðretmenlerde Þiþmanlýk Prevalansý

TOHAV Suruç Mülteci Danýþma Merkezi Açýldý TOHAV'ýn mülteci ve sýðýnmacýlara yönelik devam ettirdiði çalýþmalar kapsamýnda açtýðý SURUÇ MÜLTECÝ DANIÞM

Kayseri il merkezinde çalýþan hekimlerin hasta haklarý konusundaki bilgi düzeyleri

1. Böleni 13 olan bir bölme iþleminde kalanlarýn

Dr. Sevim Buzlu*, Nihal Bostancý**, Derya Özbaþ***, Sevil Yýlmaz****


düþürücü kullanmamak c-duruma uygun ilaç kullanmamak Ateþ Durumunda Mutlaka Hekime Götürülmesi Gereken Haller:

Madde Kullanma Eðilimi Ölçeðinin Geçerlik ve Güvenilirliði

Kırıkkale Üniversitesi Tıp Fakültesi Acil Servisine Başvuran Zehirlenme Olgularının Analizi

Þanlýurfa ilindeki 0-8 yaþ çocuklar için boy ve aðýrlýk referans deðerleri

Kayseri Ýl Merkezinde Bir Saðlýk Ocaðýna Baþvuran Diyabetik Hastalarda Metabolik Kontrol Durumu ve Eþlik Eden Faktörler

SAMSUN ÇIRAKLIK EÐÝTÝM MERKEZÝ NE DEVAM EDEN ÇIRAKLARIN DURUMLUK-SÜREKLÝ KAYGI DÜZEYLERÝNÝN DEÐERLENDÝRÝLMESÝ*

Erciyes Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi Kadýn Hastalýklarý ve Doðum Kliniðine Baþvuran Gebelerde Gestasyonel Diyabet Sýklýðý

Manyetik Rezonans ve Bilgisayarlý Tomografi Öncesi Hastalarda Anksiyete ve Depresyon

Ýleri evre küçük hücreli dýþý akciðer kanserinde sað kalýmý etkileyen faktörlerin analizi

ÇEVRE VE TOPLUM. Sel Erozyon Kuraklýk Kütle Hareketleri Çýð Olaðanüstü Hava Olaylarý: Fýrtýna, Kasýrga, Hortum

Transkript:

ARAÞTIRMA RESEARCH ARTICLE Çukurova Bölgesi'ndeki Çocukluk Çaðý Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi Doç. Dr. Hayri Levent Yýlmaz 1, Dr. Turan Derme 2, Doç. Dr. Dinçer Yýldýzdaþ 3, Prof. Dr. Emre Alhan 4 1 Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi, Çocuk Acil Týp Birimi, Adana 2 Özel Metropark Hastanesi, Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý, Kahramanmaraþ 3 Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi, Çocuk Yoðun Bakým Bilim Dalý, Adana 4 Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi, Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý, Adana ÖZET Amaç: Çukurova Bölgesinde zehirlenme tanýsý ile izlenen hastalarýn epidemiyolojik özellikleri, seyri ve hekimlerin tedavi tercihlerini deðerlendirmek amacýyla bu çalýþma yapýlmýþtýr. Materyal ve Metod: 1997-2001 yýllarý arasýnda, 0-14 yaþ grubunda, çocuk acil polikliniðine getirilen zehirlenme olgularý geriye dönük olarak incelendi. Zehirlenme olgularý hakkýndaki bilgiler acil hasta kayýt formlarý ve hasta dosyalarýndan elde edilmiþtir. Yapýlan çalýþmada olgularýn demografik yapýsý, zehirlenme þekli ve nedenleri, zehirlenmeye yol açan etkenler, yapýlan tedavi ve sonuçlarý incelenmiþtir. Bulgular: Beþ yýllýk süre içerisinde 486 zehirlenme olgusu (250 erkek, 236 kýz) acile baþvurdu. Olgularýn çoðunluðu kaza sonucu (%89,3) olup, en sýk 1-3 yaþlarý arasýnda görülmüþtür. Özkýyým giriþimi nedeniyle olan zehirlenmelerin ise en sýk 11-14 yaþlarý arasýnda (%28,9) ve kýzlarda 3,5 kat daha sýk görüldüðü saptandý. Zehirlenme etkenleri sýrasýyla ilaçlar (%42,6), hayvan-böcek sokmalarý (%11,1), insektisit-tarým ilaçlarý (%10,3), kostik maddeler (%8,6) olarak saptandý. Ýlaçlar arasýnda en çok merkezi sinir sistemi ilaçlarý, bunlar arasýnda ise en sýk %32,8 ile amitriptilin kullanýlmýþtý. Olgularýn %99,6'sý tam iyileþme gösterirken, yýlan ve akrep sokmasý nedeniyle 2 olgu (%0,4) ölümle sonuçlanmýþtýr. Sonuç: Çocukluk çaðý zehirlenmeleri en sýk ilaçlarla, kaza nedeniyle ve aðýz yoluyla alýnarak olmaktadýr. Bu durum, ilaçlarýn reçetesiz satýlmamasý, güvenli kapaklarýn kullanýlmasý, çocuklarýn ulaþamayacaðý ve kilitli yerlerde saklanmasý ve aile eðitimi gibi basit önlemlerin zehirlenmeleri büyük bir oranda önleyebileceðini göstermektedir. Anahtar Kelimeler: Çocukluk çaðý, epidemiyoloji, zehirlenmeler. Nobel Med 2009; 5(2): 35-44 35

ABSTRACT EVALUATION OF CHILDHOOD POISONINGS IN ÇUKUROVA REGION Objective: The aim of this study was to clarify to determine the causes of childhood poisonings by time on account of socioeconomic and cultural alterations in Çukurova region and to steadily attain the data for treatment and prevention. Material and Method: This study was composed of poisoning cases attending to pediatric emergency medicine room from 1997 to 2001 with ages between 0-14 years old. The data about poisoning cases were extracted from patients' medical records in emergency room. In the study demographics of cases, the route and reason of poisonings and materials causing poisonings were evaluated. Results: In 5 years period totally 486 patients, 250 boys and 236 girls, were admitted to pediatric emergency room. Most of the poisoning cases were due to an accident (89.3%), and they were between 1-3 years old. Suicide attempts had the highest ratio in cases over 10 years age, and were more common in girls. The causes of poisoning were found to be drugs (42.6%), animal-insect bites (11.1%), insectisides-farming disinfectants (10.3%) and costic substances (8.6%). Most cases with drug poisonings were caused by CNS drugs, especially amitriptiline (32.8%). In all poisoning cases, 99.6% of cases have recovered completely but two cases (snake and scorpion envenomation) died (0.4%). Conclusion: The majority of poisonings in the childhood period happen due toaccidental ingestion of drugs. This condition shows us that simple precautions like family education, keeping drugs unreachable for children, unavailability of drugs without prescription and childresistant package may prevent most of the poisonings. Key Words: Childhood, epidemiology, poisoning. Nobel Med 2009; 5(2): 35-44 GÝRÝÞ Son yýllarda aþýlarýn yaygýn ve etkin bir þekilde uygulanmasý, erken taný ve tedavi yöntemlerinin geliþtirilmesi, saðlýk alanýnda diðer olumlu ilerlemeler ülkemizde çocukluk çaðýnýn ön plana çýkmýþtýr. Bu nedenle özellikle geliþmiþ ülkelerde olmak üzere, doðumsal-kalýtsal hastalýklar, kanserler ve kazalara baðlý ölüm ve sakatlanmalar ön plana çýkmýþtýr. Ayrýca çaðdaþ teknoloji ve yaþam standartlarýnýn artmasý ile yaþanýlan çevre ve ev ortamýnýn farklýlaþmasý da sorunlarýn deðiþmesine büyük etkisi olmuþtur. Bakteriyel ve paraziter hastalýklar ile mücadelede büyük baþarý elde edilmesi sonucu 1-14 yaþ grubunda kazalar ve zehirlenmelere baðlý ölümler, tümoral hastalýklar ve kardiyovasküler sistem hastalýklarý ile birlikte ön sýralara çýkarak solunum yolu enfeksiyonlarý ve gastroenteritlerden sonra ilk sýralarý paylaþmaktadýr. 1, 2, 3 Ülkemizde yýlda 150.000 zehirlenme olgusunun görüldüðü tahmin edilmektedir. 4 Devlet Ýstatistik Enstitüsü verileri incelendiðinde ise Türkiye'de zehirlenme sýklýðý %0,4 oranýndadýr. 5 Ulusal Zehir Merkezi (UZEM)'nin verilerine göre 2000-2004 yýllarý arasýnda UZEM'e yapýlan baþvurularýn %56'sýný çocukluk dönemindeki zehirlenme olgularý oluþturmaktadýr. 1 Yaþamýn ilk yýlýnda anne-babanýn verdiði ilaçlar, 2-3 yaþlarýnda ev-temizlik malzemeleri, 3-5 yaþlarýnda iyi saklanmamýþ ilaçlarla zehirlenmeler sýktýr. Okul çaðý ve ergenlik döneminde ise özkýyým amaçlý zehirlenmeler ön plana çýkmaktadýr. 6 Çocuk Acil polikliniðininde bakým ve tedavisi yapýlan adli olgular içinde zehirlenme olgularý %14,9 oranýnda olduðu saptanmýþtýr. 7 Zehirlenme epidemiyolojisi ülkelere, yaþanýlan coðrafi bölgeye, toplumun gelenek ve göreneklerine, sosyokültürel düzeyine, mevsimlere göre deðiþkenlik göstermektedir. Bu çalýþmada Çukurova bölgesindeki çocukluk çaðý zehirlenmelerinde, zamanla yaþanan sosyoekonomik ve kültürel deðiþimler nedeniyle ortaya çýkabilecek deðiþiklikleri saptayarak zehirlenme olgularýna yaklaþým ve korunma konularýnda gerekli verilerin toplanmasýný amaçladýk. MATERYAL ve METOD 1 Ocak 1997-31 Aralýk 2001 tarihleri arasýnda, ÇÜTF Hastanesi Çocuk Acil Polikliniðine zehirlenme nedeni ile baþvuran, yaþlarý 14 yaþ ve altýnda olan, zehirlenme tanýsýyla izlenen hastalarýn acil hasta kayýt formlarý ve yatan hastalarýn dosyalarý incelendi. Zehirlenme olgularýnýn yaþ, cins, yýl ve aylara göre daðýlýmý, geldiði yer, geliþ süresi, zehirlenme yolu ve nedenleri, etkenler, ilaç zehirlenmelerinin daðýlýmý, acilde kalýþ süreleri ve sonuçlarý deðerlendirildi. Zehirlenme etkenleri baþlýca ilaç, kimyasal madde, metal, insektisit, koroziv madde, temizlik maddesi, alkol, hidrokarbon, zehirli gaz, besin zehirlenmeleri, 36

fare zehiri, yýlan, akrep, arý ve böcek sokmalarý, bitkilerle zehirlenmeler ve bilinmeyenler þeklinde sýnýflandýrýldý. Ayrýca ilaçlar da kendi içinde, analjezik ve antipiretikler, santral sinir sistemi ilaçlarý, kardiyovasküler sistem ilaçlarý, antiagregan, oral kontraseptifler, antidiyabetikler, antihistaminikler, vitamin ve demir preparatlarý, antibiyotikler þeklinde gruplandýrýldý. Veriler SPSS 11.0 programýna kaydedildi ve istatistiksel deðerlendirmeler yapýldý. Sayýsal veriler ortalama ± standart hata (SH) olarak verildi. Ýstatistiksel analizde ki-kare testi kullanýldý, p<0,05 anlamlý kabul edildi. BULGULAR Olgu sayýsý (n) 60 50 40 30 20 10 Mart Þubat Ocak Mayýs Nisan Temmuz Haziran Aralýk Kasým Ekim Eylül Aðustos Deðerlendirmenin yapýldýðý 5 yýllýk süre içinde fakültemize baðlý hastanenin çocuk acil polikliniðine giriþ yapan yaþlarý 14 yaþ ve altýnda olan, 48.072 olgudan 486'sý (%1,01) zehirlenme nedeni ile baþvurmuþtu. Þekil 1. Olgularýn aylara göre daðýlýmý Ay Zehirlenme nedeniyle çocuk acil polikliniðine baþvuran olgularýn yaþlarý 0-14 arasýnda (ortalama: 4,97±3,85, deðiþim aralýðý: 0,02-14 yaþ) olup, bu olgularýn %48,6 (n=236)'sýný kýz, %51,4 (n=250)'ünü erkekler oluþturmaktaydý. Yaþ ortalamalarý kýzlarda 5,06±4,02 yýl, erkek olgularda 4,88±3,69 yýl olarak saptandý. Tüm yaþ gruplarý birlikte göz önüne alýndýðýnda, kýz ve erkek olgu sayýsý arasýnda istatistiksel olarak anlamlý bir fark bulunamadý (p>0,05). Zehirlenme en sýk 13-36 aylýk çocuklarda (%40,1), ikinci sýklýkla 37-72 aylýk çocuklarda (%30,7) gözlendiði belirlendi (Tablo 1). Olgu sayýlarýnýn yýllara göre daðýlýmý incelendiðinde, en fazla zehirlenme olgusunun 2001 yýlýnda olduðu saptandý [1997'den 2001 yýlýna kadar olgu sayýlarý sýrasýyla 115 olgu (%23,7), 94 olgu (%19,3), 71 olgu (%14,6), 88 olgu (%18,1) ve 118 (%24,3)]. Zehirlenme olgularýnýn aylara göre daðýlýmý incelendiðinde, en fazla baþvurunun Mayýs-Aðustos aylarý arasýnda olduðu görüldü (Þekil 1). Zehirlenme olgularý en sýk 09:00-12:00 saatleri arasýnda (%24,9) meydana geldiði saptandý (Þekil 2). Olgu sayýsý (n) 120 100 80 60 40 20 0 03:00-06:00 24:00-03:00 21:00-24:00 16:00-21:00 15:00-16:00 09:00-12:00 06:00-09:00 03:00-06:00 Þekil 2. Zehirlenmelerin ortaya çýkýþ saatleri 250 200 Olay saati Zehirlenme olgularýnýn hastanemize geliþ süreleri incelendiðinde, olgularýn %45,1'nin 4 saatten daha uzun Olgu sayýsý (n) 150 100 Tablo 1: Zehirlenme olgularýnýn yaþ gruplarýna göre daðýlýmý Yaþ Olgu sayýsý % 0-12 ay 13-36 ay 37-72 ay 73-120 ay 121 ay ve üzeri 30 195 149 36 76 6,2 40,1 30,7 7,4 15,6 Toplam 486 100,0 37 50 0 0-1 saat 1-2 saat 2-3 saat 3-4 saat Olgularýn hastaneye geliþ süresi Þekil 3. Acile geliþ süreleri 4 saatten fazla Çukurova Bölgesi'ndeki Çocukluk Çaðý Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi

Tablo 2: Zehirlenme nedenlerinin yaþ gruplarýna göre daðýlýmý Yaþ aralýðý Zehirlenme tipi Olgu sayýsý % 0-12 ay 13-36 ay 37-72 ay 73-120 ay 121 ay ve üzeri Kaza Kaza Kaza Kaza Özkýyým Kaza Özkýyým 29 1 188 7 140 9 29 5 2 48 22 6 96,7 3,3 96,4 3,6 94,0 6,0 80,6 13,9 5,6 63,2 28,9 7,9 Tablo 3: Zehirlenme olgularýnda etkenlerin daðýlýmý Etkenler Ýlaç Ýnsektisit-tarým ilaçlarý Hayvan-böcek sokmalarý Kostik Fare zehiri ler Bitki Hidrokarbon Besin Diðer kimyasal maddeler Ýnhale-gaz Metal (civa) Olgu sayýsý 207 50 54 42 36 36 19 13 11 10 6 1 % 42,6 10,3 11,1 8,6 7,4 7,4 3,9 2,7 2,3 2,1 1,2 0,2 Toplam 486 100,0 Tablo 4: Ýlaçlarýn daðýlýmý Ýlaç Santral sinir sistemi ilaçlarý Analjezik-antipiretik Kardiyovasküler sistem ilaçlarý Antihistamik ve antikolinerjikler Antibiyotikler Diðer ilaçlar* Olgu sayýsý bir sürede geldiði saptandý (Þekil 3). Zehirlenmelerin büyük bir çoðunluðu aðýzdan alým (n=397, %81,7) ile oluþurken kalanlar sýrasýyla ýsýrma-sokma (n=55, %11,3), bilinmeyenler (n=23, %4,7), inhalasyon (n=8, %1,6), deri yolu (n=3, %0,6) ile olduðu saptandý. Hastanemiz çocuk acil polikliniðine zehirlenme nedeniyle baþvuran olgularýn büyük bir çoðunluðunun kaza 97 24 13 8 6 32 % 53,9 13,3 7,2 4,4 3,3 17,8 Toplam 486 100,0 *Antiagreganlar, oral kontraseptifler, antidiyabetikler, kafein, ketotifen. antiemetik, mebendazol, vitaminler, dipiridamol, ergotamin, levodopa, sisaprit, gingko glikozidi, tiroid hormonu. sonucu (n=434, %89,3), geriye kalanlarýn ise sýrasýyla özkýyým (n=7, %5,6) ve bilinmeyen (n=25, %5,1) nedenlerle oluþtuðu görüldü. Tablo 2'de zehirlenme nedenlerinin yaþ gruplarýna göre daðýlýmý görülmektedir. Kaza olgularýnýn yaþ ortalamasý 4,44±3,42, özkýyým olgularýnýn yaþ ortalamasý 12,26±1,68 nedeni bilinmeyen olgularýn yaþ ortalamasý ise 6,44±4,32 olarak saptandý. Kaza sonucu oluþan zehirlenmelerde olgularýn %47,7'si kýz, %52,3'ü erkekti. 1-6 yaþ grubundaki hastalarda kazaya baðlý zehirlenmeler mevcutken, 7-14 yaþ grubundaki hastalarda özkýyým amaçlý zehirlenmeler de ortaya çýkmaktadýr. Özkýyým amaçlý zehirlenmeler 7-10 yaþ grubunda %13,9, 10 yaþ üzerinde ise %28,9 oranýndadýr. Özkýyým giriþimi nedeniyle ortaya çýkan zehirlenme olgularýnda en düþük yaþ "9 yaþ" olarak belirlendi, kýz/erkek oraný 3,5 olarak saptandý. Kýz olgularýnýn sayýsý erkek olgulara göre istatiksel olarak anlamlý ölçüde yüksek bulundu (p=0,004). Zehirlenmeye neden olan etkenler arasýnda en sýk ilaçlar saptandý. Sýk görülen diðer etkenler arasýnda sýrasýyla insektisit-tarým ilaçlarý, hayvan-böcek sokmalarý, kostik maddeler, fare zehiri ve bilinmeyenler yer aldý (Tablo 3). Zehirlenme olgularýnda %42,6 oranýnda etken ilaçlardý. Bu olgularýn %88'i tek ilaç (n=182), %6,8'i iki ilaç (n=14), %4,8'i (n=10) üç ilaç, %0,5'i (n=1) ise üçten fazla ilaç alýmý olduðu saptandý. Ýlaca baðlý zehirlenmelerde, etken maddenin belirlenebildiði olgular deðerlendirildiðinde, en sýk santral sinir sistemi ilaçlarý (%53,9) görüldü (Tablo 4). Tek ilaç alýmýna baðlý zehirlenme olgularýnda en sýk saptanan etken madde amitriptilin %32,8 (n=59) oranýnda, ikinci sýklýkta ise salisilat %7,8 (n=14) oranýnda görüldü. Acil polikliniðimize getirilen zehirlenme olgularýnýn %11,1'i hayvan ýsýrma ve sokmalarý ile meydana gelen olgulardý. Bu olgular arasýnda, en sýk yýlan ýsýrmasý (n=26, %48,1) ve sýrasýyla akrep (n=21, %38,9), arý (n=5, %9,3), böcek (n=2, %3,7) sokmalarý yer almaktaydý. Zehirlenme olgularýnýn %10,3'nü oluþturan bu gruba, benzer etken maddeleri içerse bile ayrý baþlýkta incelendiðinden fare zehiri alan olgular dahil edilmedi. Bu olgularda, en sýk organik fosforlu ilaçlar (n=18, %36) olmak üzere karbamat (n=9, %18), amitraz (n=5, %10), DDT (n=2, %4) ve etken maddesi saptanamayan tarým ilaçlarý (n=16, %32) sorumluydu. Acile gelen zehirlenme olgularýnýn %8,6'sýnda (n=42) etken kostik maddelerdi. Kostik maddeler arasýnda çamaþýr suyu olarak bilinen sodyum hipoklorid %52 ile (n=22) en sýk görülen etkendi. Diðer nedenler arasýnda sýrasýyla kireç çözücü-lavabo açýcý %16,6 (n=7), sirke ruhu %11,9 (n=5), içeriði belli olmayanlar %7,1 (n=3), tuz ruhu %4,7 (n=2), akü suyu %2,3 (n=1), 38

kezzap %2,3 (n=1), gümüþ nitrat %2,3 (n=1) yer aldý. Acile gelen zehirlenme olgularýndan toplam 36'sý (%7,4) fare zehiri alýmý nedeniyle baþvurdu. Bu olgularýn sadece 3 tanesinde etken madde (karbamat) biliniyordu, diðerlerinde etken madde öðrenilemedi. Toplam 19 (%3,9) olguda görülen bitki zehirlenmelerinde etkenler arasýnda sýrasýyla, mantar %42,1 (n=8), bilinmeyen bitkiler %21,1 (n=4), devetabaný %15,8 (n=3), pazý %15,8 (n=3), kayýsý çekirdeði %5,3 (n=1) oranýnda saptandý. Zehirlenme nedeniyle acile getirilen hastalarýn %13'ünde etken hidrokarbonlardý. Bu olgular arasýnda tiner %69,2 (n=9), gaz yaðý %15,4 (n=2), benzin %7,7 (n=1), hidrolik yað %7,7 (n=1) oranýnda görüldü. Acile gelen toplam 11 (%2,3) besin zehirlenmesi olgusundan 4'ü ev yemeklerinden, 2'si tavuk, 2'si dondurma, 2'si bilinmeyen, 1 tanesinin ise karpuz yedikten sonra ortaya çýkmýþtý. Çeþitli kimyasal maddeler, temizlik maddeleri, antiseptikler bu gruba alýndý. Zehirlenme olgularýnýn %2,3'nü (n=11) oluþturan bu grupta, potasyum permanganat 4, kolonya 2, mersol 1, polivinil iyot 1, ev deterjaný 1, benzil benzoat 1, sinek kovucu tablet 1 ve belirlenemeyen madde 1 olguda sorumluydu. Tablo 5: Olgularýn acilde kalýþ süreleri Acilde kalýþ süreleri (dakika) Olgu sayýsý % 60 60-120 120-180 180-240 240 dakika üstü 209 175 61 19 22 43,0 36,0 12,6 3,9 4,5 Toplam 486 100,0 Tablo 6: Zehirlenme olgularýnda izlem Olgu sayýsý Acile yatýþ yapýlan Servise yatýrýlan Eve gönderilen Hastaneye yatýþý kabul etmeyen Yer olmadýðýndan yatýþ yapýlamayan 218 151 74 37 6 % 44,9 31,1 15,2 7,6 1,2 Toplam 486 100,0 Tablo 7: Yatýrýlarak izlenen olgularýn yatýþ süreleri Etken Ýlaç Besin Ýnhale gaz Ýnsektisit Hidrokarbon Bitki Arý Akrep Yýlan Böcek Fare zehiri Diðer kimyasal mad. *: SD: Standart deviasyon Ortalama yatýþ süreleri (Gün) ± SD* 1,95±1,25 1,18±0,40 2,0±0 2,1±1,28 1,5±0,55 2,1±0,88 3,0±0 3,5±5,09 3,9±2,58 1,0±0 2,45±1,57 1,58±0,67 1,0±0 Olgu sayýsý 116 11 1 38 6 10 1 12 19 3 22 12 1 Toplam 2,16±1,81 252 39 Ýnhale gazlara baðlý zehirlenme olgularý %1,2 (n=6) oranýnda gözlendi. Bu olgularda etken olarak karbonmonoksit 2, þofbene baðlý bütan gazý 2, tuz ruhu ile çamaþýr suyu karýþýmýna baðlý ortaya çýkan gazýn inhalasyonu 1 ve duman zehirlenmesi 1 kez görüldü. Çocuk acil polikliniðinde, ilaç zehirlenmesi olgularýnda %82,1 (n=170) aktif kömür, %55,1 (n=114) mide yýkama, %38,6 (n = 80) oranýnda da antidot uygulamasý yapýldý. Hayvan ve böcek sokmalarýnda antiserum ise %24,1 (n=13) olguda uygulandý. Zehirlenme nedeniyle acile gelen olgularýn çoðunluðu, çocuk acil polikliniðinde 0-1 saat arasýnda kaldýðý, olgularýn %44,9 oranýnda çocuk acil gözlem servisine yatýrýldýðý saptandý (Tablo 5, 6). Zehirlenme nedeniyle baþvuran olgularýn %76'sý (n=369) yatarak izlendi. Bunlar arasýnda yýlan ve akrep sokmasý olan 2 olgu ölümle sonuçlanýrken diðer olgular tam iyileþme ile taburcu oldu. Yatýþ süreleri incelendiðinde, hayvan ve böcek sokmalarýna baðlý görülen zehirlenme olgularý en uzun süreli yatarak izlenen etken grubu olduðu saptandý (Tablo 7). TARTIÞMA ÇÜTF Çocuk Acil Polikliniðinde zehirlenme nedeniyle izlenen 0-14 yaþ arasý çocuklarýn incelendiði çalýþmamýzda, çocuk acil polikliniðine 5 yýllýk süre içinde baþvuran olgularýn %1,01'ni zehirlenmelerin oluþturduðu saptandý. Anarat ve arkadaþlarýnýn 1984-1986 yýllarý arasýnda Çukurova bölgesindeki çocukluk çaðý zehirlenmelerine yönelik yaptýklarý çalýþmada, hastanemiz Çocuk Acil Polikliniðine baþvuran zehirlenme olgularýnýn oraný %1,7 olarak bildirilmiþtir. 8 1975-1984 yýllarý arasýnda Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Acil Polikliniðine yapýlan baþvurularýn %1,6 kadarýný, 9 1995 yýlýnda Fýrat Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi Çocuk Servisine yatýrýlarak izlenen olgularýnýn %2,3'ünü zehirlenme olgularýnýn oluþturduðu bildirilmiþtir. 10 Zehir Danýþma Merkezlerine yapýlan baþvurular gözden geçirildiðinde ABD'de her yýl 2-3 milyon, 11 Hollanda'da yýlda yaklaþýk 10.000 zehirlenme olgusunun baþvurduðu Çukurova Bölgesi'ndeki Çocukluk Çaðý Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi

bildirilmektedir. 12 Türkiye'de 1995-2004 yýllarý arasýnda Refik Saydam Hýfzýsýhha Enstitüsü Ulusal Zehir Merkezi'ne yýlda ortalama 14400, 13 1993-2004 yýllarý arasýnda Dokuz Eylül Üniversitesi Zehir Danýþma Merkezi'ne yýlda ortalama 5100 zehirlenme olgusunun baþvurduðu bildirilmektedir. 14 Çocuk acil polikliniðimize gelen zehirlenmelerin aylara göre daðýlýmý incelendiðinde, en sýk aðustos (%10,5) ve temmuz (%10,3) aylarýnda görüldüðü saptandý. Anarat ve arkadaþlarýnýn 1984-1986 yýllarý arasýnda Çukurova bölgesindeki çocukluk çaðý zehirlenmelerine yönelik yaptýklarý çalýþmada 8 ve Trakya bölgesinde 1998-2003 yýllarýný kapsayan çalýþmada, 15 benzer þekilde yaz aylarýnda artýþ olduðu, en sýk haziran ayýnda görüldüðü bildirilmiþtir. Hacettepe Üniversitesinde 1987 ve 2004 yýllarýnda yapýlan iki ayrý çalýþmada9, 16 ise zehirlenmelerin en sýk ilkbahar aylarýnda görüldüðü belirtilmektedir. Ayrýca 1994 yýlýnda Atatürk Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi Çocuk Servisinde yapýlmýþ bir çalýþmada 17 1982-1992 yýllarý arasýnda zehirlenme ile getirilen olgularýn %70,8'inin ilkbahar ve yaz mevsimlerinde, 2000-2004 yýllarý arasýnda Ankara'da yapýlan bir çalýþmada 18 ve Pamukkale Üniversitesi'nden 2005 yýlýnda yayýnlanan çalýþmada 19 ise yine en sýk yaz mevsiminde (%37,7) görüldüðü bildirilmiþtir. ABD'de 1985-1994 yýllarý arasýnda yapýlmýþ bir çalýþmada 20 çocukluk çaðý zehirlenmelerinin büyük bir çoðunluðunun yaz aylarýnda görüldüðü, benzer olarak Tahran 21 ve Finlandiya'da 22 yapýlan araþtýrmalarda zehirlenmelerin büyük bir çoðunluðunun ilkbahar ve yaz aylarýnda saptandýðý belirtilmektedir. Bunlara karþýn Sakarya Yenikent Devlet Hastanesi acil polikliniðinde yapýlan bir çalýþmada 23 zehirlenme olgularýnýn sonbahar mevsiminde (%33,3) daha sýk olduðunu saptamýþlardýr. Çalýþmamýzda zehirlenme etkenlerinden hayvan ve böcek ýsýrýk sokmalarý dýþýnda, diðer zehirlenme etkenlerine göre daðýlým incelendiðinde ise yukardaki çalýþmalara benzer þekilde ilkbahar aylarýnda zehirlenmelerin daha sýk olduðu görüldü. Bu durum Güney ve Güneydoðu Anadolu bölgelerinin coðrafik özellikleri sonucunda, yaz aylarýnda sýkça görülen hayvan ve böcek sokmalarýna baðlandý. Zehirlenmelerin en sýk 09.00-12.00 saatleri (% 24,9) arasýnda, daha sonra sýrasýyla 18.00-21.00 ve 15.00-18.00 saat dilimlerinde ortaya çýktýðý saptandý. Dr. Sami Ulus Çocuk Hastanesinde 1986 yýlýnda tamamlanan tez çalýþmasýnda en sýk saat 19.00 ve 11.00 sýralarýnda zehirlenmelerin olduðu bildirilmiþtir. 24 Ýstanbul Üniversitesi Cerrahpaþa Týp Fakültesi Çocuk Acil polikliniðinde 2000-2003 yýllarý arasýnda yapýlan çalýþmada zehirlenmelerin en çok saat 19.00'dan sonra gerçekleþtiðini saptamýþlardýr. 25 Denizli ili'ndeki bir çalýþmada ise zehirlenmelerinin çoðunun öðleden sonra ve akþam saatlerinde oluþtuðu bildirilmiþtir. 19 Amerika'da 26 görülen zehirlenme olgularýnýn da akþam saatlerinde yoðunlaþtýðý bildirilirken, Tayvan 27 ve Ýran'da 21 yapýlmýþ çalýþmalarda ise zehirlenme olgularýnýn daha çok gündüz saatlerinde yoðunlaþtýðý saptanmýþtýr. Zehirlenme olgularýnýn ortaya çýkýþ saatleri göz önüne alýndýðýnda, çocuklarýn açlýk hissettiði, yemek öncesi ve yalnýz býrakýldýðý zamanlarda zehirlenmelerin daha sýk ortaya çýktýðý düþünülebilir. Zehirlenme olgularýn acile geliþ süreleri deðerlendirildiðinde, olgularýn %45,1'i 4 saatten daha uzun bir sürede geldiði, 1 saat içerisinde gelenlerin oranýnýn ise %18,8'de kaldýðý görüldü. Adana merkezinden gelen hastalarýn acile geliþ süreleri deðerlendirildiðinde de zehirlenmeyi izleyen ilk 1 saat içinde gelen olgularýn oraný %29,2, 4 saatten fazla sürede getirilen olgularýn oraný %28,4 olarak saptandý. Olgularýn %54,3'nün Adana merkezinden gelmesine raðmen, üniversite hastanesine gelmeden önce, sevk zinciri gereði diðer hastanelere götürülmesi, büyük bir oranda geliþ sürelerinin uzamasýna yol açmaktadýr. Hacettepe Üniversitesi'nde yapýlan bir çalýþmada ise zehirlenme sonrasý ilk 2 saatte gelen hastalarýn oraný %50,9 iken, ilk 6 saatte gelen olgularýn oraný %82,4 olarak bildirilmiþtir. 16 Zehirlenme nedeniyle çocuk acil polikliniðine gelen olgularýn yaþlarý 1-14 yaþ (ortalama: 4,97±3,85) arasýnda deðiþmekte idi ve kýz/erkek oraný 0,94 olarak saptandý. Zehirlenmelerin büyük bir çoðunluðu kaza nedeniyle olmuþ ve kaza olgularýnda yaþ gruplarý en çok 1-3 yaþ (%40,1) ile 3-6 yaþ (%30,7) gruplarýnda yer almýþtýr. Bölgemizde yapýlan çalýþmalardan; Aksaray ve arkadaþlarýnýn 1980-1982 yýllarýný kapsayan çalýþmasýnda en sýk 3-5 yaþlarýnda görüldüðü, 28 Anarat ve arkadaþlarýnýn 1984-1986 yýllarý arasýnda yaptýklarý çalýþmada yaþ ortalamasýnýn 3,5±2,7 yýl olduðu ve en sýk 1-3 yaþlarýnda görüldüðü, 8 Yýlmaz ve arkadaþlarýnýn 1990-1994 yýllarý arasýnda yaptýklarý çalýþmada ise, yaþ ortalamasýnýn 4,2±3,4 yýl olduðu bildirilmiþtir. 29 1995 yýlýnda Fýrat Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesi Çocuk Servisine zehirlenme nedeniyle yatýrýlan olgularýn deðerlendirilmesinde olgularýn, yaklaþýk yarýsýnýn 4 yaþýn altýnda olduðu ve kaza sonucu oluþan zehirlenme olgularýnda kýz/erkek oranýnýn 1,1 olduðu bulunmuþtur. 10 Yurtiçi ve yurt dýþýnda yayýnlanan diðer makalelerde de çocukluk çaðý zehirlenmelerinin büyük bir kýsmýnýn kaza sonucu oluþtuðu saptanýrken, bu çalýþmalarýn önemli bir kýsmýnda erkek çocuklarýnda daha çok görüldüðü belirtilmektedir. 15, 16, 18, 19, 23, 28, 30, 31 Hacettepe Üniversitesi Týp Fakültesi Hastanesinde yapýlmýþ bir çalýþmada da özellikle 8 yaþ altýnda kaza sonucu oluþmuþ zehirlenmelerde erkeklerin fazlalýðý dikkati çekerken, 8 yaþ üzerindeki zehirlenmelerde kýzlarýn fazlalýðý saptanmýþtýr. 9 40

Bizim çalýþmamýzda ise 6 yaþ üstünde kýz ve erkeklerde eþit oranda bulunmuþtur. Çalýþmamýzda zehirlenmelerin büyük bir çoðunluðunun, ülkemizde ve yurtdýþýnda yapýlan birçok çalýþmada olduðu gibi aðýzdan (%81,7) alýnarak oluþtuðu, geriye kalanlarýn sýrasýyla ýsýrmasokma, inhalasyon ve deri yoluyla meydana geldiði saptandý. Bölgemizde daha önce yapýlan çalýþmalardan Aksaray ve ark, 28 Anarat ve ark 8 ve Yýlmaz ve arkadaþlarýnýn 29 yaptýklarý çalýþmada da en sýk aðýz yoluyla zehirlenmelerin meydana geldiði saptanmýþtýr. Zehirlenme nedenleri incelendiðinde, olgularýn büyük bir çoðunluðunun kaza sonucu (%89,3), kalanlarýn ise sýrasýyla özkýyým giriþimi (%5,6) ve bilinmeyen (%5,1) nedenlerle oluþtuðu bulundu. Anarat ve arkadaþlarýnýn 8 yaptýklarý çalýþmada en sýk yine kaza sonucu olduðu bildirilirken, ikinci sýklýkta görülen özkýyým giriþimi %2,9 oranýnda bildirilmiþ, Yýlmaz ve arkadaþlarýnýn 29 yaptýklarý, yatarak tedavi edilen zehirlenme olgularýný kapsayan çalýþmada ise yine kaza en sýk, özkýyým giriþimi %7,6 oranýnda bildirilmiþtir. Çalýþmamýzda da bu verilere uygun olarak kaza sonucu oluþan zehirlenmelerin, özellikle 1-3 yaþ grubunda daha fazla olduðunu saptadýk. Ayrýca özkýyým giriþimi nedeniyle oluþan zehirlenmeler incelendiðinde, en erken görülme yaþýnýn 9 olduðu ve tüm olgular içinde %5,5, 10-14 yaþ grubunda %28,9 oranýnda görüldüðü saptandý. ABD Zehir Kontrol Merkezleri Birliði Toksik Maruziyet Surveyans Sistemi'nin 2004 yýlý raporuna göre özkýyým amaçlý zehirlenmelerin tüm zehirlenmeler arasýnda %12,4 oranýnda, 13-19 yaþ grubunda ise %27,2 oranýnda olduðu bildirilmiþtir.11 Hacettepe Üniversitesinde yapýlan çalýþmada da olgularýn %12,8'ini özkýyým giriþimli zehirlenmelerin oluþturduðu bulunmuþtur. 9 Bu oran Taiwan'da 27 %10,3, Ýran'da 21 %0,4 olarak bildirilmektedir. Fransa'da 1989-1995 yýllarý arasýnda yapýlan 2.988 zehirlenme olgusunun incelendiði çalýþmada, zehirlenmelerin en sýk aðýz yoluyla olduðu, olgularýn en sýk 4 yaþ altý grupta yer aldýðý, çoðunlukla kaza nedeniyle (%84,4) görüldüðü, özkýyým giriþimi nedeniyle görülen zehirlenmelerin ise %11,8 oranýnda saptandýðý bildirilmiþtir. 32 Çalýþmamýzda da özkýyým giriþimi nedeni ile zehirlenen olgularda kýz/erkek oranýnýn 3,5/1 olduðu görüldü. 1989-1993 yýllarý arasýnda, Fýrat Üniversitesi Týp Fakültesinin yaptýðý bir araþtýrmaya göre özkýyým giriþimi nedeniyle görülen zehirlenmelerin 12 yaþ ve üzerinde olduðu, kýz/erkek oranýnýn da 5/1 olduðu belirtilmiþtir. 10 Tüm çalýþmalarda özkýyým a- maçlý zehirlenmelerin ortalama 10 yaþtan sonra görülmeye baþlamasýnýn nedeni, ailelerin ve toplumun bu yaþ grubu çocuklara tedricen yeni sorumluluklar yüklemeye baþlamasý, sosyal kurallarýn sýkýlaþtýrýlmasý, okul baþarýsý ve oluþmaya baþlayan duygusal iliþkilerin taþýnamamasý sonucudur. Daha çok kýz çocuklarýnda görülmesinin ise kýz çoçuklarýna verilen sorumluluklarýn 41 ve sosyal baskýlarýn daha fazla olmasý nedeniyle olduðu tahmin edilmektedir. Çalýþmamýzda zehirlenmelerin büyük çoðunluðunda etken olarak ilaçlar (%42,6) sorumludur. Bölgemizde yapýlan çalýþmalardan, 1980-1982 yýllarý arasýnda yapýlan bir çalýþmada 28 en sýk tarým ilaçlarý, ikinci sýklýkta ise ilaçlarla zehirlenmeler oluþturmuþken, 1984-1986 yýllarý arasýnda yapýlan diðer bir çalýþmada 8 zehirlenme olgularýnda ilaçlar %52,7 ile en sýk görülen etken olurken, %16,8 ile ikinci sýklýkta korozif maddeler yer almýþtýr. Bizim çalýþmamýzda ise, ilaçlardan sonra sýrasýyla hayvan-böcek sokmalarý (%11,1), insektisittarým ilaçlarý (%10,3), kostik maddeler (%8,6) yer almýþtýr. Zehirlenmelere neden olan etkenlerin ülkelerin sosyoekonomik ve kültürel düzeyleri ve coðrafik özelliklerine göre deðiþtiði bildirilmektedir. 1, 33 Buna karþýn çocukluk çaðýnda ilaçlarla zehirlenmelerin diðer zehirlenmelere göre daha sýk görüldüðü belirtilmektedir. 34 Atatürk Üniversitesinde 1994 yýlýnda, 17 Fýrat Üniversitesinde 1995 yýlýnda 10 ve Hacettepe Üniversitesi nde 1984 ve 2004 yýllarýnda yayýnlanmýþ araþtýrmalarda9, 16 da ilaçlarýn en sýk görülen nedenler olduðu saptanmýþtýr. Diðer ülkelere baktýðýmýzda, Batý Avrupa ve Kuzey Amerika'da ev ürünleriyle zehirlenmelerin, geliþmekte olan ülkelerde ise ýsýrma-sokmalara ve geleneksel ilaçlara baðlý zehirlenmelerin ilk sýrayý aldýðý belirtilmektedir. 35 Ayrýca Ýran, 21 Fransa, 32 Tayvan, 27 Ýngiltere'de 35 kozmetik ürünlerine baðlý zehirlenmelerin, Ýtalya, 36 Polonya'da 37 ilaçlara baðlý zehirlenmelerin, Finlandiya'da 22 ise besin zehirlenmelerinin çocukluk yaþ grubu zehirlenmelerinden önemli ölçüde sorumlu olduðu bildirilmiþtir. Çalýþmamýzda zehirlenme etkeni olan ilaç çeþitlerine baktýðýmýzda, santral sinir sistemi (SSS) ilaçlarýnýn %53,9 gibi yüksek bir oranla en sýk görülen zehirlenme etkeni olduðu ve en sýk amitriptilin alýmýna baðlý ortaya çýktýðý saptandý. Bölgemizde yapýlan çalýþmalardan Aksaray ve arkadaþlarý, 28 Anarat ve arkadaþlarý 8 ile Yýlmaz ve arkadaþlarýnýn 29 yaptýklarý çalýþmalarda salisilatlar en sýk görülen ilaçlar olarak bildirilmiþtir. Bununla birlikte bu çalýþmalarda, ilaç gruplarý yönünden bakýldýðýnda, bizim çalýþmamýzla uyumlu olarak SSS ilaçlarý en sýk görülen ilaç grubu olmuþtur. Son yýllara kadar ülkemizde yapýlan bir çok çalýþmada ise analjezikantipiretik ilaçlar, bunlar arasýnda da salisilat zehirlenmeleri en sýk görülen ilaç grubu olarak bildirilmiþtir. SSK Göztepe Eðitim Hastanesi Çocuk Kliniði nde 1997-1999 tarihlerinde yapýlan çalýþmada farmakolojik etkenlerden ilk sýrada salisilat daha sonra amitriptilin yer aldýðý bildirilmiþtir. 38 Fýrat Üniversitesi ndeki araþtýrmada 10 analjezik ve antipiretikler, Hacettepe Üniversitesi nde 9 analjezik içeren ilaçlarýn çocukluk çaðý ilaç zehirlenmelerinde ilk sýrayý aldýðý bildirilmiþtir. Bizim çalýþmamýzla benzer tarihlerde yapýlmýþ çalýþmalarda da 15, 16, 18, 23, 25 analjezik-antipiretik ilaçlara (özellikle Çukurova Bölgesi'ndeki Çocukluk Çaðý Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi

salisilat ve parasetamol) baðlý zehirlenmelerin azaldýðý buna karþýn antidepresanlara baðlý (özellikle amitriptilin) en sýk karþýlaþýlan zehirlenmeler olduklarý saptanmýþtýr. Gacar ve arkadaþlarýnýn yaptýðý çalýþmada ise sedatifhipnotikler ilk sýrada yer almýþtýr. 39 Fransa'da 1989-1995 yýllarý arasýnda yapýlan çalýþmada ilaçlara baðlý zehirlenmelerde santral sinir sistemi ilaçlarý %34,7, analjezik ilaçlar ise %17,5 oranýnda saptanmýþtýr. 32 Diðer ülkelere incelediðimizde, Finlandiya'da 22 psikotropik ilaçlar, Ýran 21 ve Polonya'da 37 benzodiyazepinler, Ýtalya'da 36 sedatif, hipnotik ve psikotropik ilaçlar, Taiwan'da 27 amfetaminler ilaç zehirlenmelerinde en sýk görülen ajanlar olduðu belirtilmektedir. Ülkemizde zehirlenme etkeni olarak ilaçlarýn ve bunlar arasýnda antidepresan ile analjezik ve antipiretiklerin ilaç zehirlenmelerine sýklýkla neden olmasýnda birden fazla faktör rol oynayabilir. Bunlar arasýnda ailelerin ilaç zehirlenmeleri konusunda eðitimsiz olmasý sonucu ilaçlarýn çocuklarýn ulaþamayacaklarý yerlerde saklanmamasý ve kolay açýlmayan güvenli kapak uygulamasýnýn ülkemizde henüz yaygýnlaþmamasý önemli etmenlerdir. Çocukluk yaþ grubunda kaza sonucu oluþan zehirlenmelerin, ilaçlarýn güvenli kapak veya opak blisterler halinde olmasýyla belirgin oranda azaldýðý bildirilmektedir. 40 Çalýþmamýzda SSS ilaçlarýnýn sýk görülmesi, son yýllarda kullanýmý hýzla artan antidepresan ilaçlar ve özellikle de amitriptilinin gittikçe artan sýklýkta kullanýlmaya baþlanmasý, çocuklarda ilaç zehirlenmelerinde artýk salisilatlardan daha çok amitriptilin zehirlenmeleri ile karþýlaþýlmasýnýn nedeni olarak düþünmekteyiz. Ayrýca salisilatlarýn Reye sendromu ile iliþkisinin gösterilmesinden sonra çocuklarda kullanýmýnýn oldukça azalmýþ olmasý ve eriþkin hastalarda analjezik ilaç olarak farklý ilaçlarýn yaygýn olarak kullanýma girmesi ile salisilat kullanýmýn azalmasý, salisilat zehirlenmelerinin giderek daha da az görüleceðini düþündürmektedir. Amitriptilinin yüksek bir oranda en çok görülen farmakolojik etken olarak bulunmasý, bölgemizde antidepresan ilaçlarýn yaygýn olarak reçete edilmesi nedeniyle olabilir. Çalýþmamýzda zehirlenme olgularýnda %55,1 mide yýkamasý, %82,1 aktif kömür, %38,6 antidot uygulamasý yapýldýðý saptandý. Hacettepe Üniversitesi'ndeki bir çalýþmada 22 olgularýn %48,7'si mide yýkama, %55,1'i aktif kömür, Trakya bölgesinde yapýlan çalýþmada 9 %39,4'üne mide yýkamasý, %41,8'ine aktif kömür, %13,7'sine antidot uygulandýðý belirtilmektedir. Finlandiya'da yapýlmýþ bir çalýþmada 41 ilaç zehirlenmesi ile acil servise getirilen hastalarýn %90'nýna, Ýngiltere'de yapýlmýþ bir çalýþmada 42 da yaklaþýk 400 zehirlenme olgusunun %85'ine sadece aktif kömür uygulandýðý, geri kalan olgulara ise mide yýkamanýn da uygulandýðý belirtilmiþtir. Emilimi geciktiren ilaçlarýn alýnmasý, çok miktarda ilaç alýnmasý ve barsak seslerinin yokluðu mide yýkamanýn etkin olabileceðini düþündürebilir. Ancak yararý ilk yarým saatten sonra belirgin olarak azalmakta, bir saatten sonra ise yok sayýlacak düzeye gerilemektedir. Avrupa ve Amerika'daki Klinik Toksikoloji ve Zehir Danýþma Merkezi Birliðinin yayýnladýðý rehberde mide yýkamanýn zehirlenen hastanýn tedavisinde her defasýnda uygulanmamasý gerektiði, sadece yaþamý tehdit edecek kadar yüksek dozda toksik madde alýnmasý durumunda ve alýmdan sonraki ilk bir saat içinde düþünülmesi gerektiði vurgulanmaktadýr. 43 Mide yýkamanýn zehirlenme olgularýnýn gözlem sürelerini kýsaltmadýðý gibi, yoðun bakým servislerinde izlenen hastalarda aspirasyon pnömonisine neden olabileceðine de dikkat çekilmektedir. 3 Çalýþmamýzda zehirlenme olgularýnda ilaçlardan sonra ikinci sýklýkta rastlanan hayvan ve böcek sokmalarýnda %48,1 ile en sýk yýlan ýsýrmalarý, %38,9 oranýnda ise akrep sokmalarý saptanmýþtýr. Yýlmaz ve arkadaþlarýnýn yaptýklarý çalýþmada zehirlenme olgularý arasýnda hayvan ýsýrýk ve sokmalarý %10,8 oranýnda olduðu bildirilmiþtir. 28 Tarým ilaçlarý ve insektisit grubunda ise en sýk organik fosfor zehirlenmeleri (%36), daha sonra içeriði ya da adý belli olmayan tarým ilaçlarý (%32) ile olan zehirlenmeler görüldü. Bölgemizde içeriði belli olmayan tarým ilaçlarýnýn yüksek oranda zehirlenme etkeni olmasý, bu olgularýn düþük sosyoekonomik ve eðitim düzeyi olan tarým bölgelerinden gelmiþ olmalarýna baðlandý. Bu bölgelerde bilinçsiz tarým ilaçlarý kullanýmý, uygun olmayan þartlarda saklanmasý ve acile getirildiðinde hekime yeterli bilgi aktarýlamamasý etken maddelerin saptanmasýný zorlaþtýrdýðý düþünüldü. Fare zehirleri %7,4 olguda etken olarak saptandý. Fare zehirlerinde 36 olgudan 3 tanesinde (%8,3) etken madde saptanabilmiþtir. Bu durum yöremizdeki evlerde, fare zehiri olarak kullanýlan maddelerin etiketsiz, içeriði belli olmayan, rastgele yerlerden alýnan ambalajsýz ürünler olduðunu göstermektedir. Olgularýn acilde kalýþ süreleri incelendiðinde %43 oranýnda 1 saat, %36 oranýnda ise 1-2 saat acilde kaldýklarý saptandý. Bu olgulardan %44,9'u acil gözleme, %31,1'i servise yatýrýlýrken, %15'sinin eve gönderildiði belirlendi. Sonuçta hastaneye yatýrýlan hastalarýn oranýnýn (%76) yüksek oluþu, birçok olguda etken maddenin cinsinin ve/veya miktarýnýn tam belirlenememesi nedeniyle olgularýn en az 24 saat süreyle gözlenmesi düþüncesiyle yatýrýlmasýna baðlý olduðu düþünüldü. Hacettepe Üniversitesi'nde yapýlmýþ bir çalýþmada zehirlenmeyi izleyen ilk 6 saatte getirilen olgularýn, 6 saatten daha geç getirilen olgulara göre izlem sürelerinin daha kýsa olduðu belirtilmiþtir. 9 Acil servise erken getirilen olgularda tedavinin erken baþlanmasýyla, oluþacak komplikasyonlarýn daha az ortaya çýkacaðý sonucuna varýlabilir. Ancak toksik olmayan veya toksik 42

dozda alýnmayan etkenlerle zehirlenmelerde zehir danýþma merkezinin halka yönelik hizmetlerinin halkýmýz tarafýndan bilinmesi ve hizmetinden gerektiði gibi yararlanýlabilmesini de acil servisin gereksiz olarak iþgal edilmesinin engellenmesinde yararlý olacaktýr. Acil servise getirilen olgularýn %99,6'sý tamamen iyileþirken, biri akrep diðeri yýlan sokmasý sonucu ortaya çýkan 2 olgu (%0,4) ölümle sonuçlandý. Buna karþýn akrep sokmasý ve yýlan ýsýrmasý olgularý dýþýnda kalan zehirlenmelerde ölümle sonuçlanan olgumuz yoktu. Hastanemizde 1990-1994 yýllarý arasýnda ve yatarak tedavi edilen olgularý kapsayan Yýlmaz ve arkadaþlarýnýn yaptýklarý çalýþmada ise %8,6 olarak bulunmuþtur. 29 Fýrat Üniversitesi'nde yapýlmýþ bir çalýþmada ölüm oranýnýn %2, 10 Atatürk Üniversitesi'nde %2,6 17 ve Hacettepe Üniversitesi'nde 1987 yýlýnda yayýnlanan çalýþmada 9 %4,9 gibi biraz daha yüksek oranlarda olduðu, buna karþýn yine Hacettepe Üniversitesi'nde 2004 yýlýnda yayýnlanan çalýþmasýnda 16 ise %0,4, Trakya bölgesinde yapýlan bir çalýþmada 15 %1,3, 2000-2004 yýllarýnda Ankara'da yapýlan bir çalýþmada 16 %0,77 olduðu görülmektedir. Diðer ülkelere bakýldýðýnda mortalite oranýný Tayvan'da 27 %5,7, Finlandiya'da yapýlmýþ bir çalýþmada 22 %0,55 olduðu belirtilmektedir. Bu geriye dönük araþtýrma sonunda ayný hastanede yapýlan daha önceki üç ayrý çalýþmaya 8, 28, 29 göre ölüm oranýnýn belirgin olarak azalmasý dikkat çekici bulunmuþtur. Ancak nedeni belli olmayan ve ölümle sonuçlanan bazý olgularýn gözden kaçan zehirlenme olgularý olabileceði göz önünde bulundurulmalýdýr. Bu tür olgularda postmortem toksikolojik incelemelerin yapýlmasý yararlý olabilir. Sonuç olarak çocukluk çaðý zehirlenmelerinde en sýk neden kaza olup, erkeklerde biraz daha fazla görülmekte ve en çok 1-3 yaþ grubunda ortaya çýkmaktadýr. Zehirlenme konusunda ailelerin bilinçlendirilmesi, bunun için kitle iletiþim araçlarýnýn kullanýlmasý, ilaç-þeker karýþýklýðýnýn engellenmesi için üretici firmalarý zorlayýcý yasalarýn çýkartýlmasý ve güvenli kapak sisteminin zorunlu hale getirilmesinin yararlý olacaðý düþüncesindeyiz. Bu konuda Saðlýk Bakanlýðý'nýn, hekimlerin, ilaç üreticilerinin ve ailelerin üzerine önemli görevler düþmesinin yaný sýra ülkemizde zehirlenmelerin epidemiyolojik özelliklerinin incelendiði, bölgesel özelliklerinin ve farklýlýklarýnýn belirlendiði ileriye yönelik ve/veya geriye dönük çalýþmalarýn yapýlmasý zehirlenmelerin önlenmesine, hastaneye yatýþlarýn ve/veya ölümlerin a- zaltýlmasýna katký saðlayacak bilgilerin elde edilmesine katký saðlayacaðý düþüncesindeyiz. ÝLETÝÞÝM ÝÇÝN: Doç. Dr. Hayri Levent Yýlmaz, Çukurova Üniversitesi, Çocuk Acil Týp Birimi, Adana hyilmaz@cu.edu.tr GÖNDERÝLDÝÐÝ TARÝH: 06 / 08 / 2008 KABUL TARÝHÝ: 08 / 10 / 2008 KAYNAKLAR 1 Oto Geçim N, Ýkincioðullarý D, Harmancý N. Ulusal Zehir Merkezine yapýlan çocukluk çaðý vaka baþvurularýnýn deðerlendirilmesi: 5 yýllýk retrospektif çalýþma. Türkiye Klinikleri J Pediatr Sci 2006; 2: 1-4. 2 Bilir Þ, Baþaran M. Okul öncesi Çocuklarýnda: Kazalara Baðlý Zehirlenmeler. Saðlýk Dergisi 1975; Mayýs-Haziran. 3 Yilmaz HL. Zehirlenmelere Genel Yaklaþým. Kitabýn içinde: Çocuk Yoðun Bakým: Esaslar ve Uygulamalar, Karaböcüoðlu M, Köroðlu T. (editörler), Ýstanbul Medikal Yayýncýlýk, Ýstanbul, 1.Baský, 2008: 825-48. 4 Kavalcý C, Durukan P, Çevik Y, Özer M, Ýkizceli Ý. Zehirlenme olgularýnýn analizi: Yeni bir hastanenin bir yýllýk deneyimi. Turk J Emerg Med 2006; 6: 163-166. 5 Health Statistics Year Book 1996. Ankara: Republic of Turkey Ministry of Health, 1997. 6 Beyazova U, Üstel L, Üstel Ý. Çocukluk Çaðýnda Zehirlenmeler.Güneþ Kitapevi, Ankara, 1988. 7 Yücel AB, Sütoluk Z, Yýlmaz HL, Akbaba M, Aytaç N. Çukurova Üniversitesi Týp Fakültesi Çocuk Acil servisine 2004 yýlýnda baþvuran ve adli vaka olarak kayýtlara geçen olgularýn deðerlendirilmesi. Adli Týp Bülteni 2005; 10: 90-95. 8 Anarat A, Altýntaþ G, Gali AE, Aksaray N. Çukurova bölgesindeki çocukluk çaðý zehirlenmelerinin deðerlendirilmesi. Ç Ü Týp Fak Derg 1988; 13: 30-36. 9 Hýncal F, Hincal AA, Müftü Y, et al. Epidemiological aspects of childnood poisonings in Ankara. Human Toxicol 1987; 6: 147-152. 10 Sayýl I, Oral A, Güney S, et al. Hastanemizde izlenen zehirlenme olgularýnýn deðerlendirilmesi. Klinik Bilimler Pediatride Yöneliþler, Elazýð, 1995; 1: 48-51. 11 Watson WA, Litawitz TL, Kelin Rodgers GC Jr, et al. 2004 Annual report of the American Association of Poison Control Centers 43 Toxic Exposure Surveillance System. Am J Emerg Med 2005; 23: 589-666. 12 Meulenbelt J. The acutely ill child first aproach in acute intoxication. XXII. International Congres of Pediatrics (Abstracts) Amsterdam 9-14 August 1998; 73. 13 Yakýþtýran S, Özer N, Türkbey E, Geçim NO. 6th International Congress of Turkish Society of Toxicology, "Chemical Safety and Toxicology"., Antalya, November 2-5, 2006. 14 Akgün A, Hocaoðlu N, Kalkan S, Tunçok Y. North American Congress of Clinical Toxicology Annual Meeting, Orlando, Florida, Clin Toxicol 2005; 43: 772. 15 Öner N, Ýnan M, Vatansever Ü, et al. Trakya bölgesinde çocuklarda görülen zehirlenmeler. Türk Pediatri Arþivi 2004; 39: 25-30. 16 Andýran N, Sarýkayalar F. Pattern of acute poisonings in childhood in Ankara: what has changed in twenty years? Turk J Pediatr 2004; 46:147-152. 17 Kalaycý AG, Akyüz M, Yýlmaz E, Ceviz N, Karakelleoðlu C. Çocukluk çaðýnda zehirlenme nedenleri. Yeni Týp Dergisi 1994;11: 4-7. 18 Genç G, Saraç A, Ertan E. Çocuk hastanesi acil servisine baþvuran zehirlenme olgularýnýn deðerlendirilmesi. Nobel Med 2007; 3:18-22. 19 Akçay A, Gürses D, Özdemir A, Kýlýç Ý, Ergin H. Denizli ilindeki çocukluk çaðý zehirlenmeleri. Adnan Menderes Üniversitesi Týp Fakültesi Dergisi 2005; 6:15-99. 20 Krenzelok EP, Jacobsen TD, Aronis J. Is the yew really poisonous to you? Clinical Toxicol 1998; 36: 219-223. 21 Abdollahi M, Jalali N, Sabzevari O, Hoseini R, Ghanea T. A retrospective study poisoning in Tehran. Clinical Toxicol 1997; 35: 387-333. 22 Laminpaa A, Riihimaki V, Vilska J. Hospitalations due to poisonings in Finland. J Clin Epidemiol 1993; 46: 47-55. 23 Soyucen E, Aktan Y, Saral A, Akgün N, Numanoðlu AÜ. Sakarya bölgesinde çocukluk çaðý zehirlenmelerinin geriye dönük Çukurova Bölgesi'ndeki Çocukluk Çaðý Zehirlenme Olgularýnýn Deðerlendirilmesi

deðerlendirilmesi. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2006; 49: 301-306. 24 Özdemir B. Çocuklarda kimyasal maddeler ve diðer nedenlerle zehirlenme sýklýðý. Yüksek lisans tezi, Ankara: Gazi Üniversitesi Kazalarý Araþtýrma ve Önleme Enstitüsü, 1986. 25 Çam H, Kýray E, Taþtan Y, Özkan HÇ. Ýstanbul Üniversitesi Cerrahpaþa Týp Fakültesi Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Anabilim Dalý Acil servisinde izlenen zehirlenme olgularý. Türk Pediatri Arþivi 2003; 38: 233-239. 26 Litovitz TL, Smilkstein M, Felberg Lt Wein-Schwartz W, Berlin R, Morgan JL. 1996 Annual Report of the American Association of Poison Control Centers toxic exposure surveillance system. Am J Emerg Med 1997; 15: 447-449. 27 Yang CC, Wu JF, Ong HC, et al. Taiwan National Poison Center: Epidemiologic data 1985-1993. Clin Toxicol 1996; 34: 651-663. 28 Aksaray N, Olaþ A. Çukurova bölgesi çocuklarýnda zehirlenme. ÇÜ Týp Fak Dergisi 1983; 8: 189-193. 29 Yýlmaz HL, Evliyaoðlu N, Pýtýrtý M, Erdoðan P, Aykanat D. Yoðun bakým gerektiren zehirlenme olgularýnýn geriye dönük deðerlendirilmesi. Doktor 1996; 4: 327-333. 30 Akbay-Öntürk Y, Uçar B. Eskiþehir bölgesinde çocukluk çaðý zehirlenmelerinin retrospektif deðerlendirilmesi. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý Dergisi 2003; 46:103-113. 31 Özcan T, Tosun A, Ýnan G, et al. Hastanemize baþvuran zehirlenme olgularýnýn deðerlendirilmesi. ADÜ Týp Fakültesi Dergisi 2002; 3: 5-8. 32 Lamireau T,Llanas B, Kennedy A, et al. Epidemiology of poisoning in children: a 7-year survey in a pediatric emergency care unit. Eur J Emerg Med 2002; 9: 9-14. 33 Arýsoy N, Aji DY, Onat T. Çocuk Saðlýðý ve Hastalýklarý. Ýstanbul Eksen Yayýnevi, 1996; 1037-1055. 34 Chan TY, Chan AY, Pang CW. Epidemiology of poisoning in the new temtories south of Hong Kong. Human Exp Toxicol 1997; 16: 204-207. 35 Ellerhorn MJ, Schanvald S, Ordog G, Wasserberger J. Diagnosis and Treatment of Human Poisoning. Ellerhom's Medical Toxicology, 2th ed. Philadelphia, Williams and Wilkins, 1997; 3-17. 36 Marchi AÐ, Renier S, Messi G, Barbone F. Childhood poisoning: a population study in Trieste, Italy 1975-1994. J Clin Epidemiol 1998; 51: 687-695. 37 Czerczak S, Jaraczewska W. Acute poisonings in Poland. Clin Toxicol 1995; 33; 669-675. 38 Ergüven M, Usta M, Talay S, Özkan H, Saçar O. Hastanede yatýrýlarak izlenen zehirlenme olgularýnýn deðerlendirilmesi. Göztepe Týp Dergisi 2001; 16: 31-33. 39 Gacar MN, Öksüz F, Kalyoncu NÝ. Akut zehirlenme olgularýnýn deðerlendirilmesi. Saðlýk Bilimleri Araþtýrma Dergisi 1993; 4: 455-462. 40 Thomas YK. Childhood poisoning, the scope for prevention. Vet Human Toxicol 1998; 40: 361-362. 41 Lapatto-Reiniluoto O, Kivistö KT, Pohjola-Sintonen S, Luomanmaki K, Neuvonen PJ. A prospective study of acute poisonings in Finnish hospital patients. Hum Exp Toxicol 1998; 17: 307-311. 42 Sibert R, Routledge PA. Accidental poisoning in children. Arch Dis Child 1991; 66: 263-266. 43 Vale JA, Krenzelok EP, Barceloux GD. Position statement and practice guidelines on the use of multi-dose activated charcoal in the treatment of acute poisoning. American Academy of Clinical Toxicology; European Association of Poisons Centers and Clinical Toxicologists. J Toxicol Clin Toxicol 1999; 37: 731-51. 44