Benzer belgeler
Yenido an Döneminde Hiperkalsemi ve Nefrokalsinozis ile Gelen Bir Distal Renal Tubuler Asidoz Olgusu

TUBULOPATİLER. Dr Salim Çalışkan

Topaloğlu R, ÖzaltınF, Gülhan B, Bodur İ, İnözü M, Beşbaş N

SİSTİNOZİS KAYIT SİSTEMİ VERİ ALANLARI (*) ile belirtilen alanların doldurulması zorunludur. Hasta Demografik Bilgileri

Üriner Sistem Taş Hastalığında Metabolik Değerlendirmede Kullandığım Algoritmler

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi. Dr.

Araş. Gör. Dr. Duygu Köse

Renal Tubuler Asidoz. GüncelPediatri

KLİMİK İZMİR TOPLANTISI

[embeddoc url= /10/VÜCUT-SIVILARI.docx download= all viewer= microsoft ]

Magnezyum (Mg ++ ) Hipermagnezemi MAGNEZYUM, KLOR VE FOSFOR METABOLİZMA BOZUKLUKLARI

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Nefroloji BD Olgu Sunumu 24 Ekim 2017 Salı

MULTİVİTAMİN PREPARATI KULLANIMINA İKİNCİL GELİŞEN D VİTAMİNİ İNTOKSİKASYONU: 3 OLGU SUNUMU

ZOR HASTA YAKLAŞIM GÜLDEN ÇELİK

VAKA SUNUMU. Dr. Neslihan Çiçek Deniz. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefrolojisi Bölümü

SÜT ÇOCUKLARINDA UZUN SÜRELİ PERİTON DİYALİZİNİN SONUÇLARI

44 yaşında kadın hasta flask paralizi ile başvurduğu dış merkezden sevk edildi. Şiddetli hipokalemisi(2 meq/lt) olduğu için KCl içeren infüzyon

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Nefroloji BD Olgu Sunumu 19 Eylül 2017 Salı Araş. Gör. Dr.

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği

Arter Kan Gazı Değerlendirmesi. Prof. Dr. Tevfik Ecder İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı

mm3, periferik yaymasında lenfosit hakimiyeti vardı. GİRİŞ hastalığın farklı şekillerde isimlendirilmesine neden Olgu 2 Olgu 3

PRİMER HİPEROKSALÜRİ TİP 1 DE GENETİK TANI

PERİTON DİYALİZİ HASTALARINDA AKIM ARACILI DİLATASYON VE ASİMETRİK DİMETİLARGİNİN MORTALİTEYİ BELİRLEMEZ

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Endokrinoloji BD Olgu Sunumu 17 Ekim 2017 Salı

Olgu Eşliğinde Sepsise Yaklaşım

Alkalozlar. Prof. Dr. Tevfik Ecder. İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı

İdrar Yolu Enfeksiyonu Tanı. Dr. Z. Birsin Özçakar Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji B.D.

MERKEZİMİZDE SİSTİNÜRİ TANISIYLA İZLENEN ÇOCUK HASTALARIN UZUN DÖNEM RENAL SONUÇLARI

ASİT- BAZ DENGESİ VE DENGESİZLİKLERİ. Prof. Dr. Tülin BEDÜK 2016

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

Prof.Dr.Abdullah SONSUZ Gastroenteroloji Bilim Dalı Eğitim yılı

Dr.Şua Sümer Selçuk Üniversitesi Selçuklu Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD KONYA

DEHİDRE KÖPEKLERDE BİKARBONATLI SODYUM KLORÜR SOLÜSYONUNUN HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELERE ETKİSİ

KRONİK HEPATİT C. Olgu Sunumu

Bugün Neredeyiz? Dr. Yunus Erdem Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Ünitesi

NEFRİTİK SENDROMLAR. Dr.LATİFE ERDOĞAN Ekim 2013

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 9 Ağustos 2016 Salı

STEROİDE DİRENÇLİ NEFROTİK SENDROM OLGULARINDA SİKLOSPORİN TEDAVİSİ: 12 AYLIK TAKİP

Olgular. Kan Gazı Değerlendirilmesi Sunum planı. AKG Endikasyonları

DİABETİK KETOASİDOZU TAKLİT EDEN PROPİYONİK ASİDEMİ

ÜRİNER SİSTEM ANATOMİ ve FİZYOLOJİSİ

Membranoproliferatif Glomerülonefriti Taklit Eden Trombotik Mikroanjiopatili Bir Olgu

DÖNEM 2- I. DERS KURULU AMAÇ VE HEDEFLERİ

VAY BAŞIMA GELEN!!!!!

Akut böbrek yetmezliğinin nadir bir nedeni??? Gülşah KAYA AKSOY Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Servisi Olgu Sunumu 05 Temmuz 2017 Salı

SIVI GEREKSİNİMİ ÇOCUKLARDA SIVI ELEKTROLİT TEDAVİSİ. Dr. Dilek DURMAZ AÜTF Acil Tıp ABD 25/05/2010. Vücut Sıvılarının Dağılımı

ASİD BAZ DENGESİ. Prof Dr Salim Çalışkan

Selçuk Yüksel. Pamukkale Üniversitesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı

SIVI ELEKTROLİT TEMEL BİLGİLER: POTASYUM

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği

Olgu Sunumu Dr. Işıl Deniz Alıravcı Ordu Üniversitesi Eğitim Ve Araştırma Hastanesi

BÖBREK FONKSİYON TESTLERİ I. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

ph = 6,1 + log [CO 2 ]

Persistan veya Rekürren Hiperparatiroidism TANI. Doç. Dr. Özlem ÜSTAY TARÇIN Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları

Nörofibromatozis Tip 1 Tanılı Olguların Değerlendirilmesi: Tek Merkez Deneyimi

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD

Postoperatif Noninfeksiyoz Ateş. Dr.Dilek ARMAN GÜTF Enfeksiyon Hastalıkları AD

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

ÖZEL BİR HASTANEDE YENİDOĞAN ÜNİTESİNE YATIRILAN İNDİREKT HİPERBİLİRUBİNEMİLİ OLGULARIN RETROSPEKTİF DEĞERLENDİRİLMESİ

İnfant mikrolitiyazisi Prof. Dr. Zübeyde Gündüz ERÜ Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji Bilim Dalı

GEBELİK ve BÖBREK HASTALIKLARI

HEMOLİTİK ÜREMİK SENDROM

BÖBREK NAKİLLİ ÇOCUKLARDA GEÇ DÖNEM AKUT REJEKSİYONUN GREFT SAĞKALIMI ÜZERİNE ETKİLERİ. Başkent Üniversitesi Çocuk Nefroloji Dr.

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Servisi Olgu Sunumu. 27 Mayıs 2016 Cuma. Ar. Gör. Dr.

Polikistik Böbrek Hastalığında Yeni Tedavi Yaklaşımları

24 Ekim 2014/Antalya 1

Asit ve baz dengesi. Dr. Emre Tutal Başkent Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji BD

III. BÖLÜM EDİNSEL SAF ERİTROİD DİZİ APLAZİSİ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

Asit Baz Dengesi Hedefler

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Servisi Olgu Sunumu 16 Kasım 2018 Cuma. Dr.

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Çok Kesitli Bilgisayarlı Tomografik Koroner Anjiyografi Sonrası Uzun Dönem Kalıcı Böbrek Hasarı Sıklığı ve Sağkalım ile İlişkisi

Gebelikte yeni gelişen Proteinüri ve Böbrek fonksiyon bozukluğu

NEFROPATOLOJİ KURSU RENAL TRANSPLANTASYON PATOLOJİSİ OLGU SUNUMU

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

Fizyoloji. Vücut Sıvı Bölmeleri ve Özellikleri. Dr. Deniz Balcı.

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

SEREBRAL TROMBOZLU ÇOCUKLARDA KLİNİK BULGULAR VE TROMBOTİK RİSK FAKTÖRLERİ

Nefrolojide Ekulizumab Kullanımı:Olgu Sunumları

Akut böbrek yetmezlikli ve dehidratasyonlu yenidoğanların geçici renal medüller hiperekojenitesi: ultrasonografi izlemi

3. OLGU. Tüberküloz Kursu 2008 Antalya

Yenidoğan Sepsisi Tanı ve Tedavisinde Son Gelişmeler

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı

Kan ve Ürünlerinin Transfüzyonu. Uz.Dr. Müge Gökçe Prof.Dr. Mualla Çetin

Nilgün Çakar, Z.Birsin Özçakar, Fatih Özaltın, Mustafa Koyun, Banu Çelikel Acar, Elif Bahat, Bora Gülhan, Emine Korkmaz, Ayşe Yurt, Songül Yılmaz,

Sıvı-Elektrolit ve Asit Baz Denge Farmakolojisi

OLGULARLA PERİTONİTLER

ÇOCUKLARDA KRONİK BÖBREK HASTALIĞI Küçük yaş grubunda doğumda başlayabilen Kronik böbrek yetersizliği Son evre böbrek yetmezliği gelişimine neden olan

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

RENAL TÜBÜLER. Doç. Dr. Önder YAVAŞCAN İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Nefroloji Bölümü ASİDOZLAR

2. Renal tübülüslerde ise reabsorbsiyon ve sekresyon (Tübüler reabsorbsiyon ve Tübüler sekresyon) olur.

Transkript:

oliju sunumu Yenidoğan Döneminde Hiperkalsemi ve Nefrokalsinozis ile Gelen Bir Distal Renal Tubuler Asidoz Olgusu Distal Renal Tubular Acidosis Associated with Hypercalcemia and Nephrocalcinosis in An Infant Tuba Tuncel Önder Yavaşcan Halil Aydınlıoğlu Nejat Aksu İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Klinikleri ÖZET Distal renal tübüler asidoz (drta) hidrojen iyonunun distal nefrondan yetersiz salınımı sonucunda oluşan, sıklıkla hipoka/eminin eşlik ettiği, hiperk/aremik metabolik asidoz tablosudur. Hiperkalsemi ve nefrokalsinozis ise erken bebeklikte genellikle beklenmeyen bir bulgudur. Bu yazıda, besfenerneme ve hareketlerinde azalma yakınması ile gelen ve hiperkalsemi, hiperkalsiüri, hipopotasemi, hiperkloremi ve ağır metabolik asidoza rağmen alkali idrar bulguları ile nefrokalsinozis saptanan 19 günlük drta'lu bir erkek olgu sunulmuştur. Bu hasta, hiperka/semili yenidoğanın ayıncı tanısında drta'u hatırlatmak ve erken tanının önemini vurgulamak amacı ile sunulmuştur. Anahtar Kelimeler: Distal ranal tubuler asidoz, hiperkalsemi, nefrokalsinozis SUMMARY Distal renal tubu/ar acidosis (drta) results from ineffective addition of hydrogen ions into the lumen of the distal nephron. The syndrome is manifested by hyperchloremic metabolic acidosis often associated with hypokalemia. Alsa, hypercalcemia and nephroca/cinosis are usually unexpected in infancy. W e deseribe a 19- day- old full-term boy presented with poor feeding and inactivation. Laboratory investigation revealed hypercalcemia (12.9 mgldl) and nephrocalcinosis secondary to distal renal tubular acidosis. In conc/usion, drta should be included in the differential diagnosis of hypercalcemia that may accelerate the development of nephroca/cinosis in the neonate. Key Words: Distal renal tubular acidosis, hypercalcemia, nephrocalcinosis Başvuru tarihi: 18.01.2005 İzmir Tepecik Hast Derg 2005;15(1):57-61 ---------------------

Tuncel ve ark. Distal renal tübüler asidoz (drta), böbreğin distal tübüllerinde ve koliektör kanallarında proton pompasının parsiyel yokluğu veya defekti (sekretuar defekt), hidrojen iyonunun geri difüzyonu (permeabilite defekti) veya hidrojen iyonu sekresyonu için elektriksel basınç farkının bozulması (voltaj defekti) sonucu gelişen ve sürekli bikarbonat kaybının neden olduğu bir metabolik asidoz tablosudur. Hipopotasemik hiperkiaremik metabolik asidoz, hiperkalsiüri, nefrokalsinozis ve nefrolitiyazise neden olmakta ve bu hastalarda nefrokalsinozisin ilerlemesi ile son dönem böbrek yetmezliği (SDBY) gelişebilmektedir (1,2). Hiperkalseminin bu tabloya nadiren eşlik ettiği, nefrokalsinozisin ise genelde daha ileri yaşlarda kliniğe eklendiği bildirilmektedir (1,3-6). Hiperkalseminin yenidoğan döneminde görülmesi nefrokalsinozis gelişimini hızlandırmaktadır (3). Bu yazıda nadir görülmesi nedeniyle, yenidoğan döneminde hem hiperkalsemi hem de nefrokalsinozis saptanan drta'iu bir hasta sunulmuştur. OLGU F.K. (Prot. No: 69ı 79). Miyadında normal spantan yolla 3600 gram doğan ı 9 günlük erkek olgu iki gündür emmede ve hareketlerinde azalma yakınması ile getirildi. Anne ve baba arasında akrabalık olmadığı, annenin gebeliğinde herhangi bir ilaç almadığı, babadaki nefrolitiyazis dışında ailede herhangi bir hastalık bulunmadığı ve bebeğin doğduğundan beri sadece anne sütü ile beslendiği öğrenildi. Fizik bakıda; Genel durum iyi, aktivitesi azalmış ve hafif dehidrate, ağırlık: 3350 gr (10 p), boy: 55 cm (50-75p), baş çevresi: 33 cm (3p), KTA: ı32/dk, SS: 30/dk, vücut ısısı: 36.3 C, KB: 80/48 mmhg saptandı. Diğer sistem bakıları ise olağan olarak değerlendirildi. Laboratuvar tetkiklerinde; Hb: ı3 gr/di, BKH: ı0200/mm3, KKH: 3830000/mm3, Trombosit: 648000/mm3, Eritrosit sedimantasyon hızı: 30 mm/saat bulundu. Periferik kan yaymasında %76 PMN lökosit ve %24 lenfasit görüldü. Trombositler kümeli idi. Rutin idrar tetkikinde; görünüm: bulanık, renk: koyu sarı, ph: 6.5, nitrit: (-), dansite: 1010, protein: ı50 mg/d!, glikoz: (-), keton: (-) olarak değerlendirildi. İdrar mikroskobisinde her sahada ı o-15 lökosit saptandı. Kan biyokimyasında Üre: 38 mg/d!, Kreatinin: 0.4 mg/di, Na : ı3ı meq/l, Cl: 13ı meq/l, K 2.4 meq/l, Ca: ı2.9 mg/d!, fosfor: 2.ı mg/d!, ALP: 318 U/L saptandı. Diğer parametreleri ise normal olarak değerlendirildi. Günlük idrar çıkışı normal sınırlarda seyreden olguda aminoasidüri, glikozüri, ketonüri, proteinüri ve hiperoksalüri saptanmadı. İlk değerlendirmede idrar yolu enfeksiyonu ve olası yenidoğan sepsisi olarak düşünülen hastaya kültürleri alınarak sıvı tedavisi (200 cc/kg/gün, İV) yanı sıra Ampisilin (ıoo mg/kg/gün, İV) ve Amikasin (ıo mg/kg/gün, İV) tedavisi başlandı. Tekrarlayan ölçümlerinde serum Ca değeri (12.9-13.5 mg/dü yüksek, idrar ph'ı ise alkali (6.5-6.8) olarak devam etti. Hiperkalsemi ayıncı tanısı açısından bakılan kan parathormon (PTH) düzeyi O. ı pg/ml (N: ı0-66 pg/ml) saptandı. idrarda Ca atılımı ise ı3 mg/kg/gün olarak tespit edildi. Kan gazı değerleri (ph: 6. 9, pc0 2 : ı9.3, p02 : ıoo, HC03: 4, BE: -27.ı) dekomparıze metabolik asidoz olarak değerlendirildi. Batın ultrasonografisinde bilateral meduller nefrokalsinozis saptandı (Resim ı). Hiperkalsemi, hiperkalsiüri, hipopotasemi, hiperkloremi ve metabolik asidozu yanında, idrar ph'ı ağır asidoza rağmen 6.5'in altına inmeyen, idrar anyon açığı (Na+K-Cl) +3ı olan ve tubuler fos- Resim 1. Hastamızın yenidoğan döneminde çekilen USG'de bilateral nefrokalsinozis. -------İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi

Distal renal tubuler asidoz olgusu ise normal sınır siyum (9.2 mg/d!) değerleri larda seyretmektedir. TARTIŞMA Resim 2. 18 aylık iken çekilen USG'de nefrokalsinozisin görülmekte. devam ettiği for reabsorbsiyonu ise normal sınırlarda saptanan hastada drta düşünüldü. Olguda sıvı (150 cc/kg/gün, iv) tedavisine devam edilerek, sodyum bikarbonat (NaHC03) (5 meq/kg/gün, İV) ve potasyum.klorür (KCl) (2 meq/kg/gün, İV) replasmanı başlandı. Sepsis yönünden alınan tüm kültürlerinde üreme saptanmadı. Sıvı, NaHC03 ve KCl replasmanı ile genel durumu düzeldi ve kan gazı değerleri normale döndü. Olgu KCl (2 meq/kg, PO) ve NaHC03 (3 meq/kg, PO) tedavisi ile izleminin 26. gününde taburcu edildi. Şu an 18 aylık olan, boyu ve kilosu 3-1 O persentilde devam eden hasta altı kez kusma ve dehidratasyon nedeniyle hastaneye yatılarak izlendi. Bu dönemlerde serum üre, kreatinin ve kalsiyum değerleri normal sınırlarda olan olgunun asidozunun tekrarladığı gözlendi. Bu yatışlarının ikisinde taş düşürdü. Kontrol batm ultrasonografilerinde nefrokalsinozisin devam ettiği ancak ilerleme olmadığı görüldü (Resim 2). Hastanın üre (18 mg/di), kreatinin (0.5 mg/di) ve kal- Renal tubuler asidoz idrann asidifikasyonunun bozulması. sonucunda gelişen sistemik hiperkloremik metabolik asidoz durumu olarak tanımlanmaktadır (1). Distal renal tubuler asidozda, esas mekanizma distal tübül ve kollektör kanallarda hidrojen iyonu sekresyonundaki eksiklik ve buna eşlik eden amonyumun bozulmuş ekskresyonu olarak bildirilmektedir (2,3). Çocuklarda hem otozomal dominant hem de otozomal resesif kalıtılan bir hastalık olarak görülmekle birlikte erişkinlerde genellikle irnmun aracılı mekaniznıayla gelişen edinsel bir hastalıktır (3)0 Son yıllarda moleküler genetik çalışmalar hastalığın genetik kökenini ortaya koymuştur. Otozomal dominant drta'nın 17q21-22 kromozomunda lokalize anyon değiştirici AEl (SLC4Al) geninde mutasyon sonucu ortaya çıktığı gösterilmiştir. Distal renal tubuler asidozun nörosensoriyel işitme kaybı ile birlikte olan otozomal resesif formunda apikal proton pompası Bl ünitesini kadiayan A TP6B 1 geninde mutasyonlar bildirilirken, işitme kaybının görülmediği tipinde ise ATP6NlB geninde mutasyonlar tanımlanmıştır (2,7). Distal renal tubuler asidozda büyüme geriliği, kusma, dehidratasyon atakları, poliüri, hiperkalsiüri ve hipopotasemi tanı sırasında en sık bildirilen bulgulardır (1,3)o Nefrokalsinozis ve nefrolitiyazis ise daha ileri yaşlarda ortaya çıkan ve hastanın SDBY'ne gidişine neden olan, daha ziyade hastalığın sonuç bulguları olarak bildirilmektedir (1,4). Hastamızda hipopotas13mi, hiperkiaremik metabolik asidoz ve hiperkalsiüri olması nedeniyle drta düşünülmüştür. Distal renal tubuler asidozda defektin doğası gereği idrar ph'ı ağır sistemik asidoza rağmen S.S'un altına indirilememektedir. Hastamızda da kan ph'sının 609 gibi çok düşük değerlerde olduğu dönemlerde bile idrar ph'sı 6'mn üzerinde seyretmiş til Aynı zamanda idrarda amonyumun yetersiz atılımını gösteren idrar anyon açığının pozitif olması da hastamızdaki bir diğer önemli laboratuvar bulgusudur. Bilindiği gibi pozitif idrar anyon Cilt 15, Sayı 1, Nisan 2005

Tu nce/ ve ark. açığı distal tübüler asidifikasyon defektinin en önemli tanısal bulgularından birisidir (1). Distal renal tübüler asidozlu olgularda erken dönemde nefrokalsinozis ve nefrolitiyazis beklenen bir bulgu değildir (4,8). Ancak tabloya hiperkalsemi de eşlik ediyorsa, nefrokalsinozis yenidoğan döneminden itibaren görülebilmektedir (9). Nitekim hastamızda görülen nefrokalsinozis hiperkalsemiye bağlı olab-ilir. Daha çok geç dönemde ortaya çıkabilen nefrokalsinozis gelişiminde hiperkalsiüri, alkali idrar nedeniyle kalsiyumun idrarda çözünürlülüğünün azalması ve hipositratürinin etkili olduğu bildirilmektedir (1,3). Hipositratürinin, asidozun mitokondri düzeyinde sitrat oksidasyonunu uyarması sonucunda sitratın böbreklerden atılımının azalması nedeniyle oluştuğu belirtilmektedir (4,8). Tedavi edilmeyen olgularda nefrokalsinozis ilerleyerek SDBY'ne neden olabilmektedir. Ancak hastalığın yaşamın erken dönemlerinde tanınması ve asidozun düzeltilmesi ile normal büyümenin sağlanabildiği, nefrokalsinozisin ilerlemesinin durdurularak renal fonksiyonların korunabildiği de bildirilmektedir (1-6). Literatürde bildirilen nefrokalsinozis gelişmiş en küçük hasta 23 günlüktür (5). Hastamız ise 19 günlük iken başvurmuş ve nefrokalsinozis yenidoğan döneminde saptanmıştır. Distal renal tübüler asidozlu hastalarda hiperkalsiüri mevcut olmasına rağmen kan kalsiyum düzeyi genelde normal sınırlardadır (1). Ancak yenidoğan döneminde bile hiperkalsemi saptanan hastalar bildirilmiştir (4,6). Hastamızda da yenidoğan döneminde daha klinik bulguların başlangıç döneminde hiperkalseminin gelişmiş ceği bildirilmektedir (10). Nitekim, hastamızda yenidoğan döneminden sonra serum kalsiyum düzeylerinin normal olması bu görüşü desteklemektedir. Ancak hiperkalseminin neden bazı olgularda olaya eşlik ettiği ise bilinmemektedir. Distal renal tubuler asidozda kan PTH düzeylerinin ise normal veya düşük olabileceği ifade edilmektedir (ll). Hastamızda da hiperkalsemi sırasında alınan PTH düzeyi çok düşük bulunmuştur. Bu durum hiperkalseminin kan PTH üzerine baskılayıcı etkisi yanı sıra PTH sekresyonunu arttıran en önemli mekanizmanın, yani hiperfosfateminin de olmaması ile açıklanabilmektedir. T edavide en önemli unsurlar bol sıvı desteği yanı sıra yeterli alkali ve potasyum desteğinin sağlanmasıdır (1,3). Distal renal tubuler asidozda ortalama 3-5 meq/kg/gün alkali desteğinin yeterli olduğu belirtilmektedir (3). Replasmanda NaHC03 kullanılabildiği gibi tadının daha güzel olması nedeniyle Shohl (sitrik asit ve sodyum sitrat) ve Policitra K (potasyum sitrat) solüsyonları da tercih edilebilmektedir (3). Hastamızda alkalinizasyonun sağlanması amacıyla günlük 8 meq/ kg NaHC03 ve 2 meq/kg KCl yeterli olmuştur. Prognozu etkileyen en önemli faktör ise tanının erken dönemde konması ve tedavinin nefrokalsinozis gelişmeden başlanmasıdır (3). Hastamızda her ne kadar tanı sırasında nefrokalsinozis saptansa daj erken tanı alması ve gerekli destek tedavinin başlanması sayesinde USG'de nefrokalsinozis bulgularında ilerleme görülmemiştir. Bu durum SDBY'ne gidiş sürecinin en azından şimdilik önlendiğini düşündürmektedir. olması önemlidir. Distal renal tubuler asidozda ' Sonuç olarak, klinik bulguların bazen belirsiz kronik metabolik asidoz nedeniyle ekstrasellüler bikarbonat ve diğer tampon mekanizmala olmasına rağmen drta'lu yenidoğan bebeklerde hiperkalsemi görülebilmektedir ve hiperkaisemili bir yenidoğanda ayıncı tanıda drt A rın tükenmesiyle birlikte kemiklerden kalsiyum tuzlarının salınımı artmaktadır. Bunun sonucunda kalsiyumun idrarta atılımı artmakta, bir yan da mutlaka düşünülmelidir. Bu hastalarda erken tanı ve tedavinin SDBY'ne gidişi yavaşlatacak dan da kan kalsiyum değerinin normal sınırlarda kalması sağlanmaktadır (1). Yenidoğan tek yol olduğu unutulmamalıdır. döneminde nadir görülen hiperkalseminin gelişiminde ise glomerüler fonksiyonların yeterince KAYNAKlAR 1. Herrin J T. Renal Tubular Acidosis. In: Fogo A (eds) gelişmemiş olması nedeniyle fazla kalsiyumun Pediatric Nephrology 4 th Ed. Lippincott Williams idrarla yeterince atılamamasının sorumlu olabile- and Wilkins 1999, p:565-81. ------------------- İzmir Tepecik Eğitim Hastanesi Dergisi

Distal renal tubuler asidoz olgusu 2. Topaloğlu R, Coelho Rosa F. Renal tubular acidosis. In: Cochat P(ed). European Society for Paediatric Nephrology Handbook. 2002, p:221-24. 3. Chan JCM, Scheinman Jl, Roth KS. Renal tubular acidosis. Pediatr Rev 2001;22:277-85. 4. Maruyama K, Shinohara M, Hatakeyama S, Onigata K. Distal renal tubular acidosis associated with hypercalcemia and nephrocalcinosis in an infant Pediatr Nephrol 2002;17:977-8. 5. Üçsel R, Çoban A, Kadıoğlu A, Bilge I, Metin F, Yücer G, et al. Nephrocalcinosis in the newborn. Acta Pediatr Jpn 1995;37: 174-6. 6. Rodriguez-Soriano J, Fuentes MG, Vallo A, Alvarez JL. Hypercalcemia in neonatal distal renal tubular acidosis. Pediatr Nephrol 2000; 14:354-5. 7. Zelikovic I. Malecular pathophysiology of tubular transport disorders. Pediatr Nephrol 2001;16:919-35. 8. Rodriguez-Soriano J. New insights into the pathogenesis of renal tubular acidesis from functional to molecular studies. Pediatr Nephrol 2000;14:1121-36. 9. Pela I, Seracini D, Lavoratti G, Materassi M. Hypercalsemia and distal renal tubular acidosis: an assodation not only in the newborn. Pediatr Nephro/ 2003; 18:850. 10. Chabara JM, Levi-Setti RL, Bushinsky DA. Alteration in surface ion composition of cultured bone during metabolic, but not respiratory acidosis. Am J Physio/ 1991;261:76-84. 11. Caldas A, Broyer M, Dechaus M. Primary distal tubular acidosis in childhood: Clinical study and longterm follow-up of 28 patients. J Pediatr 1992;121: 233-41. Yazışma adresi: Dr. Tuba TUNCEL İzmir Te pe cik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Yenişehir, İzmir GSM: O 505 237 14 75 e mail:t_cerci_tuncel@hotmail.com Cilt 15, Sayı 1, Nisan 2005 --------------~