SIVI-ELEKTROLİT METABOLİZMASI BOZUKLUKLARI

Benzer belgeler
İntradiyalitik Sıvı Elektrolit Bozuklukları

Sıvı-Elektrolit ve Asit Baz Denge Farmakolojisi

GÜÇSÜZLÜK VE ELEKTROLİT BOZUKLUKLARI. Dr.Ramazan KÖYLÜ Acil Tıp Uzmanı Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi

HEMODİYALİZDE ELEKTROLİT BOZUKLUKLARI VE TEDAVİ YAKLAŞIMLARI. Dr. Fatma Ayerden Ebinç

Magnezyum (Mg ++ ) Hipermagnezemi MAGNEZYUM, KLOR VE FOSFOR METABOLİZMA BOZUKLUKLARI

RENAL PREOPERATİF DEĞERLENDİRME. Dr. Mürvet YILMAZ SBÜ. Bakırköy Dr. Sadi Konuk SUAM

SIVI GEREKSİNİMİ ÇOCUKLARDA SIVI ELEKTROLİT TEDAVİSİ. Dr. Dilek DURMAZ AÜTF Acil Tıp ABD 25/05/2010. Vücut Sıvılarının Dağılımı

Sıvı-Elektrolit & Anestezi

DEHİDRE KÖPEKLERDE BİKARBONATLI SODYUM KLORÜR SOLÜSYONUNUN HEMATOLOJİK VE BİYOKİMYASAL PARAMETRELERE ETKİSİ

Dahiliye kliniğinde hemodiyaliz kararı vermek? Dr. Funda Türkmen

Kan Gazı. Dr.Kenan Ahmet TÜRKDOĞAN Isparta Devlet Hastanesi. II. Isparta Acil Günleri Solunum Acilleri, 19 Ocak 2013 Isparta

Olgular. Kan Gazı Değerlendirilmesi Sunum planı. AKG Endikasyonları

KISA ÜRÜN BİLGİLERİ Pozoloji ve uygulama şekli Sadece berrak ve partikül içermeyen ampuller kullanılmalıdır.

DİYALİZ: GENEL BİLGİLER

HEMODİYALİZDE SIK KARŞILAŞILAN KOMPLİKASYONLAR ve YÖNETİMİ. Dr. Lale Sever

Çocuklarda sıvı ve elektrolit tedavisi. Prof. Dr. Aydın Ece Dicle Üniv. Tıp Fak. Çocuk Sağ ve Hast AD

Magnezyum, Klor, Fosfor Metabolizması ve bozuklukları

ADRENAL YETMEZLİK VE ADDİSON. Doç. Dr. Mehtap BULUT Bursa Şevket Yılmaz EAH Acil Tıp Kliniği

Prof. Dr. Tekin AKPOLAT Liv Hospital-İSTANBUL İstinye Üniversitesi Tıp Fakültesi 17 Aralık

KRONİK HEMODİYALİZ İSTEMİ

SODYUM (Na + ) SODYUM METABOLİZMASI BOZUKLUKLARI HİPONATREMİ HİPONATREMİ. Plazma Na + : meq/l,

Sıvı - Elektrolit. Tintinalli 2011 Haldun Akoglu

Yrd.Doç.Dr. Erdal Balcan 1

ASİD BAZ DENGESİ. Prof Dr Salim Çalışkan

PERİTON DİYALİZ HASTALARINDA SIVI KONTROLÜ

Normalde kan potasyum seviyesi 3,6-5,0 mmol/l arasındadır.

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitesinde İzlenen Olgularda Akut Böbrek Hasarı ve prifle Kriterlerinin Tanı ve Prognozdaki Önemi. Dr.

HİPERKALSEMİ. Meral BAKAR Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıbbi Onkoloji Gündüz Tedavi Ünitesi

SEVELAMER HEMODİYALİZ HASTALARINDA SERUM ELEKTROLİT DÜZEYİ, METABOLİK VE KARDİOVASKÜLER RİSKLERİ VE SAĞKALIMI ETKİLER

CAPD 19 Stay Safe Periton Diyaliz Solüsyonu

Diyalize Başlama Zamanı. Dr.Ahmet Uğur Yalçın

T.C. SAĞLIK BAKANLIĞI TÜRKİYE KAMU HASTANELERİ KURUMU HEMODİYALİZ HEKİM RESERTİFİKASYON SINAV SORULARI

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

SIVI ELEKTROLİT TEMEL BİLGİLER: SU

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Hayatı Tehdit Eden Elektrolit Bozuklukları. Dr. Mutlu Kartal AÜTF Acil Tıp AD

SIVI ELEKTROLİT TEMEL BİLGİLER: POTASYUM

Mineraller. İnorganik maddeler. Prof. Dr. Gülçin Saltan İşcan Farmakognozi ABD

SIVI ELEKTROLİT TEMEL BİLGİLER: ASİT BAZ

BEÜ SAĞLIK UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ HEMŞİRELİK HİZMETLERİ MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET İÇİ EĞİTİM HEMŞİRELİĞİ ASİT-BAZ DENGESİ / DENGESİZLİKLERİ

SIVI ELEKTROLİT TEMEL BİLGİLER: SODYUM

Kronik Hemodiyalizde Diyalizat Sodyum ve Potasyum Düzeyleri. Dr. Oktay Oymak Erciyes Üniversitesi Tıp Fakültesi Nefroloji Bölümü

GİRİŞ ASİT BAZ BOZUKLUKLARI. ph ve [H + ] İlişkisi ASİT DENGESİ PLAZMA ASİDİTESİNİN ÖLÇÜLMESİ

KULLANMA TALİMATI. Etken madde: 10ml lik ampul de 0,75g Potasyum Klorür içerir.

Arter Kan Gazı Değerlendirmesi. Prof. Dr. Tevfik Ecder İstanbul Bilim Üniversitesi Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı

HEMODİYALİZ ENDİKASYONLARI VE REÇETELENDİRİLMESİ

Ca; Ca+2; Serum calcium; Ca++; Calcium blood test:

KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ HEMODİYALİZ VE PERİTON DİYALİZİ İĞİ

Yüksekte Çalışması İçin Onay Verilecek Çalışanın İç Hastalıkları Açısından Değerlendirilmesi. Dr.Emel Bayrak İç Hastalıkları Uzmanı

Acil Diyaliz Endikasyonlar

Ani Kardiyak Ölüm: Önleyebilir miyiz? Doç. Dr. Yakup Ekmekçi Özel Ankara Güven Hastanesi

[embeddoc url= /10/VÜCUT-SIVILARI.docx download= all viewer= microsoft ]

DİYALİZAT İÇERİĞİ ve MORTALİTE

POTASYUM KLORÜR %7.5 IV İNFÜZYON İÇİN ÇÖZELTİ İÇEREN AMPUL

FOKAL SEGMENTAL GLOMERÜLOSKLEROZ (FSGS) VAKA SUNUMU ÖZGE ÖZEROĞLU

MİNERALLER. Yrd. Doç. Dr. Funda GÜLCÜ BULMUŞ Fırat Üniversitesi SHMYO

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİNDE DİYALİZ TEDAVİSİ

Yrd. Doç. Dr. M. Akif DOKUZOĞLU Hatay MKÜ Tıp Fakültesi Acil Tıp AD. 19. Acil Tıp Kış Sempozyumu - Malatya

1. Hemadiyaliz sırasında en sık görülen komplikasyon aşağıdakilerden hangisidir? a. Ateş b. Hipotansiyon c. Hemoliz d. Tamponad e.

HEMODİYALİZ HASTASINDA SIK KARŞILAŞILAN SORUNLAR

Kalsiyum Metabolizması. Dr M. Emin kavasoğlu Akdeniz Üniversitesi Acil Tıp Anabilimdalı PARATHORMON (PTH)

SIVI ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ. Çocuklarda sıvı elektrolit dengesizliklerini anlamak ve gerekli tedaviyi uygulayabilmek için

Ne Zaman Acil Diyaliz. Yard.Doç.Dr Şule Akköse Aydın U.Ü.T.F Acil Tıp AD 4.Ulusal Acil Tıp Kongresi

KULLANMA TALİMATI. ANTI-FOSFAT CA, 700 mg Film Kaplı Tablet Oral yolla alınır.

Böbrek Naklinde Bazal İmmunsupresyonda Kullanılan Ajanlar

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

HANGİ HASTAYA HANGİ DİYALİZAT

HEMODİYALİZ HASTALARINDA BİYOKİMYASAL ÖLÇÜMLER:PATOLOJİK DEĞERLER İÇİN NE YAPILMALI? BİKARBONAT

Diyalizat sodyumu, potasyumu ve bikarbonatı. Dr,Fatih Kırcelli

2013 NİSAN TUS DAHİLİYE SORULARI

İntrasellüler Sıvı (Hücre İçi Sıvı) Extrasellüler Sıvı (Hücre Dışı Sıvı) Total Vücut Suyu 60 = 42 lt Vücut Sıvı Bölmelerini Etkileyen Faktörler

KULLANMA TALİMATI. ANTI-POTASIUM, 880 mg granül Ağız yoluyla alınır veya makattan uygulanır.

Asit Baz Dengesi Hedefler

İLERİ KARDİYAK YAŞAM DESTEĞİ KURSU ASİT-BAZ DENGESİ VE KAN GAZI ANALİZİ

multibic potasyumsuz PROSPEKTÜS Hemofiltrasyon Solüsyonu Sadece Ġntravenöz Ġnfüzyon için

HİPERNATREMİ. Doç. Dr. Halil Yazıcı. İstanbul Tıp Fakültesi İç Hastalıkları Anabilim Dalı Nefroloji Bilim Dalı

SIVI-ELEKTROLİT DENGESİZLİKLERİ

Hipertansiyon yönetiminde yapılan hatalar Nurol Arık

Eser Elementler ve Vitaminler

Hemodiyaliz. Prof Dr Hayriye Sayarlıoğlu Ondokuz Mayıs Üniversitesi

Doç Dr Ülkü Yılmaz Turay Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Merkezi Eğitim ve Araştırma Hastanesi

TUBULOPATİLER. Dr Salim Çalışkan

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

AKUT BÖBREK YETMEZLİĞİ

Fizyoloji. Vücut Sıvı Bölmeleri ve Özellikleri. Dr. Deniz Balcı.

Hipokalsemi. Prof.Dr.Enver ŞİMŞEK Eskişehir Osmangazi Üniversitesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilimdalı

DEHİDRASYON: Vaka Temelli İnteraktif Tartışma

REVİZYON DURUMU. Revizyon Tarihi Açıklama Revizyon No

24 Ekim 2014/Antalya 1

RENAL REPLASMAN TEDAVİLERİNDEN EV HEMODİYALİZİ

ph = 6,1 + log [CO 2 ]

ANKARA NUMUNE EĞİTİM ve ARAŞTIRMA HASTANESİ NEFROLOJİ KLİNİĞİ HEMODİYALİZ KURSU HEMŞİRE SINAV SORULARI

ASİT- BAZ DENGESİ VE DENGESİZLİKLERİ. Prof. Dr. Tülin BEDÜK 2016

DİYABETİK DİYALİZ HASTALARINDA YAŞANAN SORUNLARI NASIL AŞALIM? HEMŞİRE SİBEL TALAY Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim Araştırma Hastanesi

Zehirlenmelerde Diyaliz Uygulamaları. Dr. Ali Rıza ODABAŞ İstanbul Medeniyet Üniversitesi Göztepe Eğitim ve Araştırma Hastanesi

Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

Sıvı Kompartmanlarının Elektrolit İçerikleri sıvı Plazma (meq/l) İnterstisyel sıvı (meq/l) (meq/l) Katyonlar Na K Ca

Prof. Dr. Şahin ASLAN Atatürk Üniversitesi Acil Tıp AD

KULLANMA TALĐMATI. Bu ilacı kullanmaya başlamadan önce bu KULLANMA TALĐMATINI dikkatlice okuyunuz, çünkü sizin için önemli bilgiler içermektedir.

Transkript:

243 KONU 32 SIVI-ELEKTROLİT METABOLİZMASI BOZUKLUKLARI Müjdat YENİCESU Böbrek sıvı, asit-baz ve elektrolit dengesinin düzenlenmesinde hayati rol oynayan organlardan birisidir. Böbrek yetmezliğinde sıvı, asit-baz ve elektrolit dengesi bozuklukları sık karşılaşılan sorunlardır. Ayrıca diyaliz tedavisinin kendisi de sıvı, asit-baz ve elektrolit dengesi bozukluklarına yol açar. Bu konuda hemodiyaliz hastalarında karşılaşılan hipervolemi, hipovolemi, sıvı-elektrolit dengesizlikleri ve asit-baz metabolizması değişikliklerinden bahsedilecektir. HİPERVOLEMİ Hemodiyaliz hastalarında sık karşılaşılan bir sorundur. Özellikle ülkemizdeki hemodiyaliz hekimlerinin en sık karşılaştığı problemlerden birisidir. Hipervoleminin en sık nedeni fazla oral veya parenteral sıvı alınmasıdır. Hipervolemi hastaya yapılması gereken ultrafiltrasyon miktarının artmasına yol açar. Bir diyaliz seansında yapılması gereken ultrafiltrasyon miktarı artınca, hipotansiyon, kas krampları, kan akımının azaltılması ile ilişkili yetersiz diyaliz gibi sorunlar ortaya çıkar ve diyaliz tedavisi planlanandan daha erken ve yeterli ultrafiltrasyon yapılmadan sonlandırılabilir. Bu durum hipervoleminin devam etmesine katkıda bulunur ve bir kısır döngü oluşur. Hastanın yaşam kalitesi olumsuz etkilenir. Bu nedenlerle hastalarda hipervolemi önlenmeli, hastalar Kuru Ağırlık larına ulaştırılmalıdır (Bakınız Konu 27). Hemodiyaliz tedavisinde etkili yöntemler ultrafiltrasyon ve hastanın fazla sıvı almasının önlenmesidir. HİPOVOLEMİ

244 Kusma, ishal gibi sıvı kayıpları, ağızdan yeterli sıvı alamama veya fazla ultrafiltrasyon gibi nedenlerle hastada hipovolemi gelişebilir. Hipovolemi, hipotansiyon ve arteriyovenöz fistül tıkanması gibi komplikasyonlara yol açabilir, bu nedenle gelişmesi önlenmeli, gelişmişse tedavi edilmelidir. HİPONATREMİ Hiponatremi, hemodiyaliz hastalarında sık karşılaşılan bir elektrolit bozukluğudur. Bu hastalarda hiponatreminin en sık nedeni ağızdan fazla sıvı alınması veya fazla intravenöz (İV) hipotonik sıvı verilmesidir. Hemodiyaliz hastalarında diğer bir hiponatremi nedeni ise ciddi hiperglisemidir. Ciddi hiperglisemisi bulunan hemodiyaliz olgularında serum glukoz konsantrasyonundaki her 100 mg/dl lik artış hücre içi (intracellular) alandan hücre dışı (extracellular) alana sıvı geçişi sonucu serum sodyum konsantrasyonunda 1.3 meq/l azalmaya neden olur. Hiperglisemiye bağlı ozmotik diürez gercekleşemediğinden artmış plazma atılamaz, dolayısıyla hiponatremi devam eder. İnsülin uygulaması ile hipergliseminin düzeltilmesi sıvı dağılımını yeniden düzenleyerek hiponatremiyi iyileştirir. Hemodiyaliz uygulaması ile kullanılan diyalizatın sodyum konsantrasyonuna bağlı olarak serum sodyum konsantrasyonunda değişiklik olacağı aşikardır. Burada hemen hiponatremik bir hemodiyaliz olgusunun serum sodyum konsantrasyonunun uğrayacağı değişikliğin derinliği ve hızı akla getirilmelidir. Serum sodyum düzeyinde hemodiyalizle gelişecek değişikliğin başlıca belirleyicileri diyaliz öncesi serum sodyum konsantrasyonu, diyaliz sıvısının sodyum konsantrasyonu ve yapılan diyalizin etkinliğidir. Hiponatreminin hızla düzeltilmesinin fatal olarak sonuçlanabilen ozmotik demiyelinizasyon sendromuna neden olduğu bildirilmekle birlikte hemodiyaliz olguları için bu komplikasyonla ilgili olarak yeterli bir bilgi birikimi yoktur. Bu alanda yeterli veri olmasa da ciddi (diyaliz öncesi serum sodyum <125 meq/l) ve uzun süreli hiponatremisi olan olgularda diyaliz solüsyonunun sodyum düzeyinin hastanın plazma düzeyinden 15-20 meq/l den daha fazla olmaması ve birkaç gün içerisinde yapılan peşpeşe diyalizlerle hiponatreminin düzeltilmesi önerilmektedir. Diyaliz öncesi serum sodyum konsantrasyonu >125 meq/l olan olgularda ise 140 meq/l olarak hedeflenen diyaliz sonrası serum sodyum düzeyine erişmek için basit bir formülle (140+140-diyaliz öncesi serum sodyum düzeyi) diyaliz solüsyonu için gerekli sodyum konsantrasyonu hesaplanabilir. Örneğin diyaliz öncesi serum sodyum düzeyi 132 meq/l olan bir hastada diyaliz solüsyonunda sodyum konsantrasyonu (140+8 = 148) meq/l olmalıdır.

245 Nadiren, hemodiyaliz tedavisinin kendisi de hiponatremi nedeni olabilir. Teknik bakımı yeterli yapılmamış veya bozukluğu giderilememiş hemodiyaliz makineleri ile yapılan diyaliz de hiponatremiye yol açabilir. Bu durumda aynı makine ile diyaliz yapılan tüm hastalarda hiponatremi izlenir. Hiponatremi, acil hemodiyaliz endikasyonlarından birisidir ve acil hemodiyaliz gerektiren hiponatremilerin en önemli nedeni İV hipotonik sıvı uygulamasıdır. Bu nedenle böbrek yetmezliği olsun veya olmasın, özellikle ağızdan beslenemeyen hastalara İV sıvı verilirken dikkatli olunmalı ve hiponatremi gelişmesi önlenmelidir. HİPERNATREMİ Hemodiyaliz olgularında hipernatremi, hiponatremiye oranla daha nadirdir. Hipernatremi genellikle dehidratasyon veya diyaliz solüsyonunun hazırlanmasındaki hatadan kaynaklanır. Hipernatremiyi düşük sodyum konsantrasyonlu diyaliz solüsyonu kullanarak tedavi etmek beraberinde önemli komplikasyon riskleri taşır. Bu nedenle diyaliz solüsyonunun sodyum düzeyinin diyaliz öncesi serum sodyum konsantrasyonundan 3-5 meq/l den daha düşük olması önerilmez. Eğer düşük sodyum düzeyli diyaliz solüsyonu kullanmak yoluyla hipernatremi süratle tedavi edilmeye çalışılırsa hipotansiyon, adale krampları ve disequilibrium (dengesizlik) sendromu gibi ciddi komplikasyonlar gelişebilir. Ciddi hipernatremik hemodiyaliz olgularının tedavisi için serum sodyum düzeyinden 3-5 meq/l kadar düşük sodyum içeren diyaliz solüsyonu kullanılarak diyaliz yapılmalı, hemodiyalizi takiben yavaş bir şekilde izotonik veya hafifçe hiponatrik sıvılar uygulanmalıdır. Şiddetli üremi ve hipernatreminin birlikte olduğu hastalarda önce üreminin şiddeti azaltılmalı, hipernatremi daha sonra düzeltilmelidir. HİPOKALEMİ Hemodiyaliz olgularında hipokalemi kardiyak disritmilere zemin hazırlaması, ani ölüme neden olabilmesi nedeniyle çok tehlikelidir. Akut diyaliz gerektiren nonoligürik akut böbrek yetmezlikli olgularda hipokalemi nadir değildir. Beslenme bozukluğu bulunan kronik böbrek yetmezlikli oligürik hastalarda da hipokalemi bulunabilir. Akut hemodiyalize alınan normokalemik veya hipokalemik bir olguda diyaliz sırasında yeterli serum potasyum düzeylerini korumak için diyaliz solüsyonuna 4 meq/l veya daha yüksek potasyum ilavesi gerekebilir. Diyaliz sırasında gerek

246 asidozun düzeltilmesi gerekse diyalizattan glukoz emilimi serum potasyumunu düşürücü yönde etkilidir. Bu nedenle diyaliz solüsyonu potasyum düzeyi 4.5 meq/l ye ayarlansa bile diyaliz öncesi serum bikarbonat düzeyi 15 meq/l ve serum potasyum düzeyi 3 meq/l olan olgulara glukoz içeren intradiyalitik parenteral nütrisyon uygulanması hipokalemi riski nedeni ile zararlı olabilir. Sürekli hemodiyalize alınan olgularda diyaliz solüsyonuna 2-3 meq/l potasyum rutin olarak ilave edilir. Digital alan hastalarda hipokalemi eşliğinde disritmi riski daha çok arttığından bu düzey yaklaşık 3 meq/l olmalıdır. Total parenteral beslenme uygulanan hastalarda da hipokalemi gelişebilir; bu hastalara, serum potasyum düzeyi takibi ile İV potasyum verilmelidir. HİPERKALEMİ Hiperkalemi; özellikle diyaliz programını düzenli sürdürmeyen, diyetle K dan zengin besinlerin alımına dikkat göstermeyen ve konstipasyon problemi bulunan hemodiyaliz olgularının sorunudur. Hiperpotasemi, ülkemizde hipervolemi ile birlikte diyaliz hastalarında sık karşılaşılan, hayatı tehdit edici boyutlara ulaşan sıvı-elektrolit dengesi bozukluklarından birisidir. Diyabetik hastalarda da sık karşılaşılan bir sorundur. EKG değişiklikleri gösteren ciddi hiperkalemisi bulunan diyaliz olgularına hemodiyaliz başlıyana kadar İV kalsiyum klorür, sodyum bikarbonat, glukoz+insülin solüsyonu verilmelidir. Alternatif bir tedavi yöntemi de İV veya inhaler albuterol gibi betamimetiklerin kullanılmasıdır. Hemodiyaliz hem konsantrasyon gradiyenti sonucu potasyumu vücuttan uzaklaştırarak hem asidozun düzeltilmesi ve glukoz aracılığıyla potasyumu hücre içine yönlendirerek serum potasyum düzeyini etkili bir şekilde düşürür. Glukoz içermeyen diyaliz solüsyonlarıyla daha fazla miktarda potasyumu uzaklaştırmak mümkün olsa da kronik hiperkalemi problemi olan olgularda 100 mg/dl glukoz içeren diyaliz solüsyonları tercih edilir. HİPOKALSEMİ Hemodiyaliz olgularında hipokalsemi sık karşılaşılan bulgular arasındadır. Tedavi olarak oral kalsiyum tuzları ve D vitamini verilir (Bakınız Konu 30). Bazen 3-3.5 meq/l kalsiyum içeren diyaliz solüsyonlarının kullanılması gerekebilir. Hipokalsemi olgularda konvülsiyon gelişimini kolaylaştırabilir. HİPERKALSEMİ

247 Hemodiyaliz olgularında hiperkalsemi sıklıkla kalsiyum ve/veya D vitamini uygulaması sonucu iyatrojenik olarak gelişir. Özellikle fosfat bağlayıcı olarak kullanılan kalsiyum tuzları öğün ile beraber değil de öğünler arasında alınırsa bu komplikasyonun gelişme olasılığı daha fazladır. Alüminyuma bağlı üremik kemik hastalığı bulunanlarda da hiperkalsemi gelişme eğilimi daha fazladır. A vitamini içeren polivitamin preparatlarının kullanılması da hiperkalsemi riski taşır. Paratiroid bezinin otonomi kazanması da hiperkalsemiye yol açabilir. Böbrek hastalığı olmayan olgularda görülen hiperkalsemi nedenleri (tümör, sarkoidoz, multipl miyeloma...) diyaliz olgularında da gelişebilir. Hiperkalsemik olgularda verilen kalsiyum tuzları ve D vitamini preperatları geçici bir süre için kesilir. Hemodiyaliz solüsyonunun kalsiyum düzeyini ayarlamak yoluyla serum kalsiyum düzeyi etkin bir şekilde düşürülebilir. Diyaliz solüsyonunun kalsiyum içeriği azaltılarak (2-2.5 meq/l) kalsiyum tuzu ve D vitamini tedavisi daha emniyetli bir şekilde sürdürülebilir. HİPOFOSTATEMİ Nadir karşılaşılan problemlerden biri olmasına karşılık aritmi ve solunum durması gibi ciddi sonuçları vardır. Özellikle yeterli beslenemeyen, parenteral beslenme uygulanan, aşırı fosfor bağlayıcı ilaç verilen, sık ve etkin hemodiyalize alınan olgular hipofosfatemi gelişme riski taşır. Bu risk faktörlerini taşıyan olguların serum fosfor düzeyleri dikkatle izlenerek gerektiğinde fosfor replasmanı yapılır. HİPERFOSFATEMİ Yeterli hemodiyaliz tedavisi uygulanan olguların serum fosfor değerleri 2.5-6 mg/dl arasında olmalıdır. Hiperfosfatemi önlenmesi ve tedavisi için ilgili konuya bakınız (Konu 30). HİPOMAGNEZEMİ Hipomagnezemi yeterli beslenmeyen veya parenteral beslenme uygulanan diyaliz olgularında gelişebilen elektrolit bozukluklarındandır. Hipomagnezemi aritmilere neden olabilir ve parathormonun salınım ve etkisini azaltıcı yönde etkili olur. Risk taşıyan olguların serum Mg yönünden izlenmesi önemlidir. HİPERMAGNEZEMİ

248 Bu durum genellikle magnezyum içeren antiasit, laksatif, fosfor bağlayıcı gibi ilaçların kullanılması sonucu gelişir. Hipermagnezeminin başlıca belirtileri hipotansiyon, halsizlik ve bradiaritmilerdir. Tedavide varsa magnezyum içeren ilaçlar kesilmelidir. Hemodiyaliz serum magnezyum düzeyini düşürmede oldukça etkilidir. METABOLİK ASİDOZ Böbrek yetmezliği genellikle metabolik asidozla birliktedir. Metabolik asidoz protein katabolizmasını arttırır. Asidoz, ayrıca osteopeni oluşmasına da yol açabilir. Hemodiyaliz hastalarında asidozun şiddeti iki şekilde azaltılabilir; 1.İki diyaliz arası ağızdan alkali vermek: Bu amaçla yaklaşık 80 meq sodyum bikarbonat veya sodyum sitrat verilebilir. Ancak, bu yaklaşımın yararı gösterilememiştir, ayrıca alkaloz, hipervolemi, sodyum yüklenmesi gibi yan etkileri vardır. 2.Hemodiyaliz: Asidozun şiddetinin azaltılmasında temel tedavi yöntemi diyaliz aracılığı ile hastaya alkali verilmesidir. Bu amaçla hastaya diyaliz esnasında asetat veya bikarbonat verilir; verilen asetatın büyük çoğunluğu özellikle kas hücresi mitokondriumunda, diyalizin bitimini takiben bir saat içinde bikarbonata dönüşür. Bikarbonat diyalizi ile hastaların diyaliz öncesi kan bikarbonat düzeyi asetat diyalizine göre daha yüksektir yani normale daha yakındır. Tablo 1 de hemodiyaliz hastalarında diyaliz öncesi asit-baz değerleri gösterilmiştir. Tablo 1. Hemodiyaliz olgularında diyaliz öncesi asit-baz değerleri Alkali tipi ph pco 2 HCO 3 Anyon açığı (mmhg) (meq/l) Bikarbonat 7.38 37 21.4±2.4 16.5±3.5 hemodiyalizi (7.37-7.39) (34-40) Asetat 7.36 31 17.2±1.4 16.7±3.5 hemodiyalizi (7.35-7.37) (29-33) Asetat ile yapılan hemodiyalizi takiben kan bikarbonat düzeyinin 22-25 meq/l ye, bir saat sonra ise 24-27 meq/l ye yükselmesi beklenir. Bikarbonat diyalizinde, özellikle yüksek bikarbonat içeren diyalizatla yapılan diyalizde alkaloz riski vardır, bu nedenle diyaliz sonrası serum bikarbonat düzeyi yakın takip edilmeli ve serum bikarbonat düzeyi 27 meq/l civarında tutulmalıdır. Metabolik asidoz, pratik uygulamada sık karşılaşılan acil hemodiyaliz endikasyonlarından birisidir. Konservatif tedavi ile düzeltilemeyen hastalarda

249 diyaliz tedavisi yapılmalıdır. Asidozun hızla düzeltilmesi merkezi sinir sisteminde paradoks asidoza yol açabilir. Bu nedenle diyaliz sonrası serum bikarbonat düzeyinin 15-20 meq/l yi aşmaması hedeflenir. Ciddi asidozların düzeltilmesinde bikarbonat diyalizi tercih edilmelidir. Hastalara gerekirse diyaliz esnasında İV sodyum bikarbonat da verilebilir. Öte yandan, diyalizler arası kilo artışı fazla olan olgularda ultrafiltrasyonun yüksek olarak planlanması hastaya bikarbonat transferini olumsuz olarak etkilemektedir, böyle sürekli aşırı kilo artışı gösteren olgularda bikarbonat düzeyi yüksek diyaliz solüsyonları tercih edilmelidir. SOLUNUMSAL ASİDOZ Böbrek fonksiyonları normal olan insanlarda solunumsal asidozda böbrek tarafından kompansatuvar bir yanıt gelişir ve kan ph sı normal sınırlarda tutulmaya çalışılır. Böbrek yetmezliği olan hastalarda, normal kişilerde beklenen bu kompansatuvar yanıt gelişmez ve hızla kan ph sı etkilenir. Solunumsal asidozu da olan hemodiyaliz hastalarında tampon madde olarak bikarbonat kullanılması önerilmektedir. METABOLİK ALKALOZ Diyaliz olgularında alkalozun en sık nedeni kusma veya nazogastrik aspirasyon, yoğun bakım olgularında ise özellikle total parenteral beslenme sırasında uygulanan laktat veya asetattır. Alkalozun (özellikle kan ph'sının 7.50'den büyük olması) organizma için asidozdan daha tehlikeli olduğu akılda tutulmalıdır. Eğer diyaliz öncesi bikarbonat düzeyi 28 meq/l veya daha yüksekse standart asetat veya bikarbonat diyaliz solüsyonları (35-38 meq/l) kullanılmamalıdır. Bunların yerine alkalozun derecesine uygun olarak 15-28 meq/l asetat veya bikarbonat içeren diyaliz solüsyonları kullanılmalıdır. SOLUNUMSAL ALKALOZ Akut diyaliz endikasyonu olan olguların çoğunda solunumsal alkaloz nedene bağlı olarak vardır. Başlıca solunumsal alkaloz nedenleri pnömoni, akciğer ödemi, akciğer embolisi, karaciğer yetmezliği ve santral sinir sistemi bozukluklarıdır. Diyaliz hastalarında, normal kişilerde izlenen solunumsal alkaloza bağlı kompansatuvar değişiklikler tam olarak gelişmez. Solunumsal alkalozu olan olgularda alkalozun daha da derinleşmesinden sakınmak için hastanın diyaliz öncesi plazma bikarbonat düzeyi normal veya azalmış bile olsa 35-40 meq/l baz içeren standart diyaliz solüsyonları

250 kullanılmamalıdır. Tedavideki amaç plazma bikarbonat düzeyini normale getirmek yerine ph'sını normal değerlere taşımak olmalıdır. KAYNAKLAR 1.Ross E, Nissenson AR. Acid-base and electrolyte disturbances. Handbook of Dialysis. Daugirdas JT, Ing TS (eds). Little, Brown and Company, Boston 1994: 401-415. 2.Levine DZ. Care of the Renal Patient. 2.ed.,1991. 3.Zucchelli P, Santoro A. Correction of acid-base balance by hemodialysis. Kidney International 1993; 43: S179-183.