ÇOCUK ÜROLOJİSİ/Pediatric Urology

Benzer belgeler
İdrar Tahlilinde Mitler U Z. DR. B O R A ÇEKMEN ACIL Tı P K L I NIĞI O K MEYDANı E Ğ I T IM VE A R A Ş Tı R MA HASTA NESI S AĞ L ı K B ILIMLERI Ü

Ders Yılı Dönem-V Üroloji Staj Programı

İdrar Yolu Enfeksiyonu Tanı. Dr. Z. Birsin Özçakar Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Nefroloji B.D.

MESANE KANSERİNİN İLK TANISINDA BTA

Türk H İşoğlu C S Yoldaş M Karabıçak M Ekin R G Zorlu F İzmir Tepecik Eğitim Araştırma Hastanesi, Üroloji Kliniği, İzmir, Türkiye.

Postmenopozal Kadınlarda Vücut Kitle İndeksinin Kemik Mineral Yoğunluğuna Etkisi

Mesane Kanseri Erken Tanı ve Tedavisinde Toplumsal Farkındalık: Yaş ve Eğitim Düzeyinin Önemi

Doç. Dr. Ahmet ALACACIOĞLU

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ KADIN HASTALIKLARI VE DOĞUM KLİNİĞİ

Tükürük kreatinin ve üre değerleri kullanılarak çocuklarda kronik böbrek hastalığı tanısı konulabilir mi? Dr. Rahime Renda

BTAstef testi Mesane Kanseri Şüphesi ile Uygulanan Sistoskopi Anestezi Tipini Belirlemede Kullanılabilir mi?

1-Radyolojide Fizik Prensipler Amaç:Radyolojide kullanılan görüntüleme sistemlerinin fiziksel çalışma prensiplerinin öğretilmesi amaçlanmıştır.

Steril pyrüili böbrek nakli hastalarında gerçek zamanlı multipleks polimeraz zincir reaksiyon test sonuçları

İçerik AKUT APANDİSİT TANISINDA TESTLERİN DEĞERİ VE KULLANIMI. Testler. Öykü ve fizik muayene. Öykü

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

Tıp Araştırmaları Dergisi: 2010 : 8 (3) : Mesane tümörlerinin erken tanısında ve takibinde NMP22 bladderchek testinin yeri

ÇOCUKLARDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI (TANI&GÖRÜNTÜLEME) DOÇ.DR. DENİZ DEMİRCİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÜROLOJİ ANABİLİM DALI

Acil Servise Başvuran Doğurganlık Yaş Grubu Kadınlardan İstenilen β-hcg Testinin Pozitifliğinin Araştırılması

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

HEMODİYALİZ HASTALARINDA PROKALSİTONİN VE C-REAKTİF PROTEİN DÜZEYLERİ NASIL YORUMLANMALIDIR?

TEDAVİSİ ALAN HASTALARDA ASEMPTOMATİK MİKROSKOBİK HEMATÜRİNİN INR SEVİYESİ İLE İLİŞKİSİ

Hematüri aşikar bir şekilde göz ile görülebilir nitelikte

ADAYENER C., ERDEN D., ŞENKUL T., KARADEMİR K., BAYKAL K., İŞERİ C. GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Üroloji Kliniği, İSTANBUL

Akut Apandisit Tanısal Yaklaşımlar

SERVİKAL YETMEZİĞİNDE MCDONALDS VE MODDIFIYE ŞIRODKAR SERKLAJ YÖNTEMLERININ KARŞILAŞTIRILMASI

Epstein-Barr virüs enfeksiyonlarında trombosit parametrelerinin değerlendirilmesi

AKADEMİK TAKVİM Ders Kurulu Başkanı: Prof.Dr. G. Serdar Günalp (Kadın Hastalıkları ve Doğum) Ders Kurulu 306 Akademik Yılın 24.

Renal Biyopsi İşlemine Bağlı Ağrının Değerlendirilmesi

ERİŞKİN HASTADA İNFLUENZAYI NASIL TANIRIM?

Çocuk Ürolojisinde Tanı Yöntemleri. Doç Dr Haluk EMİR Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı Çocuk Ürolojisi Bilim Dalı

Mesane Kanseri Olgu Tartışmaları Dr. Sümer Baltacı

PEDİATRİK URETEROSKOPİK GİRİŞİMLERDE ZOR OLGULAR

İşeme Eğitimi Olmayan Çocukta İdrar Yolu Enfeksiyonu ve VUR

Mesane Tümöründe Klinik Evrelemede Kullanılan Görüntüleme Yöntemleri

HEMATÜRiLİ HASTANIN DEĞERLENDİRİLMESİ. Yard.Doç.Dr MEHMET NURİ BODAKÇİ

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Nefroloji BD Olgu Sunumu 24 Ekim 2017 Salı

HATHA YOGANIN VE KALiSTENiK EGZERSiZLERiN STATiK DE GE ÜZERiNDEKi ETKiLERi

MENENJİTLİ OLGULARIN KLİNİK VE LABORATUAR ÖZELLİKLERİNİN RETROSPEKTİF OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

Vaka Takdimleri. Prof.Dr. Kemal SARICA. Yeditepe Üniveristesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı

Travmada tüm vücut BT. kadar gerekli? ÇKBT ve Travma Yüksek hızla giden bir aracın takla atması ile başvuran olgu

ÖĞRETİM YILI. Dönem V UROLOJİ STAJI YILLIK DERS PROGRAMI

Dr. Semih Demir. Tez Danışmanı. Doç.Dr.Barış Önder Pamuk

THE IMPACT OF AUTONOMOUS LEARNING ON GRADUATE STUDENTS PROFICIENCY LEVEL IN FOREIGN LANGUAGE LEARNING ABSTRACT

HEMATÜRĠ. Dr.Melih SUNAY. Ankara Eğitim ve AraĢtırma Hastanesi 1.Üroloji Kliniği

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ ÇOCUK NEFROLOJİ 9.ULUSAL ÇOCUK NEFROLOJİ KONGRESİ KASIM, 2016

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ Dönem III 7. Ders Kurulu ÜROGENİTAL SİSTEM. Eğitim Programı

GEBELERDE SPOT İDRARDA PROTEİN/KREATİNİN ORANININ 24 SAATLİK İDRAR PROTEİNÜRİSİNİ ÖNGÖRMEDEKİ BAŞARISI

Prof. Dr. Özlem Tünger Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji

Fatma Burcu BELEN BEYANI

KANSER HASTALARINDA PALYATİF BAKIM VE DESTEK SERVİSİNDE NARKOTİK ANALJEZİK KULLANIMI

Konu 10-11: Yaşlılığa Bağlı Üriner Sistem Değişiklikleri ve Yaşlılıkta Sık Görülen Üriner Sistem Hastalıkları

ERİŞKİN YAŞ GRUBUNDA NATİV BÖBREK BİYOPSİ SONUÇLARININ ANALİZİ 10 Yıllık Tek Merkez Deneyimi

TPOG İSKİP Merkez Çalışma Kodu: Hasta TC Kimlik No Hasta İsim, Soyadı. Gönüllü Bilgilendirilmiş Onam Formu. Sayın Anne Babalar,

KANDİDÜRİLİ HASTALARA YAKLAŞIMDA KOLONİ SAYISININ ÖNEMİ VAR MI?

OLGU SUNUMU. Doç.Dr. Egemen Eroğlu Çocuk Cerrahisi ABD

Periferik Vasküler Hastalıklarda Kanıta Dayalı Yaklaşım

daha çok göz önünde bulundurulabilir. Öğrencilerin dile karşı daha olumlu bir tutum geliştirmeleri ve daha homojen gruplar ile dersler yürütülebilir.

Bir Olgu Sunumu: Epigastrik Ağrıdan Renal Atrofiye. A Case Report: From Epigastric Pain to Renal Atrophy

Ateş Nedeniyle Enfeksiyon Hastalıkları Kliniğine Yatırılarak Takip ve Tedavi Edilen Hastaların Değerlendirilmesi

Marjinal Canlı Donörlere Yaklaşım. Dr. Elif Arı Bakır Dr. Lütfi Kırdar Kartal EAH Nefroloji Kliniği

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 4 ÜROLOJİ STAJ TANITIM REHBERİ. Hazırlayan: Üroloji Anabilim Dalı

İDRAR YOLU ENFEKSİYONU

KAFKAS ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DÖNEM III DERS YILI GENİTOÜRİNER SİSTEM DERS KURULU

ÜST ÜRİNER SİSTEM KANSERLERİNDE GÖRÜNTÜLEMENİN ÖNEMİ

ÖĞRETİM YILI. Dönem V ÜROLOJİ STAJI YILLIK DERS PROGRAMI

Üroonkoloji Derneği. Prostat Spesifik Antijen. Günümüzdeki Gelişmeler. 2 Nisan 2005,Mudanya

ÖĞRENİM HEDEFLERİ Öğrenciler 3. sınıfın sonunda;

HEMATÜRİLİ HASTAYA YAKLAŞIM İNT. DR. AHMET KURTULUŞ AİBÜ TIP FAKÜLTESİ

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

Asist. Dr. Ayşe N. Varışlı

TEŞEKKÜR. Çalışmalarımızda bize hep yardımcı olan Başkent Üniversitesi Adana Hastanesi Biyokimya Bölümünden Biyokimya uzmanı Rüksan Anarat a,

MERKEZİMİZDE SİSTİNÜRİ TANISIYLA İZLENEN ÇOCUK HASTALARIN UZUN DÖNEM RENAL SONUÇLARI

OTOZOMAL DOMİNANT POLİKİSTİK BÖBREK HASTALIĞI HALİLİBRAHİM ÖZTÜRK DÖNEM

BÖBREK YETMEZLİĞİ TANI VE TEDAVİ SEÇENEKLERİ DR MÜMTAZ YILMAZ EÜTF İÇ HASTALIKLARI NEFROLOJİ BİLİM DALI

KANSER HASTALARINDA ANKSİYETE VE DEPRESYON BELİRTİLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ UZMANLIK TEZİ. Dr. Levent ŞAHİN

GATA Üroloji AD. Başkanlığı Eğitim-Öğretim Yılı Uzmanlık Öğrencileri için Eğitim-Öğretim Programı

Tiroid nodüllerinde TİRADS skorlamasının güvenirliliği

Tiroidin en sık görülen benign tümörleri foliküler adenomlardır.

BİYOİSTATİSTİK Sağlık Alanına Özel İstatistiksel Yöntemler Dr. Öğr. Üyesi Aslı SUNER KARAKÜLAH

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

Lokalizasyon çalışmalarının şüpheli olduğu primer hiperparatiroidi olgularında 99 Tc-MIBI intraoperatif gama-prob kullanımı: Kohort değerlendirme

Karın yaralanmaları ister penetran ister künt mekanizmaya bağlı olsun ciddi morbidite ve mortalite ile seyrederler.

ÖZET Amaç: Yöntem: Bulgular: Sonuçlar: Anahtar Kelimeler: ABSTRACT Rational Drug Usage Behavior of University Students Objective: Method: Results:

Plan. Üriner Sistem Enfeksiyonlarında Güncel Yaklaşımlarş. Öğrenim hedefleri. Kaynaklar. Acil Tıp için önemi. Giriş

T.C. SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ FEN BİLİMLERİ ENSTİTÜSÜ ISPARTA İLİ KİRAZ İHRACATININ ANALİZİ

ÇANAKKALE ONSEKİZ MART ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Ertenü.M, Timlioğlu İper.S, Boz.E.S, Özgültekin.A, Kabadayı.M, Tay.S, Yekeler.İ

T.C. İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ATATÜRK EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ İÇ HASTALIKLARI KLİNİĞİ

Random Biopsilerin Kolposkopi Uygulamasında Yeri Vardır / Yoktur

ARAŞTIRMA YAZISI / ORIGINAL ARTICLE. Haluk SÖYLEMEZ 1, Mustafa KOPLAY 2, M. Erdal SAK 3, A. Kürşat CİNGU 4

Komplike İdrar Yolu Enfeksiyonları

A UNIFIED APPROACH IN GPS ACCURACY DETERMINATION STUDIES

GÖĞÜS AĞRISI ŞİKAYETİ İLE BAŞVURAN ÇOCUKLARIN KLİNİK İZLEMİ

Piyelonefrit Tedavi süreleri? Dr Gökhan AYGÜN CTF Tıbbi Mikrobiyoloji AD

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

Özgün Araştırma / Original Investigation 47

OBSTRÜKTİF ÜROPATİ. Prof. Dr. Selçuk Yücel. Üroloji ve Çocuk Ürolojisi Uzmanı

Düşük Riskli Diferansiye Tiroid Kanserlerinde RAİ Tedavisi

KLİNİK OLARAK BELİRGİN OLMAYAN ADRENAL KİTLEYE (İNSİDENTALOMA) YAKLAŞIM

Transkript:

ÇOCUK ÜROLOJİSİ/Pediatric Urology MİKROSKOBİK HEMATÜRİNİN TANISAL DEĞERİ ÇOCUK VE ERİŞKİN HASTALARDA AYNI MIDIR? IS THE DIAGNOSTIC VALUE OF MICROSCOPIC HEMATURIA THE SAME IN CHILDREN AND ADULTS? Ahmet TUNÇKIRAN, Erim ERDEM, Erdal DORUK, Selahittin ÇAYAN, Erdem AKBAY Mersin Üniversitesi Tıp Fakültesi Üroloji Anabilim Dalı, MERSİN ABSTRACT Introduction: Microscopic hematuria should be evaluated because of early diagnosis and treatment of life threatening diseases. However, the evaluation of hematuria should have low cost and easy for patients. Several studies have been made to find a cut-off value for asymptomatic microscopic hematuria in children. The aim of this study was to investigate the difference of the meaning of hematuria between adults and children. Materials and Methods: In this retrospective study we evaluated 2314 patient who admitted to urology clinic and had microscopic hematuria in urinanalysis. 2185 patients older than 16 years old (17-85) were the adult group and 129 patient younger than 16 years old (1-16) included children group. All patients were evaluated with a detailed history, physical examination, urine analysis and radiological and urological examination. Children having the diagnosis of glomerular disease and the patological findings of glomerular disease as proteinuria, hipertension and edema were excluded from the study. The groups were made according to the degree of hematuria, the degree of pyuria, patological findings of intravenous urography, ultrasound, computerized tomography, cystoscopy, and also according to diagnosis, complaint, physical examination and age. All findings were compared between the two groups. Results: The most common problem among the two groups was urinary tract infection (adults: 29.7%, children: 37.9%). Both in children and in adults the rate of diagnosis raised as the hematuria raised up (p=0.000 and p=0.000 respectively). Also in both adult group and children group the pathological findings of IVP and USG significantly raised up as the hematuria rose up (p=0.000, p=0.006, for adults respectively; p=0.025, p=0.039, for children respectively). The same significant was also true for pathological findings of CT for adult group but not for children group (p=0.004, p=0.134, respectively). In children group there was no correlation between the cystoscopy findings and diagnosis (p=0.134), but there was statistically significant correlation between cystoscopy findings and diagnosis in the adult group (p=0.001). Conclusion: Further investigations should be avoided for the patients having asymptomatic microscopic hematuria that is lower than 10 erytrocytes/hpf. Key words: Microscopic Hematuria, Age, Diagnosis ÖZET Çalışmamızın amacı, özellikle çocuk hastalarda mikroskobik hematürinin neden olacağı gereksiz, pahalı ve hasta için zor olabilecek tetkiklerin mümkün olan en asgari seviyede tutulabilmesi amacıyla, mikroskobik hematüri varlığının çocuk ve erişkindeki klinik önemi arasındaki farkı araştırmaktır. Bu retrospektif çalışmada üroloji polikliniğine çeşitli yakınmalarla başvuran ve mikroskobik hematüri saptanan 2314 hastanın verileri analiz edildi. Hastalar, ortalama yaşı 53,2±16,1 (17-85 arasında) olan 16 yaş üstü 2185 hasta erişkin grubu, ortalama yaşı 11.4±3.2 olan (1-16 arası) 16 yaş altı 129 hasta çocuk grubu olarak ayrıldılar. Hastaların detaylı anamnezi, fizik muayene, tam idrar tetkikleri ile radyolojik ve ürolojik değerlendirmeleri değerlendirmeye dahil edildi.yapılan muayene ve tetkikler incelendi ve bulgular idrar mikroskobisindeki eritrosit sayısı esas alınarak değerlendirildi. Çocuk ve erişkin hastalarda idrar incelemesindeki eritrosit miktarının artmasıyla patolojik bir tanıya ulaşma oranı arttığı tespit edildi (sırasıyla p=0.000, p=0.000). Hematüri miktarı arttıkça erişkinlerde intravenöz piyelografi, ultrasonografi ve bilgisayarlı tomografide patolojik bulgu saptama oranının anlamlı olarak farklı olduğu tespit edildi (sırasıyla p=0.000, p=0.006 ve p=0.004). çocuk hastalarda ise intravenöz piyelografi ve ultrasonografide patolojik tanı saptama oranı anlamlı olarak artarken bilgisayarlı tomografide aynı fark saptanmadı (sırasıyla p=0.025, p=0.039, p=0.713). Çocuklarda sistoskopi bulguları ile tanılar arasında ilişki saptanamazken (p=0.134), erişkinlerde anlamlı ilişki mevcuttu (p=0.001). Her iki yaş grubunda da hematüri miktarı arttıkça patolojik tanıya ulaşma oranları arasında anlamlı fark olduğu saptanmıştır (erişkin ve çocuklar için p=0.000). Asemptomatik çocuk hastalarda idrar tetkikinde 10 /HPF den az eritrosit varlığında erişkinlerden farklı olarak ileri tetkik yöntemlerinden kaçınılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Mikroskobik Hematüri, Yaş, Tanı Dergiye Geliş Tarihi: 30.06.2004 Yayına Kabul Tarihi: 05.11.2004 436 Türk Üroloji Dergisi: 30 (4): 436-440, 2004

ERİŞKİN VE ÇOCUK HASTADA MİSROSKOBİK HEMATÜRİ (Microscopic Hematuria in Children and Adults) GİRİŞ Mikroskobik hematüri, santrifuj edilmiş idrar sedimentinin incelenmesinde her büyük büyütmede üç ve daha fazla eritrosit görülmesi olarak tanımlanmaktadır 1-3. Klinik açıdan çok ö- nemli bir semptom ve bulgudur. Asemptomatik mikroskobik hematürinin prevalansı %0.19 ile % 16.1 arasında değişmektedir 3-6. Bu oran ürolojik hastalıklar için risk grubunu oluşturan yaşlı hastalarda %21 e kadar çıkmaktadır 7-9. Ürogenital tümörler gibi hayatı tehdit eden hastalıkların bulgusu olabileceği gibi komplike olmamış üriner enfeksiyonlar, ağır egzersiz, kronik sistit, benin prostat hiperplazisi ve idiyopatik hematüri vs. gibi birçok benin durumda da görülebilir. İdrar incelemesi için birçok yöntem geliştirilmesine rağmen duyarlılık ve özgüllüğü %100 olan bir idrar tetkik yöntemi yoktur. Bu yüzden klinik olarak önemli hematüri derecesini belirlemek üzere birçok çalışma yapılmıştır 1,2,4-6,10. Bu da beraberinde mikroskobik hematüride izlenecek algoritmanın belirlenmesi ve takip edilmesi gerekliliğini de beraberinde getirmektedir. Bu şekilde tanımlanmış olan mikroskobik hematüri, hastalık tanısı aşamasında yol gösterici olabileceği gibi yapılan birçok tetkik sonucunda herhangi bir tanıya ulaşılamaması da mümkün olabilmektedir. Çocuk hastalarda idrar analizindeki eritrosit miktarının klinik değeri çok açık değildir. Bunun bilinmesi bize zaman ve maliyet açısından kazanç sağlayacağı gibi çocuklar için gereksiz tetkiklerin getireceği yükten uzak durmayı sağlayacaktır. Çalışmanın amacı erişkin ve çocuk hastaları mikroskobik hematüri bulguları ve cut-off değerleri açısından karşılaştırmak ve radyolojik ve biyokimyasal bulgularla tanılar arasındaki ilişkiyi belirlemektir. GEREÇ ve YÖNTEM Bu retrospektif çalışmada ortalama yaşları 48 (5-82 arasında) olan 2314 hastanın verileri kullanıldı. İncelenen tüm hastaların mikroskobik hematürisi mevcuttu. Hastalar yaş gruplarına göre 2 gruba ayrıldı. Ortalama yaşı 53.2 (17-85 arasında) olan 16 yaş üstü 2185 hasta erişkin grubu, ortalama yaşı 11.4 olan (1-16 arası) 16 yaş altı 129 hasta çocuk grubunu oluşturarak verileri incelendi. Hastaların detaylı anamnezleri, şikayet, fizik muayene bulgusu ve ürolojik öyküleri retrospektif olarak incelendi ve tanıya ulaşmak için kullanılan biyokimyasal analizler ve radyolojik incelemeler de her iki gruba göre incelendi. Standart bir idrar tahlili için orta idrardan alınan 10 ml lik idrar örneği 2000 devirde 5 dakika süreyle santrifuj edildi. Santrifuj edilen idrarın süpernatanı alınarak bir damla örnek lama yayılarak mikroskop altında büyük büyütmede (400x) eritrosit ve lökosit varlığı incelendi. Her sahada üç ve daha fazla eritrosit görülmesi mikroskobik hematüri, üç ve daha fazla lökosit görülmesi piyüri olarak kabul edildi. Makroskobik hematürisi bulunan, anamnezinde son bir yıl içinde geçirilmiş ürogenital operasyon bulunan, daha önceden ürolojik bir hastalık tanısı bulunan, doğumsal kanama diyatezi bulunan ve kanama diatezine sebep olabilecek ilaç kullanımı bulunan, ayrıca glomerulonefrit tanısı alan; yada ödem, proteinüri gibi glomeruler hastalık düşündürecek bulguları olanlar çalışmaya alınmadı. Bunların dışında mikroskobik hematürisi olan hastalar anamnez, yaş, şikayet, fizik muayene bulgusu, idrardaki eritrosit ve lökosit miktarları, idrar kültürü, intravenöz piyelografi (IVP), ultrasonografi (USG), bilgisayarlı tomografi (BT), sistoskopi bulguları ve tanılarına göre ayrı ayrı gruplandırılarak retrospekif olarak incelendi. İdrarın mikroskobik incelemesinde her sahada 5 ten aşağı lökosit bulunması, 5-10 arası lökosit bulunması, 10-20 ve 20 den fazla lökosit bulunmasına göre 4 grupta incelenirken, her sahada bulunan eritrosit miktarına göre 3-10 arası, 10-20 arası, 20 nin üzeri olmak üzere 3 gruba ayrıldı. Ayrıca tanılar da normal, üriner sistem taş hastalığı, doğumsal hastalıklar, kist veya tümör, üriner enfeksiyon ve benin prostat hiperplazisi (BPH) olarak 6 gruba ayrıldı. İdrar tetkiki sonucu mikroskobik hematüri saptanan hastalara standart olarak direk üriner sistem grafisi sonrası USG görüntülemesi yapıldı. Patoloji saptanan hastalar direk tanı grubuna ayrıldı. Patoloji saptanamayan hastalara sırasıyla IVP veya BT görüntülemesi yapıldı. Bu tetkikler sonucunda patolojik bir bulgu saptanan hastalar tanı grubuna ayrıldı patoloji saptanamayanlara üretrosistoskopi uygulandı. Üretrosistoskopi sonucunda patolojik bulgusu olanlar bulgusuna göre tanı grubunda ayrılırken patolojik bulgusu olmayanlar normal tanı grubuna alındı. 437

TUNÇKIRAN A., ERDEM E., DORUK E., ÇAYAN S., AKBAY E. 791 hastaya (%34.2) IVP, 997 hastaya (% 43.1) USG, 85 hastaya (%3.7) BT, uygulandı. 88 hastaya (%3.8) üretrosistoskopi yapıldı. Hastalar idrar ve radyolojik bulgularına göre gruplara ayrıldı. Ürolojik ve radyolojik tetkiklerle gruplar arasındaki istatistiksel karşılaştırmalar ki-kare testi kullanılarak yapıldı. İstatistiksel analizlerle gruplar arasında fark olup olmadığı tespit edildi. BULGULAR Her iki yaş grubunda da en sık rastlanan patoloji üriner enfeksiyonlardı (erişkinlerde %29.7, çocuklarda %37.9) (Tablo 1). Erişkin ve çocuk hastalarda idrar incelenmesindeki eritrosit miktarı arttıkça IVP ve USG görüntülemesinde patoloji saptama olasılığı da artarken aynı fark erişkin hastalarda BT görüntülemesi için de geçerli olduğu halde çocuk hastalarda anlamlı bir fark tespit edilmedi. (IVP için sırasıyla p=0.000, p= 0.025; USG için sırasıyla p=0.006, p=0.039), (BT için sırasıyla p=0.004, p=0.713). Çocuk hastalarda idrar incelemesindeki eritrosit miktarının artmasıyla patolojik bir tanıya ulaşma oranı artarken (p=0.000), erişkinlerde de aynı oranda anlamlı bir artış tespit edildi (p=0.000). Bulgular Tablo 2 de özetlenmiştir. Çocuklarda sistoskopi bulguları ile tanılar arasında ilişki tespit edilemezken (p=0.134), erişkinlerde anlamlı ilişki mevcuttu (p=0.001). Mikroskobik incelemede 3-10 arası eritrosit bulunan 1102 erişkin hastanın 835 i (%75.8) normal, 142 si (%12.9) üriner enfeksiyon, 42 si (% 3.8) üriner sistem taş hastalığı, 6 sı (%0.5) doğumsal böbrek anomalisi, 27 si (%2.5) böbrek kisti, 50 si (%4.5) de benin prostat hiperplazisi (BPH) tanısı aldı. Mikroskopide 10-20 arası eritrosit bulunan 756 erişkin hastanın 558 i (%73.8) normal, 98 i (%12.9) üriner enfeksiyon, 24 ü (% 3.2) üriner sistem taş hastalığı, 7 si (%0.9) doğumsal böbrek anomalisi, 39 u (%5.2) böbrek kisti veya üriner sistem tümörü, 30 u (%3.9) da BPH tanısı aldı. Mikroskopide 20 den fazla eritrosit bulunan 327 erişkin hastanın 158 i (%48.3) normal, 78 i (%23.9) üriner enfeksiyon, 22 si (% 6.7) üriner sistem taş hastalığı, 4 ü (%1.2) doğumsal böbrek anomalisi, 28 i (%8.6) böbrek kisti veya üriner sistem tümörleri, 37 si (%11.3) de BPH tanısı aldı. Tanı Erişkin Çocuk Normal 772 (%35.3) 54 (%41.8) Üriner enfeksiyon 651 (%29.7) 49 (%37.9) Üriner sistem taş 248 (%11.3) 14 (%10.8) hastalığı Doğumsal hastalıklar 67 (%3.1) 9 (%6.9) Böbrek kisti veya 94 (%4.3) 3 (%2.3) tümör BPH 353 (%16.1) 0 (%0) Tablo 1. Mikroskobik hematürisi olan hastalarda ulaşılan tanılar Mikroskopide 3-10 arası eritrosit bulunan 61 çocuk hastanın 54 ü (%88.5) normal, 3 ü (% 4.9) üriner enfeksiyon, 2 si (%3.3) üriner sistem taş hastalığı, 2 si (%3.3) doğumsal böbrek anomalisi tanısı aldı. Mikroskopide 10-20 arası eritrosit bulunan 41 çocuk hastanın 31 i (%75.6) normal, 6 sı (%14.6) üriner enfeksiyon, 2 si (% 4.9) üriner sistem taş hastalığı, 1 i (%2.4) doğumsal böbrek anomalisi, 1 (%2.4) tanesi de böbrek tümörü tanısı aldı. Mikroskopide 20 den fazla eritrosit bulunan 27 çocuk hastanın 5 i (% 18.5) normal, 16 sı (%59.3) üriner enfeksiyon, 5 i (%18.5) üriner sistem taş hastalığı, 1 (% 3.7) tanesi üst pol kaliektazi tanısı aldı. 3-10 eritrosit/hpf 10-20 eritrosit/hpf >20 eritrosit/hpf Sayı Yüzde Sayı Yüzde Sayı Yüzde p değeri IVP Çocuk 17/50 34.0 9/26 34.6 7/13 53.8 0.025 Erişkin 114/372 30.6 99/170 58.2 87/160 54.3 0.000 USG Çocuk 19/50 38.0 11/24 45.8 2/19 10.5 0.039 Erişkin 140/404 34.6 112/270 41.1 109/230 47.3 0.006 BT Çocuk 1/8 12.5 1/4 25 1/3 33.3 0.713 Erişkin 9/30 30.0 7/16 43.8 18/24 75.0 0.004 TANI Çocuk 7/61 11.2 10/41 24.0 22/27 82.0 0.000 Erişkin 267/1102 24.2 198/756 26.1 169/327 51.6 0.000 Tablo 2. İdrar mikroskopisindeki eritrosit miktarına göre radyolojik bulgular ve tanılar 438

ERİŞKİN VE ÇOCUK HASTADA MİSROSKOBİK HEMATÜRİ (Microscopic Hematuria in Children and Adults) Semptom Piyüri Eritrosit Var Yok Var Yok Miktarı Sayı Yüzde Sayı Yüzde Sayı Yüzde Sayı Yüzde 3-10 14 23.5 47 76.5 18 29.5 43 70.5 10-20 13 31 28 69.0 18 44.0 23 56.0 20< 9 33.6 18 66.4 11 40.7 16 59.3 Tablo 3. Çocuk hastalarda eritrosit gruplarına göre semptom ve piyüri varlığı Semptom Piyüri Eritrosit Var Yok Var Yok Miktarı Sayı Yüzde Sayı Yüzde Sayı Yüzde Sayı Yüzde 3-10 106 9.6 996 80.4 298 27 804 73.0 10-20 188 24.8 568 75.2 301 39 455 61.0 20< 197 60.2 130 39.8 189 57.8 138 42.2 Tablo 4. Erişkin hastalarda eritrosit gruplarına göre semptom ve piyüri varlığı Mikroskobik incelemede çocuk hasta grubunda eritrosit grupları arasında semptomatik olma durumu açısından farklılık gözlenmezken (p= 0.488, Tablo 3) erişkinlerde istatistiksel anlamlı farklılık saptandı (p=0.000, Tablo 4). Benzer şekilde çocuk hastalarda eritrosit miktarı ve piyüri varlığı açısından gruplar arası fark yokken (p= 0.291, Tablo 3) erişkin hastalarda fark vardı (p= 0.000, Tablo 4). Çocuklarda her sahada 3-10 arası eritrosit varlığında patolojik tanı oranı %11.2, her sahada 10-20 eritrosit varlığında patolojik tanı oranı % 24, her sahada 20 ve üzeri eritrosit varlığında patolojik tanı oranı %82 olarak saptandı. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlı bulundu (p=0.000). TARTIŞMA İdrar analizi üroloji kliniğine başvuran hemen her hastaya yapılabilen basit, ucuz bunun yanında çok önemli yeri olan bir tetkiktir. Ayrıca mikroskobik hematürinin tanısı için de gereklidir. Mikroskobik hematüri birçok hastalığın belirteci olabileceğinden doğru olarak tespiti ve doğru algoritmalarla da tanıya ulaşılması çok önem kazanmıştır. Bu sebeplerden hematüri tespiti ve hematüri tespit edilen hastada tanıya ulaşmak yıllar boyunca birçok araştırmaya konu olmuştur 1,2,5,6,10,17. Hematüri hayatı tehdit edici hastalıkların belirteci olabildiği gibi hiçbir sebebe bağlı olmadan ve hiçbir hastalığın bulgusu olmadan idiyopatik olarak da karşımıza çıkabilir. İki grubu ayırt edebilmek için geliştirilen algoritmalar kimi zaman klinisyenin zaman kaybına ve maliyetin artmasına neden olabilmektedir. Yapılan çalışmalarda hematürinin derecesi ne olursa olsun tam değerlendirmenin gerekliliğini vurgulayan çalışma 11 olsa da birçok çalışmada çocuklarda hematüri varlığında ürolojik patoloji saptanma olasılığının bizim çalışmamızda da olduğu gibi çok düşük olduğu, bu yüzden de ilk değerlendirmede patoloji saptanamayan çocuk hastalarda tetkiklerin devamı konusunda ısrarcı olunmaması sadece takiple yetinilebileceği vurgulanmıştır 12-15. Aslında özellikle çocuk hastalarda idrar sedimentinin mikroskopla dikkatli ve doğru bir şekilde incelenmesi ve özellikle proteinüri birlikteliğinin tespit edilmesi birçok glomerüler hastalığın ekarte edilmesini sağlayacaktır 16. Bizim çalışmamızda glomerulonefrit tanısı alan; yada ödem, proteinüri, hipertansiyon gibi glomeruler hastalık düşündürecek bulguları olan hastalar çalışmadan çıkarıldığında çocuk hastalarda patolojik tanı oranı %19 olarak tespit edilmiştir ki bu da daha önce yapılmış çalışmalarla benzerlik gösterir 18. Aslında bulgularımıza göre erişkin hastalar için çok önemli tetkikler (IVP, USG) çocuk hastalarda tanıya ulaşmada tek başlarına çok yeterli değillerdir. Ayrıca çocuklar için mikroskobik hematürinin miktarı da hastalığın önemini göstermemektedir 11. Yaptığımız çalışma göstermiştir ki bu hematürisi olan çocuk hastaların tetkikleri sonucunda büyük oranda idiyopatik hematüri veya benin patolojiler tespit edilmiştir. Bu da akla çocuklar için mikroskobik hematüri cutoff değerinin biraz daha yüksek tutulup tutulama- 439

TUNÇKIRAN A., ERDEM E., DORUK E., ÇAYAN S., AKBAY E. yacağı sorusunu akla getirmektedir. Bu çalışmada mikroskopide her büyük büyütmede 10 ve daha fazla eritrosit görülen çocuklar ele alındığında patolojik tanı oranı anlamlı bir şekilde arttığı görülmüştür. Yapılmış diğer çalışmalarla karşılaştırıldığında bu çalışmada da görülmüştür ki mikroskobik hematüri tespit edilen çocuk hastalarda dikkatli bir anamnez ve idrar sedimenti incelemesinin ardından yapılacak invaziv olmayan tanısal yöntemlerin ardından patolojik tanıya ulaşılamayan hastalar takip edilmeli ve özellikle her büyük büyütmede 3-10 arası eritrosit bulunan hastalarda semptomatik değilse ileri tetkikler tanısal açıdan ek fayda sağlamamaktadır. Dolayısıyla bu grup hastalarda ileri tetkiklerden kaçınılmalıdır. KAYNAKLAR 1- Sutton JM: Evaluation of hematuria in adults. JAMA 263: 2475-2480, 1990. 2- Corwin HL, Silverstein MD: Microscopic hematuria, Clin Lab Med 8: 601-610, 1988. 3- Campbell s Urology: Hematuria: 2065, 1992. 4- Corwin HL, Silverstein MD: The diagnosis of neoplasia in patients with asymptomatic microscopic hematuria: A decision analysis. J Urol. 139: 1002-1006, 1998. 5- Woolhandler S, Pels RJ, Bor DH, et al: Dipstick urinalysis screening of asymptomatic adults for urinary tract disorders. I. Hematuria and proteinuria. JAMA 262: 1214-1219, 1989. 6- Grossfeld GD, Carroll PR: Evaluation of asymptomatic microscopic hematuria. Urol Clin North Am 25: 661-676, 1998. 7- Messing EM, Young TB, Hunt VB, et al: The significance of asymptomatic microhematuria in men 50 or more years old: Findings of a home screening study using urinary dipsticks. J Urol 137: 919-922, 1987. 8- Messing EM, Young TB, Hunt VB, et al: Urinary tract cancers found by homescreening with hematuria dipsticks in healthy men over 50 years of age. Cancer 64: 2361-2367, 1989. 9- Britton JP, Dowell AC, Whelan P: Dipstick hematuria and bladder cancer in men over 60: Results of a community study. BMJ 299: 1010-12, 1989. 10- Mariani AJ, Mariani MC, Macchioni C, et al: The significance of adult hematuria: 1000 hematuria evaluations including a risk-benefit and cost-effectiveness analysis. J Urol. 141: 350-355, 1989. 11- Zama S: Clinical study of asymptomatic microhematuria: Hinyokika Kiyo 36: 1053-1057, 1990. 12- Fujimura MD, Koch VH, Vaisbich MH, et al: Hematuria in children: Retrospective study of 128 pediatric patients. J Pediatr 74: 119-124, 1998. 13- Khoory BJ, Benini D, Pedrolli A, et al: Hematuria in pediatric clinical practice: Minerva Pediatr 51: 11-18, 1999. 14- Prior J, Guignard JP: Hematuria in the child. Investigation plan in pediatric practice. Arch Pediatr 5: 799-807, 1998. 15- Feld LG, Meyers KE, Kaplan BS, et al: Limited evaluation of microscopic hematuria in pediatrics. Pediatrics. 102: E42, 1998. 16- Benbassat J, Gergawi M, Offringa M, et al: Symptomless microhematuria in school children: Causes for variable management strategies. QJM 89: 845-854, 1996. 17- Çayan S, Akbay E, Bozlu M, et al: Mikroskobik hematürinin şiddeti ürolojik patolojilerin araştırılması için önemli mi? Türk Üroloji Dergisi 28:116-121, 2002. 18- Yasumasu T, Koikawa Y, Uozumi J, et al: Clinical study of asymptomatic microscopic haematuria. Int Urol Nephrol 26: 1-6, 1994. 440