!"# $
%&'()'$*!$+$&+,!!" # $! %&'(()*"!!+",$!-+ "./ #!". "-+ -.+. " " 0$ $ 1-0!.,0! 2! $!! ""2 3 $-! 0 "$! 4 444,3,," 5!.!", -. * ",/" - 6%%( 7 "#!896: ;, +"-** "8',& ""$ + + "0*0! -! 0# 0#!* -"0 " < +"! < - +,
GR Dünya Ekonomik Forumu nun 134 ülkeyi kapsayan 2008 2009 Küresel Rekabet Endeksi ne göre Türkiye 10 basamak birden gerileyerek 63 üncü sırada yer aldı. Aynı endekste Türkiye geçen sene 131 ülke arasında 53 üncü sıraya kadar yükselmiti. 2001 krizi sonrasında yapılan reformların bir yansıması olarak son iki yılda toplam 20 ülkenin önüne geçmi olan Türkiye nin bu yıl yaadıı hızlı düü, AB üyelik müzakerelerinin durma noktasına gelmesiyle birlikte reform sürecinin yavalamasına balanabilir. Geçtiimiz yılın sıralamasında AB ile üyelik müzakerelerini sürdüren ülkelerden Hırvatistan ın önünde yer alan Türkiye, bu yıl geriye dümü durumda. Ancak yine de Türkiye, AB üyeleri ve aday ülkeler arasından Yunanistan (67), Romanya (68), Bulgaristan (76) ve Makedonya nın (89) önünde yer aldı. Türkiye için rekabet koullarının göreli olarak iyi olduu ürün piyasasının büyüklüü avantaj olutururken bazı temel konular hala üzerine eilinmeyi bekliyor. Bunlar arasında bata liman ve elektrik arzı olmak üzere altyapıyı iyiletirmek; temel eitim ve salık konusuna odaklanarak beeri sermayeyi gelitirmek; igücü piyasasındaki sorunları amak ve kamu kurumlarının etkinliini ve effaflıını artırmak geliyor. Gerçekten de bu yılın sıralamasındaki büyük gerilemede özellikle 57 nci sıradan 82 nci sıraya düen kamu kurumlarına güvendeki azalma çok etkili görünüyor. Bu gerilemenin ardında (61 den 76 ncı sıraya inen) finans piyasalarına yönelik algılamadaki bozulma da yatıyor. Dünya Ekonomik Forumu nun 2008 2009 Küresel Rekabet Raporu, dünya finans piyasalarında yaanmakta olan krizin en çalkantılı döneminde yayımlandı. Geçtiimiz yıl boyunca yükselen gıda ve enerji fiyatlarının üzerine son dönemde çapı büyüyen uluslararası finansal kriz ve buna balı olarak dünyanın balıca ekonomilerinde görülen yavalama, politika yapıcılarını yeni ekonomi yönetimi biçimleri bulmaya zorluyor. Küresel Rekabet Raporu 2008-2009 un bulguları, yeni ekonomi yönetimi için politika öncelikleri belirlemede karar alıcılara yardımcı olabilir. Çünkü bugün yaanmakta olan dalgalanmalar, rekabetçilii destekleyen bir ekonomik ortamın bu tür okları geçitirmek ve böylece ileriye dönük kalıcı bir ekonomik baarı salamak için ne denli önemli olduunu gösteriyor.
KÜRESEL REKABET ENDEKS Dünya Ekonomik Forumu (World Economic Forum-WEF) ülkelerin rekabet güçlerine göre sıralandıı Küresel Rekabet Raporu nu 1979 yılından beri yayımlıyor. Rekabet gücü nü, bir ülkenin ürettii mal ve hizmetlerin dünya pazarlarındaki payı olarak deil, o ülkede sürdürülebilir büyümeyi salayacak olan kurumların, politikaların ve üretim faktörlerinin tümünü kapsayan verimlilik düzeyi olarak tanımlayan WEF, ülkelerin rekabet düzeyini niceliksel olarak ölçebilmek ve sıralayabilmek için Küresel Rekabet Endeksi ni kullanıyor. Columbia Üniversitesi nden Profesör Xavier Sala-i-Martin tarafından gelitirilen Küresel Rekabet Endeksi yalnızca ülkelerin u andaki verimlilik düzeyini deil orta vadede ekonomik büyüme potansiyellerini de yansıtmayı hedefliyor. Bu endeks, rekabet gücünün hem mikro hem de makro belirleyicilerini bir arada kullanıyor. Çünkü irketlerin baarılı olması kamu kurulularının etkinliine, eitim sisteminin mükemmelliine ve makroekonomik istikrara balı; bunlarsa tek balarına bir ülkede refah artıını salamada yeterli deil, irketlerin verimli yöntem ve süreçler kullanarak mal ve hizmet eklinde yeni deerler yaratmaları da gerekiyor. Rekabet gücü, bir ülkede sürdürülebilir büyümeyi salayacak olan kurumların, politikaların ve üretim faktörlerinin tümünü kapsayan verimlilik olarak tanımlandıında büyüme üzerine iki yüzyıldır yapılan teorik ve ampirik çalımalar sonucunda büyümenin belirleyicileri olarak kabul gören bütün parametreler rekabetin de belirleyicileri olarak ortaya çıkıyor. Küresel Rekabet Raporu 2008 2009, 2007 yılına ait kamuya açık nesnel verilerin yanında, bu yıl 134 ülkede 12 binin üzerinde i dünyası lideriyle yapılan Yönetici Görü Anketi sonuçlarına dayanılarak hazırlandı. Dıa açıklık, makroekonomik istikrar, iyi yönetiim, hukukun üstünlüü, kurumlar, yolsuzluk, piyasa koulları, kamu harcamaları, faaliyet çeitlilii, talep düzeyi, pazar büyüklüü gibi toplam 110 farklı ve birbirini dılamayan belirleyici faktöre ait veriler gruplandırılarak küresel rekabetin üç alt endeksi oluturuldu: Temel Gereklilikler Verimlilik Artırıcılar novasyon ve Çeitlilik Faktörleri
Küresel Rekabet Endeksi, ekil 1 de görülen toplam 12 grupta toplanmı birbirini tamamlayan verilerin oluturduu üç alt endeksten yararlanılarak hesaplanıyor. Grupların içinde enflasyonun düzeyi, üniversiteye kayıt oranı, kamu borcu ve internet eriim oranı gibi nesnel veriler ile bu tür verilerin derlenemedii ancak ekonomik büyümeye etkisinin önemli olduu düünülen belirleyiciler için öznel veriler yer alıyor. Öznel veriler, yargı baımsızlıı, kurumsallamı yolsuzluun varlıı, hükümetin ekonomiye yararsız müdahalelerinin boyutu gibi irket yöneticileriyle yapılan anket çalımaları sonucunda elde edilen verilerdir. ekil 1 Küresel Rekabet Endeksi: Alt Endeksler ve Veri Grupları Temel Gereklilikler Kurumlar Altyapı Makroekonomik istikrar Salık ve temel eitim Verimlilik Artırıcılar Yüksek örenim ve hizmet içi eitim Ürün piyasalarının etkinlii Emek piyasalarının etkinlii Finansal piyasaların çeitlilii Teknolojik altyapı Pazar büyüklüü novasyon ve Çeitlilik Faktörleri Faaliyet çeitlilii novasyon Üretim faktörleri odaklı ekonomiler Verimlilik odaklı ekonomiler novasyon odaklı ekonomiler Kaynak: Küresel Rekabet Raporu 2008 2009, Dünya Ekonomik Forumu (2008) Toplamda Küresel Rekabet Endeksi ni veren üç alt endeksten ilki Kurumlar, Altyapı, Makroekonomik stikrar ile Salık ve Temel Eitim e ait veriler bir araya getirilerek oluturulan Temel Gerekliliklerdir. kincisi Yüksek Örenim ve Hizmet çi Eitim, Ürün Piyasalarının Etkinlii, Emek Piyasalarının Etkinlii, Finans Piyasalarının Çeitlilii, Teknolojik Altyapı ve Pazar Büyüklüü verilerinin bir birleimi olan Verimlilik Artırıcılar; sonuncusu ise Faaliyet Çeitlilii ve novasyon a ait verileri kapsayan novasyon ve Çeitlilik Faktörleri dir.
Küresel Rekabet Endeksi hesaplanırken, bu üç alt endeks sanayilemenin farklı aamalarındaki ülkeler için farklı katsayılar kullanılarak toplanıyor. Farklı katsayılar kullanılmasının nedeni, sanayilemenin farklı basamaklarında farklı belirleyicilerin öne çıkması. Örnein, novasyon ve Çeitlilik Faktörleri alt endeksinin katsayısı teknoloji üreten belli balı ülkelerde daha fazla, çünkü bu ülkelerin büyümeleri teknolojik olarak ön saflarda oldukları için göreli olarak daha çok kendi teknoloji gelitirme kapasitelerine balı. Ülkelerin teknoloji gelitirme kapasitelerini ölçmekte kullanılan patent sayıları icatlarla sonuçlanan Ar-Ge faaliyetlerinin göstergesi olarak alındıında sanayilemenin en üst basamaında dünya çapında 25 ülke yer alıyor (WEF, 2005). Sanayilemenin en alt basamaında yer alan ülkeler için aırlık Temel Gereklilikler alt endeksine verilirken, orta düzeyde sanayilemi ülkeler için novasyon ve Çeitlilik Faktörleri önemli olmakla birlikte, aırlık teknoloji özümsemesini mümkün kılan Yüksek Örenim, Piyasa Etkinlii ve Teknolojik Altyapı gibi Verimlilik Artırıcılar alt endeksinde. Kısaca kalkınmanın birbirini takip eden gelimelerden oluan dinamik bir süreç olduu kabul edildiinde sanayilemenin farklı aamalarındaki ekonomiler için rekabette farklı alt endeksler aırlık kazanıyor: Üretim faktörleri odaklı ekonomilerde aırlık Temel Gerekliliklerde; Verimlilik odaklı ekonomilerde aırlık Verimlilik Artırıcılarda; novasyon odaklı ekonomilerde aırlık novasyon ve Çeitlilik Faktörlerinde, çünkü bu ülkelerin büyümeleri teknolojik olarak ön saflarda oldukları için göreli olarak daha çok kendi teknoloji gelitirme kapasitelerine balı. Küresel Rekabet Raporu 2008-2009 da Türkiye, GSYH si 9000 17000 dolar arasında olduu için bu yıl ilk kez Verimlilik Odaklı Ekonomi den novasyon Odaklı Ekonomi ye geçi aamasında bir ekonomi olarak ele alınıyor. Bundan önceki raporlarda Türkiye Verimlilik Odaklı Ekonomi olarak sınıflandırılıyor ve Küresel Rekabet Endeksi oluturulurken aırlık %50 ile Verimlilik Artırıcılar alt endeksine veriliyordu. Temel Gereklilikler alt endeksinin aırlıı %40, novasyon ve Çeitlilik Faktörlerinin aırlıı ise %10 olarak alınıyordu. Dünya Ekonomik Forumu nun 2008 2009 Küresel Rekabet Endeksi ne göre Türkiye 134 ülke içinde 63 üncü sırada yer aldı. Aynı endekste Türkiye geçen sene 131 ülke arasında 53 üncü sıraya kadar yükselmiti. Geçtiimiz yılın sıralamasında AB ile üyelik müzakerelerini sürdüren ülkelerden Hırvatistan ın önünde yer alan Türkiye, bu yıl geriye dümü durumda. Ancak yine de Türkiye, AB üyeleri ve aday ülkeler arasından Yunanistan
(67), Romanya (68), Bulgaristan (76) ve Makedonya nın (89) önünde yer aldı. Bir ülkenin uluslararası kıyaslamalarda genel sırası bir ölçüde bilgi verse de, önemli olan hangi alanlarda ilerleme kaydedildiini ve hangilerinde müdahalenin gerekli olduunu gösteren alt endeksler. ekil 2 Küresel Rekabet Endeksi Bileenlerinde Türkiye nin Sırası 126 125 55 80 83 79 77 78 72 76 66 59 60 61 55 43 58 53 18 15 41 60 48 66 Kurumlar Altyapı Makroekonomik stikrar Salık ve Temel Eitim Yüksek Örenim Ürün Piyasalarının Etkinlii Emek Piyasalarının Etkinlii Mali Piyasaların Çeitlilii Teknolojik Altyapı Pazar Büyüklüü novasyon Faaliyet Çeitlilii 2007 2008 Kaynak: Küresel Rekabet Raporu 2008 2009, Dünya Ekonomik Forumu (2008) Türkiye nin sıralamada en iyi olduu alan 134 ülke içinde 15 incilii aldıı Pazar Büyüklüü. Sonra sırasıyla 55, 58 ve 60 ıncı olduu Ürün Piyasalarının Etkinlii, Teknolojik Altyapı ve Faaliyet Çeitlilii geliyor. Teknolojiyi kabul etme anlamında Türk irketlerinin göreli olarak atılımcı oldukları söylenebilir. Bu durum özel sektörün bir kısmının üretim sistemlerini yükseltmek için hazırlıklı olduunu gösteriyor. Türkiye nin 2008 raporunda, en kötü olduu alan 134 ülke içinde 125 incilii aldıı Emek Piyasalarının Etkinlii. Sonra sırasıyla 80, 79 ve 78 inci olduu Kurumlar, Makroekonomik stikrar ile Salık ve Temel Eitim geliyor. Makroekonomik stikrar balıı altında toplanan verilerde geçen yıl yaanan 18 basamaklık ilerleme daha yava da olsa (4 basamak) sürmekle beraber ulaılan nokta yeterli deil. Bu yılın genel sıralamasındaki 10 basamaklık gerilemede 55 inci sıradan 80 inci sıraya düen Kurumlar alanındaki (özellikle kamu kurumlarına güvendeki) azalma çok etkili görünüyor.
Bu gerilemenin ardında (61 den 76 ncı sıraya inen) finans piyasalarına yönelik algılamadaki bozulma da yatıyor. Temel Gereklilikler Temel Gereklilikler alt endeksini oluturan bileenlerden birisi olan Kurumlar da Türkiye, 2008 raporunda, 2007 raporuna göre 15 basamak gerilemi, çünkü Kurumlar balıı altında toplanan verilerin hemen hepsinde 20 30 basamaklık düü var. Özellikle Hükümet kararlarının effaflıı, Kamu fonlarının daılımı, Güvenlik güçlerine güven, Hükümet kararlarında kayırmacılık ve Hükümet harcamalarında israf verilerinde büyük gerileme var. Yönetim kurullarının etkinlii (127) ve Terörizmin i dünyasına maliyeti (117) Türkiye nin sıralamada bu balık altında en gerilerde yer aldıı veriler. Altyapı ya ait verilerde, Türkiye nin en zayıf olduu alanlar 88 inci olduu Liman altyapısının kalitesi ve 84 üncü olduu Elektrik arzının kalitesi. Makroekonomik stikrar alanındaki skoru belirleyen nesnel verilerden Enflasyon da, Türkiye hala en gerilerde (107), dier makroekonomik göstergelerde ise 134 ülke içinde ortalarda yer alıyor. Salık ve Temel Eitim, Türkiye nin en zayıf olduu üçüncü alan. Üstelik bu alanda ileriye gidi bir yana son iki yıldır gerileme görülüyor. Türkiye nin bu alanda en zayıf olduu nokta sırasıyla 91 ve 90 ıncı sırada yer bulabildii temel eitimin kalitesi ve bunun için yapılan harcamalar. Türkiye Bebek ölümleri ne ait sıralamada da ancak 84. sırada yer alabiliyor. Verimlilik Artırıcılar Verimlilik Artırıcılar alt endeksini oluturan bileenlerden ilki olan Yüksek Örenim ve Hizmet çi Eitim de Türkiye nin ortalamanın altında performans sergiledii göstergeler Hizmet çi Eitim (90) ve Ortaöretime kayıt (84). Ürün Piyasalarının Etkinlii alanında, geçen yıla kıyasla 12 basamak gerileyerek 55. sıraya yerleen Türkiye, bu balık altında yer alan verilerden Vergilendirmenin boyutu ve
etkinlii nde 123 üncü sırada. Dier sorunlu alanlar Tarım politikasının maliyeti (88) ve Gümrük ilemlerinin yükü (83). Emek Piyasalarının Etkinlii bileeni altında yer alan göstergelerin tamamında Türkiye rekabetçi dezavantaja sahip. Bunlar arasında Türkiye nin 131 ülke arasında 129. sırada yer aldıı Kadın istihdamı, 116. sırada olduu çi-iveren ibirlii, 113. sırada olduu ten çıkarmanın maliyeti, 102. sırayı aldıı Ücret-verim, stihdamın katılıı, Profesyonel yöneticilere güven, Ücret belirlemede esneklik ve Ücret dıı emek maliyeti gibi göstergelerde Türkiye nin sırası 81 94 arasında. Teknolojik Altyapı da geçen yıla kıyasla 5 basamak gerileyerek 58. sıraya yerleen Türkiye nin rekabet gücünü olumsuz etkileyen konular Dorudan yabancı yatırımlar ve teknoloji transferi (86) ile Kii baına düen bilgisayar sayısı (80). Verimlilik Artırıcılar alt endeksini oluturan bileenlerden Pazar Büyüklüü Türkiye nin sıralamada en iyi olduu alan (15). novasyon ve Çeitlilik Bu yılın genel sıralamasındaki 10 basamaklık gerilemede (toplamda 61 den 76 ncı sıraya inen) Mali Piyasaların Çeitlilii altındaki verilerdeki bozulma önemli rol oynuyor. Bu alandaki balıca sorunlar, Bankaların itibarı ndaki (114) azalı, Risk sermayesine eriim in (97) zorluu ve Yasal haklar endeksi nin (93) düüklüü. novasyon ve Çeitlilik Faktörleri alt endeksini oluturan dier veri grubu novasyon. Bu balık altında yer alan veriler arasında yalnızca Patent sayısı nda bir basamak da olsa bir iyileme var. Sıralamada en çok düenler Kamunun ileri teknoloji ürünleri alımı (73 ten 106 ya) ve bilim adamları ve mühendislerin bulunabilirliinde (47 den 59 a). Türkiye, özel sektör ve üniversiteler arası ibirlii nde (57), novasyon kapasitesi nde (55), Bilimsel aratırma enstitülerinin kalitesi nde (52)ortalama bir performans sergiliyor.
YEN AB ÜYELERNE KIYASLA TÜRKYE Türkiye nin en önemli yabancı yatırım kaynaı olan AB 15 ülkelerinin yatırımlarını çekmede rekabet halinde olduu son iki genilemede AB üyesi olan ülkelerle (Yeni AB Üyeleri) Türkiye yi WEF verilerine göre karılatırmak yararlı olacaktır. ekil 3, Küresel Rekabet Endeksini oluturan üç alt endekse ait on iki veri grubunda Türkiye nin durumunu, sırasıyla son iki genilemede AB üyesi olan ülkelerin %100 olarak alınan ortalaması ile karılatırmalı olarak veriyor. ekil 3 Küresel Rekabet Endeksi ni Oluturan Veri Gruplarında Yeni AB Üyelerine Kıyasla Türkiye, 2008 Faaliyet Çeitlilii Pazar Büyüklüü novasyon Kurumlar 120% 100% 80% 60% 40% 20% 0% Altyapı Makroekonomik stikrar Salık ve Temel Eitim Teknolojik Altyapı Yüksek Örenim Mali Piyasaların Çeitlilii Ürün Piyasalarının Etkinlii Emek Piyasalarının Etkinlii Yeni AB üyeleri ortalamasına kıyasla Türkiye Yeni AB üyeleri ortalaması Kaynak: Küresel Rekabet Raporu 2008 2009, Dünya Ekonomik Forumu (2008) ekil 3 e göre son iki genilemede AB üyesi olan 12 ülkenin (yeni AB üyeleri) %100 olarak alınan ortalama performansına kıyasla, Türkiye nin belirgin bir ekilde daha iyi olduu tek alan Pazar Büyüklüü. Türkiye Faaliyet Çeitlilii, Ürün Piyasalarının Etkinlii ve Kurumlar da geçtiimiz yıl yeni AB üyelerine karı sahip olduu üstünlüü bu yıl kaybetmi ve baa ba bir duruma gelmi olmakla kalmıyor, sonuncuda oldukça geriye dümü görünüyor.
Yeni AB üyelerine kıyasla Türkiye nin performansının en kötü olduu alanlar sırasıyla Emek Piyasalarının Etkinlii, Yüksek Örenim ve Hizmet çi Eitim, Mali Piyasaların Çeitlilii, Teknolojik Altyapı, Salık ve Temel Eitim, Altyapı, Makroekonomik stikrar ve novasyon. BRIC ÜLKELERNE KIYASLA TÜRKYE Türkiye yi, yatırım çekme açısından rekabet içinde olduu düünülebilecek bir dier grup olan ve yükselen piyasalar olarak da adlandırılan BRIC ülkeleri (Brezilya, Rusya, Hindistan ve Çin) ile karılatırmak da yararlı olacaktır. ekil 4 Küresel Rekabet Endeksi ni Oluturan Veri Gruplarında BRIC Ülkelerine Kıyasla Türkiye, 2008 Faaliyet Çeitlili Pazar Büyüklüü novasyon Kurumlar 120% 100% 80% 60% 40% 20% 0% Altyapı Makroekonomik stikrar Salık ve Temel Eitim Teknolojik Altyapı Yüksek Örenim Mali Piyasaların Çeitlilii Ürün Piyasalarının Etkinlii Emek Piyasalarının Etkinlii BRIC ortalamasına kıyasla Türkiye BRIC ortalaması Kaynak: Küresel Rekabet Raporu 2008 2009, Dünya Ekonomik Forumu (2008) BRIC ülkeleri doal olarak Pazar büyüklüü alanında Türkiye den daha yüksek bir performans gösteriyor. Ancak Türkiye nin performansının BRIC ülkeleri ortalamasına kıyasla Emek piyasalarının etkinlii alanında daha bile kötü olması dikkat çekici. Ayrıca, BRIC ülkeleri novasyon ile Yüksek örenim ve hizmet içi eitim alanlarında da Türkiye den belirgin bir ekilde daha iyi durumda.
Türkiye nin BRIC ülkeleri ortalamasına kıyasla iyi olduu alanlar Ürün piyasalarının etkinlii ve Teknolojik altyapı. Geçtiimiz yılın sıralamasında Mali piyasaların çeitlilii ve Faaliyet çeitlilii alanlarında da daha iyi bir performans sergileyen Türkiye, bu yıl bu avantajlarını kaybetmi durumdadır. Ayrıca, Türkiye bu yıl Temel Gereklilikler alt endeksini oluturan veri gruplarının (Kurumlar, Altyapı, Makroekonomik stikrar ile Salık ve temel eitim) tamamında BRIC ülkeleri ortalamasının az farkla da olsa gerisine dümü durumda. SONUÇLAR 2008 2009 Küresel Rekabet Endeksi ne göre yapılan sıralamada, Türkiye nin 10 basamak gerilemesi büyük ölçüde anket verilerindeki düüten kaynaklanıyor. Nesnel verilerin bazılarında da düü olmakla birlikte çounluu iyileme gösteriyor. Bu nedenle sıralamadaki gerilemeyi i dünyasının beklentilerindeki bozulmayla ilikilendirebiliriz. Özellikle kamu kurumlarına güvendeki azalma ve finans piyasalarına yönelik algılamadaki bozulma öne çıkıyor. Ancak, beklentilerinin bozulmasına karın, bir önceki yıl olduu gibi, Küresel Rekabet Raporu 2008-2009 da da Türkiye, özel sektörün performansının deerlendirildii alanlarda (Ürün Piyasalarının Etkinlii, Teknolojik Altyapı, Faaliyet Çeitlilii, novasyon) daha baarılı. Daha çok ülke yönetiminin performansını ölçen göstergelerden Makroekonomik stikrar da önceki yıllara göre ilerleme salanmakla beraber, Türkiye nin rekabetçiliini artırmak için imdiye kadar gösterilen çabaların sürdürülmesi gerekiyor. Salık ve Temel Eitim, Altyapı ile Kurumlar alanında ise ilerleme bir yana gerileme görülmesi, hükümetin bu konulara daha çok eilmesi gerektiini ortaya koyuyor. Emek Piyasalarının Etkinlii ile ilgili göstergelerin tamamında Türkiye nin rekabetçi dezavantaja sahip olması nedeniyle igücü piyasalarının kapsamlı bir reforma ihtiyaç duyduu söylenebilir. 2001 krizi sonrasında yapılan reformların bir yansıması olarak önceki iki yılda toplam 20 ülkenin önüne geçmi olan Türkiye nin bu yıl yaadıı hızlı düü, AB üyelik müzakerelerinin durma noktasına gelmesiyle birlikte reform sürecinin yavalamasına balanabilir. KAYNAKLAR WEF, The Global Competitiveness Report 2008 2009, World Economic Forum, 2005, 2008