rt O ku ao l ANABİLİM EĞİTİM KURUMLARI BABALAR ve ERGENLER PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK VE REHBERLİK BİRİMİ - OCAK 2013
Babalar ve Ergenler Evet, yanlış duymadınız! Bu ayki bültenimizde ergenlerin gizli kahramanlarından bahsedeceğiz. Ergenlik döneminin çalkantılı, krizlerle dolu ve bazen de anlaşılmaz oluşu; ergenin bu dönemde yaşadığı çatışmalar, kimlik arayışları ve iletişim engelleri düşünüldüğünde genellikle bu dönemde anne aktif rol üstlenmelidir. Baba ise annenin gücü tükendiğinde ya da ergene ulaşılamadığında başvurulan bir yardımcı oyuncu rolü üstlenmelidir: Sahneye çıkar, tiradını atar ve gider. Kuşkusuz bu bir genelleme, burada üzerinde duracağımız asıl nokta, ergenlik dönemindeki çocukların anne ve baba algıları, onlara yükledikleri anlam ve bu dönemde anne-baba yaklaşımlarının ergen üzerindeki etkisi şeklinde olacaktır. Ancak her zamankinden farklı olarak biraz daha spesifik bir baba vurgusu yapılacaktır. Kız ya da erkek tüm çocuklar için baba kuşkusuz çok önemli bir figürdür. Babanın çocukla ve sonrasında ergenle olan iletişim kalitesine bağlı olarak bu figür, rol/model haline de gelebilir. Ergenlik döneminin başlangıcı olan erinlik (ön ergenlik) döneminde sıkça yaşanan Benim küçük kızıma/oğluma neler oluyor? şaşkınlığı baba ve çocuk arasındaki iletişimi olumsuz etkileyebilir. Çocuk için ise söylem artık Benim babam senin babanı döver. hayranlığından sıyrılarak bir kendini ispat mücadelesine dönüşmeye başlar. Aslında bu ispat çabasının altında yatan da baba tarafından takdir edilme, onaylanma, sevilme isteğidir. Tek farkla ki sevgiyi aktarma şeklinde artık değişim olması bekle-
nir. Bir çocuğu sever gibi değil, içinde saygı ve kabul de barındıran bir sevgi paylaşımı beklenir babadan. Artık kendini birey olarak var ettiğini düşünen ergen, özellikle düşüncelerinin, fikirlerinin, kimliğinin kabul görmesini istemeye başlar. Baba için bunu gerçekleştirmenin çok da zor olmayan yolları vardır: Gün içinde yaşadıklarını paylaşmak, aile için önemli olan kararlarda çocuğun fikrini sormak ( mutlaka işe yaraması gerekmiyor.), televizyonda haberleri izlerken kendi yorumunu yapıp ardından Peki sen bu konuda ne düşünüyorsun? diye sormak Tüm bu yaklaşım örnekleri çocuğun kendini daha güvende hissetmesini sağlayacak ve babayla olan iletişimini güçlendirecektir. Ergenlik döneminde babaların yaşadığı krizlerden biri de çocuğun ilgisinin ve hayranlığının artık ken-disi dışındaki kişilere yönelmesidir. Ergenlikte özdeşleşme, artık aile bireylerine değil arkadaşlara bazen de sevilen ve hayran olunan bir sanatçıya / sporcuya vb. yönelebilir. Prof. Dr. Haluk YAVUZER, özdeşleşmeyi Gençlik çağına özgü ruhsal yapı içinde aile bireylerinden başlayarak çevredeki kişilere, düşüncelere ve kültüre doğru genişleyen bir alanda gencin, istemli ya da istemsiz olarak benimsediği, özümsediği düşünce, davranış, tutum ve eylemlerden oluşan bir süreç olarak tanımlamaktadır. Ergenin dış görünüşünde, konuşmalarında, tepkilerinde, dinlediği müzik türünde meydana gelen değişim anne ve babaları endişelendirebilir. Ancak unutulmamalıdır ki tüm bunlar Bu oyunda artık ben de varım! Sizin yansımanız olarak değil, ben olarak varım! çağrısından başka bir şey değildir. Bu çağrı aynı zamanda ergenin kendisini kabul ettirme, anne ve baba tarafından -ama bir güç simgesi olarak özellikle baba tarafından- kabul görme isteğidir. Baba ve ergen arasındaki iletişimin yaşam koşullarından da kaynaklanan bazı eksik yanları olabilmektedir. Anneler, çalışma yaşamının içinde olsalar da toplumsal cinsiyet rollerinin babaya atfettiği bazı davranış kabulleri vardır. Baba daha yoğun çalışır, evde daha az zaman geçirir, dolayısıyla bu durum iletişimi belli oranlarda sınırlayabilir. Yine bir genellemeden ve örnek olaylardan hareketle, evde daha az zaman geçirdiği için ergeni disipline etme görevini gerçekleştiremediğine inanan bazı
babalar, sınırlı zamanlarda yakaladıkları iletişim fırsatlarını da kurallar ve yasaklar koyarak, öğüt vererek değerlendirebilmektedirler. Babanın disiplin sağlama ve kontrol mekanizması olma rolü, günümüzde çok anlamlı ve işlevsel olmamaktadır. Değişen ve yenilenen dünya, değişimi herkes için kaçınılmaz hale getirmektedir. Geçmişte uygulandığında işe yarayan yaklaşımları, bugüne entegre etmeye çalışmak kuşkusuz ergenle olan ilişkileri sekteye uğratacaktır. Anne - Babalara Öneriler 1-Ergene karşı tutarlı davranmak 2-Sorun olduğunda ergenle birlikte zamanında çözüm bulmak 3-Sorunlara ergenin bakış açısı ile bakmak 4-Çocuğunuzu kimse ile kıyaslamamak 5-Çocuğunuzun kişiliğinin ortaya çıkmasına imkân vermek, yani kendisini ifade edebilecek ortamı oluşturmak 6-Önemli kararlarda çocuğunuzun fikrini almak, onunla sohbet etmek, ona gününün nasıl geçtiğini, mutlu olup olmadığını, bir sorunu olup olmadığını sormak 7-Çocuğunuzun kendine güven duymasını sağlamak 8- Çocuğunuzun arkadaşlarını ve ailelerini tanımak 9- Yargılayıcı ve suçlayıcı davranış sergilememek 10-Ergenlik dönemindeki değişimleri çocuğunuza açıklamak 11-Ergene iyi davranışlarında övmeyi unutmamak