BİTKİ KULLANIMI YRD.DOÇ.DR. DOĞANAY YENER İstanbul Üniversitesi, Orman Fakültesi Peyzaj Mimarlığı Bölümü Bitki Materyali ve Yetiştirme Tekniği Anabilim Dalı
BİTKİ TEKSTÜRÜ
Bitki Tekstürü. Bitki tekstürü bir bitkinin ya da bir bitki grubunun görsel olarak kabalığı ya da yumuşaklığıdır. Bitki tekstürünü etkileyen faktörler yaprak boyutu, ince dal ve dal boyutu, kabuk yapısı, genel büyüme alışkanlığı ve bitki materyalinin gözlendiği mesafedir. Yakın mesafeden yaprak boyutu, şekli, yüzeyi ve ince dal düzeni görsel tekstürü etkileyen belirgin faktörlerdir. Bitki uzak bir mesafeden gözlendiğinde ise, dalların yoğunluğu ve genel büyüme alışkanlığı tekstürü etkileyen ana değişkenlerdir.
Bir bitki kompozisyonunda tekstür bir takım faktörleri etkiler. Bunlar arasında tasarımın kompozisyon bütünlüğü ve çeşitliliği, uzaklık algısı, renk tonu, görsel ilgisi ve havası sayılabilir. Bitki tekstürü genellikle kaba, orta ve ince olarak sınıflandırılır ve aşağıdaki özelliklerle olası kullanımları vardır.
Kaba tekstür. Kaba tekstür genellikle geniş yapraklar, (küçük ince dalları olmayan) kalın büyük dallar ve/veya gevşek, açık büyüme alışkanlığı. Kaba tekstürlü olduğu düşünülen bitkiler arasında Batı çınarı (Platanus occidentalis), At kestanesi (Aesculus hippocastanum), Kara çam (Pinus nigra), Sabır bitkisi (Agave weberi), Saray manolyası (Magnolia x soulangeana), orman gülü (Rhododendron sp.) ve Meşe yapraklı ortanca (Hydrangea quercifolia) sayılabilir.
Magnolia x soulengiana
Kaba tekstür oldukça kolay görülür, cesur ve agresiftir. Orta ve ince tekstürlerin arasına yerleştirildiğinde ilk göze batan tekstür olup gözleyiciye adeta yaklaşır. Sonuç olarak, bir tasarımda kaba tekstür dikkati çekmek ve tutmak için ya da bir güç duygusu yaratmak için odak noktası olarak kullanılabilir. Tüm diğer vurgular gibi, kaba tekstürlü materyaller de kompozisyonu ezmemesi ya da çok fazla alana dikkat çekmemesi için özenle yerleştirilmeli ve ölçülü kullanılmalıdır.
Gücünden dolayı kaba tekstür gözleyiciye yaklaşma duygusu uyandırır ve şekilde görüldüğü gibi, gözleyiciyle bitki materyali arasındaki mesafeyi olduğundan kısa gösterir. Benzer biçimde, çok sayıda kaba tekstürlü bitki mekanı doldurarak dış mekanı olduğundan daha küçük gösterebilir. Gerçek fiziksel boyutlar insanın rahatlığı için çok büyük olduğunda bu arzulanabilir ama mekan bitki materyali olmadan bile küçük ve sınırlıysa arzulanmaz.
Kaba tekstürlü bitkileri küçük mekanlara yerleştirirken dikkatli olunmalı çünkü bunlar aşırı ya da yanlış kullanılırsa mekanı boğabilir. Birçok durumda kaba tekstürlü bitkiler ince tekstürlü bitkilere göre daha açık, daha gevşek ve dış hatları itibarıyla daha az belirgin görünür. Ayrıca, kaba tekstürlü bitkilerin ışık ve gölge çeşitliliği daha fazladır. Bu özelliklerinden dolayı kaba tekstürlü bitkiler genellikle gayri resmi ortamlarda daha kolay kullanılır.
Orta tekstür. Orta tekstür, orta boy yapraklarla dalların ve/veya az çok yoğun büyüme alışkanlığından kaynaklanır. Kaba tekstürle karşılaştırıldığında, orta tekstürlü bitkiler saydamlığı daha az ve siluetleri daha güçlüdür.
Bitkilerin çoğunluğu orta tekstürlü olduğundan bunlar bir bitki kompozisyonunda tekstürün en büyük oranını oluşturmalıdır. Orta tonlu yeşil bitkiler gibi, orta tekstürlü bitkiler de bir tasarımın temel dokusunu oluşturmalı ve kaba ve ince tekstürler arasında bir geçiş elemanı görevi görmelidir. Orta tekstür bir kompozisyonu birleştirerek bütünlüğü sağlar.
İnce tekstür. İnce tekstür birçok küçük yaprak, minik, ince dallar ve dalcıklar ve/veya sıkı, yoğun yaşam alışkanlığı ile oluşturulur. Glediçya (Gleditsia triacanhos), Japon akçaağacı (Acer palmatum), Veymut çamı (Pinus strobus), Dağ muşmulası (Cotoneaster apiculata), Tavuskuşu çiçeği (Caesalpinia pulcherrima) ve Keçi sakalı (Spiraea x vanhouttei) ince tekstürlü bitki materyaline örnektir.
Acer palmatum Atropurpureum Acacia dealbata
İnce tekstürlü bitkilerin özellikleri ve tasarım yetenekleri kaba tekstürlü bitkilerin tersidir. İnce tekstürlü bitkiler görünüş olarak yumuşak ve narindir ve sonuç olarak peyzajda daha az göze batarlar. Bunlar genellikle (yalnızca tekstüre dayanan) bir kompozisyonda fark edilen son bitkilerdir ve gözleyiciyle kompozisyon arasındaki mesafe arttıkça görsel olarak kaybolan ilk bitkilerdir. İnce tekstürlü bitkiler daha agresif tekstürler için nötr bir arka fon görevi görmek, rafine, pürüzsüz bir yüzey niteliği ya da kaba ve orta tekstürlerle tamamlandığında görsel çeşitlilik sağlamak için bir kompozisyona dahil edilebilir.
İnce tekstürlü bitkiler kompozisyonda daha az görünür olduklarından gözleyiciden uzaklaşırlar. Bu yüzden dış mekanda çok miktarda kullanıldıklarında ince dokulu bitki materyali mekana olduğundan daha büyükmüş havası verir. Bu özellikleri ince tekstürlü bitkileri sıkı, küçük mekanlar için yararlı kılar. Bu tür mekanların algılanan kenarlarının görsel olarak yalnızca genişlemesine izin verilmelidir, daralmasına değil.
Küçük yaprakların çokluğundan ve/veya dalların yoğunluğundan dolayı ince tekstürlü bitkiler genellikle açıkça tanımlanmış siluetlere ve genel olarak pürüzsüz, katı görünümlü yüzeye sahiptir. (Kimi ince tekstürlü bitkiler doğal, el değmemiş halleriyle bile makasla özenle biçimlendirilmiş ya da budanmış gibi görünürler.) Sonuç olarak, ince tekstürlü bitkiler bazı ortamlarda düzgün, tam ve resmi bir hava yaratmak için doğru biçimde kullanılır.
Prensip olarak, göze hoş görünen bir tasarım yaratmak için üç temel tekstür türünü dengeli bir çeşitlilik oluşturacak biçimde birlikte kullanmaya çalışmak en iyisidir. Yetersiz tekstürel çeşitlilik monoton olarak algılanırken, çok fazla çeşitlilik de karmaşık görünür. Arzulanan bu denge daha küçük ölçekli mekanlar için çok önem kazanır ve mekanın ölçeği arttıkça ya da gözleyici gözlenen bitki materyalinden uzaklaştıkça bu dengenin önemi azalır.
Başka bir öneri de orantısal olarak geniş alanlarda çeşitli tekstürel türleri düzenlemek ve orta tekstürlü bitkileri kaba ve ince tekstürler arasında bir geçiş olarak kullanmaktır. Farklı tekstürlü çok sayıda küçük bir alan ya da kaba tekstürden ince tekstüre ani geçişler kompozisyonu düzensiz ve kopuk gösterir. Ve tüm diğer bitki özelliklerinde olduğu gibi, bir bitki kompozisyonunda tekstür seçimi ve kullanımı, bu diğer özellikleri güçlendirmek için, bitki boyutu, formu ve rengiyle koordineli biçimde yapılmalıdır.
Özetle, boyut, form, renk ve tekstür gibi görsel bitki özellikleri bitki materyaliyle tasarım yapan tasarımcının kullandığı bir değişkenler paletidir. Görsel bitki özelliklerinin bir tasarımın düzeni ve bütünlüğü, görsel çeşitliliği ve heyecanı ile dış çevrenin havası veya duygusu üzerinde doğrudan etkisi vardır. Bir tasarım oluştururken bu özellikler dikkatle incelenmeli ve tasarımın genel amaçlarıyla koordine edilmelidir.
BİTKİ MATERYALİNİN ESTETİK KULLANIMI
Bu bölümün önceki kısımlarında genel olarak bitki materyalinin çeşitli işlevsel kullanımları ve sonra daha özel olarak, bitki materyalinin peyzajda olası mimari kullanımları ele alınmıştır. Önceki bölümde anlatılan görsel bitki özelliklerine bağlı olarak bitki materyalleri birtakım estetik kullanımları da yerine getirebilirler.
Burada dikkat edilmesi gereken husus bitkilerin estetik kullanımları dekorasyon elemanları olarak bitki materyaliyle sınırlı değildir. Estetik bakış açısından bakıldığında, dış mekanlarda bitki materyali bir bina formunu onu çevreleyen mekanla ilişkilendirmek, dağınık bir çevreyi birleştirmek ve koordine etmek, peyzajdaki belirli noktaları ve bölgeleri güçlendirmek, sert mimari elemanların sertliğini azaltmak ve seçili görünümleri çerçevelemek için kullanılabilir.
Tamamlayıcılar. Bitki materyali bir tasarımı tamamlayabilir ve bir binanın formlarıyla kütlelerini yineleyerek ya da bir binanın hatlarını onu çevreleyen mekana yayarak bir bütünlük duygusu yaratabilir. Mimariyi ve alanı görsel ve işlevsel olarak koordineli tek bir çevrede bütünleşmiş görünmesini sağlarlar.
Şekil 2.68 de görüldüğü gibi, bir çatının açısı ve/veya yüksekliği çatıyla aynı yükseklikte ağaçlar ya da çatının yüksekliğini mekana taşıyacak başka bir form kullanarak yinelenebilir.
Şekil 2.69 da görüldüğü gibi, tavan yüksekliği binanın yanına yerleştirilen ağaç çatılarının yüksekliğiyle yinelenerek bir iç mekan doğrudan alana doğru genişletilebilir. ŞEKİL 2.69 AĞAÇ ÇATISININ TABANI BİRİNCİ KAT TAVANININ UZANTISI OLARAK ALANA UZANMAKTADIR. BU AÇIK VE KAPALI MEKANLARIN BİRLEŞMESİNE YARDIMCI OLUR.
Birleştiriciler. Birleştirici olarak kullanılan bitki materyali bir çevredeki tüm farklı bileşenleri görsel olarak birbirine bağlayan ana unsur olarak görev görebilir. Dış çevrenin herhangi bir bölümünde, diğer elemanlar değişiklik gösterirken bitki materyali değişmeyen tek eleman olarak kalabilir. Bu alandaki tutarlılığından dolayı bitkiler karmaşık bir sahneyi birleştirebilir. Bu işlevin iyi bir uygulaması,
AĞAÇLARI OLMAYAN CADDE DÜZENSİZ VE DAĞINIKTIR. Şekil 2.70 te görüldüğü gibi, her evin ya da dükkân önünün genellikle bir diğerinden farklı olduğu kent caddeleridir. Sokak ağaçları olmadan bu tür bir cadde peyzajı dağılır ve farklı mimari parçalara bölünür.
YOL AĞAÇLARI BİRLEŞTİRİCİ OLARAK GÖREV YAPAR VE ONLARIN ORTAKLIĞI CADDELERİ KOORDİNE EDER. Öte yandan güçlü biçimde gruplandırılmış sokak ağaçları tüm binalarla bağlantılı ortak bir eleman gibi iş görür ve sonuç olarak bunları bir bütün olarak birleştirir.
Vurgulayıcılar. Bitki materyalinin başka bir estetik işlevi de dış çevrede belli noktaları vurgulamasıdır. Bu bölümde daha önce belirtildiği gibi, bitki bunu çevreden farklı olan boyutuyla, formuyla, rengiyle ya da tekstürüyle yapar. Sonuçta elde edilen benzersizlik oldukça göze batar ve dikkati bulunduğu konuma yöneltir.
Şekil 2.71 ve 2.72 de görüldüğü gibi, bunu bir alanın girişinde, bir kavşakta bir bina girişinin yakınında ya da görsel olarak baskın olan diğer konumlarla ilintili olarak yapmak istenebilir.
Tanımlayıcılar. Bitki materyalinin benzer bir estetik işlevi tanımlayıcı olmasıdır. Bu özelliğiyle bitki materyalleri çevredeki bir mekanın ya da nesnenin önemini ifade eder ya da tanımlarlar (Şekil 2.73). Mekanı daha anlaşılır ve tanınır kılarlar. Yine tanımlama için, bir heykelin arkasına yerleştirilen uzun boylu ağaçlar örneğindeki gibi, benzersiz bitki boyutu, formu, rengi, tekstürü ya da düzenlemesinden yararlanılabilir.
Yumuşatıcılar. Bitki materyalleri dış mekanda mimari şekil ve formların katılığını ve sertliğini yumuşatmak ya da azaltmak için kullanılabilir.
Herhangi bir formu ya da tekstürü olan bir bitki çıplak binaların ve bitkisiz kent mekanlarının ve genellikle sert görünümleri yanında daha esnek ve pamuksu görünür. Bitki materyaliyle yumuşatılmış bir mekan diğer mekanlardan daha davetkar ve sevecen görünür.
Görüntü çerçeveleme. Bitki materyallerinin mimari kullanımı konusunda belirtildiği gibi, bitki materyalleri görünen ya da görünmeyen şeylere ve görüntülerin ortaya çıkış sırasına doğrudan etki eder.
Bu yüzden, bitki materyalleri yapraklarıyla, gövdeleriyle ve dallarıyla nesnenin her iki yanındaki dikkat dağıtıcıları engelleyerek dikkatimizi peyzajda belirli bir noktaya yöneltebilir ve nesnenin açık engelsiz bir görünümünü sağlayabilir. Bu şekilde kullanıldığında, bitki materyalleri perde işlevi görür ve istenen manzara çevresinde bir çerçeve oluşturur.
Sayısız fotoğrafta ve manzara resimlerinde bir manzarayı çerçevelemek için kullanılan klasik bir yöntem Şekilde görüldüğü gibi, bir tarafta ağaç gövdesi ve görüş çizgisinin üzerine çıkan alçak dallardır.