Koreakantositoz: İki Olgu Sunumu

Benzer belgeler
PSİKİYATRİK BELİRTİLERLE BAŞLAYAN BİR NÖROAKANTOSİTOZ OLGUSU

KORE. Yrd.Doç.Dr.M.Uğur Çevik D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D

Nöroakantositoz: Olgu Sunumu

BOĞAZİÇİ ÜNİVERSİTESİ

Yakın zamanda yayınlanan bir derlemede nöroakantositoz. Nöroakantositoz Vaka Takdimi OLGU SUNUMU / CASE REPORT

Akdeniz Üniversitesi, Tıp Fakültesi, Radyoloji Ana Bilim Dalı, Antalya. Demans, bilişsel (kognitif) kapasitenin edinsel ve ilerleyici kaybı şeklinde

Uykuyla İlişkili Hareket Bozuklukları. Dr. Kemal HAMAMCIOĞLU

GAZİANTEP İL HALK SAĞLIĞI LABORATUVARI TEST REHBERİ

Sekonder Kore-Ballizm: Otoimmün: Sydenham koresi (Romatik kore) Gebelik koresi (Korea gravidarum) Sistemik lupus eritematozus Periarteritis nodoza

Lafora hastalığı, Unverricht Lundborg hastalığı, Nöronal Seroid Lipofuksinoz ve Sialidozlar en sık izlenen PME'lerdir. Progresif miyoklonik

Özellikle beyin sapı ve serebellumun tutulumu ile karakterize, kalıtımsal geçiş gösteren dejeneratif bir hastalıktır.

Şizofreni tanılı hastada antipsikotiklerletetiklenen nonkonvulsif statusepileptikus olgusu

YAŞLILIKTA SIK GÖRÜLEN HASTALIKLAR. Prof. Dr. Mehmet Ersoy

anosognozi birincil sıra belirtiler görsel varsanılar

Radyolojik Bulgularıyla Leigh Hastalığı Olduğu Düşünülen Erişkin Baslangıclı Bir Mitokondrial Sitopati Olgusu

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

Motor Nöron ve Kas Hastalıkları. Uzm Dr Pınar Gelener

KEMOTERAPİNİN SİNİR SİSTEMİ VE PSİKOLOJİK GEÇ YAN ETKİLERİ DR. FİLİZ ÇAY ŞENLER A.Ü.T.F. TIBBİ ONKOLOJİ B.D.

YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU D.Ü.T.F.Nöroloji A.B.D

Demansta görüntülemenin rolü Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

SPİNOSEREBELLAR HASTALIKLAR. Yrd.Doç.Dr.Adalet ARIKANOĞLU DÜTF Nöroloji A.B.D

PARKİNSON HASTALIĞI. Yayın Yönetmeni. TND Beyin Yılı Aktiviteleri Koordinatörü. Prof. Dr. Rana Karabudak

TRİNÜKLEOTİD TEKRAR HASTALIKLARI. Yrd. Doç. Dr. Ünal ULUCA

YENİ DİYABET CHECK UP

Hepatik Ensefalopati. Prof. Dr. Ömer Şentürk

Epilepsi nedenlerine gelince üç ana başlıkta incelemek mümkün;

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

LİPİD METABOLİZMASI TESTLERİ

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Çocuk Servisi Olgu Sunumu 14 Şubat 2018 Çarşamba. Dr.

Dilek İnce GÜNAL Marmara Üniversitesi Tıp Fak. Nöroloji AD

OKUL ÖNCESİ CHECK-UP PROGRAMI

HAREKET SİSTEMİ. Yrd. Doç.Dr. Ertuğrul UZAR. Aktif hareket: Kişinin iradesi dahilinde ve kendi katkısı ile olandır. İstemli hareket.

Bipolar bozuklukta bilişsel işlevler. Deniz Ceylan 22. KES Psikiyatride Güncel Oturumu Nisan 2017

MS, gen yetişkinlerin en yaygın nörolojik hastalıklarından birisidir de Sir August D Este tarafından ilk kez tanımlanmıştır.

Nörolojik Hastalıklarda Depresyon ve Sitokinler

YÜKSEK KORTİKAL FONKSIYONLAR. Dr.Adalet ARIKANOĞLU DAVRANIŞ NÖROLOJİSİ

PARKİNSON HASTALIĞI. Dr Efdal AKKAYA Nöroloji ABD Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi

Olgularla Wilson Hastalığı : Tanı ve Tedavi

Temelde akılda tutulması gereken nöbetlerin iki çeşit olduğudur parsiyel (yani beyinde bir bölgeye sınırlı başlayan nöbetler jeneralize (beyinde

Demansta görüntülemenin rolü. Dr.Ercan Karaarslan Acıbadem Üniversitesi

Dr.Özlem Parlak, Dr.İbrahim Öztura, Dr.Barış Baklan

Majör Depresyon Hastalarında Klinik Değişkenlerin Oküler Koherans Tomografi ile İlişkisi

Küçük Damar Hastalığı; Semptomatoloji. Kürşad Kutluk Dokuz Eylül Üniversitesi 27 Mayıs 2017, İzmir

Tikler Tik bozuklukları: Tik davranışlarını arttıran etmenler: Tik bozukluğuna yol açabilen diğer durumlar:

Akreditasyon Sertifikası Eki (Sayfa 1/5) Akreditasyon Kapsamı

Konvülsiyon tanımı ve sınıflandırması Epilepsi tanım ve sınıflandırması İlk afebril nöbet ile başvuran çocuğa yaklaşım Epileptik sendrom kavramı

NÖROMETABOLİK BEYİN HASTALIKLARINDA GENEL RADYOLOJİK YAKLAŞIM

Nörosifiliz: çok merkezli çalışma sonuçları

Nörolojik Hastalarda Tüple Beslenme Endikasyonları Prof. Dr. Ayşe Sağduyu Kocaman

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

İYİ HUYLU SÜT ÇOCUĞU NÖBETLERİ. Doç. Dr. Uluç Yiş DEÜTF Çocuk Nöroloji İzmir

BİRİNCİ BASAMAKTA AKILCI LABORATUVAR KULLANIMI

Dr. Can CELİLOĞLU Adana Numune E.A.H. Çocuk Sağ.ve Hast. Kliniği

Genel T bbi Duruma Ba l Geli en Anksiyete Bozukluklar. Dr. Demet Gülpek zmir Atatürk E itim ve Ara t rma Hastanesi

Demans ve Alzheimer Nedir?

V. BÖLÜM HEREDİTER SFEROSİTOZ TANI VE TEDAVİ KILAVUZU ULUSAL TEDAVİ KILAVUZU 2011

Parkinson hastalığı beyindeki hücre dejenerasyonu (işlev kaybı ile hücre ölümü) ile giden bir nörolojik

Parkinson Hastalığı Olarak Yanlış Tanı Almış Huntington Hastası: Olgu sunumu

Vücut yağ dokusunun aşırı artışı olarak tanımlanır. Ülkemizde okul çağındaki çocuk ve adolesanlarında obezite oranı % 6-15 dolaylarındadır.

Check-up. dedigin. Kişiye ve yaşa özel check-up ile kontrol ü sağlamaktır.

DETAYLI KADIN CHECK- UP

LEPROMATÖZ LEPRA (Olgu Sunumu)

Psikiyatride Akılcı İlaç Kullanımı. Doç.Dr.Vesile Altınyazar

ÇOCUK CHECK UP PROGRAMI

HAREKET BOZUKLUKLARI DİSTONİ KORE TREMOR BALLİSMUS ATETOZ TİK MYOKLONUS TARDİV DİSKİNEZİ

Nöroakantositoz: Bir Olgu Sunumu /

FİBRİNOJEN DEPO HASTALIĞI. Yrd.Doç.Dr. Güldal YILMAZ Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı Ankara

Omurga-Omurilik Cerrahisi

Kardiyovasküler Hastalıklarda Çekirdekli Kırmızı Kan Hücrelerinin Tanısal Değeri

Histeri. Histeri, Konversiyonun kelime anlamı döndürmedir.

Zeka Gerilikleri Zeka Geriliği nedir? Sıklık Nedenleri

ALS: MSS ve PSS tutan, ilerleyici ve fatal bir motor noron hastalığıdır.

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Sistinozis ve Herediter Multiple Ekzositoz Birlikteliği

HEMORAJİK İNME. Yrd. Doç. Dr. Aysel MİLANLIOĞLU Yüzüncü Yıl Üniversitesi Tıp Fakültesi Nöroloji ABD

Gündüz Aşırı Uykululuğun Psikiyatrik Nedenleri ve Tedavileri

Sağlık Bilimleri Üniversitesi Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Çocuk Hematoloji ve Onkoloji Kliniği

LOKOMOTOR SİSTEM SEMİYOLOJİSİ

EGE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ FİZİK TEDAVİ VE REHABİLİTASYON ANABİLİM DALI POST-POLİO SENDROMU. Hasta Kitapçığı PROF.

Ders Yılı Dönem-V Nöroloji Staj Programı

DOÇ. DR. GÜNAY ERTEM S. B. Ankara Eğitim Araştırma Hastanesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Kliniği

NÖROMUSKÜLER HASTALIKLAR

EK-2 A- HASTANE BİLGİ YÖNETİM SİSTEMLERİ ÜZERİNDE YAPILACAK DÜZENLEMELER

NÖROBİLİM ve FİZYOTERAPİ

İçİnDEkİLER Bölüm 1 İÇKİLER 1

Senil Kore Olgusu: Ayırıcı Tanıda Huntington Hastalığı ve Nöroakantositozun Yeri Nedir?

GAZİANTEP ÜNİVERSİTESİ TÜRKÇE TIP FAKÜLTESİ DÖNEM 3 DERSLERİ

Çeşitli nedenlerle oluşabilen karaciğer fibrozisi hemen daima geri dönüşümsüzdür.

RENOVASKÜLER HİPERTANSİYON ŞÜPHESİ OLAN HASTALARDA KLİNİK İPUÇLARININ DEĞERLENDİRİLMESİ DR. NİHAN TÖRER TEKKARIŞMAZ

Mehmet Sait Doğan, Selim Doğanay, Gonca Koç, Süreyya Burcu Görkem, Abdulhakim Coşkun

HİPOGLİSEMİNİN KOMPLİKASYONLARI

ŞİZOFRENİ HASTALARINDA TIBBİ(FİZİKSEL) HASTALIK EŞ TANILARININ DEĞERLENDİRİLMESİ

Topaloğlu R, ÖzaltınF, Gülhan B, Bodur İ, İnözü M, Beşbaş N

Dr Banu Cahide Tel. Hacettepe Üniversitesi, Eczacılık Fakültesi, Farmakoloji Ab.D., Sıhhiye Ankara. Parkinson Hastalığı

İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji AD Prof. Dr. Filiz Aydın

LABORATUVAR TESTLERİNİN KLİNİK YORUMU

MULTİPL MYELOM VE BÖBREK YETMEZLİĞİ. Dr. Mehmet Gündüz Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Hematoloji B.D.

Prediktör Testler ve Sıradışı Serolojik Profiller. Dr. Dilara İnan Isparta

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

Transkript:

Parkinson Hastalığı ve Hareket Bozuklukları Dergisi 2010;13(2):47-52 47 Olgu Sunumu / Case Report Koreakantositoz: İki Olgu Sunumu Chorea-acanthocytosis: Two Case-Reports Yeliz ÇİFTÇİ, 1 Tolga ÖZDEMİRKIRAN, 1 Mehmet ÇELEBİSOY, 1 Figen TOKUÇOĞLU, 1 Yaprak SEÇİL, 1 Bahriye PAYZIN, 2 Ebuzer CENİK 3 İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, 1 Nöroloji Kliniği, 2 Hematoloji Kliniği, 3 Psikiyatri Kliniği, İzmir, Türkiye Nöroakantositoz sendromları periferik kanda akantositik alyuvarlar ve nörolojik anormalliklerle nitelenen hastalıklar grubu olarak özetlenebilir. Başlıca nöroakantositoz sendromları abetalipoproteinemi, koreakantositoz ve McLeod sendromudur. Koreakantositoz nadir görülen ve genellikle otozomal resesif geçişli nörodejeneratif bir hastalıktır. Progresif hareket bozukluğu (özellikle kore), kognitif kayıp, kişilik bozuklukları, nöbet ve akantositozla nitelenir. Bu yazıda, koreakantositoz tanısı konulan iki olgu literatür eşliğinde sunuldu. Anahtar Sözcükler: Akantositoz; kore; nörodejeneratif bozukluk. Neuroacanthocytosis syndromes can be summarized as a group of diseases characterized by the presence of acanthocytic leukocytes in peripheral blood and neurological abnormalities. The main neuroacanthocytosis syndromes are abetalipoproteinemia, chorea-acanthocytosis and McLeod syndrome. Chorea-acanthocytosis is a rare neurodegenerative disorder usually inherited as an autosomal recessive trait. The disorder is characterized by progressive movement disorders (particularly chorea), cognitive decline, seizures and acanthocytosis. In this article we present two cases diagnosed with chorea-acanthocytosis together with information from literature. Key Words: Acanthocytosis; chorea; neurodegenerative disorder. Nöroakantositoz sendromları periferik kanda akantosit ve nörolojik anormalliklerle şekillenen hastalıklar grubunu içerir. Başlıca nöroakantositoz sendromları abetalipoproteinemi, koreakantositoz ve McLeod sendromudur. Huntington benzeri hastalık-2 (HDL-2) ve pantotenat kinaz ilişkili nörodejenerasyon (PKAN) bu grup içerisinde sayılabilir. Bu gruptaki hastalıkların tümü diskinezi, kognitif yıkım, progresif bazal gangliyon dejenerasyonu ile nitelenir. Koreakantositoz eritrosit membran disfonksiyonu, ilerleyici hiperkinetik hareket bozuklukları ve nöropsikolojik anormalliklerle şekillenen nadir görülen otozomal resesif geçişli bir hastalıktır. [1,2] Koreakantositoz tanısı konulan iki olgu hastalığın nadir görülmesi nedeniyle sunuldu. OLGU SUNUMU Olgu 1 Kırk yaşında erkek hasta, vücudunda üç yıldır var olan istemsiz hareketler, yürüme ve yutma güçlüğü yakınmalarıyla başvurdu. Öz geçmişinde üç yıldır süre gelen psöriazis öyküsü vardı. Soy geçmişinde anne, teyze ve iki erkek kardeşte de benzer hareket bozuklukları vardı. Genel görünümü kaşektik idi. Saçlı deri ve gövdede kepekli lezyonlar ve ağız mukozasında ısırmaya bağlı lezyonlar vardı. Nörolojik muayenesinde dizartri, orofasiyal lingual diskinezi, vokal İletişim adresi: / Correspondence: Dr. Yeliz Çiḟtçi. İzmir Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nöroloji Kliniği, 35360 Yeşilyurt, İzmir, Türkiye. Tel: +90 232-244 44 44 / 2460 Faks (Fax): +90 232-243 48 48 e-posta (e-mail): dr.yciftci@hotmail.com Geliş tarihi / Received: 26 Aralık 2010 Kabul tarihi: / Accepted: 06 Ocak 2011

48 Parkinson Hast Hareket Boz Der Şekil 1. Taze periferik yaymada akantositler (Wright boyası x 100; Olgu 1). tikler, dudak ısırma şeklinde kendine zarar verici (self destructive) davranışlar, yaygın koreiform hareketler ve özellikle beslenme sırasındaki aksiyonla tetiklenen dil distonisi saptandı. Derin tendon refleksleri (DTR) hipoaktifti. Kısa kognitif muayenesinde (KKM) olgu 29/59 puan aldı. Hemogram, sedimantasyon, biyokimya, lipid düzeyleri, tiroid fonksiyon testleri, Vit. B12, folik asit, ANA (antinükleer antivücut), ASO (antistreptolizin-o), CRP (C-reaktif protein) ve RF (romatoid faktör) normal idi. Enfeksiyöz ve tümör belirteçleri negatif idi. İdrar ve serumda bakır, seruloplazmin normal idi. Prolaktin ve kreatin fosfokinaz (CPK) değeri yüksek idi. Periferik yaymada %20 den fazla akantosit saptandı (Şekil 1). Göz konsültasyonunda Kayser- Fleischer halkası ve retinitis pigmentosa saptanmadı. Elektroensefalografi (EEG) ve elektromiyografi (EMG) normal idi. Beyin manyetik rezonans görüntüleme (MRG) sinde serebral ılımlı atrofi ve belirgin kaudat atrofisi vardı (Şekil 2). Akciğer grafisi ve elektrokardiyogramı, ekokardiyografisi ve batın ultrasonografisi normal idi. Hastaya ketiapin (300 mg/gün) başlandı. Koreiform hareketlerinde belirgin düzelme gözlendi. Genioglossus kasının dört kadranına toplam 40 ünite botulinum toksin-a intramusküler uygulandı. Dil distonisi geriledi. Hasta bir yıl izlendi ancak daha sonra kontrollerine gelmedi. Olgu 2 Kırk yaşında, kadın hasta üç yıldır var olan ağız, baş ve ekstremitelerde istemsiz hareketler aşırı sinirlilik, kişilik değişikliği ve son 10 aydır dört kez olan jeneralize tonik klonik epileptik nöbet yakınmasıyla kliniğimize başvurdu. Soy geçmişi ve öz geçmişinde özellik yoktu. Genel görünüm kaşektik idi. Dudakta ısırmaya bağlı lezyonları vardı. Nörolojik muayenesinde orofasiyal lingual diskinezi, dudak ısırma şeklinde kendine zarar verici davranışları, yaygın koreiform hareketler saptandı. Derin tendon refleksleri üst ekstremitelerde hipoaktif idi, altta ise alınmıyordu. Kognitif kaybı belirgin idi. Hemogram, sedimantasyon, biyokimya, lipid düzeyleri, tiroid fonksiyon testleri, B12 vitaminfolik asit, ANA, ASO, CRP, RF, CPK normal idi. Periferik yaymada %20 den fazla akantosit saptandı (Şekil 3). Elektroensefalografi normal idi. Elektromiyografide motor sinir iletimleri normal idi, kronik nitelikli nörojenik motor Şekil 2. Taze periferik yaymada akantositler (Wright boyası x 100; Olgu 2). Şekil 3. Ilımlı serebral, kaudat atrofi, lateral ventrikül frontal boynuzlarında genişleme (Olgu 1).

Koreakantositoz: İki Olgu Sunumu 49 ünite potansiyeli (MÜP) değişikleri vardı. Beyin MRG sinde T2 kesitlerde lentiküler ve kaudat çekirdekte hiperintensite vardı. Atipik antipsikotik ve antiepileptik tedavi başlandı. İstemsiz hereketlerinde ılımlı azalma gözlendi. Hastanın takibinde nöbeti tekrarlamadı. Hasta iki yıl izlendi fakat daha sonra kontrollerine gelmedi. TARTIŞMA Koreakantositoz kromozom 9 da (9q21) bulunan ve korein proteinini kodlayan, VPS13A geni (daha önce CHAC geni olarak adlandırılırdı) mutasyonuna bağlı gelişen nörodejeneratif bir hastalıktır. Korein proteininin işlevi net olarak bilinmemekle birlikte çeşitli proteinlerin işlevini kontrol ettiği düşünülmektedir. Koreakantositozlu hastalarda korein çok azalmıştır ya da yoktur, bu durum tanı açısından önemli bir bulgudur. [2] Koreakantositozun farklı etnik gruplarda görüldüğü bildirilmiştir, ancak veriler prevalansını belirlemek için yetersizdir. [3] Sıklıkla otozomal resesif geçişlidir, ancak otozomal dominant, X e bağlı kalıtılan ve sporadik gelişen olgular bildirilmiştir. [4] Anne, teyze ve iki erkek kardeşte benzer bulguları olan birinci olguda otozomal dominant geçiş örneği olduğu düşünüldü. İkinci olguda ise aile öyküsü tanımlanmadı. Koreakantositozdaki ana nöropatolojik süreç, striatumdaki mikroyapısal değişikleri, dopamin nörotransmisyonu ve metabolizmasındaki değişikleri içerir. Nörokimyasal çalışmalar beynin farklı bölgelerinde katekolamin seviyelerinin değiştiğini göstermiştir. Dopaminin tüm beyinde azaldığı, norepinefrin seviyesinin globus pallidus ve putamende arttığı, serotoninin kaudat çekirdek ve substantia nigrada azaldığı saptanmıştır. [2,4] Koreakantositoz 8-62 yaş gibi geniş bir yaş aralığında bulgu verebilmekle birlikte görülme yaşı ortalama 35 dir. Sıklıkla erkeklerde görülür. [4] İlerleyici hiperkinetik hareket bozuklukları ana klinik özelliğini oluşturur. Hipokinetik formlar nadirdir ve hastalığın geç evrelerinde görülür. [5] Tikler (dudak şapırdatma, vokalizasyon), distoni, diskinezi, kore, akinetikrijit sendrom, parkinsonizm görülebilir. Sıklıkla orofasiyal lingual bölgede görülen istemsiz hareketler sonucu dizartri, disfaji, dudak-dilde yaralanmalar gelişir. Zamanla anartri, beslenme zorluğu buna bağlı kilo kaybı ve kaşeksi görülebilir. Kore ekstremitelerde, özellikle bacaklarda görülür. Alt ekstremitede oluşan kore, distoni, abartılı ekstansör postür kombinasyonu yürüyüş bozukluğuna neden olabilir. [6] Kas atrofisi (amyotrofi), pes kavus görülebilir. [7] Bizim her iki olgumuzun başlangıç yaşı ve klinik bulguları koreakantositozu destekliyordu. Olguların yaklaşık yarısında periferik nöropati ve buna bağlı olarak DTR lerinde azalma veya kaybolma görülür. Arefleksi oranı üst ekstremitelerde %90, alt ekstremitelerde %85 olarak bildirilmiştir. Duyusal ileti hızları hafif azalmış olarak saptanabilir. Ancak sinir iletim çalışmaları genellikle normaldir. Periferik sinir çalışmalarında geniş çaplı miyelinli liflerde tutulum ve histolojik olarak kronik aksonal nöropati gösterilmiştir. [8] Bizim birinci olgumuzda periferik nöropati ile uyumlu olarak DTR leri hipoaktif idi, ikinci olguda ise alt ekstremitede DTR ler alınmıyor iken, üst ekstremitede hipoaktif idi. Epileptik nöbetler olguların %50 sinde görülür. Nöbetler sıklıkla jeneralize tonik-klonik (grand-mal) şeklindedir. Nöbetlerin yaygın striatal nöron kaybı nedenli yetersiz endojen nöbet kontrolüne bağlı geliştiği öne sürülmüştür. Temporal lob nöbetleri de görülebilir, ancak nedeni nöropatololojik çalışmalarda gösterilememiştir. Koreakantositozlu temporal lob epilepsisi olan altı olguda VPS13A veya GNP14 gen mutasyonu saptanmıştır. [2] Bizim ikinci olgumuzun yaklaşık 10 aydır süre gelen jenerelize tonikklonik nöbetleri vardı. Psikiyatrik semptomlar depresyon, anksiyete, obsesif-kompulsif bozukluk, emosyonel labilite, kendini yaralama (self-mutilasyon) davranışları, kişilik değişikleri, psikotik bozuklukları içerir. Kişilik bozuklukları frontal lob disfonksiyonu ile ilişkilidir. Buna bağlı olarak uygunsuz davranışlar, sinirlilik, konsantrasyon güçlüğü, apati görülebilir. Kognitif kayıp sıklıkla da subkortikal demans görülür. Subkortikal demansla uyumlu olabilecek şekilde özellikle yürütücü işlevlerde bozukluk vardır. [6,9] Her iki olgumuzda da kendini yaralama davranışları vardı, kognitif yıkımı belirgindi. İkinci olgumuzda belirgin kişilik değişikliği vardı.

50 Parkinson Hast Hareket Boz Der Eritrosit membranındaki ultrastrüktürel anormallikler, membran akıcılığındaki azalmaya bağlı gelişen dikensi çıkıntıları olan, şekli bozulmuş eritrositlere, akantosit denir. Taze periferik kan yaymasında %3 den fazla akantosit anormal kabul edilir. Karaciğer hastalığı, hemolitik anemi ve splenektomi sonrası periferik kanda akantositoz görülebilir. Akantositler koreakantositozda %88, Mc-Leod sendromunda %100 oranında görülür. Koreakantositozda korein proteininin aktivitesinin olmaması nedeniyle membran akışkanlığındaki azalma, membran stabilizasyonunda bozulma ve membran proteinlerinde görülen fokal değişikler sonucunda akantositoz geliştiği düşünülmektedir. Koreakantositozda akantositoz yüzdesi %5-50 arasında değişkenlik göstermekle birlikte akantositoz oranı hastalığın şiddetini göstermez. Hematolojik incelemeler daha geç bulgu verebilir. Hastalığın ilk dönemlerinde periferik yaymada akantositoz saptanmayabilir. Bu durum laboratuvar yöntemine de bağlıdır. İzotonik ile dilüe edilmiş kanın periferik yaymasında akantositoza daha sık rastlanır. Bu yöntem akantositoz taramasında kullanılabilir. [5,8] Her iki olguda periferik kanda %20 den fazla akantosit saptanması tanımızı destekledi. Koreakantositozda plazma CPK düzeyi orta düzeyde artmıştır. Plazma kreatin kinaz artışının nedeni net olarak bilinmemektedir. Nörojenik atrofi, kore veya hiperaktivite nedeniyle olabilir. Plazma kreatin kinazın normal olduğu olgular da bildirilmiştir. [10] Laktat dehidrogenaz (LDH), aspartat aminotransferaz (AST), alanin aminotransferaz (ALT), gama-glutamat transferaz (GGT) yüksekliği görülebilir. [8,10] Tiroid, büyüme hormonu ve prolaktin değerleri anormal çıkabilir. Bunun nedeninin hipotalamik fonksiyon bozukluğuna bağlı olduğu öne sürülmüştür. [11,12] Birinci olgumuzda plazma kreatin kinaz ve prolaktin yüksekliği vardı. İkinci olgumuzda ise plazma kreatin kinaz düzeyi normaldi. Beyin tomografi ve manyetik rezonans görüntülemelerde iki taraflı kortikal, striatal, kaudat çekirdek atrofisi görülebilir. Serebellar atrofi görülen olgular da bildirilmiştir. [13] Manyetik rezonans görüntülemede T1 kesitlerde beyaz cevherde hipointensite, T2 kesitlerde putamen ve kaudat çekirdekte sinyal artışı, iki taraflı korpus kallosum tutulumu ile birlikte periventriküler beyaz cevher anormallikleri, difüzyon çalışmalarında putamen ve kaudat çekirdekte difüzyon artışı saptanabilir. F-dopa ile yapılan pozitron emisyon tomografisi (PET) çalışmaları striatum ve frontal kortekste hipometabolizmayı gösterir. [2,13] Birinci olgumuzda serebral-serebellar ılımlı atrofi ve kaudat atrofisi, ikinci olgumuzda ise lentiküler ve kaudat çekirdekte T2 kesitlerde hiperintensiteler saptandı. Çeşitli kanserler, sarkoma, tiroid hastalıkları, miksödem, siroz, hepatit ensefalopati, psöriazis, splenektomi, Eales hastalığı olarak bilinen idiyopatik retinal venöz tıkanıklar özellikle ağır olgularda akantositoz ve nörolojik bulgulara eşlik edebilir. Nedeni net olarak bilinmemektedir. Anoreksiya nervosa gibi ciddi beslenme bozuklukları (malnütrisyon) görülebilir. [1,12] Birinci olgumuzda üç yıl önce başlayan psöriazis tanısı vardı. Koreakantositozda görülen kore ve akantosit, abetalipoproteinemi ve McLeod sendromunda da görülebilmektedir. Bu iki hastalık ayırıcı tanıda önemlidir. Abetalipoproteinemi (Bassen-Kornzweig sendromu) otozomal resesif geçişlidir, serum apolipoprotein B yokluğu, yağ malabsorbsiyonu, yağda eriyen vitamin eksikliği, progresif spinoserebellar ataksi, periferik nöropati, kore, retinitis pigmentoza ile nitelenir. Genellikle çocukluk çağında ya da genç erişkin dönemde bulgu verir. Serumda apolipoprotein B içeren LDL (düşük yoğunluklu lipoprotein), VLDL (çok düşük yoğunluklu lipoprotein) hiç yoktur, trigliserid ve kolestrol ise düşük seviyede bulunur. Koreakantositozda ise lipoproteinlerin düzeyi normaldir. [8] Her iki olguda steatore, görmede azalma öyküsü, pigmenter retinopati ve ataksi yoktu. Abetalipoproteinemiye göre başlangıç yaşı daha geç idi. Lipid elektroforezi yapılamadı, ancak serum lipidleri normal değerlerde saptandı. McLeod sendromu X e bağlı geçişlidir. Kell grup antijeninin anormal ifadesi, akantositoz, serum kreatin kinaz artışı, miyopati, kardiyomiyopati, periferik nöropati, hemolitik anemi ve kore ile nitelenir. Sıklıkla beşinci 10 yılda bulgu verir. [8] Başlangıç yaşı McLeod sendromuna göre daha erken olan olgularımızda miyopati, kardiyomiyopati yoktu. Laboratuvar incelemelerinde

Koreakantositoz: İki Olgu Sunumu 51 hemolitik anemi ve buna bağlı bilirubin artışı saptanmadı. Pantotenat kinaz ilişkili nörodejenerasyon (Hallervorden-Spatz sendromu) otozomal resesif geçişlidir. Akantositoz, sıklıkla çocukluk çağında bulgu veren distoni, dizartri, rijidite, retinitis pigmentoza, bazal gangliyonlarda demir birikimi ile nitelenir. [1] HARP (hypoprebetalipoproteinemia, acanthocytosis, retinitis pigmentosa, and pallidal degeneration) sendromunda ise hipoprebetalipoproteinemi, akantositoz, retinitis pigmentoza ve pallidal dejenerasyon görülür. Hallervorden-Spatz sendromunun bir varyantı olarak kabul edilebilir. [8] Her iki olguda başlangıç yaşı daha geç idi, retinitis pigmentoza bulgusu yok idi. Huntington benzeri hastalık-2, JPH3 gen defektine bağlı olarak gelişir. Dördüncü 10 yılda bulgu verir. Akantositoz, kore, parkinsonizm, distoni sıktır. Ancak koreakantositozda görülen beslenme distonisi, orofasiyal lingual diskineziler görülmez. Koreakantositoz kore, kognitif bozukluk ve psikiyatrik semptomlarıyla Huntington hastalığını taklit eder. Huntington hastalığı genellikle dördüncü ve beşinci dekatta (10 yılda ) bulgu veren otozomal dominant geçişli nörodejeneratif bir hastalıktır. Dördüncü kromozomda sitozinadenin-guanin (CAG) triplet mutasyonu sonucu gelişir. Kore, distoni, psikiyatrik semptomlar, kognitif yıkım ve demans görülür. Akantositoz görülmez. Kore daha belirgindir. Tikler nadirdir, kendine zarar verme görülmez. [1,7] Olgularımızda periferik kanda akantositoz ve kendine zarar verme davranışlarının varlığı Huntington hastalığından ayırıcı özelliklerdi. Wilson hastalığı vücuttaki bakır metabolizma bozukluğuna bağlı hepatik ve nöropsikiyatrik bulguların görüldüğü otozomal resesif geçişli kalıtsal bir hastalıktır. Tremor, distoni, dizartri, disfaji, psikiyatrik ve davranışsal bozukluklar görülebilir. Gözde Kayser-Fleischer halkası görülebilir. Genellikle çocukluk ve ergen dönemde bulgu verir. [11] Olgularımızda Kayser- Fleischer halkası yoktu, bakır metabolizması bozukluğu saptanmadı. Yetişkin başlangıçlı korenin nedenleri tiroid hastalıkları, lupus, ilaçlar, gebelik, inme, yaşlılarda görülen idiyopatik kore de ayırıcı tanıda akla gelmelidir. [7] Tiroid fonksiyon testleri normal, lupus dahil tüm otoantikorları negatif, ilaç kullanım öyküsü olmayan olgularımızda klinik ve laboratuvar bulguları ve aile öyküsü koreakantositoz tanısını destekliyordu. Koreakantositozun tedavisi semptomatik tedaviyle sınırlıdır. Epileptik nöbetlerin kontrolü için antiepileptikler, psikiyatrik semptomlar için antipsikotik ve antidepresanlar, hiperkinetik hareket bozuklukları için benzodiazepinler, antidopaminerjik ajanlar ve antikonvülsanlar kullanılabilir. Koreakantositozda görülen parkinsonizm dopaminerjik ajanlara yanıt vermez. Tedavide talamik ve pallidal stimülasyon denenmiş, ancak kısıtlı fayda sağlanmıştır. [1] Beslenme sorunları açısından nazogastrik sonda ya da gastrostomi gerekebilir. Dilin distonik postürü, beslenme distonisi olarak adlandırılan çiğneme ve yutma zorluğuna neden olabilir. Bu durumda dile uygulanacak botulinum toksini faydalı olabilir. [6] Koreakantositoz ilerleyici bir hastalıktır, sıklıkla beslenme bozuklukları, aspirasyon pnömonisine bağlı ölümler görülür. Ilımlı belirtilerin başlangıcından itibaren ortalama yaşam süresi 5-10 yıldır. [3] Sonuç olarak, koreakantositoz, kore, orofasiyal lingual diskinezi, kognitif ve psikiyatrik bulguların eşlik ettiği akantositozla şekillenen nadir görülen bir hastalıktır. Koreiform hareketleri olan olgularda periferik yayma ile akantosit varlığı araştırılmalıdır. KAYNAKLAR 1. Danek A, Jung HH, Melone MA, Rampoldi L, Broccoli V, Walker RH. Neuroacanthocytosis: new developments in a neglected group of dementing disorders. J Neurol Sci 2005;229-230:171-86. 2. Müller-Vahl KR, Berding G, Emrich HM, Peschel T. Chorea-acanthocytosis in monozygotic twins: clinical findings and neuropathological changes as detected by diffusion tensor imaging, FDG- PET and (123)I-beta-CIT-SPECT. J Neurol 2007; 254:1081-8. 3. Robinson D, Smith M, Reddy R. Neuroacanthocytosis. Am J Psychiatry 2004;161:1716. 4. Balhara YP, Varghese ST, Kayal M. Neuroacanthocytosis: presenting with depression. J Neuropsychiatry Clin Neurosci 2006;18:426. 5. Ruiz-Sandoval JL, García-Navarro V, Chiquete E, Dobson-Stone C, Monaco AP, Alvarez-Palazuelos

52 Parkinson Hast Hareket Boz Der LE, et al. Choreoacanthocytosis in a Mexican family. Arch Neurol 2007;64:1661-4. 6. Stevenson VL, Hardie RJ. Acanthocytosis and neurological disorders. J Neurol 2001;248:87-94. 7. Lakhan SE, Gross K. Progressive neuroacanthocytosis in brothers: a case report. Clinics (Sao Paulo) 2007;62:665-8. 8. Rampoldi L, Danek A, Monaco AP. Clinical features and molecular bases of neuroacanthocytosis. J Mol Med 2002;80:475-91. 9. Bruneau MA, Lespérance P, Chouinard S. Schizophrenia-like presentation of neuroacanthocytosis. J Neuropsychiatry Clin Neurosci 2003; 15:378-80. 10. Hardie RJ, Pullon HW, Harding AE, Owen JS, Pires M, Daniels GL, et al. Neuroacanthocytosis. A clinical, haematological and pathological study of 19 cases. Brain 1991;114:13-49. 11. Gross K, Lorenzo N. Neuroacanthocytosis syndromes. emedicine Specialties Neurology Movement and Neurodegenerative Diseases 2008. Available from: http://emedicine.medscape. com/article/1152923-overview 12. Kontoleon PE, Ilias I, Matsouka A, Gatzonis S, Spiropoulou C, Papapetrou PD. Impaired hypothalamic endocrine function in neuroacanthocytosis. J Clin Neurosci 2003;10:701-3. 13. Katsube T, Shimono T, Ashikaga R, Hosono M, Kitagaki H, Murakami T. Demonstration of cerebellar atrophy in neuroacanthocytosis of 2 siblings. AJNR Am J Neuroradiol 2009; 30:386-8.