TONSİLLEKTOMİ VE ADENOİDEKTOMİ



Benzer belgeler
NAZAL OBSTRÜKSİYON DR H HAKAN COŞKUN

ALLERJİK RİNİT ve EŞLİK EDEN HASTALIKLAR

DÖNEM III KULAK BURUN BOĞAZ HASTALIKLARI

H 1 KBB 7002 KULAK BURUN BOĞAZ ONKOLOJİ KONSEYİ

TONSİL VE ADENOİD HASTALIKLARI

TONSİLLOFARENJİT TANI VE TEDAVİ ALGORİTMASI

FARENKSİN ENFLAMATUAR HASTALIKLARI

KLİNİK İNCİLER (ÜST SOLUNUM YOLU ACİLLERİ VE ALT SOLUNUM YOLU ENFEKSİYONLARI)

Adenoid Hipertrofisi ve Uykuda Solunum Bozukluğu Olan Çocuk Hastalarda Kısa Süreli Oral Kortikosteroid Tedavisi

4. SINIF GENEL CERRAHİ STAJ PROGRAMI

ADENOİDEKTOMİ VE TONSİLLEKTOMİ YAPILAN ÇOCUKLARDA BÜYÜME VE GELİŞMENİN KLİNİK VE BİYOKİMYASAL TAKİBİ

HEMATOLOJİ, İMMUNOLOJİ VE ONKOLOJİ DERS KURULU SINAV GÜNLERİ. 1. KURUL SORUMLUSU ve SINAV SALON BAŞKANI: 1. KURUL SORUMLU YARDIMCISI :

PROSTAT BÜYÜMESİ VE KANSERİ

ADENOĠDEKTOMĠ TONSĠLLEKTOMĠ KOMPLĠKASYONLARI

UÜ-SK KBB ANABİLİM DALI HİZMET KAPSAMI

BİRİNCİ BASAMAKTA PRİMER İMMÜN YETMEZLİK

LENFATİK VE İMMÜN SİSTEM HANGİ ORGANLARDAN OLUŞUR?

ÜSYE Güncel Tanı ve Tedavi

BIR GRİP SEZONUNUN BAŞıNDA İLK OLGULARıN İRDELENMESİ

ADENOĐD HĐPERTROFĐSĐNDE MEDĐKAL TEDAVĐ SEÇENEĞĐ: FLUTĐCASONE PROPĐONAT NAZAL DAMLA

Cerrahi Hastada Beslenme ve Metabolizma. Prof.Dr. İsmail Hamzaoğlu

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim Öğretim Yılı. Dönem 5 STAJ TANITIM REHBERİ

Sunum planı. Epidemiyoloji Tanım Sınıflama Değerlendirme Tedavi Özet

TİROİDİTLERDE AYIRICI TANI. Doç.Dr.Esra Hatipoğlu Biruni Üniversite Hastanesi Endokrinoloji ve Diabet Bilim Dalı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Patogenez Bronşektazi gelişiminde iki temel mekanizma rol oynar

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı 3.GRUP / SOLUNUM - DOLAŞIM BLOK

PRİMER SİLİYER DİSKİNEZİ HASTALARININ KLİNİK DEĞERLENDİRMESİ

KULAK, BURUN VE BOĞAZ HASTALIKLARI STAJI

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI TIPTA UZMANLIK EĞİTİM PROGRAMLARI. KBB-007 KBB Ab.D. Burun ve Paranazal Sinüs Hastalıkları Teorik Dersleri

SINIF 5 Saat Ders Düzey Öğretim Üyesi Anabilimdalı SOLUNUM - DOLAŞIM BLOĞU

Akciğer Kanserinde Evreleme SONUÇ ALGORİTMİ

Göğüs Cerrahisi Alkın Yazıcıoğlu. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi

T.C. İSTANBUL MEDİPOL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ

Saat 25 Eylül 2017 Pazartesi 26 Eylül 2017 Salı 27 Eylül 2017 Çarşamba 28 Eylül 2017 Perşembe 29 Eylül 2017 Cuma. Seminer

SİNÜS - AĞRI, BASINÇ, AKINTI

ASTIM «GINA» Dr. Bengü MUTLU SARIÇİÇEK

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

(ANEVRİZMA) Dr. Dağıstan ALTUĞ

ERİŞKİN HASTADA İNFLUENZAYI NASIL TANIRIM?

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

PROF. DR. TÜLİN TANER

KULAK BURUN VE BOĞAZ HASTALIKLARI STAJI

0,02 0,0199 0,018 0,016 0,014 0,012 0,01 0,0078 0,008 0,006 0,004 0,002

ÖĞRENİM HEDEFLERİ Öğrenciler 4. ve 5. sınıf stajları sonunda;

BU İNFLUENZA SALGIN DEĞİL: ÇOCUK VE ERİŞKİN HASTALARIMIZIN DEĞERLENDİRİLMESİ

ÇOCUKLARDA ADENOTONSİLLEKTOMİYE GÜNCEL YAKLAŞIM

AYDINLATILMIŞ HASTA ONAM FORMU

Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı 5. Sınıf ders programı:

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Tıkanma Sarılığı. Yrd. Doç. Dr. Zülfü Arıkanoğlu

LENFÖDEM ERKEN TANI VE ERKEN TEDAVİ GEREKTİREN BİR HASTALIKTIR!

3.Grup 1.Grup 4.Grup 2.Grup SOLUNUM - DOLAŞIM BLOĞU. Sayfa 1

Nebile ÖZDEMİR Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Organ Nakli Merkezi

:30 Kalp kapak hastalıkları ÖnT K Hüseyin UYAREL KARDİYOLOJİ

BAŞ-BOYUN LENF NODLARI

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Sunu planı. Solunum yetmezliği NON-İNVAZİV MEKANİK VENTİLASYON NIMV

KAN VE KAN ÜRÜNLERİNİN KANITA DAYALI KULLANIMI

LAPAROSKOPİK KOLOREKTAL KANSER CERRAHİSİNİN ERKEN DÖNEM SONUÇLARI:251 OLGU

Öksürük. Pınar Çelik

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

HASTALIKLARINDA. Dr.Gürsu Kıyan PhD. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Cerrahisi Anabilim Dalı

HORLAMA VE TIKAYICI UYKU APNESĠ HASTALIĞI. Prof. Dr. Ali Vefa YÜCETÜRK Celal Bayar Ün. Tıp Fak. KBB AD Öğretim Üyesi

ÜRÜN BİLGİSİ. ETACİD, erişkinler, 12 yaş ve üzerindeki adolesanlarda mevsimsel alerjik rinitin profilaksisinde endikedir.

Obstrüktif Uyku Apne Sendromu Cerrahi Tedavi

Burun yıkama ve sağlığı

HEREDİTER SFEROSİTOZ. Mayıs 14

NODULER GUATR DA CERRAHİNİN GENİŞLİĞİ. Dr. Serkan SARI SB İstanbul EAH

Adalet Elçin Yıldız, Sinan Genç, Berna Uçan, Suat Fitoz. Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi, Çocuk Radyolojisi Bilim Dalı, Ankara

ENFEKTİF ENDOKARDİT: KLİNİK VE EKOKARDİYOGRAFİ BULGULARI

STAJIN ADI: KULAK BURUN BOĞAZ. Tanım ve Amaç

Yrd. Doç. Dr. Hüseyin Katlandur

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

KBB TONSİLLEKTOMİ ADENOTONSİLLEKTOMİ PERİTONSİLLER ABSE RIZA BELGESİ

Paratiroid lezyonlarında USG ve Sintigrafinin Karşılaştırılması

DÖNEM IV 3. GRUP DERS PROGRAMI

BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ KULAK BURUN BOĞAZ ANABİLİM DALI PUBERTE ÖNCESİ ÇOCUKLARDA ADENOTONSİLLEKTOMİ SONRASINDA

ÇOCUKLARDA İDRAR YOLU ENFEKSİYONLARI (TANI&GÖRÜNTÜLEME) DOÇ.DR. DENİZ DEMİRCİ ERCİYES ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ ÜROLOJİ ANABİLİM DALI

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM III NEOPLAZİ VE HEMOPOETİK SİSTEM HASTALIKLARI DERS KURULU

Prof. Dr. Demir Budak Dekan. Eğitim Koordinatörü: Prof. Dr. Asiye Nurten EĞİTİM ÖĞRETİM YILI DERS KURULU 2

Lenfadenopatili ve Splenomegalili Hastaya Yaklaşım. Hazırlayan: Int. Dr. Ezgi KAYA Ocak 2014

DİCLE ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ DERS YILI DÖNEM III NEOPLAZİ VE HEMOPOETİK SİSTEM HASTALIKLARI DERS KURULU

Solunum Sistemine Ait Tıbbi Terimler. Müge BULAKBAŞI Yüksek Hemşire

İnsidental kanser. Dr. Ali İlker Filiz Haydarpaşa Sultan Abdülhamid Eğitim ve Araştırma Hastanesi Genel Cerrahi Kliniği

MYOLOGIA CRUSH SENDROMU. Dr. Nüket Göçmen Mas

Ders Yılı Dönem-III Neoplazi ve Hematopoetik Sistem Hast. Ders Kurulu

KLİNİK TIBBİ LABORATUVARLAR

EĞİTİM DANIŞMANLARI Serdar Gürel Özlem Coşkun

Kan Kanserleri (Lösemiler)

EPİSTAKSİS DR.NERMİN ERDAŞ KARAKAYA 1. KBB KLİNİĞİ DR.NERMİN ERDAŞ KARAKAYA ACİL TIP KLİNİĞİ ROTASYON SUNUMU

ULUSAL ENDOKRİN CERRAHİ KONSENSUS KONFERANSI

ÇOCUKLUK ÇAĞINDA AKUT KARIN DOÇ. DR. GONCA TEKANT CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ ÇOCUK CERRAHİSİ ANABİLİMDALI

DÖNEM 4 BÜTÜNLEġĠK DAHĠLĠYE STAJ KURULU AMAÇ VE HEDEFLERĠ AMAÇ

Yenidoğanda respiratuvar distres R. ÖRS Yenidoğan muayenesi R. ÖRS Yenidoğan muayenesi R. ÖRS

Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Anabilim Dalı. Romatoloji Bilim Dalı Olgu Sunumu 28 Haziran 2016 Salı

TÜMÖR BELİRTEÇLERİNİN KLİNİK TANIDA ÖNEMİ. Doç.Dr. Mustafa ALTINIŞIK ADÜTF Biyokimya AD 2006

Transkript:

TONSİLLEKTOMİ VE ADENOİDEKTOMİ Toplumda tonsil ve adenoid dokusundan kaynaklanan sağlık sorunları çok önemli bir yer tutmaktadır. Azalma göstermekle beraber adenotonsillektomi en sık girişim olarak yerini korumaktadır. Ancak günümüzde geçmiş yıllara oranla daha az yapılmaktadır. Bu immunolojik bilgilerdeki hızlı gelişmeler ile bu organların fonksiyonlarının daha iyi anlaşılmış olmasına veya her iki girişimin ayrı ayrı yapılma oranlarının artmasıma bağlı olabilir. Çünkü tonsillektomi yaplmadan uygulanan adenoidektomilerde iki kat artış vardır. Endikasyon tartışması, tonsil ve adenoid dokusu ile ilgili en küçük sorunda çıkarılmasl gerektigine inananlar ile nadiren cerrahi endikasyon olduğuna inananlar arasında çok uç görüşlerde değişmektedir. Adenotonsillektomi için karar verilirken her hasta ayrı ayrı değerlendirilmelidir. Özellikle immunoloji konusundaki hızlı gelişmelere ve bilgi birikimimizin artmasına karşın halen tonsil ve adenoid dokusunun çıkarılmasını gerektiren endikasyonları formüle edebilmek mümkün değildir. Ancak şimdi sıralayacağımız kriterler göz önüne alınacak olursa adenotonsillektomiden hastaların yararlanım oranları artacaktır. Cerrahi endikasyon için adenotonsiller hastalıklar, temel anatomi ve fizyolojiyi, klinik bulgulan ve güncel tıbbi tedavileri çok iyi bilinmelidir. Bu bilgiler ayrıca cerrahi için doğru hasta seçimi, girişim zamanının ve cerrahi teknikler ile komplikasyonlarının yönlendirilmesinde de çok gereklidir. Anatomi: Adenoid vejetasyon; farengeal tonsil olarak da bilinen adenoid vejetasyon dokusu nazofarenks posterior duvarında trianguler olarak yerleşmiş bir lenfoid doku kitlesidir. Doğumda bulunur ve hemen bakteriler tarafından içinde koloniler oluşturulur. Antijenik uyarım sonucu erken ve geç çocukluk döneminde büyümeleri devam eder. Bir çok kişide puberte ve erken yetişkinlik döneminde regresyona uğrar. Tonsildeki kriptlerden farklı olarak adenoid dokusu invagine olmuş derin mukozal kıvrımlardan meydana gelmiştir. Ayrıca total eksizyona olanak verecek bir fibroz kapsülü bulunmamaktadır. Tonsilla palatina:orofarenksin lateral duvarında yer almış ovoid şekilli lenfoid kitlelerdir. Derin yüzeyi m.consrictor pharyngeus superior' un fasyasına yapışmıştır. Ön sınırını palatofarengeus kası ile arka sınırını palatoglossus kas kıvrımı yapmaktadır. Alt ucu lingual tonsil dokusu ile uzanım gösterebilmektedir. Histolojik yapısı immunolojik bir organ olma özelliği göstermektedir. Tonsillerin (ve adenoidlerin) afferent lenfatikleri bulunmamaktadır. Baş boyundaki 300 kadar diğer lenf ganglionundan farkh olarak tonsillerin sadece efferent lenf yolları bulunmaktadır. 203

İnhale edilmiş veya yutulmuş antijenlerin doku içine ulaşması işin çok katlı epitel ile örtülü makroskopik 10 ila 30 kripta adı verilen invaginasyonlar tonsilde bulunmaktadır. Kripta epiteli, altındaki lenfoid dokuya antijeni ulaştıran mikroporlar ile özelleşmiş kompleks bir hücre sisteminden ( M-hücreleri ile antijen-işlemci hücreler) oluşmaktadır. Tonsil ve adenoidlerin immunolojisi oldukça karışık ve zor bir konudur. Organizmanın immunolojik savunmasının gelişimi ile lokal immunite ve immunitenin sistemik denetimi için tonsil ve adenoid çok gerekli eşsiz organlardır. Vücudun lenf bezlerinden farklı olarak, bu dokularda afferent lenf drenajı yoktur. Bu nedenle tonsil ve adenoidin özelleşmiş epiteli, antijenin tutulması ve immunolojik işlem işin son derece önemli bir yapıdır. Her iki dokunun da çıkarılma endikasyonu birbirlerinden bağmsız olmakla beraber eğer çocuk hastada tonsillektomiye karar veriımiş ise adenoidektomi operasyonun bir parçasını oluşturmaktadır.çunkü tonsillerin çıkarılıp adenoid dokusunun bırakıldığı hastalarda kompensatuvar bir hipertrofi meydana gelerek buna ait sorunlarla daha sonra karşılaşılmaktadır. Geçmiş yıllarda adenotonsillektomi endikasyonları içinde enfeksiyona bağlı olarak yapılan girişimler ilk sırada yer almıştır. Ancak bu dokuların immun sistemin önemli bir parçası olmaları nedeniyle günümüzde ameliyat endikasyonları içinde "obstrüktif" nedenli endikasyonlar ilk sırada yer almaktadır. Adenoidektomi: Ameliyat endikasyonlarından önce bazı tanımlamaların bilinmesinin yararı olacaktır: Akut adenoidit Üst solunum yolları enfeksiyonu ile bakteriyel rinosinüzitten ayrılması son derece zordur. Pürülan rinore, burun tıkanıklığı, ateş, sık olarak otitis media görülür. Akut enfeksiyon ile birlikte olan horlama enfeksiyonun düzelmesi ile kaybolur. Rekürren akut adenoidit 6 ay içinde biribirinden ayrı dörtten fazla akut adenoidit atağını tarif eder. Rekürren akut sinuzitten ayrılması oldukça zordur ve radyolojik inceleme gerekir. Kronik adenoidit Sürekli burun akıntısı, nefesin kokması, postnazal akıntı, kronik konjesyon ile karekterli bir tablodur. Benzer semptomlar kronik sinuzitte de olduğundan ikisinin ayrılması zorluk gösterir. Sinuzit ile birlikte görülse de otitis media daha çok kronik adenoiditte görülen bir durumdur. Obstrüktif Adenoid hiperplazisi * Burun tıkanıklığı, rinore, büyümüş adenoidin yaptığı nazofarengeal tıkanıklığa bağlı hiponazal ses (rinolali cloasa). Adenoidektomi Endikasyonları Obstrüksiyon -Adenoid hiperplazisi ile birlikte kronik burun tıkanıklığı veya zorunlu ağız solunumu -Uyku apnesi -Üst solunum yollarının daralması ile sonuçlanan ağır derecede orofasiyal ve dental anomaliler -Diğer nedenlerle açıklanamayan 204

-Gelişme bozuklukları -Cor pulmonale -Beslenme bozuklukları -Konuşma bozuklukları Enfeksiyon -Rekürren veya kronik adenoidit -Rekürren veya kronik effüzyonlu otitis media -Kronik otitis media Neoplazi -Benign veya malign neoplazi şüphesi Klinik açıdan en önemli sorun, kronik adenoidit ile kronik sinuzitin ayrılmasındaki zorluktur. Çünkü ikisi de rinore, öksürük ve postnazal akıntı gibi benzer semptomlar ile karşımıza çıkmaktadır. İki patolojinin birlikte olması da mümkündür. Medikal tedavinin yarar göstermediği durumlarda adenoidektomi iki hastalıgın ayırıcı tanısında yararlı olabilir. Adenoidektomi sonrası semptomların devam etmesi sinuslerde olabilecek hastalığın daha ileri tetkiki ile tedavisini gerektirmektedir. Obstrüktif adenoid hiperplazisi anamnez ve fizik bakı ile tanınabilir. Daha önce belirtilen obstrüktif semptomların allerjik ve non-alleijik rinit ve sinüzit ile karışabileceği unutulmamalıdır. Obstrüktif semptomların varlığı ve şiddeti fizik bakı ile kanıtlanabilir. * ağız açık duruş * uzamış ve düzleşmiş orta yüz bölgesi * göz altında siyah halkalar "adenoid yüz" görünümünü oluşturur. Ancak bu yüz şeklinin alleijik rinitli veya diğer burun tıkanıklığı yapan nedenlerle de olabileceği hatırlanmalıdır. Obstrüksiyon maksiller-mandibuler ilişkide anormalliklere neden olabilmektedir. Ancak nazal obstrüksiyonun varlığı kesin olarak kanıtlanmadığı durumlarda malokluzyon tek başına bir cerrahi endikasyon değildir. Nazal konuşma ise çocuğa nazal emisyonunu gösteren " mama" "muz" "man" gibi kelimeler söyletilerek değerlendirilebilir. Bunlar aynca nazal çıkışı olmayan kelimelerin söylenmesi ile de kıyaslanabilir "bas" bol" kaz"gibi. Aynca çocuğun burnu kapatılıp bu heceler söylenerek açık durum ile de kıyaslama yapılabilir. Uygun nazalitenin bulunmaması obstrüktif adenoid hiperplazisini düşündürmelidir. Fizik bakıda anterior ve posterior rinoskopi ve fleksibl fiberoptik bakı yapılabilir. Obstrüksiyon için tipik bulgu ve semptomların varlığında lateral kraniyal radyografi gereksizdir. Bununla beraber semptom ve bulguların uygunluk göstermediği durumlarda bu tipte radyolojik incelemeler sinus grafileri de eklenerek yararlı olabilmektedir. Adenoid cerrahisinin düşünüldüğü her hastada damak mutlaka çok iyi bir şekilde degerlendirilmelidir. Gizli veya belirgin submukozal damak yarığı adenoid hiperplazisi ile maskelenebilir. Eğer bu sorun cerrahi öncesi farkedilmezse velofarengeal yetmezlik ve hipernazalite meydana gelebilmektedir. 205

* Bifid uvula * anormal damak hareketi * kaslann orta hattaki diastazı * sıvıların burundan gelmesi öyküsü * ailesel damak yetersizliği ve yarığının bulunmaması adenoidektomi öncesi mutlaka nazofarengoskopik bakıyı gerektirir. Güncel olarak adenoidektomi için kabul edilen yöntem keskin küretler veya adenotom ile dokunun çıkarılmasıdır (Şekil 1-2). Operasyon lokal veya genel anestezi altında yapılabilir. Hemostaz intraoperatif tamponlama, bizmut subgallat veya elektrokoterin operasyon yatağına uygulanması ile yapılabilir. Şekil 1-2: Adenoidektomi Kontrendikasyonlar -damak yarığı -velofarengeal yetmezlik Komplikasyonlar -Kanama -Nazofarengeal stenoz -Tortikolis -Cerrahi sırasında hiperekstansiyona bağlı c1-c2 subluksasyonu Tonsillektomi: Tonsillektomi endikasyonlarını sıralamadan önce yine bazı tanımlamaların yapılması uygundur; 206

.Akut tonsillit * Eritamatoz veya eksüdatif tonsiller * Bogaz ağrısı * Disfaji * Servikal lenfadenit Ateşin 39-39,5 dereceye ulaştığı bir klinik tabloyu tarif etmektedir..rekurren akut tonsillit Bir yılda 4 ile 7, birbirini takibeden iki yılda 5 episod ile birbirini takibeden üç yılda her yıl 3 akut tonsillit atağının tanımlandığı bir durumdur..kronik tonsillit * Kronik boğaz ağısı * Nefesin kokması * Tonsillerden palpasyon ile magma çıkması * Anterior plikalarda hiperemi * Palpasyonla hassas servikal lenfadenopatinin var olduğu bir klinik tablodur. Obstrüktif tonsiller hipertrofi Büyümüş tonsiller ile birlikte * horlama ve obstrüktif sleep apneye * disfajiye * ses değişikliklerine neden olabilirler. Bu semptomların olmadığı ve çocuğun sağlığının bozulmadığı tonsiller hipertrofide cerrahi endikasyon yoktur. Hipertrofik olarak değerlendirilen tonsillerin büyük bir kısmı, çocukluk çağında rölatif tonsil dokusunda olan büyüklükten dolayı, yanlış olarak hipertrofik olarak değerlendirilmektedir. İmmunolojik bir aktivitenin bir göstergesi olarak gelişmiş basit tonsiller hipertrofi cerrahi bir endikasyon oluşturmaz. Benign ve malign hastalıklar tonsil ve adenoidlerde olabileceğinden özellikle tek taraflı hipertrofilerde daima kuşku duyulmalıdılr. Geç yaşlarda adenoid dokusunun varlığı yine malignite yönünden araştırma gerektirir. Tonsilıektomi Endikasyonları.Obstrüksiyon -Obstrüksiyon ile birlikte tonsiller hiperplazi -Uyku apnesi ve uyku bozuklukları -Üst solunum yollarının daralması ile sonuçlanan ağır derecede oro-fasiyal ve dental bozuluklar -Diger nedenler ile açıklanamayan; gelişme bozuklukları, cor pulmonale, beslenme bozuklukları, konuşma bozuklukları 207

-.Enfeksiyon -Rekürren ve kronik tonsillit -Tonsillit ile birlikte * peritonsiller abse * servikal lenf nodu absesi -Kronik tonsillit ile birlikte * sürekıi boğaz ağrısı * palpasyona duyarlı servikal adenit * halitozis -Tonsillolitiyazis -Difteri portorlügü -Tıbbi tedaviye cevapsız semptomatik streptokok taşıyıcılığı -Servikal Tbc lenfadenit -Rekürren veya kronik otitis media.neoplazi -Benign veya maıign neoplazi şüphesi Preoperatif Hazırlık * Kanama egilimi için dikkatli bir ailesel anamnez * Tam hematolojik degerlendirme -Kanama zamanı -protrombin zamam -parsiyel tromboplastin zamanı -trombosit sayımı * Testlerin veya anamnezin diyatez işin şüpheli olması halinde hematolojik konsultasyon * malign hipertermi yönünden ailesel öykünün araştırılması Adenotonsillektominin geçici kontrendikasyonları Yaş; 4 yaş altında enfeksiyon nedenli tonsillektomi immunolojik gelişimin tamamlanmaması ve çocuğun glikojen depolarının yetersizliği ve kanama sonrası meydana gelebilecek şoka karşı direncinin düşük olmasından dolayı yapılmamalıdır. Obstrüktif nedenlerle ise 4 yaş altında ancak tek taraflı olarak yapılmalıdılr (Adeno- monotonsillektomi). Adenoidektomi de yaş sınırı yoktur. Üst yaş sınırı ise enfeksiyon nedenli olarak 65 yaş olarak söylenebilirse de neoplazi işin her yaşta yapılabileceğinden tonsillektominin üst yaş sınırı yoktur Akut üst solunum yolu enfeksiyonunun 208

varlığında Diabetin regüle olmaması Hamilelikte Menstürasyon Polio epidemisinin varlığında veya çocuğun polio aşılarının yapıldığı dönemlerde Adenotonsillektominin kalıcı kontrendikasyonları.hemorajik diyateze neden olabilecek aplastik anemi, agranulositoz, lösemi gibi kan hastalıkları.dekompanze kalp ve karaciğer hastalıkları.kronik böbrek yetmezligi Ozet olarak elektif tüm cerrahi uygulamalara kontrendikasyon oluşturan durumlar adenotonsillektomi işin de geçerlidir. Cerrahi: Cerrahi teknikler çok çeşitlidir ve hepsinin kendine özgü avantajları vardır. Ancak ortak yönler şöyle sıralanabilir; * Subkapsüler planda dikkatli disseksiyon * hemostazın saglanması Operasyon lokal veya genel anestezi ile yapılabilir. Klasik olarak iki teknik uygulanmaktadır. -Sluder-Ballenger metodu ile giyotin tonsillektomisi -Disseksiyonlu tonsillektomi yöntemi (Şekil 3-5) -Laser ile tonsillektomi (yaygın değil) Şekil 3-5: Diseksiyonlu tonsillektomi ve hemostaz 209

Komplikasyonlar Kanama; kanamaların büyük bir kısmı ilk 24 saat içinde görülür ki, buna erken kanama denir. Geç kanamalar 8-10 gün sonra görülen kanamalardır. İyatrojenik uvula ve damak yaralanmaları Kusma Dehidratasyon Hava yolu obstrüksiyonu Aspirasyon pnömonisi Derin boyun enfeksiyonları Ölüm: Tonsillektomi 1/10.000 ile 1/16.000 arasmda mortalitesi olan bir cerrahi girişimdir. 210