Müşterilerine, 1997 yılından bu yana Tekbaş A.Ş. bünyesinde TEKBAŞ UN markasıyla hizmet vermekte olan şirketimiz, kısa zamanda çalışma sahasında üncü konuma gelmeyi başarmıştır. Bugün Türkiye nin her tarafında unlu mamül işletmecilerinin aşina olduğu, güvenle kullandığı markalar olan DESTAN, HAKAN, FERMAN, TRABZON VAKFIKEBİR, ŞAHAN, KAĞAN, SULTAN, DERMAN, CİVAN ve OZAN buğday unu konusunda pek çok pazarda lider veya önemli bir diğer seçenek haline gelmiştir. Gelişmekte olan yeni ekmeklik piyasasında RÜŞEYMİKS, ÇAVDAR MİKSİ, YULAF MİKSİ, TAHIL MİKSİ ve TAM BUĞDAY UNU isimleriyle müşterilerimizin beğenisini kazanmıştır. TEKBAŞ UN sahip olduğu vizyonu ve değerleri ile girişimci, değişimci, yenilikçi ve esnek yapısını her geçen gün daha da geliştirip ileriye götürmek ve maksimum müşteri memnuniyeti için çalışmaktadır. TEKBAŞ UN 5400 m 2 lik açık alan ve 2500 m 2 lik kapalı alana sahip modern üretim tesisi, kalifiyeli kadrosu ve 35.000 ton buğday depolama tesisleri ile günlük 300 ton buğday unu üretimi gerçekleştirmektedir. Gerçekleştirilen üretim Türk Standartları Enstitüsü tarafından onaylanmış Kalite ve Gıda Güvenliği Yönetim Sistemlerince (ISO 9001:2008 ve ISO 22000) kontrol edilmektedir. Sloganımız olan Un da bir sultan anlayışı ile hareket etmekteyiz. Buğday ununda en kalitelisine, en sağlıklısına daima daha iyisi, daha uygunu arayışına odaklanmış bulunuyoruz. MİSYONUMUZ Sektöründe yeni fikir ve girişimlerle farklı açılımların, yeni fırsatların oluşmasını sağlamak; dinamik yapısıyla sektörün değişen konjonktürüne uyumunda öncü olabilmek. VİZYONUMUZ Müşteri beklentilerini öngörerek uygun kalitede ve gıda güvenliği standartlarına uygun toplum bilincine sahip hep daha iyisini hedefleyerek gerçekleştirmektedir.
EKMEK VE BESLENME Bilinçli bir diyet uygulaması, sağlıklı yaşama kapısını aralamada önemli bir faktördür. Ne yediğine dikkat eden ve diyet ile sağlık arasındaki bağın ne kadar kuvvetli olduğunun farkında olan tüketiciler gıda bilimi ve sanayideki gelişmeleri yakından takip eder hale gelmiştir. Bu durum fonksiyonel özellikteki çeşitli maddelerin veya toplumda eksikliği görülen besinlerin bulunduğu gıdaları ön plana çıkarmıştır. Tüm dünya otoritelerince diyetteki önemi kabul görmüş olan tam tahıllar (taneli veya kepekli) tüm bu gelişmelerde baş rolde değerlendirilmektedir. Her hububat üç temel kısımdan oluşmaktadır ve her kısımda farklı besinler ihtiva etmektedir. Kepek : Lif, B Vitaminleri, Mineralleri. Endosperm : Karbonhidratları (nişasta, dirençli nişasta, lif ve inulin), Protein, bazı B Vitaminlerini. Ruşeym : B Vitaminlerini, E Vitamini, Mineralleri, Esansiyel yağ asitlerini, Fitokimyasalları, Doymamış yağları içermektedir. Tam buğday unu protein ve diyet lifleri bakımından iyi bir kaynaktır. Beyaz una göre daha az karbonhidrat içermektedir. %14 protein içeriği ile diğer hububatlara göre yüksek bir protein içeriğine sahip olup, temel (esansiyel) aminoasitlerin sekizini de içermektedir. Sadece lysine bakımından eksiği vardır. Bu eksiklikte diyete eklenen fasulye ve et sayesinde takviye edilebilmektedir. DİYET LİFLERİ Diyet lifleri, bitkisel gıdaların özellikle hücre duvarlarının yapısını oluşturan ve insan üst sindirim sisteminde sindirme ve emilimi kısmi olarak gerçekleştirilebilen maddelerdir. Nişasta dışındaki polisakkaritler, enzimlere dirençli nişastalar ve ligninler diyet lifleri grubunda mütalaa edilmektedir. Bu lifler hububatların en fazla dış yüzeylerinde bulunmakta olup, kepeklerinin diyete dahil edilmesi ile en fazla yara sağlanabilmektedir. Pek çok ülkede otoritelerce alınımı tavsiye edilen diyet ligi miktar günde 25-35 gram dır. Diyet liflerinin önemli kaynağı hububatlar olup, özellikle buğday ile çavdar bu kazanımı arttırmaktadır. Tavsiye edilen miktar göz önüne alındığında lifli gıdaların diyetinizdeki ağırlığının artması gerektiğini söyleyebiliriz. Her sofranın vazgeçilmezi, esası olan ekmek ise bu gereksinimi toplumun her bireyi için mümkün kılmaktadır. Diyet lifleri bakımından zengin bir öğünün insan sağlığı üzerinden pek çok yararının olduğu bilinmekle birlikte önemli bir katkısı vücut ağırlığının kontrolünde yardımcı olabilmesidir. Hububatların kepeği ve dış katmanlarınca zengin olan ayrışmamış gıdalar vücuda alınan gıdaların toplam hacmini arttırdığında tokluk hissinin daha uzun süre devam etmesini sağlamaktadır. Bu etkisini, çözünebilir liflerin sindirim sistemindeki gıdaların yoğunluğunu arttırarak, midenin işlevini daha uzun sürmesini sağlamasıyla göstermektedir. Alınan gıdaların daha uzun süre midede bulunması ise doluluk hissini arttırır ve diyetlerde yardımcı olur. Amerika Gıda ve İlaç Dairesi 1999 yılında içeriğinde %51 ve daha fazla tam hububat içeren gıdalar için verdiği bildiride : Ayrışmamış hububatlarca zengin, toplam yağ miktarı, doymuş yağ oranı ve kolesterol miktarı düşük gıdaların ağırlıklı olduğu diyetler kalp hastalıklarının ve bazı kanserlerin oluşma riskini düşürebilir. Açıklamasını yapmıştır.