E.COLI İNFEKSİYONLARI

Benzer belgeler
SALMONELLA İNFEKSİYONLARI

ENTEROBAKTERİ İNFEKSİYONLARI

Tavuklarda Mikoplazma İnfeksiyonları: Koruma ve Kontrol

ENTEROBAKTERİ İNFEKSİYONLARI

KANATLI HAYVANLARDA AVIAN INFLUENZA (=TAVUK VEBASI)

ENTEROBACTERIACEAE FAMİLYASI

Enterohemorajik Escherichia coli nin Gıda Güvenliği Yönünden Önemi

Enterobakteriler. Dr. Kaya Süer. YDÜ Tıp Fakültesi İnfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji AD

VİBRİONACEAE FAMİLYASI. Dr.Tuncer ÖZEKİNCİ D.Ü TIP FAKÜLTESİ TIBBİ MİKROBİYOLOJİ A.D

ENTERİK BAKTERİLER. Enterik bakteriler barsak florasında bulunan bakterilerdir

MİKOPLAZMA İNFEKSİYONLARI

Kanatlılarda Salmonella İnfeksiyonları ve Kontrolünde Temel Prensipler

GIDA KAYNAKLI HASTALIKLAR. Gıda orijinli hastalıklar gıda zehirlenmesi gıda enfeksiyonu olarak 2 ana gruba ayrılır.

NEWCASTLE HASTALIĞI (YALANCI TAVUK VEBASI)

MİKOPLAZMA İNFEKSİYONLARI HÜCRE DUVARI YOK!!!

İnfeksiyöz laringotraehitis

İMMUNİZASYON. Bir bireye bağışıklık kazandırma! Bireyin yaşı? İmmunolojik olarak erişkin mi? Maternal antikor? Konak antijene duyarlı mı? Sağlıklı mı?

ANTRAKS (ŞARBON) septisemik, bulaşıcı, zoonoz

Kanatlı Hayvan Hastalıkları

Y. pestis, Y. pseudotuberculosis, Y. enterocolitica

AVIAN TUBERCULOSIS (KANATLI TÜBERKÜLOZU) Etken: Mycobacterium avium

İnfeksiyöz Bronşitis

Staphylococcus türleri ile ilgili genel bilgiler ve analiz yöntemleri klinik mikrobiyoloji ve gıda mikrobiyolojisi bölümlerinde de bulunmaktadır.

Salmonella. XLT Agar'da Salmonella (hidrojen sülfür oluşumuna bağlı olarak siyah) ve Citrobacter (sarı) kolonileri

laboratuar muayeneleri esastır.

BAKTERİLERDE GENETİK MADDE AKTARILMASI

İzolasyon ve İdentifikasyon

GIDALARDA ÖNEMLİ MİKRO ORGANİZMALAR: Gıdalarda önem taşıyan mikroorganizmalar; bakteriler, funguslar (maya-küf) ve virüslerdir.

VOGES PROSKAUER TESTİ

SALMONELLA ARANMASI. a. GENEL ÖZELLİKLERİ

Streptococcus. 01. Genel Bilgiler. 02. Etiyoloji

Avian chlamydiosis (Kanatlı Klamidyozu)

Komplike deri ve yumuşak doku enfeksiyonu etkeni çoklu dirençli patojenlerin bakteriyofaj duyarlılıklarının araştırılması

GURM (Strangles) (su sakağısı)

Takım: Bacillales Familya: Staphylococcaceae Genus: Staphylococcus

BAKTERİLERDE EKSTRAKROMOZAL GENETİK ELEMENTLER

DOMUZ PLEUROPNEUMONİSİ. Dr. Kemal METİNER

İ. Ü İstanbul Tıp Fakültesi Tıbbi Biyoloji Anabilim Dalı Prof. Dr. Filiz Aydın

ÇOKLU TÜP FERMANTASYON YÖNTEMİ İLE TOPLAM KOLİFORM TAYİNİ. Koliform Bakteri Grubunun Tanımı

Staphylococcus Gram pozitif koklardır.

MİKROBİYOLOJİ LABORATUVARINDA UYULMASI GEREKEN KURALLAR

Kuşlarda Psittacosis. Veysel TAHİROĞLU

Riketsia, Bedsonia, Klamidya ve virüsler canlı ortamlarda ürerler. Canlı ortamlar üç kısma ayrılır.

VETERİNER MİKROBİYOLOJİ ANABİLİM DALI

SAĞLIK ÇALIŞANLARININ ENFEKSİYON RİSKLERİ

Kanatlı. Hindilerde salmonellanın başarıyla azaltılması

DOMUZ PLEUROPNEUMONİSİ. Dr. Kemal METİNER

Gram Negatif Bakteriler

BRUSELLOZUN İNSANLARDA ÖNLENMESİ VE KONTROLÜ

Termofilik kampilobakterler

ADIM ADIM YGS-LYS 55. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-15 VİRÜSLER

Gıda zehirlenmeleri neden önemlidir?

Salmonella Enfeksiyonları

Avian Influenza Tavuk Vebası Hastalığı Kuş Gribi

SU VE BESİNLER İLE BULAŞAN HASTALIKLAR VE KORUNMA YOLLARI

HAYVANLARDA BRUCELLOSİS VE. Uzm.Vet.Hek.Nedret AYDIN

Gıda Zehirlenmeleri. 10,Sınıf Enfeksiyondan Korunma. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri. Gıda Zehirlenmeleri

GASTROENTERİT YAPAN VİRUSLAR VE ENFEKSİYON OLUŞTURMA MEKANİZMALARI

Profoks Cihazından Üretilen Gazın Yumurtacı ve Etçi Tavuk İşletmelerinde Kullanılmasının Etkileri

Gram (+)Bakterilerde Duvar Yapısı Gram (-) Bakterilerde Duvar Yapısı Lipopolisakkaritin Önemi

BALIKLARDA PSEUDOMONAS İNFEKSİYONLARI. Yüksel DURMAZ Uzman Veteriner Hekim

İnsan Mikrobiyom Projesi. Prof. Dr. Tanıl Kocagöz

Hücre çeperi (Hücre duvarı)

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA YUMURTA IÇIN AGRALYX!

Kanatlı. Selko-pH Uygulamasının Broylerlerde Canlı Ağırlık ve Yem Tüketimine Etkisi

ORT İnfeksiyonları ORNİTOBAKTERİYOZ

T.C. GIDA TARIM VE HAYVANCILIK BAKANLIĞI GIDA VE KONTROL GENEL MÜDÜRLÜĞÜ. Dr. Nahit YAZICIOĞLU Daire Başkanı

Pastırmada Enterokoklar

Mikroorganizmalar gözle görülmezler, bu yüzden mikroskopla incelenirler.

CORYNEBACTERİUM İNFEKSİYONLARI

KAPLANMIŞ KALSİYUM BÜTİRAT IN SİNDİRİM SİSTEMİ SAĞLIĞI VE FONKSİYONLARI ÜZERİNE ÇOKLU ETKİSİ

Etiyoloji Hastalığın etkeni olan Pasteurella multocida Gram negatif, hareketsiz çomak Taze kültürler, infekte dokular ve kandan yapılan preparatlarda

Türk Eczacıları Birliği Eczacılık Akademisi

NATURAZYME Naturazyme enzim grubu karbohidrazlar, proteaz ve fitaz enzimlerini içerir.

MİKOPLAZMA İNFEKSİYONLARI

DİYARELİ OLGULARDAN ELDE EDİLEN DIŞKI ÖRNEKLERİNDE E. COLİ O157: H7 ARAŞTIRILMASI

İlk «sarı renkli koliform» olarak 1929 da rapor edildi

Bornova Vet.Kont.Arst.Enst.

Kırmızı Tavuk Biti (Dermanyssus gallinea, Tavuk Akarı)

DAHA İYİ ÖZEL FORMÜLASYON. Yumurta Verim Kabuk Kalitesi Yemden Yararlanma Karaciğer Sağlığı Bağırsak Sağlığı Bağışıklık Karlılık

Genetik Yöntemlerle Bakterilere Gen Transferleri. (Cüneyt Akdeniz)

ADIM ADIM YGS LYS Adım DOLAŞIM SİSTEMİ 5 İNSANDA BAĞIŞIKLIK VE VÜCUDUN SAVUNULMASI

Biyolojik Risk Etmenleri

Doç. Dr. Alev Gürol BAYRAKTAROĞLU

Bakteriyofajlara kısaca faj da denilmektedir

TULAREMİ: Etken ve Epidemiyoloji. Doç.Dr. Aynur Karadenizli Kocaeli Üniversitesi Mikrobiyoloji AD

Gıda Kaynaklı İnfeksiyon Hastalıkları

Özel Formülasyon DAHA İYİ DAHA DÜŞÜK MALIYETLE DAHA SAĞLIKLI SÜRÜLER VE DAHA FAZLA CIVCIV IÇIN OVOLYX!

Clostridium. Clostridium spp. Clostridium endospor formu. Bacillus ve Clostridium

MİKOPLAZMA İNFEKSİYONLARI

MİKROBİYAL BULAŞMA KAYNAKLARI

T.C. Sağlık Bakanlığı Türkiye Halk Sağlığı Kurumu

Normal Mikrop Florası. Prof.Dr.Cumhur Özkuyumcu

Mikotoksin nedir? En sık karşılaşılan mikotoksinler; Aspergillus Penicillium Fusarium Alternaria

AŞI-2 VEYSEL TAHİROĞLU

PATOLOJİ ANABİLİM DALI LİSANSÜSTÜ DERS PROGRAMI

Çocukta Kusma ve İshal

Enstitü Zorunlu Dersleri (I.YARI YIL) Öğrenci Kredisi

Sığırlarda Paratüberküloz PARATÜBERKÜLOZ

Nobilis Salenvac T. Salmonella ile mücadelede öldürücü yumruk

Transkript:

E.COLI İNFEKSİYONLARI

Etiyoloji E. coli Enterobacteriaceae familyasının Escherichia genusu Gram negatif sporsuz Genellikle hareketli Bazı suşlar da kapsüllü Kanatlılarda hastalık yapan E. coli lere Avian Pathogenic E. coli (APEC)

E. coli fakültatif anaerobik Üreme Mac Conkey agar, EMB agar vs. 37 O C de 24 saatte S tipli koloniler oluşturur Buyyonda homojen bulanıklık yapar Oksidaz negatif Bazı karbonhidratları (laktoz, mannitol, glukoz, trehaloz, ksiloz) asit ve gaz oluşturarak fermente eder. İndol, Metil Red (MR) ve nitrat testleri pozitif Ürease, Voges Proskauer (VP), Sitrat, DNase ve fenilalanin deaminase testleri ise negatiftir.

E. coli nin antijenik yapısı Somatik O antijeni: Polisakkarid yapısında ısıya dirençlidir. E. coli lere ait 160 a yakın serogrup tesbit edilmesine rağmen, kanatlılarda bunların 15 i önemlidir. En fazla rastlanılan serogruplar 01,02, 08, 015, 018, 035, 078, 088, 0109 ve 0115 dir. 01, 02 ve 078 en tanınmış patojenlerdir.

Kapsüler (K) antijen: E. coli lerde polisakkarid (Nasetil neuraminik asit) yapısında ve ısıya duyarlıdır. K antijenine göre 100 civarında serogrup tesbit edilmiştir. APEC suşlarda K antijeni özellikle 01 ve 02 serogruplarında tesbit edilmiştir. Flagella (H) antijeni: Protein yapısında olup ısıya duyarlıdır. E. coli 60 a yakın serogruba bu antijenik yapısıyla ayrılmaktadır. Bu 3 antijenik yapıya göre 01:K1, 02:K1, 078:K80 ve 01:K1:H5 serotiplerinin kanatlı infeksiyonlarında çok önemli olduğu bilinmektedir.

APEC lerde önemli olan bir patojenite faktörü de plasmidler tarafından kodlanan piluslardır (fimbria). Normal piluslar adezin özelliğine sahiptir. Patojenitede etkili olurlar. İki grup halinde incelenirler. F1 Fimbria (tip 1): Bu piluslar E. colinin sindirim sistemi mukozasına tutunmasına yararlar. İnvivo ve invitro olarak gösterilebilen bu bağlanma spesifik anti-tip 1 fimbria serumu ve D-mannose (mannoz sensitif-ms) ile önlenebilir.

P fimbria: Bu adezinlerin, ilk kez insanlarda üriner sistem infeksiyonlarında rol oynadığı tesbit edilmiştir. APEC suşlarında bulunmasına rağmen, Mannoz Rezistans (MR) özellikte olmaları nedeniyle, bu fimbriaların üst solunum yollarına ilk kolonizasyonda etkili olmadıklarını ancak infeksiyonun ileri aşamalarında rol oynadıklarını düşündürmektedir. Seks pilusları: Konjugasyonda görev alırlar ve dirençlilik faktörleri (R-plasmidler) gibi bazı plasmidlerin suşlar arasında aktarılmasını sağlarlar.

Enterotoksinler E. coli'ler enterotoksin sentezleyerek de hastalık oluşturabilmektedir. E. coli enterotoksinleri Stabil toksin (ST) ve Labil toksin (LT) denilen iki komponentten meydana gelmiştir. Enterotoksin sentezleyen E. coli'ler Enterotoksijenik E. coli (ETEC) diye adlandırılırlar. Avian patojenik E. coli'de bu toksinin de etkili olabileceği düşünülmektedir. Özellikle Labil toksin (LT)'in Y-1 adrenal hücrelerine ve vero hücreleri üzerine sitotoksik aktivitesi bulunmaktadır.

Aerobaktin E. coli genellikle barsaklarda daha fazla üreyebilmektedir. Zira üremesi üzerine etkili serbest Fe dokularda ve mukozalarda çok azdır. Ancak Fe den yararlanmak için E. coli yapısında bulunan düşük moleküllü bileşikler, sideroforlar (protein) yardımıyla organizmada transferrin veya laktoferrin gibi demire bağlanmış moleküllerden Fe i kazanır. Bu sideroforlar 2 çeşittir. Fenolat siderofor enterobaktin daha ziyade E. coli lerin Entero Pathogenic E. coli (EPEC) ve Enterotoksijenic E. coli (EIEC) suşlarında sentezlenir. Hidrosomat siderofor aerobaktin ise E. coli nin (Entero Invaziv E. coli-eiec) invaziv infeksiyonlarında etkili olmaktadır.

Bakteriosinler E. coli'lerin bakteriyosinleri kolisin diye adlandırılmaktadır. Kolisin sentezleyen E. coli, bu madde sayesinde bir başka E. coli üzerinde öldürücü etki gösterir. Kloroform ve U.V.den etkilenmeyen kültür filtratlarında bulunan kolisinlerin patojenite ile ilgisi yoktur. Ancak 20'den fazla sayıda olan ve A'dan V'ye kadar isimlendirilen kolisinler sayesinde E. coli'ler tiplendirilebilmektedirler.

Bakteriyofajlar E. coli'lerin de diğer bazı bakteriler gibi türe spesifik fajları bulunmaktadır. Bazı genetik madde aktarımlarında ve tiplendirmede önemli olan bu fajlar oldukça fazla sayıdadır.

Epidemiyoloji E. coli infeksiyonları başta tavuk olmak üzere hindi, kaz, ördek ve diğer kanatlılarda görülür. Kolibasillozis genellikle gençlerin hastalığıdır. Kötü yetiştirme, mikoplazmalar, viruslar, bazı parazitler ve stres hastalığın oluşmasında predispoze edici faktörlerdir. E. coli ler kanatlıların sindirim sisteminin normal florasını oluşturmaktadır. Aynı zamanda farenks ve trachea da, çevresel kontaminasyona bağlı olarak deri ve tüylerde de bulunabilirler.

Genellikle barsak florasında 10 4-10 7 cfu/g, tüylerde 10 8 E.coli/g ve altlıkta 10 6 E.coli/g normal kabul edilmektedir. Sağlıklı kanatlılarda bu sistemlerden non-patojenik E.coli lerin yanısıra patojenik E.coli lerde izole edilebilir. Kanatlıların E.coli ile bulaşması yumurtlamayı izleyen ilk saatlerde oluşmakta ve E.coli ler hızla çoğalmaktadır.

Yumurtalar kloakadan geçerken kontamine olabildikleri gibi yumurta folluklarında veya kirli altlığa düştüklerinde de kontamine olabilirler. Ayrıca salpingitis sonucu da yumurtalar kontamine olabilmektedir. Bazı olgularda yumurtaların %0.5-6'sının E. coli içerdiği bildirilmektedir. Dolayısıyle embriyonal ölümler, sarı kesesi infeksiyonu ve omfalitis olguları bu tür bulaşmayla şekillenir.

Horizontal bulaşma ise diğer kanatlılarla temas veya dışkıyla bulaşmış su ve yemin alınmasıyla olur. Bu bulaşmada sindirim ve solunum sistemi büyük önem taşır. Solunum sistemiyle bulaşmada genellikle E. coli hava yolu ile alınmaktadır. Kanatlılar E. coli leri ya tozlarla ya da altlıktan inhalasyonla alırlar. Etken kontamine hava keselerinden basit bir temasla genital sisteme yayılır. Bunun sonucu olarak ovaritis, salpingitis ve peritonitis görülür. Sindirim sistemi ile alınan etken ise genellikle ishale neden olur. Özellikle bağırsaklara ait bazı suşlar ishal sonrası infeksiyonu başlatır.

E. coli primer hastalık etkeni olabildiği gibi, bir çok hastalıkta da sekonder etken olarak izole edilmektedir. Önemli klinik bulgulara neden olan E. coli'nin fakültatif patojenik özelliği de unutulmamalıdır.

Semptomlar Kolibasillozisin semptomları etkiledikleri sisteme göre değişmektedir. Aşağıda E. coli'nin primer veya sekonder olarak etken olduğu infeksiyonların klinik ve nekropsi bulguları verilmiştir.

Solunum sistemi kolibasillozisi: Çok yoğun yetiştirmelerde görülen ve genellikle de mikoplasma veya viral bir infeksiyona E. coli'nin sekonder etken olarak katılması sonucu ortaya çıkan bir hastalıktır. Bazen de 6-8 haftalık kanatlılarda stres ve yanlış yetiştirmeye bağlı olarak primer etken olabilir. Ayrıca, parazitler, mantar infeksiyonları ve beslenme yetersizlikleri etkilidir.

Genellikle halsizlik, depresyon ve tüylerde karışıklık, güç ve hızlı soluma görülür. Yine nonspesifik olarak kanatlılarda omurilik, gözyaşı ve sinusitus ve karakteristik olarak da hırıltılı soluma farkedilir. Nekropside aerosakkulitis'ler, özellikle hava keselerinde fibrinöz kalınlaşmalar göze çarpar. Visceral organlar koyu renklidir. Perikarditis ve perihepatitis görülür.

Koliseptisemisi: Genellikle gençlerde görülür. Civcivlerde halsizlik, iştahsızlık, durgunluk ve anoreksi sonu yüksek oranda ölümlerle karakterizedir. Solunum sistemi kolibasillozisi, omfalitis veya sinovitislerin komplikasyonu olarak ortaya çıkar ve genellikle de akut seyreder. Nekropside; karaciğer hipertrofiktir, dejenere olan bölümler koyu renkli, bazen de yeşilimtraktır. Dalakta nekroz odakları görülebilir ve hipertrofiktir. Barsaklar fazla dolu olup beyazımtrak bir sıvı vardır. Böbreklerde nefritis tablosu ve ürat birikimlerine rastlanır. Ayrıca oluşan hafif asites nedeniyle iç organlar parlak görünümdedir.

Genital form: Bazı E. coli suşlarının dişi genital sisteme tropizmleri nedeniyle, bu sistemde görülen bozukluklarla karakterizedir. Özellikle yetişkinlerde veya yumurtaya girişte görülür. Yumurta kanalının yangısıyla karakterize olup yumurtanın karın içine düşmesiyle ovaritis ve peritonitis nekropside göze çarpar. Abdominal boşlukta süte benzer bir sıvı birikimi, kazeöz materyaller ovaryumlarda yangıve salpingitis gözlenir. Yumurtacı sürülerde ayda %1'lik ölümler normal kabul edilir ve çeşitli nedenlere bağlı peritonitislerden olduğu düşünülür.

Artritisler ve Sinovitisler: Genellikle viral veya mikoplasmalara bağlı artritislere sekonder olarak E. coli'nin katılması sonucu oluşur.

Koligranuloma (Hjarre hastalığı): Tavuk ve hindilerde sindirim sisteminde granulomlarla karakterize bir hastalıktır. Genellikle sporadik özelliktedir Barsaklar, karaciğer ve mesenteriumda granulamatöz lezyonlara rastlanır. Bazen karaciğerde de benzer bozukluklar görülür. Nekropsideki bu görünümü ile tuberkulozis, lenfoid leukozis ve Marek'le karışır.

Embriyonal ölümler, omfalitis ve yumurta sarı kesesi yangısı (Yolc Sac Infection): Genellikle kuluçka hatalarına (kirli yumurta, çatlak yumurta, fumige edilmemiş yumurta) bağlı olarak şekillenen bu tablolarda yangılı göbekten ya da yumurtanın inkubasyon periyodunda kabuktan giren E. coli embriyoların ölümüne neden olabilir. Bazı embriyolar etkeni alsalar dahi dirençleri nedeniyle canlı olarak yumurtadan çıkış yapabilirler. Hayvanlar durgun, iştahsız ve göbek bölgesi şişkindir.

Nekropside; ölen embriyolarda karaciğer solgun ve gevrek kıvamdadır. Kolayca parçalanır. Yumurta sarısı peynirimsi, gri-yeşilimsi görünümdedir Sarı kesesi infeksiyonundan ölen civcivlerde yumurta sarısı emilmemiş, büyük ve kirli bir renktedir. Genellikle de peritonitis şekillenmiştir. Omfalitis olgularında da göbek bölgesinin yangılı olması yansıra, nekropsilerinde yukarıda belirtilen bulgular görülebilir.

Teşhis 1- Klinik ve nekropsi bulguları: Kanatlı kolibasillozisinin teşhisinde klinik belirtiler çok tipik değildir. Nekropsi de görülen hava kesesi yangısı, perikarditis, perihepatitis tabloları, Chlamydia, Pasteurella ve Salmonella gibi mikroorganizmalar tarafından da oluşturulabildiğinden teşhisin mutlaka patojenik E. coli izolasyon ve identifikasyonuyla yapılması gerekmektedir.

2- Laboratuvar muayeneleri: Bu amaçla antibiyotik uygulanmamış kanatlıların nekropsi sonucu lezyonlu organları (kalp, karaciğer, dalak, perikardiyal kese ve kemik iliği v.s.) instestinal içerik ile kontamine edilmeden laboratuvarda incelemeye alınır.

a) Bakteriyoskopi; Lezyonlu bölgelerden hazırlanan preparatlar Gram boyama yöntemi ile boyanır. Gram negatif çomak tarzında etkenlerin görülmesi E. coli olasılığını güçlendirir.

b) Kültür: Lezyonlu organlardan kanlı agar, Mac Conkey agar, EMB agar gibi uygun besi yerlerine ekimler yapılır. 24 saat 37 O C lik inkubasyondan sonra üreyen koloniler bazı biyokimyasal testlerle incelenir. İndol üretimi, glukozun fermentasyonu, betagalaktozidase varlığı, H 2 S, üre ve sitrat testlerinin olumsuz olması identifikasyonda önemlidir. Bu özellikleri gösteren mikroorganizmanın Avian Pathogenic E. coli (APEC) olup olmadığının belirlenmesi için patojenik bir serogruba (01, 02, 078 gibi) ait olup olmadığı, aerobaktin sentezi, serum dirençliliğinin belirlenmesi, fimbria tesbiti gibi virulense neden olan faktörleri araştırmak gerekmektedir.

c) Hayvan Deneyi: İzole edilen E. coli'lerin patojenite testleri için civcivlere inokulasyondan yararlanılır. Ayrıca Enterotoksijenik E. coli suşlarını belirlemek için tavşan lup testi ve infant mouse testleri kullanılmaktadır.

Sağaltım İlerlemiş olgularda sağaltımdan yarar beklemek söz konusu olamaz. Ancak hastalığın başlangıcındaki teşhise yönelik yapılacak antibiyogram testiyle uygun antibiyotiğin seçilmesi sağaltım şansını artırır.

Koruma Koruma amacıyla deneysel olarak ölü veya virulent atenüe bakterilerden aşılar kullanılmış, ancak homolog suşlarla, infeksiyona karşı genellikle iyi koruma sağlanmasına rağmen, heterolog suşlarla kros-immunite elde edilememiştir. Bu nedenle günümüzde deneysel çalışmaların dışında kanatlı yetiştiriciliğinde antikolibasiller bir aşı pratikte uygulanmamaktadır. Aynı nedenlerden dolayı pasif immunitede de ancak homolog suşların infeksiyonu önlenebilmektedir.

- Yetiştirmede kontaminasyon kaynakları saptanarak, bunlardan bulaşma engellenmelidir. Genel hijyenik önlemler mutlaka uygulanmalıdır. - İçme suyu iyi kalitede ve temiz olmalıdır. - Kümeslerde aynı yaş ve aynı tür kanatlı bulunmasına dikkat edilmelidir. - Kuluçka makineleri fumige edilerek, bunlara temiz yumurta konulmalı, yumurta taşıma kapları ve kutuları çok temiz olmalı, çatlak yumurta hiç bir zaman kullanılmamalıdır.