Edimsel Koşullanmanın Tanımı Edimsel koşullama, ödüle götüren ya da cezadan kurtaran bir davranımın yapılmasını öğrenmektir.
7.Edimsel Koşullanma fare deneyi
8.EDİMSEL KOŞULLANMA güvercin
Pavlov'un geliştirdiği klasik koşullama bazı öğrenmeleri açıklamakla birlikte, insan öğrenmelerinin tümünü açıklamakta sınırlı kalmaktadır. B. F. Skinner, edimsel (operant) koşullama kuramını oluşturmuştur. Skinner'a göre iki tür davranış vardır. Bunlar; a.tepkisel davranışlar b. Edimsel davranışlardır.
Tepkisel Davranış Bu tür davranışlar bir uyarıcı tarafından ortaya çıkarılır. Tepkisel davranışlar organizmada var olan tüm refleksleri kapsar. Soğuk havada vücudun titremeye başlaması bir tepkisel davranıştır. Klasik koşullama bu tür davranışları açıklar.
Edimsel Davranış Bilinen bir uyarıcı tarafından oluşturulmaz; organizma tarafından ortaya konur. Edim, herhangi bir ihtiyaç durumunda, organizmanın kendiliğinden ortaya koyduğu davranıştır. Edimsel davranış kendiliğinden ortaya çıkar ve sonuçları tarafından kontrol edilir.
Edimsel Davranış Tepkisel davranış gibi organizmada zaten var olup bir uyarıcı tarafından ortaya çıkarılmayan, organizma tarafından ortaya konulan ve sonuçları tarafından kontrol edilen davranışlardır Kendiliğinden ortaya çıkan bu davranışlar sonuçları tarafından kontrol edilirler. Yani önce tepki (davranış) yapılır, sonra tepkinin doğurduğu uyarıcı (ödül-ceza) gelir ve tepki bu uyarıcılar tarafından kontrol edilirler
Edimsel Davranış Örneğin, derse geç kaldınız. Bu kendiliğinden ortaya çıkan bir davranıştır. Bu davranışın karşılığında öğretmeninizden azar işittiniz. Bu da bir sonuçtur. Bu sonuçtan yola çıkarak, bir dahaki sefere geç kalma davranışınız tekrarlanmak yerine azalır. İşte davranış, sonucuna göre değişmiş, yani kontrol edilmiştir.
Tepkisel Koşullanma Tepkisel koşullamada pekiştireç tepkiye bağlı olarak verilmez. Pekiştireç, tepkiden önce verilen koşulsuz uyarıcıdır. Diğer bir deyişle pekiştireç, koşulsuz tepkiyi doğuran koşulsuz ya da koşullu uyarıcıdır.
Edimsel Koşullanma Edimsel davranışla ilgili olan koşullamaya edimsel koşullama adı verilmektedir. Bu koşullamada edim önemlidir. Edim doğru olduğu takdirde pekiştirici uyarıcı verilmektedir. Edimsel koşullamada pekiştirici uyarıcı, yapılan edimin sonucunda ortaya çıkmaktadır
EDİMSEL KOŞULLAMA SÜRECİ Skinner, edimsel koşullama çalışmaları için ses ve ışık geçirmez çevreden yalıtılmış Skinner kutusu adı verilen bir araç kullanmıştır. Bu ses geçirmez kutuda, hayvana manivelaya bastığında belli bir miktar yiyecek veren bir mekanizma vardır. Aynı zamanda manivela, hayvanın kutuda bulunma süresi içinde manivelaya basma sayısını grafik olarak çizen bir kaydetme sistemine bağlıdır. Böylece, belli bir zaman içinde yapılan tepki sayısı tutarlı bir deneysel ortam içinde belirlenmekte ve insan denekle hiç temas etmemektedir.
1.Yoksunluk Denek olacak hayvan bir yoksunluk programına tabi tutulur. Eğer pekiştireç olarak yiyecek kullanılacaksa hayvana deneyden önceki bir kaç gün 23 er saatlik peryodlarla yiyecek verilmez. Pekiştireç olarak su kullanılacaksa hayvan aynı şekilde susuz bırakılır.
2.Besleme Mekanizması Denek birkaç gün yoksunluk programına tabi tutulduktan sonra Skinner kutusuna konulur. Deneyi yapan kişi dışarıdan bir düğmeye basarak periyodik bir şekilde besleme mekanizmasını harekete geçirir. Besleme mekanizması dışarıdan harekete geçirilirken düğmeye basma hafif bir ses meydana getirir ve arkasından da yiyecek gelir. Dolayısıyla hayvan giderek düğmeye basma sesi ile yiyeceğin gelmesi arasında bir ilişki kurar (KALSİK KOŞULLANMA). Bu durumda düğmenin çıkardığı ses, birincil pekiştireç olan yiyecekle ilişkilendirilerek ikinci pekiştireç haline gelmektedir. Ses, aynı zamanda hayvan için gerekli tepkiyi yaptığı takdirde yiyecekle pekiştirileceğinin bir işareti de olmaktadır
3.Manivelaya Basma: Bu aşamada hayvan artık Skinner kutusunda kendi başına bırakılır. Hayvan besleme mekanizmasını harekete geçirecek olan manivelaya basar. Bu sırada meydana gelen ses, hayvan için hem yiyecek kabına ulaştığının bir işareti haline gelir hem de demir kola basma davranışını pekiştirir.
DAVRANIŞI KAZANDIRMA SÜRECİ
Biçimlendirme Operant şartlanmada organizma başlangıçta rastgele bir takım davranışta bulunur. Bu davranışların içinden biri seçilir ve pekiştirilir. Bu noktada akla gelen soru şudur: Peki, ya istediğimiz davranış ortaya çıkmazsa? Örnek için, Skinner in deneyinde fare 72 inci dakikada kola ilk kez basmış, ikinci kez 80 inci dakikada basmıştır. Olabilir ki, fare kola basmayı bir türlü akıl edemeyebilir. Amaç alt düzey davranışlara doğru basamak basamak indirilir ve amaca yönelmeyi ifade eden davranışlar pekiştirilir. Bu alt düzey amaçlar gerçekleştikçe pekiştirme yukarı çekilir. Bu mekanizmaya biçimlendirme veya şekillendirme denir. Organizmanın gündelik davranış repertuarında bulunmayan davranışlar alt basamaklarına indirgenir ve alt basamakta başarıya ulaşıldığında sonraki aşamaya geçilir
Zincirleme Bazı davranışlar vardır ki, yapı olarak aşamalardan oluşur. Bu durumda aşamaların izlenmesi ve tüm davranışın gerçekleştirilmesi biçimlendirmeye benzer diğer bir mekanizma ile gerçekleştirilir. Bu mekanizmaya zincirleme denir. Örnek için, kız çocuğuna yemek yapmayı öğretmek böyle bir mekanizma ile kolayca gerçekleştirilebilir. Yemek yapmak için önce tencereyi ocağa koymak, yağ koymak, soğan doğramak, salça koymak, kızartmak, yemeklik sebzeyi hazırlayıp koymak, su koymak vb gereklidir. Her seferinde bu davranışlar bu sıra ile gerçekleşmelidir. Kız çocuğu önce tencereyi ocağa koyunca, daha sonra yağını atınca, vb pekiştirilerek sıra ile davranışın gösterilmesi sağlanabilir
Zamanlama Klasik şartlanmada da önemli olmakla birlikte, operant şartlanmada daha çok dikkat edilmesi gereken diğer bir nokta zamanlamadır. Klasik şartlanmada nötr (sonradan şartlı) uyarıcı ile şartsız uyarıcı arasında ne kadar süre geçmelidir? Bu sorunun cevabı, ½ saniyedir. Bu süre ne kadar uzarsa, şartlanmanın gerçekleşme süresi de o kadar uzar. Aynı zaman dilimi operant şartlanma için de geçerlidir. Organizmanın davranışı ile sonucu (pekiştirme) arasındaki zaman ½ saniye olmalıdır ki, şartlanma kısa bir süre içinde gerçekleşsin.
Olumlu(Koşulsuz) Birincil Olumsuz(Koşulsuz) Pekiştireç Olumlu (Koşullu) İkincil Olumsuz (Koşullu)
Birincil Pekiştireçler Organizmanın daha çok fizyolojik ihtiyaçlarını karşılamaya yöneliktir. Herhangi bir öğrenme yaşantısı olmadan organizmayı belli bir yönde davranmaya iten uyarıcılardır. Yiyecek, su, cinsellik gibi organizmayı doğal olarak pekiştiren ve canlının yaşaması ile ilgili olan pekiştireçlerdir. Birincil pekiştireçler, klasik koşullamadaki koşulsuz uyarıcılara denk gelir.
Birincil Pekiştireçler Birincil (koşulsuz) olumlu pekiştireçler: şeker, çikolata, güven verici bir ortam gibi, herhangi bir öğrenmeye gerek olmadan organizmada hoşnutluk yaratan uyarıcılardır. Birincil (koşulsuz) olumsuz pekiştireçler:organizmaya zarar veren, yaşamı tehdit eden uyarıcılardır. Örneğin; acı, yüksek ses, ışık, gürültü vb.
İkincil Pekiştireçler Herhangi bir nötr uyarıcının birincil pekiştireçlerle ilişkilendirilmesiyle pekiştireç özelliği kazanan uyarıcılardır. Bir başka deyişle, ikincil pekiştireçler, pekiştireç özelliklerini klasik koşullama yoluyla kazanırlar. Yani ikincil pekiştireçler klasik koşullamadaki koşullu uyarıcılara denk gelir. Örneğin paranın, tek başına bir değerleri yoktur, ancak birincil pekiştireçlerle beraber anlam kazanır.
İkincil Olumlu Pekiştireçler Sosyal pekiştireçler: Övgü, gülümseme, aferin deme, alkışlama, ilgi gösterme vb. Etkinlik (faaliyetsei) pekiştireçler:oyunc aklarla oynama, bando şefi seçilme, sınıf başkanı seçilme, gezi, bilgisayarla oynama vb. Sembolik pekiştireçler: Yüksek notlar, yıldız işareti, para, madalya, vb.
İkincil Olumsuz Pekiştireçler Herhangi bir nötr uyarıcının birincil olumsuz pekiştireçlerle ilişkilendirilmesiyle pekiştireç özelliği kazanan uyarıcılardır. Örneğin, yanan sıcak soba, kötü söz, elektrik akımı olan priz vb.
Olumlu Pekiştirme Olumlu pekiştireçleri ortama koyarak davranışın yapılma olasılığını arttırma işlemine olumlu pekiştirme denir. Örneğin, ödevini yapan çocuğa öğretmenin aferin demesi ya da kendini tartaklayan arkadaşına aynı şekilde karşılık verdiği için babasının "aslan oğlum" diyerek sırtını sıvazlaması
Olumsuz Pekiştirme Bir davranış ortamdaki hoş olmayan bir uyarıcı ortadan kaldırıyor ve bu davranışın tekrarlanma ihtimalini arttırıyorsa olumsuz pekiştirme söz konusudur. Olumsuz pekiştirme söz konusu olduğunda şu iki durumdan biri mevcut olabilir: Öğrenciler istenilen davranışı göstermeden önce istenmeyen durumdadırlar. Öğrenciler hoşlarına gitmeyen bir durumdan kaçınmak istemektedir.
Olumsuz Pekiştirme Örnekler Hoş olmayan bir uyarıcı,istenilen davranışın yapılması için geri çekilir. Örneğin,ödevlerle belli bir puana ulaşan öğrenci haftalık sınavlardan birisine girmeyebilir.ev ödevlerini tamamlama davranışı artar çünkü öğrenci rahatsız edici bir uyarıcı olan haftalık sınavlara girmek zorunda kalmamaktadır.
Olumsuz Pekiştirme Örnekler Babası evdeyken internette arkadaşlarıyla sohbet edemeyen bir genç kızın, babası iş seyahatine gittiğinde saatlerce bilgisayarın başından kalkmaması. Burada kız için olumsuz uyarıcı babasıdır. Baba gidince bilgisayarda sohbet davranış artmıştır.
Olumsuz Pekiştirme Örnekler Arkadaşlarının kendisiyle alay etmesinden rahatsız olan bir ilköğretim okulu öğrencisi öğretmenine şikayet etmiş ve öğrenmeni diğer öğrencilerin alay etmesini engellemiştir. Bu olaydan sonra, arkadaşları hoşlanmadığı bir davranışta bulunduğunda öğrenci hemen öğretmenine başvurmaya başlamıştır. Çocuk için olumsuz uyarıcı olan "arkadaşlarının alay etmesi" öğretmeni tarafından engellenince (ortamdan çıkarılınca) öğrencinin şikâyet etme davranışı artmıştır. Yani öğrencinin davranışı olumsuz pekiştirilmiştir.
Olumsuz Pekiştirme Örnekler Anne ve babası sık sık tartışan bir öğrenci, evdeki huzursuzluk ortamından kaçınmak için dersler bittikten sonra çeşitli bahaneler üreterek okulda kalma süresini uzatır. Çocuk, okulda kalarak kendisi için olumsuz uyarıcı olan evdeki huzursuzluktan kurtulmaktadır. Böylece, okulda kalma davranışı olumsuz pekiştirme yoluyla artmıştır.
Olumsuz Pekiştirme Örnekler Bir öğretmen ders sırasında konuşarak sınıfın düzenini bozan bir öğrencisinin bu davranışını bastırmak için onu sınıftan çıkararak cezalandırmıştır. Ancak öğretmenin beklentisinin aksine öğrencinin derste konuşma davranışı artmıştır
Örnekler
Ortama konduğunda Ortamdan çıkartıldığında Olumlu Pekiştireç Olumlu Pekiştirme Ceza Olumsuz Pekiştireç Ceza Olumsuz Pekiştirme
Pekiştirme Tarifeleri Sürekli Aralıklı Zaman Aralıklı Oran Aralıklı Sabit Değişken Sabit Değişken
Sürekli Pekiştirme En basit ve sönmeye karşı en az dirençli pekiştirme tarifesidir. Örneğin, çocuk yemekten sonra her elini yıkadığında pekiştiriliyorsa sürekli pekiştirilmiş olur. Hedeflenen davranış kazandırıldıktan sonra tarife değiştirilmeli, başka tarifeler uygulanmalıdır. Sürekli pekiştirmenin yararı davranışın çabuk yerleşmesi, dezavantajı ise pekiştirme ortadan kalktığında davranışın kısa sürede ortadan kalkmasıdır.
Sabit Aralıklı (zamanlı) Pekiştirme Organizmanın belli bir zaman dilimi içinde yer alan davranışları pekiştirilir. Pekiştirecin verilmesi için sabit bir zamanın geçmesi gerekir. Bu tarifenin dezavantajı pekiştirme yapıldıktan sonraki zamanda, organizmanın davranım sıklığı azalır. Örneğin, memurların düzenli olarak 30 günde bir maaş alması
Sabit Aralıklı (zamanlı) Pekiştirme Örnekler Gürültü yapmadan ders dinlemeyi öğrenmelerini sağlamak amacıyla öğrencilerine sessiz bir biçimde oturdukları her on dakika sonrasında ödül vermek
Değişken Aralıklı Pekiştirme: Pekiştirecin verilmesi için sabit bir zaman yoktur. Pekiştireç bazen davranımdan hemen sonra, bazen de daha geç verilebilir. Örneğin, sevdiğiniz bir arkadaşınıza e- posta yazdığında kimi zaman cevabı hemen gelir, kimi zaman on gün sonra. Ne zaman cevap alacağınızı bilmediğiniz için her gün e-postalarınızı kontrol edersiniz. Yararı pekiştirme kalktığında davranış çok yavaş ortadan kalkar, dezavantajı ise davranış yavaş yerleşir.
Değişken Aralıklı Pekiştirme Örnek Bir öğretmen, bir eğitim dönemi içinde bazen iki hafta, bazen de bir hafta arayla kısa sınav yaparak öğrencilerinin öğrenme çabalarında süreklilik sağlamaya çalışmaktadır Bir öğrenci, öğretmenin dikkatini çekmek için sınıfta sürekli olarak espri yapmakta, öğretmen bu esprilerden bazılarına gülerken bazılarını duymazdan gelme
Sabit Oranlı Pekiştirme Bu tarifede, pekiştireç organizmanın davranış miktarına göre verilir. Buradaki davranış miktarı sabittir. Dezavantajı pekiştirecin kaç davranıştan sonra verildiği bilindiğinden, organizmanın pekiştireci aldıktan sonra davranışında azalma olabilir. Örneğin, olumlu davranışları listeleyen bir annenin çocuklarına gün içinde en az üç olumlu davranış yaparlarsa bilgisayarda oyun oynayabileceklerini söylemesi.
Değişken Oranlı Pekiştirme Değişken oranlı tarifede, organizma kaç davranıştan sonra pekiştireç alacağını bilmez. Pekiştirmeler arasındaki davranış sayısı bir seferden diğerine değişir. Örneğin, tüm şans oyunları, kumar makineleri değişken oranlı pekiştirme tarifesine iyi birer örnektir. Kişi kaç denemeden sonra kazanacağını bilemediği için kumar oynamaya devam eder. Avantajı pekiştirme kalktığında davranış çok yavaş ortadan kalkar, dezavantajı davranış yavaş yerleşir.
OLUMSUZ BİR DAVRANIŞIN ORTADAN KALDIRILMASI
Olumsuz Pekiştirme Hoşa gitmeyen bir uyarıcının ortamdan çekilmesiyle bir davranışın yapılma sıklığını arttırmadır.
Sönmesini Bekleme Edimsel koşullanmada sönme, davranıştan sonra tepkinin geri çekilmesidir.
Olumsuz Bir Davranışın Tam Tersini Pekiştirme Bir davranışı ortadan kaldırmanın etkili yollarından biri uygun olmayan davranışın sönmesini beklerken istenilen davranışın oluşması için pekiştireç kullanmaktır.
Ortam Değiştirme İstenmeyen davranışın ortadan kaldırma yollarından birisi de ortamı değiştirmektir.
Bıktırma Problemli davranışı durdurmak için, bireyi yoruluncaya kadar davranışı yapmaya zorlamaktır.
Olumlu Bir Davranış Pekiştirilirken İzlenecek Süreç 1. Güçlendirmek istediğiniz gözlenebilir bir davranış belirleyin. 2. Pekiştirmeye başlamadan önce bu davranışın görülme sıklığını belirleyin. Davranışın ne kadar görüldüğünü saptamadan, değişip değişmediğini anlayamazsınız. 3. Davranışı ortaya çıkarıcı en etkili pekiştirece (ödüle) karar verin. 4. Öğrenci istenilen davranışı yaptıktan sonra hemen ödülü verin.
Olumlu Bir Davranış Pekiştirilirken İzlenecek Süreç 5. Davranış istenilen düzeye gelinceye ya da güçleninceye kadar her davranıştan sonra pekiştireç vermeye devam edin. 6. Davranışta değişiklik görülmezse pekiştireci değiştirin. 7. Davranışın sıklığı artmışsa, sürekli pekiştirmeden aralıklı bir pekiştirece geçin. Aralıklı pekiştirme davranışı istenen düzeyde tutacak ve sönmeyi önleyecektir.
CEZA 1. Tip Ceza 2.Tip Ceza
CEZA Edimsel koşullamada davranış değiştirme yöntemi olarak düşünebiliriz. Çünkü pekiştirme davranışın artması için yapılırken, ceza davranışın azalması için verilir Ceza, teorikte istenmeyen davranışı azaltmak için kullanılmakla birlikte, uygulamada ancak istenmeyen davranışı bir süre baskı altına almaktadır. Ayrıca, ceza ile organizmaya ne yapmaması gerektiği vurgulanmakta ancak ne yapması gerektiği doğrudan belirtilmemektedir Ceza ortadan kalktığında istenmeyen davranışlar tekrar ortaya çıkabilir Ayrıca ceza başka istenmeyen davranışların da ortaya çıkmasına neden olabilir.
1. Tip Ceza Trafik kurallarını çiğneyen sürücüye polisin ceza yazması. Ödevini yapmayan öğrenciye, öğretmenin düşük not vermesi. Küfürlü konuşan çocuğa babasının tokat atması. Hoş olmayan Uyarcı İçeriye
2. Tip Ceza Çocuğun odasını toplamadığı için oyun oynamaya gönderilmemesi, Televizyon izlemekten alıkonulması, Suçu nedeniyle tutuk evine gönderilme, hücre cezası, Öğrencinin herhangi bir olumsuz davranışına karşılık olarak duvara dönük olarak bekletilmesi, Hentbol gibi bazı oyunlarda verilen iki dakika oyun dışı bırakma, Kırmızı kartla dışarı atma gibi cezalar ikinci tür cezalara örnektir Hoş uyarıcı Dışarıya
Cezaya Yer vermek Uygun mudur? 1. Sorunlu davranışın şiddetinin yoğun olduğu, kişinin kendisine veya başkasına zarar vermesinin olası olduğu durumlarda, 2. Uygun olmayan davranışın uygun davranışa dönüştürme imkânının mümkün olmadığı durumlarda. Örneğin: Okula gitme yaşına gelmiş bir çocuğun elinin sürekli ağzında olması sorunlu bir davranıştır. Sorunlu davranış sık ve sürekli olduğunda, sorunlu davranışın uyuşmayanı olan elle bir şeyler yapma davranışları(yazma, bozma vb.) ortamda oluşmaz. Oluşmadığı zaman da pekiştirmek mümkün değildir. İstenen davranışın oluşumuna fırsat vermek için sorunlu davranışa ceza vererek azaltmak uygun olur (Yavuzer, 2006:s.136-137).
Ceza verilirken!! Ceza mümkün olduğunca az kullanılmalıdır. Ceza geciktirilmemelidir. Cezada öğrencinin tüm kişiliği değil ceza konusu olan davranış odak noktası yapılmalıdır. Ceza vermeye karar verince ceza konusu tartışılmamalıdır. Gülerek ceza verilmemelidir. Öğrenci uygulanmaması mümkün olmayan şeylerle tehdit edilmemelidir. Öğrenciye karşı kızgınlık duyarken ceza verilmemelidir. Öğrenci için olumsuz ancak öğretim için gerekli olan davranışlar ceza olarak verilmemelidir. Ceza yapılan davranışa uygun olmalıdır. Ceza verilirken çifte standart uygulanmamalıdır. Cezaya karar verilmişse geri dönülmemelidir
Cezanın Sonuçları!!! Ceza istenmeyen davranışı ne zaman yapacağını öğretir. Ceza istenmeyen davranışın ne olduğunu öğretmekle birlikte, uygun olan davranışın, alternatifin ne olduğu hakkında bilgi vermez. Öğrenci ve öğretmen arasındaki iletişimi olumsuz etkiler. Aynı davranışları nedeniyle arkadaşları ceza almaz ya da ödüllendirilirse cezanın bir önemi kalmaz. Öğrencinin istenmeyen bir davranışı cezalandırarak ortadan kaldırılmak istenirken, istenmeyen başka bazı davranışların çocukta ortaya çıkmasına neden olabilir. Ceza ile karşılaşan organizmada korku oluşturur ve bu korku o an ortamda bulunan diğer uyarıcılara da genellenir.
Ceza Yerine Önerilen Yöntemler İstenmeyen davranışa neden olan ortam değiştirilmelidir İstenmeyen davranışı bıkıncaya kadar yaptırılmalıdır 1. İstenmeyen davranış çocuğun gelişim dönemi özelliği ise, bu dönemi sabırla geçirmesini beklenmelidir. 2. İstenmeyen davranışı görmezlikten gelip, istenen davranışı hemen pekiştirilmelidir. 3. Cezaya alternatif en etkili süreç sönmedir. Davranış sönmeye tabi tutulmalıdır
Ara Verme (time out) Sönmenin dışında cezaya bir başka alternatif ara vermedir. İstenmeyen davranış ortaya çıktığında birey, davranışı pekiştiren ortamdan uzaklaştırılır. Farklı bir ortamda davranışı üzerinde düşünmesi ve alternatifler üretmesi istenir. Bazı durumlarda, kişi odadan çıkarılmadan, farklı bir köşede beklemesi istenebilir. Ara verme tekniği uygulanırken bireye bu tekniğin hangi amaçla kullanıldığı açıklanmalıdır.
Ara Verme Örnek 5 yaşındaki Ali tüm uyarılara rağmen sofrada sürekli olarak konuşmaya, herkesin sözünü kesmeye ve küçük kardeşine sataşmaya devam eder. Bunun üzerine annesi Ali'yi, ilgisini çekebilecek hiçbir nesnenin bulunmadığı bir odaya göndererek 10 dakika süreyle orada kalmasını söyler.
Ara Verme Örnek Tüm uyarılarına rağmen salonda koşarak oyun oynamaya devam eden oğlunu 15 dakika süreyle odaya kapatan bir babanın uyguladığı davranış bir tür ara vermedir.
Batıl Davranış Organizma, herhangi bir davranışı sonucunda, o davranışla ilgili olmadığı halde bir pekiştireç almışsa, bunu davranışıyla ilişkilendirir. Daha sonra o uyarıcı ile karşılaştığında aynı davranışı yapma eğilimi gösterir. Bir başka deyişle batıl davranışlar, organizmanın tesadüfî pekiştirilmesiyle oluşur. Örneğin; sınavda kendisine annesi tarafından hediye edilen bir kalem kullanan kişinin sınavının beklediğinden iyi geçmesi sonucu hep aynı kalemle sınava girmek istemesi.
Premack İlkesi (Büyükanne Kuralı) Büyükanne kuralı olarak da bilinen bu kuralda, organizmanın davranışını arttırmak için diğer bir davranış pekiştireç olarak kullanılır. Ancak burada bir davranış hiyerarşisi vardır. Yani, organizmanın istemeyerek ve daha az sıklıkla gösterdiği davranışların sıklığını arttırmak için, çok sevdiği ve daha sık yaptığı davranışlar pekiştireç olarak sunulur. Premack ilkesinin işe yaraması için, bireyin yapmayı en çok istediği davranışın belirlenmesi önemlidir, Bu nedenle en hoşa giden uyarıcıların bir listesinin hazırlanması önerilmektedir.
Premack İlkesi Örnek Bir öğretmenin çocuklara, matematik dersini sessizce dinler ve derse katılırlarsa beden eğitimi dersinde oyun oynamalarına izin vereceğini söylemesi.
Premack İlkesi Örnek Ödevlerini tamamlarsan bilgisayarda oyun oynayabilirsin.
Premack İlkesi Örnek Bir fen ve teknoloji öğretmeni laboratuar dersi bitiminde öğrencilerin laboratuarı temiz bırakmalarını istemiş ancak öğrenciler temizlik yapmaktan hoşlanmadıkları için temizlikten kaçmışlardır. Bunun üzerine öğretmen de temizliği yaptırmak için masasını temizleyen öğrencilerin bir sonraki teneffüse çıkabileceğini söylemiştir.
Edimsel ve Klasik Koşullanma Arasındaki Farklar Edimsel Koşullanma Klasik Koşullanma Organizma aktiftir Organizma pasiftir Olumlu davranış (manivelaya basma) pekiştireçten önce yapılır Olumlu davranış (salya) pekiştireçten sonra yapılır Uyarıcı belli bir olay değildir ve uzun süreli bir durumdur Uyarıcı ışık gibi belli bir olaydır ve kısa süreli bir durumdur. Davranımlar uyarıcı durumda yapılan rastlantısal davranımlardır Davranımlar tıpkı uyarıcı gibi belirlidir
Edimsel Koşullanma Kuramının Eğitim Açısından Doğurguları Edimsel koşullama kuramına göre, davranımların edinilmesi, organizmayı amaca götüren edimlerinin uygun şekilde pekiştirilmesine bağlıdır. Bu nedenle öğrenci, öğrenme hedefleri ve bu hedeflere alternatif davranış seçenekleri konusunda bilgilendirilmelidir. Bu bağlamda öğrenme hedeflerin açık ve anlaşılır bir dille tanımlanması gerekmektedir.
Edimsel Koşullanma Kuramının Eğitim Açısından Doğurguları Öğretmen, öğrencilerin derse yönelik tutumlarını olumlu ya da olumsuz yönde etkileyen sosyo-psikolojik dinamiklerin bilincinde olmalıdır. Buna göre derse katılma açısından daha az istekli davranan öğrencilerin, farklı yöntemlerle güdülenmesi gerekmektedir. Bunun için öncellikle öğrenme ortamının adil, eşitlikçi ve demokratik nitelikler taşımasına özen gösterilmelidir. Öte yandan, göreli olarak daha edilgen konumda bulunan öğrenciler, derse katılmaları için yüreklendirilmeli ve bu bağlamda kendilerine daha çok söz söyleme olanağı sağlanmalıdır
Edimsel Koşullanma Kuramının Eğitim Açısından Doğurguları Eğitimcilerin davranış biçimlendirme sürecinde başvuracakları temel teknik, pekiştirme izlenceleridir. Bu anlamda, pekiştirme tür ve izlencelerinin uygun sayı ve yoğunlukta kullanımı önemli bir faktördür. Bu amaçla öğretmen, öncelikle yeni bir öğrenme yaşantısının başlangıç aşamasında gerekli dönütleri vermeli ve öğrencilerin öğrenme girişimlerini uygun şekilde pekiştirmelidir. Bu arada öğrencinin amaca yönelik edimlerinin gecikmeden pekiştirilmesi gereklidir. Çünkü pekiştireç kullanmada gecikme halinde öğrenci, uyaranlara verdiği tepkiler ile bu tepkilere yapılan pekiştireçler arasında mantıksal ilişkiler kuramaz. Dolayısıyla öğrenci, davranımlarına istendik amaçlar doğrultusunda yön verme bilincinden yoksun kalır.
Edimsel Koşullanma Kuramının Eğitim Açısından Doğurguları Aralıklı pekiştirme türü ve değişken oranlı pekiştirme izlencesi, edinilen davranımların sönmesine karşı uygulanacak en yaygın yöntemlerdir. Fakat pekiştirme sürecinde öğretmenlerin adil ve eşitlikçi bir tutum göstermeleri ayırt edici önem taşımaktadır. Bu aşamada pekiştireçlerin, öğrenciye davranımlarını geliştirmek ve yetkinleştirmek amacıyla uygun içerik ve yapıda dönütlerle desteklenmesine de özel bir önem verilmelidir