TÜRKÇEDE ÜÇÜNCÜ GRUP (ARA) EKLER



Benzer belgeler
Seminerler/Muğla

TÜRK LEHÇELERİNDE İŞTEŞLİK EKİ (-ş-) VE ÇOKLUK Cahit BAŞDAŞ

RİSÂLE-İ MÛZE-DÛZLUK ÜZERİNE

» Ben işlerimi zamanında yaparım. cümlesinde yapmak sözcüğü, bir yargı taşıdığı için yüklemdir.

Selahittin Tolkun, Özbekçede Fiilimsiler, Dijital Sanat Yayıncılık, Kadıköy, İstanbul, 2009, s. 269.

TÜRKÇE / Fiilimsiler (Eylemsiler) FİİLİMSİLER (EYLEMSİLER)

OSMANİYE AĞZINDA KULLANILAN FİİLDEN AD TÜRETEN gel EKİ ÜZERİNE Yrd. Doç. Dr. Mustafa TANÇ

Ölçme Yöntemleri 1) Dilbilgisi ve dil bilimin temel kavramlarını tanır. 1,2 1,2

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Ortak Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

ÖZNESİ GÖSTERİLMEYEN BİR CÜMLE TİPİ DAHA. Selma GÜLSEVİN

TÜRK DİLİ I DERSİ UZAKTAN EĞİTİM DERS SUNULARI. 11.Hafta

Ders Adı : TÜRK DİLİ II: CÜMLE VE METİN BİLGİSİ Ders No : Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3. Ders Bilgileri.

TÜRKÇEDE OLUMSUZLUK. Yard. Doç. Dr. Nadir İLHAN

Türkçe Eğitimi Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans Programı Ders İçerikleri

EBRU GÜNAY

İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 BÖLÜM 2

CÜMLE ÇEŞİTLERİ. Buna yükleminin türüne göre de denebilir. Çünkü cümleyi yüklemine göre incelerken yüklemi oluşturan sözcüklerin türüne bakılır.

FİİLİMSİLER. a)isim FİİL(MASTARLAR):Fiillere getirilen (MA y IŞ MAK) ekleriyle türetilen sözcüklere isim fiil denir.

*Bu, şu, o, bunlar, şunlar, onlar, buraya, şuraya, oraya, burası, şurası, orası,

TÜRKÇE BİÇİM KISA ÖZET.

T.C. NEVŞEHİR HACI BEKTAŞ VELİ ÜNİVERSİTESİ. Fen Edebiyat Fakültesi Dekanlığı İLGİLİ MAKAMA

SEYYİT MAHMUT HAYRANİ ANADOLU LİSESİ EĞİTİM ÖĞRETİM YILI 9. SINIF DİL VE ANLATIM DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLANI

1: İLETİŞİM, DİLVE KÜLTÜR

Türk Dili Anabilim Dalı- Tezli Yüksek Lisans (Sak.Üni.Ort) Programı Ders İçerikleri

BURSA GÖÇMEN AĞIZLARI FİİL İŞLETİMİNDE ŞİMDİKİ ZAMAN Şükrü BAŞTÜRK * Mustafa ULUOCAK ** Erol OGUR *** Süleyman EROĞLU **** Hatice ŞAHİN ***** ÖZET

ÜNİTE. TÜRK DİLİ I Yrd. Doç. Dr. Nurşat BİÇER İÇİNDEKİLER HEDEFLER TÜRKÇE ŞEKİL BİLGİSİ II

HESAP. (kesiklik var; süreklilik örnekleniyor) Hesap sürecinin zaman ekseninde geçtiği durumlar

TÜRK DİLİ I Yrd. Doç. Dr. Mediha MANGIR

Türk sözlük sistemi üzerine iki not. Ceval Kaya

Dilek Ergönenç Akbaba * 1

CJ MTP11 AYRINTILAR. 5. Sınıf Türkçe. Konu Tarama Adı. 01 Sözcük ve Söz Gruplarında Anlam - I. 02 Sözcük ve Söz Gruplarında Anlam - II

EKLER VE SÖZCÜĞÜN YAPISI

Bak-tı-m. Sor-sa-k FİİLİMSİLERE HAZIRLIK. Haber kiplerini aşağıdaki şekilde kodlayabilirsiniz: Ecek muştu arıyor.

EK FİİLLER VE FİİLİMSİLER

Balıkesir Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi Cilt 3 Sayı:4 Yıl:2000

G D S MART. Sınıf Ders Ünite Kazanım BETİMLEYİCİ (TASVİR ETDİCİ) ANLATIM. 4. Betimleyici metinler yazar. 10. sınıf Dil ve Anlatım

ANA DİL Mİ, ANA DİLİ Mİ? IS IT PARENT LANGUAGE OR OR MOTHER TONGUE?

BAĞLAÇ. Eş görevli sözcük ve sözcük gruplarını, anlamca ilgili cümleleri birbirine bağlayan sözcüklere "bağlaç" denir.

Güner, Galip, Kıpçak Türkçesi Grameri, Kesit Yayınları, İstanbul, 2013, 371 S.

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

+SIZ EKİ OLUMSUZLUK EKİ MİDİR?

ÜNİTE NO: VII YAPI BAKIMINDAN SÖZCÜKLER

TÜRKÇEDE BAGLAYICI (YARDIMCI) SES KONUSU ÜZERİNE

Dal - mış - ım. Dal - mış - sın. Dal - mış. Dal - mış - ız. Dal - mış - sınız. Dal - mış - lar. Alış - (ı)yor - um. Alış - (ı)yor - sun.

DERS BĠLGĠLERĠ TÜRKÇE I: YAZILI ANLATIM TRD

+(y)la (< ile) EKİNİN CÜMLE ÖĞELERİ OLUŞTURMADAKİ YERİ. Özgür AY *

VI. ULUSLARARASI TÜRK DİLİ KURULTAYI BiLDİRİLERi

BİRLEŞİK FİİL KURULUŞUNDA A-I-U ÜNLÜLERİ

DERS TANIMLAMA FORMU / Hakas Türkçesi. ARIKOĞLU E. (2007) Hakas Türkçesi, Türk Lehçeleri Temel Ders Kitabı

Fiilden İsim Yapma Ekleri

-DE, -DA VE -Kİ NİN YAZIMI

Tüm S-olmayanlar, P dir önermesini temsil eden bir Venn diyagramı çiziniz.

Erzincan ve Yöresi Ağızlarında -sa Enklitiği

Zirve 9. Sınıf Dil ve Anlatım

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ Bölüm 1 KÜMELER Bölüm 2 SAYILAR

Türk dünyası, bilişim alanında ortak terimler kullanmalı

Fırat Üniversitesi İNSANİ VE SOSYAL BİLİMLER FAKÜLTESİ ÇAĞDAŞ TÜRK LEHÇELERİ VE EDEBİYATLARI

YÜKLEM, YALNIZ ÖZNEYİ Mİ İÇİNDE TAŞIR?

PROF. DR. HÜLYA SAVRAN. 4. ÖĞRENİM DURUMU Derece Alan Üniversite Yıl Lisans

GÖKTÜRK HARFLİ YAZITLARDA gali EKİ ÜZERİNE

Danışman: Prof. Dr. H.Ömer KARPUZ

6. SINIF TÜRKÇE DERSİ KURS KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Karay The Trakai Dialect, Timur Kocaoğlu-Mykolas Firkovičius, Lincom Europa, 2006, 242 P.

T.C. GAZİ ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ TÜRK DİLİ VE EDBİYATI ANABİLİM DALI TÜRK DİLİ BİLİM DALI

Canlı ve cansız varlıklara, çeşitli somut ve soyut kavramlara ad olan sözcük türüdür.

sesler ise küçük harfle gösterilir. Örn: -ma 2 olumsuzluk eki -ma ve -me şekillerinde gösterilebilir. değişebileceğini gösterir.

Zaman ve kişi eklerine bağlı olarak iş(kılış), oluş, hareket, durum bildiren sözcüklere fiil denir. Örnek : okumak. bilmek

FİİLER(EYLEMLER) 2-TÜREMİŞ FİLLER:FİİL YA DA İSİM KÖK VE GÖVDELERİNDEN YAPIM EKİ ALARAK TÜREMİŞ FİİLERDİR. ÖRN:SU-LA(MAK),YAZ-DIR(MAK)...

TÜRKÇEDE ZARFLAR ÜZERİNE

KAVRAMLARIN ANLAMINI KARŞITLARI BELİRLER

ÜNİTE 14 ŞEKİL BİLGİSİ-II YAPIM EKLERİ. TÜRK DİLİ Okt. Aslıhan AYTAÇ İÇİNDEKİLER HEDEFLER. Çekim Ekleri İsim Çekim Ekleri Fiil Çekim Ekleri

Örn: İddiamı ispat için, bu odanın duvarlarına gül. yazdırdım. Yüklem

EKEYLEMİN YAZIMI KISALTMALARIN YAZIMI

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDE TARİH İFADE ETMEK İÇİN KULLANILAN YAPILARIN SÖZ DİZİMİ BAKIMINDAN İNCELENMESİ *

CÜMLE TÜRLERİ YÜKLEMİNİN TÜRÜNE GÖRE. Fiil Cümlesi. *Yüklemi çekimli fiil olan cümlelere denir.

KIŞ WINTER 2011 SAYI NUMBER 3 SAYFA PAGE ÖZET

Kök, Gövde ve Kelime

Sözcüklerin ve harflerin yazılışıyla ilgili belli kurallar da vardır. Bunları şimdi ayrı ayrı göreceğiz.

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ FİNAL PROGRAM VE GÖZETMENLİKLERİ CUMARTESİ

Başkent Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü. Doç. Dr. S. EKER

Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;

İYELİK TAMLAMASINDA ÇOKLUK ÜÇÜNCÜ KİŞİ SORUNU

Türkiye Türkçesi Ağızlarının Araştırılması Tarihi ve Ağız Atlasları (Görsel Sunum)

Ders Adı Kodu Dönem T+U Saati AKTS. Almanca GER 101 Bahar 3+0 4

Sınıf Diyagramları Amaç: Sınıf Diyagramları Nasıl Çizilir?

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI. FEN LİSESİ 11.SINIF MATEMATİK DERSİ ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLLIK PLANI 11.SINIF KAZANIM VE SÜRE TABLOSU

Tesadüfi Değişken. w ( )

ÜÇÜNCÜ KİŞİ İYELİK EKLERİNİN KELİME TÜRETME İŞLEVİ DERIVATIONAL FUNCTION OF THIRD PERSON POSSESIVE SUFFIXES Şahap BULAK

Fiil kök ya da gövdeleri üzerine birtakım türetme ekleri getirilerek fiillerin özne ve nesnelerine göre göstermiş oldukları durumlara fiillerde çatı

Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri, s. 31. Süer Eker, Çağdaş Türk Dili, s. 274.

9. SINIF DENEME SINAVLARI SORU DAĞILIMLARI / DİL VE ANLATIM

EKLERİN ÖĞRETİMİ ÜZERİNE BİR İKİ SÖZ ÖZET. Türkçe, yapı bakımından sondan eklemeli bir dildir. Gerek yeni kavramlara karşılık

Cebir Notları. Kümeler. Gökhan DEMĐR, KÜME KAVRAMI

Bir duygu, düşünce veya durumu tam olarak anlatan sözcük ya da söz öbeklerine cümle denir. Şimdi birbirini tamamlayan öğeleri inceleyeceğiz.

Dilbilgisi ve Dilbilim Yazıları Caner KERİMOĞLU

1.KÖK 2.EK 3.GÖVDE. Facebook Grubu TIKLA.

TÜRK DİLİ VE EDEBİYATI BÖLÜMÜ EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI GÜZ DÖNEMİ PROGRAMI

(AYIRIM) DENLİ. Emre KUZUGÜDENL. Doç.Dr.Serdar CARUS

TÜRKİYE TÜRKÇESİNDEKİ ZAMAN VE KİP ÇEKİMLERİNDE BİRLEŞİK YAPILAR ÜZERİNE

Transkript:

1 TÜRKÇEDE ÜÇÜNCÜ GRUP (ARA) EKLER Cahit BAŞDAŞ * Türkçede anlamlı kelimelerin yanında, doğrudan kavram karşılığı bulunmayan pek çok görevli ses veya ses birliği kullanılmaktadır. Evrendeki nesne, kavram, hareket ve oluşun bir bölümü, kök halindeki kelimelerle ifade edilir. Her kavram karşılığında ayrı bir kök bulunmadığından, binlerce nesne ve kavram, mevcut köklerden çeşitli eklerle türetilen kelimelerle karşılanmıştır. Herhangi bir kavramı karşılamadıkları için tek başlarına dilde kullanılma yeterliğine sahip olmayan ancak başka bir kelimeye bağımlı olarak kullanılabilen eklerin bir bölümü, kelime türetme görevi üstlenirken, diğerleri kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kurarlar. Yapı bakımından eklemeli diller arasında yer alan Türkçede ekler, önemli bir yer tutar. İlgili hemen bütün kaynaklarda, yapım ekleri ve çekim ekleri olmak üzere iki ana başlık altında incelenmiştir. Yapım ekleri, genel olarak, mevcut kök ya da gövdelerden yeni fiil veya isim gövdeleri yapan ekler biçiminde; çekim ekleri ise, kelimeler arasında geçici anlam ilişkileri kuran ekler biçiminde tanımlanır. Yani her iki grup arasındaki temel fark, kelimenin anlamını veya türünü değiştirme ya da değiştirmeme olarak düşünülmüştür. Ancak anlamdaki değişiklik konusunda kesin bir ölçü yoktur. Yapım ekleri arasında sayılan bazı ekler, eklendikleri kök veya gövdelerden her zaman sözlüksel değer taşıyan yeni bir kelime türetmeyip işlevleri bakımından çekim eklerine yaklaşmıştır. Aynı şekilde bazı çekim eklerinin de çeşitli sebeplerle kalıplaştığı ve kelimeler arasında ilişki kurma işlevini kısmen ya da tamamen kaybettiği, yerine göre türetme görevi üstlendiği görülmektedir. Eklerin çeşitli kullanılış şekilleri ve ek kalıplaşması olayları, Hocamız Zeynep Korkmaz tarafından incelenmişti. 1 Burada, eklerin işlevlerini dikkate alarak yeni bir tasnif yapmaya çalışacağız. Bazı ekler, dilin tarihî gelişme sürecinde, çeşitli bakımlardan değişerek günümüze gelmiştir. Bir kısmında fonetik gelişmeler doğrultusunda, sadece şekil değişikliği meydana gelmiş; bir kısmının hem şekli hem de fonksiyonu değişmiştir. Hatta bazı ekler, başka ekler veya kelimelerle kalıplaşarak tanınmaz hale gelmiştir. Bu durum, eklerin tasnifini güçleştirmektedir. Bilindiği gibi yapım ekleri dörde ayrılır: 1. İsimden isim yapan ekler 2. İsimden fiil yapan ekler 3. Fiilden isim yapan ekler * Yard. Doç. Dr. D.Ü. Fen Edebiyat Fakültesi-DİYARBAKIR cbasdas@dicle.edu.tr 1 Z. Korkmaz (1994), Türkçede Eklerin Kullanılış Şekilleri ve Ek Kalıplaşması Olayları.

2 4. Fiilden fiil yapan ekler Birinci ve ikinci maddelerde yer alan ekler, başka bir tasnife tabi tutulmadan sıralanırlar. Ancak üçüncü ve dördüncü maddelerdeki ekler, doğrudan sıralanmayıp farklı işlevleri doğrultusunda, yeniden gruplandırılırlar. Üçüncü maddede fiilden isim yapan ekler, genel nitelikleri dikkate alınarak önce ikiye ayrılır: a. Fiilden herhangi bir isim yapan ekler b. Fiilimsi ekleri Fiilimsi ekleri, yeniden sınıflandırılarak isim-fiil, sıfat-fiil ve zarf-fiil ekleri olmak üzere üç grupta incelenir. Fiilden isim yapma eklerinin alt başlıklar kullanılarak kendi aralarında yeniden gruplandırılması, bu eklerin işlevleri bakımından farklı niteliklere sahip olduklarını gösterir. Fiilimsi başlığı altında verilen ekler, adından anlaşılacağı üzere diğer isim yapma eklerinden farklı olarak her zaman tek başlarına yeterli kavram veya nesne karşılığı bulunan kalıcı isimler yapmazlar. Çoğunlukla sözlüksel değer taşımayan, fiil ile isim arasında ayrı ve geçici bir gramer kategorisi oluştururlar: koşmak, koşan, koşarak yapılarında kullanılan -mak, -an ve -arak eklerinin koş- fiilinin anlamında kesin bir değişiklik yapmadıkları, dolayısıyla fiil kökünden yeni ve ayrı bir nesne adı türetmedikleri açıktır. Ayrıca her üç kelimede beklenen belirli bir tür değişikliği de gerçekleşmemiştir. Halbuki uçak kelimesinde -ak eki uç- fiilinden yeni bir nesne adı yaparak hem anlamda hem de kelime türünde belirli ölçüde değişiklik yapmıştır. Hemen bütün fiilimsi eklerinin belirli kelime tabanları üzerinde kalıplaşarak kalıcı isimler yaptıkları bilinmektedir. Mastar ekleriyle: çakmak, kaymak, tokmak, dolma, kazma, kavurma, dikiş, giriş, çıkış, yanlış; sıfat-fiil ekleriyle: ayran, düzen, sıçan, döner, keser,dolmuş, yiyecek; zarf-fiil ekleriyle: çevre, doğa, yara gibi pek çok kalıcı isim yapılmıştır. Dördüncü maddedeki fiilden fiil yapan ekler de benzer sebeplerle iki grupta incelenir: a. Fiilden herhangi bir fiil yapan ekler b. Çatı ekleri Fiilin anlamında belirli ölçüde değişiklik yapanlar, birinci grupta, temel anlamda köklü değişiklik yapmayanlar da ikinci grupta, çatı ekleri başlığı altında değerlendirilir. Zeynep Korkmaz, Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi) adlı değerli eserinde, konu ile ilgili tartışmalara dikkat çektikten sonra, çatı eklerinin fiilden fiil türeten ekler olduğunu, ancak fiilden fiil yapan ekleri özelliklerine göre iki alt gruba ayırmak gerektiğini belirtmiştir. Buna göre birinci gruptakiler tür itibarıyla çatı ekleriyle birleşen fakat eklendikleri kök ve gövdelerde köklü anlam değişiklikleri yaparak, eskisinden farklı anlamda yeni fiiller türetmiş olan eklerdir. Bunların çoğu kök ve gövde

3 ile kaynaşmış durumdadır: ayır-, barış-, çalış-, çevir-, vb. Korkmaz, bu tip eklerin çatı kavramı dışında tutulması gerektiğini, bunların fiilden fiil yapan ekler grubunda değerlendirilmesinin uygun olacağını ifade etmiştir. İkinci gruptakiler ve çatı kategorisine girenler ise, eklendiği fiilin temel anlamında köklü bir değişiklik yapmayan, fiilin nesne ve özne ile olan bağlantısında şekil ve durum değişikliği meydana getiren eklerdir: iç- / iç-il-, iç-ir-; giy- / giy-in-, giy-dir-; tanı- / tanı-ş-, tanı-ştır- vb. (Korkmaz, 2003: 540). İşlevi bakımından çatı ekleri arasında özel bir yere sahip olan işteşlik eki -ş-, Kırgız, Özbek, Uygur lehçelerinde doğrudan, diğer lehçelerde düzenli olmamakla birlikte, dolaylı olarak üçüncü çokluk şahıs kavramı üstlenerek çekim eklerine yaklaşmıştır. Olumsuzluk eki -ma, üzerine geldiği fiilin bildirdiği hareket ya da oluşun gerçekleşmediğini göstererek kelimede belirli ölçüde anlam değişikliği yapar. geldi, gelmedi çekimli fiillerinin birincisinde gelme işinin gerçekleştiği; ikincisinde ise aynı işin gerçekleşmediği ifade edilmektedir. Ancak her iki kelime aynı hareketi ifade eder. Yani -ma eki, gel- fiilini başka bir fiile veya isme dönüştürmez. O halde olumsuzluk eki, fiilde köklü bir anlam ya da tür değişikliği değil kısmî değişiklik yapar. Çekim ekleri arasında sayılan pek çok ek, zamanla bilinen aslî görevinden kısmen ya da tamamen uzaklaşmıştır. Hatta yerine göre belirli ölçüde anlam değişikliği yaparak görev bakımından yapım eklerine yaklaşmıştır. Söz konusu eklerin farklı işlevleri, başta Zeynep Korkmaz olmak üzere, bilim adamları tarafından tespit edilmiştir. 2 Burada birkaç örnek vermekle yetineceğiz. Eski yön gösterme ekleri (-GArU, -ru): dışarı, içeri, ileri, yukarı, taşra gibi kelimelerde; eski vasıta eki: (-In): kışın, yazın kelimelerinde; eşitlik eki (-CA): düşünce, eğlence vb. kelimelerde kalıplaşarak yapım eki niteliği kazanmıştır. Çekim ekleri arasında sayılan ve ekimli fiillerde, fiilin bildirdiği hareket veya oluşun birden fazla kişi (üçüncü şahıslar) tarafından yapıldığını gösteren, bir bakıma işteşlik eki (-ş) gibi, fiil-özne ilişkisini belirleyen -lar, isimler üzerinde kullanıldığında, kelimeler arasında herhangi bir anlam ilişkisi kurmaz. Tür değişikliği yapmamakla birlikte anlamda belirli ölçüde genişleme yaparak üzerine geldiği kelimenin birden fazla varlığı, nesneyi ifade etmesini sağlar. Kelimenin anlamında, sınırlı da olsa, değişiklik yapan -lar, bu yönüyle isimler üzerinde yapım eklerine benzer bir görev üstlenmiştir. Her yapım eki, her zaman anlamda köklü bir değişiklik yaparak yeni ve ayrı bir kelime türetmeyebilir. Aynı şekilde her çekim eki de her durumda, sadece çekim ve işletme görevi üstlenmeyebilir. Matematiksel bir yaklaşımla ifade etmek gerekirse, bütün yapım ekleri ile çekim ekleri, aralarındaki nitelik farklarından kaynaklanan sebeplerle, birbirine eşit uzaklıktaki birer nokta üzerinde değil, bir doğrunun değişik noktaları üzerinde gösterilmelidir. 2 Fazla bilgi için bk. Z. Korkmaz (1994), Türkçede Eklerin Kullanılış Şekilleri ve Ek Kalıplaşması Olayları; Z. Korkmaz (2003), Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), s. 235; G. Gülsevin (1997), Eski Anadolu Türkçesinde Ekler.; A. Buran (1996), Anadolu Ağızlarında İsim Çekim (Hâl) Ekleri.

4 Ekleri A ve B noktalarını birleştiren bir doğru üzerinde düşünelim (şekil: 1). Yapım eklerini, doğrunun A noktasından orta noktasına kadar olan bölümü üzerinde; çekim eklerini ise orta noktadan B noktasına kadar olan parça üzerinde gösterelim. Yapım eklerinden nitelik bakımından çekim eklerine yaklaşan eklerle, yapım eklerine benzer görevler üstlenen çekim eklerini, doğrunun orta noktasının her iki yanında işaretlenen noktalar arasına yerleştirelim. Her iki gruptan, orta noktanın yakınında bulunan ve işlevleri bakımından geçiş niteliği taşıyan bu ara ekleri, üçüncü grup olarak değerlendirebiliriz. 1.Grup: Y a p ı m e k l e r i 2.Grup: Ç e k i m E k l e r i A 3.Grup: Ara ekler B Şekil: 1 Ara ekler olarak adlandırdığımız üçüncü grup ekler, şekil 1 de görüldüğü gibi, bilinen iki grubun dışında yer almayıp, esas itibariyle yapım ve çekim eklerinin bir bölümünü kapsar. Konuyu venn şeması ile açıklamak gerekirse; yapım ve çekim eklerini, şekil: 2 deki gibi, belli noktalarda kesişen iki kümede gösterelim. A kümesine yapım eklerini; B kümesine ise çekim eklerini yerleştirelim. Bu durumda A, B kümelerinin kesişen taranmış bölümünde ara ekler olarak adlandırmayı önerdiğimiz geçiş niteliğindeki üçüncü grup ekler yer alır. Matematiksel ifade ile; A= Yapım ekleri B= Çekim ekleri A B= Ara ekler Şekil: 2

5 İşlev ve kullanılışları bakımından yapım ekleriyle çekim eklerinin kesişme noktasında bulunduğunu düşündüğümüz başlıca ara ekler şunlardır: İsim-fiil ekleri Sıfat-fiil ekleri Zarf-fiil ekleri Çatı ekleri Olumsuzluk eki (-ma) Çokluk eki (+lar) Eski yön gösterme eki (-GArU) Eski vasıta eki +(I)n Eşitlik eki +ÇA Yukarıda başlıklar halinde sıraladığımız eklere, benzer fonksiyonları tespit edilen başka ekler ilave edilebilir. SONUÇ Bütün yapım ekleri, kelimenin türünde ve anlamında aynı oranda değişiklik yapmaz. Bütün çekim ekleri de her zaman ve sadece kelimeler arasında anlam ilişkisi kurmaz. Bilinen en eski metinlerde, bazı yapım ve çekim eklerinin fonksiyonları birbirine yakındır. Bir kısmının işlevi ise, tarihî süreç içinde birbirine yaklaşmış ve birçok noktada kesişmiştir.bu sebeple Türkçede kullanılan yapım ve çekim eklerini, eşit uzaklıktaki iki ayrı nokta üzerinde düşünüp kesin çizgilerle birbirinden ayırmak pek mümkün görünmemektedir. Her iki ek grubun içerisinde işlevleri birbirine yaklaşan veya kesişen ekleri, ara ekler olarak üçüncü bir grupta değerlendirmek, kanaatimizce daha isabetli bir yaklaşım olacaktır. KAYNAKLAR ATALAY, Besim (1941), Türk Dilinde Ekler ve Kökler Üzerine Bir Deneme, İstanbul: TDK yayınları. BURAN, Ahmet (1996), Anadolu Ağızlarında İsim Çekim (Hal) Ekleri, Ankara: TDK yayınları. DENY, Jean (Çeviren: O. Şahin, 1995), Türk Dili Gramerinin Temel Kuralları, Ankara: TDK yayınları. GRÖNBECH, K. (Çev. M. Akalın, 1995), Türkçenin Yapısı, Ankara: TDK yayınları. GÜLSEVİN, Gürer, (1997), Eski Anadolu Türkçesinde Ekler, Ankara: TDK yayınları.

6 GÜLSEVİN, G. - Gülsevin, S. (1993), Türkçede Yapım Ekleri ve Kullanılışları I-Fiilden İsim Yapan Ekler, Malatya. HATİBOĞLU, Vecihe (1981), Türkçenin Ekleri, Ankara, TDK yayınları. KORKMAZ, Zeynep (1960), Türk Dilinde -ça Eki ve Bu Ekle Yapılan İsim Teşkilleri, DTCF Dergisi, XVII/3-4, s. 275-358, Ankara: DTCF yayınları. -------------, (1994), Türkçede Eklerin Kullanılış Şekilleri ve Ek Kalıplaşması Olayları, Ankara: TDK yayınları. --------------, (2003), Türkiye Türkçesi Grameri (Şekil Bilgisi), Ankara: TDK yayınları. ZÜLFİKAR, Hamza (1991), Terim Sorunları ve Terim Yapma Yolları, Ankara: TDK yayınları. I. Uluslararası Büyük Türk Dili Kurultayında sunulan Bildiri, 26-27 Eylül 2006, Bilkent Üniversitesi, Ankara.