YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2000/9328 K: 2005/9264 T: 24.11.2000 F NANSAL K RACI DAVADA HUSUMET KANUN REH N HAKKI Özet: Gemi üzerine uygulanan ihtiyati tedbirin kald r lmas için dosyaya teminat mektubu ibraz eden finansal kirac n n davada husumeti ve sorumlulu u da benimsedi i kabul edilmelidir. YARGITAY 11. HUKUK DA RES KARARLARI MHA le eski ad H yeni ad HS Gemisi Kaptan ve Donatan Y Finansal Kiralama A.fi aras ndaki davadan dolay Kad köy Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 16.11.1999 gün ve 1999/341-813 say l karar bozan Daire'nin 25.5.2000 gün ve 2000/1031-4603 say l karar aleyhinde davac vekili taraf ndan karar düzeltilmesi iste inde bulunulmufl ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildi i de anlafl lm fl olmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruflma tutanaklar ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra gere i görüflülüp düflünüldü: Davac vekili, müvekkilinin daval flirkete ait gemide kaptanl k yapmaktan dolay (14917) USD ücret alaca do du unu ve bu alaca n n ödenmedi ini öne sürerek, gemi üzerinde kanuni rehin hakk tan nmas - n talep etmifltir. Daval flirket vekili cevab nda, geminin finansal kiralama yoluyla dava d fl S Denizcilik Tur. Afi ye kiraland n, husumetin bu flirkete yöneltilebilece ini savunmufltur. Mahkemece, bozmaya uyularak davac n n bahsetti i hizmetinden dolay (14284) USD alaca do du u, bu alaca n gemi alacakl s hakk verip, gemiyi takip eden imtiyazl alacaklardan oldu u gerekçesiyle davan n yukar daki miktardan kabulüne dair verilen karar, daval vekilinin temyizi üzerine Dairece sair temyiz itirazlar reddedilip, davan n finansal kiralama sonucunda geminin kirac donatan olan S Denizcilik Tur. Afi ye karfl aç lmas gerekti inden bahisle husumet yönünden bozulmufltur. Bu defa, davac vekili karar düzeltme isteminde bulunmufltur. (*) Gönderen: Av. Neyzar AYDINCIK (*) Dergimizin bu say s nda yay mlanan 28.11.2005 tarihli Yarg tay 9. Hukuk Dairesi Karar na bak n z.
1360 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 80 Say : 3 Y l 2006 Gemi alacakl s hakk ve bunun sa lad kanunî rehin hakk n n borçlusu donatan olup, finansal kiralamada kirac, donatan durumunda oldu undan, davan n, alaca n do du u iddia edilen dönemde geminin kirac donatan olan S Afi ye karfl aç lmas gerekti i kuflkusuzdur. Söz konusu alacak hakk n n borçlusu olmay p, alacaktan gemisi ile yani aynen mesul olan daval finansal kiralama sirketine esasen husumet düflmezse de ad geçen daval n n somut olayda gemi üzerine konulan ihtiyati tedbirin kald r lmas ve bundan dolay gerek davac, gerekse üçüncü kiflilerin olas zarar ve ziyanlar na karfl l k olarak dosyaya davada istenen miktardaki kesin, teminat mektubunu ibraz etmekle husumeti benimsemifl oldu u anlafl lmaktad r. Bu durumda mahkemece yap lacak ifl; somut olay itibariyle daval finansal kiralama flirketine de husumetin düflece i, ancak gerçek borç miktar n n saptanmas n n kirac donatan n da davada taraf olmas n gerektirdi i gözetilerek, davac tarafa, S Afi ye karfl iddias do rultusunda dava açma olana tan n p açaca dava bu dava ile birlefltirilerek, yap - lacak yarg lama sonucunda var lacak sonuç dairesinde bir karar vermekten ibarettir. Dairece mahkeme karar n n yukar da aç klanan nedenlerle bozulmas gerekirken, vaz h oldu u flekilde bozulmas n n olaya uygun düflmedi i sonucuna var ld ndan, davac vekilinin HUMK un 440. maddesine uygun olan karar düzeltme isteminin kabulü gerekmifltir. SONUÇ: Davac vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüyle, Dairemizin 25.5.2000 tarih ve 2000/1031-4603 say l bozma karar n n kald - r larak, karar n yukar da aç klanan nedenlerle ve de iflik gerekçeyle BO- ZULMASINA, ödedi i karar düzeltme harc n n iste i halinde karar düzeltme isteyene iadesine, 24.11.2000 tarihinde oybirli iyle karar verildi.
Yarg tay Kararlar 1361 YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2004/3420 K: 2004/12593 T: 20.12.2004 SK 'N N TAC R SIFATI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVADA GÖREV (2560 SK; TTK m. l8/l) Özet: Esas olarak bir kamu hizmeti gören SK 'nin bu faaliyetini özel hukuk kurallar çerçevesinde yürütmesi dikkate al nd nda SK 'nin Ticaret Kanunu hükümlerine göre tacir say laca, buna göre de SK ile üçüncü flah slar aras nda haks z fiilden do an davalara adli yarg da bak laca Yarg tay Hukuk Genel Kurulu'nun yerleflmifl uygulamas d r. (*) Taraflar aras nda görülen davada Fatih Asliye 4. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 20.12.2003 tarih ve 2003/640-2003/979 say l karar n Yarg tay'ca incelenmesi davac vekili taraf ndan istenmifl ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildi i anlafl lm fl olmakla, dava dosyas için Tetkik Hakimi Dilek Çak ro lu taraf ndan düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruflma tutanaklar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra iflin gere i görüflülüp, düflünüldü: Davac n n, TTK n n 1301. maddesi hükmüne dayal olarak daval taraf aleyhine açt rücu davas sonucunda mahkemece, davac ya sigortal arac n SK 'ye ait logar kapa na çarparak hasarlanmas n n hizmet kusuru, daval eyleminin idari eylem ve kusur niteli inde oldu u, bu nedenle davaya idari yarg da bak lmas gerekti i gerekçesiyle davan n görev yönünden reddine dair verilen karar davac vekili taraf ndan temyiz edilmifltir. Dava, daval iflletmeye ait logar -kapa n n yukar kalk k olmas nedeniyle davac ya kasko sigortas ile sigortal arac n çarpmas sonucu zarar gördü ü maddi olgusuna dayal tazminat istemine iliflkindir. TTK n n 13. maddesinde kendi kurulufl kanunlar gere ince özel hukuk hükümleri dairesinde idare edilmek ve ticari flekilde iflletilmek, üzere devlet, vilayet, belediye gibi kamu tüzel kiflileri taraf ndan kurulan teflekkül ve müesseselerin dahi tacir say lacaklar belirtilmifl, ayn yasan n 12/11. maddesinde su, gaz, elektrik da t m, telefon, radyo ile haberleflme ve yay n yapma gibi ifllerle u raflan müesseselerin ticarethane say lacaklar hükme ba lanm flt r. (*) Gönderen: Av. Hulki ÖZEL Mersin Barosu
1362 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 80 Say : 3 Y l 2006 Daval SK 'nin kuruluflu hakk ndaki 2560 say l Kanun'da, bu kurumun Genel Kurul, Yönetim Kurulu ve Genel Müdürlük ile yönetilece i denetçileri vas tas yla, denetim yap laca faaliyet ve yat r mlar n n bilançolarda belirlenip, genel kurulun onay na sunulaca ve bütçesinin kamu iktisad teflebbüslerinde uygulanan bütçe formülüne göre düzenlenece i aç kland na göre, bu kuruluflun özel hukuk hükümlerine göre idare edilen bir kamu kuruluflu oldu unun kabulü gerekir. Nitekim, Yarg tay Hukuk Genel Kurulu da 2560 say l Kanuna tabi olan SK 'nin "gördü ü hizmet kamu hizmeti ise de, faaliyetini özel hukuk kurallar alt nda yapmas itibariyle TTK n n 18/1. maddesi anlam nda tacir say laca n ve tacir olan daval ile davac aras ndaki haks z fiilden kaynaklanan (TTK n n 3. maddesi) davaya bakma görevinin adli yarg n n görevine girdi ini YHGK n n 21.09.1983 gün ve Esas 1980/11-2721 Karar, 1983/823 ve YHGK n n 29.11.1995 gün Esas 1995/11-647 Karar 1995/1043 say l kararlar nda benimsenmifltir. Ayr ca, SK 'n n abonelerinden kullanma suyu ve at k sular için talep etti i bedel konusunda ç kan uyuflmazl klarda adli yarg n n görevli oldu- u benimsenmiflken, (Yarg tay HGK 16.10.1996 gün Esas 1996/13-346, Karar 1996/699) say l karar ayn kumun flah slara karfl haks z eyleminden dolay idari yarg n n görevli oldu unu söylemek, 2560 Say l Yasan n uygulanmas nda çeliflki yarataca ndan benimsenmesi de mümkün de ildir. Bu durumda tacir olan SK ile davac n n sigortal s aras nda haks z fiilden kaynaklanan davaya bakma görevinin adl yarg ya ait oldu u gözönünde bulundurularak, iflin esas na girilmesi, taraf delillerinin toplanarak has l olacak sonuç dairesinde bir karar verilmesi gerekirken, yaz - l flekilde karar verilmesi do ru olmam flt r. SONUÇ: Yukar da aç klanan nedenlerle davac vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile karar n davac yarar na BOZULMASINA, ödedi i temyiz peflin harc n iste i halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirli iyle karar verildi.
Yarg tay Kararlar 1363 YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2004/3276 K: 2004/12555 T: 20.12.2004 T CARET S C L N N GÖREV S C L KARARLARINA KARfiI DAVA AÇAB LME OLANA I ERKEN AÇILAN DAVA (TTK m.34, 36; Ticaret Sicili Tüzü ü m.28 ) Özet: Ticaret Sicil Memuru tescil için aranan yasal koflullar n olup olmad n resen araflt rmakla yükümlüdür. Ticaret Sicil Memurunun verece i nihai kararlara karfl dava açabilmek yasal yönden mümkündür. (*) Taraflar aras nda görülen davada stanbul Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 24.12.2003 tarih ve 2003/544-2003/1728 say l karar n Yarg tay'ca incelenmesi daval vekili taraf ndan istenmifl ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildi i anlafl lm fl olmakla, dava dosyas için Tetkik Hakimi Gürkan Gençkaya taraf ndan düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruflma tutanaklar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra iflin gere i görüflülüp, düflünüldü: Davac vekili, müvekkili flirketin 09.12.2002 tarihli ola anüstü genel kurulunun tescil ve ilan için daval ya müracaat edildi ini, daval idarenin müvekkili flirketin ortaklar ndan S Holding Afi ve MS hakk nda 6183 say l kanun gere ince ihtiyat haciz bulundu undan bahisle ifllemin yerine getirilmedi ini, TMSF nin bu ihtiyati haciz ile flirketlerin ticaret sicili nezdindeki ifllemlerini k s tlayamayaca n, bu davran fl n hukuka ayk r oldu unu ileri sürerek daval n n 21.04.2003 tarihli yaz s na konu memurluk karar n n iptalini talep ve dava etmifltir. Daval vekili, TTK n n 36. maddesi anlam nda bir red karar bulunmad n, TMSF'nin 11.01.2002 ve 21.03.2002 tarihli yaz lar ile ihtiyati haczin bildirildi ini, bu konuda Sanayi Bakanl ndan görüfl al nd n, bunlara istinaden yap lacak uygulamaya iliflkin TMSF'den cevap beklendi ini savunarak davan n reddini istemifltir. Mahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki belgelere göre, davac n n daval dan son istem yaz s nda Dan fltay 10. Dairesinin yürütmeyi durdurma karar ndan bahsedildi i, daval n n talebi de erlendirerek yasal flart varsa tescil karar vermesi gerekti i, fleklen bir ayk r l ktan söz edilmedi i, daval n n yan t n n istemin reddi biçiminde kabul edildi i gerek- (*) Gönderen: Av. Hulki ÖZEL
1364 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 80 Say : 3 Y l 2006 çesiyle, davac itiraz n n kabulü ile daval n n iflleminin iptaline karar verilmifltir. Karar, daval vekili temyiz etmifltir. Dava, ticaret sicil memurlu unun iflleminin iptali istemine iliflkindir. Davac, 15.04.2003 tarihinde daval ticaret sicil memurlu una müracaat ederek 09.12.2002 tarihli genel kurul karar n n tescil ve ilan edilmesini istemifl, daval memurluk 21.04.2003 tarihli yaz s ile davac n n talebi hakk nda Tasarruf Mevduat Sigorta Fonundan görüfl soruldu unu belirtilmifl olup, davac bu cevab n, taleplerinin reddi manas na geldi inden bahisle iptalini talep etmifltir. TTK n n 34. maddesi ile Ticaret Sicili Tüzü ü'nün 28. maddesine göre sicil memuru tescil için aranan kanuni flartlar n mevcut olup olmad - n resen araflt rmakla görevli oldu u gibi, an lan kanunun 36. maddesine göre de, sicil memurlu unca verilecek kararlara karfl dava aç labilece i düzenlenmifltir. Somut olayda daval memurluk taraf ndan kanunen kendisine tan nm fl olan araflt rma görevinin verine getirildi i davac ya bildirilmifl olup, davaya konu bu karar n sicil memurlu unun talep hakk nda verdi i nihai karar olarak yorumlanmas mümkün de ildir. O halde bu davan n davac taraf ndan erken aç ld n n kabulü ile davan n reddine karar verilmesi gerekirken yaz l oldu u flekilde karar verilmesi do ru görülmemifltir. SONUÇ: Yukar da aç klanan nedenlerle temyiz daval n n temyiz isteminin kabulü ile karar n BOZULMAS1NA, ödedi i teniyiz peflin harc n iste i halinde temyiz edene iadesine, 20.12.2004 tarihinde oybirli iyle karar verildi.
Yarg tay Kararlar 1365 YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2004/4365 K: 2005/1034 T: 10.02.2005 HAYVAN TUTUCUSUNUN SORUMLULU U KUSUR KOfiULU KURTULUfi KANITI (BK m. 56) Özet: Bir hayvan n üçüncü kifliye vermifl oludu u zarar onun tutucusu, durumun gerekli k ld her türlü özeni göstermifl oldu unu veya böyle bir özeni göstermifl olsa bile zarar n gerçekleflmesine engel olamayaca - n kan tlamad kça, ödemek zorundad r. Sorumlu un do mas için hayvan tutucusunun kusurlu olmas flart de ildir. (*) Taraflar aras nda görülen davada Konya Asliye 1. Hukuk Mahkemesi'nce verilen 12.02.2004 tarih ve 2002/1247-2004/27 say l karar n Yarg tay'ca incelenmesi davac vekili taraf ndan istenmifl ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildi i anlafl lm fl olmakla, dava dosyas için Tetkik Hakimi Muktedir Lale taraf ndan düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruflma tutanaklar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra iflin gere i görüflülüp, düflünüldü: Davac sigortac n n, TTK n n 1301. maddesi hükmüne dayal olarak daval lar aleyhine açt rücu davas sonucunda, mahkemece davan n daval lardan FA yönünden HUMK un 409. maddesi uyar nca aç lmam fl say lmas na, di er daval HK yönünden ise reddine dair tesis edilen hüküm, davac vekili taraf ndan temyiz edilmifltir. Dava, TTK n n 1301. madde hükmüne dayal kasko sigorta rücu davas d r. Uyuflmazl k, hayvan tutucusunun sorumlulu unun kusur sorumlulu u olup olmad noktas nda toplanmaktad r. BK n n 56. maddesi hükmüne göre, bir hayvan n üçüncü kifliye vermifl oldu u zarar, onun tutucusu, durumun gerekli k ld her türlü özeni göstermifl oldu unu veya böyle bir özeni göstermifl olsayd bile zarar n gerçekleflmesine engel olamayaca n ispat etmedikçe, tazmin etmek zorundad r. Bu maddeden de anlafl laca gibi, hayvan tutucusunun sorumlulu u niteli i itibariyle kurtulufl kan t getirilebilen ola an sebep sorumlulu udur. Sorumlulu un do mas için hayvan tutucusunun kusurlu olmas da flart de ildir. Hayvan tutucusu, hayvan üzerinde iktidar sa- (*) Gönderen Av. Hulki ÖZEL Mersin Barosu
1366 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 80 Say : 3 Y l 2006 hibi olan ondan yararlanan malik olabilece i gibi, hayvan üzerinde intifa, kira, ariyet hakk na sahip olan kifli de olabilir. (Bkz.Prof.Dr.Fikret Eren, Borçlar Hukuku - Genel Hükümler, Geniflletilmifl 2.Bas, Ankara, T988, Cilt-2 sh.182.vd). Somut olaya gelince, kusura dayal olarak düzenlenen Adli T p Kurumu hükme dayanak yap larak daval lardan hayvanlar n sahibi olan HK'n n kusursuz oldu u sonucuna var larak, an lan daval hakk nda yaz l flekilde karar verilmifltir. O halde, mahkemece, uyuflmazl k yukar daki aç klamalar çerçevesinde incelenmek ve sonucuna göre bir karar verilmek gerekirken, yerinde olmayan yaz l gerekçelerle karar verilmesi do ru bulunmam flt r. SONUÇ: Yukarda aç klanan nedenlerle, davac vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile hükmün davac yarar na BOZULMASINA, ödedi i temyiz peflin harc n iste i halinde temyiz edene iadesine, 10.02.2005 tarihinde oybirli iyle karar verildi. YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2004/14016 K: 2005/1648 T: 24.2.2005 S GORTA POL ÇES N N DÜZENLENMES S GORTACININ SORUMLULU U Özet: Geminin klastan düflmesinin ard ndan yeniden klaf kasyona ba lanmak üzere tadilat gördü ü s rada sigorta poliçesinin düzenlenmifl olmas ve sigortac n n da durumu bildi inin anlafl lmas karfl s nda, geminin batmas sonucunda gerçekleflen rizikodan sigortac n n sorumlu oldu u kabul edilmelidir. (*) Taraflar aras nda görülen davada Beyo lu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'ne bozmaya uyularak verilen 15.09.2004 tarih ve 2003/520-2004/324 say l karar n Yarg tay'ca duruflmal olarak incelenmesi daval vekili taraf ndan istenmifl olmakla, duruflma için belirlenen 22.02.2005 günde daval lar A Anonim Türk Sigorta fiti. Avukat DD ile davac avukat FA gelip, temyiz dilekçesinin de süresinde verildi i anlafl ld ktan ve duruflmada haz r bulunan taraflar avukatlar dinlenildikten sonra, duruflmal ifl- (*) Gönderen: Av. Ünal KAYNAK
Yarg tay Kararlar 1367 lerin yo unlu u ve süre darl ndan ötürü iflin incelenerek karara ba lanmas ileriye b rak lm flt. Dava dosyas için Tetkik Hakimi Yaflar Arslan taraf ndan düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruflma tutanaklar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra iflin gere i görüflülüp, düflünüldü: Davac vekili, daval ya tekne sigorta poliçesiyle sigortal olan müvekkiline ait geminin batmas ile gerçekleflen rizikonun tazmin edilmedi ini ileri sürerek (750.000) USD nin temerrüt faiziyle daval dan tahsilini talep ve dava etmifltir. Daval vekili, davac n n poliçede sigorta ettirenin temsilcisi olarak gösterildi ini, bu nedenle dava hakk bulunmad m, geminin riziko tarihinde klass z olmas, nedeniyle tazminat istenemeyece ini tazminat almak amac yla kasten bat r ld n, geminin gerçek de erinin (450.000) USD olmas nedeniyle aflk n sigorta hükümlerinin uygulanmas gerekti- ini savunmufltur. Mahkemece davan n kabulüne iliflkin verilen ilk karar, daval vekilinin temyizi üzerine Dairemizce usul hükümleri yönünden bozulmufl olup, bozmaya uyularak yap lan yarg lama sonunda gemi maliki olan davac taraf ndan gemi üzerinde kredi iliflkisinden do an ipotek hakk bulunan dava d fl Toprak ad na geminin sigorta ettirildi i, sigorta tazminat talep hakk n n öncelikle bankada oldu u, lehine sigorta yat r lan n muvafakati ile hukuken yarar olmas halinde davac n n da tazminat isteyebilece i, sigorta bedeli gemi ipote i miktar n n çok üzerinde oldu undan davac n n hukuki yarar n n bulundu u, esasen bankan n devredildi i. TMSF ye bozmadan sonra davac ya muvafakat verildi i davac ya ait geminin (Fakaz 1) can sallar n n kullan ld n n denize elverifllilik belgesi düzenlenen makamlarca kavsi, alt na al nd, geminin tadilatta oldu unu bilerek sigorta poliçesini düzenlenmifl oldu u da dikkate al narak can sallar n n bulunmas nedeniyle geminin batt n n kabulü gerekti i, geminin rayiç bedeli (750.000) USD'nin daval dan istenebilece i, bu miktar n (39,561.22) USD lik k sm n temlik alan n davas n atiye b rakmas nedeniyle ifllemden kald r ld gerekçesiyle, (7.10.438.78) USD nin riziko tarihinden (05.06.2000) itibaren % 7.25 temerrüt faiziyle birlikte -fiili ödeme günündeki TCMB efektif sat fl kuru karfl l n n daval dan tahsiline karar verilmifltir. Karar, daval vekili temyiz etmifltir. Dosyadaki yaz lara, mahkemece uyulan bozma karar gere ince hüküm verilmifl olmas na ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamas na ve taraflar aras ndaki tekne sigortas poliçesi müddet klozu 4. maddesi ve poliçenin eki ve ayr lmaz parças niteli indeki Genel fiartlar n A. 2. maddesi hükmünce sigorta konusu geminin s n flanan (klas) kurumlar nca verilmifl s n f (klas) belgesine sahip olmas ve bu belgenin si-
1368 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 80 Say : 3 Y l 2006 gorta süresi içnde geçerlili ini korumas koflulunun öngörülmüfl bulunmas na oysa Türk L oyd unca davac n n donatan bulundu u sigortal gemiye verilen klas belgesi geçerlilik süresinin poliçe bafllang c olan 20.04.2000 tarihinden önce 28,02.2000 tarihinde sona ermifl bulunmas na karfl n geminin klastan düflmesinin ard ndan yeniden klasif kasyona ba lanmak üzere tadilat görürken poliçesinin düzenlenmifl bulunmas na ve sigorta taraflar aras ndaki yaz flmalardan daval sigortac n n bu durumu bildi inin anlafl lmas na göre, daval vekilinin temyiz isteminin reddi ile karar n Onanmas gerekmifltir. SONUÇ: Yukar da aç klanan nedenlerle daval vekilinin temyiz itirazlar n n reddiyle karar n ONANMASINA, afla da yaz l bakiye 19,546. YTL temyiz ilan harc n n temyiz, edenden al nmas na. takdir edilen 400.000.000.-TL duruflma vekillik ücretinin daval dan al narak davac ya verilmesine, 24.02.2005 tarihinde oybirli iyle karar verildi. YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2004/15229 K: 2005/12632 T: 21.12.2005 GERÇEK ZARAR LE S GORTACININ ÖDED M KTAR ARASINDA AfiIRI FARK OLMASI MÜZAYAKA HAL GAB N N N KOfiULLARI (BK m. 21) Özet: Müzayaka esas itibariyle ciddi bir mali s k nt halini ifade eder. Sigortac n n ödedi i tazminat bedeli ile gerçek hasar aras nda afl r bir fark oldu una göre, davac n n müzayaka halinde söz konusu ödemeyi kabul etmek zorunda kald - na yönelik iddias üzerinde durulmal ve somut olayda müzayaka durumunun olup olmad araflt r lmal d r. Hasar bedelinin tahsil edilmesinden bir gün önce sigortac ya ihtar gönderilerek çekince bildirimi yap lmas suretiyle ibranamenin sonuçlar ndan kurtulmak istenmesi ticari hayata ve iyiniyet kurallar na ayk r de ildir. (*) Taraflar aras nda görülen davada Beyo lu Asliye 2. Ticaret Mahkemesi'nce verilen 20.10.2004 tarih ve 2003/110-2004/416 say l karar n (*) Dergimizin 2005/6. say s n n 2288. sayfas nda yay mlanan Yarg tay 11. Hukuk Dairesi Karar na bak n z.
Yarg tay Kararlar 1369 Yarg tay'ca incelenmesi davac vekili taraf ndan istenmifl ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildi i anlafl lm fl olmakla, dava dosyas için Tetkik Hakimi Salih Çelik taraf ndan düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe layihalar, duruflma tutanaklar ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra iflin gere i görüflülüp, düflünüldü: Davac vekili, müvekkilinin "Tüm flyeri Sigorta Poliçesi" ile sigortal iflyerinde 24.09.2002 günü ç kan yang n sonucu oluflan zarar daval n n 156.100.000.000.-TL.y geç olarak ödedi ini, ayr ca gerçek zarar n bundan çok fazla oldu unu, müvekkilinin yapt üretiminin durmas, ödemelerinin zora girmesi nedeniyle müzayaka alt nda bu bedeli tahsil etmek ve ibraname imzalamak zorunda kald n, ibranameyi imzalamadan bir gün önce noterden keflide ettirdikleri ihtarname ile ibranamenin müzayaka alt nda imzalanaca n n bildirildi ini ve fazlaya iliflkin haklar n sakl tutuldu unu ileri sürerek, flimdilik 1.000.000.000.-TL nin faiziyle tahsilini, ayr ca daval n n yapt ödeme tarihine kadar ifllemifl olan 25.000.000.000.-TL temerrüt faizinin de tahsilini, slah dilekçesi ile bakiye tazminat alaca n n 50.000.000.000.-TL olarak karar alt na al nmas - n talep ve dava etmifltir. Daval vekili, davac n n 08.11.2002 tarihli isteminde bildirdi i miktar n, ekspertiz raporundaki miktar ile ayn oldu unu, var lan mutabakata uygun olarak 29.01.2003 günü ödeme yap l p, ibraname ald klar n, ödemenin gecikmedi ini, faiz borçlar n n da bulunmad n, davac n n dava hakk n n kalmad n savunarak, davan n reddini istemifltir. Mahkemece, dosya kapsam na ve benimsenen bilirkifli raporuna göre, ödemeden bir gün önce ödenecek mebla üzerinde mutabakata var ld, buna ra men davac n n bedeli tahsil etmeden önce, ihtar keflide ederek, fazlaya iliflkin haklar n sakl tutmas n n ticari hayattaki iliflkilere ters bulundu u, davac n n, ibranameyi imzalad tarihte müzayaka halinde oldu unu kan tlamas gerekti i, oysa bunu ispatlayamad, daval - n n ödedi i miktar ile bu yarg lama s ras nda al nan bilirkifli raporu ile belirlenen zarar miktar aras nda fahifl bir fark da olmad, buna göre de davac n n müzayaka halinde olmad n n anlafl ld gerekçesiyle, davan n reddine karar verilmifltir. Karar, davac vekili temyiz etmifltir. Dava, davac sigortal n n müzayaka halinde bulunmas ndan faydalanan daval sigortac n n sigorta bedelini noksan ve geç ödendi i iddias na dayal bakiye tazminat istemine ve ödeme tarihine kadar ifllemifl temerrüt faizi istemine iliflkindir. Mahkemece, davac n n bir gün önce mutabakata var lan hasar bedelini, ibraname karfl l nda ertesi günü tahsil etti i, bir gün önce ihtar keflide ederek.çekince koymas n n ticari hayata uygun düflmedi i, müzayaka halini de kan tlayamad, daval n n ödedi i miktar ile gerçek zarar miktar aras nda fahifl bir fark da bulunmad gerekçeleriyle, davan n
1370 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 80 Say : 3 Y l 2006 reddinde karar verilmifltir. Oysa bir gün önce taraflar aras nda gerçekleflmifl bir mutabakat n varl kan tlanamad gibi, davac n n ihtarname keflide ederek, çekince koymak suretiyle, ibranamenin aleyhine olan sonuçlar ndan kurtulmak istemesi, yasal hakk n kullan m olup, bunun ticari hayata ve iyiniyet kurallar na ters düflen bir yönü de bulunmamaktad r. Öte yandan, bilirkifli raporunda belirlenen ve davac n n slah ile art r m yapmas na neden olan zarar miktar ile daval n n ödedi i miktar aras ndaki 50.000.000.000.-lira fark n fahifl oldu unun kabulü de gerekir. Bu itibarla, aksi yöndeki gerekçede de isabet bulunmamaktad r. Di- er yandan, davac tahsilat yap p, ibraname imzalad 29.01.2003 tarihinin üzerinden uzunca bir süre geçmeden, 12.03.2003 günü dava açm fl olup, bu da, davac n n müzayaka halinde bulundu u iddias na ters düflmedi i gibi, iddia ile de uyumludur. Öte yandan, gabin halinin kan tlanamad gerekçesinin somut kan tlar mahkemece aç klanmad gibi, bu yönde yeterli bir araflt rma ve inceleme de yap lmam flt r. Oysa, gabin'i tarifeden BK n n 21/1. maddesi hükmüne göre, "Bir akitte ivazlar aras nda aç k bir nispetsizlik bulundu u takdirde, e er gabin mutazamn n müzayaka halinde bulunmas ndan veya hiffetinden, yahut tecrübesizli- inden istifade suretiyle vukua getirilmifl ise, mutazarr r bir sene zarf nda akdi feshetti ini beyan ederek verdi i fleyi geri alabilir." Bu hükümden anlafl laca üzere gabin'in biri objektif, di- eri de sübjektif iki unsuru bulunmaktad r. Objektif unsur, karfl l kl edimler aras ndaki aç k de er fark olup, kanunda aç k nispetsizli in ölçüsünü tayine esas olacak bir kural bulunmamas nedeniyle, bu hususta yarg c n takdir yetkisi önemli bir rol oynayacakt r. Sübjektif unsur ise, zarar görenin müzayakas ndan veya haf fli inden yada tecrübesizli inden yararlanma halidir. Bilindi i üzere, müzayaka, esas itibar yla ciddi bir mali s k nt halini ifade eder. Somut olayda, davac n n üretiminin durdu- u, ödemelerinin zora girdi i ve bu ortamda ibranamenin imzalanmak zorunda kal nd ihtarnamede ve dava dilekçesinde iddia edilmifl ise de, mahkemece, bu iddia üzerinde durulmam fl, davac ya müzayaka halinde oldu una iliflkin delilleri sorulmam fl olup, ibraz halinde gabin olgusunun sübjektif unsurunun varl n n tart fl lmas gerekirken, objektif unsurun tart fl lmas ile yetinilmesi de do ru olmam flt r. Di er yandan, ödenen miktara iliflkin temerrüt faizi istemi hakk nda, mahkemece, olumlu ya da olumsuz bir hüküm tesis edilmesi gerekirken, bu isteme iliflkin ayr bir tart flma ve gerekçe ortaya konmamas ve hüküm tesis edilmemesi de do ru olmam flt r. SONUÇ: Yukar da aç klanan nedenlerle, davac vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile karar n davac yarar na BOZULMASINA, ödedi i temyiz peflin harc n iste i halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2005 tarihinde oybirli iyle karar verildi.