Türk Toraks Derneği 17. Yıllık Kongresi. Poster Sunumları

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk Toraks Derneği 17. Yıllık Kongresi. Poster Sunumları"

Transkript

1 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Poster Sunumları

2

3 AKCİĞER PATOLOJİSİ P00 A spicular pulmonary mass mimicking a secondary metastatic lesion Arjana Hamdi Sina, Dafina Pali Todri, Hasan Sulejman Hafizi University Hospital of Tirana Shefqet Ndroqi A 5-year-old man with a 0 pack-year smoking history was admitted to our hospital with a weeks history of cough with haemoptysis, chest pain, hematuria, weight loss and fever. At admission, the patient was in moderate clinical condition and systemic review was unremarkable. He has no significant past medical history and is on no medication. Laboratory data showed an erythrocyte sedimentation rate of 45mm/hr, the other data were normal. CT revealed a large spiculated mass 4.5cm x 4 cm with a central destructive cavity, in the st and nd segments of the left lung. Mediastinal lymph nodes up to cm. In the right kidney was revealed a heterogenic mass, which got contrast and seemed to infiltrate iliopsoas muscle. Abdominal ultrasound-revealed a cortical mass, 4x4 cm in diameter, in the right kidney. A fiberoptic bronchoscopy with bronchoalveolar lavage and transbronchial biopsies was performed. Culmen and its segments presented with edematous and hyperemic mucosa which cause a mild obstruction. Bronchial lavage: cytology resulted necrotic material, predominantly neutrophils; BK culture negative Tran thoracic needle biopsy resulted inflammatory lesion.the patient was discharged from hospital in 06/9/0 with dg: Susp lung cancer and right kidney tumor. Renal mass biopsy- resulted clear cell renal carcinoma He underwent the kidney resection and came after one month for evaluation of the pulmonary lesion which was almost healed with subsequent scarring. The definitive diagnosis: Inflammatory pulmonary lesion and Clear cell right renal carcinoma Keywords: Secondary pulmonary metastatic lesion, renal carcinoma, spicular lesion P00 öksürükle gelişen rektus hematomu Harun Karamanlı, Bilal Arık Mevlana Üniveristesi Tıp Fakültesi, Konya Abdominal rektus kılıfı hematomu nadir gelişen ancak fatal seyir gosterebilen bir bir tablo olup; yaşlı ve kadınlarda daha sık gorulmektedir.son haftadır gidere artan non produktif şiddetli öksürük şikayeti ile değerlendirilen hastanın haftadır artan, sağ alt kadranda ağrı tarif ediyordu. Abdominal tomografide sağda rektus kılıfı icerisinde hematomla uyumlu lezyon rapor edildi.hastanın anamenez ve hikayesinden rektus hematomu yapabilecek risk faktörlerinden sadece subakut nonproduktif öksürük ve aspirin kullanımı mevcuttu. Rektus kılıf hematomuna neden olan birçok tetikleyici faktör vardır. Çoğu antikoagülan kullanımına ikincil gelişen spontan kanamalardır. Özellikle astım bronşiale, pnömoni gibi akciğer hastalıklarında intraabdominal basıncı arttıran şiddetli öksürük en sık travma dışı mekanizmadır.bizim olgumuzda hastanın öksürük ve aspirin kullanımı dışında ek risk faktoru saptanmadı. Uzamış ve inatçı öksürük durumunda, rektus kılıfı hematomu gelişimi icin akılda tutulması gereken risk faktorleri arasındadır Anahtar Kelimeler: öksürük, rectus hematom Şekil. rectus hematoma Figure. CT at hospital addmission revealed a large spiculated mass 4.5cm x 4 cm with a central destructive cavity Figure. Good resorption one month after antibiotic treatment P00 Castleman Hastalığı, Bir Olgu Nedeniyle Deniz Doğan, Nesrin Öcal, Alev Taşkın, Ergün Uçar, Hayati Bilgiç Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Castleman hastalığı, nadir bir lenfoproliferatif hastalık olup genellikle asemptomatik olgularda rutin taramalarla saptanır. Dev lenf nodu hiperplazisi, angiofolliküler lenf nodu hiperplazisi gibi isimlerle de anılmaktadır. Sıklıkla mediastinal alanda timoma görüntüsü ile karışabilen soliter, benign bir kitle görünümünde ortaya çıkan hastalığın histopatolojik olarak hyalen vasküler tip ve plazma hücreli tip olmak üzere iki tipi vardır. Biz, klasik dev lenf nodu hiperplazisine ait radyolojik görünüm dışında prezente olan farklı bir olguyu paylaşmak istedik. Aktif şikayeti olmayan yaşında erkek hasta yapılan peryodik kontrollerde çekilen PA akciğer grafisinde izlenen lezyon nedeniyle kliniğimize refere edilmiş. Hastaya toraks BT çekildi. Torkas BT de bilateral alt lo bronşları etrafında peribronkovaskuler dansitler ve sağda orta lobda, solda ise lingula inferiorda kollabe görünüm izlenen hastaya tanısal bronkoskopi işlemi uygulandı. Alınan biyopsi sonuçları tanısal gelmeyen hastanın mevcut lezyonlarına yönelik tanısal cerrahi işlem için göğüs cerrahisi kliniğinde cerrahi lenf nodu diseksiyonu yapıldı. Alınan materyalin patoloji sonuçları castleman hastalığı, hyalin vaskuler tip olarak raporlandı. Bu olgu nadir görülen bir patoloji olan Castleman hastalığının tipik bulgularını ve radyolojik görünümünü sergilememesi bakımından farklı bir örnek teşkil etmektedir. Klasik olarak dev mediastinal lenf nodu olarak tarif edilen bu hastalığın öncelikli öntanılar arasında yer almadığı olgulara örnek teşkil etmesi açısından paylaştık. Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

4 Anahtar Kelimeler: castleman hastalığı, histopatoloji, lenf nodu P006 Primer Trakeobronşial AL Amiloidozis Nur Seda İbili, Arif Hikmet Çımrın, Atila Akkoçlu, Duygu Gürel Dokuz Eylül Üniversitesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi, Patoloji Anabilim Dalı, İzmir Şekil. Bilateral alt lob bronşu etrafında peribronkovaskuler dansiteler a. mediasten kesiti b. parankim kesiti P004 Pulmoner Glomanjioma: olgu sunumu ve literatürün gözden geçirilmesi Muhammet Reha Çelik, Hakkı Ulutaş, Akın Kuzucu İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Turgut Özal Tıp Merkezi Göğüs Cerrahisi, Malatya Glomanjioma, arteriovenöz anastomozların etrafını saran glomus cisimlerinden kaynaklanan benign yumuşak doku tümörleridir. Tüm yumuşak doku tümörlerinin %.6 sını oluşturan glomus tümörleri genellikle bu olgu ekstremitelerde ortaya çıkar. Bu çalışmada sağ akciğer alt lobunda glomanjioma saptanan 40 yaşında kadın hasta sunuldu. Göğüs ağrısı ile kliniğimize başvuran hastanın çekilen bilgisayarlı tomografisinde 4.0 cm çapında solid kitle lezyonu saptanmıştır. Preoperatif fiberoptik bronkoskopi uygulanmış ancak endobronşial lezyon saptanmamıştır. Kitle, etrafında sağlam akciğer dokusu olacak şekilde video yardımlı torakoskopik wedge rezeksiyon ile çıkarılmıştır. Histopatolojik bulgular; uniform olarak dizilmiş, berrak sitoplazmalı, küçük nukleusları olan ve mitotik aktivite göstermeyen küçük yuvarlak hücrelerden oluşan glomanjioma olarak rapor edildi. Glomus cisimlerinin akciğer parankiminde neredeyse hiç bulunmamasından dolayı pulmoner glomanjiomalar son derece nadir lezyonlardır. Kolaylıkla daha sık görülen primer veya metastatik akciğer lezyonları ile karıştırılabilir. Nüks etme ihtimali düşüktür. Bu tümörde cerrahi yaklaşım ve komplet rezeksiyon kesin tanı ve küratif bir tedavi için en doğru tercihtir. Anahtar Kelimeler: Glomangioma, VATS, Komplet Rezeksiyon P005 Nadir Bir Mediyastinal Kitle Nedeni: İdiyopatik Fibrozan Mediyastenit Tekin Yıldız, Hüseyin Dülger, Turgut Aydın Medical Park Bursa Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Servisi Çekirge Devlet Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Patomer Patoloji Laboratuvarı İdiyopatik mediastinal fibrozis (İMF) mediastenin visseral kompartmanında yoğun fibröz doku proliferasyonu ve depolanmasıyla sonuçlanan, nedeni her zaman ortaya konamayan, nadir izlenen bir patolojidir. Pek çok hastada etiyoloji belirsizdir. Altmış üç yaşında erkek hasta, öksürük, göğüste sıkışma hissi, zayıflama, halsizlik şikayetleriyle başvurdu. Kırk paket/yıl sigara içimi dışında önemli bir risk faktörü yoktu. Bilinen herhangi bir sistemik veya genetik hastalık yoktu. Fizik muayenesinde solunum seslerinde kabalaşma dışında patolojik bulgu saptanmadı. PA AC grafisinde mediyastende ve sağ paratrakeal alanda genişleme saptandı. Toraks BT de mediyastende ve sağ üst paratrakeal bölgede 8x66 mm boyutuna kadar ulaşan mediyastinal kitle? Lenfadenomegali? saptandı. Hastaya tanısal amaçlı mediyastinoskopi yapıldı. Alınan dokunun histopatolojisi fibrozan mediyastenit olarak bildirildi. Etyolojik olarak yapılan incelemelerde önemli bir neden saptanmadı. İdiyopatik mediyastinal fibrozis tanısı kondu. Halen semptomatik tedavi ile takip edilmektedir. Mediastinal kitleler incelenirken, nadiren de olsa, İMF hatırlanmalıdır. Anahtar Kelimeler: idiyopatik mediyastinal fibrozis Amiloidoz, primer(al protein), sekonder(aa protein), herediter ve diyaliz amiloidozu olarak dört formda görülmektedir. Sistemik bir klinik antite olmakla birlikte organ sınırlı olarak da görülebilir. Trakeobronşial amiloidoz tüm amiloidoz tiplerinde olsa da, özellikle AL amiloidozda bildirilmiştir. AL amiloid birikim ile karakterli primer trakeobronşial amiloidoz olgusu sunulmuştur. 4 yaşında, mobilya imalatı yapan erkek olgu. -4 aydır giderek belirginleşen nefes darlığı, öksürük, hırıltılı solunum şikayeti ile başvurdu. özgeçmişde özellik saptanmadı. 0paket/yıl sigara kullanımı mevcuttu. Fizik muayene bulguları olağandı. PA Akciğer grafisinde sağ alt zonda bronkovaskuler gölgelenmede belirginleşme görüldü. Toraks BT de subkarinal multiple konglomere mediastinal lenf bezleri ve sağ akciğer orta lob lateral segmentte yarı homojen infiltrasyon alanları izlendi. Bronkoskopide ana karina künt ve ödemli,her iki ana bronş mukozasının düzensizleştiği görüldü (Şekil ). Mukozal düzensizleşme alanından biopsi alındı.materyalin histopatolojik değerlendirmesinde AL amiloid birikimi saptandı. Diğer organ-sistem tutulumunu destekleyen bulgu saptanmadı. Kemik iliği biopsisi planlandı. Mevcut bulgularla distal trakeobronşial mukozal tutulumlu AL amiloidoz tanısı konuldu. Vital soruna yol açacak bir bulgu olmadığı için izleme alındı. Sonuç olarak; izole trakeobronşial AL amiloidoz, sıklıkla primer amiloidozun bir organ tutulumu formu şeklinde görülmektedir. Başvuru genellikle santral havayolu obstrüksiyonu bulguları nedeni ile olmaktadır Anahtar Kelimeler: Amiloidoz, trakeobronşial, pulmonar amiloidoz, primer AL P007 Akciğerin transbronşiyal iğne aspirasyonu ve bronkoskopik biyopsi ile tanı konulan düşük dereceli mukoepidermoid karsinomu İrem Hicran Özbudak, Havva Serap Toru, Tülay Özdemir, Ömer Özbudak, Gülay Özbilim Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Tıbbi Patoloji Anabilim Dalı, Antalya Akdeniz Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Antalya Giriş: Mukoepidermoid karsinom (MEK) tüm akciğer tümörlerinin % den daha azını oluşturan, nadir bir primer akciğer tümörüdür. Santral hava yollarında bronş duvarında ki bezlerden kaynaklanır. Klinik belirtiler polipoid endobronşiyal büyümeye ve trakea ile büyük hava yolu irritasyonuyla ilgilidir. Transbronşiyal iğne aspirasyonu (TBİA) da MEK tanısı için güvenli ve etkili bir bronkoskopik teknik olarak tanımlanmaktadır.. Olgu: Yatar pozisyonda wheezing ile başvuran hasta,4 yaşında ver erkektir. Görüntüleme yöntemlerinde, sağ üst lob bronşu tutan kitle tespit edilmiştir. Hastaya bronkoskopi ve TBİA yapılmıştır. Patolojik incelemesinde müsinöz hücreler ve intermediate hücreler, skuamoid hücrelerden oluşan düşük dereceli MEK saptanmıştır. TBNA da, sakin nükleuslar ve müsinöz arka plan ile ara tip hücreler görülmüştür. Tartışma: MEK aynı adı taşıyan tükrük bezi tümörü ile aynı histolojikdedir. Morfolojik ve sitolojik özelliklerine göre düşük ve yüksek dereceli tiplere ayrımaktadır. Düşük dereceli MEK yüksek derecelilere göre çok daha iyi prognoza sahiptir.yüksek dereceli olanlar küçük hücreli dışı karsinom ile benzer prognoza sahiptir. Bu olgu, doğru tanı koymak için yeterli biyopsi örneklemi yapılmasının önemini ve genellikle daha iyi prognoz gösteren düşük dereceli formda olduklarını da vurgulamaktadır. Anahtar Kelimeler: düşük dereceli MEK, TBİA 4 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

5 AKCİĞER VE PLEVRA MALİGNİTELER P008 Mide adenokarsinomunun endobronşiyal metastazı: Olgu sunumu Levent Özdemir, Burcu Özdemir, Suat Durkaya, Sema Nur Çalışkan, Ali Ersoy 4, Gökhan Büyükbayram, Zulal Özbolat, Caner Kır 5 Dörtyol Devlet Hastanesi, Göğüs Hastalıkları, Hatay İskenderun Devlet Hastanesi, Göğüs Hastalıkları, Hatay İskenderun Devlet Hastanesi, Göğüs Cerrahisi, Hatay 4 Antakya Devlet Hastanesi, Göğüs Hastalıkları, Hatay 5 Dörtyol Devlet Hastanesi, Patoloji, Hatay Akciğer dışı solid malign tümörlerin akciğer metastazları yaygın görülmesine rağmen endobronşiyal invazyon çok nadir olarak gözlenmektedir. Ensık endobronşiyal metastaz gelişen tümörler meme, kolon, böbrek adenokarsinomlarıdır. 4 yaşında erkek hasta, öksürük, nefes darlığı, hırıltı şikayeti ile başvurdu. Özgeçmişinde yıl önce mide adenokarsinomu nedeni ile operasyon ve sonrasında kemo radyoterapi tedavisi mevcuttu. Hastanın yapılan bronkoskopisinde sol alt lob superiyor girişinde mukozada düzensizlik ve hiperemi mevcuttu. Alınan mukoza biyopsinde mide adenokarsinom metastazı gösterildi. Anahtar Kelimeler: Mide karsinomu, endobronşiyal metastaz P009 β-hcg pozitifliği ile seyreden akciğer tümörü: Primer pulmoner germ hücreli tümör? β-hcg sekrete eden primer akciğer kanseri? Burcu Cirit Koçer, Yurdanur Erdoğan, Berna Akıncı Özyürek, Funda Demirağ, Meriç Ünver Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, Ankara Gonadlar dışında ortaya çıkan germ hücreli tümörler (GHT) ekstragonadal GHT olarak adlandırılırlar. Erişkinlerde en sık anterior mediastinal olmak üzere, retroperitoneal, pineal bez ve sakral yerleşim görülürken primer pulmoner GHT çok nadirdir. Küçük hücreli dışı akciğer karsinomlarında paraneoplastik β-hcg salınımı da nadiren bildirilmiştir. 4 yaşında erkek hasta nefes darlığı ve göğüs ağrısı şikayeti ile başvurdu. Toraks bilgisayarlı tomografisinde multiple nodül ve kitleler, plevral efüzyon saptandı. Serum β-hcg değeri yüksek olarak bulundu. Yapılan bronkoskopide endobronşiyal lezyon saptandı. Lezyondan alınan biyopsi örneğinin patolojik incelemesinde GHT ile küçük hücreli dışı akciğer karsinomu ayrımı yapılamaması üzerine hastaya ikinci kez bronkoskopi yapıldı ve kriyobiyopsi alındı. Alınan örneğin patolojik incelemesinde yine malign epitelyal tümör ile GHT ayrımı yapılamadı. Pozitron emisyon tomografisinde ve ultrasonografik değerlendirmede gonadlarda tutulum saptanmadı. Olgu, medikal onkoloji tarafından değerlendirildi ve klinik, radyolojik bulgular ve yüksek serum β-hcg değeri nedeniyle ekstragonadal GHT olarak kabul edilerek kemoterapi başlandı. Olgu, endobronşiyal tutulumlu primer pulmoner GHT ün çok nadir olması, β-hcg sekrete eden küçük hücre dışı akciğer kanserlerinin nadir olması, patolojik ayrım güçlüğü bulunması nedeni ile sunuldu. Anahtar Kelimeler: germ hücreli tümör, akciğer, B HCG Şekil. Toraks bt P00 Silikozis ve Akciğer Adenokanser Olgu Sunumu Adil Can Güngen, Yusuf Aydemir, Hasan Düzenli, Hikmet Çoban, Canatan Taşdemir Sakarya Üniversitesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Sakarya Çevresel ve mesleksel maruziyet sonucu gelişen silikozis olgularında; ülkemizde özellikle kot taşlamacılığına bağlı olarak artış görülmektedir. Silikozis, inorganik silika partiküllerinin inhalasyonu sonucu gelişen interstisyel akciğer hastalığıdır. Bu çalışmada kot taşlama işinde çalışmış silikozis ve akciğer adenokanser tanısı alan olguyu sunuyoruz. Olgumuz 8 ay kot taşlama işinde çalışmıştı. Silikozis tanısı öykü, klinik ve görüntülemelerle konuldu. Kliniği kötüleşen hastanın bronkoskopi ile yapılan transbronşiyal biopsi sonucu akciğer adenokanseri ile uyumluydu. Silikozis tanısı ile takipli hastalarda akciğer kanseri gelişebileceği veya silikozis görüntü bulgularının akciğer kanseri ile karışabileceği için bu hastalara biopsi yapılarak tanının desteklenmesi gerektiği kanısındayız. Anahtar Kelimeler: Silikozis, Kot taşlamacılığı, Akciğer kanseri Akciğer grafi BT Şekil.Patoloji Şekil. P/A AC grafisi her iki hemitoraks orta ve alt zonda yaygın retikülonodüler opasiteler Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı 5

6 BT CT Şekil. Her iki akciğer parankim alanlarında değınık yerleşim gösteren buzlu cam görünümleri, nodüller ve septal kalınlaşmalar Şekil. Tedavi öncesi Toraks MR görüntüsü P0 Cerrahisiz 9 yıldır yaşayan Evre A Squamoz hücreli akciğer kanseri olgusu Bulent Karagöz, Ömer Ayten, Ersin Demirer, Tolga Tuncel, Dilaver Tas, Tayfun Çalışkan Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Servisi, İstanbul Gata Haydarpaşa Eğitim Hastanesi, Göğüs HAstalıkları Servisi, İstanbul Dünyada akciğer kanseri, tüm değişik tedavi modalitelerine rağmen kanser ölümlerinde birinci sıradaki yerini korumaktadır. Her yıl ortalama,5 milyon yeni tanı konulmakta ve ortalama. milyon kişi akciğer kanserinden ölmektedir. Hastaların başvuru sırasında %80 i ileri evredir ve yaklaşık %0 si cerrahi işlem için uygundur. Cerrahi uygulanamayan ileri evre akciğer kanserinin beş yıllık ortalama yaşam süresi %0- dür. 85 yaşında erkek hasta. Kasım 005 tarihinde öksürük kanlı balgam yakınmalarıyla servisimize başvurdu. Çekilen toraks BT sinde sol akciğer üst lob anterior segmentte 6x5x4 cm lik kitle, mediastende sol hilusta cmlik lenf nodu saptandı. Bronkoskopisinde sol akciğer üst lob apikal segment ağzını tamamen kapatan endobronşiyal lezyon izlendi. Lezyondan alınan biyopsi sonucunda Skuamoz hücreli akciğer kanseri tanısı konuldu. Aort invazyonunu değerlendirmek için çekilen Toraks MRI da sol akciğer üst lobda aorta ile yağlı planların kısmen silindiği 5x cm lik kitle izlendi (Resim). SFT de FEV.08 lt, FVC.48 lt FEV/FVC %77 ölçüdü. Hasta evre B (T4 N M0) (o zamanki evreleme sistemine göre, yeni evreleme sistemine göre evre A) kabul edilerek kemoradyoterapiye yönlendirildi. Hastaya Karboplatin +dosetaksel tedavisi ve 00cGy/gün (altı hafta boyunca haftada 5 gün) ve 5 fraksiyonda 5000 er cgy radyoterapi uygulandı. Şubat 007 ve Haziran 009 tarihlerinde progresyon izlenen hastaya sırasıyla altı kür gemsitabin ve vinorelbin uygulandı. Kasım 0 tarihine kadar stabil seyreden hasta, bu tarihte çekilen Kontrol Bt de sol akciğerde cm ye ulaşan plevral efüzyon izlenmesi üzerine halen haftalık paklitaksel kemoterapisi kullanmakta. Anahtar Kelimeler: skuamoz hücreli akciğer kanseri, uzun yaşam süresi Şekil. Guncel Toraks BT görüntüsü P0 Trakeal Hamartom ve Akciğer Adenokarsinomu Birlikteliği Umut Sabri Kasapoğlu, Pınar Atagün Güney, Begüm Arıtan, Sibel Arınç, Hakan Yılmaz, Murat Kavas, Ayşem Aşkım Güven, Ayşe Ersev Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Kliniği, İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, İstanbul Pulmoner hamartomlar akciğerin en sık görülen benign lezyonlarıdır. Çoğunlukla benign olmakla beraber nadiren malign transformasyon gösterebilirler. Nadir görülen trakeal hamartoma eşlik eden akciğer adenokarsinomu olgusunu sunduk. 74 yaşında erkek hasta sol göğüs ağrısı şikayeti ile başvurdu. Hikayesinde 5 gün önce trafik kazası geçirdiği öğrenildi. Olgunun toraks BT sinde sol plevral efüzyon ve trakeal lezyon izlendi. Trakeadaki kitlenin histopatolojisi hamartom, sol hemitorakstaki plevral efüzyonun histopatolojisi akciğer adenokarsinomu ile uyumlu geldi. Akciğer kanseri ve hamartom birlikteliği akılda tutulmalıdır. Anahtar Kelimeler: Hamartom, adenokarsinom, akciğer. 6 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

7 P04 Trakeobronkopatia Osteokondroplastika ve Küçük Hücreli Akciğer Kanseri Birlikteliği Hikmet Çoban, Canatan Taşdemir, Hasan Düzenli, Ahmet Nasır Sakarya Üniversitesi Tıp Fakültesi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Sakarya Sakarya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Kliniği, Sakarya Şekil. Toraks BT, trakeal lezyon ve sol plevral efüzyon. Trakeobronkopatia osteokondroplastika (TOP) trakea ve ana bronşların lümeni içinde kemik ve/veya kıkırdak içeren multipl nodülasyonlar gösteren, daha çok yaşlı hastalarda rastlanan dejeneratif benıgn nadir bir hastalıktır. Dispne ve öksürük ile başvuran bir hastanın Toraks BT ve bronkoskopik görüntüsüne göre TOP ön tanısı koyduğumuz bir vakadır. Bronkoskopik görüntüsü de TOP ile uyumlu olan hastanın patolojik tanısı küçük hücreli akciğer karsinom (KHAK) olarak raporlanmıştır. TOP ve KHAK nın trakea ve bronşa diffüz yayılımı nadir görülen patolojiler olduğundan bu vakayı sunmak istedik. Olgu: 65 yaşında erkek hasta yaklaşık ay süren kronik öksürük yakınması ile başvurdu. Fizik muayenesinde akciğer sesleri bilateral azalmış ve ekspiratuar sonor ronkusleri vardı. Toraks bilgisayarlı tomografisinde sağ hiler bölgede intermedier bronşu, orta ve alt lob bronşunu çepeçevre saran ve daraltan kitle ile beraber, alt / trakeada anterior ve lateral duvarda kalsifikasyon gösteren ve lümene uzanan noduler görünüm saptandı (Şekil ). Fiberoptik bronkoskopide anterior ve lateral trakeal duvarda lümene doğru uzana sırımtrak beyaz multipl nodüler lezyonlar görüldü (Şekil ). Sağ orta lob girişinden itibaren alt lob bronşunu da daraltan endobronşial lezyon vardı. Orta lob girişinden alınan biyopsi sonucu küçük hücreli akciğer kanseri ile uyumlu geldi. Pet ct de yaygın kemik metastazı ve sağ parieotooksipital lobda beyin metastaz saptandı. Anahtar Kelimeler: Trakeobronkopatia osteokondroplastika, küçük hücreli akciğer karsinomu Şekil. Fiberoptik bronkoskopi P0 primer endobronşial leiomyoma Birsen Cirit Ekiz, Meftun Ünsal, Burçin Çelik, Yurdanur Süllü, Muzaffer Aydın 4, Gamze Koçak Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Patoloji Anabilim Dalı, Samsun 4 Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Radyoloji Anabilim Dalı, Samsun Leiomyom akciğerin benign tümörlerinin % den azını oluşturur. Daha çok endobronşial oluşumlar şeklinde karşımıza çıkmakla birlikte, nadir olarak da parankimal lezyonlar şeklinde görülür. Olgu 57 yaşında, erkek hasta, çiftçi. iki ay önce başlayan öksürük, hemoptizi, beyaz renkli balgam şikayeti ile Göğüs Hastalıkları polikliniğine başvurdu. Yüksek rezolüsyonlu tomografisinde sol akciğer inferior linguler bronşial düzeyde lümen içerisinde 5 mm çaplı nodüler görünüm izlendi. Bronkoskopide sol akciğerde lingula ağzını total olarak tıkayan beyaz renkli, düzgün yüzeyli, dokunmakla hareketli, saplı lezyon izlendi. Cerrahi tedaviyle sol akciğer lingular segment rezeksiyonu yapıldı. Patolojik değerlendirme sonucu leiomyom olarak raporlandı. Cerrahi sonrası semptomları tamamen düzelen hasta kliniğimizce takip edilmektedir. Anahtar Kelimeler: leiomyom, endobronşial kitle, astım Şekil. Toraks BT de trakeal kalsifikasyon ve nodüller Şekil. Bronkoskopide trakeada nodüller Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı 7

8 P05 Immunocytochemistry in differential diagnostics of tumoral pleurisy Vasiliy N. Klimenko, Viktor I. Novik, Oleg Ivanov Research Institute of Oncology After N.N.Petrov, Saint-Petersburg, Russia Aim of the study: Evaluation of an immunocytochemistry efficiency in differential diagnostics of tumoral pleurisy. Materials: 45 patients are included in research aged from 0 till 75 years, among them 6 women and 9 men who were in Research Institute of Oncology after N.N.Petrov on inspection concerning tumoral pleurisy of unspecified primary localization. Method: In out-patient conditions it was made thoracocentesis with the subsequent immunocytochemistry research of a pleural exudate. Results: On the basis of the checked immunocytochemistry research of a pleural exudate at 48 of 45 investigated it was succeeded to establish a pleurisy nosology. In patients tumoral cages in pleural exudate were present at insufficient quantity and they needed a diagnostic videothoracoskopic method. Diagnostic efficiency of immunocytochemistry research in differential diagnostics of tumoral pleurisy made 9%. Conclusion: Immunocytochemistry research is highly effective method of diagnostics of tumoral pleurisy in out-patient conditions. Keywords: tumoral pleurisy, immunocytochemistry, pleural exudate Şekil. mediasten kesitinde sol akciğeredeki tümör invazyonu ve atalektazinin görünümü P06 Malign melanoma tanılı hastada akciğere endobronşial yayılım Nesrin Öcal, Canturk Taşçı, Gürhan Taşkın, Deniz Doğan, Levent Yamanel Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Yoğun Bakım Bilim Dalı, Ankara Melonositlerin malign transformasyonu sonucu gelişen malign melanom, metastazlarını esas olarak bölgesel lenf nodlarına, iskelet ve merkezi sinir sistemine yapmaktadır. Bununla birlikte, malign melanom akciğere de metastaz yapabilmektedir. Bu metastazlar genellikle pulmoner arterlere ulaşan tümör embolileri ile olmaktadır. Ancak bronkoskopi ile saptanmış akciğere endobronşial yayılım yapmış malign melanom olguları literatürde oldukça sınırlı sayıdadır. Bu açıdan endobronşial yayılım gösteren bir malign melanom olgusunu paylaşıyoruz. Malign melanoma tanısı ile takip edilmekte olan 6 yaşında erkek hasta genel durum bozukluğu ve solunum yetmezliği nedeniyle yoğun bakım kliniğine yatırılarak entübe edildi. Çekilen toraks HRCT sinde ilk değerlendirmede sol akciğerin büyük bölümünü teşkil eden atelektazi görünümü ile uyumlu konsolide alan ve plevral effüzyon; sağda ise daha az seviyede plevral effüzyon ve komşu parankimde kısmen atelektazik görünüm izlendi. Hastaya hem hava yolu obstruksiyonu yapabilecek olası bir endobronşial metastaz hem de tümörün akciğer infiltrasyonu açısıdan endotrakeal tüp içinden bronkoskopi işlemi yapıldı. Bronkoskopik hava yolu vizuliasyonunda sol ana bronş girişi ödemli, üst lob girişi belirgin derecede konsatrik olarak daralmış ancak segmentler izlenebiliyordu. Sol alt lob girişi ise segmentler izlenemeyecek şekilde daralmıştı. Sol üst lob girişinde mukozadan hafif kabarıntı oluşturan kahverengi-siyah renkte, nevus tarzında endobronşial lezyon izlendi. hem bu nevüs tarzında izlenen lezyondan hem de sol akciğer üst lob apikoposteriordan transbronşial biyopsi alındı. Alınan materyallerden ayrı ayrı gönderilen preparatların her ikisinin de patoloji sonuçları malign melanoma olarak raporlandı. Bu olguyu malign melanomun nadir görülen tablosu olan endobroşial yayılıma örnek teşkil etmesi bakımından paylaştık. Anahtar Kelimeler: endobronşial, malign melanoma, metastaz Şekil. parankim kesitinde sol akciğeredeki tümör invazyonu ve atalektazinin görünümü P07 Akciğerin squamöz hücreli kanseri ile senkron renal hücreli karsinom olgusu İhsan Ateş, Hale Ateş, Nirgül Kılıçaslan, Ozan Yazıcı, Doğan Yazılıtaş, Ayse Naz Özcan 4, Yetkin Ağaçkıran 5 Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Tıbbi Onkoloji Anabilim Dalı, Ankara Turgut Özal Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Ankara Numune Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara 4 Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara 5 Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi, Patoloji Anabilim Dalı, Ankara Birden fazla odakta gelişen kanserlere multipl primer kanser (MPK) denir. Son yayınlarda insidansı %0.7.7 olarak belirtilmiştir. Literatürde multiple primer kanser birlikteliğinden çokça bahsedildiği halde akciğer yassı hücreli kanser ile böbrek kanseri birlikteliğine az sayıda yayında rastladık. MPK senkron ve metakron olarak iki şekilde incelenebilir. Primer tümörle aynı anda veya en fazla altı ay içinde tanı konmuşsa senkron, primer tümörden altı ay sonra tanı konmuşsa metakron kanser denir. Bu olgu sunumunda akciğer yassı hücreli kanser ile primer böbrek kanserinin erkek bir olguda aynı seansta saptanmasından bahsedeceğiz.olgumuz 55 yaşında erkek hasta, nefes darlığı ve hemoptizi şikayetleri ile çekilen akciğer grafisinde sol akciğer orta zonda 6 7 cm büyüklüğünde lezyon saptandı. Çekilen toraks BT nde sol hiler düzeyde cm düzensiz kaviter lezyon ve sağ böbrekte yaklaşık 9 cm lik lezyon tespit edildi. Biyopsi sonuçlarında akciğerde non-small cell karsinoma (ön planda skuamöz hücreli karsinoma ile uyumlu), böbrek biyopsisinde renal hücreli karsinoma saptandı. PET- BT de pulmoner arter invazyonu saptanan ve son evre akciğer kanseri 8 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

9 kabul edilen hastaya gemsitabin-sisplatin kombinasyonu ile birlikte interferon tedavisi ve masif hemoptizi için radyoterapi planlandı. MPK lar içinde primer akciğer kanseri ve primer böbrek kanseri birlikteliği az yer tutmasına rağmen birbirlerine olan metastazları çok fazladır. Metastaz ve primer kanser tedavileri farklılık gösterdiğinden dolayı herhangi birinde rastlanan lezyonda primer kanser olasılığı göz önünde bulundurulmalıdır. Anahtar Kelimeler: multipl primer kanser, senkron tümör, akciğer kanseri, böbrek kanseri lezyondan USG-eşliğinde ince iğne aspirasyonu yapılarak mikrobiyolojik ve sitolojik incelemeler gerçekleştirildi. Fiberoptik Bronkoskopi de sağ akciğer üst lob girişinde beyaz renkli nekrotik görünümde endobronşial lezyon görüldü ve lezyondan birkaç adet biyopsi alındı. Patolojik tanı skuamöz hücreli karsinom ile uyumluydu. İleri tedaviyi kabul etmeyen hastada taburculuğunun onbeşinci gününde exitus geliştiği öğrenildi. Sonuç: Sadece göğüs duvarı invazyonu ile seyreden ve lenf nodu invazyonu olmayan akciğer kanserlerinde survi olumsuz olarak etkilenmezken göğüs duvarı ve mediastinal lenf nodu invazyonun birlikte olduğu hastalarda prognoz kötüdür. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, göğüs duvarı Şekil. Şekil. Sternumda ekspanse kitle lezyon. Şekil. P08 Göğüs Duvarında Ekspansif Kitleye Neden Olan Bir Skuamöz Hücreli Akciğer Karsinomu Olgusu Ümran Toru Dumlupınar Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Kütahya Giriş: Akciğer kanserlerinde öksürük, hemoptizi, dispne ve plevra ya da göğüs duvarı invazyonuna bağlı göğüs ağrısı görülebilir. Göğüs duvarının akciğer kanseri ile invazyonu sık görülen bir durum değildir ve tüm hastaların sadece %-5 inde görülür. Biz burada göğüs duvarı invazyonu ile seyreden skuamöz hücreli akciğer karsinomu olgumuzu sunduk. Olgu: 4 yaşında erkek hasta sağ göğüs ağrısı, öksürük ve hemoptizi şikayetleriyle Acil Servis e başvurdu. Fizik muayene de; sternumda ekspanse kitle lezyon gözlendi (Şekil ), sağ akciğerde solunum seslerinde azalma ve matite saptandı. PA Akciğer Grafisi nde; sağ akciğerde masif effüzyonla uyumlu opasite görüldü. Toraks BT de; sternum alt bölümde 5x6cm boyutlarında litik görünümde kitle lezyon, mediastinal lenfadenopatiler, sağ akciğerde masif plevral sıvı ve parankimde kaviter lezyon gözlendi (Şekil ). Balgam ARB ve Mikobakteri Kültürleri negatif saptandı. Sternal kitle Şekil. Toraks BT de; sternumda 5x6cm boyutlarında litik görünümde kitle lezyon and sağ akciğerde masif plevral effüzyon Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı 9

10 P09 Akciğer kanserinde kişiselleştirilen tedavi; Cerrahide ne kadar ileri gidilmeli? Tevfik Kaplan, İlhan İnci, Walter Weder Ufuk Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara Zürih Üniversitesi Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Zürih Bronkojenik karsinom nedeniyle opere edilen hastalarda metakron tümörler gelişebilir. Pnömonektomi sonrası bronkojenik karsinom için sınırlı akciğer rezeksiyonu kabul edilebilir morbidite ve mortalite oranları ile uygulanabilir bir işlemdir. Büyük hücreli bronkojenik karsinom nedeniyle sol pnömonektomi yapılmış 59 yaşındaki bir kadın hastada, yıl sonra karşı akciğerde skuamöz hücreli karsinom geliştiği tespit edildi. Sağ üst lobtaki 4x.5 cm boyutlarındaki kitle extrakorporeal membran oksijeneratörü altında, sleeve sağ üst lobektomi ve lenf nodu diseksiyonu yapılarak çıkarıldı. Hasta postoperatif 7. günde taburcu edildi. Yetmiş sekiz aydır takipte olan hastada herhangi bir nüks veya metastaz tespit edilmedi. Tek akciğeri olan hastada metakron tümörün tedavisinde ekstended rezeksiyonun rölü literatür ışığında tartışıldı. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, metakron tümör, pnömonektomi, sleeve rezeksiyon Şekil. Şekil A: Sağ akciğer üst lobtaki kitlenin toraks bilgisayarlı tomografideki görüntüsü Şekil B: Positron Emisyon Bilgisayarlı Tomografide, sağ akciğer üst lobta.x4.4 cm boyutlarında ve SUV max değeri 6, olan kitle lezyonu mevcut. hematolojik malignensi olabileceği düşünülerek kemik iliği aspirasyonu ve biyopsisi yapıldı ve malign epiteliyal tümör metastazı bulundu fakat kemoradyoterapi planlanan olgu kısa sürede kaybedildi. Tartışma: Akciğer kanseri kemik iliği metastazı veya akciğer kanserine eşlik eden hematolojik malignensi vakalarında tedavi protokolü tamamen değişeceği için PET-BT de patolojik kemik iliği tutulumu görüldüğünde kemik iliği aspirasyonu yapmak çok önemlidir. Anahtar Kelimeler: Kemik iliği metastazı, Küçük hücreli dışı akciğer kanseri, PET-BT P0 Senkron primer akciğer kanseri; bir olgu nedeniyle Aslıhan Gürün Kaya, Aydın Çiledağ, Murat Özkan, Gökhan Çelik, İlker Ökten, Akın Kaya Ankara Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Ankara Üniversitesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara, 5 yaş erkek hasta öksürük ve balgam şikayetiyle başvurdu. 8 paket-yıl sigara öyküsü mevcuttu. Fizik muayenesinde anormal bulguya rastlanmadı. PA akciğer grafisinde sağ üst zonda düzensiz sınırlı opasite ve sağ hiler dolgunluk izlendi (Şekil ). Toraks bilgisayarlı tomografisinde sağ akciğer alt lob superior segmentte 6x4 cm, sağ akciğer üst lob posteriorda x,5 cm çaplı düzensiz sınırlı iki kitle lezyonu izlendi (Şekil ). Hastaya malignite ön tanısı ile fiberoptik bronkoskopi yapıldı. Endobronşiyal lezyon saptanmadı. Pozitron emisyon tomografisinde sağ akciğer üst lob anterior ve alt lob superior segmentte izlenen kitlelerde patolojik 8F-FDG tutulumu saptandı (sırasıyla SUVmax, ve 8,5). Hasta göğüs cerrahisi kliniği tarafından değerlendirildi ve sağ pnömonektomi uygulandı. İşlem sonrasında komplikasyon izlenmedi. Patoloji sonucunda sağ akciğer alt lobdaki nodül büyük hücreli nöroendokrin karsinom olarak raporlanırken, üst lobdaki nodül adenokarsinom olarak raporlandı. Olgu, senkron primer akciğer kanserinin nadir görülmesi nedeniyle sunuldu. Anahtar Kelimeler: Akciğer karsinomu, multipl primer akciğer kanseri, senkron tümör Şekil. Altı buçuk yıldır takipte olan hastanın Toraks BT sinde herhangi bir hastalık bulgusu yoktur. P00 PET-BT de yaygın tutulumla hematolojik maligniteyi taklit eden bir akciğer kansinomu Zahide Alaçam, Neşe Dursunoğlu, Gamze Gököz Doğu, Suna Kıraç, Bahar Baltalarlı 4 Pamukkale Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Denizli Pamukkale Üniversitesi, Medikal Onkoloji Bilim Dalı, Denizli Pamukkale Üniversitesi, Nükleer Tıp Anabilim Dalı, Denizli 4 Pamukkale Üniversitesi, Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı, Denizli Giriş: Dünya genelinde küçük hücreli dışı akciğer karsinomu (KHDAK) en sık ölüme yol açan kanser tipidir. KHDAK olan hastaların ¾ ü tanı anında lokal ileri ve metastatik evrede bulunmaktadır. Kemik iliği, kan dolaşımı yolu ile en sık metastaz alan organlardan biridir ve kemik iliği metastazı varlığı, malignitenin evrelemesini değiştireceği için tespit edilmesi önemlidir. PET-BT, KHDAK evrelemesinde uzak organ metastazlarının saptanmasını da hızlandırmıştır. Olgu: Batıcı karakterde sırt ağrısı şikayetiyle başvuran, 56 yaşında erkek hastada sol akciğer alt lob superior segmentte kitle ve yaygın mediyastinel lenfadenopatiler saptandı. Fiberoptik bronkoskopi ile kitleden squamöz hücreli karsinom tanısı kondu ve evreleme için PET-BT kullanıldı. PET-BT de akciğer ve mediyastende patolojik tutulumların yanı sıra iskelet sisteminde, kemik iliğinde ve kas doku içinde çok sayıda patolojik tutulumlar saptandı.laboratuar tetkiklerinde de derin anemi, trombositopeni, sedimentasyon ve LDH yüksekliği de saptanan hastada yaygın bir Şekil. PA akciğer grafisinde sağ üst zonda düzensiz sınırlı opasite ve sağ hiler dolgunluk Şekil. Toraks bilgisayarlı tomografisinde sağ akciğer üst lob posteriorda düzensiz sınırlı kitle lezyonu (A), sağ akciğer alt lob superior segmentte kitle lezyonu (B) 0 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

11 P0 Yanlış Tüberküloz Tanılı Akciğer Kanseri Olgusu İclal Hocanlı, Hadice Selimoğlu Şen, Abdurrahman Şenyiğit, Özlem Abakay, Halide Kaya, Melike Demir Dicle Üniversitesi Tıp fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Diyarbakır Giriş: Akciğer kanseri (AK) tüm dünyada hasta sayısı giderek artan bir kanser türüdür. Akciğer kanseri ve tüberküloz bazen radyolojik olarak karışabilmektedir. Ancak akciğer tüberkülozunda mikrobiyolojik tanı esas olmalıdır. Tüberküloz düşünülerek antitüberküloz tedavi (ATT) uygulanan bir AK olgusu ayırıcı tanıya dikkat çekmek amacı ile sunuldu. Olgu: Atmış yaşında erkek hasta kilo kaybı ve öksürük şikayetleri ile bir sağlık merkezine başvurmuştu. Toraks bilgisayarlı tomografi (BT) de kitle lezyonu saptanması üzerine hastaya positron emisyon tomografi (PET) BT çekilmişti. Sağ akciğer üst lobda plevra tabanlı 6.8x6.x5.5 cm boyutlarında santralinde nekroz içeren, düzensiz konturlu kitlede SUV max değeri 5.5 ölçülmüştü. Bronkoskopik ince iğne aspirasyon biyopsi ve bronkoalveolar lavaj histopatolojik sonuçları bening olarak raporlanmıştı. Balgamda asidorezistan basil (ARB) negatif idi. Quantiferon TB gold testinin. (+) olarak sonuçlanması üzerine hastaya ATT başlanmıştı. Tedavinin. ayında aynı şikayetlerle polikliniğimize başvurdu. Balgamda ARB negatif idi. Kontrol Toraks BT de; sağ akciğerde 6 x 5.8 cm boyutunda kitle ve çok sayıda milimetrik subplevral noduller raporlandı. Bronkoskopide endobronşial lezyon yoktu. Transtorasik biyopsi materyali küçük hücreli dışı AK olarak raporlandı. Sonuç: Tüberküloz radyolojik olarak birçok hastalığı taklit edebilir. Olası yanlış tanıları önlemek için patolojik ve mikrobiyolojik kesin kanıtlar elde edilmelidir. Anahtar Kelimeler: akciğer kanseri, tüberküloz, ayırıcı tanı Toraks-BT Şekil. Toraks-BT sol akciğer alt lobda lezyon Toraks-BT-eski (iki ay önce) P0 Malignite İle Karışabilen Benign Bir Lezyon; Mukus Tıkacı Funda Uluorman, Sibel Öktem Ayık, Ayşe Dallı, Melda Apaydın İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları, İzmir İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Radyoloji, İzmir 55 yaşında erkek hasta acil servise göğüs ağrısı, ateş, balgam yakınmaları ile başvurdu. Hastanın öyküsünde bilinen KOAH, HT tanıları vardı. Fizik muayenesinde ateş:8,7 C ve sağ akciğer orta ve alt zonda ralleri,bilateral ronküsleri mevcuttu. Yine laboratuvarında ise lökositoz ve CRP yüksekliği vardı. Hastaya çekilen Toraks BT de; sağ akciğerin üst, sol akciğerin alt lobunda sekel fibroatelektatik değişiklikler ve tübüler vasıfta traksiyon bronşiektazileri, her iki akciğerin alt lobunda, birkaç adet, milimetrik çaplı nonspesifik nodül yine sol akciğerin alt lobunda mm genişlikte düzgün yumuşak-yuvarlak konturlu nodüler bir oluşum şeklinde raporlandı. 50 paket/yıl sigara öyküsü de olan hasta için yaklaşık cm olan lezyon için malignite öntanısı ile PET-CT istendi. PET-CT sonuncunda hastanın sol akciğer alt lob posterobazal segmentte subplevral yerleşimli olarak izlenen yaklaşık 8x0 mm boyutlarında nispeten düzgün konturlu nodüler dansite alanı metabolizma artışı (artmış radyofarmasötik tutulumu) göstermediğinden benign natürde patolojiler (enfeksiyon sekeli?, vasküler patoloji?) ile uyumlu olarak değerlendirilmiştir şeklinde raporlandı. Hasta detaylı sorgulandığında ay önceye ait bir Toraks BT sinin olduğu öğrenildi. Hastanın eski görüntülemesinde bahsedilen sol akciğer alt lobdaki nodülün olmadığı, diğer bulguların ise aynı şekilde izlenmekte olduğu dikkati çekti. Bunun üzerine radyoloji ile ortak bir toplantıda tekrar değerlendirilen hasta için nodülün radyolojik görümü, ortaya çıkış süresi, PET-CT deki bulgular ve hastanın başvuru yakınmalarının özellikle enfeksiyon kliniği ile olması göz önüne alınarak bu lezyonun mukus tıkacı ile uyumlu olduğu belirtildi. Bu olgu vesilesi ile kitlesel lezyon görünümü veren bu tarz oluşumlarda nadir görülen benign bir oluşum olan mukus tıkacının da akılda kalması gerektiğini vurgulamak istedik. Anahtar Kelimeler: Mukus tıkacı, nodul, malignite Şekil. Toraks-BT-eski sol alt lobda lezyon izlenmiyor P04 Plevral sıvılı olgularımızın retrospektif olarak değerlendirilmesi Baran Gündoğuş, Özlem Saniye İçmeli, Hatice Türker, Merve Çiftçi Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul Çalışmamızda, kliniğimizde 0 yılı içinde plevral sıvı tanısı ile yatırılan hastaların klinik, radyolojik ve laboratuar verilerini retrospektif olarak incelemeyi amaçladık. 0 tarihleri arasında kliniğimizde yatan 580 hastanın 06 (%8.) ında plevral sıvı mevcuttu. Olguların 74 ü erkek, si kadın olup yaş ortalaması 6 idi. Light kriterlerine göre hastaların 8 si (%77) eksüda, 4 ü(%) transüda niteliğinde plevral sıvı idi. Radyolojik olarak transüda özelliğindeki sıvıların %55 i, eksüda özelliğindeki sıvıların %8 si tek Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

12 taraflıydı. Bir yıl içinde plevral sıvı nedeniyle tetkik edilen olgularda maligniteler(%9), kardiyak hastalıklar(%) ve tüberküloz(%) ilk üç sırada yer almaktaydı. Malign hastalıklar içinde akciğer adenokarsinomu %47 ile ilk sırada, %7 ile meme kanseri metaztazı ikinci ve % ile mezotelyoma üçüncü sırada yer almaktaydı. Transüda vasfında sıvı örneklenen kalp yetmezliği olgularının Göğüs Hastalıkları kliniklerinde yüksek oranda takip edildiği kanısına varıldı. Anahtar Kelimeler: Plevral sıvı, transüda, eksüda P05 Lenfoma Akciğer Tutulumu Hayriye Bektaş, Savaş Özsu, Tevfik Özlü, Yılmaz Bülbül, Funda Öztuna, Yasin Abul Karadeniz Teknik Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Trabzon 66 yaşında erkek hasta nefes darlığı yakınması ile başvurdu. Özgeçmişinde 50 paket yılı sigara kullanımı, çiftçilik ve kahvehane işletme öyküsü mevcuttu. Posteroanterior akciğer grafide (PA AC) sağ akciğer orta-alt zon ve sol akciğer alt zonda infiltratif görünüm mevcuttu. Rutin tetkiklerinde sedim yüksekliği (7), periferik eozinofili (%9,9) saptandı. Toraks bilgisayarlı tomografide (BT) bilateral multiple round konsolide alan, multiple mediastinal lenfadenopatiler izlendi. Hastaya akciğer karsinomu, organize pnömoni, eozinofilik pnömoni, tüberküloz, lenfoma ön tanıları ile bronkoskopi yapıldı. Endobronşiyal lezyon izlenmedi. BAL sitoloji ve ARB benign, Tbc kültür ve PCR pozitif gelmesi üzerine anti-tbüberküloz tedavi başlandı. Tedaviye rağmen nefes darlığında artış, öksürük, ayda 6 kilo kaybı olması üzerine hospitalize edildi. PA AC grafide progresyon saptandı. Toraks BT de her iki akciğer parankiminde yaygın konsolide alanlar ve bilateral plevral efüzyon saptandı. Hipoksemisi de olan hastaya organize pnömoni ön tanısı ile mg/ kg steroid başlandı. Tetkiklerinde albumin/protein oranında azalma, Ig-M, lambda ve beta- mikroglobulin artışı saptandı. Hematolojik malignensi şüphesi nedeni ile kemik iliği biyopsisi yapıldı. Biyopsi sonucu düşük dereceli B hücreli lenfoma olarak raporlandı. Lenfoma-akciğer tutulumu kabul edilen ve kür kemoterapi verilen hastada tanıdan,5 ay sonra pnömotoraks gelişti ve hasta solunum yetmezliği nedeni ile ex oldu. Konsolidasyon ile giden ve rezolüsyon sağlanamayan hastalarda lenfoma ayırıcı tanıda düşünülmelidir. Anahtar Kelimeler: konsolidasyon, lenfoma, tüberküloz Şekil.Results P06 Plevral Malign Soliter fibröz tümör Hülya Günbatar, Fuat Sayır, Selami Ekin, Bünyamin Sertoğullarından, Selvi Aşker, Remzi Erten Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi, Göğüs Hastalıkları, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi, Göğüs Cerrahisi, Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi Dursun Odabaş Tıp Merkezi, Patoloji Anabilim Dalı, Van Soliter fibröz tümör plevranın nadir görülen ve yavaş büyüyen bir tümörü olup, sıklıkla visseral plevradan köken alır. Mezotelyal hücre kaynaklı olmayıp, mezenkimal bağ dokusundan gelişirler. Genellikle benign özellikler taşımakla beraber, malign tümörler şeklinde de görülebilirler. Erkek kadın sıklığı eşittir ve en sık yaşları arasında görülürler. Kesin tanı için genellikle torakotomi ve kitlenin total eksizyonu gerekmektedir. Cerrahi rezeksiyon genel olarak küratif olmakla birlikte, az da olsa lokal nüks ihtimali vardır. Sunulan olgu malignite potansiyelli plevral soliter fibröz tümör olarak değerlendirilmiştir. 60 yaşında erkek hasta öksürük, balgam, nefes darlığı şikayeti ile hastanemize başvurdu. Akciğer tomografisinde sağ alt lobda 8,7x7,x6,5 cmlik kitle saptanarak hastaya operasyon önerildi. Cerrahiyi kabul etmeyen hasta 9 ay sonra şikayetlerinin artması üzerine tekrar başvurdu. Hastanın 9 ay sonraki çekilen akciğer tomografisinde sağ alt lobda posterolateralden plevraya ve inferiorda diyafragmaya uzanan 8,7x,5x9 cmlik kitle izlendi. Hasta opere edildi. Makroskopik incelemede 490 gr ağırlığında x0x7 cm ebadında kapsüllü görünümde, sert kıvamlı bej renkte kitle izlendi. Mikroskopik incelemede malign soliter fibröz tümör olarak değerlendirildi. İmmünohistokimyasal incelemede CD4 diffüz, bcl fokal pozitif olarak izlendi. Operasyondan sonra hasta nüks açısından takibe alındı. Anahtar Kelimeler: cerrahi, soliter fibröz tümör, plevra P07 Multiple Lung Metastases From Parotid Adenoid Cystic Carsinoma Resected After Five Years With Respiratory Failure Hülya Günbatar, Selami Ekin, Bünyamin Sertoğullarından, Alpaslan Yavuz, Gülay Bulut Department of Pulmonary Medicine, YYU University, Van, Turkey Department of Radiology, YYU University, Van, Turkey Department of Pathology, YYU University, Van, Turkey Adenoid cystic carcinoma (ACC) is one of the most common malig nancy that arises in secretory glands, particularly the major and minor salivary glands. It accounts for about 5% -5% of all malignant salivary gland carcinomas. Typically, ACC is slow growing tumors with five-year survival rate, but it spreads into adjacent tissues and develops distant metastasis via haematogenous frequently to the lungs, bone, and soft tissues. We report a case of a 5-year-old man who presented with respiratory failure and multiple metastases with a diagnosed adenoid cystic carcinoma resected parotid gland five years before. A 5-year-old male, underwent a radical cranio-facial resection for a right parotid gland adenoid cystic carcinoma, followed by postoperative radiotherapy. He was followed-up with annual head CT scans for 5 years with no signs of locoregional recurrence. Physical examination respiratory system was normal. Blood gases analyses showed moderate hypoxemia. ph; 7,49 pco;,8 Po; 8,9 HCO; 4, sat O; 79,. CT of the thorax showed multiple lesions ranging in size from 5 mm to 4 cm distributed diffusely in both lungs. CT-guided fine-needle aspiration of the lung lesion was performed. Pathological analysis showed multiple cystic structures with cribriform pattern on different sizes intervening hyaline stroma of the biopsy specimens reported adenoid cystic carcinoma. ACC of the parotid gland may be indicate a life-long threat to some patients also may cause respiratory failure and requires constant vigilance by medical practitioners. Key words: adenoid cystic carsinoma, metastase, respiratory failure Şekil. Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

13 P08 Yaygın ekstranodal tutulum ile seyreden endobronşiyal Hodgkin lenfoma olgusu Serap Argun Barış, Tuba Çiftçi, Elif Birtaş Ateşoğlu, Pınar Tarkun, Cengiz Erçin, İlknur Başyiğit Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Kocaeli Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Anabilim Dalı, Kocaeli Kocaeli Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Kocaeli Giriş: Hodgkin lenfomanın seyri sırasında akciğer tutulumu izlenebilir fakat hastalığın akciğer tutulumu ile başvurması nadirdir. Olgu: Yirmi dokuz yaşında erkek hasta, beş gündür olan öksürük, balgam ve yürüyememe şikayetleriyle başvurdu. Özgeçmişinde özellik yoktu. Fizik muayenesinde, hastanın destekle yürüdüğü ve sağ el bileği distalinde fokomeli olduğu izlendi. Boyun muayenesinde, sağ servikal ve supraklavikular alanda en büyüğü yaklaşık x cm boyutlu olmak üzere multipl lenfadenopatiler palpe edildi. Solunum sistemi muayenesi doğal idi. Akciğer grafisinde sağ hiler bölgede ve sol akciğer alt zonda parakardiyak alanda yerleşimli nonhomojen dansite artışları izlendi. Toraks BT sinde bilateral hiler ve mediastinal multipl lenfadenopatiler, bilateral parankimal nodüller, sol akciğer alt lobda konsolidasyon alanı ve bilateral plevrada kalınlaşma izlendi. Fiberoptik bronkoskopisinde sol akciğer alt lob posterior segmentte mukozanın beyaz renkli mukozal plaklarla kaplı olduğu, sağ sekonder karinanın küntleşmiş olduğu ve sağ üst lob anterior segmentin obstrükte olduğu görüldü. Sağ üst lob anteriordan ve sol alt lobdan mukoza biyopsisi alındı. Sağ sekonder karinadan TBİA yapıldı. Biyopsilerin patolojik değerlendirmesinde CD pozitif matür lenfositler izlendi. PET-BT bulguları lenfoproliferatif hastalığa bağlı dalak, kas, kemik/kemik iliği, akciğer ve plevra tutulumu ile uyumlu bulundu. Hastaya servikal lenf nodu eksizyonel biyopsisi ile nodüler sklerozan tip Hodgkin lenfoma tanısı konuldu. Sonuç: Mediastinal lenfadenopatilerin ayırıcı tanısında lenfomalar mutlaka akla gelmeli ve tanı yaklaşımında bronkoskopik tetkik ihmal edilmemelidir. Anahtar Kelimeler: akciğer, bronkoskopi, ekstranodal tutulum, endobronşiyal, hodgkin lenfoma, kanamalı lezyon saptandı. Toraks Bilgisayarlı Tomografide her iki akciğerde çok sayıda metastaz ile uyumlu nodüler lezyon saptanan hastaya Pozitron Emisyon Tomografi-Bilgisayarlı Tomografi çekildi. Her iki akciğerde multipl izlenen nodüler oluşumlarda artmış FDG tutulumu saptandı. Hastaya transtorasik ince iğne aspirasyon biyopsi yapıldı ve biyopsi sonucu bazal hücreli karsinoma, akciğer metastazı olarak raporlandı. Bazal hücreli karsinom cildin en sık görülen ancak çok nadir metastaz yapan bir tümörü olması nedeniyle olgu sunuldu. Anahtar Kelimeler: Akciğer metastazı, Bazal hücreli karsinom, Multipl nodül Şekil. Akciğerde multipl metastaz yapan bazal hücreli karsinoma olgusunun bilgisayarlı toraks tomografi görüntüleri Şekil. Akciğerde multipl metastaz yapan bazal hücreli karsinoma olgusunun bilgisayarlı toraks tomografi görüntüleri Şekil. PA akciğer grafisi P09 Akciğerde Multipl Metastaz Yapan Bazal Hücreli Karsinoma Olgusu Özge Şafak, Neslihan Mutluay, Dilek Saka, Mehmet Bahadır Berktaş, Yetkin Ağaçkıran Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları, Ankara Ankara Atatürk Eğitim Araştırma Hastanesi, Patoloji, Ankara 6 yaşında kadın hasta, -4 aydır olan kuru öksürük şikayeti ile hastaneye başvurdu. Özgeçmişinde 6 yıl önce kafa derisindeki lezyondan bazal hücreli karsinom tanısı konulmuş. Fizik muayenede akciğer muayenesinde patoloji olmayan hastanın kafa derisinde yaklaşık 5x5 cm boyutlu ülsere, P00 Tirozin Kinaz İnhibitörü Kullanımı Yan Etkisi Olarak Plevral Effüzyon Aylin Özge Alpaydın, Kemal Can Tertemiz, Atila Akkoçlu, İnci Alacacıoğlu, Şerife Medeni Solmaz Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir Dokuz Eylül Üniversitesi Tıp Fakültesi, Hematoloji Bilim Dalı, İzmir Tirozin kinaz inhibitörleri maligniteli hastalarda kullanımı gittikçe artan ilaçlardır. İlaç kullanımı yaygınlaştıkça yeni yan etkiler saptanabilmektedir. Dasatinib; özellikle imatinib ve nilatinib tedavisine refrakter lösemi olgularında kullanılan bir ajandır. Hastanemiz Hematoloji Bölümünde takip edilen ve dasatinib tedavisi sonrasında plevral efüzyon gelişen kronik myelositer lösemi ve bir akut lenfositik lösemi olgusu değerlendirildi. Olguların yapılan ileri tetkiklerinde (ekokardiyografi ve laboratuvar incelemeleri) sıvıya neden olabilecek Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

14 patoloji saptanmadı. Torasentez uygulanan iki olguda eksuda özelliğinde sıvı mevcuttu. Bir olguda VATS uygulandı ve patolojik olarak ilaç reaksiyonunu düşündürebilecek granulomatöz reaksiyon saptandı. Tüm olgularda dasatinib tedavisi kesildi ve izleme alındı. Kontrol grafisi çekilen olgularda plevral sıvının gerilediği görüldü. Plevral efüzyon ilaç kullanımı sonrasında ortaya çıkabilecek nadir yan etkilerden biridir. Biz de dasatinib kullanımı sonrasında ortaya çıkan ve ilaç yan etkisi olduğunu düşündüğümüz plevral efüzyonlu dört olguyu sunmak istedik. Tirozin kinaz inhibitörlerinin (özellikle dasatinib) kullanıldığı hastalar, plevral efüzyon ve akciğer tutulumu açısından mutlaka yakından izlenilmeli ve gerekli görülmesi durumunda tedavi kesilmelidir. Anahtar Kelimeler: Dasatinib, plevral efüzyon, ilaç yan etkisi P0 Pozitron Emisyon Tomografi Sonucu Negatif Olan Malign Plevral Mezotelyomalı Yaşlı Hasta Berna Taşkın Doğan, Zeki Çelen, Ahmet Feridun Işık, Öner Dikensoy Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Gaziantep Üniversitesi, Gaziantep Nükleer Tıp Anabilim Dalı, Gaziantep Üniversitesi, Gaziantep Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Gaziantep Üniversitesi, Gaziantep Giriş: Malign plevral mezotelyoma ülkemizde çevresel asbest maruziyeti öyküsü olan olgularda plevral hastalıkların ayırıcı tanısında olması gereken bir hastalıktır. Bening asbest plakları ile ayırımı bazen güç olabilir. Burada asbest maruziyeti olup plevral efüzyon ve eşlik eden belirgin plevral kalınlaşması olup PET-BT de tutulumu düşük olan yaşlı bir malin plevral mezotelyoma hastası sunulmuştur. Olgu: Altmış dokuz yaşında erkek hasta, nefes darlığı ve sol göğüs ağrısı ile başvurdu. Adıyaman da oturan hastanın 0 yıl toprak evde oturma öyküsü vardı. Toraksın bilgisayarlı tomografisinde solda plevral efüzyon ve eşlik eden belirgin plevral kalınlaşma görüldü. Torasentezde eksuda vasfında ve hemorajik vasıflı alınan sıvının yapılan hücre bloğu ve sitoloji sonucu benign olarak değerlendirildi. Kör yapılan plevra biyopsi sonucu kronik inflamasyon geldi. Hastanın yaşlı olması, asbest maruziyeti olması, plevral sıvının eksüda ve hemorajik olması nedeniyle PET-BT çekildi ancak malinite düzeyinde tutulum olmamasına rağmen (SUV:.8) hasta göğüs cerrahisine yönlendirildi. Yapılan video yardımlı torakoskopide alınan plevral biyopsi sonucu malign mezotelyoma bifazik tip olarak raporlandı. Sonuç: Yaşlı, asbest maruziyeti olan, eksuda vasfında plevral sıvı görülen hastalarda PET-BT ve plevra biyopsi sonucu negatif gelmesine rağmen malignite mutlaka akılda tutulmalı ve ekarte edilmelidir. Anahtar Kelimeler: Mezotelyoma, Plevra, Positron emisyon tomografi Amaç: Çalışmamızda kemoterapi veya kemoradyoterapi uygulanan akciğer kanserli hastalarda performans statüsünün, tedaviye bağlı yan etkilerin, tedaviye yanıtın, yaşam süresinin ve anksiyete-depresyon düzeyi ile yaşam kalitesinin değerlendirilmesi sonucunda tedavinin yaşam kalitesi üzerine etkisini ortaya koymayı amaçladık. Gereç-Yöntem: Mart 0-Kasım 0 tarihleri arasında akciğer kanseri tanısı alan ve kemoterapi veya kemoradyoterapi endikasyonu olan 56 hasta çalışmaya alındı. Hastalardan ü tedavileri tamamlanmadan exitus olduğundan 4 hasta değerlendirmeye alındı. Hastaların tedaviye yanıtı, sağkalım süreleri ve kemoterapinin yan etkileri kaydedildi. Hastaların tedavi öncesi ve tedavi sonrası ECOG performans skalası ile performans statüleri, Hastane Anksiyete ve Depresyon Ölçeği ile anksiyete-depresyon düzeyleri, EORTC QLQ-C0 ve QLQ-LC yaşam kalitesi ölçekleri ile yaşam kaliteleri değerlendirildi. Bulgular: 4 olgunun yaş ortalaması 60,70±0,7 yıl olup 9 u (%90,7) erkek, 4 ü (%9,) kadındır. Olguların 6 sı (%7,) KHAK, 7 si (%6,8) KHDAK tanısı almıştır. Ortalama sağkalım süresi 0,±,9 ay- dır. Alopesi, halsizlik, bulantı-kusma ve konstipasyon en sık görülen kemoterapi yan etkileridir. ECOG performans statüsü kötü olan olgularda ilaç yan etkisinin daha şiddetli yaşandığı görülmüştür. Hastaların performans durumları kötüleştikçe yaşam kalitelerinde de kötüleşme olduğu saptanmıştır. Tedaviye yanıt veren olgularda tedavi sonrası ECOG performans skoru tedaviye yanıt vermeyenlerden anlamlı olarak düşük bulunmuştur. Anksiyete ve depresyonun düşük yaşam kalitesi ile yakın ilişkisi olduğu saptanmıştır. Sonuç: Sonuç olarak bu çalışma tedavi yanıtının daha iyi olduğu KHAK olgularında tedavinin yaşam kalitesini pozitif yönde etkilediğini, günlük pratikte kolayca uygulanabilen ECOG performans skalası ile EORTC QLQ-C0 yaşam kalitesi anketi arasında kuvvetli bir ilişki olduğunu saptamıştır. Anahtar Kelimeler: Akciğer kanseri, ECOG performans skalası, yaşam kalitesi, anksiyete ve depresyon P0 Uzak metastazlarla başvuran üç malign mezotelyoma olgusu Sema Canbakan, Seher Satar, Ayperi Öztürk, Arzu Ertürk, Nevin Taci Hoca, Nermin Çapan, Esra Özaydın Atatürk Gögüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Ankara Malign plevral mezotelyoma lokal agresif tümör olarak bilinen ve uzak metastazları nadir olan tümörlerdendir. Yayınlanmış metastazlı olgular nadir olup çoğu otopsi bulgusudur. Biz tanı anında metastazları bulunan olguluk bir seriyi sunmayı amaçladık. Olguların tümünde mezotelyoma tanısı plevral dokunun örneklenmesi ile konulmuştu. Bir olgumuzda ilaveten peritoneal dokuda da mezotelyoma ile uyumlu bulgular saptanmıştı. Tanı anında olgulardan birinde karaciğer, diğerinde sürrenal üçüncüsünde de sürrenal ve beyin metastazları bulunmaktaydı. Multipl metastazları olan son olgu tedaviyi kabul etmedi. Kraniuma palyatif radyoterapi aldı. Tanıdan ay sonra kaybedildi. Diğer olgulara birinci basamak kemoterapi verildi ve düzenli takiplere alındı. Karaciğer metastazı bulunan olgunun kemoterapiden dokuz ay sonra nefes darlığında artış oldu ve bilgisayarlı tomografide plevral hastalıkta progresyon saptandı. Aynı zamanda özellikle kalça ve bacakta olmak üzere kemik ağrılarından da yakınıyordu. Hastada multipl kemik metastazları saptandı. İkinci basamak kemoterapiye ilaveten kemik metastazına yönelik palyatif radyoterapi aldı. Ancak hasta 8 ay yaşayabildi. Sürrenal metastazı bulunan diğer olgu ise lokal progresyonlar nedeniyle üç basamak kemoterapi aldı. Son kemoterapiden önce bu hastada da kemik metastazı gelişti. Kemik metastazına yönelik palyatif radyoterapi verildi. Olgu tanıdan itibaren 6 ay yaşadı. Anahtar Kelimeler: Malign mezotelyoma, multipl metastaz, prognoz P0 Akciğer kanserli hastalarda uygulanan tedavinin yaşam kalitesi üzerine etkisinin değerlendirilmesi İlknur Yaşar, Salih Serdar Erturan, Şermin Börekçi, Ersan Atahan, Ergi Hysi İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul P04 Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesindeki 5 Akciğer Kanseri Olgusunun Retrospektif Analizi Ercan Kurtipek, Nuri Düzgün, Yaşar Ünlü, Hıdır Esme, Cengiz Burnik, Süleyman Baktık 4, Yüksel Terzi 5, Taha Tahir Bekçi Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Konya Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Cerrahisi Kliniği, Konya Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği, Konya 4 Konya Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Radyoloji Kliniği, Konya 5 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi, Biyoistatistik Bölümü, Samsun Çalışmamızda skuamöz hücreli kanser(shca), adenokanser(adenoca), büyük hücreli kanser(bhca), küçük hücreli kanser(khca) tanısı almış 5 olgu retrospektif olarak analiz edilmiştir. Çalışmadaki hastaların 9 ü (%8.) erkek, 4 si (%7.9) bayandı. En sık görülen akciğer kanseri tipi 8(%4.4) ile SHCA ydı. Erkeklerde en sık görülen akciğer kanseri tipi 78(%40.4) ile SHCA olup; bundan sonra sıklık sırasına göre AdenoCA 6(%.6), BHCA 7(%8.8) ve (%6.7) ile KHCA bulundu. Bayanlarda en sık görülen akciğer kanseri tipi 9(%79.) ile AdenoCA olup; bundan sonra sıklık sırasına göre SHCA (%,5) ve (%8.) KHCA bulundu. Bayan hastalarımızın hiçbirisinde BHCA saptamadık. Akciğer kanserinin en sık görüldüğü yer sağ üst lob 57 kişi (%8.6) olarak saptandı. Bunu görülme sıklığına göre sol üst lob 48 kişi (%4.), sağ alt lob 46 kişi 4 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

15 (%.), sol alt lob 0 kişi (%5.) ve sağ orta lob 8 kişi (%9) olarak izledi. Sağ üst ve orta lob ile sol üst lobda en sık görülen akciğer kanseri tipi SHCA iken sol alt lob ve sağ alt lobda en fazla görülen akciğer kanseri tipi AdenoCA olarak bulunmuştur. Tümör tipi ile kitle boyutu karşılaştırıldığında SHCA ve AdenoCA da tümör boyutunun daha fazla olduğu istatistiksel açıdan anlamlı olarak bulunmuştur (p=0,00). Aynı şekilde kitlenin SUV-max değeri SHCA ve AdenoCA de diğer iki tümöre göre daha yüksek bulunmuştur (p<0.05). Sonuçta tümör boyutunun diğer kanser tiplerine göre daha fazla olduğu ve SUV-max değeri yüksek olan akciğer kanseri olgularında özellikle SHCA ve adenoca nın akılda tutulması gerektiği görüşündeyiz. Anahtar Kelimeler: retrospektif, akciğer kanseri, analiz P05 Akciğer adenokarsinomu ve langerhans hücreli histiyositoz birlikteliği, nadir görülen bir olgu sunumu Eliz Oyman, Ebru Çakır Edis Trakya Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Edirne 49 yaşında kadın hasta, polikliniğimize 0 gün önce başlayan hemoptizi şikayeti ile başvurdu. 8 paket/yıl sigara içme öyküsü olan hastanın toraks bilgisayarlı tomografisinde sol akciğer üst lobda 4x cm boyutlarında düzensiz sınırlı yumuşak doku kitlesi izlenmesi üzerine pozitron emisyon tomografisi (PET/BT) çekildi. PET/BT görüntülerinde sol akciğer apikal kesitte mediasten yerleşimli 0x7 mm boyutlarındaki spikule konturlu akciğer parankiminde suv max:0. ile artmış FDG tutulumu izlendi. Başka yerde tutulum izlenmedi. Bronkoskopide endobronşial lezyon izlenmeyen hastanın transtorasik ince iğne aspirasyon biyopsi patoloji sonucunda tanı gelmemesi üzerine, hasta göğüs cerrahisine konsulte edildi. Sol üst lobektomi yapılan hastanın frozen sonucu küçük hücreli dışı akciğer karsinomu (az diferansiye adenokarsinom) olarak saptandı. Postoperatif dönemde hastada sağ aksiller lenf nodu tespit edilmesi üzerine hastaya sağ aksiller lenf nodu biyopsisi yapıldı. Hastanın lenf nodu biyopsi sonucu langerhans hücre proliferasyonu gösteren lenf nodu (langerhans hücreli histiyositoz) olarak raporlandı. Bu olguyu adenokarsinom ve langerhans hücreli histiyositoz birlikteliğinin nadir görüldüğünü vurgulamak ve akciğer karsinomlu her hastada tespit edilen lenfoadenomegalinin maligniteye bağlı olmayabileceğini vurgulamak amacıyla sunmayı uygun bulduk. Anahtar Kelimeler: akciğer, adenokarsinom, langerhans hücreli histiyositoz Şekil. Sol akciğer apikal kesitte mediasten yerleşimli kitlenin PET/BT görüntüsü Şekil. PET/BT de başka yerde tutulum izlenmedi. P06 Akciğerin primer taşlı yüzük hücreli karsinomu: Olgu sunumu Erdal İn, Mehmet Mustafa Akın, Müge Otlu, Gökhan Varlı, Figen Deveci, Mehmet Hamdi Muz Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Elazığ Fırat Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Elazığ Malatya Devlet Hastanesi, Malatya Giriş: Adenokarsinomun bir alt tipi olan taşlı yüzük hücreli karsinom (TYHK), çoğunlukla mide, kolon, mesane, prostat ve memenin primer karsinomu olarak ortaya çıkar. Akciğerin primer hastalığı oldukça nadirdir ve akciğerlerde saptandığı zaman sıklıkla metastaz olduğu düşünülür. Malign bir tümör olan bu türün en önemli özelliği, müsin üreten hücrelerin varlığıdır. Primer ve metastatik karsinomlara klinik yaklaşımın farklı olması nedeniyle ayırıcı tanının önemini vurgulamayı amaçladık. Olgu: Sigara kullanım öyküsü olmayan 5 yaşındaki erkek hasta, iki aydır devam eden öksürük, kanlı balgam, kilo kaybı ve halsizlik şikayetleri ile polikliniğimize başvurdu. Fizik muayenesinde sol hemitoraks alt alanda solunum seslerinde azalma ve matite dışında patoloji saptanmadı. Akciğer grafisinde sol hiler alanda düzensiz sınırlı heterojen dansite artışı ve solda orta düzeyde plevral effüzyon ile uyumlu görünüm saptandı. Toraks Bilgisayarlı Tomografisinde mediastinal plevraya oturan, sol üst lob bronş ve segment dallarını oblitere eden düzensiz sınırlı yumuşak doku dansitesi ve sol hemitorakta 58 mm kalınlığında plevral effüzyon izlendi. Bronkoskopide sol akciğer üst lob bronşunu tıkayan ve alt lob bronşuna doğru uzanım gösteren mukozadan kabarık endobronşiyal lezyonlar izlendi. Bu alandan biyopsi yapıldı. Sol hemitorakstaki plevral effüzyondan örnek alındı. Bronkoskopik bronş biopsisi histopatolojik sonucu TYHK ile uyumlu değerlendirildi. Plevral mayi sitolojik incelemesi TYHK metastazı ile uyumlu olarak yorumlandı. Hastaya çekilen PET/BT de sol akciğerdeki kitlede yüksek FDG tutulumu saptandı (SUVmaks:9,). Akciğer dışında başka primer odak saptanmadı. Hasta bu bulgularla primer akciğer TYHK olarak değerlendirildi. Anahtar Kelimeler: Taşlı yüzük hücreli karsinom, akciğer, adenokarsinoma Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı 5

16 P07 Plöropnömonektonmiden 7 yıl sonra tekrarlayan pnömotoraksla karşımıza çıkan malign mezotelyoma olgusu Ümit Aydoğmuş, Tolga Semerkant, Gökhan Yuncu Pamukkale Üniversitesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Denizli Giriş: Malign plevral mezotelyoma(mpm) ortalama sağkalımın 9- ay olduğu son derece agresif seyreden bir hastalıktır. Spontan pmönotoraksla ortaya çıkması son derece nadirdir. Sağ plevrö-pnömonektomi operasyonundan (PPO) 7 yıl sonra MPM ye bağlı sol tekrarlayan pnömotoraks olgusu sunulmuştur. Olgu: 65 yaşında bayan hasta 0 yıl önce (ilk pnömotoraks atağınan 7 yıl önce) malign epitelyal tip mezotelyoma tanısı ile paryetal plevrektomi operasyonu geçirmiş, bir yıl sonrasında ise nüks nedeniyle PPO uygulanmıştır. PPO dan 5 yıl sonra müsinöz over karsinomu nedeniyle opere olan hastada aynı yıl içerisinde sol plörezi saptanmıştır. Sol lokal torakoskopi ile plevra biyopsi ve plöredezisis yapılan hastanın sol plevra biyopsisi de MPM olarak raporlanmıştır. 9 kür kemoterapi gören hastada PPO nun 7. Yılından itibaren, her biri tüp torakostomi ile tedavi edilen dört spontan pnömotraks atağı geçirmiştir. Hastanın genel durumu uygun olmadığından sol taraf için cerrahi girişim uygulanmamıştır. Sonuç: Bir taraf pnömonektomisi sonrası kalan akciğerde pnömotoraks geliştiğinde tümöre bağlı olabileceği akılda tutulmalıdır. Tümöre bağlı pnömotoraks gelişmiş pnömonektomili olguların tedavisi zor bir durumdur. Anahtar Kelimeler: Tekrarlayan pnömotoraks, plöropnömonektomi sonrası pnömotoraks, malign mezotelyoma PA Akciğer grafi X ray segmentlerinden 0.4 cm ve 0.5 cm çaplarında nodüller çıkartılmıştır. Patoloji raporunda çok sayıda, en büyüğü 5 mm çapa ulaşan noröroendokrin hücre proliferasyonu, tümörletler ve mitotik aktivitenin, nekrozun ya da atipinin olmadığı tipik karsinoid tümörler yanı sıra bir adet sklerozan hemanjiom (pnömositom) tanımlanmıştır. Toraks onkoloji konseyinde tartışılan olguya metastatik karsinoid tümör olasılığı nedeniyle oktreotid sintigrafisi çekilmiş, patolojik aktivite tutulumu izlenmemiştir, hasta izleme alınmıştır. En son Haziran 0 tarihinde çekilen toraks BT de akciğerdeki nodüllerin stabil seyrettiği görülmüştür. DIPNECH, preinvaziv hiperplazi ve tümörletlerden invaziv karsinoid tümörlere kadar uzanabilen nöroendokrin proliferasyonların görüldüğü nadir bir pulmoner sendromdur. Genellikle cerrahi tanı gerektiren bu sendrom, oldukça yavaş seyretmesine rağmen literatürde ölümler de bildirilmiştir. Anahtar Kelimeler: Diffüz idiyopatik pulmoner nöroendokrin hücre hiperplazisi, videotorakoskopik cerrahi P09 Akciğerde nadir görülen bir tümör: İnflamatuvar miyofibroblastik tümör Özlem Saniye İçmeli, Abidin Levent Alpay, Baran Gündoğuş, Dilek Yavuz, Hatice Türker, Merve Çiftci, Ayçim Şen, Büge Öz, Thomas V Colby Süreyyapaşa Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İstanbul İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, İstanbul Mayo Clinic İnflamatuvar miyofibroblastik tümör(imt),seyrek görülen bir tümör olup tüm akciğer tümörlerinin % si kadarını oluşturur. İlk kez 99 yılında Brunn tarafından tanımlanmış, etyolojisi kesin olarak bilinmemektedir. Radyolojik bulgusu nedeniyle 6 yaşındaki kız hasta ileri tetkik için yatırıldı.fizik muayenesi normal bulunan hastanın rutın hematolojik ve biyokimyasal parametrelerinde özellik yoktu. Akciğer grafisinde sağ akciğer üst alanda sınırları düzgün homojen opasite mevcuttu. Toraks BT de sağ hiler bölgede 0x6 mm boyunda lobuler konturlu nodüler lezyon izlenmekteydi. Bronkoskopik incelemede sağ üst lob girişinde dokunmakla kanayan, vasküler endobronşiyal lezyon görüldü. Kanama nedeniyle bronkoskopik biyopsi alınamayan hastaya diagnostik ve teröpatik amaçlı sağ torakotomi uygulandı. Patolojik tanı IMT olan hasta,çok seyrek görülen bir akciğer tümörü olması nedeniyle literatürün ışığı altında tartışıldı. IMT, seyrek görülen benign bir tümördür. Klinik ve radyolojik özellikler değişken ve nonspesifik olduğundan cerrahi öncesi tanı konulması zordur. Selim bir tümör olmasına rağmen lokal invazyon ve nüksleri önlemek amacıyla komplet rezeksiyon yapılmalı, rezeksiyon sonrası hastalar yakından izlenmelidir. Anahtar Kelimeler: Akciğer, inflamatuvar tümör, myofibroblastik tümör Şekil. Pnömotoraks P08 Diffüz idiyopatik pulmoner nöroendokrin hücre hiperplazisi (DIPNECH): olgu sunumu Canan Gündüz, Nesrin Moğulkoç, Pervin Korkmaz, Ali Veral Ege Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İzmir Ege Üniversitesi, Patoloji Anabilim Dalı, İzmir Diffüz idiyopatik pulmoner nöroendokrin hücre hiperplazisi, nadir görülen, akciğer malignitesini taklit edebilen bir hastalıktır. Sigara kullanım ya da sistemik hastalık öyküsü olmayan yaşındaki erkek hasta; Ocak 009 da çekilen akciğer grafisinde nodüler lezyonlar saptanması üzerine tetkik edilmiştir. Toraks BT de malign özellikte kontrastlanan nodüller izlenmesi üzerine ileri inceleme için kliniğimize yönlendirilmiştir. Fizik bakısı ve solunum fonksiyon testleri normal, arter kan gazında hafif hipoksemi saptanmıştır. Biyokimyasal tetkikleri normal ve balgamda ARB negatif bulunmuştur. Şubat 009 tarihli PET/BT de sağ akciğer alt lob superior segmentte.7x. cm boyutunda (SUVmax: 4.) nodüler lezyon ve bilateral milimetrik nodüller (SUVmax: ) izlenmiştir. Mart 009 da VATS ile wedge rezeksiyon yapılan olguda sağ alt lob superior ve posterior P040 Astımı Taklit Eden Mukoepidermoid Karsinom Fulya Ciyiltepe, Tülay Özdemir Akdeniz Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Antalya 5 yaşında erkek hasta.son aydır özellikle gece ortaya çıkan ve sol yana yatmakla belirginleşen hırıltı yakınmasıyla başvurdu.hastanın başka hiçbir solunumsal yakınması yoktu.sigara öyküsü ve başka bir hastalığı bulunmamaktaydı.fizik muayenesi doğaldı.solunum fonksiyon testi normaldi.pa akciğer grafisinde patoloji saptanmadı.son ayda hastaya değişik merkezlerde çeşitli astım kontrol tedavilerinin uygulandığı, ancak yakınmasında herhangi bir değişiklik olmadığı öğrenildi.toraks BT de sağ akciğer orta lob bronşunu kısmen dolduran, lümene doğru uzanım gösteren polipoid görünümlü, endobronşiyal lezyon veya mukus tıkacı olabileceği belirtilen bir görünüm mevcuttu.fiberoptik bronkoskopide sağ akciğer orta lob girişinde havalanmaya izin verecek şekilde yerleşmiş, lobule görünümlü, solunumla kısmen hareketli endobronşiyal lezyon saptandı.lezyondan fırçalama yapıldı ve biyopsi alındı.patolojik tanı mukoepidermoid karsinom şeklinde rapor edildi.evreleme amaçlı yapılan pet -CT görüntülemesinde, lezyon dışında patolojik FDG tutulumu izlenmemesi üzerine hasta, küratif tedavi amaçlı göğüs cerrahisine yönlendirildi. 6 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

17 Olgumuz, astıma ait semptomların nonspesifik olduğunu, özellikle astım tedavisi ile yanıt alınamadığı durumlarda başka tanıların da gözden geçirilmesi gerektiğini, ileri tetkiklerin hızlı bir şekilde yapılmasının hayat kurtarıcı olduğunu vurgulamıştır. Anahtar Kelimeler: Astım, Hırıltı, Mukoepidermoid Karsinom Şekil. bronkoskopi görüntüsü Anahtar Kelimeler: küçük hücreli akciğer karsinomu, uzun dönem sağkalım P04 Nadir görülen bir kronik öksürük nedeni: Primer akciğer taşlı yüzük hücreli kanseri Emire Pınar Seyfettin, Özlem Düvenci Birben, Ayşe Elif Küpeli, Dalokay Kılıç, Handan Özdemir, Gaye Ulubay Başkent Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Başkent Üniversitesi, Kalp Damar Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara Başkent Üniversitesi, Patoloji Anabilim Dalı, Ankara 78 yaşında kadın hasta aydır kuru öksürük şikayeti ile merkezimize başvurdu. Yoğun hava kirliliğinin ve madenciliğin yaygın olduğu bir ilden başvuran hastamız nonsmoker idi. Fizik incelemede solda skapula alt sınırından itibaren matite ve solunum seslerinde azalma saptandı. Hastanı PA akciğer grafisinde sol alt zonda kalp kenarını ve diyafragmayı silmeyen homojen dansite artışı görüldü. Toraks BT de Sol akciğer alt lobda hilus inferiorunda alt lob bronşunu oblitere eden kitle imajı ile uyumlu görünüm, sol alt lobda totale yakın kollaps, solda plevral sıvı, özofagus alt ucunu komprese eden olası özofagus lezyonu görüldü. FOB de endobronşiyal lezyon saptanmadı. Abdomen USG sonucu normal olan hastamızın üst GİS endoskopisinde özofagus ve mide de patolojik oluşum görülmedi. Plevral sıvı analiz sonuçları eksüda vasfındaydı, sıvıda lenfosit hakimiyeti vardı. Kapalı plevra biyopsisini kabul etmeyen hastamıza VATS uygulandı. Alınan plevral biyopsi örnekleri akciğerin taşlı yüzük hücreli karsinom paterni gösteren adenokarsinom olarak değerlendirildi. Taşlı yüzük hücreli karsinoma (TYHK), akciğer adenokarsinomunun ender görülen bir varyant tipidir. Agresif seyirli bu kötü diferansiye tümör genellikle GİS ya da üriner sistemden akciğer metastazı olarak karşımıza çıkar. Primer akciğer kanseri olarak görülmesi ise nadirdir (%.5). Akciğer kanserinde bilinen en önemli risk faktörü sigaradır. Hastamızda olduğu gibi sigara içmeyen kişilerde de çevresel tozlara maruziyet ya da genetik faktörler nedeniyle bu nadir görülen kanser tipinin medyastinal kitle olarak karşımıza gelebileceği, özofagus alt ucu tümörleri ile karıştırılabileceği, agresif olması nedeniyle tanısal yaklaşım açısından agresif yaklaşılması gerektiği unutulmamalıdır. Anahtar Kelimeler: adenokanser, medyastinal kitle Şekil. PET-CT görüntüsü P04 Küçük Hücreli Akciğer Kanserinde Uzun Dönem Sağkalım (İki Olgu) Günseli Balcı, Aydan Mertoğlu, Zühre Taymaz, Emel Tellioğlu İzmir Dr. Suat Seren Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Göğüs Kliniği, İzmir Küçük hücreli akciğer kanseri (KHAK) tedaviye iyi yanıt veren ancak mortalitesi yüksek ve uzun süreli yaşam şansının fazla olmadığı bir hastalıktır. Olguların büyük bir kısmı nüksler, geç dönemde ikinci primer tümörler ve kanser dışı nedenlerle kaybedilir. Burada, KHAK tanısı alan olgularımızdan uzun dönem sağkalımı olan olgu sunuldu. Birinci olgumuz; yıl önce sağ akciğerde küçük hücreli akciğer kanseri tanısı konularak kemoterapi ve lokal radyoterapi uygulanan ve tam cevap elde edilen 79 yaşında erkek hasta da toraks bilgisayarlı tomografi (BT) ile sağ akciğerde kitle lezyonu saptandı ancak hasta ileri tetkik ve tedaviyi kabul etmedi. İkinci olgumuz 60 yaşında erkek hasta 0 yıl önce sol akciğerde sınırlı evre küçük hücreli akciğer kanseri nedeniyle kemoterapi ve radyoterapi ile tedavi edildi. Takibinin 0.yılında toraks BT de sol akciğerde kitle saptandı ve transtorasik ince iğne aspirasyon biyopsisi ile nöroendokrin karsinom tanısı konuldu. Hastaya kemoterapi başlandı. Olgularımızı ilk tümörün tedavisinde tam kür elde edilmesi ve çok uzun bir süre hastalıksız bir dönem geçirmeleri nedeniyle sunmayı uygun bulduk. P04 Endobronşiyal tutulum gösteren non- Hodgkin lenfoma: nadir bir olgu Tuğba Çiçek, Mine Önal, Ayşenaz Özcan, Yetkin Ağaçkıran, Şükran Atikcan Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim Araştırma Hastanesi, Ankara Non-Hodgkin lenfoma (NHL) tüm lenfomaların %75 ini oluşturmakla beraber endobronşiyal tutulum oldukça nadirdir. 67 yaşında astım nedeniyle takipli bayan hasta son aydır artan nefes darlığı şikayeti ile kliniğimize başvurdu. Sigara içicisi olmayan hastanın fizik muayenesinde yaygın ekspiratuar ronküsleri mevcuttu. Akciğer grafisinde sağ hiler dolgunluk saptandı. Hiler dolgunluğun etyolojisini araştırmak için çekilen toraks tomografisinde her iki aksiller bölgede lenfadenopati (LAP), yaygın mediastinal LAP ve sağ ana bronş dallarını çevreleyen kitle lezyonu mevcuttu. Hastaya yapılan fiberoptik bronkoskopide sağ ana bronş mukozası infiltre, orta ve üst lob orifisleri endobronşiyal lezyon ile daralmıştı. Bu lezyonlardan biyopsi alındı. Biyopsi örneklerinin histopatolojik ve immunhistokimyasal olarak incelenmesi sonucu B hücreli non- Hodgkin lenfoma infiltrasyonu olarak raporlandı. Hastaya siklofosfamid, adriamisin, vinkristin ve prednizolon (CHOP) tedavisi başlandı. Akciğer kanserini taklit eden endobronşiyal tutulumlu NHL lı bu olgu nadir görülmesi nedeniyle sunuldu. Anahtar Kelimeler: endobronşiyal tutulum, non-hodgkin lenfoma, endobronşiyal kitle Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı 7

18 P044 Akciğerin Senkron Tümörü, Küçük Hücreli Akciğer Karsinomu Ve Primer Akciğer Adenokarsinomu Birlikteliği Nesrin Öcal, Deniz Doğan, Ömer Deniz, Ali Fuat Çiçek, Hayati Bilgiç Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Patoloji Anabilim Dalı, Ankara 69 yaşında erkek hasta sol yan göğüs ağrısı ve öksürük şikayetleri ile kliniğimize başvurdu. Çekilen PA akciğer grafisinde izlenen dansite artımları nedeniyle hastaya toraks BT çekildi. Toraks BT de sağ alt lobda plevra tabanlı kitle lezyon ve solda hilus ile iştirakli, distalindeki hava yollarında atelektaziye neden olduğu düşünülen kitle lezyon izlendi. 90 paket/yıl aktif sigara ve kronik alkol içiciliği öyküsü bulunan hastaya tanısal bronkoskopi işlemi yapıldı. Her iki akciğerdeki lezonlardan ayrı ayrı biyopsiler alındı. Sağ akciğer alt lobdan transbronşial biyopsi alınırken sol akciğer üst lob girişinde endobronşial lezyon izlendi ve lezyondan biyopsiler alındı. Sol akciğer üst lobdan alınan biyopsi sonucu küçük hücreli akciğer karsinomu olarak raporlanırken sağ alt lobdan alınan biyopsileri histopatolojik sonucu adenokarsinom olarak raporlandı. Bunun üzerine adenokarsinonum olası bir akciğer dışı primer odaktan metastazı açısıdan araştırmak ve genel onkolojik tarama amacıyla hastaya onkolojik PET tetkiki yapıldı. PET de akciğer dışı organlarda FDG tutulumları normal sınırlarda izlenmiş olup her iki lezyon da akciğerin primer tümörü olarak değerlendirildi. Eşzamanlı olarak saptanan akciğerin primer senkron tümörlerine iyi bir örnek teşkil etmesi ve klinisyenlere aynı lezyonun metastazı olabileceğini düşündüren lezyonlarda biyopsi işlemleri sırasında ikinci primer ihtimalini hatırlatmak amacıyla bu olguyu paylaştık. Anahtar Kelimeler: akciğer kanseri, senkron tümör Kaviter akciğer lezyonları öncelikli olarak akciğer tüberkülozunu düşündürmekle beraber akciğer maligniteleri, fungal enfeksiyonlar gibi farklı etyolojilerle de ilişkili olabilmektedir. Bu tür lezyonlar izlendiği zaman hızlı bir şekilde ARB tetkikleri ile tüberkülozun ekartasyonu genel kabul görmüş klinik yaklaşımdır. Kaviter lezyonların radyolojik takibinde hızlı progresyon daha sıklıkla tüberküloz lehine yorumlanırken malignitelere bağlı lezyon- larda daha yavaş bir seyir beklenir. Bu açıdan bir faklılık gösterdiği için radyolojik seyri hızlı olan bir akciğer kanseri olgusunu paylaşmak istedik. 66 yaşında erkek hasta öksürük, kilo kaybı, yüksek ateş, halsizlik şikayetleri ile başvurdu. Bir hafta önce dış merkezde çektirmiş olduğu torkas BT de sol akciğer üst zonda izlenen kaviter lezyon nedeniyle hastaya balgam ARB tetkiki planlandı ve non-spesifik antibiyoterapi başlandı. Balgam ARB sonuçları negatif gelen hastaya alınan kontrol toraks BT de lezyonların belirgin olarak progrese olduğu izlendi. ilk olarak hızlı seyrinden dolayı tüberküloz lehine değerlendirilen hastaya tanısal bronkoskopi işlemi yapıldı. Sol akciğer üst lob girişinde endobroşial lezyon izlenen hastanın patoloji sonuçları yassı epitel hücreli akciğer karsinomu olarak raporlandı. Bu olguyu radyolojik prezentasyonu ve beklenende hızlı seyri farklılık göstermesi açısından sunduk. Anahtar Kelimeler: akciğer kanseri, kavite, tüberküloz Şekil. sol akciğerde kaviter lezyon Şekil. A. Sol akciğerdeki yassı epitel hücreli karsinom B. Sağ akciğerdeki adenokarsinom Şekil. Senkron tümörlerin histopatolojik görünümleri A. glandüler yapılar ve tek hücre infiltrasyonlarından oluşan infiltratif tümör (x00 H & E) B. atipik skuamöz epitel hücrelerinden oluşan infiltratif tümör adaları (x40 H & E) P045 Akciğer Tüberkülozunu Taklit Eden Hızlı Radyolojik Seyirli Bir Akciğer Kanseri Olgusu Nesrin Öcal, Deniz Doğan, Cantürk Taşçı, Hayati Bilgiç Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara P046 Histerektomiden On Yıl Sonra Akciğer Metastazı İle Gelen Leyomiyosarkom Olgusu Talat Kılıç, Ömer Kaya, Nusret Akpolat İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Malatya Yeşilyurt Hasan Çalık Devlet Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Kliniği, Malatya İnönü Üniversitesi Tıp Fakültesi, Patoloji Anabilim Dalı, Malatya Giriş: Leyomiyosarkomlar, gastrointestinal sistem traktus duvarı, uterus duvarı, ekstremite yumuşak dokuları ve pelvik kaviteyi de içeren retroperitoneal dokuda yerleşim gösteren nispeten nadir görülen düz kas orjinli malign tümörlerdir. Uterus leyomiyosarkomunun akciğere metastazı nadir görülmektedir ve genelde histerektomiden yıllar sonra ortaya çıkmaktadır. Literatürde uterus neoplazmı ile eş zamanlı ortaya çıkan metastazlar olduğu gibi histerektomiden 0 yıl sonra da metastaz saptanan olgular bildirilmiştir. Olgu Sunumu: Elli yedi yaşında bayan hasta, efor dispnesi, öksürük ve yeşil renkli balgam şikayetleri ile başvurdu. Özgeçmişinde 0 yıl önce anormal uterin kanama nedeni ile histerektomi + bilateral salpingoooferektomi ameliyatı ve diyabet öyküsü vardı. Soy geçmişinde özellik yoktu. Fizik muayenesinde, kan basıncı: 0/70 mmhg, kalp hızı: 78/dakika, solunum sayısı: 0/dakika, ateş: 6.6 C idi. Dinlemekle solunum sesleri azalmış, ekspiryum hafif uzamıştı. Diğer sistem muayeneleri normal idi. Çekilen toraks bilgisayarlı tomografi (BT) sinde sağ akciğer alt lob süperior segment düzeyinde hava bronkogramı içeren konsolide alan mevcuttu. Perihiler, subkarinal ve orta lob bronşunu daraltan multipl patolojik boyutta lenfadenopatiler izlendi. Hastaya tanısal amaçlı bronkoskopi yapıldı. Lezyondan alınan endobronşiyal biyopsi leyomiyosarkom olarak rapor edildi. Hastanın 0 yıl önceki histerektomi kayıtları incelendiğinde leyomiyosarkom tanısı aldığı öğrenildi. Mevcut bulgularla hastanın akciğerdeki lezyonları metastatik olarak değerlendirildi. Hasta tedavi planlanması açısından onkoloji kliniğine yönlendirildi. Sonuç: Metastatik pulmoner leyomiyosarkom olguları genelde asemptomatik olmakla birlikte öksürük, balgam, hemoptizi gibi non spesifik 8 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

19 semptomları da olabilir. Özellikle akciğerde lezyon ile başvuran hastalarda geçirilmiş operasyon ve malignite öyküleri dikkatlice sorgulanmalıdır. Ayrıca, bu olgumuzda olduğu gibi, leyomiyosarkomların yıllar sonra metaztaz yapabileceğinden, bu hastaların uzun dönem takip edilmeleri gerektiğini düşünüyoruz. Anahtar Kelimeler: Akciğer metastazı, leyomiyosarkom P047 Eş zamanlı akciğer adenokanseri ve Hodgkin lenfoma saptanan olgu Abdulsamet Sandal, Lütfi Çöplü, Özge Öztürk Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Akciğer metastazları, toraks dışı tümörlerin %0-54 ünde görülmektedir. Akciğerler toraks dışı kanserlerin metastazı için ikinci en yaygın organdır. Bu yazıda radyolojik görüntü nedeniyle ön planda akciğer metastazı düşünülerek araştırılan ve eş zamanlı olarak akciğer adenokarsinomu ile Hodgkin lenfoma saptanan bir olgu bildirilmektedir. Nefes darlığı şikayeti ile başvuran 75 yaşında kadın hastanın sorgulamasında vücut ağırlığında son 6 ay içerisinde 0 kg kayıp olduğu öğrenildi. Fizik incelemesinde x cm boyutlarında sol supraklaviküler lenfadenopati saptandı. Yapılan toraks bilgisayarlı tomografide her iki akciğer parankiminde en büyüğü,5 cm boyuta ulaşan düzensiz sınırlı çok sayıda öncelikle metastaz ile uyumlu nodüller saptanan hastanın supraklaviküler lenfadenopatisine eksizyonel biyopsi uygulandı. Patolojik incelemesinde klasik nodüler sklerozan tip Hodgkin lenfoma ve metastaz şüphesi olan glandüler yapılar saptandı. Gastrointestinal sistem ve meme taramasında malignite bulgusu izlenmeyen hastanın fiberoptik bronkoskopi işleminde uyumsuz olması nedeniyle işlem yapılamadı. Hastadan sağ akciğer alt lobda plevraya komşu lezyondan kalın iğne biyopsisi (tru-cut biyopsi) alındı. Biyopsi materyalinin patolojik incelemesinde müsinöz tip primer akciğer adenokarsinomu saptandı. Eastern Cooperatıve Oncology Group Performans Status (ECOG-PS) değerlendirmesinde skoru 4 olan hastaya sistemik tedavi uygulanamadı. Bu olgu ileri evre akciğer kanseri olgularında radyolojik bulguların toraks dışı kanserlerin akciğer metastazı ile karışabileceğini vurgulamaktadır. Ayırıcı tanının yapılması sistemik tedavi uygulanabilecek olgularda tedavi planını belirlemede önemli olacaktır. Anahtar Kelimeler: adenokarsinom, adenokanser, Hodgkin, kanser, karsinom, lenfoma, metastatik, metastaz P048 Milimetrik nodüle uygun klinik yaklaşımla kür sağlanan bir akciğer kanseri olgusu Evrim Eylem Akpınar, Tevfik Kaplan, Nalan Ogan, Sümeyye Alparslan Bekir, Meral Gülhan Ufuk Üniversitesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, Ankara Ufuk Üniversitesi, Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı, Ankara Giriş: Çok dedektörlü bilgisayarlı tomografinin (BT) kullanımının yaygınlaşmasıyla, alınan ince kesitler sayesinde akciğerdeki milimetrik nodüller daha sık tesbit edilmeye başlanmıştır. Yapılan çalışmalar nodüllerin etiyolojileri, davranışları ve yaklaşım konusunda bilgi artışı sağlamıştır. Biyopsi yöntemlerinin başarısının ve PET-BT nin duyarlılığının düşük olması tanıda zorluğa yol açmaktadır. Takip amaçlı sık çekilen BT radyasyon riskinin ve maliyetin artmasına neden olmaktadır. Bu bildiride insidental olarak tesbit edilen milimetrik nodülü olan, malignite açısından riskli bir olgunun sunumuyla, milimetrik nodüllere yaklaşımın önemini vurgulamak amaçlanmıştır. Olgu: 5 yaşında erkek hasta nefes darlığı, öksürük, balgam yakınmalarıyla başvurdu. Öyküsünde 5 p-yıl sigara, dedesinde akciğer kanseri vardı. Özgeçmişinde 009 yılında pnömoni sonrası çekilen Toraks BT de sağ alt lob posterior segmentte 6 mm pulmoner nodül izlenmişti. Yılda bir çekilen BT ile yapılan takipte nodül boyutunda milimetrik artışlar izlenmişti. Laboratuar bulgularında sedim 90 mm/s, CRP: mg/dl idi. FM: Doğaldı. Antibiyotik tedavisi sonrasında en son yıl önce BT çekilmiş olduğu için kontrol BT istendi..0.0 tarihli toraks BT de sağ alt lobdaki nodül boyutunun 0.6 mm ye çıktığı, dansitesinin arttığı izlendi. PET-BT de patolojik aktivite izlenmedi. Hasta Göğüs Cerrahisi, Radyoloji bölümlerinin de katıldığı konsey kararıyla operasyona verildi. VATS eşliğinde sağ torakotomi yapıldı, frozen sonucu malign epitelial tümör gelen hastanın operasyonu alt lobektomiye tamamlandı ve lenf nodu diseksiyonu yapıldı. Postoperatif patoloji sonucu invaziv müsinöz adenokarsinom olarak gelen hasta Evre IA (TaN0M0) olarak evrelendi ve tedavisiz takibe alındı. Sonuç olarak: İnsidental olarak tesbit edilen milimetrik nodüllerin uygun şekilde takibi ve seyrine göre gerekli tanı ve tedavi yöntemlerinin uygulanması, akciğer kanserinin erken tanı ve tedavisine olanak sağlamaktadır. Anahtar Kelimeler: milimetrik nodül, akciğer kanseri, takip Olgunun toraks bilgisayarlı tomografi görüntüsü Şekil. Olgunun toraks bilgisayarlı tomografi incelemesinde her iki akciğer parankiminde en büyüğü,5 cm boyuta ulaşan düzensiz sınırlı çok sayıda öncelikle metastaz ile uyumlu nodüller saptandı. Şekil. 009 yılı toraks BT de sağ alt lob posterior segmentte 6 mm nodül, dansite:-94 HU Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı 9

20 Şekil. 0 yılı toraks BT de sağ alt lobdaki nodülde boyut ve dansite artışı (0.6 mm, + HU) P049 Bilateral multipl kaviter lezyonlarla seyreden primer akciğer kanseri Ebru Ünsal, Filiz Çimen, Fatma Canbay, Müjgan Güler Yıldırım Beyazıt Üniversitesi, Ankara Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi Atmış altı yaşında erkek hasta, çiftçilik yapmış. Kırk yıl önce inguinal herni, yıl önce de katarakt nedeniyle opere edilmiş. Sigara öyküsü 00 paket yıl. Erkek kardeşi de akciğer kanseri nedeniyle ex olmuştu. Soygeçmişinde başka özellik yoktu. Hasta,5 aydır olan nefes darlığı ve yaklaşık yarım çay bardağı hemoptizi ile merkezimize başvurdu. Fizik muayenesinde, üst extremitede ve boyunda venöz dolgunluk mevcuttu. Solunum sesleri azalmıştı. Oda havasında oksijen saturasyonu %90, solunum sayısı 4/dk idi. Rutin kan tetkiklerinde WBC: 6800 NE:400 HGB:5.6 HTC:%47.4 PLT: INR:. Sedimantasyon: 4/saat. Çekilen PAakciğer grafide mediasten genişliği ve bilateral kaviter lezyonlar mevcuttu. Toraks BT de, sağ paratrakeal alanda daha belirgin olmak üzere mediastinal ve her iki hiler alanda lenfadenopati görünümleri, vena cava superiora bası ve invazyon bulguları mevcuttu. Sağ üst zonda çekintili, konturlu yaklaşık 5 cm boyutunda lezyon, her iki akciğerde de kaviter en büyüğü 4 cm boyutlu multipl metastatik nodüller mevcuttu. Hasta vena cava superior sendromu (VCSS) açısından radyasyon onkolojisine danışıldı. Doku tanısı olmayan hasta VCSS a yönelik 0 gün palyatif radyoterapi aldı. Klinik durumu düzelen hastaya fiberoptik bronkoskopi (FOB) yapıldı. FOB da sol sistem üst lob apikoposterior segment ağzı endobronşiyal lezyon ile tıkalıydı. Sağ sistem üst lob apikal segment ağzı da mukozadan kabarık, frajil papiller lezyon ile infiltreydi. Buralardan multipl biyopsiler alındı. Her iki sistemden alınan FOB biyopsi sonucu skuamöz hücreli karsinom olarak raporlandı. FOB lavaj ARB menfi olarak geldi. PET BT ve kranial MR da uzak organ metastazı yoktu. Hasta hastanemiz onkoloji konseyine sunuldu. Küçük hücreli dışı akciğer kanseri (evre 4) tanısıyla kemoterapi alması uygun görüldü. Anahtar Kelimeler: akciğer kanseri, kavite, metastaz P050 Bronşial Adenoid Kistik Karsinom: OLGU SUNUMU Ergi Hysi, İlknur Yaşar, Günay Aydın Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Hastanesi, Göğüs Hastalıkları Anabilim Dalı, İstanbul Amaç: Akciğerin primer adenoid kistik karsinomu ana bronşlardaki submukozal glandlardan kaynaklanan düşük gradeli nadir görülen bir tümördür. Lokal rekürrenslere sık olarak rastlanır. Lenf nodu metastazı yapabilir fakat erken yaygın uzak metastazlar nadir görülür. Öksürük,hemoptizi ve sırt ağrısı yakınmaları ile başvuran ve metastatik bronşial adenoid kistik karsinom tanısı alan olgumuzu nadir görülmesi nedeniyle sunmayı amaçladık. Olgu: 48 yaşında, sigara öyküsü olmayan erkek hasta. aydır devam eden öksürük,hemoptizi ve sırt ağrısı şikayetleri ile kliniğimize başvurdu. PA akciğer grafisinde sol hiler genişleme görülmesi üzerine çekilen toraks bilgisayarlı tomografisinde sol ana bronşu oblitere eden, yaklaşık, cm çapında kitlesel lezyon tespit edildi. Bronkoskopik incelemesinde sol ana bronş girişten itibaren lateralde daha belirgin olmak üzere yarım ay şeklinde, %50 darlık yapan mukoza lezyonu izlendi. Endobronşial kitleden alınan biyopsinin patoloji incelemesi adenoid kistik karsinom ile uyumlu bulundu. PET-CT de bilateral sürrenal ve iskelet sisteminde multiple olmak üzere yoğun FDG tutulumu izlenmesi nedeni ile inoperabl kabul edilen hastaya ardışık kemoradyoterapi uygulandı. Radyoterapi sonrası primer kitlede tam regresyon görülürken 6 kür kemoterapi sonrası metastatik odaklarda progresyon izlendi. Tartışma: Bronşial adenoid kistik karsinom lokal infiltratif büyüyen, son derecede yavaş gelişmesine rağmen malign seyirli bir tümördür. Perinöral invazyon tümör için oldukça karakteristik olup erken yaygın uzak metastaz nadiren görülmektedir. Cerrahi girişim primer tedavi şeklidir. Postoperatif cerrahi sınır veya N pozitifliği saptanan olgulara adjuvan radyoterapi önerilmektedir. Kemoterapinin tedavideki yeri gösterilememiştir. Yaygın metastazların görüldüğü olgumuzda literatürle uyumlu olarak radyoterapiye tam yanıt alınırken kemoterapi sonrası progresyon saptanmıştır. Anahtar Kelimeler: adenoid kistik karsinom,bronş,erken metaztaz, P05 Malign melanomlu bir hastanın evrelemesinde gerektiğinde agressive cerrahi evreleme yapılmalıdır: olgu sunumu Alper Gözübüyük, Kuthan Kavaklı, Hakan Işık, Okan Karataş, Sezai Çubuk, Gökhan Ayberik, Orhan Yücel, Hasan Çaylak, Sedat Gürkök Gülhane Askeri Tıp Akademisi, Göğüs Cerrahisi Anabilim DAlı Başkanlığı, Ankara Diyarbakır Askeri Hastanesi, Diyarbakır Giriş: Malign melanom görülme insidansı giderek artan, metastaz varlığında tedavisi sorunlu olan malign bir hastalıktır. Tedavi seçeneğinin hastalığın evresine göre belirlendiğinden hastalar mutlaka doğru olarak evrelendirilmelidir. Olgu: Yirmi üç yaşında erkek hasta preaurikular bölgeden malign melanom eksizyonu ve sonrasında yapılan PET-CT evreleme sonucu ile mürcaat etti. Primer lezyonun evresi ptb, CLARK: Evre II, BRESLOW: 0.7 mm idi. PET-CT sol aksiler lenf nodunda (SUV Max:.8) ve üst anterior mediastende (SUV Max: 5.5) pataolojik FDG tutulumu saptanmış. Aksiller bölgedeki tutulumun malign melanoma metastazı olabileceği ancak üst anterior mediastendeki tutulum timik bir tümöre ait olabileceği değerlendirilmiş. Histopatolojik doğrulama için hastaya aynı seansta aksiler lenf nodu ve mediastinal kitle eksizyonu ameliyatı planlandı. Timik lezyonun komplet rezektabilitesini değerlendirmek için dinamik-ct-anjiyografi yapıldı. Kitlenin ana pulmoner arter ve çıkan aorta ile ilişkisi değerlendirildi. Heterojen dansitede, düzgün sınırlı, 4.5 cm çapında ve invazyon göstermediği saptandı (şekil ). Hasta cerrahi evreleme amaçlı ameliyata alındı. Aksiler lenf nodu eksize edildi ve sonra VATS ile timik doku çıkarıldı. Timus bölgesinin eksplorasyonu sonrası kitlenin perikardın içerisinde olduğu, timus ile ilişkisi olmadığı ve perikardın intakt kaldığı saptandı. İntraoperatif alınan Kalp Damar Cerrahi konsultasyonu neticesinde hastaya median sternotomi uygulandı ve perikard açılarak kitle rezektabilite açısından değerlendirildi. Ekstrakorporeal dolaşım pompası gerekebileceğinden dolayı rezeksiyon bu aşamada yapılamadı ve bir hafta sonra kitle eksize edildi (şekil ). Histopataolojik inceleme sonucunda lenf nodunun benign olduğu ve intraperikardiyal kitlenin ise paraganglioma olduğu saptandı. Sonuç: PET-CT de çok farklı SUV Max değerine sahip FDG tutulumları olduğunda, başka patalojiler olabileceği akılda bulundurulmalı ve histopatolojik doğrulama mutlaka yapılmalıdır. Anahtar Kelimeler: Malign melanom, paraganglioma, göğüs cerrahisi, evreleme. 0 Türk Toraks Derneği 7. Yıllık Kongresi Program ve Bildiri Kitabı

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Kuthan Kavaklı Göğüs Cerrahisi Akciğer Kanserinde Anamnez ve Fizik Muayene Bulguları Giriş Akciğer kanseri ülkemizde 11.5/100.000 görülme sıklığına

Detaylı

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak

Tanı: Metastatik hastalık için patognomonik bir radyolojik. Tek veya muitipl nodüller iyi sınırlı veya difüz. Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Metastatik Akciğer Tümörleri Giriş İzole akciğer metastazlarına tedavi edilemez gözüyle bakılmamalıdır Tümör tipine

Detaylı

Olgu Sunumları 6 Kasım m 2009 15:30-17:00 17:00

Olgu Sunumları 6 Kasım m 2009 15:30-17:00 17:00 Olgu Sunumları 6 Kasım m 2009 15:30-17:00 17:00 OLGU I 67 yaşı şında erkek hasta Çiftçi, i, Acıpayam T. Onkoloji polikliniği i başvuru tarihi: 21 Temmuz 2008 Yakınmas nması: : nefes darlığı ığı,, sol kolda

Detaylı

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu

Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı. Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Dr. ALĠ MURAT SEDEF Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu BAġKENT ÜNĠVERSĠTESĠ MEDĠKAL ONKOLOJĠ

Detaylı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı

Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları ABD, Medikal Onkoloji BD Güldal Esendağlı Sağlık Bakanlığından Muaf Hekimin Ünvanı - Adı Soyadı Aydın Aytekin Bildiriyi Sunacak Kişi Ünvanı - Adı Soyadı Rafiye Çiftçiler Bildiriyi Sunacak Kişi Kurumu Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi, İç Hastalıkları

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Sedat Gürkok. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Soliter Pulmoner Nodül Tanım: Genel bir tanımı olmasa da 3 cm den küçük, akciğer parankimi ile çevrili, beraberinde herhangi patolojinin eşlik

Detaylı

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU

ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU ERKEN LOKAL NÜKS GELİŞEN VULVA KANSERİ: OLGU SUNUMU Op.Dr.Hakan YETİMALAR Doç.Dr.İncim BEZİRCİOĞLU Dr. Gonca Gül GÜLBAŞ TANRISEVER İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştıma Hastanesi GİRİŞ

Detaylı

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014

KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ. İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 KÜÇÜK HÜCRELİ DIŞI AKCİĞER KANSERİNDE TANI VE EPİDEMİYOLOJİ İNT. DR. BURCU TURAN Nisan 2014 EPİDEMİYOLOJİ Akciğer kanseri, günümüzde, kadınlarda ve erkeklerde en sık görülen ve en fazla ölüme yol açan

Detaylı

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz

BATIN BT (10/11/2009 ): Transvers kolon orta kesiminde kolonda düzensiz duvar kalınlaşması ile komşuluğunda yaklaşık 5 cm çapta nekrotik düzensiz Olgu Sunumu Olgu: 60y, E 2 ayda 5 kilo zayıflama ve karın ağrısı şikayeti ile başvurmuş. (Kasım 2009) Ailede kanser öyküsü yok. BATIN USG: *Karaciğerde en büyüğü VIII. segmentte 61.2x53.1 mm boyutunda

Detaylı

N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş

N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş N.U.64 yaşında Bayan,evhanımı *Öksürük *2 ay önce kuru öksürük yakınması ile başvurduğu hastanede çekilen akciğer grafisi ile hastanemize gönderilmiş ÖZ VE SOY GEÇMİŞ 7yıl önce kolon rezeksiyonu (adeno

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 18 Ocak 12 Çarşamba Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer

Detaylı

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi

Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Akciğer Dışı Tümör Olgularında İzole Mediasten FDG-PET Pozitif Lenf Nodlarının Histopatolojik Değerlendirilmesi Dr. E. Tuba CANPOLAT 1, Dr. Alper FINDIKÇIOĞLU 2, Dr. Neşe TORUN 3 1 Başkent Üniversitesi

Detaylı

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER

TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER TRAKEA CERRAHİSİNDE TEMEL PRENSİPLER İ.Ü. CERRAHPAŞA TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI Dr Ahmet DEMİRKAYA 21 Eylül 11 Çarşamba C6-T4 arasında uzanan trakea infrakrokoid seviyeden karinaya kadar

Detaylı

Erken Evre Akciğer Kanserinde

Erken Evre Akciğer Kanserinde Erken Evre Akciğer Kanserinde Görüntüleme Dr. Figen Başaran aran Demirkazık Hacettepe Universitesi Radyoloji Anabilim Dalı Kasım 2005 Mayıs 2006 Müsinöz ve nonmüsinöz tipte bronkioloalveoler komponenti

Detaylı

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri

Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer Kanserinde Tanı Yöntemleri Akciğer kanserinin tanısında anamnez, fizik muayene, tam kan sayımı ve rutin biyokimya testlerinden sonra; Noninvaziv (akciger filmi, toraks BT, PET, balgam sitolojisi),

Detaylı

Micronodular Metastasis in Lung Cancer

Micronodular Metastasis in Lung Cancer Case Report (Olgu Sunumu) Göğüs Hast Yoğun Bak Derg 2014;1(1):35-40 DOI : 10.15197/sabad.4.1.07 J Chest Dis Crit Care Med 2014;1(1):35-40 Micronodular Metastasis in Lung Cancer Durdu Mehmet Yavşan, Gülseren

Detaylı

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni

Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dev Karaciğer Metastazlı Gastrointestinal Stromal Tümör Olgusu ve Cerrahi Tedavi Serüveni Dr. Koray TOPGÜL Medical Park Samsun Hastanesi Genel Cerrahi Bölümü/ SAMSUN 35 yaşında erkek hasta, İlk kez 2007

Detaylı

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ

TORAKS DEĞERLENDİRME KABUL ŞEKLİ 2 (Bildiri ID: 64)/OLGU BİLDİRİSİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ TORAKS DEĞERLENDİRME ŞEKLİ 2 ( ID: 64)/OLGU Sİ: MEME KANSERİ İÇİN RADYOTERAPİ ALMIŞ OLGUDA RADYASYON PNÖMONİSİ SONRASINDA GELİŞEN ORGANİZE PNÖMONİ (OP/ BOOP) Poster 3 ( ID: 66)/Akut Pulmoner Emboli: Spiral

Detaylı

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD

Multipl Myeloma da PET/BT. Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD Multipl Myeloma da PET/BT Dr. N. Özlem Küçük Ankara Üniv. Tıp Fak. Nükleer Tıp ABD İskelet sisteminin en sık görülen primer neoplazmı Radyolojik olarak iskelette çok sayıda destrüktif lezyon ve yaygın

Detaylı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı

Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı Editör Abdullah İrfan Taştepe Temmuz 2014 Copyright 2014 ISBN : 978-605-5121-12-9 Eser Editör : Akciğer Kanserinde Güncel Tanı ve Tedavi Yaklaşımı : Abdullah

Detaylı

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu

29 yaşında erkek aktif şikayeti yok. sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması. üzerine hasta polikliniğimize başvurdu 29 yaşında erkek aktif şikayeti yok Dış merkezde yapılan üriner sistem ultrasonografisinde insidental olarak sağ sürrenal lojda yaklaşık 3 cm lik solid kitlesel lezyon saptanması üzerine hasta polikliniğimize

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi. 01 Kasım 2010 Pazartesi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Cerrahi Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

SOLİTER PULMONER NODÜL

SOLİTER PULMONER NODÜL SOLİTER PULMONER NODÜL Dr. Sebahat Akoğlu Mustafa Kemal Üniversitesi Tıp T p Fakültesi Göğüs s Hastalıklar kları AD Tanım 3 cm.den küçük üçük, tek, normal akciğer dokusuyla çevrili, adenopati ya da atelektazi

Detaylı

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım

Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Böbrek kistleri olan hastaya yaklaşım Dr. Ayşegül Örs Zümrütdal Başkent Üniversitesi-Nefroloji Bilim Dalı 20/05/2011-ANTALYA Böbrek kistleri Genetik ya da genetik olmayan nedenlere bağlı olarak, Değişik

Detaylı

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi

Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Yediyüzyetmişiki Akciğer Kanseri Olgusunda Cilt Metastazı: 5 Yıllık Deneyimin Analizi Emine AKSOY, Güliz ATAÇ, Emin MADEN, Nil TOKER, Tülin SEVİM S.B. İstanbul Süreyyapaşa Göğüs Kalp ve Damar Hastalıkları

Detaylı

Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti.

Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti. Olgularla Akciğer Hastalıkları Copyright 2011 AVES Yayıncılık Ltd. Şti. Adres: Kızılelma Cad. 5/3 34096 Fındıkzade-İstanbul Tel.: +90 212 589 00 53 Faks: +90 212 589 00 94 E-mail: info@avesyayincilik.com

Detaylı

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat

VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU. Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Dr.Serdar Onat VENA CAVA SUPERİOR SENDROMU Vena Cava Superiorda kan akımının tıkanıklığa uğraması sonucu gelişen klinik tablodur. Acil olarak tanısal değerlendirme ve tedaviyi

Detaylı

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ

MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 (Bildiri ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster Bildiri KABUL POSTER BİLDİRİ MEME RADYOLOJİSİ DEĞERLENDİRME Kabul Şekli 1 ( ID: 39)/Meme Kanserinin Mide Metastazı Poster 2 ( ID: 63)/lenfomalı iki olguda meme tutulumu Poster 4 ( ID: 87)/Olgu Sunumu: Meme Amfizemi Poster 6 ( ID:

Detaylı

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM

TORAKS RADYOLOJİSİ. Prof Dr Nurhayat YILDIRIM TORAKS RADYOLOJİSİ Prof Dr Nurhayat YILDIRIM PA AKCİĞER GRAFİSİNDE TEKNİK ÖZELLİKLER Film ayakta çekilmelidir. Göğüs ön duvarı film kasetine değmelidir. Işık kaynağı kişinin arkasında olmalıdır. Işık kaynağı

Detaylı

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD

Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü. Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD Hodgkin lenfoma tedavisinde Radyoterapinin Rolü Dr. Görkem Aksu Kocaeli Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi AD 15-30 yaş arası ve > 55 yaş olmak üzere iki dönemde sıklık artışı (+) Erkek ve kadınlarda en

Detaylı

HODGKIN DIŞI LENFOMA

HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA HODGKIN DIŞI LENFOMA NEDİR? Hodgkin dışı lenfoma (HDL) veya Non-Hodgkin lenfoma (NHL), vücudun savunma sistemini sağlayan lenf bezlerinden kaynaklanan kötü huylu bir hastalıktır. Lenf

Detaylı

Akciğer Kanseri ve Plevral Efüzyon (Bir Retrospektif Çalışma)

Akciğer Kanseri ve Plevral Efüzyon (Bir Retrospektif Çalışma) Akciğer Kanseri ve Plevral Efüzyon (Bir Retrospektif Çalışma) Figen ATALAY, Dilek ERNAM, Şükran ATİKCAN Atatürk Göğüs Hastalıkları ve Göğüs Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, ANKARA ÖZET Ocak 1990-Aralık

Detaylı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı

Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme. Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Akciğer kanserinde radyolojik bulgular, değerlendirme Dr. Canan Akman İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı Radyolojik bulgular, ipuçları Göğüs duvarı invazyonu, mediasten invazyonu Nodal

Detaylı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı

Olgu sunumu. Doç. Dr. Erkan Çakır. Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Olgu sunumu Doç. Dr. Erkan Çakır Bezmialem Vakıf Üniversitesi Çocuk Hastalıkları Anabilim Dalı Çocuk Göğüs Hastalıkları Bilim Dalı Şikayet ve hikayesi E.K 13 yaş kız hasta Özel bir tekstil atölyesinde

Detaylı

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi

AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ. Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi AKCİĞERİN NÖROENDOKRİN TÜMÖRLERİ Doç. Dr. Mutlu DEMİRAY Bursa Medical Park Hastanesi Nöroendokrin tümörlerde 2004 WHO sınıflaması Tümör Tipi Tipik Karsinoid Atipik Karsinoid Büyük Hücreli nöroendokrin

Detaylı

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar

İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım. Dr.Özlem Özdemir Kumbasar İnvazif Fungal İnfeksiyonlarda Tanı Klinik-Radyolojik Yaklaşım Dr.Özlem Özdemir Kumbasar Bağışıklığı baskılanmış hastaların akciğer komplikasyonları sık görülen ve ciddi sonuçlara yol açan önemli sorunlardır.

Detaylı

igog toplantıları 23.şubat 2011

igog toplantıları 23.şubat 2011 igog toplantıları 23.şubat 2011 PUCCINI MADAM BUTTERFLY OPERA III PERDE ANADOLU SAĞLIK MERKEZĠ Medikal Onkoloji vaka sunumu M.B 54 yaşında kadın hasta ilk başvuru tarihi: 6/5/2010 Öykü: 6 hafta önce başlayan

Detaylı

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GÖĞÜS CERRAHİSİ ANABİLİM DALI 2012-2013 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI DÖNEM-V DERS PROGRAMI DÖNEM-V DERS PROGRAMI TEORİK DERSLER: 1- Toraksın cerrahi anatomisi (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 2- Göğüs cerrahisinde invaziv tanı yöntemleri (Yrd.Doç.Dr.Rasih YAZKAN) 3- VATS (Video yardımlı torakoskopik

Detaylı

Everolimus Olgu Sunumları. Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Antalya; Mart 2014

Everolimus Olgu Sunumları. Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Antalya; Mart 2014 Everolimus Olgu Sunumları Dr. Mustafa ERMAN Hacettepe Üniversitesi Kanser Enstitüsü Antalya; Mart 2014 Türkiye 1. Basamak 2. Basamak 3. Basamak 4. Basamak Pazopanib İnterferon Sunitinib Everolimus? Aksitinib

Detaylı

Çocuk Hekimleri için Akıl Defteri / Radyolojik Değerlendirmeler*

Çocuk Hekimleri için Akıl Defteri / Radyolojik Değerlendirmeler* 1 Hazırlayan: Mustafa Hacımustafaoğlu, Bursa * Bu sayfaya, konusunda uzman akademisyenlerin Çocuk Enfeksiyon Hastalıkları radyolojisi ile ilgili ve kısa klinik bilgileri de içeren konusunda klinik açıdan

Detaylı

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI

AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI AKCĠĞER GRAFĠSĠNĠN DEĞERLENDĠRĠLMESĠ UZM.DR.UMUT PAYZA KATİP ÇELEBİ ÜNV. ATATÜRK EAH ACİL TIP ANABİLİM DALI ÖĞRENME HEDEFLERI PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik

Detaylı

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi

Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım. Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi Primeri Bilinmeyen Aksiller Metastazda Cerrahi Yaklaşım Dr. Ali İlker Filiz GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi Genel Cerrahi Servisi okült (gizli, saklı, bilinmeyen, anlaşılmaz) okült + kanser primeri bilinmeyen

Detaylı

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D.

PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. PEDİATRİK HODGKİN LENFOMA DR. CEM ÖNAL BAŞKENT ÜNİVERSİTESİ RADYASYON ONKOLOJISI A.D. Vaka 16y, K. Şikayet: sol boyunda 6 aydır var olan şişlikte giderek artış olmuş. Şişlik sayısında artış mevcut. Fizik

Detaylı

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır.

Vücutta dolaşan akkan sistemidir. Bağışıklığımızı sağlayan hücreler bu sistemle vücuda dağılır. HODGKIN LENFOMA HODGKIN LENFOMA NEDİR? Hodgkin lenfoma, lenf sisteminin kötü huylu bir hastalığıdır. Lenf sisteminde genç lenf hücreleri (Hodgkin ve Reed- Sternberg hücreleri) çoğalır ve vücuttaki lenf

Detaylı

OLGU SUNUMU. Dr. Furkan DURSUN GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi TÜD KUZEY MARMARA ŞUBESİ AYLIK BİLİMSEL TOPLANTISI 19.01.2011

OLGU SUNUMU. Dr. Furkan DURSUN GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi TÜD KUZEY MARMARA ŞUBESİ AYLIK BİLİMSEL TOPLANTISI 19.01.2011 OLGU SUNUMU Dr. Furkan DURSUN GATA Haydarpaşa Eğitim Hastanesi 62 yaşında Erkek Yakınması yok 1999 yılında PSA:11.6 ng/ml TRUS-Bx Gleason 3+4=7/10 prostat adenokarsinomu Perinöral invazyon + Pelvik MR

Detaylı

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12

Spinal Tumors. Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery. Tuesday, April 3, 12 Spinal Tumors Başar Atalay M.D. Yeditepe University Faculty of Medicine Department of Neurosurgery Spinal tumor localisation Extradural Intradural extramedullary Intradural intramedullary Age By aging

Detaylı

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr

Pnömotoraks. Akif Turna. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı. aturna@istanbul.edu.tr Pnömotoraks Akif Turna! Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı aturna@istanbul.edu.tr! Sunum Sırası Pnömotoraksın tanımı ve sınıflandırılması Tedavi (Konservatif ve Cerrahi tedavi) Bilateral

Detaylı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı

Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri. Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Aksillanın Görüntülenmesi ve Biyopsi Teknikleri Prof. Dr. Meltem Gülsün Akpınar Hacettepe Üniversitesi Radyoloji Anabilim Dalı Meme kanserli hastalarda ana prognostik faktörler: Primer tümörün büyüklüğü

Detaylı

PROGRESİF DİSPNE İLE SEYREDEN NADİR BİR AKCİĞER TÜMÖRÜ: PULMONER FİBROM A Rare Pulmonary Tumor Proceeding Progressive Dispne: Pulmonary Fibroma

PROGRESİF DİSPNE İLE SEYREDEN NADİR BİR AKCİĞER TÜMÖRÜ: PULMONER FİBROM A Rare Pulmonary Tumor Proceeding Progressive Dispne: Pulmonary Fibroma OLGU SUNUMU (Case Report) Hasdıraz L, Özkaya M, Oğuzkaya F PROGRESİF DİSPNE İLE SEYREDEN NADİR BİR AKCİĞER TÜMÖRÜ: PULMONER FİBROM A Rare Pulmonary Tumor Proceeding Progressive Dispne: Pulmonary Fibroma

Detaylı

Akciğer Grafisi Değerlendirme

Akciğer Grafisi Değerlendirme Akciğer Grafisi Değerlendirme X-ışın tüpü Posteroanterior (PA) akciğer grafisi Lateral (sol yan) akciğer grafisi X-ışın tüpü Sol yan akciğer grafisinde x-ışınları sağ taraftan girip sol taraftan çıkar.

Detaylı

Primer Akciğer Kanserlerinde Bilgisayarlı Tomografi Verilerinin Genetik, Kişisel ve Çevresel Risk Faktörleri ile Değerlendirilmesi

Primer Akciğer Kanserlerinde Bilgisayarlı Tomografi Verilerinin Genetik, Kişisel ve Çevresel Risk Faktörleri ile Değerlendirilmesi Primer Akciğer Kanserlerinde Bilgisayarlı Tomografi Verilerinin Genetik, Kişisel ve Çevresel Risk Faktörleri ile Değerlendirilmesi Deniz Akçayöz, Ferit Birand Artıran, Gonca Aşut, Tayfun Bayraktar, Çağrı

Detaylı

Evre III KHDAK nde Radyoterapi

Evre III KHDAK nde Radyoterapi Evre III KHDAK nde Radyoterapi Dr. Deniz Yalman Ege Ü.T.F. Radyasyon Onkolojisi A.D. 20. UKK, 2013, Antalya Evre III Alt Grupları IIIA 0 : N2 tutulumu yok (T3N1, T4N0-1) IIIA 1 : Rezeksiyon spesimeninde

Detaylı

Tiroid bezinde ender bir mezenkimal tümör. Dr. Ersin TUNCER Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı

Tiroid bezinde ender bir mezenkimal tümör. Dr. Ersin TUNCER Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı Tiroid bezinde ender bir mezenkimal tümör Dr. Ersin TUNCER Cumhuriyet Üniversitesi Tıp Fakültesi Patoloji Anabilim Dalı 10-10 - 2015 ANKARA Ülkemizin başı sağ olsun Değerli Hocamızı saygıyla anıyoruz Prof.

Detaylı

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015

AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 AORT ANEVRİZMASI YAKIN DOĞU ÜNİVERSİTESİ SHMYO İLK VE ACİL YARDIM BÖLÜMÜ YRD DOÇ DR SEMRA ASLAY 2015 Ani ölümün önemli bir nedenidir Sıklığı yaşla birlikte artar 50 yaş altında nadir rastlanır E>K Aile

Detaylı

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu

Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu Bölüm 21 Astımla Karışan Hastalıklar Dr. Alpaslan TANOĞLU ve Dr. Mustafa DİNÇ Astım hastalığı, kronik yani süreklilik gösteren ve ataklar halinde seyir gösteren bir hava yolu hastalığıdır. Hastalığın en

Detaylı

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir.

Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Pnömotoraks Tanım Akciğerler ile göğüs duvarı arasındaki plevral boşlukta hava birikmesine pnömotoraks denilmektedir. Primer spontan pnömotoraks

Detaylı

Primer akciğer kanserinde bronkoskopik biyopsi ve torakotomi materyalleri arasında hücre tipi uyumu

Primer akciğer kanserinde bronkoskopik biyopsi ve torakotomi materyalleri arasında hücre tipi uyumu Primer akciğer kanserinde bronkoskopik biyopsi ve torakotomi materyalleri arasında hücre tipi uyumu Sibel ARINÇ 1, Cüneyt SALTÜRK 1, Müyesser ERTUĞRUL 1, Ebru SULU 1, Leyla TUNCER 1, Sema NERGİS 2, Ümmühan

Detaylı

Senkron Akciğer Kanserli Üç Olgu

Senkron Akciğer Kanserli Üç Olgu Nesrin KIRAL*, Banu SALEPÇİ*, Benan ÇAĞLAYAN*, Taflan SALEPÇİ**, Tamer OKAY***, Muharrem ÇELİK*** * Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Göğüs Hastalıkları Kliniği, ** Dr. Lütfi Kırdar

Detaylı

Akciğer Karsinomlu Olgularda İntraoperatif Plevra Yıkama Sıvısında Malign Hücre Saptanmasının Sağkalıma Etkisi #

Akciğer Karsinomlu Olgularda İntraoperatif Plevra Yıkama Sıvısında Malign Hücre Saptanmasının Sağkalıma Etkisi # Akciğer Karsinomlu Olgularda İntraoperatif Plevra Yıkama Sıvısında Malign Hücre Saptanmasının Sağkalıma Etkisi # Şaban ÜNSAL*, Alpaslan ÇAKAN*, İbrahim TAYLAN*, Mehmet AŞKIN*, Teoman BUDUNELİ*, Sülün ERMETE**

Detaylı

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM

HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM HİPOFARİNKS KANSERİ DR. FATİH ÖKTEM Nadirdir!!! Üst aerodijestif sistem malinitelerinin % 5-10 u, tüm malinitelerin ise %0.5 i hipofarinks kanserleridir. Kötü seyirlidir!!! İleri evrede başvurmaları ve

Detaylı

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi

Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı Akciğer Kanserinde Tanı ve Tedavi Doç.Dr. Akif Turna Küçük Hücre-Dışı

Detaylı

Erkek ve kadınlarda kanser nedenli ölümlerin en sık sebebi

Erkek ve kadınlarda kanser nedenli ölümlerin en sık sebebi AKCİĞER KANSERLERİNDE CERRAHİ TEDAVİ Dr.Serdar Onat 1950 li yıllarda küresel epidemi olarak başlamış. Erkek ve kadınlarda kanser nedenli ölümlerin en sık sebebi Akciğer Kanseri Türkiyede yüzbinde 11.5

Detaylı

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER

Basit Guatr. Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Basit Guatr Yrd.Doç.Dr. Okan BAKINER Amaç Basit (nontoksik) diffüz ve nodüler guatrı öğrenmek, tanı ve takip prensiplerini irdelemek. Öğrenim hedefleri 1.Tanım 2.Epidemiyoloji 3.Etiyoloji ve patogenez

Detaylı

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm

Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm BAZAL HÜCRELİ KARSİNOM Epidermal bazal hücrelerden veya kıl folikülünün dış kök kılıfından köken alan malin deri tm Nadiren met. yapar fakat tedavisiz bırakıldığında invazif davranış göstermesi,lokal invazyon,

Detaylı

Asendan AORT ANEVRİZMASI

Asendan AORT ANEVRİZMASI Asendan AORT ANEVRİZMASI Aort anevrizması, aortanın normal çapından geniş bir çapa ulaşarak genişlemesidir. Aorta nın bütün bölümlerinde anevrizma gelişebilir. Genişlemiş olan bölümün patlayarak hayatı

Detaylı

Renin-Angiotensin System Blockers May Prolong Survival of Metastatic Non-Small Cell Lung Cancer Patients Receiving Erlotinib

Renin-Angiotensin System Blockers May Prolong Survival of Metastatic Non-Small Cell Lung Cancer Patients Receiving Erlotinib Medicine (Baltimore). 2015 Jun;94(22):e887. doi: 10.1097/MD.0000000000000887. Renin-Angiotensin System Blockers May Prolong Survival of Metastatic Non-Small Cell Lung Cancer Patients Receiving Erlotinib

Detaylı

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine

Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak. Göğüs Cerrahisi. Journal of Clinical and Analytical Medicine Journal of Clinical and Analytical Medicine Göğüs Cerrahisi Hasan Çaylak Göğüs Cerrahisi Plevral Sıvı Fizyolojisi Giriş: Plevral sıvının tespitinde; - Direk akciğer grafisi (Yan yatar pozisyonda) - Ultrasonografi

Detaylı

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi

Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Dr. Yaşar BEDÜK Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Testis tümörleri Erkeklerdeki kanserlerin %1 i Yıllık %3-6 artış Avrupa da her yıl 24.000 yeni vak a Testis Tümör Epidemiyolojisi İnsidans dünya genelinde

Detaylı

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL

OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL OP. DR. YELİZ E. ERSOY BEZMİALEM VAKIF ÜNİVERSİTESİ TIP FAKÜLTESİ GENEL CERRAHİ AD İSTANBUL - Rutine giren tiroid incelemeleri Yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi - Tiroid nodülü sıklığı -Yaklaşım Algoritmaları

Detaylı

EDİTÖRLER. Prof. Dr. Akın KAYA I Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ I Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ

EDİTÖRLER. Prof. Dr. Akın KAYA I Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ I Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ EDİTÖRLER Prof. Dr. Akın KAYA I Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ I Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ EDİTÖRLER Prof. Dr. Akın KAYA I Prof. Dr. Mehmet KARADAĞ I Prof. Dr. Tevfik ÖZLÜ Göğüs Hastalıkları Propedötik Copyright

Detaylı

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM

TİROİD NODÜLLERİNE YAKLAŞIM NE YAKLAŞIM Prof. Dr. Sibel Güldiken TÜTF, İç Hastalıkları AD, Endokrinoloji BD PREVALANSI Palpasyon ile %3-8 Otopsi serilerinde %50 US ile incelemelerde %30-70 Yaş ilerledikçe sıklık artmakta Kadınlarda

Detaylı

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği

Yabancı Cisim Aspirasyonları. Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Yabancı Cisim Aspirasyonları Dr. Arif KUT Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Çocuk Göğüs Hastalıkları Kliniği Epidemiyoloji Klinik Tanı Yöntemleri Tedavi Korunma Yabancı cisim aspirasyonu (YCA)

Detaylı

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU

BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU BOS GLUKOZ DÜġÜKLÜĞÜ ĠLE SEYREDEN TÜBERKÜLOZ MENENJĠT ÖN TANILI VARİCELLA ZOSTER MENENJİTİ OLGUSU Ramazan Gözüküçük 1, Yunus Nas 2, Mustafa GÜÇLÜ 3 1 Hisar Intercontinental Hospital, Enfeksiyon Hastalıkları

Detaylı

DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ

DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ DR.ENVER YALNIZ İZMİR DR. SUAT SEREN GÖĞÜS HASTALIKLARI VE CERRAHİSİ EĞİTİM VE ARAŞTIRMA HASTANESİ OLGU-1 44 yaşında, erkek olgu futbol antrenörü 10 gündür ateş, eforla olan nefes darlığı, kuru öksürük

Detaylı

Senkron primer akciğer kanserleri: Dört olgu nedeni ile # İrfan UÇGUN 1, İlknur AKÇAYIR ŞAHİN 1, Muzaffer METİNTAŞ 1, Füsun ALATAŞ 1, Sinan ERGİNEL 1, Emine DÜNDAR 2 1 Osmangazi Üniversitesi Tıp Fakültesi,

Detaylı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı

LENFOMALARDA RADYOTERAPİ. Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı LENFOMALARDA RADYOTERAPİ Prof. Dr. Nuran ŞENEL BEŞE Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Radyasyon Onkolojisi Anabilim Dalı HL EPİDEMİYOLOJİ ve ETYOLOJİ Olguların çoğunluğu 15-30 yaş arası Kadın /Erkek: 1/1,5 Noduler

Detaylı

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon

28.02.2015. Sarkoidoz. MSS granülomatozları. Sarkoidoz. Sarkoidoz. Granülom / Granülomatoz reaksiyon Granülom / Granülomatoz reaksiyon Non-enfektif granülomatozlar: Sinir sistemi tutulumu ve görüntüleme Küçük nodül Bağışıklık sisteminin, elimine edemediği yabancı patojenlere karşı geliştirdiği ve izole

Detaylı

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi

Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Meme ve Over Kanserlerinde Laboratuvar: Klinisyenin Laboratuvardan Beklentisi Dr. Handan Onur XXI. Düzen Klinik Laboratuvar Günleri, Ankara, 23 Ekim 2011 MEME KANSERİ Meme Kanseri Sıklıkla meme başına

Detaylı

ATİPİK RADYOLOJİK BULGULARI OLAN AKCİĞER TÜBERKÜLOZU OLGUSU

ATİPİK RADYOLOJİK BULGULARI OLAN AKCİĞER TÜBERKÜLOZU OLGUSU İzmir Göğüs Hastanesi Dergisi, Cilt XXVIII Sayı 3, 2014 ATİPİK RADYOLOJİK BULGULARI OLAN AKCİĞER TÜBERKÜLOZU OLGUSU A CASE OF PULMONARY TUBERCULOSIS PRESENTING ATYPICAL RADIOLOGICAL FINDINGS Mehmet ÜNLÜ,

Detaylı

Akciğer Kanserinde Cilt Metastazları

Akciğer Kanserinde Cilt Metastazları Dursun TATAR, Ebru YILMAZ GÜNEŞ, Rıfat ÖZACAR, Hüseyin HALİLÇOLAR İzmir Göğüs Hastalıkları ve Cerrahisi Eğitim ve Araştırma Hastanesi, İZMİR ÖZET Daha önce yapılan birçok çalışmada, cilt metastazlarının

Detaylı

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U

4. S I N I F - 2. G R U P 1. D E R S K U R U L U (Hematoloji, Tıbbi Onkoloji, Radyasyon Onkolojisi, Algoloji,, Kalp ve Damar Cerrahisi, Göğüs Hastalıkları, Göğüs Cerrahisi, Nükleer Tıp) H E M A T O L O J İ - O N K O L O J İ, D O L A Ş I M V E S O L U

Detaylı

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği

Dr. A. Nimet Karadayı. Hastanesi, Patoloji Kliniği Dr. A. Nimet Karadayı Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Patoloji Kliniği MEME TÜMÖRLERİNDE PATOLOJİ RAPORLARINDA STANDARDİZASYON Amaç, hasta

Detaylı

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ

MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ MİDE KANSERİNDE APOPİTOZİSİN BİYOLOJİK BELİRTEÇLERİNİN PROGNOSTİK ÖNEMİ Cem Sezer 1, Mustafa Yıldırım 2, Mustafa Yıldız 2, Arsenal Sezgin Alikanoğlu 1,Utku Dönem Dilli 1, Sevil Göktaş 1, Nurullah Bülbüller

Detaylı

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011

Trakea Rüptürü. Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu. Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 Trakea Rüptürü Nadir Bir Entübasyon Komplikasyonu Doç. Dr. Aydın KARAKUZU Yakın Doğu Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Lefkoşe, KKTC Nisan 2011 1 Klinik Öykü Ş.Ş., 75 yaş, erkek, Asenden Aort Anevrizması

Detaylı

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın

KOLOREKTAL POLİPLER. Prof. Dr. Mustafa Taşkın KOLOREKTAL POLİPLER Prof. Dr. Mustafa Taşkın -Polip,mukozal örtülerden lümene doğru gelişen oluşumlara verilen genel isimdir. -Makroskopik ve radyolojik görünümü tanımlar. -Sindirim sisteminde en çok kolonda

Detaylı

Tarama,Tanı, Evreleme

Tarama,Tanı, Evreleme AKCİĞER KANSERİ Tarama,Tanı, Evreleme Prof.Dr.Mustafa YAMAN Sık Görülen Kanserler İnsidans 5 Yıllık Yaşam Exitus Akciğer 171,600 %14 158,900 Kolon %63 Meme 485,000 %85 137,300 Prostat %93 ACS, 1999 Akciğer

Detaylı

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD

Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi. Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Karaciğer Metastazlarının Cerrahi Tedavisi Dr. Orhan Bilge İ.Ü. İst. Tıp Fakültesi Genel Cerrahi ABD Kolon tümörlü olguların %40-50 sinde karaciğer metastazı gelişir ; % 15-25 senkron (primer tm ile /

Detaylı

Nötropenik Ateş: Olgu Sunumu. Dr Şahika Zeynep Akı

Nötropenik Ateş: Olgu Sunumu. Dr Şahika Zeynep Akı Nötropenik Ateş: Olgu Sunumu Dr Şahika Zeynep Akı 26.03.20007 MK, 25 yaşında erkek hasta, Mobilya döşemecisi, Konya Yakınma : Halsizlik, ateş Öykü : Üç ay önce halsizlik, geceleri olup sabaha karşı artan,

Detaylı

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM

AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ. Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM AZ DİFERANSİYE TİROİD KANSERLERİ Prof. Dr. Müfide Nuran AKÇAY Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Genel Cerrahi Anabilim Dalı ERZURUM Tanım Az diferansiye tiroid karsinomları, iyi diferansiye ve anaplastik

Detaylı

Mediasten Tümörleri Akif Turna İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı

Mediasten Tümörleri Akif Turna İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Mediasten Tümörleri Akif Turna İ.Ü. Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Göğüs Cerrahisi Anabilim Dalı Mediasten anatomisi: Üstte torasik inlet, altta diafragma, önde sternokostal duvar, arkada vertebralar ve kot

Detaylı

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ

XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ XVII. ULUSAL KANSER KONGRESİ İnteraktif Olgu Sunumu KEMİK TÜMÖRLERİ . 17 yaşında bayan hasta. 2.5 yıldır sol bacakda yürürken ağrı Enfeksiyon ve dolaşım bozukluğu tedavisi uygulanmış. Son 6 aydır ağrı

Detaylı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı

Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Lokal Hastalıkta Hangi Hasta Opere Edilmeli? Doç. Dr. Serdar Akyıldız E ge Ü n i v e r sitesi Tı p Fakültesi K B B Hastalıkları Anabilim D a l ı Genel olarak; Tümör hacmi arttıkça Evre ilerledikçe Kombine

Detaylı

Radyoloji Dersleri 5: Akciğerin Kistik ve Kaviter Hastalıkları

Radyoloji Dersleri 5: Akciğerin Kistik ve Kaviter Hastalıkları Radyoloji Dersleri 5: Akciğerin Kistik ve Kaviter Hastalıkları Banu ERİŞ GÜLBAY*, Akın KAYA* * Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları ve Tüberküloz Anabilim Dalı, ANKARA Kavite, pulmoner

Detaylı

FUNGAL İNFEKSİYONLARDA TANI SORUNLARI RADYOLOJİK SORUNLAR

FUNGAL İNFEKSİYONLARDA TANI SORUNLARI RADYOLOJİK SORUNLAR FUNGAL İNFEKSİYONLARDA TANI SORUNLARI RADYOLOJİK SORUNLAR Dr. Can Zafer Karaman Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Radyoloji Anabilim Dalı AYDIN cankaraman@hotmail.com BASKILANMIŞ BAĞIŞIKLIKTA PÖMONİLİ

Detaylı

Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli

Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli Yıl: 2000 35 Yaş, Kadın, S.B., İstanbullu, ev hanımı, evli Şikayeti: Sağ memede kitle Hikayesi: Sağ memede olan kitlenin son bir ayda daha da büyümesi üzerine doktora başvurmuş. Menarş: 14 İlk doğum yaşı:

Detaylı

METASTATİK MALİGN MELANOM. Dr Yüksel Küçükzeybek İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5.Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi

METASTATİK MALİGN MELANOM. Dr Yüksel Küçükzeybek İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5.Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi METASTATİK MALİGN MELANOM Dr Yüksel Küçükzeybek İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi 5.Türk Tıbbi Onkoloji Kongresi 49 yaşında erkek hasta Özgeçmiş:özellik yok Soygeçmiş:özellik

Detaylı

Sternum korpusunda (en çok)

Sternum korpusunda (en çok) GÖĞÜS DUVARI TÜMÖRLERİ PROF. DR. REFİK ÜLKÜ D.Ü Tıp Fak Göğüs Cerrahisi Tüm primer tümörler arasında %1-1.5 Malign primer göğüs duvarı tümörleri, tüm kanser hastaları arasında %0.04 Göğüs duvarı malign

Detaylı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı

Kronik Öksürük. Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Kronik Öksürük Dr. Kürşat Uzun N.E. Üniversitesi Meram Tıp Fakültesi Göğüs Hastalıkları AD ve Yoğun Bakım Bilim Dalı Epidemiyoloji Polikliniklerde en sık 5. şikayet %88-100 neden saptanıyor Spesifik tedavi

Detaylı

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular

TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5. Sorular TRD KIŞ OKULU KURS 1, Gün 5 Sorular Soru 1 T1 ve T2 ağırlıklı spin eko sekanslarda hiperintens görülen hematom kavitesinin evresini belirtiniz? a) Akut dönem b) Hiperakut dönem c) Subakut erken dönem d)

Detaylı

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011

AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA. Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 AKCİĞER GRAFİSİ YORUMLAMA Doç. Dr Bülent ERDUR PAÜTF Acil Tıp AD ATOK 2011 Öğrenme Hedefleri PA AC grafisi çekim tekniği Teknik değerlendirme Radyolojik anatomi Radyolojik değerlendirme Radyografi örnekleri

Detaylı