EHL HUKUKUNDA ORT DARALTAN VEYA SLÂM HLYET RTA- SEBEPLER. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI GR YERNE

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "EHL HUKUKUNDA ORT DARALTAN VEYA SLÂM HLYET RTA- SEBEPLER. Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI GR YERNE"

Transkript

1 SLÂM HUKUKUNDA EHL HLYET DARALTAN VEYA ORT RTA- DAN KALDIRAN SEBEPLER Prof. Dr. Mustafa UZUNPOSTALCI '("9#:";7":!:'8#/ #!0 "%(A(G%4G(A((G%$(1G-%1%A-(%1% -H%G1-4%1G8G(A-%% 1GGG8(A(G%H%(($-% %G8$1 A%41(%4H%%%%1%A$%((11!V( %(( % G8 $ 4%1 (A( G%KG% V% %A 1 G% L " 1 % % $(% G(( % GG 1( H% 1 H% ((1 S1 (A( G%T GR YERNE Bundan önceki makalelerimizde slâm Hukuku açsndan hakiki ahs ve onu er î tekliflerin muhatab klan ehliyet ten bahsetmitik. Ehliyet kiiyi hem er î tekliflerin muhatab klmakta ve hem de kiinin yapm oldufu ibadet ve her türlü tasarrufunun geçerli olmasn saflayan, ahsiyetin bir özellifi olarak karmza çkmaktadr. Biz bu ehliyetten bahsederken onun sadece kiide bulunu itibariyle durumunu deferlendirdik. Onun ne zaman ve hangi durumda baladfn ve hangi artlarda geliip tekâmül etti- Fini tespit etmeye çaltk. Çünkü insan dofdufu andan itibaren büyümekte ve büyüdükçe de yaptf iler hakknda yeterli bilgi sahibi olmaktadr. Bu büyüme srasnda ona bafl olarak, her iki türü ile de ehliyeti gelimektedir. Biz bu yönden ehliyeti ele alarak sadece bir tespitte bulunduk. nsan canl bir varlk oldufu için dofumundan itibaren onun büyümesi ve tekâmül etmesi zaruri ve kaçnlmaz bir durumdur. Ancak gerek henüz büyümesi tamamlanmadan ve gerek büyümesi tamamlandfnda insann her zaman ve zeminde daima ayn fizyolojik ve psikolojik durumda oldufunu, daha geni bir ifade ile söyleyecek olursak onun hayat boyunca ayn durumda bulundufunu söylememiz mümkün defildir. Farkl durum ve zamanlarda farkl psikoloji içinde bulundufuna göre, bu duruma bafl olarak onun ehliyeti de farkl olacaktr. nsan bedenen gelime gösterirken, ayn ekil ve ölçülerde ve devaml olarak ehliyetinin de tekâmül ettifini söylememiz ve insann en yal oldufu dönemde ehliyetinin de en mütekâmil bir noktada bulundufunu kabul ve tespit etmemiz mümkün defildir.

2 QR!" Çünkü zamanla insann bedenine baz hastalklar arz olabildifi gibi aklna da bir takm hastalklar ve bozukluklar arz olabilir. Dolaysyla bu bozukluk ve hastalklar insann her iki ekliyle ehliyetine tesir edebilir. Bunlardan birisini etkileyip ya onu daraltr veya tamamen ortadan kaldrabilir. te ehliyeti daraltan veya ortadan kaldran bu bozukluklara ehliyet arzalar denir. Bundan anlalan udur; arzalarn ehliyet üzerine olan tesiri ayn derecede defildir. Ayrca mahiyetleri itibariyle de insanlara arz oldufu noktalar da farkldr. DiFer taraftan bu arzalardan bir ksm insann iradesi ve yaptf fiillerine bafl olarak ortaya çktf halde bir ksmnn ortaya çkmasnda ve ehliyetine arz olmasnda insann kendi irade ve fiillerinin bir tesiri yoktur. 1 Daha önce günümüz hukukunda çeitli yönlerden ehliyete tesir eden eyleri, ehliyet üzerinde meydana getirdifi noksanlfa göre toplu olarak vermitik. slâm Hukukunda ehliyete tesir eden bu arzalar genellikle ayr ayr ele alnarak ahsn hem ibadetinin sahih olup olmamas ve hem de tasarruflarnn geçerlilifi açsndan deferlendirilmitir. Yani konuyu yalnzca hukuki netice dofuran fiiller açsndan ele almak slâm Hukuku açsndan bir eksiklik saylr. Bu sebeple biz burada bu arzalar sadece slâm Hukuku açsndan ele alrken hem hukuki netice dofuran davranlar ve hem de ibadetler açsndan ehliyete olan tesirini belirtmeye çalacafz. Böylece bahsettifimiz ehliyetin hukuk ve insani deferler açsndan slâm Hukukunda nasl ele alndfn bütün teferruatyla inceleyerek ortaya koyabilecefimizi düünüyoruz. Daha önce de söyledifimiz gibi, haklar ahslar içindir. Ancak bu haklarn elde edilmesi veya kullanlmas bakasnn hakkna tecavüzü dofuruyorsa herkes kabul eder ki, orada sadece bir hakkn kullanlmasndan söz edilemez. Haklarn elde edilmesi ve onlarn kullanlma snrlarnn belirlenmesi ise bu arzalarn ehliyete tesirinin iyi bilinmesine bafldr. Bu bakmdan biz de bunu ortaya koymaya çalacafz. Ortaya çklarna, yani dofularna göre ehliyet arzalar iki ksma ayrlr. EFer bu arzalarn meydana gelmesinde insann bir dahli yoksa bu çeit arzlara semavi arzalar denir. Fakat arzalarn meydana gelmesinde insann bir dahli ve tesiri varsa bu çeit arzalara da müktesep arzalar denir. Burada u hususlara dikkat çekerek belirtmeliyiz: a) Aslnda böyle bir ayrmn arzalarn ehliyet üzerindeki tesirleri açsndan her hangi bir faydas yoktur. Ancak konuyu inceleyen Fkh Usulü Âlimleri arzalar bu ekilde ayrarak ele alm olduklar için biz de onlarn bu taksimlerine uyarak konuyu o ekilde ele almay daha uygun buluyoruz. b) nceledifimiz konuyu her ne kadar balkta slâm Hukuku açsndan ele alacafmz söylemisek de 1 el-câvili, Hâdi Reid, el-usûl ve l-mebâdiu l- âmme li -Herî ati l-slâmiyye, Musul 1377/1958.

3 $G( Q> konunun ibadetlerle de ilgisi bulundufu muhakkaktr. Çünkü yaplan ibadetlerin de sahih olmas aranr. Bu da ehliyetle ilgilidir. Bundan dolay ehliyete tesir eden arzalarn ibadetler açsndan da deferlendirilmesi kaçnlmaz olmaktadr. Onun için konuyu slâm Hukuku açsndan ele aldfmzda her iki yönden ele alarak deferlendirme zarureti kendilifinden ortaya çkm bulunmaktadr. Bu sebeple konuyu belki de hukukla ilgili olmas ve ibadetlerle ilgili olmas noktalarnda ayrmamz gerekirdi. Ancak biz böyle bir ayrma gitmek yerine konuyu deferlendirirken bunlara dikkat çekerek açklamay daha uygun bulduk. I- SEMAV ARIZALAR Az önce de temas ettifimiz gibi, meydana gelmesinde ahsa, dolaysyla ahsn ehliyetine arz olup ona tesir etmesinde ahsn irade ve fiilinin bir tesiri bulunmuyorsa böyle arzalara semavi arzalar denir. Bu tür arzalara semavi denmesi dil âlimlerinin örfünden kaynaklanmaktadr. Çünkü onlar insann irade ve ihtiyarna dayanmayan ve onun her hangi bir fiili olmadan zuhur eden eyleri semaya nispet ederler. 2 4unlar semavi arzalardan saylmtr: küçüklük, unutma, uyku, baylma, bunama, delilik, kadnlara mahsus ay hali (hayz) ve logusalk (nifas), ölüm hastalg ve ölüm. 4imdi bunlarn her birinin ahsa nasl arz oldufunu ve ehliyet üzerindeki tesirlerini sra ile ele alarak incelemeye çalalm. A) KÜÇÜKLÜK VE EHLYETE TESR Arapça sfar n Türkçe karlf olan küçüklük insan hayatnda bir dönemi ifade eder. Ya itibariyle insann dofumundan balayp balif oluncaya kadar içinde bulundufu dönem demektir. Türkçemizde buna çocukluk dönemi deriz. Bu dönem baz âlimlere göre ehliyetin arzalarndan kabul edilmemektedir. Çünkü küçüklük, ahsiyet ve ehliyet balkl makalelerimizde de açkladfmz gibi, insan hayatnda tabii bir dönemdir. Bu bakmdan böyle düünenlere göre küçüklük ehliyetin arzalarndan saylmamaktadr. 3 Fakat arza dan maksadn bir eyin asli mahiyetine zt olma durumu oldufunu göz önünde bulunduran âlimler küçüklüfü bir arza olarak deferlendirmilerdir. Çünkü küçüklük insann mahiyetinden ayrlmayan bir ey olmayp ayrlmas mümkün olan bir vasftr. Nitekim ilk insan olan Âdem ve Havva bizler gibi çocukluktan büyümemilerdir. Onlar yetikin olarak yaratlmlardr. nsan için asl olann da onun tam akl sahibi olmasdr. Küçüklük de buna zttr. te bu durumu göz önünde bulunduran âlimler küçüklüfü arzalardan saymlardr. Dikkat edilirse küçüklük bir takm eyleri akl ve idrak etmek ve temyiz etmekten acizliktir. Dolaysyla küçük, yani çocuk âcizdir. Bununla birlikte 2 Büyük Haydar Efendi, Usûl-i Fkh Dersleri, ckinci Bask, cstanbul, ts., s Karaman, Hayreddin, Mukayeseli slâm Hukuku, cstanbul , I, 189, 190.

4 ED!" çocuk baz eyleri akl edebildifi gibi temyiz de edebilir. Bu da bir nevi ehliyettir. Ancak ehliyet balkl makalemizde de izah ettifimiz gibi, çocufun ehliyeti tam bir ehliyet defildir. Bundan dolay küçüklük baz eylerle mükellef olmay ortadan kaldrr. Bu durumu defiik konular üzerinde deferlendirelim. 1. KüçüGün badetleri Küçükler ister temyiz öncesi, ister temyiz çafnda bulunsunlar namaz, oruç ve hac gibi ibadetlerle mükellef defildirler. Hatta baz âlimler zahiren kabul edilir demilerse de gayrimüslim bir anne babadan olma çocufun Müslüman oldufunu söylemesi de makbul defildir. Yani ondan bu söz kabul edilmez; henüz mükellef olmadf için böyle bir sözü, balif olmadkça geçerli olmaz. 4 Ebu Zeyd ed-debûsî (v.430/ ), dofumdan sonra çocufun, zimmetinin uygunlufu sebebiyle onun üzerinde Allah haklar nn sabit oldufunu, ancak güçlüfü gidermek için, çocukluk özrü sebebiyle bunun dütü- Fünü söylemitir. Çünkü ona göre, ahsn üzerine baz haklarn sabit ve baz hükümlerin gerekli/vacip olmas bir takm sebeplerden dolaydr. Bu sebepler de üzerine hüküm vacip olacak kimsenin buna uygun olmasdr. Bu da yeni dofmu çocukta vardr; bu sebeple hem mahal, hem de vücubiyet uygundur. te bu sebep ve mahal dolays ile dofan bir çocuk üzerine Allah haklar sabit ve vaciptir. Onun vacip olmasnda ahsn iradesi yoktur ki, bu konuda akl ve temyizi muteber olsun. Sebep bulununca biz istesek de istemesek de dinen ve hukuken haklar sabit olur. Nitekim Allah öyle buyurmutur: Biz her insann yapp ettiklerini boynuna doladk. 5 Buradaki boyun dan maksat zimmet tir. 4ahstaki temyiz ve onu yapabilme durumu, vacip olan hükmü yerine getirirken aranr. Bu da asl vücubiyetin ötesindedir. 6 Bu açklamalardan anlalmaktadr ki, küçük olma yani çocukluk, bir eyin çocuk üzerine vacip olmasna engel olmasa da vacip olan hükümlerin edas için bir engel tekil etmektedir. 2. Uygulanacak Bedeni Cezalar Kar9snda KüçüGün Durumu Çocuk kendisine uygulanmak istenen, ksas gibi bedeni cezalara ehil defildir. Yani ona bedeni ceza uygulanmaz. Hanefî, Malikî ve Hanbelîler çocufun hata veya bilerek yaptklarnn ayn oldufunu kabul ederler. Bundan dolay da hangi sebeple yaparsa yapsn, yaptklarnn hiçbirisi çocufa bedeni bir cezann uygulanmasn gerektirmez. Çünkü onlara göre çocukta henüz kast tam olarak teekkül etmemitir. Yine onlara göre çocuk bilerek veya hata sebebiyle bedeni ceza gerek- 4 cbnü l-chve (cbnü l-uhuvve), Muhammed b. Muhammed b. Ahmed el-kuraî, Me âlimü l-kurbe fî ahkâmi l-hsbe (nr. Muhammed Mahmud ea ban ve Sddîk Ahmed csâ el-mutî î), Kahire 1976, s. 60, csrâ (17), Serahsî, eemsü l-eimme Ebû Bekr Muhammed b. Ahmed, el-usûl (nr. Ebü l-vefâ el-efgânî), Beyrut, ts., II, 333; Ensârî, Muhammed b. Nizamüddin, Fevâtihu r-rahamût bi-erhi Müsellemi s-sübût (el-mustasfâ ile), Bulak 1322, I, 155.

5 $G( E tirecek bir suç ilerse, bunun yerine ona verilecek diyet cezasnn asabeleri tarafndan ödenmesi gerekir. Böyle bir diyet dahi çocufun sahip oldufu mallarndan ödenmez Murisini Öldüren KüçüGün Miras Durumu Biraz evvel söyledifimiz gibi katlin (bir kimseyi öldürmenin) neticesinde gereken cezalar çocufa uygulanmamaktadr. Bundan dolay da murisini öldüren bir küçük, onun mirasndan da mahrum edilmez. Payna ne dümüse verilir. 4. KüçüGün Ba9kas Üzerindeki Yetkisi SaFir yani küçük, bir bakasna veli olamaz. Çünkü zaten kendisi âcizdir. Bundan dolay ancak bir bakasnn, onun üzerinde velayeti sabit ve geçerli olur. ÇocuFun özellikle mali tasarruflar konusunda bir velisinin bulunmas gerektifi hususunda âlimlerin icma bulundufu nakledilmitir. 8 B) UNUTMA (NSYAN) VE EHLYETE TESR Bir eyi ihtiyaç duyuldufu anda hatrlayamama demek olan unutma/nisyan bilindifi üzere geçici bir durum olup insann hafzasna arz olur. Baz âlimler unutmann, insann gerek bedenine, gerek aklna veya her hangi bir ekilde hukuki durumuna tesir etmedifini göz önüne alarak bunu arzalardan saymamlardr. Çünkü bunlara göre unutma ehliyete tesir etmemektedir. Ancak baz artlarla ibadetlerin yerine getirilmesi ile ilgili bir mazeret olarak geçerli oldufu için, sadece burada geçerli kabul edilmektedir. Fakat buna mukabil baz âlimler, ahsn yaptf veya yapacaf bir ksm tasarruf ve fiillerinden sorumlu olmadfn dikkate alarak unutmay da ehliyetin arzalarndan saymlardr. Gerçi unutma dofrudan akla tesir etmiyor. Ancak akln kullanlmasna rafmen, hafzada bulunan bir eyin zuhuruna engel tekil ediyor. te bunun için unutma da ehliyetin arzalarndan biri kabul edilmektedir. 4imdi bu hususu çeitli durumlar ele alarak deferlendirelim. 1. Unutma nn Kul Haklarna Tesiri Unutma, kul haklar konusunda bir özür olarak kabul edilmez. Çünkü unutma dofrudan, ahsn aleyhine sabit olacak bir vacibe ve borçlara engel tekil etmez. Bu sebeple bir kimse arkadana ait oldufunu unutarak ve kendisinin oldufunu zannederek bir arkadann maln telef etse veya ona ait olan bir yiyecefi yese onu ödemek zorundadr. Böyle bir durumda o ahs 7 Zühaylî, Vehbe, Nazariyetü d-damân ve ahkâmü l-mes ûliyyeti l-medeniyye ve l-cinâiyye fî l-fkh l-slâmî, Dimek 1389/1969, s Büyük Haydar Efendi, a.g.e., 484; Bûtî, Saîd Ramadan, Davâbitu l-maslaha fî -Herî ati l-slâmiyye, Dmek / , s. 230.

6 EC!" unutmu olmasn bir mazeret olarak ileri süremez; dolaysyla ödemekten kurtulamaz. 2. Unutma nn Allah Haklarna Tesiri Kul haklar konusunda unutma her ne kadar bir özür kabul edilmese de Allah haklar konusunda belli bir ölçüde özür olarak kabul edilir. Meselâ, bir kimse oruçlu iken, bu durumunu unutsa da bir ey yese veya içse, bundan dolay orucunu kaza etmesi gerekmez. Aksine orucunu hiçbir ey yapmam gibi tamamlar. Çünkü unutan kimse bu durumda yani oruçlu oldufunu unutup onu hatrlayamamasnda kastl defildir. Bu durum onun elinde olmayan bir sebepten kaynaklanmtr. Allah n Allah sizi rasgele yeminlerinizden dolay defil, fakat kalplerinizin kastettifi yeminlerinizden dolay sorumlu tutar 9 ayetinin bildirdifi hükme de uygundur. Zira unutma kalbin kastettifi eylerden defildir. Resûlullah (a.s.) da oruçlu iken unutarak yiyip içen kimse için oruçlu olan kimse, oruçlu oldufunu unutarak yer veya içerse, orucunu tamamlasn. Çünkü oruçluya Allah yedirmi, içirmitir, 10 buyurmulardr. Bundan dolay unutarak yiyip içen ve bundan sonra orucunu tamamlayan kimseye kaza ve kefaret gerekmez. Ancak bir kimse namaz klarken, namaz klmakta oldufunu unutsa da yese, içse bundan sonra namazna devam ederek onu tamamlayamaz; onu yeniden klmas gerekir. Çünkü namaz, unutarak yeme içme konusunda oruç gibi defildir. Namaz, namaz klmakta olan kiiye oruçlu olan kiiden daha çok hatrlatc konumdadr. Ayrca namaz klmakta olan bir kimse unutarak bir rekât eksik klsa, o kimsenin bu namaz yeniden klmas gerekir. Unutmu olmas burada bir mazeret olarak kabul edilmez. Terk ettifi rekât, unutmasndan dolay klnm gibi deferlendirilemez. Yani eksifi ile birlikte namaz tam saylmaz; sahih kabul edilmez. Çünkü unutmadan dolay eksik klnan bir namazn yeniden klnmas gerektifi hadiste bildirilmitir. 11 Her ne kadar unutma Allah haklarndan olan baz ibadetlerin yerine getirilmesinde bir arza olarak ehliyete tesir ediyor ve böyle görünüyorsa da esas itibariyle hukukla ilgili konularda unutmann bir tesirinin olmadf açktr. Bu bakmdan konu yalnzca hukukla ilgili olarak deferlendirildifinde unutma ehliyete tesir eden arzalardan saylmaldr. Ehliyete tesir eden bir arza olarak deferlendirilmesi uygun ve yeterli olmaz. 9 Bakara 2/ eevkânî, Muhammed b. Ali b. Muhammed, Neylü l-evtâr erhu Münteka l-ahbâr, Kahire, ts., IV, 231; Miras, Kâmil-Naim Ahmed, Sahih-i Buhârî Muhtasar Tecrîd-i Sarîh Tercemesi ve Herhi, ckinci bask, Ankara 1970, VI, 274; Zencânî, Ebü l-menakb eihâbüddin Mahmud b. Ahmed, Tahrîcü l-fürû ale l-usûl (nr. Muhammed Edib Salih), Beyrut 1399/1979, s. 95 vd. 11 Serahsî, a.g.e., II, 155; cbnü Hazm, Ebû Muhammed Ali b. Hazm el-endülüsî, el-hkâm fî usûli l-ahkâm, Kahire, ts., V, 716; Büyük Haydar Efendi, a.g.e., ; A zamî, Hamdi, el-mürid fî usuli l-fkh ve târihu l-fkh l-slâmî, Baddad 1368/1948, s. 72, 73.

7 $G( EO C) UYKU VE EHLYETE TESR Ehliyete tesir eden arzalardan biri saylan uyku esas itibariyle bir hükmün vacip olmasn gerektiren ehliyete defil de edas srasnda ehliyete tesir eden arzalardandr. Bu sebeple de vacip olmu bir hükmün edasn geciktirir. DiFer bir deyile uyku, sadece eda ehliyeti ne tesir eden bir arzadr 12. nsann uyku halinde eda ehliyeti yoktur. Çünkü bilindifi üzere, eda ehliyeti akl ve temyiz gücü ile ilgilidir. Uyku halinde de kii akln kullanamaz ve onun temyiz gücü yoktur. Ancak uyku ahsn bütün hak ve tasarruflarna ayn derecede tesir etmemektedir. Bu sebeple de ehliyete tesir eden uykuyu defiik durumlara göre ele almamz ve farkllklar deferlendirmemiz daha uygun olacaktr. 1. Uyuyan Kimsenin Sözlü Tasarruflar ve Ceza Gerektiren Fiilleri Uyku halinde bir kimse akl ve temyiz gücünü kullanamaz. Bundan dolay bir kimsenin sözlü hiçbir tasarrufu geçerli defildir. Uyumakta olan bir kimse bir ahsn üzerine düüp veya üzerine yuvarlanp onu öldürse, bu fiilinde irade ve ihtiyar bulunmadf için, kastsz olan bu fiilinden dolay sorumlu tutulamaz. Bundan dolay ksas gibi bedeni bir ceza kendisine uygulanmaz. 2. Uyuyan Kimsenin Tazmin Gerektiren Fiilleri Her ne kadar uyuyan kimsenin iledifi bir cinayetten dolay kendisine bedeni ceza gerekmezse de böyle bir kimse verdifi maddi zararlar tazminle sorumlu olur. Onun zarar verdifi esnada uykuda olmas tazmin sorumlulu- Funu ortadan kaldrmaz. Uyank iken kendi fiiliyle her hangi bir mal telef ettifinde onu nasl tazmin ediyorsa uyku esnasnda verdifi zarar da tazmin etmekle yükümlüdür. VerdiFi zarardan dolay sorumlu olur. 13 Bu durum diyet konusunda da ayndr. Çünkü gerek can ve gerek mal hukuken korunmu olan eylerdendir. Özür bu durumu ortadan kaldrmaz. Bunlara tecavüzü meru klmaz. Bundan dolay uyku esnasnda birisinin üzerine yuvarlanp onu öldüren kimseye ksas uygulamas gerekmezse de bu fiilinden dolay o kimsenin diyet ödemesi gerekir. 3. Uyuyan Kimsenin badetle lgili Durumu badetle ilgili duruma gelince, uyuyan kimse ibadetlerden sorumlu de- Fildir. Çünkü uyku, eda sorumlulufunu kaldrmaktadr. Fakat ibadetin üzerine vacip olmasn ortadan kaldrmaz. Bu da geçici bir durumdur. Uyuyan kimseye ibadet vacip oldufundan uyandktan sonra onu yerine getirecektir. Uyku âdet olarak fazla sürmez. Ancak buna rafmen ahs uyandfnda efer eda zaman geçmise onu kaza edecektir. Çünkü bunda bir güçlük bahis ko- 12 Molla Husrev, Muhammed b. Ferâmûz, Mir âtü l-usul fî erhi Mirkâti l-vüsûl (Müfti Zade Muhammed Muhtar b. Osman ta likat ile), cstanbul 1967, II, Heyet, Mevsû atü l-fkh l-slâmî (Muhammed Ebu Zehra nn iraf ile), Kahire, ts., II, 640, 641.

8 EF!" nusu defildir. Peygamber (a.s.) da uykuda geçen namazn klnmas gerekti- Fini bildirmitir. 14 Bu da gösteriyor ki, uyku ve biraz sonra bahsedecefimiz baylma vücup ehliyetine defil de eda ehliyetine tesir etmektedir. Bundan dolay da böyle bir arza hükmün vacip olmas ehliyetine tesir etmedifi gibi vacip olan bir hükmü de ortadan kaldrmaz. Fakat sadece onun eda veya kaza eklinde de olsa yerine getirme zamann geciktirir. D) BAYILMA VE EHLYETE TESR Baylma insanlarda uykudan daha az görülen, fakat ondan daha afr olan bir arzadr. Baylma ahsn ehliyetine tesir eder ve devam süresince eda ehliyetini ortadan kaldrr. 4ahs baygn oldufu srada irade ve ihtiyarna hâkim olmadf gibi sahip de defildir. Bu bakmdan da baylma ehliyete tesir noktasnda tpk uyku gibidir. Bundan dolay baz âlimler uyku ile baylma y birlikte zikretmilerdir. Ancak baz durumlarda baylma uykudan daha uzun sürebildifi için ibadetlerin kazas güçleebilir. Böyle bir durumda da uykudan farkl olarak, uzun süren baygnlktan aylnca ahs, bu srada geçirmi oldufu namazlar kaza etmek durumunda defildir. 15 Fakat baygn kimse ile biraz önce zikrettifimiz uyuyan kimse üzerine namazn vacip olma hükmü sabittir. Çünkü her ne kadar derhal eda etme imkân ve temyiz güçleri yoksa da bu iki durumda bulunan kimseler hakknda namazn vacip olma sebepleri mevcuttur. Bundan dolay namazn edas onlarn uyanmalar veya aylmalarna kadar tehir edilir. Baygn olan bir kimsenin bu esnada yaptf ilerin ve sözlü tasarruflarnn durumu da uykuda olan kimsenin durumu gibidir. E) BUNAMA (ATEH) VE EHLYETE TESR nsann aklna arz olan bunama onun bazen akll, bazen de akl hastas gibi hareket etmesine sebep olmaktadr. Bu durum akl ve zekânn insanda yeteri kadar gelimemi olmasndan kaynaklandf gibi, insana sonradan da gelebilir. Sonradan olmas daha çok görüldüfünden de bunama çofu zaman ileri yatakilere isnat edilir. Kendilerinde bu hal görülen yallara da bunak (ma tûh) denir. Bunaklar ehliyet yönünden mümeyyiz çocuklar gibidirler. Nitekim Mecelle de ma tûh olan kimse safir-i mümeyyiz hükmündedir 16 denmektedir. Bunak bir kimse bütün tasarruflarnda mümeyyiz çocuk gibidir. Ayrca mümeyyiz çocuk gibi bir bakasnn vekili olarak onun namna akit vesaire yapabilir. Çünkü vekilin yaptf iler tamamen kendisini vekil tayin edene aittir Serahsî, a.g.e., II, 333; Molla Husrev, a.g.e., II, 258, 259; Zeydân, Abdülkerim, el-vecîz fî usuli l-fkh, Beinci Bask, Baddad 1973, s. 82, Zeydân, a.g.e., s Mecelle, md Büyük Haydar Efendi, a.g.e., 434, 435; Karaman, a.g.e., I, 191.

9 $G( EP F) AKIL HASTALIOI (CÜNÛN) VE EHLYETE TESR Lügat olarak cünun akln yok olmas, akl noksanlf ve akl bozuklufu anlamlarna gelmektedir. Istlah olarak da akl hastalf (cünun), nadir istisnalar dnda, iyi ve kötü fiilin sonucunu ayrma gücünün bozulmas, makul söz söyleme ve i yapmay engelleyecek ekilde akl bozuklufu demektir. Akl hastalf insanda ya küçük yatan itibaren vardr veya ona sonradan arz olur. Her iki durumda da ehliyete tesir eden bir arzadr. Akl hastalf insann saflkl düünme gücünü giderir. Çünkü o mesuliyeti ortadan kaldracak kadar akln bozulmasdr. 4ahslarn tasarruflar akl ve temyiz gücünün varlfna bafl bulundu- Fu için tasarruf esnasnda temyiz gücünün bulunup bulunmamas durumu, o tasarrufun muteber olup olmadfn gösterir. Baz akl hastalf halleri devaml olur ve bu tür akl hastalfna cünûn- mutbk denir. Cünûn- mutbk Ebû Hanife ye göre bir ay süren akl hastalfdr. Bu konuda tercih edilen görü bu olmakla birlikte, Ebû Yusuf a göre yln yardan fazlasnda devam eden, mam Muhammed e göre bir yl süren delilik cünûn- mutbk tr. 18 Baz akl hastalklar da geçici olur. Buna da cünûn- muvakkat denir. Her iki ekli ile de bu hastalk, devam ettifi süre içinde eda ehliyetini kaldrr. Bundan dolay da böyle kimseler ehliyet yönünden mümeyyiz olmayan çocuk hükmündedirler. Bunlarn tasarruf ve ibadetleri öyledir: 1. Akl Hastalarnn Fiil ve Tasarruflar Hastalklar sürekli olmayp geçici olan mecnunlarn/delilerin nöbet aralarnda temyiz güçleri vardr. Bundan dolay bu srada yaptklar bütün tasarruflar geçerlidir. Hastalklar devam ettifi süre içinde yaptklar tasarruflar ise geçerli defildir. Ayrca bu srada iledikleri suçlardan dolay da kendilerine her hangi bir ceza uygulanmaz. Onlar uygulanacak her türlü bedeni cezadan muaftrlar. Onlar cezalara muhatap defildirler. Çünkü onlar bedeni cezaya ehil de- Fildirler. Bunun için de murislerini öldürmü olsalar bile onun mirasndan yoksun braklmazlar. Zira bir kimseyi mirastan mahrum etmek de bir nevi cezadr. Ancak bakalarna verdikleri maddi zararlar, kendi mallarndan ödenir/tazmin edilir Akl Hastalarnn badetleri Devamllk arzeden akl hastalf her türlü ibadetin vacip olmasna manidir. Ancak hastalfn geçici olmas halinde ibadetlerden muafiyet için 18 Tehânevî, Muhammed Ali b. Ali el- Mevlevî, Keâfu stlahâti l-fünûn, Kalküte 1862, I, cbnü l-arabî, Ebu Bekr Muhammed b. Abdullah, Ahkâmü l-kur ân (nr. Ali Muhammed el-bicâvî), Kahire / , IV, 1616; Tehânevî, a.g.e., I, 291; Zühaylî, a.g.e., 264; Heyet, Mevsûa, II, 641.

10 EQ!" belli bir süre devam etmesi gerekir. Namazn vacip olmamas için hastalk bir gün sürmelidir. Orucun vacip olmamas için de akl hastalf ramazan ay boyunca devam etmelidir. Hac için ise bu süre bir yldr. Bu süreler belirtilen ibadetlerin kendilerine vacip olmamas için hastalfn devaml oldufu anlamna gelir. Bu kadar süre hastalf devam eden bir kimse daha sonra bundan kurtulacak olursa bu ibadetlerin kazas gerekmez. Fakat bir ay sürmeyen yani ramazan ay içinde ifakat bulan kimse, fazla güçlük bulunmadf için, ramazan aynda sadece kalan günleri eda etmekle kalmayp geçmi günleri de kaza ederek tamamlar. Nitekim ramazan aynda hayzl olan kadn da tutamadf oruçlarn daha sonra kaza etmektedir. 20 Hanefilere göre zekât da ibadetlerden sayldf ve mecnun da çocuk gibi kabul edildifi ve dolaysyla sevaba ihtiyac bulunmadf için, hastalf süresince zekât vermekle mükellef defildir. Fakat difer üç mezhebin imamlarna göre velisi onun malndan zekât verir. 21 Zira onlara göre zekât, bir ibadet olmayp mali bir yükümlülüktür. Dolaysyla çocuklar nasl mali sorumluluk tayorlarsa deliler de ayn ekilde yükümlüdürler. G) AY HAL (KADININ HAYIZLI OLMASI) LOOUSALIK (NFAS) HAL VE EHLYETE TESRLER Kadnlara mahsus olan bu haller, hukuki konular açsndan ele alnd- Fnda iki türü ile de ehliyete tesir eden arzalardan defildirler. Bu sebeple de baz âlimler bunlar ehliyete tesir eden arzalardan saymamlardr. Ancak slâm Dininin mükellef kldf kimselerin ileri yalnzca dünyevi tasarruflardan ibaret defildir. Mükelleflerin yaptklar ibadetlerin de sahih olmas gerekir ki, bu da ehliyete dayanmaktadr. Yani ibadetlerin sahih ve geçerli olmas için de ahsn ibadetlere ehil olmas gerekir. Konu bu yönüyle düünülünce o zaman bu nifas ve ay hali nin, sahih olmas temiz olmaya bafl olan, temizlifin art oldufu ibadetlerin vacip olmasna ve onlarn edasna mani olduklar görülür. Çünkü nifas ve hayz halinde olan kadnn namaz klmay ve oruç tutmay brakmas, ancak orucunu daha sonra kaza ederek tamamlamas gerektifini bildiren naslar bulunmaktadr. 22 Bu da göstermektedir ki, her ne kadar edas ile mükellef defilse de hayz halindeki bir kadnn üzerine, ramazan ayna ulanca oruç tutmas vacip olmaktadr. Bu bakmdan bu haller devam ettifi sürece kadnlar, namaz ve oruç gibi ibadetlerin sadece edas ile mükellef defildirler. Bu halleri geçtikten sonra da yalnzca orucun kazas ile mükelleftirler. Çünkü namazn kazasnda, çoklufu sebebiyle güçlük bulunmaktadr. Hâlbuki slâm Dini güçletirici defil, kolaylatrcdr. Bu durumda bulunan kadnlara namazlarn kaza ettirmekte ise güçlük bulundufu muhakkaktr Serahsî, a.g.e., II, 338; Cessâs, Ebu Bekr Ahmed b. Ali er-râzî, Ahkâmü l-kur ân (nr. Muhammed es-sâdk Kamhâvî), Kahire, ts., I, 228 vd.; Teftâzânî, Sa düddin Mesûd b. Ömer, et-telvîh erhu t-tavzîh ale t-tenkîh, Kahire 1957, II, 167; Zeydân, a.g.e., 79; Karaman, a.g.e., I, Cezîrî, Abdürrahman, Kitabü l-fkh ale l-mezâhibi l-erba a, Beyrut, ts., I, 590, cbnü l-arabî, a.g.e., I, 162; Molla Husrev, a.g.e., II, 270; Ensârî, a.g.e., I, Bûtî, a.g.e., 228.

11 $G( EE 4uras bir gerçektir ki, kadnlara mahsus bu iki hal, yukarda da görüldüfü üzere, yalnz ibadetlerin shhati açsndan ehliyete engel tekil etmektedir. badetlerin dnda bu hallerden birinde bulunan kadnn her iki ekliyle de ehliyeti tamdr. Bundan dolay da hem sözlü ve hem de difer tasarruflar geçerlidir. Ayn zamanda bu durumda bulunan kadnlar bedeni ve difer her türlü cezaya da ehildirler. Bu sebeplerden dolay bahsettifimiz bu hallere hukuk açsndan bakldfnda, bunlarn ehliyete tesir eden arzalar arasnda saylmalar uygun defildir. H) ÖLÜM HASTALIOI (MARAZ-I MEVT) VE EHLYETE TESR Ölüm hastalf, ahsn ölümü ile sonuçlanan hastalk veya ekseriyetle ölüme götüren hastalk demektir. Mecelle de öyle tarif edilmitir: Ölüm hastalf, kendisinde çofu zaman ölüm korkusu bulunan, darda çalan bir kimse ise, insann kendi hizmetlerini evin dnda göremedifi ve çofu zaman bu durumda bir sene içinde ölümün vuku buldufu hastalktr. 24 Böyle bir hastalfa tutulan kimsenin her iki ehliyeti de tamdr. Çünkü hastalk her iki ehliyete de tesir etmez. Gerek namaz, oruç gibi ibadetler olsun, gerek ksas gibi cezalar veya aile fertlerinin nafakalarn temin gibi haklar olsun, bu hastalfa tutulan ahsn lehine olan haklar ve aleyhine olan borçlar sabit olur. Ancak bu hastalk, ehliyetleri tam olmakla birlikte, hastann baz fiillerine tesir eder. Bundan dolay onun baz tasarruflar geçersizdir veya yerine getirilmez. Yani onun fiilleri snrlandrlmtr. Böyle bir snrlandrmaya giderken de bu hastalf esnasnda baz alacakllarnn veya baz varislerinin aleyhine bir takm tasarruflarda bulunabilecefi ihtimali göz önünde bulundurulmutur. Bu durumdaki hastann çeitli tasarruflar olabilecefi ve bunlarn da farkl neticeler dofurmas mümkün olacaf düünülürse bu tasarruflar ayr ayr incelenirse daha saflkl bir neticeye ulalacaf muhakkaktr. 1. Ölüm Hastasnn Vâris ve Alacakllarnn Aleyhine Olabilecek Tasarruflar BilindiFi gibi, slâm Hukukuna göre, ölen bir kimsenin vârisi, ölünün braktf malda murisinin ölümü ile birlikte cebren hak sahibi olur. Ölen kimse ayn zamanda borçlu ise alacakls da normal olarak hak sahibidir. Hastalk ölümün sebebi olunca vârisin ve alacaklnn hakk o ahsn hastalandf anda malna taalluk ediyor demektir. Çünkü hükümler ilk sebebe baflanr 25. Bundan dolay ölen kimsenin malnda hak sahibi olan bu kimselerin haklarn korumak gerekir. Bu haklar da vârisler için murisin braktf maln üçte ikisi, alacakl için de efer terekenin tamam borca bofulmusa, tamam; 24 Mecelle, md Senhûrî, Abdürrezzak, Mesadru l-hakk fî l-fkh l-slâmî mukaraneten bi l-fkh l-garbî, Kahire , IV, 197.

12 ER!" bir ksm borca bofulmusa, yani braklan borç maldan daha az ise borç miktar kadardr. Ancak bu hak her ne kadar hastalfn balangcnda var görünüyorsa da ölümle ortaya çktf için, ahs hasta da olsa, hayatta oldu- Fu sürece tasarruftan men edilemez. Çünkü onun ehliyeti tamdr. EFer ölüm hastalfna tutulan ahs bu srada vâris veya alacakllarnn aleyhine bir tasarrufta, meselâ bir bafta veya anlamal görünen bir sat muamelesinde bulunursa o zaman bu malda haklar bulunan vâris ve alacakllarn bu tasarruflara itiraz haklar vardr Ölüm Hastasnn YapacaG Evlilik Ölüm hastas olan bir kimsenin yapacaf evlilik ve evlendifi karsna verecefi mehir üzerinde ihtilâf edilmitir. Daha önce de söyledifimiz gibi ölüm hastalfna tutulan bir ahsn ehliyeti tamdr. Bu sebeple Ebû Hanife ve 4afiî (v. 204/819) de dâhil slâm Hukukçularnn çofunlufuna göre yaptf nikâh sahihtir. Bunun neticesi olarak böyle bir nikâhla elerden birinin ölmesi halinde diferi ondan miras da alr. Evzâî ye (v. 157/774) göre böyle bir kimsenin yaptf nikâh sahihtir, fakat kar ve koca biri birinden miras alamaz. mam Malik (v. 179/785) ise bu durumda olan bir kimsenin yapacaf nikâhn caiz olmadfn hatta nikâh sahih olsa bile kar ile kocann aralarnn ayrlmas gerektifini ve kar ile kocann birbirlerine vâris olamayacafn söylemitir. DiFer Malikî âlimler de ölüm hastalfnda bulunan bir ahsn gayrimüslim bir zimmî ile evlenmesinin sahih olmadfn, çünkü böyle bir kadnn, evlilikten sonra Müslüman olarak mirasa ortak olabilecefini, dolaysyla difer vârislerin zarar görecefini söylemilerdir. Ölüm hastalfna tutulmu bir kimsenin evlendifi karsna verecefi mehir hakknda mam Ahmed b. Hanbel (v. 241/855), Zahiri ve difer baz âlimler, konuulan mehir (mihr-i müsemmâ) ne ise ve ne kadar ise onun verilmesi gerektifini söylemilerdir. mam 4afiî ve baz âlimler de bu mehri adamn vasiyeti içinde görerek vârislerle alacakllar, fazlasna izin vermezlerse bunun terekenin üçte birinden ödenmesi gerektifini söylemilerdir. Fakat efer mehir bu miktar geçiyorsa, o zaman konuulan defil de kendisine, baba tarafndan en yakn kadn akrabasnn evlenirken aldf mehre denk olmak üzere, tayin edilen benzer mihr (mihr-i misil) verilmesi gerektifini kabul etmilerdir. mam Malik, böyle bir evlilikten sonra, kar ile koca arasnda bir ayrlk olursa ve bu ayrlk zifaftan önce vuku bulursa kar mehir alamaz; zifaftan sonra vuku bulursa kar emsal mehir (mihr-i misil) alr, demitir. Aksi halde 26 Molla Husrev, a.g.e., s. 271 vd. ; Zeydân, a.g.e., s

13 $G( E> hasta olan kimse, nikâh yaparak vârisleri arasna bir mirasç daha katmakla itham edilecektir. 27 Mutlak olarak böyle bir kimsenin yapacaf evlilikte nikâhn sahih olmadfn söylememiz ise mümkün defildir. Böyle bir evlilikten sonra eler birbirine vâris de olurlar. EFer önceden konuulup kararlatrlan mehir, benzer mehirden az ise kadna konuulan mehri vermek gerekir. Fazla ise ve difer vârisler ile alacakllarn haklarna zarar veriyorsa fazlas için onlarn iznini almak uygundur. Evlenmek hiç üphe yok, asli ihtiyaçlardandr. Ölüm hastalfnda bulunan kimsenin de böyle bir evlilife ihtiyaç duymas normaldir. Bu sebeple bu ihtiyacn karlamak üzere yapacaf bir nikâh için karsna vermek istedifi mihr konusunda onun ehliyeti snrlandrlamaz. Ancak ölüm hastas olan kimsenin mal üzerinde yapacaf bu tasarrufuyla vârislerini skntya sokup onlara zarar vermeyi tasarladf sabit olursa onun bu kötü maksadn def etmek için, ölümü halinde karsnn ona vâris olamayacaf görüü benimsenebilir. EFer kars kendisinden önce ölürse ölüm hastalfnda bulunan kimsenin ona vâris olmasnda bir saknca görmüyorum. Bir de bu anlattklarmzn aksine bir davran vardr ki, o da ölüm hastalf halinde bulunan kimsenin karsn boamasdr. 4imdi de bu konuda böyle bir kimsenin durumunu inceleyelim. 3. Ölüm Hastasnn Karsn Bo9amas Ehliyeti tam oldufunu söyledifimiz ölüm hastas olan bir kimse, efer kendisiyle zifaf oldufu eini onun rzas olmadan, bâin talakla boarsa slâm Hukukçular böyle bir boamann geçerli oldufunu söylemilerdir. Ancak böyle bir kadnn kendisini boayan kocasndan miras alp alamayacaf konusunda ihtilâf edilmitir. Âlimlerin çofunlufu karsn mirasndan mahrum etmek maksadyla boayan kocasnn bu kötü niyetini bertaraf etmek, boa çkarmak için kadnn miras alacafn söylemilerdir. Fakat Zahiriye âlimleri ile mam 4âfiî, ahsn gizli maksadnn bilinemeyecefini, onu ancak Allah n bilebilecefini, dolaysyla hüküm verirken gizli maksada itibar edilemeyecefini dikkate alarak ölüm hastalfnda bulunan kocas tarafndan boanan kadnn, ondan miras alamayacafn kabul etmilerdir. 28 EFer boama karsnn rzas ile olmusa o zaman kadn miras alamaz. 29 Boanan kadnn, kendisini boayan kocasndan miras alabilme hakknn ne zamana kadar devam edecefi konusunda da farkl görüler vardr. Bu konuda Hanefiler, kadnn boanma iddetini bekledifi sürede kocas ölürse, 27 cbnü Rüd, Ebü l-velid Muhammed b. Ahmed el-kurtubî, Bidâyetü l-müctehid (Abdülhalim Muhammed, Abdurrahman Hasen Mahmud tashihi ile), Kahire 1975, II, 49, 50; cbn Kudâme, Ebu Muhammed Abdullah b. Ahmed el-makdisî, el-mu nî, Riyad 1401/1981, II, Mergînânî, Burhânüddin Ali b. Ebî Bekr, el-hidâye erhu Bidâyeti l-mübtedî (Herhu Fethi l-kadir ile) Bulak 1316, III, 150 vd.; Zeydân, a.g.e., s. 84, Sa dî Çelebi, Sa dullah b. csâ, Hâiye alâ erhi l- nâye (Herhu Fethi l-kadir ile), Bulak 1316, III, 150 vd.

14 RD!" kendisini boayan kocasndan miras alacafn; Hanbeliler kadnn iddeti bitse bile bir bakasyla evlenmedikçe miras alabilecefini, mam Mâlik de kadnn iddeti bitsin veya bitmesin, boandktan sonra kadn bir bakasyla evlenmi olsun veya olmasn miras alacafn söylemitir. mam Malik in görüüne göre kadn zifaftan önce boanm olsa bile yine kendisini boayan kocasndan miras alr. Fakat Hanefilerle Hanbelilere göre böyle bir kadn miras alamaz. 30 I) ÖLÜM VE EHLYETE TESR Baz âlimler ölüm ü sadece ehliyeti defil, tamamen ahsiyeti ortadan kaldrmas yönünden ele alarak üzerinde düündükleri için onu ehliyetin arzalarndan saymamaktadrlar. Zira ahsiyet olmaynca veya ortada ahsiyet kalmaynca ehliyet de yok demektir. Bu bakmdan ölüm ehliyeti daraltan veya ortadan kaldran bir arza olmayp ahsiyeti ortadan kaldran bir arzadr. 31 Bu sebeple biz de burada ölüm ün ahsiyet ve ehliyet üzerine olan tesirini çeitli durumlara göre ele alarak incelemek istiyoruz. 1. Ölüm Ehliyeti Yok Eder Baz âlimler yukarda zikrettifimiz görüün aksine ölüm ü, ehliyeti ortadan kaldran semavî arzalardan biri olarak görmektedirler. Zira ölüm iradeyi, dolaysyla ona bafl bulunan her türlü eda ve eda ehliyetini ortadan kaldrr. Çünkü ölümle ahs tamamen aciz duruma gelmitir. BilindiFi üzere Hanefiler zekât bir ibadet olarak görmektedirler. Bundan dolay da onun, dünyevi hüküm itibariyle ölümle mükelleften düecefini, efer saf iken ahs onu yerine getirmemise ölünce bu zekâtn terekesinden ödenmesi gerekmedifini söylemilerdir. Fakat 4afiî gibi baz âlimler ölümle zekâtn dümeyecefini kabul ederler. Bunlara göre zekât mala taalluk eden bir yükümlülüktür. Zekâttan kastedilen mükellefin fiili defildir. Mükellefin fiili olmaynca da bir ibadet olmaz. Bu bakmdan da ölümle dümez. Dolaysyla zekâtn ödemeden ölen bir kimsenin zekât borcunun, braktf terekesinden ödenmesi gerekir Ölümün Zimmete Tesiri Önceki makalemizde ahsiyetin sona ermesi ile ilgili olarak ölümü de ele alm ve ölümle zimmetin de sona erecefini söylemitik. Her ne kadar ölümle zimmetin sona erecefi konusunda âlimler arasnda ihtilaf yoksa da zimmetin hemen ölümle birlikte mi yoksa daha sonra m sona erdifi konusunda âlimler arasnda görü ayrlklar bulunmaktadr. Biz de burada bu 30 cbnü l-hümâm, Kemâlüddin Muhammed b. Abdülvâhid es-sivâsî, Herhu Fethi l-kadir, Bulak 1316, III, 150 vd.; Bâbertî, Ekmelüdddin Muhammed b. Mahmud, Herhu l- nâye ale l-hidâye (Herhu Fethi l-kadir ile), Bulak 1316, III, 150 vd. 31 Karaman, a.g.e., I, Zeydân, a.g.e., 86.

15 $G( R farkl görüleri ele alarak bunlara bir göz atmak ve toplu olarak deferlendirmek istiyoruz. a) Ölüm Zimmeti Hemen Dü9ürür Baz âlimler zimmet in ölümle hemen düecefini söylemilerdir. Çünkü onlara göre zimmet, saf olan ahsn özelliklerindendir. Ölümle insann hayat sona erer. Binaenaleyh insann saflfna bafl bulunan zimmet de sona erer. Ölümle birlikte artk insann ne tam ve ne de naks hiçbir ekilde vücup ehliyeti de kalmaz. Zimmetin faydas, onu megul eden borçtan kurtarmak için, sahibinin ondan alacafn istemesinin sahih olmasn saflamasndan ibarettir. 4ahs ise ölümle, kendisinden borç istenecek durumda olmaktan çkmtr. Öyleyse ölüm zimmeti hemen düürmektedir. Buna göre hiç mal brakmadan ölen borçlu bir ahsn borçlar dümü olur. EFer mal brakmsa borçlar onun zimmetine defil, brakm oldufu mallarna taalluk eder. Bu görü baz Hanbelî âlimlerine aittir Zimmet Ölümden Sonra Bir Müddet Daha Devam Eder Baz âlimlere göre de zimmet, ölümden sonra borçlarn ödenmesine ve terekenin tasfiyesine kadar sahih olarak devam eder ve bunlarn icrasndan sonra düer. Çünkü Peygamber a.s. Efendimiz bir hadislerinde öyle buyurmulardr: Müminin nefsi (ölünün zimmeti), onun namna ödeninceye kadar, borcuna bafldr. 34 Buna göre ahs, her ne kadar, ölümle dünyada kendisinden borcunu ödemesini istemeye ehil olmaktan çkarsa da bu, zimmetin devam etmemesini ve borçla megul olmaya elverili olmamasn gerektirmez. Bu sebeple bu görüte olanlara göre, ölen bir kimsenin borcuna kefil olmak sahih ve geçerli olur. Nitekim Hz. Peygamber (a.s.) borçlu olarak ölen bir kimsenin cenaze namazn klmamlardr. Konu ile ilgili rivayet öyledir: Hz. Peygamber (a.s.) getirilen bie cenaze için borcu var m? diye sordular. Kendisine iki dirhem borcu var diye cevap verildi. Bunun üzerine Hz. Peygamber (a.s.): Arkadanzn namazn kln buyurdular. Bunun üzerine Ebu Katade el-ensarî onun borcunu ben üzerime alyorum, Ya Resulallah dedi. Bundan sonra Hz. Peygamber o adamn cenaze namazn kldlar. 35 Bunlar zimmetin ve zimmette olan eylerin ölümden sonra da devam ettifine delildir. Hadisten de anlalacaf üzere müflis olan bir ölüye kefil olmak sahih oldufu gibi, kefili bulunmasa da müflisin borcu ölümden sonra 33 Zerka, Mustafa Ahmed, el-fkhu l-slâmî fî sevbihi l-cedid, Dmek 1385/1965, III, 195, 196; Senhûrî, a.g.e., I, 21; Zeydân, a.g.e., s. 86, eâfiî, Ebû Abdillah Muhammed b. cdris, el-ümm, Kahire 1388/1968, III, 188; Zerkâ, a.g.e., III, Buhârî, Havalât, 3; Dediik bir rivâyet ile el-müzenî, csmail b. Yahya, el-muhtasar (el-ümm ile birlikte), I-V, 1388/1968, II, 227, 228; Zerkâ, a.g.e., III, 243.

16 RC!" da dümez. Böyle bir kimsenin borcunu üçüncü ahs ödeyebilir. Bu da onun borcunun devam ettifine bir delildir. Bundan dolay da ölümden sonra, ölümden önceki bir sebepten kaynaklanan yeni borçla megul olmas mümkündür. Meselâ bir kimse bir mal sattktan sonra ölse, bu mal ortaya çkan eski bir ayp sebebiyle ölümden sonra iade edilse ölünün zimmeti bu maln bedelini iade ile megul olur. Yine ölümünden önce kazdf çukura düüp ölen bir hayvann kymeti de tamamen kendi braktf terekesinden alnr. 4afiî âlimleri de bu görütedirler. Baz Maliki ve Hanbeli âlimleri de ayn görüü benimsemilerdir. 36 c) Ölüm Zimmeti Kaldrmaz Fakat Zayflatr Baz âlimlere göre de ölüm zimmeti kaldrmaz. Fakat vücup ehliyetinde oldufu gibi, ölüm zimmeti zayflatr. Bu sebeple ehliyet ve zimmet hayatta iken oldufu gibi defil de ancak üzerindeki haklarn tasfiyesi ve hayattaki bir takm sebeplere dayanan hükümlerin sabit olmasna elverili olarak devam eder. Çünkü ölünün, varsa borçlar ödenerek terekesinin taksimi gibi haklarnn yerine getirilmesi mecburiyeti onun zimmetinin devam etmesini zaruri klmaktadr. Bu zorunluluk ortadan kalknca zaruri olarak var olan zimmet de sona erer. Ancak bu durumda zimmet ahs saf iken oldufu gibi, bütün gücü ile devam etmez. 4ahs ölünce bu zimmet, genel olarak mevcut olmakla birlikte, zayflam ve ypranmtr. Bundan dolay iflas etmi bir ölünün borçlarna kefil olmak caiz ve sahih olmaz. 37 Zira bir kimseye kefil olmak demek, o borcu ödeme sorumlulufunu üzerine alp borçlanmak demektir. Yoksa borcu yüklenmek defildir. Kefillik borç istendifinde ortaya çkan hukuki bir müessesedir. Müflis olarak ölen bir kimseden de böyle bir talepte bulunulamaz. Kendisinden isteme ve istenenin ödenmesi dütüfüne göre, böyle bir borca kefil olmak da sahih olmaz. 38 Zimmete arz olan bu zaafn balangc ölüm hastalf olarak kabul edilir. Böylece malna taalluk eden ölünün borçlar, zimmeti takviye için ona baflanr. Bu görü de Hanefi âlimlerin görüüdür. Bu açklamalardan sonra öyle diyebiliriz: Ölümle ehliyet batl olur ve zimmet sona erer. Yalnz istisnai olarak ve snrl bir ekilde, eski sebeplerin meydana getirdifi neticeleri tasfiyeyi gerektiren zaruret miktar zimmet devam eder. Yoksa ehliyet ve zimmet yeni bir hüküm tesis etmez, meydana getirmez. Yeni bir hükmü sabit klmaz eâfiî, a.g.e., III, 205; cbn Abidîn, Muhammed Emin, Reddü l-muhtâr ale d-dürri l-muhtar, cstanbul 1257, V, 270; Zerkâ, a.g.e., III, 196; Senhûrî, a.g.e., I, 21; Zeydan, a.g.e., s ; Ayrca dediik görüler için bkz. eâfiî, a.g.e., III, 203 vd. 37 cbn Âbidin, a.g.e., V, Zeydan, a.g.e., s. 86 vd.; Bahru l-ulûm, czzüddin, el-hacr ve ahkâmühû fî -Herî ati l-slâmiyye, Beyrut 1400/1980, s Buharî, Abdülaziz, Kefü l-esrâr alâ Usûli l-bezdevî, cstanbul 1308, IV, 314; Senhûrî, a.g.e., I, 21; Zerkâ, a.g.e., III, 197.

17 $G( RO Çünkü zaruretler kendi miktarlarnca takdir olunurlar. 40 Bunda genileme olmaz. Bundan dolaydr ki, ölen bir kimseye vasiyet ve hibede bulunmak sahih ve geçerli olmaz. Ebu Hanife ye göre mal brakmadan ölen bir kimsenin ölümünden sonra onun borcuna kefil olmak da sahih defildir. Çünkü ölmü olan bir kimseden, bu dünya hayatna nispetle onu istemek mümkün defildir. Bunun için o borç sakt hükmündedir. Kefil ise borcun istenmesi yönünden asl gibidir. Asl öldüfünde ondan istemek mümkün olmaynca kefilden istemek de mümkün olmaz. 41 Bütün bu açklamalardan öyle bir netice çkarabiliriz: Ölümle ahsiyet sona ermektedir. 4ahsiyete bafl olan ehliyet ve zimmetin de onunla birlikte sona erecefi muhakkaktr. Bu sebeple ölümle, bilhassa ibadet kabilinden olan ve Allah haklarndan saylan namaz, oruç ve kefaret gibi yükümlülüklerle ilgili bütün teklifler düer. Yaknlara nafaka borcu, zekât, sadaka gibi borçlar da ölümle düer. Bunlarla birlikte zimmetindeki borçlar da düer. EFer bunlar vasiyet etmi ise braktf maln üçte birinden yerine getirilir. EFer mal ve kefili varsa zaruri olarak zimmeti mevcut ve devam ediyor saylr. Dolaysyla borç malndan veya kefili tarafndan ödenir. Emanet ve gasp gibi ayn a taalluk eden haklar ölümle dümez. Kendi ihtiyac için meru klnan da ölümle dümez. Binaenaleyh ihtiyac karlayacak miktar onun mülkü hükmünde devam eder. Bundan dolay borcunun ödenmesinden önce ölünün teçhiz ve tekfini yaplr. Çünkü ölünün buna olan ihtiyac her eyden önde gelir. Ancak borcuna mukabil bir ksm maln rehin etmise buna bakasnn hakk geçtifi için bu mal, rehinden kurtarlmadan, teçhiz ve tekfin için sarf edilmez. Böyle bir kimsenin borcu da vasiyetine tercih edilir. Zira borca bakasnn hakk taalluk ettifinden, borç vasiyetten daha mühim hale gelmitir. 42 II- MÜKTESEP (AHSIN RADESYLE MEYDANA GELEN) ARIZALAR 4ahsn kendi irade ve ihtiyar ile meydana gelen ve ehliyete tesir eden arzalara da müktesep arzalar (avârz- müktesebe) denir. Bu tür arzalar unlardr: Bilmemek (cehl), yolculuk (sefer), sefâhet (sefeh), sarho9luk (sükr), yanlmak (hata), ciddiyetsiz davranmak tr (hezl). 4imdi de bunlarn ne olduklarn ve ehliyete ne yönden ve nasl tesir ettiklerini inceleyelim. 40 Mecelle, md Buharî, a.g.e., IV, 315; Zerkâ, a.g.e., III, Ansay, Sabri eakir, Hukuk Tarihinde slâm Hukuku, Ankara 1954, s. 75; Berki, Ali Himmet, Hukuk Mant ve Tefsir, Ankara 1948, s. 124, 125.

18 RF!" A) BLMEMEK (CEHL, CEHALET) VE EHLYETE TESR Aslnda bilmemek ehliyeti ortadan kaldrmadf ve sadece öfreninceye kadar bilmeyen kimseyi mazur gösterdifi için bunu arzalardan saymamak gerekir. Nitekim böyle kabul edenler de bulunmaktadr. Ancak bilmemeyi çeitli durumlara göre ele alarak deferlendirmek daha dofru olacaktr. Önce bilmemenin özür saylmadf yerlere bir göz atalm. 1. Kanunu Bilmemek Özür Saylmaz Gerçekte bilmemek ehliyete tesir etmez, ehliyete mani defildir. Sadece baz durumlarda özür olabilir. Genel olarak Müslümanlarn yaadf ve slâm Hukukunun uygulandf yerlerde bir eyi bilmemek özür saylmaz. Günümüz hukukunda da usulüne uygun olarak ilân edilip yürürlüfe konduktan sonra kanunun nasl herkes tarafndan bilindifi kabul edilmesi bir kaide ise slâm Hukukunun uygulandf yerde de Kur ân, mütevatir veya mehur bir sünnet veya icma ile sabit bir hüküm, bir kanun da herkes tarafndan biliniyor kabul edilir. Bu konuda bilmemek bir özür defildir. Namaz klmak, oruç tutmak gibi ibadetlerin vacip ve bunlarn mükellefler tarafndan yaplmas gerektifini; içki içmek, haksz yere adam öldürmek, zina etmek gibi fiillerin yasak (haram) oldufunu ve bunlar ileyen kimselere gereken cezalarn uygulanacafn bilmemek özür olamaz. Hatta bu gibi konularda ahsn Müslüman olmas da gerekmez. Bir slâm memleketinde yaayan gayrimüslim zimmînin durumu da ayndr. Çünkü onlarn, yaadklar yere göre bu gibi konularda bilgi sahibi olduklar kabul edilir. Onlar ibadetlerle yükümlü olmasalar da adam öldürmek, bakalarnn hürriyetlerini kstlayc davranlarda bulunmak gibi difer hususlarda kendilerinin de saknmalar gerekir. Ayrca böyle bir zimmî, Müslüman olsa sonra da içki içse ben içki içmenin yasak oldufunu bilmiyordum diyemez. Dolaysyla bu, onun için bir özür kabul edilemez. 2. Bilmemenin Özür SayldG Yerler Baz durumlarda bilmemek özür saylabilmektedir. Bir ahs, ancak kendisine bildirildifi takdirde öfrenebilecefi konular ve olaylar olursa bunlar kendisine bildirilmedikçe, o ahs için onu bilmemek bir özür saylr. Bir ahsn vekili olarak onun namna i görürken, gyabnda vekillikten azledildifi halde, bundan haberdar olmazsa, azlinden haberi oluncaya kadar müvekkili namna yaptf tasarruflar onun adna geçerli olur. Yine bir kimse üf a hakkndan faydalanmak istedifi bir komusunun evini sattfn bilmemesi onun için bir özür saylr. Ayrca bir kimse Müslüman memleketinde defil de baka bir yerde ya- yorken orada Müslüman olmusa ancak namaz klmann vacip, içki içme-

19 $G( RP nin haram oldufunu bilmiyorsa bu onun için özür kabul edilir. Çünkü bulundufu yer itibariyle bunlar bilip öfrenmesi mümkün defildir. 43 GörüldüFü üzere bilmemek bir mazeret kabul edilirken, difer özürlerde de oldufu gibi, ahsn her hangi bir ekilde hukukunun zayi olmamas esas alnmtr. Fakat bir taraftan ahsn hukuku korunmak istenirken, efer genel olarak haklarn zayi olmas veya bir bakasnn haklarnn zarara uframas gibi bir durum ortaya çkyorsa bilmemek o zaman bir özür olarak kabul edilmemitir. B) YOLCULUK (SEFER) Yolculuk da dofrudan dofruya ehliyete tesir eden bir arza defildir. Bu bakmdan baz âlimlerce ehliyetin arzalarndan saylmamtr. Ancak yolculuk baz ibadetler açsndan deferlendirildifinde o ibadetler için bir özür olabilir. Nitekim bir ahsn sefer saylacak mesafede bulunan bir yere gidiinde bu yolculufu kendisi için dinen özür saylmtr. Bu durumda bir kimse meselâ, ayafndaki mestin üzerine üç gün süreyle mesh edebilir; dört rekâtl namazlar iki rekât olarak klabilir veya ramazan orucunu tutmayabilir. Bu gibi ibadetlerde yolcu için ruhsat tannmtr. 44 Konu ile ilgili olarak bir ayette Hasta veya yolculukta olan, tutamadf günlerin saysnca difer günlerde tutsun. Allah size kolaylk ister, zorluk istemez, 45 buyrulmaktadr. Aslnda yolcu olan kimse er î hitaba ehil oldufu için oruç tutmakla mükelleftir. Fakat oruç tutacaf günlerde yolcu oldufu için, yolculufu onun oruç tutmayabilecefine bir özür olarak kabul edilmitir. Bu durum yolcunun orucu tutmas halinde orucunun sahih ve onun için yeterli olacafnn delilidir. slâm Hukuku açsndan deferlendirdifimizde yolculufu ehliyete tesir eden bir arza olarak görmemiz mümkün defildir. Çünkü bu durumda da ahsn ehliyeti tamdr. Bundan dolay ahs, yolculuk srasnda yapacaf her türlü kavli ve fiili tasarruflar geçerli oldufu için, bunlardan sorumludur. 4ahs yolculuk esnasnda ileyecefi bir cinayetten dolay her türlü bedeni cezaya da ehildir. C) SEFAHET (SEFEH) Sefahet ve sefeh kelime olarak idraki az olmak, hafif idrakli, takn ve cahil olmak demektir. Kur ân- Kerîm de ondan fazla ayette sefîh, sefeh ve bu kökten türetilmi kelimeler geçmektedir. 46 Ayetlerde geçen bu kelimeleri müfessirler, yerine göre akl kt olmak, bilmemek, zayf olmak, idaresi tam olmamak, faydal ve zararl yerleri yeterince bilmemek gibi manalarda anlayp tefsir etmilerdir. 43 Sadruerî a Ubeydullah b. Mes ûd el-buhârî, Herhu t-tavdîh li t-tenkîh (et-telvîh ile), Kahire 1957, II, 184 vd.; Molla Husrev, a.g.e., II, 273 vd.; Zeydan, a.g.e., 88-90; Karaman, a.g.e., I, Ensarî, a.g.e., I, 265; Karaman, a.g.e., I, Bakara (2), Meselâ, Bakara (2), 130, 131, 142, 282; En âm (5), 140; Nisâ 4 (5); A râf (7), 65, 66, 67; Cin (72), 4 gibi.

20 RQ!" Istlah olarak da sefeh, akll olmakla birlikte mali tasarruflarda dengeli hareket edememek, akln ve dinin gerektirdifinin dnda mali tasarruflarda bulunmak 47 demektir. Böyle bir kimseye de sefîh denir. Sefih, yaptf tasarruflarda gözettifi hedef ile ona varmak için kullandf vastalar arasnda bir uygunluk kuramaz. Onun için de daima yanl noktaya varr. DiFer bir deyile akl banda olanlar onun varmak istedifi hedefi dofru ve uygun bulmazlar. Sefâhetin müktesep arzalardan saylmas, akln mevcudiyetine rafmen sefîh in dengeli mali tasarrufta bulunamamasndan dolaydr. Sefihlik iki türlü olur; bir kimse ya sefih olarak bâlif olur veya balif olduktan sonra sefih olur. Bu bakmdan ikisinin durumunu ayr ayr ele alarak incelememiz daha uygun olacaktr. 1. Ba9langçtan Sefîh Olup Öylece BaliG Olanlar BilindiFi gibi balif olan kimse çocukluktan kurtulur ve her türlü teklife ehil olur. Tabii böyle bir kimsenin akll olmas da gerekir. Ancak her akll olan kimse, az önce de izah ettifimiz gibi, mali tasarruflarnda tam isabetli hareket edememektedir. Bu bakmdan sefih olarak balif olan kimseye malnn teslim edilip edilmeyecefi hususunda farkl görüler vardr. Bir ayette öyle buyrulmutur: Allah n sizi koruyucu klm oldufu mallarnz sefihlere vermeyin. Kendilerini bunlarn geliriyle besleyip giydirin ve onlara güzel söz söyleyin. Yetimleri evlenme çafna gelene kadar deneyin; onlarda rüt görürseniz mallarn hemen kendilerine verin. 48 Bu ayetlerin açk delâletlerinden anlalmaktadr ki, sefih olarak balif olan kimselere mallar teslim edilmeyecektir. Kendilerine mallar ancak bulufdan sonra reit olurlarsa, yani rütlerini ispat ederlerse verilecektir. Bu hususta zahiriler hariç, ittifak bulunmaktadr. 49 Bu farkl görü, rütün farkl anlalp yorumlanmasndan ileri gelmektedir. Çünkü zahirilere göre rüt, akll olarak balif olmaktr. Cumhura, yani çofunlufa göre ise rüt, akll olarak balif olmakla birlikte mal koruyabilme gücüdür. Fakat daha önce de izah ettifimiz gibi, Ebû Hanife ye göre rütünü ispat etmeyen bir kimseye mallar yirmi be yana gelinceye kadar verilmez. Bu yatan sonra reit oldufu sabit olmasa da mal kendisine verilir. Akll ve hür oldukça da bütün tasarruflar geçerlidir. 50 Ebû Hanife ye göre daha önce reit olmasa da bir kimse bu yaa kadar baz tecrübelerle reit olabilir. Tecrübe insanda akl ve zihni açar ve insana basiret verir. Böylece ayette maln kendisine verilmesinin art olarak zikredilen rüt hâsl olur. EFer bu yaa kadar reit olmayan bir kimseye bu yatan sonra da terbiye olsun diye mal kendisine verilmezse bu dofru olmaz. Çünkü 47 cbnü l-hümâm, a.g.e., VII, Nisâ (4), 5, ea rânî, Ebü l-mevâhib Abdülvehhâb b. Ahmed, el-mîzânü l-kübrâ, Kahire, ts., II, Cessâs, a.g.e., II, 215; Cezîrî, a.g.e., II, 352.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir.

1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. İBADET 1 İslam ne demektir? Hazreti Peygamberimiz in (sallallahu aleyhi ve sellem) getirdiği din olup bunu kabul etmek, Allah a ve resulüne itaat etmektir. 2 İslam ın şartı kaçtır? İslam ın şartı beştir.

Detaylı

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6]

İmam-ı Muhammed Terkine ruhsat olmayan sünnettir der. Sünnet-i müekkededir.[6] K U R B A N Şartlarını hâiz olub,allah a yaklaşmak amacıyla kesilen kurban;hz. Âdem in çocuklarıyla başlayıp [1],Hz. İbrahim-in oğlu İsmail-in kurban edilmesinin emredilmesi[2],daha sonra onun yerine koç

Detaylı

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir.

Orucun tutulacağı günler olduğu gibi tutulmayacağı günlerde vardır. Resûlüllah sav bizzat bunu yasak etmiştir. Hastalık ve Yolculukta: Eğer bir insan hasta ise ve yolcu ise onun için oruç tutmak Kur an-ı Kerim de yasaktır. Bazı insanlar ben hastayım ama oruç tutabilirim diyor veya yolcuyum ama tutabilirim diyor.

Detaylı

UYGULAMALARI HASAN UÇAR * Ondokuz May s Üniversitesi lahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, say : 35, ss. 171 187. OMÜ FD 171

UYGULAMALARI HASAN UÇAR * Ondokuz May s Üniversitesi lahiyat Fakültesi Dergisi, 2013, say : 35, ss. 171 187. OMÜ FD 171 ARAPDLBELÂGATINDAELKAVLUB L MÛCBVEKUR ÂNIKERÎM DEK UYGULAMALARI HASANUÇAR * i * Yrd.Doç.Dr.,AksarayÜnv.slamilimlerFak.[hasanucar@aksaray.edu.tr] OndokuzMaysÜniversitesi lahiyatfakültesidergisi, 2013,say:35,ss.171187.

Detaylı

NİKAH-II (Rükün ve Şartları)

NİKAH-II (Rükün ve Şartları) İSLAM HUKUKU-I DERS -8 NİKAH-II (Rükün ve ) Prof. Dr. Abdülaziz BAYINDIR & Doç. Dr. Servet BAYINDIR İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Üyeleri DERSİN AKIŞI Rükünleri Rükünlerde Aranan Şartlar

Detaylı

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid

Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü. Muhammed Salih el-muneccid Abdest alırken kep ve şapka veya kufiyenin üzerini mesh etmenin hükmü ] ريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme: Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 202-433 ح م ملسح القبعة والكوفية

Detaylı

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI

TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI TASARRUFUN İPTALİ DAVALARI İİK. nun 277. vd maddelerinde düzenlenmiştir. Her ne kadar İİK. nun 277/1 maddesinde İptal davasından maksat 278, 279 ve 280. maddelerde yazılı tasarrufların butlanına hükmetmektir.

Detaylı

Kur an ın Bazı Hikmetleri

Kur an ın Bazı Hikmetleri Kur an ın Bazı Hikmetleri Allah Teala kıble hususunda derin tartışmalara giren insanların görüşünü: İyilik, yüzlerinizi doğuya ve batıya çevirmeniz değildir. ayetiyle reddetmiştir. Ki onların bir kısmı,

Detaylı

3 Her çocuk Müslüman do ar.

3 Her çocuk Müslüman do ar. TAHR C * 1 Sözlerin en güzeli Allah ın kitabı, yolların en güzeli Muhammed in yoludur. Buhari, Edeb, 70; tisam, 2. z Müslim, Cuma, 43. z Nesai, Iydeyn, 22. z bn Mace, Mukaddime, 7. z Darimî, Mukaddime,

Detaylı

VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1

VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1 VERGİ DAVALARINDA İDARE LEHİNE HÜKMEDİLEN KARŞI VEKALET ÜCRETİNİN TAHSİLİNDE ZAMANAŞIMI SÜRESİNİN BELİRLENMESİ 1 Av. Hüseyin KARAKOÇ ÖZET Vergi Davaları idare lehine sonuçlandığı zaman davacı aleyhine

Detaylı

4.CC$ D)E E" F G 03GBBG @;3 GÖRE

4.CC$ D)E E F G 03GBBG @;3 GÖRE 4.CC$ D)E E" F G 03GBBG @;3 SLAM HUKUKUNA GÖRE EVLLKTE VELAYET VE KAPSAMI Muhammet Ali DANIMAN * The authority of wiljya and its scope regarding to mariage in Islamic law In this article we studied that

Detaylı

KİTAPÇIĞI HİZMET İÇİ EĞİTİM İHTİSAS KURSU GİRİŞ SINAVI

KİTAPÇIĞI HİZMET İÇİ EĞİTİM İHTİSAS KURSU GİRİŞ SINAVI T.C. BAŞBAKANLIK DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI DİN EĞİTİMİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI A KİTAPÇIĞI HİZMET İÇİ EĞİTİM İHTİSAS KURSU GİRİŞ SINAVI 2009 Adayın Adı ve Soyadı Adayın Kurum Sicil No Adayın T.C. Kimlik No

Detaylı

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI)

LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livata Haddi 71 LİVATA HADDİ (EŞCİNSELLİĞİN/HOMOSEKSÜELLİĞİN CEZASI) Livatanın cezası zina cezasından farklıdır. Her ikisinin vakıası birbirinden ayrıdır, birbirinden daha farklı durumları vardır. Livata,

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

KAZA, KEFFARET, FİDYE, ISKAT-I SAVM 2 1) Kazaya kalan ramazan oruçları nasıl tutulmalıdır?... 2 2) Bozulan vacip ve nafile oruçların kazası gerekir

KAZA, KEFFARET, FİDYE, ISKAT-I SAVM 2 1) Kazaya kalan ramazan oruçları nasıl tutulmalıdır?... 2 2) Bozulan vacip ve nafile oruçların kazası gerekir KAZA, KEFFARET, FİDYE, ISKAT-I SAVM 2 1) Kazaya kalan ramazan oruçları nasıl tutulmalıdır?... 2 2) Bozulan vacip ve nafile oruçların kazası gerekir mi?... 2 3) Orucu bozup sadece kazayı gerektiren durumlar

Detaylı

KADINLARIN ÖZEL GÜNLERNDEK BADET. Prof. Dr. Nihat DALGIN*

KADINLARIN ÖZEL GÜNLERNDEK BADET. Prof. Dr. Nihat DALGIN* '(&44?@(@A%%B>BCDDEBOE>/FF ÖZEL GÜNLERNDEK KADINLARIN BADET Prof. Dr. Nihat DALGIN* W"8"W"4(:A68#D $A4HB%1%AG%G X%1 "B H H H(1 $ $(%A1 G G K(LB %A B 1%A % SG%( %T &H- G ( - 1A%"%"H(1(%4J%H8SG%( %T1%GB%A1G%(A%AKXXL"H1BH

Detaylı

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri

Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri Peygamberimizin (sav) Ramazan Ayı nı İhya Edişleri http://yenidunyadergisi.com// 2015 HAZİRAN sayısında yayınlanmıştır Ebû Hüreyre (ra) den Rasûlullâh In (sav) şöyle buyurduğu nakledilmiştir: Kim inanarak

Detaylı

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları

Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Orucun Manevi Hayatımıza Katkıları Kur ân-ı Kerim de Oruç Ey müminler! Sizden öncekilere farz kılındığı gibi, size de sayılı günler içinde Oruç tutmanız farz kılındı. Umulur ki, bu sayede, takva mertebesine

Detaylı

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME

İSLÂM DA CEZA SİSTEMİ HATA İLE ÖLDÜRME 190 HATA İLE ÖLDÜRME Hata ile öldürme iki kısma ayrılır: 1- Öldürülen kimsenin isabet alması istenmemesine rağmen ona isabet etmesi ve onu öldürmesidir. Bir ava atış yapılırken bir insana isabet etmesi

Detaylı

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal

FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal FIKIH KÖŞESİ YAZILARI Zekât ve Fitre Müslümanlar zekât ve fitrelerini şahıslardan ziyade kuruluşa verebilir mi? Zekât ve Fitre ibadetleri, sosyal dayanışma ve İslamî değerlerin mali olarak desteklenmesi

Detaylı

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI İlgili Kanun / Madde 818 S.BK/158-161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17762 Karar No. 2011/19801 Tarihi: 30.06.2011 CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI ÖZETİ Cezai şart öğretide,

Detaylı

KANDİL GECELERİ. 1. Kadir Gecesi

KANDİL GECELERİ. 1. Kadir Gecesi KANDİL GECELERİ Ülkemizde kandil geceleri diye bilinen geceler; Rabiulevvel ayının on ikinci gecesi olan Mevlid, Recep ayının ilk cuma gecesi olan Regaib, yine Recep ayının yirmiyedinci gecesi olan Mirac,

Detaylı

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir.

Bakmak ve dokunmak suretiyle şehvetle gelen meniden dolayı da gusletmek gerekir. Gasl, yıkamak demektir. Gusül ve iğtisal da, yıkanma anlamını taşır. Din deyiminde gusül: Bütün bedenin yıkanmasıdır, boy abdesti alınmasıdır. Buna taharet-i kübra (büyük temizlik) denir. Böyle bir temizliği

Detaylı

Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin

Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin Ticaret Tabi Maddeler ve Bu Maddelerin veya Tescili Yönetmelik 8.1.2005 25694 SAYILI GAZETE BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Amaç Madde 1 Bu hangi maddelerin ticaret ve zorunlu en az tespitine ve borsaya

Detaylı

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi

11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi 11.05.2015 Pazartesi İzmir Basın Gündemi Prof. Dr. Köse: Organ Bağışının Dinen Sakıncası Yoktur İzmir İl Sağlık Müdürlüğü, İzmir İl Müftülüğü ve İzmir Kâtip Çelebi Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi

Detaylı

NSAN EMOK- RASNN BELRGNL

NSAN EMOK- RASNN BELRGNL .1 URA VE SLAM HUKUKUNDA NSAN HAKLARI DEMO EMOK- RASNN BELRGNL ELRGNL TC ' 1@ *(+B1" ((( Kâmil Muhammed el-gindi / trc. Ahmet A KILINÇ *** Giri8 3ura (stiare) slam da ve slam hukukunda (4eriat) devlet

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması

Tahsilat Genel Tebliği (Seri: A Sıra No: 1) nde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ (Seri: A Sıra No: 7) Sonrasında Zamanaşımı Uygulaması 16/04/2016 tarihli ve 29686 sayılı Resmi Gazete de yayımlanan Seri:A Sıra No:7 Tahsilat Genel Tebliği ile; mevzuatta ve uygulamada ortaya çıkan değişiklikler dikkate alınarak 30/06/2007 tarihli ve 26568

Detaylı

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn

Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları. Muhammed b. Salih el-useymîn Dînî yükümlülük bakımından orucun kısımları [ ثريك Turkish ] Türkçe Muhammed b. Salih el-useymîn Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza Şahin 2012-1433 أكسام احلكم اتللكييف للصيام «باللغة الرتكية»

Detaylı

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR 1 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURALLARINA UYMAYAN İŞVERENLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ YAPTIRIMLAR A- İŞ KAZASI MEYDANA GELMEDEN: (İş güvenliği kurallarını

Detaylı

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid

Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? Muhammed Salih el-muneccid Birden fazla umre yapmanın hükmü ve iki umre arasındaki süre ne kadar olmalıdır? حكم تكر لعمر م يكو بينهما ] تريك Turkish [ Türkçe Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed Şahin Tetkik : Ali Rıza

Detaylı

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder.

8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. 8. SINIF 4. ÜNİTE İSLAM DÜŞÜNCESİNDE YORUMLAR 1. Din Ve Din Anlayışı Kazanım :Din ve din anlayışı arasındaki farklılığı ayırt eder. Soru : Din nedir? Din, Allah tarafından gönderilmiştir. Peygamberler

Detaylı

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ

PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ PAZARLAMACILIK SÖZLEŞMELERİ A) 6098 sayılı Yeni Türk Borçlar Kanun unda yer alan düzenleme metni: Pazarlamacılık Sözleşmesi A. Tanımı ve kurulması I. Tanımı MADDE 448- Pazarlamacılık sözleşmesi, pazarlamacının

Detaylı

Gücü yeten kimsenin, sahibinden kaçan bir köleyi yakalaması, evlâ ve efdâldır. Siraciyye'de de böyledir.

Gücü yeten kimsenin, sahibinden kaçan bir köleyi yakalaması, evlâ ve efdâldır. Siraciyye'de de böyledir. KİTÂBÜ'L-İBÂK (SAHİBİNDEN KAÇAN KÖLELER) Sahibinden Kaçan Köle. Kölenin Sahibi Ortaya Çıkarsa. KİTÂBÜ'L-İBÂK (SAHİBİNDEN KAÇAN KÖLELER) Sahibinden Kaçan Köle Gücü yeten kimsenin, sahibinden kaçan bir köleyi

Detaylı

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8

S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 24.06.2013 S İ R K Ü L E R : 2 0 1 3 / 2 8 Yeni Reeskont Oranları ve Vadeli Çeklere Reeskont Uygulanması 1. 21.06.2013 tarihinden İtibaren Vergisel İşlemlere İlişkin Reeskont Oranları %13,75 ten %11 e

Detaylı

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET HÜKMÜ ŞARTI NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ HÜKMÜ ŞARTI ZEKAT FITIR SADAKASI SADAKA FARZ VACİP SÜNNET NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM NİSAP MİKTARI MALA SAHİP OLMAK VE ÜZERİNDEN BİR YIL GEÇMİŞ OLMASILAZIM HERKEZ

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR

SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR SİRKÜLER NO: POZ-2009 / 52 İST, 20.05.2009 ÖZET: Maliye; vadeli çeklerde reeskontu kabul etmiyor. MALİYE; VADELİ ÇEKLERDE REEKONTU KABUL ETMİYOR Vergi Usul Kanunu na göre yapılacak dönem sonu değerlemelerinde;

Detaylı

Kayseri 1.Asliye Ceza Hâkimi

Kayseri 1.Asliye Ceza Hâkimi Kayseri 1.Asliye Ceza Hâkimi 12 13.Haziran 2008 ANKARA 1 l- GENEL OLARAK A-Kavram: B-Edimin Türleri: 1-Olumlu/Olumsuz edim: 2-Ani /Dönemsel/Sürekli edim: 3-Bölünebilen/Bölünmez edim: 4- C- ll- KISMEN A-

Detaylı

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR.

HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. HAC YÜCE ALLAH IN (c.c) EMRİDİR. Hac Allah Teala nın (c.c) emri, İslam ın beş temel şartından biridir: Ona varmaya gücü yeten kimsenin Kâbe yi tavaf etmesi Allah ın insanlar üzerindeki hakkıdır. (Al-i

Detaylı

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI

ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI 5 İÇINDEKILER ZEKÂT VE FİTRE NİN TOPLAMA VE DAĞITIMI ÖZET 18 1. MESELE: ZEKÂT VE FİTRENİN AYNI OLUŞU 21 Zekât 21 Fitre (Sadaka-i Fıtr) 22 Sadaka 22 Zekât ve Fitrenin Hikmeti 22 Zekât ve Fitrenin Aynı Oluşu

Detaylı

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ

KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ KURAN I KERİMİN İÇ DÜZENİ Kur an-ı Kerim : Allah tarafından vahiy meleği Cebrail aracılığıyla, son Peygamber Hz. Muhammed e indirilen ilahi bir mesajdır. Kur an kelime olarak okumak, toplamak, bir araya

Detaylı

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen

İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen İslam Hukukunun kaynaklarının neler olduğu, diğer bir ifadeyle şer î hükümlerin hangi kaynaklardan ve nasıl elde edileceği, Yemen e kadı tayin edilen Muâz b. Cebel'in Hz. Peygamber in (s.a.v.) sorduğu

Detaylı

İÇİNDEKİLER. giriş..zzzzzz..., * Konunun Takdimi ve Sınırlandırılması... I. i- Konunun Ele Almış Şekli... 3

İÇİNDEKİLER. giriş..zzzzzz..., * Konunun Takdimi ve Sınırlandırılması... I. i- Konunun Ele Almış Şekli... 3 İÇİNDEKİLER Sayfa No ^Unuş... Önsöz.... VII Kısaltmalar... Yv giriş..zzzzzz..., * Konunun Takdimi ve Sınırlandırılması... I i- Konunun Ele Almış Şekli... 3 BİRİNCİ BÖLÜM MENKUL KIYMET BORSALARINDA BORSA

Detaylı

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM )

İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) İZMİR İL MÜFTÜLÜĞÜ BAYAN VAAZ ÇİZELGESİ ( 2014 YILI 1. DÖNEM ) TARİH GÜN SAAT İLÇE YER VAİZE ADI/SOYADI 01.01.2014 Çarşamba 10:30 Bornova Debre Camii Fatma Özmen ERGEN Ölüm ve Ömür Muhasebesi 01.01.2014

Detaylı

*+, -, & # E = HI 90F JKLF 6M=?@ 234 B6 57-2

*+, -, & # <E7 F7 <6G F7 89:; <=>E = HI 90F JKLF 6M=?@ 234 B6 57-2 4 Yayn lkeleri 1- Dergide yaymlanmas istenen yazlar slam Hukuku ile ilgili olmaldr: slam hukuku ile ilgili çafda bir problem, slam hukuk tarihi, edebiyat, son dönem, daha önce yaam ya da çafda slam hukukçularnn

Detaylı

ÝÞE ÝADE EDÝLEN ÝÞYERÝ SENDÝKA TEMSÝLCÝSÝNÝN ÝÞE BAÞLADIÐI TARÝHE KADAR BOÞTA GEÇEN DÖNEMÝ SÝGORTALILIK SÜRESÝ OLARAK DEÐERLENDÝRÝLEBÝLÝR MÝ?

ÝÞE ÝADE EDÝLEN ÝÞYERÝ SENDÝKA TEMSÝLCÝSÝNÝN ÝÞE BAÞLADIÐI TARÝHE KADAR BOÞTA GEÇEN DÖNEMÝ SÝGORTALILIK SÜRESÝ OLARAK DEÐERLENDÝRÝLEBÝLÝR MÝ? Doç. Dr. Haluk Hadi SÜMER 1963 yýlýnda Konya da doðmuþtur. 1984 yýlýnda Ýstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi nden mezun olmuþtur. Ayný yýl Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi nde Araþtýrma Görevlisi olarak

Detaylı

MERAM İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

MERAM İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU MERAM İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU Sıra No Vatandaşa Sunulan Hizmetin Tamamlanma Süresi (En BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER Hizmetin Adı Geç) Nüfus Cüzdanının Kayıp Nedeniyle 1- Var ise

Detaylı

Kanuni süresinden sonra verilen beyanname ve bildirim formları

Kanuni süresinden sonra verilen beyanname ve bildirim formları Kanuni süresinden sonra verilen beyanname ve bildirim formları GENEL ŞABLON A BEYANNAMELER VE BİLDİRGELER HAKKINDA GENEL BİLGİ B CEZALAR HAKKINDA GENEL BİLGİ C KANUNİ SÜRESİNDEN SONRA VERİLEN BEYANNAMELERE

Detaylı

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE BEYANI

KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE BEYANI KİRA SÖZLEŞMELERİNDE DAMGA VERGİSİNİN HESAPLANMASI VE BEYANI Ayşe GINALI * I-GİRİŞ: 488 sayılı Damga Vergisi kanununa ekli (1) sayılı Tablo da yazılı kağıtlar damga vergisine tabidir. (2) sayılı Tablo

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI İSTANBUL VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI Mükellef Hizmetleri Usul Grup Müdürlüğü Sayı : 11395140-105[229-2012/VUK-1-...]--25513/02/2015 Konu : Tasfiye zararının geçmiş yıl karlarına

Detaylı

Abdeste mani olmayan şeyler

Abdeste mani olmayan şeyler Abdeste mani olmayan şeyler Sual: Boya işiyle uğraşıyorum. Elimde öyle kolay kolay çıkmayan boya izleri kalıyor. Namaz kılabilir miyim? Elbette kılabilirsiniz. Boyaları çıkarma imkanı yoksa, o haliyle

Detaylı

GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI GAZİEMİR İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU

GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI GAZİEMİR İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU GAZİEMİR KAYMAKAMLIĞI GAZİEMİR İLÇE NÜFUS MÜDÜRLÜĞÜ HİZMET STANDARTLARI TABLOSU SIRA NO VATANDAŞA SUNULAN HİZMETİN ADI BAŞVURUDA İSTENİLEN BELGELER HİZMETİN TAMAMLANMA SÜRESİ (EN GEÇ) 1 Nüfus Cüzdanı Düzenlenmesi

Detaylı

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23)

Gıybet (Hadis, Tirmizi, Birr 23) Dedikodu (Gıybet) Gıybet Dedikodu (gıybet), birisinin yüzüne söylenmesinden hoşlanmadığı şeyleri arkasından söylemektir. O kimse söylenen şeyi gerçekten yapmış ise bu gıybet, yapmamış ise iftira olur (Hadis,

Detaylı

Đstanbul Bilgi Üniversitesi Kredili Sistem Lisans ve Önlisans Öğretim ve Sınav Yönetmeliği ne Tâbi Öğrenciler Đçin Mali Usul ve Esaslar

Đstanbul Bilgi Üniversitesi Kredili Sistem Lisans ve Önlisans Öğretim ve Sınav Yönetmeliği ne Tâbi Öğrenciler Đçin Mali Usul ve Esaslar Đstanbul Bilgi Üniversitesi Kredili Sistem Lisans ve Önlisans Öğretim ve Sınav Yönetmeliği ne Tâbi Öğrenciler Đçin Mali Usul ve Esaslar Kabul eden makam, tarih ve sayı : Mütevelli Heyet, 16.07.2004 (246)

Detaylı

! "!! # $ % &'( )#!* )%" +!! $ %! + ')!

! !! # $ % &'( )#!* )% +!! $ %! + ')! ! "!! # $ % &'( )#!* )%" +!! $ %! + ')! &( '!#,-.! /,! 0 + # ' #! * #! 0 #! 0! ) '! '1# + $ # )' * #! 0!! #! 0! "! '!% # #! 0 " 2 3) # ' $ 4!# ) '.*,5 '# 0! )'* $ $! 6 )' '+ " 7 ) 2#!3)# ' $ 4!# '#"'1

Detaylı

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB

BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime. 1 inci Fasıl BİRİNCİ BAB İ Ç İ N D E K İ L E R Lügatler 5 Ön söz, 7 BİRİNCİ KISIM: Feraiz Mukaddime Feraiz lstıhları.... - 9 Velânın mânası, kısımları, hukukî mahiyyeti 11-13 Hesap Istıhlaları 15 BİRİNCİ BAB İrsin Rüknü 17 Terike

Detaylı

MÜKELLEFİN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU

MÜKELLEFİN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU MÜKELLEFİN ÖLÜMÜ HALİNDE MİRASÇILARIN SORUMLULUĞU Ayşe GINALI * GİRİŞ : Mükellefiyetin başlangıcından sona ermesine kadar geçen süreçte mükellefler bildirimler, defter ve belgeleri tutma ve düzenleme,

Detaylı

rüşdiyeler kaldırıldığı için eğitim süresi altı yıla çıkarılmış olan ibtidailere dayand teşkilatlandırılacaktı. Yeni programa

rüşdiyeler kaldırıldığı için eğitim süresi altı yıla çıkarılmış olan ibtidailere dayand teşkilatlandırılacaktı. Yeni programa id ADI Bu programn tamam vilayetlerdeki yat l idadllere. ilk beş yl gündüzlü idadilere, son dört yl Mekteb-i Mülkiyye idadi sn flar ile istanbul ve Üsküdar gündüzlü idadilerine, ilk üç yl ise Dersaadet

Detaylı

A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ

A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ A. VERGİLENDİRME DÖNEMİ Özel Tüketim Vergisi Kanununun 14 üncü maddesine göre (I) sayılı listede yer alan malların teslimlerinde vergilendirme dönemi, her ayın ilk 15 günlük birinci ve kalan günlerinden

Detaylı

Aynı kökün "kesmek", "kısaltmak" anlamı da vardır.

Aynı kökün kesmek, kısaltmak anlamı da vardır. Kıssa, bir haberi nakletme, bir olayı anlatma hikâye etmek. Bu Arapça'da kassa kelimesiyle ifade edilir. Anlatılan hikâye ve olaya da "kıssa" denilir. Buhâri, bab başlıklarında "kıssa"yı "olay" anlamında

Detaylı

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız

7- Peygamberimizin aile hayatı ve çocuklarla olan ilişkilerini araştırınız 4. SINIFLAR (PROJE ÖDEVLERİ) Öğrenci No 1- Dinimize göre Helal, Haram, Sevap ve Günah kavramlarını açıklayarak ilgili Ayet ve Hadis meallerinden örnekler veriniz. 2- Günlük yaşamda dini ifadeler nelerdir

Detaylı

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ

GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ GÜLER YATIRIM HOLDİNG A.Ş. ESAS SÖZLEŞMESİ ESKİ METİN YÖNETİM KURULU MADDE 8- Şirket Yönetim Kurulu tarafından yönetilir ve temsil edilir. Şirket Yönetim Kurulu altı üyeden oluşur ve bu üyelerin tamamı

Detaylı

SLAM HUKUKU ARATIRMALARI DERGS

SLAM HUKUKU ARATIRMALARI DERGS SLAM HUKUKU ARATIRMALARI DERGS Say: 11 Nisan 2008 www.islamhukuku.com www.islamhukuku.org www.islamhukuku.net ISSN 1304-104 SLAM HUKUKU ARATIRMALARI DERGS www.islamhukuku.com www.islamhukuku.org www.islamhuku.net

Detaylı

4.CC$ D)E E" F G 03GBBG A;3

4.CC$ D)E E F G 03GBBG A;3 4.CC$ D)E E" F G 03GBBG A;3 MAKSAD YORUM Prof. Dr. Yunus Vehbi YAVUZ ÖZET Maksadî yorum aslna uygun ifadesi ile kullanlmal, maksada ulamada anlama, özellikle Kur an ve hadis metinleri ile fkh anlamak almas

Detaylı

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ

T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ T.C. HACETTEPE ÜNİVERSİTESİ TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARI ENSTİTÜSÜ TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI TÜRKİYAT ARAŞTIRMALARINDA YÖNTEM VE TEKNİKLER SEMİNERİ KONU: ESKİ TÜRKLERDE KALIN VE KALININ HUKUKİ DURUMU HAZIRLAYAN

Detaylı

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz.

Söylemek istemediğimiz birçok şey, söylemek istediğimiz zaman dinleyici bulamaz. Söylenen her söz, içinden çıktığı kalbin kılığını üzerinde taşır. Ataullah İskenderî Söz ilaç gibidir. Gereği kadar sarf edilirse fayda veriri; gerektiğinden fazlası ise zarara neden olur. Amr bin As Sadece

Detaylı

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler

3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler 3. ÜNİTE: EN GÜZEL ÖRNEK HZ. MUHAMMED İN İBADETLERİ 3. Farz Dışında Yaptığı İbadetler KAZANIMLARIMIZ O Bu ünitenin sonunda öğrenciler Hz. Muhammed'in: O 1. Öncelikle bir kul olarak davrandığını kavrar.

Detaylı

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA

ALEMLERİN EFENDİSİ NİN (SAV) DİLİYLE DUA SADECE SIKINTIDA DEĞİL HER ZAMAN DUA (Resulüm!) De ki: Dua (ve ibadeti)niz olmasa, Rabbim size ne diye değer versin? (Ey inkarcılar!) Siz ise, (Allah ve Resulü nün bildirdiklerini) yalanladınız, bu yüzden

Detaylı

2 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir:

2 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir: SORU 1: 400 TL tutarndaki 1 yllk kredi, aylk taksitler halinde aadaki iki opsiyondan biri ile geri ödenebilmektedir: (i) Ayla dönütürülebilir yllk nominal %7,8 faiz oran ile her ay eit taksitler halinde

Detaylı

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI

AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI AKTAY TURİZM YATIRIMLARI VE İŞLETMELERİ A.Ş. ANASÖZLEŞME TADİL TASARISI ESKİ METİN YÖNETİM KURULU VE SÜRESİ: Madde 7: Şirket işlerinin idaresi, genel kurul tarafından, hissedarlar arasından en çok üç yıl

Detaylı

ERTEK HOTEL KAYIT SÖZLEŞME FORMU

ERTEK HOTEL KAYIT SÖZLEŞME FORMU ERTEK HOTEL KAYIT SÖZLEŞME FORMU İş bu sözleşme 06.03.2011 tarih ve 25137 sayılı resmi gazetede yayınlanan mesafeli sözleşmeler uygulama usul ve esasları hakkında yönetmelik gereği internet-telefon ve

Detaylı

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 1, Kars 2014. İSLAM HUKUKUNDA KADININ HUKUKİ TASARRUF EHLİYETİ Abdullah KAHRAMAN *

Kafkas Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi, Sayı: 1, Kars 2014. İSLAM HUKUKUNDA KADININ HUKUKİ TASARRUF EHLİYETİ Abdullah KAHRAMAN * İSLAM HUKUKUNDA KADININ HUKUKİ TASARRUF EHLİYETİ Abdullah KAHRAMAN * Özet Kur an da insanın yaratılış serüveni anlatılırken, kadın ve erkekler farklı farklı ele alınmalarına rağmen, kadınlara ve erkeklere

Detaylı

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان

لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان Ramazan ayından kalan kaza orucunu, Şaban ayının ikinci yarısında tutmakta bir sakınca yoktur لا حرج من قضاء رمضان ا صف ا اk من شعبان ] تر [ Türkçe Turkish Muhammed Salih el-muneccid Terceme : Muhammed

Detaylı

Delilleriyle Şafii İlmihali (Shafii Catechism with Evidences)

Delilleriyle Şafii İlmihali (Shafii Catechism with Evidences) Delilleriyle Şafii İlmihali (Shafii Catechism with Evidences) Alaaddin GÜNEŞ Seyda Yayınları, Diyarbakır, 2014, 740s. Tanıtan: Fatih KARATAŞ* Dinî görevler denince başta iman etmek, sonra imanın gereği

Detaylı

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ

T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ T.C. YARGITAY 22. HUKUK DAİRESİ Esas No : 2012/28063 Karar No : 2012/28555 Özet: İşveren kıdem tazminatı borcu bakımından iş sözleşmesinin feshedildiği tarihte temerrüde düşer. Diğer tazminat ve alacaklar

Detaylı

T.C. ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI D eniz Ticareti Genel M üdürlüğü DAĞ ITIM YERLERİNE

T.C. ULAŞTIRMA, DENİZCİLİK VE HABERLEŞME BAKANLIĞI D eniz Ticareti Genel M üdürlüğü DAĞ ITIM YERLERİNE 1 / 5 DAĞ ITIM YERLERİNE İlgi: a) Kültür ve Turizm Bakanlığının 12/03/2015 tarihli ve 48639 sayılı yazısı. b) Hazine Müsteşarlığının 24/03/2015 tarihli ve 9652 sayılı yazısı. c) 27/03/2015 tarihli ve 21665

Detaylı

Mali Yönetim ve Denetim Dergisinin May s-haziran 2008 tarihli 50. say nda yay nlanm r.

Mali Yönetim ve Denetim Dergisinin May s-haziran 2008 tarihli 50. say nda yay nlanm r. HURDAYA AYRILAN VARLIKLARIN MUHASEBELELMELER VE YAPILAN YANLILIKLAR Ömer DA Devlet Muhasebe Uzman info@omerdag.net 1.G Kamu idarelerinin kaytlarnda bulunan tarlar ile maddi duran varlklar doalar gerei

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI

T.C. MALİYE BAKANLIĞI VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI T.C. MALİYE BAKANLIĞI VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI VERGİ İNCELEMELERİNDE MÜKELLEF HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ Eylül 2015 www.vdk.gov.tr ÜCRETSİZDİR GİRİŞ Vergi Usul Kanunu nun 134 üncü maddesine göre vergi

Detaylı

NAFAKA-TAZMİNAT-VELAYET MAL PAYLAŞIMI VE AİLE KONUTU

NAFAKA-TAZMİNAT-VELAYET MAL PAYLAŞIMI VE AİLE KONUTU I Herkes İçin Hukuk: 4 BOŞANMANIN HUKUKİ NETİCELERİ NAFAKA-TAZMİNAT-VELAYET MAL PAYLAŞIMI VE AİLE KONUTU Av. Osman OY II Yay n No : 2013 Hukuk Dizisi : 939 1. Bas Ocak 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-906

Detaylı

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ

ÖZGEÇMİŞ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ HARRAN ÜNİVERSİTESİ SOSYAL BİLİMLER ENSTİTÜSÜ ÖZGEÇMİŞ ADI SOYADI: ÖMER FARUK HABERGETİREN DOĞUM YERİ VE TARİHİ: ŞANLIURFA/03.04.1968 ÖĞRENİM DURUMU: DOKTORA DERECE ANABİLİM DALI/BİLİM DALI 1 LİSANS SELÇUK İLAHİYAT FAKÜLTESİ 2 YÜKSEK LİSANS 3 DOKTORA

Detaylı

*işlerden birinin talebi olmalı Kanun bazı haklı sebep hallerini örnek olarak saymıştır. Buna göre;

*işlerden birinin talebi olmalı Kanun bazı haklı sebep hallerini örnek olarak saymıştır. Buna göre; MAL AYRILIGI VE MAL PAYLASIMI 1. GENEL HÜKÜMLER 1-A. MAL REJİMİNİN DEĞİŞTİRİLMESİ Hakim Kararıyla(m.206) 1-Şartları; *haklı sebep olmalı, *işlerden birinin talebi olmalı Kanun bazı haklı sebep hallerini

Detaylı

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi

Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi Yeni Borçlar Yasasında Hizmet Sözleşmesi 04.01.2011 tarih ve 27836 sayılı Resmi Gazetede yayınlanarak 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Borçlar Yasasına bakacak olursak yeni yasada hizmet

Detaylı

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir.

03.05.2013 Sirküler, 2013/15. Sayın MeslektaĢımız; KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Sayın MeslektaĢımız; 03.05.2013 Sirküler, 2013/15 KONU: Vadeli Çekler de reeskonta tabi tutulabilir. Gelir İdaresi Başkanlığı nın 30 Nisan 2013 tarih ve 64 numaralı Vergi Usul Kanunu Sirküleri nde, ileri

Detaylı

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap

Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yap Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Bankalar Kanunu Hükümlerine İstinaden Bankacılık İşlemleri Yapma ve Mevduat Kabul Etme İzni Kaldırılan Türkiye İmar Bankası Türk Anonim Şirketi Hakkında Tesis Edilecek

Detaylı

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI

86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 86 SERİ NO'LU GİDER VERGİLERİ GENEL TEBLİĞ TASLAĞI 4/6/2008 tarihli ve 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunun[1] 25 inci maddesi

Detaylı

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1

KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR. Adem Sezgin UZUN 1 e-makâlât Mezhep Araştırmaları, VII/1 (Bahar 2014), ss. 261-265. ISSN 1309-5803 www.emakalat.com KELÂMÎ MEZHEPLER VE FIRKALAR Ali Rabbânî Gülpâyigânî, Önsöz Yayıncılık, İstanbul 2014 456 sayfa, Adem Sezgin

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR?

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ KANUNA GÖRE İŞVEREN VEKİLİ KİMDİR? İŞVEREN VEKİLİNİN SORUMLULUKLARI NELERDİR? Recep GÜNER 50 * ÖZ 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu nda yer alan yükümlülüklerin sorumlusu

Detaylı

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI

TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI TEVRAT VE İNCİL DE İSLÂM A UYGUN ABDEST, NAMAZ, ORUÇ, HAC, ZEKAT, KURBAN İBÂDETİ VE ÎMAN ESASLARI Halil YAVUZ Emekli müftü ÖNSÖZ Hamd, şânı yüce olan Allah(c.c) a, salât-ü selâm O nun kulu ve Rasûlü Muhammed

Detaylı

İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASIYA ÖNSÖZ ÖNSÖZ KISALTMALAR VII XIX

İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASIYA ÖNSÖZ ÖNSÖZ KISALTMALAR VII XIX İÇİNDEKİLER BEŞİNCİ BASIYA ÖNSÖZ ÖNSÖZ KISALTMALAR V VII XIX 1. GİRİŞ VE GENEL HÜKÜMLER 1 I. KIYMETLİ EVRAKIN TANIMI VE UNSURLARI 1 A. Senet 1 B. Hak 2 C. Hak İle Senedin Kaynaşması 3 II. KIYMETLİ EVRAKIN

Detaylı

T.C YARGITAY 9.HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2006/1894 Karar No : 2006/20663 Tarihi : 12.07.2006 KARA ÖZETÝ : NAKÝL HALÝNDE KIDEM TAZMÝNATI

T.C YARGITAY 9.HUKUK DAÝRESÝ Esas No : 2006/1894 Karar No : 2006/20663 Tarihi : 12.07.2006 KARA ÖZETÝ : NAKÝL HALÝNDE KIDEM TAZMÝNATI Yargýtay Kararlarý vereni ibra ettiðini bildirdiðinden, izin ücreti yönünden davacý davalý þirketi ibra etmiþ bulunmaktadýr. Bu ibraname sebebi ile izin ücreti alacaðýnýn reddi gerekirken yazýlý þekilde

Detaylı