±CMYK. Baflka bir dünya mümkün de il, zorunluluktur!

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "±CMYK. Baflka bir dünya mümkün de il, zorunluluktur!"

Transkript

1 ±CMYK Baflka bir dünya mümkün de il, zorunluluktur! K. Marks, daha önceki üretim tarzlar n n aksine burjuvazinin üretim araçlar n ve böylelikle üretim iliflkilerini ve onlarla birlikte, toplumsal iliflkilerin tümünü sürekli devrimcilefltirmeksizin var olamaz diyordu. Gerçekten de burjuvazi manifaktür üretim tarz ndan bilgi teknolojilerine uzanan tarihsel flerit içinde devrimsel ilerlemeler kaydetti. Eme in üretkenli- indeki muazzam art fl, teknolojinin bafl döndüren h zda ilerleyifli, devlet-bürokrasi ve toplumsal ifl bölümündeki gelinen uzmanlaflma düzeyi sermayenin büyüyen küresel tahakkümünün do al getirileri oldu. Sayfa 9 ÇIKTI iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin E-Kart iflçileri fiili grevde! Say : 20 *Y l:1*27 Haziran-10 Temmuz 2008 *Fiyat : 1 YTL *ISSN: X ktidar savafl k z fl yor DTP kapat lmaya çal fl l yor Her fley sistemin bekas için fiimdi ise DTP kapat lmazsa bile en az ndan meclis grubunun da t lmas için faflizmin kurumlar haz rl k içindedirler. ddianamede say lan eylemlere bir kez daha bakacak olursak, 141 eylemin 129 u sözlü beyan veya bas n aç klamas d r. Dört eylemde bahsi geçen flah slar parti üyesi de ildir. Sekiz dava beraatla sonuçlanm flt r. Di er davalar ya soruflturma aflamas ndad r, ya kovuflturma tamamlanmam flt r, ya da temyizi sürmektedir. Ama bu neyi de ifltirir ki? Tekstilde ölümcül madenci hastal Son aylarda Tuzla tersanelerindeki iflçi ölümleri ile gündeme gelen ifl cinayetlerinin bir di er yüzünde ise mesleki hastal klar var. Her mesle- in kendine göre hastal var dense yeri Bu iki sorunda da rakamlar korkutucu boyutlarda. ILO verilerine göre her y l 1.2 milyon kad n ve Faflizm devrimci, demokrat ve yurtseverlerin kurumlar n basmakla, bunlar yasal olarak engellemekle kalm yor. Katletmekten hiçbir zaman çekinmeyen bu eli kanl sistem her ne pahas - na olursa olsun bizleri kitlelerden yal tmak için elinden geleni yapm flt r, yapacakt r. Yine geçti imiz günlerde Taraf gazetesinden duyurulan bir TSK belgesinde, ordunun ipleri eline almaya çal flt n n bahsi yap l rken DTP nin de terör örgütü olarak kabul edilmesinin sa lanmaya çal fl laca da vurgulanm flt. fiimdi s rada DTP yi terörist olarak kabul etmeyenler bizden de ildir tehdidi vard r. Sayfa 8 erkek ifl kazalar ve meslek hastal klar dolay s yla hayat n kaybetmektedir. Yine ayn kaynaklara göre; her y l 250 milyon insan ifl kazalar 160 milyon insan ise meslek hastal klar sonucu ortaya ç kan zararlara maruz kalmaktad r. flte silikozis de bu tür bir meslek hastal. Madenci hastal olarak bilinen hastal n bunun d fl ndaki iflkollar nda da yayg n bir sicili var. Bu sinsi hastal n flimdiki hedefi kot tafllama iflinde çal flan iflçiler Sayfa 2 Türk egemen s n f klikleri aras ndaki çat flma bütün h z yla devam ediyor. Bu çat flman n temelinde mevcut iktidar pastas ndan kimin daha fazla pay kapaca mücadelesi yat yor. Daha fazla pay sahibi olman n yolu da daha çok söz sahibi olmaktan geçiyor. Egemen s n f klikleri iç iktidar mücadelesinde kitleleri aldatmak için, yeri gelince türban, laiklik, yeri gelince ezilenlerin hakl ve meflru tepkilerini kendi ç karlar na alet etmek için her türlü aldatma yöntemine baflvurmaktad rlar. Emek düflmanlar n n gerçek amaç ve niyetlerini teflhir etmek için, yo un bir eme e-çabaya ihtiyaç oldu u aç kt r. Bugün her kesimin dile getirdi i mevcut krizin sonuçlar ayn zamanda egemenlerin kayg lar ve korkular d r da. Onlar n korkular n büyütmek ve kayg lar n derinlefltirmek, genifl y nlara ulaflman n araç ve yöntemlerini zenginlefltirmekten geçer. Ezilenlerin çeflitli direnifller ile zaman zaman uç veren öfkesi, sessiz biçimde birikmekte, derinden ilerlemektedir. Patlad zaman, önünde durmaya kimsenin gücü yetmeyecektir Annelik de s n fsal! Do urganl k, biyolojik yap s nedeniyle kad na ait bir özelliktir. Bu biyolojik özellik insan türü ortaya ç kt - ndan beri var. Fakat annelik de her fley gibi tarih içinde de iflimlere u rad, farkl anlamlar yüklendi. Sayfa 12 Gebze Organize Sanayi de bulunan E-Kart fabrikas iflçileri, patronun sendikas zlaflt rma sald r lar na karfl greve ç kt. 16 Haziran da greve ç kan iflçiler, talepleri kabul edilinceye kadar greve devam edeceklerini söylüyorlar. Sayfa 4 Çay n demi kaçt! Ülkemizin önemli tar m ürünlerinden olan yafl çay n Kas m ay na kadar sürecek olan toplama dönemi protestolarla bafllad. Her geçen y l aç klanan düflük taban fiyatlar na bir yenisi daha eklendi. Çiftçilerin refah pay n karfl layaca n belirten M. Eker yafl çay taban fiyat n May s ay bafl nda 85 YKR olarak aç klad. Çay al m fiyat n n en az 1.10 YTL olmas gerekti ini belirten üreticiler, ziraat odalar, dernekler aç klanan taban fiyat n Çay-Kur un önüne kuru çay dökerek ve siyah çelenk b rakarak protesto ettiler. Sayfa 5 Dersim halk onursuzlu u kabul etmeyecek AKP, T. Kürdistan nda yaflanan yoksullu un giderilmesi, bölge halk n n yaflam standard n n yükseltilmesi amac yla çal flma yapt n iddia ederek ard ndan bir paket aç klam flt. Paketten ilk ç kan koruculuk oldu. Bölgedeki korucu say s n art rmay hedefleyen AKP, bölge halk n ajanlaflt rmaya çal fl yor. Sayfa 6 flçi köylü den Kitle çal flmas nda gözetilecek baz hususlar Yaz aylar n n bafllamas yla genel bir rehavet havas n n do mas kaç n lmaz gibi görünse de, bu rehaveti yaflamaya hakk olmayanlar en baflta da devrimcilerdir. Sayfa 2 S n fsal Yaklafl m Emekçinin Gündemi Pusula Evrensel Bak fl Vahim durum, ola anüstü dönem, Yüksek riskli süreç Tersaneler grevinde yaflanan gerçekler ve gelece e dair... Sayfa 3 Sayfa 4 Devrimci savafl, bilinçli öznelerle kazan l r! Sayfa 11 flleri zorlafl yor! Sayfa 13

2 Yaşamın İçinden Son aylarda Tuzla tersanelerindeki iflçi ölümleri ile gündeme gelen ifl cinayetlerinin bir di er yüzünde ise mesleki hastal klar var. Her mesle in kendine göre hastal var dense yeri Bu iki sorunda da rakamlar korkutucu boyutlarda. ILO verilerine göre her y l 1.2 milyon kad n ve erkek ifl kazalar ve meslek hastal klar dolay s yla hayat n kaybetmektedir. Yine ayn kaynaklara göre; her y l 250 milyon insan ifl kazalar 160 milyon insan ise meslek hastal klar sonucu ortaya ç kan zararlara maruz kalmaktad r. flte silikozis de bu tür bir meslek hastal. Madenci hastal olarak bilinen hastal n bunun d fl ndaki iflkollar nda da yayg n bir sicili var. Yol, tünel vb. yap m nda çal flan iflçiler, emaye, seramik, cam iflçileri bu hastal n en çok görüldü ü kesimler. Ancak son süreçte gündeme gelmesi bu ifl kollar ndan hiçbiri neticesinde de il. Bu sinsi hastal n flimdiki hedefi kot tafllama iflinde çal flan iflçiler Hastal k kuarts veya silika denilen maddelerin solunum yollar na girmesiyle olufluyor. Akci erin kat laflmas sonucu oksijen al fl verifli bozuluyor. lerlemesi durumunda ise belirgin bir tedavisi bulunmuyor. Asl nda yüzde yüz önlenebilir bir hastal k olmas - na karfl n iflçilerin çal flma koflullar nda hiçbir düzenleme ve güvenlik önlemi al nmad için bu ço u zaman mümkün olmuyor. Bunlar, hastal n gündeme gelmesi ile birlikte görüfltü ümüz, konu ile yak ndan ilgilenen ve çal flma yapan flçi Kardeflli i Partisi Genel Baflkan ve Gö üs Hastal klar Uzman Prof. Dr. Zeki K l çaslan n sözleri. K l çaslan korunma yöntemleri konusunda patronlar n suçlu oldu u görüflünde. Zira kot tafllama iflinde çal flan iflçilerin maruz kald klar silikalardan korunmak için ya bir nevi astronot giysisi gibi bir k yafet giymeleri ya da kabinin içinde çal flmas gerekiyor. Ancak patronlar n bunun yerine kullan lan de erli kumun bofla gitmemesi için iflçileri havaland rman n dahi olmad ortamlarda çal flt rmas çok da flafl rt c olmasa gerek. flçilerin tek korunaklar o da her yerde geçerli de il- ince bir maske. Bunun hastal engellemesinin mümkün olmad n söylemeye gerek yok san r z. Mehmet Kaya 27 yafl nda stanbul a Marafl tan yafllar nda gelmifl aras nda befl y l boyunca bu iflte çal flm fl. fle yafllar nda bafllam fl. Hastal n ö reneli henüz 3 gün olmufltu biz görüfltü ümüzde. Hastanede Zeki K l çaslan n odas nda tan flt m z Mehmet in hastal ileri derecede olanlardan. Rahats zl klar 2-3 y l önce bafllam fl, ancak gitti i hastanelerde bir teflhis konulamam fl, do ru bir teflhis konulamam fl demek daha do ru. Çünkü Mehmet, tüberkülozdan böbreklerin su toplamas na kadar bir dizi yan tla karfl laflm fl. Ancak ayn hastal a yakalanm fl olan akrabalar n n vas tas yla Zeki K l çaslan buldu unda gerçek teflhis konulmufl; silikozis! Mehmet, flu anda hastal n ileri derecede yaflayan befl kifli oldu unu söylüyor bize. Yapt iflte koruyucu önlem al n p al nmad n ve çal flma koflullar n sordu umuzda flöyle diyor: Bize toz maskeleri veriyorlard. Sa l a ne kadar zararl, ya da bunlar ne kadar koruyor biz bilmiyorduk tabi. Sadece diyorlard ki, toz bu, su içti in zaman, ayran içti in zaman atars n. Bu kadar Denetim falan hiç görmedim ben. Ne doktor ne de baflka bir fley. Hatta çal flt m bir iflyerinin sahibi kâr orta olarak doktordu. Ama biz bir fley bilmiyorduk. Bu kadar tehlikeli oldu unu bilseydik, sonuçta can m za kast m z yok. Ücretleri iyiydi. Zaten bizi de o tatmin ediyordu. Gece mesaileri de vard. yi kazan yorduk. Ama böyle oldu unu bilseydik yine de çal flmazd k bu iflte. Mehmet in kendisi d fl nda 4 kardefli de ayn iflte çal flm fl. ki abisinde de ayn hastal k mevcut, ama onlar n durumu Mehmet kadar ilerleme kaydetmemifl. Ama enifltesinde ve iki tane amcao lunda hastal k ilerlemifl. Bir abim daha var, onu da Zeki K l - çaslan n yan na götürece iz diyor. Ayn ifli yapan binlerce iflçi var Suçlu ne çal flan, ne de çal flt ran Mehmet bize ayn ifli yapan arkadafllar n n da oldu unu söylüyor: Onlar da doktora götürece im. Hala İşçi-köylü 2 Tekstilde ölümcül madenci hastal S L KOZ S S L KOZ S Madenci hastal olarak bilinen hastal n bunun d fl ndaki iflkollar nda da yayg n bir sicili var. Ailece hastal a yakaland lar... Merdivealt üretim olarak tabir edilen küçük tafleron atölyelerde gerçeklefltiriliyor bu yöntem. Halk aras nda kot tafllama olarak bilinen ve kotlara beyaz ya da eskimifl görüntüsü vermek için kullan - lan yöntemde kum, kuru hava kompresörleriyle kotlar n yüzeyine tutularak afl nd r lmas sa lan - yor. Avrupa da bu yöntemin 1990 l y llarda yasaklanmas yla birlikte uluslararas sermaye üretimi bizim gibi ülkelere tafl yor. Türkiye de özellikle stanbul da (Küçükköy, kitelli, Sultançiftli i, Halkal, Alibeyköy gibi emekçi semtlerde) merdivealt üretim olarak tabir edilen küçük tafleron atölyelerde gerçeklefltiriliyor bu yöntem. Söylemeye gerek yok ki, denetimden uzak olan bu fason atölyelerinde iflçilerin büyük ço unlu u sigortas z çal flt r l yor. S rf kotlara beyaz-eski görünüm vermek için kullan lan bu yöntemler binlerce iflçinin bu ölümcül hastal - a yakalanmas na emperyalist-kapitalist sistemin gerçekli ini bilmeden inanmak mümkün de il. Rahats zl klar 2-3 y l önce bafllam fl, ancak gitti i hastanelerde do ru bir teflhis konulamam fl. Mehmet, tüberkülozdan böbreklerin su toplamas na kadar bir dizi yan tla karfl - laflm fl. Ancak ayn hastal a yakalanm fl olan akrabalar n n vas tas yla Zeki K l çaslan buldu unda gerçek teflhis konulmufl; silikozis! hepsi ayn koflullarda çal fl yorlar. Güneflli civar nda çal fl yorlar. Bu ifli yapan atölyeler yo un olarak Güneflli, Yenibosna, Avc lar da hala var. Ben Küçükköy de, Merter de, Esenler de çal flt m. Sigortam z da yapmam fllard. Mehmet, bu hastal k nedeniyle ölenlerden haberi olup olmad n sordu umuzda bir iki tan d n n oldu- unu söylüyor ama o zamanlar ne için öldüklerini anlamam fllar tabi: Benim dört arkadafl m öldü, neden öldü ü bulunamad. Kenan vard, iki çocuk babas bir arkadaflt. Herkes eceliyle öldü dedi. Bilmiyorduk sonuçta. Bilinçsizdik. Ama bunun zararlar n devlet, Sa l k Bakanl bize ö retmeliydi. Bu ifle izin veren Belediyeler midir, Sa l k Bakanl m d r? Bence bunun suçlusu onlar. Çal flanlar ya da çal flt - ranlar de il y l nda ilk gündeme gelmifl ve hala ayn ifller yap l yor. Gerçekten flafl lacak bir durum. Bu iflyerleri tabi olacak ama denetim alt nda olmal. Sosyal Sigortalar Kurumu istatistiklerine göre 2006 y l nda ifl kazas, 574 meslek hastal vakas meydana gelmifl, bunlar n i ölümle sonuçlanm flt r y l nda ifl kazalar ve meslek hastal klar sonucu kaybedilen ifl günü say s ise, tir. Bu rakamlar n yan s ra SSK istatistiklerine yans - mayan ifl kazalar ve meslek hastal klar sonucu kay plar da ayr ca dikkate al nmal d r. Baz kaynaklarca, endüstrileflmifl ülkelerde ifl kazalar ve meslek hastal klar n n toplam maliyetinin, bu ülkelerin Gayr Safi Milli Hâs lalar - n n % 1 i ila % 3 ü oran nda de iflti i belirtilmektedir. Ülkemizde ise en iyimser yaklafl mla, ifl kazalar ve meslek hastal klar n n toplam maliyetinin y lda 4 katrilyon TL olaca tahmin edilebilir. (www.ssk.org) Binlerce iflçi hasta Yine K l çaslan n verdi i bilgilere göre flu anda binlerce silikozis hastas mevcut. Bu iflte özellikle do udan gelen iflçilerin çal flt n ancak bunun d fl nda da Sinop, Trakya vd. ülkenin birçok yerinden stanbul a gelerek çal flm fl çok say da iflçi oldu unu söylüyor. Bugün bu yöntemi kullanan atölyeler Tokat, Antep, Erzincan, Kastamonu gibi yerlere tafl nm fllar. Bugüne kadar bu iflte y llar ndan itibaren çal flan ve resmi kay tlara geçmifl 5-10 bin iflçi var. Fason üretim yapan atölyelerde küçük yafltaki iflçilerin sigortas z-kay ts z çal flt - göz önüne al n rsa bu rakam n gerçe i tam olarak yans tmad ortadad r. Bu insanlar n ço u memleketlerine geri dönmüfller. Öyle ki, örne in Bingöl ün Karl ova ilçesinin 300 haneli Tafll çay Köyü nde hemen hemen her evde bir silikozis hastas mevcut. Birço una da daha önce kot sektöründe bu hastal k görülmedi i (ve tüberkülozla da benzerlik gösterdi i) için yanl fl teflhis konulmufl. Hastal n ortaya ç k fl n n trajik hikâyesi Hastal n ortaya ç k fl hikâyesi de tam ülkem manzaras na denk düflüyor. Kot tafllama iflinde çal flan iflçiler askere al nd nda koflamad klar, nefes almakta zorland klar için revire gönderiliyorlar ve teflhis de bu flekilde konuluyor. Daha sonra m? Daha sonras ölümü beklemek üzere memleketlerine geri dönmekten baflka bir çare kalm yor Günde 12 saat bu iflte çal flan iflçilerin yafllar aras nda de ifliyor. Gencecik yaflamlar bu kesin bir flekilde önlenebilir hastal k yüzünden kararm fl Hatas olanlar, telafi etsin! Mehmet le yapt m z görüflmede son olarak, ne hissetti ini soruyoruz. Birden bire yaflam nda hiç hesapta yokken, karabasan gibi bir hastal k girdi, ne hissediyorsun? Çok karamsar m. Çok kar fl k gerçekten. nanam yorum bazen. Hem sa l n n hem de bu iflin peflini b rakmazsan bu karamsarl n yenece ini söylüyoruz. Yan t : Art k olan olmufl, biz hastay z. Ama art k bu ifle Sa l k Bakanl, belediyeler, devlet el koysun. Ne yap lmas gerekiyorsa yap ls n. Biz bilerek bu hastal a düflmedik, bir hatas varsa, bu hatay telafi etsinler diyorum. Bu hata çal flanlar n de il, sonuçta herkes ekme inin peflinde y l nda ifl kazalar ve meslek hastal klar sonucu kaybedilen ifl günü say s tir. 27 Haziran-10 Temmuz 2008 işçi-köylü den Kitle çal flmas nda gözetilecek baz hususlar Yaz aylar n n bafllamas yla genel bir rehavet havas n n do mas kaç n lmaz gibi görünse de, bu rehaveti yaflamaya hakk olmayanlar en baflta da devrimcilerdir. Devrim mücadelesinin mesaisinin, yaz n n-k fl n n, gecesinin-gündüzünün olmamas kadar do ru ne olabilir ki? Burjuva-feodal sistem iktidarlar n sa lamlaflt rmak, gelifltirmek için hiçbir f rsat ya da mevsimi kaç rmamaktad r. Öyleyse ezilenlerin örgütlenmesi için faaliyet yürüten devrimcilerin iki kat fazla çal flmas gerekir. Özellikle kitle çal flmas na yo unlaflmay önümüze koyarak bir plan yapmak herkesin görevi olmal d r. Bu vesileyle kitle çal flmas üzerine kimi tekrarlar bar nd rsak da birkaç söz söylemenin yeridir. Do ru bir kitle çizgisine sahip olmak devrim yürüyüflünde amaca ulaflmak için olmazsa olmaz bir ön kofluldur. Bu gerçekli- in daha derinden kavranmas ve kavrat lmas için ne kadar çok yaz l p çizilirse o kadar yerinde bir davran fl olur. Kitlelerin talepleri do rultusunda (öncelikle bu talepleri her somut alanda do ru tahlille belirlemeliyiz) pratik bir faaliyet yaratmak ve bu taleplerin esas sahiplerini de esas pratikçiler (faaliyetçiler) haline getirmek do ru bir kitle çal flmas n n can damar d r. Bunun basitten karmafl a, yavafl yavafl ilkin az bir say ile, sonra; katlanarak büyüyerek alaca diyalektik bilinci ile umutsuzluk ve karamsarl n en bafltan saf d fl edilirken ayn flekilde y pranm fl olan inanc n daha diri tutulmas, kitlelere olan güvenin her pratikte yenilenerek büyütülmesi için de çok önemlidir. Aksi durumda k. burjuva acelecili i ile neden hemen kitleleri örgütleyemedim, saflara-eylemle katamad m, bu kitlelerden adam olmaz ki, vs. türünden ç karsamalar n yaratt y lg nl a, yorgunlu a varmak kaç n lmaz olur. Her fleyden önce her faaliyetçi, kitlelerin (kendisi de dahil olmak üzere) kendi pratik eylemleri içinde e itilece ini, bilinçlerinin daha ileri bir aflamaya s çrayaca n ak ldan ç karmamal d r Yine bu bilince paralel somut ihtiyaçlardan kaynaklanan örgütlenmelerde örgütlenmesi gerekti ini unutmamal d r. Harekete geçirilmifl, pratikte görev ve sorumluluklar alm fl her birey bu prati ine denk düflen bir örgütlenmede konumland r lmal d r. Ve bu yolla prati i kal c laflt r lmal d r. E er böyle somut örgütlenme araçlar yoksa yarat lmal d r. Örgütlülü e dönüflmeyen (dönüfltürülemeyen) hiçbir nicelik ve niteliksel gücün anlam (günü kurtarmakla s - n rl olan saymazsak) yoktur. Devrim denen büyük altüst olufl basitten karmafl a geliflen, kal c örgütlenmelerin, kurumsallaflmalar n sonucunda baflar lacakt r. Di er bir deyiflle her kitle faaliyeti asgari bir örgütlenmeyle bafllamas na ra men, sürecin ilerleyifline paralel yeni ve üst bir örgütlülü e dönüflmelidir. Bunun için de do ru olan onlar n siyasal bilinç düzeyleri do ru tahlil edildikten sonra onlardan bir ad m önde (onlar ileri tafl mak, gelifltirmek her zaman amaçlar m zdan olmal ) onlarla birlikte yürümeliyiz. Burada ne kitlelerin gerisine düflmek ne de onlardan kopacak düzeyde ileri koflmak kabul edilemez ve düflülmemesi gereken bir yanl fl n iki yüzüdür. Kitlelerin kendi yaflamsal pratikleri ve öz deneyimleriyle; öncünün teorisinin do rulu una bir kez inand ktan sonra onun sahibi ve uygulay c lar olma konusunda en büyük engeli de aflm fl olacaklard r. Bu hususta yarat lan bilinç s çramas kendine paralel örgütlenmelere dönüfltürülmelidir. Döne döne vurguluyoruz ki, örgütlülü e dönüflmeyen emek ve çal flmalar (an la s n rl ) bofla gitmifl emek demektir. Öyleyse her faaliyetçi ulaflabildi i her bireyi düzeyine paralel bir örgütlülü e dâhil edebildi i oranda kal c ve kazan c bir de er yaratm fl olaca bilincinde olmal d r. Burada kitlelere güven önemli bir etkendir. Alanda bulunan sorunlar n çözümü konusunda iliflkide bulunulan insanlar ortak etmek, sorunun sahiplenicisi ve çözüm gücü yapmak çok önemlidir. Hay r o yapmaz, bu yapamaz gibi peflin hükümler ço u zaman sorunlar n çözümü önüne kendimizin koydu u engeller olmaktad r. Bu duruma düflmek niyetle ilgili de il, bilinçteki yanl fl bilgi ve kavray fllar n ürünüdür. Devrimi kitleler yapacak ise irili-ufakl her soruna da o ve onun parças olan birey, komite, grup, gibi örgütlülükler çözüm olacakt r. Bu ele al flta subjektivizme düflmemek tabi ki önemlidir. Bunu gözettikten sonra flu düflünüfl referans al - nabilir: Bu sorunu ben çözemem deyip kenara çekilen birey veya komite o sorunun çözüm gücü olmaktan saf d fl olmufl demektir. Fakat; bu sorunu belki çözebilirim, en az ndan deneyip görmeliyim vs. düflünüflü ile sorunla temasa geçenin her zaman flans bir önceki düflünüflten çok çok fazlad r. fiöyle ki; bu prati e giren birey belki direkt sorunun çözüm gücü olacakt r. Belki sorunu çözmeye çal fl rken eksikliklerinin, niye çözmede zorland n n nedenlerini görerek bunlar aflacak ve sorunu çözecek, belki bunlardan öte, hepsini tahlil edecek kendi gücünü aflan, fakat nas l bir güçle ve yöntemle çözülebilece inin bilincine varacakt r. Bu sonuçlar n hepsi muhtemeldir. Kesin olan fludur ki; ikinci düflünüfl birincisinden ileride olumludur. Ve pratikte geliflmeyi, ilerlemeyi sa lar. Pratikten ö renmeye ve daha ileri pratiklere talip olmay ifade eder. Ayr ca her sorunun çözümünün kendi içinde sakl oldu u bilinci unutulmaz ise sorunlarla iliflkiye geçmek ve çözmeye çal flmak konusunda daha atak ve cesur olunur. Özetlersek; Devrim için çal fl p çabalayan, kendi kurtulufllar - n kendi bilinçlerinin ve ellerinin eseri yapmaya kararl devrimin neferleri, kendileri ile paralel ayn kaderi paylaflan milyonlarla her alanda iliflkilenerek onlar bu kaderin dü ümlerini çözmeye ortak etmek zorundad r. Bunun için onlar n içinde olmak onlardan ö renmek ve bu ö renilenlerin MLM bilimi ile sentezlenerek tekrar onlara götürülüp ö retilmesi zorunludur. Bu pratiklerde cesur ve atak olunmas, kitlelere her daim güvenilmesi zorunludur. Yaflanan pratiklerin deneyim ve tecrübeleri kolektife mal edilmeli en genifl y nlara ulaflmay sa lanmal d r. Bunun için deneyimlerin sadece anlafl l r bir dille do ruya sadakatle yaz l p paylafl lmas gerekir. Tüm faaliyetçilere geliflmelerinde baflar lar. Devrim; çal flmak, çal flmak ve b kmadan-usanmadan çal flmakla baflar lacakt r!

3 27 Hazriran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 3 Politika gündem Son siyasal durum ve olas geliflmeler üzerine Türk egemen s n f klikleri aras ndaki çat flma bütün h z yla devam ediyor. Bu çat flman n temelinde mevcut iktidar pastas ndan kimin daha fazla pay kapaca mücadelesi yat yor. Daha fazla pay sahibi olman n yolu da daha çok söz sahibi olmaktan geçiyor. Bu çat flmalar n boyutu ve derecesi iniflli-ç k fll bir yol izleyebilir. Ama varl n korumaya devam edecektir. Devrimcilerin, komünistlerin sürekli alt n çizdi i egemen s n f klikleri aras ndaki çat flma olgusu bugün pratik olarak daha ileri düzeyde yaflanmaktad r. Son süreçte Kemalist kli in Cumhurbaflkanl seçiminde devre d fl b rak lmas, ordunun, kimi kurum ve partilerle girdi i polemiklerle birlikte ve yine k smen de olsa kirli iliflkilerinin aç a ç kmas, mutlak olarak görülen otoritesinin sars lmas bu kurumu iç siyasette en az ndan kamuoyuna dönük bir parça suskunlu a yöneltti. Ordunun suskunlu u, Cumhurbaflkan n n devre d fl kalmas, son süreçte AKP nin temsil etti i ve kamuoyuna fleriatç olarak lanse edilen klik ile Kemalist olarak tabir edilen klik aras ndaki çat flmada üniversiteler ve yarg kurumlar daha ön plana ç kt. Yarg n n türban sorununda alm fl oldu u son karar ve yine AKP nin yarg reformu ad alt nda gündeme getirdi i yeni yasal düzenleme de süren bu çat flman n somut iflaretleri olarak okunmal d r. Yarg cephesinde bunlar yaflan rken AKP nin temsil etti i kesim de, çiflleri Bakanl ve Emniyet Müdürlü ünde sa lam fl olduklar kadrolaflma sayesinde Kemalist kli in çeflitli kurum ve partilerinin telefon trafi ini izleyerek, elde edilen bilgilerle bas n arac l yla tam bir teflhir faaliyeti yürütmektedirler. lericidevrimci ve yurtsever güçleri izlemekte hemfikir olan ve kendilerinin koyduklar kurallar dahi hiçe sayan egemen s n f klikleri bu sorunda da kitleleri etkilemek için yine ikiyüzlü politikalar n sürdürmeye devam etmektedirler. Bu kliklerin demokrasi ad na, insan haklar ad na ifade ettikleri tüm söylemler sahte ve aldat c d r. Onlar rahats z eden, bu silahlar n kirli iliflkilerinin deflifrasyonu için kullan lmas d r. Bu gerçe i göremeyenler her zaman egemen s n flar n bu ikiyüzlü siyasetlerine alet olmaktan kendilerini kurtaramazlar. Emperyalistler ve kompradorlar alternatiflerini yarat r Tüm bu geliflmeler bize AKP nin devam eden kapatma davas n direkt etkileyece ini göstermektedir. Türbana dair al nan karar da bunun ilk ad m olarak okumak yanl fl olmayacakt r. T. Erdo an ve suç ortaklar da bu gerçe i görmüfl durumdalar. Davan n bir an önce sonuçlanmas n istemeleri de, yeni süreçte izleyecekleri politikalarla ilintilidir. Özellikle yaklaflan yerel seçimler AKP kurmaylar n, yeni alternatif projeler için hemen harekete geçmeye zorlamaktad r. Milli Görüflçü gelene in temsilcisi olan bu partilerin daha önceki kapatma süreçlerine bakt m zda kopufllar n, bölünmelerin yafland - n görmekteyiz. Kemalist klik bu süreçte de benzer temelde geliflmelerin olaca n düflünmektedir. Bu bir olas l kt r, bunun yan nda di er bir olas l k ise; kapat lm fl bir AKP nin, yerine kurulacak ve seçim sürecine kat lacak yeni bir partiyle parlamentoda yeniden ço unlu u sa lamas - d r. Bu demektir ki; yeni bir seçim de egemen s n f klikleri aras ndaki bu çat flmay durdurmayacakt r. Erdo an ve suç ortaklar etraflar ndaki kuflatmay yarmak için uluslararas destek aray fl ndad rlar. Haks z da say lmazlar. Efendilerine hizmet etmekte kusur etmeyen bu uflaklar, bunun karfl l n bekliyor. Ama efendileri için uflakl n pek de bir de eri olmad n Erdo an da yaflayarak görecektir. Efendilerinin kapatma davas na itirazlar, demokrasi flovundan ibarettir, çünkü emperyalistler kendilerine hizmet edecek yeni uflaklar n varl ndan asla kuflku duymuyorlar. Ayn durum AKP nin temsil etti i sermaye kesimleri için de geçerlidir. Sermayenin bilindi i üzere dili, dini, rk yoktur ve kendisini temsil edecek alternatifler her zaman yaratacakt r. Moda deyimiyle çevre olarak ifade edilen ama AKP nin hükümeti döneminde önemli oranda merkez e geçmifl olan yeflil sermayenin de bu alternatifleri yaratabilece inden kimsenin kuflkusu olmamal d r. Erbakan deneyimi önemli bir örnek olarak yak n tarihimizde durmaktad r. Yukar da da ifade etti imiz gibi, yeni bir erken seçim de egemenlerin krizine çare olmayacakt r. Çünkü dünyada yaflanan ekonomik krizin etkileri ülkemizde de derinden hissedilmektedir. Petrol fiyatlar n n artmas, g da krizi emekçiler için yaflam daha da çekilmez hale getirecektir. Nitekim yaflanan bu krizlerden dolay birçok ana ürüne pefl pefle zamlar gelmektedir. Yoksulluk s n r n n alt nda yaflayan milyonlar için hayat daha da katlan lmaz k l nmaktad r. Tüm bu geliflmeler uzun vadede AKP nin aleyhine daha elveriflsiz bir ortam yaratacakt r. Dolay s yla birçok çevre taraf ndan ifade edilen erken seçim projesi çok da gerçe- e ayk r de ildir. Uzun sürece yay lm fl bir ma duriyet edebiyat propagandas da art k tek bafl na AKP yi kurtaramaz. Çünkü kamuoyu nezdinde Erdo an ve flürekâs n n gerilim siyaseti izlediklerine dair bir kan oluflmufltur. TÜS AD vb. kurumlar n sürekli sa duyu ve diyalog ça r s yapmalar bir yandan sistemin teflhirini önlemek ve öngörülen politikalar n uygulanmas için problemsiz bir ortam hedeflerken, di er yandan gerilim politikas izleyen T. Erdo an a da objektif olarak uyar lar yap lmaktad r. Bu çat flmada kazanan olmaz esprisinin özeti budur. AKP ye demokrasi, DTP ye faflist diktatörlük Bu süreçte gözden kaç r lmamas gereken di er bir gerçek ise; AKP in kapat lmamas gerekti i yönün- de k yamet koparanlar n, DTP hakk nda süren kapatma davas na iliflkin sessizliklerini korumaya devam etmeleridir. Bu tutum Kürt ulusal sorununa karfl izlenen rkç ve floven politikalar n do al bir sonucudur. mha ve inkar siyaseti, böl ve yönet politikas egemenlerin her zaman temel siyasetidir. Efendilerinin dayatmas yla Irak Kürdistan ndaki Kürt federe hükümetine karfl daha l ml bir siyaset izleyen TC nin içeride Kürt ulusuna dönük yürüttü ü rkç politikalar bütün h - z yla devam etmektedir. Efendilerinin dayatmas yla Irak Kürdistan ndaki Kürt federe hükümetine karfl daha l ml bir siyaset izleyen TC nin içerde Kürt ulusuna dönük yürüttü ü rkç politikalar bütün h z yla devam etmektedir. Egemenlerin teflhirine ve ezilenlerin mücadelesine yo unlaflal m Egemen s n f klikleri iç iktidar mücadelesinde kitleleri aldatmak için, yeri gelince türban, laiklik, yeri gelince ezilenlerin hakl ve meflru tepkilerini kendi ç karlar na alet etmek için her türlü aldatma yöntemine baflvurmaktad rlar. Emek düflmanlar n n gerçek amaç ve niyetlerini teflhir etmek için, yo un bir eme e-çabaya ihtiyaç oldu u aç kt r. Aç k olan di er bir fley ise; stanbul da Kemal Dervifl in de kat l p konufltu u son TÜ- S AD toplant s nda patron temsilcilerinin dile getirdikleri mevcut krizin sonuçlar ayn zamanda onlar n kayg lar ve korkular d r da. Onlar n korkular n büyütmek ve kayg - lar n derinlefltirmek, genifl y nlara ulaflman n araç ve yöntemlerini zenginlefltirmekten geçer. Emperyalist sald rganl n, y - k m yasalar n n yaratm fl oldu u yoksulluk, yurtsuzluk ezilenler cephesinde büyük bir öfke birikimine yol açmakta. Petrole yap lan zamlar, g da krizi birçok ülkede genifl protestolara vesile oldu. Bu kendili inden geliflen tepkileri, s - n fsal bir zeminde iktidar yürüyüflüne yöneltmek, örgütlülü ü flart koflar. Ülkemizde bu tepkiler kitlesel bir boyut kazanmasa da, çeflitli ifl kollar nda yürütülen direnifller, yap lan protestolar ve dahas her f rsatta gidiflata dair genifl y - nlarda tafl nan gelecek kayg s n n, devrimci çal flmalar için uygun zeminler yaratt n kimse inkâr edemez. Yine son Tuzla Tersanesinde yaflanan direniflte de görüldü ü gibi somut sorunlar üzerinde sergilenecek kararl durufllar, tüm sald - r lara ra men hem genifl kesimler üzerinde bir etki yarat r, hem de sömürücü s n flar belli ad mlar atmaya zorlar. Direniflsiz, emeksiz hiçbir hak elde edilemez. Gerçeklerin aç a ç kmas, bu u urda y nlar n kendi geleceklerini kendi ellerine almas için her yönüyle yo un bir eme e ve tereddütsüz bir mücadeleye ihtiyaç vard r. Bunun d fl ndaki tüm söylemler, yani klikler aras ndaki çat flmalarda egemenlerin bir kesiminin dile getirdi i demokrasi, toplumsal mutabakat vb. içi bofl, pratik de- eri olmayan aç klamalardan hareketle ezilenlerin lehine beklentiler yaratanlar n, sistemin de irmenine su tafl maktan baflka bir ifl yapamayacaklar aç kt r. Dolay s yla sonuçlardan hareketle de olsa baz gerçeklerin dile getirilmesi tek bafl na bir anlam ifade etmez. fade edilen gerçeklerin anlam kazanmas, do ru araç ve yöntemlerle ve kendi geleceklerini ellerine alacak bir mücadele hatt na sokulmas yla mümkündür. S n fsal Yaklafl m VAH M DURUM, OLA ANÜSTÜ DÖNEM, YÜKSEK R SKL SÜREÇ Türkiye nin keskin dönemecinde Kemal Dervifl isimli flahsiyet, ülkenin ekonomik durumu ve gelece ine iliflkin de erlendirme yapmak üzere kürsüye ç kart l yorsa, bu olay tek bafl na durumun gerçekten ciddi oldu una dair yeterli bir kan t oluflturmaktad r. Üstelik bu kürsü, patronlar kulübü TÜS - AD a aitse durum daha da kritik demektir. Sermayenin moral hocas kimli iyle sahne alan Dervifl in a z ndan dökülen yalan ve çarp tmalar birçok itiraf bar nd rmakta ve bundan sonraki sürece iliflkin ekonomik politikalar deflifre etmektedir. Ama bundan daha önemlisi bu toplant y do uran koflullar ve egemen s n f sözcülerinin çözüm ad na ileri sürdükleri di- er görüfllerdir. En son türban de iflikli i nin Anayasa Mahkemesi taraf ndan iptal edilmesi ve bunun kapat lma davas ile ilgili güçlü bir iflaret olarak kabul edilmesinin ard ndan, bas na servis edilen (Taraf gazetesi) Genelkurmay n Türkiye yi Biçimlendirme Plan bafll kl, Bilgi Destek Plan ve Faaliyet Çizelgesi isimli belge, klikler aras ndaki psikolojik savafl ve gerginli i t rmand rm flt. AKP nin, ABD ve AB den gelen belli bir destek göz önüne al narak ülke içi gerilimin düflürülmesi amac yla kapat lmayaca n n düflünenler, iptal karar - na flafl rd lar. Devletin merkezi iktidar nda söz sahibi olan kli in Anayasa Mahkemesi nde bask n olan temsilcileri, kapatma tutumunda srarl görünüyordu. AKP nin ölçüyü kaç rd ve çizgi d fl na ç kt na dair görüfl, AB ve ABD yi ikna etme iflinde de belli oranda baflar l olmufl, emperyalist patronlar n tutumunda de iflimler bafl göstermiflti. En son ABD D fliflleri Bakan C. Rice, bu sizin iç ifliniz diyerek iflin içinden ç k yordu AKP, zafer sarhofllu u ve haz ms zl yaflam flt, bedelini kapatma k skac na al nmakla ödüyordu. Tayyip in sorumlu bir devlet adam kimli i tafl mad çoktan ortaya ç km flt. Abdullah Gül konumu bir yana, Erdo an n gölgesinden ç kabilecek durumda de ildi. Ne Baykal ne de Bahçeli, a rl k koyacak siyaset adam portresi çizemiyordu. Ancak soruna sür git kay kç kavgas biçiminde yaklafl lmas kabul edilemezdi. Gemi su al yordu. Bu durumda TÜS AD yeniden sesini yükseltmek ve devreye girmek durumunda kald. 19 Haziran da yap lan Yüksek stiflare Konseyi (Y K) toplant s na belli bafll iflçi ve iflveren konfederasyonlar temsilcileri ile onur konu u olarak Dervifl de ça r ld ve Hükümete muht ra misali tavsiye bildirileri sunuldu. Klik çat flmas n, babalar n n miras n paylaflamayan kardefl kavgas na benzeten Konsey Baflkan Mustafa Koç, vahim bir ak l tutulmas ndan söz ediyor, Türkiye nin kazanan olmayan bir oyuna do ru ilerledi i nden bahsediyordu. Ola- anüstü bir dönem den geçildi ini söyleyen Yönetim Kurulu Baflkan Arzuhan Yalç n Do an ise, yüksek risk sürecine girildi i ni ve 1 y l sonra yönetilmesi zor bir Türkiye ile karfl karfl ya olunaca n söylüyordu. Patronlar kulübünün baflta hükümet olmak üzere siyasi partilere (çözüm bildirisi tarz nda) önerisi ise Anayasa Konvansiyonu (Kurucu Meclis) oluflturulmas için bir an önce harekete geçilmesi fleklindeydi. Sistemin t kand noktalarda belli idari reformlara kavuflturularak nefes al nmas amac yla getirilen bu ve benzeri öneriler paketi, daha önceki süreçlerde de gündemlefltirilmeye çal fl lm fl ancak sivil-askeri bürokrasi içerisinde bask n durumda olan Kemalist klik taraf ndan geri püskürtülmüfltü. Ne var ki iktisadi ve sosyal tablonun resmetti i durumu bilenler için, büyük patronlar n bas na aç k olmayan bölümde sarf etti i sözlerin çok daha acil önlem ve feryatlar içerdi i anlafl labiliyordu. Uluslararas finans krizinin ekonomik krize evrilme aflamas nda, dünya merkezlerindeki bütün ekonomistlerin ittifakla faturan n azgeliflmifl ülke ekonomilerine/halklar na kesilece inden bahsetti i durumda, Dervifl in Türkiye nin bu krizden etkilenmeyece- ini söylemesi, moral hocal ya da espri niyetine okunmal d r. De il Türkiye, dünyan n hiçbir ülkesinin mevcut kriz(ler)in tesir sahas d fl nda kalamad ça m z n flu döneminde, özellikle Türkiye nin ne ölçüde bu iliflkiler a na ba l bir flekillenifl içerisinde oldu unu bilmeyen kalmam fl olsa gerektir. Kald ki bunun en büyük mimarlar ndan birisi de Dervifl in bizzat kendisidir Enflasyon ve iflsizli in yüzde 20 lerin üzerinde birbiriyle yar flt - ; ekme e, elektri e, do algaza, pazara zamlar n pefli s ra ya d ; toplu göçlerin, intiharlar n, iflaslar n birbirini kovalad ; iflçi ve emekçilerin hak ve can kay plar k skac na al nd ; geleceklerine s - nav zinciri tak lan bütün gençlerin dershane ve özel e itim kurumlar - na mahkum edildi i; suç dalgas - n n kabard, hapishanelerin yüz bini aflan nüfusa ulaflt, di er yandan dolar milyarderleri her sene artan bir Türkiye gerçekli i vard r. Bu gerçeklik, s n f mücadelesinin keskinleflti i ve derinleflti ini, di er bir deyiflle ekonomik ve siyasi krizin boyutland n gösteriyor. Hâkim s n f klikleri aras ndaki dalafl n geldi i noktay ve patronlar n telafl n sorunun bu temelleri ile birlikte ele almak gerekecektir. Gerek Kürt ulusal sorununun yükledikleri ve biriktirdikleri, gerekse de iflçi-emekçi cephesinde özellikle 2007 içerisinde hareketlenen ve 2008 boyunca belirli bir ivme kazanan muhalif dinamikler, tehdit unsurunu aç k hale getirmifltir. Yak n l tart fl l r ama görünür lü ü tart fl lmaz durumdad r. Bu yüzden, TÜS AD n toplant s nda da iflçi s n f protokol de kaç n lmaz olarak bambaflka bir yer iflgal ediyordu Konfederasyon temsilcileri toplant ya kat lmayarak foto rafa girmeme oyunu oynad lar ama Dervifl yapt konuflmada onlar flu sözleri ile ele veriyordu: döneminde çok önemli büyüme oranlar yakaland. Ancak bu büyük ölçüde kapasite kullan m oran ve verimlik art fllar ndan kaynaklanm flt r. Bu dönemde eme i geçenlere teflekkür ediyoruz. Özellikle sendikalar bu dönemde önemli bir rol üstlenmifllerdir. Verimlilik art fl n n eme in azg nca sömürüsü pahas na gerçekleflti i flartlarda, buna r za gösteren iflbirlikçilerin de takdiri hak etmesi kadar do al bir durum olamazd. Ama olay bununla da bitmiyordu. Kemal Dervifl ayn konuflmas nda, 2007 de bafllayan ve 2008 de devam eden kötü gidifl sonucu yüzde 3,5 a düflen büyüme oran n n yeniden yüzde 8 lere ç kmas için çözüm yolu olarak, iç tasarruflar n GSY H ya oran n n yüzde den inançla çal fl larak yüzde lere ç kar lmas n flart koflmaktayd. Bu, patronlara oldu- u kadar çok aç k biçimde iflbirlikçi sendikac kardefllerine yeni bir mesaj olarak okunmal yd. Bu mesaj n bir di er muhatab da elbette ki iflçi ve emekçilerdir. Sadece Dervifl in mesaj n n m? Di- er patronlar n verdi i mesajlar n da! Ola anüstü dönem den, yüksek risk süreci nden, vahim bir durum dan söz edenleri iyi anlamak zorunday z. Panik ve korkular n iyi okumal y z. Telafl ve endiflelerini iyi analiz etmeliyiz. S n f mücadelesine müdahalede genel anlamda, örgüt ve önderlik sorunu yaflamakta olmam z, f rsat ve koflullar konusunda elimiz ve kolumuzu ba lamam z gerektirmez. Çok çeflitli pratiklerde görüldü ki, do ru politikalar gelifltirilir ve ilkeli ittifak ve/veya eylem birlikleri gerçeklefltirilirse, gerek gücümüzü büyütmede gerekse de mevzi kazan m nda baflar l sonuçlar elde edilebilmektedir. Bunun için öncelikle mevcut saflaflma ve ayr flma noktalar - n n do ru biçimde analizinin yap lmas ve bu çerçevede asgari ortakl klar n kurulmas na çaba gösterilmesi gerekmektedir. Ama örne in çeflitli reformist parti ve çevreler taraf ndan DTP önderli inde ortaya at lan Çat Partisi giriflimine hizmet edecek biçimde, bas na yeni s zd r lan Genelkurmay belgesi ndeki iddialar temel al narak bir platform oluflturulmaya kalk fl lmas ; bir yönlendirme ya da AKP ve paralelindeki liberalci kesimlerle dolayl da olsa saf tutma say lamasa dahi, mevcut hâkim s n f klikleri çat flmas ndan soyutlanabilecek, ba- ms z (s n f hareketine dayanan) bir devrimci-demokratik durufl niteli inden yoksundur. Hukuk Devleti, Hukukun Üstünlü- ü temelli bir karfl ç k fl kabul edilemezdir. Her zaman n ihtiyac ; ülkenin dört bir köflesinde sistemin makinelerine kan n ak tan, her geçen gün daha da yoksullaflan iflçi ve emekçileri; ürününü yok pahas na elinden ç karmak zorunda kalan yoksul köylüleri; üzerindeki zulüm, horlanma, afla lanma sürekli katmerleflen Kürt ulusundan halk m - z ; örgütlemek ve mücadeleye sevk etmek için y lmadan, durmadan çal flmakt r. Ezilenlerin çeflitli direnifller ile zaman zaman uç veren öfkesi, sessiz biçimde birikmekte, derinden ilerlemektedir. Patlad zaman, önünde durmaya kimsenin gücü yetmeyecektir

4 İşçi/köylü flverenin ve jandarman n sald r lar n geri püskürtme yönlü srarl davran lmasayd, iflçilerin bu kararl tutumu da sürdürülemezdi Deri- fl Sendikas bünyesinde örgütlendikleri için iflten at lan DESA iflçilerinin direnifli sürüyor. Düzce de bulunan fabrika önündeki bekleyifllerine devam eden iflçilerin direnifli, gerek Düzce de gerekse genel kamuoyunda ilgiyle izleniyor. Çünkü buradaki direniflin baflar s, Düzce Organize Sanayi aç s ndan bir örnek oluflturacak ve sendikal fabrikan n bulunmad D SK Nakliyat- fl Sendikas na üye olduklar için iflten ç kart lan Arçelik iflçileri, 4 Haziran da bafllatt klar Arçelik ürünlerini boykot karar n, Gebze de devam ettiriyorlar. Ayn zamanda Çay rova daki fabrika önünde bekleyifllerini sürdüren iflçiler, Gebze de da tt klar bildirilerle halk boykota kat lmaya ça rd lar. 170 li günleri geride b rakan direniflte ilk kazan m ise, Üsküdar fl Mahkemesi nde süren ifle iade davas nda, 20 iflçinin ifle geri dönmesi yönünde verilen karar oldu. flçiler ifle bafllad klar nda geriye dönük 4 ayl k maafllar n alacaklar. fle bafllat lmama durumunda ise bu miktar 16 maafl olacak. Direniflin 169. gününde görüfltü ümüz direniflçi iflçiler, aç - İşçi-köylü 4 Desa iflçileri direniflte kararl lan davalar n birer birer kazan lmaya baflland n, ancak içerdeki iflçilere yönelik, sendikaya üye olmamalar vb. biçimlerde bask - lar n da devam etti ini söylediler. Bafllatt klar boykotu da sürdüreceklerini söyleyen iflçiler, patronun y ld rma çabalar n n yeni iflten ç karmalar biçiminde de sürdü ünü ve en son 3 kiflinin daha sendikaya üye oldu u sanayide di er iflyerlerine de sendika girmesinin önünü açacak. DESA patronunun, jandarma ile kol kola gerçeklefltirdi i tüm sald r lar da giderek bofla ç kar lm fl gibi görünüyor. flçilere dönük fiili sald r lar n yan s ra, yerel kamuoyuna ve yerel bas na da gözda verilmek istenmesi, sendika yöneticilerinin giriflimleri ile geri püskürtülmeye devam ediyor. DESA daki son geliflmelerle ilgili, Deri- fl Genel Baflkan Musa Servi ile görüfltük. Servi, iflverenin tüm sald r lar n n bofla ç kar lmas - n n yan s ra, içerde çal flan iflçilerin deste inin de giderek artt n söylemekte. Üye yapma ifllemleri ise sürüyormufl ve üye say s 200 ün üzerine ç km fl. Düzce kamuoyunun, DESA iflçilerinin hakl l n art k kabullendi ini de söyleyen Servi, DESA ile ifl yapan uluslararas firmalar n fabrika üzerindeki denetimlerini de art rd klar n vurguluyor. D flar daki direniflin, içerde çal flanlar n koflular nda -k smi de olsa- iyilefltirmeleri getirdi ini de sözlerine ekleyen Servi, örne in, yemeklerde iyileflme, mesai saatlerinde azalma, bask larda geri ad m at lmas durumlar n n yafland n söylüyor. Sendika yöneticileri olarak, bir süre önce yerel bas n dolaflm fllar ve bunlarla önümüzdeki günlerde bir toplant alacaklarm fl. Servi, yerel bas n n bu ziyaretlerden çok memnun oldu- unu belirtiyor. Ayr ca grevin ilk günlerinde yaflanan gözalt lar ve sonras ndaki bask larla ilgili jandarma hakk nda suç duyurusunda bulunmufllar. Yap lan suç duyurusundan sonuç al nm fl ve jandarma hakk nda soruflturma bafllat lm fl. flverenin ve jandarman n sald r lar n geri püskürtme yönlü srarl davran lmasayd, iflçilerin bu kararl tutumu da sürdürülemezdi diyor ve direniflin bundan böyle de kararl l kla devam ettirilece inin alt n çiziyor. (Kartal) Arçelik direnifli kazan mlarla sürüyor Lastik grevi sona erdi! Lastik iflkolunda çal flan 4 bin iflçinin bafllatt grev, 14. gününde yap lan anlaflmayla sona erdi. Lastik patronlar ile Lastik- fl Sendikas aras nda yap lan anlaflmaya göre, ücretlere ilk alt ay için % 6, di er alt ay içinse enflasyon oran nda zam yap lacak. Anlaflman n ard ndan iflbafl yapan iflçiler, kamuoyuna yapt klar aç klamalarda, her türden tehdide ra men direnifle gittiklerini, k sa süreli olsa da, bu direniflin aralar ndaki birlik ve beraberli i pekifltirdi ini ifade ettiler. Grev öncesi imzalanan Toplu fl Sözleflmesi nde uzun y llar enflasyon oran nda zamlar yap ld n, ancak kendilerinin art k bunu kabul etmeyerek, greve gittiklerini ve dayatmalara boyun e mediklerini de vurgulayan iflçiler, sadece para için greve ç kmad klar n, kazan lm fl haklar na dönük sald r lar püskürtmeye dönük bir mücadele için grev yolunu seçtiklerini söylemekteler. flçilerin bir k sm, T S den memnun olduklar n dile getirirlerken, daha iyi bir anlaflmayla sonuçland r labilece i düflüncesinde olanlar da var. Bu memnuniyetsizliklerinin nedenini ise, T S in imzalanmas s ras nda iflçiye sorulmamas olarak getirmekteler. (Kartal) için iflten ç kar ld n belirttiler. flten ç karmalar n sürece ini düflündüklerini de sözlerine ekleyen direniflçi iflçiler, bunun kendilerini y ld ramayaca n ve hem direnifli hem de bafllatt klar boykotu sürdüreceklerini vurgulayarak, direnifllerinin ve de bafllatt klar boykotun daha genifl kesimlerce sahiplenilmesi ça r s yapt lar. (Kartal) E-Kart iflçileri e de il fiili grevde! Gebze Organize Sanayi de bulunan E-Kart fabrikas iflçileri, patronun sendikas zlaflt rma sald r lar na karfl greve ç kt. 16 Haziran da greve ç kan iflçiler, talepleri kabul edilinceye kadar greve devam edeceklerini söylüyorlar. Bas n- fl stanbul fiube Baflkan Levent Dinçer taraf ndan yap - lan aç klamada, 2006 y l nda bafllayan örgütlenme çal flmalar nda ço unluk yetkisi almalar na ra men patronun sendikay tan mad ifade edilerek, üyelerinin zorla istifa ettirildi i, iflten at ld, rüflvet teklif edildi i gibi bilgilere yer verildi. Yap lan aç klamada, içerdeki iflçilerin grev nedeniyle 12 saat çal flt r ld na ve izinlerin kald r ld na da de inildi. Bas n- fl e üye E-Kart iflçilerinin direnifli, daha ilk gününden kamuoyunun deste ini almaya bafllad ve stanbul fiubeler Platformu, iflçilerin greve ç kt - gün olan 16 Haziran da, grev yerine dayan flma ziyaretinde bulundu. Liman- fl Sendikas ise, yaz l bir aç klama yaparak, E-Kart iflçilerinin grevini desteklediklerini ilan etti ve yap lan aç klamada, E- Kart patronunun sendikay tan - mayarak, T S görüflmelerine kat lmamas n n, uluslararas sözleflmelere ve Anayasa ya ayk r oldu u belirtildi. Di er taraftan grevin 3. gününde bir iflçi daha iflten ç kar ld. Sendika üyesi olan ve iflten ç - kar lma gerekçesi verilen ifli yapmamak olarak gösterilerek, tazminats z olarak iflten at - lan iflçi de, arkadafllar n n bafllatt greve kat ld. E-Kart iflçilerinin grevi sürerken, Petrol- fl, Liman- fl, Tek G - da- fl ve Orman- fl sendikalar birer aç klama yaparak, grevi desteklediklerini ilan ettiler. Grevin 5. gününde görüfltü- ümüz Bas n- fl Sendikas Gebze temsilcisi ve e itim uzman Naci Nergiz, patronun direnifle ç k - lan süre içinde henüz olumlu bir yaklafl m n n veya görüflme talebinin olmad n söyledi. Toplam 120 kiflinin çal flt fabrikadan at - lan 19 kiflinin ise direnifllerini sonuna kadar sürdürmekte kararl oldu unun alt n çizen Nergiz, firman n % 50 hissesinin Alman ortakta oldu unu ve Alman orta n uluslararas sözleflmelere uyarak, sendikay tan mama yönlü bir tavra girmedi ini, ancak Türk orta n, son iki y ld r verilen tüm mücadeleye karfl n, sendikan n yetkisini engellemeye dönük tavr n korudu unu belirtti. (Kartal) Tekirda F tipinde Haziran an ld! Haziran direniflinin y ldönümünde tutsaklar bir anma gerçeklefltirdiler. Tekirda F tipinde bulunan devrimci, komünist tutsaklar iflçi s n f mücadelesinin Haziran da kitlesel bir nitelik kazanarak alanlara döküldü ünü dile getirdiler. Direniflin Türkiye devrimci hareketinin ilham kayaklar ndan biri oldu unun alt n çizen tutsaklar 16 Haziran günü saat de bir anma program gerçeklefltirdiler. Alk fl ve sloganlarla bafllayan etkinli e Haziran flehitleri baflta olmak üzere tüm devrim flehitleri için yap lan sayg duruflu ile devam edildi. Ortak metnin okunmas n n ard ndan tutsaklar söyledikleri türküler ve marfllarla anmay coflkulu bir flekilde sona erdirdi. 27 Haziran-10 Temmuz 2008 Tuzla ve Tega iflçilerine destek KESK Ankara fiubeler Platformu üyeleri, Haziran büyük iflçi direniflinin y l dönümünde Tega ve Tuzla iflçileri ile dayan flmak amac yla Sakarya Caddesi nde 15 Haziran tarihinde bas n aç klamas yapt. Platform üyeleri ad na konuflan Turan Y ld r m, eme i ile geçinin herkesin düne göre daha kötü koflullarda yaflad n söyledi. 15 Haziran akflam yine Yüksel Caddesinde bir araya gelen Al nteri, BDSP, DHD, ESP, Kald raç ve Partizan tiyatro ve sinevizyon gösterimiyle 16 Haziran da grev yapacak olan tersane iflçilerinin eylemine destek verdi. 16 Haziran tarihinde de Sincan Organize Sanayi Bölgesinde 131 gündür grevde olan TEGA iflçileri sendikal ve kitle örgütleriyle birlikte ziyaret edildi. flçilere destek vermek amac yla Ayafl yolundan toplanan kitle buradan grevin yap ld Sincan Organize Sanayi Bölgesine do ru yürüyüfl düzenledi. Yürüyüflün ard ndan TEGA Mühendislik önünde aç klama yapan D SK Ankara Bölge Temsilcisi Kani Beko, TEGA iflçilerinin yaflamlar na müdahale edildi ini dile getirerek, eme ine, al nterine sahip ç kanlar n mücadelelerini sürdüreceklerini belirtti. (Ankara) Yörsan iflçileri davay kazand! Bal kesir Susurluk ta bulunan Yörsan fabrikas ndan Tek G da- fl Sendikas na üye olduklar için iflten at lan iflçilerin direnifli sürüyor. 5 Aral k 2007 y l ndan bu yana fabrika önündeki direnifllerini sürdüren iflçilerin açt ifle iade davas n n ilk dosyas sonuçland. flçilerin lehine sonuçlanan dosyada bilirkifli raporlar do rultusunda mahkeme iflçilerin ifle iadesine karar verdi. Karara göre, patron ç kar lan iflçileri ifle ald - takdirde dört ayl k maafl verecek, e er iflçileri geri almaz ise iflçilerin k demine göre dört ay art 14 ayl k maafltan bafllayarak ödeme yapacak. (H. Merkezi) zmit te destek eylemi Haziran Büyük flçi Direnifli nin 38. y - l nda yap lan çok say da eylem ve etkinliklerden biri de zmit te gerçeklefltirildi. D SK in yan s ra, zmit te faaliyet sürdüren çok say da DKÖ, sendika ve emekten yana kifli ve kurumun da kat ld eylemde, AKP zmit l binas önüne kadar bir yürüyüfl gerçeklefltirildi. Aral k 2007 den bu yana Kocaeli Üniversitesi nde grevde olan OLEY S iflçileri de eyleme kat lanlar aras ndayd. Eylemde söz alan OLEY S iflçileri, grevlerinin art k sonuna geldiklerini ve verdikleri mücadelenin kazan ma dönüfltü ünü söylediler. D SK Marmara Bölge Temsilcisi ve Lastik- fl Kocaeli fiube Baflkan Hasan Hüseyin Çakar tertip komitesi ad na yapt konuflmada, Haklar m z n ortadan kald r lmaya çal fl ld bir ortamda t pk Haziranlar yaratanlar gibi, insanca yaflam için mücadele edece iz dedi. (Kartal) Emekçinin Gündemi Tersaneler grevinde yaflanan gerçekler ve gelece e dair Uzun bir süredir kamuoyu Tuzla tersanelerini gündeminden düflürmüyor. Elbette bu kamuoyunun oluflmas nda birkaç neden mevcut. Birincisi yaflanan cinayetlerin yaratt - etkidir. kincisi ise Limter- fl Sendikas n n bu cinayetlere karfl yürüttü- ü çal flmayla kamuoyunda yaratt etkidir. Bizler yarat lan bu duyarl l, emekçilerin örgütlenmesini sa layan bir araç olarak de erlendirmeliyiz. Çünkü bu süreçlerin kaç r lmas ya da do ru anlafl lmamas durumunda uzun süre daha buralarda örgütlenmemiz zorlaflmaktad r. Hatta bunlar yapamazsak patronlar bu bofllu u - kendileri için en az kay pla- kendi denetimlerinde olacak araçlar yaratarak doldururlar. Tersanelerdeki bugünkü sonuç buraya do ru evrilmektedir. Uzun süredir sendikal faaliyet yürüten Limter- fl Sendikas na tersane iflçileri üye olmay p Dok Gem- fl gibi gerici ve patronlar n örgütledi i sendikaya üye olmaktalar. Peki bu kadar bedel ödenmesine karfl n neden Limter- fl örgütlenemiyor? Baflta flunu belirtelim ki tersaneler, bugün Meclis te bulunan parlamenterlerin önemli bir kesiminin iflyerlerini oluflturmaktad r. Bu nedenle tersanelerde örgütlenmek ve kamuoyu yaratmak daha da zorlaflmaktad r. Ancak bu kadar zor olan fleyi kolaylaflt ran önemli bir süreç yaflanmaktad r. Bir yandan hemen her gün yaflanan iflçi katliamlar di er yandan oldukça olumlu esen kamuoyu deste i. Tüm bunlara ra men yürütülen faaliyetin yaratt etki ile bugün sendikal örgütlenmenin daha iyi noktada olmas gerekmektedir. Gördü ümüz odur ki 16 Haziran da da tan kl k etti imiz grevde tersane iflçileri oldukça azd. Destekçiler olarak onlar n ad na grev yapt m z söylenebilir. Bu kadar k yametin alt neden bofltu, bunun görülmesi gerekiyor. E er görülmüfl ve buna ra men yap lm flsa bu daha da üzerinde düflünülmesi gereken bir durumdur. Zira bu, iflin görüntü yan n esas almak ve meseleye kamuoyunda yarat lan etkiyle müdahale etmektir. Ki bununla baflarmak mümkün de ildir. Peki iflçileri bu hareketlili in d - fl nda tutan nedir? Üstelik bu kadar kamuoyu yarat lm flken bu kadar avantaj varken... Bu sorunun yan t esas olarak tersanelerde yürütülen çal flman n niteli indedir ve bu sonuçta, elbette hepimizin pay vard r. Tersane direnifli, herkesin iflçi s - n f içindeki çal flma tarz n ve biçimini bir kez daha gözden geçirmesini gerekli k lmaktad r. Tersanelerde bunca iflçi ölümleri yaflan rken, iflçileri sendikada örgütleyemiyor ve harekete geçiremiyorsak söylemlerimiz ya da kopard m z f rt nalar üzerinde düflünmek zorunday z. Yani s - n f içinde çal flman n d flar dan söylendi i gibi olmad n anlamal y z. Bu noktada iflçi s n f n örgütlemenin asl nda/gerçekte s n f mücadelesini örgütlenmek oldu unu bir kez daha kabul etmeli ve buna uygun davranmal y z. Kendimizi örgütlemek (çok önemli olmakla birlikte) s n f örgütledi imiz sonucuna götürmemeli bizi. Zira kendimizi örgütlenmenin yolu da s n f hareketini örgütlemekten geçmektedir. Bugün iflçi s n f hareketinin bulundu u nokta, s n f sendikac l n n s n f içindeki etkisi oran ndad r. Di er bir etken olarak çokça söylenilen bir olgu olarak s n f n ç - karlar n n grup ç karlar n n üzerinde tutulmas meselesine de de inmek gerekiyor. Çokça ifade edilen bu gereklili in Tuzla da yaflam bulmad na iflçiler de dâhil herkes tan kl k etmektedir. Bu mesele bu flekilde devam etti i müddetçe s n f n ç karlar - n ne kadar savunursak savunal m, iflçi s n f n n güven duyma ihtiyac n karfl lamam z mümkün de ildir. S n f hareketinin k p rdand flu süreçte bizim bunu biraz daha hareketlendirmemiz gerekirken, bu hareketi daha bafl nda kendi ekseni etraf nda döndürmeye çal flma yaklafl m s n fa kazand rmaz/örgütlemez. Tersanelerde bugün bir sendika mevcuttur ve bu da Limter- fl tir. Bunun d fl nda örgütlenmek ya da faaliyet yürütmek izah yap lacak bir durum de ildir. kincisi Limter- fl Sendikas da birilerin yeri olmak yerine iflçi s n f ve tüm dostlar n n yeri olmaya aday olmal d r. Aksi durumda 16 Haziranlar n yaflanmas nda önemli bir etken olarak kal r. Ve daha kötüsü patronlar n örgütledi i Dok Gemi- fl Sendikas n biz kendi elimizle örgütlemifl oluruz. Yani biz kendi elimizle s n f örgütsüz b rakm fl oluruz.

5 27 Haziran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 5 İşçi/köylü Ülkemizin önemli tar m ürünlerinden olan yafl çay n Kas m ay na kadar sürecek olan toplama dönemi protestolarla bafllad. Her geçen y l aç klanan düflük taban fiyatlar na bir yenisi daha eklendi. Çiftçilerin refah pay n karfl layaca n belirten M. Eker yafl çay taban fiyat n May s ay bafl nda 85 YKR olarak aç klad. Çay al m fiyat n n en az 1.10 YTL olmas gerekti ini belirten üreticiler, ziraat odalar, dernekler aç klanan taban fiyat n Çay-Kur un önüne kuru çay dökerek ve siyah çelenk b rakarak protesto ettiler. Her daim köylünün dostu oldu unu belirten AKP hükümeti, çay üreticisine olan dostlu unu da baba oca ziyareti ile göstermifltir. Tar mda izlenen tasfiye politikalar sonucu hemen her üründe yaflanan gerileme çay üretiminde de yaflanmaktad r. AKP hükümeti döneminde ivme kazanan çay üretimindeki gerilemenin bafllang c daha eskilere dayanmaktad r. Ülkemizin çay tar m yla tan flmas n n yüz y ll k bir geçmifli vard r larda Bursa da gerçeklefltirilen ilk dikimler, Bursa n n iklim koflullar nedeniyle baflar s z olmufltur. Bu baflar s z giriflimden sonra 1917 de Batum ve çevresinde yap lan çal flma raporlar do rultusunda, 1924 te bafllat l p 1937 ye kadar süren çal flmalar n olumlu sonuç vermesiyle birlikte Do u Karadeniz Bölgesi nde çay dikim çal flmalar art r lm flt r y l nda Meclisten ç kar lan Çay Kanunu ile çay tar m ve üretimi önemli bir ölçüde desteklenmifl, yayg nlaflt r lm flt r. Gönümüzde ise çay tar m na ve üreticisine ayn destek verilmemekte aksine 77 bin hektarl k çay bahçeleri söktürülmek istenmektedir. Bu y l maliyetinin de alt nda aç klanan taban fiyat ile adeta köylüye ekmeseydin denilmektedir. Uzel iflçileri eylemde Rami de kurulu bulunan traktör ve yedek parça üretimi yapan Uzel de iflçiler üç ayd r maafl alam yor ve di er fabrikalarda üretim devam etti i halde patronun nakit yok diyerek ödeme yapmad n dile getiriyor. flçiler, patronun ödeme yapmamas n yapt klar bir eylemle protesto ettiler. 11 Haziran günü kendilerini fabrikaya kapatan Uzel iflçileri alacaklar ödeninceye kadar eylemlerine devam edeceklerini aç klad lar. Eyleme Uzel in Düzce de bulanan fabrikas nda çal flan iflçiler de destek verdi. Fabrikada üretimin yap lmamas ve ücretlerin ödenmemesi üzerine tafleron yemek firmas Sofra, fabrika ile iliflkisini kesmiflti. flçilerin fabrikada kald klar eylem boyunca yemek ihtiyaçlar çevre fabrikalarda çal flan iflçiler taraf ndan karfl land. Yönetim Kurulu Baflkan Önder Uzel, bir süre önce iflçilerle toplant yaparak 2 Temmuz a kadar ücretlerin ödenmeyece ini söylemiflti. flçiler alacaklar n n ödenmesi için 16 Haziran günü Rami de bulunan fabrika bahçesinde bir araya gelerek eylem yapt. Türk Meal- fl Sendikas n n ça r s ile bahçede toplanan iflçiler davul zurna eflli inde halay çekerek patronu protesto etti. Önder sende hiç vicdan yok, flçi burada Tayyip nerede? sloganlar n atan iflçiler al nterlerinin karfl l n istediklerini hayk rd lar. flçiler yaklafl k bir haftad r grevde olduklar - n ancak medyan n grevlerine ilgi göstermedi ini de dile getirdiler. Dünyan n en büyük traktör fabrikalar ndan biri olan Uzel118 y ll k bir flirket; Almanya, Hindistan ve stanbul Rami ve Düzce de fabrikalar var. Türkiye genelinde 594 noktada ve dünyan n birçok ülkesinde bayisi bulanan flirketin binlerce çal flan mevcut. ( stanbul) Çay üreticisinin refah pay aç kland : Çay n demi kaçt! 16 Haziran 2008 tarihinde Tüm Köy-Sen Trakya fiubeler Platformu Lüleburgaz Aras Kargo önünde yapt bas n aç klamas nda, tar mda kullan lan gübrenin destekleme kapsam ndan ç kar lmas yla ilgili imza kampanyas nda toplad klar imzalar, Tar m ve Köy flleri Bakanl na gönderdiler. Bas n aç klamas na Tüm Köy-Sen Genel Baflkan fievki Konur, Lüleburgaz fiubesi, Malkara fiubesi, Hayrabolu fiube Giriflimcileri ve EMEP kat ld. Milyonlarca üretici köylü ad na taleplerini; Destekleme kapsam ndan ç kar lan gübrenin, tekrar destekleme kapsam na al nmas, Bu day fiyat n n, üretici köylünün yüzünü güldürecek seviyede aç klanmas, Üretici köylünün, tüccar n insaf na terk edilmemesi, Toprak Mahsulleri Ofislerinin tümüyle aç larak, bu day n devlet taraf ndan al nmas, Tar m ve hayvanc l kta her geçen y l artan girdi maliyetlerinin düflürülmesi, Desteklemelerin üretim temelli yap lmas, canl hayvan yetifltiricili inin de destekleme kapsam na al nmas ve desteklerin art r lmas olarak dile getirdiler. Yakt n bizi AKP AKP hükümeti ilk günden itibaren izlemifl oldu u tar m politikas, emperyalistlere hizmet politikas d r. Emperyalist tar m politikalar ise tar mdan her türlü devlet deste inin çekilmesini, düflük taban fiyatlar verilmesini, tar m n tamam yla kendi tekellerine devredilmesini içermektedir. AKP hükümeti de bgüne kadar ç kard tüm tar m yasalar nda ve aç klad taban fiyatlar nda bu politikalara harfiyen uymufltur. Att her ad mda tar m ileri tafl d - n övünerek dillendiren AKP hükümeti, çay taban fiyat na 85 YKR vererek çiftçinin refah pay n karfl layaca n da yine ayn tarzda aç klam flt r. Yüzde 100 ün üzerinde art fl gösteren girdi fiyatlar karfl s nda çay taban fiyat na yüzde 11 gibi bir zam yapan AKP hükümetinin, kimin refah pal n art rd n aç kça göstermektedir. Çay üretimini emperyalist flirketlerin istedi i ve izin verid i ölçüde yapar hale getiren AKP hükümeti, çay pazar n tamam yla emperyalistlerin eline b rakma gayreti içindedir. Çay n 1 milyar dolar olan ekonomiye katk s n kendi eliyle emperyalistlerin kasas na koyan AKP hükümeti çay üretiminden geçimini sa layan 200 bin aileyi sefalete sürüklemektedir. 70 lerde bafllayan çay üretimindeki gerileme ve buna paralel bölgede yoksullaflman n giderek artmas - na ra men bölge halk n n tepkisiz kalmas, tepki gösterenlerinse az nl kta kalmas bölge halk n n devletçi k l nmas yla sa land. Bunun gerçekleflmesi için devlet ekonomik ve siyasi iki temel at m atmaktayd. Mufl un Malazgirt ilçesinde köylüler yaflanan kurakl a karfl l k hiçbir önlem almayan AKP yi protesto etti. 14 Haziran günü ilçenin AKP hükümetinin ilk günden itibaren izlemifl oldu u tar m politikas, emperyalistlere hizmet politikas d r. Çay üretiminde özellefltirmesiz özellefltirme politikalar Genel olarak ülke tar m nda, özelde ise çay üretiminde dönüm noktas meflhur 24 Ocak kararlar ile bafllad. Bu kararlar n uygulanmas demek, emperyalist politikalar n uygulanmas demekti ve AFC ile hayata geçirilmeye baflland. Çay üretiminde s k kurallar ve kotalar getirildi. Fakat as l darbe Özal hükümeti döneminde özel flirketlere çay üretiminde kap lar n ard na kadar aç lmas yla vuruldu AFC si ile birlikte uygulanan s k kurallar ve kotalar karfl s nda büyük s - k nt çeken çay üreticileri bir anda özel sektörün devreye girerek yayg nlaflmas n memnuniyetle karfl lad lar. Çünkü devlet taraf ndan sabitlenen fiyatla, özel sektörün verdi i fiyat ayn yd, hem de özel sektör çay üreticileri için ürünlerini satacak bir umut kap s olarak görünüyordu. Bu memnuniyet fazla uzun sürmedi, pire gibi ço alan birçok özel flirket, üreticilere ve fabrika çal flanlar na olan borçlar n ödeyemeyerek iflas etti. Bu durum Çay Kurumu nun daha istikrarl görünmesini, haliyle devlete, devlet kurumlar na yeniden güven duyulmas na neden oldu. Ve çay üreticileri düflük taban fiyatlar n, kotalar, devleti protesto edece ine, kendilerini yüzüstü b rakan özel flirketlerden flikayet eder oldular. Çay üretiminde izlenen özellefltirmesiz özelleflme politikalar sonucu 1996 da yüzde 25 paya sahip olan özel sektör, 2005 e gelindi inde bu oran yüzde 49 a yükselmifltir. Di er yar s ise 1994 te özellefltirme kapsam na aç lan Çay-Kur fabrikalar nda ifllenmektedir. 230 adet çay iflleme fabrikas olan Çay-Kur, yoksul köylünün tercih etti i bir kurumdur. Özellefltirme kapsam nda olan Çay-kur, çay üreticilerinin tepkisini çekmemek için do rudan özellefltirilmek yerine, borçland r larak, yat r m yap lmayarak, al m kotas düflürülerek devre d fl b rak lmakta ve yoksul köylünün son umut kap s na kilit vurulmak istenmektedir. zlenen bu bilinçli tasfiye politikas na ra men yoksul üretici hiç de ilse satt ürünün paras n alabilmek için ürününü Çay-Kur a teslim etmeye devam etmektedir. Ekonomik ad mlar n bafl nda çay taban fiyatlar geliyordu. Düne kadar aç klanan taban fiyatlar ile bölge halk n n devlete olan güveni tazelenebiliyordu. Tar msal ürünlerde destekleme al mlar ve tüm sübvansiyonlar n DB emri ile kesilmesi, akabinde 2001 krizinin yaflanmas ndan sonra devlete olan güvenin daha bir k r lmas na neden oldu de AKP nin yapm fl oldu u ç - k flla birlikte tv programlar, diziler vb. ad mlarla halka gösterilen ilgiyle imaj tazelendi. T. Kürdistan nda Desteklemelerin kald r lmas ndan önce köylüler, banka kap lar nda uzun kuyruklar oluflturuyordu... giriflinde bir araya gelen köylüler ve Malazgirt Ziraat Odas konvoy oluflturarak flehir merkezine hareket ederek eylem yapt. Malazgirt te yaflanan kurakl a karfl önlem almayan hükümeti protesto eden köylüler önlem al nmas - n istedi. ölen askerler üzerinden ifllenen tek ulusçuluk ile de halk gerici, bask c ideolojilerin etkisine sokularak siyasal ad mlar da at lm fl oluyordu. Böylece bölge halk n n devletten taraf olmas sa lan yordu. Günümüze gelindi inde ekonomik ad mlar tamam yla dibe çökmüfl, maliyetin alt nda aç klanan taban fiyatlar da, bölge halk n n tepkisini giderek art rmaktad r. Bunun karfl - s nda AKP hükümeti geçmiflte oldu- u gibi bugün de Kürt düflmanl, bunun yan s ra hemflericilik oyunlar, bir dizi vaatler, bölge turizminin öne ç kar lmas ile imaj tazelemeye ve güven korumaya çal flmaktad r. maj tazeleme ve güven kazand rma çal flmalar n n ard nda bölge halk n n her geçen gün daha da yoksullaflmas vard r. Yoksulluk derinlefltikçe bölge halk devleti daha fazla sorgulayacak ve bunlar halk art k yeter demeye götürecektir. Çay üretiminden farkl alternatif geçim kayna olmayan çay üreticileri geçimini sa lamak için, çocu unu okutabilmek için, dü ününü yapabilmek için, çay bahçelerine, çay üretimine mecburi ba ml d r. Bu nedenle devletin yapmad desteklemelere, düflük taban fiyatlar na Yakt n bizi AKP diyerek tepkisini göstermektedir. Fakat bu tepki çay üreticisi köylülerin yaflad sorunlar duyurmaya, çözüm üretmeye yetmemektedir. fiu an var olan kimi örgütlülükler ise çay üreticilerinin ekonomik talepleri do rultusunda hareket etmektedir. Siyasi taleplerden kopuk ekonomik mücadele, çay üreticilerinin sorunlar n çözmekten çok kangren haline getirmektedir. Bugün çay üreticilerinin yaflamakta oldu u sorunu genel olarak ülkemizdeki di er köylüler de yaflamaktad r. Tar m n tasfiyesi politikalar karfl s nda köylülü ün sistemle olan sorunlar ile buna karfl talepleri her geçen y l katlanarak artmaktad r. Köylülü ün ekonomik taleplerini siyasi talepleri ile bütünlefltirip onlar örgütlü bir güce dönüfltürmenin zemini mevcuttur. Köylülü ü bu zeminde örgütlü bir güce dönüfltürecek olan devrimcilerdir. Ekonomik sorunlar siyasal mücadeleye, sorunun as l merkezine yönlendirecek olan da bizleriz. Politik örgütsel hedeflerimiz do rultusunda köylülük içindeki çal flmalar - m z daha da yo unlaflt rmak zorunday z. Destekleme kapsam ndan ç kar lan gübre, tekrar destekleme kapsam na al ns n Tüm Köy-Sen Trakya fiubeler Platformu, tar mda kullan lan gübrenin destekleme kapsam ndan ç kar lmas yla ilgili imza kampanyas nda toplad klar imzalar, Tar m ve Köy flleri Bakanl na gönderdiler. Malazgirt te köylüler eylem yapt Eylemde konuflan Malazgirt Ziraat Odas Baflkan Tahsin K l ç köylülerin tarlalar n ekemedi ini, mazot fiyatlar n n çok yüksek oldu- unu dile getirerek köylülerin hükümete yönelik tepkilerini ifade etti. Köylüler talepleri dikkate al nmaz ise Mufl flehir merkezinde eylem yapacaklar n dile getirdi. Eyleme 50 traktör ve bine yak n üretici köylü kat ld. (H.Merkezi) Enerjide özellefltirmeye hay r! Tes- fl Sendikas üyeleri fiair Fuzili Caddesi nde bulunan TEDAfi binas önünde bir araya gelerek hükümetin elektrik da t m yla ilgili yapt özellefltirmeyi protesto etti. Tes- fl fiube Baflkan Ünal Dar Hükümetin Türkiye nin tüm elektrik da t m bölgeleri ile elektrik üretim santrallerine yönelik bir özellefltirme sürecine girdi ini belirtti. Ünal Dar, Bu sat fla ç kartt n z kurumlar sat n alanlar, yar n daha fazla kâr dürtüsüyle hareket edip, ya flalter indirirlerse. Enerjide özellefltirmelere hay r. Hükümet akl n bafl na almal. Enerjide özelleflme do ru bir çal flma de ildir. Bizler Tes- fl olarak ifl yerlerimize sahip ç kaca z dedi. (Eskiflehir den bir K okuru) Fizyoterapistler Ankara dayd lar Türkiye nin birçok ilinden 14 Haziran 2008 tarihinde Ankara ya gelen 5 bin fizyoterapist, Abdi pekçi Park nda sorunlar n n çözümü için bir araya geldi. Beyaz önlüklerini giyen fizyoterapistler ad na aç klama yapan Türkiye Fizyoterapistler Derne i Genel Baflkan Prof. Dr. Yavuz Yakut, fizyoterapistlerin farkl branfllarla çal flamad tek ülkenin Türkiye oldu una dikkat çekerek, fizyoterapi ve rehabilitasyon uygulamalar nda Türkiye nin AB liginde küme düfltü ünü söyledi. Hastalar n fizik tedavi hizmetine ulaflamad n belirten Yakut, Hastalar hastane kap lar nda uzun kuyruklar oluflturmaktad r. Hizmete ulaflamayan hastalar kal c sakatl klar yaflamakta, bir ömür boyu zd rap çekmektedir. Fizyoterapistler gördükleri teknisyen muamelesi nedeniyle özgürce bilim ve bilgi üretmekten al konmaktad rlar dedi. Ma duriyetlerinin giderilmesi için Sa l k Bakan ve AKP Hükümeti ne ça r da bulunan Yakut, 5 bin fizyoterapistin mesleklerini tan mlayan yasal düzenlemelerin yap lmas n istedi. (Ankara) K fllada da mahkeme karar na ra men alt n aran yor! Tüprag Alt n Madencilik Afi nin K fllada da alt n aranmas na iliflkin yapt ruhsat baflvurusu mahkeme taraf ndan reddedildi. Uluslararas alt n tekeli Eldorado Gold a ba l Tüprag Alt n Madencilik Afi nin, Uflak n Eflme lçesi K fllada da alt n arama çal flmas yapmas ile ilgili hukuki süreç devam ediyor. Köylülerin yapt eylemler ile gündeme gelen alt n madeninin kapat lmas amac yla birçok dava aç lm fl, maden mahkeme karar na ra men faaliyetlerine devam etmiflti. Manisa dare Mahkemesi taraf ndan aç lma ruhsat n n iptal edilmesi karar al nmas ndan sonra flirket yürütmenin durdurulmas talebiyle dava açt. Dan fltay 8. Dairesinde görülen davada al nan kararla yürütmenin durdurulmas iste i ret edildi. Karar de erlendiren Ege Çevre ve Kültür Derne i Baflkan Avukat Arif Ali Cang, madene karfl verilen mücadelenin hakl oldu unu, yarg kararlar na ra men alt n arama çal flmalar n n sürdü ünü söyledi. Bölge halk n n ve köylülerin tepkisi karfl s nda geri ad m atmak zorunda kalan maden flirketi ruhsat alarak çal flmalar na devam etmek istiyor. fiirket flu anda yasak olmas na ra men çal flmalar n sürdürüyor. Mahkeme taraf ndan daha önce de kapatma karar verilen maden herkesin gözü önünde alt n aramaya devam ediyor. Köylüler, madenin yaratt tahribata dikkat çekmek için sokaklara dökülmüfl birçok eylem gerçeklefltirmiflti. (H.Merkezi)

6 Dengê azadî İşçi-köylü 6 Dersim halk, onursuzlu u Dersim halk, onursuzlu u kabul etmeyecek! kabul etmeyecek! Dersimliler, koruculuk ile Dersim halk na onursuzlu un dayat ld - n söyleyerek bunu kabul etmeyeceklerini dile getirdi. Son günlerde gazetelerde Dersim de korucu olmak için birçok baflvurunun yap ld - ve kontenjan aç ld yönünde haberler yer almakta. AKP nin bölgedeki çat flmalar n sona erdirilmesi için yapt çal flmalar n bir sonucu olarak aç klanan paketten ç kan koruculuk oldu. AKP T. Kürdistan nda yaflanan yoksullu un giderilmesi, bölge halk n n yaflam standard n n yükseltilmesi amac yla çal flma yapt n iddia ederek ard ndan bir paket aç klam flt. Paketten ilk ç kan koruculuk oldu. Bölgedeki korucu say s n art rmay hedefleyen AKP, bölge halk n ajanlaflt rmaya çal fl yor. Kamuoyunda iflledikleri cinayetler ve hukuksuz uygulamalar ile bilinen korucular n say - s n art ran AKP, sistemlerinin bir gere i olarak altyap ya-bölge insan n ihtiyaçlar na de il savafla/imhaya yat r m yap yor. Devletin Dersim de k r bekçili i ad alt nda koruculu u gelifltirmek istemesine karfl bir araya gelen TUDEF üyeleri, Dersim halk n n bu oyuna alet olmayaca n dile getirdi. 14 Haziran Cumartesi günü HD stanbul fiubesinde bir araya gelen Dersimliler köy koruculu- unun, sorunlar n çözümünü de il, çetecili i gelifltirece ini ve Dersim halk n n bu onursuzlu u kabul etmeyece ini ifade ettiler. Dersim halk n n mazlumun yan nda oldu- unun ve geçmiflten beri isyan gelene ini yaflatt n n alt n çizen Dersimliler koruculuk sisteminin bölgede yeni sorunlar yarataca n söylediler. Gazetelere ve televizyonlara yans yan haberlerin gerçekleri yans tmad n söyleyen Dersimliler, bine yak n baflvuru yap ld n ilan eden Valili i bu isimleri aç klamaya ça rd. ( stanbul) Kan ekme imize kat k etmeyece iz nsan Haklar Derne i zmir fiubesi ve zmir Dersim Kültür ve Dayan flma Derne i Tunceli de istihdam paketi ve k r bekçili i ad alt nda gelifltirilmeye çal fl lan koruculuk giriflimlerine karfl HD de bir bas n toplant s yapt. Bas n aç klamas n yapan Kemal Mutlu K r bekçili i ad alt nda ilimizde uygulanmak istenen koruculuk sistemi lanetli bir tuzakt r. Bizler bu giriflimi protesto ediyor, onurumuza yönelik bir giriflim olarak kabul ediyoruz. Bizden ekme imizi kana bulamam z istiyorlar, kan ekme imize kat k etmeyece iz, bu durum toplumda parçalanmalara ve kal c düflmanl klara yol açacak, provokasyonlar ile insanlar m z birbirine düflecektir, ama biz biliyoruz ki bölge halk bu oyuna gelmeyecektir diye konufltu. ( zmir) Hüseyin Polat (53) flçi emeklisi; Yap lan bu uygulama siyasi iktidar n yapt yanl fllardan biridir. Koruculukta kadro açmakla insanlar n gözünü boyayamaz. Böyle paketler açaca na insanlar n kalk nmas n sa layacak baflka fleyler yaps n. Bugün Tunceli nin 7 ilçesinin de yollar toprak, köyleri bofl ve tar ma kapal, okullar n ço unda e itim verilmiyor. Boflalt lan köylerimizdeki meralar m z devlet taraf ndan sürü sahiplerine kiralan - yor ve her y l devlet kasas na para ak - yor. Munzur Vadisi üzerinde köylerle ba lant y sa layan asma köprülerimiz devlet taraf ndan imha ediliyor. Böyle bir paket açarken oradaki vatandafla hiç sormufllar m siz ne istersiniz diye. Tunceli de birçok genç iflsiz. Ben oradaki vatandafllar m z n böyle bir fleyi kabul edece ini düflünmüyorum. Oradaki halk ayd n bir halk, öyle kolay kand r lamaz. Yaflam hakk verilmeyen hiçbir yer senin de ildir! 27 Haziran-10 Temmuz 2008 AKP Hükümeti taraf ndan, Dersim de 1400 kiflilik koruculuk kadrosu aç lmas na Eskiflehir deki vatandafllardan da tepkiler geldi. Gazetemiz okurunun Eskiflehir gecekondu mahallelerinden Gültepe de vatandafllarla yapt röportajda Dersimli emekçiler flunlar ifade ettiler. Kemal Arslan (51) Emekli; Tunceli de 1938 y l ndan beri olan bask lar bellidir. Bu pakette de hedeflenen düzene karfl gelen halk da tmak ve sindirmektir. Düne kadar terör bahanesiyle köylerimiz yak larak boflalt ld. Koruculuk sistemi kurularak vatandafllar aras nda muhbirlik yapt r ld. Devletin son süreçte Munzur suyunun üzerindeki bask s da apaç k ortada. Tunceli de normal vatandafltan çok devletin kolluk güçleri yaflamakta. Bu bask sadece Tunceli de yaflayan vatandafllar n üzerinde de il, Anadolu nun çeflitli köflelerine göç etmek zorunda kalan vatandafllar n üzerinde de var. Bask lardan kaynakl memleketimize rahatl kla gidip gezemiyoruz. Kendi memleketimize uzak düflürdüler bizi. Ekrem Dirican (34) Belediye iflçisi; Devlet orada kolluk güçleri ile kadrolaflmaya çal fl yor. Halk üzerinde fliddet ve bask s n daha da art rmay hedefleyen bir pakettir bu. Dersim i boflaltmaya ve yaln zlaflt rmaya çal flan devlet, kirli oyunlar n oynamaya devam ediyor. Dersim de Aleviysen, solcuysan, emekçiysen devlet gözünde hep suçlusundur. Y llard r süre gelen yoksulaflt rma ve yaln zlaflt rma politikalar ile Dersim boflalt lmaya çal fl - l p bat ya göç hedeflenmifltir. Yaflam hakk verilmeyen hiçbir yer senin de ildir. Ben devletin bu bask c politikas yüzünden benim memleketim, benim topra m diyemiyorum. Devletin bask s yüzünden memleketime giremiyorum. Biz devletin gözünde potansiyel suçluyuz. Öcalan a say n demek suçsa, kendimi ihbar ediyorum Köye dönüfl cezas Diyarbak r n Dicle lçesi ne ba l K rkp nar Köyü Vankum Mezras na geri dönen Bozkurt ailesi, köylerinde sivil giyimli, telsizli ve ellerinde uzun namlulu silahl 50 kiflinin sald r s na u rad n belirtti. HD Diyarbak r fiubesi ne baflvuran Bozkurt ailesi fertleri, evlerini saran kiflilerin kendilerini yere yat rarak, feci flekilde döverek iflkence yapt n söyledi. 15 y l önce boflalt lan köylerine geri dönen Bozkurt ailesi, köyde olduklar s rada 6 adet beyaz renkli Ford transit arac n gelip çevrelerini sard n ve kendilerine Yere Yat n ça r s yap ld n bildirdi. Faysal Bozkurt, söz konusu kiflilerin kendilerine sürekli küfürler ederek, dövdü ünü belirtti. Bir saat durmadan dayak yediklerini anlatan Faysal Bozkurt, Bir saat sonra bizleri bahçeden ç kar p yüz metre ötede bulunan a açlar n alt na dizdiler. Beni operasyon bölgesine götürmeye çal flt lar. Sizi izledik, Kürtçe müzik dinliyorsunuz dediler. Bizleri a aç alt nda yere oturttular. Biz dört kifli kifliydik. Sen askersin biz halk z, niye bize zulüm ediyorsunuz? dedik. Bize siz vatandafl de- ilsiniz, siz kendinizi biliyorsunuz dediler. Ben avukat m arayaca m, haklar m var, operasyon bölgesine beni götüremezsiniz dedim. Ne hakk, da bafl nda hak m olur fleklinde diyaloglar yafland dedi. Bozkurt, kendilerine iflkence yaparak döven, hakaret ve küfür eden, korkutan vahflice davranan sivil giyimli silahl flah slardan flikayetçi olduklar - n belirtti. Geçimlerini 1 inekleriyle sa lad klar n belirten anne Bozkurt ise, Biz köye geri dönmezsek yaflayamay z. Askerler sürekli Senin ömrün az kald tehdidinde bulundu. Bu konuda yard m istiyoruz. Can güvenli imiz yok dedi. (H. Merkezi) Yapt klar bas n aç klamalar nda Abdullah Öcalan için say n ifadesini kullananlar hakk nda soruflturma aç l rken bugüne kadar birçok insan suçu ve suçluyu övdü ü gerekçesiyle hapis cezas na çarpt r ld. Hukuki dayana olmayan bu yarg lamalarda mahkemeler keyfi bir flekilde karar veriyor. Hapishanelerden Abdullah Öcalan a yaz lan ve içinde say n, de- erli, sevgili, arkadafl ifadeleri geçen mektuplara da hapishane idareleri taraf ndan el konuluyor. Uflak E Tipi Hapishanesinde bulunan PKK dava tutsaklar n n Abdullah Öcalan n sa l k durumuna dikkat çekmek amac yla Adalet Bakanl na yazd klar dilekçelerde say n, sevgili, de erli ve arkadafl ifadesi yer ald gerekçesiyle tutsaklara dava aç ld. DTP Derik lçe Baflkan Orhan Özel bir konuflmas Son y llarda yap lan yo un propagandalarla yükseltilmeye çal fl lan milliyetçilik meyvelerini vermeye bafllad. Bir süredir bas na yans yan haberler toplumda yarat lmak istenilen linç kültürü ve milliyetçilik konusunda bir hayli yol al nd n da gösteriyor. Birçok ilde Kürt ö rencilere yönelik devlet destekli faflist sald r - lar ve tehditler sürerken öte yandan Kürt iflçiler de hedefte. Adana da linç giriflimi Sakarya, Ayd n ve Bal kesir den sonra son olarak Adana da yaflanan linç giriflimi dikkatleri toplumda milliyetçili in ve linç kültürünün ulaflt boyutlara çekti. Adana n n Yeflilova Mahallesi Afetevler bölgesinde bulunan TOK inflaat nda çal flan iflçiler mahalle halk taraf ndan linç edilmek istendi. Akflam ifl dönüflü yolda karfl laflt klar bir gruba selam veren iflçiler hakarete u rad. Grubun küfür etmesi üzerine konuflmak amac yla gruba yaklaflan iflçiler sald r ya u rad. Kavgadan uzaklaflmak isteyen iflçiler bu defa da kahveden ç kanlar n sald r s yla karfl - laflt. Kalas ve sopalarla Kürt iflçilere sald ran grup çad rda yatmakta olan iflçilere de azg nca sald rd. Sald r s ras nda bir parma kopan Mehmet Çak r tüm mahallenin kendilerine sald rd n söyledi. DTP Adana il örgütünün müdahalesi ile sona eren linç Kürt halk na yönelik düflmanl n ulaflt boyutlar da gösteriyor. Olaydan bir saat sonra gelen polis Kürt iflçilerin sald rganlar teflhis etme talebini red etti. ki kifliyi gözalt na alan polis bir süre sonra serbest b - rakt. Polisin sald rganlara yönelik bu anlay fll tavr linç kültürünü de beslemek anlam na geliyor. Ayr ca son birkaç y ld r bas n yay n organlar nda s kça karfl laflt m z linç olaylar n n sorumlular n n yarg lanmam fl olmas da linç kültürünün geliflmesini beslemekte. Elbette bu durum egemenler taraf ndan devreye sokulan plan n bir parças. Milliyetçili i tabandan örgütleyerek toplumsal muhalefete karfl dalga k ran yaratmay s ras nda say n ifadesini kulland gerekçesiyle 3 ay hapis cezas ald. Devletin say n tahammülsüzlü üne Kürt halk yapt eylemlerle tepkisini gösteriyor. Diyarbak r, Batman, Mardin ve stanbul da yap lan eylemlerle Kürt halk say n diyerek kendini ihbar etti. Öcalan a say n demek suçsa kendimi ihbar ediyorum yaz l dilekçeleri savc l a veren binlerce insan devletin bu tutumunu protesto etti. fi rnak ta Adliye önünde bir araya gelen yüzlerce insan haz rlad klar dilekçeleri vermek üzere savc l a baflvurdu. Burada bir konuflma yapan DTP fi rnak l yöneticisi Kamil Acar avukatlar n resmi mercilere yapt klar baflvurularda kulland klar say n ifadesine bile dava aç ld n söyledi. Kürt ulusunun büyük bedeller ödeyerek kazand de erlerine Sen misin selam veren!.. hedefleyen egemenler bu tür görüntülere sessiz kalarak kimi yerlerde ise bizzat örgütleyerekyolunu da açm fl oluyor. Linççiler Gebze de Adana n n yan s ra Gebze de de 13 Haziran akflam Kürt iflçiler bir grup taraf ndan linç edilmek istendi. Mahalleden bir kad na sözlü tacizde bulundu u iddias ile Kürt iflçilerin evleri bas ld, eflyalar kap önünde yak ld. Gebze nin Sultan Orhan Mahallesi sokakta oturan ve inflaatlarda çal flan 12 Kürt iflçinin evlerini basan faflist güruh eflyalar d flar ç kararak kap önünde yakt. Bir polis flefinin yönlendirmesi ile yaflanan olayda Kürt iflçiler bölgeyi terk etmek zorunda kald. DTP Gebze ilçe baflkan Engin Güleser, sözlü taciz olay n n bahane oldu unu ve Kürt halk na yönelik bir linç kültürünün yay lmaya çal fl ld n söyledi. Mut ta Kürt ö rencilere iflkence sald ran devlet, halk n tepkisi karfl s nda geri ad m atmak zorunda kal yor. Say n soruflturmalar ile Öcalan n sahiplenilmesini engellemeye çal flan devlet, binlerce Kürt emekçinin Newroz da alanlarda Say n Öcalan slogan n hayk rmas üzerine çaresiz kald. Binlerce insan n say n ifadesini kullanmas ve bunun kitlesel bir nitelik kazanmas söylemin bir hak olarak kazan lmas n da beraberinde getiriyor. Devletin bunu engellemesi için binlerce insan gözalt na alarak tutuklamas gerekiyor! Milyonlarca insan hareket geçirmeyi baflarm fl bir hareketin önderine yönelik tecrit ve izolasyon ise sürüyor. Adada tek bafl - na tutulan Abdullah Öcalan a yönelik insan haklar ihlallerine bir yenisi daha eklendi. Ve Öcalan a bir kez daha hücre cezas verildi. (H.Merkezi) Mersin in Mut ilçesinde ö rencilerin kald evi basan faflistler arad klar Rojhat Özkan bulamay nca iki arkadafl n ba layarak iflkence yapt. Mut Meslek Yüksek Okulunda okuyan ö rencileri önce tehdit eden Mut Ülkü Oca üyeleri, ard ndan eve gelerek evde kalan üç kifliyi al koydu. Evde kalan iki Kürt ö renciyi sandalyeye ba layarak neflterle iflkence yapan faflistler ev sahibinin gürültüyü duyarak içeri girmesi üzerine kaçt. Kaçarken ev sahibinin üzerine atefl açan faflistler olay n ard ndan polis taraf ndan gözalt na al nd. Olay s ras nda gözüne saçma isabet eden ev sahibi Zekeriya Zengin hastaneye kald r ld. Gözünü kaybetme tehlikesi tafl yan Zengin hastaneden sonra gitti i karakolda kendisine atefl açanlarla polisleri çay içerken buldu. Ülkücü faflistlerin arad Mut Meslek Yüksekokulunda okuyan Rojhat Özkan daha önce ölümle tehdit edildi ini söyledi. Evinin kap s na ülkü oca n n rozeti b rak lan Rojhat o an evde olsayd öldürülece ini dile getirdi. (H. Merkezi) Van Newroz unda bilanço: ki ölü, emniyet müdürüne madalya Newroz u kutlayan halka sald rarak iki kiflinin ölümüne neden olan polis, vali taraf ndan ödüllendirildi. Newroz u kutlamak için alanlar dolduran Kürt halk - na sald ran Van polisi 134 kifliyi gözalt - na alm fl, 70 kifliyi yaralam fl ve iki kiflinin de ölümüne sebep olmufltu. Yaflanan çat flmalarda polisin vahflice sald r - lar n yöneten Van Emniyet Müdürü M. Salih Kesmez Terörle mücadelede gösterdi i üstün baflar takdirnamesi ile ödüllendirildi, Van Valisi hakk nda ise takipsizlik karar verildi. Devlet T. Kürdistan nda yap lan demokratik eylemlere azg nca sald rarak Kürt halk na yönelik tutumunu da ortaya koyuyor. Yerel seçimlerin yaklaflmas ile birlikte bölge turlar düzenleyen parti baflkanlar Kürt halk n n üzerine kurflun s k lmas na sessiz kalm fl, yap lan sald r lar onaylam flt. ki kiflinin öldürülmesi ile ilgili DTP d fl nda hukuki herhangi bir ifllem bafllatmayan siyasi partiler Kürt halk na bak fl aç lar n da ortaya koyuyor. Kürt halk n zulme u rad nda yaln z b rakanlar seçimler geldi inde halk n sorunlar ile ilgili oluyorlar. Devlet, kendi yasalar n çi neyen Emniyet Müdürünü cezaland rmak yerine ödüllendiriyor. Kendi yasalar n ve hukukunu çi niyor. Söz konusu Kürt halk ve onun talepleri oldu unda yasalar rafa kald r l yor ve ortaya faflizmin gerçek yüzü ç k - yor. Van Newroz unda yans yanlar, arkas ndan vali ve emniyet müdürünün aç klamalar ve verilen ödüller demokrasi ve insan haklar söylemlerinin ne kadar e reti durdu unu da belleklere kaz yor. (H.Merkezi)

7 27 Haziran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 7 Geçti imiz y l n A ustos ay nda, Beyo lu Polis Karakolu nda polis taraf ndan katledilen Festus Okey den sonra, benzer bir vaka da Gaziosmanpafla Mülteci Kamp nda yafland. Polis, K rklareli nde bulunan Gaziosmanpafla Mülteci Kamp nda ç kan isyana müdahale ederek, kampa önce göz yaflart c bomba att. Bununla da yetinmeyen polis olaylar bast rma ad alt nda kampta bulunan insanlar n üzerine atefl açt. Aç lan atefl sonucu Adam Terrey adl mülteci yaflam n yitirdi, 2 mülteci de yaralanarak, K rklareli Devlet Hastanesi ne kald r ld. Kampta, Filistin, Irak, ran, Somali gibi ülkelerden gelen 174 kiflinin bar nd bildirilirken, K rklareli Valili i taraf ndan yap lan aç klamada, kamp n A ve B bloklar aras nda bulunan televizyon izleme salonundan ba r flma sesleri gelmesi üzerine polislerin içeri girdi i, ancak içeri giren polislerin tabancalar na, mülteciler taraf ndan el konuldu u iddia edildi. Valili in iddialar, Terrey in polisler taraf ndan kilitlenen kap y k rarak d flar ç kt ve polislerin üzerine atefl açt ve durdurulmaya çal fl - lan Terrey e ihtar at fl yap ld biçiminde devam etti. Terrey in polis kurflunu ile can verdi i yap lan muayene sonucu da ortaya ç kt. Mültecilere yaflama hakk tan nm yor! Delillerin karart lmas kayg s Kamuoyuna yans mas yla birlikte, 2. Festus Vakas olarak adland r lan Terrey katliam na iliflkin yaflanan kayg lar n bafl nda ise, Festus ve daha bir dizi katliamda da yafland gibi, delillerin karart lmas kayg s geliyor. 8 Eylül 2007 tarihinde Beyo lu Polis Karakolu nda gözalt na al nan Nijeryal Festus Okey, polisin silah ndan ç kan kurflunla can vermiflti. Cinayete iliflkin görülen davada ise Okey in kanl gömle inin olaydan sonra kaybolmas yla ilgili olarak takipsizlik karar verilmiflti. Okey in gözalt nda ölümüyle ilgili dava dosyas, silah n nas l kullan ld n n belirlenmesi amac yla Adli T p Kurumu na gönderilmifl, güvenlik kameralar n n ise o gün çal flmad iddia edilmiflti. HD stanbul fiubesi ve Helsinki Yurttafllar Derne i de konuya iliflkin birer aç klama yaparak, bu yönlü kayg lar n dile getirdiler ve özellikle de mültecilerin haklar n korumaya yönelik bir politika izlenmedi inin alt n çizdiler. Mülteciler gününde ölüm ve dayak! Terrey in ölüm haberi henüz gündemlerden düflmemiflken, mültecilere dönük bir baflka insanl k d fl uygulama ve ölüm haberi de, Mülteciler Günü olarak an lan 20 Haziran da geldi. I d r da kimlik sorgulamas için karakola götürülmek istenen Azerbaycanl bir kad n n, polis arac ndan düfltü ü ve kald r ld hastanede yaflam - n yitirdi i bildiriliyor. Polis, Vusale Süleymanova adl kad n n hareket halindeki polis arac ndan düflerek kafas n yere çarpt n iddia ediyor. Yine, uyru u ö renilemeyen bir baflka kad n mülteci, Taksim lkyard m Hastanesi önünde ac yla k vran rken, gazeteciler taraf ndan bulundu. Mülteci kad n pasaport kontrolü yapmak isteyen polislerin, kendini Halkın gündemi Polisin isyana müdahalesi bir mültecinin can na mal oldu! Polis, K rklareli nde bulunan Gaziosmanpafla Mülteci Kamp nda ç kan isyana müdahale ederek, kampa önce göz yaflart c bomba att. Eminönü nde çekiçle öldüresiye dövdüklerini aktar yor. Mülteci haklar ka t üzerinde Mülteci haklar 1951 tarihli Cenevre Sözleflmeleri ile sözde güvenceye al nm flt. Ancak sözleflmesinin alt - na imza atan hemen hiçbir devletin, sözleflmeye uymad dünyan n dört bir yan nda yaflanan pratiklerde ortaya ç kmaktad r. Gerek iflgal savafllar n n gerekse neo-liberal politikalar n sonucu olarak, yoksullu un, iflsizli in, açl n artmas, insanlar n kendi ülkelerinde yaflama koflullar n n, can güvenli i tehdidi de dahil olmak üzere, ortadan kalkmas, son y llarda artan bu tabloyla birlikte milyonlarca insan mültecili e zorlamakta, umuda yolculuk yapan çok say da insan ya bu yolculukta vahfli biçimde can vermekte, ya da gittikleri ülkelerde en insanl k d fl muamelelere maruz b rak lmaktad r. Belediyeler rant projesinde srarl Kentsel Dönüflüm Projesi kapsam nda evleri y k lmak istenen Pendik/Sapanba lar sakinleri, bu rant projesine karfl kararl bir biçimde mücadele ediyorlar. Projenin ortaya ç kmas ile birlikte soruna karfl örgütlenmeye bafllayan Sapanba l lar, k sa sürede dernekleflerek, mücadelelerini dernek bünyesinde sürdürmeye bafllad lar. Yeflilba lar ve Yeni Mahalle yi de kapsayan y k m giriflimlerine Dikmen de nsanca Yaflam için flenlik Dikmen Vadisi nde yaflayan gecekondu ma durlar, gecekondular n n Büyükflehir Belediyesi taraf ndan y k lmas n önlemek için kurulan Bar nma Hakk Bürosu önünde, bar nma haklar n n ellerinden al nmas na karfl, nsanca bir yaflam, güvenli gelecek ve bar nma hakk slogan ile flenlik düzenledi. 16 Haziran da düzenlenen flenli e, Ankara Tabip Odas Halk Sa l Komisyonu üyeleri, Devrimci 78 liler Federasyonu yöneticilerinin de aralar nda bulundu u çok say da kifli kat ld. Dikmen Vadisi halk n n yo un ilgi gösterdi i flenlikte Dikmen Vadisi Halk Bar nma Hakk Bürosu Baflkan Tar k Çal flkan, vadide toplu y k m yapaca n duyuran Ankara Büyükflehir Belediye Baflkan Melih Gökçek in belediyecilik politikalar n elefltirdi. Bar nma Hakk Bürosu Hukuk Dan flman Ender Büyükçulha da, y k m ve fliddetin toplumsal ma duriyetler do uraca n ifade etti. Etkinlik Grup Günyüzü nün müzik dinletisi ile devam etti. Vadi sakinlerinin müzik eflli inde e lendi i etkinlikte sahneye ç kan ve gecekondu çocuklar ndan oluflan Bar nma Hakk Çocuk Korusu büyük be eni toplad. (Ankara) karfl verilen mücadele kapsam nda ilk olarak belediyeye itiraz dilekçeleri veren bölge sakinleri, mücadeleyi kazanacaklar ndan emin olduklar n söylemekteler. Son geliflmeleri ö renmek için, Yeflilba lar Yeni Mahalle ve Sapanba lar Mahalleleri Gelifltirme Güzellefltirme Derne i Baflkan hsan Turnalar ve derne in Kentsel Dönüflüm Komisyonu Baflkan Muharrem Bozkurt ile görüfltük. F tipi hapishanelerde devam eden bask lara her gün bir yenisi ekleniyor. Tutsaklar n direnifli ise her fleye ra men sürüyor. Hapishanelerde devrimci tutsaklar devletin yapt r mlar na ve hukuksuzlu una karfl yaflad klar sorunlar d flar tafl maya devam ediyor. Hapishane idaresi tahammülsüzlü ünü ve hukuksuzlu unu burada da gösteriyor. Fiili sald r, keyfi disiplin cezalar, görüfl-mektup-telefon yasaklar, savunma-temyiz ve tedavi haklar - n n gasp, sürgün sevklerin yafland Tekirda F tipinde hak ihlalleri bununla s n rl kalm yor. F tipi hapishaneler aç ld ndan bu yana genellikle kameralar n olmad bölümlerde yap lan fiili sald r lar rutin bir flekilde sürüyor. En son Bayrampafla Hapishanesi nden Bakana sorunlar anlatmak da suç! DHP, tutuklamalar protesto etti! zmir Demokratik Haklar Platformu, Konya ve Adana da DHP üyelerine yönelik gözalt lar protesto etti. Adana da 2 Haziran günü 17 kiflinin, pefli s ra Konya da 19 kiflinin 1 May s ta yasad fl örgüt propagandas yapt gerekçesiyle gözalt na al nmas n ve gözalt na al nanlardan 9 DHP üyesinin tutuklanmas n protesto etmek amac yla 15 Haziran Pazar günü Konak Sümerbank önünde bas n aç klamas yap ld. Aç lamada Ülkemiz iflçi ve emekçileri dün oldu u gibi bugün de siyasi iktidar n çeflitli sald r lar - na karfl mücadele etmektedir. flçiye, köylüye, memura dayat lan açl k ve yoksulluk hat safhadayken bizlerin daha fazla susmas beklenemez denildi. Turnalar, bir süre önce itiraz dilekçeleri verdiklerini yineliyor ve 80 parselden 57 sinin bu itiraza kat ld klar n belirtiyor. Bu da 174 hak sahibinden 131 inin itiraza kat ld klar anlam na geliyormufl. Ancak itiraz dilekçesi vermek isteyip de, flu an yurtd fl nda olduklar için veremeyenlerin de bulundu unu ekliyor sözlerine ve diyor ki; bu oran asl nda % 90 lar n üzerine ç kar. Bölge sakinleri k sa bir süre önce de Pendik Belediyesi ne yürüdüler. Yaklafl k 200 kiflinin kat ld yürüyüfl, Büyükflehir Belediyesi nin düzenledi i Kentsel Eylem Platformu toplant s nda noktaland. Mahalle sakinleri toplant ya kat larak rant projesinde belediye ile iflbirli i halinde çal flan muhtar toplant dan d flar att rd lar. Toplant ya gidifl amaçlar projeye karfl olduklar n toplu halde ilan etmek ve kendilerine verilen sözleri teyit ettirmekmifl. Ancak teyit de il, inkarla karfl laflm fllar. Pendik Belediye Baflkan Yard mc s Remzi fieker mahalleliyle yapt bir görüflmede Halk istemezse bu projeyi hayata geçirmeyiz gibi bir laf etmifl ve mahalleli bu toplant ya kat lan fieker e sözlerini hat rlatarak, kili görüflmelerde halk istemezse yapmay z diyordunuz ve halk istemiyor. Peki halka ra men yapacak m s n z? diye sormufllar. Ald klar cevap ise Hay r, ben öyle bir fley demedim olmufl. Turnalar bunun üzerine salonu boflaltmaya bafllad klar n ve zab - talar n devreye sokulmas yla itifl-kak fl yafland n söylüyor. Bu s rada sözü Muharrem Bozkurt al yor. Bozkurt Turnalar n söylediklerini do ruluyor ve art k hukuksal süreci bafllatt k diyor. E er itiraz dilekçelerine 30 Haziran a kadar yan t alamazlarsa, bu tarihten itibaren mahkeme süreci bafll yormufl. Bozkurt mahkeme sürecinin 30 A ustos a kadar devam edece ini söylüyor ve Henüz iflin bafl nday z diyor. Tekirda a sevk edilen Ahmet Parlak isimli tutsak hapishane giriflinde ç plak onursuz arama dayatmas na direndi i için asker ve gardiyanlar n sald r s na u rad. Tutsaklar, hapishanede su sorunun devam etti ini, so uk suyun günde üç kere birer saat verildi ini, s cak suyun haftada iki kere birer saat verildi ini dile getiriyor. 3 günlük açl k grevi yapan PKK dava tutsaklar na 3 ay sosyal alanlardan men cezas verildi. stanbul 14 Haziran Cumartesi günü Galatasaray Meydan nda bir araya gelen kitle Bask lar bizi y ld ramaz sloganlar n hayk rarak arkadafllar n n hukuksuz bir flekilde gözalt na al n p tutuklanmas n protesto etti. DHP ad na aç klamay yapan Serpil Karakaya; Adana da 1 May s ta örgüt propagandas yap ld Bafl büyük halk bekliyor Aylar süren polis ablukas na ve sald r lar na ra men srarla y k ma direnen Bafl büyüklüler ise, belediye ile yap lan görüflmelerden henüz somut bir sonuç alabilmifl de iller. Mahalle sakinleri bu bekleyiflin çeflitli spekülasyonlara yol açt n söylemekteler. Örne in baz mahallelinin belediye ile gizlice uzlaflt - yönlü haberlerin mahallede moral bozuklu u yaratt n ve bunun direnifli tekrar canland rmada önemli bir engel oluflturdu unu vurguluyorlar. Ancak mahalleli ile belediye aras nda yap lan görüflmelerden henüz net bir sonuç al namad ndan, hala beklemede olduklar n belirtiyorlar. Bafl büyük halk bekleyiflini sürdürürken, mahalleyi aylarca abluka alt nda tutan polis de henüz mahalleden çekilmifl de il. (Kartal) Yeni suç biçimi! Tekirda F tipinde incelemelerde bulunmak üzere hapishaneye gelen bakana bu sorunlar anlatmak da yasak. Yan ndaki kalabal k bir grupla hapishaneyi gezen Adalet Bakan Cemil Çiçek koflullar ö renmek üzere birkaç tutsakla konufltu. Sorunlar n çözülece ine dair vaatlerde bulunan bakan hapishaneyi terk ettikten sonra yaflad klar sorunlar dile getiren Murat Aktafl isimli tutsak hapishane idaresi taraf ndan kara listeye al nd. Çünkü idare için hapishane koflullar n merak eden Adalet Bakan na anlatmak yasak. Gardiyanlar ve adli tutuklular taraf ndan devaml taciz edilen Murat Aktafl hapishane idaresi taraf ndan cezaland r l yor. Hapishane koflullar n anlatman n suç say ld Tekirda F tipinde idare, kendi hukukunu, yasalar n çi niyor. (H.Merkezi) iddias ile düzmece belgeler ve dayanaks z gerekçelerle arkadafllar - n n gözalt na al nd n, ard ndan 11 Haziran da Konya da yaflanan ev bask nlar nda 5 kiflinin tutukland dile getirdi. Gözalt lar n hukuksuz oldu unu dile getiren DHP liler tutuklular n Adana Kürkçüler ve Konya E tipi Cezaevinde tutuldu- unu ifade etti. DHP arkadafllar n n bir an önce serbest b rak lmas n istedi. Keneleri kim tutuklad? HD Ankara fiubesi yapt aç klama ile Sincan F Tipi Hapishanesi nde yaflanan kimi sorunlara dikkat çekti. Yap lan aç klamada tutsaklar n hücre havaland rmas nda kene bulduklar ve bu durumu avukatlar na bildirdiklerine yer verildi. Son y llarda onlarca insan n yaflam na mal olan kenelerin hapishaneye nas l girdi i ise tam bir muamma. Ancak muamma olmayan bir fley varsa, o da idarenin bu konuda bir önlem almamas ve almayaca. Tutsaklar n çeflitli keyfi nedenlerle tedavisinin engellendi i koflullarda kene s rmas sonucunda hastaneye götürülmeyecekleri ve tutsaklar n ölüme mahkum edilece i aç kt r. HD yapt aç klamada konunun takipçisi olacaklar n ifade etti. (H. Merkezi) Çocuk tutuklular açl k grevine bafllad Siyasi suçlardan tutuklu bulunan 10 çocu un Bayrampafla Hapishanesi nden Maltepe Hapishanesi ne sevk edilirken darp edildikleri ve hapishanede 2-3 kiflilik hücrelere konulduklar için açl k grevine bafllad klar belirtildi. Çocuklar n yak nlar n n Tutuklu Yak nlar Derne i ne (TUAD) baflvurdu unu söyleyen dernek yöneticisi Abdullah Geldi, çocuklar n en büyü- ünün 17 yafl nda oldu unu söyledi. Çocuklar n açl k grevini b rakmas için ailelerinin çocuklar n ikna etmeye çal flt n belirten Geldi, çocuklar için ailelerin bir araya gelerek avukatlar arac l ile savc l a baflvuracaklar n söyledi. Geldi, konuya iliflkin TUAD olarak hapishane idaresi hakk nda suç duyurusunda bulunacaklar n ve bas n aç klamas yapacaklar n da kaydetti. (H. Merkezi) Suçu 1 May s a kat lmak Ege Temel Haklar ve Özgürlükler Derne i zmir de yaflayan 2 kiflinin 1 May s a kat ld gerekçesiyle iflten ve staj yerinden at lmas n protesto etmek için 14 Haziran günü Konak Kemeralt giriflinde bas n aç klamas yapt. Kitle ad na bas n metnini okuyan nan Sezer bizler tüm bu bask ve sald r lara karfl, haks zl klar oldu u sürece, adalet isteyenler olarak alanlarda olmaya devam edece- iz dedi. 1 May s a kat lmak en meflru ve yasal hakk m zd r, suç de- ildir pankart n n aç ld eylemde Kahrolsun faflizm, yaflas n mücadelemiz, Halk z, hakl y z, kazanaca- z. sloganlar at ld. Konu ile ilgili bildirilerin da t lmas n n ard ndan eylem sona erdi. ( zmir)

8 Politik gündem İşçi-köylü 8 27 Haziran-10 Temmuz 2008 AKP nin taban na verdi i sözlerin bafl nda gelen türban n özgürlefltirilmesi meselesi, Anayasa Mahkemesi ne tak l nca, AKP cephesi vakit geçirmeden, yeni çözümlere yöneldi. Kapatma davas n n verdi i s k nt da türbanla birleflince, haz rda bekletildi i anlafl lan yeni planlar gündeme geldi. A plan, B plan gibi numaraland r ld da anlafl lan bu planlar n sonuncusu ise, Meclis Baflkan Toptan üzerinden gündeme tafl nan çift meclis önerisi oldu. Senato sisteminin geçmiflte oldu u gibi, önümüzdeki dönemde de hayata geçirilmesi olarak ifade edilen çift meclis formülünün ise, tart flmalar hala süren Anayasa De iflikli i ile birlikte tart flmaya aç lmas önerildi. AKP bu öneriyle birlikte Anayasa Mahkemesinin yetki alan n s n rlamaya çal fl yor ve bunu da, yine Toptan arac l yla dile getiriyor. fiöyle diyor Toptan: Karar n (türban serbestli inin retti kast ediliyor) aç kland ndan bu yana yap lan yorumlar ve elefltiriler dikkate al nd nda Yüksek Mahkemenin yetki alan n geniflletme karar n n, ileride baflka konularda da sorunlar yaflanabilece i kayg lar n n a r basmakta oldu udur. Yine bir kez daha demokrasiyi koruma, savunma ve gelifltirme ad na yap lan bu öneri de, bilinmektedir ki, egemen kliklerin aralar ndaki çat flma ve kutuplaflman n, yine egemenlerin lehine çözülmesi ad na ortaya at lm flt r. Senato Türkiye de yeni de il lk kez Meflrutiyet döneminde hayata geçirilen senato sistemi, TC nin kurulufluyla birlikte kald r lm fl ve ancak 27 May s darbesinin ard ndan tekrar yaflama geçirilmiflti. Böylece parlamento, Millet Meclisi ve Cumhuriyet Senatosu ndan oluflmaktayd. Cumhuriyet Senatosu nun bir bölümünü halkoyuyla seçilen üyeler, bir bölümünü cumhurbaflkan kontenjan ndan atanan üyeler, geri kalan n da Milli Birlik Komitesi üyeleri oluflturuyordu. Askerlerin oluflturdu u Milli Birlik Komitesi üyelerinin ömür boyu senatör olma hakk vard. Cumhuriyet Senatosu nda 150, Millet Meclisi nde 450 üye bulunuyordu. Senato uygulamas, 12 Eylül AFC na kadar devam etti ve 1982 anayasas yla birlikte kald r ld. Planlar bofla ç karacak olan emekçilerin örgütlü gücüdür! Tepkiler gecikmedi Toptan n çift meclis, böylelikle de senato önerisine tepkiler gelmekte gecikmedi. lk tepkiyi verenlerden biri de Ankara Barosu oldu. Baro Baflkan ancak ayn zamanda da Kemalist-laik düflünceleriyle bilinen Vedat Ahsen Coflar, çift meclisli sistemin, Türkiye gerçekli i ile örtüflmedi ini savunarak, Tek meclis yap s içinde var olan oligarflik yap y, ikinci meclise de tafl - mak suretiyle oligarflik yap y fazlaca güçlendirirler. Her iki mecliste de ayn partinin ço unlukta olmas durumunda, ço unluk diktas na gidifli daha da kolaylaflt r rlar dedi ve türban karar - n n ard nda Anayasa Mahkemesi ne dönük elefltirilerin hakarete vard n, Cumhuriyetin ve Anayasan n kurumlar na sayg l olmak gerekti ini söyledi. Coflar n dile getirdi i bu düflünceler, çok aç k ki, Kemalist-laik kli in Cumhuriyeti ve de laik sistemi koruma ad alt nda girdi i çat flmadaki argümanlar ile de örtüflmekte ve böylelikle de Coflar ayn zamanda bu kesimin kayg lar n n tercüman olmaktad r. Üstünlük bundan sonra kime geçecek? AKP nin kapatma davas ve ard ndan gelen türban n retti ile birlikte çat flmada dezavantajl duruma düfltü ü kesin. Egemenler aras ndaki dalafl n bundan böyle nas l bir seyir izleyece i, üstünlü ün hangi egemen güç kli inin eline geçece ini ise daha çok da AKP nin bundan sonraki tutumu belirleyecek gibi görünüyor. Çünkü hem kapatma hem de türban meselesinde ciddi bir yara alm flt r ve bu yaran n nas l kapanaca, 22 Temmuz seçimleriyle elde etti i zafer havas n tekrar nas l yakalayaca, yapaca hamlelerdeki baflar s na ba l olacakt r. Ancak senato önerisini de bu hamlelerden biri olarak görecek olursak, hamleler flimdilik pek ifle yaram fl gibi görünmemekte. AKP elbette bu savafl yaln z bafl na vermemekte ve arkas nda bir dizi güç oda oldu u bilinmektedir. Ayn güç odaklar n n di er kesimin arkas nda da yer ald ve asl nda çat flmay bunlar n yönlendirdi i de yine bilinen baflka bir gerçekliktir. Hatta bu süreçteki çat flmalar n büyük oranda suni tart flmalar oldu u ve bilinçli bir biçimde çözüme ulaflt r lmad da söylenmek durumundad r. Arka perdeden olaylara yön veren bu güçlerin esas olarak emperyalist güçler oldu u ve TC egemen s n flar aras ndaki krizin sürmesine, flu süreçteki bölgesel politikalar gere i ihtiyaç duyduklar da sorunun bir baflka boyutudur. Çünkü her f rsatta, neo-liberal politikalar ve de Ortado u politikalar noktas nda önlerine hiçbir sorun ç - karmayan AKP yi hala destekledikleri izlenimi vermelerine karfl n, krizin bitirilmesi noktas nda elle tutulur bir ad m atmad klar görülmektedir. Bu ad m n at lmamas n n nedenlerinin bafl nda ise, bu süreci yeni pazarl klar ve bölgeye dönük yeni operasyonlara dönük anlaflmalar için kullanmak istemeleri gelmektedir. Ayr ca bu tart flmalar n ülke emekçi y nlar n n gündemine girerek, emperyalist patentli sald r politikalar n n hayata geçirilmesini kolaylaflt rd da, yine hem emperyalistler hem de ülke egemen s n f güçleri taraf ndan da bilinmektedir. TÜS AD ata a geçiyor AKP nin seçimleri kazanmas nda önemli pay sahibi olan, verdi i deste- in karfl l olarak, ç karlar n koruyaca na dair ald sözlerin seçimler sonras nda da takipçisi olmay sürdüren TÜS AD da, krizin derinleflmesiyle birlikte, bu krizden ortaya ç kabilecek kayb n engellemek için, ayn günlerde ata- a geçmekte gecikmedi. TÜS AD, gerçekte ç kard sermaye yanl s (ve emek düflman ) yasalarla uzunca zamand r içindeki sermaye gruplar na rahat bir nefes ald ran AKP ye, mevcut sistemin istikrar n korumas nedeniyle s cak bakmaktayd. Ancak AKP nin büyük ölçüde yasland ve yeflil sermaye olarak adland r lan sermaye gruplar n n, AKP döneminde giderek daha büyük güçlere sahip olmas, bu kesimde ciddi rahats zl klara yol açmaya bafllam flt r. Ve iflte bu rahats zl n da etkisiyle, TÜS AD uzunca zamand r ciddi bir tepki vermeme pozisyonunu bozmufltur. TÜS AD, ekonomik-siyasal krizin fliddetinin art k tüm yak c l ile hissedildi i günlerde yap lan, periyodik Yüksek stiflare Kurulu toplant lar ndan sonuncusuna, TOBB gibi patron örgütlerinin yan s ra, 2001 ekonomik krizi döneminin önemli figürlerinden, ABD emperyalizminin yetifltirmesi, Kemal Dervifl i ve sendika konfederasyonlar n n baflkanlar n da davet etti. Sivil inisiyatif oluflturma ve bu inisiyatif üzerinden sürece müdahale etme gibi bir mesaj veren TÜS AD da anlafl lan AKP gibi, sürece dair kenarda bekletti i planlar devreye sokma ihtiyac hissetmekte ve ayn zamanda da son dönemde dile getirdi i muhalefet bofllu unu doldurmaya çal flmakta. TÜS AD n hangi harfle adland rd - n bilmedi imiz bu plan na Kemal Dervifl i dâhil etmesi bile tek bafl na niyetin gerçekte ne oldu unu göstermeye yetmektedir. Kemal Dervifl hat rlanaca üzere, sistemin krizine paralel olarak geliflen ekonomik krizin iyice derinleflti i bir dönemde ABD taraf ndan ülkeye gönderilmifl ve o dönem adeta meclis üstü bir pozisyonla görev yapm flt. Dervifl bu dönemde en büyük deste i ise sendika a alar ndan görmüfl ve bu destek sayesindedir ki, krizin faturas n tamamen iflçi-emekçi y nlar n s rt na y an yasalar, jet h z yla meclisten geçirilerek, yürürlü e sokulmufltu. Bunun içindir ki, o dönemki hizmetleri baflar l bulunan Dervifl bu baflar - s n esas olarak, bugün oldu u gibi, o gün de s n fa ihanet etmede en küçük bir tereddüt yaflamayan, sendika a alar na borçluydu. Son olarak toparlamak gerekirse; egemen klikler aras ndaki çat flmalar ve bu çat flmalara paralel olarak derinleflen ekonomik-siyasal kriz, egemen s n f güçlerini yeni çözüm aray fllar na itmektedir. Bilinmektedir ki, bu aray fllar n A, B gibi planlarla hayata geçirmeye çal fl rken hepsi de tek amaç gütmektedir: Gerek kendi aralar ndaki dalafl n gerekse bir bütün olarak sistemin krizinin faturas n bir kez daha emekçi kitlelere ç karmak! Faturay onlara geri iade etmenin zaman ise gelmifltir/geçmektedir. Yap lacak tek fley iflçi-emekçi y nlar n kabaran öfkesini, s n fsal bir zeminde örgütlemek ve bu örgütlü gücü s n f düflmanlar na yöneltmektir. Tüm halk düflman planlar bofla ç karman n yegâne çözümü budur! DTP kapat lmaya çal fl l yor. Herfley sistemin bekas için! Demokratik Toplum Partisi öncelleri olan HEP, DEP, HADEP ve DEHAP gibi ayn sonu yaflamaya, kapat lmaya maruz b rak lmaktad r. Yarg tay Cumhuriyet Baflsavc l n n esasa iliflkin görüflünde belirtti i üzere, DTP...Anayasa n n 68. madde 4. f kras nda belirlenen, devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlü üne ayk r eylemlerin oda haline gelmesi nedeniyle temelli kapat lmas istemiyle davaya konu oldu. Geçti imiz günlerde DTP esasa iliflkin savunmas n verdi. Yap lan savunmay do ru de erlendirebilmek DTP yi mevcut gerçekli i içinde bir ele al flla mümkün olabilir. Ayr ca kapatma davas n de erlendirirken bir kez daha genel seçime yaklafl - m göz önünde bulundurmak laz m. Parlamentonun hâkim s n flar aç s ndan; yönetilenleri aldatma mekanizmas ndan öte bir anlam tafl mad aç kt r. Buna ra men ülkemizde kurumsallaflm fl sürekli faflizm kendisini flekilsel olarak yenileme ihtiyac duymaktad r. Bunun sebebi kimi liberallerin iddia etti inin aksine, küreselleflen dünya gerçe ine uyum olmamakta, mevcut toplumsal, ekonomik, siyasal sistemin özü-niteli i gere i krizlerden kurtulamayacak olmas d r. Bu çerçevede hâkim s n flar taraf ndan yap lan, yap lacak olan bütün yenilik hareketlerinin, yasal düzenlemelerin demokrasiyi tesis yönünde eylemler olarak okunabilmesi mümkün de ildir. Kendi aç m zdan parlamento seçimlerini boykot takti ini izlerken, hâkim s n f partilerinin kitlelerin gözünde gitgide daha çok teflhir oldu- unun alt n çizmifl, seçim döneminde aktif boykot çal flmas yla kitlelerin artan flekilde seçimlere kat lmama tavr n ileri tafl man n gereklili ini vurgulam flt k. Parlamento somut gerçeklikte, Kemalist olmayan, baflka bir ifadeyle sistemin sinir uçlar - na dokunmaya dahi teflebbüs edecek parti veya herhangi bir siyasi anlay fla kapal d r. Bu, meclisin bir taktik olarak dahi devrimin kürsüsü olarak kullan labilmesinin nesnel koflullar n n olmad /oluflmad anlam na gelir. Bizzat taban n devrimci müdahalesi olmadan bunu beklemek, faflizme demokrasi atfetmekle eflde erdir. Çözümün adresini faflizmin kurumlar na hapsetmektir bu yaklafl m. DTP de Kürt Ulusal Hareketinin bir bilefleni olmas itibariyle ileri bir niteli e haizdir. DTP anti-faflisttir. DTP tek bafl na Kürt ulusal sorununu demokratik flekilde çözmeyi program na koymakla dahi Kemalist-faflist diktatörlü ün tahammül s - n rlar n n d fl ndad r. Çünkü Kemalizm tek devlet, tek dil, tek millet faflist ideolojisi üzerine flekillenmifltir. Bugün bile yaflam n her alan nda bu temelin yans malar yla karfl laflmaktay z. Bu sadece Kemalizm in bir sacaya d r ve Kemalizm kendinden olmayan imha konseptini var oluflundan itibaren uygulamaktan geri durmam flt r. Sadece DTP aç s ndan bakt m zda bile bu imhan n derin örneklerine s kl kla rastlamak mümkündür. Hatta bu aç dan DTP bir gelenek partisiyse TC de düzene bir flekilde muhalif olan partileri kapatmakla bir gelenek yaratm flt r diyebiliriz. Her fley sistemin bekas için DTP nin kapat lma istemine iliflkin iddiada devletin ülkesi ve milletiyle bölünmez bütünlü üne ayk r eylemlerin oda haline gelmek meselesi yo un bir flekilde ifllenmifl. Ayk r eylemler de 141 bafll k halinde s ralanm fl. Bunlar burada saymak yaz m z n hacmini aflmakla beraber gerekli de de ildir. Bahsi geçen, ço unlu u gerilla cenazelerinde söylenen sözler ve Abdullah Öcalan n sa l k durumuna dikkat çekmek için yap lan çal flmalardan oluflmaktad r. Baflsavc do al olarak ifline gelen gazete, internet haber ve köfle-yaz lar n iddianamede bol bol kullanm fl. Gerilla cenazeleri için DTP li belediyeler taraf ndan ambulans tahsis edilmesi, DTP li milletvekillerinden baz lar n n daha önce Abdullah Öcalan n avukatl n yapm fl olmas, yine DTP li belediye baflkanlar n n ROJ TV nin engellenmemesine yönelik mektuplar, Amed te yap lan Kürdistan fleklindeki havuz ve Abdullah Öcalan övücü olarak iddia edilen onlarca söz iddianamede yerini alm flt r. Say lan hiçbir eylem için b rakal m savc n n bir soruflturma yürütmesini çeflitli nedenlerle soruflturmaya konu olan eylemler yerel mahkemelerde beraatla sonuçlanmas na ra men kapamaya iliflkin iddianameye dâhil olmufltur. Yani faflizm kendi bekas için kendi yasalar n rahatl kla çi neyebilece ini bir kez daha Yarg tay Cumhuriyet Baflsavc s n n dilinden ifade etmifl bulunuyor. 22 Temmuz seçimlerinde DTP ve di er resmi ideolojiyle bir flekilde çat flan partilerin seçilme flanslar n yüzde 10 luk barajla engellemekle kalmayan devlet, ortak oy pusulas ndan tutun da çeflitli ayak oyunlar yla ilerici baz kesimlerin mecliste temsiliyet bulmas na engel oldular. fiimdi ise DTP kapat lmazsa bile en az ndan meclis grubunun da t lmas için faflizmin kurumlar haz rl k içindedirler. ddianamede say lan eylemlere bir kez daha bakacak olursak, 141 eylemin 129 u sözlü beyan veya bas n aç klamas d r. Dört eylemde bahsi geçen flah slar parti üyesi de ildir. Sekiz dava beraatla sonuçlanm flt r. Di er davalar ya soruflturma aflamas ndad r, ya kovuflturma tamamlanmam flt r, ya da temyizi sürmektedir. Ama bu neyi de ifltirir ki? Faflizm devrimci, demokrat ve yurtseverlerin kurumlar n basmakla, bunlar yasal olarak engellemekle kalm yor. Katletmekten hiçbir zaman çekinmeyen bu eli kanl sistem her ne pahas na olursa olsun bizleri kitlelerden yal tmak için elinden geleni yapm flt r, yapacakt r. Yine geçti- imiz günlerde Taraf gazetesinden duyurulan bir TSK belgesinde, ordunun ipleri eline almaya çal flt n n bahsi yap l rken DTP nin de terör örgütü olarak kabul edilmesinin sa lanmaya çal fl laca da vurgulanm flt. Verilen haber özellikle flu noktada bir çarp tma yaratma giriflimindedir: Türkiye de demokrasinin yaflam bulmas kati bir flekilde engellenmifltir. Türkiye de devletin kuruluflundan itibaren demokrasiyi tesis edecek s - n flar n güçsüzlü ü, emperyalizme ba ml l, di er taraftan da geliflkin bir burjuva s n f n n olmay fl karfl - s nda zay f bir proletarya olgusu demokrasinin yaflam bulmas n n önündeki içsel etkenlerdir. Koflullar bir bütün olarak siyaset anlay fl nda zor u zorunlu k lm flt r. Bu ayn zamanda Türk hâkim s n flar n n güçsüzlü ünün bir ifadesidir. Hakim s n f siyaseti bazen dolays z, bazen dolayl, bazen güçlü bazen de zay f bir flekilde de olsa her daim askeri vesayete tabidir. Burada bir parantez daha açmak gerekirse, orduyu hâkim s - n flar n sömürü düzeyinden ba ms z bir yere koyma çabas söz konusudur. Oysaki TC kuruluflundan beri ordu uflakl kta birincili e oynama rolünü üstlenmifltir. Bu mesele farkl bir yaz n n konusu oldu u için burada kesiyoruz. fiimdi s rada DTP yi terörist olarak kabul etmeyenler bizden de ildir tehdidi vard r.

9 27 Haziran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 9 Politik gündem K. Marks, daha önceki üretim tarzlar n n aksine burjuvazinin üretim araçlar n ve böylelikle üretim iliflkilerini ve onlarla birlikte, toplumsal iliflkilerin tümünü sürekli devrimcilefltirmeksizin var olamaz diyordu. Gerçekten de burjuvazi manifaktür üretim tarz ndan bilgi teknolojilerine uzanan tarihsel flerit içinde devrimsel ilerlemeler kaydetti. Eme in üretkenli indeki muazzam art fl, teknolojinin bafl döndüren h zda ilerleyifli, devletbürokrasi ve toplumsal ifl bölümündeki gelinen uzmanlaflma düzeyi sermayenin büyüyen küresel tahakkümünün do al getirileri oldu. Kâr güdüsüne odakl kapitalist üretim biçimi ve sermayenin artan kitlesi kendi yap sal çeliflkisini ve krizini de ayn oranda büyüttü. Ve ayn do al getirisinin sonucu olarak dünyay ve toplumu biçimlendirdi. Sermaye birikimi ve yat r m sorunlar yla karakterize olan 19. yy kapitalizminin 20. yy a hediyesi dünya ölçe inde iki paylafl m savafl, say s z askeri müdahale ve darbe ile bu diflliler aras nda milyonlarca insan n ölümü ve sefaleti oldu. fiimdi sömürü yo unlu u ve asalakl zirveye ç km fl, emperyalist kapitalist sermaye, dünyay olmasa da sermayenin hareket alan n küresellefltirerek dünyan n her köflesini kendini üretme alan na çevirdi. Ancak sermayenin kendi denizini tüketti i aflamaya h zla yaklafl l - yor; ard nda büyük ekonomik-sosyal dengesizliklerle beraber, cehenneme çevrilmifl bir dünya istatisti i b rakarak: Zaman nda G-7 diye bilinen ABD ve Avrupal belli bafll emperyalist devletler, dünya nüfusunun % 11 ine sahipken dünya GSY H nin % 58 ine sahip durumda. En zengin on ülke en yoksul on ülkeden 50 kat zengin durumda. Bu zenginlikler de bu ülkelere egemen az say da kifli ve flirketlerin elinde toplanm fl durumda. 1,5 milyara yak n insan günde 1 dolardan az gelire sahipken, geliflmifl ülkelerde salt kozmeti e harcanan para ile dünyadaki açl k sorununun giderilebilece i hesaplan yor. 1,2 milyar insan temiz su kaynaklar ndan yoksun ve y lda 1 milyondan fazla çocuk kirli sulardan bulaflan hastal klar yüzünden ölüyor. Bu verilere, sonu getirilen canl türlerini, tahrip edilen orman ve gökyüzünü, buna ba l olarak her y l do al afetlerde can veren yüz binlerce insan da ekleyince ortaya ç r ndan ç km fl bir toplumsal düzen, çölleflmifl bir dünya resmi ç k yor. Oysa son çeyrek yüzy ld r ç l n att klar Yeni Dünya Düzeni hiç de böyle bir dünya vaat etmiyordu. Tarihin sonu gelmiflti. S n f karfl tl klar na dayanan toplumsal karakter ve tarih alg s bofla ç km flt. Proletarya s n f ölmüfl, eme in tarihsel rolü ve maddi etkisi tükenmiflti. Karfl t s n flar ve çat flmalar kalmayacak, Amerikan orta s n f n n refah ve kültür çarda nda toplan p, eflitlenecek ve hidayete erecektik! Bu arada tabi, serbest piyasan n sihirli elleri ekonomiye kendi dengesini bulduracakt! Bunlar n hiçbirinin olmad n biliyoruz. Aksine s n f savafl m, tam da Marksizm in öngördü ü do rultuda ilerledi. Kapitalist sermaye kâr güdüsüyle halen canl eme in etraf nda dönüyor. Üstelik esnek çal flt rma, çal flma süresini uzatma, iflsizler ordusuyla tehdit etme, ücretleri afla çekme, daha ucuz olan kad n ve çocuk emek gücüne yönelme, üretimi emek gücünün daha ucuz oldu u ülkelere kayd rma gibi bulufllar yla canl eme in etraf na yeni sömürü haleleri eklemeye devam ediyor. Yat r m maliyetlerini k sma ad na özellefltirme, tafleronlaflt rma, kay t d fl çal flt rma, güvenlik koflullar ndan yoksun ve sigortas z çal flt rma ve örgütsüzlefltirme gibi kâr a endeksli konular kapitalistlerin temel gündemleri olmaya devam ediyor. E er böyle olmasayd ; mesela Tuzla tersanelerinde iflçiler birer ikifler ölürken, Zonguldak maden ocaklar na diri diri gömülürken k llar k p rdamayanlar n, en bar flç ve yasal biçimde 1 May s Taksim de kutlamak isteyen iflçiemekçi s n f n karfl s na iç savafla haz rlan r gibi ç kmalar hangi s n f refleksleriyle aç klanabilir? Yoksa sermaye s n f tarihin sonu masal na inanmak yerine Marks n modern devlette yürütme, tüm burjuvazinin ortak ifllerini yöneten bir komiteden baflka bir fley de ildir düsturuna göre mi hareket etmeye karar vermifltir? Mesela Irak, Afganistan iflgal eden ABD ve Avrupal emperyalistlerin enerji çat flmas gere i de il medeniyetler çat flmas sonucu orada oldu unu iddia eden birkaç maskaran n d fl nda kimse kald m? Irak, Afganistan, Filistin, Lübnan dan, Kenya, G. Afrika ve Pakistan a kadar birbirine düflman edilen, rkç l k ve flovenizmle birbirine bo azlat lan topluluklar n aras ndan emperyalistlerin s r tan yüzünü görmeyen kaç kifli var? Sermaye piyasas n n sihirli elleri flimdi emperyalizmi tarihinin en güçlü krizlerinden birine daha sürüklerken dünyan n öteki yüzünde k tl n, açl n, salg n hastal klar n, g da ayaklanmalar n n ortas nda insanl k ç rp nm yor mu? Tarihin sonu nu iflaretleyen son medeniyet in makyaj böyle a r a r akmaya devam ederken, proletarya ve ezilen halk s n flar sermayenin soygun ve sömürü tahakkümüne karfl yan t n, kendi s n fsal tonunda veriyor. K ta Avrupa s n n her ülkesinde iflçi ve emekçi s n flar greve ç k p üretimden ellerini çektikleri zaman, medeniyetlerin bofl bir çuval gibi yere serildi ine flahit olduk. Onlar durunca hayat duruyor yine demek ki. Irak a, Afganistan a havadan hâkim olanlar, topra a bast klar vakit iflgal karfl t direnifller yüzünden kendilerini çelikten kalelere hapsetmek zorunda kald lar. Ve hepsinden öte, çoktan öldü ü vaaz edilen sosyalizmin dirilmekle kalmay p, dünyan n çat s n delerek Nepal den verdi i sesler duyulmaya baflland çoktan. flte tam ta böylesi bir zamanda dolar milyarderi G. Soros, B. Gates gibilerinden finans sektörünün k demli dan flmanlar na kadar bilumum zevat bu dünyaya aç klanarak yeni bir sistem den bahsediyor. Dünyan n ve toplumun temellerinden gelen bu çat rdama sesleri eflli inde Marks yeniden keflfe soyunup orta bir yol bulma endiflelerine kap l yorlar. Özcesi kendi öz sistemlerinin iflas n da itiraf etmifl oluyorlar. Endiflelenmekte son derece de hakl lar. Zira isyanlar ve karmaflalar yüzy l olacak öngörüsünde bulunduklar 21. yy da, ekonomik ve sosyal kutuplaflma içinde, milyarlarca insandan oluflan halk s n flar n n durumu proletarya s n f n n durumuna yaklafl rken, kaderler de ortaklafl yor. Öte yandan gittikçe say lar azalan, azald kça güçlenip dünya zenginliklerinin daha büyük bölümüne konan hâkim s n flar kendi hazin sonlar için bütün nesnel koflullar n olgunlaflmakta oldu unu görüyorlar. Anlafl lan o ki, bu filmin finalinde tarihin sonu yerine emperyalist kapitalizmin sonu mesaj yer al yor. Cesurca ac çekme zaman geride kald fiimdi cesurca savaflma zaman Hâkim s n flar n ekonomik, sosyal her geliflme aflamas, buna tekabül edecek bir siyasal ilerlemeyi ve dolay s yla bu siyasal düzeye uygun bir söylemi, slogan da gerekli k lmaktad r. Proletarya ve ezilen halk kitleleri 1. Emperyalist Paylafl m Savafl na 1917 Ekim Devrimiyle, 2. Emperyalist Paylafl m Savafl na Çin Demokratik Halk Devrimi ile karfl l k vermiflti adeta. Gittikçe yükselen ekonomik, sosyal, ulusal mücadeleler, sosyalizmi ezilen halk kitlelerinin ufkuna gererek, birçok s n fsal kazan - m da beraberinde getiriyordu. Böylesi bir siyasal ak fl içinde burjuvazinin bar fl içinde yaflama ad yla özetlenebilecek önermesi, bu siyasal ak fla karfl bir dalga k ran yaratma politikas n n ürünüydü. Ezilen halk kitlelerinin sosyal devlet düzleminde kazand hak ve güvenceler karfl l nda s n f uzlaflmas n öneriyordu emperyalist kapitalist s n flar. Yani ezilen kitleleri bar fl içinde gönüllü sömürülmeye davet ediyordu. Bu siyasal önermenin s n f çat flmas ndaki karfl l n da, sistemi hedef alan, iktidar hedefli zor araçlar yla savafl ve direnifller yerine burjuvazinin vicdan na seslenen kabul edilebilir yöntemler, bar flç l ve pasif direnifller oluflturuyordu. Cesurca çekilen gerçek ac lar, bir tafl n kalbini bile yumuflatabilir ünlü sözüyle Mahatma Gandi, Hindistan halk n n Britanya sömürgecili ine karfl savaflta izlenmesi gereken yolu göstererek, uzlafl c lar yelpazesinin sol dan sembolü haline geldi. Bu siyasal tavr yla emperyalistlerce yere gö e s d r lamayan Gandi ye y llar sonra Nobel Bar fl Ödülü de verilecekti. T pk ayn yelpazenin G. Afrika daki temsilcisi Nelson Mandela ya, Mynmar daki Aung Son Suu Kyi ye verilece i gibi Y llar sonra görüyoruz ki, Hindistan, burjuva-feodal düzenin gelir da l m n n yaratt adaletsizlik, sosyal uçurum, kültürel karmafla ve kastlaflman n en güzide örneklerini sergilerken; G. Afrika da açl n u ultusuna suni etnik çat flmalar eklenerek on binlerce insan ölüyor; askeri diktatörlükle yönetilen Mynmar da ise deprem enkaz nda kalm fl halka uzat lan yard m elleri darbeci generallerce engelleniyor. Hâkim s n flarla halk kitlelerinin uzlaflmas demek ki böyle oluyor: Saraylara bar fl içinde saltanat, kulübelere savafl içinde sefalet Sermaye düzeni kendi iflas n ilan ederken Baflka bir dünya mümkündür sav sözünden baflka bir dünya zorunludur düzeyine eriflilmesi, hâkim s n flar için tehlike çanlar n n çok yak ndan gelmeye bafllamas anlam na gelmektedir. Baflka bir dünya mümkün de il, zorunluluktur! Emperyalist kapitalist dünya düzeni tüm k r lganl klar ve ç kmazlar yla her türlü alternatifleri gözden geçirirken; Proletarya Partisi nin son oturumunda ortaya koydu u kitlelere güven... fliar bu sürecin gerekleri ve özgünlükleri aç s ndan bir kez daha de erlendirilmelidir. Ancak böyle oldu u takdirde günün siyasal koflullar ve görevleri kendi anlam düzeyini yakalayabilecektir. O yüzden, flimdi, görev zaman Sistemin ara yol aray fllar Dünyan n bu ac gerçekli i ve sisteme ara yol aray fllar Türkiye ve Türkiye Kürdistan nda fazlas yla yank s n buluyor elbette. Yar -sömürge, yar -feodal yap, ayn y k m tablosunun daha da çarp lm fl biçimlerini bar nd r - yor kaç n lmaz olarak. Anl flanl kompradorlar m z Avrupal s n fdafllar n n kayg lar na ve aray fllar na ortak olarak, ne olacak bu ülkenin hali sorusunu sormaya bafllad lar. Hâkim s n f temsilcilerinden birileri Marks n entelektüel düzeyde yâd etmekle yetinirken, bilumum reformist, icazetçi çevreler 68 kufla devrimci ve komünist önderlerle kurdu u iliflki düzeyi, emperyalist kapitalistlerin Marks la kurduklar iliflki düzeyinin benzeridir; içeriksiz, yüzeysel ve sembolik Dolay s yla sisteme ara yol aray fllar nda; hâkim s n flar n yukar dan afla ya reformistlerin afla dan yukar - ya keflif yolculuklar ayn siyasal koridorda bulufluyor. Ne Marks ne de Marks n çözümledi i toplumsal düzenin devrim savafl nda bayraklaflm fl Che Guevaralar, Denizler, Mahirler, brahimler, burjuva-feodal s n flara yar olacak öze sahiptir. Onlar, ellerinde kutsal kâseleriyle yeryüzünün lanetlilerini teskin eden birer aziz olsalard, emin olal m ki hâkim s n f ideologlar n n ve reformistlerin bunca ilgisine de mazhar olmazlard. Daha düne kadar Marks, uygarl n huzurunu zehirli fikirleriyle bozmufl bir tarikat önderi gibi görülüyordu. Di er devrimci ve komünist önderler kimileyin birer gaddar goflistti, kimileyin kab na s amam fl maceraperestlerdi. Hepsinin devri gerilerde kalm flt. Dünyan n devrime de il, rasyonelli e ihtiyac vard! fiimdi bata a saplanm fl dünyam z n rasyonel patronlar n n, bu devrimci ve komünist sembollere bir yat r mc sezgisiyle yaklaflt klar muhakkak. Zira, s n fsal kutuplaflmalar, kendisiyle beraber ideolojik kutuplaflmalar da büyütüp, sadelefltiriyor. Hiçbir düzlemde önünü göremeyip, sürdürülemezli i itiraf olunan sermaye düzenlerinin yald zlar dökülürken, Marksizm, tüm burjuva iyimserlikleri ve post-modern yalanlar tepeleyerek tarih sahnesine dönece inin iflaretlerini veriyor. Giriflimci burjuva ideologlar da flimdiden Marksizm i karfl s na almak yerine sahiplenmeyi, insanc l özünü keflfetmeyi ve nihayet sosyalizmle-kapitalizmi bar flt rmay kafas na koymufl! fiimdiden oyunun senaryosunu tahrif ederek, sonu devrimle de il, reformlarla biten bir final haz rlamaya gayret ediyor. Do al olarak K. Marks ve onun ideolojisi, pratik ard llar ateflli devrimciliklerinden soyundurulup miskin birer reformcular olarak sahneye yerlefltiriliyor. Halbuki, bizzat emperyalist kapitalizmin koflullar bu senaryoyu ifle yaramak hale getirecektir. Kapitalizmin koflullar n insanc llaflt rma, zenginli i alt-orta s n flara yayma yoluyla, aradaki uçurumun kapat lmaya çal fl lmas bile burjuva s n f n kendi var olufl ve egemenli inin esas koflullar ndan ödün vermesini gerektiren durumlard r. Oysa biliyoruz ki; birikmifl sermaye tüm ac mas zl yla her seferinde kendini daha fazla üretemiyorsa, canl emek sömürüsü her seferinde daha fazla derinlefltirilemiyorsa, kâr güdülü üretim, kapitalisti her seferinde daha zengin, emekçi s n flar daha yoksul k - lam yorsa ve bunlara ek olarak kapitalist s n flar birbirleriyle rekabeti bir kenara koyam yorsa burjuvazi kendi ipini çekiyor demektir. Dolay - s yla hâkim s n flar n oyunu daha bafltan yanl fl senaryolar üzerine kuruludur. Bu sahnede devrimci ve komünistlerin kendi özleriyle alabilecekleri bir yer yoktur. Merak etmesinler! Dünyan n gidiflat hâkim s n flar için bambaflka senaryolar haz rl yor ve ezilen halk s n flar n n dipten gelecek dalgas nda devrimci ve komünistlerin yeri çoktan haz r. Tüm bu yaflananlar n arkas nda yatan baflka bir gerçek de; hâkim s n flar ve reformistleri böylesi ileri de erleri sahiplenmeye, halkç söylemlere götüren fleyin; sömürü ve bask yla preslenen halk kitlelerindeki kaynaflmalar n, zorunlu yol aray fllar n n varl ve bu dinami in gittikçe h zlanmas n n kaz n lmaz olmas d r. Baflka bir dünya mümkündür sav sözünden baflka bir dünya zorunludur düzeyine eriflilmesi, hâkim s n flar için tehlike çanlar n n çok yak ndan gelmeye bafllamas anlam na gelmektedir. Halk kitlelerinin, hâkim s n f siyasetlerinden, masallar ndan kopufluna paralel ara yol aray fllar n n da h zlanaca n, devrimci ve komünistler simgelerini keflfedilecek ara yollara ikame etme çabalar n n artaca n flimdiden görmek gerekmektedir. Bu öngörü devrim yapma sorumlulu unu tafl yanlara yeni bir görev daha yüklemektedir: devrimci usta ve önderlere as llar yla sahip ç karak sistemin gerçek alternatiflerine giden yolda güç haline getirme görevini Yeni bir sistem gerekiyor Emperyalist kapitalist sistemin ç kmaz ya devrimci bir krize dönüflecek ya da ezilenlerin üzerine çökecektir. Emperyalist kapitalist hâkim s n flar n birinci elden sarf ettikleri bu sözlerine kat lmamak mümkün de ildir: Yeni bir sistem gerekiyor. Bu yeni sistemin, dünyay uçurumun k y s - na sürükleyen sermaye/iktidar sahipleriyle bar fl içinde olmayaca da bir o kadar kesin. Sömürüye, soyguna kurulu sermayenin egemen oldu u bütün yollar, proletarya ve ezilen halk kitleleri için hiçbir yenilik tafl m yor. Aksine, gelinen koflullar sosyalist ve komünist toplum ihtiyac n daha da belirginlefltiriyor. Üstelik yüzy l m z n bafl nda bunun nesnel koflullar hiç olmad kadar olgunlaflm flt r da. Ekonomik, sosyal yaflam n bir dayatmas haline gelmifltir. Ancak bu olgunlaflman n tek bafl na yeterli olmad da aflikar. Kan ve ac içinde k vranan halk kitlelerinin örgütsüz oluflu, iktidar al p dünyay de ifltirme alternatiflerinin henüz güçlü bir cephe oluflturamam fl olmas ; nesnel koflullar n oluflmad na de il, devrimci ve komünistlerin görevlerinin aciliyetine ve önemine iflaret etmektedir: Ezilen halk kitlelerini sisteme alternatif bir siyasal düzlemde seferber etme ve devrimci savafl her alanda yükseltme görevine. Bu görev flimdi üç nedenden önemli ve acildir: Birincisi; sömürü ve bask rejimlerinin t - kan fl n n hakim s n flarca bile s kça itiraf edildi i böylesi koflullarda, sistemle devrim aras ndaki koridorlar n bilumum reformist, revizyonist s n f uzlaflt r c güçlerce doldurulmaya bafllanmas ndan ileri gelmektedir. Burjuva, küçük burjuva söylem ve alternatifler en çok böylesi zamanlarda prim yapmaya bafllayacak, devrim alternatifine set olmaya çal flacakt r. Ancak s n f savafl m n n zorlu flartlar alt nda halk kitlelerinin da n k ve örgütsüzce de olsa verdi i mücadeleyi sonuna kadar götürmek, her flart alt nda kitlelerin ç karlar n sebatla savunmak; kitlelerle kaynaflman n ve devrimci önderlik alt nda toplanman n yoludur. Bu ayn zamanda ara koridorda gezinenleri de etkisizlefltirmenin en güçlü yoludur. K TLELERE GÜVEN bilincinin pratik boyutu da bunu gerektirmektedir. kinci olarak da, sermaye sistemi yaln z kendi yap sal çeliflkisinden kaynakl yaflad krizleri bedelini ezilenlerin s rt na y kmak flart yla- sürdürebilme deneyimine sahiptir. Onlar n ekonomik, siyasal krizlerini içinden ç k lmaz hale getirmek, bunun için devrimci kitle hareketini yaratmak Proletarya Partisi nin önemli taktiksel görevleri aras ndad r. Sistemin tüm teflhir olmufllu unu ve krizlerini devrimci bir krize dönüfltürmek böylesi zamanlarda çok daha önemlidir. Çünkü ekonomik, siyasal, sosyal koflullar n bunca y k m, sefaleti, açl dayatt koflullarda ezilenler ya örgütlenerek kendi ç - karlar için birbirine kenetlenecek, ya da toplumsal çözülme ve yabanc laflma h zlanacakt r. Bu a r flartlarda devrimci hareketin olmad yerde çürüme ve yozlaflma kaç n lmazd r. Bu hem kitleler aç s ndan hem de genel devrimci güçler aç s ndan böyledir. devrimci savafl ar nd - r r ve güçlendirir. Bu yüzden Savafla kitlenmek ruhu ve görevi her zamankinden daha zorunlu bir hal alm flt r. Son olarak da, bu görev devrim mücadelesinin, iktidar hedefinin ideolojik, siyasi, örgütsel önderli ini yapanlar n asli görevi ve tarihsel sorumlulu unda olmas ndan kaynakl d r. Ezilen halk kitlelerini iktidara tafl y p sürükleyebilecek yegane alternatifin Proletarya Partisi olmas bilincinin kuflan lmas yla ilgilidir. Bu bilinç ve sorumlulu a daha fazla ihtiyac n oldu u görülmelidir. Bu ayn zamanda KAZANMA bilincini ve inanc n n yükseltilmesini flart koflmaktad r. Emperyalist kapitalist dünya düzeni tüm k r lganl klar ve ç kmazlar yla her türlü alternatifleri gözden geçirirken; Proletarya Partisi nin son oturumunda ortaya koydu u kitlelere güven... fliar bu sürecin gerekleri ve özgünlükleri aç s ndan bir kez daha de erlendirilmelidir. Ancak böyle oldu u takdirde günün siyasal koflullar ve görevleri kendi anlam düzeyini yakalayabilecektir. O yüzden, flimdi, görev zaman

10 Enternasyonal İşçi-köylü Haziran-10 Temmuz 2008 ILPS 3. Kongresi baflar yla gerçekleflti 3. Kongrenin hemen öncesinde farkl ülkelerde mücadelesini sürdüren çok say da göçmen örgütünün bir araya gelerek Uluslararas Göçmenler Birli ini (IMA) baflar yla kurmas n n coflkusu ve heyecan ILPS Kongresine de yans d. Dünyay de ifltirebiliriz! Dünyay de ifltirebiliriz! Onlarca ülkede milyonlarca kitleyi temsil eden yüzlerce antiemperyalist örgütün içinde yer ald Halklar n Uluslararas Mücadele Ligi (ILPS) 3. Kongresini Haziran tarihleri aras nda Hong Kong da 35 ülkeden 211 delege ve 339 kat l mc ile baflar yla gerçeklefltirdi. Birçok ülkeden üye örgüt de vize vb. sorunlarla kongreye kat lamad. Halklar n mücadelesini gelifltir, emperyalist sald rganl na, devlet terörüne, ya ma ve sosyal y k ma karfl yeni bir dünya için birlefl! fliar alt nda toplanan ve oldukça coflkulu ve verimli geçen Kongreye ülkemizdeki ILPS üyeleri aras ndan YDG, DDSB, Belediye- fl Sendikas 2 No lu fiube ve Umut Yay nc l k kat ld. Türkiyeli örgütler aras nda Avrupa daki Türkiyeli emekçilerin örgütlenmesi için mücadelesini y llard r sürdüren AT K de yer ald. 3. Kongrenin hemen öncesinde farkl ülkelerde mücadelesini sürdüren çok say da göçmen örgütünün bir araya gelerek Uluslararas Göçmenler Birli ini (IMA) baflar yla kurmas n n coflkusu ve heyecan ILPS Kongresine de yans d. 3. Kongre ILPS Marfl n n okunmas n n ard ndan ILPS Baflkan Yard mc s Manolis Arkolakis in selamlama konuflmas ile bafllad. Arkolakis s n f mücadelesinin dünya genelinde yo unlaflt bir dönemde ülkelerindeki mücadelede kararl ve etkili konumda bulunan onlarca örgütün enternasyonal dayan flmay gelifltirme ve güçlendirme hedefiyle bir araya gelmesinin önemini vurgulad ve yak n zamanda aram zdan ayr lan Filipinler devriminin önderlerinden ve ILPS nin birinci baflkan Crispin Beltran olmak üzere, dünya çap nda halklar n kurtuluflu mücadelesinde flehit düflenler için 1 dakikal k sayg durufluna kitleyi davet etti. Sayg duruflunun ard ndan aç l fl konuflmas n yapmas için davet edilen ve Hindistan devrimci mücadelesi içinde sayg n yeri bulunan Vararara Rao nun vize verilmemesinden dolay kongreye kat lamamas nedeniyle haz rlad konuflmay Hindistan Devrimci Demokratik Cephe Baflkan Yard mc s Saibaba kürsüden okudu. Konuflmas n anti-emperyalist anti-feodal mücadeleyi ILPS alt nda sürdüren her k tadan kat l mc lar selamlayarak bafllayan Rao emperyalizme karfl mücadelede dünya çap nda anti-emperyalist anti-faflist mücadeleyi gelifltirmede ILPS nin tek güç oldu unu ve iflçi, köylü, gençlik, kad n, ayd n gibi çok farkl alanlarda mücadele eden örgütlerin mücadelesinin ortaklaflmas nda ve birbirlerinin deneyimlerinden ö renip ortak hareket etmesini sa lamada muazzam öneme sahip oldu unu vurgulad. Emperyalizmin krizinin derinleflmesine paralel dünya çap nda özgürlük türkülerinin daha fazla yükseldi inin belirtildi i konuflmada Hindistan da da kitlelerin isyan n n büyüdü ünün ve devrimci halk iktidarlar n n oluflturuldu unun üzerinde duruldu. Konuflmada halklar n kurtulufl mücadelesinin önünde engel olan revizyonist, reformist, pasifist hareketlerin bir araya geldi i ve gerici hükümetlerin ve emperyalist kurulufllar n destekledi i Sosyal Foruma karfl ILPS nin önemi de vurguland. Aç l fl konuflmas n n ard ndan ILPS Genel Baflkas Sison un baflkanl k raporuna geçildi. Emperyalizmin bask lar ndan kaynakl Hong Kong a gelemeyen Sison için video konferans yolu ile ba lant kuruldu ve canl yay nla raporu kongre delegelerine okudu. ILPS nin tüzü- ünde yer alan 18 konu bafll alt nda dünya halklar na siyasi rehberlik sunan en önemli ve güçlü anti-emperyalist demokratik örgütlenme oldu unu, askeri iflgallere, ekonomik krize, açl a ve her türlü emperyalist politikaya karfl ç kan, halklar n sömürülmesine ve bask alt na al nmas na karfl mücadele eden bir çizgiye sahip oldu unu aç klad. 40 aflk n ülkede yüzlerce örgütün bir araya geldi i ILP- S nin art k ulusal ve bölgesel birimler alt nda kurumsallaflmaya bafllad n ve uluslar aras, bölgesel ve ulusal alanda kitle örgütlenmelerinin genifl bir birleflik cephesi oldu- unu belirtti. Bu baflar lar na karfl n ulusal ve bölgesel birimlerin oluflturulmas nda ve yeni üyelerin kazan lmas nda çeflitli eksiklerin oldu unu ve bunlar n afl lmas gerekti in vurgulad. Ard ndan dünya genelindeki siyasi ve ekonomik durumun k sa bir özetini yap p halklar n direnifli ve ILPS nin görevleri üzerinde durdu. Baflkanl k Raporunun ard ndan Arman Riazi Genel Sekreterlik Raporunu kitleye okudu. Raporda ILPS nin kuruluflundan bu yana örgütsel geliflimi üzerinde duruldu. ILPS nin dünya çap nda gerçekleflen iflgale, DTÖ ye, NATO ya vb karfl eylemlerde, direnifllerde aktif flekilde yer ald n, önemli etkinliklere imza att vurguland. Genel sekreterlik raporunun ard ndan ülkelerin isimleri teker teker say larak her ülkeden gelen delegeler kileyi selamlad. Özellikle Filipinler den kat l m n yo un oldu u görüldü. Raporlar n ard ndan ILPS Tüzü üne yönelik öneriler tart fl l p oyland, tüzü ün netlefltirilmesinden sonra ise Crispin Beltran n kongre için haz rlad Neo-liberal küreselleflme ve eme in sömürüsü bafll kl yaz Sison taraf ndan okundu. Manolis Arkolakis ABD üsleri üzerine, Haluk Gerger anti terör yasalar ve insan haklar üzerine, Irene Fernandez göçmenlik üzerine, Arundhati Roy vize alamad için onun ad na Saibaba zorunlu göç üzerine, Wahu Kaara Afrika daki direnifl üzerine, Pauyu Ching ise Çin üzerine önemli sunumlarda bulundu. 19 Haziran günü ILPS nin tüzü- ünde yer alan 18 bafll k üzerine çal flma gruplar topland. flçi, köylü, gençlik, kad n, çevre, ulusal ve sosyal kurtulufl, az nl klar, hapishaneler, insan haklar vb konularda konuyla ilgili örgütlerden gelen delegeler 4 er saat konu üzerine görüfl ve deneyim al flveriflinde bulundu, eylem planlar n netlefltirdi ve sonuç bildirgelerini haz rlayarak komisyon sekreteryas n seçtiler. Çal flma gurubu toplant lar ndan öncelikle konuyla ilgili ayd n veya uzmanlar n sunumlar yap ld, ard ndan her delege kendi ülke raporunu okudu ve sonras nda sonuç bildirgesi ve ortak neler yap labilece i üzerine kararlar ald lar. Dünyan n farkl köflelerinden gelen delegelerin verimli ve yo un tart flmalar ortak düflman olan emperyalizmin dünya halklar na yöneltti i sald r lar n daha iyi kavranmas n, derinlefltirilmesini sa lad. Mücadele deneyimleri, ç kar lan dersler, baflar lar, yenilgiler tüm kat l mc - lar taraf ndan ilgiyle karfl land. Gericilerin tüm milliyetçi, flovenist propagandalar na ra men dili, dini, milliyeti, rengi farkl yüzlerce devrimci demokrat anti-emperyalistin büyük bir coflkuyla iflbirli i yapabilmesi enternasyonalizmin etkisini ve güzelli ini bir kez daha gösterdi. Emperyalist-kapitalist siteme karfl iflçi s n f n n ve ezilen halklar n birleflebilece ini demokratik örgütlenmeleri arac l yla bir kez daha gözlemlemek mümkün oldu. Gerek çal flma grubu toplant lar nda gerekse de sonras nda delegelerin kolektif bir çabayla sonuç bildirgelerini haz rlamas ve heyecanla sunmas oldukça de erlidir. 20 Haziran günü ise Kongrenin son günüydü. Verimli ve yo un geçen 2 günün ard ndan kongrenin baflar yla sonland r lmas için yo un bir emek verildi. Önce bir gün önce karar alt na al nan çal flma gruplar n n sonuç bildirgeleri ve eylem planlar teker teker okundu. Her bildirgenin ard ndan genel kitle taraf ndan coflkuyla ve alk fllarla bildirgeler kabul edildi, baz bildirgeler için özel öneri ve katk lar da sunuldu. Bildirgelerin okunmas n n ard ndan ILPS nin genel bildirgesinin netlefltirilmesi gündemine geçildi. Daha öncesinde haz rlanan taslak paragraf paragraf okundu ve ard ndan öneriler ve elefltiriler sunuldu. Canl tart flmalar n yafland bu bölümde farkl ideolojik- politik yaklafl mlara sahip anti-emperyalist örgütler demokratik bir yar fl içine girdiler. Görüfllerin ve karfl -görüfllerin heyecanla savunulmas n n ard ndan yap lan oylamalar ile genel deklarasyon son halini ald. Genel deklarasyonda emperyalizmin krizi ve sald rganl farkl aç lardan gösterildi. Dünya genelinde ve bölgelerdeki durum üzerinde duruldu. Ard ndan da yükselen mücadele selamland ve enternasyonal dayan flman n önemi ve zafere olan inanç vurguland. Genel deklarasyonun kabulünün ard ndan Kongre kültürel gece ile sona erdi. Kat l mc lar n amatörce haz rlad tiyatral gösteriler, flark lar, fliirler, halk danslar büyük ilgi gördü. Özellikle Crispin Beltran yoldafl üzerine söylenen flark ve fliirlerle mücadeleyi ileri tafl ma sözü verildi. Yine gerilla mücadelesini, halklar n birli ini ve zaferi simgeleyen gösteriler yap ld. Türkiyeli delegeler de Filipinli ve Pakistanl delegelerle birlikte Naz m Hikmet in fliirini ve Hiroflima flark s n farkl dillerde söyledi. Yine Türkiyeli delegasyonun Kürtçe halay çekmesi de ilgi çekti. Halaya salondaki tüm delegelerin kat lmas, herkesin kendi folklörüyle bütünlefltirmeye çal flmas güzel görüntülerin ortaya ç kmas n sa lad. Filipinli ve Avustralyal yerlilerin gösterileri ve Japonlar n halay da tüm delegelerin kat l m yla tamamland. Gece de video konferans üzerinden Sison da marfllar okudu. Bizler Türkiyeli delegeler olarak Kongreyi olumlu buluyor ve oldukça verimli geçti ini düflünüyoruz. Kolektif ve yo un ir çabayla hem aktif flekilde politik mücadele içine girdik hem de farkl ülkelerden delegelerle yo un görüfl ve deneyim al flveriflinde bulunduk. S n f mücadelesinin yo unlaflt bu dönemde anti-emperyalist mücadeleyi yükseltmek Türkiyeli örgütlenmeler aç s ndan da oldukça önemlidir.

11 27 Haziran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 11 Kavga okulu Hayrettin çok genç yafllarda Proletarya Partisi nin düflüncelerinden etkilendi ve k sa sürede örgütlü faaliyetlere girdi. Bu faaliyet sürecinde düflmana esir düfltü, hapishaneye konuldu. ki y la yak n esir koflullar yaflad. Hapishanede kald sürede okuyor, araflt r yor, yoldafllarla tart - fl p birçok fley ö reniyor, kavr yor, ideolojik ve siyasal olarak yetkinlefliyordu. Kendisini d flar daki s n f mücadelesine haz rl yordu. Hapishaneden ç k nca sab rs zl k içinde partisi ile ba kurdu ve örgütlü faaliyete b rakt yerden devam etmekte tereddüt etmedi. Bir devrimci, bir komünist için proletarya ideolojisi, Partisi ve kavgas n n herfleyden fazla önem tafl d n n bilincindeydi. Ard ndan k rsal alanda görevlendirildi ve Dersim e geldi, direkt gerillaya kat lm flt.. Bölge Askeri Komitesi nde ve bir gerilla müfrezesinin bafl ndayd. 12 Eylül ün tüm fliddetiyle estirdi i terör, çok yönlü ideolojik, siyasi, kültürel vb. sald r lar n yo unlu u, devrimci hareketin duraklamadan gerilemeye gitti i, çok a r kay plar ald, Proletarya Partisi nin de önemli kay plar ald, belli kesintiler, da n kl k, demoralizasyonun getirdi- i bu sald r lar n saflarda belli ölçüde kaç fllar n, sallant ya girmelerin, ideolojik savrulmalar n getirdi i koflullarda, bu durumun da komünistlerin iflini hayli zorlaflt raca n görüp, bilmesine ra men sars lmad. En ufak Devrim mücadeleleri içinde yer alan her insan mutlaka birçok zorlukla karfl karfl ya kal r, birçok çeliflki yaflar. Bu do al ve kaç n lmazd r. Önemli olan, bu çeliflkileri, zorluklar yaflad m zda tavr m z n ne oldu u, ne sonuca vard m zd r. Kolay m zoru mu, rahatl m devrimci görev ve sorumluluklar m z n gereklerini yerine getirmeyi mi, ben i mi biz i mi seçiyoruz? K sacas her davran fl, düflünce ve duygumuz bir s n fa hizmet ediyor. Karfl karfl ya kald m z her çeliflkide proletaryadan yana m yoksa burjuvaziden yana m tav r belirliyoruz? Elbette ki bir devrimcinin de halka, devrime, partiye ne kadar s k Dersim in Kurefl ini örnek almak (29 Haziran 1985 y l nda Hozat n Bargini köyü yak nlar nda mezrada bir iflbirlikçinin ihbar sonucu düfltükleri düflman pususunda TKP/ML aday üyeleri Nihat Topuzo lu ve Metin Eker ile birlikte ölümsüzleflen TKP/ML MK-SB üyesi Hayrettin Bak fl Kurefl in an s na) yalpalama göstermedi, tersine bu durum onu daha da kamç lad. A r faflist terörün bütün h z yla sürdü ü, devrimci hareketin çok a r kay p ald, kitlelerin önemli ölçüde sindirildi i, yurtd fl na kaç fllar n moda haline geldi i koflullarda ülkede olman n önemini görüp, bunda diretenlerden biriydi Hayrettin yoldafl. Araflt rma ve inceleme yapmas n çok severdi. Teorik-siyasal araflt rmalar imkan ve zaman elverdi i oranda yapard. Herhangi bir sorun ve olguyu ele al rkan mümkün oldu u kadar iyi araflt r r ve ondan sonra fikir yürütürdü. Araflt rmad, incelemedi i, bilmedi i konulara kar flmazd ve bunlara sahip olmadan konuflmak, saçma sapan konuflmakt r ve ciddi hatalara götürür derdi. Kitlelerle diyalo u muazzamd. Yafll - larla, kad nlarla, gençlerle ve çocuklarla oldukça rahat diyalog kurar, yafll yla yafll, çocukla çocuk olur ve onlar konuflturup deflmeyi, öne ç - kan sorunlar üzerine ajitasyon/propaganda yaparak onlar s kmadan saatlerce dinlemelerini sa lard. Oldukça sab rla onlar dinler, konuflurken de aras ra bir fleyler sorar onlar n dikkatini yo unlaflt r r ve nefleyle dinlemelerini sa lard. Kitlelerin iyi bir ö rencisi oldu u gibi, iyi bir ö retmeni oluyordu. Ayn zamanda iyi bir ajitatördü. Kitlelerin sorunlar yla ilgilenmeye önem verirdi. Yoldafl n di er fleylerin yan s ra a rbafll l, olgunlu u, alçakgönüllülü ü, fedakarl, ciddiyeti, verdi i sözlere ba l l, kitlelerle diyalo u, seviyeli esprileri, yoldafllar na ba l l, onlar üzerinde gözle görülür yaratt etki, oturakl kiflili i vb. kitleleri derinden etkiliyor, sayg nl n ve sevgisini kazan yordu. Faaliyet yürüttü ü Dersim ve civar nda en çok tan nan, adeta efsaneleflen yoldafllardan biridir Dersim in Kurefl i. Kitleler Kurefl in sorgulamalar - na sonsuz güvenirlerdi. Kuflkusuz kitlelerin Kurefl e sevgi ve güveni Proletarya Partisi ne olan güveniydi. Proletarya Partisi nin uzun y llard r yürütü ü mücadelenin, verdi i emeklerin, onlar n içlerinden gelen yüzlerce flehidimizin verdi i güven ve üzerinde yaratt etki sonucuydu. Partiye güven yoldafllara güveni gelifltiriyor. Yoldafllar m za duyulan güven partiyi gelifltiriyor. Hayrettin yoldafl sadece kitleler taraf ndan bu kadar sevilmiyordu. Bütün yoldafllar taraf ndan da çok seviliyordu. Gerek siyasal meselelerde, gerek örgütsel meselelerde, gerek pratik meselelerde, gerek kitleler aras nda olan sorunlarda, gerek flu ya da bu ifli organize etmede, gerek sorunlar ele al rken yöntemde ve düflman karfl s nda tak n lan tav r ve izlenmesi gereken hat konusunda olsun vb. Hayrettin yoldafl n yan nda olmak bir avantajd yoldafllar için. Yok ve olmaz, yapamam gibi kavramlar yoktu onun yaflam nda. yi bir örgütçü çok yönlü geliflendir. Çok yönlü geliflme özelli ini kazanan ve aç k oland r. Teorik, siyasal olarak iyi geliflmelidir. Kuflkusuz yetenekler do ufltan gelmez, üretim ve e itim sürecinde kazan l r. Faaliyet-pratik olmazsa veya istikrarl faaliyet olmazsa iyi örgütçüler de yetiflemez. Bugün genelde devrimci örgütlerin, özelde Proletarya Partisi nin her zamankinden çok böylesi yoldafllar yetifltirmeye ihtiyac vard r. Her yoldafl Hayrettin ve di er flehit kadrolar m z bugün daha çok örnek almal ve onlara lay k olmal d r. Onlar n ideallerine bugün daha çok ba l kal p hayata uygulamal y z. Bize b rakt klar bayra ne derece onlara lay k olarak tafl yoruz? Ona yan t vermeliyiz. Bir yoldafl Devrimcili i ç kars zca yaflayan bir kiflilik; ba larla ba l oldu u, inanc n n taml -, kendini tamamen davaya adam fll - da onun en çok zorland, çeliflkileri en uç boyutta yaflad koflullarda net olarak ortaya ç k yor. Bu keskin dönemeçler bazen bir çat flmada yaflam ile ölüm aras nda, bazen günlerce, aylarca süren, çeflit çeflit iflkenceler karfl s nda, bazen bir ölüm orucunda iradeni sonuna kadar zorlay p zorlamamanda, aylarca veya y llarca tek bafl na bir hücrede olup da devrime ba l l n ve inanc n yitirip yitirmemek aras nda yaflanabiliyor. Böylesi en zorlu koflullarda kifliye direnme ve savaflma gücü veren ideolojik sa laml, devrime olan bilimsel inanc n n yan nda flehitlere, yoldafllara, partiye duydu u derin sevgi ve güven flu anda yan nda olmasa da ayn dava u runa ülkede ve dünyada birçok kiflinin savaflt n, bedel ödedi ini ve ödetti ini bilmektir. Ama bütün bunlardan da öte, bir devrimci için çok daha a r, çok daha zor olan, üstelik de tamamen tek bafl na, ona güç verecek, destek ve cesaret verecek hiç kimsenin olmad en zorlu durumdur. Haks z yere itham edilmek! Böylesi durumlarda ancak s n f ve parti bilinciyle donanm fl, devrimcili i bir yaflam biçimi olarak kavram fl bireyler zorluklar n üstesinden gelebilir. flte bunlardan bir tanesidir 10 Temmuz 2001 de Tokat ta düflmanla girilen bir çat flmada flehit düflen Proletarya Partisi üyesi ve Karadeniz Murat Deniz Bölgesi Ordu Parti Organ üyesi Murat Deniz (Erol) yoldafl. O bir devrimcinin yaflayabilece i en kötü süreçleri, MKP önceli TKP(ML) taraf ndan kendi içlerinde yapt klar Kardelen Operasyonu s ras nda, ajan olarak sorgulad klar kiflilerin Murat Deniz in de ismini vermesiyle yaflam fl ve üç y l boyunca bu iddialar n ortadan kalkmas n beklemifltir. Ancak Murat Deniz, yoldafllar n n anlat mlar yla bu süreci flöyle yaflam flt : Tutukluluk süreci Murat yoldafl n ideolojik olarak hem s nanmas hem de çelikleflmesi süreci oldu. Hepimiz beraber yaflayarak gördük yoldafl n ideolojik netli ini. Elbette ki tutukluluk koflullar nda ona güç veren sa lam, net ideolojik duruflu, devrime olan bilimsel inanc ve partiye, parti adaletine duydu u güvenini yitirmeden, sab rla ç kt bu süreçten. Ta küçüklü ünden gelen, her zaman canl, hareketli sevecen, konuflkan özelliklerin tutukluluk sürecinde de koruyordu. Kendisi için zor olan bu dönemde kendi kabu una çekilmek, duygusall a kap lmak, kendi dünyas nda yaflamak, kendini gerilla birli inden soyutlamak tavr na girmemifltir. Zaman n bofl bofl umutsuz, hedefsiz geçirmiyor tersine sürekli bir fleylerle u raflmak, yapmak üretmek istiyor, buna çaba harc yor ve zorluyordu. Çokça okuyor. nceliyor araflt r yor. Notlar al yor, düflünüyor, taslaklar haz rl yor, yaz lar yaz yordu. Ortamdaki konuflmalara sohbetlere kat l - yor, düflüncelerini aç kl yor, yoldafllara kendi birikim ve bilgilerini aktararak onlara kendinden bir fleyler katmaya çal fl yordu. Günlük pratik ifllerden de geri durmuyor, kendini kat - yor, severek ifller yap yordu. Boflnak milliyetinden olan Murat yoldafl n kendi kültürlerine ait çamak denilen yeme i gerilla birli imize tatt rmas da bu süreçte olmufltu. Yani kendi gerçekli i içinde, katabilece i, yapabilece i hiç bir fleyden geri durmam fl ve o koflullarda dahi Partiye nas l faydal olurumun hesab n yapm flt r her zaman. Kendisiyle ilgili iddialar n parti taraf ndan ortadan kalkt n duydu unda kendi deyimiyle yeniden yaflama dönmüfltü. Bu süreçten sonra kendisini daha da gelifltiren Murat yoldafl; Proletarya Partisi nin bir kadrosu olarak Tokat n Turhal lçesi Yaylac k Da Tekmezar k rsal nda 10 Nisan 2001 de ölümsüzleflti. Kavgada ölümsüzleflenler! Efendi Diril: 1956 Dersim Ovac k ilçesi Hülükufla köyü do umlu olan Efendi diril 1976 y - l n d a TKP/ML saflar nda faaliyete bafllad. K sa zamanda kendini gelifltiren efendi diril bu süreçten itibaren birçok eylemde aktif rol alarak parti üyesi olur y l nda stanbul bölgesi örgütlenme komitesinde görevlendirilir. Düflman n korkulu rüyas haline gelen Efendi Diril 30 Haziran 1980 tarihinde kafas na 20 kurflun s k larak stanbul Kanarya da katledilir. Cenazesi Ovac kta 2000 kiflinin kat l m ve yoldafllar n n silah at fllar yla görkemli bir flekilde kald - r l r. Aziz Erkoç: 29 Haziran 1985 tarihinde Dersim Ovac k E rikavak köyünde ç - kan çat flmada flehit düflen Aziz Erkoç flehit düfltü ünde TKP/ML aday üyesi ve T KKO savaflç s yd Metin Eker: 1962 y l nda Dersim Hozat Ergen (Geçimli) do umlu olan Metin Eker Hayrettin Bak fl ve Nihat Topuzo lu ile birlikte Dersim Bargini de 29 Haziran 1985 te flehit düfltü ünde TKP/ML aday üyesi ve T KKO nun savaflç s yd. Nihat Topuzo lu: 1961 Dersim Ovac k Topuzlu köyünde do an Da lar n Mazlum u yurtd fl ndan gelerek gitti i gerilla faaliyeti s ras nda TKP/ML aday üyesi ve T KKO nun bir savaflç s olarak Bargini de 29 Haziran 1985 y l nda ölümsüzleflti. Pusula Devrimci savafl bilinçli öznelerle kazan l r! Kadro ve militanlar n ideolojikteorik ve politik bak mdan yetersizliklerle dolu olmalar gündemimizdeki meselelerin bafl nda gelmektedir. Bu sorunla karfl karfl ya kalmak do ald r ki faaliyetin bütününü etkilemektedir. Komünist Parti nin (KP) kitleleri örgütleme ve harekete geçirme düzeyi, do ru taktik politikalar belirleme ve uygulama yetene i, s n f savafl n n yasalar n kavrama gücü gibi s n f savafl n n hayati sorunlar kadro ve militanlar n niteli iyle dolays z bir iliflki içindedir. S n f mücadelesi özü itibariyle politik bir mücadeledir. Ezilenlerin egemen s n flara karfl KP önderli- inde yürüttükleri politik iktidar alma savafl d r. Bu savaflta KP, kadro ve militanlar arac l yla kitlelere ulafl r, kitleleri örgütler ve onlara yol gösterir. Kadro ve militanlar kitlelerle parti aras ndaki iletken tel görevini görmektedirler. Bunun içindir ki kadro ve militanlar n ideolojik durufllar, teorik birikimleri, politik seviyeleri, örgütleme yetenekleri belirleyici önemdedir. Günümüz kadro ve militanlar - n n bu anlamda oldukça yetersizlikler tafl d aç kt r. Özelikle ve s kl kla bahsini etti imiz politik gerilik, politikaya ilgisizlik sorunun ana halkas n oluflturmaktad r. Çünkü asgari ölçülerde bir kadro ve militan tipi yaratman n ilk dura- politikaya gösterilen ilgidir. Bu ilgi olmad sürece ideolojikteorik-örgütsel bak mdan geliflme yoluna girilemez. Politikaya neden ilgi göstermek gerekiyor, çünkü s n f savafl n n kendisi politik bir ifltir. Ezilenlerin ezen s n flara karfl bafllatt hareketin, kendili inden kalk flmalar n, öfke patlamalar n n, KP önderli inde, belli bir plan ve program etraf nda bilinçli bir eyleme dönüflmesidir. Ezen s n f n elindeki iktidar alma hedefidir. KP nin öncülü- ünde kitleler, iktidar mekanizmas n ele geçirir, burjuvazinin bütün yönetme ayg tlar n parçalar yerine proletaryan n iktidar mekanizmalar n infla eder. Yani bafllang - c ndan sonuna kadar politik bir süreç yaflanmaktad r. Bu süreci yöneten yönlendiren politik özneler olmadan süreç ilerleyebilir mi? KP ve bilinçli kadrolar olmadan kitlelerin öfke patlamalar n n bilinçli ve iktidar hedefli bir mücadeleye dönüflemeyece ini s n f mücadelesinin tarihsel sürecinden ö rendik ve bugün de ö renmeye devam ediyoruz. Demek oluyor ki politik süreç ancak ve ancak bu sürecin bilincinde olan politik özneler üzerinden flekillenir. Bu sürecin fark nda olan, s n f savafl n n yasalar n kavrayan, MLM yi eylem k lavuzu olarak kavrayabilen bilinçli unsurlarla bu süreç örülebilir. flte bunun için öncelikle, faaliyetin politik bir faaliyet oldu unun ay rd na varmak, militan ve kadronun bu sürecin öznesi oldu unu kavramak gerekmektedir. Bu anlafl ld ölçüde sa lam temellerde ideolojik-teorik ve örgütsel bir kimlik yarat labilir. Bundan kaynakl d r ki bugün öncelikle politikaya ilgisizlik, s n f mücadelesinin gündemlerine, kitlelerin sorun ve taleplerine yabanc l k sorununu aflmak gerekmektedir. Bu baflar lmad kça ana halka yakalanamam fl demektir. Dolay s yla da bugünün ve yar n n sa lam kadrolar flekillenemez. Nihayetinde politikaya ilgisizlik, politik özne olma bilincinden uzakl k, kitlelere yabanc l k bir sonuçtur. Bu sonucun da bir sürecin ürünü oldu u aç kt r. S n f savafl - n n uzun süredir devam eden dura an seyri (ülkemizdeki ve dünyadaki son dönemdeki k p rdan fllar d fl nda tutarak söylüyoruz) bu durumun as l kayna d r. Kitle hareketlerinin dibe vurdu u, kazan - lan mevzilerin kaybedildi i, devrimci komünist örgütlenmelerin kan kaybetti i bir ortamda kadro ve militan yap s nda bozulma ve dejenerasyon kaç n lmaz olarak yaflanmaktad r. Kadro ve militanlardaki bozulma s n f savafl n n sorunlar na, politik-teorik meselelere ilgisizlik, kitlelere güvensizlik, kitlelerden uzaklaflmak, parti iflleyifline uymayarak bu iflleyifli bozmak, mücadelenin baflar s için partinin zorunlu oldu una kuflkuyla yaklaflmak, yoldafll k iliflkilerinde yozlaflma olarak kendini göstermektedir. Bu noktadan sonra devrim ve sosyalizm davas na inançs zl k, kitlelere güvensizlik, KP ye kuflkuyla yaklaflmak sürece damgas n vurmaya bafllar. Dolay s yla da kitleleri örgütlemek, devrim mücadelesini baflar ya ulaflt rmak hedefi soyut bir projeye dönüflür. Nitelikli kadrolar n kayb n telafi edecek, yeni kadrolar ortaya ç karacak, bofllu u dolduracak bir dalgan n olmay fl yla birlikte sorun kangren halini almaya bafllar. S n f savafl n n gerilemesiyle paralel artan toplumsal çürüme ve yozlaflmadan kaynakl oldukça sorunlu ve deforme olmufl kiflilikler, faaliyetçi profilleri mücadele saflar na dolmaya bafllar. Bu faaliyetçileri flekillendirip yeniden kal ba dökecek politik atmosferin ve bununla eflgüdümlü uygulanan bir e itim politikas n n olmamas ndan dolay sorun büyümektedir. Sonuç itibariyle s n f mücadelesindeki gerilemenin ve artan toplumsal çürümenin objektif bir sonucuyla karfl karfl yay z. Tablonun k sa sürede de iflmesi mümkün de ildir. S n f savafl n n keskinleflmesine, kitle hareketlenmelerinin geliflmesine, KP nin bu süreci yakalama yetene ine ba l d r her fley. Süreç yakaland, KP kitleleri kucaklayacak taktik politikalar belirledi i ve uygulanmas için kadrolar n seferber etti i takdirde çözüm yoluna da girilmifl demektir. Bu demek oluyor ki sorunun çözümünü nesnel koflullar n de iflmesinden, s n f mücadelesinin geliflme seviyesinden ba ms z ele almayaca z. Bu süreçle paralel iradi bir müdahale de flartt r.

12 Göğün yarısı İşçi-köylü Haziran-10 Temmuz 2008 Kad n Mücadele Tarihinden Kürt Kad nlar Teali Cemiyeti Tarihe birçok Kürt kad n n n mücadeleci kiflilikleriyle isimlerinin yazm fl olduklar n görmekteyiz da stanbul da kurulan Kürt Kad nlar Teali Cemiyeti bunun en güzel örne idir. Bu cemiyet, Kürt tarihinde ilk Kürt Kad nlar Cemiyeti (Derne i) olma önemine sahiptir. I. Dünya Savafl ndan sonra birçok Kürt, Osmanl s n rlar içerisinde yaflamlar n sürdürmeye çal flmaktad r. Bunlar n önemli bir k sm Kürdistan topraklar ndan stanbul a sürülen Kürtlerdir. Bu nüfus içerisinde ünlü Kürt ayd nlar, Kürt bürokratlar da bulunmaktad r. Bunun yan s ra soylu Kürt ailelerine mensup olup ö renim görmek için stanbul da olan birçok Kürt ö renci ve bürokratlar da bulunmaktad r. Kürtler, co rafyalar ndan uzak sürgün hayat - n n vermifl oldu u birçok maddi ve manevi zorlu- a ra men ulusal kimlik mücadelelerini yitirmeyip bu koflullara ra men devam ettirmekteydiler. Osmanl mparatorlu u ise fiilen da lmakta oldu u Birinci Dünya Savafl n n politik karmaflas - n yafl yordu. Kürtler, bu ortam de erlendirip, ulusal mücadele verirler. Seyid Abdülkadir önderli inde Kürdistan Teali Cemiyeti ni kurarlar. Kürt Kad nlar Teali Cemiyeti de (KKTC), Kürdistan Teali Cemiyeti bünyesinde, befl ay sonra 1919 y l n n May s ay nda Osmanl mparatorlu u nun baflkenti olan stanbul da yaflayan Kürt kad nlar taraf ndan kurulur. Cemiyetin amaçlar için Kürt Kad nlar Teali Cemiyeti Nizamnamesi ad nda bir tüzük oluflturulur. Doktor Yamulkî Xan m, konuflmas nda derne in amaçlar n ve düflüncelerini flu sözlerle ortaya koyar: Han mefendiler! Biz Kürtler, çeflitli kavimleri kardefllefltiren, slam n zuhurundan yani as rlardan beri Türk milletinin en sad k seveni en güçlü bir dostu ve en içten bir kardefli olarak bulunmufluzdur. Bugün bütün milletlerin al nyaz lar n baflka flekillerde ald ve herkese bir hak verildi i bir zamanda bizler de kendi hakk m z istiyoruz. Çünkü ortada milyonlarca Kürt ve büyük bir Kürdistan var. Mukaddes emeller u runa en ziyade çal flmak isteyenlere ve milletlerine olan sevgilerini göstermifl olduklar fedakârl klarla ispat edenlere cümlemiz bütün varl m zla teflekkür borçluyuz. Cemiyetin tam olarak neden kapat ld ifade edilmemifltir. Ama 1928 y l nda Tiglis te yay nlanan Zarya Vastako gazetesinin 297. say s nda yay nlanan ve muhtemelen efli Dilara Han m, cemiyetin stanbul daki faaliyetlerine kat lm fl olan Kamil Bedirxan taraf ndan yaz lan makalesinde Konstantinopolis milliyetçilerinin hilekârl klar ve soruflturmalar yüzünden kapat ld denmifltir. Ana örgüt olan Kürdistan Teali Cemiyeti de Kemalist rejim taraf ndan kapat lm flt r. KKTC, o dönemde Kürt kimli inin geliflmesi, Kürt kad n n n ulusal mücadeleye kat lmas, Kürt çocuklar n n ve kad nlar n n e itim alan nda önemli geliflmeler kat etmelerine vesile olmufltur. Yaflam mücadelesi içinde kad n n rolü ve yeri çok büyüktür. Günümüzde de Kürt kad n birçok bask ya ra men mücadeleci kiflili ini yitirmemifltir. nan yoruz ki bugün de Kürt kad n na do ru zeminler ve ortamlar sunulursa yapabilece i birçok fley olur. Kürt kad n dün oldu u gibi bugün de yüzy llard r verilen Kürt ulusal mücadelesine ad n tarihe yazd racak pratikler ortaya koyacakt r. (Mizgîn Dergisinin web sitesinden k salt larak al nm flt r) Anneli in yaflan fl biçimi de s n fsald r! Esra intihar m etti, öldürüldü mü? Ankara da intihar etti i iddia edilen ve cenazesi Yüksekova da topra a verilen Esra Daren in ailesi k zlar n n vücudunda darp izleri oldu unu belirterek, suç duyurusunda bulundu. Aile olay n intihar olmad n dile getirerek, savc l ktan tekrar otopsi yap lmas n istedi y l nda Yüksekova Emniyet Müdürlü ü nde görev yapan polis memuru V. Daren ile evlenerek Ankara ya yerleflen 1988 do umlu Esra Daren in (Öztekin) 16 Haziran da Ankara daki evinde intihar etti i iddia edilerek cenazesi ailesine teslim edilmiflti. K zlar n n ölüm haberi üzerine cenazeyi Yüksekova ya getirerek topra a veren Daren in ailesi k zlar n n daha önce bask lardan dolay evden kaçt n belirtti. K zlar n n polis olan eflinin Kürtlere düflman oldu unu, bu nedenle k zlar n eve hapsetti ini öne süren aile, ölüm nedeninin araflt r lmas ve otopsi ifllemlerin yeniden yap lmas için Yüksekova Savc l - na baflvuruda bulundu. (H. Merkezi) Kad nlar Y lbafl davas ndan vazgeçmiyor! Ayfle Y lbafl n kocas taraf ndan öldürülmesi davas nda Mor Çat ve Amargi nin müdahillik talebini hakim zarar görmediniz diye reddetti. Astsubay Hüseyin Günefl Özmen in, efli stajyer doktor Ayfle Y lbafl öldürmekten yarg land dava, 12 Haziran tarihinde stanbul 4. A r Ceza Mahkemesi nde görüldü. Mahkeme kad n örgütlerinin davaya müdahil olma talebini kabul etmedi. Ancak kad n örgütleri davay takip etmekte kararl. Davan n bir sonraki duruflmas 10 Temmuz 2008 de yine Sultanahmet Adliyesi nde görülecek. Ayfle Y lbafl n babas Mahmut Y lbafl tan vekâlet alan avukatlar davay izleyecekler. Her duruflmada baflka bir kad n örgütünün müdahil olmay talep edece ini belirten Avukat Meriç Eyübo lu, amaçlar n n bu davada haks z tahrik indirimim mekanizmas - n n kullan lmamas n sa lamak oldu unu belirtti. Duruflmadan önce kad n örgütleri bir bas n aç klamas yaparak davaya taraf olduklar n vurgulad lar. Kad n cinayetlerinde ve kad na yönelik suçlarda bahane kabul etmediklerini söyleyen grup ad na aç klama yapan Filiz Karakufl her gün erkek yak nlar taraf ndan katledilen kad nlara dair haberlerin medyada yer ald n an msatt. (H. Merkezi) Do urganl k, biyolojik yap s nedeniyle kad na ait bir özelliktir. Bu biyolojik özellik insan türü ortaya ç kt ndan beri var. Fakat annelik de her fley gibi tarih içinde de iflimlere u rad, farkl anlamlar yüklendi. Anaerkil toplumda kad n, ekonomik hayatta daha etkin ve üretici oldu undan toplumsal yaflamda da etkin ve belirleyiciydi. Ve bu dönemde çocu a tüm topluluk/klan taraf ndan bak l r, yetifltirilirdi. Özel mülkiyetin ortaya ç kmas ve erkek elinde toplanmas ile birlikte, kad n n ekonomik ve dolay s yla toplumsal yaflamdaki etkinli i azald ; ikinci cins, ezilen, sömürülen pozisyonuna itildi. Böylece kad nlar ekonomik ve dolay s yla toplumsal yaflam n tamamen d fl na itildi; çocuk do urma ve ev iflleri tam anlam yla tek u rafl haline geldi. Ataerkil sistemin ortaya ç kmas yla do urganl k, annelik kad - na bir yük haline getirilmifl oldu. Soyun devam ve temizli i için al nan kad n, do uram yorsa ifle yaramaz bir fley dir. Toplumda alabildi ine afla lanan, horlanan kad n, ancak ana oldu unda bir de er görmektedir. Ancak burada da de erli olan kad n de il, çocuk do urarak neslin devam n sa lamas özelli idir. Bu nedenle k s r kad nlar afla lan r. Bir alet çal flmad ktan sonra, bir s k nt kayna olmaktan baflka ne anlam vard r ki sahibi için?! Günümüzdeki toplumda zaten köle olan kad n n, çocuk do urmas -anneli i, kölelik zincirine yeni ve büyük bir halka anlam na gelir. Çünkü çocuk yetifltirmenin, bu zor, oldukça karmafl k iflin tüm yükü kad n n s rt na yüklenmifltir. Çocuk do urmak, kad na özgü bir ifllev oldu u halde, onu yetifltirmek hiç de böyle de ildir. Ama ataerkil sistemde çocuk yetifltirmek sadece kad n n görevi olagelmifltir. Kad n tüketen ev ifllerine bir de çocu un eklenmesi, onu iyice tüketmektedir. Kad n n do urup do uramamas ile bu denli ilgilenilirken, sonras süreç ilgi konusu olmaz. Kad - n n çocuk yetifltirmesi ve bunun için eme ini, özverisini s n rs zca sarf etmesi, sa l ndan, rahat ndan, ekonomik-toplumsal-siyasal vb. tüm yaflant s ndan vazgeçmesi do al, aksi ise kabul edilemez görülür. Art k kad n n tüm zaman ev iflleri ve çocuk bak m ile doludur. Tüm bu ifller kad na yüklenmifl oldu undan çal flamaz, böylece kocaya olan ekonomik (ve dolay s yla di er) ba ml l daha da artar. Kad n için hapishane olan evin duvarlar, do urmas ile birlikte, art k firar edemeyece i kadar yükselmifl olur; boflanamaz, çünkü çocuk vard r! O zindan hayat nda, müebbede çarpt r lmas - n n mührü olur anneli i. Tüm bunlar do an n de il erkek egemenli inin sonucudur. Do a, kad nlara do urganl arma an etmifltir, fakat ataerkillik bu arma an bir yüke dönüfltürmüfltür. Erkek egemen sistem, kad na, meslek sahibi olmas n ve hayat n tüm alanlar nda kendini gelifltirerek özgür bir cins olmas n, erke e ba ml olmadan yaflayabilme olanaklar n yok ederek, evlenmeyi biricik geçim kap s, yaflam n idame edebilece i tek olanak olarak sunar. Bu durumda kad n, kendine biçilmifl rolü oynamaya zorunlu b rak lmaktad r. Çocuk do urmak ise, bu rolün evlenmekten sonraki en temel gere i olarak kurulmufltur. Erkek egemen devlet, tüm konularda oldu u gibi gebelik ve annelikte de kad n n s rt ndaki yükü kald rmak bir yana az c k hafifletmek için bile hiçbir giriflimde bulunmaz/bulunamaz. Aksine bu sistem her fleye kâr gözüyle bakt için, bu ihtiyaçlar da kendi burjuva-feodal niteli ine uygun giriflimcilik ruhu ile yapar. SSGSS yasas ndaki kad nlara yönelik kazan lm fl haklar n s f rlanmas, geri al nmas bunun en son örne idir. Sa l k, krefl, e itim, bak m vb. tüm bunlar parayla sat lan hizmetlerdir ve tamam zengin, egemen s n f kad nlar içindir. Emekçi kad nlar bunlardan ya hiç yararlanamaz ya da s n rl olarak ve diflinden t rna- ndan art r p en temel ihtiyaçlar ndan k sarak yararlanabilir. Yoksul, ezilen kad n ise gebeli- ini çok zor geçirir, bahsedilen olanaklara sahip de ildir. Hatta gebeyken, en zor flartlarda bile çal fl r/çal flmak zorundad r. Çocuk düflürme istatistikleri verilirken, bu durumu en çok emekçi kad nlar n yaflad gizlenir. Yine do um s ras nda zor ve sa l ks z flartlarda, t bbi destek almadan, hatta bazen tarlada vb. çal fl rken do urur. Do um s ras nda bebek ve anne ölümleri de yine yoksullar içinde yayg nd r. Ülkemizde birçok kad - n n hastane masraflar n ödeyemedi inden bebe iyle birlikte rehin tutulmas s k yaflanan olaylardand r. Yani anneli in yaflan fl da s - n fsal farkl l klar gösterir. Devletin niteli i ve politikalar ile bu farkl l k sürekli büyütülür ve korunur. Fakat bu bir kader, de iflmez bir gerçek de ildir. Kad n n cinsiyetinin ve anneli inin kendine yük ve st rap kayna olmad bir toplum olanakl ve de zorunludur. Bu, Demokratik Halk ktidar ve sosyalist toplumdur. Sosyalist toplumda tüm emekçi kad nlara ve çocuklara, tamam ücretsiz olan gebelik öncesi, s ras ve sonras nda sa l k ve e itim, krefl ve anaokullar, yemekhaneler, çamafl rhaneler, do um öncesi ve sonras ücretli için, emzirme izinleri, gebe ve emzikli kad nlar ile bebeklerine sa l ve geliflimi için özel beslenme olanaklar, e itim kurumlar n n tamamen ücretsiz olmas, hukuki koruma gibi olanaklar sa lanacakt r. Tüm bunlar, kad n n annelikten dolay bedensel ve ruhsal s k nt lar n en aza indirecektir. Ev iflleri ve çocuk bak m - n n toplumsallaflmas, onun ba ms zlafl p kendini e itim, çal flma, toplumsal, siyasal, kültürel vb. tüm alanlarda erkekler kadar yer alabilmesinin önünü açacakt r. Böylece kad na anal bir yük olmayaca- gibi anal yla de il bir bütün olarak insanl yla onurlanacak, insanca bir yaflama kavuflacakt r. Sovyetler Birli i deneyiminde de görüldü ü gibi, sosyalizm en çok kad nlar n hayat nda de iflikliklere neden olmufltur. Kad nlar o zamana kadar efli görülmemifl bir özgürlük ve eflitlik düzeyine ulaflm fllard r. Hayat n tüm alanlar nda aktif olarak yer alabildi inden, erke- e ba ml de ildir. Ekonomik veya toplumsal bask nedeniyle de il sadece sevdi i için ve kendi tercih etti i kifliyle evlenecek, do urmad için d fllanmay p do urmakla de er kazanmayacak, çocu um var, onun gelece i ne olacak? kayg s tafl madan aradaki sevgiaflk bitti inde uzun mahkeme süreçlerine ve bir y n saçma tan kl klara gerek kalmaks z n boflanabilecektir. Öyleyse sorunun çözümü do- urmamak, ana olmamak de ildir. Do an n kad na sundu u do urganl k arma an n bir ceza olmaktan ç kar p gerçek bir arma ana dönüfltürmek mümkün. Çocuk bak m n n efller aras nda paylafl lmas, sa l k, e itim, krefl, anaokulu gibi hizmetlerin özellefltirilmesine karfl ç kmak, kad nlar n ellerinden al nan do um ve emzirme izinleri, annelik yard mlar, iflyerlerinde krefllerin bulundurulmas vb. kazan lm fl haklar n geri al nmas için örgütlenmek ve mücadele etmek gerekir. Ve tam bir çözüm için anal, kad n ezme arac yapan egemen özel mülkiyet sistemi ortadan kald r lmal d r. Kad n hapishanelerinde iflkence ve hak ihlalleri HD zmir fiubesi 20 Haziran da hapishanelerde son dönemde giderek t rmanan hak ihlalleri ve insanl k d fl uygulamalar ile ilgili bir bas n aç klamas yapt. Aç klamada Sincan Kad n Hapishanesi nde, K r klar 2 Nolu F Tipi Hapishanede ve Ayd n E Tipi Hapishanesi nde son dönemde yaflanan hak ihlallerine yer verildi. Bas n aç klamas n okuyan Ahmet Alagöz, Sincan kad n hapishanesinde tutuklu bulunan Fatma Kapçak, Günefl Arduç, Raife Algül, Nuriye Adet ve Nazliye Erkan n duruflmaya götürüldükleri Ankara Adliyesi nde dövüldüklerini, kad n tutsaklar n özellikle kafa bölgelerine ve bacak aralar na vuruldu unu söyledi. Alagöz ayr ca elleri kelepçeli olmas na ra men tutsaklara sopa, demir çubuk ve tekmeler ile sald r ld n, jandarman n oluflturdu- u koridorda as l s rat köprüsü buras diyerek, yumruk ve tekmeler ile tutsaklar n darp edildi ini ifade etti. Ayr ca Ayd n E Tipi Hapishanesi nde bulunan kad n tutsaklar n da ak l almaz uygulamalara maruz kald klar n söyleyen Alagöz, Durket Süren ve Nefle Kayacan n yatak yok gerekçesiyle tuvaletin önüne konmufl bir yatakta yat r ld klar n, siyasi tutuklular n ç r lç plak soyularak arand klar n ve gardiyanlara ait tuvaletlerin de kad n tutsaklara temizletildi ini ve ayr ca siyasi tutsaklar n hapishane yönetiminin k flk rtmas sonucu adli tutuklular n hedefi haline geldi ini belirtti. Alagöz, benzer hak ihlallerinin K r klar F Tipi ve Ayd n Karacasu Kapal Hapishanesi nde de yafland n, sald r lar karfl s nda içerinin sesi olma çabalar n n devam edece ini ve tutuklu ve hükümlülerin yaln z olmad n söyledi. ( zmir) Yorumsuz... * 10 Haziran: Erkek evlat do- urmak, kad n için özel bir itibar meselesiyken, bunu tersi durumlarda feodal kültürün etkisiyle neler yafland na bir örnek daha düfltü gazete sayfalar na Gebze de koca Ç.Ç, befl ayl k hamile olan eflini k z çocuk do uracak diye dövdü. Gerekçe çok net; Çocuk neden o lan de- il? Devam nda yaflanan ise, ülkem hukukunun ne cins bir hukuk oldu unu gösterdi. Savc l k, eflini döven koca y sorgudan sonra serbest b - rakt. * 17 Haziran: stanbul-bak rköy de bankta oturan üç k za laf atan flehir magandalar, olaya tepki gösteren Gökhan Hançer i b çaklayarak öldürdüler. * 17 Haziran: Bursa n n Y ld - r m ilçesinde babas ndan gördü ü fliddete dayanamayarak evden kaçan ve polise s nan 12 yafl ndaki k z çocu u ve yine ayn flekilde fliddete maruz kalan iki kardefli dayakç babaya geri teslim edildi. * 18 Haziran: Karaman da h rs zl k için girdi i evde 9 yafl ndaki k z çocu una tecavüz eden 24 yafl ndaki brahim K. yakaland. brahim K. n n bir baflka çocu u da taciz etti i ö renildi. * 19 Haziran: Ayd n n Germencik lçesi ne ba l Ortaklar Beldesi nde May s ay nda dört çocu a tecavüz etti i ortaya ç kan kiflinin evi mahalle sakinleri taraf ndan yak - l rken, S.Y nin ailesinin beldeyi terk etti i belirtildi.

13 27 Haziran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 13 ARJANT N Arjantinli çiftçilerin grevine kentler de destek verdi Arjantin hükümetinin tar m politikas na karfl son dönemde dört kez ayaklanan çiftçilerin eylemleri, büyük kentlerde de yank - s n bulmakta gecikmedi ve binlerce kiflilik eylemlerle çiftçilerin eylemleri desteklendi. Eylemlerin en kitlesel ve ses getirenleri ise baflkent Buenos Aires de gerçeklefltirildi. Burada soka a dökülen binlerce kifli, ellerindeki bofl tencereleri çalarak, hükümeti protesto etti. Günlerce süren eylemlerde dikkat çeken bir baflka nokta ise, eyleme orta ve üst tabakalardan kat mlar n oldukça yo un olmas yd. Eylemler, Cordoba, Rosario, Mendoza und Mar del Plata gibi büyük kentlere de yay l rk e n, çiftçiler flsizli e karfl eylemlere öldürücü sald r TUNUS/FAS flsizli e karfl, Tunus ve Fas ta aylardan beri gerçekleflen eylemlere sald ran polis çok say da eylemciyi katletti. Ço unlu unu gençlerin oluflturdu u eylemcilere dönük ilk ölümcül sald r, 1 Haziranda Fas ta gerçekleflmifl ve bir eylemci yaflam n yitirmiflti. Tunus ta ise 7 Haziran da gerçeklefltirilen eylemlerde caddeleri trafi e kapatan eylemcilere polis yine sald rarak, en az 5 eylemciyi katletmiflti. Tunus hükümeti ise ölümleri inkâr edip, olaylarla ilgili de haber yasa koyarken, ölümleri gündeme getiren bir insan haklar savunucusuna da dava açm flt. Ancak 13 Haziran da yap lan ö renci eylemlerine, polis ve ordu güçleri taraf ndan daha kapsaml bir sald r gerçeklefltirildi ve 200 den fazla ö renci tutukland, çok say da ö renci ise a r yaraland. A r yaral lar n büyük bölümünün komada olduklar ve yaflama flanslar n n oldukça düflük oldu u bildiriliyor. Yine ayn günlerde Fas ta da ö rencilerin eylemlerine ordu ve polis sald r s gerçeklefltirildi, bir ö renci ölürken, biri de a r yaraland. Latin Amerika da öfke tafl yor de eylemlerini sürdürmekteler. Ayn günlerde ülkenin en az 30 noktas nda ana yollar trafi e kapatan çiftçiler, ihracat kapsam ndaki tar m ürünlerini tafl yan kamyonlar n geçifline izin vermediler. Hükümet yetkilileri ise eylemlere yönelik daha kat bir tutum almakta gecikmedi ve eyleme önderlik eden çiftçilerden baz lar n tutuklad. Çiftçiler Mart ay ndan bu yana Kirchner hükümeti ile anlaflmazl k halindeler. Hükümetin küçük ölçekteki çiftçileri iflasa sürükleyecek kararlar almas, artan mazot ve gübre fiyatlar ve de çiftçilerin temel geçim kaynaklar n n bafl nda gelen soya ihracat na yüksek vergiler getirmesi bafll ca anlaflmazl k noktalar n oluflturmakta. fi L Ö renci eylemleri yayg nlafl yor Hükümetin e itim politikas n protesto eden ve e itim sisteminde iyilefltirmeler talep eden fiilili ö renciler, haftalardan beri fiili sokaklar nda eylem yap yorlar. Ö renciler, giderek tüm ülke çap na yay lan eylemlerde, çok say da okulu iflgal ederken, ö rencilere destek veren ö retmenler de hükümet binas n iflgal ettiler. Ayr ca baflkentte ve çok say da büyük flehirde sokak barikatlar oluflturarak polisle çat flt lar. A r l kl olarak lise ö rencileri taraf ndan gerçeklefltirilen eylemlere, üniversite ö rencileri de giderek daha yo un bir kat l m sa lamaya bafllad lar. Neo-liberal politikalar hayata geçirme noktas ndaki ad mlar n giderek h zland ran fiili hükümetinin ç karmaya çal flt e itim yasas, e itimin özellefltirilerek, paral hale getirilmesini öngörmekte. Ö renci velileri de çocuklar n n eylemlerine destek veriyor ve yasan n zengin-fakir aras ndaki uçurumu daha da derinlefltirece- ini, e itimde f rsat eflitli ini tamamen ortadan kald raca n belirtiyorlar. BREZ LYA Zamlar isyan ettirdi Brezilya n n güneyinde bulunan Porto Alegre kentinde sokaklara dökülen halk, bir süpermarketi iflgal etmek istedi. Yaklafl k 500 kiflinin kat ld eylem, artan g da fiyatlar na karfl gerçeklefltirilen bir isyan niteli indeydi. Eylemciler süpermarketi iflgal etmek istedikleri s rada, polisin sald r s yla karfl laflt lar ve süpermarketin oto park nda, kendilerine göz yaflart c bomba ve plastik mermilerle sald ran polisle çat flt lar. Çat flma s ras nda da- lan kitle, daha sonra tekrar bir araya gelerek, bölgedeki çok say da caddeyi trafi e kapad. Çat fl- Vatandafll k s nav na tepkiler büyüyor 1 Eylül den itibaren Alman vatandafll na geçmek isteyenler bir s navdan geçmek zorunda kalacaklar. Federal çiflleri Bakanl taraf ndan Berlin Humbold Üniversitesi E itimde Kalite Geliflimi Enstitüsü ne (IQB) 310 soru haz rlatt r ld. Sorular parlamentoya sunulmadan uygulamaya konulacak. Vatandafll a geçmek isteyen göçmenler, bu sorular içerisinden 33 üne yan t vermek zorunda kalacak. Sorular n yar dan fazlas na do ru cevap verenler, s nav geçmifl say lacaklar. Test için ayr ca 25 Euro ödemek gerekecek. S nava ve parlamentoya sunulmadan uygulamaya konmak istenen sorulara ise tepkiler gelmekte gecikmedi. Hem göçmenler hem de parlamentodaki muhalefet partileri, en az ndan testin iyilefltirilmesini talep ediyorlar. Göçmenlerin haklar na dönük bir dizi hak gasp n içeren göç yasas na bir y l önce onay veren SPD nin teste karfl yapt aç klamalar ise samimiyetten uzak bulunuyor. Çünkü SPD nin geçen y l onay verdi- i Göç Yasas, ayn zamanda söz konusu vatandafll k testinin de önünü açm flt. Göçmen örgütleri ise, son y llarda ç kar lan tüm mülteci düflman yasalar ve hayata geçirilen uygulamalar gibi, ç kar lan bu testin de kabul edilemez oldu u ve buna karfl mücadele edilece i yönlü aç klamalar yapmakta gecikmediler. Göçmen örgütleri, testin iyilefltirilmesinin zaten mümkün olmad n vurgulayarak, tamamen iptal edilmesini talep etmekteler. malar s ras nda çok say da eylemci yaralan rken, 10 kadar eylemci de tutukland. Di er taraftan, topraks z köylüler de ülkenin en büyük kâ t üreticilerinden birine ait olan, bir okaliptüs çiftli ini k sa süreli iflgal etti. Topraks z köylüler, okaliptüs ve akasya çiftliklerinin nehirlerin kurumas na yol açt n, böylelikle de çiftçilere ve çevreye zarar verdi ini söylemekteler. PERU Eylemciler polisleri hapsetti Peru nun güneyinde bulunan Moquegua kentinde gösteri yapan 20 bin civar nda eylemci, günlerce bir köprüyü kapatt ve köprüyü açmaya çal flan 70 polisi bir katedrale kapad. Polisler daha sonraki saatlerde gruplar halinde eylemciler taraf ndan serbest b rak ld. Sorunun temelinde ise, eylemcilerin bölgelerinde faaliyet sürdüren Southern maden iflletmesinden, yoksul bölgeleri için, daha yüksek vergi almak istemesi yat yor. Eylemle birlikte maden iflletmesinin kâr ndan daha yüksek pay verilmesi sözü verildi. Meksika kökenli Southern maden flirketi Moquegua da bir bak r madeni çal flt r yor. fiirket ayn zamanda dünyan n ikinci büyük bak r iflletmesi. Maden oca n n iflçileri de flu s ralar daha yüksek ücret talebiyle, süresiz greve ç km fl bulunmaktalar. Eylemler sonuç verdi, anlaflma sa land SPANYA / PORTEK Z spanya da 4 gün süren nakliyeci grevi büyük ölçüde sona erdi. Bay nd rl k Bakanl taraf ndan yap lan aç klamada, sektörün % 88 iyle anlaflma sa land belirtildi. Bakanl k di- er % 12 lik kesime de grevi bitirme ça r s yapt. Artan benzin ve mazot fiyatlar na karfl nakliyeciler için 54 önlem al nd da vurgulanan aç klamada, fliddete yol açan gösterilerin sona erdirilmesi istendi. Anlaflman n ard ndan, ülke genelindeki trafik ak fl normal seyrine dönerken, marketlere mal girifl ç k fl da tekrar bafllad. Ancak kamyoncularla sa lanan anlaflmaya karfl n, di er sektörlerde grevler devam ediyor. Kamyoncular n ard ndan taksi floförleri de ülke genelinde greve gittiler. Benzer eylemlerin gerçeklefltirildi i Portekiz de ise, hükümet ile kamyon floförleri aras nda anlaflma sa land ve grevin sona erdi i bildirildi. Dünya Önder Dolutafl la Dayan flma Mitingi! Frankfurt-Hahn Havaalan nda tutuklanan AT K faaliyetçisi Önder Dolutafl a destek için 21 Haziran 2008 Cumartesi günü, Duisburg merkezinde miting düzenlendi. Duisburg Sa a Karfl A (Duisburger Netzwerk gegen Rechts), K z l Yard m Duisburg (Rote Hilfe Og Duisburg), Karawane, AT F, AG F taraf ndan düzenlenen mitingde Almanca Önder Dolutafl a özgürlük! yazan stand aç ld. Alman devletinin Önder Dolutafl Türk devletine teslim etmesini teflhir eden, özgürlü ünü talep eden dövizler aç ld. Mitingde AT K in ve mitingi düzenleyenlerin ortak imzal bildirisi da t ld. mza kampanyas na da ilginin oldu u miting saat te bitirildi. AHM (AT K Haber Merkezi) JAPONYA Yüksek mazot fiyatlar Japonya da da protesto ediliyor. Binlerce Japon bal kç, gittikçe yükselen mazot fiyatlar na karfl, 18 Haziran da 48 saatlik bir grev gerçeklefltirdiler. Mazot fiyatlar, tüm dünyada oldu u gibi, Japonya da da h zl bir flekilde art yor. Mazot, geçen y ldan bu yana % 50 zamlanm fl bulunuyor. Japon bal kç lar, mürekkep bal klar n ayd nlat c lambalarla a a düflürdükleri için, çok fazla mazota ihtiyaç duyuyorlar. HOLLANDA Yükselen akaryak t fiyatlar n protesto amac yla, spanya ve Fransa da bafllayan ve Avrupa geneline yay lan, kamyoncu eylemlerine Hollandal kamyoncular da kat ld. Mazot fiyatlar n n art fl n protesto eden ve buna karfl hükümetin önlem almas n isteyen kamyon sürücüleri, ülkenin tüm ana otoyollar nda, 18 ayr noktadan hareket ederek, kamyonlar n yar m saat boyunca saatte sadece 50 km. h zla sürdüler. Eylemler, kamyon sürücülerinin ba l oldu u çat örgüt TLN nin ça r s yla gerçekleflirken, eylem nedeniyle araç trafi i büyük ölçüde yavafllad, otoyollarda uzun kuyruklar olufltu. PAK STAN Pakistan n baflkenti slamabad da eylem yapan binlerce avukat ve destekçileri, Müflerref in Kas m ay nda görevden ald yarg çlar n göreve iadesini istediler. Ülke çap nda bir yürüyüfl eylemi gerçeklefltiren avukatlar, do udaki Lahor kentinde oluflturduklar, bir konvoyla bir slamabad a gelerek, burada mento önünde toplanarak gösteri yapt lar. Avukatlar, Pakistan daki koalisyon hükümetinin orta olan iki partinin, fiubat ay nda yap lan seçim öncesi verdikleri sözlere ra men, yarg çlar görevlerine iade etmemesini protesto etti. TALYA Tilayda daki metal iflçileri 16 Haziran da, ülke çap nda bir saat ifl b rakarak, talya daki ifl yerlerindeki zorunlu güenlik önlemlerinin iyilefltirilmesini talep ettiler. Eylem, son aylarda ölümlü ifl kazalar n n artmas üzerine, üç metal sendikas n n yapt ça r yla gerçeklefltirildi. En son gerçekleflen ölümlü kazalar n en a r ise, Turin kentinde faaliyet yürüten ThyssenKrupp Fabrikas nda ç kan yang nda 7 iflçinin yanarak can vermesiydi. Evrensel Bak fl flleri zorlafl yor! Venezüella Devlet Baflkan Hugo Chavez 8 Haziran da yapt bir konuflmada, FARC a silah b rakma ça r s yapt ve FARC n, elindeki tüm rehineleri, karfl l nda hiçbir talepte bulunmadan serbest b rakmas n istedi. Chavez ayr ca Latin Amerika da gerilla mücadelesinin tarih oldu u ve içinde bulunulan zaman itibariyle bölgede silahl bir gerilla hareketine yer olmad n iddia etti! Ancak Chavez in aç klamalar sadece bununla s n rl kalmad ve konuflmas n n devam nda FARC n, Kolombiya n n demokratik yoldan seçilmifl hükümetine dönük devirme çabalar n n imparatorlu un (ABD yi kast ediyor) eline koz verdi ini söyledi! Anlafl lan o ki, FARC, Chavez in hayata geçirmeye çal flt Bolivarc bölge politikas nda iflleri bir hayli zora sokuyor. Öncelikle FARC n karfl s nda mücadele etti i faflist Kolombiya rejimini ele alacak olursak; faflist Kolombiya rejiminin on y llardan beri ABD nin arka bahçesi oldu u bir s r de il. Hükümete kim/kimler gelirse gelsin, bu durumda y llar boyu bir de ifliklik yaflanmam flt r. Kolombiya ABD nin Latin Amerika daki kontra faaliyetlerinin neredeyse merkezi olma konumunu korumufltur. Chavez in silah b rakma ça r s yapt FARC a gelince; FARC, kuruldu u 1964 y l ndan bu yana (do rular -yanl fllar ile birlikte) Kolombiya n n faflist rejimine karfl silahl mücadele vermektedir ve bu mücadele sonucu ülkenin büyük bölümünü denetimi alt na almay baflarm flt r. Bugün Kolombiya Baflkan olan Alvaro Uribe, 2002 y l nda baflkan aday oldu unda, ülkedeki muhaliflere dönük katliamlar gerçeklefltiren, uyuflturucu ticaretini denetleyen ve milyonlarca köylüyü sürerek topraklar na el koyan kontrgerilla gruplar, k rsal bölgelerde ev ev dolaflarak Uribe için oy toplam fllar ve oy vermeyecek olanlara dönük kitlesel katliamlar yapacaklar tehditlerinde bulunmufllard. Ayn gruplar muhalif adaylara dönük sald r lar düzenliyor, kaç r p, iflkence yap yorlard. flte Alvaro Uribe seçimleri böyle kazanm flt. Uribe nin seçimleri kazanmas, ayn zamanda bölgede terörle mücadele konseptine h z vermek isteyen ABD emperyalizminin yo un maddimanevi deste iyle olmufltu. ABD emperyalizmi, topraklar n n büyük bölümü komünist tehdit alt nda olan bu ülkeye yard m elini uzat yor ve Plan Kolombiya y devreye sokuyordu. Bu plan kapsam nda Kolombiya n n tüm muhalif unsurlar na dönük kapsaml bir sald r bafllat l yordu. Böylece ABD emperyalizmi son 7 y l içinde Kolombiya ya, 1500 askeri dan flman ve özel birliklerin yan s ra, çok say da srailli komando ve e itimci, binlerce paral asker gönderdi, say lar on binleri bulan paramiliter güçlerin oluflturulmas için milyonlarca dolarl k yard mlar yapt. ABD emperyalizminin bu yard m faaliyetleri geçti imiz aylarda meyvesini verdi! Ve faflist Kolombiya Ordusu Ekvator s n r n ihlal ederek, hemen s n rdaki FARC kamp na dönük, a r silahlarla, kapsaml bir sald r gerçeklefltirdi. Bu ve ayn süreçte gerçekleflen çok say da sald r da, FARC n önemli önder kadrolar katledilmifl, Ekvator s n r na dönük Kolombiya sald r s ise, iki ülke aras nda ciddi bir krize neden olmufltu. Bunu takip eden günlerde Dominik Cumhuriyeti nde bir zirve gerçeklefltirilecek ve Chavez in bugün yapt ça r - n n sinyalleri de burada verilecek, dahas Chavez in faflist Kolombiya rejimine karfl elefltirilerinde ne kadar samimi oldu u da asl nda ortaya ç kacakt. Santa Domingo da yap lan bu toplant da el s k flan Chavez ve Uribe, ayr ca kökenleri ne olursa olsun fliddet gruplar na karfl iflbirli i ad alt ndaki eski bir askeri antlaflmay yenileyeceklerdi. Bu antlaflmaya göre, iki ülke hükümeti de silahl gruplar n (ki bundan kas t daha çok da silahl halk hareketleri) kendi s n rlar na s zmalar - na karfl ortak hareket etme ve s n r kontrol alt na alma sözü veriyorlard. Chavez anlafl lan bugün sadece bu antlaflmaya uymakla kalmay p, Latin Amerika da silahl gerilla hareketlerinin tarih oldu u ve bulunulan tarih itibariyle bunlara gerek kalmad tezini de hayata geçirmek için kollar s vam fl bulunuyor. FARC n kurucu önderi Tirofijo lakapl Manuel Marulanda Vélez in geçti- imiz haftalarda yaflam n yitirmifl olmas n ise, öyle görünüyor ki, bulunmaz bir f rsat olarak de erlendiriyor. Chavez in bu son ç k fl birçok kesimde hayli flaflk nl k yaratm fl gibi görünüyor. Oysa Chavez in silahl halk hareketlerine yönelik bu yaklafl m (veya tespiti) yeni bir fley de ildir. Bilinmektedir ki, Chavez her f rsatta silahl halk hareketlerinden uzak durulmas n telkin etmektedir. Çünkü Chavez in kafas ndaki 21. yüzy l n sosyalizmi konsepti ezilen emekçi halklar n difle-difl mücadeleleri üzerinden yükselmeyi içermemektedir. Bu konsept burjuvazi ile emekçi s n flar n uzlaflmas n öngörmektedir. Yine bu konsepte göre, uzlaflman n önkoflulu, emperyalizme göbekten ba ml ülkelerin emekçi y nlar n gerçek kurtulufla götürecek olan mücadele yönteminin, yani silahl mücadelenin terk edilmesinden geçmektedir! Bugün Latin Amerika da bir bir ortaya ç kan sözde anti-emperyalist liderlerin tümünün pratik ve yönelimlerine bak ld nda, benzer kayg lar tafl - d klar görülecektir. Çünkü onlar, halklar n n, emperyalist politikalar n yoksullaflt rmas, iflsizli e açl a mahkum etmesi ve türlü zulme u ratmas karfl s nda ortaya ç kan sistem karfl t öfke ve bu öfkenin karfl tl olarak sola, sosyalizme duyulan özlem üzerinden, bu özlemin dilini kullanarak iktidar olmufllard r. Gelinen süreçte uygulad klar politikalar kendi halklar nda tepkileri ortaya ç karmaya bafllam fl ve bugün bu tepkileri bast rman n yollar n aramaya koyulmufllard r. Bunun içindir ki, iflleri giderek zorlaflmaktad r. Bu zorluk ise silahl hareketlerin varl ile daha da büyümektedir. Bu hareketlerin artmas ve yayg nlaflmas ise en büyük korkular d r. Chavez de esas olarak kendi ifli de giderek zora girdi i için bu ça r y yapm flt r. Direnen halklar gerek Ortado u da gerek Asya da gerekse Latin Amerika da emperyalistlerin ve onlar n uflak-iflbirlikçi rejimlerinin ifllerini hayli zora sokarken, görünen o ki, ayn zorlu u sahte anti-emperyalist liderlere de yaflatmaktalar!

14 Tarihten sayfalar İşçi-köylü Haziran-10 Temmuz 2008 Dönemin Cumhurbaflkan Süleyman Demirel; Fevkalade hassas bir konu devlet güçleriyle halk karfl karfl ya getirilmemelidir, olay münferittir. A r tahrik var. Bu tahrik sonucu halk galeyana gelmifl... Güvenlik kuvvetleri ellerinden geleni yapm fllard r... Karfl l kl gruplar aras nda çat flma yoktur. (Otel yak ld s rada) Dönemin Baflbakan Tansu Çiller Sivas ta baz üzücü olaylar olmufltur. Devlet oradad r. (...) otelin etraf n saran vatandafllar m za hiçbir biçimiyle zarar gelmemifltir!.. Halktan kimsenin burnu kanamam flt r ve ölenler de ç kan yang ndan bo ularak ölmüfllerdir. (olaydan sonraki ilk aç klama) Baflbakan Yard mc s Erdal nönü Olaylar s ras nda, güvenlik güçlerinin özverisi sayesinde itfaiyeye yol aç lm fl ve vatandafllar m z n daha fazla zarar görmemesi sa lanm flt r. BBP Genel Baflkan Muhsin Yaz c o lu... Türkiye de ve yurt d fl nda, sözleri ile büyük tepkilere yol açan Aziz Nesin i Sivas gibi hassas bir ilimize getirerek zehrini kusmas na sebep olanlar, olaylar n birinci derecede sorumlusudur.. Polis telsizinden bir anons: Tafl at yorlar, ne yapal m. Cevap veriliyor: - Anlafl ld. Müdahale etmeyin. 2 Temmuz 1993 te Sivas ta 33 ayd n, sanatç, yazar Mad mak Otelinde diri diri yak ld. O gün Sivas ta bir katliam sahnelendi. Halk m z n iyiden, güzelden, sanattan, bilimden yana atan yüre inden bir parça kopar ld. Katliam öncesi yap lan her aç klama ile katliam n bir tu las örüldü. Vicdan ad na, onur ad na, insanl k ad na ne varsa o gün Sivas ta atefle at ld. Halk m z n yüre inde, bilincinde filizlenen insanl k de erleri o gün yok edilmek istendi. Türkülerimiz, romanlar m z, fliirlerimiz, halaylar m z korkular yd. Halk m - z n ilerici de erlerini gelece e tafl yacak, zenginlefltirecek, üretecek birikmelerimiz atefle verildi. Gün tutuflur can m gece tutuflur! Pir Sultan Abdal etkinlikleri kapsam nda Sivas ta bir araya gelen ayd n, sanatç, yazar ve ozanlar m z kald klar Mad mak Otelinde sald r ya u rad. Katliamdan önce Aziz Nesin dinimize küfrediyor, Din elden gidiyor, Müslüman mahallesinde salyangoz satt rmay z manfletleri ile ç kan yerel gazeteler yaflanacaklar n haberini önceden yap yordu. Tehditler ve Konya ve Kayseri den faflist-gericilerin Sivas flehir merkezine getirilmesi ile senaryonun ilk bölümü tamamlanm fl oluyordu. 2 Temmuz günü Sivas merkezde bulunan Pafla ve Meydan camilerinden ç kan güruh, etkinliklerin yap ld kültür merkezine sald rd. çerdeki kitlenin direnifli ile ç kan çat flman n ard ndan yönünü Mad - mak Oteline çeviren sald rganlar otelin çevresini kuflatarak içerdekilerin d flar ç kmas - n engelledi. Att klar sloganlarla fleriat isteyen ve cihat ça r s yapan gözü dönmüfl güruh oteli atefle verdi. Güruh için her fley haz rlanm flt. Sald r da kullan lacak tafllar bir gün öncesinde tamirat yap lacak gerekçesiyle belediye taraf ndan alana y lm flt. Polis ve jandarma çekilmifl, kulaklar n t kam fl, katliam için her fley haz rlanm flt. Otelin yak lmas ile kontrolden ç kan kalabal k yanan otele azg nca sald rmaya bafllad. Saatlerce süren olaylarda herkesin gözü önünde ve bilgisi dâhilinde gerçekleflen linç ile tarihimize yeni bir katliam kanla kaz n yordu. çerden yard m isteyen insanlar n feryatlar Sivas tan gökyüzüne ulafl rken hükümet seyrediyor, jandarma sadece bak yor, polis görmüyordu bile. Otelin yak lmas n n ard ndan Refah Partili Belediye Baflkan Temel Karamollao lu gözü dönmüfl güruha zafer sarhofllu u ile sesleniyordu: Gazan z Mübarek olsun! Katliam s ras nda halk m z n yetifltirdi i de erli ozanlar m zdan Nesimi Çimen, Muhlis Akarsu, Hasret Gültekin, yazar As m Bezirci, flair Metin Alt ok un aralar nda bulundu u 33 yürek katledildi. 51 kifli kendi imkânlar ile a r yaralarla kurtuldu. Kurtulanlar n aras nda Sivas valisi Ahmet Karabilgin in özel davetlisi olarak Sivas a gelen Aziz Nesin de vard. Olay n duyulmas ile özellikle stanbul ve Ankara da on binlerce insan sokaklara döküldü. Katliam protesto eden halk karfl - lar nda yine devleti buldu. Polis eylem yapan halka Sivas ta yakanlar aratmayacak bir flekilde sald rd. H z r Pafla oyunlar tutmayacak! Devlet, tarihi boyunca egemenlere, sömürücülere karfl isyan gelene ini yaflatan Alevi inanc ndan halk m za olan düflmanl n Sönmeyen atefl; Sivas Sivas katliam na karfl devrimci, demokrat kamuoyu sessiz kalmad. On binlerce insan n kat l m ile polisin fliddetine ve azg nca sald r lar na ra men eylemler gerçeklefltirildi. Sivas san klar n tafl yan araç Halk Ordusu taraf ndan yap lan bir eylemle havaya uçuruldu. Sivas ile yeniden hat rlatt. Elbette bu son da olmayacakt. Aradan uzun bir süre geçmesini de beklemeden. 12 Mart 1994 te devlet bu defa stanbul Gazi Mahallesinde yo un olarak Alevilerin oturdu u ancak esas hedef olarak düzene, muhalif halk m za kin kusuyordu. Devlet, Gazi de (ve ard ndan 1 May s Mahallesinde) faflist-fleriatç güçlerini kullanma gere i duymadan bizzat kendisi katliama giriflti. Polis halk n üzerine atefl açt kahvehaneler tarand, sonuç: 37 ölü. Sivas katliam na karfl devrimci, demokrat kamuoyu sessiz kalmad. On binlerce insan n kat l m ile polisin fliddetine ve azg nca sald - r lar na ra men eylemler gerçeklefltirildi. Sivas san klar n tafl yan araç Halk Ordusu taraf ndan yap lan bir eylemle havaya uçuruldu. Egemenler yüzy llard r ezilmiflliklerinden dolay ilerici, demokratik dinamikleri içinde bar nd ran Alevileri yok etmek amac yla türlü oyunlar, katliamlar gerçeklefltirdi. Yavuz Sultan Selim Anadolu da Alevileri k r mdan geçirdi. H z r Pafla isyan eden halk ve önderi Pir Sultan Abdal dara ac nda katletti. Ancak tüm bunlara ra men Aleviler direniflten ve isyandan vazgeçmedi. Kültürünü, direniflçi yan n, düzene karfl öfkesini yaflatmay baflard. Egemenlerin Alevileri ehlilefltirme gayretleri de hiç bitmedi. Mustafa Kemal le birlikte bu politikalar h z kazand. CHP arac l ile fleriata karfl laiklik söylemleri ile Aleviler düzene entegre edilmeye çal fl ld /çal fl l - yor. Alevilere karfl H z r Pafla oyunlar bugün yeni biçimler alt nda sürüyor. Alevi kökenli yazarlar-siyasetçiler eliyle Aleviler devlete yedeklenmek isteniyor. Bunun son örne i Reha Çamuro lu nun dan flmanl nda AKP nin Alevi aç l m oldu. Büyük iddialarla ortaya at lan bu aç l mla düzenlenen Alevi yeme i ise tam bir fiyasko ile sonuçland. Reha Çamuro lu Alevileri AKP nin politikalar - na kanalize etmek için birçok giriflimde bulundu. Ancak Alevilerin çok büyük bir k sm AKP nin aç l m na gereken dersi verdi ve kültürlerine, geleneklerine sahip ç karak AKP nin Alevi oyunun bozdu. Reha Çamuro lu nun AKP den istifa etmesi ile de AKP nin aç l m iflas etti. Alevilere yönelik son harekât Cem Vakf Baflkan zzettin Do an eliyle gerçeklefltiriliyor. zzettin Do an gazetelere verdi i aç klamalar ile Fethullah Gülen e haks zl k yap ld n iddia etti. zzettin Do an, Fethullah Gülen i Naz m Hikmet le karfl laflt rma aymazl n da sergileyerek Alevilerin Gülen e bak fl n de ifltirmeye çal flmakta. ABD emperyalizminin l ml slam projesinin bir ürünü olan Fethullah Gülen e yönelik yaklafl mlar ile zzettin Do an nerede durdu unu da göstermektedir. Devlet taraf ndan üstün hizmet madalyas ile ödüllendirilerek önü aç lan ve kadrolaflmas sa lanan Fethullah Gülen i demokrat gösterme oyunu t pk öncekiler gibi tutmayacakt r. Bu demeçlere karfl l k Alevi örgütlerinin zettin Do an a yönelik tepkisi ise gecikmedi. Alevi inanc ndan halk m z toplumsal paylafl mdan, adalet ve isyandan, iyi ve güzelden yana de erlerine sahip ç karak H z r Pafla oyunlar n yerle bir edecektir. Çünkü halk - m z Marafl, Çorum u ve Sivas n ateflini hiç unutmayacak. Sivas ta yüre imizden bir parça koparan atefl, zulme karfl isyan m zda bize hep güç verecek ve karanl klar y rtacak. Kültür-sanat Cengiz Aytmatov un, devrimin kuca ndan, modern revizyonizme giden yolculu u sona erdi! Yar bana bir bar fl Aytmatov yazarl n n uzunca bir bölümünde toplumsal gerçekçi bir hat izlemifl, Ekim Devrimi sonras nda, sosyalizmin inflas s ras nda yaflanan s k nt lar, kendisinin de birebir yaflad savafl n y k - m n, özellikle de eme in ve insan n yüceli ini yans tm flt r eserlerine. Ancak sosyalizmin de erlerinin öne ç kt bu eserlerin yerini, sonraki y llarda modern revizyonizmden etkilenmenin izlerini tafl yan eserler almaya bafllar. Ve Aytmatov giderek modern revizyonizmin sözcülü üne soyunur. Ünlü K rg z yazar Cengiz Aytmatov 10 Haziran da, Almanya da, tedavi gördü ü hastanede yaflam n yitirdi. Çok say da kitab Türkçeye çevrilmifl olan yazar n, en bildik romanlar, 1963 te yay nlanan ilk roman Toprak Ana, Cemile ve Yol Arkadafl d r. Yol Arkadafl ayn zamanda Selvi Boylum Al Yazmal m ad yla filmlefltirilmifltir. Aytmatov un babas 1937 y l nda devrim karfl tlar davas nda yarg lanm fl, ancak amcas 2. Emperyalist Paylafl m Savafl nda emperyalistlere karfl sosyalizmi savunmak için savafl rken yaflam n yitirmifltir. Cengiz Aytmatov kimdir? K rg zistan n Talas eyaletine ba l fieker köyünde 1928 y l nda dünyaya gelen Aytmatov, babas Törekul un görevi nedeniyle bir süre Moskova da e itim gördü. Annesi ve üç kardefliyle yeniden fieker köyüne dönen Aytmatov, yan na s nd babaannesi Ay mkan Han m ve halas Karak z dan eski K rg z efsanelerini, masallar n ve halk türkülerini dinledi. Aytmatov, 2. Paylafl m Savafl s ras nda kolhozlarda katiplik, postac l k ve vergi memurlu u yapt. Böylece halk n, kurumlar, insanlar n büyük ac lar karfl s ndaki durumlar n yak ndan tan ma imkan buldu. Tüm bu deneyimlerini daha sonraki y llarda yazd eserlerine yans tt. K rg zistan da üniversite e itimi gören Aytmatov, e itimini bitirdikten sonra çeflitli yaz lar kaleme ald y l nda ise Moskova daki Yüksek Edebiyat Kurslar na kabul edildi. Aytmatov un bu y llarda kaleme ald Cemile adl eseri 1958 y l nda Sovyetlerin en önemli dergisi Novy Mir de yay mland. Cemile nin Frans zcaya çevrilmesinin ard ndan, ünlü Frans z flair, elefltirmen Aragon un Cemile yi dünyan n en güzel aflk öyküsü olarak tan mlayan yaz s, Aytmatov un tüm dünyada tan nmas n da beraberinde getirdi. Politik yolculu u Aytmatov yazarl n n uzunca bir bölümünde toplumsal gerçekçi bir hat izlemifl, Ekim Devrimi sonras nda, sosyalizmin inflas s ras nda yaflanan s k nt lar, kendisinin de birebir yaflad savafl n y k m n, özellikle de eme in ve insan n yüceli ini yans tm flt r eserlerine. Baflta, en büyük eserlerinden biri olan, Toprak Ana olmak üzere, çok say da eserine damgas n vuran da onun bu hatt olmufltur. Ancak sosyalizmin de erlerinin öne ç kt bu eserlerin yerini, sonraki y llarda modern revizyonizmden etkilenmenin izlerini tafl yan eserler almaya bafllar. Ve Aytmatov giderek modern revizyonizmin sözcülü üne soyunur. Art k eserlerinde direngenlik, en kötü koflullarda bile ayakta kalma azmi yoktur. Proletarya diktatörlü üne yönelik ilk bafllarda çekingence daha sonralar ise cesur elefltiriler vard r. Büyük Ekim Devriminin çocu u Aytmatov un modern revizyonizme giden yolculu u alabildi ince h zl bir seyir izlemeye bafllam fl ve Aytmatov art k k r lm flt r! Toprak Ana da, yafll bir ana olan Tolunay a; Toprakla su, insanlar aras nda eflit olarak paylaflt r l rsa, bizim de kendi tarlam z olursa, biz de kendi tohumumuzu eker, kendi ekinimizi biçersek mutlu oluruz. nsan için en büyük mutluluk budur dedirten, gerçek bireysel mutlulu- un toplumsal mutluluktan geçti ini, bunun d - fl nda bir yaflam n kabul edilmezli ini Ekmek esmerdi, kat yd ama dünyada hiçbir fleyle karfl - laflt r lamayacak kadar tatl bir kokusu vard, günefl kokuyordu, taze saman kokuyordu, duman kokuyordu. Bir filiz nas l tohumdan do arsa bir anan n mutlulu u da halk n mutlulu undan do- ar. Halk n hayat ndan uzak kalan bir anan n hayat yoktu sözleriyle yans tan, sorunlar n toplumsal bir mekanizma içersinde afl labilirli ini ise yilik, da larda, yollarda yaflanmaz. nsan rastlant yla karfl laflmaz iyilikle. Ancak bir baflka insandan ö renir. nsan n hayat bir da yoluna benzer, iner, ç kar, uçurumlar n kenar ndan geçer. Hep tek bafl na aflamazs n o yolu, ama herkes elini uzat rsa sana, çabucak aflars n. Hayat - m z böyle iflte yorumuyla dile getiren Aytmatov yoktu art k! 1958 y l nda yazd Elveda Gülsar yazar n sosyalizme ve onun de erlerine de veda edifliydi ayn zamanda. Bu kitab nda, sosyalist sisteme ve proleter devlete dönük elefltirilerini aç k bir sald r ya dönüfltürmüfltür. Elveda Gülsar y, sosyalizmin savafl açt gerici de erleri ve gelenekleri savunan Gün Olur Asra Bedel roman izler. Bu eserinde art k sosyalizmi totaliter, bask c bir rejim olarak tan mlamaktad r. lerleyen y llarda kaleme ald Difli Kurdun Rüyas nda ise toplumsal mülkiyete övgünün yerini, toprak mülkiyetinin savunulmas alm flt r. Devrimin çocu u olarak do an, yine devrimin özgürlefltirici ortam nda filiz verip yefleren Aytmatov un bu de iflimi okur kitlesine de yans d. Baflta faflist TC egemenleri olmak üzere, gerici, faflist çevrelerin d fl nda kimseden ra bet göremedi. O art k ezilen halklar n gönlünde de il, Gorbaçov gibi modern revizyonizmin mimarlar n n masas nda yer bulabiliyordu kendine. Aytmatov sosyalizme ihanetini, ölümüne kadar sürdürdü. Atatürk Anadolu Endüstri Meslek Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ö rencilerinin haz rlad tiyatro oyununu çok say da tutuklu ve hükümlü izledi. Eskiflehir Sanat Derne i taraf ndan Liseler Aras Tiyatro fienlikleri kapsam nda düzenlenen Yar Bana Bir Bar fl isimli tiyatro oyunu Aç k Ceza nfaz Kurumu Müdürlü ü nde sahnelendi. Atatürk Anadolu Endüstri Meslek Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi ö rencilerinin haz rlad tiyatro oyununu çok say da tutuklu ve hükümlü izledi. Oyun 15 inci Liseler Aras Tiyatro fienli- i nde birincilik ve ikincilik ödülüne sahip Ö. Serhat Topalo lu ve Emre K l ç taraf ndan sahneye konuldu. Ferdi Merter in yazd ve 17 ö renci taraf ndan Karagöz ve Hacivat n aralar ndaki çekiflmelerinden sahneler sunulan tiyatro oyunu tutuklular taraf ndan büyük ilgiyle izlendi. (Eskiflehir den bir K okuru)

15 27 Haziran-10 Temmuz 2008 İşçi-köylü 15 Gazete/Okur Yaflama fl k tutan sözler... * Bir insan hakk nda, baflkalar n n onun hakk nda söylediklerinden çok, onun baflkalar için söylediklerinden fikir edinilebilir. (Leo Alkman) * Bir fleyi gerçekten yapmak isteyen yol, istemeyen mazeret bulur. (E. C. Mckenzie) * Baflar için plan yapm yorsan z, o zaman hükmen baflar s zl planl yorsunuz demektir. (Townsend) Kifli ileride eziyet çekece i için korkuyorsa, flu anda korkusundan ötürü eziyet çekmeye bafllam fl demektir. (Montaigne) * Suya düfltü ünüz için de il, sudan ç kamad n z için bo ulursunuz. (Edwin Louis Cole) * Al flkanl k, anahtar kaybolmufl bir kelepçedir. (Amos Parrish) * De iflim ancak içerden aç labilen bir kap d r. (Terry Neil) * Bana anlat rsan z unuturum, bana gösterirseniz hat rlar m, beni dahil ederseniz, anlar m. (Çin atasözü) * Tembellik yorulmadan önce dinlenme al flkanl ndan baflka bir fley de ildir. (Jules Renard) ÖSS ye inat, yaflas n hayat S cak May s günefli kendini yine hissettirmeye bafllam flt. Otobüsün cam ndan vuran günefl yüzümüzü yak yor, müthifl bunalt c bir havayla bo uyordu içeriyi. Dört saatlik yolculuktan sonra Ankara-Çorum Karayolundan Sungurlu ilçesine girdikten k sa bir süre sonra otobüsümüz jandarma taraf ndan durduruluyor. Yol boyu s ra s ra dizilmifl askerler ve ellerinde telsizlerle sürekli talimat ya d ran rütbeli komutanlar ç k yor karfl m za. Otobüste arama yapan askerler burada bulduklar bir pankart yine bu rütbeli komutanlara götürüyor. Komutanlar, üzerinde kasketli yeflil gözlü bir adam n, alt nda ise Bu çelik ald suyu unutmayacak ibareli yaz n n bulundu u pankart dakikalarca incelemeye bafll yorlar. Pankart yasal m ym fl, de il miymifl? Onu ö reneceklermifl. Yaz da bir sak nca yokmufl ama bu kasketli adam kimdi? Bir araya toplan p pankart n etraf nda yuvarlak bir daire oluflturan komutanlar yer de ifltiriyor, pankart evirip çeviriyorlar. Sanki brahim in yeflil gözlerinde, ya da yüz ifadesinde sak ncal bir fleyler ar yorlard. El koymalar n sa layacak sak ncal bir fleyler. Asl nda hiç de yabanc s olmad klar bu foto raf bile onlar tedirgin etmeye yetmiflti. Yabanc de illerdi bu alayc ama cüretkar tebessüme. Köylülerin, gençlerin, iflçilerin ba r na bast klar bu adam ayn zamanda tehlikeli bir simgeydi onlar için. Bir jandarma telsizden brahim Kaypakkaya Yafl yor diye bildiriyor. Daha sonra merkezden yan t gelene kadar beklememizi istiyorlar. Uzayan bekleyifl, yükselen tepkiler bir süre sonra pankart n teslim edilmesiyle sonuçlan nca biz de Karakaya Köyü ne do ru yolculu umuza devam ediyoruz dakika sonra mezarl a yürümeye bafllayaca - m z yere, ayn zamanda da as l arama noktas na ulaflm fl bulunuyoruz. Yolun en bafl nda otobüs terminali ve bunun hemen yan nda heybetli görünümüyle Karakaya Jandarma Karakolu. Karakolun yukar s ndaki tepede brahim bekliyor bizi. Karmafl k duygular içindeyiz. Öfke, hüzün ve heyecan. Nisan Günefli nin topra n alt ndaki tohuma ilk s s n verdi i mevsim art k May s s ca na evrilmifl geliflip güçlenmesi. Tomurcuklar patlam fl, güneflin vurdu u bereketli topraklar, yeflile sar ya, k rm z ya boyanm flt. brahim in yan bafl nda da otlar bitmifl çiçekleri bo nun gö süne do ru e ilmifl adeta onu kucaklamak istiyor. Bizi bekleyen as l karfl lama ise burada organize edilmiflti. Jandarma kordonu boyunca korkunç bir arama terörüne, bunun bitiminde çeflitli ifllemlere tabi tutulduk. Ço- unlu unu orta yafll insanlar n oluflturdu u kitle güneflin önünde bu ifllemleri gerçeklefltirmek için 1,5 saat s ra kuyru unda bekletildi. nsanlar n ayakkab lar, paçalar hatta çoraplar n n içi dahi arand. Kimlikler tek tek al narak GBT yap ld, kimlik bilgileri kaydedildi. Kitlenin bu küçük düflürücü arama uygulamas na tepkili olmas na ra men etkinli i organize edenlerden Devrimci 78 liler Federasyonu nun pasif tutumu ve belirleyici olarak da insanlar n brahim in baflucuna bir flekilde ulaflabilme iste- i bizleri de bu arama terörüne katlanmak zorunda b rakt. Tüm bu engelleme, b kt rma çabalar na ra men arama/fiflleme iflleminin bitmesinin ard ndan di- er illerden gelen insanlarla birlikte kortej oluflturarak mezara do ru slogan ve marfllarla yürüyüflümüze bafllad k. Ve art k yan bafl ndayd k brahim in. Bir kez daha gösterdik onu unutmad m z. çimizde inanç oldu u sürece, ne kadar olumsuz olaylarla karfl lafl rsak karfl laflal m, bizleri y ld rmas na izin vermemeliyiz Yine May s n 18 i, yine baflucunday z iflte yumruklar m z s k l! Hemen karfl m zdaki Karakaya Köyü nü seyrediyorum. Bu küçük köyde bafllay p oradan stanbul a, oradan Dersim e Vartinik e ve Diyarbak r iflkencehanelerine uzanan ve yine bu küçük köyde son bulan devrime adanm fl bir yaflam n ak fl. Sayg duruflu ve bas n metninin okunmas n n ard ndan 78 liler Derne i, DTP Ankara l Yönetimi ve brahim in dostlar ve yoldafllar çeflitli konuflmalar yapt lar. Marfllar ve türkülerle süren etkinlik, kitlenin otobüslerin bulundu u noktaya kadar Önderimiz brahim brahim Kaypakkaya, 18 May s unutma, unutturma, Bedel ödedik, bedel ödetece iz sloganlar n atarak yürümesiyle son buldu. (Ankara dan Bir flçi Köylü Okuru) Antakya da Kaypakkaya Anmas May s ay n n son haftas Kaypakkaya, Antakya-Samanda da yap lan bir piknik ile an ld. Sayg duruflu ile bafllayan piknik brahim Kaypakkaya n n hayat ve mücadelesi hakk nda konuflmalar ile devam etti. Daha sonra Antakya da yap lan çal flmalar, çal flmalar içerisindeki eksiklerimiz ve nas l giderilece i hakk nda sohbet edildi. Yap lan müzik dinletisi ve ö le yeme inden sonra bir sonraki piknikte görüflmek üzere piknik sona erdirildi. (Antakya K okurlar )...Ve gelece e bakan bir umut olufltu Eskiflehir de liseli ö renciler 14 Haziran Cumartesi günü saat da Adalar Migros önünde ÖSS karfl t bas n aç klamas yapt. Eyleme sokak tiyatrosuyla bafllayan ö renciler gösterimin ard ndan bas n aç klamas gerçeklefltirdiler. Ö renciler; Yar n milyonlarca ö renci 3 saatlik bir s nava girecek. Bu s nav sonucunda bu ö rencilerden sadece dörtte biri üniversiteye girme hakk na sahip olacak. Hayat m z n en güzel y llar nda çarp k, paral, ezberci ve niteliksiz bir e itimden geçirilerek bu s nava dâhil oluyoruz. Her y l giderek zorlaflt r lan s nav sistemi, üniversite kap lar n yüzümüze kapat yor dediler. Aç klaman n ard ndan Gel sen de reddet ÖSS yi Defet, E itim Hakt r Sat lamaz, ÖSS ye inat yaflas n hayat vb. sloganlar at ld. (Eskiflehir) Sivas Katliam n Unutmad k, Unutturmayaca z! 2 Temmuz Çarflamba günü saat te Mad mak Otelinin önünde yap lacak olan Sivas katliam n lanetleme törenine, katliam için en az ndan bir çift sözü olan tüm halk m z bekleriz. Anma töreni için saat da Alibaba Mahallesi Hac Bektafli Veli Derne i Sivas fiubesi önünde buluflal m. Faflizme, emperyalizme, feodalizme, flovenizme ve her türden gericili e karfl Partizan saflar na! Pir Sultan dan Mad mak a, asan da yakan da sistemdir, hesab n soraca z! PART ZAN Merhaba sevgili flçi-köylü okurlar, Bu yaz m zda sizlere ilk gazete da - t m deneyimimizi ve duygular m z anlatmaya çal flaca z. Haziran ay n n 14 ünde, Kartal Meydan nda ilk gazete da t m m z yapt k. Birço umuzda, ilk defa böyle bir faaliyette bulundu umuzdan dolay, biraz tedirginlik ve heyecan vard. Neyin nas l yap laca n tam olarak bilmedi imiz için, bizden daha tecrübeli yoldafllar n yard - m yla, o tedirginlik ve heyecan duygusunu üzerimizden atmaya bafllad k. Da t - ma, insanlar n yo un oldu u bölgeden, yani meydandan bafllad k. lk flçi-köylü Gazetesi okur musunuz? diye sordu umuzda, alaca m z yan t merakla bekliyorduk. Her olumlu cevapta seviniyorduk, birbirimize bak p gülüyorduk, yani yüre imiz kab na s m yordu Tabii olumsuz cevaplar ald m z da oluyordu. Fakat bu cevaplar bizleri y ld rm yordu, yeni yeni insanlara, emin Çizgi-yorum ad mlarla ilerliyorduk. Halk n aras na girmemizin neticesinde bizde oluflan özgüven, bizlerde insanlara karfl daha samimi duygular yarat yordu. Bafl m zdan enteresan polemikler de geçiyordu. Mesela bir yoldafl m z vatandafl n birine gazetemizin tan t m n yaparken, flçi- Köylü okur musunuz? diye bir soru yöneltti. Vatandafl: Yok ben almayaca m dedi. Yoldafl: Neden? diye sordu. Vatandafl: Ben polisim! dedi. Yoldafl m z bu cevap üzerine olay yerinden geri çekildi! flte bu da bizim acemili imizden dolay oldu, yani oradan uzaklaflmaya gerek yoktu. nsanlara birinci soruflumuzda yok dediklerinde, ikinciye derdimizi anlatamad k. Bafl ndan polis olay geçen yoldafl o gün gazete sat fl nda pek verimli olamad. Ama bir ara yoldan geçen bir bayan, bu yoldafl m z n yan na yaklaflarak, hiçbir fley söylemeden kendili inden gazetemizi ald. Yani da t m faaliyetlerinde bu tür olaylar her zaman olabilir. Ama bizim kararl l m z ve inanc m z bunlar n üstesinden gelir ve gelecektir. Sonuç olarak, bu faaliyetten kazan mlar m z oldu, kay plar m z de il. Bu tür faaliyetlerde bulunmak bizlere onur ve gurur veriyor. Bu yaz y yazma amac m z, bizim gibi yeni olan veya bu tür faaliyetlerde bulunmak isteyen yoldafllar m za-dostlar m za yol göstermektir. Yani içimizde inanç oldu u sürece, ne kadar olumsuz olaylarla karfl lafl rsak karfl laflal m, bizleri y ld rmas - na izin vermemeliyiz. Cesaretimizi kaybetmemeliyiz. Bütün flçi-köylü okurlar n selaml yoruz Merhaba; Hayat mda yafl m n verdi i tecrübesizlikten olsa gerek hep ilk leri yap yorum. fiu an bu yaz y yazd m gibi. Ve bu ilklerin aras nda hafta sonu benim gibi genç arkadafllar mla, Kartal Meydan nda yapt - m z gazete ve dergi ( flçi-köylü ve YDG) da t m da yer al yor. Da t ma gitmeden önce bende bir tedirginlik olufltu. Nas l yapaca m?.. Nas l konuflaca m? vs. vs. sorular sordum kendime. fiu bir gerçek ki insanlarla konuflmak, onlar ikna etmek, bilinçlendirmek ayr bir yetenek ister. Do al olmaya ve içten davranman n en do rusu oldu una karar vererek tedirginli imi üzerimden atmaya çal flt m. Niçin orada oldu umuzu göstermemiz gerekiyordu. nsanlarla konuflup bilgi vermek, gazete ve dergimizi anlatmak gerekiyordu. Tabi karfl m zdaki insan bizi dinledi i takdirde... Ne yaz k ki o an üzerimde kara bulutlar dolaflmaya bafllad. Özellikle gençler konusunda... Halk m z medya arac l yla yanl fl yönlendiriliyor ve bilinçlendiriliyor. Duyars z bireyler olarak boy gösteriyorlar. Da t m s ras nda verilen cevaplar her fleyi gösteriyordu. Benim yeterince sorunum var diyenler... Bilmek istemiyorum diyenler... Bunun yan nda duyarl, bizi dinleyen, gazete ve dergi okumak isteyen insanlar elbette oldu. Birkaç kifliden ald m okudum yan t ise beni daha mutlu etti. Ve biz iflte buyuz... Bizim olmas gereken insanlar m z bunlar diyebilmenin verdi i mutluluk ve gelece e bakan bir umut olufltu. Her fleye, tüm bask lara, y ld rmalara karfl biz büyüyoruz ve büyümeye devam edece iz. nsanca yaflamak için bugünümüzü ve gelece imizi, geçmiflin verdi i güçle karalamalar na izin vermeyece iz. Kartal dan Liseli YDG li Gömüyoruz kalbimizin derinliklerine Çaresiz akan gözyafllar m z Tekirda 2 No lu F Tipi Cezaevi nde bulunan yoldafl m z Ali Naz m Atmal o lu nun babas Kemal Atmal o lu nu yakaland kanser hastal nedeniyle kaybetmenin ac s n yafl yoruz. Kemal amcadan bize, hasta yata- nda söyledi i Biliyorum çocuklar kötü birfley yapm yorsunuz cümlesi kald. Güle güle Kemal Amca, unutmayaca z seni... Yoldafl m z n, ailesinin, yak nlar - n n ac s n paylafl yoruz. Partizan ve 1 May s Mahallesi flçi-köylü okurlar

16 ±CMYK iflçi-köylü Demokratik Halk ktidar çin B Z HALKIZ GELECEK ELLER M ZDED R UMUT YAYIMCILIK VE BASIM SANAY LTD. fit Yönetim yeri: Gureba Hüseyin A a Mah. mam Murat Sok. No:8/1 Aksaray-Fatih/ STANBUL Tel: (0212) FAKS: (0212) Sahibi ve Yaz iflleri Müdürü: Çilem ÖNSEL Bask : Gün Matbaac l k Beflyol Mah. Telsizler Mevkii Akasya Sk. No:23/A K.Çekmece/ stanbul Tel: BÜROLAR KARTAL: STASYON CAD. DÖRTLER APT. NO: 4/2 KARTAL, TELEFAKS: (0216) Cep: ANKARA: TUNA CAD. ÇANAKÇI fihani NO:11 KAT: 3 DA RE: 32 ÇANKAYA TEL: (0312) Cep: ZM R: 856 SOKAK, NO:48/203 KEMERALTI KONAK, TEL: (0232) Cep: MALATYA: DABAKHANE MAH. TURGUT TEMELL CADDES BARIfi fihani KAT: 3 NO: 94 ERZ NCAN: ORDU CAD. ORDU fihani KAT:3 TEL: (0446) CEP: BURSA: SELÇUK HATUN MAH. ÜNLÜ CAD. SÖNMEZ fi SARAYI KAT: 2 NO: 185 HEYKEL, TEL: (0224) Cep: MERS N: S L FKE CAD. ÇAVDARO LU fihani KAT: 3 NO: 118 MERS N Cep: AVRUPA MERKEZ BÜRO: WESELER STR AS-DRUCK DUISBURG-ALMANYA TEL: FAKS: Dersim Dersim de sendikalar n, organize etti i Partizan ve çeflitli devrimci örgütlerin destekledi i bir bas n aç klamas gerçeklefltirildi. Tuzla tersanelerinde kurals zl k, yasad fl l k ve ölümler devam ediyor. Tersane patronlar ve hükümet sorumluluk alm yorlar. flçileri ve halk kand r yorlar denilen aç klamada Limter- fl, Tuzla tersanelerinde grev silah n kullanmak zorunda kalm flt r. Biz de yürekten ve coflku ile bu anlaml direnifli ve di er ifl kolu direnifllerini selaml yoruz. Yaln z olmad klar n bir kez daha hayk r yoruz dendikten sonra aç klama slogan ve oturma eyleminin ard ndan sonland r ld. (Dersim/ flçi köylü) Adana Tersanelerde yaflanan ifl cinayetleri karfl s nda 16 Haziran da gerçeklefltirilen eyleme destek olmak ve tersane iflçilerinin sesine ses katabilmek için 16 Haziran 2008 günü Adana da bir eylem gerçeklefltirildi. D SK Genel- fl Sendikas önünde toplanan yaklafl k 100 kiflilik devrimci, demokrat, ilerici kitle yolun bir k sm n kapatarak sloganlarla nönü Park na do ru yürüyüfle geçti. nönü Park na gelindi inde haz rlanan bas n metnini D SK Çukurova Bölge fiube Temsilcisi Kemal Aslan okudu. Mersin Kanla yüzdürülen gemiler ve direnifl... Ad katliamlar ve deri iflçilerinin direnifliyle an lan Tuzla, son aylarda tersane iflçilerinin peflpefle ölümü ile birlikte bir kez daha ölüm ve direniflle kitlelerin gündemine girdi. Tuzla n n gündeme gelmesi ve iflçilerin kan pahas na gündemde kalmas patron ve hükümetin hiç de istemedi i bir fley. Bu nedenle, gerçeklerin üstünü örtmek için akla ziyan komplo teorileri de dahil her yönteme baflvuruluyor. Tuzla da yaflanan katliam n tek bir sorumlusu var: sermaye ve tek bir nedeni var: sermayenin azami kâr h rs Geriye kalan tüm ayr nt lar, yaflananlara dair tüm anlat lanlar sermayenin kâr h rs n n yaflama geçiriliflinin yol ve yöntemleriyle ilgilidir. Uluslararas Denizcilik Örgütü (IMO) 15 yafl üstü gemileri 2005 ten itibaren, tek cidarl gemileri ise 2015 ten itibaren seferden men edici düzenlemeler getirmifltir. Bu durum tüm dünyada yeni gemi talebinde patlamaya neden oldu. Üç-befl kurufla sat n al nan iflçinin al nteri de il, kan d r. IMO nun kararlar ile patlayan taleplerle Türkiye deki gemi infla sanayinde h zl bir büyüme yafland te 331 bin dwt (tafl ma kapasitesi) olan üretim (tamir ve yeni gemi üretimi) 2007 de 1 milyon dwt ye ç kt (% 300 art fl). Ayn dönemdeki iflçi say s ise 24 bin 200 den 33 bine ç km flt r (1/3 lük art fl). Yani patronlar ifllerini 3 kat art r rken, bunu mevcut iflçilerinde üçte birlik bir art flla sa lam fllar. Bunu tafleron firmalar kullanarak ve yasal 7,5 saatlik ifl süresinin çok üzerinde bir saatle iflçileri çal flmak zorunda b - rakarak yap yorlar. Patronlar n son liman : yalanlar, yalanlar, yalanlar Sermaye, düzeninin süreklili ini hukukla garantiye alsalar da güncel sorunlara yan t olmak için de bir dizi kuruma ihtiyaç duyar. Meclis ve hükümet bunlar n en etkili ve önemli olanlar ndand r. Ailesi tersane sahibi olan AKP milletvekili Durmuflali Torlak, Tuzla da iflçi ölümleri gündemli bir meclis oturumunda gündem d fl konuflma yaparak; Türkiye deki ifl kazalar n n Japonya ile ayn oldu unu, Malezya, Tayvan ve Çin den düflük oldu unu söyledi. Bu verileri de ILO ya dayand rd. ILO nun böyle verilere sahip olmad n bizzat kurumun kendisi belirtiyor. Yani meclis kürsüsü iflçi ölümlerine meflruiyet kazand rmak için, üstelik yalan verilerle, halk kand rmak için kullan l yor. Hükümetin bir di er oyunu Limter- fl i yetkisiz sendika ilan etmesidir. Limter- fl üretimin % 95 ini yapan tafleron iflçiler içinde örgütlü bir sendika. Türk- fl e ba l DOK Gemi- fl ise esasta kadrolu iflçilere yönelik örgütlenmesi olan bir sendika y l ndan beri katledilen 55 iflçiden 54 ünün tafleron iflçi oldu unu göz önünde tutarsak hükümetin Limter- fl i muhatap kabul etmemesini asl nda sorunu çözmek istemedi inin itiraf olarak anlayabiliriz. Yani hükümet bir kez daha halk kand r - yor. Sorunu çözmek istedi ini söylüyor ama as l muhataplar n yetkisiz sendika ilan ediyor. Tuzla tersanelerindeki iflçi ölümleri ülkemizdeki iflçilerin karfl karfl ya kald sömürü çark n n difllilerinin nas l çal flt - n bütün ç plakl ile göstermektedir. Bir yandan kurals z, esnek, güvencesiz, sendikas z, toplu sözleflmesiz bir üretime mahkum ediliyor iflçiler, di er yandan polisinden, jandarmas ndan valisine, bakan na, hükümetinden mahkemesine kadar tüm kurumlar hem patronun ihtiyaçlar na göre her türlü olana sa l yor, hem de iflçilerin hak alma mücadelesinin önüne her türlü engeli ç kart yor. Bugün iflçiler art k patronlarla, al nterinin pazarl n de il, kanlar n n pazarl n yapmaktad rlar. Üçbefl kurufla sat n al nan iflçinin al nteri de il, kan d r. nsanlar ölümü göze alarak iflbafl yap - yorlar. Böylesine bir çaresizlik bu sömürü sisteminin yok edilmesinin de çaresidir. Bunu görmeli ve en gerinin en ileri oldu u bilinciyle ekonomik olarak en geri olan kitlelerin siyasi olarak en ileri kitlelere dönüflmelerinin dinamiklerini harekete geçirmeliyiz. Bozk rlar iflçilerin birli i tutuflturacak! Bursa Limter- fl Sendikas, tersanelerdeki çal flma koflullar - n n iyilefltirilmesi, art k seri cinayetler halinde gerçekleflen iflçi ölümlerinin durdurulmas ve daha bir dizi taleple ilan etti i grev, 16 Haziran da gerçeklefltirildi. Türkiye iflçi s n f tarihinin, sömürüye karfl en büyük eylemi olan Haziran 1970 direniflini selamlamak, Tuzla Tersaneleri nde 98 iflçinin ölümüyle sonuçlanan kazalar protesto etmek ve Limter- fl Sendikas öncülü ünde Tuzla iflçilerinin bafllatt greve destek vermek amac yla Mersin de 16 Haziran günü saat de D SK, KESK, Türk- fl, devrimci demokrat ve ilerici kurumlar öncülü ünde kitlesel bir eylem düzenlendi. Eylemde Partizan olarak biz de yerimizi ald k. Mersin Büyükflehir Belediye binas önünde gerçekleflen eylemde ilk olarak E itim-sen üyesi bir ö retmen fliir okudu, ard ndan 5 dakikal k oturma eylemi yap ld. Antakya 16 Haziran günü Antakya Künefeciler Meydan nda Haziran Büyük flçi Direniflinin 38. y ldönümü, yap lan bas n aç klamas ile kutland. D SK/Genel- fl Sendikas ve KESK önderli inde yap lan bas n aç klamas na Partizan, ESP, TÖP ve E itim-sen de destek verdi. Genel- fl Sendikas Hatay fiube Baflkan Mehmet Güleryüz ün okudu u bas n aç klamas na Yaflas n Haziran direniflimiz, Yaflas n s n f dayan flmas vb. sloganlar efllik etti. Eskiflehir D SK Bölge Temsilcili i yönetici ve üyeleri,15 16 Haziran direnifllerinin 38. y ldönümü ve Tuzla Tersanelerindeki iflçilerin grevine destek vermek amac ile 16 Haziran Pazartesi günü saat te K z lay fl Merkezi önünde toplanarak Hamamyolu na do ru yürüyüfle geçti. Demokratik kitle örgütlerinin de destek verdi i yürüyüfl, davul zurna eflli inde Yediler Park na kadar devam etti. Burada kitle ad na bas n aç klamas n D SK Bölge Temsilcisi Bayram Kavak yapt. Okmeydan 13 Haziran Cuma günü aralar nda Partizan, Halkevi, ÖDP, Köz, flçi Gazetesi, Yaflam Der, Demokrasi Evi, ESP ve SODAP üyeleri taraf ndan bir eylem düzenlendi. Eylem saat da Tuzla tersanelerinde ölümlere son! 16 Haziran grevini destekleyelim yaz l pankart n arkas nda yürüyüflle bafllad. Eylemde göze çarpan ise pankart n önünde yer alan ve iflçi ölümlerini konu alan haber sütunlar ndan yap lm fl tabuttu. Kitle Sa l k Oca n n önüne gelerek burada bas n metni okudu. Aç klaman n ard ndan müzik dinletisine geçildi ve Grup May s marfllarla Tuzla iflçisini selamlad. Eylem, BEKSAV n haz rlam fl oldu u Tersanelerin F s lt s belgeselinin gösterimiyle sona erdi. 100 kiflinin kat ld eyleme EMEP de destek verdi. Okmeydan flçi köylü okurlar Gazi Mahallesi Tuzla Tersanelerine 16 Haziran da yap lacak grev öncesi bir destek de Gazi Mahallesinden geldi. 15 Haziran günü Gazi Mahallesi eski karakol önünde bir araya gelen kitle buradan Cemevine yürüdü. Partizan, ESP, DTP, TÖP, Halkevleri ve SDP nin oluflturdu u Tuzla flçileriyle Dayan flma Platformu taraf ndan örgütlenen eylemde Tersane iflçisi yaln z de- ildir pankart aç ld. Grevin güvencesiz, kurals z, sigortas z, sendikas z çal flmaya karfl yap ld n dile getiren kitle herkesi Tuzla grevi ile dayan flmaya ça rd. Grev, Limter- fl Sendikas yöneticilerinin, iflçilerin ve destekçilerinin sabah erken saatlerde çmeler Köprüsü üzerinde toplanarak, Art k Ölmek stemiyoruz!, Yaflas n S n f Dayan flmas!, Grev Grev Grev!, Her Yer Tuzla Her Yer Direnifl! gibi sloganlar eflli inde, köprüden tersanelere do ru yürüyüfle geçmeleriyle bafllad. Tüm tersane bölgesini yo un bir ablukaya alan polis, destek için gelen kat l mlarla say lar yaklafl k 700 ü bulan kitleyi tersanelerin giriflinde durdurdu. Polisle yaflanan k sa bir arbedenin ard ndan, yolu trafi e kapatarak, Tuzla Gemi önüne kadar yürüyen kitle, burada beklemeye koyuldu. Direniflteki DESA, Unilever ve Arçelik iflçilerinin yan s ra, stanbul fiubeler Platformu, Deri- fl Sendikas Genel Merkez ve Tuzla fiubesi yöneticileri, DTP stanbul l örgütü, HKM, ESP, T B-DER, DHP, TTB ve daha çok say da kurum ve sendikan n da destek için geldi i gözlendi. Partizan, YDG ve DDSB kitlesi de, aç lan YDG ve DDSB pankartlar yla, sloganlar eflli inde alana geldi. Destek için gelenler aras nda, fiili den Karina ve Margarita Pena, Arjantin den Chilavert flgal Fabrikas Delegesi Diego Quintero, Brezilya flgal Fabrikas Konseyi Delegesi Placido Penarrieta da vard. Sendika yöneticilerinin ve de destek için gelenlerin yapt konuflmalar n ard ndan, saat den itibaren destek için gelen kat l mc lar n gruplar halinde alan terk etti i ve saat civar nda alanda az say da bir kat l mc n n kald görüldü. Bu s rada devam eden müzik dinletisi, Kürtçe bir parçayla sürerken, polis, alanda bulunanlar abluka alt na ald. Ablukayla birlikte yaflanan k - sa bir gerginli in ard ndan, grevin bitirildi i ilan edildi. Greve dair Öncelikle 16 Haziran grevine ça ran Limter- fl Sendikas n n ç kartm fl oldu u afiflleri mahallemizin merkezi noktalar - na ESP, Köz ve Partizan olarak yapt k. Yine bu bileflenle birlikte ç kart lm fl olan bildirileri mahallemizdeki pazarda sesli da- t m yaparak mahalle halk n 16 Haziran grevine ça rd k. 12 Haziran Perflembe günü ise Güzellefltirme Derne i nin Tersane iflçilerinin sorunlar grev öncesinde kamuoyunun gündemine oturmufl ve ülkenin dört bir yan nda gerçeklefltirilen eylem ve etkinliklerde, grevle dayan flma ça r lar yap lm flt. Ancak 16 Haziran da ortaya ç kan tablo, grevden ziyade, içinde sorunun gerçek muhataplar, özneleri olan tersane iflçilerinin kat l m n n az oldu u, Haziran Büyük flçi Direniflinin an ld, miting benzeri bir eylem olmufltur. Tersane patronlar, güvenlik güçlerinin, dolay s ile de devletin büyük deste iyle, grevi bofla ç karmak için, rkç -floven propagandalar eflli inde, oldukça yo un bir çabaya girmifltir. Tersanelerde grev örgütleyecek düzeyde bir örgütlenmenin gerçeklefltirilmemifl olmas n n sonucu olarak bu durum, kat l mda önemli bir etken olmufltur. Böylesi bir örgütlenme ve ifl yerlerinde grev komitelerinin oluflturularak, grev çal flmas n n içerden, sorunun özneleri üzerinden örülmesi, grev vb. direnifllerin baflar flans n n ön kofluludur. Bozk rlar iflçilerin birli i tutuflturacak Haziran çal flmalar ndan önünde grevle ilgili bir etkinlik, ortak olarak bu bileflen taraf ndan gerçeklefltirildi. Etkinli e yaklafl k 50 kifli kat ld. 14 Haziran günü ise greve destek ve ça r amaçl bir bas n aç klamas gerçeklefltirdik. Bas n aç klamam z 14 Haziran akflam saat da gerçeklefltirildi. "Tuzla iflçisi yaln z de ildir", "Yaflas n s n f dayan flmas " vb. sloganlarla bafllayan eylem Bir di er mesele ise, tersanelerdeki çok parçal örgütlenme çal flmalar ve bu çal flmalar n kendi aralar nda var olan yaklafl mlar d r. Bu yaklafl mlar ise iflçiye oldukça fazla yans makta-yans t lmaktad r. Bunun en son örne- i ise, grev günü yaflanm flt r. Pankartlar n kapatt r lmak istenmesi s ras nda ç kan tart flmalar, destek için gelenler üzerinde oldu u gibi, özellikle de greve kat lan iflçiler üzerinde de olumsuz bir etki yaratm flt r. Tersane iflçileri benzer tart flmalara s kça flahit olmaktad r ve bu durum özde karfl l kl olarak geliflmektedir. Grev günü görüflüne baflvurdu umuz, baflta tersane iflçileri olmak üzere, çok say da insan da, tersanelerdeki örgütlenme sorunun önündeki bafll ca engellerden biri olarak, bu çok parçal örgütlenmeyi ve de bunlar aras ndaki tart flmalar görmekte, tersane iflçileri içinde ciddi ve bütünlüklü bir örgütlenme yarat lamamas nda ve bundan hareketle de iflçilerin kat l m ndaki azl kta, bunun önemli bir rol oynad na dikkat çekmekteler. çinden geçti imiz süreç, iflçi havzalar n n iflçilerin öfkesiyle kaynad bir süreçtir. Bu öfkenin aya a dikilmesi ve bozk rlar tutuflturacak bir yang n bafllatmas ise, grup ç karlar n n bir yana b - rak larak, s n f n ç karlar n n ön plana al nmas, devam nda iflçi s - n f n n birli inin sa lanmas ve de s n f bilincinin yükseltilmesiyle mümkün olacakt r. Tersanelerde de yap lmas gereken budur. Tersane iflçisi ancak o zaman insanca yaflama ve çal flma hakk için, üretimden gelen gücünü kullanarak, grev vd. eylem ve direniflleri omuzlayacak, yan bafl nda arkadafllar ölürken, bafl - n çevirip gitmeyecektir. Ancak o zaman, grevde görevli önlü ünü giyenler de, eylem kortejine slogan att ranlar da, ön saflarda pankart tutanlar da, iflçiler olacakt r. Bunu baflarabilmek için de, gerek örgütlenmedeki gerekse bir bütün olarak politikalardaki yanl fl ve eksikliklerin gözden geçirilmesi, yanl fllardan ders ç kar - larak, do ru bir örgütlenme yöneliminin hâkim k l nmas gerekmektedir. flçi s n f n n bozk rlar tutuflturacak yang n büyütebilmesinin baflka da yolu yoktur! (Kartal) bas n aç klamas n n okunmas yla devam etti. Daha sonra yine sloganlarla eylem sonland r ld. 1 May s Mahallesi Partizan Haziran direniflinin 38. y ldönümü ve Tuzla iflçilerinin grevini desteklemek için 15 Haziran günü Partizan, ESP, BDSP, BA- T S, SODAP, Halkevleri, SDP ve E itim flçileri Örgütleme Giriflimi Osmangazi Metrosu ndan Fomara da bulunan AKP il binas önüne kadar bir yürüyüfl ve tabutlu eylem gerçeklefltirmek üzere saat 16:00 da topland lar. Kurumlar n Tuzla Tersanelerindeki iflçi katliamlar n Haziran cüretiyle durduraca z! Tersane iflçilerinin yan nday z pankart, döviz ve flamalar n açarak sloganlar eflli inde yürüyüfle geçmesi üzerine, polis biber gaz ve tekmelerle azg nca sald rarak, kurum temsilcileri ile birlikte 37 kifliyi yerlerde sürükleyerek gözalt na ald. Polis arabalar nda da taciz ve sald r lar na devam eden polisi, eylemciler sloganlar ve marfllarla yan tlad. Güvenlik fiube Müdürlü ü ne ifadeleri al nmak üzere getirilen eylemciler, daha sonra Savc l a ça r lmak üzere savc l k talimat üzerine sabaha do ru saat 04:30 ta serbest b rak ld lar. Çanakkale 14 Haziran da YDG, SGD, DGH, YDGM, Emek Gençli i ve Ö renci Kolektifleri nden üniversiteliler bir araya gelerek Küçük Sanayi ve Çanakkale merkez kordonda bildiri da t m gerçeklefltirdiler. 15 Haziran da ise pazarda bildiri da t m na devam edilerek halka, 16 Haziran grevini selamlayacaklar bas n aç klamas na ça r da bulundular. Yaklafl k 30 kiflinin kat ld bas n aç klamas nda Tuzla iflçisi yaln z de ildir, Kurtulufl yok tek bafl na, ya hep beraber ya hiçbirimiz! sloganlar at ld.

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: sgurkan@asg.com.tr H

Detaylı

YARGITAY 7. HUKUK DA RES

YARGITAY 7. HUKUK DA RES YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA

Detaylı

YARGITAY 2. HUKUK DA RES

YARGITAY 2. HUKUK DA RES YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK

Detaylı

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ

İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik

Detaylı

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI

4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI 4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli

Detaylı

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha

BYazan: SEMA ERDO AN. ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi. Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha Baflkent Üniversitesi nden Bir lk Daha ABD ve Avrupa Standartlar nda Fact-Jacie Akreditasyon Belgesi Baflkent Üniversitesi T p Fakültesi Adana Eriflkin Kemik li i Nakil ve Hücresel Tedavi Merkezi, Türkiye

Detaylı

NTERNET ÇA I D NAM KLER

NTERNET ÇA I D NAM KLER Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab

Detaylı

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl

G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl 220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)

Detaylı

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür.

CMK 135 inci maddesindeki amir hükme rağmen, Mahkemenizce, sanığın telekomünikasyon yoluyla iletişiminin tespitine karar verildiği görülmüştür. Mahkememizin yukarıda esas sayısı yazılı dava dosyasının yapılan yargılaması sırasında 06.05.2014 günlü oturum ara kararı uyarınca Telekomünikasyon İletişim Başkanlığı ndan sanık... kullandığı... nolu,

Detaylı

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi

Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu

Detaylı

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum.

Öncelikle basın toplantımıza hoş geldiniz diyor, sizleri sevgiyle ve saygıyla selamlıyorum. Gümrük Ve Ticaret Bakanı Sn. Nurettin CANİKLİ nin Kredi Kefalet Kooperatifleri Ortaklarının Borçlarının Yapılandırılması Basın Toplantısı 24 Eylül 2014 Saat:11.00 - ANKARA Kredi Kefalet Kooperatiflerinin

Detaylı

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU

SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU SOSYAL S GORTALAR VE GENEL SA LIK S GORTASI KANUNLARI VE GERÇEKLER SEMPOZYUMU 26-27.01.2007 stanbul Üniversitesi Merkez Bina Doktora Salonu stanbul Barosu stanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi STANBUL BAROSU

Detaylı

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler

Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba

Detaylı

Araştırma Notu 15/177

Araştırma Notu 15/177 Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon

Detaylı

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d

Matematikte sonsuz bir s fatt r, bir ad de ildir. Nas l sonlu bir s fatsa, matematikte kullan lan sonsuz da bir s fatt r. Sonsuz, sonlunun karfl t d Matematik ve Sonsuz G erek konuflma vermeye gitti im okullarda, gerek bana gelen okur mektuplar nda, ö renci ve ö retmenlerin matematikteki sonsuzluk kavram n pek iyi bilmediklerini gözlemledim. Örne in,

Detaylı

Avrupa Adelet Divanı

Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim

Detaylı

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE

TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Prof. Haberal dan Yeni Bir Uluslararas At l m: TÜRK DÜNYASI TRANSPLANTASYON DERNE Dünyan n dört bir yan ndan yüzlerce biliminsan Prof. Dr. Mehmet Haberal taraf ndan kurulan Türk Dünyas Transplantasyon

Detaylı

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER

C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?

Detaylı

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU

HAKSIZ REKABET KURULU ÇALIŞMA RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU ANTALYA SERBEST MUHASEBECİ MALİ MÜŞAVİRLER ODASI ANTALYA HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU FAALİYET RAPORU DÖNEMİ : 2014 İÇİNDEKİLER SUNUŞ 3 BAŞKANIN SUNUŞU 4 HAKSIZ REKABETLE MÜCADELE KURULU NUN SUNUŞU

Detaylı

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI

LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI Haberler 4857 SAYILI fi KANUNU LE LG L YÖNETMEL KLER N DE ERLEND R LMES TOPLANTISI YAPILDI 14 May s 2004 tarihinde Sendikam z Binas Mesut Erez Konferans Salonunda 4857 Say l fl Kanunu le lgili Yönetmeliklerin

Detaylı

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES

MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES MESLEK MENSUPLARI AÇISINDAN TÜRK YE DENET M STANDARTLARININ DE ERLEND R LMES Ahmet AKIN / TÜRMOB Yönetim Kurulu Üyesi 387 388 Genel Oturum III - Meslek Mensuplar Aç s ndan Türkiye Denetim Standartlar n

Detaylı

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85

EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.

Detaylı

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU

2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU 2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına

Detaylı

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU?

HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? HİZMET ALIMLARINDA FAZLA MESAİ ÜCRETLERİNDE İŞÇİLERE EKSİK VEYA FAZLA ÖDEME YAPILIYOR MU? Rıza KARAMAN Kamu İhale Mevzuatı Uzmanı 1. GİRİŞ İdareler, personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarına çıkarken

Detaylı

YARGITAY 19. HUKUK DA RES

YARGITAY 19. HUKUK DA RES YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları

Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8

Detaylı

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ

KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın

Detaylı

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN

SOSYAL ŞİDDET. Süheyla Nur ERÇİN SOSYAL ŞİDDET Süheyla Nur ERÇİN Özet: Şiddet kavramı, çeşitli düşüncelerden etkilenerek her geçen gün şekillenip gelişiyor. Eskiden şiddet, sadece fiziksel olarak algılanırken günümüzde sözlü şiddet, psikolojik

Detaylı

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas

Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Atatürk ün Dünyas Cengiz Önal 64 Mustafa Kemal in Bursa da Ö retmenlere Konuflmas Han mlar, Beyler! stanbul dan geliyorsunuz. Hofl geldiniz. stanbul un fl k ocaklar n temsil eden yüce heyetiniz karfl s

Detaylı

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının

MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının MAKÜ YAZ OKULU YARDIM DOKÜMANI 1. Yaz Okulu Ön Hazırlık İşlemleri (Yaz Dönemi Oidb tarafından aktifleştirildikten sonra) Son aktif ders kodlarının bağlantıları kontrol edilir. Güz ve Bahar dönemindeki

Detaylı

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU

TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU TMMOB ELEKTRİK MÜHENDİSLERİ ODASI İZMİR ŞUBESİ 31. OLAĞAN GENEL KURULU EMO İZMİR ŞUBESİ 30. DÖNEM İŞÇİ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KOMİSYON RAPORU 6 Şubat 2016 Türkiye her 100 bin çalışan başına düşen ölümlü

Detaylı

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:

ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER: YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete

Detaylı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı

5651 Sayılı Kanun. 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı 5651 Sayılı Kanun 5651 Sayılı Kanun Maddesinin Amacı Kanun maddesi internet erişiminin kontrol altına alınmasını amaçlamaktadır. Bu sayede internet üzerinden işlenen bilişim suçlarının önemli ölçüde önüne

Detaylı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı

Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı Türkiye İlaç Sektörü Strateji Belgesi ve Eylem Planı Toplantısı SOSYAL GÜVENLİK KURUMU BAŞKAN YARDIMCISI YADİGAR GÖKALP İLHAN: -GELİŞMEKTE OLAN SAĞLIK SEKTÖRÜ VE SAĞLIĞA ERİŞİMDEKİ ARTIŞ, KAMU HARCAMALARINI

Detaylı

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir.

dan flman teslim ald evraklar inceledikten sonra nsan Kaynaklar Müdürlü ü/birimine gönderir. TÜB TAK BAfiKANLIK, MERKEZ VE ENST TÜLERDE ÇALIfiIRKEN YÜKSEK L SANS VE DOKTORA Ö REN M YAPANLARA UYGULANACAK ESASLAR (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Esaslar n amac ; Türkiye Bilimsel ve Teknolojik Araflt

Detaylı

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i

Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti Program ve Tüzüklerin Feminist Perspektiften Değerlendirilmesi i Parti içi disiplin mekanizması (cinsel taciz, aile içi şiddet vs. gibi durumlarda işletilen) AKP CHP MHP BBP HDP Parti içi disiplin

Detaylı

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme

F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen

Detaylı

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)

Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde

Detaylı

Tüketici Hukuku Enstitüsü. I. Kentsel Dönüşüm Raporu

Tüketici Hukuku Enstitüsü. I. Kentsel Dönüşüm Raporu Tüketici Hukuku Enstitüsü I. Kentsel Dönüşüm Raporu 1 16.05.2012 tarihinde kabul edilerek 31.05.2012 tarihinde yürürlüğe giren ve halk arasında kentsel dönüşüm kanunu olarak bilinen Afet Riski Altındaki

Detaylı

Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır.

Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır. Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içeriğindeki maddi bulgulara göre; taraflar arasında

Detaylı

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)

GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim

Detaylı

YARGITAY 6. HUKUK DA RES

YARGITAY 6. HUKUK DA RES YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES

Detaylı

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu

umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu C umhurbaflkan iken, Kendi ste iyle Kimya Ö rencisi Oldu Çankaya Köflkü nde Cumhurbaflkan smet nönü, 1942 y l nda hergün sabah akflam büyük bir dikkat ve merakla Hitler in Rusya topraklar ndaki ilerlemesini

Detaylı

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog

DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,

Detaylı

ATAÇ Bilgilendirme Politikası

ATAÇ Bilgilendirme Politikası ATAÇ Bilgilendirme Politikası Amaç Bilgilendirme politikasının temel amacı, grubun genel stratejileri çerçevesinde, ATAÇ İnş. ve San. A.Ş. nin, hak ve yararlarını da gözeterek, ticari sır niteliğindeki

Detaylı

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI

YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda

Detaylı

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI

SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI SOSYAL GÜVENL K REFORMUNDA ASKERL K BORÇLANMASI Resul KURT* I. G R fi 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu 16.06.2006 tarih ve 26200 say l Resmi Gazetede yay nlanm flt r. 5510 say

Detaylı

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi

DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun

Detaylı

YARGITAY 15. HUKUK DA RES

YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/6631 K: 2007/710 T: 08.02.2007 MARA AYKIRI NfiAAT ECR M S L UYGULAMASI Ö z e t : mara ayk r olarak yap lan ve y k lmas gereken tafl nmaz n ekonomik

Detaylı

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ

İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İŞ CİNAYETLERİNE KARŞI MÜCADELE GÜNÜ İş Cinayetlerine Karşı Mücadele Günü nde Bodrum da bir basın açıklaması yapıldı. İMO Bodrum Temsilciliği nde yapılan basın açıklaması Bodrum İKK Genel Sekreteri Şahabettin

Detaylı

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014

REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 REFORM EYLEM GRUBU BİRİNCİ TOPLANTISI BASIN BİLDİRİSİ ANKARA, 8 KASIM 2014 Reform Eylem Grubu nun (REG) ilk toplantısı, Adalet Bakanı Sayın Bekir Bozdağ, Avrupa Birliği Bakanı ve Başmüzakereci Sayın Volkan

Detaylı

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ

SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ SERMAYE ġġrketlerġnde KAR DAĞITIMI VE ÖNEMĠ Belirli amaçları gerçekleştirmek üzere gerçek veya tüzel kişiler tarafından kurulan ve belirlenen hedefe ulaşmak için, ortak ya da yöneticilerin dikkat ve özen

Detaylı

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i

DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m

Detaylı

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI

YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine

Detaylı

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif

Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif Dr. Yeflim Toduk Akifl Aile flirketleri, kararlar nda daha subjektif flirket birleflmeleri ve sat nalmalar, türkiye deki küçük iflletmelerden, dev flirketlere kadar her birinin gündeminde olmaya devam

Detaylı

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016

2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık

Detaylı

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm.

Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Yazar Dede ve Torunlar Muzaffer zgü Kap y açt m. Karfl daireye tafl nan güleç yüzlü Selma Teyze yi gördüm. Buraya yak n market var m dil, markete gidece iz de?.. diye sordu. Annem kap ya geldi. Selma Han

Detaylı

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina

.. 95. Çeviren: Dr. Almagül sina .. 95 Türkiye ile Kazakistan: Karfl l kl Kazan mlara Dayal Bir flbirli i Bektas Mukhamejanov * Çeviren: Dr. Almagül sina Kazakistan ba ms zl n kazand ndan itibaren, d fl politika stratejisinde çok yönlü

Detaylı

Araştırma Notu 11/113

Araştırma Notu 11/113 Araştırma Notu 11/113 29 Nisan 2011 MİLLETVEKİLİ DAĞILIM SENARYOLARI VE YENİ ANAYASA Seyfettin Gürsel 1 Yönetici Özeti 12 Haziran milletvekili seçimlerinden çıkacak yeni TBMM nin bileşimi sadece iktidarı

Detaylı

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U

BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir

Detaylı

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI

TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI TÜSİAD YÖNETİM KURULU BAŞKANI CANSEN BAŞARAN-SYMES IN "INSTITUT DU BOSPHORE YILLIK SEMİNERİ AÇILIŞ KONUŞMASI 18 Mart 2016 İstanbul, Hilton Hotel Harbiye Sayın Büyükelçiler, Değerli Konuklar, 2009 yılında

Detaylı

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac

Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun

Detaylı

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z

Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z Yoksulun fians Bu yaz girifle gereksinmiyor. Do rudan, kan tlayaca m z sonuca geçelim: Teorem. Yoksulun zengine karfl flans yoktur. Bu çok bilinen teorem i kan tlayabilmek için her fleyden önce önermeyi

Detaylı

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle

B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu

Detaylı

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan.

EVOK Güvenlik in hedefi daima bu kalite ve standartlarda hizmet sunmakt r. Hasan ERDEM R. Mustafa AL KOÇ. Yönetim Kurulu Baflkan. EVOK Güvenlik, ülkemizde büyük ihtiyaç duyulan güvenlik hizmetlerine kalite getirmek amac yla Mustafa Alikoç yönetiminde profesyonel bir ekip taraf ndan kurulmufltur. Güvenlik sektöründeki 10 y ll k bilgi,

Detaylı

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir

önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir önce çocuklar Türkiye için Önce Çocuklar önemlidir 2002 May s ay nda yap lan Birleflmifl Milletler Çocuk Özel Oturumu öncesinde tüm dünyada gerçeklefltirilen Çocuklar çin Evet Deyin kampanyas na Türkiye

Detaylı

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama

Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama 21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas

Detaylı

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor?

Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Tasarım ve Planlama Eğitimi Neden Diğer Bilim Alanlarındaki Eğitime Benzemiyor? Doç.Dr. Nilgün GÖRER TAMER (Şehir Plancısı) Her fakülte içerdiği bölümlerin bilim alanına bağlı olarak farklılaşan öznel

Detaylı

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi

Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili. Beşinci İzmir İktisat Kongresi Meriç Uluşahin Türkiye Bankalar Birliği Yönetim Kurulu Başkan Vekili Beşinci İzmir İktisat Kongresi Finansal Sektörün Sürdürülebilir Büyümedeki Rolü ve Türkiye nin Bölgesel Merkez Olma Potansiyeli 1 Kasım

Detaylı

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI

CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI İlgili Kanun / Madde 818 S.BK/158-161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17762 Karar No. 2011/19801 Tarihi: 30.06.2011 CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI ÖZETİ Cezai şart öğretide,

Detaylı

6 MADDE VE ÖZELL KLER

6 MADDE VE ÖZELL KLER 6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir

Detaylı

KES RLER. Bunlar biliyor musunuz? Bütün bir fleyin bölündü ü iki eflit parçadan her biri. Tam, bölünmemifl fley. Bütün elma gibi.

KES RLER. Bunlar biliyor musunuz? Bütün bir fleyin bölündü ü iki eflit parçadan her biri. Tam, bölünmemifl fley. Bütün elma gibi. KES RLER Bunlar biliyor musunuz? Bütün: Tam, bölünmemifl fley. Bütün elma gibi. Yar m: Bütün bir fleyin bölündü ü iki eflit parçadan her biri. Kesir: Bir bütünün bölündü ü eflit parçalar n birini veya

Detaylı

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar,

Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Sayın Bakanım, Sayın Rektörlerimiz ve Değerli Katılımcılar, Orman ve Su İşleri Bakanımız Sn. Veysel Eroğlu nun katılımları ile gerçekleştiriyor olacağımız toplantımıza katılımlarınız için teşekkür ediyor,

Detaylı

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2

Ekonomi Alan ndaki Uygulamalar ve Geliflmeler 2 Atütürk ün Dünyas Cengiz Önal Ekonomik kalk nma, Türkiye'nin özgür, ba ms z ve daima daha kuvvetli olmas n n ve müreffeh bir Türkiye idealinin bel kemi idir. Tam ba ms zl k ancak ekonomik ba ms zl kla

Detaylı

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu

BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu BİYOEŞDEĞERLİK ÇALIŞMALARINDA KLİNİK PROBLEMLERİN BİR KAÇ ÖZEL OLGUYLA KISA DEĞERLENDİRİLMESİ Prof.Dr.Aydin Erenmemişoğlu 3.Klinik Farmakoloji Sempozyumu-TRABZON 24.10.2007 Klinik ilaç araştırmalarına

Detaylı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı

İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı İşte Eşitlik Platformu tanıtıldı Ocak 15, 2013-3:55:02 Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı'nın himayesinde kurulan ''İşte Eşitlik Platformu'' tanıtıldı. Toplumsal cinsiyete dayalı eşitsizlikle mücadele

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 23-26 MAYIS 2013 - İZMİR Grup Adı : Özel Hukuk 1. Grup Konu : İş ve sosyal güvenlik davaları Grup Başkanı : Mehmet YILDIZ (Yargıtay Tetkik

Detaylı

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1

Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet. Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 Proje Yönetiminde Toplumsal Cinsiyet Türkiye- EuropeAid/126747/D/SV/TR_Alina Maric, Hifab 1 18 Aral k 1979 da Birle mi Milletler Genel cinsiyet ayr mc l n yasaklayan ve kad n haklar n güvence alt na alan

Detaylı

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu

Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Mesle imizin ve hukuk devletinin teminat olan genç avukatlara arma and r. stanbul Barosu SEM Yürütme Kurulu Cumhuriyeti ve onun gereklerini yüksek sesle anlat n z. Bunu yüreklere yerlefltirmek için elveriflli

Detaylı

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren

Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV. Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun. Kapak Can Eren Genel Yay n S ra No:148 2009/14 Cep Kitapl : XLV ISBN No: 978-99-44-234-22-1 Yay na Haz rlayan Av. Celal Ülgen - Av. Coflkun Ongun Kapak Can Eren Tasar m / Uygulama Referans Ajans Tel: +90.212 347 32 47

Detaylı

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler

I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler I. EIPA Lüksemburg ile İşbirliği Kapsamında 2010 Yılında Gerçekleştirilen Faaliyetler 1. AB Hukuku ve Tercüman ve Çevirmenler için Metotlar Eğitimi (Ankara, 8-9 Haziran 2010) EIPA tarafından çeşitli kamu

Detaylı

ÖZEL BÖLÜM I KOJENERASYON. TÜRKOTED İltekno Topkapı Endüstri ST ELEKTRİK-ENERJİ I NİSAN 2016

ÖZEL BÖLÜM I KOJENERASYON. TÜRKOTED İltekno Topkapı Endüstri ST ELEKTRİK-ENERJİ I NİSAN 2016 TÜRKOTED İltekno Topkapı Endüstri 102 Hibrit Sistemlerle En Yüksek Verimlilik Hedefleniyor Derya Sakallıoğlu Yenilenebilir enerji kaynakları ile birlikte kullanılan kojenerasyon sistemleri, hibrit kojenerasyon

Detaylı

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER

KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1

Detaylı

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z.

KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. KAMU YARARI ADINA HALKA, HALK ADINA KAMUYA SALDIRILMASINA N VERMEYECE Z. Bizler ortak hareket etme hedefi ile bir araya gelen sa k çal anlar n temsilcileri olarak sa k alan nda gerçekle tirilen her türlü

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61

İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61 T.C YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/1737 Karar No. 2013/7836 Tarihi: 15.04.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/1 İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61 YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASINDA YAŞLILIK

Detaylı

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1

Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1 Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık

Detaylı

Bireysel Emeklilik Sisteminden Ç k flta Uygulanan Vergi Stopaj na liflkin Son Geliflmeler. BFS - 2009/16 stanbul, 02.09.2009

Bireysel Emeklilik Sisteminden Ç k flta Uygulanan Vergi Stopaj na liflkin Son Geliflmeler. BFS - 2009/16 stanbul, 02.09.2009 Bireysel Emeklilik Sisteminden Ç k flta Uygulanan Vergi Stopaj na liflkin Son Geliflmeler BFS - 2009/16 stanbul, 02.09.2009 Bireysel Emeklilik Sistemi nden ç k flta uygulanan vergi kesintisi ile ilgili

Detaylı

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar

Endüstri 4.0. nsanl n Gelece i. Tümüyle bilgisayar Endüstri 4.0 ve nsanl n Gelece i Tümüyle bilgisayar 40 y l içinde sistemli ve yapay insanlar n yapt zeka donan ml makinelerin, üretim ve hatta bilgisayarlar n her ifli makine ve hizmet sektöründe çal flmas

Detaylı

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ

YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ YAZILI YEREL BASININ ÇEVRE KİRLİLİĞİNE TEPKİSİ Savaş AYBERK, Bilge ALYÜZ*, Şenay ÇETİN Kocaeli Üniversitesi Çevre Mühendisliği Bölümü, Kocaeli *İletişim kurulacak yazar bilge.alyuz@kou.edu.tr, Tel: 262

Detaylı

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER

S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER S STEM VE SÜREÇ DENET M NDE KARfiILAfiILAN SORUNLAR VE ÇÖZÜM ÖNER LER Erol LENGERL / Akis Ba ms z Denetim ve SMMM A.fi. 473 474 2. Salon - Paralel Oturum VIII - Sistem ve Süreç Denetiminde Karfl lafl lan

Detaylı

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır.

SİRKÜLER. 1.5-Adi ortaklığın malları, ortaklığın iştirak halinde mülkiyet konusu varlıklarıdır. SAYI: 2013/03 KONU: ADİ ORTAKLIK, İŞ ORTAKLIĞI, KONSORSİYUM ANKARA,01.02.2013 SİRKÜLER Gelişen ve büyüyen ekonomilerde şirketler arasındaki ilişkiler de çok boyutlu hale gelmektedir. Bir işin yapılması

Detaylı

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY

MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY MOTORLU TAfiIT SÜRÜCÜLER KURSLARINDA KATMA DE ER VERG S N DO URAN OLAY brahim ERCAN * 1- GENEL B LG : Motorlu tafl t sürücüleri kurslar, 5580 say l Özel Ö retim Kurumlar Kanunu kapsam nda motorlu tafl

Detaylı

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması

Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde

Detaylı

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas

Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas 1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri

Detaylı

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor

AR& GE BÜLTEN. Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Enflasyonla Mücadelede En Zorlu Süreç Başlıyor Ahmet KARAYİĞİT Makroekonomik göstergeler açısından başarılı bir yılı geride bıraktık. Büyüme, ihracat, faizler, kurlar, faiz dışı fazla gibi pek çok ekonomik

Detaylı

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler

ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir

Detaylı

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ

1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1 OCAK 31 ARALIK 2009 ARASI ODAMIZ FUAR TEŞVİKLERİNİN ANALİZİ 1. GİRİŞ Odamızca, 2009 yılında 63 fuara katılan 435 üyemize 423 bin TL yurtiçi fuar teşviki ödenmiştir. Ödenen teşvik rakamı, 2008 yılına

Detaylı

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU

PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU PROMOSYON VE EfiANT YON ÜRÜNLER N GEL R VE KURUMLAR VERG S LE KATMA DE ER VERG S KANUNLARI KARfiISINDAK DURUMU Aytaç ACARDA * I G R fi flletmeler belli dönemlerde sat fllar n artt rmak ve iflletmelerini

Detaylı

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz.

RAPORU HAZIRLAYANLAR: Azime Acar & Ender Bölükbaşı. Filistin ile yatıp, Gazze ile kalkıyoruz. - Günlük siyaset acının üstünü nasıl örter? - Gazze yi ve Filistin i içselleştirmek yerine farz olarak görenlerin destansı trajik hali - BM Genel Sekreteri, AKP Kadın Kolları ve Hrant Dink Ortak paydası

Detaylı

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi

ÇÖZÜM Say : 90-2008. Mustafa BAfiTAfi* I-G R fi ÇÖZÜM Say : 90-2008 KISM SÜREL VEYA ÇA RI ÜZER NE ÇALIfiANLAR LE BU KANUNA GÖRE EV H ZMETLER NDE AY ÇER S NDE 30 GÜNDEN AZ ÇALIfiANLAR 01.10.2010 TAR H NE KADAR YEfi L KART ALAB LECEKLER Mustafa BAfiTAfi*

Detaylı