Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi

Ebat: px
Şu sayfadan göstermeyi başlat:

Download "Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi"

Transkript

1 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi Hasan Hüseyin BAYRAKLI Ahmet BOZDAĞ ** Özet Suça teşebbüs, suç yoluna giren failin elinde olmayan nedenlerle icra hareketlerini tamamlayamaması veya istediği neticeyi gerçekleştirememesidir. Suça teşebbüs, ne bağımsız bir suç türü ne de suçun hafifletici sebebidir. Teşebbüs, cezalandırma alanını genişleten yardımcı ceza normu niteliğinde bir kavramdır. Bir suçun teşebbüse elverişli olabilmesi için ya icra hareketleri bölünebilir olmalı ya da icra hareketleri ve netice birbirinden ayrılabilir yapıda olmalıdır. Bu çalışmada, uygulamada özellik arz eden bazı suç tiplerinin teşebbüse elverişli olup olmadıkları inceleme konusu yapılmıştır. İncelediğimiz suç tiplerinin birçoğuna, teşebbsün mümkün olup olmadığı tartışmalıdır. Bu nedenle kanun koyucunun tartışmalı olan suç tiplerine teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda düzenleme yapması ya da Yargıtayın bu konuda içtihat oluşturması faydalı olacaktır. Anahtar Kelimeler: Suça Teşebbüs, Teşebbüse Elverişlilik, Vergi Suçuna Teşebbüs Attempt Sufficiency Problem in Turkish Criminal Law And Consideration of Attempt Sufficiency of Tax Crimes Abstract Crime attempt accurs in two ways. Firstly, if an offender can not complete crime due to reasons that are not determined by offender. Secondly, if the consequence that is aimed by offender can not be reached. Crime attempt is not an independent Prof.Dr., Afyon Kocatepe Üniversitesi, İİBF, Maliye Bölümü, ** Arş.Gör., Afyon Kocatepe Üniversitesi, İİBF, Mali Hukuk Anabilim Dalı, Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

2 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi crime type. Crime attempt is not a attenuating cause, either. Punishment is extended due to attempt. As a result, this punishment can have a assistant rule. To be accepted as a crime attempt, crime behaviours should be divided or behaviour and the consequence should be aparted. This study analyzes whether certain crime types are subject to crime attempts. The crimes that we examined in this study are still being discussed from the point of crime attempt. For this reason, legislator should make certain (and therefore there is a need for legislation) whether contreversial crimes are subject to attempting rules or not. Moreover, the Supreme Court of Appeals should have case law on the contreversial crimes. Key Words: Crime Attempt, Attempt Sufficiency and Attempt of Tax Crime JEL Classification Code: K4 Giriş Suç ve cezaların kanuniliği ilkesi gereği, bir kişinin işlediği fiil nedeniyle cezalandırılbilmesi için, söz konusu fiilin kanunlarda açıkça suç olarak düzenlenmiş olması gerekir. İşlenen fiilin kanunda düzenlenen suç kalıbına tam olarak uymasına tipiklik unsuru denir. Ceza kanunlarında, işlenmeye başlanan fiil failin iradesi dışında tamamlanamayabilir. Böyle bir durumda işlenen fiilin failinin, suça teşebbüsten dolayı cezalandırılması gerekir. Teşebbüs, TCK nın 35. maddesinde düzenlenmiştir. Bu, kural olarak genel ve özel kanunlarda düzenlenmiş tüm suçlar için geçerli olan genel bir normdur. Ancak, tüm suç tiplerinin aynı yapıda olmaması ve bazı suç tiplerinin teşebbüsü düzenleyen kanun hükmünün tarifine uygunluk göstermemesi, bazı suçlara teşebbüsün mümkün olup olmadığı sorunsalının ortaya çıkmasına sebep olmuştur. Biz de bu çalışmada, teşebbüse elverişlilikleri doktrinde tartışmalı olan bazı suç tiplerini ve vergi suçlarını teşebbüse elverişlilik açısından irdeleyeceğiz. Ancak, konunun anlaşılması amacıyla asıl konuya girmeden önce teşebbüs kavramı ve teşebbüsün hukuki mahiyeti üzerinde kısaca durulacaktır. 1. Teşebbüs Kavramı, Teşebbüsün Hukuki Niteliği ve Şartları 1.1. Teşebbüs Kavramı ve Hukuki Niteliği Uzun bir tarihsel süreç sonucunda çağdaş ceza kanunlarında genel hükümler içinde yer almış bir kurum olan teşebbüs (Keziban, 2009:1), sözlükte kalkışmak, girişimde bulunmak, girişmek anlamlarında kullanılmaktadır (Yılmaz, 2002:1232). Ceza hukukunda teşebbüs, bir suçu işleme kastıyla elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başladıktan sonra, elinde olmayan nedenlerle icra hareketlerini tamamlayamayan veya hareketleri tamamlamasına rağmen hedeflediği sonucu gerçekleştiremeyen kişileri cezalandırmak için düzenlenmiş olan bir ceza hukuku kurumudur. Suç, kural olarak belli aşamalardan geçerek tamamlanmaktadır. Bu aşamaların bütünü doktrinde suç yolu olarak adlandırılmaktadır (Özgenç, 2009:388; Aydın, 2006:86; Toroslu, 2009:248; Gürgen, 2009:1). Suç yolu, düşünce safhası, hazırlık hareketleri safhası, icra hareketleri safhası ve sonuç safhalarından oluşmaktadır (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:740). Bir kişinin cezalandırılabilmesi için kural olarak, bir suçu kanunda belirtilmiş tüm unsurları ve suç yolundaki tüm aşamalarıyla 16 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

3 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ işlemiş olması gerekmektedir. Ancak bazen, fail işlemeyi tasarladığı suçu işlemek için icra hareketlerine başladıktan sonra, kendi iradesi dışındaki nedenlerden dolayı ya icra hareketlerini tamamlayamamakta ya da icra hareketlerini tamamlamasına rağmen istediği neticeyi gerçekleştirememektedir. 1 Yani fail, işlemeye başladığı suçu elinde olmayan nedenlerle tamamlayamamaktadır (Yenisey, 2007:42). Böyle bir durumda fail, işlemeyi tasarladığı suçu tamamlayamadığından suç da tam olarak oluşmamaktadır. Suç oluşmadığından fail de normal şartlarda cezalandırılamayacaktır. Ancak, suç yoluna girmiş ve suç işleme arzu ve isteğine sahip kişinin elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamaması nedeniyle cezalandırılmaması, toplumun huzur ve güvenliği için önemli bir tehlike oluşturacaktır. İşte teşebbüs kurumu, böyle tehlikeliliği aşikârlaşmış; ancak elinde olmayan nedenlerle suçu tamamlayamamış kişileri cezalandırmayı amaçlayan bir kurumdur. Suç tamamlanmadığı hallerde de faili cezalandırmaya imkân sağlayan teşebbüs hükümleri, cezalandırmanın kapsamını genişleten hükümlerdir (Centel, Zafer ve Çakmut, 2006:445). Teşebbüse ilişkin hükümler, somut bir olayda tek başına uygulanamamakta; ancak tamamlanamayan suçun kanuni tarifi ile birlikte, bu hükmün yanında tamamlayıcı olarak uygulanabilmektedir. Bu nedenle suça teşebbüs, ne bağımsız bir suç ne de suçun hafifletici nedenidir. Bilakis cezalandırma alanını genişleten yardımcı ceza normu karakteri niteliğinde bir kavramdır (Soyaslan, 1994:52; Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:745; Özgenç, 2009:389; Centel, Zafer ve Çakmut, 2006:445) Teşebbüsün Şartları Suça teşebbüsten bahsetmek için, kasten işlenen bir suçun varlığı, suçun elverişli hareketlerle doğrudan doğruya işlenmeye başlanmış olması ve failin elinde olmayan nedenlerle icra hareketlerini tamamlayamaması 2 veya icra hareketlerini tamamlamasına rağmen, elinde olmayan nedenlerle neticeyi gerçekleştirememiş olması nedeniyle suçu tamamlayamamış olması gerekir. Teşebbüs için bu üç şartın da bir arada bulunması gerekir. Bu şartlardan birinin dahi eksik olması teşebbüsün gerçekleşmesini engelleyecektir. Bu nedenle, kural olarak bir suçun teşebbüse elverişli olabilmesi için kusurluluk yönünden kasten işlenen bir suç olmalı, hareket yönünden ise, ya icra hareketleri bölünebilmeli ya da icra hareketleri ve netice birbirinden ayrılabilir olmalıdır. 1 Kasten öldürmeye teşebbüsten sanığın mağdur ile arasının iyi olmadığı, mağdurun önce sanığı tehdit ettiği, kafenin dışında ise ele geçirilemeyen sert bir cisimle baş bölgesine vurup, basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladığı, bunun üzerine çıkan kavga sırasında da sanığın ele geçirilemeyen bıçakla mağduru hayati bölgelerinden yaraladığı, karındaki yaralanmanın karın boşluğunda lezyona sebep olduğu, hayati tehlike geçiren mağdurun acilen yapılan ameliyat sonucu ölümden kurtulduğu anlaşıldığı halde, öldürmeye kalkışma yerine yaralama suçundan hüküm kurulması yasaya aykırıdır, 1.YCD. E.2007/7660, K.2008/7262, T.13/11/2008, (www.kazanci.com, Erişim, 12/12/2009). 2 Somut olayda sanık Fevzi, diğer sanık Şirin in azmettirmesi ile Devlet ormanından bulduğu yatık ve devrik envali traktöre tamamen yükledikten sonra, ancak henüz traktörü çalıştırmadan ve envali götürmek amacıyla hareket ettirmeden, diğer bir anlatımla icra hareketlerinin iz ve eserlerini silebilecek bir durumda iken olaya orman muhafaza memurlarınca el konulduğundan icra hareketlerinin tümünü tamamlayamamış, böylece suç eksik teşebbüs aşamasında kalmıştır YCGK. T. 01/05/2001, 63/82, Bakıcı Sedat, Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi, 2007, s.680. Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

4 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi 2. Teşebbüse Elverişliliği Sorunlu Olan Suç Tipleri Ceza hukukunun genel hükümleri arasında düzenlenmiş olan teşebbüs hükümleri, kural olarak tüm suçlar açısından uygulanabilmektedir. Ancak, gerek teşebbüs hükümlerinin düzenlendiği TCK nın 35. maddesi hükmünün kapsamından ve gerekse bazı suçların yapısından kaynaklanan nedenlerle, bazı suçlara teşebbüs hükümlerinin uygulanması mümkün değildir. Şimdi teşebbüse elverişliliği sorunlu olan suç türleri üzerinde duralım Manevi Unsuru Nedeniyle Teşebbüse Elverişliliği Sorunlu Olan Suç Türleri Olası Kastla İşlenen Suçlar 5237 sayılı TCK ile ceza sistemimize giren ve TCK nın kast başlıklı 21. maddesi içerisinde kastın bir türü olarak düzenlenmiş olan olası kast, kişinin kanuni tanımdaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, vurdumduymaz davranarak ve riski göze alarak fiili işlemeye devam etmesidir (İpekçioğlu, 2009:167). Kanun koyucu, suçun olası kastla işlenmesi halinde, kasten işlenen suç için öngörülmüş olan cezanın indirilerek 3 hükmedileceğini kabul etmiştir. Suçların olası kastla işlenmesi durumunda teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı, doktrinde ve yargı kararlarında tartışmalı bir konudur. Doktrindeki hakim görüşe göre, teşebbüs hükümlerinin düzenlendiği TCK nın 35. maddesindeki... işlemeyi kastettiği. ibaresinden dolayı, teşebbüs hükümleri ancak kasten işlenen suçlara uygulanabilecektir. Çünkü kastta, bilme ve isteme unsurları açık ve netken, olası kastta bilme açık ve net, neticeyi isteme tam ve net değildir. 4 Olası kast, ancak netice ile belirlenir. Netice meydana gelmeden olası kastın varlığından bahsedilemez. Dolayısıyla, netice meydana gelmişse suç tamamlanmış olacaktır, netice meydana gelmemişse olası kasttan da bahsedilemeyeceğine göre teşebbüs hükümleri de uygulanamayacaktır. Bu görüş taraftarları (Sözüer, 1994:162; Özgenç, 2009:391; İpekçioğlu, 2009:178; Aydın, 2006:97) olası kastla işlenen suçlara teşebbüs hükümlerinin uygulanamayacağını savunmaktadır. Bizim de katıldığımız doktrindeki azınlıkta kalan görüşe göre ise, olası kastla işlenen suçlara da teşebbüs hükümlerinin uygulanması mümkündür. Çünkü Kanun, teşebbüs hükümlerinin uygulanırlığı açısından failin kasten hareket etmesini yeterli görmüş olup, ayrıca bu kastın doğrudan ya da olası kast olacağı yönünde bir ayrıma gitmemiştir. Ayrıca, doğrudan kast ve olası kast aynı Kanun maddesinde ve kast başlığı altında düzenlendiğinden, kast tabiri hem doğrudan, hem de olası kastı kapsamaktadır. Teşebbüsü düzenleyen TCK nın 35. maddesinin madde gerekçesinde de maddede geçen kast tabirinin sadece doğrudan kastı ifade ettiği ya da olası kastla işlenen suçlara teşebbüsün mümkün olmadığı yönünde 3 Kişinin, suçun kanuni tanımındaki unsurların gerçekleşebileceğini öngörmesine rağmen, fiili işlemesi halinde olası kast vardır. Bu halde, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda müebbet hapis cezasına, müebbet hapis cezasını gerektiren suçlarda yirmi yıldan yirmibeş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur; diğer suçlarda ise temel ceza üçte birden yarısına kadar indirilir (TCK md. 21/2). 4 Yargıtay a göre; Failin doğrudan kastla hareket etmiş olabilmesi için tipe uygun hareketi ve neticeyi zihninde canlandırmış, öngörmüş olması gerekir. Fakat düşünme ve öngörme, bilmek ve istemek olmadığından, kastın bulunduğunun tespit edilebilmesi için ikinci bir inceleme yapmak ve isteme unsurunun da buna eklenip eklenmediğini araştırmak gerekir. Olası kast ancak neticeyle belirlenir (YCGK. 3/6/ /330), Centel, Zafer ve Çakmut; s.400 dan. 18 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

5 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ herhangi bir hüküm de bulunmamaktadır (Önder, 1992:387). 5 Ayrıca olası kastta, her ne kadar failin neticeyi istediği açık değilse de, failin neticenin gerçekleşme ihtimalinin kuvvetle muhtemel olduğunu öngörmesine rağmen, ısrarla hareketlerine devam etmesi, neticenin gerçekleşme ihtimalini başta kabul ettiğini göstermektedir. Örneğin, şehir içinde arabayla geçerli bir mazereti olmadan kırmızı ışıkta geçen bir sürücü, karşıdan karşıya geçen yayalara çarpmak üzereyken, yayanın özel gayreti veya diğer yayaların yardımıyla son anda kurtulması durumunda, sürücünün olası kastla yaralamaya teşebbüsten sorumlu tutulması gerekecektir. Aynı olayda sürücünün yayaya çarpması sonucu yayanın ölümcül şekilde yaralanması durumunda sürücünün olası kastla öldürmeye teşebbüsten cezalandırılması gerekecektir. Aksi düşüncede ise, sürücü bir kişiyi ölümcül şekilde yaralamasına rağmen olası kastla yaralama suçundan az bir cezayla kurtulacaktır. Yine kalabalık bir ortamda hasmını öldürmek için kalabalığın bulunduğu yere doğru gelişi güzel ve müteaddit defalar ateş eden failin hasmını öldürmesinin yanında, orada bulunan suçsuz kişileri de ölümcül şekilde yaralaması durumunda failin olası kastla öldürmeye teşebbüsten cezalandırılması gerekecektir. Ancak, olası kastla işlenen suçların teşebbüs aşamasında kalması durumunda olayda olası kastın bulunduğunun açık ve net bir şekilde tespit edilmesi gerektiğini düşünüyoruz. Yargıtay verdiği bir kararda Tabancayı düğün yerinde bulunan topluluğa doğru yatay ve hatta yukarıdan aşağı eğik durumda tevcih ederek müteaddit el ateş eden ve hayati nahiyeden isabet sağlayan sanıkta öldürme bilinci ve muayyen olmayan (olası) öldürme kastının varlığı kabul edilmelidir. Sanığın normal bir insan boyundan daha aşağı bir seviyede topluluğa yönelterek yaptığı müteaddit atışlardan çıkan mermilerin kişi veya kişilere isabet edeceğini bilmesi gerekir. Bu itibarla olayda muayyen olmayan (olası) kastla adam öldürmeye tam teşebbüste bulunmak suçu oluşmuştur diyerek, olası kastla işlenen suçlara teşebbüsün mümkün olduğunu vurgulamıştır. 6 Sonuç olarak, olası kastla işlenen suçlara teşebbüs hükümleri uygulanabilecektir Taksirle İşlenen Suçlar Sözlükte, kusur, kısma, bir şeyi eksik yapma, bir şeyi yapabilirken yapmama, kusur etme, hata anlamlarına gelen taksir (Yılmaz, 2002:1175), hukuksal bir kavram olarak, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık, dolayısıyla, bir davranışın, suçun kanuni tanımında belirtilen neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesidir (Hakeri, 2008:142). Hem bilinçli taksirde hem de bilinçsiz taksirde fail, hareketleri bilerek ve isteyerek yapmakta; ancak, öngördüğü veya öngörmediği neticeyi açık ve net bir şekilde istememektedir. TCK daki teşebbüs düzenlemesine baktığımızda, teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için, açıkça fiilin kasten işlenmesi gerektiğinin maddedeki Kişi 5 Önder Ayhan, Ceza Hukuku Dersleri, 1992, s.387; Ayrıca, Alman doktrininde de olası kastla işlenen suçlara teşebbüsün mümkün olduğu kabul edilmektedir. Özgenç, s CD, E. 1983/1812, K. 1983/1812, T. 24/05/1983, (YKD Eylül 1983, s.1381); Olay günü sanığın, patlayıcı maddeyi istersem ben bu dükkanı uçururum diyerek mağdurun bakkal dükkanının tezgahına koyduğu mağdurun da bu patlayıcı maddeden kurtulmak için patlayıcı maddeyi tezgahın üstünden alıp; atmak isterken maddenin patladığı ve hayatını tehlikeye koyacak şekilde mağdurun yaralanmış olduğu, olayın akışını doğrulayan tarafların beyanından ve mahkemenin kabulünden açıkça anlaşılmış olmasına göre, sanığın eyleminin yaralama değil, öldürmeğe tam derecede teşebbüs niteliğinde olduğu gözetilmeden sanık hakkında TCK nın 448, 62. maddeleri yerine 456/3, 457/1. maddeleri ile ceza tayini bozmayı gerektirmiştir 1. CD; E. 1977/1438, K. 1977/2020, T. 09/06/1977 (YKD Kasım 1977, s.1620). Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

6 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi işlemeyi kastettiği tümcesiyle vurgulandığını görmekteyiz. Bu nedenle taksirle işlenen suçların teşebbüse elverişli olmadığını düşünüyoruz (İçel ve Evik, 2007:251; Koca ve Üzülmez, 2008:341; Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:774; Hakeri, 2008:238). Ancak bazı yazarlara göre, her ne kadar teşebbüsü düzenleyen kanun hükmünün lafzı taksirle işlenen suçların teşebbüse elverişli olmadığı şeklindeyse de, yasal düzenleme yapılması durumunda taksirle işlenen suçlara da teşebbüs mümkün olabilecektir (Zincir, 2008:130). Aynı doğrultuda taksirli suçlara teşebbüsün teorik olarak mümkün olduğunu İtalyan hukukçulardan Cavallo, Vannini ve Campili de savunmaktadır (Soyaslan, 1994:206) Kabahatlerin Teşebbüse Elverişliliği Hukuka aykırı fiilleri 765 sayılı TCK suç cürüm şeklinde bir ayrıma tabi tutarken; 5237 sayılı TCK ise suç ve kabahat olarak ayrıma tabi tutmuştur. Suçlar ve suçlar için öngörülen yaptırımlar TCK da ve özel ceza kanunlarında düzenlenirken, kabahatler ve kabahatler için öngörülen yaptırımlar, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu nda ve özel ceza kanunlarında düzenlenmiştir. TCK nın suça teşebbüsü düzenleyen hükmüne baktığımızda, hükmün suça teşebbüs başlığı altında düzenlendiğini ve ayrıca hükümde Kişi işlemeyi kast ettiği bir suçu denerek sadece suçların teşebbüse elverişli olduğu açıkça belirtilmiştir. Ayrıca, Kabahatler Kanunu nun teşebbüs başlıklı 13. maddesi hükmü de açıkça kural olarak kabahatlere teşebbüsün mümkün olmadığını, ancak özel kanunlarda kabahatlere teşebbüsün cezalandırılacağı yönünde hüküm bulunması halinde, söz konusu kabahatlere TCK nın suça teşebbüse ilişkin hükmünün uygulanacağını düzenlemiştir (KK md. 13). Bugün itibarıyla özel ceza kanunlarında, kabahatlere teşebbüs hükümlerinin uygulanabileceğine dair herhangi bir norm bulunmamaktadır. Bu gerekçelerle, kural olarak kabahatlere teşebbüs mümkün değildir, denilebilir (Bakıcı, 2007:662; Koca ve Üzülmez, 2008:342) Sırf Hareket (Neticesi Harekete Bitişik-Tehlike) Suçlarının Teşebbüse Elverişliliği Kural olarak bir suçun işlenmiş olabilmesi için icrai veya ihmali hareketlerin yapılması yetmez, aynı zamanda hareket sonucunda belirli bir neticenin de gerçekleşmesi gerekir. Ancak TCK da ve bazı özel kanunlarda düzenlenen bazı suçların tamamlanması için kanun koyucu, hareketlerin yapılmasını yeterli görmüştür. Diğer bir deyişle, bu tür suçların işlenmesi için herhangi bir neticenin gerçekleşmesi gerekmemektedir. İşte tamamlanması için neticenin aranmadığı suçlara sırf hareket suçları denmektedir (Koca ve Üzülmez, 2008:144; İpekçioğlu, 2009:185). Doktrinde bu tür suçları, neticesi harekete bitişik suç veya tehlike suçu olarak adlandıran yazarlar da bulunmaktadır. Bu tür suçlarda ya netice hiç yoktur ya da netice var olmakla birlikte netice harekete bitişiktir. Diğer bir deyişle, hareket tamamlandığı anda netice kendiliğinden meydana gelmektedir. Hareket tamamlandıktan sonra neticenin meydana gelmemesi mümkün değildir. Örneğin, tehdit, iftira, hakaret, şantaj, kişilerin huzur ve sükununu bozma, kişisel verilerin kaydedilmesi, sövme, cinsel saldırı suçlarında olduğu gibi. Sırf hareket suçlarında, netice olmadığından ya da netice harekete bitişik olduğundan bu tür suçlarda hareketin tamamlanması; ancak neticenin elinde olmayan nedenlerle tamamlanamaması mümkün değildir. Bu tür suçlarda hareket tamamlanmışsa suç da tamamlanmıştır. Hareket tamamlanmamışsa suç da 20 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

7 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ tamamlanmamıştır. Bu yönüyle bu tür suçlara teşebbüs mümkün değildir (Özbek, Bacaksız ve Doğan, 2006:243; Centel, Zafer ve Çakmut, 2006:465). Örneğin, yüz yüze hakaret suçlarında, hakaret içeren sözler söylendiği anda suç tamamlanmış olacaktır. Yine, suçu ve suçluyu övme suçunun sözlü olarak işlenmesi halinde, övgü kabul edilen sözlerin söylenmesiyle birlikte suç da tamamlanmış olacaktır. Hareketleri parçalara ayrılabilen veya hareketleri bir oluşum süreci içinde gerçekleşen sırf hareket suçlarında, hareketlerin kişinin iradesi dışındaki nedenlerden dolayı tamamlanamaması halinde teşebbüs mümkün olabilecektir (Toroslu, 2009:271; Centel, Zafer ve Çakmut, 2006:465). Diğer bir deyişle, tek bir hareketten oluşan sırf hareket suçlarına hiçbir şekilde teşebbüs mümkün değilken; birden fazla hareketten oluşan veya hareketleri belirli bir oluşum sürecinde gerçekleştirilen sırf hareket suçlarına teşebbüs mümkündür (İpekçioğlu, 2009:186). Örneğin, hakaret, tehdit, şantaj suçlarının mektupla işlenmesi halinde mektubun muhataba ulaşmadan önce polis tarafından ele geçirilmesi; matbaada basılması izne tabi bir belgenin izinsiz basılmasında, belgenin basılması birden fazla hareketten ve belirli bir süreçten oluştuğu için (tasarımın yapılması, kalıpların hazırlanması, dizgiye girmesi, baskıya girmesi ) bu süreç ve hareketler tamamlanmadan kişinin yakalanması halinde suç teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Yargıtay Ceza Genel Kurulu, 765 sayılı TCK nın yürürlükte olduğu dönemde verdiği bir kararda, sırf hareket suçlarının yapısı itibarıyla, tam teşebbüse elverişli olmadığını, ancak bu tür suçlara eksik teşebbüsün mümkün olduğunu vurgulamıştır (YCGK, T. 21/02/1983, 6/455-64, Malkoç, 2002:643 den) Kesintisiz (Mütemadi) Suçların Teşebbüse Elverişliliği Suça teşebbüs açısından özellik arz eden suç tiplerinden biri de kesintisiz suçlardır. Ancak, kesintisiz suçun ne olduğu konusunda doktrinde fikir birliği bulunmamaktadır. Bir görüşe göre kesintisiz suç, bir suçun kanuni tanımında gösterilen hareketlerin icrasının bir süre devam ettiği suç tipidir (Koca ve Üzülmez, 2008:140; Özgenç, 2009:406). Diğer bir görüşe göre ise kesintisiz suç, hareketten doğan neticenin bir süre devam ettiği bir suç tipidir (İpekçioğlu, 2009:192; Hakeri, 2008:105; Özbek, Bacaksız ve Doğan, 2006:252). Kanaatimizce kesintisiz suçlarda failin, suçun kanuni tanımındaki hareketlerle neticeyi gerçekleştirdikten sonra, bir süre daha hareketlerine devam ederek, neticenin de bir süre daha devam etmesini sağladığı suç tipidir. Dolayısıyla kesintisiz suçta, suç tamamlandıktan sonra hem hareket hem de netice bir süre devam etmektedir. Örneğin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, fail mağduru rızası dışında bir yere kapattıktan sonra bir gün boyunca kapıyı kilitli tutarak, mağdurun çıkmasını engellediğinde, fail mağduru içeri kapattığı anda suç tamamlanmaktadır. Ancak fail, bir gün boyunca mağdurun bulunduğu yerin kapısını kilitli tutarak ihmali davranışla hareketlerine devam etmekte (İpekçioğlu, 2009:192) aynı şekilde bu süre boyunca netice de devam etmiş olmaktadır. Aynı şekilde, konut sahibinin rızası dışında konuta giren ve bir süre orada kalan kişi, konut dokunulmazlığı suçunu işlemiş olacaktır. Bu suçta fail, konuta girdiği anda suçu işlemiş olmakta ve rıza dışı girdiği konuttan çıkmayarak ihmali davranışla hareketlerine devam etmekte ve aynı şekilde konut dokunulmazlığını da ihlal etmeye devam etmektedir. Görüldüğü gibi kesintisiz suçlarda genel kural, suç tamamlandıktan sonra fail, hareketlere icrai veya ihmali olarak devam etmekte ve dolayısıyla netice de bir süre daha devam etmektedir. Kesintisiz suçlarda suç, hareketin yapılması ve neticenin ortaya çıkmasıyla Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

8 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi tamamlanmakta (Soyaslan, 1994:19) fakat hareketlerin ve neticenin son bulmasıyla sona ermektedir. Yani kesintisiz suçlarda, suçun tamamlanması ve sona ermesi aynı anda değil; farklı zaman süreçlerinde meydana gelmektedir (Özgenç, 2009:405). Kanaatimizce kesintisiz suçlarda fail, suçu tamamladıktan sonra ve temadi devam ederken yakalandığı takdirde, suç tamamlandığından teşebbüsten sorumlu tutulamayacaktır. 7 Ancak kesintisiz suçlarda, hareketlerin bölünebildiği durumlarda, failin elinde olmayan nedenlerle hareketleri tamamlayamaması halinde teşebbüs hükümlerinin (eksik teşebbüs) uygulanması mümkün olacaktır. Örneğin, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunda, failin mağduru kaçırmaya çalışırken çevredekilerin yetişmesi üzerine mağduru bırakıp kaçması halinde suç, teşebbüs halinde kalmış olacaktır İhmal Suretiyle İşlenen Suçların Teşebbüse Elverişliliği Ceza kanunlarında düzenlenen suçların bir kısmı yasaklamış olan normun (yapmama yükümlülüğü), icrai hareketle ihlal edilmesiyle işlenirken, bazı suçlar ise, emredici normun (yapma) ihmali davranışla gerçekleştirilmemesiyle işlenmektedir (Koca ve Üzülmez, 2008:317). Diğer bir deyişle, bazı suçlar kanun koyucu tarafından yapılmaması emredilen davranışın yapılmasıyla (icrai) işlenirken, bazı suçlar yapılması emredilen davranışın yapılmamasıyla (ihmali) işlenmektedir. İhmali suç, bir ceza hukuku normuyla yapılması emredilen bir hareketin yapılmaması suretiyle işlenen bir suç türüdür (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:425; Centel, Zafer ve Çakmut, 2006:247). Örneğin, akıl hastası üzerindeki bakım ve gözetim yükümlülüğünü ihlal suçu, işaret ve engel koymama suçu, inşaat veya yıkımla ilgili emniyet kurallarına uymama suçu, bir suça ait delillerin saklandığı yeri bildirmeme suçu gibi. Bu tür suçlarda fail, kanunun kendisinden yapmasını emrettiği hareketi yapmamış olabileceği gibi, yapılması emredilen hareket yerine başka bir hareket de yapmış olabilir (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:427). İhmali suçlar, gerçek (saf) ihmali suçlar ve gerçek olmayan (garantörselgörünüşte) ihmali suçlar olarak iki gruba ayrılmaktadır (Hakeri, 2008: 96; Koca ve Üzülmez, 2008:320). Gerçek ihmali suç, ihmali hareketin bizzat suç tipinde doğrudan tarif edildiği ve herkes tarafından işlenebilen bir suç tipidir (Hakeri, 2008:96). Bu suç tipinde fail, sadece kanunun emrettiği hareketi yapmama yükümlülüğü altındadır. Başkalarının hareketlerini engelleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Örneğin, TCK nın 116. maddesinde düzenlenen konut dokunulmazlığını ihlal suçunda olduğu gibi. Bu suç tipinde fail, rızayla girdiği konut veya işyerlerinden rıza dışı ihmali davranışla çıkmaması halinde gerçek ihmali davranışla konut dokunulmazlığını ihlal suçu oluşacaktır. Aynı şekilde TCK nın 98. maddesinde düzenlenen yardım veya bildirim yükümlülüğünün yerine getirilmemesi suçu da gerçek ihmali suçlardandır. Örneklerden de anlaşıldığı gibi, gerçek ihmali suçların faili herkes olabilecektir. 7 Olay gecesi mağdureyi otomobille şehir içi ve dışında yaklaşık iki saat süreyle gezdiren, inmek istediği halde indirmeyip onunla tartışan, durdukları bir yerdeki eve mağdureyi zorla sokmak isterken tekme tokat döven, sonra tekrar otomobile bindirip seyir halinde iken mağdurenin yavaşlayan otomobilden atlaması üzerine onu bırakıp olay yerinden uzaklaşan sanıklar Tuncay ve Şeref in mağdureyi bir süre içinde kendi egemenlik alanlarında bulundurdukları dolayısıyla zorla kaçırıp alı koyma eyleminin tamamlandığı halde, eksik teşebbüsten hüküm kurulması yasaya aykırıdır, 5. YCD. T: 07/11/2001, 3358/6643, Bakıcı, s. 682; Özbek/Bacaksız/Doğan, s.252; Özgenç, s Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

9 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ Gerçek ihmali suçlar, olumsuz hareketin yapılmasıyla gerçekleşeceğinden bu tür suçlar sırf hareket suçlarıdır. Bu nedenle bu tür suçların tamamlanması için herhangi bir neticenin ortaya çıkması gerekmez, emredilen hareketin ihmal edilmesiyle suç tamamlanacaktır (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:427; Koca ve Üzülmez, 2008:321). Doktrinde gerçek ihmali suçlara teşebbüsün mümkün olup olmadığı tartışmalıdır. Alman doktrinine göre, gerçek ihmali suçlara kural olarak teşebbüsün mümkün olmadığı ancak kanunun açıkça öngördüğü hallerde bu tür suçlara teşebbüsün cezalandırılabileceği savunulmuştur (Koca ve Üzülmez, 2008:352). İtalyan doktrininde ise, bir kısım yazarlar gerçek ihmali suçların teşebbüse elverişli olduğunu savunurken; bazı yazarlar, gerçek ihmali suçların teşebbüse elverişli olmadığını savunmaktadır (Ayrıntılı bilgi için bkz: İpekçioğlu, 2009: ). Ancak Türk doktrininde gerçek ihmali suçların, neticesinin harekete bitişik olması ve hareketlerin bölünememesi nedeniyle teşebbüse elverişli olmadığı konusunda fikir birliği bulunmaktadır (İpekçioğlu, 2009:191; Özgenç, 2009:405). Gerçek olmayan ihmali suç, belli bir neticenin gerçekleşmesini önlemek hususunda özel bir yükümlülük altında bulunan kişinin, bu yükümlülüğünü ihmali hareketlerle yerine getirmemek suretiyle işlediği suç tipidir. Bu suç tipinde kişi, belli bir neticenin meydana gelmemesi için kendisi belirli hareketlerden men edildiği gibi aynı zamanda başka kişilerin de neticeyi meydana getirmesini engellemekle yükümlüdür. Örneğin, kasten öldürme ve kasten yaralama suçlarının ihmali davranışla işlenmesi, anne-babanın çocuklarına bakma ve onları gözetme yükümlülüğünü yerine getirmemesi, kamu görevlisinin görevini yapmaması, doktorun hastasını tedavi etmemesi, cankurtaranın boğulmakta olan kişiye yardım etmemesi gibi. Gerçek olmayan ihmali suçlarda, failin belirli bir neticenin ortaya çıkmasına engel olma yükümlülüğü, kanundan, sözleşmeden, örf ve adetten veya daha önce gerçekleştirilen bir hareketten kaynaklanabilir (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:428). Gerçek olmayan ihmali suçun faili, yükümlülük altında bulunan kişi olabileceğinden bu suç, özgü suç tiplerindendir (Hakeri, 2008:98). Gerçek olmayan ihmali suçlarda failin ihmali sonucunda netice meydana geldiği takdirde suç, tamamlanmış olacağından teşebbüsten bahsedilemeyecektir. Ancak gerçek olmayan ihmali suçun, ihmali hareketlere işlenmesiyle başlandıktan sonra, failin elinde olmayan nedenlerle neticenin gerçekleştirilememesi halinde suçun teşebbüs halinde kalması mümkün olacaktır (İpekçioğlu, 2009:192; Soyaslan, 1994:200). Örneğin, bir annenin bebeğini ölmesi için emzirmeyerek terk etmesi durumunda, bebek tam ölmek üzereyken başka bir kişinin yardımı sayesinde kurtulması; hastabakıcının hastanın ölmesi için doktorun gösterdiği ilaçları hastaya vermeyerek, vermesi gereken ilaçların yerine başka ilaçlar vermesi durumunda, hastanın fenalaşması üzerine doktorların ameliyatla hastayı kurtarması durumunda fail ihmal suretiyle kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu olacaktır. Ancak, Türk doktrininde bazı yazarlara göre, ihmali suçların tümüne kural olarak teşebbüs mümkün değildir. Çünkü TCK daki teşebbüse ilişkin hükümler, sadece icrai davranışlarla işlenen suçlar bakımından uygulanabilir hükümlerdir (Özgenç, 2009:405) Neticesi Sebebiyle Ağırlaşan Suçların Teşebbüse Elverişliliği Neticesi sebebiyle ağırlaşan suç, bir fiilin belli bir suç tipinin oluşumu için yeterli olan neticenin dışında daha ağır veya başka bir neticenin ortaya çıkmasına sebep olması halinde, belirli şartlarla cezanın ağırlaştırılmasını gerektiren bir suç Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

10 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi tipidir (Duranoğlu, 2008:67; Koca ve Üzülmez, 2008:216; İçel ve Evik, 2007:252). Bu suç tipinde fail, işlemeyi kastettiği suçu gerçekleştirmek için hareket etmekte fakat, yapılan hareketler sonucu kastedilenden ya daha ağır bir netice ya da farklı bir suç ortaya çıkmaktadır. Örneğin, yaralamak için tokat atılan kişinin tokat sonucu yere düşerek kafasını kaldırım taşına çarparak ölmesi ya da tokat sonucu kulağının sağır olması; yaralamak için ayağına ateş edilen kişinin sakat kalması; tecavüze uğrayan çocuk yaştaki mağdurenin akıl hastası olması ya da ölmesi gibi. Neticesi sebebiyle ağırlaşan suçların cezasının ağırlaştırılmasının temel nedeni, failin suç teşkil eden fiilleri işlerken bu fiiller sonucunda daha ağır neticelerin veya başka suçların da gerçekleşeceğini öngörmesi gerekirken öngörmemesi veya öngörmesine rağmen bu rizikoyu göze alarak fiili işlemeye devam etmesidir (Koca ve Üzülmez, 2008:216). Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlar bakımından failin sorumlu tutulabilmesi için temel suç bakımından kasten, ağırlaşan netice bakımından ise en azından taksirle hareket etmiş olması gerekmektedir (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:613; Centel, Zafer ve Çakmut, 2006:408). Neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçta fail, temel suçu işlemiş ancak ağırlaşan bir netice yoksa, sadece işlemiş olduğu temel suçtan ceza alacaktır. Temel suçun teşebbüs aşamasında kalması ise özel bir durum arz etmediğinden, genel teşebbüs kurallarına tabidir. Ancak fail, temel suçu işlemek isterken daha ağır bir neticenin veya farklı bir suçun ortaya çıkması halinde ağır neticeden sorumlu olacaktır. Sonuç olarak, neticesi sebebiyle ağırlaşan suçlara teşebbüs mümkün olamayacaktır. 8 Çünkü teşebbüs, ancak kasten işlenebilen suçlara uygulanabilecektir. Oysaki neticesi sebebiyle ağırlaşan suçta failin kasten hareket etmesi halinde artık neticesi sebebiyle ağırlaşan suçtan bahsedilemeyecektir; kasten işlenen bir suçtan bahsedilecektir (İpekçioğlu, 2009: ; İçel ve Evik, 2007:252; Aydın, 2006:108; Aksi görüş için bkz: Koca ve Üzülmez, 2008:221). Örneğin, tokat atılan gebe kadının düşerek çocuğunu kaybetmesi durumunda fail, ağır netice olan çocuk düşürtme suçundan sorumlu olacaktır. Tokat sonucu çocuğun düşmemesi halinde ise fail, sadece kasten yaralamadan sorumlu olacaktır. Bu nedenlerle, neticesi sebebiyle ağırlaşan suçlar teşebbüse elverişli değildir Kalkışma Suçlarının Teşebbüse Elverişliliği Kalkışma suçu (tamamlanması öne alınan suçlar-teşebbüs suçları), kanun koyucunun suç işlemek için yapılan hazırlık hareketlerini veya suça teşebbüsü bağımsız suç olarak kabul ettiği bir suç tipidir. Kanun koyucu, korunan bazı menfaatlere üstün değer tanıdığından, bazı suçları işlemek için yapılan hazırlık hareketlerini ve bu suçlara teşebbüs edilmesini bağımsız birer suç olarak düzenlemiş olup, hazırlık hareketleri ve suça teşebbüsü tamamlanmış suç gibi cezalandırmıştır (İpekçioğlu, 2009:195; Koca ve Üzülmez, 2008:351). Örneğin, TCK da 8 Sonucun gerçekleşmiş olması nedeniyle neticesi sebebiyle ağırlaşmış suçlara teşebbüs olanaklı bulunmadığı, 5.YCD., T. 11/11/2008, E 2008/13177, K. 2008/9607, (www.kazanci.com, Erişim, 12/12/2009). 9 Cinsel istismar suçlarının neticesi sonucu gerçekleşen ve sanığın en az taksir derecesinde bir kusurunun bulunması gereken 5237 sayılı TCK nın 103. maddesinin 6. fıkrasındaki ağırlaşmış halinin. Kalkışmaya (teşebbüse) elverişli bulunmadığı gözetilmeden bozmayı gerektirmiştir, 5. YCD nin 18/06/2007 tarih ve 2007/ /4922 sayılı kararı, Artuç Mustafa/Akkaya Çetin/Gedikli Cemal, Türk Ceza Kanunu ( içtihatları ile), 2. B., Adalet Yayınevi, Ankara, 2008, s.186 dan; Duranoğlu, s Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

11 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ düzenlenmiş olan fuhuş suçu (227), anayasayı ihlal suçu (309), 10 yasama organına karşı suç (311), 11 hükümete karşı suç (312), 12 cumhurbaşkanına suikast ve fiili saldırı suçu (310), 13 adil yargılanmayı etkilemeye teşebbüs suçu (288) gibi suçlar kalkışma suçlarıdır. Kalkışma suçları, hazırlık hareketlerinden veya teşebbüs hareketlerinden oluştuğundan yapısı gereği teşebbüse elverişli değildir (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2006:775; İpekçioğlu, 2009:195; Özgenç, 2009:405; Koca ve Üzülmez, 2008:352). Ayrıca, teşebbüsü düzenleyen TCK nın 35. maddesinin gerekçesinde de açıkça kalkışma suçlarına teşebbüsün mümkün olmadığı belirtilmiştir İşlenemez Suça Teşebbüs İşlenemez suç, failin işlemek isteyip de kullandığı araçların neticeyi meydana getirmeye elverişsiz olması veya suçun maddi konusunun bulunmaması nedeniyle işleyemediği suç türüdür (Alacakaplan, 1-2; İçel ve Evik, 2007:253). Tanımdan da anlaşıldığı gibi, işlenemez suçta iki durum söz konusudur. Birincisi fail, suç işleme kastıyla hareket etmekte, gerekli hazırlıkları yapmakta, suçun konusuna yönelik icra hareketlerine başlamakta, fakat kullandığı araçlar neticeyi meydana getirmeye yetmemektedir. İkinci durum ise, fail suç işleme kastıyla hareket etmekte, hazırlık hareketlerini tamamlamakta, elverişli araçlarla icra hareketlerine başlamakta, fakat suçun maddi konusu olmadığından suçu işleyememektedir. Her iki durumda da fail suçu işleyebileceğini yani suçu tamamlayabileceğini düşünmektedir (Hakeri, 2008:246). Ceza kanunumuzda işlenemez suçla ilgili herhangi bir düzenleme bulunmamaktadır. Bu nedenle işlenemez suç durumunda nasıl bir cezalandırma yoluna gidileceği belirsizdir. İşlenemez suçun cezalandırılıp cezalandırılmaması ve teşebbüse elverişli olup olmadığı konusunda üç teori bulunmaktadır. Objektif teoriye göre, önemli olan neticenin meydana gelmesinin mümkün olup olmamasıdır. Eğer objektif olarak neticenin meydana gelmesi mutlak anlamda imkânsızsa fail cezalandırılamayacaktır. Asıl suçtan cezalandırılamayan fail, teşebbüsten de cezalandırılamayacaktır (Özbek, Bacaksız ve Doğan, 2006:256; Hakeri, 2008:246). Örneğin, failin öldürmeye gittiği kişinin fail gelmeden ölmesi veya hamile sanılan bayanın gerçekte hamile olmaması gibi. Ancak neticenin meydana getirilmesi nispi anlamda imkânsızsa fail cezalandırılabilecek ve dolayısıyla teşebbüs de mümkün olacaktır (Özbek, Bacaksız ve Doğan, 2006:256). Örneğin, failin odaya ateş etmesi ancak öldürmek istediği kişinin o sırada içerde olmaması, hırsızlık için girilen evde bulunan kasanın açılmasına rağmen içinde para olmaması gibi. Sübjektif teoriye göre, failin cezalandırılması için failde suç işleme niyet ve kastın olması yeterlidir. Ayrıca neticenin mümkün olup olmamasının bir önemi 10 Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının öngördüğü düzeni ortadan kaldırmaya veya bu düzen yerine başka bir düzen getirmeye veya bu düzenin fiilen uygulanmasını önlemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılırlar (TCK md. 309/1). 11 Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Büyük Millet Meclisini ortadan kaldırmaya veya Türkiye Büyük Millet Meclisinin görevlerini kısmen veya tamamen yapmasını engellemeye teşebbüs edenler ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasıyla cezalandırılırlar (TCK md. 311/1). 12 Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs eden kimseye ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilir (TCK md. 312/1). 13 Cumhurbaşkanına suikastte bulunan kişi, ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası ile cezalandırılır. Bu fiile teşebbüs edilmesi halinde de suç tamamlanmış gibi cezaya hükmolunur (TCK md. 310 /1). Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

12 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi yoktur. Önemli olan failin toplum için tehlikeli biri olduğunu niyetiyle ortaya koymuş olmasıdır. Bu nedenle, işlenemez suçun faili cezalandırılmalıdır. Bu suça teşebbüs de mümkündür (İçel ve Evik, 2007:254; Hakeri, 2008:246). Yeni objektif teoriye (tehlike teorisi) göre, yapılan icra hareketleri, işlenmek istenen suçun konusu üzerinde önemli bir tehlike yaratıyorsa fail, işlenemez suça teşebbüsten cezalandırılmalıdır (Bakıcı, 2007: ). Ancak, yapılan hareketlerin suçun konusu üzerinde tehlikeli olup olmadığı veya ne kadar tehlikeli olduğu her olayın kendi şartları içinde hakim tarafından değerlendirilmelidir. Öldürülmek istenen çocuğun zaten ölü doğması, öldürülmek istenen kişiye verilen zehir miktarının yeterli olmaması, hırsızlık amacıyla girilen evde para bulunmaması durumunda, tehlike hali bulunduğundan failin teşebbüsten cezalandırılması gerekecektir (İçel ve Evik, 2007:253; Özbek, Bacaksız ve Doğan, 2006:257). Kanaatimizce işlenemez suçta, failin kullandığı araçların mutlak elverişsizliğinden dolayı suçun işlenememesi durumunda fail, teşebbüsten sorumlu tutulamayacaktır. Çünkü, teşebbüsü düzenleyen 35. maddede açıkça elverişli hareketlerle suçun icrasına başlanılmış olması aranmaktadır. Ancak mutlak anlamda elverişsiz olması halinde fail, teşebbüsten sorumlu tutulamayacaktır. Örneğin, zehir sanılarak unun kişiye içirilmesi gibi. Ancak, seçilen aracın nispi anlamda elverişsiz olması halinde fail teşebbüsten sorumlu tutulacaktır. 14 Çünkü böyle bir durumda fail, suçun konusu üzerinde tehlikeli olmakta ve belirli bir düzeyde de olsa suçu işlemiş olmaktadır (Bakıcı, 2007: ; Özbek, Bacaksız ve Doğan, 2006:258). Örneğin failin, zehirleyerek öldürmek istediği kişiye verdiği zehir miktarının kişiyi öldürmeye yetmeyecek miktarda olması gibi. İşlenemez suçta failin, suçun maddi konusunun olmamasından dolayı suçu işleyememesi durumunda ise, suçun konusu mutlak anlamda yoksa diğer bir ifadeyle suç hiçbir şekilde işlenemeyecek bir suçsa fail icra hareketlerinden dolayı teşebbüsten sorumlu tutulmayacaktır (Alacakaplan, ; Soyaslan, 1994:160). Örneğin, öldürmek için ateş ettiği kişinin zaten önceden ölmüş olması, hırsızlık için girdiği evin boş bir ev olması durumunda fail teşebbüsten cezalandırılamayacaktır. Ancak, işlenmek istenen suçun konusunun nispi anlamda olmaması diğer bir deyişle suçun işlenmek istendiği anda maddi konunun orada bulunmaması durumunda fail teşebbüsten cezalandırılabilecektir. Bunun nedeni, olağan şartlarda suçun maddi konusunun suç mahallinde var olmasının olağan kabul edilmesi gereğidir. Fail, maddi konunun tesadüf eseri olay yerinde olmaması nedeniyle suçu işleyememektedir (Soyaslan, 1994:160). Hırsızlık için girilen işyerinin kasasında 14 Sanığın maktulü öldürdükten sonra bankanın içinde bulunan ve kendisine engel olmak amacıyla bankadan dışarı çıkmak isteyen görevli mağdura doğru hedef gözeterek dört el ateş ettiği, ancak kurşun geçirmez cam nedeniyle sonucun gerçekleşmediği anlaşıldığından, kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerekir, 1.YCD. E. 2007/6932, K. 2008/7041, T. 4/11/2008, (www.kazanci.com, Erişim, 12/12/2009); Sanığın mağdur kocasını öldürmek maksadıyla mahiyeti zehir olan sudkostik maddesini içeceği suyun içine koyduğu ve fakat zehir miktarının azlığı ve zehirli su da az miktarda yutulmuş olmasından dolayı kastedilen netice olan öldürmenin meydana gelmediği, toplanan delillerden anlaşılmaktadır Ölümün sanığın iradesi dışında meydana gelmemek suretiyle zehirleyerek öldürme cürmünün eksik teşebbüs derecesinde kalmasından ibarettir. Kullanılan zehir, öldürmeye elverişli olup, ancak miktarının azlığı nedeniyle ölüm meydana gelmemiş ve böylece vasıtada nispi imkânsızlık dolayısıyla cürmün TCK nın 61. maddesinde yazılı eksik teşebbüs derecesinde kaldığının kabulü gerekli görülmüştür, 1. YCD. 26/05/1963, 320/1134, Artuk Mehmet Emin/Gökcen Ahmet/Yenidünya A. Caner, TCK Şerhi (Genel Hükümler madde 1-36), 1. C., Turhan Kitabevi, Ankara 2009, s.870, 983 nolu dipnottan. 26 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

13 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ para olmaması nedeniyle failin suçu işleyememesi örneğinde, olağan olan bir işyerinin kasasında para bulunmasıdır. Failin, öldürmek istediği kişiyi öldürmek amacıyla kişinin evinin ışıkları yanan oturma odasının penceresinden içeri doğru ateş etmesine rağmen, o sırada kişinin mutfağa su içmeye gitmiş olması nedeniyle suçu işleyememesi durumunda fail teşebbüsten cezalandırılacaktır. Çünkü suçun maddi konusunun salonda olmaması tamamen bir tesadüftür. Sonuç olarak, işlenemez suçta konunun veya araçların nispi anlamda imkânsızlığı nedeniyle suçun işlenememiş olması halinde fail, teşebbüsten cezalandırılabilecektir (Artuk, Gökcen ve Yenidünya, 2009: 870; Alacakaplan, 132). Alman ceza hukukunda da fiilin hiç olmazsa dışardan tehlikelilik görünümü arz etmesi şartıyla işlenemez suça teşebbüsün mümkün olduğu kabul edilmektedir (Bohlander, 2009: ; Yenisey, 1997:42-43) Teşebbüs Açısından Diğer Özellikli Durumlar Zincirleme suçta, ilk suçu tamamladıktan sonra, ikinci suç teşebbüs aşamasında kalırsa fail, tamamlanan ilk suça göre cezalandırılacaktır. Örneğin, bankada çalışan veznedarın, çalmak istediği TL yi fark edilmesin diye her gün TL alarak gerçekleştirmek isterken ilk iki gün TL aldıktan sonra üçüncü gün yakalanması gibi. Failin, işlemeye kast ettiği suçtan elde etmeyi istediği neticeden daha azını elde etmesi durumunda fail yine de kast ettiği suça teşebbüsten cezalandırılacaktır. Örneğin, hırsızın girdiği evde ev sakinlerinin uyanması üzerine masanın üstündeki üç cep telefonundan sadece ikisini alıp giderken yakalanması gibi. İştirak halinde işlenen suçlar bakımından, iştirakçilerin işlemek için üzerinde anlaştıkları suç bakımından teşebbüsten sorumlulukları bulunmaktadır. Örneğin, iki kişi birini öldürmek için anlaşır ve bu doğrultuda icra hareketlerine başlarlar. Ancak, kişiyi ölümcül şekilde yaralamalarına rağmen kişi ölmemiştir. Bu durumda her iki şerik de öldürmeye teşebbüste sorumludur. Ancak, hırsızlık yapmak için anlaşan üç kişiden ikisi içeri girerken biri gözcü olarak kapıda beklemekteyse ve içeri giren iki kişi uyanan ev sahibini ölümcül şekilde yaralarsa ve kişi tıbbi müdahale sonucu ölmezse ne olacaktır? Bu durumda gözcülük yapan hırsızlıktan sorumlu olacak, diğer iki kişi ise öldürmeye teşebbüsten sorumlu olacaktır. 3. Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişliliği Vergi suçu; vergi yükümlüsü ve vergi sorumlusu ile vergilendirme sürecinde görev alan kamu görevlileri tarafından işlenen ve devleti vergi kaybına uğratan ve/veya kamu düzenini bozan, VUK da suç olarak düzenlenen ve karşılığında hapis ve/veya adli para cezası öngörülen fiillerdir (Bayraklı, 2008:9; Edizdoğan, Taş ve Çelikkaya Ali, 2007:7). VUK da düzenlenmiş olan vergi suçları, vergi kaçakçılığı, vergi mahremiyetini ihlal ve mükellefin özel işlerini yapma suçlarından oluşmaktadır (VUK md. 359, 362, 363). Kanun koyucu, vergi suçlarından vergi kaçakçılığı suçunun cezasını VUK da düzenlemiş, vergi mahremiyetini ihlal ve mükellefin özel işlerini yapma suçlarının cezaları için TCK nın 239 ve 257 nci maddelerine yollamada bulunmuştur. Vergi kaçakçılığı ve mükellefin özel işlerini yapma suçlarının cezası hapis cezası iken, vergi gizliliğini ihlal suçunun Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

14 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi cezası 15 hem hapis cezası hem de adli para cezasıdır. Vergi suçlarının cezaları hapis ve adli para cezası olduğundan, bu suçlardan dolayı yargılama yapmaya ve ceza kesmeye ceza mahkemeleri yetkili ve görevlidir (Bayraklı, 2008:12; Edizdoğan, Taş ve Çelikkaya, 2007: ) Vergi Ceza Hukuku ile Türk Ceza Kanunu İlişkisi Türk ceza hukukunda, suç ve yaptırımlara ilişkin genel esaslar TCK da düzenlenmiştir. TCK nın yanında, bazı fiilleri suç olarak düzenleyen ve bunlar için yaptırımlar düzenleyen bazı özel ceza kanunları ve ceza hükmü içeren kanunlar (VUK, TMK, KMK, KTK gibi) da bulunmaktadır. Özel ceza kanunlarında düzenlenmiş olan suçlara ilişkin hükümler, kural olarak öncelikle uygulanır. Ancak ceza hukuku alanında birliğin ve düzenin sağlanması için genellikle özel ceza kanunları, suçlara ilişkin genel hükümler içermez. İşte özel ceza kanunlarında düzenlenen suçlara uygulanacak genel hüküm bulunmaması halinde atıf yapılmış olsun veya olmasın bu konuda TCK nın ilgili hükümleri uygulanacaktır. VUK, vergi ilişkisinden doğan ve vergi suçu oluşturan fiillerle bunlar için öngörülen cezaların düzenlendiği bir kanundur. Bu haliyle VUK, ceza hükümleri açısından TCK ya göre özel, diğer vergi kanunlarına (Veraset ve İntikal Vergisi Kanunu, Emlak Vergisi Kanunu gibi) göre ise, genel ceza kanunu konumundadır. Türk ceza hukukunda, suç ve cezaları düzenleyen genel kanun, TCK dır. Bu nedenle, TCK nın genel hükümleri, özel ceza kanunları ve ceza içeren kanunlardaki suçlar hakkında da öncelikle uygulanacaktır (TCK md. 5). Kural olarak, TCK nın genel hükümleri ile diğer kanunlardaki suç ve cezalara ilişkin genel hükümler arasında çelişki bulunduğu takdirde, TCK hükümleri öncelikle uygulanacaktır. VUK da ceza hükmü içeren bir kanun olduğundan, bu kanunda düzenlenmiş olan suç ve cezalar (vergi kaçakçılığı suçu, vergi mahremiyetini ihlal suçu ve mükellefin özel işlerini yapma suçu) açısından TCK, genel kanun niteliğindedir. VUK da suça teşebbüse ilişkin herhangi bir hüküm bulunmadığından, TCK daki teşebbüse ilişkin hükümler vergi suçları için de uygulanacaktır. Bu nedenle, vergi suçlarının teşebbüse elverişliliği, TCK daki teşebbüs hükümlerine göre belirlenecektir Vergi Kaçakçılığı Suçunun Teşebbüse Elverişliliği VUK un 359. maddesinde 17 düzenlenmiş olan kaçakçılık suçu, seçimlik hareketli ve sırf hareket (neticesi harekete bitişik tehlike) suçudur (Baykara, 2001:5). 15 Sıfat veya görevi, meslek veya sanatı gereği vâkıf olduğu ticari sır, bankacılık sırrı veya müşteri sırrı niteliğindeki bilgi veya belgeleri yetkisiz kişilere veren veya ifşa eden kişi, şikayet üzerine, bir yıldan üç yıla kadar hapis ve beşbin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır. Bu bilgi veya belgelerin, hukuka aykırı yolla elde eden kişiler tarafından yetkisiz kişilere verilmesi veya ifşa edilmesi hâlinde de bu fıkraya göre cezaya hükmolunur (TCK md. 239). 16 Yaptıkları inceleme sırasında 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğini tespit eden maliye müfettişleri, hesap uzmanları ile bunların yardımcıları ve gelirler kontrolörleri ile stajyer gelirler kontrolörleri tarafından doğrudan doğruya ve vergi incelemesine yetkili olan diğer memurlar tarafından ilgili vergi dairesinin bağlı bulunduğu vergi dairesi başkanlığının veya defterdarlığın mütalaasıyla, keyfiyetin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesi mecburidir. 359 uncu maddede yazılı suçların işlendiğine sair suretlerle ıttıla hasıl eden Cumhuriyet başsavcılığı hemen ilgili vergi dairesini haberdar ederek inceleme yapılmasını talep eder. Kamu davasının açılması, inceleme neticesinin Cumhuriyet başsavcılığına bildirilmesine talik olunur (VUK md. 367). 17 (Değişik madde: 22/07/ /14 md.; Değişik madde: 23/01/ S.K./276.mad) a) Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan; 1) Defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapanlar, gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açanlar veya defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt 28 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

15 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ Kaçakçılık suçu, sırf hareket suçu olduğundan teşebbüse elverişli olabilmesi için hareketlerin parçalara bölünebilmesi gerekir. Çünkü sırf hareket suçlarında netice aranmadığından, bu tür suçlara eski tabirle tam teşebbüs mümkün olamamakta, hareketlerin bölünebilmesi halinde bu tür suçlara sadece eksik teşebbüs mümkün olabilmektedir. Bu nedenle, kaçakçılık suçunun maddi unsurunu oluşturan seçimlik hareketlerin bölünüp bölünemediğinin tespit edilmesi gerekmektedir. Şimdi detaya inmeden kaçakçılık suçunun maddi unsurunu oluşturan hareketleri teşebbüse elverişlilik açısından inceleyelim: Vergi kanunlarına göre tutulan veya düzenlenen ve saklanma ve ibraz mecburiyeti bulunan defter ve kayıtlarda hesap ve muhasebe hileleri yapmak; gerçek olmayan veya kayda konu işlemlerle ilgisi bulunmayan kişiler adına hesap açmak; defterlere kaydı gereken hesap ve işlemleri vergi matrahının azalması sonucunu doğuracak şekilde tamamen veya kısmen başka defter, belge veya diğer kayıt ortamlarına kaydetmek; defter, kayıt ve belgeleri tahrif etmek; defter, kayıt ve belgeleri gizlemek; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenlemek; muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgeleri kullanmak; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok etmek; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koymak; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter sahifelerini yok ederek yerine hiç yaprak koymamak; vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlemek veya vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenlenmiş belgeleri kullanmak, şeklinde düzenlenmiştir. Dış aleme yansıyan bu hareketler incelendiğinde, bu hareket tiplerinin parçalara ayrılmasının mümkün olmadığı görülecektir. Bu nedenle, bu tür hareketlerle vergi kaçakçılığı suçuna teşebbüs mümkün değildir (Bayraklı, 2008:71). Sadece Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basmak: Vergi hukukunda kaçakçılığın önlenmesi ve belge düzeninin sağlanması için vergi mükellefleri ortamlarına kaydedenler, 2) Defter, kayıt ve belgeleri tahrif edenler veya gizleyenler veya muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belge düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Varlığı noter tasdik kayıtları veya sair suretlerle sabit olduğu halde, inceleme sırasında vergi incelemesine yetkili kimselere defter ve belgelerin ibraz edilmemesi, bu fıkra hükmünün uygulanmasında gizleme olarak kabul edilir. Gerçek bir muamele veya duruma dayanmakla birlikte bu muamele veya durumu mahiyet veya miktar itibarıyla gerçeğe aykırı şekilde yansıtan belge ise, muhteviyatı itibarıyla yanıltıcı belgedir. b) Vergi kanunları uyarınca tutulan veya düzenlenen ve saklama ve ibraz mecburiyeti bulunan defter, kayıt ve belgeleri yok edenler veya defter sahifelerini yok ederek yerine başka yapraklar koyanlar veya hiç yaprak koymayanlar veya belgelerin asıl veya suretlerini tamamen veya kısmen sahte olarak düzenleyenler veya bu belgeleri kullananlar, üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Gerçek bir muamele veya durum olmadığı halde bunlar varmış gibi düzenlenen belge, sahte belgedir. c) Bu Kanun hükümlerine göre ancak Maliye Bakanlığı ile anlaşması bulunan kişilerin basabileceği belgeleri, Bakanlık ile anlaşması olmadığı halde basanlar veya bilerek kullananlar iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. 371 inci maddedeki pişmanlık şartlarına uygun olarak durumu ilgili makamlara bildirenler hakkında bu madde hükmü uygulanmaz. Kaçakçılık suçlarını işleyenler hakkında bu maddede yazılı cezaların uygulanması 344 üncü maddede yazılı vergi ziyaı cezasının ayrıca uygulanmasına engel teşkil etmez. Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

16 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi tarafından kullanılacak matbu belgelerin basılması Maliye Bakanlığının iznine tabi tutulmuştur. Maliye Bakanlığı adına defterdarlıklar, bulundukları yerdeki matbaalarla anlaşma yapmaya yetkilidir. Mükelleflerin kullanacakları belgeleri basmak isteyen matbaaların ilgili defterdarlıkla anlaşma yapmaları gerekmektedir (Bayraklı, 2008:45-46). İşte Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmayan gerçek veya tüzel kişilerin ilgili belgeleri basmaları kaçakçılık suçunu oluşturacaktır. Belge basılması hareketi, kural olarak parçalara bölünebilmektedir. Çünkü bir belgenin basılması için, grafik tasarımının yapılması, filme alınması, filmin levhalara pozlandırılması, levhaların baskıya alınması gibi birden çok aşamadan geçmesi gerekmektedir (Baykara, 2001:6). Diğer bir deyişle, belge basımı, belirli bir sıraya göre birbirini takip eden birden çok aşamadan oluşmaktadır. Bu nedenle, kaçakçılık suçunun Maliye Bakanlığı ile anlaşması olmadan belge basılması hareketiyle işlenmesi halinde kaçakçılık suçuna teşebbüs mümkün olabilecektir. Örneğin, Bakanlıkla anlaşması olamayan kişilerin, mükelleflerin kullandıkları belgeleri basmaya çalışırken baskı tamamlanmadan önce, baskının herhangi bir aşamasında yakalanmaları durumunda, vergi kaçakçılığı suçuna teşebbüsten cezalandırılmaları gerekecektir. Bakanlık ile anlaşması olmayan kişilerin bastığı belgeleri bilerek kullanmak: Bakanlığın izni olmadan basılan belgelerin bilerek kullanılması hareketiyle kaçakçılık suçunun işlenebilmesi için, failin söz konusu belgeleri bilerek alıp, vergi mükellefiyeti kapsamındaki işlerinde kullanmaya başlamış olması gerekir. Örneğin, izinsiz basılan fatura koçanından en az bir sayfanın doldurulmaya başlanmış olması gibi. Ancak bu şekilde kaçakçılık suçu tamamlanmış olacaktır. Kanun koyucu bu hareketin suç oluşturabilmesini, hareketin bilerek yapılmasına bağladığından, bu suç tipinde failin özel kastını aramıştır. Suçun oluşabilmesi için özel kast arandığından mükellefin, söz konusu belgeleri mükellefiyetin kendisine yüklediği yükümlülükleri yerine getirmek amacıyla kullanması gerekmektedir. Ancak mükellefin, Bakanlıktan izinsiz basılan belgeleri kullanmak amacıyla alması, işyerinde veya üzerinde bulundurması, fakat henüz kullanmaya başlamadan önce yakalanması durumunda, mükellef kaçakçılık suçuna teşebbüsten sorumlu olacaktır. Örneğin, kolluk kuvvetlerinin bir ihbar üzerine yaptığı teknik ve fiziki takipte Ankara da bulunan ve Maliye Bakanlığıyla sözleşmesi bulunmayan K nın (matbaa, kopyalama merkezi vb.) mükelleflerin kullandıkları belgeleri bastıklarını ve Afyonkarahisar da bulunan ve basılan belgelerin hukuka aykırı basıldığını bilen X, Y ve Z mükelleflerinin, telefonla K dan belirli miktarda belgenin kargoyla kendilerine gönderilmesini istediğini tespit etmiştir. Belgeler basılmış ve X,Y ve Z mükelleflerine kargoyla gönderilmiştir. Bunun üzerine kolluk kuvvetleri, kargoları ayrı ayrı teslim alan X, Y ve Z mükelleflerine ve Ankara daki K ya eş zamanlı baskın yapmıştır. Bu olayda, belgeleri Bakanlıkla sözleşmesi olmadığı halde basan K, kaçakçılık suçunun tamamlanmış halinden; X, Y ve Z de henüz belgeleri kullanmaya başlamadan yakalandıkları için kaçakçılık suçuna teşebbüsten sorumlu tutulacaktır. Bu nedenlerle kanaatimizce, Bakanlık ile anlaşması olmayan kişilerin bastığı belgeleri bilerek kullanmak suretiyle kaçakçılık suçunun işlenmesi halinde, suçun maddi hareketleri parçalara bölündüğünde kaçakçılık suçuna teşebbüs mümkün olacaktı. 30 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

17 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ 3.3. Vergi Mahremiyetini İhlal Suçunun Teşebbüse Elverişliliği Vergi mükelleflerinin ve yakınlarının zarar görmesini önlemek, devlet ve vergi mükellefi arasındaki vergi ilişkisinin sağlıklı bir şekilde devam etmesini sağlamak amacıyla (Bayraklı, 2008:51), devlet adına görev yapan kişilerin 18 görevleri gereği öğrendikleri, vergi yükümlüsü ve vergi sorumlusunun işleri, hesap durumları, işlemleri, işletme durumu, servet ve ilişkilerine ilişkin sır niteliğindeki bilgileri ifşa etmelerini veya kendi veya üçüncü kişiler yararına kullanmalarını suç olarak düzenlemiştir (VUK md. 5, 362). Bu şekilde mükellefler ve vergi sorumluları korunmak istenmiştir. Vergi mahremiyetini ihlal suçunun oluşabilmesi için ya devlet adına görev yapan kişilerin görevleri gereği öğrendikleri mükellefe ve sorumluya ait, sır niteliğindeki bilgileri ifşa etmeleri ya da bu bilgileri kendileri veya üçüncü kişilerin yararına kullanmaları gerekir. Şimdi bu suçun maddi unsurunu oluşturan hareketleri teşebbüs açısından inceleyelim: Görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendikleri sırları veya gizli kalması gereken diğer hususları ifşa etmek: İfşa etmek sözlükte (Yılmaz, 2002:520), gizli bir şeyi ortaya dökmek, açığa vurmak, yaymak, ilan etmek, afişe etmek, reklam etmek anlamlarında kullanılmaktadır. Hukuki anlamda ise ifşa etmek, öğrendiği bir bilgiyi başkalarının öğrenebileceği şekilde açığa vurmak, aleni hale getirmek anlamlarına gelmektedir. Gizli bir bilgi, sözlü olarak (yüz yüze ya da telefonla), basın yayın yoluyla yazılı veya görsel olarak, uzaktaki kişilere posta yoluyla (kargo, kurye vb.) veya elektronik ortamda gönderilerek ifşa edilebilir. Dikkatle incelendiğinde ifşanın sözlü olarak yapılması durumunda, hareketlerin parçalara bölünememesi nedeniyle vergi gizliliğini ihlal suçuna teşebbüs mümkün değildir. Ancak, ifşanın, postayla veya elektronik ortamda yapılması durumunda vergi mahremiyetini ihlal suçuna teşebbüs mümkün olabilecektir. Çünkü posta yoluyla veya elektronik ortamda sır niteliğindeki bilgilerin ifşa edilmesi hareketi parçalara bölünebilmektedir. Örneğin, Ankara Vergi Dairesinde çalışan bir vergi memurunun Ankara Vergi Dairesine bağlı bir mükellefin sır niteliğindeki belgelerinin fotokopisini Afyonkarahisar da bulunan arkadaşına posta yoluyla göndermesi durumunda, henüz bu evraklara Afyonkarahisar daki kişiye ulaşmadan savcılıkça postada el konulması durumunda, vergi mahremiyetini ihlal suçu teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır (Bayraklı, 2008:72). Aynı şekilde, vergi idaresinde görevli kişinin sır niteliğindeki bilgileri e-posta yoluyla arkadaşına göndermesi durumunda, henüz gönderilen kişinin e-postasını açmadan gönderilen e-postaya kolluk kuvvetlerince el koyulması durumunda da vergi mahremiyetini ihlal suçu teşebbüs aşamasında kalmış olacaktır. Örneklerde de görüldüğü gibi, sır kapsamındaki bilgilerin elverişli hareketlerle ifşa amacıyla başka kişilere verilmesi veya gönderilmesi halinde, bu bilgilere henüz alıcı tarafından öğrenilmeden el koyulması durumunda vergi mahremiyetini ihlal suçu teşebbüs aşamasında kalmış olmaktadır. 18 Vergi işlemleri ve vergi incelemeleri ile görevli kişiler, vergi yargı merciinde görevli kişiler, vergi kanunlarına göre kurulan komisyonlarda görevli kişiler, vergi işlerinde kullanılan bilirkişiler (VUK md. 5). Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

18 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi Görevleri dolayısıyla, mükellefin ve mükellefle ilgili kimselerin şahıslarına, muamele ve hesap durumlarına, işlerine, işletmelerine, servetlerine veya mesleklerine müteallik olmak üzere öğrendiği sırları veya gizli kalması gereken diğer hususları, kendisi veya üçüncü şahıslar yararına kullanmak: Görevleri dolayısıyla öğrenilen ve sır niteliğinde olan bilgi ve belgelerin görevli kişilerin kendi yararına veya üçüncü kişilerin yararına kullanmasıyla vergi mahremiyetini ihlal suçu tamamlanmış olur. Ancak görevli kişilerin, görevleri gereği öğrendikleri sırları kendi yararına ve/veya üçüncü kişi yararına kullanmak amacıyla hareket etmesine rağmen, henüz kullanmadan yakalanması durumunda suça teşebbüsten dolayı sorumlu tutulacaktır. Fakat failin, teşebbüsten sorumlu tutulabilmesi için sır niteliğindeki bilgileri kendisi için veya üçüncü kişiler yararına kullanmaya çalıştığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde tespit edilmesi gerekir. Örneğin, görevi gereği öğrendiği sır niteliğindeki belgeleri kullanmak için alıp bir zarf içinde evine götüren vergi dairesi memurunun veya vergi mahkemesi kaleminde görevli kişinin henüz bu bilgileri kullanmadan yakalanması durumunda vergi mahremiyetini ihlal suçuna teşebbüsten sorumlu tutulacaktır. Bu örnek de göstermektedir ki, görevli kişilerin, görevleri gereği öğrendikleri sırları kendi yararına ve/veya üçüncü kişi yararına kullanmak amacıyla hareket etmesine rağmen, henüz kullanmadan yakalanması durumunda suça teşebbüsten dolayı sorumlu tutulabilecektir. Sonuç olarak, suçun maddi unsurunu oluşturan hareketler parçalara bölünebildiğinden vergi mahremiyetini ihlal suçuna kural olarak teşebbüs mümkündür Mükellefin Özel İşlerini Yapma Suçunun Teşebbüse Elverişliliği Vergi suçlarından biri de vergi muameleleri ve incelemeleri ile vergi mahkemeleri, bölge idare mahkemeleri ve Danıştayda görevli kişilerin, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmalarından kaynaklanan mükellefin özel işlerini yapma suçu dur. Bu suçun maddi unsurunu oluşturan hareket, mükelleflerin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili hesap, yazı ve sair özel işlerini yapmak fiilidir. Mükellefin vergi kanunlarının uygulanması ile ilgili işleri genel olarak, defterlerin tutulması, beyannamelerin hazırlanması, dilekçelerin (dava dilekçesi, idari kurumlara yazılan dilekçelerin) yazılması gibi işlerden oluşmaktadır. Diğer vergi suçlarında olduğu gibi mükellefin özel işlerini yapma suçu da sırf hareket suçu olduğundan teşebbüse elverişli olabilmesi için hareketlerin parçalara bölünebilmesi gerekmektedir. Kanaatimizce, görevlilerin mükelleflerin yasak kapsamındaki dilekçelerini yazarken henüz dilekçeyi bitirmeden yakalanması halinde mükellefin özel işlerini yapma suçuna teşebbüsten sorumlu olacaklardır. Çünkü bu suçun tamamlanması için söz konusu dilekçenin tamamen yazılmış ve bitirilmiş olması gerekir. Dilekçenin yazımına başlanmış, ancak henüz bitirilmeden fail yakalanmış ise, bu durumda suç teşebbüs aşamasında kalmıştır. Bu nedenle mükellefin özel işlerini yapma suçunun maddi unsurunu oluşturan hareketin, parçalara bölünebilmesi halinde bu suça teşebbüs mümkün olabilecektir. Ancak bu suça, teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağının tespiti yapılırken, her somut olay ve olaydaki hareketler ayrı ayrı incelemeye tabi tutulmalıdır. 32 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

19 H.H. BAYRAKLI, A. BOZDAĞ Sonuç ve Değerlendirme Suç yoluna giren failin, elinde olmayan nedenlerle icra hareketlerini tamamlayamaması veya istediği neticeyi gerçekleştirememesi olarak tanımlanan suça teşebbüs, ne bağımsız bir suç türü, ne de suçun hafifletici sebebidir; bilakis cezalandırma alanını genişleten yardımcı ceza normu karakteri niteliğinde bir kavramdır. Teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için ya icra hareketlerinin tamamlanamaması ya da neticenin gerçekleştirilememesi gerektiğinden, kural olarak bir suçun teşebbüse elverişli olabilmesi için ya icra hareketleri bölünebilir olmalı ya da icra hareketleri ve netice birbirinden ayrılabilir yapıda olmalıdır. Teşebbüsün bu özelliği, bazı suç tiplerinin teşebbüse elverişli olmamasına sebep olmaktadır. Ancak teşebbüs hükmü, her ne kadar genel hükümler içinde düzenlenmişse de, teşebbüs hükmünün düzenlendiği kanun normunun arz ettiği tipiklik nedeniyle bazı suç tipleri bu kanun normundaki tipe uymadığından teşebbüse elverişli bulunmamaktadır. Suça teşebbüsü düzenleyen TCK nın 35. maddesi açıkça, kasten işlenen fiillere teşebbüsün mümkün olacağını düzenlediğinden, hem bilinçli taksirle hem de bilinçsiz taksirle işlenen suçlara teşebbüs mümkün değildir. Her ne kadar doktrindeki hakim görüş ve bazı Yargıtay kararları olası kastla işlenen suçlara teşebbüsün mümkün olmadığı yönündeyse de; biz de Yargıtayın olumlu bazı kararlarına katılarak, tüm kast türlerinin kast madde başlığı altında düzenlenmiş olması, olası kastın da kastın bir türü olması ve kanunda aksine bir hüküm olmaması nedeniyle olası kastla işlenen suçlara da teşebbüsün mümkün olduğunu düşünüyoruz. Ayrıca, gerek teşebbüsü düzenleyen Kanun hükmünde geçen işlemeyi kast ettiği bir suçu ibaresinden, gerek 35. maddenin madde başlığının suça teşebbüs olması ve gerekse de açıkça Kabahatler Kanunu nda kabahatlere kural olarak teşebbüsün mümkün olmayacağının düzenlenmiş olması nedeniyle, kural olarak kabahatlere teşebbüs mümkün değildir. Suçun yapısı gereği teşebbüse elverişliliği tartışmalı olan suç tiplerinden, mütemadi suçlara, sırf hareket suçlarına, işlenemez suçlara, gerçek olmayan (garantörsel) ihmali suçlara ve teşebbüs suçlarına belirli şartlarla teşebbüsün mümkün olduğunu; ancak neticesi sebebiyle ağırlaşan suçlara, gerçek (saf) ihmali suçlara ve kalkışma (tamamlanması öne alınan-teşebbüs) suçlarına teşebbüsün mümkün olmadığını düşünüyoruz. Sırf hareket suçu olan vergi suçları, seçimlik hareketli suç türü olduklarından, teşebbüse elverişlilikleri her harekete göre değişmektedir. Bu nedenle vergi suçlarının teşebbüse elverişli olup olmadığı tespit edilirken, suçları oluşturan maddi unsurun hareketleri tek tek teşebbüse elverişlilik açısından incelenmelidir. Yaptığımız çalışmada, vergi kaçakçılığı, vergi mahremiyetini ihlal ve mükellefin özel işlerini yapma suçlarının belirli hareketler işlenmesi halinde teşebbüse elverişli olduğu; belirli hareketler yönünden ise, teşebbüse elverişli olmadığı tespit edilmiştir. Tartıştığımız suç tiplerinin birçoğuna, teşebbüsün mümkün olup olmadığı tartışmalıdır. Hukukçular farklı gerekçelerle farklı sonuçlara varabilmektedir. Bu nedenle kanun koyucunun tartışmalı olan suç tiplerine teşebbüs hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı konusunda düzenleme yapması ya da Yargıtayın bu konuda içtihat oluşturması, tartışmaları sona erdireceği gibi uygulamada da yargı mensuplarının işini oldukça kolaylaştıracaktır. Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran

20 Türk Ceza Hukukunda Teşebbüse Elverişlilik Sorunu ve Vergi Suçlarının Teşebbüse Elverişlilik Açısından Değerlendirilmesi Kaynakça Alacakaplan, U., İşlenemez Suç, Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Yayınları, No: 223. Artuç, M., Akaya, Ç. ve Gedikli, C. (2008), Türk Ceza Kanunu ( içtihatları ile), 2.B., Adalet Yayınevi, Ankara. Artuk, M. E., Gökcen, A. ve Yenidünya A. C. (2006), Ceza Hukuku Genel Hükümler, 2.B., Turhan Kitabevi, Ankara. Artuk, M. E., Gökcen, A. ve Yenidünya A. C. (2009), TCK Şerhi (Genel Hükümler madde 1-36), 1. C., Turhan Kitabevi, Ankara. Aydın, D. (2006), Suça Teşebbüs, AÜHFD, C. 55, S. 1. Bakıcı, S. (2007), Ceza Hukuku Genel Hükümler, Adalet Yayınevi. Baykara, B. (2001), Vergi Suçuna Teşebbüs 4369 Sayılı Kanundan Sonra da Mümkün müdür?, Yaklaşım Dergisi, S Bayraklı, H. H. (2008), Vergi Suç ve Kabahatleri, Celepler Matbaası. Bohlander, M. (2009), Principles of German Criminal Law, Hart Publishing. Centel N., Zafer, H. ve Çakmut Ö. (2006), Türk Ceza Hukukuna Giriş, 4. B., Beta Yayınları, İstanbul. Çolak, K. (2009), Suça Teşebbüs, (http://www.hukuki.net/hukuk/index.php? article=1714, Erişim: 12/11/2009). Duranoğlu, Y. (2008), Askeri Ceza Kanununda Ölümle Sonuçlanan Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Suçlar, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü. Edizdoğan, N., Taş, M. ve Çelikkaya, A. (2007), Vergi Ceza ve Yargılama Hukuku, Ekin Kitapevi, B. 1, Bursa. Gürgen, A. C. (2009), Suça Teşebbüs, Adalet Dergisi, (www.ceza-bb.adalet. gov.tr/makale/169.doc, Erişim; 12/11/2009). Hakeri, H. (2008), Ceza Hukuku Genel Bilgiler, 3. B., Seçkin Yayınları, Ankara. İpekçioğlu, P. A. (2009), Türk Ceza Hukukunda Suça Teşebbüs, Seçkin Yayınları, Ankara. Koca, M. ve Üzülmez, İ. (2008), Türk Ceza Hukuku Genel Hükümler, 1. B., Seçkin Yayınları, Ankara. Malkoç, İ. (2002), Açıklamalı Türk Ceza Kanunu (Son değişiklikler ve içtihatlarla), I. C., Ankara. Önder, A. (1992), Ceza Hukuku Dersleri, Özbek, V., Bacaksız, P. ve Dağan, K. (2006), Ceza Hukuku Bilgisi, Seçkin Yayınları, Ankara. Özgenç, İ. (2009), Ceza Hukuku Genel Hükümler, 4. B., Seçkin Yayınları, Ankara. Soyaslan, D. (1994), Teşebbüs Suçu, Kazancı Yayınları, Ankara. Sözüer, A. (1994), Suça Teşebbüs, Kazancı Yayınları, İstanbul. Toroslu, N. (2009), Ceza Hukuku Genel Hükümler, 13. B., Savaş Yayınları. Yenisey, F. (1997), Tehlikeli Tutuklular ve Tehlikeli Hükümlüler Sorunu, Türkiye nin İnfaz Rejimi (Sorunlar Çözümler) 18 Ocak 1997 tarihinde yapılan Sempozyum, Adalet Bakanlığı Eğitim Daire Başkanlığı Yayınları. Yenisey, F. (2007), Alman Ceza Hukukuna Giriş, Beta Yayınları, İstanbul. Yılmaz, E. (2002), Hukuk Sözlüğü, Genişletilmiş 7. B., Yetkin Yayınları, Ankara. Zincir, U. O. (2008), Yeni TCK da Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme, Yayımlanmamış Yüksek Lisans Tezi, Marmara Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü, İstanbul. 34 Maliye Dergisi Sayı 158 Ocak-Haziran 2010

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

SUÇUN MANEVİ UNSURLARI

SUÇUN MANEVİ UNSURLARI SUÇUN MANEVİ UNSURLARI SUÇUN MANEVİ UNSURLARI Failin sorumlu tutulabilmesi için, ceza normunda yasaklanan fiilin gerçekleştirilmesi yetmez, ayrıca haksızlık teşkil eden bu fiil ile kişi arasında manevi

Detaylı

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr

Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr Ali Kemal Yıldız Bahçeşehir Üniversitesi Hukuk Fakültesi alikemal.yildiz@bahcesehir.edu.tr ANAYASAL KURALLAR Herkes, sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahiptir (Ay. m. 56/1). Çevreyi geliştirmek,

Detaylı

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ

3. SUÇ POLİTİKASININ TEMEL İLKELERİ I. HUKUK DEVLETİ İLKESİ II. KUSUR İLKESİ III. HÜMANİZM İLKESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER DERS PLANI BİRİNCİ BÖLÜM GİRİŞ, GENEL BİLGİLER, HUKUK DEVLETİ VE CEZA HUKUKU 1. CEZA HUKUKU KAVRAMI VE GÖREVİ I. CEZA HUKUKUNUN ANLAMI VE TANIMI II. MADDİ CEZA HUKUKU VE YAKIN

Detaylı

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR

İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR İŞ KAZALARINDA DOĞAN HUKUKİ VE CEZAİ SORUMLULUKLAR 1 İŞ SAĞLIĞI VE İŞ GÜVENLİĞİ KURALLARINA UYMAYAN İŞVERENLERİN KARŞILAŞABİLECEKLERİ YAPTIRIMLAR A- İŞ KAZASI MEYDANA GELMEDEN: (İş güvenliği kurallarını

Detaylı

Av. Ece KAVAKLI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Hukuk Birimi

Av. Ece KAVAKLI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Hukuk Birimi Av. Ece KAVAKLI Türkiye Halk Sağlığı Kurumu Ankara Halk Sağlığı Müdürlüğü Hukuk Birimi 02.11.2011 tarihli ve 28103 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren 663 sayılı Kanun Hükmünde Kararname

Detaylı

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır

İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesine İlişkin 30.11.2007 Tarihli Yönetmeliğin 11 ve 19. Maddeleri Anayasaya Aykırıdır Doç. Dr. Tuğrul KATOĞLU* * Bilkent Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Ceza

Detaylı

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER

TEMEL YASALAR /DÜZENLEMELER GİRİŞ Gelişen bilişim teknolojilerinin bütün kamu kurumlarında kullanılması hukuk alanında bir kısım etkiler meydana getirmistir. Kamu tüzel kişileri tarafından bilgisayar teknolojileri kullanılarak yerine

Detaylı

Basında Sorumluluk Rejimi. Medya Ve İletişim Ön Lisans Programı İLETİŞİM HUKUKU. Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU

Basında Sorumluluk Rejimi. Medya Ve İletişim Ön Lisans Programı İLETİŞİM HUKUKU. Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU Basında Sorumluluk Rejimi Ünite 8 Medya Ve İletişim Ön Lisans Programı İLETİŞİM HUKUKU Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU 1 Ünite 8 BASINDA SORUMLULUK REJİMİ Yrd. Doç. Dr. Nurhayat YOLOĞLU İçindekiler 8.1.

Detaylı

Cinsel taciz suçu TCK. nun 105 inci maddesinde düzenlenmiştir. Burada;

Cinsel taciz suçu TCK. nun 105 inci maddesinde düzenlenmiştir. Burada; Cinsel taciz suçu TCK. nun 105 inci maddesinde düzenlenmiştir. Burada; (1) Bir kimseyi cinsel amaçlı olarak taciz eden kişi hakkında, mağdurun şikâyeti üzerine, üç aydan iki yıla kadar hapis cezasına veya

Detaylı

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet

3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet 3984 sayılı kanunda şeref ve haysiyet Fikret İlkiz Anayasaya göre; herkes, dil, ırk, renk, cinsiyet, siyasi düşünce, felsefi inanç, din, mezhep ve benzeri sebeplerle ayırım gözetilmeksizin kanun önünde

Detaylı

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. HIV bulaştırma ile ilgili özel bir yasa yoktur.ve buna gerek de yoktur.türk Ceza Kanununun Vücut Dokunulmazlığına Karşı Suçlar başlığı altında Kasten Yaralama suçlaması bu konuda yeterli düzenlemedir.

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (İkinci Öğretim Öğrencileri İçin) 11.06.2015 16:00

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (İkinci Öğretim Öğrencileri İçin) 11.06.2015 16:00 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (İkinci Öğretim Öğrencileri İçin) 11.06.2015 16:00 Açıklamalar: Sınav süresi 3 saattir. Cevaplarınızı tükenmez kalemle, okunaklı

Detaylı

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi 1 Uludağ Üniversitesi Mühendislik Fakültesi 23 Mart 2016 Dr. K. Ahmet Sevimli Yardımcı Doçent Uludağ Üniversitesi Hukuk Fakültesi K. Ahmet Sevimli Kimdir? 1972 yılında İstanbul da doğdu. 1990 yılında Bursa

Detaylı

1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU NUN EK 2. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SUÇ VE CEZALAR. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı

1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU NUN EK 2. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SUÇ VE CEZALAR. T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı 1163 SAYILI KOOPERATİFLER KANUNU NUN EK 2. MADDESİNDE ÖNGÖRÜLEN SUÇ VE LAR T.C. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı Rehberlik ve Teftiş Başkanlığı Ertan ÖRS Müfettiş Aydın BAZİN Müfettiş Kasım 2013, Antalya

Detaylı

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI

4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALARI 4857 SAYILI İŞ KANUNU'NA GÖRE UYGULANACAK PARA CEZALAR (01.01.2012 tarihinden itibaren) Kanun Mad. Ceza Mad. Cezayı Gerektiren Fiil 1 OCAK-25 OCAK

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır.

TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237. Taksir. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde. cezalandırılır. TÜRK CEZA KANUNU İLGİLİ MADDELERİ KANUN NO: 5237 Taksir Madde 22- cezalandırılır. (1) Taksirle işlenen fiiller, kanunun açıkça belirttiği hallerde (2) Taksir, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla,

Detaylı

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI / MALATYA

HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI / MALATYA HÂKİMLER VE SAVCILAR YÜKSEK KURULU HUKUKİ MÜZAKERE TOPLANTILARI 28.11.2013 01.12.2013 / MALATYA Grup Adı : CEZA HUKUKU 3. GRUP Grup Konusu : Yaralama, öldürme suçları Grup Başkanı : Muzaffer ÖZDEMİR Yargıtay

Detaylı

İçindekiler İKİNCİ BAB HÜRRİYET ALEYHİNDE İŞLENEN CÜRÜMLER. Birinci Fasıl Siyasi Hürriyet Aleyhinde Cürümler

İçindekiler İKİNCİ BAB HÜRRİYET ALEYHİNDE İŞLENEN CÜRÜMLER. Birinci Fasıl Siyasi Hürriyet Aleyhinde Cürümler İçindekiler Önsöz 5 İçindekiler 7 Kısaltmalar 15 Yararlanılan Kaynaklar 16 İKİNCİ BAB HÜRRİYET ALEYHİNDE İŞLENEN CÜRÜMLER Birinci Fasıl Siyasi Hürriyet Aleyhinde Cürümler Siyasi Hakların Kullanılmasını

Detaylı

SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR. Objektif Ahlak Kuralları. Günah Sevap

SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR. Objektif Ahlak Kuralları. Günah Sevap k ı l ş a d Vatan p a t i K Butik acı H r e p l A GENEL KÜLTÜR SOSYAL HAYATI DÜZENLEYEN KURALLAR GENEL HUKUK BİLGİSİ Hukuk Ahlak Din Görgü Subjektif Ahlak Objektif Ahlak Dünyevi Kurallar Uhrevi Kurallar

Detaylı

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık

başkasına zarar vermeme suç olgusu hırsızlık Her ne şart altında olunursa olunsun, Tabiî Hukuk tan gelen başkasına zarar vermeme kuralının toplum tarafından özümsenmemiş oluşu suç olgusunu ortaya çıkarmaktadır. Bir suç olgusu olarak ele alınan hırsızlık,

Detaylı

ÖZEL CEZA HUKUKU Cilt I ULUSLARARASI SUÇLAR

ÖZEL CEZA HUKUKU Cilt I ULUSLARARASI SUÇLAR ÖZEL CEZA HUKUKU Cilt I ULUSLARARASI SUÇLAR Prof. Dr. Köksal BAYRAKTAR Yeditepe Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Öğretim Üyesi Doç. Dr. Vesile Sonay EVİK Galatasaray Üniversitesi Hukuk Fakültesi

Detaylı

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI

TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI TİCARÎ SIR, BANKA SIRRI VE MÜŞTERİ SIRRI HAKKINDA KANUN TASARISI Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı; kamu kurum ve kuruluşları ile iktisadî, ticarî ve malî sektörlerde üretim, tüketim ve hizmet

Detaylı

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN

TEMEL HUKUK ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN ARŞ. GÖR. DR. PELİN TAŞKIN BU DERSTE NELER ÖĞRENECEĞİZ? CEZA HUKUKU SUÇ Suçun Unsurları Suçun Türleri CEZA Ceza Hukukunun İlkeleri Cezai Sorumluluk CEZA HUKUKU "Ceza hukuku, devletin organlarınca suç sayılan

Detaylı

CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER

CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER İsmail ERCAN THEMIS CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ KISIM CEZA HUKUKUNA GİRİŞ BIRINCI BÖLÜM CEZA HUKUKU VE İŞLEVI I. CEZA HUKUKU... 19 II. CEZA HUKUKUNUN ÖZELLİKLERİ... 19 III.

Detaylı

Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu. Dr. Yusuf Solmaz BALO

Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu. Dr. Yusuf Solmaz BALO Türkiye de Çocukların Terör Suçluluğu Dr. Yusuf Solmaz BALO Anlatım planı Terör gerçekliği Güvenlik ihtiyacı Bu ihtiyacın Ceza Hukuku alanında karşılanması Ceza Kanunları (TCK, TMK) Yeni suç tipleri Mevcut

Detaylı

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM CEZA HUKUKU. 1. Kavram

İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM CEZA HUKUKU. 1. Kavram İÇİNDEKİLER 1. BÖLÜM CEZA HUKUKU 1. Kavram I. TANIM, TERİM 2 1. Tanım 2 2. Terim 3 3. Ceza Hukukunun Meşruluğunun Temeli 3 II. CEZA HUKUKUNA HAKİM OLAN İLKELER 5 1. Hukuk Devleti İlkesi 5 2. İnsan Haysiyetinin

Detaylı

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (İkinci Öğretim Öğrencileri İçin) 11.06.2015 16:00

İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (İkinci Öğretim Öğrencileri İçin) 11.06.2015 16:00 İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (İkinci Öğretim Öğrencileri İçin) 11.06.2015 16:00 Açıklamalar: Sınav süresi 3 saattir. Cevaplarınızı tükenmez kalemle, okunaklı

Detaylı

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004

Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 Bazı Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Kanun No. 5194 Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1. 24.6.1995 tarihli ve 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde

Detaylı

Kabul Tarihi : 22.6.2004

Kabul Tarihi : 22.6.2004 RESMİ GAZETEDE 26.06.2004 TARİH VE 25504 SAYI İLE YAYIMLANARAK YÜRÜRLÜĞE GİRMİŞTİR. BAZI KANUN HÜKMÜNDE KARARNAMELERDE DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN Kanun 5194 No. Kabul Tarihi : 22.6.2004 MADDE 1.

Detaylı

Herkes için Futbol Turnuvaları Disiplin Kılavuzu

Herkes için Futbol Turnuvaları Disiplin Kılavuzu Herkes için Futbol Turnuvaları Disiplin Kılavuzu Nisan, 2009 Türkiye Futbol Federasyonu 1 Herkes için Futbol Disiplin Talimatı na ilişkin Açıklamalar HiFDT Madde 5. Sorumluluk Bir HiF turnuvasına katılan

Detaylı

KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU

KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU SEDAT ERDEM AYDIN AİHM İÇTİHATLARI BAĞLAMINDA KİŞİSEL VERİLERİN KAYDEDİLMESİ SUÇU İSTANBUL ARŞİVİ İÇİNDEKİLER DANIŞMANIN ÖNSÖZÜ...VII YAZARIN ÖNSÖZÜ... IX İÇİNDEKİLER...XIII KISALTMALAR... XIX GİRİŞ...1

Detaylı

5237 TCK DEĞĠġĠKLĠK TASARISI Cinsel Suçlarla Ġlgili Bölüm. Önerilen DeğiĢiklik Cinsel saldırı (Tasarı Madde 42)

5237 TCK DEĞĠġĠKLĠK TASARISI Cinsel Suçlarla Ġlgili Bölüm. Önerilen DeğiĢiklik Cinsel saldırı (Tasarı Madde 42) 5237 TCK DEĞĠġĠKLĠK TASARISI Cinsel saldırı Cinsel saldırı (Tasarı Madde 42) Madde 102- (1) Cinsel davranışlarla bir kimsenin vücut dokunulmazlığını ihlal eden kişi, mağdurun şikayeti üzerine, iki yıldan

Detaylı

Ceza Hukukuna Giriş. Ceza Hukukuna Giriş (Özgenç)

Ceza Hukukuna Giriş. Ceza Hukukuna Giriş (Özgenç) İzzet Özgenç Ceza Hukukuna Giriş 2 İnsan: Algılama yeteneği İrade yeteneği Kişiliğini serbestçe tekâmül ettirmek Kişilik Tekâmül İrade serbestisi 3 Davranış normları Muhatap İnsan Davranış normları Yükümlülük

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNUNDA ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI

TÜRK CEZA KANUNUNDA ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI TÜRK CEZA KANUNUNDA ÇOCUĞUN CİNSEL İSTİSMARI Cinsel Dokunulmazlığa Karşı Suçlar Çocukların Cinsel İstismarı Madde 103 (1) Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, üç yıldan sekiz yıla kadar hapis cezası

Detaylı

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır.

Anılan rejimde ekonomik değeri olmayan atıklar ise fire olarak tanımlandığından bu atıklar dahilde işleme rejiminin konusunu oluşturmamaktadır. GÜMRÜK İŞLEMLERİNE TABİ TUTULMAKSIZIN SERBEST DOLAŞIMA SOKULAN İKİNCİL İŞLEM GÖRMÜŞ ÜRÜNE İLİŞKİN GÜMRÜK VERGİLERİ VE İDARİ PARA CEZALARINI ORTADAN KALDIRAN SÜRE (ZAMANAŞIMI) Bilindiği üzere Dahilde İşleme

Detaylı

ULUSLARARASI SUÇLAR. İçindekiler. 1. GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU (TCK m. 79) İNSAN TİCARETİ SUÇU (TCK m. 80) Onuncu Baskı için Önsöz...

ULUSLARARASI SUÇLAR. İçindekiler. 1. GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU (TCK m. 79) İNSAN TİCARETİ SUÇU (TCK m. 80) Onuncu Baskı için Önsöz... İçindekiler Onuncu Baskı için Önsöz... 5 ULUSLARARASI SUÇLAR 1. GÖÇMEN KAÇAKÇILIĞI SUÇU (TCK m. 79)...25 I. SUÇLA KORUNAN HUKUKİ DEĞER...25 II. SUÇUN MADDİ UNSURLARI...25 A. Suçun Hukuki Konusu...25 B1.

Detaylı

VERGİ SUÇUNA TEŞEBBÜS 4369 SAYILI KANUNDAN SONRA DA MÜMKÜN MÜDÜR?

VERGİ SUÇUNA TEŞEBBÜS 4369 SAYILI KANUNDAN SONRA DA MÜMKÜN MÜDÜR? 1 Avukat Bekir Baykara VERGİ SUÇUNA TEŞEBBÜS 4369 SAYILI KANUNDAN SONRA DA MÜMKÜN MÜDÜR? Not:Bu makale Yaklaşım Ekim 2001 Tarih ve 106. sayısında yayınlanmıştır. Bekir BAYKARA Yeminli Mali Müşavir Eski

Detaylı

İstanbul Fikir Enstitüsü Yayınları Ocak 2015 SUÇLARIN İÇTİMAI

İstanbul Fikir Enstitüsü Yayınları Ocak 2015 SUÇLARIN İÇTİMAI SUÇLARIN İÇTİMAI Bahadırhan TABAK GİRİŞ Ceza hukukunun temel ilkelerinden biri olan Kaç tane fiil varsa o kadar suç; kaç tane suç varsa o kadar ceza vardır / Quot crimina tot poenae [1] ilkesine istisna

Detaylı

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007

Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Yasal Çerçeve (Bilgi Edinme Kanunu ve Diğer Gelişmeler) KAY 465 Ders 1(2) 22 Haziran 2007 Ders Planı Ders İçeriği: Yasal Çerçeve Bilgi Edinme Kanunu Bilgi Edinme Değerlendirme Kurulu Çalışma Usul ve Esasları

Detaylı

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Hukuk Müşavirliği. Sayı : B.05.0.HUK /11/2012 Konu : Yardımlarda Mülki İdare Amirine Bildirim.

T.C. İÇİŞLERİ BAKANLIĞI Hukuk Müşavirliği. Sayı : B.05.0.HUK /11/2012 Konu : Yardımlarda Mülki İdare Amirine Bildirim. BAKANLIK MAKAMINA İlgi : Dernekler Dairesi Başkanlığının 12.09.2012 tarih ve B.05.0.DDB.0.02.01.00 3441 sayılı yazısı. GÖRÜŞ İSTENİLEN KONU : Dernekler Dairesi Başkanlığının İlgi yazısıyla; dernekler ile

Detaylı

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar:

Sayı: 32/2014. Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi aşağıdaki Yasayı yapar: Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi nin 24 Şubat 2014 tarihli Kırkaltıncı Birleşiminde Oybirliğiyle kabul olunan Özel Hayatın ve Hayatın Gizli Alanının Korunması Yasası Anayasanın 94 üncü

Detaylı

Sayı : [02] /556/ /01/2013

Sayı : [02] /556/ /01/2013 T.C. ADALET BAKANLIĞI Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü Sayı : 49453461-045.02[02]-504-2013/556/2392 29/01/2013 Konu : Yakalanan araçların teslimi... CUMHURİYET BAŞSAVCILIĞINA 1 / 5 İlgi : 04/01/2013 tarihli

Detaylı

İcrai Suça İhmali Davranışla İştirak: Anayasa Mahkemesi nin Bir Kararı Üzerine Değerlendirmeler *

İcrai Suça İhmali Davranışla İştirak: Anayasa Mahkemesi nin Bir Kararı Üzerine Değerlendirmeler * İcrai Suça İhmali Davranışla İştirak: Anayasa Mahkemesi nin Bir Kararı Üzerine Değerlendirmeler * İzzet ÖZGENÇ ** I. OLAY Anayasa Mahkemesinin 30.6.2011 tarihli ve Esas 2010/52, Karar 2011/113 sayılı Kararında

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Zeynel T. KANGAL Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi KABAHATLER HUKUKU

Yrd. Doç. Dr. Zeynel T. KANGAL Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi KABAHATLER HUKUKU Yrd. Doç. Dr. Zeynel T. KANGAL Kadir Has Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Öğretim Üyesi KABAHATLER HUKUKU İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ... vii İÇİNDEKİLER...ix KISALTMALAR...xxiii Birinci

Detaylı

Birinci Olay (TOPLAM 39 PUAN) OLAY I

Birinci Olay (TOPLAM 39 PUAN) OLAY I İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Genel Hükümler Dersi Vize Sınav Soruları (Çift Numaralı Öğrenciler 12 Ocak 2016, 11.00) CEVAP ANAHTARI OLAY I Bayan A, 14 yaşındaki erkek arkadaşı B ile

Detaylı

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Genel Hükümler Dersi Vize Sınav Soruları (İkinci Öğretim Öğrencileri) CEVAP ANAHTARI

İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Genel Hükümler Dersi Vize Sınav Soruları (İkinci Öğretim Öğrencileri) CEVAP ANAHTARI İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza Hukuku Genel Hükümler Dersi Vize Sınav Soruları (İkinci Öğretim Öğrencileri) CEVAP ANAHTARI OLAY I Uzak yol gemi kaptanı olan A, yurtdışında seferde olduğu sırada

Detaylı

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA

KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA KARAR 1 (672 sayılı KHK ile kamu görevinden çıkarılmaya dair) Davalı : Başbakanlık /ANKARA Davanın Konusu : Uyuşmazlık, davacının 672 sayılı Olağanüstü Hal Kapsamında Kamu Personeline İlişkin Alınan Tedbirlere

Detaylı

TÜRK CEZA KANUNU İLE GETİRİLEN ÇEVRE SUÇLARI. Emekli Yargıtay Hakimi / Avukat Zafer ERGÜN Tel:

TÜRK CEZA KANUNU İLE GETİRİLEN ÇEVRE SUÇLARI. Emekli Yargıtay Hakimi / Avukat Zafer ERGÜN   Tel: TÜRK CEZA KANUNU İLE GETİRİLEN ÇEVRE SUÇLARI Emekli Yargıtay Hakimi / Avukat Zafer ERGÜN E-mail: avukatzaferergun@gmail.com Tel: 0505 772 39 18 İçerik Ceza Hukuku ve Çevre Suçları Çevrenin Tanımı TCK da

Detaylı

MÜKERRİR HÜKÜMLÜLERİN İNFAZINDA MÜDDETNAME HESAPLAMALARI:

MÜKERRİR HÜKÜMLÜLERİN İNFAZINDA MÜDDETNAME HESAPLAMALARI: Osman ATALAY Ankara İnfaz Cumhuriyet Savcısı MÜKERRİR HÜKÜMLÜLERİN İNFAZINDA MÜDDETNAME HESAPLAMALARI: I - GENEL ESASLAR : Tekerrür, kişinin daha önce işlediği suçu nedeniyle belli bir cezaya mahkum edilmiş

Detaylı

SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA İBRAZ EDİLEN DEFTER VE BELGELERDE CEZA UYGULAMASI İLE KDV İNDİRİMİ REDDİ

SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA İBRAZ EDİLEN DEFTER VE BELGELERDE CEZA UYGULAMASI İLE KDV İNDİRİMİ REDDİ SÜRESİ GEÇTİKTEN SONRA İBRAZ EDİLEN DEFTER VE BELGELERDE CEZA UYGULAMASI İLE KDV İNDİRİMİ REDDİ 1. KONU Defter ve belge tutmak ve düzenlemek V.U.K 171 nci ve izleyen maddeleri arasında düzenlenmiş bulunmaktadır.

Detaylı

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK

BAYRAK DENETİM & DANIŞMANLIK YEMİNLİ MALİ MÜŞAVİRLİK 400 SIRA NO'LU VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ Resmi Gazete Sayısı 27716 Resmi Gazete Tarihi 01.10.2010 Kapsam VERGİ USUL KANUNU GENEL TEBLİĞİ (SIRA NO:400) Giriş 23.7.2010 tarihli ve 6009 sayılı Gelir

Detaylı

denetim mali müşavirlik hizmetleri

denetim mali müşavirlik hizmetleri SİRKÜLER 25.11.2013 Sayı: 2013/020 Konu: 90 SAYILI K.H.K. NİN YÜRÜRLÜKTEN KALDIRILMASI NEDENİYLE ŞİRKETLERİN ORTAKLARINA, ÇALIŞANLARINA, İŞTİRAKLERİNE VE DİĞER TÜZEL VE GERÇEK KİŞİLERE FAİZ KARŞILIĞI VERDİKLERİ

Detaylı

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ

SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRME YÜKÜMLÜLÜĞÜ Rahime ERBAŞ İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ceza ve Ceza Muhakemesi Hukuku Anabilim Dalı Araştırma Görevlisi TÜRK HUKUKUNDA VE KARŞILAŞTIRMALI HUKUKTA SAĞLIK MESLEĞİ MENSUPLARININ SUÇU BİLDİRME

Detaylı

Harf üzerine ÎÇDEM. Numara

Harf üzerine ÎÇDEM. Numara Harf üzerine ÎÇDEM A Numara Adliyenin manevi şahsiyetini tahkir... 613 G Ağır Tehdit 750 Aleniyet deyim - kavram ve unsuru... 615 Anarşistlik - kavram ve suçu 516 Anayasa Nizamı 558 aa Anayasa Nizamını

Detaylı

I. Korunan hukuki değer:

I. Korunan hukuki değer: I. Korunan hukuki değer: Eziyet suçunda korunan hukuki değer, 4pkı işkencede olduğu gibi söz konusu hareketlere hedef olan kişinin vücut bütünlüğü, ruh ve beden sağlığı, şeref ve haysiye@dir. Ancak işkenceden

Detaylı

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır.

1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Esas Sayısı : 2015/109 Karar Sayısı : 2016/28 1982 Anayasası nın Cumhuriyetin Nitelikleri başlıklı 2. maddesinde, Türkiye Cumhuriyeti nin bir hukuk devleti olduğu kurala bağlanmıştır. Anayasa nın 2. maddesinde

Detaylı

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR

TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR TÜRKİYE DE MAĞDUR ÇOCUKLAR Bilgi Notu-2: Cinsel Suç Mağduru Çocuklar Yazan: Didem Şalgam, MSc Katkılar: Prof. Dr. Münevver Bertan, Gülgün Müftü, MA, Adem ArkadaşThibert, MSc MA İçindekiler Grafik Listesi...

Detaylı

Sirküler 2013/16 Sahte Ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleyenler, Kullananlar Ve Bunlara İştirak

Sirküler 2013/16 Sahte Ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleyenler, Kullananlar Ve Bunlara İştirak Sirküler 2013/16 Sahte Ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleyenler, Kullananlar Ve Bunlara İştirak Edenler İçin Getirilen İlave Yaptırımlar Sirkülerin Konusu Bu Sirkülerimizde, 11 Nisan 2013

Detaylı

SPKn İDARİ PARA CEZALARI

SPKn İDARİ PARA CEZALARI SPKn İDARİ PARA CEZALARI Av. Ümit İhsan Yayla Sermaye Piyasası Kanununda Halka Açık Şirketlerle İlgili Suç ve Yaptırımlar ile Önemli Nitelikte İşlemler Paneli İstanbul 27.06.2014 Sunum İçeriği Ceza Vermeye

Detaylı

İcra Suçlarında Dava Açma Yöntemi Şikâyet Hakkının Düşmesi

İcra Suçlarında Dava Açma Yöntemi Şikâyet Hakkının Düşmesi Ceza Genel Kurulu E: 2009/16.HD-154 K: 2009/282 T: 08.12.2009 İcra Suçlarında Dava Açma Yöntemi Şikâyet Hakkının Düşmesi Özet: İİY'nin 331. maddesi uyarınca açılan davada 5271 sayılı CYY kurallarının değil,

Detaylı

GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A. : Görevi Kötüye Kullanma (Her iki sanık yönünden) SUÇ TARİHİ : 2014

GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A. : Görevi Kötüye Kullanma (Her iki sanık yönünden) SUÇ TARİHİ : 2014 T.C. ORHANELİ ASLİYE CEZA MAHKEMESİ DOSYA NO : 2015/24 Esas KARAR NO : 2015/170 [C.SAVCILIĞI ESAS NO] : 2014/311 GEREKÇELİ KARAR T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A HAKİM : NURDAN ÖZKAN 125242 KATİP : ZEYNEP

Detaylı

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire

T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire T.C. D A N I Ş T A Y Yedinci Daire Esas No : 2012/4237 Karar No : 2012/7610 Anahtar Kelimeler: Serbest Dolaşıma Giriş Beyannamesi, Yatırım Teşvik Belgesi, Muafiyet Özeti: Yatırım teşvik mevzuatı koşullarına

Detaylı

A. Mahkememizin Başvuru Yetkisinin Olup Olmadığı

A. Mahkememizin Başvuru Yetkisinin Olup Olmadığı ... A. Mahkememizin Başvuru Yetkisinin Olup Olmadığı 3. Anayasa nın 152. ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun un 40. maddelerine göre, mahkemeler, bakmakta

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21

İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/20255 Karar No. 2010/11968 Tarihi: 03.05.2010 İlgili Kanun / Madde 4857 S.İşK/18-21 GÜVENLİK HİZMETLERİNİN YARDIMCI İŞ OLMASI HAKLI NEDENLERLE FESİHTE SAVUNMA

Detaylı

5237 SAYILI TCK. 170-180. MADDELERİNDE YER ALAN GENEL TEHLİKE YARATAN SUÇLAR 1

5237 SAYILI TCK. 170-180. MADDELERİNDE YER ALAN GENEL TEHLİKE YARATAN SUÇLAR 1 5237 SAYILI TCK. 170-180. MADDELERİNDE YER ALAN GENEL TEHLİKE YARATAN SUÇLAR 1 MUHAMMET MURAT ÜLKÜ ÇORUM CUMHURİYET SAVCISI 33516 1 Bu çalışma, Yeni Ceza Adalet Sistemi nin Cumhuriyet Savcıları ve Hakimlere

Detaylı

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ

KARAPARA AKLANMASININ ÖNLENMESİ Kanun Adı : Karaparanın Aklanmasının Önlenmesine, 2313 SayIlI Uyuşturucu Maddelerin Murakabesi HakkInda Kanunda, 657 Sayılı Devlet Memurları Kanununda ve 178 Sayılı Maliye BakanIığının Teşkilat ve Görevleri

Detaylı

YENİ TÜRK CEZA KANUNU BAĞLAMINDA İÇTİHAT MI REFORM MU?

YENİ TÜRK CEZA KANUNU BAĞLAMINDA İÇTİHAT MI REFORM MU? YENİ TÜRK CEZA KANUNU BAĞLAMINDA İÇTİHAT MI REFORM MU? * Türk hukuk devriminin en önemli bir parçası olan Türk Ceza Kanunu 1926 tarihinde yürürlüğe girmiştir. Bir çok kanun gibi Ceza Kanunu da Avrupa da

Detaylı

Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Ceza Hukukunda Rıza

Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi. Ceza Hukukunda Rıza Yrd. Doç. Dr. Meral EKİCİ ŞAHİN Erzincan Üniversitesi Hukuk Fakültesi Öğretim Üyesi Ceza Hukukunda Rıza İÇİNDEKİLER SUNUŞ...VII TEŞEKKÜR... IX İÇİNDEKİLER... XI KISALTMALAR...XXIII GİRİŞ...1 Birinci Bölüm

Detaylı

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ

İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR. Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ HUKUKİ SORUMLULUKLAR Doç.Dr. Saim OCAK MARMARA ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ İŞVERENLERİN HUKUKİ SORUMLULUKLARI ULUSLARARASI KAYNAKLAR (SÖZLEŞME VS.) 1982 ANAYASASI TÜRK BORÇLAR

Detaylı

www.alomaliye.com sayfasından alınmıştır. * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * * 05 Ekim 2009 Cumhur Sinan Özdemir Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı İş Müfettişi -Ankara csnozdemir@gmail.com

Detaylı

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR

YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR YARGITAY 4. HUKUK DAİRESİ T. 17.9.2001 E. 2001/4012 K. 2001/8028 MANEVİ TAZMİNAT - YANSIMA ZARAR ÖZET : Manevi tazminatı ancak cismani zarara uğrayan kimse isteyebilir. Yansıma suretiyle bir zarardan sözedilerek

Detaylı

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTA KOLUNDA İŞVERENİN

İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTA KOLUNDA İŞVERENİN İŞ KAZALARI VE MESLEK HASTALIĞI SİGORTA KOLUNDA İŞVERENİN SORUMLULUĞU Kazaların sıkça yaşandığı ülkemizde 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu nun 26. maddesi ile iş kazaları ve meslek hastalıklarında işverenin

Detaylı

T.C. MALİYE BAKANLIĞI VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI

T.C. MALİYE BAKANLIĞI VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI T.C. MALİYE BAKANLIĞI VERGİ DENETİM KURULU BAŞKANLIĞI VERGİ İNCELEMELERİNDE MÜKELLEF HAK VE YÜKÜMLÜLÜKLERİ Eylül 2015 www.vdk.gov.tr ÜCRETSİZDİR GİRİŞ Vergi Usul Kanunu nun 134 üncü maddesine göre vergi

Detaylı

İsmail ERCAN THEMIS CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER ÖZEL HÜKÜMLER

İsmail ERCAN THEMIS CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER ÖZEL HÜKÜMLER İsmail ERCAN THEMIS CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER ÖZEL HÜKÜMLER İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...VII BİRİNCİ KİTAP GENEL HÜKÜMLER BİRİNCİ KISIM CEZA HUKUKUNA GİRİŞ Ceza Hukuku ve İşlevi I. CEZA HUKUKU... 3 II. CEZA HUKUKUNUN

Detaylı

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan

I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan I. Genel Bilgiler Ülkeler arasındaki hayat standartlarının farklılığı, bazı ülkelerde yaşanan ekonomik sorunlar, uygulanan baskıcı rejimler, yaşanan iç savaşlar, coğrafi olumsuzluklar dolayısıyla insanlar,

Detaylı

YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA HIRSIZLIK SUÇUNA TEŞEBBÜS

YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA HIRSIZLIK SUÇUNA TEŞEBBÜS YARGITAY KARARLARI IŞIĞINDA HIRSIZLIK SUÇUNA TEŞEBBÜS Burak KEÇECİOĞLU ÖZET Çalışmamızda, suçun özel görünüş şekillerinden olan teşebbüsün, hırsızlık suç tipinde nasıl gerçekleştiği Yargıtay kararları

Detaylı

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN

TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN 6405 TÜRK VATANDAŞLARI HAKKINDA YABANCI ÜLKE MAHKEMELERİNDEN VE YABANCILAR HAKKINDA TÜRK MAHKEMELERİNDEN VERİLEN CEZA MAHKUMİYETLERiNİN İNFAZINA DAİR KANUN Kanun Numarası : 3002 Kabul Tarihi : 8/5/1984

Detaylı

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU (TCK MD. 265)

GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU (TCK MD. 265) GÖREVİ YAPTIRMAMAK İÇİN DİRENME SUÇU (TCK MD. 265) Bayram YÜKSEKKAYA 1 1 Avukat, Adana Barosu. 1 ÖZET: Devlet; üstün-egemen güç olarak tanımlanan/tanınan, kurumların kurumu olarak tabir edilen ve yadsınamayacak

Detaylı

II. Eski ve Yeni Yasa nın Karşılaştırılması

II. Eski ve Yeni Yasa nın Karşılaştırılması TÜRK CEZA YASASI NDA İŞARET VE ENGEL KOYMAMA SUÇU (TCK m.178) Doç. Dr. Özlem YENERER ÇAKMUT * I. Genel Olarak İşaret ve engel koymama suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Yasası nın özel hükümler kitabında, topluma

Detaylı

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur.

Trabzon üçüncü noteri olan davalı ise, süresinde zamanaşımı itirazında bulunmuştur. MADDİ VE MANEVİ TAZMİNAT DAVASI - DAVANIN CEZA ZAMANAŞIMI SÜRESİ DOLMADAN AÇILDIĞI - TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI ÇERÇEVESİNDE HUKUKEN GEÇERLİ TÜM DELİLLERİ SORULUP TOPLANARAK KARAR VERİLMESİ GEREĞİ

Detaylı

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü)

T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI. (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) T.C. GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞI BÜYÜK MÜKELLEFLER VERGİ DAİRESİ BAŞKANLIĞI (Mükellef Hizmetleri Grup Müdürlüğü) Sayı : 64597866-125[5/1-h-2016]-25294 08/12/2015 Konu : Yurt dışında yapılan inşaat işinde

Detaylı

TIBBĠ UYGULAMA HATALARINDA HEKĠMĠN CEZAĠ SORUMLULUĞU

TIBBĠ UYGULAMA HATALARINDA HEKĠMĠN CEZAĠ SORUMLULUĞU Av. Hayrettin Çil Aralık 2010 TIBBĠ UYGULAMA HATALARINDA HEKĠMĠN CEZAĠ SORUMLULUĞU 1. GĠRĠġ Son yıllarda teknolojideki gelişmeler tıp alanına da yansımış, geliştirilen tıbbi cihazlar tanı/tedavi süreçlerinde

Detaylı

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI

BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU. Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI BİLGİ GÜVENLİĞİNİN HUKUKSAL BOYUTU Av. Gürbüz YÜKSEL GENEL MÜDÜR YARDIMCISI SAĞLIK BİLGİ SİSTEMLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ 663 sayılı KHK Md.11 Sağlık Bakanlığı bilişim uygulamalarını yürütmek üzere doksanlı

Detaylı

5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU NUN İŞTİRAK KURUMUNA BAKIŞI

5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU NUN İŞTİRAK KURUMUNA BAKIŞI 5237 SAYILI TÜRK CEZA KANUNU NUN İŞTİRAK KURUMUNA BAKIŞI * İştirak, suçun işlenebilmesi için gerekli olan kişi sayısından en az bir veya daha fazla kişinin o suçu işlemesi halinde, işlenen suç açısından,

Detaylı

HAPİS CEZASINI GEREKTİREN VERGİ SUÇLARINDA DAVA ZAMANAŞIMI VE ZAMANAŞIMININ BAŞLANGICI

HAPİS CEZASINI GEREKTİREN VERGİ SUÇLARINDA DAVA ZAMANAŞIMI VE ZAMANAŞIMININ BAŞLANGICI 1 Avukat Bekir Baykara HAPİS CEZASINI GEREKTİREN VERGİ SUÇLARINDA DAVA ZAMANAŞIMI VE ZAMANAŞIMININ BAŞLANGICI Bekir BAYKARA Avukat Ankara Barosu Üyesi Not: Bu Makale Vergi Dünyası Dergisinin Şubat 2004

Detaylı

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS VE KASTEN YARALAMA SUÇLARININ MANEVİ UNSUR BAKIMINDAN AYIRT EDİLMESİ

KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS VE KASTEN YARALAMA SUÇLARININ MANEVİ UNSUR BAKIMINDAN AYIRT EDİLMESİ C.58 S.2 BİRTEK 231 KASTEN ÖLDÜRMEYE TEŞEBBÜS VE KASTEN YARALAMA SUÇLARININ MANEVİ UNSUR BAKIMINDAN AYIRT EDİLMESİ Distinguishing of the Attempt to Killing Crime and Intentionally Injuring Crimes in Terms

Detaylı

GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR?

GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR? GEREKLİ İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ÖNLEMİ ALINMAYAN İŞYERLERİNDE ÇALIŞAN İŞÇİLERİN HAKLARI NELERDİR? Erol GÜNER * I. GİRİŞ: İşverenin işçiyi koruma, özellikle iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili önlemleri

Detaylı

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET

İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET T.C YARGITAY 10. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/19635 Karar No. 2013/11653 Tarihi: 28.05.2013 İlgili Kanun / Madde 5510 S.SGK/21 RÜCÜ HAKKI HALEFİYET ÖZETİ: Sigortalı ya da hak sahibini tatmin eden kurumun

Detaylı

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun;

Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; İDARİ PARA CEZALARI 5510 S.K.MD. 102 Kurumca dayanağı belirtilmek suretiyle diğer kanunlarda aşağıda belirtilen fiiller için idari para cezası öngörülmüş olsa dahi ayrıca bu Kanunun; a) 1) 8 inci maddesinin

Detaylı

SORU: Olayda yer alan kişilerin ceza sorumluluklarını, suç inceleme yöntemine uygun olarak değerlendiriniz.

SORU: Olayda yer alan kişilerin ceza sorumluluklarını, suç inceleme yöntemine uygun olarak değerlendiriniz. İSTANBUL ÜNİVERSİTESİ HUKUK FAKÜLTESİ CEZA HUKUKU GENEL HÜKÜMLER FİNAL SINAVI (Tek Numaralı Öğrencileri İçin) 11.06.2015 09:00 Açıklamalar: Sınav süresi 3 saattir. Cevaplarınızı tükenmez kalemle, okunaklı

Detaylı

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2015/129 Ref: 4/129

SĐRKÜLER Đstanbul, Sayı: 2015/129 Ref: 4/129 SĐRKÜLER Đstanbul, 31.07.2015 Sayı: 2015/129 Ref: 4/129 Konu: ANAYASA MAHKEMESĐ VERGĐ KAÇAKÇILIĞI FĐĐLĐNE ĐŞTĐRAK EDENLERE VERGĐ ZĐYAI CEZASI KESĐLMESĐNĐN ANAYASAYA UYGUN OLDUĞUNA KARAR VERMĐŞTĐR Özet:

Detaylı

MARKA HAKKINA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR VE YAPTIRIMLARI

MARKA HAKKINA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR VE YAPTIRIMLARI MARKA HAKKINA KARŞI İŞLENEN SUÇLAR VE YAPTIRIMLARI Mustafa ÖZEN* ÖZET Anayasa Mahkemesi, 556 sayılı KHK nin marka hakkına tecavüz niteliği taşıyan düzenlemeleri olan m. 9/I(b), 9/II (b), 61/(a) ve 61/(c)

Detaylı

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER

6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER 6645 SAYILI SON TORBA KANUN İLE İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ ALANINDA YAPILAN DEĞİŞİKLİKLER Bekir AKTÜRK* 52 1. GİRİŞ Türkiye Büyük Millet Meclisinin 7 Haziran 2015 Pazar günü yapılacak olan 25 inci dönem milletvekili

Detaylı

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak

3201 sayılı Emniyet Teşkilat Kanununun bu hükmünden yola çıkarak, İçişleri Bakanlığının emniyet ve asayişi sağlamada, yürütme organları olarak J.T.G.Y.K. 1 Amaç MADDE 1 - Bu Kanun, Türkiye Cumhuriyeti Jandarma Teşkilatının görev, yetki ve sorumluluklarına, hizmetin getirdiği bağlılık ve ilişkilere, teşkilat ve konuşa ait esas ve usulleri düzenler.

Detaylı

Esas Sayısı: 2015/108 Karar Sayısı: 2016/44

Esas Sayısı: 2015/108 Karar Sayısı: 2016/44 5237 sayılı TCK nun 6545 sayılı Yasanın 59. maddesi ile değişik 103/1, 103/1-a Maddesi: Çocuğu cinsel yönden istismar eden kişi, sekiz yıldan on beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. Cinsel istismarın

Detaylı

Türk Ceza Kanunu. İlgili Hükümler: Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi

Türk Ceza Kanunu. İlgili Hükümler: Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi Türk Ceza Kanunu Kadına yönelik şiddet ve ve ev-içi şiddetle ilgili eylemler aynı zamanda Ceza Kanunu uyarınca da suç teşkil edebilir. Bu durumda failin cezalandırılması için ayrıca ceza davası açılması

Detaylı

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü)

T.C. SANAYİ VE TİCARET BAKANLIĞI Tüketicinin ve Rekabetin Korunması Genel Müdürlüğü GENELGE NO: 2007/02....VALİLİĞİNE (Sanayi ve Ticaret İl Müdürlüğü) IV- KREDİ KARTI ÜYELİK ÜCRETİ İLE İLGİLİ GENELGELER 1. GENELGE NO: 2007/02 Tüketicinin ve Rekabetin Korunması lüğü GENELGE NO: 2007/02...VALİLİĞİNE Tüketiciler tarafından Bakanlığımıza ve Tüketici Sorunları

Detaylı

CEZA HUKUKUNDA FİKRİ İÇTİMA

CEZA HUKUKUNDA FİKRİ İÇTİMA Musatafa ÖZEN hakemli makaleler CEZA HUKUKUNDA FİKRİ İÇTİMA Mustafa ÖZEN * I. GENEL OLARAK 1926 yılından beri yürürlükte bulunan 765 sayılı Türk Ceza Kanunu, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı

Detaylı

Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleme ve Kullanma Suçları

Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge Düzenleme ve Kullanma Suçları www.e-akademi.org, (Hukuk, Ekonomi ve Siyasal Bilimler Aylık İnternet Dergisi), Sayı: 137, Ocak 2016 Son Güncelleme Tarihi 04.01.2016 Ocak 2016 - SAYI 137 Sahte ve Muhteviyatı İtibariyle Yanıltıcı Belge

Detaylı