OKULÖNCES NDE FEN E T M
|
|
|
- Engin Demirbaş
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2227 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1226 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES OKULÖNCES Ö RETMENL L SANS PROGRAMI OKULÖNCES NDE FEN E T M Yazarlar Ö r.gör. lknur KARA (Ünite 2) Prof.Dr. Kudret ÖZDAfi (Ünite 3,4) Yrd.Doç.Dr. Seda Mehtap SARI KILIÇASLAN (Ünite 1) Yrd.Doç.Dr. Pelin YALÇINO LU (Ünite 5) Yrd.Doç.Dr. Evrim GENÇ KUMTEPE (Ünite 6, 8, 9, 10) Yrd.Doç.Dr. Serap ERDO AN (Ünite 7) Editör Prof.Dr. Aynur ÖZDAfi ANADOLU ÜN VERS TES
2 Bu kitab n bas m, yay m ve sat fl haklar Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Ö retim tekni ine uygun olarak haz rlanan bu kitab n bütün haklar sakl d r. lgili kurulufltan izin almadan kitab n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay t veya baflka flekillerde ço alt lamaz, bas lamaz ve da t lamaz. Copyright 2011 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö RET M TASARIM B R M Genel Koordinatör Prof.Dr. Levend K l ç Genel Koordinatör Yard mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Ö retim Tasar mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Grafik Tasar m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Ö r.gör. Nilgün Salur Ölçme De erlendirme Sorumlusu Ö r.gör. Meryem Ayd n Kitap Koordinasyon Birimi Yrd.Doç.Dr. Feyyaz Bodur Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Dizgi Aç kö retim Fakültesi Dizgi Ekibi Okulöncesinde Fen E itimi ISBN Bask Bu kitap ANADOLU ÜN VERS TES Web-Ofset Tesislerinde 8600 adet bas lm flt r. ESK fieh R, Temmuz 2011
3 çindekiler iii çindekiler Önsöz... xi Kullan m K lavuzu...?? Canl lar Dünyas... 1 G R fi... 3 CANLILARIN ÖZELL KLER... 3 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI... 4 Bakteriler... 4 Arkeler... 5 Ökaryotlar... 5 Protista... 5 Bitkiler... 6 Mantarlar... 7 Hayvanlar... 8 HÜCRE Hücrenin Yap s Hücre Zar Sitoplazma Kal tsal Materyal Ribozom Hücre Bölünmesi Mitoz Bölünme Mayoz Bölünme DOKULAR Hayvansal Dokular Epitel Doku Ba Doku Sinir Doku Kas Doku Bitkisel Dokular Meristem Doku Sürekli Dokular ORGAN VE ORGAN S STEMLER Bitki Organlar Kök Gövde Yaprak Üreme Organlar nsan Organ Sistemleri Hareket Sistemi Sinir Sistemi Dolafl m Sistemi Solunum Sistemi Sindirim Sistemi ÜN TE
4 iv çindekiler Boflalt m Sistemi Duyu Sistemi Üreme Sistemi CANLILAR VE ÇEVRE Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE Maddenin Do as G R fi MADDE VE ÖZELL KLER Maddenin Ortak Özellikleri Kütle Hacim Eylemsizlik Tanecikli Yap Maddelerin Ay rt Edici Özellikleri Özkütle (Yo unluk) Erime ve Donma Noktas Kaynama ve Yo unlaflma Noktas Çözünürlük S cakl kta Genleflme Esneklik Öz s letkenlik Maddenin Halleri Kat Hal S v Hal Gaz Hal Maddedeki De iflmeler Fiziksel De iflme Kimyasal De iflme Maddenin S n fland r lmas Saf Maddeler Kar fl mlar ATOMUN YAPISI Atom Modelleri ÇÖZELT LER Çözelti Türleri Fiziksel Hallerine Göre Çözeltiler Çözünen Madde Miktar na Göre Çözeltiler Çözünen Madde Miktar n n Az veya Çok Olmas na Göre Çözeltiler.. 42 Elektrik Ak m n letip letmemesine Göre Çözeltiler... 42
5 çindekiler v AS TLER VE BAZLAR ph-poh Kavram Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Yararlan lan nternet Kaynaklar Fiziksel Bilim G R fi HAREKET KUVVET KUVVETLER N B LEfiKES SÜRTÜNME KUVVET BAS T MAK NELER Kald raç Makaralar Palangalar E ik Düzlem MIKNATIS ELEKTR K YÜKLER Maddenin Atomik Yap s ve Elektriksel Özellikleri letken ve Yal tkan Maddeler ELEKTROSKOP SES Sesin Özellikleri NASIL fi T R Z? IfiIK NED R? IfiI IN YANSIMASI VE AYNALAR Düzlem Aynalar Küresel Aynalar IfiI IN KIRILMASI MERCEKLER NASIL GÖRÜRÜZ? Göz Kusurlar OPT K ALETLER KULLANDI IMIZ ENERJ Geleneksel Enerji Kaynaklar Fosil Yak tlar Geleneksel Biyokütle (Bitki ve Hayvan At klar ) Alternatif Enerji Kaynaklar Nükleer Enerji Özet ÜN TE
6 vi çindekiler Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Yararlan lan nternet Adresleri ÜN TE Uzay ve Dünyam z G R fi EVREN UZAYDA NELER VAR? Gökada (Galaksi) Bulutsu (Nebula) Y ld zlar Beyaz Cüceler K rm z Devler Nötron Y ld zlar Süpernova Atarcalar (Pulsarlar) Mavi Devler (Kuasarlar) Karadelikler LK GEZEGEN S STEMLER Kepler Yasalar NEWTON UN KÜTLE ÇEK M YASASI GÜNEfi S STEM M Z DÜNYA MIZ Dünya m z n Kendi Ekseni Etraf ndaki Hareketi Dünya m z n Günefl Etraf ndaki Hareketi Ay Tutulmas Günefl Tutulmas DÜNYA MIZIN YAPISI Atmosfer (Hava Küre) Ya mur Kar Dolu Çiy K ra fiimflek ve Y ld r m Rüzgâr Hidrosfer (Su Küre) Litosfer (Yerkabu u) Deprem Magma (Atefl Küre) Yanarda Çekirdek KÜRESEL ISINMA
7 çindekiler vii Küresel Is nman n Nedenleri Küresel Is nman n Etkileri Küresel Is nmas n n Türkiye Üzerindeki Etkileri ÇEVRE K RL L Hava Kirlili i Su Kirlili i Toprak Kirlili i Gürültü Kirlili i Radyoaktif Kirlilik Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Buflvurulabilecek Kaynaklar Yararlan lan nternet Adresleri Bilimin Do as ve Ö retimi G R fi B L M TAR H NE KISA B R BAKIfi Bilimsel Düflüncenin Do uflu Yap lan lk Bilimsel Çal flmalar B L M NED R? B L M N DO ASI Bilimin De iflken Do as Bilimin Kan ta Dayal Do as Bilimin Öznel Do as Bilimde Yarat c l n Rolü Bilimin Sosyal ve Kültürel Do as Gözlemler ve Ç kar mlar Bilimsel Teoriler ve Kanunlar B L M NSANININ ÖZELL KLER NEDEN B L M Ö RETMEL Y Z Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Yararlan lan nternet Kaynaklar Okulöncesi E itimde Fen G R fi B L M NED R? OKULÖNCES DÖNEM VE FEN E T M Okulöncesi Fen E itiminin Hedefleri ÜN TE 6. ÜN TE
8 viii çindekiler Okulöncesinde Fen E itimiyle Kazand r lmas Hedeflenen Bilgi, Beceri ve Tutumlar Bilimsel Süreç ve Uygulama Becerileri Fen Bilgisi çeri i Bilimsel Tutum Gelifltirme OKULÖNCES FEN Ö RET M ORTAMLARI OKULÖNCES FEN E T M NDE Ö RETMEN N ROLÜ Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri G R fi OKULÖNCES FEN Ö RET M NDE BAZI KURAM VE YAKLAfiIMLAR Yap land rmac Yaklafl m Piaget ve Fen E itimi Vygotsky ve Fen E itimi Bruner ve Fen E itimi Montessori ve Fen E itimi Reggio Emilia ve Fen E itimi Sorgulay c Ö renme Yaklafl m ve Fen E itimi OKUL ÖNCES FEN E T M NDE Ö RET M YÖNTEMLER Kavram Haritalar Oyun Problem Çözme Proje Uygulama Benzetme Gözlem Alan Gezisi Yap skelesi veya skelet Oluflturma Deney OKULÖNCES E T M PROGRAMLARINDAK FARKLI ETK NL KLERLE BÜTÜNLEfiT R LM fi FEN E T M Matematikle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Türkçeyle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Dramayla Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Müzikle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Oyunla Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Sanat Etkinlikleriyle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Serbest Zaman Etkinlikleriyle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Özet Kendimizi S nayal m
9 çindekiler ix Yaflam n çinden Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I G R fi CANLILAR DÜNYASI Canl ve Cans z Kavram Bitkiler Hayvanlar nsan Vücudu Duyular Beslenme ve Sa l k Çevre Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II G R fi F Z KSEL B L M Enerji Ses Is Ifl k Elektrik Manyetizma Yerçekimi Kuvvet, Hareket ve Basit Makineler Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler G R fi MADDEN N DO ASI Maddenin Özellikleri ÜN TE 9. ÜN TE 10. ÜN TE
10 x çindekiler Maddenin Halleri Maddedeki De iflimler Kar fl mlar Asitler ve Bazlar UZAY VE DÜNYAMIZ Hava Su klim Gökyüzü ve Yeryüzü Özet Kendimizi S nayal m Yaflam n çinden Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar
11 Önsöz xi Önsöz Bireyler do du u günden itibaren fark nda olmadan fen kavramlar içeren pek çok olayla karfl lafl r ya da olay yaflar. Bu süreç içerisinde içinde yaflad Dünya y tan ma, anlama, ç karsamalarda bulunma ve aç klama çabas içerisindedirler. Yaflamlar n n hemen her an nda fenle karfl karfl ya kald klar ve dolay s yla hem nicelik hem de niteliksel yönden çok zengin fen deneyimi edindiklerini söylemek mümkündür. Çevreyle olan yo un etkileflimden kazan lan bu birincil deneyimler, çocuklar n ileriki y llarda fen bilimine karfl tutumunu, fen ve do ay alg lay fl n ve dolay s yla bilimsel bilgi ve bak fl aç s n oluflturmas na temel teflkil edecektir. Çocu un programl bir flekilde fen kavramlar ile tan flmalar okulöncesi e itim dönemlerinde olmaktad r. Ö retmen olarak çocuklar n edinmifl oldu u deneyimlerin fark nda olmak ve bunlar n çocu un bilimsel düflünce, beceri ve tutum gelifltirmesinde etkin rolleri oldu unu anlamam z gerekir. Di er taraftan temel fen bilgisini kavramak, okulöncesi dönem çocuklara bilimin do as n anlatmak ve onlarda etkin bir bilimsel geliflim sa lamak için önemli bir basamakt r. Okulöncesi fen e itimi çocuklara, bireysel olarak ve yetiflkin (ö retmen ve ebeveyn) rehberli inde keflfederek ö renmelerini sa layacak ortamlar yaratarak keyifli ayn zamanda da duyusal-alg sal yönden uyaran deneyimler kazand rabilmeyi amaçlamaktad r. Bu kazan mlar çocuklar n fen bilgisiyle tan flmalar n, çevrelerini anlamalar n ve bilinmeyeni keflfetmelerini güdülerken sonraki y llarda fen bilimine karfl olumlu bak fl aç s gelifltirmelerinde de etkili olacakt r. Okulöncesinde Fen E itimi kitab, Okulöncesi Ö retmenli i Lisans Program - n n bütünlü ü dikkate al narak iki yönlü hizmet vermek üzere düzenlenmifltir. Bu düzenlemede; Okulöncesi ö retmen adaylar n n gereksinim duyabilece i canl lar dünyas, maddenin do as, fiziksel bilim, uzay ve dünyam z bafll klar alt nda temel fen bilgisi alan bilgilerine, Okulöncesi fen e itiminde fen ve fen kavramlar na, okulöncesi dönemde fen kavramlar n nas l kazand r lmas gerekti ini vurgulayan bafll ca kuram, yaklafl m ve ö retim yöntemlerine ve bunlar destekleyen ö retim etkinlik örneklerine yer verilmifltir. 10 üniteden oluflan bu kitab n 1., 2., 3., ve 4. ünitesinde canl lar dünyas, maddenin do as, fiziksel bilim, uzay ve Dünya m z ile ilgili temel fen bilgisi alan bilgilerine, 5. ünitesinde bilimin do as na ve ö retimine, 6. ünitesinde okulöncesi e itimde fenne, 7. ünitesinde okulöncesi fen ö retiminde bafll ca kuram, yaklafl m ve ö retim yöntemlerine, 8., 9. ve 10. ünitelerde ise okulöncesi e itimde fen kavramlar n kazand r lmas na yönelik ö retim etkinlik örneklerine yer verilmifltir. Editör Prof.Dr. Aynur ÖZDAfi
12 xii Kullan m K lavuzu K endi kendine ö renme ilkelerine göre haz rlanm fl olan bu kitab n ifllevlerini ö renmek için haz rlanan Kullan m K lavuzu, konular anlaman zda ve s navlara haz rlanman zda sizlere fayda sa layacakt r. Girifl: Ünitede ifllenen konulara iliflkin bilgi veren, konuya bafllamadan önce sizi düflünmeye iten, gerekti inde konular daha iyi kavrayabilmeniz için yapman z gerekenleri belirten k sa aç klamalard r. Amaçlar m z: Üniteyi tamamlad n zda kazanaca n z bilgi ve becerilerdir. Örnek Olay: Ünitede ifllenen konular n günlük yaflama yans malar n içeren, kuramsal aç klamalarla çevrenizde yaflanan olaylar aras nda ba kurman za yard mc olmay hedefleyen örnek olaylar, anektodlar, al nt lar ya da gazete haberleridir. Yana Ç kma: Metin içinde yer alan önemli kavram ve ifadelere iliflkin tan m ya da aç klamalard r. Önemsemeniz gereken noktalar gösterir. Metin içinde yap lan aç klamalar n bir tür çok k sa özeti gibi düflünülebilir. Anahtar Kavramlar: Ünitede aç mlanan temel kavramlard r. Ünitedeki önemli noktalara iliflkin ipuçlar verir. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU D KKAT SIRA S ZDE Düflünelim: Metnin herhangi bir yerinde ve gerekti inde sizlerin düflünmesini, düflündüklerinizi DÜfiÜNEL M belirli bir konuya yo unlaflt rman z sa lamak amac yla sorulan sorular ya SORU da sizin yapman z beklenen davran fllard r. D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE çindekiler: Ünite içinde hangi konular n ifllenece ini gösterir. Ana konu- S ra Sizde: fllenen konular kavray p SIRA S ZDE SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ kavramad n z kendi kendinize ölçmenize yard mc olmaya amaçlayan, düflünlar n bafll klar n içerir. AMAÇLARIMIZ DÜfiÜNEL M meye ve uygulamaya DÜfiÜNEL M yönlendiren sorulard r. K T A P K T A P SORU TELEV ZYON D KKAT SORU TELEV ZYON D KKAT
13 Kullan m K lavuzu xiii Özet: Ünitede ayr nt l ifllenen konular n önemli noktalar tekrar vurgulan r. Okuma Parças : Bu bölümde, baz do rudan iliflkili bilimsel bir çal flmadan al nan okuma parçalar na yer verilmektedir. Kendimizi S nayal m: Ünitede ifllenen konular ö renip ö renmedi inizi kendi kendinize ölçmenizi sa layacak, bir tür s nava haz rl k testidir. S navlarda ç kabilecek türde sorular içerir. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar : "Kendimizi S nayal m" bölümündeki sorular n cevaplar n ve ilgili olduklar konular içerir. Yanl fl cevaplad - n z sorularla ilgili konular tekrar etmeniz s navdaki baflar n z art rabilir. Yaflam n çinden: Ünitede aktar lan kuramsal aç klamalar ile günlük yaflam m zda karfl laflt m z olaylar aras nda iliflki kurman z sa lamak için verilmifl haber ve al nt lard r. S ra Sizde Yan t Anahtar : "S ra Sizde"lerde yer alan sorular n cevaplar n içerir. Her hangi bir S ra Sizde sorusuna verdi iniz cevap ile bu bölümdeki cevab karfl laflt rarak, ilgili konuyu ne ölçüde ö rendi inizi belirleyebilirsiniz. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar: fllenen konulara iliflkin daha genifl bilgi edinmek isteseniz bu bölümde yer alan kaynaklar inceleyebilirsiniz.
14
15 Canl lar Dünyas 1 1 Çevremizde ç plak gözle görebildi imiz pek çok canl n n yan s ra, ç plak gözle göremedi imiz ancak teknik araç ve cihazlar kullanarak görebilme olana na sahip oldu umuz mikro canl lar bulunmaktad r. Bu ünite içerisinde canl lar ve özellikleri hakk nda bilgiler bulacaks n z. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra, Canl lar n temel özelliklerini s ralayabilecek, Canl lar s n fland rabilecek, Hücrenin yap s n aç klayabilecek, Bitkisel ve hayvansal dokular aç klayabilecek, Bitki organ ve insan organ sistemlerini aç klayabilecek, Çevre ve canl lar aras ndaki iliflkileri aç klayabileceksiniz.
16 2 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Kültür Çal flmas Alt yafl ndaki Yi it bir gün annesine Anne bütün erkek çocuklar babalar na, k zlar ise annelerine mi benzer? diye sorar. Annesi ona, çocuklar n anne ve babalar ndan ald klar özelliklerin flekillenmesi ile meydana geldiklerini anlat r. Yi- it hemen ikinci soruyu annesine sorar: Anne ama benim kan grubum seninki ile ayn d r de il mi? Çünkü ben senin karn nda büyüdüm. Annesi Yi it e kan grubunun da yine ayn flekilde baba ve anneden al nan özelliklere göre olufltu unu söyler. Bir çocu un kan grubunun annesinin kan grubu ile ayn olabilece i gibi babas n nki ile de ayn olabilece ini anlat r. Hatta çocuklar n kan gruplar n n anne ve babalar n nkinden farkl olabilece ini söyler. Yi it daha sonraki okul y llar nda kromozomlar n insanlar için ne kadar önemli oldu unu ö renecektir. Anne ve babadan al nan kromozomlarda yer alan gen dizilerinin yavrunun göz renginin belirlenmesinden baz hastal klara yakalanmas na kadar birçok özelli ini belirleyece ini ve yeni yavrunun anne-babas ndan hatta kardefllerinden farkl olabilece ini anlayacakt r. Anahtar Kavramlar Canl S n fland rma Hücre Bitkisel Dokular Hayvansal Dokular Bitki Organlar nsan Organ Sistemleri Çevre çindekiler G R fi CANLILARIN ÖZELL KLER CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI HÜCRE DOKULAR ORGAN VE ORGAN S STEMLER ÇEVRE VE CANLI
17 1. Ünite - Canl lar Dünyas 3 G R fi nsanlar günümüze kadar kendi özelliklerini inceleyip araflt rd klar gibi, çevrelerinde yaflayan ç plak gözle ya da mikroskopla gözlenebilen canl lar n yap lar n, özelliklerini de incelemifl ve araflt rm fllard r. Canl lar inceleyen bilim dal na biyoloji denir. Biyoloji hem günümüzde yaflayan canl larla hem de milyonlarca y l önce yaflam fl canl larla ilgilenmektedir. Kendi içinde çok say da alt dallara sahiptir. Örne in, hayvanlar inceleyen bilim dal na zooloji, bitkileri inceleyen bilim dal na ise botanik denir. Bu ünitede; do ada yaflayan canl lar n özellikleri ve s n fland r lmalar, canl n n en küçük birimi olan hücre, hücrelerin meydana getirdi i doku, dokular n meydana getirdi i organ, organlar n meydana getirdi i organ sistemleri ve yaflad m z çevre gibi konularda bilgiler edineceksiniz. CANLILARIN ÖZELL KLER Tüm canl lar temelde benzer özelliklere sahiptir. Canl lar n hepsinin sahip oldu u bir kal tsal materyal vard r. Kal tsal materyalleri sayesinde kendine özgü görünüme sahip olurlar. Her canl yaflad çevreye uyum gösterir. Canl lar n hepsi yap - sal ve ifllevsel en küçük birim olan hücre ya da hücrelerden oluflurlar. Canl lar yaflamlar n devam ettirebilmek, büyümek ve ço almak için enerjiye ihtiyaç duyarlar. Günefl, canl lar n hemen hepsi için besleme do rudan ya da dolayl enerji kayna d r. Bitkiler gereksinim duyduklar enerjiyi günefl fl ndan elde ederler. Di er canl lar da bitkileri ya da bitkileri yiyen hayvanlar yiyerek enerji ihtiyaçlar n karfl - larlar. Canl n n yaflam için gerek duydu u maddelere besin denir. üreticiler tüketiciler Bu maddeleri canl n n d fl ortamdan almas na ise beslenme denir. Canl lar beslenme flekillerine göre üreticiler (ototroflar) ve tüketiciler (heterotroflar) olmak üzere ikiye ayr l r (Tablo 1.1). Üreticiler, yaflam için gerekli organik maddeleri çevreden ald klar inorganik maddelerden sentezlerler. Tüketiciler ise, kendileri için gerekli organik maddeleri, inorganik maddelerden sentezleyemez ve d flar dan al rlar. Bütün canl lar büyür ve ço al r. Ço alma (üreme) ile kendilerine benzer canl - lar olufltururlar ve böylece kal tsal materyallerini sonraki kuflaklara aktar rlar. Canl lar n ço almas efleyli ve efleysiz üreme fleklinde olmaktad r (Tablo 1.2). Efleyli üremede görev alan hücrelere efley hücreleri denir. Efleyli üreme iki farkl efley hücresi ile gerçekleflir. Bu hücrelerin birleflimi ile meydana gelen canl, ana ve babas ndan ald üreme özellikleri tafl r. Efleysiz üreme de iki ayr efley hücresine ihtiyaç duyulmaz ve tek bireyden kendine benzer canl lar oluflur. Efleysiz üreme türlere göre farkl flekillerde gerçekleflebilmektedir. efleyli efleysiz Kal tsal materyal: Canl ya ait özellikleri tafl yan ve bu özellikleri bir kuflaktan di erine aktaran yap lard r. Hücre: Canl n n yap sal ve ifllevsel en küçük birimi. Tablo 1.1 Canl larda beslenme Organik madde: Yap s nda karbon elementi bulunan madde. norganik madde: Canl lar taraf ndan sentezlenmeyen ve do adan haz r olarak al nan maddelerdir. Tablo 1.2 Canl larda Üreme
18 4 Okulöncesinde Fen E itimi Tablo 1.3 Canl lar n s n fland r lmas nda sistematik kategoriler Sistematik: Canl lar benzerlik ya da farkl lar na göre grupland ran bilim dal. Sistematikçi: Canl lar benzerlik ya da farkl l klar na göre ay ran bilim adam. Domain: Canl lar n s n fland r lmas nda en genifl birim. Tablo 1.4 Canl lar n genel olarak s n fland r lmas Virüs: Yaln zca di er canl lar üzerinde yaflad klar nda canl l k faaliyetleri gösterebilen mikroskobik yap. CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Do ada milyonlarca canl çeflidi oldu u tahmin edilmektedir. Bu kadar çok canl çeflidinin tek tek özelliklerinin ince- Tür lenmesi oldukça güçtür. Bu nedenle özelliklerini daha etkili bir flekilde inceleyebilmek için, canl lar benzer ve farkl Cins özelliklerine göre s n fland r lm fllard r. Bu s n fland rma ifllemine sistematik (taksonomi), sistematik ile u raflan bilim Aile adamlar na ise sistematikçi (taksonomist) denir. Gü- nümüzde canl lar do al s n fland rma ad verilen akrabal k derecelerine göre s n fland r lmaktad r. Bu s n fland rman n Tak m temel birimi türdür. Tür, birçok özellik bak m ndan atalar - na çok benzeyen, do al koflullar alt nda çiftleflebilen ve verimli S n f (k s r olmayan) yavrular meydana getirebilen toplu- luktur. S n fland rmada, özellikleri birbirine yak n olan türler fiube ayn cins içerisinde toplan rken yine özellikleri bak - m ndan birbirine yak n olan cinsler bir aile içinde yer al rlar. Alem Aileler tak m içinde, tak mlar s n f içinde, s n flar flube içinde, flubeler alem içinde yer almaktad r. Böylece geniflleyen Domain halkalar fleklinde tüm canl lar kapsayan domainle- re ulafl l r (Tablo 1.3). Her canl türü tablo 1.3 te belirtilen sistematik kategorilere sahiptir. Bu tabloda yukar dan afla- ya do ru inildikçe birey say s artarken ortak özelik ve akrabal k azalmaktad r. Bu flekilde bir alttaki düzey di erini kapsayacak flekilde sistematik kategoriler oluflmaktad r. Canl lar n s n fland r lmas farkl sistematikçilerin görüfllerine ba l olarak de ifliklik göstermektedir. Bu s n fland rmalardan birine göre canl lar; bakteriler, arkeler ve ökaryotlar olmak üzere üç ana domainde toplanacak biçimde grupland r lmaktad rlar (Tablo 1.4). Canl lar n s n fland rmas nda yer almayan ama bitki ve hayvanlar için önemli bir yap, virüslerdir. Bitki ve hayvanlar n üzerinde yaflad klar zaman canl n n hastalanmas na neden olan virüsler canl olarak kabul Canl lar edilmezler. Çünkü Bakteriler Arkeler Ökaryotlar virüsler ancak baflka bir canl üzerindeyken canl l k faaliyetlerine sahiptirler, aksi durumda büyüme, ço alma gibi canl l k özelliklerine sahip de ildirler. Canl lar dünyas n n üç ana toplulu u (domain) olan bakteriler, arkeler, ökaryotlar afla da k saca aç klanacakt r. Bakteriler Bakteriler havada, karada, suda ve hatta di er canl lar üzerinde yaflayabilen genellikle mikroskopta gözlenebilen canl lard r. Bakteriler küre, çubuk, spiral, virgül gibi flekillerde olabilirler. Bakterilerin hücrelerinde kal tsal materyallerini ko-
19 1. Ünite - Canl lar Dünyas 5 ruyan bir zar yap s bulunmamaktad r. Vücutlar nda bulunan kamç lar yard m ile hareket ederler. Bakteriler farkl beslenme özelliklerine sahiptirler. Bir k sm üreticidir, büyük bir k sm ise tüketicidir. Tüketici bakterilerin beslenme biçimleri farkl l k gösterir. Baz lar besinlerini ölü bitki ve hayvanlardan sa lar. Böylece ölü organizmalar n çürümesine neden olurlar. Bu flekilde beslenmeye saprofitik beslenme denir. Baz lar ise bir baflka canl n n üzerinden besinlerini al rlar ve bu flekilde üzerinde yaflad canl n n hastalanmas na ya da ölümüne yol açabilirler. Bu flekildeki beslenmeye parazitik beslenme denir. Endüstride bakterilerden fabrika at klar n n ar t m nda, peynir ve yo urt gibi fermente g dalar n üretilmesi gibi de iflik alanlarda yararlan lmaktad r. Koflullar n uygun olmas durumunda, yeterli olgunlu a ulaflan her bir bakteri ikiye bölünerek efleysiz olarak ço al r. Koflullar n uygun olmamas durumunda ise, endospor denilen dayan kl bir yap ya dönüflerek kendilerini korurlar. Yaflamalar için uygun koflullar olufltu unda tekrar aktif hale gelirler ve ço al rlar. Arkeler Arkeler tek hücreli küçük canl lard r. Bakteriler gibi hücre yap lar nda kal tsal materyalleri bir zarla çevrili de ildir. Arkeler, s cak su kaynaklar nda ve tuz gölü gibi afl r s cak ya da afl r tuzlu ortamlarda yaflayabilen canl lard r. Efleysiz olarak ikiye bölünerek ço al rlar. Ökaryotlar Ökaryotik canl lar n hepsinin ortak özelli i hücrelerindeki kal tsal materyallerinin koruyucu bir zarla çevrili olmas d r. Ökaryotik canl lar sahip olduklar özellikler dikkate al narak toplam dört farkl alemde temsil edilirler. Bu alemler: Protista, Bitkiler, Mantarlar ve Hayvanlar d r (Tablo 1.5). Tablo 1.5 Ökaryotlar Ökaryotlar n s n fland r lmas Protista Bitkiler Mantarlar Hayvanlar Protista Genellikle bir hücreli suda yaflayan mikroskobik canl lar içermesinin yan nda gözle görülebilir çok hücreli canl lar da içermektedir. Protista grubu canl lar mantar, bitki ya da hayvan olarak s n fland r lamayan ökaryotik canl lard r. Bir hücreli canl lara örnek olarak tatl sularda yaflayan terliksi hayvan, çok hücrelilere örnek olarak ise deniz yosunlar verilebilir. Protista alemindeki canl lar n bir k sm üretici iken bir k sm tüketicidir. Bu grup canl lar efleyli ve efleysiz olarak ço al rlar.
20 6 Okulöncesinde Fen E itimi Tablo 1.6 Bitkiler Bitkilerin genel olarak s n fland r lmas letim demetleri bitkilerde su ve besin maddelerinin iletimini sa layan yap. Tohum: Bitkilerde efley hücrelerinin birleflimi ile oluflan ve yeni bir bitki meydana gelmesini sa layan yap. Karayosunlar Bitkiler E reltiler Aç k Tohumlu Bitkiler Tohumlu Bitkiler Kapal Tohumlar Bitkiler Bitkiler kendi besinlerini kendileri sentezleyebilen ve di er canl lar için de besin kayna olan ökaryotik canl lard r. Karada yaflayan bitkiler genel olarak Karayosunlar, E reltiler ve Tohumlu bitkiler olarak s n fland - r lmaktad r (Tablo 1.5). Karayosunlar nemli ve sulak alanlarda yaflayan, iletim demetleri geliflmemifl küçük bitkiler (Foto raf 1.1). E reltiler ise iletim demetleri geliflmifl bitkilerdir (Foto raf 1.2). Tohumlu bitkiler geliflimlerinde tohumun görülmesi nedeniyle bu ismi al rlar ve kendi aralar nda aç k ve kapal tohumlu bitkiler olmak üzere ikiye ayr l rlar (Tablo 1.6). Kapal tohumlu bitkilere çiçekli bitkiler de denilmektedir. Aç k tohumlu bitkilerde, tohumu koruyan herhangi bir yap bulunmamaktad r. Kapal tohumlu bitkilerde ise tohum meyvenin içinde yer almaktad r. K fl n yapraklar n dökmeyen her zaman yeflil, i ne yaprakl olan çam a açlar bir aç k tohumlu bitki örne idir (Foto raf 1.3). Beslenmemizde önemli yeri olan tah llar, ay çiçe i, m s r kapal tohumlu bitkilere örnek olarak verilebilir (Foto raf 1.4). Foto raf 1.1 Foto raf 1.2 Tafllar n aras nda karayosunu Bir e relti örne i Foto raf 1.3 Foto raf 1.4 Aç k tohumlu bitki örne i Kapal tohumlu bitki örne i
21 1. Ünite - Canl lar Dünyas Bitkiler beslenme için temelde karbondioksit, su ve minerallere ihtiyaç duyarlar. Geliflmifl karasal bitkiler; su ve mineralleri topraktan kökleri, karbondioksiti havadan yapraklar ile al rlar. Bitkiler güneflten emilen enerji yard m yla, karbondioksit ve sudan, kendi yap lar için gerekli organik maddeyi sentezler. Bu olaya fotosentez denir. Bitkilerde hem efleyli hem de efleysiz üreme görülmekle birlikte efleysiz üreme daha yayg n olarak görülür. Örne in a açtan kopar lan bir dal topra a dikildi inde yeni bir bitki oluflabilir. Ya da patates ve so an gibi bitkilerin çimlenmesi ile yeni bitkiler oluflur. Efleyli üreme ise erkek ve difli difli efley hücrelerinin birleflmesiyle gerçekleflir. Bu hücrelerin birleflmesi sonucu oluflan yap ya zigot denir. Zigotun ard arda bölünmeler geçirmesi ile bitki meydana gelir. Aç k tohumlu bitkilerde efley hücreleri difli ve erkek kozalaklarda oluflur. Çiçekli bitkilerde ise çiçek, efley hücrelerinin olufltu u yerdir. 7 Fotosentez: Bitkilerde günefl enerjisi yard m yla havadan al nan karbondioksit ve topraktan emilen su ile karbonhidrat ve oksijenin meydana geldi i bir reaksiyon. Mantarlar Genellikle çok hücreli canl lard r. Yaflamlar için gerekli besin maddelerini kendileri üretemez d flar dan al rlar. Baz mantarlarda parazitik beslenme görülür. Üzerinde yaflad klar canl dan besinini sa larken o canl n n hastalanmas na neden olabilirler. Baz mantar türlerinde ise saprofitik beslenme görülür. Ölü hayvanlar, yere düflen a aç parçalar ve yaprak gibi ölmüfl organizma art klar üzerinden besinlerini emerek al rlar. Bu flekilde beslenerek hem ölü organizman n parçalanmas - na hem de canl yaflam için önemli olan elementlerin di er canl lar taraf ndan yeniden kullan m na olanak sa lamaktad rlar. Nemli ortamlarda yetiflen flapkal mantarlar, ekmek ve salça gibi besinlerimizin üzerinde yaflayan küfler, hamurun kabarmas n sa layan mayalar hepsi birer mantarlar alemi canl lar d r (Foto raf 1.5). Baz mantarlardan antibiyotik ve bira, flarap gibi fermente ürünlerin üretiminde faydalan lmaktad r. Foto raf 1.5 Çeflitli mantar örnekleri. Mantarlar efleyli ve efleysiz olarak ço al rlar. Mayalar gibi tek hücreli mantarlar tomurcuklanarak efleysiz olarak ço al rlar. Maya önce büyür sonra vücudunun bir yerinden tomurcuklanma bafllar, tomurcuk yap s daha da büyür ve ana vücudundan ayr larak yeni bir birey oluflturur. Mantarlar, spor ad verilen üreme hücresinden yeni canl lar oluflturur. Spor, mantar n efleyli ve efleysiz üremesinden sorumludur. fiapkal mantarlarda mantar n flapkas sporlar n üretti i yerdir. Sporlar flapkadan topra a dökülürler ve nemli ortamlarda yeni mantar oluflturabilirler.
22 8 Okulöncesinde Fen E itimi Embriyo: Zigotun bölünmeler geçirmesi sonucu oluflan, canl y oluflturacak olan çok hücreli yap. Tablo 1.7 Hayvanlarda döllenme çeflitleri Plasenta: Anne karn nda geliflen canl n n, besin ve oksijen gibi temel ihtiyaçlar n sa lad yap. Larva: Efleysel olgunlu a eriflmemifl canl. D fl Döllenme Döllenme Vivipar ç Döllenme Ovipar Hayvanlar Yaflamalar için gerekli besinleri kendileri üretemeyen ve di er canl lar yiyerek beslenen çok hücreli geliflmifl canl lard r. Hemen hemen bütün hayvanlar hareket etme kabiliyetine sahiptir. Hayvanlar genellikle besinlerini kat parçac klar fleklinde al rlar ve beslenmelerine göre farkl flekillerde adland r l rlar. Bitkilerle beslenenlere otobur (herbivor), hayvanlarla beslenenlere etobur (karnivor), hem bitki hem hayvanla beslenenlere omnivor denir. Hayvanlar genellikle efleyli üreme ile ço almaktad r. Difli efley hücresi yumurta, erkek efley hücresi ise spermdir. Bu iki hücrenin birleflmesine döllenme denir. Döllenme sonucu oluflan zigot ard arda bölünmeler geçirerek embriyoyu oluflturur. Döllenme d fl ve iç döllenme olmak üzere iki flekilde gerçekleflebilir (Tablo 1.7). D fl döllenme: Genellikle suda yaflayan hayvanlarda görülen döllenme fleklidir. Suya b rak lan efley hücrelerinin (yumurta ve sperm) birleflimi canl vücudunun d fl nda gerçekleflir. ç döllenme: Erkek efley hücresi olan sperm, difli vücuduna özel bir efley organ ile iletilir. Döllenme difli vücudunda gerçekleflir. ç döllenmenin gözlendi i canl larda döllenmeden sonra embriyonun geliflimini tamamlad yer de iflebilir. Bir k s m canl da embriyo diflinin vücudunda, plasenta arac l - ile besinini alarak geliflimini sa lar. Bu tür geliflmeye vivipar denir. Bir k s m canl ise döllenmifl yumurtalar n d fl ortama b rak rlar. Embriyo, geliflimini yumurtadan besinini alarak sa lar. Buna ovipar denir (Tablo 1.7). Baz hayvanlar yumurtadan ç k p ergin hale gelene kadar de ifliklikler geçirirler. Bu de iflikliklere baflkalafl m denir. Yumurtadan ç kan ve ergin hale benzemeyen genç bireylere larva ad verilir. SIRA S ZDE nsanlarda hangi SIRA S ZDE çeflit döllenme ve embriyo geliflimi görülmektedir? 1 Hayvanlar alemi çok say da tür içermektedir. Sistematikçiler hayvanlar farkl flekillerde ve DÜfiÜNEL M birçok flubede s n fland rm fllard r. Biz hayvanlar temel olarak omurga- Omurgas z DÜfiÜNEL M Hayvanlar; s rt k sm nda omurga yap s s z ve omurgal hayvanlar olmak üzere iki ayr grupta inceleyece iz. bulunmayan hayvanlar. Omurgal SORU Hayvanlar; s rt SORU k sm nda omurga yap s Omurgas z Hayvanlar bulunan hayvanlar. Vücutlar n n s rt k sm nda omurga yap s bulunmamas nedeniyle omurgas zlar olarak adland r l rlar. Çok say da tür ile temsil edilirler. Süngerler, solucanlar, deniza- D KKAT D KKAT nas, salyangozlar, midyeler, böcekler, örümcekler, denizy ld z omurgas z hayvan SIRA S ZDE örneklerdir. SIRA Afla da S ZDEbu canl lardan baz lar hakk nda k sa bilgi yer almaktad r. Süngerler, genellikle denizlerde yaflayan çok hücreli en basit hayvan formudur (Foto raf 1.6). Larva dönemlerinde yüzerken ergin hale geldiklerinde kayal k gibi AMAÇLARIMIZ bir yere yap flarak AMAÇLARIMIZ yaflam sürerler. Vücutlar delikli canl lard r. Su, vücudundaki deliklerden geçerken suyun içindeki maddeleri alarak beslenir. Efleyli ve efleysiz ola- K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON
23 1. Ünite - Canl lar Dünyas 9 rak ço alabilmektedirler. Efleyli ço almalar difli ve erkek üreme hücrelerinin birleflmesi ile olmaktad r. Süngerlerin efleysiz üremeleri ise rejenerasyon yetenekleri ile olmaktad r. Ana süngerin vücudundan kopan parça yenilenirken, kopan parçadan da ana süngerin t pa t p ayn s yeni bir sünger oluflmaktad r. Omurgas z canl lardan denizlerde yaflayan denizy ld z da rejenerasyon ile ço alabilir (Foto raf 1.7). Hem kopan kolunu yenileyebilir hem de tek bir koldan yeni bir denizy ld z oluflabilir. Denizy ld z çok yavafl hareket eder ya da bir yere ba l olarak yaflar. Genellikle etoburdurlar. Midye gibi deniz canl lar n yiyerek beslenir. Rejenerasyon: Canl dan kopan ya da hasar gören parças n n yenilenmesidir. Foto raf 1.6 Foto raf 1.7 Bir sünger örne i Denizy ld z Sizce rejenerasyon sünger ve denizy ld z n n d fl nda farkl canl larda SIRA var S ZDE m d r? nsanlarda rejenerasyondan söz edilebilir mi? 2 SIRA S ZDE Böcekler, tür çeflitlili i zengin DÜfiÜNEL M bir gruptur. Böceklerin karada ve tatl sularda yaflayabilen türleri bulunmaktad r. Vücutlar bafl, gö- SORU Anten Bafl üs ve kar n olmak üzere üç k - D KKAT s mdan oluflmaktad r. Genellikle Gö üs gö üs bölgesinden ç kan bir ya da iki çift kanatlar ve bafl bölgesinde duyu antenleri bulunmaktad r (fiekil 1.1). Böceklerde genellikle iç döllenme görülmektedir. Birçok böcek ömürlerinde sadece bir kez çiftleflir. Çiftleflmeden sonra difli böcek yumurtalar SIRA S ZDE K T A P Kanat Kar n Bacak uygun besin ortamlar na b rak r ve yumurtadan ç kan böcekler bulunduklar ortamdan besinlerini al rlar. Baz böcekler geliflimlerinde baflkalafl m TELEV ZYON geçirirler. Böceklerde tam ve tam olmayan olmak üzere iki flekilde baflkalafl m gözlenebilir. Tam baflkalafl mda, larva erginden tamamen farkl d r. Örne in kelebeklerde larva ergine hiç benzemeyen t rt l fleklindedir. Ergin oluncaya kadar bir seri de iflim geçirmektedir. Tam olmayan baflkalafl mda ise, genç bireyler erginlerden NTERNET çok farkl de ildir, genellikle daha küçük olmalar bak m ndan farkl d r. DÜfiÜNEL M fiekil 1.1 Böceklerin anatomik görünüflü SORU D KKAT SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET
24 10 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 1.2 Bir bal n anatomisi Bal klar n derisinde bulunan mukus bezi, bal n derisinin kaygan olmas n sa layarak daha kolay yüzmesine yard mc olur. Burun deli i A z S rt yüzgeci (diken) Solungaçlar Kar n yüzgeç Gö üs yüzgeci S rt yüzgeci (yumuflak) Anal yüzgeç Yan çizgi Kuyruk yüzgeci Omurgal Hayvanlar Omurgal hayvanlar n en önemli ortak özellikleri vücutlar n n s rt k sm nda omurlardan oluflan omurgan n bulunmas d r. Bal klar, iki yaflaml lar, sürüngenler, kufllar ve memeli hayvanlar n hepsi omurgal canl lard r. Bal klar; vücutlar mekik fleklinde olan, derileri genellikle pullarla kapl, suda yaflayan, omurgal hayvanlard r. Solunumlar n solungaçlar arac l yla yaparlar. Yüzme ve hareketten sorumlu yüzgeçleri bulunur. Vücut kayganl klar ise derilerinde bulunan mukus bezinin salg s ile sa lan r. Vücutlar nda bulunan yanal çizgi sistemi sayesinde suyun bas nc ndaki de iflimleri alg larlar (fiekil 1.2). Ayr ca baz bal klarda su içinde batmadan kalmas n sa layan yüzme kesesi bulunmaktad r. skelet yap s k k rdak ya da kemiktendir. K k rdak olanlar köpek bal klar d r. Köpek bal klar h zl yüzen etçil beslenen canl lard r. skelet yap s kemik olan bal klara ise kefal, hamsi palamutu örnek verebiliriz. Bal klar n üremeleri canl türüne göre de- iflmektedir. Üremelerinde iç ve d fl döllenme gözlenir. Genellikle ovipard rlar, döllenmifl yumurtalar n d fl ortama b rak rlar. ki yaflaml lar; yaflamlar n n bir k sm n suda, bir k sm n da karada geçirdikleri için bu isim verilmifltir. ki yaflaml canl lara örnek kurba alard r. Kurba alar da tam baflkalafl m görülmektedir. Larva dönemlerinde suda yaflarlar, solungaçlar ile solunum yaparlar yüzgeçleri ile hareket ederler ve otoburlard r. Ergin dönemlerinde ise kara yaflam na uyum sa layarak solungaçlar n yerini solunum organ olarak akci erler, yüzgeçlerin yerini de ön ve arka üyeler al r. Larva döneminden farkl olarak ergin halde etoburlard r. Üremelerinde d fl ve iç döllenme görülür. Yumurtalar n d fl ortama b rak rlar. Sürüngenler; vücutlar n n d fl k sm pullarla kapl, vücut s cakl ortam s cakl na göre de iflen canl lard r. Kaplumba a, kertenkele, y lan, timsah sürüngenlere örnektir. Döllenmeleri iç döllenme fleklindedir. Genellikle kabuklu yumurtalar - n karaya b rak rlar. Sürüngenlere bir di er örnek ise nesli tükenen canl lardan dinozorlard r. Günümüzden yaklafl k 200 milyon y l önce dünya üzerinde görülmeye bafllanm fl ve milyonlarca y l dünya üzerinde yaflam fllard r. 45 metreden daha büyük dinozor fosilleri bulunmufltur. Dinozorlar n hem otobur hem de etobur beslenme gösteren üyeleri bulunmaktad r. Günümüzden yaklafl k 65 milyon y l önce nesillerinin tükendi i ifade edilir. Tart flmalar devam etmekle birlikte gezegenimize çarpan bir meteor sonucu iklim de iflimlerinin ortaya ç kt ve buna ba l olarak dinozorlar n yok oldu u düflünülmektedir. Kufllar; vücutlar tüylerle kapl genellikle uçabilen canl lard r. Güvercin, serçe, leylek, papa an, devekuflu, tavuk kufllara örnektir. Kufllarda ön üyeler kanat fleklinde, arka üyeler yürüme ve yüzme gibi faaliyetleri yapacak flekilde geliflmifltir. Vücut s cakl sabit canl lard r. Üremeleri iç döllenme fleklindedir. Yumurtalar n d fl ortama b rak rlar ve kuluçkaya yatarlar. Kufllar ç kard klar sesle birbirleri ile
25 1. Ünite - Canl lar Dünyas 11 anlafl rlar. Birbirlerine bulduklar besini ya da bir tehlikeyi haber verirler. Yaflad klar yerde besin azald zaman besinin bol oldu u l man bölgelere göç ederler. Memeliler; yavrular n meme bezinden salg lanan sütle besleyen, vücutlar k llarla kapl omurgal hayvanlard r. Genellikle yürüme uçma gibi faaliyetlerde kullanmak üzere dört tane üyeye sahip vücut s cakl sabit canl lard r. Kirpi, yarasa, fare, balina, kedi, köpek, at, aslan, kaplan ve maymun memeli canl lara örnek verilebilir. Memelilerde iç döllenme gözlenir. Gebelik süresi vücutlar ile orant l d r. Örne in fillerin gebelik süresi yaklafl k 600 gündür. Yavrular genel olarak geliflim sürelerinin belli bir aflamas n anne vücudunda tamamlar. Do umdan sonra da anne taraf ndan sütle beslenirler. Ö rendi iniz s n fland rmaya göre insanlar nas l s n fland r rs n z? SIRA S ZDE Hayvanlar n htiyac Olan Besinler Hayvanlar normal vücut fonksiyonlar n sürdürebilmek için gerekli DÜfiÜNEL M olan maddeleri besin fleklinde al rlar. Hayvanlar n ihtiyaç duyduklar besinler inorganik ve organik maddelerdir. SORU norganik Maddeler: Canl lar taraf ndan sentezlenmeyen ve do adan haz r olarak al nan maddelere inorganik maddeler denir. Su, kalsiyum, demir gibi maddeler inorganik maddelere örnek verilebilir. Canl için en önemli inorganik madde D KKAT sudur. Su, hidrojen ve oksijen atomlar n n birleflmesinden meydana gelen bir moleküldür. Hayvan hücrelerinin büyük bir k sm n su oluflturmaktad r. SIRA S ZDE Canl da oluflan birçok faaliyet için suya ihtiyaç duyulur. Su hem hücre içindeki kat maddeler için iyi bir çözücüdür hem de canl dan uzaklaflt r lmas gereken maddelerin tafl nmas na yard mc d r. Kalsiyum, kemik geliflimi için gereklidir. Demir ise, kan n yap s na kat lan önemli bir inorganik maddedir. Organik Maddeler: Canl vücudunda sentezlenen ve yap s nda K T A Pkarbon elementi bulunduran maddelerdir. Bafll ca çeflitleri karbonhidrat, ya, protein ve vitaminlerdir. Karbonhidratlar; karbon, hidrojen ve oksijenden meydana gelen organik TELEV ZYON maddelerdir. Karbonhidratlar canl lar n en önemli enerji kayna d r. Ya lar (Lipitler); genel olarak karbon, hidrojen ve oksijenden meydana gelir. Ya lar canl ya enerji veren organik maddelerdir. Canl, enerji elde etmek için önce karbonhidratlar, daha sonra ya lar kullan r. Ya NTERNET ve karbonhidratlar birbirlerine dönüflebilirler. Bu yüzden baz canl lar beslenmelerinde ya lara çok az gereksinim duyarlar ya da hiç duymazlar. Proteinler; karbon, hidrojen, oksijen ve azot elementlerinden meydana gelirler. Hücrenin birçok faaliyeti proteinler taraf ndan yürütülmektedir. Canl - da yap m ve onar mdan sorumludur. Proteinlerin enzim, hormon, tafl ma, hareket ve desteklik gibi görevleri vard r. Vitaminler; canl n n yaflamsal faaliyetlerini normal sürdürebilmesi için ihtiyaç duyduklar besin maddesidir. Yetersiz al nmas durumunda sa l k aç - s ndan önemli sorunlara yol açabilirler. Canl türlerine göre ihtiyaç duyulan vitaminler de iflebilir. nsanlar n bafll ca ihtiyaç duyduklar vitaminler suda ve ya da çözünenler olmak üzere iki gruba ayr l r. Suda çözünenler B ve C vitamini, ya da çözünenler A,D,E,K vitaminleridir. Suda çözünen vitaminler özellikle enzimlerin çal flmas için gereklidir. Suda çözünen vitaminlerin fazlas idrarla at l r, depolanmaz. Ya da çözünen vitaminlerin fazlas vücutta ya larla birlikte depo edilir. Bu yüzden fazla al nd nda zararl etkileri ola- SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU Molekül: ki ya da daha fazla atomun kimyasal ba larla bir araya D KKAT gelmesi ile oluflan yap d r. SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 3 Element: Ayn cins K T A P atomlardan meydana gelen yap d r. TELEV ZYON Hormon: Canl n n belirli fonksiyonlar n düzenleyen protein yap l salg. NTERNET Enzim: Hücrede büyük moleküllerin küçük birimlerine parçalanmas gibi birçok kimyasal olay n h z n art ran protein yap l moleküller. Proteinlerin enzim, hormon, tafl ma ve desteklik gibi görevleri vard r.
26 12 Okulöncesinde Fen E itimi bilir. Bafll ca vitamin çeflitlerinin hangi besinlerde bulundu u ve eksikli inde meydana gelebilecek etkileri Tablo1.8 de özetlenmifltir (Tablo 1.8). Tablo 1.8 Bafll ca vitaminler, bulunduklar besinler ve eksikliklerindeki etkileri Vitamin Besin kayna Eksikli indeki belirtiler Suda çözünen B Sebze, meyve, et, süt Beriberi (sinirsel rahats zl k), kans zl k C Ya da çözünen Sebze, meyve özellikle yeflil biber ve narenciye Difllerde kanama, ba fl kl kta zay flama A D Süt ve süt ürünleri, yeflil ve turuncu sebze, meyvelerde özellikle havuç Günefl fl, bal k, yumurta sar s, süt ürünleri Gece körlü ü, kuru deri Çocuklarda raflitizm (kemik hastal ) E Bitki ya lar, et, yeflil sebzeler Kans zl k, erkeklerde k s rl k K Yeflil bitkiler Kan n yavafl p ht laflmas HÜCRE Hücre d fltan zarla çevrili ve canl l k faaliyetlerinin gerçeklefltirildi i yani büyüme, geliflme, üreme ve solunum gibi olaylar n meydana geldi i en küçük canl birimidir. Hücre, protein ve karbonhidrat gibi organik maddelerden ve su, kalsiyum gibi inorganik maddelerden meydana gelir. Canl lar hücre say lar na göre tek ve çok hücreli canl lar olarak ikiye ayr l r. Tek hücreli canl lar büyüme, geliflme gibi faaliyetlerinin hepsini tek hücreleri ile yaparken, çok hücreli canl lar hücreler aras iflbirli i ile yaparlar. Her tür canl hücresinde; hücre zar, sitoplazma, kal tsal materyal ve ribozom bulunmaktad r. Hücre duvar : Baz canl hücrelerinde bulunan hücre zar n n d fl ndaki koruyucu k l f. Sitoplazma: Büyüme, solunum gibi faaliyetlerin meydana geldi i yar s v hücre k sm. Hücrenin Yap s Hücre yap s canl ya ve hücrenin görevine özgü olarak de ifliklik göstermekle birlikte temel baz yap lar bütün hücrelerde bulunur. Bütün hücreler; hücre içeri ini çevreleyen bir zar ve zar n iç k sm nda yar s v halde bulunan sitoplazma, canl - ya ait özelliklerin sakland kal tsal materyal ve bu materyaldeki bilgiye göre protein sentezleyen ribozomdan oluflmaktad r. Bu yap lar afla da aç klanmaktad r. Hücre Zar Hücre içerisindeki yap lar hücre zar ile bir arada tutulmaktad r. Hücre zar, hücre içine giren ve ç kan maddeleri kontrol eden, di er hücrelerle iletiflim kuran, sitoplazmay çevreleyen ince zard r. Bütün canl hücrelerinde, hücre zar vard r. Bakteri, arke, bitki ve mantar hücrelerinde ise, hücre zar n n üzerinde canl y korumaya yönelik hücre duvar ad verilen ikinci bir yap vard r. Sitoplazma Organik ve inorganik maddelerden meydana gelen sitoplazma bütün canl hücrelerinde bulunur. Sitoplazma büyüme, solunum, fotosentez gibi faaliyetlerin meydana geldi i hücre k sm d r. Bu olaylar n sitoplazmada ayn anda ve birbirini etkilemeden meydana gelebilmesi, kendine özgü yap ve görevi olan organel adl yap lar sayesindedir. Organellerin say lar ve çeflitleri, canl lar n ve hücrelerin özelli- ine göre de ifliklik gösterir. Örne in, bitki hücresinde var olan bir organel, hayvan hücresinde olmayabilir.
27 1. Ünite - Canl lar Dünyas Kal tsal Materyal Kal tsal materyal, canl ya ait özellikleri tafl yan ve bu özelliklerin nesilden nesile aktar lmas n sa layan yap d r. Kal tsal materyal baz canl larda sitoplazmadan bir zarla ayr lm fl bir yap halinde, baz lar nda ise sitoplazma içinde yer al r. Kal tsal bilginin saklanmas ndan ve bu bilginin yavru hücrelere aktar lmas ndan sorumlu yap nükleik asitlerdir. Nükleik asitler, her hücrede mutlaka bulunmas gereken hücrenin en önemli organik molekülüdür. DNA (deoksiribonükleik asit) ve RNA (ribonükleik asit) olmak üzere iki çeflit nükleik asit molekülü vard r. DNA birbirini bütünleyici iki ipli in sarmal flekilde sar lmas ile meydana gelmektedir (fiekil 1.3). DNA molekülünün önemli görevi, hücrede kal tsal bilgiyi depolamak ve hücre bölünmesi aflamas nda kendini kopyalayarak kal tsal bilginin yeni hücrelere aktar lmas n sa lamakt r. DNA, ayn zamanda canl - n n yaflam nda gerekli olan proteinlerin sentezini yöneten nükleik asittir. Ökaryotik canl larda DNA, sitoplazmadan bir zarla ayr lan çekirdek organeli içinde yer al r. Ökaryotik canl larda çekirdekte yer alan DNA üzerindeki bilgi RNA ya aktar l r. RNA üzerindeki bu bilgiye göre protein sentezi gerçeklefltirilir. Ökaryotik canl larda kal t m materyali olan DNA normalde hücrede proteinlerle birlikte kromatin denilen ipliksi bir yap halinde çekirdekte yer al r. DNA üzerinde kal t m n temel birimi olan çok say da gen vard r. Hücre bölünmesi zaman, kromatinler kendi kopyalar n oluflturur ve DNA ipli inin proteinlerle birlikte daha s k paketlenmeleri sonucu kromozomlar meydana gelir. Bu flekilde yüzlerce gen kromozomlarda paketlenmifl halde yer al r. Kromozom birbirine efl iki kromatitten meydana gelir (fiekil 1.4). Ayn kromozom üzerinde bulunan kromatitlere kardefl kromatit denir. Her canl için kromozom say s ve flekli sabittir. Örne in insan vücut hücrelerinde 46 adet kromozom vard r. Vücut hücrelerinde, ana ve babadan al nan, diploit ad verilen, yap bak m ndan benzer kromozomlar çiftler halinde bulunur ve 2n ile gösterilirler. Biri anadan, di eri babadan gelen ve çift halinde bulunan bu kromozomlara, efl kromozom denir. Kromozomlar insan vücut hücrelerinde 23 çift halinde bulunur. Efley hücrelerinde ise kromozomlar tek halde bulunmaktad r. Bu kromozomlara haploit ad verilir ve n ile gösterilir. Ribozom Ribozom, DNA üzerindeki genetik bilgiye göre canl için gerekli proteinleri sentezleyen ve bütün hücrelerde bulunan bir organeldir. Ribozomlar, sitoplazmada serbest halde bulunabildi i gibi di er organellerin üzerinde de bulunabilen zars z organeldir. fiekil 1.3 DNA molekülü DNA: Canl l k ifllevleri ve geliflimleri için gerekli kal tsal bilgiyi tafl yan molekül. Çekirdek: Ökaryotik canl larda DNA n n sakland organel. fiekil 1.4 Kromozom yap s Gen: Kal tsal özellikleri tafl yan DNA parças. 13 Kromozom: Kal t m birimi olan yüzlerce genden oluflan ipliksi yap. Diploit: Hücrede yap bak m ndan benzer kromozomlar n çiftler halinde bulunmas. Haploit: Kromozomlar n tek halde bulunmas.
28 14 Okulöncesinde Fen E itimi Hücre Bölünmesi Yeni hücreler mevcut hücrelerin bölünmesi ile meydana gelmektedir. Hücre bölünmesi mitoz ve mayoz olmak üzere iki flekilde meydana gelir. fiekil 1.5 Mitoz bölünme fiekil 1.6 Mayoz bölünme SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M 4 Mitoz Bölünme Mitoz bölünme, ana hücrenin kendisi ile ayn özellikte hücre oluflmas n sa layacak hücre bölünmesi fleklidir. Tek hücreli canl lar için mitoz bölünme, ço alma anlam na gelmektedir. nsanlar gibi çok hücreli canl lar n sadece vücut hücrelerinde gözlenen bu bölünme flekli büyümek, dokular n 2n 2n Ana hücre 2n yenilemek gibi amaçlarla meydana gelir. Mitoz bölünme, haz rl k ve bölünme aflamalar ndan oluflur. Haz rl k aflamas nda, bölünme için gerekli moleküller sentezlenir ve kal tsal materyal kopyalan r. Bölünme aflamas nda ise, çekirdek ve sitoplazma bölünmesi gerçekleflir. Bölünmeler sonucunda kromozom say lar de iflmeden kalan (2n) birbirinin ayn iki hücre meydana gelir. (fiekil 1.5). Mayoz Bölünme Efleyli ço alan canl larda gözlenen ve sadece efley hücrelerinin oluflumunda meydana gelen bölünme fleklidir. Diploit (2n) olan ana hücrenin mayoz bölünmesi sonucu, kromozom say s yar ya iner, haploit (n) ad verilen, birbirinden farkl dört hücre meydana gelir (fiekil 1.6). Mayoz bölünme, kromozom say s n n nesiller boyunca sabit kalmas n sa lar. nsanlarda genlerin bir kuflaktan di erine kal t m, efley hücreleri olan sperm ve yumurta hücreleri ile gerçekleflmektedir. Sperm ve yumurta hücreleri mayoz bölünme ile meydana gelir. nsanlarda sperm ve yumurta hücrelerinin birleflmesi yani döllenme ile ana ve baban n her birinden 23 er kromozom yavruya aktar lm fl olur. Yavru, ana babadan ald genlerin farkl kombinasyonlar ile kendine ait özelliklere sahip olur. Mayoz bölünme, Mayoz I ve Mayoz II olmak üzere iki aflama fleklinde gerçekleflir. Bölünmeye bafllamadan önceki haz rl k aflamas nda kal tsal materyal kopyalan r. Mayoz I ve II aflamalar nda çekirdek ve sitoplazma bölünmeleri gözlenir. Mayoz I aflamas nda genetik çeflitlili in oluflmas nda önemli olan kromatitler aras nda parça de iflimi meydana gelir. Çekirdek bölünmesi tamamland ktan sonra sitoplazma bölünmesi gerçekleflir ve kromozom say s yar ya inmifl iki hücre oluflur. Herhangi bir haz rl k aflamas gerekmeksizin ikinci mayoz bafllar. Bu aflama mitoz bölünme fleklinde gerçekleflir. Her bir hücreden iki hücre oluflur. Sonuçta kromozom say s yar ya inmifl birbirinden farkl dört hücre meydana gelir (fiekil 1.6). Sizce üreme SIRA hücrelerinde S ZDE mayoz bölünme yerine mitoz bölünme olsa ne olurdu? DÜfiÜNEL M SORU SORU
29 1. Ünite - Canl lar Dünyas DOKULAR Do ada hem tek hücreden oluflan basit yap l canl lar hem de bitkiler, hayvanlar, insanlar gibi çok say da hücreden oluflan yüksek organizasyonlu canl lar yaflamaktad r. Çok hücreli yüksek organizasyonlu canl larda, belirli bir görevi yerine getirmek için benzer hücre gruplar özelleflerek dokular meydana getirmektedir. Dokular, hücreler ve hücreler aras ndaki maddelerden meydana gelmekte olup, hayvansal ve bitkisel dokular olarak iki grupta incelenecektir. 15 Doku: Benzer yap ve göreve sahip hücrelerin bir araya gelerek oluflturdu u yap. Hayvansal Dokular Hayvansal dokular epitel, ba, sinir ve kas doku olmak üzere bafll ca dört grupta incelenir. Epitel Doku Vücudun d fl yüzeyini ve vücut içindeki boflluklar örten dokudur. Hücreler aras madde çok az olup, hücreler s k bir flekilde yerleflmifltir. Koruma, salg, emme gibi görevleri vard r. Ba Doku Destek doku olarak da adland r l r. Koruma, destekleme gibi görevleri vard r. Hücre aras madde içine gömülmüfl ba doku hücrelerinden meydana gelir. Ba dokunun; temel ba, kan, kemik, k k rdak ve ya doku fleklinde tipleri vard r. Temel ba doku: Ba doku hücrelerinden ve ince iplikçikler fleklindeki liflerden meydana gelir. Doku ve organlar n etraf n doldurarak onlara desteklik sa lar ve flekillerini korumalar na yard m eder. Ayr ca baz ba doku hücreleri, bakteri ve yabanc maddelere karfl vücudun korunmas nda görev al r. K k rdak doku: Dokulara desteklik sa layan, hücreler aras maddesi sert, fakat esnek bir ba doku tipidir. nsan embriyosunda iskelet k k rdaktan yap lm flt r. Canl erginlefltikçe k k rda n yerini kemik doku al r. Ergin halde burun, kulak gibi bölgelerde k k rdak doku bulunur. Kemiklerin uç k s mlar nda yer al r ve kemiklerin hareketini kolaylaflt r r. Kemik doku: Vücudun iskeletini oluflturan en sert dokudur. Organlar korur ve destekler. Kaslarla birlikte vücudun hareketinden sorumludur. Vücudun kalsiyum deposudur. Kemiklerde bulunan k rm z kemik ili inde kan hücreleri meydana gelir. Ya doku: Ya hücrelerinin gruplar oluflturmalar ile ya doku meydana gelir. Organlar n etraf nda yer alarak destek ve koruma görevi yapar. Bunun yan nda vücudun enerji kayna d r. Deri alt nda yer alarak canl n n s kayb n önler. Kan doku: Kan doku, kan plazmas ve kan hücrelerinden meydana gelir. Hücreler aras maddesi s v d r ve bu k sma plazma ad verilir. Plazmada proteinler, enzim, hormon gibi organik ve inorganik maddeler bulunur. Kan hücreleri alyuvarlar, akyuvarlar ve kan pulcuklar ndan meydana gelmektedir. Alyuvarlar: K rm z kan hücreleri olup, yap lar nda hemoglobin molekülü bulunur ve bu sayede akci erlerden dokulara oksijeni, dokulardan akci erlere de karbondioksiti tafl r. Akyuvarlar: Vücudun savunmas nda görev yapan hücrelerdir. Kan pulcuklar : Kan n p ht laflmas nda görev alan kan hücreleridir. Organ: Dokulardan meydana gelen canl vücudunun bir parças.
30 16 Okulöncesinde Fen E itimi Sinir Doku Zihin, iç organ ve kas faaliyetleri gibi olaylar düzenler. Sinir hücrelerinden meydana gelir. Sinir hücreleri, çekirde in bulundu u hücre gövdesi ve bundan ç kan sinir liflerinden oluflmaktad r. Kas Doku Hareketi sa layan dokudur. Kas doku ince uzun iplik fleklindeki kas hücrelerinden meydana gelmifltir. Bu hücrelere kas lifleri ad verilir. Bu hücrelerin sitoplazmalar nda kas lmay sa layan protein yap l ince iplikler bulunur. Bu proteinlerin birbiri üzerinde kaymas sonucu hareket sa lan r. skelet, düz ve kalp kas olmak üzere üç çeflit kas doku vard r. skelet kas : skelet sistemimizin üzerinde yer alan kaslard r. Ifl k mikroskobunda bak ld nda yap s çizgili gibi görünmektedir. Bu nedenle çizgili kas da denilmektedir. Kol ve bacak hareketleri gibi iste imizle çal flan kaslard r. Düz kas: Yap s iskelet kas gibi çizgili olmad için bu isim verilmifltir. Sindirim sisteminde yer alan midenin hareketleri gibi iste imiz d fl çal flan kaslard r. Kalp kas : Kalpte bulunan kast r. Yap olarak çizgili kaslara benzemekle birlikte düz kaslar gibi iste imiz d fl çal fl r. Bitkisel Dokular Çok say da hücre belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelerek bitkisel dokular meydana getirmektedir. Bitkisel dokular genel olarak meristem ve sürekli doku olmak üzere ikiye ayr l r. Meristem Doku Sürekli bölünme özelli ine sahip dokulard r. Bitkinin enine ve boyuna büyümesini sa lar. Sürekli Dokular Meristem doku hücrelerinin farkl laflmas ile sürekli dokular meydana gelir. Bölünme özelli i göstermez. Befl çeflit sürekli doku bulunmaktad r. Bunlar: Parankima dokusu (Temel doku): Bitkide dolgu dokusu olarak düflünülebilir. Depolama ve iletim gibi görevleri vard r. Koruyucu doku: Bitkinin organlar n n üstünde bulunarak bitkiyi çeflitli d fl etmenlerden koruyan ve su kayb n önlemeye yard mc olan bir dokudur. Koruyucu doku hücreleri koruma görevlerini yerine getirmek için birbirlerine kenetlenmifl durumdad rlar ve hücreler aras boflluklar yoktur. letim doku: Bitki kökü ile topraktan ald klar su ve suda erimifl maddeleri yapraklara ve yapraklarda fotosentez sonucu oluflan besinleri de kök ve gövdeye tafl r. letim dokusu, bu tafl ma ifllemlerini gerçeklefltiren odun (ksilem) ve soymuk (floem) borular ndan oluflmaktad r. Odun borular ile kökten al nan su yapraklara, soymuk borular ile yaprakta sentezlenen besin maddeleri de kök ve gövdeye tafl n r. Destek doku: Bitkiye diklik, sa laml k kazand ran ve yap s n korumay sa layan dokudur. Destek doku, bitkiye desteklik sa layan çeflitli moleküllerin hücre duvar nda birikmesiyle kal n hücre duvar na sahip hücrelerden oluflur. Salg doku: Bitkilerin oluflturduklar salg lar, bitkiyi d fl etkenlerden koruma ve üremelerini kolaylaflt rma gibi çeflitli görevlere sahiptirler.
31 1. Ünite - Canl lar Dünyas 17 Sizce bitkide bulunan koruyucu dokunun görevine benzer ifllevi olan SIRA hayvansal S ZDE doku var m d r, varsa hangisi olabilir? ORGAN VE ORGAN S STEMLER DÜfiÜNEL M Çok hücreli yüksek organizasyonlu canl larda, çok say daki hücreler bir araya gelerek dokular farkl dokular n bir araya gelmesi ile de organlar SORU oluflur. Organlarda görevsel ifl birliktelikleri göz önünde bulundurularak gruplafl rlar ve organ sistemleri oluflur. D KKAT Organ ve hücre doku canl (Tablo 1.9). Organ ve organ sistemleri, bitki ve insanlar için ayr ayr SIRA S ZDE organ sistemleri incelenecektir. 5 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU Tablo 1.9 Çok hücreli D KKAT yüksek organizasyonlu canl lar n SIRA S ZDE yap s Bitki Organlar AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ lkel bitkiler basit bir yap ya sahip olup geliflmifl organ yap lar gözlenmezken, yüksek organizasyonlu bitkilerde, bitkinin büyümesi ve yaflamsal faaliyetleri ile ilgili kök, gövde, yaprak ve üreme organlar bulunmaktad r. K T A P K T A P Kök Bitki kökleri, bitkiyi topra a ba layan ve toprak içine do ru TELEV ZYON büyüyen k s md r. Kökler ile topraktan su ve suda erimifl maddeler al n r ve bitkinin di er k s mlar na iletim demetleri arac l yla iletilir. Baz kökler özel görevlere sahiptir ve yap lar da görevlerine uygun flekil alm flt r. Örne in besin depolayan kökler yumru fleklini alm flt r. Besin olarak tüketti imiz turp, pancar, havuç gibi bitkiler NTERNET yumru köklerdir. TELEV ZYON NTERNET Gövde Bitkilerin gövde k sm, genellikle toprak üstünde bulunan, kök ve yapraklar aras ndaki iletimi sa layan organd r. Bitkinin gövde k sm görevlerine uygun olarak yap sal de iflim gösterebilir. Örne in patateste, niflasta depolayan toprak alt gövde bulunmaktad r. Yaprak Bitkilerde bulunan di er organ ise yaprakt r. Gövde üzerine yerleflmifl yeflil renkli yapraklar, bitkinin besininin sentezlendi i yani fotosentez olay n n meydana geldi i yerdir. Yaprak; yaprak ayas denilen genifl bir k s mdan, yapraklar tafl yan saptan ve yapra gövdeye ba layan tabandan meydana gelir. Yaprak ayas oval, yuvarlak ve dikdörtgen gibi de iflik flekillerde olabilir. Üreme Organlar Yüksek organizasyonlu bitkilerde, üremeyi sa layan organlar da geliflmifltir. Çam a açlar n n üreme organlar kozalakken, çiçekli bitkilerin üreme organ, çiçektir. Bir çiçe- in genel olarak yap s na bakt m zda, en d flta yeflil renkli çanak yapraklar, çanak yapraklar n iç k sm nda çeflitli renklerde olabilen taç yapraklar yer al r. En iç k s mda ise erkek ve difli üreme organlar bulunur (fiekil 1.7). Erkek üreme organ Taç yapraklar Difli üreme organ Çanak yapraklar fiekil 1.7 Bir çiçe in yap s
32 18 Okulöncesinde Fen E itimi nsan Organ Sistemleri nsan vücudunda temel organ sistemleri; hareket, sinir, dolafl m, solunum, sindirim, boflalt m, üreme ve duyu olarak s ralayabiliriz. Hareket Sistemi nsanda hareket sistemi, iskelet, kas ve eklemlerden oluflur. skeletimiz kemik ve k k rdaktan oluflmufltur. skeletimizin üzeri kaslarla sar l durumdad r ve bu flekilde insanda hareketin oluflmas sa lan r. Kemikleri birbirine ba layan eklemler ise hem hareketi kolaylaflt r r hem de hareketin farkl yönlerde olmas n sa lar. Somatik sinir sistemi deri, kas, duyu organlar ndan gelen duyularla ilgilidir. Otonom sinir sistemi sindirim, boflalt m gibi sistemlerle ilgili organlardan gelen uyar larla ilgilidir. ste imiz d fl çal fl r. Sinir Sistemi Sinir sistemi vücudun içinden ve d fl ndan gelen uyar lar alan, gerekli yerlere ileten ve cevap veren bir sistemdir. Bu sistem organlar n çal flmas n düzenler. Merkezi ve çevresel sinir sistemi olarak ikiye ayr l r. Merkezi sinir sistemi: Beyin ve omurilikten oluflur. Çevresel sinir sistemi: Merkezi sinir sistemi d fl nda kalan sinir hücreleri ve lifleri çevresel sinir sistemini oluflturmaktad r. Görevi merkezi sinir sistemi ile organlar aras ndaki iflbirli ini sa lamakt r. Somatik ve otonom sinir sistemi olarak kendi içinde ikiye ayr l r. Dolafl m Sistemi nsanda dolafl m sistemi kalp, damarlar ve kandan meydana gelir. Dolafl m sistemi ile dokulara oksijen ve besin sa lan rken, art k maddelerde dokulardan uzaklaflt - r l r. Kan, kalpten atardamarlar arac l ile pompalan r, daha ince damarlar olan k lcal damar a ile tüm vücudu dolafl r ve toplardamarlar arac l ile kalbe tekrar döner. Kan k lcal damarlarla tüm vücudu dolafl rken, kandaki besin ve oksijen hücrelere verilir, hücrelerdeki metabolik faaliyet sonucu oluflan karbondioksit de kana geçer. Kalbe dönen kirli kan akci erlere temizlenmek üzere gider ve oksijence zengin bir halde tekrar kalbe döner. fiekil 1.8 Solunum sistemi Burun bofllu u Solunum Sistemi A z Soluk borusu D fl akci er zar Akci er Akci er G rtlak Sol ana bronfl Bronflcuk Alveol kesesi Solunum, oksijenin akci erlere al nmas ve karbondioksitin akci erlerden d flar verilmesidir. Solunum sistemi; burun, g rtlak, soluk borusu ve akci erlerden oluflur (fiekil 1.8). Soluk borusu akci erlere girerken bronfl denilen dallara ayr l r. Akci erlerde bronfllar daha ince yap lar halinde dallan r ve bronflçuk ad n al r. Bronflçuklar da gaz al flveriflinin yap ld alveol keselerine aç l r. Burada havadan al nan oksijen ile kandaki karbondioksit yer de ifltirir. Bu flekilde kan oksijence zengin hale gelirken, karbondioksit d flar verilir.
33 1. Ünite - Canl lar Dünyas Sindirim Sistemi Ald m z besin maddelerinin daha küçük yap tafllar na kadar ayr lmas ve kana kar flmas na sindirim denir. nsanda sindirim sistemi; sindirim kanal ve tükürük bezi gibi sindirime yard mc bezlerden meydana gelir. Sindirim sistemi a zla bafllar, daha sonra yemek borusu, mide ve ince ba rsakla devam eder (fiekil 1.9). Besinlerin sindirimi sonucu oluflan aminoasitler, glikoz gibi küçük moleküller ince ba rsaktan emilip A z kana kar fl r ve dolafl m sistemi ile Yemek borusu hücrelere tafl n r. Sindirim sistemi kal n ba rsak ve anüsle sonlan r. Art k maddeler anüsten d flar at l r. fiekil Sindirim kanal a zla bafllar, yemek borusu, mide, ince ve kal n ba rsaklar ile devam ederek anüs ile sonlan r. Sindirim sistemi Boflalt m Sistemi Mide nsanda boflalt m sistemi bir çift böbrek, idrar kanal, idrar torbas ve üretradan meydana gelir. Boflalt m Kal n ba rsak sistemi, metabolizma sonucu oluflan at klar n vücuttan at lmas ndan, kan bas nc n n ayarlanmas ndan, su ve elektrolit dengesinin sa lanmas ndan sorumludur. Böbrekler idrar n meydana geldi i organlard r. Kan böbreklerde süzülür ve art k maddeler idrar yoluyla d flar at l r. Oluflan idrar, idrar kanallar ile idrar torbas na (mesane) ulafl r. drar, idrar torbas nda bir süre depoland ktan sonra üretra ile d flar at l r. Duyu Sistemi Çevreden gelen uyar lar duyu organlar ile al n r ve merkezi sinir sisteminin ilgili alanlar na iletilir. Duyu organlar nda al c lar bulunur ve sadece belirli bir uyarana cevap verir. Örne in kulak sesten etkilenir. nsanda duyu organlar flunlard r: Deri: S cak, so uk, a r ve dokunma ile ilgili duyular al r. Dil: Tat almay sa lar. Kulak: Sesle ilgili duyular al r. Göz: Ifl a duyarl d r. Görmeyi sa lar. Burun: Kokular almam z sa lar. Üreme Sistemi nsanda üreme sistemi, difli ve erkek üreme sistemi olarak incelenecektir. Difli üreme sistemi: Bu sistem yumurtal klar, yumurta kanal, döl yata, döl yata a z ve çiftleflme borusundan (vajina) oluflur. Diflilerde iki tane yumurtal k yer almaktad r. Ergin bir diflide her ay düzenli olarak yumurtal klarda, olgun yumurta hücresi oluflur. E er yumurta ve erkek üreme hücresi olan sperm ile birleflmezse, olgun yumurta hücresi d flar ya at l r ve yumurtal klarda tekrar yumurta olgunlaflmaya bafllar. E er yumurta hücresi erkek üreme hücresi olan sperm ile birleflirse zigot meydana gelir. Zigot bölünmeler geçirerek embriyoyu oluflturur ve embriyo geliflimini döl yata nda tamamlar. Yavrunun geliflimi süresince yeni yumurta üretimi yap lmaz. nce ba rsak Anüs Metabolizma: Vücutta meydana gelen yap m ve y k m reaksiyonlar n n tümü.
34 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M SORU SORU 20 Okulöncesinde Fen E itimi D KKAT D KKAT Erkek üreme sistemi: Bu sistem efley bezleri (testis), spermleri tafl yan kanallar, spermlerin olgunlaflmas na yard mc bezler ve spermin çiftleflme borusu- SIRA S ZDE SIRA S ZDE na iletilmesini sa layan penisten oluflur. Erkek üreme hücresi olan spermler, AMAÇLARIMIZ efley bezlerinde sperm ana hücresinin mayoz bölünme geçirmesi ve farkl laflmas ile meydana AMAÇLARIMIZ gelir. K T A P TELEV ZYON NTERNET Biyosfer: Canl lar n içinde yaflad hava, kara ve su küredir. nsan anatomisi K Tve AFizyolojisi P ile ilgili daha genifl bilgi bu program n nsan Anatomisi ve Fizyolojisi kitab nda verilmektedir. CANLILAR VE ÇEVRE TELEV ZYON Çevre, canl lar n yaflamlar boyunca üzerinde yaflad klar, etki ettikleri ve etkilendikleri ortamd r. Çevre, canl lar etkileyebilecek her tür canl ya da cans z d fl faktörlerdir. Bir canl n n çevresi s cakl k, fl k, su gibi cans z faktörler ile canl varl klar içerir. Bir NTERNET canl di er bir baflka canl ile besin ve yaflam alan gibi birçok yaflamsal faktör için yar flabilir ve onun çevre özelliklilerini de ifltirebilir. Ekosistem canl lar n çevrelerindeki di er canl ve cans z varl klarla etkileflim içinde bulunduklar belirli bir alandaki yaflam ortam d r. Ekosistem de iflik çevrelerin bir araya gelmesi ile oluflur. nsanlar, bitkiler ve bakteriler gibi canl lar ile hava, su, toprak ve enerji gibi cans z varl klar ekosistemi oluflturur. Örne in Abant gölü bir ekosistemdir. Bütün ekosistemlerin bir araya gelmesi ile biyosfer oluflur. Ekosistemin canl bileflenleri üreticiler, tüketiciler ve ayr flt r c lard r. Yeflil bitkiler ve baz mikroorganizmalar üreticilerdir. Daha önce bahsedildi i gibi yeflil bitkiler fotosentez olay ile güneflten ald klar enerjiyi besin enerjisine çevirirler. Bir ekosistemde yeflil bitkiler yoksa o ekosistem, zamanla ortadan kalkar. nsanlar ve hayvanlar bafll ca tüketicilerdir yaflamlar için gerekli besini di er canl lardan al rlar. Baz bakteriler ve mikroskobik mantarlar ise ayr flt r c lard r. Bu canl lar ölü bitki ve hayvan dokular nda biriken kimyasal maddeleri tekrar canl lar için kullan labilir hale getirirler. Bu flekilde kendi besinlerini al rken di er taraftan da ölü canl lardaki kimyasal maddeler do aya dönmüfl olur. Bu canl lar olmasa ekosistemdeki yaflam sona erer. Enerjinin üretici canl lar taraf ndan besine dönüfltürülmesi sonras, otçul canl lardan bafllayarak, kendinden öncekini yemek ve kendinden sonrakine yem olarak aktar lmas ile oluflan beslenme ak fl na besin zinciri denir. Örne in bir bitki üreticidir besini üretti i için üretici olarak adland r l r. Üreticiyi baflka bir canl yerse ona birinci derece tüketici denir. Birinci derecedeki tüketiciyi bir baflka canl yerse buna ikinci tüketici denir ve besin zinciri bu flekilde devam eder. Canl lar n birbirleriyle ve çevreleriyle olan etki ve iliflkileri inceleyen bilim dal na ekoloji, ekoloji ile ilgilenen bilim adamlar na ekolog denir. Ekoloji yaflam n devam için canl ve cans z varl klar aras ndaki enerji ak fl n ve madde döngülerini, bir tür için en uygun yaflam koflullar n ve co rafik yay l fl n inceler. Ayr ca ekoloji orman arazilerinin ortadan kald r lmas gibi durumlar n, canl ve cans z çevreye olan etkisini inceler. nsan nüfusunun h zl bir flekilde artmas baflta olmak üzere, dünya kaynaklar n n sonu gelmeyecekmifl gibi bilinçsiz flekilde tüketilmesi, yanl fl arazi kullan mlar, iklim de ifliklikleri, asit ya murlar, zehirli at klar n topra ve sular kirletmesi, nesli tükenen ya da tehlike alt nda olan tür say s n n giderek artmas dünyam zdaki sorunlar aras ndad r. Ekoloji, koruma alt na al nacak türler, onlar n yaflam alanlar n n korunmas gibi birçok konuda fikir vermektedir. Bizler de gelecek nesillere daha güzel bir dünya b rakmak için do al kaynaklar m z verimli kullanma, çevre kirlili i ve do al hayat n korunmas konusunda daha duyarl olmal y z.
35 1. Ünite - Canl lar Dünyas 21 Özet A MAÇ 1 Canl lar n temel özelliklerini s ralamak Canl lar n hepsinin sahip oldu u bir kal tsal materyal vard r. Canl lar bu kal tsal materyalleri sayesinde kendine özgü görünüme sahiptir. Bütün canl lar büyür ve ço al r. Her canl yaflad çevreye uyum gösterir. Canl lar yap sal ve ifllevsel en küçük birim olan hücre ya da hücrelerden oluflurlar. Canl lar yaflamlar n devam ettirebilmek, büyüyüp ço almak için enerjiye ihtiyaç duyarlar. A MAÇ 4 Bitkisel ve hayvansal dokular aç klamak Hücrelerin belli bir görevi yapmak üzere bir araya gelmesi ile dokular oluflmaktad r. Hayvansal dokular epitel, ba, sinir ve kas doku fleklindedir. Ba dokunun temel ba doku, kan, kemik, k k rdak ve ya doku fleklinde tipleri vard r. Bitkisel dokular ise, meristem ve sürekli dokular olarak ikiye ayr l r. Sürekli dokular kendi aralar nda parankima, koruyucu, iletim, destek ve salg doku olarak befle ayr l r. A MAÇ 2 A MAÇ 3 Canl lar s n fland rmak Canl lar sistematik kategoriler fleklinde s n fland r lm flt r. Canl lar temelde bakteriler, arkeler ve ökaryotlar olmak üzere üç ana domaine ayr l r. Ökaryotlar protista, mantar, bitki ve hayvanlar olmak üzere dört âleme ayr l r. Her bir domainindeki canl lar tablo 1 de görülen sistematik kategorilere göre s n fland r l r. Hücrenin yap s n aç klamak Canl lar n yap tafl olan hücre kimyasal olarak organik ve inorganik maddelerden meydana gelmektedir. Hücreler, hücre zar ve sitoplazmadan meydana gelir. Bunlar n yan nda hücrede muhakkak bulunmas gereken yap lardan biri kal tsal materyaldir. Baz canl larda kal tsal materyal çekirdekte yer al rken baz lar nda sitoplazmada yer al r. Bütün hücrelerde bulunan di er bir yap protein sentezinden sorumlu olan ribozomdur. A MAÇ 5 A MAÇ 6 Bitki organ ve insan organ sistemlerini aç klamak Yüksek organizasyonlu bitkinin büyümesi ile ilgili kök, gövde ve yaprak organlar bulunur. Üremeleri ile ilgili olarak da, üreme organlar bulunur. Çiçekli bitkilerin üreme organ, çiçekleridir. nsanlarda, organlar n görevlerine göre bir araya gelmesi ile sistemler oluflur. nsanda hareket, sindirim, boflalt m, üreme sistemi gibi sistemler yer almaktad r. Çevre ve canl lar aras ndaki iliflkileri aç klamak Çevre, canl lar n yaflamlar boyunca üzerinde yaflad klar, etki ettikleri ve etkilendikleri ortamd r. Çevre, canl lar etkileyebilecek her tür canl ya da cans z d fl faktörlerdir. Bir canl n n çevresi s - cakl k, fl k, su gibi cans z faktörler ile canl varl klar içerir. Bir canl di er bir baflka canl ile besin ve yaflam alan gibi birçok yaflamsal faktör için yar flabilir ve onun çevre özelliklilerini de- ifltirebilir.
36 22 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi canl lar n ortak özelliklerinden biri de ildir? a. Hücre ya da hücrelerden meydana gelmeleri b. Hücrelerinde kal tsal materyallerin olmas c. Kendilerine özgü büyüme ve geliflme göstermeleri d. Bütün canl lar n sadece efleyli üreme ile ço almalar e. Yaflad klar çevreye uyum göstermeleri 2. Canl lar n s n fland r lmas ndaki sistematik kategorilere göre birbirine yak n olan türler hangi birimde toplan r? a. Familya b. Cins c. S n f d. fiube e. Alem 3. Afla dakilerden hangisi proteinlerin bir özelli idir? a. Enzim olarak görev yapmalar b. Sadece karbon elementinden meydana gelmeleri c. Birincil enerji kayna olmalar d. norganik madde olmalar e. Karbonhidratlardan oluflmalar 4. Afla dakilerden hangisi bütün canl hücrelerinde bulunmaz? a. Kal tsal materyal b. Sitoplazma c. Hücre zar d. Ribozom e. Çekirdek 5. Afla dakilerden hangisi mayoz bölünmenin bir özelli idir? a. ki hücre meydana gelmesi b. Kromozom say s n n yar ya inmesi c. Birbirinin ayn hücrelerin oluflmas d. Vücut hücrelerinde görülmesi e. Oluflan yavru hücrelerin kromozom say lar n n her birinin farkl olmas 6. Afla dakilerden hangisi hayvansal doku çeflitlerinden biri de ildir? a. K k rdak b. Kemik c. Parankima d. Kan e. Ya doku 7. Afla dakilerden hangisi bitkilerde meristem dokunun görevidir? a. Büyümeyi sa lamak b. Desteklemek c. Korumak d. letim yapmak e. Salg yapmak 8. Afla dakilerden hangisi bitkilerde üreme organ d r? a. Kök b. Gövde c. Yaprak d. Çiçek e. Dal 9. I. Böbrek II. Mide III. drar torbas Yukar daki yap lardan hangileri boflalt m sisteminde yer al r? a. Yaln z I b. Yaln z II c. Yaln z III d. I ve II e. I ve III 10. Canl lar n birbirleriyle ve çevreleriyle olan etki ve iliflkileri inceleyen bilim dal na ne denir? a. Ekolog b. Zooloji c. Ekoloji d. Botanik e. Ekosistem
37 1. Ünite - Canl lar Dünyas 23 Yaflam n çinden 15 November 2007 nsanlarda kopyalanacak Bilim adamlar ilk kopya koyun Dolly den sonra insan kopyalama çal flmalar na bafllad Bilim adamlar dünyada ilk kez yetiflkin bir maymunun hücrelerinden klon embriyo üretmeyi baflard, böylece insan kopyalanmas n n önü aç ld da dünyaya gelen kopya koyun Dolly den sonra birçok hayvan klonlamay baflaran bilim adamlar, insan n kopyalanmas - n n önünü açan çok önemli bir bulufla imza att. Bilim dünyas n aya a kald ran çal flmada ilk kez yetiflkin bir maymunun hücrelerinden klon embriyolar üretildi. Independent gazetesinin manfletten duyurdu u yöntem insanlara da uygulanabilirse, yetiflkin insanlar da klonlanabilecek. ABD deki Oregon Ulusal Primat Araflt rma Merkezi nde çal flan Rus bilim adam fiükrat Mitalipov, 10 yafl ndaki makak maymununa ait yumurtalar embriyolar n zarar görmesini engelleyecek bir yöntemle kopyalad. Nature dergisinde önümüzdeki günlerde yay nlanacak olan araflt rmada ayr ca klonlanm fl embriyolardan hücre alarak bunlar olgun kalp hücrelerine ve beyin nöronlar na dönüfltürmeyi de baflard. Uzmanlar, bugüne kadar yetiflkin memelilerin klonlanmas n n çok zor oldu unu belirtiyordu. Araflt rma, insanlar n klonlanmas yla ilgili tart flmalar yeniden tetikledi. Klonlama karfl tlar etik kayg lar bir kez daha dile getirirken, Birleflmifl Milletler e ba l uzmanlar, art k dünyan n klonlanm fl insanlarla ilgili karar n vermesi gerekti i uyar s yapt. BM nin haz rlad raporda, klonlanm fl insanlarla ilgili yasal düzenlemeler yapmas n n flart oldu una dikkat çekti. Teknoloji bu h zla ilerlerse klonlar aram zda dolaflmaya bafllayacak. Hemen insan klonlaman n yasaklanmas ya da buna izin verilecekse klonlar n da insanlarla ayn haklara sahip olmas sa lanmal. Yar n çok geç olabilir ifadeleri kullan lan rapora göre, bu düzenlemeler yap lmazsa, kopyalanm fl insan say s n kontrol etmek çok zor olacak. Raporda, tedavi amaçl denetimli kopyalama araflt rmalar na izin verilirken, üreme amaçl insan kopyalamas n n yasa gücüyle dünya çap nda yasaklanmas n n en arzu edilen seçenek oldu u vurguland. ABD ve baz ülkeler her türlü klonlama çal flmas na karfl ç k yor. Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z do ru de ilse ünitenin Canl lar n Özellikleri bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 2. b Yan t n z do ru de ilse ünitenin Canl lar n S - n fland r lmas bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yan t n z do ru de ilse ünitenin Canl lar n S - n fland r lmas bölümünde Hayvanlar n ihtiyac olan besinler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. e Yan t n z do ru de ilse ünitenin Hücre bölümünde Hücrenin Yap s konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yan t n z do ru de ilse ünitenin Hücre bölümününün Hücre Bölünmesi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z do ru de ilse ünitenin Dokular bölümünde Hayvansal Dokular konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yan t n z do ru de ilse ünitenin Dokular bölümünde Bitkisel Dokular konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z do ru de ilse ünitenin Organ ve Organ Sistemleri bölümünde Bitki Organlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z do ru de ilse ünitenin Organ ve Organ Sistemleri bölümünde nsan Organ Sistemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. c Yan t n z do ru de ilse ünitenin Canl lar ve Çevre bölümünü yeniden gözden geçiriniz.
38 24 Okulöncesinde Fen E itimi S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 nsanlarda efleyli üremenin bir çeflidi olan iç döllenme görülür. Döllenme sonucu embriyo anneden plasenta arac l ile besinini alarak geliflimini tamamlar di er bir deyiflle insanlar vivipard r. S ra Sizde 2 Birçok canl n n rejenerasyon yetene i vard r. Örne in bitkilerden kopar lan bir dal parças uygun koflullarda yeni bir bitkiyi oluflturabilir. nsanlarda ise rejenerasyon yeni bir canl y oluflturmak fleklinde de il, yaralar n iyileflmesi ya da baz organlar n kesilen k s mlar n n yenilenmesi fleklindedir. S ra Sizde 3 nsanlar çok hücreli yüksek organizasyonlu canl lard r. Hücre yap lar nedeniyle öncelikli olarak ökaryotik canl lard r. Hareket etme özelli ine sahip olmalar nedeniyle ökaryotlar içinde akrabal k özelliklerine göre en yak n olduklar alem hayvanlar alemidir. Hayvanlar aleminden ise yap lar nda omurga bulunmas nedeniyle omurgal hayvanlard r. Omurgal lardan ise memeliler grubunda yer al r. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Aktümsek, A. (2004). Anatomi ve Fizyoloji: nsan biyolojisi. Ankara: Nobel. Campbell, N. A. & Reece, J. B.(2002). Biology. San Francisco, CA: Benjamin Cummings. Cummings M.R. (1996). Biology. San Francisco, CA: West. Junqueira, L.C., Carneiro, J. (2003). Basic Histology: Text & Atlas. USA: McGraw-Hill. Karol, S., Ayval, C., Suludere, Z. (2000). Hücre Biyolojisi. Ankara: Ö ün. Keeton, W.T., Gould J.L., Gould, C.G. (2000). Genel Biyoloji II (Çeviri Ed; Demirsoy, A., Türkan,.). Ankara: Palme. Kuru, M. (1999). Omurgal Hayvanlar. Ankara: Palme. Mader, S.S. (1996). Biology. USA: McGraw.Hill. Yel, M., Bahçeci, Z., Y lmaz, M. (2004). Genel Biyoloji. Ankara: Gündüz E itim ve Yay nc l k. Y ld z, K., Sipahio lu, fi., Y lmaz, M. (2008). Çevre Bilimi ve E itimi. Ankara: Gündüz E itim ve Yay nc l k. S ra Sizde 4 Üreme hücrelerinde mayoz bölünme yerine mitoz bölünme görülseydi, mayoz bölünmede meydana gelen kromozom say s yar ya düflmeyece i için efleyli üremede sperm ve yumurta hücresi birleflti inde kromozom say s iki kat na ç kard. Mitoz bölünme ile nesilden nesile kromozom say s artarak giderdi. Kromozom say s sabit kalamazd. S ra Sizde 5 Bitkide bulunan koruyucu dokunun görevine benzer ifllevi olan hayvansal doku vard r. Koruyucu doku, bitkinin organlar n n üstünde bulunarak bitkiyi çeflitli d fl etmenlerden korur. Hayvanlarda bulunan epitel doku da vücudun d fl k s mlar n örtmekte ve canl y korumaktad r. Her iki dokunun hücreleri de birbirine s k ca kenetlenmifl bir flekilde bulunur. Hücreler aras boflluklar çok az veya yoktur.
39 Maddenin Do as Do al çevremize bakt m zda çevremizin birçok farkl maddeden olufltu unu görürüz. Bu maddeler bilefliklerden ya da kar fl mlardan meydana gelir. Yedi imiz ve içti imiz tüm g dalar, giydi imiz elbiseler, evler, otomobiller, uçaklar, ilaçlar, temizlik malzemeleri, piller, plastik maddeler ve nefes ald m z hava bu maddelere birer örnektir. E er bir kifli, bütün bu farkl maddelerin birbiriyle nas l etkileflti- ini veya koflullar de iflti i zaman bu maddelerin nas l de iflti ini anlamak istiyorsa kimyan n baz temel kavramlar n bilmek zorundad r. Ünite içerisinde bu kavramlar ve bu kavramlara iliflkin baz temel özellikler bulacaks n z. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Madde ve özelliklerini aç klayabilecek, Atomun yap s n aç klayabilecek, Çözeltilerin genel özelliklerini s ralayabilecek, Asitler ve bazlar n temel özelliklerini aç klayabileceksiniz.
40 26 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Ça la ve Irmak, anneleri mutfakta kek yaparken ona yard m etmek istediler. Öncelikle, annelerinin kek için istedi i gerekli malzemeleri mutfak tezgâh na ç kartt lar. Anneleri yumurta ve flekeri ç rpt ktan sonra un, kabartma tozu, ya ve sütü teker teker ç rpma kab na ilave etti ve f r n gerekli s cakl a s t p, kek kal b na döktü ü keki f r na verdi. Sonra Ça la ve Irmak için f r n cam - n n önünde heyecanl bekleyifl bafllad. kisi de çok heyecanl yd. Çünkü kek gittikçe kabar yordu. Peki, bu nas l oluyordu? Kekin kabarmas n sa layan neydi? Bunu annelerine sordular. Anneleri de internetten bu bilgiye kolayca ulaflabileceklerini söyledi ve hep beraber araflt rma yapmaya bafllad lar. Ö rendiler ki kekin içine koyduklar kabartma tozundaki karbonat, s cakl n (50 C ve üstü) ve suyun (H 2 O) etkisiyle kimyasal reaksiyona u rayarak birkaç bileflene ayr l yormufl. Bu ifllem s ras nda aç a ç kan karbondioksit (CO 2 ) gaz, gaz kabarc klar oluflturuyor, böylelikle hamur genlefliyormufl. Onlar araflt rmalar n bitirdi inde f r na koyduklar kek de piflmiflti. ki kardefl keyifle keklerini yerken bir yandan da acaba çevremizde baflka hangi kimyasal olaylar oluyor diye düflünmeden edemediler. Anahtar Kavramlar Madde Kimyasal de iflme Fiziksel de iflme Kar fl m Bileflik Atom Çözelti çindekiler G R fi MADDE VE ÖZELL KLER ATOMUN YAPISI ÇÖZELT LER AS TLER VE BAZLAR
41 2. Ünite - Maddenin Do as G R fi Fen Bilimleri do adaki varl klar ve olaylar bilimsel yöntemlerle aç klamaya çal - fl r. Fen bilimlerindeki fizik, kimya, jeoloji, astronomi gibi bilimler cans z do a ile biyoloji, botanik, zooloji, anatomi vb. gibi bilimler de canl do a ile u rafl r. Di er bilim dallar gibi kimya da hayat m zda önemli bir yer tutar. Fen ve teknoloji alan nda insan n hayat n kolaylaflt ran birçok yenilikte kimyan n etkisini görmek mümkündür. Kimya di er bilim dallar n da ilgilendirdi inden merkez bilimi olarak da adland r l r. Kimyan n birçok alt bilim dal vard r. Bunlardan baz lar Tablo 2.1 de verilmektedir. 27 Kimya, maddelerin yap lar n, özelliklerini ve birbirleriyle olan etkileflimini ve bu etkileflim sonucunda oluflan yeni maddeleri inceleyen deneysel bir bilim dal d r. Alt Bilim Dal Çal flma Alan Örnek Organik Kimya Karbon temelli bileflikler Boyalar, plastikler, patlay c lar, ilaçlar Tablo 2.1 Kimyan n Baz Alt Bilim Dallar norganik Kimya Karbon içermeyen bileflikler Metaller, mineraller Analitik Kimya Madde bileflimi, miktar ve ölçümü Ürünlerin kalite kontrolü, çevre analizleri Biyokimya Madde ve canl organizma Besinlerin enerjiye dönüflmesi, fermantasyon Fizikokimya Kimyan n fiziksel yasalarla incelenmesi Tepkime h z, denge MADDE VE ÖZELL KLER Kimyan n temel konusu madde oldu una göre, maddeyi çok iyi tan mak ve özelliklerini bilmek gerekir. Bofllukta yer kaplayan, belli bir kütlesi ve eylemsizli i olan, ço u zaman duyu organlar m zla hissedilebilen her fleye madde ad verilir. Su, toprak, hava, tuz birer madde oldu u gibi günefl, dünya, ay da birer maddedir. Maddelerin ço u elle tutulup gözle görülebilirken baz lar n n varl duyu organlar yla hissedilir. Gazlar göremeyiz ve elle tutamay z ancak gazlar n varl n yapt klar etkiden ve kokular ndan anlar z. Maddenin flekil alm fl haline cisim denir. Cam bir maddedir, cam bardak ise bir cisimdir. Maddenin temel özellikleri; Ortak özellikler, Ay rt edici özellikler olmak üzere ikiye ayr l r. Maddenin Ortak Özellikleri Tüm maddelerin sahip olduklar özelliklere maddenin ortak özellikleri denir. Bunlar; kütle, hacim, eylemsizlik ve tanecikli yap d r. Madde miktar artt kça bu tür özelliklerin say sal de eri de artar. Örne in içinde 150 mililitre (ml) su bulunan kaba 100 ml daha su ilave edersek, kapta toplam 250 ml su olur. Suyun hacmi artt kça kütlesi de artar. Kütle Kütle, madde miktar n n bir ölçüsüdür ve herhangi bir maddenin kütlesi, o maddenin uzaydaki konumuna göre de iflmez. Yani kütle her yerde sabittir. Kütle eflit kollu terazi ile ölçülür ve temel birimi kilogramd r (kg). A rl k ise cisme etki eden yerçekimi kuvvetidir. Dünyada bir cisme etki eden yerçekim kuvveti, yükseklik, ekvatordan uzakl k gibi koflullara ba l olarak de iflti i için bir cismin a rl da
42 28 Okulöncesinde Fen E itimi bunlara ba l olarak de iflir. Ayr ca Dünya, Ay, vb. gibi farkl gök cisimleri üzerindeki yerçekim kuvveti, bu gök cisminin kütlesine ve yar çap na ba l olarak da de- iflir. Örne in Ay daki yerçekim kuvveti, Dünya daki yerçekim kuvvetinden 6 kat daha küçüktür. Yani bir cismin Ay daki a rl Dünya daki a rl n n 1/6 s kadard r. Fakat bir maddenin Dünya daki kütlesi ile Ay daki kütlesi ayn d r. Foto raf 2.1 Eflit Kollu Terazi Foto raf 2.2 Çeflitli hacim ölçen laboratuvar gereçleri Hacim: Maddenin uzayda kaplad yerdir. 1L = 1000 mililitre (ml) dir. 1mL=1cm 3 dür. Maddelerin konumlar n n de iflmesine karfl gösterdi i dirence eylemsizlik denir. Hacim Bütün maddeler uzayda belli bir yer kaplar. Bir kitab n bir silgiden, bir araban n ise bir bisikletten kaplad yer daha fazlad r. Bir cismin uzayda kaplad yere o cismin hacmi denir. Hacim birimi olarak en çok santimetre küp (cm 3 ) veya litre (L) kullan l r. Hacim ölçümlerinde kullan lan mezür (dereceli silindir), büret, balon joje gibi laboratuvar gereçleri foto raf 2.2 de verilmifltir. Eylemsizlik Duran bir cisme herhangi bir kuvvet etki etmedikçe cisim sürekli durur veya hareket halinde ise hareketini engelleyecek bir kuvvet etki etmedikçe hareketine devam eder. Bu özelli e eylemsizlik denir. Bir araç h zlan rken içerisindeki cisimler geriye do ru (fiekil 2.1.a), araç fren yapt nda ise cisimler öne do ru (fiekil 2.1.b) itilir. Her iki durum da cisimlerin h zlar n koruma e ilimlerinden kaynaklan r. fiekil 2.1 a b
43 2. Ünite - Maddenin Do as 29 Tanecikli Yap fiekil 2.2 Atom Molekül Molekül Atom ve Molekül Modelleri I II III Tüm maddeler atom, iyon ya da molekül denilen taneciklerden oluflmufltur. Aralar nda boflluk olan bu tanecikler sürekli hareket halindedir. lerleyen sayfalarda bu tanecikler hakk nda ayr nt l bilgi verilmifltir. Maddelerin Ay rt Edici Özellikleri Yaflad m z çevreye bakt m zda baz maddelerin boyutlar ayn olsa bile onlar birbirlerinden ay ran farkl özellikler oldu unu görürüz. Örne in ayn boyutlardaki bir parça tahta ve demiri suya atarsak, tahta suda yüzerken demir batar. Bir maddenin, madde topluluklar içinde tan nmas n sa layan özelliklerine ay rt edici özellikler denir. Bu özellikler madde miktar na ba l de ildir. Demirin; 1 gram da olsa, 1 kilogram da olsa özkütlesi 7,86 g/cm 3 dür. Madde miktar na ba l olmayan özelliklere fliddet özelli i denir. Örne in; özkütle, renk, koku, tat, erime noktas, kaynama noktas, çözünürlük gibi özellikler fliddet özellikleri aras nda yer al r. Fakat madde türü de iflince bu tür özelliklerin say sal de eri de de iflir. Örne in, 1 atmosfer bas nç alt nda suyun kaynama noktas 100 C iken, etil alkolün kaynama noktas 78 C dir. Maddelerin bafll ca ay rt edici özellikleri ve bu özelliklerin maddelerin hangi fiziksel halleri için geçerli oldu u Tablo 2.2 de verilmektedir. Ay rt Edici Özellikler Maddenin Fiziksel Hali KATI SIVI GAZ Öz Kütle (Yo unluk) Erime Noktas + Donma Noktas + Kaynama Noktas + Yo unlaflma Noktas + Çözünürlük S cakl kla Genleflme + + Esneklik + letkenlik Öz Is Tablo 2.2 Maddelerin Fiziksel Hallerine Göre Bafll ca Ay rt Edici Özellikleri
44 30 Okulöncesinde Fen E itimi Tablo 2.2 de ifade edilen maddenin ay rt edici özellikleri afla da k saca aç klanmaktad r. Özkütle: Maddenin birim hacminin kütlesidir. Özkütle (Yo unluk) Bir cismin bir s v da yüzmesi ya da batmas yayg n olarak, o cismin o s v dan hafif ya da a r olmas ile ifade edilir. Ancak bilimsel dilde bu özkütle ile aç klan r. Özkütle; kütle (m) Özkütle (d) = hacim (V) formülü ile gösterilir. Kütlenin; gram (g) ve hacmin; cm 3 ile ölçülmesi durumunda özkütlenin birimi g/cm 3 olur. Örne in alüminyumun özkütlesi 2,7 g/cm 3, suyun 1 g/cm 3, benzinin 0,7 g/cm 3 tür. Bir cismin özkütlesi, içine at ld s v n n özkütlesinden büyükse o cisim batar, küçükse bir k sm s v içinde kalacak flekilde yüzer. ÖRNEK 1 Bir kenar 2 cm olan küp fleklindeki bir bak r parças n n kütlesi tart ld nda 71,68 g gelmektedir. Bu bak r küpün özkütlesini hesaplay n z. Çözüm: Bak r küpün hacmi V= a 3 = (2cm) 3 = 8 cm 3 oldu undan, özkütlesi; 2 cm d = 71,68 g/8 cm 3 = 8, 96 g/cm 3 olacakt r. SIRA S ZDE Do al gaz niçin SIRA kötü S ZDE kokar? 1 Erime ve Donma Noktas Belli DÜfiÜNEL M bir bas nç alt nda bir Bir kat n n DÜfiÜNEL M belirli bir bas nçta s v ya dönüfltü ü s cakl a erime noktas denir. Ayn maddenin erime ve donma noktas ayn s cakl kt r. s v n n s kayb sonucu kat laflt s cakl a da donma noktas denir. SORU SORU Kaynama ve Yo unlaflma Noktas S v lar her s cakl kta buharlafl r. Suyun belli bir s cakl a gelmeden kaynamad n D KKAT D KKAT ama çamafl rlar n k fl n bile kurdu unu hat rlay n z. Buharlaflma yaln zca s v n n yüzeyinde gerçekleflir. S cakl k artt kça buharlaflman n h z da artar. S v dan oluflan SIRA S ZDE buhar hemen SIRA ortamdan S ZDE uzaklaflamaz, belli bir süre s v n n üstünde kal r ve s v yüzeyine bas nç uygular. Buna s v n n buhar bas nc denir. Belli bir s cakl a ulafl ld - nda s v buhar bas nc d fl bas nca eflit olur ve buharlaflma s v n n her yerinde AMAÇLARIMIZ Kaynama noktas, s v n n oluflmaya bafllar. AMAÇLARIMIZ Bu olaya kaynama ve kaynaman n olufltu u bu s cakl a da kaynama noktas denir. Kaynama d fl bas nca ba l olarak de iflti i için, belli bir ba- buhar bas nc n n d fl bas nca eflit oldu u s cakl kt r. K T A P s nçta kaynama K T noktas, A P s v lar için ay rt edici özellik olarak kullan l r. D fl bas nç artt kça kaynama noktas yükselir. Deniz seviyesinden yükseklere ç k ld kça bas nç azal r ve kaynama noktas düfler. Örne in suyun kaynama noktas deniz seviyesinde 100 C iken TELEV ZYON Everest tepesinde 71 C dir. TELEV ZYON Bir maddenin ayn bas nç Yo unlaflma, gaz halindeki maddenin sabit bas nçta s kaybedip s v hale dönüflmesidir. S v hale dönüfltü ü bu s cakl k noktas na da gaz n yo unlaflma nok- alt nda kaynama ve yo unlaflma s cakl ayn d r. tas denir. NTERNET NTERNET SIRA S ZDE Düdüklü tencerede SIRA S ZDE yemekler neden daha çabuk sürede pifler? 2 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M SORU SORU
45 2. Ünite - Maddenin Do as Çözünürlük Belirli bir miktar çözücünün çözebilece i madde miktar s n rl d r. Oda s cakl koflullar nda 100 ml suya 10 g sofra tuzu (sodyum klorür) ilave edilirse tamam çözünür. Bir maddenin uygun bir çözücü içerisinde gözle görülemeyecek kadar küçük parçalara ayr lmas olay na çözünme denir. Ancak, 100 ml suya 200 g sofra tuzu ilave edilirse bu tuzun bir k sm çözünürken bir k sm da çözünmeden kab n dibinde kal r. Yani verilen belli bir miktar çözücüde, çözünen madde miktar için s n r bir de er vard r. Bu s n ra gelmifl çözeltiye daha fazla çözünen eklenirse, maddenin fazlas çözünmeden kalacakt r. Çözücü ve çözünenden oluflan kar fl ma çözelti denir. Belli bir s cakl k ve bas nç alt nda 100 gram çözücüde en fazla çözünebilen maddenin gram cinsinden kütlesi o maddenin çözünürlü ü olarak tan mlan r. Örne in, sofra tuzunun sudaki çözünürlü ü 20 C da 36g/100g d r. Bu ifadeden, sofra tuzunun 100 gram suda 36 gram dan daha fazla çözünemeyece i anlafl l r. E er 36 g dan fazla sofra tuzu ilave edilirse fazlas çözünmeden dibe çöker. Çözünürlük maddeler için ay rt edici bir özelliktir ve bir maddenin bir çözücü içindeki çözünürlü ü s cakl kla de iflir. 31 Çözünme: Bir maddenin uygun bir çözücü içerisinde gözle görülemeyecek kadar küçük parçalara ayr lmas olay d r. Çözünürlük: Belli bir s cakl k ve bas nç alt nda 100 gram çözücüde en fazla çözünebilen maddenin gram cinsinden kütlesidir. S cakl kta Genleflme Bir maddenin s cakl n n yükselmesi sonucu hacminin artmas olay na genleflme denir. Birkaç istisna d fl nda bütün maddelerde s cakl n yükselmesiyle hacimlerinde bir yükselme meydana gelir. Elektrik telleri yaz n s cakl n etkisiyle genleflip sarkarken k fl n daha gergindirler. Tren raylar da döflenirken yaz n s cakl kla genleflecekleri göz önünde bulundurularak biraz aral kl döflenir. En çok genleflen maddeler gazlard r. Ancak genleflme gazlar için ay rt edici bir özellik de ildir. Çünkü tüm gazlar ayn oranda genleflir. Foto raf 2.3 Elektrik Telleri Yaz n Genleflir Gökyüzünden afla s n seyretme ya da seyahat amac ile kullan lan SIRA uçan S ZDE balonlar n çal flma prensibini aç klay n z. DÜfiÜNEL M 3 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
46 32 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 2.4 Çeflitli Yay Örnekleri Esneklik Maddelere bir kuvvet uyguland nda boyutlar nda meydana gelen de iflime esneklik denir. Esneklik kat maddeler için kullan l r. Yay, lastik esnek maddelere birer örnektir. Öz s Maddenin 1 gram n n s cakl n 1 C artt rabilmek için gerekli s miktar na öz s denir. Suyun öz s s 1 cal/g C dir. Yani 1 gram suyun s cakl n 1 C artt rmak için gereken olan s miktar 1 kalori (cal) dir. letkenlik Elektrik ak m n n, bir maddeden geçerken karfl laflt dirence iletkenlik denir. Bir madde elektrik ak m na ne kadar az direnç gösteriyorsa o kadar iletkendir. Maddenin Halleri Maddeler s cakl k ve bas nca ba l olarak farkl hallerde bulunabilir. Bu haller kat, s v, gaz ve plazma olarak adland r l r. Maddenin ilk üç hali dünyada rastlanan halidir. Örne in; suyun buz, su ve buhar hallerinden biri olarak bulunabilmesi gibi. Plazma ise ancak yüksek s cakl klarda günefl ve di er y ld zlarda oluflur. Maddenin kat, s v ve gaz hali afla da aç klanmaktad r. Plazma ile ilgili ayr nt l bilgi edinmek için adresini ziyaret ediniz. fiekil 2.3 Maddenin Kat Hali Kat Hal Maddenin en düzenli halidir. Tanecikleri aras ndaki çekim kuvvetleri büyük oldu undan birbirlerine çok s k ba lanm fllard r. Tanecikler aras ndaki boflluklar çok azd r. Belli bir flekilleri ve belli bir hacimleri vard r. Tafl, tahta, kalem maddenin kat haline birer örnektir.
47 2. Ünite - Maddenin Do as 33 S v Hal Bu haldeki maddelerin tanecikleri aras ndaki çekim kuvvetleri, maddeye belli bir flekil kazand racak kadar kuvvetli de- ildir. Tanecikler aras ndaki boflluklar fazlad r. Belli bir hacimleri olmas na ra men belli bir flekilleri yoktur. Bulunduklar kab n fleklini al rlar. Su, süt, kolonya maddenin s v haline birer örnektir. Gaz Hal Bu haldeki maddelerin tanecikleri aras ndaki çekim kuvvetleri yok denecek kadar azd r. Tanecikler aras ndaki boflluk çok fazlad r. Belirli bir flekilleri ve hacimleri yoktur. Bulunduklar kab tamamen doldururlar. Hava, oksijen, azot, karbondioksit maddenin gaz haline birer örnektir. fiekil 2.4 Maddenin S v Hali fiekil 2.5 Maddenin Gaz Hali Maddedeki De iflmeler Bir maddeye herhangi bir etki yap lacak olursa, o maddede bir tak m de iflmeler gözlenir. Bu de iflmeler fiziksel ve kimyasal de iflme olmak üzere iki flekilde incelenir. Fiziksel De iflme Maddenin baz fiziksel özelliklerinin de iflti i, esas yap s n n de iflmedi i de iflimlerdir. Buzun su haline geçmesi (hal de iflimi), flekerin suda çözünmesi ve cam n k r lmas gibi de iflimler fiziksel de iflimlerdir. Maddenin temel fiziksel özellikleri kaynama noktas, erime noktas, donma noktas, s ve elektrik iletkenli i, renk ve yo unluk olarak s ralanabilir. Baz maddelerin 20 C ve 1 atm deki fiziksel özellikleri Tablo 2.3 de verilmektedir. Fiziksel Özellik: Bir maddenin baflka bir maddeye dönüflmeksizin gözlenebilen ve ölçülebilen özelliklerdir. Madde Fiziksel Hal Özkütle (g/cm 3 ) Erime s cakl ( C) Kaynama s cakl ( C) Renk Klor Gaz 0, ,8 yeflil-sar Tablo 2.3 Baz Maddelerin 20 C ve 1 atm deki Fiziksel Özellikleri Etil alkol S v 0, renksiz Su S v renksiz Bak r Kat 8, k rm z Kimyasal De iflme Maddenin iç yap s nda ve bilefliminde meydana gelen de iflimler kimyasal de iflme denir. Demirin paslanmas, yumurtan n piflmesi, ka d n yanmas, sütün ekflimesi, hamurun mayalanmas gibi de iflimler kimyasal de iflimlerdir. Bu gibi de iflimler sonucu bafllang çtaki maddeden farkl özelliklere sahip yeni madde veya maddeler oluflur. Kimyasal Özellik: Maddelerin enerji etkisiyle ( s, elektrik gibi) veya di er maddelerle etkileflerek yeni maddeler oluflturabilme yetene ine kimyasal özellik denir.
48 34 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 2.6 Maddenin S n fland r lmas Günlük hayat m zda birçok madde ile temas etmekteyiz. Yeme i çelik tencerede piflirir, makarnay suda hafllar, yo urttan ayran yapar, her gün etraf m z saran havay soluruz. Peki bunlar s n fland rmak istersek bunu neye göre yapar z. Maddeler fiekil 2.6 daki gibi s n fland r lmaktad r. Maddelerin S n fland r lmas Madde Saf Maddeler Kar fl mlar Element Bileflik Homojen Kar fl mlar (Çözeltiler) Heterojen Kar fl mlar Foto raf 2.6 Demir (Fe) Elementi Maddenin s n fland r lmas nda yer alan bafll klar k saca afla da aç klanmaktad r. Saf Maddeler Element Ayn cins atomlardan oluflmufl saf maddelere element denir. Do ada 90 çeflit element bulunurken, bunlar n say s yeni bulunanlar ve yapay olarak sentezlenenlerle birlikte 112 yi bulmaktad r. Her elementin kendine özgü bir ad ve sembolü vard r. Baz elementlerin sembolleri Tablo 2.1 de verilmektedir. nsan vücudu; %65 oksijen, %18 karbon, %10 hidrojen, %3 azot, %1.5 kalsiyum ve %1 fosfor elementlerinden oluflmaktad r. Tablo 2.4 Baz Elementlerin Sembolleri Elementin Türkçe Ad Hidrojen Azot Sodyum Karbon Kalsiyum Elementin Sembolü H N Na C Ca
49 2. Ünite - Maddenin Do as 35 Bileflik ki veya daha fazla elementin belirli oranlarda birleflmesi sonucu kendi özelliklerini kaybederek oluflturduklar yeni özellikteki saf O H maddelere bileflik denir. ki hidrojen (H) atomu ile bir oksijen (O) atomu birleflerek suyu oluflturur. Oluflan su (H 2 O), kendini oluflturan hidrojen ve oksijenden tamamen farkl SU özelliklere sahiptir. Bileflikler formüllerle gösterilir. Tablo 2.5 de baz bilefliklerin formülleri ve adlar verilmektedir. Bileflikler kimyasal yolla oluflurlar ve ancak kimyasal yolla ayr fl rlar. H Su molekülü fiekil 2.7 Su (H 2 O) bilefli i Bilefli in Formülü H 2 O NaCl CO 2 H 2 SO 4 MgO Bilefli in Ad Su Sodyum klorür Karbondioksit Sülfürik asit Magnezyum oksit Tablo 2.5 Baz bilefliklerin formülleri ve adlar Kar fl mlar Soludu umuz hava, içti imiz gazoz, süt, çorba, flerbet, kar fl k meyve sular, çay, yeralt ndaki petrol, deniz suyu, kireçli su, zeytinya l su, böcek ilaçlar, deodorant, sel suyu, kolonya, çelik günlük hayatta karfl laflt m z kar fl mlara örnektir. Bir bardak suya at lan bir çay kafl sofra tuzunun oluflturdu u tuzlu su bir kar fl md r. Oluflan kar fl mda, ne sofra tuzu ne de su kendi özelliklerini kaybetmez. Suyu buharlaflt rarak tuzu tekrar elde edebiliriz. Kar fl m oluflturan maddeler fiziksel yollarla birleflirler ve fiziksel yöntemlerle birbirlerinden ayr l rlar. Günlük hayatta kullan lan yiyecek ve içecekler ile sebze ve meyvelerin ço u element ve bilefliklerin birbirine kar flt r lmas yla elde edilen kar fl mlar halinde bulunur. Sebze ve meyvelerin içinde farkl elementler ve bileflikler vard r. Örne- in çilekte kalsiyum (Ca) ve sodyum (Na), fleftali de kalsiyum (Ca) ve demir (Fe) bulunur. Kar fl mlar, homojen ve heterojen olmak üzere iki gruba ayr l rlar. Homojen Kar fl mlar (Çözeltiler) Özellikleri kar fl m n her yerinde ayn olan kar fl mlara homojen kar fl m denir. Tuzlu su, flekerli su, kolonya homojen kar fl mlara örnek olarak verilebilir. Heterojen Kar fl mlar Ç plak gözle bak ld nda homojen gibi görünen baz kar fl mlar n, mikroskopta incelendi inde homojen olmad görülür. Özellikleri kar fl m n her yerinde ayn olmayan kar fl mlara heterojen kar fl mlar denir. Örne in, sütte kolloid tanecikler ve ya tanecikleri belirli bölgelerde birikmifltir. Heterojen kar fl mlar kendi aralar nda; süspansiyon, emülsiyon, kolloid ve aerosol olarak s n fland r l r. Kar fl m: ki ya da daha fazla maddenin aralar nda belli bir oran olmaks z n kendi özelliklerini kaybetmeden oluflturduklar maddeler toplulu una kar fl m denir. Homojen kar fl mlara çözelti de denir. Kolloid: Ayran ve kanda oldu u gibi bir kat n n bir s v içinde çözünmeden da lmas yla oluflan heterojen kar fl mlard r. Aerosol: Deodorant ve siste oldu u gibi s v taneciklerin gaz içerisinde da lmas yla oluflan heterojen kar fl mlard r. Süspansiyon: Kum- su gibi birbiri içerisinde çözünmeyen kat -s v kar fl m na denir. Emülsiyon: Zeytinya -su gibi birbiri içerisinde çözünmeyen s v -s v kar fl mlara denir.
50 36 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 2.7 Democritos (M.Ö ) Atom: Elementlerin tüm özelli ini gösteren en küçük parças na atom denir. Foto raf 2.8 John Dalton ( ) Foto raf 2.9 ATOMUN YAPISI Eski insanlar da t pk bugünkü insanlar gibi çevrelerinde gördükleri cisimlerin nelerden olufltu unu merak etmifllerdi. Bir tahtay al p parçalad klar nda elde ettikleri sadece daha küçük tahta parçalar yd. Bunun ötesine geçemiyorlard. Bu nedenle en geçerli görüfllerden biri, tahtay ne kadar parçalarlarsa parçalas nlar yine bir tahta elde edecekleriydi. M.Ö. 5. yüzy lda Leukippos ve Democritos, maddenin sonsuza kadar bölünemeyece ini, bunun bir sonu olmas gerekti ini söylediler. Bu düflünceye göre, tahta gibi bir cismin, bölünemeyen bir yap tafl olmas gerekiyordu. Bu görüfl kabul gördü ve maddenin en küçük yap tafl na atom denildi. Atom, eski Yunanca bölünemeyen anlam na gelen atomos sözcü ünden geliyordu. Ancak günümüze bu konuda ulaflan tek fley sadece atom sözcü ü oldu. Atom Modelleri Atom modeli konusunda bir bilimsel çal flma yap lmas 19. yüzy l buldu. Atomu ve atomun yap s n bilimsel anlamda ilk inceleyen, ngiliz kimyac John Dalton du. Dalton, tüm maddelerin atom ad verilen küçük parçac klardan olufltu unu ortaya koydu. Ayn elementin tüm atomlar n n ayn, farkl elementlerin atomlar n nsa tümüyle farkl oldu unu keflfetti. Ayr ca atomlar n parçalanamad n ve yeniden oluflturulamad n söyledi. Ona göre atomlar, içi dolu küreler fleklindeydi. Bu model tümüyle do ru de ildi ama atom konusundaki ilk bilimsel model olmas bak m ndan önemliydi. fiekil 2.8 J.J.Thomson ( ) Thomson un Atom Modeli Elektronlar Pozitif (+) yüklü madde 1887 y l nda ngiliz Fizikçi John Joseph Thomson, yapt deneyler sonucunda maddenin en küçük parças n n atom olmad n ve onu oluflturan daha temel parçac klar oldu unu kan tlad. Thomson a göre atomun içinde art ve eksi yükler bulunuyordu ve bunlar üzümlü kekin içindeki üzümler gibi da l yordu. Üzümler
51 2. Ünite - Maddenin Do as eksi, geri kalan k sm ysa art yüklüydü. Thomson, ayn cins yüklerin birbirini itti- i, farkl cins yüklerin de birbirini çekti ini ortaya koydu. Eksi yüklere de elektron ad n ilk kez o verdi. Thomson un bu modeli Dalton un atom parçalanamaz düflüncesinin y k lmas na neden oldu. Fakat bu atom modelinin de bir tak m yanl fll klar ve eksiklikleri vard. Yeni Zelandal fizikçi Ernest Rutherford o zamanlar bilinen en küçük madde olan alfa parçac klar n n art yüklü olduklar n biliyordu. Rutherford çok ince bir alt n tabaka ald ve bunun üzerine alfa parçac klar yollad. Levhan n çevresinde, levhaya alfa parçac çarpt nda fl yan bir ekran vard. Thomson un üzümlü kek modeli do ru olsayd, alfa parçac klar atoma çarp p geri yans yacakt. Ancak durum böyle olmad. Parçac klar n ço u levhay geçti. Rutherford, alfa parçac klar n n ço unun levhadan geçebildi ine göre, atomun yap s nda büyük boflluklar olmas gerekti ini düflündü. Ayr ca alfa parçac klar ndan çok az bir k sm n n yönlerinin sapt n ve geri yans d n gördü. Bu yans ma ve sapmalar inceleyen Rutherford, atomun merkezinde art yüklerden oluflan bir çekirdek ve bunun çevresinde elektronlar n bulundu unu öne sürdü. Çekirdekteki bu art yüklü parçac a proton ad n verdi. Elektronlar n çekirde in çevresinde büyük bir bofllu a da ld n kabul etti ancak elektronlar n da l m n aç klayamad. Alfa parçac : Helyum atomunun çekirde idir. Foto raf 2.10 Ernest Rutherford ( ) 37 fiekil 2.9 Alt n Levha Geri dönen - parçac - tanecik yay c s Rutherford un α- parçac saç lmas deneyi Tespit edici ekran Yar k 1913 y l nda Bohr yeni bir atom modeli önerdi. Bohr a göre elektronlar, çekirde in çevresinde istedikleri gibi dolaflmay p yaln zca çekirde e belirli uzakl klardaki yörüngelerde dönüyordu. Farkl uzakl klardaki elektronlar n enerjileri de birbirlerinden farkl yd. Bu yüzden bu yörüngelere enerji düzeyleri ad n verdi. Hidrojen atomunda yaln z bir elektron ve proton vard r ve elektronu protonun çevresinde dolan r. Bohr, hidrojen gaz na elektrik verip yay lan fl klar inceledi ve elektronun çekirde e hangi uzakl klarda olabilece ini ölçtü. Foto raf 2.11 Niels Bohr ( )
52 38 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 2.10 Bohr Atom Modeli elektron çekirdek Bohr un çal flmas ndan sonra atom modelinde birtak m yenilikler oldu. Bunlar n en önemlilerinden biri, ngiliz fizikçi James Chadwick in ( ) çekirdekte protonun d fl nda nötronlar n da bulundu unu bulmas d r. Böylece, bir atomun temel tafllar n n elektron, proton ve nötrondan oldu u ortaya ç kar lm fl oldu. Atom iki k s mdan oluflur: Çekirdek (merkez) Katmanlar (yörünge; enerji düzeyi) Çekirdek, hacim olarak küçük olmas na karfl n, atomun tüm kütlesini oluflturur. Çekirdekte proton ve nötronlar bulunur. Elektronlar ise çekirdek çevresindeki katmanlarda bulunur. fiekil 2.11 Atomun Yap s e - e - e - p n p n çekirdek Elektron (e) : Atomun çekirde i etraf ndaki katmanlarda bulunan (-) yüklü taneciklerdir. Proton (p): Atomun çekirde inde bulunan (+) yüklü taneciklerdir. Nötron (n): Atomun çekirde inde bulunan yüksüz taneciklerdir. proton say s = elektron say s (nötr atom) Atomlar n çekirde inde bulunan protonlar, atomun (elementin) tüm kimyasal ve fiziksel özelliklerini belirler. Proton say s, atomlar (elementler) için ay rt edici bir özelliktir. Yani proton say s n n farkl olmas, elementin di erinden farkl oldu- u anlam na gelir. Örne in, alt n atomunun proton say s 79 iken hidrojen atomunun proton say s 1 dir. Kimyasal olaylarda (reaksiyonlarda) yaln zca elektron say s de iflir. Proton ve nötron çekirdekte bulundu u için say lar de iflmez. Do ada atomlar serbest halde elektrikçe nötrdür. Yani proton say lar elektron say lar - na eflittir. Bir atomun proton say s na o atomun atom numaras (Z) denir. Örne in hidrojen (H) atomunun atom numaras 1, helyumun (He) 2, lityumun(li) ise 3 tür. Nötr bir atom için; Atom numaras (Z) = proton say s (p) = elektron say s (e) olarak verilir. Atomu tan mlayan bir di er terim kütle numaras d r. Kütle numaras atomun çekirde inde bulunan protonlar n ve nötronlar n toplam na eflittir ve A harfi ile gösterilir. Böylece bir atomun kütle numaras ; Kütle numaras (A) = proton say s (p) + nötron say s (n) eflitli i ile bulunur.
53 2. Ünite - Maddenin Do as Proton say lar ayn nötron say s farkl olan atomlara izotop denir. Örne in, kütle numaras 40 olan kalsiyum (Ca) elementinin izotoplar n n her birinde 20 fler adet proton bulunurken, farkl say larda (20, 22, 23 ve 24 er adet gibi) nötron bulunabilir. Atomlar elektron kazan r veya kaybederse elektriksel yükle yüklenmifl olurlar. Böyle atomlara iyon denir. Atom elektron kaybederse pozitif (+) yüklü, elektron kazan rsa negatif (-) yüklü iyona dönüflür. Böylece bir iyon parçac n n yükü; zotop atomlar n kimyasal özellikleri ayn, fiziksel özellikleri farkl d r. 39 yon yükü = proton say s (p) elektron say s (e) eflitli i ile bulunur. Buna göre, pozitif yüklü iyonlara katyon, negatif yüklü iyonlara anyon ad verilir. Örne in, hidrojen (H) bir elektron kaybederse H + katyonuna, azot (N) üç elektron kazan rsa N 3- anyonuna dönüflür. Bir element sembolü ile bütünlefltirilmifl gösterimler, o elemente iliflkin birtak m bilgileri içermektedir. Örne in sembolü X olan bir elementin; atom numaras olan Z say s, element sembolün sol alt köflesine, kütle numaras olan A say s, element sembolün sol üst köflesine ve yükü, element sembolünün sa üst köflesine yaz larak belirtilir. Yani, A yük Z biçiminde gösterilir. Kütle numaras 39 olan potasyum (K) atomunun proton say s 19 dur. Buna göre potasyum atomunun nötron say s kaçt r? ÖRNEK 2 Çözüm: Kütle numaras = proton say s + nötron say s 39 = 19 + nötron say s nötron say s = 20 X -3 iyonunun 36 elektronu, 42 nötronu vard r. Bu X -3 iyonunun kütle numaras kaçt r? ÖRNEK 3 Çözüm: yon yükü = proton say s - elektron say s -3 = proton say s - 36 Proton say s = 33 Kütle numaras = proton say s + nötron say s Kütle numaras = = 75 dir fleklinde bir gösterim bize ne ifade eder? SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M 4 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE
54 40 Okulöncesinde Fen E itimi Çözeltiyi oluflturan bileflenlerden genellikle miktar çok olana çözücü, miktar az olana ya da olanlara da çözünen ad verilir. fiekerli su çözeltisinde fleker çözünen, su çözücüdür. ÇÖZELT LER Günlük yaflamda kulland m z maddelerin ço u kar fl md r. Örne in; salata, ayran, deniz suyu, çelik kar fl ma birer örnektir. Bunlar n bir k sm n n kar fl m oldu- unu hemen anlayabiliriz. Fakat baz maddelerin kar fl m oldu unu anlamak oldukça zordur. Tuzlu suyun görünüflüne bakarak içinde tuz olup olmad n anlayamayabiliriz. Çünkü tuz, su içerisinde homojen olarak da l r. Görünüflü saf sudan farkl de ildir. Bir maddenin di er bir madde içerisinde iyonlar ya da moleküller halinde homojen olarak da lmas na çözünme ad verilir. Oluflan bu homojen kar fl ma da çözelti denir. Çözelti, çözücü ve çözünen maddelerden oluflur. Bir maddenin, bir çözücüde belirli bir s cakl k ve bas nçta çözünebilen en fazla miktar na o maddenin çözünürlü ü denir. Sudaki çözünürlük, 100 gram su içinde çözünen maddenin gram türünden kütlesi olarak ifade edilir. Örne in, 25 C da 100 gram suda, 557 g AgClO 4 (gümüfl perklorat) çözünürken, ayn koflullarda 100 g suda ancak 0,00018 g AgCl (gümüfl klorür) çözünmektedir. S cakl k artt kça kat lar n sudaki çözünürlü ü genellikle artar. Baz kat lar n de iflik s cakl klardaki çözünürlü ü Tablo 2.6 da verilmektedir. Tablo 2.6 Baz Kat lar n Farkl S cakl klardaki Çözünürlükleri Madde/S cakl k ( C) Sodyum klorür 35,7 35,8 36,0 36,3 36,5 37,0 37,2 37,8 38,6 Sodyum nitrat 73,0 80,0 88,0 96, Potasyum klorür 27,6 31,0 34,0 37,0 40,0 42,6 45,5 48,3 51,1 Potasyum nitrat 13,3 20,9 31,6 46,0 63,9 85, Gazlar n sudaki çözünürlü ü ise s cakl k artt kça azal r. Suda yaflayan canl lar yaflamlar n sürdürebilmek için suda çözünmüfl oksijen gaz na ihtiyaç duyarlar. Yaz günlerinde s cakl n artmas yla suda çözünmüfl bulunan oksijen miktar da azalmaktad r. Bu durum özellikle derinli i az olan sularda bal k ölümlerine neden olabilmektedir. Derinlere inildikçe s cakl k azalaca ndan sudaki çözünmüfl oksijen miktar da artar. Bu nedenle bal klar s cak havalarda derin sulara kaçar. SIRA S ZDE 5 Bas nç artt kça gazlar n DÜfiÜNEL M çözünürlü ü de artar. SORU D KKAT SIRA S ZDE Asitli içeceklerin SIRA S ZDE üzerinde niçin so uk içiniz yazar? Bas nc n çözünürlü e etkisi kat ve s v larda yok denecek kadar azd r. Fakat bas nc n gazlar n DÜfiÜNEL M çözünürlü üne etkisi oldukça fazlad r. Gazlar n sudaki çözünürlü- ü bas nçla do ru orant l d r. Gazoz ve maden suyu, yüksek bas nç alt nda suda çözünmüfl karbondioksit SORU gaz içeren çözeltilerdir. Gazoz fliflesinin kapa aç ld nda gaz ç k fl n n gözlenmesi, bas nç azal nca karbondioksit gaz n n sudaki çözünürlü ünün azald n gösterir. D KKAT Çözelti Türleri Çözeltiler farkl SIRA S ZDE özelliklerine göre çeflitli flekillerde olabilir. Çözelti türleri Tablo 2.7 de verilmektedir. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON
55 2. Ünite - Maddenin Do as 41 ÇÖZELT TÜRLER Tablo 2.7 Çözelti Türleri Fiziksel Hallerine Göre Çözünen Madde Miktar na Göre Çözünen Madde Miktar n n Az veya Çok Olmas na Göre Elektrik Ak m n letip letmemesine Göre Kat -Kat Doymam fl Seyreltik Elektrolit S v -S v Gaz-Gaz Doymufl Deriflik Elektrolit Olmayan S v -Kat Afl r Doymufl Kat -S v S v -Gaz Tablo 2.7 ile verilen çözelti türleri afla da k saca aç klanmaktad r. Fiziksel Hallerine Göre Çözeltiler Çözeltiler, çözücünün fiziksel haline göre kat, s v ve gaz halindeki maddeleri içerebilirler. Kat -Kat Çözeltiler Çözücü ve çözüneni kat olan çözeltilerdir. Alafl mlar, kat -kat kar fl m ndan oluflan homojen kar fl mlard r (çözeltilerdir). Bak r ve kalay kar fl m ndan bronz, bak r ve çinko kar fl m ndan ise prinç alafl m elde edilir. Alafl mlar, birden fazla metalin erimifl hallerinin kar flt r lmas yla elde edilir. S v -S v Çözeltileri Çözücü ve çözünen s v d r. Su ve alkol kar fl m ndan kolonya, su ve asetik asit kar fl m ndan ise sirke elde edilir. Gaz-Gaz Çözeltileri Çözücü ve çözünen gazd r. Hava; azot gaz, oksijen gaz, karbondioksit gaz ve su buhar kar fl m ndan meydana gelir. S v -Kat Çözeltiler Çözücü s v, çözünen kat olan çözeltilerdir. Tuz ve sudan tuzlu su, fleker ve sudan flerbet meydana gelir. Kat -S v Çözeltiler Çözücü kat, çözünen s v d r. Gümüfl ve civa çözeltisinden amalgam elde edilir. Amalgam: Difl dolgusu olarak kullan l r.
56 42 Okulöncesinde Fen E itimi S v -Gaz Çözeltileri Çözücü s v, çözünen gazd r. Gazoz, soda gibi içecekler karbondioksit gaz ve su kar fl m ndan elde edilir. Çözünen Madde Miktar na Göre Çözeltiler Çözeltiler, çözünen madde miktar na göre doymam fl, doymufl ve afl r doymufl çözeltiler olarak üç grupta incelenir. Doymam fl Çözelti Belirli bir s cakl kta içerisinde çözebilece inden daha az çözünen madde bulunduran çözeltilerdir. Doymufl Çözelti Belirli bir s cakl kta içerisinde çözebilece i en fazla miktarda çözünen madde içeren çözeltilerdir. Afl r Doymufl Çözelti Belirli bir s cakl kta içerisinde çözebilece inden daha fazla çözünen madde bulunduran çözeltilerdir. Fazla olan madde zamanla çözünmeden dibe çöker. çinde 1 tane kesme fleker çözünmüfl bir bardak çay, üç tane kesme fleker çözünmüfl bir bardak çaydan daha seyreltiktir. Çözücüsü az, çözünen fazla olan çözeltilere deriflik çözelti denir. Çözücüsü fazla, çözüneni az olan çözeltilere seyreltik çözelti denir. Çözünen Madde Miktar n n Az veya Çok Olmas na Göre Çözeltiler Çözeltiler, çözücü içinde çözünen maddenin azl na veya çoklu una göre deriflik ve seyreltik çözeltiler olarak iki grupta incelenir. Deriflik ve seyreltik kavramlar görecelidir. Ayn maddelerle haz rlanan iki çözelti birbiriyle karfl laflt r ld nda deriflik veya seyreltik olduklar belirlenebilir. Elektrik Ak m n letip letmemesine Göre Çözeltiler Çözeltiler, elektrik ak m n iletip iletmemesine göre elektrolit ve elektrolit olmayan çözeltiler olarak iki grupta incelenir. Elektrolit Çözeltiler Suda çözündü ü zaman iyonlar na ayr lan bilefliklerden oluflan çözeltiye elektrolit çözeltiler denir. Bu bileflikler, suda çözündüklerinde (+) ve (-) iyonlar na ayr l rlar ve bu iyonlar çözeltide hareket ederek elektrik ak m n n iletilmesini sa lar. Asit, baz ve tuzlar n sulu çözeltileri elektrik ak m n iletebilir ve bu nedenle elektrolit çözeltilerdir. Elektrolit Olmayan Çözeltiler Suda çözündü ü zaman iyonlar na ayr lamay p sadece moleküllerine ayr lan bilefliklerin suda çözünmeleri ile oluflan çözeltiye elektrolit olmayan çözeltiler denir. Bu bileflikler suda çözündüklerinde moleküllerine ayr l r ve moleküller nötr oldu- u için elektrik ak m n iletmez. fieker, suda moleküllerine ayr ld için elektri i iletmez.
57 2. Ünite - Maddenin Do as 43 AS TLER VE BAZLAR Günlük yaflam m zda asitlerin ve bazlar n büyük önemi ve yeri vard r. Yedi imiz meyve ve sebzelerin, kulland m z temizlik malzemelerinin, içti imiz gazl içeceklerin içeri inde asit ve bazlar görmek mümkündür. Mesela günlük hayatta çok s k tüketti imiz elman n içinde maleik asit, limonda ise sitrik asit vard r. Sabunlar genelde bazik yap dad r. Asit ve bazlar n hayat m zda birçok faydalar olmas n n yan nda ayn zamanda ço u oldukça tehlikeli ve tahrip edici özelli e sahiptirler. Deriflik bir asit elimizle temas etti inde k sa sürede dokuyu tahrip eder. Hemen temas edilen bölgenin bol suyla y kanmas gerekir. fiekil 2.12 Baca m za s rgan otu de di inde ya da kar nca s rd nda neden can m z SIRA S ZDE ac r? Asit, H + iyonu verebilen, baz ise H + iyonu alabilen madde olarak tan mlanabilir. Asitlerin ve bazlar n temel özellikleri Tablo 2.8 de verilmektedir. DÜfiÜNEL M 6 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M Asitlerin Özellikleri Tatlar ekflidir. Mavi turnusol ka d n k rm z ya çevirirler. Bazlarla nötralleflme tepkimesi verirler. Sulu çözeltileri elektrik ak m n iletirler. SORU Bazlar n Özellikleri Tatlar ac d r. D KKAT K rm z turnusol ka d n maviye çevirirler Asitlerle nötralleflme tepkimesi SIRA S ZDE verirler Sulu çözeltileri elektrik ak m n iletirler. Tablo 2.8 SORU Asitlerin ve Bazlar n Temel Özellikleri D KKAT SIRA S ZDE Ele kayganl k hissi verirler. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ ph-poh Kavram K T A P Çözeltilerin asitlik ve bazl ph ve poh kavramlar yla belirtilir. 1 ile 14 aras nda tan mlanm fllard r. ph de eri 7 nin alt na düfltükçe çözeltinin asitlik özelli i, 7 nin üzerine ç kt kça ise bazl k özelli i artar. ph de eri 7 oldu unda TELEV ZYONise çözelti nötr dür. Limon suyunun ph 2,2, oda s cakl ndaki saf suyun ph 7, kan n ph ise 7,4 dür. Bir çözeltinin yaklafl k ph de eri belirteçlerle belirlenebilir. Daha kesin de erler elde etmek içinse ph-ölçerler kullan l r. NTERNET ph K T A P TELEV ZYON NTERNET fiekil 2.13 ph skalas Asitlik artar Nötr Bazl k artar
58 44 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Madde ve özelliklerini aç klamak Bofllukta yer kaplayan, belirli bir kütlesi ve eylemsizli i olan her fleye madde denir. Maddeler genelde kat, s v ve gaz halde bulunurlar. Maddedeki de iflmeler fiziksel ve kimyasal de iflmeler olarak ikiye ayr l r. Maddeler fiekil 2.6 daki gibi s n fland r l rlar. Atomun yap s n aç klamak Elementlerin tüm özelliklerini gösteren en küçük parças na atom denir. Günümüze gelene kadar farkl atom modelleri gelifltirilmifltir. lk atom modelini 19. yy da ngiliz kimyac John Dalton ortaya koymufltur. En temel haliyle atom iki k s mdan oluflmaktad r. Bunlar, proton ve nötronlardan oluflan çekirdek ve bu çekirde in çevresindeki katmanlarda bulunan elektronlard r. A MAÇ 4 Asitler ve bazlar n temel özelliklerini aç klamak Günlük yaflant m zda asitlerin ve bazlar n önemli bir yeri vard r. Yedi imiz meyve ve sebzelerin, kulland m z temizlik malzemelerinin, içti imiz gazl içeceklerin içeri inde asit ve bazlar görmek mümkündür. Ayn zamanda asitlerin ve bazlar n ço u oldukça tehlikeli ve tahrip edici özelli e sahiptirler. Asit, H + iyonu verebilen, baz ise H + iyonu alabilen madde olarak tan mlanabilir. Çözeltilerin asitlik ve bazl ph ve poh kavramlar yla belirtilir. 1 ile 14 aras nda tan mlanm fllard r. ph de eri 7 nin alt na düfltükçe çözeltinin asitlik özelli i, 7 nin üzerine ç kt kça ise bazl k özelli i artar. ph de eri 7 oldu unda ise çözelti nötr dür. A MAÇ 3 Çözeltiler ile ilgili genel özellikleri aç klamak Bir maddenin di er bir madde içerisinde iyonlar ya da moleküller halinde homojen olarak da lmas na çözünme, oluflan bu homojen kar fl ma da çözelti denir. Çözelti, çözücü ve çözünen maddelerden oluflur. Çözeltiyi oluflturan bileflenlerden genellikle miktar çok olana çözücü, miktar az olana ya da olanlara da çözünen ad verilir. fiekerli su çözeltisinde fleker çözünen, su çözücüdür. Çözeltiler, çözücü ve çözünenin özelliklerine göre farkl gruplara ayr l rlar.
59 2. Ünite - Maddenin Do as 45 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi maddenin ay rt edici özelliklerinden biri de ildir? a. Kütle b. Özkütle c. Öz s d. Genleflme e. Esneklik 2. Afla daki ay rt edici özelliklerden hangisi gazlar için geçerli de ildir? a. Yo unlaflma noktas b. Çözünürlük c. Genleflme d. letkenlik e. Öz s 3. Bir kenar 3 cm olan küp fleklindeki bir maddenin kütlesi tart ld nda 27,9 gram gelmektedir. Bu maddenin yo unlu u afla dakilerden hangisidir? a. 9, 3 b. 8,6 c. 6,1 d. 5,6 e. 3,1 4. Madde ve özellikleri ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Erime ve donma noktas bir madde için ayn d r. b. Kaynama ve buharlaflma noktas bir madde için ayn d r. c. Yo unlaflma noktas gazlar için ay rt edici bir özelliktir. d. Öz s, kat, s v ve gaz maddeler için ay rt edici bir özelliktir. e. Gazlar en fazla genleflen maddelerdir. 5. Afla dakilerden hangisi heterojen bir kar fl m de- ildir? a. Alafl m b. Süspansiyon c. Emülsiyon d. Kolloid e. Aerosol 6. Afla dakilerden hangisi kimyasal de iflmeye örnek de ildir? a. Demirin paslanmas b. Sütün mayalanmas c. Yumurtan n k r lmas d. Yo urdun ekflimesi e. Ekme in küflenmesi 7. lk bilimsel atom modeli hangi bilim adam na aittir? a. Democritus b. J. Dalton c. J.J. Thomson d. E. Rutherford e. J. Chadwick 8. Nötron, proton ve elektronlarla ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Nötronlar atomlar n çekirde inde bulunur. b. Protonlar atomlar n çekirde inde bulunur. c. Elektronlar atomlar n çekirde inin etraf ndaki katmanlarda bulunur. d. Kimyasal olaylarda (reaksiyonlarda) sadece proton say s de iflir. e. Proton say s atomlar için ay rt edici bir özelliktir yüklü Magnezyum iyonunun atom numaras 12, kütle numaras ise 24 dür. Bu iyonun elektron, proton ve nötron say lar afla dakilerden hangisidir? elektron proton nötron a b c d e Afla dakilerden hangisi asitlerin bir özelli i de- ildir? a. Tatlar n n ekfli olmas b. Mavi turnusol ka d k rm z ya çevirmeleri c. Bazlarla nötralleflme tepkimesi vermeleri d. Ele kayganl k hissi vermeleri e. Sulu çözeltilerinin elektrik ak m n iletmeleri
60 46 Okulöncesinde Fen E itimi Yaflam n çinden TOKYO/PAR S - Japonya da deprem ve tsunami felaketinden zarar gören Fukuflima nükleer santraline yak n bölgelerdeki brokoli ve çi sütte yasal ölçütlerin üzerinde radyoaktif madde saptand. Japon ajans Kyodo daki haberde, radyoaktif maddeye rastlanan sütün baraki bölgesinde, brokolilerin de Fukuflima bölgesinde saptand belirtildi. Bu arada Fransa n n Avrupa Komisyonu na Japonya dan gelen ürünlere sistematik kontrol yap lmas talebinde bulundu u bildirildi. Fukuflima nükleer santralinin yak nlar ndaki deniz suyunda yüksek oranda radyoaktif iyot ve sezyum tespit edildi. Tokyo daki flebeke suyunda da radyasyona rastland. Japon yetkililer, flebeke suyundan al nan numunelerdeki iyot miktar n n 210 bekerel olarak ölçüldü ünü, bebekler için kabul edilebilir yasal s n r nsa 100 bekerel oldu unu belirtti ve bebeklere flebeke suyunun verilmemesini veya biberonlar n haz rlamak için bu suyun kullan lmamas n tavsiye etti. Avrupa ve Amerika y da tedirgin eden radyasyon tehdidi, Japonya dan ithal edilen g da maddeleri nedeniyle Türkiye ye de uzan yor. Radyasyonun g dalar üzerindeki etkilerini ntvmsnbc ye de erlendiren uzmanlar, Japonya dan gelecek her fleyin titizlikle incelenmesi gerekti i görüflünde hemfikir. Eski Türkiye Atom Enerjisi Kurumu (TAEK) Baflkan Prof. Dr. Cengiz Yalç n, Çernobil kazas bizi etkiledi çünkü o lokal de ildi ve her yere yay ld ama Japonya daki olay lokaldir. Japonya daki radyasyon s z nt s - n n Türkiye ye gelip de buradaki f nd, m s r, çay, spana veya sütü etkilemesi söz konusu de il ama o ülkeden gelen her fleyin kontrol edilmesi gerekir dedi. Kaynak: Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Madde ve Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Madde ve Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Madde ve Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Madde ve Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Çözeltiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Madde ve Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Atomun Yap s konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Atomun Yap s konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Atomun Yap s konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Asitler ve Bazlar konusunu yeniden gözden geçiriniz.
61 2. Ünite - Maddenin Do as 47 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Do al gaz, bir kaçak oldu unda (yo unlu u havadan düflük oldu u için) odan n üst k sm nda toplan r. Çok yo un bir kaçak oldu unda ortamdaki oksijen azalaca- ndan bo ulma tehlikesi olabilir. Do al gaz tabi halde kokusuzdur. Bu nedenle gaz kaça oldu unda kolay kolay hissedilmez. Gaz kaçaklar n n hissedilebilmesi için flehir flebekesine gönderilmeden önce sar msak kokusu ile kokuland r l r. S ra Sizde 2 Düdüklü tencere yemekleri daha h zl piflirir. Çünkü, yemekler normal bir tencerede s t ld nda suyun kaynama noktas olan 100 C ye gelindi inde, bu s cakl k sabit kal r ve yemek de bu s cakl kta pifler. Düdüklü tencerede ise buhar d flar kaçamad ndan tencerenin içindeki bas nç gittikçe artar, dolay s yla su 100 C den daha yüksek s cakl klarda kaynar. Kaynama s cakl atmosfer bas nc ile do rudan ilgilidir. Bas nç atmosfer bas nc ndan düflükse, su daha düflük s cakl klarda da kaynayabilir veya bas nç atmosfer bas nc ndan yüksekse suyun kaynamas için daha yüksek s cakl klar gerekir. Bu s cakl k yükselmesi nedeniyle besinler daha k - sa sürede pifler. Bundan dolay et hafllamas en çok yar m saatte, kuru sebzeler ise yirmi dakikada piflebilirler. S ra Sizde 4 X atomunun bu flekilde gösteriminden bu atomun yükünün +1, atom numaras n n (proton say s ) 19, kütle numaras n n 39 oldu unu anl yoruz. S ra Sizde 5 Asitli içeceklerin üzerinde so uk içiniz yazar. Çünkü; gazlar n s v içinde çözünürlü ü, s cakl kla ters orant l - d r. S cakl k artt kça gazlar n çözünürlük azal r. Asitli içeceklerin hepsine karbondioksit gaz bas l r. Bu gaz suda çözününce karbonik asit oluflur. S cakl k artt kça gaz n çözünürlü ü azal r dolay s yla gaz fliflede durmaz. So uk içecekte ise daha çok karbondioksit çözünmüfl olarak içece in içerisinde kal r. Bu nedenle içimi daha güzeldir. S ra Sizde 6 Is rgan otunun sap ve yapraklar ndaki tüyler deriye de di inde yanma duygusu verebilir. Buna neden olan bilefliklerden biri formik asittir. Bu asit organik asitlerin en küçü ü ve en fazla asidik olan d r. Ar sokmalar nda oldu u gibi s rgan otunun verdi i ac da baz bir madde uygulanarak dindirilebilir. Formik asit zehirleri kar ncalar n sokarken salg lad klar zehirde de bulunur. Formik aside kar nca asidi de denir. S ra Sizde 3 S cak hava s n nca yükselir. Çünkü s nan havan n yo- unlu u normal havadan daha düflüktür. Günümüzde ki balonlar bu basit ilkeye göre tasarlan r. Balon ana gövdesini oluflturan ve yanmaz kumafllardan yap lan k sm n içi s cak havayla ya da havadan daha hafif bir gaz olan Helyum gaz yla doldurulur. Çünkü s nan gazlar genleflir bu da yo unluklar n n düflmesine neden olur. Balonun ana gövdesinin alt nda, yolcular n ve havay s tmaya yarayan yak t n yer ald bir sepet bulunur. Gövdenin tepesinde yer alan ve paraflüt valf olarak adland r lan bir delikle, balonun içindeki hava kontrol edilebilir. Yolcu sepetinin üzerinde bulunan havay s tan mekanizman n ateflleyici bölümü ve deli i aç p kapatmaya yarayan ipler yard m yla, balonun alçal p yükselmesi sa lan r. Balonun yükselmesi istendi inde, ateflleyiciyi çal flt ran ip çekilir ve atefl balonun gövdesindeki havay s tarak yükselmesine neden olur. E er balonun alçalmas istenirse, tepedeki deli i kontrol eden ip yard m yla delik aç l r ve s cak havan n balonun tepesinden uçup gitmesine izin verilir. Gövdesindeki hava so uyunca balon yeniden alçalmaya bafllar.
62 48 Okulöncesinde Fen E itimi Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Ba, H. (2006). Genel Kimya. Ankara: Pegem. Ba, H. (2008). Genel Kimya 1. Ankara: Pegem. Yetkin, C., Gülbay,. ve Çetin, S. (2002). Lise 1 Kimya. stanbul: MEB Yararlan lan nternet Kaynaklar
63 Fiziksel Bilim 3 49 Etraf n zda gerçekleflen bütün olaylar, kulland m z her türlü arac düflünün. Bunlar n hepsinde fen vard r. Bireylerin bu olay ve araçlara anlaml bir flekilde bakabilmeleri için en az ndan bilimsel okuryazar olmalar gerekir. Bilimsel okuryazar olman n gere i, okullarda asgari fen kültürünün verilmesidir. Bu ünitede hareket olay n, hareket çeflitlerini, günlük hayatta kulland m z basit makinelerin iflleyiflini inceleyece iz. Ayr ca elektrik ve elektriklenme olaylar n gözden geçirece iz. Bundan baflka ses, iflitme, fl k ve fl k olaylar, ayna ve mercekler, optik aletler, görme ve görme kusurlar inceleme konular m z aras nda yer alacakt r. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Hareket olay na ait temel kavramlar aç klayabilecek, Kuvvetin ne oldu unu bilecek ve kuvvetlerin bileflkesini bulabilecek, Basit makineleri tan yabilecek, Elektrik yüklerini tan yacak ve elektriklenme olaylar n aç klayabilecek, Sesin ne oldu unu ve nas l duydu umuzu aç klayabilecek, Ifl n ne oldu unu ve nas l gördü ümüzü aç klayabilecek, Nas l gördü ümüzü ve görme kusurlar n n nas l giderildi ini aç klayabilecek, Çeflitli optik aletleri ve ne ifle yarad klar n betimleyebilecek, Enerji kaynaklar n s n fland rabilecek, Geleneksel ve alternatif enerji kaynaklar n sayabileceksiniz.
64 50 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay O akflamki televizyon haberlerinde, ya an fliddetli ya murdan sonra yurdumuzun çeflitli bölgelerinde sel felaketleri görüldü ü ve ne yaz k ki birçok can ve mal kayb yafland, görüntüler eflli inde uzun uzun verildi. nsanlar, hayvanlar ve bitkiler için son derece önemli olan, yoklu u durumunda yaflam n da olamayaca- su, demek ki böyle felaketlere de yol açabiliyordu. Alara, evlerinde baz günler sular kesik oldu u zaman annesinin, kardeflinin çamafl rlar n y kayamad n, nas l s k nt çekti ini ve söylenip durdu unu düflündü. Böyle günlerde kendisi de ellerini y kayam yor ve yatarken difllerini f rçalayam yordu. Susuzluk çok kötü bir fleydi. Günlük hayat n vazgeçilmezi olan su, nas l oluyor da böylesine felaketlere yol aç p insanlar n hayatlar n karart yordu. Alara bunlar düflünürken dald gitti. Sel felaketi haberinden sonraki haberleri, akl hep suyun yaratt bu olayda kalarak hâlde izledi ve haberler bitince annesine suyla ilgili kafas n kurcalayan bir tak m sorular sormaya ve böylece ço u zaman kendisi için çok yararl olan suyun ne zaman zararl olabilece ini ö renmeye karar verdi. Alara o gece annesinden suyun nas l olup da kar, dolu, ya mur ve sele dönüfltü ünü, selden korunmak için ne gibi önlemler al nmas gerekti ini ö rendi. Anahtar Kavramlar Kuvvet Bileflke H z Elektrik Yükü Ses Ifl k çindekiler G R fi HAREKET KUVVET KUVVETLER N B LEfiKES SÜRTÜNME KUVVET BAS T MAK NELER MIKNATIS ELEKTR K YÜKLER ELEKTROSKOP SES NASIL fi T R Z? IfiIK NED R? IfiI IN YANSIMASI VE AYNALAR IfiI IN KIRILMASI MERCEKLER NASIL GÖRÜRÜZ? OPT K ALETLER KULLANDI IMIZ ENERJ
65 3. Ünite - Fiziksel Bilim 51 G R fi Hareket ne demektir? Hareketi nas l anlat rs n z? Hareketi anlatmak için kulland - m z kuvvet, yer de ifltirme, h z, ivme gibi kavramlar n bilimsel tan m nas l yap - l r? Hareket olaylar n hangi yasalara dayanarak aç klars n z? fl, güç ve enerji ne demektir? Kaç türlü enerji vard r? Günlük yaflam m zda pek ço unu kulland m z basit makinelerin çal flma ilkeleri nedir? Bunlar kullanarak nas l bir yarar sa lar z? Bu ünitede bütün bu sorular n yan tlar n bulacaks n z. Bu ünitede m knat s n ne oldu unu, elektriklenmenin nas l gerçekleflti ini, kaç türlü elektrik yükü oldu unu ve bunlar n birbirleriyle nas l etkileflti ini ele al p incelendikten sonra, elektrik ak m üzerinde duraca z. Bundan sonra ele alaca m z konu ses ve nas l iflitiriz konular olacak. Daha sonra fl inceleme konusu yapaca z. Ifl k nedir? sorusunun yan t n araflt rd ktan sonra fl n yans mas ve k r lmas n n hangi kurallara ba l oldu unu görecek ve bunlar yard m yla yap lan mikroskop, teleskop ve periskop gibi optik aletleri görece iz. Ayr ca gözümüz ile miyop, hipermetrop, astigmat ve presbit olarak adland rd m z göz kusurlar n n ne oldu unu ve bu kusurlar n nas l giderildi i ö renece iz. Son olarak da geleneksel enerji kaynaklar ve yenilenebilir enerji kaynaklar ile nükleer enerji hakk nda bilgi sahibi olaca z. HAREKET Etraf m za bakt m zda hareket eden birçok fleyle karfl lafl r z. Önünüzden geçen bir araç ya da bir çocuk, uçan bir kufl, bir tenisçinin raketiyle vurdu u top hareket eden nesnelerdir. Ancak otobüsle seyahat ederken yan n zdaki koltukta oturan yolcu size göre hareketsizdir. Ancak yolcu otobüsünün d fl nda yol kenar nda duran bir kifliye göre hareketlidir. Ayn cisim farkl gözlemcilere göre hareketli ya da hareketsiz olabilmektedir. O halde hareket nedir? K saca hareket, bir cismin bir gözlemciye göre yer de ifltirmesidir. Hareket olay n anlatabilmek için bununla ilgili terminolojiyi bilmemiz gerekir. fiimdi k saca bunlardan söz edelim. Al nan yol: Bir hareketlinin belirli bir zaman aral nda kat etti i mesafedir ve metre (m) birimiyle ölçülür. Örne in Eskiflehir den Ankara ya giden bir otobüs 240 kilometre yol al r. Yer de ifltirme: Yer de ifltirme, bir cismin ilk bulundu u yeri son bulundu u yere birlefltiren en k sa yoldur. Baflka bir deyiflle, bu iki yeri birlefltiren do ru parças n n uzunlu udur. Ancak yer de ifltirme yönlü bir büyüklüktür. Yer de ifltirmenin yönü, cismin ilk bulundu u yerden son bulundu u yere do rudur. Hareket, bir cismin bir gözlemciye göre yer de ifltirmesidir. Yönlü büyüklük: Baz büyüklükler ayn zamanda yöne de sahiptirler. Böyle büyüklüklere vektör ad verilir. Yer de ifltirme, h z, kuvvet, vektörel büyüklüklere örnek olarak gösterilebilir. Vektörel fiziksel büyüklükler, az önce ö rendi imiz yer de ifltirme gibi, hem büyüklü ü hem de yönü olan fiziksel büyüklüklerdir. Eskiflehir-Ankara karayolu 240 km dir. Oysa Eskiflehir-Ankara aras SIRA kufl uçuflu S ZDE160 km dir. SIRA S ZDE Buna göre Eskiflehir den kalk p Ankara ya giden bir otobüs için al nan yol ve yer de ifltirme ne olacakt r? 1 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M H z: Bir cismin hareketindeki çabuklu u ya da yavafll anlatmak için h z kavram n kullan r z. H z, hareketin çabuklu unu ve yönünü anlatan SORU fiziksel bir terimdir. Örne in kuzeye do ru saatte 600 km hareket eden bir uça n h z kuzeye do - SORU ru 600 km/sa (km/h) tir. Buradaki h z n ölçü birimi km/h; uça n 1 saatte kaç kilometre yer de ifltirme yapaca n n ölçüsüdür. Dikkat ederseniz h z kavram n n saniye (s), yer de ifltirme; D KKAT H z n ölçü birimi: Zaman; D KKAT metre (m) al nd nda içinde yön de vard r. O hâlde h z tam olarak anlatabilmek için büyüklü ünün yan s ra yönünü de belirtmemiz gerekmektedir. Bu tür fiziksel SIRA büyüklüklere S ZDE vektö- zaman; saat (h), SIRA yer S ZDE metre/saniye (m/s) ya da de ifltirme kilometre (km) rel fiziksel büyüklük ad n verdi imizi az önce ö renmifltik. al nd nda kilometre/saat vme: Ço u zaman bir otomobilin h z n n büyüklü ü ya da yönü ya da hem (km/h) dir. Yani büyüklü ü hem de yönü de iflebilir. Örne in bir araç durgun AMAÇLARIMIZ halden kalkarak uy- AMAÇLARIMIZ h z n birimi, mesafe ve zaman için seçilen birimlere ba l d r. K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON
66 52 Okulöncesinde Fen E itimi Fizikteki pek çok kavram gibi ivme kavram da baz büyüklüklerin de iflim h zlar n n ne kadar çabuk oldu unu anlatmak için de kullan l r. Örne in enerji tüketim ivmesi giderek art yor denildi inde, enerji tüketim h z n n gitgide büyüdü ü anlat lm fl olur. Nas l uzunlu u metre (m) ile kütleyi kilogram (kg) ile ölçüyorsak, kuvveti de newton ad verilen ve N sembolüyle gösterdi imiz bir birimle ölçeriz. 1 newton, 1 kilograml k kütleye 1m/s 2 ivme verebilen kuvvetin büyüklü üdür. Bir cismin a rl, o cisme etkiyen yerçekimi kuvvetidir. Kuvvetlerin bileflkesi: Bir cisim üzerine iki ya da daha fazla say da kuvvet etkidi i zaman bunlar n cisim üzerindeki etkisini tek bafl na yapabilecek kuvvete bu kuvvetlerin bileflkesi denir. O halde ayn yönlü kuvvetlerin bileflkesi, büyüklü ü kuvvetlerin büyüklükleri toplam kadar, yönü ise kuvvetlerinkiyle ayn olan bir kuvvettir. gun bir h za gelinceye kadar h zlan r. E er araç k rm z trafik fl na rastlarsa yavafllayarak durur. Araç bir viraja geldi inde h z azalt larak viraj dikkatlice dönülür. Yani h z n hem yönü hem de büyüklü ü de iflir. H zdaki bu büyüklük ya da yön de iflimini anlatmak için ivme kavram n kullan r z. vme, h z n büyüklü ündeki ya da yönündeki de iflimi anlatmak için kulland m z bir fiziksel kavramd r. vmenin büyüklü ünü; h z de iflimini, geçen zamana bölerek buluruz. Örne in bir otomobil durdu u yerden kalkarak 10 saniyede 60 m/s h za ulafl rsa ivmesi olur. 60m/s 10s =6m/s 2 KUVVET Acaba hareketin nedeni nedir? Hangi nedenler bir arabay hareket ettirir ya da durdurur? Hangi etki deftere yaz yazarken kalemi kâ t yüzeyinde hareket ettirir? Hangi etki yürürken ayaklar m z hareket ettirir? Bunlar n her birinde harekete bir itme ya da çekme neden olur. Arabay ileriye do ru iten araban n motorudur. Kalemi ileri-geri, afla -yukar hareket ettiren parmaklar m zd r. Yürürken ayaklar m - z hareket ettiren, ayaklar m zdaki kaslard r. Bunlardan baz lar ayaklar m z öne do ru iterken baz lar geriye do ru çeker. Bu örneklerdeki itme ve çekmeler farkl kaynaklardan gelse de hepsi kuvvet olarak adland r l r. Kuvvet sizin göremedi iniz bir etkidir. Ama onun etkilerini görür ya da hissedersiniz. Kuvvet herhangi bir itme ya da çekmeye verilen isimdir. Kuvvet, büyüklü ünün yan s ra yönü de oldu u için vektörel bir fiziksel büyüklüktür ve newton (N) birimiyle ölçülür. Kuvvetlerin cisimler üzerinde farkl etkileri vard r. Kuvvet; Cisimleri hareket ettirir, Hareket eden cisimleri durdurur, Hareket eden cisimlerin hareket yönünü de ifltirir, Cisimlerin fleklini de ifltirir. Yerçekimi Kuvveti: Hepimiz biliriz ki; bir topu yukar ya do ru hangi h zla f rlat rsak f rlatal m top bizi terk edip gitmez. Top yükselirken yavafllayarak durur ve sonra h zlanarak afla ya do ru düfler. Topa yukar ya do ru hareketini bafllatmak için yukar ya do ru bir kuvvet uygulad k. Topu, önce yavafllatarak durduran, sonra onu afla ya do ru h zland rarak düflüren bir kuvvet vard r. Bu kuvvete yerçekimi kuvveti ad veriyoruz. Bir cisme etkiyen yerçekimi kuvvetine o cismin a rl ad n veriyoruz. Yeryüzünde 1 kg l k bir kütleye etki eden, yerçekimi kuvveti 9,8 newton dur. Bir baflka deyiflle yeryüzünde 1 kg kütleli bir cismin a rl 9,8 newton (N) dur. KUVVETLER N B LEfiKES ki ya da daha fazla say da kuvvet bir cisim üzerine birlikte etki etti i zaman onlar n toplam etkisi kuvvetlerin birlefltirilmifl etkisi kadard r. Bu birlefltirilmifl etkiye kuvvetlerin bileflkesi ad verilir. Farkl kuvvetlerin etkisi alt ndaki bir cisim sanki bileflkenin büyüklü ü ve yönündeki tek bir kuvvetin etkisi alt ndaym fl gibi hareket eder. fiimdi bir cisme etkiyen farkl durumdaki kuvvetlerin bileflkelerinin nas l bulunaca n görelim:
67 3. Ünite - Fiziksel Bilim 53 Ayn Yönlü Kuvvetler: Bir cisim üzerine yönleri ayn olan iki kuvvet etkidi i zaman bileflke kuvvet, kuvvetlerin toplam kadar olur ve bileflkenin yönü kuvvetlerin ortak yönüdür. Örne in fiekil 3.1 de A kuvvetinin büyüklü ü 5 newton ve B kuvvetinin büyüklü ü 5 newton ise C bileflke kuvvetinin büyüklü- ü 10 newton dur ve yönü A ve B kuvvetlerinin ortak yönüdür. Cisim A B Cisim C fiekil 3.1 Ayn Yönlü Kuvvetlerin Bileflkesi Z t Yönlü Kuvvetler: Bir cisim üzerine yönleri z t olan iki kuvvet etkidi i zaman bileflke kuvvetin büyüklü ü kuvvetlerin fark kadar olur ve bileflkenin yönü büyük kuvvetin yönüdür. Örne in fiekil 3.2 de A kuvvetinin büyüklü ü 10 newton ve B kuvvetinin büyüklü ü 5 newton ise C bileflke kuvvetinin büyüklü ü 5 newtondur ve yönü büyük kuvvet olan A n n yönüdür. B Cisim A Cisim C fiekil 3.2 Z t Yönlü Kuvvetlerin Bileflkesi fiekil 3.3 A A B Farkl Do rultulu Kuvvetlerin Bileflkesi 45 C C Cisim Cisim Cisim 90 B Do rultular Farkl Olan Kuvvetler: Bir cisim üzerine farkl do rultu ve yönde iki kuvvet etkidi i zaman bileflke kuvvet fiekil 3.3 te görüldü ü gibi bulunur. Kuvvetlerden biri (örne in A) oldu u gibi b rak l r. Di eri (B) kendine paralel kayd r larak ilkinin ucuna eklenir. Birinci A vektörün bafllang c n ikinci B vektörün ucuna birlefltiren vektör, C bileflke vektörünü verir.
68 SIRA S ZDE SIRA S ZDE 54 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 3.4 Paralelkenar Kural M α F 2 F 1 R=Bileflke F 1 F 2 Hareket do rultusu Farkl do rultudaki iki kuvvetin bileflkesini bulman n bir di er yolu da paralelkenar kural d r. fiekil 3.4 te görüldü ü gibi bir cisme etkiyen F 1 ve F 2 kuvvetlerinin R bileflkesini bulmak için bafllang ç noktalar ayni noktaya tafl - nan kuvvetler paralelkenara tamamlan r. Paralelkenar n köflegeni (R) bize bileflkeyi verir. Sürtünme kuvveti: ki yüzeyin sürtünmesinden oluflan dirence denir. Fotograf 3.1 Araban n durmas ya da buzda yürümek için sürtünmeye gereksinim vard r. Fotograf 3.2 Sürtünmeyi azaltmak için difllileri ya lar z, buz patenlerinin alt n metalden yapar z. SÜRTÜNME KUVVET Kuvvetlerin birçok çeflidi vard r. Masan zdaki bir kitab elinizle itip b rak rsan z, kitaba k sa süre bir kuvvet uygulam fl olursunuz ve kitap hareket eder. Peki, kitap hareketini aynen sürdürür mü? Kesinlikle hay r. Kitap k sa bir süre içinde yavafllayarak durur. Kitab yavafllatarak durduran bir direnç vard r. ki yüzeyin sürtünmesinden kaynaklanan bu direnç sürtünme kuvveti olarak adland r l r. Sürtünme kuvveti bazen olmas n istedi imiz, bazen de olmas n istemedi imiz bir kuvvettir. Sürtünme kuvveti, sürtünen yüzeylerin cinsine (metal, tahta, lastik...), cilal ya da pürüzlü olmas - na göre de iflir. Lastik malzeme, metal malzemeden ve pürüzlü yüzeyler cilal yüzeylerden daha büyük sürtünme kuvvetine neden olurlar. Sürtünme kuvveti, sürtünen yüzeylerin alan na ba l de ildir. Bazen de sürtünmeyi ço altmak ya da azaltmak isteriz. Örne in bir araba, viraj dönerken tekerleklerle yol aras ndaki sürtünme yeteri kadar büyük de ilse araba savrularak yoldan ç kar, hatta devrilebilir. Frenlenen bir araban n çabuk durmas n isteriz. Yoksa kazalar meydana gelir. Yürümek için de sürtünmeye gereksinme vard r. Karl -buzlu bir yolda sürtünme çok azd r. Bu yüzden böyle bir yolda bir arabay hareket ettirmek de, durdurmak da zordur. Bütün bunlar için de sürtünmenin büyük olmas na gereksinme vard r. Bazen de enerji kayb na neden oldu u için sürtünmeyi azaltmak isteriz. Örne in makine difllileri aras ndaki sürtünmeyi azaltmak için onlar ya lar z. Ya da buz patencilerinin kolay kaymalar n sa lamak için ayakkab lar - n n alt n metalden yapar z. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M 2 Hangi olaylarda SIRA sürtünme S ZDE kuvvetini ço altmak isteriz? Nas l? DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
69 3. Ünite - Fiziksel Bilim 55 BAS T MAK NELER Günlük ifllerimizi yaparken makas, el arabas, t rnak makas, vida gibi birtak m araçlardan yararlan r z. Bunlar ve bunlara benzeyen aletlere basit makineler ad verilir. Bu aletler ifli daha kolay yapmam z sa larlar. Örne in a r bir yükü kald - rarak kamyona yüklemek zordur. Fakat bir e ik düzlem kullanarak bu ifli kolayca gerçeklefltirebiliriz. Basit makineler ifl yapma kolayl sa layan ama asla enerji tasarrufu sa lamayan aletlerdir. En çok bilinen basit makineleri k saca inceleyelim. Kald raç Makas, el arabas, t rnak makas, mafla, ceviz k raca, vb. aletler kald raçlar s n f na girer. fiekil 3.5 de görüldü ü gibi çal flma flekli bak m ndan üç tür kald raç vard r. fiekil 3.5 F Kald raç Türleri y x y y F x F P x P P Birinci tür kald raçta destek ortada, kald r lacak yük ve uygulanan kuvvet birer uçtad r. Böyle bir kald raçla a r cisimleri yerinden kald rmak mümkündür. kinci tür kald raçta destek bir uçta, kald r lacak yük ortada ve uygulanan kuvvet di er uçtad r. Bu tür kald raçla a r yükleri tafl mak mümkündür. Üçüncü tür kald raçta destek bir uçta, kald r lacak yük di er uçta ve uygulanan kuvvet ortadad r. Bu tür kald raç, elimizle tutulmas tehlikeli ve zor olan maddeleri tafl makta kullan l r. El arabas hangi tür kald raçt r? Makaralar Makaralar, ekseni etraf nda dönebilen ve çevresinde olu u olan disk fleklindeki araçlard r. Makaralar, yükleri yukar ya kald rmaya yarar. fiekil 3.6 da bir sabit makara ile bir hareketli makara görmektesiniz. Sabit makarayla bir yük kendisine eflit kuvvet uygulayarak yukar ya kald r l rken hareketli makarayla ise yar - s kadarl k bir kuvvet uygulayarak yukar ya kald r l r. P SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU F T=F α D KKAT F F SIRA S ZDE P SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 3 fiekil DÜfiÜNEL M 3.6 Sabit ve Hareketli Makara SORU D KKAT SIRA S ZDE K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON
70 56 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 3.7 Palanga Palangalar Çok a r yükleri, kendisinden çok daha küçük olan kuvvetler uygulayarak yukar - ya kald rmaya yarayan, birkaç sabit ve hareketli makaradan oluflmufl basit makinelerdir. fiekil 3.7 deki birinci palanga P 1 yükünü, 1/3 üne eflit bir kuvvetle kald rabilirken ikinci palanga P 2 yükünü 1/4 üne eflit bir kuvvetle kald rabilir. F 1 F 2 F 2 F 2 F 2 F 1 F 1 F 1 P 1 P 1 fiekil 3.8 E ik Düzlem P F S h E ik Düzlem A r yükleri belli yüksekli e kald rmak zor oldu u zaman e ik düzlem yard m yla yükten daha az bir kuvvet ile cisimler istenilen yüksekli- e ç kar labilir. fiekil 3.8 deki P yükü kendisinden daha küçük bir F kuvvetiyle (F<P) e ik düzlemden yukar ya ç kar labilir. E ik düzlemin meyili ne kadar az olursa uygulamam z gereken kuvvet de o kadar az olur. fiekil 3.9 Kasnaklar r 1 r 2 Yukar da gördüklerimizden baflka fiekil de görülen baflka basit makineler de vard r.
71 3. Ünite - Fiziksel Bilim 57 K L M fiekil 3.10 Diflli Çarklar r 1 r 2 r 3 fiekil 3.11 fiekil 3.12 R Vida r Ç kr k r F a R P -0.2 MIKNATIS Bir di er kuvvet örne ini m knat slarda görüyoruz. M knat s, do ada metal filizi olarak bulunan demir oksit bilefli idir. M knat slar demir, nikel, kobalt gibi maddeleri çekme özelli i gösterirler. Bir m knat s; çubuk, U, at nal gibi çeflitli flekillerde biçimlendirilebilir. fiekli nas l olursa olsun bir m knat s n daima iki kutbu vard r. Bunlardan biri N (kuzey) kutbu, di eri ise S (güney) kutbudur. Bir m knat s ikiye bölerseniz her birinin N N S ve S kutbu olan iki tane daha yeni küçük m knat s elde ederseniz. N S N S Bölme ifllemini ne kadar sürdürürseniz sürdürün yaln zca N ya da yaln zca S kutbu olan tek kutuplu bir m knat s elde edemezsiniz. N S N S fiekil 3.13 Tek kutuplu bir m knat s yoktur.
72 58 Okulöncesinde Fen E itimi Pusula yön bulmaya yarayan alete verilen isimdir. Bir i ne m knat s, fiekil 3.14 te görüldü ü gibi a rl k merkezinden asarsan z daima N kutbu kuzeyi, S kutbu güneyi gösterecek flekilde dengeye gelir. Pusulalar bu esasa göre çal fl r. fiekil 3.14 Pusula nesi Kuzey Kuzey Do u N S Güney Bat Güney Bir m knat s n N kutbu di er bir m knat s n N kutbunu iter, S kutbunu ise çeker. M knat slar, ayn cins kutuplar birbirini itecek, farkl cins kutuplar ise birbirini çekecek flekilde etkileflirler. fiekil 3.15 M knat s Kutuplar n n Etkileflmesi N N S N S N M knat slar n birçok kullan m yeri vard r. Bunlardan baz lar ; elektrik motorlar, elektrik jeneratörleri, metal vinçleri, h zl tren raylar d r. (+) yük, + yükü iter; (-) yük, (-) yükü iter ama (+) yük, (-) yükü çeker. ELEKTR K YÜKLER Baflka bir kuvvet örne i de elektrik yükleri aras ndaki kuvvettir. Do ada iki farkl cins elektrik yükü vard r. Bunlardan birine pozitif (art, +), di erine de negatif (eksi, -) elektrik yükü ad n veriyoruz. Elektrik yükleri de t pk m knat s n kutuplar gibi; ayn cins yükler birbirlerini itecek, farkl cins yükler ise birbirlerini çekecek flekilde etkileflirler.
73 3. Ünite - Fiziksel Bilim 59 fiekil 3.16 Elektrik Yüklerinin Etkileflmesi cam cam ebonit ebonit cam ebonit a b c Elektriklenme olay n kavrayabilmek için maddenin atomik yap s na bakmam z gerekir. Maddenin Atomik Yap s ve Elektriksel Özellikleri Bildi iniz gibi bütün maddeler atomlar ya da birkaç atomun bir araya gelmesinden oluflmufl moleküllerden meydana gelmifltir. Yeryüzündeki bütün maddeler element dedi imiz özgün maddelerden oluflmufltur. Atomun merkezinde, içinde protonlar ve nötronlar bar nd ran bir çekirdek vard r. Çekirde in etraf ndaki çeflitli yörüngelerde ise elektronlar bulunmaktad r (fiekil 3.17). Elektronlar negatif, protonlar pozitif, nötronlar ise yüksüz parçac klard r. Elektron ve protonlar n yükleri eflit büyüklükte fakat z tt r. Normal bir atomda kaç tane proton varsa o kadar da elektron vard r. Dolay s yla normal koflullarda bir atom nötr yani yüksüzdür. Protonlar ile nötronlar çekirde e s k s k ya ba l - d r. Bu yüzden çekirdekten ayr lamazlar. Ama elektronlar baz etkilerle örne in sürtmeyle atomdan kopabilirler. flte elektriklenme olaylar n oluflturan bu elektronlard r. Elektron ve proton say lar eflit olan bir madde yüksüzdür. E er madde elektron kazan rsa, denge elektronlar lehine bozulaca ndan negatif yüklü hale gelir. Tersine olarak elektron kaybeden bir maddede protonlar daha fazla olaca ndan madde pozitif yüklü olur. Fotograf 3.3 Tarak Kaza a Sürtülünce Elektirklenir. Proton: Çekirdekteki (+) yüklü parçac klard r. Nötron: Yaklafl k olarak protonla eflit kütleye sahip çekirdekteki yüksüz parçac klard r. Elektron: Çekirde in etraf ndaki yörüngelerde dolanan (-) yüklü parçac klard r. Bunlar n yükleri protonlar n yüklerine eflit büyüklükte fakat kütleleri protonunkinden yaklafl k olarak 1600 kat küçüktür. fiekil 3.17 Bir Atom
74 60 Okulöncesinde Fen E itimi Element: Bütün atomlar ayn kimyasal özellikler gösteren maddelere denir. Bir elementin bütün atomlar nda ayni say da proton bulunur. Demir, bak r, c va, hidrojen vb. birer elementtir. fiekil 3.18 Dokunma ile Elektriklenme Cisimlerin elektriklenmesi üç farkl flekilde olabilmektedir. fiimdi bunlar k saca inceleyelim: Sürtünmeyle Elektriklenme: Tara n z yün kaza n za sürttükten sonra küçük kâ t k r nt lar na yaklaflt r n z. Tara n bu kâ t k r nt lar n çekti ini göreceksiniz. Bunun nedeni elektriklenmedir. Cisimler sürtündü ü zaman birinden di erine elektronlar geçer. Böylece elektron kazanan cisim (-) yükle, kaybeden cisim ise (+) yükle yüklenmifl olur. Tara n z yün kaza n za sürtünce tarak elektron kazan r, dolay s yla (-) olarak yüklenir. Elektron kaybeden kazak ise (+) olarak yüklenir. E er bu olay cam çubuk ve ipekli kumaflla tekrarlarsan z, elektron kaybeden cam çubuk (+) olarak yüklenirken, elektron kazanan ipekli kumafl ise (-) olarak yüklenir. Dokunma ile Elektriklenme: Yüklü bir cisim nötr bir cisme dokunduruldu unda mevcut yükü paylafl rlar ve böylece nötr cisim de ayn cins K L yükle yüklenir. Buna dokunmayla eletriklenme denir. Cisimlerin son yükleri cisimlerin büyüklükleriyle orant l d r. fiekil 3.18 de (-) yüklü K küresi nötr L küresine dokunduruldu unda, K den L ye elektron geçifli olur ve sonra dengeye gelirler. Denge durumunda daha büyük olan L küresinde K küresinden daha çok yük olur. E er küreler eflit büyüklükte olsalard yükü de eflit olarak paylafl rlard. Etki ile Elektriklenme: Bafllang çta yüksüz K ve L küreleri birbirine temas halinde iken (+) yüklü bir M çubu u L küresine yaklaflt r ls n. M çubu undaki (+) yükler, K küresinden L küresine do ru (-) yükleri çeker. Böylece K küresinin çubu a uzak olan k sm (+) yükle yüklenirken, L küresinin çubu a yak n olan k sm (-) yükle yüklenir. Daha sonra küreler ayr l r ve M çubu u uzaklaflt r l rsa, K küresi (+) yükle ve L küresi de ayni büyüklükte (-) yükle yüklenmifl olur. Böylece M çubu u kürelere dokundurulmadan K ve L küreleri yüklenmifl olur. Böyle yüklemeye etki ile elektriklenme denir. letken ve Yal tkan Maddeler Bir tara n yünlü kumafla sürtüldükten sonra kâ t k r nt lar n çekti ini ö renmifltik. Sürtme sonucu tarak elektriklenmekteydi. Bir metal yemek kafl bir kumafl parças na sürtüldükten sonra küçük kâ t parçalar n çekme özelli i göstermez. Tarak ve cam çubuk üzerinde sürtme ile oluflan elektrik, bu cisimler üzerinde hareketsiz kalabilmektedir. Bu cisimlerin küçük kâ t parçac klar n çekmesinin nedeni üzerlerinde duran elektrik yükleridir. Elektrik; plastik, cam, tahta gibi maddeler üzerinde hareketsiz durabilmektedir. Bu türlü elektri e durgun elektrik ve elektri in üzerlerinde hareket etmedi i plastik, cam, tahta vb. maddelere de yal tkan ad n veriyoruz.
75 3. Ünite - Fiziksel Bilim 61 Metaller de sürtme ile elektriklenir ama metal üzerinde oluflan bu elektrik yükleri metalin bütün yüzeyine çabucak yay l r ya da metalin temasta bulundu u di- er cisimlere geçer. Kumafla sürtülen yemek kafl n n kâ t k r nt lar n çekmemesinin nedeni onun sürtmeyle elektriklenmemesi de il, oluflan elektri in süratle kafl k üzerinde da larak elimize geçmesi sonucu kafl n yükünü kaybetmesidir. Elektri in üzerinde hareketsiz kalamad ve üzerinde hareket etti i cisimlere iletken diyoruz. Demir, nikel, bak r, vb. tüm metaller iletkendir. ELEKTROSKOP Cisimlerin elektrik yüklü olup olmad klar n, yüklü iseler yükünün cinsini anlamam za yarayan alete elektroskop ad verilir. Elektroskop, iletken bir çubu un bir ucuna ba lanm fl iki metal yapraktan oluflmufl basit bir alettir (fiekil 3.19). fiekil 3.19 Metal topuz Elektroskop Lastik t pa Metal çubuk Cam fanus letken yapraklar fiekil 3.20 deki ilk flekilde, yüksüz elektroskoba negatif yüklü plastik çubu un yaklaflt r lmas durumunda elektroskobun yapraklar n n aç ld görülmektedir. Elektroskobun topuzuna yaklaflt r lan negatif yüklü çubuk, elektroskobun topuzundaki nötr atomlar n baz elektronlar n yapraklara do ru iterek topuzun pozitif, her iki yapra n ise negatif olarak yüklenmesine neden olmakta ve böylece iki negatif yüklü yaprak birbirini iterek aç lmaktad r. Negatif yüklü plastik çubuk geri çekildi inde, elektroskoptaki elektronlar eski yerlerine dönerler ve yapraklar kapan r. Yüksüz bir elektroskoba pozitif yüklü bir cam çubuk yaklaflt r lsayd SIRA elektroskop S ZDE nas l davran rd? DÜfiÜNEL M fiekil 3.20 teki ikinci flekilde ise yüksüz elektroskoba negatif yüklü plastik çubu un dokundurulmas durumunda, elektroskobun yapraklar n n aç ld görülmektedir. Negatif yüklü çubuk, elektroskobun topuzuna dokunduruldu u SORU zaman çubuktaki bir k s m elektronlar elektroskoba akmakta ve onun üzerinde yay lmaktad r. Elektroskobun her yeri negatif yüklü oldu u için negatif yüklü yapraklar birbirini itmekte ve aç lmaktad r. D KKAT SIRA S ZDE 4 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU D KKAT SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P
76 62 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 3.20 Elektroskobun Yüklenmesi K K fiekil 3.21 Ses, Titreflimlerin Bir Ürünüdür. SES Saz teli, zil, insan ve baz hayvanlar n ses telleri gibi titreflen bir nesnenin oluflturdu u titreflimler dizisine ses denir. Bu titreflimlerin yay labilmesi için gaz, s v ya da kat maddesel ortamlara ihtiyaç vard r. Bu ortamlarda titreflimler dalgalar halinde yay - l r. Bofllukta ses dalgalar yay lamaz. nsanlar akci erlerini ve ses tellerini kullanarak ses ç kar rlar ve onu a zlar yla biçimlendirirler. Böylece insanlar m r ldanabilir, ba rabilir, konuflabilir ya da flark söyleyebilir. G rtla m zda sert liflerden oluflan ses telleri vard r. Bunlar ci erlerimizden gelen hava ile titreflerek ses ç kar rlar. Bu sesleri a z, dudak, dil ve difllerimizle biçimlendirerek sözcüklere ve melodilere dönüfltürürüz. Akustik ile u raflan bilim adamlar ve mühendisler, sesi ve insan iflitmesini incelerler. Farkl nesnelerin sesle ne flekilde etkilendiklerini de araflt r rlar. SIRA S ZDE 5 Sesin DÜfiÜNEL M frekans, sesi oluflturan kayna n 1 saniyedeki titreflim say s d r. SORU Sesin t n s, ayn frekansta oldu u halde kaynaklar farkl ise seslerin farkl olarak D KKAT alg lanmas d r. Sesin Özellikleri Sesi inceleyen bilim dal na akustik ad n veriyoruz. Sesin özellikleri üç temele dayan r. Sesin yüksekli i: Bu terim sesin frekans n belirtmek için kullan l r. Sesin tiz ya da pes oluflunu belirlemek için sesin yüksekli i yani frekans terimi kullan l r. Frekans yükseldikçe ses incelir, alçald kça ses kal nlafl r. Kad n sesleri, SIRA erkek S ZDE seslerine göre daha ince yani tizdir. Kad n ve erkek seslerini yüksekliklerine göre karfl laflt r n z. DÜfiÜNEL M Sesin t n s : Müzikte kullan lan notalar farkl frekanslardaki seslerdir. Ayn notay çalsalar bile bir keman n sesini bir piyanonun sesinden ay rt edebilirsiniz. Bunu keman ile SORU piyanonun t n lar farkl d r fleklinde ifade ederiz. D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ
77 3. Ünite - Fiziksel Bilim Sesin fliddeti: Sesin gürlü ü ses dalgalar n n genli ine ba l d r. Ses dalgalar - n n genli i ne kadar büyükse fliddeti o kadar büyük olur. Ses fliddeti desibel (db) cinsinden ölçülür. As l birim bel dir. Bel ad telefonun mucidi olan Alexander Graham Bell in Bell soyad ndan gelir ve onun onuruna verilmifltir. Örne in insan kula nda rahats zl k yapan sesin fliddeti 120 desibel dir. NASIL fi T R Z? flitme organ m z kulakt r. fiekil 3.22 de görüldü ü gibi kula m z d fl kulak, orta kulak ve iç kulak olmak üzere üç k s mdan oluflmufltur. Her türlü ses d fl kula m z n en d fl k sm nda yer alan kulak kepçesi taraf ndan toplanarak kulak borusuyla orta kula n bafllang c nda yer alan kulak zar na gönderilir. Kulak zar titreflmeye bafllar. Bu titreflimler orta kulaktaki kemik köprü arac l ile iç kula a iletilir. Titreflimler iç kulaktaki s v y dalgaland rarak salyangoz ad verilen bölgedeki duyu hücrelerini etkiler. Bu etkiyi iflitme sinirleri beynimize iletir ve böylece sesleri duyar z. nsan kula n n iflitebildi i sesler 20 ile frekans de erleri aras ndaki seslerdir. Müzik için ise kullan lan ses frekans aral klar 27,5 ile 4186 frekans aral d r. 63 Ses dalgalar n n genli i, titreflimin en büyük de erine verilen add r. Desi onda bir demektir. Desimetrenin; metreninin onda biri olmas gibi desibel de ses fliddetini gösteren birimin onda biridir. IfiIK NED R? Ifl n ne oldu una dair ilk bilimsel incelemeler 17. yüzy l n sonlar na do ru Isaac Newton ve Christian Huygens taraf ndan yap lm flt r. Newton fl k demetinin parçac k ak m ndan olufltu una inan yordu. fiekil 3.22 D fl Kulak Orta Kulak ç Kulak nsan Kula Huygens ise farkl bir teori oluflturdu. Ona göre fl k, ilerleyen dalgalardan ibaretti. Her iki bilim adam y llarca fl n nas l gölge oluflturdu unu, ayna ve merceklerin görüntüyü nas l oluflturdu unu inceleyerek kendi teorilerinin do rulu u konusunda kan t toplamaya u raflt lar. Newton, e er fl k ilerleyen dalga ise gölgelerin kenarlar n n ve görüntülerin net olarak de il de bulan k görünece ini düflünüyordu. Huygens ise bu bulan kl n gözümüzün göremeyece i kadar küçük oldu- u düflüncesinde idi. zleyen yüzy llar boyunca tart flma sürdü gitti. Her ikisinin de teorisini destekleyen birçok kan t bulundu. 20. Yüzy l n bafllar nda Max Planck ( ) ve Albert Einstein ( ) fl n hem parçac k hem de dalga özelli ine sahip oldu unu keflfettiler.
78 64 Okulöncesinde Fen E itimi Fotograf 3.4 Fotograf 3.5 Max Planck: Kuantum fizi inin kurucular ndan, olan büyük Alman fizikçisi y l nda Nobel Fizik Ödünün sahibi olan Planck, kuantum fizi i ve termodinami e çok önemli katk lar sa lam flt r. Albert Einstein: Gelmifl geçmifl en büyük kuramsal fizikçilerden birisidir. Görecelik kuram n n kurucusu olan Einstein, madde ve enerjinin eflde er oldu unu öngörmüfl ve bunun sonucu olarak atom bombas ve nükleer santral yap lm flt r. Einstein in kuantum fizi i ve istatistik mekanik alanlar nda da büyük katk lar vard r y l nda Nobel Fizik Ödülünü alan Einstein kinci Dünya Savafl s ras nda Almanya dan Birleflik Amerika ya göç etmifl ve 1955 y l ndan ölümüne kadar araflt rmalar n bu ülkede sürdürmüfltür. Bu iki bilim adam, fl n dalgalar gibi ilerlemekte fakat tanecikler gibi yay lmakta ve emilmekte oldu unu buldular. Bugün bilim adamlar taraf ndan fl n hem dalga hem de tanecik özelli i gösterdi i yani ikili tabiata sahip oldu u kabul edilmektedir. Ifl k, herhangi bir olayda bu özelliklerinden yaln zca birini göstermektedir. IfiI IN YANSIMASI VE AYNALAR Ifl k bir cisme çarpt zaman biri düzgün, di eri da n k olmak üzere iki flekilde yans r (fiekil 3.23). E er fl k bir ayna yüzeyi ya da parlak bir metal yüzeyi gibi pürüzsüz bir yüzeye çarparsa düzgün olarak yans r ve bu yüzeylerde bir görüntü görebilirsiniz. E er fl k bir duvar ya da bir kitap sayfas gibi pürüzlü bir yüzeye çarparsa bu yüzeylerden da n k olarak yans r. Ifl k bu yüzeylerde görüntü oluflturamaz ama yüzeylerin kendilerini görünür hale getirir. fiekil 3.23 Düzgün ve Da n k Yans ma Düzgün yans ma Da n k yans ma Ayna, fl n neredeyse tamam n düzgün olarak yans tan cilal yüzeylere verilen isimdir. Önceleri metal yüzeylerin parlat lmas yla elde edilirlerdi. Günümüzde ise genellikle cam levhalar n bir yüzü ince bir gümüfl tabakas ile s rlanarak elde edilir. Aynalar; düzlem, küresel diye iki gruba ayr l rlar.
79 3. Ünite - Fiziksel Bilim Düzlem Aynalar Düzlem ayna üzerine düflen paralel fl k demeti yine paralel bir demet olarak yans r. Ifl n aynaya düfltü ü noktadan aynaya çizilen dik do ruya normal; gelen fl - n n normalle yapt aç ya gelme aç s ve yans yan fl n n normalle yapt aç ya yans ma aç s denir (fiekil 3.24). Düzlem aynalarda fl n yans mas, yans ma yasalar ad verilen afla daki kurallara uygun bir flekilde gerçekleflir: Gelen fl n, normal ve yans yan fl n ayn düzlemde yer al r. Gelme aç s yans ma aç s na eflittir. Düzlem aynan n günlük yaflant m zda ve teknolojide, optik aletlerin yap - m nda birçok kullan m alan vard r. Sabah kalkt ktan sonra temizli imizi yaparken, giyinirken, saçlar m z tararken ayna bizler için vazgeçilmez bir araçt r. Düzlem aynalar ma aza, otel vb. yerlerin dekorasyonunda yayg n olarak kullan r z. Düzlem aynalar dar mekânlar n daha genifl görünmesini sa lar. Ayr ca düzlem aynalar denizalt lar n yüzeye ç kmadan etraf gözetleme arac olan periskop ve baz optik araçlar n yap m nda da kullan l r. 65 Sanal görüntü: Aynadan yans yan fl nlar n kendisinin oluflturdu u görüntülere gerçek görüntü diyoruz. Görüntüyü fl nlar n kendileri de il de tersine do ru uzant lar oluflturuyorsa böyle görüntülere sanal görüntü ad n veriyoruz. Sanal görüntüleri, t pk aynada kendimizi görebildi imiz gibi, gözümüzle do rudan görebiliriz. Gerçek görüntüleri ise ancak onlar bir ekran üzerine düflürdükten sonra görebiliriz. fiekil 3.24 Gelen Ifl n Normal Yans yan Ifl n Düzlem Aynada Yans ma Gelme Yans ma Aç s Aç s Düzlem Ayna Düzlem aynalar, önündeki bir cismin görüntüsünü, aynan n arkas nda, cisimle ayn büyüklükte ve sanal görüntü olarak verir (fiekil 3.25). fiekil 3.25 Göz Düzlem Aynada Görüntü Oluflumu Cisim Görüntü
80 66 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 3.26 fiematik Olarak Çukur ve Tümsek Ayna Fotograf 3.6 Ifl n K r lmas Tümsek ayna T f F M F R Çukur ayna Küresel Aynalar Küresel aynalar, küresel bir yüzeyin iç ya da d fl yüzeyinin yans t c hale getirilmesiyle elde edilirler. E er küre parças - n n d fl yüzü boyan p (s rlan p) iç yüzü yans t c hale getirilirse bu küresel aynaya çukur ya da içbükey ayna ad verilir. E er küre parças n n iç yüzü boyan p (s rlan p) d fl yüzü yans t c hale getirilirse bu küresel aynaya tümsek ya da d flbükey ayna denir (fiekil 3.26). Bir çukur aynaya uygun uzakl ktan bakarsan z kendinizi daha büyük görürsünüz. Bu yüzden bu aynaya halk aras nda dev aynas ad verilir. Bir tümsek aynaya bakman z halinde ise kendinizi daima daha küçük olarak görürsünüz. IfiI IN KIRILMASI Ifl n bükülmesi sonucu baflka göz aldanmas olaylar ile de karfl laflm fls n zd r. Örne in içi su dolu bir bardak içerisine bir çubuk sokup bu çubu a barda n yan yukar s ndan bakarsan z çubu un suyun içindeki k sm n k r lm fl gibi görürsünüz (Fotograf 3.6). Ya da içi su dolu bir kap içerisine bir metal para at p bu paraya kab n yan yukar s ndan bakarsan z paray oldu u yerde de il de bulundu u yerden daha yukar da görürsünüz Bunlar n nedeni fl n k r lmas olay d r. Ifl k; hava, su ve cam gibi gibi saydam ortamlar n herhangi birinde do rusal çizgiler boyunca ilerler. Hatta fl k bir saydam ortamdan (örne in havadan) baflka bir saydam ortama (örne in suya) arakesit yüzeyine dik olarak gelirse bükülmeye u ramadan do rusal olarak ilerlemeye devam eder. Ifl k bir ortamdan di erine belirli bir aç yla gelirse ikinci ortama do rultusunu de ifltirerek girer. Bu olaya fl n k r lmas diyoruz. T
81 3. Ünite - Fiziksel Bilim 67 fiekil 3.27 Normal Ifl n K r lmas Gelen fl n Gelme aç s Yans ma aç s Yans yan fl n K r lma aç s K r lan fl n fiekil 3.27 de havadan cama belirli bir gelme aç s ile gelen bir fl n n yans mas n ve k r lmas n görüyorsunuz. Yans ma aç s gelme aç s na eflittir fakat gördü ünüz gibi k r lma aç s gelme aç s ndan daha küçüktür. Bu örne imizde oldu u gibi fl k bir saydam ortamdan (örne in havadan) optikçe daha yo un baflka bir saydam ortama (örne in cama) s f rdan farkl bir gelme aç s yla geldi i zaman, k r lma aç s gelme aç s ndan daha küçük olur. Yani normale yaklaflacak flekilde k r - l r. Aksi durumda, yani fl k bir saydam ortamdan (örne in sudan), optikçe daha az yo un bir ortama (örne in havaya) geçerken normalden uzaklafl r (fiekil 3.28). K r lma, k r lma yasalar ad verilen afla daki kurallara uygun bir flekilde gerçekleflir: Gelen fl n, normal ve k - r lan fl n ayn düzlemde yer al r. Ifl k optikçe daha yo- θ 1 un ortama geçerken hava normale yaklaflarak k r l r. Ifl k, optikçe daha az yo un ortama geçerken normalden uzaklaflarak k r l r. Ifl k, farkl saydam ortamlarda farkl h zlarla yay l r. Örne in fl - n havadaki h z saniyede km, sudaki h z saniyede hava km ve camdaki h z saniyede km dir. Ifl n bir saydam ortamdan di erine belirli bir aç yla gelmesi durumunda k r lmas n n nedeni, iflte bu h z fark d r. Optikçe daha yo un olan saydam ortamlarda fl n h z daha küçüktür. MERCEKLER Mercekler; foto raf makinesi, mikroskop, teleskop, kamera, gözlük gibi optik araçlar n en önemli parças d r. Mercekler genel olarak camdan yap l r. Ancak geçirgen plastikten yap lan mercekler de vard r. Merceklerin; Yak nsak mercekler Iraksak mercekler olmak üzere bafll ca iki tipi vard r. θ 2 θ 1 x cam d Normal: Ifl n arakesit yüzeyine de di i noktadan bu yüzeye çizilen dikmeye verilen isimdir. fiekil 3.28 Ifl n Havadan Cama ve Camdan Havaya Geçerken K r lmas Yak nsak mercekler: nce kenarl mercek de denilen bu merceklerin kenarlar ince ortas fliflkindir. Iraksak mercekler: Kal n kenarl mercek de denilen bu merceklerin kenarlar kal n ortas çukurdur.
82 68 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 3.29 Yak nsak ve Iraksak Mercekler Yak nsak mercekler, orta k sm kenar k s mlar ndan daha kal n olan merceklerdir. Iraksak merceklerin ise orta k sm ince, kenar k s mlar daha fliflkindir (fiekil 3.29). Fotograf 3.7 Yak nsak mercek, üzerine gelen fl k demetini toplayarak geçirir, raksak mercek ise da tarak geçirir. Fotograf 3.7 de bir yak nsak mercek ile bir raksak merce e gelen paralel fl n merceklerden k r larak geçtikten sonra izledi i yollar görülmektedir. Yak nsak ve Iraksak Mercekten Ifl n K r lmas fiekil 3.30 Gözümüzün Yap s Göz merce i NASIL GÖRÜRÜZ? Görme organ m z gözümüzdür. Gözümüz fiekil 3.30 da görüldü ü gibi bir yap ya sahiptir. Bir cisimden gözümüze gelen fl k, göz merce inden geçerek gözümüzün arka bölümündeki retina tabakas nda bulunan sar benek üzerinde, cismin görüntüsünü oluflturur. Burada bulunan görme sinirleri yard m yla beynimize iletilen sinyaller ile görme ifllemi gerçekleflmifl olur. Sar benek
83 3. Ünite - Fiziksel Bilim Göz Kusurlar Miyopluk: Uza görememe ya da di er ad yla miyopluk, göz yuvarla n n normalden uzun ya da göz merce inin normalden kal n olmas durumunda oluflan bir göz kusurudur. Normal bir gözde bir cismin görüntüsü göz merce i taraf ndan retina üzerine düflürülür. Miyopluk kusuru olan kiflilerde, bak lan bir cismin görüntüsü retinan n önüne düfler ve cisim net olarak görülemez (fiekil 3.31). Miyop göz kusuru raksak bir mercek kullan larak düzeltilebilir. fiekil 3.31 de görüldü ü gibi cismin görüntüsü raksak bir mercek yard m yla retina üzerine düflürülerek net görüfl sa lan r. Hipermetropluk: Yak n görememe ya da di er ad yla hipermetropluk, göz yuvarla n n normalden k sa ya da göz merce inin normalden ince olmas durumunda oluflan bir göz kusurudur. Normal bir gözde bir cismin görüntüsü göz merce i taraf ndan retina üzerine düflürülür. Hipermetropluk kusuru olan kiflilerde bak lan bir cismin görüntüsü retinan n arkas na düfler ve cisim net olarak görülemez (fiekil 3.32). Hipermetrop göz kusuru yak nsak bir mercek kullan larak düzeltilebilir. fiekil 3.32 de görüldü ü gibi cismin görüntüsü yak nsak bir mercek yard m yla retina üzerine düflürülerek net görüfl sa lan r. Miyopluk: Göz yuvarla n n normalden uzun olmas ya da göz merce inin normalden kal n olmas sonucu ortaya ç kar. Bu kusur, raksak mercekli gözlükle düzeltilebilir. 69 Hipermetropluk: Göz yuvarla n n normalden k sa olmas ya da göz merce inin normalden ince olmas sonucu ortaya ç kar. Bu kusur yak nsak mercekli gözlükle düzeltilebilir. fiekil 3.31 Miyopluk ve Düzeltilmesi Miyop Göz Görüntü Retinan n Önünde (-) Camla Düzeltme Sonucu Görüntü Retina Üzerinde fiekil 3.32 Hipermetropluk ve Düzeltilmesi Hipermetrop Göz Görüntü Retinan n Arkas nda (+) Camla Düzeltme Sonucu Görüntü Retina Üzerinde Astigmat: Astigmatl k, gözümüzün ön yüzeyindeki kornea tabakas n n fleklinin hafifçe bozuk olmas ndan kaynaklan r. Bu flekil bozuklu u fl n, gözün arka taraf ndaki retina tabakas na odaklanmas na engel olur. Bunun sonucu olarak görüflümüz, her türlü mesafede bozuk ve bulan k olabilir. leri derecede astigmat olan insanlar sürekli çarp k ve bozuk görürlerken daha hafif astigmat olan insanlarda bafl a r s, göz gerilmesi ve yorgunlu u ve baz uzakl klarda bulan k görüntü gibi rahats zl klara rastlan r. Astigmat n birçok derecesi, uygun önerilmifl gözlüklerle optik olarak tedavi edilebilir. Korneay cerrahi yöntemlerle düzeltme yöntemi de baz hastalar için bir tedavi seçene idir. Presbit: Presbitlik, gözünüzdeki göz merce inin esnekli ini kaybetmesi sonucu, yak ndaki cisimlere odaklanman n zorlaflmas fleklinde kendini gösteren görme bozuklu una verilen isimdir. Presbiyopi bir hastal k olmay p gözün yafllanmas n n do al bir sonucudur. Bu göz kusuru genellikle k rkl yafllar n bafllar nda fark edilmeye bafllar.
84 70 Okulöncesinde Fen E itimi Fotograf 3.8 Galileo Galilei: Hareket, astronomi ve matematik alanlar nda birçok baflar l çal flmalar yapm fl olan talyan bilim adam d r. Günefli merkez kabul eden Kopernik sistemini savunmas ndan dolay Engizisyon taraf ndan müebbet hapse mahkum edilmifltir. 70 yafl nda olmas ndan dolay hapis cezas n evinde geçirmesine izin verilen Galileo 78 yafl nda ölmüfltür. OPT K ALETLER Çeflitli mercekler ve aynalar kullan larak günlük yaflant m zda ve bilimsel araflt rmalarda kullan lan pek çok alet yap lm flt r. fiimdi bunlardan baz lar n k saca inceleyelim. Dürbün: Dürbün uzaktaki cisimleri yak nlaflt r p büyüterek görmemizi sa layan bir optik alettir. Dürbünü Hollandal Adrian Metaus ( ) bulmufltur. Dürbün birkaç y l sonra talyan bilim adam Galileo Galilei ( ) taraf ndan gelifltirilmifltir. Dürbünler genel olarak birkaç mercek kullan larak yap - l r. Ancak prizma ve ayna kullan larak yap lan dürbünler de vard r. Teleskoplar, çok uzaktaki y ld zlar incelemek için kullan lan daha büyük ve geliflmifl dürbünlerdir. Fotograf 3.9 da bir dürbün ve bir teleskop görülmektedir. Fotograf 3.9 Dürbün ve Teleskop
85 3. Ünite - Fiziksel Bilim 71 Periskop: Periskop, özellikle deniz ve kara savafllar nda, güvenli mesafelerden hedefi görünmeden gözetlemeye Periskop yarayan optik bir alettir. Periskopun en çok kullan ld yer denizalt lard r. Düzlem Ayna fiekil 3.33 de Görüldü ü gibi periskopta iki yans t c ayna ya da prizma bulunur. Birinci ayna hedeften gelen fl klar doksan derece k rarak afla do ru yans t r. kincisiyse bu gelen fl klar tekrar doksan derece k rarak yatay yönde göze iletir. Geliflmifl periskoplar, mercekler yard m ile hedefi yaklaflt rma, büyütme özelli i kazan r. Ayr ca periskopla yaln z cisimlerin flekli Düzlem Ayna incelenmekle kalmaz, ayr ca hedef, mesafe ve aç göstergeleri ilavesiyle hedefle ilgili daha genifl bilgi de toplan r. Mikroskop: Mikroskop, ç plak gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin birkaç mercek yard m yla büyütülerek görüntüsünün incelenmesini sa layan bir alettir. sminden de anlafl labilece i üzere, mikro, yani ç plak gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin ya da canl lar n incelenmesini sa layan biyoloji, metalürji, genetik, jeoloji vb. alanlardaki bilimsel araflt rmalarda kullan lan bir alettir. Foto raf 3.10 da bir mikroskop ve onun k s mlar görülmektedir. fiekil 3.33 Periskop Fotograf 3.10 Oküler Mikroskop Gövde kolu 45 derece aç l tüp Hareketli revolver Kaba ayar dü mesi nce ayar dü mesi Objektifler S k flt rma klipsleri Nesne tablas ris diyafram Ayd nlatma Alt kaide Mikroskobu, Hollandal Zacharias Janssen in, 1590 dolaylar nda bir teleskobu dönüfltürmek suretiyle meydana getirdi i kabul edilmektedir. Bugünkü mikroskobun ana prensiplerini ise 17. yüzy lda Hollandal Anton van Leeuwenhoek ( ) ve ngiliz Robert Hooke ( ) bulmufllard r.
86 72 Okulöncesinde Fen E itimi Enerji: fl yapma yetene i olarak tan mlanan enerjinin bir çok çeflidi vard r. Bunlardan baz lar ; mekanik enerji, s enerjisi, kimyasal enerji, nükleer enerji, elektrik enerjisidir. Biz burada daha çok enerji elde edilen kaynaklar üzerinde duraca z. KULLANDI IMIZ ENERJ Enerji k saca ifl yapma yetene i olarak tan mlanabilir. Enerji; herhangi bir hareketi veya eylemi yapan ya da yapmaya haz r olan kabiliyet olarak da ifade edilebilir. Son y llarda dünya çap ndaki yaflanan teknolojik geliflmelerle modern yaflam tamamen enerji kullan m üzerine kurulmufltur ve enerjiye olan ihtiyaç giderek artmaktad r. Bu yüzden enerji ve bu enerjinin elde edildi i kaynaklar çok de er kazanmakta ve özellikle petrol küresel ve bölgesel olarak büyük çat flmalar n ana sebebi haline gelmektedir. Dünya çap ndaki bu enerji ihtiyac n n artmas ile yeni enerji kaynaklar aray fllar artan bir h zla devam etmektedir. Enerji kaynaklar n ; Geleneksel enerji kaynaklar Alternatif enerji kaynaklar Nükleer enerji kaynaklar olmak üzere üç s n fa ay rmam z mümkündür. fiimdi bunlar k saca gözden geçirelim. Geleneksel Enerji Kaynaklar Klasik enerji kaynaklar olarak da bilinen geleneksel enerji kaynaklar, fosil yak tlar ve geleneksel biyokütle olmak üzere ikiye ayr l r. Fosil Yak tlar: Karbon temelli olan bu yak tlar n oluflmalar milyonlarca y l ald ndan bunlar yenilenemeyen kaynaklard r. Tafl Kömürü: Topraklar m zdan ç kar lan tafl kömürü yeterli olmad için duflar dan tafl kömürü ithal etmekteyiz. Ülkemiz sanayilefltikçe tafl kömürüne olan gereksinim daha da artacakt r. Fosil Yak tlar Karbon temelli olan kömür, petrol ve do algaz bu grup yak tlar olup, en temel enerji kaynaklar d rlar. Fosil yak tlar endüstriyel alanda çok genifl bir kullan m alan bulmaktad r. Fosil yak tlar n oluflmalar milyonlarca y l gibi çok uzun bir süre ald ndan, bunlar yenilenmeyen kaynaklar olarak da adland r l rlar. fiimdi de bunlar tan yal m. Kömür: Genellikle bitki fosillerinden, oksijensiz ortamda milyonlarca y l boyunca baflkalaflmas yla oluflan yeralt madencili i veya aç k iflletme metotlar kullan larak ç kar lan fosil kaynakl yak tt r. Kolayca yanabilen kömürler kaya görünümlü kahverengimsi siyah renklidir. Do ada; antrasit, tafl kömürü ve linyit olmak üzere üç tür kömür vard r. Antrasit: %95 i karbondan oluflan ve s de eri en yüksek olan en de erli kömür türüdür. Antrasit ülkemizde ç kmamaktad r. Tafl kömürü: Ülkemizde yaln zca Zonguldak Havzas nda ç kan tafl kömürü demir-çelik sanayinin en önemli ham maddesidir. Linyit: Ülkemizde en çok ç kar lan kömür türü olup s de eri di er kömür türleri kadar yüksek de ildir. Jeolojik olarak kömürlerin yafllar 15 milyon y l ile 400 milyon y l aras nda de- iflir. Yafll kömürler genellikle daha sert, dayan kl, siyah renkli ve cams parlak görünüfltedirler. Bunlar n göreceli olarak nem içerikleri daha düflük olup, karbon oranlar daha yüksektir. Bu yüzden yafll kömürler daha kalitelidir. Petrol: Akarsular n denizlere sürükledi i bitki kal nt lar n n ve denizlerde yaflayan canl lar n ölüp dibe çökmesi ve zamanla üstlerinin çamur ve kumla kaplanarak milyonlarca y lda s cakl k, bas nç ve mikroorganizmalar n etkisiyle baflkalaflmas sonucu oluflur. Petrol yer alt ndan ç kar ld ktan sonra rafinerilerde ar t l p ifllenerek benzin, fueloil, motorin, s v laflt r lm fl petrol gaz (LPG), jet yak t, asfalt, vb ürünlere dönüfltürüldükten sonra kullan l r. Petrol rezervleri bak m ndan Dünyadaki en zengin bölge ortado udur. Bu bölgede petrol rezervlerinin yaklafl k olarak 2/3 nin bulundu u hesaplanmaktad r.
87 3. Ünite - Fiziksel Bilim 73 Petrolden ortalama olarak %43 benzin, %18 fueloil ve motorin, %11 LPG (s v laflt r lm fl petrol gaz ), %9 jet yak t, %5 asfalt ve %14 di er ürünler elde edilmektedir. Petrol sözcü ü, Grekçe tafl anlam na gelen petra ile ya anlam na gelen oleum sözcüklerinden türetilmifltir. Do algaz: T pk petrol gibi fosil kaynakl bir çeflit yan c gaz kar fl m d r. Fosil yak tlar grubundan hidrokarbon esasl olan do algaz, yer alt nda gözenekli kayalar n boflluklar na s k flm fl olarak ya da petrol yataklar n n üzerinde gaz halinde büyük hacimler fleklinde bulunur. Do al gaz n kendisi zehirli de ildir. Ancak kaçaklarda, havadaki gaz miktar n n artmas yla oksijen azalaca ndan bo ulmaya yol açabilir. Do algaz renksiz, kokusuz ve havadan hafif bir gazd r. Kokusuz oldu undan kaçaklar n farkedilebilmesi için özel olarak kokuland r l r. Dünya enerji tüketiminin yaklafl k %22 si do algaza dayanmaktad r. Do algaz elektrik enerjisi üretiminde, binalar n s t lmas nda ve evlerimizdeki ocaklarda kullan rlar. Is nma, toplam do algaz tüketiminde %75 gibi en büyük orana sahiptir. Geleneksel Biyokütle (Bitki ve Hayvan At klar ) Hayvan at klar ndan yararlanma ve a açlardan elde edilen odun yakma ve yöntemleri geleneksel biyokütle olarak adland r l r. Biyokütle enerjisi, organik maddelerden enerji kayna olarak yararlan lmas d r. Bu enerji kayna daha ziyade geri kalm fl toplumlarda kullan lmaktad r. Alternatif Enerji Kaynaklar Klasik enerji kaynaklar na alternatif olarak sunulan kaynaklard r. Bunlar; Günefl, hidroelektrik, rüzgar, jeotermel, dalga, gel-git ve ak nt, hidrojen, ve modern kütle olarak belirtilirler. Do ada sürekli var olan faktörlere dayal olan bu kaynaklar n en önemli özelli i ise yenilenebilir olmalar ve do aya zarar vermemeleridir. Bu yüzden alternatif enerji kaynaklar na, yenilenebilir enerji kaynaklar da denilmektedir. Yenilenebilir Enerji Kaynaklar ve Konya n n Enerji Potansiyeli Yenilenebilir Enerji Kaynaklar JEOTERMAL H DROL K H DROJEN H DROJEN H DROJEN H DROJEN RÜZGAR RÜZGAR RÜZGAR GÜNEfi B YOKÜTLE fiekil 3.34 Yenilenebilir Enerji Kaynaklar
88 74 Okulöncesinde Fen E itimi Fotograf 3.11 Rüzgar Tarlas Günefl enerjisi: Güneflteki hidrojen gaz n n helyuma dönüflmesi fleklindeki füzyon sürecinden aç a ç kan fl ma enerjisidir. Bu enerji fl ma yoluyla uzaya yay l rken çok küçük bir k sm da Dünyaya ulafl r. Dünya ya ulaflan bu enerji miktar bile insanl n mevcut enerji tüketiminden kat kat fazlad r. Günefl enerjisinin depolanmas ya da di er enerjilere dönüflebilmesi; s l, mekanik, kimyasal ve elektrik yöntemlerle olur. Günefl enerjisinin di er enerjilere çevrimi; Do rudan s enerjisi, Do rudan elektrik enerjisi, Hidrojen enerjisi çevrimleriyle olur. Günefl enerjisi çevresel olarak temiz bir enerji kayna d r ve ekolojik aç dan temel enerjidir. Günefl enerjisi günümüzde evlerde ayd nlatmada, s nmada, tar mda, deniz suyundan içilebilir temiz su elde edilmesinde ve ulafl m araçlar nda kullan lmaktad r. Fosil yak tlar dahil, rüzgâr gücü, hidrolik enerji, biyogaz, alkol, deniz, termik, dalga gibi tüm enerji kaynaklar günefl enerjisinin türevleridir. Hidroelektrik enerji: Nehirler ve akarsular üzerine kurulan baraj göllerinde biriken suyun mekanik gücüyle dönen su türbinlerinden ve jeneratörlerden elde edilen elektrik enerjisidir. 20. yüzy l boyunca dünyan n büyük nehirlerinin hemen hepsinde dev hidroelektrik santrallar kurulmufltur. Son y llarda, daha küçük ölçekte santrallar kurulmaktad r. 20 MW' n alt ndaki santrallar küçük ölçekli hidroelektrik enerji santrali olarak adland r lmaktad r. Hidroelektrik enerji, ayn zamanda yenilenebilir bir enerji kayna d r. Rüzgar enerjisi: Rüzgar enerjisi temiz, bol, yenilenebilir olmas n n yan s ra tüm Dünya genelinde yararlanma olana olan bir kaynakt r. Sürekli rüzgar alan bölgelerde infla edilen ve rüzgâr türbini ad verilen çok büyük pervaneli, yüksek kuleler arac l yla rüzgâr gücü, elektrik enerjisine dönüfltürülür. Büyük enerji üretim merkezleri kurmak yerine, ülke geneline yay lm fl küçük üniteler halinde rüzgâr türbinleri kurmak çok daha avantajl d r. Rüzgâr türbinlerinin kuruldu u araziye rüzgar tarlas denilmektedir. Bugün pek çok ülke bu temiz kaynaktan yararlanmaktad r. Örne in Danimarka enerji gereksiniminin 1/5 ini rüzgardan elde etmektedir.
89 3. Ünite - Fiziksel Bilim 75 Jeotermal enerji: Jeotermal enerji, yeryüzünün kabu unda bulunan s d r. Bu enerjiden, yer yüzeyine ç kan s cak sular arac l yla yararlan l r. Jeotermal enerji kayna n s cakl na ba l olarak elektrik üretiminde ve s tma uygulamalar nda kullan labilir. Bu enerji türü toplam enerji tüketiminde çok küçük bir paya sahiptir. Dalga enerjileri: Denizlerde oluflan dalgalar enerji yüklüdür. Dalgalar n sahip oldu u bu enerjiden yararlanmak mümkündür. Ancak deniz dalgalar ndan enerji üretme süreci; Dalgalar n yüksek gücüne karfl n düflük h zlarda ve farkl yönlerde hareket etmesi, En güçlü f rt nalara ve tuzlu suyun neden olaca paslanmaya dayanabilecek yap lar n yüksek maliyeti, Kurulum ve bak m giderlerinin yüksekli i yüzünden zor ve pahal d r. Gel-git ve ak nt enerjileri: Gel-git veya okyanus ak nt s nedeniyle yer de ifltiren su kütlelerinin sahip oldu u kinetik veya potansiyel enerjinin elektrik enerjisine dönüfltürülmesidir. Bunun için gel-git olay n n yafland sahillerde koylar n a z barajla kapat l r. Yükselen su tutularak çekilme sonras nda yükseklik fark ndan yararlan larak türbinler arac l ile elektrik enerjisi üretilir. Bu flekilde yüksekte hapsedilen suyun potansiyel enerjisinin %80 i elektrik enerjisine dönüfltürülür. Gel-git enerjisi, günefl enerjisi gibi di er alternatif enerji kaynaklar na göre daha yüksek bir verimlili e sahiptir. Hidrojen enerjisi: Hidrojen temiz bir enerji kayna olarak kullan labilecek önemli bir elementtir. Fakat Dünyada tek bafl na bulunmad ndan önce üretilmesi gerekir. Halihaz rda çok pahal olan bu üretim, su ve do algaz gibi elementlerdeki hidrojenin ayr flt r lmas yla yap l r. Modern biyokütle: Modern yöntemlerde bitkilerden biyodizel, biyoetanol elde etme gibi yeni uygulamalar modern biyokütle olarak adland r lmakta ve yenilenebilir enerji kayna türleri aras nda yer almaktad r. Biyokütle elde etmek üzere, m s r, dar, arpa, keten tohumu, ayçiçe i, fleker kam fl, fleker pancar, soya fasulyesi gibi pek çok de iflik bitki yetifltirilebilir. Petrole olan ba ml l azaltmak ve küresel s nma ile mücadele etmek için yenilenebilir yak tlar n artan önemi nedeniyle günümüzde biyokütle üretimi büyüyen bir endüstri haline gelmifltir. Nükleer Enerji Uranyum gibi a r radyoaktif atomlar n bir nötronun çarpmas ile daha küçük atomlara bölünmesi sonucu çok büyük miktarda enerji aç a ç kar. Bu olaya fisyon (ayr flma) denir. Hafif radyoaktifatomlar n birleflerek daha a r atomlar oluflturmas sonucu çok büyük bir miktarda enerji aç a ç kar. Bu olaya da füzyon (kaynaflma) denir. Fisyon veya füzyon yoluyla ortaya ç kan enerjiye nükleer enerji denir. Nükleer reaktörlerde fisyon reaksiyonu ile elde edilen enerji elektri- e çevrilir. Güneflteki reaksiyonlar ise füzyon reaksiyonudur. Bu reaksiyonun yaratt s cakl k fisyon reaksiyonundakinden çok daha fazlad r (birkaç milyon derece santigrad). Bu yüzden bu s cakl kontrol edebilecek bir füzyon reaktörü henüz kurulamam flt r. Ne geleneksel eneri kaynaklar ne de alternatif enerji kaynaklar s n f na SIRA S ZDE girmeyen enerji türü hangisidir? DÜfiÜNEL M 6 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE
90 76 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 3.35 Fisyon Tepkimesi 235 U 236 U 92 Kr 141 Ba Amerika Birleflik Devletleri, Fransa, Almanya, Japonya, Güney Kore gibi bir çok ülke kurmufl olduklar nükleer santrallarla önemli miktarlarda elektrik enerjisi üretmektedirler.
91 3. Ünite - Fiziksel Bilim 77 Özet A MAÇ 1 Hareket olay na ait temel kavramlar aç klama Al nan Yol: Bir cismin belirli bir zaman aral nda kat etti i mesafedir. Yer de ifltirme: Yer de ifltirme, bir cismin ilk bulundu u yeri son bulundu u yere birlefltiren en k sa yoldur. H z: Bir cismin birim zamandaki yer de ifltirmesidir. vme: Birim zamandaki h z de iflimidir. yay l r. Bofllukta ses dalgalar yay lamaz. Ses kulak kepçesi taraf ndan toplanarak kulak borusuyla orta kula n bafllang c nda yer alan kulak zar - na gönderilir. Kulak zar titreflmeye bafllar. Bu titreflimler orta kulaktaki kemik köprü arac l ile iç kula a iletilir. Titreflimler iç kulaktaki s v y dalgaland rarak salyangoz ad verilen bölgedeki duyu hücrelerini etkiler. Bu etkiyi, iflitme sinirleri beynimize iletir ve böylece sesleri duyar z. A MAÇ 2 A MAÇ 3 A MAÇ 4 A MAÇ 5 Kuvvetin ne oldu unu bilme ve kuvvetlerin bileflkesini bulma Kuvvet herhangi bir itme ya da çekmeye verilen isimdir. Ayn yönlü kuvvetlerin bileflkesinin büyüklü ü, kuvvetlerin büyüklükleri toplam na, z t yönlü kuvvetlerin bileflkesinin büyüklü ü ise kuvvetlerin büyüklükleri fark na eflittir. Aralar nda bir aç olan kuvvetlerin bileflkesi, bu kuvvetlerden yap - lan paralelkenar n köflegenidir. Basit makineleri tan ma Basit makineler baz ifllerimizi kolayca yapabilmemizi sa layan basit aletlerdir. Kald raçlar, makaralar, e ik düzlem, diflli çarklar ve vida en s k kulland m z basit makinelerdir. Elektrik yüklerini tan ma ve elektriklenme olaylar n aç klama Do ada iki farkl elektrik yükü vard r. Bunlardan birine pozitif (art, +), di erine de negatif (eksi, -) elektrik yükü denir. Elektrik yükleri ayn cins yükler birbirlerini itecek, farkl yükler ise birbirlerini çekecek flekilde etkileflirler Sürtünmeyle, dokunmayla ve etkiyle olmak üzere üç türlü elektriklenme vard r. Bunlar n hepsinde yüklenme yaln zca serbest elektronlar n hareketiyle gerçekleflir. Sesin ne oldu unu ve nas l duydu umuzu aç klama Keman teli, zil, insan ve baz hayvanlar n ses tellerinin titreflmesiyle bir ortamda yay lan titreflimler dizisine ses denir. Bu titreflimlerin yay labilmesi için gaz, s v ya da kat maddesel ortamlara ihtiyaç vard r. Bu ortamlarda titreflimler dalgalar halinde A MAÇ 6 A MAÇ 7 Ifl n ne oldu unu ve nas l gördü ümüzü aç klama Max Planck ( ) ve Albert Einstein ( ) fl n hem parçac k hem de dalga özelli ine sahip oldu unu keflfettiler. Ifl k dalgalar gibi ilerlemekte fakat tanecikler gibi yay nlanmakta ve emilmektedir. Baflka bir deyiflle fl k hem dalga hem de tanecik özelli i gösteren ikili bir tabiata sahiptir. Nas l gördü ümüzü ve görme kusurlar n n nas l giderildi ini aç klama Gözümüze gelen fl k, göz merce inden geçerek gözümüzün arka bölümündeki retina tabakas nda bulunan sar benek üzerinde cismin görüntüsünü oluflturur. Burada bulunan görme sinirleri yard m yla beynimize iletilen sinyaller ile görme ifllemi gerçekleflmifl olur. Miyopluk: Uza göremeyen göz kusuru. Göz yuvarla n n normalden uzun olmas ya da göz merce inin normalden kal n olmas sonucu ortaya ç kar. Bu kusur raksak mercekli gözlükle düzeltilebilir. Hipermetropluk: Yak n göremeyen göz kusuru. Göz yuvarla n n normalden k sa olmas ya da göz merce inin normalden ince olmas sonucu ortaya ç kar. Bu kusur yak nsak mercekli gözlükle düzeltilebilir. Astigmat: Gözümüzün ön yüzeyindeki kornea tabakas n n fleklinin hafifçe bozuk olmas ndan kaynaklan r. Uygun önerilmifl gözlüklerle optik olarak tedavi edilebilir. Presbit: Presbitlik, yafllan nca gözünüzdeki göz merce inin esnekli ini kaybetmesi sonucu, yak ndaki cisimlere odaklanman n zorlaflmas fleklinde kendini gösteren görme bozuklu una verilen isimdir.
92 78 Okulöncesinde Fen E itimi A MAÇ 8 Çeflitli optik aletleri ve ne ifle yarad klar n betimleme. Dürbün: Dürbün uzaktaki cisimleri yak nlaflt r p büyüterek görmemizi sa layan bir optik alettir. Periskop: Periskop, özellikle deniz ve kara savafllar nda, güvenli mesafelerden hedefi, görünmeden gözetlemeye yarayan optik bir alettir. Mikroskop: Mikroskop, ç plak gözle görülemeyecek kadar küçük cisimlerin birkaç mercek yard m yla büyütülerek görüntüsünün incelenmesini sa layan bir alettir. A MAÇ 10 Geleneksel ve alternatif enerji kaynaklar n n hangileri oldu unu bilme. Geleneksel veya klasik enerji kaynaklar ; kömür, petrol ve do algaz gibi fosil yak tlar ile geleneksel biyokütledir.alternatif veya yenilenebilir enerji kaynaklar ; Günefl, rüzgar, hidrojen, hidroelektrik, jeotermal, gel-git ve ak nt ile modern biyokütledir. A MAÇ 9 Enerji kaynaklar n s n fland rabilme. Enerji kaynaklar Geleneksel enerji kaynaklar, alternatif enerji kaynaklar ve nükleer enerji olmak üzere üç s n fa ayr l r.
93 3. Ünite - Fiziksel Bilim 79 Kendimizi S nayal m 1. Bir kifli 10 m do uya, sonra 5 m kuzeye, sonra 6 m bat ya ve son olarak 5 m güneye do ru yürüyor. Bu kiflinin yer de ifltirmesi afla dakilerden hangisidir? a. 6 m bat ya b. 6 m do uya c. 4 m bat ya d. 4 m do uya e. 2 m kuzeye 2. Bir cismin üzerine iki kuvvet etki etmektedir. Kuvvetlerden biri kuzeye do ru ve 100 N büyüklü ündedir. Bileflke kuvvet kuzeye do ru ve 25 N büyüklü ünde oldu una göre, ikinci kuvvetin büyüklü ü ve yönü nedir? a. 75 N güneye b. 75 N kuzeye c. 125 N kuzeye d. 125 N güneye e. 225 N güneye 3. I. Sürtünen yüzeylerin cinsine II. Sürtünen yüzeylerin pürüzlü olup olmamas na III. Sürtünen yüzeylerin alan na Sürtünme kuvveti yukar dakilerden hangilerine ba l d r? a. Yaln z III b. I ve II c. I ve III d. II ve III e. I, II ve III 4. Afla dakilerden hangisi, destek ve yükün iki uçta, kuvvetin ise arada oldu u kald raçlara örnektir? a. El arabas b. Ceviz k raca c. Kazma d. Mafla e. Makas 5. Ayn frekansl sesleri birbirinden ay ran özellik afla- dakilerden hangisidir? a. Yükseklik b. fiiddet c. Desibel d. Tizlik-peslik e. T n 6. pekli kumafla sürtülen cam çubu un elektriklenmesi nas l gerçekleflir? a. Kumafltan kopan elektronlar n cama geçmesiyle b. Camdan kopan protonlar n kumafla geçmesiyle c. Camdan kopan elektronlar n kumafla geçmesiyle d. Kumafltan kopan protonlar n cama geçmesiyle e. Kumafltan kopan elektronlar cama geçerken camdan kopan protonlar n kumafla geçmesiyle 7. Hipermetrop olarak adland r lan yak n görememe göz kusurunun nedeni afla dakilerden hangisidir? a. Göz yuvarla n n normalden k sa ya da göz merce inin normalden kal n olmas b. Göz yuvarla n n normalden uzun ya da göz merce inin normalden ince olmas c. Göz yuvarla n n normalden uzun ya da göz merce inin normalden kal n olmas d. Göz yuvarla n n normalden k sa ya da göz merce inin normalden ince olmas e. Göz yuvarla n n normal fakat göz merce inin normalden ince olmas 8. Bir X cismi Y cismini çekerken Z cismini itmektedir. Z cismide negatif yüklü olan T cismini itmektedir. Buna göre, cisimlerden pozitif yüklü olanlar afla dakilerden hangisinde do ru olarak verilmifltir? a. Yaln z Y b. Yaln z Z c. X ve Y d. X ve Z e. Y ve Z 9. Bir X cismi, Y ve Z cisimlerini çekmektedir. Z cismi ise pozitif yüklü olan T cismini itmektedir. Buna göre, bu cisimlerden negatif yüklü olanlar afla dakilerden hangisinde do ru olarak verilmifltir. a. Yaln z X b. Yaln z Z c. X ve Y d. X ve Z e. Y ve Z
94 80 Okulöncesinde Fen E itimi 10. Atomlar, proton, nötron ve elektron ad verilen taneciklerden oluflur. Bu taneciklerin yükleri afla dakilerden hangisinde birlikte ve do ru olarak verilmifltir? a. b. c. d. e. Proton Nötron Elektron + Yüksüz - + Yüksüz + Yüksüz + - Yüksüz Yüksüz + Yaflam n çinden Benjamin Franklin ( ) ABD li yay mc, yazar, mucit, felsefeci, bilim adam ve diplomat olan Franklin 17 çocuklu bir sabun ve mum imalatç s n n onuncu o luydu. 10 yafl nda okulu b rakt. 12 yafl ndayken bas mevi yöneten ve liberal bir gazete yay nlayan a abeyinin yan na ç rak olarak girdi. Bas mc l k mesle ini ö rendi ve edebiyat çal flmalar na bafllad da Philadelphia da bir bas m evi ve gazete kurdu. Poor Richard s Almanac (Fakir Richard n Almanak ) yay nlamaya bafllad : y llar aras nda yönetmenli ini yapt Almanac da Richard Sounders imzas yla yaz lar yazd. Siyaset, felsefe, bilim, ifl iliflkileri gibi konular n tart fl ld Junto adl bir kulüp; kütüphane, hastane ve yang na karfl sigorta flirketi kurdu. Bas mevlerini ço altt. Franklin 1736 da Philadelphia meclis sekreteri oldu ve siyasete at ld de Pensilvanya meclisine seçildi, arazi vergisine karfl olan büyük ailelerle mücadele etti. ngiliz Amerikas postalar n n genel müdürlü üne getirildi. Posta servisinde çeflitli düzenlemeler yapt. Özellikle elektrik olaylar yla ilgili araflt rmalar yapan Franklin, elektrik yüklerindeki art ve eksi uçlar n keflfetti ve elektri in korunumu ilkesini ortaya att. F rt nal bir havada uçurtma uçurarak gerçeklefltirdi i deneyi sonunda flimfle in elektriksel bir olay oldu unu keflfetti. Elektrikten etkilenmeleri sebebiyle kendisinin kurtulmas na ra men iki yard mc s n n öldü ü bu deneyden yola ç - karak paratoner i keflfetti, günefl fl ndan daha fazla yararlanmak için ileri saat uygulamas n bafllatt de Kuzey Amerika Sömürgeler isyan n n bafllang - c nda sömürgelerde yaflayanlar Franklin i, flikâyetlerini Londra ya iletmekle; 1765 te de damga resmi kanununa karfl itirazlar Lord Grenville e bildirmekle görevlendirdi de Massachusetts Valisi Hutchinson un sömürge halk na karfl hakaretlerle dolu mektuplar n ele geçirerek yay nlad. Sömürge halk karfl s ndaki itibar artt. Amerikan Kongresine milletvekili seçildi da Thomas Jefferson ve John Adams ile birlikte ba ms zl k bildirgesini haz rlad. Eylül 1776 da kongre, ekonomik ve askeri yard m istemek üzere aralar nda Franklin in de bulundu u üç kiflilik bir komisyonu Fransa ya gönderdi. Franklin, Frans z d fliflleri bakan Charles Gravier ile görüflmelerinde çok baflar l oldu Amerikan Ba ms zl k Savafl sonunda ngiltere ile bar fl görüflmelerini sürdürmek üzere seçilen diplomatlardan birisi olarak ngiltere ye gitti. ngiltere ile bar fl antlaflmas n n imzalanmas ndan sonra 1785 te Amerika ya döndü de Philadelphia Anayasa Kurultay n n çal flmalar na kat ld. Bir müddet sonra da öldü. Afla daki sözler Franklin aittir. Bilgiye yap lan yat r m en yüksek kâr getirir. Para ve insan aras ndaki karfl l kl iliflki flöyledir: nsan paran n sahtesini yapar, para da insan n. Para her fleyi yapar diyen adam, para için her fleyi yapan adamd r. yi mazeretler bulmay baflaranlar n, baflka fleyler baflarabildi i çok nadiren görülür Üç kifli bir s rr saklayabilir, ancak ikisi ölüyse Zaman büyük bir ö retmendir, ama ne yaz k ki tüm ö rencilerini öldürür. Düflmanlar n z sevin çünkü kusurlar n z yaln z onlar aç kça söyleyebilir. Deney, okullar n en geliflmiflidir, o okulda aptallar bile bir fleyler ö renir. Hayat seviyor musun? Öyleyse zaman çarçur et me, çünkü hayat ondan ibarettir. Kaynak:
95 3. Ünite - Fiziksel Bilim 81 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z do ru de ilse Hareket konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yan t n z do ru de ilse Kuvvetlerin Bileflkesi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z do ru de ilse Sürtünme Kuvveti konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z do ru de ilse Basit Makineler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z do ru de ilse Ses konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z do ru de ilse Maddenin Atomik Yap s ve Elektriksel Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. d Yan t n z do ru de ilse Göz Kusurlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. a Yan t n z do ru de ilse Elektirk Yükleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z do ru de ilse Elektirk Yükleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yan t n z do ru de ilse Maddenin Atomik Yap s ve Elektriksel Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Al nan yol, hareketlinin kat etti i mesafe idi. O halde otobüsün ald yol 240 km olacakt r. Yer de ifltirme, hareketin bafllang ç noktas n, en son ulafl lan noktaya birlefltiren do ru parças n n uzunlu u yani en k sa yol idi. Buna göre bu örne imizde yer de- ifltirme 160 km olmal d r. S ra Sizde 2 Otomobillerin hareket edebilmesi için tekerleklerle yol aras ndaki sürtünme kuvvetinin büyük olmas gerekir. Bunun için tekerlekler büyük sürtünme kuvveti sa layan lastikten yap lm flt r. Ayn flekilde karda buzda kay p düflmemek için k fll k ayakkab lar m z n alt lastiktir. S ra Sizde 3 fiekil 3.36: El Arabas fiekil 3.36 da görüldü ü gibi el arabas nda destek (tekerlek) bir uçta, kollar yani kuvvetin uyguland yer di er uçta ve yük ortadad r. fiekil 3. 7 ile karfl laflt rd - m zda el arabas n n 2. tur kald raç oldu unu görürüz. S ra Sizde 4 Elektroskopa pozitif yüklü cam çubu un yaklaflt r lmas durumunda elektroskobun yapraklar yine aç l r.. Elektroskopun topuzuna yaklaflt r lan pozitif yüklü çubuk, elektroskopun yapraklar ndaki nötr atomlar n baz elektronlar n topuza do ru çekerek topuzun negatif, her iki yapra n ise pozitif olarak yüklenmesine neden olur. Böylece iki pozitif yüklü yaprak birbirini iterek aç l r. pozitif yüklü cam çubuk geri çekildi inde elektroskoptaki elektronlar eski yerlerine dönerler ve yapraklar kapan r. S ra Sizde 5 Kad n sesleri erkek seslerine göre daha ince yani tiz oldu una göre frekans daha yüksektir. O halde kad n seslerinin yüksekli i daha fazlad r. S ra Sizde 6 Nükleer enerji her iki s n fada girmez.
96 82 Okulöncesinde Fen E itimi Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Murphy, J. T. ve Smoot, R. C. (1982). Physics principles and problems. Columbus, OH: A Bell ve Howell. Özdafl, K. (2008). Dünyam z ve gökyüzü. çinde, A. Özdafl (Ed.), Fen ve matematik ö retimi. Eskiflehir: Anadolu Üniversitesi. Tracy, G. R., Tropp, H. E., ve Friedl, A. E. (1983). Modern physical science. New York: Holt ve Winston. Yalç n, C. ve di erleri (1993). lkö retim fen bilgisi ders kitab 7. stanbul: Mili E itim Bakanl. Yalç n, C. ve di erleri (1993). lkö retim fen bilgisi ders kitab 7. stanbul: Mili E itim Bakanl. Yararlan lan nternet Adresleri tr.wikipedia.org upload.wikimedia.org Enerji Haberleri Nükleer Enerji Nedir? tm Kömür Nedir? Petrol Nedir?
97 Uzay ve Dünya m z 4 83 Do al çevresini ve buralarda oluflan olaylar anlamaya çal flmak insan n en önemli özelliklerinden biridir. nsanlar do al çevrelerinde oluflan olaylar hep merak etmifl, bunlar anlayabilmek için büyük çaba harcam flt r. Bu ünitede Evren in oluflumu ve yap s n, Günefl Sistemi ni ve yap s n, Günefl Sistemi nin bir parças olan Dünya m z n hareketlerini ve bu hareketlerin neden oldu u gündüz-gece ile mevsimlerin oluflumunu inceleyece iz. Ayr ca Dünya m z n yap s n ve çeflitli katmanlar n n özellikleri ile bu katmanlarda oluflan olaylar, inceleme konusu yapaca z. Bunlara ilave olarak küresel s nma ve nedenleri ile çevre kirlili i inceleyece imiz konular aras nda yar alacakt r. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Evrenin ne oldu unu, oluflumunu ve yap s n aç klayabilecek, Copernicus, Kepler ve Newton un Günefl Sistemi hakk ndaki modellerini karfl laflt rabilecek, Günefl Sistemi mizi ve Dünya m z n hareketlerini tan mlayabilecek, Dünya m z n katmanlar n ve yap s n aç klayabilecek, Yerkabu unu oluflturan kayaçlar s n fland rabilecek, Küresel s nmay, nedenlerini ve etkilerini ifade edebilecek, Çevre kirlili ini ve nedenlerini aç klayabileceksiniz.
98 84 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay O akflamki televizyon haberlerinde büyük bir göktafl n n Mars gezegenine do ru yaklaflmakta oldu u ve e er bu çarp flma gerçekleflmezse ileride o göktafl n n Dünya m za çarpma olas l n n bulundu u haber olarak verilmekteydi. Haberleri babas yla birlikte izleyen ilkö retim sekizinci s n f ö rencisi Can, bu haberi izledikten sonra babas na göktafllar, y ld zlar ve gezegenler hakk nda çeflitli sorular sormaya bafllad. Bunun üzerine babas Can yan na alarak bahçeye ç kard. O gece hava bulutsuz ve gökyüzü p r l p r ld. Babas Can a gökyüzü, y ld zlar, gezegenler, kuyruklu y ld zlar ve bunlar n oluflumu ve yap lar hakk nda birçok fley anlatt. Can o gece bilmedi i birçok yeni bilgi ö rendi. Anahtar Kavramlar Gökada Tak my ld z Günefl Sistemi Gezegen Kayaçlar Küresel Is nma Sera Etkisi Fosil Yak tlar Çevre Kirlili i çindekiler G R fi EVREN UZAYDA NELER VAR? LK GEZEGEN S STEMLER NEWTON UN KÜTLE ÇEK M YASASI GÜNEfi S STEM M Z DÜNYA MIZ DÜNYA MIZIN YAPISI KÜRESEL ISINMA ÇEVRE K RL L
99 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 85 G R fi Do al çevremizdeki toprak, su, hava ve gökyüzündeki Günefl, Ay, gezegenler ve y ld zlar ilk ça lardan bu yana insanlar n ilgisini çekmifl ve bunlar n yap s n anlamaya çal flm fllard r. Ayn flekilde ya mur, kar, dolu fleklindeki ya fllar, rüzgar, deprem gibi do a olaylar, insanlar n anlamaya çal flt klar ve yararl etkilerinden yararlanmaya veya zararl etkilerinden korunmaya çal flt klar olaylar olmufltur. Gündüz, gece ve mevsimlerin de iflmesi olaylar da insanlar n ilgisini çeken ve anlamaya çal flt klar olaylar aras nda yer alm flt r. Bu ünitede Evren in, Günefl Sistemi nin ve Dünya m z n yap s n ana hatlar yla inceleyip deprem, ya fllar ve rüzgar gibi çeflitli do a olaylar n n nas l gerçeklefltiklerini anlamaya çal flaca z. Ayr ca; küresel s nma ve nedenleri ile çevre kirlili i inceleme konular aras nda yer alacak. EVREN Aç k bir alanda yukar ya bakt m zda gündüz Günefl in yer ald ve masmavi görülen, gece ise fl l fl l parlayan y ld zlarla dolu olan ve göz alabildi ine uzanan büyük bofllu a gökyüzü diyoruz. Gökyüzü, evren dedi imiz nereden bafllay p nerede bitti ini bilmedi imiz sonsuzlu un görebildi imiz k sm d r. Evren ise, bu sonsuz ortamda bulunan Dünya m z da dahil, tüm madde ve enerji biçimlerini içeren bütünün ad d r. Dünya d fl nda kalan tüm evren de uzay olarak adland r l r. Uzay, Dünya ve atmosferi d fl nda evrenin geri kalan k sm na verilen add r. Gökyüzü mavi görünür; ama göründü ü gibi mavi de ildir. Bunun nedeni Günefl ten gelen fl nlar n birbirinden farkl olarak saç lmaya u ramalar d r. Günefl'ten gelen fl nlar atmosferdeki gaz molekülleri ve di er parçac klara çarparak saç l r. Gökyüzünde görünen rengin mavi olmas ise havan n uzun dalga boylu fl de il de k sa dalga boylu fl saçmas ndan kaynaklanmaktad r. Bu sebeple daha k sa dalga boylu olan mavi fl nlar atmosferin üst tabakalar nda saç lmaya u ray p gökyüzünün mavi görünmesini sa lar. Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakt m z zaman Ay ve fl l fl l par ldayan y ld zlar görürüz. Bu y ld zlar gök küre ad verilen çok büyük bir kürenin iç yüzeyine serpifltirilmifl gibi görünür. Gökyüzüne bakan kifli bulundu u yeri gök kürenin merkeziymifl gibi alg lar. Gök küre üzerinde baz y ld zlar çeflitli flekillerde birer grup oluflturur. Bu y ld z gruplar na tak my ld z denir. Baz ünlü tak my ld zlar, çeflitli nesnelere benzetilen parlak y ld z düzenlerine sahiptir. Tak my ld zlar flekillerine göre isimlendirilmifltir. Akrep, O lak, Herkül, Büyük Ay, Küçük Ay, Kanatl At (Pegasus), Orion gök küredeki tak my ld zlardan baz lar d r. Y ld zlar farkl parlakl k ve renklerde görünür. Bunun nedeni y ld zlar n farkl s cakl klarda bulunmas d r. Y ld zlar n ana maddesi hidrojendir. Hidrojen atomlar, füzyon reaksiyonu sonucu, helyum atomlar na dönüflürken s aç a ç kar. Y ld zlar n s ve fl k yaymas n n nedeni budur. Bize en yak n y ld z olan Günefl 6000 K (kelvin) s cakl kta fl ma yapar. Bu s cakl ktaki y ld zlar sar renkli görülür. S cakl Günefl inkinden daha az olan y ld zlar k rm z olarak görünürler. Yani y ld zlar n renklerini gözleyerek onlar n s cakl klar hakk nda bilgi sahibi olabiliriz. Gökyüzünün mavi görünmesinin nedeni, atmosferin fl n içindeki k rm z, sar, yeflil fl de il de mavi fl saç lmaya u ratmas d r. Uzay, Dünya ve atmosferi d fl nda evrenin geri kalan k sm na verilen add r. Füzyon: Çok yüksek s cakl klarda hafif elementlerin atom çekirdeklerinin kaynaflarak daha a r elementlerin çekirdeklerini oluflturmalar ve bunun sonucunda enerji aç a ç kmas olay d r. Kelvin: Günlük hayatta kulland m z santigrat s cakl k ölçe i gibi bir s cakl k ölçe idir. Bu iki s cakl k ölçe i birbirine afla daki gibi ba l d r: Kelvin s cakl = santigrat s cakl. Örne in, 20 C = 293 Kelvin dir. UZAYDA NELER VAR? Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakt m z zaman gördü ümüz ve göremedi imiz bütün gök cisimlerinden oluflan sisteme uzay ad n veriyoruz. Uzay, çok büyük bir k sm boflluk olan ve baz bölgelerinde çeflitli gök cisimleri bulunan ak l almaz karmafl kl kta bir yap ya sahiptir. Biz ç plak gözümüzle uzay n s n rl bir k sm n görebilmekteyiz. fiimdi uzayda neler oldu una bakal m.
100 86 Okulöncesinde Fen E itimi Plazma: Fizikte "iyonize olmufl gaz" anlam na gelmektedir. Gökada (Galaksi) Gökada; Gaz, toz, plazma ve milyonlarca y ld zdan oluflan dev sistemlere verilen isimdir. Tipik bir gökada 10 milyondan bir trilyona kadar y ld z bar nd r r. Gökadadaki y ld zlar n hepsi gökadan n çekim merkezini çevreleyen yörüngelerde dönerler. Gökadalar flekillerine göre üç ana grupta toplan r: Sarmal gökadalar Elips/disk biçimli gökadalar Düzensiz gökadalar Foto raf 4.1 Gökadalar (Sarmal) (Eliptik) (Düzensiz) Samanyolu Gökadas : Bizim günefl sistemimizin içinde bulundu u sarmal yap da, orta büyüklükte bir gökadad r. Ifl k y l : Bir uzunluk ölçüsüdür. Bir saniyede 300 bin kilometre yol alan fl n bir y lda alm fl oldu u yolun uzunlu udur. Foto raf 4.2 Samanyolu Gökadas Evren de onlarca trilyon gökada bulunmaktad r. Bizim içinde bulundu umuz gökadaya Samanyolu Gökadas ad verilmektedir. Sarmal türde olan Samanyolu Gökadas nda yaklafl k olarak (dört yüz milyar) y ld z oldu u ve uzunlu unun (yüz bin) fl k y l, geniflli inin ise 1000 (bin) fl k y l oldu u tahmin edilmektedir. Gökadalar kendi kütle merkezleri etraf nda dönerler. Bizim gökadam z bir dönüflünü (iki yüz otuz milyon) y lda tamamlamaktad r. Geceleyin gökyüzüne bakt m zda, gökyüzünün di er k s mlar na nazaran çok daha parlak olan bu y ld zlar toplulu u, bizim gökadam z Samanyolu ndan baflka bir fley de ildir. Ancak görülebilen, Samanyolu nu meydana getiren kollar ndan sadece biridir. 270 M75. Kalkan-Göneyhaç Cetvel Kolu Kolu Yay Kolu Avc Kolu y. M5 180 M3 Günefl in Konumu. M13 Kahraman Kolu Ku u Kolu 90 Küresel Kümeler 0 M30 M2 Cüce Yay Gökadas. M75. M15
101 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z Gökadam za en yak n gökada 2,2 milyon fl k y l uzakl ktaki Andromeda d r. Biçim bak m ndan bizim gökadam z Samanyolu na benzeyen Andromeda n n boyutlar Samanyolu nun 1,5 kat kadar olup 600 milyar y ld z içerir. çinde bulundu umuz Samanyolu Gökadas gibi milyonlarca gökadan n var oldu u, bütün bunlar n birbirlerine göre saniyede binlerce kilometre h zla hareket ettikleri anlafl lm flt r. 87 Andromeda Gökadas, içinde bulundu umuz Samanyolu Gökadas na en yak n gökadad r. Ifl k y l, fl n 1 y lda kat eti i mesafe idi. Ifl k 1 saniyede SIRA km yol S ZDE al r ve bildi imiz en h zl fleydir. Günefl e uzakl m z yaklafl k olarak 150 milyon km oldu una göre acaba günefl fl Dünya ya ne kadar zamanda gelir? DÜfiÜNEL M Bulutsu (Nebula) Bulutsular y ld zlar aras boflluklarda yer alan, bulutu and ran gök cisimleridir. Bunlar toz, hidrojen gaz, ve plazmadan oluflur. çerisinde y ld zlar bulunduran bulutsular bu y ld zlar n fl yla görünür hâle gelir. Bulutsular y ld z dönüflümünün ilk aflamas d r. Bulutsular genellikle y ld z oluflum bölgeleri oluflturur. Bulutsulardaki gaz, toz ve di er materyaller yo unlaflarak kümeler oluflturur. K T A PBu kümeler kendi çekim kuvvetinin etkisiyle bir araya gelir ve bir y ld z do mufl olur. Y ld z n çevresinde kalan di er materyaller de gezegenler, kuyruklu y ld zlar gibi di er Günefl Sistemi cisimlerine dönüflür. Baz bulutsularda yeni do an y ld zlar n çevresindeki gaz, toz ve plazma, y ld zlar n fl k ve rüzgarlar sonucu da l r. Bu milyonlar- TELEV ZYON ca y l sürer ve sonunda geriye aç k bir y ld z kümesi kal r. Y ld zlar Eskimo Bulutsusu NTERNET Y ld zlar s ve fl k saçan gök cisimleridir. Günefl imiz bir y ld zd r. Sadece bizim de içinde bulundu umuz Samanyolu Gökadas nda (dört yüz milyon) y ld z bulundu u tahmin edilmektedir. Gökadalar n içinde bulutsu (nebula) olarak adland rd m z toz bulutlar n n oldu unu ö renmifltik. Bunlar y ld zlar oluflturan kaynak maddedir. Bu toz bulutlar gökada etraf ndaki flok dalgalar ve kendi kütle çekimlerinin etkisiyle küreler hâlinde yo unlaflarak s k fl p s n r ve sonunda büzülerek y ld z oluflturur. Y ld zlar n ömürleri ve ak betleri, ana maddeleri olan hidrojen atomlar n n füzyon reaksiyonu sonucu helyum atomuna dönüflmesi ile bafllayan, evrimleflme süreci ile ilgilidir. Y ld zlar, kütlelerine ba l olarak de iflen bu evrimleflme süreçlerini; beyaz cüce, k rm z dev, nötron y ld z, atarca, mavi dev ve karadelik kimliklerinden birisini alacak biçimde, tamamlarlar. Beyaz Cüceler Kütleleri Günefl kütlesinin 7 kat ndan daha küçük olan y ld zlar, evrimleflme süreçlerinde biriktirdikleri s y kullanarak parlayan birer y ld z olarak beyaz cüce ad n al rlar. Biriken s daha ileri düzey nükleer reaksiyonlar n bafllamas için yeterli de ildir. He- SORU D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M Foto raf 4.3 SORU Evrendeki ki Bulutsu D KKAT SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ Kedigözü Bulutsusu AMAÇLARIMIZ 1 Bulutsu lar hidrojen K Tgaz, A P plazma ve tozdan ibaret y ld zlar n ham maddesidir. TELEV ZYON NTERNET Bizim Günefl imiz bir y ld zd r ve Samanyolu Gökadas n daki 400 bin y ld zdan sadece biridir. Foto raf 4.4 Beyaz Cüce
102 88 Okulöncesinde Fen E itimi men bütün enerjilerini s ve fl ma yoluyla uzaya yayan beyaz cüceler, daha sonra s cakl ve fl ma gücü düflük olan kahverengi cüceye dönüflür. Samanyolu gökadas ndaki y ld zlar n % 10 nun beyaz cüce oldu u san lmaktad r. SIRA S ZDE 2 Bütün y ld zlar SIRA do ar, S ZDE yaflar ve sonunda evrimlerini tamamlarlar. Günefl imiz evrimi sonunda ne olacakt r? DÜfiÜNEL M SORU D KKAT SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M K rm z Devler Milyarlarca sene süren nükleer reaksiyonlar sonucu enerjisini tüketmeye bafllayan y ld z n hacminde SORUbüyük bir geniflleme görülür. Bu y ld zlar Günefl in çap ndan 100 kat daha büyük çapa sahip olur. Evrimleflme süreçlerinde hidrojen yak t n bitirip, 10 milyon D KKAT y lda yaln zca helyum atomlar ndan oluflan y ld zlar n, evrimlerinin bu dönemindeki hallerine k rm z dev ad verilir. K rm z devlerin çok büyük olanlar na da süper k rm z devler ad verilir. SIRA S ZDE Nötron Y ld zlar AMAÇLARIMIZ Foto raf 4.5 AMAÇLARIMIZ Süpernova K T A P TELEV ZYON K T A P TELEV ZYON Kütleleri Günefl kütlesinin 7 kat ndan büyük olan ve evrimleflme sürecinde süper k rm z dev haline gelen y ld zlar, çekirdeklerindeki s cakl k 1 miyon C ye eriflinceye kadar yanmaya devam ederler ve bu y ld zlar n çekirde i demire dönüflür. Bu reaksiyonlar esnas nda çok s nan y ld z n çekirde i büzülür ve çöker. Protonlar elektron yakalayarak nötrona dönüflürler. Dev y ld z art k bir nötron y ld zd r. NTERNET Foto raf 4.6 Süpernova Kal nt s n n Kalbindeki Nötron Y ld z Süpernova NTERNET Kütlesi Günefl kütlesinden 15 kat büyük olan y ld zlar, s ras yla süper k rm z dev, sonra yar çap 1 km, yo unlu u 1cm 3 de 1 milyar ton olan nötron y ld - z na dönüflürler. Oluflan nötron y ld z n n çekirde- inin çökmesi sonucunda, y ld z n bir k sm d flar - ya do ru fliddetle patlar. Buna süpernova denir. Bir süpernovan n parlakl, Günefl in parlakl n n 1 milyon kat na ç kabilir. Atarcalar (Pulsarlar) Kendi etraf nda yüksek h zlarla dönen nötron y ld z belli aral klarla elektromanyetik fl ma yapar. Böyle nötron y ld zlar na kalp gibi atan anlam na gelen atarca (pulsar) ad verilmektedir. Atarcalar kalp at fllar gibi muntazam aral klarla uzaya elektromanyetik dalgalar (radyo dalgalar ) gönderir. Mavi Devler (Kuasarlar) Adlar baz kaynaklarda mavi dev olarak da geçen kuasarlar, ortalama büyüklükleri günefl sistemimiz kadar olan, evrenin en büyük kütleli y ld zlar d r. Bunlar Günefl in kat büyüklü ünde kütleye sahiptir ve fl k h z na yak n bir h zla hareket ederler. Keflfedilen kuasarlar n en yak n dünyaya 4 milyar fl k y l uzakl ktad r. Fakat evrenin s n rlar nda kuasar oran n n daha fazla oldu u düflünülmektedir. Çünkü milyar fl k y l uzakl kta bir çok kuasar tespit edilmifltir. Bu nedenle evrenin bafllang çta kuasarlar aç s ndan çok zengin oldu u düflünülmüfltür. Bun-
103 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 89 dan yola ç karak bilim adamlar galaksilerin oluflumu ile kuasarlar aras nda ba kurmufllard r. Karadelikler Karadeliklerin, çok büyük kütleli y ld zlar n çökmesiyle olufltu una inan lmaktad r. Ço u karadeli in afla yukar ayn boyutlarda olup, birkaç kilometrelik çaplar oldu- u ve çok daha büyük karadeliklerin ise galaksilerin merkezlerinde yer ald düflünülmektedir. Karadeliklerin yo- unlu unun g/cm 3 oldu u hesaplanmaktad r. (Karadeli in iri bir f nd k büyüklü ündeki k sm n n kütlesi milyar kere milyar kilogram gelir). LK GEZEGEN S STEMLER 15. yüzy la gelinceye kadar Dünya n n evrenin merkezi oldu u ve gezegenlerin Dünya etraf nda döndükleri düflünülüyordu. Copernicus ( ) ilk kez Günefl merkezli sistemi seçerek gezegenlerin günefl etraf nda dairesel yörüngelerde döndüklerini ileri sürerek gerçe e çok yaklaflm fl oldu. Copernicus un modeline göre Dünya yla birlikte alt gezegen, merkezinde Günefl olan iç içe dizilmifl alt adet kürenin iç yüzlerine as lm fl olarak durmakta ve bu gezegenler kürelerle birlikte dönmekteydiler. Copernicus, Ay Dünya n n uydusu olarak kabul etti. Copernicus un Günefl merkezli modeli, gezegenlerin gözlem sonuçlar ndan elde edilen verilerle küçük bir uyumsuzluk gösteriyordu. Bunu fark eden Kepler ( ), Günefl i yine merkez kabul etmekle birlikte gezegenlerin yörüngelerinin daireye çok yak n olan birer elips olmas gerekti ini fark etti. Kepler, gezegenlerin hareketlerini üç yasa ile aç klamay baflard. Kepler Yasalar Kepler Günefl Sistemi nin yap s n ortaya koyarak astronomiye büyük ilerlemeler getirdi. Bu baflar lar ona Göklerin Kanun Yap c s ünvan n kazand rd. Üç madde hâlinde toplanan Kepler Yasalar n flöyle ifade ediyoruz. Kepler in Birinci Yasas : Her bir gezegen, odaklar ndan birinde Günefl bulunan farkl elips yörüngelerde hareket eder. Kepler in kinci Yasas : Gezegeni Günefl e birlefltiren do ru parças, eflit zaman aral klar nda eflit alanlar süpürür (fiekil 4. 1). Kepler in Üçüncü Yasas : Her gezegenin Günefle olan ortalama uzakl n n kübünün (R 3 ), o gezegenin Günefl etraf ndaki bir tam dolan m süresinin karesine (T 2 ) oran sabittir (R 3 /T 2 =sabit). Kepler in ortaya koydu u bu yasalara, çok sonralar bulunacak olan di er üç gezegenin de (Uranus, Neptün, Plüton) uydu u görülecekti. 2. Alan t(1) Foto raf 4.7 Karadelik Nicolaus Copernicus: Polonyal matematik ve astronomi bilgini. Copernicus, o zamana kadar san ld gibi, Dünya n n evrenin merkezi olmad n, di er gezegenler gibi Günefl etraf nda dairesel bir yörüngede döndü ünü ortaya atm flt r. Copernicus un, Günefl merkezli evren modeli ça dafl astronomiye yol açm flt r. Johannes Kepler: Gezegenlerin hareketlerini do ru olarak ilk aç klayan Alman astronomu. Gezegenlerin dairesel de il oval flekiller üzerinde doland n ve h zlar n n Günefl e olan uzakl klar na ba l oldu unu buldu. fiekil 4.1 Kepler in kinci Yasas t(2) 1. Alan t(1) = t(2) => 1. Alan = 2. Alan
104 90 Okulöncesinde Fen E itimi Sir Isaac Newton: Fizik ve matematik alan nda büyük bulufllara imzas n atm fl ngiliz bilim adam. Newton hareket olay n n kuvvete ba l olarak nas l aç klanaca n, gezegenlerin ve gök cisimlerinin hereketlerinin hangi kurallara uydu unu, ayr ca beyaz fl n yedi rengin bileflimi oldu unu bulmufltur. Newton un matematik bilimine katk s en az fizi e yapm fl oldu u katk lar kadar büyüktür. Astroitler: Mars la Jüpiter in yörüngeleri aras ndaki bölgede bulunan ve çaplar km aras nda de iflen say lar kadar olan küçük gezegenlerdir. NEWTON UN KÜTLE ÇEK M YASASI Newton ( ), gezegenlerin hareketlerini aç klayan, bugün bile hâlâ geçerlili ini koruyan mükemmel bir kuram kurdu. Newton gök cisimlerinin hareketlerini anlamak için önce dikkatini Ay n hareketleri üzerinde yo unlaflt rd. Bir gün bahçede otururken a açtan düflen bir elman n kendisine ilham verdi i söylenir. Dünya n n elmaya uygulad kuvveti Ay a da uygulayaca n düflünen Newton bu kuvvetin olmamas ya da çok küçük olmas hâlinde Ay n Dünya etraf ndaki yörüngesinde kalamayaca n, yine bu kuvvetin çok büyük olmas hâlinde Ay n Dünya ya düflece ini düflündü. Bu kuvvetin nas l bir fley oldu unu aramaya koyulan Newton, Kepler Yasalar ndan yola ç karak yapt analizle, sonunda gerçe e ulaflt. Dünya n n Ay a uygulad kuvvet bu iki gök cisminin aras ndaki uzakl n karesiyle ters orant l yd. Newton daha sonralar çekim kuvveti yasas n n yaln zca Ay ve Dünya ya ya da Günefl ve gezegenlere de il herhangi iki maddeye uygulanabilece ini düflünmeye bafllad. Sonunda evrensel kütle çekimi yasas ad verilen yasaya ulaflt. Bu yasay flöyle ifade edebiliriz: Aralar nda belirli bir mesafe bulunan iki cisim birbirlerini kütleleriyle do ru orant l, aralar ndaki mesafenin karesiyle ters orant l büyüklü e sahip bir kuvvetle çeker. Buna göre aralar nda r mesafesi bulunan m 1 ve m 2 kütleleri aras ndaki çekim kuvvetinin büyüklü ü; F = G mm r fleklinde ifade edilecektir. Buradaki G kütle çekimi sabiti ad n alan bir sabittir. Newton un kütle çekimi yasas na göre iki cisim aras ndaki uzakl k iki kat na ç karsa aralar ndaki çekim kuvveti dörtte birine, üç kat na ç karsa dokuzda birine düfler. SIRA S ZDE 3 Newton un kütle SIRA çekimi S ZDE yasas na göre gök cisimleri aras ndaki çekim kuvveti, aralar ndaki uzakl n karesiyle ters orant l idi. ki gök cismi aras ndaki mesafe üçte birine inerse bunlar aras ndaki çekim kuvveti nas l etkilenir? DÜfiÜNEL M Venüs: Halk taraf ndan Çoban DÜfiÜNEL M Y ld z, Sabah Y ld z, Akflam Y ld z gibi adlarla an lan bu gezegeni Günefl GÜNEfi S STEM M Z do madan SORUhemen önce ve Günefl sisteminin SORUmerkezindeki Günefl le birlikte, içlerinden biri Dünya m z olan Günefl batt ktan hemen sonra bat da gözleyebilirsiniz. Bu bir y ld z dokuz gezegenle bunlar n uydular, astroit ad n verdi imiz küçük gezegenler, olmay p kuyruklu y ld zlar ve meteorlar Günefl Sistemi ni oluflturur. Günefl Sistemi nin D KKAT dokuz gezegenden D KKAT biridir. merkezinde Günefl bulunur. Foto raf 4.8 Kuyruklu y ld zlar, gaz ve toz bulutundan SIRA S ZDE SIRA S ZDE oluflan, kuyruk fleklinde bir k sm bulunan cisimlerdir. Kuyruklu y ld zlar gerçekte birer y l- Satürn Gezegeni AMAÇLARIMIZ d z olmay p Günefl ten ald fl yans t r. AMAÇLARIMIZ Gezegenler Günefl etraf nda elips yörüngelerde dolan rlar. Günefl e en yak n gezegen K T A P K T A P Merkür, en uzak gezegen Plüton dur. Gezegenleri Günefl e en yak n olandan en uzak olana do ru flöyle s ralayabiliriz: Merkür, Venüs, Dünya, Mars, Jüpiter, Satürn, Ura- Plüton: Uluslararas Gökbilim Birli i 24 A ustos TELEV ZYON 2006 tarihinde Prag da nüs, Neptün TELEV ZYON ve Plüton. Bu gezegenlerin en küçü ü Merkür, en büyü ü ise Jüpiter dir. Günefle en yak n gezegen Merkür, en uzak gezegen ise Pluton dur. yapt toplant da Plüton u gezegen s n f ndan ç karak Cüce Gezegen s n f na koymufltur. Yani bundan böyle Günefl Sistemi nde dokuz NTERNET de il sekiz gezegen bulundu u kabul edilmektedir. NTERNET
105 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 91 Foto raf 4.9 Günefl Sistemi mizdeki Gezegenler (soldan sa a): Plüton (art k gezegen say lm yor), Neptün, Uranüs, Satürn, Jüpiter, Asteroit Kufla, Günefl, Merkür, Venüs, Dünya ve Uydusu Ay ve Mars). DÜNYA MIZ Üzerinde yaflad m z Dünya m z Plüton u saymazsak Günefl Sistemi nde yer alan sekiz gezegenden biridir. Dünya, Günefl ten itibaren üçüncü gezegen ve büyüklük itibariyle dördüncü gezegendir. Dünya m z n; Kendi ekseni etraf ndaki hareketi, Günefl etraf ndaki hareketi olmak üzere iki ayr hareketi vard r. Dünya m z n Kendi Ekseni Etraf ndaki Hareketi Dünya m z kendi ekseni etraf nda 24 saatte döner. Dünya m z n bu hareketi sonucu gündüz ve gece olaylar oluflur. Bu olay t pk karanl k bir odada bulunan bir topun bir el feneriyle ayd nlat lmas sonucu topun fenere bakan yüzünün ayd nl k, arka yüzünün ise karanl k olmas na benzer. E er topu döndürürseniz topun ayd nl k ve karanl k olan k - s mlar dönmeyle birlikte de iflir. Dünya m z kendi ekseni etraf nda dönerken Günefl e bakan yüzü ayd nl k yani gündüz, di er yüzü ise karanl k yani gece olur. Foto raf 4.10 Dünya m z n Uzaydan Görünüflü gündüz ve gecenin oluflumunun nedeni Dünya m z n kendi ekseni etraf ndaki dönmesidir.
106 92 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 4.2 Gündüz ve Gece Oluflumu GÜNDÜZ GECE DÜNYA NIN KEND EKSEN ETRAFINDAF NDAK B R TAM DÖNÜfiÜNE B R GÜN DEN R. B R GÜN 24 SAATT R. DÜNYA KEND EKSEN ETRAFINDA BATIDAN DO UYA DO RU DÖNER. GÜNDÜZ GECE DÜNYA DÖNDÜKÇE AYDINLIK BÖLGELER KARANL K, KARANLIK BÖLGELER SE AY- DINLIK OLUR. fiekil 4.3 Dünya m z n Dönme Ekseni Dünya m z n Günefl Etraf ndaki Hareketi Dünya m z kendi ekseni etraf nda dönerken ayn zamanda Günefl etraf nda da döner. Dünya m z bu dönüflünü 365 gün 6 saatte S 68.5 S 225 N 23.5 N EKVATOR 23.5 S tamamlar. Bu süreye 1 y l denir. Dünya m z n bu hareketi s ras nda dönme ekseni, Günefl etraf nda izledi i yörünge düzlemine dik de ildir. Dünya m z n dönme ekseni, Günefl etraf ndaki dönme düzlemine dik do rultuyla 23,5 derecelik aç yapmaktad r (fiekil 4.3). Bundan dolay bir y l boyunca gece ve gündüz süreleri ayn kalmaz, y l n de iflik zamanlar nda Dünya n n Günefl ten ald s ve fl k enerjisi de iflir. flte bu durum mevsimlerin oluflmas n sa lar. fiekil 4.4 Dünyam z n Günefl Etraf ndaki Hareketi YÖRÜNGE DÜZLEM 21 MART 21 ARALIK Günefl 21 HAZ RAN YER YÖRÜNGES
107 Ülkemizin de yer ald kuzey yar m kürede, mevsimlerin bafllay fl ve bitifl tarihleri flöyledir: Sonbahar: 23 Eylül-21 Aral k K fl: 21 Aral k-21 Mart lkbahar: 21 Mart-21 Haziran Yaz: 21 Haziran 23 Eylül K fl n bitifl, ilkbahar n bafllang ç günü olan 21 Mart günüyle, yaz n bitifl, sonbahar n bafllang ç günü olan 23 Eylül gününde Günefl fl nlar Dünya m za ekvator düzlemine paralel olarak gelir. Bunun sonucu olarak bu iki günde gündüz ve gece süreleri eflit olur. Bu duruma ekinoks denir. Kuzey yar m kürede gündüzlerin en uzun oldu u gün 21 Haziran iken en uzun gece 21 Aral k ta yaflan r. Ay Tutulmas Ay Dünya m z n uydusudur ve Dünya m z etraf nda döner. Ay kendi yörüngesinde dönerken y lda iki kez Dünya m z n gölgesine girer. Bu durumda Günefl ten ald fl k smen veya tamamen kaybeden Ay n bir k sm veya tamam Dünya dan görülmez. Buna Ay tutulmas denir. Baz y llar Ay tutulmas üç kez gözlenirken baz y llar ise hiç gözlenmez. Ay tutulmas duruma göre 40 dakika ile 60 dakika aras nda de iflen bir sürede gözlenir. 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z Günefl Tutulmas Dünya m z n uydusu Ay, yörüngesinde dönerken Dünya ile Güneflin aras - na girdi i zaman, Günefl tutulmas ad - n verdi imiz do a olay meydana gelir. Bu durumda Ay n gölgesi Dünya m z üzerine düfltü ü için bu k s m karanl k olur ve bu bölgeden bakanlar, Günefl in bir k sm n göremezler. Günefl tutulmas ; tam, halkal ve parçal olmak üzere üç türlü meydana gelmektedir. fiekil 4.6 da Ay n gölgesinin hangi k s mlar nda kal nd zaman hangi tutulman n görülece i flematize edilmifltir. Günefl tutulmas na ç plak gözle bakmak gözde kal c hasarlara neden olabilir. Mevsimlerin oluflumunun nedeni Dünya m z n Günefl etraf nda dönmesidir. fiekil 4.5 Ay Tutulmas Foto raf 4.11 Ay Tutulmas n n Evreleri Günefl tutulmas na asla ç plak gözle bakmay n z. Foto raf 4.12 Günefl Tutulmas n n Evreleri 93
108 94 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 4.6 Günefl Tutulmas Tam Tutulma Halkal Tutulma Ay GÜNEfi Parçal Tutulma SIRA S ZDE 4 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT fiekil 4.7 Ay ve Günefl SIRA tutulmalar S ZDE nas l meydana gelir? Bu tutulmalar karfl laflt r n z. DÜNYA MIZIN YAPISI DÜfiÜNEL M Dünya m z kutuplardan bas k olan yaklafl k bir küre biçimindedir. Dünyam z, etraf n saran bir hava tabakas (atmosfer), yüzeyinin %75 ini kaplayan su tabakas (hidrosfer), SORU su bulunmayan yerler ile suyun alt n kapsayan yerkabu u (litosfer), yerkabu unun alt nda bulunan atefl küre (magma) ile en içte bulunan çekirdekten oluflmufltur. D KKAT SIRA S ZDE Yerkürenin Yap s SIRA S ZDE Atmosfer (Hava küre) AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Litosfer (Tafl küre) K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON Atefl küre (Magma) NTERNET NTERNET ç çekirdek Yerbilim (jeoloji) çal flmalar ile yap s anlafl lmaya çal fl lan Yerküre ye ait bilgilerin ço u, sismik dalgalar n incelenmesi sayesinde elde ediliyor. Depremler sonucu oluflan do al veya bilim adamlar n n oluflturdu u yapay sismik dalgalar n, farkl yap lardaki katmanlarda farkl davrand klar biliniyor. Yerküre içinde hareket eden bu dalgalar n davran fllar n n incelenmesi sonucunda Yerküre nin iç yap s anlafl labiliyor.
109 Atmosfer (Hava Küre) Dünya m z n etraf n saran, ço unlukla gaz ve buhardan oluflan ve yaklafl k olarak 1000 km kal nl nda oldu u varsay lan bir örtüdür. Atmosfer, Dünya m zla beraber dönen gaz katman d r. Yeryüzünden uzaklaflt kça de iflik özellikler gösteren atmosferin s cakl yeryüzünden her 1 kilometre uzaklaflt kça ortalama olarak 6 C azal r. Atmosferin %78 ini azot gaz ve %20 sini oksijen gaz oluflturur. Geri kalan %2 lik k s m karbondioksit, hidrojen, kripton vb. gazlardan oluflur. Bulut, ya mur, kar ve rüzgâr oluflumu gibi meteorolojik olaylar atmosferin yeryüzünden itibaren ilk 10 kilometrelik k sm nda oluflur. Son y llarda yaz l ve görsel bas nda ad ndan s kça söz edilen ozon tabakas bu k sm n üzerinde yer al r. Ya mur Bulutlardan yeryüzüne su damlalar n n düflmesi ile oluflan bir do a olay d r. Ya mur damlalar n n bir k sm düflme esnas nda kuru havadan geçerken buharlaflt için yüzeye ulaflmaz. Ya murdan sonra bazen günefl fl nlar - n n ya mur damlalar ve sis tanecikleri taraf ndan k r lmas, yans t lmas ve da t lmas ile gökkufla ad n verdi imiz do a olay meydana gelir. Büyük damlalar n meydana getirdi i kuflaklar en parlak ve renk ayr lmas en belirgin olanlar d r. Küçük ya mur damlalar n n meydana getirdi i kuflaklar ise daha zay f ve daha genifl olur. Kar Kristalleflmifl buz biçiminde gerçekleflen bir ya fl türüdür. Bu ya fl türü genellikle hava s cakl -4 C ve -20 C aras ndayken olur. Kar kristalleri birbirine benzemeyen alt köfleli bir yap ya sahiptir. Kar, yeryüzü ve yeralt su rezervlerinin ana kayna d r. Ayr ca kar n, topra koruma, nemli tutma ve tar - ma elveriflli hale getirme konusunda önemi büyüktür. Dolu Buz fleklinde gerçekleflen ya flt r. Dolu taneciklerinin çap 5 milimetre veya daha büyüktür. Bulutlardan kopan su zerrecikleri bulutlar aras nda savrulurken s f r santigrat derece ile -50 santigrat derece s cakl klara maruz kal r. Bunun sonucu olarak erime ve tekrar donmalarla kat kat büyüyerek doluya dönüflür ve yeryüzüne düfler. 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 95 Ozon, 3 oksijen atomundan oluflan molekül yap s na sahip zehirli, renksiz bir gazd r. Atmosferin üst katmanlar nda yer alan bu gaz, Dünya y güneflten gelen morötesi radyasyona karfl korumas na karfl n canl lar için çok tehlikelidir. Maruz kal nd nda gözleri, burnu ve bo az tahrifl ederek solunum sistemini tahrip eder. Foto raf 4.13 Gökkufla Foto raf 4.14 Kar Kristalleri Foto raf 4.15 Dolu Tanecikleri
110 96 Okulöncesinde Fen E itimi Çiy Havadaki su buhar n n so uk yüzey veya cisim üzerinde yo unlaflarak s v hale geçmesidir. Çiy, ilkbahar veya yaz aylar nda sabahlar bitkilerin yapraklar nda ve cisimlerin üzerinde su damlac klar fleklinde görülür. Bu damlac klar ya murdan dolay oluflmay p, geceleri havan n so umas yla havada bulunan su buhar n n yo unlaflarak oluflturdu u çiy damlac klar d r. K ra Havadaki su buhar n n so uk yüzey veya cisim üzerinde yo unlaflarak kat hale geçmesidir. Yani k ra, zeminler üzerindeki yo unlaflman n su fleklinde de il de buz kristalleri fleklinde olmas d r. K ra n n oluflabilmesi için mevsimin k fl, havan n aç k, durgun ve so uk olmas gerekir. Bu olay Türkiye de k fl mevsiminin bafllar nda görülür. Foto raf 4.16 fiimflek Foto raf 4.17 Hortum fiekil 4.8 Yurdumuzda Esen Rüzgarlar fiimflek ve Y ld r m Rüzgâr Hidrosfer (Su Küre) Bulutlar iç sürtünmeler yoluyla elektriklenir. Elektriklenmifl bir bulut, Yeryüzü nün kendine bakan k sm n etkileyerek, kendininkine z t elektrik yüküyle yükler. Bulutlar ve yeryüzü üzerinde yeteri kadar elektrik yükünün birikmesi sonucunda, z t yüklü iki bulut aras nda veya bulutla yeryüzü aras nda elektrik boflalmas olur. Bulutla bulut aras nda olan elektriksel boflalmaya flimflek, bulutla yeryüzü aras ndaki elektrik boflalmas na ise y ld r m denir. Atmosferin yeryüzüne yak n k s mlar nda havan n bir bölgeden di erine hareket etmesidir. Atmosferin çeflitli bölgelerindeki hava bas nçlar farkl d r. Rüzgâr daima yüksek bas nç alan ndan alçak bas nç alan na do ru hareket eden hava ak m d r. Bas nç fark n n fazla olmas rüzgar n da fliddetli olmas na yol açar. Rüzgar sahip oldu u h za göre f rt na, kas rga, hortum, vb. isimler al r. Dünya m z n denizler, göller, nehirler ve yeralt sular ndan oluflan k sm na denir. Dünya yüzeyinin yaklafl k olarak dörtte üçü sularla kapl d r. Dünya m z n bu k sm t pk hava küre gibi yaflam için olmazsa olmaz öneme sahiptir. Su sürekli olarak bir çevrim hâlindedir. Sular Günefl s s n n etkisiyle buharlaflarak bulutlar oluflturur. Bulutlar rüzgâr etkisiyle sürüklenerek so- uk bölgelere rastlad nda ya mur, dolu ya da kar fleklinde ya fl olarak tekrar yeryüzündeki sulara geri dönerler.
111 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 97 fiekil 4.9 bulut Suyun Dolan m buharlaflma baraj drenal Litosfer (Yerkabu u) Yeryüzünün dörtte birini kaplayan su kürenin alt nda da devam eden, kayalar ve topraktan oluflmufl, bazen tafl küre olarak da adland r lan k s m yer al r. Yerkabu- u, da lar n bulundu u yerlerde daha kal n, denizlerin alt nda daha incedir. Yerkabu unun ortalama kal nl n n 35 km oldu u kabul edilmektedir. Derin deniz diplerinde yerkabu unun kal nl 8-10km ye kadar düflebilmektedir. Deniz, göl ve akarsularda karadakilerden çok daha fazla say da canl türü yaflamaktad r. Besinlerimizin önemli bir k sm n buralardan sa lamaktay z. Foto raf 4.18 Bir Kaya Örne i Yerkabu u, çeflitli kayaçlardan oluflmufl Dünya m z saran sert bir kabuktur. Yerkabu unun üst katman granit, kumtafl ve kalker gibi hafif olan tafllardan oluflur. Ortalama yo unlu u 2,7 gr/cm 3 olan bu katman içinde bol miktarda silisyum
112 98 Okulöncesinde Fen E itimi Litosfer (yerkabu u): Çeflitli madenlerin ve kömürlerin elde edildi i k s md r. Deprem bu tabakada oluflur. Ayr ca tar m da bu k s mda yap lmaktad r. Foto raf 4.19 Çeflitli Kayaç Örnekleri Foto raf 4.20 Bir Granit Örne i Foto raf 4.21 Deprem Sonucu Oluflmufl Bir Enkaz ve alüminyum bulunur. Yerkabu un altta bulunan k sm ise bazalt türü, a r tafllardan oluflur ve yo unluklar ortalama 3 gr/cm 3 dolay ndad r. Bu tafllar n bilefliminde silisyum, magnezyum vard r. Kayaçlar oluflum flekillerine göre üçe ayr l r: 1) Püskürük kayaçlar: Magman n, yerkabu unun farkl derinliklerine girerek, burada yavafl yavafl so umas yla veya volkanik faaliyetler sonucu yeryüzüne ç karak daha h zl bir flekilde so umas yla püskürük kayaçlar oluflur. Püskürük kayaçlara örnek olarak alç tafl, arduvaz, traverten, kalker, dolamit ve tebefliri sayabiliriz. 2) Tortul kayaçlar: Yeryüzünü oluflturan kayaçlar; akarsular, rüzgârlar, buzullar, dalga ve ak nt lar gibi d fl etkilerle ufalan r. Ufalanan bu kayaçlar akarsularla tafl narak nehir, göl ve deniz tabanlar ile çukur alanlarda tabakalar hâlinde birikir. Bu tabakalar zaman içinde s k flarak bas nc n etkisiyle tortul kayaçlar oluflturur. Tortul kayaçlar n en önemli özellikleri, olufltuklar döneme ait bitki ve hayvan kal nt lar n (fosil) içlerinde bar nd rmalar d r. Tortul kayaçlara örnek olarak granit, volkanit, siyenit, bazalt ve andeziti gösterebiliriz. 3) Metamorfik kayaçlar: Metamorfik kayaçlar, bir kayac n s cakl k ve bas nc n etkisi ile bir baflka kayaca dönüflmüfl halidir. Örne in granit gnaysa, kalker ise mermere dönüflür. Mermerler, gnays, mikaflist ve serpantin metamorfik kayaç s n f na giren kayaçlard r. Deprem Zaman zaman y k c etkisini ülkemizde de hissetti imiz deprem, yer yuvarla n n yerkabu u (Litosfer) tabakas nda meydana gelir. Yerkabu u magma üzerinde yüzer durumdad r. K talar n hareketi sonucu yerkabu unda s k flma ve gerilmeler oluflur. Bunlardan kaynaklanan enerji aniden büyük bir güçle boflalabilir. Buna deprem diyoruz. Bunun sonucu olarak flok dalgalar oluflur ve k r lman n oldu u yerden itibaren yay larak geçti i yerlerde sars nt lara neden olur. Boflalan enerjinin büyüklü üne ba l olarak binalara büyük hasarlar verebilir. Depremle ilgili olaylar inceleyen jeoloji biliminin koluna sismoloji denir. Depremden korunman n en önemli yolu, bilinen fay hatlar üzerinde ve ovalarda yap laflmaya gitmemek ve bütün yap lar zemini sa lam olan yerlerde ve depreme dayan kl olarak yapmakt r. Ülkemiz bir deprem ülkesi oldu u için bu hususlara dikkat etmemiz gerekmektedir.
113 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 99 Magma (Atefl Küre) Yerkabu un alt nda bulunan ve yaklafl k olarak 2900 km kal nl kta olan bölgedir. Ortalama s cakl 2000 C olan bu bölgede bütün maddeler erimifl halde bulunur. Bu koyu k - vaml s v ya magma ad verilir. Magma, magnezyum ve silisyumlu bilefliklerden meydana gelmifltir. Foto raf 4.22 Endonezya daki Java Adas nda Bulunan Mahameru Yanarda Yanarda Yerkabu unun alt ndaki magma, zay f buldu u yerlerden yüzeye lav olarak ç kar ve yay lmaya bafllar. Lavlar k sa sürede kat laflarak donar. Zamanla lavlar n ilk ç kt yer etraf nda koni fleklinde bilinen yanarda biçimi oluflur. fiekil 4.10 Yanarda fiemas Çekirdek Atefl Kürenin alt nda, Dünya m z n merkezinde bulunan, yaklafl k olarak 3500 km yar çap nda olan k s md r. Demir, nikel gibi a r metallerin bulundu u bu bölgenin s cakl n n C dolaylar nda oldu u tahmin edilmektedir. Bu s - cakl k demir, nikel gibi metallerin kaynama s cakl klar n n çok üstündedir. Bu yüzden çekirdekteki maddelerin buhar (gaz) hâlinde bulunmas gerekir. Fakat bilim adamlar çok büyük bir bas nç alt ndaki çekirde in gaz ve s v hâlde bulunamayaca için kat halde bulunaca n tahmin etmektedirler. Dünyam z n katmanlar n sayarak buralarda oluflan önemli olaylar SIRA s ralay n z. S ZDE DÜfiÜNEL M 5 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE
114 100 Okulöncesinde Fen E itimi Atmosfer deki gazlar gelen Günefl fl n m na karfl geçirgen fakat geri sal nan uzun dalgal yer fl n m na karfl çok daha az geçirgendir. Bu nedenle Yerküre nin beklenenden daha fazla s nmas - n sa layan ve s dengesini bozan bu süreç sera etkisi olarak adland r lmaktad r. KÜRESEL ISINMA Bir tak m do al nedenlerin etkisi ve insanlar n çeflitli aktiviteleri nedenleriyle atmosfere verilen gazlar n sera etkisi yaratmas sonucu dünya atmosferi ve denizlerinin ortalama s cakl klar n n artmas na küresel s nma ad verilmektedir. Bu ünitede Dünya atmosferinin çeflitli gazlardan olufltu unu ö renmifltik. Atmosferin, fl geçirme ve s y tutma özelli i vard r. Güneflten gelen fl nlar, atmosferi geçerek yeryüzünü s t r. Atmosferdeki gazlar, yeryüzündeki s n n bir k sm n tutarak yeryüzünün s kayb na engel olurlar. Bu sayede deniz, göl ve nehirlerin donmas n n önüne geçilir. Bu flekilde oluflan, atmosferin s tma ve yal tma etkisine sera etkisi fiekil 4.11 Sera Etkisi Kloroflorokarbonlar: lk olarak 1920 lerde sülfürdioksidi so utucu bir gaz gibi kullanmak için gelifltirildi. Zehirleyici ve yan c olmamalar, kararl do as, s y emme etkinlikleri onlar 20. yüzy lda özellikle so utucu alan nda bir numaral seçenek yapt. So utucular, araba klimalar, köpük ürünleri, yal t m maddeleri, elektronik aletleri ve mikroçipleri temizlemek için çözücü, steril gaz kar fl mlar nda bir bileflim maddesi, sprey kutular nda ileri do ru itici vb gibi pek çok alanda kullan lmaktad r. Her y l yaklafl k ton kloroflorokarbon atmosfere sal verilmektedir. El Nino: Güney Sal n m S cak Olay olarak tan mlanan do a olay d r. Etkisini en çok gösterdi i Güney Amerika n bat s nda yer alan Ekvator ve Peru k y lar d r. denir. Dünya da sera etkisine neden olan bafll ca gazlar; su buhar, karbon dioksit, metanazotoksit ve kloroflorokarbonlard r. Sera gazlar n n bir k sm kendi kendine oluflurken, bir k sm da insanlar taraf ndan üretilir. Dünyam zda s cakl k yirminci yüzy lda yaklafl k olarak 0,6 C artm flt r. Yayg n bir görüfle göre bu s cakl k art fl insan yaflam üzerinde olumsuz etkiler oluflturmaya bafllam flt r. Küresel Is nman n Nedenleri Küresel s nman n nedenlerini; Do al nedenler, Yapay nedenler olmak üzere iki guruba ay rabiliriz. fiimdi bunlara k saca göz gezdirelim: Küresel s nman n do al nedenleri; Günefl in etkisi, Dünya n n presizyon etkisi ve El Nino etkisi olmak üzere üçe ayr l r. Güneflin etkisi: Günefl in parlakl yüzy ll k süreçler içinde de iflmekte ve Günefl lekeleri hareket etmektedir. Bunun sonucu olarak Günefl ten gelen radyasyon oran de iflmekte ve bu da küresel s cakl k art fl na neden olmaktad r. Günefl ten gelen ultraviyole fl n m ayn zamanda atmosferin tamam n etkileyen ozon tabakas üzerinde de iflikli e yol açmaktad r. Dünyan n presizyon etkisi: Do al nedenlerin ikincisi, Dünya n n Günefl çevresindeki yörüngesinin her doksanbefl bin y lda biraz daha bas klaflmas, her k rkbir bin y lda Dünya n n ekseninde do rusal bir kayma olmas ve her yirmi üç bin y lda dairesel bir sapma yapmas d r. Bu yüzden Dünya n n bu hareketlerinden dolay zaman zaman so uk dönemler yaflad n ve bu so uk dönemler içindeyse yüz bin y ll k periyotlarda on bin y l süreyle s cak dönemler geçirdi i düflünülmektedir. El Nino etkisi: Üçüncü do al neden El Nino nun etkisidir. El Nino, Pasifik Okyanusu nda atmosfer ile okyanus suyunun etkileflmesi sonucu her yedi y lda iki kez meydana gelen, oluflturdu u farkl büyüklükteki iklimsel de iflikliklerle bütün Dünya y etkileyen bir do a olay d r. El Nino hareketi, y llar nda tropikal do-
115 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z u Pasifik Okyanusu nda deniz yüzeyi s cakl klar n n normalden 2 C ila 5 C daha yüksek olmas na neden olmufltur deki çok kuvvetli El Nino, o y l n küresel s nmas na katk da bulunan ana etmen olarak de erlendirilmifltir. Küresel s nman n yapay nedenleri; Fosil yak tlar, sera gazlar, ozon tabakas n n incelmesi, flehirlerin s adas etkisi ve smog olarak s ralanabilir. olarak s ralanabilir. fiimdi bunlar k saca ele alal m: Fosil Yak tlar: Bir önceki ünitede inceledi imiz ve fosil yak tlar olarak adland r lan kömür, petrol ve do algaz n yanmas esnas nda oluflan ve havaya kar flan çeflitli gazlar sera gazlar nda art fla neden olarak yeryüzünün s nmas na olumsuz yönde katk da bulunur. Fosil yak tlardan özellikle düflük kaliteli kömürün etkisi çok daha fazlad r. Fotograf 4.23 Sera Gazlar nda Art fla Neden Olan Baca Gazlar 101 Sera Gazlar : Günefl ten gelen fl nlar n bir k sm ozon tabakas ve atmosferdeki gazlar taraf ndan so urulur. Bu fl nlar n bir k sm bulutlardan, bir k sm ise litosferden geriye yans r. Litosferden yans yan bu fl nlar geriye dönerken atmosferdeki su buhar ve di er gazlar taraf ndan tutularak Dünya y s t r. Bu olay, Günefl fl nlar yla s nan ama içindeki s y d flar ya b rakmayan seralar and r r. Bu nedenle bu olay do al sera etkisi olarak adland r l r. Do al olarak oluflan sera etkisi iklim üzerinde önemli rol oynamaktad r. Sera etkisi olmasayd Dünya n n ortalama s cakl n n -18 C olaca hesaplanmaktad r. Ancak son y llarda insanlar n duyars zca ve bilinçsizce gerçeklefltirdikleri çeflitli aktiviteler, yaflamsal etkisi olan sera gazlar n n normalin üzerine ç kmas ve dolay s yla Dünya n n iklimsel dengelerinin bozulmas na neden olmaktad r. Ozon Tabakas n n ncelmesi: Ozonosfer olarak da adland r lan ozon tabakas, ozon gaz ndan oluflan ve yer yüzeyinden km yüksekte, atmosferin yukar seviyelerinde bulunan bir gaz tabakas d r. Bu tabakan n temel rolü ultraviyole (UV) fl nlar olarak adland r lan Günefl in zararl fl nlar na karfl bizleri korumakt r. Ozon tabakas yeryüzüne ulaflan bu zararl fl nlara karfl korumak için bir filtre gibi davran r. Ultraviyole (UV) Ifl nlar bilindi i gibi yeryüzündeki hayat n var olma-
116 102 Okulöncesinde Fen E itimi BM Genel Kurulu, 1994 y l nda ozon tabakas n n korunmas na iliflkin uluslararas bir sözleflme olan Montreal Protokolü`nün imzalanma tarihi 16 Eylül`ün (1987), `Uluslararas Ozon Koruma Günü` olarak kutlanmas na karar verdi. s için çok önemlidir. Ozon tabakas n n incelmesi Küresel Is nma y dolayl yoldan artt rmaktad r. Çeflitli sektörlerde yayg n olarak kullan lan kloroflorokarbonlar ozon tüketici maddeler olup ozon tabakas n n incelmesine en fazla etkiyi yapmaktad r. 130 dan fazla ülke, ozon tabakas n korumak için Montreal Protokolü olarak bilinen bir anlaflma imzalayarak kloroflorokarbonlar n ve di er ozon tüketen kimyasal maddelerin üretimlerine ve kullan mlar na son vermek için kesin kararlar ald lar de, 2000 y l na kadar kloroflorokarbonlar n kullan m n n % 50 oran nda bir azalt lmaya gidilmesini kararlaflt rd lar. fiehirlerin Is Adas Etkisi: Güneflli ve s cak günlerde yo un nüfuslu, yüksek binalar n ve asfaltlanm fl alanlar n yo un, bitki topluluklar n n ise yok edilmifl oldu u kentsel bölgeler çevrelerine göre daha s cak olur. Bu durum flehirlerin s adas etkisini oluflturur. Kentleflmifl alanlarda yap laflman n art fl yla hava dolafl m - n n engellenmesi ve do al iklim ortam n n bozulmas yerel bir s nmaya yol açar. Bu tür yerel s nmalar da küresel s nmay artt r c etki yapar. Detroit (USA), Los Angeles (USA), Hong Kong (Ç N) vb flehirlerde yap ld gibi flehir planlamas yla günefl ile yap aras ndaki iliflkinin iyi ayarlanmas s adas etkisini azaltmaktad r. Smog: Havaya sal nan fazla miktardaki gazlar, atmosferdeki havay yo unlaflt - r r, gaz tabakas n kal nlaflt r r. Bu yüzden gelen günefl fl nlar daha fazla emilir, daha az yans t l r ve yapay bir sera etkisi oluflur. Gazlar, özellikle büyük flehirlerde, hava yo unlu u (smog) oluflturarak etkili olmaktad r. Smog oluflumunun bulundu- u yerleflim yerlerinde yaflayan insanlarda h r lt, öksürük, bafl a r s ve akci er iltihaplar gibi rahats zl klar görülür. SIRA S ZDE 6 Ozon tabakas n n SIRA S ZDE incelmesi küresel s nman n do al nedeni mi, yoksa yapay nedenlerinden birisi midir? Küresel DÜfiÜNEL M Is nman n Etkileri DÜfiÜNEL M Atmosferdeki karbondioksit ve metan oranlar ndaki art fl son y llarda Dünya yüzeyinin SORU s cakl n n SORUyükselmesinin nedeni olarak gösterilmektedir. Bugün için bilim çevrelerince küresel s nmada bafl rolün atmosferdeki karbondioksit oran n n artmas gösterilmektedir Her ne kadar atmosferdeki karbondioksit, D KKAT D KKAT Yeflil bitkilerin fotosentez olay nda, Karbondioksitin litosfer yüzeyinde suda çözünmesiyle SIRA S ZDE atmosferden SIRA çekilmekte S ZDE ise de, bu mekanizmalar n kapasitesinin üzerinde karbondioksit sal n m, gezegen üzerinde sera etkisi yaratmaktad r. Karbondioksit oran ndaki art fl dünyan n yüzeyini s tmakta ve kutuplara yak n AMAÇLARIMIZ buzlar n erimesine yol açmaktad r. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktad r. Kara ve sular n buza oranla daha az yans t c olmas, günefl fl nlar n n emilmesini artt rmakta ve dolay s yla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktad r. K T A P Foto raf 4.24 K T A P Foto raf 4.25 Buzullar Eriyecek TELEV ZYON TELEV ZYON Topraklarlar Kuruyup Çatlayacak NTERNET NTERNET
117 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 103 Birleflmifl Milletler in küresel s nma konusunda haz rlatm fl oldu u raporda, önlem al nmazsa 2100 y l nda neler olaca flu flekilde ifade edilmifltir: Dünya daha s cak bir yer olacak. Ya mur ormanlar çöl olacak, canl türleri yok olacak. Su s k nt s bafllayacak, milyonlarca kifli su s k nt s çekecek. Denizler yükselecek, mercan kayal klar yok olacak ve gezegendeki canl türlerinin yüzde 30 u yok olma tehlikesiyle kar fl lacak. Dünyan n yiyecek stoklar tükenecek. Yüz milyonlarca insan uygun iklim koflullar nda yaflamak umuduyla göç yollar na düflecek. Görüldü ü gibi durum vahimdir. Bu olumsuzluklardan kurtulmak ve gelecek nesillerin yaflamlar n tehlikeye atmamak için bütün ülkelerin do al çevreyi korumak amac yla birlikte çaba harcamalar gerekmektedir. Küresel Is nmas n n Türkiye Üzerindeki Etkileri TÜB TAK n destekledi i ve yürütücülü ünü stanbul Teknik Üniversitesi, Avrasya Yer Bilimleri Enstitüsü nden Prof. Dr. Nüzhet Dalfes in yapt Türkiye için iklim de iflikli i senaryolar bafll kl raporda y llar aras nda iklim bak m ndan olas geliflmelerin flöyle olaca öngörülmektedir: Eldeki verilere göre küresel s nma ayn flekilde devam ederse, yaz aylar nda Türkiye nin bat s nda s cakl klar 5 ila 6 derece, Orta ve Do u Anadolu ile Güneydo u Anadolu bölgelerinde ise 3 ila 4 derece yükselecek. S cakl k art fl ya fl rejimlerinde de iflime neden olacak, bu da f rt nalar n artmas na, s cak hava dalgalar yüzünden tar msal ürün rekoltesinde düflüfl yaflanmas na sebep olacak. K fl aylar nda da s cakl klar 2 ila 3 derece yükselecek. Senaryoya göre, 2070 y l nda Karadeniz Bölgesi nde ya fllar %10 ila %20 lik art fl gösterecek, güneyde ise yüzde %30 a kadar azalacak. Kar derinli inde yani kar-su eflde erinde, Do u Anadolu Bölgesi nin yüksek bölümlerinde ve Karadeniz da lar n n do usunda kalan bölümde 20 santimetreye ulaflan azalmalar olacak. Bu da F rat ve Dicle sular nda azalma anlam na gelecek. Türkiye yi ayakta tutan ekosistemlerde ciddi sorunlar olacak. Böce iyle, meras yla, kurduyla, hayvan yla canl lar etkilenecek, bir sürü canl yok olacak. An lan raporda, ileride çok büyük çevre felaketleriyle karfl laflmamak için küresel s nmayla mücadele konusunda, öncelikle sera gazlar n n yay l m n n azalt lmas gerekti i vurgulanmaktad r. Denizler yüksele i, mercan kayal klar n n yok olaca ve gezegendeki SIRA canl S ZDE türlerinin yüzde 30 unun yok olma tehlikesi ile karfl karfl ya kalaca olay hangisidir? ÇEVRE K RL L DÜfiÜNEL M Cans z çevre ö eleri üzerinde onlar n niteliklerini bozarak yap sal zararlar meydana getiren ve canl lar n yaflamsal aktivitelerini olumsuz yönde SORU etkileyen yabanc maddelerin do an n temel fiziksel unsurlar olan hava, su ve topra a yo un bir flekilde kar flmas olay na Çevre Kirlili i ad verilmektedir. Bafll ca kirlilik çeflitlerini; D KKAT Hava kirlili i, Su kirlili i, SIRA S ZDE Toprak kirlili i, 7 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU D KKAT SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P
118 104 Okulöncesinde Fen E itimi Gürültü kirlili i, Radyoaktif kirlilik fleklinde s ralayabiliriz. fiimdi bunlar k saca aç klayal m. Hava Kirlili i Hava kirlili ini kaynaklar na göre; Is nmadan kaynaklanan hava kirlili i, Sanayiden kaynaklanan hava kirlili i, Motorlu tafl tlardan kaynaklanan hava kirlili i olmak üzere üç guruba ay rabiliriz. Ülkemizde gerek sanayide gerekse s nma amaçl kükürt oran yüksek ve düflük kalorili kömürlerin kullan l yor olmas ve do ru yakma tekniklerinin uygulanmamas hava kirlili ine yol açmaktad r. Öte yandan sanayi tesislerinin kuruluflunda çevre korunmas aç s ndan gerekli önlemlerin al nmamas, do ru yer seçimi yap lmamas, ileri teknolojilerin kullan lmamas ve buralarda düflük kaliteli, kükürt oran yüksek yak tlar n kullan lmas ve bunlar n yan s ra tafl t araçlar hava kirlili ine sebep olmaktad r. Su Kirlili i Su kirlili i, zararl maddelerin suyun niteli ini bozacak miktarda suya kar flma olay - d r. Su kirlili ini meydana getiren bafll ca kaynaklar; endüstri kurulufllar, termik santraller, konutlar, gübreler, tar msal mücadele ilaçlar ve toprak erozyonu gibi süreçler ve maddelerdir. Sular n kirlenmesine karfl al nabilecek önlemleri; At k kirli su miktar n azaltmay öngören tasarruf önlemleri, Suyun kirlenmesini ve kirlenmifl sular n ar t lmas n öngören teknik önlemler olmak üzere iki gurupta toplayabiliriz. Foto raf 4.26 Toprak Kirlili i Topra n özelliklerini bozarak verim gücünü düflürecek her türlü olaylar toprak kirlili i olarak nitelenir. Toprak kirlenmesi, hava ve sular kirleten maddeler taraf ndan meydana gelir. Çöp y nlar ndan topra a s zan sular, kirli sulama sular, gübre çözeltileri, radyoaktif maddeler, uçucu küller ve asit ya murlar topra kirleten etkenlerdir. Bu kaynaklardan topra a kar flan maddeler topra n reaksiyonunu etkileyerek besin maddesi dengesini bozar, bitkisel ve hayvansal toprak canl - lar n zarara u rat r.toprak kirlili ini önlemek için çok çeflitli teknik, ekolojik ve hukuksal önlemlerin al nmas gerekir. Toprak Kirlili i
119 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z Gürültü Kirlili i nsanlarda sa l na geçici veya sürekli olarak zarar veren sesler, gürültü kirlili i olarak adland r l r. Gürültü insanlar n sinir sistemlerinden, kan dolafl m sistemlerine ve kas gerilimlerine kadar çok çeflitli zararlar meydana getirir. Gürültü kirlili i oluflturan bafll ca kaynaklar; ulafl m araçlar, sanayi kurulufllar, sosyal donat m, e lence araçlar d r. Radyoaktif Kirlilik Radyoaktif maddelerin yayd klar fl nlar n sebep oldu u kirlili e radyoaktif kirlilik ad verilir. Nükleer enerji santralleri, nükleer silâh üreten fabrikalar, radyoaktif madde art klar radyoaktif kirlenme yaratan bafll ca kaynaklard r. Radyoaktif maddeler yaym fl olduklar radyasyonla ( fl mayla) hava, su, toprak, bitki, hayvan ve insanlara zarar verir. Radyoaktif maddeye maruz kalm fl et, bal k, süt, vb. radyasyonlu hayvansal ürünler ve f nd k, çay vb. radyasyonlu bitkisel ürünler insanlara zarar verir. Bunlar ba fl kl k mekanizmas n felce u ratmak, organlar zedelemek gibi tedavisi olanak d fl olan hastal klar meydana getirirler. 105 Radyoaktif Kirlilik: 26 Nisan 1986 da Ukrayna n n Çernobil flehrinde meydana gelen ve kanserojen etkileri Rusya, Ukrayna, Avrupa ülkeleri ve Türkiye nin de dahil oldu u genifl alanda bugün de hissedilen büyük bir felaket yaflanm flt r. Öte yandan nükleer reaktörlerin parçalar ve at klar büyük sorun oluflturmaktad r. Kimi parçalar, yüzlerce hatta binlerce y l boyunca radyoaktif kalabilmekte ve çevreye zarar verebilmektedir. Radyasyon: Enerjinin elektromanyetik parçac klar veya dalgalar fleklinde yay lmas na denir. fiekil 4.12 International Organization For Standardization Taraf ndan 1975 Y l nda Yay mlanan Radyasyon flareti
120 106 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Evrenin ne oldu unu, oluflumunu ve yap s n aç klayabilme Bulutsuz bir gecede gökyüzüne bakt m z zaman gördü ümüz ve göremedi imiz bütün gök cisimlerinden oluflan sisteme evren ad n veriyoruz. Evren, gökada ad verilen gaz, toz, plazma ve milyonlarca y ld zdan oluflan dev sistemlere verilen isimdir. Tipik bir gökada 10 milyondan bir trilyona kadar y ld z bar nd r r. Evrende onlarca trilyon gökada bulunmaktad r. Bizim içinde bulundu umuz gökadaya Samanyolu Gökadas ad verilmektedir. Sarmal türde bir gökada olan Samanyolu nda (dört yüz milyar) y ld z oldu u ve uzunlu unun (yüz bin) fl k y l, geniflli inin ise 1000 (bin) fl k y l oldu u tahmin edilmektedir. Gökadalar kendi kütle merkezleri etraf nda döner. Copernicus, Kepler ve Newton un Günefl sistemi modellerini karfl laflt rabilme Copernicus a kadar evrenin merkezi olarak Dünya m z kabul edilirdi. Copernicus, Günefl merkezli modeli ilk ortaya atan kifliydi. Ona göre Dünya ve gezegenler Günefl etraf nda Günefl i merkez kabul eden dairesel yörüngelerde dolanmakta idiler. Kepler ise gezegenlerin yörüngelerinin daire olmay p birer elips olduklar gerçe ini ortaya koydu. Newton, gök cisimlerinin birbirlerini kütleleriyle do ru orant l, aralar ndaki mesafenin karesiyle ters orant l olan bir kuvvetle çektiklerini ortaya koyarak son noktay koydu. Newton yasas yla gezegenlerin ve di er gök cisimlerinin hareketleri baflar yla aç klanabilmektedir. Günefl Sistemi mizi ve Dünya m z n hareketlerini tan mlayabilme Güneflle birlikte, içlerinden biri Dünya m z olan dokuz gezegenle bunlar n uydular, astroit ad n verdi imiz küçük gezegenler, kuyruklu y ld zlar ve meteorlar Günefl Sistemi ni oluflturur. Dünya m z n; Kendi ekseni etraf ndaki hareketi, Günefl etraf ndaki hareketi olmak üzere iki ayr hareketi vard r. Dünya m z n kendi ekseni etraf nda dönmesi sonucu gündüz ve gece, Günefl etraf nda dönmesi sonucu ise mevsimler meydana gelir. A MAÇ 4 A MAÇ 5 A MAÇ 6 Dünya m z n katmanlar n ve yap s n aç klayabilme Dünya m z kutuplardan bas k olan yaklafl k bir küre biçimindedir. Dünyam z, etraf n saran bir hava tabakas (atmosfer), yüzeyinin %75 ini kaplayan su tabakas (hidrosfer), su bulunmayan yerler ile ve suyun alt n kapsayan yerkabu u (litosfer), yerkabu unun alt nda bulunan atefl küre (magma) ile en içte bulunan çekirdekten oluflmufltur. Bulut, ya mur, kar ve rüzgâr oluflumu gibi meteorolojik olaylar atmosfer tabakas nda meydana gelir. Tar m yap lan, çeflitli madenlerin bulundu- u, üzerinde yaflad m z ve depremlerin olufltu- u tabaka, yerkabu u yani tafl küredir. Yerkabu unu oluflturan kayaçlar s n fland - rabilme Kayaçlar oluflum flekillerine göre püskürük kayaçlar, tortul kayaçlar ve metamorfik kayaçlar olmak üzere üçe ayr l r. Püskürük kayaçlara örnek olarak alç tafl, arduvaz, traverten, kalker, dolamit ve tebefliri; tortul kayaçlara örnek olarak granit, volkanit, siyenit, bazalt ve andeziti ve nihayet metamorfik kayaçlara örnek olarak mermer, gnays, mikaflist ve serpantini gösterebiliriz. Küresel s nmay, nedenlerini ve etkilerini ifade edebilme Bir tak m do al nedenlerin etkifliyle ve insanlar n çeflitli aktiviteleri nedenleriyle atmosfere verilen gazlar n sera etkisi yaratmas sonucu dünya atmosferi ve denizlerinin ortalama s cakl klar n n artmas na küresel s nma ad verilmektedir. Küresel s nman n elimizde olmayan do al nedenleriyle, tamamen insanlardan kaynaklanan yapay nedenleri vard r. Atmosferdeki karbondioksit ve metan oranlar ndaki art fl son y llarda Dünya yüzeyinin s cakl n n yükselmesinin nedeni olarak gösterilmektedir. Bugün için bilim çevrelerince küresel s nmada baflrolün atmosferdeki karbondioksit oran n n artmas gösterilmektedir. Karbondioksit oran ndaki art fl, dünyan n yüzeyini s tmakta ve kutuplara yak n buzlar n erimesine yol açmaktad r. Buzlar eridikçe yerlerini kara veya sular almaktad r. Kara ve sular n buza oranla daha az yans t c olmas, günefl fl nlar n n emilmesini artt rmakta ve dolay s yla buzullarda daha fazla erimeye yol açmaktad r.
121 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 107 A MAÇ 7 Çevre kirlili i ve çeflitlerini aç klayabilme Cans z çevre ö eleri üzerinde onlar n niteliklerini bozarak yap sal zararlar meydana getiren ve canl lar n yaflamsal aktivitelerini olumsuz yönde etkileyen yabanc maddelerin do an n temel fiziksel unsurlar olan hava, su ve topra a yo un bir flekilde kar flmas olay na çevre kirlili i ad verilmektedir. Bafll ca kirlilik çeflitleri; hava kirlili i, su kirlili i, toprak kirlili i, gürültü kirlili i, radyoaktif kirlilik fleklinde s ralalanabilir.
122 108 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m 1. Gaz, toz, plazma ve milyonlarca y ld zdan oluflan dev sistemlere ne ad verilir? a. Nebula b. Karadelik c. Gökada d. Günefl sistemi e. Atarca 2. Gök küre üzerinde baz y ld zlar n çeflitli flekillerde oluflturduklar gruplara ne ad verilir? a. Süpernov b. Gökada c. Astroit d. Günefl sistemi e. Tak m y ld z 3. Y ld zlar n ham maddesi afla dakilerden hangisidir? a. Nebula b. Karadelik c. Gökada d. Astroit e. Meteor 4. Dünya n n kendi ekseni etraf nda dönmesi sonucu afla dakilerden hangisi oluflur? a. Mevsimler b. Ekinoks c. Ay tutulmas d. Gündüz ve gece e. Günefl tutulmas 5. Newton un kütle çekimi yasas na göre, iki cisim aras ndaki mesafe yar ya inerse aralar ndaki çekim kuvveti ne olur? a. ki kat na ç kar b. Yar ya iner c. De iflmez d. Dörtte birine iner e. Dört kat na ç kar 6. Günefl merkezli gezegenler sistemi modelini ilk olarak afla dakilerden hangisi ortaya atm flt r? a. Copernicus b. Galileo c. Brahe d. Kepler e. Newton 7. I. Litosfer II. Çekirdek III. Atmosfer IV. Magma Dünyan n yukar daki katmanlar n n en içten d fla do ru s ralan fl, afla dakilerin hangisinde do ru s rada verilmifltir? a. II-I-III-IV b. II-I-IV-III c. II-IV-I-IIIw d. II-IV-III-I e. III-I-IV-II 8. Atmosferde en fazla bulunan gaz afla dakilerden hangisidir? a. Helyum b. Oksijen c. Hidrojen d. Azot e. Karbondioksit 9. I. Mermer II. Granit III. Bazalt IV. Traverten Yukar daki kayaçlardan hangileri tortul kayaçlar s n f - na girer? a. I ve II b. I ve IV c. II ve III d. I, II ve III e. II, III ve IV 10. Afla daki gök cisimlerinden hangisi art k gezegen say lmamaktad r? a. Venüs b. Plüton c. Merkür d. Mars e. Neptün
123 4. Ünite - Uzay ve Dünya m z 109 Yaflam n çinden EVREN NASIL GÖRÜYORUZ? Günlerden bir gün ünlü bir bilimci (söylentiye göre Bertrand Russell) gökbilimi üzerine söylev vermektedir. Dünya n n Günefl etraf nda nas l döndü ünü, Günefl in de galaksi denen uçsuz bucaks z y ls zlar kümesi etraf nda nas l devindi ini anlat r. Konuflman n sonunda salonun en arkas nda oturan ufak tefek yafll bir bayan aya a kalkar ve Bütün söyledikleriniz saçma sapan fleyler. Asl nda dünya dev bir kaplumba an n s rt nda bir tepsi gibi durmakta der. Bilimci ise yüzünde esasl bir gülümseme ile yan tlar: Peki ya kaplumba a neyin üstünde duruyor? Sen çok ak ll s n delikanl, çok ak ll der yafll bayan, Ama ondan afla s hep kaplumba a! Evreni sonu olmayan bir kaplumba a kulesi biçiminde düflünmek ço umuza oldukça saçma gelir; ama neye dayanarak daha do rusunu bildi imizi san yoruz? Evrene iliflkin ne biliyoruz ve nas l biliyoruz? Evren nereden gelip nereye gidiyor? Evrenin bir bafllang c var m yd, var idiyse ondan önce ne oldu? Zaman n do as nedir? Bir sonu olacak m? Son zamanlarda fizik biliminde, bir bölümüne teknolojideki bafl döndürücü yeni geliflmelerin olanak sa lad at l mlar uzun zamandan beri sorula gelen bu sorular n baz lar na yan t verebiliyor. Bu yan tlar güneflin etraf nda dönmesi kadar aç k ya da belki kaplumba alar kulesi kadar saçma- olabilir günün birinde. Bunu ancak zaman (o da her ne demekse) gösterecek. Kaynak: Stephen W. HAWKING Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Evrende Neler Var konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Evren konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Evrende Neler Var konusunun Y ld zlar k sm n yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Dünyam z konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Newton un Kütle Çekimi yasas konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin lk Gezegen Sistemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Dünya m z n Yap s konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Dünya m z n Yap s konusunun Atmosfer k sm n yeniden gözden geçiriniz. 9. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Dünya m z n Yap s konusunun Yerkabu u k sm n yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Günefl Sistemimiz konusunu yeniden gözden geçiriniz.
124 110 Okulöncesinde Fen E itimi S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Dünya-Günefl uzakl km ve fl n h z km/saniye oldu una göre Günefl fl n n Dünya ya ulaflma süresi; Zaman=Uzakl k/h z= km/ km/saniye=500 saniye olacakt r. 1 dakika 60 saniye oldu undan bu süre; 500/60=8,3 dakika eder. S ra Sizde 2 Güneflimiz bir y ld zd r. Güneflimiz gibi orta büyüklükte y ld zlarda sürekli olarak hidrojen helyuma çevrilerek yüksek enerji aç a ç kmaktad r. Bir baflka ifllem sonucu bu iki gaz daha a r elementlere çevrilirken y ld z fliflerek çap yaklafl k yüz kat na ç kar. Bu tür y ld zlara k rm z dev ad n veriyoruz. Daha sonra maddesinin bir k sm bofllu a salarak, a r elementlerin daha yo un olaca yeni bir y ld z oluflturacak flekle dönüflür. S ra Sizde 3 Gök cisimleri aras ndaki çekim kuvveti, bunlar aras ndaki mesafenin karesi ile ters orant l idi. Gök cisimleri aras ndaki mesafe 1/3 üne indi ine göre aralar ndaki kuvvet 3 2 =3 3=9 kat na ç kacakt r. S ra Sizde 4 Ay ve Günefl tutulmalar n n ikisi de Ay n Dünya etraf nda dönmesi sonucu meydana gelen do a olaylar d r. Ay tutulmas, Dünya m z Günefl le Ay aras nda oldu u zaman, Günefl tutulmas ise Ay, Dünya ile Günefl aras - na girdi i zaman meydana gelir. S ra Sizde 5 Dünyam z n katmanlar ve buralarda oluflan önemli olaylar flunlard r: Atmosfer (Hava Küre): Burada ya mur, kar vb. ya fllar ile rüzgar, f rt na vb. hava hareketleri oluflur. Hidrosfer (Su Küre): Deniz ve göller su çevriminin bafllad yerlerdir. Litosfer (Tafl Küre): Depremler bu tabakada oluflur. Ma ma (Atefl Küre): Yanarda lardan f flk ran lavlar buradan gelir. Çekirdek: Dünyam z n merkezinde bulunan 3500 km yar çap ndaki bu katmanda neler oldu unu tam olarak bilmiyoruz. S ra Sizde 6 Ozon tabakas do al nedenlerle de il insanlar n aktiviteleri sonucu, özellikle kloroflorokarbon gazlar yüzünden incelmektedir. S ra Sizde 7 Denizler yükselece i, mercan kayal klar yok olaca ve gezegendeki canl türlerinin yüzde 30 unun yok olma tehlikesi ile karfl laflaca ve Dünya m z n gelecekte bunlara benzer kötü durumlarla karfl laflacak olmas küresel s nman n do uraca sonuçlard r. Yararlan lan ve Buflvurulabilecek Kaynaklar Altan, M. (2010). Küresel Is nma ve Dünya Üzerinde Etkileri. çinde, Enerji Tasarrufu ve Çevre, K. Özdafl (Ed.), Eskiflehir, Anadolu Üniversitesi. Lightman, A. (1998). Y ld zlar n zaman. (Çeviren: M. Alev). Ankara: Tübitak. Murphy, J. T. ve Smoot, R. C. (1982). Physics principles and problems. Columbus, OH: A Bell ve Howell. Özdafl, K. (2008). Dünyam z ve gökyüzü. çinde, Fen ve Matematik Ö retimi, A. Özdafl (Ed.), Eskiflehir: Anadolu Üniversitesi. Weinberg, S. (1998). lk üç dakika. (Çeviren: Z. Ayd n ve Z. Aslan). Ankara: Tübitak. Yalç n, C. ve di erleri. (1993). lkö retim Fen Bilgisi Ders Kitab 7. stanbul: Mili E itim Bakanl. Yörüko ular, E. (1999). Astrofizik. çinde, K. Özdafl (Ed.). Fizik, ss Eskiflehir: Anadolu Üniversitesi. Yalç n, C. ve di erleri. (1994). lkö retim Fen Bilgisi Ders Kitab 8. stanbul: Mili E itim Bakanl. Yüce, C. (2010). Enerji Üretimini ve Tüketiminin Neden Oldu u Çevre Kirlili i. çinde, Enerji Tasarrufu ve Çevre, K. Özdafl (Ed.), Eskiflehir, Anadolu Üniversitesi. Yararlan lan nternet Adresleri
125 Bilimin Do as ve Ö retimi Bu ünitede; bilimin ve bilimsel düflüncenin tarih boyunca nas l geliflti i aç klanacak, ayr ca bilimin do as na ait özelliklerin neler oldu una ve bilim ö retiminin önemine de inilecektir. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Bilimin do ufluna arac olan tarihsel geliflmeleri aç klayabilecek, Bilim tarihindeki önemli bulufllar ve bu bulufllar ile bilimsel düflüncenin do uflu aras ndaki iliflkileri aç klayabilecek, Bilimin do as na iliflkin özellikleri s ralayabilecek, Bilim ö retiminin önemini aç klayabileceksiniz.
126 112 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Ünlü Fizikçi Richard Feynman ( ) Ulusal (Amerikan) Fen Ö retmenleri Derne inin 1966 y l ndaki 15. kongresinde yapt konuflmada bilimin ne oldu unu tart fl r. Konuflmas na bafllarken bilim nedir sorusunu sorar ve e er bilim ö retiyorsan z elbette ne oldu unu bilirsiniz der. Ancak ders kitaplar nda verilen bilim tan m n n biraz çarp t lm fl ve özünden uzaklaflt r lm fl oldu unu da sözlerine ekler. Bilimin tan m n yaparken kullan lan kimi ifadelerin yüzy llar önce felsefeciler taraf ndan ortaya at ld n da belirttikten sonra k sa bir fliir okur ve bilimi tan mlaman n ne kadar zor oldu una dikkat çeker. fiiir flöyle der: Çok mutluydu k rkayak, nefleli bir kurba a sorana kadar Söyle lütfen hangi ayak geliyor hangisinin ard ndan fiüpheyle bakt kendine, flafl rd yolunu Bilemeden nas l yürüdü ünü Richard Feynman konuflmas n n devam nda bütün hayat boyunca bilimle u raflt n ve bilimin ne oldu unu bildi ini söyler. Ama ifl bilimi tan mlamaya gelince kendini fliirdeki k rkaya a benzetir ve bilimin ne oldu unu tan mlamas istendi inde k rkaya n nas l yürü ünü aç klayamad gibi nas l bilim yapt n aç klayamayaca n söyler. Kaynak: Feynman, R. (1966). What is Science? 21. Mart tarihinde adresinden al nm flt r. Anahtar Kavramlar Bilim Bilim Tarihi Bilimin Do as çindekiler G R fi B L M TAR H NE KISA B R BAKIfi B L M NED R? B L M N DO ASI B L M NSANININ ÖZELL KLER NEDEN B L M Ö RETMEL Y Z
127 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 113 G R fi Bilim dedi imiz olgu tarihsel süreç içerisinde incelendi inde insano lunun en önemli u rafllar ndan biri olarak sürekli bir de iflimin hem arac hem de temsilcisi olmufltur. Yüzy llar boyunca insano lu yaflam ve yaflad ortam anlamaya çabalam fl ve bu çaba zaman içinde sadece anlamaya de il çözmeye ve çözüm üretmeye de dönüflmüfltür. Yap lan ilk bilimsel çal flmalara bak ld nda öne ç kan bilim dallar n n matematik, geometri, astronomi ve t p oldu u görülür. nsano lunun kendi bedenini, yaflad do al çevreyi ve evreni anlama çabas göz önünde bulunduruldu unda bahsedilen bilim dallar n n ilk çal flmalara temel oluflturmas anlafl l r bir durumdur. Bu bölümde bilimin ilk temel dallar ndan biri olan astronomi alan nda yap lan araflt rmalara tarihsel bir yaklafl mla bakarak bilimsel düflüncenin do uflunu, yaflad m z Dünya ve içinde bulundu umuz evren hakk ndaki inan fllar n bilim yoluyla nas l de iflti ini ve geçmiflten günümüze bilim alg s ndaki de iflimleri inceleyece iz. B L M TAR H NE KISA B R BAKIfi Bilim tarihi, bilimsel bilginin oluflum ve üretim süreçlerini kapsayan bir bütünlük oluflturur. Bilimsel çal flmalar n ürünleri teknolojik geliflmelere öncülük ederek toplumsal de iflimi tetikleyen en önemli etkenler olmufllard r. Tekerle in bulunmas, ateflin insan taraf ndan kontrol alt na al nmas, avlanmak için basit araçlar n yap m kendi üretim süreçleri içerisinde birçok deneme yan lma aflamas içerirken belki de bilimsel çal flmalar n ilkel basamaklar n oluflturmufl, ayn zamanda da insan yaflam n belirgin bir flekilde de ifltirmifllerdir. Tekerle in bulunmas yla hareket kabiliyeti artan insano lu daha uzak mesafelere ulaflm fl, atefli kontrol alt na alarak karanl n hakimiyetini y km fl, ve daha üstün araç gereçler gelifltirerek do- a üzerindeki kontrolünün s n rlar n durmadan geniflletmifltir. Bilginin yaflam anlamak, düzenlemek ve kontrol etmek amac yla nesilden nesle aktar lmas sonucu insanl k evrenin derinliklerinden atom alt parçac klara kadar uzanan bir bilgi birikiminin hem üreticisi hem de mirasç s olmufltur. Bilim tarihi bilimsel düflüncenin do ufluna iliflkin birçok örnek ile doludur. Her bilim dal kendine özgü geliflim süreci içinde birçok hataya, yan lg ya ve elbette bulufllara ortam haz rlam flt r. Bilimsel Düflüncenin Do uflu Tarihsel süreç içerisinde bilimsel çal flmalar n ne zaman bafllad n kestirmek zor bir ifltir. Bugünkü anlay fl m zla bilimsel dedi imiz belli kurallara dayanan yöntemlerin gelifltirilmesi belki de son birkaç yüzy l içinde gerçekleflmifl olsa da insanl n üretti i mevcut bilgi birikimi tarih öncesinden günümüze kadar geçen bir süreyi içerir. Bilim ve teknolojideki geliflmelerin tarihi etkiledi i flüphe götürmez bir gerçektir. Ayn zamanda tarih boyunca gerçekleflen kültürel al flverifller, ticaret ve keflif seferleri, savafllar, din ve sanat unsurlar da bilimin geliflimini etkilemifltir. Teknolojik yenilikler ise bilimsel geliflim sürecinin h z n artt ran roller üstlenmifllerdir. Teleskop ve mikroskop bilim insanlar n n çal flmalar na derinlik ve h z kazand rm fl ve daha önce çal fl lmas mümkün olmayan yeni araflt rma alanlar do- urmufltur. Radyonun ve jeneratörlerin icad ise bilimsel çal flmalar n bir sonucu olarak ortaya ç km flt r. Dolay s yla bilim ve teknoloji aras ndaki karfl l kl iliflki her iki alan nda h zla ilerlemesine sebep olmufltur. nsanlar avc ve toplay c bir yaflam flekli sürerken a açtan ve tafltan el aletleri gelifltirmifller ve bu aletlerin yap m s ras nda ifle yarar yöntemlerin ne oldu unu Teknolojik geliflmeler, bulufllar ve yenilikler bilimin h zla ilerlemesine sebep olurken bilim taraf ndan da sürekli desteklenmifllerdir
128 114 Okulöncesinde Fen E itimi Bilinen en eski kültüre ev sahipli i yapt radyokarbon yöntemi ile kan tlanan Bereketli Hilal; Dicle, F rat ve Nil nehirlerini de içine alan, M s r n Nil Vadisi, Arabistan Çölü ve Güneydo u Anadolu aras nda kalan topraklar kapsar keflfetmifllerdir. M.Ö 8000 civar nda avc -toplay c yaflamdan yerleflik yaflama geçen insanlar kendi besinlerini üretmek amac yla ekin ekmek ve yetifltirmek ve ayn zamanda yaban hayvanlar n evcillefltirmek zorunda kalm fllard r. Yüzy llar süren deneme-yan lman n ard nda Dünyan n birçok yerinde yeni melez bitki ve hayvan türleri yetifltirmifllerdir. M.Ö 6000 li y llara gelindi inde ilk medeniyetlerin kuruldu u ve ilk tar msal faaliyetlerin gerçekleflti i yer olarak bilinen Bereketli Hilal bölgesinde insanlar arpa ve bu day türleri yaratmay baflarm fllard. Günümüzde Meksika ve Peru olarak bilinen bölgelerde m s r tar m ve hayvanc l k yap lmaya bafllanm flt. Tar m kültürünün Dünya üzerinde yay lmas insanl n gelece ini de- ifltiren bir unsur olmufltur. Temel bilimlerin oluflmaya bafllamas insanlar n göçebe hayattan yerleflik hayata geçtikleri ve tar mla u raflmaya bafllad klar zamana denk gelir. Zamanla kurulan yerleflik yaflam merkezleri yaflam kaynaklar n n paylafl m n zorunlu k lm flt r. Tar m arazilerinin paylafl m, boyutlar n n ölçümü, tah l stoklar n n say m ve tah l ticaretiyle birlikte numaraland rma sistemi do du. Sümerlerin, M.Ö lü y llarda konumsal yaz denen yöntemi keflfetmeleriyle say saymak kolaylaflt ve karmafl k matematiksel ifllemler yap labilir hale geldi. Say sal biçim düzenleri insan yarat c l sonucu ortaya ç km fl yöntemleri içermektedir. Öte yandan insanlar n her gün tekrar na flahit olduklar birtak m do al biçim düzenleri vard ki bu düzenlerin takibi insan yaflam n do rudan etkilemekteydi. Güneflin günlük rotas ve ay ve y ld zlar n geceleri gökyüzünde izledikleri yol insanlar taraf ndan tarihin erken dönemlerinden beri kay t alt na al nm fl ve ilk takvimlerin oluflturulmas na yol açm flt r. M s rl lar n oluflturduklar ilk takvimler Nil nehrinin taflma zaman n 365 günlük y l n bafllang c olarak kabul ederken, y ld zlar n konum ve hareketlerini gösteren tablolar M.Ö y llar nda oluflturulmufltur. M.Ö. 750 li y llara gelindi inde ise Günefl ve ay tutulmalar n n kaydedilmesine bafllanm flt r. Gökyüzü gözlemlerinin takvim oluflturma ve y ld zlar n konumunu tespit etme amac yla kaydedilmesi ilk bilim dallar ndan biri olan gökbilimin temellerinin oluflmas n sa lam flt r. M.Ö. 6. yüzy l bafllar ndan M.S. 1. yüzy la kadar geçen zaman içerisinde do a felsefesinin temellerini oluflturan astronomi, yerbilim, co rafya, biyoloji, t p, geometri, fizik ve psikoloji gibi çeflitli bilimlerin temelleri at lm flt r. Bu dönemde Antik Yunan da yaflam fl Thales, Herakleitos, Pisagor, Sokrat, Eflatun, Hipokrat, Aristo ve Arflimet gibi bilginlerin bilim Dünyas na yapt önemli katk lar olmufltur. M.S. 6. yüzy ldan 10. yüzy la kadar geçen süre içinde ise slam dinin yayg nlaflmas bilim Dünyas na yön veren bir unsur olmufltur. Bu dönemde yaflam fl slam Dünyas bilginleri Klasik Yunan dönemine ait bilginlerin eserlerini Arapçaya çevirerek bilgilerin gözden geçirilmelerini, gelifltirilmelerini ve korunmalar n sa lam fllard r. slam Dünyas n n bilginleri cebir ve trigonometride ilerlemifl, bugün kullan lan say sistemini gelifltirmifl, fizik bilimine olgulara dayal deneysel özellikler kazand rm fl ve kimyan n simyadan tamam yla ba ms z bir kimlik kazanmas n sa lam fllard r. Ancak M.S. 10 yüzy lda bafllayan haçl seferleri politik, ekonomik ve kültürel güç dengelerini de ifltirmifl ve tüm bunlarla birlikte bilgi de el de ifltirmifltir. Böylece slam bilim ve kültürünün eserleri Arapçadan Latinceye çevrilerek Bat Dünyas n etkilemeye bafllam flt r. Ne yaz k ki slam Dünyas ndaki bilimsel ilerlemeler bu dönemde gerilemeye bafllam fl ve yerini Bat Dünyas n n çal flmalar na b rakm flt r. Günümüz anlay fl yla farkl çal flma alanlar na ayr lm fl olan bilim ancak 16. ve 17. yüzy lda geliflmeye bafllad. 19. yüzy la gelindi inde ise bilim dallar aras ndaki s n rlar n çok da keskin olmad anlafl ld. Is, fl k, elektrik ve manyetizma kuv-
129 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 115 vetlerinin benzerlikleri, moleküller ve atomlar aras ndaki kuvvetler ile gezegenler ve y ld zlar aras ndaki kuvvetlerin ortak özellikleri bilim dallar n aras ndaki s n rlar n daha esnek oldu unu gösteriyordu. 20. yüzy la gelindi inde DNA n n keflfi ile birlikte canl lar n yap s ve birbirleri ile olan iliflkileri bilim Dünyas nda ç r açan çal flmalara olanak sa lam flt r. Yap lan lk Bilimsel Çal flmalar Bilimsel bilgiyi oluflturma sürecinin bafl n çeken ilk çal flmalar gökyüzü ile ilgilidir. Gökyüzü ilkça lardan beri insanlar n ilgisini çekmifl ve eriflilmez olmas sebebiyle insanlar gökyüzüne kutsal ve ilahi anlamlar yüklemifllerdir. Yap lan ilk gözlemler gökyüzüne dair olmufltur ve bu gözlemlerin sonucu, temel bilimlerin ilki olan astronomi do mufltur. Gökyüzüne dair ilk çal flmalar gök cisimlerinin ve hareketlerinin gözlenmesi fleklinde olmufltur. Çinlilerin yapm fl oldu u bu ilk çal flmalar aras nda aniden parlayan bir y ld z n, bir kuyruklu y ld z n ve bir ay tutulmas n n gözlenmesi vard r. Eski Babil döneminde (M.Ö ) Günefl, ay ve gezegenlerin hareketlerinin kaydedildi i bilinmektedir. Ayn dönemde Babil de Venüs ün 21 y l süreyle gözlemlendi i ve bu yolla sabah ve akflam saatlerinde nerede olaca n n tahmin edildi i de kay t edilen bilgiler aras ndad r. Babillilerin titizlikle tutuklar gökyüzü gözlem kay tlar üzerine çal flan Yunan bilgin Thales (M.Ö. 624-M.Ö. 546) M.Ö. 585 y l nda gerçekleflen Günefl tutulmas - n önceden tahmin etmifltir. Böylece Thales dönemin bilim insanlar aras nda önemli bir yer edinirken Babillilerin tutmufl oldu u kay tlar n da Günefl tutulmalar n tahmin etmede güvenilir bir kaynak oldu unu ortaya koymufltur. Bu sayede do a ile ilgili çal flmalar söz konusu oldu unda gözlem temel bir prensip olarak benimsenmifltir. Bu prensip Thales den bir yüzy l sonra (M.Ö. 4. yüzy l) yaflam fl olan Aristo (M.Ö. 384-M.Ö. 322) nun da srarla benimsedi i bir araflt rma yöntemi olmufltur. Aristo gözlemleri sonucunda y ld zlar n, gezegenlerin ve ay n belirli hareketlerini aç klam fl ve gelifltirdi i modelle evrenin yap s na bir aç klama getirmeye çal flm flt r. Gözlemleri sonucunda merkezinde sabit ve hareketsiz bir yerküre ve onun etraf nda küre fleklinde 56 gökcisminin yer ald geosantrik evren modelini gelifltirmifltir. Aristo ayr nt l gökyüzü gözlemleri sonucunda hatal da olsa oluflturdu u evren modeli ile ileride kan tlanacak birçok sonuca da ulaflt. Bunlardan en önemlisi Dünyan n küre fleklinde olmas yd. Ay Dünya Venüs Günefl Mars Foto raf 5.1 Aristo (M.Ö M.Ö. 322). Aristo nun M.Ö. 4. yüzy lda öne sürdü ü Dünya merkezli evren modeli gökbilim ile ilgili birçok çal flmaya öncü olmufltur. Eski Babil de yap lan ilk bilimsel çal flmalar gök cisimlerinin hareketlerinin gözlemlenmesi ve gökte ne flekilde hareket edece inin tahmin edilmesi yönünde olmufltur. Geosantrik Evren Modeli: Aristo nun Dünya merkezli (geosantrik) evren modelinde Dünya evrenin merkezinde sabit ve hareketsiz olarak tan mlanm flt r. fiekil 5.1 Aristo nun Evren Modeli
130 116 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 5.2 Batlamyus M.S y llar aras nda yaflad ve ortaya koydu u Dünya merkezli evren modeli 1500 y l boyunca hakimiyetini korudu. Batlamyus un evren modeli merkezde Dünya çevresinde di er gezegenler ve Günefl olmak üzere farkl boyutlarda ve farkl h zlarda hareket eden bir düzine çemberden oluflan kar fl k bir sistemdi. Foto raf 5.3 Kopernik ( ) ileri sürüdü ü Dünya merkezli evren görüflü nedeniyle Klisenin tepkisini çeker ve H ristiyanl n özüne ters düfltü ü gerekçesiyle ateist olarak etiketlenir. Bir di er önemli antik Yunan gökbilimcisi Batlamyus (M.S ) idi. Batlamyus da Aristo gibi Dünya y merkeze yerlefltiren bir evren modeli gelifltirdi. Ancak bu sistem Ay, Günefl ve gezegenlerin hareketli oldu u söylüyor ve gelecekteki hareketler üzerine gerçe e yak n tahminler yapabiliyordu. Batlamyus un modeline göre Dünya evrenin merkezindeydi ve gezegenler farkl h zlarda hareket eden birkaç düzine çemberin üzerindeydiler. Bu model yüzy llar boyunca geçerlili- ini sürdürerek kabul edildi. Zamanla Batlamyus un modeline dayal olarak gökcisimlerinin hareketlerine iliflkin tahminlerde yan lmalar gözlendi. Ancak bu model d fl nda gezegen hareketlerini öngörebilen baflka bir model mevcut olmad ndan astronomi üzerindeki egemenli ini 1500 y l boyunca korudu. 16. yüzy la gelindi inde Dünya y saran Rönesans hareketi sonucunda dini politik ve entelektüel bir devrim bafllam fl ve günümüz evren anlay fl na do ru giden bir yol aç lm flt r. Bu döneme damgas n n vuran en önemli bilim insan Kopernik tir. Kopernik y llar aras nda yaflam fl ve Dünya n n sabit duran bir Günefl etraf nda dairesel hareketlerle döndü üne iliflkin görüflünü Konumlar na Göre Gökcisimlerinin Devinimine liflkin Teoriler Üzerine Yorum adl eserinde aç klam flt r. Ancak Kopernik bu eseri Dünya merkezli evren anlay fl na ters düfltü ü için yaflam n n son günlerine kadar yay nlamam flt r. Ayn dönem içerisinde H ristiyan inan fl ve Katolik kilisesi dini ö retilere uygun oldu u için Batlamyus un Dünya merkezli evren anlay fl n desteklemekteydi. Batlamyus un klasik Dünya merkezli evren modeli en d fltaki küreyle temsil edilen ve ay n d fl nda yer alan kürenin kaplad alan n mükemmel ve kusursuz oldu unu, merkezdeki Dünya ya yak n kürelerin ise daha az mükemmel ve kusurlu olduklar n kabul ediyordu. Bu görüfl H ristiyanl n göklerdeki kusursuz cennet ve Dünya ya özgü kusur ve günahlar n var oldu u afla daki cehennem modeli ile tutarl l k gösteriyordu. Bu nedenlerle Dünya merkezli evren modelini inkar etmek sadece bilimsel bir evren modeline karfl ç kmak de il ayn zamanda kiliseye ve H ristiyan inanc na da karfl ç kmak olarak alg lan yordu. Kopernik merkezinde Günefl in bulundu u bir evren modeli (heliocentrik) öne sürerek Dünya n n ve insan n evrendeki yerine iliflkin kabul edilen görüflleri sarsm fl oldu. Dünya art k evrenin merkezinde sabit duran ve di er tüm gök cisimlerinin etraf nda döndü ü bir odak noktas de ildi. Aksine Günefl in yörüngesinde dönen di er gezegenler gibi s radan bir gezegendi. Kopernik in modeli Günefl i evrenin merkezine koyarak bir devrim yaratm flt r. Ancak günümüz evren anlay fl n tam olarak yans tmamaktad r. Çünkü Kopernik de Batlamyus gibi gezegenlerin sabit ve dairesel hareketlerle döndüklerini söylüyordu. Gezegenlerin yörüngeleri üzerine daha tutarl bilgilerin edinilmesi Galileo, Tycho Brahe ve Kepler in ortak çal flmalar sonucu ortaya ç km flt r.
131 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi Galileo ( ) Kopernikçi evren modelini kabul etse de, kiliseden gelecek suçlamalardan çekindi i için bu görüflü aç kça desteklemesi kolay olmam flt r. Galileo gelifltirdi i 30 kat k r lmal teleskopla birçok gökyüzü gözlemi yapm flt r. Gözlemleri sonucunda Ay n yüzeyindeki girinti ve ç k nt lar n vadiler ve tepeler oldu unu, Samanyolu nun gözle görülemeyecek kadar sönük fl kl say s z y ld zdan olufltu unu ve Jüpiter in etraf nda dönen dört uydusunu keflfetti. Özellikle Jüpiter ve uydular üzerine yapt çal flmalar sonucunda Dünya n n da uydusu Ay ile birlikte Günefl in etraf nda dönüyor olabilece i sonucunu ç kartt. Böylece tüm gök cisimlerinin Dünya n n etraf nda döndü ü görüflü sars lm fl oldu. Teleskop yard m yla yapt dört y ll k gözlemlerin sonucunda Galileo Kopernik in hakl oldu unu söyledi. Elbette Kilisenin tepkisi oldukça fliddetli oldu. Galileo Günefl merkezli evren modelini bir olgu olarak ö retmekten vazgeçmesi yolunda uyar lar ald. Bu alanda çal flma yapmas na evren modelini bir varsay m olarak anlatmas flart yla izin verildi. Galileo 1623 de ki Büyük Dünya Sistemi Üzerine Diyaloglar adl yap t nda Dünya merkezli evren modelini savunan Aristocu bir karakterle Günefl merkezli evren modeli savunan Kopernikçi bir karakteri tart flt rd. Ancak bu yöntem de Galileo nun kilisenin tepkisini çekmesine engel olamad. Engizisyon mahkemesince dini sapk nl kla suçland, kitab yasakland ve talya Toskana daki villas nda ev hapsine mahkum edildi. Galieo ile ayn dönemlerde yaflam fl olan Tycho Brahe ( ) astronomi üzerine çok önemli çal flmalara imza atm fl bir di er bilim insan d r. Özellikle 1572 de yapm fl oldu u süpernova gözlemi ile parlakl ile di er tüm y ld zlar gölgede b rakan yeni ve s ra d fl bir y ld z fark etmifltir. Kraliçe tak m y ld z içinde yer alan bu süpernova (patlayan büyük y ld z) n n keflfi kusursuz, de ifltirilemez ve de iflmez gökyüzü inanc n temel alan Aristo cu evren anlay fl n n aksine bir durum oluflturuyordu. Tycho ile birlikte çal flan Kepler ( ) ise Tycho Brahe nin hayat boyunca gelifltirmek için çabalad Tychonik evren modelini gelifltirmesi için kendi yerine seçti i kifliydi. Tycho Brahe nin gözlem verileri üzerinde çal flan Kepler Aristo nun gezegenlerin kusursuz dairesel yörüngeleri ve sabit hareketleri ile aç klanan 2000 y ll k evren modelini reddeden sonuçlar elde etti. Kepler in araflt rmalar na göre gezegen- Foto raf 5.4 Kendi yapt teleskopla Jüpiter in dört uydusunu tespit eden Galileo, ( ) tüm gökcisimlerinin Dünyan n etraf nda döndü üne dair olan inanc sarst. Foto raf 5.5 Danimarkal Astronom Tycho Brahe ( ) yapm fl oldu u dikkatli gözlemleri sonucu 777 y ld z n yerini do ru tespit etti. Süpernova gözlemi ile evrendeki cisimlerin kusursuz olmad sonucuna vard. Foto raf 5.6 Kepler, ( ) Tycho nun elde etti i gözlem verilerine dayanarak gökcisimlerinin eliptik bir yörüngede, Günefle göre konumlar na ba l olarak de iflen h zlarda ilerlediklerini keflfetti. 117
132 118 Okulöncesinde Fen E itimi SIRA S ZDE 1 lerin yörüngeleri kusursuz daireler fleklinde de il eliptikti. Dolay s yla eliptik yörüngelerde hareket eden gezegenlerin hareketleri de sabit de il yörünge boyunca ve Günefle uzakl klar na göre de iflkendi. Böylece Kepler çal flmalar yoluyla Kopernik in evren modelini gelifltirmifl ve ileriye tafl m fl oldu. Elbette çal flmalar n yaparken kendinden önce gelen bilim insanlar n n (Galileo ve Tycho Brahe) çal flmalar ndan elde edilen verileri kullanm flt r. Evreni anlama ve aç klama çabas sonucunda ortaya ç kan bilimsel bilgiler insano lunun Dünyaya, evrene ve evrendeki kendi yerine bak fl n önemli ölçüde de ifltirmifltir. Özellikle Kopernik, Galileo, Tycho Brahe ve Kepler büyük entelektüel, kültürel ve dini de iflimlerin yafland Rönesans döneminde çal flmalar yla evrene bak fl m z kökten de ifltirmifllerdir. Bu büyük bilim insanlar n n çal flmalar kusursuz sabit ve hareketli kürelerden oluflan, ilahi düzene benzer hiyerarflik bir yap s olan Dünya merkezli bir evren modelinden; tutulmalar, uydular, çukurlar, de iflken hareketleri olan dinamik bir Günefl merkezli evren modeline geçifli sa lad lar. Bilimsel düflüncenin ve bilimsel araflt rma yöntemlerinin gelifliminde ilk bilim dallar ndan olan astronominin yads namaz bir katk s olmufltur. Bu bölüme kadar astronomi üzerinden bilimsel ve teknolojik geliflimlerin meydana getirdi i toplumsal de iflimlere de inmeye çal flt k. Bir sonraki bölümde daha genel anlam ile bilimin ne oldu unu tart flaca z. Dünya merkezli SIRA evren S ZDEmodeli ile Günefl merkezli evren modelini karfl laflt r n z. B L M NED R? DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Her gün kulland m z ancak yaflam m z ne ölçüde kolaylaflt rd n hiç düflünmedi imiz araçlar insano lunun do aya egemen olma çabalar sonucunda ortaya ç km flt r. Basit bir tornavidadan tutun da Dünya n n di er ucundaki insanlarla iletiflim SORU SORU kurmam za yarayan uydulara, pusuladan son teknoloji ürünü GPS (Küresel Yer D KKAT Bulma Sistemi) D KKAT araçlar na, fl r ngadan lazerli ameliyat teknolojilerine kadar akl m - za gelebilecek her fley insano lunun Dünyay ve evreni anlama çabas s ras nda SIRA S ZDE üretmifl oldu u SIRA S ZDE bilgilerin kullan ma yönlendirilmesi ile oluflmufltur. Bilim üretti i bilgi ve Do ay anlama ve ona egemen olma çabas tarih öncesi zamanlardan beri insanlar en çok meflgul eden u raflt r. Medeniyetin do ufluyla bafllayan bilim ço u kulland yöntemler aç s ndan sürekli bir AMAÇLARIMIZ de iflim içerir. Bu özellik zaman insan n AMAÇLARIMIZ do a üzerinde bir imparatorluk kurma çabas olarak da adland r lm flt r. Ancak Bilim Nedir? sorusunu cevaplamak çok da kolay de ildir. Bilimin bilimi tan mlamay zorlaflt r r. ne oldu u konusunda birçok farkl tan m yap lm fl fakat tek bir ortak tan ma ulafl - K T A P K T A P lamam flt r. Bu durum bilimin sürekli de iflen ve geliflen, kulland yöntem ve inceledi i konular aç s ndan çeflitlili e sahip olan s n rs z bir etkinlik olmas ndan kaynaklanmaktad r. TELEV ZYON TELEV ZYON Bilimle u raflanlar bilimi tan mlarken bilimin birçok farkl özelli ine vurgu yapm fllard r. Amerikal bir biyolog ve ö retim üyesi olan Profesör Sheldon Gottlieb bilimi, insanlar n içinde yaflad klar do aya iliflkin bilgi edinme ve bu bilgiyi anlaml desenler NTERNET oluflturacak bir flekilde organize etme amac yla yürüttükleri entelek- NTERNET tüel bir etkinlik olarak tan mlam flt r. Prof. Gottlieb bilimin öncelikli amac n n veri toplamak, nihai amac n n ise çeflitli veriler aras ndaki iliflkiyi ortaya ç karmak oldu- unu söylemifltir. Bu tan mdan yola ç karak bilimin sadece bilgi toplamaktan ibaret olmad n, Dünya ve Dünyada gerçekleflen olgular hakk nda yap lan sistematik ve organize bir araflt rma oldu unu söylemek mümkündür. Bilimin günlük ya-
133 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi flant n n bir uzant s oldu unu söyleyen Einstein ( ) ise bilim denilen u rafl n günlük yaflamda karfl laflt m z durumlardan çok da farkl olmad na vurgu yapmaktad r. Einstein günlük yaflam m z devam ettirmek için gerçeklefltirdi imiz faaliyetlerin daha sistematik ve planl uygulamalar n n bilimsel çal flmalar kapsam nda da ele al nd n belirtmifltir. Nobel ödüllü Fizikçi Richard Feynman bilimi tan mlarken flöyle demifltir: Bilim kendi içinde gelece in en muhteflem ö retmenlerinin yan lmazl na inanc n tehlikesini tafl r. Asl nda bilimi baflka bir yolla savunabilirim: Bilim otoriteyi yok saymaya olan inançt r. Feynman bilimin en önemli özelli i olan flüpheye dikkat çekmifltir. Bilimin ve bilimsel bilginin yan lmaz ve de iflmez oldu una inanman n bilimi kendi araflt rmac do as ndan uzaklaflt racak bir tehlike oldu unu söylemektedir. Bilimin bir di er önemli özelli i ise hiçbir otoriteyi ve dayatmay kabul etmemesidir. Bilim bir bilgi üretme sürecidir. Bu süreç olgular n dikkatli gözlemlerine ve bu gözlemlerin anlaml yorumlar na dayanan teorilerin yap land r lmas na dayan r. Bilimin de iflken yap s bilginin sürekli bir de iflim içinde olmas ndan kaynaklan r. Çünkü yeni gözlemler var olan teorilerin do rulu una itiraz edebilir. Bilimin ne oldu u konusunda ileri sürülen görüfller de bilimin kendisi gibi zamanla de ifliklik göstermifltir. Geleneksel ve ça dafl bilim anlay fllar hem bilimin ne oldu u hem de bilimin nas l çal flt konular nda farkl yaklafl mlar içermektedirler. Geleneksel bilim anlay fl olarak adland r lan anlay fl bilimin kesin gerçeklere ulaflmak için yürütülen bir faaliyet oldu unu, bilim yapabilmek için tek bir bilimsel metodun kullan ld n, bilimin sadece deney yapmak ile s n rl oldu unu ve bilimsel bilginin de iflmeyece ini savunur. Öte yandan ça dafl bilim anlay fl na göre bilim ve bilimsel bilgi de iflebilir bir özelli e sahiptir. Bilimsel bilgi gözlem ve deneylerden elde edilen kan tlara dayan r ve k smen bilim insan n n hayal gücünün ve yarat c l n n ürünüdür. Bilim ve bilimsel bilgi üretildikleri toplumun sosyal ve kültürel yap s ndan etkilenir ve üretildikleri toplumun sosyal ve kültürel yap s n etkiler. Bu aç dan bak ld nda bilim insanlar da yetifltikleri ve içinde yaflad klar toplumun sosyal ve kültürel de erlerinden etkilendikleri için ürettikleri bilimsel bilgi öznel bir yap ya sahiptir. Ayr ca bilimsel bilgi türlerinden olan gözlemler ve ç kar mlar aras ndaki iliflki de teoriler ve kanunlar aras ndaki iliflki gibi geleneksel ve ça dafl bilim anlay fllar na göre farkl flekillerde aç klanmaktad r. Bilim felsefesi, tarihi ve e itimi ile u raflan araflt rmac lar taraf ndan ça dafl bilim anlay - fl olarak ortaya konulan bu ifadeler bilimin ve bilimsel bilginin do as bafll alt nda ele al nmaktad r. Foto raf 5.7 Einstein ( ) bilimi her türlü düzenden yoksun duyu verileri ile düzenli düflünceler aras nda uygunluk sa lama çabas olarak tan mlamaktad r. 119 Geleneksel bilim anlay fl ve ça dafl bilim anlay fl n karfl laflt r n z. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M 2 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
134 120 Okulöncesinde Fen E itimi Tablo 5.1 Geleneksel ve Ça dafl Bilim Anlay fllar n n Karfl laflt r lmas : Do an, Çak ro lu, ve Çavufl (2009) tan uyarlanm flt r Geleneksel Bilim Anlay fl Bilimsel bilgi do rulanm fl bilgidir ve de iflmez. Bilim kesin gerçeklere ulaflma çabas d r. Bilimsel teoriler titiz gözlemler ve deneyler sonucu elde edilen verilere dayal olarak oluflturulur. Bilim görebildi imiz, iflitebildi imiz, dokunabildi imiz olaylar üzerinde çal flt r. Bilim insan flahsi fikirlerini ve kiflisel görüfllerini yapt ifle yans tmaz. Bilim nesneldir (objektiftir) ve nesnel oldu u için de güvenilirdir. Bilim yapmak için kullan lan tek bir bilimsel metod vard r. Bilim demek deney yapmak demektir. Bilimsel teoriler henüz do ruluklar ispatlanmam fl bilgilerdir. Bilimsel teoriler ispatland nda herkes taraf ndan kabul edilir ve kanunlafl rlar. Bilimsel kanunlar do ada vard r, bilim insanlar bu kanunlar ortaya ç kar rlar. Ça dafl Bilim Anlay fl Bilimsel bilgi konu ile ilgili yeni veriler elde edildikçe ve var olan veriler yeniden yorumland kça de iflir. Bilimsel bilgi kesin de ildir. Bilim insanlar teorileri önbilgilerine, gözlemlerine ve mant a dayal olarak yarat rlar. Bilim teknolojinin de yard m yla duyu organlar m z n s n rlar n aflan alanlarda da çal flabilir. Bilim insanlar yaflad klar ve yetifltikleri sosyal ve kültürel yap dan etkilenebilir ve çal flmalar nda bu etkilerin izleri görülebilir. Bilim ve bilimsel bilgi içinde üretildikleri toplumun sosyal ve kültürel de erlerinden etkilenebilirler. Bilim çal fl lan alan ve konuya ba l olarak birçok farkl metodun kullan lmas n içerir. Bilim deney d fl nda birçok farkl yöntem kullan r. Baz bilim dallar nda deney yapmak mümkün de ildir. Teoriler bilimsel olgular aç klama, tan ma ve tahminde bulunmada kullan lan araçlard r. Teori ile çeliflen bir bilginin varl teorinin tamamen terk edilmesini gerektirmez. Bilimsel teoriler gözlemler sonucu elde edilen verilere dayan larak oluflturulurlar. Bilimsel teoriler do a ve evrende gerçekleflen olaylar aç klamak üzere birçok bilimsel çal flma ile desteklenerek yap land r lm fl bilgi türleridir. Bilimsel kanunlar do adaki olgular ve kavramlar aras ndaki iliflkileri ortaya koyan bilgi türleridir. Bilim insanlar taraf ndan üretilirler. B L M N DO ASI nsanl k tarihi boyunca fiziksel, biyolojik, psikolojik ve sosyal Dünya hakk nda birbiri ile ba lant l ve geçerli birçok fikir üretilmifltir. Bu fikirler insan ve çevresini anlamada nesillere öncülük etmifltir. Bu fikirleri üretmek için kullan lan yollardan baz lar gözlem yapmak, ak l yürütmek, deney yapmak ve üretilen bilginin geçerlili ini kontrol etmektir. Bu yollar bilimin do as na ait temel özellikleri kapsarlar ve bilimsel bilginin di er bilgi türlerinden fark n ortaya koyarlar.
135 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 121 Bu bölümde bilimin do as na ait özellikler, örneklerle desteklenerek, afla daki yedi bafll kta incelenecektir. Bilimin De iflken Do as Bilimsel bilginin kesin ve de iflmez oldu una dair yayg n bir kan vard r. Birçok insan bilim insanlar taraf ndan üretilen bilginin sabit ve dura an oldu unu düflünür. Bu oldukça yanl fl bir alg d r. Bilimsel bilgi hiçbir zaman mutlak ya da kesin de ildir. Bütün bilimsel bilgi türleri (olgu, kanun, teori vb.) de iflmeye aç kt r. Bilimsel iddialar, hipotezler, kanunlar ve teoriler özellikle teknolojik geliflmeler sonucu elde edilen yeni veriler sayesinde ya da var olan verilerin yeni teknolojilerin sa lad olanaklarla yeniden yorumlanmas yla de iflebilirler (Lederman, 2007). Bilim tarihinden örneklere bakt m zda bilimsel bilginin de iflken do as n daha iyi anlayabiliriz. Dünyan n flekli ve evren içindeki konumu ile ilgili ilk çal flmalar Aristo taraf ndan yap lm flt r. Aristo Dünya n n evrenin merkezinde yer ald n ve di- er gök cisimlerinin de Dünya n n etraf nda döndü ünü söylemifltir. Evren ve Dünya hakk ndaki bu ilk bilgiler elbette do a olaylar n n do rudan gözlemlenmesi sonucu elde edilmifltir. M.Ö 6.yüzy l söz konusu oldu unda bugünkü anlam yla astronomi bilimi henüz net bir flekilde ortaya ç kmam fl olsa da yap lan gözlemler do rultusunda evreni aç klamaya yönelik baz modeller gelifltirilmifl ancak zaman içinde evren hakk nda elde edilen bilgiler de ifltikçe evren hakk ndaki görüfller de de iflmifltir. Peki, e er bilimde kesinlik söz konusu de ilse, bilimsel bilgi ne kadar güvenilirdir? Bilim insanlar Dünya ve iflleyifline dair güvenli ve nihai gerçe e ulaflman n hiçbir zaman mümkün olmad n fakat giderek kesinli i artan tahminlere ulaflman n mümkün oldu unu kabul ederler. Güvenli ve nihai gerçe e ulaflma çabas bilim sürecinin bir parças olarak kabul edilmemekle beraber, bilimsel bilgilerin büyük ço unlu u süreklidir. Fikirlerin güçlü yap land rmalar halinde yaflam n devam ettirebilmesi ve daha tutarl bir hale gelebilmesi ve ço unlukça kabul edilmesi için tamamen reddedilme yerine de- ifltirilmesi bilimin do as nda vard r. Devaml l k ve süreklilik de de iflim gibi bilimin karakteristik özellileridir. Bilimsel bilginin güvenirlili i de geçicili i (deneyselli e aç k oluflu) kadar kabul görür. Bilimin Kan ta Dayal Do as Bilimsel bilgi kan t talep eder. Bu özellik bilimsel bilgiyi sa duyudan, inançtan ve kiflisel be enilerden ay r r (Lederman, 2007) Bir kiflinin belli bir görüfle ya da dine inanmas için bilimsel bir tak m verilere sahip olmas gerekmeyebilir ancak söz konusu olan bilimsel bir bilgi ise veriler olmadan bilimsel bilginin geçerlili i ve güvenirlili i sa lanamaz. Bilimsel bilgi do an n gözlenmesi ve yap lan deneyler sonucunda elde edilen verilere dayan r. Örne in göçmen kufllar n n göç yollar n n tespit edilebilmesi için kufllar n göç s ras nda uzun süreli gözlemlenmeleri, depremler hakk nda bilgi edinebilmek için fay hatalar üzerinde yap lan incelemeler ya da evrenin oluflumu hakk nda daha çok bilgi edinebilmek için atom alt parçac klar n n çarp flt r lmas için düzenlenen deneyler bilimsel bilgi üretebilmek için kan t toplama çal flmalar d r. Geçmiflten günümüze bilim birçok alt dallara ayr lm flt r. Araflt rma alanlar n n genifllemesi bilimsel yöntem dedi imiz yöntemin de her bilim dal için özelleflmesini gerekli k lm flt r. Bilimin deney ve gözleme dayal bir bilgi üretme süreci oldu- u oldukça yayg n ve ortak bir kan d r. Bu tan m fizik, kimya, biyoloji, jeoloji gibi Bilimsel bilgiler teknolojinin sa lad olanaklar sayesinde yenileri ile de ifltirilebilir ya da yeniden yorumlanabilirler. Bilimsel bilgiyi sa duyudan, inançtan ve kiflisel be eniden ay ran en önemli özelli i kan ta dayal olmas d r.
136 122 Okulöncesinde Fen E itimi say sal bilim dallar için kabul edilir bir tan m olabilir. Ancak baz bilim dallar söz konusu oldu unda deney yapman n mümkün olmad araflt rma konular oldu unu görebiliriz. Genel anlam ile bilim dendi inde say sal bilimler anlafl lsa da sosyal bilimler olarak tan mlad m z arkeoloji, sosyoloji, psikoloji, tarih gibi bilim dallar kendilerine has araflt rma yöntemleri ile çal fl rlar. Deney ve gözlem yapman n temel amac veri elde etmektir. Yukar daki örnekteki gibi bir ornitolog (kufl bilimci) belirli bir tür kuflun göç yollar n tespit etmek üzere bir araflt rma yürütebilir. Araflt rmas n gerçeklefltirmek için ihtiyaç duydu u fley veri dir. Bu veriyi elde etmek için uzun süreli gözlemler yapmas gerekecektir fakat deney yapmas mümkün olmayacakt r. Bir baflka örnek de arkeoloji alan ndan verilebilir; Eskiflehir s - n rlar içinde bulunan ve Anadolu nun antik flehirlerinden biri olan Midas (Yaz l - kaya) hakk nda elde edilen bilgiler bu bölgede yap lm fl olan arkeolojik kaz lardan elde edilen verilere dayal d r. Yap lan kaz lar sonucu ortaya ç kan kal nt lar bu tür çal flmalar için veri niteli i tafl maktad r. K saca bilimsel bir bilgi üretebilmek için gerekli olan en temel unsur veri elde etmektir. Deney yapmak birçok bilim dal için önemli bir veri elde etme yoludur ancak veri elde etmenin tek yolu de ildir. Bilim söz konusu oldu unda esas olan veri elde etmektir çünkü bilimsel bilgi veriye yani kan ta dayal olarak üretilebilir. Bilimsel çal flmalar bilim insanlar n n ilgilerine, deneyimlerine, ve e itimlerine ba l olarak flekillenirler. Bilimde ç r açan fikirler yarat c l yüksek ve hayal gücü genifl bilim insanlar n n ürünleridir. Bilimin Öznel Do as Bilimsel bilgi öznel ya da teori tabanl d r. Bilim insanlar n n teorik ba l l klar, inançlar, önceki bilgileri, e itimleri, deneyimleri ve beklentileri yapt klar ifli etkiler. Bütün bu donan m ve tecrübeler bilim insan n n üzerinde çal flt problemi, araflt rma yöntemini, neyi gözlemledi ini ya da gözlemlemedi ini ve bu gözlemleri nas l anlamland rd n etkileyen bir bak fl aç s oluflturur. Bilimsel bilginin üretilmesinde rol alan öznellik bu bak fl aç s ndan ya da yarat c l ktan do ar. Yayg n görüflün aksine bilim çok nadiren do al gözlem ile bafllar (Chalmers, 1982). Gözlemler ve araflt rmalar sorular ya da problemler taraf ndan güdülenir, yürütülür ve anlamland r l r. Bu sorular ve problemler de belirli teorik çerçevelerden yola ç k larak oluflturulur. Ço u zaman hipotezler ve modellerin denenmesi bilimsel araflt rmalara rehberlik eder. (Lederman, 2007). Var olan ve bilim insanlar nca kabul edilen bilimsel teoriler yeni araflt rmalara yön verilmesini sa lar. Bilim tarihinden verdi imiz örneklere geri dönecek olursak, evrenin merkezinde Dünya n n oldu una inanan bilim insanlar araflt rmalar n ve gözlemlerini bu teori üzerine flekillendirmifllerdir. Günefl in ve Ay n gökyüzündeki hareketlerini incelediklerinde do udan bat ya do ru hareket eder gibi görünen bu gök cisimlerine dayanarak Dünya n n merkezde oldu una dair inançlar n pekifltirmifllerdir. Dolay s yla gökyüzü gözlemleri yapan bilim insanlar n n Dünya merkezli evren teorisine olan ba l l klar, onlar yapt klar gözlemleri kabul ettikleri teoriler fl nda yorumlamaya yönlendirmifltir. Bilimde Yarat c l n Rolü Bilimsel bilgi do al Dünyaya ait olgular n gözlemlenmesi sonucu oluflturulmufl olsa da yine de insana özgü hayal gücü ve yarat c l k unsurlar n da içerir. Yayg n inanc n tersine bilim tamamen hayattan kopuk, rasyonel ve s ral bir etkinlik de ildir. Bilim aç klamalar n keflfedilmesini içeren ve bilim insanlar n n yarat c l klar na ihtiyaç duyulan bir süreci içerir. Bilimin bu yönü, ç kar msal do as ile birleflerek gerçe in kusursuz kopyalar ndan ziyade ifllevsel teorik modelleri olan (atom, kara
137 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 123 delikler ve türler gibi) bilimsel kavramlar n oluflmas n sa lar. (Lederman, 2007). Bilim insanlar hipotezler ve teoriler ortaya koyarken yarat c l klar n kullan rlar. Her türlü yarat c l k ve düflünce hipotezler ve teoriler ortaya at l rken kullan lsa da bilimsel iddialar eninde sonunda mant ksal ak l yürütmenin kurallar ile do rulanmal d r. Bilim insanlar ço u zaman var olan kan tlar farkl flekillerde yorumlayabilirler. Örne in dinozorlar n neslinin tükenmesi üzerine ortaya at lm fl birbirinden farkl teoriler vard r. Bu teorilerden biri iklim de iflikli i sebebiyle yaflanan afl - r so uk havalar n dinozorlar n yiyecek bulmas n zorlaflt rd n ve bu nedenle dinozorlar n nesillerinin yok oldu unu, di eri ise Dünya ya çarpan bir astroidin yaratt toz bulutunun Günefl fl nlar n n Dünya ya ulaflmas n engelledi ini ve otçul dinozorlar n besin kayna olan bitki örtüsünün yok olmas sebebiyle dinozorlar n nesillerinin tükendi ini söyler. Her iki teori de ayn verileri kullanarak dinozorlar n nesillerinin neden tükendi ini aç klamaya çal flmaktad r. Ayn verilerin kullan lmas sonucu farkl teorilerin ve hipotezlerin oluflmas nda bilim insanlar n n yarat - c l klar n n rolü büyüktür. Teoriler farkl olsa da eldeki verilerin nas l toplanaca, ne kadar güvenilir olduklar, hangi mant ksal sistem içerisinde de erlendirilmeleri gerekti i gibi konularda bilim insanlar ortak bir yöntem izlemektedirler. Bilimin Sosyal ve Kültürel Do as Bir insan faaliyeti olarak bilim insanlar n da bir parças oldu u daha genifl bir kültürel yap n n içerisinde gerçeklefltirilir. Bilim içinde yap ld kültürün çeflitli ö elerini ve entelektüel katmanlar n etkilerken ayn zamanda bunlardan da etkilenir. Kültürün bu ö eleri aras nda sosyal yap, güç odaklar, politika, sosyoekonomik etmenler, felsefe ve din say labilir (Lederman, 2007). Örne in akupunktur bat t p Dünyas taraf ndan bat l bilim yöntemleri ile baflar s aç klanana kadar bir tedavi yöntemi olarak kabul görmemifltir. Bilimsel çal flmalar Dünya daki her ulustan birçok insan n kiflisel çabalar n n ürünüdür. Farkl etnik ve ulusal kimliklere sahip birçok bilim insan bilimle u raflmaktad r. Bireysel çal flmalar da olsa bilimsel bilgi üretimi süreci farkl sosyal de- erlerin ve bak fl aç lar n n birleflti i sosyal bir süreçtir. Bilimsel çal flmalar üretildikleri dönemin sosyal ve kültürel yap s ndan izler tafl rlar. 20. yüzy ldan önce özellikle kad nlar n ve beyaz rka mensup olmayan erkeklerin bilim yapmalar, bilim e itimi almalar engellenmekteydi. Bu sebeple o dönemde üretilen bilgi Avrupal beyaz erkek bilim insanlar n n ürünü olarak tan mlanabilir. Bu engellemelere karfl koyabilmifl kiflilerin yapt klar çal flmalar da uzun zaman erkek kimli e sahip bilim camias taraf ndan küçük görülmüfltür. Bilim üretildi i toplumun ve dönemin sosyal ve kültürel de erlerinden etkilenir. Gözlemler ve Ç kar mlar Bilimin do as söz konusu oldu unda öncelikle gözlem ve ç kar m aras ndaki önemli fark n anlafl lmas gerekir. Gözlemler do al olgulara ait duyu organlar ya da duyu organlar n n uzant lar ile do rudan elde edilen ve birden fazla gözlemcinin üzerinde fikir birli ine vard klar tan mlay c ifadelerdir. Öte yandan, ç kar mlar duyular n ve duyu organlar ile elde edilen bilgilerin ötesindedir (Lederman, 2007). Örne in, baz gökcisimlerinin uydular n n oldu u gözlemlenmektedir. Gezegenlerin etraf nda bir yörüngede dönen cisimlerin tespit edilmesi bir gözlem sonucudur. Gözlenen bu cisimleri gezegenin yörüngesinde tutan bir çekim kuvvetinin oldu unu söylemek ise gözlemlere dayal bir ç kar m yapmakt r. Bilim tarihi ile ilgili olarak verilen örnekler düflünüldü ünde benzer gözlemler yaparak evrenin
138 124 Okulöncesinde Fen E itimi merkezinin Dünya ve Günefl oldu u gibi iki ayr ç kar m n yap lm fl oldu unu görebiliriz. Burada önemli olan gözlem ve ç kar mlar n bilimsel bilginin üretilmesi s - ras nda önemli iki bilgi türü oldu unu kavrayabilmektir. Hangi ç kar m üzerine bilim insanlar fikir birli ine var rlarsa o ç kar m daha geçerli kabul edilir. Bilimsel kanunlar ve bilimsel teoriler birçok araflt rma taraf ndan desteklenerek bilimin üretti i geçerli bilgi türleridir. Kanunlar ve teoriler farkl özelliklere sahiptirler ve birbirlerine dönüflmezler. Bilimsel Teoriler ve Kanunlar Gözlem ve ç kar m aras ndakine benzer bir fark da bilimsel teoriler ve kanunlar aras nda bulunmaktad r. Teori ve kanun aras nda genellikle basit ve hiyerarflik bir iliflki oldu unu düflünülür. Teorilerin onlar destekleyen verilerin artmas yla bir gün kanuna dönüflece ine dair yayg n bir kan vard r. Bu kan bilimsel yasalar n teorilerden daha üstün ve kapsaml oldu unu ifade eden bir baflka yan lg ya da yol açmaktad r. Bilimsel teoriler ve kanunlar hakk ndaki bu iki inanç da yanl flt r. Bilimsel teoriler ve kanunlar farkl yap da bilimsel bilgilerdir. Biri di erine dönüflmez. Bilimsel kanunlar gözlenebilen olgular aras ndaki iliflkileri aç klayan ifadeler ya da tan mlamalard r (Lederman, 2007). Örne in Newton un hareket kanunlar cisimlerin bir kuvvet karfl s nda nas l hareket edece ini aç klamaya yönelik ifadelerdir. Newton kanunlar na göre bir cisme hiçbir kuvvet etki etmedi inde cisim duruyorsa durmaya, sürtünmesiz bir ortamda hareket ediyorsa hareketine devam eder. Newton un kanunlar kuvvet ve hareket gibi gözlenebilen olgular aras ndaki iliflkiyi aç klamaktad r. Öte yandan Einstein n izafiyet teorisi evrendeki tüm hareket olaylar n n cisme, zamana ve mekana (gözlemleyen kiflinin konumuna) göre göreceli oldu unu söyleyerek hareket olgusunu daha genifl bir aç dan ele almaktad r. Bir baflka örnek de Boyl kanunlar ndan verilebilir. Boyl kanunlar belli s cakl ktaki bir gaz n bas nc n n hacmine ba l oldu unu ifade eder. S cakl k, bas nç, gaz ve hacim kavramlar aras ndaki iliflkiyi aç klayan bir ifadedir. Di er taraftan bilimsel teoriler gözlenebilen olgular hakk ndaki dolayl aç klamalard r. Kinetik moleküler teori Boyl yasas ise tan mlanan ve gözlenen olgunun ne oldu unu aç klar. Yani kinetik moleküler teori gaz moleküllerinin hareketlerinin neden ve nas l gerçekleflti ini aç klar. Bilimsel modeller bilimdeki teorilerin ve ç kar mlar n bilinen örnekleridir. Ayr ca teoriler de yasalar gibi bilimin üretti i geçerli ürünlerdir. Bilim insanlar teorileri bir gün kanun mertebesine ulaflmas umuduyla yap - land rmazlar. SIRA S ZDE 3 Bilimin do as na SIRA S ZDE ait özelliklerden bilimsel bilginin de iflebilirli ine bir örnek veriniz. B L M NSANININ ÖZELL KLER DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Bilim insanlar söz konusu oldu unda toplumda bilim insanlar n n erkek, beyaz önlüklü, da n k saçlara sahip, ç lg n, gözlüklü ve tek bafl na laboratuarda çal flan SORU kifliler oldu u SORU akla gelir (Do an, Çak ro lu, & Çavufl, 2009). Ancak bu çok da do ru bir alg de ildir. Çünkü bilim insanlar cinsiyetleri, çal flma ortamlar, d fl görünüflleri ve yaflam D KKATflekilleri bak m ndan di er mesleklere mensup bireyler kadar D KKAT farkl l k gösterebilirler. Bilim yapan birçok kad n araflt rmac vard r. Bilimle u raflan kifliler yaln zda SIRA S ZDE SIRA S ZDE laboratuarda çal flmazlar; bir arkeolo un çal flma alan antik bir flehir kal nt lar n n bulundu u yer olabildi i gibi, bir psikolog da birçok farkl mekânda çal flmalar n yürütebilir. Örne in Darwin evrim teorisinin temellerini oluflturan çal flmalar n n birço unu Galapagos Adalar na seyahati s ras nda gerçeklefl- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ tirmifltir. Bilimin sosyal bir bilgi üretim süreci oldu u düflünüldü ünde bilim insan- K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON
139 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 125 lar n n tek bafllar na çal flmalar n n birçok zaman mümkün olmad n da görebiliriz. Üstelik bilim insanlar yapt klar çal flmalar kongrelerde sunmak ve bilimsel dergilerde yay nlamak yoluyla paylafl r ve bilginin ço almas n sa larlar. Bilim insanlar n n özellikleri dedi imizde belki de ortak olan en önemli özellikler; Merak duygular na, Problem çözme isteklerine, Otoriteye karfl koyma güçlerine, Genifl bir hayal gücüne ve yarat c l a sahip olmalar d r. NEDEN B L M Ö RETMEL Y Z Bilim bir toplumdaki her bireyin yaflam n yak ndan ilgilendiren ürünler ve sonuçlar üreten bir olgudur. Hayat m za bu kadar önemli ölçüde etki yapan bir olgu hakk nda her bireyin temel düzeyde bir anlay fla ve okuryazarl k seviyesine ihtiyac vard r. Öncelikli olarak bize kendimizle, Dünya ve evren ile ilgili hangi bilim dallar n n hangi bilgileri sunabilece ini bilmek gereklidir. Bununla beraber do al Dünyaya aflina olmak ve onun hem çeflitlili ini hem de birli ini tan mak, bilimin temel kavram ve ilkelerini anlamak her birey için kazan lmas gereken bir yeterliliktir. Gündelik yaflam üzerinde bilim ve teknolojinin etkilerini kavrayabilmek, sa l k, hava kalitesi ve enerji kaynaklar n n kullan m gibi yaflam m z etkileyen konularda bilimsel bilgilere dayal kararlar alabilmek için bilim ö retimine ihtiyaç vard r. Medyada ç kan bilimsel raporlar anlayabilmek, ekonomik üretkenli e, kültürel ve sivil olaylara kat labilmek, kiflisel kararlar verirken bilimsel kavram ve yöntemlerden yararlanabilmek için bireylerin temel bilimsel bilgileri ve bilimin do as na özgü özellikleri anlayabilmeleri gerekmektedir (AAAS, 1990). Bu sebeplerle okul öncesinden bafllayarak e itimin her kademesinde ö rencileri bilim yapmaya ve ö renmeye teflvik etmek yarat c gücü yüksek, de iflime ve ilerlemeye aç k toplumlar olabilmek için önemli bir kofluldur.
140 126 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 Bilimin do ufluna arac olan tarihsel geliflmeleri aç klamak Yüzy llar boyunca insano lu yaflam ve yaflad ortam anlamaya çabalam fl ve bu çaba zaman içinde sadece anlamaya de il çözmeye ve çözüm üretmeye de dönüflmüfltür. Yap lan ilk bilimsel çal flmalara bak ld nda öne ç kan bilim dallar n n matematik, geometri, astronomi ve t p oldu u görülür. nsano lunun kendi bedenini, yaflad do al çevreyi ve evreni anlama çabas göz önünde bulunduruldu un bahsedilen bilim dallar n n ilk çal flmalara temel oluflturmas anlafl l r bir durumdur. A MAÇ 4 Bilim ö retiminin önemini aç klamak Medyada ç kan bilimsel raporlar anlayabilmek, ekonomik üretkenli e, kültürel ve sivil olaylara kat labilmek, kiflisel kararlar verirken bilimsel kavram ve yöntemlerden yararlanabilmek için bireylerin temel bilimsel bilgileri ve bilimin do- as na özgü özellikleri anlayabilmeleri gerekmektedir. Bu sebeplerle okul öncesinden bafllayarak e itimin her kademesinde ö rencileri bilim yapmaya ve ö renmeye teflvik etmek yarat - c gücü yüksek, de iflime ve ilerlemeye aç k toplumlar olabilmek için önemli bir kofluldur. A MAÇ 2 Bilim tarihindeki önemli bulufllar ve bu bulufllar ile bilimsel düflüncenin do uflu aras ndaki iliflkileri aç klamak Evreni anlama ve aç klama çabas sonucunda ortaya ç kan bilimsel bilgiler insano lunun Dünyaya, evrene ve evrendeki kendi yerine bak fl n önemli ölçüde de ifltirmifltir. Özellikle Kopernik, Galileo, Tycho Brahe ve Kepler büyük entelektüel, kültürel ve dini de iflimlerin yafland Rönesans döneminde çal flmalar yla evrene bak fl - m z kökten de ifltirmifllerdir. Bu büyük bilim insanlar n n çal flmalar kusursuz sabit hareketli kürelerden oluflan, ilahi düzene benzer hiyerarflik bir yap s olan Dünya merkezli bir evren modelinden tutulmalar, uydular, çukurlar, de iflken hareketleri olan dinamik bir Günefl merkezli evren modeline geçifli sa lad lar. Bilimsel düflüncenin ve bilimsel araflt rma yöntemlerinin gelifliminde ilk bilim dallar ndan olan astronominin yads namaz bir katk s olmufltur. A MAÇ 3 Bilimin do as na iliflkin özellikleri s ralamak Bilimin do as olarak tan mlanan özellikler yedi alt bafll kta incelenebilir 1. Bilimin de iflken do as 2. Bilimin kan ta dayal do as 3. Bilimin öznel do as 4. Bilimde yarat c l n rolü 5. Bilimin sosyal ve kültürel do as 6. Gözlemler ve ç kar mlar 7. Bilimsel teoriler ve kanunlar
141 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 127 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi bilimin geliflmesine etki eden faktörlerden biri de ildir? a. Ticaret ve keflif seferleri b. Teknolojik yenilikler c. Savafllar d. Sanat ve din e. Estetik de erler 2. Afla dakilerden hangisi Günefl merkezli evren modelini ilk olarak öne süren bilim insan d r? a. Kopernik b. Galileo c. Batlamyus d. Kepler e. Aristo 3. Bir kiflinin belli bir görüfle ya da dine inanmas için bilimsel bir tak m verilere sahip olmas gerekmeyebilir ancak söz konusu olan bilimsel bir bilgi ise veriler olmadan bilimsel bilginin geçerlili i ve güvenirlili i sa lanamaz. Yukar daki ifade bilimin do as na ait hangi özelli e örnek gösterilebilir? a. Bilimsel bilgi de iflkendir. b. Bilimsel bilginin üretilmesinde yarat c l k ve hayal gücünün yeri vard r. c. Bilimsel bilgi kan ta dayal d r. d. Bilimsel bilgi türlerinden olan teoriler ve kanunlar aras nda fark vard r. e. Bilimsel bilgi sosyal ve kültürel etkenlerden etkilenir. 4. Bilim içinde yap ld kültürün çeflitli ö eleri ve entelektüel katmanlar n etkilerken ayn zamanda bunlardan da etkilenir. Kültürün bu ö eleri aras nda sosyal yap, güç odaklar, politika, sosyoekonomik etmenler, felsefe ve din say labilir. Yukar daki ifade bilimin do as na ait özelliklerden hangisine örnek verilebilir? a. Bilim çal fl lan alan ve konuya ba l olarak birçok farkl metodun kullan lmas n içerir. b. Bilimsel bilgi sosyal ve kültürel etkenlerden etkilenir. c. Bilimsel kanunlar do ada vard r, bilim insanlar bu kanunlar ortaya ç kar rlar. d. Bilim nesneldir (objektiftir) ve nesnel oldu u için de güvenilirdir. e. Bilim insanlar teorileri önbilgilerine, gözlemlerine ve mant a dayal olarak yarat rlar. 5. Bilim hakk nda afla daki tan mlardan hangisi ça dafl bilim anlay fl n yans tmaz? a. Teknolojik olanaklar sayesinde bilimdeki çal flma alanlar duyu organlar m z n s n rlar n aflan alanlar da kapsayabilir. b. Bilim insanlar n n sahip olduklar kültürel ve sosyal de erler, ald klar e itim, teorik ba l - l klar ve inançlar yapt klar çal flmalar etkileyebilir. c. Bilimsel teoriler do a ve evrende gerçekleflen olaylar aç klamak üzere birçok bilimsel çal flma ile desteklenerek yap land r lm fl bilgi türleridir. Teori ile çeliflen bir bilginin varl teorinin tamamen terk edilmesini gerektirmez. d. Bilimsel teoriler henüz do ruluklar ispatlanmam fl bilgilerdir. e. Bilim çal fl lan alan ve konuya ba l olarak birçok farkl metodun kullan lmas n içerir. 6. Afla dakilerden hangisi bilim insanlar n n özelliklerinden biri olarak kabul edilemez? a. Merak duygular geliflmifltir. b. fiüphecidirler. c. Hayal güçleri genifl, yarat c l klar yüksektir. d. Sosyal hayattan kopuk, yaln z ve sürekli çal flan insanlard r. e. Problem çözme iste ine sahiptirler. 7. Afla dakilerden hangisi bilim e itiminin hedeflerinden biri de ildir? a. Bireylerin temel bilimsel kavram ve ilkeleri tan - malar n sa lamak b. Bireylerin bilim ve teknolojinin günlük hayat üzerindeki etkilerini fark etmelerini sa lamak c. Bireyleri sa l k ve çevre konular nda bilimsel temelleri olan kararlar alabilmeleri için gerekli bilgi düzeyine ulaflt rmak d. Bireylerin çal flma alan olarak bilimi seçmelerini sa lamak e. Bireylerin ekonomik üretkenli e, kültürel ve sivil olaylara kat l m n art rmak
142 128 Okulöncesinde Fen E itimi Yaflam n çinden 8. Afla daki ifadelerden hangisi ça dafl bilim anlay fl - Bu Keflif Tarihi De ifltirir n temsil eder? a. Hipotezler test edilip onaylan nca teorilere, teoriler ise ispatland klar nda kanuna dönüflür. b. Tüm bilim dallar nda kullan lan tek bir evrensel bilimsel metot vard r. c. Bilim yarat c l ktan ziyade yöntem ve metotlardan oluflur. d. Bilim bir ekip çal flmas de il, bireysel bir çal flmad r. e. Bilim do aya iliflkin bilgi edinme ve bu bilgiyi anlaml desenler oluflturacak bir flekilde organize etme amac yla yürütülen bir etkinliktir. 9. Batlamyus un Dünya merkezli evren modelinin 1500 y l boyunca kabul görmesinin en önemli nedeni afla - dakilerden hangisidir? a. Batlamyus un evren modeli kilisenin ö retilerine ve Hristiyan inanc na uygun düflüyordu. b. Batlamyus un modeline göre gök cisimlerinin hareketleri üzerine yap lan tahminler do ru sonuçlar veriyordu. c. Batlamyus un modeline alternatif olacak baflka bir model yoktu. d. Batlamyus, modelinin gerçe e uygun oldu unu iddia ediyordu. e. Batlamyus modelini Aristo nun evren modelini gelifltirerek oluflturmufltu. 10. Temel bilimler olarak kabul edilen matematik, geometri, astronomi gibi bilim dallar n n ortaya ç kmas afla dakilerden hangisinin sonucudur? a. Tekerle in icad b. nsan topluluklar n n göçebe hayattan yerleflik hayata geçmesi c. Yeni yerlerin keflfedilmesi d. Yaflam koflullar n n zorlaflmas e. lk süpernovan n gözlenmesi Yenikap da 4 y ld r devam eden Marmaray ve Metro istasyonlar kaz lar nda stanbul un tarihini sil bafltan yazd racak yepyeni bulgulara rastland. Tarih ve arkeoloji çevrelerinde büyük heyecan yaratan bulgulara göre stanbul un tarihi bilinenin aksine de il y l öncesine dayan yor. Marmaray kapsam nda Yenikap da yap lan arkeolojik kaz larda bugüne kadar Theodosius Liman nda gün yüzüne ç kar lm fl 33 gemi, stanbul un Bizans Dönemi nde yap lan en eski suru, Bizans Kilisesi ve binlerce buluntu ortaya ç kar lm flt. Ancak son yap lan kaz larda hiç hesapta olmayan ve beklenmeyen tarihi bulgulara rastland. Theodosius Liman n n alt ndaki katmanda M.Ö lü y llara ait oldu u tahmin edilen 4 insan iskeleti ile ahflap savunma silahlar, ahflap eflyalar ve kano kürekleri bulundu. Vatan Gazetesi nden Bülent Günal n haberine göre, stanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürü ve Marmaray Kaz Baflkan Dr. smail KARAMUT Yenikap daki kaz çal flmalar nda 4 y l içinde 58 bin metrekarelik alan n kaz ld n söyledi: 4 y l içinde çok önemli tarihi bulgulara, eserlere ulaflt k. 33 gemi ç kart ld. Ancak 2 ay önce hiç birimizin tahmin etmedi i bulgularla karfl laflt k. Deniz seviyesinin 6 metre afla s nda, Theodosius Liman katman alt nda 4 insan iskeleti bulundu. Bu iskeletler M.Ö y llar na ait. B u müthifl bir keflif. Çünkü stanbul un tarihinin sil bafltan yaz lmas n gerektirecek bir durumla karfl karfl yay z! stanbul un çevrelerinde Neolitik döneme ait bulgulara rastlan lm flt ancak tarihi yar mada da ilk kez böyle bulgular ç kard k. Kaz larda ahflap eflyalar, savunma silahlar da bulduk. Kaz yapt - m z bölge, Likhos deresinin Marmara Denizi yle bu-
143 5. Ünite - Bilimin Do as ve Ö retimi 129 lufltu u nokta. Belli ki bundan y l önce o bölgede bir köy vard ve o köylüler hayvanc l k ve tar mla u rafl yordu. Marmaray kaz lar yla birlikte bulunan heyecan verici köy, stanbul un ilk yaflam merkezi miydi? Bu soruya Dr. Karamut, Evet, olabilir diyor. Peki Marmaray kaz - lar ndaki son buluntular n Neolotik ça a ait oldu undan nas l emin oldular? flte Dr. Karamut un kan tlar : nsanlar n avc l k ve toplay c l ktan yerleflik hayata ve tar m toplumuna geçti i dönemde yani Neolitik Ça da kulland malzemeleri biliyoruz. Yenikap da bulunan malzemeler, özellikle de seramik parçalar, buluntular n Neolitik Ça a ait oldu unu gösteriyor. Zaten, Anadolu daki bu ça a ait olan buluntularla da Marmaray kaz lar ndan ç kan bulgular k yaslad k. Kaz ekibimizde bulunan Neolitik Ça uzman Prof. Dr. Mehmet Özdo an, Yenikap da bulunan seramik parçalar yla, Çatalhöyük teki neolitik ça da bulunan seramik parçalar aras nda büyük benzerlikler oldu unu tespit etti. Kaynak: asp?gid=229&sz=95444 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilimsel Düflüncenin Do uflu konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilim Tarihine K sa Bir Bak fl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilimin Do as konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilimin Do as konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilim nsanlar n n Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilimsel Düflüncenin Do uflu konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Neden Bilim Ö retmeliyiz? konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilim Nedir? konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilim Tarihine K sa Bir Bak fl konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bilimsel Düflüncenin Do uflu konusunu yeniden gözden geçiriniz.
144 130 Okulöncesinde Fen E itimi S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Merkezinde hareketsiz bir yerküre ve onun etraf nda 56 küre fleklinde gökcisminin yer ald Dünya merkezli (geosantrik) evren modelini ilk olarak Aristo ortaya atm flt r. Daha sonra Batlamyus un da kabul ederek üzerinde çal flt bu modele göre gezegenler farkl h zlarda hareket eden birkaç düzine çemberin üzerindeydiler. Kopernik taraf ndan ileri sürülen ve daha sonra Galileo ve Kepler taraf ndan gelifltirilen Günefl merkezli (heliosantrik) evren modeli ise merkezde Günefl in oldu u, Dünya n n da di er gezegenler gibi Günefl etraf nda eliptik yörüngeler çizerek döndü ünü söyleyen bir modeldir. S ra Sizde 2 Bilim nedir konusunda yer alan Tablo 5.1 i inceleyiniz S ra Sizde 3 Dünyan n flekli ile ilgili inan fllar geçmiflten günümüze de iflmifltir. lk insanlar Dünyan n bir tepsi kadar düz oldu una inan yorlard. Bu düflünce gözlemleri ile uyumluydu. Teknolojinin ilerlemesi sayesinde daha etkili gözlemlerin yap lmas mümkün oldu ve Dünyan n fleklinin düz de il küre fleklinde oldu u kabul edildi. Günümüzde kullan lan geliflmifl gözlem araçlar sayesinde Dünyan n fleklinin tam bir küre de il kutup bölgelerinden bas k ekvator bölgesinden hafif fliflkin bir geoit oldu unu kabul ediyoruz. Bilimsel bilgiler kesin de ildir ve elde edilen yeni veriler sayesinde de iflir. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar American Association for the Advancement of Science (AAAS) (1990). Science for all Americans. New York: Oxford University. Chalmers, A.F. (1999). What is this thing called science. Cambridge: Hackett. Do an, N., Çak ro lu, J. & Çavufl S. (2009). Bilimin do- as ve ö retimi. Ankara: Pegem. Kuhn, T. (2005). Bilimsel devrimlerin yap s. stanbul: K rm z. Langone, J., Stutz, B. & Gianopoulos, A. (2008). Bilimin 4000 y ll k serüveni. stanbul: TV Yay nlar. Lederman, N.G. (2007). Nature of science: Past, present and future. Handbook of reserach in science education içinde N.G. Lederman & S.K. Abell (Eds.) (ss ). New Jersey: Lawrence Erlbaum Associates. Y ld r m, C. (2010). Bilim felsefesi. stanbul: Remzi Kitabevi. Y ld r m, C. (2010). Bilim tarihi. stanbul: Remzi Kitabevi. Yararlan lan nternet Kaynaklar
145 Okulöncesi E itimde Fen Genç bilim insan çevresindeki gözlemlerken. Erken çocukluk döneminde bilim gözlemle bafllar. Bu dönemde çocu a sunulacak fen e itimi do ay keflfetme ve yorumlama becerilerini gelifltirmeyi amaçlamal d r. Yine bu dönemde ö retmen yaparak ve sorgulayarak ö renme etkinlikleriyle desteklenmifl ve pozitif çevre bilincinin geliflmesini hedefleyen bir fen program sunmal d r. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra, Okulöncesinde fen e itiminin gereklili ini ifade edebilecek, Okulöncesinde fen e itimin hedeflerini aç klayabilecek, Okulöncesi dönem fen e itimi konular n, bilimsel süreç ve bilimsel tutum becerilerini tan yabilecek, Okulöncesi fen ö retim ortamlar n anlatabilecek, Ö retmenin erken çocukluk döneminde fen e itimindeki rolünü ifade edebileceksiniz.
146 132 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Kültür Çal flmas Piaget: Rüzgâr nereden geliyor? Çocuk 1 (4 yafl nda): D flar dan... P: D flar da nas l olufluyor? Ç1: Motorlu arabalar yap yor. P: E er d flar da hiç motorlu araç yoksa rüzgâr olabilir mi? Ç1: Hay r, hmm evet olabilir evet. P: Peki baflka neler rüzgâr oluflturuyor? Ç1: Bisiklet, tramvay, market arabalar, tozlar,bulutlar, a açlar... (s.35)... Piaget: Pencereden gözüken bu bulutlar nereden geliyorlar? (D flar da bulutlar hareket halindedir ) Çocuk 2 (6,5 yafl nda): Gökyüzünden. P: Peki bunlar neden hareket ediyorlar? Ç2: Çünkü birazdan hava kararacak. Yani bunlar gidip yerlerine kara bulutlar gelince gece bafllayacak (s.66).... Piaget: Bisiklet nas l hareket eder? Çocuk 1 (4 yafl nda): Pedal çevirdi inizde tekerler döner ve sonra gider. P: Tekerler nas l döner? Ç1: Çünkü bisikletin içinde bir motor vard r. P: Neresinde? Ç1: Jant telinde P: Jant teli nedir? Ç1: Bir tel. P: Peki motor nas l çal fl r? Ç1: Pedal çevirmeniz motoru döndürür. P: Nas l? Ç1:Tekeri döndürdü ünüzde (çocuk arka tekerle i göstererek) P: Teker nas l olur da döner? Ç1:Pedala bast m z zaman döner. P: Nas l? Ç1:Pedal kald r p kuvvetlice basar z ve bisiklet hareket eder. P: E er bu zincir olmasayd bisiklet yine de hareket eder miydi? Ç1:Evet. P: Peki zincir niye var? Ç1:Pedala daha yumuflak basabilmek için (s.200). Kaynak: Piaget, J. (1999). Child s Conception of Physical Causality. London:Routledge. Not: Diyaloglara iliflkin ayr nt l bilgiyi ünite içinde bulabilirsiniz. Anahtar Kavramlar Okulöncesinde fen Bilimsel süreç becerileri Bilimsel tutum Fen e itiminde ö retmenin rolü çindekiler G R fi B L M NED R? OKULÖNCES DÖNEM VE FEN E T M OKULÖNCES FEN Ö RET M ORTAMLARI OKULÖNCES FEN E T M NDE Ö RETMEN N ROLÜ
147 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen G R fi Fen bilimi merak etmektir-gökyüzünde dolunay, bir yaz akflam denizdeki yakamozu, y lan bal klar n n onlarca y l sonra kilometrelerce yol alarak do duklar yere gizemli dönüfllerini, ateflböce inin fl n ve do an n daha sayamad m z s rlar n hayranl kla kar fl k heyecan duyarak gözlemlemek, araflt rmak, keflfetmek ve sorgulamakt r. Çocuklar n okulöncesi dönemde, yaflamlar n n hemen hemen her an nda fenle karfl karfl ya kald klar n ve dolay s yla hem nicelik hem de niteliksel yönden çok zengin fen deneyimi edindiklerini söylemek mümkündür. Çevreyle olan yo un etkileflimden kazan lan bu birincil deneyimler, çocu un ileriki y llarda fen bilimine karfl tutumunu, fen ve do ay alg lay fl n ve dolay s yla bilimsel bilgi ve bak fl aç - s n oluflturmas na temel teflkil edeceklerdir. Ö retmen olarak bu deneyimlerin fark nda olmam z ve bunlar n çocu un bilimsel düflünce, beceri ve tutum gelifltirmesinde etkin rolleri oldu unu anlamam z gerekir. Bu deneyimleri anlaman n yan s - ra bilimin tan m n, tarihini ve felsefesini de anlamak önemlidir. Di er bir deyiflle temel fen bilgisini kavramak okulöncesi dönem çocuklara bilimin do as n anlatmak ve onlarda etkin bir bilimsel geliflim sa lamak için önemli bir basamakt r. Erken çocukluk döneminde fen e itimi; etkinlikler, s n f sohbetleri, okuma ve di er ö retim yöntemleriyle harmanlanarak verilmelidir. Fen içeri ini çocuklar bilimsel süreci uygulamaya geçirerek keflfederler ve kavrarlar. Bilimsel süreci uygulaman n ve bilimsel düflünme becerilerine sahip olabilmenin en etkin yolu ise çocu un yaparak ö renmesidir. Etkinliklerle ö renme özellikle bu dönem çocuklar n fen e itiminden maksimum kazan m sa lamalar n amaçlayan bir ö retim stratejisidir. Bu perspektifle haz rlanan bu kitap, siz ö retmen adaylar n n yak n gelecekte etkinliklerle desteklenmifl bir fen ö retim program tasarlaman za hizmet edebilecek nitelikte yap land r lm flt r. Bu ünitede, ayl k çocuklara yönelik kazand r lmas hedeflenen okulöncesi fen içeri inin tan t lmas amaçlanmaktad r. lk olarak bilim nedir? sorusunu k - saca tekrar bir gözden geçirece iz. Ard ndan erken çocukluk döneminde fen ö renmenin nedenlerini araflt r p, fen e itiminin hedeflerini aç klayaca z. Temel becerilerden üst düzey uygulama becerilerine kadar bilimsel süreçteki tüm yeterlikleri tan tarakve okulöncesi döneme iliflkin biliflsel becerileri aç klayaca z. Bir okulöncesi e itim ortam nda fen ve do a köflesi ve fen ö retim araçlar n k saca tan - yaca z. 3-6 yafl grubundaki çocuklara yönelik fen e itiminde ö retmene, bu alandaki di er uzmanlara ve ailelere düflen görevleri belirleyece iz. Bundan sonraki ünitede de özellikle okulöncesi fen ö retiminde kullan lan yöntem ve yaklafl mlar tan yacaks n z. Siz ö retmen adaylar n n bu derse haz rlan rken ve meslek hayat n za bafllad - n zda hiç unutmaman z gereken ilke; bilimsel okur-yazarl k, kritik düflünebilme yetene ine sahip olma, fen bilimine karfl pozitif bir tutum sergileme ve fen alan nda sa lam bir bilgi altyap s oluflturman n temelleri erken çocukluk dönemine dayanmaktad r. B L M NED R? Bir önceki ünitede bilimin tan m, do as ve ö retimi detayl bir flekilde aç klanm flt. Bu bölümde ise sizlere bilimde paradigma de ifliminin bir kez daha alt n çizmek istiyoruz. Paradigma, ayn zamanda, evrensel olarak kabul edilmifl bilimsel baflar lar n s n rlar n en ince ayr nt s na kadar çizdi i kavramsal ve kuramsal çerçeve olarak tan mlanmaktad r. 133 Paradigma: Bilim insanlar n n bilimsel sorunlara nas l yaklaflaca n belirleyen, bilimsel araflt rman n yöntemini gösteren, bütün bir bilimin bak fl aç s n yönlendiren kal plaflm fl örnekçe dizisini ifade etmektedir.
148 134 Okulöncesinde Fen E itimi Bilimsel gerçekler toplulu u tan m bilimsel bilginin temellerini ve do rulu unu sorgulamaktan çok bilimin de iflemezli i ve sabitli i fikrini yans tmaktad r. Bilim: Bilginin do as hakk nda düflünme, do ay alg lama, mevcut bilgi birikimini anlama, anlamland rma ve yeni bilgi üretme biçimi ve sürecidir. Jean Piaget y llar aras nda yaflam fl; felsefe, geliflimsel ruhbilim, biliflsel kuram ve genetik bilgi kuram üzerine ç r açan çal flmalar yapan sviçreli bir bilim adam d r. Bilim kavram Latince kökenli bilmek anlam nda kullan lan bir terimdir. Bilim genel anlamda bilimsel bilgi birikimi ya da bilimsel gerçekler toplulu u olarak tan mlan r. Yaln zca tek bir gerçek mi vard r? Postmodern felsefeyle sorgulanmaya bafllanan modern pozitivist bilimsel düflünce, tek bir do runun varl n kabul etmeyen bir bilimsel bak fl aç s n yans tmaktad r. Geleneksel bilim anlay fl na göre, bilim gerçekleri araflt rma yolu ve yordam iken postmodern düflüncenin bilim paradigmas gerçe e dayal nesnel ve de iflmez olgular n varl n reddederek, gerçe in kiflilere ve flartlara ba l olarak de iflebilece i esnekli ini savunan bir ak m olarak karfl m za ç kmaktad r. Ortaya konan her türlü görüfl, bilimsel düflüncenin önünü açabilir, bilgimizi geniflletebilir ve bizi kendi bilim anlay fl m z sorgulamaya sevk edebilir. Görüldü ü üzere, bu anlay fl bilimde evrensel bir gerçekli i tart flmaks z n kabul etmek yerine sorgulay c, gözlemleyici ve araflt rmac bir kimlik tafl mam z, yani bilimi bir anlamda kiflisellefltirebilece imizin habercisidir. Bu bak fl aç s ayn zamanda mevcut yasalar n ve kuramlar n s namaya aç k bir yap da oldu unu ve artan bilgi sto u ve de iflen teknolojiyle ortaya ç kan yeni kuramlar n öncekilerin yerini alabileceklerini de göstermektedir. Sonuç olarak, bilimin süreklili ini ve bilginin yenilenebilirli ini benimser bir yaklafl mla bilim, bilginin do as hakk nda düflünme, çevreyi alg lama, mevcut bilgi birikimini anlama ve yeni bilgi üretme biçimi ve süreci olarak tan mlanabilir. Bilimin bu tan m ndan yola ç karak, çocuklar bilimsel merak ve araflt rma heyecan yla dolu, sürekli gözlemleyen ve sorgulayan bireyler olarak yetifltirmemiz okulöncesi fen e itim ve ö retim program n n bafll ca hedeflerinden olmal d r. Fen bilimlerinin devaml l ve yeni anlay fl, yöntem ve kuramlar n oluflturulmas da bu gayretle mümkün olacakt r. Çocuklar - m z n- gelece in bilim insanlar n n- do ay anlama ve sorgulama çabalar ancak bu ö retiyle güçlendirilebilir. Ünite bafl nda sunulan örnek olay; sviçreli bilim adam Jean Piaget in ( ) Child s Conception of Physical Causality (1999) (Çocu un Fiziksel Nedenselli i Kavray fl ) adl kitab ndan al nm fl görüflme metinlerini içermektedir. Görüflmeler çocuklar n kendilerine özgü dünya görüflleri ve fiziksel olaylar kavray fl ve aç klay fl biçimleri oldu unu ortaya koymaktad r. Çocuklar n çevrelerindeki dünyay gözlemleme çeflitlili ine, yarat c l klar na ve bunlar aktarma biçimlerinin özgünlü üne bakt m zda ise olaylar aç klamada yürüttükleri mant n arkas nda asl nda basit kuramlar yatmad n görebiliriz. Piaget nin vurgulamak istedi i nokta; çocuklar n yetiflkinlerden farkl düflündüklerini kabul edip, onlar n da etkin birer kuram gelifltirici olduklar n ve kendi yaratt klar bu kuramlar s nayarak da bilgileri yap land rd klar n anlamam z gerekti i yönündedir. Piaget ayr ca, çocuklar n sorulara, olay ve olgulara iliflkin yorumlar n tamam yla anlamadan sadece do ru ya da yanl fl biçimde de erlendirme yapman n çocuklar n ö renme sürecinde yeni bilgiler üretmelerini ve mevcut bilgilerini s namalar n engelleyebilece- ine iflaret etmektedir. Çocuklar n kuramlar onlar n gözlemleri ve bilgileriyle s n rl d r. Yani bu yorumlar mant kl olsalar bile eksik veya yanl fl olabilirler. Çocuklar, sahip olduklar temel bilgi eksiklikleri, gözlem yetersizlikleri, olgular yanl fl veya eksik kavrama, yeterli deneysel ortamlara sahip olamama gibi nedenlerden dolay da bize al fl lmad k yan tlar verebilirler. Di er bir deyiflle, çocuklar s nanan olgular için bilimsel olarak do rulanmam fl aç klamalar ve/veya kavram yan lg lar yapabilirler. Örnek olayda, a açlar n rüzgar n kayna oldu unu savunan çocu un yan - t bu duruma iflaret etmektedir. Çocu un buradaki gözlemi a açlar n salland nda esinti yaratmas d r. Burada izlenmesi gereken ö retim stratejisi; çocuklar sonuna kadar dinleme, gözlemleme ve yap c /yarat c deneme ortamlar oluflturarak, mevcut fikir ve deneyimlerini s nama ve tart flmalar na f rsat yaratmak olacakt r.
149 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 135 Siz, ö retmen adaylar ; çocuklar n bilgileri deneyerek ve yaflayarak ö rendiklerini ve dolay s yla okulöncesi e itim ortamlar nda bafllamak üzere onlar n hayal güçlerini, meraklar n ve keflfedici yanlar n ifllevsel k labilmek için bu yetilerinin sürekli gelifltirilmesi gerekti ini unutmay n z. OKULÖNCES DÖNEM VE FEN E T M Bir ço unuz çocuklar oynarken seyretme f rsat bulmuflsunuzdur: Mekanik el ç rp c s n saç k v rma makinesi, karton kutular uzay gemisi, kâ t havlu rulosunu dürbün yapan hayal güçlerine tan k olmuflsunuzdur. Benzer deneyimleri bizler de çocukken yaflam z olabiliriz. Çocuklar n yarat c l klar n ön plana ç kararak yorumlad klar bu araçlar, oyunlar ve çevrelerini anlamland rma çabalar ayn bir bilim insan n n keflfetme ve yeni fikirler gelifltirme ihtiyac na benzetilebilir. Çocuklar çevrelerini tan maya yönelik bir merak duygusu içindedirler ve bu alg n n bafllang c bebeklik dönemlerine kadar uzan r. ki nesneyi birbirine vurdu- unda sesler ç kartmas, bir nesneyi yere atarken e ilip onun düflüflünü takip etmesi, banyoda yüzen ve batan oyuncaklar n n fark na varmas, duvarda oluflan gölgesiyle oynamas, nesneleri a z yla, eliyle, gözüyle sürekli keflfetme gereksinimi bu ola anüstü serüvenin ilk fen deneyimleridir. Çocuk, çevresiyle olan bu etkileflimi ve araflt r c kimli iyle kendine sa lam ve süre en bir fen altyap s oluflturmaya bafllar. Bu süreçte, çocu un fen deneyimlerini zenginlefltirmeye yönelik, uyaranlarla desteklenmifl, do al ö renme ortamlar yaratmak erken çocukluk dönemi fen e itiminin amaçlar ndand r. Yap land r lm fl ö renme ortamlar nda kazan lacak deneyimler de çocuklar n dünyay kavramaya yönelik mevcut ilgi ve meraklar n zenginlefltirebilir. Çok çeflitli ders materyalleri ve etkinlikleriyle desteklenmifl bir okulöncesi fen e itiminden kazan lacak deneyimler, çocuklar n sonraki y llar nda yararlanabilecekleri fen bilgisi altyap s n da oluflturacakt r. Bu dönemdeki fen deneyimleri temel düzeyde bilimsel araflt rma yollar n tan maya ve uygulamaya dayan r. Bunlar; materyalleri/do al olaylar gözleme, sorgulama, inceleme, yap lan çal flmalar kaydetme/sunma ve elde edilen bulgulara iliflkin aç klamalar veya yorumlar yapma gibi becerileri içerir. Sizce etkili bir okulöncesi fen e itim program n n özellikleri neler SIRA olmal d r? S ZDE SIRA S ZDE 1 Erken çocukluk döneminde fen ö retilmesinin nedeni genelde iki gerekçeyle iliflkilendirilmifltir: fen bilimi gerçek dünyad r ve bilim ak l yürütme DÜfiÜNEL M becerilerini gelifltirir. DÜfiÜNEL M Bunlardan ilki bilimsel fen kavramlar n anlamaya iflaret ederken, ikincisi bilim e itiminin yordama becerisini destekleyici özelli ini tan mlamaktad r. SORU Di er bir ifadeyle yordama becerisi sadece fen bilimi için de il, di er bilim alanlar n nda SORU da yararlan lacak uygulama becerilerini kullanmaya karfl l k gelmektedir. Öte yandan fen kavramlar n n sadece basit gözlemlere ve deneylere indirgenmemesi D KKAT gerekti ini, D KKAT hem kavramlar n hem de bilimsel süreç becerilerinin kazand r lmas n n çok farkl sorgulay c etkinlik ve etkileflimli ö renme ortamlar SIRA gerektirdi ini S ZDE vurgulamak SIRA S ZDE gerekir (Eshach ve Fried, 2005). Bu ba lamda erken çocukluk dönemin- de fen e itiminin neden verilmesi gerekti i daha özellifltirilmifl bir argümana dayand r lm flt r. Bu gerekçeleri: AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Çocuklar do al çevreyi gözlemleme ve onun hakk nda düflünme e ilimindedir;, Fen e itimi, çocuklar n fen bilimine karfl olumlu tutum gelifltirmelerini sa lar, Bilimsel olay ve olgular çocuklara erken tan tma, bilimsel K kavramlar n T A P ileriki y llarda daha iyi anlafl lmas na imkan verir; K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET
150 136 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 6.1 Erken yafllarda bilimsel dilin kullan m bilimsel kavramlar n nihai geliflimini olumlu etkiler; Çocuklar bilimsel kavramlar anlayabilir ve bilimsel muhakeme yapabilir ve Bilim, bilimsel düflüncenin gelifltirilmesi için etkiler, olarak s ralayabiliriz. Bu nedenle bireyler çevreyi keflfetme yolunda içsel bir motivasyonla dünyaya gelirler, yani biz çocuklara fen bilimi e itimi versek de vermesek de onlar zaten do ay anlama çabas içinde olacaklard r. Ancak çocuklar n sorduklar sorular n aileler ve ö retmenler taraf ndan geçifltirilmesi, cevaplanmamas ya da çocuklar n sorduklar sorular nedeniyle utand r lmas ve susturulmas onlar n zamanla dünyay anlamaya yönelik meraklar n kaybetmelerine ve herfleyi oldu u gibi kabul etmelerine neden olmaktad r. Ayr ca, çocuklarda oluflabilecek kavram yan lg lar n engellemek ve ileride fen bilimine karfl olumlu tutum gelifltirmek için etkili ve yap land r lm fl ö renme ortamlar sunman n rolü büyüktür. Genel olarak, okulöncesi dönemde verilecek fen e itimi, çocu un biliflsel, psikomotor ve duyuflsal alanlarda davran fllar gelifltirmelerine yönelik olarak tasarlanmal d r. Bir okulöncesi fen program öncelikle temel fen bilgisini kavrama ve uygulamaya yönelik biliflsel alan becerilerini kazand rmaya yönelik yap land r lmal - d r. Ayr ca bu program çocukta duyu organlar, zihin ve kaslar n birlikte çal flmas - n gerektiren fen yeterliklerini kapsayan psikomotor becerileri de kazand rmay amaçlamal d r. Son olarak, duyuflsal alan esas al narak çocu un fen bilimine karfl olumlu tutum ve bilinçlilik gibi de erler kazand r lmas da bu program n temel hedefleri aras nda olmal d r. Bu dönemde çocu un bilimsel kefliflerinin niteli ini etkileyen etmenler fiekil 6.1 de sunulmufltur. Erken çocukluk dönemi kefliflerinin niteli ini etkileyen faktörler (Kaynak: Johnston, 2002) Yenilik Süre Kaynaklar n Miktar Yatk nl k ERKEN ÇOCUKLUK DÖNEM KEfi FLER N N N TEL N ETK LEYEN FAKTÖRLER Bilimsel Dilin Kullan m Etkileflim Kaynaklar n Yap s Yetiflkin Akran Araflt rmalar n Yap s Çocuklar n kiflisel gözlemleri ve deneyimleri artt kça, bilimsel becerileri de o ölçüde geliflir. Araflt rmalar n ve çocu a sunulan kaynaklar n yap s ve miktar ba lam nda bu dönemde çocu a farkl araflt rma ortamlar yaratmak, sorgulay c ve yaparak ö renmeyi teflvik edici etkinlikler sunmak, çocukta fen bilgisi geliflimine ivme kazand racakt r. Çocuklar n sa l k ve güvenliklerini tehdit edecek ortamlar kontrol alt na al p, onlar mümkün oldu unca farkl araflt rma kaynaklar n kullanmaya yönlendirme bu dönemdeki araflt rmalar n kalitesini art racakt r. Çocuklar n
151 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen deneyim kazanmalar sürecinde, ayr mc l ortadan kald rmaya yönelik yo un bir çaba sergilenmesi gerekir. Örne in, k z çocuklar n bloklarla veya erkek çocuklar n bebeklerle oynamas n engellemek, onlar n fen deneyimlerini yap land rmalar n olumsuz etkileyen davran fllard r. Bu çeflit istenmeyen yönlendirmelerin ya da müdahalelerin çocuklar n ileriki y llarda fen bilimlerine karfl olumsuz tutum gelifltirmelerine neden olabilece ine dikkat çekilmifltir. Okulöncesi dönem keflif ve gözlemlerinin kalitesini etkileyen bir di er etmen; çocu un akranlar ve yetiflkinlerle kurdu u etkileflim ve bunun s kl d r. Bu dönemde yap land r lm fl etkinliklerin yan s ra kendili inden geliflen ya da yar yap - land r lm fl etkinliklerle kazan lan deneyimler de önemli bir yer tutar. Bununla beraber, bireysel araflt rma ve grup çal flmalar, yeni bilimsel bilgi ve becerilerin kazan lmas, kullan lmas ve gelifltirilmesi bak m ndan fen e itiminde etkili ö retim tekniklerindendir. Çocu a yapt araflt rma boyunca sorular sormak, onu soru sormaya teflvik etmek ve deneyimlerini akranlar yla ve yetiflkinlerle paylaflmaya yönlendirmek erken çocukluk dönemi araflt rmalar n n niteli ini artt r rken ayn zamanda bilimsel kavray fl ve iletiflim becerileri de gelifltirecektir. Bir di er önemli nokta da bilimsel dil kullan m n n önemidir. Dil becerisinin kavram kazanmadaki etkisi kadar özellikle erken çocukluk döneminden bafllamak üzere bilimsel dilin kullan m da çocuklar n bilimsel düflünme ve araflt rma yöntemlerini gelifltirmelerine yard mc olacakt r. Erken çocukluk dönemi araflt rmalar n etkileyen etmenlerden yenilik ve yatk nl k konular ayn ba lamda ele al nabilir. Bu döneminde çocuklar hem yeni deneyimlerinden hem de var olan deneyimlerini ça rmaktan farkl kazan mlar sa lar. Çocu a her gün oyuncaklar n n hepsini ayn anda vermek yerine belirli aral klarla, farkl grupland rmalar yaparak oyuncaklar n sunmak fen deneyimlerini çeflitlendirecektir. Benzer flekilde, okulöncesi s n flarda fen e itiminin di er programlarla (matematik, sanat, anadil, oyun, serbest zaman etkinlikleri v.b.) bütünlefltirilmesi, benzer fen kavramlar n n kazand r lmas nda etkili bir ö retim tekni i olabilir. Bu tür uygulamalar çocuklar farkl ortamlarda araflt rmaya yönlendirerek yeni sorular ve yeni etkileflimler yaratacak, bu durum ö retilmesi amaçlanan kavramlar için de bir pekifltireç olacakt r. zleyen ünitede bu ö retim tekniklerine iliflkin detayl bilgiler yer almaktad r. 137 Yap oyuncaklar çocu un infla, kuvvet ve uzaysal alg kavramlar n oluflturmas na ve oyuncak bebeklerin elbiselerini giydirip-ç karma oyunu ise farkl yap daki kumafl dokular n ve bunlar n özelliklerini tan mas na f rsat verir. Foto raf 6.1 Soldaki foto rafta çocuk oyuncaklar birbirine vurarak sesler ç kart yor. Sa daki foto rafta ise ayn oyuncaklar suyun içine atarak yüzdürülebilirlikler ini gözlemliyor Araflt rma, sorgulama ve gözlem zaman gerektiren uygulamalard r. Dolay s yla, çocu a araflt rmalar ve kiflisel deneyimlerini detayl biçimde ifade edebilmesi için
152 138 Okulöncesinde Fen E itimi SIRA S ZDE SIRA S ZDE Okulöncesi fen e itimi; yeterli zaman tan nmas önemlidir. Gerek yap land r lm fl okulöncesi e itim ortamlar nda gerekse DÜfiÜNEL M yap land r lmam fl do al çevrelerde çocu a kendi bafl na keflfetme- çocu u DÜfiÜNEL M araflt rmaya ve keflfetmeye yönelten ve bunun için yeterli zaman si için f rsatlar yarat lmal d r. fiüphesiz, ö renmenin deneme-yan lma gerektirebilece i ve bunun SORU da belirli bir uygulama zaman gereksinimi do urabilece i aç kt r. tan yan, SORU sorgulama ve gözlemi destekleyen, etkileflime aç k ve Yo un bir fen e itim program planlamak demek ulafl lmas hedeflenen fen bilgive becerileri istenen düzeyde kazand rmak anlam na gelmez. Etkinliklerin uygu- uyaranlarla zenginlefltirilmifl bir D KKAT program olmal d r.). D KKAT lanmas ve de erlendirilmesi aflamalar nda çocu a ayr lan sürenin ö renim kalitesini etkiledi i asla unutulmamal d r. Ayr ca bu yafl çocuklar na gözlem ve incelemeleri için SIRA ayr lan S ZDE süre, ilerleyen yafllara göre biraz daha fazla olmal d r. Bu uygu- SIRA S ZDE lama yap lan araflt rmalar n n kalitesini do rudan etkileyen önemli bir etmendir.. Tüm bu etmenler göz önüne al narak, bir okulöncesi fen e itim program çocu un araflt rmac AMAÇLARIMIZ ve yarat c yanlar n ön plana ç karabilmesine, kendisini ve çev- AMAÇLARIMIZ resini alg layabilmesine, olaylar ve nesneler aras iliflki kurabilmesine, ö rendiklerini d fl dünya ile iliflkilendirebilmesine ve iletiflim kurabilmesine, olaylar karfl s nda tahmin yürütebilmesine ve problem çözme becerisini gelifltirebilmesine f rsat K T A P K T A P verecek nitelikte bir içerikle planlan p, sunulmal d r. Bu do rultuda, ayl k çocuklar n okulöncesi e itimine iliflkin Milli E itim Bakanl taraf ndan öngörülen TELEV ZYON TELEV ZYON ö retim program ndaki amaç ve kazan mlar fen e itimi göz önüne al narak Tablo 6.1 de toplanm flt r. NTERNET SIRA S ZDE 2 Mevzuatla ilgili NTERNET detayl bilgi almak için adresinden Okul Öncesi E itim Program (36-72 Ayl k Çocuklar çin) pdf dosyas n indirerek inceleyebilirsiniz) Okulöncesi SIRA fen e itiminin S ZDE ilkö retim 1. ve 2. kademeleri ve lise düzeyi fen e itiminden farkl l sizce ne olabilir? DÜfiÜNEL M Tablodan DÜfiÜNEL M da görülece i gibi biliflsel alan alt ndakazand r lmas amaçlanan birçok yeterlik okulöncesi matematik e itimindeki ö retilmesi planlanan beceriler ve SORU davran fllarla SORU örtüflmektedir (bak n z Anadolu Üniversitesi Aç kö retim Fakültesi Okulöncesi Matematik E itimi Ders Kitab Ünite 3, Tablo 3.1). Bu beceriler, bilimsel sürecin parçalar olup bu dönemde fen becerilerinin gelifltirilmesi için de temel D KKAT D KKAT kazan mlar ve düflünme süreçleri olarak görülmelidir. Özellikle erken çocukluk döneminde bu iki program bu anlamda birbirinden ba ms z görmemek benzer kavramlar n ö retimini SIRA S ZDEdestekler bir strateji olacakt r. Toplumda fen okur-yazarl n SIRA S ZDE yükseltmek ve uzun dönemde fen bilimlerine karfl olumlu tutum sergileyen ve çevreye duyarl bireyler yetifltirmek de bu bütünlefltirilmifl e itimle bafllayacakt r. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET
153 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 139 Tablo 6.1 Okulöncesi dönem çocuklar n fen e itimi için T.C. Milli E itim Bakanl taraf ndan belirlenen amaçlar (MEB, 2006) PS KOMOTOR ALAN SOSYAL- DUYUfiSAL ALAN ÖZBAKIM BECER LER D L ALANI El ve göz koordinasyonu gerektiren belirli hareketleri yapabilme Yaflam n iyilefltirilmesinde ve korunmas nda sorumluluk alabilme Temizlik kurallar n uygulayabilme Kendini sözel olarak ifade edebilme Denge gerektiren belirli hareketleri yapabilme Farkl l klara sayg gösterebilme Do ru beslenmenin önemini fark edebilme Dinlediklerini çeflitli yollarla ifade edebilme Çevredeki güzellikleri koruyabilme Görsel materyalleri okuyabilme B L fisel ALAN Olay ya da varl klar n çeflitli özelliklerini gözlemleyebilme Dikkatini toplayabilme Alg lad klar n hat rlayabilme Varl klar çeflitli özelliklerine göre s n fland rabilme Parça-bütün iliflkisini kavrayabilme Varl klar çeflitli özelliklerine göre efllefltirebilme Nesne, durum ya da olaylar çeflitli özelliklerine göre s ralayabilme Nesneleri ölçebilme Nesneleri sayabilme Bir örüntüdeki iliflkiyi anlayabilme Belli durum ve olaylarla ilgili neden-sonuç iliflkisi kurabilme Nesne grafi i haz rlayabilme Zamanla ilgili kavramlar aras nda iliflki kurabilme Problem çözebilme
154 140 Okulöncesinde Fen E itimi Okulöncesi Fen E itiminin Hedefleri Okulöncesi fen e itimi çocuklara, bireysel olarak ve yetiflkinler (ö retmen ve ebeveyn) rehberli inde keflfederek ö renmelerini sa layacak ortamlar yaratarak keyifli ayn zamanda da duyusal-alg sal yönden uyaran deneyimler kazand rabilmeyi amaçlamaktad r. Bu kazan mlar, çocuklar n fen bilgisiyle tan flmalar n, çevrelerini anlamalar n ve bilinmeyeni keflfetmelerini güdülerken sonraki y llarda fen bilimine karfl olumlu bak fl aç s gelifltirmelerinde de etkili olacakt r. Fen e itiminin di- er önemli bir amac ise çocuklar n ö rendikleri kavramlar çevreleriyle iliflkilendirmelerini sa lamakt r. Çocuklar zaten do al olarak ö rendikleri yeni bilgiyi mevcut deneyimleriyle ba daflt rmaya ve benzerlikler aramaya e ilimli bir davran fl sergilerler. Ö retmenlerin de bu özellikten yararlanarak fen e itim etkinliklerini düzenlemesi uygun olacakt r. Okulöncesi ve ilkö retimin ilk y llar nda bilimsel süreç becerilerini kazand rabilmek için fen etkinliklerinin, çocu un ilgisini ve merak n uyand racak yap da tasarlanm fl olmas gerekir. Bu yafl grubuna yönelik etkinliklerin ö renim ç kt lar n n sadece kavrama düzeyinde de il analitik ve elefltirel düflünme ve problem çözme düzeylerinde de beceriler gelifltirmelerine hizmet edecek flekilde planlanmas gerekir. Bu dönemde verilecek fen e itiminin genel olarak üç temel hedefinden bahsetmek mümkündür: 1. Fen bilimine iliflkin temel kavramlar kazand rmak ve böylece fen bilgisi altyap s n oluflturmak ve gelifltirmek, 2. Bilimsel süreç ve uygulama becerilerini gelifltirerek fen kavramlar n ve bilimi anlamalar na yard mc olmak, 3. Fen bilimine karfl olumlu tutum kazand rmakt r. Yukar da belirtilen bu genel hedeflere ulaflabilmek için kazand r lmas gereken temel beceriler izleyen bölümde verilmifltir. Ayr ca bu hedefler dikkate al nd nda okulöncesi dönemde verilecek fen e itiminin özellefltirilmifl amaçlar ndan baz lar flunlard r: Çocuklar n çevrelerine karfl do al merak ve ilgilerini uyand rmak, Do ada sürekli bir de iflim oldu unun fark na varmalar n sa lamak ve bu de iflimlerin birbirleriyle iliflkilerini vurgulamak, Fenle ilgili temel kavramlar ve problem çözme becerisini gelifltirmek, Çocuklar n çevreyle etkileflime girmelerine ve böylelikle gözlem ve sorgulama becerilerini gelifltirmelerine yard mc olmak, Fen bilimi ile ilgili geliflim düzeyine uygun alet, ekipman ve malzemelerin kullan m na iliflkin becerileri kazand rmak, Yap c, yarat c ve elefltirel düflünme becerilerini kazand rmak, Çocuklar n yeni edindikleri bilgileri bildikleriyle iliflkilendirmelerini sa lamak, Fiziksel, duyuflsal, zihinsel ve sosyal geliflimlerine yard mc olmak, Çocuklar n sahip olduklar fen bilgisi ve becerilerini günlük hayata aktarabilmelerini sa lamak, Dil ve iletiflim becerilerini gelifltirmek, Ba ms z düflünme ve sorgulama becerilerini gelifltirmek, Kiflisel düflünceleri yap c biçimde ifade edebilme becerisi gelifltirmek, Baflkalar n n duygu ve düflüncelerine karfl duyarl ve sayg l olma anlay fl - n gelifltirmek, Çevreyi tan ma, sevme ve çevre bilincini afl lamakt r. Son olarak, fen e itimi kapsam nda ö retilmesi planlanan kavramlar daha önceden de vurguland gibi erken çocuklukta büyük öneme sahiptir ve çocuklar n
155 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 141 günlük hayatlar n da yak ndan etkilemektedir. Bir bitki nas l geliflir? Neden cisimlerin baz lar batarken di erleri yüzer? nsanlar nas l büyür? Bal klar karada neden nefes alamazlar? Havan n a rl var m? M knat s neden baz cisimleri çeker baz - lar n iter? Bilim insan kimdir, ne yapar? Bu sorulara cevap bulabilmeleri için okulöncesi fen e itim program, buluflla ö renme ve araflt rma atmosferi yaratabilecek nitelikte planlanm fl olmal d r. Özetle, böyle bir program, çocuklar n çevrelerindekileri tan ma ve anlamalar na yard m etme amac na dayand r lmal d r. Okulöncesinde Fen E itimiyle Kazand r lmas Hedeflenen Bilgi, Beceri ve Tutumlar fiimdi, okulöncesi dönemde fen ö retmenin genel hedefleri olarak s ralanan fen bilgisi içeri i, bilimsel süreç ve uygulama becerileri ile bilimsel tutum gelifltirmenin ne anlamlara geldi ini ve ne tür beceriler içerdi ini ortaya koyaca z. Fen bilimlerinde; kavramlar, aç klamalar ve kuramlar fen bilgisinin içeri ini, gözlem yapma yollar, gözlemleri aç klama ve kavram/kuram gelifltirme u rafl ise bilimsel süreçleri oluflturur (Henniger, 1999). Bu ba lamda, bireyin bilimsel bir probleme karfl gösterdi i yaklafl m ise bilimsel tutum olarak ifade edilir. Okulöncesi dönemde fen bilgisi konular n n (içerik), bilimsel süreçler ve uygulama becerileri yoluyla ö retilmesi amaçlanm flt r. Böyle düzenlenen bir fen program yla çocuklar bir bilim insan n n izledi i yolu anlayabilecek ve gelifltirdikleri bilimsel tutum ve davran fllar bu y llardan bafllamak üzere çal flmalar na yans tabilme f rsat bulabileceklerdir. Bilimsel Süreç ve Uygulama Becerileri Çocuklar, fen biliminin içeri ini bilimsel süreçleri uygulayarak ö renirler. Bu nedenle bilim insan n n bilimsel bilgiyi edinme yolunda uygulad araflt rma basamaklar, çocuklara geliflim düzeyleri dikkate al narak ö retilmelidir. Bilimsel süreç ve uygulama becerileri, çocuklar n yeni bir bilimsel bilgiyi somut deneyimlerle ifllemelerine imkan verir. Bu yeterlikler, fen etkinlikleri, s n f sohbet ve okuma ortamlar, gibi farkl ö retim yöntemleri ile kazand r labilir. Bilimsel süreç becerileri fiekil 6.2 den de görülece i gibi hiyerarflik bir yap sergiler, ayr ca her bir yeterlik daha üst düzey yeterliklerle örtüflen bir özelli e sahiptir. fiimdi fen kavram ve bilgisinin geliflmesine yard mc olan bu yeterlikleri tan yal m. Temel Süreç Becerileri Gözlem Yapma Karfl laflt rma S n fland rma Sayma Ölçme letiflim Kurma Fen Bilgisi çeri i: Bilim insanlar taraf ndan üretilen ve yenilebilen bilimsel bilgi toplulu udur. Bilimsel Süreç: bilim insan n n bilgiyi kullanma ve problem çözme yöntemleridir. Bilimsel Tutum: Bireyin bilimsel bir probleme veya bir olguya yönelik sergiledi i yaklafl md r. fiekil 6.2 Bilimsel süreç ve uygulama becerileri Orta Düzey Süreç Becerileri Tahmin Etme Ç kar m Yapma Üst Düzey Süreç Becerileri (Deneysel Beceriler) Hipotez Kurma De iflkenleri belirleme ve kontrol etme Test etme ve verileri yorumlama
156 142 Okulöncesinde Fen E itimi Temel Beceriler Gözlem yapma; duyu organlar kullan larak bir nesne veya olay hakk nda bilgi edinme becerisidir. Karfl laflt rma; nesne veya olaylar n benzer ve farkl yönlerini tan mlayabilme becerisidir. S n fland rma; nesnelerin veya olaylar n belirli özellikleri temel al narak yap lan gruplama becerisidir. Sayma; nesnelerin niceli ini ifade edebilme becerisidir Gözlem Yapma Gözlem duyu organlar ndan en az birini kullanarak (görme, koklama, iflitme, dokunma, tatma) bir nesne veya bir olay hakk nda bilgi edinme ve bunu tan mlayabilme becerisidir. Bilim gözlemle bafllar ve tüm üst düzey araflt rma becerileri bu yeterli i içinde bar nd r r. Bu dönem çocuklarda gözlem yapma becerisinin rolü birçok okulöncesi kaynakta sürekli vurgulanmas na ra men baz araflt rmac lar bu becerinin ileriki y llarda yavafl yavafl önemini yitirdi ine dikkat çekmifllerdir (Harlen ve Symington, 1985; Johnston, 1996). Mevcut ö retim tekniklerinin daha çok kavramsal bilginin gelifltirilmesi üzerine yo unlaflt ayn zamanda etkinlik tabanl e itimden yoksun ve ö renilen kavramlar günlük yaflant yla iliflkilendirmeden uzak bir yap da olmas bu durumu aç klamaktad r. Bunun sonucunda, çocuklar verilen kavramlar ö renmelerine ra men nitelikli araflt rmalar yapabilme ve dolay s yla uygulama ortamlar ndan uzaklaflt r lm fl olacaklard r. Bu ba lamda yo un bir fen içeri ine sahip bir ö retim program m yoksa kaliteli ve etkili bir fen e itimi mi seçeneklerini de erlendirmek gerekir. Gözlem yapma becerisinin geliflimini sürekli k lmak amac yla okulöncesi dönemden bafllamak üzere uygun ve etkin fen ö retme stratejileri ve ö renme ortamlar düzenlenmelidir. Çocuklara sorular sorabilir ve etkileflim içine girebilecekleri etkinlikler planlayabilirsiniz. Ö retmenin, Bahçede hangi a açlar görüyorsunuz?, Bu s v lar n kokular sence nas l bir farkl l k gösteriyor?, Bu yapra a dokundu unda ne hissetti ini aç klayabilir misin? gibi sorular yöneltmesi bu becerinin kazand r lmas na yard mc olacakt r. Karfl laflt rma Gözlem becerisinin geliflmesiyle beraber çocuklar nesne ya da olaylar n benzer ve farkl yönlerini de ifade etmeye bafllayacaklard r. Bu beceri s n fland rma becerisinin de bir basama d r. Gözlem yapma sürecinde sözedildi i gibi çocuklara Bu bal klar n benzerlikleri veya farkl l klar nedir?, Hanginizin boyu daha uzun?, Hangi elma daha tatl? fleklinde sorular sorulabilir. S n fland rma S n fland rma, nesneleri ya da olaylar mevcut özelliklerinden yararlanarak grupland rabilme becerisidir. Bu süreçte, çocuk nesnelerin özelliklerini karfl laflt rarak bir grup oluflturur. S n fland rma öncelikle nesnenin bir özelli ine (flekil, renk, yap v.b.) göre yap l r ve ileri düzey s n fland rmada birden fazla özellik birarada kullan labilir. S n fland rma ayr ca mevcut bilgileri, yeni ö renilen kavramla iliflkilendirebilmektir. Bu hayvanlar nas l grupland rabiliriz? sorusunu cevaplarken çocuk, hayvan resimlerine bakarak önceki deneyimlerinden de yararlanarak (karada ve suda yaflayan gibi) bir s n flama yapar ve da n k bir bilgiyi düzenlemeye çal fl r. Sayma Sayma, nesneleri karfl laflt rma, s n fland rma ve s ralama becerileri kullanarak niceli ini ifade edebilme becerisidir. Ö retmen s n fa do al nesneler getirip (farkl tafllar, yapraklar) bunlar çocuklara da tt ktan sonra Sen de kaç tane çak l tafl var?, ne uçlu yapraklar m yuvarlak yapraklar m daha fazla? gibi sorular sorarak sayma becerisinin geliflimine yard mc olabilir.
157 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen Ölçme Ölçme, gözlem ve karfl laflt rma verilerini say sal ifade edebilme becerisi olarak tan mlanmaktad r. Ölçme ifllemi standart (cetvel, terazi, ölçü silindiri v.b.) veya standart olmayan (ad mlama, avuç dolusu v.b.) birimler kullanarak nesnenin ölçülebilir niteliklerini (uzunluk, a rl k, h z, s cakl k v.b.) say sal olarak tan mlamakt r. Erken çocukluk döneminde genellikle standart olmayan birimlerle ölçme becerisi kazand r lmaktad r. Ö retmen çocuklara farkl büyüklükte kaplar ile kum, fasulye, su gibi farkl malzemeler sunarak bunlar ölçmelerini isteyebilir. Hangisi di erlerinden a rd r?, Hangi bitkinin boyu daha uzundur? gibi sorularla bu becerinin gelifltirilmesi gerekir. 143 Ölçme; standart veya standart olmayan araçlar kullanarak gözlem ve k yaslama verilerini (uzunluk, a rl k gibi) say sal ifade edebilme becerisidir. Okulöncesi dönemde verilmeye bafllanan bilimsel süreç ve uygulama SIRA becerileri S ZDE genellikle SIRA S ZDE temel düzey yeterlikleri kazand rmaya yöneliktir. Peki orta ve üst düzey becerilerin bu dönemde verilmesi sizce uygun olur mu? 3 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M letiflim Kurma Fen bilimlerinde gözlem ve inceleme sonuçlar n nicelik ve niteliksel SORUolarak ifade letiflim kurma becerisi; SORU gözlem ve araflt rma edebilme becerisidir. Çocuklar bir olgu hakk ndaki fikirlerini, olgunun yer ve yön sonuçlar n say sal ve gibi uzaysal özelliklerini sözlü veya yaz l formlarda sunabilirler. Gözlem veya niteliksel olarak ifade araflt rma ç kt lar yaz l olarak resim, çizelge, tablo, grafik, harita, D KKAT günlük ya da raporlar fleklinde kaydedilebilir. Elde edilen verileri yaz l formda kaydetmek; uzun süreli etkinliklerin sonuçlar n düzenli bir biçimde ifade edebilme SIRA S ZDE olana sa larken, edebilmedir. D KKAT SIRA S ZDE verilerin daha sonra tekrar kullan lmas durumunda da kolayl k sa layacakt r. letiflim sürecinde, çocuklar gözlem sonuçlar ndan elde ettikleri ve düzenledikleri AMAÇLARIMIZ (karfl laflt rma, s n fland rma) bilgileri s n fta yaz l veya sözlü formlarda ifade etme olana bulurlar. Ö retmen, çocuklardan bir hafta boyunca gün içinde belirlenen saatlerde Ay gözlemleyip, gözlem zaman n belirterek fleklini çizmelerini isteyebilir. Daha sonra ö retmen çocuklardan gözlem notlar n kullanarak Bu hafta per- K T A P K T A P flembe günü Ay n nas l bir flekli vard?, Ay Pazar günü ö leden sonra gözüküyor muydu? gibi sorular cevaplamalar n isteyebilir. TELEV ZYON TELEV ZYON Orta Düzey Beceriler Tahmin Etme NTERNET Tahmin etme süreci ile ç kar m yapma becerisi nedensel iliflkileri anlama yeterli i gerektirdi inden birbiriyle yak ndan ilintilidir. Bir fleyi tahmin etme onun sonucuna iliflkin beklentiyi ifade etmektir. Baflka bir deyiflle, tahmin etme, bilimsel süreç içinde deney düzene ini kurmadan önce incelenecek konu ile ilgili olarak ön yarg da bulunma sürecini yans tmaktad r. Bu sürece iliflkin beceri basit tahminler yürütmeden öte bir aflamad r. Çocuklar mevcut bilgilerini ça rarak ve gözlemlerini kullanarak mant kl tahminler yapabilirler. Tahminler inceleme ve deney yapma sürecinde yard mc olacak kaynaklard r. Ö retmen, s n f ndaki çocuklardan, anaokulundaki di er çocuklar n kahvalt da en çok severek yedikleri yiyece i bulmaya yönelik bir araflt rma yapmalar n isteyebilir. Bu araflt rman n öncesinde, ö retmen çocuklara Sizce hangi yiyecek en çok sevilerek yeniyor? En az tüketilen g - da hangisi olabilir? gibi sorular sorarak tahmin etme becerilerini gelifltirmelerine yard mc olabilir. NTERNET Tahmin etme; araflt rmaya bafllamadan önce incelenecek konu ile ilgili olarak ön yarg da bulunabilme becerisidir.
158 144 Okulöncesinde Fen E itimi Ç kar m yapma; gözlemlerden rasyonel sonuçlar ç karma sürecidir. Ç kar m Yapma Ç kar m yapma sürecinde çocuk bir seri gözlem yaparak bunlar s n fland r r ve her bir gruba anlam yüklemeye çal fl r. Gözlem ile ç kar m yapma farkl becerilerdir. Gözlem duyu organlar n kullanarak deneyim edinme, sonuç ç karma ise gözlemlere dayal aç klama yapabilmektir. Ö retmen en yak n parka k sa bir saha gezisi düzenleyerek, çocuklardan parktaki a açlar n gövdelerine, tabanlar na ve yapraklar na iliflkin gözlem yapmalar n isteyebilir. Çocuklardan gözlem notlar n kullanarak belirlenen a açlar üzerinde ve yak n çevrelerinde ne tür hayvanlar (böcekler, kufllar v.b.) yaflayabilece ini sorabilir. Üst Düzey Beceriler (Deneysel Beceriler) Deney temel ve bütünlefltirilmifl tüm süreçleri kapsayan ve ayn zamanda hipotez ve kontrollü de iflkenlerden oluflan bir süreçtir. Deney genellikle cevap aranan bir soruya iliflkin bir gözlemle bafllar. Hipotez kurma; araflt r lacak soruya iliflkin geçici genelleme yapma veya olas tahmin yürütme becerisidir. De iflkenleri tan mlama; araflt rman n bulgular n etkileyecek faktörleri belirleme becerisidir. De iflkenleri kontrol etme ise sonucu etkileyecek birden fazla faktör olmas halinde, faktörlerden birini de ifltirip di erlerini sabit tutarak sonuçlar üzerine ne tür etkide bulundu unu belirleme becerisidir. Test etme ve verileri yorumlama; de iflkenler aras etkileflimleri inceleyerek hipotezleri yoklama ve sonuçlar yorumlama becerisidir. Hipotez Kurma Hipotez do rulu u kan tlanmam fl bilimsel varsay mlara dayanan önerme veya iki de iflken aras nda olas iliflkiyi sorgulayan test edilebilir bir sav olarak tan mlanabilir. Hipotezler bir araflt rma sorusundan da kaynaklanabilir. Erken çocukluk dönemi çocuklar na bu süreç becerisi ile ilgili yöneltilebilecek baz sorular flunlar olabilir: Neden banyoda uzun süre kald m zda ellerimiz buruflur? Hangi ortamda bitki en iyi flekilde büyür? De iflkenleri Tan mlama ve Kontrol Etme De iflkenleri tan mlama araflt rman n tüm sonuçlar n etkileyebilecek faktörleri ifade edebilmektir. Kontrol etme ise faktörlerden birinin sonuç de iflkeni ile iliflkisini kalan tüm faktörleri kontrol ederek, belirleme sürecidir. Bunun yap lmas n n nedeni di er de iflkenlerin sonucu etkileyebilme olas l klar n ortadan kald rmakt r. Örne in, ö retmen bitkinin büyümesi üzerine etkili üç faktör olan fl k, besin (su) ve topra çocuklara de iflken olarak tan t r. Bu de iflkenlerden fl n ve topra n etkilerini kontrol ederek suyun bitki büyümesi üzerine etkisi incelenebilir. Örne- in ayn tür topra a ekili, benzer büyüklükte iki ayr saks daki bitkiyi ö retmen çocuklarla beraber pencerenin önüne yan yana yerlefltirir. Böylece bitkilerin ayn miktarda fl k almalar sa lan r. Bu koflullarda saks lara farkl miktarda sulama uygulanarak suyun bitkilerin büyümesine do rudan etkisi araflt r labilir. Test Etme ve Verileri Yorumlama Bu süreç deney sonucunda elde edilen ölçümler aras ndaki iliflkileri anlamland rma becerisidir. Yorumlar sunarken görsel materyallerden yararlan lmas de iflkenler aras ba lant lar n anlafl l rl n kolaylaflt rabilir. Örne in, bir önceki süreçte sözü edilen bitki araflt rmas n n verileri yorumlan rken, ö retmen çocuklara Su ve bitki büyümesi aras nda nas l bir iliflki vard r?, Ifl k ve toprak kalitesi bitki büyümesi üzerine eflit (ayn ) öneme mi sahip? fleklinde sorular yöneltebilir. Fen Bilgisi çeri i Fen program içeri i bilimsel süreç becerilerinde oldu u gibi çocu un geliflim düzeyine göre belirlenmelidir. Ders kitab n zda okulöncesi fen e itimi, dört alan esas al narak incelenmifltir. Bunlar Canl lar Dünyas, Maddenin Do as, Fiziksel Bilim ve Uzay ve Dünya m z konular d r. Okulöncesi fen ö retim program haz rlan rken ideal olan, her alana eflit olarak yo unlaflmakt r.
159 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 145 Canl lar Dünyas : Canl lar dünyas fen bilimleri ö retim program n n en önemli alanlar ndan biri olarak kabul edilmektedir (Charlesworth ve Lind, 1995; Harlan ve Rivkin, 2000). Do al birer gözlemci olan çocuklar sürekli olarak çevrelerindeki canl veya cans z hemen hemen tüm nesne ve olaylar anlamland rma çabas içindedirler. Bu nedenle canl lar dünyas alan na yo unlaflan bir fen e itim program, çocuklar n biyoloji ve ekoloji alanlar nda temel bilgi ve becerilere sahip olmas n amaçlamal d r. Okulöncesi dönemde canl lar dünyas flu konular içermektedir; canl -cans z kavramlar, bitkiler ve hayvanlar n temel ihtiyaçlar, yaflam evreleri ve üremeleri, insan vücudu, duyular m z, iskelet sistemi, kaslar, organlar ve temel ihtiyaçlar ve çevre ve ekoloji (çevre problemleri, geri-dönüflüm, enerji/ su verimlili i). Maddenin Do as : Maddenin do as temel kimya konular n n ö renimine yönelik etkinlikleri kapsamaktad r. Su ve kum gibi maddelerle çok küçük yafllarda tan flan çocuklar bu alana yönelik haz rlanan etkinliklerde kat, s v, gaz gibi kavramlar tan yabilecek, kar fl mlar ve özellikleri hakk nda fikir sahibi olabileceklerdir. Özellikle, maddenin do as konulu fen program nda çocuklar madde ve onun temel özelliklerini inceleyecek, farkl çözeltiler haz rlayarak bunlar n özelliklerini karfl laflt racak ve ayn zamanda asit-baz kavramlar n etkinlikler yoluyla oynayarak, yaparak, tart flarak ve araflt rarak ö reneceklerdir. Fiziksel bilim: Fiziksel bilim günümüz teknoloji dünyas nda büyüyen çocuklar n ilgisini çekecek bir bilim alan d r. Bu alana iliflkin ö retim program boyunca çocuklar kuvvet, enerji, hareket ve basit makinelerle tan flacaklar, m knat sla oynayacak ve onun özelliklerini s nayabilecek, ses ve fl k gibi kavramlar etkinlikler yoluyla kavrayabileceklerdir. Uzay ve Dünya m z: Ayn flekilde bu alan da çocuklar n ilgilerini çeken konular ele almaktad r. Çocuklar n ilk ö rendi i kavramlardan biri gözyüzü, Günefl ve Ay d r. Gece ve gündüz kavramlar, y ld zlar ve mevsimsel de iflimler çocuklar için gözleme aç k araflt rma konular d r. Uzay ve Dünya m z bilim alan n n içeri ini hava, su, kara, kayalar ve mineraller, günefl, ay ve y ld zlar ve iklim konular n oluflturmaktad r. Bu fen bilimi alan, canl lar dünyas alan nda oldu u gibi çocuklarda çevre bilincinin gelifltirilip, bunun yaflam biçimi flekline dönüfltürülmesinde çok önemli bir basamak olarak görülmelidir. Bilimsel Tutum Gelifltirme Okulöncesi fen e itimi ö rencilerin sadece biliflsel geliflimlerine de il, ayn zamanda duyuflsal ö renmelerinin geliflimine de katk sa lamay hedeflemektedir ve bu
160 146 Okulöncesinde Fen E itimi Bilimsel tutum; bilimsel süreç yeterliklerini uygulamaya aktarmaya olanak veren araflt r c düflünce ve davran fllar bütünüdür. sayede çocuklarda pozitif bilimsel tutum ve davran fllar n oluflturulmas mümkün olacakt r (Charlesworth ve Lind, 1995; Henninger, 1999; Johnston, 1996; fiahin, 2000). Bilimsel tutum bireyin bir probleme, olaya veya duruma karfl gelifltirdi i bak fl aç s n ve yorumlama becerisini yans tmaktad r. Erken çocukluk döneminde gelifltirilecek olumlu bilimsel anlay fl ve de erler çocu un bugün ve gelecekte sahip olaca merak ve ö renme iste inin de devaml l n sa layabilecektir. Johnston (1996), çocuklarda bu dönemden bafllamak üzere neden pozitif bilimsel ö retiler gelifltirmemiz gerekti ine üç ayr perspektiften bakmam z öneriyor; bireyin bak fl aç s ndan, toplumun bak fl aç s ndan ve bilim ve bilim insan n n bak fl aç - s ndan. Bireyin bilimsel anlamda kendine güvenmesi, yeni bulufllara ulaflma ve çözümler üretme güdüsü ve gelecekte fen bilimleriyle u raflma arzusu fen bilimlerine pozitif bir yaklafl m gelifltirdi ini gösteriyor. Bilime karfl olumlu yaklafl mlara sahip olmak yaflad m z toplumun iyilefltirilmesi ve gelifltirilmesi bak m ndan da önemli bir kazan m olarak görülmelidir. Bilimsel donan ma sahip, bilimsel ve teknolojik geliflimlere aç k ve do a bilinci olan nitelikli bireylere sahip toplumlar ekonomiden sanayiye, sa l ktan e itime kadar her alanda geliflen ve üreterek büyüyen bir oluflum sergileyebileceklerdir. Bilim ve bilim insan n n bak fl aç s ndan ise, pozitif bir bilimsel yaklafl ma sahip bireylerin ço almas, bilimin sadece bilim insanlar için de il tüm toplum için gerekli oldu u anlay fl n n yayg nlaflmas na ve böylece bilimin popülerleflme görüflünü yans tmaktad r. Bilimsel tutumun geliflmesinde etkin rol oynayan davran fllar; merakl, kuflkucu ve aç k-fikirli, dürüst ve alçak gönüllü olma, baflar s zl a, özelefltiriye, de iflime aç k, rasyonel düflünebilme, do aya sayg l hareket edebilmeyi içerir. Bilimsel çal flmalar n sürdürülebilirli i anlam nda merak, kuflku ve ö renme iste i önemli ve yitirilmemesi gereken duygulardand r. Merakl bir birey bir soruna farkl bir perspektiften yaklaflabilir, kuflkucu bir birey do ru olarak kabul edilmifl bir yaklafl m sorgular ve istekli bir birey her zaman ve her ortamda araflt rmaya ve ö renmeye aç kt r. De iflime aç k olan birey bilimin geliflim içinde oldu una ve yenilenebilirli ine inan r ve baflar s zl a olumlu bakabilen bir birey hatalar n da birer ö reti oldu unu bilir. Tüm bu davran fllar öncelikle siz okulöncesi ö retmen adaylar gelifltirmelisiniz ki gelecekte ö rencilerinize olumlu bir model oluflturabilesiniz. OKULÖNCES FEN Ö RET M ORTAMLARI Okulöncesi e itimde fen ö retimindeki baflar s pek çok farkl de iflkene ba l, karmafl k bir yap d r. Sözgelimi, okulöncesi ö renme ortamlar n n fiziksel özelikleri (çocuk-ö retmen oran, s n f büyüklü ü, fen köflesi varl v.b.), araç-gereç zenginli inin yan s ra ö retmenlerin mesleki donan m, alan bilgisi, uygun ö retme ve de erlendirme tekniklerine sahip olmalar ve fen bilimine yönelik tutumlar fen ö renme ve ö retme kalitesi ve kal c l üzerinde etkili unsurlar olarak s ralanabilir. fiimdi bu de iflkenlerden öncelikle fen e itim ortamlar n inceleyelim. Erken çocukluk döneminde fen etkinlikleri ve bunlar n gerçeklefltirildi i ortamlar devinim ve enerji dolu mekanlar olarak düflünülebilir. Bu dönemde fen ö retimi sürecinde baflta da vurgulad gibi araflt rmaya, problem çözmeye ve yarat c düflünmeye imkan veren bir atmosfer yaratmak önemlidir. Bu nedenle s n fta yer alacak bir fen köflesi hem ö retmen hem de ö renciler için gözlem yapma, veri toplama ve iletiflim kurma becerilerini gelifltirecek flekilde tasarlanmal d r. Bu dönemde fen e itimi, etkinli e dayal ve yaparak ö renmeyi destekler ortamlarda gerçeklefltirilmelidir. Deneyler, gözlem, inceleme ve araflt rma gezileri, oyunlar, teknolojik ö renme araçlar (bilgisayar, televizyon v.b.), sosyal etkileflim-
161 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 147 lere olanak veren çal flmalar ve di er programlarla (sanat, rutin etkinlikler, anadil, v.b.) iliflkilendirilmifl fen etkinlikleri, bu dönem için uygun fen ö retim platformlar d r. Bireysel kefliflerin yan s ra grup etkileflimlerine f rsat yaratacak e itsel ortamlar n yarat lmas na özen gösterilmelidir. Fen ö retim ortamlar ayr ca çocu a kazand r lmas hedeflenen bilgi ve becerileri yans tan malzeme ve ekipmanlar içeren, fiziksel olarak çok çeflitli uyaranlarla zenginlefltirilmifl, kolayl kla flekil de ifltirmeye imkan veren, gürültü oluflabilecek köflelerden (oyun, sanat) uzak, bireysel ve grup çal flmalar na olanak veren, sa l k ve güvenlik önlemleri al nm fl ve tüm çocuklar n (farkl cinsiyet, etnik köken, gelir ve sosyal statü, ö renme düzeyleri-görme, iflitme ve bedensel engelleri dikkate alan) ayn seviyede etkinliklere eriflimlerini sa layacak flekilde tasarlanm fl olmal d r. Fen köflesi, ö retmenin yarat c l kadar ö rencinin ve ebeveynin de tasar m na dahil olabilecekleri bir ortamd r. Bitki, hayvan, deneysel araçlar, oyuncaklar ve günlük hayatta kullan lagelen eflyalar (çocuklar n do al olarak tercih ettikleri) bu köflenin materyallerini oluflturabilir. Bu materyallerin sa l k ve güvenli i tehlikeye sokmayacak yap da olmalar, çocuklar n alg lama becerilerinin geliflimine yard mc olan (farkl renk, flekil, yap gibi) ve çocuklar n eriflebilecekleri flekilde yerlefltirilmeleri gereklidir. Yap land rmac yaklafl ma göre bir okulöncesi fen e itim ortam afla da sunulan amaçlar göz önüne al narak tasarlanmal d r (Chaillé ve Britain, 2003). Bir alandan di erine geçiflte kolay bir trafik ak fl yarat lmal d r. S n ftaki mevcut hareketlilik süregelen etkinlikleri etkilememelidir. Genel olarak fiziksel ortam n kullan m mümkün oldu unca esnek olmal - d r. Kullan lan program alanlar kolayl kla mobilize olabilmeli ve de iflime uygun olmal d r. Çünkü bu ortamlar çocuklar n özel ihtiyaçlar na göre yenilenebilir. Mobilyalar n seçimi ve kullan m nda esnekli e dikkat edilmelidir. Farkl büyüklük ve flekilde mobilyalardan yararlanmak ayr ca bireysel grup çal flmalar na olanak verir ortamlar yaratmak önemlidir. S n ftaki malzemelerin ulafl labilirli i çocuklar n öz-yönlendirmelerini teflvik eder. Di er bir deyiflle, ö renciler baz malzeme ve nesnelere kendi kendilerine (ö retmenden yard m almaks z n) eriflebilmelidirler. Ö renme ortamlar aras ndaki karfl l kl iliflki yarat c problem çözmeyi özendirebilir. S n ftaki nesne ve materyallerin çok farkl flekillerde kullan lmas çocuklar n çevrelerinizdeki olas l klar görebilmelerine f rsat verir. Bir fen ö retim ortam n tasarlarken tüm bu fiziksel özellikler yan nda s n ftaki sosyal etkileflimin do as ve derecesi de göz önüne al nmal d r (Bentham, 2007). Böylelikle çocuklar n bulufl ve problem çözme becerilerinin geliflmesine yard mc olacak s n f ortamlar yarat lmas anlam kazanacakt r. leride okulöncesi s n f n zda fen köflesini tasarlarken iki önemli bölge yaratarak ifle bafllayabilirsiniz: Gözlem ve Deney bölgeleri. Gözlem bölgesi çocuklar n gözlem, veri toplama ve bilgilerini paylaflabilme ve uygulayabilme becerilerini gelifltirecekleri bir alan olmal d r. Deney bölgesi ise çocuklar n fen materyal ve araç-gereçleriyle deneyim kazanabilecekleri ve oynarken fen kavramlar hakk nda bilgi edinebilecekleri bir alan olarak planlanmal d r.
162 148 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 6.3 Bir okulöncesi fen köflesi gözlem bölgesi Kufl tipleri ve Yuvaral r Serçe:... Kartal:... Leylek:... Fen Sonbahar Fen K fl Fen Bahar Fen Keflif SAKLAMA KUTULARI Bir okulöncesi s n f nda fen köflesi; çocuklar n gözlem, veri toplama ve iletiflim becerilerini uygulayabilecekleri bir gözlem bölgesi ve fen materyal ve ekipmanlar yla fen olgular hakk nda bilgi ve deneyim kazanabilecekleri bir deney bölgesi içermelidir Gözlem bölgesi için s n ftaki pencerenin önüne 30-40cm geniflli inde ve cm yüksekli inde bir raf yerlefltirilmesi ve katlanabilir renkli bir pano bafllang ç için yeterli olacakt r (fiekil 6.3). Raflar n üstü (gözlem masas ) çocuklar n gözlemlerinde kullanacaklar eflyalar depolamalar na (saks lar, yapraklar v.b.),e pano ise çocuklar n gözlem sonuçlar n kaydedip yay mlamalar na olanak verecektir. Kalemler, boya kalemleri ve silgiler için kaplar, büyüteç ve saklama kaplar (böcek, yaprak gibi toplanan örnekler için), ka t ve ataçlar gözlem masas nda yer alabilecek malzemelerdir. Çocuklar n yapt klar gözlemlere iliflkin belgeler, resimler ve biriktirdikleri eflyalar n üstleri etiketlenerek saklama kaplar nda grupland r lm fl olarak depolanabilir. Deney bölgesi ise uygun büyüklükte bir masa ve sandalyelerden oluflan bir alan olarak tasarlanabilir. Burada çocuklar n deneylerde kullanacaklar malzemeler farkl saklama kaplar nda toplanabilir. Fen köflesi deney bölgesinin çocuklar n yaparak ve yaflayarak deneyim kazanabilecekleri, gözlem ve bulgular n kaydedebilecekleri ve bunlar paylaflabilecekleri alanlar olarak düflünülüp haz rlanmal d r. Bilimsel becerilerin kazand r lmas ve ifllevsellefltirebilmesi için fen ö retim ortamlar n n gerekli donan ma da sahip olmas gerekir. Baflka bir deyiflle, çocuklar n etkinlikler s ras nda farkl materyallerden yararlanarak tan mlama, s n flama, karfl laflt rma ve gözlem yapabilmesi, sorular sorabilmesi, keflfedilen kavram /olguyu ifade edebilmesi ve tahminler sunabilmesi için uygun ortamlar haz rlanmal d r. Bu dönemde yararlan lan materyaller genellikle do al ve kolay yollardan elde edilebilen ve çocuklar taraf ndan çeflitlendirilebilir nitelikte olmal d r. Bu amaçla, Tablo 6.2. de bir okulöncesi s n f nda fen etkinliklerinde yayg n olarak kullan lan malzemelerin listesi sunulmufltur. Malzemeler do al olarak bu listeyle s n rl olmay p sizlerin uygulayaca etkinlikler ba lam nda gelifltirilmeye aç kt r.
163 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen Bitkiler Termometre Su Fen etkinlik ve hikaye kitaplar Dürbün Rüzgar gülü Do adan toplanan materyaller Mezura Farkl büyüklük ve flekilde kaplar Kufl tüyü M knat s Eldiven Renk çark Tafl, çak l örnekleri Harita Kum Terazi Büyüteç Kufl Yuvas (maket) Lavabo Kum ve su havuzu Ölçme kaplar ve kafl klar C mb z, mafla, damlal k El feneri Tah llar ve baklagiller Ayna Toprak Bilgisayar Böcekler Batan ve yüzen materyaller Kurutulmufl yapraklar Laboratuvar önlü ü Yemek piflirme malzemeleri Sabun köpü ü Etiketler Mikroskop Huni Laboratuvar tüpleri Plastik bitki ve havyan modelleri Baz hayvanlar Fen günlükleri (süs bal, su kaplumba as gibi) Hayvanlar için gerekli malzemeler (bal k yemi gibi) Farkl kalemler Laboratuvar gözlü ü Saklama kaplar ve kutular Beklenen tüm bu özelliklerin bir okulöncesi e itim kurumunda ne ölçüde bulundu u ulusal ve uluslararas alanyaz nda s kl kla tan mlanm flt r. Ayr ca araflt rmalar, bu ortamlardaki sorun ve hatalar n tespiti ve gerekiyorsa iyilefltirilmesi amac yla belirli standartlar çerçevesinde denetlendi ini de belirtmektedir. Öte yandan ülkemizde okulöncesi fen ortamlar na iliflkin böyle yayg n bir uygulamaya rastlanmam flt r (Uflakl, 2010). Gerçekte ülkemizdeki e itime ayr lan s n rl kaynak ve e itimin mevcut niteli i okulöncesi kurumlar nda benzer standartlar n sa lanamam fl olmas n n temel nedenleridir. Ancak sevindirici olan, son y llarda gerek bireysel gerekse kolektif çabalarla okulöncesi kurumlar n niteli inin artt r lmaya çal fl lmas d r. Özellikle ö retmenlerin ve velilerin okul-aile iflbirli i kapsam ndaki etkileflimi ve yüksekö retim kurumlar nda yürütülen topluma hizmet uygulamalar dersleri mevcut kurumlar n iyilefltirilmesi ve bu kurumlarda okuyan çocuklar m z n daha iyi bir e itim almalar ad na yap lan giriflimlerin bir bölümünü oluflturmaktad r. 149 Tablo 6.2 Okulöncesi fen köflesi için önerilen malzemelerin listesi Ö retmenin fen e itimindeki esas görevleri; beklenen fen ö renme ortam n sa lamak suretiyle çocu a bilgi vermek, ö renme etkinlikleri s ras nda çocuklar yönlendirmek ve ihtiyaç duyduklar noktada onlara yard m etmektedir. OKULÖNCES FEN E T M NDE Ö RETMEN N ROLÜ Bir önceki bölümde aç kland gibi erken çocukluk döneminden bafllamak üzere çocuk-ö reten etkileflimi bireyin ö renmesini do rudan etkileyen faktörlerden biridir. Di er bir deyiflle, ö renme ortam n n fiziksel çevresi ve kaynaklar n n yan s - ra ö retmenin fen bilgisi ve fen bilimine iliflkin öz yeterli i ve tutumu, okulöncesi dönemde fen ö retimini do rudan etkileyen etmenler aras nda say lmaktad r. Çal flmalar, fen kavramlar n ö retmeye yönelik bilgi düzeyinin fen bilimine iliflkin tutumla do rudan ba lant l oldu unu ve artan bilgi ve pozitif bilimsel tutumun planlanan fen ö retimini de o ölçüde zenginlefltirdi iniortaya koymaktad r. Bireyin erken çocukluk döneminden bafllamak üzere fen bilimi ile nas l tan flt ve okul y llar ndaki fen ö retimine yönelik deneyimleri geliflecek güven ve tutumun asl nda nerelerden köken ald n göstermektedir. Dolay s yla sadece
164 150 Okulöncesinde Fen E itimi içerik-etkileflimli (fen kitaplar ), ö reten-merkezli, düz anlat ma dayal, yaparak ve keflfederek ö renme etkinliklerinden yoksun, sorgulama ve elefltirel düflünmeyi s n rlayan fen ö renme-ö retme yaklafl m ve ortamlar bilime karfl gelifltirilebilecek olumlu alg y zaman içerisindeazaltabilecektir. Dolay s yla, formal e itim boyunca, çocu un entellektüel ve sosyal geliflimini etkileyen en önemli kilit aktör, ö retmenlerdir. Bireysel farkl l klar görebilen ve bunlar yarg s z kabul edebilen, hoflgörülü, empatik bir s n f atmosferi yaratabilen bir ö retmen, çocuklara fen ö retirken rehber olabilme yetisine sahiptir. Öncelikle ö retmenin fen alan na iliflkin bilgi düzeyi s n fiçi fen etkinliklerinin nitelik ve niceli ini belirleyen di er bir etken olarak karfl m za ç kmaktad r. Hatta ö retmenin gerek fen bilgisi gerekse pedagojik alan bilgisi ve deneyiminin ö renme-ö retme etkinliklerini çeflitlendirdi i bilinen bir olgudur. Fen ö retmek için temel fen bilgisine sahip olmak elbette tart fl lmaz bir gerekliliktir ancak bu yeterlili- in yan s ra okulöncesi ö retmenin, fen bilimine karfl olumlu görüfllere sahip olmas ve gerekli koflullarda ö retiyi sunan, çocu u gözlemleyen, sorgulayan, katalizörlük eden, dan flman, ö renmeyi kolaylaflt ran, rehberlik eden ve kuram gelifltiren rollerini de kolayl kla üstlenebilmesi beklenir. fiimdi bu rolleri k saca tan yal m. Ö retmen-ö retiyi Sunan: Ö retmen, tüm s n fa fen etkinliklerini ve bireysel seçenekleri tan tmal ve etkinlikler hakk ndaki görüfllerini sunmal d r. Ö retmen s n ftaki bireysel farkl l klar göz önüne alarak fen etkinliklerini tasarlamal ve uygulamal d r. Ö retmen-gözlem Yapan: Ö retmen, çocuklara yard mc olabilmek, uygun biçim ve zamanda etkileflime geçebilmek ve çocuklar n ilgilerini, bilgilerini ve ihtiyaçlar n anlamak için hem do al (yap land r lmam fl) hem de yap land r lm fl yollarla sürekli olarak çocuklar gözlemlemelidir. Ö retmen-sorgulayan: Ö retmen, çocu un fen kavramlar n ö renme sürecinde sorular sormal ve problem çözmeye teflvik etmelidir. Ö retmenin çocu u gözlemlemesi ve anlamaya çal flmas bu sürecin ifllerli inde önemli bir paya sahiptir. Ö retmen-katalizör: Ö retmen, çocu un düflünme ve problem çözme yetilerini güdülüyerek çocuktaki zihinsel gücü harekete geçirmelidir. Ö retmenin bu rolü, ö retmen tüm bilgilerin en önemli kayna d r diye söylenegelen geleneksel ö retmen imaj ndan farkl l klar gösterir. Geleneksel ö retmen, kendisi ve çocuk aras ndaki bilgi birikimi uçurumuna dikkat çeken, katalizör rolündeki ö retmen ise çocu un ö renmesini harekete geçiren ve bunu da olumlu deneyimleri ve sürekli teflvik eden yaklafl mlar yla baflaran kifli olarak tan mlanabilir. Ö retmen-rehber/dan flman: Ö retmen, çocuklar araflt rmalar s ras nda dikkatlice izlemeli, sözlerini kesmeden dinlemeli ve arada bir sorular yöneltmelidir. Bu rolde, ö retmen bilginin hepsini sunmak yerine bir bölümünü çocukla paylaflmal (ipuçlar fleklinde) ve çocu a sorular sorarak mevcut probleme odaklanmas - na yard mc olmal d r. Bu ö retim sürecinde ö retmen her ö renciye sorunu için yeterli zaman ay rmal d r. Ö retmen-ö renmeyi Kolaylaflt ran: Ö retmen, her bir çocu un ö renme f rsat yakalayabilece i ortamlar yaratmal d r. Bu roldeki ö retmen, planlama, gerekli malzemeleri bir araya getirme ve deneysel ortamlar oluflturma gibi görevleri üstlenmelidir. Ayr ca ö retmen, çocuklar n yeni bilgiyi yap land rmalar nda risk almalar n ve hatalar ndan yeni kazan mlar edinmelerini onlara anlatmal d r. Ö retmen-kuram Gelifltiren: Ö retmenin, çocuklar n sorular n cevaplayabilmesi için, kendi fen anlay fl n ve ilgisini beslemesi ve heyecan n canl tutabilme-
165 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen si gerekir. Ö retmenin kiflisel ve mesleki geliflimi üzerine yo unlaflmas, yeteneklerini çeflitlendirmesi ve araflt rmaya zaman ay rmas çocuklarla fen alan nda iletiflimini ve onlar n fen ö renmelerindeki etkinli ini artt rabilir. Kuram gelifltiren rolünde, siz ö retmenlerin, t pk çocuklar gibi uygun ö renme, deneme ve tart flma ortamlar na ihtiyac n z oldu unu unutmay n. Okulöncesi fen e itiminde, belirtilen bu rollerin yan s ra, ö retmenin etkili bir fen e itimi sunabilmek için sahip olmas gereken nitelikleri afla da s ralanm flt r: Do adaki sürekli de iflimleri ve bu de iflimler aras ndaki iliflkileri inceleme ve bilinmeyeni araflt rma iste ine sahip olmal, dolay s yla çocuklar da derinlemesine araflt rmalar ve çal flmalar için cesaretlendirmelidir. Çocuklar, ilgilerini çeken ve do adan toplad klar nesneleri fen köflesinde sergilemek ve bunlar hakk nda konuflmak için s n fa getirmeleri yönünde teflvik etmelidir. Ö retmen de bu fen materyalleri toplama faaliyetinde yer almal d r. Ö retmen, fen materyalleri koleksiyonu yaratmak ve farkl do a etkinlikleri gerçeklefltirmek amac yla s kl kla do a gezileri düzenlemelidir. Duyarl bir birey olarak çevreyi koruma yönünde bir tutum sergilemeli ve çocuklarda çevre bilinci gelifltirebilmek için önce onlar n çevreye, do aya ve bilime karfl tutum ve davran fllar n gözlemlemeli (enerji tasarrufu, geridönüflüm yapma, çevreyi temiz tutma v.b.) ve kendi tutum ve davran fllar yla onlara model olmal d r. Fen e itimini özellikle oyunlar ve di er e itim programlar yla bütünlefltirebilmelidir. Ö retmen fen konusunda her fleyi bilemeyebilir fikrini benimsemelidir. Önemli olan ö renmeye aç k olmal ve bu görüflü de ö rencilerine afl lamal d r. Bireysel farkl l klar ve geliflim düzeylerini gözetir bir e itim program haz rlamal d r. Erkek ve k z çocuklar n oyun oynama tercihlerini ve etkinliklere yaklafl mlar n gözlemlemeli ve farkl ö retim modellerinden yararlanarak ve çocuklar n tercihlerini ön plana ç karan bir fen e itimi program haz rlamal d r. Çocuklar soru sormaya, sorgulamaya, tahmin ve öngörmeye güdüler bir fiziki ortam yaratmal d r. E er flöyle olursa..., sizce sonucu ne olabilir? gibi sorularla onlar n varsay mlar n veya tahminlerini anlamaya yönelik s n f sohbetleri planlamal bu konuflmalar süresinde onlar gözlemlemeli ve cevaplar n kaydetmelidir. Çocuklara, tahmin, gözlem, araflt rma ve bulgular n tart flma için yeterli zaman tan mal d r. Çocuklar pasif dinleyiciden çok aktif kat l mc lar olarak görmeli ve ö renmelerinde kendilerine sorumluluklar vermelidir. S n ftaki fen materyallerini kullanarak denemeler yapmalar na okul d fl nda da bu kefliflerini sürdürmeleri için destek vermelidir. Çocuklar n ilgilerini uyand racak ve alg lama becerilerini gelifltirecek kaynak materyaller seçmelidir. E itici filmler, videolar, bilgisayar ortam nda fen etkinlikleri, resimler ve farkl ders kitaplar gibi materyaller fen derslerini zenginlefltirecektir. Kazand r lmas amaçlanan fen kavram n hemen sunmak yerine önce çocuklar n konu üzerindeki mevcut bilgi ve deneyimlerini paylaflmalar için f rsat vermelidir. Dogmatik görüfllerden uzak durmal d r. Bilimsel bilginin sürekli bir geliflim içinde oldu unu ve de iflebilirli ini anlamal ve anlatmal d r. Çocuklara gerçek budur diye sunmak yerine onlar soru sormaya, araflt rmaya ve yeni fikirler ö renmeye teflvik etmelidir. 151 Do a gezileri ve oyunlar erken çocukluk döneminde en do al fen ö renme ortamlar d r. nsanlara bir fleyin nas l yap lmas gerekti ini söylemeyin, yap lmas n istedi iniz fleyin ne oldu unu söyleyin ve yarat c l klar ile sizi nas l hayran b rakacaklar n görün. General George S. Patton).
166 152 Okulöncesinde Fen E itimi Çocuklar n fen bilgi ve becerilerini s namak için hem bireysel hem de grup düzeyinde gözlem ve de erlendirme yapmal d r.. Sa l k ve güvenli i tehdit edebilecek ortamlardan ar nd r lm fl bir fen e itim ortam ve etkinlikler planlamal d r. Ö retilen fen kavram n çocu un gerçek hayatla iliflkilendirebilece i etkinlikler tasarlamal d r. S n fa fen bilimi alan nda çal flan kiflileri davet ederek (fen ö retmenleri, teknisyenler, mühendisler, doktorlar, hemflireler, do a kulüpleri, müze çal flanlar gibi) bu uzmanlar n meslekleriyle ilgili sunum yapmalar için bir iletiflim a yaratmal d r. Yarat c l ve hayal gücünü canl tutan ve gelifltiren etkinlikler tasarlamal d r. Ö retmen, çocu un fen ö renmedeki ilk e itmeni olan ebeveynini ö renme sürecine dahil etmelidir. Rutin toplant lar veya bireysel etkileflimlerle velilere e itmen olarak rolleri anlatmal ve çocuklar n geliflimleri paylafl lmal - d r. Velinin çocu a gösterece i ilgi, fen ö renme için verece i destek ve yarataca pozitif atmosferin fen ö renmenin süreklili ini ve kalitesini nas l etkileyebilece i vurgulamal d r. Çocuk ve yetiflkinlerin birlikte kat labilecekleri fen fuarlar düzenlemelidir. Nitelikli bir e itimcinin mesleki geliflimi sadece lisans düzeyinde ald formasyonla s n rl olmay p, meslek hayat boyunca ald e itimler, edindi i deneyimlerle zenginleflmektedir. Mesleki yeterlilikleri ve alan bilgileri aç s ndan geliflemeyen ö retmenlerden, kendilerinin ve toplumun beklentilerine ve ihtiyaçlar na cevap vermeleri beklenemez.
167 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 153 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Okulöncesinde fen e itiminin gereklili ini ifade etmek Erken çocukluk döneminde fen e itiminin nedenlerini flöyle s ralamak mümkündür: Çocuklar do al çevreyi gözlemleme ve onun hakk nda düflünme e ilimindedir; fen e itimi, çocuklar n fen bilimine karfl olumlu tutum gelifltirmelerini sa lar; bilimsel olay ve olgular çocuklara erken tan tma, bilimsel kavramlar n ileriki y llarda daha iyi anlafl lmas na imkan verir; erken yafllarda bilimsel dilin kullan m bilimsel kavramlar n nihai geliflimini olumlu etkiler; çocuklar bilimsel kavramlar anlayabilir ve bilimsel muhakeme yapabilir ve bilim, bilimsel düflüncenin gelifltirilmesi için etkili bir araçt r. Okulöncesinde fen e itimin hedeflerini aç klamak Okulöncesi e itim ortamlar nda verilen fen e itiminin hedefleri: fen bilimine iliflkin temel kavramlar n kazand r mak ve böylece fen bilgisi altyap s n oluflturmak ve gelifltirmek; bilimsel süreç ve uygulama becerilerini gelifltirerek fen kavramlar n ve bilimi anlamalar na yard mc olmak; ve fen bilimine karfl olumlu tutum kazand rmakt r. Bu do rultuda bir okulöncesi fen e itim program ; çocuklar n çevrelerine karfl do al merak ve ilgilerini uyand rma, do ada sürekli bir de iflim oldu unun fark na varmalar n sa lama, fenle ilgili temel kavramlar ve problem çözme becerisini gelifltirme, çocuklar n çevreyle etkileflime girmelerini ve böylelikle gözlem ve sorgulama becerilerini artt rmalar na yard mc olma, fen bilimi ile ilgili geliflim düzeyine uygun alet, ekipman ve materyallerin kullan m na iliflkin becerileri kazand rma, yap c, yarat c ve elefltirel düflünme becerilerini gelifltirme, çocuklar n yeni edindikleri bilgileri bildikleriyle iliflkilendirmelerini sa lama, çocuklar n sahip olduklar fen bilgisi ve becerilerini günlük hayata aktarabilmelerine yard m etme, dil ve iletiflim becerilerini gelifltirme, ba ms z düflünme ve sorgulama becerilerini gelifltirme, baflkalar n n duygu ve düflüncelerine karfl duyarl ve pozitif çevre bilinci oluflturma ilkelerini esas alarak yap land r lmal d r. A MAÇ 4 A MAÇ 5 Okulöncesi dönem fen e itimi konular n, bilimsel süreç ve bilimsel tutum becerilerini tan mak. Fen bilimlerinde; kavramlar, aç klamalar ve teoriler fen bilgisinin içeri ini oluflturur. Okulöncesi fen e itimi içeri i flu alanlara ve konulara yo unlaflmaktad r: Canl lar Dünyas (canl -cans z kavramlar, bitkiler ve hayvanlar, insan vücudu, duyular m z, iskelet sistemi, kaslar, organlar, çevre ve çevrebilim); Maddenin Do as (madde ve özellikleri, kar fl mlar); Fiziksel Bilim (kuvvet, enerji, hareket ve basit makineler) ve Uzay ve Dünya m z (hava, su, kara, kayalar ve mineraller, günefl, ay ve y ld zlar ve iklim). Fen bilimlerinde gözlem yapma yollar, gözlemleri aç klama ve kavram/kuram gelifltirme u rafl bilimsel süreçleri oluflturur. Bilimsel süreç ve bunlara iliflkin uygulama becerileri; temel süreç becerilerini (gözlem yapma, karfl laflt rma, s n fland rma, sayma, ölçme ve iletiflim kurma), orta düzey süreç becerilerini (tahmin etme, ç kar m yapma) ve üst düzey süreç becerilerini (hipotez kurma, de iflkenleri belirleme ve kontrol etme, test etme ve verileri yorumlama) içermektedir. Bireyin bilimsel bir probleme veya bir olguya olan yaklafl m bilimsel tutum olarak tan mlan r. Okulöncesi fen ö retim ortamlar n aç klamak Deneyler, gözlem, inceleme ve araflt rma gezileri, oyunlar, teknolojik ö renme araçlar (bilgisayar, televizyon v.b.), sosyal etkileflimlere olanak veren çal flmalar ve di er programlarla (sanat, rutin etkinlikler, anadil, v.b.) iliflkilendirilmifl fen etkinlikleri, bu dönem için uygun fen ö retim platformlar d r. Bireysel kefliflerin yan s ra grup etkileflimlerine f rsat yaratacak e itsel ortamlar n yarat lmas na özen gösterilmelidir. Ö retmenin erken çocukluk döneminde fen e itimindeki rolünü ifade etmek Ö retmenin fen e itiminde birincil görevleri; gerekli fen ö renme ortam n sa lamak suretiyle çocu a bilgi vermek, ö renme etkinlikleri s ras nda çocuklar yönlendirmek ve ihtiyaç duyduklar noktada onlara yard m etmektedir. Fen ö retmek için temel fen bilgisine sahip olmak elbette tart fl lmaz bir gerekliliktir ancak bu yeterlili in yan s ra okulöncesi ö retmenin, fen bilimine karfl olumlu bir bak fl aç s na sahip olmas ve gerekli koflullarda ö retiyi sunan, çocu u gözleyen, sorgulayan, katalizör, dan flman, ö renmeyi kolaylaflt ran, rehber ve kuram gelifltiren rollerini de kolayl kla üstlenebilmesi beklenir.
168 154 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi Postmodern bilim anlay fl n yans tan bir ifadedir? a. Gerçek, kiflilere ve flartlara ba l de ildir b. Tek bir do runun varl kabul edilir c. Bilgi birikimi yenilenebilir bir süreçtir d. Gerçe e dayal olgular sorgulanamaz e. Önemli olan bilimsel bilgi birikimini anlamakt r 2. Afla dakilerden hangisi çocuklar n s nanan bilimsel olgular için bize do rulanmam fl yan tlar vermelerinin nedenlerinden biri de ildir? a. Gözlem yetersizlikleri b. Yeterli deneysel ortamlara sahip olamamalar c. Temel bilgi eksiklikleri d. Yeterli oyun oynama imkanlar n n olmamas e. Bilgiyi yanl fl kavramalar 3. Afla daki ifadelerden hangisi bilimsel süreç ve uygulama becerilerinden biri de ildir? a. Ç kar m yapma b. Teknoloji kullanma c. De iflkenleri kontrol etme d. letiflim kurma e. Sayma 4. Afla dakilerden hangisi okulöncesi dönem kefliflerinin kalitesini do rudan etkileyen faktörlerden biridir? a. Çocu un yafl b. Gözlenecek olgunun karmafl kl c. Çocu un yetiflkinlerle kurdu u etkileflim d. Çocu un cinsiyeti e. Yetiflkinin konuyu aktarma flekli 5. Afla dakilerden hangisi okulöncesi fen e itimi ile çocuklara kazand r lmak istenen temel hedefler aras nda yer almaz? a. Çocuklar n hayal gücünün yerine nesnel düflünmeyi uygulamalar yönünde desteklemek b. Çocuklar n do ada sürekli bir de iflim oldu unun fark na varmalar n sa lamak c. Çocuklar n ba ms z düflünme ve sorgulama becerilerini gelifltirmek d. Çocuklar n çevresel problemlere duyarl bireyler olarak geliflimlerini sa lamak e. Çocuklar n gözlem becerilerini art rmalar na yard mc olmak 6. Ö retmen: Peki flimdi hep birlikte pencereden d flar bakal m, neler görüyorsunuz? Çocuk: Hey arkadafllar bak n! A açlar n dallar sallan yor, rüzgar ç km fl olmal. Bu ç kar m yapan çocuk afla daki bilimsel süreç ve uygulama beceri gruplar ndan hangisini kesinlikle kazanm flt r. a. Tahmin etme, hipotez kurma, karfl laflt rma, iletiflim kurma b. Test etme, verileri yorumlama, s n fland rma, gözleme c. Gözleme, iletiflim kurma, de iflkenleri tan mlama, tahmin etme d. De iflkenleri kontrol etme, s n fland rma, ölçme, sayma e. letiflim kurma, s n fland rma, tahmin etme, ölçme 7. Okulöncesi fen e itimi, ö rencilerin sadece biliflsel geliflimlerine de il, ayn zamanda duyuflsal ö renmelerinin geliflimine de katk sa lamay hedeflemektedir cümlesinde duyuflsal ö renme ile amaçlanan beceri afla dakilerden hangisidir? a. El-göz koordinasyonu gerektiren belirli hareketleri yapabilme b. Kendini sözel olarak ifade edebilme c. Parça-bütün iliflkisini kavrayabilme d. Pozitif bir bilimsel yaklafl m sergileme e. Bir örüntüdeki iliflkiyi anlayabilme
169 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen Çocuklar n fen malzemeleri ve fen olgular hakk nda bilgi ve deneyim kazanabilecekleri okulöncesi fen köflesine ne isim verilir? a. Gözlem köflesi b. Koleksiyon köflesi c. Do a köflesi d. Deney köflesi e. Matematik köflesi 9. Okulöncesi fen e itiminde ö retmenin rolü afla dakilerden hangisi de ildir? a. Çocuklar derinlemesine araflt rmalar ve çal flmalar için cesaretlendirmeli b. Fen e itimini özellikle oyunlar ve di er e itim programlar yla bütünlefltirebilmeli c. Ö retmen, çocuklar n gözünde tüm bilgilerin en önemli kayna olmal d. Bireysel farkl l klar ve geliflim düzeylerini gözetmeli e. Çocuklar n alg lama becerilerini gelifltirecek kaynak materyaller seçmeli 10. Okulöncesi dönemde, çocu un ö renmesini harekete geçiren ve bunu da pozitif deneyimleri ve sürekli teflvik eden ö retmen rolü afla dakilerden hangisine en yak nd r? a. Rehber b. Katalizör c. Kuram gelifltiren d. Gözlem yapan e. SorgulayanYaflam n çinden Yaflam n çinden 6 fiubat 2002 Figen Atalay Gelece in Buluflçular Projesiyle anne babalar çocukla birlikte kurs görüp deney yapacak Haydi Eve Kar Ya d ral m Çocuklar n zla birlikte evde bilim deneyleri yapmaya ne dersiniz? Bir pipetten müzik aleti yapabilir,evinizin içine kar ya d rabilirsiniz. Evinizde güneflin s cakl n ölçebilir, böceklerin su üstünde nas l yürüdüklerini gözlemleyerek ö renebilirsiniz.bunlar gibi yaklafl k 100 deney ve aktiviteyi siz yada çocu unuz küçük bir kurs gördükten sonra evde yapabileceksiniz. Ö rencilere bilimi sevdirme ve bilimsel düflünme becerisi kazand rma amac yla çal flmalar yapan fizik ö retmeni Melih Yalç neli okullarda deneysel bilimin zay f olmas gerçe inden yola ç karak Gelece in Buluflçular Projesi ni oluflturdu.deneme Bilim Merkezinin de mekanlar - n kulland rma konusunda destek verdi ini belirten Yalç neli çal flmalar n flöyle anlatt : fiu anda deneylerin içeri ini zenginlefltiriyoruz.ön kay tlar almaya bafllad k.hafta sonlar Deneme bilim Merkezinde yada istek olmas halinde okullara yada ailelerin birlikte kurabilece i amatör bilim çocuk kulüplerine destek olmak istiyoruz.amac m z ev ortam nda pratik malzemelerle çocuklar n hoflland bilimsel deneyleri ve aktiviteleri yapmas na kendi deney düzeneklerini ve aletlerini tasarlamalar na hatta bu deneyleri gelifltirip projeler üretmelerine ve yar flmalar na yard mc olmakt r. Programa kat lmak isteyenler için deneme bilim merkezinde kurslar düzenlenecek ve yafllar ile yetiflkinler olmak üzere dört kategoride düzenlenen kurslar iste e ba l olarak evlerde okullarda verilebilecek. Programda yer alan deney ve etkinliklerden baz - lar flunlar: Bisiklet sürerken neden daha kolay dengede kal r z? Bir CD de bilgi nas l depolan r Dünyan n çekim gücünü ölçelim Limondan pil yapal m Havada uçma sihirbazl Renkleri nas l görürüz Buz patencileri nas l kayar Çizgi film yapal m Bir hortum yada kas rga nas l oluflur Küçük bir mikroskop yapal m Bir pusula yapal m
170 156 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar Ay neden dünyaya düflmez Bir günefl enerjisi f r n yapal m Güneflin s cakl n ölçelim Testereyi müzik aletine çevirebilir miyiz? Bir hoverkraft yapal m Bir foto raf makinesi yapal m Evde bulut yapal m Evde kar ya d ral m Gizli yaz lar yapal m Çatal kafl k ve b çakla basit deneyler Bir pipetten müzik aleti yapal m Evde sis olufltural m 1. c Yan t n z do ru de ilse Bilim Nedir? konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z do ru de ilse Bilim Nedir? konusunu Örnek Olayla iliflkilendirerek yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yan t n z do ru de ilse Bilimsel Süreç ve Uygulama Becerileri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. c Yan t n z do ru de ilse Okulöncesi Dönem ve Fen E itimi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yan t n z do ru de ilse Okulöncesi Fen E itiminin Amaçlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. e Yan t n z do ru de ilse Bilimsel Süreç ve Uygulama Becerileri? konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7 d Yan t n z do ru de ilse Bilimsel Tutum Gelifltirme konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8.c Yan t n z do ru de ilse Okulöncesi Fen Ö retim Ortamlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9 c Yan t n z do ru de ilse Okulöncesi Fen E itiminde Ö retmenin Rolü konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yan t n z do ru de ilse Okulöncesi Fen E itiminde Ö retmenin Rolü konusunu yeniden gözden geçiriniz.
171 6. Ünite - Okulöncesi E itimde Fen 157 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Etkili bir okulöncesi fen e itim program n n özellikleri flöyle s ralanabilir: Çocuklar deneyimlerini yans tmalar ve belgelemeleri konusunda cesaretlendiren ve fikirlerini di er ö rencilerle paylaflma ve tart flmalar na f rsat veren bir atmosfere sahip olmal d r. Çocuklar n günlük rutinleriyle (ifl/oyun gibi) ve di- er ö retim alanlar yla bütünlefltirilmifl bir flekilde sunulmal d r. Çocuklar n birincil deneyim ve bilgilerini temel alarak yap land r lmal d r. Çocuklar n merak n besleyen ve onlar kendi sorular n sormaya ve fikirlerini üretmeye teflvik eden bir içeri e sahip olmal d r. Bireysel farkl l klar gözeten ve tüm çocuklar n fen deneyimi edinmelerine f rsat veren bir nitelikte olmal d r. Çocuklar n belirlenen konu üzerinde defalarca deneyerek derinlemesine araflt rma olana yaratacak (deneme/yan lma) planl haz rlanm fl ö retim ortamlar tasarlanmal d r. S ra Sizde 2 Okulöncesi fen e itimi deneysel etkinlikleri kapsamal ve çocuklar n yaparak ve sorgulayarak ö renebilecekleri ortamlar ve malzemeleri bar nd rmal d r. Ayr ca bu dönemde verilecek fen e itimi di er programlarla bütünlefltirilerek, flark lar, oyunlar ve sanat etkinlikleri gibi günlük etkinliklerle gerçek hayattan örnekler içerecek flekilde yap land r lmal d r. S ra Sizde 3 Çocuklar n zihinsel geliflim düzeyleri ve deneyimleri de iflkenlik gösterebilir. Bu nedenle, fiekil 6.2 de sunulan yeterliklere bir çocu un ne düzeyde sahip oldu u okulöncesi ö retmeni ve ebeveyni taraf ndan gözlemlenmelidir. E er çocuk ileri düzey becerilerle tan flmaya haz r ise ö retmen bu becerilere iliflkin etkinlikleri de ö retim program na dahil edebilir.
172 158 Okulöncesinde Fen E itimi Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Abruscato, J. (2000). Teaching children science: A discovery approach. Needham Heights, MA:Pearson. Bentham, P. (2007). Kindergarten lessons. [Çevrimiçi] 13 Kas m 2007 tarihinde elektronik adresinden eriflildi. Chaillé, C. ve Britain, L.(2003). The young child as scientist: A constructivist approach to early childhood science education. Baston, MA: Pearson Education. Charlesworth, R. ve Lind, K. (1995). Math and science for young children. (2nd. ed.). Albany, NY: Delmar. Demirbafl, M. ve Ya basan, R. (2006). Fen bilgisi ögretiminde sosyal ögrenme teorisine dayal ögretim etkinliklerinin ögrencilerin bilimsel tutumlar na olan etkisinin incelenmesi. Milli E itim Dergisi, 170. Eshach, H. ve Fried, MN (2005). Should science be taught in early childhood? Journal of Science Education and Technology,14, Harlan, J. D. ve Rivkin, M. S. (2000). Science experiences for the early childhood years: An integrated approach. (7th. ed.). Upper Saddle River, NJ: Prentice- Hall. Harlen, W. & Symington, D. (1985). Helping children to observe. In Harlen, W. Primary science: Taking the plunge (pp.21-35). London: Heinemann. Henniger, M. L. (1999). Teaching young children: An introduction. Upper Saddle River, NJ: Pearson Education. Howe, A. C. ve Jones, L. (1998). Engaging children in science. (2nd. ed.). Upper Saddle River, NJ: Prentice-Hall. Hughes, F. P. (1999). Children, play and development (3rd ed.). Boston: Allyn ve Bacon. Johnston, J. (1996). Early exploration in science. Bristol, PA: Open University. Koch, J. ve Irby, B. J. (2005). Gender and scholling in the early years. Connecticut: IAP. MEB (T.C. Milli E itim Bakanl ) (2006). Okul öncesi e itim program (36-72 Ayl k Çocuklar çin). Devlet Kitaplar Müdürlü ü. Ankara. Piaget, J. (1999). Child s conception of physical causality. London:Routledge. fiahin, F. (2000). Okul öncesinde fen bilgisi ö retimi ve aktivite örnekleri. stanbul:ya-pa. Tracy, D.M. (1987). Toys, spatial ability, and science and mathematics achievement. Sex Roles, 17, Usakl, H. (2010). Early childhood education: The case of Turkey. Contemporary Issues in Early Childhood, 11, 2. Worth, K. ve Grollman, S. (2003). Worms, Shadows and Whirlpools: Science in the Early Childhood Classroom. ERIC Belgesi, ED Yolsal, Ü.H., Uzun, S., Uzun, E. ve Güçlü, A. (2003). Felsefe Sözlü ü. Ankara: Bilim ve Sanat Yay nlar, Ankara.
173 7 Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 159 Bilim, varl klar ve olaylar inceleme, aç klama, onlara iliflkin genellemeler yapma ve ilkeler bulma, bu ilkeler yard m yla gelecekteki olaylar kestirme çabas d r. Fen bilimlerinde de do adaki varl klar ve olaylar ayn amaçlarla incelenmeye çal fl l r. Fen bilimleri hem kendi dünyam z hem de evreni tan ma ve aç klamay içermektedir. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra, Okulöncesi fen ö retiminde baz kuram ve kuramc lar n yaklafl mlar n ifade edebilecek, Okulöncesi fen e itimi ö retim yöntemlerini aç klayabilecek, Okulöncesi e itimde, di er etkinliklerle bütünlefltirilmifl fen e itiminin nas l gerçeklefltirilece ini aç klayabileceksiniz.
174 160 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Elif Ceren ö retmen, s n f nda fen etkinli i öncesinde çocuklarla birlikte, balonla uçan bir kiflinin belgesel filminin videosunu izlerler. Daha sonra çocuklara, K rm z Balon isimli hikâyeyi okur. Bu etkinlikten sonra Elif Ceren ö retmen, yapaca fen etkinli i için, gerekli malzemeleri s n fa getirerek önce kâ ttan bir sepet yapar sonra sepetin bir yerine, helyum gaz yla fliflirilmifl bir balonu iple ba lar. Sepetin yükseliflini çocuklarla birlikte izlemek için sepeti serbest b rak r. Sepet, balonun yard m yla yukar do ru yükselmeye bafllam flt r. Ö retmen, sepet uzanabilece i yüksekli e gelince, balonu sepete ba layan ipi makasla keser. Balon yükselerek tavana yap fl rken ka ttan sepet yere düfler. Ö retmen deneyi bir kez daha tekrarlar ve çocuklar n deneydeki olaylar hakk ndaki ç kar mlar n anlayabilmek için sorular sorar. Ö retmen : -(Eliyle sepetin balondan ay r ld yeri göstererek) Sizce sepet buradan neden yere düfltü çocuklar?. Çocuk 1 : -Çünkü uçan balona ba l de il. Ö retmen : -Havada oldu u yerde kalamaz m yd? Çocuk 2 : -Olmaz. Ö retmen : -Peki neden olmaz acaba? Çocuk 3 : -Ama her fley düfler ö retmenim. Di er çocuklar n da ç kar mlar benzerdir. Ö retmen çocuklardan gelen tüm aç klamalar kabul eder, ancak bu süreç içerisinde yerçekimi kavram n uygun yerlerde kullanarak çocuklara kazand rmaya çal fl r. Anahtar Kavramlar Okulöncesinde bütünlefltirilmifl e itim Fen etkinli i Okulöncesi kavram ö retimi çindekiler G R fi OKULÖNCES FEN Ö RET M NDE BAZI KURAM VE YAKLAfiIMLAR OKULÖNCES FEN E T M NDE Ö RET M YÖNTEMLER OKULÖNCES E T M PROGRAMLARINDAK FARKLI ETK NL KLERLE BÜTÜNLEfiT R LM fi FEN E T M
175 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 161 G R fi Okulöncesi dönem çocuklar günlük yaflamlar nda pek çok bilimsel olayla karfl - laflmakta ve bir bilim insan gibi davranarak; araflt rmaya, keflfetmeye ve yeni fleyler ö renmeye istekli olmaktad rlar. Onlar n sonu gelmez sorular n n gerisinde bu istek, ilgi ve merak vard r. Bilgi ça olarak nitelendirilen, içinde yaflad m z 21. yüzy ldaki e itimin hedefi; çocuklara bilgiyi do rudan aktarma yerine bilgiye ulaflabilmelerini sa lay c beceriler kazand rmakt r. Bu hedef do rultusunda, okulöncesi çocuklara fen kavramlar, keflfederek anlayabilmelerini sa lay c uygun e itim ortamlar nda kazand r lmal d r. Okulöncesi çocuklar için düzenlenen fen e itimi ortamlar, çocuklara bilimsel ve elefltirel düflünebilme becerileri kazand rmaya yönelik etkinlikler kapsamal d r. Planlanan etkinliklerde çocuklar n geliflim düzeyi ve önceden kazan lm fl bilgileri dikkate al nmal ve bilgi ile birlikte bilimsel süreç becerileri kazand rmak da amaçlanmal d r. Bu ba lamda fen ö retim programlar nda uygulanan ö retim yöntemleri ve etkinlikler okulöncesi fen e itimi hedefine uygun olmal d r. OKULÖNCES FEN Ö RET M NDE BAZI KURAM VE YAKLAfiIMLAR Bu bölümde okulöncesi fen ö retiminde baz kuram, kuramc lar ve yaklafl mlar k saca gözden geçirilecektir. Yap land rmac Yaklafl m Bir ö renme yaklafl m olan yap land rmac yaklafl mda, Piaget ve Vygotsky nin, çocuklarda fen kavramlar n n geliflimine yönelik katk lar k saca gözden geçirilecektir. Piaget ve Fen E itimi Piaget, ö renmeyi yafla ba l bir süreç olarak kabul etmekte, çocu un kavramlar ö renmesinde geliflim dönemlerinin önemli oldu unu ifade etmektedir. Çocu un geliflim dönemlerinin her biri, önceki geliflim döneminin genel özelliklerini içerir. Bu dönemlerin her birinde çocu un kavram geliflimi ve problem çözme becerisi niteliksel geliflmeler gösterir. Piaget e göre çocuklar duyular yard m yla alg lad klar fen kavramlar n ; gözlem, s n fland rma, tan mlama, karfl laflt rma, ölçüm, tahmin, ç kar m yapma ve iliflki kurma gibi bilimsel süreç becerileri ile bütünlefltirerek ö renirler (Piaget, 2000). Vygotsky ve Fen E itimi Vygotsky e göre ö renme tek bafl na yap lan bir etkinlik de ildir. Ö renme, çocu un çevresi ile etkileflimi sonucu oluflan bilgi ve beceriler olarak ifade edilmektedir.. Çocukta kavram geliflimi aktif bir süreçtir. Bu süreç çocuklu un erken dönemlerinde bafllamakla ve kavram oluflumun zihinsel temelleri ergenlik döneminde at lmaktad r. Di er kavramlar n Foto raf 7.1 Jean Piaget; ( ) Foto raf 7.2 Lev Semyonovich Vygotsky, ( )
176 162 Okulöncesinde Fen E itimi oluflumu gibi, fen kavramlar n n oluflumu da çocu un içinde bulundu u çevrenin ona sundu u olanaklar ve ondan beklenenler ile s n rl d r. Fen bilgisinde ö renme, çevreden gelen uyar c lar ve çocu un alg lama becerisine ba l d r. Vygotsky e göre, çevrenin iyi düzenlenmesi, çocu un biliflsel geliflimini do rudan etkiler. yi düzenlenmifl bir çevre çocu un biliflsel geliflimini h zland r r, iyi düzenlenmemifl bir çevre ise onun biliflsel geliflimini yavafllat r. Fen kavramlar n n ö retim ortamlar n n düzenlenmesinde bu durum göz önünde bulundurulmal d r. Bu nedenle okulöncesi fen e itimi programlar ; çocu un kefliflerde bulunabilece i süreçlere yer veren etkinlikler içerecek biçimde planlanmal d r (Vygotsky, 1995). Çocuklar bu gün iflbirli i içinde yapabildiklerini, yar n tek bafllar na yapabileceklerdir Vygotsky. Foto raf 7.3 Jerome Bruner, (1915-) Foto raf 7.4 Maria Montessori, ( ) Kaynak: ntessoriwoods.c om/mariamont essori.html Bruner ve Fen E itimi Bruner taraf ndan gelifltirilen, keflfederek ya da bulufl yoluyla ö renme, de, çocu un kavram n temelini oluflturan bilgiyi keflfederek ö renmesi beklenir. Bruner, kavram n ö retim sürecinde; Kavram n ad, Kavram n tan m, Kavram n özellikleri Kavramla ilgili örnekler ad mlar n n izlenmesi gerekti ini savunmaktad r. Bu süreçte çocuk ö renme ortam nda aktiftir, fen kavramlar n daha kolay ö renebilmekte ve bilimsel süreç becerilerini gelifltirebilmektedir. Bruner bulufl yoluyla ö renmenin; Çocu un zihinsel potansiyelini art rmas ; Çocu a, d flsal motivasyondan çok içsel motivasyon sa lamas ; Çocu un keflif yaparak derinlemesine ö renmesi sa lamas gibi yararlar oldu unu belirtmektedir. Çocuklar n ö renme ortam nda aktif kat l mc olmas ancak bulufl yoluyla ö retim yöntemi ile gerçekleflebilmektedir. Bu yöntemde ö retmenin rolü; ö retimini planlad fen kavram na iliflkin ö renme ortam n düzenlemek ve ö rencilerin aktif kat l m ile sürdürülen, sonuca odakl ö retim sürecini yönetmektir. Bu süreçte çocuk, söz konusu fen kavram n n tan m na ve özelliklerine; gözlem ve tahmin yapma gibi bilimsel süreç becerilerini kullanarak ulaflmaya çal fl r. Montessori ve Fen E itimi Montessori yaklafl m n n kurucusu Maria Montessoridir. Montessori yaklafl mda çocuklar do adaki düzeni ve uyumu anlamal, güzellikleri fark edebilmelidir. Bu nedenle Montessori s n flar nda fen ve do a ile ilgili çal flmalar önemlidir. Çocuktaki merak duygusu ve keflfetme iste i, bu s n flarda uygulanan projeler ve deneylerle desteklenerek gelifltirilmektedir. Montessori s n flar nda ö retmen, gözlemlerine dayal olarak gerekti- inde çocu a rehberlik edebilen, onun ortamdaki materyallerden nas l yararlanabilece ini gösteren kiflidir. Bu yaklafl mda ö retmenin fen e itimindeki görevi; kendi bilgi ve deneyimlerini oldu u gibi çocuklara
177 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 163 aktarmak de il, onlar n var olan potansiyellerini kullanarak, gözlem ve araflt rma yapmalar n, birbirileriyle etkileflimde bulunmalar n sa lay c sosyal ve kültürel etkinlikler için ortam haz rlamakt r (Montessori, 1997). Montessori fen ö retim ortam nda; üzerinde uygun bitkiler, tohumlar ve hayvanlar n yer ald bir do a masas bulunur. Bu düzenlemenin amac ; kimi fen kavramlar için do al örnekler sunabilmek, çocuklar n do ayla bütünleflmelerini ve do ay yaflamalar n sa layarak onlar n ruhsal geliflimlerini desteklemektir. Reggio Emilia ve Fen E itimi Reggio Emilia Yaklafl m n n kurucusu Loris Malaguzzi dir. Reggio Emilia yaklafl m na göre çocuk, yaflad toplumdaki kültürel de erleri ve rolleri ö renebilmesi için desteklenmelidir. Reggio Emilia yaklafl m n n bir di er temel özelli i; çocuklara somut yaflant lar sunularak yeni keflifler yapmalar na f rsatlar sa lanmas olarak belirtilmektedir. Bu yaklafl mda çocuklar; yetenekli, becerikli ve kendi kendilerini yönetebilir olarak kabul edilmekte, buna ba l olarak da bilgilerini; davran fllar ve etkileflimleri sonucunda infla edebilecekleri düflünülmektedir. Bu nedenle Reggio Emilia okullar nda, Piazza ad verilen yetiflkinler ve çocuklar aras ndaki sosyal etkileflimi kolaylaflt rmak amac yla, çocuklar n ve ö retmenlerin birlikte bulunabilecekleri bir orta alan bulunmaktad r. Reggio Emilia okullar ndaki ö retim programlar ; daha çok kaynaklara, yöntemlere ve e itim ortamlar na odakl olup, programlar n uygulanmas nda; sürekli araflt rma ve plan yapmay gerektiren bir strateji benimsenmekte, bu nedenle de daha çok proje çal flmas a rl kl bir e itim uygulanmaktad r. Okullarda ö retim ortam, çocu un hayal etmesini ve yarat c l n destekleyecek flekilde düzenlenir. Çocuklar problem çözümündeki düflüncelerini paylaflma konusunda cesaretlendirilirler. Ö retmenin görevi; proje çal flmalar n ve etkinlikleri yönlendirecek olan hipotezleri ve amaçlar genel olarak belirlemek ve gerekli haz rl klar yapmakt r. Proje uygulama sürecinde, çocuklardaki ve yetiflkinlerdeki süreçlerin etkileflimi önemlidir. Bu süreçler, çocuklar n sorgulayarak ö renme becerilerinin gelifliminde önemlidir. Foto raf 7.5 Loris Malaguzzi, ( ) Kaynak: es-initiative.com Sorgulay c Ö renme Yaklafl m ve Fen E itimi Ö renme süreçlerinde çocuk; çevrelerindeki nesneler, organizmalar ve merak ettikleri pek çok olgu ile ilgili sorular sorar. Çocuk bu süreçte elefltirilmemeli aksine soru sormas yönünde cesaretlendirilmelidir. Sorgulay c ö renme, çocu un do al çevresinde araflt rma yapmas n cesaretlendiren, araflt rma sürecinde bilimsel olarak sorgulamas n ön plana ç kartarak ö renmesini sa layan bir yöntemdir. Yöntem daha çok fen e itimi etkinliklerinde; çocu un fen kavramlar n ve bilimi do al olarak anlamas na katk sa lamas nedeniyle uygulan r. Etkinlikler; çocu un do al dünyay sorgulayarak ö renmesini sa lay c ; yetenek, beceri ve al flkanl klar n bilimsel kavramlarla iliflkilendirebilmesini sa lanacak flekilde düzenlenir. Yap lan etkinliklerde çocu a, bir bilim adam gibi düflünerek problem çözebilme ve sorgulayabilme f rsatlar verilir.
178 164 Okulöncesinde Fen E itimi Bilimde do ruya ulaflmada sorgulaman n gereklili i ve önemi inanc alt nda planlanan fen ö retim programlar ; çocukta fen bilimine bak fl ve sorgulayarak ö renmeyi gelifltirme amaçlanarak planlan r. Okulöncesi dönem çocuklar ile yap lan sorgulay c fen e itiminde ele al nan konular karmafl k de il basit konular olmal ve çocu un basit araçlar kullanarak deney ya da gözlem yapmas na olanak vermelidir. Çal flmalar s ras nda çocuklar n di er arkadafllar ile iletiflime girerek sorgulama sürecini karfl l kl etkileflimde bulunarak sürdürmeleri sa lanmal d r (Lind 1997). SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU 1 Sizce sorgulay c SIRA S ZDE ö renme nas l aç klanabilir? OKUL ÖNCES FEN E T M NDE Ö RET M YÖNTEMLER DÜfiÜNEL M S n f ortam nda gerçeklefltirilen etkinliklerde; kavram haritalar, oyun, problem çözme, proje SORU uygulama, benzetme, deney, gözlem, alan gezisi, yap iskelesi oluflturma olarak isimlendirilen ö retim yöntemlerinden faydalan l r. D KKAT D KKAT Kavram Haritalar Kavram haritalar, genifl bir kavram bafll alt ndaki kavramlar n birbirleriyle iliflkilerini gösteren SIRA ve S ZDE bilginin çocuk zihinde somut ve görsel olarak düzenlenmesini SIRA S ZDE sa layan, iki boyutlu bir flemad r. Kavram haritalar, okulöncesi dönem e itiminde çocuklar n ihtiyaçlar olan ö renme araçlar n ortaya ç karan kavramsal çerçeveyi AMAÇLARIMIZ görsel olarak AMAÇLARIMIZ sunmas nedeniyle çocu un ön bilgilerini harekete geçiren, farkl ö renme biçimlerine uygunlu u nedeniyle bireysel farkl l klara uyan ve çocu un aktif olmas n K gerektiren T A P bir ö retim yöntemidir. Kavram haritas oluflturulurken ö - K T A P retmen, çocuklarla birlikte çal flarak görüfllerini almal d r. Kavram haritas oluflturma süreci, çocu un bilgilerini organize edebilmesine ve yanl fl anlamalar gidermesine yard mc olmal d r. TELEV ZYON TELEV ZYON Okulöncesi çocuklar kendi kendilerine kavram haritas oluflturamaz, günlük yaflamda kullan lan az say da kavram n resimleri kullanarak, basit kavram haritas oluflturmalar yönünde cesaretlendirilmeleri gerekir. NTERNET NTERNET fiekil 7.1 Kavram haritas örne i Kaynak: www97.intel.com Eriflim tarihi: Günler uzar Hayvanlar daha hareketli olmaya bafllar lkbahar n iflaretleri Çiçekler açar Buzlar erir Hava s nmaya bafllar Oyun Okulöncesi e itim kurumlar nda fen e itiminin gerçeklefltirilece i uygun ortamlardan birisi serbest zaman etkinlikleri içinde yer alan, fen köflesi/ö renme alan d r.
179 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 165 Fen köflesi, çocu un bilimsel düflünmesini gelifltirebilece i ve fen konular nda destekleyici bilgi edinebilece i bir ö renme alan d r. S n f n sakin bir köflesinde çocuklar n ilgisini çekebilecek flekilde düzenlenen bu alan; keflif yapma, problem çözmek ve tart flma için uygun olmal d r. Fen köflesine konulabilecek materyaller çocuklar n hem hayal güçlerine hitap edebilecek hem de çevrelerinde karfl laflabilecekleri materyaller olmal d r. Bunlar sabit raflara yerlefltirilerek, çocuklara gözlem yapabilme f rsat sunan; koleksiyonlar, albümler, deniz hayvanlar resimleri, deniz kabuklar, göktafllar kufl çeflitleri, böcek resimleri, oyun hamurlar, balonlar, slak ve kuru kum, buz küpleri, un, su, niflasta, pamuk gibi oyun içinde de erlendirilecek ve ö renmeyi destekleyecek, kimi fen e itimi materyalleridir. Problem Çözme Problem çözme, çocu un problemi alg lamas ve çözüm üretebilmesi için geçirdi- i bir düflünme sürecidir. Bu süreçte çocuk bildi i kavramlar kullanarak, gözlem, aç klama, ve öngörülerin s nanmas gibi süreçler ile sistematik olarak bilinmeyene ulaflmaya çal fl r. Çözüm sürecinde flekiller, resimler ve modeller gibi materyallerden yararlanmas, sistematik süreci destekleyecek ve onun problemi daha iyi anlayabilmesine, çözüm için fikirler üretebilmesine yard mc olacakt r. Çocu un problemi çözmesi kadar problem durumunu belirlemesi de önemlidir. Çocukta kavram geliflimi onun problem çözme yeteneklerini art r r. Fen problemleri, okulöncesi e itim kurumlar nda kavram ö retiminden sonra verilmekte, ö renilen kavramlar problemleri çözmek için kullan lmaktad r. Çocukta oluflmas istenen kavramsal anlama ise problemden önce veya çözüm s ras ndaki bilgilendirme ile sa lanmaktad r. Proje Uygulama Proje uygulamalar ; çocuklar n belirlenen bir fen konusu üzerinde derinlemesine araflt rma yaparak ö renmelerini sa layan bir yöntemdir. Proje uygulamas çocukta; araflt rma yapma, karar verme, tercihte bulunma, sorumluluk bilinci gibi yetenek ve becerilerin geliflimine katk sa lar. Bu nedenle okulöncesi fen e itimi proje konular, çocu un gözlem ve deney gibi bilimsel süreç becerilerinde bulunabilmesine olanak sa lay c, yaflad do al ortamdaki bir olguya iliflkin olmal d r. Okulöncesi dönem çocuklar ile yap lan proje çal flmalar nda konu seçimi çocuklar n ilgi ve meraklar do rultusunda yap lmal d r. Belirlenen fen konusuna iliflkin proje çal flmas sürecinde çocuklar, bazen bireysel bazen de küçük ya da büyük gruplar fleklinde çal flmalar yapabilirler. Ö retmenin görevi; çocuklara kendi sorular n oluflturmalar için f rsatlar vermek, sorular n bilimsel bir dille yan tlama yerine; siz ne düflünüyorsunu? ya da bunu baflka nas l yapabiliriz? fleklindeki sorular yla, yan tlar gene onlar n bulmalar n sa lamakt r. Ö retmen bu davran fl yla çocuklara, çevrelerini bilimsel olarak inceleyebilme ve sorgulayabilme becerileri kazand rmay amaçlar. Benzetme Yeni bir kavram ö renmenin bir yolu da kavrama iliflkin yap y anlamakt r. Yeni kavram n yap s n kavrayabilmede yard mc olabilecek yöntemlerden biri benzetme yöntemidir. Benzetme, bilinmeyen bir kavram, bilinen kavramlarla benzetme yolu ile iliflkilendirerek aç klamakt r. Baz kavramlar n soyut olmas çocuklar n ö renmelerini zorlaflt rmaktad r. Okulöncesi dönemde yeni bir kavram n ö renilebilmesi, kavram n somutlaflt r l- Okulöncesi dönemde proje yaklafl m n n temelinde talya n n Reggio Emilia kentinde do an erken çocukluk e itimi felsefesi bulunmaktad r. Proje uygulamas ile ilgili gerekli bilgiler, Okulöncesinde Matematik E itimi Kitab n z n 5. Ünitesinde ayr nt l olarak yer almaktad r. Benzetme; yabanc l k çekilen bir olgunun bilinen bir olguya benzetilerek aç klanmas d r.
180 166 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 7.2 Benzetmenin yap land r lmas mas na ve bilinen kavramlar, nesneler ya da olaylarla benzetme yoluyla iliflkilendirilmesine ba l d r. Problemin kifli taraf ndan kendi anlay fl na dayanarak tan mlanmas Olayla kiflinin sahip oldu u ön bilgiler aras nda iliflki kurma Benzetmeyi de erlendirme ÖRNEK 1 Foto raf 7.6 Akci erlerimiz süngere benzer. Bir sürü küçük deliklerle doludur. Gö sümüzün içinde, kaburga kemiklerimizle özel bir kas aras ndaki bofllukta yer al r. Soluk ald m zda gö sünüz flifler, suyun süngerle dolmas gibi hava akci erlerimizi doldurur. fieklinde bilinen bilgilerle Soluk al p verme benzetme yöntemi kullan larak anlat labilir. Daha sonra siz Soluk al p vermeyi neye benzetebilirsiniz diyerek, çocuklar n kendi benzetmelerini ifadeleri sa lanabilir. Gözlem Bilimsel düflünme becerilerinin ilk aflamalar ndan biri olan gözlem becerisidir. Gözlem; duyu organlar ya da duyu organlar n n hassasiyetini art ran mikroskop, dürbün, ayna, teleskop gibi araç ve gereçlerle, nesnelerin ve olaylar n incelenmesidir. Gözlem becerisi; nesneler ve olaylar aras ndaki belirgin benzerlik ve farkl l klar saptayabilme, gözlem için gerekli araç ve gereci kullanabilme, gözlem sonuçlar n de erlendirip yorumlayabilme bütünlü ünden oluflur. Okulöncesi dönemde yap lan gözlemler, nesnelerle ilgili detaylardan çok nesnenin ya da olay n genel özellikleriyle ilgili bilgi edinmeye yöneliktir. Erken çocukluk döneminde uygulanan fen etkinlikleri, çocuklar n inceleme yoluyla meraklar n giderdikleri ve çevrelerindeki bilinmeyen olgular hakk nda bilgi edindikleri bir e itimdir. Fen etkinlikleri çocuklar n gözlem yapmalar için uygun ortamlad r. Etkinlik ortamlar nda yap lan gözlemler, duyu organlar ile toplanan bilgilerin bilgiye dönüflmesini sa layacakt r. Gözlemin pasif görme hareketi kar flt r lmamas gerekir. Gözlem esnas nda çocuk aktiftir ve kavrama iliflkin pek çok özelli i alg layabilmektedir.
181 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 167 Okulun bahçesinde oluflturulacak bir tar m alan ; bitkilerin çimlenmesi, büyümesi gibi konularda, çocuklar n gözlem yapmalar ve deneyim kazanmalar için uygun bir ortam oluflturur. Alan Gezisi Önceden planlanarak gerçeklefltirilen fen e itimi alan gezileri, bir olay ya da olguyu, do al ortam nda inceleyebilmek amac yla gerçeklefltirilen etkinliklerdir. Özellikle fen konu ve kavramlar ile ilgili inceleme gezileri okulöncesi program n güçlendiren ve zenginlefltiren etkinliklerdir. Gezi etkinli i öncesi çocuklara, geziye gidilecek yer hakk nda bilgiler verilmeli ve bilgiler resimlerle desteklenmelidir. Gezi öncesi yap lan bu çal flma çocuklar n, meraklar n art rarak etkinli in verimini art racakt r. Gezi sonras, gezinin verimli ini de erlendirme amaçl sohbetler yapmak, gezi alan n resmini yapt rmak son derece önemlidir. Yap lan sohbetlerde gezi öncesi de bilinmeyen ve gezi sonucu keflfedilen durumlara odaklan lmas, gezi kazan mlar n daha kal c olmas n sa layacakt r. Alan gezilerinin yararlar flu flekilde s ralanabilir: Alan gezisi, gözlem, proje uygulama, yap iskelesi oluflturma gibi birçok ö retim yönteminin bir arada uygulanmas na f rsat veren bir yöntemidir. Alan gezisi, ö renmenin soyuttan somuta yönlenmesini sa layan bir yöntemdir. Çocuklar n yaparak ve yaflayarak ö renme deneyimi kazanmalar na yard mc olur. Alan gezisi, çocukta hem biliflsel ö renmeyi hem de duyuflsal ö renmeyi sa layan bir ö retim yöntemidir. Alan gezisi çocu a bir olay ya da olguyu do al ortam nda inceleyerek ö renme deneyimi sunar. Düzenlenen bir alan gezisinde, ilk kez karfl lafl lan durumlar, olaylar, flafl rt c anlar ve sorulan sorular videoya çekilerek ya da, foto raflanarak geziye iliflkin bir an kitab haz rlanabilir. Haz rlanan bu kitap fen köflesine yerlefltirilerek, gezi öncesi ve sonras yaflant lar karfl laflt r larak çocuklar n, ö rendikleri bilgilerin fark - na varmalar sa lanabilir. Yap skelesi veya skelet Oluflturma Yap iskelesi yöntemi, bilginin çocuklara ö retmen ya da bir baflka otorite taraf ndan; do rudan aktar lmas ile edinilen ö renme deneyimi olan do rudan ö renme ya da aç klanmas ile edinilen ö renme deneyimi olan dolayl ö renme deneyimleri olmak üzere iki farkl yoldan ö renme imkan veren yöntemdir. Fen e itimi programlar nda yap iskelesini yönteminin kullan lmas, çocuklar n sadece biliflsel becerilerinin geliflimine de il ayn zamanda sosyo-duygusal ihtiyaçlar na da katk sa larlar. Yöntemi uygulama sürecinde; çocu a öncelikle temel bilimsel düflünme becerileri kazand r l r daha sonra çevresinde gördü ü bilimsel olaylara kendi yorumunu getirebilmesi sa lan r. Ö retmen temel oluflturma için bafllang ç noktas tayininde flu dört faktörü göz önünde bulundurmal d r: Ö retilecek konu Alternatif görüfller Çocu un günlük dili Çocuklar n görüflleri ÖRNEK 2 Biliflsel ö renme: Zihinsel aktivitenin etkin oldu u ö renme sürecidir. Duyuflsal ö renme: Befl duyunun aktif olarak kullan ld ö renme sürecidir. ÖRNEK 3 Yap iskelesi modelindeki iskele benzetmesi, ö retmenin rolü ile aç klanmaktad r. Çocuklar fen konusunda soru olufltururken ö retmen onlara yard mc olmal d r. Bafllang çta soran ve cevaplayan ö retmenken daha sonra soru sorma iflini çocuklara devreder. Ö retmen çocuklar n do ru ö renip ö renmedi ini anlamak için, bildiklerini paylaflacaklar teflvik edici bir ortam oluflturmal d r.
182 168 Okulöncesinde Fen E itimi Konu belirlenmesinden sonra ö retmen, daha önce gördükleri, duyduklar ve kulland klar durumlarla örneklendirir. Bu aflamadan sonra çocuklar n konu ile ilgili görüfllerinin al nmas önemlidir. Konu ve verilen örnek ne kadar tan d k ise çocuk için görüfl bildirmek o kadar kolay olacakt r. Çocuklar n görüfllerinden sonra günlük dil ile bilimsel dil iliflkilendirilir. Böylece bilimle ilk kez tan flan çocu a, önce ö renme bilgileri daha sonra zamanla alan bilgileri verilmeye bafllan r. Deney; Bilimsel bir gerçe i ispatlamay hedefleyen bir ifllemdir. Okulöncesi dönemde temel süreç becerileri, orta düzey süreç becerileri ve üst düzey süreç becerileri konular ile ilgili gerekli bilgiler kitab n z n Okulöncesi E itimde Fen isimli ünitesinde ayr nt l olarak yer almaktad r. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU 2 Deney Bilimsel bir gerçe i ispat etmek için yap lan bir ifllemi çocuklara sunmak olarak ifade edilen deney, okulöncesi dönemde fen konu ve kavramlar n ö retimi için tercih edilen bir yöntemdir. Deneyin; somut deneyimler yaflatabilecek, kolay uygulanabilecek, sonuçlar n n gözle görülebilecek ve tüm çocuklar taraf ndan gözlemlenebilecek flekilde planlanmas ve haz rlanmas gerekmektedir. Deney yöntemi, okulöncesi çocuklar n sonraki okul yaflant lar nda fenne karfl olumlu tutum gelifltirmelerine katk sa lar ve bilimsel düflünme süreçlerini güçlendirir. Yap lan deneyler çocuklara; gözlem, karfl laflt rma, s n fland rma, sayma, ölçme ve iliflki kurma olan temel süreç becerileri kazand r rken, devam eden e itim sürecinde kazanaca, hipotez kurma, de iflkenleri tan ma ve kontrol etme, test etme ve verileri yorumlama fleklindeki deneysel beceriler için ön çal flma f rsat sunar. Okul öncesi SIRA e itimde S ZDEfen ö renme yöntemlerini s ralayarak, önemini k saca aç klay n z. OKULÖNCES E T M PROGRAMLARINDAK FARKLI ETK NL KLERLE DÜfiÜNEL M BÜTÜNLEfiT R LM fi FEN E T M Okulöncesi çocuklara fen kavramlar fen etkinlikleri ile kazand r ld gibi, okulöncesi e itim programlar nda SORU yer alan farkl alanlara iliflkin ö retim etkinlikleriyle bütünlefltirilerek de kazand r labilmektedir. D KKAT D KKAT Matematikle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Okulöncesinde Matematik Okulöncesi e itimde planlanan matematik etkinliklerinde fen e itimine de yer verilebilir. Çocukta; SIRA S ZDE veri toplama, tahminde bulunma, verileri analiz etme gibi ma- E itimi SIRA kitab n z n S ZDE 5. Ünitesine bak n z. tematiksel süreçler yaflatabilmek için planlanan etkinlikler ço unlukla fen kavramlar üzerine kurgulanm fl fen etkinlikleridir. Bu nedenle okulöncesi fen ve matematik e itim etkinlikleri AMAÇLARIMIZ bütünlefltirilerek AMAÇLARIMIZ verilmektedir. K T A P Okulöncesi dönem çocuklar na fen konu ve kavramlar n anlatan ö retici TELEV ZYON yay nlarda hayvanlar, bitkiler, yeryüzü, gökyüzü, denizler, keflifler ve bulufllar n anlat m na yer verilir. NTERNET Türkçeyle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi K T A P Okulöncesi dönem çocuklar için haz rlanan; resimli hikaye kitaplar, çocuk dergileri, fliirler, parmak oyunlar ve bilmeceler genellikle fen kavramlar na yönelik haz rlanmaktad r. Fen e itiminde kitaplar; bilimsel bilgiler, gerçekler ve kavramlar n TELEV ZYON ö renilmesinde çocuklara mant kl gerekçeler gösterme amac yla kullan lmal d r. Hikâyelere dayal fen e itiminde önemli olan, çocuklar n ilgisini çekecek kurguya sahip bir hikaye kitab n n seçilmesidir. Çocuk edebiyat n fen e itimi için kullanmadan önce NTERNET çocuklar n ilgisi planlanan fen kavram na çekilmelidir. Çocuk kitaplar nda yer alan olaylar ve durumlar n kurgulan fl çocuklar n anlayabilece i, kitaptaki kahramanlar n problem çözümleri de anlafl labilir. Okunan kitaplardaki fen kavramlar na iliflkin çocuklar n soraca sorular n yan tlanmas son derece önemlidir. Do a hikâyelerinde; hayvanlar, bitkiler, komflular ve aile bireyleri gibi çocuklar n tan d klar ve iyi bildikleri kahramanlar olmal d r. Burada önemli olan çocu- un yak n çevresinin kitaba aktar lmas d r.
183 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri Dramayla Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Fen kavramlar drama ile kolay ö renilebilir hale getirilebilir. Okulöncesi fen e itiminde dram n n ö retim yöntemi olarak kullan lmas çocukta hayal gücünü gelifltirmektedir. Çocuklar, drama çal flmalar nda kavram ve kavrama iliflkin özellikleri do açlama taklit ederek anlamaya çal fl r. Okulöncesinde 5. ünitede drama konusuna bak n z. 169 Müzikle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Fen konu ve kavramlar müzik etkinlikleri ile bütünlefltirilerek verilebilir. Çocuklara verilen farkl büyüklükteki kutularla birer ses kutusu oluflturmalar istenebilir. Çocuklar kutuya, sallad klar nda ses ç karmas n sa lay c, uygun maddeler koyarak kendi ses kutular n oluflturabilir, kutulara koyduklar maddeleri arkadafllar na tan tabilir ve madde say s n söyleyebilirler. Her bir çocuk kutusundaki maddeleri arkadafllar n nkilerle karfl laflt rarak, farkl maddeler içeren kutular n kapaklar kapat larak müzik aletine dönüfltürebilirler. Bu aflamadan sonra, seslerin ritmi üzerine bir çal flma yap labilir ve bir orkestra kurulabilir. Yukar daki örnek, bir müzik e itimi çal flmas olup; ses, maddenin özellikleri gibi fen kavramlar n kapsamaktad r. ÖRNEK 4 Oyunla Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Oyun çocuk için de erli bir ö renme atmosferi oluflturur. Oyun s ras nda çocuklar n dikkati, ilgisi, merak ve iste i kendili inden ortaya ç kar, hayal güçleri ve yarat c l klar geliflir. Serbest oyunlar; çocu un temel fen kavramlar ö renmesine olanak sa lamas - n n yan s ra duygu ve enerjilerini sa l kl bir flekilde ifade etmesine f rsat verir. Topra kazan ö retmen ve ö renciler iki fliflman solucan karfl lafl p, onlar gözlemleyebilir, solucanlar n önemini ve ne kadar yaflad klar n tart flabilirler ya da solmufl-kurumufl bitkileri, yerlerine yenilerini dikmek üzere toplayabilirler. Bu esnada ö retmen kök sistemini ve bitkilerin nas l beslendiklerini anlatabilir ÖRNEK 5 Sanat Etkinlikleriyle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Sanat etkinlikleri, çocuklar n kesme, yap flt rma, kolaj çal flmalar yapt klar çal flmalard r. Bu tür etkinliklerde çocuklar fen kavramlar n kendi yapt klar özgün sanat ürünleri ile anlayabilirler. Burada önemli olan, çocu a kavram ve kullanaca malzeme hakk nda do ru bilgi verilmesidir. T rt llar konulu sanat etkinli inin yap labilmesi için, önceden gerçeklefltirilmifl fen etkinli inde, t rt llar n d fl görünüflleri, çeflitleri, uzunluklar, yaflam alanlar tan - t lm fl do al ortamlar nda gözlemlenmifl olmal d r. Böylece t rt l n, sanat etkinli ine aktar lmas mümkün olacak ve çocuklar n kendi gözlemlerini gözden geçirmeleri sa lanacakt r. Serbest Zaman Etkinlikleriyle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi Serbest zaman etkinlikleri, çocuklar n ilgileri do rultusunda fen köflesinde ya da okul bahçesinde ayr lm fl tar m alan nda yap labilir. ÖRNEK 6 Okulöncesi e itim program nda fen köflesi ile ilgili gerekli bilgiler kitab n z n Okulöncesi E itimde Fen isimli ünitesinde ayr nt l olarak yer almaktad r. Okulöncesi e itim kurumlar nda fen etkinlikleri kapsam nda ne tür etkinlikler SIRA S ZDE yap lmaktad r? DÜfiÜNEL M 3 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU
184 170 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Okulöncesi fen ö retiminde baz kuram ve kuramc lar n yaklafl mlar n ifade etmek Okul öncesi dönemde fen ö renimine yönelik baz kuram ve kuramc lar n yaklafl mlar flöyledir. Piaget ve Vygotsky nin, yap land r c yaklafl m çerçevesinde, fen kavramlar n ö renilmesine iliflkin yaklafl mlar ; Piaget e göre çocuklar duyular yard m yla alg lad klar fen kavramlar n ; gözlem, s n fland rma, tan mlama, karfl laflt rma, ölçüm, tahmin, ç kar m yapma ve iliflki kurma gibi bilimsel süreç becerileri ile bütünlefltirerek ö renirler. Vygotsky e göre ö renme tek bafl na yap lan bir etkinlik olmay p, çocu un toplumsal çevresi ile etkileflimi sonucu, onda oluflan bilgi ve beceriler olarak ifade edilir. Çocukta fen kavramlar n n oluflumu, içinde bulundu u çevrenin ona sundu- u olanaklar ve ondan beklenenler ile s n rl d r. Fen kavramlar n ö renilmesinde ana kaynak, çevreden gelen uyar c lar ve çocu un alg lama becerisidir. Bruner taraf ndan gelifltirilen keflfederek ö renme kuram nda, çocuklar n kavram n temelini oluflturan bilgiyi keflfetmeleri amaçlamaktad r. Bruner, kavramlar n n ö retimi sürecinde; Kavram n ad, Kavram n tan m, Kavram n özellikleri Kavramla ilgili örnekler ad mlar n n izlenmesi gerekti ini savunmaktad r. Bruner e göre, çocu un ö renme ortam nda aktif olmas, fen kavramlar n daha kolay ö renmesine ve bilimsel süreç becerilerinin geliflimine katk sa lar. Montessori ye göre çocuklar do adaki düzeni ve uyumu anlamal, güzellikleri fark edebilmelidir. Bu nedenle Montessori s n flar nda fen ve do a ile ilgili çal flmalar önemlidir. Çocuktaki merak duygusu ve keflfetme iste i, bu s n flarda uygulanan projeler ve deneylerle desteklenerek gelifltirilebilir. Reggio Emilia yaklafl m na göre çocuk, yaflad toplumdaki kültürel de erleri ve rolleri ö renebilmesi için desteklenmelidir. Bu yaklafl mda çocuklar; yetenekli, becerikli ve kendilerini yönetebilir olarak kabul edilmekte, buna ba l olarak da çocuklar n bilgilerini; davran fllar ve etkileflimleri sonucunda, kendilerinin infla edebildikleri düflünülmektedir. Sorgulay c ö renme yaklafl m, çocu un do al çevresinde araflt rma yapmas n, araflt rma sürecinde bilimsel olarak sorgulamas n ön plana ç - kartarak ö renmesini öngörür. Sorgulay c ö renme fen uygulamalar nda; çocu un fendeki bilimsel kavramlar ve bilimi do al olarak anlamas na yard mc olacak etkinliklere yer verilir. Okulöncesi fen e itimi ö retim yöntemlerini aç klamak Okulöncesi fen e itiminin temel amac, çocu un biliflsel geliflimine katk sa layarak bilimsel düflünme becerileri kazand rmakt r. Fen program çerçevesinde s n f ortam nda kavram haritalar, oyun, problem çözme, proje uygulama, benzetme, deney, gözlem, alan gezisi, yap iskelesi oluflturmaya olanak sa layan ö retim yöntemlerinden faydalan lmaktad r. Kavram haritalar, genifl bir kavram bafll alt ndaki kavramlar n birbirleriyle iliflkilerini gösteren ve bilginin çocuk zihinde somut ve görsel olarak düzenlenmesini sa layan, iki boyutlu bir flemad r. Okulöncesi e itim kurumlar nda fen e itiminin yap labilece i uygun ortamlardan biri de, serbest zaman etkinlikleri içinde yer alan, fen köflesi/ö renme alan d r. Fen köflesi çocu un, bilimsel düflünmesi gelifltirebilece i ve merak etti i fen konular nda destekleyici bilgi edinebilece i bir ö renme alan d r. Problem çözme, çocu un problemi alg lamas ve çözüm üretebilmesi için geçirdi i bir düflünme sürecidir. Bu süreçte çocuk, bildi i kavramlar kullanarak, gözlem, aç klama, ve öngörüfllerin s nanmas gibi süreçler ile sistematik olarak bilinmeyene ulaflmaya çal fl r. Proje uygulamalar ; çocuklar n belirlenen bir fen konusu üzerinde derinlemesine araflt rma yaparak ö renmelerini sa layan bir yöntemdir. Okulöncesi dönem çocuklar ile yap lan proje çal flmalar nda çocuklar n konu ilgili görüflleri al nmal ve çocuklar n çal flmalara do rudan kat lmalar sa lanmal d r. Yeni bir kavram ö renmenin bir yolu da kavrama iliflkin yap y anlamakt r. Yeni kavram n ya-
185 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 171 p s n kavrayabilmede yard mc olabilecek yöntemlerden biri benzetme yöntemidir. Benzetme, bilinmeyen bir kavram, bilinen kavramlarla benzetme yolu ile iliflkilendirerek aç klamakt r. Bilimsel düflünme becerilerinin ilk aflamalar ndan biri olan gözlem becerisi, duyu organlar ya da duyu organlar n n hassasiyetini art ran mikroskop, dürbün, ayna, teleskop gibi araç ve gereçlerle nesnelerin ve olaylar n incelenmesidir. Gözlem becerisi; nesneler ve olaylar aras ndaki belirgin benzerlik ve farkl l klar saptayabilme, gözlem için gerekli araç ve gereci kullanabilme, gözlem sonuçlar n de erlendirip yorumlayabilme bütünlü ünden oluflur. Önceden planlanarak gerçeklefltirilen fen e itimi alan gezileri, bir olay ya da olguyu, do al ortam nda inceleyebilmek amac yla gerçeklefltirilen etkinliklerdir. Yap iskelesi yöntemi; çocuklara do rudan ö renme ya da dolayl ö renme deneyimleri olmak üzere iki farkl yoldan ö renme imkan veren yöntemdir. Fen e itimi programlar nda yap iskelesini yöntemi kullanmak, çocuklar n sadece biliflsel becerilerini gelifltirmez ayn zamanda onlar n sosyo-duygusal ihtiyaçlar n da karfl lar. Bilimsel bir gerçe i ispat etmek için yap lan bir ifllemi çocuklara sunmak olan deney, okulöncesi dönemde, fen konu ve kavramlar n ö retmek üzere tercih edilen bir yöntemdir. Deneyin, çocuklara somut deneyimler yaflatabilmesi ve kolay uygulan r olmas, sonuçlar n n tüm çocuklar taraf ndan görülebilmesi ve gözlemlenmesi sa lanacak flekilde planlanmas ve haz rlanmas gerekmektedir. A MAÇ 3 Okulöncesi e itiminde, di er etkinliklerle bütünlefltirilmifl fen e itiminin nas l gerçeklefltirilece ini aç klamak Okulöncesi fen e itimine, çocuklar için planlanan matematik etkinliklerinde de yer verilebilir. Çocukta; veri toplama, tahminde bulunma, verileri analiz etme gibi matematiksel süreçleri yaflatabilmek için planlanan etkinlikler, ço unlukla fen kavramlar ö retimi üzerine kurulmufl etkinlikleridir. Okulöncesi dönem çocuklar için haz rlanan; resimli hikaye kitaplar, çocuk dergileri, fliirler, parmak oyunlar ve bilmeceler genellikle, fen konu ve kavramlar na yönelik haz rlanmaktad r. Fen e itiminde kitaplar n kullan lmas, bilimsel bilgiler, gerçekler ve kavramlar n ö renilmesinde, çocuklara mant kl nedenlerin gösterilebilmesi için kullan lan yeni bir yöntemdir. Fen kavramlar dramayla bütünlefltirilerek ö retilebilir. Ö renme bu flekilde kolay ve zevkli hale getirilebilir. Okulöncesi e itimde uygulanan drama yöntemi, çocu un hayal gücünü gelifltirir. Fen kavramlar n n ö retimi için müzik etkinliklerinden yararlan labilir. Oyun çocuk için de erli bir ö renme atmosferi oluflturur. Oyun s ras nda çocuklar n dikkati, ilgisi, merak, iste i kendili inden ortaya ç kar, hayal güçleri ve yarat c l klar geliflir. Serbest oyunlar; çocuklar n temel fen kavramlar n ö renebilmelerine olanak sa laman n yan s ra onlara, duygu ve enerjilerini sa l kl bir flekilde ifade etme f rsat, Sanat etkinlikleri, çocuklar n kesme, yap flt rma, kolaj çal flmalar yapt klar çal flmalard r. Bu tür etkinliklerde çocuklar fen kavramlar n kendi yapt klar özgün sanat ürünleri ile anlayabilirler. Serbest zaman etkinlikleri, çocuklar n ilgileri do rultusunda fen köflesinde ya da okul bahçesinde ayr lm fl tar m alan nda yap labilir.
186 172 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m 1. Bilimsel bir gerçe i ispat etmek için yap lan bir ifllemdir ifadesi afla daki ö retim yöntemlerinden hangisini tan mlamaktad r? a. Oyun b. Deney c. Proje uygulama d. Alan gezisi e. Analoji (benzeme) 2. Afla dakilerden hangisi, okulöncesi fen ö retimi program içerisinde yer alan bir etkinlik de ildir? a. Koleksiyon oluflturma b. catlar ve Keflifler c. Resim yapma d. Foto raf çekme e. Kolaj çal flmalar 3. Çocuklar duyular yard m yla ö rendikleri kavram ve bilgileri bilimsel süreç becerileri ile bütünlefltirerek ö renirler. düflüncesini destekleyen yaklafl m afla dakilerden hangisidir? a. Piaget in yaklafl m b. Vygotsky n n yaklafl m c. Bruner in yaklafl m d. Reggio Emillia yaklafl m e. Montessori yaklafl m 4. Okullardaki çevre çocu un hayal ve yarat c l n destekleyecek flekilde düzenlenmelidir. sav n destekleyen yaklafl m afla dakilerden hangisidir? a. Piaget in yaklafl m b. Vygotsky n n yaklafl m c. Bruner in yaklafl m d. Reggio Emillia yaklafl m e. Montessori yaklafl m 5. Afla dakilerden hangisi, okulöncesi e itim program nda, fen konular n n ö retim yöntemlerinden biri de ildir? a. Oyun b. Sanat çal flmalar c. Gözlem d. Proje uygulama e. Benzetme 6. Afla daki ö retim yöntemlerinden hangisi, Fen e itiminde belli bir amaç için daha önceden planlanm fl bir olay ya da olgunun do al ortam nda incelenmesi ile gerçekleflen bir etkinliktir. ifadesini aç klamaktad r? a. Proje uygulama b. Oyun c. Gözlem d. Analoji e. Alan gezisi 7. Afla dakilerden hangisi okulöncesi dönem fen etkinlikleri kapsam nda düzenlenen alan gezisi ö retim yönteminin yararlar aras nda de ildir? a. Birçok ö retim yönteminin bir arada kullan lmas na olanak sa lamas b. Çocuklar n yaparak ve yaflayarak ö renme deneyimi kazanmas na yard mc olmas c. Etkinlikte soyut ortamlar n oluflturulmas d. Çocuklara gözlem yapabilme imkan sa lamas e. Çocuklar n duyuflsal geliflimine katk da bulunmas 8. Fen bilgisine yönelik konu ve kavramlar, resimler ve bir kurgu çerçevesinde çocuklara aktar ld nda ö renme kolay ve zevkli hale gelir. ifadesini aç klayan etkinlik afla dakilerden hangisidir? a. Türkçe dil etkinli i b. Sanat etkinli i c. Matematik etkinli i d. Drama etkinli i e. Müzik etkinli i 9. Yap iskelesi oluflturmada bafllang ç noktas belirlenirken göz önünde bulundurulmas gereken faktörler afla dakilerin hangisinde do ru s ralanm flt r? a. Alternatif görüfller, çocu un günlük dili b. Ö retilecek konu, alternatif görüfller, çocu un günlük dili, çocuklar n görüflleri c. Çocu un günlük dili, çocuklar n görüflleri d. Ö retilecek konu e. Ö retilecek konu, alternatif görüfller 10. Fen bilgisine yönelik konu ve kavramlar oyunlaflt r ld nda, ö renme kolay ve zevkli hale getirilebilir. ifadesini aç klayan etkinlik afla dakilerden hangisidir? a. Sanat etkinli i b. Matematik etkinli i c. Drama etkinli i d. Müzik etkinli i e. Türkçe dil etkinli i
187 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 173 Yaflam n çinden TÜB TAK tan Türkiye nin lk Ayl k Okul Öncesi Bilim Dergisi Ocak 2007 de yay n hayat na bafllayan Merakl Minik, her ay n 1 inde okurlar yla buluflan 3-6 yafla yönelik bir bilim dergisi. Dergi, içindeki birbirinden renkli çizim ve foto raflar, etkileyici yaz lar, ilginç bilgiler ve e lenceli etkinliklerle çocuklar bilim dünyas nda bir yolculu a ç kar yor. Derginin, serüvenlerle dolu bu yolculukta çocuklara efllik eden kahramanlar Minik, Çakçak, K rç l, Karamel ve Çekirdek, okuyucular pefllerinde sürükleyerek her say da yeni bir konuyu keflfe ç k yorlar. Her ay düzenli bir flekilde yay nlanan derginin Nisan 2011 say s ile ilgili bilgiler afla da sunulmufltur. Merakl Minik Dergisinin Nisan 2011 Say s n n çindekiler Bölümü Kaynak: nternet Adresi: Eriflim Tarihi: Okuma Parças E itimde yeni bir yaklafl m: Çoklu zekâ kuram Her ö renci zeka yap s ve ö renme yöntemi aç s ndan di erinden farkl d r. Kimi sadece dinlemekle; kimi ö renme sürecinin içinde yer almakla; kimi de araflt r p, düflünüp çözümlemek gibi farkl yöntemlerle anlar. E itim sistemimizde y llardan beri uygulanmakta olan geleneksel e itim ö retim yöntemleri, kullan lan ders araç ve gereçlerinin yetersizli i veya güncellenememesi, ö retmen ö renci iliflkileri, okullar n ekonomik ve fiziki yap lar gibi konular e itim konusunda arzu edilen yerde olmad m z göstermektedir. Günümüz e itim sisteminde dünya çap nda bir anlay fl olarak benimsenen bu gerçek flunu göstermektedir ki her ö renci zeka yap s ve ö renme yöntemi aç s ndan di erinden farkl d r. Kimi sadece dinlemekle; kimi ö renme sürecinin içinde yer almakla; kimi de araflt r p, düflünüp çözümlemek gibi farkl yöntemlerle anlar. Burada karfl m za ç kan ö rencilerde var olan bu alg lama çeflitlili inin ö rencinin zeki oldu unu belirlemede bir gösterge olmamas - d r. Bu yan lg y destekleyen en önemli etken belki de 1980 li y llar n bafl na kadar kabul gören ve insanlar n zeka seviyesini ölçtü üne inan lan IQ (Intelligence Quotient) testinin varl d r. Daha sonraki araflt rmalar asl nda bu testin sadece Matematiksel-Mant ksal (Mathematical-Logical) ve Sözel-Dilsel (Verbal-Linguistic) becerilerin ölçülebildi i bir yöntem oldu unu ortaya ç - karm flt r. Günümüzde IQ testinden yüksek puanlar al p da sosyal yaflamda baflar s z olan veya zeki olanlar n bulunmas beklenen yerlerde bulunmayan birçok insanla karfl laflmak mümkündür. Amerikal bir nöro-psikolog olan Howard Gardner in bireylerin zeka yap lar - n tek bir zeka testiyle belirlemenin do ru olmad, asl nda her insan n birden fazla zekaya sahip olabilece i kuram n ileri sürmesiyle IQ testinin geçerlili ini yitirdi- ini görmekteyiz. Çoklu Zeka Kuram (Multiple Intelligences Theory) ad verilen bu yeni kurama göre birden fazla zekan n varl nedeniyle her bireyde bir di erinden farkl zeka olabilir. Frames of Mind adl kitab nda bunu ayr nt lar yla ele alm fl ve insanda en az yedi ayr zeka türü olabilece i ve bu say n n da artabilece ini belirtmifltir. flte Çoklu Zeka Kuram n n Dr. Howard Gardner taraf ndan ortaya at lmas ndan bu yana bu kuram geliflmifl ülkelerde e itimin de iflik aflamalar nda oldukça büyük bir kabul görmüfl, ö retmenler taraf ndan derslerde uygulanmaya bafllanm flt r. Bir Nöro-Psikolog olan Prof. Haward Gardner zeka kavram n n bili-
188 174 Okulöncesinde Fen E itimi nenden farkl oldu unu belirterek yeni bir tan m getirmifltir. Gardner a göre zeka, içinde yaflan lan toplumda faydal bir fleyler yapabilme kapasitesidir (1993); her insanda kendine özgü bulunan yetenek ve beceriler bütünüdür; kifli bu becerisini bulundu u ortama, mekana, zamana göre gelifltirir. Her birey sahip oldu u zekalarla birlikte farkl bir ö renme, problem çözme ve iletiflim kurma yöntemine sahiptir. Gardner in tan mlad toplam sekiz temel zeka türü olmas na karfl n her geçen gün yenileri de bu listeye eklenmektedir. Özellikle bu kuram ilk ortaya at ld nda yedi zeka türünden bahsediliyordu; ancak 1995 te Do a Zekas (Naturalist Intelligence) ve 2001 den sonra da Ruhsal Zeka (Spiritual Intelligence) n n da yayg n olarak kullan ld n görmekteyiz. Bu çal flmada sekiz temel zeka türünden bahsedilecektir. Bunlar; Sözel-Dilsel Zeka (Verbal-Linguistic Intelligence) Mant ksal-matematiksel Zeka (Logical-Mathematical Intelligence) Görsel-Mekansal Zeka (Visual-Spatial Intelligence) Müziksel-Ritmik Zeka (Musical Intelligence) Bedensel-Kinestetik Zeka (Bodily-Kinesthetic Intelligence) Kiflileraras -Sosyal Zeka ( nterpersonal Intelligence) Kiflisel- çsel Zeka (Intrapersonal Intelligence) Do a Zekas (Naturalist Intelligence) Bütün bunlar n asl nda her insanda var olabilece i olgusu Gardner in srarla üzerinde durdu u önemli noktalardan birisidir. Gardner ayr ca her insan n yo un olarak kulland bir zekâs n n oldu unu, bunun da di erlerini bask lad n ileri sürmektedir. Öte yandan bütün zekâlar dinamiktir ve her an geliflmeye ve de iflime haz rd r. Özellikle de, kültür, kal t m, inançlar, içinde bulundu u sosyal çevre ve kiflisel özellikler zekan n geliflmesinde önemli etkenlerdendir. Burada bahsedilen zeka ile ilgili gerçekleri s n f ortam na indirgedi imizde ö rencilerin de farkl zeka yap lar na sahip olduklar n ; her birinin ayr yöntem veya yöntemlerle ö renmeyi kolaylaflt rd n veya h zland rd n ; bir ö renci için geçerli olan etkinli in bir baflkas için bir anlam ifade etmedi ini genel olarak bütün ö retmenler gözlemleyebildikleri ifade edilmektedir. Kaynak: Çak r, nternet adresi: Eriflim Tarihi: Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi E itimde Fen Ö retim Yöntemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen E itiminde Ö retimin Amaçlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen Ö retiminde Baz Kuram ve konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen Ö retiminde Baz Kuram ve konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen Ö retim Yöntemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. e Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen Ö retim Yöntemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen Ö retim Yöntemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. a Yan t n z do ru de ilse Di er Etkinliklerle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yan t n z do ru de ilse Okul Öncesi Fen Ö retim Yöntemleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. c Yan t n z do ru de ilse Di er Etkinliklerle Bütünlefltirilmifl Fen E itimi konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Bilimsel bak fl aç s ndan sorgulay c ö renme çocu un do al dünyay araflt rmas n cesaretlendiren bir ö renmedir. Çocuklar fen bilimine olan bak fl aç lar n zenginlefltirmek ve onlar ö renmeye cesaretlendirmek için programlar oluflturulur. Burada amaç bilimsel olarak sorgulamay ön plana ç karmakt r. Yap lan etkinliklerde çocu un bir bilim adam gibi sorgulayarak ve problemi çözmeye yönelik olarak düflünmesi için f rsatlar verilemektedir. S ra Sizde 2 Fen ö retimi sürecinde s n f ortam nda kavram haritalar, oyun, problem çözme, proje uygulama, benzetme,
189 7. Ünite - Okulöncesi Fen Ö retiminde Bafll ca Kuram, Yaklafl m ve Ö retim Yöntemleri 175 deney, gözlem, alan gezisi, yap iskelesi oluflturmaya olanak sa layan ö retim yöntemlerinden faydalan lmal d r. Kavram haritalar n n oluflturulmas nda ö retmen çocuklarla birlikte çal flmakta ve çocuklar n görüfllerini almaktad r. Oyun çocu un do al merak duygusunu giderdi i en önemli etkinliklerden biridir. Çocuklar do- al, yar yap land r lm fl ve yap land r lm fl oyun ortamlar nda fen kavramlar n ö renirler. Problem çözme, çocu un ö renmek ve yapmak istediklerini nas l yapaca- n ö renmesine yard mc olan bir yöntemdir. Okulöncesi dönem çocuklar ile yap lan proje çal flmalar nda çocuklar n konu ilgili görüflleri al nmakta ve çocuklar e itime do rudan kat lmaktad r. Okulöncesi dönemde ö renmelerin kal c l verilen her fleyin somutlaflt r lmas na, çocuklar n bildikleri kavramlar, nesneler ve olaylarla iliflkisinin kurulmas na ba l d r. Yeni bilgiyi ö renmenin önemli bir yönü kavramlar aras ndaki yap y anlamakt r. Bu dönem çocuklar n yap lan basit benzetmeler bilinmeyen kavram n ö renilmesinde oldukça etkili bir yöntemdir. Okul öncesi dönemde gözlem yapan çocuklar nesneler ve olaylar aras ndaki belirgin benzerlikleri ve farkl l klar belirleyebilmesini ve de erlendirme yaparak sonuçlar görebilmesini içermektedir. Çocuklar do ada ya da s n fta çeflitli gözlem süreçlerine dahil olmaktad rlar. Fen konu ve kavramlar ile ilgili inceleme gezileri okulöncesi program n güçlendiren ve zenginlefltiren etkinliklerdir. Gezi etkinli i öncesi çocuklar geziye gidilecek yer ile ilgili bilgilendirilmeli, gidilecek yer ile ilgili resimler gösterilmeli ve çocuklarla konuflulmal d r. Ö retmenler fen e itimi programlar nda yap iskelesini kullanarak sadece çocuklar n geliflmifl veya geliflen biliflsel becerilerini de il ayn zamanda geliflmifl ve geliflen sosyo-duygusal ihtiyaçlar n da karfl layabilirler. S ra Sizde 3 Okulöncesi e itim kurumlar nda fen etkinlikleri kapsam nda matematik etkinlikleri, Türkçe dil etkinlikleri, drama, müzik etkinlikleri, oyun etkinlikleri, sanat etkinlikleri, serbest zaman etkinlikleri kapsam nda da fen köflesi düzenlenmektedir. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Alisinano lu, F., Özbey, S. ve Kahveci, G. (2007). Okul öncesinde fen e itimi. Nobel Yay n Da t m, Ankara. Büyüktaflkapu, S. (2010). Bilimsel süreç becerileri, Okul Öncesi Dönemde Fen E itimi, Editör: Berrin Akman, Pegem Akademi Yay nlar, 19-59, Ankara. Baran, G. ve Çimen, S.(1999). Okulöncesi e itimde analoji. Yaflad kça E itim Dergisi. 64: Chaille, C. (1997). The Young Child As Scientist, Lory Britain Published. Oregon. Dere, H. ve Ömero lu, E. (2001). Okulöncesi dönemde fen, do a, matematik çal flmalar. An Yay nc l k, Ankara. Erdiller, B. Z. (2010). Erken çocukluk e itiminde temel kuram ve yaklafl mlar. Erken Çocukluk E itimi, Editör: brahim H. Diken, Pegem Akademi Yay nlar, 56-90, Ankara. Erdo an, S. (2009). Erken Çocukluk Döneminde Fen E itimi, Erken Çocukluk Geliflimi ve E itimi, Editör: Yeflim Fazl o lu, Kriter Yay nlar, , stanbul. Lind, K. K. (2005). Exploring Science n Early Childhood Education. Thomson- Delmar Learning, ABD Lind, K. K. (1997). Integrated curriculum developmentaly appropriate practice: Birth to age eight. Editor: Hart, H.C., Burts, C.D. and Charleswort, R. State University of New York Press, Albany. Martin, D. J. (2001). Constructing Early Childhood Science. Thomson- Delmar Learning, ABD. MEB (Milli E itim Bakanl ). (2006). Okul öncesi e itim program (36-72 Ayl k Çocuklar çin). Devlet Kitaplar Müdürlü ü. Ankara. Montessori, M. (1997). Çocuk E itimi, Montessori Metodu. (çeviri: Güler Yücel). Özgür Yay nlar, stanbul. O uz, V. ve Akyol Köksal, A. (2006). Çocuk E itiminde Montessori Yaklafl m Çukurova Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Dergisi, 15 (1), Uyan k Balat, G. (2010). Fen nedir ve çocuklar feni nas l ö renir? Okul Öncesi Dönemde Fen E itimi, Editör: Berrin Akman, Pegem Akademi Yay nlar, 2-18, Ankara. Vygotsky, L. S. (1995). Düflünce ve dil. (Çeviri: S. Koray). Toplumsal Düflünüm Yay nlar, stanbul. Wong, D.E. (1993).Understanding the generative capacity of analogies as a tool for explanotion. Journal of Research in Science Teaching. 30(4),
190 Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I Hayvanlar seviyor musunuz? Onlar hakk nda neler biliyorsunuz? Çocuklar n ço- u hayvanlar tan maya ve onlarla oynamaya oldukça heveslidir. Canl larla kuracaklar iletiflim ve elde edecekleri deneyimler onlar n bu alanda yeni kavramlar gelifltirmelerine yard mc olacakt r. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra, Okulöncesi fen e itiminde canl lar dünyas ile ilgili kavramlar tan yabilecek, Canl lar dünyas kavramlar na iliflkin verilen etkinlikleri gerçeklefltirebilecek, Canl lar dünyas na iliflkin kavramlar kullanarak yeni etkinlikler tasarlayabileceksiniz.
191 178 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Dört yafl grubundaki ö rencilerim stajer ö retmenle birlikte su tank n n çevresinde toplanm fllard. Stajer ö retmen, çocuklar n batan ve yüzen nesneleri yüzdürülebilirliklerine göre s n flamalar için deneysel bir etkinlik haz rlam flt. Etkinlik sonunda çocuklar verilen nesneleri beklendi i gibi s n fland rd lar. Ben de ara verdiklerinde ö retmene çocuklara ne çeflit bir fen kavram n ö retmeyi amaçlad - n sordum. Stajer, Çocuklar neyin yüzüp neyin batt n ö reniyorlar. diye yan tlad sorumu. Ben de Evet, bu bilinmesi gereken önemli fiziksel bir kavram ancak sence bu etkinlik kapsam nda baflka ne gibi fen kavramlar n ö reniyorlar? diye sorumu yineledim. Ard ndan yüzme ve batma ile ilgili fen biliminin karmafl k yüzünü beraberce tart flt k ve bu etkinli e kat lan çocuklar n yüzme ve batma kavram n n ötesinde kuvvet, yo unluk, yerçekimi ve yüzey gerilimi gibi kavramlara da tan k olduklar n gördük. Kaynak: Fleer (2007) in Young children: Thinking about the scientific world (Küçük çocuklar: Bilim dünyas hakk nda düflünme) adl eserden al nm flt r. Anahtar Kavramlar Canl lar Dünyas Bitkiler Hayvanlar nsan Vücudu Beslenme ve Sa l k Çevre çindekiler G R fi CANLILAR DÜNYASI Canl ve Cans z Kavram Bitkiler Hayvanlar nsan Vücudu Çevre
192 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 179 G R fi Sekizinci ünite ve bunu izleyen son iki ünitede okulöncesi fen e itiminde kazand r labilecek temel fen kavramlar ve bilimsel süreç becerileri, bütünlefltirici bir yaklafl m ve yap land r lm fl deneysel etkinlikler yoluyla anlat lacakt r. Bu amaçla fen konular dört temel alan esas al narak incelenecektir: Canl lar Dünyas, Maddenin Do as, Fiziksel Bilim ve Uzay ve Dünyam z. Canl lar Dünyas Ünitesinde bu alana iliflkin kazand r lmas amaçlanan fen kavramlar ve beceriler fiekil 8.1 de özetlenmifltir. fiekil 8.1 FEN KAVRAMLARI CANLILAR DÜNYASI Canl ve cans z kavram Bitkiler Hayvanlar nsan Vücudu Duyular Beslenme ve Sa l k Çevre B L MSEL SÜREÇ VE UYGULAMA BECER LER Z H N ALIfiKANLIKLARI Soru sorma Miktar belirtmede say lar kullanma Ölçme ve inceleme araçlar kullanma Parça/bütün iliflkisini adland rma Test etme ve yorumlama TANIMLAMA, KARfiILAfiTIRMA EfiLEME, SINIFLAMA VE SIRALAMA Nesnenin fiziksel özelliklerini kullanarak bu bcerileri sergileme GÖZLEM Duyu organlar n kullanarak gözlem yapma ve gözlemi betimleme Ünite kapsam nda ifllenecek canl lar dünyas konular ve kavramlar CANLILAR DÜNYASI Bu alan kapsam nda çocuklara canl organizmalar n tan t lmas ve temel özelliklerinin ö retilmesi amaçlanm flt r. Özellikle, canl ve cans z kavram, bitkilerin ve hayvanlar n genel özellikleri, çevreleriyle etkileflimleri, yaflam döngüleri, insan vücudunun k s mlar, duyu organlar ve iç organlar, besinler ve beslenme ve çevre konular na de inilecektir. Çocuklar n bitkileri ve hayvanlar incelemeleri ve bu konuda bilgiler edinmeleri canl lar n önemini anlamada ve pozitif çevre bilici gelifltirmede çok önemli bir role sahiptir. Ayr ca hayvanlarla kuracaklar iliflkiler sayesinde, çocuklarda sevgi ve güven duygular da geliflebilecektir. Canl ve Cans z Kavram SIRA S ZDE Canl lar bulunduklar çevrede tek bafllar na yaflamazlar. Canl lar, DÜfiÜNEL M hem di er canl - larla hem de cans z varl klarla sürekli etkileflim halindedirler. Canl lar n di er canl larla veya cans z varl klarla iliflki kurmas n n temel nedenleri beslenme ve üreme SORU ihtiyaçlar n karfl lamak istemeleridir. Ekosistem hakk nda daha fazla bilgi edinmek için Ünite 1 de ilgili bölümü D KKAT okuyunuz. Belirli bir alanda insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar ve mikroorganizmalardan SIRA S ZDE oluflan çevreye biyolojik (canl ) çevre veya ekosistem ad verilir. S n rl bir DÜfiÜNEL M bölgedeki su, s cakl k, fl k, toprak, rüzgâr (iklim), nem, hava gibi cans z varl klar n oluflturdu u çevreye SORU de cans z çevre denir. D KKAT Canl lar n büyüme, üreme ve çevresel de iflime uyum gösterme SIRA S ZDE (adaptasyon) SIRA S ZDE gibi özellikleri okulöncesi dönem çocuklar na ö retilebilir, çünkü bu özellikler çocuklar n rahatl kla anlayabilecekleri ve günlük hayatta karfl laflabilecekleri türdendir. Çocuklara anne ve babalar n n onlar dünyaya getirdi i ve AMAÇLARIMIZ büyüyerek bir süre AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON
193 180 Okulöncesinde Fen E itimi Canl lar n temel özellikleri büyüme (beslenme), üreme (ço alma) ve çevresel uyum göstermedir. Tüm bu faaliyetleri yerine getirebilmek için canl lar enerjiye ihtiyaç duyarlar. ETK NL K sonra onlar n da yetiflkin olacaklar anlat labilir. Ayn konuda, çocuklara s cak günlerde k sa kollu ve hafif giyecekler, so uk günlerde ise kal n ve yünlü giysiler giyerek bu mevsimsel de iflimlere uyum sa lad klar gibi örnekler verilebilir. Baz bitkilerin yetiflkin bitkide bulunan tohumdan üremesi ve büyümesi (bitkiyi sulama), bir a ac n mevcut enerjisini korumak amac yla k fl n yapraklar n dökmesi de ayn flekilde bitkinin canl l n tarif eden özelliklerdir. Di er taraftan, bir tafl parças, say lan bu özelliklerden hiç birine sahip olmad için bilim insan taraf ndan cans z olarak nitelendirmektedir. Çocuklar n geliflim seviyesine ve ö renme ihtiyaçlar na göre, konu hakk nda daha detayl bilgi verebilirsiniz. Canl lar n enerji elde etmek için beslendiklerini ve yaflamak içinse hava, su ve bir yaflam alan na gereksinim duyduklar n anlatabilirsiniz. Konuyu ifllemeye bafllarken ö rencilere Canl ve cans z olmak sizce ne demek? diye sorun ve her çocu un cevab n almaya çal fl n. Verilen cevaplar çocuklarla birlikte tekrarlay n ve onlar farkl görüfller bulmas yönünde sürekli teflvik edin. Ard ndan çocuklardan çevrelerine (s n fa ve bahçeye) bak p nesneleri canl - lar ve cans zlar diye gruplamalar n isteyebilirsiniz. Etkinlik Ad : CANLI MI CANSIZ MI? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Gözlemlenebilir özelliklerine göre canl ve cans z nesneleri/varl klar s n fland r r. Nesneleri say sal de erlerine göre s ralar. Geometrik flekilleri tan r ve s n fland r r. Uzaysal alg ile ilgili kavramlar (üstünde, alt nda, yan nda, vb.) uygular. Gerekli Malzemeler: Takip etme etkinli i çal flma ka d, s ralanacak resimlerin yer ald çal flma ka d, rakam fleridi, makas, fleffaf bant ya da yap flt r c ve bofl kâ t. Süreç: 1. Takip etme etkinli i çal flma kâ d n ço alt n ve tüm s n fa da t n (fiekil 8.2). Çocuklara gördükleri fleklin çevresini, fleklin içindeki nesne canl ise k rm z, cans z ise mavi kalemle çizmelerini isteyin. Takip etme etkinli i sonras tüm bu geometrik flekilleri (kare, oval, daire, dikdörtgen, üçgen, y ld z vb.) tan t n. 2. Daha sonra her bir fleklin çevresini parmaklar yla takip ederek, yüksek sesle tüm s n f olarak fleklin ad n söylemelerini sa lay n adet canl ve cans z nesne resmi olan çal flma kâ d n da t n ve çocuklara kesikli çizgileri takip ederek her bir flekli kesip ç karmalar n isteyin. 4. Nesneleri daha sonra canl ve cans z olarak s n flamalar n söyleyin. 5. Rakam fleridini da t n ve ayn flekilde iflaretli yerlerden kestikten sonra 1 den 12 ye kadar s ralay p bofl bir ka da yap flt rmalar n isteyin. 6. Daha sonra yap flt rd klar rakamlar, birinci, ikinci, üçüncü... diye tüm s n f olarak yüksek sesle okutun. 7. Yerlefltirme yönergesini s rayla okuyun ve çocuklar n daha önceden kestikleri flekilleri hikayedeki s raya göre yerlefltirmelerini isteyin.
194 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 181 Takip Etme Etkinli i Çal flma Ka d S ralanacak Resimler fiekil 8.2 Canl -Cans z Kavram Etkinli i Reklam fieridi Yerlefltirme yönergesi Canl denizat n birinci s raya, Cans z gökkufla n son s raya, Canl k z çocu unu dokuzuncu s raya, Cans z balonu alt nc s raya, Canl kurba ay ikinci s raya, Canl u urböce ini üçüncü ile beflinci s ralar aras na, Cans z bulutu u urböce inden bir önceki s raya, Canl bal k z çocu undan bir sonraki s raya, Canl çam a ac n bal ktan bir sonraki s raya, Canl papa an bisikletle balonun aras ndaki s raya, Cans z bisikleti papa an n arkas ndan gelen s raya ve Canl midyeyi balonun bir üstündeki s raya yerlefltiriniz. 8. Her çocu a yerlefltirdikleri nesnelerin s ras n ifade edebilece i sorular sorarak etkinli i sonland r n. Tart flma: Çevremizde insanlar, hayvanlar, bitkiler, mantarlar, mikroorganizmalar gibi canl varl klar ; su, s cakl k, fl k, toprak, rüzgâr, ya mur, nem, hava, masa, sandalye gibi cans z varl klar da mevcuttur. Bitkiler Bu bölümde bitkilerin temel yap lar ve görevleri, üreme, büyüme, beslenme ve yaflam döngüsü konular n göreceksiniz. Bitkiler kavram n ö retirken, çocuklara canl -cans z kavram n hat rlatarak bitkilerin canl varl klar oldu unu yani beslendiklerini (su, hava, günefl fl nlar yla), ürediklerini (tohumdan ya da gövdeden) ve çevresel de iflime uyum gösterdiklerini (yapraklar n dökme) bir kez daha vurgulay n. Bu bölümde afla daki kavramlar n kazand r lmas öngörülmektedir: Birçok bitki çeflidi bulunur ve bu bitkilerin kendine özgü özellikleri vard r. Birçok bitki yeni bir bitki oluflturmak için tohum üretir. Bitkilerin büyük ço unlu u suya, fl a ve besine ihtiyaç duyar. Baz bitkiler kökten ve gövdeden büyür. Bitkiler yönelim hareketi yapabilirler.
195 182 Okulöncesinde Fen E itimi Çocuklar bahçeye ya da en yak n parka götürün ve çevrelerindeki bitkileri incelemelerini isteyin. Her ö renciye bofl bir kâ t da t n ve gördükleri bitkileri fiziksel özelliklerine (büyüklük, renk, yaprak, dal ve çiçek yap s ) göz önüne alarak çizmelerini isteyin. S n fa döndükten sonra yap lan uygulama hakk nda çocuklar n gördükleri ve çizdikleri hakk nda sohbet edebilirsiniz. Bitkinin k s mlar ve görevleri afla da verilmifltir: Kök: Bitkiyi topra a ba lar ve topraktan su ve besinlerin emilimini sa lar. Baz bitkilerde ise besin depo etme ifllevi vard r. Gövde: Bitkinin toprak üstündeki kökten yükselen k sm d r. Kökle yapraklar aras nda madde (su ve besin) iletimini ve bitkinin dik durmas n sa lar. Bitkinin yaprak, çiçek, meyve gibi di er organlar n tafl r ve yapraklar günefl fl na yönelterek bitki için besin kayna üretimine de olanak verir. Yaprak: Bitkinin yass laflm fl yeflil organ d r. Bitki için besin üretir. Ayr ca bitkinin solunum ve terleme ifllevini de üstlenmifltir. Çiçek: Çiçekli bitkilerde tohum üreterek bitkinin üremesini sa lar. ETK NL K fiekil 8.3 Bitkinin K s mlar Etkinlik Ad : EfiLEME Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Bitkilerin tohum ürettiklerini ve bu Çiçek tohumlardan da yeni bitkinin olufltu- unu aç klar. Farkl bitkilerin farkl tohumlar oldu unu kavrar. Yaprak Belirli bitkilerin tohumlar n tan r. Tohumla mevyesini birebir efller. Çeflitlili i kavrar. Gerekli Malzemeler: Çeflitli meyveler (portakal, elma, limon, kavun, kar- Gövde puz, fleftali, kiraz), buzdolab pofleti ve magazinlerden kesilen meyve resimleri. Süreç: 1. Getirdi iniz meyveleri çocuklarla birlikte dikkatlice kesin ve çekirdeklerini (tohum) ç kart n. 2. Birbirine benzeyen ve farkl olan tohumlar hakk nda konuflun. Kök 3. Her bir meyvenin çekirde ini ayr bir poflete koyun. 4. Sonra çocuklardan magazinlerden kesilen resimlerle bu pofletlerdeki tohumlar efllefltirmelerini isteyin. Tart flma: Etkinlik s ras nda tohumlar ve meyveler aras ndaki farkl l klar hakk nda sohbet edin. Bir bitkinin büyümesi için gerekli olan koflullar anlat n. Hangi çekirdeklerin yenebildi i hangilerinin yenemedi i hakk nda konuflun. sterseniz ç kard n z tohumlar çocuklarla birlikte dikebilirsiniz. Ayn etkinli i sebzeleri kullanarak da yapabilirsiniz.
196 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 183 Etkinlik Ad : TOHUMDAN BÜYÜME Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Gözlemlenebilir özelliklerine göre belirli bitkilerin tohumlar n tan r ve s n fland r r. Tohumdan üremeyi gözlemler. Standart olmayan nesnelerle ölçme yapar. Gerekli Malzemeler: Çeflitli tohumlar (fasulye, mercimek, nohut, pirinç, m s r, domates, kabak çekirde i, kabuklu yer f st, taze fasulye, limon, karpuz, kavun, fleftali, salatal k, elma, üzüm, maydonoz, marul vb.), su, genifl bir kase, cam bardak, büyüteç, pamuk ya da kâ t havlu, saks ve toprak. Süreç: I. Örnek Etkinlik Getirdi iniz tohumlar çocuklarla birlikte inceleyin. Çocuklara bunlardan evlerinde olup olmad n sorun. Bunlar n bitkinin tohumu oldu unu anlat n ve tohumlar fiziksel özelliklerine (büyüklük, renk, sertlik-yumuflakl k) göre karfl laflt rmalar n isteyin (Domatesi ve limonu kesip içindeki çekirdekleri gösterin). Fasulyenin bir k sm n su dolu bir kasede bir gece yumuflamas için slat n ve ertesi gün s n fa geldi inizde çocuklarla fasulyelerin sertli ini birlikte kontrol edin. De iflimi nas l karfl lad lar? Suda fliflmifl fasulyeden birini ortas ndan aç p, minik fasulye bitkisini ve bunun etraf ndaki besin deposunu gösterin. Çocuklar bitkiyi büyüteç kullanarak da inceleyebilirler. II. Örnek Etkinlik 1. Cam bir barda n dibine iki-üç kat pamuk ya da kâ t havlu yerlefltirin. 2. Üzerine 3-5 adet kuru fasulye yerlefltirin ve en üstüne de bir parça daha pamuk koyup kapat n. 3. Kapatt n z pamu u su ekleyerek nemlendirin ve oda s cakl nda ayd nl k bir yere yerlefltirin. 4. Her gün suyunu kontrol edip gerekiyorsa su ilave edin. 5. Yaklafl k bir hafta sonra tohumdan filizlenen fasulye bitkisini ve geliflen kökleri gözlemleyebilirsiniz. Çimlenen bitkiyi daha sonra toprakl bir saks - ya aktarabilirsiniz. Tart flma: Fasulye bitkisi büyürken belirli aral klarla bu etkinli in foto raf n çekebilirisiniz. Daha sonra çocuklarla tohumdan bitkiye uzanan süreci poster haline getirip, bunun hakk nda konuflabilirsiniz. Her çocuk kendi bitkisini yetifltirebilir ve büyüme zamanlar n ve kulland klar su miktarlar n filizlenme sonunda karfl laflt - rabilir. Gözlemin süresini uzatarak (okul dönemi boyunca) bitkinin yaflam döngüsü hakk nda bilgilenmelerini sa layabilirsiniz. Etkinlik Ad : GÖVDEDEN BÜYÜME Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Bitkinin gövde çeliklerinden üreyerek büyüdü ünü gözlemler. Gerekli Malzemeler: Sardunya (ya da ortanca, gül, Afrika menekflesi, telgraf çiçe i), su, saks ve toprak. Süreç: 1. Öncelikler gövde çelikleriyle büyüyen bitkiler hakk nda konuflun. 2. Sardunya bitkisinden sürgün veren 10 cm uzunlu unda yaprakl bir dal kesin. ETK NL K Meyve ve sebzeler dal ndan kopar lm fl olsalar bile tamamen çürüyene, donana, veya tüketilene kadar hala canl organizma olarak kabul edilir. Çünkü bu bitkiler ço unlukla canl hücrelerden oluflmaktad r. Hala çevresel uyaranlara tepki verir. Çevresinde meydana gelen de iflikliklere ra men iç ortam n belirli ph aral klar nda dengede tutmaya çal fl r (homeostasis). Örne in mevyeler uygun s ve s cakl kta olgunlaflmaya devam ederken sebzeler bünyelerinde yeterli miktarda su ve niflasta rezervine sahipse fl n da etkisiyle büyümeye devam eder. Hatta evinizde çimlenen patatese tan k olmuflsunuzdur. Tüm hücresel aktiviteler sonlanana kadar, mevye ve sebzeler canl kabul edilir. ETK NL K
197 184 Okulöncesinde Fen E itimi 3. Saks ya topra koyup bu dal dikin ve üzerini hafifçe toprakla destekleyerek örtün. 4. Topra belirli aral klarla sulay n ve bitkinin büyümesini çocuklarla birlikte gözlemleyin. ETK NL K Havuç, patates, yer elmas, pancar, sar msak gibi depo organlar olan yumru ve so anlar nemli ortamlarda çimlenerek yeni bitkileri oluflturur. fiekil 8.4 Etkinlik Ad : KÖKTEN BÜYÜME (YUMRU VE SO ANSI KÖKLER) Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Kökten büyüyen bitkileri tan r. Bitkinin kökten ço alarak büyüdü ünü gözlemler. Gerekli Malzemeler: Taze bir havuç (patates, kuru so an, turp, yer elmas, pancar, sar msak, sümbül, p rasa, lale), su ve çay taba. Süreç: 1. Çay taba na yar s na kadar su doldurun. 2. Havucun genifl k sm n fiekil 8.4 teki gibi keserek su dolu taba a tepesi yukar gelecek flekilde koyarak günefl alan bir yere deney düzene ini yerlefltirin. Kökten Büyüme Kaynak: Havuç çimlenmek ve bir bitki oluflturmak için kendi besinini depolam flt r. ETK NL K Kereviz sap n boyuna kesti inizde ve d fl tabakas n soydukça renklenmifl lifleri görebilirsiniz. 3. Yaklafl k 10 gün sonra havucun filizlendi ini görürsünüz. Tart flma: Tohumdan, gövdeden ve kökten (yumru) üreyen bitkiler hakk nda çocuklarla sohbet edin. Etkinlik Ad : B TK LER VE BESLENME (SU) Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Gövdenin madde iletimi ifllevini gözlemler. Bitkinin beslenmesinde suyun gereklili ini aç klar. Gerekli Malzemeler: Kereviz sap, beyaz karanfil, havuç, mavi g da boyas (ya da mürekkep), üç su barda ve su. Süreç: 1. Kereviz sap n ve havucu (sivri ucundan) yaklafl k 10cm kadar, karanfilin sap n da cm uzunlu unda kesin. 2. Her bir su barda na 5 cm kadar su koyun ve içlerine birkaç damla g da boyas damlat n. 3. Kereviz sap n, havucu ve karanfili kesilmifl taraflar afla gelecek flekilde ayr ayr bardaklara yerlefltirin. Bir iki gün oda s cakl nda bu flekilde b rak n. 4. Kerevizin sap n sudan ç kar p enine kesin. çinde gördü ünüz küçük renkli noktalar gövde boyunca suyun nas l tafl nd n gösterecektir.
198 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I fiimdi havucu inceleyin. Önce kesti iniz alt ucundan yaklafl k 5 cm yukar - s n kesin. Havucun hangi k sm renkli? fiimdi de havucun geri kalan n kesin. Ne gözlemliyorsunuz? 6. Son olarak karanfili inceleyin. Karanfilin çiçe inin mavimsi renge dönüfltü- ünü görüyor musunuz? Tart flma: Çocuklarla bahçeden yapraklar kopar p bunlar flekil (i ne yaprakl, yonca yaprakl, vb.) ve büyüklükleri bak m ndan inceleyin. Çocuklardan yapra n yüzeyini elleriyle dokunarak incelemelerini isteyin. Yapra n üzerindeki damarlar hissettiler mi? Damarlar n ne gibi görevi olabilece ini tart fl n. Yapra n ön ve arka yüzü ayn renkte midir? Aç klay n z. SIRA S ZDE 1 SIRA S ZDE Etkinlik Ad : B TK LER VE BÜYÜME (SU, GÜNEfi VE HAVA) DÜfiÜNEL M Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: SORU Bitkinin büyümesinde suyun, güneflin ve havan n önemini araflt r r. Standart olmayan aletlerle ölçme yapar. Gerekli Malzemeler: Filizlenmifl ve saks ya dikilmifl hemen D KKAT hemen ayn büyüklükte üç fasulye bitkisi, su, yaklafl k 50 m uzunlu unda cm eninde bir tahta ve keçeli kalem. SIRA S ZDE Süreç: 1. Saks lar 1 den 3 e kadar numaraland r n ve 2 numaral saks lar yan yana günefl alan bir yere, 3 numaral saks y bir dolab n içine yerlefltirin ya da koyu renkli bir kovay üzerine ters çevirerek kapat n. K T A P 3. 1 ve 3 numaral bitkileri iki günde bir ve 2 numaral bitkiyi hiç sulamay n. 4. Tahtan n üzerine saks lar tan mlamak için keçeli kalemle yan yana 1., 2. ve 3. yaz n ve her gün tahtay dik bir biçimde bitkinin yan na yaklaflt r p bitki TELEV ZYON boylar n kalemle iflaretleyerek ölçünüz. 5. Düzenli aral klarla bitkileri gözlemleyin, boylar n tahta yard m yla ölçün. 6. Üçüncü hafta sonunda hangi bitkinin en iyi büyüdü ünü gözlemleyin. Bafllang çta karanl ktaki bitki (3 numaral saks ) h zl büyüyecektir. NTERNET Çünkü fl k, afl r büyümeyi engeller. Ancak zamanla günefl fl almayan bu bitki besin yapamaz. 2 numaral saks ise sulanmad için bir süre sonra kurumaya bafllayacakt r. Sonuç olarak en iyi 1 numaral bitki büyüyecektir. ETK NL K DÜfiÜNEL M Bitkilerde soymuk borular ve odunsu borular SORU olarak adland r lan iki tip iletim demeti yer al r. Soymuk borular yapraklar taraf ndan üretilen D KKAT besin maddelerini tüm bitkiye da tan yap lard r ve canl hücrelerden oluflmufltur. Odunsu borular SIRA ise kök S ZDE taraf ndan al nan su ve mineralleri bitkinin di er k s mlar na tafl r. Bu iletim AMAÇLARIMIZ borular önceden canl yken daha sonradan AMAÇLARIMIZ ölerek içi boflalm fl hücrelerden oluflur. Susuz kalan bir K bitkinin, T A P turgor bas nc düflünce, yapraklar buruflur,çiçekleri solar, eski haline dönebilmesi için suya ihtiyaç duyar. TELEV ZYON Turgor bas nc, bitki hücrelerinin saf suya konmas yla içine su alarak, fliflmesi ve hücrenin NTERNET duvar na bas nç yapmas olay d r. Etkinlik Ad : B TK LERDE HAREKET VE TERLEME Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Kök sisteminin suya ve gövdenin günefl fl na do ru yöneldi ini gözlemler. Yapraklar n terleme ifllevini ifade eder. Yerçekimi kavram n gözlemler. Gerekli Malzemeler: Çimlenmifl (kök ve filiz vermifl) fasulye bitkisi, kavanoz, streç film (veya plastik poflet, lastik bant). ETK NL K fiekil 8.5 Kökün afla suya ve gövdenin yukar günefl fl na yönelme hareketi
199 186 Okulöncesinde Fen E itimi Kökün yerçekimi do rultusunda yapt yönelim hareketi jeotropizma olarak adland r l r. Köklerle al nan nemin, yapraklar n alt k s mlar ndaki küçük gözeneklere ve oradan da buhar haline gelerek atmosfere iletilmesi bitkinin terlemesi olarak adland r l r. Su, yaprak yüzeylerinden buharlaflt için, bitki terlemesi gözle görülemez bir süreçtir. rkilme; bitkilerin s, fl k, yerçekimi, su, gübre gibi d fl uyaranlara karfl gösterdi i yönelim hareketidir. Foto raf 8.1 Süreç: 1. Çimlenen fasulyeyi, pamu u ile birlikte bir kavanozun içine yerlefltirip a z - n streç filmle veya bir parça plastik pofleti keserek fiekil 8.5 teki gibi kapat n. Bu konumda fasulyenin filizi yukar (kavanozun a z yönünde), kökü de afla (kavanozun taban ) yöndedir. 2. Yavaflça kavanozu yan çevirin ve her gün fasulyenin gövde ve kökünü gözlemleyin. Kök, suyu almak için afla ya, gövde ve yapraklar da günefl fl nlar na ulaflmak için yukar ya do ru yönlenecektir. Kök sisteminin yavafl yavafl afla yönelmesi ayn zamanda yerçekiminin varl n kan tlar. 3. Bu süreçte kavanozun iç yüzeyinde su damlac klar n görebiliyor musunuz? Yapraklar fazla suyu terleme yoluyla d flar atarlar. Tart flma: Bitkilerin hareket edip etmedi ini çocuklarla tart fl n. Bitkinin terlemesini etkileyen etmenleri çocuklara sorun ve fikirlerini ö renin. Bitkiler kökleriyle topra a ba l olduklar ndan hareket edemezler. Bununla birlikte iç ve d fl uyaranlara tepki gösterebilirler. Bu tepkiler durum de ifltirme hareketi ya da irkilme olarak ifade edilir. Bitkilerde irkilme uyaran n yönüne ba l ise tropizma (yönelme), uyaran n yönüne ba l de ilse nasti hareketleri ad n al r. Örne in, bir önceki etkinlikte aç kland gibi fl k uyaran alt nda bitkide görülen yön de iflikli ine fototropizma ad verilir. Bitkinin dallar fl a do ru yönelir (pozitif fototropizma), köklerde ise fl ktan uzaklaflma (negatif fototropizma) hareketi görülür. Di er taraftan, hareketin uyaran n yönünden ba ms z oldu u duruma örnek olarak akflam sefas bitkisinin fl n varl nda çiçeklerini açmas ve akflamlar kapatmas (fotonasti) gösterilebilir. Benzer flekilde lale bitkisinin hava s cakl - n n düflük oldu u günün ilk saatlerinde kapanmas ve ö len saatlerinde açmas ortam s cakl na ba l termonasti ad verilen hareketlerdir. Hayvanlar Çocuk, hayvanlar gözlemleyerek do ada yaflayan canl varl klar n genel özellikleri hakk nda bilgi sahibi olabilir. E er evcil bir hayvan besliyorsa bu hayvan n yaflama ve üreme al flkanl klar n ve davran fl de iflikliklerini ö renebilir. Böyle bir seçene i yoksa d flar da karfl laflt hayvanlar (kar nca, sinek, kufl, kelebek, köpek, kedi, vb.) gözlemler ve böylelikle deneyim kazan r. Bu deneyimler çocuklar n, hayvansal organizmalar hakk nda fikir sahibi olmalar n sa larken, onlar n hayvanlara bak fl aç lar n, tutum ve davran fllar n da olumlu yönde etkileyecektir. (Foto raf 8.1). Çocuklar kadar yetiflkinlerin gelifliminde de hayvan sevgisinin önemli bir pay vard r. Hayvan sevgisi
200 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 187 Bu bölümde çocuklara afla daki kavramlar n kazand r lmas amaçlanmaktad r: Birçok de iflik türde hayvan vard r. Hayvanlar farkl ekosistemlerde yaflarlar. Hayvanlar n baz lar n n bar naklar farkl d r. Hayvanlar n hareketleri farkl d r. Etkinlik Ad : HAYVANLAR NEREYE A T? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Hayvanlar yaflad klar ekosisteme (kara ve deniz) göre s n flar. Çevreye göre canl organizmalar (bitki ve hayvan) ve ortamlar aras ndaki farkl l klar s ralar. Hayvanlar yaflad klar özellefltirilmifl çevrelerde (çiftlik, yabani hayat, hayvanat bahçesi, ev, deniz, vb.) gözlemler. Gerekli Malzemeler: Farkl habitat (kara ve su) ve ortamlardaki (çiftlik, hayvanat bahçesi, ev, yabani hayat) hayvanlara ait görseller (resim, foto raf). Süreç: 1. Çocuklar gruplara ay r n ve her gruba bu görsel materyallerden da tarak hayvanlar n hangi çevrede ve özellefltirilmifl ortamda yaflad n sorun ve fikirlerini berberce tart fl n. 2. Hayvanlar n yaflad iki temel ekosistem vard r: Kara ve Su ekosistemleri. Her iki çevrede de yaflayan hayvanlar hakk nda konuflun. Ayr ca panda, kutup ay s, penguen gibi soyu tükenen ve dinozor gibi eski ça larda yaflam fl hayvanlar da tan t n. Yaflam alanlar n tahrip ederek birçok türün soyunun tükenmesine neden olan etmenleri (plans z nüfus art fl, yap laflma, ormanlar n yak lmas, sulak alan tahribi, plans z avlanma) çocuklarla tart fl n. 3. Çocuklara kara ve su organizmalar ve ekosistemleri (çevreleri) aras ndaki farkl l klar sorun. 4. Çocuklara resimlerde gördükleri hayvanlar n gerçek do al çevrelerini bilip bilmediklerini sorun. Ekosistemler, kara ve su ekosistemleri olarak ikiye ayr l r. Kara ekosistemleri orman, çöl, çay r, mera, da ekosistemleri gibi daha küçük ekosistemleri bar nd - r r. Kara ekosistemlerinde toprak solucan, salyangoz, kar nca, y lan, kemirgen ve gevifl getiren hayvanlar, kaplumba a, deve gibi hayvanlar yaflar. Su ekosistemleri, deniz (tuzlu sular n) ve tatl sular n oluflturdu u çevrelerdir. Göller, yeralt sular ve akarsular ve di er sulak alanlar (batakl k, gölet, sazl k) tatl su ekosistemini, denizler ve okyanuslar ise tuzlu su ekosistemini oluflturur. Bu alanlarda mikroskobik organizmalar, kurba alar, çeflitli böcekler, çeflitli bal klar (sazan, kefal, hamsi), çeflitli kufllar, ördek, y lan, çekirge, yunus, balina, kabuklular (karides, midye), kafadan bacakl lar (ahtapot, kalamar) gibi canl lar yaflam n sürdürmektedir.) Çocuklar n baz lar aslan, zürafa gibi hayvanlar gördüklerinde bunlar n do al ortamlar n n hayvanat bahçesi oldu unu söyler. Do ada hayvanlar gördü ümüz her ortam n (ev, evcil hayvan ma azas, hayvanat bahçesi, vb.) onlar n do al yaflam alanlar olmad n belirterek bu tür kavram yan lg lar n gidermeye çal fl n. Do al ortamlarla (vahfli hayat), yap land r lm fl yaflam alanlar aras ndaki farkl l klar aç klay n. Hayvanat bahçesinin insanlar taraf ndan ve hayvanlar sergileme amac yla tasarlanm fl yerler oldu unu belirtin. Bu bahçelerin olumlu yönlerini de çocuklarla paylafl n. Nesli tükenen hayvanlar için bu alanlar n bir çeflit koruma alan oldu undan ve buralarda say lar azalan türleri ço altma çal flmalar n n yürütüldü ünden bahsedin. ETK NL K Kara ve Su Organizmalar ve Ekosistemleri Aras ndaki Temel Farkl l klar: Kara hayvanlar iki ya da dört ayakl iken, suda yaflayan organizmalar n büyük bir bölümünde hareket organ yüzgeçlerdir (Hareket). Karasal ekosistemde çok büyük a açlar bulunurken, sucul ortamda ço unlukla su yosunlar ve mikroskobik bitkisel organizmalar (fitoplankton gibi) bulunur (Bask n bitkisel organizmalar). Karasal ekosistemin s cakl genifl bir aral kta (dondurucu so uklardan afl r s caklara kadar) de iflim gösterirken, sularda böyle dramatik s cakl k de iflimlerine rastlanmaz (Yaflama s cakl ). Sucul organizmalar su ortam nda genellikle uzun mesafeler kat ederlerken, kufllar n aksine karasal organizmalar belirli co rafik bölgelerde yaflamay tercih ederler (Yaflam alan ve göç).
201 188 Okulöncesinde Fen E itimi ETK NL K ETK NL K Foto raf 8.2 Greyfurt Kufl Yemli i Etkinlik Ad : BESLENME VE BARINMA Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Hayvanlar n temel gereksinimlerini (beslenme, bar nma) belirler. Yetiflkin hayvan ve yavrusunu birebir efller. Çeflitli hayvanlar n sesini taklit eder. Gerekli Malzemeler: Beslenen ve farkl yaflama alanlar nda bar nan (çiftlik, ev, hayvanat bahçesi, deniz, yabani hayat, v.b) hayvanlara ait resimler. Ayn cins hayvanlar n yetiflkin ve yavrular na ait resimler ve makas. Süreç: 1. Çocuklara, beslenen (yemlenen) ve farkl mekanlarda bulunan hayvan resimlerini göstererek tüm hayvanlar n yaflamak için besin ve bar na a gereksinimleri oldu unu vurgulay n. 2. Yetiflkin ve yavru hayvanlara ait resimleri tek tek kesip çocuklara da t n. 3. Bu resimlerle ayn cins hayvan n yetiflkini ile yavrusunu efllemelerini isteyin. 4. Çeflitli hayvan seslerine örnek verin. Pekifltirmek amac yla Ali Baba n n Çiftli i flark s n ö retin. Tart flma: Hayvanlar n yavrular ve yaflad klar yerler hakk nda sohbet edin. Ayn hayvan n birden farkl yaflama alan ve flekli olabilece ini vurgulay n. Örne in kufllar hem a açlarda, yuvada, kafeste, hayvanat bahçesinde yaflam n sürdürebilir. Etkinlik Ad : YEML K Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Kufllar n yaflam alanlar n aç klar. Kufllar n nas l beslendi ini kavrar. Gerekli Malzemeler: Greyfurt veya portakal, kufl yemi, pamuk iplik. Süreç: 1. Greyfurtu ikiye bölün ve içini düzgünce kabu undan ay r n. 2. Foto raf 8.2 deki gibi greyfurtu dört yerinden delerek buralardan yaklafl k cm uzunlu unda ipler geçirerek ortada bir dü üm at n. 3. Greyfurtun içine kufl yemi, ekmek k r nt lar koyarak bir a ac n dal na as n. Tart flma: Çeflitli hayvanlar n yuvalar hakk nda çocuklara soru sorun. Kufllar n yuva materyallerinin (ip, tahta parçalar, cam, pamuk, tel ve farkl küçük materyaller) neler olabilece ini sorun. Kufl yuvas yla ilgili videolar seyrettilebilirsiniz. Haz rlad n z kufl yemleme düzene- ini kullanarak çocuklarla birlikte kufllar n beslenmesini gözlemleyin.
202 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 189 Etkinlik Ad : KARINCA Ç FTL Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Kar ncalar n fiziksel özelliklerini tan r. Kar ncalar n yuvalar n ve beslenmelerini gözlemler. Gerekli Malzemeler: Yaklafl k 20 adet kar nca, iki adet kavanoz (küçük ve büyük), yumuflak kumlu toprak, su, fleker ve damlal k. Süreç: 1. Kavanozlar y kayarak iyice temizleyin ve kurutun. Böylelikle kar ncalar gözlemlemek daha kolay olacakt r. 2. Foto raf 8.3 te solda gösterildi i gibi, küçük kavanozu a z afla gelecek flekilde büyük kavanozun içine yerlefltirin. Mümkün oldu unca büyük kavanozun tam ortas na koyun. 3. ki kavanozun aras nda kalan bofllu u tamam yla kumlu yumuflak toprakla doldurun. Yaln z topra s k flt rmamaya özen gösterin aksi takdirde kar ncalar flekilde görülen yollar n yapamazlar. ETK NL K Foto raf 8.3 Kar nca Çiftli i Kaynak: pingchildren.org/kid scraftsactivitiesblog/ 4. Okul bahçesinden veya yerel park alanlar ndan çiftli iniz için kar ca bulmal s n z. E er bir kar nca yuvas bulamazsan z, kar nca yakalayabilmek için bir tuzak kurun. Bir baflka kavanoza bir parça flekeri az miktarda su ile kar flt r n. Kavanozu bir yere yerlefltirin ve gözlemleyin. 5. Yaklafl k olarak 20 adet kar nca bulman z yeterlidir. Daha fazlas haz rlad - n z kar nca çiftli inde hareket alan n daraltabilir. Ayr ca bu kar ncalar n ayn koloniden geldiklerine emin olunuz. Yoksa birbirleriyle savaflabilir ve öldürebilirler. 6. Kraliçe kar nca iflçi kar ncalar n yaklafl k üç kat büyüklüktedir. Bulabiliyorsan z bir kraliçe kar ncay da çiftli inize koyabilirsiniz. 7. Buldu unuz kar ncalar haz rlad n z düzene e aktar n ve kavanozun a z - n s k ca kapat n. Arada s rada yemek koyarken kapa açt n zda kavanoza kar ncalar için yeterli hava girecektir.
203 190 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 8.6 Kar ncan n vücut k s mlar 8. Haftada bir kere birkaç damla flekerli su kar fl m n kar ncalar n topra na damlat n. Bir miktar kufl yemi de atabilirsiniz. Sak n kar ncalara fazla yiyecek vermeyin. Fazla besin ölümlere neden olabilir. 9. Kar ncalar radyatörden, s cak ve so uk hava ak m olacak yerlerden uzak tutun. Ayr ca kar ncalar çok ayd nl k bir ortama da yerlefltirmeyin. 10. Kar ncalar n muhteflem labirentleri olufltu mu? flte onlar n yeralt flehri. Tart flma: Kar ncalar büyüteç yard m yla inceleyin. Vücut parçalar hakk nda sohbet edin. Afla da kar ncalar hakk nda verilen genel kavramlar çocuklarla paylafl n. Kar ncalar n vücudu bafl, gö üs ve kar n olmak üzere üç k s mdan oluflur (fiekil 8.6). Kar ncalar yiyeceklerini abdomen k sm nda depolarlar. Üç çift bacak geliflmifltir. Kar ncalar genellikle siyah, kahverengi, gri ve pas rengindedir. Kar ncalar baflka kar ncalarla iletiflim kurmak, koku almak, dokunmak ve tatmak için antenlerinden yararlan r. Bafl Gögüs Kar n Anten Bileflik gözleri sayesinde çok geniflbir görüfl aç s na sahiptir. Neredeyse arkalar n bile görebilirler. Kar ncalar n genellikle bir i nesi vard r. A zlar yla yiyecekleri tutar, genç bireyleri tafl r ve düflmanlar yla savafl r. Koloniler fleklinde yaflarlar. Di er böcekleri, bitki ve meyveleri tüketirler. Genelde üç ayr rolde kar nca mevcuttur: Kraliçe, iflçi ve asker kar ncalar. Kraliçe ar n n görevi yumurtlamakt r. flçi ar lar diflidir ve birçok rolü vard r. Yuva yap m, besin bulma ve yavrular n bak - m ndan sorumludurlar. Asker kar ncalar iflçi ar lar n en büyükleridir. Kar ncalar özellike kufllar n, kurba a ve di er memeli hayvanlar n besinidir. Benzer flekilde s n f n za akvaryum bal (beta bal n n bak m kolayd r), toprak solucan, kufl ve kelebek gibi hayvanlar getirebilirsiniz. Çocuklar hayvanlar n genelde ayaklar yla hareket etti ini söyler. Toprak solucan bu anlamda hayvanlar n farkl flekillerde hareket edebildiklerini gösterir. Ayn zamanda, bu etkinlikler sayesinde çocuklar hayvanlar n farkl flekilde beslendiklerini de gözlemleyebilir. Hayvanlar n yaflam evrelerini ö retmek amac yla kurba a veya kelebekle ilgili etkinlikler haz rlayabilirsiniz. nsan Vücudu Çocuklar vücutlar n n içinde neler oldu unu ö renme konusunda oldukça isteklidir. Bu bölümde insan vücudunun k s mlar ve ifllevleri, iç organlar, duyu organlar ile besinler ve beslenme konular ile ilgili etkinlikler yap lacakt r. Burada kazand r lmas amaçlanan kavramlar:
204 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 191 Her birey birbirinden farkl d r. Vücudumuzdaki organlar n farkl görevleri vard r. Duyu organlar m z yoluyla çevremizi alg lar z. Güçlü ve sa l kl olmak için dengeli beslenmeliyiz. nsan vücudu, her birinin çok özel ifllevleri olan birçok parçadan oluflmufl kompleks bir yap sergiler. Çocuklar bu karmafl k yap y alg lama ve vücutlar n n içindekileri ö renme merak içindedirler. Çocuklar n geliflimsel düzeyleri dikkate al narak 3-4 yafl ndaki çocuklara vücudun k s mlar (bafl, gövde, kol ve bacak ve bunlar üzerindeki di er organlar) ve duyu organlar, 4 yafl üstü çocuklara iç organlar n yerleri ve temel görevleri aç klanabilir. Etkinlik Ad : NEYE BENZ YORUM? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Kendi vücudunu tan r. Gerekli Malzemeler: Baskül, ayna, kalem. Süreç: 1. Çocuklar tek tek tart n. Boylar n bir duvar kullanarak ölçün ve isimleriyle bu uzunluklar iflaretleyin (Yaln z çocuklar n kilo ve boylar n karfl laflt rmamaya özen gösterin. Karfl laflt rmalar iç ve d fl ortamlardaki cans z nesnelerle yapmaya çal fl n. Örne in boyun a açtan k sa, menekfleden uzun gibi.) 2. Çocuklar n aynaya bakarak kendilerini tan mlamalar n isteyin. Kendinizi tan mlayarak onlara model olun. Her bir çocu un tan mlamalar n not edin. ETK NL K Çocuklara bireyler aras farkl l klar göstermek amac yla ne tür bir SIRA etkinlik S ZDEtasarlayabi- lirsiniz? 2 SIRA S ZDE Etkinlik Ad : VÜCUDUMUZDA K MLER NE YAPAR? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: DÜfiÜNEL M SORU DÜfiÜNEL M ETK NL K SORU Vücudun gözlemlenebilir anatomik yap lar n adland r r. Bu yap lar bafl, kol ve bacak bölümlerine ait olma durumlar na D KKATgöre s n flar. D KKAT Vücut k s mlar n n ifllevlerini tan mlar. Gerekli Malzemeler: Saç, göz, burun, kulak, a z, boyun, kollar, parmaklar, diz, SIRA S ZDE dirsek, bacaklar, ayak parmaklar, eller, deri, t rnak, vb. gibi vücut yap lar n içeren resim ya da foto raflar. Süreç: AMAÇLARIMIZ 1. Bu resimleri bir masaya yay n ve çocuklara bu yap lar n hangilerinin baflta, SIRA S ZDE kollarda ve ayaklarda yer ald n sorarak s n flamalar n isteyin. 2. Sonra her birinin ifllevini afla dakilere benzer sorular sorarak K T As n fça P tart fl n. K T A P Vücudumuzun hangi k sm hareket etmemize yard mc olur?, Hangi organ görmemizi sa lar?, Ellerimiz ve parmaklar m z n görevi nedir? gibi sorular sorun. Tart flma: Gözlemlenebilir vücut k s mlar n n yan s ra çocuklara TELEV ZYON iç organlar m zdan TELEV ZYON kalp, akci er, yemek borusu, mide, böbrek ve barsaklar (kal n ve ince) tan - t n ve görevlerini temel düzeyde ifade edin. Bu organlar n yerlerini önce siz kendi vücudunuz üzerinde gösterin, daha sonra çocuklara deneme yapmalar için zaman verin. Ayr ca insan vücudu maketlerinden faydalanarak çocuklar n bu organ- NTERNET NTERNET lar iyice anlamalar n sa lay n (Foto raf 8.4).
205 192 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 8.4 Çocuklar iç organlar m z tan yorlar ETK NL K fiekil 8.7 Nab z At fl Bir insan n kalbinin normal çal fl p çal flmad n anlamak için nab z at fllar na bak l r. Nab z at fl, kalpten pompalanan kan n atar damarlar yoluyla tüm k lcallara, organlara ve deriye tafl nd na iflaret eder. ETK NL K Etkinlik Ad : KALB M Z NORMAL ÇALIfiIYOR MU? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Nab z at fllar n gözlemler. 10 saniye içinde nabz n ne kadar att n sayar. Gerekli Malzemeler: Kürdan ve oyun hamuru. Süreç: 1. Oyun hamurundan küçük bir top yaparak kürdan buna saplay n. 2. Kolunuzu hafif yana do ru düz duracak biçimde uzat n. 3. Oyun hamuruna takt n z kürdan fiekil 8.7 deki gibi bile inizde nabz n att - noktaya koymaya çal fl n. Ne görüyorsunuz? Kürdan inip kalk yor mu? 4. Çocuklardan 10 saniye içinde nab z at fllar n saymalar n isteyin. Çocuklardan sizin bafllama ve bitirme komutunuza uymalar n isteyin. Siz de kendinizinkini say n ve sonuçlar karfl laflt r n. (Bir dakikada nabz n ne kadar att - n bulmak için sonucu alt (6) ile çarp n). Tart flma: Çocuklara çok h zl kofltuktan sonra vücutlar nda herhangi bir de ifliklik fark edip etmediklerini sorun. Etkinlik Ad : Ç M ZDEK HAVA Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Akci erlerine ne kadar hava doldurabilece ini gözlemler. Gerekli Malzemeler: fiifle, derin bir kap, bükülebilir bir boru ve su. Süreç: 1. fiifleye su doldurun ve a z n parma n zla kapat p ters çevirerek su dolu bir kaba dald r n. fiiflenin boyun k sm suyun alt nda olacak flekilde dik durmas na özen gösterin.
206 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 2. fiiflenin a z ndan bükülebilir bir boru geçirin. 3. Siz flifleyi ve su alt ndaki boruyu tutarken, baflka biri derin bir nefes al p borunun su üstündeki k sm na yavaflça üflesin. Ne görüyorsunuz? Hava fliflenin tepesindeki bofllu a do ru yükselecektir. Dolay s yla fliflenin tepesindeki boflluk boruya üfleyen kiflinin d flar ne kadar hava verdi ini göstermektedir. 4. Çocuklar n s rayla bu etkinli i denemelerini ve kimin daha fazla hava verdi- ini belirlemelerini isteyin. Tart flma: Okulunuzun sa l k görevlisini insan vücudu hakk nda konuflmas için s n f n za davet edebilirsiniz. Bu etkinlikte, steteskop aleti çocuklara tan t labilir. Çocuklar steteskop ile birbirlerinin kalp at fllar n dinleyebilirler. Bir iskelet modeli üzerinde çocuklarla birlikte gö üs kafesini inceleyin. Gö üs kafesinin ifllevlerinin neler olabilece ini tart fl n. Duyular Çevremizi gözlemlemek ve alg lamak için befl duyumuzu kullan r z: Görme, dokunma, koklama, duyma ve tatma. Bu duyular n içinde en çok kullan lan görmedir. Görmeyen bir kiflinin dokunma ve duyma duyular güçlenmifltir. Duyular m - z n alg sal fonksiyonlar n daha iyi anlamak için duyu organlar n geçici bir süre devre d fl b rakabilecek etkinler tasarlayabilirsiniz. Etkinlik Ad : NE GÖRDÜN, DUYDUN, KOKLADIN, TATTIN VE H SSETT N? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Çocuk befl duyu organ n ve ifllevlerini ifade eder. Çevresini gözlemler. Kokular karfl laflt rarak tahmin eder. Yiyeceklerin tad n karfl laflt r r ve resimlerle gerçek yiyeceklerin tatlar n birebir efller. Pürüzlü- pürüzsüz, yumuflak-sert ve büyük-küçük karfl laflt rmalar yapar. Gerekli Malzemeler: Görme etkinli i için kalem, ka t, göz bant, farkl nesneler, küçük aynalar. Koklama etkinli i için; kapakl kavanozlar, siyah kâ t, yap flt r c, göz band ve çeflitli yiyecekler. Tatma etkinli i için; tatl, ekfli, tuzlu, baharatl ve flekersiz yiyecekler ve ayn tatlara sahip ama farkl yiyeceklerin resimleri, iki s v içecek (meyveli süt), pipet ve göz band. Dokunma etkinli i için; farkl büyüklük ve dokuda nesneler, ayakkab kutusu, örtü, göz bant, iki ucu aç k kalem. Süreç: Görme etkinli i 1. Tüm s n fla birlikte d flar ç k n. Çocuklardan sessizce yürürken çevrelerini gözlemlemelerini isteyin. Yürüyüflten sonra çocuklara d flar da gördüklerini çizdirin. 2. Çocu un gözünü ba lay n ve eline farkl nesneler vererek tan mas n isteyin. Sonra gözlerini açarak beraber neler yapt n de erlendirin. 3. Çocu un gözünü ba lay n. Di er çocuklar s n f n farkl yerlerine da ls nlar. Gözü ba l arkadafllar na s rayla buraday m diye seslensinler. Bakal m çocuk sesin nereden geldi ini hemen alg l yor mu? Ayn etkinli i göz bant n ç kartt ktan sonra tekrarlay n. ki deneme aras nda fark olup olmad n çocukla ve s n fla tart fl n. 193 Vücudumuzun de iflen ihtiyac n karfl lamak amac yla soluk alma ve kalp at fl h z m z da de iflir. Yorucu hareketler esnas nda kaslar m z enerji elde etmek için normalden daha çok oksijene ihtiyaç duyar ve kalbim z daha fazla kan popalar. Bu h zl tempo devam ett inde kaslar m z enerji kaybeder ve kendimizi yorgun hissederiz. Bu nedenle belirli zaman aral klar yla dinlenmemiz gerekir. Gö üs kafesi afla ndan yukar ya do ru daralan bir koni fleklindedir. Gö üs kafesinin; içindeki organlar (akci er, kalp) koruma, omuz kemerini oluflturan kemiklere ve kollara destek olma ve solunum s ras nda gö üs bofllu unun kas l p gevflemesini sa lama gibi görevleri vard r. ETK NL K Nesnenin; renk, flekil, büyüklük, uzakl k ve bazen de doku gibi fiziksel özelliklerini görme duyusuyla belirleriz. Elimizle, nesnenin dokusu (pürüzsüz, pürüzlü, yap flkan, tüylü, slak, kuru, yumuflak, sert, vb.), flekli (e er nesneyi elimize al rsak), belli bir seviyeye kadar da a rl ve büyüklü ü hakk nda fikir sahibi olabiliriz.
207 194 Okulöncesinde Fen E itimi Gözkapaklar, hareketli ve kapand klar nda gözü koruyan özel deri k vr mlar d r. Göz kapaklar gözlerimizi korurlar ve gözlerimizin istenilen nemlilikte kalmas n sa larlar. Batma hissini beyne ileten sinirlerdir. Parmak uçlar, avuç içi ve dudaklardaki sinirlerin say s di er bölgelere oranla fazlad r. 4. Çocuklara ayna vererek gözlerini incelemelerini isteyin. Çocuklara Göz bebekleri hareketili mi, sabit mi? Göz kapa niye var? Gözlerinizi k rpmadan bakmaya çal flt n zda neler hissediyorsunuz? Baz kifliler gözlük tak yor, neden? fleklinde sorular yöneltin. 5. Çocuklardan gözbant takarak s n fta dolaflmalar n isteyin. Arada bir durdurup nerede oldu unu ve bunu nas l anlad n sorun. Çocuklara empati yaparak engelli bireyleri anlamalar sa lanmal d r. Duyma Etkinli i 1. Yine çocuklar d flar ç kart n ve bir yerde 30 saniye sessiz oturmalar n sa lay n. Daha sonra neler duyduklar n tart fl n. 2. Sadece a z n z oynatarak fakat ses ç karmadan çocuklara birfleyler anlat n. 2-3 dakika boyunca çocuklarla bu flekilde iletiflim kurmaya çal fl n. Bu süreci çocuklarla birlikte de erlendirin. Çocuklara empati yaparak iflitme engelli bireyleri anlamalar sa lanmal d r. Koklama Etkinli i 1. Kavanozlar n d fl n siyah kâ tla kaplay n. çlerine farkl yiyecekler koyun ve çocuklar n teker teker gözlerini bantla kapat p bunlar koklamalar n ve içlerindeki yiyecekleri tahmin etmelerini isteyin. Tatma Etkinli i 1. Tatma partisi haz rlay n. Çocuklara tatl, ekfli, tuzlu, baharatl ve flekersiz yiyeceklerin oldu u bir çal flma ka d da t n. Daha sonra partiniz için getirdi iniz yiyecekleri tatt r n. Yiyeceklerden ald klar tatlara göre partideki yiyecekleri, resimlerdeki yiyeceklerle efllemelerini isteyin. 2. Çocu un gözlerini ba lay n ve burunu t kamas n isteyin. Bu flekilde verdi- iniz iki içecekten birer yudum tatmas n isteyin. çecekleri tahmin edebildi mi? fiimdi ayn deneyi burnunu kapamadan tekrar etmesini isteyin. fiimdi ne içti ini tahmin edebildi mi? Dilimiz bize sadece bu iki içece in de tad n n ayn oldu unu (tatl ) söyleyecektir. Ama ne tatt n z ay rt etmenize tam olarak yard mc olamaz. Dokunma Etkinli i 1. Ayakkab kutusunun içine getirdi iniz de iflik nesneleri yerlefltirin ve üzerini koyu bir örtüyle kapat n. Çocuklardan nesneleri pürüzlü- pürüzsüz, yumuflak-sert ve büyük-küçük fleklinde karfl laflt rmalar n ve dokunduklar nesnenin ne oldu unu bulmalar n isteyin. 2. Bir çocu a gözü ba land ktan sonra iki tane sivri uçlu kalemle vücudunun farkl yerlerine hafifçe dokunaca n z söyleyin. Ve bu dokunufllarda bazen bir bazen de iki kalemle birden dokunaca n z belirtin. Ancak siz her seferinde kalemlerin ikisini birden bat r n ve bunu ona söylemeyin. Kalemlerin uçlar n ayn hizada tutmaya özen gösterin. Çocu un gözünü ba lay n. Kalemleri avucunun içine, koluna, parmak ucuna, beline, baca na, alt veya üst duda na, ensesine bat r n ve her seferde kaç kalemle bu ifllemi yapt - n z sorun. Tahminleri not edin. Çocu un gözlerini aç n ve s n ftaki di er çocuklarla birlikte ne kadar do ru cevap verdi ini de erlendirin. Sizce çocuk neden baz tahminlerinde yan ld? Beslenme ve Sa l k Güçlü ve sa l kl bir vücuda sahip olabilmemiz için besleyici g dalara gereksinim duyar z. Besinler ve beslenme ile ilgili bilgiler bu düzeyde, çocuklar n anlayaca- flekilde sunulmal d r. Besin çeflitleri ve bunlar n özellikleri farkl etkinliklerle anlat lmal d r.
208 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 195 Etkinlik Ad : BES N P RAM D Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Besin gruplar n tan r ve s n flar. Farkl besinlerin vücudumuza faydalar n kavrar. Gerekli Malzemeler: Alt adet karton kutu: 1 adet büyük boy, 4 adet orta boy ve 1 adet küçük boy. Çeflitli besin gruplar na iliflkin resimler ve tüm bu resimlerdeki besinlerin içinde bulundu u bofl ambalaj kutular (süt kutusu ya da fliflesi, tereya kab, vb.). Besin piramidi posteri (fiekil 8.8). ETK NL K fiekil 8.8 Besin piramidi Tatl Grubu Çok miktarda ya ve fleker içerir. Bu grupta yer alan yiyeceklerin sa l kl büyümemiz ve gelflimemizde etkileri yok denecek kadar azd r. Bu yiyeeklerden çok az tüketmelisniz. Süt ve Et Grubu Süt peynir ve yo urt (süt grubu) sa lam difl ve kemik geliflimi için ve bal k, yumurta, sert kabuklu yemifller (badem, ceviz, v.b), tüm kuru baklagiller (et grubu) güçlü ve sa l kl kas gliflimi için gereklidir. Süt grubundan günde üç, et grubundan ise iki porsiyon tüketebilirsiniz. Meyve ve Sebze Grubu Her çeflit meyve ve sebze bize vitamin verir ve sa l kl bir vücuda sahip olmam z sa lar. Hergün meyve grubunda en az iki, sebze grubunda ise üç porsiyon tüketmelisiniz. Ekmek ve Tah l Grubu Makarna ve gevrekler bol miktarda enerji verir ve sindirimi kolaylaflt ran lifler sa lar. Hergün en az alt porsiyon tüketmelisiniz. Süreç: 1. En büyük kutuyu Ekmek ve Tah l Grubu; dört adet orta boy kutuyu s rayla Sebze Grubu, Meyve Grubu, Süt Grubu ve Et Grubu ve en küçük kutuyu Tatl Grubu olarak etiketleyin (etiketlemek amac yla bu gruba giren yiyeceklerden birinin resmini kullanabilirsiniz) 2. Bu kutular, çeflitli yiyeceklere ait çok say da resmi ve bu resimlere iliflkin bofl kaplar s n f n ortas ndaki bir masaya koyun. 3. Çocuklardan bu masaya gidip belirli yiyeceklerden almalar n ve kutular kullanarak bu yiyecekleri s n flamalar n isteyin.
209 196 Okulöncesinde Fen E itimi 4. Tek tek çocuklar ça r n ve bir yiyecek resmi ya da bir bofl yiyecek kab n seçmesini ve ilgili kutuya yerlefltirmesini isteyin. E er çocuk yiyece i ya da kab - n do ru kutuya koyarsa bu besin grubu hakk nda çocuklarla sohbet edin. Besin ve beslenme konusunda çocuklarla birlite farkl g dalar n haz rlanmas ve piflirilmesine yönelik etkinlikler de planlayabilirsiniz. ETK NL K SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU Etkinlik Ad : VÜCUT VE D fi SA LI IMIZ Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Ellerimizi neden sabunla y kamam z gerekti ini aç klar. Test eder eder, karfl laflt rma yapar ve yorumlar. Gerekli Malzemeler: Beyaz renkli art k kumafllar, iki tane genifl kap, sabun, su, toprak, ya. Süreç: 1. Bir kaba su, bir miktar toprak ve ya koyun ve kar flt r n. 2. Kumafl parças n iki paçaya kesin, bir k sm n ay r n (kontrol grubu) ve geri SIRA S ZDE kalan kumafl bu solüsyonun içine at n. 3. Kumafl kurutun ve kuruduktan sonra birkaç parçaya bölün. 4. ki geniflçe DÜfiÜNEL M kaba su koyun ve çocuklar iki gruba ay rarak kumafl parçalar - n y kamalar n isteyin. Sadece bir gruba sabun verin. 5. Sonra y kanan kumafl parçalar n kontrol grubu olarak ay rd n z kumafllarla SORU karfl laflt r n. D KKAT SIRA S ZDE Dokuzuncu Ünitede D KKATyüzey gerilimi kavram n kazand rmak için karabiber ve s v sabun kullan larak yap lan etkinlikte de yüzey aktif maddelerin (sabun, deterjan) temizlikteki etkisi tekrar SIRA vurgulanm flt r. S ZDE Çevre AMAÇLARIMIZ Ekosistemdeki canl lar Bu konuda çocuklara farkl etkinlikler ve anlat mlarla; su, hava, gürültü ve görüntü kirlili i, yeflil alanlar n azalmas, iklim de iflikli i ve biyolojik çeflitlili in yok ol- AMAÇLARIMIZ yaflamlar n sürdürebilmek için ayn çevredeki hem canl hem de cans z ma tehdidi alt nda olmas, ozon tabakas n n incelmesi, erozyon, çölleflme ve kurakl k gibi sorunlar K T hakk nda A P temel düzeyde bilgiler vererek tüm bunlar n Dünya m - varl klara K T Aihtiyaç P duyarlar. Ekosistemde canl ve cans z varl klar aras ndaki uyumlu z nas l olumsuz etkiledi i aç klanmal d r. Çocuklarda erken yafllarda oluflturaca - iliflkiye ekolojik denge denir. m z çevre duyarl l ve çevre bilinci gelecekte Dünyam z n yaflanabilirli inive dolayl olarak TELEV ZYON kaynaklar n sürdürebilirli ini de etkileyecektir. Çevre bilgisi ve bilinci Ekosistemin sürekli TELEV ZYON olabilmesi de ekolojik dengenin korunmas yla gelifltirmek için afla daki konular çocuklarla paylafl n ve uygulamaya çal fl n. iliflkilidir. Ekolojik dengenin korunmas anlam nda en Pet flifle, metal kutu, plastik kaplar ve pofletler gibi materyallerin do ada yok olmas için çok uzun zaman gerekti ini; kâ t, cam gibi maddeler ile geri kaza- önemli giriflim geri dönüflüm çal flmalar d r. NTERNET NTERNET n lm fl ürünlerin di erlerinin aksine daha k sa sürede yok olabildi ini anlat n. S n f n zda çocuklar n s kl kla kulland tabak, bardak gibi malzemelerin plastik olanlar yerine kâ t, cam ya da porselen olanlar n tercih edin. Etkinliklerde amac na uygunsa yine plastik malzemelerin yerine kâ t ve cam olanlar kullanmaya özen gösterin. Çocuklardan kullan-at piller yerine doldurulabilir pilleri tercih etmelerini isteyin. Ozon tabakas na zarar veren spreylerden bahsedin ve ebeveynlerini de bilgilendirmeleri konusunda cesaretlendirin. Evde çevre dostu deterjanlar kullanmalar yönünde ailelerini teflvik etmelerini isteyin.
210 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 197 Evdeki at klar (çöp) toplan rken geri dönüflüm için cam, kâ t ve plastiklerin ayr lmas n n gereklili ini vurgulay n. Kullanm fl olan kâ tlar n arka yüzlerini not almak ve resim yapmak için kullanabileceklerini hat rlat n. Etkinlik Ad : GER DÖNÜfiÜM Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Geri dönüflüm konusunda bilgi edinir. Çeflitli malzemeleri geri dönüflebilen ve dönüflemeyen olarak tan mlar ve s n flar. Gerekli Malzemeler: Cam, plastik, metal ve kâ ttan yap lm fl farkl nesneler ve dört ayakkab kutusu. Süreç: 1. Her bir ayakkab kutusunun üzerine cam, kâ t, metal ve plastik kavramlar n temsil edecek foto raflar yap flt r n ve çocuklara bu foto raflar tan t n. Örne in, alüminyumdan üretilmifl bir gazl içecek kutusunun metali temsil etti ini söyleyin. 2. S n fa getirdi iniz nesneleri çocuklara da t n ve bunlar haz rlanan kutulara atarak s n fland rmalar n isteyin. Tart flma: Çevreyi koruma bilincini bitki dikme ve su korunumu gibi etkinliklerle de kazand rabilirsiniz. Örne in, okuldaki lavabonun içine derin bir kap koyabilirsiniz. Çocuklara ellerini y karken bir dakikada kab n içinde biriken suyu gösterin. Gün içerisinde bu flekilde ne kadar su harcanabilece ini tart fl n. Suyun canl lar üzerindeki yaflamsal önemi hakk nda sohbet edin. Dünyan n karfl karfl ya kald çevresel tehditlere dikkat çekmek amac yla her y l 22 Nisan Dünya Gününü çocuklarla kutlamay unutmay n. Etkinlik Ad : HAVADAK LER NE? Ö renme Alan : Canl lar Dünyas Kazan m: Havadaki tanecikleri gözlemler. Hava kirlili i kavram n gelifltirir. Gerekli Malzemeler: El feneri. Süreç: 1. El fenerini yak n ve oday karart n. 2. El fenerini bir nesneye do ru yöneltin. Nesne ile el feneri aras ndaki hava bofllu unda ne görüyorsunuz? Tart flma: Çocuklara neler gördüklerini sorun. Bunlar n ne oldu u konusunda tahminlerini al n. El fenerinden yay lan fl a bakarsan z havada uçuflan ince küçük tanecikleri görebilirsiniz. Bu durum, havan n sadece gazlar de il, tanecikli baflka cisimleri de (kir, kum, metal, plastik, kül, saç, vb.) içerdi ini gösterir. Hava kirlili- i ve etkileri konusunda konuflun. ETK NL K Herhangi bir amaç ile kullan lan suyun miktar n azaltarak su tasarrufunu amaçlayan çal flmalar n tümüne su korunumu denir. ETK NL K Havada yapay yollarla üretilen materyallerin say s n n zamanla artmas, hava kirlili ine yol açacakt r.
211 198 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Okulöncesi fen e itiminde canl lar dünyas ile ilgili kavramlar tan mak Canl lar Dünyas kapsam nda çocuklara bitkilerin ve hayvanlar n temel yap ve ifllevlerinin ö retilmesi amaçlanm flt r. Özellikle, canl ve cans z kavram, bitkilerin ve hayvanlar n genel yap lar ve bu yap lar n görevleri, çevreleriyle etkileflimleri, yaflam döngüleri, insan vücudunun k s mlar, duyu organlar ve iç organlar m z, besinler, beslenme ve çevre konular na de inilmifltir. Canl lar dünyas kavramlar na iliflkin verilen etkinlikleri gerçeklefltirmek Canl lar Dünyas konular na iliflkin kavramlar n ö retilmesinde bilimsel süreç becerilerinin (gözlem, karfl laflt rma, tahmin etme, vb.) büyük önemi vard r. Çocuklar görme ve dokunma duyular yla nesneleri hissederler. Bu nedenle duyu organlar yard m yla kazanacaklar fen deneyimi, fen kavramlar n n ö renilmesine katk sa layacakt r. Yaparak ve deneyerek ö renmek, gerçek hayattan örnekler sunmak ve gerçek nesnelerle üç boyutlu etkileflimler yaratmak çocu un kavramlar gelifltirmesinde yard mc ö retim yöntemleridir. A MAÇ 3 Canl lar dünyas na iliflkin kavramlar kullanarak yeni etkinlikler tasarlamak. Fen kavramlar yla ilgili pek çok etkinlik düzenlenebilir ve önemli olan etkinlikler planlan rken bu dönem çocuklar n geliflim düzeylerinin dikkate al nmas d r. Ayr ca ünitede sunulan etkinliklerin herbiri ufak de iflikliklerle farkl ortamlara uyarlanarak zenginlefltirilebilir. Etkinlikleri planlarken göz önüne al nmas gereken ilk nokta kullan lacak malzemenin kolay bulunabilir olmas d r. Bu sayede, çocuk okulda yapt bir etkinli i evinde de tekrarlayabilir. Ayr ca çocuk sa l n ve güvenli ini tehlikeye sokacak malzeme ve ortamlar kullan lmamal d r. Çocuklar, kesici aletleri yetiflkin kontrolünde kullanmal d r. Etkinliklere bafllamadan önce ö rencilerinize yönergeleri ayr nt lar yla verin. Gereken tüm malzemeleri etkinlik öncesi haz rlay n. Ö rencilerinizden bu malzemeleri kullan m s ras na göre s - ralamalar n isteyebilirsiniz. Çocuklar etkinlikleri yaparken etraf kirletebilirler. Bu nedenle ö rencilerinize fen etkinlikleri s ras nda giyebilecekleri eski k yafetlerinden birini okula getirmelerini ve deney yapacaklar yüzeyleri de çeflitli örtülerle kaplamalar n önerebilirsiniz.
212 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 199 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi canl lar n temel özelliklerinden biri de ildir? a. letiflim kurma b. Çevresel de iflime uyum gösterme c. Üreme d. Büyüme e. Enerji gereksinimi 2. Orta büyüklükte bir kuru so an bir barda n a z k sm na, suyla hafif temas edecek flekilde yerlefltirilir. Bir süre sonra so an n sürgün ve kök verdi i gözlemlenir. Bitkilerdeki bu tür büyümeye ne ad verilir? a. Gövdeden büyüme b. Yapraktan büyüme c. Kökten büyüme d. Tohumdan büyüme e. Çiçekten büyüme 3. Afla dakilerden hangisi gövdeden büyüyen bir bitkidir? a. Patates b. Sardunya c. Karpuz d. Domates e. So an 4. Bir su dolu vazoya koyulan beyaz karanfilin suyuna 3-4 damla mürekkep damlat l p, iki saat kadar bekletdikten sonra karanfilin çiçe inin mavileflmeye bafllad - gözlemlenir. Bu etkinlik afla dakilerden hangisini göstermek için yap l r? a. Bitkinin terlemesini b. Bitki kökünün besin depolamas n c. Çiçe in tohum üretmesini d. Bitki gövdesinin madde iletimini e. Bitkinin solumas n 5. Afla dakilerden hangisi kökten büyüyen bir bitkidir? a. Biber b. Karanfil c. Maydanoz d. Kavun e. Patates 6. Kar ncalar n kaç tane baca vard r? a. 2 b. 4 c. 6 d. 8 e Bitkilerin terleme ifllevini gerçeklefltiren k sm hangisidir? a. Kök b. Yaprak c. Gövde d. letim borusu e. Çiçek 8. Afla dakilerden hangisi tohumdan büyüyen bir bitkidir? a. Kereviz b. Gül c. Sardunya d. M s r e. Havuç 9. Bitkilerin günefle do ru yönelmesini sa layan k sm hangisidir? a. Kök b. Yaprak c. Gövde d. letim borusu e. Çiçek 10. Bitkilerin tohum üretme ifllevini gerçeklefltiren k sm hangisidir? a. Kök b. Yaprak c. Gövde d. letim borusu e. Çiçek
213 200 Okulöncesinde Fen E itimi Yaflam n çinden 20 Mart 2008 IfiIK K RL L B TK LER N BÜYÜME R TM N BO- ZUYOR, BÖCEK VE KUfiLARIN YÖN BULMA DUY- GULARINI ZAYIFLATARAK EKOS STEMLERE ZA- RAR VER YOR. Ifl k kirlili inin çevre üzerindeki etkilerini de erlendiren Ankara Üniversitesi (AÜ) Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü Ekoloji ve Çevre Biyolojisi Anabilim Dal Baflkan Prof. Dr. Osman Keteno lu, gökyüzüne dik ve gere inden fazla ayd nlatman n fl k kirlili i olarak adland r ld n anlatt. Prof. Dr. Keteno lu, özellikle yol, cadde ve sokak ayd nlatmalar n n fl k kirlili ine neden oldu unu belirterek, park, bahçe, gece ayd nlat lan hal sahalar, güvenlik amaçl ayd nlatmalar, reklam panolar ve evlerin pencerelerinden taflan fl klar n da kirlili e etki etti ini ifade etti. Baz ülkelerde fl k kirlili ine karfl önlemlerin al nd n, dünyada ilk kez Yeni Zelanda da yönetmelik yay mland n, Slovenya n n kanun yoluyla kirlili i engelleme yoluna gitti ini kaydeden Keteno lu, Yunanistan da da 1990 l y llarda konuyla ilgili e itimler verildi ini söyledi. GÖÇMEN KUfiLAR, TELEF OLUYOR Prof. Dr. Osman Keteno lu, günlük ve mevsimlik s - cakl k ve fl k de iflimlerinin canl lar n biyolojik ritmlerini etkiledi ini belirterek flöyle konufltu: Afl r gece ayd nlatmalar biyolojiyi yak ndan ilgilendiriyor. Bu nedenle de olay n fiziksel özelliklerinden ziyade biyolojik etkileri ön plana ç k yor. Ifl k kirlili i, ekolojik sistemleri etkiliyor, hayvan göçlerinin, av avc iliflkilerinin de iflmesine neden oluyor, ekolojik yap y bozuyor. Ifl k kirlili i, bitkilerin büyüme ritmini bozuyor, böcek ve kufllar n yön bulma duygular zay flatarak ekosistemleri yok ediyor. KELEBEK VE BÖCEKLER TOZLAfiMA YAPAMIYOR Osman Keteno lu, kirlilikten etkilenen kelebek ve di- er gece böceklerinin tozlaflmay sa layamad için bitkilerin zamanla yok oldu unu ifade etti. Keteno lu, göçmen kufllar n geceleri tak m y ld zlar yla yön belirlediklerini ancak fl k kirlili i yüzünden çok ayd nlat lm fl yüksek binalar n etraf nda dolaflarak telef olduklar n belirtti. Keteno lu, bunun önlenmesi için Kanada ve Toronto da göç dönemlerinde yüksek binalar n fl klar n n kapat lmas yönünde çal flmalar yap ld n söyledi. CARETTA CARETTALAR, TEHD T ALTINDA Prof. Dr. Keteno lu, Akdeniz k y lar nda görülen caretta caretta türü deniz kaplumba as n n fl k kirlili i yüzünden yok olmak üzere oldu unu bildirerek, yumurtadan ç kt ktan sonra deniz sanarak afl r ayd nlat lm fl sahillere yönelen yavrular n öldüklerini belirtti. Gece kurba alar ve semenderlerin de (kertenkele türü) fl k kirlili inden etkilendi ini ifade den Keteno lu, gece canl s olarak s n fland r lan bu türlerin afl r ayd nlatma nedeniyle bulunduklar yerden geç ç kt klar n, bunun da çiftleflmelerini engelledi ini bildirdi. Osman Keteno lu, tropikal bölgelerde mercan topluluklar n n üzerlerine düflen fl k yüzünden kendilerine renk veren alg leri kabul etmediklerini, bu durumun mercanlar n renklerinin solmas na ve ekolojik yap lar - n n bozulmas na neden oldu unu kaydetti. Keteno lu, fl k kirlili inin göllerde su piresi gibi canl lar n su yüzeyindeki alg leri tüketmesini engelledi ini, bunun da alg lerin ço al p göl bitkilerinin ölmesine ve su kalitesinin düflmesine yol açt n söyledi. KAYNAKLAR BOfiA HARCANIYOR Gere inden çok ayd nlatman n öncelikle enerji kayb na neden oldu unu aktaran Keteno lu, Bu demektir ki, elektrik üretiminde kullan lan kömür, su ve petrol gibi kaynaklar bofla harcan yor. Özetle fl k kirlili i, bofla giden para anlam na da geliyor diye konufltu. Ayd nlatma yap l rken fl n gökyüzüne yöneltilmemesi, do rudan ayd nlat lacak zemine çevrilmesi gerekti ine iflaret eden Keteno lu, genifl ayd nlatma yerine istenen alan n iyi ayd nlat lmas gerekti ini belirtti. Ifl k kirlili inin, uzay alan ndaki araflt rmalar olumsuz yönde etkiledi ini bildiren Keteno lu, bu durumun gökyüzündeki ani de iflimlerin izlenmesini de engelledi ini söyledi.
214 8. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-I 201 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Canl ve Cans z Kavram konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Hayvanlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Bitkiler konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Yapra n günefl gören yüzü yeflil, göremeyen arka yüzü sar ms d r. Bitkiler besin üretebilmek için günefl enerjisini kullan r. Bitkinin yapraklar nda klorofil ad verilen ve günefl enerjisini tutan özel yeflil renkli bir madde bulunur. Bitki fl k alamad nda yaprak besin yapamaz ve sarar r. Bunu gözlemek için büyümekte olan bir bitkinin yapraklar ndan birini alüminyum folyo ile sar n. ki hafta sonra folyoyu ç kartt n zda sararan yapra görebilirsiniz. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar American Chemical Society and the American Institute of Physics (1997). The Best of wonder science: Elementary science activities. Albany, NY: Delmar. Churchill, E. R., Loeschnig, L. V. Ve Mandell, M. (1997). 730 easy science experiments. New York: Tess. Edom, H., Butterfield, M., Heddle, R. ve Unwin, M. (1998). Deneylerle bilim 1. Kitap. Çeviri Feryal Halatç. Tübitak Popüler Bilim Kitaplar. Ankara: Aydo du. Fleer, M. (2007). Young children: Thinking about the scientific world. Australia: Early Childhood Australia. Harlan, J.D. ve Rivkin, M.S. (2000). Science experiences for the early childhood years: An Integrated approach. Upper Saddle River, NJ: Merrill-Prentice- Hall. Herr, J. ve Libby-Larson, Y. (2004). Creative resources for the early childhood classroom. Albany, NY: Delmar. Cengage Delmar Learning. Lorbeer, G.C. (1996). Science activities for children. Dubuque, IA: Wm. C. Brown. Mayesky, M., Wlodkowski, R. J. ve Neuman, D. (2002). Creative activities for young children. Albany, NY: Delmar. Picard, C. J. (2005). Comprehensive curriculum: Kindergarten science. [Çevrimiçi] 25 Ocak 2008 tarihinde elektronik adresinden eriflildi. Potter, J. (1995). Science in seconds for kids. Canada: John Wiley ve Sons. S ra Sizde 2 Çocuklar n parmak izlerini alarak karfl laflt rma yapmalar n sa layabilirsiniz. Mürekkep emdirilmifl bir süngere çocuklar iflaret parmaklar n dokundurarak beyaz bir ka- da parmak izlerini yan yana alabilirler. Sonra bir büyüteç yard m yla bu izleri birbirleriyle karfl laflt rabilirler.
215 Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II yi düflünürler, çevrelerine olumlu anlamda flüphe ve merakla ayn zamanda zevkle bakabilen sorgulay calard r. Onlar belirsizlikten yararlanabilenlerdir. Dünya neden böyle? Neden böyle olmal? Baflka görüfller var m? Baflka anlaml cevaplar olabilir mi? yi düflünürler sorduklar sorularla yüzeysel de il derinlemesine anlamlar arayanlard r (Hunkins, 1989, s.15). Çocuklar do al olarak birer bilim insan d r. Onlar n sorular ndaki derinlik ve sürekli ö renme istekleri bunun en aç k kan t d r. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra, Okulöncesi fen e itiminde fiziksel bilim ile ilgili kavramlar tan yabilecek, Fiziksel bilim kavramlar na iliflkin verilen etkinlikleri gerçeklefltirebilecek, Fiziksel bilime iliflkin kavramlar kullanarak yeni etkinlikler tasarlayabileceksiniz.
216 204 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Optik Pek çok ö renci gölgelerin elle tutulur bir varl k oldu unu san r. Feher ve Rice (1988) yapt klar araflt rmada kat l mc lar n yaklafl k %50 sinin karanl kta da gölgelerin var oldu una inand n ve örne in bir evin gölgesinde yürüyen bir köpe in hala gölgeye sahip olaca n düflündüklerini belirtmifltir. Araflt rmaya kat - lanlardan baz lar fl a sadece gölgeyi ayd nlatmak için gereksinim oldu unu (sanki baflka bir nesneymifl gibi) düflünürken, baz lar da gölgeyi görebilmemizi fl n sa lad n (örne in onu s tarak) belirtmifltir. Gaili ve Hazan (2000) da 9. S n f, 10. s n f ve üniversite (e itim fakültesi) ö rencilerinin gölgeyi manipüle edilebilecek, eklenebilecek ve ç kart labilecek ba ms z bir nesne olarak gördü ü sonucuna ulaflm flt r. Bu ö renciler ayr ca, bir fl k kayna ndan ba ms z olarak, gölgelerin uzayda rastsal bir flekilde biçimlendi ini ve bir nesnenin gölgesinin aynada oluflan yans mas na benzer bir yap oldu unu düflündüklerini belirtmifltir. Ö rencilere göre fl k sadece gölgenin görünmesini sa lar. Asl nda (Feher ve Rice (1988) n da belirtti i gibi) gölgeler aynadaki ya da bir lensteki görüntüler gibi cisimleflir (maddeleflir). Langley vd. (1997) konuyla ilgili bir e itim almadan önce ço u 10. s n f ö rencisinin fl gölge kadar uzun çizmedi ini bulmufltur. Araflt rmac lar bu durumu ö rencilerin fl n nas l yay ld n ve gölgenin nas l olufltu- unu kavrayamad klar sonucuyla aç klam flt r. E er anaokulu ö retmenleri gölge kavram n mutlak bir nesnenin varl - yla de il de belirli bir alandaki fl n yoklu u ile aç klarlarsa, çocuklar n gölgenin bafll bafl na bir varl k olmad n kavramalar daha kolay olacakt r. fiöyle aç klamalar da yard mc olabilir: Gölgenin etraf nda fl k oldu unu görüyorsunuz. Gölgeli alanda ise fl k olmad n (ya da daha az oldu unu) görüyoruz. Gölge hakk ndaki düflünceler, onu tan mlamak için kulland m z sözcüklerden etkilendi i için (Eshach, 2003), ö retmenler çocuklar n bu kavram gelifltirirken farkl yollar deneyebilir: Örne in bir gölge beni takip ediyor demek yerine fl ks z bir alan beni takip ediyor denilebilir. Kaynak: Eshach, H. (2006). Science literacy in primary schools and pre-schools. London: Springer. Anahtar Kavramlar Fiziksel Bilim Enerji Ses Is Ifl k Elektrik Manyetizma Yerçekimi Kuvvet, Hareket ve Basit Makineler çindekiler G R fi F Z KSEL B L M Enerji Ses Is Ifl k Elektrik Manyetizma Yerçekimi Kuvvet, Hareket ve Basit Makineler
217 G R fi Fizik nesnelerin birbirleriyle etkileflimini anlatan bir bilim alan d r. Nesneleri tan mlamak için kulland m z manyetizma, s, fl k, a rl k, kütle, yo unluk, s cakl k ve di er birçok özelli i sadece okulöncesinde dönemde de il daha sonraki e itim aflamalar nda da aç klamak oldukça zordur. Di er bir deyiflle, günlük hayatta kulland m z bu kavramlar n, tan mlar n görsellefltirmemiz o kadar da kolay de- ildir. Örne in, çocuklar genellikle a rl k ve kütle kavramlar n kar flt r rlar. A rl k bir cisme etki eden yerçekimi kuvvetidir ve cismin bulundu u yere göre de iflir. Örne in bir kiflinin Dünyadaki a rl Ay dakine göre daha fazlad r. Ancak, kütle bulundu u ortam n yerçekimine göre de iflmez bir de erdir. Bu kavramlar erken yafllarda yaparak ve yaflayarak ö renmek fizi e bak fl aç m z da etkileyecektir. Fizik, su dolu bir kovaya düfley eksende dairesel hareket yapt rd m zda suyun dökülmesini engelleyen merkezkaç kuvvetini aç klamakt r. Fizik, so uk olan suyun a rlaflarak dibe çöktü ünü, s cak olan n ise yukar ya hareket etti ini bize kan tlayan bilimdir. Fizik iflte tüm bu sorular m z n yan t d r. Bu ünitede de bir önceki ünitede oldu u gibi etkinlik tabanl bir fen ö renme yaklafl m benimsenmifltir. Ünitede fiziksel bilime yönelik görece imiz konular ve bunlara yönelik kazand r lmas hedeflenen bilimsel süreç ve uygulama becerileri fiekil 9.1 de verilmifltir. FEN KAVRAMLARI F Z KSEL B L M Enerji Ses Is Ifl k Elektrik Manyetizma Yerçekimi Kuvvet, Hareket ve Basit Makineler 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II B L MSEL SÜREÇ VE UYGULAMA BECER LER Z H N ALIfiKANLIKLARI Soru sorma Miktar belirtmede say lar kullanma Ölçme ve incelem araçlar kullanma Tahmin ve ç kar m yapma Parça/bütün iliflkisini adland rma Test etme ve yorumlama TANIMLAMA, KARfiILAfiTIRMA, EfiLEME, SINIFLAMA ve SIRALAMA 205 A rl k, kütleye sahip cisimlerin yerçekimine ba l fonksiyonudur. Kütle madde miktar ve nesnenin hareket etmeye karfl gösterdi i direnç olarak adland r labilir. fiekil 9.1 Ünite kapsam nda ifllenecek fiziksel bilim konular ve kavramlar Nesnenin fiziksel özelliklerini kullanarak bu becerileri sergileme GÖZLEM Duyu organlar kullanarak gözlem yapma ve gözlemi betimleme F Z KSEL B L M Bu ünitede fiziksel bilim alan nda enerji, ses, s, fl k, yerçekimi, elektrik ve manyetizma ile kuvvet, hareket ve basit makineler konular etkinliklerle desteklenerek anlat lm flt r. Sizler de, ö rencilerinize fizi in çevrelerinde hep var oldu unu anlatmaya çal fl n. Fizi in milyonlarca y ld r çevremizi anlamam za yard m eden bir bilim dal oldu unu aç klay n. Örne in, ö rencilerinize havada uçmak yerine nas l yere basabiliyorsunuz diye sorun. Onlar sorunuzu çünkü bacaklar m z var veya a r z da ondan diye cevaplayabilirler. Cevap tabi ki yerçekimi. Havaya bir topu att m zda yere düflece ini biliyoruz, ama yerçekimi kavram n tam olarak aç klayam yoruz. Yerçekimini anlamak fizi i anlamakt r.
218 206 Okulöncesinde Fen E itimi Enerji, bir cisim ya da sistemin ifl yapabilme yetene i, üretilen güç anlam ndad r Potansiyel enerji: Cisimlerin bulunduklar fiziksel durumlardan dolay depolad kabul edilen enerjidir. Potansiyel enerji o cismin ifl yapabilme yetene i olarak da ifade edilir. Kinetik enerji, hareket eden cisimlerin sahip oldu u enerji fleklidir. ETK NL K Enerji Bir cisimde veya sistemde bulunan ve ifl meydana getirmeye yarayan güce enerji denir. Enerji do rudan ölçülebilen bir de er de ildir. Bu nedenle enerji bir sistemin durumunu de ifltirmek için harcanan güce veya ortaya ç kan enerji türüne göre farkl hesaplamalar yoluyla bulunabilir. Enerji s, fl k, ses, elektrik, manyetik ve kinetik gibi pek çok farkl formda bulunmas na ra men, temelde potansiyel ve kinetik olmak üzere iki flekilde incelenir. Bir cismin konumundan dolay, di er cisimlere ba l olan enerjisi, potansiyel enerji olarak ifade edilir. Kaymak için, kayd ra n en tepesine ç kan çocuklar n yere göre potansiyel enerjileri vard r. Çocuklar kaymaya bafllad ktan sonra bu enerji kinetik (hareket) enerjiye dönüflür. Öyleyse, cisimlerin hareketinden dolay sahip oldu u enerjiyi kinetik enerji olarak adland r yoruz. Çocuklar s n f n d fl na (bahçeye ya da saha gezisine) götürün, sorular sorun ve tart fl n: Hiç çevrende enerji hissedebiliyor musun? (s cak ve rüzgarl bir günde s - y veya rüzgar ), Enerji görebiliyor musunuz? (Evet, günefl fl.) Enerji duyabiliyor musun? fleklinde sorular sorun. Do ada yürürken aralar nda tart flmalar n sa lay n ve baz ipuçlar vermeyi unutmay n: Enerji bir fleylerin de ifliminden veya dönüflümünden oluflabilir. Is enerjidir. Hareket enerjidir. Elektrik ve günefl enerjisi bize fl k verir. Günefl enerjisi bitkilerin büyümesini sa lar. Y ld r m elektrik enerjisinin do al bir fleklidir. Petrolden üretilen benzin arabalar n gitmesi için enerji verir. Enerji evimizi ve okulumuzu s t r. Enerji buzdolab m z so uk tutar. Yelkenlilerin hareket edebilmesi için rüzgar enerjisi gerekir. fiimdi enerji dönüflümünü beraber inceleyelim. Ellerinizi birbirine h zl ca birkaç kez sürtün. Ellerinizde ne hissediyorsunuz. Is nd lar m? Is enerjisini ortaya ç kartmak için ne yapt k? Ellerimizi birbirine sürttük, yani hareket ettirdik. Ne tür enerji bir nesnenin hareketiyle iliflkilendirilmiflti? Evet kinetik veya hareket enerjisi. Peki ellerimizi sürtmek için gerekli enerjiyi nereden bulduk? Yedi imiz g dalardan elbette. G dalarda ne tür enerji depolan r? G dalarda depolanan potansiyel enerji formu kimyasal enerjidir. Peki depolanan bu kimyasal enerjiyi besin nerden al r? Evet, Güneflten. Ve Güneflte ne tür bir enerji bulunur? Ifl k enerjisi... Gördü ünüz gibi enerjiyi tamamen ortadan kald rmak yani yok etmek mümkün de il. Asl nda enerji sadece form de ifltirir ve kesinlikle yeniden yarat lma veya ortadan kald r lmas mümkün de ildir. Etkinlik Ad : ENERJ Y BULALIM? Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Enerjinin farkl formlar n ay rt eder. Enerjinin dönüflümünü kavrar. Gerekli Malzemeler: fiekil 9.2 deki resim iki adet. Süreç: 1. Çocuklar iki gruba ay r n ve her gruba fiekil 9.2 deki resmin bir kopyas n verin.
219 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II Çocuklara anlatt n z enerji çeflitlerinden hangilerinin bu resimde yer ald n sorun. fiekil 9.2 Enerjinin dönüflümü Tart flma: Öncelikle çocuklar n cevaplar n tart fl n. Do ru yan tlar; flimflek oluflumunda, elektrik enerjisi, s ya da ses enerjisine dönüflür. Bitkilerin fotosentez yapmas s ras nda, fl k enerjisi, kimyasal enerjiye (besinlerdeki) dönüflür. Koflma ya da hareket etme s ras nda kimyasal enerji, hareket ya da s enerjisine dönüflür. Yel de irmeni çal fl rken ise hareket enerjisi, elektrik enerjisine dönüflmektedir. Ses Ses bir fleyin titrefliminden oluflur. Çocuklar n titreflimi hissetme ve görmeleri için etkinlikler yapabilirsiniz. Çocuklardan kollar n hafif kald r p ellerini serbestçe bileklerinden sallamalar n ve bu sallama hareketini giderek h zland rmalar n isteyin. Bu hareketi ne olarak adland rd klar n sorun. Çocuklardan sallanma, sars lma gibi yan tlar geldi mi? Titreflim bunu ifade eden bir di er sözcük olarak karfl - m za ç kar. Titreflimi anlatmak için yap labilecek bir di er etkinlik ise, çok sessiz bir ortamda sadece bir kifli konuflurken çocuklardan ellerini kulaklar na yaklaflt - r p parmaklar yla titreme hareketi yapmalar n isteyin. Hafiften p rp r eden bir ses duyabildiniz mi? diye sorun. fiimdi de g rtla n ortas na parmaklar n koyarak yumuflak bir flekilde eeeeee sesini ç karmalar n isteyin. Ne oluyor? Parmaklar nda hissettikleri titreflimin tam orada ses ürettiklerini söyleyin. Son olarak parmaklar - n dudaklar na hafifçe dokundurmalar n ve huummm demelerini isteyin. Ne hissediyorlar? Titreflim! Etkinlik Ad : SES GÖRDÜM Ö renme Alan : Fiziksel Bilim ETK NL K
220 208 Okulöncesinde Fen E itimi Kazan m: Sesin titreflimlerden olufltu unu gözlemler. Tiz ve bas sesleri karfl laflt r r. Gerekli Malzemeler: Sar fl k veren el feneri, tuvalet ka d (kullan lm fl) rulosunun ortas nda yer alan rulo karton, A4 ka d, sar renkli el ifli kartonu, lastik, plastik bant, streç film, oyun hamuru Ses nesnelerden geçen titreflim yoluyla oluflan bir enerjidir. Öncelikle çocuklar n masalara elleriyle giderek artan kuvvetle vurmalar istenecek ve daha kuvvetli vurdukça ses olarak daha fazla enerji üretildi i vurgulanacakt r. Kulland klar mekanik enerji de iflim göstererek ses enerjisini oluflturmaktad r. Foto raf 9.1 Süreç: 1. Foto raf 9.1 deki gibi rulo kartonunun ucuna streç film geçirilerek lastik bantla sabitlenir 2. Bir ka t külah fleklinde k vr l p bantla yap flt r l r. 3. Külah n dar ucu rulo kartonun aç k k sm na geçirilerek sabitlenmesi için bantla yap flt r l r. 4. Sar renkli el ifli kartonunun alt köfleleri iki parça oyun hamuru yard m yla dik durmas için bir yere sabitlenir. El ifli kartonu bir masan n üzerine yerlefltirilir. 5. Rulo karton düzene i el ifli kartonunun önüne yat k konumda yerlefltirilir. 6. Odan n fl k almamas sa lan r. El feneri yak larak rulo kartonun ucundaki streç filme do rultulur ve el ifli kartonunda streçten yans yan bir fl k oluflmas sa lan r. 7. Külah n aç k ucundan yüksek sesle (tiz ve bas) bir çocuk ba r r. Sesin titreflimlerden oluflumu (Ardley, 2006) Streç filmden yans yan fl n görüntüsünü görüyorsunuz. Sesdeki titreflim, sar kartonda fl n titreflimi olarak gözlenir. Kartonun ucundaki streç film, kulak kanal n n sonundaki kulak zar n temsil etmektedir. Ses kulak zar n titretir, sinyallerin beyne iletilmesine neden olur. Külah fleklindeki karton d fl kula temsil etmektedir. D fl kulak sesleri toplayarak kulak kanal na iletir. Tart flma: Çocuklar el ifli kartonundaki fl kta titreflimi gözler. Etkinlik sonunda gözlemlenen olgular ve ö renilen kavramlar s n fça tart fl l r. ETK NL K Etkinlik Ad : MÜZ K YAPALIM Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Gerçek nesnelerle titreflimi gözlemler. nce (tiz) ve kal n sesleri karfl laflt r r. G da boyas n n suda çözündü ünü gözlemler.
221 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 209 Gerekli Malzemeler: Saat, mutfak saati, ksilofon, müzik kutusu gibi kurmal nesneler, alt adet ayn tip cam flifle, su, g da boyalar (isteye ba l ) ve tahta çubuk (ya da kurflun kalem). Süreç: 1. Kurulu olmayan saatleri ve müzik kutusunu çocuklara incelemeleri için verin ve titreflim hissedip hissetmediklerini sorun. Sonra bu aletleri kurun ve tekrar ne hissettiklerini hakk nda konuflun. Çocuklardan ksilofonu çalmalar n isteyin ve ç kan sesler hakk nda konuflun. 2. fiekildeki gibi fliflelere farkl miktarlarda su koyarak isterseniz içlerine farkl renkte g da boyalar ekleyin. 3. Çocuklardan dudaklar n fliflenin a z na yaklaflt r p üflemelerini isteyin. Ç kan sesler farkl m? Nas l? 4. fiimdi çocuklardan tahta çubukla fliflelere tek tek hafifçe vurmalar n isteyin. Ç - kan sesler farkl m? Nas l? 5. fiiflelere üfleme ve vurma esnas nda benzer sesler mi ç kt? Ksilofon farkl uzunlukta yass tahta veya metal levhalardan yap lm fl bir müzik aletidir. K sa levhalardan tiz (ince=yüksek) ses, uzun levhalardan kal n ses ç kar. fiekil 9.3 fiiflelerdeki sesler fiifledeki su miktar n ne kadar art r rsan z içerideki hava da o kadar azal r. fiiflenin a z na üfledi inizde, fliflenin içindeki hava moleküllerinin titreflmesine neden olursunuz ve bir ses duyulur. Az miktardaki hava da daha fazla titreflerek daha tiz ses ç kar r. Yani içinde en fazla su dolu 1 numaral flifleden daha ince (tiz = yüksek) ses ç kar. En az su, en fazla hava olan 6 numaral flifleden ise en kal n ses ç - kar. Bunun aksine, fliflelere çubukla en ince ses, içinde en az su olan 6 numaral flifleden ç kar. En kal n sesi ise 1 numaral flifleye vurdu unuzda duyars n z. Çünkü fliflelere vurdu umuzda ses bu kez su moleküllerinin titrefliminden oluflmaktad r. Ses oluflumuna neden olan titreflimler havada dalgalar halinde yol al r ve kulak zar n n titreflmesine neden olur. Bu titreflimler de sinir sistemimiz arac l yla uyar lara çevrilerek beynimize iletilir. Beynimiz bu sinyalleri ses olarak yorumlar. Etkinlik Ad : ZIPLAYAN SES Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Ses kayna n n bir saniyedeki titreflim say s na frekans ad verilir. Frekans fazla olan sesler yüksek (tiz) seslerdir. Kal n ses ç karan ses kayna n n titreflim say s (frekans ) azd r. Ses kat, s v ve gaz ortamlar nda oluflur. Bofllukta ses oluflmaz. ETK NL K Kazan m: Ses dalgalar n n bir cisme temas etti inde sesin yans d n kavrar. Farkl yüzeylere çarpan sesin yans ma fliddetlerini karfl laflt r r. Gerekli Malzemeler: Kol saati, sesi yans tacak malzemeler (sert karton, plastik tabak, alüminyum folyo, yumurta kartonlar ), oyun hamuru, 2 adet tuvalet ka d rulosunun ortas nda yer alan rulo karton.
222 210 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 9.4 Süreç: 1. Önce çocuk kol saatini kula na yaklaflt rs n. Tik tak sesini duydu unda saati kula ndan yavafl yavafl uzaklaflt rs n. 2. Kol saatinin sesini duymad uzakl a kadar devam edin ve b rak n. Uzakl k ne kadar? Kol saatinin sesi Herhangi bir yans t c (Tabak) Rulo karton Sesin yans mas ; ses kayna ndan ç k p yay lan ses dalgalar n n bir yüzeye çarpt nda do rultusunu ve yönünü de ifltirmesidir. Yans ma s ras nda sesin h z de iflmez, fakat yönü de iflir. Yans t c yüzey olarak düzgün ve pürüzsüz cisimler kullan ld nda sesin daha net duyulmas n n nedeni, sesin o yüzeyde düzgün yans mas d r Is enerjisi moleküllerin hareketi ile transfer edilir. Herhangi bir cismin s nmas, moleküllerin artan h z yla aç klan r. 3. ki adet rulo kartonu flekildeki gibi masaya yerlefltirin. 4. Oyun hamuru ile destekleyerek rulo kartonlar n ucuna bir nesne yerlefltirin (plastik tabak) 5. Kartonlardan birinin ucuna saati koyun. 6. Di er kartonun ucuna çocuk kula n yaklaflt rs n. fiimdi tik tak sesini duyuyor mu? 7. Getirdi iniz farkl nesnelerle deneyerek sesin fliddetini karfl laflt r n. Ses de fl k gibi yans ma özelli ine sahiptir. Yans mada ses kayna ndan ç kan ses dalgalar n n çarpt cismin yüzeyinin yap s (düzgün veya pürüzlü olmas ), yüzeyden yans yan ses dalgas n n miktar n de ifltirmez. Cismin yüzeyi düzgün ise yans ma düzgün olaca için ses dalgalar ayn do rultuya gönderilir ve o do rultuda sesin fliddeti artarak ses daha net duyulur. Yüzey pürüzlü ise yans ma da - n k olaca için ses dalgalar farkl do rultulara iletilir ve ses fliddeti azal r. Tart flma: Çocuklara trenle veya arabayla seyahat ederken tünele girdi imizde trenin veya araban n sesini daha fazla duydu umuzu hat rlat n. Tünelden ç kt m zda ise sesin da ld n bu nedenle arabadan kula m za gelen sesin fliddetinin azald n aç klay n. Etkinlik s ras nda kullan lan malzemelerden hangisinin en iyi ses yans t c oldu unu de erlendirin. Bunun nedenini sorun. Yüksek ses fliddetinin zararlar hakk nda sohbet edin. Is Belirli s cakl ktaki bir sisteminden, daha düflük s cakl ktaki bir sisteme, s cakl k fark nedeniyle transfer edilen enerji s olarak adland r l r. Is bir enerji türüdür ve baflka enerjilere dönüflebilir. lerleyen bölümde enerji kavram nda bu dönüflümlerden söz edilecektir. Çocuklar n ço u s ve s cakl n ayn kavramlar oldu unu düflünmektedir. Buz erirken, enerji aç a ç kar r. Ortaya ç kan bu enerji s d r. Öte yandan, s cakl k, bir cismin so uklu unun veya s cakl n n bir ölçüsüdür. Yani s bir enerji, s cakl k ise bir ölçüdür.
223 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 211 Etkinlik Ad : ELLER M SO UK Ö renme Alan : Fiziksel Bilim ETK NL K Kazan m: Sürtünmeyi gözlemler. Sürtünmenin, s aç a ç kard n kavrar. So uk-s cak karfl laflt rmas yapar. Gerekli Malzemeler: Eller, kollar ve bacaklar. Süreç: 1. So uk bir günde d flar dan geldi inizde bu etkinli i planlayabilirsiniz. 2. Çocuklardan so uk ellerini birbirine yavafl yavafl sürtmelerini isteyin. Hala so- ukluk hissediyorlar m? Sorun. 3. fiimdi ellerini gerçekten h zl bir biçimde birbirine sürtsünler. fiimdi ne hissediyorlar? Ellerindeki s cakl k artt m? 4. fiimdi çocuklardan elleriyle bacaklar n yukar ve afla h zla ovuflturmalar n isteyin. Böylece hem elleri hem de bacaklar s nm fl olacak. 5. En son olarak çocuklardan kollar n önde çapraz yaparak elleriyle kollar n yukar ve afla h zl ca ovuflturmalar n isteyin. Bu sayede hem elleri hem de kollar s nm fl olacak. Is birimleri kalori (cal) veya joule (j) dür. S cakl k ölçümünde termometre kullan l r ve birimi olarak derece kullan l r. Tart flma: Bu ovuflturma hareketini sürtünme olarak adland rd m z ifade edin. ki fleyi birbirine sürttü ümüz zaman ortaya ç kan sürtünme hareketi (enerjisi) bir s aç a ç kar r. Etkinlik Ad : ISINAN SP RAL Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Is enerjisinin hareket enerjisine çevrimini gözlemler. Is nan havan n yükseldi ini gözlemler. ETK NL K fiekil 9.5 Is deneyi Gerekli Malzemeler: Yanan mum (ya da abajur), alüminyum folyo ve iplik. Süreç: 1. Alüminyum folyodan spiral biçimde bir flekil kesin ve fiekil 9.5 te gösterildi i gibi orta noktas ndan bir iplik ba lay n. 2. Spirali, yanan bir mumun 5 cm kadar yukar s nda bir süre tutun. Ne oluyor? Is nan hava genifller, hafifler ve yukar do ru yükselmeye bafllar. Yükselen hava spirale çarparak spiralin dönmesini sa lar. Ayn deneyi k fl n yanan kaloriferin üstüne spirali yaklaflt rarak da yapabilirsiniz. Ifl k Ifl k enerjinin bir di er önemli formudur. Her zaman dalgalar halinde düz bir çizgide ilerler. Nesnelerden yans yan fl k sayesinde onlar görebiliriz. Çocuklara fl k kavram n ö retirken karanl k bir odada nesneleri el feneriyle ayd nlatabilir ya da gölge oyunlar yapabilirsiniz. Gece-gündüz, yans ma (Foto raf 9.2) ve k r lma etkinlikleri planlayabilirsiniz.
224 212 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 9.2 Yans ma deneyimi ETK NL K Bir yüzeye düflen fl n ayn ortam içinde yolunu de ifltirmesine yans ma denir. Etkinlik Ad : SIRA SIRA AYNALAR Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Ifl n yans ma özelli ini gözlemler. Gerekli Malzemeler: 4-5 adet ayna. Süreç: 1. lk aynay günefl fl n görecek flekilde yerlefltirin ya da tutun. 2. kinci aynay ilk aynadan yans yan fl nlar görecek flekilde koyun. 3. Üçüncü aynay ikinci aynadan yans yan fl nlar alacak flekilde yerlefltirin ve kalan aynalara da ayn ifllemi uygulay n. Aynalar böyle yerlefltirdi inizde günefl fl nlar na ne oldu? Bu düzenekte, günefl fl nlar bir aynadan di erine s çrayarak yans yacakt r. SIRA S ZDE 1 E er ayna yerine SIRA siyah S ZDEbir karton serisi ile bu deneyi yapsayd k günefl fl nlar ayn flekilde yans r m yd? DÜfiÜNEL M ETK NL K Etkinlik Ad : DÜfiÜNEL M S LUET Ö renme Alan : Fiziksel Bilim SORU Kazan m: SORU Siluetin oluflumunu gözlemler. D KKAT Farkl siluetleri karfl laflt r r. D KKAT Gerekli Malzemeler: Koyu renk el ifli kartonu, plastik bant, masa lambas, makas, SIRA S ZDE yap flt r c. SIRA S ZDE Süreç: 1. Koyu renk el ifli kartonunu dört köflesinden duvara bantlay n. AMAÇLARIMIZ 2. Duvar n karfl s na bir masa koyun ve onun üzerine masa lambas n yerlefltirin. 3. Duvarla masa aras na bir sandalye koyun ve bir çocu un sandalyeye oturmas - K T A P n isteyin. K T A P 4. Oday karart n ve masa lambas n aç n. Çocu un duvardaki kartona yans yan siluetini karton üzerine çizerek belirginlefltirin. 5. Tüm çocuklara ayn ifllemi uygulay n. TELEV ZYON 6. Çocuklar n TELEV ZYON kendi siluetlerini kesmelerini ve beyaz bir ka da yap flt rmalar n isteyin. NTERNET NTERNET
225 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 213 Tart flma: Siluetin oluflmas n n nedenini çocuklarla tart fl n. Çocuklara siluetlerini karfl laflt rmalar n, varsa benzerlik ve farkl l klar belirlemelerini isteyin. Etkinlik Ad : P PET E R M? Ö renme Alan : Fiziksel Bilim ETK NL K Kazan m: Ifl n k r lma özelli ini gözlemler. Gerekli Malzemeler: fieffaf cam bardak, renkli pipet ve su. Süreç: 1. Barda suyla doldurun ve içine pipeti koyun. 2. Barda n üstüne cm uzakl ktan hafif bir e imle pipete bak n. Pipet nas l gözüküyor? Pipetin suda olan k sm ndan gözümüze gelen fl nlar sudan havaya k r larak geçerler. Ayr ca fl k havada sudakinden daha h zl hareket eder. Bu nedenlerle, pipeti suyun yüzeyinde k r lm fl gibi görürüz. Etkinlik Ad : GÖKKUfiA I YAPALIM! Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Ifl k saydam bir ortamdan farkl yo unlukta baflka bir saydam ortama geçerken do rultusunu de ifltirir. Bu olaya k r lma ad verilir. ETK NL K Kazan m: Gökkufla n n renklerini tan r. Gerekli Malzemeler: fieffaf cam f r n kab, oyun hamuru, parlak fl k veren bir el feneri, ayna ve su. Süreç: 1. fieffaf fl k geçiren bir kab n içine Foto raf 9.3 teki gibi yar ya kadar su doldurun. 2. Daha sonra aynay e ik biçimde oyun hamurlar n kullanarak kab n içine yerlefltirin. 3. Aynan n su içinde kalan k sm na foto rafta gösterildi i gibi bir el feneri ile fl k tutun. 4. Ifl n hemen üzerine bir beyaz ka t tuttu umuzda gökkufla oluflumunu gözleriz. 5. El fenerini oynatarak renk de iflimlerini de gözleyebilirsiniz. Ayna fenerden gelen fl yans t r. El fenerinden gelen fl k suya girip ç kt ktan sonra, gözlemlenen renk tayf oluflur. Gökkufla, günefl fl nlar n n ya mur damlalar nda veya sis bulutlar nda yans mas ve k r lmas yla meydana gelen ve fl k tayf renklerinin bir yay fleklinde göründü ü meteorolojik bir olayd r. Foto raf 9.3 Gökkufla oluflumu (Ardley, 2006)
226 214 Okulöncesinde Fen E itimi Ayn cins elektrik yüküyle yüklü cisimler birbirlerini iterler. Z t cins elektrik yüküyle yüklü cisimler birbirlerini çekerler. ETK NL K ki nesne birbirine temas etti inde nesnelerin üzerinde elektrik yükleri birikir. Biriken bu elektrik yüklerinin tamam na durgun (statik) elektrik denir. Sürtünmeden meydana gelen durgun elektrik sebebiyle ayn yüklü balonlar birbirini iter. ETK NL K Sürtünmeden meydana gelen durgun elektrik sebebiyle tarak pinpon topunu kendine do ru çekecektir. M knat sta z t kutuplar birbirini çeker, benzer kutuplar birbirini iter. Elektrik Fizikte maddenin davran fllar n tan mlamak için kullan lan elektrik, elektriksel yükün varl ve ak fl ndan meydana gelen çeflitli olgular tan mlayan bir kavramd r. Do ada iki çeflit elektrik yükü vard r. Bunlar pozitif (+) yani art ve negatif yani (-) eksi elektrik yükü olarak adland r l r. Eflit miktarda art ve eksi yüke sahip cisimler ise, biri di erini eledi inden, yüksüz veya nötr olarak adland r l rlar. Etkinlik Ad : fi MfiEK Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Sürtünmeden kaynakl elektriklenmeyi inceler. Do a olaylar ndan flimfle in oluflumunu gözlemler. Gerekli Malzemeler: fiiflirilmifl iki balon. Süreç: 1. fiiflirilmifl iki balonu birbirine h zl ve kuvvetlice sürterek karanl k bir odada oluflan elektriklenmeyi (k v lc m) gösterebilirsiniz. Bu esnada bir ç t rdama sesi duyar z. Elektrik yüklerinin etkisiyle havada bir yük boflalmas meydana gelir. Bu olaya flimflek ad verilir. 2. ki çocu un balonlar bir kumafla (ya da saçlar na) sürtüp, balonlar iplerinden tutarak birbirlerine yaklaflt rmalar n isteyin. Ne gözlemliyorsunuz? Balonlar birbirlerini itiyorlar m yoksa çekiyorlar m? Etkinlik Ad : HAYD YARIfiALIM! Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Sürtünmeden kaynakl elektriklenmeyi inceler. Gerekli Malzemeler: ki plastik tarak ve iki pinpon topu. Süreç: 1. Düz bir zemin üzerinde (masa olabilir) 30 cm aral kla bir bafllang ç ve bitifl noktas belirleyin. 2. Bafllang ç noktas na iki pinpon topu koyun ve gönüllü iki çocuk ça r n. 3. Çocuklardan taraklar n saçlar na (ya da giysilerine) iyice sürttükten sonra tara- n s rt taraf n (tarama yap lan diflli k sm n üstü) kendi pinpon toplar na yaklaflt rarak toplar yar flt rmalar n isteyin. 4. Bitifl çizgisine ilk ulaflan oyunu kazan r. Pinpon topu yar flma esnas nda durursa, tara tekrar saç n za ya da elbisenize h zla sürtün ve oyuna kald n z yerden devam edin. Manyetizma Manyetizma, manyetik alanlar ve m knat slar tan mlamak için kullan lan bir terimdir. çocuklar için gizemli bir olgudur. Manyetik çekim gözle görülememesine ra men, etkisi rahatl kla sezilmektedir. M knat slar n, kuzey ve güney olmak üzere iki kutbu bulunur. N ile gösterilen kuzey kutbu m knat s n pozitif (+), S ile gösterilen güney kutbu ise negatif (-) kutbudur. Örne in düz çubuk biçimindeki bir m knat s, demir tozuna bat r l p ç kart ld nda, demir tozlar sadece m knat s n iki ucunda (kutup) toplan rlar. Orta k sm nda ise hiç bir toz yap flmam flt r.
227 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 215 M knat slar ayr ca bir s v n n üzerinde yüzdürüldüklerinde veya rahatl kla dönebilecek biçimde bir yere as ld klar nda her zaman kuzey-güney do rultusunu gösterirler. Hatta m knat slar kaç parçaya bölerseniz bölün hep iki kutuplu olma özelliklerini koruyacaklard r. Ancak büyük m knat s n manyetik çekim alan da büyük olur. M knat s ikiye bölünürse, küçülece inden küçük m knat s n manyetik çekim alan da azalm fl olur. Çocuklar gözle göremedikleri bu gizemli kuvveti tekrar tekrar üzerinde deneyerek anlamaya çal fl rlar. Etkinlik Ad : ÇEKER ÇEKMEZ Ö renme Alan : Fiziksel Bilim ETK NL K Kazan m: M knat s tan r. Çekme ve itme kavramlar n ay rt eder. M knat s n çekti i ve çekmedi i nesneleri s n flar. Gerekli Malzemeler: Farkl büyüklük ve flekilde m knat slar, anahtar, metal kaplar, tafl, vida, dü me, plastik flifle ve ataç gibi de iflik malzemeler. Süreç: 1. Her çocu a bir m knat s verin. M knat s tan y p tan mad klar n ve biliyorlarsa ifllevini sorun. 2. Getirdi iniz nesneleri m knat s n çekip çekmeyece i yönünde tahminlerini al n ve bunlar tart fl n. 3. Daha sonra denemelerine f rsat verin ve bu nesneleri çeken ve çekmeyen diye gruplamalar n isteyin. Tart flma: Çocuklar n bulduklar sonuçlar tart fl n. ki m knat s birbirine yaklaflt rmalar n isteyin. M knat s n kutuplar aras ndaki etkileflim üzerine sohbet edin. Etkinlik Ad : PUSULA Ö renme Alan : Fiziksel Bilim M knat s demir, çelik, kobalt ve nikel gibi metalleri çeker. ETK NL K Kazan m: Basit bir m knat s yapar. Pusulan n çal flmas n gözlemler. Pusulan n ifllevini kavrar. Gerekli Malzemeler: fiifle mantar, dikifl i nesi, bir kase, m knat s ve su. Süreç: 1. Dikifl i nesini m knat sa ayn yönde defa h zl ca sürtün. Bu i neyi m knat sland racakt r. Bunu test etmek için i neyi baflka i nelere yaklaflt r n. Çekiyor mu? 2. Foto raf 9.4 te gösterildi i gibi dikifl i nesini flifle mantar na geçirin ve su dolu kasenin içine b rak n. ne hangi yönde yüzüyor? 3. fiimdi i neyi sudan ç kar n ve tekrar suya koyun. nenin ucu hala ayn yönü gösteriyor mu? Tart flma: Çocuklarla Kuzey kutbu hakk nda sohbet edin. Dünya dev bir m knat s gibi davran r ve di er m knat slar manyetik minerallerce zengin Kuzey Kutbuna do ru çeker. Kuzey yönümüzü nas l bulaca m z anlat n. Bunun için pusula ya
228 216 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 9.4 Pusula yapal m da gölge yöntemini kullanabilirsiniz. Okulun bahçesine uzunca bir sopa saplay n. Gün içerisinde sopan n gölgesini gözlemleyin. Gün içerisinde sopan n gölgesinin en k sa oldu- u nokta Kuzeyi iflaret eder. Bir baflka yöntem ise Güneflin her zaman do udan do mas d r. E er sabah erken kalkarsan z, günefli karfl n za al n. Bu durumda kuzey sol taraf - n zda kalacakt r. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M Yerçekimi, kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine do ru ivmelenme e ilimidir. SORU D KKAT SIRA S ZDE 2 Bir önceki etkinlikte SIRA S ZDE m knat slanm fl dikifl i nesinin manyetik özelli ini bozabilir miyiz? Yerçekimi Dünyan n DÜfiÜNEL M alt bölümlerinde yaflayan insanlar düflerler mi? diye soran bir ö renciniz olursa ne yapars n z? Topu havaya att m zda geri yere düflecektir. Yar s suyla dolu a z SORU kapal bir kavanozu her döndü ünüzde su alt k sma geçer. Kavanoza nohut ya da pamuk paças koysan z da durum de iflmeyecektir. Her seferinde yerçekimi nesneleri afla ya çekecektir. D KKAT Yerçekimi çocuklara m knat s kavram n hat rlatabilir. Ancak, bunun m knat stan kat kat güçlü bir çekim kuvveti oldu unu söylemelisiniz. Uzay elbisesi içinde bir astronot SIRA foto raf S ZDE göstererek botlar na iflaret edin. Ay da yürüyebilmek için astronotlar n çok a r botlar giymek zorunda olduklar n çünkü Ay n çekim gücünün Dünya n nkinden çok zay f oldu undan bahsedin. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ ETK NL K K T A P TELEV ZYON Yerçekimine karfl koyabilmemiz NTERNET için bir ifl yapmam z gerekir bunun için de enerjiye gereksinim duyar z. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M 3 Etkinlik Ad : DENGE Ö renme Alan : K T AFiziksel P Bilim Kazan m: Yerçekiminin bizi afla çekti inin fark na var r. TELEV ZYON Gerekli Malzemeler: S rt dik bir sandalye Süreç: 1. Gönüllü bir çocuk ça r n ve sandalyeye oturmas n isteyin. NTERNET 2. Her iki aya n birlefltirerek yere dümdüz basmas n, s rt n sandalyeye tamamen dayamas n ve ellerini iki yan na (kalçalar na) yap flt rmas n söyleyin. 3. Çocuktan vücudunu hareket ettirmeden ya da herhangi bir kas n kullanmadan aya a kalkmas n isteyin. Ne oldu? Kalkabildi mi? 4. S n f arkadafllar na dönüp, kalkmas için ne yapabilece ini sorun. Ayn etkinli- i s n fta küçük gruplar oluflturarak çocuklar n denemesini ve fikirlerini tart flmalar n sa lay n. Hiç hareket etmedi imizde yerçekimi bizi sandalyeye do ru çekecektir. Aya a kalkabilmemiz için enerjiye gereksinimiz vard r. Bu enerji kaslar m z harekete geçirir ve böylelikle sandalyeden kalkabiliriz. Yerçekimi, cismin SIRA S ZDE yere düflmesini, dolay s yla bir a rl olmas n sa lar. Bunu bir örnekle aç klar m s n z? DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
229 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 217 Aristo, bir cismin düflme h z onun a rl yla orant l oldu unu ileri sürmüfltü. Bir baflka deyiflle, hafif cisimler a r olanlara göre ayn yükseklikten b rak ld klar nda daha geç yere ulaflacaklard r. Aristo nun kuram, talyan bilim adam Galileo nun hava direncinin etkisi ortadan kald r ld nda bütün cisimlerin ayn h zla düfltü ünü ve düflen bir cismin ulaflt h z n yaln zca düfltü ü yüksekli e ba l oldu unu kan tlamas yla geçerli ini yitirdi. Galileo'nun ifade etti i gibi; yüksekten b rak lan bir demir parças, Dünya ile demir parças aras ndaki çekim kuvveti nedeniyle yer yüzüne düfler. Demir parças n n kütlesi iki kat na ç kar l rsa dünya ve demir aras ndaki çekim kuvveti de iki kat na ç kar; ama, h zland r lacak madde miktar da iki kat na ç kt ndan demir yere yine ayn h zla düfler. Etkinlik Ad : K M ÖNCE DÜfiER, YOKSA AYNI ANDA MI? Ö renme Alan : Fiziksel Bilim ETK NL K Kazan m: Farkl nesnelerin a rl klar n karfl laflt r r. A rl n düflüfl zaman na etkisini inceler. Gerekli Malzemeler: Ka t, farkl büyüklükte tafllar, kufl tüyü. Süreç: 1. Bir çocuk bir eline ka d di er eline tafl als n. Hangisi daha a r? Hangisi hafif? fleklinde sorular yöneltin. fiimdi bir masa veya sandalyenin üzerine dikkatlice çocu u ç kar n ve bu iki nesneyi ayn anda ayn yükseklikten yere b rakmas n isteyin. Hangisi önce düfltü? H zlar n karfl laflt r n? 2. kinci olarak bir ka t ile bir tafl ayn flekilde yere b rak n. Düflüfl sürelerini karfl laflt r n. fiimdiye kadar Aristo nun kuram geçerlili ini korudu. Yani a r cisimler hafif olanlara göre yere daha erken ulafl rlar. 3. Son olarak iki farkl büyüklükte tafl ayn yükseklikten yere b rak n. Ne oldu? kisi de ayn anda yere düfltü mü? Aristo nun kuram bu denemede çal flmad. Bunun nedeni ka tta, havayla oluflan dirençtir. Di er taraftan, ka d n içine bir tafl koysayd n z iki nesne de ayn zamanda ulaflacakt. Kuvvet, Hareket ve Basit Makineler Kuvvet fizi in temel kavramlar ndan biridir. Kütleli bir cisme hareket kazand ran her türlü etki fizikte kuvvet olarak adland r l r. Di er taraftan cismin konumunun sürekli biçimde de iflmesi ise hareket kavram yla aç klan r. Çocuklar özellikle bu dönemde basit makineler üreterek bir fleyleri kald rd klar ya da hareket ettirdikleri zaman büyük heyecan duyarlar. Bu nedenle bu araçlar n ve çal flma prensiplerinin çocuklara erken yafllarda tan t lmas n n kavramlar n gelifltirilmesinde çok büyük etkisi olacakt r. Etkinlik Ad : HAREKET NASIL BAfiLAR? Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kuvvet, bir cismi harekete geçirmek, hareket halindeki bir cismi durdurmak, hareketin yönünü ve h z n de ifltirmek için gerekli olan itme ve çekme miktar d r. Basit makineler, bir ifli yapmak için gereken kas kuvvetini veya kuvvet uygulamay azaltarak iflin yap lmas n kolaylaflt ran araçlard r. ETK NL K Kazan m: Kuvvet kavram n gözlemler. tme-çekme, hareket ettirme-durdurma, kald rma-indirme gibi karfl laflt rma kavramlar n kullan r. Gerekli Malzemeler: Bebek ve el arabas n iten ve tekerlekli sandalyeyi hareket ettiren, difl macununu s kan, halter kald ran, çivi çakan, çalar saat kuran, sulama
230 218 Okulöncesinde Fen E itimi hortumunu çeken, rulo bir hal y yere açarak seren ve yerleri süpüren kiflilerle ilgili resimler (ya da bu tip baflka görseller). Nesneyi hareket ettirmek ya da hareketini de ifltirmek için kuvvet gerekir. ETK NL K Topu yerde z platmadan yuvarlad m zda dairesel, z platt m zda ise zikzak hareket eder. ETK NL K Bir noktas bir yere dayanan ve bir cismi kolayl kla kald rmaya yarayan araçlara kald raç denir. Kald raçta kuvvet noktas, a rl kald rmak için cetvele bast m z nokta; destek noktas, kitab n alt nda kalan cetvel; direnç noktas, cetvelin kitab kald rd noktad r. Bir kald raçta, kuvvet kolu, direnç kolundan ne kadar fazla ve uzun olursa, bir a rl kald rmak için gerekecek kuvvet, o kadar az olacakt r. Süreç: 1. Öncelikle nesnelerin nas l hareket etti ini ve nas l durdu unu çocuklara sorun. 2. Sonra resimleri de göstererek, nesneleri itme, çekme, kald rma, indirme, döndürme, vurma yoluyla hareket ettirdi imizi anlat n. 3. Çocuklara s n ftaki oyuncaklar ve eflyalar hareket ettirmelerini isteyerek bu kavram pekifltirin. Etkinlik Ad : NASIL HAREKET ED YORLAR? Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Farkl nesnelerin hareketini gözlemler. Nesnelerin hareketlerini s n fland r r. Nesnelerin hareketlerini yönlendirerek h zl -yavafl karfl laflt rmas yapar. Gerekli Malzemeler: Çeflitli toplar, oyuncak araba, çocuk sandalyesi, masas, topaç, plastik flifleler, kalemler ya da güvenli eflya ve oyuncaklardan oluflan gerçek nesneler. Saat, CD oynat c s, trompet, top, bal k, uçurtma, matkap, kayak yapan adam, telefon, bisiklet, bebek arabas, atl kar nca, helikopter, vantilatör, elektrik dü mesi, sallanan sandalye, yel de irmeni, rüzgâr gülü, araba, y lan ve dünya gibi hareket kavram n uygulayabilece i nesnelerin resimleri ya da foto raflar. Süreç: 1. Gerçek nesneler kullanarak, düz (do rusal), dairesel, zikzak, titreflimli, ileri-geri ve hareketsiz olarak adland rd m z hareket türlerini çocuklara tan t n ve ard ndan bu hareketleri denemelerine olanak verin. 2. Gerçek nesneleri h zl ve yavafl hareket ettirerek, h zl -yavafl kavram n anlat n. Daha sonra ilgili resimleri tek tek incelemelerini ve nesneleri ö retilen hareket türlerine göre s n flamalar n isteyin. Çocuklardan hareketle ilgili baflka örnekler vermeleri için bir s n f tart flmas yarat n. Etkinlik Ad : KALDIRAÇ YAPALIM Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Kazan m: Kald raç yapar. Kald raç yard m yla nesneleri kald rabilece ini gözlemler. Gerekli Malzemeler: Kitap ve cetvel. Süreç: 1. Kitab bir masan n kenar na 1/4 ü d flar da kalacak flekilde yerlefltirin. 2. Kitab n alt na da 1/2 si d flar da kalacak flekilde bir cetvel koyun. 3. Cetvelin d flta kalan k sm na hafifçe elinizle bast r n. Ne oldu? Kitap havaya kalk yor mu? 4. fiimdi cetvelin d flar da kalan boyunu azalt p, ço altarak kitab tekrar kald rmay deneyin. Ne de ifliyor? 5. Cetvelin d flar da kalan k sm uzun oldu unda kitab kald rmak daha kolay olacakt r.
231 AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 219 Etkinlik Ad : SÜRTÜNME KUVVET Ö renme Alan : Fiziksel Bilim ETK NL K Kazan m: Sürtünme kavram n tan r. Farkl ortamlarda sürtünme kuvvetini karfl laflt r r. Sürtünmenin nesnenin hareketini yavafllatt n gözlemler. Sürtünmenin nelere ba l oldu unu kavrar. Gerekli Malzemeler : Oyuncak arabalar (farkl büyüklük ve a rl kta), farkl yüzeyler (hal, parke veya laminat bir yüzey, muflamba döfleme, cam veya ayna, genifl bir buz kal b ). Süreç: 1. Çocuklardan farkl yüzeylerde oyuncak arabalar sürmelerini isteyin (her bir yüzeyde arabaya uygulanacak itme kuvvetinin eflit olmas na dikkat edin). 2. Hangi yüzeyde araban n daha kolay gitti ini tart fl n. Tart flma: Çocuklarla sürtünme kuvvetinden ne anlad klar n sorun. Sürtünme kuvvetinin nelere ba l olabilece ini tart fl n. Birbirine z t yönde hareket eden iki cismin aras nda oluflan ve harekete karfl koyan kuvvete sürtünme ad verilir. Sürtünme, kuvvet z t yönlerde fakat ayn do rultuda yer al r. E er cisim hareket etmiyor duruyorsa, sürtünme ve kuvvet eflit ya da kuvvet sürtünmeden daha azd r. E er bir cismin üzerine bir tepki kuvveti ve yer çekimi kuvveti d fl nda herhangi bir kuvvet uygulanm yorsa sürtünmeden söz edilemez. Etkinlik Ad : SÜRTÜNMEY AZALTALIM Ö renme Alan : Fiziksel Bilim Sürtünme kuvveti daima harekete z t yöndedir. Sürtünme kuvveti sürtünen yüzeylerin cinsine ba l d r. Sürtünme kuvveti yatay düzlemde cismin a rl yla do ru orant l olarak de iflir. Sürtünme kuvveti sürtünen yüzeylerin büyüklü üne ba l de ildir. Sürtünme kuvvetinin hareket ettirici özelli i yoktur. ETK NL K Kazan m: Sürtünme kavram n tan r. Pipetlerin sürtünmeyi azaltarak hareket kolayl sa lad n fark eder. Sürtünmenin nesnenin hareketini yavafllatt n gözlemler. Gerekli Malzemeler : Ayn büyüklük ve a rl kta iki kitap ve 5-6 adet pipet. Süreç: 1. Kitaplardan birini masaya koyun. Di erini ise pipetleri arka arkaya yerlefltirip üzerine oturtun. 2. ki kitab s ras yla parma n zla hafifçe iterek hareket ettirin. Hangisi daha kolay hareket ediyor? Pipetler tekerlek ifllevi görerek kitapla masa aras ndaki sürtünmeyi azalt rlar ve dolay s yla pipetlerin üzerindeki kitab hareket ettirmek daha kolay olur. Neden masa ile kitap aras ndaki sürtünme, pipetlerle masa aras ndaki SIRA sürtünmeden S ZDE daha fazlad r? DÜfiÜNEL M 4 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT SIRA S ZDE SIRA S ZDE
232 220 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Okulöncesi fen e itiminde fiziksel bilim ile ilgili kavramlar tan mak Fiziksel bilim kapsam nda çocuklara fizi in temel konu ve kavramlar n ö retilmesi amaçlanm flt r. Özellikle, bu ünitede fiziksel bilim alan nda enerji, ses, s, fl k, yo unluk, yerçekimi, elektrik ve manyetizma ile kuvvet, hareket ve basit makineler konular etkinliklerle desteklenerek anlat lm flt r. Siz ö retmen adaylar öncelikle bu kavramlar n ne olduklar n bilmelisiniz ki, çocuklarda var olan ya da oluflabilecek kavram yan lg lar n ortadan kald rabilin. Bu nedenle Okulöncesinde Fen E itimi kitab n n ilk dört ünitesi bu etkinliklerin anlafl lmas nda temel teflkil etmektedir. Fiziksel bilim kavramlar na iliflkin verilen etkinlikleri gerçeklefltirmek Fiziksel bilim konular na iliflin kavramlar n etkin ö retimi için kazand r lmas hedeflenen bilimsel süreç becerilerini etkinlikler baz nda planlaman n önemi oldukça büyüktür. Çocuklar n fiziksel dünyay alg lamalar bilimsel süreç ve uygulama becerileriyle do rudan iliflkidir. Ünite kapsam nda verilen etkinlikleri bireysel ve varsa ö rencilerinizle, onlar n geliflim düzeylerini de dikkate alarak uygulamak fen konular n anlamada sizlere katk sa layacakt r. Yaparak ve yaflayarak ö renme kal c ve nitelikli bir e itimin temeli oldu- u art k bilinen bir gerçektir. A MAÇ 3 Fiziksel bilime iliflkin kavramlar kullanarak yeni etkinlikler tasarlamak. Fen kavramlar yla ilgili etkinlikler tasarlarken, di- er etkinlik alanlar nda oldu u gibi çocuklar n geliflim düzeylerinin dikkate alman z öneririz. Ünite kapsam nda sunulan etkinliklerin her biri ufak de iflikliklerle farkl ortamlara uyarlanarak zenginlefltirilebilir. Etkinlikleri planlarken göz önüne al nmas gereken ilk nokta kullan lacak malzemenin kolay bulunabilir olmas d r. Bu sayede, çocuk okulda yapt bir etkinli i evinde de tekrarlayabilir. Ayr ca aile ve uzman kiflilerin kat l m n destekleyen etkinlikler planlayabilirsiniz. Saha gezilerinin çocuklar n fen bilimi alan nda gelifltirecekleri bilgi, beceri ve tutumu do rudan etkiledi i alan yaz nda s kl kla belirtilmifltir. Bu nedenle haz rlayaca n z etkinliklerin do al yaflamdan ba ms z olmamas na özen gösteriniz.
233 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 221 Kendimizi S nayal m 1. Is ya iliflkin afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Is enerjidir. b. Is nan hava yükselir. c. Is ve s cakl k ayn anlamdad r. d. Is moleküllerin hareketi ile transfer edilir. e. Is nan hava genleflmesi. 2. Birbirine z t yönde hareket eden iki nesne aras nda oluflan kuvvete ne isim verilir? a. Is b. Ifl k c. vme d. Sürtünme e. Enerji 3. Afla daki fen kavramlar ndan hangisi fiziksel bilim alan n n konusu de ildir? a. Kuvvet b. Is c. Basit makineler d. Besin piramidi e. Ifl k 4. Bir pinpon topunun üzerine elle bast rarak bir çukur oluflturulur. Sonra top s cak su dolu bir barda n içine at l r. Topu bardakta tutabilmek için barda n a z bir tabakla kapat l r. Bir süre sonra pinpon topundaki çukur ortadan kaybolacakt r. Bunun nedeni afla dakilerden hangisidir? a. So uyan havan n büzülmesi b. Is nan havan n yükselmesi c. So uyan havan n yavafl hareket etmesi d. Hava bas nc n n düflmesi e. Is nan havan n genleflmesi 5. Bitkilerin fotosentez yapmas olay ndaki enerji dönüflümü afla dakilerden hangisidir? a. Elektrik enerjisinin, s enerjisine dönüflümü b. Ifl k enerjisinin, s enerjisine dönüflümü c. Is enerjisinin, manyetik enerjiye dönüflümü d. Hareket enerjisinin, s enerjisine dönüflümü e. Ifl k enerjisinin, kimyasal enerjiye dönüflümü 6. Bir masan n üzerindeki fanusun içine madeni bir para koyun. Daha sonra masa hizas nda fanusun dibindeki paray görmeyene kadar e ilin. Siz bu konumdayken birisi fanusa yavafl yavafl su doldursun. Su eklendi- inde art k madeni paray görürsünüz. Bu etkinlik fl - n hangi özelli ini göstermek için yap l r? a. Ifl n k r lmas b. Ifl n emilmesi c. Saydam olan maddelerin fl so urmas d. Ifl n yans mas e. Saydam olmayan maddelerin fl geçirmesi 7. Afla dakilerden hangisi bir enerji formu de ildir? a. Manyetik b. Yo unluk c. Is d. Ifl k e. Kinetik 8. Afla dakilerden hangisi fiziksel bilim alan n n bir konusudur? a. Bitkiler b. Manyetizma c. Mineraller d. Hayvanlar e. Ekosistem 9. fiimflek oluflumunda afla daki enerji dönüflümlerinden hangisi görülür? a. Hareket enerjisinin, s enerjisine dönüflümü b. Elektrik enerjisinin, s enerjisine dönüflümü c. Is enerjisinin, ses enerjisine dönüflümü d. Elektrik enerjisinin, hareket enerjisine dönüflümü e. Hareket enerjisinin, kimyasal enerjiye dönüflümü 10. M knat s afla daki maddelerin hangisini çekmez? a. Nikel b. Demir c. Kobalt d. Alt n e. Çelik
234 222 Okulöncesinde Fen E itimi Yaflam n çinden ÇÜNKÜ DO A ÇOCUKLARIMIZIN DUYULARINI GÜÇLEND R R! Zamanlar n n önemli bir k sm n televizyon ve bilgisayar bafl nda geçiren çocuk ve gençlerin duyusal geliflimleri nas l etkileniyor? Elektronik ortamlar yaln zca görme ve iflitme duyular na (genellikle de fazla fliddetli bir tarzda) seslenir. Oysa do ada ola anüstü manzaralar, çiçekleri, yaban hayvanlar n görmekle, kufllar n ve böceklerin uyumlu seslerini, rüzgar n u ultusunu duymakla kalmaz; her ad m bafl farkl bir çiçe i, bir otu koklar, do al varl klar dokunarak hisseder, do an n nimetlerini tadar, bunlar n ötesinde bir de sezgilerimizi harekete geçiririz. 18 Haziran 2010 ÇOCUKLARIN NEDEN DO AYA HT YAÇLARI VAR? Çocuklar m z art k bitkileri, böcekleri, çiftlik hayvanlar n, kurba alar, dereleri, sadece kitaplarda ya da televizyonda görüyor, yediklerinin nereden geldi i hakk nda bile bir fley bilmiyorlar. Ne yaz k ki e itim sistemimiz de kapal mekanlarda, soyut kavramlar n ö retilmesine dayal. Yeni kuflaklar için do a giderek uzak ve soyut bir kavrama dönüflüyor. Son y llarda yap lan bilimsel çal flmalar do an n bizler için, özellikle de çocuklar m z için neden hava kadar, su kadar temel bir ihtiyaç oldu unu ortaya koyuyor. Çocuklar m z do adan mahrum b rakmamal y z çünkü: DO A ÇOCUKLARIMIZIN F Z KSEL SA LI INI GEL fit R R! Öyle bir zamanda yafl yoruz ki, y l önce yetiflkin hastal klar olarak bilinen obezite, kalp-damar hastal klar, yüksek kan bas nc gibi sorunlar art k çocuklar - m zda da görülebiliyor! Nedeni aç k de il mi? Kapal mekanlardaki etkinliklere k yasla çocuklar do ada, aç k havada fiziksel olarak çok daha aktiftir. S n flar nda, ders çal fl rken, televizyon ve bilgisayar karfl s nda yaln zca zihinleri çal flan çocuklar m z n bedenlerini de çal flt rmaya ihtiyaçlar var! Spor etkinlikleri bu ihtiyaca ancak bir ölçüde cevap verebiliyor. Norveç te ve sveç te yap lan çal flmalar, do al alanlarda oynayan okul öncesi çocuklar n, düz zeminli çocuk bahçelerinde oynayanlara göre denge ve çeviklik testlerinde daha baflar l olduklar n ortaya koyuyor! (Louv 2008). ÇÜNKÜ DO ANIN B RÇOK Z H NSEL VE RUHSAL RAHATSIZLI I Y LEfiT RME GÜCÜ VARDIR! Do ayla temas n, baflta dikkat eksikli i-hiperaktivite sendromu olmak üzere, çeflitli zihinsel ve ruhsal rahats zl klara karfl olumlu etki gösterdi ine yönelik bilimsel kan tlar giderek art yor. Gerçi bunu hareketli çocuklara sahip ana-babalar kendi deneyimlerinden zaten biliyordu; do ru ya da yanl fl bir tan yla hiperaktif denilen çocuklar n n do ada ya da parklarda gönlünce kofluflturma imkan buldu u zamanlarda daha uyumlu, daha sakin oldu unu görüyorlard. Ancak bu gözlemlerin bilimsel araflt rmalarca do rulanmas (örne in Kaplan ve Kaplan 1989, Grahn ve arkadafllar 1997, Wells 2000, Taylor, Kuo ve Sullivan 2001) do a terapisi ni giderek daha güçlü bir psikolojik sa alt m seçene i haline getiriyor. Bilimsel araflt rmalar, do an n çocuklar n yaflad travmatik olaylara karfl psikolojik koruma sa lad n, onlar avuttu unu da ortaya koyuyor (Wells 2000). Do ayla temas halinde olan çocuklarda yaln z hiperaktivite de il, kayg bozukluklar, depresyon ve uyum sorunlar da daha az görülüyor. Bu tür rahats zl klarla do ada yap lan aktivitelerin azl aras ndaki iliflki o kadar aç k ki, bu belirtileri do a yoksunlu u sendromu olarak tan mlayanlar var! (Louv 2008). ÇÜNKÜ DO ADA OLMAK ÇOCUKLARIN ÖZGÜVEN N ARTIRIR! Çocuklar m z art k a aca ç km yor! Önüne gelen bir do al bir engeli; geçiflini zorlaflt ran bir çal y, dik bir kayay, yolunu kesen bir dereyi aflmak için çaba göstermiyor. Yaflam boyunca bunlar hiç yapmam fl bir çocuk ya da bir genç bir kez olsun yapt nda iç dünyas nda büyük bir de ifliklik olur; kendine ve yaflama güveni artar! ÇÜNKÜ DO A ÇOCUKLARIN OKULDAK BAfiARISINI VE UYUMUNU DESTEKLER! American Institutes for Research ün 2005 te yapt bir araflt rma, do a e itimi programlar na kat lan ilkokul ö rencilerinin fen kavramlar n alg lamalar n n, fliddet-
235 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 223 siz iletiflim becerilerinin, problem çözme yeteneklerinin, ö renme isteklerinin önemli oranda artt n ortaya koydu. Hotchkiss lkokulu nda bafllat lan deneyime-dayal çevre e itimi program sonucunda, disiplin olaylar iki y lda yüzde 90 oran nda azald! (Louv 2008). ÇÜNKÜ DO A ÇOCUKLARIMIZIN YARATICILI INI GEL fit R R! Son y llarda yap lan bilimsel çal flmalar, televizyon ve bilgisayar gibi elektronik ortamlar n tersine, do adaki etkinliklerin ve serbest oyunlar n çocuklar n yarat c l klar n gelifltirdi ini gösteriyor (Chawla 2002). Art k çocu umuzun hayallere dalmas na bile izin vermiyoruz! Eskiden anlat lan masallarla bizler mitolojiyi, fantastik hikayeleri kendi beynimizde, hayallerimizde, gönlümüzce yaflard k. Yeri gelir kahraman olur, yeri gelir do- aüstü güçlere sahip olarak hayatlar kurtar rd k. Peki ya flimdi...! fiimdi Harry Potter tarz fantastik kurgu filmler ç kt ve hayal kurmam za gerek kalmad ; art k hayallerimizin filmlerini yap yorlar. Oysa bizler bat ve do u mitolojilerinin do du u anavatanda yafl yoruz ama ne bunun fark nday z, ne de bir nebze bile olsa bunlar çocuklar m za yaflatabiliyoruz. ÇÜNKÜ DO ANIN DA ÇOCUKLARA HT YACI VAR! Do a koruma konusunda öncü görevler üstlenen kiflilerin çocukluk y llar nda do ayla yak n temas içinde oldu u ortaya ç km flt r (Wells ve Lekies 2006). Demek ki gezegenin do al miras n koruyabilmemiz için çocuklar m z n do ayla iliflkisini onarmam z flartt r! Daha basit ifade edelim: fiimdi çocuklar m za do a sevgisini kazand ramazsak, yar n do ay kim koruyacak? Okuma Parças 11 May s 2010 CERN'DEK TÜRKLER ANLATIYOR... sviçre'nin Cenevre kentindeki Avrupa Nükleer Araflt rmalar Merkezi'nde (CERN) yürütülen dünyan n en büyük bilimsel deneyi ''Büyük Patlama''da, 90'a yak n Türk araflt rmac görev al yor. CERN'deki çal flmalar n 5 y ld r aral ks z sürdüren Doç. Dr. Bilge Demirköz, iki y l ATLAS detektörünün yap m nda, çal flt r lmas nda ve sorunlar n çözümünde ve binlerce fiber optik kablonun ba lanmas nda çal flt n anlatt. ''Ben 2 y l boyunca her gün kask m takt m, ucu demirli ayakkab lar m giydim ve her gün yerin alt na indim. Yani iki y l boyunca gün yüzü görmedim'' diyen Demirköz, bu süreçte yaflad klar n flöyle anlatt : '' ki y l yerin alt nda inan lmaz tempoda kablolarla, ekipmanlarla yere e ilerek, dehliz gibi yerlerden geçerek detektörleri yapt k. Parçac klar n d flar kaçmamas için detektörleri adeta matruflkalar gibi iç içe geçirip arada boflluk b rakmayacak flekilde tasarlad k. Bu süreçte, sabahlar uyand mda günefle bakmamaya çal fl yordum. Kendimi o gün yine havan n kötü olaca- na inand r yordum. Çünkü erken saatte yerin alt na inecektim ve ç kt mda yine günefl olmayacakt.cenevre'de k fl aylar nda çok ya mur ya yor ve hemen hemen de hiç günefl yok. Bu nedenle günefli ve yeflili görmek için Alpler'e, yani bulutlar n üzerine ç kman z laz m. Zaten yerin alt nda oldu umdan ve günefli görmedi imden kayak sevgim olufltu.'' Demirköz, yap m nda çal flt detektörün flimdi sorunsuz çal flmas n ''dünyan n en muhteflem olay '' sözleriye de erlendirdi. CERN BEKLENMED KLER N YER Doç. Dr. Demirköz, insan n yapt na inand nda bunun mutlaka bir geri dönüflünün olaca n belirterek, flöyle konufltu: ''Örne in Edison, elektrik lambas n bulmaya çal flm yormufl. Bu deneyde belki hiçbirimizin beklemedi i bir fley gelecek. CERN benim için beklenmediklerin yeri. Ama CERN'de bir fleyi beklemek de istemiyorum, bir fleyleri umut ediyorum ama beklenmedik bir fleyi bulmak istiyorum. En fazla istedi im fley bu. CERN benim için bizlerin evrene uzatt bir dua. Ellerimizi evrene do ru açt k ve bir duam z var ve diyoruz ki 'bize bir fley ver'. Bizim için evrene aç lan bir el CERN. Bakal m çal flmalar m z n, çabalar m z n karfl l nda evren bize ne verecek?''
236 224 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar NE SIKILMASI ERKCAN, EN Y YERDES N CERN'deki çal flmalara University College London'dan kat lan bilim insan Dr. Erkcan Özcan da de iflik ülkelerden yüzlerce bilim insan n n çal flt CERN'in bir fizikçinin dünyada çal flabilece i en iyi yer oldu unu savundu. ''LHC, okyanuslara aç lan yepyeni bir gemi asl nda. Bu gemiyle okyanuslara aç ld k diyebiliriz. Belki karfl m za bir fley hemen ç kabilir ya da uzun süre ç kmaya da bilir. Ancak önemli olan bu geminin içinde, hatta yap ld - tersanede olmak çok önemli'' diyen Erkcan, deney sonuçlar n n üye ülkelerin geliflimine büyük katk sa layaca na iflaret etti. Erkcan, Cenevre'deki hayat n n yüzde 90' n n bilgisayarda program yazarak geçti ini, bundan zaman zaman s k ld anlarda, ''Ne s k lmas Erkcan. Asl nda dünyada çal fl labilecek en iyi yerde çal fl yorsun. Daha ne isteyebilirsin ki'' sözleriyle kendini yeniden motive etti ini aktard. Dünyan n ço u yerinde ve Türkiye'de gerçek fizikle, ö retilen fizik aras nda büyük bir fark n bulundu unu vurgulayan Dr. Erkcan, say sal derslerin keyifli taraflar n n ö retilmedikçe ö rencilerin bilime ilgi duyamayaca n söyledi. 1. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Is konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Kuvvet, Hareket ve Basit Makineler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Fiziksel Bilim konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Is konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Enerji konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Ifl k konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Manyetizma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Fiziksel Bilim konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Enerji konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Manyetizma konusunu yeniden gözden geçiriniz.
237 9. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-II 225 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Siyah karton fl so urur ve günefl fl nlar yans tmazd. Cisimlerin fl a karfl de iflik tepkileri vard r. Ifl k bir cisme çarp nca ya yans r; ya cisimden geçer; ya da cisim taraf ndan so urulur. Bu cismin parlakl na ve saydam olup olmad na ba l d r. Siyah cisimler d fl nda her madde fl az ya da çok yans t r. Parlak metal ve ayna yüzeyleri, üzerine düflen fl n büyük bir k sm n yans t rlar. S ra Sizde 2 M knat slanm fl i neyi birkaç defa yüksekten zemine b - rak rsan z m knat s özelli inin kayboldu unu görebilirsiniz. Bu çarpma ve darbeler manyetik bölgelerin dizilimini bozmaktad r. Bu nedenle m knat slar bozulmamalar için düflürmemeye özen gösterin. S ra Sizde 3 Sarmal bir yay n bir ucunu tavana sabitleyelim ve yay n boyunu ölçelim. Varsayal m ki boyu 30 cm olarak ölçüldü. fiimdi bu yay n ucuna bir kilograml k bir a rl k ba lay n. Ba lad n z cismi Dünya kendine do ru çekece inden (yerçekimi) yay afla ya do ru uzayacakt r. Yay n sal n m durdu unda, uzam fl yay n boyunu ölçelim. Varsayal m ki yay n takt n z bu cisimle beraber uzunlu u 40 cm oldu. Demek ki Dünya, yaya göre, 1 kg'l k cisim için yay 10 cm uzat yor. Sarmal yaya flimdi a rl n bilmedi iniz bir kütle asal m ve varsayal m yay n yeni uzunlu u 50 cm oldu. Yay n kütle as lmadan önceki boyu 30 cm idi. Bu yeni kütle ile aralar ndaki uzunluk fark 20 cm dir. lk denemeden, yay n her 1 kg için 10 cm uzad n biliyoruz. Yay 20 cm uzad na göre, ast n z yeni cismin a rl ya da Dünyan n o cisme uygulad kuvvet 2 kg olacakt r. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Ardley, N. (2006). 101 great science experiments: A step by step guide. London: Dorling Kindersley. American Chemical Society and the American Institute of Physics (1997). The Best of wonder science: Elementary science activities. Albany, NY: Delmar. Churchill, E. R., Loeschnig, L. V. ve Mandell, M. (1997). 730 easy science experiments. New York: Tess. Edom, H., Butterfield, M., Heddle, R. ve Unwin, M. (1998). Deneylerle bilim 1. Kitap. Çeviri Feryal Halatç. Tübitak Popüler Bilim Kitaplar. Ankara: Aydo du. Fleer, M. (2007). Young children: Thinking about the scientific world. Australia: Early Childhood Australia. Harlan, J.D. ve Rivkin, M.S. (2000). Science experiences for the early childhood years: An Integrated approach. Upper Saddle River, NJ: Merrill-Prentice- Hall. Herr, J. ve Libby-Larson, Y. (2004). Creative resources for the early childhood classroom. Albany, NY: Delmar. Cengage Delmar Learning. Lorbeer, G.C. (1996). Science activities for children. Dubuque, IA: Wm. C. Brown. Mayesky, M., Wlodkowski, R. J. ve Neuman, D. (2002). Creative activities for young children. Albany, NY: Delmar. Picard, C. J. (2005). Comprehensive curriculum: Kindergarten science. [Çevrimiçi] 25 Ocak 2008 tarihinde elektronik adresinden eriflildi. Potter, J. (1995). Science in seconds for kids. Canada: John Wiley ve Sons. S ra Sizde 4 Pipetlerin masayla temas eden yüzeyi kitab n temas yüzeyine göre daha az, dolay s yla masa ile aralar ndaki hareket direnci daha düflüktür.
238 10 Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler-III 227 Çevresindekileri merak etmeyen çocuk yoktur herhalde. Çocuklar n küçük yafllarda e itilmeleri, teorik olarak ö rendiklerini uygulayabilmeleri onlar n gelecekte do ru mesleklere yönelmelerini sa lar. Okullar m zda sadece teorik anlat ma dayal ö retim programlar çocuklar n bilime ilgisini azalt rken, konuyla ilgili bilgi ve deneyimlerinin belirli düzeyde kalmas na neden oluyor. Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra, Okulöncesi fen e itiminde maddenin do as ve uzay ve dünyam z ile ilgili kavramlar tan yabilecek, Maddenin do as ve uzay ve dünyam z konular na iliflkin verilen etkinlikleri gerçeklefltirebilecek, Maddenin do as ve uzay ve dünyam z ünitesinde verilen kavramlar kullanarak yeni etkinlikler tasarlayabileceksiniz.
239 228 Okulöncesinde Fen E itimi Örnek Olay Kald rma Kuvveti ve Arflimet Kanunu Belirli nesnelerin suda yüzmesinin nedenine iliflkin verilen cevap genellikle bunlar n sudan daha hafif olmas fleklindedir. Ö rencilerin ço u bunu nesne ile suyun göreceli a rl ile aç klarken, asl nda ba l yo unluklar n da burada belirleyici oldu unu kavrayamam flt r. Yo unluk çocuklar için zor bir fen kavram olarak kabul edilir. Oysa, ö retmenler okulöncesi dönem çocuklarda bile yo unluk fikrini gelifltirebilir. Nas l m? Öncelikle ö retmen bir kaba su doldurur ve bu kaba küçük bir tafl atarsa ne olaca n sorar. Çocuklar genellikle tafl a r oldu u için batar diyeceklerdir. Evet, tafl suya at ld nda batacakt r, ama gerçekten sudan daha a r oldu u için mi? Bunu göstermek için, ö retmen terazinin bir taraf na a z s k ca kapat lm fl plastik torbaya aktar lan suyu ve di er tarafa tafl yerlefltirir. Suyun tafltan daha a r oldu unu gören ö renciler, tafl sudan daha hafif olsa bile batt gerçe iyle yüzleflir. Bundan sonraki aflamada ö retmen, tafl fliflirilmemifl bir balonun içine yerlefltirir ve içine su girmemesi için a z n s k ca ba lar. Bu flekilde tafl suya att nda ne olabilece ini sorar. Tabi ki tafl batacakt r. Fakat içinde tafl olan balonu fliflirerek suya b rakt m zda balon-tafl kombinasyonu suda yüzecektir. Burada, a rl k de iflkeni sabit tutulurken (asl nda, a rl k biraz da olsa artar!), hacim büyük ölçüde de iflmektedir. Bu etkinlikle, çocuklara bir nesnenin yüzdürülebilirli- inde sadece nesnenin a rl de il ayn zamanda hacmimin de belirleyici bir etken oldu u gösterilmifl olur. Bunun da ileriki y llarda karfl laflacaklar yo unluk kavram n n daha iyi anlafl lmas nda etkili bir basamak olaca na inan yoruz. Kaynak: Eshach, H. (2006). Science literacy in primary schools and pre-schools. London: Springer. Anahtar Kavramlar Maddenin Özellikleri ve Halleri Maddedeki De iflimler Kar fl mlar Asit ve Bazlar Hava ve su klim Gökyüzü Kayaçlar çindekiler G R fi MADDEN N DO ASI Maddenin Özellikleri Maddenin Halleri Maddedeki De iflimler Kar fl mlar Çözeltiler Asit ve Bazlar UZAY VE DÜNYAMIZ Hava Su klim Gökyüzü ve Yeryüzü
240 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 229 G R fi Canl lar dünyas ve fiziksel bilim alanlar gibi maddenin do as ile uzay ve dünyam z da do ay anlamam za yard m eden fen bilimi alanlar d r. Maddenin do as, maddenin özellikleri, maddenin yap s ndaki fiziksel ve kimyasal de iflimleri, çözeltiler ve s v lar n özellikleri hakk ndaki konu ve kavramlar içermektedir. Uzay ve dünyam z ise hava, su ve toprak kaynaklar ve bunlar n etkileflimleri üzerine yo unlaflmaktad r. Ayn zamanda günefl sistemi, Dünya ve Ay n hareketleri de bu fen alan kapsam nda ifllenecek kavramlard r. Ünite kapsam nda önerilen etkinlikler çocuklarda bilimsel merak, bilimsel anlay fl, sorumluluk paylafl m, konsantrasyon ve haf za, bilimsel dil kullan m, rasyonel düflünme, alg lama, yarat c l k ve artistik düflünme gibi becerilerin gelifltirilmesini amaçlamaktad r. Yaparak ve yaflayarak ö renmeyi amaçlayan, etkinlik tabanl tasarlanan bu son ünitede maddenin do as ile uzay ve dünyam z alanlar na yönelik görece imiz konular ve bunlara yönelik kazand r lmas hedeflenen bilimsel süreç ve uygulama becerileri fiekil 10.1 de verilmifltir. Konular kitab n ikinci ve dördüncü üniteleriyle paralellik göstermektedir. Bu ünitelerde görmüfl oldu unuz kavramlar, bu ünitede zaman zaman tekrar hat rlarken, kavramlar n etkinliklerle nas l verilebilece ini ö reneceksiniz. fiekil 10.1 FEN KAVRAMLARI MADDEN N DO ASI Maddenin Özellikleri Maddenin Halleri Maddedeki De iflimler Kar fl mlar Asit ve Bazlar UZAY VE DÜNYAMIZ Hava Su klim Gökyüzü ve Yeryüzü B L MSEL SÜREÇ VE UYGULAMA BECER LER Z H N ALIfiKANLIKLARI Soru sorma Miktar belirtmede say lar kullanma Ölçme ve inceleme araçlar kullanma Tahmin ve ç kar m yapma Parça/bütün iliflkisini adland rma Test etme ve yorumlama TANIMLAMA, KARfiILAfiTIRMA, EfiLEME, SINIFLAMA VE SIRALAMA Nesnenin fiziksel özelliklerini kullanarak bu becerileri sergileme GÖZLEM Duyu organlar n kullanarak gözlem yepme ve gözlem MADDEN N DO ASI Ünitede sunulan maddenin do as ile ilgili kavramlar, çocuklar n ileriki y llarda ö renecekleri temel kimya dersinin altyap s n oluflturacakt r. Bu kapsamda maddenin özellikleri, maddenin halleri, maddedeki de iflimler, kar fl mlar ve asit-baz konular ele al nacakt r. Bu konularla ilgili verilen etkinlikleri çocuklar n geliflim düzeyine göre tekrar yap land rarak, uygulayabilirsiniz. Okulöncesi dönemde kimya ö retmeli miyiz? sorusu oldukça tart fl lm fl ve di- er fen alanlar için geçerli olan anlay fl n kimya için de kabul görmesi gerekti i sonucuna var lm flt r. Kimyan n, günlük hayat m z n d fl nda kalmas mümkün de ildir. Çay m za att m z flekerin erimesinden tutun da, piflirdi imiz yeme e, giysilerimizi y kamaya kadar birçok olgu kimyayla do rudan ilgilidir. Bu nedenle, yaflamdan ayr düflünemede imiz maddenin tüm gizemlerini çocuklarla birlikte keflfedin!
241 230 Okulöncesinde Fen E itimi SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU D KKAT Maddenin Özellikleri Madde, bofllukta yer kaplayan (hacim), kütlesi ve eylemsizli i olan tanecikli yap - lar olarak adland r l r. Kütle, hacim ve eylemsizlik gibi özellikler tüm maddelerin ortak özelli idir. SIRA S ZDE Öte yandan, renk, koku, tat, flekil, özkütle (yo unluk), erime noktas, kaynama noktas, çözünürlük, iletkenlik, öz s ve genleflme gibi özellikler maddeden maddeye de ifliklik gösteren maddenin ay rt edici özellikleridir. Bu bölümde maddenin bu say lan özelliklerinden sadece birkaç tanesi ele al nacakt r. DÜfiÜNEL M Çünkü bu kavramlar n baz lar soyut düflünme yetisi ile standart ölçü birimlerini kullanma ya SORU da özel ölçme araçlar n kullanma becerileri gerektirir. Maddenin Do as D KKAT bafll kl 2. Ünitede maddeye iliflkin daha detayl bilgilere ulaflabilirsiniz. Ekinlik Ad : ORTAK ÖZELL KLER SIRA ETK NL K S ZDE SIRA S ZDE Ö renme Alan : Maddenin Do as Kazan m: AMAÇLARIMIZ Maddenin AMAÇLARIMIZ ortak özelliklerini tan r. Maddenin büyüklü ünde, kütlesinde, renginde, miktar nda, s cakl nda ve sesindeki de iflimleri gözlemler ve ifade eder. K T A P K T A P Gerekli Malzemeler: 6-8 adet cam kavanoz, su (farkl s cakl klarda) ve g da boyalar. TELEV ZYON TELEV ZYON Süreç: 1. Farkl renk ve miktarlarda su bulunan kavanozlar haz rlay n. Tüm kavanozlar n üstünü örterek çocuklar n etkinlik öncesi kavanozlar görmemelerini sa lay n. NTERNET 2. Önce bir NTERNET kavanoz seçin ve çocuklara gösterin. 3. Sonra çocuklardan gözlerini kapamalar n isteyin. 4. Bu s rada baflka bir kavanoz al n (farkl renkte, farkl miktarda su içeren veya her ikisi de farkl olan) ve çocuklara bir önceki kavanozla bu kavanozu karfl - laflt rmalar n isteyin. Ne de iflti? diye sorun. 5. Bu etkinli i ister bireysel, ister küçük grup ya da tüm s n f olarak gerçeklefltirin. Kab n içindeki suyun miktar de iflti inde, asl nda bir seri de ifliklik gözlenebilir ve aç klanabilir. Öncelikle suyun hacmi de iflir. Çocuklar belki su daha küçük veya daha büyük diyebilir. Bu yan tlar ald n zda, daha az/daha fazla su var veya suyun hacmi daha azd r/fazlad r diyerek do ru ölçü ifadeleri kullanmay modelleyin. Kab n kütlesi de de iflmektedir. Çocuklar her iki durumda kaplar ellerine alarak a rl klar n karfl laflt rabilir. Kaptaki suyun miktar de iflti inde, kab n ç - karaca ses de de iflecektir. Çocuklar tahta bir kalem veya çubukla kaplara vurdu unda, kaplardan farkl sesler geldi ini fark ederler. Ünite 9 da ses kavram bölümündeki ilgili etkinli in sonuçlar n de erlendiriniz. Ayr ca çocuklar kaplara elleriyle dokunarak farkl s cakl klara yönelik de yorum yapabilir.
242 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 231 Etkinlik Ad : HANG MATERYALDEN YAPILMIfi? Ö renme Alan : Maddenin Do as ETK NL K Kazan m: Nesneleri yap ld klar malzemelere göre (kil, kumafl, kâ t, plastik, vb.) karfl laflt r r ve s n flar. Duyu organlar yla nesneleri fiziksel özelliklerine (renk, flekil, koku, tat, kütle, büyüklük, doku, yüzebilirlik, vb.) göre s n flar. Gerekli Malzemeler: Kilden yap lm fl çeflitli eflyalar, farkl kumafl ve kâ t parçalar (de iflik büyüklük ve flekillerde kesilmifl), plastik nesneler (flifle, kalem, oyuncak, vb.), metal nesneler (vida, toplu i ne, kafl k, vb.), tahtadan yap lm fl nesneler (kalem, kâ t, kibrit çöpü ve kutusu, vb.), su ve bir kap. Süreç: 1. Farkl nesneleri da n k biçimde çocuklar n önüne koyun ve bunlar yap ld klar materyallere göre karfl laflt r p s n flamalar n isteyin. 2. Ayn nesneleri, renk, flekil, koku, a rl k, büyüklük ve dokular na göre s n flamalar n isteyin (her seferde bir kavrama göre s n flama yapmalar n sa lay n). 3. Ayn malzemeleri su dolu bir kaba teker teker b rakarak yüzme ve batma kavramlar n tart fl n. Nesneleri yüzebilirliklerine göre karfl laflt rmalar n isteyin. Kafl k, kalem, toplu i ne gibi maddeler suda batarken, kâ t, kumafl, kibrit çöpü ve kibrit kutusu gibi hafif maddeler de su üstünde yüzerler. Maddenin yüzebilirlik özelli inden faydalan larak günlük yaflamda kulland m z malzemeler ve eflyalar üretilmifltir. Örne in; gemilerin denizde batmamas için, üretiminde su yüzeyinde yüzen maddeler kullan lm flt r. Etkinlik Ad : BATAR-YÜZER Ö renme Alan : Maddenin Do as Kazan m: Maddeleri yo unluklar na göre karfl laflt r r. Yüzme-batma karfl laflt rmas yapar. Gerekli Malzemeler: Mavi g da boyas, su, bal veya flurup, bitkisel s v ya, genifl cam bir kap, farkl nesneler (makarna, vida, oyun hamuru, lego parçalar, bilye, üzüm tanesi vb.) Süreç: 1. Kab n 1 / 4 ne bal (flurubu) dikkatlice koyun. 2. Üzerine ayn miktarda bitkisel ya yavaflça dökün. 3. Ayn miktarda suya önce mavi g da boyas kat n ve rengini de ifltirin. fiimdi mevcut kar fl ma suyu ekleyin. 4. Bu üç s v kapta nas l bir s ralama ile duruyorlar? En üstte ya, sonra su ve en altta flurup ayr bir tabaka olarak s ralanm fl m? (Bak n z Foto raf 10.1) Peki neden? Evet yo unluk! 5. fiimdi getirdi iniz nesneleri, s rayla bu kar fl m n içine b rak n ve sonuçlar gözlemleyin. Hangi nesneler yüzüyor, hangileri batt ve hangi tabakada kald lar? ETK NL K Özkütle (yo unluk), bir maddenin 1 cm 3 ünün gram cinsinden kütlesidir.
243 232 Okulöncesinde Fen E itimi Foto raf 10.1 Yüzme ve batma kavram (Ardley, 2006) Üzüm tarqnesi sudan daha yo un, baldan ise daha az yo undur. Su ya dan daha yo un, baldan ise daha az yo un bir s v d r. Saf SIRA maddelerin S ZDE (element ve bileflik) özkütleleri sabitken, kar fl mlar n özkütleleri sabit de ildir. DÜfiÜNEL M Nesneler kendi SIRA S ZDE yo unluklar ndan daha yüksek yo unluktaki s v ya kadar batar ve sonra o noktada yüzerler. Ayr ca nesnelerin farkl s v lardaki ak fl h z da farkl d r. Örne in bilye, ya ve sudan daha h zl geçerken, baldan daha yavafl bir h zla afla iner. DÜfiÜNEL M SIRA S ZDE SORU 1 Nesneler, ayn SIRA tip S ZDE uygulamalara ( s tma, eritme, buharlaflt rma, vb.) benzer tepkiler verirler mi? SORU DÜfiÜNEL M D KKAT Maddenin özelliklerinden DÜfiÜNEL M D KKAT genleflme ve yüzey gerilimi gibi kavramlar, Uzay ve Dünyam z alan nda su ve hava konular nda göreceksiniz. Do ada kat, s v ve gaz halinde SIRA SORU S ZDE bulunan maddelerin SIRA SORU S ZDE Maddenin Halleri s alarak veya vererek hal durumunun de iflmesine hal Maddenin faz durumu maddenin mevcut halini ifade eder. Günümüzde maddenin de ifltirme D KKAT ad verilir. D KKAT AMAÇLARIMIZ yaklafl k 16 hali tan mlanm flt r. Bunlar klasik hallerden kat, s v ve gaz d fl nda AMAÇLARIMIZ plazma, s v kristal, dejenere madde, manyetik düzenli, süper ak flkan, sicimsi s v, SIRA S ZDE SIRA S ZDE kuark-gluon, süper iletken, Bose-Einstein yo unlaflmas, süper cam, süper kat, K T A P K T A P Rydberg molekülü, amorf kat d r. AMAÇLARIMIZ ETK NL K Etkinlik Ad : AMAÇLARIMIZ KATI-SIVI-GAZ TELEV ZYON Ö renme TELEV ZYON Alan : Maddenin Do as Madde, ortam flartlar uygun duruma K T getirildi inde A P bir K T A P halden di erine Kazan m: dönüfltürülebilir.) Bu Maddenin hallerinden kat, s v ve gaz kavramlar n ay rt eder. bölümde NTERNET maddenin üç temel Erime-donma NTERNET kavramlar n karfl laflt r r. TELEV ZYON hali üzerine yo unlafl lacakt r. Buharlaflmay TELEV ZYON ve yo unlaflmay gözlemler. Kat eriyerek s v ya veya s t ld klar nda s v ya dönüflmeden do rudan gaza NTERNET dönüflür (süblimleflme). S v buharlaflarak gaza, donarak da kat ya dönüflür. Gaz yo unlaflarak s v ya veya s v ya dönüflmeden do rudan kat ya dönüflür (k ra laflma). Gerekli Malzemeler: Buz kal b, derin dondurucu, ocak, cam kapakl tencere, cam bardak, su, reçel, meyve suyu, süt, s v ya ve çeflitli g dalar. NTERNET Süreç: 1. Buz kal b n n her bir gözüne seçti iniz nesnelerden bir miktar koyun ve buzdolab n n derin dondurucusuna yerlefltirin.
244 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 2. Yaklafl k 3 saat sonra buz kal b n ç kar n ve hangi maddelerin dondu unu göz ve elle kontrol edin. 3. Ayr ca bir bardak suyu ölçerek tencereye koyun ve ocakta kaynat n. Kaynama s ras nda buharlaflan su, tencere kapa nda oluflan damlalardan gözlemlenir. 4. Tencere kapa n kald rd n zda oluflan buhar n tekrar s v ya dönüfltü ünü ve ya mur gibi ya arak tekrar tencereye düfltü ünü gösterin. 5. Yar m saat sonra tenceredeki suyu barda a boflaltarak çocuklar n tencerede kalan suyun miktar n görmelerini sa lay n. Peki suya ne oldu? diye sorun. SIRA S ZDE 233 Buharlaflma, bir s v n n s v halden gaz ya da buhar formuna geçmesidir. Yo unlaflma, buhar n n so uyarak s v hale geçmesini ifade eder. Erime, kat bir maddenin s alarak kat halden s v hale geçmesi olay d r. Donma, bir maddenin SIRA S ZDE s v halden kat hale geçmesidir. Etkinlik Ad : KATI MI? SIVI MI? Ö renme Alan : Maddenin Do as DÜfiÜNEL M Kazan m: SORU Maddenin hallerinden kat ve s v kavramlar n ay rt eder. Çözünme kavram n gözlemler. D KKAT Gerekli Malzemeler: Bir veya iki paket M s r niflastas, çukur bir kap, su. ETK NL K DÜfiÜNEL M S cakl k artt nda, yüzey geniflledi inde veya rüzgarl havada, buharlaflma SORU h zlan r. D KKAT Süreç: SIRA S ZDE SIRA S ZDE 1. Kaba, m s r niflastas n boflalt n. 2. çine elinizle kar flt r rken yavafl yavafl su ekleyin. 3. K vam s v görünümlü olmal d r. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 4. lginç taraf m s r niflastas -su kar fl m olan bu s v ya elinizi yumruk yap p bir güç uyguland n zda, hissedece iniz fley maddenin kat hali gibidir. Ancak elinizi bu kar fl ma yavafl yavafl soktu unuzda ve ç karmaya çal flt n zda ise mad- K T A P K T A P de s v gibi ak flkan bir hal alacakt r. ki hali ayn madde içinde tan yan çocuklar için bu etkinlik oldukça e lenceli ve ö reticidir. Bu etkinlikte tüm çocuklar n haz rlad n z kar fl ma dokunmas na ve hem kat hem s v olma durumunu TELEV ZYON TELEV ZYON do rudan hissetmelerine özen gösterin. Bu deneyle ilgili görüntü ve aç klamalara ulaflmak için NTERNET Internet adresine gidebilirsiniz. Orijinali ngilizce olan bu videoyu Türkçe alt yaz l seyretmek için videonun alt k sm ndaki cc ikonuna t klay n. Translate captions (diyaloglar çevir) seçin ve buradan Turkish (Türkçe) i seçin. Ayr ca m s r niflastas ile çok e lenceli bir oyun hamuru da (m s r niflastas kili) yapabilirsiniz. Bunun için 1 / 3 su barda m s r niflastas ve 1 / 4 su barda beyaz tutkal tamamen kar flt r n. Gerekiyorsa m s r niflastas ve tutkal ilave ederek k vam n ayarlayabilirsiniz. A z kapal plastik bir poflette yaklafl k 1 ay muhafaza edebilirsiniz. sterseniz g da boyas kullanarak oyun hamurlar n z renklendirebilirsiniz. Maddedeki De iflimler Maddede genellikle iki temel de iflim gözlenir: Fiziksel ve kimyasal de iflim. Fiziksel de iflim, maddenin yap s de iflmeden sadece biçiminde, fleklinde ve d fl görünüflünde oluflan farkl laflmad r. Bu durumda maddenin sadece renk, flekil, büyüklük gibi özellikleri de iflime u rar. Di er taraftan, kimyasal de iflim maddenin iç yap s nda olan de iflimlerdir. Burada iç yap s ile sözü edilen maddenin atom veya moleküler yap s d r. Tüm maddeler atom veya molekül ad n verdi imiz küçük taneciklerden oluflmufltur ve bu yap maddenin kimyasal yap s olarak ifade edilir. NTERNET Suyun, kat (buz), s v (su) ve gaz (su buhar ) olmak üzere üç hali vard r. Fiziksel de iflmeler sonucunda yeni maddeler oluflmaz yani maddenin eski haline dönüflümü mümkündür. Kimyasal de iflimde maddenin ilk haline dönüflümü mümkün de ildir. Kimyasal de iflim sonucu maddenin hem iç hem d fl yap s form de ifltirir.
245 234 Okulöncesinde Fen E itimi ETK NL K Küfler; s cak (ortalama C), karanl k ve rutubetli ortamlarda geliflirler. SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M SORU D KKAT Etkinlik Ad : F Z KSEL VE K MYASAL DE fi M Ö renme Alan : Maddenin Do as Kazan m: Maddede oluflan fiziksel ve kimyasal de iflimleri karfl laflt r r. Gerekli Malzemeler: Tebeflir, ka tlar, mum, kibrit, su, derin dondurucu, ekmek, süt ve plastik poflet. Süreç: 1. Çocuklardan ka d küçük parçalara ay rmalar n isteyin. Ka tta ne de iflti? Küçük parçalar da hala ka t m? fleklinde sorular sorun. 2. Mumu yak n ve erimesini sa lay n. Eriyen mum hakk nda sohbet edin. 3. Suyu buz kal plar na koyarak dondurun. Sonra donan buzlar oda s cakl nda tutarak tekrar s v forma geçmelerini gözlemleyin. Bu nas l bir de iflim? 4. Bir parça ka d yak n, ne oldu? Oluflan madde halen ka da benziyor mu? 5. Bir pofleti nemlendirin ve içine bir dilim ekmek koyup a z n ba lay n ve oda s cakl nda SIRA S ZDE b rak n. Birkaç gün gözlemleyin üzerinde yeflilimsi, mavimsi küfler geliflti mi? Bunu daha önce görüp görmediklerini sorun? Böyle bir durum oldu unda DÜfiÜNEL M ne yapt m z konuflun. Ekmek tekrar eski haline dönüfltürülebilir mi? Ne düflündüklerini sorun. 6. Bir miktar sütü oda s cakl nda tutun. Yaklafl k bir hafta sonra sütü inceleyin. SORU Koklay n, neler de iflmifl tart fl n. Atefl, s cak su D KKAT gibi malzemeler kulland n z etkinliklerde dikkatli ve kontrollü olun. SIRA S ZDE Tart flma: SIRA Demirin S ZDE paslanmas ve g dalar n bozulmas gibi baflka örnekler üzerinde sohbet edin. Çocuklarla hamur yapabilirsiniz ve bu etkinlik de kimyasal de iflime bir örnektir (mayalanma). AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON Kar fl mlar Kar fl m, iki ya da daha fazla maddenin, özelliklerini kaybetmeden belirli oranlarda kar flmas K sonucu T A P oluflan maddeler toplulu u olarak ifade edilir. Kar fl mlar, homojen ve heterojen kar fl mlar olmak üzere iki tiptir. Homojen kar fl mlar (çözeltiler ve alafl mlar), her tarafta ayn özelli i göstererek tek bir maddeymifl gibi davranan kar fl mlard r. TELEV ZYON Heterojen kar fl mlar (süspansiyon, emülsiyon) ise her tarafta ayn özelli i göstermeyen kar fl mlard r. ETK NL K NTERNET Etkinlik Ad : YÜZER-BATAR NTERNET Ö renme Alan : Maddenin Do as Kazan m: Çözünmeyi gözlemler. Çözünmeye etki eden etmenleri ifade eder. Gerekli Malzemeler: Su, fleker, tuz, g da boyas, un, su s t c ve tatl kafl. Süreç: 1. Önce musluk suyu ve bir tatl kafl flekeri iyice kar flt r n. fieker çözündü mü? Ayn deneyi s cak su ile tekrar deneyin. Hangisinde çözünme daha h zl olufltu?
246 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III Benzer flekilde tuz ve g da boyas ile suyu kar flt r n ve sonuçlar karfl laflt r n. 3. Son olarak bir tatl kafl tuz ve bir tatl kafl unu kar flt r n. Tamamen kar flt - lar m? 4. Bu kar fl m n üzerine 1 bardak s cak su ekleyin ve kar flt r n. 5. Yar m saat bekleyin ve gözlemleyin. Suyun üst k sm na parma n z hafifçe bat r n ve tad na bak n. Tuzlu mu? Barda n alt k sm ise beyaz bir görünüm mü ald? Tuz ve un mükemmel bir kar fl m ancak bu maddeler farkl flekilde çözünürler ve kimyasal olarak tamamen kar flamazlar. Ayr ca her ikisinin suya reaksiyonu farkl d r. Un ilk önce suyun yüzeyinde kal r ve ard ndan dibe çöker. Tuz ise suda çözünür ve unun üzerinde kal r. Etkinlik Ad : K MDE ÇÖZÜNDÜ Ö renme Alan : Maddenin Do as ETK NL K Kazan m: Çözünmeyi gözlemler. Farkl yo unluktaki maddeleri gözlemler. Gerekli Malzemeler: Su, g da boyas (su ile önceden kar flt r lm fl), bitkisel s v ya, damlal k, kafl k ve cam kavanoz. Süreç: 1. Kavanozun 1/3 ü kadar su koyun. 2. Foto raf 10.2 deki gibi üzerine ayn miktarda ya ekleyin. ki tabakadan oluflan bir kar fl m elde ettiniz. 3. Damlal a alt n z s v laflt r lm fl g da boyas n bu kar fl ma damlat n. Ne gözlemliyorsunuz? G da boyas tek bir damla formunda iki tabakan n aras nda as - l m kald? 4. fiimdi damla halindeki g da boyas n bir kafl kla yavaflça suya do ru itin. Ne oldu? G da boyas suyun içinde çözünüyor mu? Peki ya da? Foto raf 10.2 Çözünme G da boyas damla halinde ya ile su tabakas n n aras nda as l halde kal yor. Bu etkinlikte, g da boyas suda çözünürken ya n içinde çözünmez.
247 236 Okulöncesinde Fen E itimi Asitlerin Genel Özellikleri Ekfli bir tada sahiptirler. ndikatörlerin rengini de ifltirirler (mavi turnusol ka d n k rm z ya dönüfltürür). Bazlarla reaksiyona girdiklerinde tuz ve su olufltururlar. ETK NL K Bazlar n Genel Özellikleri Ac bir tada sahiptirler. ndikatörlerin rengini de ifltirirler (k rm z turnusol ka d n maviye dönüfltürür). Kayganl k hissi verirler. ETK NL K Asitler ve Bazlar Asit ve baz kavramlar okulöncesi dönemde kolayl kla kazan lan kavramlar aras nda say lmamalar na ra men bunlara yönelik etkinlikler çocuklar için oldukça e lencelidir. Asitler, çözeltiye hidrojen iyonu (H + ) b rakan bileflikler olarak adland r l r. Bazlar ise çözeltiye hidroksit iyonu (OH - ) verebilen maddelerdir. Etkinlik Ad : L MON K MYASI Ö renim Alan : Maddenin Do as Kazan m: Asit -baz kavramlar n tan r. Asit ve baz n reaksiyonunu gözlemler. Gerekli Malzemeler: 1-2 adet limon, yemek kafl, karbonat, s v bulafl k deterjan, cam bardak veya kavanoz. Süreç: 1. Limonlar s k n. 2. Bir kafl k bulafl k deterjan n, bir kafl k karbonatla iyice kar flt r n. 3. S kt n z limonlar bu kar fl ma ekleyin ve köpürmeyi gözlemleyin. Bu nas l oldu? Bu, asit-baz reaksiyonunu gösteren en klasik deneylerden biridir. Ayn deneyi sirke ve karbonatla da yapabilirsiniz. Karbonat bazik bir maddedir ve asidik limonla bir araya geldi inde karbondioksit gaz aç a ç kar. S v bulafl k deterjan n n kabarc klar bu reaksiyonla köpürerek barda n d fl na do ru ç kmaya bafllayacakt r. Etkinlik Ad : KIRMIZI LAHANA Ö renim Alan : Maddenin Do as Kazan m: Asit -baz kavramlar n tan r. Farkl maddeleri asit ve baz olarak s n flar. Renkleri tan r ve renk dönüflümlerini gözlemler. Asit ve baz n reaksiyonunu gözlemler. Gerekli Malzemeler: K rm z lahana, ocak, tencere, süzgeç, 5-6 adet fleffaf su barda (veya fleffaf kaplar), tatl kafl, karbonat, su, sirke, portakal ve s v çamafl r deterjan. Süreç: 1. Lahanay küçük küçük kesin, tencereye su koyarak kaynayana kadar piflirin. Bu lahanay kar flt rarak 30 dakika kadar dinlendirin. 2. Bardaklar n her birine farkl bir madde koyun. S rayla bardaklara 1 / 4 tatl kafl - karbonat, 1 / 4 tatl kafl su, bir miktar sirke, bir miktar portakal suyu, 1 / 4 tatl kafl s v çamafl r deterjan koyun. En son barda a ise sadece k rm z lahana suyundan koyun. 3. fiimdi bardaklara yavafl yavafl k rm z lahana suyu ekleyin ve renk dönüflümünü görünce durun.
248 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 237 Foto raf 10.3 Asit -Baz Solüsyonlar Sirke (K rm z ) Portakal Suyu (Turuncu) Su (Mor) Karbonat (Mavi) S v Deterjan (Yeflil) K rm z lahana suyu, solüsyonun asit oran na göre renk de iflimine neden olan do al bir ph indikatörüdür. K rm z lahanan n yap s nda bulunan ve suda çözünebilen flavin pigmenti, ph seviyelerine göre renk de ifltirme yetene ine sahiptir. Flavin pigmenti ayr ca elman n kabu unda, mürdüm eri i ve üzüm gibi meyvelerde bulunur. Asidik solüsyonlar (sirke, limon) flavin ile k rm z renge, nötr solüsyonlar (su gibi) morumsu bir renge ve bazik solüsyonlar (s v bulafl k deterjan, karbonat) yeflilimsi-sar bir renge dönüflür. Ayr ca lahanan n yetiflti i topra n özelli ine göre renk farkl l da gözlendi inden her seferinde renk tonlamalar farkl olabilir. UZAY VE DÜNYAMIZ Dünyam z, karalar ve sulardan oluflur. Da lar, vadiler, tepeler ve platolar karasal oluflumlarken, göller, nehirler, deniz ve okyanuslar yeryüzündeki su oluflumlar d r. Gökyüzü, Dünya üzerindeki hava ve uzay olarak adland r l r. Bu konu kapsam nda, çocuklara gündüz ve gece kavramlar n ve bu zaman dilimlerinde gökyüzünde neler göreceklerini anlatabilirsiniz. Bu bölümde s ras yla hava, su, iklim, gökyüzüyeryüzü ve kaya ve mineraller konular na iliflkin etkinlikler yapaca z. Ö retilen baz fen kavramlar di er ünitelerle ve etkinlik alanlar yla da iliflkidir. Bu nedenle etkinlik ö renme alanlar na dikkat ediniz. Hava Dünyam z n çevresi çeflitli gazlardan oluflan ince bir tabakayla çevrilidir buna hava diyoruz. Hava renksiz, kokusuz ve tats z oldu undan bazen onun varl n bile unuturuz. Ama hava, canl lar için vazgeçilmez bir yaflam kayna d r. Bu bölümde havan n özelliklerini ve varl n keflfedece iz. Etkinlik Ad : HAVA NEREDE? Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z ETK NL K Kazan m: Havan n varl n gözlemler. Bas nç kavram n gözlemler. Gerekli Malzemeler: Bofl bir flifle, bardak, kâ t, kap, su, iki ayn büyüklükte balon, yar m metre uzunlu unda tahta çubuk, i ne, ip ve 20x20 cm lik bir ince kumafl (veya mendil).
249 238 Okulöncesinde Fen E itimi fiekil 10.2 Balondaki hava Süreç: I. Örnek Etkinlik 1. lk olarak bofl flifleyi su dolu bir kaba yan duracak flekilde tamamen bat r n ve flifleye su dolarken izleyin. Su dolarken fliflenin içindeki havay iter ve bu s rada su içinde kabarc klar oluflur. II. Örnek Etkinlik 1. fiekildeki gibi tahta çubu un tam ortas ndan bir ip ba lay n ve çubuk yatay duracak flekilde bir yere as n. 2. Balonlar eflit büyüklüklerde fliflirin ve tahta çubu un iki ucuna ba lay n. Balonlar ba lad ktan sonra, çubu un hala yatay konumda dengede olmas na dikkat edin. Yatay konumda duran çubuk balonlar n eflit a rl kta olduklar n gösterir. 3. Balonlardan birini i ne ile patlat n. Ne görüyorsunuz. Balon lk Durum Son Durum Patlayan balon, çubu un fliflkin balona do ru yatmas na neden olacakt r. Bu da havan n a rl oldu unun kan t d r. fiekil 10.3 Paraflütün içindeki hava III. Örnek Etkinlik 1. Çocuklardan küçük bir ka d elleriyle buruflturarak bir top yapmalar n isteyin. 2. Topu havaya at p tutmalar n söyleyin. Çocuklardan havay tutmalar n isteyin. Yapabiliyorlar m? 3. fiimdi kumafl parças n havaya at p tutsunlar. Ne gözlemliyorsunuz? 4. fiekildeki gibi kumafl parças n n dört köflesinden ip ba lay n ve tüm ipleri ortada birlefltirerek ucuna ka t top tak n. Basit bir paraflüt yapt n z. (kumafl n herhangi bir yerinde y rt k veya delik olmamas na dikkat edin) 5. Yüksek bir fleyin üzerine ç k n ve paraflütün tam orta noktas ndan tutarak onu afla b rak n. Paraflütün (kumafl n) içi hava ile dolaca için paraflüt ve ona ba l ka t daha yavafl inecektir. Daha detayl aç klamak gerekirse, nesne havada hareket etti inde, hareketine karfl bir direçle karfl - lafl r. Bu direncin büyüklü ü nesnenin yüzey alan dahil olmak üzere bir çok etkene ba l d r. Bu da h zl hareket eden araçlara neden aerodinamik bir flekil verildi ini aç kl yor: Hava direncini asgari düzeye indirebilmek.
250 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 239 IV. Örnek Etkinlik 1. Bir kab n 2 / 3 ünü suyla doldurun. 2. Ka d avuçlar n z n aras nda buruflturun ve barda n dibine yerlefltirin. Barda- n dibini tamamen kapamak için birden fazla kâ t kullanabilirsiniz. 3. Barda ters çevirip suyun içine dik biçimde sokun. 4. Bir süre sonra yine barda e meden dik biçimde tek hamlede sudan ç kart n. Barda n dibindeki ka d kontrol edin. Islak m? Kâ t slanmam fl de il mi? lk örnektekine benzer flekilde (flifle örne i) barda- n içi hava ile doludur ve siz barda h zla suya soktu unuzda içeride hava hapsolur. Hapsolan hava suyu iter ve barda n içine girip ka da ulaflmas n önler. E er barda suyun içindeyken hafifçe oynatsan z hava d flar ç k p yerine su dolacakt r ve kâ t slanacakt r. Sonuç olarak bize bofl gibi görünen nesnelerin ço u hava ile doludur. Bal klar farkl derinliklere nas l inip ve yüzeye ç karlar? SIRA S ZDE 2 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M Etkinlik Ad : HAVA ISININCA VE SO UYUNCA NE OLUR? Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z, Maddenin Do as, Fiziksel Bilim SORU Kazan m: Is nan havan n genleflmesini inceler. D KKAT Gerekli Malzemeler: Balon, flifle, geniflçe bir kap, su ve su s t c s Süreç: SIRA S ZDE SIRA S ZDE 1. fiiflenin a z na balonu tak n ve bir kaba yerlefltirin. 2. Kab n içine dikkatli bir biçimde s cak su koyun ve birkaç dakika gözlemleyin. Ne oldu? AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 3. Kaptaki s cak suyu boflalt p yerine so uk su koyun ve bekleyin. Ne görüyorsunuz? Balonun içi bofl gibi gözükse de az önce ö rendi imiz gibi K hava T A Pmolekülleri K T A P (tanecikleri) ile doludur. Bu tanecikler flifle içinde hareket halindedir. Moleküller s nd kça daha h zl hareket ederler ve daha fazla alana yay lmaya bafllarlar. S cak su, hava moleküllerini s t r. Is nan hava molekülleri genleflir ve TELEV ZYON balonun içine do ru ilerlerler. Dolay s yla balon flifler. So uk sudaki denemede ise so uyan hava TELEV ZYON molekülleri birbirlerine yaklafl r ve daha az yer iflgal etmeye çal fl r. Böylece balon sönmeye bafllar. NTERNET NTERNET Su Su Dünya m z n yüzeyinin büyük bir bölümünü kaplayan kokusuz bir s v d r. Vücudumuzun %70 i su içerir. Dolay s yla, hava gibi su da canl lar n vazgeçilmez bir yaflam kayna d r. Suyun birçok özelli i vard r. fiimdi bu özelliklerin bir k sm n birlikte tan yal m. DÜfiÜNEL M ETK NL K SORU D KKAT Su ak flkan oldu u için belirli bir flekli yoktur ancak bulundu u yeri iflgal etti i için belirli bir hacmi vard r. Suyun hacmi donarak buz oldu u zaman artar. Etkinlik Ad : fieker NEREYE G TT? Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z, Maddenin Do as ETK NL K Kazan m: Suyun çözücü özelli ini kavrar. Islak-kuru kavramlar n gözlemler. Çözünme ve madde dönüflümü kavramlar n tan r.
251 240 Okulöncesinde Fen E itimi Gerekli Malzemeler: 5 adet küp fleker, düz bir tabak, g da boyas, l k su ve kap. Süreç: 1. fiekerleri taba n içinde üst üste kule gibi dizin. 2. G da boyas n suyla kar flt r n ve taba n dibine yavaflça dökün. Ne gözlemliyorsunuz? Boyal su yavafl yavafl yukar ya do ru ilerler, flekerler suyu emdikçe çözünür ve bir süre sonra y k l rlar. fieker su ile temas etti inde çözünür ancak bu onun kayboldu u anlam na gelmez içindeki su buharlaflt r ld nda su ve fleker ayr l r ve fleker kristalleri tekrar gözlemlenir. Hat rlarsan z, bu durum bir çözünmedir ve erime ile kar flt r lmamal d r. ETK NL K Su moleküllerini bir arada bir yüzey oluflturacak flekilde tutan güce yüzey gerilimi ad verilir. Yüzey aktif maddeler, suda veya sulu bir çözeltide çözündü ünde yüzey gerilimini etkileyen (genellikle düflüren) kimyasal bilefliklerdir. Etkinlik Ad : KORKAK KARAB BERLER Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z, Maddenin Do as Kazan m: Yüzey gerilimi kavram n inceler. Bulafl k deterjan n n yüzeyde aktif madde oldu unu gözlemler. Ellerimizin nas l temizlendi ini ifade eder. Gerekli Malzemeler: Karabiber, yayvan bir kap, su, s v bulafl k deterjan ve damlal k. Süreç: 1. Kab n içini suyla doldurun ve üzerine karabiber serpin. Karabiberler tüm yüzeye da lacakt r. 2. fiimdi s v deterjandan damlal a biraz al n ve kab n orta noktas ndan suya bir damla deterjan damlat n. Ne oldu? Su molekülleri suyun üzerinde bir çeflit zar gibi yay l rlar. Yüzeydeki su molekülleri birbirlerini çekerler ve bu çekim molekülleri bir arada tutar. Karabiberler, deterjan damlat l nca kab n kenarlar na do ru h zla hareket ederler çünkü deterjan suyun yüzeyinde yay l r ve suyun yüzey gerilimini azalt r. Sabun, flampuanlar, deterjanlar ve temizlik malzemelerinin baz lar yüzey aktif maddeler olarak adland r l r. Yüzey aktif maddeler ço unlukla suyun yüzey gerilimini düflürme özelli ine sahiptir. Sabunun ve deterjanlar n bu özelli i ellerimizin, vücudumuzun, giysilerimizin, evlerimizin nas l temizledi ini aç kl yor. Yüzey aktif maddelerle temasa girdi inde yüzey gerilimi düflmüfl olan su, içinde y kanmakta olan kumafl n dokular na daha iyi nüfuz eder ve temizlemeyi kolaylaflt r r. SIRA S ZDE 3 Su dolu bir kaba SIRA S ZDE bir toplu i ne att n zda yüzer mi? Aç klay n z. DÜfiÜNEL M ETK NL K SORU D KKAT SIRA S ZDE Etkinlik Ad : DÜfiÜNEL M HAVADA SU VAR MI? Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z, Maddenin Do as SORU Kazan m: Buharlaflma ve yo unlaflma kavramlar n gözlemler. Ya murun D KKAT oluflumunu gözlemler. Gerekli Malzemeler: So uk bir gün ve pencere. SIRA S ZDE AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P
252 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 241 Süreç: 1. Pencereye yaklafl p derin bir nefes al p solu unuzu pencere cam na verin (hohlay n). Cam n üstünde ne gözlediniz? 2. Hohlad n zda su buhar n (suyun gaz formu) cama vermifl ve pencerede sis yaratm fl olursunuz. Bu deney bize havada su oldu unu kan tlar. Hava so uk bir yüzeyle karfl laflt nda yo unlaflarak s v forma geçer (bulut ve ard ndan ya mur oluflumu) ve bize damlac klar halinde görülür. 3. Camda oluflturdu unuz buhara bir çiçek çizin ve bekleyin. Çok az bir süre sonra çiçek eriyerek afla do ru su damlac klar halinde süzülecektir. K fl n, kar ya arken havan n l k oldu unu fakat kar erirken havan n SIRA so udu unu S ZDE hissederiz. Neden? klim DÜfiÜNEL M klim belirli bir zaman ve yerde gerçekleflen hava olaylar n ifade eder. klimlerin oluflmas nda s cakl k, hava bas nc, rüzgâr h z ve nem gibi birçok SORUetmen rol oynar. klim bilgisini hayat m zda nas l kulland m z çocuklara örnekler vererek anlat n. Evlerimizin, yaflad m z iklime ve yere uygun olarak tasarland n, çiftçilerin ekim ve hasat zamanlar n iklime göre belirlediklerini aç klay n z. Ayr ca bu ko- D KKAT nuyu ifllerken mevsimler ve mevsimlerin özellikleri hakk nda da bilgiler verip, etkinlikler düzenleyebilirsiniz. fiimdi iklimle ilgili yeni kavramlar SIRA birlikte S ZDE tan yal m. 4 SIRA S ZDE DÜfiÜNEL M klim, belirli bir yerde belirli bir zaman süresince gözlemlenen s cakl k, SORU nem, hava bas nc, rüzgar, ya fl, ya fl flekli gibi meteorolojik olaylar ifade eder. D KKAT Nem, atmosferdeki su buhar miktar d r. SIRA S ZDE Etkinlik Ad : RÜZGÂR NASIL OLUfiUR? Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z, Fiziksel Bilim ETK NL K AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Kazan m: Rüzgâr n oluflumunu gözlemler. S cak-so uk karfl laflt rmas yapar. K T A P K T A P Gerekli Malzemeler: So uk bir gün, yanan bir kalorifer, makas ve kâ t. TELEV ZYON Süreç: 1. So uk bir günde s cak bir odaya gelin ve kap y kapat n. 2. Kâ ttan bir flerit kesin ve kap n n alt na e ilip, fleridi bir ucundan tutun. kâ t NTERNET hareket ediyor mu? Ka d n hareket etme sebebini asl nda bir önceki ünitede s kavram ndan bahsederken aç klad k. Is nan hava yükselir ve onun b rakt yeri, kap n n alt ndan gelen so uk hava doldurur. Bu flekilde s cak ve so uk hava de iflimi, bir hava ak - m yaratacakt r ve bu ak m rüzgâr olarak adland r l r. Etkinlik Ad : RÜZGÂRIN YÖNÜ Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z TELEV ZYON NTERNET ETK NL K Kazan m: Yön bilgisini uygular. S cak-so uk karfl laflt rmas yapar. Buharlaflma kavram n gözlemler. Gerekli Malzemeler: Rüzgârl bir gün ve su.
253 242 Okulöncesinde Fen E itimi Süreç: 1. Çocuklara parmaklar n suyla slatmalar n söyleyin. 2. D flar ç k n. Çocuklardan kollar n kald rmalar n ve slatt klar parmaklar n iflaret ederek rüzgara tutmalar n isteyin. Ne hissediyorlar? Parma n z n bir taraf di erine göre daha fazla so uyacakt r. So uk olan taraf rüzgâr n yönünü gösterir. Suyla slatt n z parma n za rüzgâr çarpt nda su h zla buharlafl r ve bu durum parma n zda so ukluk hissi yarat r. Tart flma: Banyodan veya s cak bir günde havuzdan veya denizden ç kt ktan sonra neden üflüdü ümüzü hissederiz? Rüzgarl havalarda çamafl rlar neden çabuk kurur? sorular n tart fl n. S v buharlafl rken çevresinden s al r ve çevresini so utur. Yaz n sudan ç kt - m zda üflüdü ümüzü hissederiz. Bunun nedeni vücudumuzdaki su taneciklerinin buharlaflmak için vücudumuzun s s n almas d r. Vücudumuz s kaybetti i için üflür ve su tanecikleri de s kazand için buharlafl r. Rüzgar (hava ak m ) buharlaflmay kolaylaflt r r. O nedenle çamafl rlar rüzgars z havaya göre daha çabuk kurur. Gökyüzü ve Yeryüzü ETK NL K ETK NL K Etkinlik Ad : GÖKYÜZÜNDE NELER NELER VAR! Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z Kazan m: Gece ve gündüz karfl laflt rmas yapar. Ay, Günefl ve y ld z gibi kavramlar tan r. Gerekli Malzemeler: Gece ve gündüz hakk nda yaz lm fl resimli kitaplar, dergiler ve makas. Süreç: 1. Çocuklar gruplara ay rarak gece ve gündüz hakk nda yaz lm fl kitaplar da t n ve resimlerini inceleyerek bu zaman dilimlerinde gökyüzünde ve çevrelerinde gözlemledikleri nesneleri bulmalar n isteyin. 2. Sonra çeflitli dergiler da t n ve bu dergilerden gözlemlerine iliflkin resimleri kesmelerini söyleyin. 3. Etkinlik sonunda gruplar n seçtikleri resimleri birbirleriyle paylaflabilecekleri ve resimler aras ndaki benzerlik ve farkl l klar ifade edebilecekleri bir s n f tart flmas yarat n. Etkinlik Ad : GECE VE GÜNDÜZ Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z Kazan m: Gece ve gündüzün oluflumu gözlemler. Günefl ve Dünya aras ndaki iliflkiyi inceler. Gerekli Malzemeler: Çocuklar Süreç: 1. Önce Güneflin asl nda sönmemifl bir y ld z oldu unu belirtin. Daha sonra günefl hakk ndaki neler bildiklerini sorun (olas cevaplar, s ve fl k verir, gün fl - n sa lar olabilir).
254 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III Çocuklar n bir tanesi hariç hepsini kullanarak flekildeki gibi bir elips olufltursun. Bu çocuklara dünyan n herhangi bir yerinde yaflayan bir çocu u temsil ettiklerini anlat n. 3. Çocuklardan birini günefl olarak seçin ve flekildeki gibi durmas n isteyin. sterseniz eline bir günefl resmi verin. 4. Dünyadaki çocuklara saat yönünde flekilde gösterildi i gibi yavafl yavafl dönmelerini söyleyin. Çocuklar belirli aral klarla durdurarak günefli görüyor musunuz diye sorun. Çocuklara kesinlikle bafllar n döndürmemelerini hat rlat n. E er güneflin bir k sm n veya tamam n görüyorlarsa bu an n onlar n yaflad yerde gündüz oldu unu belirtin. E er günefli hiç göremiyorlarsa bu zaman n gece olarak adland r ld n anlat n. Günefli, geceden sonra yavafl yavafl görmeye bafllarlarsa bu zaman n sabah oldu unu ve yavafl yavafl günefli göremedikleri an n da akflam oldu unu söyleyin. Gece ve gündüz oluflumunda Dünya n n bu döngüsünün bir güne efl oldu unu çocuklarla paylafl n. Ö renciler bu etkinlikle gündüzün geceyi, gecenin de gündüzü takip etti ini kavrayabileceklerdir. fiekil 10.4 Gece ve Gündüz Zzzz Zzzz Günefl Zzzz Çocu un oyun park nda, sokakta ve yazlar sahilde edindi i do al deneyimler onu toprak, kaya ve mineral oluflumlar yla çok küçük yafllarda tan flt r r. Ard ndan bu oluflumlar hissederek ve görerek s n flamaya bafllar. Bir jeolog gibi tafllar n sertli i, rengi, dokusu, slak ve kuru görünüflleri aras ndaki farkl l klar inceler. Bu konu kapsam nda, canl ve cans z kavram n pekifltirmek amac yla kayalar n ve minerallerin de cans z varl klar oldu unu ve farkl formlar bulundu unu anlat n. Ayr ca, çeflitli türde gerçek kaya, tafl ve mineral örnekleri ile görsellerini kullanarak çocuklar n bu yap lar incelemelerine ve gözlenebilir özelliklerine göre s n flamalar na olanak verin. Etkinlik Ad : B R JEOLOG G B DÜfiÜN Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z Dünyan n kendi ekseni etraf ndaki dönüflüyle gece ve gündüz birbirini takip eder. Dünyan n, güneflin etraf nda dönüflü ise mevsimlerin oluflmas na ve de iflmesine neden olur. ETK NL K Kazan m: Kayalar n ve minerallerin sertli ini araflt r r. Sertlik derecelerine göre kayalar ve mineralleri s ralar.
255 244 Okulöncesinde Fen E itimi Kayalar ve mineralleri gözlenebilir özelliklerine (görünüfl, renk, sertlik doku, vb.) göre karfl laflt r r ve s n flar. Gerekli Malzemeler: Çeflitli kaya (Granit, bazalt, çak l, kum, vb.) ve mineral (alt n, gümüfl, turkuaz, bak r, kalsit, lal tafl, vb.) örnekleri, büyüteç ve madeni para. Topra n alt nda bulunan ve ayr flarak topra oluflturan materyale kaya denir. Do al flekilde oluflan, homojen yap da ve belirli kimyasal ve fiziksel bileflime sahip inorganik kristalleflmifl kat cisme mineral ad verilir. Süreç: 1. Çocuklar gruplara ay rarak, getirdi iniz kaya ve mineral örneklerini da t n ve bu iki materyal hakk nda bilgi verin. Çocuklara minerali, topraktan ç kar lan, cans z maddeler olarak tan t n. Ço unun, p rlanta gibi kristalize bir yap da olduklar ndan bahsedin. Baz kiflilerin kömürü kristal yap s ndan dolay mineraller olarak adland rd klar n oysa kömürün mineral olmad n vurgulay n. Çünkü kömür, çok zaman önce yeryüzünde yaflam fl hayvanlar n ve bitkilerin (yani canl varl klar n) kal nt lar yla oluflmufltur. Minerallerin kayalar, tafllar ve kumlar n içinde bulunabileceklerine dikkat çekin. Kayalar n, çeflitli minerallerin kar fl m bir yap da olduklar n söyleyin. Örne in, granit diye adland r lan bir kaya cinsi; kuvartz, mika ve di er baflka minerallerin kar fl m ndan meydana gelmifltir. Çocuklara bu yap lar anlat rken, minerallerle kayalar birbirinden ay rt etmenin çok kolay olmad n da belirtin. Aralar ndaki en önemli fark; bir mineralin belirgin bir yap s vard r ve kimyasal yap s daima ayn d r. Dünyan n neresinde bulunursa bulunsun, sertli i ve di er baflka özellikleri de iflmez. Oysa belirli bir kayay (örne in, granit) oluflturan minerallerin ve materyallerin oran yeryüzünün bir yerinde baflka, di er yerinde baflka olabilir. 2. Çocuklara verdi iniz kaya ve mineral örneklerini incelemeleri için belirli zaman tan y n. 3. Verdi iniz sürenin sonunda, çocuklardan bu materyallerin sertliklerini farkl yollarla test etmelerini isteyin. Bu testi gerçeklefltirirken, çocuklara t pk bir jeolog gibi düflünmelerini ve bir kayan n ne kadar sert oldu unu belirlemeleri gerekti ini hat rlat n. Kayalar ve mineralleri test ederken afla daki derecelendirme ölçe ini dikkate almalar n isteyin: a. Parmaklar aras nda ovaland nda da l yor. b. T rnakla kaz nabiliyor. c. Madeni para ile kaz nabiliyor. d. Kaz mak için çok sert yap da ve kaz nam yor. 4. Tüm gruplar testi tamamlad klar nda, En sert ve en yumuflak kaya ve mineral hangisi? gibi sorular yöneltin. Tart flma: Etkinlikten sonra hep birlikte d flar ç k n ve çocuklara yollarda trafik fleritlerini ya da kald r m çizgilerini çizmek için ne tip malzemeler kullan labilece- ini sorun. Bu fleritlerin yap m nda ufalanarak toz haline getirilmifl minerallerin kullan ld - n anlat n. Bu nedenle bu fleritlerin farkl renklerde (beyaz, sar, mavi vb.) olabilece ini de belirtin. Renk, kayalar ve mineralleri tan mada ay rt edici bir özellik olabilir mi? diye bir soru yöneltin. Jeologlar n sertli in d fl nda, kayalar n görünüfllerini, renklerini ve dokular n da s n flamada kulland klar n ifade edin.
256 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 245 Etkinlik Ad : TOPRAKTA HAVA VAR MI? Ö renim Alan : Uzay ve Dünyam z ETK NL K Kazan m: Topra n içinde hava oldu unu gözlemler. Gerekli Malzemeler: Bir kavanoz ve toprak Süreç: 1. Bir kavanoza yar s na kadar toprak koyulur. 2. Suyu koyarken toprak yüzeyinde küçük hava kabarc klar n n olufltu u görülür. Bu kabarc klaradan bir k sm su yüzeyine kadar ulafl r. Etkinlik Ad : ETRAFIMDAK DÜNYA Ö renme Alan : Uzay ve Dünyam z ETK NL K Kazan m: Kara, su ve buzul yap lar n s n fland r r. Gerekli Malzemeler: Dünya küresi modeli, kâ t, renkli kalemler, yeflil ve beyaz renkli kâ tlar, makas ve yap flt r c. Süreç: 1. Bir dünya küresi modeli üzerinde çocuklara karalar n, sular n ve buzullar n yerlerini gösterin ve birlikte dünyam z inceleyin. 2. Sonra çocuklardan, önlerindeki bofl ka da dünyaya benzer oval bir flekil çizmelerini isteyin. 3. Tüm fleklin içini, sular temsil etmek üzere maviye boyamalar n isteyin. 4. Sonra önceden kesilmifl yeflil renkli kara ve beyaz renkli buzul flekillerini dünya modeline bakarak resimlerine yap flt rmalar n isteyin. 5. Son olarak resimleri inceleyerek bu yap lar hakk nda sohbet edin. Bu kitab n ilk dört ünitelesinde verilen temel fen bilgisi siz ö retmen adaylar - n n fen konusunda bilgilenmenize, mevcut bilgilerinizi gelifltirmenize ve yak n gelecekte bir okulöncesi fen e itimi program n tasarlaman za yard mc olacak flekilde yap land r lm flt r. zleyen üç ünitede ise genel olarak bilimin do as ve bilimsel yaklafl m, okulöncesinde fen e itimi verilmesinin temel nedenleri, e itimin genel hedefleri ve uygulanacak fen e itimine yönelik yaralan labilecek ö retim yöntem ve yaklafl mlar sunulmufltur. Son üç ünitede anlat lan konular ilk dört üniteyle paralel olup, sunulan ö retici ve e lenceli fen etkinlikleri de ileride çocuklara verece iniz fen e itiminin kalitesini ve baflar s n yükseltmeye yard m etme amac yla haz rlanm flt r. Unutmay n, sizin oluflturaca n z do ru, sa lam ve kavram yan lg lar ndan uzak bir fen bilimi altyap s çocuklar m z n, bilimin de erini anlayan ve ona karfl pozitif bir tutum sergileyen bireyler olarak yetiflmelerini sa layacakt r.
257 246 Okulöncesinde Fen E itimi Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Okulöncesi fen e itiminde maddenin do as ve uzay ve dünyam z ile ilgili kavramlar tan mak Canl lar dünyas ve fiziksel bilim alanlar gibi maddenin do as ve uzay ve dünyam z da do ay anlamam za yard m eden fen bilimi alanlar d r. Maddenin do as, maddenin özellikleri, maddenin yap s ndaki fiziksel ve kimyasal de iflimleri, çözeltiler ve s v lar n özellikleri hakk ndaki konu ve kavramlar içermektedir. Uzay ve dünyam z ise hava, su ve toprak kaynaklar ve bunlar n etkileflimleri üzerine yo unlaflmaktad r. Ayn zamanda günefl sistemi, Dünya ve Ay n hareketleri de bu fen alan kapsam nda ifllenen kavramlard r. Maddenin do as ve uzay ve dünyam z konular na iliflkin verilen etkinlikleri gerçeklefltirmek Maddenin do as ve uzay ve dünyam z bilim konular na iliflin kavramlar n etkin ö retimi için kazand r lmas hedeflenen bilimsel süreç becerilerini etkinlikler baz nda planlaman n önemi oldukça büyüktür. Çocuklar n çevrelerindeki dünyay alg lamalar bilimsel süreç ve uygulama becerileriyle do rudan iliflkidir. Ünite kapsam nda önerilen etkinlikler çocuklarda ayr ca bilimsel merak, bilimsel anlay fl, sorumluluk paylafl m, konsantrasyon ve haf za, bilimsel dil kullan m, rasyonel düflünme, alg lama, yarat c l k ve artistik düflünme gibi becerilerin gelifltirilmesini de amaçlamaktad r. Ünitede sunulan etkinlikleri önce kendiniz ve ileride ö rencilerinizle birlikte onlar n geliflim düzeylerini de dikkate alarak uygulamak fen konular n anlamada sizlere katk sa layacakt r. A MAÇ 3 Maddenin do as ve uzay ve dünyam z ünitesinde verilen kavramlar kullanarak yeni etkinlikler tasarlamak Fen bilimlerinde kavramlar n ö retimine yönelik etkinlikler tasarlarken, öncelikle çocuklar n geliflim düzeylerinin dikkate alman z öneririz. Tüm etkinlik ünitelerinde oldu u gibi bu ünitede verilen etkinlikleri de küçük de iflikliklerle farkl ortamlara uyarlanarak zenginlefltirilebilirsiniz. Bu üç etkinlik ünitesinde de do rudan fen e itimine odaklan lm flt r. Fen kavramlar n n ö retiminde bütünlefltirici yaklafl m kullanarak di er alanlarda da fen konular n ö retebilirsiniz. Etkinlikleri planlarken göz önüne al nmas gereken ilk nokta kullan lacak malzemenin kolay bulunabilir olmas d r. Bu sayede, çocuk okulda yapt bir etkinli i evinde de tekrarlayabilir. Etkinliklere aile ve uzman kiflilerin kat l m oldukça önemlidir. Yaparak ve yaflayarak ö renme, çevreyi keflfetme ve anlama fen ö retiminde önem kazanan tekniklerdir. Bu nedenle haz rlayaca n z etkinliklerin do al yaflamdan ba ms z olmamas na özen gösteriniz.
258 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 247 Kendimizi S nayal m 1. Suyla slat lm fl iki bezin biri bir taba a konur di eri ise buzdolab pofletine konup a z bantlan r. Her ikisi de günefl alan bir yere konur. Bir süre sonra tabaktaki bezin kurudu u ancak pofletteki bezin hala slak oldu- u gözlenir. Bu etkinlik suyun hangi özelli ini göstermek için yap lm flt r? a. Suyun kald rma kuvveti b. Suyun buharlaflmas c. Su moleküllerinin çekim kuvveti d. Yüzey gerilimi e. Suyun iletkenli i 2. Atmosferdeki su buhar miktar ne olarak adland r l r? a. Çözünme b. Rüzgar c. K ra d. Nem e. Buz 3. S cak ve so uk hava de ifliminin meydana getirdi i ak ma ne ad verilir? a. Sis b. Bulut c. Ya mur d. Nem e. Rüzgâr 4. Afla dakilerden hangisi maddenin ay rt edici özelliklerinden biri de ildir? a. Kütle b. Öz s c. Genleflme d. Özkütle e. letkenlik 5. Afla dakilerden hangisi Maddenin Do as ö renme alan n n bir konusudur? a. Bitkiler b. Çözünürlük c. Kas sistemi d. Hayvanlar e. Ekosistem 6. Su moleküllerini bir arada bir yüzey oluflturacak flekilde tutan güce ne isim verilir? a. Genleflme b. Çözünme c. Yüzey gerilimi d. letkenlik e. Yans ma 7. Suyun donarak buz oluflmas olay na iliflkin afla daki ifadelerden hangisi do rudur? a. Kat maddenin s alarak s v hale geçmesidir. b. S v maddenin s ile buhar formuna geçmesidir. c. S v maddenin so uyarak kat hale geçmesidir. d. Gaz n yo unlaflarak kat ya dönüflmesidir. e. Buhar n so uyarak s v hale geçmesidir. 8. Afla daki maddelerden hangisinin belirli bir flekli yoktur? a. Demir b. Kayaç c. Tafl d. Su e. Odun 9. Ele kolonya döküldü ünde hissedilen so uklu un nedeni afla dakilerden hangisidir? a. Yans ma b. K r lma c. Genleflme d. Buharlaflma e. Süblimleflme 10. Asit ve baz ay rac olarak kullan lan k rm z lahana suyu afla daki solüsyonlardan hangisine damlat ld nda solüsyonun rengi k rm z ya dönüflür? a. fiampuan b. S v sabun c. Limon suyu d. Karbonat e. Su
259 248 Okulöncesinde Fen E itimi Yaflam n çinden 13 Kas m 2009 Nuran Akk l ç Kansu ÇOCUKLAR KL M DE fi KL klim de iflikli i bilim insanlar n n tahmininden daha h zl gerçekleflmektedir. Bunun sorumlusu tek canl lar biz insanlar z. Dünyan n s nmas ve iklim de iflikli i sera gaz n n atmosfere yay lmas sonucu oluflmaktad r. Bilinen en yayg n sera gaz karbondioksittir. 350 parça/milyon, atmosferde olmas gereken karbondioksit oran d r. E er atmosferdeki karbondioksit oran 350 parça/milyonu geçerse yeryüzünde yaflam n sürdürülebilmesine olanak sa layan hassas denge tamamen kaybolacakt r. Bilim insanlar, 350 parça/milyon say s n çoktan aflt - m z (387 parça/milyon) haberini veriyorlar. Kutuplar n erimesi, kurakl klar n olmas, bulafl c hastal klar n yay lmas hep buna ba lan yor. Bilim insanlar, 350 say s hedeflenerek atmosferdeki güvenli karbondioksit miktar na geri dönüflebilinece ini söylüyorlar KL M HAREKET NE ANKARA DAN ÇOCUK- LARLA KATILDIK! 24 Ekim de tüm dünya ülkeleri 350 say s n ön plana ç karacak eylemlerde bulundular. Ayn gün, Ankaral çocuklar da aileleri ile Eymir Gölü nde dünyam z için bir do a yürüyüflü yaparak bu eyleme kat ld lar. Yürüyüflten sonra oynanan Do a Avc l oyununda çocuklar ve aileler gruplara ayr larak kendilerine verilen süre içinde ellerindeki listede yazanlar bulup getirdiler. Bu oyunla çocuklar n e lenceli bir flekilde do adaki küçük ayr nt lar fark na varmalar amaçland. Do a Avc l Oyun Listesi 1 Küçük ve 1 büyük çam kozala, 1 tane kufl tüyü, Tohumlar, 6 tane çam i nesi, Küçük tafllar (5 tane), A aç kabu u, Kuru a aç dal, Salyangoz, Üzeri böcekler taraf ndan delinmifl yaprak, ki farkl renkte yaprak, Do aya ait olmayan bir fley, Kufl burnu Çocuklar do ada olmaktan ve do adaki küçük detaylar n fark na varmaktan çok zevk ald lar. Çocuklarla dünyan n s nmas hakk nda bir söylefli yapt k. klim de iflikli i gelecek nesilleri daha çok etkileyecektir. Çocuklar m z n iklim de iflikli inden mümkün oldu unca az etkilenmelerini sa lamak ve bu sorunla bafl edebilmeleri için onlar bilgilendirmek bizim sorumlulu umuzdur. DÜNYANIN ATEfi ÇIKIYOR Resimli çocuk kitaplar yeni bir konuya girifl yaparken çok yard mc olur. Hikayenin bitiminde, hikaye hakk nda konuflurken, çocuklardan gelen yorumlar ve sorular, sizin sorular n za ald n z cevaplar, konuya kendili inden güzel bir girifl yap lmas n sa layacakt r. Biz çocuklarla Küçük Penguen adl resimli çocuk kitab n okuduk (Yazar : Aygören Dirim Resimleyen: Nazan Erkmen). Kitapta, yolunu flafl ran leylek, penguenin yaflad so uk bir ülkede bulur kendisini ve onunla arkadafl olur. So ukta yaflayamayan leylek kendi ülkesine dönerken arkadafl pengueni de yan nda götürür. Leyle in ülkesinde daha önce görmedi i canl larla karfl laflmak penguene çok ilginç gelir, ama s cakta yaflamak onun için çok zordur ve kendi ülkesine dönmek ister. Hikayenin bitiminde çocuklara yöneltece iniz sorular 1. Leylek neden penguenin ülkesinde kalamad? 2. Leylekler nerelerde yaflar? S cak havay m so uk havay m severler? 3. Penguen neden Leyle in ülkesinde kalamad? 4. Penguen nerelerde yaflar? S cak havay m so uk havay m severler? 5. Penguenin ülkesinde havalar s n p da kar ve buz erirse penguen orada yaflayabilir mi? Neden? 6. Leyle in ülkesinde havalar çok s n r ve a açlar kurursa leylek orada yuva yapabilir mi? Neden? Penguenin s cakta, leyle in so ukta yaflarlarsa hasta olabileceklerini konufltuktan sonra sözü son zamanlarda hastalanan ve atefli ç kan dünyaya getirin. Çocuklara sorular sorun 1. Biz hastalan p ateflimiz ç kt nda kendimizi nas l hissederiz? 2. Arkadafllar m zla oyun oynayacak halimiz kal r m? 3. Okula gidecek enerjimiz olur mu? 4. Bize bakacak ve iyilefltirecek birilerini ister miyiz? Ateflimiz ç k nca kendimizi nas l kötü hissedersek dünya da son zamanlarda hasta oldu u için kendisini kötü hissediyor. Dünyan n hasta olmas dünyada yaflayan 1. Hayvanlar (kufllar, ay lar, böcekler, bal klar, balinalar, penguenler) 2. Bitkileri de hasta ediyor(elma, viflne, armut ve di er tüm a açlar, papatyalar, güller ve di er tüm çiçekler).
260 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 249 Biz hayvanlar, çiçekleri ve a açlar seviyoruz ve onlar n hasta olmas n istemiyoruz. Dünyay iyilefltirmemiz gerekiyor. Dünyan n iyileflmesi için siz çocuklar n da yard m na ihtiyac m z var. Ateflimiz ç kt nda buna sebep olan mikroplardan kurtulmaya çal fl r z. Dünyan n da s nmas na sebep olan nedenlerden kurtulup iyileflmesi gerekmektedir. Ateflimiz ç kt nda anne ya da babam z nas l derece ile ateflimizi ölçerse dünyan n ateflini de bilim adamlar ölçtüler. fiimdi iyileflmesi için ateflini 350 ye (bunu diye söyleyin) indirmemiz gerekiyor. Çocuklarla, dünyan n ateflinin ç kmas na sebep olan nedenler hakk nda konuflun. Onlara ip uçlar verin. Havan n ve çevrenin kirlenmesine sebep olan fleyler dünyay hasta ediyor. Kirlili e sebep olan fleyler nelerdir? Çocuklardan genelde ilk gelen cevap çöp fleklinde oluyor. Bir di erini de, arabalar n egzoz gaz diye siz ekleyin. Çocuklar n bu iki önemli fleyi bilmeleri yeterli olacakt r. Son olarak dünyan n iyileflmesi için önemli olan 350 say s n bir büyük ka d n üzerine yaz n. Sonra dünyay iyilefltirmek için el ele verdi imizi göstermek için 350 nin etraf na parmak boyas yla el bask lar n istedi iniz renklerde bas n. Okuma Parças Bal klar n göç yollar de iflti Küresel iklim de iflikli i, Türkiye deki bal klar n göç modellerini de bozdu. Ankara - Avrupa Çevre Ajans (AÇA) taraf ndan haz rlanan raporda, denizlerdeki su s cakl ve mevsimsel rüzgarlardaki yön de iflikliklerinin bal klar n göç yollar n de ifltirdi i belirtildi. Göç yollar ndaki de iflikliklerin bal k stoklar n etkiledi ine iflaret edilen raporda, yüksek ekonomik de ere sahip palamut, lüfer ve uskumru gibi göç eden bal k türlerinin göç yollar ndaki de ifliklikler anlat l yor. Bu tür bal klar n sonbaharda Akdeniz e do ru, ilkbaharda ise Karadeniz e do ru göç ettikleri belirtilen raporda, her geçen y l daha az say da bal n bo azlar üzerinden göç etti i vurguland. Göç yollar ndaki de iflikliklere, en fazla su s cakl ndaki ve mevsimsel rüzgarlardaki de iflikliklerin neden oldu u anlat lan aç klamada, flunlar kaydedildi: Bu türler do ru su s cakl, yem miktar ve yeterli beslenme süresi gibi flartlara ihtiyaç duyarlar. Yirmi y l önce Eylül ay nda güneye göç ediyorlard. Karadeniz de su s cakl n n s nmas yla birlikte, bal klar n art k Ekim ay n n ortas na veya Kas m ay n n bafl na kadar güneye göç etmesine gerek kalmam flt r. Bu da bal klar n Akdeniz de daha k sa bir süre kalmas na ve neticesinde kuzeye döndüklerinde say ve hacim olarak daha küçük olmalar na neden olmaktad r. S cak sular n bal klar için tehdit oluflturdu una dikkat çekilen raporda flu tespitlerde bulunuldu: Bu bal klar adaptasyon geçirdikçe, metabolizmalar h zlan yor. Daha h zl ve ço u zaman daha küçük yetiflkin boyutuna kadar büyüyorlar ve yüksek metabolizmalar n desteklemek üzere daha fazla yeme ve daha fazla oksijene ihtiyaç duyuyorlar. Ayn zamanda, su s - cakl yükseldikçe, suyun içeri indeki oksijen miktar da azalmaktad r. Birçok bal k oksijen s k flmas olarak adland r lan tehlikeyle karfl karfl yad r. htiyaçlar artarken, kaynaklar azalmaktad r. klim de iflikli i ayr ca deniz suyunun tuzluluk oran n, asitlili ini ve katman oluflturma flekillerini de de ifltirmektedir. Bu de iflikliklerin etkileri oldukça y k c olabilir. Mercan kayal klar - n n y k lmas, istilac türlerin ve hastal klar n yay lmas, piramidin en üstündeki türlerin yok olmas ve nihayetinde deniz besin zincirinin tüm yap s n n de iflmesi, bu ciddi etkilerden baz lar d r.
261 250 Okulöncesinde Fen E itimi Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar KARADEN Z DEK HAMS STOKLARI Raporda ayr ca, Karadeniz deki hamsilerin say s n n 1980 den itibaren çeflitli nedenlerle azalmaya bafllad belirtildi. Bu duruma, afl r avlanma, su s cakl klar n n artmas, kuzey bat Atlantik ten gelen yeni bir tür tarakl denizanas n n bölgeyi istila etmesinin neden oldu u bildirilen raporda, Bu denizanas türü Karadeniz den gelen kargo gemilerinden boflalt lan balast sular ndan, bal k larvalar ndan ve organizmalarla beslenmektedir. Böylece hamsi sürüleri için gerekli besin kalmamaktad r denildi. Raporda, bu geliflmelere karfl n son dönemde Karadeniz deki ekosistemde baz iyileflme çal flmalar görüldü ü de kaydedildi. (Cumhuriyet Gazetesi, 20 Nisan 2010) 1. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin klim konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin klim konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. e Yan t n z do ru de ilse, ünitenin klim konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Maddenin Özellikleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Maddenin Do as konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Su konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Maddenin Halleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Su konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. d Yan t n z do ru de ilse, ünitenin klim konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. c Yan t n z do ru de ilse, ünitenin Asitler ve Bazlar konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Hay r. Örne in, farkl tür kumafllar n suyu emme derecesi de de ifliklik gösterecektir. Pamuklu, naylon, keten, yünlü ve sentetik kumafl parçalar n s ras yla su dolu bir kaseye 2 dakika süreyle bat r n ve suyu emme derecelerini karfl laflt r n. Bu deney, ayn tip uygulaman n benzer nesneler üzerinde farkl etkileri oldu unu bunun da nesnenin yap ld materyalden kaynakland - n göstermektedir. Ayr ca bu etkinlikle çocuk, k fl n neden su geçirmeyen kumafllar tercih etti imizi ya da yere dökülen suyu silmek için neden emici (pamuklu) kumafllara gereksinim duydu umuzu kavrayabilecektir. S ra Sizde 2 Bal klar n farkl derinliklerde yüzmelerini sa layan yüzme (hava) keseleridir. Yüzme kesesi küçük bir balon gibidir. Bal klar yüzme keselerindeki havada miktar n ayarlayarak suda dengede kalmaya çal fl r. Bal k derinlere inmek istiyorsa yüzme kesesindeki havay boflalt r. Suyun üst tabakalar na ç kmak istedi i zamansa kesesine hava doldurur.
262 10. Ünite - Okulöncesinde Fen Kavramlar ve Etkinlikler III 251 S ra Sizde 3 Evet. neyi çok h zl b rak rsan z batar. ki ucundan yatay konumda yavaflça suya b rak rsan z yüzer. Bunu baflaramad n z m? Öyleyse flunu deneyin. fiekildeki gibi bir parça ka t peçeteyi önce suyun yüzeyine b rak n ve üzerine yavaflça dikifl i nesini b rak n. Yüzüyor mu? fiimdi baflka parma n zla yavafl yavafl peçeteyi dibe do ru ittirin (veya bir süre bekledi inizde peçete kendili inden batacakt r). ne yüzüyor. Peki nas l? Elbette, yüzey gerilimi sayesinde. nenin su yüzeyinde kalmas n n nedeni, su moleküllerinin birbirlerine tutunarak yüzeyde yaratt klar gerilimdir. fiekil 10.5 Yüzey gerilimi S ra Sizde 4 Kar oluflurken yo unlaflma olay gerçekleflti i için çevreye s verilir bu da havay s t r. Fakat kar erirken çevresinden s al r ve havay so utur. K fl günlerinde genellikle çamafl rlar m z evimizin içinde kuruturuz. Çamafl rdaki su tanecikleri buharlafl rken odan n s s n kullan r. Odam z da s y kaybetti i için so umaya bafllar. Benzer flekilde elimize kolonya döktü ümüzde, elimizin bir süre sonra serinledi ini hissederiz. Bunun nedeni kolonyan n buharlaflmak için elimizin s s n almas d r. Elimiz s kaybetti i için serinlerken, kolonya s kazand için buharlaflabilir. Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar Ardley, N. (2006). 101 great science experiments: A step by step guide. London: Dorling Kindersley. American Chemical Society and the American Institute of Physics (1997). The Best of wonder science: Elementary science activities. Albany, NY: Delmar. Churchill, E. R., Loeschnig, L. V. ve Mandell, M. (1997). 730 easy science experiments. New York: Tess. Edom, H., Butterfield, M., Heddle, R. ve Unwin, M. (1998). Deneylerle bilim 1. Kitap. Çeviri Feryal Halatç. Tübitak Popüler Bilim Kitaplar. Ankara: Aydo du. Harlan, J.D. ve Rivkin, M.S. (2000). Science experiences for the early childhood years: An Integrated approach. Upper Saddle River, NJ: Merrill-Prentice-Hall. Herr, J. ve Libby-Larson, Y. (2004). Creative resources for the early childhood classroom. Albany, NY: Delmar. Cengage Delmar Learning. Lorbeer, G.C. (1996). Science activities for children. Dubuque, IA: Wm. C. Brown. Mayesky, M., Wlodkowski, R. J. ve Neuman, D. (2002). Creative activities for young children. Albany, NY: Delmar. Picard, C. J. (2005). Comprehensive curriculum: Kindergarten science. [Çevrimiçi] 25 Ocak 2008 tarihinde elektronik adresinden eriflildi. Potter, J. (1995). Science in seconds for kids. Canada: John Wiley ve Sons. Smith, A. (1996). The Usborne big book of experiments. Italy: Usborne.
263
264 Sözlük 253 Sözlük A Adaptasyon: Uyum. A rl k : Cisme etki eden yerçekimi kuvveti. Alafl m: Birden fazla erimifl metalden oluflan homojen kar - fl m. Al c : Hücrede spesifik maddeler ile etkileflebilen proteinden oluflan yap lard r. Antikor: Çok hücreli canl larda savunma sistemi taraf ndan yabanc yap lara karfl vücudu savunmak amac yla oluflturulan protein yap l moleküllerdir. Astroit: Dokuz gezegenden baflka Günefl etraf nda dolanan çok say daki küçük gezegenin her biri. Afl r doymufl çözelti: Belirli bir s cakl kta içerisinde çözebilece inden daha fazla çözünen madde bulunduran çözelti. Atmosfer: Dünyam z kuflatan gaz tabakas. Atom: Elementlerin özelliklerini gösteren en küçük parça B Basit makineler: Is yapmada kolayl k sa layan basit aletler Benzetme: Yabanc l k çekilen bir olgunun bilinen bir olguya benzetilerek aç klanmas. Bereketli Hilal: Nil Vadisi, Arabistan Çölü ve Güneydo u Anadolu aras nda kalan topraklar. Beyaz cüce: Güneflin kütlesinin 1,44 kat ndan daha küçük kütleli bir y ld z sondan bir önceki evresi. Bileflik: ki veya daha fazla elementin belirli oranlarda birleflmesi sonucu oluflan yeni özellikteki saf madde. Bilim: Olgular n dikkatli gözlemlerine ve bu gözlemlerin anlaml yorumlar na dayanan bilgi üretme süreci. Biliflsel geliflim: Baflkalar taraf ndan düzenlenen davran fllar n bireyin davran fllar n flekillendirmesi. Biliflsel ö renme: Zihinsel aktivitenin etkin oldu u ö renme süreci. Birebir eflleme: Bir grubun di er grupla ayn say da nesneye sahip oldu unu görmek. Buharlaflma: Bir s v n n s v halden gaz ya da buhar haline geçmesi. Bulutsu: Nebula, galaksilerin içlerinde bulunan ve y ld zlar n ham maddesini oluflturan gaz ve toz bulutlar. C-Ç Canl bilim: Fen bilimlerinin canl -cans z kavramlar, bitkiler ve hayvanlar n temel ihtiyaçlar, yaflam evreleri ve üremeleri, insan vücudu, duyular m z, iskelet sistemi, kaslar, organlar ve temel ihtiyaçlar ve çevre ve ekoloji alanlar n inceleyen alan. Cisim : Maddenin flekil alm fl hali. Çekirdek: Dünyam z n merkezinde bulunan k sm. Ç kar m yapma: Gözlemlerden mant kl sonuçlar ç karma süreci. Ç kar m: Gözlem yoluyla elde edilmifl verilere dayal var lan sonuç ifadesi. Çözelti: Çözücü ve çözünenden oluflan kar fl m. Çözünme: Kat bir maddenin çözücü s v içerisinde da lmas. Çözünürlük: Belli bir s cakl kta ve bas nçta 100 gram çözücüde çözünebilen en fazla maddenin gram cinsinden kütlesi. D De iflken: Araflt rman n bulgular n etkileyecek faktörler. Deney: Bilimsel bir gerçe i ispatlamay hedefleyen bir ifllem. Deriflik çözelti: Çözücüsü az, çözüneni fazla olan çözelti.. Diploit: Hücrede yap bak m ndan benzer kromozomlar n çiftler halinde bulunmas. Do al Etkinlikler: Çocu un çevresiyle etkilefliminden kaynaklanan ve çocu un bafllay p bitirdi i eylemler. Do rudan ö renme: Ö retmen, ebeveyn ya da baflka bir otoritenin, bilgiyi do rudan aktarmas ile edinilen ö renme deneyimi. Doku: Benzer yap ve göreve sahip hücrelerin bir araya gelerek oluflturdu u grup. Dolayl ö renme: Ö retmen, ebeveyn ya da baflka bir otoritenin deneyimleri ya da aç klamalar ile edinilen ö renme deneyimi. Doymam fl çözelti: Belirli bir s cakl kta içerisinde çözebilece inden daha az çözünen madde bulunduran çözelti. Doymufl çözelti: Belirli bir s cakl kta içerisinde çözebilece i en fazla miktarda çözünen madde içeren çözelti. Durgun (statik) elektrik: ki nesne birbirine temas etti inde nesnelerin üzerinde elektrik yüklerinin tamam. Duyuflsal ö renme: Befl duyunun aktif olarak kullan ld ö renme süreci.
265 254 Okulöncesinde Fen E itimi E Elektrolit çözelti: Suda çözündü ü zaman iyonlar na ayr lan bilefliklerin oluflturdu u çözelti. Elektron: Atom çekirde inin etraf ndaki katmanlarda bulunan (-) yüklü tanecik. Elektroskop: Cisimlerin elektrik yüklü olup olmad klar n anlamaya yarayan alet Element: Ayn cins atomlardan meydana gelen yap. Enerji: Bir cisimde bulunan ve ifl meydana getirmeye yarayan güç. Enzim: Canl da meydana gelen kimyasal reaksiyonlara etki eden moleküller. Erime noktas : Bir kat n n belirli bir bas nçta s v ya dönüfltü- ü s cakl k. Erime: Kat bir maddenin s alarak kat halden s v hale geçmesi. Esneklik: Maddelere bir kuvvet uyguland nda boyutlar nda meydana gelen de iflim. Efley hücresi: Efleyli üremede görev alan hücre. Efleyli üreme: Farkl iki cins hücrenin (difli ve erkek efley hücreleri) birleflmesi sonucu meydana gelen ço alma flekli. Eylemsizlik: Maddelerin konumlar n n de iflmesine karfl gösterdi i direnç. F Fen bilimi: Bilginin do as hakk nda düflünme, çevreyi alg - lama, mevcut bilgi birikimini anlama ve yeni bilgi üretme biçimi ve süreci. Fende iletiflim kurma becerisi: Gözlem ve araflt rma sonuçlar n say sal ve niteliksel olarak ifade edebilme. Fiziksel bilgi: Çevredeki nesneleri ve onlar n temel niteliklerini (renk, a rl k, büyüklük, yap v.b.) gözlemleme ve ö renmeye dayal bilgi. Fiziksel de iflme: Maddenin baz fiziksel özelliklerinin de iflti i, esas yap s n n de iflmedi i de iflim. Fotosentez: Bitkiler baflta olmak üzere baz canl lar n günefl enerjisinden yararlanarak inorganik maddelerden, organik madde sentezlenmesi. G Gen: Kal tsal özellikleri tafl yan DNA parças. Genelleme: Kavram gelifliminde kavramlar olufltururken nesneleri veya varl klar ortak özelliklerine göre ayn grupta toplama ve bu gruba isim verme. Genleflme: Bir maddenin s cakl n n yükselmesi sonucu hacminin artmas olay. Geosantrik: Dünya merkezli evren modeli. Gökada: Galaksi, milyonlarca y ld zdan oluflan y ld z topluluklar. Gözlem: Do al olgulara ait duyu organlar ya da duyu organlar n uzant lar ile do rudan elde edilen ve birden fazla gözlemcinin üzerinde fikir birli ine vard klar tan mlay - c ifade. Grafik: ki veya daha fazla say sal ifadenin aras ndaki iliflkiyi görsel olarak betimlemek amac yla kullan lan matematiksel araç. H Hacim: Maddenin uzayda kaplad boflluk. Heliosantrik: Günefl merkezli evren modeli. Heterojen kar fl m: Özellikleri kar fl m n her yerinde ayn olmayan kar fl mlar. H z: Birim zamandaki yer de ifltirme Hipermetrop: Yak n göremeyen göz kusuru Hipotez kurma: Araflt r lacak soruya iliflkin geçici genelleme yapma veya olas tahmin yürütme becerisi. Hipotez: Do a hakk nda daha ayr nt l yorumlar ve aç klamalar kurabilmek için kullan labilecek denenebilir ifade. Homojen kar fl m: Özellikleri kar fl m n her yerinde ayn olan kar fl mlar. Hormon: Canl n n belirli fonksiyonlar n düzenleyen protein yap l salg lar. Hücre duvar : Baz canl hücrelerinde, hücre zar n n d fl ndaki koruyucu k l f. Hücre: Canl n n yap sal ve görevsel en küçük birim. I- Iraksak mercekler: Kenarlar fliflkin, ortas ince olan, üzerine düflen paralel fl k rd ktan sonra da tan mercekler. Ifl n k r lmas : Ifl n bir saydam ortamdan di erine geçerken do rultusunu de ifltirmesi olay. Ifl k k r lmas : Ifl n saydam bir ortamdan farkl yo unlukta baflka bir saydam ortama geçerken do rultusunu de ifltirmesi. letkenlik: Elektrik ak m n n bir maddeden geçerken karfl - laflt direnç. fllemsel bilgi: Genellikle okulda ö retim yoluyla edinilen ve semboller kullanmay gerektiren problemleri çözebilmek için gerekli kurallar ve ifllem basamaklar ndan oluflan yap land r lm fl (formal) bilgi. yon: Pozitif ya da negatif yüklü atom. zotop: Proton sat lar ayn nötron say lar farkl olan atomlar.
266 Sözlük 255 K Kald raç: Bir noktas bir deste e dayanan ve bir cismi kolayl kla kald rmaya yarayan araç. Kal t m: Canl ya ait özelliklerin bir kuflaktan di erine aktar lmas. Kal tsal materyal: Canl ya ait özellikleri tafl yan ve bu özellikleri bir kuflaktan di erine aktaran yap lar. Kanun: Do an n belli flartlar alt nda nas l çal flt n tan mlay c deneylerle desteklenmifl genellemeler. Kar fl m: ki ya da daha fazla maddenin aralar nda belli bir oran olmaks z n kendi özelliklerini kaybetmeden oluflturduklar maddeler toplulu u. Karfl laflt rma: ki nesne aras nda ya da nesne gruplar aras nda baz özel niteliklere dayanarak iliflki kurama. Kavram haritalar : Kavramsal çerçeveyi görsel olarak sunmay gerektiren ö retim yöntemi. Kavram ö renme: Çevredeki uyaranlar benzerlik ve farkl - l klar na göre gruplara ay rarak zihinde bilgiler oluflturma. Kavram: Benzer özelliklere sahip olay, olgu, düflünce ve nesneler grubuna verilen ortak isim veya sembol. Kavramsal bilgi: Çocuk taraf ndan zihinsel süreçler arac l - yla geçmifl deneyimlerin mevcut durumu anlamak için kullan lmas yla elde edilen yap land r lmam fl (informal) bilgi. Kaya: Topra n alt nda bulunan ve ayr flarak topra oluflturan materyal. Kaynama noktas : S v n n buhar bas nc n n d fl bas nca eflit oldu u s cakl k. Kimya: Maddelerin yap lar n, özelliklerini ve birbirleriyle olan etkileflimini ve bu etkileflim sonucunda oluflan yeni maddeleri inceleyen bilim dal. Kimyasal de iflme: Maddenin iç yap s nda ve bilefliminde meydana gelen de iflim Kromozom: Kal t m birimi olan yüzlerce genden oluflan ipliksi yap. Kuvvetlerin bileflkesi: ki veya daha fazla kuvvetin etkisini tek bafl na yapabilen kuvvet Kuyruklu y ld z: Günefl etraf nda t pk gezegenler gibi elips yörüngelerde dolanan ve arkalar nda toz ve gaz bulutundan oluflan kuyruk fleklinde bir k s m bulunan cisimlerdir. Kütle: De iflmeyen madde miktar. L Litosfer: Dünyam z n so uyarak kat laflm fl olan kabuk k sm. M Madde: Bofllukta yer kaplayan, belli bir kütlesi ve eylemsizli- i olan, ço u zaman duyu organlar m zla hissedilebilen her fley. Magma: Atefl küre, Dünyam z n çekirdek tabakas n n üstünde, litosfer tabakas n n alt nda yer alan k sm. Metabolizma: Canl da meydana gelen tüm kimyasal reaksiyonlar. Mineral: Do al flekilde oluflan, homojen yap da ve belirli kimyasal ve fiziksel bileflime sahip inorganik kristalleflmifl kat cisim. Miyop: Uza göremeyen göz kusuru Molekül: ki ya da daha fazla atomun kimyasal ba larla bir N araya gelmesi ile oluflan yap. Nem: Atmosferdeki su buhar miktar. Nesne korunumu: Nesnelerin flekil de ifltirse de miktar, a rl k ve hacim gibi niteliklerinin de iflmeyece ini kavrama. Nötron: Atomun çekirde inde bulunan yüksüz tanecik. Nükleik asit: Her hücrede bulunan kal tsal bilginin saklanmas ndan ve gelecek kuflaklara aktar lmas ndan sorumlu moleküller. O-Ö Organ: Canl da dokulardan meydana gelen yap. Organel: Hücre içinde yer alan farkl yap ve görevleri olan yap lar. Organik baz: Karbon, hidrojen ve azot atomlar ndan meydana gelen moleküller. Otonom sinir sistemi: Sindirim, boflalt m gibi sistemlerle ilgili organlardan gelen uyar larla ilgili sinir sistemi. Ölçme: Nesnelere ortak özelliklerine göre birbirleriyle karfl - laflt rma olana verecek flekilde bir say atama ifllemi. Öz s : Maddenin 1 gram n n s cakl n 10 C artt rabilmek için gerekli s miktar. Özkütle: Maddenin birim hacminin kütlesi.
267 256 Okulöncesinde Fen E itimi P Palanga: A r yükleri kald rmaya yarayan bir kaç makara ve ipten oluflmufl basit makine Paralelkenar: Karfl l kl kenarlar birbirine paralel olan dörtgen. Parazitik beslenme: Baflka bir canl organizma üzerinde veya içinde yaflayarak, üzerinde yaflad canl ya zarar veren beslenme flekli. Piazza: Yetiflkinler ve çocuklar aras ndaki sosyal etkileflimi kolaylaflt rmak amac yla, çocuklar n ve ö retmenlerin birlikte bulunabilecekleri alan. Proje uygulamas : Araflt rma yapma, karar verme, tercihte bulunma, sorumluluk bilinci gibi yetenek ve becerilerin geliflimine katk sa layan teknik. Proton: Atomun çekirde inde bulunan (+) yüklü tanecik. R Rüzgar: S cak ve so uk hava de ifliminin yaratt hava ak m. S Samanyolu: Günefl sistemimizin içinde yer ald gökada. Saprofitik beslenme: Ölü canl lardaki organik maddelerle beslenme Seyreltik çözelti: Çözücüsü fazla, çözüneni az olan çözelti. S n fland rma: Toplama ve ç karmay ö renmeden önce gruplar nesnelerin belli niteliklerine göre ay rmay ve birlefltirmeyi gerektiren beceri.. S ralama: kiden fazla nesne ya da nesne grubunu karfl laflt - rarak birinciden sonuncuya do ru ya da tersi yönde dizme. Sitoplazma: Büyüme, solunum, sindirim gibi faaliyetlerin meydana geldi i hücre k sm. Somatik sinir sistemi: Deri, kas, duyu organlar ndan gelen duyularla ilgili sinir sistemi. Sosyal bilgi: Farkl sosyal ortamlarda bireyler taraf ndan gelifltirilen davran fllara iliflkin bilgi. Sürtünme: Birbirine temas eden iki yüzey aras ndaki z t yönlü hareket. T Tahmin etme: Araflt rmaya bafllamadan önce incelenecek konu ile ilgili olarak önceden yarg da bulunabilme becerisi. Tak m y ld z: Gökyüzündeki baz flekilleri ça r flt ran y ld z gruplar. Teori: Olgular, kanunlar, yorumlar ve denenmifl hipotezlerle kuvvetle desteklenen ve do an n iflleyiflini aç klayan ifadeler. V Venüs: Sabah Y ld z, Akflam Y ld z gibi isimlerle de bilinen gezegen. Y Yak nsak mercekler: Ortas fliflkin, kenarlar ince olan, üzerine düflen paralel fl k rd ktan sonra toplayan mercekler. Yak nsal geliflim alan : Gerçek ve gizil ö renme noktalar aras nda kalan alan. Yamuk: Yaln z iki kenar birbirine paralel olan dörtgen. Yans ma: Bir yüzeye düflen fl n ayn ortam içinde yolunu de ifltirmesi. Yap land r lm fl etkinlikler: Yetiflkin taraf ndan seçilen ve haz rlanan, çocu a yönergeler verilerek gerçeklefltirilen ö renme etkinlikler. Yar yap land r lm fl etkinlikler: Çocuk taraf ndan bafllat - lan ve çevreyle etkileflim s ras nda yetiflkinin de dahil oldu u eylemler. Yerçekimi: Kütlesi bulunan maddelerin birbirlerine do ru ivmelenme e ilimi. Y ld z kaymas : Bir meteorun Dünya atmosferine girdi i zaman sürtünme yüzünden s n p akkor hale gelerek fl k vermesi. Yo unlaflma: Buhar n so uyarak s v hale geçmesi. Z Zaman: Bir olay n ne kadar sürdü ünü belirten ve dokunularak ya da görülerek hissedilemeyen kavram.
268 Dizin 257 Dizin A A rl k 27, 58, 143, 163, 205, 217, 219, 228, 230, 231, 238 Aile 4, 133, 136, 149, 168, 196, 220, 246 Albert einstein 63, 77 Alem 4, 5, 7, 8 Antrasit 72 Aristo , 121, 217 Arke 4, 5, 12, 21 Arflimet 114, 228 Astigmat 51, 69, 77 Astroit 90, 106 Atmosfer 29, 85, 94-96, , 106, 141, 146, 150, 152, 169, 171, 186, 241 Ay tutulmas 93, 115 Aynalar 64, 65, 193, 212 B Babilliler 115 Ba doku 15, 21 Bakteri 4, 5, 12, 15, 20, 21 Bal klar 10, 40, 133, 141, 142, 187, 239 Basit makineler 49, 51, 55, 56, 77, 145, 153, 204, 205, 217, 220 Baflkalafl m 8-10 Batlamyus 116 Benzerlik 4, 115, 140, 142, 166, 171, 213, 242 Benzetme , 170, 171 Bereketli hilal 114 Beslenme 3, 5-8, 10, 11, 20, 178, 179, 180, 181, 184, , 194, 196, 198 Beyaz cüce 87, 88 Bilim 3, 4, 20, 27, 30, 36, 49, 51, 62-64, 70, 71, 89, 94, 98, 99, 102, 103, 106, , 131, , , 149, 150, 152, 153, 159, , , , 198, , , 227, 229, 239, 241, 245, 246 Bilim tarihi 113, Bilimin do as 111, 120, 121, 125, 126, 133, 245 Bilimsel süreç 131, 133, 135, 140, 141, 143, 144, 146, 153, 161, 162, 165, 170, 179, 198, 205, 220, 229, 246 Bilimsel tutum 131, 141, 146, 149, 153 Bitki hücresi 12 Bitkiler 3, 5-8, 15-17, 20, 21, 50, 75, 96, 102, 144, 145, 149, 153, 163, , 178, , 206, 207, 244 Biyokütle 72, 73, 75, 78 Boflalt m Sistemi 19 Botanik 3, 27 Böcekler 8, 9, 144, 149, 187, 190, 200, 222, 248 Bölünme 7, 8, 13, 14, 16, 19, 20, 75 Buharlaflma 30, 97, 232, 233, Bulutsu 84, 85, 87, 106 Büyük Patlama 223 C-Ç Cins 4, 11, 31, 34, 37, 54, 58, 60, 61, 63, 77, 124, 188, 214, 219, 231, 244 Copernicus 89, 106 Çekirdek 13, 14, 21, 37, 38, 44, 59, 85, 88, 94, 99, 106, 173, 182, 183 Çevre 2, 3, 18-21, 26, 27, 29, 36-38, 44, 55, 84, 87, 100, , 113, 120, 126, , , 144, 145, 147, 149, 151, 153, , , 170, 178, , 187, 191, 193, , 205, 206, 237, 242, 246 Ç kar m 119, , 143, 144, 153, 160, 161, 170 Çiçek 6, 7, 17, 21, 182, 185, 222, 241, 248, 249 Çiy 96 Çözünme 31, 33, 35, 40, 42, 44, 102, , 239, 240 Çukur ayna 66 D De erlendirme 134, 142, 146, 152, 167, 175 Deney 27, 36, 37, 80, 114, , , , , 162, 164, 165, 167, 168, 170, 178, 179, 184, 186, 194, 198, 211, 212, 215, 218, 233, 234, 236, 241, 243 Deniz y ld z 9 Deprem 46, 85, 94, 98, 121 Destek doku 15, 16 Doku 3, 14-21, 43, 193 Dolafl m Sistemi 18, 19 Dolu 36, 66, 80, 85, 95, 96, 103 Domain 4, 21 Döllenme 8-11, 14 Duyu Sistemi 19 Dünya 10, 20, 64, 72-74, 85, 89-93, 96, 100, 102, 103, 106, 113, 114, , , , 134, 138, 197, 215, 217, 218, 229, 237, 242, 245, 246 Dürbün 70, 78, 135, 149, 166, 171
269 258 Okulöncesinde Fen E itimi E Eflatun 114 E ik düzlem 55, 56, 77 Einstein 63, 64, 77, 119, 124, 232 Ekosistem 20, 103, 179, 187, 196 El nino 100, 101 Elektrik 31-33, 37-39, 42, 43, 50, 51, 58-61, 73-77, 96, 114, 200, , 214, 218 Elektrik yükleri 58-61, 77, 214 Elektron 37-39, 44, 59-61, 77, 88, 100, 222 Elektroskop 50, 61 Embriyo 8, 15, 19 Enerji 3, 7, 11, 15, 20, 33, 37, 38, 51, 52, 54, 55, 72-75, 78, 85, 98, 105, 125, 146, 151, 180, 193, 206, 208, 210, 216 Enzim 11, 15 Epitel doku 15 Erime 29, 30, 33, 95, 102, 106, 229, 230, , 240 Esneklik 29, 32 Fiziksel bilim 49, 144, 145, 153, 179, , , 229, 239, 241, 246 Fosil yak tlar 72-74, 78, 84, 101 Fotosentez 7, 12, 16, 17, 20, 102, 207 G Galileo 70, , 126, 217 Genleflme 29, 31, 230, 232, 239 Geosantrik 115 Gezegen 10, 84, 85, 87, 89-91, 102, 103, 106, , 123 Gökada 84, 86-88, 106 Görüflme 134 Gövde 16, 17, 21, 144, , 191 Göz 2, 3, 5, 17, 31, 51, 66, 68, 69, 77, 85, 100, 139, 193, 194, 233 Gözlem 89, 114, 115, 117, 119, , 126, , , , , 180, , 197, 198, 208, , , 245 Grafik 143 Günefl tutulmas 93, 94, 115 Gürültü kirlili i 104, 105, 107 H Hareket 5, 8-11, 15, 16, 18, 21, 28, 29, 42, 50-52, 54-56, 60, 61, 70, 72, 75, 77, 87-92, 94, 96, 98, 100, 106, , 122, 124, 132, 139, , 150, 164, 166, 181, , , 194, , 211, 213, , 229, , 246 Hareket sistemi 18 Hava 4, 18, 20, 27, 33-35, 40, 41, 62, 66, 67, 73, 84, 85, 94-96, , 123, 125, 132, 141, 145, 153, 166, , 185, 186, 189, 190, 192, 193, 196, 197, 205, 209, 211, 213, 214, 216, 217, 228, 229, 232, 233, , 241, 242, 245, 246 Hava kirlili i 103, 104, 107, 197 Hayvan hücresi 12 Hayvanlar 3-5, 7, 8, 10, 11, 15, 20, 21, 50, 62, 77, 114, 142, 144, 145, 149, 153, 163, 165, 168, 178, 179, 181, , 190, 198, 244 Heliosantrik 130 Herakleitos 114 H z 10, 11, 20, 23, 28, 30, 50, 51, 52, 58, 67, 72, 75, 77-88, 96, 98, 113, 116, 143, 162, 185, 192, 193, 206, 207, 210, 211, , 217, 218, , Hidroelektrik enerji 74 Hidrojen enerjisi 74, 75 Hidrosfer 94, 96, 106 Hipermetrop 51, 69 Hipokrat 114 Hipotez 121, 123, 144, 153, 163, 168 Hücre 3, 5, 11-16, 21 Hücre duvar 12, 16 Hücre zar 12, 21 I- Iraksak mercek 68, 77 Ifl k 20, 21, 63-68, 77, 85-88, 92, 106, 144, 186, 204, , 210, 211, 213, 242 ki yaflaml lar 10 klim 10, 20, , 123, 196 letkenlik 32, 230 nsan vücudu 145, 153, 179, 190, 191, 193, 198 vme 51, 52, 136 zotop 39
270 Dizin 259 J Jeotermal enerji 75 K Kald raç 55, 77, 218 Kan doku 15 Kanun 89, 119, 121, 124 Kar 95, 96, 103, 106, 241 Kara delik 122 Karbonhidrat 7, 11, 12 Karfl laflt rma 142, 143, 148, 153, 161, 168, 170, 191, 193, 194, 196, 198, 211, 213, 217, 218, 231, 241, 242 Kas doku 15, 16, 21 Kavramsal bilgi 142 Kaya 72, 237, 243, 244 Kemik doku 15 Kepler 89, 90, 106, , 126 K k rdak doku 15 K ra 96 K rm z dev 87, 88 Kloroflorokarbonlar 100, 102 Kopernik 70, , 126 Koruyucu doku 16, 17 Kök 16, 17, 186 Kromozom 2, 13, 14 Kurba alar 10, 187 Kufllar 10, 121, 144, 187, 188, 190, 248 Kuvvet 28, 32, 50-58, 77, 87, 90, 106, 115, 123, 124, 145, 153, 178, 204, 205, , 219 Kuyruklu y ld z 84, 87, 106, 115 Küresel s nma 75, 85, 100, 101, 103, 106 L Larva 8-10 Litosfer 94, 97, 98, 101, 102, 106 M Maddenin özellikleri 169, , 246 Magma 94, 98, 99, 106 Makara 55, 56, 77 Mantarlar 5, 7, 20, 181 Max planck 63, 77 Mayoz bölünme 14, 20 Memeliler 11 Mercekler 50, 63, 67, 68, 70, 71 Meristem doku 16 M knat s 51, 57, 58, 141, 145, M s rl lar 114 Mikroskop 3, 4, 35, 51, 67, 71, 78, 113, 166, 171 Mineral 7, 27, 145, 153, 185, 215, 237, 243, 244 Mitoz bölünme 14 Model 36-38, 44, 89, 106, , 121, 122, 124, 126, 146, 151, 165, 167, 191, 193, 245 Molekül 11, 13-15, 19, 29, 40, 42, 44, 59, 85, 115, 124, 209, 210, 232, 233, 239, 240 Montreal protokolü 102 N Nem 72, 183, 186, 234, 241 Newton 52, 53, 63, 90, 106, 124 Nükleer enerji 51, 72, 75, 78, 105 Nükleik asit 13 O-Ö Omurgas zlar 8 Organ 2, 3, 5, 7, 8, 10, 16, 17, 18, 21, 191 Organel 12, 13 Organik madde 3, 7, 11, 12, 15, 21, 73 Ökaryot 4, 5, 6, 13, 21 Ölçme 143, 153, 168, 183, 185, 230 P Palanga 56 Parankima dokusu 16 Parazitik beslenme 5, 7 Proje uygulamas 165 Protein 11, 12, 13, 16, 21 R Ribozom 12, 13, 21 S Salg doku 16, 21 Sera Etkisi 84, , 106 T Tak my ld z 84, 85 Tafl kömürü 72 Teleskop 51, 67, 70, 113, 117, 166, 171 Teori 63, 116, , 153
271 260 Okulöncesinde Fen E itimi Titreflim 62, 63, 77, , 218 Toprak kirlili i 103, 104, 107 Tutum 132, 133, , 140, 141, 145, 146, 149, 151, 153, 168, 186, 220, 245 Tüketiciler 3, 20 Tümsek ayna 66 Tür 3, 4, 7-11, 20, 21, 29, 40, 41, 51, 55, 60, 63, 69, 72-75, 77, 86, 95-98, , 114, , 144, 169, 171, 187, 206, 210, 218, 243 Tycho Brahe , 126 U-Ü Uzaysal alg 137, 180 Üreme sistemi 19, 20, 21 Üreticiler 3, 20 V Venüs 90, 91, 115 Virüs 4 Vitaminler 11, 12 Vygotsky 161, 162, 170 Y Ya 11, 12, 15, 21, 26, 35, 54, 73, 195, 196, 231, 232, 235 Ya doku 15, 21 Ya mur 20, 50, 85, 95, 96, 103, 104, 106, 181, 213, 233, 240, 241 Yak nsak mercek 67-69, 77 Yanarda 99 Yans ma 37, 51, 64, 65, 67, 204, 209, 210, 211, 212, 213 Yap land r lm fl etkinlik 137 Yaprak 6, 7, 16, 17, 21, 61, 96, 142, 144, 148, 149, 180, 181, 182, 183, 185, 186 Yar yap land r lm fl etkinlikler 137 Yerçekimi 27, 52, 160, 178, 185, 186, 204, 205, 216 Z Zooloji 3, 27
Fen ve Teknoloji. Uygulamal Etkinlik. Afla daki boflluklar uygun ifadelerle tamamlay n z.
Ad : Soyad : S n f : 5. SINIF Nu. : Canl lar Dünyas n Gezelim, Tan yal m TEST 86 1. Afla da verilen flemaya, canl gruplar ile ilgili bildi iniz örnekleri yaz n z. Canl lar Uygulamal Etkinlik Bitkiler Hayvanlar
K MYA 8 ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER
ÜN TE III KARBON H DRATLAR 3. 1. GENEL YAPILARI VE ADLANDIRILMALARI 3. 2. MONOSAKKAR TLER 3. 3. D SAKKAR TLER 31 BU ÜN TEN N AMAÇLARI Bu üniteyi çal flt n zda; Karbon hidratlar n genel yap lar n, adland
Doğada yaşayan canlıların tamamı hücrelerden oluşmuştur. Canlılardan bazıları tek bir
CANLILIK HÜCREYLE BAŞLAR 1- Canlıların Ortak Özellikleri : Çevremizdeki varlıklar canlı ve cansız varlıklar olarak iki grupta toplanırlar. Cansız varlıklar katı, sıvı ve gaz halindeki maddelerden oluşur.
Bitkilerde Çiçeğin Yapısı, Tozlaşma, Döllenme, Tohum ve Meyve Oluşumu
Bitkilerde Çiçeğin Yapısı, Tozlaşma, Döllenme, Tohum ve Meyve Oluşumu Çiçeğin Yapısı Tohumlu bitkilerin eşeyli üreme organı çiçektir. Açık tohumlu bitkilerin çiçeklerine kozalak adı verilir. Erkek kozalaklarda
OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.
OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin
Hiçbir zaman Ara s ra Her zaman
Ö RETMEN ÖZ DE ERLEND RME FORMU K fi L K ÖZELL KLER flimi seviyorum. Sab rl y m. Uyumluyum. fl birli ine aç m. Güler yüzlüyüm. yi bir gözlemciyim. yi bir planlamac y m. Çocuklara, ailelere, meslektafllar
Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları
A. Mayoz Bölünme Mayoz ve Eşeyli Üreme Biyoloji Ders Notları Eşeyli üremenin temelidir. Eşey ana hücrelerinden (2n), eşey hücrelerini (n) oluşturan özelleşmiş bölünme şeklidir. Mayoz I ve II olarak birbirini
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ
1 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ 1.Hücresel yapıdan oluşur 2.Beslenir 3.Solunum yapar 4.Boşaltım yapar 5.Canlılar hareket eder 6.Çevresel uyarılara tepki gösterir 7.Büyür ve gelişir (Organizasyon) 8.Üreme
Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları
I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8
TEST 10. Afla daki noktal yerlere uygun sözcükleri bularak cümleyi tamamlay n z. 1. Dünya n n flekli...
TEST 10 Tamamlama Afla daki noktal yerlere uygun sözcükleri bularak cümleyi tamamlay n z. 1. Dünya n n flekli... 2.... Dünya ya s ve fl k verir. 3. Uzayda insan n yaflad bilinen tek gök cismi... d r. 4.
ÜNİTE:1 CANLILARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME
ÜNİTE:1 CANLILARDA ÜREME, BÜYÜME VE GELİŞME HÜCRE: Canlıları oluşturan en küçük yapı birimine hücre denir.bütün canlılar hücrelerden oluşmuştur. * İnsanlar, hayvanlar, bitkiler, tek hücreli canlıların
6 MADDE VE ÖZELL KLER
6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir
5. Afla dakilerden hangisi hayvan hücresinde. A) Ribozom B) Endoplazmik retikulum C) Mitokondri D) Kloroplast
KNU TARAMA TEST 1 1 Canl larda Üreme, Büyüme ve Geliflme 1. Cans zd r. Tam geçirgendir. Selülozdan yap lm flt r. Yukar da verilen özelliklerin tamam afla- daki yap lardan hangisine aittir? A) Hücre çeperine
K MYA K MYASAL TEPK MELER VE HESAPLAMALARI ÖRNEK 1 :
K MYA K MYASAL TEPK MELER VE ESAPLAMALARI ÖRNEK 1 : ÖRNEK : X ile Y tepkimeye girdi inde yaln z X Y oluflturmaktad r. Tepkimenin bafllang c nda 0, mol X ve 0, mol Y al nm flt r. Bu tepkimede X ve Y ten
... ANADOLU L SES E T M YILI I. DÖNEM 10. SINIF K MYA DERS 1. YAZILI SINAVI SINIFI: Ö RENC NO: Ö RENC N N ADI VE SOYADI:
2009-2010 E T M YILI I. DÖNEM 10. SINIF K MYA DERS 1. YAZILI SINAVI A 1. Plastik bir tarak saça sürtüldü ünde tara n elektrikle yüklü hale gelmesinin 3 sonucunu yaz n z. 2. Katot fl nlar nedir? Katot fl
Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler,
Ek 1. Fen Maddelerini Anlama Testi (FEMAT) Sevgili öğrenciler, Bu araştırmada Fen Bilgisi sorularını anlama düzeyinizi belirlemek amaçlanmıştır. Bunun için hazırlanmış bu testte SBS de sorulmuş bazı sorular
ALIfiTIRMALARIN ÇÖZÜMÜ
ATOMLARDAN KUARKLARA ALIfiTIRMALARIN ÇÖZÜMÜ 1. Parçac klar spinlerine göre Fermiyonlar ve Bozonlar olmak üzere iki gruba ayr l r. a) Fermiyonlar: Spin kuantum say lar 1/2, 3/2, 5/2... gibi olan parçac
4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.
SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için,
ISPARTA HALIKENT ANADOLULİSESİ ÖĞRETİM YILI 9 A-B-C-D-E SINIFLAR BİYOLOJİ DERSİ 2. DÖNEM 3. YAZILI SINAVI RAKAMLA YAZIYLA PUAN
1. Doğal sınıflandırmada aşağıdakilerden hangisi göz önünde bulundurulmamıştır? A) Genetik (soy) benzerliği B) Anatomik benzerlik C) Dünyadaki dağılımları D) Akrabalık derecesi E) Embriyonik benzerlik
FEN VE TEKNOLOJ. A. Canl lar n S n fland r lmas. B. Yaflad m z Çevre
FEN VE TEKNOLOJ A. Canl lar n S n fland r lmas B. Yaflad m z Çevre Temel Kaynak 5 Canl lar Dünyas n Gezelim, Tan yal m A. CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI Canl lar Nas l S n fland r l r? Yeryüzünde milyonlarca
CANLILAR DÜNYASI. Bitkiler
BASİTFEN.COM 2.ÜNİTE CANLILAR DÜNYASI Doğada var olan milyonlarca canlı çeşidi bilim insanları tarafından benzer özellikleri dikkate alınarak gruplandırılmıştır. BÖLÜMLER Canlılar Dünyası ünitesinde öğreneceklerimiz;
DOKULAR BÖLÜM. Bu Bölümü Çal flt ktan Sonra Neler Ö renece iz? Doku kavram n, Doku çeflitlerini, Hayvansal dokular, Bitkisel dokular ö renece iz.
BÖLÜM 6 DOKULAR Bu Bölümü Çal flt ktan Sonra Neler Ö renece iz? Doku kavram n, Doku çeflitlerini, Hayvansal dokular, Bitkisel dokular ö renece iz. KONULAR Dokunun tan m Hayvansal dokular Epitel doku, ba
Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama
21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas
HÜCRE BÖLÜNMESİ VE ÜREME. Mitoz Bölünme ve Eşeysiz Üreme 1
HÜCRE BÖLÜNMESİ VE ÜREME Mitoz Bölünme ve Eşeysiz Üreme 1 Hücrenin bölünmeye başlamasından itibaren onu takip eden diğer hücre bölünmesine kadar geçen zaman aralığına hücre döngüsü denir. Hücreler belli
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU
Biyoloji Bilimi ve Canlıların Ortak Özellikleri
Madde ve Özkütle 2 YGS Fizik 1 Bu yazıda ne anlatıyoruz? Hazırladığımız yazıda biyoloji bilimi ve canlılarda bulunan ortak özelliklerle alakalı sınava yönelik bilgileri paylaştık. Konuyu okuduktan sonra,
6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN
SAYILAR Kümeler 6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN 1. Bir kümeyi modelleri ile belirler, farkl temsil biçimleri ile gösterir. Belirli bir kümeyi temsil ederken afla da belirtilen bafll
CO RAFYA SICAKLIK. Kavram Dersaneleri 6. ÖRNEK 1 : Afla daki haritada, Türkiye de y ll k günefllenme sürelerinin da l fl gösterilmifltir.
CO RAFYA SICAKLIK ÖRNEK 1 : Afla daki haritada, Türkiye de y ll k günefllenme sürelerinin da l fl gösterilmifltir. 2500 saat 2250 saat 1750 saat 2000 saat 2500 saat 2750 saat 3000 saat 3250 saat Bu haritadaki
C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER
C. MADDEN N ÖLÇÜLEB L R ÖZELL KLER 1. Patates ve sütün miktar nas l ölçülür? 2. Pinpon topu ile golf topu hemen hemen ayn büyüklüktedir. Her iki topu tartt n zda bulaca n z sonucun ayn olmas n bekler misiniz?
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S
NTERNET ÇA I D NAM KLER
Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab
YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI. 10. Sınıf
YAZILIYA HAZIRLIK TEST SORULARI 10. Sınıf 1) Hücre döngüsünün interfaz evresini yeni tamamlamış bir hücre ile bu hücrenin döngü sonunda oluşturduğu yeni hücrelerde; I. DNA miktarı II. Gen Sayısı III. Gen
GAZLAR ÖRNEK 16: ÖRNEK 17: X (g) Y (g) Z (g)
ÖRNEK 16: ÖRNEK 17: X (g) Y (g) Z (g) Sürtünmesiz piston H (g) He Yukar daki üç özdefl elastik balon ayn koflullarda bulunmaktad r. Balonlar n hacimleri eflit oldu una göre;. Gazlar n özkütleleri. Gazlar
Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2
İÇİNDEKİLER Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 CANLILARIN OLUŞUMU... 6 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ... 11 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI... 13 SİSTEMATİK... 34 BİTKİ VE
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB)
ÖĞRENME ALANI : CANLILAR VE HAYAT ÜNĐTE 1 : VÜCUDUMUZDA SĐSTEMLER (MEB) B- BOŞALTIM SĐSTEMĐ (6 SAAT) BOŞALTIM SĐSTEMĐMĐZ VÜCUDUMUZDAN ATIKLARI UZAKLAŞTIRIR 1- Boşaltım Sistemi 2- Boşaltım Sistemi Organları
*Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir.
Fen ve Teknoloji 1. Ünite Özeti Hücre Canlılarda Üreme, Büyüme ve Gelişme. *Canlıların canlılık özelliği gösteren en küçük yapı birimine hücre denir. *Hücrenin temel kısımları: hücre zarı, sitoplâzma ve
www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar
www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz
L K Ö R E T M. temel1 kaynak MUTLU. Matematik Türkçe Hayat Bilgisi
temel1 kaynak MUTLU Matematik Türkçe Hayat Bilgisi L K Ö R E T M Muhsin ÇET N Ayfle ÇET N Kitab n Ad : Temel Kaynak Kitab 1 Yazar : Muhsin ÇET N - Ayfle ÇET N Her hakk sakl d r. Mutlu Yay nc l k a aittir.
Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü
Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen
S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi.
S. 1) Aşağıdakilerden hangisi biyolojik mücadele ye örnektir? A) Üreaz enziminin üretimi. B) Sadece böcekleri hasta eden virüs üretimi. C) Tek hücre proteini üretimi. D) Melez bitkilerle bitki türünün
YILDIZLAR NASIL OLUŞUR?
Zeki Aslan YILDIZLAR NASIL OLUŞUR? Yıldız nedir sorusunu insanlık yüz binlerce belki de milyonlarca yıldır soruyordu? Fakat yıldızların fiziksel doğası ve yaşam çevrimleri ancak 1900 lü yıllardan sonra
11. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KONU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ
11. SINIF KNU ANLATIMLI 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KNU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ 2 2. Ünite 4. Konu 3. A rl k Merkezi - Kütle Merkezi A nn Çözümleri su 1. BM fiekil I fiekil
Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac
Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun
Aşağıda mitoz bölünme safhaları karışık olarak verilmiştir.
2015/2016 EĞİTİM ÖĞRETİM YILI FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ ÖRNEK 8.SINIFLAR 1.DÖNEM 1.YAZILI Adı Soyadı : No: Sınıf: Resimdeki türlerin bazı hücrelerindeki kromozom sayılarını yazınız. (4x2p) Aşağıda mitoz bölünme
BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2
İÇİNDEKİLER Sayfa BİYOLOJİ VE BİLİMSEL YÖNTEM... 1 Bilim ve Bilimsel Yöntem... 2 CANLILARIN OLUŞUMU... 5 CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ... 9 CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI... 11 SİSTEMATİK... 13 BİTKİ VE HAYVANLARIN
6. Tabloya bakt m za canl lardan K s 1 CEVAP B. 7. Titreflim hareketi yapan herfley bir ses kayna d r ve. II. ve III. yarg lar do rudur.
SES DALGALARI 1. Kesik koni biçiminde k vr lm fl bir mukavvan n dar k sm kula a tutuldu unda sesin daha iyi duyulmas sesin mukavvan n yüzeyinde çarp p yans mas n n bir sonucudur. Di erleri sesin iletimi
SÖZLÜK. - A - adaptasyon
SÖZLÜK - A - adaptasyon allantoyis kesesi alel gen antikodon antikor antijen amino asit : Canl lar n de iflen çevre koflullar na karfl yaflama ve üreme flans n art ran uyum yetene idir. : Yumurta içindeki
EKOSİSTEM. Cihangir ALTUNKIRAN
EKOSİSTEM Cihangir ALTUNKIRAN Ekosistem Nedir? Bir bölge içerisinde bulunan canlı ve cansız varlıkların karşılıklı oluşturdukları sisteme ekosistem denir. Ekosistem Bileşenleri Canlı Öğeler Üreticiler
Tema Sonu De erlendirme. erlendirme. A.3.1, B.3.13, B.3.31, C.3.5 kazan mlar. Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, 11 ders saati EL ELE, HEP B RL KTE
Ü N T E L E N D R L M fi Y I L L I K P L A N ARAÇ GEREÇLER, YÖNTEM VE Temiz yaz lmam fl yaz l belgeler, proje ve performans formlar, resim kâ - d, boya, sözlük, yaz m k lavuzu Gözlem ve inceleme, tart
ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI: ISBN NUMARASI:
Bu formun ç kt s n al p ço altarak ö rencilerinizin ücretsiz Morpa Kampüs yarıyıl tatili üyeli inden yararlanmalar n sa layabilirsiniz.! ISBN NUMARASI: 65482465 ISBN NUMARASI: 65482465! ISBN NUMARASI:
CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?
CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI ÖLÇME, DEĞERLENDİRME VE SINAV HİZMETLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 2015-2016 5. SINIF DEĞERLENDİRME SINAVI - 1 FEN BİLİMLERİ Adı ve Soyadı :... Sınıfı :... Öğrenci Numarası :... SORU SAYISI : 20 SINAV
30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur?
30. Çiçekli bir bitkinin yaþam döngüsü sýrasýnda döllenme sonrasý, zigot ilk olarak aþaðýdaki yapýlardan hangisini oluþturur? A) Tohum B) Meyve C) Polen D) Embriyo E) Yumurta 39. Çiçekli bitkilerin üremesinde
10. SINIF KONU ANLATIMI 12 EŞEYLİ VE EŞEYSİZ ÜREME SORU ÇÖZÜMÜ
10. SINIF KONU ANLATIMI 12 EŞEYLİ VE EŞEYSİZ ÜREME SORU ÇÖZÜMÜ Eşeysiz Üreme ile ilgili, I. Canlının yararlı özelliklerinin korunmasını sağlar. II. Canlının değişen ortam koşullarına uyumunu artırır. III.
D VİTAMİNİ TARİHSEL BAKI 01.11.2008. 25-D vitamini miktarına göre değişir. öğünde uskumru yesek de, böbrekler her
VİTAMİN BİYOKİMYASI D VİTAMİNİ BU BÖLÜMDE ANLATILACAK KONULAR: Tarihsel Bakış D vitamininin kimyasal ve biyolojik fonksiyonları Besin kaynakları Hazırlayan: V. Murat BOSTANCI Toksisite 1 2 TARİHSEL BAKI
CO RAFYA KONUM. ÖRNEK 2 : Afla daki haritada, Rize ile Bingöl il merkezlerinin yak n ndan geçen boylam gösterilmifltir.
CO RAFYA KONUM ÖRNEK 1 : Aralar nda 1 lik fark bulunan iki paralel aras ndaki uzakl k de iflmezken, aralar nda 1 lik fark, bulunan iki meridyen aras ndaki uzakl k Ekvator dan kutuplara gidildikçe azalmaktad
1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10
İçindekiler 1. ÜNİTE: YAŞAM BİLİMİ BİYOLOJİ...10 1. BÖLÜM: BİLİMSEL BİLGİNİN DOĞASI ve BİYOLOJİ... 12 A. BİLİMSEL ÇALIŞMA YÖNTEMİ... 12 1. Bilim İnsanı ve Bilim... 12 B. BİLİMSEL YÖNTEMİN AŞAMALARI...
ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler
ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,
B unl a r ı B i l i yor mus unuz? MİTOZ. Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı,
MİTOZ Canlının en küçük yapı biriminin hücre olduğunu 6. sınıfta öğrenmiştik. Hücreler; hücre zarı, sitoplazma ve çekirdekten meydana gelmiştir. Hücreler büyüme ve gelişme sonucunda belli bir olgunluğa
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı
CANLILARIN ORTAK ÖZELLİKLERİ Beslenme Boşaltım Üreme Büyüme Uyarıları algılama ve cevap verme Hareket Solunum Hücreli yapı Hayvan hücreleri mikroskop ile incelendiğinde hücre şekillerinin genelde yuvarlak
PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER
PROKARYOT VE ÖKARYOT HÜCRELER HÜCRE Hücre ya da göze, bir canlının yapısal ve işlevsel özellikleri gösterebilen en küçük birimidir. Hücre, (İng. Cell); Latince küçük odacık anlamına gelen "cellula" kelimesinden
ULAfiTIRMA S STEMLER
T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2505 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1476 ULAfiTIRMA S STEMLER Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Ergün KAYA (Ünite 1) Ö r.gör. Erkin KARADAYI (Ünite 2) Yrd.Doç.Dr. Meserret NALÇAKAN
Ö RETMENL K UYGULAMASI-I
T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2213 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1215 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES OKULÖNCES Ö RETMENL L SANS PROGRAMI Ö RETMENL K UYGULAMASI-I Yazarlar Doç.Dr. Mehmet GÜLTEK N (Ünite 1)
Fen ve Teknoloji VÜCUDUMUZDAK S STEMLER Ünite 1
BOfiALTIM S STEM Besinlerin hücrelerimizde kullan lmas sonucu karbondioksit, amonyak, üre, ürik asit, madensel tuz gibi vücut için zararl maddeler oluflur. Bu zararl maddelerin vücuttan uzaklaflt r lmas
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. ARISTO 88 ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE 1. KONU 213 say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK) 142, 143,
ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I
ÇOCUKLUKTA ve ERGENL KTE KEM K SA LI I Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 142
-Kloroplast ve mitokondri bulunmaz fakat bu organellerde bulunan aynı bulunur.
BAKTERİLER GENEL ÖZELLİKLERİ: -Prokaryot hücre yapılı, tek hücreli canlılardır. -Halkasal DNA ya sahiptirler. Bazı bakterilerde plazmit bulunur. Plazmit: Küçük ve halka şeklinde DNA parçacıklarıdır. Bakterilerin
ADIM ADIM YGS-LYS 52. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-12 HAYVANLAR ALEMİ 3- OMURGALI HAYVANLAR SORU ÇÖZÜMÜ
ADIM ADIM YGS-LYS 52. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-12 HAYVANLAR ALEMİ 3- OMURGALI HAYVANLAR SORU ÇÖZÜMÜ Halkalı solucanlar çift cinsiyetli olmalarına rağmen döllenme kendi kendine değil, iki ayrı
CANLILARDA ÜREME. Üreme canlıların ortak özelliğidir. Her canlının kendine benzer canlı meydana getirebilmesi üreme ile gerçekleşir
CANLILARDA ÜREME EYLÜL 3.HAFTA MİTOZ VE EŞEYSİZ ÜREME Her canlının kendine benzer canlı meydana getirebilmesi üreme ile gerçekleşir Üreme canlıların ortak özelliğidir 3 4 Canlılar hücrelerden meydana gelir
ÜREME. Canlıların kendilerine benzer canlı fertler (yavrular) meydana getirerek neslini devam ettirmesine üreme denir.
1 ÜREME Canlıların kendilerine benzer canlı fertler (yavrular) meydana getirerek neslini devam ettirmesine üreme denir. *Eşeysiz üreme: EŞEYSİZ ÜREME Tek bir ata bireyin, kendisiyle aynı genetik özelliklere
6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN
SAYLAR Do al Say lar Parças ve fl n 6. SNF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YLLK PLAN Süre/ KAZANMLAR Ders AÇKLAMALAR 1. Do al say larla ifllemler yapmay gerektiren problemleri çözer ve kurar. Do al say
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler
Bitkisel Dokular, Bitkinin Kısımları, Meristem Doku
Bitkisel Dokular, Bitkinin Kısımları, Meristem Doku Bitkisel Dokular Doku, ortak bir yapıyı oluşturmak ve bir işlevi yerine getirmek için birlikte çalışan hücrelerin oluşturduğu gruptur. Bitkilerin büyüme
Fen-Teknoloji-Toplum-Çevre I (Elektrik ve Manyetik Alanın Toplumsal ve Çevresel Etkileri)
ĐLKÖĞRETĐM ANABĐLĐM DALI FEN BĐLGĐSĐ EĞĐTĐMĐ BĐLĐM DALI DOKTORA PROGRAMI 2013 2014 EĞĐTĐM ÖĞRETĐM PLANI GÜZ YARIYILI DERSLERĐ Dersin Kodu Dersin Adı T P AKTS ĐFE 600* Seminer 0 3 6 ĐFE 601 Đleri Nicel
ADIM ADIM YGS LYS 64. ADIM EŞEYSİZ ÜREME 2
ADIM ADIM YGS LYS 64. ADIM EŞEYSİZ ÜREME 2 4) Partenogenez Döllenmemiş yumurtadan mitoz bölünmeler ile canlı gelişimine PARTENOGENEZ denir. Arı, karınca, su piresi ve bazı kertenkele gibi canlılarda görülür.
Konu: Mitoz Bölünme ve Eşeysiz Üreme
Konu: Mitoz Bölünme ve Eşeysiz Üreme Hücre bölünmesi tüm canlılarda görülen ortak bir özelliktir. Hücre büyüyüp gelişirken madde ve enerji gereksinimleri artar. Sitoplâzma hücre zarına oranla daha hızlı
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #5
YGS YE HAZIRLIK DENEMESi #5 Miktar 1) I.Hemoglobinin yapısındaki karbon atomu sayısını tespit etmek II. Solunumda kullanılacak gazların hangi molekülle taşınacağını tespit etmek III. Kanın ph ını tespit
Fevzi Pafla Cad. Dr. Bar fl Ayd n. Virgül (,) 2. Baz k saltmalar n sonuna konur.
2. Baz k saltmalar n sonuna konur. Dr. Bar fl Ayd n Fevzi Pafla Cad. 3. Say lardan sonra s ra bildirmek için konur. Sonucu ilân ediyorum: 1. Ali, 2. Kemal, 3. Can oldu. Hepsini tebrik ederim. Virgül (,)
Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler
Proteinler Canlılarda miktar olarak en çok bulunan biyomoleküllerdir. Amino asit birimlerinden oluşurlar Yapısal ve işlevsel olabilirler Genlerle aktarılan kalıtsal bilginin ortaya çıktığı moleküllerdir.
Akıllı Defter. 9.Sınıf Biyoloji. vitaminler,hormonlar,nükleik asitler. sembole tıklayınca etkinlik açılır. sembole tıklayınca ppt sunumu açılır
9.Sınıf Biyoloji 1 Akıllı Defter vitaminler,hormonlar,nükleik asitler sembole tıklayınca etkinlik açılır sembole tıklayınca ppt sunumu açılır sembole tıklayınca video açılır 1 VİTAMİNLER ***Vitaminler:
Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu
Fizik I (Fizik ve Ölçme) - Ders sorumlusu: Yrd.Doç.Dr.Hilmi Ku çu Bu bölümde; Fizik ve Fizi in Yöntemleri, Fiziksel Nicelikler, Standartlar ve Birimler, Uluslararas Birim Sistemi (SI), Uzunluk, Kütle ve
X +5 iyonunda; n = p + 1 eflitli i vard r. ATOM VE PER YOD K CETVEL ÖRNEK 15: ÖRNEK 16:
A ÖRNEK 15: I. X +5 iyonunun proton say s, nötron say s ndan 1 eksiktir II. 14 Y 2 iyonunun elektron say s, X +5 iyonunun elektron say s ndan 6 fazlad r Buna göre X elementinin izotopunun atom ve kütle
ENERJİ VE YAŞAM NEJLA ADA
ENERJİ VE YAŞAM 1 NEJLA ADA 2010282058 CANLILAR VE ENERJİ GÜNEŞ 2 Yakıt olarak kullandığımız kömür ve odun bitkilerden elde edilir. Petrol ise bitki ve hayvan artıklarından oluşur. O halde yakıtlarımızdaki
Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber
Tam yağlı süt ürünleri tüketen erkeklere kötü haber Sağlıklı, güçlü kuvvetli bir erkeksiniz ama çocuğunuz olmuyorsa bu önemli sorunun sebebi yediklerinizle ilgili olabilir. Erkekler üzerinde yapılan bilimsel
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: [email protected] H
Prof. Dr. Neslihan OKAKIN
I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi
Her canlının neslini devam ettirmek üzere kendine benzer yeni bireyler meydana getirmesi olayına üreme denir.
ÜREME ve ÇEŞİTLERİ Her canlının neslini devam ettirmek üzere kendine benzer yeni bireyler meydana getirmesi olayına üreme denir. A. EŞEYSİZ ÜREME Eşey hücrelerinin oluşumu ve döllenme olmadan, bir atadan
Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi
Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,
Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ
DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ LVS22 IV 2 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Ön Lisans Seçmeli
CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM
CANLILAR DÜNYASINI GEZELİM TANIYALIM Bulut Kuş OKUL Ağaç Çimenler Taş Ayşe Çocuklar Kedi Top Çiçekler Göl Yukarıdaki şekilde Ayşe nin okula giderken çevresinde gördüğü canlı ve cansız varlıkları inceleyelim.
ADIM ADIM YGS-LYS 54. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-14 HAYVANLAR ALEMİ 5- OMURGALI HAYVANLAR-3 SORU ÇÖZÜMÜ
ADIM ADIM YGS-LYS 54. ADIM CANLILARIN SINIFLANDIRILMASI-14 HAYVANLAR ALEMİ 5- OMURGALI HAYVANLAR-3 SORU ÇÖZÜMÜ e) Memeliler Hayvanlar aleminin en gelişmiş sınıfıdır. Dünyanın her yerinde dağılış göstermişlerdir.
Hücre zarının yapısındaki yağlardan eriyerek hücre zarından geçerler.fazlalıkları karaciğerde depo edilir.
DERS: BİYOLOJİ KONU: C.T.B(Vitaminler e Nükleik Asitler) VİTAMİNLER Bitkiler ihtiyaç duydukları bütün vitaminleri üretip, insanlar ise bir kısmını hazır alır. Özellikleri: Yapıcı, onarıcı, düzenleyicidirler.
GÖRÜfiLER. Uzm. Dr. Özlem Erman
GÖRÜfiLER Uzm. Dr. Özlem Erman Son y llarda dünyadaki h zl teknolojik geliflmeye paralel olarak t p alan nda da h zl bir de iflim yaflanmakta, neredeyse her gün yeni tan, tedavi yöntemleri, yeni ilaçlar
KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir?
KDU (Kazanım Değerlendirme Uygulaması) nedir? Kazanım Değerlendirme Uygulaması (KDU), Vitamin Ortaokul Kurumsal üyesi olan özel okullarda, öğrencilerin bilgi ve beceri düzeylerinin bilişsel süreçler çerçevesinde
DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i
I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m
Mayoz Bölünmenin Oluşumu
MAYOZ BÖLÜNME NEDİR? 03 Ocak 2012, 23:39 Osman BEDEL MAYOZ BÖLÜNME NEDİR? Kromozom sayılarının nesiller boyu sabit tutulması mayoz bölünme ile sağlanır. Mayoz özel bir hücre bölünmesidir. Bu bölünme ile
K MYA GAZLAR. ÖRNEK 2: Kapal bir cam kapta eflit mol say s nda SO ve NO gaz kar fl m vard r. Bu kar fl mda, sabit s - cakl kta,
K MYA GAZLAR ÖRNEK 1 : deal davran fltaki X H ve YO gazlar ndan oluflan bir kar fl m, 4,8 mol H ve 1,8 mol O atomu 4 8 içermektedir. Bu kar fl m n, 0 C ve 1 atm deki yo unlu u,0 g/l oldu una göre, kütlesi
