HUKUK GENEL KURULU KARARLARI
|
|
|
- Ediz Erkoç
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 HUKUK GENEL KURULU KARARLARI
2 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2005/ K: 2005/419 T: TAfiINMAZ HUKUKU KAT KARfiILI I NfiAAT SÖZLEfiMES YÜKLEN C N N HAKLARI* (BK m. 162) Özet: Kural olarak arsa maliki ile yüklenici aras nda kat karfl l inflaat yap lmas hususunda sözleflme düzenlendi inde ve sözleflme koflullar yerine getirildi inde yüklenici kiflisel hak kazan r. Yüklenici bu kiflisel hakka dayanarak arsa sahibinden kendisine b rak lan bölümlerin mülkiyetlerinin ad na devredilmesini isteyebilir veya arsa sahibinin olurunu almaya gerek görmeden söz konusu hakk n üçüncü kiflilere temlik edebilir. Ancak, yüklenicinin bu olana elde edebilmesi için, edimini tam olarak yerine getirmifl olmas ya da eksik kalan iflin küçük bir boyutta olmas gerekir. Taraflar aras ndaki "Tapu ptali, Tescil" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; Üsküdar Asliye 5. Hukuk Mahkemesince davan n kabulüne dair verilen gün ve say l karar n incelenmesi daval vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 14. Hukuk Dairesinin gün ve say l ilam ile; (... Davac lar , , , ve tarihli sat fl vaadi sözleflmeleri ile dava konusu ba ms z bölümleri sat n ald klar n ileri sürerek daval ad na olan tapular n n iptali ile adlar na tescilini istemifllerdir. Daval, davan n reddini savunmufltur. Mahkemece davan n kabulüne karar verilmifl, hükmü daval vekili temyiz etmifltir. Dava, kiflisel hakka dayal tapu iptali ve tescil iste ine iliflkindir. (*) Dergimizin 2005/5. Say s n n sayfas nda yay mlanan Yarg tay Hukuk Genel Kurulu Karar na bak n z.
3 1502 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 Kural olarak arsa maliki ile yüklenici aras nda kat karfl l inflaat yap lmas hususunda sözleflme düzenlendi inde ve sözleflme koflullar yerine getirildi inde yüklenici kiflisel hak kazan r. Yüklenici bu kiflisel hakka dayanarak arsa sahibinden kendisine b rak lan ba ms z bölümlerin mülkiyederinin ad na nakledilmesini isteyebilir veya Borçlar Kanunu nun 162. ve onu izleyen maddeleri uyar nca yaz l olmak koflulu ile arsa sahibinin olurunu almaya gerek görmeden üçüncü kiflilere söz konusu hakk n temlik edebilir. Üçüncü kifli de gerek sözleflme yapt yükleniciye gerekse arsa sahibine karfl temellük etti i bu hakk ileri sürme olana na sahiptir. Ancak; tescilin sa lanabilmesi için yüklenicinin edimini tam olarak yerine getirmifl olmas ya da eksik b rak lan ifl var ise bunlar n arsa sahibince katlan labilecek ve pek az boyutta olmas kofluluyla, yüklenici ya da onun halefi olan kiflilerce tamamlanmas veya bedelin ödenmesi gerekir. Somut olayda; arsa sahibi Recep inflaat sözleflmesi gere ince kendisine b rak lan 10 numaral ba ms z bölüm için davac sminaz'a, yükleniciye b rak lan 3, 4, 5, 6, 7 ve 8 numaral ba ms z bölümler için de yüklenicinin iste i do rultusunda onun gösterdi i di er davac lara sat fl vaadinde bulunmufltur. Davac sminaz' n dayand sat fl vaadi sözleflmesi esas ve biçim bak m ndan hukuken geçerli ve taraflar ba lay c d r. Çünkü daval, noterde düzenlenen sözleflme ile kendisine b rak lan dairenin sat fl n vaad etmifltir. Bu nedenle davac sminaz' n davas n n kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Di er davac lar n davas ile ilgili daval n n temyiz itirazlar na gelince; arsa maliki ile yüklenici aras nda düzenlenen kat karfl l inflaat sözleflmesi gere ince 3 parsel say l tafl nmazda yap lan binan n kaçak ve ruhsat d fl yap lm fl oldu u bilirkifli raporu ile tespit edilmifltir. Böylece yüklenicinin inflaat sözleflmesinde belirtilen yükümlülüklerini yerine getirmedi i anlafl lmakla; mevcut duruma göre bu aflamada kiflisel hak kazand ndan söz edilemez. Yüklenicinin kazanmad kiflisel hakk temüllük eden davac lar Adem, Rasim, Gül, Oktay, Do an ve Züleyha'n n da bu hakka dayanarak tescil isteme olanaklar bulunmad ndan davalar n n reddine, sadece davac sminaz' n davas n n kabulüne karar vermek gerekirken tüm davac lar yönünden davan n kabulüne karar verilmesi do ru görülmedi inden hükmün bozulmas gerekmifltir...) Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Daval vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenecek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl larak, dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü:
4 Yarg tay Kararlar 1503 Taraflar n karfl l kl iddia ve savunmalar na, dosyadaki tutanak ve kan tlara, bozma karar nda aç klanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma karar na uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya ayk r d r. Bu nedenle direnme karar bozulmal d r. SONUÇ: Daval vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile, direnme karar n n Özel Daire bozma karar nda gösterilen nedenlerden dolay HUMK un 429. maddesi gere ince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peflin harc n n geri verilmesine gününde, oybirli i ile karar verildi. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2006/ K: 2006/812 T: TAfiINMAZ HUKUKU ASIL fiveren - ALT fiveren ANAHTAR TESL M KOfiULUYLA VER LEN fi N N TEL DAYANIfiMALI SORUMLULUK (BK m. 1, 18, 357; 4857 SY m. 2/6; 506 SY m. 87) Özet: flverenden al nan ifl, iflverenin sigortal çal flt rd ifle göre ayr ve ba ms z bir iflyeri olarak de erlendirilebilecek nitelikte ise, ifl alan kimse arac de il ba ms z iflveren niteli indedir. Bu durumda bir alt iflverenlik iliflkisinden ve dayan flmal sorumluluktan söz edilemeyecektir. Taraflar aras ndaki "Tazminat" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; Kartal 2. fl Mahkemesi'nce davan n reddine dair verilen gün ve 2003/11 E- 2005/602 K. say l karar n incelenmesi taraf vekilleri taraf ndan istenilmesi üzerine Yarg tay 21. Hukuk Dairesi'nin gün ve 2005/ /1332 say l ilam yla; (1- Dosyadaki yaz lara, toplanan delillere, hükmün dayand gerektirici nedenlere göre taraflar n afla daki bendin kapsam d fl nda kalan sair temyiz itirazlar n n reddine. 2- Dava ifl kazas sonucu ölümden kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine iliflkindir. Mahkemece, davac lar n murisinin ifl kazas sonucu ölümü sebebiyle u rad klar maddi ve manevi zarardan yaln zca daval lardan D. Limited fiirketi'nin sorumlulu una gidilmesi, di er daval R. Anonim fiirketi yönün-
5 1504 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 den davan n reddine karar verilmesi afla daki gerekçelerle do ru görülmemifltir. Dosyadaki bilgilerden, daval R. Anonim fiirketi'nin mülkiyetinde bulunan tersanenin hangarlar n n çat lar n n eternit onar m iflinin aralar ndaki sözleflme ile di er daval D. Limited fiirketi'ne verildi i ve onar m ifli s ras nda D. Limited fiirketi iflçisinin eternitin k r lmas yla yere düflerek vefat etti- i anlafl lmaktad r. Bir ifl kazas sonucu zarara u rayan iflçinin tazminat davas, iflveren veya kusurlu üçüncü kiflilere karfl yöneltilir. Bundan baflka arac olarak nitelendirilen kiflilerce ifle al nan iflçilerin u rayacaklar zarardan dolay as l iflverenin arac ile birlikte sorumlu olaca 4857 say l fl Kanunu'nun 2. maddesi gere idir. Somut olayda çözümlenmesi gerekli sorun, daval flirketler aras ndaki hukuki iliflkinin iflveren-arac veya üst-alt iflveren biçiminde olup olmad - d r, ifl Yasas 'n n 2. ve 506 Say l Yasa'n n 87. maddelerindeki aç klamalar fl nda arac dan (tafleron) söz edebilmek için öncelikle üst iflveren ve bunun taraf ndan ortaya konulan bir ifl olmal ve görülmekte olan bu iflin bölüm ve eklentilerinden bir ifl alt iflverene devredilmelidir. Buna karfl n bir iflin bütünüyle bir iflverene devri durumunda veya anahtar teslimi denilen biçimde iflin verilmesi durumunda art k üst-alt iflveren iliflkisi söz konusu olamaz. Olay m za bu maddede belirtilen hükümler fl nda bakt m zda, ifl verenin as l iflinin gemi inflas ve tafl ma oldu u, hangar n çat yap m iflinin di er daval D. Gemi nflaat San. Tic. Ltd. flirketine verildi i görülmektedir. fiayet iflveren kendi yapt ifl d fl nda baflka bir ifli anahtar teslimi, üçüncü bir flahsa vermiflse, as l iflveren sorumlu olmayacakt r. Örne in bir ayakkab fabrikas veya bir tekstil fabrikas çat onar m n üçüncü bir flahsa anahtar teslimi vermiflse sorumlu olmayacakt r. Anahtar tesliminden kas t, as l iflverenin yap lacak iflte hiçbir fleye kar flmayacak malzemesiyle iflçili i ile, iflçisi ile tüm ifl, ifli üstlenen taraf ndan yap lacakt r. Oysa olay m zda, dosyada mevcut as l iflveren ve D. Gemi nfl. San. Tic. fiti. aras nda imzalanan sözleflmenin taflaronun yükümlülükleri bafll - n tafl yan paragraf nda eternik ve mahya ba lant lar malzemelerinin as l iflveren R. Tersanesi'nce verilece i, sadece iflçili in D. Gemi nfl. Tic. fiti.'ce karfl lanaca aç kça belirtilmifltir. Somut olayda kazaya u rayan iflçi eternit k r lmas sonucu düflmüfltür. Sosyal sigorta müfettiflince tutulan raporda dinlenen KS de aç kça eternitlerin çürük oldu unu, k r lan eternit nedeni ile düfltü ünü bildirmifltir. Zaten bu maddi olguda da bir tart flma yoktur. Bu nedenle de gerek ifl müfettifl raporunda ve gerekse, sigorta müfettifl raporunda, her iki iflverenin birlikte sorumlu olaca vurgulanm flt r. Mahkemece al nan ve tarihli tek ve üç kiflilik ifl güvenli i uzmanlar ndan al nan kusur raporlar da, her iki iflverene de ayr ayr kusur vermifllerdir.
6 Yarg tay Kararlar 1505 Öte yandan dikkat çeken bir hususta gemi hangar n n çat onar m iflini üstlenen di er daval n n yapt iflte as l iflverenin ifltigal sahas olan, Gemi nflaat San. Ltd. fiirketi'dir. Yani her iki flirkette Gemi nflaat San. ile ifltigal etmektedir. Bu nedenle, gerek iflin anahtar teslimi olmamas ve gerekse as l iflverenle ayn ifli yapan di er bir flirketin onar m iflini üstlenmesi kaza geçiren iflçiye karfl birlikte sorumlulu u gerektirir. Bu durumda daval fiirketler aras ndaki tarihli sözleflme ve ekindeki teklif yaz s nda, ba lay c olmasa da taflaron s fat ndan söz edilmekte, hangar çat s nda kullan lacak malzemelerin iflveren R. Afi taraf ndan sa lanaca, iflçili in ise D. Ltd. fiti.'nce gerçeklefltirilece i belirtilmektedir. Bu durumda iflin bütünüyle devri söz konusu olmad na göre ifli devreden flirketin iflverenlik s fat n n ortadan kalkmayaca buna ilaveten, tamir yap lacak, hangar n daval R. Afi'ye ait olmas, ceza dosyas ndaki beyanlar ve di er deliller dikkate al nd nda, iflin Afi'nin kontrol ve gözetiminde yap l yor olmas da birlikte de erlendirildi inde daval R. Afi'nin sorumlulu una gidilmesi gerekti i ortadad r. Daval lar aras ndaki iliflkiyi iflveren ve tafleron iliflkisi olarak de erlendirerek taraflar aras ndaki kusur oranlar n belirleyen ve aralar nda çeliflki bulunmayan tarihli ifl müfettifli raporu ile ve tarihli bilirkifli raporlar göz ard edilerek, yeniden kusur incelemesi yapt r l p, daval R. Afi'yi kusursuz gören yetersiz bilirkifli raporu hükme dayanak tutularak sonuca gidilmesi uygun görülmemifltir. Mahkemece yukar da aç klanan maddi ve hukuki olgular gözönünde bulunmaks z n yaz l flekilde hüküm kurulmas usul ve yasaya ayk r oldu- undan bozmay gerektirir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmifltir. HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Dava, ifl kazas na dayal maddi ve manevi tazminat istemine iliflkindir. Yerel mahkemece, daval lardan R. Afi'nin ifltigal konusunun gemi, yat yap m ve onar m, deniz tafl mac l ve buna ba l faaliyetler oldu u, di er daval D. Gemi Ltd. fiti. ile hangar çat lar n n onar m hususunda anlaflt klar, her iki flirket aras nda as l iflveren alt iflveren iliflkisinin bulunmad gerekçesiyle, R. Afi'ye yönelik davan n reddine karar verilmifltir. Yüksek Dairenin yukar da yaz l bozma karar üzerine yerel mahkemece direnme karar verilmifltir.
7 1506 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 Uyuflmazl k, daval lar aras ndaki hukuki iliflkinin "as l iflveren-alt iflveren" niteli inde olup olmad n n belirlenmesi noktas nda toplanmaktad r. 506 Say l Kanunun 87. maddesinde "arac ", 4857 say l fl Kanunu'nun 2/6. maddesinde ise "as l iflveren-alt iflveren" iliflkisinin tan m na yer verilmifltir. Hemen belirtilmelidir ki, "arac " olarak nitelenen üçüncü kifli, gerek mevzuatta, gerekse ö reti ve yarg kararlar nda; alt iflveren, tafleron, tali iflveren, alt müteahhit, alt smarlanan vb. adlarla an lmaktad r. Bunlardan; as l iflverenin yan nda "tafleron" olarak adland r lan baflka iflverenlerin de iflyerinden ifl almalar ve kendi sigortal lar n çal flt rmalar ile uygulama kazanm fl olan "as l iflveren-alt iflveren" iliflkisini Sosyal Sigortalar Kanunu aç s ndan ele alan 506 Say l Kanunun 87. maddesi hükmü, t pk mülga 1475 say l fl Kanunu'nun l/son, 4857 say l fl Kanunu'nun 2/6. maddelerinde oldu u gibi, arac n n yan nda as l iflvereni de sorumlu tutan bir içerik tafl maktad r. Amaç, iflçinin sosyal güvenlik hakk yan nda, fl sözleflmesi ve fl Kanunu'ndan kaynaklanan bir k - s m haklar n n daha genifl koruma-güvence alt na al nmas n sa lamakt r. 506 Say l Kanunun "Üçüncü kiflinin arac l " bafll kl 87. maddesi; "Sigortal lar üçüncü bir kiflinin arac l ile ifle girmifl ve bununla sözleflme yapm fl olsalar bile, bu kanunun iflverene yükledi i ödevlerden dolay, arac olan üçüncü kifli ile birlikte as l iflveren de sorumludur. Bir iflte veya bir iflin bölüm veya eklentilerinde iflverenden ifl alan ve kendi ad na sigortal çal flt ran üçüncü kifliye arac denir." hükmünü içermektedir. Bu hüküm ile as l iflverenin sorumlulu unun kapsam belirlenmeye çal fl lm flt r. Sosyal Sigortalar Kurumu'na göre, arac dan söz edebilmek ve as l iflvereni, arac n n borçlar ndan ötürü sorumlu tutabilmek için, maddenin tan m ndan ortaya ç kan bir tak m zorunlu unsurlar bulunmaktad r. Arac kavram her fleyden önce "as l iflveren"in varl n, bir baflka iflverenin as l iflverene ait iflin bir bölümünü yapmay üstlenmesini ve nihayet, as l iflverene ait iflyerinde veya iflyerinin bir bölümünde ifl alan n kendi ad na sigortal çal flt rmas n gerektirir. As l iflverenle, arac aras ndaki sözleflmenin hukuki niteli inin önemi yoktur. Önemli olan yön, as l iflverene ait iflin arac taraf ndan yap m n n sa lanmas d r. Arac n n as l iflverenden bir bölüm ifl almas ve bu iflte kendi ad na sigortal çal flt rmas, arac kavram n n belirleyici özelli ini oluflturmaktad r. Arac her fleyden önce bir "as l iflveren"in varl n zorunlu k lmaktad r. Maddede belirtilen koflullardan birisinin dahi yoklu u durumunda arac dan söz edilemez. flveren; 506 Say l Kanunun 4/1. maddesinde, "... bu kanunun 2. maddesinde belirtilen sigortal lar çal flt ran gerçek ifada tüzel kifli...", 4857 say l fl Kanunu'nun 2. maddesinde "Bir ifl sözleflmesine dayanarak... ifl-
8 Yarg tay Kararlar 1507 çi çal flt ran gerçek veya tüzel kifli, yahut tüzel kiflili i olmayan Kurum veya kurulufllar " olarak tan mlanmakta olup, iflveren niteli i iflçi çal flt rman n do al sonucudur. Yasan n tan m ndan hareketle, "as l iflveren-alt iflveren" iliflkisi için, iflyerinde ifl sahibinin de iflçi çal flt r yor olmas koflulu aran r. Sigortal çal flt rmayan "iflveren" s fat n kazanamayaca için, bu durumdaki kiflilerden ifl alanlarda arac say lmayacak ve an lan madde kapsam nda dayan flmal sorumluluk do mayacakt r. flverenden alman ifl, iflverenin sigortal çal flt rd ifle göre ayr ve ba- ms z bir iflyeri olarak de erlendirilebilecek nitelikte ise, ifl alan kimse arac de il, ba ms z iflveren niceli inde bulunacakt r. flin bütünü baflka bir iflverene b rak ld nda, gerek Sosyal Sigortalar Kanunu, gerekse fl Kanunu aç s ndan bir alt iflverenlik, dolay s yla dayan flmal sorumluluk hali söz konusu olmayacakt r. Benzer flekilde, iflveren kendisi sigortal çahflt rmaks z n ifli bölerek, ihale suretiyle farkl kiflilere vermiflse, ifl sahibi (ihale makam ) Yasan n tan mlad anlamda as l iflveren olmayaca- ndan, bir alt-üst iflveren iliflkisi bulunmayacakt r. (Yarg tay Hukuk Genel Kurulu'nun gün ve 1995/ say l karar da ayn yöndedir.) Burada önemli olan yön, "devir" olgusunun somut olayda gerçekleflmesidir. Bu kapsamda, devirden amaçlanan, yap lmakta olan iflin, bölüm ve eklentilerinden tamamen ba ms z bir sonuç elde etmeye yönelik, ifli alana ba- ms z bir iflveren kimli i kazand racak bir iflin devridir. Ekonomik olarak birbirleriyle ba lant l bulunsalar da, bu iflyerleri ba ms z sonuç elde etmeye yöneliktirler. flin devri söz konusu de ilse, bu kifliler iflveren vekili olarak kabul edilebilecek, bu durumda yasan n öngördü ü ödevlerden, ifli bölüp da tan ifl sahibi, iflveren niteli i ile sorumlu olacakt r. Di er iflyerlerinde sigortal çal flt rmas nedeniyle "iflveren" s fat na sahip olan kimse de, iflverenlik s fat na (devredilen ifl dolay s yla) sahip olmad için, as l iflveren olarak sorumlu bulunmayacakt r. Ayn flekilde, ifli alan kiflinin de iflverenlik s fat n, al nan iflte ve o ifl nedeniyle sigortal çal flt r lmas sonucunda kazanm fl olmas aranacakt r. Alman iflte sigortal çal flt rmay p, tek bafl na ya da ortaklar ile ifli yürüten kifli alt iflveren olarak nitelendirilemeyecektir. Bu kiflinin di er bir tak m iflyerlerinde çal flt rd sigortal lar nedeniyle kazand iflverenlik s fat n n sonuca etkisi ise bulunmamaktad r. Yasa, alt iflverenlik için, bir iflte, bir iflin bölüm ya da eklentilerinde iflverenden ifl almay aramaktad r. 87. madde anlam nda arac dan söz edebilmek için, arac n n ald ifl, iflverenin as l iflinin bölüm ve eklen-tilerindeki iflin bir kesimi ya da yard mc ifller kapsam nda bulunmal d r. Bir di er anlat mla, bir iflverene ait iflyerindeki üretim sürecine, baflka bir iflverenin dahil olmas durumunda "arac dan" söz edilebilecektir. Bu anlamda bir ba lant n n varl için iflyerinde üretilen mal ya da hizmetin niteli ine bak lmas gerekir. As l iflverenden al nan ifl, onun sigortal çal flt rd ifle göre ayr ve ba ms z bir nitelik tafl maktaysa, ifli alan kimse alt
9 1508 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 iflveren de il, ba ms z iflveren say lacakt r. Bu noktada belirleyici yön; yap lan iflin, di erinin bütünleyici, yard mc parças olup olmad d r. flyerindeki üretimle ilgili olmayan ve as l iflin tamamlay c s niteli inde bulunmayan bir iflin üstlenilmesi halinde, 506 Say l Yasa uygulamas yönünden arac dan söz etme olana kalmayacak, ortada iki ba ms z iflveren bulunacakt r say l fl Kanunu'nun 2/6.maddesinde as l iflveren-alt iflveren iliflkisi "Bir iflverenden, iflyerinde yürüttü ü mal veya hizmet üretimine iliflkin yard mc ifllerinde veya as l iflin bir bölümünde iflletmenin ve iflin gere- i ile teknolojik nedenlerle uzmanl k gerektiren ifllerde ifl alan ve bu ifl için görevlendirdi i iflçilerini sadece bu iflyerinde ald iflte çal flt ran di er iflveren ile ifl ald iflveren aras nda kurulan iliflkiye as l iflveren-alt iflveren iliflkisi denir. Bu iliflkide as l iflveren, alt iflverenin iflçilerine karfl o iflyeri ile ilgili olarak bu Kanundan, ifl sözleflmesinden veya alt iflverenin taraf oldu u toplu ifl sözleflmesinden do an yükümlülüklerinden alt iflveren ile birlikte sorumludur." fleklinde tan mlanm flt r. As l iflveren-alt iflveren iliflkisinde yasa koyucu konuyu iflçi yarar yönünden ele alm flt r. As l iflveren-alt iflveren iliflkisinin en önemli sonucu her iki iflverenin, alt iflverenin iflçilerine karfl birlikte sorumlu olmalar ise de, 4857 say l fl Kanunu ile yap lan düzenleme bu iliflkiyi daralt c niteliktedir. An lan düzenlemede, as l iflveren-alt iflveren iliflkinin varl, "bir iflyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine iliflkin yard mc ifl veya as l iflin bir bölümünde ifl alma" ön kofluluna ba lanm flt r. Madde gerekçesinde, bir iflyerinde yürütülen mal veya hizmet üretimine iliflkin 'asli iflin bir bölümünde' veya Yard mc ifllerinde ifl alan di er iflverenler, iflçilerini sadece bu iflyerinde çal flt rd klar nda as l iflveren-alt iflveren iliflkisi do mufl olacak, buna karfl iflyerine yürütülen asli ve yard mc ifller d fl nda ifl alan bir iflveren, örne in iflyerinde ek inflaat yap lmas ya da bina onar m iflini alan di er iflverenin alt iflveren kapsam nda nitelendirilmesi mümkün olmayacakt r. Ayr ca, as l iflverenin alt iflverenden ifl alabilmesi iflyeri gereklerine ve teknolojik nedenlere ba land ifade edilmektedir. Davaya konu somut olaya gelince; as l iflî gemi yap m ve onar m olan daval R. Afi'nin, hangar çat lar n n onar m hususunda di er daval D. Gemi Ltd. fiti. ile anlaflt klar, çat n n yap m s ras nda, D. Ltd. fiti iflçisi olan davac lar murisinin ifl kazas sonucu vefat etti i anlafl lmaktad r. Sözleflmede bir k s m malzemenin ifl sahibi taraf ndan karfl lanaca - n n belirtilmesi, taraflar aras ndaki hukuki iliflkinin niteli ine etkisinin ne olaca da uyuflmazl k konusudur. Öncelikle belirtilmelidir ki, yap lm fl olan eser sözleflmesinde iflin kalitesi ve iflyeri disiplini amac yla bir k s m hükümlerin yer almas, inflaat
10 Yarg tay Kararlar 1509 sahipli i d fl nda as l iflverenlik s fat n do uracak, ifli alan n ba ms z iflveren kimli ini ortadan kald racak bir etmen de ildir. Borçlar Kanunu'nun 357. maddesi uyar nca, eserin imalinde kullan lacak malzemeyi yüklenici temin edebilece i gibi taraflar n kararlaflt rmalar üzerine malzeme ifl sahibi taraf ndan da sa lanabilir. Bu durum, malzemelerin özenli kullan lmas, hesap verme ve artan k s mlar n iade borcu, ihbar yükümlülü ü gibi konularda mükellefiyet yüklemekte olup, taraflar aras ndaki hukuki iliflkinin niteli ine etkisi bulunmamaktad r. Borçlar Kanunu'nun 1. maddesinde belirtildi i üzere, bir sözleflme karfl l kl ve birbirine uygun iradelerin birleflmesi ile oluflur. Kural olarak bir irade beyân nda, irade ile bildirimin birbirine uyumlu olmas aran r. An lan kanunun 18. maddesinde ise, bu alanda "imde teorisi"nin hakim oldu u anlam ç kmaktad r. Bu nedenle de, sözleflmenin taraflar n gerçek irade ve arzular na uygun bulunmas gerekir. Taraflar n, sözleflmede yer alan kimi ifadelere karfl n, yasan n tan mlad anlamda bir üst iflveren-alt iflverenlik iliflkisi yaratmay amaçlamad klar da ortadad r. Belirtilen bu maddi ve yasal olgular karfl s nda somut olayda, iflin niteli i ve yürütümü bak m ndan gemi yap m ve onar m iflinden tamamen farkl ve ba ms z nitelikte oldu u belirgin bulunan çat onar m iflinde sigortal çal flt rmayan gemi yap m ve onar m iflvereni daval R. Afi'nin as l iflveren olarak nitelendirilerek, sorumlulu una karar verilmesi mümkün de ildir. Daval D. Gemi Ltd. fiti'nin yüklenimindeki iflin, "asli iflin bir bölümünde" veya "yard mc ifllerinde" oldu u söylenemez. Yarg tay Hukuk Genel Kurulu'nun gün ve 2004/ say l ilam, gün ve 2004/ say l ilam, gün ve 2001/ say l ilam nda da ayn ilkeler benimsenmifltir. Belirtilen bu maddi ve yasal olgular dikkate alan yerel mahkeme karar nda bir isabetsizlik bulunmamas na göre, usul ve yasaya uygun bulunan direnme karar n n onanmas gerekir.
11 1510 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/ K: 2007/180 T: TEHL KE SORUMLULU U KUSURUN TESP T ED LEMED DURUMLAR ZARARIN PAYLAfiTIRILMASI LKES * (TTK m. 1301) Özet: flletenlerden hangisinin kusurlu oldu unun kesin olarak tespit edilemedi i durumda, tehlike sorumlulu una katlanma ilkesi uyar nca tehlikeler eflit say ld ndan zarar n ilke olarak yar yar ya paylaflt r laca- ö reti ve uygulamada benimsenmifl olan görüfltür. Taraflar aras ndaki "Rücuan Tazminat" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; Bal kesir Asliye 1. Hukuk Mahkemesince davan n reddine dair verilen gün ve 2003/ /1013 say l karar n incelenmesi Davac vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 11. Hukuk Dairesi nin gün ve 2006/ say l ilam ile; (Davac sigortac n n, TTK n n maddesi hükmüne dayal olarak, daval lar aleyhine açt rücu davas sonucunda mahkemece, davan n reddine dair tesis edilen hüküm davac vekili taraf ndan temyiz edilmifltir. Dava, kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat n rücuen tahsili istemine iliflkindir. Uyuflmazl k, k rm z fl k ihlali yapan arac n, davac - ya kasko sigortal araç m, yoksa, daval lar n maliki, sürücüsü ve sigortac s oldu u arac n m dolay s yla, kusurun hangi tarafta oldu u noktas nda toplanmaktad r. Doktrinde genel kabul gören görüfle göre, iflletenlerden hangisinin kusurlu oldu u kesin olarak tespit edilemiyorsa, tehlike sorumlulu una katlanma ilkesi uyar nca, zarar n iflletme tehlikeleri do rultusunda, tehlikeler eflit varsay ld nda zarar ilke olarak yar yar ya paylaflt r l r. Somut olayda, trafik kaza tespit tutana nda daval lardan sürücü Uysal n k rm z fl kta geçti i belirtilmifl, tespit raporunda ise davac flirkete sigortal araç sürücüsünün k rm z fl k ihlalinden hareketle tam kusurlu oldu u sonucuna var lm fl, yarg lama aflamas nda al nan raporda ise hangi arac n k rm z fl k ihlali yapt kesin olarak belirlenip ayd nl a kavuflturulamam fl, bu nedenle k rm z fl k ihlali yapan arac n tam kusurlu olaca- sonucuna var lm fl, mahkemece, trafik kaza tespit tutana nda tam aksinin tespit edilmifl olmas na ra men k rm z fl k ihlali yapan sürücünün (*) Gönderen: Av. Talih UYAR
12 Yarg tay Kararlar 1511 davac ya sigortal araç sürücüsü oldu unun kabulü ile yaz l flekilde hüküm tesis edilmifltir. Bu durumda, mahkemece, yukar daki aç klamalar çerçevesinde, tehlikelerin eflit olmad kesin olarak ortaya konamayaca ndan, tehlikeler eflit kabul edilerek % 50 kusur oran na göre hüküm tesis edilmek gerekirken kaza tespit tutana dahi gözard edilerek yaz l flekilde karar verilmesi do ru görülmemifltir ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Davac vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu nca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Dava, Türk Ticaret Kanunu'nun maddesine dayal kasko sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminat n rücuen tazmini istemine iliflkindir. Davac A. Sigorta A.fi. taraf ndan kasko sigortas ile sigortalanan Yunus un mülkiyetinde ve kaza s ras nda da Hayrettin in de yönetiminde bulunan 34.. plakal oto ile, daval lardan K. Sigorta A.fi. taraf ndan ZMSS ile sigortalanan, Sadettin in mülkiyetinde ve Uysal n yönetimindeki 10.. plakal kamyonetin tarihinde saat civar nda çarp flmalar sonucu maddi hasarl ve yaralamal trafik kazas meydana gelmifl; kaza sonucunda Davac sigorta flirketi 34.. plakal otoda oluflan zarara karfl l k sigortal s na ibraname karfl l 06/05/2002 tarihinde TL ödeyerek TTK n n maddesine dayanarak sigortal s n n haklar na halef oldu unu ifadeyle ve kazan n oluflumunda daval taraf n %100 kusurlu oldu u iddias yla eldeki davay açm flt r. Davac vekili tarihli celsede Cumhuriyet Savc l nca yap lm fl haz rl k soruflturmas bulunup bulunmad n n araflt r lmas n, dava aç lm flsa sonucunun beklenmesini istemifltir. Daval lardan gerçek kifli Sadettin havale tarihli cevap dilekçesi ile; 10.. plaka say l arac n iflleteni olmad n haks z fiil tarihinden dört y l önce arac gerçek kifli daval Uysal a sat p fiilen arac kendisine teslim etti ini, kendisine husumet tevcih edilemeyece ini, %100 kusuru kabul etmedi ini, bilirkifli incelemesi istedi ini, ayr ca istenilen tazminat n fahifl oldu unu ve hukuki dayanaktan yoksun davan n reddini savunmufltur. Daval lardan Uysal vekili tarihli cevap dilekçesinde; davan n hukuki dayanaktan yoksun ve maddi gerçekten uzak olup müvekkilinin %100 oran nda kusurlu oldu u iddias n n do ru olmad n, dava-
13 1512 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 c n n iddialar n n gerçekle uzaktan yak ndan alakas n n bulunmad n müvekkilinin hakl l n ortaya koyacak davac iddialar n çürütecek kan t n olaydan sonra müvekkil taraf ndan Bal kesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi nin 2002/64-43 Müteferrik say l dosyas nda yapt r lm fl tespit sonucu al nm fl bilirkifli raporu oldu unu, haks z ve hukuki dayanaktan yoksun davan n reddini savunmufltur. Di er daval sigorta flirketine yap lan tebligata ra men sigorta temsilcisi veya vekili taraf ndan dava takip edilmedi i gibi davaya yaz l bir yan t da verilmemifl olmakla bu daval n n yoklu unda davaya devam olunarak sonuçland r lm flt r. Mahkemece; taraf delilleri toplanm fl, daval tarafça yapt r lan delil tespiti dosyas da getirtilerek, tan klar dinlenmifl; keflif ve bilirkifli incelemesi de yapt r ld ktan sonra al nan bilirkifli raporu da dayanak gösterilerek, dava dayana olan trafik kazas nda k rm z fl k ihlali yapmak suretiyle tam kusurlu olan taraf n davac sigorta flirketine sigortal 34.. plakal araç oldu unun tereddütsüzce tespit edildi inden bahisle davan n reddine karar verilmifltir. Davac vekilinin temyizi üzerine Yüksek Özel Dairece; somut olayda trafik kaza tutana nda daval lardan sürücü Uysal n k rm z fl kta geçti- inin belirtilip, tespit raporunda ise davac flirkete sigortal araç sürücüsünün k rm z fl k ihlalinden hareketle tam kusurlu oldu u sonucuna var ld, yarg lama aflamas nda al nan raporda ise hangi arac n k rm z fl k ihlali yapt kesin olarak belirlenip ayd nl a kavuflturulmad, bu nedenle k rm z fl k ihlali yapan arac n tam kusurlu olaca sonucuna var ld mahkemece, trafik kaza tespit tutana nda tam aksinin tespit edilmifl olmas na ra men k rm z fl k ihlali yapan sürücünün davac ya sigortal araç sürücüsü oldu unun kabulü ile yaz l flekilde hüküm tesis edildi i; bu durumda, mahkemece, tehlikelerin eflit olmad kesin olarak ortaya konamayaca ndan, tehlikeler eflit kabul edilerek %50 kusur oran - na göre hüküm tesis edilmek gerekirken kaza tespit tutana dahi gözard edilerek yaz l flekilde karar verilmesinin do ru görülmedi i gerekçesiyle karar davac yarar na bozulmufltur. Mahkemenin direnmeye yönelik karar n davac vekili temyize getirmektedir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuflmazl k; dava dayana trafik kazas n n meydana gelmesinde sürücülerden hangisinin kusurlu oldu unun kesin olarak tespit edilip edilmedi i; efl söyleyiflle, k rm z fl k ihlali yapan araç sürücüsünün, davac ya kasko sigortal arac n sürücüsü mü, yoksa daval malike ait di er daval sigorta flirketine sigortal arac n daval sürücüsü mü oldu unun belirgin olup olmad noktas nda toplanmaktad r. lkin belirtilmelidir ki, ö reti ve uygulamada kabul edilen görüfle göre, iflletenlerden hangisinin kusurlu oldu unun kesin olarak tespit edile-
14 Yarg tay Kararlar 1513 medi i durumda, tehlike sorumlulu una katlanma ilkesi uyar nca, zarar n iflletme tehlikeleri do rultusunda, tehlikeler eflit varsay ld ndan zarar ilke olarak yar yar ya paylaflt r l r. Ne var ki, bu kural n uygulanabilmesi için, gerekli araflt rma ve incelemelerin yeterli biçimde yap lmas na karfl n iflletenlerden hangisinin kusurlu oldu unun tespit edilememifl olmas koflulunun gerçekleflmesi gerekmektedir. Efl söyleyiflle, iflletenlerden hangisinin kusurlu oldu u yeterli araflt rma yap lmas na karfl n kesin biçimde tespit edilememiflse tehlikeler eflit varsay larak zarar n yar yar ya paylaflt r lmas söz konusu olabilecektir. Somut olayda ise, mahkemece yap lan inceleme ve araflt rma hükme varmaya yeterli olmay p, bu eksik inceleme nedeni ile iflletenler yönünden tehlikelerin bu aflamada eflit varsay larak zarar n yar yar ya paylaflt r lmas olana bulunmamaktad r. Dosyada delil olarak bulunan tarihli kaza tespit tutana- ile kazadan 13 gün sonra yapt r lan tespit sonucu verilen bilirkifli raporundaki de erlendirmeler çeliflkili olup, bu çeliflki mahkemece al nan bilirkifli raporunda da vurgulanm flt r. Bu çeliflkiler giderilmedi i gibi, zab t mümzii polis tan klar ve araçlarda yolcu olarak bulunup ta tan kl klar na baflvurulabilecek görgü tan klar dinlenmemifl; kazan n yaralamal olmas ve dinlenen tan klardan M. Ayd n n sürücü daval y hastaneye götürdü üne iliflkin beyan dikkate al nmad, hastane kay tlar ndan bu husus araflt r lmad gibi olayla ilgili cezai takibat yap l p yap lmad ve sonuçta ceza davas aç l p aç lmad hususu da aç kl a kavuflturulmam flt r. Nitekim, davac vekili de tarihli celsede Cumhuriyet Savc l nca yap lm fl haz rl k soruflturmas bulunup bulunmad n n araflt - r lmas n, dava aç lm flsa sonucunun beklenmesini istemifl; Mahkemece bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmemifl; yarg lama sonland r lm flt r. Mahkemece, hükme esas al nan tarihli bilirkifli raporunda da ayn eksiklere iflaret edilmifl; raporda aynen; Ancak sorun taraflar n sundu u delillerin içeri inde olup, hangi arac n k rm z fl k ihlalini yapt n n belirlenmesindedir. Davac taraf; kaza an nda kaza mahallinde bulunmayan, ancak kaza haberi al nd ktan sonra kaza mahalline gelerek tutanak düzenleyen trafik polislerinin düzenledi i trafik kazas tespit tutana na dayan rken, daval taraf tespite ve keflif an nda dinlenen tan klara dayanmaktad r. Öte yandan bu tür yaralamal trafik kazalar nda (ki trafik kazas tespit tutana nda sürücüler ile birlikte yaralanan di er yaral lar n isimleri de mevcuttur.) Polis ve Savc l k yaral lar n ifadelerini almakta ve bu ifadeler savc l k evraklar aras nda yer almaktad r. Daval ve davac taraf k rm z fl k ihlalini kimin yapt na dair mübayeneti giderme çabas do rultusunda muhtemelen mevcut olan savc l k evraklar n Yüce Mahkemeye sunmam fllard r. Hatta mevcut mübayeneti giderme ad na
15 1514 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 Trafik kazas tespit tutana n düzenleyen trafik görevlilerinin ifadelerine de baflvurulabilir. Taraflar n Yüce Mahkemeye sunmufl olduklar mevcut delilleri mübayenet teflkil etmekte olup, içerikleri itibariyle hangi arac n k rm z fl k ihlali yapt n belirlemek Bilirkiflilik s fat itibariyle bu aflamada mümkün olmamakla birlikte kusur konusunda kesin olarak belirlenen kazada k rm z fl k ihlalini yapan araç sürücüsü 8/8 oran nda tamamen kusurlu, di er araç sürücüsü ise kusursuz oldu udur. Dava dosyas nda mevcut olan taraflar n sundu u delillerdeki mübayenetin giderilmesi aç s ndan bundan sonra Yüce Mahkemenin gerek gördü ü takdirde talep edebilece i veya taraflar n sunabilece i delillerin takdir ve müzakeresi Yüce Mahkemeye ait olmak üzere k rm z fl k ihlalini yapan araç sürücüsünün 8/8 oran nda kusurlu oldu u, di er araç sürücüsünün kusursuz oldu u arz edilir." fadelerine yer vermifltir. Görüldü ü üzere, rapor kapsam da kesin bir kanaat oluflturacak nitelikte olmay p; görüfl bildirilebilmesi için yap lmas gereken araflt rmalar ortaya konulmufltur. Karfl taraf n yoklu unda düzenlenen tespit tutana nda gerek tespit isteyen daval sürücü, gerekse tan klar n beyanlar n n tespit tutana n n olaydan 13 gün sonra düzenlenmesi de nazara al narak, di er delillerle desteklenmeden tek bafl na hükme esas al nmalar da olanakl de ildir. Görüldü ü üzere, araç sürücülerinin kazadaki kusur oran n n belirlenmesi aç s ndan mahkemece yeterli araflt rma ve inceleme yap lm fl de- ildir. Bu flekliyle ne bir taraf n %100 kusurlu oldu unu ne de kusur belirlenemedi inden bahisle eflit kusurlu olduklar n kabule olanak yoktur... Mahkemece yap lacak ifl; yaralamal trafik kazas nedeniyle polis, cumhuriyet savc l ve mahkeme kay tlar araflt r larak, bu kay tlarda yer alan sürücülerin, yaral lar n ve olay tan klar n n, zabt mümzisi polis memurlar n n beyanlar n n celbi; bu kiflilerin mahkemece de dinlenmesi; ceza davas aç lm flsa bu davada maddi olgu yönünden yap lacak saptama eldeki hukuk davas na da etkili olaca ndan gerekirse bekletici sorun kabul edilmesi; ayr ca dinlenen tan klardan M. Ayd n n "...Bir k s m araç sürücüleri, sigortal araç içindekilere yard m ederken ben de daval y pikab ndan ç kar p ambulansta gelmedi i için Bal kesir SSK hastanesine götürüp teslim ettim" fleklindeki beyan üzerinde de durulup, Bal kesir SSK Hastanesi kay tlar ndan bu durum araflt r larak tan n beyan n n buna göre de erlendirilmesi; sonucuna göre bir karar verilmesi olmal d r. Tüm bu araflt rma ve inceleme yap lmadan eksik inceleme ile hüküm kurulmas usul ve yasaya ayk r olup, yukar da aç klanan de iflik gerekçelerle hükmün bozulmas gerekmifltir. SONUÇ: Davac vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile, direnme karar n n yukar da gösterilen nedenlerden dolay HUMK un 429. maddesi gere ince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peflin harc n n geri verilmesine gününde, oybirli i ile karar verildi.
16 Yarg tay Kararlar 1515 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/4-222 K: 2007/222 T: TAZM NAT HUKUKU M RASIN REDD DESTEKTEN YOKSUN KALMA TAZM NATI* Özet: Mirasç l k s fat yla, destekten yoksun kalma tazminat n n hak sahipli i birbirlerinden farkl kavramlard r. Bu nedenle miras reddeden mirasç destekten yoksunluk tazminat davas açabilir. Taraflar aras ndaki "Maddi ve Manevi Tazminat" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; stanbul Asliye 1. Hukuk Mahkemesi nce davan n k smen kabulüne dair verilen gün ve 2001/477 E. 2004/64 K. say l karar n incelenmesi daval lar vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 4. Hukuk Dairesinin gün ve 2005/ say l ilam ile; (Dava, trafik kazas nedeniyle maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminat na iliflkindir. Davac lardan G, dava konusu trafik kazas nda yaraland n ayr ca eflini kaybetti ini ileri sürerek gerek kendisinin yaralanmas gerekse eflinin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma, maddi ve manevi tazminat istemifltir. Davac fin kendisinin yaralanmas ve enifltesinin ölmesi nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteminde bulunmufltur. Mahkemece dava k smen kabul edilmifl, daval lar n temyizi üzerine yerel mahkeme karar vekalet ücreti yönünden düzeltmek suretiyle oyçoklu uyla onanm flt r. Onama karar na karfl daval lar karar düzeltme isteminde bulunmufllard r. 1-Temyiz ilam nda bildirilen gerektirici nedenler karfl s nda Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu nun de iflik 440. maddesinde say lan nedenlerden hiçbirine uygun olmayan daval lar n afla daki benden kapsam d - fl nda kalan karar düzeltme istemleri reddedilmelidir. 2-Daval lar n di er karar düzeltme istemlerine gelince; Davac G eflinin ölümü nedeniyle fazlaya dair talep hakk sakl kalmak kayd yla flimdilik lira destekten yoksun kalma tazminat istemifl, mahkemece yapt r lan bilirkifli incelemesi sonucunda davac n n zarar lira olarak belirlenmifl mahkemece taleple ba l kal narak lira destekten yoksun kalma tazminat na hükmedil- (*) Yarg tay n öteden beri benimsedi i görüfle göre, miras n reddedilmesi sosyal güvenlik kurumundan ölüm ayl ba lanmas na da engel de ildir.
17 1516 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 mifltir. Davac G tarihli veraset ilam n dosyaya ibraz ederek talepte bulunmufl ise de miras reddetti inin belirlenmesi üzerine tarihli yeni veraset belgesi düzenlendi i daha sonra anlafl lm flt r. fiu durumda davac miras reddetti ine göre ölen eflinden dolay destekten yoksun kalma tazminat istemi MK'n n 2. maddesinde düzenlenen dürüstlük kural ile ba daflmamaktad r. Aksinin kabulü halinde kendisi karfl tarafa tazminat ödemekten kurtulacak ancak karfl taraftan ölen efli nedeniyle tazminat alabilecektir ki bu da hakk n n kötüye kullan lmas niteli inde olup hakkaniyete ayk r d r, yasa ise hakk n kötüye kullan lmas na olanak vermemelidir. O nedenle daval lar n bu yöndeki karar düzeltme istemlerinin kabulü gerekmifltir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Daval lar vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Dava, trafik kazas nedeniyle maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminat istemine iliflkindir. Davac lar G ve fin vekili; müvekkillerinin de içinde bulundu u arac n, davac nin efli HfiG nin sevk ve idaresinde iken, daval UP taraf ndan kullan lan araçla çarp flmas neticesinde müvekkillerinin yaraland - n, ayr ca davac G nin eflini kaybetti ini; uzman göz doktoru ve ayn zamanda cerrah olan efli kaza nedeni ile vefat etmifl olmasa idi, gerek Türkiye de kurmufl olduklar düzen aç s ndan, gerekse sviçre'den alm fl oldu u teklif üzerine yurtd fl yaflant lar olaca gözönüne al nd nda, müvekkili G nin büyük bir destekten mahrum kald n ileri sürerek; her iki davac yönünden maddi ve manevi tazminat taleplerinin yan s ra, fazlaya dair haklar sakl kalmak kayd ile davac G için TL destekten yoksun kalma tazminat n n, daval lardan müfltereken ve müteselsilen olay tarihinden itibaren iflleyecek reeskont faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmifltir. Daval lar vekili; davac G nin eflinin olayda 5/8 oran nda kusurlu oldu unu, ayn zamanda t p doktoru olan davac n n, ölen eflin deste ine ihtiyaç duymayacak ölçüde gelire sahip bulundu unu savunarak, davan n reddine karar verilmesi gerekti ini cevaben bildirmifltir. Mahkemenin, yarg lama s ras nda al nan bilirkifli raporunu benimsemek suretiyle ve davac G nin destekten yoksunluk sebebiyle nihai ve gerçek zarar n n TL olarak belirlendi i gerekçesiyle, her iki davac n n di er maddi ve manevi tazminat taleplerinin k smen kabu-
18 Yarg tay Kararlar 1517 lü yan nda, davac n n talebi ile ba l kal narak lira destekten yoksun kalma tazminat n n olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte daval lardan müfltereken ve müteselsilen tahsili ile davac G ye verilmesine dair verdi i karar; Özel Dairece yukar da aç klanan nedenle bozulmufl, Yerel Mahkemece destekten yoksun kalma tazminat n n ba ms z bir hak olup, do rudan do ruya deste ini yitirenlerin kiflili inden do du u, mirasç l k niteli ine ba l bulunmad ve bu itibarla miras n reddinin de destekten yoksun kalma tazminat n etkilemeyece i gerekçesiyle direnme karar verilmifltir. Davac lar n da içinde bulundu u arac n sürücüsü ve ayn zamanda davac lardan G'nin efli olan HfiG'nin dava konusu trafik kazas nda vefat etmifl olmas ve davac lar n da yaralanmas nedeniyle; kazaya kar flan di- er arac n sürücüsü ve kay t maliki daval lar aleyhine maddi, manevi ve destekten yoksun kalma tazminat talebi ile görülmekte olan dava aç lm fl; davac G, kendisinin de mirasç bulundu u tarihli veraset ilam n dosyaya ibraz ederek talepte bulunmufl ise de, murisin miras n tarihinde reddetti inin belirlenmesi üzerine, tarihli yeni veraset belgesi düzenlendi i ve bu veraset ilam na göre mirasç olmad daha sonra anlafl lm flt r. Aç klanan maddi olgu, bozma ve direnme kararlar n n kapsamlar itibariyle uyuflmazl k; destekten yoksun kalma tazminat n n, mirasç l k s - fat na ba l bir hak olup olmad ; dolay s yla davac G'nin, ölen eflin miras n reddetmifl olmas n n, destekten yoksun kalma tazminat verilmesine engel yasal bir neden oluflturup oluflturmad noktas nda toplanmaktad r. Uyuflmazl n çözümüne geçilmeden önce, destekten yoksun kalma tazminat na iliflkin yasal düzenleme ve bu tazminat n hukuki niteli inin üzerinde durulmas nda yarar vard r. Destekten yoksun kalma tazminat 818 say l Borçlar Kanunu nun 45/11. maddesinde düzenlenmifl olup, "Ölüm neticesi olarak di er kimseler müteveffan n yard m ndan mahrum kald klar takdirde onlar n bu zarar n da tazmin etmek laz m gelir" fleklinde hükme ba lanm flt r. Bu maddede, haks z fiilin do rudan do ruya muhatab olmayan, ancak bu haks z fiil nedeniyle ortaya ç kan ölüm olay ndan zarar gören ya da ileride zarar görmesi güçlü olas l k içinde bulunan kimselere tazminat hakk tan nm flt r. Yasa metninden de anlafl ld üzere; destekten yoksun kalma tazminat n n konusu, deste in yitirilmesi nedeniyle yoksun kal nan yard md r. Bu tazminat n amac, ölüm olay olmasayd ölenin yard mda bulundu u kimselere yard mda bulunmaya devam edece inin düflünülmesi ve ölüm olay n n bu süreci kesmesi sonucu destekten yararlanan kimselerin u rad klar zarar n peflin ve toptan flekilde tazmin edilmesi, bu kimselerin ölüm olay ndan önceki durumlar na kavuflturulmas d r. Efl söyleyiflle
19 1518 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 amaç, destekten yoksun kalanlar n deste in ölümünden önceki yaflamlar ndaki sosyal ve ekonomik durumlar n n korunmas d r. fiu hale göre; "destek" say labilmek için, yard m n eylemli olmas ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edece inin anlafl lmas yeterlidir. Destek kavram n n dayana hukuksal bir iliflki de il eylemli bir durum oldu undan, akrabal a ve yasan n nafaka ile miras iliflkisi hakk ndaki hükümlerine dayanmaz. Nitekim, Yarg tay çtihad Birlefltirme Büyük Genel Kurulunun tarih ve 1/3 say l karar n n gerekçesinde; "Destekten Yoksun Kalma Tazminat eylemin karfl l olan bir ceza olmay, ölüm sonucu ölenin yard m ndan yoksun kalan kimsenin muhtaç duruma düflmesini önlemek ve yaflam n n, deste in ölümünden önceki düzeyde tutulmas amac - na yönelik sosyal karakterde kendine özgü bir tazminat oldu u" vurgulanm flt r. Yine, Yarg tay Hukuk Genel Kurulu'nun gün, 1979/ E., 412 K. say l karar nda; "BK'n n 45. maddesinde sözü geçen destek kavram hukuksal bir iliflkiyi de il, eylemli bir durumu hedef tutar ve ne h s ml a ne de yasan n nafaka hakk ndaki hükümlerine dayan r, sadece eylemli ve düzenli olarak geçimini k smen veya tamamen sa layacak flekilde yard m eden ve olaylar n ola an ak fl na göre e er ölüm vuku bulmasayd, az çok yak n bir gelecekte de bu yard m sa layacak olan kimse destek say l r. O halde destek say labilmek için yard m n eylemli olmas ve ölümden sonra da düzenli bir biçimde devam edece inin anlafl lmas yeterli görülür" ilkesi benimsenmifltir. O halde, destekten yoksun kalma tazminat ölüm ile ortaya ç kmas - na ra men, miras b rakan n flahs ndan do an ve mirasç lara geçen bir hak de il, do rudan bu kimselerin kendisinden do an ba ms z bir hakt r. Di er bir ifadeyle, destekten yoksun kalma tazminat niteli i itibariyle; üçüncü kiflilere, deste in gelir ve yard m ndan yoksun kalmalar nedeniyle tan nm fl, ba ms z bir hak olup, mirasç l k s fat ve miras hukuku ile ilgisi yoktur. Çünkü bu hak, mirasç l k s fat ndan de il, eylemli olarak destek olan n ölümü nedeniyle, onun gelir ve yard m ndan yoksun kalma ya da farazi destek olma olgusundan kaynaklanmaktad r. (YHGK gün, E: 1982/9-301, K: 1984/619) Bu itibarla, Borçlar Kanunu nun 45/II. maddesinde deste in yard - m ndan yoksun kalan "di er kimseler" tabirinden, ölenle aralar nda yak n iliflki bulunan anas, babas, efli, çocuklar, kardeflleri, niflanl s, hatta evlilik d fl birlikte yaflad kimsenin anlafl lmas gerekti i; miras hukuku ile ilgili olmad için de, mirasç olmak veya ölen yönünden nafaka borçlusu bulunmak zorunlulu unun bulunmad her türlü duraksamadan uzakt r. (Turgut Uyar, Aç klamal çtihatt Borçlar Kanunu Sorumluluk ve Tazminat Hukuku, Ankara 2003, 2. Cilt, s: 2062) Bu haliyle maddenin ikinci f kras nda, des-
20 Yarg tay Kararlar 1519 tekten yoksun kalma tazminat talep edebilecek kimseler yönünden herhangi bir s n rlama yap lmad ve müteveffan n yard m ndan mahrum kalma esas n n kabul edildi i kuflkusuzdur. Sonuç olarak, destekten yoksun kalma tazminat nitelik itibariyle ba- ms z bir hak olup; ölen kimse ile davac aras nda kanuni veya akdi bir bak m yükümlülü ü, mirasç l k ya da akrabal k iliflkisi bulunmas gerekmedi inden; miras n reddedilmifl olmas, destekten yoksun kalma davas n n aç lmas na ve incelenip has l olacak sonuç uyar nca esas na iliflkin karar verilmesine engel, yasal bir neden de ildir. Somut olayda; davac G, trafik kazas nda ölen HfiG'nin eflidir. Bafltan beri yap lan aç klamalar ve de inilen ilkeler itibariyle, ölenin yak n olan davac n n, ölen eflin miras n reddetmifl olmas, efl söyleyiflle mirasç s fat n tafl mamas destekten yoksunluk talebinde bulunmas na engel de ildir. Hal böyle olunca; Yerel Mahkemece, miras reddeden davac G'nin destekten yoksun kalma davas n n incelenip, esas na iliflkin karar verilmesi gerekti i yönündeki direnme karar usul ve yasaya uygun olup, yerindedir. Ne var ki hükmedilen destekten yoksun kalma tazminat yönünden iflin esas incelenmedi inden, bu yönden inceleme yap lmak üzere dosyan n özel Daireye gönderilmesi gerekir. SONUÇ: Yukar da aç klanan nedenlerle direnme uygun bulundu undan, daval vekilinin tazminat yönünden iflin esas na iliflkin di er temyiz itirazlar n n incelenmesi için dosyan n 4. HUKUK DA RES NE GÖNDE- R LMES NE, gününde oyçoklu u ile karar verildi.
21 1520 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/ K: 2007/828 T: S GORTALI Efi N KASTI AfiARAK ÖLDÜREN DUL Efi N HAKLARI ÖLÜM AYLI I BA LANMASI KOfiULU* (506 SY m. 68; TMK m. 578; 5434 SY m. 77) Özet: Sigortal eflini kast n afl lmas suretiyle öldüren dul eflin ölüm ayl na hak kazanabilece i kabul edilmelidir. Sigortal eflin kasten öldürülmesi halinde ölüm ayl - na hak kazan laca ndan söz edilemez. Taraflar aras ndaki "Tespit" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; Ankara Onbirinci fl Mahkemesi'nce davan n kabulüne dair verilen gün ve say l karar n incelenmesi daval vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 10. Hukuk Dairesi'nin gün ve say l ilam yla; (Dava; sonucu itibariyle döneminde 12 y l sigortal l k süresi ve 3914 gün ödenmifl primi bulunan muris kocadan 506 Say l Yasa'n n 68. maddesine göre ölüm ayl ba lanmas istemine iliflkindir. Davada uyuflmazl k konusu olan husus ise; 506 Say l Kanun'a tabi aktif sigortal nikahl eflini tarihinde kast n afl lmas suretiyle öldüren davac ya, ayn kanun kapsam nda eflinden dolay ölüm ayl ba lan p ba lanamayaca, bir baflka anlat mla murisi sigortal y aç klanan flekilde öldüren ve Türk Ceza Kanunu'nun 449/1, 452/2, 51/2. maddelerine göre verilen mahkumiyet karar onanarak kesinleflen davac n n bu nedenle mirastan yoksun b rak lmas n n; Sosyal Sigortalar Kanunu'nda düzenlenen Sosyal Sigorta haklar kapsam nda, ölüm sigortas ndan efl olarak hak sahipli i s fat n kazanmas nda önleyici nitelik tafl y p tafl mad konusundad r. Yarg tay Hukuk Genel Kurulu gün 2005/ Esas 2005/390 Karar say l ilam nda ölüm sigortas ndan hak sahiplerine ayl k ba lanabilmesi için 506 Say l Kanun'un 66. maddesinde sigortal ya iliflkin belirtilen belli süre sigortal olmak ve prim ödeme koflullar n n gerçekleflmesi yan nda, 68. madde ile bu ayl ktan yararlanacaklar için birtak m olumlu ve olumsuz koflullar aranmaktad r. (*) Dergimizin 2006/3. Say s n n Sayfas nda yay mlanan Yarg tay Hukuk Genel Kurulu Karar na bak n z.
22 Yarg tay Kararlar say l Sosyal Sigortalar Kanunu'nun ölüm sigortas kolundan efl ve çocuklara ayl k ba lanmas n düzenleyen 68. madde hükmü "ölen sigortal n n ayl k ba lanmas na hak kazanan kimselerine afla daki hükümlere göre ayl k ba lan r." ifadesine yer verdikten sonra, efl ve çocuklar n flahs nda aranan di er koflullar s ralanm fl, bu kapsamda da dul efle ölüm sigortas kolundan ayl k ba lanaca ve bu ayl n tekrar evlenme ile sona erece i belirtilmifltir. Bu noktada çözümlenmesi gereken "ayl a hak kazanma" olgusunun, eflini öldüren davac efl yarar na gerçekleflip gerçekleflmedi idir. Bu konuda, 506 say l Sosyal Sigortalar Kanunu ayr bir düzenleme öngörmemifl olup, bu nedenle sorunun çözümünde genel hükümlerden yararlan lmas gerekmifltir. Konuya aç kl k getirebilmek için mirasç l kla ilgili Medeni Kanun hükümleri ve Sosyal Güvenlik Mevzuat 'n n "hak kazanma" olgusuna yaklafl mlar n n irdelenmesi gerekmektedir. Mirastan yoksunluk sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesi (eski 520. madde) miras b rakan kasten ve hukuka ayk r olarak öldüren veya öldürmeye teflebbüs edenlerin mirasç olamayacaklar gibi; ölüme ba l tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini hükme ba lam flt r say l Emekli Sand Kanunu'nun "Dul ve yetim ayl n n ba lanamayaca " halleri düzenleyen 77. maddesi hükmünde de; "Afla da yaz l hallerde dul ve yetimlere ayl k ba lanmaz: a-kendisinden ayl k ba lanacak, ifltirakçiyi veya emekli, adi malûllük, vazife malullü ü ayl alan ; kasten veya haks z yere öldüren veya öldürmeye teflebbüs edenlere veya bu kanun gere inde adi malûl say lacak hale getirenlere" düzenlemesine yer verilmifltir. Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesinde say lan mirastan yoksunluk nedenleri ve bu düzenlemeye koflut bulunan 5434 Say l Kanunun 77. maddesi Sosyal Güvenlik Hukuku alan nda da evrensel hukuk ilkeleri aras nda yer alan "hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayaca " ilkesinin gözetilmesini zorunlu k lmakta, sigortal n n kasten öldürülmesi halinde, 506 Say l Kanun'un 68. maddesinde öncelikle aranan "ölüm ayl na hak kazanma" olgusunun gerçekleflmedi i sonucunu ortaya koymaktad r, biçimindeki görüfl ve içtihad ile konuya aç kl k getirmifltir. Mahkemenin, Hukuk Genel Kurulu karar içeri ine göre davan n reddine karar vermesi gerekirken, yaz l flekilde tarihinden itibaren ölüm ayl ba lanmas na hükmetmesi usul ve yasaya ayk r görülmüfltür. O halde, daval Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazlar kabul edilmeli ve hüküm bozulmal d r...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda; mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Daval vekili
23 1522 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Ölüm sigortas ndan ayl k ba lanabilmesi, ayl ndan yararlan lacak sigortal n n sigortal l k süresi ile prim ödeme gün say s na iliflkin birtak m koflullar n varl n gerekli k lmaktad r (506 Say l Kanun m. 66). Hak sahipleri yönünden aranan koflullara ise bir di er maddede yer verilmifltir. Ölüm sigortas kolundan efl ve çocuklara ayl k ba lanmas n düzenleyen 506 say l Sosyal Sigortalar Kanunu'nun 68. maddesi "Ölen sigortal n n ayl k ba lanmas na hak kazanan kimselerine afla daki hükümlere göre ayl k ba lan r" ifadesine yer verdikten sonra, efl ve çocuklar n flahs nda aranan koflullar s ralanm fl, bu kapsamda dul efle ölüm sigortas kolundan ayl k ba lanaca ve bu ayl n tekrar evlenme ile sona erece i belirtilmifltir. Uyuflmazl k; dul eflin ölüm ayl na hak kazanabilmesi için maddede belirtilenler d fl nda baflka bir koflulun aran p aranmad, di er bir ifadeyle, sigortal eflini "kast n afl lmas suretiyle" öldüren davac eflin ölüm ayl na hak kazan p kazanamayaca noktas nda toplanmaktad r. Ça dafl sosyal güvenlik sistemleri, belirli sosyoekonomik risklerle karfl laflan bireylere güvence sa lamay amaçlamakta, bu risklerin zararl etkilerini ortadan kald rabilmek yönünde sürekli geliflim göstermektedir. Bu durum, sosyal sigortalar biçimlendiren sosyal koruma ve dayan flma ilkesinin bir sonucu ise de koruman n s n rs z olmas beklenemez. Çözümlenmesi gereken, ölüm ayl na "hak kazanma" olgusunun, eflini "kast n afl lmas " suretiyle öldüren efl yarar na gerçekleflip gerçekleflmedi idir. 506 say l Sosyal Sigortalar Kanunu'nda bu yönde bir düzenlemeye yer verilmemifl olmas bir yasa bofllu unu ifade etmektedir. Yasa koyucunun temel kavramlar yönünden sosyal güvenlik Kanun'lar aras nda bir farkl l k yaratmak istemeyece i düflünüldü ünde, bunun kabulü zorunludur. Kald ki, 5655 Say l Kanun ile yürürlü ü ertelenen 5510 say l Sosyal Sigortalar ve Genel Sa l k Sigortas Kanunu'nun 56. maddesinde bu yönde bir düzenlemeye yer verilmifl olmas, 506 Say l Kanunda düzenleme bofllu u bulundu u yönündeki düflünceyi desteklemektedir. Sorunun çözümünde, iç hukuk kaynaklar kapsam nda, di er sosyal güvenlik mevzuat ndan ve Medeni Kanun hükümlerinden yararlan larak, mirasç l kla ilgili Medeni Kanun hükümleri ve sosyal güvenlik mevzuat - n n "hak kazanma" olgusuna yaklafl mlar irdelenmelidir. Düzenleme boflluklar n n giderilebilmesi için di er hukuk kaynaklar na baflvurulurken sosyal güvenlik hukuku ile korunmak istenen dengenin bozulmamas na da özel önem gösterilmelidir.
24 Yarg tay Kararlar 1523 Mirastan yoksunluk sebeplerini düzenleyen Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesi (eski 520. madde) miras b rakan kasten ve hukuka ayk r olarak öldüren veya öldürmeye teflebbüs edenlerin mirasç olamayacaklar gibi; ölüme ba l tasarrufla herhangi bir hak da edinemeyeceklerini hükme ba lam flt r say l Türkiye Cumhuriyeti Emekli Sand Kanunu'nun "Dul ve Yetim Ayl n n Ba lanmayaca " halleri düzenleyen 77. maddesi hükmünde; "Afla da yaz l hallerde dul ve yetimlere ayl k ba lanmaz: a) Kendisinden aylik ba lanacak, ifltirakçiyi veya emekli, adi malûllük, vazife malullü ü ayl alan ; Kasten ve haks z yere öldüren veya öldürmeye teflebbüs edenlere veya bu kanun gere ince adi malul say lacak hale getirenlere" düzenlemesine yer verilmifltir. Türk Medeni Kanunu'nun 578. maddesinde say lan mirastan yoksunluk sebepleri ve bu düzenlemeye koflut bulunan 5434 Say l Kanun'un 77. maddesi, sosyal güvenlik hukuku alan nda da evrensel hukuk ilkeleri aras nda yer alan "hiç kimsenin kendi kusurundan yararlanamayaca " ilkesinin gözetilmesini zorunlu k lmakta, sigortal n n "kasten" öldürülmesi halinde, 506 Say l Kanun'un 68. maddesinde öncelikle aranan ölüm ayl na "hak kazanma" olgusunun gerçekleflmedi i sonucuna var lmaktad r. (Hukuk Genel Kurulu'nun gün ve 2005/ say l Karar ) Davaya konu somut olayda ise, davac n n, kendisinden dolay ölüm ayl ba lanmas n istedi i sigortal eflinin ölümüne sebep olmas nedeniyle yarg land Zonguldak Birinci A r Ceza Mahkemesi'nin gün ve 2002/227 Esas, 2003/108 say l Karar yla; Mülga Türk Ceza Kanunu'nun 452/1. maddesi uyar nca "katil kast olmaks z n darp neticesi öldürmek" suçundan, a r tahrik ve iyi hal nedeniyle yap lan indirimlerden sonra 3 y l 4 ay a r hapis cezas na mahkum edildi i, mahkeme karar ndan, olayda eflini öldürme kast n n bulunmad n n anlafl ld ve efle ölüm ayl ba lanmas na engel olacak "kasten ve haks z yere eflin öldürülmesi" halinin gerçekleflmemifl olmas nedeniyle, davac ya ölüm ayl ba lanmamas yönündeki kurum ifllemi isabetli bulunmamaktad r. Yukar da aç klanan maddi ve yasal olgular gözetildi inde; somut uyuflmazl kta "kasten ve haks z yere öldürme" olgusunun gerçekleflmemifl olmas nedeniyle, usul ve yasaya uygun bulunan direnme karar n n onanmas gerekir. SONUÇ: Daval vekilinin temyiz itirazlar n n reddi ile direnme karar - n n yukar da aç klanan gerekçelerle ONANMASINA, günü yap lan ikinci görüflmede oyçoklu uyla karar verildi.
25 1524 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/ K: 2007/166 T: BENZER MARKAYA UZUN SÜRE T RAZ ED LMEMES DÜRÜSTLÜK KURALI TESC L VE LAN AfiAMASINDA OLUfiAN HAKLAR* (556 S KHK m. 8/3-5, 42/1-6) Özet: Uyuflmazl k konusu ticaret unvan - n n tescilinden dokuz y l geçirildikten sonra, üstün hak iddias n n ileri sürülmesi dürüstlük kural na ayk r d r. Ancak, s nai bir mülkiyet hakk türü olan ticaret unvan ndaki sözcü ün tescil ve ilan aflamas nda üstün bir hak oluflturaca dikkate al nd nda, uyuflmazl k konusu markan n terkin ve iptali istemi kabul edilmelidir. Taraflar aras ndaki "Markan n Hükümsüzlü ü" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; stanbul 1. Fikri ve S nai Haklar Hukuk Mahkemesi nce davan n reddine dair verilen gün ve 2002/ /129 say l karar n incelenmesi davac vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 11. Hukuk Dairesinin gün ve say - l ilam ile, (...Davac vekili, müvekkilinden y llar sonra kurulan daval flirket ticaret unvan ndan "Arteks" vurgu sözcü ünün kullan larak ticaret unvan na tecavüz edildi i gibi 556 Say l KHK'nin 8/3. maddesine ayk r biçimde marka olarak da tescil ettirildi ini ileri sürerek, daval markalar n n iptali ile sicil kayd n n terkinini ve "Ar-Teks ibaresinin daval n n ticaret unvan ndan ç kart lmas n talep ve dava etmifltir. Daval vekili, bir y ll k dava açma süresinin geçirildi ini, unvanlar aras nda ay rt edici ekler bulundu unu, davac n n küçük kapasiteli bir flirket oldu unu; oysa müvekkilinin 1970 y l ndan beri tan nm fl bir flirket oldu unu savunarak davan n reddini istemifltir. Mahkemece, toplanan kan tlara ve k smen benimsenen bilirkifli raporuna dayan larak, ticaret unvan tescili daha önceye dayal olan davac n n 9 y l boyunca bu duruma ses ç karmad, her iki taraf n "Arteks" ibareli ticaret unvanlar n kullanma ve marka olarak tescile hak kazand klar n, daval n n bu hakk kullanarak marka tescili yapt rmas üzerine davac n n ar- (*) Gönderen: Av. Talih UYAR
26 Yarg tay Kararlar 1525 t k öncelik hakk n yitirdi i ticaret unvan na dayan larak marka iptali istenemeyece i gerekçesiyle davan n reddine karar verilmifltir. Karar, davac vekili temyiz etmifltir. 1- Dava dosyas içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme karar n n gerekçesinde dayan lan delillerin tart fl l p, de erlendirilmesinde usul ve yasaya ayk r bir yön bulunmamas na ve davac n n daha önceye dayal ticaret unvan tescilinden do an üstün hakk bulunsa da taraflar n stanbul'un ayn yakas nda uzun y llardan beri ayr konuda faaliyet göstermesi ve iplik üreticili inin özel dinamizmiyle daval dan haberdar olmamas n n mümkün görülmemesi karfl s nda daval n n ticaret unvan n tescilinden 9 y l sonra "Arteks" ibaresinin silinmesinin MK'n n 2. maddesine ayk r bulunmas - na nazaran davac n n afla daki bent d fl nda kalan ve yerinde görülmeyen di er temyiz itirazlar n n reddi gerekmifltir. 2- Ancak, daval n n tescil ettirdi i markan n bir s nai mülkiyet hakk türü olan davac n n üstün ve önceye dayal hak sahibi bulundu u ticaret unvan na vurgu sözcü ü olan "Arteks" ibaresi tafl mas n n 556 Say l KHK'nin 8/5. maddesi hükmünce tescil ve ilan aflamas nda bir nisbi ret nedeni oluflturdu u, bu aflamalardan sonra ise hak sahibinin dava yoluna baflvurmas halinde ayn KHK'nin 42/1-6.maddesi uyar nca tescilli markas n n hükümsüz k l nmas n gerektiren bir hal oldu u gözetilmeden daval markas n n sicil kayd n n terkini ve iptali isteminin reddi do ru görülmemifl, karar n bu yön bak m ndan davac yarar na bozulmas gerekmifltir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Davac vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu nca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Taraflar n karfl l kl iddia ve savunmalar na, dosyadaki tutanak ve kan tlara, bozma karar nda aç klanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu nca da benimsenen Özel Daire bozma karar na uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya ayk r d r. Bu nedenle direnme karar bozulmal d r. SONUÇ: Davac vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile, direnme karar n n Özel Daire bozma karar nda gösterilen nedenlerden dolay HUMK un 429. maddesi gere ince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peflin harc n n geri verilmesine, gününde oybirli iyle karar verildi.
27 1526 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/ K: 2007/168 T: SINA HAKLAR HUKUKU ENDÜSTR YEL TASARIM YEN L K N TEL KAMUYA SUNULMAMIfi OLMA KOfiULU ÖZGÜNLÜK LKES AYIRDED C L K N TEL (554 S KHK m. 5, 7, 7/son) Özet: Bir endüstriyel tasar m n tescil edilebilmesi için, o tasar m n daha önce kamuya sunulmam fl olmas gerekir. Taraflar aras ndaki "Endüstriyel Tasar m n Korunmas n n Hükümsüzlü ü" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; stanbul 3. Fikri ve S nai haklar Hukuk Mahkemesince as l davan n reddine, birleflen davan n kabulüne dair verilen gün ve 2002/786 E. 2002/685 say l karar n incelenmesi davac karfl daval vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 11. Hukuk Dairesi nin gün ve 2004/4524 E. 2005/2216 K. say l ilam ile, (...Davac vekili, müvekkilinin tekstil makinalar için temizleyici keçelerin üretimini 1992 y l ndan itibaren gerçeklefltirdi ini, temizleyici keçelerden dört adet ürünün tarihinden itibaren 5 y l süre ile 554 say l KHK gere ince tescile ba land n, 6 adet ürün içinde endüstriyel tasar m tescil talebinde bulunuldu unu, müvekkili ad na tescilli dört ayr tasar m konusu ürünün daval taraf ndan taklit edildi ini ileri sürerek, daval n n haks z rekabetten men'ine, TL maddi ve TL manevi tazminat n faiziyle birlikte daval dan tahsiline, karar n ilan na karar verilmesini talep ve dava etmifl, birleflen davaya cevab nda ise, davac lar n aktif husumet ehliyetine haiz olmad klar n, tasar ma itiraz süresinin de geçirildi ini, esastan da davan n reddinin gerekti- ini bildirmifltir. Daval lar Emine ve Nazmi vekili, davac n n tescilini sa lad, tasar - m n ay rt edici ve yenilik vasf tafl yan bir tasar m olmad n belirterek davan n reddini istemifl, karfl davas nda ise, davac n n ihtiyati tedbir karar na istinaden toplatt rd ürünler nedeniyle müvekkillerinin maddi ve manevi zarara u rad klar n ileri sürerek, TL maddi ve TL manevi tazminat n hükmedilmesini talep ve dava etmifl, birleflen davas nda ise, daval (as l davada davac ) ad na olan tasar m n hükümsüzlü üne karar verilmesini istemifltir. Mahkemece, iddia, savunma, dosyadaki kan tlar ve bilirkifli raporuna nazaran, davac (birleflen-davada daval )'n n 6608 say l tescilli endüstriyel tasar mlar n n yeni ve ay rt edici özelliklerinin bulunmad gerekçesiy-
28 Yarg tay Kararlar 1527 le, as l davan n reddine, birleflen davan n kabulü ile davac ad na tescilli 6608 say l tarihli endüstriyel tasar m tescilinin hükümsüzlü- üne ve sicilden terkinine karar verilmifltir. Karar, davac (birleflen davada daval ) vekilince temyiz edilmifltir. Davac (Karfl Daval -Birleflen Davada Daval ) vekili, müvekkili ad na tescile ba lanm fl "Tekstil makinalar için temizleyici keçeler" emtias n n ayn n n daval taraf ndan taklit edildi ini ileri sürerek, daval n n haks z rekabetinin men'i ile maddi-manevi tazminat isteminde bulunmufltur. Birleflen davada ise, as l davan n daval s, davac (Birleflen davada Daval ) ad - na tescile ba lanan çoklu tasar m n yenilik ve ay rt edicilik vasf n tafl mad n belirterek, davac ad na olan tasar m n hükümsüzlü üne karar verilmesini istemifltir. Bir endüstriyel tasar m n tescil edilebilmesi için, 554 Say l Kanun Hükmünde Kararname'nin 5 ve 7. maddelerinde öngörülen anlamda, o tasar m n yeni (özgün) ve dünyan n herhangi bir yerinde daha önce kamuya sunulmam fl olmas gerekir. Davaya konu tasar mlar n özgün olup olmad - konusunda yapt r lan bilirkifli raporuna karfl davac vekilince ciddi itirazlarda bulunulmufltur. 554 Say l Kanun Hükmünde Kararname'nin 7/son maddesinde "ay rt edicilik niteli inin de erlendirilmesinde, birbiri ile k yaslanan tasar mlar n ilk olarak farkl l klar ndan çok ortak özelliklerinin de erlendirilmesine a rl k verilir ve tasar mc n n tasar m gelifltirme aç s ndan ne kadar seçenek özgürlü üne sahip oldu u gözönüne al n r" hükmü yer almaktad r. Hükme esas al nan bilirkifli raporunda, Çorlu Sulh Hukuk Mahkemesi nin 2000/111, 112, 113 D. fl dosyalar nda al nan bilirkifli tespitlerinden yola ç k larak inceleme yap ld anlafl lmakta olup, davac n n tasar mlar n n yenilik vasf tafl d yönündeki itirazlar n n duraksamaya yol açmayacak biçimde bu raporlarda karfl land ndan söz edilemez. Mahkemece, aralar nda tekstil, makine mühendisi ve bir hukukçu bulunan üç kifliden oluflan uzman heyetten yukar da aç klanan ilkeler fl nda denetime elveriflli rapor al nmas gerekirken, eksik inceleme ile yaz l flekilde hüküm tesisi do ru görülmemifl, karar n davac (B. davada daval ) yarar - na bozulmas gerekmifltir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Davac -Karfl Daval vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu nca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Taraflar n karfl l kl iddia ve savunmalar na, dosyadaki tutanak ve kan tlara, bozma karar nda aç klanan gerektirici nedenlere ve özellikle
29 1528 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 Yarg tay Hukuk Genel Kurulu gün ve 2007/11-94 E. 113 K. say l karar nda ayn görüflün benimsenmifl olmas na göre Hukuk Genel Kurulu nca da benimsenen Özel Daire bozma karar na uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya ayk r d r. Bu nedenle direnme karar bozulmal d r. SONUÇ: Davac -Karfl Daval vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile, direnme karar n n Özel Daire bozma karar nda gösterilen nedenlerden dolay HUMK un 429. maddesi gere ince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peflin harc n n geri verilmesine, gününde oybirli iyle karar verildi. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/ K: 2007/825 T: SINA MÜLK YET HUKUKU HAKSIZ REKABET YANLIfi YA DA YANILTICI B LG VERMEK KARfiILAfiTIRMALI REKLAM (TTK m. 57/3.) Özet: Kendi kiflisel durumu, üretti i veya satt mallar, ticari faaliyeti hakk nda yanl fl veya yan lt c bilgi vermek veya üçüncü kifliler hakk nda da ayn flekilde davranmak suretiyle rakiplerine üstünlük sa lama eylemleri, haks z rekabet bak m ndan iyiniyet kurallar na ayk r davran fllar olarak kabul edilmelidir. Taraflar aras ndaki Haks z Rekabetin Önlenmesi" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; stanbul Birinci Fikri ve S nai Haklar Mahkemesince davan n reddine dair verilen gün ve 2001/ say l karar n incelenmesi davac vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 11. Hukuk Dairesinin gün ve 2006/ say l ilam ile, (...Davac vekili, müvekkili flirketin s v laflt r lm fl petrol gaz piyasas nda önde gelen bir sanayi kuruluflu oldu unu, daval flirketlerin ve sonraki tarihli baz gazetelerde yay nlad reklamlar nda, ayn piyasada faaliyet gösteren rakip firmalar n imal ettikleri LPG bileflimli ürünlerle ba lant kurmak suretiyle Kokusuz Gaz, Kokulu Otogaz kalitesizdir; Kokulu ve kalitesiz otogazlarla, bir milli servet olan otomobillerinizin ömrünü k - saltmay n bafll kl karfl laflt rmal reklam verdi ini, daval lar n bu eylemle-
30 Yarg tay Kararlar 1529 ri ile piyasadaki di er LPG bileflimli ürünlerin kalitesi hakk nda yanl fl bilgiler vererek, o ürünleri kötülemek ve tüketicileri etkilemek amac güttü ünü, bu konuda müvekkilince gönderilen ihtarnamenin sonuçsuz kald n ileri sürerek, daval lar eyleminin haks z rekabet oldu unun tespit ve men'ine, maddi durumun ortadan kald r lmas na, hükmün ilam na karar verilmesini talep ve dava etmifltir. Daval lar vekili, söz konusu ilanlar n tüketiciyi bilinçlendirmek ve reklam amac ile verildi ini, dava konusu reklamlar n karfl laflt rmal oldu u iddias n n gerçek d fl oldu unu, daval flirket reklamlar nda ne davac ne de baflka flirket ürünlerinin karfl laflt r lmad n, dava konusu reklamlarda haks z rekabet unsurlar n n bulunmad n savunarak, davan n reddini istemifltir. Mahkemece bilirkifli raporu ve dosya kapsam na göre, bilirkifli raporunda tek otogaz tipi oldu u yaz lar n n reklamlarda küçük puntolarla yaz ld, daval lar n pazarlad klar gaz n kokusuz, di erlerinin ise kokulu olarak nitelendirildi i yolundaki beyanlar n haks z rekabet teflkil edece i aç klanm fl ise de, daval taraf n eyleminin iddia edildi i gibi davac ya ait sat fl mahallesinde sat lan otogaz n kokulu oldu u ve bunun kullan lmas - n n kullan c lar n araçlar na zarar verecek nitelikte oldu unun ilan yolu ile duyurulmas ve bilirkiflilerin kabul etti i gibi karfl laflt rmal reklam olarak kabulünün mahkemece uygun bulunmad, zira Türkiye'de piyasaya sunulan petrol ürünlerin TPO taraf ndan ithal edildi i ve rafineleri arac l ile piyasaya arz edildi i, bu nedenle taraflar n kulland gaz ayn kaynaktan temin etti i, söz konusu reklamlar ile bir k s m sat c lar n sat fla sundu- u otogaza katk maddesi ilave etti i ve bu ürünlerin araçlara zarar verece i hususunun duyurulmak istendi i yolundaki savunman n yerinde bulundu u, ilanlarda davac taraf n isminin belirtilmedi i davac taraf n an msanmas na sebebiyet verecek ibarenin bulunmad gerekçesiyle, davan n reddine karar verilmifltir. Karar, davac vekilince temyiz edilmifltir. Dava, daval taraf n reklamlar nda kulland "Kokusuz Gaz; Kokulu Otogaz Kalitesizdir, Kokulu ve Kalitesiz Otogazlarla, Bir Milli Servet Olan Otomobillerinizin Ömrünü K saltmay n" ifadelerin haks z rekabet teflkil etti i iddias na dayal olarak aç lm flt r tarih ve say l Resmi Gazete'de yay nlanan Parlay - c, Patlay c, Tehlikeli ve Zararl Maddelerle Çal flan flyerlerinde ve fllerde Al nacak Tedbirler Hakk nda Tüzük'ün 129. maddesinde, "Kokusu bulunmayan LPG'nin etil mekaptan, pentil merkaptan ve tiyofen gibi zarars z maddesi kat larak, kaçak halinde tan nmas sa lanacakt r" hükmüne yer verilmifltir. Türk Standartlar Enstitüsü taraf ndan düzenlenen 1991 tarih ve TS 2178 say l "S v laflt r lm fl Petrol Gazlan (LPG)'na iliflkin 3.3. maddesi ile "S v laflt r lm fl petrol gazlar renksiz ve kokusuz olup, s z nt veya kaçak halinde çevre emniyetine ve insan sa l na zararl olabilir. S v laflt nl-
31 1530 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 m fl petrol gazlar n n ortam içerisinde sa l a zararl ve patlay c kar fl m meydana getirmeden fark edilmeleri için, içerisine koku verici maddeler kar flt r lmal d r" hükmü getirilmifltir. Görüldü ü üzere, tüm otogazlar n kokuland r lmas zorunludur. Tüm LPG sat c lar n n da Yönetmelik ve TSE kurallar na riayet etmesi gerekmekledir. Satt otogaz n standartlara uygun oldu unu belirten daval taraf n ürünleri de kokulu olmak durumundad r. Daval taraf n kulland reklam metninde "TSE kurallar na uygun flekilde kokusu bulundu u" ya da "bu kurallarda belirtilen koku d fl nda koku bulunmad " fleklinde bir ibare bulunmamakta olup, kullan lan reklam metninde "daval taraf n ürününün hiç kokusu bulunmad " kastedildi i anlafl lmaktad r. TTK n n 57/3. maddesi gere ince, kendi flahsi durumu, emtias, ifl mahsulleri, ticari faaliyeti veya ticari iflleri hakk nda yanl fl veya yan lt c malumat vermek veyahut; üçüncü flah slar hakk nda ayn flekilde hareket etmek suretiyle rakiplerine nazaran onlar üstün duruma getirmek eylemi" hüsnüniyet kaidelerine ayk r hareket olup, daval taraf n reklam metninde kulland ifadelerin haks z rekabet teflkil edece i gözetilerek, davac taleplerinin buna göre de erlendirilmesi gerekirken, iflbu dava ile benzerlik göstermeyen bir baflka dosyada verilen karar n esas al nmak suretiyle davan n reddedilmesi do ru görülmemifl, hükmün bu nedenle davac yarar na bozulmas gerekmifltir...) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Davac vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki kâ tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Taraflar n karfl l kl iddia ve savunmalar na, dosyadaki tutanak ve kan tlara, bozma karar nda aç klanan gerektirici nedenlere göre, Hukuk Genel Kurulu'nca da benimsenen Özel Daire bozma karar na uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya ayk r d r. Bu nedenle direnme karar bozulmal d r. SONUÇ: Davac vekilinin temyiz itirazlar n n kabulü ile, direnme karar n n Özel Daire bozma karar nda gösterilen nedenlerden dolay HUMK un 429. maddesi gere ince BOZULMASINA, istek halinde temyiz peflin harc n n geri verilmesine, gününde oybirli iyle karar verildi.
32 Yarg tay Kararlar 1531 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/ K: 2007/961 T: F KR HUKUK MARKA MARKAYA TECAVÜZ HAKSIZ REKABET T CARET UNVANI AYIRDED C S MGE TAC R SIFATI MARKA ÜZER NDEK HAKLAR AYIRDED C fiaretler TESC LS Z MARKA KULLANMA HAKKI NEDENSELL K BA I (556 SKHK m. 61; TTK m. 41, 56, 571-5) Özet: Marka da ticari unvan da ay rt edici simgelerdir. Marka, bir teflebbüsün ürün ve hizmetlerini rakiplerinden ay rmaya yarayan simgedir. Ticari unvan ise, tacirlerin ticari iflletmesine iliflkin ifllemlerinde kullanmak zorunda oldu u özel isimdir. Bir kiflinin tacir olmamas marka kullan lmas na engel de ildir. Salt bu nedenle tescilli veya tescilsiz markalar n hukuki korumadan yararlanmayaca ndan söz edilemez. Bir di er deyiflle, tacir olmayan kifli de kulland markadan dolay sahip oldu u tekel haklar n herkese karfl ileri sürebilir. Taraflar aras ndaki "Markaya Tecavüzün Tespiti, Önlenmesi, Terkini, Tazminat" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; stanbul Birinci Fikri ve S nai Haklar Hukuk Mahkemesi'nce davan n k smen kabulüne dair verilen gün ve 2003/ /756 say l karar n incelenmesi daval vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 11. Hukuk Dairesi'nin gün ve 2005/ /3614 say l ilam ile; ("Davac vekili, müvekkili üniversitenin At l m Vakf taraf ndan 4281 Say l Yasa ile 1997 y l nda kuruldu unu, müvekkilinin "At l m" ibaresi için tarihinden itibaren e itim ve ö retim hizmetlerini de kapsayacak flekilde ad na marka tescil belgesi ald n, daval flirketin "At l m" veya "At l m Dershanesi" ad alt nda e itim alan nda faaliyette bulundu unu ve müvekkilinin ad na tescilli olan "At l m" markas n ilan panolar nda, dershanelerde, tan t c reklamlarda, yaz flma evrak nda ve ticaret unvan nda kulland n, ayr ca daval taraf ndan haz rlanan bir s nav dergisinin yurt çap nda neflredilen bir gazetenin ekinde "Vatan At l m" ismi alt nda piyasaya sunuldu unu ve dergide "At l m" ibaresinin kullan ld özendirici sloganlar n yer ald n, daval n n söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markas na tecavüz oluflturdu unu ve haks z rekabete neden oldu- unu ileri sürerek daval n n eyleminin markaya ve marka hakk na tecavüz
33 1532 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 oluflturdu unun tespitine, tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesi ve haks z rekabetin men'i ile "At l m" ibaresinin her türlü kullan m na son verilmesine, daval n n eylemleri sonucu ortaya ç kan zararlar na karfl l k flimdilik TL maddi ve TL manevi tazminat n faiziyle birlikte daval dan tahsiline ve "At l m" ibaresinin kötü niyetli daval - n n ticaret unvan ndan terkinine karar verilmesini talep ve dava etmifltir. Daval vekili, müvekkili flirketin tarihinde Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde tescilinin ilan olundu unu, davac n n ise "At l m" ismini tarihinde tescil ettirdi ini, bu nedenle müvekkilinin "At l m" ibaresini kullanma hakk n n bulundu unu, müvekkilinin kendi unvan n kullanmas nedeniyle kötü niyetli oldu undan bahsedilemeyece ini, davac - n n tescilinin sadece üniversiteye münhas r olup, ticari marka niteli inde olmad n savunarak, davan n reddini istemifltir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkifli raporu ve tüm dosya kapsam na göre, daval n n ticaret sicili kay tlar n n davac n n üniversite ad n n kabulüne ve kurulmas na iliflkin yasal düzenlemeden sonraki bir tarih olan tarihini ihtiva etti i, daval n n ticari unvan nda "At l m" sözcü- ünü kullanmas n n davac n n tescilli markas na tecavüz ve haks z rekabet oluflturaca gerekçesiyle davan n k smen kabulü ile daval eyleminin davac markas na ve unvan na tecavüz ve haks z rekabet oluflturdu unun tespitine, daval n n ticari unvan ndan "At l m" sözcü ünün terkinine, bu sözcü ün ticaret unvan nda kullan lmas n n önlenmesine, TL maddi ve TL manevi tazminat n faiziyle daval dan tahsiline, fazlaya iliflkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmifltir. Karar, daval vekili temyiz etmifltir. 1- Dava dosyas içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme karar n n gerekçesinde dayan lan delillerin tart fl l p, de erlendirilmesinde usul ve yasaya ayk r bir yön bulunmamas na ve TTK'n n 41/1. maddesi uyar nca ticaret unvan n n, tacirin ticari iflletmesi ile ilgili ifllemleri yaparken ve iflletmesiyle ilgili her türlü senetleri imza ederken kulland ad olarak tan mlanm fl olmas na göre, ticaret unvan n n yasal amac na uygun olarak kullan lmas gerekirken somut olayda, daval tarafça ticaret unvan n n tescil ettirildi i gibi ve yasal amac do rultusunda de il, sadece "A.,." ibaresini al p, bu ibareyi hizmet markas olarak kullanmas n n davac ad na tescilli ayn ibareli markaya tecavüz oluflturdu unun anlafl lmas na göre, daval vekilinin afla daki bent kapsam d fl nda kalan ve yerinde görülmeyen di- er temyiz itirazlar n n reddine karar vermek gerekmifltir. 2- Dava, tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemleri ile "At l m" ibaresinin daval n n ticaret unvan ndan terkini istemlerine iliflkindir. TTK'n n 54. maddesinde ticaret unvan kanuna ayk r olarak baflkas taraf ndan kullan lan kimsenin bunun men'ini, haks z kullan lan ticaret unvan tescil edilmiflse kanuna uygun flekilde de ifltirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüfl ise kusur halinde bunun tazmini-
34 Yarg tay Kararlar 1533 ni isteyebilece i düzenlenmifltir. An lan maddede, ticaret unvan na tecavüz edilen kimsenin haklar düzenlenmifl bulunmas na göre bu maddede yaz - l haklar n ancak gerçek veya tüzel kifli tacirler taraf ndan kullan labilece- i anlafl lmaktad r. Somut olayda ise, davac üniversite tacir olmad ndan TTK'n n 41. maddesi uyar nca üniversite ad n n ticaret unvan olarak kabulü mümkün de ildir. Bu durumda, davac n n sahip oldu u ve yasal koruma alt nda bulunan bir ticaret unvan olmad ndan daval n n ticaret unvan nda bulunan "At l m" ibaresinin unvan ndan ç kar lmas na karar verilmesi do ru olmay p, karar n bu nedenle daval yarar na bozulmas gerekmifltir...") gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Daval vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu'nca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Dava, tescilli markaya tecavüzün önlenmesi, tecavüz teflkil eden ibarenin ticaret unvan ndan terkini ve maddi-manevi tazminat istemlerine iliflkindir. Davac At l m Üniversitesi, daval da At l m Fen E itim Sa l k Turizm nflaat Ltd. fiti.'dir. Davan n konusunu, Üniversitenin kurulufl ismi ve tescilli markas olup, daval n n da ticari unvan nda yer alan "At l m" ibaresi teflkil etmektedir. Davac e itim-ö retim alan nda hizmet vermekte, daval flirket de dershanecilik hizmet sektöründe çal flmaktad r. "At l m" ibaresi 1997 y l nda kanunla bu isimle kurulan ve o tarihten bu yana bu ismi kullanan davac üniversite taraf ndan, tarihinden itibaren 10 y l süreyle, marka olarak "2001/09798 Marka no" ile ve "Hizmet" çeflidinde olmak üzere tescil ettirilmifltir. Daval flirket de, ana sözleflmesini ve bu ibarenin de yer ald "At l m Fen E itim Sa l k Turizm nflaat Ltd. fiti." ticari unvan n ticaret siciline tarihinde kaydettirmifl, tarih ve 4690 say l Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi'nde ilan olunmufltur. Davac vekili, müvekkili Üniversitenin At l m Vakf taraf ndan 4281 Say l Yasa ile 1997 y l nda kuruldu unu, müvekkilinin "At l m" ibaresi için tarihinden itibaren e itim ve ö retim hizmetlerini de kapsayacak flekilde ad na marka tescil belgesi ald n, daval flirketin "At l m" veya "At l m Dershanesi" ad alt nda e itim alan nda faaliyette bulundu unu ve müvekkilinin ad na tescilli olan "At l m" markas n ilan panolar nda, dershanelerde, tan t c reklamlarda, yaz flma evrak nda ve ticaret unvan nda kulland n, ayr ca daval taraf ndan haz rlanan bir s -
35 1534 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 nav dergisinin yurt çap nda neflredilen bir gazetenin ekinde "Vatan At l m" ismi alt nda piyasaya sunuldu unu ve dergide "At l m" ibaresinin kullan ld özendirici sloganlar n yer ald n, daval n n söz konusu eylemlerinin müvekkilinin tescilli markas na tecavüz oluflturdu unu ve haks z rekabete neden oldu unu ileri sürerek daval n n eyleminin markaya ve marka hakk na tecavüz oluflturdu unun tespitine, tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesi ve haks z rekabetin men'i ile "At l m" ibaresinin her türlü kullan m na son verilmesine, daval n n eylemleri sonucu ortaya ç kan zararlar na karfl l k flimdilik TL maddi ve TL manevi tazminat n faiziyle birlikte daval dan tahsiline ve "At l m" ibaresinin kötü niyetli daval n n ticaret unvan ndan terkinine karar verilmesini talep ve dava etmifltir. Daval vekili, davan n reddini savunmufltur. Mahkemece, daval n n ticaret sicili kay tlar n n davac n n üniversite ad n n kabulüne ve kurulmas na iliflkin yasal düzenlemeden sonraki bir tarih olan tarihini ihtiva etti i, daval n n ticari unvan nda "At l m" sözcü ünü kullanmas n n davac n n tescilli markas na tecavüz ve haks z rekabet oluflturaca gerekçesiyle davan n k smen kabulü ile, daval eyleminin davac markas na ve unvan na tecavüz ve haks z rekabet oluflturdu unun tespitine, daval n n ticari unvan ndan "At l m" sözcü ünün terkinine, bu sözcü ün ticaret unvan nda kullan lmas n n önlenmesine, TL maddi ve TL manevi tazminat n faiziyle daval dan tahsiline, fazlaya iliflkin manevi tazminat isteminin reddine karar verilmifltir. Daval vekilinin temyizi üzerine, Özel Daire'ce haks z rekabetin varl -, "At l m" ibaresinin kullan lma öncelik hakk n n davac da oldu u kabul edilip, bu yöne iliflen temyiz itirazlar reddedilmekle birlikte, bozma ilam - n n 2. bendinde "TTK'n n 54. maddesinde ticaret unvan kanuna ayk r olarak baflkas taraf ndan kullan lan kimsenin bunun men'ini, haks z kullan - lan ticaret unvan tescil edilmiflse kanuna uygun flekilde de ifltirilmesini veya silinmesini ve zarar görmüfl ise kusur halinde bunun tazminini isteyebilece i düzenlenmifltir. An lan maddede, ticaret unvan na tecavüz edilen kimsenin haklar düzenlenmifl bulunmas na göre bu maddede yaz l haklar n ancak gerçek veya tüzel kifli tacirler taraf ndan kullan labilece i anlafl lmaktad r. Somut olayda ise, davac üniversite tacir olmad ndan TTK'n n 41. maddesi uyar nca üniversite ad n n ticaret unvan olarak kabulü mümkün de ildir. Bu durumda, davac n n sahip oldu u ve yasal koruma alt nda bulunan bir ticaret unvan olmad ndan daval n n ticaret unvan nda bulunan "At l m" ibaresinin unvan ndan ç kar lmas na karar verilmesi do ru olmay p, karar n bu nedenle daval yarar na bozulmas gerekmifltir." gerekçesiyle hükümde yer alan "At l m" ibaresinin daval ticari unvan ndan ç kar lmas noktas ndan hüküm bozulmufl; davac vekilinin karar düzeltme istemi de reddedilmifltir.
36 Yarg tay Kararlar 1535 Mahkemece, bozma ilam nda yer alan davac üniversitenin tacir olmad yönündeki tespite uyulmufl; hüküm f kras ndan "ve unvan na tecavüz" ibaresi ç kar lm fl; ancak davac tacir olmasa bile daval n n ticari unvan ndan bu ibarenin ç kar lmas n isteyebilece i kabul edilerek bu yönden direnme karar verilmifltir. Dolay s yla, davac n n daha önce isim olarak kullanmakta iken marka olarak tescil ettirdi i "At l m" ibaresi üzerindeki öncelik hakk n n davac ya ait oldu u ve bunun marka tescilinden önce bafllad nda ve daval n n ticari unvan nda yer alan ibarelerden sadece "At l m" ibaresini ön plana ç karma eyleminin markaya tecavüz oluflturdu unda, uyuflmazl k yoktur. Yine direnme karar verilirken uyulan k s m nazara al nd nda, davac n n tacir olmad ve kulland ibarenin ticari unvan kabul edilemeyece i de uyuflmazl k konusu olmaktan ç km fl olup, mahkemenin de Özel Daire'nin de kabulündedir. Direnme yoluyla Hukuk Genel Kurulu önüne gelen uyuflmazl k; tacir s fat bulunmayan davac üniversitenin marka tescilinden önce bafllayan ve marka olarak hizmet çeflidinde tescil ettirmekle de devam eden öncelik hakk na sahip oldu u "At l m" ibaresinin, daval n n ticari unvan ndan terkinine (ç kar lmas na) karar verilip verilemeyece i, noktas nda toplanmaktad r. Hemen belirtilmelidir ki, davac tacir de ildir ve ticari unvan da bulunmamaktad r. "At l m" ibaresi üzerindeki öncelik hakk, marka tescilinden önce 1997 y l nda üniversite olarak bu isimle kurulmas ile bafllam fl ve 2001 y l nda gerçekleflen marka tescili ile devam ettirilmifltir. Nitekim, davac da marka tescilinden önce gerçekleflen bu öncelik hakk n aç kça ortaya koyarak, daval n n ticari unvan ndan "At l m" ibaresinin ç kar lmas isteminde bulunmufl; bu istemini sadece marka haklar na tecavüze de il, üniversite ismine tecavüze, dolay s yla haks z rekabet hükümlerine de dayand rm flt r. Durum bu olunca, davac n n ticari unvan n n olmamas n n, haks z rekabet ve tescilsiz marka haklar na dayanarak daval n n ticari unvan ndan bu ibarenin terkinini istemesine engel teflkil edip etmeyece inin irdelenmesi gerekmektedir. Daval ya ait ticari unvan n tescili tarihinde unvan olarak seçilen ibarenin serbest olmad belirgindir. Zira, "At l m" ibaresi, davac taraf ndan üniversite ismi olarak kurulufl kanunuyla birlikte al nm fl ve gerek isim gerek tan t m fleklinde kullan lagelmifltir. Üniversite ismi ve tan t m ndaki bu kullan m, "tescilsiz marka kullan m " niteli indedir. Marka da ticari unvan da "ay rt edici iflaretlerdir". Marka, bir teflebbüsün ürün ve hizmetlerini, rakiplerinkinden ay rmaya yönelik olup; ticari unvan ise, tacirlerin ticari iflletmesine iliflkin muamelelerinde, icras nda kullanmak zorunda oldu u ismidir. Her ikisi de ay rt edici iflaret
37 1536 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 olarak kullan lmalar nedeniyle "ay rt edicilik" kapasitesine sahiptir. Bu nedenle, tescil s ras nda bu ibarenin serbest olmas, yani üçüncü flahs n ibare üzerinde hukuken ileri sürebilece i bir hakk n n bulunmamas gerekir. Marka, en genifl anlamda, gerçek veya tüzel kiflinin mal veya hizmetlerini ay rmaya yarayan ay rt edici iflaret oldu undan, markay tescil ettirenin veya markay tescilsiz kullanan n tacir olmas da zorunlu de ildir. Marka, tescilli ise tescil kapsam ndaki ürün veya hizmetlerden; tescilsiz ise de tescilsiz kullan lan ürün ve hizmetten ba ms zd r. Dolay s yla, geçerlili i de yine ürün ve hizmetten ba ms zd r. Korunmas da, flartlar varsa, hem telif haklar yla hem de tescilli olup olmamas na göre 556 say l Markalar n Korunmas Hakk nda Kanun Hükmünde Kararname veya 6762 say l Türk Ticaret Kanunu'nun 57/1-5. maddesine göre gerçekleflir. fiu durumda, davac Üniversitenin tacir olmamas marka kullan m - na engel olmad gibi, salt bu nedenle kulland tescilli veya tescilsiz markalar n hukuki korumadan yararlanamayaca ndan da söz edilemez. Markalarda spesiyalite prensibi geçerli olup; marka, hangi mal ve hizmet için tescil edilmiflse veya tescilsiz olarak hangi mal ve hizmet için kullan lm flsa, bu mal veya hizmetler yönünden sahibine bu iflaret üzerinde herkese karfl ileri sürülebilecek inhisari haklar verir ve üçüncü kifliler bu iflareti markan n kullan ld mal ve hizmetlerle ayn veya bunlar n benzeri mal veya hizmetler için kullanamazlar. Yeri gelmiflken ifade edilmelidir ki, bu flekildeki izinsiz kullan m; tescilsiz marka yönünden, 6762 say l Türk Ticaret Kanunu'nun 56, 57/1-5. maddesi anlam nda haks z rekabet teflkil ederken, tescilli marka yönünden de 556 say l KHK'n n 61. maddesi gere ince marka haklar na tecavüz oluflturur say l Türk Ticaret Kanunu'nun Dördüncü Fasl nda "Haks z Rekabet" düzenlenmifl olup; Kanun'un 56. maddesinde haks z rekabet; Haks z rekabet, aldat c hareket veya hüsnüniyet kaidelerine ayk r sair suretlerle iktisadi rekabetin her türlü suistimalidir. fieklinde tarif edilmifl; Yine ayn Kanun'un Hüsnüniyet Kaidelerine Ayk r Hareketler bafll kl 57. maddesinin 1. ve 5. bentlerinde ise; "Hüsnüniyet kaidelerine ayk r hareketler hususiyle flunlard r: 1. Baflkalar n veya onlar n emtias n, ifl mahsullerini, faaliyetlerini yahut ticari ifllerini yanl fl, yan lt c veya lüzumsuz yere incitici beyanlarla kötülemek;
38 Yarg tay Kararlar Baflkas n n emtias, ifl mahsulleri, faaliyeti veya ticaret iflletmesiyle iltibaslar meydana getirmeye çal flmak veya buna müsait buiunan tedbirlere baflvurmak, hususiyle baflkas n n hakl olarak kulland ad, unvan, marka, iflaret gibi tan tma vas talariyle iltibasa meydan verebilecek surette, ad, unvan, marka, iflaret gibi tan tma vas talar kullanmak veyahut iltibasa meydan veren mallar, durumu bilerek veya bilmeyerek sat fla arz etmek veya flahsi ihtiyaçtan baflka her ne sebeple olursa olsun elinde bulundurmak..." Hükmüne yer verilmifltir. Buna göre; haks z rekabetten söz edebilmek için kusur, zarar, illiyet ba unsurlar birlikte gerçekleflmelidir. Her iki taraf n da tacir olmas veya her ikisinin de ticari unvan n n bulunmas gibi bir koflul ise aranmam flt r. Baflkas n n kulland ad, unvan, marka, iflaret gibi tan tma vas - talar yla iltibasa meydan verebilecek surette ad, unvan, marka, iflaret gibi tan tma vas talar kullanmak hüsnüniyet kaidelerine ayk r haks z rekabet oluflturur. Somut olaya gelince: Davac vak f üniversitesi At l m Üniversitesi ismi kanunla kurulmufl olup, bu kurulufl kanunuyla birlikte e itim ö retim faaliyetlerinde bulunmakta, dolay s yla bu faaliyetleri kapsam nda "At l m" ibaresini isim olarak kullanmaktad r. Yine, faaliyetlerini de bu ibare alt nda tan tmaktad r. Daval flirketin de, ticari sicil kay tlar na göre faaliyetleri aras nda di- er faaliyetlerin yan s ra, özel anaokulu, orta okul, lise, üniversite açmak, iflletmek gibi faaliyetler de vard r. Görüldü ü üzere, daval n n ticaret siciline kay tl faaliyet alan nda yer alan bu hizmetlerle, davac n n tescilsiz ve tescilli markas kapsam ndaki hizmetleri çak flmaktad r. Her iki taraf n da e itim-ö retim faaliyeti vermeleri nedeniyle daha çok ö renciye sahip olma noktas nda aralar nda rekabet bulundu u belirgindir. Birinin vak f üniversitesi, di erinin flirket olmas bu ticari olguyu de ifltirmeyecektir. TTK'n n 57/1-5 anlam nda davac n n, üzerinde öncelik hakk bulunan "At l m" ibaresinin daval yanca ticari unvan olarak tescili; ayn ibarenin ayn hizmetler için her iki tarafça da kullan lmas nedeniyle, iltibas gerçekleflmifltir. Taraflar n iflaret ve hizmetlerinin ayn olmas n n tüketicideki etkisi, daval n n "At l m" ibaresi ile bafllayan ticari unvan nedeniyle davac üniversitesinin daval flirkete ait olabilece ini veya tersine daval n n okul ve üniversitelerinin de davac ya ait olabilece i düflüncesinin ortaya ç kmas fleklinde gerçekleflebilecektir. Zira, TTK'n n 41. maddesi gere ince daval tüm ticari ifl ve evraklar nda ticari unvan kullanmak ve tescil olunan ticaret unvan n ticari iflletmenin girifl cephesine herkes taraf ndan kolayca görülebilecek bir yerine yaz lmas zorunlulu u vard r. Böylece davac hizmet markas, daval ise ticari unvan olarak ayn ay rt edici iflareti iflyerinin girifl cephesine
39 1538 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 yerlefltireceklerinden tüketicinin üniversite veya okullar n orijinini kar flt rmas kaç n lmaz olacakt r. Taraflar n okullar n n tamam e itim-ö retim kapsam nda kald ndan, bunlar yasal aç dan ayn faaliyet kabul edilir. Daval n n ticari faaliyet alan nda üniversite açmak ibaresinin varl - da gözard edilmemeli, "At l m" ibaresi salt ticari unvanda yer alan bir unsur olarak s n rl biçimde de erlendirilmemelidir. Yine daval n n ticari unvan n n çekirdek k sm, yani yasan n ay rt edici olma koflulunu arad k sm "At l m" sözcü üdür. Faaliyetlerin nitelik ve flirket türünü ifade eden "At l m" sözcü ü d fl ndaki "Fen E itim Sa l k Turizm nflaat Ltd. fiti." bölümü tasviri oldu undan iltibas de erlendirmesinde dikkate al nmaz. Yarg sal uygulama da bu yöndedir. Hal böyle olunca, davac n n ismi ve hizmet markas "At l m" ile, daval n n ticari unvan n n ay rt edici unsuru olan "At l m" aras nda iltibas de erlendirmesi yap ld nda; hem ay rt edici iflaretler hem de hizmetler ayn oldu una göre iltibas n ve dolay s yla da taraflar aras nda rekabet varl, daval n n sonradan tescil ettirdi i ticari unvandaki ibarenin davac n n tescilsiz markas na tecavüz ve haks z rekabet oluflturdu u belirgindir. Marka tescil tarihinden önce "At l m" ibaresinin davac n n üniversite ismi ve tescilsiz marka kullan m öncelik hakk na tecavüzün varl nedeniyle de, daval n n ticari unvan ndan "At l m" ibaresinin terkini koflullar - n n gerçekleflti inin kabulü gerekir. Mahkemenin, ayn hususlara iflaret eden direnme karar usul ve yasaya uygun olup, onanmas gerekir. SONUÇ: Daval vekilinin temyiz itirazlar n n reddi ile, direnme karar n n yukar da aç klanan nedenlerle ONANMASINA ve bakiye temyiz ilam harc n n temyiz edenden al nmas na, gününde oybirli i ile karar verildi.
40 Yarg tay Kararlar 1539 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E: 2007/4-450 K: 2007/449 T: DANIfiIKLI filem SATIfiIN PTAL TASARRUFUN PTAL DAVASI ALACAKLIDAN MAL KAÇIRMA AMACI TASARRUFUN PTAL DAVASI LE DANIfiIKLI filem DAVASI ARASINDAK AYRIM (2004 SY m. 277, 283; 818 SY m. 18; K m. 277, 283) Taraflar aras ndaki sat fl n iptali-bedel davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda, Yerel Mahkemece davan n reddine karar verilmifltir. Yerel Mahkeme, BK n n 18. maddesi gere ince, muvazaa olabilmesi için davac n n bir haktan yoksun b rak lmas gerekti i, ceza ve tazminat davas henüz elde oldu undan do mufl bir hak bulunmad, K'in 277 ve 283. maddeleri yönünden de mevcut bir alaca a karfl l k mal bulunmay fl, alacakl dan mal kaç rma gayesi ortaya konulmad, henüz aciz halinin de bulunmad gerekçesiyle istemin reddine karar verilmifltir. Davac n n muvazaa iddias na dayal olarak açt bu davada icra takibine geçilmesine ve aciz belgesi al nmas na gerek bulunmamaktad r Çünkü K'in 227 vd. maddelerinde iptal davas na konu olan tasarruflar özünde, geçerli olmalar na ra men kanunun icra hukuku yönünden iptaline olanak verdi- i tasarruflard r. O durumda ayr ca muvazaay ileri sürmeye ve ispata gerek yoktur. Bu davada ise davac muvazaal ifllemle kendisinin zararland r ld n ileri sürmektedir. K'in 277 vd. maddelerinde düzenlenen iptal davas aç na hakk davac n n genel hükümlere göre muvazaaya dayanarak dava açmas na engel teflkil etmez. Tasarrufun iptali davalar özel flekle tabidir. Davac olas zarar n önlenmesi için BK'n n 18. maddesinde dayal olarak muvazaa nedeniyle iptal davas açabilir. Taraflar aras ndaki "Sat fl n ptali-bedel" davas ndan dolay yap lan yarg lama sonunda; Bak rköy 7. Asliye Hukuk Mahkemesi nce davan n reddine dair verilen gün ve say l karar n incelenme-
41 1540 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 si davac vekili taraf ndan istenilmesi üzerine, Yarg tay 4. Hukuk Dairesinin gün ve say l ilam ile; (1- Dava konusu araç daval lardan Cengiz ad na kay tl olmad ndan ona husumet yöneltilemeyece ine göre davac n n ad geçene yönelik temyiz itirazlar reddedilmelidir. 2- Di er daval ya yönelik temyiz itirazlar na gelince; davac, daval lardan Fermani'ye ait arac n kar flt trafik kazas nda desteklerinin öldü ünü, ad geçen daval hakk nda tazminat davas açt n, daval n n sahibi oldu u ve kazaya kar flan arac n, do acak tazminattan kurtulmak amac yla dan fl kl (muvazaal ) olarak di er daval Cengiz'e sat p devretti ini bildirerek sat fl n iptali ile trafik kayd n n düzeltilmesini istemifllerdir. Daval lardan Fermani, sat fl s ras nda cezaevinde oldu unu, ailesinde sat fl vekaletnamesi bulundu unu, arac n nas l sat ld n bilmedi ini, di- er daval ise Fermani nin babas ndan noterde düzenlenen senetle arac sat n ald n, tamir ettirip 3-4 ay sonra baflkas na satt n ileri sürerek davan n reddedilmesi gerekti ini savunmufllard r. Yerel mahkemece, Borçlar Yasas n n 18. maddesi gere ince muvazaa olabilmesi için davac n n bir haktan yoksun b rak lmas gerekti i, ceza ve tazminat davas henüz elde oldu undan do mufl bir hak bulunmad, cra ve flas Yasas 'n n 277 ve 283. maddeleri yönünden de mevcut bir alaca a karfl l k mal bulunmay fl, alacakl dan mal kaç rma gayesi ortaya konulmad, henüz aciz halinin de bulunmad gerekçesiyle istemin reddine karar verilmifltir. Karar davac taraf ndan temyiz edilmifltir. Dava, Borçlar Yasas n n 18. maddesinde düzenlenen biçim ile dava konusu ifllemin dan fl kl yap ld (muvazaa) iddias na dayal tasarrufun iptali istemi niteli indedir. Kural olarak üçüncü kifliler, dan fl kl ifllem nedeniyle haklar zarara u rat ld takdirde bu hukuki ifllemlerin geçersizli- ini ileri sürebilirler. Çünkü; dan fl kl bir hukuki ifllem ile üçüncü kiflilere zarar verilmesi, bir haks z eylemdir ve zarar gören üçüncü kifli, sat c ile birlikte hangi durumda olursa olsun mal elinde bulundurana karfl eldeki gibi bir dava açabilir. Ancak, üçüncü kiflilerin dan fl kl ifllem ile haklar n n zarara u rat ld n n benimsenebilmesi için istekte bulunan n, dan fl kl ifllemde bulunanlardan alaca bulunmal ve dan fl kl ifllem o alaca n ödenmesini önlemek amac yla yap lm fl olmal d r. Di er yandan zarara u rad klar n ileri süren üçüncü kiflilerin, dan fl kl ifllemde bulundu u iddia edilen kifli hakk nda tazminat davas açm fl olmalar, bu davan n kabulü için tek bafl na yeterli olmad ndan dan fl kl ifllemde bulunan n, üçüncü kiflilere borçlu olmas ve borcunu ödememek için dan fl kl hukuki ifllem yapm fl olmas gerekir. Davac, desteklerinin Fermani ye arac n çarpmas sonucu ölümü nedeniyle, davaya konu edilen arac n, hükmedilecek tazminattan kurtulmak amac yla, dan fl kl olarak di er daval ya devredildi i iddias ile eldeki bu
42 Yarg tay Kararlar 1541 davay açm flt r. Davac n n bu davadaki amac, açt tazminat davas sonucu kazanaca alaca n alabilmeye yönelik olarak, dan fl kl oldu unu ileri sürdü ü hukuki ifllemlerin kendisi yönünden geçersizli ini sa lamakt r. Davac n n zarar n n deste in ölüm gününde do du unun benimsenmesinde zorunluluk vard r. Ölüme yol açan aleyhine davac taraf ndan tazminat davas aç ld dosyadaki bilgilerden anlafl lmaktad r. Yarg lama sonunda davaya konu edilen sat fl n dan fl kl oldu unun kan tlanmas halinde davac, sat fla konu edilen maldan da alaca n tahsili için yararlanabileceklerdir.ancak, davac n n bu hakk ayni de il flahsi sonuç do uraca ndan, dan fl kl ifllemin kan tlanmas durumunda araç sahibi hakk ndaki tescilin iptaline de il, cra ve flas Yasas n n 283/1. maddesi k yasen uygulanarak, iptal ve tescile gerek olmaks z n arac n haciz ve sat fl na karar verilecektir. Bu davada güdülen amaç da bu oldu undan, davac n n karfl - lanmas gereken bir alaca bulunup bulunmad n n belirlenmesi gerekir. Bunun için de davac n n açt tazminat davas n n sonucu beklenilmen ve ona göre karar verilmelidir. Olaydan k sa bir süre sonra yap lan sat fl n borçtan kurtulmak amac yla yap ld anlafl ld na göre davac n n açt tazminat davas n n sonucu beklenilmeli, o dava sonunda davac n n tahsili gereken bir alaca bulundu u takdirde cra ve flas Yasas n n 283/1. maddesi uygulanmak suretiyle, araca ait tescil kayd n n iptaline gerek olmadan davac n n alaca - n alabilmesini sa lamak için dava konusu arac n haciz ve sat fl n isteyebilmesi yönünde hüküm kurulmal d r. Karar n infaz arac elinde bulunduran n da davada daval olarak gösterilmesi halinde mümkündür. Yukar da aç klanan maddi ve hukuki olgular gözetilmeden, yerinde görülmeyen yaz l gerekçeyle, istemin reddedilmifl olmas usul ve yasaya uygun düflmedi inden karar n bozulmas gerekmifltir ) gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yap lan yarg lama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmifltir. TEMY Z EDEN: Davac vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulunca incelenerek direnme karar n n süresinde temyiz edildi i anlafl ld ktan ve dosyadaki ka tlar okunduktan sonra gere i görüflüldü: Dava, muvazaa iddias na dayal tasarrufun iptali istemine iliflkin olup, yap lan slahla bedel istemine dönüfltürülmüfltür. Davac, daval Fermani'nin kulland arac n tarihinde anne ve babas na çarpmas sonucu anne ve babas n n vefat etti ini, açt klar tazminat davas n sonuçsuz b rakmak amac ile kazaya kar flan arac n tarihinde di er daval Cengiz e sat larak devredildi ini, bu sa-
43 1542 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 t fl n muvazaal olarak gerçeklefltirildi ini ileri sürerek, bu nedenle yap - lan araç sat fl n n iptalini talep etmifltir. Davac tarihli slah dilekçesi ile dava konusu arac n üçüncü kifli konumunda bulunan fiükrü'ye tarihinde sat larak devredildi ini ö rendiklerini belirterek davas n bedele dönüfltürmüfltür. Daval lar davan n reddini savunmufllard r. Mahkemece; iptali istenen tasarrufun yap ld anda henüz do mufl ve oluflmufl bir alaca n varl sözkonusu olmad, aciz halinin de bulunmad belirtilerek davan n reddine karar verilmifltir. Özel Dairece yukar da aç klanan nedenlerle daval lardan Cengiz ad - na kay t olmad ndan ona husumet yönlendirilemeyeceginden, davac - n n ad geçene yönelik temyiz itirazlar n n reddine karar verilmifl ve hüküm di er daval yönünden yukar da aç klanan nedenlerle bozulmufltur. Davac, destekleri olan anne ve babas n n daval lardan Fermani'nin kulland arac n çarpmas sonucu tarihinde ölmesi/nedeniyle, açt tazminat davas nda hükmedilecek tazminat ödemekten kurtulmak amac yla dava konuflu-arac n di er daval Cengiz'e muvazaal olarak devredildi i iddias ile eldeki davay açm flt r. Davac n n bu davay açmaktaki gayesi, açt tazminat davas sonucu kazanaca tazminat alaca n garanti alt na alabilmeye yönelik olarak, muvazaal olarak yap ld n ileri sürdü ü araç sat fl iflleminin kendisi yönünden geçersizli ini sa lamakt r. Hal böyle olunca davac n n zarar n n dolay s yla da alacak hakk - n n desteklerinin ölüm gününde do du u kabul edilmelidir. Davac n n.muvazaa iddias na dayal olarak açt bu davada icra takibine geçilmesine ve aciz belgesi al nmas na gerek bulunmamaktad r. Çünkü cra flas Kanunu nun 277 ve izleyen maddelerinde iptal davas na konu olan tasarruflar özünde geçerli olmalar na ra men kanunun icra hukuku yönünden iptaline imkan verdi i tasarruflard r. O durumda ayr ca muvazaay ileri sürmeye ve ispata gerek yoktur. Bu davada ise davac muvazaal ifllemle kendisinin zararland r ld n ileri sürmektedir. K in 277 vd. maddelerinde düzenlenen iptal davas açma hakk davac n n genel hükümlere göre muvazaaya dayanarak dava açmas na engel teflkil etmez. Tasarrufun iptali davalar özel flekle tabidir. Davac olas zarar n önlenmesi için Borçlar Kanunu nun 18. maddesine dayal olarak muvazaa nedeniyle iptal davas açabilir. Dava konusu araç daval Cengiz taraf ndan tarihinde dava d fl fiükrü'ye sat lm flt r. Davac vekili de bu nedenle davas n tarihinde yapt slah ile bedel davas na dönüfltürmüfltür. Ne var ki, bedele hükmedilebilmesi için arac elden ç karan Cengiz'e de davan n yönlendirilmesi gerekir. Her ne kadar davac davas n kazay yapan Fermani ile birlikte arac ilk sat n alan Cengiz'e yönlendirmifl ise de, yerel mahkemece her iki daval yönünden davan n reddine karar verilmifltir. Karar n temyizi üzerine Özel Dairece daval Cengiz yönünden davac
44 Yarg tay Kararlar 1543 vekilinin temyiz istemi reddedilmekle onun yönünden davan n reddi yönündeki hüküm kesinleflmifltir. Bu durumda daval Cengiz hakk ndaki bedel davas n n infaz kabiliyeti kalmam fl, dava son araç malikine de yöneltilmemifltir. Bu itibarla sonucu itibariyle do ru olan davan n reddi yönündeki yerel mahkeme karar n n yukar da aç klanan nedenlerle onanmas gerekmektedir. SONUÇ: Davac vasisinin temyiz itirazlar n n reddi ile, direnme karar n n yukar da aç klanan nedenlerle ONANMASINA, gerekli temyiz ilam harc peflin al nm fl oldu undan baflkaca harç al nmas na mahal olmad - na, gününde sebebinde oyçoklu u, sonucunda oybirli i ile karar verildi. KARfiI OY YAZISI Dava, aç lm fl veya aç lacak alacak veya tazminat davas n sonuçsuz (karfl - l ks z) b rakmak amac ile kötü niyetli (borçlu) daval ile üçüncü kifli aras ndaki muvazaal mal kaç rmaya iliflkin hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptali davas d r. Söz konusu muvazaal mal kaç rmaya iliflkin ifllemlerin (tasarruflar n) iptali davalar nda yasa koyucu alacakl lar n alacaklar n tahsil edebilmesi için kötü niyetli borçlular ile üçüncü kifliler aras ndaki ifllemlerin (tasarruflar n)iptali için (kesinleflmifl bir alaca n olmas, borçlunun borcunu ödemekten acze düflmesi nedeniyle aciz vesikas n n verilmesi, vs.) gibi koflullar n bulunmas kayd ile K in 277 ve devam maddelerinde düzenleme yapm fl olmas na ra men, Yarg tay 4. Hukuk Dairemizin say n ço unlu u alacak veya tazminat iste i ile aç lm fl bir davan n varl n yeterli görerek, K'in 277 ve devam maddelerinde ön görülen koflullar n varl n n araflt r lmas na gerek görmeyerek aç lan davada borçlu (daval ) oldu u iddia edilen kiflinin alacak veya tazminat n do umu tarihine yak n tarihte üçüncü kiflilerle yapt hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) BK n n muvazaay düzenleyen 18. maddesi gere ince iptal edilmesi görüfl ve düflüncesindedir. Aç lan her davan n yasal dayana n n bulunmas ve davan n aç ld anda davac n n dava açmakta hukuki yarar n n bulunmas dava flartlar ndand r. Usul ekonomisi de nazara al narak dava flartlar n n bulunup bulunulmad n n mahkemece davan n bafl nda re'sen araflt r l p de erlendirilmesi gerekir. Bu anlamda dairemizin say n ço unlunun görüfl ve düflüncesine göre aç lan, K'in 277 ve devam maddelerindeki koflullar tafl mamas na ra men sadece BK n n muvazaay düzenleyen 18. maddesine göre kabul edilen, borçlu oldu u iddia edilen kifli ile üçüncü kifli aras ndaki mal kaç rmaya iliflkin hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptali davalar nda davalar n yasal dayana, davac n n dava açmakta hukuki yarar ve verilen karar n uygulanma (infaz) kabiliyeti yoktur. fiöyle ki, 1- K in 277 ve devam maddelerindeki koflullar tafl mayan hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptali davalar nda dairemizin say n ço unlu unun yasal dayanak olarak kabul etti i BK n n 18. maddesi, tüm muvazaal ifllemlerde uygulanan genel ve ifllemlerin yorumlanmas ile ilgili bir madde olup, tek bafl na bu davalar n yasal dayana n oluflturmaz.
45 1544 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 3 Y l 2008 Yarg tay 4. Hukuk dairemizin say n ço unlu u dahi, BK n n 18. maddesine dayan larak hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptaline iliflkin kararlarda K n n 283. maddesine uygun hüküm kurulmas n aramaktad r. Bu uygulama dahi, BK n n 18. maddesinin aç lan hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptali davalar n n tek bafl na yeterli ve yasal dayana olmad n göstermektedir. Ayr ca, hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptali ile ilgili taleplerde K in maddelerinde düzenlenen ön koflullar aç lan davalarda aranmazken K in 283. maddesine uygun hüküm kurulmas n aramak kanaatimizce çeliflkidir. Yine, dairemizin say n ço unlu unun kabul etti i görüfl ve uygulama do ru kabul edildi i takdirde K in 277 ve devam maddelerinin uygulanma alan kalmaz. Zira, herkes alacak ve tazminat talepleri, ile ilgili açt davalarda alacak veya tazminat n kesinleflmesini, borçlu (daval n n) acze düflmesi nedeniyle aciz vesikas al nmas gibi alaca n takibini zorlaflt ran koflullar gerçeklefltirmeden bu yolla amac na ulaflabilir. Bunun sonucu olarakta K in 277 ve devam maddelerinde ki düzenlemenin, yasa koyucu taraf ndan uygulanmamak üzere düzenlendi ini kabul etmemiz gerekir ki bu durum, yarg n n görevinin yasalar uygulamak oldu una iliflkin prensibe uygun düflmez. 2- Di er yandan (alacak veya tazminat n kesinleflmedi i, aciz belgesinin al nmad, di er bir deyiflle K in 277 ve devam maddelerindeki koflullar n oluflmad haller nazara al nd nda davac n n dava açmakta hukuki yarar da bulunmamaktad r. Halbuki hukuki yarar davan n aç ld anda var olmal d r. leri de hukuki yarar n var olabilme ihtimali dava açmak için yeterli de ildir. Zira, hukuki ifllemin iptali davas n n as l dayana olacak olan alacak veya tazminat davas n n davac lehine sonuçlan p sonuçlanmayaca sonuçlansa dahi borçlunun (daval ) hukuki iflleminin (tasarrufunun) konusu olan mal veya hak haricinde baflka mal ve hakk n n olup olmad, bunlar n davac (alacakl ) n n alaca n karfl lay p karfl lamayaca belli de ildir. Bu belirsizlik hukuki ifllemin (tasarrufun) iptali davas n n aç lmas an nda davac lehine davada hukuki yarar n henüz mevcut olmad n gösterir. 3- Mahkeme kararlar n n yerine getirilmesi (infaz ) bilindi i gibi ancak icra takibi yolu ile olur. K'in 277 ve devam maddelerindeki koflullar aranmadan tasarruflar n iptaline iliflkin verilecek kararlar ortada bir icra takibi olmadan nas l, ne flekilde ve kimin taraf ndan uygulanacakt r? cra hukuku yönünden bu sorulara cevap vermek mümkün de ildir. An lan kararlar n uygulanabilmesi için öncelikle bir alaca n olmas, bu alacakla ilgili icra takibinin yap lmas, takibin kesinleflmesi, borçlunun borcunu karfl layacak paras veya haciz konlacak mal n n olmamas di er bir deyiflle aciz vesikas n n al nm fl olmas gerekir. Aksi halde, aciz vesikas al nana kadar verilen karar n uygulanmas (infaz ) icra ve icra müdürü yönünden mümkün de ildir. K saca, alt yap s olmayan böyle bir tasarrufun iptaline iliflkin karar n uygulanmas, yerine getirilmesi mümkün de ildir. Uygulanmas, mümkün olmayacak bir davan n aç lmas n n ve verilecek karar n bir anlam ve faydas da yoktur. K in 277 ve devam maddelerindeki koflullar n gerçekleflmesine kadar, kötü Niyetli borçlu ile 3. kifli ve di er 3. kifliler aras nda iptale konu mal veya hakk n el de ifltirmesi ve son hak sahibinin iyi niyetli kabul edilmesi halinde alacakl n n alaca n elde edememe gibi bir tehlike ile karfl karfl ya kalabilece i iddias ve bu yönde aç lan davalarda davac n n hukuki yarar vard r fleklindeki gerekçede ka-
46 Yarg tay Kararlar 1545 naatimizce do ru de ildir. Zira, bu iddia ve gerekçeler yasal dayana olmayan davay kabul edilebilir hale getirmedi i gibi, aç lacak alacak ve tazminat davalar ile birlikte K nun 264/1 maddesine göre istenecek ve mahkemece kabul edilecek ihtiyati haciz karar ile yukarda ileri sürülen muhtemel tehlikede ortadan kald r labilir. Her fleye ra men K in 277 ve devam maddelerindeki koflullar aranmadan aç lan hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptali ile ilgili davalar n kabul edilmesinin bir sak ncas da; alacak veya tazminat alacakl s oldu u iddias nda olan davac - n n açm fl oldu u as l alacak veya tazminat davas n kaybetmesi, borçlu oldu u iddia edilen daval n n aciz içinde olmamas, iptale konu mal ve hak haricinde alaca karfl layacak alacak miktar ndan çok daha fazla mal veya hakk n n bulunmas halinde, iptale konu mal veya haklarla ilgili borçlu say lan daval ile üçüncü kiflinin tasarruf haklar n n k s tlanmas sonucu zarara u rayacak olmalar d r. Bu zarar kim karfl layacakt r? Sonuç olarak, K in 277 ve devam maddelerindeki koflullar oluflmadan aç - lacak alacak veya tazminat davalar na dayan larak borçlu (daval ) oldu u iddia edilen kiflilerin alacak veya tazminat hakk n n do um tarihine yak n tarihlerde üçüncü kiflilerle yapt klar hukuki ifllemlerin (tasarruflar n) iptaline iliflkin aç lan davalar n yasal dayana yoktur. BK n n 18. maddesi yeterli ve bu davalar n yasal dayana de ildir. Ayr ca, davac n n iptal davas n açt anda dava açmakta hukuki yarar oluflmam flt r. Alt yap s olmadan bu yönde verilecek karar n icra takibi yönünden uygulanmas ve yerine getirilmesi de mümkün de ildir. Bu flekilde aç lm fl bir davan n kabulü, borçlu ile üçüncü kiflinin zarar na yol açabilece inden bu tür davalar n reddine karar verilmesi düflüncesinde oldu umdan say n ço unlu un görüflüne kat lm yorum. Kamil KANCABAfi 4. Hukuk Dairesi Üyesi
YARGITAY 18. HUKUK DA RES
YARGITAY 18. HUKUK DA RES 2792 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 18. HUKUK DA RES E: 2007/6261 K: 2007/6898 T: 12.07.2007 KAT MÜLK YET HUKUKU ORTAK YERLER KAT MAL KLER N N VE YÖNET
YARGITAY 6. HUKUK DA RES
YARGITAY 6. HUKUK DA RES 354 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2007/7994 K: 2007/9777 T: 24.09.2007 CRA TAK B NE VEK L TARAFINDAN YAPILAN T RAZ SONUCU C- RA MAHKEMES
YARGITAY 15. HUKUK DA RES
YARGITAY 15. HUKUK DA RES YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/6631 K: 2007/710 T: 08.02.2007 MARA AYKIRI NfiAAT ECR M S L UYGULAMASI Ö z e t : mara ayk r olarak yap lan ve y k lmas gereken tafl nmaz n ekonomik
YARGITAY 19. HUKUK DA RES
YARGITAY 19. HUKUK DA RES 432 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2007/2009 K: 2007/5577 T: 31.05.2007 HUKUK YARAR KOfiULU SIRA CETVEL SIRA CETVEL NE T RAZ TEDB
YARGITAY 7. HUKUK DA RES
YARGITAY 7. HUKUK DA RES 2260 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2006/1028 K: 2006/1293 T: 24.04.2006 T CARET HUKUKU T CAR DAVA KAVRAMI HAKSIZ EYLEMDEN DO AN DAVA
YARGITAY 14. HUKUK DA RES
YARGITAY 14. HUKUK DA RES 408 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2007/9988 K: 2007/10710 T: 25.09.2007 TAPU TAHS S BELGES N N N TEL MÜLK YET HUKUKU Özet: Bir mülkiyet
YARGITAY 17. HUKUK DA RES
YARGITAY 17. HUKUK DA RES E: 2006/4384 K: 2006/7879 T: 16.10.2006 HAKSIZ F LDEN DO AN SORUMLULU UN KAPSAMI HASARIN TESP T N N ÖZEL KURUM VE B L RK fi YE YAPTIRILMASI DURUMUNDA YARGILAMA G DERLER Özet:
YARGITAY 1. HUKUK DA RES
YARGITAY 1. HUKUK DA RES YARGITAY 1. HUKUK DA RES E: 2007/9740 K: 2007/11187 T: 21.11.2007 DAVADAN FERAGAT KES N HÜKÜM DAVANIN HER AfiAMASINDA FERAGAT ED LEB LECE KURALI* Özet: Feragat kesin hükmün sonucunu
YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2004/5475 K: 2004/9296 T: 30.12.2004 SATIfi VAAD SÖZLEfiMES N N GERÇEKLEfiME OLANA I MAR PLANLARI (3194 SK. m. 18/son) YARGITAY 14. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Bir tafl nmazda
YARGITAY 2. HUKUK DA RES
YARGITAY 2. HUKUK DA RES 2674 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 2. HUKUK DA RES E: 2005/20742 K: 2006/5715 T: 18.04.2006 M RASÇILIK SIFATI M RASIN NT KAL ZAMAN YÖNÜNDEN UYGULANACAK
YARGITAY 13. HUKUK DA RES
YARGITAY 13. HUKUK DA RES E: 2006/4967 K: 2006/7878 T: 15.05.2006 HAKSIZ AZ L AZ L TAR H NDE GEÇERL OLAN ÜCRET TAR FES ÜZER NDEN HESAPLAMA YAPILACA I (Avukatl k K. m. 164/4) Özet: Haks z olarak azledildi
YARGITAY 15. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 15. HUKUK DA RES E: 2005/1273 K: 2005/6735 T: 20.12.2004 TASARRUFUN PTAL BA IfiLAMA N TEL NDE filem ( K m. 278/2, 283/2) Özet: K nun 278/2. maddesi uyar nca, akdin yap ld s rada, kendi verdi i
Yarg tay Kararlar. yarg tay kararlar. Derleyen: Av. Ertan ren YARGITAY KARARI: T.C. YARGITAY 9.Hukuk Dairesi
yarg tay kararlar Derleyen: Av. Ertan ren Yarg tay Kararlar ESAS NO: 2005/1049 KARAR NO: 2005/31960 KARAR TAR H : 03.10.2005 KARAR ÖZET : BAK YE ÜCRET ALACA INDAN MAHSUP YAPILMASI Davac, dava konusu dönemde
YARGITAY 19. HUKUK DA RES
YARGITAY 19. HUKUK DA RES 2380 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2005/10187 K: 2005/12550 T: 15.12.2005 CRA HUKUKU FLASIN ERTELENMES FLASIN ERTELENMES NDE TEMY
YARGITAY 20. HUKUK DA RES
YARGITAY 20. HUKUK DA RES 2386 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 20. HUKUK DA RES E: 2006/7421 K: 2006/10706 T: 17.07.2006 TÜKET C HUKUKU TÜKET C HAKLARINA L fik N DAVALAR HER K
YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI
KARAR ELEfiT R S YASAL FA Z UYGULAMASI VE B R YARGITAY KARARI KARAR ELEfiT R S Av. MEHMET BAYRAKTAR* I- G R fi 2003, 2004 ve 2005 Mali Y l Bütçe Kanunlar ile; 3095 say l Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine
YARGITAY 11. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2003/13571 K: 2004/8341 T: 16.09.2004 KAMU ALACA ININ TAHS L NDE ZLENECEK YÖNTEM (6183 SK m. 1, 54) Özet: Kamu alaca n n tahsili konusunda özel takip olana bulunuyor ise, genel
YARGITAY 8. HUKUK DA RES
YARGITAY 8. HUKUK DA RES YARGITAY 8. HUKUK DA RES E: 2004/8393 K: 2005/1976 T: 15.3.2005 KARAYOLLARI GENEL MÜDÜRLÜ ÜNE VE VAKFA A T TAfiINMAZ KAZANDIRICI ZAMANAfiIMI VAKIFTA TAV Z BEDEL MUTASARRIFINA
YARGITAY 14. HUKUK DA RES
YARGITAY 14. HUKUK DA RES E: 2006/7776 K: 2006/10511 T: 05.10.2006 fiarta BA LI SÖZLEfiME HÂSILAT K RASI SÖZLEfiMEN N FASINDA MKÂNSIZLIK OBJEKT F VE SÜBJEKT F MKANSIZLIK TARAF KUSURU HAKSIZ FES H K RACININ
YARGITAY 7. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 7. HUKUK DA RES E: 2003/2233 K: 2003/2670 T: 29.9.2003 ORTAKLI IN G DER LMES DAVASI TAfiINMAZ ÜZER NDE B NA BULUNMASI A D YET N TESP T DAVASI (3561 SK. m. 13/j) YARGITAY 7. HUKUK DA RES KARARLARI
İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61
T.C YARGITAY 10.HUKUK DAİRESİ Esas No. 2013/1737 Karar No. 2013/7836 Tarihi: 15.04.2013 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2014/1 İlgili Kanun / Madde 506 S. SSK/61 YURT DIŞI HİZMET BORÇLANMASINDA YAŞLILIK
GAZ OSMANPAfiA CRA HUKUK MAHKEMES
BOZMADAN ÖNCEK KARAR GAZ OSMANPAfiA CRA HUKUK MAHKEMES E: 2004/798 K: 2004/819 T: 05.10.2004 fiikayet eden vekili: Silivri Asliye Hukuk Mahkemesi nin 2003/560 esas say l 20.02.2004 günlü ara karar gere
4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari
4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari Mustafa CER T* I. G R fi Bu yaz da 1479 say l yasaya göre yafll l l k, malullük ve ölüm
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. ARISTO 88 ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE 1. KONU 213 say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK) 142, 143,
Yarg tay Kararlar. yarg tay kararlar. Derleyen: Av. Ertan ren
yarg tay kararlar Derleyen: Av. Ertan ren Yarg tay Kararlar ESAS NO: 2003/15449 KARAR NO: 2004/5354 KARAR TAR H : 18.03.2004 KARAR ÖZET : BEL RL SÜREL fi SÖZLEfiMES YLE ÇALIfiAN fiç N N FARK KIDEM TAZM
YARGITAY 6. CEZA DA RES KARARLARI
YARGITAY 6. CEZA DA RES KARARI E: 2003/19318 K: 2004/5509 T: 5.5.2004 SAHTE BELGELERLE TRAF E TESC L SAHTE RUHSAT VE PLAKA ALINMASI EYLEM NDE TRAF K MÜfiAV RL N N SORUMLULU U Z NC RLEME SAHTEC L K SUÇLARI
KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M?
KIDEM TAZM NATI TAKS TLE VE SENETLE ÖDENEB L R M? Resul KURT* I. GENEL B LG LER flçi ve iflveren aras nda önemli sorunlara yol açt görülen k dem tazminat, iflçinin iflyerine ve iflverene sadakatle hizmeti
YARGITAY 3. HUKUK DA RES
YARGITAY 3. HUKUK DA RES 2226 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 YARGITAY 3. HUKUK DA RES E: 2005/1913 K: 2005/2338 T: 08.03.2005 KAT MÜLK YET HUKUKU B RDEN ÇOK PARSEL ÜZER NDE KURULU S TELER
CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI
İlgili Kanun / Madde 818 S.BK/158-161 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2009/17762 Karar No. 2011/19801 Tarihi: 30.06.2011 CEZAİ ŞARTIN TEK YANLI KARARLAŞTIRILAMAYACAĞI ÖZETİ Cezai şart öğretide,
- 429 - 04.05.2011 gün, Esas:2011/9-193 Karar:2011/269
- 429-04.05.2011 gün, Esas:2011/9-193 Karar:2011/269 Fazla çalışmanın ispatı Temyiz talebinde hukuki yarar Özet: Fazla çalışmayı ispat yükü, fazla çalışma yaptığını iddia eden işçiye ait olup, fazla çalışma
YARGITAY 13. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 13. HUKUK DA RES E: 2002/12143 K: 2003/1022 T: 03.02.2003 TELLALLIK SÖZLEfiMES NDEN CAYAN ALICININ YÜKÜMLÜLÜ Ü (BK m. 161/son) Özet: Tellall k sözleflmesinden cay lmas halinde vazgeçen al c n
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/6-2249 K. 2015/1362 T. 15.5.2015
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2013/6-2249 K. 2015/1362 T. 15.5.2015 * KİRA SÖZLEŞMESİNDEN KAYNAKLANAN ALACAĞA AYLIK %10 GECİKME FAİZİ UYGULANABİLECEĞİ (3095 S.K.'nun Akdi Faiz Oranı Yönünden Bir
SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R?
HAKEMS Z YAZILAR MAL PART T ME ÇALIfiMALARDA DENEME SÜRES NASIL HESAP ED MEL D R? I. Girifl: Erol GÜNER * Sürekli bir ifl sözleflmesi ile ifle giren iflçi, ifli, iflvereni ve iflyerindeki iflçileri tan
YARGITAY 11. HUKUK DA RES
YARGITAY 11. HUKUK DA RES YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2005/12919 K: 2006/13384 T: 18.12.2006 S GORTA HUKUKU S GORTA fi RKET N N TEMERRÜDÜ KUSUR RAPORLARI ARASINDA ÇEL fik GARANT FONU VE S GORTACININ SORUMLULU
YARGITAY 6. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 6. HUKUK DA RES E: 2006/2112 K: 2006/3863 T: 19.04.2005 PAYLI TAfiINMAZ F L TAKS M ÖNALIM HAKKI DÜRÜSTLÜK KURALI EYLEML PAYLAfiMA (TMK. m. 2) Özet: Önal m davas na konu olan pay n iliflkin bulundu
Bireysel Emeklilik Sisteminden Ç k flta Uygulanan Vergi Stopaj na liflkin Son Geliflmeler. BFS - 2009/16 stanbul, 02.09.2009
Bireysel Emeklilik Sisteminden Ç k flta Uygulanan Vergi Stopaj na liflkin Son Geliflmeler BFS - 2009/16 stanbul, 02.09.2009 Bireysel Emeklilik Sistemi nden ç k flta uygulanan vergi kesintisi ile ilgili
YARGITAY 3. HUKUK DA RES
YARGITAY 3. HUKUK DA RES E: 2005/2650 K: 2005/5986 T: 31.05.2005 NEDENS Z ZENG NLEfiME BORÇLUNUN TEMERRÜDÜ FA Z N BAfiLANGIÇ TAR H Özet: Nedensiz zenginleflmede, zenginleflen ister iyiniyetli ister kötüniyetli
Yargıtay Kararları YARGITAY HUKUK GENEL KURULU. Derleyen: Av. Dr. Ertan İREN ESAS NO: 2009/9-232 KARAR NO: 2009/278 KARAR TARİHİ: 17.06.
Yargıtay Kararları Derleyen: Av. Dr. Ertan İREN - Av. Arzu GÖKALP Derleyen: Av. Dr. Ertan İREN YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO: 2009/9-232 KARAR NO: 2009/278 KARAR TARİHİ: 17.06.2009 İLGİLİ MEVZUAT:
HAFTALIK ÇALIfiMA SÜRES SAAT ARASINDAK fiç LER HAFTA TAT L ÜCRET NE HAK KAZANIR MI?
HAFTALIK ÇALIfiMA SÜRES 31 45 SAAT ARASINDAK fiç LER HAFTA TAT L ÜCRET NE HAK KAZANIR MI? Erol GÜNER* I. G R fi: Hafta tatili Türkiye de 1924 y l nda ç kar lan Hafta Tatili Kanunu ile düzenlenmifltir.
YARGITAY 4. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 4. HUKUK DA RES E: 2004/3851 K: 2004/12047 T: 21.10.2004 VAROLMAYAN BORÇ Ç N CRA TAK B YAPILMASI K fi L K HAKLARINA SALDIRI MANEV G DER M Özet: Borcun tamam n n ödenmesine karfl n, borçluya ve
YARGITAY 11. HUKUK DA RES
YARGITAY 11. HUKUK DA RES 2752 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2005/11496 K: 2006/11948 T: 20.11.2006 T CARET HUKUKU KASKO S GORTA S GORTA fi RKET N N RÜCU
YARGITAY 12. HUKUK DA RES
YARGITAY 12. HUKUK DA RES YARGITAY 12. HUKUK DA RES E: 2008/2115 K: 2008/4731 T: 11.03.2008 FA Z HUKUKU YASAL FA Z REESKONT FA Z KAVRAMININ KALDIRILMIfi OLDU U (3095 SK m. 1) Özet: 3095 Say l Yasan n 1.
Yarg tay Kararlar. yarg tay kararlar. Derleyen: Av. Ertan ren
yarg tay kararlar Derleyen: Av. Ertan ren Yarg tay Kararlar T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO: 2005/9-753 KARAR NO: 2005/12 KARAR TAR H : 02.02.2005 KARAR ÖZET : Türk Tabipler Birli i taraf ndan
YARGITAY 9. HUKUK DA RES
YARGITAY 9. HUKUK DA RES 2272 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 5 Y l 2007 E: 2003/5607 K: 2003/18351 T: 30.10.2003 fi HUKUKU HUSUMET BAK YE SÖZLEfiME SÜRES DAVACININ BAfiKA B R fite ÇALIfiMASI (BK
YARGITAY 11. HUKUK DA RES
YARGITAY 11. HUKUK DA RES 378 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 82 Say : 1 Y l 2008 YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2002/6240 K: 2002/11024 T: 28.11.2002 ÖZEL S GORTA HUKUKU ZORUNLU TRAF K S GORTASI MAL K OLMAYAN
İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2, 3, 6 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/6638 Karar No. 2014/11489 Tarihi: 07.04.
452 Yargıtay Kararları Çalışma ve Toplum, 2015/4 İlgili Kanun / Madde 4857 S. İşK. /2, 3, 6 T.C YARGITAY 9. HUKUK DAİRESİ Esas No. 2012/6638 Karar No. 2014/11489 Tarihi: 07.04.2014 ASIL İŞVEREN ALT İŞVEREN
YARGITAY 8. CEZA DA RES KARARI
YARGITAY 8. CEZA DA RES KARARI YARGITAY 8. CEZA DA RES E: 2007/4584 K: 2007/4112 T: 24.05.2007 SEÇENEKL ADL PARA CEZASI CEZALARIN NFAZ REJ M CEZANIN N TEL K DE fit RMES (TCK m 50/1-a, 52 CGT K m 106/3)
YARGITAY 11. HUKUK DA RES
YARGITAY 11. HUKUK DA RES YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2005/2623 K: 2006/2586 T: 13.03.2006 YABANCI D LDE YAZILMIfi KANIT USULÜNE UYGUN OLARAK TERCÜME ED LME ZORUNLULU U Özet: Yabanc dilde yaz lm fl olan
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI
4/A (SSK) S GORTALILARININ YAfiLILIK AYLI INA HAK KAZANMA KOfiULLARI Resul KURT* I. G R fi Ülkemizde 4447 say l Kanunla, emeklilikte köklü reformlar yap lm fl, ancak 4447 say l yasan n emeklilikte kademeli
1 6/01/2004 tarihli say l Resmi Gazete de yay mlanan ve 01/05/2004
NfiAAT TAAHHÜT filer NDE VE ÖZEL NfiAATLARDA ASGAR fiç L K B LD R M UYGULAMASINDA SON DURUM ( L fi KS ZL K BELGES ) Recep SEL MO LU Yeminli Mali Müflavir 1 6/01/2004 tarihli 25348 say l Resmi Gazete de
YARGITAY 13. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 13. HUKUK DA RES E: 2002/13932 K: 2003/2014 T: 27.2.2003 KATMA DE ER VERG S NE TAB K RA filemler VERG YÜKÜMLÜSÜ (3065 SK m l, 3/f, 8, 9) Özet: Katma De er Vergisine tabi kiralama ifllemlerinde
YARGITAY 12. HUKUK DA RES KARARLARI
E: 2005/9889 K: 2005/12847 T: 14.06.2005 KAMB YO TAK B NDE UYGULANACAK FA Z ORANLARI Özet: Takipten önce, alacakl n n yapt faiz hesab na borçlu itiraz etmemiflse; o faiz oran geçerlidir. Takipten sonras
T.C. D A N I Ş T A Y İdari Dava Daireleri Kurulu. Esas No:2005/374 Karar No:2007/103
T.C. D A N I Ş T A Y İdari Dava Daireleri Kurulu Esas No:2005/374 Karar No:2007/103 Özeti : Disiplin cezası vermeye yetkili amir ve kurulların; öncelikle, ilgililerin geçmiş hizmetleri ile sicil durumlarına
YARGITAY 13. HUKUK DA RES
YARGITAY 13. HUKUK DA RES YARGITAY 13. HUKUK DA RES E: 2002/2584 K: 2002/4338 T: 18.4.2002 ELEKTR K ABONEL ESK ABONEN N BORÇLARI YEN ABONEN N HAKLARI ELEKTR K DARES N N SÖZLEfiME YAPMA ZORUNLU U (*)(**)(***)
G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl
220 ÇEfi TL ADLARLA ÖDENEN C RO PR MLER N N VERG SEL BOYUTLARI Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi G ünümüzde bir çok firma sat fllar n artt rmak amac yla çeflitli adlar (Sat fl Primi,Has lat Primi, Y l Sonu skontosu)
4 904 say l Türkiye fl Kurumu Kanunu (4904, 2003) ile istihdam n korunmas na,
mali ÇÖZÜM 145 fi-kur A VER LMES GEREKL BELGELER VE UYGULANACAK DAR PARA CEZALARI Resul KURT* I- G R fi 4 904 say l Türkiye fl Kurumu Kanunu (4904, 2003) ile istihdam n korunmas na, gelifltirilmesine,
YARGITAY 11. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2004/3278 K: 2004/12563 T: 20.12.2004 TAfiIYICININ SORUMLULU UNUN SINIRI GASP NEDEN YLE ZAY OLAN EfiYA (TTK. m. 781/1) YARGITAY 11. HUKUK DA RES KARARLARI Özet: Tafl y c kendi
Y at r mlar n ve istihdam n teflviki amac yla haz rlanan 5084 say l Yat r mlar n
5084 SAYILI YASA GERE SOSYAL S GORTA PR M fiveren H SSES NE HAZ NE KATKISI Ali TERZ O LU Sigorta Müfettifli I. G R fi Y at r mlar n ve istihdam n teflviki amac yla haz rlanan 5084 say l Yat r mlar n ve
S on dönemde ifl mevzuat ndaki idari yapt r mlar s k s k de iflikli e u ramaktad r.
mali ÇÖZÜM 235 fi KANUNU ALANINDAK YAPTIRIMLARIYLA SOSYAL GÜVENL K REFORMU VE ST HDAM PAKET Tevfik BAYHAN* I- G R fi S on dönemde ifl mevzuat ndaki idari yapt r mlar s k s k de iflikli e u ramaktad r.
Hukuk Genel Kurulu 2014/454 E., 2016/481 K. "İçtihat Metni"
Hukuk Genel Kurulu 2014/454 E., 2016/481 K. "İçtihat Metni" Taraflar arasındaki tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda;... Mahkemesince davanın kabulüne dair verilen 01.03.2013 gün ve 2012/1155
KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER
KOOPERAT F GENEL KURUL TOPLANTISINA KATILMA VE OY HAKKI BULUNAN K MSELER Merdan ÇALIfiKAN* I. G R fi 1163 say l Kooperatifler Kanunu na göre kooperatiflerin zaruri 3 organ bulunmaktad r. Bunlardan en yetkili
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/3-686 K. 2016/18 T
T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E. 2014/3-686 K. 2016/18 T. 20.1.2016 TEDBİR NAFAKASI İSTEMİ (Tarafların Gerçekleşen Ekonomik ve Sosyal Durumları İle Günün Ekonomik Koşullarına Göre Takdir Edilen Nafaka
Avrupa Adelet Divanı
Avrupa Adelet Divanı Avrupa Adalet Divanı Çev: Alpay HEKİMLER * Karar Tarihi : 22.11.2012 Sayısı : C-385/12 Kısmi süreli çalışan işçilerin diğer işçilere oranla daha uzun süreli emeklilik sigortasına prim
5520 SAYILI KANUNA GÖRE KOOPERAT FLERDE VERG MUAF YET
mali ÇÖZÜM 259 5520 SAYILI KANUNA GÖRE KOOPERAT FLERDE VERG MUAF YET Kürflat ÖDEN* I-G R fi T icaret flirketleri ticari bir organizasyon içinde kar sa lamak amac ile kurulup, elde ettikleri kar ortaklar
Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır.
Mahkemece, davalı işçinin eylemli çalışması bulunmadığı gerekçe gösterilerek istek hüküm altına alınmıştır. Karar davalı vekilince temyiz edilmiştir. Dosya içeriğindeki maddi bulgulara göre; taraflar arasında
01.01.2016-31.12.2016 TARİHLERİ ARASI ASGARİ ÜCRETE UYGULANACAK DEVLET DESTEĞİ HAKKINDA BİLGİ NOTU
01.01.2016-31.12.2016 TARİHLERİ ARASI ASGARİ ÜCRETE UYGULANACAK DEVLET DESTEĞİ HAKKINDA BİLGİ NOTU EMİNE ERDEM MEVZUAT ANALİZ - ŞUBAT 2016 - İSTANBUL TİCARET ODASI 1 01.01.2016 31.12.2016 TARİHLERİ ARASI
F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme
S GORTA KOM SYON G DER BELGES mali ÇÖZÜM 171 Memifl KÜRK* I-G R fi: F inans sektörleri içinde sigortac l k sektörü tüm dünyada h zl bir büyüme göstermifltir. Geliflmifl ekonomilerde lokomotif rol üstlenen
Ü lkemizde hizmet akdiyle çal flanlar n, çal flma iliflkilerini düzenleyen üç
mali ÇÖZÜM 233 DEN Z ÇALIfiANLARINA ÖDENECEK KIDEM TAZM NATI VE HESAPLANMASI Ali TEZEL* I-Girifl Ü lkemizde hizmet akdiyle çal flanlar n, çal flma iliflkilerini düzenleyen üç ana Kanun bulunmaktad r. Bunlardan
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle
B anka ve sigorta flirketlerinin yapm fl olduklar ifllemlerin özelli i itibariyle bu ifllemlerin üzerinden al nan dolayl vergiler farkl l k arz etmektedir. 13.07.1956 tarih 6802 say l Gider Vergileri Kanunu
BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U
BELGES Z MAL BULUNDURULMASI VEYA H ZMET SATIN ALINMASI NEDEN YLE KDV SORUMLULU U Cengiz SAZAK* 1.G R fi Bilindi i üzere Katma De er Vergisi harcamalar üzerinden al n r ve nihai yüklenicisi, (di er bir
YARGITAY HUKUK GENEL KURULU
YARGITAY KARARLARI YARGITAY HUKUK GENEL KURULU 2614 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY HUKUK GENEL KURULU E : 2006/9-374 K : 2006/382 T : 1 4. 0 6. 2 0 0 6 fi HUKUKU FAZLA ÇALIfiMA
kitap Bireysel fl Hukuku fl Hukuku (Genel Esaslar-Bireysel fl Hukuku)
kitap Bireysel fl Hukuku Prof. Dr. Öner Eyrenci, Porf. Dr. Savafl Taflkent ve Prof. Dr. Devrim Ulucan n birlikte haz rlad klar Bireysel fl Hukuku isimli kitab n ikinci bas s fiubat ay nda Legal Yay nevi
Yat r m ndirimi le lgili Vergi Mahkemesi Karar ve 2009 Y l Kurumlar Vergisi Beyan nda Yat r m ndirimi stisnas. BFS /03 stanbul,
Yat r m ndirimi le lgili Vergi Mahkemesi Karar ve 2009 Y l Kurumlar Vergisi Beyan nda Yat r m ndirimi stisnas BFS - 2010/03 stanbul, 26.04.2010 Anayasa Mahkemesi, 15.10.2009 tarih ve 2006/95 Esas, 2009/144
KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU
KULLANILMIfi B NEK OTOMOB L TESL MLER N N KDV KANUNU KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: Bilindi i üzere 3065 say l Katma De er Vergisi Kanununun Verginin konusunu teflkil eden ifllemler bafll
YARGITAY ONB R NC CEZA DA RES KARARLARI
YARGITAY ONB R NC CEZA DA RES KARARLARI Ceza Dairesi Kararlar 1709 TC YARGITAY ONB R NC CEZA DA RES E: 2006/8061 K: 2007/6413 T: 08.10.2007 RESM EVRAKTA SAHTEC L K HAK YOKSUNLU U LEHE HÜKÜM Özet: Yap lan
ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU. K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN
ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN ARAMAYA L fik N HÜKÜMLER N N DURUMU K l c n yapamad n adalet yapar. KANUN SULTAN SÜLEYMAN 80 ARAMALI VERG NCELEMES NDE CEZA MUHAKEMELER KANUNU NUN
KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER
KDV BEYAN DÖNEM, TAKV M YILININ ÜÇER AYLIK DÖNEMLER OLAN MÜKELLEFLER Bülent SEZG N* 1-G R fi Katma de er vergisinde vergilendirme dönemi, 3065 Say l Katma De- er Vergisi Kanununun 39 uncu maddesinin 1
YARGITAY 11. HUKUK DA RES
YARGITAY 11. HUKUK DA RES YARGITAY 11. HUKUK DA RES E: 2003/8955 K: 2004/3556 T: 5.4.2004 UZAMIfi CEZA ZAMANAfiIMI S GORTACININ SORUMLULU U* (2918 S KTK m. 109) Özet: Trafik Yasas n n 109. maddesine dayan
UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - FİNANSAL KİRALAMA
UZUN SÜRELİ ARAÇ KİRALAMA - Uzun süreli kiralama, ariyet ve rehin gibi hallerde aracı elinde bulunduran işleten sayılır. Aracı işleten ise, kusursuz sorumluluk kurallarına göre zarardan sorumludur. Finansal
YATIRIM ND R M HAKKINDAK ANAYASA MAHKEMES KARARININ DE ERLEND R LMES
YATIRIM ND R M HAKKINDAK ANAYASA MAHKEMES KARARININ DE ERLEND R LMES mral DURAN* I- G R fi Anayasa Mahkemesi taraf ndan verilen bir Karar ile 5479 say l Gelir Vergisi Kanunu, Amme Alacaklar n n Tahsil
1 93 say l Gelir Vergisi Kanunu nun 75 inci maddesi ile hüküm alt na al nd
mali ÇÖZÜM 227 B REYSEL EMEKL L K PLANLARI VE B R K ML S GORTA POL ÇELER NDE, S GORTALININ VEFATI ÜZER NE YAPILACAK ÖDEMELER N VERG KANUNLARIMIZ KARfiISINDAK DURUMU Bülent SEZG N* 1-G R fi: 1 93 say l
YARGITAY 19. HUKUK DA RES KARARLARI
YARGITAY 19. HUKUK DA RES E: 2004/2804 K: 2004/12066 T: 06.12.2004 MENF TESP T DAVASI ALACAKLI YARARINA TAZM NATIN KOfiULU ( K m. 72/4) Özet: Menfi tespit davas nda alacakl yarar na tazminata hükmolunmas
K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve
ÖZEL MATRAH fiekl NE TAB ALKOLLÜ ÇK SATIfiLARINDA SON DURUM H.Hakan KIVANÇ Serbest Muhasebeci Mali Müflavir I. G R fi K atma de er vergisi, harcamalar üzerinden al nan vergilerin en geliflmifl ve modern
T.C. ANKARA 2. İDARE MAHKEMESİ ESAS NO : 2011/1810 KARAR NO : 2012/280
DAVACI: ULUSAL KANAL İLETİŞİM HİZ. SAN.. VE TİC. A.Ş. VEKİLİ : Av. MEHMET NURİ AYTEKİN, İstiklal Cad. No:73-75 Sekban İş Merk. K:3 D:6 Beyoğlu/İSTANBUL DAVALI: RADYO VE TELEVİZYON ÜST KURULU- VEKİLİ: Av.
DAVACI : Nesrin Orhan Şahin vekilleri Av.Serap Yerlikaya ve Av.İlter Yılmaz
ZİYNET (ALTIN) EŞYASI İSPAT YÜKÜ. T.C. YARGITAY HUKUK GENEL KURULU ESAS NO : 2012/6-1849 KARAR NO : 2013/1006 KARAR TARİHİ:03.07.2013 Y A R G I T A Y İ L A M I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Gölcük 1. Asliye
ORHAN YILMAZ (*) B- 3095 SAYILI YASADA YAPILAN DE fi KL KLER:
YASAL TEMERRÜT FA Z ORHAN YILMAZ (*) A- G R fi: Bilindi i üzere, gerek yasal kapital faizi ve gerekse yasal temerrüt faizi yönünden uygulanmas gereken hükümler, 19.12.1984 gün ve 18610 say l Resmi Gazete
SOSYAL GÜVENL K REHBER. SSK BAfiKANLI I
SOSYAL GÜVENL K REHBER Resul KURT SSK BAfiKANLI I Sigorta Müfettifli Hüseyin FIRAT SMMM SMMMO Baflkan Yard mc s MAYIS 2005 1 Yönetim Merkezi ve Yaz flma Adresi: SMMMO Kurtulufl Caddesi No: 152 Kurtulufl
H ZMET AKD LE ÇALIfiANLARIN T BAR H ZMET SÜRES NE OLACAK?
H ZMET AKD LE ÇALIfiANLARIN T BAR H ZMET SÜRES NE OLACAK? Cevdet CEYLAN* I-G R fi tibari hizmet süresi; a r, riskli ve sa l a zararl ifllerde fiilen çal flan ve bu ifllerin risklerine maruz kalan sigortal
YARGITAY 10. HUKUK DA RES
YARGITAY 10. HUKUK DA RES 2738 STANBUL BAROSU DERG S Cilt: 81 Say : 6 Y l 2007 YARGITAY 10. HUKUK DA RES E: 2005/10659 K: 2005/13867 T: 26.12.2005 fi HUKUKU ÖLEN S GORTALININ AYLIKLARININ BANKA KARTIYLA
Ancak İş-Kur lara bu konu ile ilgili bakanlıktan gelen bilgi notu var.
Sayı : 2016 037 İstanbul, 2016 Konu : Yarım Çalışma Ödeneği ------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------------- Sn. İlgili;
YABANCI PARALAR LE YABANCI PARA C NS NDEN ALACAK VE BORÇLARIN DÖNEM SONLARI T BAR YLE DE ERLEMES
YABANCI PARALAR LE YABANCI PARA C NS NDEN ALACAK VE BORÇLARIN DÖNEM SONLARI T BAR YLE DE ERLEMES brahim ERCAN* 1- G R fi Bilindi i üzere, yabanc paralar n de erlemesi, 213 Say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK)
VERG NCELEMELER NDE MAL YET TESP T ED LEMEYEN GAYR MENKUL SATIfiLARININ, MAL YET N N TESP T NDE ZLEN LEN YÖNTEM
VERG NCELEMELER NDE YET TESP T ED LEMEYEN GAYR MENKUL SATIfiLARININ, YET N N TESP T NDE ZLEN LEN YÖNTEM Fatih GÜNDÜZ* I-G R fi Son y llarda ekonomide meydana gelen olumlu geliflmelerle gayrimenkul piyasas
G elir Vergisi Kanunu nun 94 ncü maddesi gere ince yap lan gelir vergisi
JOKEYLERE VE JOKEY YAMAKLARI LE ANTRENÖRLERE ÖDENEN ÜCRETLER ÜZER NDEN YAPILAN GEL R VERG S TEVK FATININ BEYAN VE ÖDEME SÜRES NE L fik N SORUN Dr. Ahmet Kavak Yeminli Mali Müflavir I - KONU G elir Vergisi
