I - PROGRAM GELİŞTİRMEYE GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR
|
|
|
- Eren Olgun
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 I - PROGRAM GELİŞTİRMEYE GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR 1. EĞİTİM Eğitim: Bireyin davranışlarında kendi yaşantısı yoluyla ve kasıtlı olarak, kalıcı izli istendik davranış değişikliği meydana getirme sürecidir. Kendi yaşantısı yoluyla bireyin yaparak-yaşayarak öğrenmesi kastedilmektedir. Eğitim açısından yaşantılar iki türlüdür. Yaşanılmış yaşantı; bireylerin birbirleriyle olan etkileşimleri sonucundaki etkinliklerin tümüdür. Kazanılmış yaşantı; ise bu etkileşim neticesinde bireyde iz bırakan ve bireyin davranışında değişiklik oluşturan etkinliklerdir. Yani kazanılmış yaşantı neticesinde bireylerde öğrenme gerçekleşir. Kasıtlı ifadesi istenen davranışı ortaya çıkartmak, istenmeyen davranışı ortadan kaldırmak, planlı programlı olarak kastedilmektedir. İstendik davranıştan hedefler (kazanımlar) kastedilir. İnsanların diğer insanları kasıtlı (planlı, programlı) kültürleme sürecine de eğitim denilmektedir. Eğitim bir sistemdir ve sistemi oluşturan dört değişken vardır. Bunlar girdi, işlem, çıktı ve dönüttür. - Girdi; sistemin hedefini gerçekleştirebilmek için gerekli olan her şeydir (Öğrenci, öğretmen, yönetici, personel, araç-gereç, öğrencilerin mevcut bilgi ve becerileri, para vb). - İşlem; girdinin işlenmesi yani öğrenmenin gerçekleştirilmek istendiği boyuttur (Öğretim etkinlikleri, öğretmen kılavuzluğu, öğrenci katılımı, zaman, strateji, yöntem ve teknikler). - Çıktı; öğretim süreci sonunda ortaya konan tüm ürünlerdir (Öğrencilerde meydana gelen davranış değişikliği, kültürel ve sosyal kazanımlar, ekonomik kazanımlar, istenmeyen davranışlar). - Dönüt; sistemin çıktılarına göre girdi veya işlem boyutunda iyileştirme amacıyla yapılan çalışmalardır (Sistemin işleyişinde gerçekleşen tüm düzeltme, iyileştirme ve yenileme etkinlikleri). Bu değişkenlerin durumlarına göre eğitim; açık (bütün değişkenler var), yarı açık (dönüt yoktur) ve kapalı (yeterli girdi ve çıktı yoktur; dolayısıyla dönütte yoktur) olmak üzere üç türlüdür. Çağdaş eğitim açık sistemdir. Eğitimin özellikleri ise şunlardır: Eğitim bir davranış değiştirme (kasıtlı ve istendik) sürecidir. Bireyin kendi yaşantısı yoluyla gerçekleşir (yaşantı üründür). Bir süreçtir. Bireylere toplumsal normları kazandırır. 2. EĞİTİM-KÜLTÜR İLİŞKİSİ Kültür: Bir toplumun sahip olduğu maddi ve manevi her şeyidir. Eğitim bir noktada bireyi kasıtlı kültürleme sürecidir. Kültürleme: Kültürel değerlerin bireylere aktarılma sürecidir. Bireyin doğumdan ölüme kadar toplumun istek ve beklentilerine uyacak şekilde etkilenmesi ve değiştirilmesidir. Kültürleme, eğitimden daha geniş bir anlam içerir. Eğitim, kültürlemenin kasıtlı, amaçlı veya istendik şartlandırmalarını içermektedir (kasıtlı kültürleme). Oysa kültürleme bilinçsiz, yaygın, kendiliğinden, rastgele, bireysel öğrenmeleri ve şartlandırmaları da içerir. Kültürleme üç türlüdür: Zoraki kültürleme, gelişigüzel kültürleme ve kasıtlı kültürleme. a) Zoraki Kültürleme: Bireye hür iradesi dışında kültürel değerlerin zoraki olarak kabul ettirilmesidir. Mesela; siyasi partilerin görüşlerini propaganda aracılığıyla empoze etmeye çalışması, beyin yıkaması. b) Gelişigüzel kültürleme: Bireylere plansız, sistemsiz ve gelişigüzel bir biçimde kültürel değerlerin benimsettirilmesi. Mesela; aile içinde örf, adet, gelenek ve göreneklerin çocuklarına öğretilmesi. c) Kasıtlı kültürleme: Kültürel değerlerin planlı ve kasıtlı bir şekilde bireylere aktarılmasıdır. Mesela; formal eğitim (okullarda verilen eğitim gibi). Tarihi, coğrafi vb. bilgilerin okullarda öğretilmesi. Kültürlenme: Bireylerin, içinde bulundukları kültürel unsurları benimseyerek o kültüre katılmasına denir. Kültürleşme: Farklı kültürlerin karşılıklı etkileşimi ile gerçekleşen serbest kültür alış-verişidir. Başka bir ifadeyle farklı toplumlardaki bireylerin karşılıklı olarak kültürel etkileşimde bulunmasıdır KPSS: Türk erkeğiyle evli olan yabancı bir kadın eve girerken ayakkabılarını çıkarmayı, büyüklerin elini öpmeyi ve misafirperverliği öğrenir. Türk erkeği ise eşinden pizza yapmayı ve değişik dans figürleri öğrenir. Bu durum neye örnektir? (Cevap: kültürleşmeye örnektir). Eğitim, kültürün aktarılmasında önemli bir araçtır. Eğitim, toplumun kültürünü etkileyen ve kültürden etkilenen bir yapıya sahiptir. Bu nedenle eğitim, kültürel değerlerin izlerini taşır. Eğitim, kültüre göre değişime karşı daha az direnç gösterir. Eğitimin ana amacı kültürü aktararak kültürün devamını sağlamaktır. Bu aktarma işi kasıtlı (planlı, programlı) kültürleme ile gerçekleştirilir
2 3. EĞİTİM TÜRLERİ 1-) Formal Eğitim: Amaç ve kuralları önceden belirlenerek planlı ve programlı olarak yürütülen eğitimdir. Formal eğitim, eğitimin kurumsallaştırılmış halidir. Bireyde davranış değişikliği meydana getirmek üzere bilinçli, planlı, kontrollü ve kasıtlı bir biçimde öğretim ortamı düzenlenir. Öğretmen gibi profesyonel kişiler tarafından verilir. Varılmak istenen hedefler önceden bellidir. Olumlu (istendik) davranışlar kazandırmak esastır. Belli bir mekân ve ortam gereklidir. Örgün eğitim ve yaygın eğitim olmak üzere ikiye ayrılır. a) Örgün Eğitim: Okul çatısı altında düzenli olarak yapılan eğitimdir. Belli bir yaş gruplarına yöneliktir (homojenlik) ve süreklilik (birbirini takip eden kesitlerden oluşması) göstermektedir. Okulöncesi eğitimden yükseköğretime kadar olan basamakları kapsamaktadır. Birini atlayıp bir sonrakinden devam edilemez. b) Yaygın Eğitim: Örgün eğitime hiç girmemiş, örgün eğitimin herhangi bir basamağından ayrılmış ya da örgün eğitimi tamamlamamış veya bir meslekte çalışan bireylere yönelik olarak yapılan eğitimdir. Her yaş grubuna yayılmış eğitimdir (heterojenlik) ve süreklilik göstermez. Mesela; Halk eğitim kursları (çıraklık eğitimi, nakışelişi, okuma-yazma ve dil kursları), hizmet içi eğitimler, açık öğretim, açık lise, uzaktan eğitim. Sargın eğitim: Sargın eğitim, örgün ve yaygın eğitim dışında kalan, bireylerin günlük yaşamda içinde belli bir eğitim almadan kendiliğinden gerçekleştirdiği öğrenme faaliyetleridir. Mesela; bireyin kendiliğinde çorap, halı ve kilim örmeyi öğrenmesi. Hizmet içi eğitim: Kişilerin hizmetteki verim ve etkinliklerinin artırılmasını, gelişmeye yol açan bilgi, beceri ve tutumların zenginleştirilmesini amaç edinen ve kurumların genel çalışma düzenini sürekli olarak etkileyen eğitimdir. Mesela; MEB tarafından düzenlenen akıl tahta kullanımı, bilgisayar kursu eğitimleri. Hizmet öncesi eğitim: Kamu kurum veya kuruluşlarında çalışmaya hak kazanmış ancak henüz işe başlamamış bireylere yapacakları işi pekiştirmeleri için verilen eğitimdir. Halk eğitimi: Yetişkinlerin hayat standartlarını yükseltmek, sorunlarını çözebilmelerine ve yaşadıkları toplumun kalkınmasına katkıda bulunmalarına yardımcı olmak amacıyla düzenlenen eğitimdir. İş başında eğitim: Herhangi bir işte çalışan bireylerin, çalıştıkları iş ortamından ayrılmadan işle ilgili gelişmeleri öğrendikleri eğitimdir. Uyarı: Hizmet içi ve hizmet öncesi eğitimi, halk eğitiminden ayıran temel fark; bir kurumun kendi çalışanları için iş odaklı (kendi mesleklerinin direkt gerektirdiği bilgi ve becerilerle ilgili) bir program çerçevesinde bu eğitimlerin gerçekleşmesidir. Oysa halk eğitimde bireyler daha çok kendi meslekleri (ihtisas alanları) dışında bir eğitim almaktadır. Hizmet içi ve hizmet öncesi eğitimlere kimin katılacağı bir üst kurum tarafından kararlaştırılır. Yani bireyin özgürlüğünde değildir bu eğitimlere katılıp katılmamak. Oysa halk eğitim kurslarına bireyler, kendi kişisel tercihleri ile bağımsız olarak katılmaktadır. Uyarı: Örgün eğitimi, yaygın eğitiminden ayıran temel fark; birbirini takip eden kesitlerden oluşması (süreklilik) ve belli yaş gruplarına yönelik (homojenlik) olmasıdır. 2-) İnformal Eğitim: Gelişigüzel, plansız, programsız ve günlük yaşam içinde kendiliğinden gerçekleşen eğitimdir. Birey çevresindeki bireylerden (arkadaş, aile) ve iletişim araçlarından etkilenerek bu eğitimi kazanır. Yer ve zaman önceden belli değildir ve değişebilir. İnformal eğitim (öğrenmeler) olumluda olumsuz da gerçekleşebilir. Öğreten kişi, uzman olmayabilir. Daha çok gözlem ve taklit yoluyla gerçekleşir. FORMAL EĞİTİM İNFORMAL EĞİTİM 1) Planlı, programlıdır. Planlı, programlı değil, gelişigüzeldir. 2) Çoğunlukla öğretmen tarafından planlanır, öğretim yoluyla gerçekleşir. Yani öğreticiler profesyoneldir. Planlı olmadığı için, bulunulan ortama göre şekillenir. Öğreticiler profesyonel değildir. 3) Başlangıçtan sonuna kadar kontrollü ortamlarda Bireyin yaşadığı kontrollü ya da kontrolsüz her ortamda gerçekleşir. gerçekleşir. 4) Çoğunlukla okul vb. yerlerde oluşur. Yani mekân İşyerinde, arkadaş grubu içinde, okulda, kısaca yaşamın belirlidir. her anında oluşur. 5) Amaç, bireylere olumlu davranış kazandırmaktır. Olumlu davranışlar yanında istenmeyen davranışlarda Hedefler önceden bellidir. oluşabilir. Hedefler belli değildir. 6) Ölçme ve değerlendirme süreci belirlidir. Süreç içerisinde ölçme ve değerlendirme yapılmaz. 7) Amaca yönelik olarak hazırlanmış ders araç ve gereçleri kullanılır. Profesyonelce hazırlanmış ders araç ve gereçleri yoktur. 8) Eğitim sürecinin sonunda katılımcılara belge verilir. Eğitim süreci bir belgeyle sonuçlandırılmaz.
3 4. PROGRAM: Hedeflere ulaşmak için yapılan etkinliklerin düzenlendiği süreçtir. 5. ÖĞRENME, ÖĞRETME VE ÖĞRETİM Öğrenme: Yaşantı ürünü ve nispeten kalıcı izli davranış değişiklikleridir. Bireyin yaşantısının, bireyde bıraktığı kalıcı izdir. Öğrenmenin olabilmesi için bireyin davranışında değişiklik olması, yaşantı sonucunda meydana gelmesi ve belli bir süre (nispeten) kalıcı olması gerekir. Öğretme: Öğrenmeyi kılavuzlama ve yönlendirme işidir. Yani öğrenmeyi yapma işidir. Öğretim: Bireye istendik davranış kazandırma amacıyla amaçlı, planlı ve programlı olarak yürütülen eğitim süreçlerin tümüdür. Yani öğretim, öğretme işinin yapıldığı süreci ifade eder. Öğretme genelde eğitim kurumlarında (okul gibi) yerlerde gerçekleştirilir. Okulun üç önemli temel öğesi vardır: 1. Öğrenci. 2. Öğretmen 3. Programdır. Öğretimin en temel unsuru ise öğrencidir. Eğitim öğretim arasındaki farklar Eğitim, öğretime göre daha kapsamlıdır. Eğitim, tüm yaşamı kapsayan bir süreçken öğretim yaşamın belli bir döneminde gerçekleştirilir. Eğitim zaman yönünden kapsamlı ve çok boyutlu iken öğretim zaman yönünden kesitli ve sınırlıdır. Eğitimde bilgi dâhil her türlü tecrübe (formal, informal etkinlikler) üzerinde durulurken, öğretimde ise daha çok bilgi (formal etkinlikler) üzerinde durulur. Eğitimde etkileşim çok çeşitli iken öğretimde planlı, programlı ve güdümlüdür. Yani öğretimde yönlendirilmiş öğrenmeler (sadece kasıtlı eğitim) varken, eğitim kendiliğinden öğrenmeleri de içerir. Eğitim öğretim arasındaki benzerlikler Hem eğitim hem de öğretim, içinde bulunulan toplumdan ve kültüründen etkilenir ve etkiler. Her ikisi de yerel, ulusal ve uluslararası özellikler taşır. Her ikisi de birer süreci ifade eder. Öğrenme Eğitim Öğretim Öğrenme hayat boyu devam eder ve eğitimi kapsar. Eğitim öğretimi kapsar. Eğitim plansız programsız da olabilir ve bir kısmı günlük hayatta gerçekleşir. Ama öğretim okullarda planlı programlı olarak yapılır. 6. TÜRK MİLLİ EĞİTİMİNİ DÜZENLEYEN GENEL (YASAL) DÜZENLEMELER 3 Mart 1924 de çıkarılan Tevhid-i Tedrisat Kanunu, 1961 de yürürlüğe giren 222 Sayılı İlköğretim ve Eğitimi Kanunu ve 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu (1973) ile belirlenmiştir. İlköğretim ve Eğitim Kanunu Eğitim-öğretimin işleyişi ile ilgili konuları düzenleyen, okul statülerini ve türlerini belirleyen kanundur. Milli Eğitim Temel Kanunu Bu kanunla Türk Milli Eğitim sisteminin yapısı oluşturulmuş, eğitim kurumları örgün ve yaygın olmak üzere iki alt başlığa ayrılarak düzenlenmiştir. Türk Milli Eğitimi nin genel amaç ve temel ilkeleri Milli Eğitim Temel Kanunu ile belirlenmiştir. Bu kanunda öğretmende bulunması gereken üç nitelik de şöyle belirtilmiştir: özel alan bilgisi, meslek bilgisi (formasyon) ve genel kültür. Ayrıca öğretmenlik mesleği genel yeterlikleri 6 yeterlik alanı, 31 alt yeterlik ve 233 performans göstergesi belirlenmiştir. 6 yeterlik alanı; öğrenciyi tanıma, öğrenme ve öğretme süreci, okul aile ve toplum ilişkileri, program ve içerik bilgisi, kişisel ve mesleki değerler meslek gelişim, öğrenmeyi gelişimi izleme ve değerlendirme
4 7. TÜRK MİLLİ EĞİTİMİN GENEL AMAÇLARI 1) Atatürk ilke ve inkılâplarını benimseyen, Atatürk milliyetçiliğine bağlı; TC karşı görev ve sorumluluklarını bilen ve bunları davranış haline getiren iyi yurttaşlar yetiştirmek 2) Beden, zihin, ahlak, ruh ve duygu bakımlarından dengeli ve sağlıklı şekilde gelişmiş bir kişiliğe sahip, bireysel anlamda kendini geliştirmiş, yapıcı, yaratıcı ve verimli kişiler yetiştirmek 3) Bireylerin ilgi ve kabiliyetlerini geliştirerek hayata hazırlamak ve bir meslek sahibi olmalarını sağlamak 8. TÜRK MİLLİ EĞİTİMİN TEMEL İLKELERİ 1-) Genellik ve eşitlik: Eğitim kurumları dil, ırk, cinsiyet ve din ayrımı gözetmeksizin herkese açıktır. Eğitimde hiçbir zümreye, aileye, sınıfa veya kişiye ayrıcalık tanınamaz. 2-) Ferdin ve toplumun ihtiyaçları: Millî Eğitim hizmeti, Türk vatandaşlarının istek ve yetenekleri ile Türk toplumunun gereksinimlerine göre düzenlenir. 3-) Yöneltme: Fertler eğitimleri süresince ilgi ve yeteneklerine göre çeşitli programlara ve okullara yöneltilerek yetiştirilir. Millî Eğitim sistemi bu yönlendirme doğrultusunda düzenlenir. Yöneltme işinde rehberlik hizmetlerinden objektif ölçme ve değerlendirme metotlarından yararlanılır. 4-) Eğitim hakkı: Temel eğitim görmek her Türk vatandaşının hakkıdır. Temel eğitimden sonra vatandaşlar ilgi ve yetenekleri doğrultusunda eğitim kurumlarından faydalanır. 5-) Fırsat ve imkân eşitliği: Eğitimde herkese kadın-erkek ayrımı yapmaksızın eşit olanak verilir. Parasız yatılılık, burs, kredi ve başka yollarla yoksul olan öğrencilere eğitim olanağı verir. 6-) Süreklilik: Fertlerin yaşam boyu genel ve meslekî eğitimlerinin devamı esastır. Gençlerin eğitimi yanında hayata ve iş alanlarına olumlu bir şekilde uymalarına yardımcı olmak üzere yetişkinlerin sürekli eğitimini sağlamak için gerekli tedbirleri almak da bir eğitim görevidir KPSS: Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, bireylere evlilik öncesinde evliliğe uyum eğitimi vermeyi planlamaktadır. Planlanan bu eğitim Türk Millî Eğitimi nin temel ilkelerinden hangisini daha çok desteklemektedir? (Cevap: Süreklilik) 7-) Atatürk İnkılâp ve İlkeleri ve Atatürk Milliyetçiliği: Atatürk inkılâp ve ilkeleri ve ana yasada tanımını bulmuş olan Türk milliyetçiliği tüm ders programlarında temel alınır. Millî kültürün bozulup, yozlaşmadan kendimiz özgü şekli ile evrensel kültür içinde korunup geliştirilmesine ve öğretilmesine önem verilir. 8-) Demokrasi eğitimi: Atatürk milliyetçiliği ne aykırı olmamak kaydıyla günlük siyasî tartışmalara karışmadan yurttaşların sahip olması gereken demokrasi bilinci, yurt dönemine ait bilgi, anlayış ve davranışlar eğitim kurumlarında verilmeye çalışılır. 9-) Lâiklik: Türk Millî Eğitiminde lâiklik esastır. Din kültürü ve ahlâk öğretimi ilköğretim okulları ile lise ve dengi okullarda okutulan zorunlu dersler arasında yer alır. 10-) Bilimsellik: Eğitim metotları ve ders araç ve gereçleri, bilimsel ve teknolojik esaslara, yeniliklere, çevre ve ülke ihtiyaçlarına göre sürekli olarak geliştirilir. 11-) Plânlılık: Millî Eğitim programları, iktisadî, sosyal ve ekonomik kalkınma hedeflerine uygun olarak tüm alanlarda modernleşmeyi ve teknolojik gelişmeyi sağlayacak meslekî ve teknik eğitime ağırlık verecek şekilde plânlanır. 12-) Karma eğitim: Okullarda kız-erkek karma eğitim yapılması esastır. Ancak koşullara göre bazı okullar yalnızca kızlara ya da erkeklere ayrılabilir. 13-) Okul ve aile iş birliği: Okul ve aile arasındaki iş birliği eğitim kurumlarının amaçlarının gerçekleşmesini kolaylaştırır. Bu amaçla okullarda okul-aile birlikleri kurulur. Bu kurumun kuruluş ve işleyişi Millî Eğitimin yönetmeliklerince düzenlenir. 14-) Her yerde eğitim: Millî Eğitimin amaçları yalnız resmî ve özel eğitim kurumlarında değil, aynı zamanda evde, çevrede, iş yerinde, her yerde ve her fırsatta gerçekleştirilmeye çalışılır. 9. EĞİTİMİN TEMEL İŞLEVLERİ 1-) Bireysel İşlevi: Bireyin kendini gerçekleştirmesine yardım etmek ve bunu gerçekleştirmesi için bireye uygun ortamlar hazırlamak. Daha farklı ifadeyle; bireyin, beden, zihin ve ruhsal yapısını geliştirmek, bireye meslek kazandırmaktır. 2-) Toplumsal ve Kültürel İşlevi: Eğitimin amacı kültürü yeni nesillere aktarmaktır. Bu şekilde bireyin topluma uymasına yardımcı olur. Bireyin toplumsallaştırılmasını sağlar. Eğitim kültürel değişmeyi sağlar ve yeni kuşaklara aktarır. Bireyi sosyal gelişime hazırlar. Bireyin sosyal ilişkilerini ve becerilerini geliştirir. 3-) Ekonomik İşlevi: İhtiyaç duyduğu nitelik ve nicelikte insan gücü, bilinçli üretici ve tüketici yetiştirmektir. 4-) Siyasal İşlevi: Toplumun insan yetiştirme düzenine uygun olarak ülkenin anayasal yapısını koruyan bireyler yetiştirmek, girişken insan yetiştirmek, lider ve bilinçli seçmen yetiştirmektir. Bireylere, demokratik yaşamın gerektirdiği bilgi, davranış ve tutumlar kazandırmaktır. 5-) Gizil İşlevi: Eş seçme, iyi bir ebeveyn olma, çevre genişletme ve tanıdık sağlama, statü kazandırma, işsizliği önleme, çocuğun ekonomik sömürüsünü önleme, suç önleme gibi gizil işlevleri vardır
5 II - PROGRAMLARIN AŞAMALI SINIFLANDIRILMASI A- PROGRAMLARIN AŞAMALI SINIFLANDIRILMASI 1. EĞİTİM PROGRAMI (Müfredat, Yetişek): Öğrenene, okulda ve okul dışında planlanmış etkinlikler yoluyla sağlanan öğrenme yaşantıları düzeneğidir. Okulda öğretilen her şeydir, öğretilecek içeriktir, hedef davranışlar grubudur. Okulun ve öğretmenin yol göstericiliği altında okul içi ve dışındaki bütün öğrenmeleri ve öğretim faaliyetlerini içine alır. Okullardaki dersler (öğretim), rehberlik çalışmaları, geziler, sağlık çalışmaları, eğitsel kol çalışmaları, spor aktiviteleri gibi çalışmalar eğitim programı içerisinde yer alır. Eğitim programı diğer bütün programları kapsar. EĞİTİM PROGRAMININ TEMEL ÖĞELERİ 1) Hedef (Amaçlar, Öğrenci Kazanımları) Niçin? sorusuna cevap aranır. 2) İçerik (Muhteva/Konu) Ne? sorusuna cevap aranır. 3) Eğitim Durumları (Öğretme Öğrenme süreci) Nasıl? sorusuna cevap aranır. 4) Ölçme ve Değerlendirme (Sınama Durumları) Ne kadar? sorusuna cevap aranır. EĞİTİM PROGRAMININ TEMEL ÖZELLİKLERİ 1) İşlevsel olmalıdır: Konu ve etkinliklerin gerçek yaşamda yeri olmalı, bireysel ve toplumsal ihtiyaçları karşılamalı, bireyin yeteneklerini ortaya çıkarmalı, geliştirmeli yani fonksiyonel olarak işe yaramalıdır. 2) Uygulanabilir ve uygulayıcılara yardımcı olmalıdır: Programlar bilimsel, ekonomik, toplumsal yapı ile çelişmeyen nitelikte ve aynı zamanda uygulayıcısı olan öğretmenlere rehberlik edecek şekilde açık, anlaşılır ve uygulanabilir nitelikte olmalıdır. Kullanışlı ve gerçekçi bir biçimde düzenlenmelidir. Uyarı: İşlevsellik; programın hayatta uygulanabilmesi, uygulanabilirlik; programın kendisinin uygulanabilmesi olarak ifade edilebilir. 3) Çerçeve program özelliği olmalıdır: Bir program öğretim sürecindeki etkinliklere ve konulara genel hatlarıyla yer vermeli, ayrıntıya çok inmemelidir. Programdaki ana çizgi bütün ülke okullarında aynı olmalıdır. Mesela; Bütün ilköğretim 6.sınıf Türkçe dersinde genel başlıkların aynı olması çerçeve ile ilgilidir. 4) Esnek olmalıdır: Program okulun ve bölgenin özelliklerini, öğrencilerin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerini göz önüne alabilme olanağını öğretmene sağlamalıdır. Fakat ana çerçeveden kopulmadan bu yapılmalıdır. Mesela; Türkiye nin sahil şeridindeki yerleşimlerde balıkçılıktan ve turizmden örnekler verilebilirken, Türkiye nin iç ve orta kesimlerinde tarım ve hayvancılıktan örnekler verilmesi esnekliğe örnektir. 5) Değişmez ve genel olmalıdır: Eğitim programlarının ana hatları ve temel işlevleri değişmez özelliğe sahiptir. Programın esnekliği, programın amaçlarını ve temel işlevlerini değiştirmez. Bu yüzden ki programlar tüm bireyler için geçerli olacak nitelikte ögeler içerir. Mesela; 19 Mayıs tarihini içine alan hafta tüm Türkiye de gençlik haftası olarak yer alır. Bu amaçla gerçekleştirilen etkinlikler aynı zaman diliminde ve aynı amaca dönük gerçekleştirilir. 6) Devletin (MEB in) ve toplumun amaç, değer ve isteklerine uygun ve uyumlu olmalıdır: Mesela; Ülkemizdeki programların Atatürk ilke ve inkılaplarına bağlı bireyler yetiştirmek üzere hazırlanmış olması. 7) Bilimsel olmalıdır: Eğitim programları bilimsel ilkelere göre hazırlanmalı ve bilimsel sürece göre uygulanmalıdır. Ayrıca iyi bir eğitim programı bilimsel bilgiyi de kullanarak öğrencilerin bütün alanlardaki gelişimini destekleyici nitelikte olmalıdır. Mesela; Ülkemizde kullanılan yeni ilköğretim programlarının öğrenci merkezli anlayışı benimsemesi bilimsel araştırmalar neticesinde ve bilimsel sürece bağlı olarak gerçekleşmiştir. 8) Yenilenebilir (dinamik) olmalıdır: İyi bir eğitim programının ulusal ve uluslararası bölgelerdeki değişimlere dayalı olarak yenilenebilmesi gerekir. Gelişmeler sürekli takip edilmeli ve programlara yansıtılmalıdır. Mesela; Eğitim programlarında yapılan tüm değişiklikler programların dinamiklik özelliğine örnektir. EĞİTİM PROGRAMININ YARARLARI 1) Eğitim faaliyetlerine/etkinliklerine yön verir. 2) Aynı eğitim basamaklarındaki okullarda amaçların aynı yönde gerçekleşmesini sağlar (eşgüdümü sağlar). 3) Eğitimde verimi ve niteliği artırır. Bu sayede öğrenmeyi kolaylaştırır (Program/plan zamandan ve enerjiden tasarruf sağlar.). 4) Öğretim etkinliğini artırır. 5) Öğretim sürecine standartlık sağlar. 6) Mesleğe yeni başlayan öğretmenlere rehberlik eder. Eski öğretmenlerinde değişme ve gelişmelerine ayak uydurmalarını sağlar
6 2. ÖĞRETİM PROGRAMI: Eğitim programlarının hedeflerini (öğrencilere kazandırılmak istenen bilgi beceri tutum ve davranışlar) okulda gerçekleştirmek için ders kümeleri halinde planlanan programdır. Program geliştirme denildiğinde somut olarak geliştirilen program, öğretim programıdır. Öğretim programlarının geliştirilmesiyle eğitim programı oluşturulur. Mesela; Matematik dersinin öğretim programı, Türkçe dersinin öğretim programı, Tarih dersinin öğretim programı. Sonuç olarak okulun eğitim programı oluşur. Eğitim programına göre kapsamı dar ancak daha ayrıntılıdır KPSS: Öğretmenler, yıllık plan, ünite planı ve günlük plan hazırlarken öncelikle öğretim programlarını göz önünde bulundurmalıdır. 3. DERS PROGRAMI: Sadece bir derse (disipline) ait programdır. Öğretim programında yer alan bir dersin, hedeflerinin (ünite veya konuların) bireye nasıl kazandırılacağını gösteren tüm etkinliklerin yer aldığı bir plandır. Bir dersin amacı, içeriği, öğrenme-öğretme süreçleri ve değerlendirmeden oluşan programdır. 4. ÜNİTELENDİRİLMİŞ YILLIK PLAN: Öğretim yılı süresince ders vermekle yükümlü olunan sınıflarda, program uyarınca belli üniteleri ya da konuları hangi aylarda yaklaşık olarak ne kadar zamanda işleyeceklerini gösteren, zümre öğretmenler kurulu ya da şube öğretmenler kurulu tarafından ortak olarak hazırlanarak ders yılı başında okul yönetimine verilen çalışma planıdır. 5. DERS PLANI: Bir ders için o dersle ilgili eğitim programlarında yer alan ve birbirleriyle ilişkili öğrenci kazanımlarını bir ya da birkaç ders saatinde işlenecek konu örüntüsünü, konuya ilişkin deney, tartışma soruları, proje ve ödevleri, uygulama çalışmalarını, ders araç-gerecini içine alan birinci dereceden sorumlu olduğu zümre öğretmenleri ile şube öğretmenlerinin ortak katkısıyla ders öğretmenlerince önceden hazırlanan plandır. Ders planı eğitim-öğretim programına, ders programına ve ünitelendirilmiş yıllık plana göre hazırlanır. Uyarı: Eğitim programı öğrenme için her türlü etkinliği içerirken öğretim programı sadece okulda öğretilecekleri içerir. Ders programı ise öğretim programını oluşturan derslerin her birinin ayrıntılı halidir. 6. ÖRTÜK (GİZLİ, İNFORMAL) PROGRAM: Yazılı çizili olmayan ders dışı etkinlikleri de içine alan bu program türü, eğitim programında yer almayan fakat öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına karşılık verecek, onların gelişimlerine katkı sağlayacak, beklentilerini karşılayacak etkinliklerin planlanmasına olanak sağlayan programdır. Okul dışı faaliyetler örtük program çerçevesinde ele alınır. Örtük program resmi programda (yazılı) yer alan amaç ve etkinlikleri kapsamaz. Örtük program; öğretmeöğrenme sürecinde ortaya çıkan bilgileri, düşünceleri, değerleri, tutumları, inançları, uygulamaları, uygulamalar sonucunda öğrencide ortaya çıkan bütün özellikleri, okulun düzeni, kuralları, disiplin anlayışı, fiziki çevresi (okul bahçesi, kantini, koridoru, spor salonu) ve psikolojik çevresi (okul ve sınıf iklimi), yöneticilerin ve öğretmenlerin öğrencilere verdikleri bütün iletileri kapsar. Tüm öğretim kademelerinde örtük program vardır. Bu program okuldaki sosyal ve psikolojik etkileşimle oluşan yan ve informal öğrenmeleri kapsar. Bu program kapsamındaki öğrenmeler resmi programı destekleyici yapıda da olabilir, resmi programla çelişen yapıda da olabilir. Yani bu öğrenmeler olumlu da olabilir olumsuz da olabilir KPSS: Aşağıdakilerden hangisi, okulun örtük amaçlarıyla en az ilgilidir? (Cevap: Öğrencilerin ihtiyaç duydukları bilgileri öğretmek) 2012 KPSS: Öğrencilerin öğrenmelerinde; okul bahçesi, koridor, kantin, spor salonu ortamları önemlidir. Bu ortamlarda kullanılan dil, iletişim, giyim, yeme-içme biçimi sınıf içi öğrenmelerinden farklı öğrenmelere yol açabilir. Bu durumu ne en iyi ifade eder? (Cevap: Bu özellikler en iyi örtük programı yansıtır). Jackson: Örtük program, resmi olmayan veya açıkça ifade edilmemiş fakat öğrencilerin ulaşmalarının beklendiği mesajlardır. Öğrencilerin toplumsal hayata uyumunu sağlama, onları sağlıklı bir şekilde geleceğe hazırlama görevi üstlenen norm ve değerleri kapsayan süreçtir. Martin ve Gordon: Örtük program amaçlanmayan öğrenme ürünleridir. Neo-Marksistler: Örtük program eğitim sisteminin yapısı nedeniyle ortaya çıkan kapalı mesajlardır. Kapalı mesajlar; resmi programda söz edilmemiş sosyal, politik görüş ve değerleri öğreticilerin yönlendirilmesiyle kazandırdıkları hedeflerdir KPSS: Yaşam boyu öğrenme merkezlerinde, her yaşta bireyin fiziksel ve zihinsel gelişimi dikkate alınarak çeşitli yaşam becerileri kazanması amaçlanır (Bu merkezlerdeki uygulama örtük program kapsamında). Uyarı: Yazılı-çizili olmayan ders dışı etkinlikleri de içine aldığından resmi programa göre daha kapsamlıdır. Ayrıca informal öğrenmeler örtük programda daha iyi gerçekleştirilebilir (2011-KPSS). Uyarı: Eğitim ve öğretim programları ile karıştırılmamalıdır. Eğitim programında okul içi ve dışı tüm etkinlikler önceden belli iken, örtük programda belli değildir. Ayrıca örtük programda uygulama farklılıkları da söz konusudur
7 B- POSNER VE PROGRAM GELİŞTİRMEDE YENİ TANIMLAMALAR Program boyutları konusunda Elliot Eisner, Maria Haris ve George J. Posner gibi eğitim programcıları çeşitli tanımlamalarda bulunmuşlardır. Eisner ve Harris üç program boyutu veya program görünüşü tanımlamasında bulunmuştur. Bunlar; Resmi program, Örtük program ve İhmal edilen program Posner bunlara ek olarak iki yeni program boyutu daha eklemiştir: Uygulamadaki program ve ekstra program Böylece eğitim programı boyutları ya da görünüşleri; 1. Resmi program (açık, yazılı) 2. Uygulamadaki program (öğretilen, gerçekleştirilen) 3. İhmal edilen program (atlanan, görmezden gelinen) 4. Örtük program (gizli, informal, üstü kapalı) 5. Ekstra program (fazladan program) olarak beş biçimde tanımlanmıştır: 1. Resmi program (açık, yazılı): Okulun ve öğretmenlerin kazandırması, öğrencilerin kazanması gereken eğitim beklentilerini tanımlayan programdır. Ayrıntılı ve ideal özellikleri taşıyan programdır. Öğretmenler bu yazılı programdan yola çıkarak öğrenme-öğretme sürecini planlar ve resmi programdaki ilke ve açıklamalara göre uygulama yaparlar. Bu programın özellikleri; a) Yazılıdır. b) Resmidir. c) Tasarıdır. d) Teoriktir. e) Açıktır, ilan edilmiştir. f) Standarttır. g) Okulun kasıtlı eğitim amaçlarını açıklar. h) Ölçülüp değerlendirilebilir. 2. Uygulamadaki program (öğretilen, gerçekleştirilen): Okulda öğretmen elinde hayat bulan programdır. Resmi programı okulun ve öğretmenin algılayışı ve uygulayışı ile ilgilidir. Resmi programın somut gerçekleşen ve gözlenen boyutudur. Resmi programda yazılanlar harfiyen hayata geçmeyebilir veya yazılanlardan çok daha fazlası ortaya çıkabilir. Uygulanan program resmi programda yazılanlara yakın da olabilir, yazıların azı da olabilir. Uyarı: Resmi program teoriktir. Oysa bu uygulanan program pratiktir. Resmi program standarttır ancak uygulanan program okuldan okula farklılık gösterebilir. 3. İhmal edilen program (atlanan, görmezden gelinen): Resmi programın kasıtlı, bilinçli bir biçimde öğretilmeyen, atlanan, eksik bırakılan, üstün körü geçiştirilen boyutlarını oluşturur. Sınavda soru çıkmayan konular, dersler, ortalamaya katılmayan dersler, kısa vadede yarar getirmeyen duyuşsal özellikler, güzel sanatlar, estetik, yaratıcılık vb gibi program boyutları çeşitli nedenlerle ihmal edilebilir. Okulun, öğretmenlerin, öğrencilerin yaklaşımları bunda etkilidir. Ayrıca okulun sahip olduğu imkânlar da bunda etkili olmaktadır. Mesela; deney yapacak yeri ve malzemesi olmayan bir okulda fen dersleri geçiştirilebilir. 4. Örtük program (gizli, informal, üstü kapalı): Üst bölümde bu konu anlatılmıştır. 5. Ekstra program (fazladan program): Resmi programın dışındaki planlı sosyal, kültürel, sportif, sanatsal etkinliklerdir. Resmi programın dışındaki ve yukarıda sayılan programların hiçbirisinin kapsamına girmeyen okul korosu, okul bandosu, okul orkestrası, drama çalışmaları, öğrenci toplulukları ve kulüpleri, atölye çalışmaları, konferanslar vb çalışmalardan oluşur. Bu etkinlikler resmi program dışıdır. Ancak planlıdır. Öğretmenlerin gözetim ve rehberliği altında yapılır. Bu program kapsamındaki etkinlikler tüm öğrencilere yöneliktir. Ancak katılımlar seçmeli ve gönüllüdür. TOPLU ÖRNEK: Bir öğretmenin yıllık planda 10 Kasım da Anıtkabir ziyaretine yer vermesi resmi program, planda yer aldığı üzere 10 Kasım da öğrencilerini Anıtkabir e götürmesi uygulamadaki program, okulun Atatürkçülük kulübünün herhangi bir tarihte tasarlayarak Anıtkabir i ziyaret etmesi ekstra program, sınıfça ya da okulca düzenlenen bir Ankara gezisinde planda olmadığı halde Anıtkabir e uğranması örtük program kapsamında değerlendirilebilir. Planda yer verdiği halde hava şartları nedeniyle bu etkinliğe yer vermemesi ise ihmal edilen programdır
8 III - PROGRAM GELİŞTİRMENİN KURAMSAL TEMELLERİ A. Tarihi Temelleri: Eğitim programları adına günümüze kadar yapılan çalışmaların sonuçlarına bakılır ve bu sonuçlardan dersler çıkarılır. Eğitim programı hakkındaki ilk kitap 1918 yılında Amerika da Bobbit tarafından yayımlanmıştır. Kitapta davranışçı kuramı savunmuştur Yılında Ralph TYLER Eğitim Programı ve Öğretimin Temel İlkeleri ni, 1962 yılında ise Hilda TABA Program Geliştirme adlı kitabını yayımlamıştır. Bu iki eser program geliştirme alanını başyapıtlarındandır. Çünkü program geliştirmeye akılcı, mantıklı ve sistematik bir bakış açısı getirmişlerdir. Pestalozzi, 19. yüzyılda ilkokullardaki uygulamaların ve eğitim programlarının yenileşmesine katkıda bulunmuş, eğitim sürecinin çocuğun doğal gelişimine ve duyumsal etkilerine bağlı olması gerektiğini savunmuştur. Frobel, anaokulu çalışmalarıyla öne çıkmış, eğitim sürecinin 3-4 yaşlarında başlaması gerektiğini savunmuştur. Türkiye de 1924 yılında Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile tüm öğretim kurumları MEB bünyesinde toplanmıştır. Medreseler kapatılmış (böylece eğitimde ikilik kaldırılmış), eğitim-öğretim laikleştirilmiş, çağdaşlaştırılmış ve millileştirilmiş, herkese eğitim hakkı verilmiş, ilköğretim zorunlu hale getirilmiş, eğitim-öğretim parasız hale getirilmiştir de John Dewey Türkiye ye davet edilmiş ve hazırladığı rapor doğrultusunda Köy Enstitüleri kurulmuş ve öğrenci merkezli sistem yaygınlaştırılmıştır yıllarına ortaöğretim programlarının geliştirilmesi konusunda çeşitli çalışmalara başlanmıştır li yıllarda program geliştirme çalışmalarında yeni bir anlayış başlamış, 90 lı yıllarda ise ölçme değerlendirme çalışmalarına ayrı bir önem verilmiştir yılında 8 yıllık kesintisiz zorunlu eğitime başlanmıştır yılında ise eğitim programları yapılandırmacılık temel alınarak yeniden düzenlenmiş ve uygulamaya konulmuştur yılında ise 12 yıllık zorunlu eğitime geçildi. B. Bireysel Temeller: Programın en önemli temeli bireydir. Program geliştirme çalışmalarında tüm çabalar birey içindir. Amaçlar/Hedefler ve konu birey için seçilir ve düzenlenir. Bu nedenle programlar hazırlanırken bireyin ilgileri, ihtiyaçları ve gelecek yaşamı dikkate alınır. Çağdaş yaklaşımlarda birey temelli programlar ve bireyin ilgi, ihtiyaç ve hazırbulunuşluğu önemli görülür. Eğitim programlarında bireyin gelişimsel özellikleri de dikkate alınmalıdır. Kısaca program, bireyin gereksinimlerine uygun, bireysel temel üzerinde şekillenmelidir. C. Psikolojik Temeller: Eğitim programında hedeflerin belirlenmesi aşamasında, hedeflerin eğitimle oluşturulabilirliğinde ve ulaşılabilirliğinde, eğitim durumlarının (yöntem, teknik, araç-gereçlerde) seçiminde ve düzenlenmesinde büyük ölçüde psikolojiden yararlanılır. Hazırlanan programın çocuğun bedensel ve zihinsel gelişim özelliklerine uygunluğu açısından da psikolojinin bulgularından yararlanılır. Öğrenme-öğretme sürecinde (Eğitim durumları), öğrenme modelleri, öğrenme kuramları, öğrenme stratejileri ve öğrenme stillerinde, gelişim ve öğrenme psikolojisinden büyük oranda yararlanılır. Planlarda yer alan yöntem, teknik ve araç gereçlerin öğrencilerin hazırbulunuşluk düzeyine uygun olup olmadığının belirlenmesinde ve düzenlenmesinde özellikle gelişim psikolojisinden yararlanılır. Ölçme ve değerlendirme alanında da psikometri en temel desteği sağlamaktadır. Psikoloji ve öğrenme psikolojisi temelde öğrenme nasıl olur, özelde ise insan nasıl öğrenir? sorusuna yanıt aramakla eğitimin ayrılmaz bir parçası olmuştur. D. Toplumsal Temeller: Kültürel değerlerin aktarılması eğitimin en önemli işlevlerindendir. Toplum, eğitime yön veren ve eğitim sayesinde gelişen bir yapıdır. Program geliştirilirken toplumun temel değerleri, kültürü, beklentileri ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulur. Bilimsel ve teknolojik değişmeler sosyal yapıyı sürekli etkilemektedir. Bireyler bu değişmeler için iyi eğitilmelidir. Bireyin topluma uyumunu sağlamak eğitimin toplumsal işlevidir. Ayrıca toplumun iş gücü ihtiyacı da dikkate alınmalıdır. Bu sebeplerden dolayı eğitim programları bireyin sosyal gelişimine uygun ve topluma uyumunu sağlayacak biçimde hazırlanmalıdır. E. Ekonomik Temeller: Eğitim insana yapılan uzun vadeli bir yatırımdır. Toplumun insan gücü ihtiyacını karşılamak için ekonomik temeller göz önünde bulundurulmalıdır. Aynı zamanda yapılacak programın bütçeye getireceği yük ve katkı için ekonomik temellerden yararlanılır. Bunun için israftan kaçan ve ekonomik kalkınmayı destekleyen çalışmalar yapılmalıdır. F. Konu Alanı Temeli: Program geliştirme çabalarında öğrenilmesi gereken konuların olması ve bunların öğrenilmesi zorunluluğu konu alan temelini oluşturur. Program geliştirme çalışmalarında konuların ve çalışma alanlarının ihtiyaçları, programların hedeflerinin belirlenmesinden önce yer almalıdır. Konu alanındaki değişmeler program geliştirmeyi gerekli kılar. Konu alanının ihtiyacı program geliştirmeyi etkiler. Bilimsel bulgulara yer verilerek, konu alanlarının geçerliliği, güvenirliği ve güncelliği sağlanmalıdır. G. Felsefi Temeller: Program tasarımı ve hedeflerin belirlenmesi aşamasında felsefeden yararlanılır. Eğitim hedeflerinin iç ve dış tutarlılığını ortaya koymada, aday hedeflerin saptanmasında, hedeflerin topluma, bireye uygunluğunun belirlenmesinde, hedefleri önem sırasına koymada, eğitime egemen dünya görüşünde üstü kapalı olan amaç ve varsayımları açığa çıkarırken ve yorumlarken felsefeden yararlanılmaktadır KPSS: Aşağıdakilerden hangisi, öğretim programı geliştirmede eğitim felsefesinin temel işlevlerinden birini vurgulamaktadır? (Cevap: Kazanımların iç ve dış tutarlılığını denetleme) - 9 -
9 1. Felsefenin alanları a) Epistemoloji (Bilgi felsefesi): Bilgi nedir? Bilgilerimizin kaynağı nelerdir?, Doğru bilgi mümkün müdür?, Doğru bilginin ölçütleri nelerdir?, Gerçek nedir?, Doğru nedir?, Bilgi türleri nelerdir? gibi soruların cevaplarını epistemoloji bulmaya çalışmaktadır. Epistemoloji, öğretim ve öğrenme yöntemleriyle yakından ilgilidir. b) Ontoloji (Varlık felsefesi): Varlıkları inceler. Varlığın kökenini araştırır. Varlıkların nasıl var olduğunu ve varlıkların yapısının ne olduğunu araştırır. c) Aksiyoloji (Değer felsefesi): İnsanların değer sistemleriyle ilgilenir. İyi-kötü, güzel-çirkin, mutlulukmutsuzluk gibi değerlere yer verir. İnsanların değer yargılarını şekillendiren ve yönlendiren ilkeler nelerdir, bu ilkeler mutlak mıdır yoksa göreceli midir? gibi sorular aksiyolojinin alanlarını oluşturur. Aksiyolojik konular etik (ahlak) ve estetik (sanat) diye ikiye ayrılır. Etik, ahlak konusu ile uğraşmaktadır. İyi ve ahlaklı insan nasıl olmalıdır, erdemli insan kimdir gibi sorulara cevap aranmaktadır. Estetik ise güzel kavramını sorgular. d) Mantık: Düşünceler arası ilişkilerin doğruluğunu test etmek için kullanılır. Doğru düşünmenin ilke ve kurallarını gösteren normatif bir disiplindir. 2. Eğitim felsefelerini etkileyen akımlar a) İdealizm: Evreni, doğayı, gerçeği arama da ruh, zihin, düşünce gibi kavramları temele alan ve gerçeğin temeline bunları yerleştiren akımdır. Yani madde gerçek değildir, asıl olan ideadır (düşüncedir). Deney ve gözlem gibi bilimsel yöntemler bizi gerçeğe götürmeyebilir. Çünkü deney ve gözlem metotları maddeye karşı yapılır. Oysa madde gerçek değildir, bunun için deney ve gözlem sonuçları güvenilmezdir. Gerçeğe ve doğruya ancak düşünce ve sezgiyle ulaşılabilir. Gerçek ise değişmez/mutlak bir yapıya sahiptir ve akılda mevcuttur; yani tüm bilgilerimiz doğuştan gelir. Bir bilginin doğruluğu diğer bilgilerle tutarlılığına bağlıdır. Toplum ve onun değerleri çok sayıda aklın ürünüdür ve gerçeğe yakın olma ihtimalleri daha yüksektir. Bu nedenle okulda öğrencilere kültürel mirası oluşturan değerler ve bu değerlerle nasıl yaşayacağı öğretilmelidir. Bunun için de klasik eserlerin okutulmasına öncelik verilmelidir. Çünkü klasik eserler, herkesçe kabul edilmiş değerleri barındıran mutlaka bilgiye en yakın unsurları içerir. İdealizme göre insanın kendisini gerçekleştirmesi ve kişisel gelişim en değerli şeydir. İdealizm anlayışında evrensel doğrular vardır, bunları aktaracak olan ve model olması gereken öğretmen önemlidir. En etkili öğretme yöntemleri anlatma, tartışma (sokratik yöntem) ve benzetimdir. İdealizm e göre eğitim, ruhu iyiye çevirme işidir. En iyi eğitim anlayışı öğrencilere seçme özgürlüğü veren liberal eğitimdir. Esasicilik ve daimicilik eğitim felsefelerini etkilemiştir. b) Realizm (Gerçekçilik): İdealizme tepki olarak ortaya çıkmıştır. Evreni, doğayı madde ve somut olarak var olanlarla açıklar. Gerçek maddeseldir. Gerçeklik insan zihninden bağımsızdır. Nesneler, insanın dışında ve duyu deneyiminden bağımsız olarak vardırlar. Bir bilginin doğruluğu, dile getirdiği nesne ya da olgunun var olmasına bağlıdır. Kişisel tecrübeler (deneyimler) ve bilimsel yöntem (deney, gözlem) ön plandadır. Realistler; insanın yalnız akıl yönünden eğitimine önem vermişler, ruhsal ve sosyal yanlarını yok saymışlardır. Çocuğun ilgi ve isteklerini eğitimde göz ardı etmişlerdir. Bu eğitimde ezber ön plana çıkarken çocuğun iradesi reddedilmiştir. Realizm açısından öğrenci; gerçeği hedeflemesi beklenen bireydir. Öğretmen öğrencilere hem bilgi kazandırmalı hem de bu bilgilerin uygulamasını göstermelidir. Tüm bilgilerimiz sonradan kazanılır. Esasicilik ve daimicilik eğitim felsefelerini etkilemiştir. c) Pragmatizm (Faydacılık): İnsanın işine yarayan şeylerin gerçek ve doğru olduğunu savunan felsefi görüştür. Eğitimin başlıca amacı insan hayatını kalite yönünden yükseltmektir. Eğitimin çıkış noktası konu değil, bireydir. Öğrenme ise problem çözme esnasında gerçekleşir. Öğrenme yaşantı ürünüdür. Bireyin tüm yaşamı bir bütün olduğundan eğitim; yaşama hazırlıktan öte yaşamın ta kendisidir. Bu görüşü benimseyen eğitim anlayışında bireysel özellikler ve çocuğun etkin katılımı önemlidir. Değişmeyen bilgi yoktur ve demokratik ortam önemlidir. İlerlemecilik ve yeniden kurmacılık eğitim felsefelerini etkilemiştir. d) Egzistansiyalizm (Varoluşçuluk): Okul ve programlar öğrencilerin özgürlüklerini kısıtlar. Varoluşçu görüşe göre eğitimin amacı bu özgürlüklerin artmasıdır. Her bir öğrencinin, kendi değerler sistemini özgürce ve yetişkinlerin zorlaması olmaksızın geliştirmesine izin verilmeli ve yardımcı olunmalıdır. Her türlü ahlak sistemi kaldırılmalı, kişi serbest bırakılmalı, seçimini serbest olarak yapabilmelidir. Her türlü meslek eğitimine karşıdır, kişilerin ne olacağını okul belirlememelidir. Eğitimde program ve öğretmenden önemli olan öğrencidir. Varoluşçu öğretmen; yardıma gereksinim duyan, öğrencinin yardımına koşan ve kişiliğin geliştirilmesine yardım etme zorunluluğunda olan bir kişidir. Hümanist eğitimi etkilemiştir. e) Hümanizm (İnsancı): 14. yüzyılda doğan bu görüş, insanlık sevgisini, insanın yüceliğini, amaç ve olgunluk sayan bir öğretidir. Bu görüş, Rönesans la yeniden filizlenen, öğrenme ve zihinsel etkinliklere olan eğilimi göstermektedir. İnsancı görüş, gerçeğin yapısında ruhsal ve ideal değerlere yer verir. Bu değerler ise, insanların tarihsel süreç içinde oluşturdukları büyük ve klasik eserlerde bulunmaktadır
10 f) Natüralizm (Doğacı): Karşı karşıya geldiği her olayı doğa yasalarına indirgeyerek ele alan bir görüştür. Dil ve edebiyatın yapay olduğunu, bu nedenle eğitime temel oluşturamayacağını savunurlar. Ancak fen bilimlerinin eğitime temel kaynak olabileceğini savunurlar. Natüralistlere göre gerçek doğadır ve insan doğanın bir parçası olarak doğal bir varlıktır. Eğitim de bireyin doğasına uygun olmalıdır. Eğitim programları birey merkezli olmalıdır. Çocuk yetişkin oluncaya kadar hiçbir ahlaki değer ve inanç verilmemelidir. 3. Eğitim Felsefeleri a) Daimicilik (Perennializm-Değişmezcilik): Önemli temsilcileri; Robert Hutchins, Jakaze Martin. Bu akımın temelinde Klasik realizm yatar. Bu eğitim görüşünü idealistlerin birçoğu da destekler. Eğitim sağlam ve doğru karakterli insanlar yetiştirmelidir. İnsan doğasının en önemli yanı akıldır. Bu nedenle, eğitimde insan zihninin gelişmesine (entelektüel eğitime) önem verilmesi gerekir. Üstün zekâlı ve elit bireyler iyi yetiştirilmelidir. Maddi ve manevi öğeler birlikte verilmelidir. Sokratik yöntem kullanılır. Bilgi mutlaktır ve değişmezdir. Bu nedenle sabit program anlayışı benimsenir. Öğretmen alanının uzmanıdır. Temel ilkeleri şunlardır: İnsanın doğası ve ahlaki ilkeler değişmezdir (idealizm etkisi). Bunun için insan doğası gibi, eğitiminde hedefleri/amaçları ve temel ilkeleri evrensel bir nitelikte (değişmez bir nitelikte) olmalıdır. Yani eğitim de evrensel nitelikteki belli gerçeklere göre şekillendirilmelidir. İnsanlar da bu değişmeyen ilkelere göre yetiştirilmelidir. İnsanı tanımlayan en karakteristik niteliği rasyonelliği/aklı olup (düşünebilir olması), eğitimin temel hedefi de bu özelliği geliştirmek olmalıdır (entelektüel eğitime önem verilmelidir). İnsan doğasının evrenselliği ve insan aklının en iyi ve en güzel eserleri klasik yapıtlarda örneklendirilmiştir. Eğitimde klasik yapıtlara ağırlık verilmelidir. Akıl önemlidir. Akılla her doğru bulunabilir. Tüm doğrular akılda doğuştan vardır (idealizm). Eğitim, hayata hazırlanmaktır. Okullar hiçbir zaman gerçek hayatın bir kopyası veya benzeri olamaz. Okulun temel işlevi; insan zihnini geliştirmek, ahlak gelişimini sağlamak ve kültürü etkili bir şekilde yeni kuşaklara aktarmaktır. Öğrencilere her zaman her yerde ve her yaşta geçerli bilgi ve değerler kazandırılmalıdır. Çünkü öğrencilere dünyanın hem manevi hem de maddi gerçeklerini öğretecek bilgiler vermek gerekir. Bu bilgiler beşeri (sosyal) bilimler, matematik, felsefe, mantıkta bulunur. İş ve meslek eğitimi meslek sahiplerine bırakılmalıdır. Eğitim programı konu merkezlidir ve öğretmen alanının uzmanıdır. b) Esasicilik (Essentializm-Özcülük): Esasicilik, 1938 yılında ABD de ortaya çıkmıştır. Önemli temsilcileri; Bagley ve Bestar dir. İdealizmden ve Realizmden etkilenmiştir. İlerlemecilik akımına karşıdır. İlerlemecileri öğrenciye verdikleri aşırı serbestlikten, programda öğrenci ilgisine verdikleri aşırı önemden ve okulda olması gereken sıkı çalışma, çaba harcama ve disiplin gibi olguları ihtimal etmelerinden dolayı eleştirirler. Disiplini ön planda alan bir eğitim anlayışını savunur. Bu yaklaşım öğrencinin ilgi ve yeteneklerini göz önüne almaz. Esasicilik bütün eğitilmiş insanların bilmeleri gereken belirli öğeleri eğitimin merkezine almayı öneren bir görüştür. Geçmişten gelen temel bilgi ve değerlerin önemli yanları korunup yeni kuşaklara aktarılırsa, yeni kuşaklar için geçmişin başarıları üstüne daha olumlu bir uygarlık yaratılabilir. Temel ilkeleri şunlardır: İnsan aklı doğuştan boştur. Bu nedenle öğrenci öğretmeni dinleyerek anlatılanları ezberlemelidir. Geleneksel değerlerin yaygın bir şekilde öğretimi söz konusudur ve geleneksel yöntemlerin kullanılmasını (soyut düşünme, alıştırma/tekrar ve ezberleme yöntemleri) savunur. Öğrenmenin doğasında çok sıkı çalışma ve çoğu zaman zorlama vardır. Eğitim; belli bir disiplin içinde zorlu bir çalışma sürecini gerektirir. Bunu sağlamak için öğrenciye kendini disipline etme öğretilmelidir. Kurallara uymayan öğrenciler cezalandırılır. Eğitim sürecinin özünü, konu alanının çok iyi özümsenmesi oluşturur. Çocuk kendinden bağımsız bir şekilde dünyayı tanımalı ve yorumlamalıdır. Temel yetenekleri ve konuları en iyi şekilde öğretmek ve geliştirmek için, öğretmen hem konusunda, hem de öğretiminde uzman olmalıdır. Ayrıca öğretmen kültürün de koruyucusu olmalıdır. Öğretmen otoritesinin sınıfta yeniden oturtulmasını savunurlar (Öğretmen merkezli eğitim). Öğrenci ne istediğini bilmez, bu nedenle eğitim ve öğretimde girişim öğrenciden çok öğretmende olmalıdır. Öğrencinin potansiyelini tam olarak gerçekleştirebilmesi için, öğretmenlerin rehberliğine ve yetişkinlerin kontrolüne ihtiyacı vardır. Okulun eğitimsel işlevinin (mesleğe ve vatandaşlığa bir hazırlıktır) korunması gerektiği savunulur. Eğitim programı konu merkezlidir ve öğretmen alanının uzmanıdır. Uyarı: Türkiye de 2005 öncesi eğitim programları Esasiciliğe göre hazırlanmıştı
11 c) İlerlemecilik (Deneyci Görüş): Önemli temsilcileri; William James ve John Dewey dir. 20.yy da demokrasinin gelişmesiyle ortaya çıkmıştır. İlerlemecilik, pragmatik felsefenin eğitime uygulanışıdır. İlerlemecilik geleneksel eğitimin aşırı şekilciliğine, değişmezliğine (Daimicilik), sıkı disiplin anlayışına, pasif öğretime (Esasicilik) karşıdır. Eğitim bir süreçtir ve sürekli kendini yeniler. Bu yüzden eğitim, sürekli değişen hayatı öğretmelidir. Eğitilmiş kişi hayata uyan değil hayata yön veren, onu geliştiren kişidir. İlerlemecilik, çocuğun ilgilerine yönelmekle, özel problemlerinin çözümünden hareket etmekle her çocuğun kendi hayatını kendisinin kurmasını amaçlamaktadır. Öğretmen rehber rolündedir. Öğrenciler demokratik kurallara göre grup çalışması/iş birliği yaparlar. Öğrencilerin öğrendiklerini kullanabilmeleri, eleştirici/problem çözücü bir düşünceye sahip olmaları esastır. Bu akım bilişsel psikoloji ve yapılandırmacı yaklaşım etkisindedir. Temel ilkeleri şunlardır: Eğitimde öğrenci merkeze alınmalıdır ve eğitimde aktif olmalıdır. Eğitim programlarında öğrencinin ilgi ve ihtiyaçları merkeze alınmalıdır. Eğitimde problem çözme yöntemi esas alınmalı ve uygulamalara ağırlık verilmelidir. Çünkü öğrenme yaşantı yoluyla gerçekleşir. Bilgi öğretenden öğrenene doğrudan aktarılmaz (ikincil veri kaynakları), bunun yerine öğrenci bilgiyi kendisi yapılandırılmalıdır ve kendi deneyimleriyle bilgiyi özümsemelidir (birincil kaynaklar). Okul yaşama hazırlıktan öte yaşamın ta kendisi olmalıdır. Bu nedenle okul yaşamla iç içe olmalıdır. Eğitim bir ürün değil süreçtir ve sürekli kendini yeniler. Öğretmenin görevi yönetmek değil rehberlik etmektir. Çocuklar kendi gelişimlerini kendileri planlamalı, öğretmen bu konuda öğrencilere rehberlik etmelidir. Okul öğrencileri yarıştırmamalı, işbirliği içinde çalışmalarını sağlamalıdır. Eğitimde işbirliği yaparak öğrenme, yarışmadan daha değerlidir. Bu yüzden sosyal amaçlar birey için önemlidir. Demokratik eğitim ortamı sağlanmalıdır. Okul ortamında öğrencilerin kendi kendilerini yönetmelerine ve katılımcı olmalarına ortam hazırlanmalıdır. Uyarı: Yeni eğitim programları ağırlıklı olarak İlerlemecilik eğitim felsefesine dayalı olarak hazırlanmıştır KPSS: Yapılandırmacılık yaklaşımına göre hazırlanan bir eğitim programı geliştirilirken bireyin ilgi ve ihtiyaçları göz önünde bulundurulmuş, okuldaki deneyimler yaşamın kendisi olarak benimsenmiştir. Buna göre eğitim programları hangi eğitim felsefesini temel almıştır? (Cevap: İlerlemecilik felsefesini temel almıştır). d) Yeniden Kurmacılık (Yeniden yapılandırmacı görüş): İlerlemecilik eğitim akımının devamı niteliğindedir. Fakat ilerlemecilerden farklı olarak öğrenen merkezli eğitim anlayışı yerine toplum merkezli eğitim anlayışını savunurlar. Temelde pragmatik felsefeye ve kısmen de varoluşçuluk felsefesine dayanır. J. Dewey, Bergson ve T. Brameid bu akımın temsilcilerindendir. Bu akımın önemli özelliği, eğitim sayesinde toplumun yeniden inşa edileceğine inanılmasıdır. Bu akım bilişsel psikoloji ve yapılandırmacı yaklaşım etkisindedir. Ülkemizde köy enstitülerinin programları yeniden kurmacılık felsefesine uygun olarak hazırlandığı söylenebilir. Temel ilkeleri şunlardır: Eğitimin amacı toplumu yeniden düzenlemek ve toplumda gerçek demokrasiyi yerleştirmektir. Eğitim sosyal bir reform gerçekleştirmelidir. Toplumu değiştirmede (reformun yapılmasında) temel sorumluluk okullardadır. Eğitim programları eşitlik, çevre kirliliği, etnik-dini sorunlar ve sağlık gibi çözülemeyen konular üzerine çalışmalı ve çözüm yolu aranmalıdır. Yani eğitim sürecinde uygulamalara ağırlık verilmelidir. Toplumsal değişimde (reformda) en önemli görev öğretmenlerindir. Demokratik sınıf ortamını ve eğitimde fırsat eşitliğini sağlamayı hedefler. Eğitim programı anlayışı sorun merkezlidir KPSS: Mezunların niteliklerinin piyasa ihtiyaçlarına cevap vermemesi, toplumda okula karşı güvenin sarsılmasına ve okulun işlevlerinin sorgulanmasına sebep olmuştur. Okulun itibarının devam etmesi ve geliştirilmesi konusunda çeşitli görüşler tartışılmaktadır. Bunlardan biri Okul, gelişimin merkezi olmalı, piyasaya ürün satmalı, bir adım önde gitmeli ve topluma liderlik yapmalıdır. şeklinde özetlenmiştir. Bu görüşü savunan kişinin esas aldığı eğitim felsefesi nedir? (Cevap: yeniden kurmacılık) KPSS: Eğitim felsefelerinin en açık ve çağdaş olanından en tutucu olanına doğru sıralanışı nasıldır? (Cevap: Yeniden kurmacılık, İlerlemecilik, Esasicilik, Daimicilik) Uyarılar: - Esasicilik ve daimicilikte konular önemlidir. Fakat daimicilikte değişmeyen konular önemliyken esasicilikte konular değişebilmektedir. - İlerlemecilik ve yeniden kurmacılık felsefelerinin her ikisinde de birey önemlidir. Fakat ilerlemecilikte bireyin ihtiyaçları ön plandayken yeniden kurmacılıkta bireylerin oluşturduğu toplumun kendisi, toplumsal ihtiyaçlar ve toplumsal özgürlük önemlidir
12 IV - EĞİTİM PROGRAMLARINDA TASARIM YAKLAŞIMLARI Eğitim programı tasarımı, bir programın hangi öğelerden oluşacağını ortaya çıkarma sürecidir. Eğitim programı; hedef, içerik, eğitim durumları ve değerlendirme öğelerinden oluşur. Eğitim programı tasarımları bu öğelere farklı ağırlıklar verilerek oluşturulur. En çok içerik boyutuna ağırlık verilmektedir. Eğitim programı tasarımı geliştirmede genelde üç temel yaklaşım izlenmektedir. 1. Konu Merkezli Program Tasarımları (Daimicilik, Esasicilik) 2. Öğrenen Merkezli Program Tasarımları (İlerlemecilik) 3. Sorun Merkezli Program Tasarımları (Yeniden kurmacılık) 1. KONU MERKEZLİ PROGRAM TASARIMLARI İdealizm ve realizm felsefe akımlarına ve daimicilik/esasicilik eğitim felsefesi yaklaşımlarına dayanır. Davranışçı ekolün öğrenme-öğretme yaklaşımlarına yakındır. Öğrenmede ödül ve ceza kullanılır. Programın temelinde değişmeyen evrensel bilgiler vardır. Öğrenci pasiftir. Öğretmen etkendir. Yetişkinlerin uygun gördükleri öğrenilir. İkincil bilgi kaynakları (Ders kitapları, dergi, internet, ansiklopedi, öğretmen) tercih edilir. a) Konu Alanı Tasarımı: En eski ve en çok kullanılan yaklaşımdır. İdealist felsefeye dayanır. Dersler tamamen birbirinden bağımsız olarak o dersin uzmanları tarafından düzenlenir ve her konu kendi içerisinde ayrıca düzenlenir ve çoğunlukla değişmez (temelde evrensel doğrular yer aldığı için). Program, birbirinden kopuk ve bağımsız bilgilerden oluşmaktadır. Bu nedenle bir ders yerine konu tasarlanmaktadır. Konular öğrencilerin düzeyine göre belirlenir. Konular, her bir konu diğerinin ön koşulu olacak şekilde mantıklı bir sıra içinde basitten karmaşığa doğru öğretilir. Öğretmen ders sunumunda aktiftir, öğrenci pasiftir. Öğretim metodu sunuş yoluyla planlanmakta temel kaynak ise kitap olmaktadır. Ezber eğitim ön plandadır. b) Disiplin Tasarımı: Konu tasarımına benzemektedir. Konu tasarımında bilgiler birbirinden bağımsız olarak düzenlenirken, disiplin tasarımında ortak noktalara ve benzer yapılara sahip bilgiler aynı disiplin (ders) içerisinde ele alınır. Yani program, konu konu değil ders ders düzenlenir. Her ders kendi içinde bir bütün olarak kabul edilir. Dersler (disiplinler) arasında ilişki de kurulmaz. Öğrencilerin dersleri çok iyi öğrenmesi (derinlemesine) ve uzmanlaşması esastır. Bu nedenle disiplin tasarımında konuların ne şekilde verildiği ve bilgilerin nasıl kullanıldığı önemlidir. Konular öğrencilerin derinlemesine öğrenebilecekleri bir şekilde düzenlenerek verilir. Öğrenci aktif olarak öğrenme etkinliklerine bizzat katılır (Konu tasarımında öğrenci pasif idi). Mesela; bir kimyacı gibi deney yapmalı, bir matematikçi gibi hipotezler kurarak problem çözmelidir. Biyoloji, fizik, coğrafya gibi disiplinler ayrı ayrı öğretilir. c) Geniş Alan Tasarımı: Konu tasarımından kaynaklanan parçalanmaları ortadan kaldırmak için tasarlanmıştır. Amacı konuları ve etkinlikleri mantığa uygun bir şekilde bir araya getirmektir. Ortak yönleri olan dersler (disiplinler) farklı bir isimde bir ders altında birleştirilir. Bu nedenle bilgiler birden fazla boyutludur. Mesela; fizik, kimya ve biyoloji dersleri fen bilimleri adı altında birleştirilmiştir. Bu tasarım farklı konuları birleştirerek öğrencilerin bu konular arasındaki ilişkileri görmelerine imkân verir ve bu sayede öğrencilerin bilgileri anlamlı bir bütün haline getirmesini sağlar. Konular derinliğine ve ayrıntısına girilmeden yüzeysel olarak sunulur. Daha çok ilköğretim kademesinde uygulanmaktadır. Uyarı: Disiplin tasarımında benzer yapıya sahip bilgiler tek ders çatısı altında birleştirilirken, geniş alan tasarımında ortak özelliklere sahip (benzer) iki veya daha fazla ders (disiplin) bir alan içerisinde birleştirilir. d) Süreç Tasarımı: Her bir konu için farklı öğrenme-öğretme yöntemleri geliştirmek ve uygulamak, hem zaman hem de imkânlar açısından oldukça zordur. Bu nedenle tüm konulara uygun ortak yöntem ve teknikler belirlenmelidir. Böylece emek ve enerjiden tasarruf sağlanır. Öğrencilerin süreci öğrenmeleri üzerinde durur. Genel yöntemlerin, öğrenme yollarının öğrenilmesi gerektiğini savunur. Nasıl öğrendiğini öğrenme tasarımıdır. Problem çözme, karar verme ve özellikle eleştirel düşünme stratejileri kullanılır KPSS: Süreç tasarımı yaklaşımı benimsenerek geliştirilen bir öğretim programında, bütün konular için eleştirel düşünme ortak yaklaşımının ön plana çıkarılmasının nedeni nedir? (Cevap: Öğrenciler için en iyi öğrenme yolunun belirlenmesi) e) Korelâsyon (İlişkisel, Tematik, Disiplinler arası) Desen Tasarımı: Farklı dersler (disiplinler) ortak bir konu etrafında ilişkilendirilerek ele alınır (dersler birleştirilmez!). Belli bir konu işlenirken aynı konu farklı derslerde o derse bakan yönleriyle işlenir. Derslerin içerikleri arasında etkinlikler aracılığıyla ilişki kurulur. Mesela; Sosyal bilgiler dersinde demokrasi konusunu işleyen bir öğretmen, Türkçe dersinin öğretmeniyle iletişim kurarak, dersinde demokrasi temelli metinlere yer vermesini istemesi
13 2. ÖĞRENEN (ÖĞRENCİ) (ETKİNLİK) MERKEZLİ PROGRAM TASARIMLARI Günümüzde ağırlık verilmeye başlanan tasarımlardır ve esnekliğe sahiptir. Öğrencilerin ilgileri ve ihtiyaçları merkeze alınır. Bireysel farklılıklar dikkate alınır. Pragmatizme ve ilerlemeciliğe dayanır. Bilişsel ve yapılandırmacı yaklaşımının etkisindedir. a) Çocuk Merkezli Tasarım: Taba nın kişi yaşadığını öğrenir prensibinden hareket edilir. Öğrenme, öğrencinin yaşantısından ayrılmamalıdır. Öğrenci etkin olmalıdır. Öğrencilerin ilgileri ve ihtiyaçları ön plana alınır. Öğrencilerin ilgi ve ihtiyaçlarına göre hedefler önceden (sürecin başında) belirlenir. b) Yaşantı Merkezli Tasarım: Bu tasarımda da öğrencilerin ilgileri ve ihtiyaçları temeldir. Fakat bu tasarımda öğrencilerin ilgileri ve ihtiyaçları önceden planlanmaz. Bu tasarımda programlar (öğrencilerin ilgileri ve ihtiyaçları) okul yaşantısı sırasında (süreç içerisinde) öğretmen tarafından belirlenir ve geliştirilir. Yani öğretim süreci ile program geliştirme süreci aynı anda gerçekleşir. Öğretmen kendisi için ön plan yapar ancak program süreç içerisinde sınıfta geliştirilir. Öğretmen, her öğrenciye uygun olanı, uygulama sırasında belirler. Bu nedenle öğretmen, program hazırlama ve uygulama alanında uzman yani yetkin olmalıdır. c) Romantik (radikal) Tasarım: Okulun işlevi ve yapısı tamamen gözden geçirilmelidir. Çünkü okullar çocukları sosyalleştirememektedir. Pestallozi ye göre; her öğrenci kendi doğasında ele alınmalıdır. Öğrencilere kendi doğalarına göre seçim ve karar hakkı verilmelidir. Çünkü ona göre her birey, kendini en iyi kendi doğasında bulur. Öğrencinin ilgi ve yeteneklerinin geliştirilmesi esastır. Bilgi öğrenen tarafından üretilir. Öğretmen ve öğrenci birlikte araştırarak öğrenmelidir. d) Hümanistik (insancıl) Tasarım: Davranışçı kuramı reddederek bilişsel kuramın öğrenme açıklamasını kabul eder. Buna göre; insan davranışları basit bir etki-tepki ilişkisinden çok, karmaşık bir yapıya sahiptir. Ayrıca hümanist psikolojiye ve varoluşçu felsefeye dayalıdır. Birey tüm yönleriyle ve gelişim özelliklerine göre ele alınmalıdır. Bireysel farklılıklar göz önünde bulundurulur. Her birey, biricik ve değerlidir. Programlar da bireylere ayrı ayrı değer vermelidir. Öğrencilere hiçbir baskı yapılmamalıdır. Öğrenciler ancak bu şekilde yeteneklerini ortaya çıkarırlar ve kendilerini gerçekleştirebilirler. 3. SORUN (PROBLEM) MERKEZLİ PROGRAM TASARIMLARI Yeniden kurmacılık ve İlerlemecilik eğitim felsefesine ve pragmatizme akımına dayanır. Öğrencilerin toplumsal sorunları, ihtiyaçları, ilgi ve yetenekleri üzerinde durur ve kişinin sorunlarını da asla göz ardı etmez. Yani konu (problem/sorun) kadar öğrencinin gelişmesi de ön planda tutulur. Kimi savunucuları toplumun yeniden yapılanması ile daha çok ilgilenir ve bunlara göre öğrenciler toplumsal sorunları çözmede aktif rol almalıdır. a) Yaşam Şartları (Temelli) Tasarımı: Toplum, değişen yaşama uyum sağlamalıdır. Bu rol eğitimindir. Öğrencilerin içinde bulunduğu çevre ile konular bağdaştırılmalıdır. Öğrenciler yaşamı bizzat öğrenmeli ve uygulamalıdır. Öğrenciler toplumdaki gerçek sorunlarla karşı karşıya getirilmeli ve çözüm üretmesi sağlanmalıdır. Bu nedenle bireye problem çözme becerisi kazandırmak amaçlanır. Bu yaklaşımda program öğrencinin ilgi ve gereksinimlerini değil, tüm bireyler için geçerli gerçek yaşamdaki tüm sorunlar ve durumlar ele alınır. Programlar değişen yaşam koşullarına göre düzenlenmelidir. b) Çekirdek (Core) Tasarımı: Konu ve sorun merkezlidir. Genel eğitime odaklanır. Öğrenen merkezli program tasarımına uzaktır. Tasarı öğrenci sisteme girmeden önce yapılır. Fakat süreçte bazı değişiklikler de yapılabilir. Toplumun sorunlarını ön planda tutar. İşbirliği esastır. Program güncel sosyal bir konuyu ya da problemi merkeze alarak hazırlanır. Öğrenciyi, toplumu laboratuar gibi görmesi için teşvik eder. Bazı konular merkeze alınır ve dersler arası bağ kurularak öğrenme gerçekleştirilir. Yani dersler birleştirilir. Temel olarak işbirliğine dayalı öğrenme modellerini alır. Bu program tasarımı, okullarda ayrı ayrı ders konularının öğretilmesine tepki olarak ortaya çıkmıştır. c) Toplumsal Sorunlar (Yeniden Kurmacılık) Tasarımı: Programın modern toplumsal sorunlara ve hatta toplumu yeniden yapılandırmayı amaçlayan sosyal projelere hitap etmesi gerektiğini savunur. Eğitimciler, toplumun iyileştirilmesine katkıda bulunabilir. Okullar toplumsal sorunların çözüm merkezi olmalıdır. Bu tasarımın en temel amacı; toplumun kendini gerçekleştirmesi adına, okulların ve bireylerin doğrudan katılımını sağlayarak toplumun ilerlemesini gerçekleştirmektir. Zaman, toplumu değişmeye zorlamaktadır. Bunun en iyi düzenleneceği yer okuldur. Programlar toplumsal değişmeyi hızlandırıcı nitelikte olmalıdır. Bu tasarımda işbirliğine dayalı uygulamalar ön plandadır. Uyarı: Yaşam şartları tasarımı mevcut toplumsal sorunlarla baş etmeyi ve yaşam şartlarına uyum sağlamayı esas alırken, çekirdek tasarımda merkeze alınan konular (içerik) ve bu konularla ilgili sorunların çözümüne yoğunlaşma söz konusudur. Yeniden kurmacılık tasarımı ise diğer iki tasarımdan farklı olarak toplumsal değişimin hızlandırılmasını ve geliştirilmesini öngören bir yaklaşım sergiler
14 V - EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME MODELLERİ 1. Amerika da Yaygın Olan Program Geliştirme Modelleri Taba Modeli: Tümevarım yaklaşımını ele almıştır. Temelini ilerlemeci eğitim anlayışı oluşturur. Kişi yaşadığını öğrenir görüşünden hareket eder (Yaparak yaşayarak öğrenme ilkesi). İlgili herkes program geliştirme faaliyetlerine katılabilir. Programın uygulayıcıları olan öğretmenler de program geliştirme sürecine katılmalıdır. Temelde sekiz aşamadan oluşmuştur. Taba modelinde içerik öğesine daha çok ağırlık verilmiştir. Programın öğelerine eşit düzeyde önem verilmiştir. Hedefleri kontrol etmede süzgeçler yoktur. Tyler Modeli: Tümevarım yaklaşımını ele almıştır. Temelini ilerlemeci eğitim anlayışı oluşturur. Programın merkezinde okul vardır. Tyler modelinde içerik öğesine yer verilmemiştir. Hedeflerin belirlenmesi ve öğrenme yaşantılarına (eğitim durumları) geniş yer vermiştir. Tyler öğrenme yaşantılarını düzenlerken Piaget in bilişsel gelişim kuramından hareket eder. Aday hedefler, süzgeçlerden (eğitim felsefesi, öğrenme psikolojisi) geçirilir
15 Taba Tyler Modeli: Taba ve Tyler modelleri birleştirilerek oluşturulmuştur. Avrupa da geliştirilmiştir. Ülkemizde program geliştirme çalışmaları ve 2005 yılında uygulamaya konan ilköğretim programı da bu model öngörülerek hazırlanmıştır. Avrupa da rasyonel planlama modeli (teknokratik model) bu modelden esinlenerek oluşturulmuştur. Tümevarım yöntemi esas alınır. Programın merkezinde okul vardır. İhtiyaç kaynakları belirtilmemiştir. Hedefleri kontrol etmede süzgeçler yoktur. Programın içerik öğesi açık bir şekilde belirtilmiştir. Öğretmenin bu modelde görevi; bireyi öğrenme konularıyla karşı karşıya getirmektir. Wulf ve Schave Sistem Yaklaşımı Modeli: Wulf ve Schave tarafından ortaya atılmıştır. Bu model de öğretmenler de program geliştirebilir anlayışı vardır. Sistemin açık olması, sürekli dönüt elde edilmesine bağlıdır. Amaçların belirlenmesinde Bloom taksonomisi dikkate alınmıştır. Aşama Problemin tanımı Gelişme Değerlendirme İşlem Amacın belirlenmesi Komisyon Üyelerinin Seçimi İçeriğin Seçimi Öğrenciye Dönük Amaçların Yazılması Amaçların Davranışa Dönüştürülmesi Uygun Ders Planlarının Yazılması Öğretim Materyallerinin Geliştirilmesi Öğrenme Ortamının Desenlenmesi Sonuçların değerlendirilmesi Sürekli Dönüt Sağlanması
16 2. Avrupa da Yaygın Olan Program Geliştirme Modelleri Rasyonel Planlama Modeli (Teknokratik model): Taylor ve Richard tarafından Taba Tyler modelinin ortak yanları ele alınarak Rasyonel Planlama modeli hazırlanmıştır. Yeniden kurmacılık akımından etkilenmiştir. Programın temelinde toplum vardır. Süreç Yaklaşımı Modeli: 1975 yılında Stenhouse tarafından ortaya konulmuştur. Daha çok öğretmenlerin ders planı yapmalarından esinlenerek geliştirilmiştir. İlerlemecilik felsefi akımından etkilenmiştir. Yenilikçi Durumsal Model: Skillbeck tarafından 1984 yılında geliştirilmiştir. Okul merkezli program anlayışına ağırlık verir. Klasik Hümanizm etkisi altındadır. AVRUPADAKİ PROGRAM GELİŞTİRME MODELLERİNE TOPLU BAKIŞ 3. Türkiye de Program Geliştirme Modelleri: Türkiye de program geliştirme çalışmaları; Taba-Tyler modeline uygun olarak Özcan DEMİREL tarafından bir model hazırlanmıştır. MEB tarafından 2004 yılında yine bu modele uygun olarak bir program yayımlamıştır. Yenilenen ilköğretim programlarında; ü Davranışçı yaklaşım yerine bilişsel ve yapılandırmacı yaklaşım dikkate alınmıştır. ü İçerik sarmal ve kısmen de modüler yaklaşıma göre düzenlenmiştir. ü Hedef davranış ifadesi yerine kazanım, içerik yerine tema ifadesi kullanılmıştır. ü Ölçme ve değerlendirmede çağdaş yöntemlere başvurulmuştur. (Portfolyo, Rubrik, performans ve öz değerlendirme vb.)
17 TÜRKİYEDE KULLANILAN PROGRAM GELİŞTİRME MODELİ (TALİM TERBİYE KURULU MODELİ: 2009)
18 VI - PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİNİN PLANLANMASI A- PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİ Program geliştirme; programın tasarlanması, uygulanması ve değerlendirilmesiyle gerçekleşir. Program geliştirme süreci; eğitim programının hedef, içerik, öğrenme-öğretme süreci (eğitim durumları, yaşantılar) ve değerlendirme öğeleri arasındaki dinamik ilişkiler bütünü ve bu öğelere ilişkin koordine edilmiş tüm araştırma ve geliştirme çabalarıdır. Eğitim programının dört temel öğesi vardır. Bunlar; 1. Hedef (Amaçlar, Öğrenci Kazanımları) 2. İçerik (Muhteva/Konu) 3. Eğitim Durumları (Öğrenme-Öğretme süreçleri) 4. Ölçme ve Değerlendirme (Sınama Durumları) Bu dört temel öğe birbiriyle sıkı ilişkilidir. Programın bir öğesinde yapılan değişiklik diğer öğeleri de etkiler. Hedef öğesi; öğretim programının en temel ve en önemli öğesidir. Hedef yetiştirilecek bireyde bulunması uygun görülen, eğitim yoluyla kazandırılabilir istendik özelliklerdir. Niçin? sorusuna cevap aranır. Hedef öğesinde; dikey hedefler ve yatay hedefler vardır. Dikey hedefler uzak, genel ve özel hedeflerden oluşur. Yatay hedefler ise Bloom taksonomisine göre belirlenen bilişsel, duyuşsal ve psikomotor hedeflerden oluşur. İçerik Öğesinde; Üniteler ve konular yer alır. Ne? sorusuna cevap aranır. Eğitim Durumları öğesinde; Öğretim stratejileri, yöntemler, teknikler, ipucu, öğrenci katılımı, zaman, pekiştireç, dönüt, düzeltme, öğretmen davranışları, öğrenci davranışları yer alır. Nasıl? sorusuna cevap aranır. Değerlendirme Öğesinde; Öğrencilerin istendik davranışları kazanıp kazanmadığını belirleme işidir. Ölçme ve değerlendirme yer alır. Ne kadar? sorusuna cevap aranır KPSS: Pelin Öğretmen, derse girmeden önce öğrencilerin neden öğreneceklerini belirler. Öğrenen özelliklerini ve öğrenme eksikliklerini nasıl belirleyeceğine karar verdikten sonra derste kullanılacak hazır materyal olup olmadığını inceler. Bunlara uygun öğretimi nasıl ve ne kadar sürede tamamlayacağını belirledikten sonra, öğretimin amacına ne kadar ulaştığını nasıl belirleyeceğine karar verir. Pelin öğretmen ders planlama hangi aşamaya yer vermemiştir? (Cevap: içerik belirleme aşamasına yer vermemiştir). B- PROGRAM GELİŞTİRMEYİ GEREKLİ KILAN NEDENLER 1) Konu alanında (bilgilerde) meydana gelen değişmeler 2) Teknoloji alanında meydana gelen değişmeler 3) Bireylerin ihtiyaçlarında meydana gelen değişmeler 4) Öğretmen ve öğrenci rollerinde meydana gelen değişmeler (eğitim yapısında meydana gelen değişmeler) 5) Toplumun ihtiyaçlarında ve yapısında meydana gelen değişmeler 6) Var olan eğitim programlarının yetersiz kalması (mükemmel olmaması) 7) Yeni meslek alanlarının ortaya çıkması C- PROGRAM GELİŞTİRME AŞAMALARI 1) Komisyon oluşturulur. 2) Çalışma planı oluşturulur. 3) İhtiyaç analizi gerçekleştirilir. 4) Aday hedefler (kazanımlar) belirlenir. 5) Süzgeçlerden geçirilir (eğitim felsefesi, eğitim psikolojisi, eğitim sosyolojisi vb.). 6) Kesin hedefler belirlenir. 7) İçerik seçme ve örgütleme (Birey, toplum, konu alanı düşünülerek içerik belirlenir.). 8) Eğitim durumları belirlenir. 9) Ölçme ve değerlendirme yapılır. 10) Program denenir. 11) Program değerlendirilir. 12) Raporlaştırılır
19 D- PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİNİN İLKELERİ 1) Program geliştirme sürecinde önce tasarlama aşaması vardır. Daha sonra programın denenmesi söz konusudur. Deneme sonucunda elde edilen dönütlere göre değerlendirme ve düzeltme yapılır. 2) Program geliştirme dinamik bir süreçtir ve devamlılığı vardır. 3) Program geliştirme var olan eğitim ve öğretimin kalitesini kontrol eder. 4) Program geliştirme sistematik bir süreçtir. Programın bir öğesindeki aksama diğer öğeleri de etkiler. 5) Program geliştirme sürekli ve dirik bir süreçtir. Değerlendirme sonucu elde edilen veriler ve dönütler program geliştirme sürecine yön verir. 6) Program geliştirme çalışmaları ülkenin uzak hedeflerine ve eğitim felsefesine uygun olmalıdır. 7) Program geliştirme faaliyetleri yaşama dönük olmalı, toplumun değerlerine uygun olmalıdır. 8) Aynı zamanda öğrencilerin ihtiyaçlarını karşılamalı ve yeteneklerini geliştirmelidir. E- PROGRAM GELİŞTİRME ÇABALARINDA HEDEFLENEN ÖĞRENCİ ÖZELLİKLERİ 1) Her öğrenci öğrenebilir. 2) Öğretim bireyselleştirilmelidir. 3) Öğretim sürecinin merkezinde öğrenci yer almalıdır. 4) Öğrencinin yaparak-yaşayarak öğrenmesine imkân tanınmalıdır. 5) Öğrencinin ilgi, yetenek ve gereksinimlerine yer verilmelidir. 6) Öğrenmeyi öğrenme esas olmalı ve öğrenciye üst düzeyde (problem çözme, yaratıcı-yansıtıcı düşünme, bilgi teknolojisini kullanma gibi) düşünce yapısı kazandırılmalıdır. 7) Öğrencinin kendine güvenli bir birey olması sağlanmalıdır ve öğrenci çok yönlü geliştirilmelidir. F- PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİNİN PLANLANMASI VE ÇALIŞMA GRUPLARI 1. Program Karar Ve Koordinasyon Grubu: Bu grup, hangi alanlarda program geliştirme çalışması yapılacağına karar verir. Ülkede başat olan eğitim felsefesini programlara yansıtılmasını sağlar. Hazırlanan programın kabul ya da değiştirilmede karar organı olarak görev yapar. Tüm program geliştirme çalışmalarının koordinasyonunu sağlar. Programdan etkilenen herkes karar ve koordinasyon grubunun üyesi olabilir. Üyeler program geliştirme uzmanı hariç temsilci niteliğindedir. Karar koordinasyon grubu ihtiyacı saptayan gruptur. Üyeleri: A- Milli Eğitim Bakanlığı Temsilcileri İlgili genel müdür temsilcisi Talim Terbiye Kurulu temsilcisi Teftiş Kurulu temsilcisi Program Dairesinden uzman bir kişi B- Üniversiteden Program Geliştirme Uzmanı C- Öğretmen Örgütlerinin temsilcileri D- Konu alanı ile ilgili Konu alanı öğretmenlerinin temsilcileri Kamu kurum ve kuruluşlarının temsilcileri İşçi ve işveren temsilcileri Meslek odası ve birliği temsilcileri E- Veli ve Öğrenci temsilcisi (Okul aile birliği, okul koruma derneği, öğrenci velisi ve öğrenci temsilcisi) 2. Program Çalışma Grubu: Programın hazırlanması, uygulanması, değerlendirilmesi ve geliştirilmesi aşamalarında sürekli ve tam zamanlı görev yapan komisyondur. Hedef, içerik, eğitim durumları ve değerlendirme öğelerini belirler. Üyeleri: A- Eğitimde program geliştirme uzmanı B- Eğitimde ölçme ve değerlendirme uzmanı C- İlgili konu alanı uzmanı (Üniversiteden) D- İlgili konu alanı öğretmenleri 3. Program Danışma Grubu: Program çalışma grubu her çalışma alanında görev yaparken zaman zaman danışma yapacağı bir gruba ihtiyaç vardır. Özellikle hedef belirlenirken mutlaka danışma grubundaki eğitim felsefecisi ve eğitim psikologunun görüşleri alınır. Bu nedenle en önemli üyeleri felsefeci ve psikologdur. Üyeleri: A- Eğitim felsefecisi B- Eğitim psikologu C- Eğitim sosyologu D- Eğitim ekonomisti E- Eğitim denetçisi (müfettiş) F- Okul yöneticisi G- Eğitim teknologu H- İletişim uzmanı 2012 KPSS: Ülkemizde bir dersin öğretim programının hazırlanması ve uygulamaya konulması konusunda kim yetkilidir? (Cevap: MEB e bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTK) yetkilidir.)
20 VII - PROGRAM GELİŞTİRMENİN PLANLANMASI: İHTİYAÇ İHTİYAÇ Program geliştirme çalışmaları hedeflerin belirlenmesi ile başlar; tüm süreç hedeflere dayalı olarak gerçekleşir ve hedefler de ihtiyaçlara göre belirlenir KPSS: Eğitim programlarının geliştirilmesi sürecinin ilk aşamasında eğitim ihtiyacı belirlenir. İhtiyaç saptama çalışmalarında toplumun, bireyin ve konu alanı ile ilgili ihtiyaçların saptanması önemli görünmektedir. Bu amaçla ihtiyaç saptama araştırmasında şu sorulara cevap aranmalıdır: 1. Toplumun beklenti ve ihtiyaçları nelerdir? 2. Bireyin ihtiyaçları nelerdir? 3. Konu alanı ile ilgili ihtiyaçlar nelerdir? 1. İHTİYAÇ BELİRLEME SÜRECİ VE İHTİYAÇ ANALİZİ İhtiyaç belirleme, programla ilgili karar vermek ve ilkeler oluşturmak amacıyla sistemli olarak bilgi toplama sürecidir. İhtiyaç analizi; mevcut durum ile ulaşılmak istenilen durum arasındaki farkı ortaya koymak amacıyla izlenecek bir süreçtir. İhtiyaç analizi daha çok aşağıdaki gibi beş aşamada gerçekleşmektedir. 1) Hazırlık 2) Bilgi toplama 3) Bilgilerin analizi 4) Bilgilerin rapor edilmesi 5) Bilgilerin kullanımı İhtiyaç analizinin yararları şunlardır: Okul gelişiminde izlenecek yolların belirlenmesine ve yapılacak çalışmaların neler olacağının ortaya konmasına yardımcı olur. Planlamacıların isabetli kararlar verebilmesine yardımcı olacak bilgileri sağlar. Alınan kararların kabul görme oranını artırır. Okulda koordinasyonu geliştirir. Planlamada karşılaşılabilecek sorunların çözümünü kolaylaştırır KPSS: Hazırlanan bir ilköğretim programına, ülke gerçekleriyle örtüşmediği, öğretmen ve öğrenci özelliklerini dikkate almadığı, daha önce uygulanan öğretim programlarından elde edilen sonuçları göz ardı ettiği yönünde eleştiriler yapılmaktadır. Program geliştirme çalışmalarında bu eleştirilere en iyi cevap hangisidir? (Cevap: Bütün paydaşları kapsayan ihtiyaç analizinin yapılması). 2. İHTİYAÇ BELİRLEME (SAPTAMA) TEKNİKLERİ 1) Delphi Tekniği (Anket Geliştirme): Konu ile ilgili uzmanların yüz yüze gelmeden, birbirinden habersiz ve bağımsız olarak görüşlerinin alındığı bir tekniktir. Amacı; konu ile ilgili seçilmiş uzmanların görüşlerinin alınması ve ortak görüş sağlanmasıdır. Bir konu hakkında gelecekte nelerin nasıl olabileceği üzerinde durulur. Konu ile ilgili uzman kişilere mektup veya gönderilir ve görüşleri alınır. Uzmanlar, birbirlerinin görüşlerini etkilemelerini engellemek için bir araya getirilmez. Sonuçlar kesin olmadan, tahminler ve varsayımlar ortaya konulur. Tekniğin sakıncalı yönü uzun bir zaman gerektirmesidir KPSS: İhtiyaç belirlemede Delphi tekniği kullanılırken aşağıdakilerden hangisi yapılmamalıdır? (Cevap: Grubu oluşturan uzmanların bir araya gelerek görüş belirtmesi) 2) Gözlem: Kişileri gözleyerek bilgi toplama yoludur. Gözlem yaparken doğal gözlem tercih edilmelidir. Gözlem yoluyla elde edilen verilerin puanlamasının yapılması gerekir. Özellikle psikomotor becerilerin belirlenmesinde kullanılır. Eğitimciler tarafından en sık kullanılan ihtiyaç belirleme tekniğidir. 3) Ölçme Araçları ve Testler: Bireyde aranan özelliklerin ne miktarda var olduğunu saptamak için yapılan işlemlerdir. Öğrencilerin bilişsel giriş davranışlarının saptanması amacıyla hazırlanır ve eğitim sürecinin başında öğrenciye uygulanır. Mesela; düzey belirleme testleri, izleme testleri, bilişsel testler, tutum ölçekleri, sınavlar. 4) Kaynak Tarama (Literatür Tarama): Kaynak tarama çalışmaları üç aşamada yapılır: Literatür taraması (bilim çalışmalar, kitaplar), raporların değerlendirilmesi (öğretimin denetimini yapan kurumların) ve mevcut programların incelenmesidir. Yurt içinde ve yurt dışında eğitimle ilgili bilimsel yayınların takibi de yapılabilir. 5) Görüşme - Grup Toplantıları: En yaygın olarak kullanılan tekniklerden biridir. Görüşme yoluyla öğrenenlerin program hakkındaki görüşleri sözlü veya yazılı olarak alınır. Görüşme yüz yüze yapılabildiği gibi, telefon ve internet aracılığıyla da yapılabilir. Aynı özellikteki bir grup bireyden de bilgi toplanabilir. Öğretmenler, akademisyenler, veliler, iş çevreleri, politikacılar, okul idarecilerin görüşlerine başvurulur
21 6) Progel (Dacum) Tekniği: Program (pro) geliştirme (gel) sözcüklerinin kısaltılmasıdır. Bu teknikte; bireyin bir işi/mesleği yapabilmesi için sahip olması gereken özellikleri o işin deneyimli ve uzman kişileri (5-12 kişi) tarafından belirlenir. Yani mesleğin beceri profili çıkarılır. İş analizine benzer. Fakat Progel çalışmaları daha az zaman alır. Bu çalışma 2-4 gün arası sürer. Çok etkili ve maliyetinin az olması bu tekniğin avantajlarındandır KPSS: Öğretmenlere, tablet bilgisayar ve akıllı tahta kullanımına yönelik bir hizmet içi eğitim programı hazırlanması planlanmaktadır. Program geliştirme uzmanı, ilgili programın amaçlarını belirlemeden önce konuyla ilgili alan uzmanlarından tablet bilgisayar ve akıllı tahta kullanımı için sahip olunması gereken özellikleri belirlemelerini ister. (Program geliştirme uzmanı Progel ihtiyaç belirleme tekniğini kullanmıştır). 7) Meslek (İş) Analizi: İş/meslek tanımlaması yapılarak işe ait işlemlerin belirlenmesi tekniğidir. İşe ait bilgi, beceri, mesleki tutum ve alışkanlıklar ayrıntılı olarak işlem basamaklarına ayrılır. Bir meslekle ilgili bilişsel, duyuşsal ve psiko-motor (devinişsel) tüm özellikler deneyimli kişiler tarafından belirlenir. Uyarı: Progel tekniği meslek analizine göre daha kısa sürer. Progel tekniğinde bir işin standartları belirlenirken, meslek analizinde o işi yapacakların taşıması gereken özellikler belirlenir. Progel tekniğinde mesleğe ilişkin sadece bilişsel ihtiyaçlar incelenirken, Meslek analizinde bilişsel, duyuşsal ve devinişsel tüm ihtiyaçlar dikkate alınır. 3. İHTİYAÇ BELİRLEME (SAPTAMA) YAKLAŞIMLARI a) Farklar Yaklaşımı: Gözlenen başarı durumu ile beklenen başarı durumu arasındaki farka bakılarak ihtiyaç saptaması yapılır. Bu yaklaşımda kurumun istediği durum ile var olan durum karşılaştırılır. Eğer istenen duruma ulaşılmamışsa bir ihtiyaç var demektir. Bu nedenle program geliştirme çalışmaları yapılmalıdır. En çok tercih edilen ihtiyaç belirleme yaklaşımıdır. Örnek: Bir okulda matematik dersinden % 85 başarı beklenirken okulun başarısı %50 de kalmıştır. İstenen başarı %85, var olan başarı %50 dir. Arasında %30 fark vardır. İstenen başarıya ulaşılmadığı için bir ihtiyaç doğmuştur. Bu da demektir ki matematik dersinin programı, günleri, saatleri, araç-gereçleri, materyalleri ile ilgili bazı değişikliklerin yapılması gerekmektedir. Bu değişiklik program geliştirmedir. b) Demokratik Yaklaşım: İhtiyaç, toplumdaki baskı gruplarının isteklerinden hareketle ortaya çıkar. Baskı grupları çoğunluk gruplarıdır. Çoğunluk grupların isteğinden hareket edilir. Toplumdaki çoğunluk ne isterse o alanda çalışma yapılır. Örnek: Türkiye de son yıllarda yapılan anket sonuçlarında, halkın çoğunluğu akraba evliliğine ve başlık parası ile yapılan evliliğe karşı çıkmaktadır. Bu alanda bir ihtiyaç doğmuştur. Eğitim programlarında akraba evliliğinin sakıncaları konularının eklenmesi bir ihtiyaç olarak ortaya çıkmıştır. c) Analitik Yaklaşım: Gelecekte ortaya çıkması muhtemel durumlardan yola çıkılarak ihtiyaç belirlenir. Eleştirel düşünceden yola çıkılarak çözüm aranılır. Bu yaklaşıma göre şimdiki durumdan hareket edilerek gelecekte nelerin ortaya çıkabileceği üzerinde durulmalıdır. Teknolojik gelişmelerin neleri değiştireceği, toplumda nelerin gelişeceği üzerinde durulur. Örnek: Günümüzde okul aracılığıyla eğitim-öğretim devam etmektedir. Fakat gelecek dönemlerde okula ihtiyaç duyulmadan birçok ders bilgisayar, internet, TV aracılığıyla evlerde verilebilir. Günümüzde birçok üniversite uzaktan eğitimle ders vermeye başlaması da buna örnektir. d) Betimsel Yaklaşım: Bir durumun, nesnenin yokluğu ile ortaya çıkacak zararlar ile o durumun, nesnenin varlığı halinde ortaya koyacağı yararlardan hareketle ihtiyaç belirlenir. Eğitimde kullanılan bazı materyallerin olmaması durumunda nelerin olabileceği üzerinde durur ve ihtiyacı buna göre belirler. Yani var olan durumun olumlu ve olumsuz yanları dikkate alınarak ihtiyaçlar belirlenir. Örnek: Okulda beden eğitimi derslerinde kullanılan malzemeler kullanılmamış bunun yerine öğrencilerin spor amaçlı koşturulmasının daha yararlı olduğu düşünülmüştür. Fakat daha sonra öğrencilerin bedensel bazı becerileri yerine getiremedikleri tespit edilmiş ve spor malzemelerinin tekrar kullanılması ihtiyacı doğmuştur. e) Süreç Yaklaşımı: Mevcut süreçteki ihtiyaçları belirler. Teknolojik gelişmelere uygun olarak mevcut sistemde ne gibi değişikliklerin yapılması gerektiği üzerinde durur. Örnek: Beden eğitimi dersinde yeni bir spor dalı ortaya çıkmıştır. Bu yenilik programa eklenmelidir
22 VIII - PROGRAM TASARISI HAZIRLAMA (HEDEF/KAZANIM/AMAÇ) A- HEDEF (KAZANIM/AMAÇ) Programın ilk ve temel öğesi olan hedeflerin belirlenmesi aşaması, program tasarısı sürecinin en önemli aşamasıdır. Diğer öğeler hedeflere göre belirleneceğinden, hedeflerin belirlenmesinde yapılacak bir yanlış, programın bütün boyutlarına yansıyacaktır. Türk Milli Eğitiminin Genel Amaçları 1973 tarihli 1739 sayılı Temel Eğitim Kanunu nda belirtilmiştir. Hedefler, öğrenciye kazandırılmak üzere seçilen istendik özelliklerdir. Niçin öğreteceğiz? sorusunun cevabıdır. Uyarı: Programlar hangi temel öğe ile başlar? ya da programların ilk temel öğesi nedir? denildiğinde Hedef, program geliştirme süreci hangi aşama ile başlar? denildiğinde ihtiyaç belirleme akla gelmelidir. Eğitimde hedefler dikey hedefler ve yatay hedefler olarak ikiye ayrılır. 1. DİKEY HEDEFLER a) Uzak Hedefler: Ülkenin politik felsefesini yansıtır. Oldukça genel ve soyuttur. Atatürk ün Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak sözünde ifadesini bulmuştur. Kaynağını anayasadan almaktadır. Mesela; Milli eğitimin genel amaçları, Atatürk ilkelerine bağlı bireyler yetiştirmek, iyi yurttaş, iyi vatandaş, meslek sahibi olmak. b) Genel (Yakın) Hedefler: Ülkenin eğitim felsefesini yansıtır. Öğretim kademelerinin ve okulların hedefleridir. Uzak hedeflerin yorumlanması ve ayrıntılandırılmasıdır. Bu hedefler, Milli eğitim şurası raporları, kalkınma planları gibi metinlerde yer alır. İki seviyede ele alınır. Birincisi Milli eğitimin genel hedefleri, ikincisi de okulun hedefleridir. Mesela; İlköğretimin hedefleri, ortaöğretimin hedefleri. c) Özel Hedefler: Genel hedefler doğrultusunda belirlenen derslerin hedefleridir. Bir ders düzeyinde öğrencilerin kazanması gereken özellikler ve davranışlardır. Dersin ya da ünitenin hedefleridir. Mesela; Matematik dersinin hedefleri, ünite hedefleri, konunun hedefleri KPSS: Fen ve teknoloji dersi öğretim programının vizyonu bütün öğrencilerin, bireysel farklılıkları ne olursa olsun, fen ve teknoloji okuryazarı olarak yetişmesi neye örnektir? (Cevap: özel hedeflere örnektir). HEDEF TÜRÜ Uzak (İdeal) Genel (Yakın) Özel (Hedef Davranış) Aşağı inildikçe ayrıntı artar, kapsam azalır. Planlanır ken uzaktan özele, gerçekleşt irilirken özelden uzağa doğru hareket edilir. İLGİLİ OLDUĞU PROGRAM Eğitim Programı Öğretim Programı Ders Programı ÖZELLİKLERİ -Ülkenin politik felsefesini yansıtır. -İdeal insan nitelikleri -Soyuttur, ölçülemez -Toplumun vizyonunu gösterir -Ülkenin eğitim felsefesini yansıtır. -Uzak amaçların yorumu (ayrıntılı açıklaması) olarak ifade edilir. -Uzak/genel amaçlara göre somut. -Ne zaman, nerde ve nasıl gerçekleşeceği belirlidir. ÖRNEK -Çağdaş uygarlık düzeyine ulaşmak -Güçlü, büyük ve lider bir devlet olmak -Milli eğitimin genel amaçları -Okul kademelerinin amaçları -Okul türlerinin amaçları -Derslerin amaçları -Ünitenin /modülün amaçları
23 2. YATAY HEDEFLER a) Bilişsel Alan: Bloom taksonomisine göre yapılır. Anderson ve Krathwohl taksonomiyi geliştirmiştir. Bilgi (Hatırlama): Bilgilerin olduğu gibi hatırlandığı ve aynen tekrar edildiği basamaktır. Birey kendinden hiç bir şey katmaz. Birey tanımlar, söyler, yazar, seçer, altını çizer, kavramları bilir. Mesela; program geliştirmeye ilişkin kavramları tanımlar ve söyler, Türkiye nin bölgelerini sayar, Karadeniz deki dağları, gölleri sayar. Kavrama (Anlama): Bilgilerin yorumlanarak farklı ifade edilebildiği basamaktır. Birey bilgiyi kendi cümleleri ile ifade eder, açıklar, yorumlar, özetler, kendisine ait örnekler verir, çıkarımlarda bulunur. Üç alt basamağı vardır; açıklama, çevirme (dönüştürme) ve öteleme (tahmin, çıkarım) dir. Mesela; program geliştirmeye ilişkin kavramları kendi cümleleriyle tanımlar, okuduğu bir metine başlık ve örnekler bulur. Uygulama: Bilgileri yeni bir sorunun çözümünde kullanmadır. Bilgileri yeni durumlara uygular. Mesela; derste öğrendiği formülü kullanarak bir matematik problemini çözer, bir kişinin tansiyonunu ölçer, coğrafya dersinde öğrendiği bir ülkenin haritasını çizer, kimya dersinde verilen deneyi yapar KPSS: Almanca dersinde öğrendiklerinden yararlanılarak bir turistle Almanca konuşabilen bir öğrenci hangi düzeyde bir bilişsel davranış göstermiş olur? (Cevap: Uygulama). Analiz (Çözümleme): Bilgilerin ayrıştırılması (parçalara ayırma), sınıflandırılması, ilişkilendirilmesi ve karşılaştırılmasını/kıyaslanmasını (parçalar arasındaki benzerlik ve farklılıkları bulma) içerir. Birey durumu kendisi çözümler. Başkasının bilgilerini tekrarlamaz. Akıl yürüterek sonuca ulaşır. Neden-sonuç ilişkisi kurar. Mesela; farklı eğitim programlarını kıyaslar, cümleyi öğelerine ayırır, program tasarım modellerini karşılaştırır. Sentez (Yaratma): Çözümlemenin tersi işlem yapmadır. Bilgilerin kullanılmasıyla yeni ve özgün bir şey ortaya çıkarmak, orijinal bir fikir üretmek vardır. Birleştirme, icat etme, tasarlama, planlama, derleme, keşfetmeyi içerir. Mesela; yeni bir eğitim programı hazırlar KPSS: Küreselleşmenin eğitim üzerindeki etkileri konusunda özgün bir kompozisyon yazma çalışması yapan Pınar ın, bilişsel alanın hangi düzeyinde beceriler geliştirmesi beklenir? (Cevap: Sentez). Değerlendirme: Bilişsel alanın en üst basamağıdır. Bir ürünü belli ölçütlere göre eleştirme, sentez sonucunu değerlendirme ve yargıya varmadır. Mesela; bir eğitim programının yetersiz olduğuna karar verir. Uyarı: Andersen ve Krathwohl tarafından yenilenen taksonomide iki önemli yenilik vardır. Bunlardan ilki bilgi basamağının hatırlama, kavrama basamağının ise anlama olarak isimlendirilmesidir. Diğeri ise Bloom un taksonomisinde sondan bir önceki basamak olan sentez basamağının yaratma olarak isimlendirilmesi, ayrıca sentez basamağının en zor ve en üst basamak olarak sınıflandırılmasıdır KPSS: I. Bir hücre modeli oluşturarak hücreyi oluşturan ögelerin birbirleriyle ilişkisini gösterme II. Hücre organellerinin görevlerini kendi cümleleriyle ifade etme III. Canlının hücrelerden oluştuğunu örneklerle açıklama IV. İki farklı dokuya ait iki hücrenin temel ögelerini eşleştirme V. Daha önce duymadığı tek hücreli bir canlı türü tasarlama Yukarıdaki kazanımlardan hangisi Bloom un bilişsel alan sınıflamasına göre daha üst düzeydedir? I. öncül Analiz düzeyindedir. II ve III. öncül kavrama düzeyindedir. IV. öncül bilgi basamağındadır. V. öncül ise sentez basamağındadır. (Cevap: Yani en üst bilişsel düzey V. öncüldür.) b) Duyuşsal Alan: Bloom, Krathwohl ve Masia tarafından bu sınıflandırma yapılmıştır. Alma: Bu düzeydeki kişi, belli bir olayı fark etme isteğinde olmalıdır. Farkında olma, almaya gönüllülük ve seçici dikkatlilik diye üç alt basamağı vardır. Sorma, seçme, kabul ve dikkat etme alma basamağıyla ilişkilidir. Mesela; KPSS için hangi yayınları seçeceği konusunda dikkat etme. Tepkide Bulunma: Genellikle ilgiler önplandadır. Kişi uyarıcılara bilinçli tepkide bulunur ve onlarla ilgilenir. Bir şeye karşı ilgili, istekli olma, tepkide bulunma ve cevap vermeyi gerektiren basamaktır. Üç alt düzeyi vardır: kişinin uyarıcıya karşı uysallık göstermesi (razı olma), tepkide istekli olması ve tepkide doyumlu olması (zevk alma). İzleme, onaylama, cevap verme, destekleme, tartışma, yardım etme, razı olmayı içerir. Mesela; KPSS yi kazanmaya istekli olma. Demokratik ilkelere uyma. Bir arkadaş grubu içinde şarkı söylemekten zevk alma. Değer Verme: Bu düzeydeki hedefler; tutum, inanç ve değerlerle ilgili olabilir. Kişinin bir şeyin değerini kabul ettiği ve bir dereceye kadar önemsediği aşamadır. Bireyin uyarıcılara karşı nasıl bir tepkide bulunacağı bu basamakta kestirilebilir. Üç aşaması vardır: birey bir değeri kabul eder ve değer verir (önemser), bir değeri diğerine tercih eder, inandığı değer için başkalarını ikna etmeye çalışır. Takdir etme, açık olma, savunma, katılma, önemseme davranışlarını içerir. Mesela; Farklı düşüncelere hoşgörülü olma, trafik kurallarının önemini takdir etme, bedensel engelli arkadaşlarına yardım etmeye razı olma
24 Örgütleme: Bir konu, bilgi, olguya ilişkin görüşleri organize etmeyi gerektirir. Bu düzeyde kişi, yeni değerler, yeni örüntüler oluşturur. Birey bu basamağa dek hep başkalarınca ya da toplumca oluşturulan değerleri benimsemiş, savunmuştu. Oysa bu düzeyde, hem başkalarınca oluşturulan değerleri hem de kendisince benimsenip savunulanları irdeler. Aralarındaki ilişkilere bakar ve bir sonuca varır. Sonunda kendi içinde çelişmeyen yeni ve özgün kendi değerler sistemini oluşturur. Bu basamakta bireyin bir tutumu kararlı biçimde sergilemesi anahtar noktadır. Mesela; trafik kurallarına uymada kararlı olma, KPSS yi kazanmada kararlı olma. Kişilik Haline Getirme: Kişinin bu basamaktaki davranışları onun karakterini yansıtır. Bir bakıma dünya görüşünü, yaşam felsefesini ortaya koyar. Bir davranışı alışkanlık haline getirme, ödün vermeden davranma vardır. Kişinin davranışları büyük bir olasılıkla kestirilebilir. Çünkü kişinin davranışları tutarlıdır. Mesela; trafik kurallarına uymayı alışkanlık haline getirme, buluşmalarına sürekli zamanda gitme. c) Devinişsel Alan: Simpson ve Harrow tarafından geliştirilmiştir. Psiko-motor öğrenmelerle ilgilidir. Algılama: Duyu organlarıyla bir beceriye, becerinin gerçekleşme aşamalarına dikkat etmeyi, izlemeyi, farkına varmayı ifade eder. Bir beceriyi teşhis etme, fark etme, dikkat etme, farkı belirtme, yorumlamayı içerir. Mesela; Arkadaşının otomobil kullanma becerisine dikkat eder. Bir konserde kemanın nasıl çalındığını izler. Kurulma (Hazırlık): Beceriyi, davranışı yapmaya hazır olma durumudur. Bu basamakta kişi belirli bir beceriyi gerçekleştirmek için vücudunu ya da duyu organlarını uygun konuma getirir. Başlama, gösterme, hareket etme davranışlarını içerir. Mesela; bir bireyin otomobil kullanmaya hazır oluş vaziyete gelmesi, bedenini bisiklet kullanmaya hazır duruma getirme, Keman çalmak için vücudu uygun konuma getirme. Kılavuzla Yapma: Bireyin, bir beceriyi bir başkasının yardımıyla yapması, onun gözetiminde yapması, taklit etmesi, kendi kendine yapması (deneme yanılmada bulunması) dır. Mesela; Ahmet bisikleti babasının yardımıyla kullanır. Ahmet bisikleti arkadaşını gözlemleyerek kullanır. Bir araba tamircisinin araba parçalarını sökerken çırağına da yaptırması, beden eğitimi dersinde öğretmenin yardımıyla öğrencilerin kasa üzerinden takla atması, Giyim öğretmenliğinde bir öğrencinin öğretmenin gözetiminde model üstünde elbise dikmesi. Mekanikleşme: Bir beceriyi normal bir şekilde (istenen standartlara yakın) gerçekleştirebilme aşamasıdır. Kimseden yardım almadan davranışı düzgün yapma vardır. Ancak bazı ufak hatalar yapılabilmektedir. Beceriyi sergilerken hala kılavuz gözetimindedir. Mesela; Ahmet bisikleti istenen standartlara yakın düzeyde kullanır. Beceri Haline Getirme: Becerinin çok iyi, hatasız ve rahat şekilde gerçekleştirilmesi söz konusudur. Hedef davranışları kendi başına, hiç kimseden yardım almadan, o işin gerektirdiği standartlarda yapmasıdır. Ustalıkla yapma, değiştirme, inşa etme, hatasız yapmayı içerir. Mesela; Ahmet klavyeyi çok iyi, hızlı ve hatasızca kullanır. Ahmet iyi düzeyde ve hatasızca araba kullanabilir. Duruma Uydurma (Örüntü): Kazanılan becerilerin karşılaşılan yeni durumlarda da uygulanması durumudur. Bu düzeyde önceden kazanılan becerilerin alana genellemesi, transfer edebilmesi söz konusudur. Mesela; Araba kullanmayı iyi bilen Ahmet, farklı markadaki otomobilleri de rahatlıkla kullanabilmektedir. Bisiklet kullanmayı iyi bilen Sezer, motosikleti de bir iki denemeden sonra sürebilmektedir. Yaratma: Yeni bir motor beceri icat etme ya da kendine özgü bir psikomotor ürün ortaya koymadır. Benzeri olmayanı (özgün) yapma, yani orijinal, benzersiz, yeni davranış örüntüsü oluşturma işidir (Bilişseldeki sentez basamağıyla aynıdır). Mesela; orijinal bir yüzme stili geliştirme, duygu ve düşüncelerini anlatan özgün bir resim çizebilme KPSS: Bütün öğrencilerin büyük bir dikkatle katıldıkları Türkçe dersinde Bahar Öğretmen öğrencilerden öğrendiklerine ilişkin farklı örnekler vermelerini ister. Ayrıca öğrendiklerini kullanarak bir öykünün temel çatısını kurmalarını sağlar. Yukarıda verilen uygulamada altı çizili öğrenci davranışları sırasıyla duyuşsal ve bilişsel alanın hangi düzeyindedir? (Cevap: I: Alma, II: Kavrama, III: Uygulama) 2009 KPSS: Öğretmen, lise II. sınıf öğrencilerinden yerel seçimlerde siyasi partilerin yaptıkları tanıtım çalışmalarını izlemelerini, izledikleri partileri gerçekçilik, dürüstlük ve insan onuruna saygı ölçütleri açısından eleştiren bir sunum hazırlamalarını ister. (Cevap: Öğrencilerin bu çalışmayla ulaşması beklenen hedef, bilişsel alana ve analiz düzeyine yöneliktir.) KPSS: Türk Millî Eğitimi yurttaşlarına, topluma karşı sorumluluk duyma, geniş bir dünya görüşüne sahip olma, hür ve bilimsel düşünce gücüne sahip olma genel hedeflerini kazandırmak istemektedir. Yukarıda belirtilen davranışlar, Bloom un taksonomisine göre aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak sıralanmıştır? (Cevap: Duyuşsal - duyuşsal bilişsel)
25 YENİLENMİŞ BİLİŞSEL ALAN TAKSONOMİSİ Bloom un orijinal taksonomisinde bilişsel alan tek boyutludur ve hedefler basitten karmaşığa altı alt basamağı içermektedir. Ancak, Anderson ve Krathwohl un öncülüğünde yapılan çalışmalarla 2002 yılında hedef düzeylerinin bilişsel alanı 2 boyutlu olarak yeniden boyutlandırılmıştır. Bu boyutlandırma işlemi ile aşamalı sınıflamanın dikey boyutunu bilgi yatay boyutunu ise bilişsel süreç oluşturmaktadır. Bilişsel süreç boyutunu Bloom un bilişsel alan taksonomisinde yukarıda beraber açıkladık ve uyarı yazısıyla farkını belirttik. Bilgi boyutu kısmında ise olgusal, kavramsal, işlemsel ve üst bilişsel bilgi yer almaktadır. Olgusal bilgi: Öğrencilerin bir ders kapsamında öğrendikleri en temel bilgidir. Olgusal bilgi bir disipline ait terimleri ve öğelerin ne olduğunu bilmeyle ilgilidir. Öğrencilerin bir disiplini tanımak ya da o disiplinle ilgili sorunları çözmek için bilmeleri gereken temel öğeleri içerir. Mesela; Algı nedir, koşullanma yoluyla öğrenme nedir, duyarsızlaşma nedir gibi sorulara cevap verebilen öğrenci bu temel bilgileri öğrenmiştir demektir. Kavramsal bilgi: Öğrenciler belirli bir derse ait kuramlar, kanunlar, bağıntılar vb. kapsamındaki bilgileri kendi içindeki bütünlüğü ve ilişkiyi bilmeleriyle ilgili bilgi türüdür. Yani sınıflamalar, ilke ve genellemeler, kuram ve modeller bu bilgi kapsamında yer alır. Mesela; Einstein ın izafiyet ve görelik kanunu, Gestalt ilkeleri İşlemsel (Prosedür) bilgi: Problemlerin çözümünde kullanılacak işlemlerin nasıl yapıldığıyla ilgili bilgi türüdür. Konuya özel beceri, teknik, yöntemlerin bilgisi, uygun işlemlerin ne zaman, nasıl kullanılacağıyla ilgili ölçütlerin bilgisi bu bilgi kapsamındadır. Mesela; psikolojide görüşme teknikleri, bilimsel yöntem. Üst bilişsel bilgi: Bireyin kendi bilişinin farkında olması ve genel bilişi (yürütücü biliş) hakkındaki bilgisidir. Var olan bilgilerini en iyi hangi yolla edindiklerini bilen bireylerin üst bilişsel bilgiye sahip oldukları söylenebilir KPSS: Bir öğrenci tarih dersine çalışırken özet çıkarma ve kavram haritaları hazırlamanın, etkili öğrenme yolları olduğunun farkına vararak bunları uygular. Öğrencinin bu uygulaması hangi bilgi türüne daha uygun örnektir? (Cevap: Öğrencinin bu uygulaması üst bilişsel bilgiye örnektir)
26 3. HEDEF BELİRLEME SÜRECİ Hedeflerin belirlenmesi süreci aşağıda gösterilmiştir. 4. HEDEFLERDE OLMASI GEREKEN ÖZELLİKLER 1) Açık seçiklik: Hedefler, açık seçik olmalı ve herkes tarafından aynı olarak anlaşılmalıdır. 2) Ulaşılabilirlik: Hedefler, bireyin gelişim seviyesine, okulun ve çevrenin özelliklerine göre gerçekleştirilebilir ve ulaşılabilir (yani öğretimin sonunda) olmalıdır. Fantezi ve ütopik olmamalıdır. 3) Tutarlılık: Hedefler birbiriyle çelişmemelidir, birbirini destekler nitelikte olmalıdır. Yani hedefler, iç ve dış tutarlılığa sahip olmalıdır. İç tutarlılık, hedefin diğer hedeflerle (dersin, okulun, öğretim kademesinin vb.) çelişmemesi; dış tutarlılık ise, hedefin toplumun genel hedeflerine (gerçeklerine) aykırı olmamasıdır. 4) Kenetlilik: Hedefler, içerikle (konu alanıyla) bağlantılı olmalıdır. Hedef cümlesinin başında bir ders, ünite veya konu adı olmalıdır. 5) Yararlılık (ihtiyacı giderme): Hedefler, bireyin, toplumun ve konu alanının ihtiyaçlarına yanıt vermelidir ve yarar sağlamalıdır. Hedefe ulaşıldığında bireye bir fayda sağlamalıdır. 6) Ekonomiklik: Hedef, ona ulaşmak için harcanan masrafa ve yapılan çabalara değer olmalıdır. 7) Genellik: Hedefler bir grup (yani birden fazla) davranışı ifade edecek ölçüde kapsamlı olmalıdır. 8) Sınırlılık: Hedefler sadece tek bir özelliğe (belli bir özelliğe, tek bir ürüne) yönelik olmalıdır. 9) Süreklilik: Gelişmeye dönük ve süreklilik içinde olmalıdır. 10) Öğrenme Ürününe dönüklük: Hedefler, öğrenme sürecini değil, öğrenme ürününü yansıtmalıdır. Yani öğrenme sürecini başarıyla bitiren bir öğrencinin ne yapabileceğini göstermelidir. 11) Öğrenci Yaşantısına dönüklük: Hedefler öğrencinin öğrenme etkinliklerine aktif olarak katılmasını sağlayacak özelliklere sahip olmalıdır. 12) Öğrenci Davranışına dönüklük: Öğrenci davranışına ya da özelliğine dönük olmalıdır. Sürecin sonunda öğrenciden bekleneni ifade etmelidir. Öğretmen davranışları veya ünite başlıkları hedef olamaz KPSS: Ülke sevgisi geliştirme ifadesinin bir öğrenme hedefi olduğu kabul edilirse bu ifadenin aşağıdaki hedef yazma ilkelerinden hangisine uygun hâle getirilerek yeniden düzenlenmesi gerekir? (Cevap: Öğrenci özelliği olma). Ülke sevgisi geliştirme hedef olamaz. Çünkü bu öğretmenden beklenen bir davranıştır. Bu hedef ifadesi ülkesini sever., ülkesine değer verir. gibi ifadelerle düzeltilerek hedef haline getirilebilir
27 13) Bitişik olma: Hedefler birbirini tamamlayıcı (birbirini izleyen aşamalı bir yapıya) olmalıdır. Mesela; bilgi basamağındaki hedef gerçekleşmeden kavrama düzeyindeki hedef gerçekleşemez. 14) Binişik olmama: Bir hedefin kapsamı diğer hedeflerin kapsamına girmemelidir. Hedefler iç içe girmemelidir. Bir hedefin bittiği yerde diğer hedef başlamalıdır. 5. HEDEFLERİN DAVRANIŞA DÖNÜŞTÜRÜLMESİ Organizmanın, uyarıcılara karşı gösterdiği gözlenebilen ve gözlenemeyen her türlü etkinliğine davranış denir. Eğitim sürecinde öğrencilere kazandıracağımız becerilerin bir bölümü gözlenebilir niteliktedir. Bu özellikleri doğrudan ölçmek mümkündür. Fakat her özellik gözlenebilir değildir ve doğrudan ölçülemez. Bilgi, beceri, tutum ve yetenekler doğrudan ölçülemez. Ancak bu özelikler davranışa dönüştürüldüğü zaman ölçülebilir hale gelir. Hedefler tek başlarına ölçülemediğinden dolayı yani ölçme ve değerlendirme çalışmalarının yapılabilmesi için hedefler davranış ifadelerine dönüştürülmelidir. Kısacası hedeflerin davranışa dönüştürülme gereklilikleri; - Eğitim programının değerlendirme öğesine göre; bir hedefin kazanılıp kazanılmadığının ölçülmesi gerekir. Bu ölçüm ancak hedefler davranışa dönüştürüldüğünde mümkün olmaktadır. Yani eğitim programlarının değerlendirme aşamasını gerçekleştirmek için davranışları belirleriz. - Eğitim programlarının eğitim durumlarının aşamasının gerçekleştirilmesi için davranışları belirlememiz gerekir. - Eğitim uygulamalarında belirli standartlara ulaşabilmek için. yani başarının ölçütünü belirlemek için davranışları belirlemek gerekir. Çünkü eğitim de ölçüt, davranıştır. Hedefleri Davranışa Dönüştürürken Dikkat Edilecek Hususlar (Davranış Yazma İlkeleri) 1) Davranışlar hangi alanla ilgili yazılıyorsa o alanın niteliklerine ve basamaklarına uygun olmalıdır. Bilişsel, duyuşsal ve psikomotor alanlarla ilgili davranışlar ayrı ayrı yazılmalıdır. 2) Davranış cümlelerinin sonunda (bilgisi, becerisi, gücü, yeteneği, oluş, farkındalık, yazma, söyleme, seçip işaretleme, eşleştirme, kesme, biçme, çizme vb.) davranış ifade eden sözcükler bulunmalıdır. Yani gözlenebilir ve ölçülebilir nitelikte ifade edilmelidir. 3) Davranış ifadesi açık, seçik ve anlaşılır olmalıdır yani herkes tarafından aynı şekilde anlaşılmalıdır. 4) Öğrenci davranışına dönüştürülebilecek ve öğrenme özelliğini belirtebilecek nitelikte yazılmalıdır. Konu ve ünite başlıkları, öğretmen davranışları hedef olamaz. 5) Davranışlar öğrenciye uygun (düzeyine, ilgi, ihtiyaçlarına) olmalıdır. 6) Hedefler öğrenme ürününü dile getirmelidir (öğrenme sürecine dönük cümleler davranış olamaz). 7) Her hedefin kritik davranışları belirlenmelidir. 8) Davranış binişik değil, bitişik olmalıdır. Birinin bittiği yerde diğer başlamalıdır. 9) Davranış ifadeleri hem sınırlı hem de kapsamlı olmalıdır. 10) Davranışlar kolaydan zora, basitten karmaşığa ve somuttan soyuta doğru sıralanmalıdır. 11) Davranışlar birbirinin ön koşulu olacak şekilde sıralanmalıdır. 12) Davranışlar birbirini destekler nitelikte olmalı, birbiri ile çelişmemelidir. Dersin, okulun, öğretim kademesinin, Milli Eğitim in hedefleri arasında tutarlılık olmalıdır. 13) Bir davranış cümlesinin sonunda tek bir özellik bulunmalıdır. Eğer iki özellik bulunuyorsa, ikinci özellik parantez içinde veya kesme işareti ile ayrılarak yazılmalıdır. 14) Hedefler yazılırken olumsuz ifadeler yer verilmemeli, olumlu ifadeler kullanılmalıdır. 6. HEDEF VE DAVRANIŞ YAZMA YAKLAŞIMLARI 1. Modüler Hedef Yazma Yaklaşımı: Aşamalılık özelliği göstermeyen bağımsız üniteler ya da modüller için kullanılır. Bu yaklaşımda amaç ve davranış ifadeleri yazılırken çalıştıktan/okuduktan sonra.. acak, -ecek ekleri cümlenin sonuna getirilerek gelecek zamanla ilgili ifadelere yer verilir. Mesela; Dil bilgisi konusunu çalıştıktan sonra, 1. İmla hatalarını bulabilecek. 2. Nokta ile virgülün kullanım farklarını dikkate alarak metin yazabilecek. 2. Aşamalı Hedef Yazma Yaklaşımı: Bloom un aşamalı sınıflama yaklaşımını temele almaktadır. Bu yaklaşımda öğrencilerin kazanması gereken özelikler bilişsel, duyuşsal ve psikomotor olmak üzere üç alana, bu alanlarda kendi içinde basamaklara ayrılır. Mesela; Alan: Bilişsel. Düzey: Bilgi Hedef: Cümlenin öğelerini kavrayabilme. Davranışlar: 1. verilen bir cümlenin öğelerini söyleme/yazma. 2. verilen cümlede özneyi söyleme/yazma. 3. Yeterliğe Dayalı Hedef Yazma Yaklaşımı: Programın sonunda öğrencilerin hangi standartlarda ne yapacaklarını belirten dört öğeden meydana gelir. Bunlar; öğrenci, davranış (işlem), koşullar (verilenler) ve standarttır. Genellikle kısa zamanda ulaşılabilecek, gözlenebilir ve ölçülebilir davranışları gösterir. Daha çok devinişsel alana ait hedeflerin ifadesine uygun düşmektedir. Bu yaklaşıma dayalı hedef yazarken önce koşullar belirtilmeli, daha sonra standart ya da kabul edilebilir performans ifade edilmeli ve son olarak davranış ifadesi yazılmalıdır. Mesela; Maddelerin isimleri verildiğinde (koşul) katı maddeleri alfabetik sıraya göre (standart) bir kâğıda yazabilme (davranış)
28 IX - PROGRAM TASARISI HAZIRLAMA (İÇERİK) B- İÇERİK Günümüzde program geliştirme çalışmalarını gerekli kılan bazı nedenler vardır. Bunlardan biri, yeni bilgi birimlerinin programlara yansıtılması, diğeri ise bilim ve teknolojideki hızlı gelişme ve bilgi patlamasıdır. İçerik Ne öğretelim? sorusuna cevap arar. İçerik hedefe (kazanımlara) göre belirlenir. 1. İÇERİK SEÇİLİRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR 1) Öğretim ilkelerine uygunluk: İçerik belirlenirken tüm öğretim ilkelerine uygun olması gerekir. 2) Düzeye uygunluk (Öğrenciye görelik ve Öğrenilebilirlik): İçeriğin güçlük düzeyi, öğrencinin hazırbulunuşluk (gelişimsel özellikleri) düzeyine uygun olmalıdır. Bu özellik, içeriğin öğrenebilirlik düzeyini belirler. Ayrıca öğrencinin ilgi, ihtiyaç ve yeteneklerini karşılamalıdır. 3) İlgililik (Hedefe görelik): Hedeflerle ilişkili olmalı ve hedeflere göre belirlenmelidir. Yani hedef davranışları kazandırıcı nitelikte olmalıdır. 4) Ekonomiklik: İçerik sistematik, iyi örgütlenmiş olmalı ve gereksiz bilgilere yer vermemelidir. Gerektiği yerlerde tekrarlara yer vermeli, gereksiz tekrarlardan kaçınmalıdır. Yani içerik belirlenirken en az maliyetle ve en kısa sürede, en fazla davranış kazandırmaya hizmet edici nitelikte olmalıdır. 5) Kendi kendine yeterlilik: Gerektiği ve yeteri kadar ayrıntılı olmalıdır. Ekonomiklik ilkesiyle alakalıdır. 6) Yaşama yakınlık (İşlevsellik): Gerçek hayatta uygulanabilir ve kullanılabilir nitelikte olmalıdır. 7) Bilimsellik ve Güncellik: Bilimsel gerçeklerle uyumlu olmalıdır. En son bilimsel gelişmeleri dikkate almalı ve güncel olaylara da yer vermelidir. 8) Anlamlılık: Öğrencilerin kavrama gücünü dikkate almalıdır. Örnekler içeriği açıklayıcı olmalı, öğrencilerin deneyimlerini zenginleştirmeli ve daha önce öğrendikleriyle ilişkili olmalıdır. 9) Yararlılık: Bireyin ve toplumun işine yaramalıdır. Öğrenciye öğretilen içerik onun mevcut ve gelecekteki problemlerine cevap verebilmeli yani pratik bir yarar sağlamalıdır. Yaşama yakınlık ilkesiyle alakalıdır. 10) Geçerlik ve Güvenirlik: Bilgiler bilimsel açıdan doğru, halen kullanılan ve amaca uygun bilgiler olmalıdır. Teknik anlamda geçerlik içeriğin amaçla bağlantısını kurmaktır. Geçerliğin ikinci anlamı gerçeklikle ilgilidir. İçeriğin gerçek bilgileri kapsaması gerekir. Gerçek bilgi, doğru bilgidir. İçeriğin bir diğer geçerlik ölçütü kullanışlılığıdır. Sonuçta güncel, doğru ve kullanılan bilgi, geçerli bilgidir. İçeriğin güvenilirliği, bilgilerin (konuların) tutarlılığıdır. Birbiriyle tutarlı olmayan bilgi güvenilir değildir. 11) Kaynaşıklık: Konular ve etkinlikler birbiriyle tutarlı ve ilişkili olmalıdır. Dikey ve yatak kaynaşıklık diye ikiye ayrılır. Dikey kaynaşıklıkta öğrenme konularının ön koşul öğrenmelere dayalı olarak ardışıklık ve aşamalılık ilkelerine (yakından uzağa, bilinenden bilinmeyen, kolaydan zora, somuttan soyuta) uygun düzenlenmesi esastır. Mesela; matematik dersinde önce toplama, sonra çıkarma, daha sonra çarpma ve bölme işlemlerinin öğretilmesi. Yatak kaynaşıklıkta ise yaşantıların benzerliği ilkesine uygun olarak bir öğrenme konusunun aynı veya farklı disiplinlerde verilmesidir. Öncekilerle sonraki öğrenmeler arasında ilişkinin kurulmasıdır. Yani yatak kaynaşıklık; başka yaşantılarla dayanışlılıktır. 12) Transfer: Öğrencinin öğrendiği bir bilgi birimini yeni bilgi birimine aktarması veya içeriğin kendinden sonraki bilgiyi kolaylaştırıcı nitelikte olması gerekir. 13) Soyutlama: Bir içerikte yer alan temel görüşü öğrencinin öğrenmesi ve kavramasıdır. 14) Yordama (Vardama, Öteleme): İçerikte öğrenciye sunulan bilgi biriminden hareketle öğrencinin gelecek durumlar hakkında bilgi sahibi olmasına ve öğrencinin öngörüde bulunabilmesine imkân vermelidir. 15) Şema: İçeriğin başında kısa özetlerin bulunması, onun grafiklerle, haritalarla, tablolarla desteklenmesidir. Böylece bireyler yeni bilgileri kendi anlatım biçimleriyle öğrenirler. Kişi yeni bilgiyi algılar ve kendine göre öğrenir. İçerik kişinin kendi öğrenme şemasını kurmasına izin verecek esneklikte yazılmalıdır. 16) Görsellik: İçerikte kullanılan şema, şekil, resim vb. araçların öğrencinin öğrenmesine yardımcı olacak şekilde ve kalıcı öğrenmeler sağlayacak şekilde hazırlanması gerekir. 17) Alıştırma: İçerikte bölüm başlarında ve sonlarında hedeflenen davranışlarla ilgili soru bulunmasıdır. 2. İÇERİK DÜZENLENİRKEN DİKKAT EDİLECEK İLKELER İçeriği belirli bir bütünlük içerisinde örgütlemenin en temel amacı, öğrencilerin bilgileri anlamlı bir biçimde öğrenmelerini sağlamaktır. Öğretilecek içeriğin öğrenciler için anlamlı hale gelmesi için şu ilkeler gereklidir: Tümdengelim ilkesi: Önce genel yapılar ortaya konulmalı, sonra ayrıntıya inilmelidir. Ön koşul ilkesi: Ön öğrenmeler yeni öğrenmelere temel teşkil etmelidir. Kapsama ilkesi: Yeni bilgiler (içerikler) önceki bilgilerle (içerikle) ilişkilendirilerek verilmelidir. Not: Öğrencilerin içerikteki bilgilere ulaşmalarını sağlayacak iki strateji vardır. Bunlar ön örgütleyiciler (özetlemeler, açıklamalar, örnekler, şemalar, kavram haritaları gibi şeylerle eski ile yeni bilgiler arasında köprü kurma) ve sentezleyicilerdir. Bu stratejiler sunuş yoluyla öğretim modelinde uygulanmaktadır
29 2011 KPSS: Sosyal bilgiler dersinde Haklarımı öğreniyorum. konusunun içeriğinde sırasıyla bulunduğu çeşitli grup ve kurumlar içindeki yerini belirleme, içinde bulunduğu grup ile gruplara ait rolleri ilişkilendirme katıldığı gruplarda aldığı roller ile rollerin gerektirdiği hak ve sorumlulukları ilişkilendirme kazanımlarına yer verilmiştir. İçerik hangi temel ilkeye göre belirlenmiştir? (Cevap: kapsama). 3. HEDEF İÇERİK ÇİZELGESİ (BELİRTKE TABLOSU) Bir eğitim programında yer alan hedef ve davranışlarla, program içeriğinin iki boyutlu bir çizelge üzerinde gösterilmesine belirtke tablosu denir. Belirtke tablosu, hedefler ile içerik arasındaki ilişkiyi gösterir. Öğretmene sınav hazırlamada (kapsam geçerliliğini sağlamada) kılavuzluk yapar. Eğitim durumları ve sınama durumlarının özünü oluşturur. En önemli yararı: dersin kapsamını nitel ve nicel olarak özetler. Belirtke tablosunun oluşturulması üç aşamadan oluşmaktadır. 1. Öğretim hedeflerini belirleme. 2. Ders içeriğini belirleme. 3. İki boyutlu çizelgeyi hazırlama. - Dikey boyutunda konu ya da üniteler yer alır. Yatay boyutunda ise hedefler ve davranışlar yer alır. Örnek Belirtke Tablosu: No Hedefler Konular Bilişsel Duyuşsal Devinişsel Hedef Hedef Hedef Toplam 1 Ölçme ve değerlendirme X 1 2 Ölçme ve değerlendirme alanları XX X 3 3 Test tipleri ve özellikleri X X 2 4 Sözlü-yazılı test X X 2 5 Değerlendirme süreçleri X 1 TOPLAM Belirtke Tablosunun işlevleri 1) Hangi ünitede ya da konuda hangi düzeyde hedefin daha ağırlıklı olduğunu ortaya koyar. 2) Dersin özel hedeflerinin önem derecesini belirtir. 3) Ünitelerin programdaki önemini belirtir. 4) Düzenlenecek öğrenme yaşantılarının seçimini gösterir. Böylece öğretme-öğrenme etkinliklerine yön verir. 5) Değerlendirmede kullanılacak soru sayısını gösterir ve böylece ölçme araçlarının kapsam geçerliliğini sağlar. 4. ÜNİTE ANALİZİ Ünite analizi, bir ünitede öğretilecek öğelerin belirlenmesidir. İçerik biraz daha sınırlandırılır. Bir eğitim programındaki özel hedef ve davranışları, bu hedeflere ulaşmak için yararlanılması düşünülen ünitenin bölümleri arasındaki bağlantıları gösteren tablodur. Belirtke tablosundan farkı, numaralandırma yerine sözcük ya da sözcükler grubu yazılır ve belirtke tablosundan daha ayrıntılıdır. 5. İÇERİK DÜZENLEME YAKLAŞIMLARI Konu alan merkezlide: Doğrusal, Çekirdek, Piramitsel, Disiplinler arası; Öğrenen merkezlide: Doğrusal, Sorgulama, Modüler; Sorun merkezlide: Proje-konu ağı yaklaşımları kullanılır. 1) Doğrusal Programlama Yaklaşımı: Tyler ve Bloom tarafından geliştirilmiştir. Skinner in programlı öğretim yaklaşımında da kullanılmıştır. Konu alanı merkezli yaklaşımlarda kullanılır. Birbiri ile ardışık, sıralı, yakın ilişkili, zorunlu ve önkoşul öğrenmelerin ağırlıklı olduğu konuların düzenlenmesinde kullanılır. Aşamalılık özelliği taşıyan dersler için kullanılır. Konular arasındaki ilişki dikeydir. Dikey ilişki (kaynaşıklık) konuların aşamalılık ilkesine göre (yakından uzağa, bilinenden bilinmeyene, basitten karmaşığa, genelde özele, somuttan soyuta doğru) sıralanmasıdır. Konular bir sonraki dönemde tekrar verilmez. Hayat bilgisi, matematik, sosyal bilgiler, fen bilgisi gibi aşamalılık özelliği taşıyan dersler için kullanılır KPSS: Bir uzman, bilgisayar dersinde uzaktan öğretim uygulamalarının iletişim becerilerine etkileri konusuyla ilgili içerik düzenlemesi yapacaktır. Bu uzman, doğrusal programlama yaklaşımını kullanmak isterse aşağıdakilerden hangisini kesinlikle göz önünde bulundurmalıdır? (Cevap: Konuların birbiriyle ardışık ve yakın ilişkili olmasını)
30 2) Sarmal Programlama Yaklaşımı: Bruner tarafından ortaya atılmıştır. Ülkemizde ağırlıklı olarak kullanılan yaklaşımdır. İçerik, doğrusal bir sıra izlemez, fakat içeriğin alt konuları arasında bir ardışıklık söz konusu olabilir. Bu yaklaşımda; konular gittikçe genişler ve daha önceden öğrenilmiş konular yeri ve zamanı geldiğinde daha kapsamlı (derinlemesine) olarak tekrarlanır. Önceki öğrenmeler sonraki öğrenmelere temel oluşturur. Çünkü yeni öğrenilenler, ön öğrenmeler üzerine inşa edilir. Yani yatay ilişki (kaynaşıklık) söz konusudur. Bu programla hazırlanmış içerikler daha esnektir. Özellikle yabancı dil öğretiminde kullanılır KPSS: Matematik dersi öğretim programı için belirlenen; Rakamları okur ve yazar. Nesne sayısı 10 dan az olan bir topluluktaki nesnelerin sayısını belirler ve bu sayıyı rakamla yazar. 100 içinde ileriye doğru birer ve onar ritmik sayar kazanımlarına en uygun içerik düzenleme yaklaşımı hangisidir? (Cevap: Sarmal) 3) Modüler (Öbek) Programlama Yaklaşımı: Vygotsky tarafından geliştirilmiştir. İçeriği oluşturan konuların anlamlı modüller (öbek, parça) halinde düzenlendiği ve bu bağımsız modüllerin bir bütün oluşturduğu yaklaşımdır. Modüllerin birbirleriyle ilişkili olması şart değildir. Öğretim sonunda alınacak sonuçlar bellidir. Konuların hangi sırayla öğretileceği açısından esnektir. Her modül kendi içinde doğrusal, sarmal gibi yaklaşımlarla düzenlenebilir. Modüller arasında aşamalı bir bağ olması önemli değildir. Önemli olan her modülün tek başına anlamlı bir bütün oluşturmasıdır. Meslek ve beceri eğitimi gerektiren derslerde, vatandaşlık, fen bilgisi gibi derslerde kullanılır KPSS: Sedat Öğretmen, beden eğitimi dersinde voleybol, basketbol ve hentbol oyunlarının benzer görünmekle beraber farklı özelliklerde olduğunu düşünür ve bu oyunların öğretiminde farklı yöntem ya da teknikler kullanır. Her oyunu kendi içinde organize ederek öğretir. 4) Piramitsel Programlama Yaklaşımı: Bu yaklaşım daha çok konu alanı merkezli yaklaşımlarda kullanılır. Konuların sunuş yolu stratejisi kullanılarak etkili olarak öğretilmesi esasına dayanır. İçerik ayrıntılı ve kesin olarak belirlenmiş konu düzenlemelerinden oluşur. İlk yıllarda geniş tabanlı, ortak konuların yer aldığı ileriki yıllarda konuların gittikçe daraldığı ve uzmanlaşmanın küçük birimlerde olduğu bir yaklaşımdır. Program esnek değildir. Öğrencinin programın sonunda durumu bellidir; öğrenci alanın uzmanı (TIP gibi) olur. 5) Çekirdek (Bütünleştirilmiş) Programlama Yaklaşımı: Konu alanı merkezli yaklaşımlarda kullanılır. Piramitsel program yaklaşımına benzer. Merkezde bir konu vardır ve dersler bu konuların etrafında yer alır. Merkezdeki konunun etrafında yer alan dersler genellikle seçimliktir. Yani temel konuları (çekirdek konuyu) alan öğrenci daha sonra kendisine sunulan seçeneklerden istediğini alabilir. Bu açıdan program esnektir. Bunlar dışında bütün özelikleri piramitsel yaklaşım ile aynıdır. Okuldaki öğrenmelerin sosyal problemlere çözüm getireceği düşüncesinden yola çıkılır. Toplum bir laboratuar gibi ele alınarak çözüm önerileri sunulur. Mesela; Tıp eğitiminin ilk yıllarında ortak dersler alınır. Fakat daha sonraki yıllarda öğrencilere çeşitli uzmanlık alanları sunulur ve öğrenci ilgi duyduğu uzmanlık alanını seçer. Ortak ders
31 Uyarı: Piramitsel yaklaşımda içerik kesin hatlarla belirlenmiş konular bütününden oluşur ve esnek değildir. Çekirdek programlama piramitsel programlamanın daha esnek halidir. Piramitsel yaklaşımdaki gibi ortak çekirdek konular ilk konular olarak her öğrenci tarafından alınır. Fakat daha sonra piramitsel yaklaşımdan farklı olarak öğrenciler ilgili duydukları alanlarda (birden fazla uzmanlık alanı seçeneği sunulur) ders alabilirler. Yani derslerin isteğe bağlı seçilmesi (esneklik vardır) söz konusudur. Ayrıca piramit yaklaşımlardan farklı olarak toplumsal sorunları ele alır. 6) Konu Ağı-Proje Merkezli Program Yaklaşımı: John Dewey tarafından önerilmiştir. Sorun merkezli yaklaşımlarda kullanılır. Konuların içeriğine öğrenciler grup ya da bireysel olarak kendileri karar verir. Öğrencilere konuların ağı bir harita gibi (dersler/disiplinler arası ilişkiler kurulur) çıkarılır ve belirli zamanlarda nerelerde olmaları gerektiği söylenir. Konular küçük projeler olarak da belirlenebilir. Öğrenciler bilimsel süreç becerilerini kullanarak çözüm yolu üretir ve bunları sınıfa sunar. Performans ödevleri ve dönem projeleri bu yaklaşıma örnektir. A A1 B B1 A2 B2 7) Sorgulama Merkezli Programlama Yaklaşımı: John Dewey tarafından önerilmiştir. Öğrenen merkezli yaklaşımlarda (özellikle yaşantı merkezli yaklaşımda) kullanılır. İçerik, öğrencilerin sorularına, ilgilerine ve ihtiyaçlarına göre düzenlenir ve güncellenir. İçeriğin güncellenmesinde veliler, öğretmenler, uzmanlar ve öğrenciler birlikte yer alabilir. İlk yıllarda geniş tabanlı konular yer alır. İleriki yıllarda ise küçük birimlerde uzmanlaşma olur ve alan gittikçe daralır. Özellikle ilkokul düzeyindeki öğrencilerine sorularına uygun olarak düzenlenen içerik çok değerli bir öğrenme yaşantısı oluşturabilir. Eğitim düzeyi yükseldikçe daha sınırlı ve özel uzmanlık alanlarına ilişkin sorulara göre programın içeriği düzenlenir. Özellikle lisansüstü eğitimde kullanılabilir KPSS: Öğrenen merkezli tasarımlardan yaşantı merkezli tasarımı temel alarak hazırlanan hayat bilgisi programında içerik düzenlenirken aşağıdaki yaklaşımlardan hangisinin kullanılması daha uygundur? (Cevap: sorgulama) 8) Disiplinler Arası (Tematik) Programlama Yaklaşımı: Konu alanı merkezli yaklaşımlarda (korelasyon desen tasarımının uygulandığı öğretim sisteminde) kullanılır. Merkeze alınan bir derste işlenen konu diğer derslerde de benzer olarak veya aynısı işlenir. Özellikle ilköğretim kademesinde bu yaklaşım uygulanır. İlköğretim düzeyindeki çocuklar varlıkları, olayları ve bilgileri bilim dallarına göre gruplayarak kavrayamaz. Çünkü bu düzeydeki çocuklar varlıkları ve olayları yaşamlarıyla bir bütünlük içinde algılar. Bu nedenle dersler arasında ilişki kurulur. Bu ilişkileri sağlayan da ara disiplin uygulaması (8 tane) dır. Mesela; mihver ders olan hayat bilgisi dersinde 23 Nisan Bayramı işlendiğinde diğer derslerde de aynı konu farklı şekillerde işlenir. 9) Aktiviteye dayalı Programlama: J. Dewey in görüşlerine dayanır. Bu programlama öğrencinin etkin katılımını sağlayan ve öğrenci etkinliklerine olanak tanıyan kavramların işlenmesi esasına dayanır. 10) Didaktik Programlama: Programlarda öğretilecek kurallar, prensipler, ilkeler ve yargılar temel alınır. 11) Problem Merkezli Programlama: Öğrencilerin ortaya koyduğu problemlerle birbirine meydan okuma ve bir yarışma içinde öğrenmesini sağlayan yaklaşımdır. Amaç problem çözme becerilerinin kazandırılmasıdır. 12) Dallara Ayrılan Programlama (Crowder Modeli): Skinner in küçük adımlar ilkesine dayanır fakat Skinner in doğrusal programlama yaklaşımdan farklı olarak bütün öğrenciler programda aynı yoldan ilerlemez. Bütün cevapları doğru verenler, mümkün olan en kısa yoldan ilerlerler. Öğrencilerin izleyeceği yollar kendi başarı düzeylerine göre farklılaşır. Öğrenciler sorulara verdikleri cevaplara göre farklı yönlere yöneltilir. Doğru cevap verdiğinde sonraki bilgiye ulaştırılır, cevap seçeneklerinde yanlış cevaplara göre farklı farklı yönlendirilir
32 X - PROGRAM TASARISI HAZIRLAMA (EĞİTİM DURUMLARI) C-EĞİTİM DURUMLARI (ÖĞRENME-ÖĞRETME ETKİNLİKLERİ) Eğitim durumları (öğrenme-öğretme etkinlikleri) eğitim programının üçüncü temel öğesidir. Eğitim programının hedeflerini gerçekleştirmek için öğretmen ve öğrencilerin en aktif olduğu öğedir. Öğrencilerde istenilen davranışların kazandırılacağı öğedir. Program geliştirme çalışmalarının süreç boyutudur. Eğitim durumları öğrenci açısından öğrenme yaşantıları düzeneği, öğretmen açısından da öğretme yaşantıları düzeneğidir. Eğitim durumları öğesinde şu öğeler yer alır: Araç-gereçler, stratejiler, yöntem ve teknikler, zaman, ipucu, dönüt, pekiştireç, öğretmen davranışları. Bu aşamada ne zaman, nasıl, ne ile, nerede öğretelim? sorularına cevap aranılır. Eğitim durumlarının planlanmasında kazanımların düzeyi öncelikle dikkate alınır KPSS: Aşağıdakilerden hangisi öğretim programlarının süreç boyutunun taşıması gereken niteliklerden biridir? (Cevap: Öğretme stratejileri, yöntem ve tekniklerine yer verilmiş olması). 1. EĞİTİM DURUMLARINI ETKİLEYEN DEĞİŞKENLER a) İpuçları (işaretler): Öğrenme - öğretme sürecinde öğrenciye neyi, nasıl ve niçin öğreneceğini gösteren mesajların tümüne ipucu denir. Sorular, yazılı ve sözlü yönergeler, jestler, mimikler, sözlü ve yazılı hedef ifadeleri, açıklamalar, modeller ya da gerçek örnekler ipucu özelliği taşır. İpuçlarının taşıması gereken özellikler: Öğrencinin gelişim düzeyine uygun olmalı. Öğrencilerin bilişsel giriş davranışlarına uygun olmalı. Öğrencilerin duyuşsal özeliklerine uygun olmalı. Öğrencileri, öğrenmeye karşı istekli hale getirmelidir. Çok sayıda duyu organına hitap etmelidir. b) Öğrenci (Etkin) Katılımı: Öğrencinin öğrenme çabasına girmesiyle gerçekleşir. Öğrenciler ne kadar fazla duyu organlarını kullanırlarsa öğrenmeleri de o denli kalıcı olur. Öğrencilerin öğrenme sürecine etkin katılımını sağlamak için onlarda öğrenme isteği (güdüleme) uyandırılmalıdır. Ayrıca öğrenci katılımını artırmak için; anlatımın yanı sıra slayt, video, belgesel vb. görsel ve işitsel materyallerden yararlanılmalı ve uygulamalara yer vermelidir. Öğrenciler, derse açık veya örtük olarak katılır. Bu katılım dersteki başarıyı olumlu yönde etkiler. Örnek verme, açıklama yapma, soru sorma, sorulan soruya cevap verme öğrencinin derse açık katılımıdır. Öğrencinin derse zihinsel olarak katılımı ise örtük katılımıdır. Ancak öğrenmenin kalıcı olması için açık katılım gereklidir. Öğrencinin katılımı, öğrencinin hazırbulunuşluk düzeyinden ve çevresel koşullardan etkilenir. Öğretmenin kişiliği, tutumu, araç-gereçler, yöntem ve tekniklerde öğrenci katılımını etkiler. Öğrenciyi derse katmak için şunlar yapılmalıdır: Öğrenci istekli hale getirilmelidir. Sorular tüm sınıfa sorulmalıdır. Öğrencinin dikkati hedefler üzerine toplanmalıdır. Çeşitli yöntem ve teknikler birlikte kullanılmalıdır. Öğrencilere ön koşul davranışlar önceden kazandırılmalıdır. Kullanılan araç gereçler öğrencilerin düzeyine uygun olmalıdır KPSS: Serkan Öğretmen, derste öğrencilere (I) Derse etkin katılımınızı bekliyorum. der ve (II) öğrenci grupları oluşturur. (III) Gruplar arasında dolaşarak onlara ipuçları verir. (IV) Sınıfa getirdiği kaynakları öğrencilerle paylaşır. (V) Beğendiği çalışmalara artı puan verir. Yukarıdaki öğretmen davranışlarından hangisi öğrencilerin öğrenme - öğretme sürecine etkin katılmalarını sağlamada en az etkiye sahiptir? (Cevap: I). c) Pekiştireç ve Pekiştirme: Bir davranışın görülme sıklığını artırmak için kullanılan uyarıcılara pekiştireç denir. Pekiştireçlerle yapılan işlemlere de pekiştirme denir. Öğrencide görülen olumlu/istendik davranışlardan hemen sonra pekiştireç verilir. Verilecek pekiştireç öğrencinin yaşına, cinsiyetine, duyusal özelliklerine, ilgi ve ihtiyaçlarına uygun olmalıdır. Pekiştirecin etkili olabilmesi için her zaman aynı pekiştireç kullanılmamalı, ilk başta sürekli pekiştirme daha sonrasında değişken zaman aralıklarla pekiştireç verilmeli (yani sabit zaman aralıklarla pekiştireç verilmemeli), öğrenci için anlamlı olan pekiştireçler kullanılmalıdır. Başlıca pekiştireçler; alkışlama, sözel onay ifadeleri (Bravo, tebrikler, çok güzel), başarı belgeleri, maddi ödüller (Kitap, saat, bilgisayar vb.), simgesel ödüller (madalya, plaket, yıldız). d) Dönüt-Düzeltme: Öğrencinin yaptığı bir davranış hakkında kendisine bilgi vermek dönüttür. Öğrencinin yanlışını belirtme ve eksiğini tamamlama ise birer düzeltmedir. Öğrenciye istenilen davranışın kazanılıp kazanılmadığı hakkında bilgi vermek, doğru, yanlış, eksik, tamam gibi yargılar birer dönüttür. Dönüt-düzeltme verilirken kırıcı, aşağılayıcı, azarlayıcı tutum ve davranışlardan kaçınılmalıdır. Hata yapan öğrenci sayısı fazlaysa genel bir düzeltme işlemi yapılmalıdır. Öğrencinin ilk davranışlarına öğretmen, sonraki davranışlarına kendisi dönüt vermelidir. Yani öğrencinin her yanlış davranışından sonra dönüt verilmemesi gerekir. Uyarılar: Olumlu dönüt pekiştireç görevi görür. İpucu davranışın başlangıcında veya oluşum sürecinde verilirken dönüt daima davranışın sonunda verilir. Pekiştireç, ipucu ve düzeltme birer dönüt görevi görür
33 2012 KPSS: Öğrenme-öğretme sürecinde soru-cevap tekniğiyle ders işleyen öğretmen, öğrencilerden doğru cevap verenleri tebrik eder. Bazı öğrencilerin yanlış cevaplarına karşı, bir başka öğrenciden doğru cevap alma yoluna gider. Cevap vermekte isteksiz olan öğrencilere bazı ek sorular sorarak cevap vermelerini sağlar. Buna göre öğretmen, öğrenme-öğretme sürecinde aşağıdakilerden hangisini dikkate almamıştır? (Cevap: hazırbulunuşluk). Doğru cevap verenleri tebrik etmesi dönüt, Soru-cevap tekniğiyle ders işlemesi öğrenci katılımı, Bazı öğrencilerin yanlış cevaplarına karşı, bir başka öğrenciden doğru cevap alma yoluna gitmesi düzeltme, Cevap vermekte isteksiz olan öğrencilere bazı ek sorular sorması ipucudur. e) Zaman: Her öğrenciye hedef davranışların kazandırılması için ayrılan süredir. Bu süre hedef davranışın sayısına, düzeyine ve öğrencinin öğrenme hızına göre değişir. f) Araç-Gereç (teknoloji): Kullanılan araç-gereçler kalıcı öğrenmeyi sağlamada etkili rol oynar. Araçgereçlerle öğrencinin ilgi çekilerek öğrenci katılımı sağlanabilir. g) Öğretmen nitelikleri: 1739 Sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu (1973) ile öğretmende bulunması gereken 3 özellik de şöyle belirtilmiştir: özel alan bilgisi, meslek bilgisi (formasyon) ve genel kültür h) Sınıfın fiziksel özellikleri: Sınıf ortamındaki ısı, ışık, ses, sınıfın oturma düzeni öğrenmeyi etkiler. i) Öğretim yöntem ve teknikleri: Dersin veya konunun öğretilmesi için izlenen yol ve bu uygulamayı gerçekleştirme ciddi düzeyde öğrenmeyi etkiler. 2. EĞİTİM DURUMLARI DÜZENLENİRKEN DİKKAT EDİLECEK HUSUSLAR a) Hedefe göre olma: Önce hedeflere uygun olmalıdır. İstendik davranışları kazandırıcı nitelikte olmalıdır. b) Öğrenciye göre olma: Öğrenci ihtiyaçlarını gidermeli, gelişim seviyesine ve hazır bulunuşluk düzeyine uygun olmalıdır. Bireysel farklılıkları dikkate almalıdır. c) Ekonomiklik: Ucuza mal edilebilmeli, aynı anda birden fazla hedefe ulaşmayı sağlayabilmelidir. d) Kaynaşıklık-Tutarlılık: Belli bir alanla ilgili eğitim durumu diğer eğitim durumlarıyla uyumlu, birbirini destekleyici ve geliştirici olmalıdır. e) İçeriğe uygun olmalıdır. f) Öğretim ilkelerine uygunluk: Kolaydan zora, basitten karmaşığa, bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa gitme gibi öğretim ilkeleri dikkate alınmalıdır. g) Ekip ürünü olma: Eğitim durumları düzenlenirken birçok alandan yararlanılmalıdır. Gelişim ve öğrenme psikolojisi, eğitim sosyolojisi, eğitim teknolojisi, branş öğretmenlerinden yararlanılmalıdır. h) Yenilenebilir olma: Eğitim durumu önce kuramsal olarak düzenlenmeli, sonra uygun ve değişik okul koşullarında uygulanmalı, uygulama sonuçlarına göre yeniden hazırlanmalı ve uygulanmalıdır. 3. EĞİTİM DURUMUNUN AŞAMALARI 1) Giriş: Öğrenciyi öğrenmeye hazır hale getirme sürecidir. Dört bölümden oluşur. a) Dikkati çekme: Öğretmenin derse başlamadan önce öğrencilerin ilgisini derse/konuya çekmek için; örnek olaydan, sorulardan, güncel bir olaydan, hatıra, fıkradan, grafik ya da şekilden yararlanmasıdır. Mesela; vücudumuz konusunu işleyecek olan bir öğretmenin sınıfa elinde bir insan modeli ile gelmesi. b) Güdüleme: Öğrencilere işlenecek konunun kendileri için ne kadar önemli olduğunu ve ne işlerine yarayacağını vurgulamaktır. Öğrencilere, konuyu niçin öğrendikleri açıklanır. Mesela; öğretmenin dersin başında vücudumuz konusunu öğrenince kendi vücudunuzun nasıl çalıştığını öğrenebileceksiniz ve sağlığınızı koruyabileceksiniz. gibi bir açıklama yapması. c) Hedeften haberdar etme: Öğrencilere, derste neler işleneceği konusunda bilgi verilmesidir. Öğrenci hedeften haberdar olursa, daha bilinçli davranır ve hedefe ulaşması kolaylaşır. Mesela; öğretmenin bu dersin sonunda vücudunuzun bölümlerini tanıyabileceksiniz. demesi. Güdülemede bilginin öğrencinin ne işine yarayacağı açıklanırken, hedeften haberdar etmede ise direk olarak konunun sonunda ne öğrenecekleri söylenir. d) Önkoşul öğrenmelerin hatırlatılması: İşlenecek konuya ön koşul teşkil edecek öğrenmelerin hatırlatılmasıdır. Yani öğretmenin, önceki derste işlediği konuyu kısaca hatırlatmasıdır. Öğrencilerin yeni bilgiyi daha önce öğrendikleri bilgiler üzerine oturtması için ön bilgilerin hatırlatılması gerekir. Böylece öğrenciler, eski öğrendikleri ile yeni öğrendikleri arasında bağ kurabilirler. Mesela; vücudumuz konusuyla ilgili öğretmenin önceden işlenen sağlıklıyız konusunu hatırlatması. 2) Geliştirme: Öğrenciye kazandırılacak bilgi, beceri ve davranışları (hedefleri) kazandırmak için yapılacak her türlü etkinliği içerir. Geliştirme bölümünde hedefe, öğrenciye ve konuya uygun yöntem ve teknikler işe koşularak içerik sunulur. İpucu, pekiştirme ve dönüt, düzeltme gibi değişkenler kullanılır ve öğrenci katılımı sağlanarak istenilen hedeflere varılmaya çalışılır. 3) Sonuç: Ders işlendikten sonra yapılan etkinlikleri içerir. Tartışma, özet, kapanış ve eğitsel oyunlar kullanılabilir. Bu aşamada öğrenme ürünlerini değerlendirmek için ölçme işlemine gidilmesi gerekir. Ama bu değerlendirme (Biçimlendirici ve yetiştirmeye dönük değerlendirme: formatif) öğrenme eksikliklerini saptamak amacıyla yapılır. Burada not verilmez. Mevcut durumu tespit etmek ve gerekirse düzeltmek için yapılır
34 X - PROGRAM TASARISI HAZIRLAMA (SINAMA DURUMLARI) D- SINAMA DURUMLARI (DEĞERLENDİRME) Eğitim programının dördüncü temel öğesi sınama durumlarıdır (değerlendirmedir). Değerlendirme öğesinde Ne kadar öğrettik? sorusuna yanıt aranır. Değerlendirme, öğrenci başarısını belirlemek veya program hakkında karar vermek amacıyla yapılabilir. Kazanılması amaçlanan ve gösterilmesi beklenen istendik özelliklerin ve davranışların öğrenci tarafından kazanılıp kazanılmadığı veya kazanıldıysa ne ölçüde kazanıldığını belirlemeye çalışmak sınama durumları öğesini yansıtır. Yani sınama durumları, program hedeflerinin gerçekleşme düzeyini belirleme sürecidir. Değerlendirmenin temel amacı; eğitim programının etkililiği hakkında bilgi (karar) vermedir. Eğitim programları değerlendirilirken ilk alınacak ölçüt; programın kazanımlarına ulaşılma düzeyidir. Açık uçlu sınavlar, çoktan seçmeli testler, eşleştirme testleri, boşluk doldurma, tutum ölçekleri, ilgi envanterleri, gözlem, performans testleri sınama durumlarına örnek olarak verilebilir. 1. SINAMA DURUMLARI DÜZENLENİRKEN DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR 1) Hangi amaçla yapılacağına karar verilmelidir. 2) Belirtke tablosu düzenlenmelidir. 3) Uygun soru tipleri kullanılmalıdır. 4) Soru türü ve sayısı belirlenir. 5) Uygun soru tipleri kullanılmalıdır. 6) Her davranış ölçülmelidir. 7) Her soru birbirinden bağımsız olmalıdır. 8) Dönüt, düzeltme ve ipucu kullanılmalıdır. 2. ÖĞRETİMİN DEĞERLENDİRİLMESİNDE KULLANILAN DEĞERLENDİRME TÜRLERİ a) Hedefe Dayalı Değerlendirme (Yapılış Amacına Göre) a1) Tanıma ve Yerleştirmeye dönük değerlendirme (ön-test) (Diagnostik): Öğrencilerin programa başlamadan önce ön koşul niteliğindeki bilişsel davranış, duyuşsal özellik ve devinişsel becerilerini tanılamak ve hazırbulunuşluk düzeyini belirlemek için yapılan değerlendirmedir. Tanılayıcı değerlendirmede not verilmez ya da verilen notun (mesela kişilik testlerinde verilen notlar) öğrencinin başarı düzeyine, yeni başlayacağı okulda ulaştırılmaya çalışılacak kazanımlara ilişkin bilgi vermesi söz konusu değildir. Verilen nottaki temel amaç öğrencilerin değişik alanlardaki gelişim ve kişilik özelliklerini ayrıntılı bir şekilde ortaya koyarak belli amaçlara uygunluğunu ve en iyi gelişeceği alanları belirlemektir. Kullanım Amaçları: öğrencileri çeşitli yönleriyle tanımak ve özelliklerine uygun bir alana yerleştirmek, öğrencilerin öğrenme ihtiyaçlarını belirlemek, ön koşul davranışlara ne derece sahip olduklarını tespit etmek. Tanıma ve yerleştirmeye yönelik değerlendirmede kullanılan sınavlar; Hazırbulunuşluk testleri, seviye tespit sınavları (STS), muafiyet sınavları, özel ve genel yetenek testleri, tanıma testleri, seçme ve yerleştirme testleri (YGS, LYS, KPSS gibi). a2) Biçimlendirici ve Yetiştirmeye dönük değerlendirme (formatif): Öğrencilerin bir programa girdikten sonra süreç içinde değerlendirilmesidir. Bu süreç içinde öğrencilerin öğrenme güçlüklerini ortaya çıkarmak ve gerekli düzeltmeleri yapmak için yapılan değerlendirmedir. Konu ve ünite sonlarında yapılarak, öğrenme eksikliklerinin tespiti için kullanılan değerlendirmedir. Not verme amacı güdülmez. Örnek: İzleme testleri, formatif testler, konu ve ünite testleri bu değerlendirme türüne örnektir. a3) Düzey belirleyici (Tamamlayıcı/Durum) değerlendirme (Summatif) (son-test): Program sonunda öğrencilerin kazanılmış davranış, özelik ve becerilerini ölçmeye yarayan değerlendirmedir. Dönem ve yıl sonlarında yapılır. Geçti, kaldı, başarılı, başarısız gibi kararlar alınır. Yani not verilir. Eğitimde en çok kullanılan değerlendirmedir. Bu değerlendirme ile eğitim programının öğrencilere istenilen davranışları kazandırma açısından programın yeterli olup olmadığı hakkında bir yargıya varılması olası görülmektedir. Örnek: Erişi Testi (durum belirlemek), Başarı testleri (sınavlar), yeterlilik testleri, düzey belirleme testleri, uzmanlık testi, vizeler, finaller Uyarı: Erişi testi öğretim programının giriş ile çıkış davranışları arasındaki farkı bulmak için kullanılır
35 b) Norma (ölçüte) dayalı değerlendirme (Kıyaslanma Esasına Göre) b1) Mutlak (Doğrudan, ölçüt, kriter dayanaklı) değerlendirme: Önceden belirlenmiş mutlak (sabit) ölçüte göre değerlendirmenin yapılmasıdır. Mutlak değerlendirmenin genel olarak kullanıldığı alanlar; hayati, kritik durumlarda (doktor, asker, pilot, öğretmen eğitiminde), meslek eğitiminde, program hedeflerine ulaşma durumunda, öğretmen kanısının kullanılmasında, kavram yanılgılarının belirlenmesinde vb. Örnek: 500 metreyi 80 saniyenin altında koşanlar başarılı olacaktır değerlendirmesinde mutlak ölçüt vardır. Çünkü bu değerlendirmede bireyin başarısı başkasının başarısına göre değerlendirilmedi. Ölçütün ne olacağı önceden net ve kesin olarak bellidir: 80 saniye. Yani bu ölçüt duruma (veya grubun başarısına) göre değişmemektedir. Dolayısıyla da bu ifadede mutlak değerlendirme yapılmıştır. 50 soruluk psikoloji testinde en az 25 soruya doğru cevap verenler dersi geçecektir değerlendirmesinde mutlak ölçüt vardır. Çünkü öğrencinin başarısı başkasının başarısına göre değerlendirilmedi. Öğrencinin başarılı olması için önceden belirlenmiş sabit bir ölçüt vardır. O da en az 25 soruya doğru cevap vermektir. Yani ölçüt duruma (veya grubun başarısına) göre değişmemektedir. Dolayısıyla burada mutlak değerlendirme yapılmıştır. b2) Bağıl (Göreli, Norm dayanaklı) değerlendirme: Önceden belirlenmiş mutlak (sabit) bir ölçüt yoktur. Ölçüt duruma, kişiye veya gruba göre değişir. Yani bağıl ölçütün kullanıldığı değerlendirmedir. Öğrencilerin birbirleriyle karşılaştırılması sonucu yapılan değerlendirmedir. Bağıl değerlendirmenin genel olarak kullanıldığı alanlar; Çan eğrisine göre geçme kalma durumuna karar vermede, standart sapmaya göre geçme kalma durumuna karar vermede, ülke çapındaki normlara göre karar vermede, öğrencilerin yetenek düzeylerine dayalı beklentilerine göre değerlendirme yapmada, öğrencilerin yarışma içerisinde bulundukları ortamlarda başarılı öğrencilerin belirlenmesinde, seçme sınavlarında (Yüksek lisans, KPSS), Z ve T gibi standart puanlara göre bir karar vermede, öğrencilerin program girişleri ve sondaki başarı farkı belirlenmede (erişi testleri) vb. Örnek: 500 metreyi en hızlı koşan 3 kişi okul takımına alınacaktır değerlendirmesinde bağıl ölçüt vardır. Çünkü öğrencinin başarısı başkalarının başarısına göre değerlendirilmektedir. Yani başarı başka değişkenlere (kişilere, gruplara) bağlı olarak değişebilmektedir. Dolayısıyla da bu ifadede bağıl değerlendirme yapılmıştır. c) Planlanışına göre değerlendirme c1) Düzenli (Objektif) Değerlendirme: Hedefler ve ölçütler nesneldir. Dolayısıyla ölçme aracının geçerliği ve güvenirliği de yüksektir. Değerlendirmenin yapılacağı yer, zaman ve kişiler önceden belirlenmiştir. c2) Düzensiz (Subjektif) Değerlendirme: Hedefler ve ölçütler özneldir, dolayısıyla da belirli değildir. Ölçme aracının geçerliği ve güvenirliği saptanmamıştır. Değerlendirmenin yapılacağı yer, zaman ve kişiler belirsiz ve gelişi güzeldir. 3. EĞİTİM PROGRAMLARININ DENENMESİ Geliştirilen programlar en az 1 yıl süreyle pilot okullarda uygulanır. Pilot okullarda uygulanan bu programlar değerlendirilir. Değerlendirme sonuçlarına göre programlar geliştirilir. Program geliştirme çalışmaları süreklilik arz eder. Bir programdaki eksiklikleri fark edebilmek ve yanlış noktaları düzeltmek için programdan dönüt alınması gerekir. Bu noktada programlar değerlendirilerek devamlılığı sağlanır. Programların devamlılığının sağlanması için dönütler çok önemlidir. Bu aşamada öğretmen ve öğrencilerden alınan dönütler çok önemli olmaktadır. Uygulayıcılar, öğretmenler olduklarından dolayı program hakkındaki fikirleri çok önemlidir. Program geliştirme çalışmalarının milli eğitim müdürlüklerine verilmesinin en önemli nedeni; programların bizzat uygulayıcılar tarafından yapılmasını sağlamaktır. Böylece programların uygulanabilirliği artmaktadır. Programlardan alınacak bir diğer dönüt ise öğrenci davranışlarıdır. Öğrencide meydana gelen davranış değişiklikleri yapılan öğretim programının başarılı olup olmadığı konusunda önemli bilgiler vermektedir. Programların denenmesinde takip edilecek aşamalar 1) Uygulamanın planlanması 2) Deneme yapılacak okulların ve sınıfların seçilmesi 3) Okul yöneticisi ve öğretmenlerin seçilmesi 4) Yönetici ve öğretmenlere programın tanıtılması 5) Programın ve materyallerin uygulanması 6) Denenen programın ve materyallerin değerlendirilmesi
36 Programın deneneceği okulların ve sınıfların seçiminde dikkat edilecek noktalar 1) Ülkenin coğrafi bölgelerini temsil etmesi 2) Köy, kent gibi farklı yerleşim yerlerini temsil etmesi 3) Değişik yörelerdeki okulları temsil edebilmeli 4) Gerekli alt yapı bulunmalı 5) Okulda yeterli eleman bulunmalı. 6) Uygulamadaki öğrencilerin yaş, cinsiyet, ilgi gibi farklı özelliklere sahip olması Dayandığı gözlem ve ölçmeler açısından program değerlendirme yöntemleri beş grupta incelenebilir: 1. İşlemlerin gözlenmesi ve betimlenmesi: sürece yönelik değerlendirme sağlar. 2. Çıktıların ölçülmesi: ürüne yönelik değerlendirme sağlar. 3. İşlemlerin ve çıktıların ölçülmesi: hem sürece hem de ürüne yönelik değerlendirme sağlar. 4. Girdilerin ve çıktıların ölçülmesi: ürüne ve erişiye dayalı değerlendirme sağlar 5. Girdilerin, işlemlerin ve çıktıların ölçülmesi: ürüne, sürece ve erişiye yönelik değerlendirme sağlar. Uyarı: Erişi; çıktı ile girdi arasındaki farktır. 4. EĞİTİM PROGRAMLARINI DEĞERLENDİRME YAKLAŞIMLARI a) Tyler - Hedefe Dayalı (Davranışsal) Değerlendirme: Tyler a göre bir eğitim programının hedef, öğrenme yaşantıları ve değerlendirme olmak üzere üç temel öğesi bulunmaktadır. Hedefler ve öğrenme yaşantılarının etkinliğine bakılır. Deneysel araştırma yöntemlerine uygundur. Öğrenci davranışları programın başında ve sonunda kontrol edilir. Hedeflere ulaşma derecesine bakılır. Aradaki fark programın etkinlik derecesini belirtir KPSS: Bir öğretim programının amaçlarına, uygulama sonunda ne düzeyde ulaşıldığını belirlemeye yönelik bir program değerlendirme çalışması yürütülmek istenmektedir. Bu durumda, program değerlendirme modellerinden hangisinin kullanılması en uygundur? (Cevap: Tyler - Hedefe dayalı) b) Metfessel - Michael Modeli: Programın değerlendirilmesine öğretmenler, öğrenciler, yöneticiler ve sıradan vatandaşlar katılır. Bu kişiler programın değerlendirilmesine dolaylı veya direk olarak katılırlar. c) Provus Farklar Yaklaşımı: Programın standartları ve performansı belirlenir. Performans ile standartlar karşılaştırılır. Aralarındaki farka bakılarak değerlendirme yapılır. d) Stake in Uygunluk Olasılık Modeli: Program değerlendirmeyi üç boyutta ele alır. Bunlar; Girdi, Süreç ve Çıktı (ürün) dır. Tasarlanan ve gerçekleşen çıktının uygunluğuna bakılır. Tasarlananın gerçekleşip gerçekleşmediğine bakılır. e) Stuftlebeam Bağlam (çevre), Girdi, Süreç ve Ürün Modeli: Amaç program hakkında karar verme yetkisine sahip kişilere bilgi vermektir. Programın bağlam, girdi, süreç, ürün aşamaları değerlendirilir. Çok kapsamlı bir program değerlendirmedir. Şu dört öğe ile ilgili veriler toplanarak program hakkında karar verilir; Planlama ile ilgili kararlar. Yapılaştırma ile ilgili kararlar Uygulama ile ilgili kararlar. Yeniden düzenleme ile ilgili kararlar f) Eisner in Eğitsel Eleştiri Değerlendirme Modeli: Eisner in kurduğu bu modele göre programı uzman kişiler değerlendirmelidir. Uzman değerlendiricilerin okulda neler olduğuna ilişkin elde ettikleri bilgiler veli, toplum ve kamu kuruluşlarına iletilmelidir. Diğer yaklaşımlardan farklı olarak Eisner bu modelde niteliksel incelemeye ağırlık vermiştir. Program uygulandıktan sonra programın niteliksel sonuçları ile ilgili bilgilerin elde edilmesi, bunların yorumlanması ve değerlendirilmesi gerekir. g) Stake in ihtiyaca cevap verici modeli: Bu modelde değerlendirme sonucunda ortaya çıkan sonuçlardan (ürünlerden) çok, sürecin ve süreç içinde gerçekleştirilen etkinliklerin üzerinde durulur. h) Ürüne bakarak değerlendirme: Bu değerlendirmede programın sonunda öğrencilerin kazanması gereken istendik davranışları kazanıp kazanmadıkları ortaya konur. Bunun için öğrencilerin giriş davranışları ile çıkış davranışları arasındaki farka bakılır. Programın etkililik derecesi bu farkta ortaya çıkmaktadır. En kapsamlı değerlendirmedir. i) Programın Öğelerine Dayalı Değerlendirme: Programın tam ve etkili biçimde değerlendirilmesi için tüm öğelerin incelenmesi gerektiğini savunur. Bu değerlendirme programın bütün öğeleri olan hedefler, içerik, eğitim durumları değerlendirme öğeleri değerlendirilerek programın etkililiği hakkında karar verilir. Her öğeye göre cevaplanması gereken sorular vardır
37 XI PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİ AŞAMALARI PROGRAM GELİŞTİRME SÜRECİ AŞAMALARI 1. İhtiyaçların Belirlenmesi: Bir program geliştirme çalışması ihtiyaçların belirlenmesi ile başlar. İhtiyaç saptama yaklaşımları: Farklar yaklaşımı Analitik yaklaşım Betimsel yaklaşım Süreç yaklaşımı Demokratik yaklaşım İhtiyaç saptama (değerlendirme) teknikleri: Delphi Tekniği (Anket Geliştirme) Progel (Dacum) Tekniği Meslek (İş) Analizi Gözlem Tekniği Ölçme Araçları-Testler Görüşme-Grup Toplantıları Kaynak Tarama 2. Hedef Yazma: İlkönce aday hedefler belirlenir. Bu aday hedefler felsefe, psikoloji sosyoloji, ekonomi süzgeçlerinden geçirilir. Önemli süzgeçler felsefe ve psikolojidir. Süzgeçlerden geçen hedefler kesin hedefler olur. Hedef belirleme yaklaşımları: Modüler amaç yazma yaklaşımı Aşamalı amaç yazma yaklaşımı Yeterliğe dayalı amaç yazma yaklaşımı 3. Davranış yazma: Hedeflerin gözlenebilmesi, ölçülebilmesi, değerlendirme yapılabilmesi, dönüt alınabilmesi, standartların belirlenmesi, anlaşılabilmesi, eğitim durumlarının düzenlenebilmesi için davranışlara dönüştürülmesi gerekir. 4. İçerik Seçimi ve Düzenlenmesi: İçerik seçilirken, basitten karmaşığa, somuttan soyuta, bilinenden bilinmeyene, yakından uzağa doğru sıralanmalıdır. İçerik düzenleme yaklaşımları: Doğrusal programlama yaklaşımı Sarmal programlama yaklaşımı Modüler (öbek) programlama yaklaşımı Piramitsel programlama yaklaşımı Çekirdek programlama yaklaşımı Konu ağı-proje merkezli programlama yaklaşımı Sorgulama merkezli programlama yaklaşımı Disiplinler arası (Tematik) yaklaşım Aktiviteye dayalı programlama Didaktik programlama Problem merkezli programlama Dallara ayrılan programlama (Crowder Modeli) 5. Belirtke Tablosu Oluşturma: Öğrenme konuları ve hedef alanları arasındaki ilişkiyi kurma çalışmalarıdır. 6. Öğrenme Öğretme Etkinlikleri Oluşturma: Eğitim programını bu öğesinde; Stratejiler, yöntem teknikler, araç-gereçler, ipucu, pekiştirme, dönüt, düzeltme, zaman, öğretmen ve öğrenci davranışları yer alır. 7. Formatif Testler (Biçimlendirici Testler): Her üniteden sonra o ünite ile ilgili eksiklikleri belirlemek amacıyla kullanılır. Amaç, öğrencilerin öğrenme eksikliklerini ortaya çıkarmak ve gerekli düzeltmeleri yapmaktır. Öğrenme sürecinde yapılır ve not verilmez. Vize sınavları gibi. 8. Summatif Testler (Düzey Belirleme Testleri): Birkaç ünitede bir yapılan testlerdir. Öğrencilerin kazanmış olduğu davranışları ölçer. Yıl sonlarında yapılır ve not verilir. Final sınavı gibi. 9. Programı Deneme: Program en az 1 yıl süreyle pilot okullarda uygulanır. Uygulama sonuçlarına göre düzeltmeler yapılır ve gerekirse 1 yıl daha pilot okullarda uygulanır. 10. Programı Uygulama: Bir yıl süreyle pilot okullarda uygulanan program başarılı olduğu takdirde bütün ülkede uygulanmaya başlanır
38 XII MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞININ YAPISI TALİM VE TERBİYE KURULU Talim ve Terbiye Kurulu 1 başkan, 10 üyeden oluşur. Bu kurula bağlı 6 daire başkanlıkları vardır. Bakanın en yakın danışma ve karar organıdır. Talim ve Terbiye Kurulu nun görevleri (2012) a) Millî eğitimin genel amaç ve temel ilkeleri ile evrensel değer ve standartları göz önünde bulundurarak kalite, eşitlik ve etkililik ilkeleri ile millî ve toplumsal değerlere dayalı olarak eğitim sistemini geliştirme çalışmalarını yürütmek, b) Eğitim ve öğretim programlarının millî, bilimsel, toplumsal ve evrensel değer ve standartlara; kalite, erişim, verimlilik, etkililik, fırsat eşitliği ilkelerine uygunluğunu sağlayacak politika ve stratejiler geliştirmek için çalışmalar yapmak, c) Eğitim-öğretim programları, ders kitapları, yardımcı kitaplar ile öğretmen kılavuz kitaplarının hazırlanmasında yükseköğretim kurumları, sivil toplum örgütleri ile diğer kamu ve özel kurum ve kuruluşlarıyla işbirliği yapmak, ç) Rehberlik ve denetim birimlerinin raporları ile izleme ve değerlendirme raporlarını, eğitim sistemi ile eğitim ve öğretim programları, ders kitapları ve öğretim materyallerinin amaçlanan hedefe ulaşıp ulaşmadığını değerlendirmek, d) Yurt içi, yurt dışı eğitim hareketlerini, ulusal ve uluslararası gelişmeler çerçevesinde izlemek ve değerlendirmek, e) Eğitim sistemi, eğitim-öğretim plan ve programları, ders kitapları, eğitim araç-gereçleriyle ilgili araştırma yapmak f) Eğitim ve öğretimle ilgili özel ihtisas gerektiren alanlarda üniversiteler ile diğer bilim ve meslek kuruluşlarının katılımını da sağlayacak şekilde araştırma, inceleme ve geliştirme faaliyetlerinde bulunmak üzere ihtisas komisyonları kurmak, g) Başkanlığın görev alanı ile ilgili mevzuatı hazırlamak, ilgili birimlerin de görüşünü alarak onaya sunmak, ğ) Öğretmenliğe atanacakların alanlara göre yükseköğretim programlarının belirlenmesi ile ilgili çalışmalar yapmak h) Millî eğitimin içeriği ile ilgili olarak yıllık programlar ve bu programların icra planlarında yer alması gerekli görülen teklifleri Bakanlığın ilgili birimlerine göndermek, ı) Eğitim-öğretimdeki gelişmeleri, yenilikleri araştırarak gerekli gördüğü konuların Millî Eğitim Şûrası gündemine almak i) Okuma kültürünün gelişmesine yönelik, politika ve stratejiler belirlemek ve uygulama ilkelerini oluşturmak, j) Okul ve kurumlarda kütüphane açma, geliştirme ve zenginleştirmenin ilke ve standartlarını belirlemek, k) Kütüphanelerden öğretmen, öğrenci, veli ve vatandaşların faydalanması için stratejiler geliştirmek KPSS: Ülkemizde bir dersin öğretim programının hazırlanması ve uygulamaya konulması konusunda kim yetkilidir? (Cevap: MEB e bağlı Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı (TTK) yetkilidir). MİLLİ EĞİTİM ŞURALARI Milli Eğitim Bakanlığı'nın eğitim ve öğretimle ilgili konulan incelemek ve öneri niteliğinde kararlar almakla görevli en yüksek danışma kuruludur. Talim ve Terbiye Kurulu'nca hazırlanan tüzük, yönetmelik, program ve ilkeleri inceleyerek karara bağlar. Bu kararlar Milli Eğitim bakanının onayıyla kesinlik kazanır. İlk kez 1939 yılında toplanmıştır. En son olarak 18.si (1-5 Kasım 2010 yılı) toplanmıştır
39 XIII ÖĞRETİM MATERYALLERİ Öğrenmenin kalıcı izli olması oldukça önemlidir. Öğrenilen bilginin öğrencide kalıcı olması için araç gereçlerle desteklenmesi gereklidir. Öğrenmede ne kadar çok duyu organına hitap edilirse öğrenme o kadar kalıcı olur. Öğretmenin kullandığı yöntemler her zaman öğrenci için kalıcı bilgiler sağlamaz. Bu yöntemler öğrencinin görsel duyusuna hitap etmeyebilir. Ama bu yöntemler araç gereçlerle desteklendiği zaman öğrencinin birden çok duyu organına hitap edecektir. Özellikle görme duyusuna hitap ettiğinden dolayı öğrenme daha kalıcı olacaktır. Örnek: Öğretmen törelerle ilgili bir konuda düğünlerimizi anlatmaktadır. Öğretmenin düğünü anlatması öğrenci için soyut kalır. Öğretmenin anlatım yöntemi çok sınırlı kalır. Ama bununla beraber öğretmen düğünlerle ilgili bir videoyu öğrenciye seyrettirirse öğrenci için konu daha somut bir hal almış olur. Bununla beraber öğrencinin görsel duyusuna hitap ettiği için öğrenme kalıcı olur ve çok geç unutulur. Öğretmen plan hazırlarken dersle ilgili araç gereçleri önceden hazırlamalıdır. Aracı nasıl ne zaman ve nerde kullanacağını planlar. Araç mutlaka eğitsel değer taşımalıdır. Araç Gereç Seçerken Dikkat Edilecek Özellikler 1) Dersin hedeflerine uygun olmalıdır. 2) Konunun özelliklerine uygun olmalıdır. 3) Sınıf ortamına uygun olmalıdır. 4) Basit, sade ve anlaşılır olmalıdır. 5) Öğrenci gelişim ve öğrenim özeliklerine uygun olmalı (en önemli ölçüttür). 6) Gerçek hayatı yansıtmalıdır. 7) Öğrenciye alıştırma ve uygulama fırsatı sağlamalıdır. 8) Dayanıklı olmalıdır. 9) Güncellenebilir olmalıdır. 10) Kullanılan öğretim yöntemine uygun olmalıdır. 11) Teknik açıdan doğru ve hatasız olmalıdır. 12) Mümkün olduğu kadar birden fazla duyu organına hitap etmelidir. Araç Gereç Kullanmanın Yararları 1) Öğrencilerin güdülenme düzeyi artar. 2) Öğrenmeyi somutlaştırır. 3) Öğrenme öğretme sürecine çeşitlilik ve değişiklik katar. 4) Sözden ve zamandan tasarruf sağlar. 5) Kalıcı ve çoklu öğrenmeyi sağlar. 6) Etkili araştırma ve pratik yapmayı sağlar. 7) Öğrencinin birden çok duyu organına hitap eder. 8) Hatırlamayı kolaylaştırır. 9) İçeriği basitleştirerek öğrenmeyi kolaylaştırır. DERS KİTAPLARINDA BULUNMASI GEREKEN ÖZELLİKLER Ders kitapları içeriğe göre hazırlanır ve içeriği de yansıtmalıdır. 1) Ders kitapları öğrenci seviyesine uygun olmalıdır. 2) Yazı puntoları öğrencilerin düzeyine uygun olmalıdır. 3) Konular renkli şekillerle ve çeşitli görsel uyarıcılarla desteklenmelidir. 4) Açık, anlaşılır sade bir dil kullanılmalıdır. 5) Hazırlık, alıştırma ve uygulama sorularıyla konular desteklenmelidir. 6) Verilen örnekler somut olmalıdır. 7) Konularla ilgili bol örnekler verilmelidir. 8) Kitapta farklı öğrenme yaklaşımlarından yararlanılmalıdır KPSS: Ders kitabı yazarları, yapılan program değişikliği sonucunda daha önceki kitapları revize etmek istemiştir. Ancak programı inceleyince programın daha öncekinden çok farklı olduğunu, önceki kitaplarda bulunan konuların programda ayrıntılı olarak yer almadığını görmüşlerdir. Kitapta yer alacak bilgiye temel oluşturacak içeriği de kestiremediklerini fark etmişlerdir. Buna göre, programla ilgili olarak aşağıda verilenlerden hangisi doğrudur? (Cevap: Bilginin doğasıyla ilgili farklı bir yaklaşım sergilenmiştir.)
KPSS KONU ANLATIMI. Web: http://www.rehberlik.biz.tr Mail: [email protected]
KPSS KONU ANLATIMI Web: http://www.rehberlik.biz.tr Mail: [email protected] 1. ÜNİTE PROGRAM GELİŞTİRME GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR KPSS de bu bölümden her yıl ortalama 1 soru gelmektedir. Bu bölümdeki
Üşenme, Erteleme, Vazgeçme.
KPSS YE NASIL ÇALIŞILIR? Eğitim Bilimleri Derslerine Nasıl Çalışalım? Üşenme, Erteleme, Vazgeçme. 1-PROGRAM GELİŞTİRME: Bu dersin kendine ait bir jargonu vardır. Soru çözmeye başlamadan önce, Program geliştirme
EĞİTİMLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
EĞİTİMLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR EĞİTİM NEDİR? Eğitim: Bireyde kendi yaşantıları yoluyla, kasıtlı olarak istendik yönde davranış değiştirme ya da oluşturma sürecidir. Birey davranış Eğitim süreç kültürleme
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİ ve OKUL YÖNETİMİ. 8. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL
TÜRK SİSTEMİ ve OKUL YÖNETİMİ 8. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL TÜRK MİLLİ İNİN AMAÇLARI TÜRK MİLLİ İNİN TEMEL İLKELERİ TÜRK SİSTEMİNİN OLUŞTURULMASINDA BAŞLICA BELİRLEYİCİLER
I - PROGRAM GELİŞTİRMEYE GİRİŞ VE TEMEL KAVRAMLAR
[Bu dosyada yer alanlar 2015 KPSS Eğitim Bilimlerine yönelik bilgilerdir. Söz konusu bilgiler KMS-KPSS de çıkmış sorular dikkate alınarak hazırlanmıştır. KPSS de çıkan sorular temele alınarak, konuların
BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu,
PROGRAMIN TEMELLERİ PROGRAMIN TEMELLERİ BILIMSEL Eğitimde ortaya çıkan problemlere bilimsel arastırma yöntemlerini kullanarak çözüm arama EKONOMİK Mevcut olanaklarla uyumlu, SOSYAL Programlar bireyin sosyal
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN TEMEL İLKELERİ VE YASAL DAYANAKLARI
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN TEMEL İLKELERİ VE YASAL DAYANAKLARI Türk Eğitim Sisteminin Genel Amaçları Türk Eğitim Sisteminin genel amaçları 1739 sayılı Milli Eğitim Temel Kanunu nda ifadesini bulmaktadır. Türk
BÖLÜM 1: EĞİTİM İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
BÖLÜM 1: EĞİTİM İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Eğitim Çağlar boyunca geleneksel eğitim yaklaşımları eğitimin yaşama hazırlık olduğunu dile getirmiştir. Oysaki çağdaş yaklaşımlarda eğitim yaşama hazırlıktan
EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ. 3. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL
EĞİTİMİN FELSEFİ TEMELLERİ 3. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL FELSEFENİN ANLAMI Philla (sevgi, seven) Sophia (Bilgi, bilgelik) PHILOSOPHIA (Bilgi severlik) FELSEFE
DERS: EĞİTİM YÖNETİMİ
DERS: EĞİTİM YÖNETİMİ Dersin verildiği Fakülte: Bölüm: Öğretim Üyesi: İletişim: Eğitim Bilimleri Fakültesi Rehberlik ve Psikolojik Danışma Doç.Dr. Şakir ÇINKIR [email protected] 1.HAFTA: EĞİTİM YÖNETİMİ
PROGRAM GELİŞTİRME (özet)
[Bu dosyada yer alanlar 2015 KPSS Eğitim Bilimlerine yönelik bilgilerdir. Söz konusu bilgiler KMS-KPSS de çıkmış sorular dikkate alınarak hazırlanmıştır. KPSS de çıkan sorular temele alınarak, konuların
EĞİTİM VE ÖĞRETİM SÜRECİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR
EĞİTİM VE ÖĞRETİM SÜRECİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR Temel Kavramlar İnsan: Biyo-kültürel ve sosyal bir varlıktır. 1. Biyolojik boyut: İnsanın insan olabilmesi için temel bir neden olarak görülür. Diğer
3/7/2010. ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİNİN YERİ ve ÖNEMİ EĞİTİM EĞİTİM ANLAYIŞLARI EĞİTİM
EĞİTİM REHBERLİK ÇAĞDAŞ EĞİTİMDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK NİN YERİ ve ÖNEMİ Eğitim? İnsana en iyi olgunluğu vermektir (Eflatun). İnsana tabiatında bulunan gizli bütün kabiliyetlerin geliştirilmesidir (Kant). Bireyin
EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI
EĞİTİM BİLİMLERİ ANABİLİM DALI EĞİTİM PROGRAMLARI VE ÖĞRETİM BİLİM DALI TEZLİ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI 2011 2012 EĞİTİM ÖĞRETİM PLANI BİLİMSEL HAZIRLIK GÜZ YARIYILI DERSLERİ EGB501 Program Geliştirmeye Giriş
AÇIK SİSTEM. Sistemler, çevrelerinden girdiler alarak ve çevrelerine çıktılar sunarak yaşamlarını sürdürürler. Bu durum, sisteme; özelliği kazandırır.
SİSTEM: Belli bir amacı gerçekleştirmek üzere, biraraya gelen (getirilen), birbirine dayalı ve birbirini düzenli biçimde etkileyen parçalardan oluşan anlamlı bir bütündür. Sistemler, çevrelerinden girdiler
SINIF REHBERLĠĞĠ PROGRAMI. Prof. Dr. Serap NAZLI
SINIF REHBERLĠĞĠ PROGRAMI Prof. Dr. Serap NAZLI Tam Öğrenme Modeli Tam öğrenme modeli, bütün öğrencilerin okullarda öğretileni öğrenebilecekleri varsayımına dayanır. Bloom işin başından beri olumlu öğrenme
Program Geliştirme ve Öğretim. Yard. Doç. Dr. Çiğdem HÜRSEN
Program Geliştirme ve Öğretim Yard. Doç. Dr. Çiğdem HÜRSEN Temel Kavramlar Eğitim: Eğitim, bireyin doğumundan ölümüne kadar süre gelen bir süreçtir. Bu süreçte bireylere çeşitli bilgi, beceri, tutum ve
Matematik Öğretimi. Ne? 1
Matematik Öğretimi Ne? 1 Matematik nedir? Matematik, sayı ve uzay bilimidir. Matematik, tüm olası modellerin incelenmesidir Matematiğin özü, sayı ve miktarla ilgili düşüncelerle çalışmak değildir. Matematik,
Türkiye Milli Eğitim Sisteminin Yasal Dayanakları. 2. Eğitim ve Öğretimi Düzenleyen Yasalar. 3. Milli Eğitim Şuraları. 4.
Türkiye Milli Eğitim Sisteminin Yasal Dayanakları 1. T.C. Anayasası, 2. Eğitim ve Öğretimi Düzenleyen Yasalar 3. Milli Eğitim Şuraları 4. Kalkınma Planları 5. Hükümet Programları Milli Eğitim Temel Kanunu
EĞİTİM İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR. 1. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL
EĞİTİM İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR 1. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL TEMEL KAVRAMLAR KÜLTÜR EĞİTİM İNSAN YAŞANTI SÜREÇ DAVRANIŞ İNFORMAL EĞİTİM FORMAL EĞİTİM ÖRGÜN
Eğitim Bilimlerine Giriş
Eğitim Bilimlerine Giriş Yrd. Doç. Dr. Tuncay Sevindik E-posta: [email protected] Web: www.tuncaysevindik.com 1/44 Ders İçeriği Bu dersin amacı; eğitimle ilgili temel kavramlar, eğitimin psikolojik,
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ
REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMANLIK BÖLÜMÜ Psikolojik Danışma ve Rehberlik RPD 201 Not II Uz. Gizem ÖNERİ UZUN Eğitimde Rehberlik *Rehberlik, bireyin en verimli bir şekilde gelişmesini ve doyum verici
PROGRAM TASARIMI YAKLAŞIM VE MODELLERİ
PROGRAM TASARIMI YAKLAŞIM VE MODELLERİ 1 EĞİTİM PROGRAMI TASARIMLARI Bir eğitim programı planlanırken işe öncelikle programın nasıl olacağını tasarlamakla başlanır. Eğitimi planlama sürecinde; Ne yapılmalıdır?
Öğretim içeriğinin seçimi ve düzenlenmesi
Öğretim içeriğinin seçimi ve düzenlenmesi Öğretim hedefleri belirlendikten sonra öğrencileri bu hedeflere ulaştıracak içeriğin saptanması gerekmektedir. Eğitim programlarının geliştirilmesinde ikinci aşama
KPSS KONU ANLATIMI. Web: http://www.rehberlik.biz.tr Mail: [email protected]
KPSS KONU ANLATIMI Web: http://www.rehberlik.biz.tr Mail: [email protected] 4. ÜNİTE EĞİTİM PROGRAMLARINDA TASARIM VE MODELLER KPSS de bu bölümden her yıl ortalama 1 soru gelmektedir. Bu bölümdeki
EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR. Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme
EĞĠTĠM TEKNOLOJĠLERĠNDE TEMEL KAVRAMLAR Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme Giriş Öğretim bir sanattır ve her sanat dalında olduğu gibi öğretim alanında da incelikler vardır. Disiplinler arası
Milli Eğitimin Temel İlkeleri. Ferdin ve Toplumun İhtiyaçları:
Milli Eğitimin Amaç, İlke ve Esasları Milli Eğitim Temel Kanunu (1739) Yrd. Doç. Dr. Çetin ERDOĞAN Milli Eğitim Temel Kanunu (1739) Kapsamı: Milli eğitiminin genel amaçları Milli eğitiminin temel ilkeleri
Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi
Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Program geliştirme sürecinin üçüncü öğesi öğrenme öğretme süreci dir. Eğitim durumları olarak da bilinen bu öğe nasıl? sorusuna yanıt arar. Eğitim durumları, öğrencilere
Özel Öğretim Yöntemleri. Test-1
Özel Öğretim Yöntemleri Test-1 1 2 Aşağıdakilerden hangisi "eğitim" kavramının tanımları arasında ver almaz? A) Bireyde davranış değiştirme sürecidir. B) Bireye kazandırılması uygun bulunan istendik özelliklerdir.
İÇERİK VE İÇERİK DÜZENLEME ÖĞRETIM İLKE VE YÖNTEMLERI- II. HAFTA
İÇERİK VE İÇERİK DÜZENLEME ÖĞRETIM İLKE VE YÖNTEMLERI- II. HAFTA İÇERİK Hedefler İçerik Hedef davranışları kazandıracak biçimde ünite ve konuların düzenlenmesi İçerik, hedef davranışlara göre düzenlenir.
İÇİNDEKİLER. 3. BÖLÜM BİLİM OLARAK EĞİTİMİN TEMELLERİ 3.1. Psikoloji Sosyoloji Felsefe...51
İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ...9 1. BÖLÜM EĞİTİM BİLİMLERİ İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR 1.1. Eğitim...11 1.1.1. Birey...12 1.1.2. Davranış...15 1.1.3. Yaşantı...16 1.1.4. İstendik...17 1.1.5. Değişme...17 1.1.6. Süreç...17
1. Çocukları Tanıma Çocukların fiziksel özelliklerini tanıma Çocukların sosyo-ekonomik özelliklerini tanıma
Milli Eğitim Bakanlığı ve öğretmen yetiştiren yüksek öğretim kurumları temsilcilerinden oluşturulan "Öğretmen Yeterlikleri Komisyonu" 1999 yılında başlattığı çalışmalarını 2002 yılında tamamlayarak öğretmen
BÖLÜM I: EĞİTİM BİLİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR
Önsöz İÇİNDEKİLER III BÖLÜM I: EĞİTİM BİLİMİ İLE İLGİLİ KAVRAMLAR 11 Eğitimin Amacı 12 Eğitim 13 Formal ve İnformal Eğitim 15 Formal (Biçimlendirilmiş) Eğitim 15 Örgün Eğitim 15 Yaygın Eğitim 16 İnformal
T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü. Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı.
Ders T.C. DÜZCE ÜNİVERSİTESİ Sosyal Bilimler Enstitüsü Eğitim Programları ve Öğretimi Tezsiz Yüksek Lisans Programı Öğretim Planı Tablo 1. ve Kredi Sayıları I. Yarıyıl Ders EPO535 Eğitimde Araştırma Yöntemleri
AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME
AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME 2 AKTIF (ETKİN) ÖĞRENME Aktif öğrenme, bireyin öğrenme sürecine aktif olarak katılımını sağlama yaklaşımıdır. Bu yöntemle öğrenciler pasif alıcı konumundan çıkıp yaparak yaşayarak
İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları. Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN
İlköğretim (İlkokul ve Ortaokul) Programları Yrd.Doç.Dr.Gülçin TAN ŞİŞMAN Yakın Geçmiş... 1990 Eğitimi Geliştirme Projesi Dünya Bankası nın desteği - ÖME 1997 8 Yıllık Kesintisiz Eğitim 2000 Temel Eğitime
kpss Soru Bankası Program Geliştirme Eğitim Bilimleri 2011 de da 87 SORU AVCISI 2009 da 74 SORU YAKALADI
Öğretmen Adayları İçin kpss Eğitim Bilimleri Soru Bankası Program Geliştirme SORU AVCISI 2009 da 74 2010 da 87 2011 de 96 SORU YAKALADI Özgün Yeni Komisyon KPSS EĞİTİM BİLİMLERİ SORU BANKASI PROGRAM GELİŞTİRME
BİREY 29.3.2015 EĞİTİM BİLİMİNE GİRİŞ. Biyolojik. Sosyal. Kültürel EĞİTİM VE ÖĞRETİM KAVRAMLARI
BİLİMİNE GİRİŞ Yrd. Doç. Dr. Ali SICAK Bülent Ecevit Üniversitesi Ereğli Eğitim Fakültesi KAVRAMLARI Kelime olarak eğitim; terbiye, talim, uysallaştırma anlamlarına gelir. İngilizce karşılığı education
Rehberlik ve Psikolojik Danışma Hizmetlerinin Amacı Nedir?
Rehberlik Nedir? Psikolojik danışma ve rehberlik hizmetleri; bireyin kendini tanıması, anlaması, sahip olduğu gizil güçleri keşfetmesi, geliştirmesi ve bulunduğu topluma aktif uyum sağlayarak kendini gerçekleştirmesi
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM. Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler
ÜÇÜNCÜ BÖLÜM Sosyal ve Ekonomik Haklar ve Ödevler I. Ailenin Korunması Madde 41- Aile Türk toplumunun temelidir. Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının
Öğretimde planlama: Belli seviyede ki öğrenci grubuna öğretilecek davranışların ne zaman nasıl, hangi sırada, hangi araç gereç ve materyaller
Öğretimde Planlama Öğretimde planlama: Belli seviyede ki öğrenci grubuna öğretilecek davranışların ne zaman nasıl, hangi sırada, hangi araç gereç ve materyaller kullanılarak,hangi yöntem ve teknikler işe
Eğitimde Program Geliştirme. EPG Süreci, Ögeleri, Hedef Yazma ve Örnekleri
Eğitimde Program Geliştirme EPG Süreci, Ögeleri, Hedef Yazma ve Örnekleri Eğitim Programı Öğrenene okulda ve okul dışında planlanmış etkinlikler yoluyla sağlanan öğrenme yaşantıları düzeneğidir. Öğretim
MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ
MİLLÎ EĞİTİM UZMAN YARDIMCILIĞI GÜNCELLENMİŞ TEZ KONULARI LİSTESİ (Not: Tez konuları listesi 25 yeni tez konusu da ilave edilerek güncellenmiştir.) 1. Öğretmen yetiştirme sisteminde mevcut durum analizi
Eğitim, bireyin gelişmesi, hayatındaki rol ve görevleri en iyi şekilde yerine getirmesi için ihtiyacı olan tutum ve davranışları kazandırma
Eğitim, bireyin gelişmesi, hayatındaki rol ve görevleri en iyi şekilde yerine getirmesi için ihtiyacı olan tutum ve davranışları kazandırma sürecidir. Eğitim yaşantısının nihayetindeki önemli amaçlarından
İÇİNDEKİLER BÖLÜM I. Öğr. Gör. Sadi YILMAZ Prof. Dr. Ruhi SARPKAYA. iii
İÇİNDEKİLER BÖLÜM I Öğr. Gör. Sadi YILMAZ Prof. Dr. Ruhi SARPKAYA ÖNSÖZ... xiii EĞİTİMİN TEMEL KAVRAMLARI....1 GİRİŞ...2 EĞİTİM... 3 EĞİTİM OLGUSUNUN TARİHSEL EVRİMİ... 4 İlkel Toplumlarda Eğitim... 5
çocuk ve çocuk resminin gelişim aşamalarını öğrenir.
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ÇOCUĞUN SANATSAL GELİŞİMİ Ders No : 0310380072 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 3 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim
ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÖĞRETMENLİK VE ÖĞRETİM YETİŞKİNLER İÇİN OKUMA YAZMA ÖĞRETİCİLİĞİ MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖNSÖZ Günümüzde mesleklerin
2. PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİKTE HİZMET TÜRLERİ. Abdullah ATLİ
2. PSİKOLOJİK DANIŞMA VE REHBERLİKTE HİZMET TÜRLERİ Psikolojik Danışma ve Rehberlik 1. Hizmet alanlarına göre 2. Temel işlevlerine göre 3. Birey Sayısına göre 4. Öğretim basamaklarına göre 5. Problem alanlarına
Okul Temelli Mesleki Gelişim Nedir?
Okul Temelli Mesleki Gelişim Nedir? Okul Temelli Mesleki Gelişim (OTMG), okul içinde ve dışında öğretmenlerin mesleki bilgi, beceri, değer ve tutumlarının gelişimini destekleyen, etkili öğrenme ve öğretme
T.C. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Öğretmenlik Uygulaması-I Dersi Kılavuzu. Şubat, 2015 İZMİR
T.C. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretmenlik Uygulaması-I Dersi Kılavuzu Şubat, 2015 İZMİR T.C. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretmenlik Uygulaması-I Dersi Kılavuzu Amaç: Bu kılavuz, Ege Üniversitesi
İlköğretim Fen ve Teknoloji Öğretim Programı. Fen ve Teknoloji Program ve Planlama Dersi
İlköğretim Fen ve Teknoloji Öğretim Programı Fen ve Teknoloji Program ve Planlama Dersi Türk Milli Eğitiminin Genel Amaçları 1. Ataturk inkılap ve ilkelerine ve Anayasada ifadesini bulan Ataturk milliyetciliğine
T.C. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi. Öğretmenlik Uygulaması ve Öğretmenlik Uygulaması-II Dersleri Kılavuzu. Şubat, 2015 İZMİR
T.C. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretmenlik Uygulaması ve Öğretmenlik Uygulaması-II Dersleri Kılavuzu Şubat, 2015 İZMİR T.C. Ege Üniversitesi Eğitim Fakültesi Öğretmenlik Uygulaması ve Öğretmenlik
T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü. Mesleki Gelişim Programı
T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Öğretmen Yetiştirme ve Geliştirme Genel Müdürlüğü 1. ETKİNLİĞİN ADI Zihinsel Engellilerin Eğitimi Kursu 4 Mesleki Gelişim Programı 2. ETKİNLİĞİN AMAÇLARI Bu faaliyeti başarı
uzman yaklaşımı program geliştirme Branş Analizi Uzm. İrfan UYGAR
Branş Analizi program geliştirme ÖSYM 2013 yılında yaptığı değişiklikle Eğitim Bilimleri Testi ndeki soru sayısını 120 den 80 e düşürmüştür. Bu bağlamda program geliştirmenin soru sayısını diğer alanlara
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ANNE BABA EĞİTİMİ Ders No : 0100101 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 5 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
BÖLÜM 3: PROGRAM GELİŞTİRMENİN TEMELLERİ
BÖLÜM 3: PROGRAM GELİŞTİRMENİN TEMELLERİ Atatürk ün Eğitimle İlgili İlkeleri Anayasa ve İlgili Yasalar Hükümet Programları Kalkınma Planları Milli Eğitim Şuraları Bilimsel Çalışmalar T.C Anayasası Tevhidi
T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü
T.C. MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI Özel Eğitim, Rehberlik ve Danışma Hizmetleri Genel Müdürlüğü AFYONKARAHİSAR REHBERLİK VE ARAŞTIRMA MERKEZİ MÜDÜRLÜĞÜ 1 MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI REHBERLİK VE PSİKOLOJİK DANIŞMA
Öğretmen Yetiştirme ve Eğitimi Genel Müdürlüğü
Ek 1 ÖZ DEĞERLENDİRME FORMU (Öğretmenlik Mesleği Genel Yeterliklerine İlişkin) Sayın Öğretmenim, Bu form, sizin kişisel ve mesleki yeterlik düzeyinizi kendi bakış açınızla değerlendirmeniz için hazırlanmıştır.
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : EĞİTİM FELSEFESİ * Ders No : 0310340024 Teorik : 2 Pratik : 0 Kredi : 2 ECTS : 6 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
İÇİNDEKİLER. Test 11 (Bitişiklik Kuramı)...94. Test 12 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...97. Test 13 (Bilişsel - Davranışçı Kuramlar)...
III İÇİNDEKİLER GELİŞİM PSİKOLOJİSİ Test 1 (Psikolojiye Giriş)... 1 Test 2 (Gelişim Psikolojisine Giriş)... 3 Test 3 (Gelişim Psikolojisine Giriş)... 7 Test 4 (Bilişsel Gelişim)...11 Test 5 (Bilişsel Gelişim)...15
ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 0-36 AYLIK GELİŞİMSEL RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ 0-36 AYLIK GELİŞİMSEL RİSK ALTINDAKİ ÇOCUKLAR AİLE DESTEK MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ
1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK. Abdullah ATLİ
1.ÇAĞDAŞ EĞİTİM SİSTEMİNDE ÖĞRENCİ KİŞİLİK HİZMETLERİ VE REHBERLİK Geleneksel eğitim anlayışı bireyi tüm yönleri ile gelişimini sağlama konusunda sorunlar yaşanmasına neden olmuştur. Tüm bu anlayış ve
İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Zorunlu Dersleri. Teorik Dersler
İstanbul Üniversitesi - Cerrahpaşa Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Zorunlu Dersleri Teorik Dersler Eğitim Bilimine Giriş 2 0 2 Öğretim İlke ve Yöntemleri 2 0 2 Eğitimde Ölçme ve Değerlendirme
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : ÖZEL ÖĞRETİM YÖNTEMLERİ I Ders No : 0310380096 Teorik : 2 Pratik : 2 Kredi : 3 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim
EĞİTİMDE PLANLAMA 1. DERS
EĞİTİMDE PLANLAMA 1. DERS I. KALKINMA VE EĞİTİM Dünya üzerindeki tüm ülkelerin amacı kalkınmış bir ülke olmaktır. Bir ülkenin kalkınmışlığının göstergesi, sahip olduğu teknolojik düzeyle ilgilidir. Sadece
OYUN VE FİZİKİ ETKİNLİKLER DERSİ (1-4. SINIFLAR) DERSI. Öğretim Programı Tanıtım Sunusu
OYUN VE FİZİKİ ETKİNLİKLER DERSİ (1-4. SINIFLAR) DERSI Öğretim Programı Tanıtım Sunusu Sunu Akışı Program Geliştirme Süreci Programın Temel Felsefesi ve Genel Amaçları Programda Temel Beceriler Değerler
Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre
Öğrenme nedir? Büyüme ve yaşa atfedilmeyecek yaşantılar sonucunda davranış ve tutumlarda meydana gelen nispeten kalıcı etkisi uzun süre değişimlerdir. Öğrenmede değişen ne???? İnsan ve hayvan arasında
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÇALIŞMALARININ PLÂNLI YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI EĞİTİM VE ÖĞRETİM ÇALIŞMALARININ PLÂNLI YÜRÜTÜLMESİNE İLİŞKİN YÖNERGE Tebliğler Dergisi : ağustos 2003/2551 Ek ve Değişiklikler : 1) AĞUSTOS 2005/2575 TD BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam,
EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME. Yrd.Doç.Dr.Tuncay Sevindik Yıldız Teknik Üniversitesi Tuncaysevindik.
EĞİTİMDE PROGRAM GELİŞTİRME { Yrd.Doç.Dr.Tuncay Sevindik Yıldız Teknik Üniversitesi [email protected] Tuncaysevindik.com C212 Eğitimde Program Geliştirme Eğitim sisteminin, üç temel öğesi vardır.
I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Fizyolojik Psikoloji Türkçe I: Yazılı Anlatım Atatürk İlkeleri ve İnkılap Tarihi I Yabancı Dil I Bilgisayar I
I. YARIYIL Psikolojiye Giriş Psikolojinin tanımı, psikoloji tarihi, psikolojinin alanları (sosyal psikoloji, klinik psikoloji, eğitim psikolojisi vs.), psikoloji kuramları (davranışcı kuramlar, bilişsel
MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ
MUĞLA SITKI KOÇMAN ÜNİVERSİTESİ EĞİTİM FAKÜLTESİ Fakültemiz 2809 sayılı Kanunun Ek 30. maddesi uyarınca Bakanlar Kurulunun 02.06.2000 tarih ve 2000-854 sayılı kararnamesiyle kurulmuş, 2001-2002 Eğitim
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN AMAÇLARI VE TEMEL İLKELERİ LOGO
TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN AMAÇLARI VE TEMEL İLKELERİ EĞİTİM SİSTEMİ Sistem Nedir? Eğitim sistemini bir bütün olarak ele alıp çözümleyebilmek için öncelikle sistem kavramını ve öğelerini irdelemek gerekir.
MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI. Programın Temel Yapısı
MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI Programın Temel Yapısı MATEMATİK DERSİ ÖĞRETİM PROGRAMI İlkokul ve Ortaokul 1, 2, 3, 4, 5, 6, 7 ve 8. Sınıflar Çıkmış soru (ÖABT-LS) Uygulanmakta olan Ortaöğretim Matematik
Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı
Öğretim Teknolojileri ve Materyal Tasarımı Eğitim Teknoloji ve İletişim Yrd.Doç.Dr. Levent DURDU BÖTE @ KOÜ Önceki Ders Tanışma ve Genel Bilgilendirme Değerlendirme Ölçütleri, Devamsızlık Limitleri Ders
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI. Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM ALANI
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü KİŞİSEL GELİŞİM VE EĞİTİM ALANI KPSS YE HAZIRLIK (GENEL YETENEK-GENEL KÜLTÜR LİSANS) KURS PROGRAMI Ankara, 2018 İÇİNDEKİLER PROGRAMIN ADI...
BÖLÜM 4: EĞİTİM PROGRAMI TASARIMI VE MODELLER
BÖLÜM 4: EĞİTİM PROGRAMI TASARIMI VE MODELLER Eğitim Programlarında Tasarım Yaklaşımları Programların hazırlık ve uygulanma aşamasında öne çıkan faktöre göre tasarım yaklaşımlarından biri ya da bir kaçı
KPSS 2007 EB (1) DENEME 19 / 66. SORU 1. İlköğretimin ilk üç yılında hayat bilgisi dersi içinde ele alınan konular, 6., 7. ve 8. sınıflarda sosyal bilgiler ve fen ve teknoloji dersleri, ortaöğretim yıllarında
Rehberlik bir süreçtir. Bir anda olup biten bir iş değildir. Etkili sonuçlar alabilmek için belli bir süre gereklidir.
Rehberlik Servisinin Ve Rehberliğin Tanıtılması Rehberlik Nedir? Rehberlik; eğitimde bir hizmet alanı olarak demokratik ortam içinde öğrencinin bedensel, zihinsel ve sosyal bütün kapasitelerini en ileri
Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS Ön Koşul Dersler
Dersin Adı Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 2+0 2 3 Ön Koşul Dersler Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Dersin Yardımcıları Dersin
Temel Kavramlar Bilgi :
Temel Kavramlar Bilim, bilgi, bilmek, öğrenmek sadece insana özgü kavramlardır. Bilgi : 1- Bilgi, bilim sürecinin sonunda elde edilen bir üründür. Kişilerin öğrenme, araştırma veya gözlem yolu ile çaba
EĞİTİM PSİKOLOJİSİ KISA ÖZET KOLAYAOF
EĞİTİM PSİKOLOJİSİ KISA ÖZET KOLAYAOF 2 Kolayaof.com 0 362 2338723 Sayfa 2 İÇİNDEKİLER 1. ÜNİTE- EĞİTİM VE PSİKOLOJİ İLİŞKİSİ: EĞİTİM PSİKOLOJİSİ.... 4 2. ÜNİTE-GELİŞİMİN TEMELLERİ........7 3. ÜNİTE-FİZİKSEL
İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI
Program Tanımları İLKÖĞRETİM MATEMATİK ÖĞRETMENLİĞİ PROGRAMI Kuruluş: İlköğretim Matematik Öğretmenliği Programı 2013 yılından itibaren öğrenci almaya başlamıştır ve henüz mezun vermemiştir. Amaç: İlköğretim
BÖLÜM 2: PROGRAM GELİŞTİRME İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE PROGRAM TÜRLERİ
BÖLÜM 2: PROGRAM GELİŞTİRME İLE İLGİLİ TEMEL KAVRAMLAR VE PROGRAM TÜRLERİ Hedef:Yetiştirilebilecek bireyde bulunması uygun görülen eğitim yoluyla kazandırılabilecek özelliklerdir. (Niçin? sorusunu cevaplamaya
Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV Ön Koşul Dersler
Dersin Adı D. Kodu Yarıyılı T + U Kredisi AKTS Bilim Tarihi ve Felsefesi GKS003 IV 2+0 2 3 Ön Koşul Dersler Yok Dersin Dili Türkçe Dersin Türü Seçmeli Dersin Koordinatörleri Dersi Veren Dersin Yardımcıları
Her Okulun Bir Projesi Var
T.C ÇORUM VALİLİĞİ ŞEHİT ALİ KARSLI İMAM HATİP ORTAOKULU Her Okulun Bir Projesi Var Merak Eden Çocuk Saati ÇORUM 2017 Proje Adı: Merak Eden Çocuk Saati Projenin Sahibi: Şehit Ali Karslı İmam Hatip Ortaokulu
YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü YABANCI DİLLER MESLEKİ İTALYANCA (AYAKKABI) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde mesleklerin değişim ile karşı
Öğrenim Kazanımları Bu programı başarı ile tamamlayan öğrenci;
Image not found http://bologna.konya.edu.tr/panel/images/pdflogo.png Ders Adı : MATERYAL GELİŞTİRME Ders No : 0310340081 Teorik : 2 Pratik : 2 Kredi : 3 ECTS : 4 Ders Bilgileri Ders Türü Öğretim Dili Öğretim
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL YAPISI
İÇİNDEKİLER BÖLÜM 1 TÜRK EĞİTİM SİSTEMİNİN GENEL YAPISI Giriş... 1 Türk Eğitim Sisteminin Amaçları... 2 1. Genellik ve eşitlik... 3 2. Bireyin ve toplumun ihtiyaçları... 3 3. Yöneltme... 3 4. Eğitim hakkı...
Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM
Yaygın Eğitim Enstitüsü Müdürlüğü TÜRKİYE DE YAYGIN EĞİTİM HAZIRLAYANLAR: Md. Yrd. Şinasi BAYRAKTAR Baş Öğretmen Dr. Ayşegül GÜLTEKİN TOROSLU Uzman Öğretmen Menevşe SARAÇOĞLU Öğretmen Sevgi SÜREK 15 Kasım
Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır.
Bana göre; öğrenemeyen öğrenci yoktur. Herkes öğrenebilir Tüm bilgiler okulda öğrenilebilir Hedeflenen başarı %70-%90 arasındadır. Öğrenme bölümlere ayrılır Öğrenme gerçekleşmediyse ek süre ve ek öğrenme
Eğitimde Program Geliştirme Süreci
Eğitimde Program Geliştirme Süreci ve Eğitim Durumlarının Düzenlenmesi Konu Başlıkları Eğitimde program geliştirme süreci Program geliştirme nedir? Eğitim programı nedir? Eğitim programının ögeleri arasındaki
Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme
Öğretim Teknolojileri ve Materyal Geliştirme TEMEL KAVRAMLAR Yrd.Doç.Dr. Gülçin Tan Şişman Eğitim Programları ve Öğretim Teknoloji Bilimsel ya da sistematik bilgilerin pratik alanlara sistemli bir şekilde
Sınama Durumları. Sınama durumlarını düzenlerken dikkat edilecek hususlar şunlardır:
Sınama Durumları Sınama durumları, öğrencide gözlemeye karar verdiğimiz istendik davranışların kazanılıp kazanılmadığı hakkında bir yargıya varma işidir. Her davranışı yoklayan bir ölçme aracı ya da test
ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÇOCUK BAKIM VE OYUN ODASI ETKİNLİKLERİ (3-6 YAŞ) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI)
T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Hayat Boyu Öğrenme Genel Müdürlüğü ÇOCUK GELİŞİMİ VE EĞİTİMİ ÇOCUK BAKIM VE OYUN ODASI ETKİNLİKLERİ (3-6 YAŞ) MODÜLER PROGRAMI (YETERLİĞE DAYALI) 2013 ANKARA ÖN SÖZ Günümüzde
SÜLEYMAN DEMĠREL ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ PEDAGOJĠK FORMASYON EĞĠTĠMĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ
SÜLEYMAN DEMĠREL ÜNĠVERSĠTESĠ EĞĠTĠM FAKÜLTESĠ PEDAGOJĠK FORMASYON EĞĠTĠMĠ SERTĠFĠKA PROGRAMI DERS ĠÇERĠKLERĠ Pedagojik Formasyon Eğitimi Sertifika Programı Zorunlu Dersleri Teorik Dersler Teori Uygulama
Programın Denenmesi. Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır.
Programın Denenmesi Hazırlanan program taslağının denenmesi uygulama sürecinde programda gerekli düzeltmelerin yapılmasına olanak sağlamalıdır. Deneme sonuçlarından yararlı bilgiler edinilmesi için program
FEN TEKNOLOJİ PROGRAMI VE PLANLAMA
FEN TEKNOLOJİ PROGRAMI VE PLANLAMA PROGRAM GELİŞTİRMEDE TEMEL KAVRAMLAR EĞİTİM ÖĞRETİM EĞİTİM PROGRAMI ÖĞRETİM PROGRAMI DERS PROGRAMI ÖRTÜK PROGRAM Bireyin yaşam için sahip olması gereken davranışları
