VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ
|
|
|
- Mehmet Keleş
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2317 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1314 VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Yazarlar Prof.Dr. K. Serdar D KER (Ünite 1) Prof.Dr. Mehmet AKAN (Ünite 2) Prof.Dr. K. Tayfun ÇARLI (Ünite 3-5) Prof.Dr. Hakan YARDIMCI (Ünite 6) Prof.Dr. Ayflin fien (Ünite 7) Prof.Dr. Mihriban ÜLGEN (Ünite 8) Doç.Dr. Bar fl SAREYYÜPO LU (Ünite 9) Prof.Dr. Cengiz ÇET N (Ünite 10) Editör Prof.Dr. K. Serdar D KER ANADOLU ÜN VERS TES
2 Bu kitab n bas m, yay m ve sat fl haklar Anadolu Üniversitesine aittir. Uzaktan Ö retim tekni ine uygun olarak haz rlanan bu kitab n bütün haklar sakl d r. lgili kurulufltan izin almadan kitab n tümü ya da bölümleri mekanik, elektronik, fotokopi, manyetik kay t veya baflka flekillerde ço alt lamaz, bas lamaz ve da t lamaz. Copyright 2011 by Anadolu University All rights reserved No part of this book may be reproduced or stored in a retrieval system, or transmitted in any form or by any means mechanical, electronic, photocopy, magnetic, tape or otherwise, without permission in writing from the University. UZAKTAN Ö RET M TASARIM B R M Genel Koordinatör Prof.Dr. Levend K l ç Genel Koordinatör Yard mc s Doç.Dr. Müjgan Bozkaya Ö retim Tasar mc s Doç.Dr. Murat Ataizi Yrd.Doç.Dr. Figen Ünal Çolak Grafik Tasar m Yönetmenleri Prof. Tevfik Fikret Uçar Ö r.gör. Cemalettin Y ld z Ö r.gör. Nilgün Salur Ölçme De erlendirme Sorumlusu Ö r.gör.dr. Asl Büyükerflen Grafikerler Nihal Sürücü Ayflegül Dibek Serhat Y lmaz Kitap Koordinasyon Birimi Yrd.Doç.Dr. Feyyaz Bodur Uzm. Nermin Özgür Kapak Düzeni Prof. Tevfik Fikret Uçar Dizgi Aç kö retim Fakültesi Dizgi Ekibi Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji ISBN Bask Bu kitap ANADOLU ÜN VERS TES Web-Ofset Tesislerinde adet bas lm flt r. ESK fieh R, Eylül 2011
3 çindekiler iii çindekiler Önsöz... ix Epidemiyoloji...2 EP DEM YOLOJ N N AMACI VE BÖLÜMLER... 3 Epidemiyolojinin Bölümleri... 3 HASTALIK BEL RLEY C LER... 4 Konak Belirleyicileri... 5 Etken Belirleyicileri... 6 Çevre Belirleyicileri... 6 Fiziksel Çevre: klim... 7 Fiziksel Çevre: Yerleflim ve Toprak... 8 Fiziksel Çevre: Bar nak... 9 Biyolojik Çevre: Flora ve Fauna... 9 Biyolojik Çevre: nsan... 9 Biyolojik Çevre: Stres... 9 M KROORGAN ZMALARIN BULAfiMASI VE YAYILMASI Mikroorganizmalar n Vücuda Girifli Mikroorganizmalar n Vücutta Yay lmas Mikroorganizmalar n Vücuttan Ç k fl Mikroorganizmalar n Bulaflma fiekilleri Vertikal Bulaflma Horizontal Bulaflma Konak Tipleri nfeksiyonun Uzaklara Tafl nmas nfeksiyonlar n Yay lmas yla lgili Faktörler Hastal k Belirleyicilerinin Rolü nkübasyon Periyodu Etkili Temas NFEKS YON T PLER Vücuttaki Konumlar na Göre Hastal k Seyrine Göre POPULASYONDA NFEKS YON Populasyondaki nfeksiyon Seyri Sporadik nfeksiyon Endemik nfeksiyon Epidemik nfeksiyon Pandemik nfeksiyon Epidemiyolojik Oranlar Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Koklar STAF LOKOK Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s STREPTOKOK Genel Özellikler ÜN TE 2. ÜN TE
4 iv çindekiler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ENTEROKOK Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s NEISSERIA D ER KOKLAR Mikrokok Planokok Stomakok Peptostreptokok Leukonostok Pediokok Peptokok Özet Kendimizi S nayal m S ra Sizde Yan t Anahtar Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ÜN TE 4. ÜN TE Gram Pozitif Çomaklar BAS LLUS Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s L STER A Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s RODOKOK Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s KOR NEBAKTER Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Gram Negatif Çomaklar BRUSELLA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s KAMP LOBAKTER Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s FRANÇ SELLA... 65
5 çindekiler v Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s PASTÖRELLA VE MANHEM A Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s AEROMONAS VE V BR O Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s HEMOF LUS & AKT NOBAS LLUS Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s PSÖDOMONAS Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s MORAKSELLA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s TAYLORELLA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s BURKHOLDER A Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Enterobakteriler EfiHER fiya KOL Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s SALMONELLA Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuar Tan s YERS NYA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s D ER ENTEROBAKTER LER Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuar Tan s ÜN TE
6 vi çindekiler Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan ve Baflvurulabilecek Kaynaklar ÜN TE 7. ÜN TE 8. ÜN TE Asidorezistanslar ve Aktinomisetler M KOBAKTER Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s AKT NOM ÇES Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ARKANOBAKTER Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s NOKARD A Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Okuma Parças Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Anaeroblar KLOSTR D UM Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s BAKTERO DES Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s FUSOBAKTER UM Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Mikoplazmalar ve Spiroketler M KOPLAZMA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s
7 çindekiler vii ÜREAPLAZMA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ER S PELOTR KS Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s LEPTOSP RA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s BORREL A Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar Zorunlu Hücreiçi Bakteriler KLAM DYA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar tan s KOKS ELLA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s R KETS YA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ERL fiya Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ANAPLAZMA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s NEOR KETS YA Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar ÜN TE
8 viii çindekiler 10. ÜN TE Mantarlar ve Mayalar DERMATOF TLER Mikrosporum Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Trikofiton Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s S STEM K MANTARLAR Aspergillus Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Blastomices Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Histoplazma Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Koksidioides Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s PATOJEN K MAYALAR Kandida Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Kriptokokkus Genel Özellikler Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Malassezia Genel Özellikleri Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s Özet Kendimizi S nayal m Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar S ra Sizde Yan t Anahtar Yararlan lan Kaynaklar
9 Önsöz ix Önsöz Bilinçli tar m n bafllad ve evcillefltirmenin yap ld ilk ça lardan beri infeksiyöz hastal klar hayvan sa l n en çok etkileyen hastal k grubudur. Tüm teknolojik geliflmelere karfl n bu hastal klar günümüzde de önemini halen korumaktad r. nfeksiyöz hastal klar n bu önemi, çok say da hayvan etkilemeleri ve çok yüksek miktarda ekonomik kayba neden olmalar ndan kaynaklanmaktad r. Bunun yan nda, hayvan infeksiyonlar n n birço unun insanlara bulaflabilir nitelikte olmas da halk sa l aç s ndan ayr ca önem tafl maktad r. Dünya nüfusunun h zla artt günümüzde dengeli beslenme bak m ndan proteine duyulan gereksinimin bafll ca kayna hayvansal üretimdir. Tüm bu yönleri ile ele al nd nda hayvan sa l, gerek hayvan refah gerekse insan refah bak m ndan korunmas ve iyilefltirilmesi gereken bir u rafl alan d r. flte bu alanda hizmet veren bilim dallar ndan ikisi Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji dir. Bu kitapta Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji alanlar içinde yer alan epidemiyoloji, bakteriyoloji ve mikoloji konular 10 ünitede belirli bir düzende aktar lm flt r. lk ünitede infeksiyöz hastal klar n populasyon düzeyinde anlafl lmas n hedefleyen epidemiyoloji konusu verilmifltir. Daha sonraki ünitelerde ise bakteriyoloji ve mikoloji konular sistematik bir anlay flla düzenlenmifltir. Di er bir deyiflle, ünitelerin kapsam ndaki grupland rma hastal klara göre de il, bakterilerin temel özeliklerine göre yap lm flt r. Her bir ünitenin içinde, genel özellikler bafll alt nda mikroorganizmalar n temel yap sal özellikleri, hastal k oluflturma mekanizmalar ve oluflturduklar bafll ca hastal klar; epidemiyoloji bafll alt nda infeksiyonun bulaflmas ve yay lmas ile ilgili etkenler ve laboratuvar tan s bafll alt nda, infeksiyonun bakteriyolojik, serolojik ve moleküler tan s aç klanm flt r. Bu kitab n kullan laca e itim-ö retim alan n n özüne uygun olarak laboratuvar tan s ile ilgili bilgilere a rl k verilmifltir. Kitap kapsam tüm bakteri gruplar n içine alacak flekilde düzenlenirken, konular mümkün oldu unca özetlenmeye çal fl lm flt r. Kitapta temel bakteri gruplar n n ve cinslerinin adlar Türkçelefltirilerek yaz lm flt r. Ancak, tür isimlerinin Türkçelefltirilmesi mümkün olmad için, bunlar orijinal Latince flekilleri ile yaz lm flt r. Bunlar n d fl nda konular n anlat m nda mümkün oldu unca Türkçe ifadeler kullan lmaya çal fl lm flt r. Kitapta güncel bakteri s n flamas ve adland rmas kullan lm flt r. Yazarlar, bu ders ile elde edecekleri bilgi ve birikimlerin ö rencilere flimdi ve sonraki yaflant lar nda yararl olmas dile iyle kitab n haz rlanmas nda eme i olan herkese teflekkür ederler Editör Prof.Dr. K. Serdar D KER
10 1VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Epidemiyoloji kavram n ve ö elerini tan mlayabilecek, Hastal k belirleyicilerinin infeksiyonlar üzerindeki etkilerini aç klayabilecek, Mikroorganizmalar n bulaflma ve yay lma yollar n aç klayabilecek, nfeksiyon tiplerini tan mlayabilecek, Populasyondaki infeksiyonlar epidemiyolojik oranlarla iliflkilendirebilecek bilgi ve beceriler kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Epidemiyolojik yaklafl m Çevre belirleyicileri Bulaflma Yay lma nfeksiyon seyri Populasyon Epidemi Prevalans/insidens çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Epidemiyoloji EP DEM YOLOJ N N AMACI VE BÖLÜMLER HASTALIK BEL RLEY C LER M KROORGAN ZMALARIN BULAfiMASI VE YAYILMASI NFEKS YON T PLER POPULASYONDA NFEKS YON
11 Epidemiyoloji EP DEM YOLOJ N N AMACI VE BÖLÜMLER Epidemiyoloji, populasyonlarda hastal klar n s kl n, da l m n ve hastal k oluflumunu etkileyen faktörleri inceleyen ve bu hastal klara yönelik hedefleri ve yöntemleri belirleyen bir bilim dal d r. Birçok bilim dal hastal klarla ilgilenmesine karfl n, bunlar n tümü hastal birey düzeyinde ele al r. Hastal klara yaklafl m aç s ndan epidemiyolojinin di er bilim dallar ndan fark, hastal klar populasyon düzeyinde incelemesidir. Epidemiyoloji, hayvan sa l ile ilgili kiflilere, hastal klar populasyon düzeyinde düflünme ve olay populasyonun genelinde çözümleme sorumlulu u kazand r r. Epidemiyolojinin çal flma alanlar veya amaçlar üç ana bölüm alt nda incelenebilir. 1. Epidemiyoloji, nedeni bilinmeyen hastal klar n kökeninin araflt r lmas nda bir teflhis arac olarak kullan labilir. Yani bu salg n neden olufltu, infekte hayvanlar n say s neden artt, neden sadece bu hayvanlar hastaland, hastal k ne zaman ve nerede olufltu infeksiyonun ç k fl nda hangi faktörler rol oynad, hastal k nas l önlenebilir gibi sorular n yan tlar aran yorsa, epidemiyolojik araflt rma yap lmas gerekir. Epidemiyoloji muhtemel hastal k nedenleri ve hastal etkileyen faktörler aras nda iliflkiyi kurar. Epidemiyoloji hastal klara geniflletici yaklafl m (holistik yaklafl m) ile, klinik ve laboratuvar ise daralt c yaklafl m (redüksiyonistik yaklafl m) yönü ile e ilir. 2. Epidemiyoloji, populasyondaki infeksiyonlar n özelliklerinin belirlenmesinde kullan labilir. Bir hastal n epidemiyolojisi dendi i zaman, hastal n populasyon düzeyindeki özellikleri ve çevreyle iliflkilerine ba l özellikleri anlafl l r. 3. Epidemiyoloji, infeksiyon kontrol programlar n n planlanmas ve izlenmesinde kullan labilir. Bir hayvan populasyonundaki hastal klar kontrol alt na almak veya ortadan kald rmak için, hastal n boyutlar n, oluflumu ile ilgili faktörleri, mücadele etmek için gerekli yöntemleri, bunun maliyetini ve olas sonuçlar n bilmek gerekir. Hastal klar n tüm bu yönleriyle epidemiyoloji ilgilenir. Epidemiyolojinin Bölümleri Epidemiyoloji, hastal klar ele alma yönüne ve kullan lan yöntemlere göre dört dala ayr labilir. Tan mlay c epidemiyoloji, sahada hastal n ve hastal k nedenlerinin gözlenmesi anlam na gelir ve epidemiyolojik bir araflt rman n ilk ad m d r. Ta-
12 4 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Konak: nfeksiyöz etken ve hayvan iliflkisinde, hayvan n konumunu belirtmek için kullan lan ortak terim konakç n mlay c epidemiyoloji, hastal n da l m, boyutlar, görülme zaman, etkilenen türler ve populasyonlar, hastal k s kl, yeni vakalar n görülmesi, olas etken, konak ve çevre faktörleri ve bulaflma yollar gibi yönlerini kapsar. Yap lan gözlemler bazen tamamen subjektif olabilir ancak, di er bilimsel disiplinler ile birlikte yap lan gözlemlerde genellikle sonuçta bir hipotez ortaya ç kar. Tan mlay c epidemiyoloji sahada rastgele yap lan gözlem anlam na gelmez; aksine, planl, sistematik, çok yönlü ve iyi takip edilen gözlemleri kapsar. Bu gözlemlerden kalitatif ve kantitatif veriler elde edilir. Deneysel epidemiyoloji; seçilen veya oluflturulan gruplarda hastal n gözlenmesi anlam na gelir. Deneysel epidemiyolojide genellikle bir hipotezin test edilmesi amaçlanm flt r. Bu tip epidemiyolojik yaklafl m, do- al hastal k vakalar n n veya deneysel hastal k vakalar n n gözlenmesinde kullan - labilir. Do al hastal k vakalar n n gözlenmesinde, devam etmekte olan hastal kla ilgili hayvan populasyonlar nda seçilen gruplarda gözlemler yap l r veya biten bir hastal kla ilgili veriler gruplara ayr larak incelenir. Bu gruplar mevcut hayvan populasyonunun yap s na ve populasyonu etkileyen faktörlere göre, araflt rmac n n belirledi i yönde seçilir. Deneysel yolla oluflturulan hastal klardan ise çeflitli de iflkenleri kapsayan hayvan gruplar oluflturulur ve gözlemler bu gruplarda yap l r. Deneysel epidemiyolojide populasyon içinde mutlaka kontrol gruplar bulunur. Analitik epidemiyoloji; tan mlay c ve deneysel epidemiyoloji gözlemlerinin kantitatif veriler haline çevrilip, matematiksel ve istatistiksel yöntemlerle de erlendirilmesini kapsayan epidemiyoloji dal analitik epidemiyolojidir. Analitik epidemiyolojide genellikle hipotez edilen iliflkilerin istatistiksel önemi belirlenir. Teorik epidemiyoloji, do al hastal k oluflumu ve bununla ilgili faktörlerin matematiksel olarak de erlendirilip hastal k modeli oluflturulmas n kapsar. HASTALIK BEL RLEY C LER Hastal klar n büyük bir ço unlu unda, hastal a neden olan faktörler birden fazlad r. Hastal k mutlak bir etkenden kaynaklansa bile, seyrini ve gelece ini etkileyen faktörler vard r. Bir hastal n oluflumunu ve populasyondaki s kl n etkileyen her faktöre veya de iflkene belirleyici (determinant) denir. Hastal k oluflumunu etkileyen belirleyicileri tan mlayan çeflitli kavramlar vard r. Primer belirleyiciler, hastal k oluflumu için gerekli olan ve varl klar hastal k üzerine çok önemli etkiler yapan faktörlerdir. Primer belirleyici olmad nda o hastal k olmaz. Örne in; s r vebas virusuna maruz kalmak, s r vebas için primer bir belirleyicidir. Sekonder belirleyiciler, hastal k oluflumu için mutlak gerekli olmayan, ancak varl klar haz rlay c ve kuvvetlendirici etki gösteren faktörlerdir. Örne in; köpeklerde böbrek tafl oluflumunda üriner sistem infeksiyonu sekonder bir belirleyicidir. nfeksiyon, tafl oluflumunu haz rlay c bir rol oynar, ancak tafl oluflumu için mutlak gerekli de ildir. nfeksiyöz ve paraziter hastal klar n n tümünde mutlaka primer bir etken bulunur. Ancak, bu hastal klar n do adaki seyirleri incelendi inde, ayn mikroorganizmaya eflit koflullarda maruz kalmalar na karfl n sürüdeki baz hayvanlar n hastaland, baz lar n n ise etkilenmedi i görülebilir. Veya, bir hastal k co rafi bir bölgedeki hayvanlarda çok s k saptan rken, komflu bir bölgede çok seyrek bulunabilir. Bu olaylar n kökenine inildi inde, etkenin yan s ra konakç ya ve çevreye ait faktörlerinde hastal k oluflumunu etkiledikleri ortaya ç kar. Bu nedenle, hastal k determinantlar genellikle; konak, etken ve çevre determinantlar olarak s n fland r - l rlar. Bu belirleyiciler birbirleriyle iliflki içindedirler ve bunlar n iliflkisi konak-etken-çevre üçgeni olarak da bilinir.
13 1. Ünite - Epidemiyoloji 5 Konak Belirleyicileri Konak ile ilgili determinantlar, hayvan belirli bir infeksiyona duyarl konuma getiren faktörlerdir. Konak belirleyicilerinin bafll calar ; tür, rk, yafl, cinsiyet, genetik ve ba fl kl kt r. nfeksiyöz etkenlerin ço unlu u, birden fazla hayvan türünde hastal k oluflturabilmesine karfl n baz infeksiyonlar baz hayvan türlerinde kesinlikle görülmez. Buna do al direnç denir ve temelde o türün genetik yap s na ba l fizyolojik veya yap sal özellikleri ile iliflkilidir. Irk özelli i, baz hastal klarda, özellikle hastal n s kl nda ve fliddetinde belirleyici bir rol oynar. Örne in; Cezayir koyunlar, Brucella melitensis infeksiyonuna di er koyun rklar ndan daha dirençlidirler. Bu tip rk direnci daha çok do al seleksiyon ve selektif bask ile aç klan r. Tür ve rk düzeyindeki hastal k duyarl l özellikle hayvan nakillerinde ve ithalinde önemli sorunlar do urabilir. Belirli bir hastal a dirençli hayvanlar n bulundu- u bir bölgeye o hastal a duyarl yeni bir tür veya rk sokulursa; veya dirençli bir tür veya rk duyarl hayvanlar n bulundu u bir bölgeye sokulursa hastal k riski kaç n lmaz olur. Yafl gruplar aras nda hastal klara duyarl l k bak m ndan farkl l klar vard r ve buna yol açan faktörler çeflitlidir. Genç hayvanlarda infeksiyöz hastal klar genellikle yafll lara göre daha yüksek oranda görülür. Bunun nedeni, ba fl kl k sisteminin geliflmifllik düzeyi ve daha önceki temaslar ndan dolay yafll hayvanlarda ba fl kl n flekillenmifl olmas d r. Bundan baflka belirli bir infeksiyöz etken farkl yafllardaki hayvanlarda farkl hastal k tablolar oluflturabilir. Örne in: Histophilus ovis genç koyunlarda septisemik özellikte bir hastal k olufltururken, eriflkin koçlarda epididimitise neden olur. Pasteurella haemolytica, kuzularda genellikle pneumonik eriflkin koyunlarda septisemik infeksiyon ile seyreder. Evcil hayvanlar n yaflam süreleri genellikle k sa oldu undan, yafl faktörünü de erlendirirken, hayvan n insana göre relatif yafl n göz önünde tutmakta yarar vard r. Bir yafl ndaki bir köpe- in yafl 15 yafl ndaki insana, 10 yafl ndaki köpe in yafl ise 56 yafl ndaki bir insana eflde erdir. Ayr ca, baz hayvan gruplar, genetik ve çevresel faktörlerin etkisiyle di er gruplara k yasla fizyolojik aç dan daha h zl yafllan rlar. Hastal klar n oluflumunda cinsiyetler aras nda görülen farkl l k, anatomik, hormonal, genetik ve hayvan n kullan m alan gibi faktörlere ba l olabilir. Özellikle üreme sistemi ile ilgili hastal klarda erkek ve difli aras nda anatomik yap dan kaynaklanan bir farkl l k olaca aç kt r. Hastal k s kl n etkileyen genetikle ilgili cinsiyet farkl l klar, cinsiyetle iliflkili, cinsiyetle s n rl ve cinsiyetle artan fleklinde ayr labilir. Hayvanlar n cinsiyetlerine göre farkl ifllerde kullan lmas, bir hastal n bir cinsiyette daha fazla görülmesine neden olabilir. Epidemiyolojik aç dan cinsiyetler aras fark incelerken populasyondaki cinsiyet da l m n da göz önüne almak gerekir. Ço u hayvan populasyonlar nda erkek ve difli da l m eflit de ildir. Tür, rk, yafllanma ve cinsiyet gibi tüm konakç belirleyicilerin temelde bireyin genetik yap s ndan kaynaklanan faktörler oldu u düflünülebilir. Hatta hayvana yapt r lan ifl bile, hayvan n genetik yap s ndan kaynaklanan fiziksel özelliklerine dayanan bir belirleyicidir. Ancak, hastal n genetik belirleyicisi dendi inde bizzat genler ve DNA ile iliflkili hastal klar ele al nmaktad r. Bir populasyondaki bireyler aras nda belirli bir hastal a duyarl l k veya hastal k riski bak m ndan farkl l klar vard r. Antijenlere karfl immun yan t oluflturma gücü, doku uyuflum kompleksindeki (MHC) genlerle iliflkilidir. Farkl bireylerde bu genlerin farkl olmas, oluflan immun yan t n gücünü dolay s yla hastal a duyarl l etkiler. Tüm konak belirleyicilerinin içinde, infeksiyöz hastal klar n oluflumunu etkileyen en önemli belirle-
14 6 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji yici ba fl kl kt r. Bu konu Temel Veteriner Mikrobiyoloji ve mmunoloji kitab n n 7., 8. ve 9. ünitelerinde ayr nt l olarak aç klanm flt r. Bireysel ba fl kl k d fl nda, populasyonlar n ba fl kl k düzeylerinde de farkl - l klar olabilir. Bir populasyondaki dirence sürü ba fl kl denir ve populasyondaki dirençli hayvanlar n düzeyini ifade etmek için kullan l r. Do al sürü ba fl kl nda populasyon, etken ile daha önce karfl laflmam fl veya etkene karfl afl lanmam fl olmas na ra men infeksiyona karfl dirençlidir. Bunun nedeni tam olarak aç klanamam flt r ancak seleksiyon ile ilgisi oldu u düflünülmektedir. Kazan lm fl sürü ba fl kl, populasyonun etken ile ilk karfl laflmas ndan veya afl lanmas ndan sonra koruyucu antikorlar n geliflmesiyle oluflur. Sürü ba fl kl n n etkili olabilmesi için populasyondaki tüm bireylerin koruyucu ba fl kl k elemanlar tafl mas gerekmez. E er populasyondaki dirençli hayvanlar n oran yüksekse, infeksiyon etkeni sürüye girdi inde tüm duyarl hayvanlar n hastalanma riski azd r. Direkt temasla geçen infeksiyonlar n ço unda, sürünün %70-80 inin dirençli olmas genellikle yeterli bir sürü ba fl kl sa lar. Sürüye d flar dan veya do um yoluyla yeni duyarl hayvanlar kat ld nda sürü ba fl kl azal r ve epidemiler patlak verir. Etken Belirleyicileri nfeksiyöz etkenlerin hayvanlar infekte etme ve hastal k oluflturma kapasiteleri aras nda farkl l klar vard r. Bu durum çeflitli terimlerle ifade edilir. nfektivite, bir mikroorganizman n konakç da yerleflme yetene inin bir ölçüsüdür. Bu terim kalitatif olarak kullan ld nda düflük, orta ve yüksek infektivite fleklinde ifade edilir. Bir konakç y infekte edebilen mikroorganizma miktar n kantitatif olarak belirtmek için ise infektif doz terimi kullan l r. Patojenite, bir mikroorganizman n hastal k oluflturma yetene ini kalitatif olarak ifade eden bir terimdir. Patojenitenin ölçüsü yoktur ve bir mikroorganizma ya patojen ya da apatojendir. Ancak çevre koflullar n n mikroorganizman n çeflitli özelliklerini etkilemesi sonucunda patojenite de- iflebilir. Virulens, bir mikroorganizman n belirli bir konakç da hastal k oluflturma gücünün ve fliddetinin ölçüsüdür. Konakç da oluflturdu u hastal n fliddetine ve sonuçlar na göre mikroorganizmalar çok virulent veya az virulent olarak ayr labilir. Bir mikroorganizman n konakç da hastal k oluflturmas n etkileyen çok say da faktör vard r. Bunlar n bir k sm mikroorganizman n yap sal özellikleri ile di erleri ise yaflam flekli ve çevre koflullar ile ilgilidir. Bunlar Temel Veteriner Mikrobiyoloji ve mmunoloji kitab n n 3. ünitesinde ayr nt l olarak aç klanm flt r. Çevre Belirleyicileri Hastal k oluflumunu etkileyen faktörler aras nda, epidemiyoloji ile en ilgili olan çevre belirleyicileridir. Çünkü çevre faktörlerinin hem konakç, hem hastal k etkeni ve hem de konakç -etken iliflkileri üzerine etkisi vard r. Bu faktörler ayr ca hastal n bulaflmas nda ve tafl nmas nda rol oynayan arac lar da etkilerler. Çevre faktörleri aras nda yer alan unsurlar da birbirleriyle iliflki içindedirler. Çevre faktörleri fiziksel (abiyotik) ve biyolojik (biotik) olmak üzere iki ana bafll k alt nda toplanabilir. Fiziksel çevre, iklim, yerleflim, toprak ve bar nak gibi, biyolojik çevre flora, fauna, insan ve stres gibi çeflitli do al ve yapay de iflkenleri içerir.
15 1. Ünite - Epidemiyoloji 7 Fiziksel Çevre: klim klim koflullar hastal k oluflumunu etkileyen en önemli fiziksel unsurlardan birisidir. klim, baflta konak olmak üzere hastal k etkeni ve biyolojik çevre belirleyicileri üzerinde de etkili olur. Epidemiyolojik aç dan iklim kavram iki yönden ele al - nabilir; makroiklim ve mikroiklim. Makroiklim Hayvanlar n do ada maruz kald klar genel iklim koflullar d r. Bu iklim koflullar içine, ya fl, s cakl k, nem, rüzgar, hava bas nc, oksijen konsantrasyonu ve solar radyasyon gibi meteorolojik olaylar girer. Çevre s s primer bir hastal k nedenidir. Örne in; so uk hava, özellikle yeni do an hayvanlarda hipotermiye, s cak hava dehidrasyona neden olabilir. Hava s cakl, hastal k oluflumunu sekonder bir faktör olarak da etkileyebilir. So uk stresi sonucunda hayvanlar n çeflitli sistemlerindeki fonksiyon azalmas, infeksiyöz etkenlere duyarl l artt r r. Örne in; so uk hava hayvanlar n sindirimini yavafllatarak infeksiyöz enteritlere duyarl l artt r r. Tüm hayvanlar slak olarak do arlar ve vücut yüzeyinin vücut kitlesine oran yüksektir; bu da, hava s cakl ile daha çok temasta olmalar na yol açar ve s regülasyonunu güçlefltirir. Rüzgar ve ya fl hayvanlar n s kayb n artt r r. Rüzgar ayr ca infeksiyöz etkenlerin ve arthropod vektörlerin uzak bölgelere tafl nmas na neden olabilir. Epidemiyolojik aç dan, rüzgar n h z ve yönü önemlidir. Önemli epidemilerin haritalar incelendi inde, hastal n rüzgar yönünde yay ld dikkat çeker. Hava bas nc hayvanlar üzerinde stres yaratarak, fizyolojik ve psikolojik fonksiyonlar n n bozulmas na neden olabilir. Alçak bas nçl iklim koflullar nda hayvanlar n davran fllar nda de ifliklikler izlenebilir. Solar radyasyon direk olarak hayvanlar n sa l n etkileyebilir. Örne in; sürekli günefl fl nlar na maruz kalan s rlar n göz infeksiyonlar na duyarl l artar. Makroiklim konakç n n yan s ra, infeksiyöz etkeni ve vektörleri etkileyerek hastal k üzerinde sekonder bir rol de oynar. Baz patojenler düflük, baz lar yüksek nemli koflullarda daha dayan kl olurlar. Sporlu organizmalar nemli ve ya fll koflullarda daha infektif özellik kazan rlar. Termofilik bakteriler s cak havalarda daha iyi üredikleri için bunlardan ileri gelen infeksiyonlar yaz mevsiminde daha s k görülür. E er, iklim koflullar n n hastal k etkeni ve vektörleri üzerindeki etkileri biliniyorsa, hayvan populasyonlar n n hastal k riskinin yüksek oldu u zaman ve yeri tahmin etmek ve gerekli kontrol önlemlerini almak olas d r. Mikroiklim Makroiklim verileri, daha küçük alanlarda, örne in bir otla n zeminindeki, bir kümesteki veya flehrin bir soka ndaki gerçek iklim koflullar n yans tmayabilir. Örne in toprak üzerindeki nem ve s cakl k, atmosferik nem ve s cakl ktan bir miktar farkl olabilir. Böyle küçük alanlardaki iklim koflullar na mikroiklim denir. Mikroiklim kavram bir otlaktaki 10cm 2 lik bir alan kadar küçük veya bir kümes kadar büyük bir alan için kullan labilir. Toprak yüzeyi veya bir kümes gibi cans z bir ortamdaki mikroiklim yersel olarak nitelenir. Yersel mikroiklim koflullar, infeksiyöz etkenlerin, helmintlerin ve vektörlerin yaflam koflullar n etkiler. Bir hayvan n derisinin üstü de bir mikroiklim ortam d r ve biyolojik mikroiklim olarak nitelenir. Mikroiklim kona a ba l olarak de iflebilir ve hastal n epidemiyolojisinde önemli rol oynayabilir. Örne in; bakteriyemi veya parazitemi dönemindeki bir hasta atefllenir ve terler. Ter sivrisinek gibi vektörleri kona n derisine çeker. Aktif etkeni içeren
16 8 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji kan alan vektör infeksiyonu di er konaklara tafl r. Mikroiklim, kona n oldu u kadar, infeksiyöz etkenlerin yaflam koflullar n da etkiler. Epidemiyolojik çal flma yaparken makroiklim koflullar n n yan nda mikroiklim koflullar da göz önünde tutulmal d r. zoplet: Ayn de erdeki say sal verilerin birlefltirilmesi ile elde edilen çizgiler veya bunu içeren haritalar klim Koflullar n n Ölçülmesi ve De erlendirilmesi klim koflullar, belirli noktalarda ve yerden belli yükseklikte kurulmufl Stevenson gözlem ayg tlar ile saptan r. Buradan elde edilen veriler izopletler üzerinde birlefltirilerek daha genifl co rafik bölgeler için anlaml bilgiler elde edilir. klim koflullar birbirleriyle iliflki içinde olduklar ndan, iklim de iflkenlerinin ortak etkilerini belirlemek için çeflitli ölçütler gelifltirilmifltir. Epidemiyolojik araflt rmalarda kullan lan iklim kavramlar flunlard r. So uk-rüzgar indeksi; hava s cakl ile rüzgar h z n n ortak etkisini ifade etmek için kullan lan bir ölçüttür. So ukta vücuttan s kayb çok fazla oldu u için özellikle s f r n alt ndaki derecelerde önemlidir. Is - nem indeksi; hava s cakl n n nem ile ortak etkisini ifade etmek için kullan lan bir ölçüttür. Nemin etkisi de rüzgar n etkisine benzer. Etkili s indeksi; s cakl k, nem ve rüzgar h z n n ortak etkilerinin ifadesidir. Bu üç faktörün canl organizma üzerindeki etkisini belirten birime etkili s denir. Bu ölçüt kullan larak, populasyonlar n iklimden kaynaklanan y ll k kümülatif stres i belirlenir. Bioklimatogramlar; iklimin hastal k üzerindeki etkisini epidemiyolojik aç dan de erlendirmeye yarayan grafiklerdir. Bu grafikler bir bölge için s ve ya fl miktarlar n n ortalamas n genellikle bir y l için ayl k dilimler halinde gösterirler. Bu grafikler biyolojik verilerin (serbest yaflayan patojenlerin ve vektörlerin minimum veya maksimim yaflama koflullar gibi) de erlendirilmesinde kullan l r. 1 nfeksiyöz hastal klar n iklim ile iliflkisinden yola ç karak, epidemiyolojik aç dan en uygun iklim s n flamas n belirleyiniz. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT DÜfiÜNEL M Fiziksel Çevre: Yerleflim ve Toprak Hayvanlar n yaflad bölgeler direkt olarak makroiklim koflullar n n etkisi alt nda oldu undan SORU farkl bölgelerde yaflayan hayvanlar n içinde bulundu u koflullar da farkl olacakt r. Örne in; flehirlerde yaflayan köpeklerde solunum sistemi hastal klar na k rsal D KKAT alanlarda yaflayanlara göre daha s k rastlan r. Jeolojik oluflumuna ve iklim koflullar na ba l olarak çeflitli bölgelerdeki toprak tipleri farkl d r. Toprak tipi iklim ile birlikte direkt olarak bitki örtüsünü ve bu da dolayl olarak hayvan populasyonlar n n yap s n etkiler. Toprak tipi, bir mikroiklimdeki nem oran ile de iliflkilidir. Geçirgenlik ve kimyasal içerik ile birlikte bu faktör patojenik etkenlerin toprak üzerindeki yaflam koflullar üzerine önemli rol oynar. Örne in; belirli keneler ve helmint vektörleri orta nemli topraklarda daha uzun süre yaflar, çok kuru ve çok nemli topraklarda k sa sürede ölürler. Kireçtafl ve dolomitten oluflmufl K T A kaya P yataklar n n bulundu u bölgeler, Leptospira pomona infeksiyonlar n n co rafik yerleflim alanlar d r. Sürekli çamurlu ve slak topraklarda yaflayan koyunlar n t rnaklar nda piyeten hastal görülür. Burada topra n yüksek nem oran TELEV ZYON hem etkene (Bacteriodes nodosus) uygun üreme ortam sa lamakta, hem de koyunlar n t rnak aras n yumuflatarak infeksiyona duyarl hale getirmektedir. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET NTERNET
17 1. Ünite - Epidemiyoloji 9 Fiziksel Çevre: Bar nak Bar naklar n ana fonksiyonu hayvan iklim koflullar ndan korumakt r. Bar na n tipine göre s, hava dolafl m, nem, fl k, zemin ve altl k kontrollü koflullarda tutulabilir. Bu faktörlerin her birisi hastal k oluflumunu direkt ve dolayl olarak etkileyebilir. yi havaland r lmayan ve afl r kalabal k kümeslerde yüksek s termal flok sonu toplu ölümlere neden olabilir. Böyle ortamlarda hayvanlar n solunum sistemi infeksiyonlar na yakalanma riski artar. Bir mikroiklim ortam olan bar nakta, nem oran ve cereyan n hayvanlar üzerindeki etkisi, makroiklim koflullar ndaki nem, ya fl ve rüzgar n etkisine benzer. Yüksek nem ayr ca, patojenik etkenlerin üremesine uygun bir ortam yarat r. Bar nak zemininin yap s hayvanlar n ayak hastal klar ile iliflkili olabilir. Alt l n niteli i çeflitli hastal klar n ortaya ç kmas nda rol oynayabilir. Bar nak asl nda fiziksel bir çevre unsuru ise de, bar naktaki koflullar n niteli i insan taraf ndan belirlenir. Biyolojik Çevre: Flora ve Fauna Bir yerin bitki örtüsü flora, hayvan içeri i fauna olarak ifade edilir. Bitkiler, direkt veya indirekt yolla hayvan hastal klar n n oluflumunda rol oynayabilirler. Floradaki zehirli veya zararl bitkiler do rudan hastal a neden olabildikleri gibi, yararl bitkiler özellikle ba fl kl k sistemini destekleyerek infensiyonlara karfl direnci artt rabilirler. Belirli infeksiyöz etkenler faunadaki yabani hayvanlar taraf ndan tafl n rlar. Bir bölgede bu hayvanlar n bulunmas, evcil hayvanlar için önemli bir risktir. Biyolojik Çevre: nsan Biyolojik çevrenin bir unsuru olan insan evcil hayvanlar n sa l üzerinde en etkili faktörlerden birisidir. nsan faktörü, makroiklim belirleyicileri d fl ndaki tüm çevre belirleyicilerini de ifltirebilir. nsan unsuru taraf ndan direkt olarak belirlenen faktörler, insan n kendisi, yetifltirme, diyet, hayvan n kullan m alan ve bak md r. nsan direkt olarak hayvanlar infeksiyöz etkenlerle bulaflt rabilir. Ayr ca insan taraf ndan üretilen kimyasal maddeler, gazlar ve çevre kirlili i hayvan sa l n direkt olarak etkiler. Hayvan bar naklar nda veya yetifltirmelerindeki hayvan populasyonunun s kl hastal klar n ç k fl n ve yay l fl n kolaylaflt r r. Hayvan bar naklar ndaki tüm fiziksel koflullar ve bak m koflullar insan taraf ndan belirlenir. Biyolojik Çevre: Stres Stres, çevreden gelen ve vücudun dengesini bozan uyar mlara karfl oluflan biyolojik reaksiyonlar n bir yans mas d r. Stres yaratan faktörlere stresör denir. Örnek olarak; iklim de ifliklikleri, travma, yap lan iflin güçlü ü ve do um verilebilir. E er strese karfl geliflen biyolojik reaksiyon uygun veya yeterli de ilse patolojik lezyonlar ortaya ç kar. Stres, çeflitli hastal klar n sekonder belirleyicisidir. Stresin devam protein kayb na, anormal organ fonksiyonlar na, immun sistemin ve yang sal reaksiyonlar n bask lanmas na neden olur. Uygun olmayan tüm çevre belirleyicileri bir stres nedenidir. Ayr ca, hayvan nakli, yetersiz beslenme, afl lama, kastrasyon, boynuz, kuyruk ve kulak kesimi hayvanlarda strese neden olur. Stres, primer bir hastal k nedeni de olabilir. Örne in; yakalanan yabani hayvanlarda yakalanma sonras miyopati sendromu geliflir. Köpek, kedi, at ve domuzlarda görülen malignant
18 10 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji (fulminent) hipertermi stresten kaynaklanan bir sendromdur. Bu hastal n nedeni, duyarl hayvanlar n çevresel stres faktörlerini tolere edememesidir. M KROORGAN ZMALARIN BULAfiMASI VE YAYILMASI Mikroorganizmalar n Vücuda Girifli Sindirim sistemi yoluyla; mikroorganizmalar n vücuda girifl kap lar ndan en önemlisi sindirim kanal d r. nfeksiyöz etkenler, kontamine yem ve sular ile vücuda girer. Bu yolla vücuda giren etkenler aras nda sindirim sistemi patojenleri yan nda di er sistemlerde hastal k oluflturanlar da vard r. Solunum sistemi yoluyla; hava çok say da mikroorganizma içerir ve bu etkenler soluk havas ile al nabilirler. Bu etkenlerin ço u üst solunum yollar nda tutulur, daha küçük yap da olanlar (viruslar, mikoplazmalar) akci erlere kadar inerler. Solunum sistemine giren etkenler genellikle solunum sistemi infeksiyonlar na neden olurlar. Ürogenital sistem yoluyla; mikroorganizmalar difli genital kanal na çiftleflme, suni tohumlama yoluyla veya vulvadan direkt temas ile girerler (assendens yol). Erkek genital kanal na ve üriner sisteme d flar dan girifl ise çok ender görülür. Erkek ve difli genital ve üriner sistemlerine dolafl mdan geçen (dessendens yol) etkenler de vard r. Deri yoluyla; sa lam deri ço u etkenin vücuda girifline izin vermez, ancak yaralanma ve yan k gibi deri bütünlü ünün bozuldu u durumlarda deride bulunan veya çevreden bulaflan mikroorganizmalar bu yolla vücuda girebilirler. Baz etkenler sa lam deriden de vücuda girebilirler (örn; brusella, leptospira). Göz ve kulak mukozas yoluyla; ço u göz patojenleri ve baz mukoza patojeni viruslar göz mukozas ndan girebilirler. Kulak mukozas ile girifl yolunu daha çok f rsatç patojenler kullan r. Dolafl m sistemi yoluyla; normal koflullarda mikroorganizmalar dolafl m sistemine direkt olarak ulaflamazlar. Ancak, derin yaralanmalar, operasyonlar, injeksiyon ve kan emici arthropodlar n bulundu u durumlarda kan dolafl m na direkt mikroorganizma girifli olabilir. Meme bafl kanal yoluyla; çevrede veya meme bafl nda bulunan mikroorganizmalar, meme bafl kanal ndan içeri girebilirler. Normal meme bafl kanal kapal d r, ancak sa m ve sonraki bir saat için aç k kal r ve etken girifline izin verir. Mikroorganizmalar n Vücutta Yay lmas Hücreleraras yay lma; özellikle invazif karakterdeki mikroorganizmalar ve viruslar, vücuda girifl noktalar nda veya kolonize olduklar yerlerde hücreden hücreye yay labilirler. Bu yay lma flekli deride, mukoz membranlarda ve vücut dokular nda görülebilir. Fagositik hücrelerle yay lma; hücreiçi patojenlerin ço unlu u makrofajlar taraf ndan fagosite edilmelerine karfl n öldürülemezler. Dolay s yla, bakteriyi fagosite eden hücre vücudun bir baflka bölgesin göç etti i zaman bakteriyi de oraya tafl m fl olur. Kan yoluyla yay lma; invazif bakterilerin bir k sm kan sadece yay lma, bir k sm da hem yay lma hemde üreme arac olarak kullan rlar. Kan yay lma arac olarak kullanan bakteriler, vücuda girdikten sonra kana geçer, burada bakteriyemi dönemi geçirdikten sonra ilgi duyduklar organa yerleflirler. Lenf yoluyla yay lma; baz mikroorganizmalar vücutta üredikten sonra lenf dolafl m ile yay l r ve lenf yumrular na yerleflirler. Sinir yoluyla yay lma; baz infeksiyöz etkenler periferik sinirden vücuda girer ve sinir boyunca beyine do ru ilerler.
19 1. Ünite - Epidemiyoloji 11 Mikroorganizmalar n Vücuttan Ç k fl Deri yoluyla; deride infeksiyon oluflturan etkenler yine deri salg lar ile vücuttan ç kar ve çevreye yay l rlar. Solunum sistemi yoluyla; solunum sistemine yerleflen etkenler buradan burun ak nt s, mukoid salg lar ve öksürük vas tas yla d flar ç - karlar. Öksürük ile d flar ç kart lan ve içinde patojenleri tafl yan çok küçük s v zerrelerine damlac k denir. Damlac k infeksiyonu kümes ve ah r gibi kapal bar naklarda tutulan hayvanlar n solunum sistemi hastal klar nda önemli role sahiptir. Sindirim sistemi yoluyla; infeksiyöz etkenler sindirim sisteminden d flk veya kusma ile yolla ç karlar. Sa l kl, hasta veya tafl y c hayvanlar n vücutlar ndan en çok mikroorganizma ç kartan at k d flk d r. D flk infeksiyöz ve paraziter etkenlerin yay lmas ndaki en önemli faktördür ve hemen tüm infeksiyon etkenleri d flk ile ç - karlar. Kusma da midedeki infeksiyöz etkenlerin vücut d fl na ç kmas n sa lar. Ürogenital sistem yoluyla; idrar ile ancak spesifik hastal k etkenleri vücut d fl na ç kar. nfeksiyöz etkenler difli genital kanal ndan vajinal ak nt lar, amnion s v s ve at k fetus vas tas yla ç karlar. nfeksiyöz etkenler erkek genital kanal ndan sperm yoluyla ç karlar. Salg lar yoluyla; mastitis etkenleri ve baz sistemik infeksiyon etkenleri süt ile vücut d fl na ç karlar. Göz infeksiyonu oluflturan etkenler veya sistemik infeksiyon etkenleri gözyafl ile de vücut d fl na ç karlar. Mikroorganizmalar n Bulaflma fiekilleri Vertikal Bulaflma nfeksiyöz etkenlerin bir nesilden di erine tafl nmas na vertikal bulaflma denir. Di- er bir deyiflle, vertikal bulaflma infeksiyonlar n annedan embriyoya veya fetusa geçmesidir. Vertikal bulaflma herditer veya kongenital bulaflma fleklinde olabilir. Herediter Bulaflma Anne veya baban n genomuna entegre olabilen baz infeksiyon ajanlar n DNA kopyalar n n embriyoya tafl nmas d r (örn; retroviruslar). Kongenital Bulaflma Çiftleflmenin herhangi bir an ndan do uma kadar geçen sürede olan bulaflmaya kongenital bulaflma denir. Bu bulaflma flekli memelilerde uterusta, kanatl larda yumurta kanal nda gerçekleflir. Kongenital bulaflma abortus, malfarmasyonlu yavru do umu veya gizli infekte yavru do umu ile sonuçlanabilir. Kongenital bulaflma germinal, plasental veya do um an nda olabilir. Germinal bulaflma, ovumun bizzat kendisinin veya yüzeyinin infeksiyöz etkeni bar nd rmas na ba l olarak embriyonun infekte olmas d r. Germinal bulaflmaya kanatl hayvanlarda çok rastlan r. Kanatl larda hastal klara neden olan infeksiyöz etkenlerin bir k sm yumurtal klara yerleflirler. Böyle yumurtalardaki infeksiyonlar embriyolar n ölmesine veya yumurtadan zay f ve hasta civciv ç kmas na neden olabilir. Yumurtadan ç kan civcivler ise tafl y c olurlar. Germinal bulaflma nadiren memeli hayvanlarda da görülebilir. Sperm ile uterusa etken tafl nmas da germinal bulaflmada dolayl olarak rol oynayabilir. Plasental bulaflma, annedeki infeksiyöz etkenlerin plasentadan geçerek yavruya bulaflmas d r. Plasenta, normal koflullarda ço u mikroorganizmalar n geçifline izin vermez. Ancak, baz viruslar plasenta katlar n direkt olarak veya fötal dolafl m vas tas yla geçerek fetusa ulaflabilirler. Baz durumlarda gebe hayvan n alt genital kanal ndaki infeksiyon etkenleri assendens olarak plasenta ve amnionu bu-
20 12 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji laflt rabilirler. Plasental yolla geçen etkenler genellikle plasentada patolojik de iflikliklere neden olurlar. Örne in; brusella ve kampilobakter gibi at k etkenleri annenin dolafl m ndan plasentaya geçer ve plasentada patolojik de ifliklikler oluflturduktan sonra fötusa bulafl rlar. Plasentan n infekte olmas her zaman fötusun bulaflaca anlam na gelmez. Do umda bulaflma, annenin alt genital kanal nda bulunan etkenlerin do um an nda yavruyu bulaflmas fleklinde olur. Bu yolla genellikle d flk kökenli mikroorganizmalar bulafl r. Horizontal Bulaflma Horizontal bulaflma do umdan sonra oluflan her türlü bulaflmad r; bu nedenle postuterin bulaflma da denir. nfekte bir hayvanla fiziksel temas veya hayvan n her türlü at ile temas sonucu oluflan horizontal bulaflma flekline direkt bulaflma denir. Bu bulaflma fleklinde hastal k etkeni, bir hayvandan veya hayvan n at k ve ak nt lar ndan baflka bir hayvana, herhangi bir arac olmaks z n deriden veya mukozadan direkt olarak geçer. Derideki mantar infeksiyonlar hayvanlar n birbirlerine sürtünmeleri sonucu bulafl r. Ayr ca, derideki yaralanmalardan anthraks etkeni, klostridyum, stafilokok, fransisella gibi etkenler direkt olarak bulaflabilir. nfekte hayvanlar n burun ak nt lar, d flk lar ve sütleri ile temas sonucu da bulaflma olur. nfekte hayvanlar n d flk lar çok say da hastal k etkeni tafl r. Böyle d flk lar yemleri, meralar ve sular bulaflt r r. Duyarl hayvanlar bunlar a z yoluyla ald klar nda infekte olurlar. Bu bulaflma flekline fekal-oral bulaflma da denir. Duyarl hayvanlar etkenleri çiftleflme s ras nda alabilirler; bu bulaflma flekline veneral bulaflma denir. nfekte hayvanlar n solunum sisteminden burun ak nt s ve öksürük yoluyla ç kan etkenler de çevredeki duyarl hayvanlar bulaflt rabilir. Bu bulaflma flekline damlac k infeksiyonu veya hava kökenli bulaflma denir. Hastal k etkenlerinin bir hayvandan di erine canl veya cans z arac lar veya insan vas tas yla bulaflmas na indirekt bulaflma denir. T bbi veya cerrahi bir müdahale s ras nda, hekimin hayvan infekte etmesi fleklinde oluflan indirekt bulaflmaya iatrojenik bulaflma denir. Cerrahi müdahale s ras nda hekimin elinin, örtülerin, cerrahi aletlerinin veya enjektörlerinin kontamine olmas bulaflmaya neden olabilir. Ya da tedavi amac yla kullan lan preparatlar n, koruma amac yla kullan lan afl lar n ve serumlar n kontamine olmas mikroorganizmalar n bulaflmas na neden olabilir. Cans z Arac larla Bulaflma ndirekt bulaflman n di er bir yoludur. Hastal k etkenlerinin tafl nmas nda rol oynayan cans z arac lar koflum ve t mar tak mlar, kuluçka makinalar, yumurta violleri, yem ve su kaplar d r. Ayr ca, insan taraf ndan haz rlanan et unu ve kemik unu gibi haz r yemler de bulaflmada rol oynayabilir; böyle arac lara fomit ad verilir. nfeksiyöz etkenlerin uzun mesafelere rüzgar ile tafl nmas indirekt bulaflma içinde de erlendirilebilir. Canl Arac larla Bulaflma Genellikle konaktan farkl türde vertebral veya vertebras z hayvanlar n rol oynad bulaflma fleklidir. nfeksiyon etkenlerini vücutlar nda tafl y p, di er tür hayvanlara bulaflt ran vertebral arac lara rezervuar veya rezervuar konak denir. nfeksiyöz etken rezervuarda yaflay p ço alabilir, ancak genellikle hastal k oluflturmaz. Böyle hayvanlar çevrelerindeki di er tür duyarl hayvanlar direkt temas veya at k-
21 1. Ünite - Epidemiyoloji 13 lar ile bulaflt rabilirler. Örne in; tavuklar koyunlar için Campylobacter jejuni nin rezervuar d r; çünkü tavuk barsaklar nda yerleflen etken d flk yla ç k p koyunlara bulaflt nda yavru at klar na neden olur. Hastal k etkenlerini vertebral hayvanlara tafl yan veya bulaflt ran vertebras z arac lara vektör denir. Vektörler genellikle arthropod olarak nitelenen hayvanlard r. Hastal k etkeninin geçirdi i evrelere göre vektörler mekanik ve biyolojik olmak üzere ikiye ayr l r. E er hastal k etkeni vektörde hiç bir üreme ve geliflme dönemi geçirmiyorsa, böyle tafl y c lara mekanik vektör denir. Mekanik vektörler, bir hayvandan ald klar etkeni di er hayvana tafl rlar. Örne in; sinekler bir s r n infekte gözünden ald klar Moraxella bovis i, duyarl bir s r n gözüne tafl rlar. E er hastal k etkeni, duyarl konakç hayvana geçmeden önce vektörün vücudunda yaflam siklusunun bir bölümünü geçiriyorsa veya ço al yorsa, böyle vektörlere biyolojik vektör denir. Biyolojik vektörler vas tas yla üç tip bulaflma olur. 1. Hastal k etkeni yaflam siklusunun gerekli bir evresini mutlaka vektörde geçirmek zorundad r. Ancak bu devreyi geçirdikten sonra duyarl kona infekte edebilir. 2. Hastal k etkeni ancak biyolojik vektör içinde üredikten sonra duyarl konakç lar ifekte edebilir. 3. Hastal k etkeni duyarl konakç hayvana geçmeden önce vektörün vucudunda hem bir yaflam evresi geçirir, hem de ço al r. Bazen de etken vektörde geliflim evresi geçirir ve vektörün d flk s ile d flar ç kar. Duyarl hayvan etkeni bu d flk vas tas yla al r; hayvan n infekte olmas için vektörle direkt temas gerekli de ildir. Buna sterkoraryan bulaflma denir. Konak Tipleri Bulaflma yönünden ele al nd nda, bulaflmaya hedef olan konaklar epidemiyolojik aç dan çeflitli terimlerle tan mlan rlar. Bu terimlerde dikkat edilmesi gereken nokta; vektörlerin de bir konak olarak de erlendirilmesidir, çünkü vektörler de hastal k etkenlerine konakl k etmektedirler. Tan mlaman n amac na göre bir hayvan afla daki tan mlardan birkaç n n içine girebilir. Tüm bulaflma olaylar n n sonunda hastal k etkeninin son olarak bulaflt hayvana son konak denir. Bu, bulaflma ile ilgili dinamik olaylar n tamamland konakç y ifade eder. Örne in; kuduz hastal n köpeklerdeki hastal k yönünden ele al yorsak son konak köpektir. Parazitolojide son konak ile efl anlaml olarak belirleyici konak terimi kullan l r. Bu terim, etkenin seksüel üreme faz n tamamlad - konakç y ifade eder. Bir infeksiyonun endemik olarak seyretti i bir bölgede, infeksiyon etkenini bar nd ran veya hastalanan hayvanlara primer konak denir (örn; distemper virusu ile infekte köpekler, flap virusu ile infekte s rlar). Baflta viruslar olmak üzere infeksiyöz etkenlerin, yaflamlar n devam ettirebilmeleri için genellikle bir primer kona a gereksinimleri oldu u için, bunlara kal c konak da denir. Etkeni tafl yan ve genellikle hastalanmayan, fakat bulaflmada rol oynayan kona a sekonder konak denir. Örne in; yabani kufllar barsaklar nda Campylobacter jejuni tafl rlar, koyunlar ise bu etkenden dolay at k yaparlar. Bu durumda Campylobacter jejuni için koyunlar primer konak, yabani kufllar sekonder konakd r. Sekonder konak terimi ile eflanlaml olarak parazitolojide paratenik konak, entomolojide mekanik vektör terimleri kullan labilir. Böyle konaklarda parazitin geliflme dönemi yoktur. Örne in; bir parazit larvas tafl yan ötücü bir kufl y rt c bir
22 14 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji kufl taraf ndan yendi inde, ötücü kuflun pozisyonu paratenik konak olur. Vücudunda geliflme evrelerinden birini, genellikle aseksüel üreme geçiren parazit bulunduran konaklara arakonak denir. Bir hayvan popülasyonuna girerek duyarl hayvan say s n n artmas na dolay s yla infeksiyöz etkenin yay lmas na olanak sa layan hayvanlara güçlendirici konak denir. Bu terim daha çok viral infeksiyonlarda kullan l r. nfeksiyöz etkenleri genellikle bulaflt rmayan hayvanlara rastlant sal konak veya geçici konak denir. Di er konakç tipleri aras nda ba lant kuran kona a ba lant kona denir. Bunlar n vücutlar nda etkenin herhangi bir geliflme evresi geçmez. Etkeni uzun süre bulaflt rmadan vücudunda tutan kona a gizleyen konak denir. nfeksiyonun Uzaklara Tafl nmas Hayvan hareketleri, duyarl hayvanlar n bulundu u bölgelerde salg nlar n ç kmas - na neden olan en önemli faktördür. Hayvan hareketleri iki flekilde olabilir; infeksiyonu tafl yan yabani hayvanlar göç edebilir veya infeksiyonun endemik olarak seyretti i bölgelerdeki hayvanlar insanlar taraf ndan nakledilebilir. Her iki durumda da hayvanlar üzerindeki vektörler de bunlarla tafl n rlar. Böyle infekte vaya tafl y c hayvanlar, duyarl bir populasyonun bulundu u bir bölgeye girerlerse, genellikle önemli salg nlar patlak verir. Ülkeler aras yasal nakillerde hayvanlar karantinaya al n rlar ve bulaflma riski azal r. Ancak inkübasyon periyodu çok uzun olan infeksiyonlar karantinada da belirlenemezler. Nakillerin deniz yoluyla yap lmas, kara ve hava nakline göre daha güvenlidir, çünkü deniz yolculu u daha uzun sürer. Afl gibi biyolojik ürünlerinin ve hayvanlardan haz rlanan yemlerin nakli de infeksiyonlar n ülkeleraras nda yay lmas na neden olabilir. Ayn tür mikroorganizmalar n de iflik ülkelerde infeksiyona neden olan tipleri farkl olabilir. Bir ülkede belirli bir sufla karfl haz rlanan canl attenüe bir afl, baflka bir ülkedeki hayvanlara uyguland nda klinik infeksiyonlara neden olabilir. nfekte hayvanlardan haz rlanan yem ürünleri de infeksiyonlar n çok uzak bölgelere yay lmas na neden olabilir. Örne in; yavafl virus infeksiyonu tafl yan koyun ve s rlardan haz rlanan et ve kemik unlar n n baflka k talarda tüketilmesi infeksiyonlar n görülmesine neden olmufltur. Rüzgar ve akarsular gerek respiratorik ve veziküler hastal k etkenlerini gerekse vektörleri uzak bölgelere tafl yabilirler. nfekte hayvanlardan ç kan damlac klar, hemen zemine çöktükleri için direkt olarak rüzgarla tafl nmazlar. Bunlar havada veya toprak üzerinde buharlafl r ve 2-10 µm çap nda damlac k çekirde i oluflur. Oluflumlar s ve nisbi neme ba l d r. Küçük damlac k çekirdekleri oldukça dayan kl d r. Havada as l kalabilir, rüzgarla uzak mesafelere tafl nabilir ve ya fl ile topra a çökebilirler. Damlac k çekirde inin rüzgarla tafl nmas nda baz kompleks hava hareketleri de rol oynar. Rüzgar esifli yönündeki tepelerde dairesel hareket yaparak ve patojenleri tafl yan çekirdekler afla ya do ru çekilir. Bu olaya siper dalgas denir. Atmosferik hareketler ile Bat Afrikadan Güney Amerikaya infeksiyöz etkenlerin, Kuzey Afrikadan Avrupaya vektörlerin tafl nd saptanm flt r. Akarsular ve seller de infeksiyöz etkenle bulaflt klar nda, etkeni ak fl yönündeki tüm yerlere tafl yabilirler.
23 1. Ünite - Epidemiyoloji 15 nfeksiyonlar n Yay lmas yla lgili Faktörler Hastal k Belirleyicilerinin Rolü nfeksiyonlar n bulaflmas n ve yay lmas n etkileyen konak faktörü, kona n duyarl l d r. Bu duyarl l k, tür, rk, yafl, cinsiyet ve ba fl kl k gibi faktörlere ba l d r (Bak. Hastal k determinantlar ). Bulaflmada etkene ba l faktörler, infektivite, virulens ve dayan kl l kt r. Etkenlerin infektivitesi, infeksiyonu bafllatmak için gerekli mikroorganizma miktar ile iliflkilidir. E er bir mikroorganizma birden çok hayvan türünü infekte edebiliyorsa, infektivitesi türler aras nda farkl l k gösterebilir. Örne- in; tavuklardan izole edilen Campylobacter jejuni nin tavuklar için infektif dozu 500 bakteri iken, mart lardan izole edilen ayn etkenin tavuklar için infektif dozu 10 milyon bakteridir. Bir etkenin konakç d fl nda infektif kalabildi i süre, onun dayan kl l n gösterir. Bu özellikle spor ve hücre yap s gibi etken faktörlerine ve s, nem gibi çevre faktörlerine ba l d r. nkübasyon Periyodu Etkenin vücuda girdi i andan yerleflti i ana kadar geçen süreye prepatent periyot denir. nfeksiyonun bafllang c ndan klinik belirtilerin görüldü ü ana kadar geçen süreye ise inkübasyon periyodu (kuluçka dönemi) denir. Bu yüzden, gizli infeksiyonlarda prepatent periyod vard r, inkübasyon periyodu yoktur. Bu periyodlar belirli bir etken ve konak için bile sabit de ildir. K sa inkübasyon periyoduna sahip hastal klar n klinik seyri de k sa sürer; hasta k sa sürede iyileflir veya ölür. Böyle infeksiyonlar n yay lmas için, etkenin yaflam zincirini sürdürece i konaklar bulmas, dolay s yla yüksek bir konak yo unlu una gereksinim vard r. Örne in; köpek distemper hastal n n inkübasyon periyodu k sa oldu u için, infeksiyon köpek popülasyonunun yo un oldu u flehirlerde kolay yay l r, k rsal kesimde yay lmaz. nkübasyon periyodu uzun olan hastal klarda ise etken konak vücudunda uzun süre kal p çevreye bulaflt için, böyle infeksiyonlar populasyon yo unlu unun az oldu u yerlerde de kolayca yay l r (örn; kuduz, tüberküloz, leptospirozis, yavafl virus infeksiyonlar ). Etkili Temas Etkili temas terimi, infeksiyon oluflmas muhtemel koflullar ifade eder. Etkili temas, etkenin dayan kl l na, vücuda girifl ve ç k fl yollar na ve konak da l m na ba l d r. Baz hastal klarda etkili temas süresi (örn: mevsimsel seyir gösteren veya vektör kökenli hastal klarda) çok k sad r. Baz hastal klarda ise çok uzundur (örn; sporlar n toprakta y llarca canl kalmas sonucu anthraks hastal ). nfektivite süresi, infekte bir hayvan taraf ndan bulaflt r labilecek duyarl konakç lar n say s n belirler. Bir bölgedeki hayvan türlerinin da l m da infeksiyonun yay lmas üzerine etkili olabilir. Bu durum ayn bölgede ayn etkeni tafl yan birden fazla tür bulundu unda söz konusu olur. Ancak bu durumda da mutlak bulaflma olaca anlam ç kmaz.
24 16 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji NFEKS YON T PLER Vücuttaki Konumlar na Göre Mikrorganizmalar farkl mekanizmalarla infeksiyon oluflturabildiklerinden, konak faktörlerine de ba l olarak çeflitli infeksiyon tipleri ortaya ç kmaktad r. Vücuda girdikten sonra tüm vücuda yay labilen ve birden çok sistemde belirlenebilen patojenlerden ileri gelen infeksiyonlara generalize infeksiyon denir. Sistemik infeksiyon terimi de ayn amaçla kullan lmas na ra men, bazen bu terim kana spesifik infeksiyonlar ifade edebilir. nkübasyon periyodlar ve klinik seyir süreleri genellikle k sa olan generalize infeksiyonlar ço unlukla invazif patojenler taraf ndan oluflturulurlar. Vücudun sadece belirli bir dokusunda, organ nda veya sisteminde görülen infeksiyonlara lokal infeksiyon denir. Baz patojenler, sadece vücuda girdikleri veya temas ettikleri bölgede kal rlar; vücuda yay lma e ilimleri yoktur. Bu ço unlukla mikroorganizman n patogenez mekanizmas ndan kaynaklanan bir durumdur. Fokal infeksiyon, vücudun bezsi ve cepsi yap lar ndaki odaklardan kaynaklanan infeksiyon fleklidir. Baz patojenler, farinks, larinks, tonsil, sinus ve difl yuvalar gibi fokal odaklara yerleflme e ilimidedir. Bu patojenler uygun koflullar bulduklar nda fokal odakta veya vücuda yay larak beyin zar, karaci er ve böbrek gibi organlarda infeksiyon odaklar olufltururlar. Latent infeksiyon, konak ile patojen aras ndaki iliflkinin dengeli oldu u durumlarda patojenin hastal k belirtileri oluflturmadan vücutta bulunmas n ifade eder. Ancak buradaki latent terimi, konak direnci k r ld zaman etkenin hastal a da neden olabilece ini göstermektedir. Hayvan n normal floras nda bulunan mikroorganizmalar n konak direnci k r ld nda veya immun sistemi bask land nda oluflturduklar infeksiyona f rsatç infeksiyon veya opurtinistik infeksiyon denir. F rsatç infeksiyon, hayvan n normal floras nda bulunan mikroorganizmalar n, floran n bozulmas veya ba- fl kl n bask lanmas halinde oluflturduklar infeksiyon fleklidir. Normal koflullarda hastal k oluflturmayan bu tip etkenlere opurtinistik patojen, infeksiyona opurtinistik infeksiyon da denir. Gizli infeksiyon, hayvan n hastalanma olas l olmadan patojeni vücudunda tafl mas durumudur. Bu konumdaki hayvanlar patojeni rastlant sal olarak veya flora içinde tafl rlar, ancak çevreye yayarlar ve duyarl hayvanlar n bulaflmas na neden olurlar. Gizli infeksiyon rezervuar ile efl anlaml olarak kullan lmaktad r. Hastal k belirtilerinin ortaya ç kmas için birden çok patojenin birlikte faaliyetinin gerekli oldu u duruma ortak infeksiyon veya ko-infeksiyon denir. Böyle patojenler tek bafllar na ayn hastal k tablosunu oluflturamazlar. Bir patojen hastal k oluflturduktan sonra ikinci bir patojen hastal a kat l r ve hastal k tablosunu fliddetlendirirse ikinci etkenin olaya kat lmas na sekonder infeksiyon denir. Sekonder infeksiyon, do rudan immun sistemi hedef alan infeksiyonlarda da görülür. Hastal k Seyrine Göre nfeksiyonlar, inkübasyon periyodlar na, klinik belirtilerin ortaya ç k fl zaman ve uzunlu una göre 4 kategoride de erlendirilir. nkübasyon süresi çok k sa olan ve genellikle çok az klinik belirti gösteren veya hiç göstermeyen infeksiyonlara perakut infeksiyon denir. Perakut infeksiyonlar virulensi çok yüksek patojenler taraf ndan oluflturulur ve genellikle ölümle sonuçlan r. Perakut infeksiyonlara neden olan etkenlerin hayvanda kalma ve çevreye yay lma süreleri çok k sa oldu u için, bu tip infeksiyonlar n yay lmas için yo un bir hayvan populasyonunun bulunma-
25 1. Ünite - Epidemiyoloji 17 s gerekir. Duyarl hayvanlar n seyrek oldu u populasyonlarda perakut infeksiyonlar fazla görülmez. nkübasyon süresi k sa olan ancak klinik belirtiler oluflturan infeksiyonlara akut infeksiyon denir. Genelde yaklafl k bir haftal k inkübasyon ve klinik seyir gösteren infeksiyonlar bu s n fa sokulur. Akut infeksiyonlarda da etkenin virulensi ve konakç ba fl kl rol oynar. Akut infeksiyonlar n yay lma özellikleri de perakut infeksiyonlara benzer. Subakut infeksiyon akut ve kronik hastal k seyirleri aras na sokulan seyir fleklidir ve genelde 2 haftal k bir süreyi ifade eder. Gerek inkübasyon süresi gerekse hastal k süresi uzun olan infeksiyonlara kronik infeksiyon denir. Kronik infeksiyonlar aylarca, y llarca hatta yaflam boyu sürebilir. Hatta baz infeksiyonlarda, patojen do um an nda al nsa bile, infeksiyona ait patolojik bulgular ancak mezbahada kesim s ras nda görülebilir. Kronik infeksiyonlar n bu özelli ini belirleyen faktörlerin ço u etken ile iliflkilidir, konak faktörlerinin önemli bir rolü yoktur. Böyle infeksiyonlarda ölüm oran düflüktür. Kronik infekte hayvanlar etkeni çok uzun süre yayd klar ndan, bu tip infeksiyonlar seyrek hayvan populasyonlar nda da yay lma özelli i gösterirler. POPULASYONDA NFEKS YON Hayvan populasyonu dendi i zaman ne anlafl l r veya hayvan populasyonu kaç hayvan kapsar? Hayvan populasyonu deyimi, tamamen ilgilenilen hayvan toplulu una ba l olan relatif bir kavramd r, yani belirli bir amaçla kastedilen hayvan toplulu udur. Örne in: bir akvaryumdaki on bal kla ilgili bir hastal k durumu söz konusu ise, buradaki on bal k bir populasyondur. Amaca göre bir kümesteki 50 tavuk, bir ah rdaki 200 s r, bir köydeki tüm koyunlar, bir flehirdeki tüm köpekler, bir co rafi bölgedeki tüm tek t rnakl lar veya bir ülkedeki tüm inekler bir populasyondur. Hayvan populasyonlar, belirli bir alana çeflitli flekillerde da lm fl olabilirler. Hayvan populasyonlar n n da l m spasyal populasyon yap s kavram içinde de incelenebilir. Spasyal populasyon yap s, rastgele (düzensiz) da l m, kümesel (kontagiyöz) da l m ve düzenli (üniform) da l m olmak üzere üç flekilde görülebilir. Rastgele da l mda, belirli noktalardaki hayvan say s, yo unlu u ve bunlar n konumu düzensizdir. Kümesel da l mda, hayvanlar belirli alanlarda yo unlaflm fllard r ve kümeler aras mesafeler uzak veya yak n olabilir. Düzenli da l mda ise, alandaki hayvan yo unlu u sabit ve birbirleriyle olan mesafeleri eflittir. Hayvanlar n bulunduklar alandaki konumlar, say lar ve yo unluklar, k saca organizasyonlar na göre, populasyon kontagiyöz veya separe olmak üzere ikiye ayr labilir. Bireyleri aras nda ve di er populasyondaki hayvanlarla çok temas olan populasyonlara kontagiyöz populasyon denir. Kontagiyöz hayvan populasyonlar n n hacimlerini belirlemek güçtür. Çünkü böyle populasyonlar da n k ve serbest olarak bulunurlar. nfeksiyöz hastal klar kontagiyöz populasyonlarda daha kolay yay l r, yerleflir ve daha uzun süre devam eder. Ayr lm fl, çevreyle iliflkisi az olan hayvanlar bar nd ran populasyonlara separe populasyon denir. Özellikle yo un (intensif) hayvanc l kta, hayvanc l k iflletmelerindeki, çiftliklerdeki, kümeslerdeki sürüler separe populasyonlard r. Veya bölge düzeyinde, bir alandaki hayvanlar veya co rafik engellerle kuflat lm fl bir bölgedeki hayvanlar nispeten separe bir populasyon oluflturur. Separe populasyonlar n hacmini belirlemek kolayd r. Separe populasyonlar aras nda infeksiyonlar n yay lmas ve yerleflmesi daha güçtür. Zaman zaman girifl ve ç k fllar olan separe populasyonlara aç k populasyon denir. Böyle populasyonlarda s n rl da olsa d flar dan içeriye hayvan girifli veya içeriden d flar ya hayvan ç k fl olur. D flar dan içeriye hayvan girifli olmasa bile; d fla-
26 18 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji r da haz rlanan yemlerin sürüye sokulmas, populasyona aç k populasyon niteli i kazand r r. Hayvan hareketleri tamamen k s tlanm fl ve d flar yla hiç iliflkisi olmayan populasyonlara kapal populasyon denir. Böyle populasyonlarda dam zl klar sürü içinden seçilir ve sürüde do an yavrular yetifltirilir. Hatta daha s k kapal populasyonlarda yem iflletmede haz rlan r. Hatta hayvanlar n kesim ifllemi bile ayn iflletme içinde gerçeklefltirilir. Kapal tipteki separe populasyonlara infeksiyon bulaflmas çok uzak bir ihtimaldir. Ancak böyle bir populasyon infekte olursa, hastal k di er populasyonlardan daha h zl yay l r, çünkü bu tip populasyonlarda hayvan yo unlu u genellikle yüksektir ve sürü ba fl kl hiç yoktur. Tan mlay c epidemiyolojinin en önemli unsurlar ndan birisi populasyondaki hastal k veya ölüm olaylar n n say lmas d r. Bu say m sonuçlar genellikle s kl k, relatif s kl k, oran gibi birimlerle ifade edilir. Ancak bu birimleri kullanabilmek için ölçüme esas olan veya çal flmaya konu olan populasyonun bilinmesi gerekir. Bir hastal k veya olaya konu olan populasyona riskteki populasyon denir. Örne in: bir ülkeye ithal edilen süs kufllar ile tüm kanatl hayvanlarda hastal k oluflturabilen bir virus girmiflse, o ülkedeki tüm hayvanlar bu hastal k aç s ndan riskteki populasyondur. Buna karfl n ilgilenilen populasyon bir köydeki koyunlarsa ve hayvanlarda abortus problemi varsa, riskteki populasyon difli koyunlar hatta sadece gebe koyunlard r. Populasyondaki nfeksiyon Seyri Populasyonda infeksiyonlar n seyri, belirli bir zaman boyutunu ve etkilenen hayvanlar n say s n ifade edecek flekilde ele al n r. Bu durum, yeni infeksiyon vakalar n veya belirli bir olay n say s n dikey eksende, zaman yatay eksende, yani vakalar zamana karfl veren grafiklerle veya s kl k poligonlar ile aç klan r. Epidemiyolojide bu grafiklere, daha do rusu hastal n grafikte izlenen seyrine epidemik e ri denir. Epidemik e ri, bir populasyondaki infeksiyonun dinamik geliflimini gösterir. Epidemiyolojik aç dan populasyonlarda dört tip infeksiyon seyredebilir: sporadik, endemik, epidemik ve pandemik. fiekil 1.1 Populasyonda infeksiyon seyirleri; A) Sporadik, B) Endemik, C) Artan endemik, D) Epidemik. Vaka Say s (A) (C) (B) D Zaman
27 1. Ünite - Epidemiyoloji 19 Sporadik nfeksiyon E er bir infeksiyon bir populasyonda bireysel vakalar halinde, nadiren ve düzensiz olarak görülüyorsa buna sporadik infeksiyon denir. Sporadik infeksiyonlar genellikle çiftlik ve köy gibi küçük populasyonlarda ortaya ç kar. Sporadik seyirli infeksiyonlar n bu karakteri genellikle etkenin kendinden ve bulaflma yollar n n k - s tl olmas ndan kaynaklan r. Konakç duyarl l da infeksiyonlar n sporadik seyretmesinde etkili olabilen bir faktördür. Sporadik infeksiyonlarda sadece populasyondaki baz hayvanlar n hastal k belirtisi göstermesi konakç direncinin k r lmas ndan kaynaklanabilir. Dirençli hayvanlar n bulundu u bir populasyonda sporadik seyreden bir infeksiyon duyarl hayvan populasyonlar nda epidemilere neden olabilir. Ancak, küçük populasyonlar düzeyinde sporadik olan bu hastal klar n, büyük populasyonlar göz önüne al nd nda, örne in ülke düzeyinde endemik olarak nitelenece ini unutmamak gerekir. Populasyonda patojen bir etken varken neden baz infeksiyonlar fazla SIRA yay lmaz S ZDE ve sporadik seyirli kal r? 2 DÜfiÜNEL M Endemik nfeksiyon E er bir infeksiyon populasyonda belirli bir oranda sürekli bulunuyorsa buna endemik infeksiyon denir. Endemik seyirli infeksiyonlarda, etkenin SORUpopulasyon içinde sürekli bulunmas ve düzenli olarak bulaflmas söz konusu oldu undan böyle hastal klar belirli bölgelerde yerleflmifllerdir. Endemik seyir tabiri sadece D KKAT klinik belirti gösteren infeksiyonlar için de il, belirli bir patojenin populasyondaki varl n veya etkene karfl antikorlar n varl n tan mlamak için de kullan labilir. Ayr ca, belirli bir hastal n seyri farkl co rafik bölgelerde SIRA ayn S ZDE olmayabilir. Örne in: flap hastal Anadolu da endemik seyirli oldu u halde, Trakya da sporadik seyirlidir. Bu nedenle, endemiden bahsedilirken populasyon ve yer mutalaka tan mlanmal d r. Belirli bir infeksiyonun çeflitli populasyonlardaki endemik düzey genellikle yüzde oran ile ifade edilir. Populasyondaki oranlar na göre, infeksiyonlar yüksekten düflü e do ru hiperendemik, mesoendemik K T A ve P hipoendemik olarak nitelenebilir. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P Epidemik nfeksiyon TELEV ZYON Bir populasyonda hiç görülmeyen bir infeksiyon ortaya ç kar veya çok düflük endemik düzeyde seyreden bir infeksiyonun vaka say s aniden artarsa bu duruma epidemi ad verilir. Endemik seyirli infeksiyonun artmas na artan endemi ad da verilir. Epidemik infeksiyonlar pratikte salg n olarak da ifade NTERNET edilir. Epidemilerin oluflumu ve düzeyi genellikle önceden tahmin edilemez. Epidemi kavram relatif oldu u için bir epidemiyi belirtirken yer ve populasyon mutlaka aç klanmal d r. Bir epidemi ortaya ç kt nda, populasyonun daha önce var olmayan bir veya daha çok faktörle karfl karfl ya kald, yani hastal k determinantlar n n mutlaka de- iflmifl oldu u anlafl l r. Epidemilerin genel özelliklerinden birisi, infeksiyonun aniden ortaya ç kmas ve hemen dikkati çekmesidir. Epidemiler, kaynaklar na ve zaman içindeki da l mlar na göre ikiye ayr l rlar: nokta epidemisi ve yay lan epidemi. Bir populasyondaki hayvanlar ortak bir kaynaktan ve ayn zamanda infekte olurlarsa, ortaya ç kan duruma nokta epidemisi denir. Bu tip epidemide vakalar aniden ve çok k sa zaman aral klar nda görülür. Bir populasyondaki hayvanlar ortak bir kaynaktan fakat farkl zamanlarda infekte olurlarsa, ortaya ç kan duruma ortak kaynak epidemisi denir. Bu tip epidemide hayvanlar n etkenle temas k - TELEV ZYON NTERNET
28 20 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji sa da olsa belli bir zaman periyoduna da l r; buna ba l olarak hastal k vakalar da aral klarla görülür. Pandemik nfeksiyon Çok genifl boyutlu olan, ülkeleraras, hatta k talararas yay lma e ilimi gösteren epidemilere pandemi ad verilir. Pandemik infeksiyonlar görüldükleri ülkelerde genellikle endemik seyir göstermezler, yani pandemik infeksiyon oluflmadan önce o populasyonda hastal k yoktur. Pandemilere virulensi çok yüksek olan mikroorganizmalar, neden olurlar. Pandemiler genellikle belirli ve uzun zaman periyotlar nda ortaya ç karlar. Bunun bafll ca nedeni, latent dönemde populasyondaki sürü ba fl kl n n çok düflük düzeye inmesidir. Epidemiyolojik Oranlar Bir populasyondaki infeksiyonlar veya olaylar kantitatif olarak ifade etmek için çeflitli tan mlar kullan l r. Epidemiyolojik bilgiler, ancak bu kantitatif de erleri içerirse anlaml olur. Epidemiyolojide sadece hayvan say s n belirtmek yeterli olmaz. Hasta, ölü veya di er bir olayla ilgili hayvan say lar n bunlar n populasyon içindeki oran fleklinde vermek gerekir. Epidemiyolojide çeflitli verileri içeren iki say sal de eri karfl laflt rmak için üç yol kullan l r ve bunlar rate, ratio ve proportion terimleri ile tan mlan r. Bu üç terimin anlamlar farkl olmas na ra men, Türkçe de üçünün de sözlük anlam oran d r. Bu nedenle terimler orijinal flekillerinde kullan lm fllard r. Ratio, bir kantitatif ölçüyü di erine bölerek elde edilen bir de erdir. Örne in; bir populasyonda diflilerin erkeklere oran 3:2 dir. Proportion, bir kantitatif de erin, içinde yer ald topluluk de erine oran d r. Örne- in: bir populasyonda gebe hayvanlar n tüm diflilere oran. Proportionda zaman kavram yoktur ve herhangi bir zaman kesitindeki olaylar kasteder. Rate, bir de- erde (pay) belirli bir zaman aral nda oluflan de iflikli i di er de ere (payda) göre ifade eden bir terimdir. Zaman paydan n bir parças olarak yer al r. Örne in: dakikada 60 kalp at m veya bir populasyonda bir haftada belli bir infeksiyona yakalanan hayvanlar. Bir hayvan populasyonda infeksiyon ortaya ç kt nda gözlemlerin, örne in, ölen hayvanlar n, riskteki populasyon ile kantitatif olarak karfl laflt r lmas ve de- erlendirilmesi gerekir. Bu amaçtan yola ç kan ve en s k kullan lan epidemiyolojik kavramlar flunlard r. Prevalans, belirli bir populasyonda ve herhangi bir zaman kesitindeki vaka düzeyini belirtir. Prevalansta, eski ve yeni olaylar ay rt edilmez. Böylece prevalans günlük, haftal k, ayl k, y ll k veya yaflam boyu olabilir. Vakalar belirli bir zaman kesitinde saptand için, buna nokta prevalans da denir. Örne in; bir zaman kesitinde 300 s rl k bir populasyonun 30 unda tuberküloz saptan rsa; prevalans = 30:300 = 0.1 olur. Bu de er yüzde olarak ifade edilebilir (0.1x100 = %10). nsidens, bir populasyonda, belirli bir zaman periyodu içinde ortaya ç kan yeni hastal k vakalar n belirtir. Di er bir deyiflle, insidens hayvanlar n sa l kl konumdan hasta konuma geçiflini ölçer. nsidensin iki önemli unsuru; yeni vakalar n say s ve yeni vakalar n olufltu u zaman aral d r. Bir hastal n bir populasyondaki insidensini saptamak için belirli aral klarla araflt rma yap lmas gerekir. nsidens oran nda, pay belli zaman aral ndaki vaka say s n, payda her bir hayvan n riskte oldu u zaman aral n n toplam n kapsar. Örne in; 100 hayvan 5 y l boyunca izlenmifl ve bu sürede 10 tüberküloz vakas saptanm flsa, y ll k insidens oran = 10: 100x5 = 0.2 olur. Bu de er yüzde olarak ifade edilebilir (0.2x100 = %2).
29 1. Ünite - Epidemiyoloji 21 Kümülatif insidens, bir populasyonda, belli bir periyodun DÜfiÜNEL M bafllang c nda DÜfiÜNEL M sa l kl olup periyodun sonunda hasta olan hayvanlar n, periyod bafllang c ndaki sa l kl hayvanlara oran d r. Örne in; 10 köpekte bir hafta içinde SORU pnömoni geliflirse ve bu çiftlikte hafta bafl nda toplam 50 köpek varsa, o hafta için kümülatif SORU insidens = 10:50 = 0.2 olur. Süre uzad kça kümülatif insidenste artar. Görüldü ü gibi, kümülatif insidens bafllang çta hastal k olmayan bir populasyondaki D KKAT oran D KKAT ortaya koymaktad r. Morbidite, bir populasyondaki hasta veya infekte hayvanlar n populasyondaki tüm hayvanlara oran d r ve genellikle yüzde oranla ifade edilir. Örne in; bir sü- rüde 200 koyunun 50 sinde brusellozis saptanm flsa morbidite oran %25 dir. Morbidite, genellikle klinik seyirli infeksiyonlar n bulaflma gücünü göstermek için kul- AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ lan lan bir ölçüdür. Mortalite, bir populasyonda belli bir hastal ktan ölen hayvanlar n populasyondaki tüm hayvanlara oran d r ve genellikle yüzde oranla ifade edilir. Örne in; bir sürüdeki 200 koyunun 20 si enterotoksemi nedeniyle ölmüflse, bu K T A P K T A P hastal n n mortalite oran %10 dur. Letalite, bir hastal ktan ölen hayvanlar n tüm hasta hayvanlara oran n gösterir ve genellikle yüzde oranla ifade edilir. Örne in; TELEV ZYON TELEV ZYON gençlik hastal görülen 50 köpe in 25 i ölmüflse, bu infeksiyonda letalite oran %50 dir. Dünya çap nda hayvan hastal klar ile ilgili en genifl ve resmi epidemiyolojik NTERNET bilgilere güncel olarak adresinden ulaflabilirsiniz. NTERNET
30 22 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 Epidemiyoloji kavram n ve ö elerini tan mlamak. Epidemiyoloji hastal klara populsyon düzeyinde yaklaflan bir bilim dal d r. Amaçlar aras nda, nedeni bilinmeyen hastal klar n kökeninin araflt r lmas, hastal klar n populasyon düzeyindeki özelliklerinin belirlenmesi ve infeksiyon kontrol programlar n n planlanmas say labilir. Bafll ca bölümlerinden olan tan mlay c epidemiyoloji, sahada hastal n ve hastal k nedenlerinin gözlenmesi; deneysel epidemiyoloji, seçilen veya oluflturulan gruplarda hastal n gözlenmesi; analitik epidemiyoloji, epidemiyolojik gözlemlerinin kantitatif veriler haline çevrilip de erlendirilmesi ve teorik epidemiyoloji, verilerin matematiksel yolla de erlendirilip hastal k modeli oluflturulmas ile ilgilidir. A MAÇ 4 siyonlar hayvan hareketleri, biyolojik ürünler ve rüzgar gibi do a olaylar ile uzak mesafelere tafl nabilirler. nfeksiyon tiplerini tan mlamak. Mikrorganizmalar n farkl mekanizmalarla infeksiyon oluflturabilmesi ve konak faktörlerinin de- ifliklik göstermesi vücutta farkl infeksiyon tipleri ortaya ç karmaktad r. Bunlar aras nda, tüm vücuda yay lma e iliminde olan generalize infeksiyon, belli bir organ ile s n rl kalan lokal infeksiyon, özel boflluklarda yuvalanan fokal infeksiyon, pasif olarak bulunan opurtinistik, latent ve gizli infeksiyonlar say labilir. nfeksiyonlar ayr ca inkübasyon periyodu ve hastal k süresine göre k sadan uzuna do ru, perakut, akut, subakut veya kronik seyir gösterebilirler. A MAÇ 2 Hastal k belirleyicilerinin infeksiyonlar üzerindeki etkilerini aç klamak. Hastal k oluflumunu, populasyondaki s kl n ve seyrini belirleyen 3 temel ö e etken, konak ve çevredir. Hastal n fliddetini genellikle infeksiyöz etkene ait virulens faktörleri belirler. Kona a ait tür, rk, cinsiyet, yafl, ba fl kl k ve genetik farkl l klar da hastal k oluflumunu ve düzeyini do rudan veya dolayl olarak belirler. nfeksiyonlar n populasyon düzeyindeki oluflumu, s kl ve yay l m ise daha çok çevre faktörleri taraf ndan belirlenir. Fiziksel çevre belirleyicileri içinde iklim, yerleflim ve bar nak, biyolojik çevre belirleyicileri aras nda flora ve fauna, insan ve stres yer almaktad r. A MAÇ 5 Populasyondaki infeksiyonlar epidemiyolojik oranlarla iliflkilendirmek. Populasyondaki infeksiyonlar kalitatif olarak de- erlendirmek epidemiyolojinin en önemli unurlar ndan biridir. Bu de erlendirme hayvan populasyonlar n n yap s göz önüne al narak yap l r. Kalitatif de erlendirmeler sonunda infeksiyonlar sporadik, endemik, epidemik ve pandemik olarak ayr labilir. Bu amaçla kullan lan bafll ca kalitatif ölçüler, prevalans, insidens ve kümülatif insidenstir. Ayr ca, infeksiyonlar ile iliflkili olarak morbidite, mortalite ve letalite de erlendirmeleri de yap l r. A MAÇ 3 Mikroorganizmalar n bulaflma ve yay lma yollar n aç klamak. Patojenler vücüda mukozal yollardan ve deriden girer ve ayn yollardan ç karlar. nfeksiyon etkenler bir nesilden di erine, do um önceki dönemde vertikal yol ile bulafl r. Do umdan sonraki dönemde gerçekleflen horizontal bulaflma ise direkt veya indirekt yolla olabilir. ndirekt bulaflma cans z arac larla olabildi i gibi, rezervuar ve vektör gibi canl arac larla gerçekleflebilir. Bulaflma yönünden ele al nd nda, bulaflmadaki konumlar na göre çeflitli konak tipleri vard r. nfek-
31 1. Ünite - Epidemiyoloji 23 Kendimizi S nayal m 1. Hastal k modeli oluflturmak ile ilgili epidemiyoloji dal afla dakilerden hangisidir? a. Tan mlay c epidemiyoloji b. Deneysel epidemiyoloji c. Analitik epidemiyoloji d. Teorik epidemiyoloji e. Ekonomik epidemiyoloji 2. Direkt temasla geçen bir infeksiyonda, sürünün tümünün korunmas için % kaç n n ba fl k olmas yeterlidir? a b. 90 c d. 60 e Afla dakilerden hangisi hastal klar n çevre belirleyicilerinden biri de ildir? a. Patojenite b. Makroiklim c. Bar nak d. Fauna e. Stres 4. Afla dakileren hangisi do umdan önce oluflan bulaflma yollar ndan de ildir? a. Horizontal bulaflma b. Germinal bulaflma c. Plasental bulaflma d. Vertikal bulaflma e. Kongenital bulaflma 5. Veneral bulaflma terimi afla dakilerden hangisi ile ilgilidir? a. Solunum sistemi b. Sindirim sistemi c. Hava yoluyla bulaflma d. ndirekt bulaflma e. Çiftleflme ile bulaflma 6. Afla dakilerden hangisi sekonder konak ile efl anlaml d r? a. Paratenik konak b. Kal c konak c. Geçici konak d. Gizleyen konak e. Ba lant kona 7. Hayvan n hastalanma olas l olmadan patojeni vücudunda tafl mas na ne ad verilir? a. Lokal infeksiyon b. Generalize infeksiyon c. Latent infeksiyon d. Fokal infeksiyon e. Gizli infeksiyon 8. Afla dakilerden hangisi kronik infeksiyonun özelliklerinden biri de ildir? a. nkübasyon periyodunun uzun olmas b. Hastal k süresinin uzun olmas c. Ölüm oran n n düflük olmas d. Seyrek hayvan populasyonlar nda yay lamamas e. Konak ve çevreden çok hastal k etkeni ile iliflkili olmas 9. Bir infeksiyonun, bir populasyonda belli bir düzeyde sürekli bulunmas n na ne ad verilir? a. Sporadik seyir b. Endemik seyir c. Artan endemi d. Epidemi e. Pandemi 10. Bir populasyonda belli bir zaman periyodunda ortaya ç kan yeni infeksiyon vakalar n n kalitatif ölçüsü nedir? a. nsidens b. Prevalans c. Morbidite d. Mortalite e. Letalite
32 24 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z yanl fl ise Epidemiyolojinin Amac ve Bölümleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yan t n z yanl fl ise Hastal k Belirleyicileri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yan t n z yanl fl ise Hastal k Belirleyicileri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yan t n z yanl fl ise Mikroorganizmalar n Bulaflmas ve Yay lmas konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z yanl fl ise Mikroorganizmalar n Bulaflmas ve Yay lmas konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. a Yan t n z yanl fl ise Mikroorganizmalar n Bulaflmas ve Yay lmas konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yan t n z yanl fl ise nfeksiyon Tipleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z yanl fl ise nfeksiyon Tipleri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yan t n z yanl fl ise Populasyonda nfeksiyon konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. a Yan t n z yanl fl ise Populasyonda nfeksiyon konusunu yeniden gözden geçiriniz. Yararlan lan Kaynaklar Ahrens, W. & Pigeot, I. (Eds) (2005). Handbook of epidemiology. Berlin: Springer. Bailey, L., Vardulaki, K., Langham, J. & Chandramohan, D. (2005). Introduction to epidemiology. Berkshire: Open University Press. Smith, R.D. (1995). Veterinary clinical epidemiology. Boca Raton: CRC Press. Thrusfield, M. (2005). Veterinary Epidemiology. Oxford: Blacwell. Thomas, J.C. & Weber, D.J. (2001). Epidemiologic methods for study of infectious diseases. Oxford: Oxford University Press. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 klim tiplerini belirtmek için çeflitli s n flamalar yap lm flt r. Bunlardan Koeppen in iklim s n flamas epidemiyolojik çal flmalar için en uygun olan d r. Buna göre iklimler; tropikal-ya fll, kurak, l k (mesotermal), so- uk (mikrotermal) ve polar iklim olmak üzere s n fland r l rlar. S ra Sizde 2 Populasyonda latent infeksiyon vard r ve sadece çeflitli nedenlerle immun sistemi bask lanm fl baz hayvanlar klinik belirti gösteriyor olabilir. Populasyon infekte de- ildir ancak d flar dan infekte hayvan sokuldu unda hastal k dikkati çekebilir. nfeksiyon çevredeki baflka bir hayvan türünde yerleflmifl olabilir ve populasyon bu türle nadiren temas edebilir. nfeksiyöz etken çevrede çok seyrek bulunabilir ve duyarl hayvanlar nadiren temas edebilir. Hayvanlatr afl lanm flt r ancak sürüye etken girdi inde sadece afl lanmam fl birkaç hayvan hastalanabilir.
33
34 2VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan koklar tan mlayabilecek, Koklar n epidemiyolojisi ile ilgili konular aç klayabilecek, Koklar n laboratuvar teflhisini aç klayabilecek bilgi ve beceriler kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Stafilokok Streptokok Enterokok Neisseria Di er Koklar çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Koklar STAF LOKOK STREPTOKOK ENTEROKOK NEISSERIA D ER KOKLAR
35 Koklar STAF LOKOK Genel Özellikleri Stafilokok türleri kok fleklinde, µm (ortalama 1 µm) çap nda, tek tek, çiftler veya düzensiz kümeler tarz nda görülürler (fiekil 2.1). Gram pozitif, hareketsiz, sporsuz, fakültatif anaerob, kemoorganotrofik bakterilerdir. Kuvvetli Gram pozitif olmalar na karfl n eskiyen kültürlerde Gram negatif boyanabilirler. Hem respiratorik hem de fermentatif metobolizmaya sahiptirler. Kat besiyerlerinde kolonileri k sa sürede flekillenir ve pigment oluflturur. Pigmentleri türden türe de ifliklik göstermektedir ve beyaz, krem, bazen de sar -k rm z olabilir (fiekil 2.2). Genellikle katalaz pozitiftirler. Sitokromlar bulunur, fakat ço unlukla oksidaz negatiftir. Nitratlar s kl kla nitritlere indirger. Lizostafin ile lizise duyarl olmalar na karfl n lizozime duyarl de ildirler. Kapsül oluflumu de iflkendir. Genellikle kapsül oluflumu kültür iflleminin ilk döneminde (3-4 saatlik dönemde) flekillenirken uzayan kültürlerde kapsül oluflumu görülmemektedir. ki türü, Staphylococcus subsp. anaerobius ve S.saccharolyticus anaerobiktir ve katalaz negatifitir. Genellikle %6 tuzda üreyebilirler. Optimum üreme s - cakl klar C aras ndad r. Bu de erlerin d fl nda C de üreyebilirler, ancak üremeleri optimal koflullara göre oldukça yavafl flekillenir. Stafilokok: Stafilokoklar ismini, Yunanca da üzüm salk m anlam na gelen Staphylo kelimesinden alm flt r. fiekil 2.1 Stafilokoklar n mikroskopik morfolojisi
36 28 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 2.2 Stafilokoklar n makroskopik morfolojisi Stafilokoklar, kültür ortamlar nda çok h zl üreyen mikroorganizmalard r. Üretilmeleri için temel besiyerleri yeterlidir. Kat ve s v besiyerlerinde bir gecelik inkubasyonlarda yo un olarak ürerler. Kat besiyerlerinde, besiyeri ve inkubasyon koflullar na ba l olarak pigmentli koloniler olufltururlar ve kolonilerin çap 2-4 mm kadard r. Koloniler, S tipli, kenarlar düzgün yuvarlak ve parlak görünümlüdür. Kanl agarda üretildiklerinde birçok patojen tür hemoliz oluflturur ve CO 2 hemolizin oluflumunu artt r r. S v ortamlarda ise, homojen bulan kl k yaparak ürerler ve üreme süresi artt kça bulan kl k düzeyi artar ve dipte tortu oluflur. Stafilokok pigmentlerinin suda erimemesi nedeniyle, kat ortamlarda pigmentli olan kolonilerin buyyonda üretilmesi sonras nda pigment oluflumu görülmez. Mikroskopta kat kültürlerden haz rlanan boyama preparatlarda üzüm salk m fleklinde kok kümeleri görülürken, çalkalanm fl s v ortamlarda tek tek koklar görülmektedir. Stafilokok türlerinde antijenik yap oldukça komplekstir ve farkl l klar gösterir. Stafilokoklar n hücre duvar nda, pepdidoglikan, teikoik asit ve protein A (baz sufllarda) olmak üzere üç önemli antijenik yap bulunur. Bu yap lar n önemli özelliklerinden biri, stafilokoklar ile mikrokoklar n n taksonomik ayr lmas için yarar sa lamas d r. Teikoik asitin yap s, Stafilokok türleri için özel yap lar içerebilir (Örne- in, teikoik asitin alkol k sm S.aureus sufllar nda ribitol, S.epidermidis ve S.intermedius sufllar nda gliserol). S.aureus sufllar n n hücre duvar nda bulunan önemli protein yap lar vard r. Bunlar clumping faktör (ba l koagülaz) ve antifagositik özellik tafl yan protein A d r. Protein A, pepdidoglikan tabakas na ba lanabilir veya ortama k smen sal nabilir. Baz S.aureus sufllar n n polisakkarid yap da bir kapsülü bulunur ve bakteriye antifagositik bir özellik kazand r r. nsan ve hayvanlarda stafilokok infeksiyonlar ço unlukla koagülaz pozitif etkenler taraf ndan oluflturulmaktad r. Stafilokok türlerinin, hayvanlarda neden oldu u klinik tablolar n bafl nda septisemi ve irinli yara infeksiyonu gelmektedir. Ayr ca mastitislerin en genel etkenidir. Tavuk ve hindilerde artiritis, septisemi, gangrenöz dermatit ve omfalitis, köpeklerde otitis eksterna ve üriner kanal infeksiyonuna neden olur. nsan-
37 2. Ünite - Koklar 29 larda birçok vakadan izole edilmektedir ve bunlar n bafll calar, nosokomial infeksiyonlar, sinuzit, tonsillit, pneumoni, osteomyelit, toksik flok sendrom ve g da zehirlenmesidir. Stafilokok türlerinin neden oldu u infeksiyonlar Tablo 2.1 de verilmifltir. Tür Konakç Hastal k S.aureus S r Mastitis Koyun Mastitis, kuzu piyemisi, dermatitis Keçi Mastitis, dermatitis Domuz Memede botriyomikoz At Botriyomikoz, mastitis Köpek-Kedi rinli infeksiyonlar Kanatl Artiritis, omfalitis, septisemi, gangrenöz dermatit S.intermedius Köpek Pyoderma, endometritis, otitis eksterna, irinli infeksiyonlar Kedi rinli infeksiyonlar S.hyicus Domuz Eksudatif epidermitis S r Mastitis Tablo 2.1 Önemli Stafilokok türlerinin neden oldu u infeksiyonlar Hayvanlarda önemli stafilokok türlerinin yapt hastal klar nelerdir? Epidemiyoloji DÜfiÜNEL M Çevresel kaynaklarda yayg n olarak bulunan Stafilokok türleri, insan ve hayvanlar n derisinde, üst solunum yolu, alt sindirim ve ürogenital sistem mukoz membran- DÜfiÜNEL M lar ile iliflkili mikroorganizmalard r. Stafilokok türleri insan ve hayvanlarda SORU f rsatç SORU patojen olarak tan mlanmalar n n yan nda, hayvanlarda mastitis, kuzu piyemisi, atlarda botriyomikoz olmak üzere lokal ve genel irinli infeksiyonlara neden olurlar. D KKAT D KKAT nsanlarda g da kaynakl infeksiyonlara neden olduklar ndan halk sa l aç s ndan önemleri bulunmaktad r. Stafilokoklar, özellikle eksudatlardaki kurumaya haftalarca SIRA dayan kl d rlar S ZDE ve birçok vegetatif bakterinin aksine canl l n muhafaza ederler. Özellikle irin ve süt gibi organik materyallerde, de iflik çevresel koflullarda yaflam süreleri 2-3 aydan AMAÇLARIMIZ daha fazla olabilir. Baz sufllar 60 C de 30 dakika canl kalabilir. Ayr ca, ph AMAÇLARIMIZ aras ndaki de iflimlere ve %7.5 tuz konsantrasyonuna oldukça dirençlidir. Stafilokoklar, genel amaçl kullan lan dezenfektanlara duyarl d r, ancak K fenolik T A P bileflikler K T A P gibi dezenfektanlara dirençlidir. Stafilokoklar, spor oluflturmayan bakteriler aras nda çevresel flartlara en dirençli bakteriler aras nda ilk s ralarda say labilir. Koagülaz, patojenite ile iliflkili önemli bir faktördür. Koagülaz TELEV ZYON pozitif S.aureus TELEV ZYON ve S.intermedius ve koagülaz de iflken S.hyicus evcil hayvanlar için önemli türlerdir. Koagülaz negatif stafilokoklar genellikle düflük virulense sahip olmalar na karfl n, baz lar insan ve hayvanlarda hastal a neden olurlar. Stafilokoklar taraf ndan oluflturulan klinik tablolarda baz özellikler NTERNET ön plana ç - NTERNET kar. Lipaz derideki ya asitlerinin koruyucu etkisini azaltarak deride ve derialt nda abse oluflturmaya ortam haz rlar. Hyalurinidaz, yay lma faktörü olarak da bilinir ve bakterilerin dokulara yerleflmesinde önemli bir faktördür. Patojenik stafilokok sufllar n n ço unda bu enzim sentezlenmesine karfl n stafilokoklar taraf ndan oluflturulan birçok hastal kta önemi ise henüz tam olarak aç k de ildir. Penisilinaz, penisilin grubu antibiyotiklerlere karfl direnci sa layan enzimdir. Bu enzimi salg layan sufllar n neden oldu u infeksiyonlarda, penisilin grubu antibiyotikler etkili de il- 1
38 30 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji dir. Lizostafin, S.simulans taraf ndan üretilir ve stafilokoklara karfl litik aktivite gösterirken mikrokoklara karfl aktif de ildir. Protein A, virulent S.aureus sufllar - n n ço unda yüzey komponenti olarak bulunur. IgG leri Fc porsiyonundan ba lar ve patogenezde önemli bir role sahiptir. Slime faktör, baz Stafilokok sufllar taraf ndan sentezlenen adezyonda önemli olan yüzey mukoid bir yap d r. Stafilokinaz (fibrinolizin), kollegenaz, asit ve alkali fosfotaz, katalaz, proteaz, nükleaz, pirojenik ekzotoksin, elastaz, stafilokok sufllar taraf ndan sentezlenen ve mikroorganizmalara konaç da üremeleri için avantaj sa layan virulens ile ilgili di er yap lard r. Enterotoksinler, A, B, C1, C2, C3, D, E olarak ayr l rlar ve yaklafl k 30 kd a rl nda tek polipeptid zincirli protein yap s nda ekstraselüler proteinlerdir. Bu toksinler, ço unlukla S.aureus ve S.intermedius sufllar taraf ndan sentezlenir ve yüksek düzeyde s -direnci (100 C de 30 dakika) gösterirler. nsanlarda g da zehirlenmesine neden olan bu toksinler, baflta süt ve yumurtadan yap lm fl yiyecekler olmak üzere (çi süt, krema, peynir, dondurma), et suyu, bal k, istiridye gibi g dalarda bulunabilir. nsanlarda klinik belirtiler, çok k sa sürede (1-6 saat içinde) bafllar ve mide bulant s, kusma ve ishalle ortaya ç kar. Eksfoliatin A ve B (stafilokokkal exfoliatin toksin, set) baz S.aureus ve S.hyicus (shet) sufllar taraf ndan üretilir. S.hyicus (shet) bebeklerde stafilokokkal scalded-deri sendromu (SSSS) ve domuzlarda dermatitise neden olur. Toksik flok sendrom toksin-1 (TSST-1; enterotoksin F, pirojenik ekzotoksin C), toksik flok sendroma neden olur. Lökosidin, baz türlere (tavflan, s r, insan) ait makrofaj ve nötrofillerin hücre membran n n permeabilitesini de ifltirerek ölümüne neden olur. Stafilokok infeksiyonlar genellikle endojen kaynakl d r ve florada bulunan bir suflla infeksiyon oluflur ancak ender olarak ekzojen infeksiyonlar da gözlenir. Ekzojen infeksiyonlarda, bulaflma genellikle direkt temas veya indirekt olarak fomitlerle gerçekleflir. Endojen kaynakl Stafilokokkal infeksiyonlar, normal konakç savunmas n n kayboldu u veya bozuldu u (immunsupresyon) hayvan ve insanlarda daha s k olarak ortaya ç kar. Stafilokoklar n neden oldu u mastitisler çok farkl klinik formlara neden olmaktad r. Mastitis etiyolojisinde stafilokok türlerinin rolü %60-70 civar ndad r. Etkenin virulens özelliklerine ba l olarak oluflan mastitisler, subklinik, akut, gangranöz ve kronik olabilir. Genellikle infeksiyonlar n ço unlu u suklinik seyir göstermekle birlikte ölümle de sonuçlanabilen perakut ve gangrenöz formlar da görülebilmektedir. S r mastitisi baz durumlarda koagülaz negatif stafilokoklardan da ileri gelebilir. Bunlar aras nda S.epidermidis, S.hyicus, S.xylosus ve S.sciuri bulunmaktad r. Kuzu piyemisi, kuzularda görülen bu hastal k kene piyemisi olarak da isimlendirilmektedir. Hastal n primer etkeni S.aureus olarak kabul edilmektedir. Ancak hastal n ortaya ç kmas nda, Ixodes ricinus kenelerinin rolü de bulunmaktad r. Kene enfestasyonuna ba l olarak, deride oluflan lezyonlardan S.aureus un vücuda girmesi sonucunda infeksiyon flekillenmektedir. Hastal n oluflmas nda, keneler taraf ndan kuzulara bulaflt r lan Ehrlichia phagocytophila ve immunsupresyon da önemli olmaktad r. Hastal k özellikle 2-10 haftal k yafltaki kuzularda etkili olur ve kenelerin yo un oldu u mevsimlerde (ilkbahar, yaz) daha fazla oranda ortaya ç kar. Baz kuzularda eklem problemleri de görülebilir. Kene mücadelesinin iyi yap lmas ve baflar l olmas, hastal kta oluflan ekonomik kay plar n azalt lmas nda büyük rol oynar. Eksudatif epidermitis, tüm yafltaki domuzlarda görülmesine karfl n özellikle süt emen domuzlarda önemli kay plara neden olur. Hastal n etkeni S.hyicus tur. Hastal k tüm dünyada domuz yetifltiricili i yap lan çiftliklerde domuz yavrular ara-
39 2. Ünite - Koklar 31 s nda oldukça yayg nd r. Hastal k etkeninin sa l kl domuzlar n deri ve vaginal mukozas nda bulunmas, hastal n ortaya ç kmas nda deride oluflan yaralanmalar n ve stres faktörlerinin önemini ortaya koymaktad r. Ayr ca çevresel stres faktörlerine maruz kalan domuzlarda daha s k gözlenmektedir. Botriyomikoz, kronik seyirli irinli ve granülomatöz bir yara infeksiyonudur. Etken ço unlukla S.aureus kabul edilir. Ço unlukla atlarda bir yara infeksiyonu fleklinde ortaya ç kar ayr ca inek ve domuzlarda görülebilir. Köpek ve kedilerde stafilokok nedenli birçok klinik tablo bildirilmifltir. Bunlar ço unlukla S.intermedius ve ender olarak S.aureus un neden oldu u pyoderma, endometritis, sistitis ve yara infeksiyonlar gibi irinli lezyonlard r. Ayr ca S.schlieferi subsp. coagulans, otitis eksternaya neden olmaktad r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Teflhis amac yla materyal olarak irinli infeksiyonlarda etkilenen dokulardan al nan svablar, apse içeri i ve mastitislerde süt örnekleri al nmal d r. Materyal alma aflamas nda, stafilokoklar n deride ve çevresel kaynaklarda bulundu u dikkate al narak olas bulaflmalar engellenmelidir. Al nan örnekler so- uk zincirde laboratuvara ulaflt r lmal d r. Bakteriyolojik Tan : Süt, irin veya di er örneklerden haz rlanan preparatlar Gram yöntemiyle boyand klar nda, Gram pozitif tekli ve/veya kümeler tarz nda koklar görülür. Laboratuvara ulaflan materyallerden genel amaçl besiyeri olarak kanl agar ve MacConkey agara ekimler yap l r. Ayr ca çok kontamine ortamlardan stafilokoklar n izolasyonu için selektif-ay r c besiyerleri de (mannitol salt agar, feniletil alkol agar) kullan labilir. Köpeklerde deri infeksiyonlar ndan al nan materyallerde Purple agar n kullan lmas, S.aureus ile S.intermedius sufllar n n çabuk tan s nda yarar sa lamaktad r. Ekim ifllemini takiben 37 C de saat aerobik olarak inkube edilen kanl agarda Stafilokoklar genellikle beyaz, opak ve 2-4 mm çap nda koloniler oluflturur. S.aureus sufllar n n insan ve s r kolonileri alt n sar s d r. Baz koagülaz negatif stafilokoklar n kolonileri de pigmentli olabilir. Koloniler etraf nda hemoliz alanlar da gözlenebilir. Besiyerinde üreyen kolonilerin, makroskopik ve mikroskopik morfolojileri, hemolizin varl veya yoklu u, MacConkey agarda üreme, katalaz, koagülaz ve biyokimyasal özellikleri de erlendirilerek identifikasyonlar gerçeklefltirilir (Tablo 2.2). Stafilokoklar lizostafine duyarl iken genel olarak mikrokoklar dirençlidir. zole edilen Stafilokok sufllar n n tiplendirilmesinde faj setlerinden yararlan labilir. Bu çal flmalar epidemiyolojik çal flmalar için önemlidir. Örne in insanlarda stafilokok nedenli g da zehirlenmelerinde sufllar n kayna n araflt rmada kullan labilir. Hayvan faj tipleri ile insan tipleri genellikle farkl l k gösterir. Hayvansal orijinli sufllardan s r sufllar n n ço unlu u fajlarla tiplendirilebilmektedir. Tür Pigment Hemoliz CF Koagülaz Maltoz Mannitol DNaz S.aureus Alt n sar s S.intermedius Beyaz + D + - D + S.hyicus Beyaz - - d Tablo 2.2 Önemli Stafilokok türlerinin genel özellikleri Stafilokoklar n identifikasyonu hakk nda bilgi veriniz? 2 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M SORU SORU
40 32 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Serolojik Tan : Stafilokoklar n identifikasyonunda serolojik testler rutin laboratuarlarda kullan lmamaktad r. Ancak toksinlerin tiplendirilmesi amac yla ticari serolojik kitler yarar sa lamaktad r. Moleküler Tan : zole edilen sufllar n genetik tiplendirilmesinde ve virulens genlerinin saptanmas nda moleküler yöntemler günümüzde yo un olarak kullan lmakta ve yararl bilgiler sa lamaktad r. Moleküler yöntemler, stafilokoklarda hem virulens faktörlerini ortaya koymada hem de bu faktörlerdeki farkl l klara göre moleküler epidemiyolojilerini belirlemek amac yla yarar sa lamaktad r. Ayr ca bu yöntemlerle antibiyotiklere direnç özellikleri de ortaya konmaktad r. STREPTOKOK Genel Özellikler Streptokoklar, kok veya kokoid flekilli, µm (ortalama 1 µm) çap nda, s v kültürlerde üretildiklerinde farkl uzunlukta zincirler oluflturan mikroorganizmalard r (fiekil 2.3). Kat kültürlerden haz rlanan preparatlarda genellikle k sa zincirler oluflturduklar gözlenir. Zincir uzunluklar türden türe de ifliklik gösterebilir. Gram pozitif, sporsuz ve hareketsizdirler. Ancak eskimifl kültürlerde ve eksudatlardan haz rlanan preparatlarda Gram negatif görülebilirler. Birçok türde kapsül bulunur ve baz türler fimbriaya sahiptir. Kapsül oluflumu, süt ve kan serumu ile zenginlefltirilmifl besiyerlerinde daha belirgindir. Fakültatif anaerobiktirler. Kemoorganotrofiktirler ve üretilmeleri için kan ve serum gibi zenginlefltirilmifl besiyerlerine gereksinim duyarlar. Kat kültürlerde 1 mm çap nda fleffaf, parlak ve S tipli koloniler olufltururlar, s v ortamlarda ise dipte tortu oluflturarak ürerler. Fermentatif metabolizmalar vard r ve flekerlerden gaz oluflturmadan asit olufltururlar. Katalaz ve oksidaz negatiftirler ve genellikle eritrositleri etkileyerek tam veya k smi hemoliz olufltururlar. Hemoliz alanlar türden türe de iflim gösterir. Üremeleri için C ye ihtiyaç duyarlar, optimal üremeleri için 37 C uygundur. Streptococcus pneumoniae (pneumokok), çiftler halinde hafif armut flekilli kok yap s na sahiptir, patojenik sufllar kapsüle sahiptir ve kat besiyerlerinde mukoid koloniler olufltururlar. Genel olarak Streptokoklar n sistemati i son on y lda de iflmesine karfl n, halen birçok kaynakta daha önceki y llarda tan mlanm fl belirgin streptokok gruplar n n kullan lmas na devam edilmektedir. Bu nedenle sistematikteki son geliflmelerin daha iyi anlafl lmas bak m ndan konuyla ilgili genel bilgilerin aç klanmas yararl olacakt r. Klasik kaynaklarda Streptokok cinsindeki mikroorganizmalar, 6 grupta incelenmektedir. Bunlar piyojenik, a zda bulunanlar (oral), enterokoklar, laktik, anaerobik ve di er olmak üzere tan mlanmaktad r. Piyojenik grupta yer alan türlerin ço u beta hemolitik özelli e sahiptir. nsan ve hayvanlarda hastal k oluflturan streptokok türlerinin ço u da bu grupta yer almaktad r. A zda bulunan (oral) kategorideki türler alfa hemolitiktir ve f rsatç patojen olarak de erlendirilirler. Günümüzde streptokoklardan farkl bir grupta incelenen enterokoklar, Enterococcus cinsinde yer al r ve sindirim kanal nda f rsatç türleri içerir ve insan sa l aç s ndan önemlidirler. Laktik grupta yer alan türler, alfa veya non-hemolitik özelliktedir. Streptokok türlerinin hemoliz özellikleri s n flamada temel bir kriter olmufltur. zole edilen sufllar, hemoliz özelliklerine göre üç farkl grupta de erlendirilmektedir. Bu grupland rmada baz türlerin hemoliz özellikleri sufltan sufla farkl l k gösterebilir. Baz Streptokok türleri taraf ndan oluflturulan hemolizinler, eritrositlerde tam hemolizle karakterizedir (beta hemoliz) ve besiyerinde koloni etraf nda aç k hemoliz zonu oluflur (fiekil 2.4). Beta hemoliz oluflturan türler aras nda, S.equi, S.agalac-
41 2. Ünite - Koklar 33 tiae ve S.pyogenes say labilir. Bu gruptaki türler, genel olarak beta hemolitik streptokok olarak da tan mlanmaktad r. Eritrositler tam olarak hemoliz olmazlar ve koloni etraf nda yeflilimsi veya bulan k bir zon oluflur (alfa hemoliz). Bu besiyerleri so- ukta ya da oda derecesinde bekletilirse, k sa bir süre sonra kolonilerin etraf nda tam bir hemoliz olufltu u gözlenir. Alfa hemoliz oluflturan türlere örnek olarak, S.dysgalactiae, S.uberis ve S.bovis verilebilir. Bu gruptaki türler, alfa hemolitik (viridans) streptokok olarak da isimlendirilmektedir. Gama hemolizde ise, kanl agarda üreyen koloniler etraf nda herhangi bir renk aç kl görülmez. Bu grupta yer alan türlere gama veya hemolitik olmayan streptokok denilmektedir. Bu gruptaki türlere, daha önce streptokoklar içinde de erlendirilen ancak günümüzde farkl bir grupta yer alan Enterococcus faecalis ve Enterococcus fececium örnek olarak verilebilir. Koyun kan (%5-7) ile haz rlanan temel besiyerleri, streptokok sufllar n n hemoliz özelliklerini belirlemek amac yla yap lan çal flmalar için en uygun besiyeridir. fiekil 2.3 Streptokoklar n mikroskopik görünümü fiekil 2.4 Kanl agarda streptokoklar n morfolojisi ve oluflturdu u beta hemoliz Hayvanlarda önemli olan Streptokok türlerinin neden oldu u infeksiyonlar n bafl nda atlarda gurm (su saka s ), s rlarda mastitis, domuzlarda streptokokkal meningitis, köpeklerde neonatal septisemi, irinli yang lar ve toksik flok sendrom gelmektedir. Ayr ca S.pyogenes insan patojeni olmas na karfl n s rlarda mastitis (ender), köpeklerde tonsillitis ve taylarda lenfangitise neden olur (Tablo 2.3).
42 34 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Tablo 2.3 Streptokok türlerinin neden oldu u infeksiyonlar Tür Lancefield Grup Konakç Hastal k K z l, puerperal atefl, abseler, erisipelas, nsan, rodent S. pyogenes A romatik atefl, gromerulonefritis S r Mastitis (ender) S. agalactiae B S r Mastitis (kronik) S.equi C At Gurm S. equisimilis C Domuz, at rinli vakalar S. zooepidemicus C At Sekonder pnöymoni S. dysgalactiae C S r Mastitis (akut) S. canis G Karnivor Lenfadenitis, irinli vakalar S. suis D Domuz Neonatal infeksiyonlar, septisemi, pnöymoni nsan Septisemi, artiritis, meningitis S. uberis - S r Mastitis S. pneumoniae - S r, Laboratuvar hayvanlar Mastitis, buza septsisemisi, meningitis 3 Hayvanlarda SIRA önemli S ZDE streptokok türlerinin yapt hastal klar nelerdir? Epidemiyoloji DÜfiÜNEL M Streptokok DÜfiÜNEL M türleri, insan ve hayvanlarda deride ve mukozal yüzeylerde bulunabilen mikroorganizmalard r. Birçok hayvan türünde baflta irinli infeksiyonlar olmak üzere, mastitis, metritis, SORU poliartiritis ve meningitis gibi klinik seyirli infeksiyonlara neden SORU oldu undan hayvan sa l aç s ndan öneme sahiptir. Halk sa l aç s ndan da baz Streptokok türlerinin önemli oldu u ortaya konmufltur. Bunlar aras nda Grup A D KKAT D KKAT ve Grup B streptokoklar ile Streptococcus suis ve Streptococcus bovis yer almaktad r. Streptokok türleri, çevresel koflullara hassasd rlar ve kolayl kla canl l klar n kaybederler. SIRA Buna S ZDE karfl n, organik materyal içeren ortamlarda yaflama süresi uzar. Ço u tür özellikle beta hemolitik türler, kurumufl irinde, toprakta, elbiselerde, hayvansal kaynaklarda, altl kta, g dalarda, ekipmanda, süt makinelerinde ve süt kaplar nda haftalarca AMAÇLARIMIZ yaflamlar sürdürürler. Patojenik streptokoklar, dezenfeksiyon AMAÇLARIMIZ amac yla kullan lan kimyasallara duyarl d rlar ve kolayl kla y k mlan rlar. Genel K T A P olarak C K T de A P30 dakikada ölürler, %6.5 NaCl, %0.1 metilen mavisinde ve 10 C nin alt nda 45 C nin üzerinde aktiviteleri kaybederler. Streptokoklardan ileri gelen infeksiyonlar, tür, konak ve mikroorganizman n girifl yoluna TELEV ZYON TELEV ZYON ba l olarak de iflkenlik gösterir. Streptokokkal infeksiyonlar genellikle lokalize formlarda görülür. Buna karfl n, septisemi veya bakteriyemi ile seyreden ve ölümle sonuçlanan vakalara da rastlamak mümkündür. Birçok mikrobiyal hastal kta oldu u gibi streptokokkal infeksiyonlar n ciddiyeti, hayvan n immun sisteminin durumuna NTERNET ve çevresel stres koflullar na ba l olarak de iflmektedir. Mikroor- NTERNET ganizmalar n dokuya invazyonunu takiben yang sal reaksiyonlar flekillenir. Yang - sal reaksiyon s ras nda bölgeye gelen nötrofillerin bakterileri fagositozu ve baz bakterilerin fagositoza dirençli olmas sonras nda nötrofillerin ölmesiyle sonuçlanan bir dizi reaksiyon flekillenir. Bakterilerden sal nan toksinler, dokuda ve fagositik hücrelerde ölüme neden olabilir. Streptokok türleri, omurgal larda parazitik bir yaflam sürerler. A z, üst solunum yolunda ve alt genital kanalda bulunurlar. Baz türler insan ve hayvanlar için
43 2. Ünite - Koklar patojendirler ve genellikle hayvansal kaynakl sufllar n halk sa l aç s ndan önemi azd r. Streptococcus equi d fl ndaki tüm streptokoklar, sa l kl bireylerin mukozalar nda flora bakterisi olarak bulunabilir. Streptokok nedenli infeksiyonlar hem endojen hem de ekzojen kaynakl flekillenebilir. Endojen infeksiyonlar n oluflmas, ciddi stres koflullar ve immun sistem bozukluklar ile iliflkilidir. Ekzojen infeksiyonlar ise, genellikle etkenlerin solunum ve sindirim yolu ile al nmas ve cinsel temas sonras nda flekillenir. Streptokok nedenli infeksiyonlar n yay lmas nda, hava yolu, direkt temas veya fomitler etkilidir. Neonatal infeksiyonlar ise genellikle anneyle iliflkilidir. Hayvan orijinli streptokoklar n, domuz yetifltirme ve iflleme tesislerinde çal flan bireylerde ciddi infeksiyon yapabilen S.suis hariç halk sa l yönünden önemi s - n rl d r. S.suis, domuz kesimhanelerinde çal flanlarda ve çiftçilerde meningitis, artiritis, septisemi, ishal ve kulak infeksiyonuna neden olmaktad r. nsanlarda hastal k vakalar ndan izole edilen Lancefield B grubu streptokoklar n, hayvansal kaynaklardan izole edilen ayn grup sufllardan farkl oldu u ortaya konmufltur. S.bovis, insanlarda endokarditis, meningitis ve septisemi vakalar ndan izole edilmifltir. Mastitis, S.agalactiae, S.dysgalactiae ve S.uberis baflta olmak üzere baz di er streptokoklar taraf ndan da oluflturulabilen bir meme hastal d r. Streptokoklar n çiftlik hayvanlar nda oluflturdu u en önemli hastal k mastitistisdir. Hem klinik hem de subklinik mastislerde önemli ekonomik kay plar flekillenir. Su saka s (Gurm), atlarda S.equi (S.equi subsp. equi) nin neden oldu u akut seyirli, bulafl c ve irinli lenfadenitisle karekterize bir hastal kt r. Hastal k genellikle genç taylarda görülür ve hastal kta üst solunum yolu ile ilgili bölgesel lenf nodüllerinde veya ender olarak da generalize formda apseleflme görülür. Etken Lancefield s n fland rmas nda C grubunda yer al r ve streptokoklar n genel özelliklerini tafl r. Hastal k vakalar ndan izole edilen sufllar kapsül olufltururlar. Kapsül, hyaluronik asit yap s ndad r ve bakteriye antifagositik özellik kazand r r. Genellikle burun mukozas ndan ve a zdan vücuda giren S. equi, üst solunum yolunda yang ya neden olur. Mikroorganizma a z ve burundan girdikten sonra, farenks ve tonsil epitelyumu ile dil ve damak tonsillerinin kriptlerindeki hücrelere yap fl r. Bu hücrelerden mikroorganizma saatlerle ifade edilen k sa bir sürede mandibular ve suprafarengeal lenf nodüllerine ulafl r. Lenf yumrular nda apseleflme infekiyondan yaklafl k bir hafta sonra flekillenir. Ender olarak flekillenen ve bastard gurm olarak tan mlanan tabloda ise, mikroorganizmalar kan veya lenf yoluyla iç organlara ulafl r ve iç organlarda irinli apseler flekillenir. S.suis, domuzlarda meningitis, artiritis, septisemi ve bronkopnöymoni ve ender olarak endokarditis, neonatal ölümler ve abortusa neden olur. S.suis nedenli infeksiyonlar tüm yafltaki domuzlarda görülür ve dünyada oldukça yayg nd r. Ekonomik aç dan de erlendirildi inde domuz yetifltiricili inde önemli kay plara neden olan hastal klar aras nda yer almaktad r. nsanlarda da hastal k vakalardan bildirilmesi, etkenin zoonotik önemini ortaya koymaktad r. S.suis nedenli infeksiyonlar n n s kl ve mortalitesi sürüden sürüye farkl l k göstermektedir. Bunda en önemli faktör, domuzlar n kalabal k, kötü havaland rmal ve di er stres faktörleri (ani iklim de ifliklikleri) bulunan ortamlarda yetifltirilmesidir. Ayr ca hayvanlar n yafl da önemlidir ve büyüme dönemindeki domuzlarda s kl kla görülür. Asemptomatik tafl y c domuzlar n tonsillerine yerleflen S.suis, di- er domuzlar için bulaflma kayna n oluflturur. D flk en önemli bulaflma kayna - n olufltururken, hastal n bulaflt r lmas nda vektörler de (sinek) rol oynamaktad r. 35 Asemptomatik tafl y c : Hastal n klinik belirtilerini göstermeyen ancak hastal k etkenini tafl yan hayvanlara verilern isimdir. Bunlar hastal klar n sürü içinde devaml l n sa lar.
44 36 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Teflhis için al nacak örnekler; Gurmda burun svablar, burun y kant lar ve apselerden aspire edilen irin, mastitiste süt, artiritisli vakalarda eklem s v s, septisemilerde iç organlar ve kan olmal d r. Ayr ca S.suis infeksiyonundan flüpheli durumlarda meningeal svablar n al nmas izolasyonu kolaylaflt r r. Al nan örneklerin transport medium ile laboratuvara ulaflt r lmas, kurumaya streptokoklar n duyarl olmas nedeniyle önem tafl r. Laboratuvara ulaflt r lan örnekler hemen iflleme al nmal veya -20 C de saklanmal d r. Mastitiste klinik olarak meme bezinde görülen de ifliklikler saptanabilir. Ancak streptokokkal mastitisler ço unlukla subklinik veya kronik seyirli olduklar ndan klinik olarak teflhisi mümkün de ildir. Ancak sütteki de iflikliklerin ortaya konmas ile mastitis tan s konabilir. Bu amaçla, sütteki somatik hücre say s ndaki art fl n direkt veya indirekt saptanmas önem tafl r. Ayr ca sütteki Na ve Cl iyonlar ndaki de iflim sonras nda sütün ph s alkaliye kayar. Subklinik mastitisler, Strip-cup, asitlik, katalaz, Whiteside, California mastitis test (CMT) gibi testlerle teflhis edilebilecekleri gibi direkt olarak somatik hücre say s n ölçen cihazlarla da ortaya konabilir. Streptokokkal mastitislerin tan s laboratuvar muayeneleri ile yap lmaktad r. Bakteriyolojik Tan : Laboratuvara ulaflt r lan örneklerden haz rlanan sürme preparatlar n Gram yöntemi ile boyanmas sonras nda, Gram pozitif koklar görülebilir. Özellikle süt ve irinde zincir fleklinde streptokoklara rastlanabilir. Bu ifllemi takiben örneklerden kanl agara, selektif kanl agara (Columbia CNA; kolistin, nalidiksik asit, %5 koyun veya at kanl besiyeri) ve MacConkey agara ekim yap l r ve aerobik olarak 37 C de saat inkube edilir. nkubasyon sonras nda üreyen kolonilerin makroskopik morfolojileri önem tafl r. Besiyerlerinde, küçük, parlak baz - lar mukoid koloniler oluflur ve kanl agarda farkl tipte hemoliz oluflturan koloniler görülür. Streptokok türleri MacConkey agarda üremezler ve bu özellikleri ile MacConkey agarda üreyebilen baz enterokoklardan ayr mlanabilir. S v besiyerlerinden özellikle serumla zenginlefltirilmifl buyyonlarda dipte tortu yaparak üreme gösterirler. S v besiyerleri çalkalanmadan yap lan boyamalarda Gram pozitif uzun kok zincirleri görülür. Streptokok türlerinin identifikasyonunda biyokimyasal testler oldukça pratik çözümler sa lar (Tablo 2.4, 2.5 ve 2.6). Tüm sufllar, katalaz ve oksidaz negatiftir. Katalaz negatifli i ile stafilokoklardan ayr l r. Tablo 2.4 Streptokok türlerinin identifikasyonunda kullan lan özellikler Tür Trehaloz Sorbitol Mannitol Salisin Laktoz Rafinoz nulin Eskülin Sodyum hippurat %6.5 NaCl S.pyogenes + - D S.agalactiae D S.dysgalactiae S.equisimilis D+ D S.equi S.zooepidemicus S.bovis D - D S.equinus D - - D S.uberis D+ S.suis D+ D S.pneumoniae D D+ - - S.porsinus D D S.canis D - D: de iflken; D+: ço unlukla pozitif
45 Tür Laktoz Sorbitol Trehaloz S.equi S. equisimilis D - + S. zooepidemicus Tür CAMP testi Eskülin hidrolizi Sodyum hippurat hidrolizi MacConkey agarda üreme 2. Ünite - Koklar Lancefield grupland rma S. agalactiae B S. dysgalactiae C S. uberis Serolojik Tan : zole edilen etkenlerin grupland rmas amac yla Lancefield grupland rma, lateks aglutinasyon ve koaglutinasyon teknikleri kullan lmaktad r. Su saka s n n serolojik teflhisinde, ticari olarak da kitleri sa lanabilen ELISA tekni i oldukça yarar sa lamaktad r. Bu teknikte, infeksiyon sonras oluflan anti-sem antikorlar saptanmakta ve titre durumuna göre hastal n seyri de belirlenebilmektedir. Lancefield serolojik grupland rmas na temel olan antijenik yap lar, baz türler (örnek: S.pyogenes, S.canis) için belirleyicidir ve identifikasyonda yarar sa lar. Streptokoklar n hücre duvar nda bulunan polisakkarit yap daki grup spesifik C- maddesi temel al narak yap lan ve presipitasyon esas na dayanan bir s n flamad r. Moleküler Tan : Streptokoklar n h zl teflhisinde PCR tekni i oldukça yararl - d r. Bu teknik özellikle Gurm da flüpheli hayvanlardan al nan burun svaplar nda canl ya da ölü S.equi sufllar n saptamada kullan lmaktad r. 37 Tablo 2.5 Atlarda Grup C Streptokok türlerinin identifikasyonu Tablo 2.6 S r mastitislerine neden olan Streptokok türlerinin identifikasyonu Lancefield grupland rma: 1930 y l nda Lancefield adl araflt r c taraf ndan gelifltirilen bu yöntem, streptokoklar n hücre duvar nda bulunan polisakkarit yap daki grup spesifik C maddesi temel al narak yap lan ve presipitasyon esas na dayanan bir s n flamad r. Mastitise neden olan streptokoklar n laboratuar tan s nas l yap l r? ENTEROKOK Genel Özellikler DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Enterokoklar, Gram pozitif, sporsuz ve yaklafl k 1 µm çap nda SORU koklard r. Mikroskopta kok yap lar, çiftler halinde veya k sa zincir olarak görülürler. Enterokok tür- SORU lerinin ço u hareketsiz olmalar na karfl n, E.casseliflavus, E.flavescens ve E.gallinarum türleri hareketlidir. Fakültatif anaerob mikroorganizmalard r ve katalaz nega- D KKAT D KKAT tiftirler. %6.5 tuz konsantrasyonunda, C s aral nda ve yüksek ph düzeylerinde üreyebilmektedirler. Enterokok türlerinin birço u, safra içeren eskulin agarda ürer ve baz flekerleri fermente ederler. Enterokoklar kompleks olmayan ortamlarda üreyebilirler. Genellikle kontamine ortamlarda bulunduklar ndan, ilk AMAÇLARIMIZ izolasyonlar nda selektif-ay r c besiyerleri kullan lmas yararl olur. Baz sufllar AMAÇLARIMIZ MacConkey agarda üreyebilir. Enterokoklar çok uzun y llardan beri tan mlanan bakterilerdir ve 1980 y llara K T A P K T A P kadar Streptococcus cinsi içinde de erlendirilmifltir. Streptokok cinsi içinde enterokoklar, fekal streptokoklar grubunda incelenmifller ve Lancefield grupland rmas nda ço u tür D grubunda yer alm fllard r. Bakteri sistemati inde moleküler tekniklerin kullan lmas n takiben enterokoklar, Enterococcus cinsinde de erlendirilmifl- TELEV ZYON TELEV ZYON ler ve tür isimleri korunarak isimlendirilmifllerdir. Bugüne kadar, E.avium, E.casseliflavus, E.cecorum, E.columbae, E.dispar, E.durans, E.faecalis, E.faecium, E.flavescens, E.gallinarum, E.gilvus, E.hirae, E.malodoratus, E.mundtii, NTERNET E.pallens, NTERNET E.pseudoavium, E.raffinosus, E.saccharolyticus, E.seriolicida, E.solitarius ve E.sulfureus türleri tan mlanm flt r. 4
46 38 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji 5 Normal bakteriyel floran n parças olan Enterokoklar özellikle insanlarda son y llarda önemli infeksiyonlardan izole edilmektedir. nsanlarda nosokomial bakteriyemi, peritonitis, endokarditis, üriner sistem ve yumuflak doku infeksiyonlar na neden olmaktad r. Hayvanlarda sporadik infeksiyonlara neden olur. En önemli problem kahverengi yumurtac larda görülen amiloid artropati (E.faecalis) ve s rlarda subklinik mastitistir. Epidemiyoloji Enterokoklar genel olarak insan ve hayvanlar n sindirim sisteminde, ürogenital sistemde ve deride normal flora mikroorganizmas olarak bulunurlar. Konakç da - l m oldukça genifltir. Ba rsak içeri inde özellikle de orta ba rsak bölümünde yüksek düzeylerde bulunabilirler ( bakteri/g). Ayr ca topraktan, besin maddelerinden, yüzey sulardan ve la m sular ndan izole edilebilirler. Enterokok infeksiyonlar n n patogenezinde etkili olan virulens faktörleri tan mlanm flt r. Bunlar n, agregasyon maddesi, jelatinaz, sitolizin, hyaluronidaz, lipaz, lipoteikoik asit, hemaglutinin, ekstraselüler yüzey proteini, yüzey karbohidratlar ve süperoksit dizmutazlar oldu u ortaya konulmufltur. Enterokoklar n insan sa l aç s ndan önemi özellikle hastane infeksiyonlar ndan izole edilen sufllarda antibiyotik direncidir. Baflta vankomisin olmak üzere di- er antibiyotiklere dirençli enterokoklara ba l infeksiyonlar n tedavisi problem oluflturmaktad r. Enterokoklarda vankomisin direnci, kanatl larda avoparsin kullan - m yla iliflkili olarak artm fl ve bu yem katk s büyütme faktörünün yasaklamas ndan sonra vankomisin dirençli enteroklar n azald gözlenmifltir. Bu bilgi fl nda, özellikle hayvansal üretimde enterik bakterilerde geliflen antibiyotik direncinin izlenmesi insan sa l ile ilgili potansiyel problemlerin çözümüne katk da bulunacakt r. Enterokoklar n SIRA insan S ZDEsa l aç s ndan önemini aç klay n z? Laboratuvar Tan s DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M ncelenen Materyaller: Enterokoklar n izolasyon amac yla temel olarak klinik tablolardan (artiritis, mastitis) ve sindirim sisteminden materyaller incelenmektedir. SORU Bu amaçla eklem SORUs v s, süt ve ba rsak içeri i (rektal veya kloakal svab), izolasyon amac yla kullan lmaktad r. Al nan materyaller so uk zincirde k sa süre içinde D KKAT laboratuara D KKAT ulaflt r lmal d r. Transport amac yla baz spesifik ortamlardan (Azide Dextrose Broth gibi) yararlan lmaktad r. Bakteriyolojik tan : Al nan materyaller genel izolasyon amac yla ön zenginlefltirme (Azide dextrose, Enterococci presumptive buyyon gibi) aflamas ndan ve/veya direkt olarak kullan lan genel izolasyon besiyerine (kanl agar) ve/veya AMAÇLARIMIZ enterokoklar için özel besiyerlerine (Bile Esculin, D-coccosel agar gibi) ekim yap ld ktan sonra 37 C de 24 saat süreyle inkube edilir. nkubasyondan sonra üreyen AMAÇLARIMIZ koloniler makroskopik ve mikroskobik morfolojileri ile biyokimyasal özelliklerine K T A P göre identifiye K Tedilirler. A P Gram pozitif kok, katalaz negatif ve eskulin pozitif kolonilerin 45 C de üreme ve mannitolden gaz ve karbonhidrat fermentasyon testleri (mannitol, sorboz, arabinoz, sorbitol, rafinoz ve sukroz) ve tellurit tolerans özellikleri incelenerek TELEV ZYON cins ve tür düzeyinde identifikasyonlar gerçeklefltirilir. TELEV ZYON Serolojik Tan : Bu amaçla enterokok olarak identifiye edilen sufllar ticari Grup D lateks aglitünasyon test kiti ile serogrupland r labilir. NTERNET NTERNET
47 2. Ünite - Koklar 39 Moleküler Tan : zole edilen sufllar n virulens özellikleri, antibiyotiklere dirençlilikleri ve moleküler benzerlikleri, PCR temelli tekniklerle incelenmektedir. Bu çal flma sonuçlar özellikle moleküler epidemiyolojik aç s ndan yarar sa lamaktad r. NEISSERIA Neisseria cinsinin türleri, Gram negatif µm çap nda koklard r ve ço unlukla diplokok fleklinde bulunurlar ve k sa zincir oluflturabilirler. Neisseria türleri hareketsizdirler ve spor oluflturmazlar. Baz sufllar kapsüllü ve fimbrial d r. Optimal üreme s lar C dir. Ço u türler nutrient agarda üreyebilir ve küçük, fleffaf ve S tipli veya kuru, besiyerine yap flan koloniler oluflturular. Nemli ortamlarda iyi üremeyebilirler. Neisseria türleri karkonhidratlardan oksidaditif olarak asit olufltururlar ve karbonhidratlar n fermentasyonu, bu türlerin identifikasyonunda kullan - l r. Bu cinste bulunan türlerin tümü oksidaz ve katalaz (N.elongata türünün baz alttipleri hariç) aktivitelerine sahiptirler. Baz türlerde faj ve bakteriosine rastlanm flt r. Bu türün en önemli antijenik yap lar ve virulensle ilgili faktörleri yüzey polisakkaritleridir ve serotiplendirmede kullan l r. Neisserilar fimbrialar ve adezinleri sayesinde mukozalara adapte olmufl bakterilerdir. Genel anlamda Neisseria türlerinin hayvanlarda yapt klar hastal klar s n rl düzeydedir. Daha çok insanlarda önemli hastal klara neden olmaktad r. nsanlarda özellikle N.gonorrhoeae gonore hastal na ve N.meningitidis menenjite neden olmaktad r. Bu cinsin baz türleri insanlarda bo az mikrofloras nda bulunmaktad r. N.canis, köpek ve kedilerin bo az floras nda bulunur ve bu hayvanlar taraf ndan s r lan insanlarda lokal deri infeksiyonlar na neden olurlar. N.denitrificans kobaylar n bo az floras nda bulunan bir türdür. D ER KOKLAR Mikrokok Mikrokoklar, Gram pozitif olmalar na karfl n eskimifl kültürlerde Gram de iflken olarak da boyanabilirler. Bu etkenler aerobik, oksidaz ve katalaz pozitiftirler. Genellikle hareketsizdirler (M. agilis hareketlidir). Kat besiyerlerinde üretildiklerinde pigment oluflumu gözlenir. Mikrokoklar, morfolojik olarak stafilokoklara benzer fakat biyokimyasal olarak ayr l rlar. Planokok Bu cinsteki türler deniz suyunda bulunurlar ve ender olarak klinik örneklerden izole edilirler. Gram pozitif, kok görünümlü ve hareketlidirler. Stomakok nsanlarda, a z ve üst solunum kanal nda normal flora bakterisidir. Gram pozitif kok fleklinde, hareketsiz ve kapsüllü bakterilerdir. Klinik önemleri bulunmamaktad r. Peptostreptokok Peptostreptococcus türleri, Gram pozitif, zorunlu anaerob, sporsuz mikroorganizmalard r. Bu mikroorganizmalar, µm çap nda koklard r. Koklar mikroskop alt nda zincirler, çiftler, dörtlü veya kümeler fleklinde görülürler. Kemoorganotrofturlar. Dünyada oldukça yayg n bulunan mikroroganizmalard r. Hayvan aç s ndan önemi bulunmamaktad r. Rezervuar insanlar, hayvanlar ve toprakt r. Zoonoz önemi yoktur.
48 40 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Leukonostok Leuconostoc türleri, Gram pozitif kok flekilli, sporsuz ve hareketsiz mikroorganizmalard r. Morfolojileri s v kültürlerden yap lan preparatlarda, tek, çiftler veya k sa zincirli koklar fleklinde görülür. Üretilmeleri di er laktik asit bakterilerinde oldu u gibi oldukça komplekstir ve besiyerlerinde amino asitlere, peptidlere, karbonhidratlara, vitaminlere ve metal iyonlar na gereksinim duyar. nfeksiyonlarla iliflkili önemli Leuconostok türleri aras nda, L.citreum, L.cremoris, L.dextranicum, L.lactis, L.mesenteroides, L.pseudomesenteroides bulunur. Bu türlerin neden oldu u hastal klar, meningitis, bakteriyemi ve solunumla ilgili hastal klard r. Pediokok Pediococcus türleri, Gram pozitif, fakültatif anaerobik, hareketsiz ve sporsuzdur. Asit ortamlara toleransl d rlar ve laktik asit bakterilerinin üyeleridir. Morfolojik olarak, pediokoklar µm çap nda koklard r. Mikroskopta tetradlar fleklinde görülür ve bu bakteriler için oldukça tipik bir görüntüdür. nfeksiyonla iliflkili türler aras nda, P.acidilacti, P.damnosus, P.dextrinicus, P.parvulus ve P.pentasaceus say labilir. mmun sistemi bask lanm fl bireylerde, bakteriyemi, abseler ve solunum problemlerine neden olmaktad r. Bu grupta bulunan baz türler, g da sanayinde starter kültürlerde kullan lmaktad r. Peptokok Peptococcus türleri, Gram pozitif, anaerobik koklard r. Mikroskop alt nda tekli veya ikili veya zincir tarz nda görülebilir. A z, üst solunum yolu, kal n ba rsak, ürogenital sistemin normal floras nda bulunurlar. Bu cins içinde P.asaccharolyticus, P.glycinophilus, P.heliotrinreducens, P.indolicus, P.magnus, P.prevotii, P.saccharolyticus ve P.niger bulunur. Bu grup bakteriler insanlarda sistitis, septik artiritis, yara infeksiyonlar, yumuflak doku infeksiyonlar ve bakteriyemilerden izole edilen f rsatç patojenlerdir. P.indolicus s rlarda Arkanobakteri ile iliflkili olarak yaz mastitislerinin etiyolojisini oluflturan anaerobik bir mikroorganizmad r.
49 2. Ünite - Koklar 41 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan koklar tan mlamak. nsan ve hayvanlarda stafilokokkal infeksiyonlar ço unlukla koagülaz pozitif etkenler taraf ndan oluflturulmaktad r. Stafilokok türlerinin (S.aureus baflta olmak üzere), hayvanlarda neden oldu u klinik tablolar n bafl nda septisemi ve irinli yara infeksiyonu gelmektedir. Ayr ca mastitislerin en genel etkenidir. Tavuk ve hindilerde artiritis, septisemi ve omfalitis, köpeklerde otitis eksterna ve üriner kanal infeksiyonuna neden olur. nsanlarda birçok vakadan izole edilmektedir ve bunlar n bafll calar, nosokomial infeksiyonlar, sinuzit, tonsillit, pneumoni, osteomyelit, toksik flok sendrom ve g da zehirlenmesidir. Ayr ca S.intermedius köpeklerde pyoderma, endometritis, otitis eksterna, irinli infeksiyonlar; S.hyicus domuz eksudatif epidermitise neden olmaktad r. Streptokok türlerinin neden oldu u infeksiyonlar n bafl nda atlarda Gurm (S.equi subsp equi; su saka - s ), s rlarda mastitis, domuzlarda streptokokkal meningitis, köpeklerde neonatal septisemi, irinli yang lar ve toksik flok sendrom gelmektedir. Ayr ca S.pyogenes insan patojeni olmas na karfl n s - rlarda ender olarak mastitis, köpeklerde tonsillitis ve taylarda lenfangitise neden olur. S. pyogenes insanlarda k z l, puerperal atefl, abseler; S. equisimilis domuz ve atta irinli vakalar; S. zooepidemicus atta sekonder pnöymoni ve S. canis karnivorlarda lenfadenitis ve irinli vakalardan izole edilmektedir. A MAÇ 3 Koklar n epidemiyolojisi ile ilgili konular aç klamak. Stafilokok türleri, insan ve hayvanlar n derisinde, üst solunum yolu, alt sindirim ve ürogenital sistem mukoz membranlar ile iliflkili mikroorganizmalar olmalar nedeniyle, bulaflma kaynaklar iyi de erlendirilmelidir. Stafilokok infeksiyonlar genellikle endojen kaynakl d r ve florada bulunan bir suflla infeksiyon oluflur ancak ender olarak ekzojen infeksiyonlar da gözlenir. Ekzojen infeksiyonlarda, bulaflma genellikle direkt temas veya indirekt olarak fomitlerle gerçekleflir. Endojen kaynakl Stafilokokkal infeksiyonlar, normal konakç savunmas n n kayboldu u veya bozuldu- u (immunsupresyon) hayvan ve insanlarda daha s k olarak ortaya ç kar. nsanlarda g da kaynakl infeksiyonlara neden olduklar ndan halk sa l aç s ndan önemleri bulunmaktad r. Streptokok türleri, insan ve hayvanlarda deride ve mukozal yüzeylerde bulunabilen mikroorganizmalard r. Streptokok türleri, çevresel koflullara hassasd rlar ve kolayl kla canl l klar n kaybederler. Buna karfl n, organik materyal içeren ortamlarda yaflama süresi uzar. Streptokok nedenli infeksiyonlar hem endojen hem de ekzojen kaynakl flekillenebilir. Endojen infeksiyonlar n oluflmas, ciddi stres koflullar ve immun sistem bozukluklar ile iliflkilidir. Ekzojen infeksiyonlar ise, genellikle etkenlerin solunum ve sindirim yolu ile al nmas ve cinsel temas sonras nda flekillenir. Streptokok nedenli infeksiyonlar n yay lmas nda, hava yolu, direkt temas veya fomitler etkilidir. Neonatal infeksiyonlar ise genellikle anneyle iliflkilidir. Baz türler insan ve hayvanlar için patojendirler ve genellikle hayvansal kaynakl sufllar n halk sa l aç s ndan önemi azd r. Enterokoklar genel olarak insan ve hayvanlar n sindirim sisteminde, ürogenital sistemde ve deride normal flora mikroorganizmas olarak bulunurlar. Konakç da l m na oldukça genifltir. Ayr ca topraktan, besin maddelerinden, yüzey sulardan ve la m sular ndan izole edilebilirler. Enterokoklar n insan sa l aç s ndan önemi özellikle hastane infeksiyonlar ndan izole edilen sufllarda antibiyotik direncidir. Koklar n laboratuvar teflhisini aç klamak. Laboratuvar teflhisi için yap lan ekimler sonras nda üreyen koloniler makroskopik ve mikroskopik olarak incelenmelidir. Üreyen kolonilerin Gram yöntemiyle boyanmas ndan sonra yap lan incelemede Gram pozitif veya Gram negatif koklar n görülmesi önemlidir. Neisseria türleri d fl nda tüm koklar Gram pozitif boyanma özelli indedir. Bu aflamadan sonra, katalaz, oksidaz, O/F, koagülaz, CF, karbonhidrat fermentasyonu ve di er biyokimyasal özeliklerin incelenmesi sonras nda izole edilen koklar n cins ve tür düzeyinde identifikasyonlar yap labilir. Ayr ca streptokoklarda Lancefield serogrupland rmas, izole edilen etkenlerin grupland r lmas için yarar sa lamaktad r.
50 42 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m 1. Stafilokoklar n mikroskopik morfolojisi nas ld r? a. Gram pozitif çomak b. Gram negatif çomak c. Gram pozitif kok d. Gram pozitif çomak e. Diplokok 2. Afla dakilerden hangisi stafilokoklarda antijenik yap lar aras nda yer al r? a. Teikoik asit b. Flagella c. OMP d. Fimbria e. LPS 3. Afla daki yap lardan hangisi stafilokoklarda bakteriye antifagositik özellik kazand r r? a. Kapsül b. Fimbria c. LPS d. OMP e. Peptidoglikan 4. Domuzlarda eksudatif epidermitisin nedeni afla dakilerden hangisidir? a. S.suis b. S.hyicus c. S.aureus d. S.epidermidis e. S.pyogenes 5. Kuzu piyemisinin etkeni afla dakilerden hangisidir? a. S.suis b. S.hyicus c. S.epidermidis d. S.aureus e. S.pyogenes 6. Stafilokok ve streptokoklar n cins düzeyinde ayr lmas nda afla daki testlerden hangisi kullan l r? a. Koagülaz b. CF c. CAMP d. Na-hippurat e. Katalaz 7. Streptokoklar hemoliz özelliklerine göre kaça ayr l r? a. 1 b. 2 c. 3 d. 4 e Gurm hastal n n etkeni afla dakilerden hangisidir? a. S.uberis b. S.equi c. S.pyogenes d. S.agalactiae e. S.dysgalactiae 9. Afla daki enterokok türlerinden hangisi hareketlidir? a. E.columbae b. E.dispar c. E.durans d. E.faecalis e. E.gallinarum 10. Afla dakilerden hangisi enterokoklar n virulens özelliklerinden biri de ildir? a. Agregasyon maddesi b. Jelatinaz c. Sitolizin d. Koagülaz e. Hyaluronidaz
51 2. Ünite - Koklar 43 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Yan t n z yanl fl ise, Stafilokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yan t n z yanl fl ise, Stafilokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 3. a Yan t n z yanl fl ise, Stafilokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 4. c Yan t n z yanl fl ise, Stafilokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yan t n z yanl fl ise, Stafilokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 6. e Yan t n z yanl fl ise, Stafilokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z yanl fl ise, Streptokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z yanl fl ise, Streptokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z yanl fl ise, Enterokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z yanl fl ise, Enterokok bölümünü yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 S.aureus, s r, koyun, keçi ve atta mastitis, koyunlarda kuzu piyemisi, koyun ve keçilerde dermatitis, at ve domuzda (meme) botriyomikoz, köpek ve kedide irinli infeksiyonlar, kanatl larda artiritis ve omfalitis; S.intermedius köpeklerde pyoderma, endometritis, otitis eksterna, kedi ve köpeklerde irinli infeksiyonlar; S.hyicus domuzlarda eksudatif epidermitis ve s rlarda mastitise neden olur. S ra Sizde 2 Süt, irin veya di er örneklerden haz rlanan preparatlar Gram yöntemiyle boyand klar nda, Gram pozitif tekli ve/veya kümeler tarz nda koklar görülür. Bu materyallerden kanl agara ekimler yap l r ve 37 C de saat aerobik olarak inkube edilir. nkubasyon sonunda Stafilokoklar genellikle beyaz, opak ve 2-4 mm çap nda koloniler oluflturur. S.aureus sufllar n n insan ve s r kolonileri alt n sar s d r. Baz koagülaz negatif stafilokoklar n kolonileri de pigmentli olabilir. Koloniler etraf nda hemoliz alanlar da gözlenebilir. Besiyerinde üreyen kolonilerin, makroskopik ve mikroskopik morfolojileri, hemolizin varl veya yoklu u, MacConkey agarda üreme, katalaz, koagülaz, clumping faktör (CF) ve biyokimyasal (maltoz ve mannitol fermentasyonu) özellikleri de erlendirilerek cins ve tür düzeyinde identifikasyonlar gerçeklefltirilir. Stafilokoklar lizostafine duyarl iken genel olarak mikrokoklar dirençlidir. S ra Sizde 3 Streptococcus equi subsp equi, atlarda Gurm (su saka - s ); S.agalactiae, S.dysgalactiae ve S.uberis s rlarda mastitis; S.pyogenes s rlarda mastitis (ender), köpeklerde tonsillitis ve taylarda lenfangitis; S.equisimilis, domuz ve atta irinli vakalar; S.zooepidemicus, atta sekonder pnöymoni; S.canis, karnivorlarda lenfadenitis, irinli vakalar; S.suis domuzlarda neonatal infeksiyonlar, septisemi, pnöymoni; S.pneumoniae s r ve laboratuvar hayvanlar nda mastitis, buza septsisemisi, meningitise neden olur. S ra Sizde 4 Mastitisten flüpheli süt örnekleri, kanl agara, Edward s mediuma ve MacConkey agara ekilir ve besiyerleri aerobik olarak 37 C de saat inkube edilir. Oluflan kolonilerin makroskopik ve mikroskopik morfolojileri incelenir ve biyokimysal aktivitelerinin yan s ra CAMP, MacConkey agarda üreme gibi özellikleri de dikkate al narak identifiye edilir. Gram pozitif kok, katalaz negatif izolatlar n mastitiste önemli olan S.agalactiae, S.dysgalactiae, S.uberis olarak identifiye edilmesi için CAMP, eskülin ve sodyum hippurat hidrolizi testleri yap l r. CAMP pozitif olmas S.agalactiae, eskülinin hidrolize edilmesi S.uberis in ayr lmas için yeterlidir. S.dysgalactia bu testlerde negatiftir ve Lancefields serotiplendirmesi sonucunda B grubundad r. S ra Sizde 5 Enterokoklar, hayvanlarda sindirim sisteminin do al mikrofloras nda bulunurlar. Bu bakterilerin antibiyotiklere direnç kazanmas ve özellikle insan g das ürünlerde bulunabilmesi, insanlar için potansiyel risk tafl r. Bu risk özellikle insanlarda hastane infeksiyonlar na neden olan enterokoklarda vankomisin direncinin hayvanlarda büyütme faktörü olarak avoparsinin kullan m ndan (flu anda kullan lmamaktad r) sonra artmas ile aç klanabilir. Bu bakterilerin direnç kazanmas ve insanlara bulaflmas ile ciddi riskler oluflmas mümkündür.
52 44 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Yararlan lan Kaynaklar Arda, M., Minbay, A., Lelo lu, N., Ayd n, N., Akay, Ö., Ilgaz, A., zgür, M., Diker, K.S. (1997): Özel Mikrobiyoloji. Atatürk Üniversitesi Bas mevi, Erzurum. Ayd n, N., Parac ko lu, J. (2006). Veteriner Mikrobiyoloji (Bakteriyel Hastal klar). lkeemek Yay nc l k, Ankara. Carter, G.R., Chengappa, M.M., Roberts, A.W. (1995): Essentials of Veterinary Microbiology. Fifth Ed., Williams and Wilkins. Baltimore. Çetinkaya, Y., Falk, P., Mayhall, C.G. (2000): Vancomycinresistant enterococci. Clin. Microbiol. Rev., 13: Hirsh, D.C., Zee, Y.C. (1999): Veterinary Microbiology. Blacwell Sci. Inc., Mass., Baltimore. Holt, J.G., Krieg, N.R., Sneath, P.H.A., Staley, J.T., Williams, S.T. (1994): Bergey s Manual of Determinative Bacteriology. Ninth Ed., Williams and Wilkins, Baltimore.. Quinn, P.J., Markey, B.K., Carter, M.E., Donnelly, W.J., Leonard, F.C. (2004). Veterinary Microbiology and Microbial Disease. Blackwell Science Ltd., Oxford.
53
54 3VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Basillus cinsi bakterilerin oluflturdu u hastal klar, özellikle Antraks hastal - n n etkeni ve bulaflma yollar n tan mlayabilecek ve laboratuvar teflhisini uygulayabilecek, Listeria cinsi bakterilerin, özellikle L. monocytogenes in etiyolojisi, bulaflmas ve laboratuvar teflhisini aç klayabilecek, Rhodococcus equi nin hayvanlarda oluflturdu u hastal klar ve laboratuvar tan lar n tan mlayabilecek, Korinebakterilerin hayvanlarda oluflturdu u hastal klar, etiyolojilerini tan mlayabilecek ve önemli türlerinin laboratuvar teflhisini uygulayabilecek bilgi ve becerilere kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Antraks Sporlu bakteri Ascoli testi Zoonoz Listeria monocytogenes Rhodococcus equi Corynebacterium pseudotuberculosis Koyunlarda Kazeöz Lenfadenitis C. renale grup CAMP testi çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Gram Pozitif Çomaklar BAS LLUS L STER A RODOKOK KOR NEBAKTER
55 Gram Pozitif Çomaklar BAS LLUS Genel Özellikleri Elliye yak n tür içeren Bacillus genusu içinde en önemli tür olan Bacillus anthracis Gram pozitif, sporlu, hareketsiz, kapsüllü, 1-2 x 3-8 µm boyutlar nda ve çomak fleklinde bir bakteridir. Oval veya yuvarlak flekilli olan sporun çap basilin eninden küçüktür ve basilin ortas nda yer al r. Spor sadece vücut d fl nda, kapsül ise sadece vücutta oluflur. Spor formu bakteriye ola anüstü çevresel bir direnç kazand r r; B. anthracis sporlar toprakta 50 y la yak n süre yaflayabilir. Aerobik atmosferde ve 37 C de üreyen B. anthracis gri-beyaz renkte, buzlu cam görünümünde, hemoliz yapmayan, pürüzlü R tipi koloniler oluflturur. B. anthracis letal toksin ve ödem toksini ad verilen iki ekzotoksin üretir. Hastal k oluflturmas nda bu toksinlerin, koruyucu antijenin ve kapsülün önemli rolleri vard r. B. anthracis s r ve koyunlar baflta olmak üzere çeflitli hayvanlarda antraks (flarbon) hastal na neden olur. Hayvanlardan insanlara da geçen B. anthracis en önemli zoonoz etkenlerden birisidir. Bacillus cinsi içinde ayr ca B. licheniformis, B. cereus ve B. larvae hayvanlar n çeflitli hastal klar ndan izole edilmifltir. Epidemiyoloji Endosporlar hastal n ç k fl nda, çevrede yay l m nda ve kal c l nda en önemli faktörlerdir. Sporlar sayesinde basiller y llarca toprakta canl l klar n sürdürürler. Kalsiyum ve azot içeri i zengin, rutubetli topra a sahip bölgeler özellikle sporlar n kal - c l aç s ndan çok elverifllidir. Hayvan n vücudundan ç kan basil aerobik koflullarda k sa sürede spor formuna dönüflür. S r ve koyun gibi otlayan hayvanlar B. anthracis sporlar n bulafl k meralardan ve yemlerden al rlar. Sindirim sisteminden giren basil vücuda yay l r. Etçil hayvanlarda ise çok say da spor içeren antraksl hayvan karkas n n tüketilmesiyle hastal k flekillenebilir. nfeksiyon sporadik, baz bölgelerde endemik seyirlidir, uygun koflullarda bazen epidemiler oluflabilir. B. anthracis insanlara deriden direkt temas, soluk havas ve bulafl k g dalar n tüketilmesi ile a z yolundan bulaflabilir. Antraks hayvanlarda ihbar mecburi bir hastal kt r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Antraks nedeniyle ölen hayvanlara nekropsi yap lmas na izin verilmez. Ancak flüpheli veya ölü hayvan n kan, do al boflluklardan gelen
56 48 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Svap: Hayvanlardan örnek almak için kullan lan ucu pamuklu çubuklar Antrakoid: B. anthracis benzer görünümde olup antraksa neden olmayan di er basiller kan ve e er yanl fll kla nekropsi yap lm flsa dalak laboratuvarda incelenebilir. Bunlardan svap ile örnek almak da uygundur. Bakteriyolojik Tan : Kandan ve dalaktan haz rlanan frotiler, Giemsa, Gram ve basit boyama yöntemleriyle boyan r. B. anthracis mikroskopta sporsuz, dik köfleli kal n çomaklar fleklinde görülür. Giemsa ve polikrom metilen mavisi ile boyamada koyu mavi renkli basilin çevresinde pembe renkli bir tabaka fleklinde kapsül de farkedilir. B. anthracis izolasyonu için, kandan ve dalak gibi hastal n etkiledi i dokulardan kanl agara ekimler yap l r. Besiyeri 37 C de normal atmosferde inkübe edilir ve yaklafl k 12 saat sonra koloniler görünmeye bafllar. Gri-beyaz renkte, buzlu cam görünümünde ve hemoliz yapmayan kolonilerden haz rlanan preparatlar boyand nda, saç demeti fleklinde dizilmifl, Gram pozitif, sporlu ve kapsülsüz basiller görülür. Spor boyamada bakteri hücresi pembe, spor yeflil renkte görülür. Kültürde üreyen B. anthracis i di er antrakoid basillerden ay rt etmek için çeflitli testler yap l r. Hareket incelemesinde B. anthracis hareketsiz, antrakoidler hareketlidir. Gamma faj testinde B. anthracis gama faj na duyarl, di- er basiller dirençlidir. nci dizisi reaksiyonunda, B. anthracis penisiline duyarl oldu u için, penisilin içeren besiyerinde üretildi inde çomak fleklini kaybederek tesbih benzeri bir görünüm al r, bu durum antrakoidlerde görülmez. B. anthracis i kontamine, kokuflmufl materyallerden veya topraktan izole etmek için örne- e ön s ifllemi uyguland ktan sonra selektif besiyerine ekim yap l r. Fareler antraksa çok duyarl oldu u için flüpheli materyalden teflhis veya saflaflt rma amac yla deney hayvan olarak kullan labilir. Ancak, hayvan haklar ndeki düzenlemeler nedeniyle günümüzde bu yol mecbur olmad kça kullan lmamaktad r. B. anthracis ile yap lan laboratuvar çal flmalar nda biyogüvenlik kurallar na azami ölçüde dikkat etmek gerekir. Laboratuvar bulaflmas n önlemek için kullan lan tüm malzeme mutlaka otoklavda sterilize edilmeli, cam malzeme 3-4 saat %10 luk sodyum hipoklorit solusyonunda tutulmal d r. fiekil 3.1 B. anthracis in kültürdeki mikroskobik görünümü Serolojik Tan : B. anthracis in tan s nda kullan lan seroloji tabanl tek yöntem Ascoli termopresipitasyon testi dir. Bu asl nda oluflan antikorlar de il, vücuttaki B. anthracis antijenlerini saptamaya yönelik presipitasyon esas na dayanan bir testtir. Çapraz reaksiyonlar nedeniyle hatal pozitiflik, duyarl l n n düflük olmas
57 3. Ünite - Gram Pozitif Çomaklar 49 nedeniyle hatal negatiflik s k görüldü ü için güvenilir bir test de ildir. Bu nedenle günümüzde Türkiye de antraks tan s nda kullan lmamaktad r. Moleküler Tan : Antraks tan s amac yla PCR gibi spesifik ve h zl moleküler tan yöntemlerinden yararlan labilir. Bu teknik hasta hayvan dokular nda B. anthracis varl n direkt olarak gösterilebilece i gibi, toprak gibi çevresel örneklerde kültür yapmaks z n etkenin aranmas nda ve izole edilen basilin identifikasyonunda kullan labilir. Bunun için öncelikle flüpheli örnekteki bakteri DNA s, örne in tipine göre belirlenen yöntemle ç kart l r. Daha sonra bu DNA gerekli enzimleri içeren ortamda farkl s basamaklar yla ço alt l r ve görüntülenir. Bu teknikte, B. anthracis in protektif antijenini kodlayan DNA bölgesinin ço alt lmas için özel nukleotid dizileri olan bir primer çifti (PA5 ve PA8) kullan l r. Ayr ca virulens belirleyicisi olan plazmidin varl n göstermek için PCR da kapsüle özel 1234 ve 1301 primer çifti kullan l r. L STER A Genel Özellikleri Listerialar Gram pozitif, 0.4 x 2 µm boyutunda, ince çomak fleklinde, hareketli, sporsuz, kapsülsüz, fakültatif anaerob bakterilerdir. Hareket özelliklerini C de kazan rlar, 37 C de hareketsiz veya zay f hareketlidirler. Kanl agar üzerinde küçük S tipli hemolitik koloniler olufltururlar. Listeria cinsi içinde 6 tür bulunmaktad r. Bunlardan L. monocytogenes, L. ivanovii ve L. innocua hayvan infeksiyonlar yla iliflkilidir. Listeralar birbirlerinden biyokimyasal ve antijenik özellikleri, faj tiplendirme yöntemleri ve DNA tabanl testler yard m yla ayr labilirler. L. monocytogenes koyun, s r ve keçilerde ensefalitis fleklinde tan mlanan beyin yang s na, endoftalmitis denen göz iltihab na, yavru at mlar na ve septisemi ile karakterize bir tabloya yol açar. L. ivanovii koyun ve s rlarda abortuslara, L. innocua nadiren koyunlarda meningoensefalitislere sebep olur. L. monocytogenes gerek makrofaj ve gerekse di er hücrelerin içinde yaflayabildi i için hücreiçi patojen olarak da kabul edilir. L. monocytogenes sufllar listeriolizin ve sitolitik toksin olarak isimlendirilen ve hücre içi yaflam kolaylaflt ran protein yap s nda virulens faktörleri üretirler. Epidemiyoloji Listerialar otlaklarda, silajda, sularda, sa l kl hayvan d flk lar ve kanalizasyonlarda normal olarak bulunur. L. monocytogenes e ba l hastal k durumu, etkenin bulafl k yemlerle al nmas n takiben a z, burun ve barsak mukozalar n aflarak kan, lenf ve sinir yoluyla yay lmas sonucu ortaya ç kar. Listerialar kötü kalitede ve ph s 5.5 in üzerindeki alkali silajlarda çok üreme potansiyeli bulur. Bu flekildeki kalitesiz silajlar afl r miktarda etken içerir ve hayvanlar taraf dan al n nca listeriosis flekillenir. Kaliteli bir silaj, asidik karakterde olmal d r. Bu durumda Listeria üremesi tümüyle bask lan r. Listeriozis genellikle sporadik seyirli bir infeksiyondur. Morbidite oran %5-10 a ç kabilir. Hastal k daha çok k fl ve ilkbahar aylar nda ortaya ç kar. Listeriosis ayn zamanda zoonotik karakterde bir infeksiyondur. nfekte hayvanlardan insanlara direkt bulaflma çok nadirdir; bulaflma kontamine hayvansal g dalar n tüketilmesiyla gerçekleflir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Kesin tan için lezyonlu dokulardan al nan taze doku örneklerinden etkenin izolasyonu ve identifikasyonu gereklidir. Hayvanlarda si-
58 50 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 3.2 Listeria türlerinin ay r m nda kullan lan testlerden biri olan CAMP testinin flematik aç klamas. nirsel bulgular varsa, beyin dokular n n pons ve medulla denen bölgeleri örneklenir. Abort durumlar nda laboratuvara kotiledonlar, genital ak nt lar ve fötus organlar yollan r. Septisemik olgularda ise kan, karaci er veya dalak, örneklenecek dokulard r. Bakteriyolojik Tan : Örneklerden yap lan sürme frotilerde Giemsa veya Gram ile boyamada küçük ve ince çomaklar aran r. Örneklerden haz rlanan materyaller kanl agar, seçici kanl agarlar ve MacConkey agara ekilir ve bu besi yerleri saat aerobik koflullarda inkübe edilir. Beyin dokusundan L. monocytogenes izolasyonu için so ukta zenginlefltirme ifllemi uygulan rsa izolasyon flans artar. Bunun için beynin medulla dokusu %10 oran nda nutrient buyyon içinde homojenize edilir. Bu homojenat buzdolab nda (+4 C de) tutularak, 12 hafta süreyle her hafta kanl agara ekimler yap l r. Hayvan dokular ndan izolasyon ise afla daki flekilde yap l r. Örnek büyüklü üne göre g doku 225 ml Listeria buyyona inoküle edilir (örnek a rl hayvan listeriosisten flüpheli ise daha da az olabilir). Buyyon 30 C de 48 saat inkübe edildikten sonra, 0.1 ml buyyon kültürü Oxford agara aktar l r. Besiyeri 37 C de saat inkübe edilir. Bu sürenin sonunda en az 5 flüpheli koloni incelemeye al n r. Oxford agar üzerinde tipik Listeria kolonileri ufak, siyah ve çevresinde siyah bir hatla çevrelenmifltir. Bu kolonilerden Gram boyama ve hareket muayenesi yap l r. Tipik Listeria kolonileri daha sonra tür düzeyinde identifikasyon için bir seri biyokimyasal teste tabi tutulur. Yukar da say lan testlerin yan s ra CAMP testi uygulan r. CAMP testi Listeria türlerinin ayr m nda oldukça faydal ve kolay de erlendirilebilen bir testtir. Bu testte bakteriler fiekil 3.2 deki gibi ekildikten sonra 37 C de saat inkübe edilir. Pozitif reaksiyon, test sufllar ve kontrol sufllar n n kesiflme bölgelerinde artm fl beta hemolitik alanlar n gözlenmesidir. L. monocytogenes S. aureus la pozitif, R. equi ile negatif sonuç verirken, L. ivanovii tam ters reaksiyon verir. Di er Listeria türleri non-hemolitiktir veya R. equi ve S. aureus ile hemoliz oluflturmazlar. Tüm bunlara ek olarak L. monocytogenes in ço u izolat patojenik olmas na karfl n, izolatlar n yine de deney hayvanlar nda virulensleri incelenmelidir. Bu amaçla bakterinin buyyon kültüründen 50 µl inokulumun tavflan n gözüne damlat lmas yeterlidir. Bu ifllemden sonra keratokonjuktivitis geliflimi izlenir. L. monocytogenes izolatlar n n virülensini belirlemeye yarayan bu deneysel iflleme Anton Testi denir.
59 3. Ünite - Gram Pozitif Çomaklar 51 Serolojik Tan : zolatlar n tan mlanmas nda veya listeriosisin beyin formunda beyin dokusunda antijen aramada monoklonal antikorlar n kullan m yla immunoperoksidaz ve immunofloresan testleri kullan labilir. Ancak serolojik testler infeksiyonu, hayvanlar n kan serumlar nda anti-listeria antikorlar aramak amaçl kullanarak teflhis etmede duyarl l k ve özgünlük problemleri yarat r. Moleküler Tan : L. monocytogenes i ticari PCR kitleri kullanarak identifiye etmek veya doku ve g dalarda bu testle aramak mümkündür. RODOKOK Genel Özellikleri Rodococcus genusu içinde hayvanlarda hastal k oluflturan tek tür Rhodococcus equi dir. R. equi Gram pozitif, hareketsiz, sporsuz, kapsüllü ve aerobik bir bakteridir. Mikroskopta kokoidden çomak flekline dek de iflen pleomorfik biçimlerde gözlenir. Katmanl bir polisakkarid kapsülü mevcuttur. R. equi göreceli olarak büyükçe (1x5 µm) bir bireysel morfolojiye sahiptir. Kat besi yerleri üzerindeki kolonilerden yap lan boyamalarda flekilleri genellikle kokoid formunda, s v besi yerlerinden yap lan preparatlarda ise çomak formunda, bazen k sa zincirler tarz ndad r. Sütte üredi i zaman etkenin metakromatik granüller içerdi i saptanm flt r. R. equi kolonileri genel kat besiyerleri üzerinde 1 cm çap nda gözlenir. Kolonileri kabar k, nemli ve fleffaf görünümlü ve düzgün kenarl d r. Koloniler ilkin beyaz renkteyken, kültürler eskidikçe pembe bir görünüm al r. Katalaz ve üreaz pozitiftir. Sitokorm-c negatiftir ve hiçbir karbonhidrat fermente etmez. Nitrat ve indol reaksiyonlar olumludur. R. equi kolonileri kanl agarda hemoliz oluflturmaz. Bunun yan nda R. equi fosfolipaz ve kolesterol oksidaz üretir. Kapsüler antijenik yap s na göre R. equi 4 serolojik veya antijenik gruba ve en az 14 serolojik tipe ayr l r. Bu bakteri genellikle 6 aydan ufak taylarda f rsatç infeksiyonlara neden olur. Taylarda geliflen hastal k bronkopnömoni ve akci er abseleri fleklindedir. Ayr ca granülomatöz ülseratif enterokolitis ve mezenterik lenfadenitis olgular ndan da R. equi izole edilmifltir. R. equi ile oluflan infeksiyonlar n hayvan türlerine göre da l m Tablo 3.1 de verilmektedir. R. equi identifikasyonunda kullan lan CAMP testi baflka hangi bakterilerin yard m yla yap lmaktad r? 1 Hayvan Tay At Hastal k Pnömoni ve akci er absesi Deri abseleri DÜfiÜNEL M SORU DÜfiÜNEL M Tablo 3.1 R. equi nin hayvanlarda SORU yapt hastal klar Domuz S r Boyun bölgesinde lenfadenitis Boyun bölgesinde lenfadenitis D KKAT D KKAT Kedi Deri alt ve mediastinal abseler Epidemiyoloji AMAÇLARIMIZ R. equi basit üreme ihtiyaçlar olan bir toprak bakterisidir. Eriflkin otçul hayvanlar AMAÇLARIMIZ bu bakteriyi pasif bir flekilde sadece toprakla bulafl k otlar yedikleri için tafl rlar. Bakteri taylar 3 ayl k olana dek barsak kanal nda ürer ve d flk daki K T A say s P gramda K T A P yüzbinlere ulafl r. Virulent R. equi tafl yan toz partiküllerinin solunmas yla etken TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET
60 52 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji akci ere ulafl r ve pnömoni oluflur. Bakterinin sindirilmesi yoluyla kana geçip daha sonra pnömoniye neden olmas da söz konusudur. R. equi ile bulafl k bir çevreden tüm atlar n infekte olmas mümkündür. Bununla birlikte hastal k her çiftlikte farkl say da hayvanda ortaya ç kar. Tozun yo un oldu u yaz aylar nda infeksiyon daha s k görülür. Bu durum çiftlikteki bak m ve yönetim koflullar n n iyili ine ve R. equi suflunun virulensine ba l d r. R. equi pnömonilerinin endemik seyretti- i çiftliklerde çok say da virulent suflun çevreyi kontamine etmesi söz konusudur. kob: Belli miktardaki örnekte canl bakteri say n belirtmek için kullan lan ve agarda say m yap larak belirlenen birim Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Laboratuvara kültür amac yla trakeal s v ve akci er lezyonlar ndan al nan örnekler yollan r. Bakteriyolojik Tan : R. equi direk olarak lezyonlardan veya trakeal eksudattan yap lan boyamalarda mikroskop alt nda Gram pozitif pleomorfik bir görünüme sahiptir. Bu mikroskobik görünümü önemli bir tan de erine sahiptir. Numuneler koyun kanl agar ve MacConkey agar a ekilir. Klinik örnekler ayr ca NA- NAT (Nalidiksikasit, novobiyosin, siklohekzimid ve potasyum tellürit içeren) seçici besiyerine de ekilebilir. Ekimi takiben besi yerleri aerobik ortamda 37 C de saat inkübe edilir. Bu sürenin sonunda kanl agar üzerinde hemoliz oluflturmayan, aç k pembe renkte ve mukoid formda R. equi kolonileri oluflur. Mac- Conkey agarda üreme olmaz. NANAT besiyerinde ise koloniler siyah renkte belirir. R. equi nin NANAT besiyeri gibi bir selektif besiyeri üzerinde oluflturdu u koloni say s tan sal öneme sahiptir; say n n d flk n n gram nda 10 6 kob (koloni oluflturan birim) den fazla olmas anlaml d r. R. equi katalaz ve üreaz testleri yönünden pozitiftir. Oksidasyon/fermentasyon testi negatiftir; karbonhidratlar fermente etmez. Koyun kanl agar üzerinde uygulanan CAMP testi fiekil 3.3 de gözlendi i gibi pozitiftir. Bu iki enzimi C. pseudotuberculosis (C. ovis) in üretti i fosfolipaz D si, S. aureus un beta-toksini ve L. monocytogenes in hemolizini ile iflbirli i ile koyun, s r ve tavflan eritrositlerini tamamen hemolize eder. Bu CAMP reaksiyonu R. equi in ön ve h zl tan s aç s dan önemlidir. fiekil 3.3 R.equi için CAMP testi. Koyun kanl agar Hemoliz alan Serolojik Tan : R. equi infeksiyonu tan s amac yla baz serolojik testler kullan lmaktaysa da duyarl l klar ve özgünlükleri yönünden sak ncalar bulunmaktad r.
61 3. Ünite - Gram Pozitif Çomaklar 53 Moleküler Tan : Taylarda bu infeksiyonun tan s nda, ticari ve laboratuvarda gelifltirilmifl PCR testleri h zl ve güvenli bir biçimde kullan labilmektedir. KOR NEBAKTER Genel Özellikleri Korinebakteriler Gram pozitif, 2-6 µm uzunlukta pleomorfik görünümlü, sporsuz, kapsülsüz, aerobik veya fakültatif anerobik bakterilerdir. Mikroskopta bireysel olarak genellikle çomak, mekik veya yuvarla ms flekillerde gözlenebilirler. Birbirine paralel uzanm fl çubuklar veya çin alfabesindeki harflere benzer tarzda birbirine de- iflik aç larla birleflmifl kümeler olufltururlar. Patojenik korinebakteri türleri hareketsizdir. Korinebakterilerin ço u katalaz pozitif, oksidaz negatiftir. Korinebakteri cinsi için örnek tür çocuklarda difteri hastal n n etkeni olan Corynehacterium. diphtheriae dir. Korinebakterilerin bireysel morfolojisi tan nmalar için tipiktir. Koloni morfolojileri ve biyokimyasal özellikleri tan mlanmalar nda, yani identifikasyonlar nda yararlan lan kriterlerdir. Özellikle C. pseudotuberculosis in identifikasyonunda kanl agarda yap lan hemoliz testi özel tan mlay c bir özelli e sahiptir. C. bovis lipofilik bir bakteridir ve kanl agar üzerinde ufak, beyaz, kuru ve hemoliz oluflturmayan koloniler meydana getirir. C. kutscheri de beyaz ms koloniler meydana getirir, ancak hemoliz oluflturma özelli i sufllar aras nda de iflkenlik gösterir. C. pseudotuberculosis etraf tam hemolizle çevrili beyaz ms koloniler flekillendirir. Ancak koloniler 3 gün sonra ancak bu karakteristik flekline ulaflabilir. Günler sonra koloniler kuruyup krem rengi bir form al r. C. renale grubunun üyeleri 24 saat inkübasyon sonunda küçük hemolizsiz koloniler üretir. Beyazdan sar ya de iflen koloni renklenmeleri ancak 2 gün inkübasyonun ard ndan ortaya ç kar. Korinebakteri türlerinin biyokimyasal özellikleri tan sal veya identifikasyon aç s ndan de er tafl r. Bu ba lamda izolatlar n biyokimyasal özelliklerini tan mlamak için konvensiyonel ve ticari testler kullan labilir. C. pseudotubeculosis in keçi ve koyun izolatlar nitrat redükte eder. Bunun aksine s r ve at izolatlar nitrat indirgemezler. C. renale grubunda bulunan 3 korinebakteri türünün ayr msal identifikasyonu ise Tablo 3.2 de bulunan kriterlere göre yap labilir. Bunun d fl nda C. bovis d fl ndaki tüm patojenik korinebakteri izolatlar ürease enzimini tafl rlar; yani üre testleri pozitiftir. Ayr ca C. pseudotuberculosis, R. equi ile dikey ekim yap ld nda kanl agar üzerinde hemoliz miktar n art r r. Bunu fiekil 3.4 de gözlemek olanakl d r. C. renale izolatlar n n fenotipik özelli i C. cyctitidis C. renale C. pilosum Kazein negatif pozitif negatif Niflastadan asit oluflumu pozitif negatif pozitif Ksilozdan asit oluflumu pozitif negatif negatif Nitrat negatif negatif pozitif Tween 80 hidrolizi pozitif negatif negatif ph 5.4 Buyyonda üreme negatif pozitif negatif Koloni rengi beyaz soluk sar sar Tablo 3.2 C. renale grubunda bulunan korinebakteri türlerinin ayr msal kriterleri.
62 54 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 3.4 C. pseudotuberculosis in kanl agarda R.equi ile art r lm fl hemolizi Kanl agar Korinebakteri izolat ekim Korinebakteri türleri f rsatç patojen bakterilerdir. Yani vücutta primer do al savunma diye söz edilen deri, müköz membranlar gibi dokularda oluflan bir yaradan içeri girerek hastal k olufltururlar. C. pseudotuberculosis in nitrat indirgemeyen biyotipi deri, müköz membranlar ve do ada bulunarak koyun ve keçilerde kazeöz lenfadenitis olufltururken, nitrat indirgeyen tipi d fl ortamda bulunur ve at ve s rlarda ülseratif lenfangitis ve abselere yol açar. C. kutscheri laboratuar rodentlerinde mukoz membranlar n normal floras nda bulunur ve deri abselerine, akci er, karaci er ve lenf dü ümlerinde kazeöz odaklara sebebiyet verir. Korinebakterilerin üriner sistemle ilgili grubu üyelerinden C. renale s rlar n alt idrar yollar floras nda bulunur ve sistitis ve piyelonefritis meydana getirir. Bu etken koyun ve keçilerin prepusiyum denen penis derisi içinde bulunur ve ülseratif balanopostitis olgular na yol açar. Ayn gruptan C. pilosum ve C. cystitidis s rlarda sistitis ve piyelonefritise neden olurlar. C. ulserans insan yutak mukozas nda normal florada bulunur ve s rlarda mastitis etkeni olatak saptanm flt r. Görüldü ü gibi C. bovis d fl ndaki tüm korinebakteriler de iflik organ ve dokularda irinli yang lara neden olurlar. C. bovis meme kanal n n normal floras nda bulunur ve piyojenik olmayan subklinik mastitis etkenidir. Tablo 3.3 Korinebakteri türlerinin hayvanlarda oluflturdu u hastal klar. Korinebakteri türü Hayvan türü Hastal k C.pseudotuberculosis Koyun ve keçi S r ve at Kazeöz lenfadenitis Ülseratif lenfanjitis ve abseler C.renale (tip 1) S r Sistitis, Piyelonefritis C.pilosum (tip2) S r Sistitis, Piyelonefritis C.cyctitidis (tip3) S r Sistitis, Piyelonefritis C.ulcerans S r Mastitis C.bovis S r Mastitis C.kutscheri Rodent Deri, ci er ve lenf abseleri Epidemiyoloji Korinebakterilerin birço u asl nda f rsatç patojen bakterilerdir. C. bovis meme kanal nda hastal k oluflturmadan yaflayabilir ve laktasyon, yani süt verimi, sürecinde
63 3. Ünite - Gram Pozitif Çomaklar 55 bu bakteri üreme f rsat bularak mastitis oluflturabilir. C. kutscheri fare, rat, hamster ve kobay gibi laboratuvar kemiricilerinin a z ve burun boflluklar nda hastal k oluflturmaks z n bulunur. D flk /a z (fekal/oral) yolla tüm kemirici kolonisine yay labilir. Deney hayvanlar nda subklinik olarak bulunan bu infeksiyon hayvanlar n radyasyon, kortikosteroid, beslenme bozuklu u ve infeksiyöz etkenler nedeniyle ba fl kl k sisteminin bask land durumlarda hastal k fromuna dönüflür. C. pseudotuberculosis in koyun ve keçilere bulaflmas ise k rk m, kastrasyon operasyonu, kuyruk ve kulak kesimi gibi travmatik durumlar sonras oluflur. Nadiren akci erdeki C. pseudotuberculosis apselerinin patlay p d flar deflarj olarak etraf bulaflt rmas ile de çevre kontaminasyonu flekillenebilir. C. psedotuberculosis in hastal k yap - c faktörü (virülens faktörü) salg lad bir toksin olan fosfolipaz D dir. Hastal k lenf yollar yla yay larak tüm vücut iç organlar nda görülebilir. C. cyctitidis, C. renale ve C. pilosum ise üreme kanal n n normal floras nda bulunur. C. cyctitidis e bo- alarda nadir rastlan r. Üriner hastal k vakalar nda en s k gözlenen tür C. renale dir. C. pilosum daha az fliddetli idrar kesesi yang s ve idrar yollar iltahab na neden olurken, di er iki tür (C. cyctitidis ve C. renale) fliddetli ve kanamal idrar kesesi, böbrek ve idrar kanal yang lar na sebep olur. drar yolu infeksiyonlar ilkin alt idrar yollar nda bafllar sonra idrar reflüsü sonu infeksiyon yukar do ru ç karak idrar kesesi ve böbrekleri etkisi alt na al r. C. ulcerans da C. pseudotuberculosis in üretti i fosfolipaz D ye benzer bir toksin üreterek s rlarda mastitis olgular na neden olur. Memelerinde aylarca bu etkeni tafl yan s rlar n sütlerinin çi veya iyi piflirilmeden içilmesiyle veya bunlar n süt ürünlerinin tüketimiyle insanlarda difteri olgular gözlenir. C. ulcerans ayr ca yine insanlarda deride ülserasyonlara da neden olabilir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlardan al nan irinli materyaller veya idrar yolu infeksiyonlar nda orta idrar örnekleri laboratuara yollan r. Bakteriyolojik Tan : Hastal kl materyallerden, yani abselerden ve irinlerden yap lan direkt sürme preparatlar n Gram boyama ile boyanmas ve lamdaki preparat n mikroskop alt nda incelenmesi sonu etiyoloji bölümünde anlat lan tipik korinebakteri görünümleri hastal n teflhisi ilgili bir fikir verir. Etkenin lezyonlardan veya idrar yolu infeksiyonlar nda al nan orta idrardan izolasyonu için koyun kanl agara ve MacConkey agara ekimler yap l r. noküle edilen besi yerleri saat aras 37 C de aerobik koflullarda inkübe edilir. nkübasyon sonunda, etiyoloji bölümünde söz edilen tipik korinebakteri kolonileri aran r. Koloni görünümü, rengi ve hemoliz oluflturma flekli korinebakteri türü hakk nda fikir verir. MacConkey agarda üreme olmamas da korinebakteri yönünden önemlidir. fiüphelenilen kolonilerden yine Gram boyama yap larak preparatlar mikroskop alt nda tipik korinebakteri morfolojisi yönünden incelenir. Mikroskopta çin harfleri gibi yer alm fl V, X, Y biçimli bakteri birleflmeleri ve pleomorfik bir görünüm karakteristiktir. Daha sonra kolonilerden s v besi yerlerinde saf kültürler haz rlanarak, biyokimyasal karakterleri belirlenir ve korinebakterinin tür düzeyinde tam identifikasyonuna var l r. Serolojik Tan : Sadece C. pseudotuberculosis infeksiyonunda serum antikorlar n n saptanmas amac yla ELISA testi kullan lmaktad r. Moleküler Tan : C. pseudotuberculosis izolatlar n n identifikasyonu veya bu etkenin lezyondan direkt olarak aranmas amac yla PCR testi kullan labilmektedir.
64 56 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Basillus cinsi bakterilerin oluflturdu u hastal klar, özellikle Antraks hastal etkeni, laboratuvar teflhisi ve korunmas konular nda uygulama yapabilmek. Basillus cinsi içinde baz türler olmas na karfl n en önemli hastal k etkeni B. anthracis tir. Bu bakteriden oluflan hastal k olan Antraks kufllar hariç birçok hayvan türünde görülür. Antraks zoonotik bir hastal kt r. Hastal k ihbari mecburi bir infeksiyondur. Laboratuar teflhisi, etkenin numunelerden yap lan frotilerde mikroskop alt ndaki tipik morfolojisi, agar üzerindeki koloni yap s ve identifikasyon testleri ve PCR ile yap labilir. Listeria cinsi bakterilerin, özellikle L. monocytogenes in etiyolojisi, bulaflmas, laboratuvar teflhisi ve korunmas ile ilgili bilgi kazanmak. Silaj n hastal n bulaflmas nda önemi büyüktür. L. monocytogenes e ba l hastal k durumu, etkenin barsaklardan bulafl k yemlerle al nmas n takiben a z, burun ve barsak mukozalar n aflarak kan, lenf ve sinir yoluyla yay lmas n n ard ndan septisemi, abort ve ensefalitis gibi hastal k tablolar na neden olur. L. monocytogenes ve di- er listerialar n tan s bakterilerin izolasyonu ve kanl agarda CAMP testiyle kesinlefltirilir. Bu testte S. aureus ve R. equi ile hemoliz oluflturma durumlar incelenir. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Rhodococcus equi nin, hayvanlarda oluflturdu- u hastal klar, laboratuvar teflhisi ve korunma yollar n tan mlamak. Asl nda bir toprak bakterisi olan R. equi genellikle 6 aydan küçük taylarda pnömoni ve akci er abselerine neden olur. zolasyonu kolay olan bu bakterinin kesin tan s, L. monocytogenes, S. aureus ve C. pseudotuberculosis ile kanl agar üzerinde gerçeklefltirilen CAMP testi ile yap l r. Korinebakteri infeksiyonlar n n hayvanlarda oluflturdu u hastal klar, etiyolojilerini, önemli türlerinin laboratuvar teflhisi ve korunma yöntemlerini uygulamak. Korinebakteri türleri f rsatç patojen bakteriler olup, asl nda hastal k oluflturduklar veya hastal - oluflturmak için girdikleri dokular n normal floras nda bulunur. Koyun, s r, at gibi birçok hayvan türünde kazeöz lenfadenitis tablolar ndan, idrar yolu hastal klar na dek çok say da hastal k tablosuna neden olurlar. Mikroskobik görünümleri tipiktir. Tam tan lar bu bakterilerin izolasyonunu takiben, biyokimyasal testlerin uygulanmas ve CAMP testiyle yap l r.
65 3. Ünite - Gram Pozitif Çomaklar 57 Kendimizi S nayal m 1. Antraks basilinin do ada direncini sa layan hücresel yap s afla dakilerden hangisidir? a. Kapsül b. Spor c. Plazmid d. Pilus e. Hücre duvar 6. R. equi nin en s k hastal k oluflturdu u hayvan türü afla dakilerden hangisidir? a. At b. S r c. Koyun d. Kedi e. Köpek 2. B. anthracis in identifikasyonunda kullan lan bakteriofaj afla dakilerden hangisidir? a. Gamma faj b. Mu faj c. Tibilisi faj d. Berkeley faj e. O faj 3. Giemsa boyama ile B. anthracis in hangi organeli incelenerek identifikasyonda bir kriter olarak kullan l r? a. Hücre duvar b. DNA s c. Pilusu d. Sporu e. Kapsülü 4. Listeria bakterileri hayvanlara nas l bulafl r? a. Kan yoluyla b. Afl lamalarla c. Solunum yoluyla d. Sindirim yoluyla e. drar yoluyla 5. Listeria cinsinin hangi türü hayvanlarda s kl kla hastal k oluflturur? a. L. seeligeri b. L. welshimeri c. L. grayii d. L. ivanovii e. L. monocytogenes 7. R. equi klinik örneklerden izolasyonunda NANAT besi yeri üzerinde yaklafl k kaç tane koloni oluflmas anlaml d r? a. 10 b c d e Koyunlarda kazeöz lenfadenitis oluflturan korinebakteri türü afla dakilerden hangisidir? a. C. cystiditis b. C. renale c. C. pseudotuberculosis d. C. kutscheri e. C. bovis 9. Korinebakterilerin mikroskop alt nda görünümleri hangi harflere benzer? a. A, B, C b. E, F, G c. K, L, M d. O, U, S e. X, Y, Z 10. drar yolu hastal klar ndan en fazla izole edilen korinebakteri türü afla dakilerden hangisidir? a. C. renale b. C. pilosum c. C. pseudotuberculosis d. C. cystiditis e. C. bovis
66 58 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z yanl fl ise Basillus konusunu yeniden okuyunuz. 2. a Yan t n z yanl fl ise Basillus konusunu yeniden okuyunuz. 3. e Yan t n z yanl fl ise Basillus konusunu yeniden okuyunuz. 4. d Yan t n z yanl fl ise Listeria konusunu yeniden okuyunuz. 5. e Yan t n z yanl fl ise Listeria konusunu yeniden okuyunuz. 6. a Yan t n z yanl fl ise Rodokok konusunu yeniden okuyunuz. 7. e Yan t n z yanl fl ise Rodokok konusunu yeniden okuyunuz. 8. c Yan t n z yanl fl ise Korinebakteri konusunu yeniden okuyunuz. 9. e Yan t n z yanl fl ise Korinebakteri konusunu yeniden okuyunuz. 10. a Yan t n z yanl fl ise Korinebakteri konusunu yeniden okuyunuz. Yararlan lan Kaynaklar Ayd n, N., zgür M., Diker, K. S., Yard mc, H., Esendal, Ö., Parac kl o lu, J., Akan, M. (2006). Veteriner Mikrobiyoloji (Bakteriyel Hastal klar), Ankara. Carter, G. R., Wise, D. J. (2004). Essentials of Veterinary Bacteriology and Mycology, Iowa. Hirsh, D. C., MacLachlan, N. J. (2004). Veterinary Microbiology, Oxford. Quinn, P. J., Markey, B. K., Carter, M. E., Donnelly, W. J. (2001). Veterinary Microbiology and Microbial Disease, Kunduli. Timoney, J. F., Gillespie, J. H., Scott, F. W. Barlough, J. E. (1998). Hagan and Bruner s Microbiology and Infectious Diseases of Domestic Animals, New York. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 C. pseudotuberculosis, S. aureus ve L. monocytogenes yard m yla yap l r.
67
68 4VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Brusellalar n neden oldu u hastal klar n epidemiyolojisini, laboratuar tan s - n aç klayabilecek, Kampilobakter infeksiyonlar n n genel özelliklerini, hastal klar n n laboratuar tan lar n aç klayabilecek, Pastörella, Manhemia ile Françisella genusundaki türlerin hayvan infeksiyonlar n, bunlar n laboratuar tan lar n aç klayabilecek, Di er Gram negatif çomaklar n genel özelliklerini ve laboratuvar tan lar n aç klayabilecek bilgi ve becerileri kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Brusella Kampilobakter Françisella Pastörella Manhemia Vibrio Aeromonas Burkholderia Taylorella Hemofilus Aktinobasillus çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Gram Negatif Çomaklar BRUSELLA KAMP LOBAKTER FRANÇ SELLA PASTÖRELLA VE MANHEM A AEROMONAS VE V BR O HEMOF LUS&AKT NOBAS LLUS PSÖDOMONAS MORAKSELLA TAYLORELLA BURKHOLDER A
69 Gram Negatif Çomaklar BRUSELLA Genel Özellikleri Brusella cinsindeki türler hareketsiz, Gram negatif, küçük kokobasiller tarz nda olup, spor içermezler. Boyutlar 0,6 1.5 µm kadard r. Flagellaya sahip de ildir; hareketsizdirler. Piluslar yoktur ve kapsül oluflturmazlar. Aerobiktirler, fakat Brucella abortus (B.abortus) ve B.ovis üremek için % 10 CO 2 e gereksinim gösterir. Üretildikleri besi yerlerinin içerisine kan, serum veya protein gibi maddelerin kat lmas yla iyi bir üreme gösterirler. Kat besi yerlerinde koloni varyasyonlar gösterebilmektedirler. Baz Brusella türlerinde A ve M ortak yüzeysel antijenleri bulunur. Brusella cinsi, B.melitensis, B.abortus, B.suis, B.neotomae, B.ovis, B.canis, B.ceti, B.pinnipedialis ve B.microti olmak üzere 9 tür içermektedir. B.melitensis in 3, B.abortus un 7 ve B.suis in ise 5 biyotipi bulunurken, di er türlerin biyotipleri bulunmamaktad r. Epidemiyoloji Brusellalar n neden oldu u hastal klara genel olarak brusellosis denir. Brusellosis etkenin s r, koyun, keçi, koç ve domuz ve baz deniz canl lar nda özellikle testis, meme, uterus olmak üzere genital organlara yerleflmesiyle yavru atmaya ve infertiliteye (k s rl k) neden olan kronik, bulafl c ve nekrotik yang sal infeksiyonlarla ortaya ç kar. Etken infekte hayvanlar n etleri ve sütlerini ya da bunlar n ürünlerini yiyen insanlarda ve infekte hayvanlara ç plak elle müdahale eden hekimlerde de infeksiyon oluflturdu u için Brusellosis en önemli zoonoz hastal klardan biridir. Brusellalar d fl ortam koflullar na dayan kl d rlar; toz ve toprakta 125 gün, d flk da 1 y l kadar canl kalabilirler. nfekte gebe hayvanlar yavru atarken veya do- um esnas nda özellikle fötus ve fötusa ait s v larla d fl ortam bulaflt r r. Hayvana bulaflma sindirim yoluyla olur. S r ve koyun brusellosisi Tar m ve Köy flleri Bakanl hbar Mecburi Hastal klar listesinde yer almaktad r. nfertilite: Gebeli in oluflmamas durumu için kullan lan bir terimdir. Brusella etkeni hangi hayvanlar etkilemektedir? 1 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
70 62 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: At k fötus mide içeri i, plasenta, uterus ak nt lar ve süt al nacak materyellerdir. Serolojik tan amac yla ise hayvanlardan kan al narak serumu ç kar l r. Bakteriyolojik Tan : Örneklerden yap lan frotilerin Gram ve Modifiye Ziehl- Neelsen boyama metodlar ile boyan p bakteriyoskopi ile incelenmesi sonras nda brusellalar küçük k rm z kokobasiller halinde görülürler. Al nan materyallerin Farrel s Medium ve Modifiye Thayler-Martin s Medium gibi selektif agarlar ile % 2-5 oran nda s r veya at serumu kat lm fl Colombia Agar ve Serum Dekstroz Agar gibi genel besiyerine ekimleri yap larak, besiyerleri 37 C de % 10 CO 2 li ortamda en az 8-10 gün inkübe edilirler. Kat besi yerindeki üreme 3. günden sonra fark edilir, S formundaki koloniler yans yan fl kta hafif mavimsi-yeflil röfle verirler. R formundakiler; yass flekilde ve daha büyüktür. I ve M formu koloniler de görülebilir. Etkenin S ve di er formlar n ay rmada fl kta koloni morfolojisi muayeneleri ile akriflavin testinden yararlan lmaktad r. Brusellalar h zl flekilde dissosiye olmaya e ilimlidirler bu sebeple referens laboratuara tiplendirme için örnek gönderirken S formlu kolonilerin seçilmesi önemlidir. Kolonilerden al nan örneklerin s v kültürleri haz rlanarak etkenin di er biyokimyasal özellikleri incelenir. Üreyen brusella flüpheli kolonilerden identifikasyon amac ile çeflitli testler yap lmaktad r. Brusellalar indol, jelatin, MR, sitrat ve VP reaksiyonlar yönünden negatif, nitrat ve katalaz pozitiftir. B.ovis ve B.neotomae d fl ndaki sufllar n tümü oksidaz pozitif olup, üreaz testi B.ovis hariç pozitiftir. Yine B.ovis d fl nda enerji kayna olarak glikozu kullan rlar. CO 2 gereksinimleri, Hidrojen Sülfit (H 2 S) üretimleri, tiyonin ve bazik fuksin varl nda üremeleri gibi özellikleri de tiplendirilmeleri için rutin testler olarak kullan lmaktad r. Brusellan n poliklonal antiserumu ile üreyen kolonilerden yap - lacak çabuk lam aglutinasyon testi yan nda, etkenin di er biyokimyasal özellikleri birlikte de erlendirilerek cins ve biovar düzeyinde identifikasyonu yap labilir. Bakteriyofaj ile tan mlama için Rusya da izole edilen Tibilisi faj referans olarak kullan lmaktad r. Tibilisi faj haricinde Berkeley ve Weybridge fajlar da kullan lmaktad r. Tibilisi faj B.abortus, Berkeley faj B.abortus, B.melitensis ve B.suis, Weybridge faj ise B.abortus ve B.suis üzerine etkili olur. Son zamanlarda zatnagar adl bir faj da tiplendirme amac yla kullan lmaya bafllanm flt r. Faj tiplendirme için brusella s v kültüründen kat besiyerine çizgi halinde ekim yap ld ktan sonra ilgili faj rutin test dilüsyonunda haz rlanarak bir damla olacak flekilde damlat l r. ki gün 37 C de inkübasyondan sonra faj n konuldu u bölgede bakteriyel üremenin lize olma durumu gözlenir. Serolojik Tan : Brusellosisin teflhisinde serolojik testler çok önemli bir yer tutmaktad r. Serolojik testler aras ndaki uyumsuzluklar nedeni ile tek bir serolojik yoklama ile infeksiyonu saptamak güvenli olmad ndan en az 2 hafta arayla 2 veya 3 serolojik metodun uygulanmas infeksiyon tan s yönünden daha uygun olmaktad r. Brusella afl l hayvanlarda karfl lafl labilecek yanl fl pozitiflik de göz önünde bulunarak, afl l ve infekte hayvanlar ay rabilecek en uygun yöntemlerin seçilmesi gerekmektedir. Öncelikle ve yayg n olarak tamponlanm fl aglütinasyon testleri sürü takibinde kullan lmaktad r. Rose Bengal Pleyt Aglutinasyon (RBPA) Testinde, Rose Bengal ile boyal brusella antijeni kan serumuyla lam üzerinde kar flt - r larak aglutinasyon oluflumu incelenir. Bir di er test olan Brusella Serum Aglutinasyon Testi (SAT) de sensitivitesi ve spesifitesi düflük olmas na ra men uzun y llard r kullan lm flt r. Aglutinasyon testleri genellikle tam güvenli sonuçlar vereme-
71 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 63 di inden sadece ön tarama testleri olarak de erlendirilmelidirler. SAT da sonucun de erlendirmesi/yorumu flu flekilde yap l r. Afl s z s rlarda 1/40 dan yukar dilusyonlarda antikor titresi, pozitif (infekte); 1/40 dilusyonda antikor titresi flüpheli; 1/40 n alt ndaki dilusyonlarda antikor titresi negatif (infekte de il) kabul edilir. Afl l s rlarda 1/80 den yukar dilusyonlarda antikor titresi pozitif (infekte); 1/80 dilusyonda antikor titresi flüpheli; 1/80 in alt ndaki dilusyonlarda antikor titresi negatif (infekte de il) olarak de erlendirilir. Afl s z koyunlarda 1/20 den yukar dilusyonlarda antikor titresi, pozitif (infekte); 1/20 dilusyonda antikor titresi flüpheli; 1/20 nin alt ndaki dilusyonlarda antikor titresi negatif (infekte de il) kabul edilir. Afl l koyunlarda 1/40 den yukar dilusyonlarda antikor titresi pozitif (infekte); 1/40 dilusyonda antikor titresi flüpheli; 1/40 n alt ndaki dilusyonlarda antikor titresi negatif (infekte de il) olarak de erlendirilir. Komplement fikzasyon testi, SAT a oranla daha spesifiktir. Tar m ve Köy flleri Bakanl n n brusellosis ile mücadele program nda, bu hastal n teflhisi için yap lmas gereken serolojik test olarak belirlenmifl önemli ve referens bir yöntemdir. Yap l fl n n biraz kompleks olmas ve iyi bir laboratuar ve e itimli elemanlara gereksinim göstermesi dezavantajlar na sahiptir. Brusella infeksiyonu tan s nda ELISA testinin birçok varyasyonlar gelifltirilmifltir. Örne in, ndirekt ELISA (I-ELISA) ve Kompetetif ELISA (C-ELISA) bunlar aras ndad r. Floresan polarizasyon testi sahada ya da laboratuarda uygulanabilen antijen-antikor reaksiyonuna dayanan basit bir testtir. Brusellosisin ulusal ve uluslararas kontrolünde, RBPA testi, komplement fiksasyon testi, ELISA ve floresan polarizasyon testi uygun yöntemler olarak kabul edilmifllerdir. Moleküler Tan : PCR ve modifikasyonu olan Real Time PCR testleri brusellalar n tan s nda ve ayr m nda seroloji ve kültüre ek testler olarak kullan lmaktad r. Brusella türlerinin ve alt türlerinin ayr m nda PCR sonras PCR ürünlerinin Restriction Fragment Length Polymorphism (RFLP) ile analizi veya Pulsed Field Gel Elektroforezi (PFGE) yönteminden yararlan lmaktad r. Son zamanlarda cins ay r m n ve afl sufllar n n ay r m n sa layan multipleks PCR testleri de uygulanabilmektedir. KAMP LOBAKTER Genel Özellikleri Kampilobakterler, Gram negatif, mikroskop alt nda tipik olarak S (mart kanad ), helikal, spiral, çomak flekilli, mikroaerofilik, sporsuz, kapsülsüz, hareketli bakterilerdir. Boyutlar 0,2-0,3 1,5-5µm aras ndad r. Üreme s cakl klar C aras ndad r. Termofilik olarak tan mlanan türler (Campylobacter jejuni, C.coli ve C.lari) ise C ler aras nda ürerler. Oksidaz pozitif, jelatin, üre, MR ve VP negatiftirler. Campylobacteraceae familyas içinde 2 bakteri cinsi bulunur. Bunlar kampilobakter ve arkobakter genuslar d r. Kampilobakter türleri genellikle memeli ve kanatl - lar n intestinal sisteminde ve genital sistemde hastal k yapmaks z n bulunabilirler. Hayvanlarda hastal k oluflturan önemli kampilobakterler bulunmaktad r. C.fetus subsp. fetus, monotrik flagellas ile tribiflon benzeri hareket eder. Kapsülü yoktur, fakat saha sufllar n n çevresinde S katman veya mikrokapsül olarak nitelenen bir tabaka vard r. Kan ve serum kampilobakter üremesini artt r r. Koloniler Kanl Agar da hemoliz oluflturmaz. Kat besi yerinde 3-5 günlük inkübasyon sonras S-tipi, küçük, gri, krem koloniler ve s v besiyerinde bulan kl k oluflur. C.fetus subsp. venerealis oksijene daha hassast r ve mikroskopik morfolojisi yönünden C.fetus subsp. fetus a göre daha gevflek k vr ml ve daha uzundur. Kolonileri daha geç ve
72 64 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji 2 nazl flekillenir. Sufllar n küçük bir bölümü H 2 S üretir ve bu sufllar C.fetus subsp. venerealis biovar intermedius olarak adland r l r. Yüksek nemli ortamda yuvarlak kokoid formlar olufltururlar. Her iki uçlar na yerleflmifl birer adet flagella ile aktif hareket ederler. Kapsül ya da fimbrialar yoktur. Sufllar n yar ya yak n plazmid tafl r. Üreme gereksinimleri C.fetus subsp. fetus a benzer. Ancak kan veya seruma gereksinim göstermezler, oksijene toleranslar daha fazlad r. 25 C de üreyemezler. Koloni morfolojileri ortam n nem oran na göre de iflir, nem artt kça koloniler büyür, flekilleri yuvarlaklafl r ve pasaj mümkün olmayan hale dönüflürler. C.upsaliensis, C.helveticus, katalaz negatif olmalar d fl nda termofilik kampilobakterlerle benzer özelliklere sahiptirler. Kampilobakterlerin en belirgin mikroskopik morfolojik özellikleri nedir? Epidemiyoloji DÜfiÜNEL M Kampilobakterler DÜfiÜNEL M aras nda bulunan bafll ca türler, alt türler ve oluflturduklar infeksiyonlar flunlard r. C.fetus subsp. fetus, koyunlarda epizootik, s rlarda sporadik SORU abortuslara di er SORUhayvanlarda sporadik infeksiyonlara neden olan bir mikroorganizmad r. Primer konakç lar koyun ve s rlard r. Bulaflma sadece, normalde bu hayvanlar n barsak ve safra keselerinde bulunan etkenin a z yolu ile al nmas ile D KKAT D KKAT meydana gelir. nfeksiyon koyunlarda epidemik, s rlarda sporadik seyirlidir. Etken hayvansal kaynaklardan insanlara geçti i için zoonotik özelliktedir. Hayvan n ba fl k olmas, etkenin barsak ve safra keselerindeki kolonizasyonunu etkilemez. E er hayvan ba fl k de ilse etken gebeli in 4. ay ndan itibaren sindirim sisteminden kana geçer. Hayvan ba fl ksa veya gebe de ilse bu geçifl oluflmaz. C.fetus AMAÇLARIMIZ subsp. venerealis, AMAÇLARIMIZ sadece s rlarda bulunur ve abortus veya infertilite ile karakterize veneral infeksiyona neden olur. Etken fetus, vaginal ak nt lar veya prepusyal K T A P s v ile yay l r. K TSindirim A P ile bulaflma yoktur. Etkenin oluflturdu u infertilite oran kontrolsüz sürülerde ve suni tohumlama merkezlerinde % 10 a kadar ulaflabilir. C.fetus subsp. venerealis, C.fetus subsp. fetus dan farkl bir patogeneze sahiptir. Etken plasentaya TELEV ZYON de il difli genital organlara affinitelidir. Yani gebe olmayan hayvan- TELEV ZYON larda da etken kolayca yerleflebilir. Termofilik kampilobakterler tüm evcil hayvanlar n, insanlar n, kanatl ve memelerin barsaklar nda yerleflebilirler. Barsak ortam na çok iyi adapte olmufllard r NTERNET ve ço u hayvanda NTERNETbarsaklarda hastal k oluflturmadan bulunabilirler. Fekal-oral yolla bulafl rlar. nsanlarda daha s k oluflan yaz ishallerinde bulaflma kontamine tavuk eti, su, çi süt tüketimi ve ev hayvanlar na temasla oluflur. Koyunlarda oluflturdu u epizootik koyun abortuslar n n epidemiyolojisi ve patogenesisi C.fetus subsp. fetus da oldu u gibidir. C.upsaliensis ve C.helveticus, köpek, kedi ve insanlarda intestinal kökenli infeksiyonlara neden olurlar. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlardan al nan irinli materyaller, aborte fötus mide içeri i, kotiledonlar veya ba rsak infeksiyonlar nda al nan d flk örnekleri laboratuara yollan r. Bakteriyolojik Tan : Mide içeri i ve kotiledonlardan haz rlanan sürme preparatlar Gram boyama ile boyand nda S fleklinde veya daha uzun spiral flekilli Gram negatif bakteriler görülebilir. Organ ve ak nt lardan Colombiya Agar, kanl BHI agar gibi spesifik besi yerlerine ekim yap l r. nfertil inek ve tafl y c bo alardan izolasyonda, üremeyi artt rmak için örnekler selektif zenginlefltirme besi yerin-
73 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 65 de 3-4 gün bekletildikten sonra kat besi yerine ekilir. Kontaminasyon beklenen örneklerde, besiyeri içine antibiyotik kombinasyonlar içeren Skirrow ve Butzler selektif saplementleri kat l r. Ekim yap lan besiyerleri 37 C de 3-5 gün inkube edilir. Koloni morfolojileri de (S tip) tipik mikroskopik morfolojileri gibi (S flekilli) olan etkenin, Gram negatif, hareketli, pozitif katalaz ve oksidaz özellikleri, ayn morfolojili di er bakterilerden ay rt edilmesini sa lar. C.upsaliensis, C.helveticus termofilik kampilobakterler için kullan lan besiyerlerinde üremediklerinden izolasyonda filtrasyon yöntemi kullan lmas gerekmektedir. Bu yöntemde d flk örnekleri suland r l p santrifüj edilir, sonra bu suland rma membran filtreden geçirilip antibiyotiksiz besi yerine ekilir. dentifikasyon Tablo 4.1 deki testlerin sonuçlar göz önünde bulundurularak yap l r. Kampilobakter türü 25 C de üreme 43 C de üreme Katalaz üretimi Nitrat kullan m Nalidiksik asit inhibisyonu Sephalothin inhibisyonu Oksidaz üretimi % 1 glisin varl nda üreme C.jejuni /- + +/- + + C.coli C.lari C.fetus subsp. venerealis C.fetus subsp. fetus C.upsaliensis /- Tablo 4.1 Kampilobakterlerin identifikasyonda kullan lan kriterler. Serolojik Tan : C.fetus subsp. fetus infeksiyonlar nda at k yapan hayvanlardan 2 hafta sonra al nan kanlarla, aglutinasyon, komplement fiksasyon ve ELISA testleri yap labilir. C.fetus subsp. venerealis infeksiyonlar nda, antikor düzeyi genellikle düflük oldu u için serum kullan lmaz bunun yerine vaginal mukus fizyolojik tuzlu suyla çözdürülüp suland r l r ve bu çözeltiden vaginal mukus aglutinasyon testi veya ELISA testi uygulan r. C.jejuni antijeni ile komplement fiksasyon ve ELISA testi uygulan r. Ancak termofilik kampilobakter infeksiyonlar n n enterik türlerinde pratikte serolojik testler kullan lmamaktad r. Moleküler Tan : Tan amac yla ayr ca spesifik ve h zl PCR gibi moleküler tan yöntemlerinden de yararlan labilir. Ayr ca moleküler yöntemler cinsler aras nda ay r m da sa layabilece inden epidemiyolojik çal flmalar için bu yöntemlerin gelifltirilmeleri ve kullan lmalar oldukça önemlidir. FRANÇ SELLA Genel Özellikleri Franciella tularensis (F.tularensis), Gram negatif, kokobasil fleklinde, 37 C de üreyen, hareketsiz, sporsuz, zorunlu aerobik, 0,2-0,5 0,7-1,0 µm boyutlar nda bir bakteridir. Oksidaz negatif, zay f katalaz pozitiftir. Basit agar ve buyyonda üremez. Üremek için glikoz, yumurta sar s, sistine ihtiyaç duyar. Endotoksini bulunan etken Brusella ile kros-aglutinasyon reaksiyonu vermektedir. Françisella genusu içinde insan ve hayvanlar n Tularemi hastal n, tavflanlar n, geyiklerin Sinek
74 66 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Hummas isimli infeksiyonunu oluflturan F.tularensis ve sularda bulunan F.novicida ve F.philomiragia türleri bulunmaktad r. Kadavra: Ölü insan ya da hayvan vücuduna verilen isimdir. Epidemiyoloji Tularemi hastal F.tularensis taraf ndan oluflturulan zoonoz bir hastal kt r. Etkenin rezervuarlar tavflan gibi kemiriciler, kanatl lar ve geyiklerdir. Bu hayvanlar n yan nda di er memeliler ve baz omurgas zlarda da etken saptanm flt r. Özellikle koyunlar aras nda ölümlere yol açt bildirilmifltir. Araflt rma sonuçlar na göre etkenin en büyük rezervuar yabani tavflan topluluklar olarak belirlenmifltir. Bu hayvanlarda bulunan infeksiyon keneler arac l ile insan ve çeflitli hayvanlara bulaflabilir. nfeksiyon direk ya da kadavra ile temas, kontamine sular n içilmesi, av hayvanlar n n yenmesiyle veya pire, tahta kurusu, kene, bit ve kan emici sineklerle bulafl r. F.tularensis fiziksel ve kimyasal maddelere karfl hassast r. Bununla beraber kurumaya oldukça dayan kl d r ve yüzülmüfl deride 1 ay canl kalabilmekte ve 4 aydan fazla çevrede yaflayabilmektedir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lenf yumrular, akci er, kemik ili i, karaci er, dalak ve di er lezyonlu iç organlardan taze olmas na özen gösterilerek örnekler al n r. Hayvan nekropsileri insanlar için büyük tehlike arz etti inden çok dikkatli olmak gereklidir. Bakteriyolojik Tan : Al nan örneklerden yap lan sürme preparatlarda etken gözlenebilirse de bakteriyoskopi ile teflhis oldukça zordur. Floresan antikor testi gibi immunokimyasal boyamalarla etken gösterilebilir. F.tularensis normal besiyerlerinde üremez. Marazi maddeler glikoz, yumurta sar s, sistin, kan, serum bulunan besi yerlerine (Francis medyum, McCoy ve Chapin medyum ve Thayer-Martin agar) ekimler yap larak 37 C de, % 5 CO 2 li ortamda inkübe edilirler. Üç-alt gün içinde oluflan çok küçük, koyu k vaml, pürüzlü kolonilerin s v besiyerlerinde saf kültürleri haz rlanarak izolasyon ve identifikasyona gidilir. F.tularensis için ay r c özellikler, s radan besiyerlerinde ürememesi, hücresel morfolojisi, floresan antikor ve lam aglutinasyon testlerinde oluflturaca reaksiyonlard r. Ayr ca oksidaz negatif, zay f katalaz pozitiftir, MacConkey Agar da üremez ve H 2 S pozitiftir. Serolojik Tan : nsanlardaki Tularemi hastal n n teflhisinde serolojik testler kullan lmas na ra men, hayvanlarda serumda yeterli antikorlar olufluncaya kadar genellikle hayvanlar öldü ü için bu testler daha s n rl olarak kullan labilmektedir. Yine de ölmeyen infekte hayvanlarda k sa sürede oluflan aglutininler serolojik teflhiste büyük kolayl k sa larlar. Gelifltirilen referans serolojik testler aras nda tüp aglutinasyon testi ve ELISA y saymak olanakl d r. Moleküler Tan : PCR tabanl moleküler teknikler insan ve hayvanlardan F.tularensis in teflhisi için kullan lmaktad r. Real-Time PCR testi etkenin teflhisi için gelifltirilmifl ve di er yöntemlere göre daha kolay ve h zl tan sa lanabilmifltir. PASTÖRELLA VE MANHEM A Genel Özellikleri Bu iki cins µm boyutlar nda, hareketsiz, Gram negatif çomak veya kokobasil tarz nda bakterilerdir. Oksidaz testleri pozitif olan bu iki bakteri cinsi fakültatif anaerob karakterdedir. Her iki genusun içindeki türlerin birço u katalaz pozitiftir. Zenginlefltirilmemifl besi yerlerinde üreyebilirlerse de, kan ve serum katk s üre-
75 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 67 meyi art r r. Bu bakteriler kat besiyerlerinde sadece birkaç gün canl l klar n sürdürebilir. Mannheimia kaernolyrica (M.kaernolyrica), Pasteurella trehalosi (P.trehalosi) ve P.aerogenes MacConkey agar içindeki safra tuzlar n tolere edebilir. nfekte dokulardan yap lan preparatlar n Giemsa ile boyanmas sonucu pastörellalar bipolar boyanma özellikleri sergiler. Pasteurellaceae ailesinde 5 cins bulunur. Bunlar Actinobacillus, Haemophilus, Mannheimia, Pasteurella ve Lonepinella genuslar d r. Bu cinsler içinde birbirine çok yak n özellikler gösteren türler bulunur. Bu genuslar içinde en çok hastal k yapan üç bakteri türü P. multocida, P. trehalosi ve M. haemolytica d r. Pastörellalar ve manhemia türleri birbirinden koloni ve üreme özellikleri ve biyokimyasal reaksiyonlar ile ay rt edilebilir. P.multocida alt tipleri ise serotiplendirme ve biyotiplendirme ile belirlenebilir. Yine M.haemolytica ve P.trehalosi sufllar da serotiplendirme ile saptanabilir. P.multocida kolonileri ince narin yap da, gri renkte yuvarlak, hemoliz oluflturmayan tarzda ve tatl bir koku verirler. P.testudinis kolonileri hemolitiktir, buna karfl n baz patojenik tipleri kal n bir kapsül tafl mas nedeniyle mukoid tabiatl olabilir. M.haemolytica ve P.trehalosi kolonileri kokusuz ve hemolitiktir. MacConkey agarda M.haemolytica ve P.trehalosi ince, k rm z koloniler flekillendirir. Patojenik pastörellalar MacConkey de üremez. Tüm bu grup bakteriler TSI e ik agarlar nda (Triple Sugar Iron Agar) sar bir yüzey üremesi, sar bir dip üremesi gösterirken, hidrojen sülfür oluflturmaz. Pastörella ve Manhemia türlerinin ayr m Tablo 4.2 de tan mlanan kriterlere göre yap l r. Ayr ca kapsüler polisakkarid antijenik yap lar na göre P.multocida sufllar A, B, C, D, E ve F serotiplerine ayr - l r. leri tiplendirme ise bakterinin hücre duvar lipopolisakkaridlerine göre yap l r ve 16 farkl tip belirlenir. Pastörella ve manhemia türlerinin hayvanlarda yapt klar hastal klar Tablo 4.3 de verilmektedir. Özellik M.haemolytica P.multocida P.trehalosi P.pneumotropica Koyun kanl agarda hemoliz MacConkey agarda üreme v Koloni kokusu ndol Tablo 4.2 Pastörella ve Manhemia türlerinin ayr msal özellikleri +: pozitif - : negatif v : de iflken Katalaz Üreaz Ornitin dekarboksilaz Laktoz v Sukroz D-trehaloz - v + + L-arabinoz - v - - Maltoz v D-ksiloz + v - v
76 68 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Tablo 4.3 Pastörella ve Manhemia türlerinin hayvanlarda yapt hastal klar Bakteri Türü Hayvan Türü Hastal k P. multocida Tip A S r Pnömoni P. multocida Tip A Koyun Pnömoni ve Mastitis P. multocida Tip A Domuz Pnömoni P. multocida Tip A Kanatl Tavuk Koleras P. multocida Tip A Tavflan Pnömoni P. multocida Tip B S r Hemorajik septisemi P. multocida Tip D Domuz Pnömoni P. multocida Tip E S r Hemorajik septisemi M. haemolytica S r, Koyun Pnömoni P. trehalosi Koyun Septisemi Epidemiyoloji Pastörellalar üst solunum yolu ve yutakta fakültatif patojen bakterilerdir. S rlarda genel vücut direncinin k r lmas ve ah rlarda havaland rma bozuklu u gibi faktörler ile hastal k meydana gelir. Manda pastörellozisi daha çok yaz n ve epizootik tarzda seyreder. Sindirim yolu ile bulaflan hastal n saç lmas nda kronik ve portör hayvanlar önemlidir. Koyun ve keçi pastörellozisi yine yaz n ve rutubetli yerlerde genellikle sporadik olarak bafllar ve enzootik bir forma dönüflür. Domuz pastörellozisi de sporadik seyirlidir, çok nadir enzootik hale geçti i için çok fazla ekonomik öneme sahip de ildir. Manhemialar n temasla bulaflt klar tahmin edilmektedir. Hastal k hayvanlarda genellikle enzootik tarzda seyretmektedir. M.hemolytica koyun ve s rlar n üst solunum yollar nda fakültatif patojen olarak bulunmaktad r. Vücut direnci k r ld zamanlarda hastal k olufltururlar. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Trakea ve bronfl aspiratlar, burun svaplar ve mastitisli sütler baflta olmak üzere, di er lezyonlu organ örnekleri numune olarak al n r. Bakteriyolojik Tan : Haz rlanan preparatlar Giemza ile boyan r ve bipolar etken aran r. Pastörellalar Kanl Agar veya serumlu özel besiyerlerine ekimler yap - larak 37 C de 1-2 gün inkubasyona b rak l r. S v besi yerinde 1-2 gün sonra tüp cam na yap flan ya l bir halka ve bazen yüzeyde bir zar teflekkül eder. P.multocida kat besiyerinde ise düzgün, yuvarlak, parlak, 1 mm çapl grimsi koloniler olufltururlar. Zamanla bu kolonilerin ortas daha da koyulafl r. P.multocida kat besiyerlerinde S, R, I, M olmak üzere 4 tip koloni olufltururlar. dentifikasyon Tablo 4.2 deki testlerin sonuçlar göz önünde bulundurularak yap l r. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT 3 Pastörellalar n SIRA Manhemialardan S ZDE ay r m nda kanl agardaki en tipik ay r c özellik nedir? Serolojik Tan : Bakteriyolojik tan yla identifiye edilmelerinde çok fazla zorlukla karfl lafl lmad ndan serolojik yöntemler hastal n tan s nda fazla kullan l- DÜfiÜNEL M mamaktad r. Moleküler SORU Tan : Bakteriyolojik tan yla identifiye edilmelerinde çok fazla zorlukla karfl lafl lmad ndan moleküler tan yöntemleri hastal n tan s nda fazla gelifltirilmemifltir. D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ
77 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 69 AEROMONAS VE V BR O Genel Özellikleri Aeromonaslar basil flekilli, hareketli, fakültatif anaerobik ve sporsuz olup, glikozu kullan rlar. Hareketli Aeromonaslarda bulunan 3 temel grup ve bunlara ait 11 tür birkaç fenotipik özellik d fl nda birbirlerine benzerler. Optimum üreme s cakl klar 28 C dir. Nutrient Agar da S tipli, ço u hemolizli koloniler olufltururlar. 12 adet somatik O antijeni ve 9 adet flagellar H antijenleri bulunmaktad r ve enterobakterilerle ortak antijenlere sahiptirler. Taksonomilerinde sürekli de ifliklikler bulunan Aeromonaslara ait en son s n fland rmaya göre; hareketli ve mezofilik Aeromonaslar olan A.hydrophila kompleksi içinde; A.hydrophila ve A.bestiarum, A.caviae kompleksi içinde, A.caviae, A.media, A.encheleia ve A.eucrenophilc, A.sobria kompleksi içinde; A. sobria, A.veronii, A.jandaei ve A.trota türleri bulunmaktad r. Hareketsiz ve psikrofilik Aeromonaslar ise A.salmonicida ve alt türlerini kapsamaktad r. A.salmonicida çeflitli bal k türlerinde furunkulosis hastal na sebep olur. 5 alt türü bulunur, bunlar; subsp. salmonicida, subsp. achromogenes, subsp. masoucida, subsp. pectinolytica ve subsp. smithia. Flagellas z ve hareketsizdirler. Vibriolar, düz veya e ri çomakc k fleklinde, k l fl flagella ile hareketli, sporsuz, aerobik, basit besiyerlerinde üreyen bakterilerdir. Anaerobik koflullarda da üreyebilirler, glikozu kullan rlar, hatta üreme ihtiyaçlar mineral madde, tuz ve glikozdan ibarettir. Vibrio cinsi içinde 63 tür bulunmaktad r. nsanlarda mezofilik Vibrio türleri bulunur ve bunlardan en önemlisi Kolera hastal etkeni (V. cholerae) dir. Vibrio cinsinin genel özelliklerini tafl yan etkenin izolasyonunda genellikle alkali peptonlu su zenginlefltirme ortam sonras Thiosülfat-Sitrat-Safra, Tuz-Sükroz Agar besiyeri kullan l r. Epidemiyoloji Kirli sularda daha çok A.caviae, temiz sularda ise A.hydrophila ve A.sobria sufllar na rastlan r. At, koyun ve domuz gibi hayvanlar n ve ayn zamanda bal k ve deniz kabuklular n n d flk lar nda bulunduklar ndan, kontamine su ve et ürünleri ile insanlara bulaflma sonucu sporadik infeksiyonlar olufltururlar; yani zoonozdurlar. S rlarda abortus, mastitis, memeli hayvanlarda septisemi, enteritis, bal klarda hemorojik septisemi ve insan ve domuzlarda ishale neden olurlar. A.salmonicida, salmonoid türü bal klar baflta olmak üzere birçok bal k türünde septisemi hatta akut olaylarda infeksiyon görülmeden ölüm oluflturlar. Daha kronik infeksiyonlarda kuyruk kenarlar ve yüzgeçte furunküller olufltururlar. Hareketsiz Aeromonas lar genellikle su ve su ile iliflkili ortamlarda bulunur, su hayvanlar ve memelilerde infeksiyona neden olurlar. V. cholerae kayna sulard r ve bulaflma, bu sular ve bu sularla bulafl k g dalar vas tas yla meydana gelmektedir. V.parahaemolyticus, V.metschnikovii ve V.fluvialis türleri de insanlarda gastroenteritise neden olurlar. V.vulnificus hepatitli hastalarda septisemiye neden olur. Vibriolar n neden oldu u bu hastal klar, ço- unlukla sporadik seyirlidir. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Hareketli Aeromonas infeksiyonlar nda, hasta ve ölü bal klar, memeli hayvanlar n kan ve d flk örnekleri al n r. A.salmonicida infeksiyonlar nda iç organ ve böbrekler kullan l rlar. Vibrio infeksiyonlar nda su ve suyla kontamine g dalar ve d flk örnekleri materyal olarak uygundur.
78 70 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Bakteriyolojik Tan : Aeromonas infeksiyonlar nda bakteriyoskopinin teflhiste çok de eri olmamas na ra men, yine de Vibrio lardan ay r mlar nda, Aeromonaslar n düz çomak flekilli olufllar önemli bir rol oynar. Vibrio lar yay biçiminde k vr kt rlar. Aeromonas izolasyonu için al nan örneklerden ampisilinli Kanl Agar a ekim yap l r. A.salmonicida alt türleri C de ürer, 37 C de üreme meydana gelmez. 1 gün sonra üreyen S tipli hemolitik koloniler biyokimyasal testler ile identifiye edilir. Kanl Agar da hemolitik koloniler olufltururlar, A.salmonicida subsp. salmonicida Nutrient ve Frunkulosis Agar da kahverenkli pigment üretir. Aeromonaslar n tümü glikozu ve maltozu kullan r, oksidaz, katalaz, nitrat, jelatinaz, DNAaz ve RNAaz pozitif, ksilol, dulsitol ve adenitol negatiftirler. Sporsuz ve kapsülsüzdürler. Ço u sufllar Kanl Agarda hemoliz yaparlar. Vibrio infeksiyonlar nda etkenin üremesi için ço u suflun üreme gereksinimi, mineral madde, tuz ve glikozdan ibarettir. Tüm sufllar 20 C de, ço u sufl 30 C de, memelilerde infeksiyona neden olan sufllar ise 37 C de ürerler. Basit, kat besi yerlerinde 1 günde kirli beyaz, S tipli koloniler olufltururlar. Ço u sufl oksidaz pozitiftir ve tüm sufllar glikoz, fruktoz, maltoz ve gliserolü kullan rlar. Aeromonas ve Vibriolar n birbirinden ayr m nda kullan lan fenotipik karakterler Tablo 4.4 de verilmifltir. Tablo 4.4 Aeromonas ve Vibriolar n ayr msal tan s nda kullan lan fenotipik karakterler Test (Karakter) Aeromonas Vibrio O129 kimyasal n n etkisi (150µg) - + Ornitin dekarboksilaz - + Arjinin dihidrolaz + - Inozitol fermantasyonu - - Glukozdan gaz oluflumu D - Tuzsuz Nutrient buyyonda üreme + - Serolojik Tan : Vibrio ve Aeromonas lar n teflhisinde serolojik testlerin de eri yoktur. Moleküler Tan : Vibrio ve Aeromonas lar n teflhisinde gelifltirilen moleküler yöntemler bulunmaktad r ve moleküler teflhisleri konusunda çal flmalar devam etmektedir. HEMOF LUS & AKT NOBAS LLUS Genel Özellikleri Hemofiluslar, boyutlar 0,3-0,5 1,5 µm olan, çok küçük çomak veya kokobasillerdir. Sporsuz, hareketsizdirler ve ilk izolasyonlar nda kapsül oluflturabilirler. Boyamalarda mikroskop alt nda tek tek veya ikili görülürler. Sulu karbol fuksin ile daha iyi boyan rlar. Aerobik olmalar na ra men anaerobik ortamda da üreyebilirler. Hemofilus etkenlerinin en ay rt edici özellikleri standart besiyerlerinde üreyemeyip tam kanl besiyerlerine, kanda bulunan X veya V faktörlerine ihtiyaç göstermeleridir. Bu faktörler özel olarak haz rlanan Çikolata Agar da bulunmaktad r.
79 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 71 Aktinobasilluslar 0.5 µm eninde de iflen uzunluklarda Gram negatif kokobasillerdir. Aerobik veya mikroaerofilik karakterde, bipolar boyanma özelli ine sahip, hareketsiz, kapsülsüz olan etkenlerdir. Serum ve kan bakterinin üremesi üzerine olumlu etki yapar. Bu durumda 37 C de 1 günde S tipli, mavi-grimsi koloniler meydana getirir. Epidemiyoloji Hayvan sa l aç s nda önemli türleri flunlard r: Haemophilus Somnus (H.somnus), flu anki ad yla Histophilus somni (H. somni), s rlarda bronkopömoni, beyin yang lar, üreme kanal infeksiyonlar oluflturur. H.somni nin koyun izolatlar, koçlarda epididimitis, koyunlarda mastitis ve üreme problemleri, kuzularda pnömoni flekillendirir. H.parasuis domuzlarda serozalarda yang larla ve ensefalitisle karakterize Glasser Hastal etkenidir. Bir de kanatl larda Koriza Hastal etkeni H.paragallinarum bulunmaktad r. Actinobasillus lignieresii ruminantlarda, Actinobasillus equuli atlarda, Actinobasillus suis domuzlarda infeksiyonlara neden olurken, Actinobasillus pleuropneumonia domuz, buza ve danalarda pnömoni meydana getirmektedir. Actinobasillus lignieresii, ruminantlarda, bafl ve yumuflak dokular n, özellikle dil, dudak, farengeal ve maksiller lenf yumrular n n fliflmesi, apseleflmesi ve granulasyon dokusu oluflturmas ile karakterize, kronik bir infeksiyon oluflturur. Etken ba rsak ve a z bofllu unda kommensal olarak bulunmaktad r. Di er aktinobasillozis etkenleri de bahsedilen hayvan türlerinde ruminantlara benzer karakterde infeksiyon oluflturmaktad rlar. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Hemofiluslar için akci er, solunum sistemi svaplar ve lezyonlar n olufltu u sistemlerden örnekler al n r. Aktinobasilloziste lezyonlardan irin materyalleri al narak laboratuara gönderilirler. Aktinobasillus infeksiyonlar nda bakteriyoskopi için preparat nas l SIRA haz rlanmal d r? S ZDE Bakteriyolojik Tan : Hemofiluslar n üremeleri için X veya V faktörlerine ihtiyaç vard r ve bu ancak özel olarak haz rlanan Çikolata Agar da DÜfiÜNEL M bulunmaktad r. Çikolata Agar besiyerinde çok küçük fleffaf koloniler olufltururlar. Normal Kanl Agar da hemofiluslar n üremesi çok zay ft r, koloniler geliflemez. SORU Hemofilus türlerinin identifikasyonunda kullan lan kriterler Tablo 4.5 de verilmektedir. 4 DÜfiÜNEL M SORU Tür Oksidaz üretimi Katalaz üretimi X Üretme faktörü gereksinimi V Üretme faktörü gereksinimi D KKAT ndol CO 2 üretimi gereksinimi H.parasuis H.paragallinarum AMAÇLARIMIZ - + AMAÇLARIMIZ Histofilus D KKAT Tablo 4.5 Hemofilus ve Histofilus türlerinin identifikasyonunda kullan lan kriteler K T A P Aktibasillosiste irin materyallerinden bir miktar al narak tuzlu suya konulur ve solüsyon içindeki granül aran r. Lam üzerindeki granüle birkaç damla % 10 NaOH damlat larak da bu ifllem yap labilir. Granül lamlar aras nda TELEV ZYON ezilerek lamlar Gram K T A P TELEV ZYON NTERNET NTERNET
80 72 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji boyama ile boyan r. Gram negatif etkenin etraf nda uzanan Gram negatif mantar elementleri etkenin spesifik görüntüsüdür. Bakteriyoskopide anlat ld flekilde steril s v ve lamda ezilen granüller, MacConkey Agar ve Kanl Agar a ekilir. Aerobik veya mikroaerofilik olarak inkübe edilen besiyerlerinde mavimsi-gri parlak, küçük, düzgün koloniler meydana gelir. Koloniler zamanla büyüyüp 4 mm çap na eriflirler ve kenarlar çentiklenir. S v besiyerlerinde 1 günde dipte tortu oluflturarak ürerler ve s v besiyerinin üzeri berrakt r. A.lignieresii nin bireysel ve koloni morfolojisi üredi i ortama ve inkubasyon süresine göre de iflir. Kat besiyerlerinde kokobasil olan etken s v besiyerlerinde ve eski kültürlerde flamentöz flekilde gözükebilir. Katalaz, oksidaz, H 2 S, indol, VP, üre pozitif olan etken MR negatiftir. Serolojik Tan : Hayvanlarda serolojik teflhis için yeterli oranda antikorlar oluflmaz. Bu nedenle serolojik testlerin de eri çok azd r veya yoktur. Moleküler Tan : Etkenlerin moleküler teflhisleri konusunda çal flmalar devam etmektedir. PSÖDOMONAS Genel Özellikleri Zorunlu aerobik, sporsuz, kapsülsüz, çomak flekilli, bir veya daha çok flagellas bulunan etken, 0,5-1,0 1,0-5,0 µm boyutlar ndad r. Birço u katalaz ve oksidaz pozitiftir. Genel besiyerlerinde 1 günde 37 C de kolayl kla ürer. Kanl Agar da ço u sufl β-hemoliz oluflturur. nsan ve hayvanlarda genelde irinli ama bazen de sistemik akut infeksiyonlar meydana getirirler. Psödomonaslar n birçok cinsleri bulunmas na ra men veteriner hekimlik için önemli olan türü Pseudomonas aeroginosa (P.aeroginosa) d r. P.aeroginosa çok say da hayvan türünde oportunistik infeksiyonlar meydana getirmektedir. Epidemiyoloji Tüm psödomonaslar dünyada yayg n olarak, çevrede her yerde bulunabilen saprofitik etkendirler. P.aeroginosa sa l kl hayvanlar n d flk ve derilerinde yaflar. Etken oportunistik karaktere sahip olmas nedeni ile hayvan n immun sistemini bask layan veya normal floray bozan tüm predispoze faktörler infeksiyon oluflmas na neden olurlar. Birçok hayvanda sporadik infeksiyona neden olan etken mink ve çinçillalarda septisemik olarak epidemik seyirler halinde görülebilmektedir. nek, koyun, keçi, domuz, köpek, kedi, sürüngen hayvanlarda oportunistik çok çeflitli hastal klara neden olan etken tavuklarda barsak floras nda bulundu undan çapraz kontaminasyonla tavuk etlerinin de h zl bozulmas na neden olur. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Etkenin oportunistik olmas nedeni ile infeksiyon hangi organ ve dokuda meydana geldiyse o bölgeden al nacak her türlü materyal kullan l r. Bakteriyolojik Tan : Gram negatif çomak fleklinde olmalar d fl nda baflka ay rt edici bir özellikleri olmamas nedeni ile bakteriyoskopinin tan aç s ndan önemi yoktur. Kanl Agar, MacConkey Agar, Triptic Soy Agar, Nutrient Agar gibi besiyerlerine, ayr ca XLD Agar, Brillant Green Agar gibi enterobakterilerin üreyebildi i besiyerlerinde geliflebilen psödomaslar n biyokimyasal testlerle identifikasyonu yap lmal d r. zolasyonda 37 C de 1 gün içinde oluflan koloniler içerdi i piyosiyonin pigmentinden dolay mavi renkli ve tipik üzümsü meyve kokusundad r.
81 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 73 MacConkey Agar da yeflilimsi-mavi büyük, solgun laktoz negatif koloniler, Brillant Green ve XLD Agar da alkali reaksiyonun göstergesi olarak k rm z koloniler flekillendirir ve besiyerinin rengini k rm z ya dönüfltürür. Klinik örneklerden izole edilen sufllar kat besiyerlerinde S tip, parlak, pürüzsüz, büyük koloniler olufltururlarken, çevresel kaynaklardan izole edilen sufllar küçük, kuru, granüler ve R tip koloniler olufltururlar. P.aeroginosa sufllar besiyerlerinde farkl kombinasyon ve miktarlarda olmak üzere piyosiyonin (mavi), piyoverdin (sar ), piyorubin (k rm - z ), piyomelanin (koyu kahverengi) denilen eriyebilir pigmentler olufltururlar. Kuvvetli oksidaz pozitif reaksiyonu Enterobactericiae familyas ndan ay r m nda kullan lmaktad r. Serolojik Tan : Baz olgularda infeksiyon tan s nda O antijeni ile yap lan aglutinasyon testlerinden ve ELISA testinden yararlan labilir. Moleküler Tan : P.aeroginosa y ticari PCR kitleri kullanarak identifiye etmek veya doku ve sularda PCR veya di er moleküler testlerle aramak mümkündür. MORAKSELLA Genel Özellikleri Moraxellaceae familyas, aerobik, sporsuz, hareketsiz, ço u fimbrial, baz lar kapsüllü, 1-1,5 1,5-2,5 µm boyutlar nda bakterileri içerir. Besiyerlerinde yap lan boyamalardan bakteriyoskopisinde moraksellalar tek veya ikili kok, kokoid veya k sa çomaklar fleklinde, genellikle ikili veya k sa zincirler halinde uç uca eklenmifl olarak gözlenir. Bu etkenlerin optimal üreme s s 37 C dir. Familyan n ço u üyeleri s cakkanl lar n çeflitli muköz membranlar nda bulunurlar ve buralarda sporadik infeksiyonlara neden olurlar. Bu familyada 3 cins bulunmaktad r; Moraksella, Asinetobakter ve Psirobakter. Etkenin adhesif fimbrias bulunur. Üreme gereksinimleri komplekstir. Son taksonomide Moraksella genusu Moraksella ve Branhamella olmak üzere 2 alt genusa ayr lm flt r. Moraksella alt genusunda en s k görülen tür Moraxella bovis (M.bovis) zenginlefltirilmifl besiyerlerinde ürer ve Kanl Agar da hemolitik koloniler oluflturur. Transformasyonla genetik madde aktar m ve otoaglutinasyon özellikleri vard r. M.bovis, klortetrasiklin ve streptomisine dirençli, penisiline çok duyarl d r. Asinetobakterler çevrede yayg n olarak bulunurlar ve insan ve hayvanlarda çok çeflitli sporadik infeksiyonlara neden olurlar. En s k rastlanan tür A.calcoaceticus tur. Nutrient Agar da, C de kolayca ürer. Kapsüllü sufllar mukoid, di erleri S tipli, baz sufllar hemolizli koloniler olufltururlar. Taksonomi: Canl lar n s n fland r lmas yla ilgilenen bilim dal d r. Epidemiyoloji Moraksellalar memeli hayvan ve insanlar n nasofarinks ve göz mukozalar nda klinik infeksiyonlara neden olurlar. En çok görülen tür, M.bovis s rlarda keratokonjuktivitise neden olan bir infeksiyon yapar. Gözyafl ve burun ak nt lar nda etken bol miktarda bulunur. Hayvanlar aras nda M.bovis direk temas veya mekanik vektör olarak sinekler arac l ile bulafl r. Sürüde infeksiyon morbiditesi % 80 e kadar ulafl r. Yaz aylar nda UV fl nlar duyarl l art rd için özellikle gençlerde ve düvelerde infeksiyon s k görülür. Vitamin A yetmezli i, genetik faktörler, toz, polenler predispoze faktörler olarak önemli rol oynarlar. Asinetobakterlerin en s k görülen cinsi A.calcoaceticus, hayvanlar n yaflad çevrede yayg n olarak bulunur ve immunsupresif hayvanlarda mastitis, pnömoni gibi sporadik infeksiyonlara neden olurlar.
82 74 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Laboratuara kültür için Moraksella flüpheli hayvanlardan al nan göz svaplar ve gözyafl ak nt s gönderilir. Asinetobakter izolasyonu amac yla ise infeksiyonun bulundu u bölgeye göre örnek al n r. Örne in mastitis olgular ndan süt, pnömoni olgular ndan burun ak nt s, akci er aspiratlar numune olarak al nabilir. Bakteriyolojik Tan : Materyallerden haz rlanan sürme preparatlarda k sa küt, ço unlukla ikili çomakç klar aran r ve materyallerin Kanl Agar a veya Kloksasilin içeren Selektif Kanl Agar a ekimi yap l r. Moraksellalar n üreme gereksinimleri çok komplekstir ve zenginlefltirilmifl Kanl ve Serumlu besiyerinde ürerler. Fimbrial sufllar Kanl Agar da hemolitik, konveks, bas k koloniler olufltururlar ve otoaglutinasyon özelli ine sahiptirler. Patojenik sufllar, besiyerine yap fl k, 1-3 mm çap nda hemolitik koloniler olufltururlar, koloniler agardan zor kald r l r ve kald r ld klar yerlerde oyuk b rak rlar. Genellikle nonhemolitik koloniler apatojenik sufllara aitdir. Oksidaz, jelatin ve litmus testleri pozitif ve nitrat, glikoz, üreaz özellikleri negatiftir. Serolojik Tan : M.bovis infeksiyonu tan s amac yla ELISA, immunodiffuzyon gibi serolojik testler bulunmaktaysa da pratikte kullan lmamaktad rlar. Moleküler Tan : nfeksiyonun tan s nda, ticari ve laboratuarda gelifltirilmifl PCR testleri h zl ve güvenli bir biçimde kullan labilmektedir. TAYLORELLA Genel Özellikleri Taylorella equigenitalis (T.equigenitalis), kokobasil fleklinde, 0,3-0,6 1,0-2,0 µm aras nda boyutlara sahip, bazen pleomorfik ve bipolar boyanma özelli inde olabilen, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz bir bakteridir. Katalaz, fosfataz ve güçlü oksidaz pozitivitesi gösterir. En iyi 37 C de mikroaerofilik koflullarda ve Çikolata Agar üzerinde üremektedir. At kan ile haz rlanan Eugon Çikolata Agar izolasyonda kullan lan en uygun ortamd r. ki günde gri beyaz, S tipli koloniler meydana gelmektedir. Kat besiyerinde hem küçük hem de büyük koloniler oluflturabilir. Etkenin biyokimyasal aktivitesi çok s n rl d r. Kurumaya karfl çok duyarl d r. Kullan lacak besiyerinin kal nl ve ortam n nemi fazla olmal d r. lk izolasyonda kontaminantlar n besiyeri ph s n düflürmelerinden dolay besiyerinde glikoz bulunmamal d r. Atlar n bulafl c metritisi (CEM) baflta atlar olmak üzere tek t rnakl lar n T.equigenitalis den ileri gelen vaginitis, servitis ve endometritis ile karakterize olan akut, bulafl c, infeksiyöz bir veneral hastal d r. hbar mecburi hastal klar aras nda bulunmaktad r. Son zamanlarda Amerika Birleflik Devletleri ve Avrupa ülkelerinde maymun ve at üretim birimlerinde T.asinigenitalis denen yeni bir tür izole edilmifltir. Bu tür do al hastal k vakalar yla iliflkilendirilememifl, ancak genital sistemde bulunarak temasla di er hayvanlara bulaflt tespit edilmifltir. Epidemiyoloji CEM hastal, difli dölerme siteminin endometrium ve serviks bölgelerinin yang - lanmas ndan kaynaklanan mukopurulent vajinal ak nt yla karakterize ve geçici infertilite ile sonuçlanmaktad r. nfeksiyon genital organlara yerleflti inden infekte k srak ve ayg rlar çiftleflme ile etkeni al r ve aktar rlar. Ayr ca lateral olarak da infeksiyon bulaflabilmektedir. nfeksiyonun bölgeler aras naklinde sa l kl görünen
83 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 75 ve etkeni aylar hatta y llarca bu flekilde tafl yabilen gizli infekte ve portör hayvanlar n rolü oldukça fazlad r. Erkek hayvanlar genital organlar nda etkeni tafl malar - na karfl n klinik belirti göstermezler. Bu tafl y c hayvanlar n tespit edilebilmesi için rutin kontrollerle etken aranmal d r. Hastal geçirenlerde antikor olmas na ra men bu antikorlar n koruyucu olarak önemi bulunmamaktad r. Antibiyotiklerle sa- alt m iyileflmeyi h zland rmas na ra men portör olmay önleyememektedir. Genç hayvanlar hastal a daha duyarl d rlar. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Servikovaginal ve uterus ak nt lar ve svaplar laboratuara ulaflt r l rlar. E er endometriumdan biopsi materyali al nacaksa, östrustan önceki zamanlar seçilmelidir. Serolojik yoklamalar için kan al n p, serumlar ç kart l r. Bakteriyolojik Tan : Örneklerden haz rlanan preparatlar Gram, Giemsa ve Stamp boyama yöntemleri ile boyan rlar. Gram boyamada Gram negatif, küçük, kokoid, bazen pleomorfik ve bipolar boyanma gösteren etken görülse de ayn morfolojideki di er etkenlerden dolay kesin teflhis sa lamaz. Stamp boyamada etken lökositler içinde gözlenebilir. Giemsa boyama ise Brusella ve Klamidia cinsine ait bakterileri elimine etmek yönünden önemlidir. Genital organlar n çeflitli yerlerinden ve ak nt lar ndan al nan svaplar hemen Charcoal l Amies Transport besiyerine dald r l p 4 C lik buz kal plar nda hemen laboratuara ulaflt r l r. En çok 1 gün içinde ekimleri yap lmal d r. Genital sistemde bulunan di er bakterilerden dolay bakteriyolojileri ve saflaflt r lmalar oldukça zordur. Bu yüzden özel besiyerlerinin ve transport besiyerlerinin kullan lmas gerekmektedir. Ekimler at kan ile daha iyi olmas na ra men at kan bulunmazsa koyun veya s r kan ndan haz rlanan Çikolata Agar veya streptomisinli Eugon Çikolata Agar a yap l r. E er örneklerdeki kontaminasyonun fazla oldu u düflünülüyorsa, streptomisin, klindamisin ve amfoterisin kat l m fl Çikolata Agar tercih edilir. Petriler % 5-10 CO 2 li ve % rutubetli ortamda inkübe edilirler. Etken ortam n ph de iflikliklerine karfl çok duyarl oldu undan ilk izolasyonda kontaminantlar n besiyerindeki glikozu fermente edip ph düflürme ihtimaline karfl besi yerinde glikoz bulunmamal d r. zolasyon için en az 3 gün en fazla 2 haftaya kadar beklenmelidir. Uygun inkübasyon koflullar alt nda, genellikle 72 saat sonra koloniler 2-3 mm çap nda, fleffaf, sar ms -gri renkte, kenarlar belirgin S formunda gözükürler. Küçük koloniler 1 hafta sonra daha net biçimde gözükmeye bafllarlar. zolatlar güçlü katalaz, oksidaz ve fosfataz özellikleri yönünden biyokimyasal besi yerlerine ekilirler. Etkenin biyokimyasal aktivitesi s n rl d r. Sonuçlar negatif ç karsa hayvanlardan birer hafta ara ile 3 kez daha örnek al narak ifllemler tekrarlan rlar. Taylorella equigenitalis flüpheli durumlarda örnekler laboratuara nas l SIRA ulaflt r lmal d r? S ZDE Serolojik Tan : En çok kullan lan serolojik testler aglutinasyon ve komplement fikzasyon testleridir. Gerekti inde floresan antikor ve ELISA gibi testlerde DÜfiÜNEL M kullan l r. En güvenilir sonuçlar infeksiyondan 2 hafta sonra al nd nda ortaya ç kmaktad r. Fakat önemli vakalarda infeksiyondan en az 1 hafta sonra SORUal nan kanlardan yap lan çabuk lam aglutinasyon testi ön tan olarak kolay bir testtir. nfeksiyonu 7. günden sonra bu testle saptamak mümkün olmaktaysa da en güvenilir sonuçlar 2 haftadan sonra al nmaktad r. Tüp aglutinasyon ve geç infeksiyonlar orta- D KKAT ya ç karmada komplement fikzasyon testleri de rutinde önemli serolojik testler ara- 5 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P
84 76 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji s ndad rlar. K sraklar tohumlamadan gün sonra kontrol amac yla bakteriyoloji ile birlikte paralel olarak komplement fikzasyon testine tabi tutulurlar. Serolojik testlerin tek bafllar na teflhiste de erleri olmasa da bakteriyoloji ile birlikte kullan ld nda daha güvenilir sonuçlar sa lanabilmektedir. Moleküler Tan : Etkenin moleküler tan s nda PCR testi kültür metodu ile karfl laflt r lm fl ve PCR n çok daha güvenilir oldu u ortaya ç kar lm flt r. PCR n kullan m, izolasyonun güçlü ü nedeni ile çok fazla tercih edilmektedir. BURKHOLDER A Genel Özellikleri Burkholderialar çomak flekilli, hareketli, zorunlu aerobik, 0,5-1,0 1,0-5,0 µm boyutlar nda bakterilerdir. Tüm dünyada her s cakl ktaki toprak ve yüzey sular nda bulunurlar. Bu cins içinde veteriner hekimlikte önemli 2 tür bulunur. lki saprofitik olan, tropikal bölgelerde Melioidiozis hastal na neden olan ve epidemiyolojisi tam aç klanmam fl olan Burkholdria pseudomallei (B.pseudomallei) ve ikincisi atlar ve di er tek t rnakl larda ve bazen de insanlarda Ruam hastal n oluflturan B. mallei dir. Burkholderialar n di er özellikleri sporsuz, kapsülsüz, hareketsiz, katalaz ve oksidaz pozitif olmalar d r. ndol, nitrat, H 2 S, Metil Red (MR), Voges-Proskauer (VP) ve sitrat testleri negatiftir. Önceden Pseudomonas mallei olarak isimlendirilmifl olan bakteri B. mallei, B.pseudomallei ile büyük benzerlik göstermektedir. B.mallei mutlak gerekli olmasa da % 1 gliserol kat lm fl genel besi yerinde optimum 37 C de (4-22 C ler aras nda da üreyebilmektedir) küçük, S tipli beyaz koloniler oluflturur. Sürme preparatlar sonucu mikroskopik olarak Gram negatif, çift veya grup halinde düz ya da e ri çomaklar fleklinde görülür. B.mallei izolatlar n n ço u MacConkey Agar da iyi üreme göstermektedir. Etkenin spesifik bir endotoksini bulunmaktad r. Bu endotoksin tuberkuline benzerlik gösterir ve hastal k tan - s nda kullan lan ve alerjik reaksiyona dayanan bir test olan mallein testinin esas n teflkil eder. So uk, nemli ve karanl k ortamlarda etken 6 ay canl l n koruyabilmektedir. B.pseudomallei ise hareketli, aerobik, saprofitik bir bakteridir. Enerji gereksinimleri olan organik maddeleri kullanarak sa lar. Kanl Agar ve Nutrient Agar da 37 C de mukoid veya R tipinde kuru koloniler meydana getirir. Daha uzun süre inkübasyonda koloniler portakal renginde pigment olufltururlar. S, M, R koloni varyasyonlar s kça görülür. Epidemiyoloji Tek t rnakl larda görülen Ruam hastal n n, akut formu efleklerde, kronik formu ise atlarda görülür. Kat rlarda da kronik hatta latent infeksiyonlar flekillenebilir. nfekte olan tek t rnakl lar ayn zamanda hastal n rezervuar d rlar. Karnivorlar, keçi ve develerde de hastal a rastlanabilir. Karnivorlar özellikle infekte etleri çi tüketerek infeksiyonu al rlar. Hamster ve kobaylar da infeksiyona duyarl d rlar. Kobaylar n bu duyarl l klar na dayan larak Straus Reaksiyonu hastal n teflhisinde kullan l r. S r ve domuzlar infeksiyona dirençlidirler. Bir meslek hastal olarak insanlarda genellikle hasta hayvan burun ak nt lar n n derideki yara ve çiziklere bulaflmas sonucunda infeksiyon oluflur. Laboratuar çal flmalar ndaki dikkatsizlikler ve aerosol yolla infeksiyonun insanlara da bulaflt saptanm flt r. Daha önceki y llarda tüm dünyada yayg n olarak görülen infeksiyon uygulanan testler ve eradi-
85 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 77 kasyon programlar sonras baz ülkelerde sporadik olarak azalt lmas na karfl n baz ülkelerde endemik olarak da infeksiyon görülmeye devam etmektedir. Tek t rnakl hayvanlarda infeksiyon, sindirim sistemi, nadir olsa da aerosol yol, derideki yaralar ve konjuktiva arac l ile bulaflabilmektedir. B.mallei oda s s nda sularda 1 ay, uygun çevresel koflullarda da birkaç ay yaflayabilmektedir. Özellikle ya fll dönemlerde d flar da otlayan hayvanlar, etken bu ortamda uzun süre yaflayabildi- i için, kolayca infekte olabilmektedirler. Hayvanat bahçelerindeki aslan ve kaplanlara infekte at eti yedirilmesi sonucu ölümler meydana gelmifltir. Av hayvanlar ndan bulaflma flekillenebildi i için halk aras nda bu hastal a Avc hastal da denilmektedir. B.pseudomallei kuru mevsimlerde toprak yüzeyinin alt nda bulunurken ya fll mevsimlerde çamurlu sularla insan, domuz, keçi, koyun, s r, at, köpek, deve ve hatta kufllarda infeksiyon oluflturan bir etkendir. Daha çok tropikal ve subtropikal bölgelerde sindirim yolu ile veya yara ve s yr klardan etken al n r ve tüm vücutta apse oluflumu, pnömoni ve duyarl konakç larda ölümle sonuçlanan septisemiye neden olur. Hastal n ismi Melioidiozis ya da Yalanc Ruam olarak adland r l r. Ruam hastal bafll ca hangi tür hayvanlarda görülür? Laboratuar Tan s DÜfiÜNEL M ncelenen Materyaller: Ruam hastal nda nekropsi yap lmas kanunen yasakt r. DÜfiÜNEL M Ancak burun ak nt lar, apseler ve yanl fll kla otopsi yap ld ysa da solunum sistemi organlar teflhiste kullan labilir. Serolojik muayene için serum SORU ç kart larak laboratuara gönderilir. Melioidiozis (Yalanc Ruam) hastal nda akci er, karaci er, da- SORU lak, böbrek, lenf yumrusu, kan, idrar ve d flk teflhiste kullan labilir. D KKAT D KKAT Bakteriyolojik Tan : Örneklerden haz rlanan preparatlar Gram boyama ile boyan r. Ayr ca taze s v ve kat kültürlerden haz rlanan preparatlarda etken uzun ve ince çomaklar halinde görülür. Poli-β-hidroksibutirat granüllerinin toplanmas sebebiyle etken içinde tanecikli bir görünüm mevcuttur. K sa çomak formlar nda ise granüllerin bakterinin 2 ucuna toplanmas ndan dolay bipolar görünüm oluflabilir. Kültürlerin eskimesi ile bakterinin mikroskopik morfolojisi kokoidden uzun AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ flamentlere dönüflür. B.mallei izolasyonu için % 1 gliserinli veya normal Kanl Agar a ekim yap l r ve besiyerleri aerobik koflullarda, 37 C de K 2-3 Tgün A Pinkübe edilirler. Gliserollü besiyeri izolasyon flans n art rmaktad r. B.mallei sufllar n n büyük K T A P ço unlu u MacConkey Agar da da üreme gösterebilmektedir. B.mallei Kanl Agar da hemoliz meydana getirmemektedir. Kontamine örneklerde TELEV ZYON etken izolasyonu zorlaflt için penisilin katk l bir besiyerinde ön zenginlefltirme ve polimiksin TELEV ZYON E, basitrasin ve aktidionlu gliserinli Nutrient Agar lara ekim yap lmas tavsiye edilmektedir. Besiyerleri üzerinde beyaz renkte, kokusuz, nemli, viskoz ve S tipli koloniler meydana gelir. nkübasyon süresi biraz daha uzat ld nda NTERNET koloniler yo un, NTERNET koyu kahverengi, sert, granüler bir görünüm al rlar. Oluflan koloniler s v besiyerlerinde saf kültürleri haz rlan r ve genel özellikler bölümünde belirtilen biyokimyasal testler yap larak identifiye edilirler. B.mallei nin üremesi B.pseudomallei ye göre daha yavaflt r, 1-2 gün içinde üreme oluflur. Yalanc ruam hastal için marazi maddelerden Kanl Agar, Nutrient Agar ve MacConkey Agar a ekim yap l p, 37 C de 2-3 gün inkübe edilirler. Oluflan koloniler anlat lan morfolojik ve biyokimyasal özellikler bak m ndan incelenirler. 6
86 78 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Serolojik Tan : Her iki hastal n tan s nda Komplement fiksasyon (CF) testi özellikle kronik olgular n tespitinde % 95 özgünlük ve duyarl l a sahip bir testtir. CF testi, mallein testi kadar hassas olmasa da hastal n teflhisinde y llard r kullan - lan bir serolojik testtir. CF d fl nda ELISA, floresan antikor testi ve aglutinasyon testleri de kullan labilmektedir. Yap lan çal flmalarda ELISA testinin B.mallei ve B.pseudomallei infeksiyonlar n ay ramad ortaya ç kar lm flt r. Monoklonal antikorlarla haz rlanan bir kompetatif ELISA testi gelifltirilmifl ve bu testin CF testi ile benzer performansta oldu u ortaya ç kar lm flt r. Ruam n alerjik tan s Mallein testi ile yap l r. B.mallei % 1 gliserinli s v besi yerinde üretilmesinden sonra, kültür s veya alkolle çöktürülür. Çöküntüde bakteriye ait endotoksinleri içeren glikoprotein ekstrat, intradermal, oftalmik, subkutan veya intrapalpebral yolla atlara uygulan r. Ruaml hayvanlar malleine alerjiktirler ve mallein injeksiyonundan sonra, tüberkülin testinde görülenlere benzer flekilde, lokal veya sistemik afl r duyarl l k reaksiyonlar gösterirler. njeksiyon yerindeki kal nlaflma 0-3 mm ise negatif, 3-5 mm ise flüpheli ve 5 mm den fazla ise pozitif olarak kabul edilir. Pozitif olgularda mallein uygulanan bölgede ödem, s cakl k ve duyarl l k art fl da gözlenir. Mallein injeksiyonu humoral immun yan t da etkileyece i için, uygulamadan sonra serolojik testlerden al nan sonuçlar güvenilir olmamaktad r. Bu yüzden Mallein testi yap lmadan önce serolojik taramalar yap lmal d r. Moleküler Tan : Son birkaç y ld r B.mallei nin teflhisi için birçok PCR ve Real- Time PCR testi gelifltirilmifltir. Bu 2 testin h zl teflhis özelli i gelecekte hastal n tan s nda daha çok moleküler tabanl yöntemlerin kullan lmas n sa layacakt r. Etkenin üretilmesindeki ve serolojisindeki zorluklar göz önünde bulundurulursa hastal n tan s için PCR n kullan m oldukça avantajl d r.
87 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 79 Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 A MAÇ 3 Brusellalar n neden oldu u hastal klar n epidemiyolojisini, laboratuar tan s n aç klamak. Brusella cinsi bakterilerin oluflturdu u hastal k olan Brusellosis birçok hayvan türünde görülmektedir. Brusellosis zoonotik ve ihbari mecburi bir infeksiyondur. Laboratuar teflhisi, etkenin numunelerden yap lan frotilerde mikroskop alt ndaki morfolojik görüntüsü, spesifik besiyeri üzerindeki koloni yap s, identifikasyon testleri seroloji ve PCR ile yap labilir. Kampilobakter infeksiyonlar n n genel özelliklerini, hastal klar n n laboratuar tan lar n aç klamak. C.fetus subsp. venerealis sadece s rlarda, C.fetus subsp. fetus ise s rlarda ve koyunlarda abortus ve infertilite ile karakterize infeksiyonlara, termofilik kampilobakterler ise tüm evcil hayvanlar n, insanlar n, kanatl ve memelerin barsaklar nda yerleflebilir ve immun sistemin zay flad, hijyenik flartlar n de iflti i zamanlarda ba rsak infeksiyonuna neden olurlar. Mide içeri i ve kotiledonlardan haz rlanan sürme preparatlar Gram boyama ile boyand nda S fleklinde veya daha uzun spiral flekilli Gram negatif bakteriler, bu etkenin spesifik görünümünü oluflturmaktad r. Tan etken izolasyonuyla olur. A MAÇ 4 Pastörella, Manhemia ile Françisella genusundaki türlerin hayvan infeksiyonlar n, bunlar n laboratuar tan lar n aç klamak. P.multocida; s r, koyun, manda, domuz, tavuk ve insanlarda Pastörellosis meydana getirir. M.haemolytica, genç s r, domuz ve koyunlarda pnömoni, septisemi ve koyunlarda gangrenöz mastitis etkenidir. Pastörellalar özellikle, tipik bipolar mikroskopik morfolojileri, M>S>I>R fleklinde koloni dissosiasyonlar, katalaz ve oksidaz duyarl klar gibi biyokimyasal testleri yard m yla identifiye edilirler. Kemirici hayvanlarda bulunan F.tularensis, keneler arac l ile insan ve çeflitli hayvanlara bulaflan zoonoz bir etkendir. Etken a z, burun ve göz mukozas ndan da kolayca geçebilmektedir. Tüm dünyada, Amerika ve Avrupa da birçok ülkede epizootik salg nlarla görülen hastal k, birçok Avrupa ve Asya ülkelerinde de sporadik vakalar halinde görülür. Etken 4 aydan fazla çevrede yaflayabilmektedir. S radan besiyerlerinde üremedi inden etiyolojide belirtilen maddeleri içeren besiyerleri ve ortamlarda izolasyonlar ve daha sonra belirtilen biyokimyasal testlerle identifikasyonlar yap lmal d r. Di er Gram negatif çomaklar n genel özelliklerini ve laboratuvar tan lar n aç klamak. nsanlarda mezofilik Vibrio türleri bulunur ve bunlardan en önemlisi Kolera hastal etkeni V.cholerae dir. V.cholerae kayna sulard r ve bulaflma bu sular ve bu sularla bulafl k g dalar vas tas yla meydana gelmektedir. A.salmonicida, salmonoid bal klar baflta olmak üzere birçok bal k türünde septisemi hatta akut olaylarda infeksiyon görülmeden ölüm oluflturlar. Hemofilus etkenlerinin en ay rt edici özellikleri standart besiyerlerinde üreyemeyip tam kanl besiyerlerine ihtiyaç göstermeleridir. Ba rsak ve a z bofllu unda kommensal olarak bulunan etkenin as l bulaflma yolu sindirim sistemi olsa da çal flmalarda deri yolu ile de bulaflma olabilece i gösterilmifltir. Aktinobasilluslar ise, bafl ve yumuflak dokular n, özellikle dil, dudak, farengeal ve maksiller lenf yumrular n n fliflmesi, apseleflmesi ve granulasyon dokusu oluflturmas ile karakterize, kronik bir infeksiyon oluflturmaktad rlar. Psödomonaslar insan ve hayvanlarda genelde irinli ama bazen de sistemik akut infeksiyonlar meydana getiren çevrede her yerde bulunan saprofitik bir etkenlerdir. P.aeroginosa sufllar n n besiyerlerinde oluflturduklar eriyebilir pigmentler tipik özelliklerini oluflturmaktad r. Moraksellalar memeli hayvan ve insanlar n nasofarinks ve göz mukozalar nda klinik infeksiyonlara neden olurlar. En çok görülen tür, M.bovis s - rlarda keratokonjuktivitise neden olur. T.equigenitalis atlar n bulafl c metritisi (CEM) hastal - n oluflturmaktad r. CEM hastal, endometrium ve serviksin yang lanmas ndan kaynaklan r ve geçici infertiliteye neden olur. Genital organlar n çeflitli yerlerinden ve ak nt lar ndan al nan svaplar özel besiyerlerine ekilir. Tan da PCR önemlidir.tek t rnakl larda görülen Ruam hastal - n n, akut formu efleklerde, kronik formuna ise atlar duyarl d r. Etken B.mallei oda s s nda sularda 1 ay, uygun çevresel koflullarda da birkaç ay yaflayabilmektedir. Saprofitik olan ve tropikal bölgelerde Melioidiozis ya da Yalanc Ruam olarak da adland r lan Melioidiozis te ise etken, epidemiyolojisi tam aç klanmam fl olan B.pseudomallei isimli di er cinstir. Tan da mallein testi önemlidir.
88 80 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m 1. Brusellalar n insanlara horizantal yolla kolayca bulaflabilmesinde en önemli etken nedir? a. Spor oluflturmalar b. Etkenin ç plak deriden girebilmesi c. Kapsülü d. ntrasellüler üreyebilme özelli i e. Hücre duvar 2. Termofilik kampilobakterler afla dakilerin hangisinde birlikte ve do ru olarak verilmifllerdir? a. C.jejuni-C.coli b. C.lari-C.fetus subsp. fetus-c.fetus subsp. venerealis c. C.fetus subsp. fetus-c.fetus subsp. venerealis d. C jejuni-c.coli ve C.lari e. Termofilik Camplyobacter-C.jejuni-C.coli 3. Tularemi hastal ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Franciella tularensis taraf ndan oluflturulur. b. Etken oksidaz negatif, zay f katalaz pozitifdir ve üremede, glikoz, yumurta sar s, sistine ihtiyaç duyar. c. Etken 4 aydan fazla çevrede yaflayabilmektedir. d. Nekropsi insanlar için büyük tehlike arz etti inden çok dikkatli olmak gereklidir. e. Etkenin tip A, B ve C olmak üzere 3 alt tipinin bulundu u ortaya konulmufltur. 4. Pastörella cinsi bakterilerin mikroskopik morfolojik görünümlerindeki en tipik özellikleri afla dakilerden hangisidir? a. Bipolar görünümleri b. Gram negatif olmalar c. M>S>I>R fleklindeki koloni dissosiasyonlar d. Katalaz, oksidaz pozitif olmalar e. Çomak fleklindeki görüntüleri 5. Aeromonaslara ait s n fland rmalar ile ilgili afla - daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. A.hydrophila kompleksi içinde; A.hydrophila ve A.bestiarum bulunmaktad r. b. A.caviae kompleksi içinde, A.caviae, A.media, A.encheleia ve A.eucrenophilc bulunmaktad r. c. A.sobria kompleksi içinde; A.sobria, A.veronii, A.jandaei ve A.trota türleri bulunmaktad r. d. Hareketsiz ve psikrofilik Aeromonas lar ise A.salmonicida ve alt türlerini kapsamaktad r. e. A.salmonicida n n alt türleri bulunmamaktad r. 6. Hemofilus cinsi içindeki türlerden hangisi insanlarda infeksiyon oluflturmaktad r? a. Heamophilus influenza b. Heamophilus ovis c. Heamophilus somnus d. Heamophilus parasuis e. Heamophilus suis 7. Pseudomonas aeroginosa sufllar n n oluflturduklar kolonilerin en belirgin özellikleri afla dakilerden hangisidir? a. S formu b. Pigmentler oluflturmalar c. Beyaz görünümleri d. Laktoz pozitif olmalar e. R formu 8. Moraxella bovis taraf ndan oluflturulan hastal k ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Etkenin patojenik sufllar, besiyerine yap fl k, hemolitik koloniler olufltururlar. b. K fl n izole edilen sufllar genellikle nonhemolitik patojenik sufllard r. c. Göz materyallerinden haz rlanan sürme preperatlarda k sa küt, ço unlukla ikili çomakc klar görünür. d. Moraksella lar aras nda en çok görülen tür, Moraxella bovis tir. e. Etkenin en büyük kayna gözyafl ve burun ak nt lar d r. 9. Taylorella equigenitalis in en güçlü biyokimyasal özelli i nedir? a. Katalaz b. Fosfataz c. Oksidaz d. Sitrat e. Üre 10. Ruam hastal n n etkeni Burkholdria pseudomallei nin hangi biyokimyasal k sm malleinin esas n teflkil eder? a. Endotoksin b. Ekzotoksin c. Pilus d. Fimbria e. Hücre duvar
89 4. Ünite - Gram Negatif Çomaklar 81 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z yanl fl ise Brusella konusunu yeniden okuyunuz. 2. d Yan t n z yanl fl ise Kampilobakter konusunu yeniden okuyunuz. 3. e Yan t n z yanl fl ise Françisella konusunu yeniden okuyunuz. 4. a Yan t n z yanl fl ise Pastörella&Manhemia konusunu yeniden okuyunuz. 5. e Yan t n z yanl fl ise Aeromonas&Vibrio konusunu yeniden okuyunuz. 6. a Yan t n z yanl fl ise Hemofilus&Aktinobasillus konusunu yeniden okuyunuz. 7. b Yan t n z yanl fl ise Psödomonas konusunu yeniden okuyunuz. 8. b Yan t n z yanl fl ise Moraksella konusunu yeniden okuyunuz. 9. c Yan t n z yanl fl ise Taylorella konusunu yeniden okuyunuz. 10. a Yan t n z yanl fl ise Burkholdria konusunu yeniden okuyunuz. Yararlan lan Kaynaklar Anonim, Manual of Standarts for Diagnostic Tests and Vaccines for Terrestrial Animals (2010). Ofis International Epizootic Terrestrial manual, Paris. Ayd n N, Parac ko lu J. (2006). Veteriner Mikrobiyoloji (bakteriyel hastal klar). lke Emek Matbaac l k ve Yay nc l k, Ankara. Carter, G. R., Wise, D. J. (2004). Essentials of Veterinary Bacteriology and Mycology, Iowa. Hirsh, D. C., MacLachlan, N. J. (2004). Veterinary Microbiology, Oxford. Quinn, P. J., Markey, B. K., Carter, M. E., Donnelly, W. J. (2001). Veterinary Microbiology and Microbial Disease, Kunduli. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 S r, koyun, koç, keçi, domuz. S ra Sizde 2 S (mart kanad ) flekilleri. S ra Sizde 3 Manhemialar n kanl agarda β-hemoliz oluflturmalar, pastörellalar n oluflturmamalar. S ra Sizde 4 rinli, granüllü materyal tuzlu su ile y kan r. Granüller lam aras nda ezilerek boyama yap l r. S ra Sizde 5 Al nan svaplar Charcoal l Amies Transport Besiyerine dald r l p 4 C lik buz kal plar nda hemen laboratuara ulaflt r l rlar. S ra Sizde 6 Tek t rnakl larda görülen hastal a, nadiren karnivorlar, keçi ve develerde de rastlanabilir.
90 5VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Escherichia coli nin özelliklerini ve laboratuar tan s n tan mlayabilecek, Salmonellalar n adland rmas n, s n fland rmas n, tiplendirmesini, hayvanlardaki teflhisini aç klayabilecek, Yersinia genusundaki türlerin özelliklerini ve laboratuar tan s n aç klayabilecek, Di er enterobakterilerin özelliklerini ve laboratuar tan lar n aç klayabilecek bilgi ve becerileri kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Escherichia coli Salmonella Yersinya Serotiplendirme Tifo Gastroenteritis Enterobakteri çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Enterobakteriler EfiHER fiya KOL SALMONELLA YERS NYA D ER ENTEROBAKTER LER
91 Enterobakteriler EfiHER fiya KOL Genel Özellikleri Eflheriflya genusuna ait Escherichia coli (E.coli), E.albertii, E.blattae, E.fergusonii, E.hermanii, E.vulneris olmak üzere 6 tür bulunmaktad r. Bu türlerden en önemlisi olan E.coli, Gram negatif, çomak fleklinde, 1,1-1,5x2-6 µm boyutlar nda, sporsuz, fakültatif anaerobik ve sahip oldu u flagellas sayesinde hareketli bir bakteridir. Baz sufllar ise hareketsizdir. E.coli, jenerasyon süresi oldukça k sa olan (yaklafl k 20 dakika) bir bakteridir. Kat besiyerlerinde 37 C de 24 saatte gözle görülebilen, kenarlar düzgün (S tipi) koloniler olufltururlar. S v besiyerlerinde ise homojen bulan kl k meydana getirerek ürerler. E.coli nin antijenik yap s oldukça komplike olup, özellikle patojen sufllarda bu yap lar önem tafl maktad r. Önemli antijenik yap lar ve özellikler aras nda bafll ca; somatik O antijeni, flagella antijeni (H), kapsüler antijen (K), enterotoksinler, nörotoksinler, endotoksinler, sitotoksik nekrozan faktör (CNF) bulunmaktad r. Somatik O antijeni, lipopolisakkarit özellikte olan yüzey antijenidir. E.coli lerin serotiplendirilmesinde önem tafl rlar. Flagellar H antijeni, sadece hareketli sufllarda bulunur ve E.coli lerin serotiplendirilmelerinde önemli bir yeri vard r. Polisakkarit yap da (N-asetil nöraminik asit) olan kapsüler K antijeni, O somatik antijeninin üstünde bulunur. K antijenine göre 100 e yak n serogrup tespit edilmifltir. Enterotoksinler, genelde genç hayvanlar n ba rsak infeksiyonlar ndan sorumlu E.coli ler taraf ndan sentezlenmektedir. Enterotoksin üreten E.coli ler ETEC (Enterotoksijenik E.coli), üretmeyenler ise NETEC (Non-enterotoksijenik E.coli) olarak adland r lmaktad r. Nörotoksinler ise, lipoprotein yap da olup domuzlar n ödem hastal n n patojenezinde önem arz etmektedir. Tüm Gram negatif bakterilerin hücre duvar yap s nda bulunan endotoksinler ise, septisemi olgular nda flok belirtilerine ve atefle sebep olmaktad r. E.coli lerin baz sufllar taraf ndan sentezlenen sitotoksik nekrozan faktör (CNF), protein yap s nda olup epitelyum hücre membranlar nda baz de iflikliklere sebep olur. E.coli serotiplendirilmesinde esas al nan antijenik yap lar nelerdir? SIRA Bu antijenik S ZDE yap lar n genel özellikleri nelerdir? E.coli, hayvanlarda pek çok hastal a neden olmaktad r ve DÜfiÜNEL M bu hastal klar farkl E.coli patotipleri taraf ndan oluflturulmaktad r. E.coli nin patotipleri; Enterotoksijenik E.coli (ETEC), Enteropatojenik E.coli (EPEC), Enterohemorajik SORU E.coli (EHEC), 1 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT D KKAT
92 84 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Enteroinvaziv E.coli (EIEC) dir. Enterotoksijenik ishaller yenido an buza, kuzu, tay, köpek ve domuzlarda meydana gelmektedir. Hastal a ETEC neden olmaktad r. ETEC lerin enterositlere ba lanmas, sahip olduklar kapsüler K antijeni ve fimbrial antijenleri (F) sayesinde olmaktad r. E.coli nin invaziv sufllar taraf ndan meydana getirilen invaziv hastal klar daha çok yeni do an hayvanlarda gözlenir. EPEC ler toksin üretmezler ancak, ba rsakta tipik lezyonlara yol açarlar. Baz E.coli sufllar ise, kanl ishale neden olur ve bu sufllar EHEC olarak adland r l rlar. EHEC prototipi E.coli O157:H7 dir. Belirli E.coli sufllar kanatl larda kolibasillozis ve ruminantlarda mastitise neden olur. Epidemiyoloji Normal ba rsak flora etkeni olan E.coli ler d flk ile saç lmak suretiyle çevreye, yemlere ve sulara bulaflmaktad r. E.coli nin bulaflmas fekal-oral yol (d flk -a z) ile olmaktad r. Genelde ba rsaktaki E.coli say s iki biyolojik faktör ile kontrol alt nda tutulmaktad r. Bunlardan biri ba rsakta bulunan di er bakteriler ile E.coli ler aras ndaki kompetitif antagonizmad r. Di eri ise yeni do anlarda kolostrum ve süt ile al nan antikorlar n sa lad lokal ba fl kl kt r. E.coli infeksiyonlar n n oluflmas nda hijyenik koflullar n kötü olmas, temizlik kurallar na uyulmamas çok büyük önem tafl maktad r. D flk lar n ve altl klar n toplanmas, hayvan bar naklar n n temiz tutulmas, yem ve suyun d flk ile kontaminasyonunun engellenmesi gibi önlemler al narak E.coli infeksiyonlar kontrol alt nda tutulabilir. Özellikle süt veren ineklerde koli mastitlerinin önüne geçilmesinde memenin sa mdan önceki ve sonraki temizli i önemlidir. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: E.coli izolasyonu için gönderilecek materyaller, hastal - n semptomlar na göre de iflmektedir. shal durumlar nda d flk, mastitis olgular nda süt gönderilmelidir. Ölen hayvanlara nekropsi yap larak lezyonlu organlardan örnek al nmal d r. Gönderilecek tüm materyaller, steril bir kap içerisine konulmal ve so uk zincir içerisinde en k sa sürede ilgili laboratuara gönderilmelidir. Bakteriyolojik Tan : Lezyonlu bölgelerden haz rlanan preparatlar Gram yöntemi ile boyanarak incelendi inde Gram negatif çomaklar n görülmesi E.coli yi düflündürür, ancak kesin teflhis için yeterli de ildir. Gönderilen materyallerden E.coli izolasyonu için Kanl Agar, MacConkey Agar, EMB Agar gibi besiyerlerine ekim yap l r. 37 C de saatlik inkubasyon sonunda oluflan koloniler de erlendirilir. E.coli, Kanl Agar da S tipli kenarlar düzgün koloniler oluflturur. Baz sufllar ise hemoliz oluflturur. MacConkey Agar daki koloni görüntüsü yine S tipi olup rengi pembedir. Bunun nedeni MacConkey Agar da bulunan laktozun E.coli taraf ndan fermente edilmesidir. EMB Agar da ise E.coli metalik yeflil röfleli koloniler oluflturur. S v besiyerlerinde (Nutrient Buyyon, BHI Buyyon gibi) üredi inde ise homojen bulan kl k oluflturur. Oluflan kolonilerden yap lan boyamada Gram negatif çomaklar n görülmesi E.coli yönünden flüphe uyand r r. Kolonilerden elde edilen saf kültürle biyokimyasal testler yap larak identifikasyona gidilir. E.coli için yap lan biyokimyasal testler aras nda; karbonhidrat fermentasyon testleri, ndol, Metil K rm z s (Metil Red), Voges-Proskauer (VP), Sitrat (Citrate), H 2 S testi bulunur. Enterobakterilerin ayr m nda kullan lan ndol ( ), Metil Red (MR), Voges-Proskauer (VP) ve Sitrat (C) testleri MViC fleklinde k salt lm flt r ve bu test serisi uyguland nda E.coli, ndol pozitif, Metil Red pozitif, VP negatif, Sitrat negatif ( MViC:++--) olarak sonuç verir.
93 5. Ünite - Enterobakteriler 85 zole edilen E.coli lerin patojenite testleri için deney hayvanlar na inokulasyonu yap l r. Ayr ca enterotoksijenik sufllar için tavflan ba rsak lup testi ve bebek fare testi (infant mouse test) kullan l r. E.coli nin virulensinin tespiti için hücre kültürleri kullan l r. Bunlar toksijenik sufllar için Vero, Y1, CHO hücre kültürleri, enteropatojenik sufllar için ise Hep-2 ve HeLa hücre kültürleridir. Hücre kültürlerine inokulasyon sonras nda hücrelerin morfolojik de iflimleri gözlenerek sonuç de erlendirilir. Serolojik Tan : Seroloji E.coli nin antijenik yap lar n n belirlenmesi amac yla kullan l r. E.coli nin serolojik olarak saptanmas çeflitli tekniklerle gerçeklefltirilir. Bunlardan biri h zl lam aglütinasyondur. Bu teknikte, oluflan koloniler, E.coli sufllar na karfl oluflturulmufl spesifik antiserumlarla lam üzerinde kar flt r l r. Aglütinasyon oluflmas pozitif reaksiyon olarak kabul edilir. Koloni hangi antiserumlarla aglütinasyon gösterirse, o antijenik yap lara sahiptir. Aglütinasyon testi için O, H ve K spesifik antiserumlara ihtiyaç vard r. zole edilen E.coli de bulunan antijenik yap lar n farkl l klar n ortaya koyarak E.coli nin serotipi belirlenir. ELISA ile de E.coli nin antijenik yap lar n veya toksinlerini saptamak olanakl d r. Moleküler Tan : PCR ile E.coli ye ait antijenik yap lar ve virülens faktörlerini kodlayan genleri belirlemek mümkündür. SALMONELLA Genel Özellikler Do ada birçok hayvan türünde ve çevresel örneklerde çok yayg n olarak bulunan Salmonellalar, enterobakterilerin genel özelliklerini tafl yan Gram negatif, 0,7-1,5x2,0-5,0 µm boyutlar nda, k sa ve küçük çomaklar tarz nda bakterilerdir. Salmonellalar, fakültatif anaerobik özellikte, sporsuz ve kapsülsüz olup, S.Pullorum ve S.Gallinarum hariç hareketlidirler. Salmonellalar, Salmonella genusuna ait 2 türü ve yaklafl k 3000 serotipi kapsamaktad r. Salmonella türleri S.bongori ve S.enterica d r. Birçok patojenik bakteriyi içeren S.enterica türü, belirli biyokimyasal testlere ve bakteriyofaj duyarl l klar na göre de erlendirildi inde 6 alttüre ayr lmaktad r. Bunlar S.enterica subsp. enterica (I), S.enterica subsp. salamae (II), S.enterica subsp. arizonae (IIIa), S.enterica subsp. diarizonae (IIIb), S.enterica subsp. houtenae (IV) ve S.enterica subsp. indica (VI) d r. Salmonellalar n isimlendirilmesi di er bakteri cinslerinin isimlendirilmesinden farkl d r. Salmonella genusuna ait 2 tür (S.enterica ve S.bongori) bulunmaktad r. S.enterica türü kendi içinde alttürlere ayr lmaktad r. Bu alttürler de serovarlara veya serotiplere ayr l r. Örne in, S.enterica subsp. enterica alttürüne ait bir serovar, S.enterica subsp. enterica serovar Enteritidis fleklinde isimlendirilir. Ancak pratikte sadece genus ve serovar ismi birlikte kullan l r, örne in; S.enterica subsp. enterica serovar Enteritidis yerine k saca S.Enteritidis denir. Klasik isimlendirmeden farkl olarak serovar ismi büyük harfle bafllar ve italik olarak yaz lmaz. Salmonellan n antijenik yap lar identifikasyonlar nda gerekli oldu u için oldukça iyi incelenmifltir. Bu antijenik yap lar Somatik O antijeni, flagellar H antijeni, yüzeysel antijenler, enterotoksin ve sitotoksinlerdir. Somatik O antijeni, tüm salmonellalarda bulunan polisakkarit özelli inde olan bir antijendir. Salmonellalar n serogruplara ayr lmas na yarayan bu antijen, de iflik faktörler içermektedir. Bu faktörler say larla (1, 2, 3,...) ifade edilir ve ortak antijenik faktörleri bar nd ran salmonellalar ayn grup alt nda toplan r. fiimdiye kadar 67 tane grup belirlenmifltir. Bu gruplar, harflerle (A, B, C,..., Z) ve harf-rakam kombinasyonlar yla (C1, C2, E1 gibi) ifade edilmifltir. S. Pullorum ve S. Gallinarum haricindeki salmonellalarda bu-
94 86 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji lunan ve hareketi sa layan flagellaya ait flagellar H antijeni, protein tabiat nda, s - ya duyarl bir antijenik yap d r. H antijeni, yap s nda bulunan faktörlere göre 2 alt gruba ayr lmaktad r. Bunlar spesifik özellikte olan Faz-1 faktörleri ile nonspesifik özellikte olan Faz-2 faktörleridir. Faz-1 faktörleri, salmonellan n bir türünde veya birbirine yak n birkaç türünde ortak olarak bulunurken, Faz-2 faktörleri birçok Salmonella türünde bulunmaktad r. Faz-1 faktörleri küçük harflerle (a, b, c,..., z, z1, z2,...), Faz-2 faktörleri ise rakamlarla (1, 2, 3,...) ifade edilir. Salmonellalar sahip olduklar flagellar antijenin faktörlerine göre monofazik ve difazik olarak ikiye ayr l rlar. Sadece bir Faz antijenine sahip olanlara monofazik, hem Faz-1 hem de Faz- 2 antijenine sahip olanlara ise difazik salmonella denir. Yüzeysel antijenler ise hücre duvar n n d fl nda bulunur. Bunlar n aras nda Vi antijeni, M antijeni ve pilus antijeni bulunur. Vi antijeni; S.Typhi, S.Paratyphi A, S.Paratyphi C nin baz sufllar nda bulunan ve serogruland rmay sa layan O-somatik antijenini maskeleyen bir antijendir. Bu nedenle Vi antijenine sahip olan sufllar, O-somatik antiserumlar yla aglutine olmazlar. Di er bir yüzeysel antijen olan M antijeni S.Paratyphi B nin mukoid koloni oluflturan sufllar nda bulunur. Baz salmonella türlerinde de pilus (fimbria) antijeni bulunmaktad r. Salmonellalar bu antijenik yap lardan farkl olarak, toksin sentezleme yetene ine de sahiptirler. Sentezledikleri toksinler aras nda endotoksin, enterotoksin ve sitotoksin bulunmaktad r. Endotoksinleri, ba rsak mukozas nda harabiyete neden olur ve akut toksemi vakalar ndan sorumludur. Enterotoksinleri, E.coli nin labil toksinine benzer ve ba rsak lümenine s v ve elektrolit geçifline neden olarak ishal tablosu flekillendirir. Salmonellalar n sitotoksinleri ise fiigella toksinine benzer karakterde olup, ba rsak mukozas ndaki epitellerin protein sentezini engeller. Salmonellalar antijenik formüllerine göre tan mlan rken, öncelikle O-somatik antijeni, varsa yüzeysel antijeni sonra da hareketli ise flagellar H antijenleri (Faz-1 ve Faz-2) yaz l r. Örne in; S.Gallinarum 1,9,12:-:-, S.Typhimurium 1, 4, (5), 12:i:1, 2, S.Typhi 9,12,(Vi):d:-, S.Enteritidis 1,9,12:g,m:(1,7). Salmonella sufllar, lipopolisakkarit (O antijeni) ve flagellar H antijen çeflitlili i baz al narak oluflturulmufl olan Kauffman- White flemas kullan larak serovarlara ayr l rlar. fiu anda bilinen yaklafl k 3000 kadar salmonella serovar bulunmaktad r. Kauffman-White flemas na göre antijenik yap lar belirtilen baz Salmonella enterica serovarlar Tablo 5.1 de verilmifltir. Tablo 5.1 Baz salmonella serovarlar n n Kauffman-White flemas ndaki grubu ve antijenik yap lar Grup Serovar O Antijeni Faz-1 H Antijeni Faz-2 H Antijeni A S.Paratyphi A 1, 2, 12 a - B S.Paratyphi B 1, 4, 5, 12 b 1,2 B S.Typhimurium 1, 4, 5, 12 i 1,2 D S.Typhi 9, 12, Vi d - D S.Enteritidis 1, 9, 12 g, m - D S.Gallinarum 1, 9, D S.Pullorum (1), 9, nsan ve hayvanlarda infeksiyona neden olan salmonellalar genellikle S.enterica subsp. enterica (I) alttürüne aittir. Salmonellalar, insan ve hayvanlarda genel infeksiyonlara (tifo gibi), g da zehirlenmelerine (S.Enteritidis, S.Typhimurium) ve baz özel hastal klara (abortlar) neden olmaktad r. nsan ve hayvanlarda hastal k oluflturan baz önemli Salmonella serotipleri Tablo 5.2 de gösterilmifltir.
95 5. Ünite - Enterobakteriler 87 Salmonella serovar S.Typhi S.Paratyphi S.Abortus equi S.Abortus ovis S.Typhimurium S.Enteritidis S.Pullorum S.Gallinarum S.Cholerae suis Neden oldu u hastal k tablosu nsanlarda tifo nsanlarda paratifo K sraklarda abort Koyunlarda abort nsan ve hayvanlarda gastroenteritis nsan ve hayvanlarda gastroenteritis Kanatl da Pullorum hastal Kanatl tifosu Domuz paratifosu Tablo 5.2 Baz Salmonella serovarlar n n insan ve hayvanlarda oluflturduklar hastal klar Epidemiyoloji S cakkanl ve so ukkanl hayvanlar n gastrointestinal kanal salmonellalar n rezervuar d r. Kontamine g da, su, yem hammaddeleri ve infekte hayvanlar n d flk lar yla bulaflma söz konusudur. nfeksiyon canl salmonellalar n oral yolla al nmas yla flekillenir. Ba fl kl bask lanm fl hayvanlar, yeni do anlar, stres alt ndaki hayvanlar infeksiyona daha duyarl d r. Tüm hayvanlar normal ba rsak floras bozuldu u durumlarda yüksek risk alt ndad r. Kanatl larda salmonella bulaflmas infekte hayvanlar n d flk lar yla olmaktad r. Hasta veya portör hayvanlar %30 civar nda salmonella yumurta ç kar r. nfekte kanatl larda yumurtalardan canl civciv ç kma oran azal r. Canl ç kan civcivler portör olarak kal r ve etkenin etrafa saç l m nda önemli rol oynarlar. Yem, Paratifo etkenlerinin bulaflmas nda önemli bir kaynakt r. Mekanik bulaflmada ise kümesler veya çiftlikler aras gezen ve dezenfeksiyona dikkat etmeyen bireyler, ziyaretçiler, memeliler, yabani kufllar, kemiriciler ve sinekler önemlidir. Paratifo grubu salmonellalar n insanlara bulaflmas kontamine kanatl etleri ve yumurtalar baflta olmak üzere tüm hayvansal ve bitkisel g da ürünleriyle olabilmektedir. Etlerin kontaminasyonu, kesimhanedeki hafllama tanklar nda veya organlar n ç kar m esnas ndaki y rt lmalar sonucunda meydana gelir. Böyle kontamine etlerin iyi piflirilmeden tüketilmesi insanlar için önemli infeksiyon kayna d r. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Abort vakalar nda, at k fötusa ait organlar, fötal membranlar gönderilir. Kanatl Salmonellozisinin bakteriyolojik teflhisi için ise yeni ölmüfl veya agoni halindeki hayvanlar, serolojik teflhis için de kan veya kan serumu laboratuar numunesi olarak gönderilebilir. Kanatl larda kümes baz nda salmonella varl - n n belirlenmesi amac yla kümeslerden altl k numuneleri steril flartlarda al n p incelenebilir. Bunun d fl nda, kümesteki hayvanlardan kloakal svaplar al nabilir. Bakteriyolojik Tan : Salmonellan n bakteriyolojik teflhisinde öncelikle, klinik vakalardan gelen numunelerden haz rlanan preparatlar Gram boyan r ve Gram negatif çomaklar n görülmesi klinik ve nekropsi bulgular göz önünde bulundurularak salmonella infeksiyonu flüphesi uyand r r, ancak bakteriyoskopi teflhis için yeterli de ildir. Pullorum hastal ve kanatl tifosunun teflhisi S.Pullorum ve S.Gallinarum un izolasyon ve identifikasyonu ile konulur. Hem S.Pullorum hem de S.Gallinarum selektif olmayan genel besiyerlerinde iyi üremektedir, ancak di er Paratifo salmonella etkenleri için selektif besiyerleri de mevcuttur. Baz kompleks besiyerleri etkenlerin izolasyonunu inhibe edebilir, bu nedenle ekimler hem genel
96 88 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji besiyerlerine hem de selektif besiyerlerine yap lmal d r. S.Gallinarum, S.Pullorum a göre daha h zl ürer ve oluflturdu u koloniler daha büyüktür. Bu nedenle S.Pullorum un izolasyonu için inkubasyon 48 saat olarak önerilir. zolasyonda kullan lan besiyerleri aras nda Nutrient Agar, Kanl Agar bulunmaktad r. Salmonellalar bu besiyerlerinde fleffaf, kenarlar düzgün, 1-2 mm çap nda yuvarlak koloniler olufltururlar. S v besiyeri olarak ise tamponlanm fl peptonlu su (TPS), Nutrient buyyon, Et nfüzyon Buyonu kullan labilir. Salmonella izolasyonunda kullan lan selektif kat besiyerleri aras nda MacConkey Agar, Xylose Lysine Deoxycholate Agar (XLD), Xylose Lysine Tergitol 4 Agar (XLT4), Brilliant Green Agar (BGA) gibi kromojenik özellikte besiyerleri vard r. Bu besiyerlerinden MacConkey Agar da Gram pozitif bakterilerin üremesini engelleyen safra tuzlar ve kristal viyole bulunur ve bu agar mikroorganizmalar n laktoz kullanma özelliklerine göre ay r c niteliktedir. E er mikroorganizma laktozu fermente etme özelli ine sahip ise kolonileri pembe renkte, laktozu fermente edemiyorsa fleffaf renkte olur. Örne in laktozu kullanan bir bakteri olan E.coli MacConkey Agar da pembe renkte koloni olufltururken, laktozu kullanamayan salmonellalar ise fleffaf renkte koloni oluflturur. XLD ve XLT4 Agarlar içerisinde bulundurduklar demir tuzlar sayesinde mikroorganizman n hidrojen sülfit oluflturma yetene ini belirler. Salmonellalar hidrojen sülfit (H 2 S) oluflturma özellikleri sayesinde bu agarlarda ortas siyah, fleffaf-pembe renkli koloniler olufltururlar. Paratifo infeksiyonlar nda izolasyon identifikasyon prosedürleri de ifliklik göstermekle birlikte temelde 4 aflamadan oluflmaktad r. Bunlar selektif olmayan ön zenginlefltirme, birincil selektif zenginlefltirme, selektif ve ay r c kat besiyerlerine ekim, flüpheli kolonilerin do rulanmas ve identifikasyonu için biyokimyasal ve serolojik testlerdir. Salmonella izolasyonunda Avrupa Birli i nde kullan lan ve günümüzde standart olarak kabul edilen yöntem ISO 6579:2002 dir. Bu yöntemde izlenen yol TPS de ön zenginlefltirme, ard ndan S.Gallinarum/Pullorum için Modifiye Yar Kat Rappaport-Vassiliadis (MSRV) besiyerinde zenginlefltirme, S.Enteritidis ve S.Typhimurium gibi di er Paratifo etkenleri için s v Rappaport-Vassiliadis (RV) ve Tetrathionate Broth (TTB) besiyerlerinde zenginlefltirme, sonras nda da XLD Agar da ve ilave olarak baflka bir selektif agarda izolasyon yap lmas d r. Ön zenginlefltirme aflamas nda toplanan materyallerde (altl k, yem, d flk ) az say da bulunan salmonella izolasyonunu kolaylaflt rmak amaçlan r. Bunun için selektif olmayan s v besiyerlerine ekim yap l r. Yönteme göre de iflmekle beraber TPS, Nutrient Broth veya Trypticase Soy Broth gibi besiyerleri bu amaçla kullan labilir. Ön zenginlefltirme basama, S.Pullorum ve S.Gallinarum un d flk dan izolasyonu için uygun olmayabilir. Çünkü selektif besiyeri kullan lmayan bu basamakta, d flk da bulunan di er mikroorganizmalar salmonelladan daha fazla üreyebilmektedir. ISO 6579 yönteminde ön zenginlefltirme basama TPS de 37 C de saatlik inkubasyon fleklinde uygulan r. Selektif birincil zenginlefltirme di er bakterilerin üremesini s n rlay p salmonellalar n selektif olarak üremesine imkan sa layan özel bileflimde besiyerleri kullan larak yap l r. Bu besiyerleri aras nda TTB, Selenit F, Selenit Sistin Broth, Brilliant Green Broth, RV Broth ve MSRV bulunur. ISO 6579 yönteminde, Rappaport-Vassiliadis Soy Pepton Broth ta ve TTB de 42 C de saatlik inkubasyon ile selektif zenginlefltirme önerilmektedir. Bir sonraki basamak olan birincil zenginlefltirme buyyonlar ndan selektif ay r c kat besiyerlerine ekimde, salmonella d fl ndaki bakterilerin üremesine engel olunup, laktoz fermentasyonu ve hidrojen sülfit üretimi gibi temel biyokimyasal özelliklerini aç a ç kar l r. Burada kullan lan selektif ay r c besiyerleri BGA, XLD Agar,
97 5. Ünite - Enterobakteriler 89 XLT4 Agar, Rambach Agar, Bizmut Sülfit Agar gibi besiyerleridir. ISO 6579 yönteminde XLD ve Brilliant Green Phenol Red Agar a (BGPRA) ekim yap ld ktan sonra 37 C de saatlik inkubasyon önerilir. Salmonella XLD agarda siyah merkezli fleffaf-pembe koloniler, BGPRA da pembe renkli koloniler halinde gözlenirler. Selektif besiyerlerinde üreyen salmonella flüpheli kolonilerden genel amaçl s v besiyerlerinde saf kültür haz rlanarak biyokimyasal testler yap l r. dentifikasyonda; laktoz, sükroz, glikoz fermentasyon testleri, lizin dekarboksilasyon testi, üre testi, MR/VP testi, hidrojen sülfit testi, indol testi, sitrat testi gibi biyokimyasal testler yap l r. Glikoz, sükroz ve laktozu bir arada bar nd ran ve ayn zamanda içerdi i demir sayesinde hidrojen sülfit üretiminin saptanmas n sa layan Triple Sugar Iron Agar (TSIA) biyokimyasal besiyeri de kullan lmaktad r. Salmonella bu biyokimyasal testlerde laktoz ve sükroz fermentasyonu negatif, glikoz fermentasyonu pozitif, üre negatif, MR pozitif, VP negatif, indol negatif, hidrojen sülfit pozitif, sitrat pozitif olarak sonuç verir. Salmonella, lizin aminoasitini dekarboksile etme yetene ine sahip oldu u için Lizin Dekarboksilaz Agar da mor renge dönüflme söz konusudur. Biyokimyasal testler ayn zamanda birbirlerine biyokimyasal ve antijenik aç dan çok benzeyen S.Pullorum ile S.Gallinarum un ayr m nda da kullan labilir. Bu iki etken biyokimyasal özellikleri bak m ndan birbirine çok benzemesine ra men, dulsitol fermentasyonu ve ornitin dekarboksilasyon testleri ile birbirlerinden ay rt edilebilmektedir. S.Pullorum ornitini çabuk dekarboksile etme özelli ine sahiptir. S.Gallinarum ise dulsitolü fermente edebilir, ancak S.Pullorum edemez. Salmonellalar S.Pullorum ve S.Gallinarum haricinde hareketli bakterilerdir. Hareket özelliklerinin belirlenmesi salmonellalar n identifikasyonunda önemli yere sahiptir. Serolojik Tan : Salmonellalar n izole ve identifiye edildikten sonra serotiplendirilmeleri, ticari olarak sat lan spesifik antiserumlarla yap lmaktad r. Spesifik antiserumlar, salmonellan n O somatik, H flagellar, Vi antijenlerine ve bunlar n alt gruplar na karfl elde edilmifl antikorlard r. Kültür sonras nda oluflan kolonilerin spesifik antiserumlarla bir lam üzerinde kar flt r lmas ile aglütinasyon reaksiyonu de erlendirilir. Aglütinasyon oluflmas pozitif reaksiyonu gösterir. fiüpheli koloniler öncelikle polivalan O ve polivalan H antiserumlar yla kontrol edilmeli, sonras nda O antijen alt gruplar na ve H antijen fazlar na yönelik antiserumlarla de erlendirmeye gidilmelidir. Salmonellalar daha sonra flagella faz antijenleri özgün aglütinasyon testleriyle referans laboratuarlarda belirlenerek tam identifiye edilirler. Böylece tiplendirilmeleri yap lm fl ve adlar konulmufl olur. Salmonella infeksiyon tan s nda kullan lan serolojik yöntemler ise h zl tam kan aglütinasyon, h zl serum aglütinasyon, tüp aglütinasyon, mikro-aglütinasyon ve ELISA d r. H zl tam kan aglütinasyon testi, saha koflullar nda uygulanabilen h zl, kolay bir testtir. Bu test, tavuklarda her yaflta kullan labilmektedir ancak 4 ayl ktan itibaren kullan m önerilmektedir. Ayr ca 4 haftal ktan küçük civcivlerin taranmas nda maternal antikorlara ba l pozitif reaksiyon oluflma riski söz konusudur. H zl serum aglütinasyon testi ise di er testten fakl olarak serum ile yap l r. H zl serum aglütinasyon testinde pozitif sonuç veren serumlar tüp aglütinasyon testinde tekrar de erlendirilmelidir. Tüp aglütinasyon testi serumlar n dilüsyonlar haz rlanarak yap lan bir testtir ve serumlardaki antikor titresi belirlenmektedir. Tüp aglütinasyon testinin mikropleytlerde yap lan ve daha az hacimde suland r c, serum ve antijen harcanan flekli mikro-aglütinasyon testidir ve burada da antikor titresi saptanabilmektedir. Bir di er serolojik yöntem olan ELISA ile Salmonellaya karfl oluflmufl antikorlar saptan r ve en duyarl, en spesifik sürü tarama testi olarak kabul edilmektedir.
98 90 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Moleküler Tan : Salmonellan n moleküler tan s gönderilen numunelerden, kültür sonucu elde edilen kolonilerden ve yemlerden yap labilmektedir. Bu amaçla genellikle kültür yönteminin ön zenginlefltirme aflamas ndan al nan örneklerden salmonella aranmas PCR test duyarl l n art r c d r. PCR test süresini k salt c ve duyarl l daha da art r c hale getirmek için Real-Time PCR sistemleri de gerek hayvan ve gerekse g da numuneleri için kullan labilmektedir. YERS NYA Genel Özellikleri Yersinyalar Gram negatif, kokoid çomak fleklinde, 0,5-0,9x1-3 µm boyutlar nda, sporsuz, kapsülsüz, fakültatif anaerobik bakterilerdir. Bakteri, 30 C nin alt ndaki s cakl klarda hareketli 37 C de hareketsiz özelliktedir. Kültüre edildiklerinde Kanl Agar ve MacConkey Agar da 0,1-1 mm çap nda S tipli koloniler olufltururlar C de üreyen bu etken için optimal üreme s s C dir. Yersinya genusuna ait bakteriler oksidaz negatif, katalaz pozitif özellikte, nitrattan nitrit oluflturan, laktozu ve sitrat kullanmayan, hidrojen sülfit oluflturmayan etkenlerdir. Yersinyalar kanl agarda hemoliz oluflturmazlar. Yersinya genusuna ait Yersinia pestis (Y.pestis), Y.pseudotuberculosis, Y.enterocolitica, Y.intermedia, Y.frederiksenii, Y.kristensenii, Y.ruckeri, Y.bercovieri, Y.mollaretii, Y.rohdei, Y.aldovae olmak üzere 11 farkl tür bulunur. Y.enterocolitica insan ve hayvanlarda akut gastroenteritislere neden olan ve hayvansal g dalarla insanlara bulaflabilen zoonoz bir etkendir. Y.pseudotuberculosis, baflta rodentler olmak üzere at, s r, domuz, koyun, keçi, köpek, kedi ve ayr ca hindi ile kanaryalar etkileyen, enteritis ve septisemi ile karakterize hastal a neden olan bir etkendir. Y.pestis ise insan ve kedilerde veba hastal n n etkenidir. F rsatç infeksiyon etkeni olan Y.frederiksenii ise g dalarda da bulunabilmektedir. Y.ruckerii ise baflta alabal k olmak üzere baz bal klarda enterik k z l a z hastal na neden olur. Epidemiyoloji Y.enterocolitica infeksiyonuna at, domuz, koyun, kedi, köpek, rodentler oldukça duyarl olmakla beraber bu etken tavflan, çinçila ve maymunlarda da enteritise ve septisemiye yol açmaktad r. Bebeklerde gastroenteritis, yetiflkin bireylerde ise akut enteritis, akut glomerulonefritis, eklem iltihab (artritis) ve genel infeksiyonlara neden olmaktad r. Y.pseudotuberculosis, do al koflullarda rodentlerde ve evcil hayvanlarda görülmektedir ancak bak m-besleme eksiklikleri ve mevsimsel de iflimler hastal n oluflmas nda etkilidir. Y.pestis ise infekte rodentlerin kediler taraf ndan yenilmesi suretiyle kedilere bulafl r ve bu infekte kediler insanlar için potansiyel infeksiyon kayna d r. Etkenin bulaflmas nda vektör olarak pireler de önem tafl r. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Y.pseudotuberculosis için d flk ve lenf dü ümlerinden yap lan aspirat s v s laboratuara numune olarak gönderilir. Y.pestis tan s nda ise ödematöz dokulardan ve lenf dü ümlerinden aspirat, beyin omurilik s v s ve kan örnekleri toplan r. Y.enterocolitica izolasyonu için ise d flk örne i gönderilir. Bakteriyolojik Tan : Gelen numunelerden yap lan direkt mikroskobik incelemede Gram negatif çomaklar gözlenir ve teflhis için yeterli de ildir. Yersinia türleri Kanl Agar, Nutrient Agar ve MacConkey Agar da ürerler ancak 24 saatlik inkubasyon sonunda oluflan kolonileri di er Enterobakteri kolonilerinden daha küçük-
99 5. Ünite - Enterobakteriler 91 tür. Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis in üredi i deoksikolat içeren besiyerlerinde Y.pestis zay f üremektedir. Y.enterocolitica n n d flk dan izolasyonu için kullan lan Yersinia selektif medyum (CIN Agar), antibiyotik olarak cefsulodin (15mg/L), irgasin (4mg/L) ve novobiosin (2.5mg/L) içermektedir. Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis in d flk dan izolasyonu için so uk zenginlefltirme prosedürü gerekli olabilir. Bunun için yaklafl k olarak %5 hacimde d flk, 1/15 M l k PBS (Fosfat Tamponlu Su) içine konularak 4 C de buzdolab nda 3 hafta inkube edilir. Haftal k aral klarla MacConkey Agar ve Yersinia Selektif Besiyerine ekilerek subkültürü yap l r. Yersinya türleri 37 C de h zl ürer fakat özellikle ilk izolasyon için düflük s lar tercih eder. Bazen ilaveten ekim yap lan besiyerleri C de inkube edilir. Yersinya türleri laktoz negatiftir ancak baz Y.enterocolitica sufllar laktoz pozitif olabilir. Y.enterocolitica, salmonella için haz rlanm fl Brilliant Green Agar ve MacConkey Agar da iyi ürerken Y.pseudotuberculosis bu besiyerlerini tolere edemez. Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis Kanl Agar da hemolitik olmayan koloniler oluflturur. Yersinia Selektif Besiyerinde ise ortas koyu k rm z kenarlar ise fleffaf olan koloniler meydana getirirler. zolasyon sonras oluflan kolonilerden saf kültür haz rlanarak identifikasyona gidilir. Yersinia identifikasyonu için klasik biyokimyasal testler yap lmaktad r. Hareket, üre hidrolizi, salisin fermentasyonu ve eskülin testleri uygulanmaktad r. Y.pestis, Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis 37 C de hareketsiz iken Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis 28 C de hareketlidir. Y.pseudotuberculosis ve baz Y.enterocolitica sufllar üreaz pozitifken Y.pestis üreaz enzimi üretememektedir. nsan patojeni de olan Y.enterocolitica, salisin fermentasyonu ve eskülin hidrolizi negatiftir, ancak di er patojen olmayan sufllar bu testlerde pozitif sonuç verir. Y. pestis, referans laboratuarlarda yap lan florasan antikor tekni i, bakteriyofaj duyarl l ve deney hayvanlar (fare, kobay) inokulasyonu ile teflhis edilmektedir. Serolojik Tan : Baz referans laboratuarlarda Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis e karfl oluflmufl antikorlar n saptanmas na yönelik mikroaglütinasyon ve komplement fikzasyon testleri ile ELISA yöntemi uygulanmaktad r. Moleküler Tan : Y.pestis, Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis in antijenik ve virulens karakterlerinin genetik düzeyde saptanmas PCR yöntemi ile yap lmaktad r. D ER ENTEROBAKTER LER Genel Özellikleri Enterobakteri familyas nda yer alan di er önemli bakteri genuslar ; fiigella, Sitrobakter, Klebsiyella, Enterobakter, Serratya, Hafniya ve Proteus tur. Tüm bu genuslara ait bakteriler Gram negatif özelliktedir. fiigella 0,6-4 µm boyutlar nda, çomak tarz nda, fakültatif anaerobik, hemoliz oluflturmayan, laktoz negatif, oksidaz negatif olan bir bakteridir. fiigella genusuna ait önemli türler; Shigella dysenteriae (S.dysenteriae), S.boydii, S.flexneri ve S.sonnei dir. fiigella etkenleri özellikle insanlarda ve baz maymun türlerinde genellikle ishal ve dizanteri oluflturur. Sitrobakter çomak tarz nda, fakültatif anaerobik, hemoliz oluflturmayan, sitrat kullanan bir bakteri genusudur. Hayvanlardaki patojenitesi tart flmal olan bu etken, mikroflora etkeni olarak kabul edilmekte, su ve topraktan izole edilebilmektedir. Önemli sufllar Citrobacter freundii (C.freundii), C.amalonaticus ve C.diversus tur. Sitrobakter s rlarda mastitis, abortus ve ishale, domuzlarda mastitis-metritis-agalaksia kompleksine, koyunlarda da ishale neden olduklar bildirilmifltir. Klebsiyella etkenleri çomak fleklinde, hareketsiz, fakültatif anaerobik, lak-
100 92 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji toz pozitiflerdir. Önemli türleri; Klebsiella pneumonia (K.pneumonia), K.oxytoca, K.ozaenae, K.rhinoscleromatis, K.terrigena, K.planticola ve K.pneumonia subsp. pneumonia d r. K.pneumonia evcil hayvanlarda f rsatç bir etken olarak florada bulunmaktad r. Etken, S. zooepidimicus ile beraber atlarda metritise neden olur. S rlarda da mastitis olgular ndan izole edilmifltir. Enterobakter genusu çomak fleklinde, hareketli, fakültatif anaerobik, hemoliz oluflturmayan ve laktoz pozitif bakterileri kapsar. Normal ba rsak floras nda bulunan bu etkenin önemli türleri Enterobacter sakazakii (E.sakazakii), E.aerogenes ve E.gergoviae d r. Atlarda abortus, genital sistem infeksiyonu ve infertiliteye; s rlarda abortus ve mastitise neden olduklar bilinmektedir. Serratya normal flora etkeni olup toprakta ve suda da bulunurlar. Önemli bir türü olan Serratia marcescens (S.marcescens), atlarda konjunktivitise, pnömonilere, septisemi ve endokarditise neden olmaktad r. Son y llarda S.marcescens in, hastane infeksiyonu olarak da bilinen nozokomiyal infeksiyona neden oldu u saptanm flt r ve insanlarda önemli bir etken haline gelmifltir. Hafniya çomak fleklinde, hareketli, kapsülsüz, sporsuz bir etken olup en önemli türü Hafnia alvei (H.alvei) dir. Bu etken atlar n abortus ve s rlar n mastitis olgular ndan izole edilmifltir. Proteus çomak tarz nda, hareketli bir bakteri olup önemli laboratuar kontaminant d r. Kedi ve köpeklerin kulak iltihaplar ve üriner sistem infeksiyonlar ndan izole edilebilmektedir. S rlar n da mastitis ve metritis olgular na neden olduklar bilinmektedir. Proteuslar n önemli türleri; Proteus vulgaris (P.vulgaris), P.mirabilis ve P.myxofaciens dir. Epidemiyoloji fiigella, Sitrobakter, Klebsiyella, Enterobakter, Serratya, Hafniya ve Proteus genuslar normal flora etkenleridir ve f rsatç patojen olarak infeksiyona neden olmaktad rlar. Etkenlerle kontaminasyonda d flk n n önemi büyüktür. Laboratuar Tan s ncelenen Materyaller: Hastal k tablosuna göre lezyonlu organlar ve d flk gönderilebilir. Bakteriyolojik Tan : Gönderilen numunelerden direkt bakteriyoskopi yap ld - nda Gram negatif çomaklar görülür. Teflhis için etken izolasyonu ve identifikasyonu gereklidir. fiigella, Sitrobakter, Klebsiyella, Enterobakter, Serratya, Hafniya ve Proteus genuslar genel besiyerlerine ekim yap ld nda üremektedir. MacConkey Agar a ekim sonras laktoz pozitif olan Klebsiyella ve Enterobakter kolonileri pembe renkte, laktoz negatif olan Proteus, Serratia marcescens, Sitrobakter ve fiigella kolonileri fleffaf olarak gözlenirler. Ancak, baz Sitrobakter lerin laktoz pozitif olabilecekleri göz önünde bulundurulmal d r. Bu genuslara ait bakterilerin besiyerlerinde oluflturduklar kolonilerin görüntüsü de ifliklik göstermektedir. Proteus lar besiyerinin yüzeyinde dalgalanma fleklinde ürerler ve bu görüntüleri tipiktir. Mac- Conkey Agar da Proteus kolonilerinin dalga fleklindeki üremesi agar n içindeki safra tuzlar nedeniyle engellenmektedir. Ancak agar yüzeyi nemli olursa MacConkey Agar da da dalga fleklindeki koloni oluflabilir. K.pneumonia kolonileri mukoid karakterdedir. S.marcescens üretti i k rm z pigmenti (prodigiosin) sayesinde karakteristik k rm z kolonilerini oluflturur. Bu pigmentler Nutrient Agar ve MacConkey Agar da rahatl kla görülebilir. fiigella izolasyonu için uygun besiyerleri MacConkey Agar, XLD Agar ve Hektoen Enteric Agar d r. SS Agar baz fiigella sufllar n n üremesini engelleyebilmektedir. Zenginlefltirme için GN Buyyon tercih edilir. Selenit veya Tetratiyonat Buyyon, fiigella için uygun de ildir. Ekim ve inkübasyon sonras
101 5. Ünite - Enterobakteriler 93 üreyen kolonilerden elde edilen saf kültürle biyokimyasal testler yap larak bakteri identifiye edilir. Yap lan biyokimyasal testler aras nda; fleker fermentasyon testleri (glikoz, laktoz, sükroz gibi), indol testi, MR/VP, sitrat, hidrojen sülfit testi, üre testi bulunmaktad r. fiigella; laktoz ve sükroz negatif, MR pozitif, VP, sitrat ve hidrojen sülfit negatiftir ve üreaz enzimine sahip de ildir. Sitrobakter; laktoz ve ksiloz pozitif, MR pozitif, VP negatif, sitrat pozitif ve lizin dekarboksilaz negatiftir. K.pneumonia; laktoz, sükroz ve ksilozu fermente eder, indol ve VP negatif, MR ve sitrat pozitif ve hidrojen sülfit negatiftir, lizini dekarboksile eder ve üreaz enzimine sahiptir. Enterobakter ler; sükroz pozitif, indol ve MR negatif, VP ve sitrat pozitiftir ve hidrojen sülfit üretemez. Serratya genusunun önemli türü olan S.marcescens laktoz ve ksiloz negatif, sükroz pozitif, indol ve MR negatif, VP ve sitrat pozitif olan ve hidrojen sülfit üretemeyen bir bakteridir. H.alvei ise glikoz pozitif, laktoz ve sükroz negatif, indol, hidrojen sülfit ve üre negatiftir. Proteus laktoz negatif, sükroz ve ksiloz pozitif, indol ve MR pozitif, VP ve lizin negatif, üreaz ve hidrojen sülfit üretebilmektedir. Serolojik Tan : Serolojik olarak aglütinasyon testleri baz bakteriler için yap labilmektedir. Shigella flüpheli koloniler direkt Shigella-spesifik antiserumlarla test edilir. Klebsiella türleri kapsüler (K) antijenlerine göre serogrupland r labilmektedir. Moleküler Tan : fiigella, Sitrobakter, Klebsiyella, Enterobakter, Serratya, Hafniya ve Proteus izolatlar genetik düzeyde PCR ile analiz edilebilir.
102 94 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Escherichia coli nin özelliklerini ve laboratuar tan s n tan mlamak. E.coli, normal ba rsak floras n n etkeni olmas ve d flk ile saç l m nedeniyle önemli bir kontaminantt r. Etken pek çok hayvan türünde ve insanlarda infeksiyona neden olmaktad r. Bakterinin tan s bakteriyolojik, serolojik ve moleküler yöntemlerle yap lmaktad r. E.coli için selektif besiyerlerindeki tipik koloni görünümleri, biyokimyasal aktivitesi, antijenik yap s na yönelik aglütinasyon testleri ve moleküler olarak PCR ile teflhise gidilmektedir. Salmonellalar n adland rmas n, s n fland rmas n, tiplendirmesini, hayvanlardaki teflhisini aç klamak. Pek çok alttürü ve serotipi içeren Salmonella genusu içerisinde, hayvan ve insanlarda infeksiyona neden olan etkenlerin ço u S. enterica subsp. enterica alttürüne aittir. Salmonellalar genifl bir konak yelpazesine sahiptir ve zoonoz karakterde olmalar nedeniyle insanlarda özellikle g da kaynakl zehirlenmelerden sorumludur. Etkenin teflhisi izolasyon ve identifikasyonu, spesifik ve selektif besiyerlerine ekimler ve baz biyokimyasal testler yard m yla yap l r. Temelde 4 basamaktan (ön zenginlefltirme, selektif birincil zenginlefltirme, selektif ve ay r c besiyerlerine ekim, flüpheli kolonilerin do rulanmas ve identifikasyonu) oluflan prosedür ile Salmonellan n tan s - na gidilmektedir. Salmonellalarda, spesifik antiserumlarla yap lan serogrupland rma ve serotiplendirme temel tan aflamalar ndan birisidir. Serogrupland rma ile saptanm fl 67 serogrubu ve serotiplendirmeyle saptanm fl yaklafl k 3000 kadar serotipi bulunmaktad r. Etkenin genetik düzeyde incelenmesi ise PCR ile yap lmaktad r. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Yersinia genusundaki türlerin özelliklerini ve laboratuar tan s n aç klamak. Yersinya genusuna ait Y.pestis, Y.pseudotuberculosis ve Y.enterocolitica önemli türlerdir. Bu etkenlerden Y.pestis ve Y.enterocolitica zoonoz karakterlidir. Yersinya n n tan s için genel ve selektif besiyerlerine yap lan ekim sonras biyokimyasal testler, serolojik ve moleküler metotlar kullan lmaktad r. Di er enterobakterilerin özelliklerini ve laboratuar tan lar n aç klamak. fiigella, Sitrobakter, Klebsiyella, Enterobakter, Serratya, Hafniya ve Proteus türleri d flk kaynakl kontaminasyonun önemli oldu u infeksiyonlara yol açarlar. Bu genuslara ait baz bakteriler insanlarda da infeksiyon oluflturmaktad r. Etkenlerin teflhisi bakteriyoloji, seroloji ve moleküler yöntemlerle yap lmaktad r.
103 5. Ünite - Enterobakteriler 95 Kendimizi S nayal m 1. Escherichia coli nin jenerasyon süresi yaklafl k olarak kaç dakikad r? a. 5 b. 10 c. 20 d. 30 e Escherichia coli nin MacConkey Agar ve EMB Agar daki koloni görünümü afla dakilerin hangisinde s rasa ile ve do ru olarak verilmifltir? a. Pembe koloni - Mor koloni b. fieffaf koloni - Mor koloni c. Her iki agarda da fleffaf koloni d. fieffaf koloni - Metalik yeflil röfleli koloni e. Pembe koloni - Metalik yeflil röfleli koloni 3. Escherichia coli için MV C testinin sonucu pozitif (+) ve negatif (-) olarak de erlendirildi inde afla dakilerden hangisi do ru olur? a b c d e Salmonellan n genel özellikleri ile ilgili düflünüldü- ünde afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Gram negatiftir. b. Çomak fleklindedir. c. Fakültatif anaerobiktir. d. Sporludur. e. Kapsülsüzdür. 5. Salmonellalar ve yol açt klar hastal klar afla dakilerin hangisinde birlikte ve do ru olarak verilmifltir? a. S.Enteritidis - nsan ve hayvanlarda gastroenteritis b. S.Typhi - Kanatl tifosu c. S.Pullorum - nsanlarda tifo d. S.Typhimurium - Domuz paratifosu e. S.Gallinarum - nsanlarda tifo 6. Salmonellan n biyokimyasal özellikleri hakk nda afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. ndol negatif, hidrojen sülfit pozitiftir. b. Metil k rm z pozitif, Voges Proskauer negatiftir. c. Lizin dekarboksilaz pozitif, üre negatiftir. d. Sitrat negatif, üre pozitiftir. e. Laktoz ve sükroz fermentasyonu negatiftir. 7. Salmonella için selektif besiyeri olan XLD Agar da, salmonellan n koloni görünümü ve bu görünümün nedeni afla dakilerin hangisinde birlikte ve do ru olarak verilmifltir? a. fieffaf koloni - Laktoz negatif olmas b. Pembe koloni - Laktoz pozitif olmas c. Ortas sar fleffaf koloniler - Pigment üretimi d. Ortas siyah olan fleffaf-pembe koloniler - Hidrojen sülfit üretimi e. Ortas siyah olan fleffaf-pembe koloniler - Pigment üretimi 8. S.Pullorum ve S.Gallinarum ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Her ikisi de laktozu fermente etmez. b. Her ikisi de hareketlidir. c. Her ikisi de lizini dekarboksile eder. d. S.Pullorum ornitini dekarboksile eder. e. S.Gallinarum dulsitolü fermente eder. 9. Zoonotik karakteri ile ön plana ç kan iki yersinya türü afla dakilerin hangisinde birlikte ve do ru olarak verilmifltir? a. Y.pestis ve Y.ruckeri b. Y.pestis ve Y.enterocolitica c. Y.ruckeri ve Y.pseudotuberculosis d. Y.enterocolitica ve Y.pseudotuberculosis e. Y.pseudotuberculosis ve Y.frederiksenii 10. fiigella zenginlefltirmesi için tercih edilen besiyeri hangisidir? a. Tetratiyonat Buyyon b. Selenit Sistin Buyyon c. Tamponlanm fl Peptonlu Su d. Rappaport Vassiliadis Buyyon e. GN Buyyon
104 96 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. c Yan t n z yanl fl ise, E.coli bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 2. e Yan t n z yanl fl ise E.coli bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z yanl fl ise E.coli bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 4. d Yan t n z yanl fl ise Salmonella bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yan t n z yanl fl ise Salmonella bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 6. d Yan t n z yanl fl ise Salmonella bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 7. d Yan t n z yanl fl ise Salmonella bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z yanl fl ise Salmonella bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 9. b Yan t n z yanl fl ise Yersinya bölümünü yeniden gözden geçiriniz. 10. e Yan t n z yanl fl ise Di er Enterobakteriler bölümünü yeniden gözden geçiriniz. Yararlan lan Kaynaklar Ayd n N., zgür M., Diker K.S., Yard mc H., Esendal Ö., Parac ko lu J., Akan M. (2006) Veteriner Mikrobiyoloji (Bakteriyel Hastal klar), Ankara. Quinn P.J., Carter M.E., Markey B., Carter G.R. (2000) Clinical Veterinary Microbiology, Spain Hirsh D.C., Zee Y.C. (1999) Veterinary Microbiology, USA zgür M. (2010) Kanatl Salmonella Enfeksiyonlar - n n Epidemiyolojisi. Türkiye Klinikleri Veteriner Bilimleri 1(2):61-68, Ankara Sar eyüpo lu B. (2010) Kanatl Salmonella Enfeksiyonlar n n Konvansiyonel ve Moleküler Yöntemlerle Teflhisi. Türkiye Klinikleri Veteriner Bilimleri 1(2):69-79, Ankara World Organisation for Animal Health (OIE) Terrestrial Manual (2010) Salmonellosis World Organisation for Animal Health (OIE) Terrestrial Manual (2008) Fowl Typhoid and Pullorum Disease S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 E.coli nin serotiplendirilmesinde O somatik, H flagellar, Vi antijeni, M antijeni, pilus ve kapsül antijenleri gibi yap lar baz al n r. Serotiplendirmede kullan lan antijenik yap lar n genel özelli i yüzeysel antijenik yap lar olmalar d r. Kullan lan antijenik yap lar n bakteriye göre de ifliklik gösterece i unutulmamal d r.
105
106 6VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan mikobakterileri tan mlayabilecek, Mikobakterilerin bulaflma yollar n aç klayabilecek, Mikobakterilerin laboratuvar tan s na yönelik bilgi kazanabilecek, Aktinomisetlerin genel özelliklerini tan mlayabilecek bilgi ve beceriler kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Asidorezistans Mikobakteri Tüberküloz Aktinomiset Aktinomiçes Arkanobakteri Nokardia Zoonozlar çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Asidorezistanslar ve Aktinomisetler M KOBAKTER AKT NOM ÇES ARKANOBAKTER NOKARD A
107 Asidorezistanslar ve Aktinomisetler M KOBAKTER Genel Özellikleri Asidorezistanslar hücre duvarlar nda yüksek oranda bulunan mikolik asit nedeniyle asit ortamdan etkilenmeyen ve aside direnç gösteren bakterilerdir. Bu grup içerisinde yer alan en önemli bakteriler mikobakterilerdir. Mikobakteriler Gram pozitif, µm x µm boyutlar nda, hafif k vr k veya düzgün çomak ya da kokoid flekilde, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz, fimbrias z ve aerobik bakterilerdir. Mikobakterilerin temel özellikleri yavafl üremeleri, aside dirençli olmalar, hücre duvarlar nda bol miktarda lipid bileflikleri ve genomlar nda yüksek GC içermeleridir. DNA lar ndaki yüksek GC (%62-%70) oran ile di er mikolik asit üreten bakterilere (Nokardia, Rodokok ve Korinebakteri) benzerler. Mikobakteriler asido-rezistans bakteriler olarak tan mlan rlar. Bu özellik, hücre duvar ndaki mikolik asit, peptidoglikan ve arabinomannan n oluflturdu u tabaka ile iliflkilidir. Anilin boyas bu tabaka ile ba oluflturarak asit ve alkol etkisine karfl n yerinde kal r. Bu özelli i ortaya ç karmada özel bir asid fast boyama yöntemi olan Ziehl-Neelsen yöntemi kullan l r. Karbol fuksin gibi bir anilin boyas ile boyand ktan sonra alkol ve hatta asit-alkol ile yap lan renk giderme iflleminde ald klar boyay b rakmazlar. Bu nedenle, asit ve alkole dirençli basil olarak da adland r lmaktad rlar. Gram boya ile kolay boyanamamalar na ra men Gram pozitif olarak kabul edilirler, ancak bu tür s n fland rmada yer almazlar. Asido-rezistans karakterleri baz türlerin baz ço alma dönemlerinde azalabilir veya kaybolabilir. Mikobakteriler, Mycobacteriaceae familyas na ba l tek bir genus alt nda toplan rlar. Bu genus alt türlerle birlikte 60 dan fazla tür bar nd r r. Bunlar n birço u do ada saprofitik olarak bulunmas na karfl n, Mycobacterium tuberculosis in de içinde oldu u önemli patojen mikobakteriler bu grubun üyesidir. Mikobakteriler içindeki klasik türler uzun y llard r insan ve hayvanlarda hastal k nedeni olarak tan nmaktad r. Bunlar; Mycobacterium bovis, M. avium, M. tuberculosis, M. avium subsp. paratuberculosis ve M. leprae dir. M. avium ve M. intracellulare fenotipik olarak ayr lamad nda s kl kla M. avium-intracellulare kompleks olarak bilinmektedir. Di er mikobakteriler de Runyon adl araflt r c taraf ndan anonim, s - n fland r lamayan veya atipik gibi adlarla kategorize edilmifltir. Runyon s n flamas na göre bu etkenler üreme h z, koloni morfolojisi ve pigment üretimine gö- GC: DNA ve RNA da bulunan bazlardan Guanin (G) ve Sitozin in (C) k salt lm fl olarak yaz lmas d r.
108 100 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji BCG: Mycobacterium bovis in zay flat lmas ile elde edilmifl olan ve bulanlar n adlar n n baflharfleri ile bilinen (Bacillus Calmette-Guérin) insan tüberküloz afl s. re 4 grupta toplam flt r. Grup I Fotokromojenik ler, fl kla temas ettikten sonra sar pigmetli koloniler meydana getirirler. Yavafl ürerler, kolonilerin görülebilmesi için 7 gün ya da daha fazla zamana gereksinim bulunur. Örne in; M. kansasii, M. marinum, M. asiaticum, M. simiae. Grup II Skotokromojen ler, fl a ba l olmadan sar veya portakal renkli koloniler meydana getirirler. Yavafl ürerler. Örne in; M. gordonae, M. scrofulaceum, M. szulgai, M. xenopi. Grup III Nonfotokromojenik ler, fl kta çok az pigmentli veya pigmentsizdirler. Yavafl ürerler. Örne in; M. intracellulare, M. ulcerans, M. terrae. Grup IV De iflken pigmentasyon gösterenler, h zl ürereler ve 7 günden daha az sürede kolonileri görülür. Örne in; M. phlei, M. smegmatis, M. fortuitum, M. cheloeni. Runyon s n flamas nda yer alan etkenler ayr ca, saprofitik mikobakteriler ve tüberküloid olarak da tan mlanmaktad r. Bu bakterilerin büyük ço unlu u çevrede bol miktarda bulunurlar. Ço- u patojenik de ildir, baz lar ise sadece ba fl kl k sistemi zay flam fl konaklarda oportunistik infeksiyonlara neden olurlar. Mycobacterium tuberculosis insan, Mycobacterium bovis s r ve Mycobacterium avium kanatl tüberkulozunun bafll ca etkenleridir. Di er patojen mikobakterilerden M. leprae insan lepras (cüzzam) ve M. avium subsp. paratuberculosis s r paratüberküloz hastal n n etkenleridir. Mycobacterium bovis ve Mycocacterium avium subsp. avium ince, 4 µm ye kadar uzunlukta olabilirlerken M. avium subsp. paratuberculosis kal n ve genellikle de 2 µm uzunluktan k sad r. Bakteriyolojik baz benzer özellikleri ve DNA benzerlikleri nedeniyle birbirleriyle yak n iliflkili türler kompleks bafll alt nda toplanmaktad rlar. M. tuberculosis kompleks M. tuberculosis, M. bovis, M. microti, M. africanum ve M. bovis BCG yi içermektedir. Mikobakterilerin patojenik tipleri yumurta içeren besiyeri üzerinde tipik koloniler meydana getirirler. Gliserol ve piruvat de iflik patojenik türler üzerine üremede etkilidir. M. avium subsp. paratuberculosis in besiyerlerinde geliflimi için genellikle mikobaktin maddesi gerekir. Biyokimyasal testler özellikle M. tuberculosis, M. bovis ve M. avium un identifikasyonuna yard mc olur. Baz mikobakteri izolatlar - n n biyokimyasal testlerle ay rt edilmesi çok güç olabilir. Bu nedenle etkenlerin hücre duvar lipid kompozisyonunun kromatografik analizinden yararlan labilir. M. tuberculosis kompleksinde patojenik mikobakterilerin ayr m için üreme h z ve koloni görünümü, kolonilerden yap lan Ziehl-Neelsen boyama, biyokimyasal profil, analitik ve moleküler teknikler kullan labilir. M. tuberculosis ve M. avium un faj tiplendirmesi de mümkündür. Üreme zamanlar genel olarak di er birçok bakterilere oranla oldukça yavaflt r. Üreme h zlar na göre göreceli olarak h zl ve yavafl üreyen mikobakteriler olmak üzere iki gruba ayr labilir. Bölünme periyodu 2-20 saat aras nda de iflir. Kolayl kla, görülebilecek koloni oluflturmas için 2 gün ile 8 hafta geçmesi gerekir. M. tuberculosis kompleks içindeki bakteriler saatte bir bölünürler ve standart kültür ortam nda üremeleri ortalama 3-5 haftada gerçekleflir. Olumsuz koflullara oldukça dayan kl d rlar. Buzdolab s s nda haftalarca, -70 C de y llarca canl l n koruyabilmelerine karfl n, 60 C de 20 dakikada, 70 C de befl dakikada ölürler. M. avium subsp paratuberculosis tüberküloza neden olan etkenler gibi fiziksel ve kimyasal etkenlere direnç gösterir. Çamurlu suda 9 ay, gaitada 8 ay, s r idrar nda 1 ay, musluk suyunda ay, 4 C de 5 ay canl kalabilir.
109 6. Ünite - Asidorezistanslar ve Aktinomisetler Epidemiyoloji Mikobakteriler taraf ndan meydana getirilen en önemli hastal k tüberkülozdur. OIE ye göre B listesinde yer almakta olan tüberküloz evcil hayvanlar aras nda en çok s rlarda görülmektedir. Bunun d fl nda domuz, kedi, köpek, koyun, keçi, at ve kanatl larda da infeksiyona rastlan r. Do al yaflamda baflta geyikler olmak üzere fil, lama, mink gibi birçok tür infeksiyona duyarl d r. S r tüberkülozu tüm dünyada görülmektedir. Hastal n zoonotik özelli i ve kronik progresif bir tabiata sahip olmas nedeniyle birçok ülkede eradikasyon çal flmalar yap lm flt r. Eradikasyon çal flmalar baflar l oldu u ülkelerde bile M. avium kompleks ve di- er saprofitik mikobakterilerin s rlarda neden olduklar infeksiyonlarla zaman zaman rastlanmaktad r. M. bovis s rlarda kongenital, sindirim, solunum, genital ve deri yolu ile bulaflabilir. Kalabal k ve havas z ah rlarda bulunan infekte hayvanlar öksürük ve t ks - r k yolu ile sa lamlar bulaflt rarak hastal n h zla yay lmas na yol açarlar. M. bovis çevrede birkaç ay canl kald taktirde bulaflma genellikle infekte s rlardan kaynaklanan aerosol yolla olmaktad r. Özellikle süt s rlar nda yetifltiricili e ba l olarak süt sa m ve k fl aylar nda bar nma koflullar riski art ran faktörlerdir. Endojen yolla oluflan tüberkülozik mastitisler halk sa l ve buza beslenmesinde büyük tehlike kayna d r. Buza lar kontamine sütü sindirim yoluyla alarak infekte olurlar. Sütün pastörizasyonu, süt ürünlerinden insanlara bulaflmay önlemektedir. Nadir olarak insandan s rlara M. tuberculosis bulaflmas bildirilmifltir. Paratüberküloz hastal n n epidemiyolojisi s rlarda çal fl lm fl olup flekli ve yay l fl n n di er türlerde de benzerlik gösterdi i varsay lmaktad r. nfeksiyon buza lar n ilk yafllar nda infekte hayvanlar n d flk lar yla yay lan organizmalar n a z yoluyla al nmas ile meydana gelmektedir. Mycobacterium avium subsp. paratuberculosis çevrede uygun koflullarda bir y ldan fazla canl kalabilmektedir. Hastal k belirtileri tüm infekte hayvanlarda geliflmez, baz s subklinik seyreder ve etkeni d flk lar yla aral klarla d flar ya saçarlar. 101 OIE: Eski ad yla Office International des Epizooties yeni ad yla World Organization for Animal Health, Uluslararas hayvan hastal klar ofisidir. Hayvan hastal klar ile ilgili uluslararas kurallar belirler. Eradikasyon: Bir hastal veya hastal oluflturan mikrorganizmay bir ülke veya bölgede tamamen ortadan kald rmak. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Tüberkülozun tan s için laboratuvara canl hayvanlardan idrar, süt, krafle, uterus ak nt lar, deri kaz nt lar, ölü hayvanlardan ise lezyonlu doku ve organlar gönderilebilir. M. avium subsp. paratuberculosis in bakteriyolojik teflhisi ve moleküler çal flmalar için flüpheli ya da infekte hayvanlar n rektumundan al nan mukoza kaz nt s ve gaita; serolojik çal flmalar için kan ya da kan serumu gönderilir. Bakteriyolojik Tan : fiüpheli örneklerden haz rlanan preparatlar Ziehl-Neelsen yöntemi ile boyanarak mavi zemin üzerinde k rm z renkli etkenler aran r (fiekil 6.1). Ancak, saprofitik karakterde olan asidorezistans etkenler de ayn görüntüyü verebilirler. Bu nedenle di er laboratuvar yöntemlerine geçilmelidir. Örneklerin santrifüj ile bir tüpün dibine çöktürülerek toplanmas, yani yo unlaflt r lmas ve buradan yayma yap lmas, tan koyma flans n artt r r. Florosan antikor tekni i de bakteriyoskopi amac yla kullan labilir.
110 102 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 6.1 Ziehl Neelsen boyama yöntemi ile boyanm fl M. tuberculosis. Mikobakterilerin kültürü amac yla, laboratuvara gelen flüpheli örneklerden ekim için inokulum haz rlamak gerekmektedir. Bunun için, organ materyali mekanik olarak ezilir ve fizyolojik tuzlu su ilave edildikten sonra homojenize edilir. S v materyal, 3000 devirde dakika santrifüj edilir. Di er kontaminantlar engellemek için örnekler NaOH, oksalik asit, trisodyum fosfat gibi baz maddelerle prosedürlerine uygun olarak muamele edilirler. Daha sonra Hohn un yumurta besiyeri, Petragnani veya Löwenstein-Jensen besiyeri gibi gliserinsiz besiyerlerine ekimler yap - l r ve 37 C de 8-12 hafta inkubasyona kald r l r. Patojen mikobakterilerin bulundu- u gruptaki etkenler 5 günden daha uzun bir sürede üreme gösterirler. M. bovis, M. tuberculosis e göre daha yavafl ürer. M. bovis ilk kültürlerde 5-8 haftada üreme gösterir; koloniler sar -beyaz renkte, karn bahar fleklinde ve R tiplidir. M. tuberculosis 3-4 haftada ilk üremeyi gösterir. Kolonileri R tipli, sar, beyaz renkli ve besiyerine yap flm fl flekildedir. M. avium 2-3 haftada ürer. S formunda, yap flkan, diffuz koloniler meydana getirir. Atipik mikobakteriler ise (nonkromojenler hariç) sar -turuncu renkli koloniler olufltururlar. Bu etkenlerin oluflturduklar kolonileri ve üreme süreleri genel olarak M. avium a benzer. M. avium subsp. paratuberculosis in d flk ve dokulardan izolasyonu hassas ve çok zaman alan bir ifllemdir. Örnekler %0,3 benzalkonyum klorid ile dekontaminasyonu ve santrifüj ile konsantrasyonu takiben mikobaktinsiz Herrold egg yolk besiyerine tortu ile birlikte inokule edilir. Kültürler 37 C de 16 hafta inkube edilir ve her hafta kontrol edilir. nkubasyon sonunda 1 mm çaptan daha az olan koloniler genellikle renksiz ve hemisferik görünüfllü olup 5-16 haftada oluflurlar. Mikobakterilerin birbirinden ayr lmas için çeflitli biyolojik ve biyokimyasal testlerden yararlan lmaktad r (Tablo 6.1). Serolojik Tan : Serolojik testler yeterli hassasiyet ve özgünlü e sahip de illerdir. Hemaglutinasyon ve aglutinasyon gibi testler s r tüberkülozunda tan için uygun de ildirler. Ancak, son zamanlarda FAT, RIA, ELISA, gamma interferon gibi tekniklerle daha spesifik ve sensitif sonuçlar al nmaktad r. Tüberkülozun tan s nda daha çok bir alerjik test olan tüberkülin kullan lmaktad r. Tüberkülin testinde saflaflt r lm fl protein ekstratlar (PPD) suland r larak deri içi yolla uygulan r. Derideki kal nlaflmaya göre de erlendirme yap l r.
111 6. Ünite - Asidorezistanslar ve Aktinomisetler 103 nfeksiyonun önemi M. tuberculosis M. bovis M. avium kompleks nsan ve az olarak köpekte S rda ve az olarak di er evcil hayvanlar ve insanda Serbest evcil kümes hayvanlar, oportunistik olarak insan ve evcil hayvanlar M. avium subsp paratuberculosis S rlarda ve di er ruminantlar Tablo 6.1 Patojenik mikobakterilerin üreme ve biyokimyasal farkl l klar. Kültürel Karakterler ve Gereksinimler Üreme süresi Yavafl (3-8 hafta) Yavafl (3-8 hafta) Yavafl (2-6 hafta) Çok yavafl (16 haftaya kadar) Optimal 37 C 37 C 37 C-43 C 37 C inkubasyon s s Atmosferik koloni özellikleri Aerobik R tipi Aerobik Aerobik Aerobik Esansiyel büyüme faktörü Gliserol etkisi Yok Yok Yok Mikobaktin Geliflme artar (Ögonik) Geliflme durur (Disgonik) Geliflme artar (Ögonik) Sodyum piruvat Etkisiz Geliflme artar Etkisiz etkisi Niasin birikimi Pyrazinamidase üretimi Nitrat redüksiyonu DÜfiÜNEL M SORU DÜfiÜNEL M SORU D KKAT D KKAT Moleküler tan : Son y llarda, insan ve hayvan tüberkülozunun tan s nda moleküler yöntemlerden yararlan lmaktad r. Spesifik DNA bölgesinin ço alt larak tan mlanmas n sa layan PCR ve benzer teknikler M. tuberculosis ve M. bovis in tan - s nda yayg nl k kazanmaktad r. Klinik materyallerden (balgam, idrar, kan, lenf dü- ümü, süt) yap lan PCR çal flmalar insan ve s r kökenli tüberkülozun AMAÇLARIMIZ tan s nda kullan lmaktad r. AMAÇLARIMIZ Mikobakterilerin önemli özellikleri, yapt klar infeksiyonlar, bulaflma K flekilleri, T A P laboratuvar tan lar n daha detayl araflt rmak ve anlamak için Veteriner Mikrobiyoloji (Bakteriyel Hastal klar) adl kitaba bakabilirsiniz. (Ayd n, N., Parac ko lu, J., Ankara: lke-emek Yay nlar, 2006). TELEV ZYON Mikobakterileri di er bakterilerden ay ran temel özellikler nelerdir? NTERNET DÜfiÜNEL M 1 K T A P TELEV ZYON NTERNET DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
112 104 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji AKT NOM ÇES Genel Özellikleri Aktinomiçesler, aktinomisetler içinde yer alan bakteri gruplar ndand r. Aktinomiçesler, Gram pozitif, uzun, filamentöz ve pleomorfik yap da, hareketsiz, kapsülsüz, sporsuz, anaerobik veya fakültatif anaerobik bakterilerdir. Üremek için zenginlefltirilmifl besiyerine gereksinim duyarlar. Modifiye Ziehl Neelsen boyamada negatiftirler. Mukoz membranlara kolonize olurlar. Veteriner hekimlikte öneme sahip türler Actinomyces bovis, A. viscosus ve A. hordeovulneris dir. Bu mikroorganizmalar farkl hücre duvar yap lar na sahiptir. A. viscosus daki yüzey fibrilleri konak hücreleri ve di er bakteriler için adhesin özelli inde olabilirler. Bu türler grup antijenlerine ve serolojik alttiplere sahiptirler. Üremeleri için serum veya kan içeren zenginlefltirilmifl besiyeri gereklidir. Sabouraud dextrose agarda veya oda s s nda üreme olmaz. Karboksifilik veya fakültatif anaerobiktirler. Kolonilerin geliflimi için 37 C de birkaç günlük inkübasyon gerekebilir. Koloni morfolojisi türler aras nda de ifliklik gösterir. A. bovis ve A. hordeovulneris kolonileri tipik olarak agara yap fl r ve genellikle nonhemolitiktirler. A. viscosus biri büyük ve düzgün di eri küçük ve kaba olmak üzere iki tür koloni oluflturur. Büyük koloni V, Y ve T harfi fleklindeki hücrelerden, daha küçük koloniler k sa branfll filamentlerden oluflur. Koyun kan kat lm fl kanl agarda tam s n rlanmam fl hemoliz görülür. Tiyoglikolat buyyonda üreme yayg n veya kümelenmifl flekilde (ekmek k r nt s fleklinde) olabilir. Boyanm fl preparatlar da türlerin bireysel morfolojik özellikleri ay r ma yard mc olur. Jelatini hidrolize ederler. rindeki granüllerin karakteri etkene göre farkl l k gösterebilir. Baz istisnalar (A. viscosus, A. hordeovulneris) d fl nda katalaz negatiftirler. Bu mikroorganizmalar s yla ve dezenfektanlarla kolayca ölür ve kültürde canl kalmalar için s k pasaj gerektirir. Epidemiyoloji Aktinomiçesler, mukoz membranlarda, difl yüzeylerinde ve daha az olarak da gastrointestinal bölgede bulunur. A. hordeovulneris d fl nda bu cinsin patojenik üyeleri memelilerin mukoz membranlar nda kolonize olur. A. bovis s rlar n ve di er hayvanlar n orofarinksinde bulunur. A. viscosus köpek ve insanlar n a z boflluklar nda komensaldir. A. hordeovulneris in yerleflim yeri kesin olmamakla birlikte bu organizma Hordeum cinsi otlar n tohum bafllar ndaki dikenlerle yak n alakal d r. Aktinomikotik infeksiyonlar n ço u endojendir. nfeksiyon bakterinin konakç s ndaki duyarl bir dokuya ulaflmas ile flekillenir. nfeksiyonlar üst sindirim sisiteminin mukoz membranlar ndaki yaralarla bafllar. Is rma di er bir bulaflma yoludur. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Laboratuvar ifllemleri için uygun örnekler bafl, boyun ve dildeki eksudatlar, aspiratlar ve doku örnekleridir. Granüller içeren aç lmam fl irinli lezyon veya dokulardan al nan örneklerden yararlan labilir. Bakteriyolojik Tan : fiüpheli eksudatlar birkaç mm çap nda sar ms partiküller (sülfür granülleri) aç s ndan muayene edilir. Granüller tuzlu suda y kan r ve bir damla tuzlu su içerisinde lam üzerine yerlefltirilir. Yavaflça bir lamel üzerine bast - r l r ve fl k alt nda preparat incelenir. Ezilmifl granüller, eksudatlar ve dokular Gram ve Kinyoun yöntemleri ile boyan r. Gram boyal preparatlarda Aktinomiçesler için tipik olan morfolojik flekiller görülebilir (fiekil 6.2). Hayvanlardan izolasyon için anaerobik inkubasyon gerekli de ildir, ancak CO 2 üremelerini olumlu etkiler.
113 6. Ünite - Asidorezistanslar ve Aktinomisetler 105 Bunun için, %5-10 CO 2 içeren atmosfer tercih edilir. Örnekler kanl agar ve Mac- Conkey agara ekilerek 37 C de 5 gün bekletilir. A. bovis kanl agarda, beyin kalp infüzyon agarda ve tiyoglikolat buyyonda iyi ürer. dentifikasyonda, koloni karakterleri, boyal preparatlardaki morfoloji, kanl agarda hemolizin varl veya yoklu- u, MacConkey agarda üremenin olmay fl, Sabouraud dextrose agarda subkültür edildi inde üremenin varl veya yoklu u Loeffler serum besiyerinde üreme, üreaz üretimi, hücre duvar analizi ve di er biyokimyasal testler önem tafl r. fiekil 6.2 Gram yöntemi ile boyanm fl aktinomiçesler. Özellik Atmosferik üreme gereksinimi Aerial filament üretimi Modifiye Ziehl Neelsen boyama Sabouraud dextrose agarda üreme Genel habitat Lezyonlar n yerleflimi Aktinomiçes türleri Anaerobik veya fakültatif anaerobik ve karboksifilik Arcanobacterium pyogenes Fakültatif anaerobik ve karboksifilik Nazoferingeal veya oral mukoza Kemik dahil pek çok doku S r koyun ve domuzlar n nasofaringeal mukozas Yumuflak doku Nokardia türleri Aerobik Toprak Gö üs bofllu u, deri ve di er dokular Tablo 6.2 Aktinomiçes, Arkanobakteri ve Nokardia türlerinin ay r c özellikleri. ARKANOBAKTER Genel Özellikleri Arkanobakteriler, aktinomisetler içinde yer alan bakteri gruplar ndand r. Bu grubun en önemli üyesi olan Arcanobacterium pyogenes son y llarda iki isim de iflikli ine u ram flt r. Uzun y llar Corynebacterium pyogenes olarak bilinen bu bakteri, Arkanobakteri olarak adland r lmadan önce Actinomyces pyogenes olarak da isimlendirilmifltir. Arcanobacterium pyogenes, Gram pozitif, x µm boyutlar nda küçük ince çomakc k veya kokoid formda, tek, çift veya kümeler halinde
114 106 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji X, Y ve V harfleri benzeri flekiller oluflturan, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz bir bakteridir. dentifikasyonda, koloni morfolojisi ve Loeffler Serum besiyerindeki proteolitik aktiviteden yararlan l r. Arcanobacterium pyogenes 24 saatlik aerobik inkubasyondan sonra zay f ve belirsiz bir hemoliz oluflturur. Ancak, 48 saat sonra i ne ucu fleklinde beta hemolitik koloniler görülür. Koloniler eskidikçe opak ve kuru hale gelir. Bu bakteriler serumlu buyyonun dibinde granüler tarzda ürer ve buyyonu buland rmazlar. Baz karbonhidratlar gaz oluflturmadan parçalarlar. Epidemiyoloji Arcanobacterium pyogenes s r, koyun, domuz gibi birçok hayvan n derilerinde, üst solunum yolu ve üriner sistem mukozas nda normal olarak bulunur. rinli infeksiyonlara yol açar. Bulaflma genellikle mukozalardaki yaralardan olur. fiekil 6.3 Laboratuvar Tan s A. pyogenes in laboratuvar tan s Aktinomiçes lere benzer ancak üretilmesi daha kolayd r. Gram boyama ile mor renkli boyan r (fiekil 6.3). Kanl agarda 37 C de 3-4 gün içerisinde beta hemolitik koloniler meydana getirir. Serolojik testlerin tan - da bir de eri yoktur. Gram boyama yöntemi ile boyanm fl Arcanobacterium pyogenes. NOKARD A Genel Özellikleri Nokardialar aktinomisetler içinde yer alan bakteri gruplar ndand r. Ço unlukla toprakta ve çürümekte olan bitkilerde saprofitik olarak bulunurlar. Bu cinste Nocardia asteroides evcil hayvanlardaki en önemli patojendir. Günümüzde, N. asteroides, N. farcinia ve insan patojeni olan N. nova y da kapsayan 12 Nokardia türü tan mlanm flt r. Nokardialar Gram pozitif, hareketsiz, sporsuz, aerobik, genellikle branfll ve aerial hifa oluflturan çomaklar fleklinde bakterilerdir. Gram ile boyanm fl nokardia, aktinomiçesden ay rt edilemeyebilir. Nokardialar dinlenme faz nda kokobasiller, aktif üreme faz nda filamentöz flekilde görülür. nfekte doku eksudatlar ndan yap lan preparatlarda çomak ve koklar içeren uzun, silindirik branfll flamentler fleklinde görünürler. Kültüre edildiklerinde bu organizmalar spor oluflturabilen aerial flamentler halindedir. Hücre duvar komponentleri, özellikle de mikolik asit, nokardialar k smen aside dirençli duruma getirir. N. asteroides, N.
115 D KKAT D KKAT 6. Ünite - Asidorezistanslar ve Aktinomisetler 107 brasiliensis ve N. otitidiscavarium de iflik derecelerde aside dirençlilik gösterirler. Patojenik nokardialar genifl bir s aral nda (10-50 C), basit besiyerlerinde (Sabouraud dextrose agar gibi) üreyen zorunlu aeroblard r. Birkaç gün içerisinde ortaya ç kan koloniler mat renkte ve pigmentlidir. Koloni çaplar birkaç cm ye ulaflabilir. Buyyonda bir yüzey pelikülü veya sediment oluflur ancak çok az bulan kl k gösterir. Biyokimyasal aktiviteleri, katalaz üretimi, de iflik karbonhidratlar n asidifikasyonu ve genellikle üre hidrolizidir. N. asteroides 60 C de, N. otitidiscavarium 50 C de birkaç saat süreyle canl kal r. N. brasiliensis daha az dirençlidir. Hepsi klorlu dezenfektanlara ve benzalkonyum kloride duyarl d r. Epidemiyoloji Patojenik Nokardia lar tüm dünyada görülür. Bu mikroorganizmalar yerli flora veya kontaminant olarak birçok iklimde toprakta ve suda bulunan saprofitlerdir. Muhtemelen bütün hayvanlar bu infeksiyona duyarl d r. Köpekler en s k etkilenenlerdir. Süt s rlar nda nokardial mastit ekonomik aç dan önemlidir. Nokardiozis insanlarda kedilerde, atlarda, keçilerde, koyunlarda, domuzlarda, insan d fl primatlarda, yabani ruminantlarda, karnivorlarda, deniz memelilerinde, kufllarda ve bal klarda görülür. nfeksiyon, solunum, deri ve difl yaralar veya sindirim yolu ile bulafl r. S rlarda mastitis kullan lan ekipmanla ve personel arac l ile bulafl r ve yay l r. Toz toprak ve bitkiler mikroorganizmay tafl r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Laboratuvar muayenesi için uygun örnekler eksudatlar, aspiratlar, süt ve granülomlardan al nan dokulard r. N. brasiliensis ve N. otitidiscaviarum infeksiyonlar nda granüller görülür. Ancak, bunlar N. asteroides infeksiyonlar nda nadirdir. Bakteriyolojik Tan : rin ve eksudatlardan haz rlanan preparatlar Gram ve modifiye Ziehl-Neelsen yöntemleri ile boyan r. Gram ile boyanm fl yaymalarda çomakl veya çomaks z olarak Gram pozitif branfll flamentler görülür. N. asteroides modifiye Ziehl-Neelsen negatif olan aktinomiçes türlerinin aksine pozitiftir. Patojenik nokardialar genellikle aside dirençlidir. Ancak, baz sufllar dirençli de ildir. Doku ör- neklerinden yap lan histopatolojik muayene, nokardial flament kümelerini ortaya DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M koyabilir. Organizma kanl agarda veya charcoal yeast ekstrat gibi besiyerlerinde üretilebilir. Besiyeri 10 gün 37 C de aerobik olarak inkübe edilir. Kanl agardaki koloniler genellikle, 5 günlük inkübasyondan sonra görünür bir hale SORU gelir. Bunlar beyaz pudrams görünümde ve agara s k flekilde yap fl kt r. Kolonilerin hemolitik özel- SORU li i de iflkendir. Sabouraud dextrose agardaki subkültürlerde 5 günlük D KKATinkübasyon- dan sonra kuru burufluk portakal renkli koloniler oluflur. Kolonilerden yap lan pre- D KKAT paratlarda Gram boyamada çomak ve koklar n bask n oldu u baz flamentöz flekiller görülür. Nokardialar nitrat indirger ve katalaz pozitiftir. N. asteroides laboratuvar ortam n kontamine edebilen Streptomyces türlerinden ay rt edilmelidir. Streptomyces türlerini N. asteroides ten ay ran özellikler güçlü topraks koku, AMAÇLARIMIZ MZN negatif filamentler ve SDA daki tozlu beyaz görünümlü kolonilerdir. Katalaz testleri pozitiftir. AMAÇLARIMIZ Bakterilerin direkt bak s nda kullan lan boyama yöntemlerini anlamak K Tiçin A Temel P Mikrobiyoloji adl kitaba bakabilirsiniz. (Arda, M., Ankara: Medisan Yay nlar, 2006). Aktinomiçes, Arkanobakteri ve Nokardialar n ortak özellikleri nelerdir? TELEV ZYON DÜfiÜNEL M NTERNET SORU 2 K T A P TELEV ZYON DÜfiÜNEL M NTERNET SORU
116 108 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan mikobakterileri tan mlamak. Mikobakteriler asido-rezistans bakterilerdir. Bu özellik, hücre duvar ndaki mikolik asit, peptidoglikan ve arabinomannan n oluflturdu u tabaka ile iliflkilidir. Anilin boyas bu tabaka ile ba oluflturarak asit ve alkol etkisine karfl n yerinde kal r. Bu özelli i ortaya ç karmada özel bir boyama yöntemi olan Ziehl-Neelsen, Asid fast boyama yöntemi kullan l r. Mycobacterium tuberculosis insan, Mycobacterium bovis s r ve Mycobacterium avium kanatl kökenli tüberkulozun bafll ca etkenleridir. Di er patojen mikobakterilerden M. leprae insan lepras (cüzzam) ve M. avium subsp. paratuberculosis s r paratüberküloz hastal n n etkenleridir. Mikobakterilerin nas l bulaflt klar n aç klamak. Mikobakteriler taraf ndan meydana getirilen en önemli hastal k tüberkülozdur. nfeksiyon s rlarda kongenital, sindirim, solunum, genital ve deri yolu ile bulaflabilir. Kalabal k ve havas z ah rlarda bulunan infekte hayvanlar öksürük ve t ks r k yolu ile sa lamlar bulaflt rarak hastal n h zla yay lmas na yol açarlar. Tüberkülozik mastitisler halk sa l ve buza beslenmesinde büyük tehlike kayna d r. Buza lar kontamine sütü sindirim yoluyla alarak infekte olurlar. Sütün pastörizasyonu, süt ürünlerinden insanlara bulaflmay önlemektedir. Paratüberküloz daha çok d flk ile saç l r ve sindirim yoluyla bulafl r. A MAÇ 3 A MAÇ 4 Mikobakterilerin laboratuvar tan s na yönelik bilgi kazanmak. Laboratuvara gönderilen materyaller Ziehl Neelsen boyama ile boyand ktan sonra Löwenstein Jensen besiyeri gibi ortamlara ekilirler. M. bovis, M. tuberculosis e göre daha yavafl ürer. M. bovis ilk kültürlerde 5-8 haftada üreme gösterir koloniler sar -beyaz renkte, karnabahar fleklinde ve R tipidir. M. tuberculosis 3-4 haftada ilk üremeyi gösterir. Kolonileri R tipi, sar beyaz ve besiyerine yap flm fl flekildedir. M. avium 2-3 haftada ürer. S formunda, yap flkan, diffuz koloniler meydana getirir. M. avium subsp. paratuberculosis için bu süre 16 hafta civar ndad r. Herrold egg yolk besiyerinde reksiz koloniler olufltururlar. Atipik mikobakteriler ise (nonkromojenler hariç) sar -oranj renkli koloniler olufltururlar. Bu etkenlerin oluflturduklar kolonileri ve üreme süreleri genel olarak M. avium a benzer. Mikobakterilerin birbirinden ayr lmas için çeflitli biyolojik ve biyokimyasal testlerden yararlan l r. Aktinomiçes, Arkanobakteri ve Nokardia lar tan mak. Bu gruptaki etkenler daha önceleri fungus olarak düflünülmüfltür. Ancak, sonraki y llarda yap - lan filogenetik çal flmalar bunlar n gram pozitif bakterilerin yavafl büyüyen ve branfll flamentler oluflturan farkl bir grup oldu unu ortaya koymufltur. Evcil hayvanlarda hastal a sebep olan Aktinomiçes, Arkanobakteri ve Nokardia de iflik yang sal yan tlar oluflturan f rsatç patojenlerdir.
117 6. Ünite - Asidorezistanslar ve Aktinomisetler 109 Kendimizi S nayal m 1. Mikolik asit, mikobakterilere afla dakilerden hangisini sa lar? a. Hareket b. Aside dirençlilik c. Ço alma d. Boyanma e. Sporlanma 2. Mikobakterilerden ileri gelen hastal klara ne ad verilir? a. Tüberküloz b. S tma c. fiarbon d. Grip e. Tularemi 3. Afla dakilerden hangisi s r tüberkulozunun etkenidir? a. Mycobacterium tuberculosis b. Mycobacterium avium c. Mycobacterium bovis d. Mycobacterium phlei e. Mycobacterium marinum 4. M. tuberculosis kompleks içerisinde afla dakilerden hangisi yer almaz? a. M. tuberculosis b. M. bovis c. M. microti d. M. africanum e. M. avium 5. Mikobakteriler afla daki hangi boyama yöntemlerinden hangisi ile boyanabilirler? a. Gram b. Ziehl Neelsen c. Gümüflleme d. Bazik e. Basit 6. Mikobakterilerin üretilmesinde kullan lan besiyeri afla dakilerden hangisidir? a. MacConkey Agar b. Kanl Agar c. Nutrient Agar d. Löwenstein-Jensen e. EMB Agar 7. Mycobacterium avium subsp. paratuberculosis en çok hangi yolla bulafl r? a. Sindirim b. Solunum c. Deri d. Genital e. Genetik 8. Afla daki bakterilerden hangisinin tan s nda sülfür granülleri kullan l r? a. Mikobakteri b. Aktinomiçes c. Arkanobakteri d. Nokardia e. Korinebakteri 9. Arcanobacterium pyogenes in eski ad nedir? a. Staphylococcus pyogenes b. Actinobacillus pyogenes c. Corynebacterium pyogenes d. Mycobacterium pyogenes e. Streptococcus pyogenes 10. Patojenik nokardialar n üretilmesinde afla daki besiyerlerin hangisinden yararlan l r? a. Kanl Agar b. Nutrient Agar c. Löwenstein-Jensen d. Sabouraud Dextrose Agar e. Mac Conkey Agar
118 110 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Okuma Parças Robert Koch verem mikrobunu bulan, böylece insanlara büyük faydas dokunan, tan nm fl Alman hekimi ve bakteriyolo udur. Koch, ayr ca koleran n da mikrobunu bulmufl, s tma hastal n n tedavisi üzerinde çal flm fl, öldürücü bir hastal k olan uyku hastal n n Afrika da yaflayan çeçe sineklerinden geçti ini keflfetmifltir. Nobel T p Ödülünü 1905 te kazanan Robert Koch, 20. yüzy l n en büyük t p adamlar ndan biridir. Koch, Almanya da Hannover flehrinin kasabalar ndan birinde 1843 y l nda do du. Babas madenciydi. Babas n n müsbet bilimlere karfl duydu u sevgi Koch a da geçmiflti. Yaln z, Koch küçük yafltan beri hekimli e merak sarm flt. Göttingen Üniversitesinde t p okurken bir yandan da üniversitenin laboratuvar nda yard mc l k ediyordu. Üniversiteyi bitirdikten sonra Almanya n n çeflitli flehirlerinde doktorluk yaparak hayat n kazand. Bu arada bakteriyolojiye merak sard. Koch 1876 da flirpençe hastal üzerinde yapt çal flmalar n sonuçlar n yay nlad. Bu çal flmalar bakteriyolojiye karfl duyulan ilgiyi art rd. Koch, 1880 de Alman Sa l k Komisyonuna üye seçildi. Böylece çal flmalar na daha sistemli bir flekilde devam etmek imkan n buldu. Bu s ralarda verem bütün Avrupa y k r p geçiriyordu. Doktor Koch, bir veremli hasta ölünce hemen ölünün hastal kl organlar n n mikroplu k s mlar n ayr bir yere toplard. O s ralarda verem mikrobu henüz bilinmiyordu. Koch, bu mikrobu ele geçirmek için bütün boyay c maddeleri denemifl, mikroskobunu bütün büyütme derecelerine göre ayarlay p bu basili aram fl ama bir türlü bulamam flt. Sonunda ümidini kesmifl ve bütün elindekileri yok etmeye karar vermiflti. Fakat tam hepsini atmak üzereyken, yar m milimetrenin binde biri kadar büyüklükte birtak m çubuksu cisimleri fark etti. Doktor, bu çubuk biçimli mikroplar ay rarak üretti, sonra da kobaylar na afl lad. Hayvanlar verem oldular. Böylece 1882 de düflman keflfedildi ve ad na Koch basili denildi. Koch, 1888 de tan nm fl doktor ve bilginlerle birlikte M s r ve Hindistan a gönderildi. Bu ülkelerde yayg n bir halde olan kolera hastal n n sebeplerini inceleyecekler, bir tedavi flekli bulmaya çal flacaklard. Koch, bu hastal n da mikrobunu buldu. Daha sonra Berlin Üniversitesine profesör oldu. Robert Koch, y llar aras nda Afrika ya yapt - birkaç seyahat s ras nda uyku hastal n n çeçe denilen sineklerin s rmas sonucunda ortaya ç kt n buldu. Bundan dolay, 1905 te Nobel T p ödülünü kazand. Ömrünün sonuna kadar t p konusunda çeflitli eserler haz rlad da bir kalb rahats zl ndan ölen Koch, kendi iste i üzerine mumyalan p Baden-Baden e gömüldü. Kaynak: Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. b Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. e Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. b Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. d Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yan t n z yanl fl ise, Mikobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz 8. b Yan t n z yanl fl ise, Aktinomiçes konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. c Yan t n z yanl fl ise, Arkanobakteri konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z yanl fl ise, Nokardia konusunu yeniden gözden geçiriniz.
119 6. Ünite - Asidorezistanslar ve Aktinomisetler 111 S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Hücre duvarlar nda mikolik asit, peptidoglikan ve arabinomannan n oluflturdu u tabaka nedeniyle, aside karfl dirençli Ziehl Neelsen boyama yöntemi ile boyan p Gram boyama ile boyanamamalar, agarda üremeyip yumurtal besiyerlerinde üremeleri di er bakterilerden en önemli farklard r. S ra Sizde 2 Bu bakterilerden aktinomiçes ve nokardialar mantarlara benzeyen hifal heterojen bir yap gösterirler. Hücre duvarlar nda belli oranda mikolik asit olabilir. Bu nedenle Modifiye Ziehl Neelsen boyama yöntemi ile boyanabilirler. Arkanobakteriler korinebakterilere benzerler. Bu etkenlerin hepsi irinli infeksiyonlardan sorumludur ve ço u zaman do ada saprofit olarak bulunurlar. Yararlan lan Kaynaklar Ayd n, N. & Parac ko lu, J. (2006). Veteriner mikrobiyoloji (bakteriyel hastal klar). Ankara: lke-emek Yay nc l k. Carter, G.R. & Wise, D.J. (2004). Essentials of veterinary bacteriology and mycology. Iowa: Iowa State Press. Quinn, P.J., Markey, B.K., Carter, M.E., Donnelly, W.J., Leonard, F.C. (2004). Veterinary microbiology and microbial disease. Oxford: Blackwell Science. Yard mc, H. (2006). Mycobacterium infeksiyonlar. çinde N. Ayd n (Ed), Veteriner Mikrobiyoloji (Bakteriyel Hastal klar), Ankara: lke-emek Yay nc l k. Yard mc, H. (2009): Hayvanlarda mikobakteriyel infeksiyonlar. çinde M. Do anay (Ed), Zoonozlar-Hayvanlardan insanlara bulaflan enfeksiyonlar, Ankara: Bilimsel T p Yay nevi.
120 7VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Hayvan sa l için önemli olan anaerob bakteri infeksiyonlar n tan mlayabilecek, Klostridiumlar n genel özelliklerini, epidemiyolojisini, laboratuar tan s n aç klayabilecek, Bakteroides ve Fusobakteriumlar n genel özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuar tan s n karfl laflt rarak aç klayabilecek bilgi ve beceriler kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Anaerob bakteri Klostridium Endospor Ekzotoksin Mikroflora Bakteroides Fusobakterium F rsatç patojen Miks infeksiyon Bakterilerde sinergizm çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Anaeroblar KLOSTR D UM BAKTERO DES FUSOBAKTER UM
121 Anaeroblar KLOSTR D UM Genel Özellikleri Klostridiumlar Gram pozitif, çomak fleklinde, sporlu, hareketli, fermentatif, katalaz ve oksidaz negatif anaerob bakterilerdir. Ancak baz türleri bu özellikleri yönünden farkl l k göstermektedir. Klostridium cinsi içinde 100 den fazla farkl tür bulunmaktad r, ancak bunlardan yaklafl k 10 türün hayvan patojeni oldu u söylenebilir. Bu türler ayn zamanda insan sa l yönünden de önem tafl maktad r. Patojenik klostridiumlar moleküler yap lar da dahil olmak üzere birçok özellikleri yönünden benzerlik gösterirler. Ancak sentezledikleri toksinlere ve dokulardaki yay lma özelliklerine göre farkl gruplara ayr lmaktad rlar. Nörotoksik klostridiumlar dokulara yay lma özelli i olmayan ve sinir-kas fonksiyonlar engelleyici toksin sentezleyen grubu oluflturur. Bu grup içinde C. botulinum ve C. tetani bulunur. Histotoksik klostridiumlar ise dokulara yay lma özelli inde ve sistemik hastal k tablolar na neden olan türleri içerirler. Bu grupta yer alan klostridium türlerine örnek olarak C.chauvoei, C.septicum verilebilir. Di er bir grup ise enterotoksemik-enteropatojenik klostridiumlard r. Bu gruptaki etkenler sindirim sisteminde enterotoksinler arac l ile hastal k tablosu olufltururlar ve C.perfringens bu grubun en tipik üyesidir. Bunlar n d fl nda evcil hayvanlarda ve insanlarda çeflitli infeksiyonlara sebep olan farkl klostridium türleri (C. difficile, C.piliforme, C.sordellii, C.colinum, C.spiroforme) bulunmaktad r (Tablo 7.1). Nörotoksik Klostridiumlar C. tetani C. botulinum (tip A-G) Histotoksik Klostridiumlar C. chauvoei C. septicum C. novyi tip A C. perfringens tip A C. sordelli C. haemolyticum C. novyi tip B Enterotoksemik - Enteropatojenik Klostridiumlar Di er Klostridiumlar C. perfringens (tip A-E) C. colinum C. difficile C. piliforme C.spiroforme Tablo 7.1 Evcil hayvanlarda infeksiyon oluflturan Klostridium türleri
122 114 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Vegetatif: Sporlu bakterilerin uygun koflullarda dönüfltü ü normal formu Klostridumlar X 2-20µm boyutlar nda çomak flekilli bakterilerdir. Sporlu yap ya sahiptirler ve endospor olarak tan mlanan sporlar n n yap s ile bakteri içindeki yerleflimi türler aras nda farkl l k göstermektedir (fiekil 7.1). Sporun çap bakterinin eninden daha genifltir ve bu nedenle bakteride hafifçe fliflkinli e sebep olur. C.tetani ince çomak flekillidir ve sporlar bakterinin bir ucunda (terminal) yer alarak bakteriye raket veya davul tokma fleklini verir. C.botulinum sporlar basilin merkezi ile ucu aras nda (subterminal) yerleflmifl durumdad r. C.chauvoei ise daha k sa çomak formundad r ve sporun merkezde (santral) yer almas ndan dolay limon flekline benzer. C.perfringens de spor oluflumu nadiren görülür. Gram pozitif olan bakterilerin eski kültürlerinden yap lan boyamalarda etken Gram negatif olarak görülebilir. Ayr ca C. piliforme Gram negatiftir. Klostridiumlar peritrik flagellaya sahiptir ve hareketlidir. Ancak C.perfringens hareketsizdir. Klostridiumlarda kapsül bulunmaz ancak C.perfringens te polisakkarit yap l kapsül vard r. Klostridiumlar zorunlu anaerobik bakteriler olmakla beraber, türler aras nda anaerobik ortam gereksinimi yönünden farkl l klar bulunmaktad r ve genellikle %2-10 CO 2 içeren ortamlar tercih ederler. C.perfringens ise aerotolerant özellikte olup, oksijen içeren ortamlarda ço alabilmektedir. Klostridiumlar anaerobik özellikte olmalar nedeni ile laboratuar ortam nda anaerobiozis sa layan ortamlarda üretilmektedir. Patojenik klostridiumlar zenginlefltirilmifl besiyerlerinde üreme özelli ine sahiptirler. Genellikle besiyerlerine aminoasit, karbonhidrat ve vitamin eklenmesi üremelerine olumlu yönde etkiler. Ayr ca besiyerlerine kan veya serum ilavesi de bakterinin üremesinde etkili olur. Optimal üreme s s 37 C dir. Besiyerlerinde üreme 1-2 gün içinde görülür ve genellikle besiyerinde kümelenme tarz nda ço alan bakteriler kenarlar düzensiz koloniler olufltururlar. Birçok klostridium türü kanl agarda hemolize neden olurken, C.perfringens kolonileri kanl agarda çift hemoliz zonu oluflturur (fiekil 7.2). Klostridiumlar redüksiyon özelli ine sahip madde içeren s v besiyerlerinde de ço al rlar ve üreme sadece oksijenin bulunmad bölümlerde meydana gelir. Etken karbonhidrat, protein, lipit ve nükleik asitleri parçalar ve özellikle üreme olan besiyerlerinde peptid y k mlanmas sonucu aç a ç kan kokuflma dikkat çekicidir. Biyokimyasal reaksiyonlar ve aç a ç kan son ürünler klostridumlar n tür identifikasyonlar nda önem tafl r. Etkenin vegetatif ve sporlu formlar n n çevresel faktörlere ve dezenfaktanlara dirençleri farkl d r. Vegetatif formdakiler di er bakteriler gibi fiziksel ve kimyasal faktörlere duyarl iken endosporlar normal konsantrasyondaki birçok kimyasal maddeye (fenol, lizol, formalin) ve kaynatma ifllemine dirençlidirler. Ancak 121 C de 15 dakika uygulanan otoklav ifllemi ve %3 lük iodin ile birkaç saatlik uygulama sonucu ölürler. fiekil 7.1 Klostridium türlerinde mikroskobik görünümler: A) C.perfringens, B) C.chauvoei, C) C.tetani. A B C
123 7. Ünite - Anaeroblar 115 Tam hemoliz fiekil 7.2 Kanl agarda C.perfringens taraf ndan oluflturulan çift hemoliz zonu. Koloni Kanl agar K smi hemoliz Klostridium cinsindeki türler sentezledikleri ekzotoksinlere göre farkl tiplere ayr l rlar. Herbir tip Grek harfleri ile tan mlanan toksinlerin (alfa, beta, epsilon, iota, gamma, delta, zeta, eta) farkl kombinasyonlar n sentezler. Örne in C.perfringens in befl tipi (A,B,C,D,E) bulunur ve her bir C.perfringens tipinin içerdi i toksin gruplar birbirinden farkl d r (Tablo 7.2). Birbirlerinden immunolojik olarak farkl olan bu tipler farkl klinik tablolar flekillendirir. Bunlar n d fl nda minor toksin olarak tan mlanan virulans n artt r c faktörler de tan mlanm flt r. Bunlar hemolizin, kollejenaz ve hyaluronidazd r. C.botulinum un sentezledi i toksinler nörotoksin özelli indedir ve 20 dakika süre ile kaynatma sonucu inaktive olurlar. Bu toksinler farkl antijenite ve farkl potansiyele sahip olmakla birlikte benzer klinik belirtilere sebep olurlar. C. tetani, tetanolizin ve tetanospazmin olmak üzere nörotoksin özelli inde iki toksin üretir. Tetanolizin toksini, hemolizin karakterindedir ve etken kanl agarda üredi inde hemoliz oluflturur. Oksijene duyarl olan bu toksinin patojenik önemi bulunmamaktad r. Tetanospazmin ise hastal k tablosunun oluflumundan sorumlu olan çok güçlü bir nörotoksindir ve s ya dayan kl d r. C.novyi nin üç tipi (A,B,C) vard r. Bunlardan biyokimyasal, patojenik ve epidemiyolojik olarak farkl olan dördüncü tipi, Tip D, günümüzde C.haemolyticum olarak isimlendirilmektedir. C.septicum DNAse, hyaluranidaz, nöromindaz, hemaglutinin ve iki ayr hemolitik toksin sentezler. Hemolitik toksinlerden biri alfa toksin yap s ndad r ve lökotoksik, nekrotize ve letal özelliktedir. TEMEL TOKS N GRUPLARI T P Alfa Beta Epsilon ota A B C D E Tablo 7.2 C.perfringens in içerdi i toksin gruplar na göre tipleri
124 116 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Klostridiumlar n sentezledi i toksinlerin özelli i ve önemi nedir? 1 C.tetani insanlarda ve baflta atlar olmak üzere çeflitli hayvan türlerinde tetanoz DÜfiÜNEL M hastal na DÜfiÜNEL M neden olur. C.botulinum (özellikle tip C ve tip D), botulinum toksini arac l ile s r, at, koyun, mink, tavuk, kültür bal klar ve su kufllar nda ciddi ve ölümcül seyreden botulismus salg nlar n n sebebidir. Histotoksik klostridium olarak tan mlanan grupta yer alan türler (C. chauvoei, C.septicum, C.novyi tip A vb.) SORU SORU evcil hayvanlarda çeflitli hastal klara yol açarlar. Histotoksik türler taraf ndan sentezlenen ekzotoksinler D KKAT lokal doku lezyonlar ndan ölümcül olan sistemik infeksi- D KKAT yonlara kadar de iflen farkl klinik hastal k tablosundan sorumludurlar. Bu grupta yer alan türlerin bir k sm dokularda latent sporlar halinde bulunup, aktivasyonu sonucu hastal k tablosu olufltururken, bir k sm ise yaralardan girerek malignant ödem ve gazl gangrenlere sebep olurlar. C.perfringens tip B, tip C ve tip D ise enteropatojenik ve enterotoksemik grupta yer al r ve evcil hayvanlarda enterotoksinleri arac l AMAÇLARIMIZ ile lokal veya sistemik enterotoksemilerin sebebidir (Tablo AMAÇLARIMIZ 7.3). Tablo K T7.3 A P Evcil hayvanlar n önemli klostridium infeksiyonlar TELEV ZYON NTERNET Grup Türler K T A P Konakç Klinik Tablo Toksinler C.botulinum nsan, s r, tavuk Botulismus Nörotoksin Nörotoksik Klostridiumlar Histotoksik Klostridiumlar Enterotoksijenik Enteropatojenik Klostridiumlar TELEV ZYON C.tetani nsan, at, di er Tetanoz NTERNET C.novyi Koyun, buza, s r nfeksiyöz Nekrotik Hepatitis Koyun Büyük Bafl Hastal C.haemolyticum S r,koyun,domuz nfeksiyöz kterohemoglobinüri C.chauvoei S r, koyun Yan kara C.septicum C.sordellii C.perfringens Tip B Nörotoksin Tetanolizin Alfa, Beta, Gama, Delta, Epsilon Alfa,Beta,Gama, Delta, Epsilon Alfa,Beta,Gama, Delta, Koyun Bradzot Alfa,Beta, Koyun, di er Malignant Ödem Gama, Delta Koyun, s r,at Kuzu Dana, koyun Abomasitis, Myositis, ölüm Dizanteri Enterotoksemi C.perfringens Tip C Kuzu,dana,domuz Hemorajik Enterotoksemi Koyun Enterotoksemi C.perfringens Tip D Koyun Enterotoksemi C.perfringens Tip E Buza, Kuzu Enterotoksemi Alfa, Beta, Hemolizin Alfa, Beta, Epsilon, ota, Enterotoksin,Del ta, Teta, Kapa, Lambda, Mu, Nu, Nörominidaz Di er Klostridiumlar C.difficile nsan, tavflan Kolitis ToksinA,B, CDT C.spiroforme Tavflan shal ota C.butyricum Bal k, insan Botulismus tipe Nörotoksin
125 7. Ünite - Anaeroblar Epidemiyoloji Tetanoz hastal insanlar da dahil olmak üzere birçok hayvan türünde görülür. Ancak tetanoz toksinine duyarl l k türler aras nda de iflkenlik gösterir. nsanlar ve atlar toksine en duyarl türlerdir. Ruminantlar ve domuzlar orta derecede duyarl iken karnivorlar daha dirençlidirler. Kanatl lar ise tetanoz toksinine tamamen dirençidirler. Klostridiumlar do ada (toprak, tatl su ve deniz tortular ) yayg n olarak bulunan saprofit bakterilerdir. Ayr ca insanlar n ve hayvanlar n normal sindirim sistemi mikrofloras nda da bulunurlar. Baz lar ise kas ve karaci erde endospor formunda yer al r. naktif formdaki bu endosporlar aktive olduklar nda hastal k olufltururlar. Derin doku yaralanmalar, kastrasyon yaralar, güç do uma ba l s yr k ve afl nmalar, kuyruk-kulak kesme operasyonlar, yün k rk m, do um sonras uterus infeksiyonlar, yavrularda do um sonras göbek çevresindeki infeksiyonlar, ayak-t rnak yaralar C. tetani infeksiyonunun bafll ca sebepleridir. nfeksiyon toprakta ve d flk da bulunan endosporlar n yaralanm fl dokulardan girifli ile bafllar. Yaralardaki nekrozlu dokular, yabanc cisimler ve bölgedeki di er fakültatif anaerobik bakteriler C.tetani sporlar na germinasyon için uygun ortam sa lar. Klostridiumlar bu tür ortamlarda h zla ço al r ve hemolitik toksinlerini (tetanolizin) yayarlar. Nekrotik dokularda vegetatif bakterilerin ço almas sonucunda aç a ç kan tetanospazmin tetanozun klinik belirtilerinin aç a ç kmas n sa lar. C.botulinum kokuflmufl organik materyallerde veya et ve sebze konservelerinde ürer ve sentezledikleri nörotoksinleri ile bu ortamlar bulaflt r r. Tip A ve tip B toksinleri toprakta, Tip C, D, E ve F ise genellikle sulak ortamlarda bulunur. Hayvanlarda tip C ve D infeksiyonlar na daha s k rastlan r. C.botulinum endosporlar hayvanlar n barsak ve çeflitli dokular nda da bulunur. Ölen hayvanlar n bu doku ve organlar nda bulunan sporlar vejetatif forma geçerek toksin üretir ve çevreyi kontamine eder. Lefl yiyen hayvanlar taraf ndan toksinler sindirim yolu ile al n r. Tip D botulismus ile fosfor eksikli i aras nda bir iliflki oldu u bilinmektedir. Özellikle çay r ve merada otlayan bu hayvanlar ölen hayvanlar n karkas ve kemiklerini yeme e ilimi gösterirler ve bu ortamlar botulinum toksinleri için önemli risk faktörleridir. Botulinum toksinlerine at, s r, koyun, mink, tavuk, sukufllar ve kültür bal klar duyarl, köpek ve domuzlar n daha az duyarl, evcil kedilerin ise dirençli oldu u bilinmektedir. Histotoksik grupta bulunan klostridium türleri (C.chauvoei, C.septicum, C.novyi) de di er klostridiumlar gibi ekzotoksinleri arac l ile infeksiyonlara yol açarlar. Dokularda ço alan bakteriler sentezledikleri toksinleri arac l ile lokal doku nekrozlar na ve öldürücü olabilen sistemik infeksiyonlara sebep olurlar. C.chauvoei endosporlar kas dokusunda, C.novyi tip B ve C.haemolyticum endosporlar karaci erde latent formda bulunur ve uygun koflullarda sporlar n germinasyonu sonucu klinik hastal k tablolar meydana gelir. Genellikle do um esnas nda veya s radan yaralanmalar, genital infeksiyonlar, hatal injeksiyon uygulamalar bu infeksiyonlar bafllat c etkiye sahiptir. C.novyi tip B infeksiyonunda ise Fasciola hepatica ve di er karaci er parazitlerinin karaci er dokusuna verdi i hasar etkenin aktive olmas n sa lar. Baz durumlarda bu parazitler etkeni veya sporlar n bizzat tafl rlar. Histotoksik klostridium sporlar do ada yayg n olarak bulunur ve toprakta uzun süre canl kal r. Klostridium sporlar n n çeflitlili i ve yayg nl bölgesel olarak farkl l k gösterir. Bu türlerin oluflturdu u hastal k tablolar nda yafl, mevsim gibi faktörler de rol oynar. Örne in s rlar n C.chauvoei infeksiyonu genellikle 3 ayl k-2 yafl aras genç ve iyi beslenmifl hayvanlarda görülür. Koyunlar n C.septicum infeksiyonu ço unlukla Kuzey Avrupa ülkelerinde k fl aylar nda ortaya ç kar. Ente- 117 Germinasyon: Spordan vegetatif bakterinin oluflum aflamas
126 118 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Proteolitik: Proteinleri peptidlere, peptidleri aminoasitlere parçalayan rotoksemik-enteropatojenik klostridiumlar (özellikle C.perfringens tip B,C ve D) sindirim kanal nda ço alarak toksin sentezlerler ve bu toksinleri arac l ile lokal veya sistemik hastal klara sebep olurlar. C.perfringens toprakta, insan ve hayvanlar n sindirim sistemi ve d flk lar nda bulunur. Hasta hayvanlar n d flk lar ile çevreye saç lan C.perfringens tip B,C ve D sporlar özellikle toprakta aylarca canl kalma özelli ine sahiptir. Bu etkenlerin aktivasyonunda uygun olmayan bak m-beslenme koflullar, ani diyet de ifliklikleri ve lokal çevresel etkiler gibi haz rlay c faktörler önem tafl maktad r. Özellikle protein ve enerjiden zengin yemlerle afl r beslenme bu infeksiyonlar n oluflumunda etkilidir. Örne in koyunlar n C.perfringens tip D infeksiyonu, yüksek tah l içerikli beslenme veya çay ra ç kma sonras ndaki afl r beslenme sonucu ortaya ç kar. Genç hayvanlarda afl r al nan g da maddeleri tam olarak sindirilemeden barsaklara geçer, burada bulunan veya g da ile gelen bakterilerin ço almas ve toksin sentezlemesi için uygun ortam sa lar. Afl r beslenme barsak hareketlerinin yavafllamas na hatta durmas na sebep olur. C.perfringens infeksiyonlar yafl ile de iliflkilidir ve yenido anlarda s kl kla görülür. Bunun nedenleri, yenido anlar n barsaklar ndaki düflük proteolitik aktivite ve normal mikrofloran n henüz oluflmam fl olmas d r. C.perfringens tip B infeksiyonu Avrupa ve Güney Afrika da, tip C ve D infeksiyonlar koyun yetifltiricili i yap lan her yerde, Tip E infeksiyonlar ise ngiltere, ABD ve Avustralya da görülmektedir. 2 C.perfringens SIRA infeksiyonlar na S ZDE yenido anlar n duyarl olmas n n sebepleri nelerdir? Laboratuvar Tan s DÜfiÜNEL M ncelenen DÜfiÜNEL M Materyaller: Klostridium cinsi mikroorganizmalar yukar da da tan mland gibi farkl hastal k tablolar nda rol oynamaktad r. Bu nedenle hastal klar n SORU tan s amac SORU ile incelenecek örnekler de ilgili hastal klara göre de ifliklik göstermektedir. C. tetani infeksiyonlar evcil hayvanlarda ço unlukla yaralanmalara ba l olarak meydana geldi inden genellikle yara bölgesinden al nacak eksudatlar tan amac ile de erlendirilir. Ayr ca toksin yönünden incelemek amac ile flüpheli D KKAT D KKAT hayvanlardan serum örnekleri de al nabilir. C.botulinum infeksiyonlar nda toksin varl n n ortaya konulmas tan yönünden önemlidir. Bu amaçla mutlaka yeni ölmüfl hayvanlar n dokular veya ölmekte olan hayvanlar n plazma/serum örnekleri incelenmelidir. Serum örnekleri birden fazla hayvandan al nmal d r. Çünkü bireysel negatif AMAÇLARIMIZ sonuçlar yanl fl teflhise yol açabilir. Barsak içeri inden etkenin izole ve AMAÇLARIMIZ identifiye edilmesi veya ölüm sonras hayvanlarda toksin varl n n ortaya konulmas n n tan K yönünden T A P güvenilir de ildir. Ayr ca toksin varl n tespit etmek ama- K T A P c ile taze mide içerikleri de dikkate al nmal d r. Epidemiyolojik çal flmalar için ise yem maddelerinde toksin incelemeleri önem tafl r. Histotoksik klostridium türleri TELEV ZYON (C.chauvoei, TELEV ZYON C.septicum, C.novyi) nin oluflturdu u infeksiyonlar n tan s amac ile flüpheli hayvanlar n karaci er, kas dokular ndan örnek al nmal d r. Enterotoksemik-enteropatojenik klostridiumlar (özellikle C.perfringens tip B,C ve D) sindirim sisteminde ço alma ve toksin sentezleme özelli ine sahip olduklar için genellikle NTERNET yeni ölmüfl NTERNET hayvanlar n ince barsak mukozas ve içeri i ile d flk örnekleri tan amac ile tercih edilir. Klostridiumlar anaerob bakterilerdir ve bu nedenle örneklerin al nmas nda, laboratuarlara gönderilmesinde afla da bildirilen temel kurallar dikkate al nmal d r. Örnekler mutlaka yeni ölmüfl veya canl hayvanlardan al nmal d r. Aksi halinde, barsaklarda normal florada bulunan klostridiumlar ölüm sonras nda h zla dokulara yay l r ve laboratuar sonuçlar n n yorumlanmas nda sorun yarat r. Örneklerin
127 7. Ünite - Anaeroblar 119 al nmas nda çok dikkatli olunmal, özellikle barsak içeri i ile kontaminasyondan kaç n lmal d r. S v örnekler enjektör yard m ile al nmal d r, bu klostridiumlar oksijenin toksik etkisinden korur. Svap ile örnekleme tercih edilmemelidir, çünkü bu flekilde anaerob bakteriler oksijene ve kurumaya maruz kalabilir. Hayvanlardan inceleme amac ile al nan doku veya s v örnekleri anaerobik transport besiyerleri ile teflhis laboartuarlar na mümkün olan en k sa süre içinde gönderilmelidir. Klostridiumlar n laboratuar tan s nda hangi koflullarda toksin varl n n saptanmas n n veya barsak içeri inde etkenin izole ve identifiye edilmesinin bir önemi yoktur? Neden? 3 Bakteriyolojik Tan : C.tetani infeksiyonlar nda flüpheli yara DÜfiÜNEL M lezyonlar ndan DÜfiÜNEL M haz rlanan smear preparatlar Gram boyama ile boyan r. Mikroskopide tipik davul tokma fleklinde sporlu basillerin görülmesi hastal n laboratuar SORU tan s nda büyük SORU önem tafl r. Ancak her zaman mikroskobik olarak bu formdaki bakteriler görülmeyebilir. Bu durumda infeksiyonun olmad düflünülmemelidir. C.perfringens e D KKAT D KKAT ba l enterotoksemilerde henüz yeni ölmüfl hayvanlar n ince barsak mukozas ndan veya içeri inden haz rlanan smear preparatlarda çok say da kal n Gram pozitif çomaklar n görülmesi tan ya yard mc olur ancak, di er yöntemlerle bu bulgu desteklenmelidir. fiüpheli örneklerden haz rlanan smear preparatlarda floresan antikor tekni i (FAT) ile bakterinin direkt tan s konulabilmektedir. Örne in C.novyi AMAÇLARIMIZ infeksiyonlar nda ölen hayvanlar n karaci er dokusundan veya C.chauvei infeksiyonlar nda kas dokusundan haz rlanan smear preparatlar FAT ile teflhis edilebil- AMAÇLARIMIZ mektedir. K T A P K T A P Klostridiumlar (C.perfringens d fl nda) zorunlu anaerob bakteriler olduklar için oksijen bu etkenler için toksik etkiye sahiptir ve k sa süre içinde ölümlerine sebep olur. Etkenin izolasyon ve identifikasyonun baflar s örneklerin uygun koflullarda TELEV ZYON TELEV ZYON al nmas na ve çok k sa süre içinde laboratuara ulaflt r lmas na ba l d r. Ayr ca izolasyon ve identifikasyon için kullan lan besiyerlerinin içeriklerinin de klostridiumlar n üremesini destekleyici özellikte olmas ve besiyerlerinde de mutlaka anaerobiozisin sa lanmas gereklidir. Baz klostridium türleri, özellikle NTERNET nem oran yüksek NTERNET ortamlarda inkübe edildiklerinde, besiyerlerinde tipik koloni oluflturmazlar ve yay lma e iliminde olurlar. Besiyerlerine %5 agar kat lmas kolonilerin daha belirgin oluflmas n sa lar (fiekil 7.3). zolasyon amac ile taze haz rlanm fl kanl agar, thioglikolat besiyeri s kl kla kullan lmaktad r. Besiyerlerine vitamin K, hemin ve maya ekstrakt kat lmas üremeyi olumlu yönde etkilemektedir. Ayr ca örneklerde klostridiumlar yan s ra di er anaerob ve fakültatif aerob bakterilerin de bulunabilece i unutulmamal d r. Bu nedenle selektif besiyerlerinin de kullan lmas gereklidir. Bu amaçla feniletil alkol veya kolistin nalidiksik asit agar kullan l r. Bu tür besiyerleri ile yeterli sonuç al namad durumlarda klostridiumlar n izolasyonu için s floku uygulamas, etanol ile muamale gibi yöntemler uygulanmal veya di er selektif besiyerleri kullan lmal d r. Ekim yap lm fl besiyerlerinin uygun koflullarda inkubasyonu flartt r. Bu amaçla besiyerleri anaerobiozisi sa layan kitle birlikte kapakl özel kavanozun (jar) içine yerlefltirilir ve 37 C de 48 saat inkübe edilir. Baz vegetatif klostridiumlar n (C.novyi) hava ile temas nda 15 dakikadan fazla canl kalamad unutulmamal d r. zolasyon amac ile s v besiyerleri de kullan l r. Kat besiyerlerinde üreyen klostridiumlar tipik koloni morfolojisine sahip de ildir. Genellikle 2mmden büyük, kenarlar düzensiz yap dad rlar. Özellikle anaerobik ortamda üreyen C.tetani nin oluflturdu u koloniler hemolitik olup, gri renkli, yar saydam düz yap l d r. Özellikle nemli ortamda inkübe edildiklerinde kolonilerin yay l-
128 120 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 7.3 C.perfringens in sert kanl agardaki koloni görünümü. ma e iliminde oldu u görülür. Taze kültürlerde Gram pozitif olan etken, bekletilmifl eski kültürlerde Gram negatif görülür. Terminal yerleflen spor bakteriye tenis raketi görünümü verir. C.botulinum kolonileri alt tiplerine göre farkl l k göstermekle birlikte genel olarak düz yüzeye sahip ve hemolitiktir. Koloniler de iflken yap da olup yuvarlak veya düzensiz kenarl, yar saydam veya mat görünümlüdür. Etken düz kenarl d r ve spor subterminal yerleflmifltir. C.chauvoei kolonileri yuvarlak, granüler, kubbemsi yüzeyli, yar saydam veya mat görünümlüdür. Bakteriler mikroskobik olarak Gram pozitif ve subterminal yerleflmifl oval sporludur. C.novyi nin besiyerlerindeki ve mikroskobik görünümü C.chauvoei ile benzelik gösterir ve baz türleri tüm agar n yüzeyini bir film tabakas fleklinde kaplayacak tarzda ürerler. Etken k sa süre içinde Gram negatif özellik kazan r. C.septicum di er histotoksik klostridium türlerine benzer yap dad r. C.novyi gibi besiyerinin üstünü kapatacak film tarz nda üreme gözlenebilir. Bu durumda direkt bakteriyoskopi ile çok net sonuçlar al namayabilir. C.perfringens in kanl agardaki yuvarlak ve düzgün kenarl kolonileri çift zonlu hemoliz olufltur. çte yer alan zon hemolitik bir alan içerir, d fltaki zonda ise tam hemoliz yoktur, renk aç lmas gözlenir (fiekil 7.2). Etken Gram pozitif olmakla birlikte bu özelli i de iflkenlik gösterebilir. Mikroskobik yap s k sa, dolgun ve küt kenarl çomakç klar fleklindedir. Besiyerlerinde üreyen klostridium cinsi bakterilerin identifikasyonunda indol, nitrat, üreaz, jelatin hidrolizi, karbonhidrat fermentasyonlar gibi çeflitli biyokimyasal testler ve immunofloresan tekni i kullan lmaktad r. C.perfringens in identifikasyonu amac ile Streptococcus agalactiae kullan larak CAMP testi uygulan r. Kanl agarda yap lan bu testte, S.agalactiae diffuze olabilen bir faktör üretip besiyerine yayar. Bu faktör, ayn ortamda üreyen C.perfringens in alfa toksininin hemoliz gücünü artt r r. Böylece özel olarak uygulanan ekim hatt nda, her iki etkenin birbirine yaklaflt klar dar bir bölgede C.perfringens in k smi olan hemoliz hatt n n oldukça net ve güçlü bir hemolize dönüfltü ü gözlenir (fiekil 7.4). Ayr ca C.perfringens in identifikasyonunda alfa toksininin lesitinaz aktivitesini ortaya koymak amac ile yumurta sar s agarda Nagler reaksiyonu incelenir (fiekil 7.5).
129 7. Ünite - Anaeroblar 121 Kanl agar C. perfringens ekim hatt fiekil 7.4 C.perfringens identifikasyonunda CAMP testi. Tam hemoliz S. agalactiae ekim hatt K smi hemoliz Yumurta sar s agar Lesetinaz aktivitesi (fleffaf) fiekil 7.5 C.perfringens in yumurta sar s agarda Nagler reaksiyonu. Antitoksin içeren yar C. perfringens ekim hatt Lesitinaz aktivitesi yok Klostridiumlar oksijene duyarl, nazik ve dayan ks z bakterilerdir. Ayr ca yukar da da bildirildi i gibi morfolojik özellikleri de iflkenlik göstermektedir. Sonuçta bu etkenlerin laboratuar tan s nda bakteriyoskopi ve kültür yöntemleri ile her zaman baflar l sonuçlar al namamaktad r. Bu nedenle klostridiumlar n laboratuar tan s nda hayvan inokulasyonlar ile toksin varl n n ortaya konulmas önem tafl - maktad r. Ölen hayvanlar n çeflitli dokular ndan ve vucut s v lar ndan veya bakteriyel kültürlerden haz rlanan örnekler deney hayvanlar na inokule edilerek sonuçlar de erlendirilir. Bu amaçla en fazla uygulanan yöntem fare inokulasyonlar d r. C.tetani ve C.botulinum infeksiyonlar nda canl hayvanlardan al nan serum örnekleri deney farelerine inokule edilir. Birden fazla say da serum örne i al narak incelenmelidir. Ölen hayvanlardan al nan serum örneklerinin bu amaçla kullan lmas uygun de ilidir. Ölen hayvanlardan bakteriyolojik ekim için haz rlanan örnekler fare inokulasyonlar için kullan labilir. nokulasyondan sonra hayvanlarda solunum kaslar n n felci sonucu abdominal solunum gözlenmesi tipiktir. Ölen farelere yap lan nekropside al nan materyalden ekim yap larak etkenlerin üretilmesi tan y destekleyici niteliktedir. C perfringens infeksiyonlar nda da toksin varl n ortaya
130 122 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Antitoksin: Toksinlerin deney hayvanlar na uygun yol ve uygun dozlarda inokulasyonu ile haz rlanan ve toksine karfl spesifik antikor içeren serum koymak için fare inokulasyonlar uygulan r. Henüz ölmüfl flüpheli hayvanlar n ince barsaklar ndan al nan içerik yöntemine uygun olarak haz rlan r ve farelere intravenöz yolla inokule edilir. nokulasyondan yaklafl k 10 saat sonra gözlenen ölümler toksin varl n gösterir. Kobaylarda intradermal injeksiyon ile toksinin nekrotize edici etkisinin ortaya konulmas daha spesifik bir uygulamad r. Serolojik Tan : Klostridium infeksiyonlar n n serolojik tan s amac ile çeflitli testler kullan lmaktad r. Bu serolojik testlerin bafl nda toksin nötralizasyon testi gelmektedir. Toksin nötralizasyon testi bafll ca iki amaçla uygulan r. Birincisi özellikle C.tetani ve C.botulinum infeksiyonlar nda hayvan inokulasyonlar ile ortaya konulan toksinin teyit edilmesidir. kincisi ise C.perfringens in toksinlerine göre tiplendirmesidir. Henüz yeni ölen hayvanlar n ince barsak içeri i al n p santrifüj edilerek üsts v al n r. C.perfringens tiplerinin her birine spesifik antitoksin üsts - v ile ayr ayr bir araya getirilerek (3 k s m üsts v + 1 k s m standart antitoksin) in vitro koflullarda ve oda s cakl nda 1 saat inkübe edilir, böylece nötralizasyonlar sa lan r. Toksin varl n kontrol etmek için supernant ve tuzlu su kar flt r larak haz rlanan pozitif kontrol mutlaka kullan lmal d r. nkubasyon süresi sonunda tüm kar fl mlardan 0.3 ml. farelere intravenöz yolla veya 0.2 ml. kobaylara intradermal yolla injekte edilir. nokulasyonlar takiben gruplarda yer alan hayvanlar gözlenir. De ifliklik gözlenmeyen grupta kullan lan antitoksin tipi ayn zamanda hayvanlarda infeksiyona sebep olan C.perfringens in de tipini belirler. Di er toksin gruplar ndaki hayvanlar ise antitoksin ile nötralizasyon olmad için tipik de ifliklikler gösterir. Baz C.perfringens toksinleri (özellikle beta toksini) çevresel koflullara çok dayan ks z oldu undan bu testlerle ortaya konulamayabilir ve yanl fl negatif sonuç al nmas na yol açabilir. Klostridium toksinlerinin saptanmas amac ile ELISA da kullan lmaktad r. Özellikle barsaklarda C.perfringens toksinlerinin saptanmas amac ile kullan lan ELISA teknikleri, fare ve kobay inokulasyon metotlar ile yak n spesifite ve sensitiviteye sahiptir. Moleküler Tan : Klostridium infeksiyonlar n n tan s nda PCR tabanl testler kullan lmaktad r. Klinik örneklerden C.chauvoei identifikasyonu PCR tekni i ile yap lmaktad r. Özellikle C.botulinum izolatlar n n toksin kodlayan genlerinin saptanmas amac ile gelifltirilmifl yöntemler bulunmakt r. Bu testler hayvan inokulasyonlar na göre daha pratik olmakla birlikte tüm toksin çeflitlerinin tespitine yönelik olarak henüz kullan lmamaktad r. BAKTERO DES Genel Özellikleri Bakteroides cinsi bakteriler Bacteroideceae ailesi içinde yer al r. Bakteroides türlerinin bir k sm n n günümüzde s n fland rmadaki yerinde baz de ifliklikler olmufl ve buna ba l olarak da farkl isimler alm fllard r. Bakteriodesler Gram negatif, sporsuz, anaerobik bakterilerdir. Mikroskobik yap lar pleomorfik olup genellikle çomak veya kokoid görünümlüdürler. Dichelobacter nodosus (B.nodosus) çomak fleklindedir ve çomaklar n uçlar hafif fliflkindir (fiekil 7.6). Hareketsiz ve kapsülsüz bakteriler olmalar na karfl n baz türlerin hareketli ve kapsüllü oldu u görülmektedir. Zorunlu anaerob özelli e sahip olan bakteroidesler d fl ortamda oldukça dayan ks zd rlar ve konakç lar d fl nda k sa sürede ölürler. Genellikle kat ve s v besiyerlerinde ürerler. Maya ekstrakt, vitamin K ve hemin kat larak haz rlanan kanl agar üremelerini olumlu yönde etkiler. Laboratuar koflullar nda 37 C de, anaerobik ortamda yaklafl k bir hafta süre içinde ürerler. Bakteroideslerin koloni yap lar da
131 7. Ünite - Anaeroblar 123 mikroskobik yap lar gibi de iflkenlik gösterir. Genellikle konveks yap l, gri-beyaz renkli koloniler olufltururlar. Kanl agarda hemoliz yapabilirler. Bakteroideslerin cins düzeyinde identifikasyonunda hücre yap s, flagellan n yerleflimi (hareketli türler için) ve oluflturduklar metabolik ürünler dikkate al n r. Ayr ca bakteroides cinsi içindekis türler pigment oluflumu, antibiyotiklere duyarl l k ve safraya direnç özelliklerine göre de grupland r l rlar. Bakteroidesler patojenitelerinde etkili olan çeflitli enzimler sentezlerler. Bunlara örnek olarak, kollejenaz, DNAase, heparinaz, proteinaz, nörominidaz, jelatinaz ve fibrinolizin verilebilir. fiekil 7.6 Uçlar fliflkin ve kal n çomak flekilli D.nodosus ile filamentöz flekilli F.necrophorum un mikroskobik görünümü. Bakteroidesler evcil hayvanlar n çeflitli infeksiyonlar ndan izole edilmektedir. Özellikle yumuflak doku apseleri, selülitis, difleti apseleri, akci er ve karaci er apseleri, peritonitis, pyometritis, osteomyelitis, operasyon sonras yara infeksiyonlar, do um sonras nda uterusta oluflan yara infeksiyonlar ve mastitisler etkenin izole edildi i bafll ca odaklard r. Ayr ca veteriner kliniklerinde hastane infeksiyonlar - na yol açan anaeroblar n önemli bir k sm n bakteroidesler oluflturmaktad r. D.nodosus ise koyunlarda piyeten (footrot) hastal n oluflturur. Önemli bakteroides türleri Tablo 7.4 de verilmifltir. Bakteroides Türleri D.nodosus (B.nodosus) B.fragilis B.ovatus,B.thetaiotaomicron, B.vulgatus B.asaccharolyticus B.levii Oluflturdu u hastal klar Koyunlarda piyeten (footrot) Yeni do anlarda (tay, buza, kuzu, o lak, domuz ve kedi yavrusu) ishal, ineklerde yavru atma, mastitis, kedi ve köpeklerde apse Osteomyelitis, yumuflak doku infeksiyonlar Köpek, kedi at ve s rlarda osteomyelitis neklerde mastitis Tablo 7.4 Evcil hayvanlar için önemli Bakteroides türleri ve oluflturduklar infeksiyonlar
132 124 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Epidemiyoloji Bakteriodesler yukar da da bildirildi i gibi birçok evcil hayvan türünde izole edilmektedir. nsan ve hayvanlar n baflta deri ve sindirim sistemi olamak üzere vucudun birçok bölgesinde yerleflik mikroflorada yer almaktad rlar. Ayr ca süt rk ineklerde do um sonras nda at lan yavru zarlar nda ve endometritis olgular nda bakteroideslerin birkaç türü bir arada bulunabilmektedir. F rsatç olan bu bakteriler konakç direncinin k r ld durumlarda infeksiyon tablosunu flekillendirirler. Deri veya mukoza bütünlü ünün bozuldu u çeflitli infeksiyonlarda, yaralanmalarda mikroflorada bulunan etkenler infeksiyonu bafllat rlar. B.fragilis birçok hayvan türünde bulunur ve özellikle yenido anlar n (tay, buza, kuzu vb.) ishallerinde etkin rol oynar. Dichelobacter nodosus (B.nodosus) a tüm yafltaki çift t rnakl lar duyarl olmakla birlikte özellikle koyun ve keçilerde bu etken çok önem tafl maktad r. Baz koyun rklar nda genetik duyarl l k bulunmaktad r. Özellikle yün kalitesi iyi olan koyun rklar (Merinos vb.) bu infeksiyona daha duyarl d rlar. Tüm dünyada D.nodosus infeksiyonlar görülmektedir, ancak nemli ve s cak iklime sahip ülkelerde daha yayg nd r. Ayak sa l iyi olmayan hayvanlarda etken lezyonlu ayak derisinden girip, kolayl kla yerleflerek invaze olmakta ve infeksiyon tablosunu bafllatmaktad r. Ayak infeksiyonlar nda D.nodosus ile Fusobacterium necrophorum birlikte bulunur ve miks infeksiyon olufltururlar. Sürü yo unlu unun fazla olmas, nemli ve s cak havalar ile uygun olmayan ah r ve otlak zemini D.nodosus infeksiyonlar için haz rlay c faktörlerdir. Strongylus larvalar da ayaklarda oluflturdu u lezyonlar nedeni ile etkenin yerleflmesini kolaylaflt r r. nfekte hayvanlar ortam kontamine ederek sürü içinde infeksiyonun sürekli var olmas n sa lar. Ancak etken d fl ortamda birkaç günden fazla canl kalamaz. Çamur içindeki D.nodosus un canl kalma süresi 4 günden azd r. D.nodosus infeksiyonlar koyunlar n en önemli hastal klar aras ndad r. Özellikle et ve yün kalitesine verdi i zarar nedeni ile ekonomik yönden büyük önem tafl maktad r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Anaerob bakterilerin oluflturduklar lezyonlara göre incelenecek örnekler al n r. Örne in ishal vakalar nda d flk veya rektal svab, apse odaklar, ayak infeksiyonlar nda lezyonlu doku örnekleri al nmal d r. Örneklerin al nmas ve gönderilmesi ifllemi, Bakteroideslerin de içinde yer ald sporsuz anaerob bakterilerin laboratuar tan s nda en önemli k sm oluflturmaktad r. Doku örnekleri 2 cm 3 den küçük olmamal ve hava s zd rmayan kaplarda laboratuara gönderilmelidir. S v örnekleri alman n en uygun yolu enjektör içine çekilerek al nmas ve havas n n boflalt lmas d r. Svap örnekleri ise transport besiyerlerinde gönderilmelidir. Örnekler kesinlikle dondurulmamal veya so ukta (4 C) saklanmamal, ortam s s nda tutulmal d r. Örneklerde zorunlu anaerob bakteriler yan s ra fakültatif anaerob bakterilerin de bulunabilece i ve fakültatif anaeroblar n 25 C de üreyip 15 C de üremedikleri unutulmamal d r. Örnekler laboratuara en k sa süre içinde gönderilmeli ve hemen ekim ifllemleri yap lmal d r. Bakteriyolojik Tan : Anaerob bakteriler flüpheli materyalin genellikle kötü kokmas na sebep olurlar. Zorunlu anaerob bakterilerin bulunmad örneklerde ise kötü koku hissedilmez. Direkt mikroskopide bakteroidesler Gram negatif çomaklar fleklindedirler. Ancak pleomorfik yap da olduklar ndan farkl flekillerde de görülebilirler. D.nodosus ise çomaklar n iki ucunun hafifçe fliflkin olmas ile ay rt edilebilir (fiekil 7.6). Direkt mikroskopik preparatlarda etkenler tipik morfolojik
133 7. Ünite - Anaeroblar 125 özellik göstermezler ancak, bakteriyolojik kültürde izole edilecek etkenin yap s ile karfl laflt rmak amac ile kullan m yararl olur. fiüpheli örneklerden yap lacak ilk izolasyonda kanl agar kullan m uygundur. Kullan lacak besiyerlerinin taze haz rlanm fl ve anaerobik ortamda saklanm fl olmas izolasyon flans n artt r r. D flk örnekleri gibi kontamine materyallerden izolasyon yap lmas gerekti inde, polymyxin B, novobiocin, nalidixic acid gibi antibiyotikleri içeren selektif besiyeri kullan l r. Ekim yap lan besiyerleri anaerobik ortamda ve 37 C de yaklafl k bir hafta süre ile inkübe edilir. Zorunlu anaerob bakteriler genellikle yavafl üreme özelli ine sahiptir. Bu nedenle ilk 48 saat içinde bulunduklar ortama müdahale edilmemelidir. Bakteroideslerin identifikasyonunda bireysel ve koloni morfolojisi önemlidir, ayr ca pigment oluflumu ve belli antibiyotiklere (kanamisin, vankomisin, kolistin) duyarl l k özellikleri de dikkate al nmal d r. dentifikasyonda kullan lan di er testler ise; hareket, indol, lipaz, nitrat redüktaz, üreaz oluflturma, safra direnci ve karbonhidrat fermentasyonlar d r. D.nodosus infeksiyonlar n n tan s nda genellikle klinik bulgular yeterli olmaktad r. Direkt mikroskobik bulgular da tan ya yard mc - d r. Tan n n do rulanmas amac ile flüpheli örneklerden bakteriyolojik inceleme yap labilir. Etken besiyerinde mm çap nda grimsi mavi koloniler oluflturur. Koloni morfolojisinin de iflken oldu u unutulmamal d r. dentifikasyonda biyokimyasal testler etkin de ildir. FUSOBAKTER UM Genel Özellikleri Fusobakterium cinsi bakteriler Gram negatif, sporsuz anaerobik özelliktedir, bireysel morfolojisi fusiform veya noktasal çomak yap l d r. Etken cins ismini bu yap - sal özelli inden alm flt r. En önemli metabolik ürünü butirik asittir ve bu nedenle üredikleri besiyerlerinde ac m fl tereya kokusu tipiktir. Gram boyama sonucunda genellikle solgun renkte görünürler. Lezyonlu dokularda vaya taze kültürlerde tipik flamentöz (fusiform) yap dad rlar (fiekil 7.7), eski kültürlerden yap lan boyamalarda ise kokoid formda görülebilirler. Zorunlu anaerob bakteriler olup 37 C de ürerler. Veteriner hekimlikte önemli olan tür Fusobacterium necrophorum dur. Etken kanl agarda 1-2 mm çap nda yuvarlak, kabar k, fleffaf veya mat koloniler oluflturur. Hemoliz yapmamakla birlikte baz izolatlarda hemoliz görülebilir. Besiyerinin hava ile temas ndan sonra kolonilerin çevresinde yeflil renk oluflumu dikkati çeker. F.necrophorum, indol, H 2 S pozitif, katalaz, MR, VP ve nitrat reaksiyonlar negatiftir. Eskülüni ayr flt rma özelli i olan etkenin karbonhidrat fermentasyon özellikleri de iflkenlik göstermektedir. Üç biyotipi bulunmaktad r. Biyotip A virulans en yüksek oland r ve genellikle s rlar n karaci er apselerinde saf olarak izole edilir. Biyotip B özellikle rumen duvar ndaki lezyonlardan izole edilir. Baz durumlarda Biyotip A ile birlikte karaci er apselerinde yer al r. Biyotip C ise avirulenttir. Dezenfektanlara duyarl d r, 55 C de 15 dak. içinde ölür. D fl ortamda dayan ks zd r, ancak aerobik mikroorganizmalarla kontamine materyallerde daha uzun süre canl l n korur. F.necrophorum endotoksin, sitotoksin ve çeflitli proteolitik enzimler sentezler. Fusiform: Uzun yap l, i benzeri
134 126 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 7.7 F.necrophorum un sürme frotideki filamentöz görünümü. Fusobakteriumlar evcil hayvanlarda birçok infeksiyöz karakterde hastal k tablosu oluflturmaktad rlar. F.necrophorum bafll ca, kuzu ve buza difterisi, s rlarda karaci er nekrobasillozu, kuzular n karaci er nekrozu, s rlarda panarisyum, at, domuz ve di er evcil hayvanlarda nekrotik infeksiyonlara sebep olmaktad r. F.equinum atlarda alt solunum yolu infeksiyonlar, nekrotik pneumoni, F.nucleatum koyun ve s rlarda sporadik abort, süs hayvanlar nda yumuflak doku infeksiyonlar, F.russii ve F.varium süs hayvanlar nda yumuflak doku infeksiyonlar oluflturmaktad r. Sinerjizm: ki veya daha fazla mikroorganizma türünün birbirinin etkisini desteklemesi tarz ndaki karfl l kl yararlan m DÜfiÜNEL M SORU D KKAT 4 Epidemiyoloji Fusobakteriumlar hayvan ve insanlar n a z bofllu u ve sindirim sistemlerinin mikrofloras içinde yer al rlar. F rsatç bakteri özelli ine sahip olan etken, konakç da lezyon veya vücut direncinde k r lma gibi olumsuz bir durum flekillendi inde dokulara yay larak ço alma ve infeksiyon oluflturma özelli ine sahiptir Bu nedenle infeksiyon oda ço unlukla endojen kaynakl d r. F. necrophorum koyunlarda ayak problemlerine yol açar. Özellikle infeksiyon oda nda D.nodosus ve Arcanobacterium pyogenes ile sinerjizm halinde miks infeksiyonlar olufltururlar. nfeksiyonlar n oluflmas nda, yenido anlarda sütten kesilip tane yeme geçifl, yetiflkinlerde meradan konsantre tane yeme geçifl, hijyenik koflullarda olmayan do umlar sonras nda oluflan göbek yang lar, kötü ah r zemini, bak m ve beslenme problemleri, çeflitli sebeplerle vücut direncinin düflmesi önemli haz rlay c faktörlerdir. nfekte hayvanlar ayr ca bulaflma kayna d rlar. Sa l kl hayvanlar yalayarak, yem, su ve altl klar bulaflt rarak da infeksiyonun yay lmas nda etkin rol oynarlar. Miks infeksiyon SIRA nedir? S ZDE Anaerob bakteri infeksiyonlar ndaki önemi nedir? Laboratuvar Tan s ncelenen DÜfiÜNEL M Materyaller: Fusobakteriumlar da anaerob bakteri olmalar nedeni ile tan da incelenecek örneklerin seçilmesi, al nmas ve laboratuara gönderilmesi çok önemlidir ve SORU Bakteroidesler bölümünde bu konu ile ilgili verilen bilgilerin tamam bu etken için de geçerlidir. D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ
135 7. Ünite - Anaeroblar DÜfiÜNEL M 127 DÜfiÜNEL M Bakteriyolojik Tan : fiüpheli örneklerden haz rlanan sürme preparatlarda Gram boyama sonucu Gram negatif, fusiform bakterilerin görülmesi SORU tan ya yard mc olur. F.necrophorum için çomaklar n boncuk tanesi fleklinde dizili görünü- SORU mü dikkat çekicidir (fiekil 7.7). Besiyerlerine ekim ifllemlerinde D KKAT Bakteroidesler ile D KKAT benzer yöntemler izlenir. Kolonileri küçük, kabar k, gri-beyaz, fleffaf görünümlüdür ve kanl agarda hemoliz yapabilirler. Fusobakteriler di er Gram negatif anaeroblardan farkl olarak vankomisine (5 µg) dirençli, kanamisin (1000 µg) ve ko- listine (10 µg) duyarl d rlar, katalaz oluflturmazlar, nitrat indirgemezler. Fusobakterium cinsi içinde tür ay r m için ise, indol, safra duyarl l, AMAÇLARIMIZ eskülin hidrolizi, lipaz üretimi ve glukoz fermentasyonu özellikleri incelenir. AMAÇLARIMIZ Veteriner hekimlikte önemli olan anaerob bakteri infeksiyonlar konusunda K T A Payr nt l bilgilere editörlü ünü Nejat AYDIN ve Jale PARACIKO LU nun yapt Veteriner Mikrobiyoloji -Bakteriyel Hastal klar ( lke Emek Yay nlar -2006) kitab ndan ulaflabilirsiniz TELEV ZYON K T A P TELEV ZYON NTERNET NTERNET
136 128 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Hayvan sa l nda önemli olan anaerob bakteri infeksiyonlar n tan mlamak. Klostridiumlar, Gram pozitif sporlu anaerob bakteriler olarak bilinirler ve birçok hayvan türünde önemli infeksiyonlara yol açarlar. Bunlar aras nda tetanoz, botulizm, yan kara, infeksiyöz nekrotik hepatitis, enterotoksemiler veteriner hekimlikte ön plana ç kan koyun ve s rlar n hastal klar d r. Ayr ca at, domuz, tavuklarda da daha az düzeyde görülebilmektedir. Klostridium infeksiyonlar bulafl c özellikte olmakla birlikte genellikle s n rl yay l ma sahiptir ve belli türleri belli co rafik bölgelerde etkindir. Bakteroidesler ve Fusobakteriumlar ise Gram negatif sporsuz anaerob bakterilerdir. Dichelobacter nodosus farkl bir cins bakteri olmakla birlikte bu grup içinde ele al nmaktad r. Bu etkenler de baflta s r ve koyunlar olmak üzere birçok hayvan türünde infeksiyonlara yol açarlar. Hayvan sa l ve ekonomik yönden en önemlileri, koyunlarda piyeten, s rlarda karaci er nekrobasillozu, panaritium, buza ve kuzu difterisidir. A MAÇ 3 Klostridiumlar n genel özelliklerini, epidemiyolojisini, laboratuar tan s n aç klamak. Klostridiumlar Gram pozitif, çomak fleklinde, sporlu, hareketli, zorunlu anaerob bakterilerdir. C.perfringens ise kapsüllü ve hareketsiz olup, nadiren spor oluflturmas ve aerotolerant özellikte olmas ile klostridiumlardan ayr l r. Klostridiumlar n en önemli virulans faktörleri ekzotoksinlerdir. Ekzotoksinlerinin etkili oldu u hücre-dokulara ve etki tarzlar na göre nörotoksik, histotoksik ve enterotoksik-enteropatojenik olarak grupland r lmaktad r. Klostridiumlar do ada (toprak, tatl su) ve hayvanlar n normal barsak floras nda saprofit bakteri olarak bulunur ve uygun koflullarda ço alarak infeksiyon oluflturur. Haz rlay c faktörler hastal klar n ortaya ç kmas nda büyük önem tafl r. Laboratuar tan s nda anaerob bakteri olmalar nedeni ile özellikle örneklerin al nmas ve gönderilmesinde titizlik gösterilmelidir. Direkt bakteriyoskopide sporlar n bakteri içindeki yerleflimi tan ya yard mc olur. Ancak özellikle C.perfringens infeksiyonlar nda normal d flk da da etkenin bulunabilece i unutulmamal d r. Bakteriyolojik incelemede zenginlefltirilmifl ve selektif besiyerleri kullan l r ve mutlaka anaerobik koflullarda inkübe edilmelidir. Tan da toksin varl n n belirlenmesi önemlidir ve bu amaçla hayvan deneyleri uygulan r. Bakteroides ve Fusobakteriumlar n genel özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuar tan s n karfl laflt rarak aç klamak. Bakteroides ve Fusobakteriumlar Gram negatif, sporsuz, zorunlu anaerob bakterilerdir. Mikroskobik görünümleri de iflkenlik göstermekte, çomak, kokoid, flamentöz yap da görülebilmektedir. Bu gruptaki anaeroblar f rsatç bakterilerdir. Deri ve sindirim sistemi mikrofloras nda yer ald klar konakç da uygun ortam bulduklar nda ço- al p hastal k olufltururlar. Ayr ca bu etkenler sinergestik etki ile infeksiyon oda nda birbirlerinin etkilerini güçlendirirler. Birçok evcil hayvan türü bu etkenlere duyarl d r. nfeksiyonlar n oluflumunda haz rlay c faktörlerin önemli bir yeri bulunmaktad r. Zorunlu anaerob bakteri olmalar nedeni ile Klostridiumlarda oldu u gibi örneklerin al nmas ve laboratuara gönderilmesi tan - n n baflar s nda kilit rol al r. Direkt mikroskobik bulgular tan ya yard mc d r. zolasyonda besiyerlerinin taze haz rlanm fl olmas ve anaerobik koflullarda depolanmas baflar y artt r r. Ayr ca anaerobik bakterilerin yavafl üredikleri unutulmamal ve anaerobik ortamda yaklafl k bir hafta süre ile inkübe edilmelidir. dentifikasyonlar nda biyokimyasal testler ve antibiyotiklere duyarl l k durumlar incelenir.
137 7. Ünite - Anaeroblar 129 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi Klostridiumlar n genel özelliklerinden biri de ildir? a. Anaerob b. Hareketli c. Sporlu d. Gram negatif e. Ekzotoksin sentezleme 2. Afla daki klostridium türlerinden hangisinin genel özellikleri klostridiumlar n genel özelliklerinden farkl - l k gösterir? a. C.tetani b. C.botulinum c. C.perfringens d. C.novyi e. C.chouvoei 3. Klostridium türleri afla daki özelliklerin hangisine göre A,B,C vb. alt tiplere ayr l r? a. Toksin sentezleme b. Gram boyama c. Dokulara yerleflim d. Beslenme özellikleri e. Konakç gruplar 4. Afla daki hayvan türlerinden hangisinde C.tetani infeksiyonu görülmez? a. S r b. Koyun c. At d. Domuz e. Kanatl 5. Klostridiumlar ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Do ada yayg n olarak bulunurlar. b. Yeni do anlar C.perfringens infeksiyonlar na çok duyarl d r. c. Histotoksik klostridium endosporlar kas ve karaci er dokular nda latent formda bulunur. d. D fl ortamda uzun süre canl kalamazlar. e. nfeksiyonlar n oluflumunda haz rlay c faktörler çok önemlidir. 6. Klostridium toksinlerinin varl n ortaya koymak için afla dakilerden hangisi kullan l r? a. Hayvan deneyleri b. Gram boyama c. Etken izolasyonu ve identifikasyonu d. Biyokimyasal testler e. Antibiyotik duyarl l k testi 7. Afla daki özelliklerden hangisi Bakteroideslere ait de ildir? a. Gram negatif b. Sporsuz c. Anaerobik d. Kok e. De iflken koloni yap s 8. Bakteroideslerin laboratuar tan s ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Örnekler dondurulmamal d r. b. fiüpheli materyalde kötü kokuya sebep olur. c. Direkt mikroskobik bulgular de iflkendir. d. lk izolasyonda kanl agar kullan l r. e. H zl ürer. 9. Fusobakteriumlar ile ilgili afla daki ifadelerden hangisi yanl flt r? a. Taze kültürlerde flamentöz, i benzeri yap b. Fakültatif anaerob c. D fl ortamda dayan ks z d. F rsatç patojen e. En önemli metabolik ürünü butirik asit 10. Afla dakilerden hangisi Fusobakteriumlar n oluflturdu u infeksiyonlardan biri de ildir? a. S rlarda enterotoksemi b. S rlarda panarisyum c. S rlar n karaci er nekrobasillozu d. Atlarda nekrotik pneumoni e. Kuzu ve buza difterisi
138 130 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z yanl fl ise Klostridiumlar n genel özellikleri konusunu tekrar gözden geçiriniz 2. c Yan t n z yanl fl ise Klostridiumlar n genel özellikleri konusunu tekrar gözden geçiriniz 3. a Yan t n z yanl fl ise Klostridiumlar n genel özellikleri konusunu tekrar gözden geçiriniz 4. e Yan t n z yanl fl ise Klostridiumlar epidemiyoloji konusunu tekrar gözden geçiriniz 5. d Yan t n z yanl fl ise Klostridiumlar epidemiyoloji konusunu tekrar gözden geçiriniz 6. a Yan t n z yanl fl ise Klostridiumlar n laboratuar tan s konusunu tekrar gözden geçiriniz 7. d Yan t n z yanl fl ise Bacteoideslerin genel özellikleri konusunu tekrar gözden geçiriniz 8. e Yan t n z yanl fl ise Bacteoideslerin laboratuar tan s konusunu tekrar gözden geçiriniz 9. b Yan t n z yanl fl ise Fusobakteriumlar n genel özellikleri konusunu tekrar gözden geçiriniz 10. a Yan t n z yanl fl ise Fusobakteriumlar n genel özellikleri konusunu tekrar gözden geçiriniz S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Klostridiumlar protein yap s nda ekzotoksin sentezleme özelli ine sahiptirler. Bakteri konakç ya girdikten sonra ço alarak ekzotoksin sentezler ve d fl ortama salarak belli hücreler üzerine etkili olurlar. Örne in sinir hücrelerini etkileyenler nörotoksin, barsak epitelini etkileyenlete enterotoksin denir. Ekzotoksinler klostridiumlar n hastal k oluflturma gücünü artt r c maddelerdir. Klostridiumlar ayr ca laboratuar tan s nda da toksinlerinin varl na ve tiplerine göre identifiye edilirler. S ra Sizde 2 Ergin hayvanlar n sindirim sisteminde proteolitik enzim aktivitesi geliflmifltir ve toksinleri inaktive eder. Buna karfl n yenido anlar n mide yap s n n tam geliflmemifl olmas ve bu enzimlerin yeteri düzeyde bulunmamas nedeni ile toksinler inaktive olmazlar. Ayr ca barsaklarda da benzer flekilde proteolitik aktivite henüz tam flekillenmemifl ve mikroflora henüz oluflmam flt r. Ayr ca kolostrumdaki antitripsin aktivitesi toksinlerin y k mlanmas n engeller ve infeksiyonun oluflumunu kolaylaflt r r. S ra Sizde 3 Klostridiumlar sindirim sisteminin mikrofloras nda bulunan bakterilerdendir ve sa l kl hayvanlar n barsak içeri inde yap lacak bakteriyolojik inceleme sonucu etken üretilebilir. Ölümden sonra bu etkenler barsaklarda h zla ço al rlar. Bu nedenle özellikle enterotoksemik-enteropatojenik klostridiumlar n laboratuar tan s nda ölen hayvanlar n barsak içeri inde direkt bakteriyoskopide ortaya konulmas n n bir önemi yoktur. Bakteriyolojik incelemede de patojenlerin ay rt edilmesi önemli kar fl kl klara sebep olur. Bu amaçla mutlaka yeni ölen hayvanlar n barsak içeriklerinde toksin varl - n n saptanmas teflhis yönünden de erlidir. C.tetani ve C.botulinum infeksiyonlar nda canl hayvanlardan al - nan serum/plazma örneklerinde toksin varl incelenmelidir. Ayr ca taze mide içerikleri C.botulinum un laboratuar tan s nda kullan l r. S ra Sizde 4 Miks infeksiyon, birden fazla etkenin birlikte oluflturdu- u infeksiyonlard r. Sporsuz anaerob bakteri infeksiyonlar nda miks infeksiyonlar s kl kla görülür. Bunun en tipik örne i D.nodosus ve F.necrophorum un birlikte oluflturduklar s r ve koyunlar n ayak infeksiyonlar d r. S rlarda panarisyum, koyunlarda piyeten olarak bilinen bu infeksiyonlarda her iki etken sinergestik etkiye sahiptirler. Di er bir ifade ile, infeksiyon oda nda birbirlerini destekleyici etkiye sahiptirler ve bu flekilde hastal k tablosunu flekillendirirler. Baz durumlarda bu etkenlere Arcanobacterium pyogenes de kat l r.
139 7. Ünite - Anaeroblar 131 Yararlan lan Kaynaklar Ayd n, N., Parac ko lu, J. (2006). Veteriner Mikrobiyoloji, Ankara. Carter, G. R., Wise, D. J. (2004). Essentials of Veterinary Bacteriology and Mycology, Iowa. Hirsh, D. C., MacLachlan, N. J. (2004). Veterinary Microbiology, Oxford. Songer,J.G. and Post, K. W. (2005). Veterinary Microbiology- Bacterial and Fungal Agents of Animal Disease, USA. Quinn P.J., Carter M.E., Markey B., Carter G.R. (2000).Clinical Veterinary Microbiology 4th Edition, London. Quinn, P. J., Markey, B. K., Carter, M. E., Donnelly, W. J., F.C. Leonard (2003). Veterinary Microbiology and Microbial Disease, Blackwell Company, UK. Timoney, J. F., Gillespie, J. H., Scott, F. W. Barlough, J. E. (1998). Hagan and Bruner s Microbiology and Infectious Diseases of Domestic Animals, New York. Willey, J.M., Sherwood, L.M., Woolverton, C.J. (2008). Prescott, Harley and Klein s Microbiology Seventh Edition, Mc Graw Hill Higher Education, USA.
140 8VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Mikoplazma ve Üreaplazma cinsi bakterilerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilecek, Erisipelotriks cinsi bakterilerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilecek, Leptospira ve Borrelia cinsi bakterilerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilecek bilgi ve becerileri kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Hücre Duvar Olmayan Bakteriler Pleomorfik Bakteri L-formu Mikoplazmalar Domuz Erisipeli Spiroketler Lyme Hastal çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Mikoplazmalar ve Spiroketler M KOPLAZMA ÜREAPLAZMA ER S PELOTR KS LEPTOSP RA BORREL A
141 Mikoplazmalar ve Spiroketler M KOPLAZMA Genel Özellikleri Mikoplazmalar, Gram belirsiz, hücre duvar olmayan, pleomorfik flekilli, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz ve fakültatif anaerob bakterilerdir. En s k rastlanan flekli µm çapl kokoid hücrelerdir; ayr ca uzun flamentöz, halka, y ld z ve amipsi flekillerde de görülebilirler. Sitoplazmik membranlar lipid, karbonhidrat ve protein içeren 3 tabakal ünit membran denilen yap dan oluflur. Gram yöntemi ile boyanmamalar na ra men, Giemsa, Castaneda, Machiavello metodlar yla daha iyi boyan rlar. Bireysel morfolojileri en iyi karanl k saha ve faz kontrast mikroskopta incelenir. Zor üreyen bakterilerdir; bu nedenle besiyerlerine at serumu, maya özeti, DNA, penisilin, talyum asetat gibi özel maddeler eklenerek üremeleri desteklenir. Optimal üreme ph da, %5-10 CO 2 li ve nemli ortamda, 37 C de, 5-7 gün inkubasyon ile sa lan r. nkübasyon sonunda ço unlukla gözle görülmeyen, ancak stereomikroskop ile görülebilen tipik sahanda yumurta veya ortas dü meli flekilde koloniler olufltururlar (fiekil 8.1). Mikoplazmalarda görülen bu koloni flekline L-koloni formu da denir. Mikoplazmalar n üretilmesinde embriyolu yumurta ve hücre kültürleri de kullan labilir. Di er bakterilerden daha küçük olan mikoplazmalar, 0.45 µm filtrelerden geçebilirler. Fiziksel ve kimyasal etkenlere, özellikle kurumaya çok duyarl d rlar. Ancak di er bakterilerin aksine dondurulup çözdürülmeye dirençlidirler. Penisillin hariç di er antibiyotiklere duyarl, ultraviole fl nlar na dirençlidirler. Evcil hayvanlarda infeksiyon oluflturan Mikoplazma türleri Tablo 8.1 de gösterilmifltir. Pleomorfik: De iflik flekiller gösteren veya belirli bir flekli olmayan. L-koloni formu: Hücre duvar olmayan veya oluflumu engellenen bakterilerin oluflturduklar koloni. fiekil 8.1 Mikoplazma kolonileri.
142 134 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Tablo 8.1 Evcil hayvanlarda infeksiyon oluflturan mikoplazma türleri. Mycoplasma Türü Mycoplasma mycoides subsp. mycoides SC (küçük koloni) Mycoplasma bovis Mycoplasma bovigenitalium Mycoplasma bovoculi Mycoplasma dispar Mycoplasma californicum Mycoplasma canadense Mycoplasma agalactiae Mycoplasma capricolum subsp. capricolum Mycoplasma mycoides subsp. capri Mycoplasma conjunctivae Mycoplasma capricolum subsp. capripneumoniae Mycoplasma putrefaciens Mycoplasma ovipneumoniae Mycoplasma cynos Mycoplasma gatae Mycoplasma felis Mycoplasma equigenitalium Mycoplasma hyopneumoniae Mycoplasma hyorhinis Mycoplasma hyosynoviae Oluflturdu u Hastal k S rda Bulafl c Plöropnömoni (Contagious Bovine Pleuropneumonia - CBPP) S rda pnömoni, mastitis, artritis, abort, genital infeksiyonlar S rda mastitis, infertilite S rda konjuktivitis S rda alveolitis, bronfliolitis S rda artritis, mastitis S rda mastitis, abort Koyun-keçide Bulafl c agalaksiya Koyun-keçide Bulafl c agalaksiya, pnömoni Koyun-keçide Bulafl c agalaksiya, pnömoni Koyun-keçide nfeksiyöz keratokonjuktivitis Keçide Bulafl c Keçi Ci er A r s (Contagious Caprine Pleuropneumonia - CCPP) Keçide mastitis ve artritis Koyunda pnömoni Köpekte pnömoni Kedide kronik artritis, tenosinovitis Kedide konjuktivitis, pnömoni Atta pnömoni Atta abort Domuzda enzootik pnömoni Domuzda poliartritis, poliserozitis Domuzda poliartritis Epidemiyoloji Mikoplazma türlerinin sebep oldu u s r bulafl c plöropnömonisi, bulafl c agalaksiya ve salg n keçi ci er a r s Dünya Hayvan Sa l Örgütü (OIE) nün bildirilmesi zorunlu hastal klar listesinde yer alan önemli infeksiyöz hastal klard r. S rlar n bulafl c plöropnömonisi Asya ve Afrika da endemik, Türkiye nin de yer ald - baz Akdeniz ülkelerinde sporadik olaylar halinde gözlenmektedir. nfeksiyon ayr ca yabani ruminantlarda da görülür. Bulaflma, hasta hayvanlar n öksürük ve burun salg lar ile ç kart lan etkenin hayvanlar taraf ndan solunum yoluyla al nmas ile olur. Haz rlay c faktörler, so uk, yüksek nem, pis ve havaland rmas z ah rlard r. Hastal k sürüde birkaç ay içerisinde %50 morbidite oran na ulaflabilir. yileflenler 2-3 y l tafl y c kalarak etkeni bulaflt rmaya devam ederler. Mycoplasma bovis s rlarda baflta solunum sistemi olmak üzere birçok sistemde hastal k tablosu oluflturabilir. nfeksiyon tüm dünyada yayg n olarak görülmektedir. nfeksiyonun bulaflmas öksürük ile ya da kontamine toz parçac klar ile çevreye yay lan etkenin duyarl hayvanlar taraf ndan solunum yoluyla al nmas ile gerçekleflir. Di er bir bulaflma yolu infekte sütün içilmesi ya da aspire edilmesidir. Ayr ca mastitis infeksiyonlar meme bafl yoluyla, genital infeksiyonlar ise d fl genital kanaldan assendens yolla geliflir.
143 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 135 Koyun ve keçilerde görülen bulafl c agalaksiya hastal dünyada yayg n olarak bulunur. nfeksiyon Türkiye de de endemik seyreder. Hastal k etkenleri infekte hayvanlardan süt, göz-burun ak nt s ve eklem ak nt lar ile çevreye yay l r. Ayr ca d flk, idrar ve genital sistem ak nt lar nda da etkenler bulunabilir. Klinik belirtiler ortadan kalkana kadar sütle en az 12 ay saç l r. Hayvanlar n iyileflmesinden sonra da bir y ldan fazla süre vücutta kalabilir ve çevreye yay labilir. Bu hayvanlar etkeni genital yollarda ve ço unlukla keçilerde d fl kulak kanal nda tafl maktad rlar. Diflilerde tafl y c l k erkeklerden daha fazlad r. Tafl y c hayvanlardan duyarl hayvanlara bulaflma meme, konjuktiva, sindirim, solunum, genital ve deri yoluyla olur. O lak ve kuzularda a z yoluyla bulaflma süt emme s ras nda ve kontamine sular n içilmesi ile meydana gelmektedir. ntensif yetifltiricilik yap lan iflletmelerde damlac k infeksiyonu daha fazla önem kazanmaktad r. Tafl y c hayvanlar n duyarl bir sürüye konulmas ile hastal n morbiditesi %30-60, mortalitesi ise özellikle kuzu ve o laklarda %40-70 olabilmektedir. Mycoplasma capricolum subsp. capripneumoniae nin neden oldu u bulafl c keçi ci er a r s Türkiye de baz bölgelerde sporadik veya endemik olarak görülür ve önemli ekonomik kay plara neden olur. Hastal k bafll ca keçileri etkiler, nadiren koyun ve yabani ruminantlarda da görülür, ancak s rlarda hiç gözlenmez. Etken, hasta ve tafl y c hayvanlar n öksürük-t ks r klar ile d flar ç kar ve solunum yolu ile duyarl hayvanlara bulafl r. S cak-so uk iklim de iflikli i, yüksek nem, kötü bak m-besleme, kapal ah rlar hastal a haz rlay c faktörlerdir. Çok bulafl c bir infeksiyondur; sürü içindeki morbidite %100, mortalite %80 e ulaflabilir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: nfeksiyon yerleflimine göre hasta hayvanlar n burun ak nt s, göz-burun svab, bronkoalveoler lavaj s v s, eklem s v s ve süt; ölen hayvanlar n ise meme, meme lenf yumrular, lezyonlu akci er, mediastinal lenf yumrular, plöral s v gibi materyalleri laboratuvarda incelenir. Ayr ca serolojik testler ile kan serumlar incelenir. Bakteriyolojik Tan : De iflken morfolojileri nedeniyle mikoplazma türlerini ay rt etmek mümkün olmad için materyallerden direkt bak yap lmaz. Mikoplazma türlerini izole etmek için at serumu, maya özeti, talyum asetat ve penisilin içeren özel kat ve s v besiyerleri kullan l r. Lezyonlu doku ve organlardan haz rlanan homojenat ve solunum sistemi salg lar ve süt gibi s v örneklerden 10 katl dilusyonlar haz rlan r. Bu dilusyonlardan kat ve s v besiyerine ekim yap l r. Lezyonlu akci er ve lenf yumrular ndan kat besiyerine direkt sürülerek de ekim yap l r. Ekim yap lan kat ve s v besiyerleri 37 C de, %5 CO 2 li ve nemli etüvde 5-7 gün bekletilir ve her gün üreme yönünden kontrol edilir. Kat besiyerlerinde üremenin kontrolü için stereomikroskop kullan l r. Mikroskop alt nda incelenen kat besiyerlerinde tipik sahanda yumurta ya da ortas dü meli görünümdeki koloniler aran r. S v besiyerinde mikoplazma üremesi ise 3-5 gün içersinde bulutumsu görünümlü hafif bir bulan kl k ve yüzeyde ince bir tabaka (film) oluflumu ile belli olur. Üreme görülen kat besiyerinden agar blok yöntemi ile kat ve s v besiyerlerine tekrar ekimler yap l r. Ayn flekilde üreme görülen s v besiyerlerinden de kat ve s v ya pasajlar yap l r. Bu flekilde üretilen bakterinin saf kültürü elde edilmifl olur. Homojenat: Organ yada doku parçalar n n s v içinde parçalanmas ile elde edilen homojen kar fl m. Mikoplazmalar n üretilmesi aflamas nda s v besiyerlerinin pasajlama SIRA aral klar S ZDE neden 3 günden fazla olmamal d r? DÜfiÜNEL M 1 DÜfiÜNEL M SORU SORU
144 136 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji 2 Saf kültür ne SIRA demektir S ZDE ve nas l elde edilir? DÜfiÜNEL M Agar blok yöntemi DÜfiÜNEL M nedir? 3 SORU Mikoplazmalar n SORU identifikasyonunda ilk aflama L-formlar ndan ayr m n n yap lmas d r. DÜfiÜNEL M Bunun için iki yöntem vard r; birincisi elde edilen ortas dü meli ko- DÜfiÜNEL M lonilerin penisilin içermeyen besiyerlerine ekilmesi, ikincisi kolonilerin Dienes D KKAT D KKAT SORU boyas ile boyanmas d r. SORU Penisilin içermeyen besiyerinde di er bakteriler ortas dü meli görünümdeki koloni formlar n kaybederler ve as l koloni formlar - n olufltururlar. Mikoplazmalar n ise kolonileri de iflmez. Dienes boyas ile boyand nda Mikoplazma kolonileri ortas koyu mavi kenarlar aç k mavi renkte D KKAT D KKAT boyan r ve boya dekolore olmaz, ancak di er L-formu kolonilerin rengi 15 dakika içinde AMAÇLARIMIZ SIRA aç l r. S ZDE Mikoplazmalar n cins düzeyinde identifikasyonlar için ise di- AMAÇLARIMIZ jitonin duyarl l k testi ile üreaz testi yap l r. Bu testler sonucunda dijitonin duyarl ve üreaz negatif olarak belirlenen izolatlar Mycoplasma sp. olarak de- AMAÇLARIMIZ K T A P K T A P erlendirilir. AMAÇLARIMIZ Tür düzeyindeki identifikasyon ise Tablo 8.2 deki biyokimyasal testler ile yap l r. TELEV ZYON K T A P Tablo 8.2 Mikoplazmalar n ve Üreaplazmalar n TELEV ZYON Biyokimyasal Özellikleri NTERNET NTERNET TELEV ZYON K T A P Mycoplasma Glikoz Arjinin Üreaz Film Fosfataz Tetrazolium M. mycoides subsp mycoides SCTELEV ZYON NTERNET M. bovis M. agalactiae M. bovirhinis NTERNET /- + M. bovigenitalium M. capricolum subsp. + +/ capricolum M. mycoides subsp. capri M. putrefaciens M. capricolum subsp. +/ capripneumoniae U. diversum b b = bilinmiyor Üreme nhibisyon Testi mikoplazma üremesinin homolog antiserumla engellenmesine dayanan kolay uygulanabilir ve kesin sonuç veren bir testtir. Tür düzeyinde identifikasyon için kullan l r. Testte izolat n s v besiyerindeki saatlik saf kültüründen 10 katl dilusyonlar haz rlan r. Her bir dilusyondan kat besiyerine kal n fleritler halinde ekim yap l r; ekim hatlar kuruduktan sonra tam ortalar ndan 6 mm çapl agar parças ç kar larak kuyucuk aç l r. Bu kuyucuklara flüphelenilen mikoplazma türünün antiserumu µl miktar nda konur ve optimal flartlarda 2-3 gün inkube edilir. Bu süre sonunda çukur etraf nda 2 mm ve daha fazla üreme inhibisyon zonu oluflumu pozitif olarak de erlendirilir (fiekil 8.2).
145 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 137 fiekil 8.2 Üreme inhibisyon testi. Üremenin inhibe oldu u alan çukur Serolojik Tan : Direkt ve indirekt florasan antikor testi besiyerindeki kar fl k kültürlerde mikoplazma kolonilerinin ayr lmas nda kullan l r. Ayr ca bu teknik ile infekte hayvanlar n doku ve s v lar ndaki mikoplazmalar da belirlenebilir. ELISA ve komplement fikzasyon testleri hem doku ve s v lardaki antijenleri, hem de infekte hayvanlarda mikoplazma türlerine karfl oluflan antikorlar saptayan oldukça duyarl testlerdir. Özellikle monoklonal antikor tabanl sandviç ELISA yöntemi doku ve s v lardaki antijeni belirlemede yüksek duyarl l k ve özgünlü e sahiptir. ÜREAPLAZMA Genel Özellikleri Üreaplazmalar Gram belirsiz, hücre duvar olmayan, pleomorfik flekilli, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz ve fakültatif anaerob bakterilerdir. Koloni büyüklükleri mikoplazmalardan daha küçüktür ve dü meli koloni yayg n de ildir. Üreme gereksinimleri mikoplazmalar gibidir. Ancak bunlardan farkl olarak besiyerinde üre kullan - l rken talyum asetat kullan lmaz. Besiyerinin optimal ph s aras olmal d r. Üreaplazmalar üreyi hidrolize ederler, bu özellikleri onlar n mikoplazmalardan cins düzeyinde ayr mlar n sa lar. Üreaplazma cinsi içersinde bulunan türlerden Ureaplasma diversum, s rlarda granüler vulvitis, infertilite, abort, ölü do um, üriner ve solunum sistemi infeksiyonlar na neden olur. Ureaplasma canigenitalium, köpeklerde genitoüriner sistem infeksiyonlar ve infertilite, Ureaplasma cati ve Ureaplasma felinum ise kedilerde solunum ve üriner sistem infeksiyonlar ndan sorumludur. Epidemiyoloji U. diversum, sa l kl bo alar n prepusyum ve uretras n n normal floras nda bulunur. Diflilere çiftleflme ile bulafl r. Ayr ca suni tohumlama gibi uygulamalar s ras nda da bulaflma olur. Üreaplazmalar mukozal yüzeylerde f rsatç patojendirler. Üreyi hidrolize ederek amonyak oluflumuna ve konakç dokusunda hasara sebep olurlar.
146 138 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s nfekte hayvanlardan al nan mukozal kaz nt, svap, aborte fetus gibi materyaller laboratuvarda incelenir. Direkt mikroskopik bak n n tan da bir de eri yoktur. Üreaplazmalar n üretimi için kullan lan besiyerleri içerik olarak Mikoplazmalara benzer, ancak talyum asetat üreaplazmalara toksik etkili oldu u için besiyerlerine konmamal d r. Laboratuvarda cins düzeyinde identifikasyon için Mikoplazmalarda uygulanan testler (Dienes boyas, digitonin duyarl l k testi, üreaz testi) uygulan r. Üreaplazmalar üreaz testinin pozitif olmas ile Mikoplazmalardan ayr l r. Ureaplasma diversum un tür düzeyindeki ayr m için Tablo 8.2 deki biyokimyasal testler uygulan r. ER S PELOTR KS fiekil 8.3 Erysipelothrix rhusiopathiae n n mikroskopik görünümü. Genel Özellikleri Erysipelotriksler Gram pozitif, küçük çomak fleklinde, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz, fakültatif anaerob bakterilerdir (fiekil 8.3). Kan ve serum içeren besiyerlerinde 5-42 C ler aras nda üreyebilirler. Erysipelothrix rhusiopathiae ve Erysipelothrix tonsillarum olmak üzere iki tür içerir. E. rhusiopathiae, domuzlarda domuz erisipeli ni oluflturur. Koyun, kuzu ve s rlarda eklem hastal klar na, yabani kufllarda ise septisemi ve ölüme neden olur. Bal klar n deri yüzeylerinde bulunur fakat bal klarda hastal k oluflturmaz. nsanlarda da nadiren erisipeloid ad verilen ciddi bir infeksiyona sebep olur. E. tonsillarum ise sa l kl domuzlar n tonsillerinden ve sulardan izole edilir, patojen olarak kabul edilmez. Epidemiyoloji Erysipelothrix rhusiopathiae do ada yayg nd r, la m sular nda, hayvan d flk lar ile kontamine olmufl toprak, su vb. yüzeylerde, tatl -tuzlu su bal klar n n ba rsaklar nda ve deri yüzeylerinde bulunur. S r, koyun, domuz gibi birçok hayvan ba- rsak ve tonsillerinde bu etkeni tafl r. At, köpek, kedi, birçok vahfli memeli ve kanatl türünde de etken bulunur. nfekte ve subklinik infekte tafl y c domuzlar etkenin primer rezervuar d r, d flk ve a z-burun salg lar ile etkeni etrafa yayarlar. Özellikle hastal n akut safhas nda etken d flk ile çok miktarda d flar at l r. Di er hayvanlara bulaflma genellikle d flk ile kontamine olmufl yem ve suyun sindirim yoluyla al nmas ile meydana gelir. Daha az olarak, infekte hayvan ile direkt temas sonucu deri s yr klar ve mukoza yoluyla da etken bulafl r. Etken vücuda girdikten sonra yay l m konakç n n immun durumuna göre de iflir. Özellikle 3-18 ayl k domuzlarda tedavide gecikilirse bakteriyemi sonucu yüksek ölüm oranlar
147 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 139 görülür. Septisemik faz takiben ya da efl zamanl olarak deri lezyonlar n n görüldü ü ürtiker formu geliflir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Hasta hayvan n kan, ölmüfl hayvan n karaci er, dalak, kalp ve sinovyal dokular incelenir. Deri lezyonlar ndan etkenin izolasyonu nadirdir. Bakteriyolojik Tan : Örneklerden preparat haz rlan r ve Gram boyama yap - l r. Hastal n akut formunda al nm fl olan örneklerde etken Gram pozitif küçük çomaklar halinde; kronik formda ise uzun-k vr k çomaklar halinde görülür. Etken izolasyonu için örneklerden kanl agara ekim yap l r. Besiyerine %0.1 oran nda sodium azid ve/ya da %0.001 oran nda crystal violet kat larak di er bakterilerin üremesi engellenebilir. Ekim yap lan besiyerleri 37 C de saat aerobik ya da %10 CO 2 li ortamda inkube edilir. lk 24 saat içinde oluflan koloniler, i ne ucu büyüklü ündedir ve hemolizsizdir. nkubasyonun 48. saatinde ise kolonilerin etraf nda dar, yeflilimsi renkte tam olmayan bir hemoliz alan belirir. Bu aflamada oluflan koloniler 2 farkl formdad r. S formu koloniler genellikle akut infeksiyonda, R formu koloniler ise genellikle kronik infeksiyonda al nan örneklerden elde edilir. S formu kolonilerden yap lan Gram boyamada etkenler mikroskopta Gram pozitif, küçük çomaklar halinde, R formu kolonilerden yap lan preparatta ise Gram pozitif, de iflik uzunlukta flamentler halinde görülür. Karakteristik özellik gösteren kolonilerden saf kültür haz rlan r ve biyokimyasal tesler uygulan r. Serolojik Tan : Serolojik testlerin teflhiste önemi yoktur. LEPTOSP RA Genel Özellikleri Leptospiralar Gram negatif, x 6-12 µm boyutlar nda, sarmal flekilli, hareketli, sporsuz, kapsülsüz ve aerobik bakterilerdir (fiekil 8.4). Çok ince yap lar nedeniyle fl k mikroskobunda görülmeleri zordur. S v kültürde, idrarda, di er vücut s v ve dokular nda karanl k saha mikroskobu ile görülebilirler. Sarmal yap lar n n bir ya da iki ucu çengel gibi k vr lm fl oldu undan C, S, L harflerine benzer flekil al rlar. Gram negatif olmalar na ra men Gram yöntemi ile iyi boyanamazlar. Dokularda gümüflleme yöntemleri (Levaditi, Fontana) ve immunoenzimatik boyama teknikleri kullan l r. Spiral yap lar n n ortas nda boydan boya uzanan aksial filament denilen endoflagella niteli inde hareket organelleri bulunur (fiekil 8.5). Aksial flamentin kas lmas, uzun eksen etraf nda dönme ve kayma fleklinde olmak üzere 3 tarzda hareket görülür. Leptospiralar ph de iflimlerine çok duyarl d rlar ve laboratuvar- fiekil 8.4 Leptospiran n morfolojik yap s.
148 140 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 8.5 Leptospira da aksiyal flament. aksiyal flament Zoonoz: Omurgal hayvanlar ve insanlar aras nda do al olarak bulaflan infeksiyon ve hastal klar. da üretilmeleri çok zordur. Üretilmeleri için inorganik tuzlar, fosfat tamponu, pepton, serum ve vitamin gibi maddeler içeren özel s v ya da yar kat besiyerlerine ihtiyaç duyulur. Üretilmelerinde genellikle s r serum albumini ve Tween 80 içeren EMJH besiyeri kullan l r. Ayr ca Korthoff, Stuart, Fletcher gibi özel besiyerleri de mevcuttur. Optimal ph de eri , optimal üreme s lar C dir. lk izolasyonda genellikle 30 C uygulan r ve koloniler en az 4-5 haftada oluflur. Baz serovarlar n üremesi 6 aya kadar uzayabilir. Yar kat besiyerinde, yüzeyden 5-10 mm afla da disk fleklinde koloni oluflturarak ürerler. S v besiyerinde ise üremeleri zor fark edilir. Leptospiralar kuruma, donma, s, deterjan, sabun, safra tuzu, asidik ortam ve kokuflmaya duyarl, hafif alkali ph ya dirençlidirler. Leptospira türleri hayvanlarda ve insanlarda leptospirozis hastal na neden olurlar. Leptospirozis, bafll ca anemi, sar l k, hemoglobinuri, hematuri, yüksek atefl semptomlar yla seyreden, septisemi sonucu abort, ölü do um, agalaksi, gibi klinik bulgulara da sebep olan zoonoz özellikte bulafl c bir infeksiyöz hastal kt r. Leptospira cinsi içersinde iki tür bulunur. Bunlardan L. interrogans patojenik serovarlar içerir, L. biflexa ise do ada yayg n olarak bulunan saprofitik serovarlar içerir. Leptospiralar n genetik tiplendirilmesi sonucu farkl genetik yap ya sahip 13 patojenik tür tan mlanm flt r: L. alexanderi, L. biflexa, L. borgpetersenii, L. fainei, L. inadai, L. interrogans, L. kirschneri, L. meyeri, L. noguchii, L. parva, L. santarosai, L. weilii ve L. wolbachii. Bu türlerin her birinin içinde de çok say da serovar mevcuttur. S - rlarda en yayg n serovarlar, L. borgpetersenii serovar hardjo ve L. interrogans serovar hardjo ve L. interrogans serovar pomona d r. Bazen L. interrogans serovar grippotyphosa, L. interrogans serovar icterohaemorrhagiae ve L. interrogans serovar canicola ile de infeksiyonlar görülmektedir. Koyunlarda L. borgpetersenii serovar hardjo ve L. interrogans n grippotyphosa, icterohaemorrhagiae ve pomona serovarlar etkilidir. Köpeklerde, L. interrogans serovar canicola, serovar icterohaemorrhagiae, serovar grippotyphosa, serovar pomona, nadiren serovar australis, serovar autumnalis ve serovar bratislava hastal k oluflturur. Atlarda en yayg n serovarlar L. interrogans serovar icterohaemorrhagiae, serovar pomona, serovar kennewicki ve serovar bratislava d r. Domuzlarda ise L. interrogans serovar pomona ve serovar bratislava baflta olmak üzere serovar canicola, serovar grippotyphosa ve serovar icterohaemorrhagiae leptospirozise neden olur. Epidemiyoloji Leptospirozis Dünya Hayvan Sa l Örgütü nün bildirilmesi zorunlu hastal klar listesinde yer al r. Hayvanlarda leptospirozise neden olan leptospira serovarlar ülkelere ve bölgelere göre de ifliklik gösterir. Leptospiralar antarktika hariç tüm dün-
149 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 141 yada yayg n olarak bulunurlar. S cak, nemli, ya fll iklimler, batakl klar, alkali karakterli organik madde içeren topraklar, gölet ve göller, havuzlar, pirinç tarlalar ve mezbaha sular gibi yerlerde bol miktarda bulunurlar ve uzun süre canl ve infektif kal rlar. Leptospirozis salg nlar genellikle çok yo un ya fllar sonras meydana gelir. Leptospiralar n birincil tafl y c lar rodentlerdir; yabani karnivorlar ikinci s rada yer al r. Etkenlerin en önemli kayna hasta, portör, rezervuar ve gizli infekte hayvanlar n idrarlar d r. Süt insan sa l ve süt emen hayvanlar aç s ndan önemli bir kaynakt r. Sperma, at k yapm fl hayvanlar n genital ak nt lar ve aborte fötus da bol miktarda etken içerir. Bulaflma direkt temas ya da indirekt yollarla meydana gelir. Etken vücuda a z, burun, konjuktiva, mukoz membranlar yoluyla girer. Leptospira normal ya da yumuflam fl deriden direkt olarak vücuda girebilen ender patojenlerden birisidir. Ayr ca intrauterin, çiftleflme ve suni tohumlama yoluyla da bulaflma görülür. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Hastal n laboratuvar tan s için idrar, antikoagulanl kan, organ örnekleri, aborte fetus, genital sistem s v lar, vücut s v lar ve serum kullan l r. drar n asit yap s nedeniyle leptospiralar n ölmesini önlemek için, idrar n laboratuvara çok h zl ulaflt r lmas ve incelenmesi gerekir. Bu sa lanamaz ise idrar n ph s 10N NaOH ile e ayarlanmal d r. Etkenin fleklinin idrar içersinde korunmas amac yla 20 ml idrar içine 1.5 ml %10 luk formalin de kat labilir. Bu uygulama bakterileri öldürür ancak morfolojilerini birkaç gün korur; bu nedenle yaln zca bakteriyoskopi için kullan l r, kültür amac yla kullan lacak idrar örnekleri için uygun de ildir. Kültür amac yla kullan lacak idrar örnekleri %1 lik s r serum albumini ile 1:10 oran nda suland r lmal d r. Ayn flekilde böbrek, karaci er, dalak gibi organlardan hem bakteriyoskopi hem de kültür için %1 s r serum albumini içinde %10 luk organ suspansiyonlar haz rlan r. Bakteriyolojik Tan : drar, antikoagulanl kan ve vücut s v lar ndan haz rlanan preparatlar karanl k saha mikroskobunda incelenir. Spiral flekilli tipik leptospiralar aran r. Etkenler görülemez ise s v lar santrifüj edildikten sonra tekrar incelenmelidir. Organ suspansiyonlar ndan da preparatlar haz rlanarak karanl k saha mikroskobunda incelenir. Yine bu organlardan haz rlanan sürme preparatlar ise Levaditi ve Fontana gibi gümüflleme metodlar ile boyan r ve etken dokularda görülmeye çal fl l r. Etkenin böbrek ve karaci er gibi organlarda ve idrar sedimentlerinde belirlenmesinde florasan antikor tekni i de s kl kla kullan l r. Leptospiralar n izolasyonu için kan, idrar ve organ suspansiyonlar ndan besiyerlerine ekimler yap l r. Ekim öncesinde örneklerin 0.45 µm por çapl filtrelerden geçirilmesi izolasyon flans n artt r r. Leptospiralar n izolasyonunda Korthoff buyyon ve Stuart buyyon s v besiyerleri, Fletcher yar kat besiyeri, EMJH ve Tween 80-albumin medium buyyon ve yar kat besiyerleri kullan l r. Bu besiyerleri, 5-fluorouracil ve di er antimikrobiyal maddelerin (sefaperazon, vankomisin, fungizon, novobiyosin) kat lmas ile seçici hale getirilebilir. Besiyerlerine örneklerden 1-3 damla damlat larak ekimler yap l r. Ekim yap lan besiyerleri aerobik ortamda, 30 C de 8 haftaya kadar inkube edilir. Yavafl üreyen hardjo gibi serovarlar 6 ay inkubasyon süresine ihtiyaç gösterir. zolasyon amac yla kobay ya da hamster gibi deney hayvanlar da kullan labilir. Leptospiralar biyokimyasal testler ile ay rt edilemezler. Kültür aflamas nda besiyerinde üretilen izolatlar n identifikasyonu, leptospiralara spesifik antiserumlar kullan larak mikroskopik aglutinasyon testi ile yap l r. Bu testte her bir izolat antijen olarak kullan l r ve serovar antiserumlar ile test uygulan r.
150 142 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji 4 Besiyerinde SIRA üretilen S ZDE leptospiralar n mikroskopik aglutinasyon testi ile identifikasyonu nas l yap l r? DÜfiÜNEL M Serolojik DÜfiÜNEL M Tan : Leptospirozis tan s nda referans serolojik test mikroskopik aglutinasyon testidir. Testte canl ya da formalinli antijen kullan l r, ancak formalinli antijen SORU kullan m nda çapraz reaksiyonlar olmas nedeniyle genellikle canl SORU antijen tercih edilir. Bu testin uygulan fl nda; flüpheli hayvan n kan serumu 0.2 ml hacim içinde 1/25 den bafllayarak iki katl suland r l r. Her serum suland rmas na D KKAT D KKAT 0.2 ml taze leptospira kültürü eklenir. Tüpler C de 2-3 saat tutulduktan sonra her bir tüpten birer damla ayr lamlara al narak karanl k saha mikroskobunda aglütinasyon ve lizis oluflumu yönünden incelenir. E er 1/200 ve üzeri su- land rmalarda aglütinasyon ve lizis reaksiyonlar görülürse sonuç pozitif olarak de erlendirilir. Tan da ayr ca makroskopik aglutinasyon testi de kullan lmaktad r, ancak AMAÇLARIMIZ bu testte hatal pozitif ve hatal negatif sonuçlar görülebilmektedir. Se- AMAÇLARIMIZ rolojik tarama amac yla kullan lan alternatif testler komplement fikzasyon ve ELI- SA d r. Komplement fikzasyon testi tam olarak standardize edilememifltir, ancak K T A P K T A P ELISA gerek hayvanlardaki gerekse insanlardaki hastal n teflhisinde yayg n olarak kullan lmaktad r. Moleküler Tan : DNA hibridizasyon metodlar ve direkt PCR metodlar doku TELEV ZYON TELEV ZYON ve s v lardaki leptospiralar belirlemekte kültür metoduna alternatif olarak kullan lmaktad r. Ayr ca izolatlar n tiplendirilmesinde restriction endonuclease analizleri gibi moleküler yöntemler gelifltirilmifltir. NTERNET NTERNET BORREL A fiekil 8.6 Borrelia n n morfolojik yap s. Genel Özellikleri Borrelialar Gram negatif, sarmal flekilli, hareketli, sporsuz, kapsülsüz ve mikroaerofilik bakterilerdir. Leptospiralara göre daha uzun, daha genifl bir yap lar vard r ve k vr mlar daha seyrektir (fiekil 8.6). n-vitro olarak üretilmeleri çok zordur. Borrelialar en küçük genoma sahip bakteriler aras ndad r ve DNA lar linear yap dad r. Borrelia cinsi içinde 36 tür bulunmaktad r ve bunlar n 1/3 ü borelliozise neden olmaktad r. Bu türlerden Borrelia burgdorferi, köpekler baflta olmak üzere at, s r, koyun, kedi ve insanlarda Lyme hastal na neden olur. B. burgdorferi d fl nda 12 borrelia türü daha Lyme hastal veya borreliozis olarak nitelenen hastal klardan sorumludur. Hayvanlarda hastal k oluflturan di er borrelialar aras nda B. theileri ve B. coriaceae ilk s ralar almaktad r. B. theileri, s r, koyun ve atlarda anemi, a rl k kayb, hal-
151 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 143 sizlik gibi belirtiler olufltururken, B. coriaceae, s r ve geyiklerde epizootik aborta neden olmaktad r. Epidemiyoloji Evcil hayvanlar aras nda en yüksek infeksiyon riskine sahip olanlar köpeklerdir, bununla birlikte geyik, at, s r ve kedilerde de Lyme hastal görülür. Fare, kirpi, kertenkele gibi küçük yabani hayvanlar ve kufllar hastal n rezervuar d r. Keneler ise hastal k etkenini bulaflt ran bafll ca vektörlerdir. Dolay s yla Lyme hastal vektör kenelerin bulundu u tüm ülkelerde ve bölgelerde, bu arada Türkiye de de görülür. Keneler kan emme s ras nda rezervuar hayvanlardan ald klar etkeni yine kan emme s ras nda di er hayvanlara ve insanlara bulaflt r rlar. Borreliozis zoonotik karakterde bir infeksiyondur. Köpek ve atlar n idrarlar nda etken bulunsa da idrar n infeksiyon kayna olarak bir önemi yoktur. Kene s rmas sonras nda hastal n ilk aflamas olarak etken deride ürer ve h zla kan dolafl m na kar flarak vücuda yay l r. Özellikle eklemler, lenf yumrular, kaslar, sinirler, gözler, perikard, periton ve beyin zar nda yerleflir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Laboratuvar tan s amac yla kan, sinovya s v s, serebrospinal s v, deri biyopsi örnekleri ve ölen hayvanlar n çeflitli organlar incelenebilir. Bakteriyolojik Tan : Eklem s v lar ve di er vücut s v lar nda karanl k saha mikroskobu ile incelemede büyük spiral yap l etken görülebilir. Ayr ca doku ve eklem s v lar ndan haz rlanan preparatlar Giemsa boyama ya da florasan antikor tekni i ile incelenebilir. Etkeni üretmek için özel laboratuar ortam gerekir. Özel Barbour-Stoenner-Kelly besiyerine eklem s v lar ve di er organlardan ekim yap - l r, mikroaerofilik ortamda 6 hafta tutulan besiyerleri üreme yönünden her hafta karanl k saha mikroskobunda incelenir. Serolojik Tan : Vücutta etkene karfl oluflmufl antikorlar ortaya koymak için indirekt florasan antikor testi ve ELISA en duyarl metodlard r. Moleküler Tan : Deri örnekleri, kan, serebrospinal s v, sinovyal s v da etkenin varl na ortaya koymak için direkt PCR ve DNA hibridizasyon teknikleri uygulanabilir.
152 144 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 Mikoplazma ve Üreaplazma cinsi bakterilerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilmek. Mikoplazma ve üreaplazma hücre duvarlar olmayan, pleomorfik flekilli, hareketsiz, sporsuz ve kapsülsüz bakterilerdir. Mikoplazmalar hayvanlarda bulafl c s r plöropnömonisi, keçi ci er a r s, M. bovis e ba l bronkopnömoni gibi genellikle solunum sistemini etkileyen hastal klar olufltururlar. Bulafl c agalaksiya gibi birden fazla sistemi etkileyen hastal klara da neden olurlar. Solunum sistemi infeksiyonlar genellikle solunum yoluyla, bulafl c agalaksiya ise meme, konjuktiva, sindirim yollar yla bulafl r. Üreplazmalar ise genital sistemi etkileyen hastal klara neden olurlar ve çiftleflme ve suni tohumlama ile bulafl rlar. Mikoplazmalar ve üreaplazmalar laboratuarda özel besiyerlerine ekilerek izole edilir, benzer biyokimyasal testler ile identifiye edilirler. ki cins aras ndaki en önemli fark, üreaplazmalar n üreyi hidrolize etmeleridir. Mikoplazmalar n identifikasyonunda üreme inhibisyon testi önemli yer tutar. Ayr ca ELISA antikorlar belirleyen önemli bir serolojik testtir. Erisipelotriks cinsi bakterilerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilmek. Erysipelotriksler Gram pozitif, küçük çomak flekilli, hareketsiz, sporsuz, kapsülsüz, fakültatif anaerob bakterilerdir. Erisipelotriks türlerinden E. rhusiopathiae, domuzlarda domuz erisipeli ad verilen hastal oluflturur. Koyun, kuzu ve s rlarda eklem hastal klar na, yabani kufllarda ise septisemi ve ölüme neden olur. Domuz Erisipeli rezervuar hayvanlar n d flk s ile bulaflm fl yem ve suyun sindirim yoluyla al nmas ile di er hayvanlara bulafl r. Teflhiste etkenin 48. saatte hemolizli koloni oluflturmas, infeksiyonun seyrine göre besiyerinde farkl tip kolonilerin oluflmas dikkat çekicidir, biyokimyasal testler ile ve H 2 S üretiminin TSI daki tipik görünümü teflhiste önemli ipuçlar d r. A MAÇ 3 Leptospira ve Borrelia cinsi bakterilerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilmek. Leptospiralar, Gram negatif, sarmal flekilli, hareketli, sporsuz, kapsülsüz ve aerobik bakterilerdir. Leptospiralar hayvanlarda anemi, sar l k, hemoglobinuri, hematuri gibi semptomlarla seyreden insanlara da bulaflan Leptospirozis hastal - na sebep olurlar. nfekte ya da rezervuar hayvan n idrar en önemli infeksiyon kayna d r ve direkt indirekt birçok yolla di er hayvanlara ve insanlara bulafl r. Leptospirozisin teflhisinde örneklerin karanl k saha mikroskobunda incelenmesinde etkenler tipik spiral flekilli olarak görülebilir. Örneklerden etkeni üretmek pratik de ildir, zaman al c d r. Serolojik testlerden mikroskobik aglütinasyon testi kanda antikorlar n belirlenmesinde referens testtir. Ayr ca ELISA da bu amaçla genifl ölçüde kullan l r. Borrelia cinsinde yer alan en önemli patojen etken olan Borrelia burgdorferi Lyme hastal na neden olur. Lyme hastal en çok köpeklerde gözlenir ve önemli bir zoonozdur. Köpeklerde eklem bozukluklar en s k gözlenen semptomdur. Hastal n bulaflmas keneler arac l yla olur. Teflhiste karanl k saha mikroskopu, florasan antikor testi ve Giemsa boyama kullan l r. Kandaki antikorlar belirlemede ise indirekt florasan antikor testi ve ELISA kullan l r.
153 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 145 Kendimizi S nayal m 1. Mikoplazmalar n identifikasyonunda kullan lan Üreme nhibisyon testinin pozitif kabul edilmesi için zon çap en az kaç mm olmal d r? a. 5 mm b. 4 mm c. 3 mm d. 2 mm e. 1 mm 2. Mikoplazma ve üreaplazmalar n cins düzeyinde ayr m n sa layan biyokimyasal test afla dakilerden hangisidir? a. Üreaz b. Katalaz c. Oksidaz d. ndol e. Digitonin 3. Mikoplazma kolonilerini di er L-formu kolonilerden ay rmak için yap lan boyama afla dakilerden hangisidir? a. Gram b. Giemsa c. Dienes d. Ziehl Neelsen e. Auramin 4. Kronik infeksiyon döneminde al nan örneklerden yap lan bakteriyoskopik incelemede Erysipelothrix rhusiopathiae nin mikroskopik görünümü afla dakilerden hangisidir? a. Gram pozitif k sa kal n çomaklar b. Gram pozitif uzun çomaklar c. Gram negatif uzun çomaklar d. Gram pozitif ikili koklar e. Gram negatif dörtlü koklar 5. Afla daki üreaplasma türlerinden hangisi s rlarda görülür? a. Ureaplasma diversum b. Ureaplasma canigenitalium c. Ureaplasma cati d. Ureaplasma felinum e. Mycoplasma bovis 6. Lyme hastal en çok hangi hayvan türünde görülür? a. Kedi b. S r c. Köpek d. At e. Koyun 7. Lyme hastal etkeni, hayvanlara nas l bulafl r? a. Keneler arac l yla b. Süt emme yoluyla c. Solunum yoluyla d. Sindirim yoluyla e. Genital yolla 8. Leptospiralar infekte hayvan n en çok hangi salg s ya da at ile vücut d fl na ç kart l r? a. Burun ak nt s b. Salya c. Gözyafl d. Krafle e. drar 9. Leptospirozisin teflhisinde referens serolojik test afla- dakilerden hangisidir? a. ELISA b. PCR c. Agar jel presipitasyon d. Florasan antikor e. Mikroskopik aglütinasyon 10. Leptospiralar n mikroskobik görünümü afla dakilerden hangisidir? a. Kok flekilli b. Spiral flekilli c. Tespih gibi d. Çomak flekilli e. Virgül flekilli
154 146 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z yanl fl ise Mikoplazma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. a Yan t n z yanl fl ise Üreaplazma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. c Yan t n z yanl fl ise Mikoplazma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. b Yan t n z yanl fl ise Erisipelotriks konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. a Yan t n z yanl fl ise Üreaplazma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. c Yan t n z yanl fl ise Borrelia konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. a Yan t n z yanl fl ise Borrelia konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. e Yan t n z yanl fl ise Leptospira konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. e Yan t n z yanl fl ise Leptospira konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. b Yan t n z yanl fl ise Leptospira konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 S v besiyerinde üreyen Mikoplazmalar besiyerinin ph s n 7 nin alt na düflürürler, bu nedenle de h zla ölmeye bafllarlar. Üç günden fazla inkubasyon uyguland nda üretilmek istenen etken kaybedilebilir. S ra Sizde 2 S v ya da kat besiyerinde yaln zca tek bir çeflit bakteri üretilmesi ile elde edilen kültürdür. S ra Sizde 3 Mikoplazmalar n ço u türünün kat besiyerinde oluflturduklar koloniler gözle görülemeyecek kadar küçüktür. Bu nedenle kat besiyeri stereomikroskopta incelenirken koloni üremifl bölgeler petri kutusu alttan çizilerek iflaretlenir. Daha sonra bu bölgelerdeki agar parçalar kesilerek al n r. Böylelikle öze ile al namayan koloniler agar ile birlikte al nm fl olur ve saf kültür haz rlamak amaçl ya da pasajlama amaçl kullan l r. S v besiyerine ekim yap lacak ise içine at l r. Kat besiyerine ekim yap lacak ise kolonilerin bulundu u yüzey alta gelecek flekilde agar üzerine konur ve öze ile agar parças hareket ettirilerek yay lmas sa lan r. S ra Sizde 4 Besiyerinde üretilmifl olan izolat, antijen olarak kullan - l r, her bir serovara karfl haz rlanm fl bilinen antiserumlar da antikor kayna olarak kullan l r ve seroloji bahsindeki flekilde MAT uygulan r. Aradaki fark bilinen antiserum kullan larak bilinmeyen antijenin yani izolat n identifiye edilmesidir.
155 8. Ünite - Mikoplazmalar ve Spiroketler 147 Yararlan lan Kaynaklar Ayd n, N. ve Parac ko lu, J. (2006). Veteriner Mikrobiyoloji, Ankara. Carter, G. R., Wise, D. J. (2004). Essentials of Veterinary Bacteriology and Mycology, Iowa. Hirsh, D. C., MacLachlan, N. J. (2004). Veterinary Microbiology, Oxford. Nicholas,R. (2008). Mycoplasma Disease of Ruminants: Disease, Diagnosis and Control,Wallingford, Oxon. Quinn P.J., Carter M.E., Markey B., Carter G.R. (2000).Clinical Veterinary Microbiology 4th Edition, London. Quinn, P. J., Markey, B. K., Carter, M. E., Donnelly, W. J. (2001). Veterinary Microbiology and Microbial Disease, Kunduli. Songer,J.G. and Post, K. W. (2005). Veterinary Microbiology- Bacterial and Fungal Agents of Animal Disease, USA. Timoney, J. F., Gillespie, J. H., Scott, F. W. Barlough, J. E. (1998). Hagan and Bruner s Microbiology and Infectious Diseases of Domestic Animals, New York.
156 9VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan zorunlu hücreiçi bakterileri tan mlayabilecek, Zorunlu hücreiçi bakterilerin insan ve hayvanlara nas l bulaflt klar n aç klayabilecek, Zorunlu hücreiçi bakterilerin laboratuvar tan s na iliflkin bilgi ve becerileri kazanabileceksiniz. Anahtar Kavramlar Zorunlu Hücreiçi Bakteriler Vektör Kaynakl Hastal klar Klamidya nfeksiyonlar Coxiella burnetii nfeksiyonlar Riketsiya nfeksiyonlar Zoonozlar çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Zorunlu Hücreiçi Bakteriler KLAM DYA KOKS ELLA R KETS YA ERL fiya ANAPLAZMA NEOR KETS YA
157 Zorunlu Hücreiçi Bakteriler KLAM DYA Genel Özellikleri Klamidyalar, Gram negatif, 0.2 x 1.5 µm boyutunda, pleomorfik veya kokobasil fleklinde hareketsiz, kapsülsüz, sporsuz, zorunlu hücreiçi bakterilerdir. Klamidyalar, ihtiyaç duyduklar enerjiyi metabolik aktivitelerle sa layamayad klar ndan ökaryotik konak hücrelerine gereksinim duyan enerji paraziti bakterilerdir. Konak hücreleri içerisinde ço al rlar ve di er bakterilerden çok farkl çift evreli bir yaflam siklusuna sahiptirler. Bu yaflam siklusu, bulafl c ve metabolik yönden inaktif bir evre olan hücred fl elementer cisimcik evresi ile, bulafl c olmayan ve metabolik yönden aktif bir evre olan hücreiçi retiküler cisimcik evresinden oluflur. Retiküler cisimciklerin hücre içinde ço almas, konak hücre sitoplazmas n n önemli k sm n kaplayan ve inklüzyon olarak bilinen bir vakuol içerisinde ikiye bölünme fleklinde gerçekleflir. Elementer cisimcikler 0.2 x 0.4 µm boyutundad r ve duyarl hücrelere reseptör bazl endositoz yoluyla girerler. Elementer cisimcikler daha sonra bulafl c olmayan, metabolik olarak aktif 0.6 x 1.5 µm boyutundaki retiküler cisimciklere dönüflürler. Retiküler cisimcikler, ikiye bölünme yoluyla elementer cisimcikleri oluflturmakta, yeni oluflan bu cisimcikler de kona a ait lizozomal enzimlerle meydana gelen hücre parçalanmas yla d flar ya saç lmaktad r. Bu siklus in vitro koflullarda saat sürmektedir. nfeksiyöz elementer cisimcikler d flar ya sal narak veya olgunlaflm fl inklüzyon konak hücresini parçalad nda serbest kal r ve komflu hücreleri infekte ederler (fiekil 9.1). Klamidyalar n hayatta kalmas nda ve hastal k patogenezinde en önemli faktör hücreiçi besin maddesi miktar d r; yetersiz kald nda geliflme siklusu yavafllar ya da sona erer. EB lerin geliflimi N N Ço alma ve küçük EB lerin oluflumu RB nin ortadan ikiye bölünmesi N N Hücre lizisi ve EB lerin hücre d fl na ç kmas N: Nukleus N Elementer cisimcik (EB) N Endositoz Retiküler cisimci e (RB) dönüflüm fiekil 9.1 Klamidyalar n yaflam siklusu.
158 150 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Serovar: Mikroorganizma veya virus türleri içerisinde yüzey antijenlerindeki varyasyonlara ba l oluflturulmufl gruplard r. Elementer ve retiküler cisimciklerin hücre duvar Gram negatif hücre duvar na benzemekle birlikte peptidoglikan içermemektedir. D flar da 3 katl protein ve lipopolisakkaritlerden oluflan bir d fl membran bulunmaktad r. Proteinler tür ve tip spesifitesini belirlerken adhezin gibi görev yaparlar. Bütün klamidyalar, grup (cins) spesifik antijene sahiptir. Komplement fikzasyon antijeni olarak da bilinen bu antijen lipopolisakkarid yap s ndad r. Ayr ca, klamidyalar n tür ve serovar spesifik antijenleri de bulunmaktad r. Örne in, Chlamydophila psittaci nin kanatl sufllar - n n 6 serovar bulunmaktad r. Klamidyalar ekzotoksin üretmezler, ancak di er Gram negatif bakterilerde oldu u gibi lipopolisakkaridin lipid A k sm endotoksik özelli e sahiptir. Elementer cisimcikler hemaglutinin üretirken, retiküler cisimcikler bunu üretmezler. En iyi, Gimenez, Macchiavello, Castenada ve Giemsa boyalar yla boyan rlar. Elementer cisimcikler Macchiavello ve Gimenez boyalar yla k rm - z, Castenada ile mavi, Giemsa boyas yla k rm z ms mor renkte boyan rken, retiküler cisimcikler bu boyalarla s ras yla mavi, yeflil, k rm z ve mavi renk al r. Her iki aflaman n da gösterilmesi aç s ndan en iyi yöntem Giemsa boyamad r. Chlamydiaceae familyas, klamidya (Chlamydia) ve klamidyofila (Chlamydophila) olarak adland r lan 2 cinse ayr lm fl ve bu cinsler içerisinde konak spesifik 9 tür tan mlanm flt r. Bu cinslerden klamidyofila içerisinde 6 tür (Chlamydophila pneumoniae, C. pecorum, C. psittaci, C. abortus, C. caviae, C. felis) bulundu u, klamidya cinsinde ise 3 tür (Chlamydia trachomatis, C. muridarum ve C. suis) bulunmaktad r (Tablo 9.1). Tablo 9.1 Klamidyalar n hayvanlarda neden oldu u infeksiyonlar. Kaynak: Quin ve ark. (2004) Patojen Hayvan Klinik Tablo Chlamydophila psittaci Kufllar Pnömoni ve hava kesesi yang s ntestinal infeksiyon ve ishal Konjunktivitis Perikarditis Ensefalitis nsan (sekonder konak) Psittakozis/ornithozis Düflük Konjunktivitis Koyun Koyunlar n enzootik abortusu Chlamydophila abortus Keçi S r Klamidyal abortus Domuz Chlamydophila felis Kedi Konjunktivitis (feline pneumonitis) Chlamydophila caviae Kobay Kobay inklüzyon konjunktivitisi Koyun ntestinal infeksiyon Konjunktivitis Poliartritis Chlamydophila pecorum Sporadik s r ensefalomyelitisi S r Poliartritis Metritis Koala Konjunktivitis Ürogenital sistem infeksiyonu nsan Solunum sistemi infeksiyonu Chlamydophila pneumoniae At Solunum sistemi infeksiyonu Koala Konjunktivitis
159 9. Ünite - Zorunlu Hücreiçi Bakteriler 151 Chlamydia trachomatis nsan Trahoma, yeni do anlar n inklüzyon konjunktivitisi Non-spesifik üretritis Yeni do anlar n solunum sistemi infeksiyonu Proctitis Lenfogranuloma venereum Artritis nfertilite Chlamydia suis Domuz ntestinal infeksiyon Chlamydia muridarum Fareler Solunum sistemi infeksiyonu Zorunlu hücreiçi bakteriler hangileridir ve bunlar n di er bakterilerden SIRA farklar S ZDE nelerdir? Epidemiyoloji Klamidyalar amipleri, omurgas zlar, bal klar, kemirgenleri ve DÜfiÜNEL M memelileri içeren çok çeflitli konakta bulunmaktad r. Kanatl türleri de dahil, birçok hayvan n sindirim kanal ve solunum yollar ndaki mukoz membranlar infekte SORU ederler. Ba rsak infeksiyonlar s kl kla subklinik karakterde ve kal c d r. Herhangi bir klinik belirti göstermeyen hayvanlarda, elementer cisimcikler az miktarlarda, sekresyon ve D KKAT d flk ile saç l r. Organizmalar n d flk yoluyla at l m uzun sürer ve zaman içerisinde aral kl hale gelir. Klamidyalar toprak ve d flk da uzun süre canl kalabilirler. nsan ve hayvanlar infeksiyöz toz ve damlac klar solumak suretiyle infekte olurlar. Koyunlar n enzootik abortusu veya enteritlerde oldu u gibi infeksiyon a z yoluyla da flekillenebilmektedir. Artropod kaynakl infeksiyonlar da görülebilmektedir. Klamdiya türleri genellikle konaklara spesifik infeksiyonlara neden olurlar. C. abortus infeksiyonlar nda infekte difliler do um s ras nda veya yavru atarken, özellikle de plasenta ve vaginal ak nt lar nda fazla miktarda infektif bakteri ç kart rlar. K T A P Bu saç lmadan kaynaklanan çevresel kontaminasyon di er duyarl difliler için infeksiyonun ana kayna n oluflturur. Ayr ca, yap lan deneysel infeksiyonlar sonucunda yavru atan koyunlar n izleyen östrus sikluslar nda üreme kanallar ndan klamidya saçt na iliflkin kan t bulunmaktad r. C. psittaci ve C. abortus insanlar için TELEV ZYON zoonotik öneme sahip bakterilerdir. nsanlar infeksiyona do um ya da yavru atma esnas nda anneye ya da yavruya ait infekte materyallerin solunmas ve bakterinin laboratuvar kültürleri ve/veya infekte dokular n n gerekli biyogüvenlik NTERNET önlemlerine dikkat edilmemesi sonucunda yakalan rlar. Özellikle de hamile kad nlar büyük risk alt ndad r. Laboratuvar tan s ncelenen Materyaller: Bakterinin izolasyonu amac yla örnekler laboratuvara gönderilirken fötal buza serumu, aminoglikozid antibiyotikler ve bir antifungal ajan içeren, sukroz-fosfat-glutamat besiyeri gibi uygun bir transport besiyeri içerisine al nmal d r. Klamidyalar s ya duyarl olduklar ndan dolay örnekler incelenene de in 4 C de tutulmal d r. Uzun süreli saklamalar söz konusu ise -70 C de dondurulmal d rlar. Ancak her bir dondurma çözdürme iflleminin saklanan bakterilerin say s n azaltt unutulmamal d r. Koyunlar n enzootik abortusunda kotiledonlar, plasenta ve fetus dokular, sporadik s r ensefalitinde beyin, perikard, plöra, akci er ve periton dokusu, kedi pnömonilerinde konjunktival kaz nt örnekleri, kanatl hayvanlarda ise göz ve burun ak nt s, trakeal, nazal ve kloakal svaplar, ölen hayvanlardan lezyon gösteren organlar ve dalak, karaci er, akci erler örneklenir. DÜfiÜNEL M SORU Subklinik infeksiyon: Klinik belirtilerin görülmedi i infeksiyonlard r. D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ 1 K T A P TELEV ZYON NTERNET
160 152 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Retrospektif: Önceden gerçekleflmifl olgularda geriye yönelik inceleme, geriye bak fl. Bakteriyolojik Tan : Direkt bak, klamidya infeksiyonundan etkilenen doku kesitlerinde ve di er boyal preparatlarda bakterilerin veya elementer cisimciklerin gösterilmesine dayanmaktad r. Dokulardan haz rlanan sürme preparatlar n Giemsa ve Gimenez yöntemleriyle boyanmas sonucunda bakteriler gösterilebilir. Laboratuvara gönderilen materyallerden preparat haz rlanarak bunlar modifiye Ziehl Neelsen, Giemsa ve Gimenez yöntemleriyle boyan rlar. Klamidyalar n izolasyon ve kültürü embriyolu tavuk yumurtalar, hücre kültürleri ve deney hayvanlar nda gerçeklefltirilir. Hücre kültürlerinde [C. abortus izolasyonu için McCoy, Buffalo Green Monkey (BGM) veya baby hamster kidney (BHK)] klamidyalara karakteristik büyük intrasitoplazmik inklüzyonlar gözlenir. Metanol fiksasyonundan sonra Giemsa boyamada bazofilik, Gimenez boyamada ise eozinofilik intrasitoplazmik inklüzyonlar görülmektedir. Üreyen bakteriler floresanla iflaretli antikorlar kullan larak saptanabilir. Örneklerden haz rlanan %10 luk süspansiyonlar 6-8 günlük embriyolu tavuk yumurtalar n n sar keselerine inokule edilir. nfeksiyondan 4-14 gün sonra embriyolarda ölüm gözlenir. Ölen embriyolardan ya da inkubasyon süresini tamamlayan embriyolar n sar kesesi membranlar ndan haz rlanan preparatlar yukar da bahsedilen flekilde boyanarak bakteriler veya elementer cisimcikler yönünden incelenirler. zolasyon, kültür ve identifikasyon zaman al c ve pahal olup teflhis laboratuvarlar nda nadiren gerçeklefltirilmektedir. Serolojik tan : Klamidyalara karfl oluflan antikorlar n saptanmas nda komplement fikzasyon, ELISA, indirekt immunofloresans, agar jel immunodiffüzyon ve mikro-immunofloresans içeren serolojik yöntemler bulunmaktad r. Komplement fikzasyon infeksiyonun tan s nda en yayg n kullan lan yöntemdir. Koyun ve keçiler abortus ve/veya do umdan sonraki 3 ay içerisinde test edilirler. Bu test ile ayn zamanda afl ya ba l antikorlar da saptanmaktad r. Hem abortus s ras nda hem de abortu takiben 3 hafta sonra al nan çift serum örne i artan komplement fikzasyon antikor titrelerini ortaya koyar ki bu da hastal n retrospektif tan s için temel oluflturmaktad r. C. abortus ile C. pecorum, Acinetobacter ve di er Gram negatif bakteriler aras ndaki antijenik çapraz reaksiyonlar yanl fl pozitif komplement fikzasyon test sonuçlar na neden olabilir. Bu nedenle, 1/32 den küçük titreler C. abortus için belirleyici de ildir. fiüpheli sonuçlar söz konusu oldu unda saflaflt r lm fl elementer cisimciklerin kullan ld western blot analizi gerçeklefltirilerek tan desteklenir. Moleküler tan : Son y llarda, doku, svap ve di er klinik örneklerde klamidya türlerine ait DNA lar n polimeraz zincir reaksiyonu (PCR) tabanl testler ve DNA mikroarray teknolojisi kullan larak saptanmas na yönelik moleküler metotlar gelifltirilmifltir. Bu tekniklerin yenilenerek kullan lmas yla spesifik türlerin ve serotiplerin tan s ve tiplendirilmesi mümkün olabilmektedir. KOKS ELLA Genel Özellikleri Coxiella burnetii, Gram negatif bakterilere benzer hücre yap s na sahip olan, x µm boyutlar nda küçük, pleomorfik çomak veya kokobasil fleklinde, hareketsiz, kapsülsüz, besiyerlerinde üremeyen zorunlu hücreiçi bir bakteridir. Bakteri, ökaryotik monosit ve makrofajlarda bulunur ve ço al r. Fagozom içinde saatlik bir ço alma süresinde yüksek say larda üreme gösterir. Gram boyas ile zay f boyand ndan Gimenez boyama tercih edilir. Bakterinin küçük hücre varyant ve büyük hücre varyant olmak üzere 2 farkl flekilsel formu bulunur. Büyük hücre varyant infekte hücrelerde bulunan vejetatif formu iken, küçük hücre
161 9. Ünite - Zorunlu Hücreiçi Bakteriler 153 varyant ise süt, idrar ve d flk ile saç lan, plasental doku ve amniyotik s v da yüksek miktarda bulunan hücred fl infeksiyöz formudur. Küçük hücre varyant makrofajlara ba lan r, hücre içerisine al narak fagozomlar içerisinde geliflme gösterir. Büyük hücre varyant na olgunlaflt ktan sonra sporojenik bir farkl laflma aflamas geçirerek, çevresel faktörlere dirençli, spor benzeri formlar olan küçük hücre varyantlar oluflur. Bunlar hücre lizisi ile hücre d fl na ç kar. Spor formu bakteriye d fl ortam koflullar nda yaflama ve çevresel faktörlere direnç (bakteri C lerde 1 y l canl kalabilir) yetene i kazand r r. Küçük hücre varyant s ya, kurumaya, birçok dezenfektana karfl dirençli olup, çevrede haftalar hatta aylar boyunca canl l - n korur. C. burnetii hayvanlardan izole edilen patojenik faz I ve tekrarlanan in-ovo veya in-vitro pasajlar sonucunda elde edilen atenue faz II olmak üzere 2 antijenik forma sahiptir. Faz II bakterinin temel antijenik yap s d r. C. burnetii evcil ruminantlarda Q Hummas ad verilen hastal a neden olur. nfeksiyon sporadik veya epidemi halinde yavru atmaya, ölü veya zay f yavrulamalara neden olmaktad r. Bunun d fl nda, bakterinin s rlarda k s rl k ya da metritis gibi problemlere yol açt rapor edilmifltir. C. burnetii insanlarda pnömoni, hepatitis, vaskuler infeksiyonlar, endokarditis, hamile kad nlarda plasentitis, prematür do um, geliflme gerili i, düflük, ölü do umlarla karakterize Q Hummas na neden olmaktad r. In-ovo: Yumurta içine uygulama, yumurta içi. Epidemiyoloji C. burnetii epidemiyolojisi, 2 farkl bulaflma flekli olmas nedeniyle komplekstir. Bunlardan ilki yabani hayvanlar ve bunlar n ektoparazitleri, özellikle de keneler aras nda gerçekleflir. kincisi ise, yabani hayvanlardan ba ms z olarak çiftlik hayvanlar aras nda flekillenir. Ixodidae ve Argasidae rk keneler bakterinin vektörleridir. Bakterinin konaklar aras nda çeflitli yabani hayvan ve evcil memeliler, artropodlar ve kanatl hayvanlar yer almaktad r. nfeksiyon s r, koyun ve keçi yetifltiricili i yap lan yerlerde endemiktir. Evcil ruminantlar subklinik tafl y c lar olup bakteriyi farkl salg lar ve d flk lar yla saçmaktad r. Bir çiftlik hayvan infekte oldu unda, bakteri meme bezleri, plasenta ve uterusta lokalize olur, izleyen do um ve laktasyonlarda salg ve ak nt larla d flar ya saç l r. Çevrede, C. burnetii çeflitli faktörlere ba l de iflen süreler boyunca canl l n sürdürebilmekte ve yay lmaktad r. Do- umun gerçekleflti i günde vaginal ak nt larla saç lma en s k karfl lafl lan olgudur. Yo un abortlar takiben gerçekleflen do umlarda di er diflilere oranla ilk kez do- uranlarda daha fazla bakteri saç l m olmaktad r. Bununla birlikte, bakteri at l m aral kl ya da devaml flekilde aylarca sürebilmektedir. Hayvanlarda vertikal bulaflma ve veneral bulaflma görülebilmekte, ancak bu bulaflma flekillerinin önemi bilinmemektedir. Ayr ca, yabani hayvanlarla iliflkili keneler Q Hummas n n bulaflt - r lmas nda rol oynayabilirler. Kurumufl d flk dan kaynaklanan kontamine toz da bulaflmaya neden olabilir. Q Hummas (Query Fever) veya koksiellozis, ayn zamanda önemli bir zoonozdur. nsanlar infeksiyona, baflta evcil ruminantlar olmak üzere, di er evcil ve yabani hayvanlardan hava kaynakl bulaflma ile yakalan r. C. burnetii ile 3. Düzey biyogüvenlik ünitelerinde çal fl lmal d r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Yavru atma ya da ölü do umlar n söz konusu oldu u olgularda laboratuvar tan s için plasenta, vaginal ak nt lar ve aborte fötusa ait dokular örneklenebilir. Bakteriyel saç lman n araflt r ld durumlarda ise vaginal örnekler, süt, kolostrum ve d flk tercih edilir.
162 154 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Bakteriyolojik Tan : Doku örneklerinden haz rlanan preparatlar veya vaginal mukus sürme preparatlar, Stamp, Modifiye Ziehl Neelsen, Gimenez, Giemsa ve Modifiye Koster metoduyla boyan p fl k mikroskobunda incelenebilir. C. burnetii kullan lan boyaya göre mavi ya da yeflil arka zeminde çok say da ince pembe renkli kokobasiller fleklinde görülür. Bazen küçük boylar nedeniyle fark edilmeleri güç olsa da, özellikle de mavi veya yeflil arka zeminde konak hücreleri içerisinde pembe k rm z kümeler halinde fazla say daki inklüzyonlar saptanabilmektedir. C. burnetii yukar daki örneklerden haz rlanan inokulumlar n konvansiyonel hücre kültürlerine, embriyolu tavuk yumurtas n n sar kesesine ekilmesi ya da deney hayvanlar na inokule edilmesiyle izole edilebilmektedir. Özellikle farkl mikroorganizmalarla kontamine olabilecek doku örnekleri, d flk, süt ve çevresel örnekler gibi materyallerden izolasyon amaçland nda kobay, laboratuvar faresi ve hamster gibi deney hayvanlar na inokulasyon tercih edilir. Embriyolu tavuk yumurtas na ekim amac yla, doku örne i antibiyotik ( µg/ml streptomisin ve µg/ml penisilin veya gentamisin) içeren PBS (fosfat tampon solüsyonu) içerisinde çözülür ve üst s v 6-7 günlük embriyolar n sar kesesine inokule edilir. nokulasyondan gün sonra toplanan sar kesesi membran ndan haz rlanan preparatlar boyanarak C. burnetii varl yönünden araflt r l r. Bakteri varl n n do rulanmas için direkt immunofloresan testinden faydalan l r. Serolojik Tan : Hastal n serolojik tan s amac yla, indirekt immunofloroesan testi, ELISA ve komplement fikzasyon testi kullan lmaktad r. Bu testler infeksiyonun aflamas veya formu ne olursa olsun anti-c. burnetii faz II antikorlar n n saptanmas n sa lamaktad r. Bu testlerde spesifik IgG antikorlar n n saptanmas yak n zamanl bir C. burnetii infeksiyonuna veya geçmiflte bakteriye maruz kal nd na iflaret eder. Daha yüksek sensitiviteleri ve pratik olmalar nedeniyle ELISA testleri serolojik tan da daha çok tercih edilmektedir. Moleküler Tan : Özellikle, ruminantlara yönelik PCR teknikleri uygun altyap - ya sahip laboratuvarlar için önerilmektedir. PCR, özellikle çok say da ve farkl tipteki örneklerin incelenmesinde faydal ve güvenilir bir test olarak öne ç kmaktad r. Bakterinin izolasyonuna gerek olmadan tiplendirmeye olanak sa layan moleküler teknikler de gelifltirilmifltir. R KETS YA Genel Özellikleri Riketsiyalar Gram negatif, küçük ( x µm) pleomorfik ve kokobasil flekilli, hareketsiz, kapsülsüz, sporsuz, zorunlu hücreiçi bakterilerdir. Riketsiyalar sadece hücre içinde ikiye bölünerek ço al rlar ve fl k mikroskobunda gözlenebilirler. Riketsiyalar n ço u embriyolu tavuk yumurtas nda ve hücre kültürlerinde, baz türleri yapay besiyerlerinde aerobik koflullarda üretilmektedir. Konak hücrelerine ve vektörlere gereksinimleri, temel boyalarla zay f boyanmalar, riketsiyalar di er bakteriler ve klamidyalardan ay rmaktad r. Riketsiyalar n ço u metabolik fonksiyonlar na sahip olmakla birlikte hayvan hücrelerinden ekzojenöz kofaktörlere gereksinim göstermektedirler. Bu cins içerisinde hayvanlarda hastal k oluflturan tek tür Rickettsia ricketsii olup köpeklerde Kayal k Da lar Hummas ndan sorumludur. Bakteriler kapillar damarlar n endotelyal hücrelerinde ço alarak vaskulite neden olurlar.
163 DÜfiÜNEL M 9. Ünite - Zorunlu Hücreiçi Bakteriler SORU DÜfiÜNEL M 155 SORU Genel olarak erliflya, anaplazma, neoriketsiya gibi cinsler riketsiya grubu D KKAT içinde de erlendirildiklerinden farkl kaynaklarda bunlar riketsiyal etkenler olarak tan mlanabilmektedir. D KKAT Riketsiya Hastal k Konak Vektör Tablo 9.2 Riketsiyalar n Rickettsia rickettsii Kayal k Da lar Hummas nsan ve köpekler Keneler hayvanlarda AMAÇLARIMIZ Keneler/Is ran Anaplasma marginale Anaplasmozis Ruminantlar AMAÇLARIMIZ neden oldu u hastal klar. Dipteralar Anaplasma ovis Anaplasmozis Koyun ve keçiler Keneler K T A P K T A P Anaplasma platys Kanine Siklik Trombositopeni Köpekler Keneler Ehrlichia ruminantium Heartwater, cowdriozis Ruminantlar Keneler Erlichia canis Kanine Monositik Erlifliyozis Köpekler Keneler TELEV ZYON TELEV ZYON Kanine Granulositik Erlichia ewingii Köpekler Y lan/trematod Erlifliyozis Erlichia phagocytophila Kene Hummas Ruminantlar Keneler Köpek ve NTERNET NTERNET Neorickettsia helminthoeca Salmon Zehirlenmesi Trematod karnivorlar Neorickettsia risticii Potomac At Hummas Atlar Keneler Epidemiyoloji R. ricketsii nin rezarvuarlar yabani kemirgenler ve tavflanlar, vektörleri ise artropodlard r. Riketsiyalar artropodlar n ba rsak parazitleri olup, artropodlar n öncelikle ba rsak epitel hücrelerinde ço al rlar. Daha sonra a z salg bezleri ve üreme organlar nda ikinci ço alma gerçekleflir. Artropod son konak üzerinde beslenirken riketsiyalar bulaflt r r. R. ricketsii transovarial ve transstadial bulaflma yoluyla kene popülasyonlar nda sürekli bulunur. nsan ve hayvanlarda infeksiyonlar n ço u kene s r klar sonucu meydana gelir. Ayr ca kene d flk ve salg lar yla ç - kart lan bakteri deri ve konjunktivadan vücuda girebilir. Köpekler infekte keneleri tafl y p insanla temas etmelerini sa larlar. Riketsiyalarda konak spesifitesi ve belirli hücre tiplerine ilgi bulunmaktad r. Transovarial: Transovarial bulaflma belirli artropod vektörlerde yetiflkin artropodtan yavru artropoda hastal k oluflturan bakterilerin aktar lmas d r. Transstadial: Transstadial bulaflma, bir mikroorganizman n bir artropod vektörün farkl geliflim aflamalar aras nda bulaflt r lmas d r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Sürme preparatlar için antikoagulanl kan, izolasyon için etkilenen doku örnekleri, serolojik tan için kan serumu al nmal d r. Bakteriyolojik Tan : Direkt bak da, deri biyopsi kesitleri, kan ve dokulardan haz rlanan preparatlar Giemsa, Castenada, Gimenez ve Macchiavello boyalar yla boyanarak riketsiya yönünden incelenir. Giemsa tekni iyle boyanan kan ve doku preparatlar nda riketsiyalar, morumsu mavi renkte, küçük tek tek, bazen gruplar halinde görülürler. Ayr ca, preparatlar floresanla iflaretli antikorlarla da riketsiya varl yönünden araflt r l r. Riketsiyalar n kültür ortamlar nda izolasyonu en kesin teflhis metodudur, ancak bu tekni in sadece P3 biyogüvenlik düzeyindeki laboratuvarlarda gerçeklefltirilmesi gerekmektedir. Riketsiyalar embriyolu tavuk yumurtalar n n sar keselerinde ya da belirli doku kültürü hücre hatlar nda (Vero, L929, HEL, XTC-2, veya MRC5 hücreleri) ve deney hayvanlar nda üretilebilmektedir. Serolojik Tan : Hastal n serolojik tan s amac yla, indirekt floresan antikor testi, mikro immunofloresan testi, ELISA ve lateks aglutinasyon testi kullan lmaktad r. Endemik bölgelerde 2 hafta arayla çift serum örne i al nmas gerekmektedir.
164 156 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Antikor titrelerindeki 4 katl art fl infeksiyonun tan s aç s ndan önemli kabul edilmektedir. Moleküler Tan : Hastal n akut faz nda kanda sirkule olan bakteri say s çok az olmaktad r, bu nedenle bu aflamada, henüz serolojik yan t flekillenmeden kanda riketsiyalar n tan s nda PCR teknikleri avantaj sa lamaktad r. Ayr ca, bakteriye maruz kalma ile aktif infeksiyonun ayr m na yard mc olmaktad r. ERL fiya Genel Özellikleri DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Erliflyalar Gram negatif, küçük kokoid flekilli, hareketsiz, sporsuz ve kapsülsüz zorunlu hücreiçi mikroorganizmalard r. ki farkl morfolojik formu bulunmaktad r; SORU SORU retiküler form ve yo un çekirdek formu. Her iki form da ikiye bölünmek suretiyle ço al r. Dolafl mdaki monositlerde sitoplazma içinde morula ad verilen kümeler halinde D KKAT görülürler. Erliflyalar türe göre, eritrosit vakuollerinde, mononükle- D KKAT er fagositlerde ve granülositlerde ço al rlar. Erliflyalar beyaz kan hücrelerinin riketsiyal parazitleridir ve bu hücrelerin sitoplazmik vezikülleri içinde ço al rlar. Ço al- d ktan sonra hücreleri parçalarlar ve di er hücreler için infeksiyöz bakteriler aç a ç kar. Erliflyalar genellikle riketsiya olarak da kabul edilmekle birlikte baz özellikleri riketsiyalardan AMAÇLARIMIZ farkl l k göstermektedir. AMAÇLARIMIZ Erliflya cinsi içerisinde toplam 5 tan nm fl tür bulunmaktad r. Bunlar, Ehrlichia canis, E. chaffeensis, E. ewingii, E. muris ve E. ruminantium dur. Bunlardan E. K T A P K T A P chaffeensis ve E. ewingii insanlarda hastal a neden olan bakteriler iken, hayvanlarda hastal k yapan önemli türler E. canis, E. ewingii, ve E. ruminatum dur. E. canis köpeklerde canine monocytic ehrlichiosis (CME), E. ewingii canine granulocytic ehrlichiosis e, TELEV ZYON TELEV ZYON E. ruminantium ise ruminantlarda heartwater hastal na neden olmaktad r. NTERNET Erliflya ve Anaplazma NTERNET resimlerine adresinden ulaflabilirsiniz. Epidemiyoloji E. canis infeksiyonlar n n duyarl konaklar köpek, kurt, tilki ve çakal gibi hayvanlard r. Özellikle köpek yavrular ve Alman kurtlar hastal a çok duyarl d r. Erlifliyozis, Babesia ve Haemobartonella ile birlikte görülen miks infeksiyonlarda daha kompleks bir seyir izler. nfeksiyonu bulaflt ran vektör kahverengi köpek kenesi (Rhipicephalus sanguineus) dir. Kene a z salg s infeksiyonun ana kayna d r ve keneler bakteriyi 5 ay boyunca tafl yabilmektedir. Keneler, tüm yaflam dönemlerinde infeksiyonu bulaflt rabilir. Bakteri, keneler aras nda transovariyal yolla bulaflt - r lmaz. E. ruminantium taraf ndan oluflturulan heartwater (cowdriasis) hastal daha çok Afrika daki s r, koyun, keçi ve yabani ruminantlarda görülmektedir. Hastal k Amblyomma cinsi kenelerle bulaflt r lmakta, keneler aras nda bulaflma transstadial bulaflma yoluyla olmaktad r. DÜfiÜNEL M SORU 2 Zorunlu hücreiçi bakterilerin canl lara bulaflma yollar n anlat n z? Laboratuvar Tan s ncelenen DÜfiÜNEL M Materyaller: Sürme preparatlar için antikoagulanl kan, izolasyon için etkilenen doku örnekleri, serolojik tan için kan serumu al n r. SORU D KKAT D KKAT
165 9. Ünite - Zorunlu Hücreiçi Bakteriler Bakteriyolojik Tan : Direkt bak için Giemsa ile boyanan beyaz kan hücrelerinde morula ad verilen intrasitoplazmik inklüzyon cisimcikleri aran r. Ancak düflük say daki bakterilerin görünmesi her zaman mümkün olmad ndan bu metodun sensitivitesi düflüktür. E. ruminantium için beyinin hipokampus ve serebral korteksinden haz rlanan preparatlar Giemsa boyama ile incelenir. E. canis izolasyonunda hücre kültürü kullan lmaktad r. Genel olarak tercih edilen köpek makrofaj hücre hatlar nda bakterinin üremesi 1-8 hafta sürer. E. ruminantium ruminant endotelyal hücre kültüründe üretilebilir. Bu amaçla, farkl pulmoner arter, aort ya da göbek kordonundan sa lanan endotelyal hücreler kullan lmaktad r. Serolojik Tan : E. canis infeksiyonlar n n serolojik tan s nda, indirekt fluoresan antikor tekni i kullan labilir. Bu test CME nin teflhisinde alt n standart olarak kabul edilir. Antikor titresinin 1:10 veya daha yüksek olmas infeksiyona iflaret etmektedir. Erliflya infeksiyonlar nda antikor yan t 28 gün kadar gecikebilmektedir ve infeksiyonun erken dönem tan s nda serolojik testler güvenilir olmayabilir. Bu nedenle, aral kl çift serum örneklerindeki titre art fl dikkate al nmaktad r. E. canis ile E. chaffeensis ve E. ewingii aras nda antijenik çapraz reaksiyon vard r. E. canis in E. ewingii den serolojik ayr m için immunofloresans testinden faydalan l r. Moleküler Tan : nfekte insan ve hayvanlarda spesifik erliflya türlerinin tan s ve identifikasyonunda PCR tabanl testler kullan lmaktad r. PCR için uygun olan örnekler, kan, doku aspiratlar, lenf nodülleri, dalak, karaci er ve kemik ili i gibi retiküloendotelyal organlardan al nan biyopsi örnekleridir. 157 nklüzyon: Sitoplazma veya çekirdek içerisinde bulunan boyanabilen madde (proteinler, pigment granülleri, salg sal ürünler, depolanm fl besin maddeleri, vb.) kümeleri. Alt n standart: Alt n standart, duyarl l ve özgüllü ü yüksek olan, herhangi bir hastal k flüphesiyle muayene edilen hastalarda tan da son karar n verilmesini sa layan referans testtir. Zorunlu hücreiçi bakterilerin laboratuvar tan s nda hangi yöntemler SIRA kullan l r? S ZDE ANAPLAZMA Genel Özellikleri DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Anaplazmalar, Gram negatif, hareketsiz, kapsülsüz, sporsuz, SORUµm boyutunda küçük, kokoid ve yüzük fleklinde zorunlu hücreiçi bakterilerdir. Anaplazmalar SORU evrimsel geçmifli ve yaflamsal özellikleri aç s ndan erliflya türlerine çok benzer. D KKAT D KKAT Anaplazma türleri olgun veya olgunlaflmam fl kan hücrelerinin membrana ba l vakuollerinde ço al rlar. Bu nedenle kan kaynakl patojenler olup bir konaktan di- erine keneler arac l yla bulafl rlar. Anaplasma marginale eritrositler içinde, A. platys trombositler içinde, A. phagocytophilum granülositler içinde ürer. Hayvanlarda hastal a neden olan anaplazmalar Anaplasma marginale, A. centrale, A. AMAÇLARIMIZ platys, A. ovis ve A. bovis, insan hastal k ajan A. phagocytophilum dur. AMAÇLARIMIZ 3 Epidemiyoloji K T A P Anaplasmozis 16 farkl kene türü ve dipteralar ile bulaflt r l r. Hastal k daha çok tropikal ve subtropikal ülkelerde görülür. Hastal n duyarl konaklar aras nda s - r, manda, geyik, antilop ve di er ruminantlar bulunmaktad r. Alt ayl ktan küçük TELEV ZYON buza lar klinik hastal a görece dirençlidirler, erken infekte olur ve tafl y c konumuna gelirler. Plasenta arac l yla intrauterin bulaflma flekillenir. Endemik bölgelerde s rlar n ço u klinik belirti göstermeden bakteriyi tafl rlar. Bakteriye maruz kalmam fl duyarl eriflkin hayvanlar endemik bölgelere nakledildi inde NTERNET bunlar n hepsi hastal a yakalan rlar. K T A P TELEV ZYON NTERNET
166 158 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Sürme preparatlar için antikoagulanl kan, izolasyon için etkilenen doku örnekleri, serolojik tan için kan serumu al n r. Bakteriyolojik Tan : Direkt bak da, kandan haz rlanan sürme preparatlar n Giemsa yöntemiyle incelenmesi sonucunda eritrositlerde çok say da yo un boyanan inklüzyonlar görülür. K rm z ms menekfle rengi inküluzyonlar A. marginale de eritrositlerin uç k s mlar nda görülmektedir. Eritrositlerin %50 sinde bakterilere pleomorfik flekillerde rastlanmaktad r. A. centrale nin inklüzyonlar daha çok eritrositlerin merkezinde yer almaktad r. Bakterilere ayr ca fagositlerde veya plazmada serbest halde rastlan r. Eritrosit parçalanmas n n yo un oldu u uzun süreli fliddetli infeksiyonlarda çok az say da bakteri görüntülenebilir. Bakterilerin bak - s nda immunofloresan boyama da kullan lmaktad r. Serolojik Tan : Anaplasmozisin serolojik tan s nda infekte hayvanlar n saptanmas nda immunofloresans tekni i, ELISA, kard aglünitasyon, kapiller aglütinasyon, komplement fiksasyon ve lateks aglutinasyon testlerinden faydalan l r. Serolojik tan özellikle de klinik belirti göstermeyen veya tafl y c hayvanlar n belirlenmesinde önemlidir. Moleküler Tan : Anaplazma türlerinin tan s nda kullan lmak üzere PCR tabanl teknikler (PCR, real-time PCR, PCR-RFLP, vb.) gelifltirilmifltir. NEOR KETS YA Canidae: Köpek, kurt, tilki, çakal içeren etçil (karnivor) tak m na ait köpekgiller ailesi. Genel Özellikleri Neoriketsiyalar, Gram negatif, hareketsiz, kapsülsüz, sporsuz, pleomorfik kok fleklinde zorunlu hücreiçi bakterilerdir. Neorickettsia cinsinde 3 tür tan mlanm flt r. Bunlar, N. risticii, N. sennetsu ve N. helminthoeca d r. Neoriketsiyalar hem trematod ve hem de memelileri infekte etmeleri aç s ndan bakteriler aras nda eflsizdirler. Memelilerde bu bakteriler kandaki monositler ve doku makrofajlar n n sitoplazmik vakuolleri içerisinde bulunur ve sistemik hastal klara yol açabilirler. N. helminthoeca s kl kla morula oluflturacak flekilde makrofaj sitoplazmas nda ço al r. Hücrelerde Giemsa boyama ile gösterilebilir ve hücre kültürlerinde üretilebilirler. N. helminthoeca evcil ve yabani canidae larda atefl, lenf nodüllerinin fliflmesi ve hemorajik enteritle karakterize akut ve yüksek oranda ölümcül bir hastal k olan salmon zehirlenmesi hastal na neden olur. N. risticii atlarda akut ishalle karakterize Potomac at hummas hastal na neden olur. Epidemiyoloji Hastal k salmon bal klar n göç etti i nehirlere yak n bölgelerde oluflur. Hastal a her yafl ve rk köpekler duyarl d r. Bakteri Nanophyetus salmincola adl bir trematodun salyangoz, bal k ve köpekte geçirdi i döngü s ras nda konaklar na bulafl r. Köpekler trematod bar nd ran tatl su bal klar n çi yemek süretiyle neoriketsiya ile infekte olurlar. N. helminthoeca makrofajlar içerisinde ço alarak, gastrointestinal kanal, lenf nodülleri ve dalakta granülomatöz yang sal yan t oluflumuna neden olur.
167 DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Laboratuvar Tan s 9. Ünite - Zorunlu Hücreiçi Bakteriler 159 SORU SORU ncelenen Materyaller: Kandan sürme preparatlar için antikoagulanl D KKAT kan ve etkilenen dokulardan (sindirim kanal lenf nodülleri, tonsiller, timus veya dalak) ör- D KKAT nekleme yap l r. Serolojik testler için serum örnekleri al n r. Bakteriyolojik Tan : Hastal kta kesin tan, sindirim kanal SIRA lenf S ZDE nodülleri, tonsiller, timus veya dalaktan haz rlanan preparatlarda neoriketsiyalar n gösterilmesi- ne dayanmaktad r. Giemsa ile boyanm fl lenf nodülü aspiratlar AMAÇLARIMIZ içerisindeki makrofajlarda bakteri ve morumsu renkte morula gösterilebilir. N. risticii de kan sürme DÜfiÜNEL M AMAÇLARIMIZ DÜfiÜNEL M preparatlar n n Giemsa boyamas sonucunda monositlerde mor renkte boyanan K bakteriler, erliflya türlerinde görülenlere benzer inklüzyonlar saptan r. SORU T A P K T A P SORU Serolojik Tan : Serumda N. risticii ye karfl flekillenen antikorlar n belirlenmesi için ELISA ve indirekt floresan antikor testi gerçeklefltirilir. Moleküler Tan : Trematodlarda ve salmon bal klar nda neoriketsiya TELEV ZYON D KKAT DNA lar - TELEV ZYON D KKAT n n saptanmas na yönelik moleküler teknikler gelifltirilmifltir. Zorunlu hücreiçi bakteriler ve neden olduklar hastal klara iliflkin NTERNET de iflik bilgilere NTERNET adresinden ulaflabilirsiniz. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Zorunlu hücreiçi bakterilerin önemli özellikleri, yapt klar infeksiyonlar, K T Abulaflma P flekilleri, laboratuvar tan lar n daha detayl araflt rmak ve anlamak için Veteriner Mikrobiyoloji (Bakteriyel Hastal klar) adl kitaba bakabilirsiniz. (Ayd n, N., zgür, M., Diker, K.S., Yard mc, H., Esendal, Ö., Parac ko lu, J., Akan, M., Ankara: lke-emek TELEV ZYON Yay nlar, 2006). K T A P TELEV ZYON NTERNET NTERNET
168 160 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 A MAÇ 2 nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan zorunlu hücreiçi bakterileri tan mlamak. Zorunlu hücreiçi bakteriler sadece duyarl olan konak hücre içerisinde ço alabilen bakterilerdir. Bu bakteriler ayr ca laboratuvarda hücre kültürlerinde, doku ve organ kültürlerinde, embriyolu tavuk yumurtalar nda ve deney hayvanlar nda ço alt labilirler. Bunlar, ço alabilmek için amino asitler ve ATP gibi hücre içerisindeki kaynaklara gereksinim gösterirler. nsan ve hayvanlarda önemli infeksiyonlara neden olan zorunlu hücreiçi bakteriler klamidya ve klamidyofila türleri, Coxiella burnetii, Rickettsia rickettsii, erliflya türleri, anaplazma türleri ve neoriketsiya türleridir. Zorunlu hücreiçi bakterilerin insan ve hayvanlara nas l bulaflt klar n aç klamak. Zorunlu hücreiçi bakteriler insan ve hayvanlara çok farkl flekillerde ve yollarla bulafl rlar. Klamidyalar ve Coxiella burnetii de bakterinin hücred fl infeksiyöz formlar ile kontamine materyallerin solunmas, a z yoluyla veya konjunktiva yoluyla al nmas bulaflmaya neden olur. Riketsiyal bakterilerden riketsiyalar, erliflya, anaplazmalarda bulaflmada artropod vektörlerden keneler önemli rol oynar. Neoriketsiyalarda ise trematodlar bulaflmada etkilidirler. A MAÇ 3 Zorunlu hücreiçi bakterilerin laboratuvar tan - s na yönelik bilgi kazanmak. Zorunlu hücreiçi bakterilerin tropizm gösterdikleri doku ve organlardan ve klinik örneklerden haz rlanan preparatlar Giemsa, Gimenez, Stamp, modifiye Ziehl Neelsen gibi boyama yöntemleriyle boyanarak bakterilerin veya bakterilere spesifik hücreiçi formlar n varl yönünden incelenir. Bu bakteriler sadece canl hücrelerde ço alabildiklerinden laboratuvar izolasyonlar hücre kültürlerinde, doku ve organ kültürlerinde, embriyolu tavuk yumurtalar nda ve deney hayvanlar nda gerçeklefltirilir. Bakterilerin identifikasyonlar oluflturduklar spesifik sitopatik efektler incelenerek, hücreiçinde bakteriler boyama yöntemleriyle ve immunofloresans tekni i ile saptanarak ya da PCR gibi moleküler tekniklerle bakterilere ait spesifik genetik materyalin saptanmas yla sa lan r. Bakterilere karfl flekillenen antikorlar n saptanmas nda ise komplement fikzasyon, ELISA ve aglutinasyona dayal tekniklerden faydalan l r.
169 9. Ünite - Zorunlu Hücreiçi Bakteriler 161 Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi klamidyalar n metabolik olarak inaktif, infeksiyöz, hücred fl formudur? a. Küçük hücre varyant b. Retiküler cisimcik c. Büyük hücre varyant d. Morula e. Elementer cisimcik 2. Koyunlarda enzootik abortuslara neden olan klamidya türü afla dakilerden hangisidir? a. Chlamydophila psittaci b. Chlamydophila pecorum c. Chlamydophila abortus d. Chlamydophila pneumoniae e. Chlamydia muridarum 3. Coxiella burnetii nin temel immunojenik determinant olan ve tekrarlanan in-ovo ve in-vitro pasajlar sonucunda elde edilen attenue antijenine ne ad verilir? a. Faz I antijeni b. Faz II antijeni c. Lipid A d. Endotoksin e. d fl membran proteini (MOMP) 4. Geliflimsel aflamalar n salyangoz ve bal kta geçiren ve Neorickettsia helminthoeca ile infekte trematodu içeren çi bal klar tüketen köpeklerde görülen hastal k afla dakilerden hangisidir? a. Salmon zehirlenmesi b. Heartwater (cowdriasis) c. Q fever d. Canine monocytic erhlichiosis e. Canine granulocytic erhlichiosis 5. Afla dakilerden hangisi fagositlerde morula ad verilen intrasitoplazmik kümeler oluflturur? a. Rickettsia rickettsii b. Chlamydophila psittaci c. Coxiella burnetii d. Ehrlichia canis e. Chlamydophila abortus 6. Ehrlichia canis infeksiyonlar n n serolojik tan s nda alt n standart olarak kullan lan test afla dakilerden hangisidir? a. Komplement Fikzasyon b. ELISA c. Lateks Aglutinasyon d. ndirekt Floresan Antikor Tekni i e. Kapiller Aglutinasyon 7. Afla dakilerden hangisi insanlarda hastal a neden olmaz? a. Rickettsia rickettsii b. Coxiella burnetii c. Chlamydophila psittaci d. Chlamydophila abortus e. Anaplasma marginale 8. Afla daki bakterilerden hangisi hem trematodlarda hem de memelilerde bulunmas aç s ndan benzersizdir? a. Klamidya b. Neoriketsiya c. Koksiella d. Anaplazma e. Erliflya 9. Afla daki bakteri türlerinden hangisi eritrositler içerisinde ürer? a. Anaplasma marginale b. Coxiella burnetii c. Chlamydophila psittaci d. Neorickettsia helminthoeca e. Ehrlichia canis 10. Afla dakilerden hangisinde hastal k, insanlara infekte kufllara ait kurumufl salg, d flk ve toz partiküllerinin solunmas yoluyla bulafl r? a. Rickettsia rickettsii b. Ehrlichia canis c. Chlamydophila psittaci d. Chlamydophila abortus e. Anaplasma phagocytophilum
170 162 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. e Yan t n z yanl fl ise, Klamidya konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. c Yan t n z yanl fl ise, Klamidya konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yan t n z yanl fl ise, Koksiella konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. a Yan t n z yanl fl ise, Neoriketsiya konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. d Yan t n z yanl fl ise, Erliflya konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. d Yan t n z yanl fl ise, Erliflya konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. e Yan t n z yanl fl ise, tüm üniteyi yeniden gözden geçiriniz. 8. b Yan t n z yanl fl ise, Neoriketsiya konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z yanl fl ise, Anaplazma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. c Yan t n z yanl fl ise, Klamidya konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Zorunlu (obligat) hücreiçi bakteriler, konak hücreleri d fl nda ço alamayan, bu nedenle de bu mikroorganizman n ço almas n n tamam yle hücreiçi kaynaklara ba l oldu u mikroorganizmalard r (parazitik mikroorganizmalar). Zorunlu hücreiçi bakteriler, Chlamydia ve Chlamydophila türleri, Coxiella burnetii, Rickettsia rickettsii, Erhlichia türleri, Anaplasma türleri ve Neorickettsia türleridir. S ra Sizde 2 Zorunlu hücreiçi bakteriler canl lara çeflitli yollarla bulaflt r labilir. Bunlar, solunum yolu (damlac k infeksiyonu, C. burnetii), sindirim yolu (fekal-oral yol, klamdiya infeksiyonlar ), seksüel yol (klamidyalar), iatrojenik yol (medikal uygulamalarla, C. burnetii ye iliflkin laboratuvar uygulamalar s ras nda vb.) ve vektör kaynakl bulaflma (riketsiyal bakteriler, Erliflya, Anaplazma gibi bakterilerin kenelerle bulaflt r lmas vb.) olarak örneklenebilir. S ra Sizde 3 Zorunlu hücreiçi bakterilerin laboratuvar tan s nda etkilenen doku ve organlar ve di er klinik materyallerden haz rlanan preparatlar n çeflitli boyama (Giemsa, Gimenez, Stamp, modifiye Ziehl Neelsen, vb.) yöntemleriyle incelenmesine dayanan direkt bak yöntemleri, incelenen ayn materyallerden haz rlanan inokulumlar n hücre kültürleri, embriyolu tavuk yumurtalar ve deney hayvanlar na inokulasyonuna dayanan izolasyon yöntemleri, bakterilere karfl flekillenen antikorlar n saptanmas na dayanan serolojik tan yöntemleri (komplement fikzasyon, ELISA, lateks aglutinasyon, immunofluoresans, kard aglutinasyon, vb.) d fl nda bakterilere ait genetik materyalin (DNA) spesifik olarak saptanmas na dayanan PCR tabanl testler gibi teknikler kullan lmaktad r. Yararlan lan Kaynaklar Angelakis, E., Raoult, D. (2010). Q fever. Veterinary Microbiology, (140), Arda, M. (2006). Temel mikrobiyoloji. Ankara: Medisan Yay nlar. Ayd n, N. & Parac ko lu, J. (2006). Veteriner mikrobiyoloji (bakteriyel hastal klar). Ankara: lke-emek Yay nc l k. Cantas, H., Muwonge, A., Sareyyupoglu, B., Yardimci, H., Skjerve, E. (2011). Q fever abortions in ruminants and associated on-farm risk factors in northern Cyprus. BMC Veterinary Research, (7), 13. Carter, G.R., Wise, D.J. (2004). Essentials of veterinary bacteriology and mycology. (6th ed.). Iowa: Iowa State Press. Quinn, P.J., Markey, B.K., Carter, M.E., Donnelly, W.J., Leonard, F.C. (2004). Veterinary microbiology and microbial disease. Oxford: Blackwell Science Ltd. Sareyyupoglu, B., Cantekin, Z., Bas, B. (2007). Chlamydophila psittaci DNA detection in the faeces of cage birds. Zoonoses and Public Health, (54),
171
172 VETER NER M KROB YOLOJ VE EP DEM YOLOJ 10 Amaçlar m z Bu üniteyi tamamlad ktan sonra; Dermatofitlerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilecek Sistemik mantarlar n özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilecek Patojenik mayalar n özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klayabilecek bilgi ve beceriler kazanabileceksiniz Anahtar Kavramlar Dermatofit Mikrosporum Trikofiton Aspergillus Blastomices Histoplasma Koksidioides Kandida Kriptokokkus Malassezia Dimorfik Makrokonidia/Mikrokonidia Artrospor Klamidospor Blastospor Hifa/Psödohifa Konidia Germ tüpü çindekiler Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Mantarlar ve Mayalar DERMATOF TLER S STEM K MANTARLAR PATOJEN K MAYALAR
173 Mantarlar ve Mayalar DERMATOF TLER Hayvanlar n ve insanlar n deri, saç, k l, tüy ve t rnaklar n n keratinize k s mlar nda hastal a neden olan küf mantarlar na dermatofitler, oluflturduklar hastal klara dermatofitoz denir. Dermatofitoz Mikrosporum, Trikofiton ve Epidermofiton cinslerindeki mantarlar taraf ndan oluflturulmaktad r. Mikrosporum ve Trikofiton insan ve hayvan patojenleri, Epidermofiton ise insan patojenidir. Mikrosporum Genel Özellikleri Mikrosporum genusunda 15 tür bulunmaktad r. Microsporum canis, Microsporum gypseum, Microsporum nanum hayvanlardaki en önemli patojenik türleridir. Mikrosporum türleri Sabouraud dekstroz agar (SDA) veya kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli SDA veya maya ekstrakt + kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli Emmons SDA da aerobik koflullarda, oda s s nda (25 C) 10 günde ürer. Besiyerlerinde türe özgü koloniler olufltururlar. Ancak kolonilerin özellikleri çeflitli faktörlere (sufl farkl l, besiyeri özelli i, inkubasyon süresi, pasaj vs.) ba l olarak de ifliklik gösterebilmektedir. M. canis yuvarlak flekilli, ortas beyaz, kenarlar sar -deve tüyü renkli ve mm çap nda koloniler oluflturur. Kolonilerin arka yüzü sar ms -turuncu sonra kahverengi renktedir. Baz sufllar nadir olarak alt tarafta pigment oluflturmazlar M. gypseum yuvarlak flekilli yass, bazen granüllü, kenarlar girintili ç k nt l, ortas krem, deve tüyü, daha sonra tarç n renginde ve mm çap nda koloniler oluflturur. Kolonin arka yüzü solgun sar -taba (baz sufllarda k rm z ms ) renktedir. M. nanum yuvarlak, kenarlar tüylü, üzeri ince granüllü, kadife gibi, yass veya ince çizgili bir görünümde önceleri beyaz, sonralar krem-taba renkte ve mm çap nda koloniler oluflturur. Kolonilerin arka yüzü k rm z ms kahverengi renktedir. Kolonilerinden haz rlanan preparatlar mikroskopta incelendi inde; M. canis e ait preparatlarda septumlu hifalarda çok say da i biçiminde, uçlar dü meli,uzun kenarlar kal n ve dikensi ç k nt larla örtülü, 5-15 hücreli 6-20 x µm boyutlar nda makrokonidiumlar ile oval veya armut biçiminde ve sapl küçük 2-3 x µm boyutlar nda mikrokonidiumlar görülür.ayr ca raket hifa, nodüler cisimcik,spiral veya pektinate hifa ve klamidosporlara da rastlan r. M. gypseum a ait preparatlarda septumlu ve branfll hifalarda çok say da kay k fleklinde veya elipsoid, kenar- Sufl: Belirli bir kaynaktan üretilerek elde edilen ve bütün özellikleri belirlenmifl olan saf mikroorganizma toplulu u
174 166 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 10.1 a) M.canis makrokonidiumu, b) M.nanum makrokonidiumu. lar pürüzlü, ince duvarl 4-6 hücreli ve 6-18 x µm boyutlar nda makrokonidiumlara ve nadir olarak oval veya yuvarlak, baz lar sapl ve x µm boyutlar nda mikrokonidumlara tesadüf edilir. Ayr ca nodüler cisimcikler, pektinate, spiral, raket hifalar ve klamidosporlar da görülebilr. M. nanum a ait preparatlarda septumlu hifalar üzerinde armut fleklinde, kenarlar ince, pürüzlü,2-3 hücreli ve 4-12 x µm boyutlar nda makrokonidiumlar ve oval veya yuvarlak, tek tek mikrokonidiumlar (1.5-2 x 4-5 µm) görülür (fiekil 10. 1) a b Ektotriks: Mantarlar n artrosporlar n n k llar n d fl nda bulunmas Lezyonlu materyallerden yap lan direkt mikroskopik incelemede septumlu ve branfll çeflitli flekillerde hifalar ve k llarda küçük, ektotriks olarak yerleflmifl artrosporlar (2-3 µm çap nda) görülebilir. Birbirine yap fl k veya çok s k olarak bulunan bu artrosporlar mozaik görünümü olufltururlar. Artosporlar n büyüklükleri türlere göre farkl l k gösterir. Mikrosporum türlerinde artrosporlar Trikofiton türlerine göre daha küçüktür. Mikrosporum türleri hayvanlarda ve insanlarda deri ve k llar n keratinize k s mlar nda yerleflerek dermatofitoza neden olurlar DÜfiÜNEL M SORU D KKAT 1 Artrospor nas l SIRA oluflur S ZDE ve bulaflmadaki rolü nedir? Epidemiyoloji Mikrosporum DÜfiÜNEL M türlerinin co rafik da l m türlere ba l olarak farkl l k gösterebilmektedir. M. canis, M. gypseum ve M. nanum dünyada yayg n olarak görülen türlerdir. M. canis SORU köpek, kedi, bazen at, nadiren tavflanlarda, M. gypseum köpek, at, bazen kedilerde, M. nanum domuzlarda dermatofitozise neden olmaktad r. Zoonotik özellik gösterirler. M. gypseum ve M. nanum nadir olarak insanlara bulafl r. D KKAT Genç, yafll, vitamin noksanl olan ve immun sistemi bask lanm fl hayvanlar infeksiyona daha duyarl d r. Hastal k daha ziyade k fl aylar nda, kalabal k ve hijyenik flartlar bozuk SIRA ve S ZDE rutubetli bar naklarda yayg nd r. nfeksiyonun bulaflmas ya infekte konakç yla temas ile direkt veya çevrede infekte keratinize materyalle temas ile indirekt tarzda olur. nsanlar hastal genellikle kedi veya köpeklerden al rlar. nfeksiyonun kayna ço unlukla kedilerdir. M. gypseum ve M. nanum geofilik dermatofitler oldu u için toprakta fazlaca bulunur ve esas rezervuar toprakt r. nsan ve hayvanlar infeksiyonu buradan al rlar. AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Geofilik: Do al yaflam ortam toprak olan K T A P K T A P TELEV ZYON TELEV ZYON NTERNET NTERNET
175 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 167 Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlu bölgenin kenarlar ndan al nan deri kaz nt lar ve k llar steril, kuru bir kaba (tüp,petri kutusu vs) konarak gönderilir. Mikolojik Tan : Materyaller, özellikle köpek ve kedilere ait olanlar, Wood lambas ile floresans yönünden incelenir. M. canis ve M. distortum ile infekte k llar parlak floresans verir. Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden % KOH veya % 20 KOH + %36 dimetil sulfoksid (DMSO) fleklindeki solusyonlar ve/veya laktofenol pamuk mavisi (LFPM) ile preparatlar haz rlan l r. Preparatlar Mikrosporum türlerinin mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Kültür için materyalden SDA veya kloramfenikol (0.05 g/litre) + siklohekzimid (0.4 g/litre) ilaveli SDA veya maya ekstrakt (%2-4) + kloramfenikol (0.05 g/litre) + siklohekzimid (0.4 g/litre) ilaveli Emmons SDA (ph 6.9) a ekim yap l r ve ekim yap lan besiyerleri 25 C de 10 gün inkube edilir. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM ile haz rlanan preparatlar Mikrosporum türlerinin koloni özellikleri ve mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Teflhisde ayr ca keratinolizis testi, selektif ve diferensiyel bir besiyeri olan dermatofit test medium (DTM) da üreme testi ve hayvan deneyleri (kobaylar ve tavflanlar için patojenik) yap labilir. Keratinolizis testi nas l yap l r ve de erlendirilir? Trikofiton DÜfiÜNEL M Genel Özellikleri Trikofiton genusunda 21 tür bulunmaktad r. Trichophyton verrucosum, SORU Trichophyton mentagrophytes, Trichophyton equinum, Trichophyton gallinae hayvanlardaki en önemli patojenik türleridir. Trikofiton türleri antibiyotiksiz veya antibiyotikli SDA D KKAT da üretilmektedir. Ancak baz türlerin üretilebilmesi için besiyerine ihtiyaç duyduklar özel üretme faktörlerinin ilavesi gereklidir. Örn; T.verrucosum, inositol ve tiamin, T. equinum nikotinik asit ilaveli (suplementli) besiyerlerinde üretilebilmektedir. Trichophyton agar 3, T. verrucosum için, Trichophyton agar 5, T. equinum için ihtiyaç duyulan maddeleri içeren besiyerleridir. Bir baflka alternatif SDA modifikasyonu olan ve Emmons Sabouraud dekstroz agar + maya ekstrakt + kloramfenikol + siklohekzimid fleklinde haz rlanan besiyeridir. Bu besiyeri ihtiyaç duyulan maddelerin hepsini içerir ve tüm dermatofitlerin üretilebilmesi için K uygundur. T A P Besiyerlerinde aerobik koflullarda, oda s s nda (25 C) 2-4 hafta da ürer. Baz türler (Örn; T. verrucosum) hem 25 C hemde 37 C de üreyebilmektedir. Besiyerlerinde türe özgü koloniler olufltururlar. Ancak kolonilerin özellikleri TELEV ZYON birtak m faktörlere (sufl farkl l, besiyeri özelli i, inkubasyon süresi, pasaj vs.) ba l olarak de ifliklik gösterebilmektedir. T. verrucosum yavafl geliflen ortas kabar k, çok k vr ml, kadifemsi, önceleri beyaz, sonralar gri veya sar renkte ve 5-15 mm çap nda koloniler oluflturur. Kolonilerin arka yüzü genellikle NTERNET deve tüyü renktedir. T. mentagrophytes yuvarlak, yass, granüllü ve bazen kadifemsi krem, deve tüyü, taba renkte ve mm çap nda koloniler oluflturur. Kolonilerin arka yüzü deve tüyü, taba, koyu kahve renktedir. T. equinum önce beyaz ve tüysü, sonra deve tüyü renkte ve mm çap nda koloniler oluflturur. Baz sufllar kadifemsi, ince granüllü veya yass koloniler olufltururlar. Kolonilerin arka yüzü sar, koyu k rm z, kahverengi renktedir. T. gallinae önceleri düz, yuvarlak, ve beyaz 2 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET
176 168 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 10.2 daha sonra gül pembesi, k rm z renkte ve mm çap nda koloniler oluflturur. Zamanla kolonilerin kenarlar düzensiz bir flekil al r ve kadife gibi tüylü bir görünüm kazan r. Kolonilerin arka yüzü gül pembesi, karmin ve koyu kan rengindedir. Kolonilerden bö ürtlen k rm z s renginde salg lanan pigmenti besiyerine geçer ve besiyerini boyar ve sonralar bu koyu k rm z bir renge dönüflür. Kolonilerinden haz rlanan preparatlar mikroskopta incelendi inde; T.verrucosum a ait preparatlarda mikrokonidiumlar görülmezler veya çok az say da bulunurlar. Bunlar yuvarlak, oval veya armut biçiminde ve hifa üzerinde tek tek bulunurlar. Makrokonidiumlara ise nadir olarak rastlanabilir. Bunlar, uzun, ince duvarl, lobut veya puro biçiminde olup ince bir sap ile hifaya ba lanm fl ve 4-7 hücreden oluflmufllard r. Boyutlar 4-8 x µm aras ndad r. Ayr ca karakteristik zincir fleklinde klamidosporlara ve sarmal, nodüler ve geyik boynuzu fleklinde hifalara rastlan r. T. mentagrophytes e ait preparatlarda hifalar boyunca gruplar halinde, üzüm salk m fleklinde yuvarlak, oval veya armut biçiminde mikrokonidiumlara rastlan r. Makrokonidiumlar sufllara ba l olarak çok veya az miktarda bulunur. Bunlar uzun, ince duvarl, puro fleklinde, 3-7 hücreden oluflmufllard r. Boyutlar 4-8 x µm aras ndad r. Ayr ca nodüler hifa, raket, pektinate hifa ve klamidiosporlar da görülebilir (fiekil 10. 2). T. equinum e ait preparatlarda branfll ve septumlu hifalar üzerinde sapl mikrokonidiumlar diziler halinde bulunurlar. Bunlar sufllara ve üreme koflullar n n durumuna göre az veya çok say da bulunabilirler. Mikrokonidiumlar oval ve armut biçimindedirler. Makrokonidiumlara nadir rastlan r. E er mevcutsa kenarlar düzgün, ince duvarl hafifçe lobut fleklinde septumlara bölünmüfl olarak 3-5 hücreden oluflmufllard r. Boyutlar 4-12 x µm aras ndad r. Ayr ca klamidosporlar ve raket biçiminde hifalara rastlanabilir. T. gallinae e ait preparatlarda ince uzun septumlu hifalara rastlan r. Baz sufllarda, hifalar üzerinde tek tek oval, veya armut biçiminde mikrokonidiumlara rastlan r. Makrokonidiumlar genellikle çok azd r. Uzun, kenarlar ince ve düz, puro fleklinde 2-10 hücreden oluflmufllard r. Boyutlar 6-10 x µm aras ndad r. Di er mantar elementlerine pek rastlanmaz. Lezyonlu materyallerden yap lan direkt mikroskopik incelemede septumlu ve branfll çeflitli flekillerde hifalar ve k llarda büyük ve ektotriks olarak yerleflmifl tesbih gibi veya kümeler halinde artrosporlar görülebilir. Trikofiton türleri deri, saç, k l veya t rna n keratinize k s mlar nda yerleflerek dermatofitoza neden olurlar. T.mentagrophytes in mikrokonidiumlar n n ve makrokonidiumun un görünümü.
177 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 169 Epidemiyoloji Trikofiton türlerinin co rafik da l m farkl l k gösterebilmektedir. T. verrucosum, T. equinum, T. mentagrophytes, T. gallinae dünyada yayg n olarak görülen türlerdir. T. verrucosum s rlarda, nadiren koyun, at, eflek, köpeklerde, T. equinum atlarda, nadiren köpeklerde, T. mentagrophytes köpek ve rodentlerde bazen kedi, at, s r, nadiren domuzlarda, T. gallinae tavuk ve hindilerde, nadiren yabani kufllar ve köpeklerde dermatofitoza neden olmaktad r.zoonotik özellik gösterirler. Hastal k daha ziyade k fl aylar nda kalabal k ve hijyenik flartlar bozuk ve rutubetli bar naklarda (ah r,kümes vs.) yayg nd r. nfeksiyonun bulaflmas ya direkt veya indirekt yollarla olur. Atlarda infeksiyonun bulaflmas nda mantarla bulafl k t mar tak mlar, koflum malzemesi,bar naklarda bulunan ve hayvanlar n kafl nmas na yard mc olan direkler önemli rol oynar. nsanlarda infeksiyon ya hasta insandan veya hayvanlardan bulaflmayla olur. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlu bölgenin kenarlar ndan al nan deri kaz nt lar ve k llar steril, kuru bir kaba (tüp,petri kutusu vs) konarak gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden % KOH veya % 20 KOH + %36 DMSO fleklindeki solusyon ve/veya LFPM solusyonu ile preparatlar haz rlan l r. Preparatlar Trikofiton türlerinin mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Kültür için SDA veya kloramfenikol (0.05 g/litre) + siklohekzimid (0.4 g/litre) ilaveli SDA veya maya ekstrakt (%2-4) + kloramfenikol (0.05 g/litre) + siklohekzimid (0.4 g/litre) ilaveli Emmons SDA (ph 6.9) a ekim yap l r ve ekim yap lan besiyerleri 25 C de 4 hafta ve T. verrucosum için ayr ca 37 C de 5 haftaya kadar inkube edilir. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM ile haz rlanan preparatlar Trikofiton türlerinin koloni özellikleri ve mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Teflhiste ayr ca Wood lambas ile inceleme (birçok tür floresans vermez), Trichophyton agarlarda özel üretme faktörlerini saptama testi (T.verrucosum, inositol ve tiamin, T. equinum nikotinik asite ihtiyaç duyar), s tolerans testi (T. verrucosum 37 C de iyi ürer), Christensen urea agar da üreaz testi, keratinolizis testi ve DTM de üreme testi ve hayvan deneyleri (kobaylar için patojenik) yap labilir. S STEM K MANTARLAR Aspergillus Genel Özellikler Aspergillus türleri SDA veya kloramfenikol ilaveli SDA da, aerobik ortamda 37 C de 2-5 günde ürerler. Bu türler siklohekzimide duyarl d r. A. fumigatus termotolerant özellik gösterir, 20 C-50 C aras nda üreyebilir. A. fumigatus besiyerlerinde bafllang çta tüysü beyaz, sonralar dar beyaz periferli kadifemsi veya granüler, mavimsi yeflil renkte koloniler oluflturur. Eski kültürlerde duman rengi veya gri renktedir. Koloninin arka yüzü ise beyaz, solgun sar veya aç k taba rengindedir. Kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde septumlu hifalara (3-6 µm) ve taban hücrelerinin birinden ç kan konidioforlara rastlan r. Konidioforun uç k sm nda balon fleklinde vezikül ve bunun üstünde sterigmatalar ve bunlara birleflmifl, tesbih gibi s ralanm fl sporlar (konidia) yer al rlar (fiekil 10. 3). Koni-
178 170 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 10.3 Aspergillus un mikroskopik görünümü. dialar oval veya yuvarlak flekilli ve pürüzlü yüzeye sahiptir. Lezyonlu materyallerden yap lan direkt mikroskopik incelemede genellikle konidialara ve az olarak da konidiofor ve miselyal elementlere rastlan r. Aspergillus cinsi mantarlar monomorfik (monofazik) bir özellik gösterdi inden gerek dokularda ve gerekse kültürlerde ayn formlara rastlan r. Aspergillus un 190 dan fazla türü tan mlanm flt r ve ço u zarars z saprofitlerdir.ancak az bir k sm hayvanlardaki ve insanlardaki oportunistik infeksiyonlar ile iliflkilidir. A. fumigatus hayvanlarda aspergillus infeksiyonlar n n %90-95 inden sorumludur. Aspergillus türleri kanatl larda, pnömoni, hava kesesi yang s, generalize aspergilloz, atlarda nasal granuloma, keratitis, intestinal aspergilloz, s rlarda abort, pnömoni, mastitis, intestinal aspergilloz, köpeklerde nasal aspergilloz, otitis eksterna, generalize aspergilloz, kedilerde sistemik aspergilloz a neden olur. Epidemiyoloji Aspergillus türleri do ada yayg n olarak görülür ve ayn zamanda s k karfl lafl lan laboratuar kontaminant d r. Aspergillus infeksiyonlar na en fazla kanatl larda, özellikle gençlerde daha az olarak da s r, koyun, keçi, at, domuz, kedi, köpek vs hayvanlarda rastlanm flt r. nfeksiyon hayvandan hayvana veya insana bulaflmaz. Aspergillus sporlar na toprakta, çürümüfl veya çürümekte olan ot, yem, saman veya g dalarda çok fazla rastlan r ve özellikle öyle yerlerde beslenen ve eflinen kanatl lar mantar sporlar n solunum yolu ile al rlar.solunum yolu ile vücuda giren sporlar özellikle akci erlerde hastal k oluflturur. Hastal n ç k fl nda, predispoze faktörlerin önemli etkisi vard r. DÜfiÜNEL M 3 Mantar hastal klar ile iliflkili predispoze faktörler nelerdir? DÜfiÜNEL M SORU SORU D KKAT D KKAT
179 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 171 Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlu doku ve organ parçalar, at lm fl fötus, kotiledon, uterus ak nt s, serum vs. gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden %10 KOH veya LFPM solusyonlar ile preparatlar haz rlan r. Preparatlar A. fumigatus un mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Aspergillus türleri SIRA kontaminat S ZDE olarak yayg n bulundu u için materyallerde mikolojik incelemeye paralel olarak histopatolojik inceleme de önerilir. Histopatolojik incelemede kesitler çeflitli özel boyalar ile (periodik asit-schiff (PAS) vs.) boyanarak mantar elementleri aran r. Kül- DÜfiÜNEL M tür için marazi maddelerden SDA veya kloramfenikol (0.05g/l) ilaveli SDA a ekim yap ld ktan sonra petri kutular aerobik koflullarda 37 C, 2-5 gün SORU inkube edilirler. nkubasyon sonunda oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM ile haz rlanan preparatlar, A. fumigatus un koloni özellikleri ve mikroskopik özellikleri D KKAT yönünden incelenir. Teflhiste koloni ve mikroskopik özellikleri (özellikle konidiofor, vezikül, sterigmata, konidial zincirler vs.) dikkate al n r ayr ca, s tolerans testi (A. fumigatus 45 C de üreyebilir) ve hayvan deneyleri (kobaylar ve tavflanlar için patoje- nik) yap labilir. Serolojik Tan : Teflhisde immunodiffuzyon test kitleri kullan labilir, ancak pozitif sonuçlar n yorumu güçtür. DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ Aspergillus ile ilgili fiemsettin Ustaçelebi nin, Temel ve Klinik Mikrobiyoloji K T A P(Ankara: Günefl Kitabevi., 1999) adl kitab nda ayr nt l bilgi bulabilirsiniz. K T A P Blastomices TELEV ZYON TELEV ZYON Genel Özellikler Blastomyces dermatitidis aerobik ortamda oda s s nda (25 C) SDA veya kloramfenikol (siklohekzimide duyarl ) ilaveli SDA da ve 37 C de %5 kan + %1 sistein ila- NTERNET veli Beyin kalp infuzyon agar (Brain heart infusion agar BHIA) veya %5 kan + %1 sistein + kloramfenikol ilaveli BHIA da 2-4 haftada ürer. B. dermatitidis dimorfik özellik gösterir. Oda s s nda (25 C) miselyal ve 37 C de ise maya benzeri formda bir üreme görülür. SDA besiyerlerinde 25 C de önceleri küçük, beyaz, pamuksu, grimsi-krem, daha sonra taba-kahverengi ve koyu kahverengi renkli koloniler oluflur. BHIA besiyerlerinde 37 C de kabar k, k r fl k, yumuflak ve önceleri krem-taba ve daha sonra kahverengi renkli koloniler oluflur. Vücut s s 37 C oldu undan vücutta veya patolojik materyallerde maya benzeri formlara rastlan r. Oda s s nda (25 C) üretilen kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde septumlu hifalar, k sa konidioforlar, oval, armuda benzeyen veya yumurtams biçimde tek hücreli küçük konidiumlar (2-3 µm çap nda) görülür (fiekil 10. 4a). Eski kültürlerde ise kal n cidarl klamidosporlara (18 µm çap nda) rastlanabilir. B. dermatitidis gerek kültürlerde (37 C) ve gerekse dokularda ayn flekilde görülür. Etüv s s nda (37 C) üretilen kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde büyük (8-10 µm çap nda), yuvarlak veya oval, kal n duvarl ve genifl taban ile ana hücreye ba lanan tek tomurcuklu maya hücreleri görülür. Sitoplazmik granülasyon co u kez belirgindir (fiekil 10. 4b). B. dermatitidis köpekler ve insanlarda primer olarak akci erlerde sekonder olarak deri ve di er organlarda lezyonlara neden olur. Di er hayvanlarda infeksiyon nadirdir. NTERNET
180 172 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji fiekil 10.4 B.dermatitidis: a)sda da 25 C deki kültürden, b) BHIA da 37 C deki kültürden ve dokulardan haz rlanan preparatlardaki mikroskopik görünüm. Epidemiyoloji B. dermatitidis dünyada yayg nd r, özellikle nemli topraklarda, a açl k alanlarda görülmektedir. nfeksiyona en fazla köpekler duyarl d r. Nadiren atlarda rastlanmaktad r. Etken uygun do a koflullar nda toprakta ürer ve sporlar soluk havas ile al n r. Bu nedenle akci er lezyonlar na fazlaca tesadüf edilir. nfeksiyon bir hayvandan di erine veya insana bulaflmaz. Her konak infeksiyon etkenini bizzat kendisi d flar dan al r ve hastalan r. Derideki yaralardan giren etkenin yerleflerek ve üreyerek hastal k oluflturabilece i aç klanm flsada deri blastomikozu daha ziyade hematojen yolla yay larak meydana gelmektedir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlu akci er ve iç organlar, deri lezyonlar, lenf yumrular içeri i, irin, bronflial sekretler, serum vs gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden %10 KOH veya LFPM solusyonlar ile preparatlar haz rlan r. Preparatlar B. dermatitidis in mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Ayr ca materyaller FAT ile de incelenebilir. Kültür için marazi maddelerden SDA veya kloramfenikol(0.05g/l) ilaveli SDA ve %5 kan + %1 sistein ilaveli BHIA veya %5 kan + %1 sistein + kloramfenikol (0.05g/l) ilaveli BHIA a ekim yap l r, s ras yla 25 C ve 37 C de 2-4 hafta inkube edilir. nkubasyon sonunda oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM ile haz rlanan preparatlar B. dermatitidis in koloni özellikleri ve mikroskopik özellikleri (genel bilgiler k sm nda bilgi verilmekte) yönünden incelenir. Ekzoantijen testi uygulanabilir. fiüpheli kültürlerin h zl identifikasyonu için kullan lan basit ve h zl sonuç veren, referens antiserumlar kullan larak yap lan bir immunodiffuzyon testidir. Serolojik Tan : Komplement fiksasyon (CF), immunoelektroforezis testleri ve ELISA kullan labilir. Allerjik tan da B. dermatitidis in kültür filtratlar ndan elde edilen blastomisin, deri testlerinde kullan lmaktad r. Ancak yayg n bir uygulamas yoktur. Moleküler Tan : Ticari olarak mevcut nukleik asit problar identifikasyon için kullan labilir.
181 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 173 Histoplazma Genel Özellikler Histoplasma capsulatum aerobik ortamda 25 C de SDA veya kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli SDA da ve 37 C de %5 kan + %1 sistein ilaveli BHIA veya %5 kan + %1 sistein + kloramfenikol+ siklohekzimid ilaveli BHIA da 2-4 haftada ürer. H. capsulatum dimorfik özellik gösterir. Oda s s nda (25 C) miselyal ve 37 C de ise maya benzeri formda bir üreme görülür. SDA besiyerlerinde 25 C de önceleri pamuksu, beyaz-krem, daha sonra gri, taba-kahverengi renkli koloniler oluflur. BHIA da 37 C de düzgün, yumuflak ve kabar k, önceleri beyaz, krem-taba ve daha sonra kahverengi koloniler oluflur. Vücut s s 37 C oldu undan vücutta veya patolojik materyal içinde maya benzeri formlara rastlan r. Oda s s nda (25 C) üretilen kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde septumlu hifalar, k sa lateral hifalar üzerinde veya gövdeye direkt olarak ba lanm fl kenarlar kal n ve dikensi ç k nt l yuvarlak, ayçiçe i fleklinde büyük (8-14 µm) makrokonidiumlar ve hifalar üzerinde tek tek düzgün, yuvarlak veya gözyafl damlas fleklinde küçük (3-5 µm) mikrokonidiumlar görülür (fiekil 10. 5a). Ayr - ca klamidosporlara (7-8 µm) rastlan r. Etüv s snda (37 C) üretilen kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde tek çekirdekli oval, küçük (2-5 µm çap nda) dar boyunlu tomurcuklu maya hücreleri görülür (fiekil 10. 5b). Dokularda fagositik hücrelerde intrasellüler küçük (2-5 µm çap nda) tomurcuklu maya hücreleri görülür ve bu hücreler genellikle bir hale ile çevrilmektedir. (fiekil 10. 5c). H. capsulatum köpekler, kediler ve insanlarda primer olarak akci erlerde sekonder olarak barsaklarda lezyonlara neden olur. Di er hayvanlarda infeksiyon nadirdir. fiekil 10.5 H. capsulatum: a) SDA da 25 C deki kültürden, b) BHIA da 37 C deki kültürden c) dokulardan haz rlanan preparatlardaki mikroskopik görünüm
182 174 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Epidemiyoloji H. capsulatum baz bölgelerde yerleflik olarak bulunur ve endemik hastal k oluflturur. Toprakta, özellikle yarasalar n ve kufllar n (s rc klar n ve güvercinlerin) d flk s n içeren topraklarda yo un konsantrasyonda bulunmaktad r. Bu hayvanlar n bulunduklar yerler insan ve hayvanlar için rezervuar görevi yaparlar. nfeksiyon, topra kazma, koklama ve iz sürme al flkanl klar, dolay s yla toprakla yak n temas n n fazla olmas nedeniyle köpeklerde yayg nd r. Ayr ca kedi, at, koyun ve domuzlarda da bazen görülmektedir. H. capsulatum bir hayvandan hayvana veya insana bulaflmaz. nfeksiyon ekzojen özelliktedir, genellikle solunum (inhalasyon) ile, daha az s kl kla sindirim yolu ile bulafl r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyal: Lezyonlu organ parçalar, çeflitli eksudatlar lenf yumrular, perifer kan, periton s v s, serum vs gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden %10 KOH veya LFPM ve Wright veya Giemsa boya ile preparatlar haz rlan r. Preparatlar H. capsulatum un mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Ayr ca materyaller FAT ile de incelenebilir. Kültür için marazi maddelerden SDA veya kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli SDA ve %5 kan + %1 sistein ilaveli BHIA veya %5 kan + %1 sistein + kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli BHIA a ekim yap l r, besiyerleri s - ras yla 25 C ve 37 C de 2-4 hafta inkube edilir. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM ile haz rlanan preparatlar H. capsulatum un koloni özellikleri ve mikroskopik özellikleri, yönünden incelenir. Ekzoantijen testi uygulanabilir. Serolojik Tan : Lateks aglutinasyon (LA), komplement fikzasyon (CF) ve agar gel immunodiffuzyon (AGID) testleri kullan labilir. Allerjik tan da H. capsulatum un kültür filtratlar ndan elde edilen histoplasmin, deri testlerinde kullan lmaktad r. Deri testi teflhiste az de erlidir. Moleküler Tan : Ticari olarak mevcut nukleik asit probolar idendifikasyon için kullan labilir. Koksidioides Genel Özellikler Coccidioides immitis aerobik ortamda 25 C de SDA veya kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli SDA da 3-5 günde, 37 C de % 5 kanl BHIA veya %5 kan + kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli BHIA da 1-2 günde ürer. SDA besiyerlerinde önce düz, nemli, ve membranöz, gri renkte daha sonra aerial hifalar n geliflmesine ba l olarak beyaz renkte ve pamuksu görünümde koloniler oluflur. Kültür eskidikçe renk krem-taba ve daha sonra kahverengine gönüflür. Kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde branfll ve septumlu hifalar ve bunlar üzerinde bofl hücreler ile ayr lm fl kal n duvarl f ç veya silindirik biçimde, 2-4 x 5-6 µm boyutlar nda, artrosporlara (artrokonidiumlar) rastlan r. Artrosporlar hifalardan daha genifltir (fiekil 10. 6a). n vitro sferul forma kolayl kla dönüfltürülemez.eski kültürlerde serbest artrosporlara fazlaca rastlan r. Bunlar olgun hifalarda oluflan artrospor zincirlerinin kopmas sonu ortama da lmas ndan meydana gelmifllerdir. Sporlar n infeksiyöz kabiliyeti fazlad r. Kültürler ile ilgilenirken özel maske takmal ve mantarlar için yap lm fl özel kabinetler kullan lmal d r.
183 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 175 C.immitis vücuttaki parazitik formu in vitro formdan çok daha farkl bir morfoloji gösterir. Örnekler taze olarak incelenmelidir. Lezyonlu dokularda, purulent eksudat ve granulamatöz materyal içinde oval veya yuvarlak, kal n duvarl, çift cidarl, refraktil, granüllü, büyük (10-80 µm çap nda), endosporlar (2-5 µm çap nda) ile dolu çok hücreli bir yap olan sferuller (kürecikler) tarz nda görülürler (fiekil 10. 6b). Dokularda sferuller olgunlaflt zaman 200 µm çapa kadar ulaflabilir. IF boyama ile yüksek derecede floresans verirler. Sferul içinde bulunan yüzlece endospor (2-4 µm çap nda) olgun sferullerin parçalanmas yla d flar ç karlar. Bu endosporlar dokularda geliflir, büyür ve kal n duvarl sferuller haline dönüflürler. Olgunlaflmam fl sferullerin ölçüsü de ifliklik gösterebilir ve endospor içermezler. C.immitis kurumaya çok dayanakl d r. C.immitis köpeklerde ve insanlarda primer olarak akci- erlerde sekonder olarak kemik ve di er organlarda lezyonlara neden olur. Di er hayvanlarda subklinik infeksiyonlar oluflturur. fiekil 10.6 C.immitis: a) SDA da 25 C deki ve BHIA da 37 C deki kültürden ve b) dokulardan haz rlanan preparatlardaki mikroskopik görünümü Epidemiyoloji Geofilik mantar olan C. immitis in sporlar (artrosporlar) toprakta yayg n olarak bulunur. nfeksiyon daha ziyade köpek, s r, at, kedi, domuz ve koyunlarda görülür. Kuru ve rüzgarl havalarda tozla birlikte veya yaln z olarak havaya kar flan sporlar soluk havas yla al n rlar ve akci erlere lokalize olurlar. nfeksiyon bir hayvandan di erine veya insana bulaflmaz. Mantar n toprak üzerinde üremesinde topra n kimyasal yap s n n ve rutubetinin etkisi fazlad r. Derideki portantrelerden infeksiyona yakalanma olas l çok nadirdir. Sindirim yolu ile hastalanmalara rastlanmam flt r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyal: Lezyonlu organ parçalar, çeflitli eksudatlar, lenf yumrular, serum vs gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden %10 KOH veya LFPM solusyonlar ile preparatlar haz rlan r. Preparatlar C. immitis in mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Kültür için marazi maddelerden tüpte haz rlanm fl SDA veya kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli SDA ve % 5 kan ilaveli BHIA veya %5 kan + kloramfenikol + siklohekzimid ilaveli BHIA a ekim yap l r, besiyerleri s ras yla 25 C ve 37 C de 1-5 gün inkube edilir. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloni-
184 176 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M SORU ler ve kolonilerden LFPM ile haz rlanan preparatlar C. immitis in koloni özellikleri ve SORU mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Ekzoantijen testi uygulanabilir. D KKAT C. immitis oldukça D KKATinfeksiyözdür. nkubasyon sonunda oluflan kolonilerin özellikleri incelenirken çok dikkatli olunmal sporlar etrafa saç lmamal ve soluk havas ile al nmamal d r. Serolojik Tan : LA, CF, AGID testleri kullan lmaktad r. Allerjik tan da C. immitis in kültür filtratlar ndan elde edilen coccidiodin, deri AMAÇLARIMIZ testlerinde kullan lmaktad r. AMAÇLARIMIZ Moleküler Tan : Ticari olarak mevcut nukleik asit problar identifikasyon için kullan labilir. K T A P K T A P PATOJEN K MAYALAR TELEV ZYON NTERNET fiekil 10.7 Kandida TELEV ZYON Genel Özellikler Candida albicans NTERNET aerobik ortamda 37 C de kanl agar veya SDA ve kloramfenikol ilaveli SDA da 1-5 günde genellikle kirli beyaz veya krem rengi mukoid ve üzerleri düzgün oldukça konveks, sonralar k r fl k tipik olarak mayams kokulu 2-4 mm çap nda koloniler oluflturur (fiekil 10. 7a). Kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde genç kültürlerde ince duvarl, oval veya yuvarlak tomurcuklu hücreler ( µm çap nda) görülür. Baz özel besiyerlerinde (chlamydospore agar, cornmeal (m s r unlu) tween 80 agar) 37 C de, kal n duvarl klamidosporlar, blastosporlar ve psödohifalar (fiekil 10. 7b). oluflabilir. Dokularda ve kültürlerde aerasyonun az oldu u durumlarda 3-6 µm çap nda oval, yuvarlak,tomurcuklu hücreler (blastokonidium veya blastospor) ve psödohifalar halinde görülürler. C. albicans: a) SDA daki koloni görünümü b) chlamydospore agardaki koloniden haz rlanan preparattaki mikroskobik görünüm a b Kandida cinsinde 200 den fazla tür bulunmaktad r. Bu türler içersinde hastal k oluflturabilen en önemli tür C. albicans d r. Genellikle hayvanlarda ve insanlarda immunosupresyon ile iliflkili oportunistik infeksiyonlara sebep olurlar. C. albicans kanatl larda a z, özafagus, kursakta lezyonlara, taylarda midede ülseratif lezyonlara, atlarda genital infeksiyonlara, buza larda pnömonik, enterik ve generalize
185 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 177 infeksiyonlara, s rlarda mastitise, köpek ve kedi yavrular nda stomatitis ve enteritise, köpeklerde genital sistem ve generalize infeksiyonlara, kedilerde piyotoraksa neden olurlar. Epidemiyoloji C. albicans dünyada yayg n bir da l m göstermektedir. Etken do ada insan ve hayvanlar n sindirim sistemi ve genital sistemi, deri ve mukozalar nda normal olarak bulunan kommensaldir. Hastal klar n oluflmas nda predispoze faktörlerin önemli rolü bulunmaktad r. Gençler infeksiyona daha duyarl d r. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyaller: Lezyonlu organ parçalar, lenf yumrular, çeflitli eksudatlar, idrar, serebrospinal s v, krafle, irin, süt vs gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için materyallerden (s v örneklerin santrifüj sonras sedimentlerinden) %10 KOH veya LFPM, metilen mavisi ve Gram boyama ile preparatlar haz rlan r. Preparatlar C. albicans n mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Kültür için marazi maddelerden kanl agar veya SDA ve kloramfenikol ilaveli SDA a ekim yap l r ve besiyerleri aerobik ortamda 37 C de 1-5 gün inkube edilirler. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM, metilen mavisi ve Gram boyama ile haz rlanan preparatlar C. albicans n koloni ve mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Teflhiste ayr ca C. albicans için spesifik olan siklohekzimid ilaveli SDA da üreme, germ tüpü oluflumu, klamidospor ve blastospor oluflumu (cornmeal Tween 80 agar, chlamydospore agarda) ve biyokimyasal test (konvensiyonel (klasik) veya ticari test sistemleri ile) bulgular dikkate al n r. Bizmut sulfit glukoz glisin yeast agar (B GGY agar) Kandida türlerinin izolasyonu ve/veya ön teflhisi için kullan labilir. Hayvan deneyleri yap labilir. C. albicans fareler ve tavflanlar için patojeniktir, di- er Kandida türleri ise apatojenik veya zay f patojenikdir. Germ tüpü oluflum testi nas l yap l r? Kriptokokkus DÜfiÜNEL M Genel Özellikler Cryptococcus neoformans aerobik ortamda 37 C de SDA veya kloramfenikol SORU ilaveli SDA da 1-2 haftada önceleri beyaz düzgün, nemli, parlak ve daha sonra kremkahverengi renkte çok mukoid koloniler oluflturur. Genifl kapsüllü sufllar n kolonileri çok mukoid olup besiyeri üzerinden kay p besiyeri tübünün dibinde bir kitle D KKAT fleklinde birikebilir. Kapsuler geliflme %5 CO 2 ve 37 C koflullarda çikolta agardaki kültür ile artabilir. Besiyerleri siklohekzimid içermemelidir. Kültürlerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde 4-8 µm çap nda oval veya yuvarlak, kal n duvarl, genifl, jelatinöz, refraktil bir kapsül ile karakterize tomurcuklu maya hücreleri görülür. Polisakkarid yap da olan kapsülün kal nl hücrenin çap ndan fazlad r. Yavru hücreler genellikle tek ve dar boyun ile ana hücreden tomurcuklan r. Hifa genellikle görülmez. Dokulardan yap lan negatif boyama teknikleri K T Aile P mikroskop alt nda kültürdeki ile ayn formlara (oval, yuvarlak, kal n duvarl, tomurcuklu hücreler,etraf nda refraktil jelatinöz mukopolisakkarid karakterde kapsül) rastlan r. Kriptokokkusun 37 türü vard r, fakat sadece C. neoformans TELEV ZYON hayvanlar ve insanlar için patojeniktir. Genellikle hayvanlarda ve insanlarda immunospresyon ile ilifl- 4 DÜfiÜNEL M SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON NTERNET NTERNET
186 178 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji kili oportunistik infeksiyonlara sebep olurlar. C. neoformans n iki variyetesi 4 serotipi vard r; C. neoformans var. neoformans (serotipler A ve D) ve C. neoformans var. gatti (serotipler B ve C). Bu serotipler kapsuler antijendeki farkl l klar ile iliflkilidir. C. neoformans köpek ve kedilerde subkutan ve nasal granulomlar, merkezi sinir sistemi lezyonlar ve körlük, atlarda nasal ak nt l nasal granulomlar, bazen akci erler ve deride lezyonlar, s rlarda mastitis,nadiren akci erlerde lezyonlar oluflturur. Di er hayvanlarda çok yayg n de ildir. nsanlarda infeksiyon akci erler ve merkezi sinir sistemi ile iliflkilidir. Epidemiyoloji C. neoformans dünyada yayg n bir da l m gösterir. Hayvanlarda ve insanlarda klinik vakalardan izole edilen birçok sufl C. neoformans var. neoformans d r. Bu variyetenin rezervuar, kufllar n (özellikle güvercinlerin) d flk s ile kontamine olmufl toprakt r. Güvercin d flk lar yüksek oranda kreatinin içermektedir. Kreatinin C. neoformans taraf ndan kullan labilir, fakat birçok di er mikroorganizmay inhibe eder. C. neoformans güvercin d flk lar ve yuvalar nda yüksek konsantrasyonlara ulafl r.uygun çevresel koflullarda bir y ldan daha fazla güvercin d flk s nda yaflayabilir. C. neoformans var. gatti ise tropikal ve subtropikal bölgelerde görülür. nsanlarda meningitis vakalar nda rastlanm flt r. Kedi, köpek, koala, lamalarda nadir olarak hastal a sebep olmaktad r. C. neoformans var. neoformans ile infeksiyona en s k köpek ve kedilerde rastlanmaktad r. Hayvandan hayvana veya insana bulaflma görülmemektedir, ancak infekte materyal ile temasdan kaç n lmal d r. nfeksiyonlar ekzojendir ve genellikle solunum yolu ile bulaflmaktad r. Primer odaklar genellikle solunum sistemindedir, akci ere lokalize olan etken daha sonra di er organlara yay labilir. Deri yolu ile ve meme bafl kanal ile de vücuda girebilir. Laboratuvar Tan s ncelenen Materyal: Lezyonlu organ parçalar, lenf yumrular, çeflitli eksudatlar, idrar, serebrospinal s v, krafle, irin, süt, serum vs gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik inceleme için natif preparat ve negatif boyama teknikleri (çini mürekkebi veya nigrosin) ile preparatlar haz rlan r. S v örneklerin (spinal s v lar ve idrar vs) santrifüj edilip sedimentlerinden preparatlar haz rlan r. Preparatlar C.neoformans n mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Kültür için marazi maddelerden SDA veya kloramfenikol ilaveli SDA a ekim yap - l r. Serobrospinal s v, idrar gibi s v örneklerin sedimenti ekilmelidir.ekim yap lan besiyerleri aerobik koflullarda 37 C de 1-2 hafta inkube edilirler. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloniler ve kolonilerden LFPM ve nigrosin boyama ile haz rlanan preparatlar C.neoformans n koloni ve mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Teflhiste koloni ve mikroskopik özellikleri (özellikle kapsül oluflumu; Kriptokokusun birkaç türü kapsüle sahip), 37 C de üreyebilme yetene i (Kriptokokusun birçok saprofitik suflu 37 C de üreyemez), birdseed agarda üreme (C. neoformans kahverengi koloni oluflturur), Christensen urea agar da üreme (Kriptokokus genusunun üyeleri üreaz oluflturur, oysa Kandida türleri oluflturmaz), biyokimyasal test (konvensiyonel veya ticari sistemler ile) bulgular dikkate al n r. Hayvan deneyleri yap labilir. C. neoformans fareler için patojenik olan tek Kriptokokkus türüdür. Serolojik Tan : LA testi, ELISA vücut s v lar nda antijen,tüp aglutinasyon, CFT, ELISA, IFA serumda spesifik antikoru saptamak için kullan lmaktad r. Bu testler ço- unlukla insanlarda kullan lmaktad r, hayvanlarda kullan m yayg n de ildir.
187 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 179 Moleküler Tan : Ticari olarak mevcut nükleik asit problar identifikasyon için kullan labilir. Malassezia Genel Özellikleri Malassezia pachydermatis (Pityrosporum canis) zorunlu lipofilik olmayan ancak ya l ortamda daha iyi üreyen genusun tek türdür. SDA veya kloramfenikol ilaveli SDA da aerobik ortamda 37 C de 3-4 günde küçük, düzgün yüzeyli, mat ve krem renkli koloniler oluflturur.kolonilerden haz rlanan preparatlar n mikroskopik incelemesinde tipik flifle flekilli, kal n duvarl, x µm boyutunda genifl taban üzerinde tek tomurcuklu maya hücreleri görülür. Dokularda nadiren psödohifa oluflabilir. M. pachydermatis genellikle köpeklerde otitis eksterna ve dermatitis oluflturmaktad r. Kediler infeksiyona daha az duyarl d r. nsanlarda nadiren sepsise neden olur. Epidemiyoloji M. pachydermatis hayvanlar n ve insanlar n derisinde özellikle sebaseöz bezler bak m ndan zengin alanlarda kommensal olarak bulunur. Köpeklerin anal bölge, d fl kulak kanal, a z ve interdigital derisinde kolonize olmaktad r. Otobur memelilerde kulak infeksiyonlar ndan da izole edilmifltir. Köpeklerde hastal n oluflmas predispoze faktörler ile iliflkili olabilir. DÜfiÜNEL M DÜfiÜNEL M Laboratuvar Tan s SORU ncelenen Materyaller: Kulak ak nt lar ve deri kaz nt lar vs gönderilir. Mikolojik Tan : Direkt mikroskopik incelemede materyallerden % 10 KOH, D KKAT metilen mavisi veya Gram boyama ile preparatlar haz rlan r. Preparatlar M. pachydermatis in mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Sadece mikroskopik inceleme ile ön teflhis yap labilir, fakat kesin teflhis için kültür SIRA yap lmal d r. S ZDE Kültür için marazi maddelerden SDA veya kloramfenikol ilaveli SDA a ekim yap ld ktan sonra petri kutular aerobik koflullarda 37 C de 3-4 gün inkube edilirler. nkubasyon sonunda besiyerlerinde oluflan koloniler ve kolonilerden haz rlanan preparatlar M. pachydermatis in koloni ve mikroskopik özellikleri yönünden incelenir. Malassezia türlerinin identifikasyonu için rutin biyokimyasal testler gerekli de ildir. K T A P Malassezia türleri fermentatif de ildir ve üreaz olumludur. Cins düzeyinde identifikasyon tipik makroskopik ve mikroskopik morfolojinin tan mlanmas ve 37 C de iyi üreme ancak 25 C de zay f üreme veya hiç üreme olmay fl n gösterilmesi ile yap l r. Zeytinya l ve ya s z SDA da üreme, M. pachydermatis i, M. furfur, M. sympo- TELEV ZYON dialis den ay r r. SORU D KKAT AMAÇLARIMIZ AMAÇLARIMIZ K T A P TELEV ZYON Mikoloji ile ilgili resimleri NTERNET adresinde görebilirsiniz. NTERNET
188 180 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Özet A MAÇ 1 Dermatofitlerin özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klamak. Hayvanlar n ve insanlar n deri, saç, k l, tüy ve t rnaklar n n keratinize k s mlar nda hastal a neden olan küf mantarlar na dermatofitler,oluflturduklara hastal klara dermatofitoz denir. Hayvanlarda dermatofitoz Mikrosporum ve Trikofiton cinslerindeki mantarlar taraf ndan oluflturulmaktad r. Mikrosporum genusunda 15 tür bulunmaktad r. Microsporum canis, M. gypseum, M. nanum hayvanlarda en önemli patojenik türleridir. Trikofiton genusunda 21 tür bulunmaktad r. Trichophyton verrucosum, T. mentagrophytes, T. equinum, T. gallinae hayvanlardaki en önemli patojenik türleridir. Dermatofit türleri antibiyotiksiz veya antibiyotikli Sabouraud dekstroz agar (SDA) da üretilmektedir. Ancak baz türlerin üretilebilmesi için besiyerine özel üretme faktörlerinin ilavesi gereklidir. Dermatofit türlerinin co rafik ve konakç da l m farkl l k gösterebilmektedir. nfeksiyonun bulaflmas ya direkt temas veya indirekt yollarla olur. Dermatofit türlerinin laboratuvar tan s nda wood lambas ile inceleme, direkt mikroskopik inceleme, kültür-mikroskopik inceleme yap l r ayr ca özel besiyerlerinde üreme testleri, keratonolizis testleri ve hayvan deneyleri uygulanabilir. A MAÇ 2 Sistemik mantarlar n özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klamak. Hayvanlarda sistemik infeksiyonlara sebep olan en önemli mantar türleri monomorfik özellikteki Aspergillus fumigatus, dimorfik özellikteki Blastomyces dermatitidis, Histoplasma capsulatum, Coccidioides immitis dir. A. fumigatus SDA veya kloramfenikol ilaveli SDA da üretilmektedir. Aspergillus türleri do ada yayg n olarak görülür ve ayn zamanda s k karfl lafl lan laboratuvar kontaminantlar d r. Aspergillus infeksiyonlar na en fazla kanatl larda rastlanmaktad r. nfeksiyon hayvandan hayvana veya insana bulaflmaz. nfeksiyonlar genellikle sporlar n solunum yolu ile al nmas ile oluflur. Aspergillus türlerinin laboratuvar tan s nda direkt mikroskopik inceleme, kültürmikroskopik inceleme yap l r, ayr ca s tolerans testi, serolojik testler, hayvan deneyleri uygulanabilir. B. dermatitidis, H.capsulatum, C. immitis 25 C de SDA ve 37 C de kan ilaveli BHIA da üretilmektedir. B. dermatitidis nemli topraklarda, özellikle a açl k alanlarda görülmektedir. nfeksiyona en fazla köpekler duyarl d r. H. capsulatum baz bölgelerde yerleflik olarak bulunur ve endemik hastal k oluflturur. Toprakta özellikle yarasalar n ve kufllar n,örn s rc klar n ve güvercinlerin d flk s n içeren topraklarda yo un konsantrasyonda bulunmaktad r. nfeksiyona en fazla köpekler duyarl d r. C. immitis sporlar (artrosporlar) toprakta yayg n olarak bulunur. nfeksiyon daha ziyade köpek, s r, at, kedi, domuz ve koyunlarda görülür. Dimorfik mantar infeksiyonlar hayvandan hayvana veya insana bulaflmaz. nfeksiyonlar genellikle sporlar n solunum yolu ile al nmas ile oluflur. Laboratuvar tan da direkt mikroskopik inceleme, kültür-mikroskopik inceleme yap l r, ayr ca ekzoantijen testleri, serolojik ve allerjik testler, moleküler teflhis yöntemleri ve hayvan deneyleri uygulan r.
189 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 181 A MAÇ 3 Patojenik mayalar n özelliklerini, epidemiyolojisini ve laboratuvar tan s n aç klamak. Patojenik mayalar Candida albicans, Cryptococcus neoformans (C. neoformans var. neoformans ve C. neoformans var. gatti) ve Malassezia pachydermatis dir. Patojenik mayalar SDA ve kan ilaveli BHIA da üretilmektedir. C. albicans do ada insan ve hayvanlar n sindirim sistemi, genital sistemi, deri ve mukozalar nda normal olarak bulunan kommensaldir. Hastal klar n oluflmas nda baz predispoze faktörlerin önemli rolü bulunmaktad r. Laboratuvar tan da direkt mikroskopik inceleme,kültür-mikroskopik inceleme, baz oluflumlar (psödohifa, klamidospor ve blastospor) görebilmek için özel besiyerlerinde üretme ve mikroskopik inceleme, özel testler (germ tüpü oluflum testi), biyokimyasal testler, hayvan deneyleri yap l r. C. neoformasn dünyada yayg n bir da l m gösterir. Hayvanlarda ve insanlarda klinik vakalardan izole edilen birçok sufl C. neoformans var neoformans d r. Bu variyetenin rezervuar kufllar n (özellikle güvercinlerin) d flk s ile kontamine olmufl toprakt r. Hayvandan hayvana veya insana bulaflma görülmemektedir, ancak infekte materyal ile temasdan kaç n lmal d r. Laboratuvar tan da direkt mikroskopik inceleme, kültür-mikroskopik inceleme, serolojik testler, moleküler teflhis yöntemleri ve hayvan deneyleri yap l r. M. pachydermatis hayvanlar n ve insanlar n derisinde özellikle sebaseöz bezler bak m ndan zengin alanlarda kommensal olarak bulunur. Hastal n oluflmas predispoze faktörler ile iliflkilidir. Laboratuvar tan da direkt mikroskopik inceleme, kültür-mikroskopik inceleme yap l r ayr ca özel besiyerlerinde üreme testleri uygulanabilir.
190 182 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji Kendimizi S nayal m 1. Afla dakilerden hangisi dermatofitler içersinde yer al r? a. Candida albicans b. Blastomyces dermatitidis c. Histoplasma capsulatum d. Microsporum canis e. Coccidioides immitis 2. Afla dakilerden hangisinin üretilmesinde tiamin ve inositol gereklidir? a. Microsporum gypseum b. Malassezia pachydermatis c. Cryptococcus neoformans d. Trichophyton verrucosum e. Histoplasma capsulatum 3. Afla dakilerden hangisinin yap s nda vezikül bulunmaktad r? a. Microsporum gypseum b. Aspergillus fumigatus c. Trichophyton verrucosum d. Cryptococcus neoformans e. Blastomyces dermatitidis 4. Afla dakilerden hangisi dimorfik özelli e sahiptir? a. Trichophyton mentagrophytes b. Blastomyces dermatitidis c. Microsporum nanum d. Aspergillus fumigatus e. Malassezia pachydermatis 5. Afla dakilerden hangisinin makrokonidiumu 25 C de üretilen kültürlerden haz rlanan preparatlarda ayçiçe i fleklinde görülür? a. Candida albicans b. Cryptococcus neoformans c. Coccidioides immitis d. Blastomyces dermatitidis e. Histoplasma capsulatum 6. Afla dakilerden hangisi dokularda sferuller tarz nda görülür? a. Candida albicans b. Blastomyces dermatitidis c. Histoplasma capsulatum d. Cryptococcus neoformans e. Coccidioides immitis 7. Candida albicans hangi besiyerinde klamidospor oluflturur? a. Sabouraud dekstroz agar b. Beyin kalp infuzyon agar c. M s r unlu Tween 80 agar d. MacConkey agar e. Nutrient agar 8. Afla dakilerden hangisinde psödohifa oluflumu görülür? a. Cryptococcus neoformans b. Coccidioides immitis c. Histoplasma capsulatum d. Candida albicans e. Blastomyces dermatitidis 9. Afla dakilerden hangisinde germ tüpü oluflumu görülür? a. Candida albicans b. Blastomyces dermatitidis c. Histoplasma capsulatum d. Cryptococcus neoformans e. Coccidioides immitis 10. Afla dakilerden hangisi mikroskopik incelemede tipik büyük kapsüllü tomurcuklu hücre fleklinde görülür? a. Candida albicans b. Blastomyces dermatitidis c. Histoplasma capsulatum d. Cryptococcus neoformans e. Coccidioides immitis
191 10. Ünite - Mantarlar ve Mayalar 183 Kendimizi S nayal m Yan t Anahtar 1. d Yan t n z yanl fl ise Dermatofitler konusunu yeniden gözden geçiriniz. 2. d Yan t n z yanl fl ise Dermatofitler; Trikofiton konusunu yeniden gözden geçiriniz. 3. b Yan t n z yanl fl ise Sistemik Mantarlar; Aspergillus konusunu yeniden gözden geçiriniz. 4. b Yan t n z yanl fl ise Sistemik Mantarlar; Blastomices konusunu yeniden gözden geçiriniz. 5. e Yan t n z yanl fl ise Sistemik Mantarlar; Histoplasma konusunu yeniden gözden geçiriniz. 6. e Yan t n z yanl fl ise Sistemik Mantarlar; Koksidioides konusunu yeniden gözden geçiriniz. 7. c Yan t n z yanl fl ise Patojenik Mayalar; Kandida konusunu yeniden gözden geçiriniz. 8. d Yan t n z yanl fl ise Patojenik Mayalar; Kandida konusunu yeniden gözden geçiriniz. 9. a Yan t n z yanl fl ise Patojenik Mayalar; Kandida konusunu yeniden gözden geçiriniz. 10. d Yan t n z yanl fl ise Patojenik Mayalar; Kriptokokkus konusunu yeniden gözden geçiriniz. S ra Sizde Yan t Anahtar S ra Sizde 1 Artrospor oluflumunda hifalarda çok büyük bir flekil de iflikli i olmaz. Sadece reprodüktif hifalar, enlemesine septumlara bölünerek ayr l rlar (fragmantasyon). Baz artrosporlar n kenarlar hafifçe kal nlafl r. Biçimleri genellikle yuvarlak, oval veya silindiriktir. Hifalar n fragmantasyonu sonucu olufltuklar için genellikle tesbih gibi diziler halinde bulunurlar. Büyüklükleri türlere göre farkl l k gösterebilir. Artrosporlar hifalardan ayr ld ktan sonra serbest kal r ve uygun ortamlarda çimlenerek her biri tekrar ayn tür mantar oluflturur. Dermatofitlerde genellikle deri ve k llar üzerinde rastlan r. Ayr ca C. immitis gibi mantarlarda da görülebilir. Bu dirençli formlar uygun çevre koflullar nda 1 y ldan daha fazla süre canl kalabilir, dolay s yla bulunduklar ortamlar önemli bir infeksiyon kayna d r. C. immitis artrosporlar topra n yüzeyinde fazla bulunur, kuru ve rüzgarl havalarda havaya kar fl r ve solunum yolu ile al nd nda ciddi infeksiyonlara neden olabilir. S ra Sizde 2 Keratinolizis testi (k l invazyon/perforasyon testi) dermatofitlerin k l üzerinde yapt erimeleri saptamak için yap lmaktad r. Testte çeflitli steril hayvan ve insan k llar kullan labilir. K llar iyice y kan p kurutulduktan sonra cm uzunlu unda kesilir ve otoklavda sterilize edilir. Bir tüp veya petrideki besiyeri (Czapek) üzerinde 8-10 tane k l konur ve test edilmek istenen mantar inokule edilir. On gün sonra k llardan baz lar ç kar l r, lam üzerine konur, laktofenol damlat l r ve lamel kapat larak mikroskopta incelenir. K llarda d fltan içe do ru olan erimeler pozitif olarak de erlendirilir. Keratinolizis tarzlar (koaksiyal, rektangular) dermatofit türlerine göre farkl l k gösterir. S ra Sizde 3 Mantar hastal klar oluflumunda deri yüzeyinin devaml nemli olmas, kortikosteroid uygulamalar, viral infeksiyonlar ile iliflkili immunosupresyon (immun sistemin bask lanmas ), uzun süreli antibiyotik tedavisi, immunolojik bozukluklar, geliflmemifllik, yafll l k, yetersiz beslenme, doku traumalar, baz neoplastik durumlar, mantar sporlar na yo un olarak maruz kalma predispoze faktörler olarak rol oynamaktad r.
192 184 Veteriner Mikrobiyoloji ve Epidemiyoloji S ra Sizde 4 Germ tüp testte hücrelerden germ tüpü oluflumu araflt r l r. Maya benzeri mantarlardan, ml steril serum (s r, koyun, tavflan, insan) içinde hafif bir suspansiyon yap l r. Suspansiyon 37 C de 2-3 saat inkube edilir. Kar fl mdan bir damla lama konur ve üzeri lamelle kapat l r. Faz kontras mikroskop veya fl k mikroskobu (yüksek kuru objektifde) ile hücrelerden germ tüpünün meydana gelip gelmedi i araflt r l r. Yararlan lan Kaynaklar Arda, M., Minbay, A., Lelo lu, N., Ayd n, N., Kahraman, M., Akay, Ö., Ilgaz, A., zgür, M., Diker, K.S. (1997). Özel Mikrobiyoloji, Ankara: Medisan Yay nevi Carter, G. R., Wise, D. J. (2004). Essentials of Veterinary Bacteriology and Mycology, Iowa: Iowa State Press. Howard, D.H. (2003) Pathogenic Fungi in Humans and Animals. New York: Marcel Dekker, Inc Quinn P.J., Carter M.E., Markey B., Carter G.R. (2000). Clinical Veterinary Microbiology 4th Edition, London: Mosby Quinn, P. J., Markey, B. K., Carter, M. E., Donnelly, W. J., Leonard, F.C. (2002). Veterinary Microbiology and Microbial Disease, Iowa: Blackwell Publishing Co. Songer, J.G. and Post, K. W. (2005). Veterinary Microbiology-Bacterial and Fungal Agents of Animal Disease, Missouri: Elsevier Saunders Timoney, J. F., Gillespie, J. H., Scott, F. W. Barlough, J. E. (1998). Hagan and Bruner s Microbiology and Infectious Diseases of Domestic Animals, New York: Cornell University Press. Ustaçelebi, fi. (1999). Temel ve Klinik Mikrobiyoloji, Ankara: Günefl Kitabevi
VETERİNER MİKROBİYOLOJİ VE EPİDEMİYOLOJİ
VETERİNER MİKROBİYOLOJİ VE EPİDEMİYOLOJİ LBV209U KISA ÖZET DİKKAT Burada ilk 4 sahife gösterilmektedir. Özetin tamamı için sipariş veriniz www.kolayaof.com 1 1.ÜNİTE Epidemiyoloji EPİDEMİYOLOJİNİN AMACI
CO RAFYA SICAKLIK. Kavram Dersaneleri 6. ÖRNEK 1 : Afla daki haritada, Türkiye de y ll k günefllenme sürelerinin da l fl gösterilmifltir.
CO RAFYA SICAKLIK ÖRNEK 1 : Afla daki haritada, Türkiye de y ll k günefllenme sürelerinin da l fl gösterilmifltir. 2500 saat 2250 saat 1750 saat 2000 saat 2500 saat 2750 saat 3000 saat 3250 saat Bu haritadaki
CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?
CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S
6 MADDE VE ÖZELL KLER
6 MADDE VE ÖZELL KLER TERMOD NAM K MODEL SORU 1 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER MODEL SORU 2 DEK SORULARIN ÇÖZÜMLER 1. Birbirine temasdaki iki cisimden s cakl büyük olan s verir, küçük olan s al r. ki cisim bir
Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ
DERS BİLGİLERİ Ders Adı Kodu Yarıyılı T+U Saati Ulusal Kredisi AKTS HAYVAN BESLEME VE YEM BİLGİSİ TEKNOLOJİSİ LVS22 IV 2 2 3 Ön Koşul Dersleri Dersin Dili Dersin Seviyesi Dersin Türü Ön Lisans Seçmeli
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU
ULAfiTIRMA S STEMLER
T.C. ANADOLU ÜN VERS TES YAYINI NO: 2505 AÇIKÖ RET M FAKÜLTES YAYINI NO: 1476 ULAfiTIRMA S STEMLER Yazarlar Yrd.Doç.Dr. Ergün KAYA (Ünite 1) Ö r.gör. Erkin KARADAYI (Ünite 2) Yrd.Doç.Dr. Meserret NALÇAKAN
Tablo 2.1. Denetim Türleri. 2.1.Denetçilerin Statülerine Göre Denetim Türleri
2 DENET M TÜRLER 2.DENET M TÜRLER Denetim türleri de iflik ölçütler alt nda s n fland r labilmektedir. En yayg n s n fland rma, denetimi kimin yapt na ve denetim sonunda elde edilmek istenen faydaya (denetim
Ders 3: SORUN ANAL Z. Sorun analizi nedir? Sorun analizinin yöntemi. Sorun analizinin ana ad mlar. Sorun A ac
Ders 3: SORUN ANAL Z Sorun analizi nedir? Sorun analizi, toplumda varolan bir sorunu temel sorun olarak ele al r ve bu sorun çevresinde yer alan tüm olumsuzluklar ortaya ç karmaya çal fl r. Temel sorunun
AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD)
AFRİKA HASTALIĞI -SIĞIRLARIN NODÜLER EKZANTEMİ -LUMPY SKIN DISEASE (LSD) 1 GÜNDEM Tanım Epidemiyoloji (Hastalığın Yayılımı) Mücadele Soru-Cevap 2 Afrika Hastalığı Nedir? Sivrisinek, kene ve sokucu sineklerle
Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler
Uygulama Önerileri 59 Uygulama Önerisi 1110-2: ç Denetim Yöneticisi- Hiyerarflik liflkiler Uluslararas ç Denetim Meslekî Uygulama Standartlar ndan Standart 1110 un Yorumu lgili Standart 1110 Kurum çi Ba
Araflt rma modelinin oluflturulmas. Veri toplama
21 G R fi Araflt rman n amac na ba l olarak araflt rmac ayr ayr nicel veya nitel yöntemi kullanabilece i gibi her iki yöntemi bir arada kullanarak da araflt rmas n planlar. Her iki yöntemin planlama aflamas
Bovilis Bovipast RSP ile benzersiz koruma
Bovilis ile benzersiz koruma Özel kombinasyon Çift adjuvan IRP teknolojisi Erken koruma Maternal antikor varl nda da etkinlik Güvenlik Önerilen afl lama program : Antikor titresi 1. afl lama Bovilis Rapel
Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle HIV/AIDS. Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM)
Dünyada ve Türkiye de Güncel Verilerle /AIDS Dr. Aygen Tümer Hacettepe Üniversitesi AIDS Tedavi ve Araflt rma Merkezi (HATAM) Dünyada /AIDS Dünya Sa l k Örgütü (DSÖ)/UNAIDS taraf ndan Aral k 2010 tarihinde
www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar
www.mercedes-benz.com.tr Mercedes-Benz Orijinal Ya lar Kazand ran Güç Mercedes-Benz orijinal ya lar arac n z üreten uzmanlar taraf ndan, gelifltirilmifltir. Mercedes-Benz in dilinden en iyi Mercedes-Benz
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE. Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir.
ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE Adalet ilkin devletten gelmelidir Çünkü hukuk, devletin toplumsal düzenidir. ARISTO 88 ARAMALI VERG NCELEMES NDE SÜRE 1. KONU 213 say l Vergi Usul Kanunu nun (VUK) 142, 143,
HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR
HEPATİT C SIK SORULAN SORULAR Hepatit C nedir? Hepatit C virüsünün neden olduğu karaciğer hastalığıdır. Hepatit C hastalığı olarak bilinir ve %70 kronikleşir, siroz, karaciğer yetmezliği, karaciğer kanseri
Hiçbir zaman Ara s ra Her zaman
Ö RETMEN ÖZ DE ERLEND RME FORMU K fi L K ÖZELL KLER flimi seviyorum. Sab rl y m. Uyumluyum. fl birli ine aç m. Güler yüzlüyüm. yi bir gözlemciyim. yi bir planlamac y m. Çocuklara, ailelere, meslektafllar
Sosyal Bilgiler. Uygulamal Etkinlik. Afla daki boflluklar uygun ifadelerle tamamlay n z.
Ad : Soyad : S n f : 5. SINIF Nu. : Bölgemizi Tan yal m TEST 100 Uygulamal Etkinlik 1. Afla daki foto raflarda yer alan evleri inceleyiniz. Bu evlerin hangi bölgelerde yayg n oldu unu ve bu bölgelerin
OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir.
OYUNCA IN ADI Akl nda Tut YAfi GRUBU 4-6 yafl OYUNCU SAYISI Oyun bir çocuk taraf ndan oynanabilece i gibi, farkl yafl gruplar nda 2-6 çocuk ile de oynanabilir. GENEL KURALLAR Çocuklar n görsel belle inin
Hepatit B. HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r.
Hepatit B HASTALIK Hepatit B nin etkeni nedir? Hepatit B hepatit B virüsü (HBV) ile meydana getirilen bir hastal kt r. HBV nas l yay l r? Hepatit B, hepatit B li kiflilerin kan veya vücut s v lar yoluyla
MURAT YÜKSEL. FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER
I MURAT YÜKSEL FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER III DR. MURAT YÜKSEL Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi Ö retim Görevlisi FEM N ST HUKUK KURAMI VE FEM N ST DÜfiÜNCE TEOR LER IV Yay
CO RAFYA KONUM. ÖRNEK 2 : Afla daki haritada, Rize ile Bingöl il merkezlerinin yak n ndan geçen boylam gösterilmifltir.
CO RAFYA KONUM ÖRNEK 1 : Aralar nda 1 lik fark bulunan iki paralel aras ndaki uzakl k de iflmezken, aralar nda 1 lik fark, bulunan iki meridyen aras ndaki uzakl k Ekvator dan kutuplara gidildikçe azalmaktad
11. SINIF KONU ANLATIMLI. 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KONU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ
11. SINIF KNU ANLATIMLI 2. ÜNİTE: KUVVET ve HAREKET 4. KNU AĞIRLIK MERKEZİ - KÜTLE MERKEZİ ETKİNLİK ÇÖZÜMLERİ 2 2. Ünite 4. Konu 3. A rl k Merkezi - Kütle Merkezi A nn Çözümleri su 1. BM fiekil I fiekil
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ
ANKARA ÜNİVERSİTESİ PSİKİYATRİK KRİZ UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ Kuruluş : 27 Ekim 1989 Adres : Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Cebeci Kampüsü Dikimevi - Ankara Tel : 363 03 26-363 03 27 ANKARA ÜNİVERSİTESİ
Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN. İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları
I Yrd. Doç. Dr. Olcay Bige AŞKUN İşletme Yönetimi Öğretim ve Eğitiminde Örnek Olaylar ile Yazınsal Kurguları II Yay n No : 2056 Hukuk Dizisi : 289 1. Bas Kas m 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-953 - 8
Proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler. Fonksiyonlarına göre proteinler
Proteinler Canlılarda miktar olarak en çok bulunan biyomoleküllerdir. Amino asit birimlerinden oluşurlar Yapısal ve işlevsel olabilirler Genlerle aktarılan kalıtsal bilginin ortaya çıktığı moleküllerdir.
GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl)
I Dr. Leyla ÇAKICI GERÇEK Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Alapl MYO Ö retim Üyesi GENEL HUKUK B LG S (Hukuka Gir ifl) II Yay n No : 2323 Hukuk Dizisi : 1151 1. Bas - Eylül 2007 - STANBUL 2. Bas - Ekim
ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR
ÇOCUK ve ERGENL KTE GUATR GUATR NED R? Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Tiroid bezi Guatr Tiroid
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar
SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi Asinetobakterli Hastalarda DAS Uygulamalar ve yilefltirme Çabalar Hmfl. Özlem SANDIKCI SB Sakarya E itim ve Araflt rma Hastanesi, nfeksiyon Kontrol Hemfliresi,
6. Tabloya bakt m za canl lardan K s 1 CEVAP B. 7. Titreflim hareketi yapan herfley bir ses kayna d r ve. II. ve III. yarg lar do rudur.
SES DALGALARI 1. Kesik koni biçiminde k vr lm fl bir mukavvan n dar k sm kula a tutuldu unda sesin daha iyi duyulmas sesin mukavvan n yüzeyinde çarp p yans mas n n bir sonucudur. Di erleri sesin iletimi
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler
ISI At f Dizinlerine Derginizi Kazand rman z çin Öneriler Metin TUNÇ Seçici Olun ISI' n editoryal çal flanlar her y l yaklafl k olarak 2,000 dergiyi de erlendirmeye tabi tutmaktad r. Fakat de erlendirilen
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi
K lavuz Notlar Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.11 De erlemelerin Gözden Geçirilmesi 1.0 Girifl 1.1 Bir de erlemenin gözden geçirilmesi, tarafs z bir hüküm ile bir De erleme Uzman n n çal flmas n
T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ
T.C. ANADOLU ÜNİVERSİTESİ YAYINI NO: 3275 AÇIKÖĞRETİM FAKÜLTESİ YAYINI NO: 2138 HAVACILIK EMNİYETİ Yazarlar Doç.Dr. Ender GEREDE (Ünite 1, 5, 7, 8) Yrd.Doç.Dr. Uğur TURHAN (Ünite 2) Dr. Eyüp Bayram ŞEKERLİ
T bbi Makale Yaz m Kurallar
.Ü. Cerrahpafla T p Fakültesi Sürekli T p E itimi Etkinlikleri Araflt rmalar ve Etik Sempozyum Dizisi No: 50 May s 2006; s. 7-11 T bbi Makale Yaz m Kurallar Dr. Sebahattin Yurdakul ÖZGÜN ARAfiTIRMA USULE
MEME LOBU YANGISI. süt veriminde azalma sütün imhası laboratuvar giderleri ilaç giderleri vet.hek. giderleri. süt endüstrisinde önemli ekonomik kayıp
MASTİT 1 MEME LOBU YANGISI süt veriminde azalma sütün imhası laboratuvar giderleri ilaç giderleri vet.hek. giderleri süt endüstrisinde önemli ekonomik kayıp HAYVAN Sağlığı fonksiyonel meme lobunun kaybı
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. çindekiler
TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*)
TÜRK YE B L MSEL VE TEKNOLOJ K ARAfiTIRMA KURUMU DESTEK PROGRAMLARI BAfiKANLIKLARI KURULUfi, GÖREV, YETK VE ÇALIfiMA ESASLARINA L fik N YÖNETMEL K (*) Amaç ve Kapsam Madde 1- Bu Yönetmelik, Türkiye Bilimsel
CO RAFYA. DÜNYA NIN fiekl N N VE HAREKETLER N N SONUÇLARI ÖRNEK 1 :
CO RAFYA DÜNYA NIN fiekl N N VE HAREKETLER N N SONUÇLARI ÖRNEK 1 : K rk nc paralel üzerindeki bir noktan n hangi yar mkürede yer ald afla dakilerin hangisine bak larak saptanamaz? A) Gece-gündüz süresinin
Fen ve Teknoloji VÜCUDUMUZDAK S STEMLER Ünite 1
BOfiALTIM S STEM Besinlerin hücrelerimizde kullan lmas sonucu karbondioksit, amonyak, üre, ürik asit, madensel tuz gibi vücut için zararl maddeler oluflur. Bu zararl maddelerin vücuttan uzaklaflt r lmas
Hücre zedelenmesi etkenleri. Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015
Hücre zedelenmesi etkenleri Doç. Dr. Halil Kıyıcı 2015 Homeostaz Homeostaz = hücre içindeki denge Hücrenin aktif olarak hayatını sürdürebilmesi için homeostaz korunmalıdır Hücre zedelenirse ne olur? Hücre
Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit
www.printo.it/pediatric-rheumatology/tr/intro Romatizmal Ateş ve Streptokok Enfeksiyonu Sonrası Gelişen Reaktif Artrit 2016 un türevi 1. ROMATİZMAL ATEŞ NEDİR? 1.1 Nedir? Romatizmal ateş, streptokok adı
YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ
22 Mayıs 2012 SALI Resmî Gazete Sayı : 28300 Kafkas Üniversitesinden: YÖNETMELİK KAFKAS ÜNİVERSİTESİ ARICILIĞI GELİŞTİRME UYGULAMA VE ARAŞTIRMA MERKEZİ YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve
DR. NA L YILMAZ. Kastamonulular Örne i
I DR. NA L YILMAZ HEMfiEHR K ML Kastamonulular Örne i II Yay n No : 2039 Sosyoloji : 1 1. Bas - Ekim 2008 - STANBUL ISBN 978-975 - 295-936 - 1 Copyright Bu kitab n Türkiye deki yay n haklar BETA Bas m
KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI)
KLASİK MANTIK (ARİSTO MANTIĞI) A. KAVRAM Varlıkların zihindeki tasarımı kavram olarak ifade edilir. Ağaç, kuş, çiçek, insan tek tek varlıkların tasarımıyla ortaya çıkmış kavramlardır. Kavramlar genel olduklarından
4- Solunum Sisteminin Çalışması : Solunum sistemi soluk (nefes) alıp verme olayları sayesinde çalışır.
SOLUNUM SİSTEMİ Canlılar yaşamsal faaliyetlerini sürdürebilmek için enerjiye ihtiyaç duyarlar. İhtiyaç duyulan bu enerji besinlerden karşılanır. Hücre içerisinde besinlerden enerjinin üretilebilmesi için,
YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ
YÜZÜNCÜ YIL ÜNİVERSİTESİ ARAŞTIRMA VE UYGULAMA ÇİFTLİĞİ YÖNERGESİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç Madde 1- Bu yönergenin amacı, Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) ne ait tarla arazisi,
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme
2. Projelerle bütçe formatlar n bütünlefltirme Proje bütçesi haz rlarken dikkat edilmesi gereken üç aflama vard r. Bu aflamalar flunlard r: Kaynak belirleme ve bütçe tasla n n haz rlanmas Piyasa araflt
6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN
SAYILAR Kümeler 6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN 1. Bir kümeyi modelleri ile belirler, farkl temsil biçimleri ile gösterir. Belirli bir kümeyi temsil ederken afla da belirtilen bafll
TEST 10. Afla daki noktal yerlere uygun sözcükleri bularak cümleyi tamamlay n z. 1. Dünya n n flekli...
TEST 10 Tamamlama Afla daki noktal yerlere uygun sözcükleri bularak cümleyi tamamlay n z. 1. Dünya n n flekli... 2.... Dünya ya s ve fl k verir. 3. Uzayda insan n yaflad bilinen tek gök cismi... d r. 4.
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar
Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde Hizmet çi E itim Uygulamalar Hmfl. Sevgili GÜREL Emekli, Ac badem Sa l k Grubu Ac badem Hastanesi, Merkezi Sterilizasyon Ünitesi, STANBUL e-posta: [email protected] H
GAZLAR ÖRNEK 16: ÖRNEK 17: X (g) Y (g) Z (g)
ÖRNEK 16: ÖRNEK 17: X (g) Y (g) Z (g) Sürtünmesiz piston H (g) He Yukar daki üç özdefl elastik balon ayn koflullarda bulunmaktad r. Balonlar n hacimleri eflit oldu una göre;. Gazlar n özkütleleri. Gazlar
Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi. 4. Bas
1 Prof. Dr. Yunus Kishal Kocaeli Üniversitesi ktisadi ve dari Bilimler Fakültesi Ö retim Üyesi Tekdüzen Hesap Sistemi ve Çözümlü Muhasebe Problemleri 4. Bas Tekdüzen Muhasebe Sistemi Uygulama Tebli leri
Çocuk ve Tüberküloz (Verem)
TÜRK TORAKS DERNEĞİ EĞİTİM KİTAPLARI SERİSİ Çocuk ve Tüberküloz (Verem) Pediyatrik Akciğer Hastalıkları Çalışma Grubu TÜRK TORAKS DERNE E T M K TAPLARI SER S Türk Toraks Derne i yay n d r Türk Toraks Derne
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 62
Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi
Otomasyon Sistemleri E itiminde Animasyon Tabanl Uygulamalar n Yeri ve Önemi Murat Ayaz Kocaeli Üniversitesi Teknik E itim Fakültesi, Elektrik E itimi Koray Erhan Kocaeli Üniversitesi, Teknoloji Fakültesi,
NIR Analizleri için Hayvansal Yem ve G da Numunelerinin Haz rlanmas
NIR Analizleri için Hayvansal Yem ve G da Numunelerinin Haz rlanmas Çiftlik hayvanlar yeti tiricili inde yem kalitesinin belirleyici etkisi vard r. Ancak, yüksek kaliteli yem besicilik maliyetlerini önemli
CO RAFYA AKARSULAR. ÖRNEK 1 : Afla daki haritada bir yöredeki akarsular gösterilmifltir.
CO RAFYA AKARSULAR ÖRNEK 1 : Afla daki haritada bir yöredeki akarsular gösterilmifltir. K ÖRNEK 2 : Bir nehrin deltas ndan, on y ll k bir biriktirme kesiti al narak incelenmifltir. Bu inceleme sonucunda
Veri Toplama Yöntemleri. Prof.Dr.Besti Üstün
Veri Toplama Yöntemleri Prof.Dr.Besti Üstün 1 VERİ (DATA) Belirli amaçlar için toplanan bilgilere veri denir. Araştırmacının belirlediği probleme en uygun çözümü bulabilmesi uygun veri toplama yöntemi
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ
İSTANBUL TİCARET ÜNİVERSİTESİ BİLGİSAYAR MÜHENDİSLİĞİ BÖLÜMÜ BİLGİSAYAR SİSTEMLERİ LABORATUARI YÜZEY DOLDURMA TEKNİKLERİ Deneyde dolu alan tarama dönüşümünün nasıl yapıldığı anlatılacaktır. Dolu alan tarama
L K Ö R E T M. temel1 kaynak MUTLU. Matematik Türkçe Hayat Bilgisi
temel1 kaynak MUTLU Matematik Türkçe Hayat Bilgisi L K Ö R E T M Muhsin ÇET N Ayfle ÇET N Kitab n Ad : Temel Kaynak Kitab 1 Yazar : Muhsin ÇET N - Ayfle ÇET N Her hakk sakl d r. Mutlu Yay nc l k a aittir.
YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
24 Mart 2016 PERŞEMBE Resmî Gazete Sayı : 29663 YÖNETMELİK ANKARA ÜNİVERSİTESİ YABANCI DİL EĞİTİM VE ÖĞRETİM YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (1) Bu Yönetmeliğin
LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir.
LENFOMA LENFOMA NEDİR? Lenfoma lenf dokusunun kötü huylu tümörüne verilen genel bir isimdir. LENF SİSTEMİ NEDİR? Lenf sistemi vücuttaki akkan dolaşım sistemidir. Lenf yolu damarlarındaki bağışıklık hücreleri,
ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK
ÇANKAYA BELEDİYE BAŞKANLIĞI VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ KURULUŞ, GÖREV, YETKİ, SORUMLULUK ÇALIŞMA USUL VE ESASLARINA İLİŞKİN YÖNETMELİK BİRİNCİ BÖLÜM Genel Hükümler Amaç ve kapsam MADDE 1- (1) Bu yönetmeliğin
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM
ÇOCUKLUK ve ERGENL KTE D YABETLE YAfiAM D YABETLE YAfiAMAK Bu kitapç n içeri i Çocuk Endokrinolojisi ve Diyabet Derne i nin web sitesinden faydalan larak haz rlanm flt r. www.cocukendokrindiyabet.org Diyabet,
ÇALIŞAN SAĞLIĞI BİRİMİ İŞLEYİŞİ Hastanesi
KİHG/İŞL-005 19.08.2009 07.08.2012 2 1/8 GÜNCELLEME BİLGİLERİ Güncelleme Tarihi Güncelleme No Açıklama 11.11.2009 1 Belge içeriğinde ve belge numarasında değişiklik yapılması 07.08.2012 2 Komite, başlık,
Mehmet TOMBAKO LU* * Hacettepe Üniversitesi, Nükleer Enerji Mühendisli i Bölümü
Nükleer Santrallerde Enerji Üretimi ve Personel E itimi Mehmet TOMBAKO LU* Girifl Sürdürülebilir kalk nman n temel bileflenlerinden en önemlisinin enerji oldu unu söylemek abart l olmaz kan s nday m. Küreselleflen
Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL
D ü n y a Ü n i v e r s i t e l e r S e r v i s i Lima Bildirgesi AKADEM K ÖZGÜRLÜK VE YÜKSEK Ö RET M KURUMLARININ ÖZERKL BAfiLANGIÇ nsan Haklar Evrensel Beyannamesinin 40. y ldönümünde 6-10 Eylül tarihleri
Girifl Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) Ecz. Neslihan Güleno lu
G R fi Girifl Bu kitapç k Marmara Üniversitesi Eczac l k Fakültesi Farmakoepidemiyoloji Araflt rma Birimi (MEFEB) taraf ndan, befleri t bbi ürünlerin güvenlili inin izlenmesi ve de erlendirilmesi hakk
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m
Uluslararas De erleme K lavuz Notu, No.8 Finansal Raporlama çin Maliyet Yaklafl m 1.0 Girifl 1.1 Bu K lavuz Notu nun (KN) amac finansal raporlama için De erleme Raporu nu kullananlar ve haz rlayanlar Uluslararas
İçindekiler. 2. Zaman Verilerinin Belirlenmesi 47
İçindekiler 1. Süreç Verileri Yönetimine Giriş 1 1 Giriş 3 2 Temel Bilgiler 5 2.1 Refa ya göre süreç yönelimli zaman verileri yönetimi anlayışı 5 2.2 Standart süreçte veriler 8 2.2.1 Yönetim verileri 9
Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45)
SMMMO MEVZUAT SER S 5 Sermaye Piyasas nda Uluslararas De erleme Standartlar Hakk nda Tebli (Seri :VIII, No:45) Dr. A. Bumin DO RUSÖZ Marmara Üniversitesi Mali Hukuk Ö retim Üyesi stanbul, Nisan 2006 1
Pnömokokal hastal klar
Pnömokokal hastal klar HASTALIK Pnömokokal hastal klar n etkeni nedir? Pnömokokal hastal klara Streptococcus pneumoniae ad verilen bir bakteri neden olur. Bu bakterinin 80 den fazla tipi vard r. Bunlar
Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi. Sayı:2013/Rm-37 Sayfa:205-210
Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi Sayı:2013/Rm-37 Sayfa:205-210 KONU İLGİ Buzağılarda Protein Beslemesi ve Buzağı Mamasının Önemi Besleme TERCÜME VE DERLEME Ürün Müdürü Esra ÇINAR
6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN
GEOMETR Geometrik Cisimler Uzunluklar Ölçme 6. SINIF MATEMAT K DERS ÜN TELEND R LM fi YILLIK PLAN 1. Prizmalar n temel elemanlar n belirler. Tabanlar n n karfl l kl köflelerini birlefltiren ayr tlar tabanlara
İş Sağlığı İş Sağlığı nedir? Çağdaş İş Sağlığı anlayışı nedir?
İş Sağlığı İş sağlığı denilince, üretimi ve işyerini içine alan bir kavram düşünülmelidir. İşyerinde sağlıklı bir çalışma ortamı yoksa işçilerin sağlığından söz edilemez. İş Sağlığı nedir? Bütün çalışanların
ÜN TE II L M T. Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler
ÜN TE II L M T Limit Sa dan ve Soldan Limit Özel Fonksiyonlarda Limit Limit Teoremleri Belirsizlik Durumlar Örnekler MATEMAT K 5 BU BÖLÜM NELER AMAÇLIYOR? Bu bölümü çal flt n zda (bitirdi inizde), *Bir
UÜ-SK ORGAN VE DOKU NAKLİ PROSEDÜRÜ
Rev. No : 01 Rev.Tarihi : 13 Haziran 2012 1/ 1. Amaç: UÜ-SK da organ ve doku nakli hizmetlerinden yararlanacak hastaların ve/veya canlı vericilerinin başvuru kriterlerinin ve organ bekleme listelerine
fiekil 2 Menapoz sonras dönemde kistik, unilateral adneksiyel kitleye yaklafl m algoritmas (6)
over kanseri taramas ndaki yetersizli ini göstermektedir. (1) Transvaginal ultrasonografinin sensitivitesinin iyi olmas na ra men spesifitesinin yeterli olmamas kullan m n k s tlamaktad r. Son yay nlarda
GEOMETR 7 ÜN TE III S L ND R
ÜN TE III S L ND R 1. S L ND R K YÜZEY VE TANIMLAR 2. S L ND R a. Tan m b. Silindirin Özelikleri 3. DA RESEL S L ND R N ALANI a. Dik Dairesel Silindirin Alan I. Dik Dairesel Silindirin Yanal Alan II. Dik
MATEMAT K. Hacmi Ölçme
Hacmi Ölçme MATEMAT K HACM ÖLÇME Yandaki yap n n hacmini birim küp cinsinden bulal m. Yap 5 s radan oluflmufltur. Her s ras nda 3 x 2 = 6 birim küp vard r. 5 s rada; 5 x 6 = 30 birim küp olur. Bu yap n
K MYA K MYASAL TEPK MELER VE HESAPLAMALARI ÖRNEK 1 :
K MYA K MYASAL TEPK MELER VE ESAPLAMALARI ÖRNEK 1 : ÖRNEK : X ile Y tepkimeye girdi inde yaln z X Y oluflturmaktad r. Tepkimenin bafllang c nda 0, mol X ve 0, mol Y al nm flt r. Bu tepkimede X ve Y ten
ELEKTRON K DEVRE ELEMANLARI
LKTRO K DVR LMALARI MODL SORU 1 DK SORULARI ÇÖZÜMLR MODL SORU 2 DK SORULARI ÇÖZÜMLR 1. Diyot kare dalgan n negatif parças n geçirmeyece inden ç k fl gerilimi; 1. fiekildeki K transistörü ; L transistörü
Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1
Deomed Medikal Yay nc l k Okumufl / Mete (Ed.) Anne Babalar için Do uma Haz rl k / Sa l k Profesyonelleri için Rehber 16.5 x 24 cm, XIV + 210 Sayfa ISBN 978-975-8882-31-1 Birinci bask Deomed, 2009. 142
Hart Walker, gövde deste i ve dengeli tekerlek sistemi sayesinde, geliflim düzeyi uygun olan çocuklar n, eller serbest flekilde yürümesini sa lar.
Cerebral palsi gibi hareket ve postüral kontrol bozukluklar na yol açan hastal klar olan çocuklar, hastal klar n n derecesine ba l olarak yürüme güçlü ü çekmekte veya hiç yürüyememektedir. Hart Walker,
4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari
4/B L S GORTALILARIN 1479 VE 5510 SAYILI KANUNLARA GÖRE YAfiLILIK, MALULLUK VE ÖLÜM AYLI INA HAK KAZANMA fiartlari Mustafa CER T* I. G R fi Bu yaz da 1479 say l yasaya göre yafll l l k, malullük ve ölüm
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
YÜKSEKÖĞRETİM KURUMLARI ENGELLİLER DANIŞMA VE KOORDİNASYON YÖNETMELİĞİ (1) BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1 (Değişik:RG-14/2/2014-28913) (1) Bu Yönetmeliğin amacı; yükseköğrenim
T.C. TURGUT ÖZAL ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜ Fen Bilimleri Enstitüsü Müdürlüğü İş Sağlığı ve Güvenliği Anabilim Dalı Başkanlığı
İŞ SAĞLIĞI VE GÜVENLİĞİ TEZSİZ YÜKSEK LİSANS PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ İSG 500 Lisansüstü Proje (Zorunlu) İSG 501 İş Sağlığı ve Güvenliği Hukuku (Zorunlu) İSG 502 İş Sağlığı (Zorunlu) İSG 503 İş Güvenliği
İLK YARDIM KURSUNUN KONULARI ZEH RLENMELER
İLK YARDIM KURSUNUN KONULARI ZEH RLENMELER Zehirlenme Nedir? Vücuda toksik bir maddenin girmesi ile normal fonksiyonlar n n bozulmas d r. Vücudun ya amsal fonksiyonlar na zarar verebilece inden vücuda
CO RAFYA. TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER
CO RAFYA TÜRK YE DE YERfiEK LLER VE ETK LER ÖRNEK 1 : 1990 nüfus say m na göre nüfus yo unluklar Türkiye ortalamas n n alt nda olan afla daki illerin hangisinde, nüfus yo unlu unun azl yüzey flekillerinin
İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM
İZMİR KÂTİP ÇELEBİ ÜNİVERSİTESİ ENGELSİZ ÜNİVERSİTE KOORDİNATÖRLÜĞÜ VE ENGELLİ ÖĞRENCİ BİRİMİ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI BİRİNCİ BÖLÜM Amaç, Kapsam, Dayanak, Tanımlar ve Genel Esaslar Amaç Madde 1- (1)Bu
ÇANAKKALE BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar
ÇANAKKALE BELEDİYESİ VETERİNER İŞLERİ MÜDÜRLÜĞÜ ÇALIŞMA USUL VE ESASLARI HAKKINDA YÖNERGE BİRİNCİ BÖLÜM Amaç ve Kapsam, Dayanak ve Tanımlar Amaç MADDE 1- (1)Bu Yönergenin amacı; Veteriner İşleri Müdürlüğü
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog
DEĞERLENDİRME NOTU: Mehmet Buğra AHLATCI Mevlana Kalkınma Ajansı, Araştırma Etüt ve Planlama Birimi Uzmanı, Sosyolog KONYA KARAMAN BÖLGESİ BOŞANMA ANALİZİ 22.07.2014 Tarihsel sürece bakıldığında kalkınma,
Basit Elektrik Devresi FEN VE TEKNOLOJ
Basit Elektrik Devresi FEN VE TEKNOLOJ Temel Kaynak 5 Yaflam m zdaki Elektrik BAS T ELEKTR K DEVRES Devrede Ampullerin n Nas l De ifltirebiliriz? Basit bir elektrik devresinde pil ampul anahtar ba lant
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme
Uluslararas De erleme K lavuz Notu No. 13 Mülklerin Vergilendirilmesi için Toplu De erleme 1.0. Girifl 1.1. Bu K lavuz Notunun amac ; Uluslararas De erleme Standartlar Komitesine (UDSK) üye tüm ülkelerde,
Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar. Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri
Yrd.Doç.Dr. Mustafa Ya ml / Yrd.Doç.Dr. Feyzi Akar Alternatif Ak m Devreleri & Problem Çözümleri Yay n No : 2973 Teknik Dizisi : 162 5. Bas - Ekim 2013 - STANBUL ISBN 978-605 - 377-998 - 8 Copyright Bu
Prof. Dr. Neslihan OKAKIN
I Prof. Dr. Neslihan OKAKIN Marmara Üniversitesi..B.F. Çal flma Ekonomisi ve Endüstri liflkileri Bölümü Yönetim ve Çal flma Psikolojisi Anabilim Dal Ç a l fl m a Y a fl a m n d a nsan Kaynaklar Yönetimi
Elma ve armutta ateş yanıklığı (Erwinia amylovora)
Elma, armut ve ayva gibi yumuşak çekirdekliler ile diğer bazı kimi sert çekirdekliler konukçusudur. Asıl zararı yumuşak çekirdeklilerde olu hastalık özellikle elma ve armutta şiddetli zararlara neden olmaktadır.
