BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ
|
|
|
- Dilara Kaya
- 10 yıl önce
- İzleme sayısı:
Transkript
1 BİRİNCİ BÖLÜM TÜRKİYE EKONOMİSİNE BAKIŞ
2 18
3 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 1. GSMH ve BÜYÜME Türkiye Ekonomisi 2001 y l nda yaflanan krizin derinlefltirdi i ekonomik istikrars zl ktan, 2002 y l n n sonundan itibaren büyüyerek kurtulmaya bafllam fl ve 2008 y l na kadar küçük dalgalanmalar n d fl nda, büyüme konusunda çok önemli bir sorun yaflamam flt r. Dolay s yla ekonomimiz en son 2001 y l nda yüzde 9.5 oran nda küçülürken, y llar aras nda h zl bir büyüme sürecinden geçmifl, 2002 de yüzde 7.9, 2003 te yüzde 5.9, 2004 de yüzde 9.9, 2005 te yüzde 7.6 ve 2006 da yüzde 6, 2007 de de üç çeyrekte yüzde 4 büyümüfltür EKONOM N N GENEL DENGES Ekonominin genel dengesi içinde kaynaklar ve harcamalar dengesi ile tasarruf ve yat r m alt dengeleri yer al r. Bu flekilde ekonomide özel ve kamu kesiminin kaynaklar nas l paylaflt, kaynaklar n tüketim ve tasarruflar aras nda nas l da ld ve d fl kaynak gereksinimi görülebilir. Kaynak : DPT * Gerçekleflme Tahmini Tablo 1. Kaynaklar-Harcamalar Dengesi (Cari Fiyatlarla-Milyon YTL) * GSMH DIfi KAYNAK TOPLAM KAYNAKLAR SAB T SERMAYE YATIRIMI KAMU ÖZEL STOK DE fimes KAMU ÖZEL TOPLAM YATIRIMLAR KAMU ÖZEL TOPLAM TÜKET M KAMU ÖZEL Türkiye ekonomisinde yaflanan 2000 Kas m ve 2001 fiubat krizleri sonras iç talebin yavafl yavafl büyümede önem kazanmaya bafllad, Tablo 1 ve Tablo 2 den görülmektedir. Özel tüketim harcamalar artarak 2000 y l düzeyine 2003 y l nda tekrar gelmekte ve özel yat r mlar da canlanmaya bafllamaktad r de bafllayan ihracata ve stoka dönük üretimden kaynaklanan büyüme, 2003 y l na gelindi inde iç talep ile desteklenmektedir sonras nda da iç talepteki genifllemeye (özellikle genç tüketici nüfusun tüketim e ilimindeki de ifliklikler, ithal mal fazlal, göç ve kentleflme gibi faktörlerin de etkisiyle) ba l h zl büyüme kendini göstermektedir. Ancak iç talepteki geniflleme reel gelirdeki art fla dayanmamakta, di er faktörler olarak parasal geniflleme ve d fl kaynak yoluyla iç talebi geniflletmektedir. Öte yandan artan tüketim e ilimi, ülke içi tasarruf düzeyini geriletmektedir. Bu nedenle Türkiye nin ülke içi kaynaklar n n esas nda son y llarda yaflanan büyümeyi sürdürmeye yeterli olmad düflünülmektedir. 19
4 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Bilindi i gibi Türkiye nin ülke içi tasarruflar yetersizdir ve özellikle kamu kesiminde tasarruf aç söz konusudur. Bu durumda net tasarruf aç d fl kaynak girifli ile kapat l r. Bu kaynak girifli y llar itibariyle artarak 2007 y l n n üçüncü çeyre i itibariyle 45.9 milyar YTL ye kadar ulaflmakta ve ekonomide yaflanan büyümeyi finanse etmeye çal flmaktad r. Tablo 2 ve Grafik 1 den sabit fiyatlarla özel tüketim ve özel yat r mlardaki düflüflün 2003 e kadar devam etti i görülmektedir. Özel tüketim ve yat r m harcamalar 2003 sonras sabit fiyatlarla art fl göstermesine karfl l k, kamu yat r mlar ndaki gerilemenin daha fazla oldu u anlafl lmaktad r. Tablo 2. Kaynaklar-Harcamalar Dengesi (Sabit Fiyatlarla) ** GSMH DIfi KAYNAK (*) TOPLAM KAYNAKLAR SAB T SERMAYE YATIRIMI KAMU ÖZEL STOK DE fimes (1) KAMU ÖZEL TOPLAM YATIRIMLAR KAMU ÖZEL TOPLAM TÜKET M KAMU ÖZEL Kaynak : DPT * Yüzde de iflimler GSMH büyümesine katk lar göstermektedir. ** Gerçekleflme Tahmini Grafik 1. Büyümenin Kaynaklar - 1: ç Talepte Geliflme (Özel Tüketim ve Özel Yat r m) (Sabit Fiyatlarla % De iflme) % Özel Tüketim % De iflme Özel Yat r m % De iflme Kaynak : Tablo 2 deki veriler kullan larak haz rlanm flt r. 20
5 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo 2 ve Grafik 2 den de sabit fiyatlarla kamu tüketim ve kamu yat r mlar ndaki gerilemenin 2004 y l na kadar sürdü ü, ancak kamunun 2007 y l nda seçim nedeniyle daha harcamac bir nitelik kazand görülmektedir. Genel seçimler ve Cumhurbaflkanl tart flmalar yla siyasal gerginlik yaflanan, bu yüzden de belirsizli in artt 2007 y l n n ikinci çeyre inde özel tüketim harcamalar k s lm fl, kamu tüketim harcamalar nda da yüksek oranl art fllar yaflanm flt r. Grafik 2. Büyümenin Kaynaklar - 2: ç Talepte Geliflme (Kamu Tüketimi ve Kamu Yat r m ) (Sabit Fiyatlarla % De iflme) % Kamu Yat r m % De iflme Kamu Tüketimi % De iflme Kaynak : Tablo 2 deki veriler kullan larak haz rlanm flt r Orta Vadeli Program döneminde y ll k reel ortalama olarak özel tüketim harcamalar n n yüzde 8.2, kamu tüketim harcamalar n n yüzde 2.1 oran nda artaca öngörülmüfltür Orta Vadeli Program Döneminde ise özel tüketim harcamalar n n yüzde 6.4, kamu tüketim harcamalar n n yüzde 3.7 oran nda artmas öngörülmektedir. Her iki programa göre de ciddi anlamda sapmalar kendini göstermifltir döneminde kamu tüketim harcamalar n n seçim nedeniyle artaca öngörüldü ü için yüksek, ertesi dönemde de kamu tüketim ve yat r m harcamalar n n IMF ile ortak program n bir sonucu olarak ve mali disiplinden ödün vermeme çabas içinde düflük öngörüldü ü, verilen mali disiplin sözü gere i bu alanda canl l n olmad ve olmayaca anlafl lmaktad r BÜYÜME HIZI Orta Vadeli Program döneminde y ll k ortalama yüzde 7 civar nda ekonomik büyüme hedeflenmekte iken Orta Vadeli Program döneminde ise hedef oran yüzde 5.6 d r. Bu iki program aras nda, büyüme oran n n önemli ölçüde revizyona tabi tutuldu u aç kça görülmektedir. Halihaz rda büyüme oran da 2006 ya göre daha düflük gerçekleflmifltir y l n n üç çeyreklik büyüme oran ortalamas yüzde 6.4 iken 2007 y l n n ayn döneminde yüzde 4 olmufltur (Grafik 3). Türkiye ekonomisi 2007 y l nda küresel finansal dalgalanmalar, genel seçimler, cumhurbaflkanl seçimi gibi faktörlerin etkisiyle bu y l n ikinci çeyre iyle beraber büyüme h z n düflürmüfl, bu süreçte ekonomide üretim, tüketim ve yat r m kararlar olumsuz etkilenmifltir. Geçen y l n ayn dönemine göre GSMH cari fiyatlarla yaklafl k yüzde 13 ancak sabit fiyatlarla yüzde 3.9 art fl sa layabilmifltir. Bu flekilde Türkiye ekonomisinin 22 çeyrektir büyüdü ü görülmekle beraber üçüncü çeyrek büyüme rakam, son 16 çeyre in en düflük büyüme oran d r. Ancak ülkemiz h zl büyümeyi sa larken, büyümenin finansman konusunda endifleler de 21
6 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo oluflmufl, örne in son befl y ld r büyüme cari aç k ile finanse edilmifltir y l nda cari aç n ulaflaca boyutun sorun olarak görülmemesinin nedeni, yüksek faiz politikas na ba lanmaktad r Grafik 3. Çeyrekler tibariyle GSMH Büyüme H zlar % I II III IV I II III IV I II III IV I II III IV I II III IV I II III IV I II III IV I II III Kaynak: T.C. Maliye Bakanl, Strateji Gelifltirme Baflkanl, Aral k 2007-Ocak 2008 Ekonomik Göstergeler. 22
7 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Kaynak : TÜ K. Tablo 3. GSY H (1987 Fiyatlar yla, Bin YTL) Özel Nihai Tüketim Harcamalar G da çki Dayan kl Tüketim Mallar Yar Day.l ve Day.s z Tük. Mallar Enerji-Ulaflt rma-haberleflme Hizmetler Konut Sahipli i Devletin Nihai Tüketim Harcamalar Maafl-Ücret Di er Cari Gayri Safi Sabit Sermaye Oluflumu Kamu Sektörü Makine Teçhizat Bina nflaat Bina D fl nflaat Özel Sektör Makine Teçhizat Bina ve Konut nflaat Toplam Yurtiçi Nihai Talep Stok De iflmeleri Toplam Yurtiçi Talep Net D fl Talep Mal ve Hizmet hracat Mal ve Hizmet thalat Gayri Safi Yurtiçi Has la statistiki Hata Gayri Safi Yurtiçi Has la (1)
8 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak : TÜ K. Tablo 4. Çeyrekler tibariyle GSY H (1987 fiyatlar yla, bin YTL) I II III IV I II III Özel Nihai Tüketim Harcamalar G da çki Dayan kl Tüketim Mallar Yar Day.l ve Day.s z Tük. Mallar Enerji-Ulaflt rma-haberleflme Hizmetler Konut Sahipli i Devletin Nihai Tüketim Harcamalar Maafl-Ücret Di er Cari Gayri Safi Sabit Sermaye Oluflumu Kamu Sektörü Makine Teçhizat Bina nflaat Bina D fl nflaat Özel Sektör Makine Teçhizat Bina ve Konut nflaat Toplam Yurtiçi Nihai Talep Stok De iflmeleri Toplam Yurtiçi Talep Net D fl Talep Mal ve Hizmet hracat Mal ve Hizmet thalat Gayri Safi Yurtiçi Has la statistiki Hata Gayri Safi Yurtiçi Has la (1) Gayri Safi Yurtiçi Has la (GSY H) verilerine göre, 2007 y l n n ilk çeyre inde sabit fiyatlarla yüzde 2.1 oran nda büyüyen özel nihai tüketim harcamalar, ikinci çeyrekte yüzde 0.7 ye kadar gerilemifl, son çeyrekte ise bir miktar toparlanm flt r. Özel nihai tüketim harcamalar ndaki söz konusu gerilemeye, özellikle dayan kl tüketim mallar na yönelik talepteki azalma neden olmufltur. Özel nihai tüketim harcamalar ndaki de iflim 2006 y l için de erlendirildi inde, 2006 y l n n ilk çeyre inde yüzde 8.1, ikinci çeyre inde yüzde 11.5 art fl görülmüfltür. Ayr ca bu kaleme en çok dayan kl ve dayan ks z tüketim mallar ndaki art fllar etkili olmufltur (Tablo 4). 24
9 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 2007 y l devletin nihai tüketim harcamalar, y l n ilk çeyre inde di er carilerdeki yüzde 8.8 oran nda, ikinci çeyrekte yüzde 7.4 büyüme ile art fl göstermifltir. Maafl ve ücretler ise ilk çeyrekte yüzde 0.9, ikinci çeyrekte yüzde 1.4 art fl göstermifltir y l ile karfl laflt r ld nda devletin nihai tüketim harcamalar ilk çeyrekte yüzde 10.1, ikinci çeyrekte yüzde 18.3 oran nda art fl göstermifltir. (Tablo 4) SEKTÖREL BÜYÜME HIZLARI Tablo 5. GSMH Büyüme H zlar (1987 Üretici Fiyatlar na Göre Yüzde De iflim) Kaynak : TÜ K. Tar m 3,9-6,5 6,9-2,5 2,0 5,6 2,9 Çiftçilik ve Hayvanc l k 4,1-6,6 6,8-2,3 1,3 6,4 2,4 Ormanc l k 2,7-8,1 15,4-8,9 15,1-7,4 9,3 Bal kç l k -2,2 2,5-4,0 1,4 7,7 2,6 10,0 Sanayi 6,0-7,5 9,4 7,8 9,3 6,5 7,4 Madencilik ve Taflocakç l -1,1-8,8-4,4-2,9 2,6 12,8 4,8 malat Sanayi 6,4-8,1 10,4 8,6 10,1 6,1 7,4 Elektrik, Gaz ve Su 6,5-2,2 8,0 5,7 6,1 7,5 8,7 nflaat Sanayi 4,4-5,5-5,6-9,0 4,6 21,5 19,4 Ticaret 12,0-9,4 11,0 8,1 12,8 7,4 5,9 Toptan ve Perakende Ticaret 11,1-12,8 13,2 10,2 13,2 8,1 6,5 Otel-Lokanta Hizmetler i 17,3 9,9 0,9-3,0 10,4 3,1 2,3 Ulaflt rma ve Haberleflme 5,5-5,3 6,0 8,4 6,8 8,8 3,1 Mali Müesseseler 0,9-9,9-7,1-6,3 1,1-0,2 2,2 Konut Sahipli i 0,0 2,1 1,8 1,4 1,8 1,5 2,2 Serbest Meslek ve Hizmetler 6,1-7,6 7,4 5,2 8,0 7,4 5,2 (Eksi) zafi Banka Hizmetleri 0,7-11,7-9,1-7,3 1,7 1,0 2,1 Sektörler Toplam 6,6-6,9 7,5 5,1 8,2 7,3 6,0 Devlet Hizmetleri 2,0 1,6 0,7 0,9 1,2 0,8 2,0 Kar Amac Olmayan Özel Hiz. Kur. 1,1 0,2 0,6-1,0 0,2-0,2 0,8 Toplam 6,4-6,5 7,2 4,9 7,8 7,0 5,9 thalat vergileri 28,1-25,1 24,7 22,6 26,2 12,2 9,0 Gayri Safi Yurtiçi Has la 7,4-7,5 7,9 5,8 8,9 7,4 6,1 D fl Alem Net Faktör Gelirleri D fl Alemden Gelen -0,4-25,0-14,6-2,5 11,4 17,5 10,3 D fl Aleme Giden 21,5 16,2-7,4-0,9-8,2 8,7 12,7 Gayri Safi Milli Has la 6,3-9,5 7,9 5,9 9,9 7,6 6,0 25
10 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Ülkemizde sanayi üretimi artan uluslararas rekabet, YTL nin de erlenmesi ve maliyet unsuru olarak s k nt yaratan enerji ve iflgücündeki geliflmelere ra men son y llarda büyümesini art rmaya devam etmifl, imalat sanayi de sektörün itici gücü olmufltur. Üretim aç s ndan bak ld nda 2005 y l büyümesi sanayi sektöründe yüzde 6.5, hizmetler sektöründe yüzde 8.2, tar m sektöründe de yüzde 5.6 oran nda gerçekleflmiflken, 2006 y l nda sanayi sektöründe yüzde 7.4 dür y l nda alt sektörler olarak ilk s ralarda ulaflt rma ve haberleflme, serbest meslek ve hizmetler, ticaret ve imalat sektörünün büyüme paylar yer almaktad r. Buna göre 2005 y l nda büyümeye en yüksek katk y inflaat, ticaret ve ulaflt rma-haberleflme sektörlerinin deste iyle sanayi sektörünün yapt görülmektedir y l nda da ulaflt rma ve haberleflme ile serbest meslek ve hizmetler büyümede arka s ralarda kalm flt r (Tablo 5). Grafik 4. Çeyrekler tibariyle Sanayi Sektörü Büyüme H zlar % I II III IV I II III IV I II III IV I II III Kaynak : T.C. Maliye Bakanl, Strateji Gelifltirme Baflkanl, Aral k 2007-Ocak 2008 Ekonomik Göstergeler y l nda ise milli gelirde yüzde 32.5 ile en büyük paya sahip olan sanayinin toplam ihracat içindeki pay da yüzde 85 ler düzeyinde seyretmektedir ve sektördeki büyüme h z n n istikrarl olmas n sa layan önemli bir unsurdur nin ilk çeyre inde yüzde 7.5 olan sanayi büyüme h z, son çeyrekte yüzde 3.7 ye kadar gerilemifl, 2006 y l ndaki sabit fiyatlarla yüzde 10 u aflan büyüme oran na ulaflamam flt r. (Grafik 4) Sektörde sanayiden sonra en fazla a rl a sahip sektör olan ticarette ilk çeyrekte yüzde 6.6 olan büyüme oran ikinci çeyrekte yüzde 3 e gerilemifltir. nflaat sektörü, genel trendin tersine ipotek kredilerindeki faiz oran n n düflmesi ve YTL nin de erlenmesinin etkisi ile 2007 y l nda büyüme h z n düflürmüfltür. Oysa 2006 da konut talebindeki art fl inflaat sektöründeki yüksek büyüme h z n n finanse edilmesini kolaylaflt rm fl, ancak 2007 de konut al mlar ndaki yetersizlik sebebiyle önceki y llardaki büyümenin daha düflü üne, sabit fiyatlarla yüzde 19.4 lük büyümeye raz olmufltur. 26
11 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 5. Çeyrekler tibariyle Tar m Sektörü Büyüme H zlar % I II III -1.4IV I II III IV I II III IV I II III Kaynak : T.C. Maliye Bakanl, Strateji Gelifltirme Baflkanl, Aral k 2007-Ocak 2008 Ekonomik Göstergeler. Tar m sektörü 2005 y l ndaki büyüme h z na 2006 y l nda ulafl lamam fl, alt sektör olarak ormanc l k ve bal kç l n büyüme h zlar ndaki ani yükselifle ra men, tar m n büyümeye katk s 2006 y l nda azalm flt r (Tablo 5) y l nda ise, yaz aylar nda yaflanan kurakl n da etkisiyle, tar mda negatif büyüme rakamlar ortaya ç km flt r (Grafik 5). Grafik 6. Çeyrekler tibariyle Hizmetler Sektörü Büyüme H zlar % I II III IV I II III IV I II III IV I II III Kaynak : T.C. Maliye Bakanl, Strateji Gelifltirme Baflkanl, Aral k 2007-Ocak 2008 Ekonomik Göstergeler. 27
12 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 1.4. SAB T SERMAYE YATIRIM HARCAMALARININ SEKTÖREL DA ILIMI Tablo 6. Sektörel Sabit Sermaye Yat r mlar (Cari Fiyatlarla-Milyon YTL) (1) 2008(2) Tar m Madencilik malat Enerji Ulaflt rma Turizm Konut E itim Sa l k Di er Hizmetler TOPLAM Kaynak : DPT (1) Gerçekleflme Tahmini (2) Program Sabit sermaye yat r mlar, ekonomik büyümenin art r lmas nda en önemli harcamalard r li y llar boyunca söz konusu yat r mlar n sektörel da l m nda kriz y l ve izleyen iki y l turizm ve inflaat sektörü hariç gerileme yaflanm flt r (Tablo 6). Oysa ki sürdürülebilir büyümenin sa lanmas için tüm sektörlerde canl l k ve bu olumlu geliflmenin devam gerekmektedir Orta Vadeli Program döneminde özel sektör sabit sermaye yat r mlar n n yüzde 8.4, kamu sabit sermaye yat r mlar n n da yüzde 6.2 oran nda artaca öngörülmüfltür Orta Vadeli Programa göre ise özel sektör sabit sermaye yat r mlar n n yüzde 7.4, kamu sabit sermaye yat r mlar n n ise yüzde 0.7 oran nda artmas öngörülmektedir. ki program öngörüleri karfl laflt r ld nda ciddi anlamda sapma kendini göstermekte, ekonomik faaliyet seviyesinde bir yavafllama olarak alg lanmaktad r. Özel sektör sabit sermaye yat r m harcamalar tutar sabit fiyatlarla kamu sabit sermaye yat r m harcamalar n n yaklafl k 4 katl k bir büyüklü üne sahiptir. Kamu sabit sermaye yat r mlar enerji ve e itimde giderek azalmakta, özel sektör ise her kalemde sabit sermaye yat r mlar n art rmaktad r. (Tablo 7 ve 8) 28
13 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Kaynak : DPT (1) Gerçekleflme Tahmini (2) Program Kaynak : DPT (1) Gerçekleflme Tahmini (2) Program Tablo 7. Sektörel Sabit Sermaye Yat r mlar Kamu Sektörü (Cari Fiyatlarla milyon YTL) KAMU (1) 2008(2) Tar m Madencilik malat Enerji Ulaflt rma Turizm Konut E itim Sa l k Di er Hizmetler TOPLAM Tablo 8. Sektörel Sabit Sermaye Yat r mlar Özel Sektör (Cari Fiyatlarla milyon YTL) ÖZEL (1) 2008(2) Tar m Madencilik malat Enerji Ulaflt rma Turizm Konut E itim Sa l k Di er Hizmetler TOPLAM K fi BAfiINA BÜYÜME HIZI Kifli bafl na düflen milli gelir rakamlar n Tablo 9 daki gibi 2000 den itibaren ele ald m zda, gelinen noktan n iç aç c oldu u görülebilir. Ancak ayn kifli bafl na milli gelir verileri 1993 y l rakam n n 3055 $ oldu unu göstermektedir. Bu durum Türk halk n n 1994, 1999 ve 2000/2001 y llar ndaki krizlerle ekonominin mutlak küçülmesinden ne derece olumsuz etkilendi ini ve 10 y ll k bir kay p zaman da iflaret etmektedir. 29
14 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak : TÜ K. Tablo 9. Kifli Bafl na Gayri Safi Milli Has la Cari fiyatlarla Sabit (1987) fiyatlarla Geliflme Geliflme Geliflme h z h z h z Y l YTL % $ % YTL % , , , , , , , , , , , , , , , , , , , , ,6 Ayr ca kifli bafl na gelir dolar ile ifade edildi inde ortaya ç kan bir handikap olarak flu örne i verebiliriz. Dolar de eri ile 2002 y l nda kifli bafl gelirin dolar iken ertesi y l dolar olmas, kifli bafl na yüzde 30.2 lik bir gelir art fl n ifade etmektedir ve büyümenin yüzde 5.9 oldu u dönemde bu flekilde kifli bafl gelir art fl hesaplamas n n yanl fll n ortaya koymaktad r. Burada önemli olan sabit fiyatlarla YTL cinsi kifli bafl gelir göstergesinin esas al nmas d r. Bu durumda 2002 y l nda 1.67 YTL olan kifli bafl gelir 2003 y l nda yüzde 4.2 art fl ile 1.74 e yükselmifltir. Krizin üzerinden 2 y l geçtikten sonra bile henüz kriz öncesi seviyeye ulafl lamam flt r. Sabit fiyat larla kifli bafl gelir 2005 y l nda yüzde 7.2 lik bir art fl sergilerken, 2006 da büyümenin yüzde 6 oldu u y lda, yüzde 4.6 da kalm flt r (Tablo 9). 30
15 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 1.6. SEÇ LM fi ÜLKELERDE BÜYÜME HIZI Tablo 10. Seçilmifl Ülkelerde GSY H Büyümesi (Sabit Fiyatlarla - %) Çin 9,1 10,0 10,1 10,4 11,1 11,5 10,0 Hindistan 4,5 6,9 7,9 9,0 9,7 8,9 8,4 Arjantin -10,9 8,8 9,0 9,2 8,5 7,5 5,5 Romanya 5,1 5,2 8,5 4,1 7,7 6,3 6,0 Ukrayna 5,2 9,6 12,1 2,7 7,1 6,7 5,4 Rusya 4,7 7,3 7,2 6,4 6,7 7,0 6,5 Lüksemburg 3,8 1,3 3,6 4,0 6,2 5,4 4,2 Bulgaristan 4,5 5,0 6,6 6,2 6,1 6,0 5,9 Türkiye 7,9 5,8 8,9 7,4 6,1 5,0 5,5 Polonya 1,4 3,9 5,3 3,6 6,1 6,6 5,3 rlanda 6,4 4,3 4,3 5,9 5,7 4,6 3,0 srail -0,6 2,3 5,2 5,3 5,2 5,1 3,8 Kore 7,0 3,1 4,7 4,2 5,0 4,8 4,6 Yunanistan 3,9 4,9 4,7 3,7 4,3 3,9 3,6 spanya 2,7 3,1 3,3 3,6 3,9 3,7 2,7 Macaristan 4,4 4,2 4,8 4,2 3,9 2,1 2,7 Brezilya 2,7 1,1 5,7 2,9 3,7 4,4 4,0 sviçre 0,4-0,2 2,5 2,4 3,2 2,4 1,6 Belçika 1,4 1,0 2,8 1,4 3,0 2,6 1,9 Hollanda 0,1 0,3 2,2 1,5 3,0 2,6 2,5 ABD 1,6 2,5 3,6 3,1 2,9 1,9 1,9 Almanya 0,0-0,3 1,1 0,8 2,9 2,4 2,0 Norveç 1,5 1,0 3,9 2,7 2,8 3,5 3,8 Kanada 2,9 1,9 3,1 3,1 2,8 2,5 2,3 ngiltere 2,1 2,8 3,3 1,8 2,8 3,1 2,3 Avustralya 4,1 3,1 3,7 2,8 2,7 4,4 3,8 Japonya 0,3 1,4 2,7 1,9 2,2 2,0 1,7 Fransa 1,0 1,1 2,5 1,7 2,0 1,9 2,0 talya 0,3 0,0 1,2 0,1 1,9 1,7 1,3 Yeni Zelanda 5,2 3,5 4,4 2,7 1,6 2,8 2,3 Kaynak : IMF World Economic Outlook Database verileri IMF tahminidir. Türkiye için 2007 y l rakam gerçekleflme tahmini, 2008 y l program rakam d r y l nda geliflmifl ülkelerde yaflanan faiz oranlar ndaki belirsizlikler ve özellikle ABD konut sektörü finansman nda yaflanan s k nt lar n uluslararas piyasalar dengesizlefltirmesi, bu ülkenin 2004 y l nda yüzde 3.6 olan büyüme h z n 2007 y l nda yüzde 1.9 a düflürece inin tahmin 31
16 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo edilmesine yol açm flt r. (Tablo 10). Burada ABD ekonomisinin büyümesinde görülecek yavafllama ve dolar n de er kayb, dünya ticareti ve finans piyasas na etki yaparak, dünya ihracat n ve yat r mlar n yeniden flekillendirecektir. Öte yandan ABD nin ekonomik durgunlu unun önüne geçebilmesi için alaca önlemler önemli sonuçlar do uracakt r. Faiz oranlar nda indirim halinde, küresel sermaye gruplar elerindeki sermayeyi ABD den, ekonomik büyümede önde giden geliflmekte olan ülkelere do ru yönelteceklerdir. Bu durum nedeniyle geliflmekte olan ülkelerin ulaflacaklar suni büyüme rakamlar na ve olas sermaye ç k fllar na karfl tedbirli olmalar da gerekecektir. Dünya Bankas n n 2008 bafl nda yay nlad 2008 Küresel Ekonomiye Bak fl Raporu nda, ABD gibi geliflmifl ülkelerin ekonomik büyümesindeki yavafllaman n etkisiyle dünya ekonomisinin büyümesinin de yavafllayaca, dünya ekonomisinin bu y l yüzde ortalama 3.3 oran nda büyüyece inin tahmin edildi i ifade edilmifltir. Bilindi i üzere dünya ekonomisinde son y llarda gözlenen yüksek büyüme h z, Çin, Hindistan ve Rusya n n güçlü ekonomik büyümeleri ve bu durumun geliflmekte olan ülkelerin büyümelerini h zland rmas na yapt etki nedeniyledir. Büyüyen geliflmekte olan ekonomiler ihracatlar n art rm fl, yüksek cari ifllemler fazlas elde ederken d fl borç yükü azalm flt r. Dünya Bankas n n Raporu nda geliflmekte olan ülke ekonomilerinin 2007 y l nda gerçekleflen güçlü büyüme e ilimini korudu u, bu sayede geliflmifl ülkelerin ekonomilerindeki durgunlu un dünya ekonomisine getirdi i bask lar n giderildi i de belirtilmifltir. Ancak Tablo 10 a bak ld nda, örne in 2006 da yüzde 11.1 büyüyen Çin in 2007 de büyüme h z n n yüzde 11.5 olaca ve 2008 de de yüzde 10 düzeyine gerileyece inin tahmin edildi i görülecektir. Ayn flekilde 2006 da yüzde 9.7 büyüyen Hindistan ekonomisinin 2007 de yüzde 8.9 ve 2008 de yüzde 8.4 olarak büyüyece i tahmin edilmifltir. Bu noktada ayr flma teorisi yanl lar n n ileri sürdü ü gibi, Çin baflta olmak üzere ekonomik kapasitesi çok büyük ekonomilerin ABD nin durgunlu undan etkilenmeyece i yönündeki öngörüleri bir miktar sars lm flt r. Çin de ve Japonya da ekonomik faaliyet seviyesinde düflüfl ve ABD de yaflanan mortgage s k nt s nedeniyle baz Avrupa bankalar n n mortgage tahvil riskini tafl yor olmalar, bu teoriyi neredeyse çürütmekte ve dünya ekonomisinin durgunlu a do ru gitti ini göstermektedir. Görüldü ü üzere durgunlu un ABD den dünya ekonomisine yay lmas ve buna ba l olarak finans piyasalar nda büyük zararlar n ortaya ç kmas durumunda Türkiye gibi cari aç ve d fl borç stoku milli gelir içinde önemli paylara ulaflan ülkeler için s cak para ç k fl ve dolay s yla küçülme kaç n lmaz olacakt r. 32
17 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 2. figücü ve ST HDAM flsizlik, Türkiye ekonomisinde öteden beri süre gelen kronik bir sorundur. flsizlik sorunu ile ilgili belli dönemlerde baz aç l mlar gerçekleflmesine ra men, özellikle kriz ve kriz sonras dönemlerde bu sorun kendini daha çok hissettirmektedir. Bu bölümde 2007 y l nda istihdam alan ndaki geliflmelere yer verilecektir. flgücü durumundaki geliflmelere de inildikten sonra, iflsizlerin yerleflim yerleri ve cinsiyetlerine göre da l mlar aç klanacakt r. stihdam n sektörel da l m y llar itibariyle incelendikten sonra, genifl tan ml iflsizlik kavram ndan bahsedilecektir. TÜ K in Düzey 1 ve Düzey 2 baz nda aç klad istihdam göstergeleri, genifl tan ml iflsizlik kavram na göre yeniden düzenlenecektir figücündek GEL fimeler Türkiye ekonomisinin son y llar incelendi inde iflsizlik oranlar n n yüzde 9-11 paritesi aras nda seyretti i görülmektedir y l ndan itibaren, yaflanan ekonomik krizin etkilerinin azalmas ndan dolay, istihdam edilen kifli say s artarak, 2004 y l nda , 2005 de ve 2006 y l nda kifliye yükselmifltir y l n n üçüncü çeyrek istihdam göstergelerine göre ise, istihdam edilenlerin say s e ulaflm flt r. Genç bir nüfusa sahip Türkiye nin iflsiz say s, özellikle tar m sektöründen kopanlarla beraber art fl göstermifl, 2001 y l nda olan iflsiz say s, 2002 y l nda e, 2003 y l nda e ve 2004 y l nda ise e yükselmifltir y l nda iflsiz say s nda art fl devam ederek e ulaflm flt r y l nda iflsiz say s azalarak e gerilemifltir y l n n üçüncü çeyrek göstergelerine göre iflsiz say s olarak gerçekleflmifltir (Tablo 1 ve Grafik1). 33
18 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak : TÜ K 15 ve Daha Yukar Yafltaki Nüfus flgücü Arz stihdam Edilenle r Tablo 1. flgücü Durumu flsizler Kay t D fl stihdam flgücüne Kat lma Oran stihdam Oran Bin Kifli Yüzde flsizlik Oran Kay t D fl stihdam Oran ,159 23,491 21,524 1,967 11, ,042 23,818 21,354 2,464 11, ,912 23,641 21,147 2,493 10, ,906 24,290 21,791 2,498 11, ,825 24,566 22,046 2,520 11, ,668 24,776 22,330 2,446 10, I 49,482 24,739 20,811 2,328 10, II 49,694 23,206 19,902 2,395 11, III 49,944 22,732 22,188 2,829 12, IV 50,189 24,457 22,876 2,269 11, I 50,452 23,588 20,838 2,750 10, II 50,695 25,015 22,721 2,294 11, III 50,938 25,219 22,838 2,381 11, IV 51,146 24,539 21,928 2,611 10, I 51,371 23,400 20,604 2,796 9, II 51,561 25,075 22,860 2,215 11, III 51,770 25,622 23,279 2,343 11, IV 52,000 25,056 22,641 2,415 10, I 52,203 24,158 21,398 2,760 9, II 52,415 25,574 23,309 2,265 11, III 52,644 25,931 23,548 2,383 11, Son dört y l, çeyrek dönemler itibariyle incelendi inde, en düflük iflsizlik oranlar n n ikinci ve üçüncü çeyreklerde, en yüksek iflsizlik oran n n ise birinci çeyreklerde gerçekleflti i görülmektedir. Bu noktada mevsimsel de iflikliklerin etkisi gözard edilmemelidir. Özellikle turizm nedeniyle ikinci ve üçüncü çeyrekte iflsizlik oran n n azalmas beklenen bir geliflmedir. 34
19 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 1. flsizlik Oran (%) Kaynak: TÜ K verilerinden haz rlan lm flt r YERLEfi M VE C NS YET DA ILIMINA GÖRE fis ZLER 2002 y l nda bir önceki y la göre iflsizlerin yerleflim yerlerine göre da l m na bak ld nda, k rdaki iflsizlik oran n n yüzde 19.42, kentteki iflsizlik oran n n ise yüzde oran nda artt görülmektedir y l nda ise iflsizlik oran k rda yüzde artarken, kentte yüzde oran nda azalm flt r y l nda k rdaki iflsizlik oran yüzde oran n azal rken, kentteki iflsizlik oran yüzde 3.66 oran nda artm flt r y l nda iflsizlik oran k rda yüzde 9.39 artarken, kentteki iflsizlik oran yüzde oran nda azalm flt r y l nda ise iflsizlik oran k rda yüzde -6.26, kentte yüzde oran nda azalm flt r (Tablo 2 ve Grafik 2). Tablo 2. flsizler (Yerleflim Yerlerine ve Cinsiyetlerine Göre, Bin Kifli) Bir Önceki Y l n Ayn Dönemine Göre De iflim KIR KENT TOPLAM KIR KENT TOPLAM K E T K E T K E T K E T K E T K E T ,033 1, ,485 1, ,323 1, ,826 2, ,298 1, ,830 2, ,363 1, ,878 2, ,315 1, ,867 2, ,271 1, ,776 2, K: Kad n E: Erkek T: Toplam Kaynak : TÜ K 35
20 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 2. flsizler (Yerleflim Yerlerine Göre, Bin Kifli) Kaynak: TÜ K verilerinden haz rlanm flt r. Grafik 3. K rdaki flsizlerin Cinsiyet Da l m Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan lm flt r. K rdaki iflsizlerin cinsiyet da l m na y llar itibariyle bak ld nda, kad nlar n iflsizler aras ndaki oran n n giderek artt görülmektedir y l nda k rdaki iflsizlerin yüzde ini kad nlar olufltururken, 2002 y l nda bu oran yüzde 19, 2003 de ise yüzde a yükselmifltir y l nda yüzde a gerileyen k rdaki iflsizler aras ndaki kad nlar n oran, 2005 y l nda yüzde ve 2006 y l nda yüzde olarak gerçekleflmifltir (Grafik 3). 36
21 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 4. Kentteki flsizlerin Cinsiyet Da l m Kaynak: TÜ K verilerinden haz rlanm flt r. Kentteki iflsizlerin cinsiyet da l m nda ise 2001 y l ndan 2006 y l na kadar önemli de ifliklikler görülmemifltir. Kad nlar n kentteki iflsizler aras ndaki pay yüzde aral nda yer alm flt r (Grafik 4). Bu iki grafik birlikte okundu unda, kentlerdeki kad nlar n, k rdaki kad nlara göre iflsizler aras ndaki pay n n daha yüksek oldu u görülmektedir ST HDAMIN SEKTÖREL DA ILIMI 2001 y l ndan bu yana istihdam n sektörel da l m na bak ld nda, sanayi ve inflaat sektörlerinde düflük oranda de iflmeler gözlenirken, tar m sektöründeki istihdam pay nda yüksek oranda azal fl, hizmetler sektöründe ise önemli derecede bir art fla rastlanmaktad r y l nda toplam istihdam içinde yüzde 39.7 lik bir paya sahip olan hizmetler sektörü, 2004 y l nda pay n yüzde 43 e, 2006 y l nda ise yüzde 47.3 e geniflletmifltir (Grafik 5). Tar m sektörü ise 2001 y l nda toplam istihdam içinde yüzde 37.6 l k bir paya sahip iken, 2004 y l nda bu oran yüzde 34 e, 2006 y l nda ise yüzde 27.3 e gerilemifltir. Sanayi sektörü istihdamdan ald pay aç s ndan hizmetler ve tar m sektörüne göre daha az de iflkenlik göstermifltir y l nda toplam istihdamdan yüzde 17.5 lik pay alan sanayi sektörünün, 2004 y l ndaki pay yüzde 18.3, 2006 y l nda ise yüzde 19.7 olarak gerçekleflmifltir. nflaat sektörü ise istihdam pay aç s ndan, son yedi y lda en az de ifliklik gösteren sektördür y l nda istihdamdan yüzde 5.2 oran nda pay alan inflaat sektörünün pay, 2004 y l nda yüzde 4.7 ye gerilemifl, 2006 y l nda ise yüzde 5.7 ye yükselmifltir (Tablo 3). 37
22 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 5. stihdam n Sektörel Da l m - Toplam çindeki Paylar (%) Kaynak: TÜ K verilerinden haz rlanm flt r. Tablo 3. stihdam n Sektörel Da l m Kaynak: TÜ K verilerinden haz rlanm flt r GEN fi TANIMLI fis ZL K ORANLARI flsizlik oran ; ifl aramay p çal flmaya haz r olanlar, ifl bulma ümidi olmayanlar, mevsimlik çal flanlar, ev iflleriyle meflgul olanlar, ö renciler, emekliler ve çal flamaz halde olanlar n iflsiz say lmamas yla hesaplanmaktad r. Oysaki ifl aramay p çal flmaya haz r olanlar ve ifl bulma ümidi olmayanlar da iflsiz kategorisinde de erlendirilmelidir. Nihayetinde bu kifliler herhangi bir ifle sahip olmayan kiflilerdir. Öte yandan mevsimlik çal flanlar ise düzenli bir gelire sahip olmayan bireyleri yans tmaktad r. E er ifl aramay p çal flmaya haz r olanlar, ifl bulma ümidi olmayanlar ve mevsimlik çal flanlar da iflsiz tan m nda de erlendirilirse iflsizlik oranlar önemli derecede de iflecektir. Afla daki tablolarda TÜ K in Düzey 1 ve Düzey 2 da l mlar ndan hareketle, bölgelere göre iflsiz say lar ve iflsizlik oranlar yukar da bahsi geçen geniflletilmifl iflsizlik kavram yla yeniden hesaplanm flt r y l verileri bu yaklafl ma göre de erlendirildi inde, stanbul daki iflsizlik oran yüzde 11.2 olarak aç klanm flken, genifl tan ml iflsizlik oran yüzde dir. En fazla iflsizli in görüldü ü Güneydo u Anadolu Bölgesinde 2006 y l nda aç klanan oran yüzde 14 iken, genifl tan ml iflsizlik yaklafl m na göre bu oran yüzde d r. Do u Anadolu Bölgesinde ise aç klanan oran yüzde 11.3 iken, bu yaklafl ma göre iflsizlik oran yüzde dir. Görülmektedir ki, iflsizlik tan m n n nas l de erlendirildi i, hesaplamalar bu denli de ifltirebilmektedir. 38
23 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Genifl tan ml iflsizlik oran na göre 2006 y l nda iflsizlik oran n n en düflük oldu u bölgeler, yüzde oran ile Bat Karadeniz ve yüzde oran yla Do u Marmara d r. Genifl tan ml iflsizlik oran na göre en yüksek iflsizli in yafland bölgeler, yüzde ile Güneydo u Anadolu ve yüzde oran yla Ortado u Anadolu dur. TÜ K in 2006 Düzey 2 da l m na göre, genifl tan ml iflsizlik oran s ralamas nda, TR81(Zonguldak, Karabük, Bart n) yüzde 7.3 en düflük iflsizlik oran n n yafland bölgedir. Bu illeri TR82 (Kastamonu, Çank r, Sinop) ve TR41 (Bursa, Eskiflehir, Bilecik) yüzde 10.9 genifl tan ml iflsizlik oran yla takip etmektedir. Bu s ralamada son s ralar, TRC2 (fianl urfa, Diyarbak r) yüzde 34.8 ve TRC3 (Mardin, Batman, fi rnak, Siirt) yüzde 35.9 genifl tan ml iflsizlik oran yla almaktad r (Tablo 4, Harita 1 ve Harita 2). 39
24 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo 4. flgücüne Dahil Olmayanlar n Y llar ve Cinsiyete Göre flgücüne Dahil Olmama Nedenleri (Düzey 1) (Bin kifli, 15+) Kaynak: TÜ K ve kendi hesaplamalar m z. *Genifl Tan ml flsizlik Oran : ( fl aramay p, çal flmaya haz r olanlar + Mevsimlik Çal flanlar) / flgücü 40
25 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo 5. flgücüne Dahil Olmayanlar n Y llar ve Cinsiyete Göre flgücüne Dahil Olmama Nedenleri (Düzey 2) (Bin kifli, 15+ yafl) 41
26 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: TÜ K ve kendi hesaplamalar m z. *Toplam flgücü + (ifl aramay p, çal flmaya haz r olanlar + *Genifl Tan ml flsizlik Oran : ( fl aramay p, çal flmaya haz r olanlar + Mevsimlik Çal flanlar) / flgücü Çal flanlar) *Toplam flsiz: flsiz + ( fl aramay p, çal flmaya haz r olanlar + Mevsimlik Çal flanlar) 42
27 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Harita Y l Genifl Tan ml flsizlik Oranlar (TÜ K Düzey 1) Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. Harita Y l Genifl Tan ml flsizlik Oranlar (TÜ K Düzey 2) Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. 43
28 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Bu yaklafl ma göre 2004 y l nda genifl tan ml iflsiz say s , 2005 y l nda ve 2006 y l nda ise dir. Buna göre hesaplanan iflsizlik oranlar ise 2004 y l nda yüzde 16.11, 2005 y l nda yüzde ve 2006 y l nda ise yüzde olarak gerçekleflmifltir (Grafik 6). Grafik 6. Genifl Tan ml flsizlik Oran Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. flsizlik oran n n son y llarda, iflgücüne kat lma oran ndaki düflüflün etkisiyle yüzde 10 seviyelerinde istikrar kazand iddias n de erlendirebilmek için, genifl anlamda iflsizlik verilerine bak lmas büyük önem arzetmektedir. Genifl anlamda iflsizlik kavram, umudu kalmad ve di er nedenlerle ifl aramaktan vazgeçmifl; ancak ifl buldu u takdirde çal flmak isteyenlerin ve mevsimlik çal flanlar n dar anlamdaki iflsizlere eklenmesiyle aç klanmaktad r y l nda yüzde 6.8 olarak aç klanan dar anlamda iflsizlik oran na karfl n, genifl anlamda yüzde 8.3 oran nda bir iflsizlik söz konusu olmufltur y l nda dar anlamda iflsizlik oran yüzde 10.3 iken, genifl anlamda bu oran yüzde 16.1 olarak gerçekleflmifltir. ki oran aras ndaki fark 2006 y l nda yaklafl k yüzde 7 ye ulaflm flt r. Dar anlamda iflsizlik oran n n yüzde 9.9 olarak aç kland 2006 y l nda, genifl anlaml tan ma göre ise iflsizlik yüzde 18 seviyesindedir. Dolay s yla 1997 y l nda yüzde 8.3 olan genifl tan ml iflsizlik oran, 2006 y l nda iki kat na ç km flt r. Bu yüzde 100 lük art fla karfl n, dar anlamdaki iflsizlik oran bahsi geçen y llarda sadece yüzde 45 lik bir art fl sergilemifltir (Grafik 7). 44
29 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 7. Genifl Tan ml flsiz Say s (bin kifli) Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. Son y llarda ifl bulma ümidi olmayanlar n say s na bakt m zda görülmektedir ki, 2004 y l nda ifl bulma ümidi olmayanlar n say s iken, 2005 y l nda bu say e ve 2006 y l nda ise e yükselmifltir. Öte yandan ifl bulma ümidini de kapsayan, ifl aramay p, çal flmaya haz r olanlar n say s da giderek artm flt r y l nda kifli ifl aramay p, çal flmaya haz r iken, 2005 y l nda bu rakam ve 2006 y l nda olarak gerçekleflmifltir (Grafik 8). Grafik 8. fl Aramay p Çal flmaya Haz r Olanlar (bin kifli) Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. 45
30 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 9. fl Aramay p Çal flmaya Haz r Olanlar n Cinsiyet Da l m (bin kifli) Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. fl aramay p, iflbafl yapmaya haz r olanlar aras ndaki cinsiyet da l m na göre, 2002 den bu yana kad nlarda, erkeklere göre daha fazla oranda art fl oldu u görülmektedir. Öyle ki 2002 y l nda ifl aramay p iflbafl yapmaya haz r olan erkeklerin say s kad nlar n say s n n neredeyse iki kat iken, 2006 y l nda kad nlar erkekleri bu göstergede geçmifllerdir. Ancak her iki grupta da genel olarak y llar boyunca art fl görülmüfltür (Grafik 9) y l ndan bu yana mevsimlik çal flanlarda ise erkeklerin oran kad nlar n oran na göre giderek azalm flt r y l nda mevsimlik çal flan erkek say s iken 2006 y l nda mevsimlik çal flan erkeklerin say s e düflmüfltür (Grafik 10). Grafik 10. Mevsimlik Çal flanlar n Cinsiyet Da l m (bin kifli) Kaynak: TÜ K verilerinden yararlan larak kendi hesaplamalar m z. 46
31 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 2.5. ÜLKE KARfiILAfiTIRMALARI Ocak 2007 de Uluslararas Çal flma Örgütü taraf ndan yay nlanan Global Employment Trends Raporu na göre güçlü büyüme performanslar na ra men dünya ekonomilerinde iflsizlik oranlar tarihsel olarak en yüksek düzeylerindedir. Dünya ortalama büyüme oran 2006 y l için yüzde 5.2 iken, iflsizlik oran yüzde 6.3 düzeyindedir. Rapor, ekonomik büyüme ile istihdam yaratma aras ndaki ba n koptu unu ileri sürmekte, az geliflmifl ülkeleri kapsayan, genel bir istihdam yaratmayan büyüme olgusunu ortaya koymaktad r. Bu duruma Türkiye ekonomisinde 2001 krizi sonras nda rastlan lm flt r. Grafik 11 de görüldü ü üzere y ll k yurtiçi reel has la istihdam verileri ile karfl laflt r ld nda, büyümenin önemsenmeyecek oranlarda istihdam yaratabildi i ortaya ç km flt r sonras dönemde toplam yurtiçi reel has la art fl oran yüzde 7.3 iken, istihdam art fl ortalamas ancak yüzde 1.1 olarak gerçekleflmifltir (BSB, 2007). Grafik 11. Reel GSY H ve stihdam Art fllar (%) Kaynak: TCMB, Elektronik Veri Da t m Sistemi. 47
32 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: Eurostat Yearbook Tablo 6. Seçilmifl Ülkelerde flsizlik Oranlar Polonya Slovakya H rvatistan Türkiye Fransa Bulgaristan Yunanistan spanya Almanya Belçika Euro Euro Bölgesi Finlandiya Portekiz Macaristan Euro Malta Romanya sveç Çek Cumhuriyeti talya Letonya Slovenya Estonya Litvanya Birleflik Krall k Avusturya Lüksemburg ABD rlanda Japonya Danimarka Hollanda Norveç Türkiye halen Avrupa ülkeleri ortalamas n n daha üstünde iflsizlik oranlar na sahiptir y l nda Euro 25 ve Euro Bölgesinin daha alt nda iflsizlik oran na sahip olan Türkiye, 2001 y l ndan itibaren ortalaman n üstünde bir iflsizlik seyri izlemektedir y l nda Euro Bölgesi iflsizlik oran yüzde 7.8 iken Türkiye de yüzde 8.4 ve 2006 y l nda Euro Bölgesi yüzde 7.9 oran nda iflsizli e sahipken, Türkiye deki iflsizlik oran yüzde 9.9 olarak gerçekleflmifltir. (Tablo 6) 48
33 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 3. F YAT HAREKETLER Her toplumda gelirden tüketime ve tasarrufa ayr lan pay de ifliklik göstermektedir. Bunun en önemli nedenleri gelenekler, al flkanl klar ve gelir da l m d r. Örne in Uzakdo ulular tasarrufa, Avrupal lar ve Amerikal lar ise tüketime e ilimli bir görünüm çizmektedir. ABD de gelirin yaklafl k yüzde 70 i, Hindistan da yüzde 67 si, Çin de ise yüzde 41 i tüketime ayr lmaktad r. ABD ve Hindistan da gelirden tüketime ayr lan pay birbirine yak n olsa da, Hintliler in tüketimden baflka bir fleye ay rabilecekleri gelirleri çok düflüktür. Dolay s yla bahsi geçen iki toplumda tüketime yöneliflin nedenleri farkl d r. Türkiye de ise gelirin yüzde 67 si tüketime ayr lmaktad r. Bunun önemli nedeni Türkiye nin giderek bir tüketim toplumu olmas n n yan s ra, y llardan beri süre gelen yüksek enflasyonla yaflaman n bir etkisi olarak, elde edilen gelirin de er kaybetmeden harcanma al flkanl d r. Bu bölümde 2007 y l ndaki fiyat hareketleri, Tüketici ve Üretici Fiyat Endeksleriyle aç klanacak, enflasyon geliflmeleri sektörel bazda incelenecektir. Uluslararas karfl laflt rmalara de inildikten sonra, 2007 y l ndaki fiyat hareketlerinin analizi yap lacakt r TÜKET C F YAT ENDEKS NDEK GEL fimeler Türkiye ekonomisinde 1980 li y llarda yükselen enflasyon oranlar, 1990 l y llarda da ayn flekilde devam etmifl, ancak 2000 lere gelindi inde düflüfl ivmesi kazanm flt r y l nda 12 ayl k yüzde de iflime göre TÜFE yüzde iken, 1990 a gelindi inde bu oran yüzde e yükselmifltir. Bu y llar enflasyonun h zla yükselmeye bafllad y llard r l y llarda h z n kesmeyen enflasyon, 1994 te yüzde e kadar yükselmifl, ancak 1999 y l nda yüzde a gerilemifltir y l ndan sonra ise yaflanan krizlerin ve uygulanan ekonomi politikalar n n da etkisiyle, uzun y llard r devam eden enflasyonist süreç yerini enflasyonun genel olarak düfltü ü bir döneme b rakm flt r. Enflasyon oran 2001 y l nda yüzde yükselmesine ra men, 2002 y l nda bu oran yüzde e, 2003 y l nda ise yüzde a gerilemifltir y l ndan sonraki süreç, Türkiye ekonomisi için önemli bir gösterge olarak say labilecek enflasyonun tek basamakl rakamlarda gerçekleflti i y llard r y l nda yüzde 9.32 olarak gerçekleflen enflasyon oran, 2005 y l nda yüzde 7.72 ye gerilemifl, 2006 y l nda ise yüzde 9.65 e yükselmifltir y l nda yüzde 8.39 oran nda gerçekleflen enflasyon, halen tek basamakta olan istikrar n sürdürmektedir. Enflasyonun tek basamakl oranlara düflmesinde, dönemin getirdi i konjonktürel etkilerin gözard edilmemesi gereklidir. çinde bulundu umuz dönem, dünyada da enflasyonun geriledi i bir dönemdir (Tablo 1). 49
34 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo 1. Tüketici Fiyat Endeksi (12 Ayl k Yüzde De iflim) Ocak fiubat Mart Nisan May s Haziran Temmuz A ustos Eylül Ekim Kas m Aral k Kaynak: TÜ K. (1) dönemi için =100, dönemi için 1987=100, dönemi için 1994=100 ve 2004 y l sonras için 2003=100 bazl endeks kullan lm flt r. 50
35 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 1. Tüketici Fiyat Endeksi Kaynak: TÜ K Tablo 2. Sektörler tibariyle Tüketici Fiyat Endeksi (1) TÜFE G da Tütün Giyim Konut Ev Sa l k Ulaflt rma Haberleflme E lence E itim Lokanta Çeflitli Eflyas
36 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: TÜ K (1) 2005 y l ndan itibaren 2003=100 bazl endekse geçilmifltir y l ndan bu yana sektörler itibariyle TÜFE oranlar incelendi inde, en yüksek azalman n g da ve giyim alanlar nda yafland, konut alan nda, di er alanlara göre daha düflük oranda azald görülmektedir. Ancak 2007 y l na gelindi inde, en yüksek enflasyon tütün, g da ve konut alan nda yaflanm flt r. Özellikle g da ve konut alanlar n n zorunlu tüketim mallar n kapsamas, halk n enflasyondan göründü ünden daha fazla etkilendi ini göstermektedir. Grafik 2. G da Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. 52
37 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 3. Tütün Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. Grafik 4. Giyim Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. 53
38 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 5. Konut Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. Grafik 6. Ev Eflyas Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. Grafik 7. Sa l k Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. 54
39 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 8. Ulaflt rma Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. Grafik 9. Haberleflme Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. Grafik 10. E lence Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r. 55
40 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 11. E itim Sektöründe TÜFE Kaynak: Tablo 2 deki verilerden haz rlanm flt r ÜRET C F YAT ENDEKS NDEK GEL fimeler Türkiye ekonomisinde son y llarda TÜFE baz nda enflasyon oranlar nda gerilemeler yaflan rken, ÜFE baz nda da gerileme görülmüfltür y l nda 12 ayl k yüzde de iflime göre ÜFE yüzde iken, 1990 y l na gelindi inde bu oran yüzde ye yükselmifltir l y llarda artarak devam eden ÜFE oranlar, 1994 y l nda yüzde ya kadar yükselmifl, 1999 y l na gelindi inde yüzde e gerilemifltir li y llar TÜFE baz nda oldu u gibi ÜFE baz nda da giderek azalan enflasyon oranlar n n gerçekleflti i y llard r. Ancak bu y llardaki önemli sapma 2001 y l d r y l nda yüzde olarak gerçekleflen ÜFE oran, 2001 y l nda yüzde ya yükselmifltir. Kriz y llar n takip eden dönemde ÜFE oran giderek azalmaya devam etmifltir y l nda yüzde 30.84, 2003 y l nda yüzde ve 2004 y l nda yüzde olan ÜFE oran, 2005 y l nda yüzde 2.66 ya kadar gerilemifltir. ÜFE oran, 2006 y l nda tekrar yükselerek yüzde oran na ulaflsa da, 2007 y l nda yüzde 5.94 olarak gerçekleflmifltir (Tablo 3). 56
41 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Kaynak: TÜ K Tablo 3. Üretici Fiyat Endeksi (12 Ayl k Yüzde De iflim) Ocak fiubat Mart Nisan May s Haziran Temmuz A ustos Eylül Ekim Kas m Aral k Son dört y l n üretici fiyatlar endeksinin 2003 y l n n baz al nd 12 ayl k yüzde de iflme oranlar na bak ld nda, sektörler aç s ndan en fazla enflasyonun yafland sektör olarak madencilik sektörünün baflta geldi i görülmektedir. Tar m ve imalat-sanayi sektörlerinde son üç y l incelendi inde ÜFE baz nda azalmalar görülürken, madencilik ve enerji alanlar nda bu tür azalmalara baz y llarda rastlan lmamaktad r (Tablo 4). 57
42 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: TÜ K Tablo 4. Üretici Fiyatlar Endeksi (2003=100)(12 Ayl k Yüzde De iflme) Genel Tar m Madencilik malat San. Elek.-Gaz-Su
43 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 12. Tar m Sektöründe ÜFE Kaynak: Tablo 4 deki verilerden kendi hesaplar m z. Tar m alan nda 2004 y l ndan 2007 y l na kadar sürekli olarak düflme e iliminde olan ÜFE oran, 2007 y l nda yükselerek neredeyse 2004 y l ndaki seviyesine yaklaflm flt r y l ÜFE gerçekleflmesi ise bir önceki y la göre oldukça yüksek bir oranda yüzde olarak gerçekleflmifltir. Öte yandan tar m alan ndaki mevsimsel hareketlerin ÜFE üzerindeki etkileri Grafik 12 den izlenebilmektedir. Grafik 13. Madencilik Sektöründe ÜFE Kaynak: Tablo 4 deki verilerden kendi hesaplar m z. Madencilik sektöründeki ÜFE oran n n ise genelde ayn düzeyde gerçekleflti i görülmektedir y l nda madencilik sektöründe yüzde olan ÜFE oran, 2005 y l nda yüzde 9.62 ye geri lemifl, 2006 y l nda tekrar yüzde ye yükselmifltir y l nda bir önceki y la yaklafl k bir seyir izleyen madencilik alan ndaki ÜFE oran, yüzde olarak gerçekleflmifltir (Grafik 13). 59
44 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 14. malat Sanayi Sektöründe TÜFE Kaynak: Kaynak: Tablo 4 deki verilerden kendi hesaplar m z. malat sanayi alan ndaki ÜFE oranlar ise son dört y lda sürekli olarak de iflen bir ivme seyretmektedir y l nda imalat sanayi alan ndaki ÜFE oran yüzde iken, 2005 y l nda yüzde 3.16, 2006 y l nda yüzde ve 2007 y l nda yüzde 4.26 seviyesindedir y l nda bu alandaki ÜFE oran n n önemli ölçüde düfltü ü gözlenmektedir (Grafik 14). Grafik 15. Elektrik, Gaz, Su Sektöründe TÜFE Kaynak: Kaynak: Tablo 4 deki verilerden kendi hesaplar m z. Elektrik, gaz ve su alan ndaki ÜFE oranlar na bak ld nda ise, 2004 y l nda yüzde 5.24 olan bu oran, 2005 y l nda negatif e ime dönüflüp yüzde e gerilemifltir. Ancak 2006 y l nda bu alandaki ÜFE oran önemli ölçüde yükselerek yüzde a ulaflm flt r y l ndaki bu art fl n ertesinde 2007 y l nda ise elektrik, gaz ve su alan ndaki ÜFE oran tekrar negatif e ime dönüflerek yüzde olarak gerçekleflmifltir (Grafik 15) ENFLASYON ORANLARINDA ÜLKE KARfiILAfiTIRMALARI OECD ülkeleri aras ndaki enflasyon oran s ralamas nda, Türkiye öteden beri sahip oldu u yüksek enflasyon oranlar na 2002 y l ndan bu y la kadarki süreçte de devam etmifltir y l nda Türkiye de enflasyon oran yüzde 29.7 iken, OECD ülkeleri aras nda en yüksek enflasyon oran na 60
45 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl sahip di er ülkeler yüzde 5.2 oran yla Macaristan ve zlanda d r y l nda Türkiye enflasyon s ralamas nda OECD ülkeleri aras nda, yüzde 18.4 oran ile ilk s radayken, onu yüzde 8.6 oran yla Slovak Cumhuriyeti izlemifltir y l na gelindi inde Türkiye yüzde 9.4 enflasyon oran na sahipken, en yak n takipçisi yüzde 7.5 ile yine Slovak Cumhuriyeti dir. (Tablo 5) Türkiye 2005 y l nda OECD ülkeleri aras nda yine enflasyon s ralamas nda ilk s rada 7.7 oran yla yerini al rken, Meksika yüzde 4 oran yla ikinci s rada gelmektedir y l nda yüzde 9.7 enflasyon oran yla Türkiye yine enflasyon alan nda OECD ülkeleri aras nda ilk s radayken, zlanda yüzde 6.7 oran ile Türkiye yi takip etmifltir. Son olarak 2007 y l nda Türkiye nin yüzde 8.39 enflasyon oran yla OECD ülkeleri aras nda ilk s ralarda gelmesi beklenmektedir (Tablo 5). Tablo 5. Tüketici Fiyatlar (Önceki Y la Göre % De iflim) Avustralya Avusturya Belçika Kanada Çek Cumhuriyeti Danimarka Finlandiya Fransa Almanya Yunanistan Macaristan zlanda rlanda talya Japonya Kore Lüksemburg Meksika Hollanda Yeni Zelanda Norveç Polonya Portekiz Slovak Cumhuriyeti spanya sveç sviçre Türkiye Birleflik Krall k ABD Euro Bölgesi Kaynak: OECD Economic Outlook 82 Database *Euro Bölgesi Ülkeleri, Euro Bölgesi Toplam ve Birleflik Krall k için Harmonize Edilmifl Tüketici Fiyatlar ndeksi (HICP) kullan lm flt r verileri tahmindir. Türkiye için 2007 y l rakam gerçekleflme tahmini, 2008 y l program rakam d r. 61
46 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo YILI ENFLASYON ANAL Z TÜFE ve ÜFE verileri incelendi inde görülmektedir ki; y llar aras nda uygulanan ekonomi politikalar n n en önemli baflar s, enflasyon h z n n azalt lmas d r y l nda yüzde 55.8 olan enflasyon oran, 2001 krizinden sonra oldukça gerilemifltir. Bu gerilemenin, uygulanan ekonomi politikalar n n bir baflar s olarak ortaya ç kmas n n yan s ra, kriz sonras dönemin kendi özelliklerinden de kaynakland aflikard r. Uygulanan daralt c maliye ve para politikalar, YTL nin afl r de erlenmesiyle birleflerek enflasyonun gerilemesine neden olmufltur krizinden sonra gelinen süreçte 2003 ve 2004 y llar nda tek haneli rakamlara düflen enflasyon oran, aç k enflasyon hedeflemesine geçiflin önünü açm flt r. Ancak 2006 y l için yüzde 5 oran nda aç klanan enflasyon hedeflemesine ra men, bahsi geçen y lda enflasyonun yükselifle geçti i görülmektedir. Bu yükselifl gerek uluslararas enerji fiyatlar ndaki art flla, gerekse May s-haziran aylar ndaki döviz ve para piyasalar ndaki dalgalanma sonucu sermaye ç k fl ile aç klanmaktad r. TCMB nin 2006 Enflasyon Raporu nda bu durumdan bahsedilerek, döviz kurunun fiyatlara geçifl etkisinin, 2006 y l enflasyon oran n n yüksek ç kmas nda önemli bir faktör oldu u vurgulanm flt r (BSB, 2007). Son y llardaki enflasyon oranlar incelendi inde, 2004 y l bafllar nda yüzde 10 lara düflen bir geri leme görülmektedir. Bu gerilemenin ana nedeni, Güçlü Ekonomiye Geçifl Program nda yer alan toplam talebi k smaya yönelik uygulamalard r. Ancak program n uygulanmaya kondu u 2001 y l ndan 2004 y l na kadar sa lanan baflar, 2004 y l ndan sonra baflar s zl kla devam etmektedir. Zira, 2004 y l nda yüzde 9.3 olan TÜFE, 2005 y l nda yüzde 7.7, 2006 y l nda yüzde 9.6 ve son olarak 2007 y l nda yüzde 8.4 olarak gerçekleflmifltir. Enflasyonun 2002 seçimlerinden 14 ay sonra tek haneli rakamlara düflmesi, 49. Hükümetin önceden uygulamaya konan bu program kararl l kla sürdürmesinden kaynaklanmaktad r. Ancak bir yandan k sa vadeli olan bu program n bu güne kadar aynen uygulanmas ve öte yandan 2004 y l nda sa lanan baflar sonras nda program üzerinde yap sal bir dönüflümün sa lanamamas, enflasyon sorununun yeniden gündeme gelmesine neden olmufltur. Enflasyonla mücadelede 2004 y l en önemli baflar lar n al nd y ld r y l n n ikinci yar s ndan 2005 y l n n son çeyre ine kadar ortalama enflasyon yüzde 8 dolaylar nda, ancak dar bir aral kta sat nalma e ilimi göstermifltir y l n n ilk çeyre inden itibaren art fl e ilimine giren enflasyon, y l ortas nda yaflanan döviz dalgalanmalar nedeniyle daha da yükselerek hedef lenen oran n üstünde gerçekleflmifltir y l nda makro ekonomik aç dan en baflar s z alan, enflasyondur y l nda yaflanan dalgalanmalara karfl etkin bir politikan n üretilmemesi, enflasyonun artan ivmesinin önüne geçilememesine neden olmufltur y l n n ikinci çeyre inden itibaren günümüze kadarki süreçte, 2007 y l n n ilk çeyre i haricinde tüketici enflasyonu yüzde 7-9 aras nda yer alm flt r. Elbette ki kurakl k ve g da fiyatlar ndaki ya da dolayl vergilerdeki art fllar n ortalama enflasyonu art rd yönünde aç klamalarda bulunulabilir. Ancak enflasyonun gerçekte artma nedenleri, enflasyon beklentilerinde kat l klar, fiyatland rma al flkanl klar n n çok yavafl de iflmesi ve uyumlu para politikalar n n uygulanmamas d r l y llar n bafl nda Yeni Zelanda Merkez Bankas n n uygulamaya bafllad enflasyon hedef lemesi politikas n n ana ç k fl noktas, sermaye hareketlerinin tam serbestisi alt nda merkez bankalar n n aktif para politikas uygulayamaz hale gelmeleridir. Fiyat istikrar n politika olarak benimseyen merkez bankalar n n, sermaye hareketlerinin serbestli i ve döviz kurlar n n etkisinden dolay para politikas uygulama alanlar daralmaktad r. Bu durum reel ekonominin 62
47 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl ihtiyaçlar n n göz önüne al nmamas yla sonuçlanmaktad r. Çünkü enflasyon hedeflemesi politikas uygulayan merkez bankalar, daralt c politikalar uygulamaya mecbur kalmaktad rlar. Bu mecburiyet bir anlamda merkez bankas n n ba ms zl ile çeliflmekte ve enflasyon hedeflemesi ile ba ms zl k aras nda bir tercihi zorunlu k lmaktad r (BSB, 2007). Son iki y ld r enflasyon hedeflemesinde yaflanan büyük sapmalara ra men 2008 y l nda da yine ayn hedefin konulmas yo un elefltiri alan bir konudur. Dünya uygulamalar na bakt m zda, günümüze kadar enflasyon hedeflemesi politikas uygulayan 17 ülkede ilk ya da ikinci y lda baflar sa lanabilmiflken, ülkemizde bu baflar n n bu y l da sa lanamayaca beklentisi fazlad r y l ndan itibaren TCMB, TÜFE baz nda örtülü ve örtüsüz enflasyon hedeflemesi uygulamas na ra men, örtüsüz enflasyon hedeflemesine geçti inden beri baflar s z olmaktad r. Öyleki 2002 y l nda örtülü hedef yüzde 35 iken gerçekleflme yüzde 29.7, 2003 y l nda yüzde 20 hedef lenirken gerçekleflme yüzde 18.4, 2004 y l nda örtülü enflasyon hedefi yüzde 12 iken gerçekleflme yüzde 9.3 ve 2005 y l nda ise yüzde 8 hedeflenirken gerçekleflme yüzde 7.7 olmufltur. Ancak 2006 y l nda geçilen örtüsüz enflasyon hedeflemesine ra men, iki y ld r hedeflenen oran n daha üstünde oranlarda gerçekleflmeler yaflanm flt r ve 2007 y l nda yaklafl k yüzde 100 oran nda hedeflenen enflasyon oran ndan sapma gerçekleflmifltir y l nda yüzde 9.06 olan enflasyon oran, yüzde 5 hedefinin oldukça üzerinde seyretmifltir. Ancak buna ra men 2007 y l enflasyon hedefi yüzde 4 olarak aç klanm flt r y l enflasyon oran ise yüzde 8.4 olarak gerçekleflmifltir. Bu durumda hedeflenen enflasyon oran ndan, yüzde 110 oran nda daha yüksek bir gerçekleflme ile karfl lafl lm flt r (Grafik 16). Grafik 16. Y ll k TÜFE Enflasyonu ve Hedefle Uyumlu Patika Kaynak: TCMB, Enflasyon Raporu,
48 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Yüksek iflsizli in devam etti i bu dönemlerde, aç klanan enflasyon hedefinin yüzde 4 gibi düflük ve gerçekleflmeyen bir oran olmas büyüme ve istihdam hedefleri üzerinde olumsuz etkilerde bulunmaktad r y l nda büyümenin yavafllamas, YTL nin de er kazanmas, maliye politikas n n para politikas n destekler flekilde sürdürülmesi ve yükselen cari aç k, enflasyonun düflük ç kmas n sa layabilecek önemli faktörlerdir. Enflasyon hedefinin tutturulmas na destek olan tüm bu geliflmelere ra men, 2007 y l nda 2006 y l nda oldu u gibi hedeflenen enflasyon oran yakalanamam flt r. Son 5 y ld r elektri e zam yap lmamas ndan, enflasyonun düflürülmesinde sadece döviz kurlar n n de il, baz kamu iktisadi teflebbüslerinin ürün fiyatlar n n bast r lmas n n da etkili oldu u anlafl lmaktad r. Bu tür fiyatlamalar, Merkez Bankas nca yönetilmifl, yönlendirilmifl fiyatlar olarak nitelendirilmekte ve bu tür politikalar olumsuz etkilerinden dolay elefltirilmektedir (E ilmez, 2008). Öte yandan TÜFE indeksi sepeti incelendi inde, tüketime yönelen miktar n yaklafl k yüzde 80 ini kira, g da maddesi, e itim ve sa l k gibi, faiz art fllar ndan etkilenmeyecek maddelerden olufltu u görülmektedir. Dolay s yla faizlerin art r lmas n n tüketimi k sma üzerinde s n rl bir etki yarataca anlafl lmaktad r. Faizlerin yüksek tutulmas tüketimin k s lmas ndan ziyade, tasarruf sahiplerinin daha fazla faiz elde etmesini olanakl k lmaktad r (E ilmez, 2007) y l n n ilk günlerinde elektrik, do algaz ve akaryak t ürünleri önemli oranlarda yükseltilmifltir. Elektrik fiyatlar na yap lan yüzde 10 oran ndaki zamm n ard ndan, yüzde 5 lik bir art fl n ilerleyen dönemlerde yap laca belirtilmifltir. Öte yandan konutlarda kullan lan do algaza yüzde 7.4, sanayide kullan lan do algaza ise yüzde 6.5 oran nda bir zam yap lm flt r. Ayr ca kurflunsuz benzin fiyatlar da yüzde 1.94 oran nda art r lm flt r. Enerji fiyatlar tüm ekonomi için girdi niteli inde oldu undan, bu y l da son 2 y lda oldu u gibi 2008 enflasyon hedefinin gerçekleflmemesi beklenmektedir. Merkez Bankas Baflkan n n sadece elektri e yap lan yüzde 10 luk fiyat art fl n n, 2008 y l enflasyonunu yüzde 0.5 oran nda art raca ifadesi, bu görüflü destekler niteliktedir. Son 61 ayd r elektrik fiyatlar üzerinde hiçbir art fl uygulamayan hükümet ald bu kararla, enflasyonun gerilemesinde önemli bir rol oynam flt r. Öte yandan Merkez Bankas aç klad son Enflasyon Raporunda, 2008 ve 2009 sonu için yapt enflasyon tahminlerini yukar ya do ru yenilemifltir. Yeni tahminler, 2008 y l sonu için yüzde (orta nokta 5.5), 2009 y l için ise (orta nokta 3.7) aral olarak belirlenmifltir. Dolay s yla yüzde 4 olarak hedeflenmifl olan enflasyon oran n n yerine Merkez Bankas faiz patikas n de ifltirmifltir. Önceki dönemlerde yüksek oranda kademeli bir faiz indirimi varsay l rken, yay nlanan son rapora göre daha düflük bir faiz indirimi patikas varsay lm flt r (Gürses, 2008). 64
49 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 4. DIfi T CARETTEK GEL fimeler Bu k s mda, Türkiye nin 2007 y l d fl ticaret performans de erlendirilirken bir çok kategoride yap lacak olan karfl laflt rmalar için 2001 y l ndan itibaren günümüze kadar olan geliflmeler de göz önüne al nacakt r. Bu perspektiften bak ld nda, Türkiye nin 2001 y l ndan günümüze d fl ticaret hacminde, hem nispi hem de GSMH baz nda bir art fl n söz konusu oldu u Tablo 1 den görülebilmektedir den günümüze cari rakamlarla ise, yaklafl k 4 katl k bir büyüme sergilenmifltir. Söz konusu geliflmeler Dünya Ticaret Örgütü taraf ndan da dile getirilmifl, örgütün 2007 y l Raporu nda Türkiye nin d fl ticaret alan nda yakalad bu performans n 2008 de de sürece i belirtilmifltir (WTO, 2007). Dünya Ticaret Örgütü, d fl ticaret hacmi aç s ndan yakalanan bu performans her ne kadar Türkiye nin rekabetçi bir ekonomik yap ya sahip olmas ve KOB lerdeki üretim art fllar na ba lasa da, kan m zca ülkenin koalisyon dönemine göre siyasi aç dan yakalam fl oldu u istikrar ortam ve ekonominin belirli alanlar nda kaydedilen baflar l say labilecek geliflmeleri gibi daha makro düzeydeki iyileflmeler, söz konusu performans üzerinde etkili olmufltur DIfi T CARET HACM D fl ticaret hacmindeki bu art fl, ekonominin her geçen gün d fla aç kl k derecesinde de bir yükselme oldu una iflaret etmektedir. Bu ise, Türkiye ekonomisinin baflka ekonomilerdeki de iflmelere kay ts z kalmad, hatta, d fl ekonomilerdeki de iflimlerden daha çabuk etki lenebilece i sinyallerini de vermektedir. Öte yandan, d fl ticaret hacminde özellikle 2002 y l ndan itibaren yaflanan yüksek ivmeli art fl, baz ekonomi yazarlar nca söz konusu y ldan itibaren d fl ticaret politikalar nda yap lan yap sal dönüflümlerin bir eseri olarak dile getirilmektedir. Tablo 1. Y llara Göre D fl Ticaret Hacmi YILLIK Milyon $ DE. % HRACAT (FOB) ,3 THALAT (CIF) ,8 DIfi T CARET HACM ,1 DIfi T CARET AÇI I ,3 HRACAT / THALAT (%) 75,7 69,9 68,1 64,8 62,9 61,3 63 2,9 HRACAT / GSMH (%) 21,5 19,9 19,8 21,1 20,4 21,4 21,9 2,3 THALAT / GSMH (%) 28,4 28, ,6 32,4 34,9 34,8-0,3 Kaynak : D fl Ticaret Müsteflarl Y l na ait rakamlar GSMH gerçekleflme tahmini kullan larak hesaplanm flt r. D fl ticaret hacminin son y llardaki geliflimine bakt m zda, bir önceki y la göre y ll k ortalama art fl yüzde 25.3 olarak gerçekleflmifltir. Ayn oran n benzer bir kriz y l olan y llar aras nda yüzde 9.6 oldu u düflünüldü ünde, 2001 krizinin bu aç dan daha iyi yönetildi ini belirtebiliriz (Tablo 1). 65
50 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 4.2. DIfi T CARET N KOMPOZ SYONU D fl ticaret hacminin kompozisyonuna bakt m zda, 2001 y l ndan bu yana ithalat a rl kl durumunu korudu u gözlemlenmektedir. Bu durumda özellikle 2001 y l ndan sonra döviz kurunda yaflanan gerilemelerin büyük bir etkisinin oldu u yads namaz. Nitekim USD kuru 2002 y l nda iken, 2007 de lara kadar gerilemifltir.* Elbette ki söz konusu dönemde ihracat art fl nda da sürekli bir yükselifl trendi yaflanmaktad r, hatta 2007 y l nda ihracat ilk defa 100 milyar USD nin üzerine ç karak rekor bir seviyeye ulaflm flt r, ancak ithalattaki art fl n ihracattaki art fla göre çok daha fazla oluflmas, ilgili periyotta d fl ticaret aç klar n n bu denli büyük meydana gelmesine neden olmufltur y l nda da, t pk izledi imiz periyottaki geliflmelere paralel bir seyir izlenmifl ve dönem sonunda 62.8 milyar USD lik bir d fl ticaret aç oluflmufltur. Bu aç n ülkelere göre kompozisyo nuna bakt m zda, yüzde 80 inin Rusya, Çin, Almanya, ran, sviçre ve Güney Kore den kaynakland anlafl lmaktad r. Türkiye 2007 de en fazla ithalat Rusya dan gerçeklefltirmifltir. Bu ülkeden ithalat n n çok büyük bir bölümü do algaz olan Türkiye nin bu ülkeyle ticaretinde 18 milyar milyon dolarl k aç k verdi i bilinmektedir. Türkiye, 2007 de 1 milyar 38.9 milyon dolarl k ihracat yapt Çin ile olan ticaretinde ise 12 milyar milyon dolarl k aç k oluflmas n engelleyememifltir. Benzer bir biçimde, Almanya da d fl ticaret aç verilen ülkeler aras nda üçüncü s rada yer al rken, onu s ras yla ran, ABD ve Japonya izlemifltir. hracat n ülkelere göre da l m na bakt m zda ise, Türkiye 2007 de en çok ihracat 11 milyar milyon dolarla Almanya yla gerçeklefltirmifltir. Bu ülkeyi, 8 milyar milyon dolarla ngiltere, 7 milyar milyon dolarla talya, 5 milyar milyon dolarla Fransa, 4 milyar milyon dolarla Rusya ve 4 milyar milyon dolarla spanya izlemifltir (ANKA, 4 fiubat 2008) y l ndan itibaren ithalat n sektörel da l m na bakt m zda, makine ve ulaflt rma araçlar n n günümüze kadar ilk s ray korudu u görülmektedir. Söz konusu kalem alt nda ise, motorlu kara tafl tlar ithalat n n yüksek Özel Tüketim Vergisi ve Katma De er Vergisi oranlar na ra men genelde ilk s rada gerçekleflti i Tablo 4 den izlenebilmektedir. En çok ithalat yap lan sektörlerde makine ve ulaflt rma araçlar n s ras yla mineral ve ya lar ile ifllenmifl mallar takip etmektedir. Söz konusu sektörlerde alt bafll klar büyük bir a rl kla petrol ve do algaz ile bunlara ait türevlerin ithalat oluflturmaktad r y l nda gerçeklefltirilen ithalatta da ilgili sektörlerde yo unlaflma yaflanmaya devam etmektedir. Nitekim, 2007 y l nda gerçeklefltirilen ithalat n 1/5 inden biraz fazlas n petrol, do algaz, elektrik gibi ürünler oluflturmufltur. Söz konusu ürünlerdeki fiyat art fllar, d fl ticaret hacminde ithalat a rl k bir tablo izlenmesinin temel nedenlerinden birini oluflturmaktad r (Tablo 4). hracat n sektörel da l m nda ise ilk s ray makine ve ulaflt rma araçlar sektörü almaktad r (Tablo 5). Bu durumda özellikle Gümrük Birli i sürecinden sonra Avrupa Birli i ne uyum konusunda büyük at l mlar gösteren otomotiv sektörünün pay büyüktür. Özellikle ticari araç üretimi konusunda Avrupa Birli i ülkeleri bak m ndan Türkiye bir üs konumundad r. Nitekim, AB ticari araç pazar nda 1995 y l nda yüzde 1, 2000 y l nda yüzde 10 olan Türkiye nin pazar pay 2007 y l * Her iki y l için de TCMB y l sonu USD kuru verilmifltir. 66
51 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl itibariyle yüzde 40 seviyesine yükselmifltir. Yine, elektrik-elektronik ve makine ekipmanlar ihracat nda da ciddi geliflmelerden söz edilebilir. Sektörün ihracat aç s ndan en önemli ürün gruplar elektronik sanayi ürünü olan renkli televizyon ve beyaz eflya olup, bu ürün gruplar ile ilgili olarak Türk firmalar n n AB pazar ndaki paylar son y llarda muazzam bir aflama kaydetmifltir. Zira, renk li televizyonda 2000 y l nda 25 olan Türk firmalar n n AB pazar pay, 2007 de yüzde 55 e ç km flt r. Ayn y llar için beyaz eflya sektörünün pazar pay s ras yla yüzde 10, yüzde 18, dijital cihazlar n AB pazar pay ise yüzde 8 ve yüzde 15 fleklinde geliflime göstermifltir y llar aras ithalat n mal gruplar na göre da l m nda ise tüketim mal talebinde hafif bir yükselme görülmekle birlikte hemen hemen di er bütün mal gruplar na olan talepte önceki dura an bir yap n n hakim oldu u söylenebilir. Yat r m mallar n n talebinde ise ufak çapl da olsa bir düflüfl söz konusudur (Tablo 2 ve Grafik 1). Kaynak: TU K 2006 statistik Y ll. *2007 rakamlar Tablo 5 ten hesaplanm flt r. Tablo 2. thalat n Mal Gruplar na Göre Da l m (%) thalat n Mal Gruplar na Göre Da l m % Yat r m Mal Ara Mal Tüketim Y llar Pay(%) Pay(%) Pay(%) ,8 73,2 9, ,3 73,0 9, ,3 71,7 11, ,8 69,3 12, ,4 70,1 12, ,7 71,4 11, ,9 72,7 11,0 Grafik Y l nda thalat n Mal Gruplar na Göre Da l m (%) 11 15,9 72,7 Yatırım Malı Ara Malı Tüketim Kaynak : Tablo 2 deki veriler kullan larak haz rlanm flt r. Ayn flekilde ihracat n mal gruplar na göre da l m nda her ne kadar yat r m ve ara mallar n n toplam ihracat m z içerisindeki pay n n yükseldi ini, buna karfl l k tüketim mallar ihracat nda ise bir düflüfl yafland n görmekteysek de, mevcut durumda 2007 y l itibariyle de toplam ihracat m z n yüzde 86.8 inin hala tüketim ve ara mallar ndan olufltu unu göz ard etmememiz gerekmektedir (Tablo 3 ve Grafik 2). 67
52 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: TU K 2006 statistik Y ll. *2007 rakamlar Tablo 6 dan hesaplanm flt r. Tablo 3. hracat n Mal Gruplar na Göre Da l m % hracat n Mal Gruplar na Göre Da l m % Yat r m Mal Ara Mal Tüketim Y llar Pay(%) Pay(%) Pay(%) ,7 58, ,6 61, , , , ,8 41,2 47, ,8 44,2 44,2 * ,8 46,0 40,8 Grafik Y l nda hracat n Mal Gruplar na Göre Da l m (%) 40,8 12,8 46 Yatırım Malı Ara Malı Tüketim Kaynak : Tablo 2 deki veriler kullan larak haz rlanm flt r. Sonuç olarak, d fl ticaret hacmindeki geliflmeler her ne kadar Türkiye nin d fla aç kl hususunda iyi sinyaller verse de, ithalat a rl kl bir tablonun d fl ticaret aç klar olarak bize geri dönüyor olmas ve söz konusu ligde tüm dünya ülkeleri içinde beflinci, geliflmekte olan ülkeler aras nda ise ikinci s rada bulunmam z, 2008 y l için ekonominin en k r lgan noktalar ndan birinin d fl ticaret aç klar fleklinde geliflmesine zemin haz rlam flt r. 68
53 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo 4. thalat n Sektörel Da l m ($) Toplam Canl hayvanlar ve g da maddeleri Canl hayvanlar Et ve et ürünleri Süt, süt ürünleri ve yumurtalar Bal klar ve di er deniz ürünleri Hububat, hubub at ürünleri Meyva ve sebzeler fieker, fleker ü rünleri ve b al Kahve, çay, kakao, bahara t ve ürünleri Hayvanlar için g da maddeleri Çefli tli yenilebilir ürün ler çkiler ve tütün çkiler Tütün ve tütün mamülleri Akaryak t hariç yenilmeyen hammadde fllenmemifl kösele, deri ve kürk Ya l tohumlar, ya veren meyvaler Ham kauçuk Mantar, odun ve kereste Ka t hamuru ve kullan lm fl ka t Dokuma elyaf ve bunlar n art klar Ham gübre ve madenler (kömür, petrol ve de erli tafllar hariç) Metal cevheri, döküntüleri, hurdalar Baflka yerde belirtilmeyen ifllenmemifl hayvani, bitkisel ürünler Mineral yak tlar, ya lar vb. dam t lmas ndan elde edilen ürünler Tafl kömürü, kok kömürü ve biriket kömürü Petrol, petrolden elde ed ilen ürün Do al gaz ve mamul gaz Elektrik en erjisi Hayvansal, bitkisel kat ve s v ya lar, mumlar Hayvansal s v ve kat ya lar Haz rlanm fl bitkisel s v ve kat ya fllenmifl s v, kat ya lar;mumlar Baflka yerde belirtilmeyen kimya sanayi ve buna ba l sanayi ürünleri Organik kimyasal ürün ler norganik kimyasal ürünler Debagat ve boyac l kta kull. ürün T p ve eczac l k ürünleri Uçucu ya lar, parfüm, kozmetik, tuvalet müstahzarlar Gübreler (272.grubun d fl nd akiler) lk flekildeki plastikler lk flekilde olmayan plastikler Baflka yerlerde belirtilmeyen kimyasal maddeler ve ürnler Bafll ca s n flara ayr lan ifllenmifl mallar Baflka yerde belirtilmeyen fllenmifl deri ve kürkler Kauçuktan eflya Mantar ve ah flap e flya(m obil ya hariç) Ka t,karton ve ka t hamurundan eflya Di er tekstil iplik,kumafl,flekil ver.mens Di er metal olmayan maddeden yap lan eflyalar Demir ve çelik
54 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Demir ihti va etmeyen madenler Baflka yerd e belirtilmeyen madenden mamul eflya Makine ve ulaflt rma araçlar Güç üreten m akin eler ve araçlar Belirli sanayiler için özel makinalar Metal iflleme makineleri Di er genel endüstri makina/cihazlar n aksamlar Büro makinalar ve otomatik veri iflleme makinalar Haberleflme,ses kaydetme ve sesi tekrar vermeye yarayan cihaz ve araçlar Elektrik makinalar,cihazlar ve aletleri, vb.aksam,parçalar Motorlu kara tafl tlar Di er tafl t ara çlar Çefli tli mamül eflya Prefafabrik yap lar; s hhi su tesisat, s tma ve sabit ayd nlatma chaz Mobilya;yatak tak m,yatak payandalar ve yast klar Seyahat eflyas,el çantalar vb. tafl y c eflya Giyim eflyas ve bunlar n aksesuarlar Ayakkab lar Baflka yerde belirtilmeyen mesleki,ilmi,kontrol alet ve cihazlar Fotograf m alzemesi, opti k eflya,saatler Baflka yerde belirtilmeyen çeflitli mamül eflyalar SITC'da s n fland r lmam fl eflyalar Tedavülde olmayan metal paralar (alt n olanlarhariç)' Alt n,parasal olmayan (alt n madeni hariç) Baflka yerde s n fland r lmam fl eflyalar Kaynak : D fl Ticaret Müsteflarl. 70
55 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo 5. hracat n Sektörel Da l m ($) Toplam Canl hayvanlar ve g da maddeleri Canl hayvanlar Et ve et ürünler i Süt, süt ürünleri ve yumurtalar Bal klar ve di er deniz ürünl eri Hububat, hububatürünleri Meyva ve sebze ler fieker, fleker ürünler i ve bal Kahve, ça y, kakao, baharat ve ürünl eri Hayvanlar iç in g da maddeleri Çeflitli yenilebilir ürünler ç kiler ve tütün çkiler Tütün vetütün mamülleri Akaryak t hariç yenilmeyen hammadde fllenmemifl kösele, der i ve kürk Ya l tohumlar, ya veren meyvaler Ham ka uçuk Mantar, odun ve kereste Ka t hamur u ve kullan lm fl ka t Dokuma elyaf ve bunlar n art klar Ham gübre ve madenler (kömür,petrol ve de erli tafllar hariç) Metal cevheri, döküntüle ri, hurdalar Baflka yerde belirtilmeyen ifllenmemifl hayvani, bitkisel ür ünler Mineral yak tlar, ya lar vb. dam t lmas ndan elde edilen ürünler Tafl kömür ü, kok kömürü ve birike t kömürü Petrol, petrolden elde edilen ürün Do al gaz ve mamul gaz Elektrik enerjisi Hayvansal, bitkisel kat ve s v ya lar, mumlar Hayvansal s v ve kat ya lar Haz rlanm fl bitkisel s v ve kat ya fllenmifl s v, kat ya lar;mumlar Baflka yerde belirtilmeyen kimya sanayi ve buna ba l sanayi ürünleri Organik kimyasal ürünler norganik kimyasal ürünler Debagat ve boyac l kta kull. ürün T p ve eczac l k ürünleri Uçucu ya lar, parfüm, kozmeti k, tuvalet müstahzarlar Gübreler (272.grubun d fl ndakiler) lk flekildeki plastikler lk flekilde olmayan plastikler Baflka yerlerde belirtilmeyen kim yasal maddeler ve ürnler Bafll ca s n flara ayr lan ifllenmifl mallar Baflka yerde belirtilmeyen fllenmifl deri ve kürkler Kauçuktan eflya Mantar ve ahflap eflya(mobilya hariç) Ka t,kar ton ve ka t hamurundan eflya Di er tekstil iplik,kumafl,flekil ver.mens Di er metal olmayan maddeden yap lan eflyalar Demir ve çelik Demir ihtiva etmeyen madenler Baflka yerde belirtilmeyen madenden mamul eflya Makine ve ulaflt rma araçlar Güç üreten makineler ve araç lar Belirli sanayiler için özel maki nalar Metal iflleme makineleri
56 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Di er genel endüstri makina/cihazlar n aksamlar Büro makinalar ve otomatik veri iflleme makinalar Haberleflme,ses kaydetme ve sesi tekrar vermeye yarayan cihaz ve araçlar Elektrik makinalar,c ihazlar ve aletleri, vb.aksam,parçalar Motorlu kara tafl tlar Di er tafl t araçlar Çeflitli mamül eflya Prefafabrik yap lar; s hhi s u tesisat, s tm a ve sabit ayd nlatma cihazlar Mobilya;yatak tak m,yatak payandalar ve yast klar Seyahat eflyas,el çantalar vb. tafl y c eflya Giyim eflyas ve bunlar n aksesuarlar Ayakkab lar Baflka yerde belirtilmeyen mesleki,ilmi,kontrol aletve cihazlar Fotograf malzemesi, optik eflya,saa tler Baflka yerde belirtilmeyen çeflitli mamül eflyalar SITC'da s n fland r lmam fl eflyalar Tedavülde olmayan metal para lar (alt n olanlar hariç)' Alt n,parasa l olmayan (alt n madeni hariç) Baflka yerde s n fland r lmam fl eflyalar Kaynak : D fl Ticaret Müsteflarl. Kaynak : D fl Ticaret Müsteflarl. Tablo 6. Mal Gruplar na Göre hracat (Milyon $) De. % YATIRIM MALLARI Yat r m (sermaye) Mallar ( Tafl mac l k araçlar hariç ) Sanayi ile ilgili tafl mac l k araç ve gereçleri ARA MALLARI Sanayi için ifllem görmemifl hammaddeler Sanayi için ifllem görmüfl hammaddeler fllem görmemifl yak t ve ya lar Yat r m mallar n n aksam ve parçalar Tafl mac l k araçlar n n aksam ve parçalar Esas yiyecek ve içecek olan ifllenmemifl hammadeler Esas yiyecek ve içecek olan ifllenmifl hammaddeler fllem görmüfl di er yak t ve ya lar TÜKET M MALLARI Bin ek otomobilleri Dayan kl tüketim mallar Yar dayan kl tüketim mallar Dayan ks z tüketim mallar Esas yiyecek ve içecek olan ifllenmemifl tüketim mallar Esas yiyecek ve içecek olan ifllenmifl tüketim mallar Motor benzini ve di er hafif ya lar Sanayii ile ilgili olmayan tafl ma araç ve gereçleri D ERLER TOPLAM
57 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Kaynak : D fl Ticaret Müsteflarl. Tablo 7. Mal Gruplar na Göre thalat (Milyon $) De. % YATIRIM MALLARI Yat r m (sermaye) Mallar ( Tafl mac l k araçlar hariç ) Sanayi ile ilgili tafl mac l k araç ve gereçleri ARA MALLARI Sanayi için ifllem görmemifl hammaddeler Sanayi için ifllem görmüfl hammaddeler fllem görmemifl yak t ve ya lar Yat r m mallar n n aksam ve parçalar Tafl mac l k araçlar n n aksam ve parçalar Esas yiyecekveiçecek olan ifllenmemifl hammadeler Esas yiyecekveiçecek olan ifllenmifl hammaddeler fllem görmüfl di er yak t ve ya lar TÜKET M MALLARI Binek otomobilleri Dayan kl tüketim mallar Yar dayan kl tü ketim mallar Dayan ks z tüketim mallar Esas yiyecek ve içecek olan ifllenmemifl tüketim mallar Esas yiyecekveiçecek olan ifllenmifl tüketim mallar Motor benzini ve di er hafif ya lar Sanayii ile ilgili olmayan tafl ma araç ve gereçleri D ERLER TOPLAM Tablo 8. Ekonomik Faaliyetlere Göre hracat ve thalat ( Milyon $) EKONOM K FAAL YETLERE GÖRE HRACAT Milyon $ % DE. Tar m ve Ormanc l k Bal kç l k Madencilik ve Taflocakç l malat Sanayii Di erleri GENEL TOPLAM EKONOM K FAAL YETLERE GÖRE THALAT Milyon $ %DE. Tar m, Orman c l k Bal kç l k Madencilik ve Taflocakç l malat Sanayii Di erleri GENEL TOPLAM Kaynak : D fl Ticaret Müsteflarl. 73
58 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 4.3. ÜLKE KARfiILAfiTIRMALARI Kaynak : World Economic Indicators, Tablo 9: Seçilmifl Ülkelerde D fl Ticaret Verileri Seçilmifl Ülkelerde hracat n GSY H'ye Oran YILLAR Avusturya Belçika Çek Cumh Danimarka Finlandiya Fransa Almanya Yunanistan zland a rland a talya Lüksemburg Hollanda Norveç Portekiz spanya sveç sviçre ngiltere Türkiye Seçilmifl Ülkelerde thalat n GSY H'ye Oran Y llar Avusturya Belçika Çek Cumh Danimarka Finlandiya Fransa Almanya Yunanistan zland a rland a talya Lüksemburg Hollanda Norveç Portekiz spanya sveç sviçre ngiltere Türkiye
59 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 5. BÜTÇE G DERLER GEL fimeler Bu bölümde 2007 y l merkezi yönetim bütçe giderleri geliflmeleri, alt kalemler itibariyle gösteri lerek, fonksiyonel ve ekonomik s n fland rmaya göre önceki y llarla karfl laflt rmal olarak aç klanacakt r. Ayr ca merkezi yönetim bütçe dengesi ile bütçe gelirlerinin bütçe giderlerini karfl lama oran n n y llar itibariyle seyri incelenecektir. Bütçe göstergelerine iliflkin uluslararas karfl laflt rmalara de inilecektir. Bu bölümün son k sm 2008 merkezi yönetim bütçe giderlerinin analizine ayr lm flt r y l merkezi yönetim bütçesinin analizi yap l rken, 2010 y l na kadar yap lm fl projeksiyonlar da incelenecektir MERKEZ YÖNET M BÜTÇE G DERLER N N DA ILIMI 2007 y l merkezi yönetim bütçe giderlerinin toplam için bafllang ç ödene i YTL iken gerçekleflme YTL dir. Bafllang ç ödene inin daha alt nda bir düzeyde gerçekleflen merkezi yönetim bütçe giderleri alt kalemler aç s ndan incelendi inde, baz lar nda bafllang ç ödene inin üstünde, baz lar nda ise alt nda gerçekleflmelere rastlan lmaktad r. En yüksek fark ise mal ve hizmet al m giderlerinde YTL lik bafllang ç ödene inin afl lmas d r. Bunun büyük bir k sm ( YTL) sa l k giderleridir (Tablo 1). Dolay s yla bütçe gerçekleflmelerinin bafllang ç ödene inin alt nda gerçekleflmesi her ne kadar önemliyse, bütçe giderlerinin kompozisyonu da o derece önemlidir. 75
60 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo Y l Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri Ayl k Gerçekleflmeleri (Bin YTL) Toplam Bafllang ç Ödene i Fark Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri (A+B) 203,500, ,988,546-1,487,862 A) Faiz Hariç Bütçe Giderleri 154,769, ,042,522 2,726, Personel Giderleri 43,554,730 43,669, ,069 Memurlar 36,4 03,220 36,781, ,300 flçiler 3,446, ,558, ,159 Sözleflmeli Personel 1,738, ,533, ,316 Geçici ve Di er Personel 1,967, ,796, , Sosyal Güvenlik Kurumlar na Devlet Primi Giderleri 5,800, ,101,779-4,300,863 Memurlar 4,756, ,382,093-2,625,679 flçiler 604, ,273-26,261 Sözleflmeli Personel 188, , ,500 Geçici ve Di er Personel 252, , Prim Fark Ödemeleri 0 1,537,260-1,537, Mal ve Hizmet Al m Giderleri 22,1 54,275 15,587,406 6,566,869 a) Savunma-Güvenlik 7,576, ,165, ,224 Milli Savunma Bakanl 5,967, ,586, ,654 Jandarma Genel Komutanl 954,86 6 1,003,600-48,734 Emniyet Genel Müdürl ü ü 654, ,000 78,164 b) Sa l k Giderleri 6,624, ,000 6,459,064 Genel Tedavi ve Sa l k Malzemesi Giderleri 1,735, ,848 1,669,398 Genel laç Giderleri 974, , ,778 Yeflil Kart Sa l k Hizmetleri 3,913, ,913,888 - laç Giderleri 1,309, ,309,454 -Tedavi ve Sa l k Malzemesi Giderleri 2,604, ,604,434 c) Devlet Borçlar Genel Giderleri 59, ,000-55,889 d) Di er Mal ve Hizmet Al m Giderleri 7,894, ,141, , Cari Transferler 63,2 49,159 60,862,989 2,386,170 a)gö rev Za rarlar 1,401, ,187, ,492 -Kamu Teflebbüsleri 699, ,000 39,891 -Halk Bankas 172, , Ziraat Bankas 204, ,000 31,432 -Di er Görev Zararlar 325, , ,169 b)hazine Yard mlar 36,273,127 34,538,020 1,735,107 - Sosyal Güvenlik Kurulufllar na Hazine Yard mlar 807, ,000 47,545 flsizlik Sigorta Fonu 807, ,000 47,545 - Sa l k, Emeklilik ve Sosyal Yard m Giderleri 33,0 63,333 31,589,000 1,474,333 Devlet Sosyal Güvenlik Katk s 0 10,430,000-10,430,000 Sosyal Güvenli i Olmayanlar n Sa l k Primi 0 2,607,000-2,607,000 Fatural Ödeme ler 4,942, ,544,000 1,398,000 Emeklilere Ek Ödeme 2,297, ,230,000 67,883 Sosyal Güvenlik Aç k Finansman 25,8 23,450 12,778,000 13,045,450 - Mahalli darelere Hazine Yard mlar 1,706, ,471, ,857 Belediyel ere Yard m (Denkleflt irme Ödene i) 69,426 56,850 12,576 l Özel dareleri (Köy Hizmetleri Pers. ve Di er) 1,488, ,414,643 73,571 Di er 148, ,710 -Di er Hazine Yard mlar 695, ,527-21,628 DF F 326, ,000-74,000 Di er 369, ,527 52,372 c) Kar Amac Gütmeyen Kurulufllara Yap lan Transferler 681, ,338 19,078 Siyasi Partilere Yard m 324, ,000-35,246 Di er 356, ,338 54,324 d)hane Halk na Yap lan Transferler 994, ,541 64,745 Burslar ve Harçl klar 501, , ,177 E itim Amaçl Di er Transferler 312, , ,958 Sa l k Amaçl Transferler 49,441 52,987-3,546 Yiyecek Amaçl Transferler 119, ,230 67,109 Bar nma Amaçl Transferler 11,179 3,216 7,963 e) Tar msal Amaçl Transferler 5,555, ,250, ,090 Do rudan Gelir Deste i ve Di er Ödemeler 2,618, ,730, ,823 Ürün Destekleme Ödemeleri 1,708, ,560, ,455 Çay Desteklemesine liflkin Hizmetler 145, ,000-5,000 Hayvanc l k Destekleme Ödemeleri 740, ,000 30,690 Tar m Reformu Uygulama Projesi (AR P) 25,847 50,000-24,153 76
61 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Kaynak: SGB Tar m Ürünler i Sigortas 39,999 50,000-10,001 Di er Tar msal Amaçl Transferler 276, ,922 f)hane Halk na Yap lan Di ertransferler 617, , ,886 g) Sosyal Amaçl Transferler 67, , ,659 h)yurtd fl na Yap lan Transferler 500, , ,953 K br s 125, ,000 0 Uluslararas Kur.Kat l m Pay 243, , ,617 Di er 132, ,503-29,336 i) Gelirden Ayr lan Paylar 17,157,957 16,957, ,384 -Mahalli dare Paylar 13,2 85,805 13,632, ,768 l Özel darelerine 1,315, ,368,073-52,310 Büyükflehir Belediyelerine 4,921, ,210, ,691 Di er Belediyelere 7,048, ,054,500-5,767 -Fonlara Verilen Paylar 3,223, ,990, ,685 SSDF 1,684, ,590,000 94,343 SYDTF 1,539, ,399, ,342 Di erleri 0 1,000-1,000 -Di er Paylar 648, , ,467 E itime Katk Pay 318, ,000-16,800 Toplu Konut daresi 62,984 62,984 Di er 267, , Sermaye Giderleri 12,9 15,236 12,103, ,306 Mamul Mal Al mlar 1,480, ,822, ,754 Gayrimenkul Al mlar ve Kamulaflt rmas 639, ,367 41,935 Gayrimenkul Sermaye Üretim Giderleri 9,526, ,060,196 1,466,006 Gayrimenkul Büyük Onar m Giderleri 865, ,874-77,699 Di er Sermaye Giderleri 404, , , Sermaye Transferleri 3,542, ,647, ,769 a) Yurtiçi Sermaye Transferleri 3,354, 759 3,421,134-66,375 KÖY-DES Projesi 2,000, ,000,000 0 BELDES Projesi 299, , TÜB TAK AR-GE Ödene i 516, ,000 91,504 Kalk nma Ajanslar 0 190, ,000 ller Bankas 161, ,750 38,758 Evrensel Hizmetler 0 60,900-60,900 Di er 377, ,484 55,034 b) Yurtd fl Sermaye Transferleri 187, ,266-38,394 K br s 171, ,000-38,433 Di er 16,305 16, Borç Verme 3,552, ,694, ,478 a) Yurtiçi Borç Verme 3,267, ,429, ,478 K T Sermaye 1,610, ,360, ,966 Risk Hesab 252, , ,559 Ö renim Kredisi 1,087, ,096,000-8,989 Di er 316, ,600-56,896 b) Yurtd fl Borç Verme 285, ,000 20,000 K br s (Kredi) 245, ,000 20,000 K br s (Teflvik) 40,000 40, Yedek Ödenekler 0 2,374,619-2,374,619 Personel Giderlerini Karfl lama Ödene i 0 552, ,119 Yedek Ödenek 0 458, ,000 Do al Afet Giderlerini Karfl lama Ödene i 0 65,000-65,000 Yat r mlar H zland rma Ödene i 0 222, ,500 lama Ba l Borçlar Karfl lama Ödene i 0 300, ,000 Özellikli Giderleri Karfl lama Ödene i 0 47,000-47,000 Yeni Kurulan Dairelerin GiderleriniKarfl lama Ödene i 0 30,000-30,000 Sa l k Borçlar n Karfl lama Ödene i 0 700, ,000 B. Faiz Giderleri 48,7 31,615 52,946,024-4,214,409 ç Borç Faiz Ödemeleri 41,5 18,613 43,626,000-2,107,387 D fl Borç Faiz Ödemeleri 6,402, ,450,024-2,047,709 skonto Giderleri ve K sa Vadeli Nakit fllemlere Ait Faiz Giderleri 810, ,000-59,313 77
62 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: DPT (1) Geçici (2) Tahmin (3) Program Tablo 2. Bütçe Giderlerinin Da l m (%) Bütçe giderleri, cari, yat r m ve transfer harcamalar olarak de erlendirildi inde, cari harcamalar n artt, yat r m harcamalar n n sabit kald ve transfer harcamalar nda küçük düflüler yafland görülmektedir y l nda cari harcamalar n bütçe giderlerinden ald pay yüzde 29.1 iken, 2004 y l nda bu oran yüzde 36.1 e, 2007 y l nda ise yüzde 42.8 e yükselmifltir. Yat r m harcamalar n n bütçe giderlerinden ald pay 2000 y l nda yüzde 16.4 iken, 2004 y l nda bu oran yüzde 12.5 e gerilemifl, 2007 y l nda ise yüzde 17.6 ya yükselmifltir y l nda transfer harcamalar n n bütçe giderlerinden ald pay yüzde 52.4 iken, bu oran 2004 y l nda yüzde 50.7 ye, 2007 y l nda ise yüzde 41.5 e gerilemifltir (Tablo 2 ve 3). Kaynak: DPT (1) Geçici (2) Tahmin (3) Program (1) 2007 (2) 2008(3) Cari Harcamalar Yat r m Harcamalar Transfer Harcamalar Tablo 3. Bütçe Giderlerinin Da l m (bin YTL) (1) 2007 (2) 2008(3) Cari 15,594 23,141 34,688 43,694 51,480 58,321 72,222 82,588 89,637 Harcamalar Yat r m 8,774 9,825 17,223 17,039 17,883 25,711 29,706 33,991 33,809 Harcamalar -Sabit Sermaye 8,709 11,300 17,308 17,615 17,977 24,578 30,410 33,435 33,371 -Stok De iflmesi 65-1, , Tran sfer Harcamalar -Cari Tran sferler -Sermaye Tran sferleri Stok De iflim Fonu TOPLAM HARCAMA 28,055 51,794 67,381 80,415 72,371 65,608 73,773 76,205 87,702 26,316 50,346 66,858 79,947 71,825 65,906 66,705 73,932 83,194 1,739 1, ,068 2,273 4,508 1,114 2,866 1, ,537 87, , , , , , , ,403 78
63 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl FONKS YONEL SINIFLANDIRMAYA GÖRE MERKEZ YÖNET M BÜTÇE G DERLER Son dört y ldaki merkezi yönetim bütçe giderleri fonksiyonel s n fland rmaya göre incelendi inde, genel kamu hizmetlerinin bütçeden giderek daha az pay ald görülmektedir y l nda genel kamu hizmetlerinin toplamdan ald pay yüzde 46 iken, 2005 de bu oran yüzde 37.8, 2006 da yüzde 39.5 ve 2007 de yüzde 37.2 olarak gerçekleflmifltir. Savunma hizmetlerinin toplam harcamalardan ald pay 2004 y l nda yüzde 6.7 iken, 2007 y l na gelindi inde bu oran yüzde 5.8 e gerilemifltir. Kamu düzeni ve güvenlik hizmetlerinin 2004 y l bütçe giderlerinden ald pay yüzde 5.4 iken, giderek artan bir ivmeyle 2007 y l nda bu oran yüzde 6.1 e yükselmifltir. Ekonomik ifller ve hizmetler kalemine bütçeden ayr lan pay son dört y lda genel olarak ayn oranda seyretmifltir. Çevre koruma hizmetlerinde ise 2004 y l nda toplam bütçe giderlerinden yüzde 0.3 oran nda bir pay ayr l rken, 2007 y l nda bu oran artarak yüzde 2.3 e ulaflm flt r. Sa l k hizmetlerine de son dört y lda giderek artan oranda bütçe giderlerinden pay ayr lm flt r y l nda yüzde 3.5 olan bu oran, 2007 y l na gelindi inde yüzde 5.5 e yükselmifltir. Dinlenme, kültür ve din hizmetlerine bütçeden ayr lan pay son dört y lda genelde ayn düzeyde devam etmifl, 2004 de yüzde 1.3, 2007 de ise yüzde 1.6 olarak gerçekleflmifltir. E itim hizmetlerinde ise son üç y lda bütçe giderlerinden ayr lan pay yüzde 12.5 dolaylar nda seyretmifltir. Sosyal güvenlik ve sosyal yard m hizmetlerine bütçe harcamalar ndan ayr lan pay ise 2004 y l nda yüzde 14.1 iken, 2007 y l nda bu oran yüzde 17.2 ye yükselmifltir (Tablo 4 ve Grafik 1). Kaynak : SGB Tablo 4. Fonksiyonel S n fland rma Düzeyinde Merkezi Yönetim Kümülatif Bütçe Gerçekleflmeleri Genel Kamu Hizmetleri 64,799,606 55,183,995 70,397,648 75,704,310 Savunma Hizmetleri 9,422,077 10,303,051 11,587,933 11,811,244 Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri 7,582,470 8,549,581 10,514,466 12,314,355 Ekonomik fller ve Hizmetler 15,452,919 18,545,957 21,126,838 23,568,102 Çevre Koruma Hizmetleri 105, , , ,076 skan ve Toplum Refah Hizmetleri 376, ,648 3,855,207 4,714,648 Sa l k Hizmetleri 4,962,556 7,334,787 9,273,662 11,261,208 Dinlenme, Kültür ve Din Hizmetleri 1,809,718 2,242,568 2,811,454 3,278,100 E itim Hizmetleri 16,618,648 18,717,701 22,218,521 25,717,301 Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yard m 19,891,179 24,357,653 26,213,015 34,947,340 Hiz. TOPLAM 141,020, ,097, ,126, ,500,684 79
64 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 1. Fonksiyonel S n fland rma Düzeyinde Merkezi Yönetim Kümülatif Bütçe Gerçekleflmeleri / Bütçe Harcamalar Toplam na Oranlar (%) % 20% 40% 60% 80% Genel Kamu Hizmetleri Savunma Hizmetleri Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri Ekonomik fller ve Hizmetler Çevre Koruma Hizmetleri skan ve Toplum Refah Hizmetleri Sa l k Hizmetleri Dinlenme, Kültür ve Din Hizmetleri E itim Hizmetleri Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yard m Hiz Kaynak: SGB verileri kullan larak haz rlanm flt r. 80
65 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl EKONOM K SINIFLANDIRMAYA GÖRE MERKEZ YÖNET M BÜTÇE G DERLER Merkezi yönetim bütçe giderlerinin ekonomik s n fland rmaya göre da l m na bak ld nda, faiz harcamalar n n giderek düfltü ü, ancak cari transferlerin giderek artt görülmektedir y l nda bütçe giderlerinin yüzde s faiz harcamalar na ayr l rken, 2007 y l nda bu oran yüzde e gerilemifltir. Cari transferler kalemi 2004 y l nda toplamdan yüzde pay al rken, 2007 y l nda bu oran yüzde e yükselmifltir. Personel giderlerine ise 2004 y l nda bütçe harcamalar ndan yüzde pay ayr l rken, 2007 y l nda bu oran yüzde 21.4 olarak gerçekleflmifltir. Mal ve hizmet al mlar nda ise 2004 y l nda yüzde 8.99 oran nda pay ayr l rken, 2007 y l nda bu oran yüzde a yükselmifltir (Tablo 5 ve Grafik 2). Kaynak : SGB Tablo 5. Ekonomik S n fland rma Düzeyinde Merkezi Yönetim Kümülatif Bütçe Gerçekleflmeleri Personel Giderleri 28,947,995 31,855,941 37,812,207 43,554,730 Sosyal Güvenlik Kurumlar na 4,024,011 4,533,029 5,075,096 5,800,916 Ödemeler Mal ve Hizmet Al mlar 12,683,651 14,446,291 19,001,460 22,154,275 Faiz Harcamalar 56,488,490 45,679,532 45,962,709 48,731,615 Cari Transferler 27,682,899 35,222,709 49,851,206 63,249,159 Sermaye Giderleri 8,050,334 9,805,447 12,097,713 12,915,236 Sermaye Transferleri 437,298 1,545,598 2,637,015 3,542,631 Borç Verme 2,668,958 3,009,026 5,688,627 3,552,122 Yedek Ödenekler 37, Toplam 141,020, ,097, ,126, ,500,684 81
66 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 2. Ekonomik S n fland rma Düzeyinde Merkezi Yönetim Kümülatif Bütçe Gerçekleflmeleri / Bütçe Harcamalar Toplam na Oranlar (%) % 10% 20% 30% 40% 50% 60% 70% 80% 90% 100% Personel Giderleri Sosyal Güvenlik Kurumlar na Ödemeler Mal ve Hizmet Al mlar Faiz Harcamalar Cari Transferler Sermaye Giderleri Sermaye Transferleri Borç Verme Kaynak: SGB verilerinden yararlan lm flt r. 82
67 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 5.2. MERKEZ YÖNET M BÜTÇE DENGES Son y llarda sürekli artan bir ivmeyle hareket eden merkezi yönetim faiz d fl bütçe fazlas, 2007 y l na gelindi inde art fl ivmesini yitirerek, azal fla geçmifl ve milyon YTL olarak gerçekleflmifltir (Tablo 6). Faiz D fl Bütçe Fazlas Tablo 6. Merkezi Yönetim Bütçesi Faiz D fl Dengesi (Milyon YTL) * y l konsolide bütçe gerçekleflmeleri, bütçe sistemine ilk defa giren kamu idarelerinden al nan veriler de esas al narak analitik bütçe s n fland rmas na göre merkezi yönetim bütçe baz na dönüfltürülmüfltür. Kaynak: Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü ü Bütçe gelirlerinin giderleri karfl lama oran da 2003 y l ndan itibaren 2007 y l na kadar sürekli olarak artm flt r y l nda 2005 ve 2006 y llar n n daha alt nda, yüzde 93.2 oran nda bütçe gelirleri bütçe giderlerini karfl lam flt r (Tablo 7). Özellikle 2005 ve 2006 y llar nda yüzde 95 in üstünde sa lanan bütçe gelirlerinin giderleri karfl lama oran, tek defal k vergi gelirleri ve özellefltirme gelirleri ile aç klanabilir. Önümüzdeki dönemde ise hem tek defal k vergi gelirlerinin elde edilmesi olanakl görülmemekte hem de özellefltirme gelirlerinin önceki y llar kadar yüksek olmas beklenmemektedir. Son üç y lda yap lan özellefltirmelerin, kamunun büyük çaptaki iflletmeleri kapsad düflünüldü ünde, bu tür gelirlerin azalmas n n beklenilmesi rasyonel bir beklenti olarak de erlendirilebilir. Tablo 7. Bütçe Gelirlerinin Bütçe Giderlerini Karfl lama Oran Bütçe Giderleri 51,344 86, , , , , , ,501 (Milyon YTL.) Bütçe Gelirleri 38,228 58,417 79, , , , , ,617 (Milyon YTL.) Bütçe Gelirleri / Bütçe Giderleri (%) Kaynak: Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü ü 5.3. MERKEZ YÖNET M BÜTÇE DENGES ÜLKE KARfiILAfiTIRMALARI Türkiye de 2000 y l nda GSY H nin yüzde i kadar bütçe dengesi oluflmuflken, 2001 y l nda bu oran yüzde -16 ya kadar yükselmifl, sonraki y llarda ise bütçe aç giderek azalarak 2006 y l nda yüzde -0.8 e kadar gerilemifltir. Avrupa Birli i bölgesinde merkezi yönetim bütçe dengesinin GSY H ye oran 2006 y l nda AB-27 ve AB-25 grubunda yüzde -1.7, AB-15 grubunda yüzde -1.5 ve Euro Bölgesinde ise yüzde -1.6 olarak gerçekleflmifltir (Tablo 8). 83
68 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Kaynak: SGB Tablo 8. Seçilmifl Ülkelerde Merkezi Yönetim Bütçe Dengesi (GSY H Yüzdesi) Belçika Bulgaristan Çek Cumhuriyeti Danimarka Almanya Estonya rlanda Yunanistan spanya Fransa talya Letonya Litvanya Lüksemburg Macaristan Malta Hollanda Avusturya Polonya Portekiz Romanya Slovenya Slovakya Türkiye Finlandiya sveç ngiltere zlanda Norveç AB 27 Ülkeleri AB 25 Ülkeleri AB15 Ülkeleri Euro Bölgesi
69 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo 9. Bölgeler tibariyle Bütçe Dengeleri (Bütçe Dengesi/GSY H) Kaynak: IMF, World Economic Database verileri tahminidir YILI BÜTÇES N N DE ERLEND R LMES 2008 y l bütçesi, önceki y llardaki bütçe kompozisyonu aç s ndan çok fazla farkl l k göstermemektedir. Merkezi yönetim bütçe harcamalar 2007 y l bütçe gerçekleflme tahminine göre yüzde 9.7 artm flt r. Enflasyon beklentileri hedeflenen orandan daha yüksek tahmin edildi i ve büyüme hedefinin yüzde 5.5 olarak aç kland 2008 y l nda, bütçe büyüklü ünün yüzde 9.7 oran nda artmas ekonomi üzerinde geniflletici bir etkide bulunmayacakt r (Tablo 10). Kaynak: Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü ü Geliflmifl Ekonomiler Afrika Orta ve Do u Avrupa Ba ms z Devletler Toplulu u Yükselen Asya Orta Do u Latin Amerika Tablo 10. Merkezi Yönetim Bütçe Giderleri (milyon YTL) Bir Önceki Y la Göre Art fl Oranlar (%) B B B G. G. G.T. Merkezi Yönetim Bütçe Giderl eri Faiz Hariç Harcamalar I. Personel Giderl eri II. Sosyal Güvenlik Kurumlar na Ödemeler III. Mal ve Hizmet Al mlar IV. Faiz Harcama lar V. Cari Transferl er VI. Sermaye Gider leri VII. Serma ye Transferleri VIII. Borç Verme IX. Yedek Ödenekler Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri Bütçe Dengesi Faiz D fl Denge y l nda bütçeden en fazla pay cari transferler kalemi alm flt r y l nda 2007 y l nda oldu u gibi bütçe giderlerinin yüzde 31.1 i cari transferler kalemine ayr lm flt r. Bu iki y l aras ndaki oransal art fl ise yüzde 9.6 d r. Bütçede en fazla pay ayr lan ikinci kalem faiz harcamalar d r. Faiz harcamalar 2007 y l nda bütçe harcamalar ndan yüzde 24.2 lik pay alm flken, 85
70 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 2008 y l nda bu oran yüzde 25.2 ye yükselmifltir. ki y l aras nda faiz harcamalar ndaki art fl oran ise yüzde 14.3 tür. Faiz harcamalar ndaki oransal art fl, 2008 y l nda reel faizlerin yüksek tutulaca na ve iç borç stokunun artaca na iflaret etmektedir. Öte yandan d fl borç faizlerinde kurlarda meydana gelecek bir dalgalanma sonucunda, hesaplanan tutardan daha fazla bir ödeme söz konusu olacakt r merkezi yönetim bütçe harcamalar ndaki üçüncü yüksek pay 2007 y l nda da oldu u gibi personel giderleridir de bütçe giderlerinden yüzde 21.7 lik pay alan personel giderleri, 2008 bütçesinde yüzde 21.9 gibi neredeyse ayn oranda bir paya sahip iken, iki y l aras ndaki oransal art fl yüzde 10.3 tür. Ancak personel giderlerindeki yüzde 10 u aflan art fl n tamam 2008 y l nda kamu çal flanlar n n ücretlerine yans mayacakt r. Buradaki art fl n önemli bir nedeni, 2007 y l nda geçici iflçilerin devaml kadroya al nmas ve yeni memur kadrolar n n aç lmas d r (Tablo 10 ve 11). Bu noktada memurlara verilen y ll k zamm n, aç klanan oranlardan daha düflük oldu una iflaret etmek gereklidir. Zira en yüksek maafll memura verilen zam, ilk 6 ay için yüzde 2.1, ikinci 6 ay için ise yüzde 2 dir. Böylece y ll k yap lan toplam zam yüzde 4.1 olarak gözükse de, asl nda yüzde 3.1 dir. Buradaki hesaplama hatas n n nedeni ikinci 6 ayl k dilimde verilen yüzde 2 lik zamm n y ll k olarak düflünülmesidir. Yine ayn yolla en düflük memurun y ll k toplam zamm yüzde olarak aç klan rken, gerçek art fl yüzde 8.7 dir. Kaynak: Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü ü Tablo 11. Bütçe Giderleri çindeki Pay (%) Tablo ve 2008 Y l Bütçe Aç klar na liflkin OVMP Projeksiyonlar *2007 y l öngörü Maliye Bakanl n n Temmuz raporundan al nm flt r. Kaynak: Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü ü Faiz Hariç Harcamalar I. Personel Giderleri II. Sosyal Güvenlik Kurumlar na Ödemeler III. Mal ve Hizmet Al mlar IV. Faiz Harcamalar V. Cari Transferler VI. Sermaye Giderleri VII. Sermaye Transferleri VIII. Borç Verme IX. Yedek Ödenekler Bütçe Dengesi 2008 Bütçe Dengesi Rapor Tarihi Milyon YTL % GSY H Milyon YTL % GSY H 2006 OVMP OVMP OVMP Bütçe
71 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 2008 Y l Merkezi Yönetim Bütçe Tasar s nda giderler toplam milyar YTL olarak sunulmufltur. Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri toplam ise, milyar YTL olarak tahmin edilmifltir. Aradaki fark olan bütçe aç 17.8 milyar dolar olarak hesaplanm flt r y l bütçe rakamlar na bakt m zda bir önceki y la göre giderlerin yüzde 9.7, faiz d fl harcamalar n yüzde 8.3, ve bütçe gelirlerinin yüzde 8.8 oran nda art r ld n, buna karfl n vergi gelirlerinde yüzde 13.2 oran nda bir art fl öngörüldü ünü görebiliriz y l nda ise bütçe aç n n 14.9 milyar YTL olarak gerçekleflmesi beklenmektedir. Dolay s yla 2008 y l nda 2007 y l ndan daha yüksek bir bütçe aç planlanm flt r. Ancak 2008 y l nda büyüme oran n n yavafllamas ve tüketimin azalma ihtimali vergi gelirlerini azalt c etkide bulunacakt r. Personel giderlerinde herhangi bir k s tlamaya gidilemeyecek olmas ve ayn zamanda zaten bütçeden düflük oranda kaynak ayr lan yat r m harcamalar ndan vazgeçilemeyecek olunmas, bütçe aç n n daralt lmas n n önündeki afl lamayacak engellerdir. Öte yandan 33.3 milyar YTL olarak tahmin edilen vergi d fl gelir kaleminde, bu denli bir gelirin elde edilemeyece i beklentisi, özellefltirilecek kamu iflletmesi say s önemli derecede azald için güçlüdür. Dolay s yla 2008 y l n n öngörülenden daha fazla bütçe aç ile sonuçlanmas beklenmektedir. Kaynak: Bütçe ve Mali Kontrol Genel Müdürlü ü Tablo 13. Bütçe Giderlerinin Fonksiyonel Da l m (%) Genel Kamu Hizmetleri Savunma Hizmetleri Kamu Düzeni ve Güvenlik Hizmetleri Ekonomik fller vehizmetler Çevre ve Koruma Hizmetleri skan ve Toplum Refa Hizmetleri Sa l k Hizmetleri Dinlenme, Kültür ve Din Hizmetleri E itim Hizmetleri Sosyal Güvenlik ve Sosyal Yard m Hizmetleri Toplam y l bütçesinin harcama kompozisyonuna bak ld nda önceki y llara göre ayn harcama politikalar n n takip edildi i anlafl lmaktad r. Harcamalar n fonksiyonel da l m na bak ld nda neredeyse önceki y llarla ayn oranlara rastlan lmaktad r y l nda bütçe harcamalar n n fonksiyonel da l m ndaki en önemli art fl sa l k hizmetlerinde görülmektedir. Ancak harcamalar n da l m nda çok önemli de iflikliklerin olmamas bütçenin içinde bulundu u esnek olmayan durumdan kaynaklanmaktad r. Dolay s yla böyle bir ortamda maliye politikas uygulama alan giderek daralmaktad r (TEPAV, Kas m 2007). 87
72 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 6. BÜTÇE GEL RLER GERÇEKLEfiMELER Merkezi yönetim bütçe gelirleri analizinde öncelikle y llar aras nda yap lan düzenlemeler hat rlat lacak ve daha sonra rakamsal geliflmeler analiz edilecektir MERKEZ YÖNET M BÜTÇE GEL RLER YLE LG L DÜZENLEMELER Merkezi yönetim bütçe gelirleri aç s ndan ilgili dönemde önemli yasal düzenlemelere gidilmifltir. Bunlardan biri, A ustos 2002 de çeflitli mallar n imali veya ithalinde al nan 16 farkl fon ve pay n yürürlükten kald r larak, bu uygulaman n yerine özel tüketim vergisinin getirilmesidir. Bunun d fl nda yine ayn y lda katma de er vergisinde bir düzenlemeye gidilerek daha önce baz mal ve hizmetlerde yüzde 26 ve yüzde 40 olarak uygulanan oran yüzde 18 e çekilmifltir. Ayr ca mali milat uygulamas na son verilirken, 1999 y l nda yaflanan deprem felaketi nedeniyle konulan ek vergiler kal c hale getirilmifltir y l nda Vergi Bar fl Kanunu ç kar lm fl ve mükelleflerin vergiye esas oluflturan matrahlar n art rmalar suretiyle geçmifle yönelik vergi borçlar ve söz konusu vergilere ait cezalar silinmifltir. Öte yandan 2003 y l n n son ay nda 5024 say l kanun ç kar larak, piyasa aktörlerinin mali ve iktisadi anlamdaki pozisyonunun daha gerçekçi olarak ifade edilmesini sa layaca, böylelikle gerek iflletme sahiplerinin gerekse de müflterilerin karar alma süreçlerinde isabetli tercihlerde bulunmalar n mümkün k laca düflünülen enflasyon muhasebesi uygulamas bafllat lm flt r y l nda, baz illerde vergi ve sigorta primi teflvikleri uygulamak, enerji deste i sa lamak ve yat r mlara bedelsiz arsa ve arazi temin etmek suretiyle yat r mlar ve istihdam imkânlar n art rmak amac yla 5084 say l kanun yürürlü e girmifl, bu suretle ilgili flartlara haiz iflletmeler için baz istisna ve muafiyetler getirilmifltir y l nda yeni bir vergi reformu süreci bafllat laca kamuoyuna duyurulmufl ve bu kapsamda önce baz vergi yasalar nda çeflitli sadelefltirmelere gidilmifl ve daha sonra 57 y ld r yürürlükte olan 5422 say l kurumlar vergisi kanunu kald r larak yerine 5520 say l yeni bir kurumlar vergisi kanunu getirilmifltir. Söz konusu kanunla kurum karlar na uygulanacak oran yüzde 20 olarak belirlenmifltir. Bunun d fl nda, gelir vergisinde de tekli tarife yap s na geçilmifl; ticari ve zirai kazançlarda ise, yat r m indirimi uygulamas kald r lm flt r y l nda ise y l nda izlenecek gelir politikas n n hedef ve öncelikleri belirlenerek orta vadeli bir mali plan oluflturulmufl ve söz konusu plana uygun ilk düzenlemeler gerçeklefltiril meye bafllanm flt r. Tüm bu düzenleme ve uygulamalar, baflta vergi gelirleri olmak üzere merkezi yönetim bütçe gelirlerinin bütünü üzerinde flekillendirici bir etkiye sahip olmufltur MERKEZ YÖNET M BÜTÇE GEL RLER NDEK GEL fimeler Bu koflullar alt nda flekillenen 2007 y l merkezi yönetim bütçe gelirleri, hedeflenenin üzerinde YTL olarak gerçekleflmifltir. Bir önceki y la göre art fl ise yüzde 9,3 tür (Tablo 4). Y ll k enflasyonun yüzde 8,4 olarak gerçekleflti ini de göz önüne ald m zda, 2007 y l merkezi yönetim gelirlerinde yüzde 0,9 luk bir reel art fltan söz etmek mümkündür. Yine, 2007 y l bütçe gelirlerini GSMH ye oranland m zda son iki y lda elde edilen baflar y yakalayamayarak GSMH nin yüzde 29,3 üne ulaflt n görmekteyiz (Tablo 5). 88
73 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Her ne kadar y l içerisinde Maliye Bakanl taraf ndan haz rlanan 2007 Y l Merkezi Yönetim Bütçe Gerçekleflmeleri ve Beklentiler Raporu nda merkezi yönetim bütçe gelirlerinin öngörülenin üstünde 193 milyar 345 Milyon YTL fleklinde gerçekleflece inden bahsedilmifl olsa da, revize edilen bu gelir rakam na ulafl lamam flt r. Bu durumun ortaya ç kmas nda, merkezi yönetim vergi gelirlerinin arzu edilenin aksine öngörülen hedefin yüzde 3.3 oran nda gerisinde kalmas n n pay oldu u düflünülmektedir (Tablo 1). Vergi gelirlerinde yaflanan performans düflüklü üne neden olan iç talep düflüklü ü 2008 y l nda da etkisini sürdürece e benzemektedir. ç talepteki durgunlu un yan s ra, baz vergilerde oran indirimine gidilmesinin, KDV de ise, vatandafllara toplad klar fifl ve faturalar karfl l nda vergi indirimi sa lanmas na iliflkin uygulaman n terkedilmifl olmas n n, vergi gelirlerindeki performans düflüklü ünün nedenleri aras nda s ralayabiliriz. Bu nedenle, hali haz rda uygulanan ekonomik programlarda talep üzerinde k s tlay c etkiler yaratan politikalar n a rl klar n n tedricen de olsa azalt lmas, vergi sisteminin daha verimli bir hale dönüfltürülebilmesi aç s ndan önem arz etmektedir. Tablo 1. Hedeflenen ve Gerçekleflen Genel Bütçe Vergi Gelirleri (YTL) Kaynak: Gelir daresi Baflkanl YILLAR BÜTÇE GERÇEKLEfiEN FARK FARK (%) , , , , , y llar nda yaflanan kriz ortam n n etkilerinin bertaraf edilmesi için IMF deste inde haz rlanan politikalarda uygulamaya konulan s k para ve maliye politikalar çerçevesinde belirlenen ücret ayarlamalar n n, iç talep üzerinde oluflturdu u daralt c etki devam etmektedir. IMF ile halen sürdürülen stand-by anlaflmas n n süresinin may s ay nda doluyor olmas talep üzerinde iyilefltirici yönde politikalar n gündeme al nmas konusunda önemli bir f rsat teflkil etmektedir. Özellefltirme gelirleri aç s ndan 2007 y l nda da t pk bir önceki y lda oldu u gibi baflar l bir performans sergilenmifltir y l içerisinde blok sat fllardan toplam 2 milyar 294 milyon USD, halka arzlardan 1 milyar milyon USD ve bedelli devir ifllemlerinden ise 97 milyon USD gelir elde edilmifltir. Söz konusu özellefltirme ifllemlerinde ön plana ç kan baz kurulufllar aras nda; T. Halk Bankas, Mersin Liman, Karayollar Genel Müdürlü ü nün stanbul Levent teki arsas ile Emekli Sand mülkiyetindeki Bursa Çelik Palas Oteli say labilir. Vergi gelirleri performans n n GSMH karfl s ndaki durumunu ele ald m zda, dolayl vergilerin tahsilatlar nda bir gerilemenin yafland n, buna karfl l k gelir vergisi ve kurumlar vergisi gibi do rudan vergilerden elde edilen gelirlerde az da olsa bir art fl n söz konusu oldu unu söyleyebiliriz. Burada, özellikle kurumlar vergisi oran nda yap lan ciddi indirime ra men, söz konusu vergi tahsilat n n bir önceki y la göre yüzde 23,24 artmas ve GSMH nin yüzde 2,13 üne ulaflmas ilginç bir geliflme olarak dikkat çekmektedir (Tablo 4). fiöyle ki; 2007 y l n n ilk alt ayl k uygulama sonuçlar na göre ilgili vergi tahsilat nda bir önceki y l n ayn dönemine göre yüzde -5,1 lik bir azalma söz konusu idi. Ancak ikinci alt ayl k dönemin hemen bafl nda toparlanarak y l sonunda, öngörülen hedefi de aflmak suretiyle YTL fleklinde bir gerçekleflme meydana 89
74 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo gelmifltir (Tablo 3). Sözkonusu verginin performans ndaki art fltan yola ç karak, benzer bir oran indirimi uygulamas n n gelir vergisi tarifesinde de özellikle ilk basamaklar için yap lmas n n, hem sosyal adalet hem de vergi geliri aç s ndan daha faydal olaca kan s n tafl maktay z. Beyana dayal kurumlar ve gelir vergilerindeki performans art fl, buna karfl l k KDV ve ÖTV gibi vergilerdeki gelir kayb ; dolays z vergilerin vergi gelirleri tahsilat içerisindeki pay n n da bir miktar artmas ile sonuçlanm flt r (Tablo 2). Nitekim 2005 y l ndan bu yana dolayl vergilerin vergi gelirleri içindeki pay nda küçük de olsa bir art fl gözlemlenmektedir. Ancak bu aç dan baz OECD ülkeleriyle bir karfl laflt rma yap ld nda, Türkiye nin dolayl vergilerinin toplam vergi gelirleri içindeki pay bak m ndan 15 OECD ülkesi aras nda Meksika ve Portekiz in ard ndan üçüncü s rada yer ald görülmektedir. (Tablo 7) Bu ülkeler içerisinde Hollanda da vergi gelirlerinde 2003 den itibaren dolayl vergilerin lehine bir dönüflüm yaflan rken, Çek Cumhuriyeti nde ise 2005 y l nda gerçeklefltirilen de ifliklikler sayesinde dolays z vergilerin pay nda ciddi bir art fl meydana gelmifltir. Tablo 2. Dolayl ve Dolays z Vergilerin Toplam Vergi Has lat çindeki Pay (%) Dolays z (%) 32,44 30,50 29,48 28,36 29,20 31,54 Dolayl (%) 67,56 69,50 70,52 71,64 70,80 68,46 Kaynak: 2008 Y l Maliye Bakanl Bütçe Gerekçesi nde yer alan Vergi Gelirleri Tahsilat n n Yüzde Da l m Tablolar ndan derlenmifltir. Grafik Y l tibariyle Dolayl -Dolays z Vergiler Ayr m 31,54 68,46 Dolaysız (%) Dolaylı (%) Kaynak : Tablo 3 deki veriler kullan larak haz rlanm flt r. Sonuç olarak 2007 y l merkezi bütçe gelirleri, gerek özellefltirme uygulamalar ndan elde edilen has lat gerekse dolays z vergilerde y l n ikinci yar s ndan itibaren yükselen performans sayesinde y l sonu hedefin hemen üstünde gerçekleflebilmifltir. Bu nedenle özellefltirme uygulamalar ndan elde edilen gelirlerin devam 2008 y l bütçe gelirlerinin istikrar aç s ndan da önem tafl maktad r. Bununla birlikte, y l nda izlenecek gelir politikas n n hedef ve öncelikleri içerisine iç talep daralmas n n etkili oldu u dolays z vergilerin has latlar nda yaflanan azalmalarla ilgili tedbirlerin de ilave edilmesi tavsiye edilmektedir. 90
75 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo 3. Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri Gerçekleflmeleri (Bin YTL) SINIFLANDIRMA (B N YTL) Merkezi Yönetim Gelirleri Genel Bütçe Gelirleri I-Vergi Gelirleri Gelir ve Kazanç Üzerinden Al nan Vergiler a) Gelir Vergisi Beyana Dayanan Gelir Vergisi Basit Usulde Gelir Vergisi Gelir Vergisi Tevkifat Gelir Geçici Vergisi b) Kurumlar Vergisi Beyana Dayanan Kurumlar Vergisi Kurumlar Vergisi Tevkifat Kurumlar Geçici Vergisi Mülkiyet Üzerinden Al nan Vergiler a) Veraset ve ntikal Vergisi b) Motorlu Tafl tlar Vergisi Dahilde Al nan Mal ve Hizmet Vergileri a) Dahilde Al nan Katma De er Vergisi Beyana Dayanan KDV Tevkif Suretiyle Kesilen KDV b) Özel Tüketim Vergisi Petrol ve Do algaz Ürünleri (I) Motorlu Tafl tlar (II) Alkollü çkiler (III-a) Tütün Mamülleri (III-b) Kolal Gazozlar (III-c) Dayan kl Tüketim ve Di er Mallar (IV) c) Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi d) fians Oyunlar Vergisi e) Özel letiflim Vergisi Uluslararas Ticaret ve Muamelelerden Al nan Vergiler a) Gümrük Vergileri b) thalde Al nan Katma De er Vergisi c) Di er D fl Ticaret Gelirleri Damga Vergisi Harçlar Baflka Yerde S n fland r lmayan Di er Vergiler II-Teflebbüs ve Mülki yet Geli rleri Mal v e Hizmet Sat fl Gelirleri a) Mal Sat fl Gelirleri Banka Çekleri De erli Ka t Bedelleri Di er De erli Ka t Bedelleri b) Hizm et Geli rleri Yol Köprü ve Tünel Ücret Gelirleri Di er Hizmet Gelir leri K T ve Kamu Bankalar Gelirleri a) Hazine Portföyü ve fltirak Gelirleri b) K T ve DT'lerden Sa lanan Gelirler Kurumlar Karlar a) Döner Sermayeler SINIFLANDIRMA b) Di er Kurumlar Karlar Kira Gelirleri a) Tafl nmaz Kiralar b) Tafl n r Kiralar Di er Teflebbüs ve Mülkiyet Gelirleri
76 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo III-Al nan Ba fllar ve Yard mlar ile Özel Gelirler Yurt D fl ndan Al nan Ba fl ve Yard mlar Özel Gelirler Ç rakl k, Mesleki ve Teknik E itim Gelirleri Di er Özel Gelirler IV-Faizler, Paylar ve Cezalar Faiz Gelirleri a) Borç Verme fllemlerinden Kaynaklanan Faizler b) Menkul K ymetler ve Gecikmifl Ödemeler Faizleri c) Borçlanma Senedi Geçmifl Gün Faizleri ve Pirimli Sat fl G d) Vergi, Resim ve Harç Gecikme Faizleri e) Di er Faizler Kifli ve Kurumlardan Al nan Paylar a) Devlet Paylar b) Genel Bütçeli darelere Ait Paylar Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlardan Al nan Paylar E itim Özel Geliri (4306 S.K.) Tasfiye Edilen Fon Gelirleri RTÜK'den Elde Edilen E itime Katk Pay GSM flletmelerinden Al nan Hazine Paylar Evrensel Hizmet Gelirleri thalatta Kaynak Kullan m Destekleme Fonu Kesintisi Kaynak Kullan m Destekleme Fonu Kesintisi Trafik Sigorta Paylar IMKB ve Di er Kurumlardan Al nan Paylar 0 0 Di erlerin den Al nan Paylar Para Cezalar a) Yarg Para Cezalar b) dari Para Cezalar c) Vergi Cezalar d) Di er Para Cezalar Di er Çeflitli Gelirler V-Sermaye Gelirleri Tafl nmaz Sat fl Gelirleri Tafl n r Sat fl Gelirleri Di er Sermaye Sat fl Gelirleri Telekom Hisse Sat fl Geliri Di er Çeflitli Sermaye Sat fl Gelirleri Özel Bütçeli darelerin Gelirleri Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar n Gelirleri Kaynak : Muhasebat Genel Müdürlü ü 92
77 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Tablo Y llar Merkezi Yönetim Bütçe Gelirleri Gerçekleflmelerinin GSMH çerisindeki Paylar (%) SINIFLANDIRMA (B N YTL) Önceki Y la Göre Art fl(%) 2006/GSMH (%) 2007/GSMH (%) Merkezi Yönetim Gelirleri 9,30 30,13 29,31 Genel Bütçe Gelirleri 9,31 29,27 28,48 I-Vergi Gelirleri 11,17 23,88 23,63 1. Gelir ve Kazanç Üzerinden Al nan Vergiler 20,07 6,97 7,45 a) Gelir Vergisi 18,85 5,03 5,32 Beyana Dayanan Gelir Vergisi 1,56 0,26 0,23 Basit Usulde Gelir Vergisi 18,38 0,03 0,03 Gelir Vergisi Tevkifat 20,23 4,58 4,90 Gelir Geçici Vergisi 8,10 0,17 0,16 b) Kurumlar Vergisi 23,24 1,94 2,13 Beyana Dayanan Kurumlar Vergisi -70,19 0,09 0,02 Kurumlar Vergisi Tevkifat -80,20 0,04 0,01 Kurumlar Geçici Vergisi 30,06 1,81 2,09 2. Mülkiyet Üzerinden Al nan Vergiler 16,95 0,54 0,56 a) Veraset ve ntikal Vergisi 4,64 0,02 0,02 b) Motorlu Tafl tlar Vergisi 17,43 0,52 0,54 3. Dahilde Al nan Mal ve Hizmet Vergileri 7,04 10,32 9,83 a) Dahilde Al nan Katma De er Vergisi 5,54 2,76 2,60 Beyana Dayanan KDV 6,68 2,60 2,47 Tevkif Suretiyle Kesilen KDV -12,21 0,17 0,13 b) Özel Tüketim Vergisi 5,92 6,41 6,05 Petrol ve Do algaz Ürünleri (I) 7,30 3,57 3,41 Motorlu Tafl tlar (II) 3,74 0,72 0,66 Alkollü çkiler (III-a) -0,43 0,33 0,29 Tütün Mamülleri (III-b) 8,16 1,55 1,49 Kolal Gazozlar (III-c) -58,62 0,08 0,03 Dayan kl Tüketim ve Di er Mallar (IV) 7,19 0,17 0,16 c) Banka ve Sigorta Muameleleri Vergisi 20,00 0,46 0,49 d) fia ns Oyunlar Vergisi -11,46 0,06 0,05 e) Özel letiflim Vergisi 17,69 0,62 0,65 4. Uluslararas Ticaret ve Muamelelerden Al nan Vergiler 5,11 4,79 4,48 a) Gümrük Vergileri 17,28 0,36 0,38 b) thalde Al nan Katma De er Vergisi 4,20 4,42 4,10 c) Di er D fl Ticaret Gelirleri -34,24 0,01 0,01 5. Damga Vergisi 15,67 0,55 0,56 6. Harçlar 19,79 0,69 0,73 7. Baflka Yerde S n fland r lmayan Di er Vergiler -68,28 0,03 0,01 II-Teflebbüs ve Mülkiyet Gelirleri 4,95 1,31 1,22 1. Mal ve Hizmet Sat fl Gelirleri 31,54 0,19 0,23 a) Mal Sat fl Gelirleri 17,44 0,11 0,12 Banka Çekleri De erli Ka t Bedelleri 8,78 0,01 0,01 Di er De erli Ka t Bedelleri 18,44 0,10 0,11 b) Hi zmet Gelirleri 51,84 0,08 0,11 Yol Köprü ve Tünel Ücret Gelirleri 25,43 0,08 0,09 Di er Hizmet Gelirleri 4636,76 0,00 0,02 2.K T ve Kamu Bankalar Gelirleri 22,82 0,63 0,69 a) Hazine Portföyü ve fltirak Gelirleri 22,94 0,60 0,65 b) K T ve DT'lerden Sa lanan Gelirler 20,68 0,03 0,04 93
78 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 3.Kurumlar Karlar -46,88 0,30 0,14 a) Döner Sermayeler -46,88 0,30 0, SINIFLANDIRMA 0,05 0,00 0,00 b) Di er Kurumlar Karlar 0,00 0,00 0,00 4.Kira Gelirleri 6,06 0,11 0,11 a) Tafl nmaz Kiralar 6,04 0,11 0,11 b) Tafl n r Kiralar 285,48 0,00 0,00 5.Di er Teflebbüs ve Mülkiyet Gelirleri -8,46 0,07 0,06 III-Al nan Ba fllar ve Yard mlar ile Özel Gelirler -20,12 0,39 0,28 1.Yurt D fl ndan Al nan Ba fl ve Yard mlar 95862,96 0,00 0,01 2.Özel Gelirler -22,41 0,39 0,27 Ç rakl k, Mesleki ve Teknik E itim Gelirleri 310,88 0,00 0,02 Di er Özel Gelirler -26,30 0,39 0,25 IV-Faizler, Paylar ve Cezalar -19,64 3,38 2,41 1.Faiz Gelirleri -11,47 0,91 0,71 a) Borç Verme fllemlerinden Kaynaklanan Faizler 24,36 0,08 0,09 b) Menkul K ymetler ve Gecikmifl Ödemeler Faizleri -100,00 0,00 0,00 c) Borçlanma Senedi Geçmifl Gün Faizleri ve Pirimli Sat fl G. -43,19 0,30 0,15 d) Vergi, Resim ve Harç Gecikme Faizleri -3,81 0,21 0,18 e) Di er Faizler 3,52 0,32 0,29 2.Kifli ve Kurumlardan Al nan Paylar -13,17 1,09 0,84 a) Devlet Paylar 9,16 0,03 0,03 b) Genel Bütçeli darelere Ait Paylar -13,90 1,05 0,81 Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlardan Al nan Paylar 313,74 0,01 0,02 E itim Özel Geliri (4306 S.K.) 0,12 0,06 0,05 Tasfiye Edilen Fon Gelirleri 15,48 0,04 0,04 RTÜK'den Elde Edilen E itime Katk Pay 0,00 0,00 0,01 GSM flletmelerinden Al nan Hazine Paylar -47,81 0,53 0,25 Evrensel Hizmet Gelirleri 2,48 0,08 0,07 thalatta Kaynak Kullan m Destekleme Fonu Kesintisi -6,74 0,07 0,06 Kaynak Kullan m Destekleme Fonu Kesintisi 17,65 0,24 0,25 Trafik Sigorta Paylar 0,00 0,00 0,01 IMKB ve Di er Kurumlardan Al nan Paylar 0,00 0,00 0,00 Di erlerinden Al nan Paylar 49,09 0,03 0,04 3.Para Cezalar -15,72 0,76 0,57 a) Yarg Para Cezalar 42,63 0,02 0,02 b) dari Para Cezalar 78,48 0,07 0,11 c) Vergi Cezalar -23,37 0,61 0,42 d) Di er Para Cezalar -66,05 0,06 0,02 4.Di er Çeflitli Gelirler -47,46 0,63 0,29 V-Sermaye Gelirleri 230,07 0,32 0,94 1.Tafl nmaz Sat fl Gelirleri -26,23 0,05 0,04 2.Tafl n r Sat fl Gelirleri -56,65 0,00 0,00 3.Di er Sermaye Sat fl Gelirleri 284,60 0,26 0,90 Telekom Hisse Sat fl Geliri 285,24 0,26 0,90 Di er Çeflitli Sermaye Sat fl Gelirleri -100,00 0,00 0,00 Özel Bütçeli darelerin Gelirleri 7,52 0,61 0,59 Düzenleyici ve Denetleyici Kurumlar n Gelirleri 12,76 0,24 0,25 Kaynak : Tablo 3 deki verilerin GSMH ye oranlanmas yla elde edilmifltir. 94
79 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Türkiye de vergi yükü da l m n inceledi imizde sürekli artan bir seyir izledi i görülmektedir. Uzun y llar sadece genel bütçe vergi gelirlerinin dikkate al nmas yla hesaplanan vergi yükünün uluslararas standartlara uyularak, yerel idare vergi gelirleri ve sosyal kat l m paylar da dikkate al narak hesapland nda 2002 ile 2006 y llar aras nda s ras yla yüzde 30.4, yüzde 31.7 ve yüzde 32.1 olarak gerçekleflti i görülecektir (Tablo 5). Tüm bu geliflmelere ra men, OECD ülkeleri ile bir karfl laflt rma yapt m zda vergi yükü aç s ndan 23. s rada oldu umuz ve hala vergi yükünün düflük oldu u gözlemlenmektedir (Tablo 6). Ancak, Türkiye de vergi yükü hesaplan rken özellikle kiflisel ve kurumsal servetin artmas na karfl n servet üzerinde kapsaml bir vergilemeye gidilmemifl oldu u, buna ilaveten dolayl vergilerin pay n n geliflmifl OECD ülkelerinin aksine yüzde70 lere yak n seviyelerde seyretti i ve son olarak gelir da l m ndaki çarp kl klar gibi faktörlerin de göz önüne al nmas gerekti i belirtilmelidir. Kaynak: DPT. Tablo 5. Toplam Vergi Yükü SOS.GÜV.K.HAR Ç VERG YÜKÜ (%) -Vergi adeleri düflülmüfl 26,3 22,4 23,8 23,7 24,9 24,5 -Vergi adeleri düflülmemifl 27,9 24,5 26,1 26,4 27,7 26,9 SOS.GÜV.K.DAH L VERG YÜKÜ (%) -Vergi adeleri düflülmüfl 32,5 28,4 30,4 30,6 31,7 32,1 -Vergi adeleri düflülmemifl 34,2 30,5 32,7 33,3 34,5 34,5 95
80 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo 6.3. ÜLKE KARfiILAfiTIRMALARI Tablo 6. OECD Ülkelerinde Vergi Yükü VERG YÜKÜ (Geçici) Kanada 33,5 33,5 Meksika 19,0 19,8 ABD 25,5 26,8 Avustralya 32,1 - Japonya 26,4 - Kore 24,6 25,6 Yeni Zelanda 35,6 36,6 Avusturya 42,6 41,9 Belçika 45,0 45,4 Çek Cumhuriyeti 38,4 38,5 Danimarka 48,8 49,7 Finlandiya 44,2 44,5 Fransa 43,4 44,3 Almanya 34,7 34,7 Yunaistan 35,0 - Macaristan 38,1 37,1 zlanda 38,7 42,4 rlanda 30,1 30,5 talya 41,1 41,0 Lüksemburg 37,8 37,6 Hollanda 37,5 - Norveç 44,0 45,0 Polonya 34,4 - Portekiz 34,5 - Slovakya Cumhuriyeti 30,3 29,4 spanya 34,8 35,8 sveç 50,4 51,1 sviçre 29,2 30,0 Türkiye 31,3 32,3 ngiltere 36,0 37,2 Kaynak: OECD Factbook 2007: Economic, Environmental and Social Statistics Tablo 7. Seçilmifl OECD Ülkelerinde Do rudan ve Dolayl Vergilerin Pay (%)* YILLAR G.KORE LÜKSEMBURG MEKS KA HOLLANDA Y. ZELLANDA Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol NORVEÇ POLONYA PORTEK Z ÇEK CUMH. SPANYA Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol SVEÇ SV ÇRE TÜRK YE NG LTERE ABD Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol. Do. Dol Kaynak: Statistiques des recettes publiques des pays membres de l'ocde , OCDE, Paris *Sosyal Sigorta Katk Paylar Dahil Edilmemifltir. 96
81 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 7. BORÇ GÖSTERGELER Türkiye de özellikle 1980 sonras bütçe uygulamalar incelendi inde, kamu harcamalar n n kamu gelirlerinin üzerinde gerçekleflti i ve ekonomide sürekli olarak kamu kesimi aç klar ile karfl lafl ld görülmektedir. Kamu kesimi genel dengesi içinde yer alan birimler olarak merkezi yönetim bütçesi, K T ler, mahalli idareler, döner sermayeli kurulufllar, sosyal güvenlik kurulufllar ve fonlar n denge içinde nispi a rl nda meydana gelen art fl ve azal fllar, kamu kesiminin milli gelir içindeki pay n ve borçluluk düzeyini etkiledi i de bilinmektedir. Türkiye Ekonomisi nin temel makro ekonomik sorunlar aras nda yer alan Kamu Kesimi Borçlanma Gere i (KKBG) ve GSY H içindeki pay, 1980 li y llarla beraber kamu aç klar n n büyümesi ile art fl göstermifl ve kamu borç stokundaki art fl belirleyen en önemli unsur olmufltur y l nda KKBG nin GSY H içindeki pay yüzde iken borçlanma gere indeki azal fl devam etmifl ve 2005 y l ndan bu yana fazla vermeye bafllam flt r (Grafik 1). Grafik 1. KKBG ve GSY H (%) , ,27 Yüzde , , , * -0, ** -2,59 Yıllar Kaynak : DPT, KKBG verileri kullan larak haz rlanm flt r. Not: (-) iflaretler fazlay göstermektedir. * Tahmin ** Program Bütçe türlerine göre KKBG incelendi inde, kamu kesimi aç klar n n en önemli bölümünü merkezi yönetim bütçe aç klar oluflturmaktad r. Bu aç klar n finansman çerçevesinde borçlanmaya baflvurulmas sonucu borç faizleri bütçeden finanse edilirken merkezi yönetim bütçesinin KKBG içindeki pay da artmakta, giderek büyüyen iç ve d fl kamu borç stokunun bütçe üzerindeki bask s ile aç k-borç-aç k sarmal büyümektedir (Tablo 1). Özellikle günümüzde bir kamu geliri olarak ola an hale gelen borçlanma sayesinde kamu aç klar n n yurt içi fonlar ya da d fl kaynak ile finansman olanakl hale gelmekte, bu durum beraberinde olumsuzluklar da görüldü ü gibi getirmektedir Krizi sonras artan borç stoku, al nan ekonomik istikrar tedbirleri ile beraber azalmaya bafllamaktad r. 97
82 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo 1. Bütçe Türlerine Göre Kamu Kesimi Borçlanma Gere i (Milyon YTL) (1) 2007 (2) 2008 (3) 1. Toplam Kamu Merkezi Yönetim(4) K T flletmeci K T Özellefltirme Kap. Kur Mahalli dareler Döner Sermayeli Kurulufllar 6. Sosyal Güvenlik Kurulufllar flsizlik Sigortas Fonu Fonlar Kaynak : DPT Not: (-) iflaretler fazlay göstermektedir. (1) Geçici (2) Tahmin (3) Program (4) 2000 ve 2001 y llar verileri konsolide bütçe rakamlar d r Ç BORÇ GÖSTERGELER Ülkemizde Hazine nin 1980 li y llarla beraber ihale yöntemi ile düzenli borçlanmas n n etkisi ile kamu borç stoku içinde iç borçlar n pay h zla artm fl, Merkez Bankas kaynaklar na baflvurunun bir alternatifi olmufltur l y llardan sonra enflasyonist bask lar ve özellikle dövize endeksli tahvillerde meydana gelen kur art fllar ve siyasi istikrars zl klar n yans malar n n etkisiyle iç borç stokunda art fl devam etmifltir y l ndan bu yana kamu borç yükünün azalt lmas na yönelik ad mlar at lm fl, elde edilen kazan mlar borç yükünü düflüfl e ilimine sokmufltur Ç BORÇ STOKU Tablo 2. ç Borç Stoku (Milyon YTL) ç Borç Stoku Tahvil Bono ç Borç Stokunun Yüzde Da l m Tahvil 94,4 83,6 75,3 86,9 86,5 92,7 96,2 97,6 Bono 5,6 16,4 24,7 13,1 13,5 7,3 3,8 2,4 ç Borç Stoku/GSMH (%) 29,0 69,2 54,5 54,5 52,3 50,3 43,7 39,5 Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri. 98
83 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl ç borç stoku, 2000 li y llarda bir önceki y la göre nominal olarak art fl trendini sürdürmüfl, 2003 y l ndan bu yana GSMH ye oran olarak azal fl göstermifltir (Tablo 2 ve Grafik 2). Bu azal flta son y llar GSMH rakam n n yüksek, örne in 2007 y l GSMH oran n n bir önceki y la oranla yüzde 9.7 oran nda yüksek programlanmas n n etkisi oldu u düflünülmektedir. Grafik 2. ç Borç Stokunun GSMH ya Oran 70 69,2 % ,5 54,5 ı 52,3 50,3 43,3 39, Yıllar Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri ve ç Borç Göstergeleri ile 2007 y l GSMH, tahmin rakam kullan larak haz rlanm flt r. ç borç stokunun art fl, stokun mali sisteme oran n etkilemekte, kamunun mali piyasalardaki a rl n gösteren mali bask nl k oran bu noktada önem arzetmektedir li y llar itibariyle mali bask nl k rasyosunun geliflimine bakt m zda, para arz nda bir önceki döneme göre meydana gelen art fl ve iç borç stokunda da bir önceki döneme göre yavafllayan art fl, mali bask nl k oran n n azalmas na yol açm fl, söz konusu oran n düflüfl trendi devam etmifltir. Ancak mali bask nl k oran son alt y ld r düflmesine ra men, sadece 2007 y l nda kriz öncesi dönemdeki düflük de ere ulaflabilmifltir (Tablo 3). Tablo 3. Mali Bask nl k * ç Borç Stoku Tahvil Bono M Mali Bask nl k Oran * Kas m Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri ve T.C. Merkez Bankas, elektronik veri da t m sistemi verileri. 99
84 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Ç BORÇ STOKUNUN ALACAKLILARA GÖRE DA ILIMI ç borç stoku alacakl lara göre piyasaya ve kamuya olan borçlar fleklinde ayr flt r labilir. Piyasaya borçlar ad alt nda toplanan miktar, özel kesime ihale veya di er yollarla sat lm fl bulunan tahvil ve bonolar n vadesinde ödenecek anapara tutarlar n ifade etmektedir. Merkezi hükümetin kamu kesimine olan iç borçlar da Hazine nin di er kamu kurum ve kurulufllar na eski ya da yeni borçlara karfl l k verdi i tahvillerden oluflmaktad r krizi sonras kamu bankalar n n görev zararlar ndan kaynaklanan kamunun pay ndaki art fl, yerini piyasa alacakl lar na b rakmakta ve piyasaya borçlar n artmaya devam etti i görülmektedir. Dolay s yla son y llarda merkezi hükümet iç borç stokunda, piyasaya borç ile kamu kesimine borç aras nda bir yer de ifltirme mevcuttur. Kamu kesimine olan iç borçlar n bir bölümünün geçmifl borçlara karfl l k verilmifl kâ tlardan olufltu u ve ödendi i, h zla yenilenmedi i için kamunun pay n n düfltü ü görülmektedir y l nda piyasaya iç borçlar bir önceki y la göre yüzde 2 artarak toplam içinde yüzde 70.5 e, 2007 y l nda da bir önceki y la göre yüzde 4 art flla yüzde 73.8 e ulaflm flt r. Bu durumda iç borç stokunun ortalama üçte ikilik k sm ticari koflullara ve piyasa e ilimlerine uygun bir flekilde, üçte birlik k sm ise daha kontrollü koflullar sonucu oluflmufltur (Grafik 3). Ayr ca piyasaya verilen borçlar n en büyük al c s bankalar, bu çerçevede piyasa yap c bankalar olmufl, özel sektör kurulufllar n n ve hanehalk n n pay da oldukça düflük kalm flt r. Grafik 3. ç Borç Stokunun Alacakl lara Göre Da l m % ,8 47,2 52,3 47,7 37,1 62,9 30,8 69, ,5 26,2 73, Yıllar KAMU P YASA Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. 100
85 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Ç BORÇ STOKUNUN VADE FA Z YAPISI Borçlar n vade yap s na ekonomik krizler, güven bunal m, uzun vadeli fon arzeden kurum olmay fl, borcun mili gelire oran ndaki art fl, etkin ikincil piyasalar n yoklu u ve enflasyon gibi faktörler etki etmektedir. Vadelerin k salmas ise mali piyasalar tedirgin ederek kriz havas n n yay lmas na yol açmaktad r. Türkiye de iç borçlanma vadeleri 1989 dan sonra k salmaya bafllam fl ve hatta en k sa vadeye 1994 ve 2001 y llar nda gelinmifltir. Giderek k salan iç borç vadesi ve yükselen reel faizler sonucunda devlete borç verecek ekonomik birimler, devletin borçlar n geri ödeyebilece i konusunda endifle duymaya bafllam fllard r. Yaflanan son krizler sonras uygulamaya konulan istikrar prog ram ile vadeler uzamaya bafllam flt r y l sonras ortalama vade uzarken 2007 y l nda 33.3 aya ulaflt, 2000 li y llar n bafl ndan bu yana vadenin hemen hemen iki kat uzad görülmektedir (Grafik 4). Grafik Y llar Aras ç Borç Stokunun Vade Yap s Yüzde Yıllar Stokun Ortalama Vadeye Kalan Süresi Borçlanma Ortalama Vadesi Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. Son iki y l ayl k olarak karfl laflt rd m zda, her iki y l n yaz aylar nda vadelerin k salma e ilimine girdi i görülmektedir y l nda yaz bafl nda bafllayan ekonomik dalgalanma ve 2007 y l yaz dönemindeki seçim ve ard ndan yaflanan yine uluslararas finans piyasalar ndaki dalgalanman n bu duruma etki eden faktörler oldu u düflünülmektedir (Grafik 5). 101
86 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik ve 2007 Y llar ç Borç Stokunun Vade Yap s Karfl laflt rmas (Ayl k) Ay Ocak fiubat Mart Nisan May s Haziran Temmuz A ustos Eylül Ekim Kas m Aral k Stokun Ortalama Vadeye Kalan Süresi (2006) Stokun Ortalama Vadeye Kalan Süresi (2007) Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. Öte yandan ayn baflar borçlanma faizlerinde yaflanmam flt r krizi ile giderek yükselen faiz oranlar, 2003 y l nda iç ve d fl piyasalarda ortaya ç kan olumlu beklentilerle beraber gerileme sürecine girmifl, günümüze dek 2006 ortas ndaki dengesizlik d fl nda gerileme devam etmifltir. Nominal faiz düflmüfl olmas na karfl l k reel faiz önceki y llarda sergiledi i gerilemeden sonra 2006 y l nda tekrar yükselifle geçmifl, iç borç stoku reel faizi yüzde 9 civar nda gerçekleflmifltir. Grafik 6. ç Borçlanma Bileflik Faiz Oranlar * Yüzde Y llar *Ay içinde yap lan ihalelerin y ll k bileflik faiz oranlar n n a rl kl ortalamas d r. Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. 102
87 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Hazine nin ayl k iç borçlanma faizi y lbafl ndan bu yana yaklafl k 5 puan düflüfl kaydetmifl, Aral k 2006 da yüzde 21.5 olan iç borçlanmada ortalama y ll k bileflik faiz, Hazine nin Kas m ay nda yapt iç borçlanma ihalelerinde oluflan y ll k bileflik faizlerin a rl kl ortalamas 0.25 puanl k bir düflüflle yüzde 16.5 e gerilemifltir. Böylece, faizlerin h zla yükselmesine yol açan küresel dalgalanman n bafllad May s 2006 dan bu yana geçen dönemin ayl k bazda en düflük bileflik faiz düzeyine gelinmifltir. Görüldü ü üzere Hazine daha düflük faizlerle borçlanmakta, bu da borcun maliyetini düflürmektedir. Ancak yine de faiz oran n n yeterli düzeyde düflük olmad da kabul edilmektedir. Özellikle mevduat faiz oranlar n n üzerindeki bir borçlanma reel faizi, önemli bir risk tafl maktad r. Bu riskler; stokun reel faizinin daha da bozulma riski ve yüksek bir reel faizle borçlanman n vadenin uzamas n n yarataca avantaj yok etmesi, hatta dezavantaja çevirmesi riskidir Grafik ve 2007 Y llar ç Borç Stoku Reel Faiz Oran % Ocak fiubat Mart Nisan May s Haziran Temmuz A ustos Eylül Ekim Kas m Aral k * 2007 verileri, ilk üç çeyre e aittir. Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r Ç BORÇ STOKUNUN DÖV Z - FA Z KOMPOZ SYONU 2004 y l ndan bu yana gerek fleffafl n sa lanmas gerekse borçlanman n maliyetini asgariye indirme amaçlar yla, borç yönetimi politikas nda stratejik ölçüt uygulamas na geçilmifltir. Bu çerçevede 2004 y l sonras nda iç borç stoku içinde sabit getirili senetlerin pay, de iflken faizli senetlerin pay ndaki art fla ba l olarak azal fl göstermifltir. Stokun borçlan lan para birimi cinsinden da l m na bak ld nda da; YTL cinsinden senetlerin iç borç stoku içindeki pay n n 2003 y l nda yüzde 78 den 2007 y l nda yüzde 87.8 e kadar ç kt, döviz cinsinden senetlerin pay n n yüzde 11.7 ye kadar geriledi i ve dövize endeksli borçlanman n da sadece de iflken faizlilerden oluflmak üzere 2003 de yüzde 9.2 seviyesinden günümüzde yüzde 0.5 e kadar geriledi i görülmektedir y l nda borçlanma stratejisine uygun olarak YTL cinsi ve sabit getirili senetlerle borçlanmaya a rl k verilmifltir. ç borç bileflimindeki bu e ilim, borçlanman n kur riskine olan duyarl l n n önceki y llara göre azald n, ancak faiz riskine olan duyarl l n n biraz artt n göstermektedir. ç borç stokunda döviz cinsinden ka tlar n art fl nedeniyle kur hareketlerinden çok ciddi flekilde etkilenmek kaç n lmaz olaca unutulmamal d r (Tablo 4, Grafik 8 ve 9). 103
88 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo 4. ç Borç Stokunun Döviz-Faiz Yap s (Milyon YTL) 2003 % 2004 % 2005 % 2006 % 2007* %* Sabit Getirili , , , , ,4 De iflken Faizli , , , , ,6 YTL Cinsinden , , , , ,8 Döviz Cinsinden , , , , ,7 Dövize Endeksli , , , , ,5 Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri. Grafik 8. ç Borç Stokunun Faiz Yap s Grafik 9. ç Borç Stokunun Döviz Yap s (2007) (2007) 11,7 0, Sabit Getirili De iflken Faizli 87,8 YTL Cinsinden Döviz Cinsinden Dövize Endeksli Kaynak : Tablo 4 deki verilerden haz rlanm flt r. Kaynak : Tablo 4 deki verilerden haz rlanm flt r Ç BORÇLANMANIN HRAÇ YÖNTEMLER NE GÖRE DA ILIMI Türkiye de 1935 y l ndan bu yana uygulanan senet ihrac yoluyla iç borçlanma, özellikle 1985 y l nda ihale yöntemine geçilmesi ile önem kazanm fl, nitelik ve nicelik yönünden aflamalar geçirmifltir. Y llar itibariyle iç borçlanmada e ilim de iflikli i olmufl, örne in en çok ihraç edilen senetler olan iskontolu senetlerin pay, 2006 y l nda yüzde 65.7 iken 2007 y l nda yüzde 58.2 ye düflmüfltür y l nda bir önceki y l ihraç edilmeyen, tasarrufu enflasyondan koruyan ve gerçek getiri oran yüksek olan bir mali araç olarak TÜFE ye endeksli senetler ihraç edilmifltir y l nda ihraç edilen bu senetler aras nda yüzde 6.4 lük pay alm flt r (Grafik 10 ve 11). 104
89 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik Y l nda ç Borçlanman n hraç Yöntemlerine Göre Da l m skontolu YTL D BS Sabit Kuponlu YTL D BS Döviz Cinsi Sabit Faizli D BS De iflken Faizli YTL Cinsi D BS TÜFE'ye Endeksli YTL D BS Döviz Cinsi skontolu YTL D BS Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. Grafik * Y l nda ç Borçlanman n hraç Yöntemlerine Göre Da l m skontolu YTL D BS Sabit Kuponlu YTl D BS Döviz Cinsi Sabit Faizli D BS De iflken Faizli YTL Cinsi D BS TÜFE'ye Endeksli YTL D BS Döviz Cinsi skontolu YTL D BS * Ocak-Kas m Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r Ç BORÇ SERV S Y llar boyunca oluflan borç stokunun en önemli s k nt s anapara ve faiz ödemelerinin gerçeklefltirilebilmesidir y l nda anapara ödemesi bir önceki y la göre yüzde 13, faiz ödemesi yüzde 1 oran nda azal fl göstermifltir y l na gelindi inde de anapara ödemesi bir önceki y la göre yüzde 4 azal fl, faiz ödemeleri de bir önceki y la göre yüzde 6.7 art fl göstermifl, son iki y l n faiz ödemeleri seviyesini aflm flt r (Tablo 5). 105
90 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo 5. ç Borç Servisi (milyon YTL) Toplam Ödeme Anapara Tahvil Bono Faiz Tahvil Bono Toplam ç Borçlanma Kaynak: Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç Borç statistikleri y l boyunca borç servisinde Hazine Finansman Program na uyulmaya çal fl lm fl, 99.6 milyar YTL iç borç anapara ödemesi, 40.7 milyar YTL faiz ödemesi yap laca öngörülmüfltür y l gerçekleflmesine bakt m zda anapara ödemesinde yüzde 13, faiz ödemesinde de yüzde 2 lik bir art fl gerçekleflti i görülmüfltür. Geçti imiz y l iç borç servisi için yine borçlan ld, kaynaklar n milyar YTL si borçlan larak, 39.6 milyar YTL si borçlanma d fl kaynaklardan, 2.3 milyar YTL si de kasa/banka de iflimi, yani Hazine nakit rezervleri kullan larak elde edilmifltir. Bu durumda iç borç çevirme oran da programlanan yüzde 74.2 lik de erden yüzde 79 lara t rmanm flt r (Grafik 12). Bir baflka deyiflle Hazine geçti imiz y l vadesi gelen iç borçlar n n yüzde 79 unu yeniden borçlanarak öderken yüzde 21 ini di er imkânlarla ödemifl, beklenen ve planlanan n ötesinde borçland ndan da faizlerin istenildi i ölçüde düflmesini engelleyememifltir. Öte yandan bu y lki iç borç çevirme oran 2008 y l için yüzde 70 gibi iyimser bir oran olarak prog ramlanm flt r. Ancak geçen y lki riskin 2008 e tafl nmas mümkündür. 90 Tahvil Bono Grafik 12. ç Borç Çevirme Oran 80 % ç Borç Çevirme Oran (Programlanan) ç Borç Çevirme Oran (Gerçekleflen) Kaynak: lgili Y llar Kamu Borç Yönetimi Raporlar ndaki verilerden haz rlanm flt r. 106
91 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl 7.2. DIfi BORÇ GÖSTERGELER Borçlanmada baflvurulacak kaynak olarak d fl kaynaklara yönelme, ülke içi kaynak yetersizli i, finansal piyasalar n s l, kamu kesimi finansman aç klar ve ödemeler dengesi aç klar gibi nedenlere ba l d r. Küreselleflme sürecinin yafland yüzy l m zda hemen hemen tüm geliflmekte olan ülkelerin ortak sorunlardan biri olan d fl borç sorunu, Türkiye aç s ndan da ciddi boyutlarda yaflanmaktad r DIfi BORÇ STOKU Türkiye nin d fl borç stoku giderek artmakla beraber özellikle 1999 y l ndan itibaren dikkat çekici bir art fl gözlenmifltir y l nda IMF ile imzalanan stand-by çerçevesinde iç borçlar n d fl borçlarla ikame edilmesi, ödemeler dengesi aç klar n n kapat lmas ile 2000 li y llarla beraber d fl borç stokunda önemli art fllar yaflanm flt r. Kriz sonras d fl borç stokunun milli gelire oran nda bir miktar düflüfle ra men 2005 y l sonras nda art fla geçmifltir y l d fl borç stoku bir önceki y la göre yüzde 5 artt, 2007 y l n n üçüncü çeyre inde de 2006 y l n n üçüncü çeyre ine göre yüzde 14.5 lik bir art fl gerçekleflti i Tablo 6 dan görülebilir. Ayr ca 2005 y l nda milyar $ olan orta-uzun vadeli toplam d fl borç stoku, 2006 y l nda yüzde 25 art fl göstermifl ve milyar $ a ulaflm flt r. Bu y ldaki art flta, resmi alacakl lar n pay ndaki azal fla karfl l k özel alacakl lardan al nan borç miktar ndaki art fl n etkili oldu u anlafl lmaktad r y l na gelindi inde üçüncü çeyrekte toplam borç stoku 197 milyar $ a ulaflm flt r. Tablo 6. Toplam D fl Borç Stoku (milyon YTL) Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 TOPLAM KISA VADE L BORÇLAR UZ UN VADE L BORÇLAR Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 TOPLAM KISA VADE L BORÇLAR UZ UN VADE L BORÇLAR Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri. 107
92 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 13. Toplam D fl Borç Stoku / GSMH % Q3 Toplam D fl Borç Stoku K sa Vadeli D fl Borç Stoku Uzun Vadeli D fl Borç Stoku Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri ile 2007 y l GSMH gerçekleflme tahmini kullan larak haz rlanm flt r TOPLAM DIfi BORÇ STOKUNUN VADE YAPISI D fl borç stokuna yap itibariyle bakt m zda, son y llarda ülke içinden borçlanan farkl kesimlerin nispi a rl ndaki de iflme ile toplam d fl borçlar n vade yap s, risk unsurlar olarak görülmektedir. Toplam d fl borç stokunun vade yap s n n y llar itibariyle de iflkenlik gösterdi i, k sa vadeli borçlar n toplam içindeki pay n n 2005 y l na dek artt ve borçlar n çevrilebilirli ini s k nt ya soktu u görülmektedir. Bu tarihten sonra toplam d fl borç stokunun vadesi ise daha farkl laflmakta, örne in 2007 y l üçüncü çeyrek itibariyle yüzde 83 ü orta uzun vadeye sahip olmaktad r. Ancak yine de k sa vadeli borçlar n pay yeteri derecede azalt lamamaktad r (Grafik 14). Grafik 14. Toplam D fl Borç Stokunun Vade Seyri % Q3 K sa Vade Uzun Vade Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. 108
93 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl TOPLAM DIfi BORÇ STOKUNUN ALACAKLILARA GÖRE DA ILIMI Türkiye de d fl borcun alacakl lar yönüyle da l m na bakt m zda, uzun vadeli ve resmi alacakl lardan ikili anlaflmalar yoluyla sa lanan borçlar n a rl kta oldu u yap n n yerini, 2005 y l ile beraber özel alacakl lardan ticari bankalar n a rl kta oldu u yap n n ald gözlenmektedir. Bir baflka deyiflle özellikle orta-uzun vadeli yap s n n a rl kta oldu u toplam d fl borç stokunun en önemli al c lar özel alacakl lar ve bu çerçevede ticari bankalard r. Burada resmi alacakl lar n pay n n gerileme e ilimi içine girmesinin temel nedeni, IMF borçlar n n geri ödenmesinden kaynaklanmaktad r. Tablo 7. Toplam D fl Borç Stokunun Alacakl lara Göre Geliflimi (Milyon Dolar) Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 TOPLAM DIfi BORÇ STOKU BORÇ KISA VADEL BORÇ ÖZEL ALACAK PARASAL KURULU filar PARASAL OLMAYAN KURULUfi RESM ALACAK UZUN VADEL BORÇ ÖZEL AL ACAKLI LAR PARASAL KURULU filar PARASAL OLMAYAN KURULU filar RESM ALACAK HÜKÜMET KURULUfi ULUSLAR ARASI KURULU filar IMF-ULUSLARARASI PARA FONU Hazine IMF Kred ileri Merkez Bankas IMF Kred ileri IBRD-ULUSLARARASI MAR VE KALKINMA BANKASI D ER ULUSLAR ARASI KURULU filar TAHV L Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 Q4 Q1 Q2 Q3 TOPLAM DIfi BORÇ STOKU BORÇ KISA VADEL BORÇ ÖZEL ALACAK PARASAL KURULU filar PARASAL OLMA YAN KURULU filar RESM ALACAK UZUN VADEL BORÇ ÖZEL ALACAK PARASAL KURULU filar PARASAL OLMA YAN KURULU filar RESM ALACAK HÜKÜMET KURULU filari ULUSLARARASI KURULU filar IMF-ULUSLARARASI PARA FONU Hazine IMF Kredileri Merkez Bankas IMF Kred ileri IBRD-ULUSLARARASI MAR VE KALKINMA BANKASI D ER ULUSLAR ARASI KURULU filar AHV L ü ğ İ Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri. 109
94 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo D fl borç stoku içinde yer alan iki kalemden birisi olan borç kalemi alt nda kredi fleklinde al nan d fl borçlar gösterilmektedir. D fl borç stoku içinde di er bir kalem olan tahviller ise yurtd fl nda sat lan eurobond gibi tahvillerin tutar n ifade etmektedir ve ortalama her y l 5 milyar dolarl k bir art flla dikkat çekmektedir. Türkiye, kriz havas ndan ç k p normal koflullara geçtikçe içeride oldu u gibi d flar da da normal koflullar n borçlanma kayna olan piyasadan borçlanmaya yöneldi i görülmektedir (Tablo 7) TOPLAM DIfi BORÇ STOKUNUN BORÇLULARA GÖRE DA ILIMI Son y llarda toplam d fl borç stoku içinde kamu veya kamuya ait kurulufllar n d fl borç stoku içindeki pay düflmekte, özel sektörün pay artmaktad r. Elimizdeki veriler asl nda kamu sektörünün d flar dan borçlanmak yerine, daha çok iç borçlanma yoluna gitti ini, d fl borç stokunun iç borç stokuna oranla daha düflük h zla artt n göstermektedir. Yüksek reel faiz-düflük kur uygulamas na dayal günümüz uygulamas nda, d fl borçlanma özel sektöre kaymaktad r. Özel sektörün d fl borç stoku, toplam d fl borç stokunun yar s ndan fazlas n oluflturmaktad r (Grafik 15). Grafik 15. Toplam D fl Borç Stokunun Borçlulara Göre Da l m % Q3 Kamu Sektörü Özel Sektör Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. Özel sektör borçlanmas n n itici gücü olarak 28 ve 30 say l kararlar ile finansal serbestleflme yönünde ad mlar n at lmas rol oynam flt r. Özel sektör d fl borçlar, yüksek faizli ve k sa vadeli bir yap sergilemekte, bu fonlar n yat r ma dönük olup-olmad sorgulanmakta ve k sa vadeli sermaye hareketlerine konu olarak ekonomi aç s ndan risk tafl maktad r. Özel sektörün d fl borçlar ayr ca kur art fl riski tafl maktad r. Öyle ki kurda ani bir yükselifl, özel sektörü bir krizle karfl karfl ya b rakarak, k sa vadeli d fl borçlar n n kamu kesimince üstlenilmesi gereklili ini ortaya ç karabilecektir. Öte yandan borcun nihai finansman kayna olarak vergi ve vergi benzeri gelirlerin yap s ndaki de iflim de kamu finansman nda sa l ks z etkiler yaratacakt r. Konunun kayg veren yan özel sektörün d fl borçlar n n art fl h z ve borçlanma biçimidir. Özel sektör, kamunun iç borçlanmaya gitmesi sonucunda iç piyasada rekabeti zorlaflt ndan d fl kaynaklara yönelmektedir. Yüksek reel faiz ortam nda özel kesim elinde d fl borçla oluflan fonlar, iç borçlanma yoluyla Hazine ye satarak kar elde edebilme olana na kavuflmaktad r. Bir baflka risk de, Türkiye deki flirketlerin bankalardan ald klar teminat mektuplar karfl l nda 110
95 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl d fl borçlanma yapabilmeleri sonucunda ortaya ç kmaktad r. Sonuçta, flirketlerin yurt d fl na olan bu yükümlülükleri de dolayl olarak Türkiye deki bankalar n d fl yükümlülü ü haline gelebilmektedir TOPLAM DIfi BORÇ STOKUNUN DÖV Z-FA Z KOMPOZ SYONU D fl borç stokunun kur hareketlerine dayal tafl d riskin fark ndal giderek artmaktad r. Bu çerçevede toplam borç stoku içinde 2004 y l ndan bu yana dövize endeksli borçlanman n giderek azald, ayr ca döviz cinsinden borçlanman n da s n rland r lmaya çal fl ld, TL cinsi senetlerin pay n n artt görülmektedir. Merkezi yönetim d fl borç stoku içinde de iflken faizli senetlerin yerini sabit getirili senetleri almaya bafllamaktad r. Stokun döviz - TL da l m na bakt m zda da, 2003 y l nda yüzde 54 olan stokun içindeki TL cinsinden senetlerin pay günümüzde yüzde 69 lara ç kmakta, karfl l nda hem döviz cinsinden hem de dövize endeksli olanlar n pay giderek azalmaktad r. Geçti imiz iki y lda ise dövize endeksli senet ihraç edilmedi i görülmektedir (Tablo 8, Grafik 16 ve 17). Tablo 8. Merkezi Yönetim D fl Borç Stokunun Döviz Faiz Yap s milyon YTL Milyon $ % milyon YTL Milyon $ % milyon YTL Milyon $ % milyon YTL Milyon $ % milyon YTL Milyon $ % Sa bit % % % % %56 De iflken % % % % %44 TL Cinsinden % % % % %69 Sab it % % % % %35 De iflken % % % % %34 Döviz % % % % %31 Döviz Cinsinden % % % % %31 Sab it % % % % %21 De iflken % % % % %10 Döviz e Endeksli % % % Sab it De iflken % % % Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri ve D fl Borç statistikleri. 111
96 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 16. Merkezi Yönetim D fl Borç Stoku Grafik 17. Merkezi Yönetim D fl Borç Faiz Kompozisyonu (2007) Stoku Döviz Kompozisyonu (2007) Sabit De iflken TL Cinsinden Döviz Cinsinden Dövize Endeksli Kaynak : Tablo 8 deki verilerden haz rlanm flt r. Kaynak : Tablo 8 deki verilerden haz rlanm flt r DIfi BORÇ SERV S D fl borçlar ekonomi üzerinde milli gelirden d flar ya net transfere yol açt için iç borçlara oranla daha önemli etkiler yaratmaktad r. Ayr ca servis s ras nda ortaya ç kan döviz gereksinimi ödemeler dengesini olumsuz yönde etkilemektedir. Tablo 9 da son y llarda Türkiye nin d flar ya aktard kaynak tutar görülmektedir. Mevcut borçlar böyle bir sorunu gündeme getirmekte, ancak borç stoku da azalmamaktad r. Son y llarda d fl borçlara ait anapara ödemesinin toplam borç servisi içindeki pay artmas na ra men, yap lan yeni borçlanmalarla borç stokunun artt görülmektedir. Borç servisi tutar ndan daha az borçlanman n gerçeklefltirilmesi ve borç çevirme oran n n düflürülmesi için borçlanma ihtiyac n n azalmas, bu çerçevede kamu giderlerini k s c (bu durumda faiz giderlerini de) kamu gelirlerini art r c politikalar izlenmesi gerekmektedir. Bu flekilde enflasyonun düflmesi ve faizlerde düflüflün sa lanmas ile geçmiflte yüksek enflasyon nedeniyle borcun her yenileniflinin daha yüksek faizle yap lmas n n yaratt yüksek maliyet ve k s rdöngü k r lacakt r. Tablo 9. D fl Borç Servisi (Milyon Dolar) Q3 DIfi BORÇ SERV S ANAPARA FA Z Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri BORÇ GÖSTERGELER NE L fik N ORANLAR Bir ülkenin borçluluk düzeyinin belirlenmesinde gelifltirilen oranlar, borç stokunun çevrilebilirli ine yönelik de erlendirme yap lmas n sa lar. En önemli oranlardan biri olan borç yükünün geliflimi Grafik 18 den görülmektedir de yüzde 72 civar nda olan toplam d fl borç yükü, döviz kurunda gözlenen ucuzlamayla birlikte izleyen y llarda 2006 y l ilk yar s nda yaflanan ekonomik dengesizli e kadar yüzde 46 lar seviyesine gerilemifl, 2006 y l sonunda yüzde 51.9 luk paya sahip olmufltur. Gerek iç gerekse d fl borç yükü Maastricht kriterleri çerçevesinde tutturulmas gereken hedefe ulafl ld n göstermekle beraber, bu oran n kal c l n n uygulanan kur politikas n n sürdürülebilirli ine ve enflasyon oran n n düflük tutulmas na ba l oldu u unutulmamal d r. 112
97 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 18. ç Borç ve Toplam D fl Borç Yükü % Q3 Toplam D fl Borç Stoku/GSMH ç Borç Stoku/GSMH Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, ç ve D fl Borç statistikleri ile 2007 y l GSMH gerçekleflme tahmini kullan larak haz rlanm flt r. Grafik 19. Toplam D fl Borç Stoku / hracat (FOB) % Q3 Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. Di er bir oran olan toplam d fl borç stoku/ihracat oran, d fl borç ödeme kapasitesini göstermekte, ihracat gelirlerinin toplam d fl borç stoku üzerindeki uzun dönemli etkileri konusunda bilgi vermektedir. Bu oran n aral nda olmas ülkenin orta derecede, 275 üstü olmas da çok borçlu oldu unu göstermektedir. Grafik 19 a bak ld nda Türkiye nin 2004 y l na kadar çok borçlu ülke konumundayken, günümüzde orta derecede borçlu ülke konumuna geçti i görülmektedir. 113
98 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Grafik 20. D fl Borç Servisi / hracat (FOB) % Q3 Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. Grafik 20 de görülen d fl borç servisi / ihracat oran, borcun maliyetinin ya da ülkenin çok borçlulu un ölçülmesinde kullan l r. Bu oran n yüzde aras nda olmas ülkenin orta derecede borçlulu unu, 20 üstü olmas da çok borçlulu unu ifade etmektedir. Türkiye uzun y llard r hala çok borçlu ülkeler aras ndad r. Öte yandan al nan d fl borçlar n verimli kullan l pkullan lmad n n, dolay s yla ülke yat r m ve ihracat olanaklar n n art r l p-art r lmad, faiz servisi art fl h z ile ihracat art fl h z n n karfl laflt rmas n n yap lmas ile de mümkündür. Grafik 21. D fl Borç Servisi / Merkez Bankas Net Rezervleri % Q3 Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri kullan larak haz rlanm flt r. D fl borç anapara ve faiz ödemesinin döviz rezervlerine oran, d fl borç döviz gelirleri ile finanse edilece inden, d fl borç ödeme kapasitesinin en önemli göstergelerinden biridir. Merkez Bankas n n döviz rezervlerine yönelik art fl dikkate al nd nda, Sözkonusu oran n y llar itibariyle düflürülebildi i görülmektedir (Grafik 21). 114
99 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik 22. D fl Borç Faiz Ödemesi / GSMH % Q3 Kaynak : Hazine Müsteflarl, Kamu Finansman verileri, D fl Borç statistikleri ile 2007 y l GSMH gerçekleflme tahmini kullan larak haz rlanm flt r. Grafik 22 de ise d fl borç faiz ödemesinin yaratt yüke iliflkin oranlar görülmekte, faiz d fl fazla hedefine odaklan lmas ve borcun maliyetinin düflürülmesi çerçevesinde söz konusu oran giderek gerilemektedir ÜLKE KARfiILAfiTIRMALARI Her ülke borçlanmaya ve borçlu kalmaya karfl olmas na ra men bu durumdan kaç namamaktad r. Japonya, talya, Yunanistan gibi geliflmifl ekonomiler de dahil olmak üzere hemen hemen bütün ülkeler, gerek ekonomik ihtiyaçlar ve gerekse maliye politikalar amaçlar do rultusunda iç ve d fl borçlanmaya baflvurmaktad r. Ancak en büyük borç art fl geliflmekte olan ülkelerde yaflanmakta, geliflmekte olan ülkelerin borç toplamlar 1970 lerde 72.8 milyar dolar iken, 1980 de 609.4, 1990 da , 2000 y l nda ve 2001 y l nda milyar dolar olarak gerçekleflmifl bulunmaktad r (World Bank, 2002). Baz Avrupa ülkelerinde, AB kriterlerine de ters düflecek flekilde kamu borçlar n n milli gelire oran yüzde 100 ün üzerine ç kmaktad r. Dünyan n geliflmifl ve geliflmekte olan ülkelerinin 2006 y l borçluluk rakamlar na bak ld nda talya n n GSY H n n yüzde i ile hemen hemen en borçlu geliflmifl ülke oldu u, bunu yüzde 95,3 ile Yunanistan ve yüzde 88,2 ile Belçika n n takip etti i görülmektedir. Almanya, spanya, Fransa hatta ABD gibi ülkeler ise s n r de er olan yüzde 60 lar düzeyinde bir borçluluk oran na sahiptirler. Ancak bilinmesi gereken borçtan çok borçlar n vade yap s n n problem do urdu udur ve geliflmifl ülkelerde borcun vade yap s Türkiye ile karfl laflt r lamaz ölçüde uzun vadeye yay l d r. Bu ülkelerde borçlar n vadesinin uzunlu u borçlar n bir y l içinde yenilenme s kl n azaltmakta, yeni borçlanmalar n milli gelirlerine oran n düflürmekte ve finansal piyasalar n n derinli i de önemli boyutlara ulaflmaktad r. 115
100 Türkiye Ekonomisine Bak fl - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi istanbul smmmo Tablo 10. Seçilmifl Ülkelerde Genel Yönetim Borç Stoku (GSY H in Yüzdesi Olarak) talya 108,7 105,6 104,3 103,8 106,2 106,8 Yunan istan 103,6 100,6 97,9 98,6 98,0 95,3 Belçika 106,5 103,4 98,6 94,2 92,2 88,2 Almanya 58,8 60,3 63,8 65,6 67,8 67,5 Macaristan 52,1 55,6 58,0 59,4 61,6 65,6 Portekiz 52,9 55,6 56,9 58,3 63,7 64,8 Fransa 56,9 58,8 62,9 64,9 66,7 64,2 Avusturya 66,0 65,8 64,6 63,8 63,4 61,7 Türkiye 104,4 93,0 85,1 76,9 69,6 60,7 Hollanda 50,7 50,5 52,0 52,4 52,3 47,9 Polonya 37,6 42,2 47,1 45,7 47,1 47,6 sveç 55,3 53,7 53,5 52,4 52,2 47,0 Birleflik Krall k 37,7 37,5 38,7 40,4 42,1 43,2 spanya 55,5 52,5 48,7 46,2 43,0 39,7 Finlandiy a 42,3 41,3 44,3 44,1 41,4 39,2 Çek Cumhuriyeti 25,1 28,5 30,1 30,4 30,2 30,1 Danimarka 48,7 48,3 45,8 44,0 36,3 30,3 rlanda 35,6 32,2 31,1 29,5 27,4 25,1 Bulgaristan 67,3 53,6 45,9 37,9 29,2 22,8 Lüksemburg 6,5 6,5 6,3 6,4 6,2 6,6 Kaynak: Eurostat Yearbook
101 Birinci Bölüm - Türkiye Ekonomisine Bak fl Grafik Y l Genel Yönetim Borç Stoku (GSY H yüzdesi) 2006 Y l Genel Yönetim Borç Stoku (GSY H Yüzdesi) talya Yunanistan Belçika Almanya Macaristan Portekiz Fransa Avusturya Türkiye Hollanda Polonya sveç Birleflik Krall k spanya Finlandiya Çek Cumh. Danimarka rlanda Bulgaristan Lüksemburg Kaynak : Tablo 10 daki veriler kullan larak haz rlanm flt r. 117
102 118
Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i. 3. Ödemeler Dengesi
Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 3. Ödemeler Dengesi 2003 y l nda 8.037 milyon dolar olan cari ifllemler aç, 2004 y l nda % 91,7 artarak 15.410 milyon dolara yükselmifltir. Cari ifllemler aç ndaki bu
A N A L Z. Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2:
A N A L Z Seçim Öncesinde Verilerle Türkiye Ekonomisi 2: Sektör Mücahit ÖZDEM R May s 2015 Giri Geçen haftaki çal mam zda son aç klanan reel ekonomiye ili kin göstergeleri incelemi tik. Bu hafta ülkemiz
TÜRK YE EKONOM S 2008 YILI ODA FAAL YET RAPORU TÜRK YE EKONOM S
2008 YILI ODA FAAL YET RAPORU 36 Türkiye Ekonomisi Genel Makroekonomik Denge Ülkemizde tasarruf e ilimi düflüktür, kamu kesimi uzun y llar boyunca önemli boyutlarda tasarruf aç vermifl ve bu durum finansman
Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası
2007 NİSAN EKONOMİ Milli Gelir Büyümesinin Perde Arkası Türkiye ekonomisi dünyadaki konjonktürel büyüme eğilimine paralel gelişme evresini 20 çeyrektir aralıksız devam ettiriyor. Ekonominin 2006 da yüzde
PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.)
1886 PARASAL GÖSTERGELER KRED LER N DA ILIMI* (B N TL.) 28 De iflim %) 28 De iflim %) Toplam 311.774.444 356.845.499 %14 4.641.681 5.168.27 %11 297.867.78 335.17.279 %13 4.44.733 4.774.62 %8 Alacaklar
İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ
İKİNCİ BÖLÜM EKONOMİYE GÜVEN VE BEKLENTİLER ANKETİ 120 kinci Bölüm - Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi 1. ARAfiTIRMANIN AMACI ve YÖNTEM Ekonomiye Güven ve Beklentiler Anketi, tüketici enflasyonu, iflsizlik
TOFAfi 2007 FAAL YET RAPORU. Otomobil Sektörü ve Tofafl n Sektör çindeki Yeri
14 Sektörü ve Tofafl n Sektör çindeki Yeri 15 pazar payımız bir önceki yılın pazar payı olan %9 a göre önemli ölçüde artarak %1,4 olarak gerçekleşmiştir. Bu artış sonucu, pazardaki düşüşe rağmen otomobil
Ekonomi Bülteni. 16 Mart 2015, Sayı: 11. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı
Ekonomi Bülteni, Sayı: 11 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Çağlar Kuzlukluoğlu 1 DenizBank Ekonomi
AYDIN TİCARET BORSASI
AYDIN TİCARET BORSASI AYDIN COMMODITY EXCHANGE MAYIS 2015 TÜRKİYE NİN TEMEL EKONOMİK GÖSTERGELERİ Ata Mahallesi Denizli Bulv. No:18 09010 AYDIN Tel: +90 256 211 50 00 +90 256 211 61 45 Faks:+90 256 211
T.C. MALİYE BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı EKONOMİK GÖSTERGELER
Ocak 2009 T.C. MALİYE BAKANLIĞI Strateji Geliştirme Başkanlığı EKONOMİK GÖSTERGELER Ocak 2009 Ekonomik Göstergeler yayını, T.C. MALİYE BAKANLIĞI, Strateji Geliştirme Başkanlığı, Ekonomik ve Sektörel Analiz
PROJEKS YON YILLIK TÜFE. > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü.
TÜRK YE N N GÖSTERGELER PROJEKS YON > Haz rlayan: Alaattin AKTAfi [email protected] > ENFLASYON Enflasyondaki iki ayl k gerçekleflme, y l n tümüne iliflkin umutlar bir anda söndürdü. Ocakta yüzde 0,80
-Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onikinci kez gerçekleştirilmiştir.
Bursa nın 25 Büyük Firması Araştırması; -Bursa nın ciroları itibariyle büyük firmalarını belirlemek amacıyla düzenlenen bu çalışma onikinci kez gerçekleştirilmiştir. -Bu çalışma Bursa il genelinde yapılmış,
CO RAFYA GRAF KLER. Y llar Bu grafikteki bilgilere dayanarak afla daki sonuçlardan hangisine ulafl lamaz?
CO RAFYA GRAF KLER ÖRNEK 1 : Afla daki grafikte, y llara göre, Türkiye'nin yafl üzerindeki toplam nufusu ile bu nüfus içindeki okuryazar kad n ve erkek say lar gösterilmifltir. Bin kifli 5. 5.. 35. 3.
ST HDAM. HANEHALKI figücü ANKET SONUÇLARI. Erkek
ST HDAM Nüfus ve flgücü Durumu HANEHALKI figücü ANKET SONUÇLARI Erkek Kurumsal olmayan sivil nüfus (') 1.774 1.786 3.56 1.786 1.794 3.58 15 ve daha yukar yafltaki nüfus (') 1.244 1.289 2.533 1.29 1.323
MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z
MALAT SANAY N N TEMEL GÖSTERGELER AÇISINDAN YAPISAL ANAL Z Nisan 2010 ISBN 978-9944-60-631-8 1. Bask, 1000 Adet Nisan 2010 stanbul stanbul Sanayi Odas Yay nlar No: 2010/5 Araflt rma fiubesi Meflrutiyet
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Mart 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME İlk İki Ayda 2,7 Milyar Dolarlık
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU. İTKİB Genel Sekreterliği Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2016 ŞUBAT AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Mart 2016 2 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2016 ŞUBAT İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME Yılın İlk İki Ayında %3,7
stanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye
215 ROMANYA LE BULGAR STAN IN AB YE EKONOM K ENTEGRASYONU Yrd. Doç. Dr. Mesut EREN stanbul Kültür Üniversitesi, Türkiye 1. Girifl Avrupa Birli i nin 5. ve son genifllemesi 2004 y l nda 10 Orta ve Do u
ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR
ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU YILLIK RAPOR Bu rapor ANADOLU HAYAT EMEKLİLİK A.Ş Gelir Amaçlı Esnek Emeklilik Yatırım Fonu nun 31.12.2004-31.12.2005 dönemine ilişkin
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL
2007 YILI VE ÖNCES TAR H BASKILI HAYVANCILIK B LG S DERS K TABINA L fik N DO RU YANLIfi CETVEL NOT: Düzeltmeler bold (koyu renk) olarak yaz lm flt r. YANLIfi DO RU 1. Ünite 1, Sayfa 3 3. DÜNYA HAYVAN POPULASYONU
Ekonomi Bülteni. 6 Haziran 2016, Sayı: 23. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı
Ekonomi Bülteni, Sayı: 23 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya 1 DenizBank Ekonomi Bülteni
TÜRKİYE İŞVEREN SENDİKALARI KONFEDERASYONU AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ www.tisk.org.tr
TİSK AYLIK EKONOMİ BÜLTENİ- MAYIS 2016 (SAYI: 87) GENEL DEĞERLENDİRME 03.06.2016 Kıdem tazminatında işletmelerin maliyetini artıracak ve işçi-işveren ilişkilerini bozacak düzenlemelerden kaçınılmalı Gelecek
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ
KÜRESEL GELİŞMELER IŞIĞI ALTINDA TÜRKİYE VE KUZEY KIBRIS TÜRK CUMHURİYETİ EKONOMİSİ VE SERMAYE PİYASALARI PANELİ 12 NİSAN 2013-KKTC DR. VAHDETTIN ERTAŞ SERMAYE PIYASASI KURULU BAŞKANI KONUŞMA METNİ Sayın
Yıllık Ekonomik Rapor, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı internet sitesinde (http://www.sgb.gov.tr) yer almaktadır.
YILLIK EKONOMÝK RAPOR 2007 Yıllık Ekonomik Rapor, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı internet sitesinde (http://www.sgb.gov.tr) yer almaktadır. İÇİNDEKİLER I- 2008 YILI GENEL EKONOMİK HEDEFLERİ...1
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EKİM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU
HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜ 2015 EKİM AYLIK İHRACAT BİLGİ NOTU Hazırgiyim ve Konfeksiyon Şubesi Kasım 2015 HAZIRGİYİM VE KONFEKSİYON SEKTÖRÜNÜN 2015 EKİM İHRACAT PERFORMANSI ÜZERİNE KISA DEĞERLENDİRME
Asgari Ücret Denklemi
Asgari Ücret Denklemi Av. Mesut Ulusoy MESS Hukuk Müflaviri ve Dr. Aykut Engin MESS E itim Müdürü flçilere normal bir çal flma günü karfl l olarak ödenen ve iflçinin g da, konut, giyim, sa l k, ulafl m
2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016
2016 Ocak ENFLASYON RAKAMLARI 3 Şubat 2016 Ocak 2016 Tüketici Fiyat Endeksi ne(tüfe) ilişkin veriler Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Şubat 2016 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık
2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015
2015 Ekim ENFLASYON RAKAMLARI 3 Kasım 2015 2015 Ekim Ayı Tüketici Fiyat Endeksi ne (TÜFE) ilişkin veriler İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından 3 Kasım 2015 tarihinde yayımlandı. TÜİK tarafından aylık yayımlanan
EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85
EKONOMİ POLİTİKALARI GENEL BAŞKAN YARDIMCILIĞI Şubat 2014, No: 85 i Bu sayıda; 2013 Cari Açık Verileri; 2013 Aralık Sanayi Üretimi; 2014 Ocak İşsizlik Ödemesi; S&P Görünüm Değişikliği kararı değerlendirilmiştir.
ENFLASYON ORANLARI 03.07.2014
ENFLASYON ORANLARI 03.07.2014 TÜFE Mayıs ayında aylık %0,31 yükselişle ile ortalama piyasa beklentisinin (-%0,10) bir miktar üzerinde geldi. Yıllık olarak ise 12 aylık TÜFE %9,16 olarak gerçekleşti (Beklenti:
TÜRKİYE BİLİMSEL YAYIN GÖSTERGELERİ (II) 1981-2007 TÜRKİYE, ÜLKELER VE GRUPLAR
3.2.Etki De erine Göre ABD 1981-2007 döneminde üretti i 6.634.586 adet yay na ald 137.391.957 at f say s ile 20,71 lik etki de erine sahip olup 14,17 lik DÜNYA ortalama etki de erinden yakla k % 50 daha
Ekonomik Durum Tespit Anketi Sonuçlar 2013-1
ISSN 1303-183X STANBUL SANAY ODASI Ekonomik Durum Tespit Anketi Sonuçlar 13-1 STANBUL SANAY ODASI Ekonomik Durum Tespit Anketi Sonuçlar 13-1 A ustos 13 ISSN: 1303-183X ISBN: 978-605-137-298-3 (Bas l )
1- Ekonominin Genel durumu
GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI ESNEK EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2014 YILI 12 AYLIK FAALİYET RAPORU 1- Ekonominin Genel durumu 2014 yılı TCMB nin Ocak ayında faizleri belirgin şekilde arttırmasıyla
2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar. Konsolide Olmayan Veriler
2008 1. Çeyrek Finansal Sonuçlar Konsolide Olmayan Veriler Rakamlarla Halkbank 70 y l Kooperatif ve KOB kredilerinde 70 y ll k tecrübe ve genifl müflteri taban Halkbank n rekabette kuvvetli yönleridir.
Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz
Dünyaya barış ve refah taşıyor, zorlukları azimle aşıyoruz Rakamlarla Sektörümüz: 3 kıtadan 77 ülkeye doğrudan hizmet götüren, Toplam Yatırımı 5 Milyar Doları aşan, Yan sektörleri ile birlikte yaklaşık
Ekonomi Bülteni. 23 Mayıs 2016, Sayı: 21. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı
Ekonomi Bülteni, Sayı: 21 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül 1 DenizBank
Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i
Türkiye Odalar ve Borsalar Birli i 1.478 trilyon TL ye, uluslararas ticaret ve muamelelerden al nan vergiler % 34,6'l k art flla 16.936 trilyon TL'ye, idari harçlar ve ücretler, sanayi d fl arizi sat fllardan
ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR
ANKARA EMEKLİLİK A.Ş GELİR AMAÇLI ULUSLARARASI BORÇLANMA ARAÇLARI EMEKLİLİK YATIRIM FONU ÜÇÜNCÜ 3 AYLIK RAPOR Bu rapor Ankara Emeklilik A.Ş Gelir Amaçlı Uluslararası Borçlanma Araçları Emeklilik Yatırım
DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012. Hazırlayanlar. Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi
DÜNYA EKONOMİK FORUMU KÜRESEL CİNSİYET AYRIMI RAPORU, 2012 Hazırlayanlar Ricardo Hausmann, Harvard Üniversitesi Laura D. Tyson, Kaliforniya Berkeley Üniversitesi Saadia Zahidi, Dünya Ekonomik Forumu Raporun
Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015)
2 Mart 2015 Altın Piyasası Haftalık Temel ve Teknik Görünüm (2-6 Mart 2015) Hafta başında Yunanistan meselesinde çözüme yaklaşıldığı yönünde haberlerin ardından altın fiyatlarında aşağı yönlü baskı hakim
31.12.2011-31.03.2012 tarihleri arasında fon getirisi -%1,41 olarak gerçekleşirken, yönetici benchmarkının getirisi -%0,60 olarak gerçekleşmiştir.
GARANTİ EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. GELİR AMAÇLI KAMU DIŞ BORÇLANMA ARAÇLARI (EUROBOND) EMEKLİLİK YATIRIM FONU 2012 YILI 3 AYLIK FAALİYET RAPORU 1.- Ekonominin Genel durumu Dünya ekonomisi genel olarak 2011
EKONOM K RAPOR 2005 EKONOM K RAPOR
EKONOM K RAPOR EKONOM K RAPOR EKONOM K RAPOR May s 2006 Tasar m ve Bask : Nurol Matbaac l k ve Ambalaj San. A.fi. Tel: 0.312.267 19 45 (pbx) Faks: 0.312.267 19 50 www.nurolmatbaa.com.tr ÖNSÖZ Dört y l
Araştırma Notu 15/177
Araştırma Notu 15/177 02 Mart 2015 YOKSUL İLE ZENGİN ARASINDAKİ ENFLASYON FARKI REKOR SEVİYEDE Seyfettin Gürsel *, Ayşenur Acar ** Yönetici özeti Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından yapılan enflasyon
plastik sanayi Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri
plastik sanayi 2014 Plastik Sanayicileri Derneği Barbaros aros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri Barbaros DEMİRCİ PLASFED Genel Sekreteri karşılayan, bu mamullerde net ithalatçı konumunda bulunan ve gelişmiş
KONYA TİCARET ODASI İÇİNDEKİLER. 1- Konya Perakende Güven Endeksi (KOPE) 2 Konya Hizmet Sektörü Güven Endeksi (KOHİZ)
Eylül 2014 KONYA TİCARET ODASI İÇİNDEKİLER 1- Konya Perakende Güven Endeksi (KOPE) 2 Konya Hizmet Sektörü Güven Endeksi (KOHİZ) 3 Konya İnşaat Sektörü Güven Endeksi (KOİN) 4 - Konya İstihdam İzleme Bülteni
yi tan mlanm fl stratejiler-etkileyici sonuçlar Konsolide olmayan Haziran 2007 sonuçlar
yi tan mlanm fl stratejiler-etkileyici sonuçlar Konsolide olmayan Haziran 2007 sonuçlar 1 Bafll ca Göstergeler 36.9 milyar YTL Toplam aktifler ilk alt ayda %7.3 artarak 36.9 milyar YTL ye ulaflm flt r.
EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012
EKONOMİK GELİŞMELER Eylül 2012 Kaynak: Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) AR-GE MÜDÜRLÜĞÜ TÜRKİYE ESNAF VE SANATKARLARI KONFEDERASYONU İÇİNDEKİLER 1 GAYRİ SAFİ YURTİÇİ HASILA (GSYH) 2 İSTİHDAM - İŞSİZLİK
FONLAR GETİRİ KIYASLAMASI
MART 15 FON BÜLTENİ Güncel Ekonomik Veriler Büyüme Oranı(Yıllık) 4,00% Cari Açık/GSYİH 5,90% İşsizlik oranı(yıllık) 10,10% Enflasyon(TÜFE/Yıllık) 7,55% GSMH(milyar USD) 819,9 Kişi Başı Milli Gelir (USD)
Ekonomik Durum Tespit Anketi Sonuçlar 2012-2
ISSN 133-183X STANBUL SANAY ODASI Ekonomik Durum Tespit Anketi Sonuçlar 212-2 STANBUL SANAY ODASI Ekonomik Durum Tespit Anketi Sonuçlar 212-2 fiubat 213 ISSN: 133-183X ISBN: 978-65-137-234-1 (Bas l ) ISBN:
Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man
214 EK M-ARALIK DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 214 y dördüncü çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 9 Ocak 215
Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği / www.tobb.org.tr
Ekonomik Rapor 2011 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 67. genel kurul 49 50 2. ULUSLARARASI MAL PİYASALARI 2008 yılında ABD de ipotekli konut kredisi piyasasında ortaya çıkan ve hızla tüm dünya ekonomilerinde
KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE
II. Bölüm KÜRESEL EKONOMİK ÇEVRE Doç. Dr. Olgun Kitapcı Akdeniz Üniversitesi, Pazarlama Bölümü 1 Gayri Safi Milli Hasıla (GSMH) BAZI KAVRAMLAR Bir ülke vatandaşlarının bir yıl için ürettikleri toplam mal
AB Krizi ve TCMB Para Politikası
AB Krizi ve TCMB Para Politikası Erdem Başçı Başkan 28 Haziran 2012 Stratejik Düşünce Enstitüsü, Ankara Sunum Planı I. Küresel Ekonomik Gelişmeler II. Yeni Politika Çerçevesi III. Dengelenme IV. Büyüme
AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER. (Kasım 2011) Ankara
AVRUPA BİRLİĞİNE ÜYE VE ADAY ÜLKELERDE TEMEL MAKROEKONOMİK GÖSTERGELER (Kasım 2011) Ankara İÇİNDEKİLER NÜFUS VE İŞGÜCÜ PİYASASI TASARRUFLAR 1. Nüfus 28. Gayri Safi Ulusal Tasarruflar 2. İstihdam 29. Gayri
BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol
BURSA DAKİ ENBÜYÜK 250 FİRMAYA FİNANSAL ANALİZ AÇISINDAN BAKIŞ (2005) Prof.Dr.İbrahim Lazol 1. Giriş Bu yazıda, Bursa daki (ciro açısından) en büyük 250 firmanın finansal profilini ortaya koymak amacındayız.
İçindekiler. İSO Sanayi Gelişim ve Girdi Fiyatları Endeksi. İSO Sanayi Girdi Fiyatları Endeksi
İçindekiler İSO Sanayi Gelişim ve Girdi Fiyatları Endeksi... 1 Reel Kesim ve Tüketici Güven Endeksi... 2 Büyüme... 2 Fiyatlar... 3 Sanayi Üretim Endeksi... 4 İmalat Sanayi Ciro ve Sipariş Endeksi... 5
Aral k 2006 (Yay n No: TÜS AD-T/2006-12/429) Meflrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebafl / stanbul Telefon : (0212) 249 19 29 Telefax: (0212) 249 13 50
TÜRK SANAY C LER VE fiadamlari DERNE Aral k 2006 (Yay n No: TÜS AD-T/2006-12/429) Meflrutiyet Caddesi, No: 46 34420 Tepebafl / stanbul Telefon : (0212) 249 19 29 Telefax: (0212) 249 13 50 2006, TÜS AD
Pazar AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ. 21 Mayıs 2018
AVRUPA TİCARİ ARAÇ SEKTÖR ANALİZİ 21 Mayıs 2018 Pazar 2018 yılı Mart ayında, AB ve EFTA ülkeleri toplamında ticari araç pazarı 2017 yılı aynı ayına göre yüzde 2,8 azalarak 268 bin adet seviyesinde gerçekleşti.
Ekonomi Bülteni. 14 Aralık 2015, Sayı: 39. Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı
Ekonomi Bülteni 14 Aralık 2015, Sayı: 39 Yurt Dışı Gelişmeler Yurt İçi Gelişmeler Finansal Göstergeler Haftalık Veri Akışı Ekonomik Araştırma ve Strateji Dr. Saruhan Özel Ezgi Gülbaş Orhan Kaya İnci Şengül
Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı
Dünya Çavdar ve Yulaf Pazarı Dünyada çavdar ve yulafın üretimi, buğday, pirinç, mısır ve arpa gibi diğer tahıl ürünlerine kıyasla son derece sınırlıdır. Yılda ortalama 14-15 milyon ton dolayında olan dünya
CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU
A. TANITICI BİLGİLER CİGNA FİNANS EMEKLİLİK VE HAYAT A.Ş. KATKI EMEKLİLİK YATIRIM FONU'NA AİT PERFORMANS SUNUM RAPORU PORTFÖYE BAKIŞ Halka Arz Tarihi : 02/05/2013 YATIRIM VE YÖNETİME İLİŞKİN BİLGİLER 31/12/2015
Ekim. Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU
30 Ekim Günlük Araştırma Bülteni Gün Sonu RAPORU Japonya Merkez Bankası (BoJ) faizlerde değişikliğe gitmedi Japonya Merkez Bankası (BoJ), 8 e 1 oy çokluğuyla para politikasında değişikliğe gitmeme kararı
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI
TÜRKİYE CUMHURİYET MERKEZ BANKASI İstanbul Ekonomi ve Finans Konferansı Dr. İbrahim Turhan Başkan Yardımcısı 20 Mayıs 2011 İstanbul 1 Sunum Planı I. 2008 Krizi ve Değişen Finansal Merkez Algısı II. III.
T.C. T.C. MALÝYE BAKANLIÐI
T.C. T.C. MALÝYE BAKANLIÐI YILLIK EKONOMÝK RAPOR 2006 T.C. MALİYE BAKANLIĞI YILLIK EKONOMİK RAPOR 2006 Yıllık Ekonomik Rapor, Maliye Bakanlığı Strateji Geliştirme Başkanlığı internet sitesinde (http://www.sgb.gov.tr)
TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPI
1886 TOPLUMSAL VE KÜLTÜREL YAPI 21-46 1886 NÜFUS NÜFUS SAYIMI SONUÇLARI* Eski Tahmin Türkiye Mersin 2008 Toplam Nüfus 71.517.100 72.561.312 fiehir 53.611.723 54.807.219 Köy 17.905.377 17.754.093 Nüfus
Yay mlayan YAPI-ENDÜSTR MERKEZ The Building Information Centre, Istanbul. Haz rlayan YEM ARAfiTIRMA BÖLÜMÜ (YEMAR)
Yay mlayan YAPI-ENDÜSTR MERKEZ The Building Information Centre, Istanbul Haz rlayan YEM ARAfiTIRMA BÖLÜMÜ (YEMAR) YEM Araflt rma Bölüm Yöneticisi B RGÜL YAVUZ Grafik Uygulama Sorumlusu KENAN ÖZTÜRK Matbaa
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM
ÜN TE V SOSYAL TUR ZM Bu ünitede turizmin çeflitlerinden biri olan sosyal turizmi daha ayr nt l bir flekilde ö renip, ülkemizdeki sosyal turizmin geliflimi hakk nda bilgiler edinece iz. Ç NDEK LER A. S
Genel ekonomik görünüm ve sermaye piyasalar
Genel ekonomik görünüm ve sermaye piyasalar fl Yat r m 2005 y l nda, MKB Hisse Senetleri Piyasas nda, Tahvil Bono Piyasas nda ve faaliyete yeni geçen Vadeli fllem ve Opsiyon Borsas nda rakip kurulufllar
2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU
2008 YILI MERKEZİ YÖNETİM BÜTÇESİ ÖN DEĞERLENDİRME NOTU I- 2008 Mali Yılı Bütçe Sonuçları: Mali Disiplin Sağlandı mı? Maliye Bakanlığı tarafından açıklanan 2008 mali yılı geçici bütçe uygulama sonuçlarına
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi
Berlin Ekonomi Müşavirliği FEDERAL ALMANYA DA EKONOMİK GELİŞMELER ÖZETİ
Berlin Ekonomi Müşavirliği FEDERAL ALMANYA DA EKONOMİK GELİŞMELER ÖZETİ Aral k 2010 İÇİNDEKİLER Genel görünüm......3 Sektörel Gelişmeler...4 Cari Denge...5 Tüketim....7 İstihdam.........7 Fiyatlar.........8
DÖVİZ. Döviz Kurları / Pariteler DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ VERİ GÜNDEMİ. Ekonomik Notlar Makro Görünüm Teknik Görünüm
DÖVİZ PİYASASI GÖRÜNÜMÜ Geçtiğimiz hafta ABD de tüketici güven endeksi beklentilerin üzerinde geriledi. ISM imalat endeksinde ise yükseliş trendinin korunduğu görülüyor. Hafta boyunca, doların güçlü seyrinin
Banka Kredileri E ilim Anketi nin 2015 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 10 Nisan 2015 tarihinde yay mland.
21 OCAK-MART DÖNEM BANKA KRED LER E M ANKET Doç.Dr.Mehmet Emin Altundemir 1 Sakarya Akademik Dan man nin 21 y ilk çeyrek verileri, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankas (TCMB) taraf ndan 1 Nisan 21 tarihinde
EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: 2. TÜRKİYE DE ÜRETİM: 3. TÜRKİYE NİN DIŞ TİCARETİ:
EV TEKSTİL SEKTÖRÜ 1. ÜRÜNÜN TANIMI: Ev tekstili, genel olarak evleri dekore etmek amacıyla kullanılan ürünler olarak tanımlanmaktadır. Sentetik iplikler ve kumaşların yanı sıra, pamuk, keten, ipek ve
Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Değerlendirme Notu Sayfa1
Sağlık Reformunun Sonuçları İtibariyle Değerlendirilmesi 26-03 - 2009 Tuncay TEKSÖZ Dr. Yalçın KAYA Kerem HELVACIOĞLU Türkiye Ekonomi Politikaları Araştırma Vakfı Türkiye 2004 yılından itibaren sağlık
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4.
AB NİN EKONOMİK YAPISIYLA İLGİLİ TEMEL BİLGİLER 1. Ülkelerin Yüz Ölçümü 2. Ülkelerin Nüfusu 3. Ülkelerin Gayri Safi Yurtiçi Hâsıla 4. Ülkelerin Büyüme Oranı 5. Ülkelerin Kişi Başına Gayri Safi Yurtiçi
2005 YILINDA DÜNYA EKONOM S NDEK GEL fimeler
2005 YILINDA DÜNYA EKONOM S NDEK GEL fimeler 1. 2004 y l nda dünyada üretilen mal ve hizmetlerin dolar baz nda de eri yani dünyan n milli geliri 40.8 trilyon dolar olarak gerçekleflmifltir. Dünya ekonomisinin
Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor!
Dikkat! ABD Enerji de Yeni Oyun Kuruyor! Dursun YILDIZ topraksuenerji 21 Ocak 2013 ABD Petrol İhracatçısı Olacak. Taşlar Yerinden Oynar mı? 1973 deki petrol krizi alternatif enerji arayışlarını arttırdı.
NTERNET ÇA I D NAM KLER
Mustafa Emre C VELEK NTERNET ÇA I D NAM KLER www.internetdinamikleri.com STANBUL-2009 Yay n No : 2148 letiflim Dizisi : 55 1. Bas m - stanbul - Haziran 2009 ISBN 978-605 - 377-066 - 4 Copyright Bu kitab
Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı. Panel Konuşması
Emtia Fiyat Hareketlerine Politika Tepkileri Konferansı Panel Konuşması Erdem BAŞÇI 7 Nisan 2012, İstanbul Değerli Konuklar, Dünya ekonomisinin son on yılda sergilediği gelişmeler emtia fiyatları üzerinde
AB Ülkelerinin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Aday Ülkeler
AB inin Temel Ekonomik Göstergeleri Üye ve Sayfa No Nüfus (Bin Kişi) 1 Nüfus Artış Hızı (%) 2 Cari Fiyatlarla GSYİH (Milyar $) 3 Kişi Başına GSYİH ($) 4 Satınalma Gücü Paritesine Göre Kişi Başına GSYİH
