(1955-1992) AN ORAL HISTORY OF THE TEACHER TRAINING INSTITUTIONS IN CANAKKALE (1955-1992)



Benzer belgeler
İYELİK TAMLAMASINDA ÇOKLUK ÜÇÜNCÜ KİŞİ SORUNU

GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ ÖRENCLERNN OKUL DENEYM I DERSNE YÖNELK LGLER VE BEKLENTLER **

KAMU PERSONEL SEÇME SINAVI

Türkiye deki Yabanc lar için Gazeteler

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI TEBLİĞLER DERGİSİ

BURSA DA GÖREV YAPAN MÜZK ÖRETMENLERNN ULUDA ÜNVERSTES ETM FAKÜLTES GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM DALI LE LETM VE ETKLEM

Çanakkale The Turkish Yearbook of Gallipoli Studies. ÇANAKKALE ONSEK Z MART ÜN VERS TES ATATÜRK ve ÇANAKKALE SAVA LARI ARA TIRMA MERKEZ

MÜZK ETM YÖNETM ve DEERLENDRME LKLER *

Snf Öretmenlerinin Kendi Mesleki Yeterliklerine likin Görüleri: Genel Bir Deerlendirme. Dr. Halil Yurdugül Ali Çakrolu Mesude Ayan

E T M ve Ö RET M YILI ÖRGÜN ve YAYGIN E T M KURUMLARI ÇALI MA TAKV M

TÜLN OTBÇER. Seminer Raporu Olarak Hazırlanmıtır.

YELKEN YARIŞMA YÖNETMELİĞİ BİRİNCİ BÖLÜM. Amaç,Kapsam,Dayanak ve Tanõmlar

İLAN VE REKLAM GELİRLERİNDE VERİMİN ARTIRILMASI

ORTAÖĞRETİM KURUMLARINDA OKUTULACAK DERSLERDE UYGULANACAK ÖĞRETİM PROGRAMLARI

I. KADIN HEK ML K VE KADIN SA LI I SEMPOZYUMU SA LIKTA KADIN EME SEMPOZYUM K TABI. Pamukkale Üniversitesi 14 Mayõs Denizli

ÜNVERSTELERN GÜZEL SANATLAR ETM BÖLÜMÜ MÜZK ETM ANABLM/ANASANAT DALI BRNC SINIF ÖRENCLERNN KSEL PROFLLER *

ÖĞRETMENLİK UYGULAMASININ YÖNETİMİ İLE İLGİLİ YENİ DÜZENLEMENİN GETİRDİKLERİ VE YAŞANAN SORUNLAR

Türk Akreditasyon Kurumu. Doküman No.: P509 Revizyon No: 01. Kontrol Onay. İmza. İsim

Türkçe Ulusal Derlemi Sözcük Sıklıkları (ilk 1000)

MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞINA BAĞLI EĞİTİM KURUMLARINA ÖĞRETMEN OLARAK ATANACAKLARIN ATAMALARINA ESAS OLAN ALANLAR İLE MEZUN OLDUKLARI YÜKSEKÖĞRETİM

THE EUROPEAN ENVIRONMENT AGENCY BAŞVURU FORMU

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMA KURULUŞLARINDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2007 OCAK - HAZİRAN

Bizi biz yapan degerli ogretmenlerimizin onunde saygiyla egiliyoruz...

Oğlunuz veya kõzõnõz bu sõnõftaki öğretimin bir parçasõ olarak, İngilizce öğrenmek için bir

Vakko Tekstil ve Hazır Giyim Sanayi letmeleri A Tarihi tibarıyla Sona Eren Hesap Dönemine likin Yönetim Kurulu Yıllık Faaliyet Raporu

ANADOLU LİSESİ HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ

Amaç. Dayanak. Kapsam

Teminatlandõrma ve Kar/Zarar Hesaplama

Ülkelere göre öğretmen yetiştirme modelleri

T.C. ANKARA ÜNVERSTES BURS VE KISM ZAMANLI ÇALIMA BAVURU FORMU

POMPALARDA TAHRİK ÜNİTELERİ

Pandora Vakfı VÜCUDUNUZU DİNLEDİĞİNİZ. oluyor mu? Stichting Pandora, /5

ORTAÖĞRETİM: GENEL EĞİTİM, MESLEK EĞİTİMİ, TEKNİK EĞİTİM ÖZEL İHTİSAS KOMİSYONU RAPORU

5 MART 2002 TARİHİNDE ESKİŞEHİR DE KARAKOLLAR, HUZUREVİ VE YETİŞTİRME YURTLARINDA YAPILAN İNCELEMELER HAKKINDAKİ RAPOR

LKÖRETM KNC KADEME (2005) TÜRKÇE DERS ÖRETM PROGRAMINDA GENEL AMAÇLAR - HEDEF/KAZANIMLAR

ELEKTRK MÜHENDSLER ODASI MESLEK Ç SÜREKL ETM MERKEZ YÖNETMEL


Türk Akreditasyon Kurumu. LABORATUVARLARARASI KARŞILAŞTIRMA PROGRAMLARI PROSEDÜRÜ Doküman No.: P704 Revizyon No: 03. Hazõrlayan Kontrol Onay

Eitim-Öretim Yılında SDÜ Burdur Eitim Cansevil TEB

Nitelikli Elektronik Sertifikanõn İptal Edilmesi EİK m.9 f.1 e göre,

E-Business ve B2B nin A B C si

Kompozisyon ve Müzik Teorisi: 7 Kompozisyon ve Müzik Teorisi: 1 (%100 Burslu) Kompozisyon ve Müzik Teorisi 2 (%25 Burslu)

FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ SOSYOLOJİ LİSANS MÜFREDATI I. ÖĞRETİM (GÜNDÜZ) ZORUNLU DERSLER

İSTANBUL TİCARET ODASI NA KAYITLI FİRMALARIN KURULUŞUNDA YABANCI ORTAK ve SERMAYE DURUMU 2006 YILI DEĞERLENDİRMESİ

Öretmen Adaylarının letiim Becerisi Algıları Üzerine Bir Çalıma

17. ULUSAL YÖNET M VE ORGAN ZASYON KONGRES

GÜNCEL GELMELER IIINDA LKÖRETM: MATEMATK-FEN-TEKNOLOJ-YÖNETM

TÜRK SANAYİCİLERİ VE İŞADAMLARI DERNEĞİ BASIN BÜROSU

OTSTK ÇOCUKLARDA TEACCH PROGRAMININ GELMSEL DÜZEYE ETKS: OLGU SUNUMU

Daha yeşil bir gelecek için suyun

EK-2: İnşaat Mühendisliği Öğrenci Anketi

SAĞLIK TESİSLERİNDE HASTA HAKLARI UYGULAMALARINA İLİŞKİN YÖNERGE

YAZARA GÖRE ALFABETIK DZN

İMAM HATİP LİSESİ HAFTALIK DERS ÇİZELGESİ

Tahsilat Genel Tebliği. Seri No: 434

TÜRKİYE CUMHURİYETİ GİRESUN ÜNİVERSİTESİ FEN EDEBİYAT FAKÜLTESİ TARİH BÖLÜMü BİLGİ FORMU

sahiptir. 450 kişilik oturma kapasitesi bulunan kütüphanede, 15 adet Internet bağlantõ noktasõ

SERMAYE PİYASASI KURULU

DİKKAT! BU BÖLÜMDE CEVAPLAYACAĞINIZ TOPLAM SORU SAYISI 90'DIR.

FRANSA DA OKULA GTME

Tebliğ. Sermaye Piyasasõnda Bağõmsõz Denetim Hakkõnda Tebliğde Değişiklik Yapõlmasõna Dair Tebliğ (Seri: X, No:20)

2015-ÖSYS TERC H KILAVUZU Tablo 3 ve Tablo 4'te Yer Alan. Bk Bu programa ba vurabilmek için yüksekö retim kurumunun aradõ õ


İMKB SOSYAL BİLİMLER LİSESİ. Adres : Güneşli Mah. Fidanlık Mevkii No:49 Merkez/TOKAT Web : Tel :

9. SINIFTA OKUTULACAK SEÇMELİ DERSLER HAKKINDA AÇIKLAMALAR

MÜZK ÖRETMEN ADAYLARININ MESLEK KAYGILARI. H. Seval KÖSE ÖZET

Hastanede Genel Sosyal Hizmet Uygulamalarõ Sosyal hizmet; insanlarõ, yaşamlarõnõ daha iyi sürdürebilmelerini sağlamak için psiko-sosyal ve ekonomik

The Comparison of the Difficulties of Primary School Teachers and Non Education Majoring Teachers on Early Reading and Writing Instruction

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

OKUL ÖNCES E M KURUMLARINDA ÇALI AN ANASINIFI ÖZET

T.C. MİLLÎ EĞİTİM BAKANLIĞI Talim ve Terbiye Kurulu Başkanlığı

7-8 ŞUBAT 2002 TARİHLERİ ARASINDA VAN DA YAPILAN İNCELMELER HAKKINDA ALT KOMİSYON RAPORU

YAZICILAR HOLDİNG A.Ş.

İLAN AKDENİZ ÜNİVERSİTESİ REKTÖRLÜĞÜNDEN BAŞVURU TARİHİ VE ADRESİ

GPS İLE HAREKET HALİNDEKİ ARAÇLARDAN ELDE EDİLEN GERÇEK ZAMANLI VERİLERİN ORTA ÖLÇEKLİ CBS ÇALIŞMALARINDA KULLANILABİLİRLİĞİ

A Comparison of Biology Teacher Education Programs in Germany, England and Turkey 1

1. Aşağõdaki üç temel unsur, demokrasi için vazgeçilmez unsurlardõr: - Siyasal katõlõm (Vatandaşlarõn yönetime katõlõmõ, serbest seçimler, partiler)

EL PARMAKLARINA DEERLER VEREREK KOLAY YOLDAN ÇARPMA ÖRETM YÖNTEMYLE ZHN ENGELL ÖRENCLERE ÇARPIM TABLOSU ÖRETM UYGULAMASI

OTSTK BR OLGUNUN DUYGULARI ANLAMA VE FADE ETME BECERSNN KAZANDIRILMASINA YÖNELK DÜZENLENEN KISA SÜREL BR E TM PROGRAMININ NCELENMES

ÖZELLEŞTİRME MEVZUATININ TAŞINMAZ MÜLKİYETİ AÇISINDAN İRDELENMESİ

Bern Kantonu ndaki Okullar

Makina İmalatõ Sektöründe İş Mükemmelliği ve Elektronik İş Stratejileri

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN 34. GENEL KURUL AÇILIŞ KONUŞMASI

YAZICILAR HOLDİNG A.Ş.

VIII Inetr 02. Türkiye İnternet Konferansõ Aralõk 2002 Harbiye Askeri Müze ve Kültür Sitesi İstanbul

TÜRKYE DE MÜZK ÖRETMENLNE YÖNELME NEDENLER. Cansevil TEB * ÖZET

Pedagojik Formasyon Nedir? Pedagoji: Eğitim bilimi ve teorisi (ing. Pedagogy) Formasyon: Biçimlenme (İng. Formation)

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜRKİYE SİAD PLATFORMU 7. SİAD ZİRVESİ AÇILIŞ KONUŞMASI

AKADEMİK TAKVİM GÜZ DÖNEMİ AKADEMİK TAKVİMİ

Sınıf Sistemi Öğrencilerini Belirlemeye Yönelik İp Uçları. Sınıf Sistemi Tasdikname Girişi

ÇOCUK HAKLARININ KULLANILMASINA İLİŞKİN AVRUPA SÖZLEŞMESİ

TÜRKİYE CUMHURİYETİ ANKARA ÜNİVERSİTESİ ÖĞRENCİ BİLGİ ANKETİ SORULARINA VERİLEN YANITLARIN DAĞILIMI Eğitim-Öğretim Yılı

ASFALT ÇİMENTOLARINDA BEKLEME SÜRESİ VE ORTAM SICAKLIĞININ DUKTULİTEYE ETKİSİ

ÖĞRETMENLİK MESLEĞİNE YÖNELMEDE AİLENİN VE BRANŞ SEÇİMİNDE CİNSİYETİN ROLÜ

Sosyo-Ekonomik Gelimilik Aratırması

Ölçek Geli tirme Çal malarnda Kapsam Geçerlik ndeksinin Kullanm

YÖNETİM KURULU BAŞKANI TUNCAY ÖZİLHAN IN TÜSİAD BERLİN BÜROSU AÇILIŞ TÖRENİ KONUŞMASI

DİGİTAL FOTOGRAMETRİNİN TIP ALANINDA UYGULANMASINA BİR ÖRNEK

Uluslararası Sosyal Aratırmalar Dergisi The Journal of International Social Research Volume: 3 Issue: 14 Fall 2010

BÜLTEN Tarih:

Transkript:

Çanakkale Aratõrmalarõ Türk Yõllõõ (95 nci Yõl Özel Sayõsõ s.161-194) SÖZLÜ TANIKLARIN DLNDEN ÇANAKKALE DE ÖRETMEN YETTREN KURUMLARIN TARH (1955-1992) AN ORAL HISTORY OF THE TEACHER TRAINING INSTITUTIONS IN CANAKKALE (1955-1992) Selçuk UYGUN Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eitim Fakültesi ÖZET Bu aratõrma, Çanakkale de öretmen eitimi veren kurumlarõn tarihi geliim süreci içinde uygulamadaki etkisini betimlemeyi amaçlamõtõr. Çanakkale de kesintisiz öretmen eitimi, Çanakkale Erkek lköretmen Okulu adõ altõnda ilk kez 1955 yõlõnda balamõtõr. Daha sonraki yõllarda bu kurum farklõ adlarda eitim-öretimini sürdürmü, 1992 de kurulan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi nin de temellerini oluturmutur. Aratõrma verileri, Çanakkale de, eitim fakültesi dõõnda yakõn geçmite öretmen eitimi veren ilköretmen okulu, eitim enstitüsü ve eitim yüksek okulu mezunu öretmenlerle yapõlan sözlü tarih görümeleri ile toplanmõtõr. Bu üç kurumun yapõsõ, örenci durumu, öretim kadrosu, eitim-öretim faaliyetleri ve mezunlarõnõn atama durumlarõ konu balõklarõ altõnda sözlü tarih görümeleri ile toplanan sözlü anlatõlar analiz edilerek deerlendirilmitir. Çalõma, yakõn geçmite öretmen eitimi veren bir kurumun tarihi geliim sürecinde uygulamadaki etkisini deneyimlerden hareketle derinlemesine inceledii için önemlidir. Aratõrma bulgularõnda, kurumlarõn geliiminde sosyal ve kültürel etkenlerin belirleyici olduu ve kurumlarõnõ etkisinin de toplumsal etkenlere balõ olduu görülmütür. Anahtar sözcükler: Çanakkale Öretmen Okullarõ, Öretmen Eitimi, Sözlü Tarih

SUMMARY The aim of this research is to define the effect of teacher training institutions through oral history method. The first continually teacher training institution in Çanakkale was opened in 1956. In later years, this institution had continued educational period under different names, and it was been basis of Çanakkale Onsekiz Mart University founded in 1992. This research is important. Because it presents a review of the history of teacher training institutions in (in particular) and its results will be clarified to general teacher training (in general). The oral history researches that were made with teachers who graduated from the teacher education institutions except Faculty of Education in Çanakkale and the effects of institutions on historical development process have been reviewed in comparative way. Data was collected from narrations of witness and document analysis. These data was analyzed and evaluated in a descriptive way. According to findings, it has been seen that witnessing that based oral history method as important as printed sources to clarify institutions social and cultural development. Keywords: Çanakkale Teacher Training College, Teacher Training, Oral History Giri Türkiye de ilköretmen yetitiren kurum 16 Mart 1848 de açõlmõtõr (Akyüz, 2007). Bu tarihten günümüze birçok öretmen yetitiren kurumdan söz edilebilir (Öztürk, 2005). Çanakkale de ise ilköretmen yetitiren kurum muhtemelen II. Merutiyet in sonlarõnda açõlmõtõr (Uygun, 2009). Ancak bu okul hakkõnda somut bir bilgiye ulaõlamamõtõr. Çanakkale de öretmen yetitiren ilk kurum 1955 de Çanakkale Erkek Öretmen Okulu olarak açõlmõtõr (Uygun, 2009). Daha sonraki yõllarda bu kurum farklõ adlarda eitim-öretimini sürdürmü ve 1992 de kurulan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi nin temellerini oluturmutur. Bu üniversitenin halen en büyük fakültesi, öretmen eitiminin verildii eitim fakültesidir (www.comu.edu.tr). Bu fakültede çeitli öretim kademelerine yönelik farklõ bölüm ve anabilim dallarõnda eitim-öretim verilmektedir (Uygun, 2009). Ancak aratõrma bir sözlü tarih çalõmasõdõr. Sözlü tarih, yakõn zamanõn olgu ve olaylarõnõ konu edinen ve canlõ tanõklarõn azõndan yazõlabilen bir tarihtir. Bu özellii sebebiyle öznellii çok tartõõlan bir tarihtir (Thompson, 1999; Caunce, 2001). Bu noktada aratõrmanõn öznelliine yönelik gelebilecek eletirileri en aza indirgemek amacõyla 1992 den günümüze kadar Eitim Fakültesi adõyla eitim-öretim veren Çanakkale Eitim Fakültesi kapsam dõõ bõrakõlmõtõr. Çalõmanõn amacõ, Çanakkale de öretmen eitimi veren ilköretmen okulu, eitim enstitüsü ve eitim yüksek okulu mezunu 162

öretmenlerin anlatõlarõndan hareketle bu kurumlarõn; yapõsõ, eitimöretim ortamõ, örenci durumu, öretim kadrosu, eitim-öretim faaliyetleri ve mezunlarõnõn atama durumlarõ konu balõklarõ altõnda öretmen eitimine katkõlarõnõ deerlendirmektir. Bu amaç dorultusunda u sorulara cevap aranmõtõr? a) Çanakkale de öretmen eitimi veren kurumlarõn; 1. Yapõ ve örenci özellikleri nelerdir? 2. Yönetici ve öretmen özellikleri nedir? 3. Eitim-öretim faaliyetleri nasõldõr? 4. Mezunlarõ meslee nasõl atanõyordu? b) Çanakkale de öretmen eitimi veren kurumlarõn tarihi geliim sürecinde benzer ve farklõ özellikleri nelerdir? Yerel boyutta bir kurumun tarihsel geliimini derinlemesine irdeleyen ve yaanmõ tecrübelere dayalõ bu sözlü tarih çalõmasõnõn, öretmen eitiminin gelitirilmesinde hem özel hem de genel öretmen yetitiren kurumlar balamõnda olumlu katkõ salayacaõ düünüldüü için önemlidir. YÖNTEM Bu çalõmada sözlü tarih yöntemi kullanõlmõtõr (Baum 1987; Caunce, 2001; Gardner 2003). Aratõrmacõ tarafõndan hazõrlanan yarõ yapõlandõrõlmõ görüme sorularõ, ön görümeler ile test edilmi ve uzman görüü alõnarak gelitirilmitir. Görümeleri 2008-2009 güz yarõyõlõnda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eitim Bilimleri Fakültesi nde Karõlatõrmalõ Öretmen Eitimi Programlarõ ve Türk Eitim Tarihi derslerine giren lisansüstü örenciler * gerçekletirmitir. Görüme öncesi örencilere sözlü tarih yöntemi ve görüme teknii üzerine iki hafta (6 ders saati) bilgi verilmi ve görüme örnekleri gösterilerek kendilerine verilen görüme formu ile verilerin toplanmasõ salanmõtõr. Çanakkale de 1955 ten 1992 ye kadar farklõ programlarda öretmen eitimi veren öretmen okulu, eitim enstitüsü, eitim yüksek okulu mezunu kõdemli veya emekli öretmenlerin anlatõlarõ aratõrmanõn verilerini oluturmaktadõr. * Doktora örencileri: Berfu Kõzõlaslan Tunçer, Osman Kartal, Akan Deniz Yazgan, Tugay Tutkun, Yasemin Abalõ, Emel Okur. 163

Tanõklar Aratõrma için ilköretmen okulundan 6, eitim enstitüsünden 8, eitim yüksek okulundan 6 mezun olmak üzere toplam 20 öretmenle görüülmütür. Bunlardan 16 sõ erkek, 4 ü kadõn öretmendir. Tanõklara, görümeciler tesadüfî yöntemle ulamõlardõr. Aratõrmada tanõklarõn kod adõ kullanõlmõtõr. Kodlamalar isim ba ve soy isim ba harfleri ve görüülme sõrasõ olmak üzere oluturulmutur. Örnein; bu aratõrmanõn bir numaralõ görüülen tanõõ aratõrmacõnõn kendisi olsaydõ öyle kodlanacaktõ: Açõk ad: Selçuk Uygun 1, Kod adõ: SU 1. Verilerin Toplanmasõ ve Analizi Görümeler, ses bantlarõna kaydedilmi ve bantlardan aõz ve dil özellikleri deitirilmeden yazõya geçirilmitir. Yazõya geçirilen metinler, uzman kii tarafõndan batlardan kontrol edilmi ve içerik analizinden geçirilmitir. çerik analizi yapõlõrken öncelikle öretmen eitiminin boyutlarõnõ dikkate alan kategoriler oluturulmutur. Kategorilere göre kodlanan veriler yorumlanmõ ve deerlendirilmitir. Aratõrma verilerinin sunumunda tanõklarõn kod adõ verilerek dorudan bazõ alõntõlara da (italik eklinde) yer verilmitir. Tanõk anlatõlarõnda tekrar eden benzer görülerin yer yer frekansõ da (parantez içinde) belirtilmitir. BULGULAR a) Çanakkale de Öretmen Eitimi Veren Kurumlarõn Tarihi 1955-1992 yõllarõ arasõnda Çanakkale de öretmen eitimi veren üç kurumdan söz edilebilir: Bunlar Çanakkale Öretmen Okullarõ, Çanakkale Eitim Enstitüsü, Çanakkale Eitim Yüksek Okulu dur. Bu kurumlarõn kurulu, geliim ve programlarla ilgili temel özellikleri öyledir: Çanakkale Öretmen Okullarõ Çanakkale lköretmen Okulu, 1955-1956 yõlõnda Kirazlõ da yatõlõ erkek okulu olarak ortaokuldan sonra üç yõl süreli eitimle ilkokul öretmeni yetitiren bir kurum olarak öretime balamõ, 1956 yõlõnda, Çanakkale merkeze, eski idadî binasõna, daha sonra da 1970 li yõllarda Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi Eitim Fakültesinin bulunduu Anafartalar yerlekesine taõnmõtõr (l Yõllõõ 1973). 5 Eylül 1955 tarihli Maarif Vekaleti Tebliler Dergisi nde 8.8.1955 tarih ve 405.1/240 sayõlõ 1955-1956 öretim yõlõndan itibaren Çanakkale de bir 164

erkek ilköretmen okulu açõlmasõ hakkõnda Müdürler Komisyonu Kararõ öyledir: lköretim Umum Müdürlüünün 27.7.1955 tarih ve 29975 sayõlõ teklif yazõsõ incelendi; iin gerei düünüldü: 1955-1956 öretim yõlõndan itibaren Çanakkale de Kirazlõ Mevkiinde; ortaokula dayalõ olarak bir ilköretmen okulu açõlmasõna ve gereken tescil muamelesi yapõlmak üzere ibu kararõmõz kopyalarõnõn lköretim Umum Müdürlüünce görülerek Zatileri Müdürlüüne tevdiine karar verildi., Vekâlet Yüksek Makamõnõn tasdiklerine sunulur. Uygundur 8.8. 1955 Maarif Vekili C. Yardõmcõ Gökçeada daki Atatürk lköretmen Okulu, 1965-1966 yõlõnda öretime balamõtõr (l Yõllõõ 1967; l Yõllõõ 1973). 1967 l yõllõõna göre mroz lköretmen Okulu nda 9 öretmen, 247 erkek 14 kõz olmak üzere toplam 261 örenci vardõr. Bazõ yõllara göre Çanakkale lköretmen Okullarõ nõn öretmen, örenci ve mezun sayõlarõ Tablo 1 de gösterilmitir (l Yõllõõ 1973). Tablo 1. Çanakkale lköretmen Okullarõnõn Öretmen, Örenci ve Mezun Sayõlarõ Öretim Yõlõ Öretmen Sayõsõ Örenci Sayõsõ Mezun Sayõsõ E K T E K T 1955-1956 9 93-93 - - - 1960-1961 12 278 47 325 81 4 85 1965-1966 26 392 71 463 76 3 79 1970-1971 48 1136 74 1210 228 27 215 1972-1973 66 1311 130 1441 9 2 11 1970 te ilköretmen okullarõ ortaokul üzerine 4, ilkokul üzerine yedi yõla çõkarõlmõtõr (Öztürk, 2005). Bu süreçte Çanakkale Öretmen Okulu nun da süresi ortaokul eitiminden sonra 4 yõl eitim alõnmasõnõ gerekli kõlmõtõr. Okul, 1973 tarih ve 1739 sayõlõ Milli Eitim Temel 165

Kanunu nda Öretmenlik, devletin eitim, öretim ve bununla ilgili yönetim görevlerini üzerine alan özel bir ihtisas meslei olarak tanõmlanõnca 1974-1975 lise adõnõ almõ ve Çanakkale Öretmen Lisesi adõyla 1979 a kadar eitimini sürdürmütür. Çanakkale de 1965-1966 yõlõnda açõlan Gökçeada Atatürk lköretmen Okulu ve 2006-2007 yõlõnda açõlan Ayvacõk Anadolu Öretmen Lisesi, öretmen yetitiren kurumlara örenci hazõrlayan kurumlar olarak varlõklarõnõ Anadolu Öretmen Lisesi sõfatõyla sürdürmektedirler (Uygun, 2009). Çanakkale Eitim Enstitüsü 1973 tarih ve 1739 sayõlõ Millî Eitim Temel Kanunu ile tüm öretmenlerin yüksek öretimden yetimeleri artõnõn gündeme gelmesiyle 1974-1975 öretim yõlõndan itibaren ilköretmen okullarõ bünyesinde lise ve öretmen liselerine dayalõ iki yõllõk eitim enstitüleri açõlmõtõr (Öztürk, 2005). Kasõm 1975 te lise ve öretmen liselerine dayalõ iki yõllõk eitim enstitülerinin sayõsõ, açõlan 18 yeni enstitü ile birlikte 33 e çõkmõtõr. Bu süreçte Çanakkale de 1974-1975 eitimöretim yõlõnda öretmen lisesinin yanõnda 2 yõllõk Çanakkale Eitim Enstitüsü açõlmõtõr. 24 Mart 1974 tarih ve 191 sayõlõ Talim Terbiye Kurulu Kararõ ile liseden sonra 2 yõllõk Eitim Enstitüsünden mezun kiilerin ilkokul öretmeni olmasõ kararõ alõnmõtõr (Dilaver, 1994). Bu süreçte okul, bu ad altõnda 1982 ye kadar ilkokul öretmeni yetitirmeye devam etmitir (Uygun, 2009). Çanakkale Eitim Yüksek Okulu 28 Mart 1983 tarih ve 2809 sayõlõ kanunla 17 olan eitim enstitüsü sayõsõ eitim yüksek okulu adõyla 24 e çõkarõlmõtõr (Öztürk, 2005). Bu süreçte Çanakkale Eitim Enstitüsü de Trakya Üniversitesi ne balõ Eitim Yüksek Okulu olarak sõnõf öretmeni yetitirmeyi sürdürmütür (Uygun, 2009). 1986 da iki yõllõk eitim veren yüksek okulun kontenjanõn 400 kii olduu bilinmektedir (Öztürk 2005). YÖK 4 Mart 1987 tarihli kararõ ile eitim yüksek okullarõnõn eitim sürelerinin tedricen 4 yõla çõkarõlmasõnõ kararlatõrmõ ve bu karar gereince 1989-1990 eitim-öretim yõlõnda eitim yüksek okullarõnõn tamamõ ve dolayõsõyla Çanakkale Eitim Yüksek Okulu da 4 yõla çõkarõlmõtõr. 1992 yõlõnda kurum Eitim Fakültesi adõnõ almõtõr. Aynõ yõl kurulan Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesi nin ilk ve en güçlü fakültesi olan eitim fakültesinde sõnõf öretmenlii dõõnda okul öncesi 166

öretmenlii ve dier anabilim dallarõ oluturulmutur (Uygun, 2009; www.comu.edu.tr). Çanakkale de bugünkü eitim fakültesine kaynaklõk eden öretmen yetitiren kurumlarõn kronolojik ve kurumsal tarihlerinin yanõnda toplumsal tarihlerinin de ele alõnmasõ, kurumlarõn tarihsel geliiminin çok boyutlu anlaõlõrlõõnõ kolaylatõracaõ hipotezi ile (Uygun, 2007) bu kurumlardan mezun öretmenlerin anlatõlarõnõn betimlenmesi önemlidir. b) Sözlü Anlatõlarda Çanakkale de Öretmen Eitimi Veren Kurumlar Bu bölümde, aratõrmanõn bulgularõnõ oluturan öretmen eitiminin farklõ boyutlarõ olarak düünülmü be ana temanõn altõnda yer alan alt temalar bulunmaktadõr. Bu temalarla ilgili alt balõklar unlardõr: a) Okul ve örencileri b) Yönetici ve öretmenleri c) Öretim faaliyetleri d) Mezunlarõnõn atanma durumlarõ lköretmen okulu, eitim enstitüsü ve eitim yüksek okulu mezunu katõlõmcõlarõn anlatõlarõ bu balõklar altõnda ayrõ kategoriler halinde betimlemelerde bulunulmu ve kurumlarõn tarihi geliim süreçlerindeki benzer ve farklõlõklar yorumlanmõtõr. a) Okul ve Örencileri Bu balõk altõnda kayõt, yatõlõlõk, bursluluk, karma eitim, sõnõf düzeni, örenci olaylarõ konularõndaki anlatõlar betimlenmi ve yorumlanmõtõr. lköretmen Okulu lköretmen okullarõna örencilerin ne ekilde seçilecei yönetmeliklerle belirlenmitir. 1965 tarihli yönetmelie göre bu okullarõn örenci kayõt ve kabul artlarõ unlardõr (Öztürk, 2005): Türkiye Cumhuriyeti vatandaõ olmak Bedenen ve ruhen salam ve sõhhatli olmak, öretmenlik yapmaya engel bir özrü bulunmamak (kekemelik, iki gözü körlük, aõr saõrlõk) Evli ve nianlõ olmamak Aday seçilmi olmak ve seçme sõnavlarõnõ kazanmak. Yönetmelikler bu vb. koullarõ gerekli görmekle birlikte uygulama önemlidir. Uygulamada tanõk anlatõlarõna göre örenciler Çanakkale 167

lköretmen Okulu na sõnavla alõnmaktadõr. Sõnavlar yerine göre açõk uçlu sorularla veya çoktan seçmeli sorularla yazõlõ eklinde olmakta ve bu sõnavlarõn yanõnda mülakat sõnavlarõna da yer verildii görülmektedir. Bu okulu yatõlõ olmasõ sebebiyle genelde fakir örenciler tercih ettikleri bilinmektedir. Sõnavlarda daha az baarõlõ örenciler için ise gündüzlü örenci kontenjanõ da söz konusudur. Anlatõlara göre öretmen okulunu tercih nedenleri fakirlik (4), zorunluluk (3), yakõnlõk (1), kõsa yoldan i sahibi olma (2) olarak sõralanabilir. Bu konudaki anlatõlar öyledir: HY 6: Öretmen Okuluna 1959-1960 öretim yõlõnda sõnavla girdim. O zaman test usulü yoktu. Normal klasik sõnav vardõ, ondan sonra da sözlü sõnava, mülakata çaõrõyorlardõ. MA 3: Ortaokulu Lapseki de okudum. 1961 yõlõnda, o zaman test yöntemi yeni balamõtõ. Testi bilmediim için yatõlõ olarak kazanamadõm. Gündüzlü imtihana girdim. 220 kiiden 15 örenci alõndõ. Ben de kazanan 15 örenciden biriydim. AB 1: 1965 yõlõnda, ortaokul sonunda sõnavla girdik. Yatõlõ olarak girme hakkõnõ kazandõm. lginçtir, benim baarõlõ olduumu düünen ailem istemiyordu, üniversiteye gitmemi istiyordu. Sõnava girdim, mülakata girdim. O zamanlar iki aamalõydõ sõnavlar, yazõlõ sõnavdan sonra mülakat vardõ. CK 2: O zamanlar bizim aklõmõza ya öretmen olmak ya ite astsubay olmak vardõ. Kõsa yoldan meslee atõlmak istiyorduk. Aile fakir olduu için bir an önce i güç sahibi olup kendimizi kurtarmak derdine dümütük. SÖ 4: Ortaokulu okuduktan sonra Öretmen Okulunu yatõlõ olarak kazandõõm için oraya gittim. Biraz da maddi zorluklar yüzünden steyerek gitmi deilim, onu da söyleyeyim. OD 5: Ortaokulu baarõyla tamamlayõp sõnavla öretmen okuluna geçtim. Yakõnlõõ nedeniyle buraya gönderdiler. Sõnavlar yoluyla ortaokuldan sonra baarõlõ örencilerin ilköretmen okullarõna yönlendirilmesi nitelii arttõrõcõ bir uygulamadõr (Uygun, 2007). Bu durum anlatõlarla da tutarlõlõk göstermektedir. Öretmen okulunun baarõlõ erkek örenciler için yatõlõ olabildii görülürken kõz örencilerin tamamõ ve bazõ erkek örencilerin okula gündüzlü de devam edebildikleri bilinmektedir. Görüülen tüm öretmenler yatõlõlõõ, okulun bir avantajõ olarak deerlendirmitir. Çünkü okulu tercih eden örencilerin çounluu köy çocuu ve fakir ailelerin çocuklarõdõr. Devlet onlarõn barõnma, yeme-içme, giyim vb. ihtiyaçlarõnõ karõlamõtõr. Bu özellik, anlatõlarda sõklõkla ifade edilmitir. 168

CK 2: Kurumun bize saladõõ avantaj yatõlõ olmasõydõ. Devletin imkânlarõyla okuduk. Bir sõkõntõmõz olmadõ. Gündüzlü okuyan arkadalar sõkõntõ çekti. Yatõlõ olmanõn getirdii bir disiplin de vardõ. Dersler bitince ara veriyorduk. Sonra etütler balõyordu. Etütler bitiyor, herkes yatakhaneye çõkardõ. Sabahleyin yine belli bir saatte kalkõlõr, kahvaltõ yapõlõr, ondan sonra yine dersten önce bir etüt yapõlõrdõ. SÖ 4: Yememiz, içmemiz, giyinmemizi devlet karõlõyordu. Yani askeri okullar gibi, askerlik eitimine benzer ekilde eitildik zaten biz. Okulun yatõlõ olmasõ okul disiplinini de olumu yönde (5) etkilemitir. Özellikle üst sõnõflardaki örencilerin küçüklere aabeylik yaptõklarõ, büyük ve küçükler arasõnda sevgi ve saygõya dayalõ bir okul kültürünün varlõõ anlatõlarda öne çõkan söylemlerdir. AB 1: Yatõlõydõ okulumuz. Sadece kõz örenciler gündüzlü olarak gelirlerdi. Kõzlar yatõlõ deildi. Kõzlar 50 kiiydi. Güzel tarafõ da buydu. Düün 400 örenci var 50 tanesi kõz. te diyelim bir sõnõfta, 30-40 kiilik sõnõfta 4-5 tane kõz var. O kadar nazik olmak zorundasõnõz ki. Çünkü bir ekilde arkadalõk kurmak istesiniz. Ve çok kibar durumdaydõk. OD 5: Okulun yatõlõ olmasõ, örenciler arasõ iliikleri çok gelitiriyor. Arkadalarla iç içeydik. likiler çok gelimiti. Her eyi paylaõrdõk. SÖ 4: Üst sõnõflar gerçekten aabeylik görevi yaparlardõ. Mesela bir ey sorduun zaman yardõm ederlerdi. Kirazlõ köyünde açõlan ve kõsa süre sonra Çanakkale merkeze taõnan ve ehrin en köklü okul binasõ olarak bilinen ta bina ya taõnan okulun yerleik bir kültüre sahip olduu söylenebilir. Okul binasõnõn bazõ eksikleri olmasõna ramen bunlar bir olumsuzluk gibi algõlanmamõtõr (2). Tanõklar, okuldaki laboratuarlardan övgüyle söz etmilerdir (2). SÖ 4: Bizim avatanjõmõz okulumuz ehir merkezindeydi. Çou öretmen okulu ehir dõõndadõr. Hele 6 yõllõklar vardõr, zor. Okulumuz ta binada (imdiki Öretmenevi Lokali, 1892 de idadi olarak açõlmõtõr, 1956-1971 yõllarõ arasõnda ilköretmen okuluna ev sahiplii yapmõtõr). Alt kõsõmlar dershaneydi, üst kõsõm yatakhaneydi. Üst kõsõm yatakhaneydi; böyle, hiç bir tane soba-kalorifer diye bir ey yoktu. Kõõn öyle yatardõk soukta. Orda yatar kakardõk ve yani üütüp hastalanan hiç anõmsamõyorum. SÖ 4: Bizim okulumuzda laboratuarõmõz fena deildi, yeterliydi. Ama bizden kendi araç-gerecimizi yapmamõzõ istiyorlardõ. Anlatõlarda sõnõflardaki örenci sayõsõnõn fazla olduu (4), bu örencilerin çounluunun da erkeklerden (6) olutuu görülmektedir. Sayõca az olan kõz örencilerin okul kültürüne, örencilerin tutum ve davranõlarõnõn olgunlamasõnda olumlu katkõ saladõõ (3) söylenebilir. 169

Sõnõf düzeni konusunda bir tanõõn u anlatõsõ ilginçtir: AB 1: Biraz deiik bir özellii vardõ okulumuzun. Ders sõnõflarõ vardõ. te diyelim ki, matematik sõnõfõ, sosyal bilgiler sõnõfõ, Türkçe sõnõfõ Biz kitaplarõmõzõ alõp sõnõflarõ gezerdik. Öretmenlerimiz hep aynõ sõnõfa gelirdi. Bu uygulamanõn genel olup olmadõõ veya ne kadar süre uygulandõõ sorgulanmalõdõr. Tanõklarõn örenci olaylarõyla ilgili anlatõlarõnda yemek boykotu (2), kõz yüzünden kavga (1), siyasi kavgalarõn yaandõõ (2) anlaõlmaktadõr. Okulun yatõlõ olma özellii doal örenci liderliini dourduu ve birlikte hareket etme anlayõõnõ gelitirdii söylenebilir. Okulda rastlanan örenci olaylarõyla ilgili anlatõlar öyledir: AB 1: Bize yourtçular derlerdi. Karõ tarafta da liseliler vardõ (Bugünkü Öretmenevi Lokalinin bulunduu yer öretmen okulu, karõsõ ise Fen Lisesinin bulunduu Çanakkale Lisesidir). Bizde kõz az olduu için bizim erkekler, aabeyler, orada kõzlarla falan konumaya kalkarlardõ ve o zaman kavga çõkardõ. Okula bir haber gelirdi, ite liseliler saldõrmõlar ; bütün okul boalõrdõ, öretmen tutamazdõ. nanõlmaz bir birlik vardõ. SÖ 4: Biz staj yaparken yemek boykotu yaptõk. Sõk sõk põrasa çõkõyordu. O gün põrasa vardõ. Toptan yemei boykot etmek suç! Biz ne yapalõm? Ben lider deilim ama liderlerimiz vardõ, böyle koordine edenler. Karar aldõk. Sadece portakal alõp çakacaõz dedik. Öyle yaptõk. Öretmenler de çok aõrdõ. Tabi, ondan sonra soruturma oldu. Arkadalardan bazõlarõ birkaç yere sürgün gittiler. OD 5: 70 li yõlara gelindiinde örenci olaylarõ da balamõtõ. Ben (19)71 yõlõ mezunuyum. Örenci olaylarõ öyle younluk kazanmaya baladõ ki dersler aksõyordu. Örenci olaylarõna katõlan kiiler dersleri basõyordu. te, dersler iptal ediliyor, erteleniyordu; sõnavlar yapõlamõyordu. 1970 lerden sonra öretmen eitiminde nitelii daha da düüren uygulamalara gidilmitir (Akyüz, 2007). Bu uygulamalarõn yanõ sõra okullardaki örenci olaylarõ eitimi de olumsuz etkilemitir (Öztürk, 2005). Bazõ anlatõlara göre bu etkilenmeden ilköretmen okulu ve eitim enstitüsü de nasibini almõtõr. 170 Eitim Enstitüsü 1975 yõlõnda yürürlüe giren bir yönetmelik ile enstitülere Üniversitelerarasõ Seçme Sõnavõ (ÜSS) ile örenci alõnmasõ hükme balanmõtõr. Söz konusu yönetmelikte yapõlan deiiklikle 1977 de ÜSS sonuçlarõna göre giri sõnavlarõna katõlmayõ hak edip ön kaydõnõ

yaptõracak adaylarla ilgili yeni sõnav ekli öyle belirtilmitir (Öztürk, 2005): Yazõlõ olarak yapõlan Türkçe kompozisyon imtihanõna girmek Edebiyat, sosyal bilgiler, matematik ve fen bilgisi konularõnõ kapsayan ön giri davranõlarõnõ ölçecek eklinde yazõlõ sõnava girmek Mülakata tabi tutulmak. Burada sözü edilen sõnavlarõn sorularõ ve cevap anahtarlarõ Milli Eitim Bakanlõõ tarafõndan hazõrlanõyor fakat sõnavlar, adaylarõn bavurduu eitim enstitülerinde uygulanõyor ve deerlendirmesi de yine bu kurumlarda yapõlõyordu. Anlatõlarda bu süreç dorulanõrken, uygulamada objektif bir seçim yapõlamadõõna dair durumlardan söz edilmitir. Siyasi sorunlarõn aõr bastõõ dönemlerde mülakat sõnavlarõnõn sorunlu olduu (4) ileri sürülmütür. Ö 9: Aslõnda öretmen olmak gibi bir niyetim yoktu. O zamanlar üniversite sõnavõndan aldõõn puan ve daha sonra mülakat sõnavlarõna göre giriliyordu. Bir anda kendimi eitim enstitüsünde buldum. C 10: Kõrsal kesimde bir meslek okulunu bitirip i bulma amacõ öncelikliydi. Ben Endüstri Meslek Lisesi mezunuyum. Ben 78 de hõzlandõrõlmõ dönemde okuduk. Siyasi sorunlar vardõ. A 12: Üniversite sõnavlarõna girdim. O zamanlar ite bazõ siyasi eyler falan vardõ. Puanõmõz tutuyordu ama bizi tekrar burada sõnava aldõlar. SB 14: Mühendis olmak çok houma gidiyordu. Ama artlar beni öretmen yaptõ. 1976 yõlõnda mülakatla yapõlan sõnavdan sonra girdim. Hatta sõnavõn bir tanesi iptal edildi. ki defa mülakat yapõldõ. Üniversite sõnavõndan geçmi olma artõ vardõ, biz üniversite sõnavõndan geçmitik zaten, ön kayõtla girdik Tanõklarõn anlatõlarõnda eitim enstitüsüne girme nedenleri çeitlidir. Çounluu da bilinçsiz ve tesadüfî etkenlerle enstitüye örenci olarak kaydolmutur. Onlarõn enstitüyü tercih etme sebepleri imkânsõzlõk (3), i bulma garantisi (2), kõsa yoldan meslek sahibi olma (2), yatõlõlõk imkânlarõ (2), yedek subay olma arzusu (1), öretmen lisesi çõkõlõ olma (1) etkenleri olarak sõralanabilir. KM 8: Babam köy enstitüsü mezunu. Bir öretmen çocuuyum. Öretmen olmak isterdik. Çünkü Öretmen Lisesi çõkõlõyõm (1979). AN 11: Beni ailede yönlendirecek kimse yoktu. Seçim yaparak yada isteyerek tercih ettiim bir meslek deildi. Kendi imkânlarõmõzla okumak 171

mümkün deildi. te öretmenlii tercih ettik HB 13: 76-77 öretim yõlõnda girdik. Babama ben öretmenlik yapamam dedim. Yedek subaylõk hakkõ tanõnõyor dediler. Yedek subay olmak için eitim enstitüsüne girdim. lk göreve balayõnca da geri dönü olmadõ. ki yõllõk eitim enstitüsünde de erkek örencilerden bazõlarõ yatõlõlõk imkânlarõndan yararlanmaktadõr. Ancak okulun yatõlõlõk özellii okul kültürünün oluumunda belirleyici bir etken olmaktan çõkmõtõr denilebilir. Görüülen tanõklarõn çounluu (5) yatõlõ deildir. Tanõklardan sadece 3 ü okulun pansiyonunda kalmõtõr. Dönemin siyasi olaylarõnõn okulun yatõlõ örencileri üzerinde daha etkili olduu söylenebilir. Hatta siyasi kanaatler bakõmõndan yatõlõ ve gündüzlü örenciler arasõnda farklõlõõn da görüldüü bazõ anlatõlardan (2) çõkarõlabilir. KM 8: Ben gündüzlüydüm. Ama bizim dönemimizde yatõlõ örenciler vardõ. u anki arka bölümdü (u an Anafartalar Kampüsünde C Blok). Yani Salõ pazarõna bakan bölüm, yatakhane, revir ve örenci lokali olarak kullanõlõyordu. Hocalarõmõzda izin alarak biz de ordaki etüt derslerine giderdik. Her akam, mutlak surette nöbetçi öretmen nezdinde herkes ev ödevlerini yapar, hocalardan yardõm isterdi NS 7: Okulumuzun önceden yatõlõ kõsmõ vardõ. Daha sonra siyasi olaylardan dolayõ yatõlõ kõsmõ kapandõ (1979) SÇ 10: Yatõlõ bölümde belli örenciler vardõ. Biz gündüzcüydük. Belli bölgelerde belli görülü gruplar bulunuyordu. SB 4: Okulun kampüsü içerisinde yatõlõ bölüm vardõ. Biz gündüzcü olduumuz için pek onlarõn içinde bulunmadõk. Ö 9: Yeme içme, her ey çok güzeldi. Yatõlõ olduum için memnundum ben. Görüülen tanõklardan yalnõz biri öretim ortamõndan kõsmen olumlu söz etmitir. Onlarõn anlatõlarõna göre okulda öretim araçgereçleri ya yoktur ya da olsa bile kullanõlmadõõndan yok sayõlmõtõr. KM 8: Materyallerimiz pek yoktu. Sadece resim müzik derlerinde; mutlak surette mandolin flüt, balama, ite piyanomuz vardõ; resim derslerinde iliklerimiz vardõ. Fen laboratuarõ vardõ SÇ 10: Biz laboratuara falan gitmedik. Yoktu, hiç hatõrlamõyorum, yani olsa aklõmda kalõrdõ. Tanõklarõn anlatõlarõnda okul yaantõsõ veya örenci olaylarõ söz konusu olduunda öne çõkan sorun siyasi bloklama (sa-sol) ve kavgalardõr. 172

Birçok tanõk (5), bu durumdan rahatsõzlõõnõ dile getirmi ve bu sorunlarõn onlarõn güvenlii ve eitimini de olumsuz etkilemitir. KM 8: o dönemde (1977-1979) siyasi ortamõn gergin olmasõndan dolayõ biraz zorluklar çektik. Kapõda bahçede emniyet güçlerinin olmasõndan dolayõ gergin ortamlarda eitim görmek zorunda kaldõk. Hocalarõmõz anlatõr, biz not tutardõk. Karõlõklõ olarak konular üzerinde tartõma pek az yapabildik. Birinin Ali dediine dieri Veli diyebiliyordu. Ö 9: (19)78 yõlõnda mezun olacaõm yerde 79 da mezun oldum. Gerçekten Eitim Enstitüsünde bu siyasi durumdan rahatsõzdõm. O arada hükümet deiiklii oldu; bizi, hükümet deiir deimez pansiyondan çõkarttõlar. SÇ 10: Her gün siyasi olaylar olduu için okula gelirken korkarak geliyorduk. Acaba bi ey olacak mõ? bazõ günler silahlarõn patladõõ da oldu HB 13: Eitim-öretim 100 gün ise, bunun 10-15 günü öylesine olaylarla geçiyordu. Öztürk e göre (2005), 1980 yõlõna kadar enstitülerde okuyan örencilerin önemli bir bölümü politize olmu ve birçou bizzat terör olaylarõna karõmõlardõr. Bu da niteliin dümesine neden olmutur. Bu sonucun meydana gelmesinde, enstitülere örenci alõnõrken yapõlan sõnavlarda, politik tercihlerin ön plana çõkmasõ en önemli faktör olmutur. Eitim Yüksek Okulu Eitim yüksek okulu mezunu tanõklardan çounluu (5) bu okula isteyerek gelmemitir. Tanõklar, yerletirme sõnavõ (3), artlarõn zorlamasõ (2) aile istei (1) nedenleri ile eitim yüksek okulunda okuma ansõ bulduklarõnõ dile getirmilerdir. E 17: (19)84 yõlõnda üniversite sõnavõyla girdim. Çift aamalõydõ o zaman sõnav. Ailem köyde çiftçilikle tarõmla uraõrdõ. Öretmen olma düüncesi kafamda hep vardõ. Ama Siyasal Bilgiler Fakültesine gitmeyi çok arzuluyordum. YÖ 19: Öretmenlik en son tercihimdi. Üniversite sõnavõnda 24 tercik vardõ bizim zamanõmõzda (1984). Öretmenlik 20. tercihimdi. DG 20: Çanakkale Eitim Yüksek Okulu nu kazandõm. lk duyduumda çok üzülmütüm. Aslõnda avukat olmak istiyordum, ama olmadõ. artlar o ekilde geliti. HÇ 18: Farklõ bir meslek düünüyordum. Ama annemin en büyük ideali öretmen olmamdõ. Çanakkale de ol, Çanakkale Eitim Yüksek Okulunu yaz dedi ben de yazdõm. 1981 de üniversite sõnavõyla girdim. O zaman tek aamada girdik. GC 16: Biz eitim enstitüsü olarak bir yõl okuduk (1981), ertesi yõl okul Trakya 173

Üniversitesine balandõ, Edirneye. Trakya Eitim Yüksek Okulu eklinde geçti bizim diplomamõz (1983). Tanõklarõn anlatõlarõna göre üniversite sõnavõ çift aamalõ olmasõna ramen eitim yüksek okuluna ilk aamada girilebilmektedir. Bu uygulama 1990 yõlõna kadar sürmütür. Çanakkale Eitim Enstitüsü, iki yõllõk eitim yüksek okulu olarak yeni bir yapõya dönütürülünce okul merkezi Edirne de bulunan Trakya Üniversitesi ne balanmõtõr. Bu konumunu, 1992 de Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinin kuruluuna kadar korumu ve sõnõf öretmeni yetitirmeyi sürdürmütür. Okulun eitim süresi 1989 yõlõnda 4 yõla çõkarõlmõtõr. Tanõklarõn okul ortamõna ilikin anlatõlarõnõn azlõõ dikkat çekicidir. Onlar okul ortamõna ilikin anlatacak pek eylerinin olmadõõnõ ileri sürmülerdir. Yalnõz bir öretmen tanõõn, okul ortamõndaki ders araç-gereçleriyle ilikili anlatõsõ öyledir: E 17: yi kötü materyal kullanõyorduk Hatta bazõ materyalleri kendimiz hazõrlardõk. Mesela mevsim eridini kendimiz hazõrlardõk. Müzikte belli araç-gereçleri kullanõyorduk. Kullandõõmõz materyaller mutlaka vardõ. Bu betimleme ve onlarõn yaklaõmlarõna göre eitim yüksek okulunda öretim ortamõnõn zengin ve etkili olmadõõ söylenebilir. Tanõklarõn anlatõlarõnda örencilik yaantõlarõyla ilgili bir disiplinsizlik ve örenci olayõna rastlanmamõtõr. Okuldaki disipline önem verdii bunda da 12 Eylül Darbesi nin etkili olduunu düünen tanõk anlatõlarõ da (2) dikkat çekicidir. E 17: Bizim okuduumuz dönemde (1984-1987) okulumuzun gerçekten disipline çok önem verdii, çok sõkõ olduunu söyleyebilirim. DG 20: Çok iyi bir arkadalõk dönemimiz vardõ. Birbirimizle hiç iti-kakõ olmadõ. Siyasi olay zaten hiç yaamadõk. Gerçekten bizi hiç siyasi olaylara karõtõrmadõlar. Gerçi 80 Eylül sonrasõydõ ama. Tamamen derslerimize konsantre olmutuk; okulla-ev arasõnda. Çok da sõkõ takipteydik öretmenlerimiz tarafõndan. Eitim yüksek okulunda disiplinin katõ uygulamalarla salandõõ üzerinde durulmutur. Bu tür disiplini göstermesi açõsõndan üniversite düzeyindeki gençlerin kõyafetlerine sõnõrlamanõn getirildiinin belirtilmi olmasõ anlamlõ görülmektedir. GC 16: Bizim zamanõmõzda (1981-1983) bayanlar etek giyecek kuralõ vardõ. Dier üniversitelerde pantolon giyiliyordu, ama bizde etek artõ. Erkeklere de kot pantolon yasaktõ. 12 Eylül Darbesi olduundan mõdõr? Alõnan 174

kararlardan mõdõr? Öyle bir orun vardõ. GC 16 nõn bu anlatõsõ, Eitim Yüksek Okulu örencilerinin, üniversite örencisi olmasõna ramen dier örenciler kadar özgür hareket edemediklerini de göstermektedir. Kurumsal Geliim Örencilerin ilköretmen okuluna giri nedenleri anlatõlara göre genelde imkânsõzlõktõr. Bu okula genelde fakir ve okuma fõrsatõ bulamayan örenciler kaydolmutur. Okula girite yatõlõlõk önemli bir etkendir. Örenci seçiminde seçim ölçütlerinin daha ciddi tutulduu görülmektedir. Okulun erkek örenciler için yatõlõ olmasõ, okul iklimi veya okul kültürünün geliiminde önemli bir yere sahiptir. Okulun eitim enstitüsüne dönütürülmesiyle birlikte olumlu olarak görülen bazõ özellikler bozulmu, öretmen eitiminde nitelik dümütür. Oysaki öretmen eitiminin süresi lise üstüne çekilmitir. Niteliin dümesinin en önemli nedeni, örenci seçiminde politik tercihlerin etkili olmasõ ve terör olaylarõnõn okula sõçramasõdõr. Öretmen eitiminin üniversitelere balanmasõyla birlikte yüksek okul adõnõ alan okulun niteliinde de enstitüden pek farklõ bir deiikliin olduunu söylemek güçtür. Çünkü üniversiteler bu kuruma yeterince sahip çõkmamõ, daha sonraki anlatõlarda görülecei gibi öretim kadrosu ve araç-gereç yönden zenginletirilememitir. 12 Eylül Darbesi'nin katõ disiplininin okulda etkisini göstermesine ramen bunun eitime olumlu yansõdõõnõ söylemek güçtür. Üniversite sõnavõ da doru örencileri seçmede yetersiz kalmõtõr. b) Yönetici ve Öretmenleri Bu kõsõmda tanõklarõn öretmen eitimi aldõklarõ eitim kurumlarõndaki yönetici ve öretmen özellikleri, iletiim biçimleri konularõndaki anlatõlar betimlenmi ve yorumlanmõtõr. lköretmen Okulu Tanõklarõn anlatõlarõnda okul yönetiminden çok öretmenlerle ilgili yaantõlara deinilmitir. Yalnõz bir tanõk öretmen okulu müdürlerinin deneyimli kiilerden seçildiini ifade etmitir. SÖ 4: darecilerimiz falan çok deneyimli kimselerdi. Yalnõz o yõllarda (1963-1966) böyle bugünkü gibi deildi. Yazõlõ olmayan bazõ kurallar vardõ. Mesela bir müdür olmak için belli kademelerden geçmek gerekiyordu. Ba muavinlik yapmaya bir insanõ müdür yapmazlardõ. 175

Tanõklarõn anlatõlarõna göre ilköretmen okulunda görev yapan öretmenler genelde olumlu özellikler taõmaktadõr. Bu özellikler; seçilmi (3), saygõn (3), disiplinli (3), model (2), tatlõ sert (2), örenciyle iletiim kurabilen (2), arkada-karde (2), sevecen (2), sert (1) kavramlarõ ile ifade edilmitir. AB 1: Hepsi deerli insanlardõ. Oradaki öretmenlerimizde tatlõ sert bir disiplin anlayõõ vardõ. Ama bunun yanõnda aabeydiler, bir ablaydõlar. O kadar da saygõlõydõk öretmenlerimize karõ. SÖ 4: Seçme öretmenlerdi. Bayan olsun erkek olsun gece gündüz yanõmõzda olurlardõr. Ne bileyim, bir aileydik. Yani böyle öretmenler-örenciler bir aileydik. OD 5: Hocalarla ilikilerimiz oldukça ileri düzeydeydi. Hocalarõmõz da gençti. Bizimle beraber oluyorlardõ, ite yemekleri beraber yiyorduk. Ne bileyim, yatmaya gidinceye kadar hep bizi yönlendiriyorlardõ. MA 3: Konumak gerekirse yeterli öretmen yoktu. Gelen öretmenler Eitim Enstitüsü mezunu idi. Ama tecrübeli öretmenler de vardõ. HY 6: Öretmenlerimiz bize çok iyi davranõyordu. Ama bir beden eitimi öretmenimiz vardõ. Ne yalan söyleyeyim, pek onu tutmuyorduk. Neden? Çok sert davranõyordu.( ) Birinci sõnõfta iki tokadõnõ yedim, hayat boyu unutmuyorum, bak kaç sene oldu? Bu anlatõlara göre okulda yatõlõ kalan örenciler üzerinde öretmenlerin daha etkili olduu ve yatõlõlõõn örenci-öretmen iletiimini olumlu yönde (samimi) gelitirdii söylenebilir. Çünkü öretmenler, yalnõz derslerde deil ders dõõnda da, nöbetlee, etüt çalõmalarõnda, yemekhanede vb. alanlarda sürekli örencilerle birliktedir. 176 Eitim Enstitüsü Enstitü çõkõlõ öretmenler okul yöneticilerinden bahsetmezlerken, öretmenleriyle ilgili çok duygusal ifadeler kullanmõlardõr. Onlar öretim elemanlarõnõn özelliklerini efkatli (3), arkadaça (3), iyi eitimci (2) yardõmsever (2), siyasi (2) disiplinli (1), model (1) kavramlarõ ile deerlendirmilerdir. NS 7: Öretmenlerimiz o dönemde (1978-1979) örencisiyle gerçekten anne-baba efkatiyle ilgilendiler. Hem de çok iyi birer eitimciydiler. KM 8: Bizim zamanõmõzdaki (1977-1979) öretmenlerimiz biraz disiplinliydi. O dönemde özellikle ya oranõ 40 ve üzerinde olan erkek hocalarõmõz, baba efkatinde, bayan hocalarõmõz da anne efkatindeydi. Ama bunun yanõ sõra sert olan hocalarõmõz da vardõ. Ö 9: Çok güzel

yardõmcõ oldular bize. Güzel eitim verdiklerine inanõyorum. SB 14: Öretmenlerimizin etkileri mutlaka oldu. Enstitüde öretmen okulundan gelen öretmenler aõrlõktaydõ. Öretmen yetitiren kiiler olduu için bizim üzerimizde eitim-öretimle ilgili çok katkõlarõ oldu. SÇ 10: Bir öretmenimin bõyõklarõnõ hiç unutmam. Bir öretmene yakõõr gibi deildi. Ama onlar bize örnek kiiler deildi; kõyafetiyle, giyimiyle, konumasõyla, hareketiyle, davranõlarõyla. Yani benim idealimdeki öretmenler deildi.( ) Hep böyle hakaret ederdi, siyasi hakaretler ederdi. SÇ 10 un anlatõsõnda enstitüde bazõ öretmenlerin örencilerle iletiim biçimini siyasi kanaatlere göre belirledii ve bundan da örencilerin rahatsõz olduu vurgulanmaktadõr. Oysaki Türk Eitim Tarihi nde ilk kez öretmen-politika ilikilerini ele alan Satõ Bey e göre öretmenlerin, devlet yönetimi ve ulusal çõkarlar konusuna ilgi duymalarõ doaldõr. Fakat öretmenler, çeitli dümanlõk ve kinlere sebep olan parti çekimeleri eklindeki günlük politikaya karõmamalõdõrlar (Akyüz, 2007: 304). Eitim Yüksek Okulu Eitim Yüksek Okulu çõkõlõ tanõklarõn okul yöneticileriyle ilgili anlatõlarõ olmazken, öretmenleriyle ilgili anlatõlarõ daha çok ahõslar üzerinde yapõlan yorumlardan olumaktadõr. Sözü edilen öretmenlerin bir kõsmõ halen eitim fakültesinde öretim görevlisi olarak çalõmaktadõr. Onlar öretim elemanlarõnõn özelliklerini arkadaça (2), öretici kiilik (2) örnek (2), iyi (1) adil (1) baskõcõ (1), emredici (1) kavramlarõ ile deerlendirmilerdir. ÖT 15: (X) hocamõz adildi. Arkada gibiydi. Herkes dertleirdi. YÖ 19: Valla, öretmenlerimizin tutumlarõ genelde iyiydi. Okulda sorunlar yaamadõk o dönemde (1984-1987). Biz 3. yõla kaldõk zaten. 40 örenci alõnõrdõ, bunun 9-10 tanesi anca mezun olmutur. Herkes bir ekilde dersten kalõyordu. DG 20: Ben hayatõm boyunca Fizii sevmedim. Fiziin kolay olabileceini, basit olabileceini öreten tek öretmenim (SD) dir. Yani o kadar sevmediim dersi bana sevdirdi. E 17: Çok deerli hocalarõm vardõ. Bunun yanõnda daha verimli olabilirdi diyebilirim. Kapalõ bir tutum izliyorlardõ bize karõ. Çok açõk deildiler. Sanki ilk yada ortaokul örencisi muamelesi görüyorduk. Çok baskõcõ bir tutum vardõ o zaman (1984-1987). Dar kalõplar içerisinde tutuluyorduk. HÇ 18: Yüksek okulda kendime örnek aldõõm hocalarõm da vardõ. 177

Dier taraftan bunun yanõnda lise örencisiymiiz gibi davranmaya çalõan öretmenlerimiz de vardõ. Onlar her zaman kaybettiler, kaybettiler demeyeyim de eksik not aldõlar bizden. Tanõklarõn, öretmenleri hakkõnda olumlu ve olumsuz deerlendirmelerde vurgulanan önemli konulardan biri öretmen-örenci iletiimidir. Örenciler, öretmenlerinin kendileriyle düzeyli ve eit iletiim biçimini arzu etmektedirler. Öretmenlerinin kendilerine çocukmu gibi davranmalarõnda holanmamaktadõr. 178 Kurumsal Geliim Tanõklar anlatõlarõnda okullarõndaki öretmenlerinin olumlu ve olumsuz özelliklerinden söz etmilerdir. Kurumsal geliim açõsõndan bakõldõõnda ilköretmen okulundan öretmenlerinden söz eden tanõklarõn daha olumlu özelliklerden söz ettii söylenebilir. Bu öretmenlerin bir kõsmõ kurumun statüsü deise de görevine devam etmitir. Yani ilköretmen okulunda derse giren bir öretmen, enstitüde de derse girmeye devam etmi, enstitü öretmeni de eitim yüksek okulunda da öretmenliini sürdürmütür. Tanõklar, ilköretmen okulundaki öretmenlerini daha saygõn ve sevecen, bulurken, enstitülerde bu olumlu özelliklerin yerini siyasi ayrõmcõlõklarõn, eitim yüksek okulunda ise katõ disiplinin aldõõnõ söylemilerdir. Kukusuz bu tür deerlendirmelerde tanõklarõn ya özelliklerinin etkili olduu bilinmekle birlikte toplumsal veya siyasal deiimlerin de bunda etkili olduu söylenebilir. c) Öretim Faaliyetleri Bu kõsõmda tanõklarõn öretmen eitimi aldõklarõ eitim kurumlarõndaki program, örenme-öretme süreci, sõnav ve staj konularõndaki anlatõlar betimlenmi ve yorumlanmõtõr. lköretmen Okulu lköretmen okullarõnda uygulanan programlarda zaman zaman yeni düzenlemelere gidilmitir. 1932-1933, 1937-1938, 1969-1970 yõllarõnda uygulanan programlarda okul türüne göre (kõz öretmen okulu, 6 yõllõk ya da 7 yõllõk öretmen okulu) bazõ farklõlõklar görülmektedir. 1969-1970 öretim yõlõndan itibaren ilköretmen okullarõnõn birinci devre (3 yõllõk) programlarõ ortaokul programlarõ ile aynõ düzeye çekilmitir. Millî Eitim Bakanlõõ 1970-1971 öretim yõlõndan itibaren ilköretmen okullarõnõn öretim süresinin kademeli olarak ilkokul üzerine yedi yõla, ortaokul üzerine dört yõla çõkarõlmasõnõ; buna paralel olarak aynõ yõldan

balamak üzere birinci sõnõf ve müteakip sõnõflarda genel bilgi derslerinde lise müfredatõ ve kitaplarõnõn uygulanmasõnõ, meslek dersleri ile programa dahil edilen dier ders, seminer ve çalõmalar için de ayrõ bir müfredat ve kitaplar hazõrlanmasõnõ kararlatõrmõtõr. Buna göre 4 sõnõflõ erkek ve kõz ilköretmen okullarõnda dorudan eitimle ilgili dersler Eitim Psikolojisi, Eitim Sosyolojisi, lkokullarda Öretim, lkokullarda Yönetim, Seçmeli meslek dersleri, 3. sõnõfta Eitim Araçlarõ ve Rehberlik, 4. sõnõfta Okul Öncesi Eitimi, Özel Eitim ve Halk Eitimi okutulmaktadõr. Bu dersler genelde üçüncü ve dördüncü sõnõflarda okutulmaktadõr (Arslanolu 1998; Öztürk 2005; Uygun 2007). Programlarda yer alan bu vb. dier derslerin örenci algõsõndaki etkisi önemlidir. Programda aslõnda genel kültür, alan bilgisi gibi derslerin aõrlõkta olduu görülmekle birlikte anlatõlarda meslek derslerine vurgu yapõlmasõ dikkat çekicidir. SÖ 4: Meslek dersleri tabi ki aõrlõktaydõ. Bunun yanõnda fen dersleri de vardõ. Yazõ çok önemliydi. CK 2: Bizim zamanõmõzda (1963-1967) Sanat Okulundan, liseden mezun olup fark derslerini verip de öretmen olanlar da vardõ. Üç-be ay içinde meslek derslerinin farkõnõ verip öretmen olarak atanan, o da oldu. Tabi biz çekirdekten yetitik. O havayõ teneffüs ettik. Biz daha idealist yetitik onlara göre. HY 6: Eitim Psikolojisi, eitim sosyolojisi, öretim metotlarõnõn hepsini gördük. Biz (19)48 Programõna göre yetitik. Hele o eitim psikolojisinin 4 yazarõ, bir tanesi aklõmda kaldõ, Mithat Enç vardõ galiba, o öretim metotlarõ yani fevkalade derslerdi. una inanõn ben 2+2 yi bitirirken o dersleri bile görmedim desem yeri var. Programlar ne kadar planlõ olursa olsun, onlarõn etkililii uygulamada ortaya çõkmaktadõr. Tüm öretmen okullarõnda aynõ program uygulansa da bu okuldan okula öretim ortamõ, öretim kadrosu, örenci nitelii gibi faktörlere göre farklõlõk gösterebilir. Çanakkale öretmen okulundan mezun olan tanõklarõn eitim-öretim etkinlikleriyle anlatõlarõ öyledir: AB 1: Daha çok metodu kullanõlõrdõ. Ama hayat deneyimleri mi veya örnekler mi, çok ilginçti. Mesela KB diye bir Öretim Metodu öretmenimizin uygulamada her anlattõõ konuda sanki bir yaam deneyi vardõ. Daha sonra biz anladõk ki, hepsi belki uydurmaydõ, ama inanõlmaz motive ederdi bizi. MA 3: Öretmen anlatõrdõ, örenciler tarafõndan da sunulabilirdi. HY 6: Hocamõz anlatõr. Anlatõm metodu, ondan sonra soru-cevap. Birde bize bu konuya hazõrlan, anlat denirdi. CK 2: Biz öretmen okulunda öretmenlii örenmedik. Mezun olduktan sonra 179

öretmenlii yaparak yaayarak örendik. ( ) Kuru bilgi, ite öretmen çõkar tahtaya anlatõr, örenciler sõnav olur ve deerlendirme olurdu. Tanõklarõn anlatõlarõnda da görüldüü gibi genelde dersler anlatõm yöntemi kullanõlarak ilenmektedir. Yani örencilerin pasif olduu yöntemlerin tercih edildii görülmektedir. Bundan dolayõ bazõ tanõklar, okulda öretmenlii tam kavrayamadõklarõnõ, ancak atandõktan sonra i baõnda mesleklerini örendiklerini belirtmilerdir. Meslek derslerine ilikin anlatõlarda vurgu olmasõna ramen bu derslerin öretmen adaylarõ için tür, kredi ve içerikleri bakõmõndan yetersiz olduu söylenebilir. Tanõklar anlatõlarõnda açõk uçlu sorulardan oluan yazõlõ (4) ve sözlü (3) sõnavlardan söz etmi, çoktan seçmeli sorulara dayalõ sõnavlarõn olmadõõna ve bu tip sõnavlarõnõn da olumsuz algõlandõõna (3) dikkat çekmilerdir. AB 1: Test diye bir ey tanõmadõk biz. Yazõlõ sõnavlar, sözlü sõnavlar da vardõ. Yazõlõ ve sözlü, klasik yöntemlerdi o zamanlar. Belki de bu anlamda biraz da o zamanõn öretmenleri konuma rahatlõõ yaarlardõ. SÖ 4: Yazõlõ oluruz, bunu öretmen haber vermek zorunda deildi. Her an hazõr olmak durumundaydõk. Sözlü ve yazõlõ olabilir. Kurallar katõydõ. Mesela tek dersten kalõp da okuldan atõlanlar oldu. OD 5: Sõnavlar klasik olurdu. Uzun açõklamalõ sorular yanõtlanõrdõ. Orada, hatõrladõõm, kopya çekmeye yönelik çaba harcanmazdõ. HY 6: Sözlü sõnavlar, her gün bir dersten sõnava tabi tutuluyorduk. Sõnava tabi tam tuvalet giriyorsun, giyim kuam çok önemli. lköretmen okullarõnda öretmen adaylarõnõn birletirilmi sõnõflõ köy okullarõna uygun yetitirilmesine de ayrõ bir önem verilmitir. Son sõnõf örencileri köylere uygulama için gönderilir ve buralarda onlar iki ay boyunca staj yaparlardõ. Öretmen okullarõ, köy okulu uygulamalarõnõn baarõlõ geçmesi için, örencilerin köylerdeki her türlü barõnma ve beslenme ihtiyaçlarõnõ karõlamakla yükümlüydü (Öztürk, 2005). Çanakkale ilköretmen okulundan mezun olan tanõklar da genelde ehir merkezindeki uygulamalardan söz etseler de köylerde yapmõ olduklarõ stajlardan da söz etmilerdir (4-3). Stajlarda öncelikle uzman öretmenlerin derslerini dinleme-izleme, aday öretmen olarak nöbetlee ders anlatõmlarõ ve özellikle köylerdeki stajlarda birbirlerinin eksiklerini tamamlama yönünde eletirel tartõmalarõn yapõldõõ etkinliklerden bahsedilmitir. 180

AB 1: Uygulama git gide biraz basitleti gibi geliyor bana. Bizden önce yarõm dönem gidilirmi. Yani son sõnõfa gelen örenciler bir dönem seçilen köylerde okullara giderlermi. Biz iki ay gittik. ki ay bir köye götürüldük. Küçük Anafarta köyüydü. te orada, lojmanda kaldõk, on arkada. Yemeimizi kendimiz yapõyorduk. te akam planlarõmõzõ ortaklaa yapardõk. Ertesi günü derslere gireceiz, o heyecanõ yaardõk. Akamlarõ da tartõõrdõk yine. ( ) Beer beer sõnõflara deiik girerdik. Sonra acõmasõz eletirirdik birbirimizi, ama kõrõlmazdõk. Orada sanki öretmen rolü deil de, öretmenlik yapõyor gibiydik. Öretmenlerimiz de gerçekten bu ii seven iki bayan ablamõzdõ. Çok yararlõ oldu hepimize. MA 3: ehir içinde her Perembe bir okul seçilir; iki sõnõftõk, A Sõnõfõ Cumhuriyet lkokulu na, B Sõnõfõ stiklal lkokuluna giderdi. Orada hem dinlerdik hem de ders verirdik. Dier üç ayda 11 köye daõldõk. SÖ 4: ki ay kadar staj yapardõk. Çanakkale nin köylerinde yaptõk stajlarõ. Gittik, kendi yemeimizi kendimiz yaptõk nöbetlee. HY 6: Biz o zaman köylere gidiyorduk. Son sõnõfta ilk önce merkez okullarõnda birer saat, ondan sonra bu üç saten sonra bir güne çõktõ. Ama ondan sonra, köylerde 1.5 ay köyde kaldõk. Yani köy okulunda, 1.5 ay ordaki köyde bulunan öretmenlerin nezaretinde uygulamayõ yapõyorduk Tanõklar, özellikle köy stajlarõnõn kendilerine faydalõ olduu kanaatini anlatõlarõnda yansõtmõlardõr. Eitim Enstitüsü ki yõllõk eitim enstitülerinin programlarõ Millî Eitim Temel Kanunun 43. maddesinin ikinci fõkrasõndaki öretmenlik mesleine hazõrlõk, genel kültür, özel alan eitimi ve pedagojik formasyonla salanõr hükmü dorultusunda hazõrlanmõ ve 1974-1975 yõlõnda uygulamaya konmutur (Öztürk, 2005). Bu programa göre meslek dersleri unlardõr: Eitime Giri, Eitim Psikolojisi (a. Geliim Psikolojisi, b. Örenme Psikolojisi) Ölçme ve Deerlendirme, Ruh Salõõ ve Rehberlik, Eitim darecilii, Eitim Sosyolojisi, lkokullarda Öretim I-II, Seçmeli Meslek Dersleri (Eitim Tarihi, Özel Eitim, Aratõrma Teknikleri; Eitim Felsefesi, Eitim Araçlarõ, Halk Eitimi, Sosyal Psikoloji, Okul Öncesi Eitim, Eitim Ekonomisi). Özel alan eitimine yönelik sõnõf öretmenlii dersleri adõ altõnda da ilkokulda okutulan derslerin alan ve öretimi eklinde (örnein matematik ve öretimi gibi) derslerin programda yer aldõ görülmektedir. Az sayõda da olsa Yabancõ Dil, Kültür Tarihi gibi Kültür derslerine de programda yer verilmitir. Programda ders çeidi ve 181

kredileri incelendiinde meslek ve alan eitimine yönelik sõnõf öretmenlii derslerinin aõrlõkta olduu gözlenmektedir. Tanõklar, eitim enstitüsünde dersler söz konusu olduunda en çok sõrasõyla u derslerden söz etmilerdir: Uygulama dersleri (5), Eitim Psikolojisi (5),Öretim Metotlarõ (4), Eitime Giri (4), Beden Eitimi (4) Ölçme- Deerlendirme (3), Türkçe Öretimi (3), Müzik (3), Resim (2). Sõklõkla ifade edilen dersler, onlarõn algõlarõnda derslerin önemini gösterdii söylenebilir. Bu dersler de genelde meslek dersleridir. Ö 9: Meslekle ilgili derslerimiz vardõ. Örnein uygulama derslerimiz vardõ, Eitim psikolojisi vardõ. Ondan sonra müzik dersi, resim dersi. Bunlar çok önemliydi. KM 8: Eitime giri, metot, eitim felsefesi, psikoloji, mantõk, sosyoloji, felsefe; edebiyat, matematik öretimi, Türkçe öretimi, beden eitimi, resim, müzik bunlarõ aldõk. NS 7: Mesela bize sertifika verdiler; hem Corafya dan hem Beden Eitimi nden. Gittiimiz yerde bu derslere de girebilmemiz amacõyla. Enstitü programõnda anlatõlarda da görüldüü gibi seçmeli sõnõf öretmenlii dersleri ne de yer verilmitir. Sõnõf öretmenleri Matematik, Fen vb. alanlarda uzmanlaabilmektedir. Tanõklarõn çounluu (5) Eitim Enstitüsünde öretim araç-gereçlerinin noksanlõõndan söz etmitir. Öretim yöntemi olarak derslerde not tutturma (4), takrir (3), soru cevap (2) gibi geleneksel yöntemlerin kullanõldõõ görülmektedir. Gözlem ve uygulama, öretmenlik deneyimi için okullarda yapõlan yöntemler olarak belirtilmektedir. Ö 9: Derslerde öyle fazla materyal yoktu. Ama resim, müzik dersinde; onlar araç-gereçsiz ilenmeyen derslerdi. Tamamen takrir metodu. Ders kitaplarõna balõ not tutma sistemi vardõ. Yani öretmen anlatõrdõ, biz tutabildiimiz kadar not tutardõk. SB 14: Eitim enstitülerine has derslere ait ders kitaplarõ yoktu. Öretmenler genelde bize not tutturuyorlardõ. Benim yazõm çok güzeldi, ama onun için eitim enstitüsünde bozuldu hõzlõ yamaktan dolayõ. ÖT 15: Teorik olan dersleri hocalar anlatõrlardõ. Sonrasõnda gözleme gittik, sonra stajõmõz, ite farklõ olan bunlardõ. GC 16: Öretmen ve örenci, bir de kitap onun dõõnda bir ey yoktu. Zaten çokça not tuttururlardõ. Sen de o notlardan çalõõr, sõnavlara girerdin. lköretmen okuluna göre programda meslek bilgisi ve sõnõf öretmenlii alan derslerinin çeit ve sayõsõ artmõtõr. Buna karõlõk öretimin etkili 182

olduu söylenemez. Çünkü öretim elemanlarõ not tutturma ve düz anlatõm gibi geleneksel yöntemleri kullanmaktadõr. Onlarõn bu yöntemleri kullanmalarõnõn nedeni de girmi olduklarõ kurlarõ ilköretmen okulundan farklõ olarak tanõmlanmõ derslerde uzman olmamalarõ olabilir. Sõnavlar söz konusu olduunda teste dayalõ (4) ve yazõlõ (2) sõnavlardan söz edilmitir. NS 7: Vize sõnavõmõz yoktu. Senenin sonunda final deniliyor herhalde imdi onlara. Sene sonunda sõnavlarõmõz olurdu. Bir hafta-on gün içerisinde bütün sõnavlarõmõz tamamlanõrdõ. Ö 9: Yazõlõlar da olurdu, test yazõlõ da olurdu. Test olacaõmõzõ duyduumuz zaman sevinirdik. Yani test sõnavõ daha kolay olurdu. Enstitü programõna göre uygulama için son yarõyõlda dört haftalõk bir süre ayrõlõyordu. Örenciler bu süre içinde okullarda, olanak bulunursa birletirilmi sõnõflõ köy okullarõnda uygulamaya çõkacaklardõ (Öztürk, 2005). Tanõklarõn anlatõlarõna göre ise son sõnõfta yapõlan öretmenlik uygulamalarõ kent merkezindeki okullarda 15 gün süreli olarak yapõlmõtõr. Tanõklar almõ olduklarõ eitimi genelde yetersiz (4) görmülerdir. Bir tanõk ise memnuniyetini uygulama yaptõõ okuldaki öretmene balamõtõr. KM 8: 15 gün staja gittim ben ahsen. ( ) Öretmen liseleri dönemindeyse bir aylõk bir dönemde köylere arkadalarõmõzõ gönderiyorduk. Eyalarõ yatakhanelerden sarõlõp gönderilirdi ve yine gelirken onlarõ bir bayram cokusuyla öretmen olmular gibi karõlardõk. Fakat eitim enstitüsünde sadece okullara gittik, 15 gün okuldan uzak kalarak, son sõnõfta staj yapõyorduk. A 12: Bizi 15 gün staja aldõlar. Dediler, Cumhuriyet lköretim Okulunda, orada staj yapacaksõnõz. Oraya gittik, ondan sonra birer saat derse girdiysek o kadar yani. HB 13: O zaman Arõburnu lkokulunda staja gittik. Oranõn müdürü de bizim ilkokuldaki öretmenimizdi. Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi Dersi vardõ. O zaman 15 gün stajõmõz oluyordu. Müdür o derse giriyormu: Hadi geç bakalõm derse dedi. Sonra baktõm ki, müdür bizi yalnõz bõrakmõ gitmi, biz de devam ettik kendi baõmõza, ama yeterli deildi. Anlatõlara göre enstitülerde uygulama eitiminin ilevini yerine getiremedii söylenebilir. Çünkü hem süre kõsadõr hem de iki yõllõk enstitülerde örenci sayõsõ çok fazladõr. Bunun yanõnda onlarõn birletirilmi sõnõflarda staj yapma ansõ kullanõlmamõtõr. 183