SOSYAL SORUNLAR (SOS116U)

Benzer belgeler
ULUSLARARASI SOSYAL POLİTİKA (ÇEK306U)

ÜNİTE:1. Sosyolojiye Giriş ve Yöntemi ÜNİTE:2. Sosyolojinin Tarihsel Gelişimi ve Kuramsal Yaklaşımlar ÜNİTE:3. Kültür ve Kültürel Değişme ÜNİTE:4

TOPLUMSAL TABAKALAŞMA ve HAREKETLİLİK

SOSYAL PSİKOLOJİ II KISA ÖZET KOLAYAOF

SOSYAL POLİTİKA II KISA ÖZET KOLAYAOF

ÇALIŞMA EKONOMİSİ II

ULUSLARARASI ÖRGÜTLER

Sanayi Devriminin Toplumsal Etkileri

KAMU YÖNETİMİNDE ÇAĞDAŞ YAKLAŞIMLAR

TÜRKİYE'NİN TOPLUMSAL YAPISI

EĞİTİMİN TOPLUMSAL(SOSYAL) TEMELLERİ. 5. Bölüm Eğitim Bilimine Giriş GÜLENAZ SELÇUK- CİHAN ÇAKMAK-GÜRSEL AKYEL

İçindekiler. Değişim. Toplumsal Değişim. Değişim Eğitim ilişkisi. Çok kültürlülük. Çok kültürlü eğitim. Çok kültürlü eğitim ilkeleri

ÜNİTE:1. Sanayi Sonrası Toplum: Daniel Bell ÜNİTE:2. Alain Touraine: Modernlik ve Demokrasi ÜNİTE:3. Postmodern Sosyal Teori ÜNİTE:4

EĞİTİM - ÖĞRETİM YILI 6. SINIF SOSYAL BİLGİLER DERSİ DESTEKLEME VE YETİŞTİRME KURSU PLANI, KAZANIMLARI VE TESTLERİ

Karl Heinrich MARX Doç. Dr. Yasemin Esen

Günümüzdeki ilke ve kuralları belirlenmiş evlilik temeline dayanan aile kurumu yaklaşık 4000 yıllık bir geçmişe sahiptir. (Özgüven, 2009, s.25).

SOSYAL TABAKALAŞMA SOSYAL TABAKALAŞMA Taylan DÖRTYOL Akdeniz Üniversitesi Uygulamalı Bilimler Fakültesi Pazarlama Bölümü

DEVLET BÜTÇESİ KISA ÖZET KOLAYAOF

Kırsal Alan ve Özellikleri, Kırsal Kalkınmanın Tanımı ve Önemi. Doç.Dr.Tufan BAL

SİYASET BİLİMİ VE ULUSLARARASI İLİŞKİLER DOKTORA PROGRAMI DERS İÇERİKLERİ ZORUNLU DERSLER. Modern Siyaset Teorisi

1 SOSYOLOJİNİN DÜNYADA VE TÜRKİYE DE GELİŞİMİ

NÜFUS SAYIMLARI NÜFUS VE SAĞLIK Birleşmiş Milletlerin Tanımına Göre Demografi (Nüfusbilim)

DR. BEŞİR KOÇ KALKINMA

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

İNSAN KAYNAKLARI YÖNETİMİ

EĞİTİMİN SOSYAL TEMELLERİ TEMEL KAVRAMLAR. Doç. Dr. Adnan BOYACI

BACIM - Ağırlıklı olarak Türkiye kökenli göçmen kadınlar için buluşma ve danışmanlık merkezi

ÇALIŞMA HAYATINDA DEZAVANTAJLI GRUPLAR. Şeref KAZANCI Çalışma Genel Müdür Yardımcısı Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı MART,2017

TÜRKİYE NİN TOPLUMSAL YAPISI

1. Sosyolojiye Giriş, Gelişim Süreci ve Kuramsal Yaklaşımlar. 2. Kültür, Toplumsal Değişme ve Tabakalaşma. 3. Aile. 4. Ekonomi, Teknoloji ve Çevre

Temel Kavramlar. Toplum, Toplumsal Yapı, Kurumlar, Sosyalleşme Toplumsal Değişme, Tabakalaşma, Sınıf ve Statü, Toplumsal Hareketlilik

TOPLUMSAL CİNSİYET TOPLUMDA KADINA BİÇİLEN ROLLER VE ÇÖZÜMLERİ

SOSYAL POLİTİKANIN KAVRAMSAL ÇERÇEVESİ VE GELİŞİMİ

1. ÜNİTE: HAKLARIMI ÖĞRENİYORUM

KRONOLOJİK YAŞ NEDİR?

SAAT KONULAR KAZANIM BECERİLER AÇIKLAMA DEĞERLENDİRME

Sosyoloji. Konular ve Sorunlar

Editörler Prof.Dr. Ahmet Onay / Prof.Dr. Nazmi Avcı DİN SOSYOLOJİSİ

T.C. AİLE VE SOSYAL POLİTİKALAR BAKANLIĞI Trabzon Koza Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi PINAR ÖŞME PSİKOLOG

SİYASİ DÜŞÜNCELER TARİHİ (TAR222U)

ÇALIŞMA YAŞAMININ DENETİMİ

BİRİNCİ BÖLÜM... 1 KAYIT DIŞI İSTİHDAM... 1 I. KAYIT DIŞI EKONOMİ...

ULUSAL VEYA ETNİK, DİNSEL VEYA DİLSEL AZINLIKLARA MENSUP OLAN KİŞİLERİN HAKLARINA DAİR BİLDİRİ

1. İnsan Hakları Kuramının Temel Kavramları. 2. İnsan Haklarının Düşünsel Kökenleri. 3. İnsan Haklarının Uygulamaya Geçişi: İlk Hukuksal Belgeler

ENGELLİLERE YÖNELİK SOSYAL POLİTİKALAR

Bu yüzden de Akdeniz coğrafyasına günümüz dünya medeniyetinin doğduğu yer de denebilir.

İKİNCİ BÖLÜM ENDÜSTRİ DEVRİMİ, SOSYAL SORUN VE SOSYAL POLİTİKA İÇİNDEKİLER BİRİNCİ BÖLÜM SOSYAL POLİTİKA BİLİMİNİN KONUSU, KAPSAMI VE TEMEL YAKLAŞIMI

İÇİNDEKİLER SUNUŞ 7 ÖNSÖZ BİRİNCİ BÖLÜM EŞİTLİK KAVRAMI

İktisat Tarihi I. 18 Ekim 2017

İÇİNDEKİLER BÖLÜM I. Öğr. Gör. Sadi YILMAZ Prof. Dr. Ruhi SARPKAYA. iii

EĞİTİM ÖĞRETİM YILI SORGULAMA PROGRAMI

KORKMADAN ÖĞRENMEK OKUL ve OKUL ÇEVRESİ GÜVENLİĞİ

Kamu Yönetimi Bölümü Ders Tanımları

ENGELLİ KADINLARIN HAK TEMELLİ MÜCADELE ADIMLARI PROJESİ

Doğu ve Batı Mekânsal Tasarım Sürecinin Aktif Yaşlanma Açısından Ele Alınışı

10/22/2015. Kültürün Tanımı. Kültürel Ürünler, Kurallar ve Davranışları. Kültürün Tanımı

ENDÜSTRİYEL VE POST-ENDÜSTRİYEL DÖNÜŞÜM

TEMEL SAĞLIK HİZMETLERİ (SHZ106U)

Toplumsal Cinsiyet Eşitsizliği. Sürdürülebilir Kalkınma Ders Notu

KÜRESEL SİYASET KABUL GÖRME MÜCADELESİ SORUNLAR ÇÖZÜMLER

IFLA/UNESCO Çok Kültürlü Kütüphane Bildirisi

İNSAN HAKLARI. Sosyal ve Ekonomik Haklar Kültürel haklar (10. Hafta)

ÜNİTE:1. Toplumsal Yapıyı Açıklayan Kavram ve Kuramlar ÜNİTE:2. Türkiye de Kültür ve Kültürel Değişim ÜNİTE:3

AB nin İstihdam ve Sosyal Politikası

Yeniden Yapılanma Süreci Dönüşüm Süreci

Erkek egemenliğine, sömürüye, şiddete ve cinsel ayrımcılığa hayır demek için

EĞİTİMİN EKONOMİK TEMELLERİ

SOSYAL POLİTİKA. Doç.Dr. Gülbiye YENİMAHALLELİ YAŞAR

Kuşaklararası Öğrenme

bilgilerle feminizm hakkında kesin yargılara varıp, yanlış fikirler üretmişlerdir. Feminizm ya da

TOPLU İŞ HUKUKU (HUK302U)

Bülent Ferat İŞÇİ MESLEK HASTALIĞININ TANIMI VE TESPİTİ

SOSYOLOJİSİ (İLH2008)

Avrupa Konseyi Kadın Erkek Eşitliğinden Sorumlu 7. Bakanlar Konferansı Raporu Mayıs Bakü/Azerbaycan

1.Bireyden Kitleye. 2.Habere İlk Adım: Gazete. 3.Her Yerdeki Ses: Radyo. 4.Düş mü, Gerçek mi?: Sinema. 5.Evdeki Dünya Televizyon

Avrupa da göçmen kadinlar ve is pazari : genel bir bakis. Dr. Altay Manço IRFAM, Belçika -

TÜRKİYE DE KADIN İŞÇİ GERÇEĞİ: DAHA FAZLA AYRIMCILIK, DÜŞÜK ÜCRET, GÜVENCESİZ İSTİHDAM

TÜFEK, MİKROP VE ÇELİK

Erkan ERDİL Bilim ve Teknoloji Politikaları Araştırma Merkezi ODTÜ-TEKPOL

1 TÜRKİYE CUMHURİYETİ DÖNEMİ (TÜRKİYE) EKONOMİSİNİN TARİHSEL TEMELLERİ

Dr. A. Tarık GÜMÜŞ Selçuk Üniversitesi Hukuk Fakültesi Kamu Hukuku Anabilim Dalı. Sosyal Devlet Anlayışının Gelişimi ve Dönüşümü

DAVRANIŞ BİLİMLERİ ÜZERİNE YRD.DOÇ.DR. ÖZGÜR GÜLDÜ

İÇİNDEKİLER ÖNSÖZ 5 KISALTMALAR 15 GİRİŞ SAYILI AİLENİN KORUNMASI VE KADINA KARŞI ŞİDDETİN ÖNLENMESİNE DAİR KANUN UN AMACI, KAPSAMI,

DERS ÖĞRETİM PLANI. İktisat Tarihi. Dersin Adı Dersin Kodu Dersin Türü. Seçmeli Doktora

25 KASIM KADINA YÖNELİK ŞİDDETE KARŞI DAYANIŞMA GÜNÜ

İŞLETME 2020 MANİFESTOSU AVRUPA DA İHTİYACIMIZ OLAN GELECEK

8 MART DÜNYA EMEKÇİ KADINLAR GÜNÜ 1 MAYIS 10 KASIM ATATÜRK Ü ANMA ETKİNLİĞİ SANATSAL ETKİNLİKLER

AĠLE VE SOSYAL POLĠTĠKALAR BAKANLIĞININ TEġKĠLAT VE GÖREVLERĠ HAKKINDA KANUN HÜKMÜNDE KARARNAME (1)

Eğitimin Toplumsal Temelleri. Yrd. Doç. Dr. Adnan BOYACI

SOSYOLOJİ DERSİ 2.ÜNİTE TOPLUMSAL YAPI

Türkiye de Kadın İşgücünün Durumu: Kocaeli Örneği

TOPLUM TANILAMA SÜRECİ. Prof. Dr. Ayfer TEZEL

Editörler Prof.Dr.Mustafa Talas & Doç.Dr. Bülent Şen EKONOMİ SOSYOLOJİSİ

TOPLUMSAL KURUM OLARAK EĞİTİM KURUMLARI

1. BÖLÜM KAVRAM, TARİHÇE VE KAVRAMLAR ARASI İLİŞKİLER BAĞLAMINDA KENDİ KADERİNİ TAYİN

KÜRESELLEŞME 2. Küreselleşme Yanlısı Görüşler

TOPLUMSAL DAVRANIŞ KURALLARI VE HUKUK. Dr.Öğr. Üyesi Barış TEKSOY Hukukun Temel Kavramları Dersi

MÜŞTERİ İLİŞKİLERİ YÖNETİMİ (PZL208U)

YRD. DOÇ. DR. ULAŞ KARAN. Uluslararası İnsan Hakları Hukuku ve Anayasa Hukuku Işığında EŞİTLİK İLKESİ VE AYRIMCILIK YASAĞI

T.C. İSTANBUL RUMELİ ÜNİVERSİTESİ SAĞLIK HİZMETLERİ MESLEK YÜKSEKOKULU AMELİYATHANE HİZMETLERİ PROGRAMI 2. SINIF 1. DÖNEM DERS İZLENCESİ

Transkript:

DİKKATİNİZE: BURADA SADECE ÖZETİN İLK ÜNİTESİ SİZE ÖRNEK OLARAK GÖSTERİLMİŞTİR. ÖZETİN TAMAMININ KAÇ SAYFA OLDUĞUNU ÜNİTELERİ İÇİNDEKİLER BÖLÜMÜNDEN GÖREBİLİRSİNİZ. SOSYAL SORUNLAR (SOS116U) KISA ÖZET KOLAYAOF 1

İÇİNDEKİLER Ünite 1: Sanayi Devrimi ve Sosyal Sorunlar 3 Ünite 2: Aile Kurumu ve Aile İçi Şiddet.5 Ünite 3: Yoksulluk.12 Ünite 4: İşsizlik 15 Ünite 5: Özürlülük.17 Ünite 6: Suçluluk.20 Ünite 7: Çocuk Sorunları 22 Ünite 8: Yaşlılık 24 2

Ünite 1: Sanayi Devrimi ve Sosyal Sorunlar Sanayi Devrimi, insanlık tarihindeki en önemli alt-üst oluş anıdır. Ekonomik, toplumsal, kültürel ve politik yapılar temelden değişmiş ve yeni bir tarihsel sürece girilmiştir. Kuşkusuz bu büyük dönüşüm, insan yaşamını muazzam düzeyde kolaylaştıran ve insanın gelişmesini sağlayan bir dönüşümdür. Bir önceki geleneksel dönemde hayal bile edilemeyecek düzeyde insan ömrü uzamış, ulaşım-iletişim uzak mesafeleri küçültmüş, salgın hastalıklar önlenmiş, kaliteli ve sağlıklı bir yaşam mümkün hale gelmiştir. Hızlı ve baş döndüren değişmeler ve gelişmeler, ekonomik ve toplumsal yaşamı tamamıyla yeni bir yörüngeye oturmuştur. Artık hiçbir şey eskisi olamazdı ve yeni bir dünya kuruldu. Bu yenidünyanın kendine özgü karakteristikleri var. Eğitimi, yeteneği, deneyimi önceleyen; bireysel özgürlüğü destekleyen, sağlıklı yaşamı öğütleyen olumlu niteliklerinin yanı sıra bu yenidünyanın kendine özgü sosyal sorunları da var. Kitlesel ve yapısal işsizlik, yoksulluk gibi sosyal sorunlar sanayi toplumuyla birlikte insanlığın gündemine oturan sorunlar olmuştur. Nüfus artışı, kırdan kente kitlesel göçler, anlam ve değer dünyasının değişimi, teknolojik yeniliklerle gereğinden fazla üretim, kar ve sermaye biriktirme hırsı ve benzeri özellikler sanayi toplumunun kendine özgü sosyal sorunları üretmesindeki temel nedenler olmuştur. Uzmanlaşmış işgücüne duyulan ihtiyaç, disiplinli çalışma koşulları, işyerindeki yeni hiyerarşik yapı gibi yeni nitelikler insanların uyum sorununu da yaratmış ve daha önceleri görülmeyen sosyal sorunlara yol açmıştır. Not: Feodal sözleşme, feodal bey ile vassal arasında karşılıklı hukuki, mali ve askeri yükümlülükleri kapsayan ve aslında koruyan ile korunan arasındaki yani feodal bey ile vassal arasındaki sözleşmedir. Vassal; feodal bey tarafından korunan ve karşılığında feodal beye savaşlara katılmak dahil olmak üzere hizmet eden bir tür hizmetli konumundaki kişidir. Vassal, feodal beye verdiği hizmeti karşılığında belirli korunma haklarını elde eder. Örneğin, vassal öldüğünde çocuklarının yetişmesi ve korunması feodal beyin sorumluluğunda olmaktadır. SOSYAL SORUNLAR Sanayileşme, ilerleme, üretim artışı, uzun yaşam beklentisi ve teknolojik buluşlar gibi çok temel gelişmelere neden olmasına karşın, aynı zamanda bazı önemli sorunlara da yol açmıştır. Yeni işçi sınıfının doğuşu sanayileşme sürecinde gerçekleşmiştir ve bu sınıfın karşılaştığı sorunlar daha önceki tarihsel süreçte rastlanılmamış türden sorunlardır. Sosyal sorun, toplumun önemli bir bölümünü etkileyen, arzu edilmez bir duruma işaret etmektedir. Sosyal gerçeklik ile sosyal ideal arasında eğer bir uçurum varsa ve bir sosyal grup bu durumu rahatsızlık verici olarak değerlendiriyorsa, ortada çözülmesi gereken bir sosyal sorun var demektir. Sosyal sorunların çözülmesi de toplumun kolektif olarak sorunluluk üstlenmesini gerektirmektedir. Sosyal sorunların çözümüne yönelik politikalar sanayi dönemine damgasını vuran önemli bir özelliktir. Ciddi sayılabilecek çalışmalara rağmen, hala kitlesel işsizlik, yoksulluk, yaşlılığa, engelliğe dair sorunlar çözüm beklemektedir. Sosyal sorunlarla mücadele, esasında, Sanayi Devriminin gerçekleşmesini takiben İngiltere de ilk kez ortaya çıkmıştır. Devrim sonrası toplumsal yapıda ciddi değişimler yaşanmış ve bu değişimlerin bir sonucu olarak kitlesel yoksulluk ve işsizlik gündeme oturmuştur. Bu sorunların üstesinden gelmek için sosyal politika olarak bilinecek olan yeni bir çalışma alanı ortaya çıkmıştır. Sosyal politika, çalışma ilişkilerini düzenlemeyi hedefleyen, sosyal yardımlaşmayla ilgili olan ve eğitim, sağlık, emeklilik politikalarıyla ilgilenen bir çalışma alanıdır. Sanayi toplumunun en önemli sosyal sorunlarının çözümü için geliştirilen sosyal politikalar, bazı temel buluşlara imzalarını atmışlardır. Yoksullukla devlet yardımları aracılığıyla mücadele etmek, eğitim ve sağlık hizmetlerinin devlet 3

tarafından ücretsiz sunulmasını sağlamak, istihdam sorunlarını çözmek için programlar geliştirmek gibi çok önemli politikalar sosyal politika çalışma alanının başarılarından sayılabilir. Sosyal politikanın toplumsal ve siyasal sahalarda etkinlik kazanması, esasında, sosyal devlet olarak ifade edilen devlet yapılanmasını anlatmaktadır. Sosyal devlet, toplumda güçsüz olduğu kabul edilen, kendi yaşamını desteksiz sağlıklı biçimde sürdürmesi mümkün olmayan kitlelere devletin doğrudan katkısının olması gerektiğine yönelik duyarlığı olan bir devlet modelidir. Bu devlet modelinin, ortaya çıkmasında, sanayileşmenin temel modeli olan kapitalist ekonominin servet dağılımındaki adaletsizliği, çarpık gelir dağlımı gibi etkenler rol oynamıştır.uzun sayılabilecek bir dönemde sosyal devlet pek çok ülkede etkin olmuştur. Ancak, son yıllarda bu devlet modelinin sarsıldığı ve hatta bazı ülkelerde bu modelden vazgeçildiği görülmektedir. Neo-liberal ekonomik politikanın neredeyse tüm dünyada etkin olmaya başladığı günümüzde, devletin sosyal yaşamdaki etkisinin azaldığı bilinmektedir. Artık, herkesin kendi başının çaresine bakması gerektiği yönündeki anlayış yeni sosyal dayanışma ve sosyal sorunlarla mücadele yollarını dayatmaktadır. Sosyal sorunlar, hala toplumların yüzleşmek ve çözmek zorunda olduğu temel sorunlar olarak yaşamaktadır. Daha adaletli, daha kabul edilebilir bir toplumsal yaşam için sosyal sorunlarla mücadeleye devam edilmesi kaçınılmazdır. Ana Sosyal Sorunlar Batı da sosyal sorunlar üzerine yazılmış herhangi bir kitabın içindekiler bölümüne göz attığımızda sosyal sorunların boyutunun son derece geniş olduğunu görürüz. Bu kitapların sosyal sorunlar olarak irdeledikleri sorunlar ana başlıklarıyla söylersek şunlardır: yoksulluk, işsizlik, ekonomik ve sosyal eşitsizlik, sağlık, eğitim ve aile kurumlarına ilişkin sorunlar, suç ve şiddet sorunları, yaşlılık, engellilik sorunları, uyuşturucu bağımlılığı, ırkçılık, etnik milliyetçilik, nüfus artışı, cinsiyetçilik, çevre sorunları, kentleşme ve çalışma ilişkileri sorunlarıdır. Irkçılık, cinsiyetçilik, etnik milliyetçilik gibi sorunlar insanların içine doğdukları kültürel gruplarından dolayı yüz yüze geldikleri sosyal sorunları ifade etmektedir. Gerek çalışma yaşamında gerekse günlük yaşamında pek çok insan ırksal, etnik ve cinsel ayrımcılığa tabii tutulabilmektedir. Demokrasinin ve insan haklarının kaydettiği önemli gelişmelere karşın hala eşitsizlik önemli bir sosyal sorun olarak çözüm beklemektedir. Örneğin, bazı ülkelerde hala göçmenlere karşı bazı grupların ciddi bir dışlaması ve düşmanlığı söz konusudur. Ya da bazı toplumlarda hala kadınlar, erkeklerle eşit insan haklarına sahip değillerdir. Sanayileşme Sanayileşme, tarım toplumundan sanayi toplumuna geçiş sürecidir. Sanayileşme, aynı zamanda, hali hazırda sanayileşmiş toplumlardan sanayinin diğer toplumlara yayılması olarak da tanımlanmaktadır. Sanayileşme, orta sınıfın (kapitalistlerin) öncülüğünü yaptığı bir gelişmedir. Yani sermayeyi elinde bulunduran ve ticari yaşamı belirleyen toplumsal sınıf, sanayileşmede temel bir rol oynamaktadır. Ancak, kalkınmakta olan ya da geri kalmış olduğu düşünülen toplumlarda aynı durum söz konusu değildir. Daha ziyade, bu toplumlarda devlet tarafından siyasal programlar aracılığıyla sanayileşme gerçekleştirilmeye çalışılır. Toplumsal farklılaşma ve tabakalaşma, sanayileşme sürecinde önemli ölçüde değişime uğrayan diğer bir alandır. Yerleşik hayata geçtiği andan itibaren toplumlar farklı çıkarları ve yükümlülükleri olan toplumsal sınıflara ve tabakalara bölünmüştür. Aynı şekilde, toplumlar geliştikleri sürece yeni toplumsal farklılaşma süreçlerini yaşamışlardır. Sanayileşme sürecinin getirdiği önemli yeniliklerden birisi, kuşkusuz, üst düzeydeki bir farklılaşma ve yeni bir tabakalaşma sistemidir. Toplumsal ve Kültürel Yapı 4

Sanayi toplum yapısının öncelikli özelliği, iki yeni toplumsal sınıfın çıkar karşıtlığına dayalı bir özelliktir. Kuşkusuz, yerleşik hayata geçildiği andan itibaren toplumlar karşıt çıkarlara ve eğilimlere sahip sınıflara dayanan bir yapıya sahiptirler. Ancak, sanayi toplumunda sınıflar arası mücadele doğrudan doğruya gerçekleşmekte ve deyim yerindeyse iki ana sınıf, burjuva sınıfı ve işçi sınıfı, göğüs göğüse çarpışmaktadırlar. Hatta, sanayi toplumunu toplumsal sınıflar arası mücadelenin kurumsallaştığı toplum olarak anlamak mümkündür. Yani hukuksal ve siyasal düzlemlerde de sınıfsal durumlar tanınmakta ve sınıf çatışmaları yasal sistemin içine çekilmektedir. Etnosantrik algı, kendi kültürünü merkeze alarak diğer kültürleri ve kültürel pratikleri kendi kültürünün değer yargılarına göre değerlendirmektir. Sanayi toplumunun çözülmeye başladığını ve sanayi sonrası bir toplumsal yapının oluşmakta olduğunu tartışan Daniel Bell gibi sosyal bilimciler de vardır. Siyasal Yapı Sanayi toplumunun siyasi yapısı merkezi ulus-devlet sistemi olarak ifade edilebilir. Feodal sistemde merkezi yönetim güçsüz bir krallık iken, sanayi toplumunda merkezi yönetim son derece güçlüdür. Yerel güçlerin merkezi yönetime tabi olduğu ve merkezi bürokrasinin ülkenin tüm yerleşim birimlerinden sorumlu olduğu ulus-devlet sistemi tarihsel anlamda bir ilerlemeyi de ifade etmektedir. Ulus-devlet, bir ulusun devleti ya da halkın kendi yönetim sistemini belirlemesi anlamlarına gelebilir Ünite 2: Aile Kurumu ve Aile İçi Şiddet Toplum, belirli bir kültür ve çeşitli toplumsal kurumları paylaşan insan ilişkilerinden meydana gelmiştir. Toplumu oluşturan şey, bireylerin toplamı değildir. Bilakis toplumu oluşturan şey, bireyler arası ilişki, paylaşılan değer ve davranış kalıplarıdır. Kısaca toplum, belirli bir coğrafi sınır içinde yaşayan, belirli bir kültürü ve toplumsal kurumları paylaşan insanların aralarındaki karşılıklı ilişkilerden meydan gelmiş bir bütünüdür. Tüm dünyayı etkileyen toplum tipolojilerinden birisi K. Marx a aittir. K. Marx, ekonomik sistem ölçütüne dayalı bir tipleştirme geliştirmiştir. Bunlar, İlkel, Asya Tipi, Antik, Feodal ve Kapitalist Toplum şeklinde sıralanmaktadır. H. Spencer ise Askeri ve Sınaî Toplum, E. Durkheim, Mekanik-Organik dayanışmaya dayalı toplum, H. Becker, Kutsal-Laik, K.R. Popper da Kabile-Açık Toplum ayrımı yapmıştır. Zamana ve toplumdan topluma farklılıklar gösteren ve aile içinde uygulanan şiddet günümüzde üzerinde önemle durulan sorunların başında gelmektedir. Aile içi yaşantının şiddetten arındırılması, bu konuda duyarlılığın arttırılarak çözüm yollarının üretilebilmesi şiddet türünün ve nedenlerinin neler olduğunun bilinmesine bağlıdır. Bireysel ve toplumsal yaşamda aile içi şiddete yönelik tutumlar kesinlikle kabul görmemekle beraber ailevi sorunların çözümünde barışçıl yol, yöntem ve kabiliyetlerin geliştirilmesi gibi önleyici tedbirler yeterince alınamamaktadır. Toplumsallaşma, bireye bir kişilik kazandıran ve doğuştan başlayarak tüm yaşamını kapsayan uzun bir süreçte gerçekleşir. Kısaca, bireylerin içinde yaşadıkları toplumun kültürünü öğrendikleri etkileşim sürecine toplumsallaşma diyebiliriz. Bu açıdan bakınca toplumsallaşmanın iki fonksiyonu yerine getirdiğini görebiliriz. Bunlardan birisi, kültürel değerleri, normları benimsetip içselleştirdiği için benlik geliştirici özelliği, diğeri de kültürün bir nesilden diğerine aktarılmasını sağlama özelliğidir. Şiddette kaynaklık eden şeyin ne olduğu konusunda çeşitli görüşler ileri sürülmüştür. Örneğin davranış bilimcilere göre çocukta şiddete yönelik eğilimlerin militarizm, konsevatizm, Xenophobia, otoritarianizm ve diğer sosyal tutumlarla yakından ilişkisi vardır. Fizyologlara göre ise fazla erkek kromozonuna sahip olmak bu istenmedik davranışın nedenidir. Newcom a göre şiddetin çoğu şüphenin öğrenilmiş biçimleridir. İnsan şiddetinin esas nedeni ilk çocukluğun teşkilinde rastlanılan bedeni zevkin eksik oluşudur. Bergius ise mütecaviz içgüdü teorisini reddetmekte ve tecavüzün okul sıralarında kazanılan tutum ve sosyal normlardan öğrenildiğini iddia etmektedir. 5